Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 4: Rab

Bu kavram 601 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

4Efendi, komuta eden.

📋 Detaylı Açıklama

Rab kelimesi kökü (ربب) ‘rbb’ olup efendi/patron olmak (to be master), kumanda etmek/komuta etmek (command) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 370 (of 1303) Alem kelimesi kökü (علم) olup dünya (world), evren (universe), kâinat/düzen (cosmos) anlamındadır. Ayette çoğul isim kelimesi olarak gelmiştir. Anlarız ki Yüce Allah’ın Rab sıfatı yaratılmış olan tüm alemleri komuta etmektedir. Yüce Allah bu alemlerdeki işlerin ve oluşların; her şeyin Rab sıfatıyla efendisidir, komutanıdır.

1. Fâtiha Suresi

Ayet 2

Arapça Metin (Harekeli)

2|1|2|ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2|1|2|الحمد لله رب العلمين

Latin Literal

2. El hamdu lillâhi rabbil âlemîn (âlemîne).

Türkçe Çeviri

Hamd3 Allah’adır; Rabbidir4 âlemlerin203.

Ahmed Samira Çevirisi

2 The gratitude/thanks/praise to God, the creation’s altogether’s/(universe’s) Lord.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 el-hamdu hamd الْحَمْدُ حمد
2 lillahi Allah'adır لِلَّهِ -
3 rabbi Rabbi رَبِّ ربب
4 l-aalemine alemlerin الْعَالَمِينَ علم

Notlar

Not

Hamd kelimesinin kökü (حمد) ‘hmd’ olup övmek, methetmek (to praise) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 238 (of 1303)Ayetten en yüce övgünün/methetmenin Yüce Allah’a ait olduğunu anlarız. İnsanların ağızlarıyla neredeyse her yerde ‘Hamd olsun Allah’a’ dediklerini görmekteyiz. Ağızla bu sözü söylemenin hiçbir kıymeti yoktur. Önemli olan bu sözün gerçek anlamına tanık olmak ve tecelli edenleri kalpten hissetmektir. Bir şeyi övmek için öncelikle övülen şeyin gerçekten o övgüye veya övgülere layık olup olmadığı tam olarak anlaşılmalıdır. Bu nedenle övgüyü yapacak kimse övgüde bulunacağı konuda kendisini geliştirmelidir ki gerçek anlamda övgü yapabilsin. Örneğin okuma yazma bilmeyen bir kimse genel görelilik teorisini geliştiren Albert Einstein’ı gerçek anlamda övebilir mi? Mümkün değil. Okuma yazma bilen ancak fizikten anlamayan bir kimse Albert Einstein’ı nasıl över? Diliyle bir şeyler söyler ancak kalbinde hissettiği yavandır. Güçlü bir duygu değildir. Sadece gerçek anlamda fizikçi olan bir kimse Albert Einstein’ı tam olarak övebilir. Albert Einstein’ın yaptıklarının anlamlarını tüm kalbiyle hisseder. Albert Einstein’a olan saygısı derinleşir. Rabbimiz ki evreni/evrenleri yarattı ve muhteşem bir düzen kurdu. Onu övebilmemiz için onun eserlerini iyi anlamamız gereklidir. Evren denilen kitabı ve Kur’an’ı iyi okumak durumundayız. Evreni ve Kur’an’ı anlamaya başladığımızda Rabbimize olan saygımız, haşyetimiz kat ve kat artacaktır.En yüce övgüye sahip bir varlığı O’nun astından hiçbir şey hakkıyla, tam olarak övemez, takdir edemez. Ancak sadece kendisi hak ettiği bu övgüyü takdir edebilir, kuşatabilir. Bize düşen görev gücümüzün yettiği ölçüde evren kitabını ve Kur’an’ı anlayarak okumaktır. Rab kelimesi kökü (ربب) ‘rbb’ olup efendi/patron olmak (to be master), kumanda etmek/komuta etmek (command) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 370 (of 1303) Alem kelimesi kökü (علم) olup dünya (world), evren (universe), kâinat/düzen (cosmos) anlamındadır. Ayette çoğul isim kelimesi olarak gelmiştir. Ayetten anlarız ki Yüce Allah’ın Rab sıfatı yaratılmış olan tüm alemleri komuta etmektedir. Yüce Allah bu alemlerdeki işlerin ve oluşların; her şeyin Rab sıfatıyla efendisidir, komutanıdır.

2. Bakara Suresi

Ayet 5

Arapça Metin (Harekeli)

12|2|5|أُو۟لَٰٓئِكَ عَلَىٰ هُدًى مِّن رَّبِّهِمْ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

12|2|5|اوليك علي هدي من ربهم واوليك هم المفلحون

Latin Literal

5. Ulâike alâ huden min rabbihim ve ulâike humul muflihûn(muflihûne).

Türkçe Çeviri

İşte bunlar*; Rablerinden4 bir kılavuz192 üzerinedir; ve işte bunlar*; onlardır* muflih/kurtuluşa kavuşanlar174.

Ahmed Samira Çevirisi

5 Those are on a guidance from their Lord and those are the successful/winners.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
2 ala üzerinedir عَلَىٰ -
3 huden Bir doğru yola kılavuz هُدًى هدي
4 min -nden مِنْ -
5 rabbihim Rableri- رَبِّهِمْ ربب
6 ve ulaike ve işte bunlar وَأُولَٰئِكَ -
7 humu onlardır هُمُ -
8 l-muflihune muflih الْمُفْلِحُونَ فلح

Notlar

Not 1

*Takva sahipleri.

2. Bakara Suresi

Ayet 21

Arapça Metin (Harekeli)

28|2|21|يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ٱعْبُدُوا۟ رَبَّكُمُ ٱلَّذِى خَلَقَكُمْ وَٱلَّذِينَ مِن قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

28|2|21|يايها الناس اعبدوا ربكم الذي خلقكم والذين من قبلكم لعلكم تتقون

Latin Literal

21. Yâ eyyuhen nâsu’budû rabbekumullezî halakakum vellezîne min kablikum leallekum tettekûn(tettekûne).

Türkçe Çeviri

Ey insanlar*! Kulluk46 edin Rabbinize4 ki yarattı sizleri ve sizden önceki kimseleri** belki sizler takvalı21 olursunuz.

Ahmed Samira Çevirisi

21 You, you the people worship your Lord who created you, and those from before you, maybe/perhaps you fear and obey (God).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَاأَيُّهَا -
2 n-nasu insanlar النَّاسُ نوس
3 a'budu kulluk edin اعْبُدُوا عبد
4 rabbekumu Rabbinize رَبَّكُمُ ربب
5 llezi ki الَّذِي -
6 halekakum yarattı sizleri خَلَقَكُمْ خلق
7 vellezine ve kimseleri وَالَّذِينَ -
8 min مِنْ -
9 kablikum sizden önceki قَبْلِكُمْ قبل
10 leallekum belki sizler لَعَلَّكُمْ -
11 tettekune takvalı olursunuz تَتَّقُونَ وقي

Notlar

Not 1

*Homo Sapiens.**Homo Sapiens öncesi yeryüzünde yaşayan ve soyları kesilen Homo Heidelbergensis, Homo Rudolfensis, Homo Habilis, Homo Floresiensis, Homo Erectus ve Homo Neanderthalensis gibi insan türleri.Günümüzde dünyaya egemen olan insan türünden (Homo Sapiens) önce yaşamış olan insan türleri

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Takva Kavram 21

21 Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Kulluk etmek Kavram 46

46 Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.

2. Bakara Suresi

Ayet 26

Arapça Metin (Harekeli)

33|2|26|إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَسْتَحْىِۦٓ أَن يَضْرِبَ مَثَلًا مَّا بَعُوضَةً فَمَا فَوْقَهَا فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ فَيَعْلَمُونَ أَنَّهُ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّهِمْ وَأَمَّا ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فَيَقُولُونَ مَاذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِهَٰذَا مَثَلًا يُضِلُّ بِهِۦ كَثِيرًا وَيَهْدِى بِهِۦ كَثِيرًا وَمَا يُضِلُّ بِهِۦٓ إِلَّا ٱلْفَٰسِقِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

33|2|26|ان الله لا يستحي ان يضرب مثلا ما بعوضه فما فوقها فاما الذين امنوا فيعلمون انه الحق من ربهم واما الذين كفروا فيقولون ماذا اراد الله بهذا مثلا يضل به كثيرا ويهدي به كثيرا وما يضل به الا الفسقين

Latin Literal

26. İnnallâhe lâ yestahyî en yadribe meselen mâ beûdaten fe mâ fevkahâ fe emmellezîne âmenû fe ya’lemûne ennehul hakku min rabbihim, ve emmellezîne keferû fe yekûlûne mâzâ erâdallâhu bi hâzâ meselâ(meselen), yudıllu bihî kesîran ve yehdî bihî kesîrâ(kesîran) ve mâ yudıllu bihî illel fâsıkîn(fâsıkîne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu Allah çekinmez; ki vurur/ortaya koyar bir misal/örnek; bir sivrisineği186; öyle ki onun üstündekini (de)186; öyle ki ancak iman47 etmiş kimseler; böylece bilirler ki o (örnek) haktır/gerçektir Rablerinden4; ve ancak kâfirlik25 etmiş kimseler; öyle ki derler: “Neyi amaçladı/arzuladı Allah bu misalle/örnekle?”; saptırır (Allah) onunla (örnekle) bir çoğunu; ve kılavuzlar192 onunla (örnekle) bir çoğunu; ve dalalete128 düşürür değildir (Allah) onunla (örnekle) fâsıklar38 dışında.

Ahmed Samira Çevirisi

26 That God does not (feel) shame that (He) gives/strikes an example , (of) any a mosquito (and) so what (is) above it, so but those who believed, so they know that it (is) the truth from their Lord, and but those who disbelieved, so they say: "What did God want/intend with that (as) an example/proverb?" He misguides with it many, and He guides with it many, and He does not misguide with it except the debauchers .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 llahe Allah اللَّهَ -
3 la لَا -
4 yestehyi çekinmez يَسْتَحْيِي حيي
5 en ki أَنْ -
6 yedribe vurur/ortaya koyar يَضْرِبَ ضرب
7 meselen bir misal/örnek مَثَلًا مثل
8 ma مَا -
9 beudeten bir sivrisineği بَعُوضَةً بعض
10 fe ma öyle ki فَمَا -
11 fevkaha onun üstündekini (de) فَوْقَهَا فوق
12 feemma öyle ki ancak فَأَمَّا -
13 ellezine kimseler الَّذِينَ -
14 amenu iman etmiş امَنُوا امن
15 feyea'lemune böylece bilirler فَيَعْلَمُونَ علم
16 ennehu ki o أَنَّهُ -
17 l-hakku haktır/gerçektir الْحَقُّ حقق
18 min مِنْ -
19 rabbihim Rablerinden رَبِّهِمْ ربب
20 ve emma ve ancak وَأَمَّا -
21 ellezine kimseler الَّذِينَ -
22 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
23 feyekulune öyle ki derler فَيَقُولُونَ قول
24 maza neyi مَاذَا -
25 erade amaçladı/arzuladı أَرَادَ رود
26 llahu Allah اللَّهُ -
27 bihaza bu بِهَٰذَا -
28 meselen misalle/örnekle مَثَلًا مثل
29 yudillu saptırır (Allah) يُضِلُّ ضلل
30 bihi onunla (örnekle) بِهِ -
31 kesiran bir çoğunu كَثِيرًا كثر
32 ve yehdi ve doğru yola kılavuzlar وَيَهْدِي هدي
33 bihi onunla (örnekle) بِهِ -
34 kesiran bir çoğunu كَثِيرًا كثر
35 ve ma ve değildir وَمَا -
36 yudillu Saptır (Allah) يُضِلُّ ضلل
37 bihi Onunla (örnekle) بِهِ -
38 illa dışında إِلَّا -
39 l-fasikine fâsıklar الْفَاسِقِينَ فسق

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Fâsık Kavram 38

38 Sapkın, doğru yoldan çıkan.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Sivrisinek Kavram 186

186 Sivrisinek Yüce Allah'ın örnek verdiği bir canlıdır. Onun üzerinde olan da örnek verilmiştir. Bilimsel veriler göstermiştir ki küçücük bir sivrisineğin üzerinde çok sayıda bakteri yaşamaktadır. Sıtma mikrobu taşıyan sivrisineğin tek bir ısırığı sıtma hastalığına neden olabilir. Sivrisineğin insanlık tarihinde en çok insanın ölmesine neden olan sıtma hastalığına neden olması nedeniyle örnek olarak gösterilmesi Kur'an'ın büyük bir bilimsel mucizedir.“Doğrusu Allah çekinmez, ki ortaya koyar bir örnek; bir sivrisineği; onun üstündekini de.”: Sivrisinek ve onun üstündeki bakteriler.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

2. Bakara Suresi

Ayet 30

Arapça Metin (Harekeli)

37|2|30|وَإِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلَٰٓئِكَةِ إِنِّى جَاعِلٌ فِى ٱلْأَرْضِ خَلِيفَةً قَالُوٓا۟ أَتَجْعَلُ فِيهَا مَن يُفْسِدُ فِيهَا وَيَسْفِكُ ٱلدِّمَآءَ وَنَحْنُ نُسَبِّحُ بِحَمْدِكَ وَنُقَدِّسُ لَكَ قَالَ إِنِّىٓ أَعْلَمُ مَا لَا تَعْلَمُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

37|2|30|واذ قال ربك للمليكه اني جاعل في الارض خليفه قالوا اتجعل فيها من يفسد فيها ويسفك الدما ونحن نسبح بحمدك ونقدس لك قال اني اعلم ما لا تعلمون

Latin Literal

30. Ve iz kâle rabbuke lil melâiketi innî câilun fîl ardı halîfeh(halîfeten), kâlû e tec’alu fîhâ men yufsidu fîhâ ve yesfikud dimâ(dimâe), ve nahnu nusebbihu bi hamdike ve nukaddisu lek(leke), kâle innî a’lemu mâ lâ tâ’lemûn(tâ’lemûne).

Türkçe Çeviri

Ve dediği zaman Rabbin4 meleklere48: “Doğrusu ben yapıcıyım yerde/yeryüzünde bir halîfe189*.”; dediler**: “Kimse mi yaparsın orada*** (ki) fesat çıkarır/bozgunculuk yapar orada***; ve döker kan; ve bizler tesbih57 ederiz seni hamd3 ile; ve takdis ederiz/kutsarız seni”; dedi****: “Doğrusu ben bilirim bilmediğinizi.”

Ahmed Samira Çevirisi

30 And when your Lord said to the angels: "That I am making/creating/putting in the earth a caliph/successor/leader ." They said: "Do you make/create/put in it, who corrupts in it and sheds the blood, and we praise/glorify with Your praise and we (continue to admit Your) holiness/sanctity to You." He said: "I know what you do not know."

Notlar

Not 1

*Homo Sapiens yani bilge insan diğer insan türlerinin yerine halîfe olmuştur. 2:21 ayetinde işaret edilen insan türlerinin soyu kesilmiş ve onların yerine bilge insan yerin hâkimi yapılmıştır. Homo Sapiens öncesi Dünya gezegeninde yaşayan bu insan türleri takva sahibi değildi. Yaratılış gereği fücurlarıyla hareket ediyorlardı. Bilge insan değillerdi. Hayvansı iç güdülerle hareket ederek yerde kan döküyorlar, birbirlerini öldürüyorlar ve bozgunculuk yapıyorlardı. Melekler bunu gördüleri için Yüce Allah'a soru sormaktadırlar. **Melekler.***Yerde.****Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hamd Kavram 3

3 En yüce övgü/methetme.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Melek-1 (Cibrîl benzeri şerefli elçi) Kavram 48

48 Yüce Allah'ın indinde/katında/arşında bulunan şerefli elçi Cibril benzeri varlıklar. Kendi iradeleri/akılları vardır. Ancak yaratılış gereği insanlardaki gibi fücur (psikanalizdeki 'id') sahibi değillerdir. Asla kötülük düşüncesi oluşturamazlar. İradeleriyle oluşturdukları her fikir mutlak ki takva içerir.

Tesbih Kavram 57

57 Yaratılış amacına uygun olarak bir rotada/yörüngede yüzüp ilerlemek.

Halîfe Kavram 189

189 Halef, sonradan gelen, öncekinin yerine geçen, birinin ardından gelip onun makamına geçen kimse; arda, ardıl, selef karşıtı.

2. Bakara Suresi

Ayet 37

Arapça Metin (Harekeli)

44|2|37|فَتَلَقَّىٰٓ ءَادَمُ مِن رَّبِّهِۦ كَلِمَٰتٍ فَتَابَ عَلَيْهِ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ

Arapça Metin (Harekesiz)

44|2|37|فتلقي ادم من ربه كلمت فتاب عليه انه هو التواب الرحيم

Latin Literal

37. Fe telekkâ âdemu min rabbihî kelimâtin fe tâbe aleyh(aleyhi), innehu huvet tevvâbur rahîm(rahîmu).

Türkçe Çeviri

Öyle ki kavuştu/karşılaştı Âdem50 Rabbinden4 kelimelere; öyle ki tevbe33 etti (Allah) ona (Âdem’e); doğrusu O (Allah); O’dur Tevvâb191; Rahîm2.

Ahmed Samira Çevirisi

37 So Adam received from his Lord words/expressions, so (He) forgave on him, that He is, He is the forgiver , the most merciful .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fetelekka öyle ki kavuştu/karşılaştı فَتَلَقَّىٰ لقي
2 ademu Âdem ادَمُ -
3 min مِنْ -
4 rabbihi Rabbinden رَبِّهِ ربب
5 kelimatin kelimelere كَلِمَاتٍ كلم
6 fetabe öyle ki tevbe etti (Allah) فَتَابَ توب
7 aleyhi ona عَلَيْهِ -
8 innehu doğrusu O إِنَّهُ -
9 huve O’dur هُوَ -
10 t-tevvabu Tevvâb التَّوَّابُ توب
11 r-rahimu Rahîm الرَّحِيمُ رحم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm Kavram 2

2 Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Tevbe Kavram 33

33 Dönmek, vazgeçmek.

Âdem, Adem Kavram 50

50 Bilge insandan (Homo Sapiens) ilk nebi/peygamber. Âdem ve eşi örneklemi üzerinden insanlığın başından geçen olaylar Kur'an'la hatırlatılmaktadır. Âdem ve eşinin başından geçen olayların tamamı tüm insanların başından geçmiş olaylardır. Yüce Allah'ın sıfatlarının nasıl tecelli ettiğini öğrenebilen, fikir yürütebilen bir varlık olan Âdem ve eşi bir cennet evreninde rahat ve kolay şekilde yaşamaktaydı. İblîs'in cennet evrenine paralel olan başka bir evrenden fısıldamasıyla Yüce Allah'ın emrine karşı geldiler. Anında tövbe ettiler. Yüce Allah onların tövbelerini kabul etti. İblîs Âdem'e meydan okumaya devam etti. Âdem de kabul etti. Yüce Allah bu karşılıklı meydan okumanın gerçekleşmesine izin verdi. Âdem'i, eşini ve tüm insanları daha alçak olan şu an içinde bulunduğumuz evrene gönderdi. Aynı şekilde İblîs'i ve onun soyundan olan cinleri de paralel bir evrene yerleştirdi. Sınavın kuralı gereği olarak cinlerin insanların kalp ve beyindeki sinir hücrelerine kuantum seviyesinde kendi paralel evrenlerinden fısıldayabilme izni verildi. Tek yapabildikleri fısıldamaktır. Ne yazık ki insanların çoğu bu sınavı kaybetti.

Tevvâb Kavram 191

191 Yaptıkları hatalardan/günahlardan dönüp vazgeçen kullarına cezayı/karşılığı vermekten vazgeçen, dönen. Kullarına sürekli dönen. Kullarının tevbesini yani vazgeçmelerini çokça kabul eden. Cezadan/karşılıktan vazgeçen.

2. Bakara Suresi

Ayet 46

Arapça Metin (Harekeli)

53|2|46|ٱلَّذِينَ يَظُنُّونَ أَنَّهُم مُّلَٰقُوا۟ رَبِّهِمْ وَأَنَّهُمْ إِلَيْهِ رَٰجِعُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

53|2|46|الذين يظنون انهم ملقوا ربهم وانهم اليه رجعون

Latin Literal

46. Ellezîne yezunnûne ennehum mulâkû rabbihim ve ennehum ileyhi râciûn(râciûne).

Türkçe Çeviri

Kimseler (ki) zannederler/varsayarlar ki onlar karşılaşanlardır* Rablerine4; ve ki onlar O'na dönenlerdir.

Ahmed Samira Çevirisi

46 Those who suppose/think that they are meeting their lord and that they are to Him returning.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimseler الَّذِينَ -
2 yezunnune varsayarlar يَظُنُّونَ ظنن
3 ennehum ki onlar أَنَّهُمْ -
4 mulaku karşılaşanlar مُلَاقُو لقي
5 rabbihim Rablerine رَبِّهِمْ ربب
6 ve ennehum ve ki onlar وَأَنَّهُمْ -
7 ileyhi O'na إِلَيْهِ -
8 raciune dönenler رَاجِعُونَ رجع

Notlar

Not 1

*Rablerinin huzuruna çıkacaklarını ve hesap vereceklerini varsayarak sürekli olarak Rablerine dönerler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

2. Bakara Suresi

Ayet 49

Arapça Metin (Harekeli)

56|2|49|وَإِذْ نَجَّيْنَٰكُم مِّنْ ءَالِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُوٓءَ ٱلْعَذَابِ يُذَبِّحُونَ أَبْنَآءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَآءَكُمْ وَفِى ذَٰلِكُم بَلَآءٌ مِّن رَّبِّكُمْ عَظِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

56|2|49|واذ نجينكم من ال فرعون يسومونكم سو العذاب يذبحون ابناكم ويستحيون نساكم وفي ذلكم بلا من ربكم عظيم

Latin Literal

49. Ve iz necceynâkum min âli fir’avne yesûmûnekum sûel azâbi yuzebbihûne ebnâekum ve yestahyûne nisâekum ve fî zâlikum belâun min rabbikum azîm(azîmun).

Türkçe Çeviri

Ve kurtardığımız zaman sizleri firavun ailesinden/taraftarlarından; uygulamaya koyarlarken sizlere kötü/fena azabı; boğazlarlarken oğullarınızı; ve sağ/canlı bırakırlarken kadınlarınızı; ve bundadır Rabbinizden4 büyük bir bela256.

Ahmed Samira Çevirisi

49 And when/where We saved/rescued you, from Pharaoh’s family, they burden/impose upon you (with) the torture’s evil (worst), they slaughter your sons and they shame your women, and in that (is) a great test from your Lord.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve zaman وَإِذْ -
2 necceynakum kurtardığımız sizleri نَجَّيْنَاكُمْ نجو
3 min مِنْ -
4 ali ailesinden/yakınlarından الِ اول
5 fir'avne firavun فِرْعَوْنَ -
6 yesumunekum uygulamaya koyarlar sizlere يَسُومُونَكُمْ سوم
7 su'e kötü/fena سُوءَ سوا
8 l-azabi azabı الْعَذَابِ عذب
9 yuzebbihune boğazlarlar يُذَبِّحُونَ ذبح
10 ebna'ekum oğullarınızı أَبْنَاءَكُمْ بني
11 ve yestehyune ve sağ bırakırlar وَيَسْتَحْيُونَ حيي
12 nisa'ekum kadınlarınızı نِسَاءَكُمْ نسو
13 ve fi ve وَفِي -
14 zalikum bundadır ذَٰلِكُمْ -
15 bela'un bir bela بَلَاءٌ بلو
16 min مِنْ -
17 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
18 azimun bir büyük عَظِيمٌ عظم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Bela Kavram 256

256 Test, deneme amaçlı Yüce Allah katından gelen sıkıntı, felaket, bela, zor bir durum.

2. Bakara Suresi

Ayet 61

Arapça Metin (Harekeli)

68|2|61|وَإِذْ قُلْتُمْ يَٰمُوسَىٰ لَن نَّصْبِرَ عَلَىٰ طَعَامٍ وَٰحِدٍ فَٱدْعُ لَنَا رَبَّكَ يُخْرِجْ لَنَا مِمَّا تُنۢبِتُ ٱلْأَرْضُ مِنۢ بَقْلِهَا وَقِثَّآئِهَا وَفُومِهَا وَعَدَسِهَا وَبَصَلِهَا قَالَ أَتَسْتَبْدِلُونَ ٱلَّذِى هُوَ أَدْنَىٰ بِٱلَّذِى هُوَ خَيْرٌ ٱهْبِطُوا۟ مِصْرًا فَإِنَّ لَكُم مَّا سَأَلْتُمْ وَضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ ٱلذِّلَّةُ وَٱلْمَسْكَنَةُ وَبَآءُو بِغَضَبٍ مِّنَ ٱللَّهِ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ كَانُوا۟ يَكْفُرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَيَقْتُلُونَ ٱلنَّبِيِّۦنَ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَوا۟ وَّكَانُوا۟ يَعْتَدُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

68|2|61|واذ قلتم يموسي لن نصبر علي طعام وحد فادع لنا ربك يخرج لنا مما تنبت الارض من بقلها وقثايها وفومها وعدسها وبصلها قال اتستبدلون الذي هو ادني بالذي هو خير اهبطوا مصرا فان لكم ما سالتم وضربت عليهم الذله والمسكنه وباو بغضب من الله ذلك بانهم كانوا يكفرون بايت الله ويقتلون النبين بغير الحق ذلك بما عصوا وكانوا يعتدون

Latin Literal

61. Ve iz kultum yâ mûsâ len nasbira alâ taâmin vâhidin fed’u lenâ rabbeke yuhric lenâ mimmâ tunbitulardu min baklihâ ve kıssâiha ve fûmihâ ve adesihâ ve basalihâ, kâle e testebdilûnellezî huve ednâ billezî huve hayr(hayrun), ihbitû mısran fe inne lekum mâ seeltum ve duribet aleyhimuz zilletu vel meskenetu ve bâu bi gadabin minallâh(minallâhi), zâlike bi ennehum kânû yekfurûne bi âyâtillâhi ve yaktulûnen nebiyyîne bi gayril hak(hakkı), zâlike bi mâ asav ve kânû ya’tedûn(ya’tedûne).

Türkçe Çeviri

Ve dediğiniz zaman: “Ey Musa! Asla sabretmeyiz51 tek bir yemeğe; öyle ki dua80 et bizlere; Rabbine4; çıkarsın bizlere bitirdiğinden yerin baklagilinden; ve hıyarından/kabağından; ve sarımsağından; ve mercimeğinden; ve soğanından onun”; dedi (Musa): “Takas mı edersiniz o ast/aşağı olanı o hayır olanla? İnin bir şehre; öyle ki doğrusu sizleredir sual ettiğiniz/sorduğunuz”; ve vuruldu üzerlerine aşağılık/alçaklık ve miskinlik113; ve maruz kaldılar Allah’tan bir gazaba; işte bu; nedeniyledir ki kâfirlik25 eder oldular Allah'ın ayetlerine; ve katleder35 (oldular) nebileri132 hak değilken; işte bu; nedeniyledir (ki) isyan ettiler ve sınırı aşar oldular.

Ahmed Samira Çevirisi

61 And when you said: "You Moses, (we) will never be patient on one food, so call for us your lord (to) bring out for us from what the Earth/land sprouts/grows from its vegetables , and its long cucumber , and its legumes , and its lentils and its onions ." He said: "Do you exchange/substitute what it isnearer/weaker/poorer with what it is good/best ? Descend/enter (to the) city/border/region/Egypt , so for you (there is) what you asked/demanded." And it is imposed/forced on them the humiliation/disgrace and the poverty/ oppression and they returned/resided with anger from God, (that is) because they were disbelieving with God’s signs/verses/evidences , and (they) kill the prophets without the right , that (is) because (of) what they disobeyed, and they were transgressing/violating .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve o zaman وَإِذْ -
2 kultum dediniz قُلْتُمْ قول
3 ya musa ey Musa يَا مُوسَىٰ -
4 len asla لَنْ -
5 nesbira sabretmeyiz نَصْبِرَ صبر
6 ala عَلَىٰ -
7 taaamin bir yemeğe طَعَامٍ طعم
8 vahidin tek وَاحِدٍ وحد
9 fed'u öyle ki dua et فَادْعُ دعو
10 lena bizlere لَنَا -
11 rabbeke Rabbine رَبَّكَ ربب
12 yuhric çıkarsın يُخْرِجْ خرج
13 lena bizlere لَنَا -
14 mimma مِمَّا -
15 tunbitu bitirdiğinden تُنْبِتُ نبت
16 l-erdu yerin الْأَرْضُ ارض
17 min مِنْ -
18 bekliha baklagilinden بَقْلِهَا بقل
19 vekissaiha ve hıyarından/kabağından وَقِثَّائِهَا قثا
20 vefumiha ve sarımsağından وَفُومِهَا فوم
21 veadesiha ve mercimeğinden وَعَدَسِهَا عدس
22 ve besaliha ve soğanından onun وَبَصَلِهَا بصل
23 kale dedi (Musa) قَالَ قول
24 etestebdilune takas mı edersiniz أَتَسْتَبْدِلُونَ بدل
25 llezi olan الَّذِي -
26 huve o هُوَ -
27 edna ast/aşağı/ أَدْنَىٰ دنو
28 billezi' olanla بِالَّذِي -
29 huve o هُوَ -
30 hayrun hayır خَيْرٌ خير
31 hbitu inin اهْبِطُوا هبط
32 misran bir şehre مِصْرًا مصر
33 feinne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
34 lekum sizleredir لَكُمْ -
35 ma مَا -
36 seeltum sual ettiğiniz/sorduğunuz سَأَلْتُمْ سال
37 ve duribet ve vuruldu وَضُرِبَتْ ضرب
38 aleyhimu üzerlerine عَلَيْهِمُ -
39 z-zilletu aşağılık/alçaklık الذِّلَّةُ ذلل
40 velmeskenetu ve miskinlik وَالْمَسْكَنَةُ سكن
41 ve ba'u ve maruz kaldılar/ وَبَاءُوا بوا
42 bigadebin bir gazaba بِغَضَبٍ غضب
43 mine -tan مِنَ -
44 llahi Allah- اللَّهِ -
45 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
46 biennehum doğrusu onların nedeniyledir بِأَنَّهُمْ -
47 kanu oldular كَانُوا كون
48 yekfurune Kâfirlik ederler يَكْفُرُونَ كفر
49 biayati ayetlerine بِايَاتِ ايي
50 llahi Allah'ın اللَّهِ -
51 ve yektulune ve katlederler وَيَقْتُلُونَ قتل
52 n-nebiyyine nebileri النَّبِيِّينَ نبا
53 bigayri başka بِغَيْرِ غير
54 l-hakki hak/gerçek الْحَقِّ حقق
55 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
56 bima nedeniyledir بِمَا -
57 asav isyan ettiler عَصَوْا عصي
58 ve kanu ve oldular وَكَانُوا كون
59 yea'tedune sınırı aştılar يَعْتَدُونَ عدو

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Katletmek Kavram 35

35 Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.

Sabır/sabr. Kavram 51

51 Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Dua Kavram 80

80 Çağırma.

Miskin Kavram 113

113 Açlık sınırında yaşayan. Açlıktan hareketleri kısıtlanmış.

Nebi Kavram 132

132 Kendisine kitap verilen resul/elçi. Her resul/elçi nebi değildir. Her nebi bir resuldür/elçidir.

2. Bakara Suresi

Ayet 62

Arapça Metin (Harekeli)

69|2|62|إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَٱلَّذِينَ هَادُوا۟ وَٱلنَّصَٰرَىٰ وَٱلصَّٰبِـِٔينَ مَنْ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْءَاخِرِ وَعَمِلَ صَٰلِحًا فَلَهُمْ أَجْرُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

69|2|62|ان الذين امنوا والذين هادوا والنصري والصبين من امن بالله واليوم الاخر وعمل صلحا فلهم اجرهم عند ربهم ولا خوف عليهم ولا هم يحزنون

Latin Literal

62. İnnellezîne âmenû vellezîne hâdû ven nasârâ ves sâbiîne men âmene billâhi vel yevmil âhiri ve amile sâlihan fe lehum ecruhum inde rabbihim, ve lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu iman47 etmiş kimseler; ve yahudileşmiş267 kimseler; ve Nasârâlılar268; ve Sâbiîler266; kim iman etti Allah'a ve ahiret gününe ve yaptı sâlihât18; öyle ki onlaradır ecirleri820 Rableri4 indinde/katında; ve yoktur bir korku onlar üzerine; ve onlar hüzünlenmezler269.

Ahmed Samira Çevirisi

62 That those who believed and those who repented/guided/Jews , and the Christians and the Sabians/converts , who believed with God and the Day the Last/Resurrection Day, and made/did correct/righteous deeds, so for them their reward (is) at their lord, and no fear/fright on them, and nor they be sad/grieving.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman ettiler امَنُوا امن
4 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
5 hadu yahudileştiler هَادُوا هود
6 ve nnesara ve Nasârâlılar/Hristiyanlar وَالنَّصَارَىٰ نصر
7 ve ssabiine ve Sâbiîler وَالصَّابِئِينَ صبا
8 men kim مَنْ -
9 amene iman etti امَنَ امن
10 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
11 velyevmi ve gününe وَالْيَوْمِ يوم
12 l-ahiri ahiret الْاخِرِ اخر
13 ve amile ve yaptı وَعَمِلَ عمل
14 salihen sâlîhat صَالِحًا صلح
15 felehum öyle ki onlaradır فَلَهُمْ -
16 ecruhum ecirleri/karşılıkları أَجْرُهُمْ اجر
17 inde indinde/katında عِنْدَ عند
18 rabbihim Rablerinin رَبِّهِمْ ربب
19 ve la ve yoktur وَلَا -
20 havfun bir korku خَوْفٌ خوف
21 aleyhim onlar üzerine عَلَيْهِمْ -
22 ve la ve وَلَا -
23 hum onlar هُمْ -
24 yehzenune hüzünlenmezler يَحْزَنُونَ حزن

Notlar

Not 1

Not: 2:62, 5:69, 22:17 ayetleri cennetlere girmenin minimum/asgari/en az şartlarını bildirmektedir. 22:17 ayetinde ayrıca cehenneme girmemenin yolu olan şirke günahına bir vurgu vardır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Sâlihât Kavram 18

18 Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik işler; bu yolla ilgili her şey.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Sâbiîler Kavram 266

266 II. Kiros (Zülkarneyn) zamanında Babil Sürgününden Kudüs’e geri dönmeyen Yahudi kabilelerden çoğalanlar (MÖ 538). Zülkarneyn’in etkisiyle Yahudilik dinini terk edip tek tanrıcı Zerdüştlük dinine dönen kimseler. Kelimenin kök anlamı (صبا) ‘dönmek’ demektir. Dinden dönen kimseleri işaret etmek için kullanılır.

Yahudileşmek Kavram 267

267 Sadece Tevrat'a tabi olmuş. Tek tanrıcı. Şirke girmemiş. Talmud kitaplarına uyarak sapmamış, müşrik olmamış. Günümüzdeki Yahudilerle uzaktan yakında ilgisi yoktur.

Nasârâlılar Kavram 268

268 Sadece İncil'e tabi olmuş Hristiyanlar. Nasârâ'da doğmuş bir elçinin getirdiği kitaba tabi olmuş. İncil sonrası insanların elleriyle yazdıkları masal kitaplarına uyarak sapmamış. Günümüzdeki Hristiyanlarla yakından uzaktan ilgisi yoktur.

Cennetlere girmenin minimum/asgari/en düşük kriterleri Kavram 269

269 Cennetlere girmenin minimum/asgari/en düşük kriterleri/şartları;Allah'a iman; Yüce Allah'a şirk koşmadan, tek tanrıcı 'monoteist', 'hanif’, 'muhavvid’ olarak iman etmek. Kurtuluşun ilk şartı budur. Bu şartı sağlamayan hiç kimse kurtuluşa eremez. Yüce Allah’a iman etmek tek bir yaratıcının olduğuna, O’nun tüm evreni/evrenleri yarattığına, her şeyin sadece O’nun kontrolünde ve hükmünde olduğuna iman etmektir. Açıktır ki din ve hükümdarlık sadece Yüce Allah’a özgülenmelidir. Yüce Allah’a imanın şirk içermeden olması gerektiğini Kuran’daki yüzlerce ayetten anlıyoruz. Kısacası; Yüce Allah’a iman şirksiz olmalıdır. Yüce Allah’a iman edip de O’nun astlarından O’na ortaklar koşmak Yüce Allah’a iman değildir. Bunun adı şirktir. Şirk de tüm amelleri boşa çıkarır.Ahiret gününe iman; ahiret evreninde yapılacak olan yargılamaya ve onun kurallarına iman etmek. Kutsal kitaplarda bildirilen yargılama kuralları dışında uyduruk şeylere iman etmek, ondan medet ummak ahiret günü kurallarını yalanlamaktır. Ahiret gününde elçilerin/resullerin şefaat ederek kurtarıcı olacaklarına inanmak en büyük şirktir. Yargılamanın tek olarak yapılacağını, zerre ağırlığında iyiliğin ve kötülüğün getirileceğini bilmek. Yargılama sonucunda sonsuz cennetlere veya sonsuz cehenneme ölümsüzler olarak girileceğine iman etmek. Sâlihât yapmak; düzeltici-iyileştirici-barışa yönelik işler yapmak. Not: Şirk günahının affı yoktur. Yüce Allah'a ortak koşarak iman eden bir kimse müşriktir. Müşrik olarak vefat eden kimsenin cennetlere girmesi mümkün değildir. Cehenneme girdirilecektir. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucu, tamamı zan olan kitaplar edinmek (Tevrat sonrası Talmud, İncil sonrası insanların kendi elleriyle yazdıkları masallar, Kur'an sonrası hadis/söylenti kitapları) Yüce Allah'a ortak koşmaktır. Yüce Rabbimiz bu günahı asla affetmeyecektir. Bu kimselerin yapıp ettiği tüm ameller boşa çıkacaktır. Şirk günahı her şeyi 0 ile çarpar.

Ecir Kavram 820

820 Ödül, mükafat.

2. Bakara Suresi

Ayet 68

Arapça Metin (Harekeli)

75|2|68|قَالُوا۟ ٱدْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّن لَّنَا مَا هِىَ قَالَ إِنَّهُۥ يَقُولُ إِنَّهَا بَقَرَةٌ لَّا فَارِضٌ وَلَا بِكْرٌ عَوَانٌۢ بَيْنَ ذَٰلِكَ فَٱفْعَلُوا۟ مَا تُؤْمَرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

75|2|68|قالوا ادع لنا ربك يبين لنا ما هي قال انه يقول انها بقره لا فارض ولا بكر عوان بين ذلك فافعلوا ما تومرون

Latin Literal

68. Kâlûd’u lenâ rabbeke yubeyyin lenâ mâ hiy(hiye), kâle innehu yekûlu innehâ bakaratun lâ fâridun ve lâ bikr(bikrun), avânun beyne zâlik(zalike) fef’alû mâ tu’merûn(tu’merune).

Türkçe Çeviri

Dediler: “Dua80 et bizlere; Rabbine4; beyan226 etsin bizlere nedir o”; dedi*: “Doğrusu O**der ki: “Doğrusu o*** bir sığırdır; değildir bir yaşlı; ve değildir bir körpe****; bir orta yaşlıdır bunun arasında; öyleyse yapın emredildiğinizi.”

Ahmed Samira Çevirisi

68 They said: "Call for us your Lord He clarifies for us what it is." He (Moses) said: "That He says that it is a cow not (an) old aged animal , and nor first born/virgin , middle aged between that, so make/do what you are ordered/commanded."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 d'u dua et ادْعُ دعو
3 lena bizlere لَنَا -
4 rabbeke Rabbine رَبَّكَ ربب
5 yubeyyin beyan etsin يُبَيِّنْ بين
6 lena bizlere لَنَا -
7 ma nedir مَا -
8 hiye o هِيَ -
9 kale dedi (Musa) قَالَ قول
10 innehu doğrusu O (Allah) إِنَّهُ -
11 yekulu der ki يَقُولُ قول
12 inneha doğrusu o إِنَّهَا -
13 bekaratun bir sığırdır بَقَرَةٌ بقر
14 la değil لَا -
15 faridun bir yaşlı فَارِضٌ فرض
16 ve la ve değil وَلَا -
17 bikrun bir körpe بِكْرٌ بكر
18 avanun bir orta yaşlı عَوَانٌ عون
19 beyne arasında بَيْنَ بين
20 zalike bunun ذَٰلِكَ -
21 fef'alu öyleyse yapın فَافْعَلُوا فعل
22 ma مَا -
23 tu'merune emredildiğinizi تُؤْمَرُونَ امر

Notlar

Not 1

*Mûsâ.**Allah.***Dişi sığır.****Yavruluktan yeni çıkmış.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Dua Kavram 80

80 Çağırma.

Beyan Kavram 226

226 Deklere etmek, bildirmek, belli etmek, ifade etmek.

2. Bakara Suresi

Ayet 69

Arapça Metin (Harekeli)

76|2|69|قَالُوا۟ ٱدْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّن لَّنَا مَا لَوْنُهَا قَالَ إِنَّهُۥ يَقُولُ إِنَّهَا بَقَرَةٌ صَفْرَآءُ فَاقِعٌ لَّوْنُهَا تَسُرُّ ٱلنَّٰظِرِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

76|2|69|قالوا ادع لنا ربك يبين لنا ما لونها قال انه يقول انها بقره صفرا فاقع لونها تسر النظرين

Latin Literal

69. Kâlûd’u lenâ rabbeke yubeyyin lenâ mâ levnuhâ, kâle innehu yekûlu innehâ bakaratun safrâu, fâkiun levnuhâ tesurrun nâzırîn(nâzirîne).

Türkçe Çeviri

Dediler: “Dua80 et bizlere; Rabbine4; beyan226 etsin bizlere nedir rengi onun*”; dedi*: doğrusu O (Allah) der ki: “Doğrusu o** bir sığırdır; sarı; göz alıcı parlak; rengi onun*** mutluluk/haz verir bakanlara.

Ahmed Samira Çevirisi

69 They said: "Call for us your Lord, (to) clarify for us what its colour (is)." He said: "That He says, that it truly is a cow, yellowish , clear pure bright yellow its colour, it delights the lookers."

Notlar

Not 1

*Mûsâ.**Dişi sığır.***Dişi sığırın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Dua Kavram 80

80 Çağırma.

Beyan Kavram 226

226 Deklere etmek, bildirmek, belli etmek, ifade etmek.

2. Bakara Suresi

Ayet 70

Arapça Metin (Harekeli)

77|2|70|قَالُوا۟ ٱدْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّن لَّنَا مَا هِىَ إِنَّ ٱلْبَقَرَ تَشَٰبَهَ عَلَيْنَا وَإِنَّآ إِن شَآءَ ٱللَّهُ لَمُهْتَدُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

77|2|70|قالوا ادع لنا ربك يبين لنا ما هي ان البقر تشبه علينا وانا ان شا الله لمهتدون

Latin Literal

70. Kâlûd’u lenâ rabbeke yubeyyin lenâ mâ hiye, innel bakara teşâbehe aleynâ, ve innâ in şâallâhu le muhtedûn(muhtedûne).

Türkçe Çeviri

Dediler: “Dua80 et bizlere; Rabbine4; beyan226 etsin bizlere nedir o*; doğrusu (o) sığır benzer geldi bizlere; ve doğrusu bizler (ki) eğer dilediyse** Allah; mutlak muhtedleriz.176

Ahmed Samira Çevirisi

70 They said: "Call for us your Lord He clarifies to us what it is, that the cows looked alike/resembled (each other) , on (to) us and that we are if God willed/wanted guided (E)."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 d'u dua et ادْعُ دعو
3 lena bizlere لَنَا -
4 rabbeke Rabbine رَبَّكَ ربب
5 yubeyyin beyan etsin يُبَيِّنْ بين
6 lena bizlere لَنَا -
7 ma nedir مَا -
8 hiye o هِيَ -
9 inne doğrusu إِنَّ -
10 l-bekara sığır الْبَقَرَ بقر
11 teşabehe benzeşti تَشَابَهَ شبه
12 aleyna bizlere عَلَيْنَا -
13 ve inna ve doğrusu biz وَإِنَّا -
14 in eğer إِنْ -
15 şa'e dilerse شَاءَ شيا
16 llahu Allah اللَّهُ -
17 lemuhtedune mutlak muhtedleriz لَمُهْتَدُونَ هدي

Notlar

Not 1

*Dişi sığır.**İnşAllâh.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Dua Kavram 80

80 Çağırma.

Muhted Kavram 176

176 Doğru yola kılavuzlu, hidayetli, dosdoğru yol olan sıratel müstakim üzerinde olanlar. Yüce Allah'ın biricik dini olan İslam'a yani sadece Kur'an'a tabi olanlar.

Beyan Kavram 226

226 Deklere etmek, bildirmek, belli etmek, ifade etmek.

2. Bakara Suresi

Ayet 105

Arapça Metin (Harekeli)

112|2|105|مَّا يَوَدُّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِنْ أَهْلِ ٱلْكِتَٰبِ وَلَا ٱلْمُشْرِكِينَ أَن يُنَزَّلَ عَلَيْكُم مِّنْ خَيْرٍ مِّن رَّبِّكُمْ وَٱللَّهُ يَخْتَصُّ بِرَحْمَتِهِۦ مَن يَشَآءُ وَٱللَّهُ ذُو ٱلْفَضْلِ ٱلْعَظِيمِ

Arapça Metin (Harekesiz)

112|2|105|ما يود الذين كفروا من اهل الكتب ولا المشركين ان ينزل عليكم من خير من ربكم والله يختص برحمته من يشا والله ذو الفضل العظيم

Latin Literal

105. Mâ yeveddullezîne keferû min ehlil kitâbi ve lel muşrikîne en yunezzele aleykum min hayrin min rabbikum vallâhu yahtassu bi rahmetihî men yeşâu, vallâhu zul fadlil azîm(azîmi).

Türkçe Çeviri

Arzular/ister değildir kâfirlik25 etmiş kimseler -kitap ehlinden135 ve müşriklerden36 (de)-; ki indirilir sizlere Rabbinizden4 herhangi bir hayır/iyilik/yarar; ve Allah tahsis eder/özgüler* rahmetini271 dilediği kimseye; ve Allah Zul** Fadlil285 Azîm94dir286.

Ahmed Samira Çevirisi

105 Those who disbelieved from the people of The Book and nor the sharing (with God) , they do not wish/love that a goodness be descended on you from your Lord, and God singles out/specializes with His mercy whom He wills/wants, and God (is) of the grace/favour , the great .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ma değildir مَا -
2 yeveddu arzu eder يَوَدُّ ودد
3 ellezine kimseler الَّذِينَ -
4 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
5 min مِنْ -
6 ehli ehlinden أَهْلِ اهل
7 l-kitabi kitap الْكِتَابِ كتب
8 ve la وَلَا -
9 l-muşrikine ve müşriklerden (de) الْمُشْرِكِينَ شرك
10 en ki أَنْ -
11 yunezzele indirilir يُنَزَّلَ نزل
12 aleykum sizlere عَلَيْكُمْ -
13 min مِنْ -
14 hayrin hayırdan خَيْرٍ خير
15 min -den مِنْ -
16 rabbikum rabbiniz- رَبِّكُمْ ربب
17 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
18 yehtessu tahsis eder/özgüler يَخْتَصُّ خصص
19 birahmetihi rahmetini بِرَحْمَتِهِ رحم
20 men kimseye مَنْ -
21 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
22 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
23 zu sahibidir ذُو -
24 l-fedli Fadlil الْفَضْلِ فضل
25 l-azimi Azîm الْعَظِيمِ عظم

Notlar

Not 1

*Sadece ona özgüler, ona ayırır, sadece ona hususi ve özel yapar.**Sahibidir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Müşrik Kavram 36

36 Şirk koşan. Şirk; ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

Azîm Kavram 94

94 Büyük/azametli.

Kitap ehli Kavram 135

135 Hristiyanlar ve Yahudiler başta olmak üzere Kur'an öncesi kendilerine kitap verilmiş olan topluluklar.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

Fadl Kavram 285

285 Fazlalık, bolluk, çokluk; bunları bolca veren.

Zûl Fadlil Azîm Kavram 286

286 Çok azametli/büyük fazlalık, bolluk, çokluk sahibi.

2. Bakara Suresi

Ayet 112

Arapça Metin (Harekeli)

119|2|112|بَلَىٰ مَنْ أَسْلَمَ وَجْهَهُۥ لِلَّهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ فَلَهُۥٓ أَجْرُهُۥ عِندَ رَبِّهِۦ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

119|2|112|بلي من اسلم وجهه لله وهو محسن فله اجره عند ربه ولا خوف عليهم ولا هم يحزنون

Latin Literal

112. Belâ men esleme vechehu lillâhi ve huve muhsinun fe lehû ecruhu inde rabbihî, ve lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne).

Türkçe Çeviri

Evet! Kim teslim etti* yüzünü Allah'a; ve o bir muhsindir294; öyle ki onadır ecri820 onun Rabbinin4 indinde/katında; ve yoktur bir korku onlara; ve onlar hüzünlenmezler.

Ahmed Samira Çevirisi

112 Yes/certainly, who submitted/surrendered his faith/direction to God and he is (a) good doer, so for him his reward (is) at his Lord and no fear/fright on them and nor they be saddened/grieving.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 bela evet! بَلَىٰ -
2 men kim مَنْ -
3 esleme teslim etti أَسْلَمَ سلم
4 vechehu yüzünü وَجْهَهُ وجه
5 lillahi Allah'a لِلَّهِ -
6 ve huve ve o وَهُوَ -
7 muhsinun bir muhsin مُحْسِنٌ حسن
8 fe lehû öyle ki onadır
9 ecruhu ecri/karşılığı onun أَجْرُهُ اجر
10 inde indindedir/katındadır عِنْدَ عند
11 rabbihi Rabbinin رَبِّهِ ربب
12 ve la ve yoktur وَلَا -
13 havfun bir korku خَوْفٌ خوف
14 aleyhim onlara عَلَيْهِمْ -
15 ve la ve وَلَا -
16 hum onlar هُمْ -
17 yehzenune hüzünlenmezler يَحْزَنُونَ حزن

Notlar

Not 1

*İslam oldu. Kutsal kitapların getirdiği İslam dinine teslim olarak Yüce Allah'a yüzünü teslim etti.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Muhsin Kavram 294

294 Güzel işler yapan, güzelleştiren.

Ecir Kavram 820

820 Ödül, mükafat.

2. Bakara Suresi

Ayet 124

Arapça Metin (Harekeli)

131|2|124|وَإِذِ ٱبْتَلَىٰٓ إِبْرَٰهِۦمَ رَبُّهُۥ بِكَلِمَٰتٍ فَأَتَمَّهُنَّ قَالَ إِنِّى جَاعِلُكَ لِلنَّاسِ إِمَامًا قَالَ وَمِن ذُرِّيَّتِى قَالَ لَا يَنَالُ عَهْدِى ٱلظَّٰلِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

131|2|124|واذ ابتلي ابرهم ربه بكلمت فاتمهن قال اني جاعلك للناس اماما قال ومن ذريتي قال لا ينال عهدي الظلمين

Latin Literal

124. Ve izibtelâ ibrâhîme rabbuhu bi kelimâtin fe etemmehun(etemmehunne), kâle innî câiluke lin nâsi imâmâ(imâmen), kâle ve min zurriyyetî kâle lâ yenâlu ahdiz zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve belalandırdığı256 zaman İbrahim'i Rabbi4 kelimelerle; öyle ki tamamladı (Allah) onları (kelimeleri); dedi (Allah): “Doğrusu ben yapıcıyım seni insanlar için bir imam/önder”; dedi (İbrahim): “Ve zürriyetimden* (de)”; dedi (Allah): “Ulaşmaz ahdim/antlaşmam zalimlere.”

Ahmed Samira Çevirisi

124 And when Abraham’s Lord tested (him) with words/expressions, so He completed them, (He) said: "That I am making you to the people a leader/example ." He (Abraham) said: "And from my descendants?" He said: "The unjust/oppressors do not receive/obtain My promise ."

Notlar

Not 1

*Soyumdan, sulbümden.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Bela Kavram 256

256 Test, deneme amaçlı Yüce Allah katından gelen sıkıntı, felaket, bela, zor bir durum.

2. Bakara Suresi

Ayet 126

Arapça Metin (Harekeli)

133|2|126|وَإِذْ قَالَ إِبْرَٰهِۦمُ رَبِّ ٱجْعَلْ هَٰذَا بَلَدًا ءَامِنًا وَٱرْزُقْ أَهْلَهُۥ مِنَ ٱلثَّمَرَٰتِ مَنْ ءَامَنَ مِنْهُم بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْءَاخِرِ قَالَ وَمَن كَفَرَ فَأُمَتِّعُهُۥ قَلِيلًا ثُمَّ أَضْطَرُّهُۥٓ إِلَىٰ عَذَابِ ٱلنَّارِ وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ

Arapça Metin (Harekesiz)

133|2|126|واذ قال ابرهم رب اجعل هذا بلدا امنا وارزق اهله من الثمرت من امن منهم بالله واليوم الاخر قال ومن كفر فامتعه قليلا ثم اضطره الي عذاب النار وبيس المصير

Latin Literal

126. Ve iz kâle ibrâhîmu rabbic’al hâzâ beleden âminen verzuk ehlehu mines semerâti men âmene minhum billâhi vel yevmil âhir(âhiri), kâle ve men kefere fe umettiuhu kalîlen summe adtarruhu ilâ azâbin nâr(nâri), ve bi’sel masîr(masîru).

Türkçe Çeviri

Ve dediği zaman İbrahim: “Rabbim!4 Yap bunu (bu beldeyi) güvenli bir belde832; ve rızıklandır ahalisini onun; meyvelerden; onlardan Allah'a ve ahiret gününe iman47 etmiş kimseye”; dedi (Allah) “ve kim kâfirlik25 etti öyle ki metalandırırım54 onu biraz; sonra zorlarım onu ateş azabına doğru; ve yıkım (yeri) oldu (o) varış yeri.

Ahmed Samira Çevirisi

126 And when Abraham said: "My Lord , make this a safe/secure country/place , and provide for its people from the fruits, who believed from them, by God and the Day the Last/Resurrection Day." He said: "And who disbelieved, so I give him long life/make him enjoy a little , then I force him to the fire’s torture, and how bad (is) the end/destination ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve o zaman وَإِذْ -
2 kale dedi قَالَ قول
3 ibrahimu İbrahim إِبْرَاهِيمُ -
4 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
5 c'al yap اجْعَلْ جعل
6 haza bunu هَٰذَا -
7 beleden bir belde بَلَدًا بلد
8 aminen güvenli امِنًا امن
9 verzuk ve rızıklandır وَارْزُقْ رزق
10 ehlehu ahalisini onun أَهْلَهُ اهل
11 mine مِنَ -
12 s-semerati meyvelerden الثَّمَرَاتِ ثمر
13 men kim مَنْ -
14 amene iman etti امَنَ امن
15 minhum onlardan مِنْهُمْ -
16 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
17 velyevmi ve gününe وَالْيَوْمِ يوم
18 l-ahiri ahiret الْاخِرِ اخر
19 kale dedi (Allah) قَالَ قول
20 ve men ve kim وَمَنْ -
21 kefera kâfirlik etti كَفَرَ كفر
22 feumettiuhu öyle ki metalandırırm onu فَأُمَتِّعُهُ متع
23 kalilen bir az قَلِيلًا قلل
24 summe sonra ثُمَّ -
25 edtarruhu zorlarım onu أَضْطَرُّهُ ضرر
26 ila doğru إِلَىٰ -
27 azabi azabına عَذَابِ عذب
28 n-nari ateş النَّارِ نور
29 ve bi'se ve yıkım/zarar/hasar oldu وَبِئْسَ باس
30 l-mesiru varış yeri الْمَصِيرُ صير

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Meta Kavram 54

54 Sermaye. Yararlanma.

Belde Kavram 832

832 Kasaba. Şehirden küçük yerleşim alanları.

2. Bakara Suresi

Ayet 128

Arapça Metin (Harekeli)

135|2|128|رَبَّنَا وَٱجْعَلْنَا مُسْلِمَيْنِ لَكَ وَمِن ذُرِّيَّتِنَآ أُمَّةً مُّسْلِمَةً لَّكَ وَأَرِنَا مَنَاسِكَنَا وَتُبْ عَلَيْنَآ إِنَّكَ أَنتَ ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ

Arapça Metin (Harekesiz)

135|2|128|ربنا واجعلنا مسلمين لك ومن ذريتنا امه مسلمه لك وارنا مناسكنا وتب علينا انك انت التواب الرحيم

Latin Literal

128. Rabbenâ vec’alnâ muslimeyni leke ve min zurriyyetinâ ummeten muslimeten leke ve erinâ menâsikenâ ve tub aleynâ, inneke entet tevvâbur rahîm(rahîmu).

Türkçe Çeviri

Rabbimiz4! Ve yap bizi iki teslim olan sana; ve zürriyetimizden bir ümmet305; teslim olan sana; ve göster bize nusuklarımızı169; ve tevbe33 et bizlere; doğrusu sen; sensin Tevvâb191; Rahîm2.

Ahmed Samira Çevirisi

128 Our Lord and make us two Moslems to you, and from our descendants, a nation submitting/surrendering/Moslems to you, and show us our rituals/methods of worship and forgive on us, that you are the forgiver, the most merciful.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbena Rabbimiz! رَبَّنَا ربب
2 vec'alna ve yap bizi وَاجْعَلْنَا جعل
3 muslimeyni iki teslim olan مُسْلِمَيْنِ سلم
4 leke sana لَكَ -
5 ve min ve وَمِنْ -
6 zurriyyetina zürriyetimizden ذُرِّيَّتِنَا ذرر
7 ummeten bir ümmet أُمَّةً امم
8 muslimeten teslim olan مُسْلِمَةً سلم
9 leke sana لَكَ -
10 ve erina ve göster bize وَأَرِنَا راي
11 menasikena nusuklarımızı مَنَاسِكَنَا نسك
12 ve tub ve tevbe et وَتُبْ توب
13 aleyna bizlere عَلَيْنَا -
14 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
15 ente sensin أَنْتَ -
16 t-tevvabu Tevvâb التَّوَّابُ توب
17 r-rahimu Rahîm الرَّحِيمُ رحم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm Kavram 2

2 Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Tevbe Kavram 33

33 Dönmek, vazgeçmek.

Nusuk Kavram 169

169 Dine, İslam'a, sadece Kur'an'a adanmış hayat tarzı. Sadece Kur'an'ın emir ve yasaklarına dayanarak yapılan tüm eylemler.

Tevvâb Kavram 191

191 Yaptıkları hatalardan/günahlardan dönüp vazgeçen kullarına cezayı/karşılığı vermekten vazgeçen, dönen. Kullarına sürekli dönen. Kullarının tevbesini yani vazgeçmelerini çokça kabul eden. Cezadan/karşılıktan vazgeçen.

Ümmet, ümmet Kavram 305

305 Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

2. Bakara Suresi

Ayet 129

Arapça Metin (Harekeli)

136|2|129|رَبَّنَا وَٱبْعَثْ فِيهِمْ رَسُولًا مِّنْهُمْ يَتْلُوا۟ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتِكَ وَيُعَلِّمُهُمُ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحِكْمَةَ وَيُزَكِّيهِمْ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

Arapça Metin (Harekesiz)

136|2|129|ربنا وابعث فيهم رسولا منهم يتلوا عليهم ايتك ويعلمهم الكتب والحكمه ويزكيهم انك انت العزيز الحكيم

Latin Literal

129. Rabbenâ veb’as fîhim resûlen minhum yetlû aleyhim âyâtike ve yuallimuhumul kitâbe vel hikmete ve yuzekkîhim inneke entel azîzul hakîm(hakîmu).

Türkçe Çeviri

Rabbimiz4! Ve gönder/yolla onlara bir resûl418 onlardan; okur onlara ayetlerini senin; ve bildirir onlara kitabı* ve hikmeti303; ve saflaştırır onları; doğrusu sen; sensin Azîz37; Hakîm9.

Ahmed Samira Çevirisi

129 Our Lord, and send in them a messenger from them (who) reads/recites on (to) them Your verses/evidences and He teaches/instructs them The Book , and the wisdom , and purifies them , that You are the glorious/mighty the wise/ judicious.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbena Rabbimiz! رَبَّنَا ربب
2 veb'as ve gönder/yolla وَابْعَثْ بعث
3 fihim onlara فِيهِمْ -
4 rasulen bir resul رَسُولًا رسل
5 minhum onlardan مِنْهُمْ -
6 yetlu okur يَتْلُو تلو
7 aleyhim onlara عَلَيْهِمْ -
8 ayatike ayetlerini senin ايَاتِكَ ايي
9 ve yuallimuhumu ve bildirir onlara وَيُعَلِّمُهُمُ علم
10 l-kitabe kitabı الْكِتَابَ كتب
11 velhikmete ve hikmeti وَالْحِكْمَةَ حكم
12 ve yuzekkihim ve saflaştırır onları وَيُزَكِّيهِمْ زكو
13 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
14 ente sensin أَنْتَ -
15 l-azizu Azîz الْعَزِيزُ عزز
16 l-hakimu Hakîm الْحَكِيمُ حكم

Notlar

Not 1

*Kutsal kitaplar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Hakîm Kavram 9

9 Bilge/bilgelikle hükmeden.

Azîz Kavram 37

37 Güç yetiren.

Kitap ve hikmet. Kavram 303

303 Hikmet içeren kitap, hikmetli kitap, hikmetli hükümler içeren kitap. Arapça 'vav' 've' bağlacı vurgulama amaçlı da kullanılır. Daha detaylı inceleme aşağıdaki makaleden okunabilir.Hikmetli kitap, hikmet içeren kitap: Kur'an.

Resûl Kavram 418

418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.

2. Bakara Suresi

Ayet 131

Arapça Metin (Harekeli)

138|2|131|إِذْ قَالَ لَهُۥ رَبُّهُۥٓ أَسْلِمْ قَالَ أَسْلَمْتُ لِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

138|2|131|اذ قال له ربه اسلم قال اسلمت لرب العلمين

Latin Literal

131. İz kâle lehû rabbuhû eslim kâle eslemtu li rabbil âlemîn(âlemîne).

Türkçe Çeviri

Dediği zaman ona (İbrahim’e) Rabbi4: “İslam218 ol”; dedi (İbrahim): “İslam218 oldum alemlerin Rabbine4

Ahmed Samira Çevirisi

131 When his Lord said to him: "Submit/surrender/be Moslem ." He said: "I submitted/surrendered/became Moslem to the creations all together’s/(universes’) Lord."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 iz o zaman إِذْ -
2 kale dedi قَالَ قول
3 lehu ona (İbrahim’e) لَهُ -
4 rabbuhu Rabbi رَبُّهُ ربب
5 eslim İslam ol أَسْلِمْ سلم
6 kale dedi قَالَ قول
7 eslemtu İslam oldum أَسْلَمْتُ سلم
8 lirabbi Rabbine لِرَبِّ ربب
9 l-aalemine alemlerin الْعَالَمِينَ علم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

İslam, islam Kavram 218

218 Yüce Allah'ın biricik ve tek dini. Ahirette kabul edilecek tek din. İslam teslimiyet demektir; Yüce Allah ile insanın arasında yapılmış olan mîsâka/antlaşmaya/sözleşmeye teslim olmak, uymaktır demektir. Antlaşmayı bozmamaktır. Kutsal kitaplar bizlere işte bu antlaşmayı hatırlatır. Kısacası İslam sadece Kur'an demektir. Günümüzde milyarlarca insan kendisini müslüman sanmakta ve İslam dininde olduklarını, islam olduklarını iddia etmektedirler. Oysa büyük bir yanılgı içindedirler. Kur'an'la yakından uzaktan ilgisi olmayan, tamamı zan olan söyletilerle/hadislerle uydurulmuş bir din asla ama asla Yüce Allah'ın İslam dini değildir. İslam girmek için ilk şart söylentileri/hadisleri terk etmek ve sadece Kur'an'a tabi olmaktır.

2. Bakara Suresi

Ayet 136

Arapça Metin (Harekeli)

143|2|136|قُولُوٓا۟ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَمَآ أُنزِلَ إِلَيْنَا وَمَآ أُنزِلَ إِلَىٰٓ إِبْرَٰهِۦمَ وَإِسْمَٰعِيلَ وَإِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ وَٱلْأَسْبَاطِ وَمَآ أُوتِىَ مُوسَىٰ وَعِيسَىٰ وَمَآ أُوتِىَ ٱلنَّبِيُّونَ مِن رَّبِّهِمْ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِّنْهُمْ وَنَحْنُ لَهُۥ مُسْلِمُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

143|2|136|قولوا امنا بالله وما انزل الينا وما انزل الي ابرهم واسمعيل واسحق ويعقوب والاسباط وما اوتي موسي وعيسي وما اوتي النبيون من ربهم لا نفرق بين احد منهم ونحن له مسلمون

Latin Literal

136. Kûlû âmennâ billâhi ve mâ unzile ileynâ ve mâ unzile ilâ ibrâhîme ve ismâîle ve ishâka ve ya’kûbe vel esbâtı ve mâ ûtiye mûsâ ve îsâ ve mâ ûtiyen nebiyyûne min rabbihim, lâ nuferriku beyne ehadin minhum ve nahnu lehu muslimûn(muslimûne).

Türkçe Çeviri

Deyin ki: “İman47 ettik Allah'a; ve üzerimize indirilmişe*; ve indirilmişe İbrâhîm'e; ve İsmâîl'e; ve İshâk'a; ve Yakûb'a; ve torunlara; ve verilene Mûsâ'ya; ve Îsâ'ya; ve verilene nebilere132 Rablerinden4; ayırmayız438 arasını onlardan** birinin308; ve bizler O'na*** müslimiz45.”

Ahmed Samira Çevirisi

136 Say: "We believed with God and what was descended to us and what was descended to Abraham, and Ishmael, and Issac, and Jacob, and the grandchildren/branches/Jewish tribes , and what was given to Moses, and Jesus , and what was given to the prophets from their Lord, we do not separate/distinguish between anyone from them, and we are to Him submitters/surrenderers/Moslems ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kulu deyin ki قُولُوا قول
2 amenna iman ettik امَنَّا امن
3 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
4 ve ma ve وَمَا -
5 unzile indirilene (Kur’an’a) أُنْزِلَ نزل
6 ileyna bize إِلَيْنَا -
7 ve ma ve وَمَا -
8 unzile indirilene أُنْزِلَ نزل
9 ila إِلَىٰ -
10 ibrahime İbrahim'e إِبْرَاهِيمَ -
11 ve ismaiyle ve İsmail'e وَإِسْمَاعِيلَ -
12 ve ishaka ve İshak'a وَإِسْحَاقَ -
13 ve yea'kube ve Yakub'a وَيَعْقُوبَ -
14 vel'esbati ve torunlara وَالْأَسْبَاطِ سبط
15 ve ma ve وَمَا -
16 utiye verilene أُوتِيَ اتي
17 musa Musa'ya مُوسَىٰ -
18 ve iysa ve Îsa'ya وَعِيسَىٰ -
19 ve ma ve وَمَا -
20 utiye verilene أُوتِيَ اتي
21 n-nebiyyune nebilere النَّبِيُّونَ نبا
22 min مِنْ -
23 rabbihim Rablerinden رَبِّهِمْ ربب
24 la لَا -
25 nuferriku ayırmayız نُفَرِّقُ فرق
26 beyne arasını بَيْنَ بين
27 ehadin birinin أَحَدٍ احد
28 minhum onlardan مِنْهُمْ -
29 ve nehnu ve bizler وَنَحْنُ -
30 lehu O'na لَهُ -
31 muslimune Müslimiz مُسْلِمُونَ سلم

Notlar

Not 1

*Kur’an’a.**Resûllerden.***Allah'a.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Müslim Kavram 45

45 Müslümanlar. Yüce Allah'ın gerçek dini olan biricik İslam dinine (sadece/saf Kur'an'a) teslim olmuş olanlar. İslam: İnsan bilincinin Yüce Allah'la arşta/hiperuzayda yapmış olduğu antlaşmaya/sözleşmeye/misaka/bağlaşmaya teslimiyeti/uyumu. Kur'an bu antlaşmayı insanlara hatırlatır. Kur'an alemler için bir zikirdir/hatırlatmadır. Sadece Kur'an gerçek İslam dinidir.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Nebi Kavram 132

132 Kendisine kitap verilen resul/elçi. Her resul/elçi nebi değildir. Her nebi bir resuldür/elçidir.

Allah'ın boyası. Kavram 308

308 Yüce Allah'ın boyası olan Kur'an'ın ayetleri. Bu boyaya adi/sahte başka boyalar (söylentiler/hadisler) asla karıştırılmamalıdır. Her yerimize bu boyayı sürmemiz gereklidir. Kesintisiz olarak, son nefesimize kadar da sürmeye devam etmeliyiz. Tabiri caizse boyanın içine atlamamız gereklidir.

Nebilerin arasını ayırmama. Kavram 438

438 Müşrikliği en belirgin ayırıcı tanı testi müşriklerin nebilerden birisinin arasını diğerlerinden ayırmasıdır. Yüce Allah'ın apaçık emri varken bu kimseler nebileri yarıştırırlar. Hristiyanlar Îsâ peygamberi haşa Yüce Allah'ın oğlu hatta kendisi kabul ederler. Meryem'e tanrıyı doğuran unvanı vermeye kalkarlar. Kendilerini müslüman sanan ancak müşrik olan çoğunluksa Muhammed peygamberi haşa Yüce Allah'ın sevgilisi yaparlar. Kur'an'ı anlayarak okumamak ne büyük bir gaflettir.

2. Bakara Suresi

Ayet 139

Arapça Metin (Harekeli)

146|2|139|قُلْ أَتُحَآجُّونَنَا فِى ٱللَّهِ وَهُوَ رَبُّنَا وَرَبُّكُمْ وَلَنَآ أَعْمَٰلُنَا وَلَكُمْ أَعْمَٰلُكُمْ وَنَحْنُ لَهُۥ مُخْلِصُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

146|2|139|قل اتحاجوننا في الله وهو ربنا وربكم ولنا اعملنا ولكم اعملكم ونحن له مخلصون

Latin Literal

139. Kul e tuhâccûnenâ fîllâhi ve huve rabbunâ ve rabbukum, ve lenâ â’mâlunâ ve lekum a’mâlukum ve nahnu lehu muhlisûn(muhlisûne).

Türkçe Çeviri

De ki: “Bizimle Allah’ın hakkında mı tartışırsınız? ; ve O (Allah) Rabbimizdir4; ve Rabbidir4 sizlerin; ve bizedir yaptıklarımız; ve sizedir yaptıklarınız; ve bizleriz O'na muhlis/saflar/katıksızlar309."

Ahmed Samira Çevirisi

139 Say: "Do you argue with us in God, and He is our Lord and your Lord, and for us (are) our deeds ,and for you your deeds , and we are for Him faithful/loyal ?"

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Muhlis Kavram 309

309 Halis, saf, katıksız olmuşlar.

2. Bakara Suresi

Ayet 144

Arapça Metin (Harekeli)

151|2|144|قَدْ نَرَىٰ تَقَلُّبَ وَجْهِكَ فِى ٱلسَّمَآءِ فَلَنُوَلِّيَنَّكَ قِبْلَةً تَرْضَىٰهَا فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ وَحَيْثُ مَا كُنتُمْ فَوَلُّوا۟ وُجُوهَكُمْ شَطْرَهُۥ وَإِنَّ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ لَيَعْلَمُونَ أَنَّهُ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّهِمْ وَمَا ٱللَّهُ بِغَٰفِلٍ عَمَّا يَعْمَلُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

151|2|144|قد نري تقلب وجهك في السما فلنولينك قبله ترضيها فول وجهك شطر المسجد الحرام وحيث ما كنتم فولوا وجوهكم شطره وان الذين اوتوا الكتب ليعلمون انه الحق من ربهم وما الله بغفل عما يعملون

Latin Literal

144. Kad nerâ tekallube vechike fîs semâi, fe le nuvelliyenneke kıbleten terdâhâ, fe velli vecheke şatral mescidil harâm(harâmi), ve haysu mâ kuntum fe vellû vucûhekum şatrah(şatrahu), ve innellezîne ûtûl kitâbe le ya’lemûne ennehul hakku min rabbihim ve mâllâhu bi gâfilin ammâ ya’melûn(ya’melûne).

Türkçe Çeviri

Muhakkak görürüz yüz çevirmeni göğe; öyle ki döndürürüz seni bir kıbleye14; razı olursun ona; öyleyse döndür yüzünü haram mescit158 tarafına doğru; ve olduğunuz her yerde öyle ki döndürün yüzlerinizi o tarafa doğru; ve doğrusu kimseler; verildiler kitap; mutlak bilirler ki o (kitap) bir hak/gerçek Rablerinden4; ve değildir Allah gâfil310 ne yaparlar onlar.

Ahmed Samira Çevirisi

144 We have seen/understood your face turning around in the sky, so We will turn/enable/appoint you a (prayer) direction you accept/approve it, so turn your face towards the Mosque the Forbidden/Respected/Sacred and wherever you were so turn your faces towards it, and that those who were given The Book they know (E) that it is the truth from their Lord, and that God is not with neglecting/disregarding about what they make/do .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kad muhakkak قَدْ -
2 nera görürüz نَرَىٰ راي
3 tekallube çevirmeni تَقَلُّبَ قلب
4 vechike yüzünü وَجْهِكَ وجه
5 fi فِي -
6 s-semai göğe السَّمَاءِ سمو
7 felenuvelliyenneke öyle ki döndürürüz seni فَلَنُوَلِّيَنَّكَ ولي
8 kibleten bir kıbleye قِبْلَةً قبل
9 terdaha razı olursun ona تَرْضَاهَا رضو
10 fevelli öyleyse döndür فَوَلِّ ولي
11 vecheke yüzünü وَجْهَكَ وجه
12 şetra tarafına doğru شَطْرَ شطر
13 l-mescidi mescit/secde edilen yer الْمَسْجِدِ سجد
14 l-harami haram الْحَرَامِ حرم
15 ve haysu ve her yerde وَحَيْثُ حيث
16 ma مَا -
17 kuntum olduğunuz كُنْتُمْ كون
18 fevellu öyle ki döndürün فَوَلُّوا ولي
19 vucuhekum yüzlerinizi وُجُوهَكُمْ وجه
20 şetrahu o tarafına doğru شَطْرَهُ شطر
21 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
22 ellezine kimseler الَّذِينَ -
23 utu verildiler أُوتُوا اتي
24 l-kitabe kitap الْكِتَابَ كتب
25 leyea'lemune mutlak bilirler لَيَعْلَمُونَ علم
26 ennehu ki o (kitap) أَنَّهُ -
27 l-hakku bir hak/gerçek الْحَقُّ حقق
28 min مِنْ -
29 rabbihim Rablerinden رَبِّهِمْ ربب
30 ve ma ve değildir وَمَا -
31 llahu Allah اللَّهُ -
32 bigafilin gafil/habersiz/aymaz بِغَافِلٍ غفل
33 amma ne عَمَّا -
34 yea'melune yaparlar onlar يَعْمَلُونَ عمل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kıble Kavram 14

14 Tarafın/hedefin belli edilmesi amaçlı yönelme.

Haram mescit Kavram 158

158 Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğdiği her yer mescittir. Haram mescitse bulunduğu yerde günah işlemenin, kötülük yapmanın, canlılara zarar vermenin haram edildiği/yasaklandığı topluma ait olan mescittir.

Gâfil, gâfil. Kavram 310

310 Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

2. Bakara Suresi

Ayet 147

Arapça Metin (Harekeli)

154|2|147|ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكَ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمُمْتَرِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

154|2|147|الحق من ربك فلا تكونن من الممترين

Latin Literal

147. El hakku min rabbike fe lâ tekûnenne minel mumterîn(mumterîne).

Türkçe Çeviri

Hak/gerçek Rabbindendir4; öyle ki sakın olma şüphelenenlerden*.

Ahmed Samira Çevirisi

147 The truth (is) from your Lord, so do not be (E) from the doubting/arguing .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 el-hakku hak/gerçek الْحَقُّ حقق
2 min مِنْ -
3 rabbike Rabbindendir رَبِّكَ ربب
4 fela öyle ki فَلَا -
5 tekunenne olma تَكُونَنَّ كون
6 mine مِنَ -
7 l-mumterine kuşkulananlardan/şüphelenenlerden الْمُمْتَرِينَ مري

Notlar

Not 1

*Şüphede direnenler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

2. Bakara Suresi

Ayet 149

Arapça Metin (Harekeli)

156|2|149|وَمِنْ حَيْثُ خَرَجْتَ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ وَإِنَّهُۥ لَلْحَقُّ مِن رَّبِّكَ وَمَا ٱللَّهُ بِغَٰفِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

156|2|149|ومن حيث خرجت فول وجهك شطر المسجد الحرام وانه للحق من ربك وما الله بغفل عما تعملون

Latin Literal

149. Ve min haysu harecte fe velli vecheke şatral mescidil harâm(harâmi), ve innehu lel hakku min rabbik(rabbike), ve mâllâhu bi gâfilin ammâ ta’melûn(ta’melûne).

Türkçe Çeviri

Ve her nereden çıktın; öyle ki çevir yüzünü haram mescide158 doğru; ve doğrusu o* mutlak haktır/gerçektir Rabbinden4; ve Allah gâfil310 değildir yapar olduğunuzdan.

Ahmed Samira Çevirisi

149 And from where you got out so turn your face towards the Mosque the Forbidden/Sacred , and that it is the truth (E) from your Lord, and that God (is) not with ignoring/disregarding about what you are making/doing .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve min ve وَمِنْ -
2 haysu her nereden حَيْثُ حيث
3 haracte çıktın خَرَجْتَ خرج
4 fevelli öyle ki çevir فَوَلِّ ولي
5 vecheke yüzünü وَجْهَكَ وجه
6 şetra doğru شَطْرَ شطر
7 l-mescidi mescit الْمَسْجِدِ سجد
8 l-harami haram الْحَرَامِ حرم
9 ve innehu ve doğrusu o (Kur’an) وَإِنَّهُ -
10 lelhakku mutlak haktır/gerçektir لَلْحَقُّ حقق
11 min -den مِنْ -
12 rabbike Rabbin- رَبِّكَ ربب
13 ve ma ve değildir وَمَا -
14 llahu Allah اللَّهُ -
15 bigafilin gafil/habersiz/aymaz بِغَافِلٍ غفل
16 amma عَمَّا -
17 tea'melune yapar olduğunuzdan تَعْمَلُونَ عمل

Notlar

Not 1

*Kur’ân.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Haram mescit Kavram 158

158 Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğdiği her yer mescittir. Haram mescitse bulunduğu yerde günah işlemenin, kötülük yapmanın, canlılara zarar vermenin haram edildiği/yasaklandığı topluma ait olan mescittir.

Gâfil, gâfil. Kavram 310

310 Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

2. Bakara Suresi

Ayet 157

Arapça Metin (Harekeli)

164|2|157|أُو۟لَٰٓئِكَ عَلَيْهِمْ صَلَوَٰتٌ مِّن رَّبِّهِمْ وَرَحْمَةٌ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُهْتَدُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

164|2|157|اوليك عليهم صلوت من ربهم ورحمه واوليك هم المهتدون

Latin Literal

157. Ulâike aleyhim salâvâtun min rabbihim ve rahmetun ve ulâike humul muhtedûn(muhtedûne).

Türkçe Çeviri

İşte bunlar; onlaradır salâtlar22 Rablerinden4; ve bir rahmet271; ve işte bunlar; onlardır kılavuzlular192.

Ahmed Samira Çevirisi

157 Those, on them (are) prayers from their Lord and a mercy , and those are the guided.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
2 aleyhim onlaradır عَلَيْهِمْ -
3 salevatun salatlar صَلَوَاتٌ صلو
4 min مِنْ -
5 rabbihim Rablerinden رَبِّهِمْ ربب
6 ve rahmetun ve bir rahmet وَرَحْمَةٌ رحم
7 ve ulaike ve işte bunlar وَأُولَٰئِكَ -
8 humu onlardır هُمُ -
9 l-muhtedune doğru yola kılavuzlular الْمُهْتَدُونَ هدي

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Yüce Allah'ın kuluna salâtı/salâtları. Kavram 22

22 Yüce Allah’ın kulunu gözünün önünden ayırmaması (52:48); hemen arkasından gözetlemesi/takip etmesi; koruması, kollaması, ilgisiz kalmaması. Yüce Allah’ın kuluna cevap vermesi, değer vermesi.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

2. Bakara Suresi

Ayet 198

Arapça Metin (Harekeli)

205|2|198|لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَن تَبْتَغُوا۟ فَضْلًا مِّن رَّبِّكُمْ فَإِذَآ أَفَضْتُم مِّنْ عَرَفَٰتٍ فَٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ عِندَ ٱلْمَشْعَرِ ٱلْحَرَامِ وَٱذْكُرُوهُ كَمَا هَدَىٰكُمْ وَإِن كُنتُم مِّن قَبْلِهِۦ لَمِنَ ٱلضَّآلِّينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

205|2|198|ليس عليكم جناح ان تبتغوا فضلا من ربكم فاذا افضتم من عرفت فاذكروا الله عند المشعر الحرام واذكروه كما هديكم وان كنتم من قبله لمن الضالين

Latin Literal

198. Leyse aleykum cunâhun en tebtegû fadlan min rabbikum fe izâ efadtum min arafâtin fezkurûllâhe indel meş’aril harâm(harâmi), vezkurûhu kemâ hedâkum, ve in kuntum min kablihî le mined dâllîn(dâllîne).

Türkçe Çeviri

Yoktur üzerinize bir günah ki aranırsınız/bakınırsınız bir fazilet/üstünlük Rabbinizden4; öyle ki taşıp aktığınız* zaman arafattan345; öyle ki zikredin Allah'ı haram meş'ar344 yanında; ve zikredin O’nu (Allah'ı) kılavuzladığı gibi sizleri; ve eğer olmuşsanız öncesinde onun mutlak dalalet128 içinde olanlardan.

Ahmed Samira Çevirisi

198 No offense/guilt/sin (is) on you that you desire grace/favour from your Lord, so if you flowed/spread from Arafat (a mountain), so mention/remember God at the Forbidden/Sacred Place of Worship , and mention/remember Him as He guided you, and that truly you were from before Him from (E) the misguided.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 leyse yoktur لَيْسَ ليس
2 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
3 cunahun bir günah جُنَاحٌ جنح
4 en ki أَنْ -
5 tebtegu ararsınız/bakınırsınız تَبْتَغُوا بغي
6 fedlen bir fazl/üstünlük فَضْلًا فضل
7 min مِنْ -
8 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
9 fe iza öyle ki zaman فَإِذَا -
10 efedtum taşıp aktığınız أَفَضْتُمْ فيض
11 min مِنْ -
12 arafatin arafattan عَرَفَاتٍ -
13 fezkuru öyle ki zikredin فَاذْكُرُوا ذكر
14 llahe Allah'ı اللَّهَ -
15 inde yanında عِنْدَ عند
16 l-meş'ari Meş'ar-i الْمَشْعَرِ شعر
17 l-harami Haram الْحَرَامِ حرم
18 vezkuruhu ve zikredin O’nu وَاذْكُرُوهُ ذكر
19 kema gibi كَمَا -
20 hedakum doğru yola kılavuzladığı gibi sizleri هَدَاكُمْ هدي
21 vein ve eğer وَإِنْ -
22 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
23 min مِنْ -
24 kablihi öncesinde onun قَبْلِهِ قبل
25 lemine mutlak لَمِنَ -
26 d-dalline dalalet içinde olanlardan الضَّالِّينَ ضلل

Notlar

Not 1

*Çok sayıda insanın bir yerden bir yere doğru birlikte akın ettiğini anlarız.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Haram meş'ar Kavram 344

344 Meş'ar şuur kazanma, şuurlanma, bilinç kazanma, anlama, öğrenme yeri demektir. Haram meş'ar ise bulunduğu yerde günah işlemenin, kötülük yapmanın, canlılara zarar vermenin haram edildiği/yasaklandığı topluma ait olan şuur kazanma, şuurlanma, anlama, öğrenme yeridir. Arafattan çıkan insanları ilk uğradığı yerdir. Arafat ile haram mescit arasında bir yer olduğu anlaşılır. Hac için gelen kimselerin bu yerde belirli bir süre konakladıkları ortadadır. Artık Kur'an'la tanışma, Kur'an'ın şuuru ile şuurlanma, Kur'an öğrenme süreci başlamıştır. Haram meş'arda Yüce Allah bol bol anılacaktır. Tesbih edilecektir. Salâtlar yapılacaktır. Kur'an öğrenilecektir.

Arafat Kavram 345

345 Arafat kelimesi ARF kökünden türemiş bir isim kelimesidir. Bilmek, bilmek için gelmek, deneyimlemek, anons/duyuru yaparak bildirmek, buluşmak-tanışmak, tanımlamak, belirlemek anlamındadır. Hac için dört bir yerden gelen kimselerin haram mescide girmeden önce toplandığı bir yerdir. Bu yer mutlak ki haram mescit dışında bir yerdedir. Burada toplanan kimseler kayıt altına alınır, birbirleriyle tanışırlar, yetkili kimseler bu kimselerin bilgilerini alır. Hasta olup olmadıkları incelenir. Başları tıraş edilenlerin başlarında bir deri hastalığı olup olmadığı öğrenilir. Hac için bir sorun yoksa başları tıraş edilir. Bu kimseler bilgilendirilir. Ne yapacakları anlatılır. Daha sonra haram meş'ara doğru yönlendirilirler.

2. Bakara Suresi

Ayet 200

Arapça Metin (Harekeli)

207|2|200|فَإِذَا قَضَيْتُم مَّنَٰسِكَكُمْ فَٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ كَذِكْرِكُمْ ءَابَآءَكُمْ أَوْ أَشَدَّ ذِكْرًا فَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَقُولُ رَبَّنَآ ءَاتِنَا فِى ٱلدُّنْيَا وَمَا لَهُۥ فِى ٱلْءَاخِرَةِ مِنْ خَلَٰقٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

207|2|200|فاذا قضيتم منسككم فاذكروا الله كذكركم اباكم او اشد ذكرا فمن الناس من يقول ربنا اتنا في الدنيا وما له في الاخره من خلق

Latin Literal

200. Fe izâ kadaytum menâsikekum fezkurûllâhe ke zikrikum âbâekum ev eşedde zikrâ(zikren), fe minen nâsi men yekûlu rabbenâ âtinâ fîd dunyâ ve mâ lehu fîl ahirati min halâk(halâkın).

Türkçe Çeviri

Öyle ki tamamladığınız zaman nusuklarınızı169; öyle ki zikredin/anın Allah'ı zikretmeniz/anmanız gibi atalarınızı; ya da daha şiddetli bir zikir/anma; öyle ki insanlardan kimi der: "Rabbimiz!4 Ver bizlere dünyada”; ve yoktur ona ahirette hiçbir nasip/pay.

Ahmed Samira Çevirisi

200 So if you accomplished/carried out your rituals or methods worship , so mention/remember God as you mention/remember your fathers or stronger remembrance, so from the people who say: "Our Lord, give us in the present world." And for him (there is) no share of blessing/fortune in the end (other life).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feiza öyle ki zaman فَإِذَا -
2 kadeytum bitirdiğiniz قَضَيْتُمْ قضي
3 menasikekum nusuklarınızı مَنَاسِكَكُمْ نسك
4 fezkuru öyle ki zikredin/anın فَاذْكُرُوا ذكر
5 llahe Allah'ı اللَّهَ -
6 kezikrikum zikretmeniz/andımanız gibi كَذِكْرِكُمْ ذكر
7 aba'ekum atalarınızı ابَاءَكُمْ ابو
8 ev ya da أَوْ -
9 eşedde en şiddetli أَشَدَّ شدد
10 zikran bir zikir/anma ذِكْرًا ذكر
11 fe mine öyle ki فَمِنَ -
12 n-nasi insanlardan النَّاسِ نوس
13 men kim مَنْ -
14 yekulu der يَقُولُ قول
15 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
16 atina ver bizlere اتِنَا اتي
17 fi فِي -
18 d-dunya dünyada الدُّنْيَا دنو
19 ve ma ve yoktur وَمَا -
20 lehu ona لَهُ -
21 fi فِي -
22 l-ahirati ahirette الْاخِرَةِ اخر
23 min hiçbir مِنْ -
24 halakin nasib/pay خَلَاقٍ خلق

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Nusuk Kavram 169

169 Dine, İslam'a, sadece Kur'an'a adanmış hayat tarzı. Sadece Kur'an'ın emir ve yasaklarına dayanarak yapılan tüm eylemler.

2. Bakara Suresi

Ayet 201

Arapça Metin (Harekeli)

208|2|201|وَمِنْهُم مَّن يَقُولُ رَبَّنَآ ءَاتِنَا فِى ٱلدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِى ٱلْءَاخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ ٱلنَّارِ

Arapça Metin (Harekesiz)

208|2|201|ومنهم من يقول ربنا اتنا في الدنيا حسنه وفي الاخره حسنه وقنا عذاب النار

Latin Literal

201. Ve minhum men yekûlu rabbenâ âtinâ fîd dunyâ haseneten ve fîl âhirati haseneten ve kınâ azâben nâr(nâri).

Türkçe Çeviri

Ve onlardan kimi der: "Rabbimiz!4 Ver bizlere dünyada bir güzellik/iyilik; ahirette (de) bir güzellik/iyilik; ve sakınmış kıl bizleri ateş azabına.

Ahmed Samira Çevirisi

201 And from them who say: "Our Lord, give us in the present world a goodness , and in the end (other life) a goodness , and protect us/make us avoid the fire’s torture."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve minhum ve onlardan وَمِنْهُمْ -
2 men kimi مَنْ -
3 yekulu der يَقُولُ قول
4 rabbena Rabbimiz’ رَبَّنَا ربب
5 atina ver bizlere اتِنَا اتي
6 fi فِي -
7 d-dunya dünyada الدُّنْيَا دنو
8 haseneten bir güzellik/iyilik حَسَنَةً حسن
9 ve fi وَفِي -
10 l-ahirati ahirette الْاخِرَةِ اخر
11 haseneten bir güzellik/iyilik حَسَنَةً حسن
12 ve kina ve sakınmış kıl bizleri وَقِنَا وقي
13 azabe azabına عَذَابَ عذب
14 n-nari ateş النَّارِ نور

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

2. Bakara Suresi

Ayet 248

Arapça Metin (Harekeli)

255|2|248|وَقَالَ لَهُمْ نَبِيُّهُمْ إِنَّ ءَايَةَ مُلْكِهِۦٓ أَن يَأْتِيَكُمُ ٱلتَّابُوتُ فِيهِ سَكِينَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَبَقِيَّةٌ مِّمَّا تَرَكَ ءَالُ مُوسَىٰ وَءَالُ هَٰرُونَ تَحْمِلُهُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةً لَّكُمْ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

255|2|248|وقال لهم نبيهم ان ايه ملكه ان ياتيكم التابوت فيه سكينه من ربكم وبقيه مما ترك ال موسي وال هرون تحمله المليكه ان في ذلك لايه لكم ان كنتم مومنين

Latin Literal

248. Ve kâle lehum nebiyyuhum inne âyete mulkihî en ye’tiyekumut tâbûtu fîhi sekînetun min rabbikum ve bakiyyetun mimmâ terake âlu mûsâ ve âlu hârûne tahmiluhul melâikeh(melâiketu), inne fî zâlike le âyeten lekum in kuntum mu’minîn(mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Ve dedi onlara nebileri132: "Doğrusu onun hükümdarlığının ayeti287 gelmesidir sizlere tabutun; ondadır bir sakinlik/dinginlik Rabbinizden4; ve bir bakiye/kalan Mûsâ ailesinin ve Hârûn ailesinin geride bıraktığından; yüklendi onu melekler366; doğrusu bundadır mutlak bir ayet287 sizlere; eğer olduysanız müminler27.

Ahmed Samira Çevirisi

248 And their prophet said to them: "That his ownership’s/kingdom’s sign/evidence (is) the box/chest ,(it) comes to you, in it (is) a tranquillity/calm/satisfaction from your Lord, and a remainder from what Moses’ family , and Aaron’s family left. The angels carry it . That in that (is a) sign/evidence (E) to you if you were believing.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
2 lehum onlara لَهُمْ -
3 nebiyyuhum nebileri نَبِيُّهُمْ نبا
4 inne doğrusu إِنَّ -
5 ayete ayeti ايَةَ ايي
6 mulkihi onun hükümdarlığının مُلْكِهِ ملك
7 en ki أَنْ -
8 ye'tiyekumu getirir sizlere يَأْتِيَكُمُ اتي
9 t-tabutu tabutu التَّابُوتُ -
10 fihi ondadır فِيهِ -
11 sekinetun bir sakinlik سَكِينَةٌ سكن
12 min مِنْ -
13 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
14 ve bekiyyetun ve bir bakiye/kalan وَبَقِيَّةٌ بقي
15 mimma -ndan مِمَّا -
16 terake geride bıraktığından تَرَكَ ترك
17 alu ailesinin الُ اول
18 musa Musa مُوسَىٰ -
19 ve alu ve ailesinin وَالُ اول
20 harune Harun هَارُونَ -
21 tehmiluhu yüklendi onu تَحْمِلُهُ حمل
22 l-melaiketu melekler الْمَلَائِكَةُ ملك
23 inne doğrusu إِنَّ -
24 fi فِي -
25 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
26 layeten mutlak bir ayet لَايَةً ايي
27 lekum sizlere لَكُمْ -
28 in eğer إِنْ -
29 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
30 mu'minine müminler مُؤْمِنِينَ امن

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Mümin Kavram 27

27 İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.

Nebi Kavram 132

132 Kendisine kitap verilen resul/elçi. Her resul/elçi nebi değildir. Her nebi bir resuldür/elçidir.

Ayet Kavram 287

287 Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Tabut yüklenen melekler. Kavram 366

366 Yetki/güç sahibi varlık.

2. Bakara Suresi

Ayet 258

Arapça Metin (Harekeli)

265|2|258|أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلَّذِى حَآجَّ إِبْرَٰهِۦمَ فِى رَبِّهِۦٓ أَنْ ءَاتَىٰهُ ٱللَّهُ ٱلْمُلْكَ إِذْ قَالَ إِبْرَٰهِۦمُ رَبِّىَ ٱلَّذِى يُحْىِۦ وَيُمِيتُ قَالَ أَنَا۠ أُحْىِۦ وَأُمِيتُ قَالَ إِبْرَٰهِۦمُ فَإِنَّ ٱللَّهَ يَأْتِى بِٱلشَّمْسِ مِنَ ٱلْمَشْرِقِ فَأْتِ بِهَا مِنَ ٱلْمَغْرِبِ فَبُهِتَ ٱلَّذِى كَفَرَ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

265|2|258|الم تر الي الذي حاج ابرهم في ربه ان اتيه الله الملك اذ قال ابرهم ربي الذي يحي ويميت قال انا احي واميت قال ابرهم فان الله ياتي بالشمس من المشرق فات بها من المغرب فبهت الذي كفر والله لا يهدي القوم الظلمين

Latin Literal

258. E lem tera ilellezî hâcce ibrâhîme fî rabbihî en âtâhullâhul mulk(mulke), iz kâle ibrâhîmu rabbiyellezî yuhyî ve yumîtu, kâle ene uhyî ve umît(umîtu), kâle ibrâhîmu fe innallâhe ye’tî biş şemsi minel maşrıkı fe’ti bihâ minel magribi fe buhitellezî kefer(kefere), vallâhu lâ yehdil kavmez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Hiç görmez misin İbrahim'e hac376 etmiş kimseyi onun Rabbi4 hakkında; ki verdi ona Allah mülk/hükümdarlık; dediği zaman İbrahim: "Benim Rabbim4 ki yaşatır ve öldürür"; dedi (kimse): "Ben (de) yaşatırım ve öldürürüm"; dedi İbrahim: "Öyle ki doğrusu Allah getirir Güneş’i doğudan; öyle ki sen (de) getir onu (Güneş'i) batıdan; öyle ki afalladı kâfirlik25 etmiş kimse; Allah kılavuzlamaz192 zalimler257 kavmini/toplumunu.

Ahmed Samira Çevirisi

258 Did you not see/understand to who quarreled/argued/disputed (with) Abraham in his Lord, that God gave him the ownership/kingdom , when Abraham said: "My Lord, (is) who revives/makes alive and makes die ." He said: "I revive/make alive and I make die." Abraham said: "So then God comes with the sun from the east , so come with it from the west." So who disbelieved was astonished/confused , and God does not guide the nation the unjust/oppressive.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 elem أَلَمْ -
2 tera görmez misin تَرَ راي
3 ila إِلَى -
4 llezi kimseyi الَّذِي -
5 hacce hac etmiş حَاجَّ حجج
6 ibrahime İbrahim'e إِبْرَاهِيمَ -
7 fi hakkında فِي -
8 rabbihi onun Rabbi رَبِّهِ ربب
9 en ki أَنْ -
10 atahu verdi ona اتَاهُ اتي
11 llahu Allah اللَّهُ -
12 l-mulke mülk/hükümdarlık الْمُلْكَ ملك
13 iz zaman إِذْ -
14 kale dedi قَالَ قول
15 ibrahimu İbrahim إِبْرَاهِيمُ -
16 rabbiye beni Rabbim رَبِّيَ ربب
17 llezi ki الَّذِي -
18 yuhyi yaşatır يُحْيِي حيي
19 ve yumitu ve öldürür وَيُمِيتُ موت
20 kale dedi قَالَ قول
21 ena ben (de) أَنَا -
22 uhyi yaşatırım أُحْيِي حيي
23 ve umitu ve öldürürüm وَأُمِيتُ موت
24 kale dedi قَالَ قول
25 ibrahimu İbrahim إِبْرَاهِيمُ -
26 feinne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
27 llahe Allah اللَّهَ -
28 ye'ti getirir يَأْتِي اتي
29 biş-şemsi Güneş’i بِالشَّمْسِ شمس
30 mine مِنَ -
31 l-meşriki doğudan الْمَشْرِقِ شرق
32 fe'ti öyle ki getir sen فَأْتِ اتي
33 biha onu بِهَا -
34 mine مِنَ -
35 l-megribi batıdan الْمَغْرِبِ غرب
36 febuhite öyle ki afalladı فَبُهِتَ بهت
37 llezi kimse الَّذِي -
38 kefera kâfirlik etmiş كَفَرَ كفر
39 vallahu Allah وَاللَّهُ -
40 la لَا -
41 yehdi doğru yola kılavuzlamaz يَهْدِي هدي
42 l-kavme kavmi الْقَوْمَ قوم
43 z-zalimine zalimleri الظَّالِمِينَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Hac Kavram 376

376 Delillerle tartışma.

2. Bakara Suresi

Ayet 260

Arapça Metin (Harekeli)

267|2|260|وَإِذْ قَالَ إِبْرَٰهِۦمُ رَبِّ أَرِنِى كَيْفَ تُحْىِ ٱلْمَوْتَىٰ قَالَ أَوَلَمْ تُؤْمِن قَالَ بَلَىٰ وَلَٰكِن لِّيَطْمَئِنَّ قَلْبِى قَالَ فَخُذْ أَرْبَعَةً مِّنَ ٱلطَّيْرِ فَصُرْهُنَّ إِلَيْكَ ثُمَّ ٱجْعَلْ عَلَىٰ كُلِّ جَبَلٍ مِّنْهُنَّ جُزْءًا ثُمَّ ٱدْعُهُنَّ يَأْتِينَكَ سَعْيًا وَٱعْلَمْ أَنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

267|2|260|واذ قال ابرهم رب ارني كيف تحي الموتي قال اولم تومن قال بلي ولكن ليطمين قلبي قال فخذ اربعه من الطير فصرهن اليك ثم اجعل علي كل جبل منهن جزا ثم ادعهن ياتينك سعيا واعلم ان الله عزيز حكيم

Latin Literal

260. Ve iz kâle ibrâhîmu rabbî erinî keyfe tuhyil mevtâ kâle e ve lem tu’min kâle belâ ve lâkin li yatmainne kalbî kâle fe huz erbeaten minet tayri fe surhunne ileyke summec’al alâ kulli cebelin minhunne cuz’en summed’uhunne ye’tîneke sa’yâ(sa’yen), va’lem ennallâhe azîzun hakîm(hakîmun).

Türkçe Çeviri

Ve dediği zaman İbrahim: "Rabbim4! Göster bana; nasıl canlandırırsın ölüleri"; dedi (Allah): "Yoksa asla iman47 etmez misin? "; dedi (İbrahim): "Evet! (iman ettim); velakin/fakat mutmain377 olması içindir kalbimin"; dedi (Allah): "Öyleyse tut dördünü kuştan; öyle ki meylettir* onları (dördünü) kendine; sonra koy her bir dağın üzerine onlardan (dördünden) bir parça/cüz; sonra çağır onları (dördünü); gelirler (dördü) sana bir ivedi hareketlenme (-yle); ve bil ki Allah Azîz’dir37; Hakîm’dir9.

Ahmed Samira Çevirisi

260 And when Abraham said: "My Lord, show me how you revive/make alive the deads." He said: "Did you not believe?" he said: "Yes/certainly, and but (for) my heart/mind to (be) assured/secure (E)." He (Abraham) said: "So take four from the birds, so take them (F) close to you, then put on every mountain from them (F) a part/portion, then call them (F), they come (F) (to) you fast , and know that God isglorious/mighty/powerful/dignified, wise/judicious." (NOTICE USE OF FEMININE IN THE PRECEDING VERSE)

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve zaman وَإِذْ -
2 kale dedi قَالَ قول
3 ibrahimu İbrahim إِبْرَاهِيمُ -
4 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
5 erini göster bana أَرِنِي راي
6 keyfe nasıl كَيْفَ كيف
7 tuhyi canlandırırsın تُحْيِي حيي
8 l-mevta ölüleri الْمَوْتَىٰ موت
9 kale dedi قَالَ قول
10 evelem yoksa asla أَوَلَمْ -
11 tu'min iman etmez misin تُؤْمِنْ امن
12 kale dedi (İbrahim) قَالَ قول
13 bela evet (iman ettim) بَلَىٰ -
14 velakin velakin/fakat وَلَٰكِنْ -
15 liyetmeinne mutmain olması içindir لِيَطْمَئِنَّ طمن
16 kalbi kalbimin قَلْبِي قلب
17 kale dedi قَالَ قول
18 fehuz öyleyse tut فَخُذْ اخذ
19 erbeaten dördünü أَرْبَعَةً ربع
20 mine مِنَ -
21 t-tayri kuştan الطَّيْرِ طير
22 fe surhunne öyle ki meylettir onları (dördünü) فَصُرْهُنَّ صور
23 ileyke kendine إِلَيْكَ -
24 summe sonra ثُمَّ -
25 c'al yap اجْعَلْ جعل
26 ala üzerine عَلَىٰ -
27 kulli her كُلِّ كلل
28 cebelin bir dağın جَبَلٍ جبل
29 minhunne onlardan (dördünden) مِنْهُنَّ -
30 cuz'en bir parça/cüz جُزْءًا جزا
31 summe sonra ثُمَّ -
32 d'uhunne çağır onları (dördünü) ادْعُهُنَّ دعو
33 ye'tineke gelirler (dördü) sana يَأْتِينَكَ اتي
34 sea'yen bir ivedi hareketlenme (-yle) سَعْيًا سعي
35 vea'lem ve bil وَاعْلَمْ علم
36 enne ki أَنَّ -
37 llahe Allah اللَّهَ -
38 azizun Azîz’dir عَزِيزٌ عزز
39 hakimun Hakîm’dir حَكِيمٌ حكم

Notlar

Not 1

*Alıştır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Hakîm Kavram 9

9 Bilge/bilgelikle hükmeden.

Azîz Kavram 37

37 Güç yetiren.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Mutmain Kavram 377

377 Tatmin olan, istenen bir şeyin gerçekleşmesini sağlamış, gönül doygunluğuna eren.

2. Bakara Suresi

Ayet 262

Arapça Metin (Harekeli)

269|2|262|ٱلَّذِينَ يُنفِقُونَ أَمْوَٰلَهُمْ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ ثُمَّ لَا يُتْبِعُونَ مَآ أَنفَقُوا۟ مَنًّا وَلَآ أَذًى لَّهُمْ أَجْرُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

269|2|262|الذين ينفقون امولهم في سبيل الله ثم لا يتبعون ما انفقوا منا ولا اذي لهم اجرهم عند ربهم ولا خوف عليهم ولا هم يحزنون

Latin Literal

262. Ellezîne yunfikûne emvâlehum fî sebîlillâhi summe lâ yutbiûne mâ enfekû mennen ve lâ ezen lehum ecruhum inde rabbihim, ve lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne).

Türkçe Çeviri

Kimseler (ki) infak6 ederler mallarını Allah yolunda336; sonra tabi etmezler infak6 ettiklerini bir minnete ve de bir eziyete; onlaradır ecirleri820 Rableri4 indinde/katında; ve yoktur bir korku onların üzerine; ve onlar hüzünlenmezler.

Ahmed Samira Çevirisi

262 Those who spend their properties/wealths in God’s way/sake , then they do not follow what they spend (by) bragging , and nor mild harm , for them (is) their reward/wage at their Lord, and no fear on them and nor they be sad/grieving.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimseler الَّذِينَ -
2 yunfikune infak eden يُنْفِقُونَ نفق
3 emvalehum mallarını أَمْوَالَهُمْ مول
4 fi فِي -
5 sebili yolunda سَبِيلِ سبل
6 llahi Allah اللَّهِ -
7 summe sonra ثُمَّ -
8 la لَا -
9 yutbiune tabi etmezler يُتْبِعُونَ تبع
10 ma مَا -
11 enfeku infak ettiklerini أَنْفَقُوا نفق
12 mennen bir minnete مَنًّا منن
13 ve la وَلَا -
14 ezen ve de bir eziyete أَذًى اذي
15 lehum onlaradır لَهُمْ -
16 ecruhum ecirleri أَجْرُهُمْ اجر
17 inde indinde عِنْدَ عند
18 rabbihim Rableri رَبِّهِمْ ربب
19 ve la ve yoktur وَلَا -
20 havfun bir korku خَوْفٌ خوف
21 aleyhim onların üzerine عَلَيْهِمْ -
22 ve la ve وَلَا -
23 hum onlar هُمْ -
24 yehzenune hüzünlenmezler يَحْزَنُونَ حزن

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

infak Kavram 6

6 Affedilen, gönülden kopan, temiz ve güzel şeylerden ihtiyaç sahipleri için harcama.

Allah'ın yolu. Kavram 336

336 Tek tanrıcı, monoteist inanç öğretisi yolu. Kutsal kitapların öğretilerinin yolu. Sadece Kur'an öğretileri.

Ecir Kavram 820

820 Ödül, mükafat.

2. Bakara Suresi

Ayet 274

Arapça Metin (Harekeli)

281|2|274|ٱلَّذِينَ يُنفِقُونَ أَمْوَٰلَهُم بِٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ سِرًّا وَعَلَانِيَةً فَلَهُمْ أَجْرُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

281|2|274|الذين ينفقون امولهم باليل والنهار سرا وعلانيه فلهم اجرهم عند ربهم ولا خوف عليهم ولا هم يحزنون

Latin Literal

274. Ellezîne yunfikûne emvâlehum bil leyli ven nehâri sirran ve alâniyeten fe lehum ecruhum inde rabbihim, ve lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne).

Türkçe Çeviri

Kimseler (ki) infak6 ederler mallarını gece ve gündüz; sırlı/gizli ve alenen/açıkça; öyle ki onlaradır ecirleri820 Rableri4 indinde/katında; ve yoktur bir korku onlar üzerine; ve onlar hüzünlenmezler.

Ahmed Samira Çevirisi

274 Those who spend their properties/wealths at the night and the daytime secretly and openly/publicly ,so for them (is) their reward/fee at their Lord, and no fear on them, and nor they be sad/grieving.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimseler (ki) الَّذِينَ -
2 yunfikune infak ederler يُنْفِقُونَ نفق
3 emvalehum mallarını أَمْوَالَهُمْ مول
4 bil-leyli gece بِاللَّيْلِ ليل
5 ve nnehari ve gündüz وَالنَّهَارِ نهر
6 sirran sırlı سِرًّا سرر
7 ve alaniyeten ve alenen وَعَلَانِيَةً علن
8 felehum öyle ki onlaradır فَلَهُمْ -
9 ecruhum ecirleri أَجْرُهُمْ اجر
10 inde indinde/katında عِنْدَ عند
11 rabbihim Rableri رَبِّهِمْ ربب
12 ve la ve yoktur وَلَا -
13 havfun bir korku خَوْفٌ خوف
14 aleyhim onlar üzerine عَلَيْهِمْ -
15 ve la ve وَلَا -
16 hum ve onlar هُمْ -
17 yehzenune hüzünlenmezler يَحْزَنُونَ حزن

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

infak Kavram 6

6 Affedilen, gönülden kopan, temiz ve güzel şeylerden ihtiyaç sahipleri için harcama.

Ecir Kavram 820

820 Ödül, mükafat.

2. Bakara Suresi

Ayet 277

Arapça Metin (Harekeli)

284|2|277|إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَأَقَامُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَوُا۟ ٱلزَّكَوٰةَ لَهُمْ أَجْرُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ وَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

284|2|277|ان الذين امنوا وعملوا الصلحت واقاموا الصلوه واتوا الزكوه لهم اجرهم عند ربهم ولا خوف عليهم ولا هم يحزنون

Latin Literal

277. İnnellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti ve ekâmûs salâte ve âtevûz zekâte lehum ecruhum inde rabbihim, ve lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu kimseler (ki) iman47 ettiler; ve yaptılar sâlihât18; ve ikame572 ettiler salâtı5; ve verdiler zekâtı10; onlaradır ecirleri820 Rablerinin4 indinde/katında; ve yoktur bir korku onlara; ve onlar hüzünlenmezler.

Ahmed Samira Çevirisi

277 That those who believed and made/did the correct/righteous deeds, and kept up/performed the prayers, and gave/brought the charity/purification , for them at their Lord (is) their reward/wage , and no fear/fright on them and nor they be sad/grieving.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman ettiler امَنُوا امن
4 ve amilu ve yaptılar وَعَمِلُوا عمل
5 s-salihati sâlihât الصَّالِحَاتِ صلح
6 ve ekamu ve diktiler/ayağa kaldırdılar وَأَقَامُوا قوم
7 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
8 ve atevu ve verdiler وَاتَوُا اتي
9 z-zekate zekâtı الزَّكَاةَ زكو
10 lehum onlaradır لَهُمْ -
11 ecruhum ecirleri/karşılıkları أَجْرُهُمْ اجر
12 inde indindedir/katındadır عِنْدَ عند
13 rabbihim Rableri رَبِّهِمْ ربب
14 ve la ve yoktur وَلَا -
15 havfun bir korku خَوْفٌ خوف
16 aleyhim onlara عَلَيْهِمْ -
17 ve la وَلَا -
18 hum ve onlar هُمْ -
19 yehzenune hüzünlenmezler يَحْزَنُونَ حزن

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Müminlerin günlük vakitli salâtı. Kavram 5

5 Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).

Zekât Kavram 10

10 Arınma; her türlü kazançtan toplumun hakkını verme. Kazancın arınması-vergi; kazanç/kâr elde edildiğinde toplumun hakkı olan payın beklemeden topluma geri verilmesi. Oranı kamu otoritesi ihtiyaca göre belirler. Kamunun vergi almadığı kalemlerde kazancın 1/5'i topluma geri döndürülür.

Sâlihât Kavram 18

18 Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik işler; bu yolla ilgili her şey.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

İkame etmek. Kavram 572

572 Ayağa kaldırmak, dikmek, kaldırıp devam ettirmek, ortaya koymak, meydana çıkarmak, ayakta tutmak.

Ecir Kavram 820

820 Ödül, mükafat.

2. Bakara Suresi

Ayet 283

Arapça Metin (Harekeli)

290|2|283|وَإِن كُنتُمْ عَلَىٰ سَفَرٍ وَلَمْ تَجِدُوا۟ كَاتِبًا فَرِهَٰنٌ مَّقْبُوضَةٌ فَإِنْ أَمِنَ بَعْضُكُم بَعْضًا فَلْيُؤَدِّ ٱلَّذِى ٱؤْتُمِنَ أَمَٰنَتَهُۥ وَلْيَتَّقِ ٱللَّهَ رَبَّهُۥ وَلَا تَكْتُمُوا۟ ٱلشَّهَٰدَةَ وَمَن يَكْتُمْهَا فَإِنَّهُۥٓ ءَاثِمٌ قَلْبُهُۥ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ عَلِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

290|2|283|وان كنتم علي سفر ولم تجدوا كاتبا فرهن مقبوضه فان امن بعضكم بعضا فليود الذي اوتمن امنته وليتق الله ربه ولا تكتموا الشهده ومن يكتمها فانه اثم قلبه والله بما تعملون عليم

Latin Literal

283. Ve in kuntum alâ seferin ve lem tecidû kâtiben fe rihânun makbûdah(makbûdatun), fe in emine ba’dukum ba’dan felyueddillezî’tumine emânetehu velyettekıllâhe rabbeh(rabbehu), ve lâ tektumûş şehâdeh(şehâdete), ve men yektumhâ fe innehû âsimun kalbuh(kalbuhu), vallâhu bi mâ ta’melûne alîm(alîmun).

Türkçe Çeviri

Ve eğer olduysanız bir sefer üzerinde; ve asla bulamazsanız bir kâtip/yazıcı; öyle ki tutulan/alınan rehinelerdir (ipotek olarak); öyle ki eğer güvenirse bir kısmınız bir kısma öyle ki ödesin güvenilmiş kimse* emanetini**; ve takvalı21 olsun (güvenilmiş kimse) Allah’a; Rabbine4; gizlemeyin şahitliği/tanıklığı; ve kim gizledi onu; öyle ki doğrusu o (kimse); bir günahkardır onun kalbi; Allah yaptıklarınızı bilendir.

Ahmed Samira Çevirisi

283 And if you were on (a) journey/trip/voyage and did not find (a) writer/one able to write, so a secured pawn handed over/received , so if some/part of you trusted/entrusted some/part, so who was trusted should discharge/fulfill (E) his deposit/security, and (he) should fear and obey God, his Lord, and do not hide/conceal the testimony/certification and who hides/conceals it, so that he truly his heart/mind is sinning/committing a crime , and God (is) with what you make/do knowledgeable.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve in ve eğer وَإِنْ -
2 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
3 ala üzerinde عَلَىٰ -
4 seferin bir sefer سَفَرٍ سفر
5 velem ve asla وَلَمْ -
6 tecidu bulamazsanız تَجِدُوا وجد
7 katiben bir kâtip/yazıcı كَاتِبًا كتب
8 ferihanun öyle ki rehineler(ipotek yerine geçenler) فَرِهَانٌ رهن
9 mekbudetun tutulan/alınan مَقْبُوضَةٌ قبض
10 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
11 emine güvenirse أَمِنَ امن
12 bea'dukum bir kısmınız بَعْضُكُمْ بعض
13 bea'dan bir kısma بَعْضًا بعض
14 felyu'eddi öyle ki ödesin فَلْيُؤَدِّ ادي
15 llezi kimse الَّذِي -
16 tumine güvenilmiş اؤْتُمِنَ امن
17 emanetehu emanetini أَمَانَتَهُ امن
18 velyetteki ve takvalı olsun وَلْيَتَّقِ وقي
19 llahe Allah’a اللَّهَ -
20 rabbehu Rabbine رَبَّهُ ربب
21 ve la وَلَا -
22 tektumu gizlemeyin تَكْتُمُوا كتم
23 ş-şehadete şahitliği/tanıklığı الشَّهَادَةَ شهد
24 ve men ve kim وَمَنْ -
25 yektumha gizledi onu يَكْتُمْهَا كتم
26 feinnehu öyle ki doğrusu o فَإِنَّهُ -
27 asimun bir günahkardır اثِمٌ اثم
28 kalbuhu onun kalbi قَلْبُهُ قلب
29 vallahu Allah وَاللَّهُ -
30 bima بِمَا -
31 tea'melune yaptıklarınız تَعْمَلُونَ عمل
32 alimun bilendir عَلِيمٌ علم

Notlar

Not 1

*Kefil olan kimse.**Kefil olduğunu.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Takva Kavram 21

21 Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

2. Bakara Suresi

Ayet 285

Arapça Metin (Harekeli)

292|2|285|ءَامَنَ ٱلرَّسُولُ بِمَآ أُنزِلَ إِلَيْهِ مِن رَّبِّهِۦ وَٱلْمُؤْمِنُونَ كُلٌّ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَمَلَٰٓئِكَتِهِۦ وَكُتُبِهِۦ وَرُسُلِهِۦ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِّن رُّسُلِهِۦ وَقَالُوا۟ سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ ٱلْمَصِيرُ

Arapça Metin (Harekesiz)

292|2|285|امن الرسول بما انزل اليه من ربه والمومنون كل امن بالله ومليكته وكتبه ورسله لا نفرق بين احد من رسله وقالوا سمعنا واطعنا غفرانك ربنا واليك المصير

Latin Literal

285. Âmener resûlu bimâ unzile ileyhi min rabbihî vel mu’minûn(mu’minûne), kullun âmene billâhi ve melâiketihî ve kutubihî ve rusulih(rusulihî), lâ nuferriku beyne ehadin min rusulih(rusulihî), ve kâlû semi’nâ ve ata’nâ gufrâneke rabbenâ ve ileykel masîr(masîru).

Türkçe Çeviri

İman47 etti resûl418 Rabbinden4 kendisine indirilmişe; ve müminler27; hepsi iman47 etti Allah'a; ve meleklerine; ve kitaplarına; ve resûllerine418; "ayırmayız resûllerinden418 birinin arasını"; ve dediler: "İşittik; ve itaat ettik; senin mağfiretin319. Rabbimiz4!; ve sanadır dönüş yeri."

Ahmed Samira Çevirisi

285 The messenger believed with what was descended to him from his Lord and the believers all/each believed with God and His angels, and His Books , and His messengers, we do not separate distinguish/differentiate between any one from His messengers, and they said: "We heard/listened, and we obeyed, your forgiveness, our Lord, and to you (is) the end/destination ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 amene iman etti امَنَ امن
2 r-rasulu resûl الرَّسُولُ رسل
3 bima بِمَا -
4 unzile indirilene أُنْزِلَ نزل
5 ileyhi kendisine إِلَيْهِ -
6 min مِنْ -
7 rabbihi Rabbinden رَبِّهِ ربب
8 velmu'minune ve müminler وَالْمُؤْمِنُونَ امن
9 kullun hepsi كُلٌّ كلل
10 amene iman etti امَنَ امن
11 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
12 ve melaiketihi ve meleklerine وَمَلَائِكَتِهِ ملك
13 ve kutubihi ve kitaplarına وَكُتُبِهِ كتب
14 ve rusulihi ve resullerine وَرُسُلِهِ رسل
15 la لَا -
16 nuferriku ayırmayız نُفَرِّقُ فرق
17 beyne arasını بَيْنَ بين
18 ehadin birinin أَحَدٍ احد
19 min مِنْ -
20 rusulihi resullerinden رُسُلِهِ رسل
21 ve kalu ve dediler وَقَالُوا قول
22 semia'na işittik سَمِعْنَا سمع
23 ve etaa'na ve itaat ettik وَأَطَعْنَا طوع
24 gufraneke mağfiretin senin غُفْرَانَكَ غفر
25 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
26 ve ileyke ve sanadır وَإِلَيْكَ -
27 l-mesiru dönüş yeri الْمَصِيرُ صير

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Mümin Kavram 27

27 İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Mağfiret Kavram 319

319 Bağışlama, affetme.

Resûl Kavram 418

418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 7

Arapça Metin (Harekeli)

300|3|7|هُوَ ٱلَّذِىٓ أَنزَلَ عَلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ مِنْهُ ءَايَٰتٌ مُّحْكَمَٰتٌ هُنَّ أُمُّ ٱلْكِتَٰبِ وَأُخَرُ مُتَشَٰبِهَٰتٌ فَأَمَّا ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِمْ زَيْغٌ فَيَتَّبِعُونَ مَا تَشَٰبَهَ مِنْهُ ٱبْتِغَآءَ ٱلْفِتْنَةِ وَٱبْتِغَآءَ تَأْوِيلِهِۦ وَمَا يَعْلَمُ تَأْوِيلَهُۥٓ إِلَّا ٱللَّهُ وَٱلرَّٰسِخُونَ فِى ٱلْعِلْمِ يَقُولُونَ ءَامَنَّا بِهِۦ كُلٌّ مِّنْ عِندِ رَبِّنَا وَمَا يَذَّكَّرُ إِلَّآ أُو۟لُوا۟ ٱلْأَلْبَٰبِ

Arapça Metin (Harekesiz)

300|3|7|هو الذي انزل عليك الكتب منه ايت محكمت هن ام الكتب واخر متشبهت فاما الذين في قلوبهم زيغ فيتبعون ما تشبه منه ابتغا الفتنه وابتغا تاويله وما يعلم تاويله الا الله والرسخون في العلم يقولون امنا به كل من عند ربنا وما يذكر الا اولوا الالبب

Latin Literal

7. Huvellezî enzele aleykel kitâbe minhu âyâtun muhkemâtun hunne ummul kitâbi ve uharu muteşâbihât(muteşâbihâtun), fe emmellezîne fî kulûbihim zeygun fe yettebiûne mâ teşâbehe minhubtigâel fitneti vebtigâe te’vîlih(te’vîlihi), ve mâ ya’lemu te’vîlehû illâllâh(illâllâhu), ver râsihûne fîl ilmi yekûlûne âmennâ bihî, kullun min indi rabbinâ, ve mâ yezzekkeru illâ ulûl elbâb(elbâbi).

Türkçe Çeviri

O ki indirdi sana kitabı*; ondan (kitaptan) ayetler muhkemlenmiştir392; onlar (muhkemlenmiş ayetler) anasıdır** kitabın*; ve diğerleri (diğer ayetler) müteşabihlerdir90; öyle ki ancak kalplerinde bir eğrilik (olan) kimseler; öyle ki tabi olurlar ondan (kitaptan) müteşabihleşene90; aranandır (o kimse) fitne332; ve (fitneyi) aranandır (o kimse) onun (kitabın) tevilinde401; ve bilir değildir onun (kitabın) tevilini401 Allah ve ilimde1143 derinleşenler/sağlam kök salanlar dışında; derler: "İman47 ettik ona* (kitaba); hepsi Rabbimiz4 katındandır/indindendir"; zikreder/hatırlar değildir mantık sahipleri haricinde.

Ahmed Samira Çevirisi

7 He is who descended on you The Book , from it (are) perfected/tightened verses, they are (F) The Book’s origin/mother , and others resembling/ambiguous/obscure , so but those who in their hearts/minds (is) deviation from truth , so they follow what resembled from it, asking/desiring the treason and asking/desiring its interpretation/explanation , and none knows its interpretation/explanation except God. And the affirmed in the knowledge , they say: "We believed with it, all/each (is) from at our Lord, and none remember/mention except (those) of the pure minds/intelligence ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 huve O هُوَ -
2 llezi ki الَّذِي -
3 enzele indirdi أَنْزَلَ نزل
4 aleyke sana عَلَيْكَ -
5 l-kitabe kitabı الْكِتَابَ كتب
6 minhu ondan مِنْهُ -
7 ayatun ayetler ايَاتٌ ايي
8 muhkematun muhkemleşmiştirler مُحْكَمَاتٌ حكم
9 hunne onlar هُنَّ -
10 ummu anasıdır أُمُّ امم
11 l-kitabi kitabın الْكِتَابِ كتب
12 ve uharu ve diğerleri وَأُخَرُ اخر
13 muteşabihatun müteşabihtirler مُتَشَابِهَاتٌ شبه
14 feemma öyle ki ancak فَأَمَّا -
15 ellezine kimseler الَّذِينَ -
16 fi فِي -
17 kulubihim kalblerinde قُلُوبِهِمْ قلب
18 zeygun eğrilik زَيْغٌ زيغ
19 feyettebiune öyle ki tabi olurlar فَيَتَّبِعُونَ تبع
20 ma مَا -
21 teşabehe müteşabihleşmişe تَشَابَهَ شبه
22 minhu ondan (kitaptan) مِنْهُ -
23 btiga'e arananlardır ابْتِغَاءَ بغي
24 l-fitneti fitne الْفِتْنَةِ فتن
25 vebtiga'e ve arananlardır وَابْتِغَاءَ بغي
26 te'vilihi tevilinde onun (kitabın) تَأْوِيلِهِ اول
27 ve ma ve değildir وَمَا -
28 yea'lemu bilir يَعْلَمُ علم
29 te'vilehu tevilini onun (kitabın) تَأْوِيلَهُ اول
30 illa ancak إِلَّا -
31 llahu Allah اللَّهُ -
32 ve rrasihune ve kök salanlar وَالرَّاسِخُونَ رسخ
33 fi فِي -
34 l-ilmi ilimde الْعِلْمِ علم
35 yekulune derler يَقُولُونَ قول
36 amenna iman ettik امَنَّا امن
37 bihi ona (kitaba) بِهِ -
38 kullun hepsi كُلٌّ كلل
39 min مِنْ -
40 indi indindendir/katındandır عِنْدِ عند
41 rabbina Rabbimiz رَبِّنَا ربب
42 ve ma ve değildir وَمَا -
43 yezzekkeru zikreder يَذَّكَّرُ ذكر
44 illa dışında إِلَّا -
45 ulu sahipleri أُولُو اول
46 l-elbabi mantık الْأَلْبَابِ لبب

Notlar

Not 1

*Kur'an.**Ana yasasıdır. Omurgasıdır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Müteşâbih Kavram 90

90 Birbirine benzer.

Fitne Kavram 332

332 Ayartarak doğru yoldan saptırmak.

Muhkem ayetler. Kavram 392

392 Belirli bir hüküm içeren, tevili apaçık ortada olacak şekilde tek bir anlamı işaret eden ayetler.

Tevil Kavram 401

401 Yorumlamak, mana vermek, anlamlandırmak.

İlim, ilim. Kavram 1143

1143 Kanıta dayalı, ispatlı, kesin ve şüphesiz bilgi. Her bir kimse aynı bilgiyi takip ederek aynı sonuca ulaşmalıdır; tekrar edilebilir ve her seferinde aynı sonuç elde edilmelidir. Matematik gibi. İki elmanın yanına evrenin her neresinde olursa olsun 2 elma daha koyarsak toplam 4 elma olur. İşte bu bir ilimdir. Kesin bilgidir.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 8

Arapça Metin (Harekeli)

301|3|8|رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً إِنَّكَ أَنتَ ٱلْوَهَّابُ

Arapça Metin (Harekesiz)

301|3|8|ربنا لا تزغ قلوبنا بعد اذ هديتنا وهب لنا من لدنك رحمه انك انت الوهاب

Latin Literal

8. Rabbenâ lâ tuziğ kulûbenâ ba’de iz hedeytenâ veheb lenâ min ledunke rahmeh(rahmeten), inneke entel vehhâb(vehhâbu).

Türkçe Çeviri

"Rabbimiz4! Saptırma kalplerimizi, bizleri kılavuzladığın192 zaman sonrası; ve bahşet bizlere yanından bir rahmet271; doğrusu sen; sensin Vehhâb394."

Ahmed Samira Çevirisi

8 Our Lord, do not deviate from truth our hearts/minds after when You guided us, and grant/present for us from at You a mercy, that you are the grantor/presenter .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
2 la لَا -
3 tuzig saptırma تُزِغْ زيغ
4 kulubena kalblerimizi قُلُوبَنَا قلب
5 bea'de sonrası بَعْدَ بعد
6 iz إِذْ -
7 hedeytena doğru yola kılavuzladığın zaman bizleri هَدَيْتَنَا هدي
8 ve heb ve bahşet وَهَبْ وهب
9 lena bizlere لَنَا -
10 min مِنْ -
11 ledunke yanından لَدُنْكَ لدن
12 rahmeten bir rahmet رَحْمَةً رحم
13 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
14 ente sensin أَنْتَ -
15 l-vehhabu bahşeden الْوَهَّابُ وهب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

Vehhâb Kavram 394

394 Bahşeden, bağışlayarak veren.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 9

Arapça Metin (Harekeli)

302|3|9|رَبَّنَآ إِنَّكَ جَامِعُ ٱلنَّاسِ لِيَوْمٍ لَّا رَيْبَ فِيهِ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُخْلِفُ ٱلْمِيعَادَ

Arapça Metin (Harekesiz)

302|3|9|ربنا انك جامع الناس ليوم لا ريب فيه ان الله لا يخلف الميعاد

Latin Literal

9. Rabbenâ inneke câmiun nâsi li yevmin lâ raybe fîh(fîhî), innallâhe lâ yuhliful mîâd(mîâde).

Türkçe Çeviri

"Rabbimiz4! Doğrusu sen bir araya getirensin insanları bir gün* için; şüphe yoktur onda**; doğrusu Allah bozmaz mîâdı395."

Ahmed Samira Çevirisi

9 Our Lord, that you are gathering/collecting the people to a day/time no doubt in it. That God does not break the appointment.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
2 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
3 camiu bir araya getirensin جَامِعُ جمع
4 n-nasi insanları النَّاسِ نوس
5 liyevmin bir gün için لِيَوْمٍ يوم
6 la لَا -
7 raybe şüphe yoktur رَيْبَ ريب
8 fihi onda فِيهِ -
9 inne doğrusu إِنَّ -
10 llahe Allah اللَّهَ -
11 la لَا -
12 yuhlifu bozmaz يُخْلِفُ خلف
13 l-miaade miadı الْمِيعَادَ وعد

Notlar

Not 1

*Din günü. Yargılamanın konusunun din olacağı gün/evre/dönem.**Şüphesiz olarak, kesin olarak gelecektir o gün.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

mîâd, miat Kavram 395

395 Bir şeyin yapılması için tanınan süre. Vaat edilen süre.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 15

Arapça Metin (Harekeli)

308|3|15|قُلْ أَؤُنَبِّئُكُم بِخَيْرٍ مِّن ذَٰلِكُمْ لِلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ عِندَ رَبِّهِمْ جَنَّٰتٌ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا وَأَزْوَٰجٌ مُّطَهَّرَةٌ وَرِضْوَٰنٌ مِّنَ ٱللَّهِ وَٱللَّهُ بَصِيرٌۢ بِٱلْعِبَادِ

Arapça Metin (Harekesiz)

308|3|15|قل اونبيكم بخير من ذلكم للذين اتقوا عند ربهم جنت تجري من تحتها الانهر خلدين فيها وازوج مطهره ورضون من الله والله بصير بالعباد

Latin Literal

15. Kul e unebbiukum bi hayrın min zâlikum, lillezînettekav inde rabbihim cennâtun tecrî min tahtıhel enhâru hâlidîne fîhâ ve ezvâcun mutahharatun ve rıdvânun minallâh(minallâhi), vallâhu basîrun bil ıbâd(ıbâdi).

Türkçe Çeviri

De ki: "Haber vereyim mi sizlere bunlardan hayırlısını? Rablerinin4 indinde/katında takvalı21 olmuş kimseleredir cennetler; akar onun (cennetin) altından nehirler; ölümsüzlerdir185 orada (cennette); ve (vardır) tertemiz eşler184; ve Allah’tan bir rıza; ve Allah görendir kullarını."

Ahmed Samira Çevirisi

15 Say: "Do I inform you with (a) better than that. To those who feared and obeyed, at their Lord (are) treed gardens/paradises, the rivers flow from below/beneath it, immortally/eternally in it, and purified spouses and acceptance from God, and God (is) seeing/knowing with the worshippers ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 e'unebbiukum haber vereyim mi sizlere أَؤُنَبِّئُكُمْ نبا
3 bihayrin hayırlısını بِخَيْرٍ خير
4 min مِنْ -
5 zalikum bunlardan ذَٰلِكُمْ -
6 lillezine kimseler için لِلَّذِينَ -
7 ttekav takvalı oldular اتَّقَوْا وقي
8 inde indinde/katında عِنْدَ عند
9 rabbihim Rablerinin رَبِّهِمْ ربب
10 cennatun cennetler جَنَّاتٌ جنن
11 tecri akar تَجْرِي جري
12 min مِنْ -
13 tehtiha altından onun (cennetin) تَحْتِهَا تحت
14 l-enharu nehirler الْأَنْهَارُ نهر
15 halidine ölümsüzler خَالِدِينَ خلد
16 fiha orada (cennette) فِيهَا -
17 ve ezvacun ve eşler وَأَزْوَاجٌ زوج
18 mutahheratun tertemiz مُطَهَّرَةٌ طهر
19 ve ridvanun ve bir rıza وَرِضْوَانٌ رضو
20 mine مِنَ -
21 llahi Allah’tan اللَّهِ -
22 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
23 besirun görendir بَصِيرٌ بصر
24 bil-ibadi kullarını بِالْعِبَادِ عبد

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Takva Kavram 21

21 Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Cennetlerde eş, eşler. Kavram 184

184 Ezvâcun; ahiret evreninde cinsiyetin mevcut olacağını şerefli Kur'an'dan öğreniyoruz. Cennetlere girmiş olan kimselere verilen, o kimseye özel olan, sadece o kimseyle bağlantı kuran, o kimsenin cinsiyetine uygun olarak verilecek olan varlıklar. Bu varlıklar eşleri olan kimselere sevginin/şefkatin en üst seviyesinde bir bağlantıyla bağlı olacaklardır.

Ölümsüzler Kavram 185

185 Hâlidûn, ölümsüz, ölmeyen. Cennet evrenleri var olduğu sürece ölmeyen. Cehennem evreni var olduğu sürece ölmeyen.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 16

Arapça Metin (Harekeli)

309|3|16|ٱلَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَآ إِنَّنَآ ءَامَنَّا فَٱغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَقِنَا عَذَابَ ٱلنَّارِ

Arapça Metin (Harekesiz)

309|3|16|الذين يقولون ربنا اننا امنا فاغفر لنا ذنوبنا وقنا عذاب النار

Latin Literal

16. Ellezîne yekûlune rabbenâ innenâ âmennâ fagfir lenâ zunûbenâ ve kınâ azâben nâr(nâri).

Türkçe Çeviri

Kimseler (ki) derler: "Rabbimiz4! Doğrusu bizler iman47 ettik; öyle ki mağfiret319 et bizlere günahlarımızı; ve sakındır bizleri ateş azabından."

Ahmed Samira Çevirisi

16 Those who say: "Our Lord, that we truly believed, so forgive for us our crimes and protect us/make us avoid the fire’s torture."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimseler الَّذِينَ -
2 yekulune derler يَقُولُونَ قول
3 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
4 innena doğrusu biz إِنَّنَا -
5 amenna iman ettik امَنَّا امن
6 fegfir öyle ki mağfiret et فَاغْفِرْ غفر
7 lena bizlere لَنَا -
8 zunubena günahlarımızı ذُنُوبَنَا ذنب
9 ve kina ve sakındır bizleri وَقِنَا وقي
10 azabe azabından عَذَابَ عذب
11 n-nari ateş النَّارِ نور

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Mağfiret Kavram 319

319 Bağışlama, affetme.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 35

Arapça Metin (Harekeli)

328|3|35|إِذْ قَالَتِ ٱمْرَأَتُ عِمْرَٰنَ رَبِّ إِنِّى نَذَرْتُ لَكَ مَا فِى بَطْنِى مُحَرَّرًا فَتَقَبَّلْ مِنِّىٓ إِنَّكَ أَنتَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

Arapça Metin (Harekesiz)

328|3|35|اذ قالت امرات عمرن رب اني نذرت لك ما في بطني محررا فتقبل مني انك انت السميع العليم

Latin Literal

35. İz kâlet imraetu ımrâne rabbi innî nezertu leke mâ fî batnî muharraran fe tekabbel minnî, inneke entes semîul alîm(alîmu).

Türkçe Çeviri

Dediği zaman İmrân'ın karısı; "Rabbim4! Doğrusu ben adadım sana karnımdakini*; bir hür/serbest (edilmiş olarak); öyle ki kabul et benden; doğrusu sen; sensin Semî41; Alîm8."

Ahmed Samira Çevirisi

35 When Amran’s woman (wife) said: "My Lord, that I made a duty/vow (on myself that) to You what is in my belly , freed/liberated , so accept from me, that You, You (are) the hearing/listening, the knowledgeable."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 iz إِذْ -
2 kaleti dediği zaman قَالَتِ قول
3 mraetu karısı امْرَأَتُ مرا
4 imrane İmrân'ın عِمْرَانَ -
5 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
6 inni doğrusu ben إِنِّي -
7 nezertu adadım نَذَرْتُ نذر
8 leke sana لَكَ -
9 ma مَا -
10 fi فِي -
11 betni karnımdakini بَطْنِي بطن
12 muharraran bir hür/serbest (olan) مُحَرَّرًا حرر
13 fetekabbel öyle ki kabul et فَتَقَبَّلْ قبل
14 minni benden مِنِّي -
15 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
16 ente sensin أَنْتَ -
17 s-semiu Sema السَّمِيعُ سمع
18 l-alimu Alim الْعَلِيمُ علم

Notlar

Not 1

*Cenin halindeki Meryem.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Alîm Kavram 8

8 Bilen.

Semî Kavram 41

41 İşiten.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 36

Arapça Metin (Harekeli)

329|3|36|فَلَمَّا وَضَعَتْهَا قَالَتْ رَبِّ إِنِّى وَضَعْتُهَآ أُنثَىٰ وَٱللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا وَضَعَتْ وَلَيْسَ ٱلذَّكَرُ كَٱلْأُنثَىٰ وَإِنِّى سَمَّيْتُهَا مَرْيَمَ وَإِنِّىٓ أُعِيذُهَا بِكَ وَذُرِّيَّتَهَا مِنَ ٱلشَّيْطَٰنِ ٱلرَّجِيمِ

Arapça Metin (Harekesiz)

329|3|36|فلما وضعتها قالت رب اني وضعتها انثي والله اعلم بما وضعت وليس الذكر كالانثي واني سميتها مريم واني اعيذها بك وذريتها من الشيطن الرجيم

Latin Literal

36. Fe lemmâ vadaathâ kâlet rabbi innî vada’tuhâ unsâ vallâhu a’lemu bi mâ vadaat ve leysez zekeru kel unsâ, ve innî semmeytuhâ meryeme ve innî uîzuhâ bike ve zurriyyetehâ mineş şeytânir racîm(racîmi).

Türkçe Çeviri

Öyle ki ne zaman bıraktı/doğurdu onu* dedi: "Rabbim4! Doğrusu ben bıraktım/doğurdum bir kız*"; -ve Allah bilendir bıraktığını/doğurduğunu (onun)**- "ve olmaz erkek kız gibi; ve doğrusu ben Meryem ismini verdim ona; ve doğrusu ben sığındırırım onu* sana; ve zürriyetini380 (de) onun* racîm411 şeytândan29 "

Ahmed Samira Çevirisi

36 So when she gave birth to her, she said: "My Lord, that I gave birth to her, a female." And God (is) more knowing with what she gave birth to. "And the male is not as/like the female and that I named her Mary ,and that I seek protection for her with (in) You, and her descendants, from the devil the cursed/expelled."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
2 vedeatha bıraktı/doğurdu onu وَضَعَتْهَا وضع
3 kalet dedi قَالَتْ قول
4 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
5 inni doğrusu ben إِنِّي -
6 vedea'tuha bıraktım/doğurdum وَضَعْتُهَا وضع
7 unsa bir kız أُنْثَىٰ انث
8 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
9 ea'lemu bilendir أَعْلَمُ علم
10 bima بِمَا -
11 vedeat bıraktığını/doğurduğunu وَضَعَتْ وضع
12 veleyse ve olmaz وَلَيْسَ ليس
13 z-zekeru erkek الذَّكَرُ ذكر
14 kalunsa kız gibi كَالْأُنْثَىٰ انث
15 ve inni ve doğrusu ben وَإِنِّي -
16 semmeytuha isim verdim ona سَمَّيْتُهَا سمو
17 meryeme Meryem مَرْيَمَ -
18 ve inni ve doğrusu ben وَإِنِّي -
19 uiyzuha sığındırırım onu أُعِيذُهَا عوذ
20 bike sana بِكَ -
21 ve zurriyyeteha ve zürriyetini onun وَذُرِّيَّتَهَا ذرر
22 mine مِنَ -
23 ş-şeytani şeytandan الشَّيْطَانِ شطن
24 r-racimi racim الرَّجِيمِ رجم

Notlar

Not 1

*Dişil zamir ve kız işareti. Meryem'in annesinden doğduğunda dış cinsiyet organlarının tamamen dişil şeklinde görüldüğünü anlarız. **Yüce Allah'ın büyük bir işaretidir. Yüce Allah tabiri caizse; "siz Meryem'i dıştan kız gibi görseniz de durum sizin sandığınız gibi değil. Meryem genetik olarak 46 XX/46 XY'ye sahiptir. Vücudunda Y kromozomuna sahip hücreler de vardır. Erkek özelliği de taşımaktadır. Ben bilirim onu." buyurmaktadır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Şeytân Kavram 29

29 Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.

Zürriyet Kavram 380

380 Alt nesil, soy. Çoluk çocuk, evlatlar, torunlar vb.

Racîm Kavram 411

411 Fırlamış, taş gibi fırlatılmış, fırlatılan taş gibi uzaklaşmış.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 37

Arapça Metin (Harekeli)

330|3|37|فَتَقَبَّلَهَا رَبُّهَا بِقَبُولٍ حَسَنٍ وَأَنۢبَتَهَا نَبَاتًا حَسَنًا وَكَفَّلَهَا زَكَرِيَّا كُلَّمَا دَخَلَ عَلَيْهَا زَكَرِيَّا ٱلْمِحْرَابَ وَجَدَ عِندَهَا رِزْقًا قَالَ يَٰمَرْيَمُ أَنَّىٰ لَكِ هَٰذَا قَالَتْ هُوَ مِنْ عِندِ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ يَرْزُقُ مَن يَشَآءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

330|3|37|فتقبلها ربها بقبول حسن وانبتها نباتا حسنا وكفلها زكريا كلما دخل عليها زكريا المحراب وجد عندها رزقا قال يمريم اني لك هذا قالت هو من عند الله ان الله يرزق من يشا بغير حساب

Latin Literal

37. Fe tekabbelehâ rabbuhâ bi kabûlin hasenin ve enbetehâ nebâten hasenen, ve keffelehâ zekeriyyâ kullemâ dehale aleyhâ zekeriyyal mihrâbe, vecede indehâ rızkâ(rızkan), kâle yâ meryemu ennâ leki hâzâ kâlet huve min indillâh(indillâhi), innallâhe yerzuku men yeşâu bi gayri hısâb(hısâbın).

Türkçe Çeviri

Kabul etti onu (Meryem'i) Rabbi4 güzel bir kabulle; ve yetiştirdi (Rabbi) onu (Meryem'i) güzel bir bitki (olarak)*; ve kefil oldu ona (Meryem'e) Zekeriyyâ; her ne zaman girdi onun (Meryem'in) yanına Zekeriyyâ; mihraba/özel alana; buldu (Zekeriyyâ) indinde/yanında onun (Meryem'in) bir rızık; dedi (Zekeriyyâ): "Ey Meryem! Neredendir sana bu?"; dedi (Meryem): "O indinden/katındandır Allah'ın; doğrusu Allah rızıklandırır dilediği kimseyi; olmaksızın bir hesap."

Ahmed Samira Çevirisi

37 So her Lord accepted her, with a good acceptance , and He grew her good growth, and Zachary sponsored/maintained her, whenever Zachary entered on her (in) the center of the home/prayer direction/the35prayer’s niche , he found at her a provision, he said: "You Mary, from where (is) that to you?" She said: "It is from at God, that God provides for whom He wills/wants without counting/calculating."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fetekabbeleha kabul etti onu فَتَقَبَّلَهَا قبل
2 rabbuha Rabbi رَبُّهَا ربب
3 bikabulin kabulle بِقَبُولٍ قبل
4 hasenin güzel bir حَسَنٍ حسن
5 ve enbeteha ve yetiştirdi onu وَأَنْبَتَهَا نبت
6 nebaten bir bitki (olarak) نَبَاتًا نبت
7 hasenen güzel حَسَنًا حسن
8 ve keffeleha ve kefil oldu ona وَكَفَّلَهَا كفل
9 zekeriyya Zekeriyya زَكَرِيَّا -
10 kullema her zaman كُلَّمَا كلل
11 dehale girdiği دَخَلَ دخل
12 aleyha onun yanına عَلَيْهَا -
13 zekeriyya Zekeriyya زَكَرِيَّا -
14 l-mihrabe mihraba الْمِحْرَابَ حرب
15 vecede buldu (Zekeriyya) وَجَدَ وجد
16 indeha indinde onun عِنْدَهَا عند
17 rizkan bir rızık رِزْقًا رزق
18 kale dedi قَالَ قول
19 ya meryemu Ey Meryem يَا مَرْيَمُ -
20 enna nereden? أَنَّىٰ اني
21 leki sana لَكِ -
22 haza bu هَٰذَا -
23 kalet dedi (Meryem) قَالَتْ قول
24 huve o هُوَ -
25 min مِنْ -
26 indi indinden/katındandır عِنْدِ عند
27 llahi Allah اللَّهِ -
28 inne doğrusu إِنَّ -
29 llahe Allah اللَّهَ -
30 yerzuku rızıklandırır يَرْزُقُ رزق
31 men kimseye مَنْ -
32 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
33 bigayri olmaksızın بِغَيْرِ غير
34 hisabin bir hesap حِسَابٍ حسب

Notlar

Not 1

*Meryem'in bitkiye benzetilmesi onun hem dişil (46 XX) hem de eril (46 XY) kromozomlu hücreleri vücudunda bulundurması nedeniyledir. Bitkiler çiçeklerinde dişil ve eril üreme hücrelerini birlikte bulundurabilir. Meryem'in dış cinsiyet organlarının dişi olduğu gerçek bir hermafrodit olduğunun delilleri Kur'an'da işaret edilmiştir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 38

Arapça Metin (Harekeli)

331|3|38|هُنَالِكَ دَعَا زَكَرِيَّا رَبَّهُۥ قَالَ رَبِّ هَبْ لِى مِن لَّدُنكَ ذُرِّيَّةً طَيِّبَةً إِنَّكَ سَمِيعُ ٱلدُّعَآءِ

Arapça Metin (Harekesiz)

331|3|38|هنالك دعا زكريا ربه قال رب هب لي من لدنك ذريه طيبه انك سميع الدعا

Latin Literal

38. Hunâlike deâ zekeriyyâ rabbeh(rabbehu), kâle rabbi heblî min ledunke zurriyyeten tayyibeh(tayyibeten), inneke semîud duâ’(duâi).

Türkçe Çeviri

Orada dua80 etti Zekeriyyâ Rabbine4; dedi: "Rabbim4! Bahşet bana yanından iyi bir zürriyet380; doğrusu sen işitensin duayı80.

Ahmed Samira Çevirisi

38 At that place and time Zachary called his Lord, he said: "My Lord grant/present for me, from at you good descendants, that you are hearing/listening (to) the call/request/prayer."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 hunalike orada هُنَالِكَ -
2 deaa dua etti دَعَا دعو
3 zekeriyya Zekeriyya زَكَرِيَّا -
4 rabbehu Rabbine رَبَّهُ ربب
5 kale dedi قَالَ قول
6 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
7 heb bahşet هَبْ وهب
8 li bana لِي -
9 min مِنْ -
10 ledunke yanından لَدُنْكَ لدن
11 zurriyyeten bir zürriyet ذُرِّيَّةً ذرر
12 tayyibeten iyi طَيِّبَةً طيب
13 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
14 semiu işitensin سَمِيعُ سمع
15 d-duaa'i duayı الدُّعَاءِ دعو

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Dua Kavram 80

80 Çağırma.

Zürriyet Kavram 380

380 Alt nesil, soy. Çoluk çocuk, evlatlar, torunlar vb.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 40

Arapça Metin (Harekeli)

333|3|40|قَالَ رَبِّ أَنَّىٰ يَكُونُ لِى غُلَٰمٌ وَقَدْ بَلَغَنِىَ ٱلْكِبَرُ وَٱمْرَأَتِى عَاقِرٌ قَالَ كَذَٰلِكَ ٱللَّهُ يَفْعَلُ مَا يَشَآءُ

Arapça Metin (Harekesiz)

333|3|40|قال رب اني يكون لي غلم وقد بلغني الكبر وامراتي عاقر قال كذلك الله يفعل ما يشا

Latin Literal

40. Kâle rabbi ennâ yekûnu lî gulâmun ve kad beleganiyel kiberu vemraetî âkir(âkirun), kâle kezâlikellâhu yef’alu mâ yeşâ’(yeşâu).

Türkçe Çeviri

Dedi (Zekeriyyâ): "Rabbim4! Nasıl olur bana bir gılmân412; ve muhakkak geldi/ulaştı bana ihtiyarlık; ve karım (da) bir kısırdır"; dedi (Allah) "İşte böyledir; Allah faaliyete geçirir dilediğini"

Ahmed Samira Çevirisi

40 He said: "My Lord, how/from where (can it) be for me a boy , the old age reached me , and my woman (wife is) infertile?" He said: "As/like that God makes/does what He wills/wants."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi (Zekerriyyâ) قَالَ قول
2 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
3 enna nasıl? أَنَّىٰ اني
4 yekunu olur يَكُونُ كون
5 li bana لِي -
6 gulamun bir gılman غُلَامٌ غلم
7 ve kad ve muhakkak وَقَدْ -
8 beleganiye geldi/ulaştı بَلَغَنِيَ بلغ
9 l-kiberu ihtiyarlık الْكِبَرُ كبر
10 vemraeti ve karım da وَامْرَأَتِي مرا
11 aakirun bir kısırdır عَاقِرٌ عقر
12 kale dedi (Allah) قَالَ قول
13 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
14 llahu Allah اللَّهُ -
15 yef'alu faaliyete geçirir يَفْعَلُ فعل
16 ma مَا -
17 yeşa'u dilediğini يَشَاءُ شيا

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Gılmân Kavram 412

412 Delikanlı. Oğlan.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 41

Arapça Metin (Harekeli)

334|3|41|قَالَ رَبِّ ٱجْعَل لِّىٓ ءَايَةً قَالَ ءَايَتُكَ أَلَّا تُكَلِّمَ ٱلنَّاسَ ثَلَٰثَةَ أَيَّامٍ إِلَّا رَمْزًا وَٱذْكُر رَّبَّكَ كَثِيرًا وَسَبِّحْ بِٱلْعَشِىِّ وَٱلْإِبْكَٰرِ

Arapça Metin (Harekesiz)

334|3|41|قال رب اجعل لي ايه قال ايتك الا تكلم الناس ثلثه ايام الا رمزا واذكر ربك كثيرا وسبح بالعشي والابكر

Latin Literal

41. Kâle rabbic’al lî âyeh(âyeten), kâle âyetuke ellâ tukellimen nâse selâsete eyyâmin illâ remzâ(remzan), vezkur rabbeke kesîran ve sebbih bil aşiyyi vel ibkâr(ibkâri).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Rabbim4! Yap bana bir ayet287"; dedi (Allah): "Senin ayetin287 konuşmamandır insanlara üç gün414; haricindedir bir işaret**"; ve zikret/an Rabbini4 çokça; ve tesbih57 et akşamla/aşiyyle ve sabahla/ilk aydınlanmayla/seherle/ibkârla413."

Ahmed Samira Çevirisi

41 He said: "My Lord, make for me a sign/evidence." He said: "Your sign/evidence (is) that you not converse/speak (to) the people (for) three days, except (by) signaling/pointing. And mention/remember your Lord much, and praise/glorify with the evening and the daybreaks/early mornings ."

Notlar

Not 1

*Zekeriyyâ**İşaret ederek, göstererek.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Tesbih Kavram 57

57 Yaratılış amacına uygun olarak bir rotada/yörüngede yüzüp ilerlemek.

Ayet Kavram 287

287 Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

İnsan ne zaman tesbih eder? Kavram 413

413 Zamana bağlı insanın tesbihi aşağıdaki tabloda gösterilmiştir. Hemen görülür ki tablo insanın uykuda olmadığı her anı kapsar. Böylece anlarız ki Yüce Allah bizlere muhteşem bir şekilde tesbihin her an yapılması gerektiğini bildirmiştir. Evrendeki her şey yaratılış özelliğine göre kendi tesbihini nasıl ki her an yapıyorsa insan da kendi yaratılış özelliği olan beyni kullanarak kendi tesbihi olan Rabbini arayıp bulma eylemini her an yapmalıdır.AyetTesbih zamanı24:36Gün doğumu sonrasında ve gün batımı öncesinde.33:42Sabahla/ilk aydınlanmayla/seherle ve gün batımı öncesinde.19:11Sabahla/ilk aydınlanmayla/seherle ve akşamla/Güneş’in batmasıyla.40:55Sabahla/ilk aydınlanmayla/seherle ve akşamla/gün batımı sonrasında.20:130Güneş’in doğuşu öncesinde ve batışı öncesinde; 20:130Gece vakitlerinde20:130Gündüzün iki yanında50:39Güneş’in doğuşu öncesinde ve batışı öncesinde 24:36Gün doğumu sonrasında ve gün batımı öncesinde

Zekeriyyâ peygamberin 3 gün konuşamaması. Kavram 414

414 Yaşlı (3:40) olan Zekeriyyâ peygamberin geçici iskemik atak ‘transient ischaemic attack’ (TIA) olayına maruz kaldığını anlıyoruz. Boyundaki şah damarındaki bir pıhtının beyindeki bazı damarları geçici olarak tıkamasına bağlı geçici bir felç durumu gelişir. TIA geçiren bir kişide farklı belirtiler olur. Bunlardan bir tanesi de konuşmanın bozulması veya hiç konuşamamaktır. Ancak TIA geçiren kimselerin bilinci açık olur; el-kol hareketleri ile insanlarla anlaşabilirler. Belirli bir süre sonra damar açılır ve hasta normale döner. Zekeriyyâ peygamber 3 gün boyunca neden konuşamadı? TIA ‘geçici iskemik atak’ ‘Transient ischaemic attack’ ile verilen bir ders.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 43

Arapça Metin (Harekeli)

336|3|43|يَٰمَرْيَمُ ٱقْنُتِى لِرَبِّكِ وَٱسْجُدِى وَٱرْكَعِى مَعَ ٱلرَّٰكِعِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

336|3|43|يمريم اقنتي لربك واسجدي واركعي مع الركعين

Latin Literal

43. Yâ meryemuknutî li rabbiki vescudî verkai mear râkiîn(râkiîne).

Türkçe Çeviri

"Ey Meryem! Alçak gönüllü ol/uysal ol Rabbine4; ve secde12 et; ve rükû11 et rükû11 edenlerle birlikte."

Ahmed Samira Çevirisi

43 You Mary, obey humbly to your Lord, and prostrate, and bow with the bowing .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya meryemu ey Meryem يَامَرْيَمُ -
2 knuti alçak gönüllü ol/uysal ol اقْنُتِي قنت
3 lirabbiki Rabbine لِرَبِّكِ ربب
4 vescudi ve secde et وَاسْجُدِي سجد
5 verkeiy ve rükû et وَارْكَعِي ركع
6 mea birlikte مَعَ -
7 r-rakiiyne rükû edenlerle الرَّاكِعِينَ ركع

Notlar

Not

Rükû için; bak 2:43

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

insanın rükûsu Kavram 11

11 Beynin (bedenle veya bedensiz) eğilmesi, dize gelmesi, baş eğmesi.

insanın secdesi Kavram 12

12 Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğmesi.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 47

Arapça Metin (Harekeli)

340|3|47|قَالَتْ رَبِّ أَنَّىٰ يَكُونُ لِى وَلَدٌ وَلَمْ يَمْسَسْنِى بَشَرٌ قَالَ كَذَٰلِكِ ٱللَّهُ يَخْلُقُ مَا يَشَآءُ إِذَا قَضَىٰٓ أَمْرًا فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ

Arapça Metin (Harekesiz)

340|3|47|قالت رب اني يكون لي ولد ولم يمسسني بشر قال كذلك الله يخلق ما يشا اذا قضي امرا فانما يقول له كن فيكون

Latin Literal

47. Kâlet rabbi ennâ yekûnu lî veledun ve lem yemsesnî beşer(beşerun), kâle kezâlikillâhu yahluku mâ yeşâ’(yeşâu) izâ kadâ emren fe innemâ yekûlu lehu kun fe yekûn(yekûnu).

Türkçe Çeviri

Dedi (Meryem): "Rabbim4! Nasıl olur bana bir çocuk; ve asla temas etmez* bana bir beşer"; dedi: "İşte böyledir; Allah yaratır dilediğini; karara bağladığı zaman bir emri; öyle ki ancak der ona: "ol!"; öyle ki olur o."

Ahmed Samira Çevirisi

47 She said: "My Lord, how is (it) for me (a) child and not (a) human touched me?" He said: "Like that/that is it, God creates what He wills/wants if He ordered a matter, so but He says to it: ’Be.’ So it is/will be."

Notlar

Not 1

*Gramer olarak geniş zaman geldiği için öncesi ve sonrasını da kapsar. Meryem'e bir beşer dokunmadan gebe kalacaktır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 49

Arapça Metin (Harekeli)

342|3|49|وَرَسُولًا إِلَىٰ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ أَنِّى قَدْ جِئْتُكُم بِـَٔايَةٍ مِّن رَّبِّكُمْ أَنِّىٓ أَخْلُقُ لَكُم مِّنَ ٱلطِّينِ كَهَيْـَٔةِ ٱلطَّيْرِ فَأَنفُخُ فِيهِ فَيَكُونُ طَيْرًۢا بِإِذْنِ ٱللَّهِ وَأُبْرِئُ ٱلْأَكْمَهَ وَٱلْأَبْرَصَ وَأُحْىِ ٱلْمَوْتَىٰ بِإِذْنِ ٱللَّهِ وَأُنَبِّئُكُم بِمَا تَأْكُلُونَ وَمَا تَدَّخِرُونَ فِى بُيُوتِكُمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةً لَّكُمْ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

342|3|49|ورسولا الي بني اسريل اني قد جيتكم بايه من ربكم اني اخلق لكم من الطين كهيه الطير فانفخ فيه فيكون طيرا باذن الله وابري الاكمه والابرص واحي الموتي باذن الله وانبيكم بما تاكلون وما تدخرون في بيوتكم ان في ذلك لايه لكم ان كنتم مومنين

Latin Literal

49. Ve resûlen ilâ benî isrâîle ennî kad ci’tukum bi âyetin min rabbikum, ennî ehluku lekum minet tîni ke heyetit tayri fe enfuhu fîhi fe yekûnu tayran bi iznillâh(iznillâhi), ve ubriul ekmehe vel ebrasa ve uhyîl mevtâ bi iznillâh(iznillâhi), ve unebbiukum bi mâ te’kulûne ve mâ teddehırûne, fî buyûtikum inne fî zâlike le âyeten lekum in kuntum mu’minîn(mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Ve bir resûldür418 İsrâîloğullarına197; (der) "ki ben muhakkak geldim sizlere Rabbinizden4 bir ayetle287; ki ben yaratırım sizlere ıslak topraktan kuş şekli gibi (bir şey); öyle ki üflerim onun içine; öyle ki olur bir kuş419 Allah'ın izniyle; ve iyileştiririm doğuştan körü ve cüzzamı/leprayı419; ve diriltirim/canlandırırım ölüleri419 Allah'ın izniyle; ve haber veririm sizlere yediğinizi ve depoladığınızı evlerinizde419; doğrusu bundadır mutlak ayetler237 sizlere; eğer olduysanız müminler27."

Ahmed Samira Çevirisi

49 And a messenger to Israel’s sons and daughters (said): "That I had come to you (with) a sign/evidence from your Lord, that I create for you from the mud/clay as a shape/form (of) the birds, so I blow in it, so it will be flying/birds with God’s permission, and I cure and heal the blind/the born blind, and the leper and I revive/make alive the deads with God’s permission, and I inform you with what you eat and what you hoard/stock in your houses/homes. That in that (is) a sign/evidence (E) for you if you were believers/believing."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve rasulen ve bir resuldür وَرَسُولًا رسل
2 ila إِلَىٰ -
3 beni oğullarına بَنِي بني
4 israile İsrail إِسْرَائِيلَ -
5 enni ki ben أَنِّي -
6 kad muhakkak قَدْ -
7 ci'tukum geldim sizlere جِئْتُكُمْ جيا
8 biayetin ayetle بِايَةٍ ايي
9 min مِنْ -
10 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
11 enni ki ben أَنِّي -
12 ehluku yaratırım أَخْلُقُ خلق
13 lekum sizlere لَكُمْ -
14 mine مِنَ -
15 t-tini ıslak topraktan الطِّينِ طين
16 kehey'eti şekli gibi كَهَيْئَةِ هيا
17 t-tayri kuş الطَّيْرِ طير
18 feenfuhu öyle ki üflerim فَأَنْفُخُ نفخ
19 fihi onun içine فِيهِ -
20 fe yekunu öyle ki olur o فَيَكُونُ كون
21 tayran bir kuş طَيْرًا طير
22 biizni izniyle بِإِذْنِ اذن
23 llahi Allah'ın اللَّهِ -
24 ve ubriu ve iyileştiririm وَأُبْرِئُ برا
25 l-ekmehe doğuştan körü الْأَكْمَهَ كمه
26 vel'ebrasa ve cüzzamı/leprayı وَالْأَبْرَصَ برص
27 ve uhyi ve diriltirim/canlandırırım وَأُحْيِي حيي
28 l-mevta ölüleri الْمَوْتَىٰ موت
29 biizni izniyle بِإِذْنِ اذن
30 llahi Allah'ın اللَّهِ -
31 ve unebbiukum ve haber veririm sizlere وَأُنَبِّئُكُمْ نبا
32 bima بِمَا -
33 te'kulune yediğinizi تَأْكُلُونَ اكل
34 ve ma ve وَمَا -
35 teddehirune depoladığınızı تَدَّخِرُونَ ذخر
36 fi فِي -
37 buyutikum evlerinizde بُيُوتِكُمْ بيت
38 inne doğrusu إِنَّ -
39 fi فِي -
40 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
41 layeten mutlak ayetler (vardır) لَايَةً ايي
42 lekum sizlere لَكُمْ -
43 in eğer إِنْ -
44 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
45 mu'minine müminler مُؤْمِنِينَ امن

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Mümin Kavram 27

27 İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.

İsrâîloğulları Kavram 197

197 İsrâîl Yakûb peygamberin diğer ismidir. İsrâîloğulları da Yakûb oğulları yani Yakûb soyundan gelenler demektir. Yûsuf peygamberin Mısır'da yetkin bir yönetici olmasıyla birlikte 11 kardeşi, babası Yakûb ve annesi Mısır'a girmiştir. Bu girişin Hiksosluların da Mısır'a giriş tarihleri olan MÖ 1900 yıllarında gerçekleşmiş olduğuna yönelik kanıtlar vardır. Yakûb'un soyu 300-400 yıl içinde katlanarak artmıştır. Mısır'da hür bir şekilde yaşayan Yakûb soyu firavunlar tarafından sonradan köleleştirilmiştir. Kendisi de Yakûb soyundan olan Musa peygamberin mücadelesi de aslında köleliğe bir baş kaldırma mücadelesidir (Mısır'dan çıkış: MÖ 1640 yılı).

Ayetler Kavram 237

237 Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.

Ayet Kavram 287

287 Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Resûl Kavram 418

418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.

Îsâ'nın mucizeleri. Kavram 419

419 Îsâ peygamberin göstermiş olduğu mucizeleri.Doğuştan körü ve cüzzamlıyı iyileştirmek. Bu iki hastalığın işaret edilmesi de anlamlıdır. Doğuştan körlüğün en sık nedeni Trahomdur. Doğum esnasında bebeğin gözüne annenin doğum kanalından bir bakteri ('Chlamydia trachomatis') bulaşırsa gözün korneası iltihaplanır ve ışığa geçirgenliğini kaybeder. Bebek doğuştan kör olmuş olur. Kendiliğinden iyileşmesi asla söz konusu olmaz. Cüzzam/lepra ise 'Mycobacterium leprae' isimli bir bakterinin neden olduğu, bulaşıcı ve kronik bir hastalıktır. Hastaların vücutlarında korkunç bezeler çıkar. Sinir sistemini etkiler. Sinir sistemi tutulumunda modern tedaviye rağmen bile iyileşme olmaz. Sayısız hastalık içinden kendiliğinden iyileşme ihtimali olmayan bu iki hastalığın işaret edilmesi bile Kur'an'ın bir mucizesidir. Islak topraktan kuşu canlı kuşa dönüştürmek ve ölüleri diriltmek.Evrenimiz holografik evren prensibi kapsamında bir üst boyutta bulunan 2D zardaki (Levh-i Mahfuz) bilginin evrenin içine yansımasından oluşur. Matrix filmi gibi düşünülebilir. Yüce Allah Levh-i Mahfuz'da kodlanmış olan kuş şeklindeki ıslak toprak atomlarının kuantum bilgilerini değiştirerek bu atomları canlı bir kuşu oluşturan atomlara dönüştürür. Ölmüş bir insanı tekrar canlandırmak da aynı şekildedir. Bu dönüşümleri ancak evreni yaratan ve evrene bir üst boyuttan müdahale etme yetkisi olan bir varlık yapabilir.Îsâ'ya verilen bu mucizeler mutlak ki Yüce Allah'ın izni ve yetkisiyle gerçekleşmiştir.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 50

Arapça Metin (Harekeli)

343|3|50|وَمُصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَىَّ مِنَ ٱلتَّوْرَىٰةِ وَلِأُحِلَّ لَكُم بَعْضَ ٱلَّذِى حُرِّمَ عَلَيْكُمْ وَجِئْتُكُم بِـَٔايَةٍ مِّن رَّبِّكُمْ فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

Arapça Metin (Harekesiz)

343|3|50|ومصدقا لما بين يدي من التوريه ولاحل لكم بعض الذي حرم عليكم وجيتكم بايه من ربكم فاتقوا الله واطيعون

Latin Literal

50. Ve musaddikan limâ beyne yedeyye minet tevrâti ve li uhılle lekum ba’dallezî hurrime aleykum ve ci’tukum bi âyetin min rabbikum fettekûllâhe ve etîûn(etîûni).

Türkçe Çeviri

"Ve bir musaddık140 (olarak) Tevrât’tan iki eliniz arasındakine; ve helal kılmak için sizlere bazısını ki haram kılındı üzerinize421; ve geldim sizlere Rabbinizden4 bir ayetle287; ve takvalı21 olun Allah’a; ve itaat edin bana420."

Ahmed Samira Çevirisi

50 And confirming to what (is) between my hands from the Torah and to permit/allow for you some (of) what was forbidden on you, and I came to you with a sign/evidence from your Lord, so fear and obey God and obey me.36

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve musaddikan ve bir musaddık وَمُصَدِّقًا صدق
2 lima لِمَا -
3 beyne arasındakine بَيْنَ بين
4 yedeyye iki eliniz يَدَيَّ يدي
5 mine مِنَ -
6 t-tevrati Tevrat’tan التَّوْرَاةِ -
7 veliuhille ve helal kılmak için وَلِأُحِلَّ حلل
8 lekum sizlere لَكُمْ -
9 bea'de bazısını بَعْضَ بعض
10 llezi ki الَّذِي -
11 hurrime haram kılındı حُرِّمَ حرم
12 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
13 ve ci'tukum ve geldim sizlere وَجِئْتُكُمْ جيا
14 biayetin bir ayetle بِايَةٍ ايي
15 min مِنْ -
16 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
17 fetteku ve takvalı olun فَاتَّقُوا وقي
18 llahe Allah’a اللَّهَ -
19 ve etiuni ve itaat edin bana وَأَطِيعُونِ طوع

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Takva Kavram 21

21 Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Musaddık Kavram 140

140 Doğrulayıp tasdik edici. Sadece tasdik edici/doğrulayıcı değil; aynı zamanda yanlış olanın doğrusunu da tasdik edici.

Ayet Kavram 287

287 Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Îsâ'ya itaat etmek. Kavram 420

420 Yüce Allah resûllerin getirdiğine yani kutsal kitaplara itaat etmemizi emretmiştir. Kendilerine değil. Îsâ'ya itaat etmemiz de emredilmiştir. Demek ki resûl Muhammed'e itaat etmek onun adına uydurulmuş, tamamı zan olan söylentilere/hadislere itaat etmek değildir. Ehli sünnete tabi olmuş kimseler şunu iyice düşünsün; resûle itaat etmeyi kutsal kitaplar haricinde söylentilere/hadislere itaat olarak algılıyorlarsa Îsâ'nın sünnetine de tabi olmaları gerektiğini bilsinler. Hristiyanlıkta Îsâ adına uydurulmuş birçok söylenti/hadis mevcuttur. Mûsâ adına uydurulmuş Talmud kitabına uymaları gerektiğini bilsinler.

Resûllerin haram helal kılma yetkisi var mı? Kavram 421

421 Resûllerin kendi dinleri olmaz. Kendi helalleri ve kendi haramları olamaz. Nasıl ki kendi mucizeleri olamayacağı gibi. Yüce Allah'ın İslam dini asla değişmez. Ancak dinden şeriat değişebilir. Yahudilere hayvanların iç yağı haram edilmişti. Kur'an bu haramı helal kıldı. Haram ve helal etme yetkisi sadece Yüce Allah'ın uhdesindedir. Sadece kutsal kitapların uhdesindedir. Yüce Allah tarafından tamamı zan olan hadislerin/söylentilere bir yetki verilmemiştir.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 51

Arapça Metin (Harekeli)

344|3|51|إِنَّ ٱللَّهَ رَبِّى وَرَبُّكُمْ فَٱعْبُدُوهُ هَٰذَا صِرَٰطٌ مُّسْتَقِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

344|3|51|ان الله ربي وربكم فاعبدوه هذا صرط مستقيم

Latin Literal

51. İnnallâhe rabbî ve rabbikum fa’budûh(fa’budûhu), hâzâ sırâtun mustakîm(mustakîmun).

Türkçe Çeviri

"Doğrusu Allah Rabbimdir4; ve Rabbinizdir4; öyle ki kulluk46 edin ona; budur dosdoğru yol."

Ahmed Samira Çevirisi

51 That God (is) my Lord and your Lord, so worship Him, this (is a) straight/direct road/way.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 llahe Allah اللَّهَ -
3 rabbi Rabbimdir رَبِّي ربب
4 ve rabbukum ve Rabbinizdir وَرَبُّكُمْ ربب
5 fea'buduhu öyle ki kulluk edin ona فَاعْبُدُوهُ عبد
6 haza budur هَٰذَا -
7 siratun yol صِرَاطٌ صرط
8 mustekimun dosdoğru مُسْتَقِيمٌ قوم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kulluk etmek Kavram 46

46 Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 53

Arapça Metin (Harekeli)

346|3|53|رَبَّنَآ ءَامَنَّا بِمَآ أَنزَلْتَ وَٱتَّبَعْنَا ٱلرَّسُولَ فَٱكْتُبْنَا مَعَ ٱلشَّٰهِدِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

346|3|53|ربنا امنا بما انزلت واتبعنا الرسول فاكتبنا مع الشهدين

Latin Literal

53. Rabbenâ âmennâ bi mâ enzelte vetteba’nâr resûle fektubnâ meaş şâhidîn(şâhidîne).

Türkçe Çeviri

"Rabbimiz4! İman47 ettik indirdiğine*; ve tabi424 olduk resûle (Îsâ'ya); öyle ki yaz bizi şahitlerle/tanıklarla** birlikte."

Ahmed Samira Çevirisi

53 Our Lord, we believed with what You descended, and we followed the messenger, so write (include) us with the witnessing/testifying.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
2 amenna iman ettik امَنَّا امن
3 bima بِمَا -
4 enzelte indirdiğine أَنْزَلْتَ نزل
5 vettebea'na ve tabi olduk وَاتَّبَعْنَا تبع
6 r-rasule resûle الرَّسُولَ رسل
7 fektubna öyle ki yaz bizi فَاكْتُبْنَا كتب
8 mea birlikte مَعَ -
9 ş-şahidine şahitlerle/tanıklarla الشَّاهِدِينَ شهد

Notlar

Not 1

*İncîl'e**Kutsal kitapların Yüce Allah katından olduğuna ve resûllerin de O'nun elçisi olduğuna tanık olanlar/şahit olanlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Îsâ'ya tabi olmak. Kavram 424

424 Resûllere tabi olmak onların getirmiş olduğu kutsal kitaplara tabi olmaktır. Kutsal kitapların astından tamamı zan olan söylenti/hadis kitaplarına tabi olmak resûllere tabi olmak değildir. Yahudiler Tevrât'ın astından Talmud söylentilerine tabi oldular. Hristiyanlar da İncîl'i bırakıp hikayelere tabi oldular. Kendilerini müslüman zanneden milyarlarca insan da şerefli Kur'an'ı terk edip onun astından hadis/söylenti kitaplarına tabi olarak müşrik oldular.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 60

Arapça Metin (Harekeli)

353|3|60|ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكَ فَلَا تَكُن مِّنَ ٱلْمُمْتَرِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

353|3|60|الحق من ربك فلا تكن من الممترين

Latin Literal

60. El hakku min rabbike fe lâ tekun minel mumterîn(mumterîne).

Türkçe Çeviri

Hak/gerçek Rabbindendir4; öyle ki olma kuşkulananlardan.

Ahmed Samira Çevirisi

60 The truth (is) from your Lord, so do not be from the doubting/arguing.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 el-hakku hak/gerçek الْحَقُّ حقق
2 min مِنْ -
3 rabbike Rabbindendir رَبِّكَ ربب
4 fela öyle ki فَلَا -
5 tekun olma تَكُنْ كون
6 mine مِنَ -
7 l-mumterine kuşkulananlardan الْمُمْتَرِينَ مري

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 64

Arapça Metin (Harekeli)

357|3|64|قُلْ يَٰٓأَهْلَ ٱلْكِتَٰبِ تَعَالَوْا۟ إِلَىٰ كَلِمَةٍ سَوَآءٍۭ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ أَلَّا نَعْبُدَ إِلَّا ٱللَّهَ وَلَا نُشْرِكَ بِهِۦ شَيْـًٔا وَلَا يَتَّخِذَ بَعْضُنَا بَعْضًا أَرْبَابًا مِّن دُونِ ٱللَّهِ فَإِن تَوَلَّوْا۟ فَقُولُوا۟ ٱشْهَدُوا۟ بِأَنَّا مُسْلِمُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

357|3|64|قل ياهل الكتب تعالوا الي كلمه سوا بيننا وبينكم الا نعبد الا الله ولا نشرك به شيا ولا يتخذ بعضنا بعضا اربابا من دون الله فان تولوا فقولوا اشهدوا بانا مسلمون

Latin Literal

64. Kul yâ ehlel kitâbi teâlev ilâ kelimetin sevâin beynenâ ve beynekum ellâ na’bude illâllâhe ve lâ nuşrike bihî şey’en ve lâ yettehize ba’dunâ ba’den erbâben min dûnillâh(dûnillâhi), fe in tevellev fe kûlûşhedû bi ennâ muslimûn(muslimûne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Ey kitap ehli135! Yapışalım bir kelimeye* (ki) aynı seviyededir/farksızdır bizim aramızda ve sizin aranızda; ki kulluk etmeyelim Allah dışında; ve ortak koşmayalım O'na bir şey; edinmesin bir kısmımız bir kısmı Allah'ın astından rabler4; öyle ki eğer yüz çevirdilerse öyle ki deyin: "Şahit/tanık olun ki bizler müslimiz45."

Ahmed Samira Çevirisi

64 Say: "You people (of) The Book, come to a word equal/straight, between us and you, that we do not worship except God, and we do not share/make partners with Him a thing, and (we) do not take some of us, some (as) lords from other than God." So if they turned away, so say: "Witness/testify with that (we are) submitters/surrenderers/Moslems."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 ya ehle ey ehli يَا أَهْلَ اهل
3 l-kitabi Kitap الْكِتَابِ كتب
4 teaalev yapışalım تَعَالَوْا علو
5 ila إِلَىٰ -
6 kelimetin bir kelimeye كَلِمَةٍ كلم
7 seva'in aynı seviyede/farksız سَوَاءٍ سوي
8 beynena bizim aramızda بَيْنَنَا بين
9 ve beynekum ve sizin aranızda وَبَيْنَكُمْ بين
10 ella ki أَلَّا -
11 nea'bude kulluk etmeyelim نَعْبُدَ عبد
12 illa dışında إِلَّا -
13 llahe Allah'a اللَّهَ -
14 ve la ve وَلَا -
15 nuşrike müşriklik etmeyelim نُشْرِكَ شرك
16 bihi O'na بِهِ -
17 şey'en bir şey شَيْئًا شيا
18 ve la وَلَا -
19 yettehize edinmesin يَتَّخِذَ اخذ
20 bea'duna bir kısmımız بَعْضُنَا بعض
21 bea'dan bir kısmı بَعْضًا بعض
22 erbaben rabler/efendiler/komuta edenler أَرْبَابًا ربب
23 min مِنْ -
24 duni astından دُونِ دون
25 llahi Allah'ın اللَّهِ -
26 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
27 tevellev yüz çevirdilerse تَوَلَّوْا ولي
28 fekulu öyle ki deyin فَقُولُوا قول
29 şhedu şahit/tanık olun اشْهَدُوا شهد
30 bienna ki bizler بِأَنَّا -
31 muslimune müslimiz مُسْلِمُونَ سلم

Notlar

Not 1

*Tek tanrıcı, monoteist, haniflik öğretisi.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Müslim Kavram 45

45 Müslümanlar. Yüce Allah'ın gerçek dini olan biricik İslam dinine (sadece/saf Kur'an'a) teslim olmuş olanlar. İslam: İnsan bilincinin Yüce Allah'la arşta/hiperuzayda yapmış olduğu antlaşmaya/sözleşmeye/misaka/bağlaşmaya teslimiyeti/uyumu. Kur'an bu antlaşmayı insanlara hatırlatır. Kur'an alemler için bir zikirdir/hatırlatmadır. Sadece Kur'an gerçek İslam dinidir.

Kitap ehli Kavram 135

135 Hristiyanlar ve Yahudiler başta olmak üzere Kur'an öncesi kendilerine kitap verilmiş olan topluluklar.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 73

Arapça Metin (Harekeli)

366|3|73|وَلَا تُؤْمِنُوٓا۟ إِلَّا لِمَن تَبِعَ دِينَكُمْ قُلْ إِنَّ ٱلْهُدَىٰ هُدَى ٱللَّهِ أَن يُؤْتَىٰٓ أَحَدٌ مِّثْلَ مَآ أُوتِيتُمْ أَوْ يُحَآجُّوكُمْ عِندَ رَبِّكُمْ قُلْ إِنَّ ٱلْفَضْلَ بِيَدِ ٱللَّهِ يُؤْتِيهِ مَن يَشَآءُ وَٱللَّهُ وَٰسِعٌ عَلِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

366|3|73|ولا تومنوا الا لمن تبع دينكم قل ان الهدي هدي الله ان يوتي احد مثل ما اوتيتم او يحاجوكم عند ربكم قل ان الفضل بيد الله يوتيه من يشا والله وسع عليم

Latin Literal

73. Ve lâ tu’minû illâ li men tebia dînekum, kul innel hudâ hudallâhi en yu’tâ ehadun misle mâ ûtîtum ev yuhâccûkum inde rabbikum, kul innel fadla bi yedillâh(yedillâhi), yu’tîhi men yeşâ’(yeşâu), vallâhu vâsiun alîm(alîmun).

Türkçe Çeviri

"Ve iman47 etmeyin kimse dışında (ki) tabi oldu sizin dininize122"; de ki: "Doğrusu kılavuz192 Allah'ın kılavuzlamasıdır192"; ki verilir birine misli870 sizlere verilenin* ya da hac376 ederler sizlere Rabbinizin4 indinde/katında; de ki: "Doğrusu fazl202 Allah'ın elindedir; verir onu dilediği kimseye; ve Allah Vâsi’dir297; Alîm’dir8."

Ahmed Samira Çevirisi

73 And do not believe except to whom followed your religion, say: "That the guidance (is) God’s guidance." That one be given equal/alike (to) what you were given or they argue/quarrel with you at your Lord. Say: "That the grace/favour (is) with God’s hand, He gives it (to) whom He wills/wants, and God (is) spacious ,knowledgeable."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve la وَلَا -
2 tu'minu ve iman etmeyin تُؤْمِنُوا امن
3 illa dışında إِلَّا -
4 limen kimse لِمَنْ -
5 tebia tabi oldu تَبِعَ تبع
6 dinekum sizin dininize دِينَكُمْ دين
7 kul de ki قُلْ قول
8 inne doğrusu إِنَّ -
9 l-huda doğru yola kılavuz الْهُدَىٰ هدي
10 huda doğru yol kılavuzlamasıdır هُدَى هدي
11 llahi Allah'ın اللَّهِ -
12 en ki أَنْ -
13 yu'ta verilir يُؤْتَىٰ اتي
14 ehadun birine أَحَدٌ احد
15 misle misli/benzeri مِثْلَ مثل
16 ma مَا -
17 utitum verilenin sizlere أُوتِيتُمْ اتي
18 ev ya da أَوْ -
19 yuhaccukum hac ederler sizlere يُحَاجُّوكُمْ حجج
20 inde indinde/katında عِنْدَ عند
21 rabbikum Rabbinizin رَبِّكُمْ ربب
22 kul de ki قُلْ قول
23 inne doğrusu إِنَّ -
24 l-fedle fazl/lütuf الْفَضْلَ فضل
25 biyedi elindedir بِيَدِ يدي
26 llahi Allah'ın اللَّهِ -
27 yu'tihi verir onu يُؤْتِيهِ اتي
28 men kimseye مَنْ -
29 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
30 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
31 vasiun Vâsi’dir وَاسِعٌ وسع
32 alimun Alim’dir عَلِيمٌ علم

Notlar

Not 1

*Tevrat ve İncîl'in.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Alîm Kavram 8

8 Bilen.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Din Kavram 122

122 Bir grup insanın bir ilâhtan veya ilâhlardan (doğa üstü güç veya güçler) gelmiş olduğuna inandığı emir ve yasakların bütünü. Dine tabi olan insanlar inandıkları dinin kuralları ile yaşarlar.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

faziletli kılmak, fazilet, fazl, Kavram 202

202 İyi olan şeylerde fazlalıklı olmak, fazlalaştırmak, daha fazlaya sahip olmak, daha fazla yapmak.

Vâsi Kavram 297

297 Genişleten, enginleştiren, hacim kazandırarak büyüten.

Hac Kavram 376

376 Delillerle tartışma.

Misal, misil, çoğulu emsal. Kavram 870

870 Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 79

Arapça Metin (Harekeli)

372|3|79|مَا كَانَ لِبَشَرٍ أَن يُؤْتِيَهُ ٱللَّهُ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْحُكْمَ وَٱلنُّبُوَّةَ ثُمَّ يَقُولَ لِلنَّاسِ كُونُوا۟ عِبَادًا لِّى مِن دُونِ ٱللَّهِ وَلَٰكِن كُونُوا۟ رَبَّٰنِيِّۦنَ بِمَا كُنتُمْ تُعَلِّمُونَ ٱلْكِتَٰبَ وَبِمَا كُنتُمْ تَدْرُسُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

372|3|79|ما كان لبشر ان يوتيه الله الكتب والحكم والنبوه ثم يقول للناس كونوا عبادا لي من دون الله ولكن كونوا ربنين بما كنتم تعلمون الكتب وبما كنتم تدرسون

Latin Literal

79. Mâ kâne li beşerin en yu’tiyehullâhul kitâbe vel hukme ven nubuvvete summe yekûle lin nâsi kûnû ıbâden lî min dûnillâhi ve lâkin kûnû rabbâniyyîne bi mâ kuntum tuallimûnel kitâbe ve bimâ kuntum tedrusûn(tedrusûne).

Türkçe Çeviri

Olmuş değildir bir beşer432 için ki verir ona Allah kitap ve hikmet303; ve nebilik132; sonra der (o beşer) insanlara: "Olun kullar46 bana Allah’ın astından"; velakin/ancak (der o beşer) "Olun Rabbe4 kullar; kitaba* talim433 eder/öğretim yapar olduğunuzla; ve ders434 yapar olduğunuzla"

Ahmed Samira Çevirisi

79 It was not to a human that God gives him The Book and the judgment/rule and the prophethood then he says to the people: "Be/become worshippers/slaves to me, from other than God". And but: "Be knowledgeable Lord worshippers with what you were teaching The Book and with what you were studying ".

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ma değildir مَا -
2 kane olmuş كَانَ كون
3 libeşerin bir beşer için لِبَشَرٍ بشر
4 en ki أَنْ -
5 yu'tiyehu verir ona يُؤْتِيَهُ اتي
6 llahu Allah اللَّهُ -
7 l-kitabe kitap الْكِتَابَ كتب
8 velhukme ve hikmet وَالْحُكْمَ حكم
9 ve nnubuvve te ve nebilik وَالنُّبُوَّةَ نبا
10 summe sonra ثُمَّ -
11 yekule der o يَقُولَ قول
12 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
13 kunu olun كُونُوا كون
14 ibaden kullar عِبَادًا عبد
15 li bana لِي -
16 min مِنْ -
17 duni astından دُونِ دون
18 llahi Allah’ın اللَّهِ -
19 velakin velakin/fakat وَلَٰكِنْ -
20 kunu olun كُونُوا كون
21 rabbaniyyine Rabbe kullar رَبَّانِيِّينَ ربب
22 bima بِمَا -
23 kuntum olduğunuzla كُنْتُمْ كون
24 tuallimune talim edersiniz/öğretim yaparsınız تُعَلِّمُونَ علم
25 l-kitabe kitaba الْكِتَابَ كتب
26 ve bima ve وَبِمَا -
27 kuntum olduğunuzla كُنْتُمْ كون
28 tedrusune ders yaparsınız تَدْرُسُونَ درس

Notlar

Not 1

*Kur'an'a.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kulluk etmek Kavram 46

46 Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.

Nebi Kavram 132

132 Kendisine kitap verilen resul/elçi. Her resul/elçi nebi değildir. Her nebi bir resuldür/elçidir.

Kitap ve hikmet. Kavram 303

303 Hikmet içeren kitap, hikmetli kitap, hikmetli hükümler içeren kitap. Arapça 'vav' 've' bağlacı vurgulama amaçlı da kullanılır. Daha detaylı inceleme aşağıdaki makaleden okunabilir.Hikmetli kitap, hikmet içeren kitap: Kur'an.

Beşer Kavram 432

432 İnsanoğlu.

Kur'an'a/kitaba talim etmek. Kavram 433

433 Kur'an öğretmek, Kur'an öğrenmek. Yüce Allah bizlere Kur'an'ı öğrenip öğretmemizi emretmiştir. Bak. 3:79. Kur'an'a talim etmek onun ayetlerini anlamakla olur. Arapçasını yüzünden anlamadan okumak ve sevap beklemek şeytanın büyük bir tuzağıdır. Kur'an'ı öğretip öğrenmek Yüce Allah'a nasıl kulluk edileceğini öğretir. Bak. 3:79

Kur'an'ı ders yaparak çalışmak. Kavram 434

434 Yüce Allah'ın bir emridir. Bak. 3:79. Kur'an ayetlerini analitik olarak incelemek. Ayetler üzerinde derinlemesine düşünmek. Kur'an'ı bir bütün olarak çalışmak. Bir okulda matematik dersi yapar gibi Kur'an dersleri yapmak. Bu derslerde Kur'an öğrenmek, öğretmek. Kur'an çalışmak ayetlerin anlamlarını idrak etmekle olur. Anlamadan Arapçasından yüzünden okumak şeytanın büyük bir tuzağıdır. Kur'an'ı ders olarak çalışmak Yüce Allah'a nasıl kulluk edileceğini öğretir. Bak. 3:796:105 ayetinde ayetler üzerinde ders çalışmamız gerektiği resûl Muhammed üzerinden işaretle verilmiştir. Resûl Muhammed'in kalp ve beyin sinir hücrelerine Kur'an indirildi. Bizler ise Kur'an'ı ders çalışarak kalbimize ve beynimize yazmalıyız.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 84

Arapça Metin (Harekeli)

377|3|84|قُلْ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَمَآ أُنزِلَ عَلَيْنَا وَمَآ أُنزِلَ عَلَىٰٓ إِبْرَٰهِيمَ وَإِسْمَٰعِيلَ وَإِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ وَٱلْأَسْبَاطِ وَمَآ أُوتِىَ مُوسَىٰ وَعِيسَىٰ وَٱلنَّبِيُّونَ مِن رَّبِّهِمْ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِّنْهُمْ وَنَحْنُ لَهُۥ مُسْلِمُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

377|3|84|قل امنا بالله وما انزل علينا وما انزل علي ابرهيم واسمعيل واسحق ويعقوب والاسباط وما اوتي موسي وعيسي والنبيون من ربهم لا نفرق بين احد منهم ونحن له مسلمون

Latin Literal

84. Kul âmennâ billâhi ve mâ unzile aleynâ ve mâ unzile alâ ibrâhîme ve ismâîle ve ishâka ve ya’kûbe vel esbâtı ve mâ ûtiye mûsâ ve îsâ ven nebiyyûne min rabbihim, lâ nuferriku beyne ehadin minhum, ve nahnu lehu muslimûn(muslimûne).

Türkçe Çeviri

De ki: "İman47 ettik Allah'a; ve üzerimize indirilmişe* ; ve indirilmişe İbrahim'e; ve İsmâîl’e; ve İshâk'a; ve Yakûb'a; ve torunlara; ve verilmişe Mûsâ’ya**; ve Îsâ’ya***; ve nebilere Rablerinden4; fırkalara bölmeyiz/ayırmayız438 arasını birinin onlardan; ve bizler O'na müslimiz45.

Ahmed Samira Çevirisi

84 Say: "We believed with God, and what descended on us, and what descended on Abraham, and Ishmael, and Isaac, and Jacob, and the grandchildren , and what Moses and Jesus and the prophets were given/brought from their Lord, we do not separate/distinguish/differentiate between any from them, and we are for Him submitters/surrenderers/Moslems."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 amenna iman ettik امَنَّا امن
3 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
4 ve ma ve وَمَا -
5 unzile indirilene أُنْزِلَ نزل
6 aleyna bizlere عَلَيْنَا -
7 ve ma ve وَمَا -
8 unzile indirilene أُنْزِلَ نزل
9 ala عَلَىٰ -
10 ibrahime İbrahim'e إِبْرَاهِيمَ -
11 ve ismaiyle ve İsmâîl’e وَإِسْمَاعِيلَ -
12 ve ishaka ve İshâk'a وَإِسْحَاقَ -
13 ve yea'kube ve Yakûb'a وَيَعْقُوبَ -
14 vel'esbati ve torunlara وَالْأَسْبَاطِ سبط
15 ve ma ve وَمَا -
16 utiye verilene أُوتِيَ اتي
17 musa Mûsâ’ya مُوسَىٰ -
18 ve iysa ve Îsâ’ya وَعِيسَىٰ -
19 ve nnebiyyune ve nebilere وَالنَّبِيُّونَ نبا
20 min مِنْ -
21 rabbihim Rablerinden رَبِّهِمْ ربب
22 la لَا -
23 nuferriku fırkalara bölmeyiz/ayırmayız نُفَرِّقُ فرق
24 beyne arasını بَيْنَ بين
25 ehadin birinin أَحَدٍ احد
26 minhum onlardan مِنْهُمْ -
27 ve nehnu ve bizler وَنَحْنُ -
28 lehu O'na لَهُ -
29 muslimune müslimiz. مُسْلِمُونَ سلم

Notlar

Not 1

*Kur'an'a.**Tevrat.***İncîl.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Müslim Kavram 45

45 Müslümanlar. Yüce Allah'ın gerçek dini olan biricik İslam dinine (sadece/saf Kur'an'a) teslim olmuş olanlar. İslam: İnsan bilincinin Yüce Allah'la arşta/hiperuzayda yapmış olduğu antlaşmaya/sözleşmeye/misaka/bağlaşmaya teslimiyeti/uyumu. Kur'an bu antlaşmayı insanlara hatırlatır. Kur'an alemler için bir zikirdir/hatırlatmadır. Sadece Kur'an gerçek İslam dinidir.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Nebilerin arasını ayırmama. Kavram 438

438 Müşrikliği en belirgin ayırıcı tanı testi müşriklerin nebilerden birisinin arasını diğerlerinden ayırmasıdır. Yüce Allah'ın apaçık emri varken bu kimseler nebileri yarıştırırlar. Hristiyanlar Îsâ peygamberi haşa Yüce Allah'ın oğlu hatta kendisi kabul ederler. Meryem'e tanrıyı doğuran unvanı vermeye kalkarlar. Kendilerini müslüman sanan ancak müşrik olan çoğunluksa Muhammed peygamberi haşa Yüce Allah'ın sevgilisi yaparlar. Kur'an'ı anlayarak okumamak ne büyük bir gaflettir.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 124

Arapça Metin (Harekeli)

417|3|124|إِذْ تَقُولُ لِلْمُؤْمِنِينَ أَلَن يَكْفِيَكُمْ أَن يُمِدَّكُمْ رَبُّكُم بِثَلَٰثَةِ ءَالَٰفٍ مِّنَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ مُنزَلِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

417|3|124|اذ تقول للمومنين الن يكفيكم ان يمدكم ربكم بثلثه الف من المليكه منزلين

Latin Literal

124. İz tekûlu lil mu’minîne e len yekfiyekum en yumiddekum rabbukum bi selâseti âlâfin minel melâiketi munzelîn(munzelîne).

Türkçe Çeviri

Dediğin zaman müminlere27; "Asla kâfi gelmez mi sizlere Rabbinizin4 desteklemesi sizleri indirilmiş meleklerden458 üç binle."

Ahmed Samira Çevirisi

124 If/when you say to the believers: "Is it not enough/sufficient for you that your Lord extends (supplies) you with three thousand from the angels sent descending?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 iz zaman إِذْ -
2 tekulu dedin تَقُولُ قول
3 lilmu'minine müminlere لِلْمُؤْمِنِينَ امن
4 elen asla أَلَنْ -
5 yekfiyekum kafi gelmez mi sizlere يَكْفِيَكُمْ كفي
6 en ki أَنْ -
7 yumiddekum destekler sizleri يُمِدَّكُمْ مدد
8 rabbukum Rabbiniz رَبُّكُمْ ربب
9 biselaseti üç بِثَلَاثَةِ ثلث
10 alafin bin الَافٍ الف
11 mine مِنَ -
12 l-melaiketi meleklerden الْمَلَائِكَةِ ملك
13 munzeline indirilmiş مُنْزَلِينَ نزل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Mümin Kavram 27

27 İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.

Müminleri Bedir savaşında destekleyen melekler. Kavram 458

468 Bu meleklerin evrenimizin bir üst boyutu olan hiperuzayda bulunan şerefli varlıklar olmadıkları anlaşılır. İbrahim peygambere gelen 2 melek Lût kavmini toptan helak edecek felaketi getirmişti. Rakim ashabı/yoldaşları gibi şerefli melekler Levh-i Mahfuz'u kodlayarak mağara yoldaşlarına 3000 Güneş senesi (309 ay senesi) zaman yolculuğu yaptırabilmişti. Bu tarz meleklerin bir tanesi bile Bedir'de düşmanları yerle bir edebilecekken neden binlercesi gereksin? Oysa Bedir savaşında müminleri destekleyen meleklerin sayısını Rabbimiz binlerle ifade etmişti. Bu da bizlere bu meleklerin evrenimiz içindeki melekler olduğunu düşündürür. Evrenimiz içinde sicim 'string' meleklerinin oluşturduğu her şey melek olarak ifade edilebilir. Örneğin bir rüzgar melek olabilir. Bir hortum melek olabilir. Bir yağmur damlası melek olabilir. Bir virüs melek olabilir.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 125

Arapça Metin (Harekeli)

418|3|125|بَلَىٰٓ إِن تَصْبِرُوا۟ وَتَتَّقُوا۟ وَيَأْتُوكُم مِّن فَوْرِهِمْ هَٰذَا يُمْدِدْكُمْ رَبُّكُم بِخَمْسَةِ ءَالَٰفٍ مِّنَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ مُسَوِّمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

418|3|125|بلي ان تصبروا وتتقوا وياتوكم من فورهم هذا يمددكم ربكم بخمسه الف من المليكه مسومين

Latin Literal

125. Belâ in tasbirû ve tettekû ve ye’tûkum min fevrihim hâzâ yumdidkum rabbukum bi hamseti âlâfin minel melâiketi musevvimîn(musevvimîne).

Türkçe Çeviri

Evet! Eğer sabrederseniz51 ve takvalı21 olursanız; ve gelseler (bile) sizlere birdenbire/fevrice şu (anda); destekler sizleri Rabbiniz4 nişanlı meleklerden beş binle.

Ahmed Samira Çevirisi

125 Yes/certainly if you be patient and you fear and obey, and they come to you from this their promptness (at once) , your Lord extends (supplies) you with five thousand from the angels marked/identified .

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Takva Kavram 21

21 Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Sabır/sabr. Kavram 51

51 Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 133

Arapça Metin (Harekeli)

426|3|133|وَسَارِعُوٓا۟ إِلَىٰ مَغْفِرَةٍ مِّن رَّبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا ٱلسَّمَٰوَٰتُ وَٱلْأَرْضُ أُعِدَّتْ لِلْمُتَّقِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

426|3|133|وسارعوا الي مغفره من ربكم وجنه عرضها السموت والارض اعدت للمتقين

Latin Literal

133. Ve sâriû ilâ magfiretin min rabbikum ve cennetin arduhâs semâvâtu vel ardu, uiddet lil muttekîn(muttekîne).

Türkçe Çeviri

Ve seri/çabuk olun Rabbinizden4 bir mağfirete319 doğru; ve bir cennete; genişliği460 onun (cennetin) gökler162 ve yerdir; hazırlandı muttakiler17 için.

Ahmed Samira Çevirisi

133 And quicken/speed to a forgiveness from your Lord and a treed garden/paradise, its width (is) the skies/space and the earth/Planet Earth, (it) was/is prepared to the fearing and obeying.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve sariu ve seri/çabuk olun وَسَارِعُوا سرع
2 ila doğru إِلَىٰ -
3 megfiratin bir mağfirete مَغْفِرَةٍ غفر
4 min مِنْ -
5 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
6 ve cennetin ve bir cennete وَجَنَّةٍ جنن
7 arduha genişliği onu عَرْضُهَا عرض
8 s-semavatu gökler السَّمَاوَاتُ سمو
9 vel'erdu ve yer وَالْأَرْضُ ارض
10 uiddet hazırlandı أُعِدَّتْ عدد
11 lilmuttekine muttakiler için لِلْمُتَّقِينَ وقي

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Muttaki Kavram 17

17 Takva sahipleri/Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı her şeyden sakınanlar.

Gökler Kavram 162

162 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir.

Mağfiret Kavram 319

319 Bağışlama, affetme.

Genişliği gökler ve yer kadar olan cennet. Kavram 460

460 Büyük sıçrama 'Big Bounce' teorisine göre içinde bulunduğumuz evren (gökler ve yer) içine çökerek tekillik hali olan saf enerji haline tekrar dönecektir. Bu saf enerjiden yeni bir büyük patlama 'Big Bang' gerçekleşecek ve yeni paralel evrenler yaratılacaktır. Bu evrenlerden bazıları cennet evrenleri olacaktır. Bir tanesi de cehennem evreni olacaktır. Eşit saf enerji nedeniyle yeni evrenlerin genişliği şu an içinde bulunduğumuz evren kadar olacaktır. Fizikle tam uyumlu bir kavram.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 136

Arapça Metin (Harekeli)

429|3|136|أُو۟لَٰٓئِكَ جَزَآؤُهُم مَّغْفِرَةٌ مِّن رَّبِّهِمْ وَجَنَّٰتٌ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا وَنِعْمَ أَجْرُ ٱلْعَٰمِلِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

429|3|136|اوليك جزاوهم مغفره من ربهم وجنت تجري من تحتها الانهر خلدين فيها ونعم اجر العملين

Latin Literal

136. Ulâike cezâuhum magfiretun min rabbihim ve cennâtun tecrî min tahtihâl enhâru hâlidîne fîhâ, ve ni’me ecrul âmilîn(âmilîne).

Türkçe Çeviri

İşte bunlar; cezaları/karşılıkları63 onların bir mağfirettir319 Rablerinden4; ve cennetlerdir (ki) akar altından onun* nehirler; ölümsüzlerdir185 orada**; ve ne muhteşemdir yapanların*** ecri820.

Ahmed Samira Çevirisi

136 Those, their reward (is) forgiveness from their Lord, and treed gardens, the rivers flow from underneath it, immortally in it, and blessed/praised (is) the makers’/doers’ reward.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
2 ceza'uhum cezaları onların جَزَاؤُهُمْ جزي
3 megfiratun bir mağfirettir مَغْفِرَةٌ غفر
4 min مِنْ -
5 rabbihim Rablerinden رَبِّهِمْ ربب
6 ve cennatun ve cennetler وَجَنَّاتٌ جنن
7 tecri akar تَجْرِي جري
8 min مِنْ -
9 tehtiha altından onu (cennetin) تَحْتِهَا تحت
10 l-enharu nehirler الْأَنْهَارُ نهر
11 halidine ölümsüzlerdir خَالِدِينَ خلد
12 fiha orada فِيهَا -
13 ve nia'me ve ne muhteşemdir وَنِعْمَ نعم
14 ecru ecri/ücreti أَجْرُ اجر
15 l-aamiline yapanların الْعَامِلِينَ عمل

Notlar

Not 1

*Cennetin.**Cennette.***Sâlihâtı yapanlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Ceza Kavram 63

63 Karşılık, hak edilen.

Ölümsüzler Kavram 185

185 Hâlidûn, ölümsüz, ölmeyen. Cennet evrenleri var olduğu sürece ölmeyen. Cehennem evreni var olduğu sürece ölmeyen.

Mağfiret Kavram 319

319 Bağışlama, affetme.

Ecir Kavram 820

820 Ödül, mükafat.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 169

Arapça Metin (Harekeli)

462|3|169|وَلَا تَحْسَبَنَّ ٱلَّذِينَ قُتِلُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ أَمْوَٰتًۢا بَلْ أَحْيَآءٌ عِندَ رَبِّهِمْ يُرْزَقُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

462|3|169|ولا تحسبن الذين قتلوا في سبيل الله اموتا بل احيا عند ربهم يرزقون

Latin Literal

169. Ve lâ tahsebennellezîne kutilû fî sebîlillâhi emvâtâ(emvâten), bel ahyâun inde rabbihim yurzekûn(yurzekûne).

Türkçe Çeviri

Ve sanma kimseleri ölüler (ki) katledildiler Allah yolunda336; evet! Diridirler; Rableri4 indinde/katında rızıklandırılırlar472.

Ahmed Samira Çevirisi

169 And do not think/suppose those who (were) killed in God’s sake (are) deads, but (they are) alive at their Lord, being provided for.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve la ve وَلَا -
2 tehsebenne sanma تَحْسَبَنَّ حسب
3 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
4 kutilu katledildiler قُتِلُوا قتل
5 fi فِي -
6 sebili yolunda سَبِيلِ سبل
7 llahi Allah اللَّهِ -
8 emvaten ölüler أَمْوَاتًا موت
9 bel Evet! بَلْ -
10 ehya'un diridirler أَحْيَاءٌ حيي
11 inde indinde/katında عِنْدَ عند
12 rabbihim Rableri رَبِّهِمْ ربب
13 yurzekune rızıklandırılırlar يُرْزَقُونَ رزق

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Allah'ın yolu. Kavram 336

336 Tek tanrıcı, monoteist inanç öğretisi yolu. Kutsal kitapların öğretilerinin yolu. Sadece Kur'an öğretileri.

Allah yolunda katledilenlerin diri olması, rızıklandırılması. Kavram 472

472 Tek tanrıcılık yolunda katledilenlerin vefat sürecinden hemen sonra Cibrîl gibi, Rakîm yoldaşları gibi elçilerin de bulunduğu Yüce Allah'ın indinde/katında canlanması, orada rızıklandırılması. Bu kimselerin ahiret evreninde gerçekleşecek olan diriliş gününden önce uyandırıldıkları, bilinçlerinin aktif edildiğini anlarız.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 191

Arapça Metin (Harekeli)

484|3|191|ٱلَّذِينَ يَذْكُرُونَ ٱللَّهَ قِيَٰمًا وَقُعُودًا وَعَلَىٰ جُنُوبِهِمْ وَيَتَفَكَّرُونَ فِى خَلْقِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ رَبَّنَا مَا خَلَقْتَ هَٰذَا بَٰطِلًا سُبْحَٰنَكَ فَقِنَا عَذَابَ ٱلنَّارِ

Arapça Metin (Harekesiz)

484|3|191|الذين يذكرون الله قيما وقعودا وعلي جنوبهم ويتفكرون في خلق السموت والارض ربنا ما خلقت هذا بطلا سبحنك فقنا عذاب النار

Latin Literal

191. Ellezîne yezkurûnallâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbihim ve yetefekkerûne fî halkıs semâvâti vel ard(ardı), rabbenâ mâ halakte hâzâ bâtılâ(bâtılan), subhâneke fekınâ azâben nâr(nârı).

Türkçe Çeviri

Kimseler (ki) anarlar Allah'ı dikelenler/ayaktalar (olarak); ve oturan (olarak); ve yanlarına üzerine (olarak); ve fikrederler868 göklerin162 ve yerin yaratılışına; Rabbimiz4! Yaratmış değilsin bunu boşuna; Subhân'sın7 sen; öyle ki sakındır bizleri ateş azabından.

Ahmed Samira Çevirisi

191 Those who mention/remember God standing , and sitting, and on their sides, and they think in the skies’/space’s and the earth’s/Planet Earth’s creation, "Our Lord, you have not created that wastefully ,your praise/glory, so protect us (from)/make us avoid the fire’s torture."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimseler الَّذِينَ -
2 yezkurune anarlar يَذْكُرُونَ ذكر
3 llahe Allah'ı اللَّهَ -
4 kiyamen dikelenler/ayaktalar قِيَامًا قوم
5 ve kuuden ve oturan وَقُعُودًا قعد
6 ve ala ve üzerine وَعَلَىٰ -
7 cunubihim yanlarına جُنُوبِهِمْ جنب
8 ve yetefekkerune ve fikir yürütürler وَيَتَفَكَّرُونَ فكر
9 fi فِي -
10 halki yaratılışına خَلْقِ خلق
11 s-semavati göklerin السَّمَاوَاتِ سمو
12 vel'erdi ve yerin وَالْأَرْضِ ارض
13 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
14 ma değilsin مَا -
15 halekte yaratmış خَلَقْتَ خلق
16 haza bunu هَٰذَا -
17 batilen boşuna بَاطِلًا بطل
18 subhaneke subhânsın sen سُبْحَانَكَ سبح
19 fekina öyle ki sakındır bizleri فَقِنَا وقي
20 azabe azabından عَذَابَ عذب
21 n-nari ateş النَّارِ نور

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Subhân Kavram 7

7 Tüm isimlerini/sıfatlarını tecelli ettiren.

Gökler Kavram 162

162 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir.

Fikretmek Kavram 868

868 Düşünmek, analitik düşünmek, derinlemesine düşünmek, zihninde tasarlamak, değerlendirmek.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 192

Arapça Metin (Harekeli)

485|3|192|رَبَّنَآ إِنَّكَ مَن تُدْخِلِ ٱلنَّارَ فَقَدْ أَخْزَيْتَهُۥ وَمَا لِلظَّٰلِمِينَ مِنْ أَنصَارٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

485|3|192|ربنا انك من تدخل النار فقد اخزيته وما للظلمين من انصار

Latin Literal

192. Rabbenâ inneke men tudhılin nâre fe kad ahzeyteh(ahzeytehu), ve mâ liz zâlimîne min ensâr(ensârin).

Türkçe Çeviri

Rabbimiz!4 Doğrusu sen kimi girdirirsin ateşe; öyle ki muhakkak rezil ettin onu; ve yoktur zalimlere257 hiçbir yardımcı.

Ahmed Samira Çevirisi

192 Our Lord, that you whom you make to enter the fire, so you had shamed/scandalized/disgraced him, and (there are) none to the unjust/oppressors from victoriors/saviors/supporters.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbena Rabbimiz! رَبَّنَا ربب
2 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
3 men kimi مَنْ -
4 tudhili girdirirsin تُدْخِلِ دخل
5 n-nara ateşe النَّارَ نور
6 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
7 ehzeytehu hazin/hüzün ettin (sonunu) onun أَخْزَيْتَهُ خزي
8 ve ma ve yoktur وَمَا -
9 lizzalimine zalimlere لِلظَّالِمِينَ ظلم
10 min hiçbir مِنْ -
11 ensarin yardımcı أَنْصَارٍ نصر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 193

Arapça Metin (Harekeli)

486|3|193|رَّبَّنَآ إِنَّنَا سَمِعْنَا مُنَادِيًا يُنَادِى لِلْإِيمَٰنِ أَنْ ءَامِنُوا۟ بِرَبِّكُمْ فَـَٔامَنَّا رَبَّنَا فَٱغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّـَٔاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ ٱلْأَبْرَارِ

Arapça Metin (Harekesiz)

486|3|193|ربنا اننا سمعنا مناديا ينادي للايمن ان امنوا بربكم فامنا ربنا فاغفر لنا ذنوبنا وكفر عنا سياتنا وتوفنا مع الابرار

Latin Literal

193. Rabbenâ innenâ semi’nâ munâdiyen yunâdî lil îmâni en âminû bi rabbikum fe âmennâ, rabbenâ fagfir lenâ zunûbenâ ve keffir annâ seyyiâtinâ ve teveffenâ meal ebrâr(ebrâri).

Türkçe Çeviri

Rabbimiz!4 Doğrusu bizler işittik bir nida* edeni (ki) nida* eder imana47 ki iman47 edin Rabbinize4 (diye); öyleyse iman47 ettik Rabbimize4; öyleyse mağfiret319 et bizlere günahlarımızı; ve kâfirlik** et kötülüklerimizi bizlerden; ve vefat ettir bizleri erdemlilerle birlikte.

Ahmed Samira Çevirisi

193 Our Lord, that we heard a caller, calls to the belief, ’That believe with your Lord’, so we believed, Our Lord, so forgive for us our crimes, and cover/substitute from us our sins/crimes, and make us die with the righteous.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
2 innena doğrusu bizler إِنَّنَا -
3 semia'na işittik سَمِعْنَا سمع
4 munadiyen bir nida edeni مُنَادِيًا ندو
5 yunadi nida eder يُنَادِي ندو
6 lilimani imana لِلْإِيمَانِ امن
7 en ki أَنْ -
8 aminu iman edin امِنُوا امن
9 birabbikum Rabbinize بِرَبِّكُمْ ربب
10 fe amenna öyle ki iman ettik فَامَنَّا امن
11 rabbena Rabbimize رَبَّنَا ربب
12 fegfir öyleyse mağfiret et فَاغْفِرْ غفر
13 lena bizlere لَنَا -
14 zunubena günahlarımızı ذُنُوبَنَا ذنب
15 ve keffir ve kâfirlik et وَكَفِّرْ كفر
16 anna bizlerden عَنَّا -
17 seyyiatina kötülüklerimizi سَيِّئَاتِنَا سوا
18 ve teve ffena ve vefat ettir bizleri وَتَوَفَّنَا وفي
19 mea birlikte مَعَ -
20 l-ebrari erdemlilerle الْأَبْرَارِ برر

Notlar

Not 1

*Seslenme, çağrı.**Ört, kapat, gizle.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Mağfiret Kavram 319

319 Bağışlama, affetme.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 194

Arapça Metin (Harekeli)

487|3|194|رَبَّنَا وَءَاتِنَا مَا وَعَدتَّنَا عَلَىٰ رُسُلِكَ وَلَا تُخْزِنَا يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ إِنَّكَ لَا تُخْلِفُ ٱلْمِيعَادَ

Arapça Metin (Harekesiz)

487|3|194|ربنا واتنا ما وعدتنا علي رسلك ولا تخزنا يوم القيمه انك لا تخلف الميعاد

Latin Literal

194. Rabbenâ ve âtinâ mâ vaadtenâ alâ rusulike ve lâ tuhzinâ yevmel kıyâmeh(kıyâmeti), inneke lâ tuhliful mîâd(mîâde).

Türkçe Çeviri

Rabbimiz!4 Ve ver vaat ettiğini bizlere; resûllerinin418 üzerine; ve rezil etme bizleri kıyamet148 günü; doğrusu sen bozmazsın vaadi.

Ahmed Samira Çevirisi

194 Our Lord, and give us what you promised us on your messengers, and do not shame/scandalize/disgrace us (on) the Resurrection Day, that you do not break the appointment (promise).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbena Rabbimiz! رَبَّنَا ربب
2 ve atina ve ver وَاتِنَا اتي
3 ma مَا -
4 veadtena vaat ettiğiniz bizlere وَعَدْتَنَا وعد
5 ala عَلَىٰ -
6 rusulike resûllerinin üzerine رُسُلِكَ رسل
7 ve la ve وَلَا -
8 tuhzina rezil etme تُخْزِنَا خزي
9 yevme günü يَوْمَ يوم
10 l-kiyameti kıyamet الْقِيَامَةِ قوم
11 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
12 la لَا -
13 tuhlifu bozmazsın تُخْلِفُ خلف
14 l-miaade vaadi الْمِيعَادَ وعد

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kıyamet günü Kavram 148

148 Kıyam günü/dönemi/evresi. Yaratılış özelliğinin dikilmesi/ayağa kalkması; insanın yaratılış özelliği olan beynin (bedenle veya bedensiz) dikilmesi/ayağa kalkması. Ahiret evreninde bilincin avatar bedene yüklenmesiyle aktive olduğu, dirildiği gün/dönem/evre.

Resûl Kavram 418

418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 195

Arapça Metin (Harekeli)

488|3|195|فَٱسْتَجَابَ لَهُمْ رَبُّهُمْ أَنِّى لَآ أُضِيعُ عَمَلَ عَٰمِلٍ مِّنكُم مِّن ذَكَرٍ أَوْ أُنثَىٰ بَعْضُكُم مِّنۢ بَعْضٍ فَٱلَّذِينَ هَاجَرُوا۟ وَأُخْرِجُوا۟ مِن دِيَٰرِهِمْ وَأُوذُوا۟ فِى سَبِيلِى وَقَٰتَلُوا۟ وَقُتِلُوا۟ لَأُكَفِّرَنَّ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَلَأُدْخِلَنَّهُمْ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ ثَوَابًا مِّنْ عِندِ ٱللَّهِ وَٱللَّهُ عِندَهُۥ حُسْنُ ٱلثَّوَابِ

Arapça Metin (Harekesiz)

488|3|195|فاستجاب لهم ربهم اني لا اضيع عمل عمل منكم من ذكر او انثي بعضكم من بعض فالذين هاجروا واخرجوا من ديرهم واوذوا في سبيلي وقتلوا وقتلوا لاكفرن عنهم سياتهم ولادخلنهم جنت تجري من تحتها الانهر ثوابا من عند الله والله عنده حسن الثواب

Latin Literal

195. Festecâbe lehum rabbuhum ennî lâ udîu amele âmilin minkum min zekerin ev unsâ, ba’dukum min ba’d(ba’dın), fellezîne hâcerû ve uhricû min diyârihim ve uzû fî sebîlî ve kâtelû ve kutilû le ukeffirenne anhum seyyiâtihim ve le udhılennehum cennâtin tecrî min tahtihâl enhâr(enhâru), sevâben min indillâh(indillâhi) vallâhu indehû husnus sevâb(sevâbi).

Türkçe Çeviri

Ve cevap verdi onlara Rableri4 ki ben zayi etmem sizlerden erkek ya da dişi yapanın yaptığını; bir kısmınız bir kısımdandır; öyle ki kimseler (ki) hicret ettiler; ve çıkarıldılar diyarlarından; ve eziyet edildiler benim yolumda336; ve katlettiler35; ve katledildiler35; mutlak kâfirlik25 ederim onlardan kötülüklerine; ve mutlak sokarım onları cennetlere (ki) akar altından nehirler; bir sevaptır464 Allah’ın indinden/katından; ve Allah’ın kendi katındadır güzel sevaplar464.

Ahmed Samira Çevirisi

195 So their Lord answered/replied to them: "That I do not loose/waste the maker’s/doer’s deed from you, from a male or a female, some/part of you (are) from some/part (you are from each other), so those who emigrated, and were brought out from their homes/houses , and were harmed mildly in My way/sake , and they fought , and they were killed, I cover/substitute (E) from them their sins/crimes, and I will enter them (E) treed gardens, the rivers flow from below/beneath it, a reward from at God, and God at Him (is) the good/beautiful the reward".

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 festecabe ve cevap verdi فَاسْتَجَابَ جوب
2 lehum onlara لَهُمْ -
3 rabbuhum Rableri رَبُّهُمْ ربب
4 enni ki ben أَنِّي -
5 la لَا -
6 udiu zayi etmem أُضِيعُ ضيع
7 amele yaptığını عَمَلَ عمل
8 aamilin yapanın عَامِلٍ عمل
9 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
10 min مِنْ -
11 zekerin erkek ذَكَرٍ ذكر
12 ev ya da أَوْ -
13 unsa dişi أُنْثَىٰ انث
14 bea'dukum bir kısmınız بَعْضُكُمْ بعض
15 min مِنْ -
16 bea'din bir kızımdandır بَعْضٍ بعض
17 fellezine öyle ki kimseler فَالَّذِينَ -
18 haceru hicret etti هَاجَرُوا هجر
19 ve uhricu ve çıkarıldılar وَأُخْرِجُوا خرج
20 min مِنْ -
21 diyarihim diyarlarından دِيَارِهِمْ دور
22 ve uzu ve eziyet edildiler وَأُوذُوا اذي
23 fi فِي -
24 sebili benim yolumda سَبِيلِي سبل
25 ve katelu ve katlettiler وَقَاتَلُوا قتل
26 ve kutilu ve katledildiler وَقُتِلُوا قتل
27 leukeffiranne mutlak kâfirlik ederim لَأُكَفِّرَنَّ كفر
28 anhum onlardan عَنْهُمْ -
29 seyyiatihim kötülüklerini سَيِّئَاتِهِمْ سوا
30 veleudhilennehum ve mutlak sokarım onları وَلَأُدْخِلَنَّهُمْ دخل
31 cennatin cennetlere جَنَّاتٍ جنن
32 tecri akar تَجْرِي جري
33 min مِنْ -
34 tehtiha altlarından تَحْتِهَا تحت
35 l-enharu nehirler الْأَنْهَارُ نهر
36 sevaben bir sevap ثَوَابًا ثوب
37 min مِنْ -
38 indi indinden/katından عِنْدِ عند
39 llahi Allah’ın اللَّهِ -
40 vallahu ve Allah’ın وَاللَّهُ -
41 indehu kendi katındadır عِنْدَهُ عند
42 husnu güzel حُسْنُ حسن
43 s-sevabi sevapların الثَّوَابِ ثوب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Katletmek Kavram 35

35 Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.

Allah'ın yolu. Kavram 336

336 Tek tanrıcı, monoteist inanç öğretisi yolu. Kutsal kitapların öğretilerinin yolu. Sadece Kur'an öğretileri.

Sevap Kavram 464

464 Ödül, mükâfat, karşılık.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 198

Arapça Metin (Harekeli)

491|3|198|لَٰكِنِ ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ رَبَّهُمْ لَهُمْ جَنَّٰتٌ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا نُزُلًا مِّنْ عِندِ ٱللَّهِ وَمَا عِندَ ٱللَّهِ خَيْرٌ لِّلْأَبْرَارِ

Arapça Metin (Harekesiz)

491|3|198|لكن الذين اتقوا ربهم لهم جنت تجري من تحتها الانهر خلدين فيها نزلا من عند الله وما عند الله خير للابرار

Latin Literal

198. Lâkinillezînettekav rabbehum lehum cennâtun tecrî min tahtihâl enhâru hâlidîne fîhâ nuzulen min indillâh(indillâhi), ve mâ indallâhi hayrun lil ebrâr(ebrâri).

Türkçe Çeviri

Lakin/fakat kimseler (ki) takvalı21 oldular Rablerine4; onlaradır cennetler (ki) akar altından onun nehirler; ölümsüzlerdir185 orada (cennette); bir indirmedir478 Allah’ın indinden/katından; ve Allah indindeki/katındaki bir hayırdır erdemlilere.

Ahmed Samira Çevirisi

198 However/but those who feared and obeyed their Lord, for them (are) treed gardens, the rivers flow from below/beneath it, immortally/eternally in it a prepared guest house/place of descent from at God, and what (is) at God (is) better to the righteous .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lakini lakin/fakat لَٰكِنِ -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 ttekav takvalı oldular اتَّقَوْا وقي
4 rabbehum Rablerine رَبَّهُمْ ربب
5 lehum onlaradır لَهُمْ -
6 cennatun cennetler جَنَّاتٌ جنن
7 tecri akar تَجْرِي جري
8 min مِنْ -
9 tehtiha altından onun تَحْتِهَا تحت
10 l-enharu nehirler الْأَنْهَارُ نهر
11 halidine ölümsüzler خَالِدِينَ خلد
12 fiha orada (cennette) فِيهَا -
13 nuzulen bir indirme نُزُلًا نزل
14 min مِنْ -
15 indi indinden/katından عِنْدِ عند
16 llahi Allah’ın اللَّهِ -
17 ve ma ve وَمَا -
18 inde indindeki/katındaki عِنْدَ عند
19 llahi Allah اللَّهِ -
20 hayrun bir hayıdır خَيْرٌ خير
21 lilebrari erdemlilere لِلْأَبْرَارِ برر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Takva Kavram 21

21 Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Ölümsüzler Kavram 185

185 Hâlidûn, ölümsüz, ölmeyen. Cennet evrenleri var olduğu sürece ölmeyen. Cehennem evreni var olduğu sürece ölmeyen.

Cennetlerin ve cehennemin Yüce Allah katından/indinden inmesi/indirilmesi. Kavram 478

478 Holografik evren prensibi kapsamında evrenimizin bir üst boyutunda bulunan 2D zardaki/membrandaki bilgi 3D kuantum bilgileri aracılığıyla evreni ışık hızında çalışan bir 3D yazıcı gibi canlandırır. Evreni canlandıran ruh ve emir ışık hızında bir üst boyuttan alt boyuta yani evrene indirilir. Her şey üst boyutlarda bulunan Yüce Allah'ın indinden/katından iner. Anlarız ki 'Big Bounce' Büyük Sıçramayla oluşacak olan cennetler ve cehennem evrenleri paralel evrenler olacak ve yine aynı mekanizmayla yaratılacaklar. Yeni oluşan Levh-i Mahfuz'dan indirilen bilgilerle yaratılacaklar.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 199

Arapça Metin (Harekeli)

492|3|199|وَإِنَّ مِنْ أَهْلِ ٱلْكِتَٰبِ لَمَن يُؤْمِنُ بِٱللَّهِ وَمَآ أُنزِلَ إِلَيْكُمْ وَمَآ أُنزِلَ إِلَيْهِمْ خَٰشِعِينَ لِلَّهِ لَا يَشْتَرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ ثَمَنًا قَلِيلًا أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ أَجْرُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ إِنَّ ٱللَّهَ سَرِيعُ ٱلْحِسَابِ

Arapça Metin (Harekesiz)

492|3|199|وان من اهل الكتب لمن يومن بالله وما انزل اليكم وما انزل اليهم خشعين لله لا يشترون بايت الله ثمنا قليلا اوليك لهم اجرهم عند ربهم ان الله سريع الحساب

Latin Literal

199. Ve inne min ehlil kitâbi le men yu’minu billâhi ve mâ unzile ileykum ve mâ unzile ileyhim hâşiîne lillâhi, lâ yeşterûne bi âyâtillâhi semenen kalîlâ(kalîlen), ulâike lehum ecruhum inde rabbihim innallâhe serîul hısâb(hısâbi).

Türkçe Çeviri

Ve doğrusu kitap ehlinden135 mutlak (vardır) kimseler (ki) iman47 ederler Allah'a; ve sizlere indirilmişe*; ve kendilerine indirilmişe**; haşyet53 duyanlardır Allah'a; satmazlar Allah'ın ayetlerini454 az bir fiyata; işte bunlar; onlaradır ecirleri820 Rableri4 indinde/katında; doğrusu Allah seridir hesapta.

Ahmed Samira Çevirisi

199 And that from The Book’s People whom (E) believes with God and what was descended to you, and what was descended to them, humble and fearing to God, they do not buy with God’s signs/verses/evidences a small price, those for them (is) their reward at their Lord, that God (is) quick (in) the counting/calculating .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
2 min مِنْ -
3 ehli ehlinden أَهْلِ اهل
4 l-kitabi kitap الْكِتَابِ كتب
5 lemen mutlak kimselerdir لَمَنْ -
6 yu'minu iman ederler يُؤْمِنُ امن
7 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
8 ve ma ve وَمَا -
9 unzile indirilene أُنْزِلَ نزل
10 ileykum sizlere إِلَيْكُمْ -
11 ve ma ve وَمَا -
12 unzile indirilene أُنْزِلَ نزل
13 ileyhim onlara إِلَيْهِمْ -
14 haşiiyne haşyet duyanlardır خَاشِعِينَ خشع
15 lillahi Allah'a لِلَّهِ -
16 la لَا -
17 yeşterune satmazlar يَشْتَرُونَ شري
18 biayati ayetlerini بِايَاتِ ايي
19 llahi Allah'ın اللَّهِ -
20 semenen bir fiyata ثَمَنًا ثمن
21 kalilen az bir قَلِيلًا قلل
22 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
23 lehum onlaradır لَهُمْ -
24 ecruhum ecirleri/karşılıkları أَجْرُهُمْ اجر
25 inde indinde/katında عِنْدَ عند
26 rabbihim Rableri رَبِّهِمْ ربب
27 inne doğrusu إِنَّ -
28 llahe Allah اللَّهَ -
29 seriu seridir سَرِيعُ سرع
30 l-hisabi hesap الْحِسَابِ حسب

Notlar

Not 1

*Kur'an'a.**Tevrat'a ve İncil'e.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Haşyet/huşu Kavram 53

53 Huşu. Derin saygıdan yüreğin ürpermesi. Bir şeyin heybet ve cazibesine karşı alçalma. Alçak gönüllülük.

Kitap ehli Kavram 135

135 Hristiyanlar ve Yahudiler başta olmak üzere Kur'an öncesi kendilerine kitap verilmiş olan topluluklar.

Ayetler Kavram 454

454 Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.

Ecir Kavram 820

820 Ödül, mükafat.

4. Nisâ Suresi

Ayet 1

Arapça Metin (Harekeli)

494|4|1|يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ٱتَّقُوا۟ رَبَّكُمُ ٱلَّذِى خَلَقَكُم مِّن نَّفْسٍ وَٰحِدَةٍ وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجَالًا كَثِيرًا وَنِسَآءً وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ ٱلَّذِى تَسَآءَلُونَ بِهِۦ وَٱلْأَرْحَامَ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلَيْكُمْ رَقِيبًا

Arapça Metin (Harekesiz)

494|4|1|يايها الناس اتقوا ربكم الذي خلقكم من نفس وحده وخلق منها زوجها وبث منهما رجالا كثيرا ونسا واتقوا الله الذي تسالون به والارحام ان الله كان عليكم رقيبا

Latin Literal

1. Yâ eyyuhân nâsuttekû rabbekumullezî halakakum min nefsin vâhidetin ve halaka minhâ zevcehâ ve besse minhumâ ricâlen kesîran ve nisââ(nisâen), vettekûllâhellezî tesâelûne bihî vel erhâm(erhâme). İnnallâhe kâne aleykum rakîbâ(rakîben).

Türkçe Çeviri

Ey insanlar! Takvalı21 olun Rabbinize4 O ki yarattı sizleri bir tek nefisten201; ve yarattı ondan* eşini** onun*; ve yaydı ikisinden birçok erkekler ve kadınlar; ve takvalı21 olun Allah’a -O ki sorarsınız/istersiniz O’nunla (adıyla)- ve rahimlere479 (de takvalı olun); doğrusu Allah oldu üzerinize bir Rakîb484.

Ahmed Samira Çevirisi

1 You, you the people, fear and obey your Lord who created you from one self and He created from it its spouse, and He scattered/distributed from them (B) many men and women, and fear and obey God who you ask each other/make oath to each other with Him, and the wombs/uteruses, that God was/is on you observing .

Notlar

Not 1

*Dişil zamirle geldiği için ilk yaratılan nefsin dişi olduğu anlaşılır. **Dişil olan ilk nefisten yaratılan eş de mutlak ki erildir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Takva Kavram 21

21 Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Rahimlere takvalı olmak. Kavram 479

479 4:1 ayetinde Yüce Allah kendisine takvalı olunmasını emretmiştir. Ayette ayrıca rahimlere de takvalı olunması gerektiği net bir şekilde bildirilmiştir. Rahim kelimesine 'akrabalar' gibi anlamlar verilmeye çalışılsa da kelimenin anlamı apaçık ortadadır. Türkçeye de geçmiş olan bu kelimenin anlamı direkt olarak kadınlarda bulunan üreme organı rahimdir. Rahimlere takvalı olmak kadınlara takvalı olmaktır. Kadınlar ve erkekler birbirlerinin giysileridir. Birbirlerini tamamlarlar. Yüce Allah tüm insanlara rahim sahipleri olan kadınların hoşnut olmayacağı işleri yapmamalarını emretmektedir.

Rakîb Kavram 484

484 Gözetleyen.

4. Nisâ Suresi

Ayet 65

Arapça Metin (Harekeli)

558|4|65|فَلَا وَرَبِّكَ لَا يُؤْمِنُونَ حَتَّىٰ يُحَكِّمُوكَ فِيمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْ ثُمَّ لَا يَجِدُوا۟ فِىٓ أَنفُسِهِمْ حَرَجًا مِّمَّا قَضَيْتَ وَيُسَلِّمُوا۟ تَسْلِيمًا

Arapça Metin (Harekesiz)

558|4|65|فلا وربك لا يومنون حتي يحكموك فيما شجر بينهم ثم لا يجدوا في انفسهم حرجا مما قضيت ويسلموا تسليما

Latin Literal

65. Fe lâ ve rabbike lâ yu’minûne hattâ yuhakkimûke fîmâ şecera beynehum, summe lâ yecidû fî enfusihim haracen mimmâ kadayte ve yusellimû teslîmâ(teslîmen).

Türkçe Çeviri

Öyle ki olmaz! Ve (senin) Rabbine4 iman47 etmezler; ta ki (onlar) hakem belirlerler seni kendi aralarındaki dallanmış/budaklanmışa; sonra bulmazlar/hissetmezler nefislerinde201 bir darlık/sıkılık (senin) sonuca bağladığından; ve teslim olurlar (sonuca bağladığına) bir teslim (-le).

Ahmed Samira Çevirisi

65 So no, and by your Lord, they do not believe, until they appoint you to judge in what quarreled/disputed between them, then they do not find in themselves a strain/blame from what you judged/ordered ,and they submit/surrender submissively/surrenderingly .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fela öyle ki olmaz فَلَا -
2 verabbike ve Rabbine وَرَبِّكَ ربب
3 la لَا -
4 yu'minune iman etmezler يُؤْمِنُونَ امن
5 hatta ta ki حَتَّىٰ -
6 yuhakkimuke hakem belirlerler seni يُحَكِّمُوكَ حكم
7 fima فِيمَا -
8 şecera dallanmış/budaklanmışa شَجَرَ شجر
9 beynehum aralarında onların بَيْنَهُمْ بين
10 summe sonra ثُمَّ -
11 la لَا -
12 yecidu bulmazlar يَجِدُوا وجد
13 fi فِي -
14 enfusihim nefislerinde أَنْفُسِهِمْ نفس
15 haracen bir darlık/sıkılık حَرَجًا حرج
16 mimma مِمَّا -
17 kadeyte sonuca bağladığından قَضَيْتَ قضي
18 ve yusellimu ve teslim olurlar وَيُسَلِّمُوا سلم
19 teslimen bir teslim (-el) تَسْلِيمًا سلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

4. Nisâ Suresi

Ayet 77

Arapça Metin (Harekeli)

570|4|77|أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ قِيلَ لَهُمْ كُفُّوٓا۟ أَيْدِيَكُمْ وَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ فَلَمَّا كُتِبَ عَلَيْهِمُ ٱلْقِتَالُ إِذَا فَرِيقٌ مِّنْهُمْ يَخْشَوْنَ ٱلنَّاسَ كَخَشْيَةِ ٱللَّهِ أَوْ أَشَدَّ خَشْيَةً وَقَالُوا۟ رَبَّنَا لِمَ كَتَبْتَ عَلَيْنَا ٱلْقِتَالَ لَوْلَآ أَخَّرْتَنَآ إِلَىٰٓ أَجَلٍ قَرِيبٍ قُلْ مَتَٰعُ ٱلدُّنْيَا قَلِيلٌ وَٱلْءَاخِرَةُ خَيْرٌ لِّمَنِ ٱتَّقَىٰ وَلَا تُظْلَمُونَ فَتِيلًا

Arapça Metin (Harekesiz)

570|4|77|الم تر الي الذين قيل لهم كفوا ايديكم واقيموا الصلوه واتوا الزكوه فلما كتب عليهم القتال اذا فريق منهم يخشون الناس كخشيه الله او اشد خشيه وقالوا ربنا لم كتبت علينا القتال لولا اخرتنا الي اجل قريب قل متع الدنيا قليل والاخره خير لمن اتقي ولا تظلمون فتيلا

Latin Literal

77. E lem tera ilâllezîne kîle lehum kuffû eydiyekum, ve ekîmus salâte ve âtûz zekât(zekâte), fe lemmâ kutibe aleyhimul kıtâlu izâ ferîkun minhum yahşevnen nâse ke haşyetillâhi ev eşedde haşyeh(haşyeten), ve kâlû rabbenâ lime ketebte aleynâl kıtâl(kıtâle), lev lâ ahhartenâ ilâ ecelin karîb(karîbin). Kul metâud dunyâ kalîl(kalîlun), vel âhıratu hayrun li menittekâ ve lâ tuzlemûne fetîlâ(fetîlen).

Türkçe Çeviri

Hiç görmez misin kimseleri (ki) denildi onlara: "Çekin ellerinizi; ve ikame572 edin salâtı5; ve verin zekâtı10"; öyle ki ne zaman yazıldı onlara savaş; o zaman bir fırka/bir bölük onlardan haşyet53 duyar insanlara; haşyet53 duyar gibi Allah'a; ya da daha şiddetli bir haşyet53 duyma; ve dediler: “Rabbimiz4! Niçin yazdın bize savaş? Keşke tehir etseydin/erteleseydin bizi yakın bir ecele/bir süreye”; de ki: “Dünya metası54 azdır; ve ahiret hayırlıdır; kimse için; takvalı21 oldu; ve zulmedilmez sizlere bir fitil/bir sicim137 (kadar).

Ahmed Samira Çevirisi

77 Did you not see to those who were said to them: "Prevent/stop your hands and keep up the prayers, and give the charity." So when the fighting/killing was written/decreed on them, then a group from them fear the people, as God’s fear, or stronger fear, and they said: "Our Lord, for what (did) You write/decree on us the fighting/killing, if only You delayed us to (a) near term/time." Say: "The present world’s enjoyment (is) little, and the end (other life) (is) best to who feared and obeyed, and you do (will) not be caused injustice to/oppressed (as little as) a cleft in a seed ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 elem أَلَمْ -
2 tera görmez misin تَرَ راي
3 ila إِلَى -
4 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
5 kile denildi قِيلَ قول
6 lehum onlara لَهُمْ -
7 kuffu çekin كُفُّوا كفف
8 eydiyekum ellerinizi أَيْدِيَكُمْ يدي
9 ve ekimu ve dikin/ayağa kaldırın وَأَقِيمُوا قوم
10 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
11 ve atu ve verin وَاتُوا اتي
12 z-zekate zekâtı الزَّكَاةَ زكو
13 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
14 kutibe yazıldı كُتِبَ كتب
15 aleyhimu onlara عَلَيْهِمُ -
16 l-kitalu savaş الْقِتَالُ قتل
17 iza o zaman إِذَا -
18 ferikun bir fırka/bir grup فَرِيقٌ فرق
19 minhum onlardan مِنْهُمْ -
20 yehşevne haşyet duyar/derin saygı duyar يَخْشَوْنَ خشي
21 n-nase insanlara النَّاسَ نوس
22 kehaşyeti haşyet duyar/derin saygı duyar gibi كَخَشْيَةِ خشي
23 llahi Allah'a اللَّهِ -
24 ev ya da أَوْ -
25 eşedde daha şiddetli أَشَدَّ شدد
26 haşyeten bir haşyet duyma/derin saygı duyma خَشْيَةً خشي
27 ve kalu ve dediler وَقَالُوا قول
28 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
29 lime niçin لِمَ -
30 ketebte yazdın كَتَبْتَ كتب
31 aleyna bize عَلَيْنَا -
32 l-kitale savaş الْقِتَالَ قتل
33 levla keşke لَوْلَا -
34 ehhartena tehir etseydin/erteleseydin bizi أَخَّرْتَنَا اخر
35 ila إِلَىٰ -
36 ecelin bir ecele/bir süreye أَجَلٍ اجل
37 karibin yakın قَرِيبٍ قرب
38 kul de ki قُلْ قول
39 metau metası/yararlanması مَتَاعُ متع
40 d-dunya dünya الدُّنْيَا دنو
41 kalilun azdır قَلِيلٌ قلل
42 vel'ahiratu ve ahiret وَالْاخِرَةُ اخر
43 hayrun hayırlıdır خَيْرٌ خير
44 limeni kimse için لِمَنِ -
45 tteka takvalı oldu/sakındı اتَّقَىٰ وقي
46 ve la ve وَلَا -
47 tuzlemune zulmedilmez sizlere تُظْلَمُونَ ظلم
48 fetilen bir fitil/bir sicim (kadar) فَتِيلًا فتل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Müminlerin günlük vakitli salâtı. Kavram 5

5 Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).

Zekât Kavram 10

10 Arınma; her türlü kazançtan toplumun hakkını verme. Kazancın arınması-vergi; kazanç/kâr elde edildiğinde toplumun hakkı olan payın beklemeden topluma geri verilmesi. Oranı kamu otoritesi ihtiyaca göre belirler. Kamunun vergi almadığı kalemlerde kazancın 1/5'i topluma geri döndürülür.

Takva Kavram 21

21 Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Haşyet/huşu Kavram 53

53 Huşu. Derin saygıdan yüreğin ürpermesi. Bir şeyin heybet ve cazibesine karşı alçalma. Alçak gönüllülük.

Meta Kavram 54

54 Sermaye. Yararlanma.

Bir fitil/bir sicim Kavram 137

137 Evrenimizin en küçük yapıtaşı 1.6x10 -35 metre uzunluğunda, ipliksi, fitil benzeri titreşen bir sicimdir. İpliksi, fitil benzeri yapılardır.Kur'an’da yüce Allah evrendeki en küçük yapının sicim (kıvrılmış-fitil, ‘string’) olduğunu işaret etmektedir.

İkame etmek. Kavram 572

572 Ayağa kaldırmak, dikmek, kaldırıp devam ettirmek, ortaya koymak, meydana çıkarmak, ayakta tutmak.

4. Nisâ Suresi

Ayet 170

Arapça Metin (Harekeli)

663|4|170|يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ قَدْ جَآءَكُمُ ٱلرَّسُولُ بِٱلْحَقِّ مِن رَّبِّكُمْ فَـَٔامِنُوا۟ خَيْرًا لَّكُمْ وَإِن تَكْفُرُوا۟ فَإِنَّ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلِيمًا حَكِيمًا

Arapça Metin (Harekesiz)

663|4|170|يايها الناس قد جاكم الرسول بالحق من ربكم فامنوا خيرا لكم وان تكفروا فان لله ما في السموت والارض وكان الله عليما حكيما

Latin Literal

170. Yâ eyyuhân nâsu kad câekumur resûlu bil hakkı min rabbikum fe âminû hayran lekum. Ve in tekfurû fe inne lillâhi mâ fîs semâvâti vel ard(ardı). Ve kânallâhu alîmen hakîmâ(hakîmen).

Türkçe Çeviri

Ey insanlar! Muhakkak geldi sizlere resûl418; hakla/gerçekle Rabbinizden4; öyle ki iman47 edin; bir hayırdır sizlere; ve eğer kâfirlik25 ederseniz; öyle ki doğrusu Allah’adır göklerdeki162 ve yerdeki; ve oldu Allah bir Alîm8; bir Hakîm9.

Ahmed Samira Çevirisi

170 You, you the people, the Messenger had come to you with the truth from your Lord, so believe, (it is) best for you, and if you disbelieve, so to God (belongs) what (is) in the skies/space, and the earth/Planet Earth, and God was/is knowledgeable, wise/judicious

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 n-nasu insanlar النَّاسُ نوس
3 kad muhakkak قَدْ -
4 ca'ekumu geldi sizlere جَاءَكُمُ جيا
5 r-rasulu resûl الرَّسُولُ رسل
6 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
7 min مِنْ -
8 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
9 fe aminu öyle ki iman edin فَامِنُوا امن
10 hayran bir hayırdır خَيْرًا خير
11 lekum sizlere لَكُمْ -
12 vein ve eğer وَإِنْ -
13 tekfuru kâfirlik ederseniz تَكْفُرُوا كفر
14 feinne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
15 lillahi Allah’adır لِلَّهِ -
16 ma مَا -
17 fi فِي -
18 s-semavati göklerdeki السَّمَاوَاتِ سمو
19 vel'erdi ve yerdeki وَالْأَرْضِ ارض
20 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
21 llahu Allah اللَّهُ -
22 alimen bir Alîm عَلِيمًا علم
23 hakimen bir Hakîm حَكِيمًا حكم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Alîm Kavram 8

8 Bilen.

Hakîm Kavram 9

9 Bilge/bilgelikle hükmeden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Gökler Kavram 162

162 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir.

Resûl Kavram 418

418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.

4. Nisâ Suresi

Ayet 174

Arapça Metin (Harekeli)

667|4|174|يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ قَدْ جَآءَكُم بُرْهَٰنٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَأَنزَلْنَآ إِلَيْكُمْ نُورًا مُّبِينًا

Arapça Metin (Harekesiz)

667|4|174|يايها الناس قد جاكم برهن من ربكم وانزلنا اليكم نورا مبينا

Latin Literal

174. Yâ eyyuhân nâsû kad câekum burhânun min rabbikum ve enzelnâ ileykum nûran mubîn(mubînen).

Türkçe Çeviri

Ey insanlar! Muhakkak ki geldi sizlere bir delil/kanıt Rabbinizden4; ve indirdik üzerinize apaçık bir nur*.

Ahmed Samira Çevirisi

174 You, you the people, a proof had come to you from your Lord, and We descended to you a clear/evident light.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 n-nasu insanlar النَّاسُ نوس
3 kad muhakkak قَدْ -
4 ca'ekum geldi sizlere جَاءَكُمْ جيا
5 burhanun bir delil/kanıt بُرْهَانٌ برهن
6 min مِنْ -
7 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
8 ve enzelna ve indirdik وَأَنْزَلْنَا نزل
9 ileykum üzerinize إِلَيْكُمْ -
10 nuran bir nur نُورًا نور
11 mubinen apaçık مُبِينًا بين

Notlar

Not 1

*Kur'an.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

5. Mâide Suresi

Ayet 2

Arapça Metin (Harekeli)

671|5|2|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تُحِلُّوا۟ شَعَٰٓئِرَ ٱللَّهِ وَلَا ٱلشَّهْرَ ٱلْحَرَامَ وَلَا ٱلْهَدْىَ وَلَا ٱلْقَلَٰٓئِدَ وَلَآ ءَآمِّينَ ٱلْبَيْتَ ٱلْحَرَامَ يَبْتَغُونَ فَضْلًا مِّن رَّبِّهِمْ وَرِضْوَٰنًا وَإِذَا حَلَلْتُمْ فَٱصْطَادُوا۟ وَلَا يَجْرِمَنَّكُمْ شَنَـَٔانُ قَوْمٍ أَن صَدُّوكُمْ عَنِ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ أَن تَعْتَدُوا۟ وَتَعَاوَنُوا۟ عَلَى ٱلْبِرِّ وَٱلتَّقْوَىٰ وَلَا تَعَاوَنُوا۟ عَلَى ٱلْإِثْمِ وَٱلْعُدْوَٰنِ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

Arapça Metin (Harekesiz)

671|5|2|يايها الذين امنوا لا تحلوا شعير الله ولا الشهر الحرام ولا الهدي ولا القليد ولا امين البيت الحرام يبتغون فضلا من ربهم ورضونا واذا حللتم فاصطادوا ولا يجرمنكم شنان قوم ان صدوكم عن المسجد الحرام ان تعتدوا وتعاونوا علي البر والتقوي ولا تعاونوا علي الاثم والعدون واتقوا الله ان الله شديد العقاب

Latin Literal

2. Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ tuhıllû şe’âirallâhi veleş şehral harâme ve lâl hedye ve lâl kalâide ve lâ ammînel beytel harâme yebtegûne fadlan min rabbihim ve rıdvânâ(rıdvânen) ve izâ haleltum fastâdû ve lâ yecrimennekum şeneânu kavmin en saddûkum anil mescidil harâmi en ta’tedû, ve teâvenû alel birri vet takva ve lâ teâvenû alel ismi vel udvâni vettekullâh(vettekullâhe) innallâhe şedîdul ıkâb(ıkâbi).

Türkçe Çeviri

Ey iman47 etmiş kimseler! Halel getirmeyin* Allah'ın şiarlarına312; ve ne de haram aya34; ve ne de hediyeye338; ve ne de gerdanlara**; ve ne de haram eve535 gelenlere (ki) bakınırlar bir fazilete202 Rablerinden4 ve bir rızaya; ve sonlandırdığınız zaman ihramı534 öyle ki avlanın; cürüm işletmesin sizlere bir kavme (olan) nefret/kin ki engellediler sizleri haram mescitten158 ki (o durumda) sınırı aşarsınız; ve yardımlaşın erdem ve takva21 üzerine; ve yardımlaşmayın günah üzerine; ve sınırı aşmayın; ve takvalı21 olun Allah’a; doğrusu Allah Şedîd'tir536 akabinde***.

Ahmed Samira Çevirisi

2 You, you those who believed, do not permit/allow God’s methods of worship and nor the month the forbidden/sacred, and nor the offering, and nor the sacrificial animals/necklaces , and nor heading to the Forbidden/Sacred House/Home, they ask/desire grace/favour from their Lord, and acceptance/satisfaction, and if you finished pilgrimage so hunt/fish, and (let) not a nation’s hatred and animosity make you commit a crime/sin that (because) they prevented you from the Mosque the Forbidden/Sacred, that you transgress, and help each other, on the righteousness , and fear and obedience (of God), and do not help each other on the sin/crime and the transgression/aggression , and fear and obey God, that God (is) strong (severe in) the punishment.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 la لَا -
5 tuhillu halel getirmeyin تُحِلُّوا حلل
6 şeaaira işaretlerine شَعَائِرَ شعر
7 llahi Allah'ın اللَّهِ -
8 ve la ve ne de وَلَا -
9 ş-şehra aya الشَّهْرَ شهر
10 l-harame haram الْحَرَامَ حرم
11 ve la ve ne de وَلَا -
12 l-hedye hediyeye الْهَدْيَ هدي
13 ve la ve ne de وَلَا -
14 l-kalaide gerdanlara الْقَلَائِدَ قلد
15 ve la ve ne de وَلَا -
16 ammine gelenlere امِّينَ امم
17 l-beyte eve الْبَيْتَ بيت
18 l-harame haram الْحَرَامَ حرم
19 yebtegune bakınırlar يَبْتَغُونَ بغي
20 fedlen bir fazilete فَضْلًا فضل
21 min مِنْ -
22 rabbihim Rableriden رَبِّهِمْ ربب
23 ve ridvanen ve bir rızaya وَرِضْوَانًا رضو
24 ve iza ve zaman وَإِذَا -
25 haleltum sonlandırdınız ihramı حَلَلْتُمْ حلل
26 festadu öyle ki avlanın فَاصْطَادُوا صيد
27 ve la وَلَا -
28 yecrimennekum cürüm işletmesin sizlere يَجْرِمَنَّكُمْ جرم
29 şenanu nefret/kin شَنَانُ شنا
30 kavmin bir kavme قَوْمٍ قوم
31 en ki أَنْ -
32 saddukum engellediler sizleri صَدُّوكُمْ صدد
33 ani عَنِ -
34 l-mescidi mescitten الْمَسْجِدِ سجد
35 l-harami haram الْحَرَامِ حرم
36 en ki أَنْ -
37 tea'tedu sınırı aşarsınız تَعْتَدُوا عدو
38 ve teaave nu ve yardımlaşın وَتَعَاوَنُوا عون
39 ala üzerine عَلَى -
40 l-birri erdem الْبِرِّ برر
41 ve ttekva ve takva وَالتَّقْوَىٰ وقي
42 vela ve وَلَا -
43 teaavenu yardımlaşmayın تَعَاوَنُوا عون
44 ala üzerine عَلَى -
45 l-ismi günah الْإِثْمِ اثم
46 vel'udvani ve sınırı aşma وَالْعُدْوَانِ عدو
47 vetteku ve takvalı olun وَاتَّقُوا وقي
48 llahe Allah’a اللَّهَ -
49 inne doğrusu إِنَّ -
50 llahe Allah اللَّهَ -
51 şedidu şiddetlidir شَدِيدُ شدد
52 l-ikabi akabinde الْعِقَابِ عقب

Notlar

Not 1

*Bozmak.**Hediye olarak gönderilmiş hayvanlara işaretleme amacıyla takılan gerdanlıklar. ***Ardında.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Takva Kavram 21

21 Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Haram aylar Kavram 34

34 Kur'an'ın indiği dönemde o bölgede yaşayan insanların belirlemiş olduğu bir kural/antlaşma. Savaşmanın haram olduğu 4 ay.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Haram mescit Kavram 158

158 Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğdiği her yer mescittir. Haram mescitse bulunduğu yerde günah işlemenin, kötülük yapmanın, canlılara zarar vermenin haram edildiği/yasaklandığı topluma ait olan mescittir.

faziletli kılmak, fazilet, fazl, Kavram 202

202 İyi olan şeylerde fazlalıklı olmak, fazlalaştırmak, daha fazlaya sahip olmak, daha fazla yapmak.

Şi'âr, şiar Kavram 312

312 Sembol, slogan, amblem, nişan, işaret, soyut bir kavramın somutlaşarak sembol/belirteç haline gelmesi.

Hediye Kavram 338

338 Hac veya umre için haram mescide gelen kimselerin kendileri ve başkaları için yanlarında getirdikleri ihtiyaç giderici şeyler. Canlı hayvan mantıken en iyi hediyedir. İyi bir besin kaynağı olan et çölde çok hızlı bozulacağı için et verecek olan hayvanın canlı olarak haram mescide getirilmesi en güzelidir. Bu hayvanlar oraya gelen insanların doyurulması içindir. İhtiyaç oluştukça Yüce Allah adına kesilirler.

Hurum, ihram Kavram 534

534 Hac döneminde yapılması haram edilen şeyleri yapmamak. Haram emrine uymak.

Haram ev, haram beyt. Kavram 535

535 Bulunduğu yerde günah işlemenin, kötülük yapmanın, canlılara zarar vermenin haram edildiği/yasaklandığı topluma ait olan ev.

Şedîd Kavram 536

536 Şiddetli.

5. Mâide Suresi

Ayet 24

Arapça Metin (Harekeli)

693|5|24|قَالُوا۟ يَٰمُوسَىٰٓ إِنَّا لَن نَّدْخُلَهَآ أَبَدًا مَّا دَامُوا۟ فِيهَا فَٱذْهَبْ أَنتَ وَرَبُّكَ فَقَٰتِلَآ إِنَّا هَٰهُنَا قَٰعِدُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

693|5|24|قالوا يموسي انا لن ندخلها ابدا ما داموا فيها فاذهب انت وربك فقتلا انا ههنا قعدون

Latin Literal

24. Kâlû yâ mûsâ innâ len nedhulehâ ebeden mâ dâmû fîhâ fezheb ente ve rabbuke fe kâtilâ innâ hâhunâ kâıdûn(kâıdûne).

Türkçe Çeviri

Dediler: "Ey Musa! Doğrusu bizler asla girmeyiz ona ebediyen onlar orada olduğu sürece; kalkış sen ve Rabbin4; öyle ki katledin35 ikiniz; doğrusu bizler ha burada oturanlarız."

Ahmed Samira Çevirisi

24 They said: "You Moses, we are never entering it, never, as long as they continued/lasted in it, so go you, and your Lord, so you both fight/kill, we are here, here sitting/remaining."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 ya musa ey Musa يَا مُوسَىٰ -
3 inna doğrusu bizler إِنَّا -
4 len asla لَنْ -
5 nedhuleha girmeyiz ona نَدْخُلَهَا دخل
6 ebeden ebediyen أَبَدًا ابد
7 ma مَا -
8 damu onlar olduğu sürece دَامُوا دوم
9 fiha orada فِيهَا -
10 fezheb kalkış فَاذْهَبْ ذهب
11 ente sen أَنْتَ -
12 ve rabbuke ve Rabbin وَرَبُّكَ ربب
13 fe katila öyle ki katledin ikiniz فَقَاتِلَا قتل
14 inna doğrusu bizler إِنَّا -
15 hahuna ha burada هَاهُنَا -
16 kaidune oturanlarız قَاعِدُونَ قعد

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Katletmek Kavram 35

35 Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.

5. Mâide Suresi

Ayet 28

Arapça Metin (Harekeli)

697|5|28|لَئِنۢ بَسَطتَ إِلَىَّ يَدَكَ لِتَقْتُلَنِى مَآ أَنَا۠ بِبَاسِطٍ يَدِىَ إِلَيْكَ لِأَقْتُلَكَ إِنِّىٓ أَخَافُ ٱللَّهَ رَبَّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

697|5|28|لين بسطت الي يدك لتقتلني ما انا بباسط يدي اليك لاقتلك اني اخاف الله رب العلمين

Latin Literal

28. Lein besadte ileyye yedeke li taktulenî mâ ene bi bâsitın yediye ileyke li aktulek(aktuleke), innî ehâfullâhe rabbel âlemîn(âlemîne).

Türkçe Çeviri

Mutlak ki eğer katletmek35 için uzatsan bana elini; sana elimi uzatan olmam ben katletmek35 için (seni); doğrusu ben korku474 duyarım Allah’a; alemlerin203 Rabbine4.

Ahmed Samira Çevirisi

28 If (E) you spread/extended to me your hand to kill me, I am not with spreading/extending my hands to you70to kill you, that I fear God, the creations altogether’s/(universes’) Lord.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lein mutlak ki eğer لَئِنْ -
2 besette uzatsan بَسَطْتَ بسط
3 ileyye bana إِلَيَّ -
4 yedeke elini يَدَكَ يدي
5 litektuleni katletmek için beni لِتَقْتُلَنِي قتل
6 ma değilim مَا -
7 ena ben أَنَا -
8 bibasitin bir uzatan بِبَاسِطٍ بسط
9 yediye elimi يَدِيَ يدي
10 ileyke sana إِلَيْكَ -
11 liektuleke katletmek için seni لِأَقْتُلَكَ قتل
12 inni doğrusu ben إِنِّي -
13 ehafu korku duyarım أَخَافُ خوف
14 llahe Allah’a اللَّهَ -
15 rabbe Rabbine رَبَّ ربب
16 l-aalemine alemlerin الْعَالَمِينَ علم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Katletmek Kavram 35

35 Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.

Âlem, âlem, alem. Kavram 203

203 Farklı zamanlar ve/veya mekanlarda yaşamlar, durum ve şartlar. Göklerdeki uzaylı yaşamlar. Dünya hayatının farklı zamanlarında gerçekleşen yaşamlar.

Allah'a karşı çekince duymak, Allah'tan korkmak. Kavram 474

474 Yüce Allah'ın öfkesine neden olacak işlerden/eylemlerden uzak durmak. Yüce Allah'ın gazabının hak edene karşı (kâfirlik etmiş ve müşrik olmuş kimselere) tecelli edebileceğini bilmek.

5. Mâide Suresi

Ayet 64

Arapça Metin (Harekeli)

733|5|64|وَقَالَتِ ٱلْيَهُودُ يَدُ ٱللَّهِ مَغْلُولَةٌ غُلَّتْ أَيْدِيهِمْ وَلُعِنُوا۟ بِمَا قَالُوا۟ بَلْ يَدَاهُ مَبْسُوطَتَانِ يُنفِقُ كَيْفَ يَشَآءُ وَلَيَزِيدَنَّ كَثِيرًا مِّنْهُم مَّآ أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ طُغْيَٰنًا وَكُفْرًا وَأَلْقَيْنَا بَيْنَهُمُ ٱلْعَدَٰوَةَ وَٱلْبَغْضَآءَ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ كُلَّمَآ أَوْقَدُوا۟ نَارًا لِّلْحَرْبِ أَطْفَأَهَا ٱللَّهُ وَيَسْعَوْنَ فِى ٱلْأَرْضِ فَسَادًا وَٱللَّهُ لَا يُحِبُّ ٱلْمُفْسِدِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

733|5|64|وقالت اليهود يد الله مغلوله غلت ايديهم ولعنوا بما قالوا بل يداه مبسوطتان ينفق كيف يشا وليزيدن كثيرا منهم ما انزل اليك من ربك طغينا وكفرا والقينا بينهم العدوه والبغضا الي يوم القيمه كلما اوقدوا نارا للحرب اطفاها الله ويسعون في الارض فسادا والله لا يحب المفسدين

Latin Literal

64. Ve kâletil yehûdu yedullâhi maglûleh(maglûletun) gullet eydîhim ve luınû bimâ kâlû bel yedâhu mebsûtatâni yunfıku keyfe yeşâ(yeşâû) ve leyezîdenne kesîran minhum mâ unzile ileyke min rabbike tugyanen ve kufrâ(kufren) ve elkaynâ beynehumul adâvete vel bagdâe ilâ yevmil kıyâmeh(kıyâmeti) kullemâ evkadû nâran lil harbi etfeehallâhu ve yes’avne fîl ardı fesâda(fesâden) vallâhu lâ yuhıbbul mufsidîn(mufsidîne).

Türkçe Çeviri

Ve dediler Yahudiler295: "Allah'ın eli bağlanmıştır/zincirlenmiştir"; (oysa) bağlandı/zincirlendi kendi elleri ve lanetlendiler280 dedikleriyle; evet! İki eli O’nun (Allah'ın) genişlemiştir/yayılmıştır; infak* eder nasıl dilerse; ve Rabbinden4 sana indirilen** mutlak ziyade*** eder çoğuna onlardan bir tûğyânı442 ve bir küfrü422; ve attık aralarına taşkınlık ve nefret kıyamet gününe148 kadar; her ne zaman yaktılar bir ateş harp için; söndürdü onu Allah; ve koşarlar yeryüzünde fesada265; ve Allah sevmez fesatçıları265.

Ahmed Samira Çevirisi

64 And the Jews said: "God’s hand (is) chained or tied." (But) their hands (are) chained or tied, and they were cursed/humiliated because (of) what they said, but His two hands (are) outspread/outstretched , He spends how (as) He wills/wants; and what was descended to you from your Lord increases (E) many of them tyranny/arrogance and disbelief, and We threw between them the animosity and the intense hatred to the Resurrection Day, whenever they ignited a fire to the battle/war , God extinguished it , and they strive/hasten in the earth/Planet Earth (in) corruption , and God does not love/like the corrupting.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kaleti ve dediler وَقَالَتِ قول
2 l-yehudu yahudiler الْيَهُودُ -
3 yedu eli يَدُ يدي
4 llahi Allah'ın اللَّهِ -
5 megluletun bağlanmıştır مَغْلُولَةٌ غلل
6 gullet bağlandı غُلَّتْ غلل
7 eydihim kendi elleri أَيْدِيهِمْ يدي
8 veluinu ve lanetlendiler وَلُعِنُوا لعن
9 bima بِمَا -
10 kalu dedikleriyle قَالُوا قول
11 bel evet! بَلْ -
12 yedahu iki eli O’nun يَدَاهُ يدي
13 mebsutatani genişlemiştir/yayılmıştır مَبْسُوطَتَانِ بسط
14 yunfiku infak eder يُنْفِقُ نفق
15 keyfe nasıl كَيْفَ كيف
16 yeşa'u dilerse يَشَاءُ شيا
17 veleyezidenne ve mutlak ziyade der وَلَيَزِيدَنَّ زيد
18 kesiran çoğuna كَثِيرًا كثر
19 minhum onlardan مِنْهُمْ -
20 ma مَا -
21 unzile indirilene أُنْزِلَ نزل
22 ileyke üzerine إِلَيْكَ -
23 min مِنْ -
24 rabbike Rabbinden رَبِّكَ ربب
25 tugyanen bir tuğyanı طُغْيَانًا طغي
26 ve kufran ve bir küfrü وَكُفْرًا كفر
27 ve elkayna ve attık وَأَلْقَيْنَا لقي
28 beynehumu aralarına بَيْنَهُمُ بين
29 l-adavete taşkınlık الْعَدَاوَةَ عدو
30 velbegda'e ve nefret وَالْبَغْضَاءَ بغض
31 ila kadar إِلَىٰ -
32 yevmi gününe يَوْمِ يوم
33 l-kiyameti kıyamet الْقِيَامَةِ قوم
34 kullema her ne zaman كُلَّمَا كلل
35 evkadu yaktılar أَوْقَدُوا وقد
36 naran bir ateş نَارًا نور
37 lilharbi harp için لِلْحَرْبِ حرب
38 etfeeha söndürdü onu أَطْفَأَهَا طفا
39 llahu Allah اللَّهُ -
40 ve yes'avne ve koşarlar وَيَسْعَوْنَ سعي
41 fi فِي -
42 l-erdi yeryüzünde الْأَرْضِ ارض
43 fesaden fesada فَسَادًا فسد
44 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
45 la لَا -
46 yuhibbu sevmez يُحِبُّ حبب
47 l-mufsidine fesatçıkları الْمُفْسِدِينَ فسد

Notlar

Not 1

*Harcar.**Kur'ân.***Artırır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kıyamet günü Kavram 148

148 Kıyam günü/dönemi/evresi. Yaratılış özelliğinin dikilmesi/ayağa kalkması; insanın yaratılış özelliği olan beynin (bedenle veya bedensiz) dikilmesi/ayağa kalkması. Ahiret evreninde bilincin avatar bedene yüklenmesiyle aktive olduğu, dirildiği gün/dönem/evre.

Fesat çıkarmak Kavram 265

265 Hak/gerçek olmadığı halde yalanla, yanlışla, hileyle, aldatmayla, manipülasyonla, yanlış yönlendirmeyle kargaşaya, karışıklığa neden olmak.

Lanet etmek. Kavram 280

280 Uğursuz bırakmak. Yüce Allah'ın lanet etmesi hak etmiş kimseleri rahmetinden uzak tutmasıdır. Rahmetten uzak kalmak tüm uğursuzluklarla karşılaşmak demektir. Bu kimseler bir göz aydınlığı, mutluluk ve huzur asla göremezler.

Yahudi Kavram 295

295 Sadece Tevrat'a tabi olan kimselerle birlikte sonrasında Tevrat'ı bırakıp da Talmud kitaplarına tabi olmuş tüm Yahudiler. Tek tanrıcı ve müşrik tüm Yahudiler.

Küfür Kavram 422

422 Kâfirlik etmek. Gerçeği/hakkı örtüp gizlemek.

Tûğyân, tâğût Kavram 442

442 Azgınlık, sınırı aşma, sınırı çiğneme, taşkınlık, tiranlık, despotluk. Din konusunda ise kutsal kitapların hükümlerinin dışına çıkma, kutsal kitaplardan taşma, kutsal kitapların çizdiği hükümleri çiğnemedir. Tevrat'ın tâğûtu Talmud'tur. Kur'an'ın tâğûtu ise hadis kitaplarıdır.

5. Mâide Suresi

Ayet 66

Arapça Metin (Harekeli)

735|5|66|وَلَوْ أَنَّهُمْ أَقَامُوا۟ ٱلتَّوْرَىٰةَ وَٱلْإِنجِيلَ وَمَآ أُنزِلَ إِلَيْهِم مِّن رَّبِّهِمْ لَأَكَلُوا۟ مِن فَوْقِهِمْ وَمِن تَحْتِ أَرْجُلِهِم مِّنْهُمْ أُمَّةٌ مُّقْتَصِدَةٌ وَكَثِيرٌ مِّنْهُمْ سَآءَ مَا يَعْمَلُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

735|5|66|ولو انهم اقاموا التوريه والانجيل وما انزل اليهم من ربهم لاكلوا من فوقهم ومن تحت ارجلهم منهم امه مقتصده وكثير منهم سا ما يعملون

Latin Literal

66. Ve lev ennehum ekâmût tevrâte vel incîle ve mâ unzile ileyhim min rabbihim le ekelû min fevkıhim ve min tahti erculihim. Minhum ummetun muktesıdeh(muktesıdetun) ve kesîrun minhum sâe mâ ya’melûn(ya’melûne).

Türkçe Çeviri

Şayet ki onlar kıyam etselerdi/dikselerdi Tevrât'ı ve İncîl'i; ve* Rablerinden4 üzerlerine indirileni; mutlak yerlerdi üstlerinden ve ayaklarının altından**; onlardandır muktesit550 bir ümmet305; ve onlardan çoğunun yaptıkları ne kötüdür.

Ahmed Samira Çevirisi

66 And if that they took care of the Torah/Old Testament, and the Bible/New Testament and what was descended to them from their Lord, they would have eaten from above them and from below their feet; from them (is) a nation economizing/moderate , and many from them what they were making/doing became bad/evil/harmful.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velev şayet وَلَوْ -
2 ennehum ki onlar أَنَّهُمْ -
3 ekamu kıyam etselerdi/dikselerdi أَقَامُوا قوم
4 t-tevrate Tevrât'ı التَّوْرَاةَ -
5 vel'incile ve İncîl'i وَالْإِنْجِيلَ -
6 ve ma ve وَمَا -
7 unzile indirileni أُنْزِلَ نزل
8 ileyhim üzerlerine إِلَيْهِمْ -
9 min مِنْ -
10 rabbihim Rablerinden رَبِّهِمْ ربب
11 leekelu mutlak yerlerdi لَأَكَلُوا اكل
12 min مِنْ -
13 fevkihim üstlerinden فَوْقِهِمْ فوق
14 ve min ve وَمِنْ -
15 tehti altından تَحْتِ تحت
16 erculihim ayaklarının أَرْجُلِهِمْ رجل
17 minhum onlardandır مِنْهُمْ -
18 ummetun bir ümmet أُمَّةٌ امم
19 muktesidetun muktesit مُقْتَصِدَةٌ قصد
20 vekesirun ve çoğunluğun وَكَثِيرٌ كثر
21 minhum onlardan مِنْهُمْ -
22 sa'e ne kötüdür سَاءَ سوا
23 ma مَا -
24 yea'melune yaptıkları يَعْمَلُونَ عمل

Notlar

Not 1

*Ve ('Vav') bağlacı vurgulama amaçlıdır.**Rızıklanırlardı nimetlerden.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Ümmet, ümmet Kavram 305

305 Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

Muktesit Kavram 550

550 İktisatlı olan, tutumlu, ekonomide orta yolda ilerleyen, azla da yetinebilen/geçinebilen.

5. Mâide Suresi

Ayet 67

Arapça Metin (Harekeli)

736|5|67|يَٰٓأَيُّهَا ٱلرَّسُولُ بَلِّغْ مَآ أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ وَإِن لَّمْ تَفْعَلْ فَمَا بَلَّغْتَ رِسَالَتَهُۥ وَٱللَّهُ يَعْصِمُكَ مِنَ ٱلنَّاسِ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلْكَٰفِرِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

736|5|67|يايها الرسول بلغ ما انزل اليك من ربك وان لم تفعل فما بلغت رسالته والله يعصمك من الناس ان الله لا يهدي القوم الكفرين

Latin Literal

67. Yâ eyyuherresûlu bellıg mâ unzile ileyke min rabbik(rabbike) ve in lem tef’al femâ bellagte risâleteh(risâletehu) vallâhu ya’sımuke minen nâs(nâsi) innallâhe lâ yehdîl kavmel kâfirîn(kâfirîne).

Türkçe Çeviri

Ey resûl!418* Belagat et/anons et/duyur sana indirileni Rabbinden4; ve eğer asla faaliyet içinde olmazsan öyle ki belagat etmiş/anons etmiş/duyurmuş olmazsın O'nun risâletini223; ve Allah korur seni insanlardan**; doğrusu Allah kılavuzlamaz192 kâfirler25 kavmini/toplumunu.

Ahmed Samira Çevirisi

67 You, you the messenger deliver/inform what was descended to you from your Lord, and if you did not make/do (that) so you did not reach (pass) His message, and God protects/shelters you from the people, that God does not guide the nation, the disbelieving.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 r-rasulu resûl الرَّسُولُ رسل
3 bellig belagat et/anons et/nota ver بَلِّغْ بلغ
4 ma مَا -
5 unzile indirileni أُنْزِلَ نزل
6 ileyke sana إِلَيْكَ -
7 min مِنْ -
8 rabbike Rabbinden رَبِّكَ ربب
9 ve in ve eğer وَإِنْ -
10 lem asla لَمْ -
11 tef'al faaliyet içinde olmazsan تَفْعَلْ فعل
12 fema öyle ki olmazsın فَمَا -
13 bellegte belagat et/anons et/nota ver بَلَّغْتَ بلغ
14 risaletehu risaletini onun رِسَالَتَهُ رسل
15 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
16 yea'simuke korur seni يَعْصِمُكَ عصم
17 mine مِنَ -
18 n-nasi insanlardan النَّاسِ نوس
19 inne doğrusu إِنَّ -
20 llahe Allah اللَّهَ -
21 la لَا -
22 yehdi doğru yola kılavuzlamaz يَهْدِي هدي
23 l-kavme kavmi/toplumu الْقَوْمَ قوم
24 l-kafirine kâfirler الْكَافِرِينَ كفر

Notlar

Not 1

*Muhammed peygamber.**Sadece Kur'an diyen insanlar asla boş duramaz. Kur'an'ın mesajını yani Yüce Allah'ın risâletini tüm dünyaya nota verir gibi deklere etmelidirler. Bu eylemleri nedeniyle insanlardan asla bir korku duymamalıdırlar. Çünkü Yüce Allah onları koruyacaktır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Risâlet Kavram 223

223 Yüce Allah tarafından gönderilen mesaj, bilgi.

Resûl Kavram 418

418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.

5. Mâide Suresi

Ayet 68

Arapça Metin (Harekeli)

737|5|68|قُلْ يَٰٓأَهْلَ ٱلْكِتَٰبِ لَسْتُمْ عَلَىٰ شَىْءٍ حَتَّىٰ تُقِيمُوا۟ ٱلتَّوْرَىٰةَ وَٱلْإِنجِيلَ وَمَآ أُنزِلَ إِلَيْكُم مِّن رَّبِّكُمْ وَلَيَزِيدَنَّ كَثِيرًا مِّنْهُم مَّآ أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ طُغْيَٰنًا وَكُفْرًا فَلَا تَأْسَ عَلَى ٱلْقَوْمِ ٱلْكَٰفِرِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

737|5|68|قل ياهل الكتب لستم علي شي حتي تقيموا التوريه والانجيل وما انزل اليكم من ربكم وليزيدن كثيرا منهم ما انزل اليك من ربك طغينا وكفرا فلا تاس علي القوم الكفرين

Latin Literal

68. Kul yâ ehlel kitâbi! lestum alâ şey’in hattâ tukîmût Tevrâte vel İncîle ve mâ unzile ileykum min rabbikum ve le yezîdenne kesîren minhum mâ unzile ileyke min rabbike tugyanen ve kufr(kufren), fe lâ te’se alâl kavmil kâfirîn(kâfirîne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Ey kitap ehli!135 Olmadınız bir şey üzerinde; ta ki kıyam229 edersiniz/dikersiniz Tevrât'ı ve İncîl'i; ve* indirileni sizlere Rabbinizden4; ve Rabbinden4 sana indirilen** mutlak ziyade eder*** onlardan çoğuna tûğyânı442 ve küfrü422; öyle ki tasalanma kâfirler25 kavmine/toplumuna karşı.

Ahmed Samira Çevirisi

68 Say: "You The Book’s people, you are not on a thing, until you keep up the Torah/Old Testament and the Bible/New Testament , and what was descended to you from your (P) Lord." And what was descended to you (S/M) from your Lord increases (E) many of them tyranny/arrogance, and disbelief, so do not grieve/sadden on the nation, the disbelieving.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 ya ehle ey ehli يَا أَهْلَ اهل
3 l-kitabi kitap الْكِتَابِ كتب
4 lestum olmadınız لَسْتُمْ ليس
5 ala üzerinde عَلَىٰ -
6 şey'in bir şey شَيْءٍ شيا
7 hatta ta ki حَتَّىٰ -
8 tukimu kıyam edersiniz تُقِيمُوا قوم
9 t-tevrate Tevrat'ı التَّوْرَاةَ -
10 vel'incile ve İncil'i وَالْإِنْجِيلَ -
11 ve ma ve وَمَا -
12 unzile indirileni أُنْزِلَ نزل
13 ileykum sizlere إِلَيْكُمْ -
14 min مِنْ -
15 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
16 veleyezidenne ve mutlak ziyade eder وَلَيَزِيدَنَّ زيد
17 kesiran çoğunu كَثِيرًا كثر
18 minhum onlardan مِنْهُمْ -
19 ma مَا -
20 unzile indirilen أُنْزِلَ نزل
21 ileyke sana إِلَيْكَ -
22 min مِنْ -
23 rabbike Rabbinden رَبِّكَ ربب
24 tugyanen tuğyanı طُغْيَانًا طغي
25 ve kufran ve küfrü وَكُفْرًا كفر
26 fela öyle ki فَلَا -
27 te'se tasalanma تَأْسَ اسو
28 ala karşı عَلَى -
29 l-kavmi kavmine/toplumuna الْقَوْمِ قوم
30 l-kafirine kâfirler الْكَافِرِينَ كفر

Notlar

Not 1

*Ve 'Vav' bağlacı vurgulama amaçlıdır.**Kur'ân.***Artırır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Kitap ehli Kavram 135

135 Hristiyanlar ve Yahudiler başta olmak üzere Kur'an öncesi kendilerine kitap verilmiş olan topluluklar.

Ayağa kaldırın/dikin, ayağa kaldırmak, dikmek, kıyam etmek, ekîmu Kavram 229

229 İşaret ettiği şeyi ayağa kaldırmak, işler hale getirmek, aktifleştirmek, uyandırmak, canlandırmak, işlevsel hale getirmek, yürürlüğe sokmak, devam ettirmek, dikmek, dikili halde tutmak.

Küfür Kavram 422

422 Kâfirlik etmek. Gerçeği/hakkı örtüp gizlemek.

Tûğyân, tâğût Kavram 442

442 Azgınlık, sınırı aşma, sınırı çiğneme, taşkınlık, tiranlık, despotluk. Din konusunda ise kutsal kitapların hükümlerinin dışına çıkma, kutsal kitaplardan taşma, kutsal kitapların çizdiği hükümleri çiğnemedir. Tevrat'ın tâğûtu Talmud'tur. Kur'an'ın tâğûtu ise hadis kitaplarıdır.

5. Mâide Suresi

Ayet 72

Arapça Metin (Harekeli)

741|5|72|لَقَدْ كَفَرَ ٱلَّذِينَ قَالُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْمَسِيحُ ٱبْنُ مَرْيَمَ وَقَالَ ٱلْمَسِيحُ يَٰبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ رَبِّى وَرَبَّكُمْ إِنَّهُۥ مَن يُشْرِكْ بِٱللَّهِ فَقَدْ حَرَّمَ ٱللَّهُ عَلَيْهِ ٱلْجَنَّةَ وَمَأْوَىٰهُ ٱلنَّارُ وَمَا لِلظَّٰلِمِينَ مِنْ أَنصَارٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

741|5|72|لقد كفر الذين قالوا ان الله هو المسيح ابن مريم وقال المسيح يبني اسريل اعبدوا الله ربي وربكم انه من يشرك بالله فقد حرم الله عليه الجنه وماويه النار وما للظلمين من انصار

Latin Literal

72. Lekad keferallezîne kâlû innallâhe huvel mesîhubnu meryem(meryeme) ve kâlel mesîhu yâ benî isrâîla’budûllâhe rabbî ve rabbekum innehu men yuşrik billâhi fekad harremallâhu aleyhil cennete ve me’vâhun nâr(nâru) ve mâ liz zâlimîne min ensâr(ensârin).

Türkçe Çeviri

Ant olsun (ki) kâfirlik25 etmiş kimseler dediler: "Doğrusu Allah (ki) O Meryem oğlu Mesih'tir"; ve dedi Mesih: "Ey İsrâîloğulları!197 Kulluk edin Allah'a; Rabbime4 ve Rabbinize4"; doğrusu O’dur (ki) kim şirk koşar71 Allah'a; öyle ki muhakkak haram etti Allah ona cenneti; ve sığınağı onun ateştir834; ve yoktur zalimler257 için hiçbir yardımcı.

Ahmed Samira Çevirisi

72 Those who said: "That God, He is the Messiah Mary’s son," had disbelieved, and the Messiah, said: "You, Israel’s sons and daughters, worship God, my Lord and your Lord, that he who shares/makes partners with God, so He had forbidden on him the Paradise, and his shelter/refuge (is) the fire , and (there are) no victoriors/saviors to the unjust/oppressors."74

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lekad ant olsun لَقَدْ -
2 kefera kâfirlik etti كَفَرَ كفر
3 ellezine kimseler الَّذِينَ -
4 kalu dediler قَالُوا قول
5 inne doğrusu إِنَّ -
6 llahe Allah اللَّهَ -
7 huve o هُوَ -
8 l-mesihu Mesih'tir الْمَسِيحُ -
9 bnu oğlu ابْنُ بني
10 meryeme Meryem مَرْيَمَ -
11 vekale ve dedi وَقَالَ قول
12 l-mesihu Mesih الْمَسِيحُ -
13 ya beni ey oğulları يَا بَنِي بني
14 israile İsrail إِسْرَائِيلَ -
15 a'budu kulluk edin اعْبُدُوا عبد
16 llahe Allah'a اللَّهَ -
17 rabbi Rabbime رَبِّي ربب
18 ve rabbekum ve Rabbinize وَرَبَّكُمْ ربب
19 innehu doğrusu O’dur (ki) إِنَّهُ -
20 men kim مَنْ -
21 yuşrik şirk koşar يُشْرِكْ شرك
22 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
23 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
24 harrame haram etti حَرَّمَ حرم
25 llahu Allah اللَّهُ -
26 aleyhi ona عَلَيْهِ -
27 l-cennete cenneti الْجَنَّةَ جنن
28 ve me'vahu ve sığınağı onun وَمَأْوَاهُ اوي
29 n-naru ateştir النَّارُ نور
30 ve ma ve yoktur وَمَا -
31 lizzalimine zalimler için لِلظَّالِمِينَ ظلم
32 min hiç مِنْ -
33 ensarin bir yardımcı أَنْصَارٍ نصر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Şirk koşmak/ortak koşmak Kavram 71

71 Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

İsrâîloğulları Kavram 197

197 İsrâîl Yakûb peygamberin diğer ismidir. İsrâîloğulları da Yakûb oğulları yani Yakûb soyundan gelenler demektir. Yûsuf peygamberin Mısır'da yetkin bir yönetici olmasıyla birlikte 11 kardeşi, babası Yakûb ve annesi Mısır'a girmiştir. Bu girişin Hiksosluların da Mısır'a giriş tarihleri olan MÖ 1900 yıllarında gerçekleşmiş olduğuna yönelik kanıtlar vardır. Yakûb'un soyu 300-400 yıl içinde katlanarak artmıştır. Mısır'da hür bir şekilde yaşayan Yakûb soyu firavunlar tarafından sonradan köleleştirilmiştir. Kendisi de Yakûb soyundan olan Musa peygamberin mücadelesi de aslında köleliğe bir baş kaldırma mücadelesidir (Mısır'dan çıkış: MÖ 1640 yılı).

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Ateş, nar Kavram 834

834 Cehennem evreninde bulunan cahîmlerin (yakanların) yani karadelik sistemlerinin yaydığı radyasyon. Hâviye=Karadeliğin kendisi; Hawking radyasyonu yayar.Hutame=Karadeliğin akresyon diski; çok şiddetli radyasyon yayar.Lezâ=Ateşin bir özelliği; dokunmasa bile uzaktan yakar.Hâmiye=Çılgın ateş.

5. Mâide Suresi

Ayet 83

Arapça Metin (Harekeli)

752|5|83|وَإِذَا سَمِعُوا۟ مَآ أُنزِلَ إِلَى ٱلرَّسُولِ تَرَىٰٓ أَعْيُنَهُمْ تَفِيضُ مِنَ ٱلدَّمْعِ مِمَّا عَرَفُوا۟ مِنَ ٱلْحَقِّ يَقُولُونَ رَبَّنَآ ءَامَنَّا فَٱكْتُبْنَا مَعَ ٱلشَّٰهِدِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

752|5|83|واذا سمعوا ما انزل الي الرسول تري اعينهم تفيض من الدمع مما عرفوا من الحق يقولون ربنا امنا فاكتبنا مع الشهدين

Latin Literal

83. Ve izâ semiû mâ unzile ilerresûli terâ a’yunehum tefîdu mined dem’ı mimmâ arefû minel hakk(hakkı), yekûlûne rabbenâ âmennâ fektubnâ meaş şâhidîn(şâhidîne).

Türkçe Çeviri

Ve işittikleri zaman indirileni resûle418; görürsün gözlerini onların taşar akar göz yaşından; arif olmalarındandır/bilmelerindendir haktan/gerçekten; derler: "Rabbimiz!4 İman47 ettik; öyle ki yaz bizleri şahitlerle/tanıklarla birlikte"

Ahmed Samira Çevirisi

83 And if they heard what was descended to the messenger, you see their eyes flow from the tears from what they knew from the truth , they say: "Our Lord, we believed, so write us with the witnessing/testifying."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve وَإِذَا -
2 semiu işittikleri zaman سَمِعُوا سمع
3 ma مَا -
4 unzile indirileni أُنْزِلَ نزل
5 ila إِلَى -
6 r-rasuli resûle الرَّسُولِ رسل
7 tera görürsün تَرَىٰ راي
8 ea'yunehum gözlerini onların أَعْيُنَهُمْ عين
9 tefidu taşar akar تَفِيضُ فيض
10 mine مِنَ -
11 d-dem'i göz yaşından الدَّمْعِ دمع
12 mimma مِمَّا -
13 arafu arif olmalarından عَرَفُوا عرف
14 mine مِنَ -
15 l-hakki haktan/gerçekten الْحَقِّ حقق
16 yekulune derler يَقُولُونَ قول
17 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
18 amenna iman ettik امَنَّا امن
19 fektubna öyle ki yaz bizleri فَاكْتُبْنَا كتب
20 mea birlikte مَعَ -
21 ş-şahidine şahitler/tanıklarla الشَّاهِدِينَ شهد

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Resûl Kavram 418

418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.

5. Mâide Suresi

Ayet 112

Arapça Metin (Harekeli)

781|5|112|إِذْ قَالَ ٱلْحَوَارِيُّونَ يَٰعِيسَى ٱبْنَ مَرْيَمَ هَلْ يَسْتَطِيعُ رَبُّكَ أَن يُنَزِّلَ عَلَيْنَا مَآئِدَةً مِّنَ ٱلسَّمَآءِ قَالَ ٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

781|5|112|اذ قال الحواريون يعيسي ابن مريم هل يستطيع ربك ان ينزل علينا مايده من السما قال اتقوا الله ان كنتم مومنين

Latin Literal

112. İz kâlel havâriyyûne yâ îsebne meryeme hel yestetîu rabbuke en yunezzile aleynâ mâideten mines semâ(semâi) kâlettekullâhe in kuntum mu’minîn(mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Dedikleri zaman havâriler565: "Ey Meryem oğlu Îsâ! Güç yetirir mi senin Rabbin4 ki indirir üzerimize bir sofra gökten?"; dedi (Îsâ): "Takvalı21 olun Allah’a eğer olduysanız müminler27."

Ahmed Samira Çevirisi

112 When the supporters and Deciples said: "You, Jesus Mary’s son, is your Lord able that He descends on us a table with food from the sky?" He said: "Fear and obey God if you were believing."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 iz zaman إِذْ -
2 kale dedikleri قَالَ قول
3 l-havariyyune havariler الْحَوَارِيُّونَ حور
4 ya iysa ey Îsâ يَا عِيسَى -
5 bne oğlu ابْنَ بني
6 meryeme Meryem مَرْيَمَ -
7 hel -mi? هَلْ -
8 yestetiu gücü yeter- يَسْتَطِيعُ طوع
9 rabbuke Rabbin senin رَبُّكَ ربب
10 en ki أَنْ -
11 yunezzile indirir يُنَزِّلَ نزل
12 aleyna üzerimize عَلَيْنَا -
13 maideten bir sofra مَائِدَةً ميد
14 mine مِنَ -
15 s-semai gökten السَّمَاءِ سمو
16 kale dedi قَالَ قول
17 tteku takvalı olun اتَّقُوا وقي
18 llahe Allah’a اللَّهَ -
19 in eğer إِنْ -
20 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
21 mu'minine müminler مُؤْمِنِينَ امن

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Takva Kavram 21

21 Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Mümin Kavram 27

27 İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.

Havâri Kavram 565

565 Kelimenin kök (حور) anlamları ışığında; bir kimseyle birlikte olan, ona bağlı olan, o kimseyle yakından iletişim/diyalog halinde olan, o kimseye geri dönen, o kimsenin sürekli çevresinde olup onu saran kimseleri işaret eder.

5. Mâide Suresi

Ayet 114

Arapça Metin (Harekeli)

783|5|114|قَالَ عِيسَى ٱبْنُ مَرْيَمَ ٱللَّهُمَّ رَبَّنَآ أَنزِلْ عَلَيْنَا مَآئِدَةً مِّنَ ٱلسَّمَآءِ تَكُونُ لَنَا عِيدًا لِّأَوَّلِنَا وَءَاخِرِنَا وَءَايَةً مِّنكَ وَٱرْزُقْنَا وَأَنتَ خَيْرُ ٱلرَّٰزِقِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

783|5|114|قال عيسي ابن مريم اللهم ربنا انزل علينا مايده من السما تكون لنا عيدا لاولنا واخرنا وايه منك وارزقنا وانت خير الرزقين

Latin Literal

114. Kâle îsebnu meryemellâhumme rabbenâ enzil aleynâ mâideten mines semâi tekûnu lenâ îden li evvelinâ ve âhirinâ ve âyeten mink(minke), verzuknâ ve ente hayrur râzikîn(râzikîne).

Türkçe Çeviri

Dedi Meryem oğlu Îsâ: "Allah'ım! Rabbimiz4! İndir üzerimize bir sofra gökten; olur bizlere bir festival öncemiz için ve sonramız için; ve bir ayet senden; rızıklandır bizleri; ve sensin hayırlısı rızıklandıranların."

Ahmed Samira Çevirisi

114 Jesus, Mary’s son said: "Oh God, our Lord, descend on us a table with food from the sky, (it) be for us a repeat/feast/festival to our beginning/first and our last/end, and a sign/evidence from You, and provide for us, and You are the provider’s best ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 iysa Îsâ عِيسَى -
3 bnu oğlu ابْنُ بني
4 meryeme Meryem مَرْيَمَ -
5 llahumme Allah'ım اللَّهُمَّ -
6 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
7 enzil indir أَنْزِلْ نزل
8 aleyna üzerimize عَلَيْنَا -
9 maideten bir sofra مَائِدَةً ميد
10 mine مِنَ -
11 s-semai gökten السَّمَاءِ سمو
12 tekunu olur تَكُونُ كون
13 lena bizlere لَنَا -
14 iyden bir festival عِيدًا عود
15 lievvelina öncemiz için لِأَوَّلِنَا اول
16 ve ahirina ve sonramız için وَاخِرِنَا اخر
17 ve ayeten ve ayet وَايَةً ايي
18 minke senden مِنْكَ -
19 verzukna rızıklandır bizleri وَارْزُقْنَا رزق
20 ve ente ve sen وَأَنْتَ -
21 hayru hayırlısı خَيْرُ خير
22 r-razikine rızıklandıranların الرَّازِقِينَ رزق

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

5. Mâide Suresi

Ayet 117

Arapça Metin (Harekeli)

786|5|117|مَا قُلْتُ لَهُمْ إِلَّا مَآ أَمَرْتَنِى بِهِۦٓ أَنِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ رَبِّى وَرَبَّكُمْ وَكُنتُ عَلَيْهِمْ شَهِيدًا مَّا دُمْتُ فِيهِمْ فَلَمَّا تَوَفَّيْتَنِى كُنتَ أَنتَ ٱلرَّقِيبَ عَلَيْهِمْ وَأَنتَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ شَهِيدٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

786|5|117|ما قلت لهم الا ما امرتني به ان اعبدوا الله ربي وربكم وكنت عليهم شهيدا ما دمت فيهم فلما توفيتني كنت انت الرقيب عليهم وانت علي كل شي شهيد

Latin Literal

117. Mâ kultu lehum illâ mâ emertenî bihî eni’budûllâhe rabbî ve rabbekum, ve kuntu aleyhim şehîden mâ dumtu fîhim, fe lemmâ teveffeytenî kunte enter rakîbe aleyhim ve ente alâ kulli şey’in şehîd(şehîdun).

Türkçe Çeviri

"Söylemiş değilim onlara kendisini emrettiğinin dışında ki kulluk edin Allah'a; Rabbime4 ve Rabbinize4; ve oldum üzerlerine bir şahit/tanık olduğum sürece onların içinde; öyle ki ne zaman vefat ettirdin beni; oldun sen bir gözetleyen onları; ve sensin her bir şey üzerine bir şahit/tanık."

Ahmed Samira Çevirisi

117 ’I did not say to them except what You ordered/commanded me with it, that worship God, my Lord and your Lord, and I was on them a witness as long as I continued/lasted in (between) them, so when You made me die, You were the guard on them, and you (are) on every thing (an) honest witness.’

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ma değilim مَا -
2 kultu söylemiş قُلْتُ قول
3 lehum onlara لَهُمْ -
4 illa dışında إِلَّا -
5 ma مَا -
6 emerteni emrettiğinin أَمَرْتَنِي امر
7 bihi kendisini بِهِ -
8 eni ki أَنِ -
9 a'budu kulluk edin اعْبُدُوا عبد
10 llahe Allah'a اللَّهَ -
11 rabbi Rabbime رَبِّي ربب
12 ve rabbekum ve Rabbinize وَرَبَّكُمْ ربب
13 ve kuntu ve oldum وَكُنْتُ كون
14 aleyhim üzerilerine عَلَيْهِمْ -
15 şehiden bir şahit/tanık شَهِيدًا شهد
16 ma مَا -
17 dumtu olduğum sürece دُمْتُ دوم
18 fihim onların içinde فِيهِمْ -
19 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
20 teveffeyteni vefat ettirdin beni تَوَفَّيْتَنِي وفي
21 kunte oldun كُنْتَ كون
22 ente sen أَنْتَ -
23 r-rakibe bir gözetleyen الرَّقِيبَ رقب
24 aleyhim onları عَلَيْهِمْ -
25 ve ente ve sen وَأَنْتَ -
26 ala üzerine عَلَىٰ -
27 kulli her كُلِّ كلل
28 şey'in bir şey شَيْءٍ شيا
29 şehidun bir şahit/tanık شَهِيدٌ شهد

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

6. En'âm Suresi

Ayet 1

Arapça Metin (Harekeli)

790|6|1|ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَجَعَلَ ٱلظُّلُمَٰتِ وَٱلنُّورَ ثُمَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِرَبِّهِمْ يَعْدِلُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

790|6|1|الحمد لله الذي خلق السموت والارض وجعل الظلمت والنور ثم الذين كفروا بربهم يعدلون

Latin Literal

1. Elhamdu lillâhillezî halakas semâvâti vel arda ve cealez zulumâti ven nûr(nûra), summellezîne keferû bi rabbihim ya’dilûn(ya’dilûne).

Türkçe Çeviri

Hamd3 Allah’adır; O ki yarattı gökleri162 ve yeri; ve yaptı karanlıklar581 ve nur581; sonra kâfirlik25 etmiş kimseler Rablerine4.eşitlerler*.

Ahmed Samira Çevirisi

1 The praise/gratitude (is) to God, who created the skies/space and the earth/Planet Earth, and He made/created the darknesses and the light, then those who disbelieved with their Lord make equals (to Him).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 el-hamdu hamd الْحَمْدُ حمد
2 lillahi Allah’adır لِلَّهِ -
3 llezi O ki الَّذِي -
4 haleka yarattı خَلَقَ خلق
5 s-semavati gökleri السَّمَاوَاتِ سمو
6 vel'erde ve yeri وَالْأَرْضَ ارض
7 ve ceale ve yaptı وَجَعَلَ جعل
8 z-zulumati karanlıklar الظُّلُمَاتِ ظلم
9 ve nnura ve nur وَالنُّورَ نور
10 summe sonra ثُمَّ -
11 ellezine kimseler الَّذِينَ -
12 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
13 birabbihim Rablerine بِرَبِّهِمْ ربب
14 yea'dilune eşitlerler يَعْدِلُونَ عدل

Notlar

Not 1

*Rablerini inkar etmezler ancak O'na ortaklar koşarlar. Şirk koşarlar. Sözde O'na denk/eşit sözde başka ilahlar edinirler. Kutsal kitapların astından kitapları Yüce Allah'ın ayetleriyle eşit tutarlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hamd Kavram 3

3 En yüce övgü/methetme.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Gökler Kavram 162

162 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir.

Karanlıklar ve nur Kavram 581

581 Evrenimizin ilk yaratılış evresinde tek bir foton bile mevcut değildi. Mutlak bir karanlık söz konusuydu. Evrenin soğumasıyla birlikte atomlar ve elektronlar oluştu; elektronlar atomlarında yörünge atlamaları yaptılar. Bu atlamalar evrenin ilk fotonlarını oluşturdu. Rabbimiz nuru ile evreni aydınlattı. Ayrıca engin denizlerin altında da Rabbimiz karanlıklar yaratmıştır. Karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah: Evrenin karanlık ve aydınlık dönemleri.Muazzam derin bir denizdeki katmanlı karanlıklar, elini çıkarsa onu neredeyse göremez, bir dalga üstüne bir dalga, daha üstünde bir bulut.

6. En'âm Suresi

Ayet 15

Arapça Metin (Harekeli)

804|6|15|قُلْ إِنِّىٓ أَخَافُ إِنْ عَصَيْتُ رَبِّى عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

804|6|15|قل اني اخاف ان عصيت ربي عذاب يوم عظيم

Latin Literal

15. Kul innî ehâfu in asaytu rabbî azâbe yevmin azîm(azîmin).

Türkçe Çeviri

De ki: "Doğrusu ben korkarım eğer isyan ettiysem Rabbime4; büyük bir günün azabına."

Ahmed Samira Çevirisi

15 Say: "That I, I fear if I disobeyed my Lord (from) a great day’s torture."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 inni doğrusu ben إِنِّي -
3 ehafu korkarım أَخَافُ خوف
4 in eğer إِنْ -
5 asaytu isyan edersem عَصَيْتُ عصي
6 rabbi Rabbime رَبِّي ربب
7 azabe azabına عَذَابَ عذب
8 yevmin bir günün يَوْمٍ يوم
9 azimin büyük عَظِيمٍ عظم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

6. En'âm Suresi

Ayet 23

Arapça Metin (Harekeli)

812|6|23|ثُمَّ لَمْ تَكُن فِتْنَتُهُمْ إِلَّآ أَن قَالُوا۟ وَٱللَّهِ رَبِّنَا مَا كُنَّا مُشْرِكِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

812|6|23|ثم لم تكن فتنتهم الا ان قالوا والله ربنا ما كنا مشركين

Latin Literal

23. Summe lem tekun fitnetuhum illâ en kâlû vallâhi rabbinâ mâ kunnâ muşrikîn(muşrikîne).

Türkçe Çeviri

Sonra asla olmaz fitneleri332 onların dışında ki derler: "Ve Allah'a!; Rabbimize!4 Olmuş değildik müşrikler36."

Ahmed Samira Çevirisi

23 Then their false tales/misguidance (excuse was not), except that they said: "By God, our Lord, we were not sharing (with God)."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 lem asla لَمْ -
3 tekun olmaz تَكُنْ كون
4 fitnetuhum fitneleri onların فِتْنَتُهُمْ فتن
5 illa dışında إِلَّا -
6 en ki أَنْ -
7 kalu derler قَالُوا قول
8 vellehi ve Allah'a وَاللَّهِ -
9 rabbina Rabbimize رَبِّنَا ربب
10 ma değildik مَا -
11 kunna olmuş كُنَّا كون
12 muşrikine müşrikler مُشْرِكِينَ شرك

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Müşrik Kavram 36

36 Şirk koşan. Şirk; ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

Fitne Kavram 332

332 Ayartarak doğru yoldan saptırmak.

6. En'âm Suresi

Ayet 27

Arapça Metin (Harekeli)

816|6|27|وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذْ وُقِفُوا۟ عَلَى ٱلنَّارِ فَقَالُوا۟ يَٰلَيْتَنَا نُرَدُّ وَلَا نُكَذِّبَ بِـَٔايَٰتِ رَبِّنَا وَنَكُونَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

816|6|27|ولو تري اذ وقفوا علي النار فقالوا يليتنا نرد ولا نكذب بايت ربنا ونكون من المومنين

Latin Literal

27. Ve lev terâ iz vukıfû alen nâri fe kâlû yâ leytenâ nureddu ve lâ nukezzibe bi âyâti rabbinâ ve nekûne minel mu’minîn(mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Şayet görsen getirilip durduruldukları zaman onları ateşe834 karşı; öyle ki dediler: "Ey! Keşke bizler geri döndürülsek; ve yalanlamayız195 Rabbimizin4 ayetlerini; ve oluruz müminlerden27."

Ahmed Samira Çevirisi

27 And if you see/understand, if they were suspended/stood on the fire, so they said: "Oh, if only we be returned and we not lie/deny/falsify with our Lord’s verses/evidences, and we be from the believers."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velev şayet وَلَوْ -
2 tera görsen تَرَىٰ راي
3 iz zaman إِذْ -
4 vukifu getirilip durduruldukları onları وُقِفُوا وقف
5 ala karşı عَلَى -
6 n-nari ateşe النَّارِ نور
7 fekalu öyle ki dediler فَقَالُوا قول
8 ya leytena ey! keşke bizler يَا لَيْتَنَا -
9 nuraddu geri döndürülsek نُرَدُّ ردد
10 ve la ve وَلَا -
11 nukezzibe yalanlamayız نُكَذِّبَ كذب
12 biayati ayetlerini بِايَاتِ ايي
13 rabbina Rabbimizin رَبِّنَا ربب
14 ve nekune ve oluruz وَنَكُونَ كون
15 mine مِنَ -
16 l-mu'minine müminlerden الْمُؤْمِنِينَ امن

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Mümin Kavram 27

27 İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak. Kavram 195

195 Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır.

Ateş, nar Kavram 834

834 Cehennem evreninde bulunan cahîmlerin (yakanların) yani karadelik sistemlerinin yaydığı radyasyon. Hâviye=Karadeliğin kendisi; Hawking radyasyonu yayar.Hutame=Karadeliğin akresyon diski; çok şiddetli radyasyon yayar.Lezâ=Ateşin bir özelliği; dokunmasa bile uzaktan yakar.Hâmiye=Çılgın ateş.

6. En'âm Suresi

Ayet 30

Arapça Metin (Harekeli)

819|6|30|وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذْ وُقِفُوا۟ عَلَىٰ رَبِّهِمْ قَالَ أَلَيْسَ هَٰذَا بِٱلْحَقِّ قَالُوا۟ بَلَىٰ وَرَبِّنَا قَالَ فَذُوقُوا۟ ٱلْعَذَابَ بِمَا كُنتُمْ تَكْفُرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

819|6|30|ولو تري اذ وقفوا علي ربهم قال اليس هذا بالحق قالوا بلي وربنا قال فذوقوا العذاب بما كنتم تكفرون

Latin Literal

30. Ve lev terâ iz vukıfû alâ rabbihim, kâle e leyse hâzâ bil hakk(hakkı), kâlû belâ ve rabbinâ, kâle fe zûkûl azâbe bimâ kuntum tekfurûn(tekfurûne).

Türkçe Çeviri

Şayet görsen getirilip durduruldukları zaman Rablerine4 karşı; dedi (Allah): "Değil miymiş bu hak/gerçek"; dediler596: "Evet! Ve Rabbimize!"; dedi (Allah): "Öyle ki tadın azabı kâfirlik25 eder olduğunuzla."

Ahmed Samira Çevirisi

30 And if you see/understand if they stopped/arrested at their Lord, he said: "Is that not with the truth/real ?" They said: "Yes/certainly, by our Lord." He said: "So taste/experience the torture, with what you were disbelieving."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velev şayet وَلَوْ -
2 tera görsen تَرَىٰ راي
3 iz zaman إِذْ -
4 vukifu getirilip durdulmuş وُقِفُوا وقف
5 ala karşı عَلَىٰ -
6 rabbihim Rablerine رَبِّهِمْ ربب
7 kale dedi (Allah) قَالَ قول
8 eleyse değil miymiş? أَلَيْسَ ليس
9 haza bu هَٰذَا -
10 bil-hakki hak/gerçek بِالْحَقِّ حقق
11 kalu dediler قَالُوا قول
12 bela Evet! بَلَىٰ -
13 verabbina ve Rabbimize! وَرَبِّنَا ربب
14 kale dedi قَالَ قول
15 fezuku öyle ki tadın فَذُوقُوا ذوق
16 l-azabe azabı الْعَذَابَ عذب
17 bima dolayı بِمَا -
18 kuntum olduğunuza كُنْتُمْ كون
19 tekfurune kâfirlik eder تَكْفُرُونَ كفر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Ahiret hayatına iman etmeyen, inanmayan kâfirler. Kâfir olan ateistler, deistler. Kavram 596

596 Ahiret hayatına iman etmek Yüce Rabbimizin çok önem verdiği bir konudur. Cennetlere gitmenin olmazsa olmaz 3 minimum şartı vardır. Yüce Allah'a tek tanrıcı olarak, şirk koşmadan iman etmek. Müşrik, münafık olmamak. Sadece kutsal kitaplar demek.Ahirete iman etmek. Ahiret evreninde tekrar diriltilip kutsal kitaplarda belirtildiği şekilde bir yargılamanın olacağına iman etmek.S-salihat olan düzeltici işler yapmak. Dünya hayatında bozuk olan, yamuk olan her şeyi düzeltmeye çalışmak.6:29 ve 6:30 ayetlerinden anlarız ki bu şartları sağlamayanlar azaba sunulur. Ateist, deist her neyse; kim "ahiret hayatı yoktur, bizler için sadece bu evren vardır. Atomlarımız yok olup gidecek, tekrar dirilme falan yok" derse bilsin ki kâfir olmuştur.

6. En'âm Suresi

Ayet 37

Arapça Metin (Harekeli)

826|6|37|وَقَالُوا۟ لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ ءَايَةٌ مِّن رَّبِّهِۦ قُلْ إِنَّ ٱللَّهَ قَادِرٌ عَلَىٰٓ أَن يُنَزِّلَ ءَايَةً وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

826|6|37|وقالوا لولا نزل عليه ايه من ربه قل ان الله قادر علي ان ينزل ايه ولكن اكثرهم لا يعلمون

Latin Literal

37. Ve kâlû lev lâ nuzzile aleyhi âyetun min rabbih(rabbihî), kul innallâhe kâdirun alâ en yunezzile âyeten ve lâkinne ekserehum lâ ya’lemûn(ya’lemûne).

Türkçe Çeviri

Ve dediler: "Değil miydi indirilmeli ona bir ayet287 Rabbinden4!"; de ki: "Doğrusu Allah bir Kâdir’dir598 üzerine ki indirir bir ayet287; velakin/fakat çokları onların bilmezler.

Ahmed Samira Çevirisi

37 And they said: "If only a sign/verse/evidence was descended on him from his Lord." Say: "That God (is) capable that on to descend a sign/verse/evidence." And but most of them do not know.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kalu ve dediler وَقَالُوا قول
2 levla değil miydi? لَوْلَا -
3 nuzzile indirilmeli نُزِّلَ نزل
4 aleyhi ona عَلَيْهِ -
5 ayetun bir ayet ايَةٌ ايي
6 min مِنْ -
7 rabbihi Rabbinden رَبِّهِ ربب
8 kul de ki قُلْ قول
9 inne doğrusu إِنَّ -
10 llahe Allah اللَّهَ -
11 kadirun bir Kâdir’dir قَادِرٌ قدر
12 ala üzerine عَلَىٰ -
13 en ki أَنْ -
14 yunezzile indirir يُنَزِّلَ نزل
15 ayeten bir ayet ايَةً ايي
16 velakinne velakin/fakat وَلَٰكِنَّ -
17 ekserahum çokları onların أَكْثَرَهُمْ كثر
18 la لَا -
19 yea'lemune bilmezler يَعْلَمُونَ علم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Ayet Kavram 287

287 Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Kâdir Kavram 598

598 Güç kudret üstünlük sahibi; başarmaya/yapmaya yetkin. Her şeyin üstesinden gelen.

6. En'âm Suresi

Ayet 38

Arapça Metin (Harekeli)

827|6|38|وَمَا مِن دَآبَّةٍ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا طَٰٓئِرٍ يَطِيرُ بِجَنَاحَيْهِ إِلَّآ أُمَمٌ أَمْثَالُكُم مَّا فَرَّطْنَا فِى ٱلْكِتَٰبِ مِن شَىْءٍ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّهِمْ يُحْشَرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

827|6|38|وما من دابه في الارض ولا طير يطير بجناحيه الا امم امثالكم ما فرطنا في الكتب من شي ثم الي ربهم يحشرون

Latin Literal

38. Ve mâ min dâbbetin fîl ardı ve lâ tâirin yatîru bi cenâhayhi illâ umemun emsâlukum, mâ farratnâ fîl kitâbi min şey’in summe ilâ rabbihim yuhşerûn(yuhşerûne).

Türkçe Çeviri

Ve olmaz hiçbir dâbbeden599 yerde; ve hiçbir kuş (ki) uçar iki kanadıyla; ancak bir ümmettir305 sizlerin misalleri/örnekleri*; ihmal etmiş değiliz kitapta** hiçbir şeyi; sonra Rablerine4 karşı haşredilirler556***.

Ahmed Samira Çevirisi

38 And (there is) not from a walker/creeper/crawler (creature) in the earth/Planet Earth and nor (a) bird (that) flies with its two wings, except (they are) nations similar/equal to you, We did not neglect/waste in The Book from a thing, then to their Lord they be gathered.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve olmaz وَمَا -
2 min hiçbir مِنْ -
3 dabbetin bir dabbeden دَابَّةٍ دبب
4 fi فِي -
5 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
6 ve la ve hiçbir وَلَا -
7 tairin kuş طَائِرٍ طير
8 yetiru uçar يَطِيرُ طير
9 bicenahayhi iki kanadıyla بِجَنَاحَيْهِ جنح
10 illa ancak إِلَّا -
11 umemun bir ümmettir أُمَمٌ امم
12 emsalukum sizin misalini أَمْثَالُكُمْ مثل
13 ma değildir مَا -
14 ferratna ihmal etmiş فَرَّطْنَا فرط
15 fi فِي -
16 l-kitabi kitapta الْكِتَابِ كتب
17 min hiçbir مِنْ -
18 şey'in şeyi شَيْءٍ شيا
19 summe sonra ثُمَّ -
20 ila karşı إِلَىٰ -
21 rabbihim Rablerine رَبِّهِمْ ربب
22 yuhşerune haşredilirler يُحْشَرُونَ حشر

Notlar

Not 1

*Çoğul gelmesi önemlidir. Anlarız ki insanların içinde de misaller/örnekler vardır. İnsanların farklı alt ümmetlere ayrılması gibi diğer canlılar da kendi içlerinde farklı ümmetlere/kategorilere ayrılır. Farklı tip maymunların olması gibi.**Evrenin geçmiş gelecek tüm kuantum bilgilerini içeren korunmuş, 2D (2 boyutlu) kitap/yazıt. Levh-i Mahfûz.***Onlar. Eril çoğul. Muhatap insanlar olduğu için insanların hasredilmesinin işaret edildiğini anlarız.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Ümmet, ümmet Kavram 305

305 Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

Haşretmek Kavram 556

556 Toplamak, bir araya getirmek.

Dâbbe Kavram 599

599 Hareket eden, debelenen, canlı her şey.

6. En'âm Suresi

Ayet 45

Arapça Metin (Harekeli)

834|6|45|فَقُطِعَ دَابِرُ ٱلْقَوْمِ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ وَٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

834|6|45|فقطع دابر القوم الذين ظلموا والحمد لله رب العلمين

Latin Literal

45. Fe kutia dâbirul kavmillezîne zalemû, vel hamdu lillâhi rabbil âlemîn(âlemîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki kesildi arkası kavmin/toplumun; zulmetmiş257 kimselerin; ve hamd3 Allah’adır; Rabbidir4 alemlerin.

Ahmed Samira Çevirisi

45 So (it was) cut off/separated (the) root/remainder (of) the nation those who caused injustice/oppression, and the praise/gratitude (is) to God the creations altogether’s/(universe’s) Lord.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fekutia öyle ki kesildi فَقُطِعَ قطع
2 dabiru arkası دَابِرُ دبر
3 l-kavmi kavmi/toplumu الْقَوْمِ قوم
4 ellezine kimseler (ki) الَّذِينَ -
5 zelemu zulmettiler ظَلَمُوا ظلم
6 velhamdu ve hamd وَالْحَمْدُ حمد
7 lillahi Allah’adır لِلَّهِ -
8 rabbi Rabbi رَبِّ ربب
9 l-aalemine alemlerin الْعَالَمِينَ علم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hamd Kavram 3

3 En yüce övgü/methetme.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

6. En'âm Suresi

Ayet 51

Arapça Metin (Harekeli)

840|6|51|وَأَنذِرْ بِهِ ٱلَّذِينَ يَخَافُونَ أَن يُحْشَرُوٓا۟ إِلَىٰ رَبِّهِمْ لَيْسَ لَهُم مِّن دُونِهِۦ وَلِىٌّ وَلَا شَفِيعٌ لَّعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

840|6|51|وانذر به الذين يخافون ان يحشروا الي ربهم ليس لهم من دونه ولي ولا شفيع لعلهم يتقون

Latin Literal

51. Ve enzir bihillezîne yehâfûne en yuhşerû ilâ rabbihimleyse lehum min dûnihî veliyyun ve lâ şefîun leallehum yettekûn(yettekûne).

Türkçe Çeviri

Ve uyar onunla* kimseleri (ki) korkarlar ki haşredilirler556 Rablerine4 karşı; olmaz onlara O’nun astından bir veli28 ne de bir şefâat114; belki onlar takvalı21 olurlar.

Ahmed Samira Çevirisi

51 And warn with it those who fear that they be gathered to their Lord, (there) is not for them a guardian , and nor a mediator other than Him, maybe they fear and obey.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve enzir ve uyar وَأَنْذِرْ نذر
2 bihi onunla بِهِ -
3 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
4 yehafune korkarlar يَخَافُونَ خوف
5 en ki أَنْ -
6 yuhşeru haşredilirler يُحْشَرُوا حشر
7 ila karşı إِلَىٰ -
8 rabbihim Rablerine رَبِّهِمْ ربب
9 leyse yoktur لَيْسَ ليس
10 lehum onlara لَهُمْ -
11 min مِنْ -
12 dunihi O’nun astından دُونِهِ دون
13 veliyyun bir veli وَلِيٌّ ولي
14 ve la ne de وَلَا -
15 şefiun şefaat شَفِيعٌ شفع
16 leallehum belki onlar لَعَلَّهُمْ -
17 yettekune takvalı olurlar يَتَّقُونَ وقي

Notlar

Not 1

*Kur'an'la.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Takva Kavram 21

21 Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Veli Kavram 28

28 Koruyan, himaye eden yakın arkadaş. Çoğulu evliyadır.

Şefâat Kavram 114

114 Yargılama esnasında araya girip müdahale etmek. Şefâat kavramı şeytânın en büyük aldatmacasıdır. Şefâatin tamamı Yüce Allah'a aittir. O'nun astından şefâatçiler ummak/beklenti içine girmek şirktir. Müşriklerin yani Yüce Allah'a ortak koşan kimselerin ortak özelliklerinden bir tanesi Yüce Allah'ın katında/indinde Yüce Allah'ın astından şeyleri şefâatçiler olarak beklemektir (10:18). Peygamberlerin, ölmüş insanların, şeyhlerin, imamların ahirette şefâatçiler olacağına iman etmek büyük bir şirktir ve affı yoktur. Şeytanın en büyük tuzağı: Şefâat aldatmacası

Haşretmek Kavram 556

556 Toplamak, bir araya getirmek.

6. En'âm Suresi

Ayet 52

Arapça Metin (Harekeli)

841|6|52|وَلَا تَطْرُدِ ٱلَّذِينَ يَدْعُونَ رَبَّهُم بِٱلْغَدَوٰةِ وَٱلْعَشِىِّ يُرِيدُونَ وَجْهَهُۥ مَا عَلَيْكَ مِنْ حِسَابِهِم مِّن شَىْءٍ وَمَا مِنْ حِسَابِكَ عَلَيْهِم مِّن شَىْءٍ فَتَطْرُدَهُمْ فَتَكُونَ مِنَ ٱلظَّٰلِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

841|6|52|ولا تطرد الذين يدعون ربهم بالغدوه والعشي يريدون وجهه ما عليك من حسابهم من شي وما من حسابك عليهم من شي فتطردهم فتكون من الظلمين

Latin Literal

52. Ve lâ tatrudillezîne yed’ûne rabbehum bil gadâti vel aşiyyi yurîdûne vecheh(vechehu), mâ aleyke min hısâbihim min şey’in ve mâ min hısâbike aleyhim min şey’in fe tatrudehum fe tekûne minez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Uzaklaştırma kimseleri (ki) çağırırlar Rablerini4 sabahla ve akşam (-la); isterler/arzularlar O'nun yüzünü; yoktur senin üzerine onların hesabından hiçbir şey; ve yoktur senin hesabından onlar üzerine hiçbir şey; öyle ki uzaklaştırdığında onları öyle ki olursun zalimlerden257.

Ahmed Samira Çevirisi

52 And do not expel/drive away those who call their Lord with the early mornings and the evening ,they want His face/direction, their account is not on you from a thing, and your account is not on them from a thing, so you expel them/drive them away, so you be from the unjust/oppressive (P).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve la وَلَا -
2 tetrudi uzaklaştırma تَطْرُدِ طرد
3 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
4 yed'une çağırırlar يَدْعُونَ دعو
5 rabbehum Rablerini رَبَّهُمْ ربب
6 bil-gadati sabah بِالْغَدَاةِ غدو
7 vel'aşiyyi ve akşam وَالْعَشِيِّ عشو
8 yuridune isterler يُرِيدُونَ رود
9 vechehu yüzünü onun وَجْهَهُ وجه
10 ma yoktur مَا -
11 aleyke senin üzerine عَلَيْكَ -
12 min مِنْ -
13 hisabihim hesabından onların حِسَابِهِمْ حسب
14 min hiçbir مِنْ -
15 şey'in şey شَيْءٍ شيا
16 ve ma ve yoktur وَمَا -
17 min مِنْ -
18 hisabike hesabından senin حِسَابِكَ حسب
19 aleyhim onlar üzerine عَلَيْهِمْ -
20 min hiçbir مِنْ -
21 şey'in şey شَيْءٍ شيا
22 fetetrudehum öyle ki uzaklaştırdığında onları فَتَطْرُدَهُمْ طرد
23 fetekune öyle ki olursun فَتَكُونَ كون
24 mine مِنَ -
25 z-zalimine zalimlerden الظَّالِمِينَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

6. En'âm Suresi

Ayet 54

Arapça Metin (Harekeli)

843|6|54|وَإِذَا جَآءَكَ ٱلَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِـَٔايَٰتِنَا فَقُلْ سَلَٰمٌ عَلَيْكُمْ كَتَبَ رَبُّكُمْ عَلَىٰ نَفْسِهِ ٱلرَّحْمَةَ أَنَّهُۥ مَنْ عَمِلَ مِنكُمْ سُوٓءًۢا بِجَهَٰلَةٍ ثُمَّ تَابَ مِنۢ بَعْدِهِۦ وَأَصْلَحَ فَأَنَّهُۥ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

843|6|54|واذا جاك الذين يومنون بايتنا فقل سلم عليكم كتب ربكم علي نفسه الرحمه انه من عمل منكم سوا بجهله ثم تاب من بعده واصلح فانه غفور رحيم

Latin Literal

54. Ve izâ câekellezîne yu’minûne bi âyâtinâ fe kul selâmun aleykum ketebe rabbukum alâ nefsihir rahmete ennehu men amile minkum sûen bi cehâletin summe tâbe min ba’dihî ve asleha fe ennehu gafûrun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

Ve geldikleri zaman sana ayetlerimize454 iman47 etmiş kimseler; öyle ki de ki: "Bir selâm98 sizlere; yazdı Rabbiniz4 kendi nefsi406 üzerine rahmeti271; o kimse ki yaptı sizden bir kötülük cahillikle489; sonra tevbe33 etti sonrasında onun*; ve ıslah316 etti; öyle ki doğrusu O (Allah) bir Gafûr’dur20; bir Rahîm’dir2.

Ahmed Samira Çevirisi

54 And if those who believe came to you with Our verses/evidences, so say: "A greeting/peace on you, your Lord decreed on Himself the mercy, that who from you made/did bad/evil/harm with ignorance/foolishness, then he repented from after it, and corrected/repaired, so that He truly is a forgiver, merciful."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve وَإِذَا -
2 ca'eke geldikleri zaman sana جَاءَكَ جيا
3 ellezine kimseler الَّذِينَ -
4 yu'minune iman etmiş يُؤْمِنُونَ امن
5 biayatina ayetlerimize بِايَاتِنَا ايي
6 fekul öyle ki de ki فَقُلْ قول
7 selamun bir selam سَلَامٌ سلم
8 aleykum sizlere عَلَيْكُمْ -
9 ketebe yazdı كَتَبَ كتب
10 rabbukum Rabbiniz رَبُّكُمْ ربب
11 ala üzerine عَلَىٰ -
12 nefsihi kendi nefsine نَفْسِهِ نفس
13 r-rahmete rahmeti الرَّحْمَةَ رحم
14 ennehu ki o أَنَّهُ -
15 men kim مَنْ -
16 amile yaptı عَمِلَ عمل
17 minkum sizden مِنْكُمْ -
18 su'en bir kötülük سُوءًا سوا
19 bicehaletin cahillikle بِجَهَالَةٍ جهل
20 summe sonra ثُمَّ -
21 tabe tevbe etti تَابَ توب
22 min مِنْ -
23 bea'dihi sonrasında onun بَعْدِهِ بعد
24 ve esleha ve ıslah etti وَأَصْلَحَ صلح
25 feennehu öyle ki doğrusu O فَأَنَّهُ -
26 gafurun bir Gafûr’dur غَفُورٌ غفر
27 rahimun bir Rahîm’dir رَحِيمٌ رحم

Notlar

Not 1

*Kötülüğün.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm Kavram 2

2 Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Gafûr Kavram 20

20 Bağışlayan.

Tevbe Kavram 33

33 Dönmek, vazgeçmek.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Selâm Kavram 98

98 Esenlik-güven bahşeden.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

Islah/ıslah olmak. Kavram 316

316 Düzelmek, iyileşmek.

Yüce Allah'ın nefsi. Kavram 406

406 Yüce Allah'ın bizzat kendisi, varlığı. Bir uyku veya uyuklama yaşamayan, yorulmayan, sonu ve başı olmayan, daima diri/canlı olan bilinç, varlık.

Ayetler Kavram 454

454 Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.

Cahil Kavram 489

489 Bilgisiz, bihaber, bilinçsizlik, farkındalığı olmayan.

6. En'âm Suresi

Ayet 57

Arapça Metin (Harekeli)

846|6|57|قُلْ إِنِّى عَلَىٰ بَيِّنَةٍ مِّن رَّبِّى وَكَذَّبْتُم بِهِۦ مَا عِندِى مَا تَسْتَعْجِلُونَ بِهِۦٓ إِنِ ٱلْحُكْمُ إِلَّا لِلَّهِ يَقُصُّ ٱلْحَقَّ وَهُوَ خَيْرُ ٱلْفَٰصِلِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

846|6|57|قل اني علي بينه من ربي وكذبتم به ما عندي ما تستعجلون به ان الحكم الا لله يقص الحق وهو خير الفصلين

Latin Literal

57. Kul innî alâ beyyinetin min rabbî, ve kezzebtum bih(bihî), mâ indî mâ testa’cilûne bih(bihî), inil hukmu illâ lillâh(lillâhi), yakussul hakka ve huve hayrul fâsılîn(fâsılîne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Doğrusu ben bir beyanat620 üzerindeyim Rabbimden4; ve (sizler) yalanladınız onu*; indimde/yanımda değildir kendisine acele ettiğiniz**; ki hükmü ancak Allah'adır; kıssalaştırır (Allah) hakkı/gerçeği; ve O (Allah) hayırlısıdır ayıranların."

Ahmed Samira Çevirisi

57 Say: "That I (am) on an evidence from my Lord, and you denied/falsified with it; at me is not what you hurry/urge with it, that the judgment/rule (is) except to God, He narrates/informs the truth , and He (is) best (of) the judges/separators ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 inni doğrusu ben إِنِّي -
3 ala üzerindeyim عَلَىٰ -
4 beyyinetin bir beyanat بَيِّنَةٍ بين
5 min مِنْ -
6 rabbi Rabbimden رَبِّي ربب
7 vekezzebtum ve yalanladınız وَكَذَّبْتُمْ كذب
8 bihi onu بِهِ -
9 ma değildir مَا -
10 indi indimde/yanımda عِنْدِي عند
11 ma مَا -
12 testea'cilune acele ettiğiniz تَسْتَعْجِلُونَ عجل
13 bihi onu بِهِ -
14 ini ki إِنِ -
15 l-hukmu hükmü الْحُكْمُ حكم
16 illa ancak إِلَّا -
17 lillahi Allah’adır لِلَّهِ -
18 yekussu kıssalaştırır يَقُصُّ قصص
19 l-hakka hakkı/gerçeği الْحَقَّ حقق
20 ve huve ve O وَهُوَ -
21 hayru hayırlıdır خَيْرُ خير
22 l-fasiline ayıranların الْفَاصِلِينَ فصل

Notlar

Not 1

*Kur'an'ı.**Biz haksızsak azabı bize hemen indir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Beyanat Kavram 620

620 Gizli saklı olmadan açıkça deklere edilmiş, apaçık bildirilmiş, belli edilmiş, apaçık ifade edilmiş.

6. En'âm Suresi

Ayet 71

Arapça Metin (Harekeli)

860|6|71|قُلْ أَنَدْعُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَنفَعُنَا وَلَا يَضُرُّنَا وَنُرَدُّ عَلَىٰٓ أَعْقَابِنَا بَعْدَ إِذْ هَدَىٰنَا ٱللَّهُ كَٱلَّذِى ٱسْتَهْوَتْهُ ٱلشَّيَٰطِينُ فِى ٱلْأَرْضِ حَيْرَانَ لَهُۥٓ أَصْحَٰبٌ يَدْعُونَهُۥٓ إِلَى ٱلْهُدَى ٱئْتِنَا قُلْ إِنَّ هُدَى ٱللَّهِ هُوَ ٱلْهُدَىٰ وَأُمِرْنَا لِنُسْلِمَ لِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

860|6|71|قل اندعوا من دون الله ما لا ينفعنا ولا يضرنا ونرد علي اعقابنا بعد اذ هدينا الله كالذي استهوته الشيطين في الارض حيران له اصحب يدعونه الي الهدي ايتنا قل ان هدي الله هو الهدي وامرنا لنسلم لرب العلمين

Latin Literal

71. Kul e ned’û min dûnillâhi mâ lâ yenfeunâ ve lâ yadurrunâ ve nureddu alâ a’kâbinâ ba’de iz hedânâllâhu kellezîstehvethuş şeyâtînu fîl ardı hayrâne lehû ashâbun yed’ûnehû ilel hude’tinâ, kul inne hudallâhi huvel hudâ, ve umirnâ li nuslime li rabbil âlemîn(âlemîne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Çağırır mıyız Allah’ın astından menfaat sağlamayanı bizlere ve zarar vermeyeni bizlere; ve döner (miyiz) topuklarımız üzerine, kılavuzladığı192 zaman sonrası Allah'ın bizleri; kimse gibi (ki) kılavuzluk etti ona şeytânlar29 yerde bir şaşkınlığa ona; arkadaşları çağırır onu kılavuza192 doğru; "Gel bizlere" (diye)"; de ki: "Doğrusu Allah'ın kılavuzu192 (ki) odur kılavuz192; ve emredildi bizlere İslam218 olmamız alemlerin203 Rabbine4."

Ahmed Samira Çevirisi

71 Say: "Do we call from other than God what does not benefit us, and nor harms us, and we be returned on our heels, after when God guided us, as/like whom the devil tempted/allured him , in the earth/Planet Earth, confused/bewildered, for him (are) friends/company, they call him to the guidance: ’Come to us.’" Say: "That God’s guidance, it is the guidance, and we were ordered/commanded to surrender to the creations altogether’s/(universes’) Lord."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 ened'u çağırır mıyız أَنَدْعُو دعو
3 min مِنْ -
4 duni astından دُونِ دون
5 llahi Allah’ın اللَّهِ -
6 ma مَا -
7 la لَا -
8 yenfeuna menfaat sağlamayani bizlere يَنْفَعُنَا نفع
9 ve la ve وَلَا -
10 yedurruna ve zarar vermeyeni bizlere يَضُرُّنَا ضرر
11 ve nuraddu ve döner (miyiz) وَنُرَدُّ ردد
12 ala üzerinde عَلَىٰ -
13 ea'kabina topuklarımız أَعْقَابِنَا عقب
14 bea'de sonrası بَعْدَ بعد
15 iz zaman إِذْ -
16 hedana doğru yola kılavuzladı bizleri هَدَانَا هدي
17 llahu Allah اللَّهُ -
18 kallezi kimse gibi كَالَّذِي -
19 stehvethu kılavuzluk etti ona اسْتَهْوَتْهُ هوي
20 ş-şeyatinu şeytanlar الشَّيَاطِينُ شطن
21 fi فِي -
22 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
23 hayrane bir şaşkınlığa حَيْرَانَ حير
24 lehu ona لَهُ -
25 eshabun arkadaşları أَصْحَابٌ صحب
26 yed'unehu çağırır onu يَدْعُونَهُ دعو
27 ila doğru إِلَى -
28 l-huda doğru kılavuza الْهُدَى هدي
29 tina gel bizlere ائْتِنَا اتي
30 kul de ki قُلْ قول
31 inne doğrusu إِنَّ -
32 huda doğru kılavuzu هُدَى هدي
33 llahi Allah'ın اللَّهِ -
34 huve odur هُوَ -
35 l-huda doğru kılavuz الْهُدَىٰ هدي
36 ve umirna ve emredildi bizlere وَأُمِرْنَا امر
37 linuslime İslam olmamız لِنُسْلِمَ سلم
38 lirabbi Rabbine لِرَبِّ ربب
39 l-aalemine alemlerin الْعَالَمِينَ علم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Şeytân Kavram 29

29 Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Âlem, âlem, alem. Kavram 203

203 Farklı zamanlar ve/veya mekanlarda yaşamlar, durum ve şartlar. Göklerdeki uzaylı yaşamlar. Dünya hayatının farklı zamanlarında gerçekleşen yaşamlar.

İslam, islam Kavram 218

218 Yüce Allah'ın biricik ve tek dini. Ahirette kabul edilecek tek din. İslam teslimiyet demektir; Yüce Allah ile insanın arasında yapılmış olan mîsâka/antlaşmaya/sözleşmeye teslim olmak, uymaktır demektir. Antlaşmayı bozmamaktır. Kutsal kitaplar bizlere işte bu antlaşmayı hatırlatır. Kısacası İslam sadece Kur'an demektir. Günümüzde milyarlarca insan kendisini müslüman sanmakta ve İslam dininde olduklarını, islam olduklarını iddia etmektedirler. Oysa büyük bir yanılgı içindedirler. Kur'an'la yakından uzaktan ilgisi olmayan, tamamı zan olan söyletilerle/hadislerle uydurulmuş bir din asla ama asla Yüce Allah'ın İslam dini değildir. İslam girmek için ilk şart söylentileri/hadisleri terk etmek ve sadece Kur'an'a tabi olmaktır.

6. En'âm Suresi

Ayet 77

Arapça Metin (Harekeli)

866|6|77|فَلَمَّا رَءَا ٱلْقَمَرَ بَازِغًا قَالَ هَٰذَا رَبِّى فَلَمَّآ أَفَلَ قَالَ لَئِن لَّمْ يَهْدِنِى رَبِّى لَأَكُونَنَّ مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلضَّآلِّينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

866|6|77|فلما را القمر بازغا قال هذا ربي فلما افل قال لين لم يهدني ربي لاكونن من القوم الضالين

Latin Literal

77. Fe lemmâ reel kamere bâzigan kâle hâzâ rabbî, fe lemmâ efele kâle le in lem yehdinî rabbî le ekûnenne minel kavmid dâllîn(dâllîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki ne zaman gördü* Ay'ı bir görünüp yükselen (olarak) dedi*: "Budur Rabbim4!"; öyle ki ne zaman battı** dedi*: "Mutlak ki eğer asla kılavuzlamazsa192 beni Rabbim4; mutlak olurum dalalete düşmüş kavimden/toplumdan.

Ahmed Samira Çevirisi

77 So when he saw the moon, rising/emerging, he said: "That (is) my lord, so when it set/darkened, he said: "If (E) my lord does not guide me, I will be (E) from the nation the misguided."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
2 raa gördü رَأَى راي
3 l-kamera Ay'ı الْقَمَرَ قمر
4 bazigan bir görünüp yükselen (olarak) بَازِغًا بزغ
5 kale dedi قَالَ قول
6 haza budur هَٰذَا -
7 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
8 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
9 efele battı (Ay) أَفَلَ افل
10 kale dedi قَالَ قول
11 lein mutlak ki eğer لَئِنْ -
12 lem asla لَمْ -
13 yehdini doğru yola kılavuzlamazsa يَهْدِنِي هدي
14 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
15 leekunenne mutlak olurum لَأَكُونَنَّ كون
16 mine مِنَ -
17 l-kavmi kavimden/toplumdan الْقَوْمِ قوم
18 d-dalline dalalet içinde الضَّالِّينَ ضلل

Notlar

Not 1

*İbrahim.**Ay.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

6. En'âm Suresi

Ayet 78

Arapça Metin (Harekeli)

867|6|78|فَلَمَّا رَءَا ٱلشَّمْسَ بَازِغَةً قَالَ هَٰذَا رَبِّى هَٰذَآ أَكْبَرُ فَلَمَّآ أَفَلَتْ قَالَ يَٰقَوْمِ إِنِّى بَرِىٓءٌ مِّمَّا تُشْرِكُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

867|6|78|فلما را الشمس بازغه قال هذا ربي هذا اكبر فلما افلت قال يقوم اني بري مما تشركون

Latin Literal

78. Fe lemmâ reeş şemse bâzigaten kâle hâzâ rabbî,hâzâ ekber(ekberu), fe lemmâ efelet kâle yâ kavmî innî berîun mimmâ tuşrikûn(tuşrikûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki ne zaman gördü Güneş'i bir görünüp yükselen (olarak) dedi: "Budur Rabbim4! Bu daha büyüktür"; öyle ki ne zaman battı (Güneş) dedi: "Ey kavmim/toplumum! Doğrusu ben uzağım şirk71 koştuklarınızdan."

Ahmed Samira Çevirisi

78 So when he saw the sun rising/emerging, he said: "That (is) my lord, that (is) bigger." So when it set, he said: "You (my) nation, that I am innocent/renouncing from what you share/make partners (with God)."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
2 raa gördü رَأَى راي
3 ş-şemse güneşi الشَّمْسَ شمس
4 bazigaten bir görünüp yükselen (olarak) بَازِغَةً بزغ
5 kale dedi قَالَ قول
6 haza budur هَٰذَا -
7 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
8 haza bu هَٰذَا -
9 ekberu daha büyük أَكْبَرُ كبر
10 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
11 efelet battı (Güneş) أَفَلَتْ افل
12 kale dedi قَالَ قول
13 ya kavmi ey kavmim يَا قَوْمِ قوم
14 inni doğrusu ben إِنِّي -
15 beri'un uzağım بَرِيءٌ برا
16 mimma مِمَّا -
17 tuşrikune şirk koştuklarından تُشْرِكُونَ شرك

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Şirk koşmak/ortak koşmak Kavram 71

71 Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

6. En'âm Suresi

Ayet 80

Arapça Metin (Harekeli)

869|6|80|وَحَآجَّهُۥ قَوْمُهُۥ قَالَ أَتُحَٰٓجُّوٓنِّى فِى ٱللَّهِ وَقَدْ هَدَىٰنِ وَلَآ أَخَافُ مَا تُشْرِكُونَ بِهِۦٓ إِلَّآ أَن يَشَآءَ رَبِّى شَيْـًٔا وَسِعَ رَبِّى كُلَّ شَىْءٍ عِلْمًا أَفَلَا تَتَذَكَّرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

869|6|80|وحاجه قومه قال اتحجوني في الله وقد هدين ولا اخاف ما تشركون به الا ان يشا ربي شيا وسع ربي كل شي علما افلا تتذكرون

Latin Literal

80. Ve hâccehu kavmuh(kavmuhu), kâle e tuhâccûnnî fîllâhi ve kad hedân(hedâni), ve lâ ehâfu mâ tuşrıkûne bihî illâ en yeşâe rabbî şey’â(şeyen), vesia rabbî kulle şey’in ilmâ(ilmen), e fe lâ tetezekkerûn(tetezekkerûne).

Türkçe Çeviri

Ve hacc376 etti ona* kavmi/toplumu onun**; dedi***: "Hacc376 mı edersiniz Allah hakkında? Muhakkak kılavuzladı192**** beni; ve korkmam O'na***** şirk71 koştuğunuzdan; dışındadır****** ki diler Rabbim4 bir şey; kuşatır Rabbim4 her bir şeyi bir ilim1143 (-le); öyle ki zikretmez78 misiniz?"

Ahmed Samira Çevirisi

80 And his nation disputed with him, he said: "Do you argue/dispute with me in God and He had guided me, and I do not fear what you share/make partners (with God) with it, except that my lord wills/wants a thing, my lord spread/enriched every thing (in) knowledge, so do you not think?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve haccehu ve hacc etti ona وَحَاجَّهُ حجج
2 kavmuhu kavmi onun قَوْمُهُ قوم
3 kale dedi قَالَ قول
4 etuhaccunni hacc mı edersiniz أَتُحَاجُّونِّي حجج
5 fi hakkında فِي -
6 llahi Allah اللَّهِ -
7 vekad muhakkak وَقَدْ -
8 hedani doğru yola kılavuzladı beni هَدَانِ هدي
9 ve la ve وَلَا -
10 ehafu korkmam أَخَافُ خوف
11 ma مَا -
12 tuşrikune şirk koştuğunuzdan تُشْرِكُونَ شرك
13 bihi O'na بِهِ -
14 illa dışındadır إِلَّا -
15 en ki أَنْ -
16 yeşa'e diler يَشَاءَ شيا
17 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
18 şey'en bir şey شَيْئًا شيا
19 vesia kuşatır وَسِعَ وسع
20 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
21 kulle her bir كُلَّ كلل
22 şey'in şeyi شَيْءٍ شيا
23 ilmen bir ilim/bilim (-le) عِلْمًا علم
24 efela öyle ki أَفَلَا -
25 tetezekkerune zikretmezsiniz/hatırlamazsınız تَتَذَكَّرُونَ ذكر

Notlar

Not 1

*İbrahim'e.**İbrahim'in.***İbrahim.****Allah.*****Allah'a.******Rabbim'den gelen bir şeyden korkarım ancak.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Şirk koşmak/ortak koşmak Kavram 71

71 Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

Zikir/zikr Kavram 78

78 Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Hac Kavram 376

376 Delillerle tartışma.

İlim, ilim. Kavram 1143

1143 Kanıta dayalı, ispatlı, kesin ve şüphesiz bilgi. Her bir kimse aynı bilgiyi takip ederek aynı sonuca ulaşmalıdır; tekrar edilebilir ve her seferinde aynı sonuç elde edilmelidir. Matematik gibi. İki elmanın yanına evrenin her neresinde olursa olsun 2 elma daha koyarsak toplam 4 elma olur. İşte bu bir ilimdir. Kesin bilgidir.

6. En'âm Suresi

Ayet 83

Arapça Metin (Harekeli)

872|6|83|وَتِلْكَ حُجَّتُنَآ ءَاتَيْنَٰهَآ إِبْرَٰهِيمَ عَلَىٰ قَوْمِهِۦ نَرْفَعُ دَرَجَٰتٍ مَّن نَّشَآءُ إِنَّ رَبَّكَ حَكِيمٌ عَلِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

872|6|83|وتلك حجتنا اتينها ابرهيم علي قومه نرفع درجت من نشا ان ربك حكيم عليم

Latin Literal

83. Ve tilke huccetunâ âteynâhâ ibrâhîme alâ kavmih(kavmihî), nerfeu derecâtin men neşâ’(neşâu), inne rabbeke hakîmun alîm(alîmun).

Türkçe Çeviri

İşte şunlar (ki) hüccetlerimizdir625; verdik onu İbrahim'e kavmine/toplumuna karşı; yükseltiriz derecelere dilediğimiz kimseyi; doğrusu (senin) Rabbin4 Hakîm’dir; Alîm’dir.

Ahmed Samira Çevirisi

83 And that (is) Our proof/argument, We gave/brought it (to) Abraham on (to) his nation, We raise steps/stages (of) whom We will/want, that your lord (is) wise/judicious, knowledgeable.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve tilke işte şunlar وَتِلْكَ -
2 huccetuna hüccetlerimizdir حُجَّتُنَا حجج
3 ateynaha verdik onu اتَيْنَاهَا اتي
4 ibrahime İbrahim'e إِبْرَاهِيمَ -
5 ala karşı عَلَىٰ -
6 kavmihi kavmine/toplumuna قَوْمِهِ قوم
7 nerfeu yükseltiriz نَرْفَعُ رفع
8 deracatin derecelere دَرَجَاتٍ درج
9 men kimseyi مَنْ -
10 neşa'u dilediğimiz نَشَاءُ شيا
11 inne doğrusu إِنَّ -
12 rabbeke Rabbin رَبَّكَ ربب
13 hakimun Hakîm’dir حَكِيمٌ حكم
14 alimun Alîm’dir عَلِيمٌ علم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Hüccet Kavram 625

625 Hacc kelimesinin isim hali. Doğru yönelişi kanıtlayan delil. Bir önermenin doğruluğunu ispat etmeye yarayan önerme, tanıt.

6. En'âm Suresi

Ayet 102

Arapça Metin (Harekeli)

891|6|102|ذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ رَبُّكُمْ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ خَٰلِقُ كُلِّ شَىْءٍ فَٱعْبُدُوهُ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ وَكِيلٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

891|6|102|ذلكم الله ربكم لا اله الا هو خلق كل شي فاعبدوه وهو علي كل شي وكيل

Latin Literal

102. Zâlikumullâhu rabbukum, lâ ilâhe illâ huve, hâliku kulli şey’in fa’budûh(fa’budûhu),ve huve alâ kulli şey’in vekîl(vekîlun).

Türkçe Çeviri

İşte sizlere Allah; Rabbiniz4; yoktur ilâh74 O’nun dışında; yaratandır her bir şeyi; öyle ki kulluk46 edin O’na; ve O her bir şey üzerine bir Vekîl’dir517.

Ahmed Samira Çevirisi

102 That one (is) God, your (P) Lord, no God except Him, creator (of) every thing, so worship Him, and He is on every thing a guardian/protector .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zalikumu işte sizlere ذَٰلِكُمُ -
2 llahu Allah اللَّهُ -
3 rabbukum Rabbiniz رَبُّكُمْ ربب
4 la yoktur لَا -
5 ilahe ilah إِلَٰهَ اله
6 illa dışında إِلَّا -
7 huve O’nun هُوَ -
8 haliku yaratandır خَالِقُ خلق
9 kulli herbir كُلِّ كلل
10 şey'in şeyi شَيْءٍ شيا
11 fea'buduhu öyle ki kulluk edin O’na فَاعْبُدُوهُ عبد
12 ve huve ve O وَهُوَ -
13 ala üzerine عَلَىٰ -
14 kulli her bir كُلِّ كلل
15 şey'in şey شَيْءٍ شيا
16 vekilun bir Vekil’dir. وَكِيلٌ وكل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kulluk etmek Kavram 46

46 Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.

ilâh Kavram 74

74 Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Vekîl Kavram 517

517 Vekalet verilen, birinin işini görmesi için kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği.

6. En'âm Suresi

Ayet 104

Arapça Metin (Harekeli)

893|6|104|قَدْ جَآءَكُم بَصَآئِرُ مِن رَّبِّكُمْ فَمَنْ أَبْصَرَ فَلِنَفْسِهِۦ وَمَنْ عَمِىَ فَعَلَيْهَا وَمَآ أَنَا۠ عَلَيْكُم بِحَفِيظٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

893|6|104|قد جاكم بصاير من ربكم فمن ابصر فلنفسه ومن عمي فعليها وما انا عليكم بحفيظ

Latin Literal

104. Kad câekum basâiru min rabbikum fe men ebsara fe li nefsih(nefsihi) ve men amiye fe aleyhâ, ve mâ ene aleykum bi hafîz(hafîzin).

Türkçe Çeviri

Muhakkak geldi sizlere basiretler/bakışlar Rabbinizden4; öyle ki kim baktı/gördü öyle ki mutlak kendi nefsinedir201; ve kim âmâ* oldu öyle ki aleyhinedir onu (nefsinin); ve değilim ben** üzerinize bir hafız***.

Ahmed Samira Çevirisi

104 Clear sightedness had come to you from your (P) Lord, so who saw/understood so to himself, and who blinded so on it, and I am not on you with a protector/observer .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kad muhakkak قَدْ -
2 ca'ekum geldi sizlere جَاءَكُمْ جيا
3 besairu basiretler/bakışlar بَصَائِرُ بصر
4 min مِنْ -
5 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
6 femen öyle ki kim فَمَنْ -
7 ebsara baktı أَبْصَرَ بصر
8 felinefsihi öyle ki mutlak kendi nefsinedir فَلِنَفْسِهِ نفس
9 ve men ve kim وَمَنْ -
10 amiye âmâ oldu عَمِيَ عمي
11 fealeyha öyle ki aleyhinedir onu (nefsinin) فَعَلَيْهَا -
12 ve ma ve değilim وَمَا -
13 ena ben أَنَا -
14 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
15 bihafizin bir hafız بِحَفِيظٍ حفظ

Notlar

Not 1

*Kör.**Yüce Allah.***Yüce Allah kendisinden gelen mesajlara âmâ olanlara bir hafız/koruyucu/muhafız olmayacağını bildirmektedir. Benzer geçiş 50:29 ayetinde de karşımıza çıkar.En’âm 104. ayette Yüce Allah haşa ‘de ki’, ‘قُلْ’, ‘qul’ kelimesini unutmuş mu? Kur'an’da hata mı var?

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

6. En'âm Suresi

Ayet 106

Arapça Metin (Harekeli)

895|6|106|ٱتَّبِعْ مَآ أُوحِىَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ وَأَعْرِضْ عَنِ ٱلْمُشْرِكِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

895|6|106|اتبع ما اوحي اليك من ربك لا اله الا هو واعرض عن المشركين

Latin Literal

106. İttebi’ mâ uhıye ileyke min rabbik(rabbike), lâ ilâhe illâ huve, ve a’rıd anil muşrikîn(muşrikîne).

Türkçe Çeviri

Tabi ol vahyolunana* üzerine Rabbinden4; yoktur ilâh74 O’nun dışında; ve yüz çevir** müşriklerden36.

Ahmed Samira Çevirisi

106 Follow what was inspired/transmitted to you, from your Lord, no God except Him, and object/turn away from the sharers/takers of partners (with God).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ittebia' tabi ol اتَّبِعْ تبع
2 ma مَا -
3 uhiye vahyolunana أُوحِيَ وحي
4 ileyke üzerine إِلَيْكَ -
5 min مِنْ -
6 rabbike Rabbinden رَبِّكَ ربب
7 la yoktur لَا -
8 ilahe ilâh إِلَٰهَ اله
9 illa dışında إِلَّا -
10 huve O’nun هُوَ -
11 ve ea'rid ve yüz çevir وَأَعْرِضْ عرض
12 ani عَنِ -
13 l-muşrikine müşriklerden الْمُشْرِكِينَ شرك

Notlar

Not 1

*Kur'an'a. Bizler de sadece Kur'an'a tabi olmalıyız.**Müşriklerden yüz çevirmeliyiz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Müşrik Kavram 36

36 Şirk koşan. Şirk; ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

ilâh Kavram 74

74 Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

6. En'âm Suresi

Ayet 108

Arapça Metin (Harekeli)

897|6|108|وَلَا تَسُبُّوا۟ ٱلَّذِينَ يَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ فَيَسُبُّوا۟ ٱللَّهَ عَدْوًۢا بِغَيْرِ عِلْمٍ كَذَٰلِكَ زَيَّنَّا لِكُلِّ أُمَّةٍ عَمَلَهُمْ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّهِم مَّرْجِعُهُمْ فَيُنَبِّئُهُم بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

897|6|108|ولا تسبوا الذين يدعون من دون الله فيسبوا الله عدوا بغير علم كذلك زينا لكل امه عملهم ثم الي ربهم مرجعهم فينبيهم بما كانوا يعملون

Latin Literal

108. Ve lâ tesubbûllezîne yed’ûne min dûnillâhi fe yesubbûllâhe adven bi gayri ilm(ilmin), kezâlike zeyyennâ li kulli ummetin amelehum summe ilâ rabbihim merciuhum fe yunebbiuhum bimâ kânû ya’melûn(ya’melûne).

Türkçe Çeviri

Hakaret etmeyin kimselere* (ki) çağırırlar Allah’ın astından; öyle ki hakaret ederler** Allah'a bir taşkınlık*** (-la) olmaksızın bir ilim1143; işte böyledir; süsledik her bir ümmet305 için amellerini/yaptıklarını; sonra Rablerine4 karşıdır dönüş yerleri; öyle ki haber verir (Allah) onlara yapar olduklarını.

Ahmed Samira Çevirisi

108 And do not insult/abuse/defame those who call from other than God, so they insult/abuse/defame God, transgression/violation without knowledge, like that We decorated/beautified to every nation/generation their work , then to their Lord (is) their return, so He informs them with what they were making/doing .

Notlar

Not 1

*Müşriklere. Yüce Allah'ın astından kimseleri ilâhi bir kazanç/fayda sağlamak için çağıranların tamamı müşriktir.**Yüce Allah'ın bizzat kendisine iftira olan, Yüce Allah'a hakaret içeren, tamamı zan olan, ilimden ve bilimden yoksun olan şeyleri söylerler, dile getirirler. ***Taşma. Taşkın. Selin taşması. Suyun taşması. Tâğyâna, tâğûta uyma.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Ümmet, ümmet Kavram 305

305 Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

İlim, ilim. Kavram 1143

1143 Kanıta dayalı, ispatlı, kesin ve şüphesiz bilgi. Her bir kimse aynı bilgiyi takip ederek aynı sonuca ulaşmalıdır; tekrar edilebilir ve her seferinde aynı sonuç elde edilmelidir. Matematik gibi. İki elmanın yanına evrenin her neresinde olursa olsun 2 elma daha koyarsak toplam 4 elma olur. İşte bu bir ilimdir. Kesin bilgidir.

6. En'âm Suresi

Ayet 114

Arapça Metin (Harekeli)

903|6|114|أَفَغَيْرَ ٱللَّهِ أَبْتَغِى حَكَمًا وَهُوَ ٱلَّذِىٓ أَنزَلَ إِلَيْكُمُ ٱلْكِتَٰبَ مُفَصَّلًا وَٱلَّذِينَ ءَاتَيْنَٰهُمُ ٱلْكِتَٰبَ يَعْلَمُونَ أَنَّهُۥ مُنَزَّلٌ مِّن رَّبِّكَ بِٱلْحَقِّ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمُمْتَرِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

903|6|114|افغير الله ابتغي حكما وهو الذي انزل اليكم الكتب مفصلا والذين اتينهم الكتب يعلمون انه منزل من ربك بالحق فلا تكونن من الممترين

Latin Literal

114. E fe gayrallâhi ebtegî hakemen ve huvellezî enzele ileykumul kitâbe mufassala(mufassalan), vellezîne âteynâhumul kitâbe ya’lemûne ennehu munezzelun min rabbike bil hakkı fe lâ tekûnenne minel mumterîn(mumterîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki Allah'tan gayri/başka bir hakem mi ararım?; Ve O* indirendir sizlere mufassal166 edilen kitabı; ve kimseler (ki) verdik onlara kitap; bilirler ki o** indirilendir (senin) Rabbindendir4 hakla/gerçekle; öyle ki sakın olma şüphelenenlerden***.

Ahmed Samira Çevirisi

114 So is other than God I ask/desire (as) a judge/ruler, and He is who descended to you The Book detailed/explained ? And those who We brought (gave) to them The Book , they know that it (is) descended from your Lord with the truth , so do not be (E) from the doubting/arguing.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 efegayra öyle ki gayri mi أَفَغَيْرَ غير
2 llahi Allah'tan اللَّهِ -
3 ebtegi ararım أَبْتَغِي بغي
4 hakemen bir hakem حَكَمًا حكم
5 vehuve ve O (Allah) وَهُوَ -
6 llezi ki الَّذِي -
7 enzele indirdi أَنْزَلَ نزل
8 ileykumu sizlere إِلَيْكُمُ -
9 l-kitabe kitabı الْكِتَابَ كتب
10 mufessalen mufassal edilen مُفَصَّلًا فصل
11 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
12 ateynahumu verdik onlara اتَيْنَاهُمُ اتي
13 l-kitabe kitap الْكِتَابَ كتب
14 yea'lemune bilirler يَعْلَمُونَ علم
15 ennehu ki o (kitap) أَنَّهُ -
16 munezzelun indirilendir مُنَزَّلٌ نزل
17 min مِنْ -
18 rabbike Rabbinden رَبِّكَ ربب
19 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
20 fela öyle ki فَلَا -
21 tekunenne sakın olma تَكُونَنَّ كون
22 mine مِنَ -
23 l-mumterine şüphelenenlerden الْمُمْتَرِينَ مري

Notlar

Not 1

*Allah.**Kur'an.***Şüphede direnenler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Mufassal, tafsilatlı. Kavram 166

166 Detaylı, tafsilatlı, ayrıntılı, analitik.

6. En'âm Suresi

Ayet 115

Arapça Metin (Harekeli)

904|6|115|وَتَمَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ صِدْقًا وَعَدْلًا لَّا مُبَدِّلَ لِكَلِمَٰتِهِۦ وَهُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

Arapça Metin (Harekesiz)

904|6|115|وتمت كلمت ربك صدقا وعدلا لا مبدل لكلمته وهو السميع العليم

Latin Literal

115. Ve temmet kelimetu rabbike sıdkan ve adla(adlen), lâ mubeddile li kelimâtih(kelimâtihî), ve huves semîul alîm(alîmu).

Türkçe Çeviri

Ve tamamladı kelamı/sözü640 (senin) Rabbin4 bir doğruluk (-la); ve bir adalet680 (-le); yoktur değiştiren O'nun kelimelerini; ve O Semî’dir41; Alîm’dir8.

Ahmed Samira Çevirisi

115 And your Lord’s word/expression (was/is) completed truthfully and justly/equitably, (there is) no exchanger/replacer to His words/expressions, and He is the hearing/listening, the knowledgeable.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve temmet ve tamamladı وَتَمَّتْ تمم
2 kelimetu kelamı/sözü كَلِمَتُ كلم
3 rabbike (senin) Rabbi رَبِّكَ ربب
4 sidkan bir doğruluk (-la) صِدْقًا صدق
5 ve adlen ve bir adelet (-le) وَعَدْلًا عدل
6 la yoktur لَا -
7 mubeddile değiştiren مُبَدِّلَ بدل
8 likelimatihi O'nun kelimelerini لِكَلِمَاتِهِ كلم
9 ve huve ve O وَهُوَ -
10 s-semiu Semî’dir السَّمِيعُ سمع
11 l-alimu Alîm’dir الْعَلِيمُ علم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Alîm Kavram 8

8 Bilen.

Semî Kavram 41

41 İşiten.

Yüce Allah'ın kelamı/sözü tamamlaması. Kavram 640

640 Yüce Rabbimiz şerefli Kur'an'la kelamı/sözü hakla/gerçekle tamamladığını 6:115 ayetinde bildirmektedir. Ayrıca adalete de bir vurgu vardır. Kur'an alemlere bir rahmet ve doğru yola kılavuzdur. Mutlak ki adaleti ve gerçeği de içerir. Batıl ve zan asla içermez. Bize verilen mesaj açık ve nettir ki Kur'an Yüce Allah'ın tamamlanmış sözüdür. Bu nedenle Kur'an dışında dinde kılavuz asla aranmaz. Kur'an detaylıdır, apaçıktır; yeterlidir. İnsanlar Yüce Allah'ın bu tamamlanmış sözünü anladığı dilde okumalı ve anladığına uymalıdır. Şerefli Kur'an herkesin bilgi ve kapasitesine göre mesajı hakkıyla verecektir. Sadece Kur'an diyenlerin dinleri tastamam olur.

Adalet Kavram 680

680 Hakka/gerçeğe uygunluk, hakkı/gerçeği gözetme. Hakka/gerçeğe uygunluk temelinde herkese eşit ve tarafsız bir şekilde davranma. Hakların herkes tarafından eşit/tarafsız şekilde kullanılmasının sağlanması. Hakları eşit olarak dengelemek, eşit olarak balanslamak. Adalet, doğruluk ve eşitlik prensiplerine dayanan evrensel bir değerdir.

6. En'âm Suresi

Ayet 117

Arapça Metin (Harekeli)

906|6|117|إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ مَن يَضِلُّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُهْتَدِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

906|6|117|ان ربك هو اعلم من يضل عن سبيله وهو اعلم بالمهتدين

Latin Literal

117. İnne rabbeke huve a’lemu men yadıllu an sebîlih(sebîlihi), ve huve a’lemu bil muhtedîn(muhtedîne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu (senin) Rabbin4 (ki) O en iyi bilendir kimseleri (ki) dalalete128 saparlar O’nun yolundan; ve O en iyi bilendir kılavuzlananları192.

Ahmed Samira Çevirisi

117 That your Lord, He is more knowing (about) who misguides from His way/path , and He is more knowing with the guided.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
3 huve O هُوَ -
4 ea'lemu en iyi bilendir أَعْلَمُ علم
5 men kimseyi مَنْ -
6 yedillu dalalete düşer يَضِلُّ ضلل
7 an عَنْ -
8 sebilihi yolundan O’nun سَبِيلِهِ سبل
9 ve huve ve O وَهُوَ -
10 ea'lemu en iyi bilendir أَعْلَمُ علم
11 bil-muhtedine doğru yola kılavuzlananları بِالْمُهْتَدِينَ هدي

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

6. En'âm Suresi

Ayet 119

Arapça Metin (Harekeli)

908|6|119|وَمَا لَكُمْ أَلَّا تَأْكُلُوا۟ مِمَّا ذُكِرَ ٱسْمُ ٱللَّهِ عَلَيْهِ وَقَدْ فَصَّلَ لَكُم مَّا حَرَّمَ عَلَيْكُمْ إِلَّا مَا ٱضْطُرِرْتُمْ إِلَيْهِ وَإِنَّ كَثِيرًا لَّيُضِلُّونَ بِأَهْوَآئِهِم بِغَيْرِ عِلْمٍ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُعْتَدِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

908|6|119|وما لكم الا تاكلوا مما ذكر اسم الله عليه وقد فصل لكم ما حرم عليكم الا ما اضطررتم اليه وان كثيرا ليضلون باهوايهم بغير علم ان ربك هو اعلم بالمعتدين

Latin Literal

119. Ve mâ lekum ellâ te’kulû mimmâ zukiresmullâhi aleyhi ve kad fassale lekum mâ harreme aleykum illâ madturirtum ileyh(ileyhi), ve inne kesîren le yudıllûne bi ehvâihim bi gayri ilm(ilmin), inne rabbeke huve a’lemu bil mu’tedîn(mu’tedîne).

Türkçe Çeviri

Ve nedir sizlere (olan) ki yemezsiniz* kendisi üzerine Allah'ın isminin zikredilmişinden; ve muhakkak detaylandırdı/ayırdı** (Allah) sizlere haram kıldığını** (Allah'ın) üzerinize; dışındadır kendisine zaruri*** kaldığınız; ve doğrusu bir çoğu**** mutlak dalalete128 düşer hevalarıyla olmaksızın bir ilim1143; doğrusu (senin) Rabbin4 (ki) O en iyi bilendir taşkınlık edenleri.

Ahmed Samira Çevirisi

119 And how (why) for you that you not eat from what God’s name was mentioned on it, and He had detailed/explained for you what He forbade on you, except what you were forced to it, and that many misguide (E) with their self attractions for desires without knowledge, that your Lord, He is more knowing with (about) the transgressors .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve nedir وَمَا -
2 lekum sizlere لَكُمْ -
3 ella ki أَلَّا -
4 te'kulu yemezsiniz تَأْكُلُوا اكل
5 mimma مِمَّا -
6 zukira zikredilmişten ذُكِرَ ذكر
7 ismu isminin اسْمُ سمو
8 llahi Allah'ın اللَّهِ -
9 aleyhi üzerine onun عَلَيْهِ -
10 vekad ve muhakkak وَقَدْ -
11 fessale detaylandırdı/ayırdı فَصَّلَ فصل
12 lekum sizlere لَكُمْ -
13 ma مَا -
14 harrame haram kıldığını حَرَّمَ حرم
15 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
16 illa dışında إِلَّا -
17 ma مَا -
18 dturirtum zaruri kaldığınızı اضْطُرِرْتُمْ ضرر
19 ileyhi kendisine إِلَيْهِ -
20 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
21 kesiran bir çoğu كَثِيرًا كثر
22 leyudillune mutlak dalalete düşer لَيُضِلُّونَ ضلل
23 biehvaihim hevalarıyla بِأَهْوَائِهِمْ هوي
24 bigayri olmaksızın بِغَيْرِ غير
25 ilmin bir ilim عِلْمٍ علم
26 inne doğrusu إِنَّ -
27 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
28 huve O هُوَ -
29 ea'lemu en iyi bilendir أَعْلَمُ علم
30 bil-mua'tedine taşkınlık edenleri بِالْمُعْتَدِينَ عدو

Notlar

Not 1

*Hurafelere, söylentilere uyarak Yüce Allah adına kurban edilen hayvanların etlerini kendilerine haram eden müşrik kimseler.**Yüce Allah'ın haram kıldıkları apaçık bildirilmişken.***Zorunlu, gerekli.****Yeryüzündeki insanların çoğu müşriktir. Hevalarına uyarak, bir ilime dayanmadan (Kur'an'a) kendilerine Yüce Allah'ın helal kıldığı şeyleri haram ederler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

İlim, ilim. Kavram 1143

1143 Kanıta dayalı, ispatlı, kesin ve şüphesiz bilgi. Her bir kimse aynı bilgiyi takip ederek aynı sonuca ulaşmalıdır; tekrar edilebilir ve her seferinde aynı sonuç elde edilmelidir. Matematik gibi. İki elmanın yanına evrenin her neresinde olursa olsun 2 elma daha koyarsak toplam 4 elma olur. İşte bu bir ilimdir. Kesin bilgidir.

6. En'âm Suresi

Ayet 126

Arapça Metin (Harekeli)

915|6|126|وَهَٰذَا صِرَٰطُ رَبِّكَ مُسْتَقِيمًا قَدْ فَصَّلْنَا ٱلْءَايَٰتِ لِقَوْمٍ يَذَّكَّرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

915|6|126|وهذا صرط ربك مستقيما قد فصلنا الايت لقوم يذكرون

Latin Literal

126. Ve hâzâ sırâtu rabbike mustekîm(mustekîmen), kad fassalnâl âyâti li kavmin yezzekkerûn(yezzekkerûne).

Türkçe Çeviri

Ve budur (senin) Rabbinin4 dikelmiş yolu124; muhakkak ki detaylandırdık/ayırdık ayetleri454 zikreder78 bir kavim için.

Ahmed Samira Çevirisi

126 And that (is) your Lord’s straight/direct road/way , We had detailed/explained the verses/evidences to a nation mentioning/remembering.89

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve haza ve budur وَهَٰذَا -
2 siratu yolu صِرَاطُ صرط
3 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
4 mustekimen kıyam olmuş مُسْتَقِيمًا قوم
5 kad muhakkak قَدْ -
6 fessalna öyle ki fasılladık فَصَّلْنَا فصل
7 l-ayati ayetleri الْايَاتِ ايي
8 likavmin bir kavme/topluma لِقَوْمٍ قوم
9 yezzekkerune zikrederler يَذَّكَّرُونَ ذكر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Zikir/zikr Kavram 78

78 Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Dosdoğru yol Kavram 124

124 Sırâtel mustakîm. Tek ve dosdoğru yol; sadece Kur'an.

Ayetler Kavram 454

454 Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.

6. En'âm Suresi

Ayet 127

Arapça Metin (Harekeli)

916|6|127|لَهُمْ دَارُ ٱلسَّلَٰمِ عِندَ رَبِّهِمْ وَهُوَ وَلِيُّهُم بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

916|6|127|لهم دار السلم عند ربهم وهو وليهم بما كانوا يعملون

Latin Literal

127. Lehum dârus selâmi inde rabbihim ve huve veliyyuhum bimâ kânû ya’melûn(ya’melûne).

Türkçe Çeviri

Onlaradır* selâm98 diyarı/yurdu Rableri4 indinde/katında; ve O (Allah) velisidir28 onların yapar olduklarıyla.

Ahmed Samira Çevirisi

127 For them the safety’s/security’s home at their Lord, and He is their guardian/victorior because (of) what they were doing .

Notlar

Not 1

*Göğüsleri İslam'a açılan kimseler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Veli Kavram 28

28 Koruyan, himaye eden yakın arkadaş. Çoğulu evliyadır.

Selâm Kavram 98

98 Esenlik-güven bahşeden.

6. En'âm Suresi

Ayet 128

Arapça Metin (Harekeli)

917|6|128|وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ جَمِيعًا يَٰمَعْشَرَ ٱلْجِنِّ قَدِ ٱسْتَكْثَرْتُم مِّنَ ٱلْإِنسِ وَقَالَ أَوْلِيَآؤُهُم مِّنَ ٱلْإِنسِ رَبَّنَا ٱسْتَمْتَعَ بَعْضُنَا بِبَعْضٍ وَبَلَغْنَآ أَجَلَنَا ٱلَّذِىٓ أَجَّلْتَ لَنَا قَالَ ٱلنَّارُ مَثْوَىٰكُمْ خَٰلِدِينَ فِيهَآ إِلَّا مَا شَآءَ ٱللَّهُ إِنَّ رَبَّكَ حَكِيمٌ عَلِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

917|6|128|ويوم يحشرهم جميعا يمعشر الجن قد استكثرتم من الانس وقال اولياوهم من الانس ربنا استمتع بعضنا ببعض وبلغنا اجلنا الذي اجلت لنا قال النار مثويكم خلدين فيها الا ما شا الله ان ربك حكيم عليم

Latin Literal

128. Ve yevme yahşuruhum cemîa(cemîan), yâ ma’şerel cinni kadisteksertum minel ins(insi) ve kâle evliyauhum minel insi rabbenestemtea ba’dunâ biba’dın ve belagnâ ecelenellezî eccelte lenâ, kâlen nâru mesvâkum hâlidîne fîhâ illâ mâ şâallâhu, inne rabbeke hakîmun alîm(alîmun).

Türkçe Çeviri

Ve haşrettiği556 gün* onları (Allah) topluca; “Ey cin210 klanı/kabilesi! Muhakkak çoğaldınız sayıca insandan”; ve dedi** evliyası212 onların insandan; “Rabbimiz4! Yararlandık bir kısmımız bir kısımdan; ve ulaştık ecelimize ki tayin ettin/erteledin bize”; dedi (Allah): “Ateştir meskenleriniz"; ölümsüzlerdir orada*** dışındadır808 Allah'ın dilediği; doğrusu (senin) Rabbin4 bir Hakîm’dir9; bir Alîm’dir8.

Ahmed Samira Çevirisi

128 And a day (when) He gathers them all together , you the Jinn’s race , you had become more than the human , and their allies/patrons from the human said: "Our Lord, some of us enjoyed with some (of them) and we reached our term/time that You delayed for us." He said: "The fire (is) your residence , (you are) immortally in it except what (who) God wanted/willed, that your Lord (is) wise/judicious, knowledgeable."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yevme ve o gün وَيَوْمَ يوم
2 yehşuruhum haşreder/bir araya getirir onları (Allah) يَحْشُرُهُمْ حشر
3 cemian topluca جَمِيعًا جمع
4 ya mea'şera ey klanı/kabilesi يَا مَعْشَرَ عشر
5 l-cinni cin الْجِنِّ جنن
6 kadi muhakkak قَدِ -
7 steksertum çoğaldınız sayıca اسْتَكْثَرْتُمْ كثر
8 mine مِنَ -
9 l-insi insandan الْإِنْسِ انس
10 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
11 evliya'uhum evliyası onların أَوْلِيَاؤُهُمْ ولي
12 mine -dan مِنَ -
13 l-insi insan الْإِنْسِ انس
14 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
15 stemtea yararlandık اسْتَمْتَعَ متع
16 bea'duna bir kısmımız بَعْضُنَا بعض
17 bibea'din bir kısımdan بِبَعْضٍ بعض
18 ve belegna ve ulaştık وَبَلَغْنَا بلغ
19 ecelena ecelimize أَجَلَنَا اجل
20 llezi ki الَّذِي -
21 eccelte tayin ettin/erteledin أَجَّلْتَ اجل
22 lena bize لَنَا -
23 kale dedi (Allah) قَالَ قول
24 n-naru ateştir النَّارُ نور
25 mesvakum meskenleriniz مَثْوَاكُمْ ثوي
26 halidine ölümsüzlerdir خَالِدِينَ خلد
27 fiha orada (cehennemde) فِيهَا -
28 illa dışında إِلَّا -
29 ma مَا -
30 şa'e dilediği شَاءَ شيا
31 llahu Allah'ın اللَّهُ -
32 inne doğrusu إِنَّ -
33 rabbeke Rabbin رَبَّكَ ربب
34 hakimun Hakîm’dir حَكِيمٌ حكم
35 alimun Alîm’dir عَلِيمٌ علم

Notlar

Not 1

*Bir önceki ayette geçen selâm diyarının/yurdunu haşrediliş gününden önce olduğu anlaşılır.**Diğer insanlara ve cinlere evliya/veliler olmuş olan insanlar konuşmaktadır.***Cehennemde.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Alîm Kavram 8

8 Bilen.

Hakîm Kavram 9

9 Bilge/bilgelikle hükmeden.

Cin Kavram 210

210 İblis ve onun soyundan olan varlıklar. İblis Âdem'e secde etmedi. Yüce Allah'ın emrine karşı geldi ve fâsıklardan/sapanlardan oldu. Bir cennet evrenine yerleştirilen Âdem ve eşini ayartarak Yüce Allah'ın yasağını çiğnetti. Yüce Allah Âdem ve eşiyle birlikte yasağı çiğneyen tüm insanları cennetten indirdi. Âdem derhal tevbe etti. Yüce Allah onun tevbesini kabul etti. İblis Âdem'e meydan okudu. Yüce Allah bu meydan okumaya izin verdi. Âdem soyu olan insanlarla iblis soyu olan cinler arasında 2. tur bir savaş başladı. 2. savaş cennet evreninden daha alçak yerleşimli olan günümüz evreninde şu an devam etmektedir. İnsanoğlu 1. savaşı kaybetti. 2. savaşın içindeyiz. 2. şansımızı kullanıyoruz. Savaş kuralları gereği her doğan insana bir cin yoldaşlık eder. İnsan bu cinle mücadele eder. Cin kendisine verilen izni kullanır. Yani insanın kalbine fısıldar. Kalbine vesvese verir. Yüce Allah'ın dosdoğru yolu olan kutsal kitaplardan uzaklaştırmak ister. İnsanı Yüce Allah'ın emrinden saptırmak ister. Maalesef insanların pek azı haricinde çoğu 2. savaşı da kaybetti. Yüce Allah'ın cehennemi cinden ve insanlardan doldururum sözü hak oldu.

Evliya, veli Kavram 212

212 Veli kelimesinin çoğulu. Veliler. Koruyan, himaye eden yakın arkadaşlar.

Haşretmek Kavram 556

556 Toplamak, bir araya getirmek.

Cahîm Kavram 808

808 Yangın, yanan, cehennem yangını, cehenneme ait.

6. En'âm Suresi

Ayet 131

Arapça Metin (Harekeli)

920|6|131|ذَٰلِكَ أَن لَّمْ يَكُن رَّبُّكَ مُهْلِكَ ٱلْقُرَىٰ بِظُلْمٍ وَأَهْلُهَا غَٰفِلُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

920|6|131|ذلك ان لم يكن ربك مهلك القري بظلم واهلها غفلون

Latin Literal

131. Zâlike en lem yekun rabbuke muhlikel kurâ bi zulmin ve ehluhâ gâfilûn(gâfilûne).

Türkçe Çeviri

Böyledir; ki asla olmaz (senin) Rabbin4 helak edici kentleri zulümle*; ve ahalisi onun gâfiller310 (-ken).

Ahmed Samira Çevirisi

131 That (is) that your Lord was not destroying the villages/urban cities with injustice, and its people (are) ignoring/disregarding .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zalike böyledir ذَٰلِكَ -
2 en ki أَنْ -
3 lem asla لَمْ -
4 yekun olmaz يَكُنْ كون
5 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
6 muhlike helak edici مُهْلِكَ هلك
7 l-kura kentleri الْقُرَىٰ قري
8 bizulmin zulüm ile بِظُلْمٍ ظلم
9 veehluha ve ahalisi onun وَأَهْلُهَا اهل
10 gafilune gafiller (-ken) غَافِلُونَ غفل

Notlar

Not 1

*Bu şekilde yaparsa bir zulüm olur. Ancak Allah asla zulmetmez.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Gâfil, gâfil. Kavram 310

310 Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

6. En'âm Suresi

Ayet 132

Arapça Metin (Harekeli)

921|6|132|وَلِكُلٍّ دَرَجَٰتٌ مِّمَّا عَمِلُوا۟ وَمَا رَبُّكَ بِغَٰفِلٍ عَمَّا يَعْمَلُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

921|6|132|ولكل درجت مما عملوا وما ربك بغفل عما يعملون

Latin Literal

132. Ve li kullin derecâtun mimmâ amilû, ve mâ rabbukebi gâfilin ammâ ya’melûn(ya’melûne).

Türkçe Çeviri

Ve hepsi içindir dereceler* yaptıklarından; ve değildir (senin) Rabbin4 gâfil310 yaptıkları hakkında.

Ahmed Samira Çevirisi

132 And for each steps/stages/degrees from what they made/did, and your Lord is not with ignoring/neglecting about what they make/do .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velikullin ve hepsi içindir وَلِكُلٍّ كلل
2 deracatun dereceler دَرَجَاتٌ درج
3 mimma مِمَّا -
4 amilu yaptıklarından عَمِلُوا عمل
5 ve ma ve değildir وَمَا -
6 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
7 bigafilin gafil بِغَافِلٍ غفل
8 amma عَمَّا -
9 yea'melune yaptıkların hakkında يَعْمَلُونَ عمل

Notlar

Not 1

*Herkesin ayrı ayrı, farklı dereceleri vardır. 'Hepsi için' geçişi derecelerin asla aynı olamayacağını gösterir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Gâfil, gâfil. Kavram 310

310 Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

6. En'âm Suresi

Ayet 147

Arapça Metin (Harekeli)

936|6|147|فَإِن كَذَّبُوكَ فَقُل رَّبُّكُمْ ذُو رَحْمَةٍ وَٰسِعَةٍ وَلَا يُرَدُّ بَأْسُهُۥ عَنِ ٱلْقَوْمِ ٱلْمُجْرِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

936|6|147|فان كذبوك فقل ربكم ذو رحمه وسعه ولا يرد باسه عن القوم المجرمين

Latin Literal

147. Fe in kezzebûke fe kul rabbukum zû rahmetin vâsi’ah(vâsi’atin), ve lâ yureddu be’suhu anil kavmil mucrimîn(mucrimîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki eğer yalanladılarsa seni; öyle ki de ki: "Rabbiniz4 geniş bir rahmet271 sahibidir; ve reddetmez/geri döndürmez kendi yıkımını suçlular kavminden/toplumundan."

Ahmed Samira Çevirisi

147 So if they denied you , so say: "Your Lord (is owner) of abundant mercy, and His might/power is not to be returned from the nation the criminals/sinners .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
2 kezzebuke yalanladılarsa seni كَذَّبُوكَ كذب
3 fekul öyle ki de ki فَقُلْ قول
4 rabbukum Rabbiniz رَبُّكُمْ ربب
5 zu sahibidir ذُو -
6 rahmetin bir rahmet رَحْمَةٍ رحم
7 vasiatin geniş وَاسِعَةٍ وسع
8 vela ve وَلَا -
9 yuraddu reddetmez/döndirmez يُرَدُّ ردد
10 be'suhu yıkımını بَأْسُهُ باس
11 ani عَنِ -
12 l-kavmi kavminden/toplumundan الْقَوْمِ قوم
13 l-mucrimine suçlular الْمُجْرِمِينَ جرم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

6. En'âm Suresi

Ayet 150

Arapça Metin (Harekeli)

939|6|150|قُلْ هَلُمَّ شُهَدَآءَكُمُ ٱلَّذِينَ يَشْهَدُونَ أَنَّ ٱللَّهَ حَرَّمَ هَٰذَا فَإِن شَهِدُوا۟ فَلَا تَشْهَدْ مَعَهُمْ وَلَا تَتَّبِعْ أَهْوَآءَ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْءَاخِرَةِ وَهُم بِرَبِّهِمْ يَعْدِلُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

939|6|150|قل هلم شهداكم الذين يشهدون ان الله حرم هذا فان شهدوا فلا تشهد معهم ولا تتبع اهوا الذين كذبوا بايتنا والذين لا يومنون بالاخره وهم بربهم يعدلون

Latin Literal

150. Kul helumme şuhedâekumullezîne yeşhedûne ennallâhe harreme hâzâ, fe in şehidû fe lâ teşhed meahum, ve lâ tettebi’ ehvâellezîne kezzebû bi âyâtinâ vellezîne lâ yu’minûne bil âhireti ve hum bi rabbihim ya’dilûn(ya’dilûne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Haydi bir araya getirin şahitlerinizi/tanıklarınızı ki onlar şahitlik/tanıklık ederler ki 'Allah haram kıldı bunu' (diye); öyle ki eğer şahitlik/tanıklık ettilerse; öyle ki şahitlik/tanıklık etme onlarla birlikte; ve tabi olma hevalarına kimselerin (ki) yalanladırlar195 ayetlerimizi; ve kimselerin (ki) iman etmezler ahirete648"; ve onlar Rablerine4 denk* tutarlar.

Ahmed Samira Çevirisi

150 Say: "Come/bring your witnesses/testifiers, those who witness/testify that God forbade this." So if they witnessed/testified, so do not witness/testify with them and do not follow (the) self attractions for desires (of) those who denied/falsified with Our verses/evidences , and those who do not believe with the end (other life), and they are with their Lord are making equals."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 helumme haydi bir araya getirin هَلُمَّ لمم
3 şuheda'ekumu şahitlerinizi/tanıklarızını شُهَدَاءَكُمُ شهد
4 ellezine ki onlar الَّذِينَ -
5 yeşhedune şahitlik/tanıklık ederler يَشْهَدُونَ شهد
6 enne ki أَنَّ -
7 llahe Allah'ın اللَّهَ -
8 harrame haram kıldı حَرَّمَ حرم
9 haza bunu هَٰذَا -
10 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
11 şehidu şahitlik/tanıklık ettilerse شَهِدُوا شهد
12 fela öyle ki فَلَا -
13 teşhed şahitlik/tanıklık etme تَشْهَدْ شهد
14 meahum onlarla birlikte مَعَهُمْ -
15 ve la ve وَلَا -
16 tettebia' tabi olma تَتَّبِعْ تبع
17 ehva'e hevalarına أَهْوَاءَ هوي
18 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
19 kezzebu yalanladırlar كَذَّبُوا كذب
20 biayatina ayetlerimizi بِايَاتِنَا ايي
21 vellezine ve kimselerin وَالَّذِينَ -
22 la لَا -
23 yu'minune iman etmezler يُؤْمِنُونَ امن
24 bil-ahirati ahirete بِالْاخِرَةِ اخر
25 vehum ve onlar وَهُمْ -
26 birabbihim Rablerine بِرَبِّهِمْ ربب
27 yea'dilune denk tutarlar يَعْدِلُونَ عدل

Notlar

Not 1

*Uyduruk, tamamı zan olan hadisleri (Yahudiler için Talmud) Yüce Allah'ın Kur'an'ı ile denk tutarlar. Yüce Allah'ın haram kılmadığı şeyleri haram ederler. Midyenin haram edilmesi en güzel örnektir. Midyeyi haram diye yemeyenler (sevmediği için yemiyorsa sorun yoktur) bu ayetin tam olarak muhatabıdır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak. Kavram 195

195 Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır.

Ahirete iman etmeyen, ahireti yalanlayan müşrikler. Kavram 648

648 Kur'an'ın tanımlamış olduğu ahirete iman etmeyen kimselerdir. Din gününü yalanlayan kimselerdir. "Sadece bu evren vardır. Sonrası yoktur." diyen herkes bu tanıma girer. Ancak kafasına göre Kur'an'a aykırı olarak ahiret inancı geliştirenler de aslında Kur'an'ın ahiretine iman etmemiş olurlar. "Ahiret evreni/evrenleri vardır. Orada yargılanacağız. Cennetler ve cehenneme vardır" derken aynı zamanda ahiret evrenini Kur'an'da belirtilen kurallarını kabul etmeyip yalan yanlış hadislere iman edenler de aslında ahirete iman etmemiş olur. Ahireti yalanlamış olurlar.

6. En'âm Suresi

Ayet 151

Arapça Metin (Harekeli)

940|6|151|قُلْ تَعَالَوْا۟ أَتْلُ مَا حَرَّمَ رَبُّكُمْ عَلَيْكُمْ أَلَّا تُشْرِكُوا۟ بِهِۦ شَيْـًٔا وَبِٱلْوَٰلِدَيْنِ إِحْسَٰنًا وَلَا تَقْتُلُوٓا۟ أَوْلَٰدَكُم مِّنْ إِمْلَٰقٍ نَّحْنُ نَرْزُقُكُمْ وَإِيَّاهُمْ وَلَا تَقْرَبُوا۟ ٱلْفَوَٰحِشَ مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَ وَلَا تَقْتُلُوا۟ ٱلنَّفْسَ ٱلَّتِى حَرَّمَ ٱللَّهُ إِلَّا بِٱلْحَقِّ ذَٰلِكُمْ وَصَّىٰكُم بِهِۦ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

940|6|151|قل تعالوا اتل ما حرم ربكم عليكم الا تشركوا به شيا وبالولدين احسنا ولا تقتلوا اولدكم من املق نحن نرزقكم واياهم ولا تقربوا الفوحش ما ظهر منها وما بطن ولا تقتلوا النفس التي حرم الله الا بالحق ذلكم وصيكم به لعلكم تعقلون

Latin Literal

151. Kul teâlev etlu mâ harreme rabbukum aleykum ellâ tuşrikû bihî şey’â(şey’en), ve bil vâlideyni ihsânâ(ihsânen), ve lâ taktulû evlâdekum min imlak(imlakin), nahnu nerzukukum ve iyyâhum, ve lâ takrebûl fevâhışe mâ zahere minhâ ve mâ batan(batane), ve lâ taktulûn nefselletî harremallâhu illâ bil hakk(hakkı), zâlikum vassâkum bihî leallekum ta’kılûn(ta’kılûne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Gelin; okuyayım Rabbinizin4 haram kıldığını üzerinize; ki şirk71 koşmayın O’na bir şeyi; ve ana babayadır bir ihsan/güzellik; ve katletmeyin35 evlatlarınızı yoksulluktan; biz rızıklandırırız onları; onlaradır (o rızık); yaklaşmayın fahişeliklere490 açılmışa ondan ve gizlenmişe; ve katletmeyin35 nefsi201 ki (o) haram ettiğidir649 Allah'ın hakla* (olması) dışında; işte sizleredir; vasiyet etti (Allah) sizlere bunu; belki sizler akledersiniz.

Ahmed Samira Çevirisi

151 Say: "Come I (will) read/recite what your Lord forbade on you, that do not make partners with Him (in) a thing, and with the parents (treat with) goodness, and do not kill your children from poverty We provide for you and them, and do not approach/near the enormous/atrocious deeds , what is visible from it, and what is hidden, and do not kill the self that God forbade, except with the right , that He directed/commanded you with it, maybe you reason/comprehend ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 teaalev gelin تَعَالَوْا علو
3 etlu okurum أَتْلُ تلو
4 ma مَا -
5 harrame haram kıldığını حَرَّمَ حرم
6 rabbukum Rabbinizin رَبُّكُمْ ربب
7 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
8 ella ki أَلَّا -
9 tuşriku şirk koşmayın تُشْرِكُوا شرك
10 bihi O’na بِهِ -
11 şey'en bir şeyi شَيْئًا شيا
12 ve bil-valideyni ve ana babaya وَبِالْوَالِدَيْنِ ولد
13 ihsanen bir ihsan إِحْسَانًا حسن
14 ve la ve وَلَا -
15 tektulu katletmeyin تَقْتُلُوا قتل
16 evladekum evlatlarınızı أَوْلَادَكُمْ ولد
17 min مِنْ -
18 imlakin yoksulluktan إِمْلَاقٍ ملق
19 nehnu biz نَحْنُ -
20 nerzukukum rızıklandırırız onları نَرْزُقُكُمْ رزق
21 ve iyyahum ve onlaradır وَإِيَّاهُمْ -
22 ve la وَلَا -
23 tekrabu yaklaşmayın تَقْرَبُوا قرب
24 l-fevahişe fahişeliklere الْفَوَاحِشَ فحش
25 ma مَا -
26 zehera açılana ظَهَرَ ظهر
27 minha ondan مِنْهَا -
28 ve ma ve وَمَا -
29 betane gizlenene بَطَنَ بطن
30 ve la وَلَا -
31 tektulu ve katletmeyin تَقْتُلُوا قتل
32 n-nefse nefsi النَّفْسَ نفس
33 lleti ki الَّتِي -
34 harrame haram ettiğidir حَرَّمَ حرم
35 llahu Allah'ın اللَّهُ -
36 illa dışında إِلَّا -
37 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
38 zalikum işte sizlere ذَٰلِكُمْ -
39 vessakum vasiyet etti (Allah) وَصَّاكُمْ وصي
40 bihi bunu بِهِ -
41 leallekum belki sizler لَعَلَّكُمْ -
42 tea'kilune akledersiniz تَعْقِلُونَ عقل

Notlar

Not 1

*Nefsi müdafaa; katledenleri katletmek.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Katletmek Kavram 35

35 Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.

Şirk koşmak/ortak koşmak Kavram 71

71 Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Fahişelik. Kavram 490

490 Sınırı aşmak. Evrensel kabuller olan marufun dışına çıkmak.

Bir nefsi katletmek hangi şartlara bağlıdır? Kavram 649

649 Yüce Allah bir nefsi haksız yere katletmeyi haram kılmıştır. Zorunlu şartlar 5:32 ayetinde göre şunlardır.Nefsi müdafaa kapsamında başka bir nefsi ölümden kurtarmak için diğer nefis katledilebilir. Yeryüzünde fitne/fesat çıkaran nefisler gerekirse katledilebilir.

6. En'âm Suresi

Ayet 154

Arapça Metin (Harekeli)

943|6|154|ثُمَّ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ تَمَامًا عَلَى ٱلَّذِىٓ أَحْسَنَ وَتَفْصِيلًا لِّكُلِّ شَىْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً لَّعَلَّهُم بِلِقَآءِ رَبِّهِمْ يُؤْمِنُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

943|6|154|ثم اتينا موسي الكتب تماما علي الذي احسن وتفصيلا لكل شي وهدي ورحمه لعلهم بلقا ربهم يومنون

Latin Literal

154. Summe âteynâ mûsel kitâbe tamâmen alellezî ahsene ve tafsîlen li kulli şey’in ve huden ve rahmeten leallehum bi likâi rabbihim yu’minûn(yu’minûne).

Türkçe Çeviri

Sonra verdik Mûsâ'ya kitabı*; bir tamamlama güzelleştirmiş** kimse üzerine; ve bir tefsîl651 her bir şeye; ve bir kılavuz192 ve bir rahmet271; belki onlar Rablerine4 kavuşmaya iman47 ederler.

Ahmed Samira Çevirisi

154 Then We brought/gave Moses The Book complete on that (what is) best detailing/explaining to every thing, and guidance, and mercy, maybe they believe with their Lord’s meeting.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 ateyna verdik اتَيْنَا اتي
3 musa Musa'ya مُوسَى -
4 l-kitabe Kitabı الْكِتَابَ كتب
5 temamen bir tamamla تَمَامًا تمم
6 ala üzerine عَلَى -
7 llezi kimse الَّذِي -
8 ehsene ihsan etti أَحْسَنَ حسن
9 ve tefsilen ve bir tefsil وَتَفْصِيلًا فصل
10 likulli her لِكُلِّ كلل
11 şey'in bir şeye شَيْءٍ شيا
12 ve huden ve bir doğru yola kılavuz وَهُدًى هدي
13 ve rahmeten ve bir rahmet وَرَحْمَةً رحم
14 leallehum belki onlar لَعَلَّهُمْ -
15 bilika'i kavuşmaya بِلِقَاءِ لقي
16 rabbihim Rablerine رَبِّهِمْ ربب
17 yu'minune iman ederler يُؤْمِنُونَ امن

Notlar

Not 1

*Tevrât. **İhsan yapmış.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

Tefsîl Kavram 651

651 Detaylandırmak; detaylı, ayrılmış.

6. En'âm Suresi

Ayet 157

Arapça Metin (Harekeli)

946|6|157|أَوْ تَقُولُوا۟ لَوْ أَنَّآ أُنزِلَ عَلَيْنَا ٱلْكِتَٰبُ لَكُنَّآ أَهْدَىٰ مِنْهُمْ فَقَدْ جَآءَكُم بَيِّنَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّن كَذَّبَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَصَدَفَ عَنْهَا سَنَجْزِى ٱلَّذِينَ يَصْدِفُونَ عَنْ ءَايَٰتِنَا سُوٓءَ ٱلْعَذَابِ بِمَا كَانُوا۟ يَصْدِفُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

946|6|157|او تقولوا لو انا انزل علينا الكتب لكنا اهدي منهم فقد جاكم بينه من ربكم وهدي ورحمه فمن اظلم ممن كذب بايت الله وصدف عنها سنجزي الذين يصدفون عن ايتنا سو العذاب بما كانوا يصدفون

Latin Literal

157. Ev tekûlû lev ennâ unzile aleynel kitâbu le kunnâ ehdâ minhum, fe kad câekum beyyinetun min rabbikum ve huden ve rahmeh(rahmetun), fe men azlemu mimmen kezzebe bi âyâtillâhi ve sadefe anhâ, se neczîllezîne yasdifûne an âyâtinâ sûel azâbi bimâ kânû yasdifûn(yasdifûne).

Türkçe Çeviri

Ya da dersiniz: "Şayet ki bize; indirilseydi bize kitap*; mutlak olurduk onlardan daha kılavuzlu192; öyle ki muhakkak geldi sizlere bir beyanat620 Rabbinizden4; ve bir kılavuz192 ve bir rahmet271; öyle ki kim daha zalimdir257 kimseden (ki) yalanladı Allah'ın ayetlerini454 ve yüz çevirdi/kaçındı ondan**; cezalandıracağız ayetlerimizden454 yüz çeviren/kaçınan kimseleri kötü bir azap (-la); yüz çevirir/kaçınır olduklarıyla.

Ahmed Samira Çevirisi

157 Or you say: "If (only) that The Book was descended on us, we would have been more guided than them." So an evidence had come to you from your Lord, and guidance, and mercy, so who (is) more unjust/oppressive than who denied/falsified with God’s verses/evidences and discouraged/turned away from it? We will reward/reimburse those who discourage/turn away from Our verses/evidences the torture’s evil/harm ,because (of) what they were discouraging/turning away.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ev ya da أَوْ -
2 tekulu dersiniz تَقُولُوا قول
3 lev şayet لَوْ -
4 enna ki biz أَنَّا -
5 unzile indirilseydi أُنْزِلَ نزل
6 aleyna bize عَلَيْنَا -
7 l-kitabu Kitap الْكِتَابُ كتب
8 lekunna mutlak olurduk لَكُنَّا كون
9 ehda daha doğru yola kılavuzlu أَهْدَىٰ هدي
10 minhum onlardan مِنْهُمْ -
11 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
12 ca'ekum geldi sizlere جَاءَكُمْ جيا
13 beyyinetun bir beyanat بَيِّنَةٌ بين
14 min مِنْ -
15 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
16 ve huden ve doğru yola kılavuz وَهُدًى هدي
17 ve rahmetun ve bir rahmet وَرَحْمَةٌ رحم
18 femen öyle ki kim فَمَنْ -
19 ezlemu daha zalimdir أَظْلَمُ ظلم
20 mimmen kimseden مِمَّنْ -
21 kezzebe yalanladı كَذَّبَ كذب
22 biayati ayetlerini بِايَاتِ ايي
23 llahi Allah'ın اللَّهِ -
24 ve sadefe ve yüz çevirdi/kaçındı وَصَدَفَ صدف
25 anha ondan عَنْهَا -
26 seneczi cezalandıracağız سَنَجْزِي جزي
27 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
28 yesdifune yüz çevirirler/kaçınırlar يَصْدِفُونَ صدف
29 an عَنْ -
30 ayatina ayetlerimizden ايَاتِنَا ايي
31 su'e kötü سُوءَ سوا
32 l-azabi azabın الْعَذَابِ عذب
33 bima بِمَا -
34 kanu olduklarıyla كَانُوا كون
35 yesdifune yüz çevirirler/kaçınırlar يَصْدِفُونَ صدف

Notlar

Not 1

*Kutsal kitap.**Ayetten.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

Ayetler Kavram 454

454 Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.

Beyanat Kavram 620

620 Gizli saklı olmadan açıkça deklere edilmiş, apaçık bildirilmiş, belli edilmiş, apaçık ifade edilmiş.

6. En'âm Suresi

Ayet 158

Arapça Metin (Harekeli)

947|6|158|هَلْ يَنظُرُونَ إِلَّآ أَن تَأْتِيَهُمُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ أَوْ يَأْتِىَ رَبُّكَ أَوْ يَأْتِىَ بَعْضُ ءَايَٰتِ رَبِّكَ يَوْمَ يَأْتِى بَعْضُ ءَايَٰتِ رَبِّكَ لَا يَنفَعُ نَفْسًا إِيمَٰنُهَا لَمْ تَكُنْ ءَامَنَتْ مِن قَبْلُ أَوْ كَسَبَتْ فِىٓ إِيمَٰنِهَا خَيْرًا قُلِ ٱنتَظِرُوٓا۟ إِنَّا مُنتَظِرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

947|6|158|هل ينظرون الا ان تاتيهم المليكه او ياتي ربك او ياتي بعض ايت ربك يوم ياتي بعض ايت ربك لا ينفع نفسا ايمنها لم تكن امنت من قبل او كسبت في ايمنها خيرا قل انتظروا انا منتظرون

Latin Literal

158. Hel yanzurûne illâ en te’tiyehumul melâiketu ev ye’tiye rabbuke ev ye’tiye ba’du âyâti rabbik(rabbike), yevme ye’tî ba’du âyâti rabbike lâ yenfeu nefsen îmânuhâ lem tekun âmenet min kablu ev kesebet fî îmânihâ hayrâ(hayran), kul intezırû innâ muntezırûn(muntezırûne).

Türkçe Çeviri

Bakarlar mı (onlar) dışında ki gelir onlara melekler48 ya da gelir (senin) Rabbin4 ya da gelir (senin) Rabbinin4 bazıları ayetleri237?; gündür (ki) gelir bazı ayetleri237 (senin) Rabbinin; menfaat sağlamaz bir nefse201 iman47 etmesi onun (nefsin); asla olmaz (-sa) (o nefis) iman47 etmiş önceden ya da kazanmamış (-sa) (o nefis) kendi imanında47 bir hayır; de ki: "Bakın! Doğrusu bizler (de) bakanlarız.

Ahmed Samira Çevirisi

158 Do they wait except that the angels come to them , or your Lord comes, or some (of) your Lord’s verses/evidences come? (On) a day/time some (of) your Lord’s verses/evidences come, a self’s belief does not benefit (it) if it was (had) not believed from before, or gained goodness in its belief, say: "Wait/watch , We are waiting/watching."

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Melek-1 (Cibrîl benzeri şerefli elçi) Kavram 48

48 Yüce Allah'ın indinde/katında/arşında bulunan şerefli elçi Cibril benzeri varlıklar. Kendi iradeleri/akılları vardır. Ancak yaratılış gereği insanlardaki gibi fücur (psikanalizdeki 'id') sahibi değillerdir. Asla kötülük düşüncesi oluşturamazlar. İradeleriyle oluşturdukları her fikir mutlak ki takva içerir.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Ayetler Kavram 237

237 Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.

6. En'âm Suresi

Ayet 161

Arapça Metin (Harekeli)

950|6|161|قُلْ إِنَّنِى هَدَىٰنِى رَبِّىٓ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ دِينًا قِيَمًا مِّلَّةَ إِبْرَٰهِيمَ حَنِيفًا وَمَا كَانَ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

950|6|161|قل انني هديني ربي الي صرط مستقيم دينا قيما مله ابرهيم حنيفا وما كان من المشركين

Latin Literal

161. Kul innenî hedânî rabbî ilâ sırâtın mustekîm(mustekîmin) dînen kıyamen millete ibrâhîme hanîfâ(hanîfen), ve mâ kâne minel muşrikîn(muşrikîne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Doğrusu beni; kılavuzladı192 beni Rabbim4; dosdoğru bir yola124 doğru; kıyam/dikili/doğru bir dine122*; bir hanîf117 (olan) İbrahim'in milletine301 ve olmuş değildi (İbrahim) müşriklerden36.

Ahmed Samira Çevirisi

161 Say: "That I (E), my Lord (had) guided me to (a) straight/direct road/way (a) straight/valuable 92religion, Abraham’s religion/faith, Unifier of God , and he was not from the sharers/takers of partners (with God)."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 inneni doğrusu beni إِنَّنِي -
3 hedani doğru yola kılavuzladı beni هَدَانِي هدي
4 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
5 ila karşı إِلَىٰ -
6 siratin bir yola صِرَاطٍ صرط
7 mustekimin dosdoğru مُسْتَقِيمٍ قوم
8 dinen bir din (olarak) دِينًا دين
9 kiyemen kıyam/dikilmiş قِيَمًا قوم
10 millete milletine مِلَّةَ ملل
11 ibrahime İbrahim'in إِبْرَاهِيمَ -
12 hanifen bir hanif (olan) حَنِيفًا حنف
13 ve ma ve وَمَا -
14 kane olmuş değildi o كَانَ كون
15 mine مِنَ -
16 l-muşrikine müşriklerden الْمُشْرِكِينَ شرك

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Müşrik Kavram 36

36 Şirk koşan. Şirk; ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

Hanîf Kavram 117

117 Dönen, eğilen. Hakka gerçeğe doğru dönen/eğilen. Çoğunluğun uymuş olduğu atalar dinini terk ederek tek tanrıcı, monoteist, Yüce Allah'a şirksiz iman eden olan.

Din Kavram 122

122 Bir grup insanın bir ilâhtan veya ilâhlardan (doğa üstü güç veya güçler) gelmiş olduğuna inandığı emir ve yasakların bütünü. Dine tabi olan insanlar inandıkları dinin kuralları ile yaşarlar.

Dosdoğru yol Kavram 124

124 Sırâtel mustakîm. Tek ve dosdoğru yol; sadece Kur'an.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Millet Kavram 301

301 Dinî öğreti, dinî inanç, dinî camia, dinî cemiyet, dinî topluluk, dinî cemaat.

6. En'âm Suresi

Ayet 162

Arapça Metin (Harekeli)

951|6|162|قُلْ إِنَّ صَلَاتِى وَنُسُكِى وَمَحْيَاىَ وَمَمَاتِى لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

951|6|162|قل ان صلاتي ونسكي ومحياي ومماتي لله رب العلمين

Latin Literal

162. Kul inne salâtî ve nusukî ve mahyâye ve memâtî lillâhi rabbil âlemîn(âlemîne).

Türkçe Çeviri

De ki: “Doğrusu benim salâtım5; ve adanmış tarzım; ve hayatım; ve ölümüm643*; Allah içindir; alemlerin Rabbi4.

Ahmed Samira Çevirisi

162 Say: "That my prayers and my rituals or methods of worship , and my life, and my death/time of death, (is) to the creations altogether’s/(universes’) Lord."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 inne doğrusu إِنَّ -
3 salati benim salatım صَلَاتِي صلو
4 ve nusuki ve adanmış tarzım وَنُسُكِي نسك
5 ve mehyaye ve hayatım وَمَحْيَايَ حيي
6 ve memati ve ölümüm وَمَمَاتِي موت
7 lillahi Allah içindir لِلَّهِ -
8 rabbi Rabbi رَبِّ ربب
9 l-aalemine alemlerin الْعَالَمِينَ علم

Notlar

Not 1

*Ölümün işaret edilmesi illaki resûl Muhammed'in öleceği yada öldürüleceği anlamına gelmez. 'Öleceksem de, ölürsem de' anlamı vardır. Çünkü cennete girenler bu dünyada ölüm tatmazlar. Mutlak ki resûl Îsâ gibi, tüm resûller gibi resûl Muhammed de ölmemiştir. Sadece vefat ettirilmiştir. Selam yurdunda/diyarında rızıklandırılmaktadırlar. Her nefis ölümü tadıcıdır. Her nefis 1. ölümü yani ilk cennetten çıkış anındaki ölümü zaten tatmıştır. Resûller de dahil.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Müminlerin günlük vakitli salâtı. Kavram 5

5 Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).

Ölüm Kavram 643

643 Ölüm genel anlamda bilincin, nefsin, varlığın/bedenin farkındalığın tamamen ortadan kalkmasıdır. Vefatla aynı değildir. Vefat bilincin bedenden çekilme sürecidir. Yüce Allah dilerse vefatı ölümle sonuçlandırmayabilir. Resûl Îsâ'nın durumu gibi. Vefat gerçekleşir. Ancak ölüm gerçekleşmez. Bilinç asla kaybolmaz. Vefat melekleri bu kimseyi Yüce Allah'ın indine/katında bulunan selam diyarına/yurduna davet ederler. Ahiret yurduna/diyarına kadar bu kimse selam diyarında/yurdunda Rabbi tarafından rızıklandırılır. Tam bilinç kaybını yani ölümü tatmamış olur. 2:259 ayetinde 100 sene öldürülüp tekrar diriltilen kişi. Bu kimse mutlak ki ayrıcalıklı bir kimsedir. 2. ölümü tadıp tekrar hayat verilen bir kimsedir. Bu nedenle tek olarak analiz edilmelidir. Yıldırım düşmesi sonrası bilinçlerini kaybeden kimseler için kullanılması.6:162 ayetinde geçen resûl Muhammed'in ölmesinin işaret edilmesi illaki resûl Muhammed'in mutlaka öleceği ya da öldürüleceği anlamına gelmez. 'Öleceksem de, ölürsem de' anlamı vardır. Çünkü cennete girenler bu dünyada ölüm tatmazlar. Mutlak ki resûl Îsâ gibi, tüm resûller gibi resûl Muhammed de ölmemiştir. Sadece vefat ettirilmiştir. Selam yurdunda/diyarında rızıklandırılmaktadırlar. Her nefis ölümü tadıcıdır. Her nefis 1. ölümü yani ilk cennetten çıkış anındaki ölümü zaten tatmıştır. Resûller de dahil.

6. En'âm Suresi

Ayet 164

Arapça Metin (Harekeli)

953|6|164|قُلْ أَغَيْرَ ٱللَّهِ أَبْغِى رَبًّا وَهُوَ رَبُّ كُلِّ شَىْءٍ وَلَا تَكْسِبُ كُلُّ نَفْسٍ إِلَّا عَلَيْهَا وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَىٰ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُم مَّرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ فِيهِ تَخْتَلِفُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

953|6|164|قل اغير الله ابغي ربا وهو رب كل شي ولا تكسب كل نفس الا عليها ولا تزر وازره وزر اخري ثم الي ربكم مرجعكم فينبيكم بما كنتم فيه تختلفون

Latin Literal

164. Kul e gayrallâhi ebgî rabben ve huve rabbu kulli şey’(şey’in), ve lâ teksibu kullu nefsin illâ aleyh(aleyhâ), ve lâ teziru vâziretun vizre uhrâ, summe ilâ rabbikum merciukum fe yunebbiukum bimâ kuntum fîhi tahtelifûn(tahtelifûne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Allah'tan başkasını mı ararım bir Rab4 (olarak)?; ve O Rabbidir4 her bir şeyin; ve kazanmaz hiç bir nefis201 kendi üzerine (olan) dışında; ve yüklenmez bir yüklenici bir başkasının yükünü; sonra Rabbinize4 doğrudur dönüş yeriniz; öyle ki haber verir sizlere kendisinde ihtilaf içinde olduğunuzla."

Ahmed Samira Çevirisi

164 Say: "Is other than God I desire (as) a Lord, and He is Lord (of) every thing, and every self does not earn/gather except on it, and no sinner/burdener carries/bears (the) load/weight (of) another, then to your Lord (is) your return, so He informs you with what you were in it differing/disagreeing ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 egayra başkasını mı? أَغَيْرَ غير
3 llahi Allah'tan اللَّهِ -
4 ebgi aranırım أَبْغِي بغي
5 rabben bir Rab (olarak) رَبًّا ربب
6 vehuve ve O وَهُوَ -
7 rabbu Rabbidir رَبُّ ربب
8 kulli her كُلِّ كلل
9 şey'in bir şeyin شَيْءٍ شيا
10 ve la ve وَلَا -
11 teksibu kazanmaz تَكْسِبُ كسب
12 kullu hiç bir كُلُّ كلل
13 nefsin nefis نَفْسٍ نفس
14 illa dışında إِلَّا -
15 aleyha kendi üzerine (olan) عَلَيْهَا -
16 ve la ve وَلَا -
17 teziru yüklenmez تَزِرُ وزر
18 vaziratun bir yüklenici وَازِرَةٌ وزر
19 vizra yükünü وِزْرَ وزر
20 uhra bir başkasının أُخْرَىٰ اخر
21 summe sonra ثُمَّ -
22 ila doğrudur إِلَىٰ -
23 rabbikum Rabbinize رَبِّكُمْ ربب
24 merciukum dönüş yeriniz مَرْجِعُكُمْ رجع
25 feyunebbiukum öyle ki haber verir sizlere فَيُنَبِّئُكُمْ نبا
26 bima بِمَا -
27 kuntum olduğunuzla كُنْتُمْ كون
28 fihi kendisinde فِيهِ -
29 tehtelifune ihtilaf içinde olursunuz تَخْتَلِفُونَ خلف

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

6. En'âm Suresi

Ayet 165

Arapça Metin (Harekeli)

954|6|165|وَهُوَ ٱلَّذِى جَعَلَكُمْ خَلَٰٓئِفَ ٱلْأَرْضِ وَرَفَعَ بَعْضَكُمْ فَوْقَ بَعْضٍ دَرَجَٰتٍ لِّيَبْلُوَكُمْ فِى مَآ ءَاتَىٰكُمْ إِنَّ رَبَّكَ سَرِيعُ ٱلْعِقَابِ وَإِنَّهُۥ لَغَفُورٌ رَّحِيمٌۢ

Arapça Metin (Harekesiz)

954|6|165|وهو الذي جعلكم خليف الارض ورفع بعضكم فوق بعض درجت ليبلوكم في ما اتيكم ان ربك سريع العقاب وانه لغفور رحيم

Latin Literal

165. Ve huvellezî cealekum halâifelardı ve refea ba’dakum fevka ba’dın derecâtin li yebluvekum fî mâ âtâkum, inne rabbeke serîul ikâbi ve innehu le gafûrun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

Ve O'dur yapan sizleri yere halifeler65*;ve yükseltti bir kısmınızı bir kısım üzerine dereceler (-le); belalandırmak256 için sizleri sizlere verdiğinde; doğrusu (senin) Rabbin4 seridir akabinde**; ve doğrusu O (Allah) mutlak bir Gafûr’dur20; bir Rahîm’dir2.

Ahmed Samira Çevirisi

165 And He is who made/created you the earth’s/Planet Earth’s successors and replacers/leaders , and He rose some of you above/over some (by) steps/stages/degrees, to test you in what He gave you, that your Lord (is) quick (in) the punishment, and that He (is) forgiving (E), merciful.93

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve huve ve O'dur وَهُوَ -
2 llezi الَّذِي -
3 cealekum yapandır sizleri جَعَلَكُمْ جعل
4 halaife halifeler خَلَائِفَ خلف
5 l-erdi yere الْأَرْضِ ارض
6 ve rafea ve yükseltti وَرَفَعَ رفع
7 bea'dekum bir kısmınızı بَعْضَكُمْ بعض
8 fevka üzerine فَوْقَ فوق
9 bea'din bir kısım بَعْضٍ بعض
10 deracatin dereceler (-le) دَرَجَاتٍ درج
11 liyebluvekum belalandırmak için sizleri لِيَبْلُوَكُمْ بلو
12 fi فِي -
13 ma مَا -
14 atakum verdiğinde sizlere اتَاكُمْ اتي
15 inne doğrusu إِنَّ -
16 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
17 seriu seridir سَرِيعُ سرع
18 l-ikabi akabinde الْعِقَابِ عقب
19 ve innehu ve doğrusu O وَإِنَّهُ -
20 legafurun mutlak bir Gafûr’dur لَغَفُورٌ غفر
21 rahimun bir Rahîm’dir رَحِيمٌ رحم

Notlar

Not 1

*Homo Sapiensin (bilge insan) kendisinden önceki Homo türlerinin yerini alması.**Ardında.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm Kavram 2

2 Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Gafûr Kavram 20

20 Bağışlayan.

Halife Kavram 65

65 Sonrası gelen, halef.

Bela Kavram 256

256 Test, deneme amaçlı Yüce Allah katından gelen sıkıntı, felaket, bela, zor bir durum.

7. A'râf Suresi

Ayet 3

Arapça Metin (Harekeli)

957|7|3|ٱتَّبِعُوا۟ مَآ أُنزِلَ إِلَيْكُم مِّن رَّبِّكُمْ وَلَا تَتَّبِعُوا۟ مِن دُونِهِۦٓ أَوْلِيَآءَ قَلِيلًا مَّا تَذَكَّرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

957|7|3|اتبعوا ما انزل اليكم من ربكم ولا تتبعوا من دونه اوليا قليلا ما تذكرون

Latin Literal

3. Ittebiû mâ unzile ileykum min rabbikum ve lâ tettebiû min dûnihî evliyâ(evliyâe), kalîlen mâ tezekkerûn(tezekkerûne).

Türkçe Çeviri

Tabi olun Rabbinizden4 üzerinize indirilene* ; ve tabi olmayın O’nun** astından evliyaya212; ne azdır zikrettiğiniz78.

Ahmed Samira Çevirisi

3 Follow what was descended to you from your Lord, and do not follow from other than Him guardians ,little (is) what you remember/glorify .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ittebiu tabi olun اتَّبِعُوا تبع
2 ma مَا -
3 unzile indirilene أُنْزِلَ نزل
4 ileykum üzerinize إِلَيْكُمْ -
5 min مِنْ -
6 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
7 ve la ve وَلَا -
8 tettebiu ve tabi olmayın تَتَّبِعُوا تبع
9 min مِنْ -
10 dunihi astından O’nun دُونِهِ دون
11 evliya'e evliyaya أَوْلِيَاءَ ولي
12 kalilen bir azdır قَلِيلًا قلل
13 ma مَا -
14 tezekkerune zikrettiğiniz تَذَكَّرُونَ ذكر

Notlar

Not 1

*Kur'an'a.**Allah'ın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Zikir/zikr Kavram 78

78 Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Evliya, veli Kavram 212

212 Veli kelimesinin çoğulu. Veliler. Koruyan, himaye eden yakın arkadaşlar.

7. A'râf Suresi

Ayet 20

Arapça Metin (Harekeli)

974|7|20|فَوَسْوَسَ لَهُمَا ٱلشَّيْطَٰنُ لِيُبْدِىَ لَهُمَا مَا وُۥرِىَ عَنْهُمَا مِن سَوْءَٰتِهِمَا وَقَالَ مَا نَهَىٰكُمَا رَبُّكُمَا عَنْ هَٰذِهِ ٱلشَّجَرَةِ إِلَّآ أَن تَكُونَا مَلَكَيْنِ أَوْ تَكُونَا مِنَ ٱلْخَٰلِدِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

974|7|20|فوسوس لهما الشيطن ليبدي لهما ما وري عنهما من سوتهما وقال ما نهيكما ربكما عن هذه الشجره الا ان تكونا ملكين او تكونا من الخلدين

Latin Literal

20. Fe vesvese lehumuş şeytânu li yubdiye lehumâ mâ vuriye anhumâ min sev’âtihimâ ve kâle mâ nehâkumâ rabbukumâ an hâzihiş şecereti illâ en tekûnâ melekeyni ev tekûnâ minel hâlidîn(hâlidîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki vesvese verdi* ikisine şeytân29; ortaya çıkarması için ikisine çirkinliklerinden** kendilerine gizlenmişi/saklanmışı; dedi (şeytân): "Men etmiş değildir ikinizi Rabbiniz4 şu ağaçtan691 dışında ki olursunuz ikiniz iki melek48; ya da olursunuz ikiniz ölümsüzlerden185."

Ahmed Samira Çevirisi

20 So the devil talked to/gave evil suggestions and temptations to them (B) to show to them (B) what was hidden/concealed from them (B) from their (B)’s shameful genital private parts, and he said: "Your (B)’s Lord did not prevent you (B) from that/this tree except that you (B) become/be two angels or you (B) become/be from the immortal/eternal ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fevesvese öyle ki vesvese verdi فَوَسْوَسَ وسوس
2 lehuma o ikisine لَهُمَا -
3 ş-şeytanu şeytan الشَّيْطَانُ شطن
4 liyubdiye ortaya çıkaması için لِيُبْدِيَ بدو
5 lehuma ikisine لَهُمَا -
6 ma مَا -
7 vuriye gizlenmişi/saklanmışı
8 anhuma ikisinden عَنْهُمَا -
9 min مِنْ -
10 sev'atihima çirkinliklerinden سَوْاتِهِمَا سوا
11 ve kale dedi وَقَالَ قول
12 ma değildir مَا -
13 nehakuma men etmiş ikinizi نَهَاكُمَا نهي
14 rabbukuma Rabbiniz رَبُّكُمَا ربب
15 an عَنْ -
16 hazihi şu هَٰذِهِ -
17 ş-şecerati ağaçtan الشَّجَرَةِ شجر
18 illa ancak إِلَّا -
19 en ki أَنْ -
20 tekuna olursunuz ikiniz تَكُونَا كون
21 melekeyni iki melek مَلَكَيْنِ ملك
22 ev ya da أَوْ -
23 tekuna olursunuz ikiniz تَكُونَا كون
24 mine مِنَ -
25 l-halidine ölümsüzlerden الْخَالِدِينَ خلد

Notlar

Not 1

*Olay kendisine izin verilen en büyük şeytân olan İblîs'in bir cennet evreninde mesken edinen Âdem ve eşine fısıldamasıdır. İblîs kendi cennetinden indirilmiş ve kovulmuştur. İzin gereği Âdem ve eşinin bulunduğu cennet evrenine dışardan (mutlak ki başka bir paralel evrenden) fısıldama yapmaktadır. Âdem ve eşinin (tüm kadın erkek insanların) yaşadığı bu cennet bizlerin ilk cennetidir. Anlarız ki bu cennette ölümsüzlük yoktur. **Cinsel organ bölgeleri.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Şeytân Kavram 29

29 Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.

Melek-1 (Cibrîl benzeri şerefli elçi) Kavram 48

48 Yüce Allah'ın indinde/katında/arşında bulunan şerefli elçi Cibril benzeri varlıklar. Kendi iradeleri/akılları vardır. Ancak yaratılış gereği insanlardaki gibi fücur (psikanalizdeki 'id') sahibi değillerdir. Asla kötülük düşüncesi oluşturamazlar. İradeleriyle oluşturdukları her fikir mutlak ki takva içerir.

Ölümsüzler Kavram 185

185 Hâlidûn, ölümsüz, ölmeyen. Cennet evrenleri var olduğu sürece ölmeyen. Cehennem evreni var olduğu sürece ölmeyen.

İlk cennet evreninde hepimizin tattığı ölümsüzlük ağacı. İlk cennette bulunan ağaç. Kavram 691

691 İlk cennet evrenimizde iblisin kandırmasıyla Yüce Allah'ın ilâhlık sıfatına ortak koştuğumuz ağaç. İblis bu ağaçtan tattığımızda ölümsüzler olacağımız yalanıyla hepimizi kandırdı ve ilk cennet evreninden çıkmamıza neden oldu. Bizler Yüce Allah'ı çağırmak yerine bir ağaca bel bağladık. Ağacın bizlere ilâhi yardım edeceğine inandık. Bu günahın bedelini ilk cennetten öldürülerek çıkarılmayla ödedik. Ancak Rabbimiz yine bizim tevbemizi kabul etti ve bizlere 2. bir şans verdi. Daha alçak olan bir evrene gönderildik. İblisle olan sınavın 2. periyodunu şu an yaşamaktayız.

7. A'râf Suresi

Ayet 22

Arapça Metin (Harekeli)

976|7|22|فَدَلَّىٰهُمَا بِغُرُورٍ فَلَمَّا ذَاقَا ٱلشَّجَرَةَ بَدَتْ لَهُمَا سَوْءَٰتُهُمَا وَطَفِقَا يَخْصِفَانِ عَلَيْهِمَا مِن وَرَقِ ٱلْجَنَّةِ وَنَادَىٰهُمَا رَبُّهُمَآ أَلَمْ أَنْهَكُمَا عَن تِلْكُمَا ٱلشَّجَرَةِ وَأَقُل لَّكُمَآ إِنَّ ٱلشَّيْطَٰنَ لَكُمَا عَدُوٌّ مُّبِينٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

976|7|22|فدليهما بغرور فلما ذاقا الشجره بدت لهما سوتهما وطفقا يخصفان عليهما من ورق الجنه وناديهما ربهما الم انهكما عن تلكما الشجره واقل لكما ان الشيطن لكما عدو مبين

Latin Literal

22. Fedellâhumâ bi gurûr(gurûrin), fe lemmâ zâkâş şecerete bedet lehumâ sev’âtuhumâ ve tafikâ yahsıfâni aleyhimâ min varakıl cenneh(cenneti), ve nâdâhumâ rabbuhumâ e lem enhekumâ an tilkumeş şecereti ve ekul lekumâ inneş şeytâne lekumâ aduvvun mubîn(mubînun).

Türkçe Çeviri

Öyle ki kılavuzluk/delalet etti* ikisine** kandırmayla/aldatmayla; öyle ki ne zaman tattı ikisi ağacı691; göründü ikisine çirkin yerleri***; ve hemen başladı ikisi ilmikleyip/bağlayıp örtmeye üzerlerine cennet**** yapraklarından; ve nida etti/seslendi ikisine** Rableri4: "Asla men etmedim mi ikinizi** şu ağaçtan691; ve demedim mi ikinize** doğrusu şeytân29 ikinize apaçık bir düşmandır."

Ahmed Samira Çevirisi

22 So he lured/attracted and lowered them (B) , with deceit/temptation so when they (B) tasted/experienced the tree, their (B)’s shameful genital private parts appeared to them (B), and they (B) started and continued (to) stick/tried hard to make do with what they do not have on them (B) from the Paradise’s leaves , and their (B)’s Lord called them (B): "Did I not forbid/prevent you (B) from that the tree, and I said to you (B) that the devil (is) for you (B) an evident enemy?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fedellahuma öyle ki kılavuzluk/delalet etti ikisine فَدَلَّاهُمَا دلل
2 bigururin kandırmayla/aldatmayla بِغُرُورٍ غرر
3 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
4 zaka tattılar ذَاقَا ذوق
5 ş-şecerate ağacı الشَّجَرَةَ شجر
6 bedet göründü بَدَتْ بدو
7 lehuma ikisine لَهُمَا -
8 sev'atuhuma çirkin yerleri سَوْاتُهُمَا سوا
9 ve tafika ve hemen başladılar وَطَفِقَا طفق
10 yehsifani ilmikleyip/bağlayıp örtmeye يَخْصِفَانِ خصف
11 aleyhima üzerlerine عَلَيْهِمَا -
12 min مِنْ -
13 veraki yapraklarından وَرَقِ ورق
14 l-cenneti cennet الْجَنَّةِ جنن
15 ve nadahuma ve nida etti وَنَادَاهُمَا ندو
16 rabbuhuma Rableri رَبُّهُمَا ربب
17 elem asla أَلَمْ -
18 enhekuma men etmedim mi ikinizi أَنْهَكُمَا نهي
19 an عَنْ -
20 tilkuma şu تِلْكُمَا -
21 ş-şecerati ağaçtan الشَّجَرَةِ شجر
22 ve ekul ve demedim mi وَأَقُلْ قول
23 lekuma ikinize لَكُمَا -
24 inne doğrusu إِنَّ -
25 ş-şeytane şeytan الشَّيْطَانَ شطن
26 lekuma ikinize لَكُمَا -
27 aduvvun bir düşmandır عَدُوٌّ عدو
28 mubinun apaçık مُبِينٌ بين

Notlar

Not 1

*Şeytân.**Âdem ve eşine. Erkek insana ve kadın insana.***Cinsel organ bölgeleri.****İlk cennetimiz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Şeytân Kavram 29

29 Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.

İlk cennet evreninde hepimizin tattığı ölümsüzlük ağacı. İlk cennette bulunan ağaç. Kavram 691

691 İlk cennet evrenimizde iblisin kandırmasıyla Yüce Allah'ın ilâhlık sıfatına ortak koştuğumuz ağaç. İblis bu ağaçtan tattığımızda ölümsüzler olacağımız yalanıyla hepimizi kandırdı ve ilk cennet evreninden çıkmamıza neden oldu. Bizler Yüce Allah'ı çağırmak yerine bir ağaca bel bağladık. Ağacın bizlere ilâhi yardım edeceğine inandık. Bu günahın bedelini ilk cennetten öldürülerek çıkarılmayla ödedik. Ancak Rabbimiz yine bizim tevbemizi kabul etti ve bizlere 2. bir şans verdi. Daha alçak olan bir evrene gönderildik. İblisle olan sınavın 2. periyodunu şu an yaşamaktayız.

7. A'râf Suresi

Ayet 23

Arapça Metin (Harekeli)

977|7|23|قَالَا رَبَّنَا ظَلَمْنَآ أَنفُسَنَا وَإِن لَّمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ ٱلْخَٰسِرِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

977|7|23|قالا ربنا ظلمنا انفسنا وان لم تغفر لنا وترحمنا لنكونن من الخسرين

Latin Literal

23. Kâlâ rabbenâ zalemnâ enfusenâ ve in lem tagfirlenâ ve terhamnâ le nekûnenne minel hâsirîn(hâsirîne).

Türkçe Çeviri

Dedi ikisi*: "Rabbimiz4! Zulmettik257** kendi nefislerimize201**; ve eğer asla mağfiret319 etmezsen bizlere**; ve rahmet271 etmezsen bizlere**; mutlak oluruz** hüsrana uğrayanlardan."

Ahmed Samira Çevirisi

23 They (B) said: "Our Lord, We caused injustice/oppressed ourselves, and if You do not forgive for us, and You have mercy upon us, we will be/become from the losers ."

Notlar

Not 1

*Âdem ve eş. Erkek insan ve kadın insan.**Çoğul eril olarak gelmiştir. Başka insanları da kapsayan bir sesleniş söz konusudur.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

Mağfiret Kavram 319

319 Bağışlama, affetme.

7. A'râf Suresi

Ayet 33

Arapça Metin (Harekeli)

987|7|33|قُلْ إِنَّمَا حَرَّمَ رَبِّىَ ٱلْفَوَٰحِشَ مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَ وَٱلْإِثْمَ وَٱلْبَغْىَ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ وَأَن تُشْرِكُوا۟ بِٱللَّهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِهِۦ سُلْطَٰنًا وَأَن تَقُولُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

987|7|33|قل انما حرم ربي الفوحش ما ظهر منها وما بطن والاثم والبغي بغير الحق وان تشركوا بالله ما لم ينزل به سلطنا وان تقولوا علي الله ما لا تعلمون

Latin Literal

33. Kul innemâ harreme rabbiyel fevâhişe mâ zahere minhâ ve mâ batane vel isme vel bagye bi gayril hakkı ve en tuşrikû billâhi mâ lem yunezzil bihî sultânen ve en tekûlû alallâhi mâ lâ ta’lemûn(ta’lemûne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Ancak haram etti Rabbim4 fahşaları81; açığını ondan ve gizlisini; ve günahı; ve bir hak/gerçek olmaksızın taşmayı552; ve ki şirk71 koşmayı Allah'a kendisiyle bir sultân660 asla indirmediğini*; ve ki Allah'a karşı bilmediğinizi söylemenizi661."

Ahmed Samira Çevirisi

33 Say: "But my Lord forbade the enormous/atrocious deeds what is/became visible from it, and what is/was hidden, and the sin/crime, and the oppression/transgression/corruption without the right , and that you share/make partners (with God) what He did not descend with it a proof/evidence , and that you say on (about) God what you do not know.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 innema ancak إِنَّمَا -
3 harrame haram etti حَرَّمَ حرم
4 rabbiye Rabbim رَبِّيَ ربب
5 l-fevahişe fuhuşları الْفَوَاحِشَ فحش
6 ma مَا -
7 zehera açığını ظَهَرَ ظهر
8 minha ondan مِنْهَا -
9 ve ma ve وَمَا -
10 betane gizlisini بَطَنَ بطن
11 vel'isme ve günahı وَالْإِثْمَ اثم
12 velbegye ve taşmayı وَالْبَغْيَ بغي
13 bigayri olmaksızın بِغَيْرِ غير
14 l-hakki bir hak/gerçek الْحَقِّ حقق
15 ve en ve ki وَأَنْ -
16 tuşriku şirk koşmayı تُشْرِكُوا شرك
17 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
18 ma مَا -
19 lem asla لَمْ -
20 yunezzil indirmediğini يُنَزِّلْ نزل
21 bihi onunla بِهِ -
22 sultanen bir sultan سُلْطَانًا سلط
23 ve en ve ki وَأَنْ -
24 tekulu söylemenizi تَقُولُوا قول
25 ala karşı عَلَى -
26 llahi Allah اللَّهِ -
27 ma مَا -
28 la لَا -
29 tea'lemune bilmediğinizi تَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1

*Kutsal kitaplar haricinde Allah'ın ve resûlünün adını kullanarak uydurulan, tamamı zan olan, hiçbir sultanları olmayan kitaplar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Şirk koşmak/ortak koşmak Kavram 71

71 Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

Fahşâ Kavram 81

81 Vahşetten/fuhuştan/ahlaksızlıktan.

Din konusunda sınırı aşmak, taşmak. Kavram 552

552 Hakka yani gerçeğe dayanmadan dinde yapılan tüm eylemler sınırı aşmadır, taşmadır. Kendilerine yetki verilmiş kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan kitaplara tabi olmak kesinlikle haktan bir şey getirmez. Resûl buyurdu ki şeklinde başlayan şeytan öğretilerinin tamamı zandır. Din konusunda sınırı aşmamak sadece kutsal kitaplar demekle olur. Sadece Kur'an demekle olur.

Sultân, sultân. Kavram 660

660 Yetki, salahiyet, otorite.

İnsanların Allah karşı bilmediklerini söylemeleri. Kavram 661

661 Yüce Allah adına hakkı/gerçeği bilmedikleri halde ileri geri konuşmaları. Yüce Allah'ın kendisine hiçbir yetki indirmediği hadis/söylenti kitaplarıyla Yüce Allah'a karşı sanki O'nun emriymiş gibi şeylerin uydurulması.

7. A'râf Suresi

Ayet 38

Arapça Metin (Harekeli)

992|7|38|قَالَ ٱدْخُلُوا۟ فِىٓ أُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِكُم مِّنَ ٱلْجِنِّ وَٱلْإِنسِ فِى ٱلنَّارِ كُلَّمَا دَخَلَتْ أُمَّةٌ لَّعَنَتْ أُخْتَهَا حَتَّىٰٓ إِذَا ٱدَّارَكُوا۟ فِيهَا جَمِيعًا قَالَتْ أُخْرَىٰهُمْ لِأُولَىٰهُمْ رَبَّنَا هَٰٓؤُلَآءِ أَضَلُّونَا فَـَٔاتِهِمْ عَذَابًا ضِعْفًا مِّنَ ٱلنَّارِ قَالَ لِكُلٍّ ضِعْفٌ وَلَٰكِن لَّا تَعْلَمُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

992|7|38|قال ادخلوا في امم قد خلت من قبلكم من الجن والانس في النار كلما دخلت امه لعنت اختها حتي اذا اداركوا فيها جميعا قالت اخريهم لاوليهم ربنا هولا اضلونا فاتهم عذابا ضعفا من النار قال لكل ضعف ولكن لا تعلمون

Latin Literal

38. Kâledhulû fî umemin kad halet min kablikum minel cinni vel insi fîn nâr(nâri), kullemâ dehalet ummetun leanet uhtehâ, hattâ izeddârekû fîhâ cemîân kâlet uhrâhum li ûlâhum rabbenâ hâulâi edallûnâ fe âtihim azâben di’fen minen nâr(nâri) kâle li kullin di’fun ve lâkin lâ ta’lemûn(ta’lemûne).

Türkçe Çeviri

Dedi (Allah): “Girin ümmetlere/topluluklara; muhakkak ki halife65 oldu sizlerden önce ateşe; cinden91 ve insandan”; ne zaman girdi bir ümmet305; lanet etti (ümmet) kız kardeşine; ta ki yakaladıkları/yetiştikleri* zaman orada** topluca; dedi sonraki (ümmet) onların önceki (ümmeti) için: “Rabbimiz4! Bunlar dalalete128 sürüklediler bizleri; öyle ki ver onlara bir kat (daha) azap ateşten; dedi (Allah): “Hepsi içindir bir kat; fakat (sizler) bilmezsiniz.”

Ahmed Samira Çevirisi

38 He said: "Enter in (with) nations (that) have past/expired from before you from the Jinns and the human/mankind in the fire, whenever a nation is entered, it cursed its sister until they caught up (to)/overtook/reached each other in it all together, their last said to their first : "Our Lord those (are who) misguided us, so give/bring them a double torture from the fire." He said: "For every/each/all (is) double, and but you do not know."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi (Allah) قَالَ قول
2 dhulu girin ادْخُلُوا دخل
3 fi فِي -
4 umemin ümmetlere/topluluklara أُمَمٍ امم
5 kad muhakkak قَدْ -
6 halet halife oldu خَلَتْ خلو
7 min مِنْ -
8 kablikum sizden önce قَبْلِكُمْ قبل
9 mine مِنَ -
10 l-cinni cinden الْجِنِّ جنن
11 vel'insi ve insandan وَالْإِنْسِ انس
12 fi فِي -
13 n-nari ateşe النَّارِ نور
14 kullema ne zaman كُلَّمَا كلل
15 dehalet girdi دَخَلَتْ دخل
16 ummetun bir ümmet أُمَّةٌ امم
17 leanet lanet etti (ümmet) لَعَنَتْ لعن
18 uhteha kız kardeşine أُخْتَهَا اخو
19 hatta ta ki حَتَّىٰ -
20 iza zaman إِذَا -
21 ddaraku yakaladıkları/yetiştikleri ادَّارَكُوا درك
22 fiha orada (cehennemde) فِيهَا -
23 cemian topluca جَمِيعًا جمع
24 kalet dedi قَالَتْ قول
25 uhrahum sonraki (ümmet) onların أُخْرَاهُمْ اخر
26 liulahum onların önceki (ümmeti) için لِأُولَاهُمْ اول
27 rabbena Rabbimiz! رَبَّنَا ربب
28 ha'ula'i bunlar هَٰؤُلَاءِ -
29 edelluna dalalete sürüklediler bizleri أَضَلُّونَا ضلل
30 fe atihim öyle ki ver onlara فَاتِهِمْ اتي
31 azaben bir azap عَذَابًا عذب
32 dia'fen bir kat ضِعْفًا ضعف
33 mine مِنَ -
34 n-nari ateşten النَّارِ نور
35 kale dedi (Allah) قَالَ قول
36 likullin hepsi içindir لِكُلٍّ كلل
37 dia'fun bir kat ضِعْفٌ ضعف
38 velakin fakat وَلَٰكِنْ -
39 la لَا -
40 tea'lemune bilmezsiniz تَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1

*Birbirlerini, birbirlerine.**Cehennemde.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Halife Kavram 65

65 Sonrası gelen, halef.

Cin, yabancı insanlar Kavram 91

91 Görünmeyen, gizli, örtülü. Anne rahminde yaratılan fetüs dışardan görülemediği için cenin olarak işaret edilir. Mecnun da aklı örtülmüş, gizlenmiş kimseler için kullanılır. Yeşilliklerle örtülü olması nedeniyle cennet kelimesi de aynı kökten türemiştir. Cin kelimesinin işaret ettiği şey/şeyler Rabbimizin ayette işaret ettiği şeye göre değişir. Bunlar;Bir yerleşim yerinde yaşayan insanların/halkın daha önce görmediği, o kimselere gizli kalmış, örtülü kalmış yabancı kimseler/insanlar için kullanılır. Kur'an dinlemek için Muhammed peygambere gelen yabancı insanlar ve Süleyman peygamberin ordusunda görev yapan yabancı insanlar. İblîs ve onun soyu olan varlıklar da cin olarak işaret edilir. Görünür, elle tutulur olan maddeden/atomlardan yaratılmadıkları için Rabbimiz onları da cin kelimesiyle işaret etmektedir.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Ümmet, ümmet Kavram 305

305 Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

7. A'râf Suresi

Ayet 43

Arapça Metin (Harekeli)

997|7|43|وَنَزَعْنَا مَا فِى صُدُورِهِم مِّنْ غِلٍّ تَجْرِى مِن تَحْتِهِمُ ٱلْأَنْهَٰرُ وَقَالُوا۟ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِى هَدَىٰنَا لِهَٰذَا وَمَا كُنَّا لِنَهْتَدِىَ لَوْلَآ أَنْ هَدَىٰنَا ٱللَّهُ لَقَدْ جَآءَتْ رُسُلُ رَبِّنَا بِٱلْحَقِّ وَنُودُوٓا۟ أَن تِلْكُمُ ٱلْجَنَّةُ أُورِثْتُمُوهَا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

997|7|43|ونزعنا ما في صدورهم من غل تجري من تحتهم الانهر وقالوا الحمد لله الذي هدينا لهذا وما كنا لنهتدي لولا ان هدينا الله لقد جات رسل ربنا بالحق ونودوا ان تلكم الجنه اورثتموها بما كنتم تعملون

Latin Literal

43. Ve neza’nâ mâ fî sudûrihim min gıllin tecrî min tahtihimul enhâr(enhâru), ve kâlûl hamdu lillâhillezî hedânâ li hâzâ ve mâ kunnâ li nehtediye levlâ en hedânallâh(hedânallâhu), lekad câet rusulu rabbinâ bil hakk(hakkı), ve nûdû en tilkumul cennetu ûristumûhâ bimâ kuntum ta’melûn(ta’melûne).

Türkçe Çeviri

Ve soyarız göğüslerindekini nefretten/hınçtan; akar* altından onların** nehirler; ve dediler**: "Hamd3 Allah’adır; kılavuzlayandır192 bizleri buraya***; ve olmuş değildik kılavuzlanmaya192 şayet ki kılavuzlamasaydı192 bizleri Allah; muhakkak gelmiş Rabbimizin4 resûlleri418 hakla/gerçekle; ve nida**** edildiler ki işte şusunuz (ki) cennete; varis kılındınız ona***** yapar olduğunuzla.

Ahmed Samira Çevirisi

43 And We removed/took away what (is) in their chests (innermosts) from hatred/spite/animosity , the rivers flow from beneath them , and they said: "The praise/gratitude/thanks (is) to God who guided us to this, and we were not to (be) guided had it not been for that God guided us. Our Lord’s messengers had come with the truth ." And they (those who believed) were called: "That (is) the Paradise you were made to inherit it becuase (of) what you were making/doing/working."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve nezea'na ve soyarız وَنَزَعْنَا نزع
2 ma مَا -
3 fi فِي -
4 sudurihim göğüslerindekini صُدُورِهِمْ صدر
5 min مِنْ -
6 gillin nefretten/hınçtan غِلٍّ غلل
7 tecri akar تَجْرِي جري
8 min مِنْ -
9 tehtihimu altından onların تَحْتِهِمُ تحت
10 l-enharu nehirler الْأَنْهَارُ نهر
11 ve kalu ve dediler وَقَالُوا قول
12 l-hamdu hamd الْحَمْدُ حمد
13 lillahi Allah’adır لِلَّهِ -
14 llezi الَّذِي -
15 hedana doğru yola kılavuzlayandır bizleri هَدَانَا هدي
16 lihaza buraya لِهَٰذَا -
17 ve ma ve değiliz وَمَا -
18 kunna olduk كُنَّا كون
19 linehtediye doğru yola kılavuzlanmaya لِنَهْتَدِيَ هدي
20 levla şayet لَوْلَا -
21 en ki أَنْ -
22 hedana doğru yola kılavuzlamasaydı bizleri هَدَانَا هدي
23 llahu Allah اللَّهُ -
24 lekad muhakkak لَقَدْ -
25 ca'et gelmiş جَاءَتْ جيا
26 rusulu resûlleri رُسُلُ رسل
27 rabbina Rabbimizin رَبِّنَا ربب
28 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
29 ve nudu ve nida edildiler وَنُودُوا ندو
30 en ki أَنْ -
31 tilkumu işte şusunuz تِلْكُمُ -
32 l-cennetu cennet الْجَنَّةُ جنن
33 uristumuha varis kılındınız o أُورِثْتُمُوهَا ورث
34 bima بِمَا -
35 kuntum olduğunuzla كُنْتُمْ كون
36 tea'melune yaparsınız تَعْمَلُونَ عمل

Notlar

Not 1

*Durum bildirir fiil. Akacak.**Din günü cennetlere girecek olan ancak henüz girmemiş olan kimseler. ***Bu noktaya. Cennetlere girme pozisyonuna.****Seslenildiler. Zaten cennette olan kimselere neden tekrar seslenilsin? Anlarız ki nida edilmeyle cennetlere henüz girmemiş ancak girecek olan grup çağrılmaktadır. *****Cennete.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hamd Kavram 3

3 En yüce övgü/methetme.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Resûl Kavram 418

418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.

7. A'râf Suresi

Ayet 44

Arapça Metin (Harekeli)

998|7|44|وَنَادَىٰٓ أَصْحَٰبُ ٱلْجَنَّةِ أَصْحَٰبَ ٱلنَّارِ أَن قَدْ وَجَدْنَا مَا وَعَدَنَا رَبُّنَا حَقًّا فَهَلْ وَجَدتُّم مَّا وَعَدَ رَبُّكُمْ حَقًّا قَالُوا۟ نَعَمْ فَأَذَّنَ مُؤَذِّنٌۢ بَيْنَهُمْ أَن لَّعْنَةُ ٱللَّهِ عَلَى ٱلظَّٰلِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

998|7|44|ونادي اصحب الجنه اصحب النار ان قد وجدنا ما وعدنا ربنا حقا فهل وجدتم ما وعد ربكم حقا قالوا نعم فاذن موذن بينهم ان لعنه الله علي الظلمين

Latin Literal

44. Ve nâdâ ashâbul cenneti ashâben nâri en kad vecednâ mâ vâadenâ rabbunâ hakka(hakkan) fe hel vecedtum mâ vaade rabbukum hakka(hakkan) kâlû neam fe ezzene muezzinun beynehum en lâ’netullâhi alez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve nida* etti cennet** ashâbı194 ateş*** ashâbına194 ki "Muhakkak bulduk**** vaat ettiğini bizlere Rabbimizin4 bir hak/gerçek (olarak); öyle ki buldunuz***** mu vaat ettiğini Rabbinizin4 bir hak/gerçek (olarak)?"; dediler: "Evet"; öyle ki ünledi bir ünleyici666 aralarında ki "Allah'ın laneti280 zalimlerin257 üzerinedir."

Ahmed Samira Çevirisi

44 And the Paradises’ owners/company called/cried (to) the fire’s owners/company: "That we had found what our Lord promised us truthful/factually , so did you find what your Lord promised truthfully/factually ?" They said: "Yes." So an announcer/informer (from) between them announced/informed : "That God’s curse/torture (is) on the unjust/oppressors ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve nada ve nida etti وَنَادَىٰ ندو
2 eshabu ashabı أَصْحَابُ صحب
3 l-cenneti cennet الْجَنَّةِ جنن
4 eshabe ashabına أَصْحَابَ صحب
5 n-nari ateş النَّارِ نور
6 en ki أَنْ -
7 kad muhakkak قَدْ -
8 vecedna bulduk وَجَدْنَا وجد
9 ma مَا -
10 veadena vaat ettiğini bizlere وَعَدَنَا وعد
11 rabbuna Rabbimizin رَبُّنَا ربب
12 hakkan bir hak/gerçek (olarak) حَقًّا حقق
13 fehel öyle ki فَهَلْ -
14 vecedtum buldunuz mu وَجَدْتُمْ وجد
15 ma مَا -
16 veade vaat ettiğini وَعَدَ وعد
17 rabbukum Rabbinizin رَبُّكُمْ ربب
18 hakkan bir hak/gerçek (olarak) حَقًّا حقق
19 kalu dediler قَالُوا قول
20 neam evet نَعَمْ -
21 feezzene öyle ki ünledi فَأَذَّنَ اذن
22 mu'ezzinun bir ünleyici مُؤَذِّنٌ اذن
23 beynehum aralarında بَيْنَهُمْ بين
24 en ki أَنْ -
25 lea'netu laneti لَعْنَةُ لعن
26 llahi Allah'ın اللَّهِ -
27 ala üzerinedir عَلَى -
28 z-zalimine zalimlerin الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Seslendi.**Cennetlere henüz girmemiş ancak girecek olan.***Cehenneme henüz girmemiş ancak girecek olan.****Gerçeği bulduk. Cennetlere gireceğimizi anladık.*****Gerçeği bulduk. Cehenneme gireceğimizi anladık.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Ashâb Kavram 194

194 Yoldaş; aynı yolda/amaçta yol alanlar, aynı mekanda ve zamanda kaderleri ortak olanlar.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Lanet etmek. Kavram 280

280 Uğursuz bırakmak. Yüce Allah'ın lanet etmesi hak etmiş kimseleri rahmetinden uzak tutmasıdır. Rahmetten uzak kalmak tüm uğursuzluklarla karşılaşmak demektir. Bu kimseler bir göz aydınlığı, mutluluk ve huzur asla göremezler.

Din gününde cennet ve cehennem ashâbları arasındaki ünleyici. Kavram 666

666 7:44 ayetinde Rabbimiz bizlere önemli bir işaret vermiştir. Din gününde cennet ashâbıyla cehennem ashâbı arasında bir seslenişli konuşma gerçekleşmektedir. Bu konuşma cennet ve cehennem evrenleri arasında değildir. Olay din gününde gerçekleşmektedir. Bu iki insan topluluğu arasında bir engel olduğunu net bir şekilde anlıyoruz. Bu engel bölgesinde bazı görevli varlıkların olduğunu da anlıyoruz. Bu varlıkların ünleyiciler/anons ediciler oldukları ortadadır.

7. A'râf Suresi

Ayet 47

Arapça Metin (Harekeli)

1001|7|47|وَإِذَا صُرِفَتْ أَبْصَٰرُهُمْ تِلْقَآءَ أَصْحَٰبِ ٱلنَّارِ قَالُوا۟ رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا مَعَ ٱلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1001|7|47|واذا صرفت ابصرهم تلقا اصحب النار قالوا ربنا لا تجعلنا مع القوم الظلمين

Latin Literal

47. Ve izâ surifet ebsâruhum tilkâe ashâbin nâri kâlû rabbenâ lâ tec’alnâ mealkavmiz zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Çevirdikleri zaman bakışlarını* karşılaştırmaya ateş** ashâbına194 (doğru); dediler: "Rabbimiz4! Yapma*** bizleri zalim257 kavimle/toplulukla birlikte."

Ahmed Samira Çevirisi

47 And if their eye sights/understanding was diverted towards the fire’s company/friends , they said: "Our Lord do not make/put us with the nation the unjust/oppressive ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza zaman وَإِذَا -
2 surifet çevirdikleri صُرِفَتْ صرف
3 ebsaruhum bakışlarını أَبْصَارُهُمْ بصر
4 tilka'e karşılaşmaya تِلْقَاءَ لقي
5 eshabi ashâbına أَصْحَابِ صحب
6 n-nari ateş النَّارِ نور
7 kalu dediler قَالُوا قول
8 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
9 la لَا -
10 tec'alna yapma bizleri تَجْعَلْنَا جعل
11 mea birlikte مَعَ -
12 l-kavmi kavimle الْقَوْمِ قوم
13 z-zalimine zalim الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*A'râfı karşıdan gören, kendileri de oraya gidecek olan, arkalarında olan ancak henüz a'râfı görmeyen kimseleri gördükleriyle müjdeleyen kimseler.**Cehenneme girmek için bekleşen kimseleri.***Anlarız ki bu kimseler zaten cennete gideceklerdir. Ancak cehennem ashâbının durumunu görünce Rabblerine seslenmişlerdir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Ashâb Kavram 194

194 Yoldaş; aynı yolda/amaçta yol alanlar, aynı mekanda ve zamanda kaderleri ortak olanlar.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

7. A'râf Suresi

Ayet 53

Arapça Metin (Harekeli)

1007|7|53|هَلْ يَنظُرُونَ إِلَّا تَأْوِيلَهُۥ يَوْمَ يَأْتِى تَأْوِيلُهُۥ يَقُولُ ٱلَّذِينَ نَسُوهُ مِن قَبْلُ قَدْ جَآءَتْ رُسُلُ رَبِّنَا بِٱلْحَقِّ فَهَل لَّنَا مِن شُفَعَآءَ فَيَشْفَعُوا۟ لَنَآ أَوْ نُرَدُّ فَنَعْمَلَ غَيْرَ ٱلَّذِى كُنَّا نَعْمَلُ قَدْ خَسِرُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ وَضَلَّ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَفْتَرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1007|7|53|هل ينظرون الا تاويله يوم ياتي تاويله يقول الذين نسوه من قبل قد جات رسل ربنا بالحق فهل لنا من شفعا فيشفعوا لنا او نرد فنعمل غير الذي كنا نعمل قد خسروا انفسهم وضل عنهم ما كانوا يفترون

Latin Literal

53. Hel yanzurûne illâ te’vîleh(te’vîlehu), yevme ye’tî te’vîluhu yekûlullezîne nesûhu min kablu kad câet rusulu rabbinâ bil hakk(hakkı), fe hel lenâ min şufeâe fe yeşfeû lenâ ev nureddu fe na’mele gayrellezî kunnâ na’mel(na’melu), kad hasirû enfusehum ve dalle anhum mâ kânû yefterûn(yefterûne).

Türkçe Çeviri

Onun* tevili401 dışındakine** mi bakarlar? Gün*** (ki) gelir onun tevili401; der onu önceden nesh etmiş/unutmuş**** kimseler: "Muhakkak gelmiş Rabbimizin4 resûlleri418 hakla/gerçekle; öyle ki olur mu bizlere şefâatçiler114? Öyle ki şefâat114 ederler bizlere ya da geri döndürülürüz*****; öyle ki yaparız olmaksızın yapar olmuş olduğumuzu"; muhakkak hüsrana uğrattılar kendi nefislerini201 ve saptı****** onlardan iftira883 atar oldukları.

Ahmed Samira Çevirisi

53 Do they wait/watch except (for) its interpretation/explanation? (On) a day its interpretation/explanation comes, those who forgot it from before say: "Our Lord’s messengers had come with the truth . So are99(there) for us from mediators, so they mediate for us, or we be returned so we make/do other than what we were making/doing?" They had lost themselves, and what they were fabricating/cutting and splitting (was) misguided/wasted/lost from them.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 hel mı? هَلْ -
2 yenzurune bakarlar يَنْظُرُونَ نظر
3 illa dışında إِلَّا -
4 te'vilehu tevili onun تَأْوِيلَهُ اول
5 yevme gündür يَوْمَ يوم
6 ye'ti gelir يَأْتِي اتي
7 te'viluhu tevili onun تَأْوِيلُهُ اول
8 yekulu der يَقُولُ قول
9 ellezine kimseler الَّذِينَ -
10 nesuhu unuttu onu نَسُوهُ نسي
11 min مِنْ -
12 kablu önceden قَبْلُ قبل
13 kad muhakkak قَدْ -
14 ca'et gelmiş جَاءَتْ جيا
15 rusulu resûlleri رُسُلُ رسل
16 rabbina Rabbimizin رَبِّنَا ربب
17 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
18 fehel öyle ki olur mu? فَهَلْ -
19 lena bizlere لَنَا -
20 min مِنْ -
21 şufeaa'e şefaatçiler شُفَعَاءَ شفع
22 feyeşfeu öyleki şefaat ederler فَيَشْفَعُوا شفع
23 lena bizlere لَنَا -
24 ev ya da أَوْ -
25 nuraddu geri döndürülürüz نُرَدُّ ردد
26 fenea'mele öyle ki yaparız فَنَعْمَلَ عمل
27 gayra olmaksızın غَيْرَ غير
28 llezi o ki الَّذِي -
29 kunna olduk كُنَّا كون
30 nea'melu yaparız نَعْمَلُ عمل
31 kad muhakkak قَدْ -
32 hasiru hüsrana uğrattılar خَسِرُوا خسر
33 enfusehum kendi nefislerini أَنْفُسَهُمْ نفس
34 ve delle ve saptı وَضَلَّ ضلل
35 anhum onlardan عَنْهُمْ -
36 ma مَا -
37 kanu oldukları كَانُوا كون
38 yefterune iftira atarlar/uydururlar يَفْتَرُونَ فري

Notlar

Not 1

*Kur'an'ın.**Kur'an ayetleri ortadayken onun tevilini ilimle/bilimle yapacaklarına tamamı zan olan, uyduruk, şeytân öğretileri olan söylentilere/hadislerle bakınırlar.***Din günü Kur'an'ın gerçek tevili gelir ve hata yaptıklarını anlarlar.****Ayetleri söylentilerle/hadislerle nesh edenler/unutanlar.*****Dünya hayatına döndürülsek.******Yüce Allah'a ve resûllerine karşı uydurulan binlerce hadisin/söylentinin doğru olmadığı ortaya çıktı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Şefâat Kavram 114

114 Yargılama esnasında araya girip müdahale etmek. Şefâat kavramı şeytânın en büyük aldatmacasıdır. Şefâatin tamamı Yüce Allah'a aittir. O'nun astından şefâatçiler ummak/beklenti içine girmek şirktir. Müşriklerin yani Yüce Allah'a ortak koşan kimselerin ortak özelliklerinden bir tanesi Yüce Allah'ın katında/indinde Yüce Allah'ın astından şeyleri şefâatçiler olarak beklemektir (10:18). Peygamberlerin, ölmüş insanların, şeyhlerin, imamların ahirette şefâatçiler olacağına iman etmek büyük bir şirktir ve affı yoktur. Şeytanın en büyük tuzağı: Şefâat aldatmacası

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Tevil Kavram 401

401 Yorumlamak, mana vermek, anlamlandırmak.

Resûl Kavram 418

418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.

iftira Kavram 883

883 Yalan uydurmak, düzmece bir şey üretmek, karalamak, çamur atmak. Din konusunda ise Yüce Allah indinden/katından olmadığı halde bir metne/kelama bu Yüce Allah katındandır demek.

7. A'râf Suresi

Ayet 54

Arapça Metin (Harekeli)

1008|7|54|إِنَّ رَبَّكُمُ ٱللَّهُ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ فِى سِتَّةِ أَيَّامٍ ثُمَّ ٱسْتَوَىٰ عَلَى ٱلْعَرْشِ يُغْشِى ٱلَّيْلَ ٱلنَّهَارَ يَطْلُبُهُۥ حَثِيثًا وَٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ وَٱلنُّجُومَ مُسَخَّرَٰتٍۭ بِأَمْرِهِۦٓ أَلَا لَهُ ٱلْخَلْقُ وَٱلْأَمْرُ تَبَارَكَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1008|7|54|ان ربكم الله الذي خلق السموت والارض في سته ايام ثم استوي علي العرش يغشي اليل النهار يطلبه حثيثا والشمس والقمر والنجوم مسخرت بامره الا له الخلق والامر تبارك الله رب العلمين

Latin Literal

54. İnne rabbekumullâhullezî halakas semâvâti vel arda fî sitteti eyyâmin summestevâ alel arşı, yugşîl leylen nehâre yatlubuhu hasîsen veş şemse vel kamere ven nucûme musahharâtin bi emrih(emrihi), e lâ lehul halku vel emr(emru), tebârekallâhu rabbulâlemîn(âlemîne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu Rabbiniz4 Allah’tır; yaratandır gökleri162 ve yeri altı günde*; sonra istiva188 etti Arş66 üzerine; örter (Allah) geceyi gündüze; talep** eder (gündüz) onu (geceyi) aniden/çok çabuk; ve Güneş’i; ve Ay’ı; ve yıldızları; boyun eğdirilenlerdir O’nun emriyle; yaratma ve emir O'na değil midir?; Mübarek139 oldu Allah; alemlerin203 Rabbi4.

Ahmed Samira Çevirisi

54 That your Lord (is) God who created the skies/space and the earth/Planet Earth in six days/times, then He aimed to/sat on/straightened on the throne/royal bed/palace , the daytime covers/darkens the night, it seeks/wants it quickly/urgently , and the sun and the moon and the stars/planets (are) manipulated/subjugated with His order/command, is (it) not to Him the creation and the order/command/matter/affair? Blessed (is) God the creatures all together’s/(universes’) Lord.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 rabbekumu Rabbiniz رَبَّكُمُ ربب
3 llahu Allah’tır اللَّهُ -
4 llezi الَّذِي -
5 haleka yaratandır خَلَقَ خلق
6 s-semavati gökleri السَّمَاوَاتِ سمو
7 vel'erde ve yeri وَالْأَرْضَ ارض
8 fi فِي -
9 sitteti altı سِتَّةِ ستت
10 eyyamin günde أَيَّامٍ يوم
11 summe sonra ثُمَّ -
12 steva istiva etti اسْتَوَىٰ سوي
13 ala üzerine عَلَى -
14 l-arşi Arş الْعَرْشِ عرش
15 yugşi örter (Allah) يُغْشِي غشو
16 l-leyle geceyi اللَّيْلَ ليل
17 n-nehara gündüze النَّهَارَ نهر
18 yetlubuhu talep eder(gündüz) onu (geceyi) يَطْلُبُهُ طلب
19 hasisen aniden/çok çabuk حَثِيثًا حثث
20 ve şşemse ve Güneş’i وَالشَّمْسَ شمس
21 velkamera ve Ay’ı وَالْقَمَرَ قمر
22 ve nnucume ve yıldızları وَالنُّجُومَ نجم
23 musehharatin boyun eğdirilenlerdir مُسَخَّرَاتٍ سخر
24 biemrihi O’nun emriyle بِأَمْرِهِ امر
25 ela İyi bilin ki أَلَا -
26 lehu O’nadır لَهُ -
27 l-halku yaratma الْخَلْقُ خلق
28 vel'emru ve emir وَالْأَمْرُ امر
29 tebarake mübarek oldu تَبَارَكَ برك
30 llahu Allah اللَّهُ -
31 rabbu Rabbi رَبُّ ربب
32 l-aalemine Âlemlerin الْعَالَمِينَ علم

Notlar

Not 1

*Evrede, dönemde.**Gündüzün geceyi talep etmesinin işaret edilmesi de büyük bir Kur'an mucizesidir. Güneş sistemimizde gündüz her yere hakimdir. Tabiri caizse patron gündüzdür. Gece ise sadece gezegenlerin gölgesi olarak az bir yer tutar. Gündüz domine eden olarak geceleri ışık hızında yok etmek ister. Onu ele geçirip kendi hakimiyetini sokmak ister. Gecenin onu çok çabuk almak isteyen gündüze örtülmesi

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Arş Kavram 66

66 Taht/kürsü. Yüce Allah'ın belirli sıfatlarının tecelli etmesiyle oluşmuş olan, çoklu boyutlara sahip bir kürsü, bir platform. Bu kürsü içinde evrenler yaratılmaktadır. Şu an içinde bulunduğumuz evrenimiz de bu kürsünün içindedir. Yargılamanın yapılacağı ahiret evreni, cennet evrenleri ve cehennem evreni yine bu kürsü içinde yaratılacaktır.

Mübarek Kavram 139

139 Bereketli kılınmış, uğurlu edilmiş.

Gökler Kavram 162

162 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir.

istiva Kavram 188

188 Düzenlemek, dengelemek, seviyelemek, her şeyi uygun olarak, tam yerinde olarak düzenlemek. Her şeyi gerekli olan seviyesinde, dengeli olarak inşa etmek.

Âlem, âlem, alem. Kavram 203

203 Farklı zamanlar ve/veya mekanlarda yaşamlar, durum ve şartlar. Göklerdeki uzaylı yaşamlar. Dünya hayatının farklı zamanlarında gerçekleşen yaşamlar.

7. A'râf Suresi

Ayet 55

Arapça Metin (Harekeli)

1009|7|55|ٱدْعُوا۟ رَبَّكُمْ تَضَرُّعًا وَخُفْيَةً إِنَّهُۥ لَا يُحِبُّ ٱلْمُعْتَدِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1009|7|55|ادعوا ربكم تضرعا وخفيه انه لا يحب المعتدين

Latin Literal

55. Ud’û rabbekum tedarruan ve hufyeh(hufyeten), innehu lâ yuhıbbul mu’tedîn(mu’tedîne).

Türkçe Çeviri

Çağırın Rabbinizi4 alçak gönüllü (olarak) ve gizlice; doğrusu O sevmez taşanları/sınır aşanları.

Ahmed Samira Çevirisi

55 Call your Lord humbly and humiliated and hiddenly/secretly, that He does not love/like the transgressors/violators .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 Ud'u çağırın ادْعُوا دعو
2 rabbekum Rabbinizi رَبَّكُمْ ربب
3 tederruan alçak gönüllü تَضَرُّعًا ضرع
4 ve hufyeten ve gizlice وَخُفْيَةً خفي
5 innehu doğrusu O إِنَّهُ -
6 la لَا -
7 yuhibbu sevmez يُحِبُّ حبب
8 l-mua'tedine taşanları/sınır aşanları الْمُعْتَدِينَ عدو

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

7. A'râf Suresi

Ayet 58

Arapça Metin (Harekeli)

1012|7|58|وَٱلْبَلَدُ ٱلطَّيِّبُ يَخْرُجُ نَبَاتُهُۥ بِإِذْنِ رَبِّهِۦ وَٱلَّذِى خَبُثَ لَا يَخْرُجُ إِلَّا نَكِدًا كَذَٰلِكَ نُصَرِّفُ ٱلْءَايَٰتِ لِقَوْمٍ يَشْكُرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1012|7|58|والبلد الطيب يخرج نباته باذن ربه والذي خبث لا يخرج الا نكدا كذلك نصرف الايت لقوم يشكرون

Latin Literal

58. Vel beledut tayyibu yahrucu nebâtuhu bi izni rabbih(rabbihi), vellezî habuse lâ yahrucu illâ nekidâ(nekiden), kezâlike nusarriful âyâti li kavmin yeşkurûn(yeşkurûne).

Türkçe Çeviri

Ve iyi/hoş belde (ki) çıkar onun bitkisi onun (beldenin) Rabbinin4 izniyle; ve habisin/kötünün (ise) çıkmaz az veren/haşin (olan) dışında; işte böyledir; yönlendiririz ayetleri287 şükreder43 bir kavme/topluma.

Ahmed Samira Çevirisi

58 And the good/pure country/land its plants appear/emerge with its Lord’s permission , and which became (was) bad/spoiled , does not appear/emerge except very little/useless/weak, as/like that We elaborate linguistically (explain in detail) the verses/evidences to a nation thinking/being grateful.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velbeledu ve beldenin وَالْبَلَدُ بلد
2 t-tayyibu iyi/hoş الطَّيِّبُ طيب
3 yehrucu çıkar يَخْرُجُ خرج
4 nebatuhu bitkisi onun نَبَاتُهُ نبت
5 biizni izniyle بِإِذْنِ اذن
6 rabbihi onun (beldenin) Rabbinin رَبِّهِ ربب
7 vellezi ve وَالَّذِي -
8 habuse habisin/kötünün خَبُثَ خبث
9 la لَا -
10 yehrucu çıkmaz يَخْرُجُ خرج
11 illa dışında إِلَّا -
12 nekiden az veren/haşin نَكِدًا نكد
13 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
14 nusarrifu yönlendiririz نُصَرِّفُ صرف
15 l-ayati ayetleri الْايَاتِ ايي
16 likavmin bir kavim/toplum için لِقَوْمٍ قوم
17 yeşkurune şükrederler يَشْكُرُونَ شكر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

şükür/şükr Kavram 43

43 Teşekkür etmek. Minnettar olmak. Şükran (iyilik bilmek; gönül borcu) sahibi olmak.

Ayet Kavram 287

287 Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

7. A'râf Suresi

Ayet 61

Arapça Metin (Harekeli)

1015|7|61|قَالَ يَٰقَوْمِ لَيْسَ بِى ضَلَٰلَةٌ وَلَٰكِنِّى رَسُولٌ مِّن رَّبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1015|7|61|قال يقوم ليس بي ضلله ولكني رسول من رب العلمين

Latin Literal

61. Kâle yâ kavmi leyse bî dalâletun ve lâkinnî resûlun min rabbil âlemîn(âlemîne).

Türkçe Çeviri

Dedi (Nûh): "Ey kavmim/toplumum! Olmadı bende bir dalalet128; velakin/fakat bir resûlüm418 alemlerin203 Rabbinden4."

Ahmed Samira Çevirisi

61 He said: "My nation, (there) is not misguidance with me, and but I am a messenger from the creations all together’s/(universes’) Lord."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi (Nuh) قَالَ قول
2 ya kavmi ey kavmim يَا قَوْمِ قوم
3 leyse yoktur لَيْسَ ليس
4 bi bende بِي -
5 delaletun bir dalalet ضَلَالَةٌ ضلل
6 velakinni velakin/fakat وَلَٰكِنِّي -
7 rasulun bir resûlüm رَسُولٌ رسل
8 min مِنْ -
9 rabbi Rabbinden رَبِّ ربب
10 l-aalemine alemlerin الْعَالَمِينَ علم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Âlem, âlem, alem. Kavram 203

203 Farklı zamanlar ve/veya mekanlarda yaşamlar, durum ve şartlar. Göklerdeki uzaylı yaşamlar. Dünya hayatının farklı zamanlarında gerçekleşen yaşamlar.

Resûl Kavram 418

418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.

7. A'râf Suresi

Ayet 62

Arapça Metin (Harekeli)

1016|7|62|أُبَلِّغُكُمْ رِسَٰلَٰتِ رَبِّى وَأَنصَحُ لَكُمْ وَأَعْلَمُ مِنَ ٱللَّهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1016|7|62|ابلغكم رسلت ربي وانصح لكم واعلم من الله ما لا تعلمون

Latin Literal

62. Ubelligukum risâlâti rabbî ve ensahu lekum ve a’lemu minallahi mâ lâ ta’lemûn(ta’lemûne).

Türkçe Çeviri

"Belâgat221 ederim sizlere Rabbimin4 risâletini223; ve nasihat* ederim sizlere; ve bilirim Allah’tan sizlerin bilmediklerini."

Ahmed Samira Çevirisi

62 I communicate/deliver to you my Lord’s messages, and I advise to you, and I know from God what you do not now.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ubelligukum belagat ederim sizlere أُبَلِّغُكُمْ بلغ
2 risalati risaletini رِسَالَاتِ رسل
3 rabbi Rabbimin رَبِّي ربب
4 ve ensahu ve nasihat ederim وَأَنْصَحُ نصح
5 lekum sizlere لَكُمْ -
6 ve ea'lemu ve bilirim وَأَعْلَمُ علم
7 mine مِنَ -
8 llahi Allah’tan اللَّهِ -
9 ma مَا -
10 la لَا -
11 tea'lemune bilmediklerinizi sizler تَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1

*Öğüt veririm.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Belâg, mesaj, bildiri, ültimatom. Kavram 221

221 Belâg; tebligat, komünikasyon, temas, iletişim, bildiri, raporlama, ültimatom, mesaj, duyuru, anons.

Risâlet Kavram 223

223 Yüce Allah tarafından gönderilen mesaj, bilgi.

7. A'râf Suresi

Ayet 63

Arapça Metin (Harekeli)

1017|7|63|أَوَعَجِبْتُمْ أَن جَآءَكُمْ ذِكْرٌ مِّن رَّبِّكُمْ عَلَىٰ رَجُلٍ مِّنكُمْ لِيُنذِرَكُمْ وَلِتَتَّقُوا۟ وَلَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1017|7|63|اوعجبتم ان جاكم ذكر من ربكم علي رجل منكم لينذركم ولتتقوا ولعلكم ترحمون

Latin Literal

63. E ve acibtum en câekum zikrun min rabbikum alâ raculin minkum li yunzirekum ve li tettekû ve leallekum turhamûn(turhamûne).

Türkçe Çeviri

"Acayip mi oldunuz ki geldi sizlere bir zikir78 Rabbinizden4; sizlerden bir adam üzerine; uyarması için (onun) sizleri; ve takvalı21 olmanız için; ve belki sizler rahmet271 edilirsiniz."

Ahmed Samira Çevirisi

63 Are you astonished/surprised that a reminder came to you from your Lord on a man from you to warn/give you notice, and to fear and obey (E), and maybe/perhaps you attain mercy.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 eveacibtum bir acayip mi oldunuz أَوَعَجِبْتُمْ عجب
2 en ki أَنْ -
3 ca'ekum geldi sizlere جَاءَكُمْ جيا
4 zikrun bir zikir ذِكْرٌ ذكر
5 min مِنْ -
6 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
7 ala üzerine عَلَىٰ -
8 raculin bir adam رَجُلٍ رجل
9 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
10 liyunzirakum uyarması için (onun) sizleri لِيُنْذِرَكُمْ نذر
11 velitetteku ve takvalı olmanız için وَلِتَتَّقُوا وقي
12 veleallekum ve belki sizler وَلَعَلَّكُمْ -
13 turhamune rahmet edilirsiniz تُرْحَمُونَ رحم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Takva Kavram 21

21 Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Zikir/zikr Kavram 78

78 Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

7. A'râf Suresi

Ayet 67

Arapça Metin (Harekeli)

1021|7|67|قَالَ يَٰقَوْمِ لَيْسَ بِى سَفَاهَةٌ وَلَٰكِنِّى رَسُولٌ مِّن رَّبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1021|7|67|قال يقوم ليس بي سفاهه ولكني رسول من رب العلمين

Latin Literal

67. Kâle yâ kavmi leyse bî sefâhetun ve lâkinnî resûlun min rabbil âlemîn(âlemîne).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Ey kavmim/toplumum! Olmadı bende bir sefâhat670; velakin/fakat bir resûlüm418 alemlerin203 Rabbinden4."

Ahmed Samira Çevirisi

67 He said: "My nation (there) is no ignorance/stupidity with me, and but I (am) a messenger from the creations all together’s/(universes’) Lord."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi (Hûd) قَالَ قول
2 ya kavmi ey kavmim/toplumum يَا قَوْمِ قوم
3 leyse olmadı لَيْسَ ليس
4 bi bende بِي -
5 sefahetun bir sefahât سَفَاهَةٌ سفه
6 velakinni velakin/fakat وَلَٰكِنِّي -
7 rasulun bir resûlüm رَسُولٌ رسل
8 min مِنْ -
9 rabbi Rabbinden رَبِّ ربب
10 l-aalemine alemlerin الْعَالَمِينَ علم

Notlar

Not 1

*Hûd.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Âlem, âlem, alem. Kavram 203

203 Farklı zamanlar ve/veya mekanlarda yaşamlar, durum ve şartlar. Göklerdeki uzaylı yaşamlar. Dünya hayatının farklı zamanlarında gerçekleşen yaşamlar.

Resûl Kavram 418

418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.

Sefâhat Kavram 670

670 Aptal, ahmak, saçmalayan kimse.

7. A'râf Suresi

Ayet 68

Arapça Metin (Harekeli)

1022|7|68|أُبَلِّغُكُمْ رِسَٰلَٰتِ رَبِّى وَأَنَا۠ لَكُمْ نَاصِحٌ أَمِينٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1022|7|68|ابلغكم رسلت ربي وانا لكم ناصح امين

Latin Literal

68. Ubelligukum risâlâti rabbî ve ene lekum nâsıhun emîn(emînun).

Türkçe Çeviri

"Belagat515 ederim sizlere risâletini223 Rabbimin4; ve benimdir sizlere emin* bir nasihat** (eden)."

Ahmed Samira Çevirisi

68 I communicate/inform you (with) my Lord’s messages, and I am for you (a) faithful/loyal advisor/counselor.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ubelligukum belagat ederim sizlere أُبَلِّغُكُمْ بلغ
2 risalati risâletini رِسَالَاتِ رسل
3 rabbi Rabbimin رَبِّي ربب
4 ve ena ve benimdir وَأَنَا -
5 lekum sizlere لَكُمْ -
6 nasihun bir nasihat نَاصِحٌ نصح
7 eminun bir emin أَمِينٌ امن

Notlar

Not 1

*Güvenilir, sağlam.**Öğüt veren.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Risâlet Kavram 223

223 Yüce Allah tarafından gönderilen mesaj, bilgi.

Belagat Kavram 515

515 Bilgilendirme, mesaj, raporlama, duyuru, ilan, deklarasyon.

7. A'râf Suresi

Ayet 69

Arapça Metin (Harekeli)

1023|7|69|أَوَعَجِبْتُمْ أَن جَآءَكُمْ ذِكْرٌ مِّن رَّبِّكُمْ عَلَىٰ رَجُلٍ مِّنكُمْ لِيُنذِرَكُمْ وَٱذْكُرُوٓا۟ إِذْ جَعَلَكُمْ خُلَفَآءَ مِنۢ بَعْدِ قَوْمِ نُوحٍ وَزَادَكُمْ فِى ٱلْخَلْقِ بَصْۜطَةً فَٱذْكُرُوٓا۟ ءَالَآءَ ٱللَّهِ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1023|7|69|اوعجبتم ان جاكم ذكر من ربكم علي رجل منكم لينذركم واذكروا اذ جعلكم خلفا من بعد قوم نوح وزادكم في الخلق بصطه فاذكروا الا الله لعلكم تفلحون

Latin Literal

69. E ve acibtum en câekum zikrun min rabbikum alâ raculin minkum li yunzirekum, vezkurû iz cealekum hulefâe min ba’di kavmi nûhın ve zâdekum fil halkı bastaten, fezkurû âlâallahi leallekum tuflihûn(tuflihûne).

Türkçe Çeviri

Acayip mi karşıladınız ki geldi sizlere bir zikir78 Rabbinizden4; bir adam* üzerine sizlerden; uyarması içindir sizleri; ve zikredin78 yaptığı zaman sizleri halifeler65 Nûh kavmi sonrasında; ve ziyade etti sizlere yaratılışta bir genişliği/uzatmayı671; öyle ki zikredin78 nimetlerini Allah'ın; belki sizler felaha326 ulaşırsınız.

Ahmed Samira Çevirisi

69 Are you astonished/surprised , that a reminder came to you from your Lord on a man from you to warn/give you notice, and remember when He made/put you (as) successors and replacers/top leaders from after Noah’s nation, and He increased you in the creation’s expansion/abundance/wealth , so remember God’s blessings, maybe/ perhaps you succeed/win.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 eveacibtum acayip mi karşıladınız أَوَعَجِبْتُمْ عجب
2 en ki أَنْ -
3 ca'ekum geldi sizlere جَاءَكُمْ جيا
4 zikrun bir zikir ذِكْرٌ ذكر
5 min مِنْ -
6 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
7 ala üzerine عَلَىٰ -
8 raculin bir adam رَجُلٍ رجل
9 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
10 liyunzirakum uyarmazı içindir sizleri لِيُنْذِرَكُمْ نذر
11 vezkuru ve zikredin وَاذْكُرُوا ذكر
12 iz zaman إِذْ -
13 cealekum yaptığı sizleri جَعَلَكُمْ جعل
14 hulefa'e halifeler خُلَفَاءَ خلف
15 min مِنْ -
16 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
17 kavmi kavmi قَوْمِ قوم
18 nuhin Nûh نُوحٍ -
19 ve zadekum ve ziyade etti sizlere وَزَادَكُمْ زيد
20 fi فِي -
21 l-halki yaratılışta الْخَلْقِ خلق
22 bestaten bir genişlik/uzatma بَسْطَةً بسط
23 fezkuru öyle ki zikredin فَاذْكُرُوا ذكر
24 ala'e nimetlerini الَاءَ الو
25 llahi Allah'ın اللَّهِ -
26 leallekum belki sizler لَعَلَّكُمْ -
27 tuflihune felaha ulaşırsınız تُفْلِحُونَ فلح

Notlar

Not 1

*Resûl Hûd.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Halife Kavram 65

65 Sonrası gelen, halef.

Zikir/zikr Kavram 78

78 Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Felah Kavram 326

326 Kurtuluş, başarı.

Nûh kavmine göre yaratılışta bir genişlik/uzatma. Kavram 671

671 Nûh kavminin antik Sümerliler olduğunu Kur'an'ın işaretiyle rahatlıkla söyleyebiliriz. Antik Sümerlilerin fiziksel özellikleri, özellikle boy ve ağırlık açısından, arkeolojik buluntular ve antropolojik analizlerle kısmen aydınlatılmıştır. Erkeklerin ortalama boyu yaklaşık 164,5 cm, kadınların ortalama boyu yaklaşık 153,5 cm olarak bulunmuştur. Ağırlık, yaklaşık 60 kg (erkekler) ve 55 kg (kadınlar) olarak tahmin edilmiştir, ancak bu değerler kesin değildir. En (genişlik) ile ilgili spesifik veriler mevcut değildir, ancak "ince ve kaslı bedenler" tanımı, ortalama veya biraz daha küçük vücut ölçülerini işaret edebilir. Bu bilgiler, Sümerlilerin modern insanlara göre daha kısa ve muhtemelen daha hafif olduklarını, ancak fiziksel olarak aktif bir yaşam tarzına sahip olduklarını göstermektedir. Bir insanın yüzey alanı boy ve kilosuyla direkt olarak ilgili olduğu için anlarız ki yeryüzüne Nûh kavmi sonrası insanların yüzey alanları genişlemiştir; yayılmıştır, artmıştır.

7. A'râf Suresi

Ayet 71

Arapça Metin (Harekeli)

1025|7|71|قَالَ قَدْ وَقَعَ عَلَيْكُم مِّن رَّبِّكُمْ رِجْسٌ وَغَضَبٌ أَتُجَٰدِلُونَنِى فِىٓ أَسْمَآءٍ سَمَّيْتُمُوهَآ أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُم مَّا نَزَّلَ ٱللَّهُ بِهَا مِن سُلْطَٰنٍ فَٱنتَظِرُوٓا۟ إِنِّى مَعَكُم مِّنَ ٱلْمُنتَظِرِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1025|7|71|قال قد وقع عليكم من ربكم رجس وغضب اتجدلونني في اسما سميتموها انتم واباوكم ما نزل الله بها من سلطن فانتظروا اني معكم من المنتظرين

Latin Literal

71. Kâle kad vakaa aleykum min rabbikum ricsun ve gadabun, e tucâdilûnenî fî esmâin semmeytumûhâ entum ve âbâukum mâ nezzelallâhu bihâ min sultânin, fentezırû innî meakum minel muntezırîn(muntezırîne).

Türkçe Çeviri

Dedi (Hûd): "Muhakkak vuku buldu üzerinize Rabbinizden4 bir rics* ve bir gazab**; mücadele mi edersiniz benimle isimlerde (ki) isimlendirdiniz onu sizler ve atalarınız/babalarınız; indirmiş değildir Allah onunla hiçbir bir sultân660; öyle ki bakın/gözetleyin; doğrusu ben (de) sizinle birlikte bakanlardanım/gözetleyenlerdenim."

Ahmed Samira Çevirisi

71 He said: "Punishment and torture and anger from your Lord had fallen/landed on you, do you argue/dispute with me in (about) names you named it, you and your fathers, (that) God did not descend with it from a proof/evidence ? So wait/watch , that I am with you from the waiting/expecting/watching.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi ki قَالَ قول
2 kad muhakkak قَدْ -
3 vekaa vukuu buldu وَقَعَ وقع
4 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
5 min مِنْ -
6 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
7 ricsun bir rics رِجْسٌ رجس
8 ve gadebun ve bir gazab وَغَضَبٌ غضب
9 etucadiluneni mücadele edersiniz benimle أَتُجَادِلُونَنِي جدل
10 fi فِي -
11 esma'in isimlerde أَسْمَاءٍ سمو
12 semmeytumuha isimlendirdiniz onu سَمَّيْتُمُوهَا سمو
13 entum sizler أَنْتُمْ -
14 ve aba'ukum ve atalarınız/babalarınız وَابَاؤُكُمْ ابو
15 ma değildir مَا -
16 nezzele indirmiş نَزَّلَ نزل
17 llahu Allah اللَّهُ -
18 biha kendisiyle بِهَا -
19 min hiçbir مِنْ -
20 sultanin bir sultan سُلْطَانٍ سلط
21 fenteziru öyle ki bakın فَانْتَظِرُوا نظر
22 inni doğrusu ben إِنِّي -
23 meakum sizinle birlikte مَعَكُمْ -
24 mine مِنَ -
25 l-muntezirine bakanlardanım الْمُنْتَظِرِينَ نظر

Notlar

Not 1

*Pislik.**Azaba neden olacak öfke.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Sultân, sultân. Kavram 660

660 Yetki, salahiyet, otorite.

7. A'râf Suresi

Ayet 73

Arapça Metin (Harekeli)

1027|7|73|وَإِلَىٰ ثَمُودَ أَخَاهُمْ صَٰلِحًا قَالَ يَٰقَوْمِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَٰهٍ غَيْرُهُۥ قَدْ جَآءَتْكُم بَيِّنَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ هَٰذِهِۦ نَاقَةُ ٱللَّهِ لَكُمْ ءَايَةً فَذَرُوهَا تَأْكُلْ فِىٓ أَرْضِ ٱللَّهِ وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوٓءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1027|7|73|والي ثمود اخاهم صلحا قال يقوم اعبدوا الله ما لكم من اله غيره قد جاتكم بينه من ربكم هذه ناقه الله لكم ايه فذروها تاكل في ارض الله ولا تمسوها بسو فياخذكم عذاب اليم

Latin Literal

73. Ve ilâ semûde ehâhum sâlihan kâle yâ kavmi’budûllâhe mâ lekum min ilâhin gayruhu, kad câetkum beyyinetun min rabbikum hâzihî nâkatullâhi lekum âyeten fe zerûha te’kul fî ardıllâhi ve lâ temessûhâ bi sûin fe ye’huzekum azâbun elîm(elîmun).

Türkçe Çeviri

Ve Semûd’a kardeşleri Sâlih'i; dedi: "Ey kavmim/toplumum! Kulluk46 edin Allah'a; yoktur sizlere hiçbir ilâh74 O'ndan başka; muhakkak geldi sizlere bir beyanat620 Rabbinizden4; bu dişi devesi672 Allah'ın sizlere bir ayetidir287; öyle ki bırakın onu (dişi deveyi) yesin Allah'ın yerinde; ve temas etmeyin ona (dişi deveye) bir kötülükle; öyle ki yakalar sizleri elim bir azap."

Ahmed Samira Çevirisi

73 And to Thamud/a pre-Islamic Arab tribe that could have been in Hegaz, (We sent) their brother Saleh, he said: "My nation, worship God, (there) is no God for you from other than Him, an evidence had come to you from your Lord, this (is) God’s female camel for you (as) a sign/evidence , so leave it eat in God’s ground/earth/land, and do not touch it with evil/harm , so (then a) painful torture takes/punishes you."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ila ve وَإِلَىٰ -
2 semude Semud’a ثَمُودَ -
3 ehahum kardeşleri أَخَاهُمْ اخو
4 salihen Salih'i صَالِحًا صلح
5 kale dedi قَالَ قول
6 ya kavmi ey kavmim/toplumum يَا قَوْمِ قوم
7 a'budu kulluk edin اعْبُدُوا عبد
8 llahe Allah'a اللَّهَ -
9 ma yoktur مَا -
10 lekum sizlere لَكُمْ -
11 min hiçbir مِنْ -
12 ilahin ilâh إِلَٰهٍ اله
13 gayruhu O'ndan başka غَيْرُهُ غير
14 kad muhakkak قَدْ -
15 ca'etkum gelsi sizlere جَاءَتْكُمْ جيا
16 beyyinetun bir beyanat بَيِّنَةٌ بين
17 min مِنْ -
18 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
19 hazihi budur هَٰذِهِ -
20 nakatu dişi devesi نَاقَةُ نوق
21 llahi Allah'ın اللَّهِ -
22 lekum sizlere لَكُمْ -
23 ayeten bir ayet (olarak) ايَةً ايي
24 fezeruha öyle ki bırakın onu (dişi deveyi) فَذَرُوهَا وذر
25 te'kul yesin تَأْكُلْ اكل
26 fi فِي -
27 erdi yerde أَرْضِ ارض
28 llahi Allah'ın اللَّهِ -
29 ve la ve وَلَا -
30 temessuha temas etmeyin ona تَمَسُّوهَا مسس
31 bisu'in bir kötülükle بِسُوءٍ سوا
32 feye'huzekum öyle ki yakalar sizleri فَيَأْخُذَكُمْ اخذ
33 azabun bir azab عَذَابٌ عذب
34 elimun bir elim أَلِيمٌ الم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kulluk etmek Kavram 46

46 Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.

ilâh Kavram 74

74 Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Ayet Kavram 287

287 Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Beyanat Kavram 620

620 Gizli saklı olmadan açıkça deklere edilmiş, apaçık bildirilmiş, belli edilmiş, apaçık ifade edilmiş.

Allah'ın dişi devesi. Kavram 672

672 Semûd kavmine verilen bir ayettir; mucizedir. Allah'ın bir malı, bir evi, bir hayvanı asla olmaz. Evrenin her şeyi zaten O'nundur. Anlarız ki bir şeyin Yüce Allah'a ait olduğunun vurgulanması onun kamuya, topluma ait olmasındandır. Hiç kimseye, hiçbir şahsa ait olmayan şey demektir. Allah'ın evi, Allah'ın dişi devesi, Allah'a ait olan ganimetler bu şekilde okunmalıdır.Anlarız ki bu dişi deve bir mucizedir. Muhtemel ki kendi başına gezinen, Yüce Allah'ın yeri olan kamuya ait arazilerde beslenen bu dişi deve ihtiyaç sahipleri için bol miktarda süt vermektedir. 7:73 ayetinde deveye kötülükle temas edilmemesi vurgulanmıştır. Anlarız ki bu deveye iyilik amaçlı olarak temas edilmektedir. Belirli aralıklarla sütü alınıp dağıtılmaktadır.

7. A'râf Suresi

Ayet 75

Arapça Metin (Harekeli)

1029|7|75|قَالَ ٱلْمَلَأُ ٱلَّذِينَ ٱسْتَكْبَرُوا۟ مِن قَوْمِهِۦ لِلَّذِينَ ٱسْتُضْعِفُوا۟ لِمَنْ ءَامَنَ مِنْهُمْ أَتَعْلَمُونَ أَنَّ صَٰلِحًا مُّرْسَلٌ مِّن رَّبِّهِۦ قَالُوٓا۟ إِنَّا بِمَآ أُرْسِلَ بِهِۦ مُؤْمِنُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1029|7|75|قال الملا الذين استكبروا من قومه للذين استضعفوا لمن امن منهم اتعلمون ان صلحا مرسل من ربه قالوا انا بما ارسل به مومنون

Latin Literal

75. Kâlel meleullezînestekberû min kavmihî lillezînestud’ıfû li men âmene minhum e ta’lemûne enne sâlihan murselun min rabbihi kâlû innâ bimâ ursile bihî mu’minûn(mu’minûne).

Türkçe Çeviri

Dedi büyüklenmiş/kibirlenmiş kimseler (olan) mele364; onun (Sâlih’in) kavminden/toplumundan zaaf içinde bırakılmış kimselere; onlardan iman47 etmiş kimseye: "Bilir misiniz sizler ki Sâlih gönderilendir Rabbinden4?"; dediler: "Doğrusu bizler onunla gönderilene müminleriz27.

Ahmed Samira Çevirisi

75 The nobles/assembly , those who became arrogant from his nation said to those who were weakened to who believed from them: "Do you know that Saleh is sent from his Lord?" They Said: "We are with what (he) is sent with believing."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 l-meleu mele الْمَلَأُ ملا
3 ellezine kimseler الَّذِينَ -
4 stekberu büyüklendiler/kibirlendiler اسْتَكْبَرُوا كبر
5 min مِنْ -
6 kavmihi onun (Salih’in) kavminden/toplumundan قَوْمِهِ قوم
7 lillezine kimselere (ki) لِلَّذِينَ -
8 stud'ifu zaaf içinde bırakılmışlar اسْتُضْعِفُوا ضعف
9 limen kimseye (ki) لِمَنْ -
10 amene iman etmiş امَنَ امن
11 minhum onlardan مِنْهُمْ -
12 etea'lemune bilir misiniz sizler أَتَعْلَمُونَ علم
13 enne ki أَنَّ -
14 salihen Salih صَالِحًا صلح
15 murselun gönderilendir مُرْسَلٌ رسل
16 min مِنْ -
17 rabbihi Rabbinden رَبِّهِ ربب
18 kalu dediler قَالُوا قول
19 inna doğrusu biz إِنَّا -
20 bima بِمَا -
21 ursile gönderilene أُرْسِلَ رسل
22 bihi onunla بِهِ -
23 mu'minune müminleriz مُؤْمِنُونَ امن

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Mümin Kavram 27

27 İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Mele Kavram 364

364 Toplumun önde gelenleri, yetkinleri.

7. A'râf Suresi

Ayet 77

Arapça Metin (Harekeli)

1031|7|77|فَعَقَرُوا۟ ٱلنَّاقَةَ وَعَتَوْا۟ عَنْ أَمْرِ رَبِّهِمْ وَقَالُوا۟ يَٰصَٰلِحُ ٱئْتِنَا بِمَا تَعِدُنَآ إِن كُنتَ مِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1031|7|77|فعقروا الناقه وعتوا عن امر ربهم وقالوا يصلح ايتنا بما تعدنا ان كنت من المرسلين

Latin Literal

77. Fe akarûn nâkate ve atev an emri rabbihim ve kâlû yâ sâlihu’tinâ bimâ teidunâ in kunte minel murselîn(murselîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki yaraladılar/kısırlaştırdılar dişi deveyi; ve küstahlaştılar Rablerinin4 emrine; ve dediler: "Ey Sâlih! Ver bizlere vaat ettiğini eğer olduysan mürselinden368."

Ahmed Samira Çevirisi

77 So they wounded/slaughtered/made the female camel infertile and they became arrogant/disobedient from their Lord’s order/command, and they said: "You Saleh, come/bring to us with what you promise us if you are from the messengers."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feakaru öyle ki yaraladılar/kısırlaştırdılar فَعَقَرُوا عقر
2 n-nakate dişi deveyi النَّاقَةَ نوق
3 ve atev ve küstahlaştılar وَعَتَوْا عتو
4 an عَنْ -
5 emri emrine أَمْرِ امر
6 rabbihim Rablerinin رَبِّهِمْ ربب
7 ve kalu ve dediler وَقَالُوا قول
8 ya salihu ey Sâlih يَا صَالِحُ صلح
9 tina ver bizlere ائْتِنَا اتي
10 bima şeyi بِمَا -
11 teiduna vaat ettiğini تَعِدُنَا وعد
12 in eğer إِنْ -
13 kunte olduysan كُنْتَ كون
14 mine مِنَ -
15 l-murseline gönderilmişlerden الْمُرْسَلِينَ رسل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Mürselin Kavram 368

368 Kendisine resûllük verilenler. Gönderilenler. Yüce Allah tarafından bir görev için gönderilenler.

7. A'râf Suresi

Ayet 79

Arapça Metin (Harekeli)

1033|7|79|فَتَوَلَّىٰ عَنْهُمْ وَقَالَ يَٰقَوْمِ لَقَدْ أَبْلَغْتُكُمْ رِسَالَةَ رَبِّى وَنَصَحْتُ لَكُمْ وَلَٰكِن لَّا تُحِبُّونَ ٱلنَّٰصِحِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1033|7|79|فتولي عنهم وقال يقوم لقد ابلغتكم رساله ربي ونصحت لكم ولكن لا تحبون النصحين

Latin Literal

79. Fe tevellâ anhum ve kâle yâ kavmi lekad eblagtukum risâlete rabbî ve nesahtu lekum ve lâkin lâ tuhıbbûnen nâsıhîn(nâsıhîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki yüz çevirdi* onlardan; ve dedi*: "Ey kavmim/toplumum! Muhakkak belagat515 ettim sizlere risâletini223 Rabbimin4; ve nasihat ettim sizlere; velakin/fakat (sizler) sevmiyorsunuz nasihat edenleri."

Ahmed Samira Çevirisi

79 So he turned away from them and he said: "My nation, I had communicated/informed (to) you my Lord’s message, and I advised to you, and but you do not love/like the advisors/counselors."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fetevella öyle ki yüz çevirdi فَتَوَلَّىٰ ولي
2 anhum onlardan عَنْهُمْ -
3 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
4 ya kavmi ey kavmim/toplumum يَا قَوْمِ قوم
5 lekad muhakkak لَقَدْ -
6 eblegtukum belagat ettim sizlere أَبْلَغْتُكُمْ بلغ
7 risalete risaletini رِسَالَةَ رسل
8 rabbi Rabbimin رَبِّي ربب
9 ve nesahtu ve nasihat ettim وَنَصَحْتُ نصح
10 lekum sizlere لَكُمْ -
11 velakin velakin/fakat وَلَٰكِنْ -
12 la لَا -
13 tuhibbune sevmezsiniz تُحِبُّونَ حبب
14 n-nasihine nasihat edenleri النَّاصِحِينَ نصح

Notlar

Not 1

*Sâlih.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Risâlet Kavram 223

223 Yüce Allah tarafından gönderilen mesaj, bilgi.

Belagat Kavram 515

515 Bilgilendirme, mesaj, raporlama, duyuru, ilan, deklarasyon.

7. A'râf Suresi

Ayet 85

Arapça Metin (Harekeli)

1039|7|85|وَإِلَىٰ مَدْيَنَ أَخَاهُمْ شُعَيْبًا قَالَ يَٰقَوْمِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَٰهٍ غَيْرُهُۥ قَدْ جَآءَتْكُم بَيِّنَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ فَأَوْفُوا۟ ٱلْكَيْلَ وَٱلْمِيزَانَ وَلَا تَبْخَسُوا۟ ٱلنَّاسَ أَشْيَآءَهُمْ وَلَا تُفْسِدُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ بَعْدَ إِصْلَٰحِهَا ذَٰلِكُمْ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1039|7|85|والي مدين اخاهم شعيبا قال يقوم اعبدوا الله ما لكم من اله غيره قد جاتكم بينه من ربكم فاوفوا الكيل والميزان ولا تبخسوا الناس اشياهم ولا تفسدوا في الارض بعد اصلحها ذلكم خير لكم ان كنتم مومنين

Latin Literal

85. Ve ilâ medyene ehâhum şuaybâ kâle yâ kavmi’budûllâhe mâ lekum min ilâhin gayruhu kad câetkum beyyinetun min rabbikum fe evfûl keyle vel mîzâne ve lâ tebhasûn nâse eşyâehum ve lâ tufsidû fîl ardı ba’de ıslahıhâ zâlikum hayrun lekum in kuntum mu’minîn(mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Ve Medyen'e kardeşleri Şuayb'i; dedi: "Ey kavmim/toplumum! Kulluk46 edin Allah'a; yoktur sizlere hiçbir ilâh74 O'ndan başka; muhakkak geldi sizlere bir beyanat620 Rabbinizden4; öyle ki tamamlayın ölçüyü650 ve mizanı650; ve eksiltmeyin insanların eşyalarını; fesat265 çıkarmayın yerde onun ıslahı360 sonrasında; işte sizleredir; bir hayırdır sizlere; eğer olduysanız müminler27."

Ahmed Samira Çevirisi

85 And to Madya/an ancient city, that could have been by the Red Sea, (We sent) their brother Shu’aib, he said: "My nation, worship God, (there is) no God for you from other than Him, an evidence had come to you from your Lord, so fulfill/complete the measuring/weighing device, and the scale/measuring instrument , and do not reduce/cheat the people (from) their things, and do not corrupt/disorder in the earth/Planet Earth, (from) after its correction/repairment, that (is) better for you, if you were believing."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ila ve وَإِلَىٰ -
2 medyene Medyen'e مَدْيَنَ -
3 ehahum kardeşleri أَخَاهُمْ اخو
4 şuayben Şuayb'i شُعَيْبًا -
5 kale dedi قَالَ قول
6 ya kavmi ey kavmim/toplumum يَا قَوْمِ قوم
7 a'budu kulluk edin اعْبُدُوا عبد
8 llahe Allah'a اللَّهَ -
9 ma yoktur مَا -
10 lekum sizlere لَكُمْ -
11 min hiçbir مِنْ -
12 ilahin ilâh إِلَٰهٍ اله
13 gayruhu O'ndan başka غَيْرُهُ غير
14 kad muhakkak قَدْ -
15 ca'etkum geldi sizlere جَاءَتْكُمْ جيا
16 beyyinetun bir beyanat بَيِّنَةٌ بين
17 min مِنْ -
18 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
19 feevfu öyle ki tamamlayın فَأَوْفُوا وفي
20 l-keyle ölçüyü الْكَيْلَ كيل
21 velmizane ve mizanı وَالْمِيزَانَ وزن
22 ve la ve وَلَا -
23 tebhasu eksiltmeyin تَبْخَسُوا بخس
24 n-nase insanların النَّاسَ نوس
25 eşya'ehum eşyalarını أَشْيَاءَهُمْ شيا
26 ve la وَلَا -
27 tufsidu fesat çıkarmayın تُفْسِدُوا فسد
28 fi فِي -
29 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
30 bea'de sonrasında بَعْدَ بعد
31 islahiha ıslahı onun إِصْلَاحِهَا صلح
32 zalikum işte sizlersiniz ذَٰلِكُمْ -
33 hayrun bir hayır خَيْرٌ خير
34 lekum sizlere لَكُمْ -
35 in eğer إِنْ -
36 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
37 mu'minine müminler مُؤْمِنِينَ امن

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Mümin Kavram 27

27 İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.

Kulluk etmek Kavram 46

46 Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.

ilâh Kavram 74

74 Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Fesat çıkarmak Kavram 265

265 Hak/gerçek olmadığı halde yalanla, yanlışla, hileyle, aldatmayla, manipülasyonla, yanlış yönlendirmeyle kargaşaya, karışıklığa neden olmak.

Islah/ıslah Kavram 360

360 İyileştirme, düzeltme.

Beyanat Kavram 620

620 Gizli saklı olmadan açıkça deklere edilmiş, apaçık bildirilmiş, belli edilmiş, apaçık ifade edilmiş.

Ölçüyü ve mizanı eşitlikle yapmak. Kavram 650

650 Mizan tartı/terazi demektir. Sadece fiziksel tartıları değil beyinde gerçekleşen her türlü tartıyı da işaret eder. Beyinde kurulan tartıda/terazide her zaman eşitlik gözetilmelidir. Ölçü de eşitlikle yapılmalıdır. Yine beyinde yapılan her türlü ölçme, değerini belirleme işlemi eşitlikle yapılmalıdır.

7. A'râf Suresi

Ayet 89

Arapça Metin (Harekeli)

1043|7|89|قَدِ ٱفْتَرَيْنَا عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا إِنْ عُدْنَا فِى مِلَّتِكُم بَعْدَ إِذْ نَجَّىٰنَا ٱللَّهُ مِنْهَا وَمَا يَكُونُ لَنَآ أَن نَّعُودَ فِيهَآ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ رَبُّنَا وَسِعَ رَبُّنَا كُلَّ شَىْءٍ عِلْمًا عَلَى ٱللَّهِ تَوَكَّلْنَا رَبَّنَا ٱفْتَحْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ قَوْمِنَا بِٱلْحَقِّ وَأَنتَ خَيْرُ ٱلْفَٰتِحِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1043|7|89|قد افترينا علي الله كذبا ان عدنا في ملتكم بعد اذ نجينا الله منها وما يكون لنا ان نعود فيها الا ان يشا الله ربنا وسع ربنا كل شي علما علي الله توكلنا ربنا افتح بيننا وبين قومنا بالحق وانت خير الفتحين

Latin Literal

89. Kadiftereynâ alallâhi keziben in udnâ fî milletikum ba’de iz necceynallâhu minhâ, ve mâ yekûnu lenâ en neûde fîhâ illâ en yeşâallahu rabbunâ, vesia rabbunâ kulle şey’in ilmen, alallâhi tevekkelnâ, rabbeneftah beynenâ ve beyne kavminâ bil hakkı ve ente hayrul fâtihîn(fâtihîne).

Türkçe Çeviri

"Muhakkak iftira402 atmış (oluruz) Allah’a karşı bir yalan244 eğer dönersek sizin milletinize301; zaman sonrası (ki) Allah kurtardı bizleri ondan*; olur değildir bizlere ki döneriz ona*; dışında ki diler Allah; Rabbimiz4!; kuşattı Rabbimiz4 her bir şeyi bir ilim1143 (-le); Allah'a karşı tevekkül79 ederiz; Rabbimiz4! Aç aramızı ve arasını kavmimizin hakla/gerçekle; ve sen hayırlısısın açanların."

Ahmed Samira Çevirisi

89 We had fabricated on God lies/falsification , if we returned in your religion/faith after when God saved/rescued us from it, and (it) is not to be for us that we return in it except if that God, our Lord, wills/wants, our Lord extended/spread (over) every thing (in) knowledge, on God We relied/surrendered to ; our Lord judge between us and between our nation with the truth , and you are the victoriors’/defeators’/judges’ best .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kadi muhakkak قَدِ -
2 fterayna iftira atmış (oluruz) افْتَرَيْنَا فري
3 ala karşı عَلَى -
4 llahi Allah’a اللَّهِ -
5 keziben bir yalan كَذِبًا كذب
6 in eğer إِنْ -
7 udna dönersek عُدْنَا عود
8 fi فِي -
9 milletikum sizin milletinize مِلَّتِكُمْ ملل
10 bea'de sonrasında بَعْدَ بعد
11 iz zaman إِذْ -
12 neccana kurtardı bizleri نَجَّانَا نجو
13 llahu Allah اللَّهُ -
14 minha ondan مِنْهَا -
15 ve ma değildir وَمَا -
16 yekunu olur يَكُونُ كون
17 lena bizlere لَنَا -
18 en ki أَنْ -
19 neude döneriz نَعُودَ عود
20 fiha ona فِيهَا -
21 illa dışında إِلَّا -
22 en ki أَنْ -
23 yeşa'e diler يَشَاءَ شيا
24 llahu Allah اللَّهُ -
25 rabbuna Rabbimiz رَبُّنَا ربب
26 vesia kuşattı وَسِعَ وسع
27 rabbuna Rabbimiz رَبُّنَا ربب
28 kulle herbir كُلَّ كلل
29 şey'in şeyi شَيْءٍ شيا
30 ilmen bir ilim (-le) عِلْمًا علم
31 ala karşı عَلَى -
32 llahi Allah'a اللَّهِ -
33 tevekkelna tevekkül ederiz تَوَكَّلْنَا وكل
34 rabbena Rabbimiz! رَبَّنَا ربب
35 fteh افْتَحْ فتح
36 beynena aramızı بَيْنَنَا بين
37 ve beyne ve arasını وَبَيْنَ بين
38 kavmina kavmimizin قَوْمِنَا قوم
39 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
40 ve ente ve sen وَأَنْتَ -
41 hayru hayırlısın خَيْرُ خير
42 l-fatihine açanları الْفَاتِحِينَ فتح

Notlar

Not 1

*Milletten.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Tevekkül Kavram 79

79 Vekil olarak yetkilendirmek, atamak, vazifelendirmek.

Yalanlama Kavram 244

244 Yanıltmak, aldatmak, kandırmak, hakkında yalan söylemek, yanlış yönlendirmek, onaylamamak, inkâr etmek. İşaret edilen şeyi inkâr etmemekle birlikte onun hakkında yanıltıcı, gerçek dışı uyduruk şeylere tabi olmak da tam olarak aynı kelimeyle işaret edilir.

Millet Kavram 301

301 Dinî öğreti, dinî inanç, dinî camia, dinî cemiyet, dinî topluluk, dinî cemaat.

Din konusunda Allah'a iftira atmak, yalan uydurmak. Kavram 402

402 Kutsal kitapların astından olan söylenti/hadis kitaplarıyla (Talmud, Kütüb-i Sitte, Riyâzus Sâlihîn vb. ) Yüce Allah'ın bizzat kendisine ve onun resûllerine iftira atmak. Allah'ın adına kutsi hadisler uydurmak. Tamamı zan olan 'Resûl buyurdu ki' sözleriyle resûl adına uydurulmuş bir din oluşturmak. Sünnet adı altında resûle iftira olan sözlere/hadislere tabi olmak. Mezheplere tabi olmak. Tarikatlara tabi olmak. Sadece Kur'an, sadece kutsal kitap dememek.

İlim, ilim. Kavram 1143

1143 Kanıta dayalı, ispatlı, kesin ve şüphesiz bilgi. Her bir kimse aynı bilgiyi takip ederek aynı sonuca ulaşmalıdır; tekrar edilebilir ve her seferinde aynı sonuç elde edilmelidir. Matematik gibi. İki elmanın yanına evrenin her neresinde olursa olsun 2 elma daha koyarsak toplam 4 elma olur. İşte bu bir ilimdir. Kesin bilgidir.

7. A'râf Suresi

Ayet 93

Arapça Metin (Harekeli)

1047|7|93|فَتَوَلَّىٰ عَنْهُمْ وَقَالَ يَٰقَوْمِ لَقَدْ أَبْلَغْتُكُمْ رِسَٰلَٰتِ رَبِّى وَنَصَحْتُ لَكُمْ فَكَيْفَ ءَاسَىٰ عَلَىٰ قَوْمٍ كَٰفِرِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1047|7|93|فتولي عنهم وقال يقوم لقد ابلغتكم رسلت ربي ونصحت لكم فكيف اسي علي قوم كفرين

Latin Literal

93. Fe tevellâ anhum ve kâle yâ kavmi lekad eblagtukum risâlâti rabbî ve nesahtu lekum, fe keyfe âsâ alâ kavmin kâfirîn(kâfirîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki yüz çevirdi (Şuayb) onlardan; ve dedi: "Ey kavmim/toplumum! Ant olsun belagat399 ettim risâletini223 Rabbimin4; ve nasihat ettim sizlere; öyle ki nasıl acırım/üzülürüm kâfirler25 (olan) bir kavme/topluma karşı."

Ahmed Samira Çevirisi

93 So he turned away from them, and he said: "My nation, I had communicated/informed you my Lord’s messages, and I advised to you, so how (do) I grieve/sorrow for on a nation disbelieving?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fetevella öyle ki yüz çevirdi فَتَوَلَّىٰ ولي
2 anhum onlardan عَنْهُمْ -
3 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
4 ya kavmi ey kavmim/toplumum يَا قَوْمِ قوم
5 lekad andolsun لَقَدْ -
6 eblegtukum belagat ettim أَبْلَغْتُكُمْ بلغ
7 risalati risaletini رِسَالَاتِ رسل
8 rabbi Rabbimin رَبِّي ربب
9 ve nesahtu ve nasihat ettim وَنَصَحْتُ نصح
10 lekum sizlere لَكُمْ -
11 fekeyfe öyle ki nasıl فَكَيْفَ كيف
12 asa acırım/üzülürüm اسَىٰ اسو
13 ala karşı عَلَىٰ -
14 kavmin bir kavme/topluma قَوْمٍ قوم
15 kafirine kâfirler (olan) كَافِرِينَ كفر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Risâlet Kavram 223

223 Yüce Allah tarafından gönderilen mesaj, bilgi.

Resûlün görevi ancak bir belagattır/duyurmadır. Kavram 399

399 Tartışma/hac ancak delillerle yapılır. Dileyen iman eder, dileyen inkar eder. İman etmeyerek sırtını dönenlere yani kâfirlere ya da müşriklere hiçbir şey yapılmaz. Gerçek Kur'an müminlerine düşen ancak bir duyurmadır. Daha fazlası asla değildir. Duyurma dışında insanları zorlamak Kur'an ayetlerini örtmek, ayetlere uymamak, ayetleri yalanlamak demektir.

7. A'râf Suresi

Ayet 104

Arapça Metin (Harekeli)

1058|7|104|وَقَالَ مُوسَىٰ يَٰفِرْعَوْنُ إِنِّى رَسُولٌ مِّن رَّبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1058|7|104|وقال موسي يفرعون اني رسول من رب العلمين

Latin Literal

104. Ve kâle mûsâ yâ fir’avnu innî resûlun min rabbil âlemîn(âlemîne).

Türkçe Çeviri

Ve dedi Mûsâ: "Ey firavun! Doğrusu ben bir resûlüm418 alemlerin203 Rabbinden4."

Ahmed Samira Çevirisi

104 And Moses said: "You Pharaoh, I am a messenger from the creations all together’s/(universes’) Lord."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
2 musa Mûsâ مُوسَىٰ -
3 ya fir'avnu ey firavun يَا فِرْعَوْنُ -
4 inni doğrusu ben إِنِّي -
5 rasulun bir resûlüm رَسُولٌ رسل
6 min مِنْ -
7 rabbi Rabbinden رَبِّ ربب
8 l-aalemine alemlerin الْعَالَمِينَ علم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Âlem, âlem, alem. Kavram 203

203 Farklı zamanlar ve/veya mekanlarda yaşamlar, durum ve şartlar. Göklerdeki uzaylı yaşamlar. Dünya hayatının farklı zamanlarında gerçekleşen yaşamlar.

Resûl Kavram 418

418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.

7. A'râf Suresi

Ayet 105

Arapça Metin (Harekeli)

1059|7|105|حَقِيقٌ عَلَىٰٓ أَن لَّآ أَقُولَ عَلَى ٱللَّهِ إِلَّا ٱلْحَقَّ قَدْ جِئْتُكُم بِبَيِّنَةٍ مِّن رَّبِّكُمْ فَأَرْسِلْ مَعِىَ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1059|7|105|حقيق علي ان لا اقول علي الله الا الحق قد جيتكم ببينه من ربكم فارسل معي بني اسريل

Latin Literal

105. Hakîkun alâ en lâ ekûle alallâhi illel hakk(hakka), kad ci’tukum bi beyyinetin min rabbikum fe ersil maiye benî isrâîl(isrâîle).

Türkçe Çeviri

Bir hak/gerçek üzerinedir ki demem Allah'a karşı hak/gerçek dışında; muhakkak geldim sizlere Rabbinizden4 bir beyanla226 ; öyle ki gönder İsrâîloğullarını197 benimle.

Ahmed Samira Çevirisi

105 Truthful (careful/faithful) on (that) I do not say on (about) God except the truth , I had come to you with an evidence from your Lord, so send with me Israel’s sons and daughters.103

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 hakikun bir hak حَقِيقٌ حقق
2 ala üzerinedir عَلَىٰ -
3 en ki أَنْ -
4 la لَا -
5 ekule demem أَقُولَ قول
6 ala karşı عَلَى -
7 llahi Allah'a اللَّهِ -
8 illa dışında إِلَّا -
9 l-hakka hak/gerçek الْحَقَّ حقق
10 kad muhakkak قَدْ -
11 ci'tukum geldim sizlere جِئْتُكُمْ جيا
12 bibeyyinetin beyanla بِبَيِّنَةٍ بين
13 min مِنْ -
14 rabbikum Rabbiniden رَبِّكُمْ ربب
15 feersil öyle ki gönder فَأَرْسِلْ رسل
16 meiye benimle مَعِيَ -
17 beni oğullarını بَنِي بني
18 israile İsrail إِسْرَائِيلَ -

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

İsrâîloğulları Kavram 197

197 İsrâîl Yakûb peygamberin diğer ismidir. İsrâîloğulları da Yakûb oğulları yani Yakûb soyundan gelenler demektir. Yûsuf peygamberin Mısır'da yetkin bir yönetici olmasıyla birlikte 11 kardeşi, babası Yakûb ve annesi Mısır'a girmiştir. Bu girişin Hiksosluların da Mısır'a giriş tarihleri olan MÖ 1900 yıllarında gerçekleşmiş olduğuna yönelik kanıtlar vardır. Yakûb'un soyu 300-400 yıl içinde katlanarak artmıştır. Mısır'da hür bir şekilde yaşayan Yakûb soyu firavunlar tarafından sonradan köleleştirilmiştir. Kendisi de Yakûb soyundan olan Musa peygamberin mücadelesi de aslında köleliğe bir baş kaldırma mücadelesidir (Mısır'dan çıkış: MÖ 1640 yılı).

Beyan Kavram 226

226 Deklere etmek, bildirmek, belli etmek, ifade etmek.

7. A'râf Suresi

Ayet 121

Arapça Metin (Harekeli)

1075|7|121|قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا بِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1075|7|121|قالوا امنا برب العلمين

Latin Literal

121. Kâlû âmennâ bi rabbil âlemîn(âlemîne).

Türkçe Çeviri

Dediler (sihirbazlar): "İman47 ettik alemlerin203 Rabbine4."

Ahmed Samira Çevirisi

121 They said: "We believed with the creations all together’s/(universes’) Lord ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 amenna iman ettik امَنَّا امن
3 birabbi Rabbine بِرَبِّ ربب
4 l-aalemine alemlerin الْعَالَمِينَ علم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Âlem, âlem, alem. Kavram 203

203 Farklı zamanlar ve/veya mekanlarda yaşamlar, durum ve şartlar. Göklerdeki uzaylı yaşamlar. Dünya hayatının farklı zamanlarında gerçekleşen yaşamlar.

7. A'râf Suresi

Ayet 122

Arapça Metin (Harekeli)

1076|7|122|رَبِّ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1076|7|122|رب موسي وهرون

Latin Literal

122. Rabbi mûsâ ve hârûn(hârûne).

Türkçe Çeviri

Rabbine4 Mûsâ'nın ve Hârûn'un.

Ahmed Samira Çevirisi

122 Moses’ and Aaron’s Lord .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbi Rabbine رَبِّ ربب
2 musa Mûsâ'nın مُوسَىٰ -
3 ve harune ve Hârûn'un وَهَارُونَ -

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

7. A'râf Suresi

Ayet 125

Arapça Metin (Harekeli)

1079|7|125|قَالُوٓا۟ إِنَّآ إِلَىٰ رَبِّنَا مُنقَلِبُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1079|7|125|قالوا انا الي ربنا منقلبون

Latin Literal

125. Kâlû innâ ilâ rabbinâ munkalibûn(munkalibûne).

Türkçe Çeviri

Dediler: "Doğrusu bizler Rabbimize4 karşı dönenleriz."

Ahmed Samira Çevirisi

125 They said: "We are to our Lord returning ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler ki قَالُوا قول
2 inna doğrusu bizler إِنَّا -
3 ila karşı إِلَىٰ -
4 rabbina Rabbimize رَبِّنَا ربب
5 munkalibune dönenleriz مُنْقَلِبُونَ قلب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

7. A'râf Suresi

Ayet 126

Arapça Metin (Harekeli)

1080|7|126|وَمَا تَنقِمُ مِنَّآ إِلَّآ أَنْ ءَامَنَّا بِـَٔايَٰتِ رَبِّنَا لَمَّا جَآءَتْنَا رَبَّنَآ أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَتَوَفَّنَا مُسْلِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1080|7|126|وما تنقم منا الا ان امنا بايت ربنا لما جاتنا ربنا افرغ علينا صبرا وتوفنا مسلمين

Latin Literal

126. Ve mâ tenkımu minnâ illâ en âmennâ bi âyâti rabbinâ lemmâ câetnâ, rabbenâ efrıg aleynâ sabren ve teveffenâ muslimîn(muslimîne).

Türkçe Çeviri

"Ve intikam alır değilsin bizden dışında ki iman47 ettik Rabbimizin4 ayetlerine237 geldiğinde o* bizlere; Rabbimiz4! Boşalt üzerimize bir sabır51; ve vefat621 ettir bizleri müslim45 (olarak)."

Ahmed Samira Çevirisi

126 And you do not revenge/hate/criticize from us except that we believed with our Lord’s evidences/verses/signs, when (it) came to us, our Lord pour on us patience, and make us die (as) Moslems/submitters/surrenderers.104

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değilsin وَمَا -
2 tenkimu intikam alır تَنْقِمُ نقم
3 minna bizden مِنَّا -
4 illa dışında إِلَّا -
5 en kli أَنْ -
6 amenna iman ettik امَنَّا امن
7 biayati ayetlerine بِايَاتِ ايي
8 rabbina Rabbimizin رَبِّنَا ربب
9 lemma لَمَّا -
10 ca'etna geldiğinde bizlere جَاءَتْنَا جيا
11 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
12 efrig boşalt أَفْرِغْ فرغ
13 aleyna üzerimize عَلَيْنَا -
14 sabran bir sabır صَبْرًا صبر
15 ve teve ffena ve vefat ettir bizleri وَتَوَفَّنَا وفي
16 muslimine müslim (olarak) مُسْلِمِينَ سلم

Notlar

Not 1

*Ayet.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Müslim Kavram 45

45 Müslümanlar. Yüce Allah'ın gerçek dini olan biricik İslam dinine (sadece/saf Kur'an'a) teslim olmuş olanlar. İslam: İnsan bilincinin Yüce Allah'la arşta/hiperuzayda yapmış olduğu antlaşmaya/sözleşmeye/misaka/bağlaşmaya teslimiyeti/uyumu. Kur'an bu antlaşmayı insanlara hatırlatır. Kur'an alemler için bir zikirdir/hatırlatmadır. Sadece Kur'an gerçek İslam dinidir.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Sabır/sabr. Kavram 51

51 Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Ayetler Kavram 237

237 Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.

Vefat Kavram 621

621 Vefat ölümden farklıdır. Bilincin aktif olduğu beynin korteks kısmının işlevlerinin talamus tarafından devreden çıkarılmasıdır. İlkel işlevler devam eder. Soluma, kalp atışı vb. Yüce Allah uykunun bir vefat olduğunu bizlere bildirmiştir. Ölüm gerçekleşmeden önce mutlaka vefat gerçekleşir. Her vefat ölümle sonlanmaz. Yüce Allah yolunda katledilenlerin ve müminlerin ölmeden vefat ettirildiği Kur'an'ımızda bizlere bildirilmiştir. Resûl Îsâ'nın da vefat ettirildiği ancak ölmediği ortadadır. Bu kimseler Rableri indinde rızıklandırılırlar. 6:60 ayetinde "...sonra diriltir sizleri orada.." buyrulmuştur. Orada kelimesi yeri/arzı/yeryüzünü işaret eder. Anlaşılır ki uykudaki vefat sürecinde bilincin kaybolmasını ve geri yüklenmesini sağlayan talamus bölgesi kuantum seviyesinde yeri de kapsayan evrenle direkt olarak ilişkilidir.

7. A'râf Suresi

Ayet 129

Arapça Metin (Harekeli)

1083|7|129|قَالُوٓا۟ أُوذِينَا مِن قَبْلِ أَن تَأْتِيَنَا وَمِنۢ بَعْدِ مَا جِئْتَنَا قَالَ عَسَىٰ رَبُّكُمْ أَن يُهْلِكَ عَدُوَّكُمْ وَيَسْتَخْلِفَكُمْ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرَ كَيْفَ تَعْمَلُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1083|7|129|قالوا اوذينا من قبل ان تاتينا ومن بعد ما جيتنا قال عسي ربكم ان يهلك عدوكم ويستخلفكم في الارض فينظر كيف تعملون

Latin Literal

129. Kâlû ûzînâ min kabli en te’tiyenâ ve min ba’di mâ ci’tenâ, kâle asâ rabbukum en yuhlike aduvvekum ve yestahlifekum fîl ardı fe yanzure keyfe ta’melûn(ta’melûne).

Türkçe Çeviri

Dediler*: "Eziyet edildik öncesinde ki geldin bizlere; ve gelmen sonrasında (da) bizlere"; dedi (Mûsâ): "Belki Rabbiniz4 ki helak eder düşmanınızı; ve halife65 kılar sizleri yere; öyle ki bakar nasıl yaparsınız."

Ahmed Samira Çevirisi

129 They said: "We were mildly harmed from before that you came to us, and from after what you came to us." He said: "Maybe/perhaps (hopefully) your Lord, that He destroys/perishes your enemy and He makes you successors in the earth/Planet Earth/land, so He sees/watches how you do/work ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 uzina eziyet edildik أُوذِينَا اذي
3 min مِنْ -
4 kabli öncesinde قَبْلِ قبل
5 en ki أَنْ -
6 te'tiyena getirdin bizlere تَأْتِيَنَا اتي
7 vemin ve وَمِنْ -
8 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
9 ma مَا -
10 ci'tena bizlere gelmen جِئْتَنَا جيا
11 kale dedi قَالَ قول
12 asa belki عَسَىٰ عسي
13 rabbukum Rabbiniz رَبُّكُمْ ربب
14 en ki أَنْ -
15 yuhlike helak eder يُهْلِكَ هلك
16 aduvvekum düşmanınızı عَدُوَّكُمْ عدو
17 ve yestehlifekum ve halife kılar sizleri وَيَسْتَخْلِفَكُمْ خلف
18 fi فِي -
19 l-erdi yere الْأَرْضِ ارض
20 feyenzura öyle ki bakar فَيَنْظُرَ نظر
21 keyfe nasıl كَيْفَ كيف
22 tea'melune yaparsınız تَعْمَلُونَ عمل

Notlar

Not 1

*Mûsâ'nın kavmi.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Halife Kavram 65

65 Sonrası gelen, halef.

7. A'râf Suresi

Ayet 134

Arapça Metin (Harekeli)

1088|7|134|وَلَمَّا وَقَعَ عَلَيْهِمُ ٱلرِّجْزُ قَالُوا۟ يَٰمُوسَى ٱدْعُ لَنَا رَبَّكَ بِمَا عَهِدَ عِندَكَ لَئِن كَشَفْتَ عَنَّا ٱلرِّجْزَ لَنُؤْمِنَنَّ لَكَ وَلَنُرْسِلَنَّ مَعَكَ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1088|7|134|ولما وقع عليهم الرجز قالوا يموسي ادع لنا ربك بما عهد عندك لين كشفت عنا الرجز لنومنن لك ولنرسلن معك بني اسريل

Latin Literal

134. Ve lemmâ vakaa aleyhimur riczu kâlû yâ mûsed’u lenâ rabbeke bi mâ ahide indek(indeke), le in keşefte anner ricze le nu’minenne leke ve le nursilenne meake benî isrâîl(isrâîle).

Türkçe Çeviri

Ve ne zaman ki vuku buldu üzerlerine cezalandırma dediler: "Ey Mûsâ! Çağır bizlere (senin) Rabbini4; ahitleştiğiyle (O'nun) senin indinde/yanında; eğer çıkış keşfedersen (sen) bizden cezalandırmaya; mutlak iman ederiz sana; ve mutlak göndeririz seninle birlikte (olan) İsrâîloğullarını197."

Ahmed Samira Çevirisi

134 And when the filth/torture fell on them, they said: "You Moses, call for us your Lord, with what He promised/pledged at you, if (E) you removed/uncovered (relieved) the filth/torture from us, we will believe (E) to you, and we will send (E) with you Israel’s sons and daughters."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velemma ve ne zaman ki وَلَمَّا -
2 vekaa vukuu buldu وَقَعَ وقع
3 aleyhimu üzerlerine عَلَيْهِمُ -
4 r-riczu cezalandırma الرِّجْزُ رجز
5 kalu dediler قَالُوا قول
6 ya musa ey Mâsâ يَا مُوسَى -
7 d'u çağır ادْعُ دعو
8 lena bizlere لَنَا -
9 rabbeke (senin) Rabbini رَبَّكَ ربب
10 bima بِمَا -
11 ahide ahitleştiğiyle عَهِدَ عهد
12 indeke senin indinde/yanında عِنْدَكَ عند
13 lein eğer لَئِنْ -
14 keşefte çıkış keşfedersen كَشَفْتَ كشف
15 anna bizden عَنَّا -
16 r-ricze cezalandırma الرِّجْزَ رجز
17 lenu'minenne mutlak iman ederiz لَنُؤْمِنَنَّ امن
18 leke sana لَكَ -
19 velenursilenne ve mutlak göndeririz وَلَنُرْسِلَنَّ رسل
20 meake seninle birlikte (olan) مَعَكَ -
21 beni oğullarını بَنِي بني
22 israile İsrail إِسْرَائِيلَ -

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

İsrâîloğulları Kavram 197

197 İsrâîl Yakûb peygamberin diğer ismidir. İsrâîloğulları da Yakûb oğulları yani Yakûb soyundan gelenler demektir. Yûsuf peygamberin Mısır'da yetkin bir yönetici olmasıyla birlikte 11 kardeşi, babası Yakûb ve annesi Mısır'a girmiştir. Bu girişin Hiksosluların da Mısır'a giriş tarihleri olan MÖ 1900 yıllarında gerçekleşmiş olduğuna yönelik kanıtlar vardır. Yakûb'un soyu 300-400 yıl içinde katlanarak artmıştır. Mısır'da hür bir şekilde yaşayan Yakûb soyu firavunlar tarafından sonradan köleleştirilmiştir. Kendisi de Yakûb soyundan olan Musa peygamberin mücadelesi de aslında köleliğe bir baş kaldırma mücadelesidir (Mısır'dan çıkış: MÖ 1640 yılı).

7. A'râf Suresi

Ayet 137

Arapça Metin (Harekeli)

1091|7|137|وَأَوْرَثْنَا ٱلْقَوْمَ ٱلَّذِينَ كَانُوا۟ يُسْتَضْعَفُونَ مَشَٰرِقَ ٱلْأَرْضِ وَمَغَٰرِبَهَا ٱلَّتِى بَٰرَكْنَا فِيهَا وَتَمَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ ٱلْحُسْنَىٰ عَلَىٰ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ بِمَا صَبَرُوا۟ وَدَمَّرْنَا مَا كَانَ يَصْنَعُ فِرْعَوْنُ وَقَوْمُهُۥ وَمَا كَانُوا۟ يَعْرِشُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1091|7|137|واورثنا القوم الذين كانوا يستضعفون مشرق الارض ومغربها التي بركنا فيها وتمت كلمت ربك الحسني علي بني اسريل بما صبروا ودمرنا ما كان يصنع فرعون وقومه وما كانوا يعرشون

Latin Literal

137. Ve evresnel kavmellezîne kânû yustad’afûne meşârikal ardı ve megâribehelletî bâreknâ fîhâ, ve temmet kelimetu rabbikel husnâ alâ benî isrâîle bi mâ saberû, ve demmernâ mâ kâne yasnau fir’avnu ve kavmuhu ve mâ kânû ya’rişûn(ya’rişûne).

Türkçe Çeviri

Ve varis kıldık kavmi/toplumu* -kimselerdir (ki) oldular zaaflı bırakılanlar- doğularına yerin** ve batılarına onun** (ki) bereketlendirdiğimizdir*** orada**; ve tamamlandı kelimesi**** (senin) Rabbinin4 güzellik (-le) İsrâîloğulları üzerine sabretmeleriyle; ve darmadağın ettik üretir olduklarını firavun ve onun kavminin; ve diker***** olduklarını.

Ahmed Samira Çevirisi

137 And We made the nation, those who were being weakened inherit the earth’s/Planet Earth’s sun rises/easts, and its sunsets , that We blessed in it, and your Lord’s word/expression the good (is) completed on Israel’s sons and daughters because (of) what they were patient, and We destroyed what Pharaoh and his nation were making/producing , and what they were building of trellised or wooden buildings/raising/supporting/inhabiting .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve evrasna ve varis kıldık وَأَوْرَثْنَا ورث
2 l-kavme kavmi/toplumu الْقَوْمَ قوم
3 ellezine kimseleri (ki) الَّذِينَ -
4 kanu oldular كَانُوا كون
5 yusted'afune zaaflı bırakılanlar يُسْتَضْعَفُونَ ضعف
6 meşarika doğularına مَشَارِقَ شرق
7 l-erdi yerin الْأَرْضِ ارض
8 ve megaribeha ve batılarına onun وَمَغَارِبَهَا غرب
9 lleti o ki الَّتِي -
10 barakna bereketlendirdik بَارَكْنَا برك
11 fiha orada فِيهَا -
12 ve temmet ve tamamlandı وَتَمَّتْ تمم
13 kelimetu kelimesi كَلِمَتُ كلم
14 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
15 l-husna güzellik (-le) الْحُسْنَىٰ حسن
16 ala üzerine عَلَىٰ -
17 beni oğulları بَنِي بني
18 israile İsrail إِسْرَائِيلَ -
19 bima بِمَا -
20 saberu sabretmeleriyle صَبَرُوا صبر
21 ve demmerna ve darmadağın ettik وَدَمَّرْنَا دمر
22 ma مَا -
23 kane olduklarını كَانَ كون
24 yesneu ürettirler يَصْنَعُ صنع
25 fir'avnu firavun فِرْعَوْنُ -
26 ve kavmuhu ve onun kavminin وَقَوْمُهُ قوم
27 ve ma ve وَمَا -
28 kanu olduklarını كَانُوا كون
29 yea'rişune dikerler يَعْرِشُونَ عرش

Notlar

Not 1

*Hiksoslular. Nil'in doğularına ve batınlarına hakim olan ezilmiş, hor görülmüş, zaaflı bırakılmış kavim/toplum.**Nil'in doğuları ve batıları.***Nil'in doğuları ve batıları bol akan suyla bereketlendirilmiştir. ****Firavunun kölesi olmaktan kurtulmaları.*****Her türlü dikilen yapılar olabilir. Çadır direkleri, ağaçları dik tutmak için kullanılan kazıklar vb.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

7. A'râf Suresi

Ayet 141

Arapça Metin (Harekeli)

1095|7|141|وَإِذْ أَنجَيْنَٰكُم مِّنْ ءَالِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُوٓءَ ٱلْعَذَابِ يُقَتِّلُونَ أَبْنَآءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَآءَكُمْ وَفِى ذَٰلِكُم بَلَآءٌ مِّن رَّبِّكُمْ عَظِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1095|7|141|واذ انجينكم من ال فرعون يسومونكم سو العذاب يقتلون ابناكم ويستحيون نساكم وفي ذلكم بلا من ربكم عظيم

Latin Literal

141. Ve iz enceynâkum min âli fir’avne yesûmûnekum sûel azâb(azâbi), yukattilûne ebnâekum ve yestahyûne nisâekum ve fî zâlikum belâun min rabbikum azîm(azîmun).

Türkçe Çeviri

Ve kurtardığımız zaman sizleri firavun ailesinden; dayatıyorlardı sizlere azabın kötülüsünü; katlediyorlardı35 oğullarınızı; ve hayatta bırakıyorlardı kadınlarınızı; ve işte sizlereydi bir bela Azîm94 (olan) Rabbinizden4.

Ahmed Samira Çevirisi

141 And if We saved/rescued you from Pharaoh’s family, they humiliate/impose upon you the punishment’s evil/harm , they kill your sons and they shame/keep alive your women, and in that (is) a great test from your Lord.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve وَإِذْ -
2 enceynakum kurtardığımız zaman أَنْجَيْنَاكُمْ نجو
3 min مِنْ -
4 ali ailesinden الِ اول
5 fir'avne firavun فِرْعَوْنَ -
6 yesumunekum dayatıyorlardı sizlere يَسُومُونَكُمْ سوم
7 su'e kötüsünü سُوءَ سوا
8 l-azabi azabın الْعَذَابِ عذب
9 yukattilune katlediyorlardı يُقَتِّلُونَ قتل
10 ebna'ekum oğullarınızı أَبْنَاءَكُمْ بني
11 ve yestehyune ve hayatta bırakıyorlardı وَيَسْتَحْيُونَ حيي
12 nisa'ekum kadınlarınızı نِسَاءَكُمْ نسو
13 ve fi ve وَفِي -
14 zalikum işte sizlereydi ذَٰلِكُمْ -
15 bela'un bir bela بَلَاءٌ بلو
16 min مِنْ -
17 rabbikum Rabbiniz رَبِّكُمْ ربب
18 azimun Azîm عَظِيمٌ عظم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Katletmek Kavram 35

35 Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.

Azîm Kavram 94

94 Büyük/azametli.

7. A'râf Suresi

Ayet 142

Arapça Metin (Harekeli)

1096|7|142|وَوَٰعَدْنَا مُوسَىٰ ثَلَٰثِينَ لَيْلَةً وَأَتْمَمْنَٰهَا بِعَشْرٍ فَتَمَّ مِيقَٰتُ رَبِّهِۦٓ أَرْبَعِينَ لَيْلَةً وَقَالَ مُوسَىٰ لِأَخِيهِ هَٰرُونَ ٱخْلُفْنِى فِى قَوْمِى وَأَصْلِحْ وَلَا تَتَّبِعْ سَبِيلَ ٱلْمُفْسِدِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1096|7|142|ووعدنا موسي ثلثين ليله واتممنها بعشر فتم ميقت ربه اربعين ليله وقال موسي لاخيه هرون اخلفني في قومي واصلح ولا تتبع سبيل المفسدين

Latin Literal

142. Ve vâadnâ mûsâ selâsîne leyleten ve etmemnâhâ bi aşrin fe temme mîkâtu rabbihî erbaîne leyleh(leyleten), ve kâle mûsâ li ahîhi hârûnahlufnî fî kavmî ve aslıh ve lâ tettebi’ sebîlel mufsidîn(mufsidîne).

Türkçe Çeviri

Ve vaat ettik Mûsâ’ya otuz geceyi; ve tamamladık onu* onla (on geceyle); öyle ki tamamladı onun (Mûsâ'nın) Rabbi4 vakti kırk geceye; ve dedi Mûsâ kardeşi Hârûn'a: "Halife65** ol kavmin/toplumun içinde; ve ıslah360 et ve tabi olma fesat265 çıkaranların yoluna.

Ahmed Samira Çevirisi

142 And We promised Moses thirty nights, and We completed it with ten, so his Lord’s appointed time/appointed time or place completed forty nights, and Moses said to his brother Aaron, "Be my successor in my nation, and correct/repair/reconciliate and do not follow the corrupting’s way/path ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve vaadna ve vaat ettik وَوَاعَدْنَا وعد
2 musa Mûsâ’ya مُوسَىٰ -
3 selasine otuz ثَلَاثِينَ ثلث
4 leyleten geceyi لَيْلَةً ليل
5 ve etmemnaha ve tamamladık onu وَأَتْمَمْنَاهَا تمم
6 biaşrin onla بِعَشْرٍ عشر
7 fetemme öyle ki tamamladık فَتَمَّ تمم
8 mikatu vakit مِيقَاتُ وقت
9 rabbihi Rabbinin رَبِّهِ ربب
10 erbeiyne kırk أَرْبَعِينَ ربع
11 leyleten geceye لَيْلَةً ليل
12 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
13 musa Musa مُوسَىٰ -
14 liehihi kardeşi لِأَخِيهِ اخو
15 harune Harun'a هَارُونَ -
16 hlufni halife ol اخْلُفْنِي خلف
17 fi içinde فِي -
18 kavmi kavminde/toplumunda قَوْمِي قوم
19 ve eslih ve ıslah et وَأَصْلِحْ صلح
20 ve la ve وَلَا -
21 tettebia' tabi olma تَتَّبِعْ تبع
22 sebile yoluna سَبِيلَ سبل
23 l-mufsidine fesat çıkaranların الْمُفْسِدِينَ فسد

Notlar

Not 1

*30 geceyi.**Benim ardımdan.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Halife Kavram 65

65 Sonrası gelen, halef.

Fesat çıkarmak Kavram 265

265 Hak/gerçek olmadığı halde yalanla, yanlışla, hileyle, aldatmayla, manipülasyonla, yanlış yönlendirmeyle kargaşaya, karışıklığa neden olmak.

Islah/ıslah Kavram 360

360 İyileştirme, düzeltme.

7. A'râf Suresi

Ayet 143

Arapça Metin (Harekeli)

1097|7|143|وَلَمَّا جَآءَ مُوسَىٰ لِمِيقَٰتِنَا وَكَلَّمَهُۥ رَبُّهُۥ قَالَ رَبِّ أَرِنِىٓ أَنظُرْ إِلَيْكَ قَالَ لَن تَرَىٰنِى وَلَٰكِنِ ٱنظُرْ إِلَى ٱلْجَبَلِ فَإِنِ ٱسْتَقَرَّ مَكَانَهُۥ فَسَوْفَ تَرَىٰنِى فَلَمَّا تَجَلَّىٰ رَبُّهُۥ لِلْجَبَلِ جَعَلَهُۥ دَكًّا وَخَرَّ مُوسَىٰ صَعِقًا فَلَمَّآ أَفَاقَ قَالَ سُبْحَٰنَكَ تُبْتُ إِلَيْكَ وَأَنَا۠ أَوَّلُ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1097|7|143|ولما جا موسي لميقتنا وكلمه ربه قال رب ارني انظر اليك قال لن تريني ولكن انظر الي الجبل فان استقر مكانه فسوف تريني فلما تجلي ربه للجبل جعله دكا وخر موسي صعقا فلما افاق قال سبحنك تبت اليك وانا اول المومنين

Latin Literal

143. Ve lemmâ câe mûsâ li mîkâtinâ ve kellemehu rabbuhu kâle rabbi erinî enzur ileyk(ileyke), kâle len terânî ve lakininzur ilel cebeli fe inistekarre mekânehu fe sevfe terânî fe lemmâ tecellâ rabbuhu lil cebeli cealehu dekkan ve harra mûsâ saıkan, fe lemmâ efaka kâle subhâneke tubtu ileyke ve ene evvelul mu’minîn(mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Ve ne zaman ki geldi Mûsâ vaktimize; ve kelam369 etti ona Rabbi4: dedi (Mûsâ): "Rabbim4! Görün bana; bakarım sana"; dedi (Allah): "Asla göremezsin beni; velakin/fakat bak dağa doğru; öyle ki eğer kararlı kalırsa o makamında; öyle ki yakında göreceksin beni"; öyle ki ne zaman tecelli etti onun Rabbi4 dağa; yaptı (Allah) onu dümdüz; ve düştü Mûsâ bayılma (-yla); ne zaman ki ayıldı dedi (Mûsâ): "Subhânsın7 sen! Tevbe33 ettim sana; ve ben evveliyim/öncüsüyüm müminlerin27."

Ahmed Samira Çevirisi

143 And when Moses came to Our appointed time/appointed time or place, and his Lord conversed/spoke (to) him, he said: "My Lord show me/make me understand, I look/see to you." He said: "You will never/not see me, and but/however look to the mountain , so if it settled/established/affixed (in) its place/position, so you will/shall see me." So when his Lord uncovered/revealed/shined to the mountain, He made it crushed/destroyed/leveled/flattened, and Moses fell down fainting from thunderous noise/thunderstruck, so when he recovered/woke up, he said: "Your praise/glory, I repented to you, and I am first (of) the believers."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velemma ve ne zaman وَلَمَّا -
2 ca'e geldi جَاءَ جيا
3 musa Musa مُوسَىٰ -
4 limikatina vaktimize لِمِيقَاتِنَا وقت
5 ve kellemehu ve kelam etti ona وَكَلَّمَهُ كلم
6 rabbuhu Rabbi رَبُّهُ ربب
7 kale dedi قَالَ قول
8 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
9 erini görün bana أَرِنِي راي
10 enzur bakayım أَنْظُرْ نظر
11 ileyke sana إِلَيْكَ -
12 kale dedi ki قَالَ قول
13 len asla لَنْ -
14 terani göremezsin beni تَرَانِي راي
15 velakini velakin/fakat وَلَٰكِنِ -
16 unzur bak انْظُرْ نظر
17 ila doğru إِلَى -
18 l-cebeli dağa الْجَبَلِ جبل
19 feini öyle ki eğer فَإِنِ -
20 stekarra kararlı kalırsa اسْتَقَرَّ قرر
21 mekanehu makanında مَكَانَهُ كون
22 fesevfe öyle ki yakında فَسَوْفَ -
23 terani göreceksin beni تَرَانِي راي
24 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
25 tecella tecelli etti تَجَلَّىٰ جلو
26 rabbuhu onu Rabbi رَبُّهُ ربب
27 lilcebeli dağa لِلْجَبَلِ جبل
28 cealehu yaptı onu جَعَلَهُ جعل
29 dekken dümdüz دَكًّا دكك
30 ve harra ve düştü وَخَرَّ خرر
31 musa Mûsâ مُوسَىٰ -
32 saikan bayılma (-yla) صَعِقًا صعق
33 fe lemma ne zaman ki فَلَمَّا -
34 efaka ayıldı أَفَاقَ فوق
35 kale dedi (Mûsâ) قَالَ قول
36 subhaneke Subhansın sen سُبْحَانَكَ سبح
37 tubtu tevbe ettim تُبْتُ توب
38 ileyke sana إِلَيْكَ -
39 ve ena ve ben وَأَنَا -
40 evvelu evveliyim/öncüsüyüm أَوَّلُ اول
41 l-mu'minine müminlerin الْمُؤْمِنِينَ امن

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Subhân Kavram 7

7 Tüm isimlerini/sıfatlarını tecelli ettiren.

Mümin Kavram 27

27 İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.

Tevbe Kavram 33

33 Dönmek, vazgeçmek.

Yüce Allah'ın bir beşere kelam etmesi. Kavram 369

369 42:51 ayetinde Yüce Allah bir beşere doğrudan kelam etmesinin asla olmayacağını bildirmiştir. Kelam 3 yöntemle olur. Kişiye doğrudan vahiyle; Mûsâ'nın annesine yapılan vahiy.Bir perde arkasından; ağaç yada ateş gibi ara bir madde/perde arkasından. Mûsâ'nın Tur dağında ateş üzerinden vahiy alması. Muhammed'in ise ağaç üzerinden vahiy alması. Şerefli bir elçi göndererek; evrenimizin bir üst boyutundan bulunan Cibrîl, Rakim yoldaşları gibi varlıklar Yüce Allah'ın vahyini beşere yine O'nun izniyle vahy ederler.

7. A'râf Suresi

Ayet 149

Arapça Metin (Harekeli)

1103|7|149|وَلَمَّا سُقِطَ فِىٓ أَيْدِيهِمْ وَرَأَوْا۟ أَنَّهُمْ قَدْ ضَلُّوا۟ قَالُوا۟ لَئِن لَّمْ يَرْحَمْنَا رَبُّنَا وَيَغْفِرْ لَنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ ٱلْخَٰسِرِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1103|7|149|ولما سقط في ايديهم وراوا انهم قد ضلوا قالوا لين لم يرحمنا ربنا ويغفر لنا لنكونن من الخسرين

Latin Literal

149. Ve lemmâ sukıta fî eydîhim ve reev ennehum kad dallû kâlû le in lem yerhamnâ rabbunâ ve yağfir lenâ le nekûnenne minel hâsirîn(hâsirîne).

Türkçe Çeviri

Ne zaman ki düşürüldü* ellerine onların (başları); ve gördüler ki onlar muhakkak dalalete128 düşmüşler; dediler: "Eğer asla rahmet271 etmezse bizlere Rabbimiz4; ve mağfiret319 etmezse bizlere; mutlak oluruz hüsrana uğrayanlardan."

Ahmed Samira Çevirisi

149 And when it was wronged/confused/regretted in their hands, and they saw/understood that they had been misguided, they said: "If (E) our Lord does not have mercy upon us, and forgive for us we will be/become (E) from the losers ."106

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velemma ne zaman ki وَلَمَّا -
2 sukita düşürüldü سُقِطَ سقط
3 fi فِي -
4 eydihim ellerine onların أَيْدِيهِمْ يدي
5 ve raev ve gördüler وَرَأَوْا راي
6 ennehum ki onlar أَنَّهُمْ -
7 kad muhakkak قَدْ -
8 dellu dalalete düştüler ضَلُّوا ضلل
9 kalu dediler قَالُوا قول
10 lein eğer لَئِنْ -
11 lem asla لَمْ -
12 yerhamna rahmet etmezse bizlere يَرْحَمْنَا رحم
13 rabbuna Rabbimiz رَبُّنَا ربب
14 ve yegfir ve mağfiret emezse وَيَغْفِرْ غفر
15 lena bizlere لَنَا -
16 lenekunenne mutlak oluruz لَنَكُونَنَّ كون
17 mine مِنَ -
18 l-hasirine hüsrana uğrayanlardan الْخَاسِرِينَ خسر

Notlar

Not 1

*Baş. Başlarını elleri arasında almak.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

Mağfiret Kavram 319

319 Bağışlama, affetme.

7. A'râf Suresi

Ayet 150

Arapça Metin (Harekeli)

1104|7|150|وَلَمَّا رَجَعَ مُوسَىٰٓ إِلَىٰ قَوْمِهِۦ غَضْبَٰنَ أَسِفًا قَالَ بِئْسَمَا خَلَفْتُمُونِى مِنۢ بَعْدِىٓ أَعَجِلْتُمْ أَمْرَ رَبِّكُمْ وَأَلْقَى ٱلْأَلْوَاحَ وَأَخَذَ بِرَأْسِ أَخِيهِ يَجُرُّهُۥٓ إِلَيْهِ قَالَ ٱبْنَ أُمَّ إِنَّ ٱلْقَوْمَ ٱسْتَضْعَفُونِى وَكَادُوا۟ يَقْتُلُونَنِى فَلَا تُشْمِتْ بِىَ ٱلْأَعْدَآءَ وَلَا تَجْعَلْنِى مَعَ ٱلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1104|7|150|ولما رجع موسي الي قومه غضبن اسفا قال بيسما خلفتموني من بعدي اعجلتم امر ربكم والقي الالواح واخذ براس اخيه يجره اليه قال ابن ام ان القوم استضعفوني وكادوا يقتلونني فلا تشمت بي الاعدا ولا تجعلني مع القوم الظلمين

Latin Literal

150. Ve lemmâ recea mûsâ ilâ kavmihî gadbâne esifen kâle bi’semâ haleftumûnî min ba’dî, e aciltum emre rabbikum, ve elkal elvâha ve ehaze bi re’si ahîhi yecurruhû ileyh(ileyhi), kâlebne umme innel kavmestad’afûnî ve kâdû yaktulûnenî fe lâ tuşmit biyel a’dâe ve lâ tec’alnî meal kavmiz zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve ne zaman döndü Mûsâ kavmine gazab (-la) ve bir üzgünlük (-le); dedi (Mûsâ): "Ne kötü oldu ardımdan halifeliğiniz65 bana; acele mi ettiniz Rabbinizin4 emrine?"; ve attı/fırlattı levhaları; ve tuttu başını kardeşinin; çekiyordu onu kendine doğru; dedi (Mûsâ'nın kardeşi): "Anamın oğlu; doğrusu (o) kavim/toplum zaaflı bıraktılar beni; ve neredeyse katlediyorlardı beni; öyle ki sevindirme bana (karşı) düşmanları; asla koyma beni zalimler kavmiyle birlikte."

Ahmed Samira Çevirisi

150 And when Moses returned to his nation angry sorrowfully/angrily, he said: "How bad you succeeded/followed me from after me, did you hurry/hasten/rush your Lord’s order/command?" And he threw the tablets/sheets , and he took with his brother’s head/top pulling/dragging him to him, he said: "Son (of my) mother, that the nation weakened me, and they were about to/almost (to) kill me, so do not make the enemies rejoice at my misfortune, and do not make me with the nation the unjust/oppressive."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velemma ve ne zaman وَلَمَّا -
2 racea döndü رَجَعَ رجع
3 musa Mûsâ مُوسَىٰ -
4 ila إِلَىٰ -
5 kavmihi kavmine قَوْمِهِ قوم
6 gadbane gazabla غَضْبَانَ غضب
7 esifen ve bir üzgünlük (-le) أَسِفًا اسف
8 kale dedi قَالَ قول
9 bi'sema ne kötü oldu بِئْسَمَا باس
10 haleftumuni halef oldunuz bana خَلَفْتُمُونِي خلف
11 min مِنْ -
12 bea'di sonrasında benim بَعْدِي بعد
13 eaciltum acele mi ettiniz? أَعَجِلْتُمْ عجل
14 emra emrine أَمْرَ امر
15 rabbikum Rabbinizin رَبِّكُمْ ربب
16 ve elka ve attı/fırlattı وَأَلْقَى لقي
17 l-elvaha levhaları الْأَلْوَاحَ لوح
18 ve ehaze ve tuttu وَأَخَذَ اخذ
19 bira'si başını بِرَأْسِ راس
20 ehihi kardeşinin أَخِيهِ اخو
21 yecurruhu çekiyordu onu يَجُرُّهُ جرر
22 ileyhi kendine doğru إِلَيْهِ -
23 kale dedi قَالَ قول
24 bne oğlu ابْنَ بني
25 umme anamın أُمَّ امم
26 inne doğrusu إِنَّ -
27 l-kavme (o) kavim/toplum الْقَوْمَ قوم
28 sted'afuni zaaflı bıraktılar beni اسْتَضْعَفُونِي ضعف
29 ve kadu ve neredeyse وَكَادُوا كود
30 yektuluneni katlediyorlardı beni يَقْتُلُونَنِي قتل
31 fela öyle ki فَلَا -
32 tuşmit sevindirme تُشْمِتْ شمت
33 biye bana بِيَ -
34 l-ea'da'e düşmanları الْأَعْدَاءَ عدو
35 ve la asla وَلَا -
36 tec'alni koyma beni تَجْعَلْنِي جعل
37 mea beraber مَعَ -
38 l-kavmi kavmiyle الْقَوْمِ قوم
39 z-zalimine zalimler الظَّالِمِينَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Halife Kavram 65

65 Sonrası gelen, halef.

7. A'râf Suresi

Ayet 151

Arapça Metin (Harekeli)

1105|7|151|قَالَ رَبِّ ٱغْفِرْ لِى وَلِأَخِى وَأَدْخِلْنَا فِى رَحْمَتِكَ وَأَنتَ أَرْحَمُ ٱلرَّٰحِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1105|7|151|قال رب اغفر لي ولاخي وادخلنا في رحمتك وانت ارحم الرحمين

Latin Literal

151. Kâle rabbıgfirlî ve li ahî ve edhilnâ fî rahmetike ve ente erhamur râhımîn(râhımîne).

Türkçe Çeviri

Dedi (Mûsâ): "Rabbim4! Mağfiret319 et bana ve kardeşime; ve sok bizleri rahmetine271; ve sensin daha Rahîm2 Rahîmlerin2."

Ahmed Samira Çevirisi

151 He said: "My Lord, forgive for me and to my brother and enter us in Your mercy, and You are most merciful (of) the merciful."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi (Mûsâ) قَالَ قول
2 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
3 gfir mağfiret et اغْفِرْ غفر
4 li bana لِي -
5 veliehi ve kardeşime وَلِأَخِي اخو
6 ve edhilna ve sok bizleri وَأَدْخِلْنَا دخل
7 fi فِي -
8 rahmetike rahmetine رَحْمَتِكَ رحم
9 veente ve sensin وَأَنْتَ -
10 erhamu en rahim (olan) أَرْحَمُ رحم
11 r-rahimine Rahîm الرَّاحِمِينَ رحم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm Kavram 2

2 Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

Mağfiret Kavram 319

319 Bağışlama, affetme.

7. A'râf Suresi

Ayet 152

Arapça Metin (Harekeli)

1106|7|152|إِنَّ ٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُوا۟ ٱلْعِجْلَ سَيَنَالُهُمْ غَضَبٌ مِّن رَّبِّهِمْ وَذِلَّةٌ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَكَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُفْتَرِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1106|7|152|ان الذين اتخذوا العجل سينالهم غضب من ربهم وذله في الحيوه الدنيا وكذلك نجزي المفترين

Latin Literal

152. İnnellezînettehazûl ıcle seyenâluhum gadabun min rabbihim ve zilletun fîl hayâtid dunyâ, ve kezâlike neczîl mufterîn(mufterîne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu kimseler (ki) edindiler/tuttular buzağıyı258; nail* olacak onlara bir gazap Rablerinden4; ve bir zillet dünya hayatında; ve işte böyledir; cezalandırırız iftiracıları883.

Ahmed Samira Çevirisi

152 That those who took/received the calf, anger from their Lord will take/receive/obtain them, and humiliation/disgrace in the life the present/worldly life, and like that We reward/reimburse the fabricators .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimselere الَّذِينَ -
3 ttehazu edindiler/tuttular اتَّخَذُوا اخذ
4 l-icle buzağıyı الْعِجْلَ عجل
5 seyenaluhum nail olacak سَيَنَالُهُمْ نيل
6 gadebun bir gazap غَضَبٌ غضب
7 min مِنْ -
8 rabbihim Rablerinden رَبِّهِمْ ربب
9 ve zilletun ve bir zillet وَذِلَّةٌ ذلل
10 fi فِي -
11 l-hayati hayatında الْحَيَاةِ حيي
12 d-dunya dünya الدُّنْيَا دنو
13 ve kezalike ve işte böyledir وَكَذَٰلِكَ -
14 neczi cezalandırırız نَجْزِي جزي
15 l-mufterine iftiracıları الْمُفْتَرِينَ فري

Notlar

Not 1

*Erişmiş, ele geçirmiş, başarmış, kazanmış, ulaşmış.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Buzağı. Kavram 258

258 Değerli metallerin karıştırılıp eritilerek yapıldığı buzağı şeklinde bir heykel.

iftira Kavram 883

883 Yalan uydurmak, düzmece bir şey üretmek, karalamak, çamur atmak. Din konusunda ise Yüce Allah indinden/katından olmadığı halde bir metne/kelama bu Yüce Allah katındandır demek.

7. A'râf Suresi

Ayet 153

Arapça Metin (Harekeli)

1107|7|153|وَٱلَّذِينَ عَمِلُوا۟ ٱلسَّيِّـَٔاتِ ثُمَّ تَابُوا۟ مِنۢ بَعْدِهَا وَءَامَنُوٓا۟ إِنَّ رَبَّكَ مِنۢ بَعْدِهَا لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1107|7|153|والذين عملوا السيات ثم تابوا من بعدها وامنوا ان ربك من بعدها لغفور رحيم

Latin Literal

153. Vellezîne amilûs seyyiâti summe tâbû min ba’dihâ ve âmenû inne rabbeke min ba’dihâ le gafûrun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

Ve kimseler (ki) yaptılar kötülükler; sonra tevbe33 ettiler onun* ardından; ve iman47 ettiler; doğrusu (senin) Rabbin4 onun** ardından mutlak Gafûr20’dur; Rahîm2’dir.

Ahmed Samira Çevirisi

153 And those who made/did the sins/crimes, then they repented from after it, and they believed, that your Lord (is) from after it forgiving (E), merciful.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
2 amilu yaptılar عَمِلُوا عمل
3 s-seyyiati kötülükler السَّيِّئَاتِ سوا
4 summe sonra ثُمَّ -
5 tabu tevbe ettiler تَابُوا توب
6 min مِنْ -
7 bea'diha sonrasında onun بَعْدِهَا بعد
8 ve amenu ve iman ettiler وَامَنُوا امن
9 inne doğrusu إِنَّ -
10 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
11 min مِنْ -
12 bea'diha sonrasında onun بَعْدِهَا بعد
13 legafurun mutlak Gafûr’dur لَغَفُورٌ غفر
14 rahimun Rahîm’dir. رَحِيمٌ رحم

Notlar

Not 1

*Kötülüğün.**Tevbenin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm Kavram 2

2 Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Gafûr Kavram 20

20 Bağışlayan.

Tevbe Kavram 33

33 Dönmek, vazgeçmek.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

7. A'râf Suresi

Ayet 154

Arapça Metin (Harekeli)

1108|7|154|وَلَمَّا سَكَتَ عَن مُّوسَى ٱلْغَضَبُ أَخَذَ ٱلْأَلْوَاحَ وَفِى نُسْخَتِهَا هُدًى وَرَحْمَةٌ لِّلَّذِينَ هُمْ لِرَبِّهِمْ يَرْهَبُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1108|7|154|ولما سكت عن موسي الغضب اخذ الالواح وفي نسختها هدي ورحمه للذين هم لربهم يرهبون

Latin Literal

154. Ve lemmâ sekete an mûsel gadabu ehazel elvâh(elvâha), ve fî nushatihâ huden ve rahmetun lillezîne hum li rabbihim yerhebûn(yerhebûne).

Türkçe Çeviri

Ve ne zaman ki sukut etti/sustu Mûsâ’dan gazap; tuttu levhaları; ve onun* nüshasındadır/kopyasındadır679 bir kılavuz192 ve bir rahmet271; kimselere (ki) onlar Rablerine4 rahbet1016 duyarlar.

Ahmed Samira Çevirisi

154 And when the anger quietened from Moses, he took/received the tablets/sheets , and in its transcription/duplicate/print (is) guidance and mercy to those who to their Lord they are awed/terrified/monastic/monkish.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velemma ve ne zaman ki وَلَمَّا -
2 sekete sukut etti/sustu سَكَتَ سكت
3 an عَنْ -
4 musa Mûsâ’dan مُوسَى -
5 l-gadebu gazap الْغَضَبُ غضب
6 ehaze tuttu أَخَذَ اخذ
7 l-elvaha levhaları الْأَلْوَاحَ لوح
8 ve fi ve وَفِي -
9 nushatiha onun nüshasındadır/kopyasındadır نُسْخَتِهَا نسخ
10 huden bir doğru yola kılavuz هُدًى هدي
11 ve rahmetun ve bir rahmet وَرَحْمَةٌ رحم
12 lillezine kimselere (ki) لِلَّذِينَ -
13 hum onlar هُمْ -
14 lirabbihim Rablerine لِرَبِّهِمْ ربب
15 yerhebune rahbet duyarlar يَرْهَبُونَ رهب

Notlar

Not 1

*Dişil tekil zamir Yüce Allah'ın ayetini/ayetlerini işaret eder.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

Yüce Allah'ın ayetlerinin nüshası/kopyası olan levhalar, taş tabletler, kitaplar. Kavram 679

679 Yüce Allah'ın ayetleri asla ama asla değişmez. İslam asla değişmez. Yüce Allah'ın insanlara gönderdiği kutsal kitapların özü olan ayetler Levh-i Mahfûz'da kayıtlıdır. Resûlün dili neyse ayetlerin bir kopyası/nüshası resûle indirilir. 7:154 ayetinde resûl Mûsâ'ya verilen taş tabletlerin ayetlerin bir kopyası/nüshası olduğunu rahatlıkla anlarız. Kur'an da Yüce Allah'ın ayetlerinin yazılı bir kopyasıdır aslında.

Rahbet Kavram 1016

1016 Saygıdan ürperme, derin saygıdan dolayı çekinme, azametinden dolayı korkma, titreme.

7. A'râf Suresi

Ayet 155

Arapça Metin (Harekeli)

1109|7|155|وَٱخْتَارَ مُوسَىٰ قَوْمَهُۥ سَبْعِينَ رَجُلًا لِّمِيقَٰتِنَا فَلَمَّآ أَخَذَتْهُمُ ٱلرَّجْفَةُ قَالَ رَبِّ لَوْ شِئْتَ أَهْلَكْتَهُم مِّن قَبْلُ وَإِيَّٰىَ أَتُهْلِكُنَا بِمَا فَعَلَ ٱلسُّفَهَآءُ مِنَّآ إِنْ هِىَ إِلَّا فِتْنَتُكَ تُضِلُّ بِهَا مَن تَشَآءُ وَتَهْدِى مَن تَشَآءُ أَنتَ وَلِيُّنَا فَٱغْفِرْ لَنَا وَٱرْحَمْنَا وَأَنتَ خَيْرُ ٱلْغَٰفِرِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1109|7|155|واختار موسي قومه سبعين رجلا لميقتنا فلما اخذتهم الرجفه قال رب لو شيت اهلكتهم من قبل وايي اتهلكنا بما فعل السفها منا ان هي الا فتنتك تضل بها من تشا وتهدي من تشا انت ولينا فاغفر لنا وارحمنا وانت خير الغفرين

Latin Literal

155. Vahtâra mûsâ kavmehu seb’îne raculen li mîkâtinâ, fe lemmâ ehazet humur recfetu kâle rabbi lev şi’te ehlektehum min kablu ve iyyâye, e tuhlikunâ bi mâ feales sufehâu minnâ, in hiye illâ fitnetuk(fitnetuke), tudıllu bihâ men teşâu ve tehdî men teşâu ente veliyyunâ fâgfirlenâ verhamnâ ve ente hayrûl gâfirîn(gâfirîne).

Türkçe Çeviri

Ve seçti Mûsâ vaktimiz için kendi kavmine/toplumuna yetmiş adam; öyle ki ne zaman tuttu onları sarsıntı* dedi (Mûsâ): "Rabbim4! Şayet dileseydin helak ederdin onları öncesinde; ve beni (de); helak mı edersin bizleri faaliyet içinde olduğuyla bizden ahmakların; değildir o (senin) fitnen610 dışında; dalalette128 bırakırsın onunla** dilediğin kimseyi; ve kılavuzlarsın192 dilediğin kimseyi; sen velimizsin28; öyle ki mağfiret319 et bizlere; ve rahmet271 et bizlere; ve sen hayırlısısın mağfiret319 edenlerin."

Ahmed Samira Çevirisi

155 And Moses chose (from) his nation seventy men, to Our appointed time/appointed time or place, so when the tremble and shake/quake/agitation took/punished them, he said: "My Lord, if you willed/wanted you made them die/destroyed them from before and (as well as) me, do you make us die/destroy us because (of) what the ignorant/foolish from us make/did? That it is except Your test , You misguide with it whom You will/want, and You guide whom You will/want, You are our guardian/patron , so forgive for us, and have mercy upon us, and You are best (of) the forgiving."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vehtara ve seçti وَاخْتَارَ خير
2 musa Mûsâ مُوسَىٰ -
3 kavmehu kendi kavmine قَوْمَهُ قوم
4 seb'iyne yetmiş سَبْعِينَ سبع
5 raculen adam رَجُلًا رجل
6 limikatina vaktimize لِمِيقَاتِنَا وقت
7 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
8 ehazethumu tuttu onları أَخَذَتْهُمُ اخذ
9 r-racfetu sarsıntı الرَّجْفَةُ رجف
10 kale dedi (Mûsâ) قَالَ قول
11 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
12 lev şayet لَوْ -
13 şi'te dileseydin شِئْتَ شيا
14 ehlektehum helak ederdin onları أَهْلَكْتَهُمْ هلك
15 min مِنْ -
16 kablu öncesinde قَبْلُ قبل
17 ve iyyaye ve beni de وَإِيَّايَ -
18 etuhlikuna helak mi edersin bizleri أَتُهْلِكُنَا هلك
19 bima بِمَا -
20 feale faaliyet içinde olduğuyla فَعَلَ فعل
21 s-sufeha'u ahmakların السُّفَهَاءُ سفه
22 minna bizden مِنَّا -
23 in değildir إِنْ -
24 hiye o هِيَ -
25 illa dışında إِلَّا -
26 fitnetuke fitnelendirmen فِتْنَتُكَ فتن
27 tudillu dalalette bırakırsın تُضِلُّ ضلل
28 biha onunla بِهَا -
29 men kimseyi مَنْ -
30 teşa'u dilediğin تَشَاءُ شيا
31 ve tehdi ve doğru yola kılavuzlarsın وَتَهْدِي هدي
32 men kimseyi مَنْ -
33 teşa'u dilediğin تَشَاءُ شيا
34 ente sen أَنْتَ -
35 veliyyuna velimizsin وَلِيُّنَا ولي
36 fegfir öyle ki mağfiret et فَاغْفِرْ غفر
37 lena bizlere لَنَا -
38 verhamna ve rahmet et bizlere وَارْحَمْنَا رحم
39 ve ente ve sen وَأَنْتَ -
40 hayru hayırlısı خَيْرُ خير
41 l-gafirine mağfiret edenlerin الْغَافِرِينَ غفر

Notlar

Not 1

*Deprem.**Fitnenle.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Veli Kavram 28

28 Koruyan, himaye eden yakın arkadaş. Çoğulu evliyadır.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

Mağfiret Kavram 319

319 Bağışlama, affetme.

Fitne. Kavram 610

610 Test, deneme, sınav, yanlışla doğruyu ayırt edebilme yetisinin ölçülmesi.

7. A'râf Suresi

Ayet 164

Arapça Metin (Harekeli)

1118|7|164|وَإِذْ قَالَتْ أُمَّةٌ مِّنْهُمْ لِمَ تَعِظُونَ قَوْمًا ٱللَّهُ مُهْلِكُهُمْ أَوْ مُعَذِّبُهُمْ عَذَابًا شَدِيدًا قَالُوا۟ مَعْذِرَةً إِلَىٰ رَبِّكُمْ وَلَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1118|7|164|واذ قالت امه منهم لم تعظون قوما الله مهلكهم او معذبهم عذابا شديدا قالوا معذره الي ربكم ولعلهم يتقون

Latin Literal

164. Ve iz kâlet ummetun minhum lime teizûne kavmenillâhu muhlikuhum ev muazzibuhum azâben şedîdâ(şedîden), kâlû ma’zireten ilâ rabbikum ve leallehum yettekûn(yettekûne).

Türkçe Çeviri

Ve dediği zaman bir ümmet305 onlardan*: "Niçin vaaz653 edersiniz** bir kavme/topluma (ki) Allah helak edicidir onları ya da azap edicidir onlara şiddetli bir azap (-la)?"; dediler**: "Bir mazerettir*** (sizin) Rabbinize4 karşı; ve belki onlar takvalı21 olurlar.

Ahmed Samira Çevirisi

164 And when a nation from them said: "Why/for what (do) you preach/advise/warn a nation God (is) making them die/destroying them or torturing them, a strong (severe) torture." They said: "An apology/excuse to your Lord and maybe/perhaps they fear and obey."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve zaman وَإِذْ -
2 kalet dedi قَالَتْ قول
3 ummetun bir ümmet أُمَّةٌ امم
4 minhum onlardan مِنْهُمْ -
5 lime niçin? لِمَ -
6 teizune vaaz edersiniz تَعِظُونَ وعظ
7 kavmen bir kavme/topluma قَوْمًا قوم
8 llahu Allah اللَّهُ -
9 muhlikuhum helak edicidir onları مُهْلِكُهُمْ هلك
10 ev ya da أَوْ -
11 muazzibuhum azap edicidir onlara مُعَذِّبُهُمْ عذب
12 azaben bir azap (-la) عَذَابًا عذب
13 şediden şiddetli شَدِيدًا شدد
14 kalu dediler قَالُوا قول
15 mea'ziraten bir mazerettir مَعْذِرَةً عذر
16 ila karşı إِلَىٰ -
17 rabbikum Rabbinize رَبِّكُمْ ربب
18 veleallehum ve belki onlar وَلَعَلَّهُمْ -
19 yettekune takvalı olurlar يَتَّقُونَ وقي

Notlar

Not 1

*Yahudilerden.**Müminler.***Muaf tutulmak için özür beyanıdır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Takva Kavram 21

21 Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Ümmet, ümmet Kavram 305

305 Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

vaaz Kavram 653

653 Öğüt vermek, uyarmak, nasihat etmek, bir fikri aşılamak.

7. A'râf Suresi

Ayet 167

Arapça Metin (Harekeli)

1121|7|167|وَإِذْ تَأَذَّنَ رَبُّكَ لَيَبْعَثَنَّ عَلَيْهِمْ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ مَن يَسُومُهُمْ سُوٓءَ ٱلْعَذَابِ إِنَّ رَبَّكَ لَسَرِيعُ ٱلْعِقَابِ وَإِنَّهُۥ لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1121|7|167|واذ تاذن ربك ليبعثن عليهم الي يوم القيمه من يسومهم سو العذاب ان ربك لسريع العقاب وانه لغفور رحيم

Latin Literal

167. Ve iz teezzene rabbuke le yeb’asenne aleyhim ilâ yevmil kıyâmeti men yesûmuhum sûel azâb(azâbi), inne rabbeke le serîul ıkâbi ve innehu le gafûrun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

Ve ilan ettiği zaman (senin) Rabbin4 (ki) mutlak gönderir onlara kıyamet148 gününe kadar kimseyi681 (ki) dayatır onlara azabın681 kötüsünü; doğrusu (senin) Rabbin4 mutlak seridir akabinde*; ve doğrusu O mutlak Gafûr20’dur; Rahîm2’dir.

Ahmed Samira Çevirisi

167 And when your Lord announced/informed he will send (E) on them to the Resurrection Day who burdens/imposes upon them the torture’s evil/harm , that your Lord (is) quick/fast (E) (in) the punishment, and that He (is) forgiving (E), merciful.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve وَإِذْ -
2 teezzene ilan ettiği zaman تَأَذَّنَ اذن
3 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
4 leyeb'asenne mutlak gönderir لَيَبْعَثَنَّ بعث
5 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
6 ila kadar إِلَىٰ -
7 yevmi gününe يَوْمِ يوم
8 l-kiyameti kıyamet الْقِيَامَةِ قوم
9 men kimseyi مَنْ -
10 yesumuhum dayatır onlara يَسُومُهُمْ سوم
11 su'e kötüsünü سُوءَ سوا
12 l-azabi azabın الْعَذَابِ عذب
13 inne doğrusu إِنَّ -
14 rabbeke Rabbin رَبَّكَ ربب
15 leseriu mutlak seridir لَسَرِيعُ سرع
16 l-ikabi akabinde الْعِقَابِ عقب
17 veinnehu ve doğrusu O وَإِنَّهُ -
18 legafurun mutlak Gafûr’dur لَغَفُورٌ غفر
19 rahimun Rahîm’dir. رَحِيمٌ رحم

Notlar

Not 1

*Ardında.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm Kavram 2

2 Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Gafûr Kavram 20

20 Bağışlayan.

Kıyamet günü Kavram 148

148 Kıyam günü/dönemi/evresi. Yaratılış özelliğinin dikilmesi/ayağa kalkması; insanın yaratılış özelliği olan beynin (bedenle veya bedensiz) dikilmesi/ayağa kalkması. Ahiret evreninde bilincin avatar bedene yüklenmesiyle aktive olduğu, dirildiği gün/dönem/evre.

Yahudilere azabın kötüsünü dayatan kimse; Adolf Hitler. Kavram 681

681 Yüce Allah 7:167 ayetinde açık ve net olarak Yahudileşen kimselere kötü bir azap dayatacak bir kimseyi göndereceğini bildirmiştir. Bir süre belirtilmese de bunun kıyamet öncesi mutlak gerçekleşmesi gerektiğini anlarız. Bu kimsenin Hitler olduğu ve kötü azabın da Holokost olduğunu görülmektedir. Alemlere rahmet olan Kuran’ın inişinin tamamlandığı 633 yılından tam 1295 ay yılı (1256 güneş yılı) sonra Hitler doğmuştur. 1889 yılında; bu bir tesadüf olabilir mi?Holokost

7. A'râf Suresi

Ayet 172

Arapça Metin (Harekeli)

1126|7|172|وَإِذْ أَخَذَ رَبُّكَ مِنۢ بَنِىٓ ءَادَمَ مِن ظُهُورِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَأَشْهَدَهُمْ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمْ أَلَسْتُ بِرَبِّكُمْ قَالُوا۟ بَلَىٰ شَهِدْنَآ أَن تَقُولُوا۟ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ إِنَّا كُنَّا عَنْ هَٰذَا غَٰفِلِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1126|7|172|واذ اخذ ربك من بني ادم من ظهورهم ذريتهم واشهدهم علي انفسهم الست بربكم قالوا بلي شهدنا ان تقولوا يوم القيمه انا كنا عن هذا غفلين

Latin Literal

172. Ve iz ehaze rabbuke min benî âdeme min zuhûrihim zurriyyetehum ve eşhedehum alâ enfusihim, e lestu birabbikum, kâlû belâ, şehidnâ, en tekûlû yevmel kıyâmeti innâ kunnâ an hâzâ gâfilîn(gâfilîne).

Türkçe Çeviri

Ve aldığı zaman (senin) Rabbin4 Âdemoğullarından; sırtlarından onların zürriyetlerini380; ve tanık/şahit yaptı onları kendi nefisleri201 üzerine: “Değil miyim Rabbiniz4!”; dediler: “Evet! Tanık/şahit olduk”; ki dersiniz kıyamet günü148: “Doğrusu biz olmuştuk bundan gâfil310.” (diye).

Ahmed Samira Çevirisi

172 And when/if your Lord took/received from Adam’s sons and daughters from their backs their descendants, and He made them witness/testify on themselves. "Am I not your Lord (E)?" They said: "Yes/certainly, We witnessed/testified." That You say (on) the Resurrection Day: "That We were about this ignoring/disregarding ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve o zaman وَإِذْ -
2 ehaze aldı أَخَذَ اخذ
3 rabbuke Rabbin رَبُّكَ ربب
4 min مِنْ -
5 beni oğullarından بَنِي بني
6 ademe Adem ادَمَ -
7 min مِنْ -
8 zuhurihim sırtlarından onların ظُهُورِهِمْ ظهر
9 zurriyyetehum zürriyetlerini/nesillerini ذُرِّيَّتَهُمْ ذرر
10 ve eşhedehum ve tanık yaptı onları وَأَشْهَدَهُمْ شهد
11 ala üzerine عَلَىٰ -
12 enfusihim nefisleri أَنْفُسِهِمْ نفس
13 elestu değil miyim أَلَسْتُ ليس
14 birabbikum Rabbiniz بِرَبِّكُمْ ربب
15 kalu dediler قَالُوا قول
16 bela evet بَلَىٰ -
17 şehidna tanık/şahit olduk شَهِدْنَا شهد
18 en ki أَنْ -
19 tekulu dersiniz تَقُولُوا قول
20 yevme günü يَوْمَ يوم
21 l-kiyameti kıyamet الْقِيَامَةِ قوم
22 inna doğrusu biz إِنَّا -
23 kunna olduk كُنَّا كون
24 an عَنْ -
25 haza bundan هَٰذَا -
26 gafiline gâfil /aymaz غَافِلِينَ غفل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kıyamet günü Kavram 148

148 Kıyam günü/dönemi/evresi. Yaratılış özelliğinin dikilmesi/ayağa kalkması; insanın yaratılış özelliği olan beynin (bedenle veya bedensiz) dikilmesi/ayağa kalkması. Ahiret evreninde bilincin avatar bedene yüklenmesiyle aktive olduğu, dirildiği gün/dönem/evre.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Gâfil, gâfil. Kavram 310

310 Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

Zürriyet Kavram 380

380 Alt nesil, soy. Çoluk çocuk, evlatlar, torunlar vb.

7. A'râf Suresi

Ayet 187

Arapça Metin (Harekeli)

1141|7|187|يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلسَّاعَةِ أَيَّانَ مُرْسَىٰهَا قُلْ إِنَّمَا عِلْمُهَا عِندَ رَبِّى لَا يُجَلِّيهَا لِوَقْتِهَآ إِلَّا هُوَ ثَقُلَتْ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ لَا تَأْتِيكُمْ إِلَّا بَغْتَةً يَسْـَٔلُونَكَ كَأَنَّكَ حَفِىٌّ عَنْهَا قُلْ إِنَّمَا عِلْمُهَا عِندَ ٱللَّهِ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1141|7|187|يسلونك عن الساعه ايان مرسيها قل انما علمها عند ربي لا يجليها لوقتها الا هو ثقلت في السموت والارض لا تاتيكم الا بغته يسلونك كانك حفي عنها قل انما علمها عند الله ولكن اكثر الناس لا يعلمون

Latin Literal

187. Yes’elûneke anis sâ’ati eyyâne mursâhâ, kul innemâ ilmuhâ inde rabbî, lâ yucellîhâ li vaktihâ illâ huv(huve), sekulet fîs semâvâti vel ard(ardı), lâ te’tîkum illâ bagtete(bagteten), yes’elûneke ke enneke hafiyyun anhâ, kul innemâ ilmuhâ indallâhi ve lâkinne ekseren nâsi lâ ya’lemûn(ya’lemûne).

Türkçe Çeviri

Sual ederler/sorarlar sana sâatten470; ne zamandır gelip demir attırılması onun (diye); de ki : "Onun ilmi ancak Rabbimin4 indindedir/katındadır; belirgin edemez onun* vaktini O'nun dışında; ağır686 geldi (o) göklerde162 ve yerde; gelmez sizlere ansızın (olması) dışında; sual ederler/sorarlar sana sanki sen hafiysin** ondan; de ki: "Onun ilmi ancak Allah'ın indindedir/yanındadır; velakin/fakat insanların çoğu bilmezler.

Ahmed Samira Çevirisi

187 They ask/question you about the Hour/Resurrection , when (is) its anchor/landing , say: "But its knowledge (is) at my Lord, not (no one) uncovers/reveals it to its time except He, (it) became heavy in the skies/space and the earth/Planet Earth, (it) does not come to you except suddenly/unexpectantly." They ask/question you, as (though) you (are) well acquainted/asking persistently (knowledgeable) about it, say: "But its knowledge (is) at God, and but most of the people do not know ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yeseluneke sual ederler/sorarlar sana يَسْأَلُونَكَ سال
2 ani عَنِ -
3 s-saati saatten السَّاعَةِ سوع
4 eyyane ne zamandır أَيَّانَ -
5 mursaha gelip demir attırılması onun مُرْسَاهَا رسو
6 kul de ki قُلْ قول
7 innema doğrusu إِنَّمَا -
8 ilmuha ilmi onun عِلْمُهَا علم
9 inde indindedir/katındadır عِنْدَ عند
10 rabbi Rabbimin رَبِّي ربب
11 la لَا -
12 yucelliha belirgin edemez onu يُجَلِّيهَا جلو
13 livektiha kendi vaktine لِوَقْتِهَا وقت
14 illa dışında إِلَّا -
15 huve O'ndan هُوَ -
16 sekulet ağır geldi ثَقُلَتْ ثقل
17 fi فِي -
18 s-semavati göklerde السَّمَاوَاتِ سمو
19 vel'erdi yerde وَالْأَرْضِ ارض
20 la لَا -
21 te'tikum gelmez sizlere تَأْتِيكُمْ اتي
22 illa dışında إِلَّا -
23 begteten ansızın بَغْتَةً بغت
24 yeseluneke sual ederler/sorarlar sana يَسْأَلُونَكَ سال
25 keenneke sanki sen كَأَنَّكَ -
26 hafiyyun hafiyesin/gizleyensin حَفِيٌّ حفو
27 anha ondan عَنْهَا -
28 kul de ki قُلْ قول
29 innema doğrusu إِنَّمَا -
30 ilmuha ilmi onun عِلْمُهَا علم
31 inde indindedir/yanındadır عِنْدَ عند
32 llahi Allah'ın اللَّهِ -
33 velakinne velakin/fakat وَلَٰكِنَّ -
34 eksera çoğu أَكْثَرَ كثر
35 n-nasi insanların النَّاسِ نوس
36 la لَا -
37 yea'lemune bilmezler يَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1

*Sâatin.**Bilgi sahibi olmak için araştırmak-sorgulamak.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Gökler Kavram 162

162 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir.

Sâat Kavram 470

470 Kıyamet. Evrenin uzay zaman kumaşının karanlık enerjinin aşırı üflemesi sonucu yırtılması ve evrenin hızla şişirilen (Sur'a üfleme) bir balonun patlaması gibi parçalanması. Yırtıklar ışık hızında tüm evrene yayılacaktır. Parçalanan evren yerçekimi kuvvetiyle tekrar tekillik haline dönecektir.

Sâatin göklere ve yere ağır gelmesi. Kavram 686

686 Ağırlığı oluşturan şey kütle çekim kuvveti olduğu için evrenin yırtılmasıyla birlikte evrenin düzeninin bozulmasını yine kütle çekim kuvvetinin gerçekleştireceğini anlarız. Kur'an'a göre kütle çekim kuvveti tüm evreni bir karadeliğe dönüştürecek ve sonunda yine tekilliğe dönüş gerçekleşecektir. Evreni oluşturan tüm madde ve her şey tekrar saf enerjiye dönüşecektir.

7. A'râf Suresi

Ayet 189

Arapça Metin (Harekeli)

1143|7|189|هُوَ ٱلَّذِى خَلَقَكُم مِّن نَّفْسٍ وَٰحِدَةٍ وَجَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا لِيَسْكُنَ إِلَيْهَا فَلَمَّا تَغَشَّىٰهَا حَمَلَتْ حَمْلًا خَفِيفًا فَمَرَّتْ بِهِۦ فَلَمَّآ أَثْقَلَت دَّعَوَا ٱللَّهَ رَبَّهُمَا لَئِنْ ءَاتَيْتَنَا صَٰلِحًا لَّنَكُونَنَّ مِنَ ٱلشَّٰكِرِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1143|7|189|هو الذي خلقكم من نفس وحده وجعل منها زوجها ليسكن اليها فلما تغشيها حملت حملا خفيفا فمرت به فلما اثقلت دعوا الله ربهما لين اتيتنا صلحا لنكونن من الشكرين

Latin Literal

189. Huvellezî halakakum min nefsin vâhıdetin ve ceale minhâ zevcehâ li yeskune ileyhâ, fe lemmâ tegaşşâhâ hamelet hamlen hafîfen fe merret bihî, fe lemmâ eskalet deavâllâhe rabbehumâ lein âteytenâ sâlihan le nekûnenne mineş şâkirîn(şâkirîne).

Türkçe Çeviri

O (ki) yaratandır sizleri tek bir nefisten201; ve yaptı (Allah) ondan (dişiden) eşini onun (dişinin); sükûn bulması için (erkeğin) onunla (dişiyle); öyle ki ne zaman sardı/örttü (erkek) onu (dişiyi); yüklendi (dişi) hafif bir yük; öyle ki geçti/geçirdi (dişi) onunla; öyle ki ne zaman ağırlaştı (dişi); çağırdı ikisi Allah’ı; Rablerini4; eğer verdiysen bizlere bir sâlih777; mutlak oluruz şükredenler43.

Ahmed Samira Çevirisi

189 He is who created you from one (F) self , and He made/created from it/her its spouse/husband to be tranquil/settle/secure to it/her, so when he covered/had sexual intercourse with her she carried/bore a light weight/pregnancy , so she passed with it, so when she became heavy, they (B) called God their (B)’s Lord: "If (E) You gave us correct/righteous, we will be/become (E) from the thankful/grateful."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 huve O هُوَ -
2 llezi (ki) الَّذِي -
3 halekakum yaratandır sizleri خَلَقَكُمْ خلق
4 min bir مِنْ -
5 nefsin nefisten نَفْسٍ نفس
6 vahidetin tek وَاحِدَةٍ وحد
7 ve ceale ve yaptı وَجَعَلَ جعل
8 minha ondan (dişiden) مِنْهَا -
9 zevceha eşini onun (dişinin) زَوْجَهَا زوج
10 liyeskune sukun bulması için (erkeğin) لِيَسْكُنَ سكن
11 ileyha onunla (dişiyle) إِلَيْهَا -
12 fe lemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
13 tegaşşaha sardı/örttü (erkek) onu (dişiyi) تَغَشَّاهَا غشو
14 hamelet yüklendi (dişi) حَمَلَتْ حمل
15 hamlen bir yük حَمْلًا حمل
16 hafifen hafif خَفِيفًا خفف
17 fe merrat öyle ki geçti (dişi) فَمَرَّتْ مرر
18 bihi onunla بِهِ -
19 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
20 eskalet ağırlaştı أَثْقَلَتْ ثقل
21 deava çağırdı ikisi دَعَوَا دعو
22 llahe Allah’ı اللَّهَ -
23 rabbehuma Rablerini رَبَّهُمَا ربب
24 lein eğer لَئِنْ -
25 ateytena verdiysen bizlere اتَيْتَنَا اتي
26 salihen bir salih صَالِحًا صلح
27 lenekunenne mutlak oluruz لَنَكُونَنَّ كون
28 mine مِنَ -
29 ş-şakirine şükredenler- الشَّاكِرِينَ شكر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

şükür/şükr Kavram 43

43 Teşekkür etmek. Minnettar olmak. Şükran (iyilik bilmek; gönül borcu) sahibi olmak.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Sâlih Kavram 777

777 Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik.

7. A'râf Suresi

Ayet 203

Arapça Metin (Harekeli)

1157|7|203|وَإِذَا لَمْ تَأْتِهِم بِـَٔايَةٍ قَالُوا۟ لَوْلَا ٱجْتَبَيْتَهَا قُلْ إِنَّمَآ أَتَّبِعُ مَا يُوحَىٰٓ إِلَىَّ مِن رَّبِّى هَٰذَا بَصَآئِرُ مِن رَّبِّكُمْ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1157|7|203|واذا لم تاتهم بايه قالوا لولا اجتبيتها قل انما اتبع ما يوحي الي من ربي هذا بصاير من ربكم وهدي ورحمه لقوم يومنون

Latin Literal

203. Ve izâ lem te’tihim biâyetin kâlû lev lectebeytehâ, kul innemâ ettebiu mâ yûhâ ileyye min rabbî hâzâ besâiru min rabbikum ve huden ve rahmetun li kavmin yu’minûn (yu’minûne).

Türkçe Çeviri

Ve asla gelmediğin zaman onlara bir ayetle454 derler: "Keşke derleseydin/toplasaydın onu*; de ki ancak tabi olurum Rabbimden4 üzerime vahy603 edilene; bu**; basiretlerdir690 Rabbinizden4; ve bir kılavuzdur192; ve bir rahmettir271 iman47 eder bir kavme/topluma.

Ahmed Samira Çevirisi

203 And if you did not bring them with a verse/evidence , they said: "If only you chose/purified it." Say: "But I follow what (is) inspired/transmitted to me from my Lord, those (are) visions/evidences from your Lord, and guidance, and mercy to a nation believing."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 lem asla لَمْ -
3 te'tihim gelmediğin onlara تَأْتِهِمْ اتي
4 biayetin bir ayetle بِايَةٍ ايي
5 kalu derler قَالُوا قول
6 levla keşke لَوْلَا -
7 ctebeyteha derleseydin/toplasaydın onu اجْتَبَيْتَهَا جبي
8 kul de ki قُلْ قول
9 innema ancak إِنَّمَا -
10 ettebiu tabi olurum أَتَّبِعُ تبع
11 ma مَا -
12 yuha vahy edilene يُوحَىٰ وحي
13 ileyye üzerime إِلَيَّ -
14 min مِنْ -
15 rabbi Rabbimden رَبِّي ربب
16 haza bu هَٰذَا -
17 besairu basiretlerdir بَصَائِرُ بصر
18 min مِنْ -
19 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
20 ve huden ve bir doğru yola kılavuzdur وَهُدًى هدي
21 ve rahmetun ve bir rahmettir وَرَحْمَةٌ رحم
22 likavmin bir kavim/toplum için لِقَوْمٍ قوم
23 yu'minune iman ederler يُؤْمِنُونَ امن

Notlar

Not 1

*Ayeti.**Ayetler, Kur'an.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

Ayetler Kavram 454

454 Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.

Vahiy, vahy etmek. Kavram 603

603 Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Basiretler. Kavram 690

690 Gerçekleri yanılmadan görebilme yeteneği, uzağı görüş; sağgörü, vizyon:

7. A'râf Suresi

Ayet 205

Arapça Metin (Harekeli)

1159|7|205|وَٱذْكُر رَّبَّكَ فِى نَفْسِكَ تَضَرُّعًا وَخِيفَةً وَدُونَ ٱلْجَهْرِ مِنَ ٱلْقَوْلِ بِٱلْغُدُوِّ وَٱلْءَاصَالِ وَلَا تَكُن مِّنَ ٱلْغَٰفِلِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1159|7|205|واذكر ربك في نفسك تضرعا وخيفه ودون الجهر من القول بالغدو والاصال ولا تكن من الغفلين

Latin Literal

205. Vezkur rabbeke fî nefsike tedarruan ve hîfeten ve dûnel cehri minel kavli bil guduvvi vel âsâli ve lâ tekun minel gâfilîn(gâfilîne).

Türkçe Çeviri

Ve zikret78 Rabbini4 kendi nefsinde201 bir alçak gönüllülük (-le); ve bir korku (-yla); ve aleni (duyulacak kadar) yüksek bir söylemin* altında/astında**; sabah ve akşam***; ve olma gâfillerden310.

Ahmed Samira Çevirisi

205 And remember/mention your Lord in your self humbly and humiliated, and hiddenly/secretly and other than the publicized/declared from the saying/opinion and belief at the early morning , and the evenings to sunsets , and do not be from the ignoring/disregarding.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vezkur ve zikret وَاذْكُرْ ذكر
2 rabbeke Rabbini رَبَّكَ ربب
3 fi فِي -
4 nefsike kendi nefsinde نَفْسِكَ نفس
5 tederruan bir alçak gönüllülük (-le) تَضَرُّعًا ضرع
6 ve hifeten ve bir korku (-yla) وَخِيفَةً خوف
7 ve dune ve altında/astında وَدُونَ دون
8 l-cehri aleni yükse الْجَهْرِ جهر
9 mine مِنَ -
10 l-kavli bir söylemden الْقَوْلِ قول
11 bil-guduvvi sabah بِالْغُدُوِّ غدو
12 vel'asali ve akşam وَالْاصَالِ اصل
13 ve la ve وَلَا -
14 tekun olma تَكُنْ كون
15 mine مِنَ -
16 l-gafiline gafillerden الْغَافِلِينَ غفل

Notlar

Not 1

*O'nun yüce sıfatlarını yani evrene tecelli etmiş olan güzel sıfatlarını öğrenmek/hatırlamak ve bunları sözlere dökmek demektir. Gökyüzündeki bulutlara bakıp da "Ey Rabbim! Ne güzel bir hayat verensin; ilmin, bilmin sınırsızdır. Her atomun nerede olacağını bildin, hesapladın. Senin rüzgarların onları dilediğin yere sürükler; dilediğin yere yağmurları bıraktırırsın. Sensin en yüce yaratıcı. Bizden rahmetini esirgeme!" gibi sözleri kendi nefsimizde sesli olarak söylemek, kendi nefsimizde hissetmek tam olarak 7:205 ayetinde istenilendir. **Herkesi duyabileceği bir sesle olmadan yapılan söylem/kelam.***Her zaman.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Zikir/zikr Kavram 78

78 Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Gâfil, gâfil. Kavram 310

310 Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

7. A'râf Suresi

Ayet 206

Arapça Metin (Harekeli)

1160|7|206|إِنَّ ٱلَّذِينَ عِندَ رَبِّكَ لَا يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِهِۦ وَيُسَبِّحُونَهُۥ وَلَهُۥ يَسْجُدُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1160|7|206|ان الذين عند ربك لا يستكبرون عن عبادته ويسبحونه وله يسجدون

Latin Literal

206. İnnellezîne inde rabbike lâ yestekbirûne an ibadetihî ve yusebbihûnehu ve lehu yescudûn(yescudûne). (SECDE ÂYETİ)

Türkçe Çeviri

Doğrusu Rabbinin4 indindedir/katındadır kimseler695; (ki) büyüklenmezler kulluk etmekten O’na (Allah’a); ve tesbih31 ederler O'nu (Allah’ı); ve O’na (Allah’a) secde12 ederler.

Ahmed Samira Çevirisi

206 That those at your Lord are not being arrogant about worshipping Him, and they praise/glorify Him, and to Him they prostrate.111

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 inde indinde/katında عِنْدَ عند
4 rabbike Rabbinin رَبِّكَ ربب
5 la لَا -
6 yestekbirune büyüklenmezler يَسْتَكْبِرُونَ كبر
7 an عَنْ -
8 ibadetihi kulluk etmekten O’na (Allah'a) عِبَادَتِهِ عبد
9 ve yusebbihunehu ve tesbih ederler O'nu (Allah'ı) وَيُسَبِّحُونَهُ سبح
10 ve lehu ve O’na (Allah'â) وَلَهُۥ
11 yescudune secde ederler يَسْجُدُونَ سجد

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

insanın secdesi Kavram 12

12 Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğmesi.

insanın tesbihi Kavram 31

31 Yüce Allah’ın tüm sıfatlarının tecelli edişine Yüce Allah’ın bahşettiği akıl/fikir aracılığıyla tanık/şahit olarak Rabbini aramak.

Yüce Allah'ın indinde/katında olan kimseler. Kavram 695

695 Hiperuzayda bulunan kimseler. Şerefli melekler ve/veya selam diyarına girmiş kimseler. Bu kimseler Yüce Allah yolunda katledilmiş kimselerdir ve cennetlere girmeyi hak ederek selam diyarında olan kimselerdir.

8. Enfâl Suresi

Ayet 2

Arapça Metin (Harekeli)

1162|8|2|إِنَّمَا ٱلْمُؤْمِنُونَ ٱلَّذِينَ إِذَا ذُكِرَ ٱللَّهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَإِذَا تُلِيَتْ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُهُۥ زَادَتْهُمْ إِيمَٰنًا وَعَلَىٰ رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1162|8|2|انما المومنون الذين اذا ذكر الله وجلت قلوبهم واذا تليت عليهم ايته زادتهم ايمنا وعلي ربهم يتوكلون

Latin Literal

2. İnnemel mu’minûnellezîne izâ zukirallâhu vecilet kulûbuhum ve izâ tuliyet aleyhim âyâtuhu zâdethum îmânen ve alâ rabbihim yetevekkelûn(yetevekkelûne).

Türkçe Çeviri

Ancak müminler27; kimselerdir (ki) zikredildiği78 zaman Allah; korkuyla/ürpertiyle dolar kalpleri onların*; ve okunduğu zaman üzerlerine O’nun** ayetleri454; ziyade eder*** onlara**** bir imanı47; ve Rablerine4 karşı tevekkül79 ederler***** (onlar).

Ahmed Samira Çevirisi

2 But the believers (are) those who if God was mentioned/remembered/praised their hearts/minds become afraid/apprehensive, and if His verses/evidences were read/recited on them, it increased them faith/belief, and on their Lord they depend/trust in .

Notlar

Not 1

*Müminlerin.**Allah'ın.***Ayet.****Müminlere.*****Müminler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Mümin Kavram 27

27 İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Zikir/zikr Kavram 78

78 Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Tevekkül Kavram 79

79 Vekil olarak yetkilendirmek, atamak, vazifelendirmek.

Ayetler Kavram 454

454 Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.

8. Enfâl Suresi

Ayet 4

Arapça Metin (Harekeli)

1164|8|4|أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُؤْمِنُونَ حَقًّا لَّهُمْ دَرَجَٰتٌ عِندَ رَبِّهِمْ وَمَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1164|8|4|اوليك هم المومنون حقا لهم درجت عند ربهم ومغفره ورزق كريم

Latin Literal

4. Ulâike humul mu’minûne hakkâ(hakkan), lehum derecâtun inde rabbihim ve magfiretun ve rızkun kerîm(kerîmun).

Türkçe Çeviri

İşte bunlar; onlardır hak/gerçek müminler27; onlaradır dereceler Rablerinin4 indinde/katında; ve bir mağfiret319; ve cömert bir rızık.

Ahmed Samira Çevirisi

4 Those, those are the believers truthfully , for them stages/degrees at their Lord and forgiveness and generous provision .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
2 humu onlardır هُمُ -
3 l-mu'minune müminler الْمُؤْمِنُونَ امن
4 hakkan hak/gerçek حَقًّا حقق
5 lehum onlaradır لَهُمْ -
6 deracatun dereceler دَرَجَاتٌ درج
7 inde indinde/katında عِنْدَ عند
8 rabbihim Rablerinin رَبِّهِمْ ربب
9 ve megfiratun ve bir mağfiret وَمَغْفِرَةٌ غفر
10 ve rizkun ve bir rızık وَرِزْقٌ رزق
11 kerimun bir cömert كَرِيمٌ كرم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Mümin Kavram 27

27 İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.

Mağfiret Kavram 319

319 Bağışlama, affetme.

8. Enfâl Suresi

Ayet 5

Arapça Metin (Harekeli)

1165|8|5|كَمَآ أَخْرَجَكَ رَبُّكَ مِنۢ بَيْتِكَ بِٱلْحَقِّ وَإِنَّ فَرِيقًا مِّنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ لَكَٰرِهُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1165|8|5|كما اخرجك ربك من بيتك بالحق وان فريقا من المومنين لكرهون

Latin Literal

5. Kemâ ahreceke rabbuke min beytike bil hakkı ve inne ferîkan minel mu’minîne le kârihûn(kârihûne).

Türkçe Çeviri

Çıkardığı gibi (seni) Rabbin4 (senin) evinden hakla/gerçekle; ve doğrusu bir fırka* müminlerden27 mutlak kerhendiler697.

Ahmed Samira Çevirisi

5 As/like your Lord brought you out from your house/home with the right , and that a group/party from the believers (are) hating (E).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kema gibi كَمَا -
2 ehraceke çıkardığı seni أَخْرَجَكَ خرج
3 rabbuke Rabbin رَبُّكَ ربب
4 min مِنْ -
5 beytike evinden بَيْتِكَ بيت
6 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
7 veinne ve doğrusu وَإِنَّ -
8 ferikan bir fırka فَرِيقًا فرق
9 mine -den مِنَ -
10 l-mu'minine müminlerden الْمُؤْمِنِينَ امن
11 lekarihune mutlak kerhendiler لَكَارِهُونَ كره

Notlar

Not 1

*Grup.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Mümin Kavram 27

27 İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.

Kerhen. Kavram 697

697 İstemeyerek, istemeye istemeye, gönülsüz olarak, tiksinerek, iğrenerek.

8. Enfâl Suresi

Ayet 9

Arapça Metin (Harekeli)

1169|8|9|إِذْ تَسْتَغِيثُونَ رَبَّكُمْ فَٱسْتَجَابَ لَكُمْ أَنِّى مُمِدُّكُم بِأَلْفٍ مِّنَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ مُرْدِفِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1169|8|9|اذ تستغيثون ربكم فاستجاب لكم اني ممدكم بالف من المليكه مردفين

Latin Literal

9. İz testegîsûne rabbekum festecâbe lekum ennî mumiddukum bi elfin minel melâiketi murdifîn(murdifîne).

Türkçe Çeviri

Yardım dilerken Rabbinizden4; öyle ki cevap verdi (Rabbiniz) sizlere ki "Ben yardım ediciyim sizlere meleklerden binle; ardışıklar (olarak)."

Ahmed Samira Çevirisi

9 If/when you seek/ask for help (from) your Lord, so He answered/replied to you: "That I (am) extending/spreading you with one thousand from the angels following/riding closely behind."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 iz zaman إِذْ -
2 testegisune yardım diliyorken تَسْتَغِيثُونَ غوث
3 rabbekum Rabbinizden رَبَّكُمْ ربب
4 festecabe öyle ki cevap verdi فَاسْتَجَابَ جوب
5 lekum sizlere لَكُمْ -
6 enni ki ben أَنِّي -
7 mumiddukum yardım ediciyim sizlere مُمِدُّكُمْ مدد
8 bielfin binle بِأَلْفٍ الف
9 mine مِنَ -
10 l-melaiketi meleklerden الْمَلَائِكَةِ ملك
11 murdifine ardışıklar (olarak) مُرْدِفِينَ ردف

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

8. Enfâl Suresi

Ayet 12

Arapça Metin (Harekeli)

1172|8|12|إِذْ يُوحِى رَبُّكَ إِلَى ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ أَنِّى مَعَكُمْ فَثَبِّتُوا۟ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ سَأُلْقِى فِى قُلُوبِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱلرُّعْبَ فَٱضْرِبُوا۟ فَوْقَ ٱلْأَعْنَاقِ وَٱضْرِبُوا۟ مِنْهُمْ كُلَّ بَنَانٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

1172|8|12|اذ يوحي ربك الي المليكه اني معكم فثبتوا الذين امنوا سالقي في قلوب الذين كفروا الرعب فاضربوا فوق الاعناق واضربوا منهم كل بنان

Latin Literal

12. İz yûhî rabbuke ilel melâiketi ennî meakum fe sebbitûllezîne âmenû, seulkî fî kulûbillezîne keferûr ru’be fadribû fevkal a’nâkı vadribû minhum kulle benân(benânin).

Türkçe Çeviri

Vahyediyorken (senin) Rabbin4 meleklere ki: "Ben beraberim sizlerle; öyle ki sabitleyin* iman47 etmiş kimseleri; atacağım kâfirlik25 etmiş kimselerin kalplerine dehşet; öyle ki darbedin* boyunlar üstüne; ve darbedin* onlardan** her parmak ucuna."

Ahmed Samira Çevirisi

12 When your Lord inspires/transmits to the angels, "That I (am) with you, so encourage/affirm those who believed, I will throw in those who disbelievers’ hearts/minds the terror/fright, so strike/beat above the necks, and strike/beat from them every/each fingertip/finger .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 iz zaman إِذْ -
2 yuhi vahyediyordu يُوحِي وحي
3 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
4 ila إِلَى -
5 l-melaiketi meleklere الْمَلَائِكَةِ ملك
6 enni ki ben أَنِّي -
7 meakum beraberim sizlerle مَعَكُمْ -
8 fesebbitu öyle ki sabitleyin فَثَبِّتُوا ثبت
9 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
10 amenu iman etmiş امَنُوا امن
11 seulki atacağım سَأُلْقِي لقي
12 fi فِي -
13 kulubi kaplerine قُلُوبِ قلب
14 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
15 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
16 r-rua'be dehşet الرُّعْبَ رعب
17 fedribu öyle ki darp edin فَاضْرِبُوا ضرب
18 fevka üstüne فَوْقَ فوق
19 l-ea'naki boyunları الْأَعْنَاقِ عنق
20 vedribu ve darp edin وَاضْرِبُوا ضرب
21 minhum onlardan مِنْهُمْ -
22 kulle her كُلَّ كلل
23 benanin parmak ucuna بَنَانٍ بنن

Notlar

Not 1

*Melekler.**Kâfirlerden.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

8. Enfâl Suresi

Ayet 54

Arapça Metin (Harekeli)

1214|8|54|كَدَأْبِ ءَالِ فِرْعَوْنَ وَٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِمْ فَأَهْلَكْنَٰهُم بِذُنُوبِهِمْ وَأَغْرَقْنَآ ءَالَ فِرْعَوْنَ وَكُلٌّ كَانُوا۟ ظَٰلِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1214|8|54|كداب ال فرعون والذين من قبلهم كذبوا بايت ربهم فاهلكنهم بذنوبهم واغرقنا ال فرعون وكل كانوا ظلمين

Latin Literal

54. Ke de’bi âli fir’avne vellezîne min kablihim, kezzebû biâyâti rabbihim, fe ehleknâhum bi zunûbihim ve agraknâ âle fîr’avn(fîr’avne), ve kullun kânû zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Gidişatı gibidir firavun711 ailesinin ve onlardan önceki kimselerin (ki) yalanladılar Rablerinin4 ayetlerini; öyle ki helak ettik onları günahlarıyla; ve boğduk firavun711 ailesini; ve hepsi olmuştu zalimler257.

Ahmed Samira Çevirisi

54 As Pharaoh’s family’s affairs/habits and those from before them, they denied/falsified with God’s verses/evidences , so We made them die/destroyed them because of their crimes, and We drowned/sunk Pharaoh’s family, and all/each were unjust/oppressors.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kede'bi gidişatı gibidir كَدَأْبِ داب
2 ali ailesi الِ اول
3 fir'avne firavun فِرْعَوْنَ -
4 vellezine ve kimselerin وَالَّذِينَ -
5 min مِنْ -
6 kablihim onlardan önceki قَبْلِهِمْ قبل
7 kezzebu yalanladılar كَذَّبُوا كذب
8 biayati ayetlerini بِايَاتِ ايي
9 rabbihim Rablerinin رَبِّهِمْ ربب
10 feehleknahum öyle ki helak ettik onları فَأَهْلَكْنَاهُمْ هلك
11 bizunubihim günahlarıyla بِذُنُوبِهِمْ ذنب
12 ve egrakna ve boğduk وَأَغْرَقْنَا غرق
13 ale ailesini الَ اول
14 fir'avne firavun فِرْعَوْنَ -
15 ve kullun ve hepsi وَكُلٌّ كلل
16 kanu olmuştu كَانُوا كون
17 zalimine zalimler ظَالِمِينَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Mûsâ'nın Mısır'dan çıkış firavunu. Kavram 711

711 Mûsâ'nın Mısır'dan çıkış firavununun MÖ 1645–1629 yılları arasında yukarı Mısır'da (Teb bölgesi, Luksor) hüküm süren Sobekhotep VIII (Sekhemre Seusertawy Sobekhotep VIII) olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

9. Tevbe Suresi

Ayet 21

Arapça Metin (Harekeli)

1256|9|21|يُبَشِّرُهُمْ رَبُّهُم بِرَحْمَةٍ مِّنْهُ وَرِضْوَٰنٍ وَجَنَّٰتٍ لَّهُمْ فِيهَا نَعِيمٌ مُّقِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1256|9|21|يبشرهم ربهم برحمه منه ورضون وجنت لهم فيها نعيم مقيم

Latin Literal

21. Yubeşşiruhum rabbuhum bi rahmetin minhu ve rıdvânin ve cennâtin lehum fîhâ naîmun mukîm(mukîmun).

Türkçe Çeviri

Müjdeler onları Rableri4 kendisinden bir rahmetle271; ve bir rıza* ve cennetler onlaradır; içindedir onun nimetler757 dikelmiş/kıyamda/ayakta**.

Ahmed Samira Çevirisi

21 their Lord announces good news to them with a mercy from Him and acceptance/approval , and treed gardens/paradises for them in it (is) continuing blessing/comfort and ease .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yubeşşiruhum müjdeler onları يُبَشِّرُهُمْ بشر
2 rabbuhum Rableri رَبُّهُمْ ربب
3 birahmetin bir rahmetle بِرَحْمَةٍ رحم
4 minhu kendisinden مِنْهُ -
5 ve ridvanin ve bir rıza وَرِضْوَانٍ رضو
6 ve cennatin ve cennetler وَجَنَّاتٍ جنن
7 lehum onlara لَهُمْ -
8 fiha içinde onun فِيهَا -
9 neiymun nimetler نَعِيمٌ نعم
10 mukimun dik/ayakta/kıyamda مُقِيمٌ قوم

Notlar

Not 1

*Razı olma. **Hiç yok olmayan, her zaman dik/ayakta ve var olan.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

Nimetler Kavram 757

757 Yüce Allah Rahmân suresinde nimetlere bir işaret buyurmuştur. 31 temel parçacığın oluşturduğu tüm evren Yüce Allah'ın bir nimetidir. Cennetlerde de Yüce Allah hak eden kullarına ayakta/dikelmiş/kıyamda nimetler vereceğini bildirmektedir (Örn: 9:21). Anlarız ki cennetler gerçek anlamda yaratılan evrenler olacaktır. Muhtemel ki farklı atomlar muhteşem şeyle oluşturacak ve Rabbimiz bizlere inşAllah bu nimetlerinden tattıracaktır.

9. Tevbe Suresi

Ayet 31

Arapça Metin (Harekeli)

1266|9|31|ٱتَّخَذُوٓا۟ أَحْبَارَهُمْ وَرُهْبَٰنَهُمْ أَرْبَابًا مِّن دُونِ ٱللَّهِ وَٱلْمَسِيحَ ٱبْنَ مَرْيَمَ وَمَآ أُمِرُوٓا۟ إِلَّا لِيَعْبُدُوٓا۟ إِلَٰهًا وَٰحِدًا لَّآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ سُبْحَٰنَهُۥ عَمَّا يُشْرِكُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1266|9|31|اتخذوا احبارهم ورهبنهم اربابا من دون الله والمسيح ابن مريم وما امروا الا ليعبدوا الها وحدا لا اله الا هو سبحنه عما يشركون

Latin Literal

31. İttehazû ahbârehum ve ruhbânehum erbâben min dûnillâhi vel mesîhabne meryem(meryeme), ve mâ umirû illâ li ya’budû ilâhen vâhidâ (vâhiden),lâ ilâhe illâ huve, subhânehu ammâ yuşrikûn(yuşrikûne).

Türkçe Çeviri

Edindiler/tuttular kendi din122 adamlarını* ve kendi rahiplerini554* rabler4 Allah'ın astından; ve Meryem oğlu Mesih'i (de)***; ve (oysa) emredilmiş değillerdi kulluk etmeleri dışında tek bir ilâha74; olmaz ilâh74 O’nun dışında; Subhân'dır7 O; şirk koşarlar olduklarından/ortak koşarlar olduklarından (ayrıdır).

Ahmed Samira Çevirisi

31 They took their religious scholars and their monks (as) lords from other than God and the Messiah, Mary’s Son, and they were not ordered/commanded except to worship one God, no God except He, His praise/glory from what they share/make partners (with God).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ittehazu edindiler/tuttular اتَّخَذُوا اخذ
2 ehbarahum kendi din adamlarını أَحْبَارَهُمْ حبر
3 ve ruhbanehum ve kendi rahiplerini وَرُهْبَانَهُمْ رهب
4 erbaben rabler أَرْبَابًا ربب
5 min مِنْ -
6 duni astından دُونِ دون
7 llahi Allah'ın اللَّهِ -
8 velmesiha ve Mesih'i وَالْمَسِيحَ -
9 bne oğlu ابْنَ بني
10 meryeme Meryem مَرْيَمَ -
11 ve ma ve değildiler وَمَا -
12 umiru emredildiler أُمِرُوا امر
13 illa dışında إِلَّا -
14 liyea'budu kulluk etmeleri لِيَعْبُدُوا عبد
15 ilahen bir ilaha إِلَٰهًا اله
16 vahiden tek وَاحِدًا وحد
17 la yoktur لَا -
18 ilahe ilah إِلَٰهَ اله
19 illa dışında إِلَّا -
20 huve O'nun هُوَ -
21 subhanehu subhândır O سُبْحَانَهُ سبح
22 amma عَمَّا -
23 yuşrikune şirk koşarlar olduklarından/ortak koşarlar olduklarından (ayrıdır) يُشْرِكُونَ شرك

Notlar

Not 1

*Uyduruk dinin uyduruk din adamları.**Uyduruk dinin uyduruk rahipleri.***Rablerden edindiler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Subhân Kavram 7

7 Tüm isimlerini/sıfatlarını tecelli ettiren.

ilâh Kavram 74

74 Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Din Kavram 122

122 Bir grup insanın bir ilâhtan veya ilâhlardan (doğa üstü güç veya güçler) gelmiş olduğuna inandığı emir ve yasakların bütünü. Dine tabi olan insanlar inandıkları dinin kuralları ile yaşarlar.

Ruhban, rahib. Kavram 554

554 Yüce Allah'a karşı korkan, çekinen, huşu içinde olan, ürken, köle olan. Ancak Kur'an'da sözde, uyduruk din adamları, özellikle Hıristiyan din görevlilerini (papaz, keşiş, rahip vb.) de işaret eder. Bu kimselerin gerçek ruhbanlıkla ilgileri yoktur.

10. Yunus Suresi

Ayet 2

Arapça Metin (Harekeli)

1364|10|2|أَكَانَ لِلنَّاسِ عَجَبًا أَنْ أَوْحَيْنَآ إِلَىٰ رَجُلٍ مِّنْهُمْ أَنْ أَنذِرِ ٱلنَّاسَ وَبَشِّرِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَنَّ لَهُمْ قَدَمَ صِدْقٍ عِندَ رَبِّهِمْ قَالَ ٱلْكَٰفِرُونَ إِنَّ هَٰذَا لَسَٰحِرٌ مُّبِينٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1364|10|2|اكان للناس عجبا ان اوحينا الي رجل منهم ان انذر الناس وبشر الذين امنوا ان لهم قدم صدق عند ربهم قال الكفرون ان هذا لسحر مبين

Latin Literal

2. E kâne linnâsi aceben en evhaynâ ilâ reculin minhum en enzirin nâse ve beşşirillezîne âmenû enne lehum kademe sıdkın inde rabbihim, kâlel kâfirûne inne hâzâ le sâhırun mubîn(mubînun).

Türkçe Çeviri

İnsanlara bir şaşılan mı oldu ki vahy603 ettik bir adam üzerine onlardan? Ki "Uyar insanları; ve müjdele iman47 etmiş kimseleri ki onlaradır gerçek/doğru bir kademe/kıdem Rableri4 indinde/katında"; dedi kâfirler25: "Doğrusu bu* mutlak apaçık bir sihirdir."

Ahmed Samira Çevirisi

2 Was it to the people astonishment/surprise that We inspired/transmitted to a man from them: "That warn/give notice (to) the people and announce good news (to) those who believed that for them (is) a foot (hold) (of) truth at their Lord." The disbelievers said: "That, that (is) an evident magician/sorcerer."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ekane olur mu أَكَانَ كون
2 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
3 aceben bir acayip/şaşılan عَجَبًا عجب
4 en ki أَنْ -
5 evhayna vahy ettik أَوْحَيْنَا وحي
6 ila doğru إِلَىٰ -
7 raculin bir adama رَجُلٍ رجل
8 minhum onlardan مِنْهُمْ -
9 en ki أَنْ -
10 enziri Uyar أَنْذِرِ نذر
11 n-nase insanları النَّاسَ نوس
12 ve beşşiri ve müjdele وَبَشِّرِ بشر
13 ellezine kimselere الَّذِينَ -
14 amenu iman etmiş امَنُوا امن
15 enne ki أَنَّ -
16 lehum onlaradır لَهُمْ -
17 kademe kademe قَدَمَ قدم
18 sidkin bir gerçek doğruluk صِدْقٍ صدق
19 inde indinde/katında عِنْدَ عند
20 rabbihim Rableri رَبِّهِمْ ربب
21 kale dedi قَالَ قول
22 l-kafirune kâfirler الْكَافِرُونَ كفر
23 inne doğrusu إِنَّ -
24 haza bu هَٰذَا -
25 lesahirun mutlak bir sihirdir لَسَاحِرٌ سحر
26 mubinun apaçık مُبِينٌ بين

Notlar

Not 1

*Kur'an.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Vahiy, vahy etmek. Kavram 603

603 Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

10. Yunus Suresi

Ayet 3

Arapça Metin (Harekeli)

1365|10|3|إِنَّ رَبَّكُمُ ٱللَّهُ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ فِى سِتَّةِ أَيَّامٍ ثُمَّ ٱسْتَوَىٰ عَلَى ٱلْعَرْشِ يُدَبِّرُ ٱلْأَمْرَ مَا مِن شَفِيعٍ إِلَّا مِنۢ بَعْدِ إِذْنِهِۦ ذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ رَبُّكُمْ فَٱعْبُدُوهُ أَفَلَا تَذَكَّرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1365|10|3|ان ربكم الله الذي خلق السموت والارض في سته ايام ثم استوي علي العرش يدبر الامر ما من شفيع الا من بعد اذنه ذلكم الله ربكم فاعبدوه افلا تذكرون

Latin Literal

3. İnne rabbekumullâhullezî halakas semâvâti vel arda fî sitteti eyyâmin summestevâ alel arşi yudebbirul emr(emre), mâ min şefîin illâ min ba’di iznih(iznihî), zâlikumullâhu rabbukum fa’budûh(fa’budûhu), e fe lâ tezekkerûn(tezekkerûne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu Rabbiniz4 Allah'tır; yaratandır gökleri162 ve yeri altı781 günde*; sonra istiva188 etti arşa66 karşı; düzenler/organize eder emri351; yoktur hiç bir şefaatçi dışında O'nun izni sonrasında; işte bunlarsınız; Allah'tır Rabbiniz; öyle ki kulluk edin O’na; öyle ki zikretmez misiniz?

Ahmed Samira Çevirisi

3 That your Lord (is) God who created the skies/space and the earth/Planet Earth in six days then He aimed to/tended to on the throne , He plans/regulates the matter/affair, (there is) no/none from a mediator except from after His permission/pardon, that one (is) God, your Lord, so worship Him, so do you not mention/remember/praise ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 rabbekumu Rabbiniz رَبَّكُمُ ربب
3 llahu Allah'tır اللَّهُ -
4 llezi الَّذِي -
5 haleka yaratandır خَلَقَ خلق
6 s-semavati gökleri السَّمَاوَاتِ سمو
7 vel'erde ve yeri وَالْأَرْضَ ارض
8 fi فِي -
9 sitteti altı سِتَّةِ ستت
10 eyyamin günde أَيَّامٍ يوم
11 summe sonra ثُمَّ -
12 steva istiva etti اسْتَوَىٰ سوي
13 ala karşı عَلَى -
14 l-arşi arşa الْعَرْشِ عرش
15 yudebbiru düzenler/organize eder يُدَبِّرُ دبر
16 l-emra emri الْأَمْرَ امر
17 ma yoktur مَا -
18 min hiç bir مِنْ -
19 şefiin şefaatçi شَفِيعٍ شفع
20 illa dışında إِلَّا -
21 min مِنْ -
22 bea'di sonradında بَعْدِ بعد
23 iznihi O'nun izni إِذْنِهِ اذن
24 zalikumu işte bunlarsınız ذَٰلِكُمُ -
25 llahu Allah اللَّهُ -
26 rabbukum Rabbinizdir رَبُّكُمْ ربب
27 fea'buduhu öyle ki kulluk edin O’na فَاعْبُدُوهُ عبد
28 efela öyle ki أَفَلَا -
29 tezekkerune zikretmez misiniz? تَذَكَّرُونَ ذكر

Notlar

Not 1

*Evren/dönem.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Arş Kavram 66

66 Taht/kürsü. Yüce Allah'ın belirli sıfatlarının tecelli etmesiyle oluşmuş olan, çoklu boyutlara sahip bir kürsü, bir platform. Bu kürsü içinde evrenler yaratılmaktadır. Şu an içinde bulunduğumuz evrenimiz de bu kürsünün içindedir. Yargılamanın yapılacağı ahiret evreni, cennet evrenleri ve cehennem evreni yine bu kürsü içinde yaratılacaktır.

Gökler Kavram 162

162 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir.

istiva Kavram 188

188 Düzenlemek, dengelemek, seviyelemek, her şeyi uygun olarak, tam yerinde olarak düzenlemek. Her şeyi gerekli olan seviyesinde, dengeli olarak inşa etmek.

Emir Kavram 351

351 İş ve oluş. Levh-i Mahfuzdaki (Holografik evren prensibi kapsamında evrenimizi bir üst boyuttan saran 2D zar) rakamlanmış bilginin sicimlere (bak. sicim teorisi) ruh aracılığıyla iletilmesi. Sicimle aldıkları bilgilerle titreşirler ve atom altı parçacıklar oluşur. Evrenimiz ışık hızında çalışan bir 3D yazıcı gibi bilgiden yaratılır, canlanır.

Göklerin ve yerin 6 günde yaratılması. Kavram 781

781 Gün kelimesi evre/dönem demektir. Kur'an'da yerin yani Dünya gezegeninin 2 günde yaratıldığı bildirilmiştir. Dünya gezegeninin yaşının 4.6 milyar yıl olduğu bilimsel verilerle bilinmektedir. Evrenimizin yaşının 13.8 milyar yıl olduğu da kesin olarak tespit edilmiştir. Oranlama (4.6/13.8) yaptığımızda ilginç şekilde 1/3 oranı yani 2/6 oranı elde edilmektedir. Böylece anlarız ki 6 gün ile işaret edilen evrenin kendisidir. Bilimsel verilerin Kur'an'ın verileriyle örtüşmesi bu şerefli kitabın Yüce Allah'ın katından olduğuna kesin kanıt oluşturur.

10. Yunus Suresi

Ayet 9

Arapça Metin (Harekeli)

1371|10|9|إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ يَهْدِيهِمْ رَبُّهُم بِإِيمَٰنِهِمْ تَجْرِى مِن تَحْتِهِمُ ٱلْأَنْهَٰرُ فِى جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ

Arapça Metin (Harekesiz)

1371|10|9|ان الذين امنوا وعملوا الصلحت يهديهم ربهم بايمنهم تجري من تحتهم الانهر في جنت النعيم

Latin Literal

9. İnnellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti yehdîhim rabbuhum bi îmânihim, tecrî min tahtihimul enhâru fî cennâtin naîm(naîmi).

Türkçe Çeviri

Doğrusu kimseler (ki) iman47 ettiler ve yaptılar sâlihat18; kılavuzlar192 onları Rableri4 imanlarıyla47; akar altından onların* nehirler naîm783 cennetlerinde.

Ahmed Samira Çevirisi

9 That those who believed and made/did the correct/righteous deeds, their Lord guides them because of their faith/belief (to) the rivers flowing/running from below/beneath them in the blessing/goodness (of) treed gardens/paradises.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
3 amenu iman ettiler امَنُوا امن
4 ve amilu ve yaptılar وَعَمِلُوا عمل
5 s-salihati salihat الصَّالِحَاتِ صلح
6 yehdihim doğru yola kılavuzlar onları يَهْدِيهِمْ هدي
7 rabbuhum Rableri رَبُّهُمْ ربب
8 biimanihim imanlarıyla بِإِيمَانِهِمْ امن
9 tecri akar تَجْرِي جري
10 min مِنْ -
11 tehtihimu altlarından onların تَحْتِهِمُ تحت
12 l-enharu nehirler الْأَنْهَارُ نهر
13 fi فِي -
14 cennati cennetlerinde جَنَّاتِ جنن
15 n-neiymi naim النَّعِيمِ نعم

Notlar

Not 1

*Rableri tarafından doğru yola kılavuzlanmış kimselerin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Sâlihât Kavram 18

18 Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik işler; bu yolla ilgili her şey.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Naîm Kavram 783

783 Hoşluk, rahatlık, komfor, kolaylık, mutluluk, nimet, saadet, huzur.

10. Yunus Suresi

Ayet 10

Arapça Metin (Harekeli)

1372|10|10|دَعْوَىٰهُمْ فِيهَا سُبْحَٰنَكَ ٱللَّهُمَّ وَتَحِيَّتُهُمْ فِيهَا سَلَٰمٌ وَءَاخِرُ دَعْوَىٰهُمْ أَنِ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1372|10|10|دعويهم فيها سبحنك اللهم وتحيتهم فيها سلم واخر دعويهم ان الحمد لله رب العلمين

Latin Literal

10. Da’vâhum fîhâ subhânekellâhumme ve tehiyyetuhum fîhâ selâm(selâmun), ve âhıru da’vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîn(âlemîne).

Türkçe Çeviri

Çağrıları80 orada*; “Subhân'sın7 sen ey Allah'ım!”; ve esenlemeleri* orada**; “Bir selâm”; ve çağrılarının sonu ki “Hamd3 alemlerin Rabbi4 Allah'a” (-dır).

Ahmed Samira Çevirisi

10 Their call/prayer in it (is): "Oh/you God Your praise/glory." And their greeting in it (is): "Security/peace." and their last call/prayer (is): "That the praise/gratitude (is) to God the creations all together’s/(universes’) Lord.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 dea'vahum çağrıları/duaları onları دَعْوَاهُمْ دعو
2 fiha orada (cennette) فِيهَا -
3 subhaneke subhânsın sen سُبْحَانَكَ سبح
4 llahumme ey Allah'ım اللَّهُمَّ -
5 ve tehiyyetuhum ve esenlemeleri onların وَتَحِيَّتُهُمْ حيي
6 fiha orada (cennette) فِيهَا -
7 selamun bir selâm'dır سَلَامٌ سلم
8 ve ahiru ve sonu وَاخِرُ اخر
9 dea'vahum çağrılarının/dualarının دَعْوَاهُمْ دعو
10 eni ki أَنِ -
11 l-hamdu hamd الْحَمْدُ حمد
12 lillahi Allah'adır لِلَّهِ -
13 rabbi Rabbi رَبِّ ربب
14 l-aalemine alemlerin الْعَالَمِينَ علم

Notlar

Not 1

*Birbirlerini esenlemeleri, selamlamaları.**Cennette.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hamd Kavram 3

3 En yüce övgü/methetme.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Subhân Kavram 7

7 Tüm isimlerini/sıfatlarını tecelli ettiren.

Dua Kavram 80

80 Çağırma.

10. Yunus Suresi

Ayet 15

Arapça Metin (Harekeli)

1377|10|15|وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَاتُنَا بَيِّنَٰتٍ قَالَ ٱلَّذِينَ لَا يَرْجُونَ لِقَآءَنَا ٱئْتِ بِقُرْءَانٍ غَيْرِ هَٰذَآ أَوْ بَدِّلْهُ قُلْ مَا يَكُونُ لِىٓ أَنْ أُبَدِّلَهُۥ مِن تِلْقَآئِ نَفْسِىٓ إِنْ أَتَّبِعُ إِلَّا مَا يُوحَىٰٓ إِلَىَّ إِنِّىٓ أَخَافُ إِنْ عَصَيْتُ رَبِّى عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

1377|10|15|واذا تتلي عليهم اياتنا بينت قال الذين لا يرجون لقانا ايت بقران غير هذا او بدله قل ما يكون لي ان ابدله من تلقاي نفسي ان اتبع الا ما يوحي الي اني اخاف ان عصيت ربي عذاب يوم عظيم

Latin Literal

15. Ve izâ tutlâ aleyhim âyâtunâ beyyinâtin kâlellezîne lâ yercûne likâena’ti bi kur’ânin gayri hâzâ ev beddilh(beddilhu), kul mâ yekûnu lî en ubeddilehû min tilkâi nefsî, in ettebiu illâ mâ yûhâ ileyy(ileyye), innî ehâfu in asaytu rabbî azâbe yevmin azîm(azîmin).

Türkçe Çeviri

Ve tilâvet874 edildiği zaman üzerlerine ayetlerimiz389 beyanatlar620 (-la); dediler kimseler (ki) ummazlar kavuşmayı bizlere: "Gel bunun başkası bir Kur’ân’la850 ya da değiştir onu*"; de ki: "Olur değildir bana ki değiştiririm onu* nefsim201 tarafından**; tabi olmam*** üzerime vahyedilen603 dışında; doğrusu ben korkarım eğer asilik1081 ettiysem Rabbime4; (korku duyarım) büyük bir günün azabına.

Ahmed Samira Çevirisi

15 And if Our signs/verses evidences are read/recited on them, those who do not hope/expect meeting Us said: "Come/bring with a Koran other than that or exchange/replace it ." Say: "(It) is not to me that I exchange/replace it from my self/spontaneously/willingly that I follow except what is inspired/revealed to me, that I fear if I disobeyed my Lord (from) a great day’s torture."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 tutla tilâvet edilir تُتْلَىٰ تلو
3 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
4 ayatuna ayetlerimiz ايَاتُنَا ايي
5 beyyinatin beyanatlar (-la) بَيِّنَاتٍ بين
6 kale dediler قَالَ قول
7 ellezine kimseler الَّذِينَ -
8 la لَا -
9 yercune ummazlar يَرْجُونَ رجو
10 lika'ena kavuşmayı bizlere لِقَاءَنَا لقي
11 ti gel ائْتِ اتي
12 bikur'anin bir Kur’an’la بِقُرْانٍ قرا
13 gayri başkası غَيْرِ غير
14 haza bunun هَٰذَا -
15 ev ya da أَوْ -
16 beddilhu değiştir onu بَدِّلْهُ بدل
17 kul de ki قُلْ قول
18 ma değildir مَا -
19 yekunu olur يَكُونُ كون
20 li bana لِي -
21 en ki أَنْ -
22 ubeddilehu değiştiririm onu أُبَدِّلَهُ بدل
23 min مِنْ -
24 tilka'i tarafından تِلْقَاءِ لقي
25 nefsi nefsim نَفْسِي نفس
26 in إِنْ -
27 ettebiu tabi olmam أَتَّبِعُ تبع
28 illa dışında إِلَّا -
29 ma مَا -
30 yuha vahyedilene يُوحَىٰ وحي
31 ileyye bana إِلَيَّ -
32 inni doğrusu ben إِنِّي -
33 ehafu korkarım أَخَافُ خوف
34 in eğer إِنْ -
35 asaytu asilik ettiysem عَصَيْتُ عصي
36 rabbi Rabbime رَبِّي ربب
37 azabe azabına عَذَابَ عذب
38 yevmin bir günün يَوْمٍ يوم
39 azimin büyük عَظِيمٍ عظم

Notlar

Not 1

*Kur'an'ı. Kur'an'ın ayetlerini kabul edip uygulamak yerine işlerine gelen hükümlerin Kur'an'ın yerine geçmesini isteyen kimseler resûlden Kur'an'ı değiştirmesini istemektedir.**Kendi isteğimle, dileğimle, rızamla.***Mutlak ki resûl sadece Kur'an der. Kur'an bize yeter der. Aksi düşünülemez. Mutlak ki sadece Kur'an'a tabi olur.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Kur'an ayetleri. Kavram 389

389 Şerefli Kur'an'da 112 numarasız besmele (0. ayet olarak) ve 6234 numaralı ayet olarak toplam 6346 ayet vardır.

Vahiy, vahy etmek. Kavram 603

603 Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Beyanat Kavram 620

620 Gizli saklı olmadan açıkça deklere edilmiş, apaçık bildirilmiş, belli edilmiş, apaçık ifade edilmiş.

Kur'an, kuran. Kavram 850

850 İkra kelimesiyle aynı kökten gelir. İkra oku, okumayı başkaları duyacak şekilde oku, okuyarak ilet, okuduğunu naklet, okuduğunu çalış, okuduğunu incele, okuduğunu araştır, okuduğunu öğret anlamındadır. Kur'an da ikra edilen şeydir. Şerefli Kur'an'da 6234 tane numaralı ayet ve 112 numarasız besmele vardır. İki kapak arasına alınmasıyla kitap haline getirilmiştir. Şerefli Kur'an'ın ikra edilmesi MS 610 yılında başlamış ve MS 633 yılında tamamlanmıştır. Ayetleri nebi ve resûl Muhammed tilavet etmiş, ikra etmiştir. İnen ayetler parşömenlere satır satır yazılmış ve rulo haline getirilerek bir odada saklanmıştır. Elbette insanlar ezberlemiştir de. Nebi vefat etmeden önce şerefli elçi Cibrîl'in eşliğinde rulo olan parşömenler açılmış/yayılmış ve Cibrîl'in talimatıyla iki kapak arasına alınmıştır. Şerefli Kur'an'ın her bir ayeti ikra edilen bir Kur'an'dır.

Tilâvet Kavram 874

874 Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

Asi Kavram 1081

1081 Başkaldırıcı, bulunduğu ortamdaki evrensel kurallara uyumlu olmayan.

10. Yunus Suresi

Ayet 19

Arapça Metin (Harekeli)

1381|10|19|وَمَا كَانَ ٱلنَّاسُ إِلَّآ أُمَّةً وَٰحِدَةً فَٱخْتَلَفُوا۟ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِن رَّبِّكَ لَقُضِىَ بَيْنَهُمْ فِيمَا فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1381|10|19|وما كان الناس الا امه وحده فاختلفوا ولولا كلمه سبقت من ربك لقضي بينهم فيما فيه يختلفون

Latin Literal

19. Ve mâ kânen nâsu illâ ummeten vâhideten fahtelefû, ve lev lâ kelimetun sebekat min rabbike le kudiye beynehum fîmâ fîhi yahtelifûn(yahtelifûne).

Türkçe Çeviri

Ve olmuş değildir insanlar bir tek ümmet305 dışında; öyle ki ihtilafa düştüler*; ve şayet olmasa öncelikli bir kelime (senin) Rabbinden4; mutlak tamamlanırdı aralarında kendisinde ihtilafa düştükleri.

Ahmed Samira Çevirisi

19 And the people were not except one nation , so they differed/disagreed/disputed, and where it not for a word preceded from your Lord, (it) would have executed/ended (E) between them, in what they are in it differing/disagreeing .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildir وَمَا -
2 kane olmuş كَانَ كون
3 n-nasu insanlar النَّاسُ نوس
4 illa dışında إِلَّا -
5 ummeten bir ümmet أُمَّةً امم
6 vahideten tek وَاحِدَةً وحد
7 fehtelefu öyle ki ihtilafa düştüler فَاخْتَلَفُوا خلف
8 velevla ve şayet olmasa وَلَوْلَا -
9 kelimetun bir kelime كَلِمَةٌ كلم
10 sebekat öncelenmiş سَبَقَتْ سبق
11 min مِنْ -
12 rabbike (senin) Rabbinden رَبِّكَ ربب
13 lekudiye mutlak tamamlanırdı لَقُضِيَ قضي
14 beynehum aralarında بَيْنَهُمْ بين
15 fima فِيمَا -
16 fihi ondakinde فِيهِ -
17 yehtelifune ihtilafa düşerler يَخْتَلِفُونَ خلف

Notlar

Not 1

*İnsanlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Ümmet, ümmet Kavram 305

305 Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

10. Yunus Suresi

Ayet 20

Arapça Metin (Harekeli)

1382|10|20|وَيَقُولُونَ لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْهِ ءَايَةٌ مِّن رَّبِّهِۦ فَقُلْ إِنَّمَا ٱلْغَيْبُ لِلَّهِ فَٱنتَظِرُوٓا۟ إِنِّى مَعَكُم مِّنَ ٱلْمُنتَظِرِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1382|10|20|ويقولون لولا انزل عليه ايه من ربه فقل انما الغيب لله فانتظروا اني معكم من المنتظرين

Latin Literal

20. Ve yekûlûne lev lâ unzile aleyhi âyetun min rabbih(rabbihi), fe kul innemel gaybu lillâhi fentezirû, innî meakum minel muntazirîn(muntazirîne).

Türkçe Çeviri

Ve derler: "Oysa indirilmedi ona* bir ayet287 Rabbinden4 onun*"; öyle ki de ki: "Gayb62 ancak Allah’adır; öyle ki gözetleyin; doğrusu ben (de) sizinle beraber gözetleyenlerdenim."

Ahmed Samira Çevirisi

20 And they say: "If only an evidence/sign was descended on him from his Lord." So say: "But the absent/supernatural (is) to God so wait , that I am with you from the waiting .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yekulune ve derler وَيَقُولُونَ قول
2 levla oysa لَوْلَا -
3 unzile indirilmedi أُنْزِلَ نزل
4 aleyhi ona عَلَيْهِ -
5 ayetun bir ayet ايَةٌ ايي
6 min مِنْ -
7 rabbihi Rabbinden رَبِّهِ ربب
8 fekul öyle ki de ki فَقُلْ قول
9 innema ancak إِنَّمَا -
10 l-gaybu gayb الْغَيْبُ غيب
11 lillahi Allah’adır لِلَّهِ -
12 fenteziru öyleyse gözetleyin فَانْتَظِرُوا نظر
13 inni doğrusu ben إِنِّي -
14 meakum sizinle beraber مَعَكُمْ -
15 mine مِنَ -
16 l-muntezirine gözetleyenlerdenim الْمُنْتَظِرِينَ نظر

Notlar

Not 1

*Resûl Muhammed.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Gayb Kavram 62

62 Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

Ayet Kavram 287

287 Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

10. Yunus Suresi

Ayet 32

Arapça Metin (Harekeli)

1394|10|32|فَذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ رَبُّكُمُ ٱلْحَقُّ فَمَاذَا بَعْدَ ٱلْحَقِّ إِلَّا ٱلضَّلَٰلُ فَأَنَّىٰ تُصْرَفُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1394|10|32|فذلكم الله ربكم الحق فماذا بعد الحق الا الضلل فاني تصرفون

Latin Literal

32. Fe zâlikumullâhu rabbukumul hakk(hakku), fe mâzâ ba’del hakkı illed dalâl(dalâlu), fe ennâ tusrafûn(tusrafûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki işte sizleredir Allah19; hak/gerçek Rabbiniz4; öyle ki nedir hak/gerçek dışında sonrasında dalalet128*; öyle ki nasıl döndürülürsünüz?

Ahmed Samira Çevirisi

32 So that one (is) God, your Lord the truth , so what after the truth (is there) except the misguidance, so how/where (do) you be sent away/diverted?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fezalikumu öyle ki işte sizleredir فَذَٰلِكُمُ -
2 llahu Allah اللَّهُ -
3 rabbukumu Rabbiniz رَبُّكُمُ ربب
4 l-hakku hak/gerçek الْحَقُّ حقق
5 femaza öyle ki nedir فَمَاذَا -
6 bea'de sonrasında بَعْدَ بعد
7 l-hakki hak/gerçek الْحَقِّ حقق
8 illa dışında إِلَّا -
9 d-delalu delalet الضَّلَالُ ضلل
10 feenna öyle ki nasıl فَأَنَّىٰ اني
11 tusrafune döndürülürsünüz تُصْرَفُونَ صرف

Notlar

Not 1

*Size ne oluyor da hak/gerçek sonrasında dalalete düşüyorsunuz?

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Allah Kavram 19

19 Allah kelimesi Yüce Allah'ın biricik dini olan İslam'da ilâh'ın/tanrı'nın özel adıdır. "Allah" kelimesi Arapça'da "al-" (belirli çekim eki) ve "ilâh" (tanrı) kelimelerinin birleşmesinden ("al-" + "ilâh" (tanrı) → "al-ilâh" → "Allah" türemiştir. Allah kelimesi Türkçede "O ilâh/tanrı", "İlâh denilince bilinen, akla gelen ilâh olarak anlaşılabilir. İslam'ın Allah'ı gerçek ilâhtır. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

10. Yunus Suresi

Ayet 33

Arapça Metin (Harekeli)

1395|10|33|كَذَٰلِكَ حَقَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ عَلَى ٱلَّذِينَ فَسَقُوٓا۟ أَنَّهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1395|10|33|كذلك حقت كلمت ربك علي الذين فسقوا انهم لا يومنون

Latin Literal

33. Kezâlike hakkat kelimetu rabbike alellezîne fesekû ennehum lâ yu’minûn(yu’minûne).

Türkçe Çeviri

İşte böyledir; hakikat* oldu kelimesi416 (senin) Rabbinin4 fâsık38 olmuş kimselere karşı ki onlar iman47 etmezler.

Ahmed Samira Çevirisi

33 As/like that your Lord’s word/expression became correct/true , on those who debauched , that they do not believe.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
2 hakkat hakikat oldu حَقَّتْ حقق
3 kelimetu kelimesi كَلِمَتُ كلم
4 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
5 ala karşı عَلَى -
6 ellezine kimseler الَّذِينَ -
7 feseku fasıklık ederler فَسَقُوا فسق
8 ennehum ki onlar أَنَّهُمْ -
9 la لَا -
10 yu'minune iman etmezler يُؤْمِنُونَ امن

Notlar

Not 1

*Hak/gerçek.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Fâsık Kavram 38

38 Sapkın, doğru yoldan çıkan.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Yüce Allah'ın kelimesi/sözü. Kavram 416

416 Buyruğu, emri, hükmü, kararı, 'ol' demesi.

10. Yunus Suresi

Ayet 37

Arapça Metin (Harekeli)

1399|10|37|وَمَا كَانَ هَٰذَا ٱلْقُرْءَانُ أَن يُفْتَرَىٰ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَلَٰكِن تَصْدِيقَ ٱلَّذِى بَيْنَ يَدَيْهِ وَتَفْصِيلَ ٱلْكِتَٰبِ لَا رَيْبَ فِيهِ مِن رَّبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1399|10|37|وما كان هذا القران ان يفتري من دون الله ولكن تصديق الذي بين يديه وتفصيل الكتب لا ريب فيه من رب العلمين

Latin Literal

37. Ve mâ kâne hâzel kur’ânu en yufterâ min dûnillâhi ve lâkin tasdîkallezî beyne yedeyhi ve tafsîlel kitâbi lâ reybe fîhi min rabbil âlemîn(âlemîne).

Türkçe Çeviri

Ve olmuş değildir bu Kur'ân850 ki iftira883 atılır Allah’ın astından*; velakin/fakat tasdik eder iki elinin arasındakini**; ve tefsîl651 edendir kitabı**; olmaz şüphe onda***; alemlerin203 Rabbindendir4.

Ahmed Samira Çevirisi

37 And this the Koran was/is not that it be fabricated from (by) other than God, and but confirmation (of) what (is) between his (Prophet Mohammad’s) hands, and detailing/explaining The Book , no doubt/suspicion in it, (it is) from the creations all together’s/(universes’) Lord.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildir وَمَا -
2 kane olmuş كَانَ كون
3 haza bu هَٰذَا -
4 l-kuranu Kur'an الْقُرْانُ قرا
5 en ki أَنْ -
6 yuftera iftira atılır يُفْتَرَىٰ فري
7 min مِنْ -
8 duni astından دُونِ دون
9 llahi Allah’ıın اللَّهِ -
10 velakin velakin/fakat وَلَٰكِنْ -
11 tesdika bir tastikleyendir تَصْدِيقَ صدق
12 llezi الَّذِي -
13 beyne arasındakini بَيْنَ بين
14 yedeyhi iki elinin يَدَيْهِ يدي
15 ve tefsile ve tefsil edendir وَتَفْصِيلَ فصل
16 l-kitabi kitabı الْكِتَابِ كتب
17 la olmaz لَا -
18 raybe şüphe رَيْبَ ريب
19 fihi onda فِيهِ -
20 min مِنْ -
21 rabbi Rabbindendir رَبِّ ربب
22 l-aalemine alemlerin الْعَالَمِينَ علم

Notlar

Not 1

*Kutsal kitaplar haricinde dinde hüküm koyan tüm kitaplar çöptür. Dinde zerre değerleri yoktur. Yüce Allah'ın astından olan bu kitaplar bizzat Yüce Allah'a ve resûllerine tonlarca iftira eden hükümler içerirler. **Tevrât'ı.***Kur'an'da.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Âlem, âlem, alem. Kavram 203

203 Farklı zamanlar ve/veya mekanlarda yaşamlar, durum ve şartlar. Göklerdeki uzaylı yaşamlar. Dünya hayatının farklı zamanlarında gerçekleşen yaşamlar.

Tefsîl Kavram 651

651 Detaylandırmak; detaylı, ayrılmış.

Kur'an, kuran. Kavram 850

850 İkra kelimesiyle aynı kökten gelir. İkra oku, okumayı başkaları duyacak şekilde oku, okuyarak ilet, okuduğunu naklet, okuduğunu çalış, okuduğunu incele, okuduğunu araştır, okuduğunu öğret anlamındadır. Kur'an da ikra edilen şeydir. Şerefli Kur'an'da 6234 tane numaralı ayet ve 112 numarasız besmele vardır. İki kapak arasına alınmasıyla kitap haline getirilmiştir. Şerefli Kur'an'ın ikra edilmesi MS 610 yılında başlamış ve MS 633 yılında tamamlanmıştır. Ayetleri nebi ve resûl Muhammed tilavet etmiş, ikra etmiştir. İnen ayetler parşömenlere satır satır yazılmış ve rulo haline getirilerek bir odada saklanmıştır. Elbette insanlar ezberlemiştir de. Nebi vefat etmeden önce şerefli elçi Cibrîl'in eşliğinde rulo olan parşömenler açılmış/yayılmış ve Cibrîl'in talimatıyla iki kapak arasına alınmıştır. Şerefli Kur'an'ın her bir ayeti ikra edilen bir Kur'an'dır.

iftira Kavram 883

883 Yalan uydurmak, düzmece bir şey üretmek, karalamak, çamur atmak. Din konusunda ise Yüce Allah indinden/katından olmadığı halde bir metne/kelama bu Yüce Allah katındandır demek.

10. Yunus Suresi

Ayet 40

Arapça Metin (Harekeli)

1402|10|40|وَمِنْهُم مَّن يُؤْمِنُ بِهِۦ وَمِنْهُم مَّن لَّا يُؤْمِنُ بِهِۦ وَرَبُّكَ أَعْلَمُ بِٱلْمُفْسِدِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1402|10|40|ومنهم من يومن به ومنهم من لا يومن به وربك اعلم بالمفسدين

Latin Literal

40. Ve minhum men yu’minu bihî ve minhum men lâ yu’minu bih(bihi), ve rabbuke a’lemu bil mufsidîn(mufsidîne).

Türkçe Çeviri

Ve onlardandır* kimse (ki) iman47 eder ona*; ve onlardandır kimse (ki) iman47 etmez ona*; ve (senin) Rabbin4 daha iyi bilir fesatçıları265.

Ahmed Samira Çevirisi

40 And from them who believed with it, and from them who does not believe with it, and your Lord (is) more knowledgeable with the corrupting .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve minhum ve onlardandır وَمِنْهُمْ -
2 men kimse مَنْ -
3 yu'minu iman eder يُؤْمِنُ امن
4 bihi ona بِهِ -
5 ve minhum ve onlardandır وَمِنْهُمْ -
6 men kimse مَنْ -
7 la لَا -
8 yu'minu iman etmez يُؤْمِنُ امن
9 bihi ona بِهِ -
10 ve rabbuke ve (senin) Rabbin وَرَبُّكَ ربب
11 ea'lemu daha iyi bilir أَعْلَمُ علم
12 bil-mufsidine fesatçıları بِالْمُفْسِدِينَ فسد

Notlar

Not 1

*Ehli kitaptan.**Kur'an'a.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Fesat çıkarmak Kavram 265

265 Hak/gerçek olmadığı halde yalanla, yanlışla, hileyle, aldatmayla, manipülasyonla, yanlış yönlendirmeyle kargaşaya, karışıklığa neden olmak.

10. Yunus Suresi

Ayet 57

Arapça Metin (Harekeli)

1419|10|57|يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ قَدْ جَآءَتْكُم مَّوْعِظَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَشِفَآءٌ لِّمَا فِى ٱلصُّدُورِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1419|10|57|يايها الناس قد جاتكم موعظه من ربكم وشفا لما في الصدور وهدي ورحمه للمومنين

Latin Literal

57. Yâ eyyuhen nâsu kad câetkum mev’ızatun min rabbikum ve şifâun limâ fîs sudûri ve huden ve rahmetun lil mu’minîn(mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Ey insanlar! Muhakkak geldi sizlere bir vaaz653 Rabbinizden4; ve bir şifa gönüllerdekine*; ve bir kılavuz192; ve bir rahmet271 müminlere27.

Ahmed Samira Çevirisi

57 You, you the people, a sermon/advice/warning had come to you from your Lord, and a cure/recovery to what (is) in the chests (innermosts), and guidance, and mercy to the believers.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 n-nasu insanlar النَّاسُ نوس
3 kad muhakkak قَدْ -
4 ca'etkum geldi sizlere جَاءَتْكُمْ جيا
5 mev'izetun bir vaaz مَوْعِظَةٌ وعظ
6 min مِنْ -
7 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
8 ve şifa'un ve bir şifa وَشِفَاءٌ شفي
9 lima لِمَا -
10 fi فِي -
11 s-suduri gönüllerdekine الصُّدُورِ صدر
12 ve huden ve doğru yola kılavuz وَهُدًى هدي
13 ve rahmetun ve rahmet وَرَحْمَةٌ رحم
14 lilmu'minine müminlere لِلْمُؤْمِنِينَ امن

Notlar

Not 1

*Kalplere.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Mümin Kavram 27

27 İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

vaaz Kavram 653

653 Öğüt vermek, uyarmak, nasihat etmek, bir fikri aşılamak.

10. Yunus Suresi

Ayet 61

Arapça Metin (Harekeli)

1423|10|61|وَمَا تَكُونُ فِى شَأْنٍ وَمَا تَتْلُوا۟ مِنْهُ مِن قُرْءَانٍ وَلَا تَعْمَلُونَ مِنْ عَمَلٍ إِلَّا كُنَّا عَلَيْكُمْ شُهُودًا إِذْ تُفِيضُونَ فِيهِ وَمَا يَعْزُبُ عَن رَّبِّكَ مِن مِّثْقَالِ ذَرَّةٍ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا فِى ٱلسَّمَآءِ وَلَآ أَصْغَرَ مِن ذَٰلِكَ وَلَآ أَكْبَرَ إِلَّا فِى كِتَٰبٍ مُّبِينٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

1423|10|61|وما تكون في شان وما تتلوا منه من قران ولا تعملون من عمل الا كنا عليكم شهودا اذ تفيضون فيه وما يعزب عن ربك من مثقال ذره في الارض ولا في السما ولا اصغر من ذلك ولا اكبر الا في كتب مبين

Latin Literal

61. Ve mâ tekûnu fî şe’nin ve mâ tetlû minhu min kur’ânin ve lâ ta’melûne min amelin illâ kunnâ aleykum şuhûden iz tufîdûne, fîh(fîhi) ve mâ ya’zubu an rabbike min miskâli zerretin fîl ardı ve lâ fîs semâi ve lâ asgare min zâlike ve lâ ekbere illâ fî kitâbin mubîn(mubînin).

Türkçe Çeviri

Ve olur değilsiniz bir durumda; ve tilâvet874 eder değilsiniz ondan; Kur’ân’dan850; ve yapmazsınız bir amelden* dışında (ki) olduk üzerinize şahitler/tanıklar; taşıp aktığınız zaman onda**; uzaklaşır değildir (senin) Rabbinden4 ağırlığından bir zerre503 yerde ve ne de gökte180; ve ne de daha küçüğü875 bundan***; ve ne de daha büyüğü (ki) ancak apaçık bir kitaptadır134.

Ahmed Samira Çevirisi

61 And you (do) not be in a matter/affair , and what you read/recite from it from Koran , and you do not make/do from deed(s) except (that) We were on you witnessing when you rush/hurry in it, and none from a weight (of) a smallest particle (smaller than an atom) in the earth/Planet Earth and nor in the sky/ space, and nor smaller/littler than that, and nor greater/magnified is far, hidden and distant from your Lord, except (it is) in an evident/clear Book .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildir وَمَا -
2 tekunu olursunuz تَكُونُ كون
3 fi فِي -
4 şe'nin bir durumda شَأْنٍ شان
5 ve ma ve değilsiniz وَمَا -
6 tetlu tilavet ederler تَتْلُو تلو
7 minhu ondan مِنْهُ -
8 min مِنْ -
9 kur'anin Kur’an’dan قُرْانٍ قرا
10 ve la ve وَلَا -
11 tea'melune yapmazsınız تَعْمَلُونَ عمل
12 min مِنْ -
13 amelin bir amelden عَمَلٍ عمل
14 illa dışında إِلَّا -
15 kunna olduk كُنَّا كون
16 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
17 şuhuden şahitler/tanıklar شُهُودًا شهد
18 iz zaman إِذْ -
19 tufidune taşıp aktığınız تُفِيضُونَ فيض
20 fihi onda فِيهِ -
21 ve ma değildir وَمَا -
22 yea'zubu uzaklaşmaz يَعْزُبُ عزب
23 an عَنْ -
24 rabbike (senin) Rabbinden رَبِّكَ ربب
25 min مِنْ -
26 miskali ağırlığından مِثْقَالِ ثقل
27 zerratin bir zerre ذَرَّةٍ ذرر
28 fi فِي -
29 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
30 ve la ve ne de وَلَا -
31 fi فِي -
32 s-semai gökte السَّمَاءِ سمو
33 ve la ve ne de وَلَا -
34 esgara daha küçüğü أَصْغَرَ صغر
35 min مِنْ -
36 zalike bundan ذَٰلِكَ -
37 ve la ve ne de وَلَا -
38 ekbera daha büyüğü أَكْبَرَ كبر
39 illa ancak إِلَّا -
40 fi فِي -
41 kitabin bir kitaptadır كِتَابٍ كتب
42 mubinin apaçık مُبِينٍ بين

Notlar

Not 1

*Yapıp etmeden.**Amelde, yapıp etmede.***Zerreden.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

gök; göğü Kavram 180

180 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Tekil olarak; Dünya atmosferi, diğer gezegenlerin atmosferi, galaksimiz içindeki bir nebula/bulutsu ya da evrenin kendisi işaret edilmiş olabilir. Gök kavramı ayetin işareti üzerinden okunmalıdır.

Zerre ve ağırlığı. Kavram 503

503 Kur'an'ın büyük bir mucizesidir. Zerre atomu işaret eder. Atomların ağırlıkları mevcuttur. Yüce Allah Kur'an'da evrenin en küçük yapıtaşı olan sicimleri (Sicim Teorisi) de fitil/fatil olarak işaret etmektedir. Bir fitil ve onun titreşimi işaret edilmiştir. Fitil işaretinin geçtiği ayetlerde ağırlık vurgulanmazken zerre geçen ayetlerde ağırlığa vurgu yapılmıştır. Sicimlerin herhangi bir ağırlığa sahip olmadıkları bilinmektedir. Bir atomdan daha küçük olanlar: Sicimler. Atomun ağırlığı varken sicimlerin ağırlığı yoktur.

Kur'an, kuran. Kavram 850

850 İkra kelimesiyle aynı kökten gelir. İkra oku, okumayı başkaları duyacak şekilde oku, okuyarak ilet, okuduğunu naklet, okuduğunu çalış, okuduğunu incele, okuduğunu araştır, okuduğunu öğret anlamındadır. Kur'an da ikra edilen şeydir. Şerefli Kur'an'da 6234 tane numaralı ayet ve 112 numarasız besmele vardır. İki kapak arasına alınmasıyla kitap haline getirilmiştir. Şerefli Kur'an'ın ikra edilmesi MS 610 yılında başlamış ve MS 633 yılında tamamlanmıştır. Ayetleri nebi ve resûl Muhammed tilavet etmiş, ikra etmiştir. İnen ayetler parşömenlere satır satır yazılmış ve rulo haline getirilerek bir odada saklanmıştır. Elbette insanlar ezberlemiştir de. Nebi vefat etmeden önce şerefli elçi Cibrîl'in eşliğinde rulo olan parşömenler açılmış/yayılmış ve Cibrîl'in talimatıyla iki kapak arasına alınmıştır. Şerefli Kur'an'ın her bir ayeti ikra edilen bir Kur'an'dır.

Tilâvet Kavram 874

874 Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

10. Yunus Suresi

Ayet 85

Arapça Metin (Harekeli)

1447|10|85|فَقَالُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ تَوَكَّلْنَا رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِّلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1447|10|85|فقالوا علي الله توكلنا ربنا لا تجعلنا فتنه للقوم الظلمين

Latin Literal

85. Fe kâlû alallâhi tevekkelnâ, rabbenâ lâ tec’alnâ fitneten lil kavmiz zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki dediler*: "Allah'a karşı tevekkül79 ettik; Rabbimiz4! Yapma bizleri bir fitne332** zalimler257 kavmine/toplumuna.

Ahmed Samira Çevirisi

85 So they said: "On God we relied/depended . Our Lord do not make/put us (as a) test to the nation the unjust/oppressors."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fekalu öyle ki dediler فَقَالُوا قول
2 ala karşı عَلَى -
3 llahi Allah'a اللَّهِ -
4 tevekkelna tevekkül ettik تَوَكَّلْنَا وكل
5 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
6 la لَا -
7 tec'alna yapma bizleri تَجْعَلْنَا جعل
8 fitneten bir fitne فِتْنَةً فتن
9 lilkavmi kavmine/toplumuna لِلْقَوْمِ قوم
10 z-zalimine zalimler الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Bir zürriyet, gençler. **İşkenceye uğrama.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Tevekkül Kavram 79

79 Vekil olarak yetkilendirmek, atamak, vazifelendirmek.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Fitne Kavram 332

332 Ayartarak doğru yoldan saptırmak.

10. Yunus Suresi

Ayet 88

Arapça Metin (Harekeli)

1450|10|88|وَقَالَ مُوسَىٰ رَبَّنَآ إِنَّكَ ءَاتَيْتَ فِرْعَوْنَ وَمَلَأَهُۥ زِينَةً وَأَمْوَٰلًا فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا رَبَّنَا لِيُضِلُّوا۟ عَن سَبِيلِكَ رَبَّنَا ٱطْمِسْ عَلَىٰٓ أَمْوَٰلِهِمْ وَٱشْدُدْ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ فَلَا يُؤْمِنُوا۟ حَتَّىٰ يَرَوُا۟ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَلِيمَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1450|10|88|وقال موسي ربنا انك اتيت فرعون وملاه زينه وامولا في الحيوه الدنيا ربنا ليضلوا عن سبيلك ربنا اطمس علي امولهم واشدد علي قلوبهم فلا يومنوا حتي يروا العذاب الاليم

Latin Literal

88. Ve kâle mûsâ rabbenâ inneke âteyte fir’avne ve melâhu zîneten ve emvâlen fîl hayâtid dunyâ rabbenâ li yudıllû an sebîlik(sebîlike), rabbenatmis alâ emvâlihim veşdud alâ kulûbihim fe lâ yu’minû hattâ yerevul azâbel elîm(elîme).

Türkçe Çeviri

Ve dedi Mûsâ: "Rabbimiz4! Doğrusu sen; verdin firavuna ve melesine364 onun* bir ziynet856 ve mallar dünya hayatında; Rabbimiz4! Dalalete128 düşürmeleri için senin yolundan336; Rabbimiz4! Sil mallarının üzerini ve sertleştir/katılaştır kalplerinin175 üzerini; öyle ki iman47 etmezler ta ki görürler elim/acıklı azabı."

Ahmed Samira Çevirisi

88 And Moses said: "Our Lord, that You, You gave/brought Pharaoh and his nobles/assembly decoration/beauty/ornament and properties/possessions/wealth in the present world/worldly life, our Lord, to misguide (E) from Your way/path , our Lord wipe out/destroy on their properties/possessions/wealths and stamp/hit on their hearts/minds so they do not believe until they see the torture the painful."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
2 musa Mûsâ مُوسَىٰ -
3 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
4 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
5 ateyte verdin اتَيْتَ اتي
6 fir'avne firavuna فِرْعَوْنَ -
7 ve meleehu ve melesine onun وَمَلَأَهُ ملا
8 zineten bir ziynet زِينَةً زين
9 ve emvalen ve mallar وَأَمْوَالًا مول
10 fi فِي -
11 l-hayati hayatında الْحَيَاةِ حيي
12 d-dunya dünya الدُّنْيَا دنو
13 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
14 liyudillu dalalete sürüklemeleri için لِيُضِلُّوا ضلل
15 an عَنْ -
16 sebilike senin yolundan سَبِيلِكَ سبل
17 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
18 tmis sil اطْمِسْ طمس
19 ala üzerini عَلَىٰ -
20 emvalihim mallarının أَمْوَالِهِمْ مول
21 veşdud ve sertleştir/katılaştır وَاشْدُدْ شدد
22 ala üzerini عَلَىٰ -
23 kulubihim kalplerinin قُلُوبِهِمْ قلب
24 fela öyle ki فَلَا -
25 yu'minu iman etmezler يُؤْمِنُوا امن
26 hatta ta ki حَتَّىٰ -
27 yeravu görürler يَرَوُا راي
28 l-azabe azabı الْعَذَابَ عذب
29 l-elime elim/acıklı الْأَلِيمَ الم

Notlar

Not 1

*Firavunun.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kalpler; mühür, maraz/hastalık/kilitler/perde/paslanma. Kavram 175

175 Gözler nasıl ki beyinle görür, kulaklar nasıl ki beyinle duyar, beyin de kalple akleder. İnsan kalbinde kendi hafızası olan 40-50 bin adet sinir hücresi vardır. Kalp sinirleri beynin karar verme bölgesi olan ön lobuna (perçem bölgesi altına) uyarıda bulunur. Aklı kullanarak karar vermede kalbin rolü vardır. Kâfirlik etmiş kişilerin kalpleri biyolojik olarak paslanır (LDH yağı oksitlenir yani paslanır), kalbin beyni etkilemesi bozulur. Kalp mühürlenir. Kalp kilitlenir. Kalp marazlı/hastalıklı olur. Kalp perdelenir. Kalpler paslanır. İnsan kendi yapıp ettiğiyle buna neden olur. Ancak daha geniş boyutta Yüce Allah’ın buna izin vermesiyle süreç gerçekleşir.Kalplerin paslanması LDH isimli kötü yağın oksitlenmesi yani paslanması sonucu da gerçekleşir. Kavrayan/anlayan/akleden kalpler: Kalp-beyin iletişimi.Kalplerin paslanması.

Allah'ın yolu. Kavram 336

336 Tek tanrıcı, monoteist inanç öğretisi yolu. Kutsal kitapların öğretilerinin yolu. Sadece Kur'an öğretileri.

Mele Kavram 364

364 Toplumun önde gelenleri, yetkinleri.

Ziynet Kavram 856

856 Süs, dekorasyon, takı, bezek.

10. Yunus Suresi

Ayet 90

Arapça Metin (Harekeli)

1452|10|90|وَجَٰوَزْنَا بِبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ ٱلْبَحْرَ فَأَتْبَعَهُمْ فِرْعَوْنُ وَجُنُودُهُۥ بَغْيًا وَعَدْوًا حَتَّىٰٓ إِذَآ أَدْرَكَهُ ٱلْغَرَقُ قَالَ ءَامَنتُ أَنَّهُۥ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا ٱلَّذِىٓ ءَامَنَتْ بِهِۦ بَنُوٓا۟ إِسْرَٰٓءِيلَ وَأَنَا۠ مِنَ ٱلْمُسْلِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1452|10|90|وجوزنا ببني اسريل البحر فاتبعهم فرعون وجنوده بغيا وعدوا حتي اذا ادركه الغرق قال امنت انه لا اله الا الذي امنت به بنوا اسريل وانا من المسلمين

Latin Literal

90. Ve câveznâ bi benî isrâîlel bahre fe etbeahum fir’avnu ve cunûduhu bagyen ve advâ(adven), hattâ izâ edrekehul gareku kâle âmentu ennehu lâ ilâhe illellezî âmenet bihî benû isrâîle ve ene minel muslimîn(muslimîne).

Türkçe Çeviri

Ve cevaz* verdik İsrâîloğullarına197 bahri236**; öyle ki tabi oldu onlara firavun ve ordusu bir taşkınlık (-la) ve düşmanlık (-la); ta ki idrak657 ettiği zaman o*** boğulmayı; dedi: "İman47 ettim ki O'dur****; yoktur ilâh74 İsrâîloğullarının197 kendisine iman4 ettiği dışında; ve ben de müslimdenim45.

Ahmed Samira Çevirisi

90 And We crossed/passed/passed through with Israel’s sons and daughters the sea , so Pharaoh and his soldiers/warriors followed them (with) transgression and violating/breaking until when the drowning/sinking caught up/overtook him , he said: "I believed that He is, no God except who Israel’s descendants believed with Him, and I am from the Moslems/submitters ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve cavezna ve cevaz verdik وَجَاوَزْنَا جوز
2 bibeni oğullarına بِبَنِي بني
3 israile İsrail إِسْرَائِيلَ -
4 l-behra bahri الْبَحْرَ بحر
5 fe etbeahum öyle ki tabi oldu onlara فَأَتْبَعَهُمْ تبع
6 fir'avnu firavun فِرْعَوْنُ -
7 ve cunuduhu ve orduları onun وَجُنُودُهُ جند
8 begyen bir taşkınlık (-la) بَغْيًا بغي
9 ve adve n ve düşmanlık (-la) وَعَدْوًا عدو
10 hatta ta ki حَتَّىٰ -
11 iza zaman إِذَا -
12 edrakehu idrak etti o أَدْرَكَهُ درك
13 l-garaku boğulmayı الْغَرَقُ غرق
14 kale dedi قَالَ قول
15 amentu iman ettim امَنْتُ امن
16 ennehu ki o أَنَّهُ -
17 la yoktur لَا -
18 ilahe ilah إِلَٰهَ اله
19 illa dışında إِلَّا -
20 llezi الَّذِي -
21 amenet iman ettiği امَنَتْ امن
22 bihi kendisine بِهِ -
23 benu oğullarının بَنُو بني
24 israile İsrail إِسْرَائِيلَ -
25 ve ena ve ben de وَأَنَا -
26 mine مِنَ -
27 l-muslimine müslümanlardanım الْمُسْلِمِينَ سلم

Notlar

Not 1

*İzin verdik.**Bol su onların geçişine izin verdi.***Firavun.****Allah'tır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Müslim Kavram 45

45 Müslümanlar. Yüce Allah'ın gerçek dini olan biricik İslam dinine (sadece/saf Kur'an'a) teslim olmuş olanlar. İslam: İnsan bilincinin Yüce Allah'la arşta/hiperuzayda yapmış olduğu antlaşmaya/sözleşmeye/misaka/bağlaşmaya teslimiyeti/uyumu. Kur'an bu antlaşmayı insanlara hatırlatır. Kur'an alemler için bir zikirdir/hatırlatmadır. Sadece Kur'an gerçek İslam dinidir.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

ilâh Kavram 74

74 Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

İsrâîloğulları Kavram 197

197 İsrâîl Yakûb peygamberin diğer ismidir. İsrâîloğulları da Yakûb oğulları yani Yakûb soyundan gelenler demektir. Yûsuf peygamberin Mısır'da yetkin bir yönetici olmasıyla birlikte 11 kardeşi, babası Yakûb ve annesi Mısır'a girmiştir. Bu girişin Hiksosluların da Mısır'a giriş tarihleri olan MÖ 1900 yıllarında gerçekleşmiş olduğuna yönelik kanıtlar vardır. Yakûb'un soyu 300-400 yıl içinde katlanarak artmıştır. Mısır'da hür bir şekilde yaşayan Yakûb soyu firavunlar tarafından sonradan köleleştirilmiştir. Kendisi de Yakûb soyundan olan Musa peygamberin mücadelesi de aslında köleliğe bir baş kaldırma mücadelesidir (Mısır'dan çıkış: MÖ 1640 yılı).

Bol su, bahr, bihâr. Kavram 236

236 Tatlı veya tuzlu fark etmeksizin bol su. Denizler, okyanuslar, yüksek debili nehirler (Nil), göller.

10. Yunus Suresi

Ayet 93

Arapça Metin (Harekeli)

1455|10|93|وَلَقَدْ بَوَّأْنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ مُبَوَّأَ صِدْقٍ وَرَزَقْنَٰهُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَٰتِ فَمَا ٱخْتَلَفُوا۟ حَتَّىٰ جَآءَهُمُ ٱلْعِلْمُ إِنَّ رَبَّكَ يَقْضِى بَيْنَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ فِيمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1455|10|93|ولقد بوانا بني اسريل مبوا صدق ورزقنهم من الطيبت فما اختلفوا حتي جاهم العلم ان ربك يقضي بينهم يوم القيمه فيما كانوا فيه يختلفون

Latin Literal

93. Ve lekad bevve’nâ benî isrâîle mubevvee sıdkın ve razaknâhum minet tayyibât(tayyibâti), femahtelefû hattâ câehumul ilm(ilmu), inne rabbeke yakdî beynehum yevmel kıyâmeti fî mâ kânû fîhi yahtelifûn(yahtelifûne).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun yerleştirdik İsrâîloğullarını197 doğru* bir yerleşime; ve rızıklandırdık onları iyilerden; öyle ki ihtilafa düşmüş değillerdi ta ki geldi onlara ilim1143**; doğrusu (senin) Rabbin4 tamamlar/bitirir aralarını kıyamet günü148; kendisinde ihtilafa düşerler olduklarında.

Ahmed Samira Çevirisi

93 And We had resided/settled to Israel’s sons and daughters truthful residence/settlement , and We provided for them from the goodnesses , so they did not differ/disagree/dispute until the knowledge came to them, that your Lord passes judgment (settles) between them (in) the Resurrection Day in what they were in it differing/disagreeing/disputing.

Notlar

Not 1

*Etkin, verimli.**Tevrât. Resûl Mûsâ Tur dağında 40 gece boyunca taş yazıtlara/levhalara yazdığı ilim içeren Tevrât'ı getirince.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kıyamet günü Kavram 148

148 Kıyam günü/dönemi/evresi. Yaratılış özelliğinin dikilmesi/ayağa kalkması; insanın yaratılış özelliği olan beynin (bedenle veya bedensiz) dikilmesi/ayağa kalkması. Ahiret evreninde bilincin avatar bedene yüklenmesiyle aktive olduğu, dirildiği gün/dönem/evre.

İsrâîloğulları Kavram 197

197 İsrâîl Yakûb peygamberin diğer ismidir. İsrâîloğulları da Yakûb oğulları yani Yakûb soyundan gelenler demektir. Yûsuf peygamberin Mısır'da yetkin bir yönetici olmasıyla birlikte 11 kardeşi, babası Yakûb ve annesi Mısır'a girmiştir. Bu girişin Hiksosluların da Mısır'a giriş tarihleri olan MÖ 1900 yıllarında gerçekleşmiş olduğuna yönelik kanıtlar vardır. Yakûb'un soyu 300-400 yıl içinde katlanarak artmıştır. Mısır'da hür bir şekilde yaşayan Yakûb soyu firavunlar tarafından sonradan köleleştirilmiştir. Kendisi de Yakûb soyundan olan Musa peygamberin mücadelesi de aslında köleliğe bir baş kaldırma mücadelesidir (Mısır'dan çıkış: MÖ 1640 yılı).

İlim, ilim. Kavram 1143

1143 Kanıta dayalı, ispatlı, kesin ve şüphesiz bilgi. Her bir kimse aynı bilgiyi takip ederek aynı sonuca ulaşmalıdır; tekrar edilebilir ve her seferinde aynı sonuç elde edilmelidir. Matematik gibi. İki elmanın yanına evrenin her neresinde olursa olsun 2 elma daha koyarsak toplam 4 elma olur. İşte bu bir ilimdir. Kesin bilgidir.

10. Yunus Suresi

Ayet 94

Arapça Metin (Harekeli)

1456|10|94|فَإِن كُنتَ فِى شَكٍّ مِّمَّآ أَنزَلْنَآ إِلَيْكَ فَسْـَٔلِ ٱلَّذِينَ يَقْرَءُونَ ٱلْكِتَٰبَ مِن قَبْلِكَ لَقَدْ جَآءَكَ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكَ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمُمْتَرِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1456|10|94|فان كنت في شك مما انزلنا اليك فسل الذين يقرون الكتب من قبلك لقد جاك الحق من ربك فلا تكونن من الممترين

Latin Literal

94. Fe in kunte fî şekkin mimmâ enzelnâ ileyke fes’elillezîne yakreûnel kitâbe min kablik(kablike), lekad câekel hakku min rabbike fe lâ tekûnenne minel mumterîn(mumterîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki eğer olduysan bir şekte1092* sana indirdiğimizden**; öyle ki sual et/sor kimselere135 (ki) ikra815 ederler kitabı*** senden önce; ant olsun geldi sana hak/gerçek (senin) Rabbinden4; öyle ki sakın olma şüphelenenlerden.

Ahmed Samira Çevirisi

94 So if you were in doubt/suspicion from what We descended to you, so ask/question those who read The Book from before you, the truth had come to you from your Lord, so do not be from the doubting/arguing.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
2 kunte olduysan كُنْتَ كون
3 fi فِي -
4 şekkin bir kuşkuda شَكٍّ شكك
5 mimma مِمَّا -
6 enzelna indirdiğimizden أَنْزَلْنَا نزل
7 ileyke üzerine إِلَيْكَ -
8 feseli öyle ki sual et/sor فَاسْأَلِ سال
9 ellezine kimselere الَّذِينَ -
10 yekra'une ikra ederler يَقْرَءُونَ قرا
11 l-kitabe kitabı الْكِتَابَ كتب
12 min مِنْ -
13 kablike senden once قَبْلِكَ قبل
14 lekad ant olsun لَقَدْ -
15 ca'eke geldi sana جَاءَكَ جيا
16 l-hakku hak/gerçek الْحَقُّ حقق
17 min مِنْ -
18 rabbike (senin) Rabbinden رَبِّكَ ربب
19 fela öyle ki فَلَا -
20 tekunenne sakın olma تَكُونَنَّ كون
21 mine مِنَ -
22 l-mumterine şüphelenlerden الْمُمْتَرِينَ مري

Notlar

Not 1

*Kuşkulanmak, şüphe duymak günah değildir. Kendisine kitap indirilen nebi ve resûl Muhammed bile şek içine girebilmektedir. Rabbimiz doğru yolu göstermektedir. Eğer ki şerefli Kur'ân hakkında bir şekke düşersek o zaman araştırmaya koyulacağız. Sorup soruşturacağız. Ayetleri okumuş ve anlamlandırmış olanlara soracağız. **Kur'ân'dan.***Tevrât'ı ve İncîl'i.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kitap ehli Kavram 135

135 Hristiyanlar ve Yahudiler başta olmak üzere Kur'an öncesi kendilerine kitap verilmiş olan topluluklar.

10. Yunus Suresi

Ayet 96

Arapça Metin (Harekeli)

1458|10|96|إِنَّ ٱلَّذِينَ حَقَّتْ عَلَيْهِمْ كَلِمَتُ رَبِّكَ لَا يُؤْمِنُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1458|10|96|ان الذين حقت عليهم كلمت ربك لا يومنون

Latin Literal

96. İnnellezîne hakkat aleyhim kelimetu rabbike lâ yu’minûn(yu’minûne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu kimselere (ki) hakikat* oldu üzerlerine (senin) Rabbinin4 kelimesi; iman etmezler47.

Ahmed Samira Çevirisi

96 That those who God’s word/expression (was) deserved on them do not believe.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimselere الَّذِينَ -
3 hakkat hakikat oldu حَقَّتْ حقق
4 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
5 kelimetu kelimesi كَلِمَتُ كلم
6 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
7 la لَا -
8 yu'minune iman etmezler يُؤْمِنُونَ امن

Notlar

Not 1

*Hak gerçek oldu.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

10. Yunus Suresi

Ayet 99

Arapça Metin (Harekeli)

1461|10|99|وَلَوْ شَآءَ رَبُّكَ لَءَامَنَ مَن فِى ٱلْأَرْضِ كُلُّهُمْ جَمِيعًا أَفَأَنتَ تُكْرِهُ ٱلنَّاسَ حَتَّىٰ يَكُونُوا۟ مُؤْمِنِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1461|10|99|ولو شا ربك لامن من في الارض كلهم جميعا افانت تكره الناس حتي يكونوا مومنين

Latin Literal

99. Ve lev şâe rabbuke le âmene men fîl ardı kulluhum cemîâ(cemîân), e fe ente tukrihun nâse hattâ yekûnu mu’minîn(mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Velev/şayet dileseydi (senin) Rabbin4; mutlak iman47 ederdi yerdeki kimseler; hepsi onların topluca; öyleyse sen mi zorlarsın* insanları ta ki olurlar müminler27.

Ahmed Samira Çevirisi

99 And if your Lord wanted/willed who is in the earth/Planet Earth all of them, all/all together would have believed (E), so do you compel/force the people until they be believers/believing?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velev velev/şayet وَلَوْ -
2 şa'e dileseydi شَاءَ شيا
3 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
4 lamene mutlak iman ederdi لَامَنَ امن
5 men kimseler مَنْ -
6 fi فِي -
7 l-erdi yerdeki الْأَرْضِ ارض
8 kulluhum hepsi onların كُلُّهُمْ كلل
9 cemian topluca جَمِيعًا جمع
10 efeente öyleyse sen mi أَفَأَنْتَ -
11 tukrihu zorlarsın تُكْرِهُ كره
12 n-nase insanları النَّاسَ نوس
13 hatta ta ki حَتَّىٰ -
14 yekunu olurlar يَكُونُوا كون
15 mu'minine müminler مُؤْمِنِينَ امن

Notlar

Not 1

*Zorlayarak tiksindirmek. İstemedikleri halde insanları imana zorlamak.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Mümin Kavram 27

27 İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

10. Yunus Suresi

Ayet 108

Arapça Metin (Harekeli)

1470|10|108|قُلْ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ قَدْ جَآءَكُمُ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكُمْ فَمَنِ ٱهْتَدَىٰ فَإِنَّمَا يَهْتَدِى لِنَفْسِهِۦ وَمَن ضَلَّ فَإِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَا وَمَآ أَنَا۠ عَلَيْكُم بِوَكِيلٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

1470|10|108|قل يايها الناس قد جاكم الحق من ربكم فمن اهتدي فانما يهتدي لنفسه ومن ضل فانما يضل عليها وما انا عليكم بوكيل

Latin Literal

108. Kul yâ eyyuhen nâsu kad câekumul hakku min rabbikum, fe men ihtedâ fe innemâ yehtedî li nefsih(nefsihi), ve men dalle fe innemâ yadıllu aleyhâ, ve mâ ene aleykum bi vekîl(vekîlin).

Türkçe Çeviri

De ki: "Ey insanlar! Muhakkak geldi sizlere hak/gerçek* Rabbinizden4; öyle ki kim kılavuzladı192**; öyle ki ancak kılavuzlar192 kendi nefsini201; ve kim dalalete128 düştü; öyle ki ancak dalalete128 düşer kendi aleyhine; değilim ben üzerinize bir vekîl517."

Ahmed Samira Çevirisi

108 Say: "You, you the people, the truth had come to you from your Lord, so who was guided, so but he guides for his self, and who misguided , so but he misguides on it, and I am not on you with a guardian/protector."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
3 n-nasu insanlar النَّاسُ نوس
4 kad muhakkak قَدْ -
5 ca'ekumu geldi sizlere جَاءَكُمُ جيا
6 l-hakku hak/gerçek الْحَقُّ حقق
7 min مِنْ -
8 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
9 femeni öyle ki kim فَمَنِ -
10 hteda doğru yola kılavuzladı اهْتَدَىٰ هدي
11 feinnema öyle ki ancak فَإِنَّمَا -
12 yehtedi doğru yola kılavuzlar يَهْتَدِي هدي
13 linefsihi kendi nefsini لِنَفْسِهِ نفس
14 ve men ve kim وَمَنْ -
15 delle dalalete düştü ضَلَّ ضلل
16 feinnema öyle ki ancak فَإِنَّمَا -
17 yedillu dalalete düşer يَضِلُّ ضلل
18 aleyha kendi aleyhine عَلَيْهَا -
19 ve ma değilim وَمَا -
20 ena ben أَنَا -
21 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
22 bivekilin bir vekil بِوَكِيلٍ وكل

Notlar

Not 1

*Kur'an.**Nefsini.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Vekîl Kavram 517

517 Vekalet verilen, birinin işini görmesi için kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği.

11. Hûd Suresi

Ayet 3

Arapça Metin (Harekeli)

1474|11|3|وَأَنِ ٱسْتَغْفِرُوا۟ رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُوٓا۟ إِلَيْهِ يُمَتِّعْكُم مَّتَٰعًا حَسَنًا إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى وَيُؤْتِ كُلَّ ذِى فَضْلٍ فَضْلَهُۥ وَإِن تَوَلَّوْا۟ فَإِنِّىٓ أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ كَبِيرٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

1474|11|3|وان استغفروا ربكم ثم توبوا اليه يمتعكم متعا حسنا الي اجل مسمي ويوت كل ذي فضل فضله وان تولوا فاني اخاف عليكم عذاب يوم كبير

Latin Literal

3. Ve enistagfirû rabbekum summe tûbû ileyhi yumetti’kum metâan hasenen ilâ ecelin musemmen ve yu’ti kulle zî fadlin fadleh(fadlehu), ve in tevellev fe innî ehâfu aleykum azâbe yevmin kebîr(kebîrin).

Türkçe Çeviri

Ve ki istiğfar396 dileyin Rabbinizden4; sonra tevbe33 edin O'na; metalandırır54 sizleri güzel bir meta54 (-yla) belirli bir ecele kadar; ve verir her bir fazl202 sahibine fazlını202 onun; ve eğer yüz çevirirseniz; öyle ki ben* korkarım üzerinize (olan) büyük bir günün azabına (karşı).

Ahmed Samira Çevirisi

3 And that ask for forgiveness (from) your Lord then repent to Him, He gives you long life/makes you enjoy good/beautiful long life/enjoyment to a named/identified (specified) term/time, and He gives/brings each (owner) of grace/favour/blessing His grace/favour/blessing, and if they turned away, so that I, I fear on you a big/great day’s torture.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve eni ve ki وَأَنِ -
2 stegfiru istiğfar isteyin اسْتَغْفِرُوا غفر
3 rabbekum Rabbinizden رَبَّكُمْ ربب
4 summe sonra ثُمَّ -
5 tubu tevbe edin تُوبُوا توب
6 ileyhi O'na إِلَيْهِ -
7 yumettia'kum metalandırır sizleri يُمَتِّعْكُمْ متع
8 metaan bir meta (-yla) مَتَاعًا متع
9 hasenen bir güzel حَسَنًا حسن
10 ila kadar إِلَىٰ -
11 ecelin bir ecel أَجَلٍ اجل
12 musemmen bir belirli مُسَمًّى سمو
13 ve yu'ti ve verir وَيُؤْتِ اتي
14 kulle her bir كُلَّ كلل
15 zi sahibine ذِي -
16 fedlin fazl فَضْلٍ فضل
17 fedlehu fazlını onun فَضْلَهُ فضل
18 vein ve eğer وَإِنْ -
19 tevellev yüz çevirirseniz تَوَلَّوْا ولي
20 feinni öyle ki ben فَإِنِّي -
21 ehafu korkarım أَخَافُ خوف
22 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
23 azabe azabına (karşı) عَذَابَ عذب
24 yevmin bir günün يَوْمٍ يوم
25 kebirin büyük كَبِيرٍ كبر

Notlar

Not 1

*Cibrîl.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Tevbe Kavram 33

33 Dönmek, vazgeçmek.

Meta Kavram 54

54 Sermaye. Yararlanma.

faziletli kılmak, fazilet, fazl, Kavram 202

202 İyi olan şeylerde fazlalıklı olmak, fazlalaştırmak, daha fazlaya sahip olmak, daha fazla yapmak.

istiğfar Kavram 396

396 Mağfiret dilemek, suçlarının bağışlanmasını dilemek.

11. Hûd Suresi

Ayet 17

Arapça Metin (Harekeli)

1488|11|17|أَفَمَن كَانَ عَلَىٰ بَيِّنَةٍ مِّن رَّبِّهِۦ وَيَتْلُوهُ شَاهِدٌ مِّنْهُ وَمِن قَبْلِهِۦ كِتَٰبُ مُوسَىٰٓ إِمَامًا وَرَحْمَةً أُو۟لَٰٓئِكَ يُؤْمِنُونَ بِهِۦ وَمَن يَكْفُرْ بِهِۦ مِنَ ٱلْأَحْزَابِ فَٱلنَّارُ مَوْعِدُهُۥ فَلَا تَكُ فِى مِرْيَةٍ مِّنْهُ إِنَّهُ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكَ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يُؤْمِنُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1488|11|17|افمن كان علي بينه من ربه ويتلوه شاهد منه ومن قبله كتب موسي اماما ورحمه اوليك يومنون به ومن يكفر به من الاحزاب فالنار موعده فلا تك في مريه منه انه الحق من ربك ولكن اكثر الناس لا يومنون

Latin Literal

17. E fe men kâne alâ beyyinetin min rabbihî ve yetlûhu şâhidun minhu ve min kablihî kitâbu mûsâ imâmen ve rahmeh(rahmeten), ulâike yu’minûne bih(bihî), ve men yekfur bihî minel ahzâbi fen nâru mev’ıduh(mev’ıduhu), fe lâ teku fî miryetin minhu innehul hakku min rabbike ve lâkinne ekseren nâsi lâ yu’minûn(yu’minûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki kimse mi* (ki) oldu bir beyanat620 üzere Rabbinden4; ve tilâvet874 eder onu** ondan*** bir şahit/tanık (olarak) ; ve onun**** öncesinde Mûsâ'nın kitabı***** bir imamdı884 ve bir rahmetti271; işte bunlardır; iman47 ederler ona******; ve kim kâfirlik25 eder ona****** gruplardan/partilerden; öyle ki ateştir834 vaat edilen yeri onun; öyle ki olma şüphede ondan*******; doğrusu o******** haktır/gerçektir (senin) Rabbinden4; velakin/fakat çoğu insan iman47 etmez.

Ahmed Samira Çevirisi

17 Is who was on an evidence from his Lord, and he reads/recites/follows it a witness/testifier from Him, and from before him/it Moses’ Book a leader/clear road/an example and a mercy? Those believe with it, and who disbelieves from the groups/parties with Him/it, so the fire (is) his appointment/promise, so do not be in doubt from it, that it is the truth from your Lord, and but most of the people do not believe.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 efemen öyle ki kimse mi (ki) أَفَمَنْ -
2 kane oldu كَانَ كون
3 ala üzere عَلَىٰ -
4 beyyinetin bir beyanat بَيِّنَةٍ بين
5 min مِنْ -
6 rabbihi Rabbinden رَبِّهِ ربب
7 ve yetluhu ve tilavet eder onu وَيَتْلُوهُ تلو
8 şahidun bir şahit/tanık (olarak) شَاهِدٌ شهد
9 minhu ondan مِنْهُ -
10 ve min ve وَمِنْ -
11 kablihi öncesinden onun قَبْلِهِ قبل
12 kitabu kitabı كِتَابُ كتب
13 musa Mûsâ'nın مُوسَىٰ -
14 imamen bir imamdı إِمَامًا امم
15 ve rahmeten ve bir rahmetti وَرَحْمَةً رحم
16 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
17 yu'minune iman ederler يُؤْمِنُونَ امن
18 bihi ona بِهِ -
19 vemen ve kim وَمَنْ -
20 yekfur kâfirlik eder يَكْفُرْ كفر
21 bihi ona بِهِ -
22 mine مِنَ -
23 l-ehzabi gruplardan/partilerden الْأَحْزَابِ حزب
24 fennaru öyle ki ateştir فَالنَّارُ نور
25 mev'iduhu vaat edilen yeri onun مَوْعِدُهُ وعد
26 fela öyle ki فَلَا -
27 teku olma تَكُ كون
28 fi فِي -
29 miryetin şüphede مِرْيَةٍ مري
30 minhu ondan مِنْهُ -
31 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
32 l-hakku haktır/gerçektir الْحَقُّ حقق
33 min مِنْ -
34 rabbike (senin) Rabbinden رَبِّكَ ربب
35 velakinne velakin/fakat وَلَٰكِنَّ -
36 eksera çoğu أَكْثَرَ كثر
37 n-nasi insan النَّاسِ نوس
38 la لَا -
39 yu'minune iman etmezler يُؤْمِنُونَ امن

Notlar

Not 1

*Ateşe girer?**Kur'an'ı.***Kur'an'dan. Kur'an'ın Yüce Allah katından olduğuna bizzat yine Kur'an'dan tanık/şahit olarak.****Kur'an'ın.*****Tevrât.******Kur'an'a.*******Kur'an'dan.********Kur'an.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

Beyanat Kavram 620

620 Gizli saklı olmadan açıkça deklere edilmiş, apaçık bildirilmiş, belli edilmiş, apaçık ifade edilmiş.

Ateş, nar Kavram 834

834 Cehennem evreninde bulunan cahîmlerin (yakanların) yani karadelik sistemlerinin yaydığı radyasyon. Hâviye=Karadeliğin kendisi; Hawking radyasyonu yayar.Hutame=Karadeliğin akresyon diski; çok şiddetli radyasyon yayar.Lezâ=Ateşin bir özelliği; dokunmasa bile uzaktan yakar.Hâmiye=Çılgın ateş.

Tilâvet Kavram 874

874 Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

11. Hûd Suresi

Ayet 18

Arapça Metin (Harekeli)

1489|11|18|وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أُو۟لَٰٓئِكَ يُعْرَضُونَ عَلَىٰ رَبِّهِمْ وَيَقُولُ ٱلْأَشْهَٰدُ هَٰٓؤُلَآءِ ٱلَّذِينَ كَذَبُوا۟ عَلَىٰ رَبِّهِمْ أَلَا لَعْنَةُ ٱللَّهِ عَلَى ٱلظَّٰلِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1489|11|18|ومن اظلم ممن افتري علي الله كذبا اوليك يعرضون علي ربهم ويقول الاشهد هولا الذين كذبوا علي ربهم الا لعنه الله علي الظلمين

Latin Literal

18. Ve men ezlemu mimmenifterâ alâllâhi kezibâ(keziben), ulâike yu’radûne alâ rabbihim ve yekûlul eşhâdu hâulâillezîne kezebû alâ rabbihim, e lâ lâ’netullâhi alâz zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve kimdir daha zalim257 kimseden (ki) iftira402 attı Allah'a karşı bir yalanı244; işte bunlar; arz ederler* Rabblerine4 karşı; ve der şahitler/tanıklar885: "İşte bunlar kimselerdir (ki) yalan söylediler Rabblerine4 karşı"; değil mi (ki) Allah'ın laneti280 zalimlere257 karşıdır.

Ahmed Samira Çevirisi

18 And who (is) more unjust/oppressive than who fabricated/cut and split on God lies/denials/falsifications? Those, they are being displayed/exhibited/shown on (to) their Lord, and the witnesses/testifiers (the angels) say: "Those (are) those who lied/denied/falsified on their Lord." Is not God’s curse/torture on the unjust/oppressors?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve men ve kimdir وَمَنْ -
2 ezlemu daha zalim أَظْلَمُ ظلم
3 mimmeni kimseden (ki) مِمَّنِ -
4 ftera iftira attı افْتَرَىٰ فري
5 ala karşı عَلَى -
6 llahi Allah'a اللَّهِ -
7 keziben bir yalanı كَذِبًا كذب
8 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
9 yua'radune arz ederler يُعْرَضُونَ عرض
10 ala karşı عَلَىٰ -
11 rabbihim Rabblerine رَبِّهِمْ ربب
12 ve yekulu ve der وَيَقُولُ قول
13 l-eşhadu şahitler/tanıklar الْأَشْهَادُ شهد
14 ha'ula'i işte bunlardır هَٰؤُلَاءِ -
15 ellezine kimseler (ki) الَّذِينَ -
16 kezebu yalan söylediler كَذَبُوا كذب
17 ala karşı عَلَىٰ -
18 rabbihim Rabblerine رَبِّهِمْ ربب
19 ela değil mi (ki) أَلَا -
20 lea'netu laneti لَعْنَةُ لعن
21 llahi Allah'ın اللَّهِ -
22 ala karşıdır عَلَى -
23 z-zalimine zalimlere الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Fiil aktif çoğul 3. şahıs eril gelmiştir. Arzı bu kimseler yapmaktadır. Savunmalarını arz etmektedirler; sunmaktadırlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Yalanlama Kavram 244

244 Yanıltmak, aldatmak, kandırmak, hakkında yalan söylemek, yanlış yönlendirmek, onaylamamak, inkâr etmek. İşaret edilen şeyi inkâr etmemekle birlikte onun hakkında yanıltıcı, gerçek dışı uyduruk şeylere tabi olmak da tam olarak aynı kelimeyle işaret edilir.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Lanet etmek. Kavram 280

280 Uğursuz bırakmak. Yüce Allah'ın lanet etmesi hak etmiş kimseleri rahmetinden uzak tutmasıdır. Rahmetten uzak kalmak tüm uğursuzluklarla karşılaşmak demektir. Bu kimseler bir göz aydınlığı, mutluluk ve huzur asla göremezler.

Din konusunda Allah'a iftira atmak, yalan uydurmak. Kavram 402

402 Kutsal kitapların astından olan söylenti/hadis kitaplarıyla (Talmud, Kütüb-i Sitte, Riyâzus Sâlihîn vb. ) Yüce Allah'ın bizzat kendisine ve onun resûllerine iftira atmak. Allah'ın adına kutsi hadisler uydurmak. Tamamı zan olan 'Resûl buyurdu ki' sözleriyle resûl adına uydurulmuş bir din oluşturmak. Sünnet adı altında resûle iftira olan sözlere/hadislere tabi olmak. Mezheplere tabi olmak. Tarikatlara tabi olmak. Sadece Kur'an, sadece kutsal kitap dememek.

11. Hûd Suresi

Ayet 23

Arapça Metin (Harekeli)

1494|11|23|إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَأَخْبَتُوٓا۟ إِلَىٰ رَبِّهِمْ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْجَنَّةِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1494|11|23|ان الذين امنوا وعملوا الصلحت واخبتوا الي ربهم اوليك اصحب الجنه هم فيها خلدون

Latin Literal

23. İnnellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti ve ahbetû ilâ rabbihim ulâike ashâbul cenneh(cenneti), hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu kimseler (ki) iman47 ettiler ve yaptılar sâlihât18; ve boyun eğdiler* Rablerine4 doğru; işte bunlar; cennet ashâbıdır194 ; onlar orada** ölümsüzlerdir185.

Ahmed Samira Çevirisi

23 That those who believed and made/did the correct/righteous deeds, and they became humble/tranquil to their Lord, those are the Paradise’s owners/company/friends, they are in it immortally/eternally .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimseler (ki) الَّذِينَ -
3 amenu iman ettiler امَنُوا امن
4 ve amilu ve yaptılar وَعَمِلُوا عمل
5 s-salihati salihat الصَّالِحَاتِ صلح
6 ve ehbetu ve boyun eğdiler وَأَخْبَتُوا خبت
7 ila doğru إِلَىٰ -
8 rabbihim Rablerine رَبِّهِمْ ربب
9 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
10 eshabu ashabıdır أَصْحَابُ صحب
11 l-cenneti cennet الْجَنَّةِ جنن
12 hum onlar هُمْ -
13 fiha orada فِيهَا -
14 halidune ölümsüzlerdir خَالِدُونَ خلد

Notlar

Not 1

*Kalpleri titredi/ürperdi.**Cennette.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Sâlihât Kavram 18

18 Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik işler; bu yolla ilgili her şey.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Ölümsüzler Kavram 185

185 Hâlidûn, ölümsüz, ölmeyen. Cennet evrenleri var olduğu sürece ölmeyen. Cehennem evreni var olduğu sürece ölmeyen.

Ashâb Kavram 194

194 Yoldaş; aynı yolda/amaçta yol alanlar, aynı mekanda ve zamanda kaderleri ortak olanlar.

11. Hûd Suresi

Ayet 28

Arapça Metin (Harekeli)

1499|11|28|قَالَ يَٰقَوْمِ أَرَءَيْتُمْ إِن كُنتُ عَلَىٰ بَيِّنَةٍ مِّن رَّبِّى وَءَاتَىٰنِى رَحْمَةً مِّنْ عِندِهِۦ فَعُمِّيَتْ عَلَيْكُمْ أَنُلْزِمُكُمُوهَا وَأَنتُمْ لَهَا كَٰرِهُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1499|11|28|قال يقوم اريتم ان كنت علي بينه من ربي واتيني رحمه من عنده فعميت عليكم انلزمكموها وانتم لها كرهون

Latin Literal

28. Kâle yâ kavmi e reeytum in kuntu alâ beyyinetin min rabbî ve âtânî rahmeten min indihî fe ummiyet aleykum, e nulzimukumûhâ ve entum lehâ kârihûn(kârihûne).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Ey kavmim/toplumum! Gördünüz mü? Eğer olduysam Rabbimden4 bir beyanata620 karşı; ve geldiyse bir rahmet271 indinden/katından O’nun**; öyle ki körleştirildiyse*** sizlere; yapıştırır**** mıyım onu***** sizlere?; ve sizler ona****** kerhensiniz697."

Ahmed Samira Çevirisi

28 He said: "You (my) nation, did you see/understand if I was on an evidence from my Lord, and He gave me mercy from at Him, so (it) was blinding/confusing on you, that do we oblige/compel it to you , and you are to it hating?"147

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 ya kavmi ey kavmim/toplumum يَا قَوْمِ قوم
3 eraeytum gördünüz mü أَرَأَيْتُمْ راي
4 in eğer إِنْ -
5 kuntu olduysam كُنْتُ كون
6 ala karşı عَلَىٰ -
7 beyyinetin bir beyanat بَيِّنَةٍ بين
8 min مِنْ -
9 rabbi Rabbimden رَبِّي ربب
10 ve atani ve geldiyse وَاتَانِي اتي
11 rahmeten bir rahmet رَحْمَةً رحم
12 min مِنْ -
13 indihi indinden/katından O’nun عِنْدِهِ عند
14 feummiyet öyle ki körleştirildiyse فَعُمِّيَتْ عمي
15 aleykum sizlere عَلَيْكُمْ -
16 enulzimukumuha yapıştırır mıyım onu sizlere أَنُلْزِمُكُمُوهَا لزم
17 veentum ve sizler وَأَنْتُمْ -
18 leha ona لَهَا -
19 karihune kerhensiniz كَارِهُونَ كره

Notlar

Not 1

*Nûh.**Allah'ın.***Apaçık beyanatları görmeyen körlerseniz.****Musallat etmem onu sizlere.*****Risâleti.******Risâlete.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

Beyanat Kavram 620

620 Gizli saklı olmadan açıkça deklere edilmiş, apaçık bildirilmiş, belli edilmiş, apaçık ifade edilmiş.

Kerhen. Kavram 697

697 İstemeyerek, istemeye istemeye, gönülsüz olarak, tiksinerek, iğrenerek.

11. Hûd Suresi

Ayet 29

Arapça Metin (Harekeli)

1500|11|29|وَيَٰقَوْمِ لَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مَالًا إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَى ٱللَّهِ وَمَآ أَنَا۠ بِطَارِدِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِنَّهُم مُّلَٰقُوا۟ رَبِّهِمْ وَلَٰكِنِّىٓ أَرَىٰكُمْ قَوْمًا تَجْهَلُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1500|11|29|ويقوم لا اسلكم عليه مالا ان اجري الا علي الله وما انا بطارد الذين امنوا انهم ملقوا ربهم ولكني اريكم قوما تجهلون

Latin Literal

29. Ve yâ kavmi lâ es’elukum aleyhi mâlâ(mâlen), in ecriye illâ alâllâhi ve mâ ene bi târidillezîne âmenû, innehum mulâkû rabbihim ve lâkinnî erâkum kavmen techelûn(techelûne).

Türkçe Çeviri

"Ve ey kavmim/toplumum! Sual etmem/sormam sizlere ona* karşı bir mal ki benim ecrim820 ancak Allah'a karşıdır; ve ben iman47 etmiş kimseleri bir kovan/uzaklaştıran değilim; doğrusu onlar kavuşanlardır** Rablerine4; velakin/fakat ben görüyorum sizleri cahillik489 eder bir kavim/toplum (olarak)."

Ahmed Samira Çevirisi

29 And you my nation, I do not ask/demand/beg you on it (for) property/possession/wealth, that my reward/wage is except on (from) God, and I am not with expelling/driving out those who believed, that they are receiving/meeting/finding their Lord, and but I only, I see/understand you (as) a nation being lowly/ignorant .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ya kavmi ve ey kavmim/toplumum وَيَا قَوْمِ قوم
2 la لَا -
3 eselukum sual etmem/sormam sizlere أَسْأَلُكُمْ سال
4 aleyhi ona karşı عَلَيْهِ -
5 malen bir mal مَالًا مول
6 in ki إِنْ -
7 ecriye benim ecrim أَجْرِيَ اجر
8 illa ancak إِلَّا -
9 ala karşıdır عَلَى -
10 llahi Allah'a اللَّهِ -
11 ve ma ve değilim وَمَا -
12 ena ben أَنَا -
13 bitaridi kovan/uzaklaştıran بِطَارِدِ طرد
14 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
15 amenu iman ettiler امَنُوا امن
16 innehum doğrusu onlar إِنَّهُمْ -
17 mulaku kavuşanlardır مُلَاقُو لقي
18 rabbihim Rabblerine رَبِّهِمْ ربب
19 velakinni velakin/fakat ben وَلَٰكِنِّي -
20 erakum görüyorum sizleri أَرَاكُمْ راي
21 kavmen bir kavim/toplum قَوْمًا قوم
22 techelune cahillik eder تَجْهَلُونَ جهل

Notlar

Not 1

*Risâlete.**İman etmek Rable tanışmak demek, O'nunla kavuşmak demektir. Elbette vefatla birlikte daha ileri bir seviyede kavuşma da gerçekleşir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Cahil Kavram 489

489 Bilgisiz, bihaber, bilinçsizlik, farkındalığı olmayan.

Ecir Kavram 820

820 Ödül, mükafat.

11. Hûd Suresi

Ayet 34

Arapça Metin (Harekeli)

1505|11|34|وَلَا يَنفَعُكُمْ نُصْحِىٓ إِنْ أَرَدتُّ أَنْ أَنصَحَ لَكُمْ إِن كَانَ ٱللَّهُ يُرِيدُ أَن يُغْوِيَكُمْ هُوَ رَبُّكُمْ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1505|11|34|ولا ينفعكم نصحي ان اردت ان انصح لكم ان كان الله يريد ان يغويكم هو ربكم واليه ترجعون

Latin Literal

34. Ve lâ yenfeukum nushî in eredtu en ensaha lekum in kânallâhu yurîdu en yugviyekum, huve rabbukum ve ileyhi turceûn(turceûne).

Türkçe Çeviri

"Ve menfaat sağlamaz nasihatım -eğer razı olduysam (bile) ki nasihat ederim sizlere- eğer olduysa Allah razı olur ki yoldan çıkarır* sizleri; O** Rabbinizdir4; ve O'na*** döndürülürsünüz.

Ahmed Samira Çevirisi

34 And my advise does not benefit you, if I wanted/intended that I advise for you, if God was wanting/willing that He misguides/lures you, He is your Lord, and to Him you are being returned.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve la ve وَلَا -
2 yenfeukum menfaat sağlamaz يَنْفَعُكُمْ نفع
3 nushi nasihatım نُصْحِي نصح
4 in eğer إِنْ -
5 eradtu razı olduysam أَرَدْتُ رود
6 en ki أَنْ -
7 ensaha nasihat ederim أَنْصَحَ نصح
8 lekum sizlere لَكُمْ -
9 in eğer إِنْ -
10 kane olduysa كَانَ كون
11 llahu Allah اللَّهُ -
12 yuridu razı olur يُرِيدُ رود
13 en ki أَنْ -
14 yugviyekum yoldan çıkarır sizleri يُغْوِيَكُمْ غوي
15 huve O هُوَ -
16 rabbukum Rabbinizdir رَبُّكُمْ ربب
17 ve ileyhi ve O'na وَإِلَيْهِ -
18 turceune döndürülürsünüz تُرْجَعُونَ رجع

Notlar

Not 1

*Yoldan çıkmanıza razı olursa.**Allah.***Allah'a.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

11. Hûd Suresi

Ayet 41

Arapça Metin (Harekeli)

1512|11|41|وَقَالَ ٱرْكَبُوا۟ فِيهَا بِسْمِ ٱللَّهِ مَجْر۪ىٰهَا وَمُرْسَىٰهَآ إِنَّ رَبِّى لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1512|11|41|وقال اركبوا فيها بسم الله مجريها ومرسيها ان ربي لغفور رحيم

Latin Literal

41. Ve kâlerkebû fîhâ bismillâhi mecrâhâ ve mursâhâ, inne rabbî le gafûrun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

Ve dedi*: "Binin ona**; Allah'ın ismiyledir akması onun** ve sabitlendirilmesi onun**; doğrusu Rabbim4 mutlak ki bir Gafûr’dur20; bir Rahîm’dir2."

Ahmed Samira Çevirisi

41 And he said: "Ride/embark/board in it, by God’s name its channel/passage/course , and its anchor/landing , that my Lord (is) forgiving, merciful."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
2 rkebu binin ارْكَبُوا ركب
3 fiha ona (gemiye) فِيهَا -
4 bismi ismiyledir بِسْمِ سمو
5 llahi Allah'ın اللَّهِ -
6 mecraha akması onun مَجْرَاهَا جري
7 ve mursaha ve sabitlendirilmesi onun وَمُرْسَاهَا رسو
8 inne doğrusu إِنَّ -
9 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
10 legafurun mutlak ki bir Gafûr’dur لَغَفُورٌ غفر
11 rahimun bir Rahîm’dir رَحِيمٌ رحم

Notlar

Not 1

*Nûh.**Gemiye.**Geminin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm Kavram 2

2 Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Gafûr Kavram 20

20 Bağışlayan.

11. Hûd Suresi

Ayet 45

Arapça Metin (Harekeli)

1516|11|45|وَنَادَىٰ نُوحٌ رَّبَّهُۥ فَقَالَ رَبِّ إِنَّ ٱبْنِى مِنْ أَهْلِى وَإِنَّ وَعْدَكَ ٱلْحَقُّ وَأَنتَ أَحْكَمُ ٱلْحَٰكِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1516|11|45|ونادي نوح ربه فقال رب ان ابني من اهلي وان وعدك الحق وانت احكم الحكمين

Latin Literal

45. Ve nâdâ nûhun rabbehu fe kâle rabbi innebnî min ehlî ve inne va’dekel hakku ve ente ahkemul hâkimîn(hâkimîne).

Türkçe Çeviri

Ve nida* etti Nûh Rabbine4; öyle ki dedi**: "Rabbim4! Doğrusu oğlum ehlimdendir568; ve doğrusu senin vaadin haktır/gerçektir; ve sen en hâkim821 (olan) Hâkim'sin821.

Ahmed Samira Çevirisi

45 And Noah called/cried (to) his Lord so he said: "My Lord, that my son (is) from my family , and that your promise (is) the truth , and you are most judicious (of) the judges/rulers."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve nada ve nida etti وَنَادَىٰ ندو
2 nuhun Nûh نُوحٌ -
3 rabbehu Rabbine رَبَّهُ ربب
4 fe kale öyle ki dedi فَقَالَ قول
5 rabbi Rabbim! رَبِّ ربب
6 inne doğrusu إِنَّ -
7 bni oğlum ابْنِي بني
8 min مِنْ -
9 ehli ehlimdendir أَهْلِي اهل
10 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
11 vea'deke vaadin senin وَعْدَكَ وعد
12 l-hakku haktır/gerçektir الْحَقُّ حقق
13 ve ente ve sen وَأَنْتَ -
14 ehkemu en Hâkim (olan) أَحْكَمُ حكم
15 l-hakimine Hâkimsin الْحَاكِمِينَ حكم

Notlar

Not 1

*Seslendi.**Nûh.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

11. Hûd Suresi

Ayet 47

Arapça Metin (Harekeli)

1518|11|47|قَالَ رَبِّ إِنِّىٓ أَعُوذُ بِكَ أَنْ أَسْـَٔلَكَ مَا لَيْسَ لِى بِهِۦ عِلْمٌ وَإِلَّا تَغْفِرْ لِى وَتَرْحَمْنِىٓ أَكُن مِّنَ ٱلْخَٰسِرِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1518|11|47|قال رب اني اعوذ بك ان اسلك ما ليس لي به علم والا تغفر لي وترحمني اكن من الخسرين

Latin Literal

47. Kâle rabbi innî eûzu bike en es’eleke mâ leyse lî bihî ilm(ilmun), ve illâ tagfirlî ve terhamnî ekun minel hâsirîn(hâsirîne).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Rabbim4! Doğrusu ben sığınırım sana ki sual ederim/sorarım sana bana hakkında bir ilim1143 olmayanı; ve ki mağfiret319 etmezsen bana; ve rahmet271 etmezsen bana; olurum hüsrana uğrayanlardan."

Ahmed Samira Çevirisi

47 He said: "My Lord that I seek protection with You, that I ask/beg You what is not with me knowledge with it (I know nothing about), and unless You forgive for me and have mercy upon me, I will be from the losers ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
3 inni doğrusu ben إِنِّي -
4 euzu sığınırım أَعُوذُ عوذ
5 bike sana بِكَ -
6 en ki أَنْ -
7 eseleke sual ederim/sorarım أَسْأَلَكَ سال
8 ma مَا -
9 leyse olmayanı لَيْسَ ليس
10 li bana لِي -
11 bihi hakkında بِهِ -
12 ilmun bir ilim عِلْمٌ علم
13 ve illa ve ki وَإِلَّا -
14 tegfir mağfiret etmezsen تَغْفِرْ غفر
15 li bana لِي -
16 ve terhamni ve rahmet etmezsen bana وَتَرْحَمْنِي رحم
17 ekun olurum أَكُنْ كون
18 mine مِنَ -
19 l-hasirine hüsrana uğrayanlardan الْخَاسِرِينَ خسر

Notlar

Not 1

*Nûh.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

Mağfiret Kavram 319

319 Bağışlama, affetme.

İlim, ilim. Kavram 1143

1143 Kanıta dayalı, ispatlı, kesin ve şüphesiz bilgi. Her bir kimse aynı bilgiyi takip ederek aynı sonuca ulaşmalıdır; tekrar edilebilir ve her seferinde aynı sonuç elde edilmelidir. Matematik gibi. İki elmanın yanına evrenin her neresinde olursa olsun 2 elma daha koyarsak toplam 4 elma olur. İşte bu bir ilimdir. Kesin bilgidir.

11. Hûd Suresi

Ayet 52

Arapça Metin (Harekeli)

1523|11|52|وَيَٰقَوْمِ ٱسْتَغْفِرُوا۟ رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُوٓا۟ إِلَيْهِ يُرْسِلِ ٱلسَّمَآءَ عَلَيْكُم مِّدْرَارًا وَيَزِدْكُمْ قُوَّةً إِلَىٰ قُوَّتِكُمْ وَلَا تَتَوَلَّوْا۟ مُجْرِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1523|11|52|ويقوم استغفروا ربكم ثم توبوا اليه يرسل السما عليكم مدرارا ويزدكم قوه الي قوتكم ولا تتولوا مجرمين

Latin Literal

52. Ve yâ kavmistagfirû rabbekum summe tûbû ileyhi yursilis semâe aleykum midrâran ve yezidkum kuvveten ilâ kuvvetikum ve lâ tetevellev mucrimîn(mucrimîne).

Türkçe Çeviri

Ve ey kavmim/toplumum! Mağfiret319 dileyin Rabbinize4; sonra tevbe33 edin O'na doğru; göndersin gökten180 üzerinize bolca yağmur*; ve ziyade etsin sizlere bir kuvveti kuvvetinize doğru; yüz çevirmeyin mücrim674 (olarak).

Ahmed Samira Çevirisi

52 And you (my) nation, ask for forgiveness (from) your Lord then repent to Him, He sends the skies/space on you flowing/pouring abundantly, and He increases you strength/power to your strength/power , and do not turn away (as) criminals/sinners .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ya kavmi ve ey kavmim/toplumum وَيَا قَوْمِ قوم
2 stegfiru mağfiret dileyin اسْتَغْفِرُوا غفر
3 rabbekum Rabbinize رَبَّكُمْ ربب
4 summe sonra ثُمَّ -
5 tubu tevbe edin تُوبُوا توب
6 ileyhi O'na doğru إِلَيْهِ -
7 yursili göndersin يُرْسِلِ رسل
8 s-semae gökten السَّمَاءَ سمو
9 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
10 midraran bolca yağmur مِدْرَارًا درر
11 ve yezidkum ve ziyade etsin sizlere وَيَزِدْكُمْ زيد
12 kuvveten bir kuvveti قُوَّةً قوي
13 ila doğru إِلَىٰ -
14 kuvvetikum kuvvetinize قُوَّتِكُمْ قوي
15 ve la وَلَا -
16 tetevellev yüz çevirmeyin تَتَوَلَّوْا ولي
17 mucrimine mücrimin مُجْرِمِينَ جرم

Notlar

Not 1

*Bol akan.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Tevbe Kavram 33

33 Dönmek, vazgeçmek.

gök; göğü Kavram 180

180 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Tekil olarak; Dünya atmosferi, diğer gezegenlerin atmosferi, galaksimiz içindeki bir nebula/bulutsu ya da evrenin kendisi işaret edilmiş olabilir. Gök kavramı ayetin işareti üzerinden okunmalıdır.

Mağfiret Kavram 319

319 Bağışlama, affetme.

Mücrim Kavram 674

674 Cürüm işleyenler, suçlular.

11. Hûd Suresi

Ayet 56

Arapça Metin (Harekeli)

1527|11|56|إِنِّى تَوَكَّلْتُ عَلَى ٱللَّهِ رَبِّى وَرَبِّكُم مَّا مِن دَآبَّةٍ إِلَّا هُوَ ءَاخِذٌۢ بِنَاصِيَتِهَآ إِنَّ رَبِّى عَلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

1527|11|56|اني توكلت علي الله ربي وربكم ما من دابه الا هو اخذ بناصيتها ان ربي علي صرط مستقيم

Latin Literal

56. İnnî tevekkeltu alâllâhi rabbî ve rabbikum, mâ min dâbbetin illâ huve âhızun bi nâsıyetihâ, inne rabbî alâ sırâtın mustekîm(mustekîmin).

Türkçe Çeviri

Doğrusu ben* tevekkül79 ettim Allah'a karşı; Rabbime4; ve Rabbinize4; Yoktur hiçbir dâbbe599 dışında O’na**; (ki) tutandır*** perçemini919 onun****; doğrusu Rabbim4 üzerindedir dosdoğru bir yol.

Ahmed Samira Çevirisi

56 That I relied/depended on God, my Lord and your Lord, (there is) not from a walker/creeper except He is taking with its forehead/foreheads’ hair, that my Lord (is) on (a) straight/direct/balanced road/way .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inni doğrusu ben إِنِّي -
2 tevekkeltu tevekkül ettim تَوَكَّلْتُ وكل
3 ala karşı عَلَى -
4 llahi Allah'a اللَّهِ -
5 rabbi Rabbime رَبِّي ربب
6 ve rabbikum ve Rabbinize وَرَبِّكُمْ ربب
7 ma yoktur مَا -
8 min hiçbir مِنْ -
9 dabbetin dabbe دَابَّةٍ دبب
10 illa dışında إِلَّا -
11 huve O’na (ki) هُوَ -
12 ahizun tutandır اخِذٌ اخذ
13 binasiyetiha perçemini onun بِنَاصِيَتِهَا نصي
14 inne doğrusu إِنَّ -
15 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
16 ala üzeredir عَلَىٰ -
17 siratin bir yol صِرَاطٍ صرط
18 mustekimin dosdoğru مُسْتَقِيمٍ قوم

Notlar

Not 1

*Hûd.**Allah'a.***Allah.****Dâbbenin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Tevekkül Kavram 79

79 Vekil olarak yetkilendirmek, atamak, vazifelendirmek.

Dâbbe Kavram 599

599 Hareket eden, debelenen, canlı her şey.

11. Hûd Suresi

Ayet 57

Arapça Metin (Harekeli)

1528|11|57|فَإِن تَوَلَّوْا۟ فَقَدْ أَبْلَغْتُكُم مَّآ أُرْسِلْتُ بِهِۦٓ إِلَيْكُمْ وَيَسْتَخْلِفُ رَبِّى قَوْمًا غَيْرَكُمْ وَلَا تَضُرُّونَهُۥ شَيْـًٔا إِنَّ رَبِّى عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ حَفِيظٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1528|11|57|فان تولوا فقد ابلغتكم ما ارسلت به اليكم ويستخلف ربي قوما غيركم ولا تضرونه شيا ان ربي علي كل شي حفيظ

Latin Literal

57. Fe in tevellev fe kad eblagtukum mâ ursiltu bihî ileykum, ve yestahlifu rabbî kavmen gayrekum, ve lâ tedurrûnehu şey’â(şey’en), inne rabbî alâ kulli şey’in hafîz(hafîzun).

Türkçe Çeviri

Öyle ki eğer yüz çevirirseniz; öyle ki muhakkak belâgat221 ettim kendisiyle gönderildiğimi sizlere; ve halife65 kılar Rabbim4 sizden başka bir kavmi/toplumu; ve zarar veremezsiniz ona* bir şey; doğrusu Rabbim4 her şey üzerine bir Hafîz’dır613.

Ahmed Samira Çevirisi

57 So if they turned away, so I had communicated/informed you what I was sent with it to you, and my Lord makes a successor a nation other than you, and you do not harm Him a thing, that my Lord (is) on every thing (an) honest protector/observer ."149

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
2 tevellev yüz çevirirseniz تَوَلَّوْا ولي
3 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
4 eblegtukum belagat ettim أَبْلَغْتُكُمْ بلغ
5 ma مَا -
6 ursiltu gönderildiğimi أُرْسِلْتُ رسل
7 bihi kendisiyle بِهِ -
8 ileykum sizlere إِلَيْكُمْ -
9 ve yestehlifu ve halife kılar وَيَسْتَخْلِفُ خلف
10 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
11 kavmen bir kavmi/toplumu قَوْمًا قوم
12 gayrakum sizden başka غَيْرَكُمْ غير
13 ve la ve وَلَا -
14 tedurrunehu zarar veremezsiniz ona تَضُرُّونَهُ ضرر
15 şey'en bir şey شَيْئًا شيا
16 inne doğrusu إِنَّ -
17 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
18 ala üzerine عَلَىٰ -
19 kulli her كُلِّ كلل
20 şey'in şeyi شَيْءٍ شيا
21 hafizun bir Hafîz’dır حَفِيظٌ حفظ

Notlar

Not 1

*Kavme/topluma.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Halife Kavram 65

65 Sonrası gelen, halef.

Belâg, mesaj, bildiri, ültimatom. Kavram 221

221 Belâg; tebligat, komünikasyon, temas, iletişim, bildiri, raporlama, ültimatom, mesaj, duyuru, anons.

11. Hûd Suresi

Ayet 59

Arapça Metin (Harekeli)

1530|11|59|وَتِلْكَ عَادٌ جَحَدُوا۟ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِمْ وَعَصَوْا۟ رُسُلَهُۥ وَٱتَّبَعُوٓا۟ أَمْرَ كُلِّ جَبَّارٍ عَنِيدٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

1530|11|59|وتلك عاد جحدوا بايت ربهم وعصوا رسله واتبعوا امر كل جبار عنيد

Latin Literal

59. Ve tilke âdun cehadû bi âyâti rabbihim ve asav rusulehu vettebeû emre kulli cebbârin anîd(anîdin).

Türkçe Çeviri

Ve işte şu Âd; cihat356 ettiler Rabblerinin4 ayetlerine; ve isyan ettiler O'nun resûllerine418; ve tabi oldular emrine* her bir inatçı cebbârın898.

Ahmed Samira Çevirisi

59 And that is Aad, they disbelieved and denied with their Lord’s evidences/verses and they disobeyed His messengers, and they followed every stubborn’s/obstinant’s tyrant’s/rebels’ order/command .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve tilke ve işte şu وَتِلْكَ -
2 aadun Âd عَادٌ عود
3 cehadu cihat ettiler جَحَدُوا جحد
4 biayati ayetlerine بِايَاتِ ايي
5 rabbihim Rabblerinin رَبِّهِمْ ربب
6 ve asav ve isyan ettiler وَعَصَوْا عصي
7 rusulehu O'nun resûllerine رُسُلَهُ رسل
8 vettebeu ve tabi oldular وَاتَّبَعُوا تبع
9 emra emrine أَمْرَ امر
10 kulli her كُلِّ كلل
11 cebbarin zorbanın جَبَّارٍ جبر
12 anidin inatçı عَنِيدٍ عند

Notlar

Not 1

*Zorbalık yapan, zorbalıkta inat eden kimselerin emrine.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Cihat etmek Kavram 356

356 Mücadele etmek. Kur’an’da savaş/öldürmek katletmek olarak işaret edilir. Cihat etmek Kur’an’la yapılan mücadeledir. 25:52 ayetinde kâfirlerle karşı en büyük cihadın Kur’an’la yapılması gerektiğini Yüce Rabbimiz apaçık bir şekilde bizlere bildirilmektedir. Kur’an’la cihat eden kimselere de mücahit denir.

Resûl Kavram 418

418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.

11. Hûd Suresi

Ayet 60

Arapça Metin (Harekeli)

1531|11|60|وَأُتْبِعُوا۟ فِى هَٰذِهِ ٱلدُّنْيَا لَعْنَةً وَيَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ أَلَآ إِنَّ عَادًا كَفَرُوا۟ رَبَّهُمْ أَلَا بُعْدًا لِّعَادٍ قَوْمِ هُودٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

1531|11|60|واتبعوا في هذه الدنيا لعنه ويوم القيمه الا ان عادا كفروا ربهم الا بعدا لعاد قوم هود

Latin Literal

60. Ve utbiû fî hâzihid dunyâ la’neten ve yevmel kıyâmeh(kıyâmeti), e lâ inne âden keferû rabbehum, e lâ bu’den li âdin kavmi hûd(hûdin).

Türkçe Çeviri

Ve tabi edildiler bu dünyada bir lanete280 ve kıyamet148 gününde (de); değil mi (ki) doğrusu Âd (ki) kâfirlik25 ettiler Rabblerine4; değil mi (ki) bir uzaklıktır* Hûd'un Âd kavmine/toplumuna.

Ahmed Samira Çevirisi

60 And they were followed in this the present world (by) curse/torture and the Resurrection Day, is not that Aad disbelieved (in) their Lord, is not destruction/death/curse to Aad, Hood’s nation?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve utbiu ve tabi edildiler وَأُتْبِعُوا تبع
2 fi فِي -
3 hazihi bu هَٰذِهِ -
4 d-dunya dünyada الدُّنْيَا دنو
5 lea'neten bir lanete لَعْنَةً لعن
6 ve yevme ve gününde (de) وَيَوْمَ يوم
7 l-kiyameti kıyamet الْقِيَامَةِ قوم
8 ela değil mi (ki) أَلَا -
9 inne doğrusu إِنَّ -
10 aaden Âd عَادًا عود
11 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
12 rabbehum Rabblerine رَبَّهُمْ ربب
13 ela değil mi (ki) أَلَا -
14 bua'den bir uzaklıktır بُعْدًا بعد
15 liaadin Ad لِعَادٍ عود
16 kavmi kavmine قَوْمِ قوم
17 hudin Hûd'un هُودٍ هود

Notlar

Not 1

*Yüce Allah'ın lanetinin kendi rahmetinden uzak tutması olduğunu net bir şekilde anlarız.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Kıyamet günü Kavram 148

148 Kıyam günü/dönemi/evresi. Yaratılış özelliğinin dikilmesi/ayağa kalkması; insanın yaratılış özelliği olan beynin (bedenle veya bedensiz) dikilmesi/ayağa kalkması. Ahiret evreninde bilincin avatar bedene yüklenmesiyle aktive olduğu, dirildiği gün/dönem/evre.

Lanet etmek. Kavram 280

280 Uğursuz bırakmak. Yüce Allah'ın lanet etmesi hak etmiş kimseleri rahmetinden uzak tutmasıdır. Rahmetten uzak kalmak tüm uğursuzluklarla karşılaşmak demektir. Bu kimseler bir göz aydınlığı, mutluluk ve huzur asla göremezler.

11. Hûd Suresi

Ayet 61

Arapça Metin (Harekeli)

1532|11|61|وَإِلَىٰ ثَمُودَ أَخَاهُمْ صَٰلِحًا قَالَ يَٰقَوْمِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَٰهٍ غَيْرُهُۥ هُوَ أَنشَأَكُم مِّنَ ٱلْأَرْضِ وَٱسْتَعْمَرَكُمْ فِيهَا فَٱسْتَغْفِرُوهُ ثُمَّ تُوبُوٓا۟ إِلَيْهِ إِنَّ رَبِّى قَرِيبٌ مُّجِيبٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1532|11|61|والي ثمود اخاهم صلحا قال يقوم اعبدوا الله ما لكم من اله غيره هو انشاكم من الارض واستعمركم فيها فاستغفروه ثم توبوا اليه ان ربي قريب مجيب

Latin Literal

61. Ve ilâ semûde ehâhum sâlihâ(sâlihan), kâle yâ kavmi’budûllâhe mâ lekum min ilâhin gayruh(gayruhu), huve enşeekum minel ardı vesta’merekum fîhâ festâgfirûhu summe tûbû ileyh(ileyhi), inne rabbî karîbun mucîb(mucîbun).

Türkçe Çeviri

Ve Semûd'adır kardeşleri Sâlih; dedi*: "Ey kavmim/toplumum! Kulluk46 edin Allah'a; yoktur sizlere hiçbir ilâh74 O'ndan başka; O (ki) inşa etti sizleri yerden**; ve yaşam oluşturdu orada***; öyle ki mağfiret319 dileyin; sonra tevbe33 edin O'na; doğrusu Rabbim4 bir yakındır cevaplayana****.

Ahmed Samira Çevirisi

61 And to Thamud their brother Saleh, He said: "You (my) nation worship God, (there is) not for you from a God other than Him, He created you in the Earth , and He made you inhabit/populate in it, so ask Him for forgiveness, then repent to Him, that my Lord (is) near/close answering/replying."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ila ve وَإِلَىٰ -
2 semude Semûd’adır ثَمُودَ -
3 ehahum kardeşleri أَخَاهُمْ اخو
4 salihen Sâlih صَالِحًا صلح
5 kale dedi قَالَ قول
6 ya kavmi ey kavmim/toplumum يَا قَوْمِ قوم
7 a'budu kulluk edin اعْبُدُوا عبد
8 llahe Allah'a اللَّهَ -
9 ma yoktur مَا -
10 lekum sizlere لَكُمْ -
11 min hiçbir مِنْ -
12 ilahin ilâh إِلَٰهٍ اله
13 gayruhu O'ndan başka غَيْرُهُ غير
14 huve O (ki) هُوَ -
15 enşeekum inşa etti sizleri أَنْشَأَكُمْ نشا
16 mine مِنَ -
17 l-erdi yerden الْأَرْضِ ارض
18 vestea'merakum ve yaşam oluşturdu sizlere وَاسْتَعْمَرَكُمْ عمر
19 fiha orada فِيهَا -
20 festegfiruhu öyle ki mağfiret dileyin O’na فَاسْتَغْفِرُوهُ غفر
21 summe sonra ثُمَّ -
22 tubu tevbe edin تُوبُوا توب
23 ileyhi O’na إِلَيْهِ -
24 inne doğrusu إِنَّ -
25 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
26 karibun bir yakındır قَرِيبٌ قرب
27 mucibun cevaplayana مُجِيبٌ جوب

Notlar

Not 1

*Sâlih.**Yeryüzünden.***Yerde.****Rablerinin çağrısına cevap verene yakındır. Tek tanrıcılara yakındır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Tevbe Kavram 33

33 Dönmek, vazgeçmek.

Kulluk etmek Kavram 46

46 Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.

ilâh Kavram 74

74 Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Mağfiret Kavram 319

319 Bağışlama, affetme.

11. Hûd Suresi

Ayet 63

Arapça Metin (Harekeli)

1534|11|63|قَالَ يَٰقَوْمِ أَرَءَيْتُمْ إِن كُنتُ عَلَىٰ بَيِّنَةٍ مِّن رَّبِّى وَءَاتَىٰنِى مِنْهُ رَحْمَةً فَمَن يَنصُرُنِى مِنَ ٱللَّهِ إِنْ عَصَيْتُهُۥ فَمَا تَزِيدُونَنِى غَيْرَ تَخْسِيرٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

1534|11|63|قال يقوم اريتم ان كنت علي بينه من ربي واتيني منه رحمه فمن ينصرني من الله ان عصيته فما تزيدونني غير تخسير

Latin Literal

63. Kâle yâ kavmi e reeytum in kuntu alâ beyyinetin min rabbî ve âtânî minhu rahmeten fe men yansurunî minallâhi in asaytuhu fe mâ tezîdûnenî gayre tahsîr(tahsîrin).

Türkçe Çeviri

Dedi: "Ey kavmim/toplumum! Gördünüz mü? Eğer olduysam bir beyanata620 karşı Rabbimden4; ve verdiyse* bana kendisinden bir rahmet271; öyle ki kim yardım eder Allah'a karşı eğer isyan ettiysem O’na; öyle ki ziyade eder değilsiniz bana bir hüsran (-dan) başkasını.

Ahmed Samira Çevirisi

63 He said: "You (my) nation did you see/understand if I was on an evidence from my Lord, and He gave me from Him mercy, so who gives me victory/aid if I disobeyed Him, so you do not increase me except loss ?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 ya kavmi ey kavmim/toplumum يَا قَوْمِ قوم
3 eraeytum gördünüz mü أَرَأَيْتُمْ راي
4 in eğer إِنْ -
5 kuntu olduysam كُنْتُ كون
6 ala karşı عَلَىٰ -
7 beyyinetin bir beyanata بَيِّنَةٍ بين
8 min مِنْ -
9 rabbi Rabbimden رَبِّي ربب
10 ve atani ve verdiyse bana وَاتَانِي اتي
11 minhu kendisinden مِنْهُ -
12 rahmeten bir rahmet رَحْمَةً رحم
13 femen öyle ki kim فَمَنْ -
14 yensuruni yardım eder يَنْصُرُنِي نصر
15 mine karşı مِنَ -
16 llahi Allah'a اللَّهِ -
17 in eğer إِنْ -
18 asaytuhu isyan ettiysem O’na عَصَيْتُهُ عصي
19 fema öyleki değilsiniz فَمَا -
20 teziduneni ziyade eder bana تَزِيدُونَنِي زيد
21 gayra başka غَيْرَ غير
22 tehsirin hüsran تَخْسِيرٍ خسر

Notlar

Not 1

*Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

Beyanat Kavram 620

620 Gizli saklı olmadan açıkça deklere edilmiş, apaçık bildirilmiş, belli edilmiş, apaçık ifade edilmiş.

11. Hûd Suresi

Ayet 66

Arapça Metin (Harekeli)

1537|11|66|فَلَمَّا جَآءَ أَمْرُنَا نَجَّيْنَا صَٰلِحًا وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَعَهُۥ بِرَحْمَةٍ مِّنَّا وَمِنْ خِزْىِ يَوْمِئِذٍ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ ٱلْقَوِىُّ ٱلْعَزِيزُ

Arapça Metin (Harekesiz)

1537|11|66|فلما جا امرنا نجينا صلحا والذين امنوا معه برحمه منا ومن خزي يوميذ ان ربك هو القوي العزيز

Latin Literal

66. Fe lemmâ câe emrunâ necceynâ sâlihan vellezîne âmenû meahu bi rahmetin minnâ ve min hizyi yevmi iz(izin), inne rabbeke huvel kaviyyul azîz(azîzu).

Türkçe Çeviri

Öyle ki ne zaman geldi emrimiz200; kurtardık Sâlih'i ve onunla* beraber iman47 etmiş kimseleri kendimizden bir rahmetle271; ve rezilliğinden günün; doğrusu (senin) Rabbin4; O (ki) Kaviyy’dir72; Azîz’dir37.

Ahmed Samira Çevirisi

66 So when Our promise came We saved/rescued Saleh and those who believed with him, with mercy from Us and from that days’ shame/scandal/disgrace, that your Lord, He is the powerful/strong, the glorious/mighty .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
2 ca'e geldi جَاءَ جيا
3 emruna emrimiz أَمْرُنَا امر
4 necceyna kurtardık نَجَّيْنَا نجو
5 salihen Sâlih'i صَالِحًا صلح
6 vellezine ve kimseleri وَالَّذِينَ -
7 amenu iman etmiş امَنُوا امن
8 meahu onunla beraber مَعَهُ -
9 birahmetin bir rahmetle بِرَحْمَةٍ رحم
10 minna bizden مِنَّا -
11 ve min ve وَمِنْ -
12 hizyi aşağılığından/perişanlığından خِزْيِ خزي
13 yevmiizin o günün يَوْمِئِذٍ -
14 inne doğrusu إِنَّ -
15 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
16 huve O هُوَ -
17 l-kaviyyu Kaviyy’dir الْقَوِيُّ قوي
18 l-azizu Azîz’dir الْعَزِيزُ عزز

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Azîz Kavram 37

37 Güç yetiren.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kaviyy Kavram 72

72 Kuvvetli.

emir, emretmek Kavram 200

200 Buyurmak, talepte bulunmak, istekte bulunmak, nasihat etmek, buyruk, talep, istek, nasihat. Kur'an'daki emretmek kavramı zorla bir şeyi yaptırmak, yapılmadığında ceza vermek asla değildir.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

11. Hûd Suresi

Ayet 68

Arapça Metin (Harekeli)

1539|11|68|كَأَن لَّمْ يَغْنَوْا۟ فِيهَآ أَلَآ إِنَّ ثَمُودَا۟ كَفَرُوا۟ رَبَّهُمْ أَلَا بُعْدًا لِّثَمُودَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1539|11|68|كان لم يغنوا فيها الا ان ثمودا كفروا ربهم الا بعدا لثمود

Latin Literal

68. Ke en lem yagnev fîhâ, e lâ inne semûde keferû rabbehum, e lâ bu’den li semûd(semûde).

Türkçe Çeviri

Sanki hiç ganiyleşmiyorlardı* orada**; değil mi (ki) doğrusu Semûd (ki) kâfirlik25 ettiler Rabblerine4; değil mi (ki) bir uzaklıktır Semûd’a.

Ahmed Samira Çevirisi

68 As though they did not inhabit/enrich in it, is (it) not that Thamud disbelieved (in) their Lord, is not destruction/death/curse to Thamud?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 keen sanki كَأَنْ -
2 lem hiç لَمْ -
3 yegnev ganiyleşmiyorlardı يَغْنَوْا غني
4 fiha orada فِيهَا -
5 ela değil mi (ki) أَلَا -
6 inne doğrusu إِنَّ -
7 semude Semûd (kii) ثَمُودَ -
8 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
9 rabbehum Rabblerine رَبَّهُمْ ربب
10 ela değil mi (ki) أَلَا -
11 bua'den bir uzaklıktır بُعْدًا بعد
12 lisemude Semûd’a لِثَمُودَ -

Notlar

Not 1

*Zenginleşmek, gönenmek.**Bulundukları yerde.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

11. Hûd Suresi

Ayet 76

Arapça Metin (Harekeli)

1547|11|76|يَٰٓإِبْرَٰهِيمُ أَعْرِضْ عَنْ هَٰذَآ إِنَّهُۥ قَدْ جَآءَ أَمْرُ رَبِّكَ وَإِنَّهُمْ ءَاتِيهِمْ عَذَابٌ غَيْرُ مَرْدُودٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

1547|11|76|يابرهيم اعرض عن هذا انه قد جا امر ربك وانهم اتيهم عذاب غير مردود

Latin Literal

76. Yâ ibrâhîmu a’rid an hâzâ, innehu kad câe emru rabbik(rabbike), ve innehum âtîhim azâbun gayru merdûd(merdûdin).

Türkçe Çeviri

Ey ibrahim! Dön bundan*; doğrusu o** muhakkak gelmiş emridir Rabbinin4; ve doğrusu onlar***; verilenlerdir bir azap (ki) bir reddedilen olmaksızındır.

Ahmed Samira Çevirisi

76 You Abraham, turn away from that, that it truly, your Lord’s order/command had come, and that they, (a) torture (which is) not being returned, is coming to them.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya ibrahimu ey ibrahim يَا إِبْرَاهِيمُ -
2 ea'rid dön أَعْرِضْ عرض
3 an عَنْ -
4 haza bundan هَٰذَا -
5 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
6 kad muhakkak قَدْ -
7 ca'e gelmiş جَاءَ جيا
8 emru emridir أَمْرُ امر
9 rabbike Rabbinin رَبِّكَ ربب
10 ve innehum ve doğrusu onlara وَإِنَّهُمْ -
11 atihim verildi onlara اتِيهِمْ اتي
12 azabun bir azap عَذَابٌ عذب
13 gayru olmaksızın غَيْرُ غير
14 merdudin bir reddedilen مَرْدُودٍ ردد

Notlar

Not 1

*Fayda vermeyecek mücadelenden.**Rabbinin emri.***Lût kavmi/toplumu.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

11. Hûd Suresi

Ayet 81

Arapça Metin (Harekeli)

1552|11|81|قَالُوا۟ يَٰلُوطُ إِنَّا رُسُلُ رَبِّكَ لَن يَصِلُوٓا۟ إِلَيْكَ فَأَسْرِ بِأَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِّنَ ٱلَّيْلِ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنكُمْ أَحَدٌ إِلَّا ٱمْرَأَتَكَ إِنَّهُۥ مُصِيبُهَا مَآ أَصَابَهُمْ إِنَّ مَوْعِدَهُمُ ٱلصُّبْحُ أَلَيْسَ ٱلصُّبْحُ بِقَرِيبٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

1552|11|81|قالوا يلوط انا رسل ربك لن يصلوا اليك فاسر باهلك بقطع من اليل ولا يلتفت منكم احد الا امراتك انه مصيبها ما اصابهم ان موعدهم الصبح اليس الصبح بقريب

Latin Literal

81. Kâlû ya lûtu innâ rusulu rabbike len yasilû ileyke fe esri bi ehlike bi kıt’ın minel leyli ve lâ yeltefit minkum ehadun illemreetek(illemreeteke), innehu musîbuhâ mâ esâbehum, inne mev’ıdehumus subh(subhu), e leyses subhu bi karîb(karîbin).

Türkçe Çeviri

Dediler*: "Ey Lût! Doğrusu biz resûlleriyiz133 Rabbinin4; asla ilişemezler sana; öyle ki yürü ehlinle568 geceden bir vakitte; ve dönmesin sizlerden birisi; dışındadır karın; doğrusu o** musibetidir onun*** (ki) isabet edendir onlara; doğrusu vaat edilen onlara sabahtır; olmaz mı sabah bir yakın?"

Ahmed Samira Çevirisi

81 They said: "You Lot that we (are) your Lord’s messengers, they will never/not reach to you, so move/travel with your family/relation/people with parts/portions from the night, and no one of you turns around except your woman (wife), that it what struck/hit/marked them is striking/hitting/marking her, that their appointment (is) the morning/day break, is not the morning/daybreak with near/close?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 ya lutu ey Lût يَا لُوطُ -
3 inna doğrusu biz إِنَّا -
4 rusulu resûlleriyiz رُسُلُ رسل
5 rabbike Rabbinin رَبِّكَ ربب
6 len asla لَنْ -
7 yesilu ilişemezler يَصِلُوا وصل
8 ileyke sana إِلَيْكَ -
9 feesri öyle ki yürü فَأَسْرِ سري
10 biehlike ehlinle بِأَهْلِكَ اهل
11 bikit'in bir vakitte بِقِطْعٍ قطع
12 mine مِنَ -
13 l-leyli geceden اللَّيْلِ ليل
14 ve la ve وَلَا -
15 yeltefit dönmesin يَلْتَفِتْ لفت
16 minkum sizden مِنْكُمْ -
17 ehadun birisi أَحَدٌ احد
18 illa dışındadır إِلَّا -
19 mraeteke karın امْرَأَتَكَ مرا
20 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
21 musibuha musibetidir onun (ki) مُصِيبُهَا صوب
22 ma مَا -
23 esabehum isabet edendir olara أَصَابَهُمْ صوب
24 inne doğrusu إِنَّ -
25 mev'idehumu vaat edilen onlara مَوْعِدَهُمُ وعد
26 s-subhu sabahtır الصُّبْحُ صبح
27 eleyse olmaz mı أَلَيْسَ ليس
28 s-subhu sabah الصُّبْحُ صبح
29 bikaribin bir yakın بِقَرِيبٍ قرب

Notlar

Not 1

*Melekler.**İsabet eden.***Lut'un karısının.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Melekler; İbrahim-Lut-Zekeriyyâ peygambere ve Meryem'e gelen elçiler. Rakim yoldaşları. Kavram 133

133 Yüce Allah'ın indinde/katında olan; Levh-i Mahfuz'un tamamına erişim yetkisi olan Cibrîl benzeri şerefli varlıklar. Diledikleri şekle dönüşerek Yüce Allah'ın emrini yerine getirirler. Mağara yoldaşlarına zaman yolculuğu yaptıran Rakim yoldaşları; İbrahim, Lut, Zekeriyyâ peygambere ve Meryem'e gelen elçilerdir.

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

11. Hûd Suresi

Ayet 83

Arapça Metin (Harekeli)

1554|11|83|مُّسَوَّمَةً عِندَ رَبِّكَ وَمَا هِىَ مِنَ ٱلظَّٰلِمِينَ بِبَعِيدٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

1554|11|83|مسومه عند ربك وما هي من الظلمين ببعيد

Latin Literal

83. Musevvemeten inde rabbik(rabbike), ve mâ hiye minez zâlimîne bi baîd(baîdin).

Türkçe Çeviri

Simalandırılmış* (senin) Rabbinin4 indinden/katından; ve değildir o* zalimlerden uzak.

Ahmed Samira Çevirisi

83 Marked/identified at your Lord and it is not with far/distant from the unjust/oppressors .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 musevvemeten simalandırılmış مُسَوَّمَةً سوم
2 inde indinden/katından عِنْدَ عند
3 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
4 ve ma ve değildir وَمَا -
5 hiye o هِيَ -
6 mine مِنَ -
7 z-zalimine zalimlerden الظَّالِمِينَ ظلم
8 bibeiydin uzak بِبَعِيدٍ بعد

Notlar

Not 1

*İşaretli, siması olan, ayırt edici bir görünümü/işareti olan.*Taş.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

11. Hûd Suresi

Ayet 88

Arapça Metin (Harekeli)

1559|11|88|قَالَ يَٰقَوْمِ أَرَءَيْتُمْ إِن كُنتُ عَلَىٰ بَيِّنَةٍ مِّن رَّبِّى وَرَزَقَنِى مِنْهُ رِزْقًا حَسَنًا وَمَآ أُرِيدُ أَنْ أُخَالِفَكُمْ إِلَىٰ مَآ أَنْهَىٰكُمْ عَنْهُ إِنْ أُرِيدُ إِلَّا ٱلْإِصْلَٰحَ مَا ٱسْتَطَعْتُ وَمَا تَوْفِيقِىٓ إِلَّا بِٱللَّهِ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَإِلَيْهِ أُنِيبُ

Arapça Metin (Harekesiz)

1559|11|88|قال يقوم اريتم ان كنت علي بينه من ربي ورزقني منه رزقا حسنا وما اريد ان اخالفكم الي ما انهيكم عنه ان اريد الا الاصلح ما استطعت وما توفيقي الا بالله عليه توكلت واليه انيب

Latin Literal

88. Kâle yâ kavmi e reeytum in kuntu alâ beyyinetin min rabbî ve rezekanî minhu rızkan hasenâ(hasenen), ve mâ urîdu en uhâlifekum ilâ mâ enhâkum anh(anhu), in urîdu illel ıslâha mesteta’tu, ve mâ tevfîkî illâ billâh(billâhi), aleyhi tevekkeltu ve ileyhi unîb(unîbu).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Ey kavmim/toplumum! Gördünüz mü? Eğer olduysam Rabbimden4 bir beyanat620 üzerine; ve rızıklandırdıysa beni kendinden güzel bir rızık (-la); ve razı olur değilim ki ihtilaf içinde olurum sizlere karşı sizleri kendisinden men ettiğimde; razı olmam ıslah360 dışında (ki) tabi** olduğumadır; ve yoktur bir başarım Allah’la (olması) dışında; O'na*** tevekkül79 ettim; ve O'na*** sürekli/tekrarla dönerim.

Ahmed Samira Çevirisi

88 He said: "You (my) nation, did you see/understand if I were on an evidence from my Lord, and He provided for me from Him a good/beautiful provision , and I do not want that I differ/disagree with you to what I forbid/prevented you from it, that truly I want (nothing) except the correction/repair/reconciliation what I was able (to do), and my success/inspiration is except by God, on Him I relied/depended , and to Him I151repent/obey ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 ya kavmi ey kavmim/toplumum يَا قَوْمِ قوم
3 eraeytum gördünüz mü أَرَأَيْتُمْ راي
4 in eğer إِنْ -
5 kuntu olduysam كُنْتُ كون
6 ala üzerine عَلَىٰ -
7 beyyinetin bir beyanat بَيِّنَةٍ بين
8 min مِنْ -
9 rabbi Rabbimden رَبِّي ربب
10 ve razekani ve rızıklandırdıysa beni وَرَزَقَنِي رزق
11 minhu kendinden مِنْهُ -
12 rizkan bir rızık (-la) رِزْقًا رزق
13 hasenen bir güzel حَسَنًا حسن
14 ve ma ve değilim وَمَا -
15 uridu razı olur أُرِيدُ رود
16 en ki أَنْ -
17 uhalifekum ihtilaf içinde olurum sizlere أُخَالِفَكُمْ خلف
18 ila karşı إِلَىٰ -
19 ma مَا -
20 enhakum men ettiğime sizleri أَنْهَاكُمْ نهي
21 anhu kendisinden عَنْهُ -
22 in değilim إِنْ -
23 uridu razı olur أُرِيدُ رود
24 illa dışında إِلَّا -
25 l-islaha ıslah الْإِصْلَاحَ صلح
26 ma مَا -
27 stetaa'tu tabi olduğuma اسْتَطَعْتُ طوع
28 ve ma ve yoktur وَمَا -
29 tevfiki bir başarım تَوْفِيقِي وفق
30 illa dışında إِلَّا -
31 billahi Allah’la بِاللَّهِ -
32 aleyhi O'na عَلَيْهِ -
33 tevekkeltu tevekkül ettim تَوَكَّلْتُ وكل
34 ve ileyhi ve O'na وَإِلَيْهِ -
35 unibu sürekli/tekrarla dönerim أُنِيبُ نوب

Notlar

Not 1

*Şuayb.**Gücümün yettiği kadardır.***Allah'a.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Tevekkül Kavram 79

79 Vekil olarak yetkilendirmek, atamak, vazifelendirmek.

Islah/ıslah Kavram 360

360 İyileştirme, düzeltme.

Beyanat Kavram 620

620 Gizli saklı olmadan açıkça deklere edilmiş, apaçık bildirilmiş, belli edilmiş, apaçık ifade edilmiş.

11. Hûd Suresi

Ayet 90

Arapça Metin (Harekeli)

1561|11|90|وَٱسْتَغْفِرُوا۟ رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُوٓا۟ إِلَيْهِ إِنَّ رَبِّى رَحِيمٌ وَدُودٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1561|11|90|واستغفروا ربكم ثم توبوا اليه ان ربي رحيم ودود

Latin Literal

90. Vestagfirû rabbekum summe tûbû ileyh(ileyhi), inne rabbî rahîmun vedûd(vedûdun).

Türkçe Çeviri

Ve mağfiret319 dileyin Rabbinizden4; sonra tevbe33 edin O'na ki benim Rabbim4 bir Rahîm’dir2; bir Vedûd’tur848.

Ahmed Samira Çevirisi

90 And ask for forgiveness from your Lord, then repent to Him, that my Lord (is) merciful, loving/affectionate.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm Kavram 2

2 Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Tevbe Kavram 33

33 Dönmek, vazgeçmek.

Mağfiret Kavram 319

319 Bağışlama, affetme.

11. Hûd Suresi

Ayet 92

Arapça Metin (Harekeli)

1563|11|92|قَالَ يَٰقَوْمِ أَرَهْطِىٓ أَعَزُّ عَلَيْكُم مِّنَ ٱللَّهِ وَٱتَّخَذْتُمُوهُ وَرَآءَكُمْ ظِهْرِيًّا إِنَّ رَبِّى بِمَا تَعْمَلُونَ مُحِيطٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1563|11|92|قال يقوم ارهطي اعز عليكم من الله واتخذتموه وراكم ظهريا ان ربي بما تعملون محيط

Latin Literal

92. Kâle yâ kavmi e rahtî eazzu aleykum minallâh(minallâhi), vettehaztumûhu verâekum zıhriyyâ(zıhriyyen), inne rabbî bi mâ ta’melûne muhît(muhîtun).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Ey kavmim/toplumum! Birliğim/grubum Allah’tan daha mı azizdir** sizlere? Ve edindiniz/tuttunuz O'nu sırt arkalarınıza; doğrusu Rabbim4 yaptıklarınıza bir Muhît’tir525."

Ahmed Samira Çevirisi

92 He said: "You (my) nation, is my tribe/group dearer to you than God, and you took Him behind you forgotten behind the back? That my Lord (is) with what you make/do surrounding ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 ya kavmi ey kavmim/toplumum يَا قَوْمِ قوم
3 erahti birliğim/grubum mu أَرَهْطِي رهط
4 eazzu daha azizdir أَعَزُّ عزز
5 aleykum sizlere عَلَيْكُمْ -
6 mine مِنَ -
7 llahi Allah’tan اللَّهِ -
8 vettehaztumuhu ve edindiniz/tuttunuz وَاتَّخَذْتُمُوهُ اخذ
9 vera'ekum arkalarınıza وَرَاءَكُمْ وري
10 zihriyyen sırt ظِهْرِيًّا ظهر
11 inne doğrusu إِنَّ -
12 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
13 bima بِمَا -
14 tea'melune yaptıklarınıza تَعْمَلُونَ عمل
15 muhitun bir Muhît’tir مُحِيطٌ حوط

Notlar

Not 1

*Şuayb.**Güç yetiren.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Muhît Kavram 525

525 Gözetleyen, kuşatan, saran, himaye eden.

11. Hûd Suresi

Ayet 101

Arapça Metin (Harekeli)

1572|11|101|وَمَا ظَلَمْنَٰهُمْ وَلَٰكِن ظَلَمُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ فَمَآ أَغْنَتْ عَنْهُمْ ءَالِهَتُهُمُ ٱلَّتِى يَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ مِن شَىْءٍ لَّمَّا جَآءَ أَمْرُ رَبِّكَ وَمَا زَادُوهُمْ غَيْرَ تَتْبِيبٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

1572|11|101|وما ظلمنهم ولكن ظلموا انفسهم فما اغنت عنهم الهتهم التي يدعون من دون الله من شي لما جا امر ربك وما زادوهم غير تتبيب

Latin Literal

101. Ve mâ zalemnâhum ve lâkin zalemû enfusehum fe mâ agnet anhum âlihetuhumulletî yed’ûne min dûnillâhi min şey’in lemmâ câe emru rabbik(rabbike), ve mâ zâdûhum gayre tetbîb(tetbîbin).

Türkçe Çeviri

Ve zulmetmiş257 değiliz onlara; velakin/fakat zulmettiler257 nefislerine201; öyle ki ganiyleştirir* değildi onları Allah’ın astından kulluk46 ettikleri ilâhları74 hiç bir şey; ne zaman ki geldi (senin) Rabbinin4 emri200; ve ziyade etmiş değillerdi** onlara*** bir yıkım dışında.

Ahmed Samira Çevirisi

101 And We did not cause injustice/oppression to them, and but they caused injustice/oppression (to) themselves, so their gods which they call from other than God did not enrich/satisfy from a thing from them (their gods did not help them in any way or thing), when your Lord’s order/command came, and they did not increase them other than destruction/loss.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değiliz وَمَا -
2 zelemnahum zulmetmiş onlara ظَلَمْنَاهُمْ ظلم
3 velakin velakin/fakat وَلَٰكِنْ -
4 zelemu zulmettiler ظَلَمُوا ظلم
5 enfusehum nefislerine أَنْفُسَهُمْ نفس
6 fema öyle ki değildi فَمَا -
7 egnet ganiyleştir أَغْنَتْ غني
8 anhum onlardan عَنْهُمْ -
9 alihetuhumu ilahları الِهَتُهُمُ اله
10 lleti الَّتِي -
11 yed'une kulluk ettikleri يَدْعُونَ دعو
12 min مِنْ -
13 duni astından دُونِ دون
14 llahi Allah’ın اللَّهِ -
15 min hiç bir مِنْ -
16 şey'in şey شَيْءٍ شيا
17 lemma ne zaman ki لَمَّا -
18 ca'e geldi جَاءَ جيا
19 emru emri أَمْرُ امر
20 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
21 ve ma ve değildi وَمَا -
22 zaduhum ziyade eder onlara زَادُوهُمْ زيد
23 gayra dışında غَيْرَ غير
24 tetbibin bir yıkım تَتْبِيبٍ تبب

Notlar

Not 1

*Zenginleştirir.**Sözde ilâhları.***Kendi nefislerine zulmetmiş; şirk koşmuş müşriklere.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kulluk etmek Kavram 46

46 Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.

ilâh Kavram 74

74 Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

emir, emretmek Kavram 200

200 Buyurmak, talepte bulunmak, istekte bulunmak, nasihat etmek, buyruk, talep, istek, nasihat. Kur'an'daki emretmek kavramı zorla bir şeyi yaptırmak, yapılmadığında ceza vermek asla değildir.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

11. Hûd Suresi

Ayet 102

Arapça Metin (Harekeli)

1573|11|102|وَكَذَٰلِكَ أَخْذُ رَبِّكَ إِذَآ أَخَذَ ٱلْقُرَىٰ وَهِىَ ظَٰلِمَةٌ إِنَّ أَخْذَهُۥٓ أَلِيمٌ شَدِيدٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1573|11|102|وكذلك اخذ ربك اذا اخذ القري وهي ظلمه ان اخذه اليم شديد

Latin Literal

102. Ve kezâlike ahzu rabbike izâ ehazel kurâ ve hiye zâlimeh(zâlimetun), inne ahzehû elîmun şedîd(şedîdun).

Türkçe Çeviri

Ve işte böyledir; tutuşudur (senin) Rabbinin4 tuttuğu zaman kentleri; (ki) ve o* bir zalimdir257; doğrusu O’nun** tutuşu şiddetli bir elimdir/acıklıdır.

Ahmed Samira Çevirisi

102 And as/like that (is) your Lord’s punishing , if/when He took/punished the villages/urban cities, and (while) it is unjust/oppressive , that His punishing (is) strong (severe).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kezalike ve işte böyledir وَكَذَٰلِكَ -
2 ehzu tutuşudur أَخْذُ اخذ
3 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
4 iza zaman إِذَا -
5 ehaze tuttuğu zaman أَخَذَ اخذ
6 l-kura kentleri الْقُرَىٰ قري
7 vehiye ve o* (kent) وَهِيَ -
8 zalimetun bir zalimdir ظَالِمَةٌ ظلم
9 inne doğrusu إِنَّ -
10 ehzehu tutması O’nun أَخْذَهُ اخذ
11 elimun bir elim/acıklı أَلِيمٌ الم
12 şedidun bir şiddetli شَدِيدٌ شدد

Notlar

Not 1

*Kent.**Allah'ın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

11. Hûd Suresi

Ayet 107

Arapça Metin (Harekeli)

1578|11|107|خَٰلِدِينَ فِيهَا مَا دَامَتِ ٱلسَّمَٰوَٰتُ وَٱلْأَرْضُ إِلَّا مَا شَآءَ رَبُّكَ إِنَّ رَبَّكَ فَعَّالٌ لِّمَا يُرِيدُ

Arapça Metin (Harekesiz)

1578|11|107|خلدين فيها ما دامت السموت والارض الا ما شا ربك ان ربك فعال لما يريد

Latin Literal

107. Hâlidîne fîhâ mâ dâmetis semâvâtu vel’ardu illâ mâ şâe rabbuk(rabbuke), inne rabbeke fe’âlun limâ yurîd(yurîdu).

Türkçe Çeviri

Ölümsüzlerdir185 orada* devam913 ettikçe gökler** ve yer***; dışındadır (senin) Rabbinin4 dilediği; doğrusu (senin) Rabbin4 bir faaliyete geçirendir razı olduğunu.

Ahmed Samira Çevirisi

107 Immortally/eternally in it as long as the skies/space and the earth/Planet Earth continued/lasted, except what your Lord willed/wanted, that your Lord (is a) maker/doer, to what He wills/wants.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 halidine ölümsüzlerdir خَالِدِينَ خلد
2 fiha orada فِيهَا -
3 ma مَا -
4 dameti devam ettiğince دَامَتِ دوم
5 s-semavatu gökler السَّمَاوَاتُ سمو
6 vel'erdu ve yer وَالْأَرْضُ ارض
7 illa dışında إِلَّا -
8 ma مَا -
9 şa'e dilediği شَاءَ شيا
10 rabbuke (senin) Rabbinin رَبُّكَ ربب
11 inne doğrusu إِنَّ -
12 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
13 feaaalun bir faaliyet edendir فَعَّالٌ فعل
14 lima لِمَا -
15 yuridu razı olduğuna يُرِيدُ رود

Notlar

Not 1

*Ateşte.**Cehennem evreni.***Sekar gezegeni.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Ölümsüzler Kavram 185

185 Hâlidûn, ölümsüz, ölmeyen. Cennet evrenleri var olduğu sürece ölmeyen. Cehennem evreni var olduğu sürece ölmeyen.

11. Hûd Suresi

Ayet 108

Arapça Metin (Harekeli)

1579|11|108|وَأَمَّا ٱلَّذِينَ سُعِدُوا۟ فَفِى ٱلْجَنَّةِ خَٰلِدِينَ فِيهَا مَا دَامَتِ ٱلسَّمَٰوَٰتُ وَٱلْأَرْضُ إِلَّا مَا شَآءَ رَبُّكَ عَطَآءً غَيْرَ مَجْذُوذٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

1579|11|108|واما الذين سعدوا ففي الجنه خلدين فيها ما دامت السموت والارض الا ما شا ربك عطا غير مجذوذ

Latin Literal

108. Ve emmellezîne suidû fe fîl cenneti hâlidîne fîhâ mâ dâmetis semâvâtu vel ardu illâ mâ şâe rabbuk(rabbuke), atâen gayre meczûz(meczûzin).

Türkçe Çeviri

Ve gelince kimselere (ki) saîd911 oldular; öyle ki içindelerdir cennet; ölümsüzlerdir185 orada*; devam914 ettikçe gökler ve yer; dışındadır (senin) Rabbinin4 dilediği; bir sunuştur/veriştir olmaksızın bir kesinti**.

Ahmed Samira Çevirisi

108 And but those who were made happy/fortunate, so (they are) in the Paradise, immortally/eternally in it, as long as the skies/space and the earth/Planet Earth continued/lasted, except what your Lord willed/wanted, a gift/grant not cut/broken (interrupted).

Notlar

Not 1

*Cennette.**Kesintisiz bir lütfun işaret edilmesi cennet evreninin asla yok olmayacağına bir delil olabilir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Ölümsüzler Kavram 185

185 Hâlidûn, ölümsüz, ölmeyen. Cennet evrenleri var olduğu sürece ölmeyen. Cehennem evreni var olduğu sürece ölmeyen.

11. Hûd Suresi

Ayet 110

Arapça Metin (Harekeli)

1581|11|110|وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ فَٱخْتُلِفَ فِيهِ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِن رَّبِّكَ لَقُضِىَ بَيْنَهُمْ وَإِنَّهُمْ لَفِى شَكٍّ مِّنْهُ مُرِيبٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

1581|11|110|ولقد اتينا موسي الكتب فاختلف فيه ولولا كلمه سبقت من ربك لقضي بينهم وانهم لفي شك منه مريب

Latin Literal

110. Ve lekad âteynâ mûsel kitâbe fahtulife fîh(fîhi), ve lev lâ kelimetun sebekat min rabbike le kudiye beynehum, ve innehum le fî şekkin minhu murîb(murîbun).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun verdik Mûsâ'ya kitabı* (ki) ihtilafa düşüldü kendisinde; şayet olmasaydı bir kelime/söz (ki) öncelendi (senin) Rabbinden4; mutlak tamamlanırdı aralarında; ve doğrusu onlar mutlak bir kuşkudadır ondan** şüpheciler (olarak).

Ahmed Samira Çevirisi

110 And We had given/brought Moses The Book , so it was differed/disputed in it, and were it not for a word/expression (that) preceded from your Lord, (it) would have ended/accomplished (settled) (E) between them, and that they are in (E) doubtful/suspicious doubt/suspicion from it.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 ateyna verdik اتَيْنَا اتي
3 musa Mûsâ'ya مُوسَى -
4 l-kitabe kitabı الْكِتَابَ كتب
5 fehtulife ihtilafa düşüldü فَاخْتُلِفَ خلف
6 fihi kendisinde فِيهِ -
7 velevla şayet olmasaydı وَلَوْلَا -
8 kelimetun bir kelimesi/kelamı كَلِمَةٌ كلم
9 sebekat öncelenmiş سَبَقَتْ سبق
10 min مِنْ -
11 rabbike (senin) Rabbinden رَبِّكَ ربب
12 lekudiye mutlak tamamlanırdı لَقُضِيَ قضي
13 beynehum aralarında بَيْنَهُمْ بين
14 ve innehum ve doğrusu onlar وَإِنَّهُمْ -
15 lefi mutlak لَفِي -
16 şekkin bir kuşku شَكٍّ شكك
17 minhu ondan مِنْهُ -
18 muribin şüpheciler (olarak) مُرِيبٍ ريب

Notlar

Not 1

*Tevrât.**Tevrât'tan.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

11. Hûd Suresi

Ayet 111

Arapça Metin (Harekeli)

1582|11|111|وَإِنَّ كُلًّا لَّمَّا لَيُوَفِّيَنَّهُمْ رَبُّكَ أَعْمَٰلَهُمْ إِنَّهُۥ بِمَا يَعْمَلُونَ خَبِيرٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1582|11|111|وان كلا لما ليوفينهم ربك اعملهم انه بما يعملون خبير

Latin Literal

111. Ve inne kullen lemmâ le yuveffiyennehum rabbuke a’mâlehum, innehu bimâ ya’melûne habîr(habîrun).

Türkçe Çeviri

Ve doğrusu her biri gelince* mutlak tastamamlar (senin) Rabbin4 yaptıklarını onların; doğrusu O** onların yaptıklarına bir Habîr’dir466.

Ahmed Samira Çevirisi

111 And that your Lord then, will fulfill/complete for them (E) each/every (one’s) deeds, that He (is) with what they make/do an expert/experienced.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
2 kullen her bir كُلًّا كلل
3 lemma zaman ki لَمَّا -
4 leyuveffiyennehum mutlak tastamamlar لَيُوَفِّيَنَّهُمْ وفي
5 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
6 ea'malehum yaptıklarını onların أَعْمَالَهُمْ عمل
7 innehu doğrusu O إِنَّهُ -
8 bima بِمَا -
9 yea'melune yaptıklarına onların يَعْمَلُونَ عمل
10 habirun bir Habîr’dir خَبِيرٌ خبر

Notlar

Not 1

*Zamanı gelince.**Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Habîr. Kavram 466

466 Haberdar.

11. Hûd Suresi

Ayet 117

Arapça Metin (Harekeli)

1588|11|117|وَمَا كَانَ رَبُّكَ لِيُهْلِكَ ٱلْقُرَىٰ بِظُلْمٍ وَأَهْلُهَا مُصْلِحُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1588|11|117|وما كان ربك ليهلك القري بظلم واهلها مصلحون

Latin Literal

117. Ve mâ kâne rabbuke li yuhlikel kurâ bi zulmin ve ehluhâ muslihûn(muslihûne).

Türkçe Çeviri

Ve olmuş değildi (senin) Rabbin4 helak etmeye (o) kentleri bir zulümle; ve ahalisi568 onun muslih30 (-ken).

Ahmed Samira Çevirisi

117 And your Lord was not to destroy the villages/urban cities with injustice/oppression and its people (are) correcting/repairing .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildi وَمَا -
2 kane olmuş كَانَ كون
3 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
4 liyuhlike helak etmeye لِيُهْلِكَ هلك
5 l-kura (o) kentleri الْقُرَىٰ قري
6 bizulmin bir zulümle بِظُلْمٍ ظلم
7 veehluha ve ehli onun وَأَهْلُهَا اهل
8 muslihune muslih (-ken) مُصْلِحُونَ صلح

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Muslih Kavram 30

30 Sâlih işler yapan. Sâlihâtı (düzeltici-iyileştirici-barışa yönelik işler) yapan.

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

11. Hûd Suresi

Ayet 118

Arapça Metin (Harekeli)

1589|11|118|وَلَوْ شَآءَ رَبُّكَ لَجَعَلَ ٱلنَّاسَ أُمَّةً وَٰحِدَةً وَلَا يَزَالُونَ مُخْتَلِفِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1589|11|118|ولو شا ربك لجعل الناس امه وحده ولا يزالون مختلفين

Latin Literal

118. Ve lev şâe rabbuke le cealen nâse ummeten vâhideten ve lâ yezâlûne muhtelifîn(muhtelifîne).

Türkçe Çeviri

Ve şayet dileseydi (senin) Rabbin4; mutlak yapardı insanları tek bir ümmet305; ve ayrışmazlardı muhtelifler* (olarak).

Ahmed Samira Çevirisi

118 And if your Lord willed/wanted He would have made the people one nation, and they still/continue differing/disagreeing .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velev ve şayet وَلَوْ -
2 şa'e dileseydi شَاءَ شيا
3 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
4 leceale mutlak yapardı لَجَعَلَ جعل
5 n-nase insanları النَّاسَ نوس
6 ummeten ümmet أُمَّةً امم
7 vahideten bir tek وَاحِدَةً وحد
8 vela ve وَلَا -
9 yezalune ayrışmazlardı يَزَالُونَ زيل
10 muhtelifine muhtelifler (olarak) مُخْتَلِفِينَ خلف

Notlar

Not 1

*Çeşit çeşit.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Ümmet, ümmet Kavram 305

305 Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

11. Hûd Suresi

Ayet 119

Arapça Metin (Harekeli)

1590|11|119|إِلَّا مَن رَّحِمَ رَبُّكَ وَلِذَٰلِكَ خَلَقَهُمْ وَتَمَّتْ كَلِمَةُ رَبِّكَ لَأَمْلَأَنَّ جَهَنَّمَ مِنَ ٱلْجِنَّةِ وَٱلنَّاسِ أَجْمَعِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1590|11|119|الا من رحم ربك ولذلك خلقهم وتمت كلمه ربك لاملان جهنم من الجنه والناس اجمعين

Latin Literal

119. İllâ men rahime rabbuk(rabbuke), ve li zâlike halakahum, ve temmet kelimetu rabbike le emleenne cehenneme minel cinneti ven nâsi ecmaîn(ecmaîne).

Türkçe Çeviri

Dışındadır kimseler (ki) rahmet271 etti (senin) Rabbin4; ve işte bunun için yarattı* onları**; ve tamamlandı kelimesi/sözü (senin) Rabbinin4; "Mutlak doldururum cehennemi cinlerden210 ve insanlardan193 topluca".

Ahmed Samira Çevirisi

119 Except who your Lord had mercy upon and for that He created them, and your Lord’s word/expression (is) completed: "I will fill (E) Hell from the Jinns and the people all together."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 illa dışındadır إِلَّا -
2 men kimseler (ki) مَنْ -
3 rahime rahmet etti رَحِمَ رحم
4 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
5 velizalike ve işte bunun için وَلِذَٰلِكَ -
6 halekahum yarattı onları خَلَقَهُمْ خلق
7 ve temmet ve tamamlandı وَتَمَّتْ تمم
8 kelimetu kelimesi/sözü كَلِمَةُ كلم
9 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
10 leemleenne mutlak doldururum لَأَمْلَأَنَّ ملا
11 cehenneme cehennemi جَهَنَّمَ -
12 mine مِنَ -
13 l-cinneti cinlerden الْجِنَّةِ جنن
14 ve nnasi ve insanlardan وَالنَّاسِ نوس
15 ecmeiyne topluca أَجْمَعِينَ جمع

Notlar

Not 1

*Bilerek, kasıtlı olarak. Cehennemin cinlerden ve insanlardan dolacağını sonucunu bildiği halde onları yarattı. **Cinler ve insanlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Cennetten düşen/alçalan insan (Âdem ve eşi prototipi üzerinden tüm insanların başına gelen düşme/alçalma; cennetten çıkış) Kavram 193

193 Bir cennet evreninde bulunan, rahat ve kolaylıkla yaşayan Âdem, eşi ve tüm insanlar olarak bizler işlediğimiz büyük günah nedeniyle topluca cennet evreninden çıkarıldık.

Cin Kavram 210

210 İblis ve onun soyundan olan varlıklar. İblis Âdem'e secde etmedi. Yüce Allah'ın emrine karşı geldi ve fâsıklardan/sapanlardan oldu. Bir cennet evrenine yerleştirilen Âdem ve eşini ayartarak Yüce Allah'ın yasağını çiğnetti. Yüce Allah Âdem ve eşiyle birlikte yasağı çiğneyen tüm insanları cennetten indirdi. Âdem derhal tevbe etti. Yüce Allah onun tevbesini kabul etti. İblis Âdem'e meydan okudu. Yüce Allah bu meydan okumaya izin verdi. Âdem soyu olan insanlarla iblis soyu olan cinler arasında 2. tur bir savaş başladı. 2. savaş cennet evreninden daha alçak yerleşimli olan günümüz evreninde şu an devam etmektedir. İnsanoğlu 1. savaşı kaybetti. 2. savaşın içindeyiz. 2. şansımızı kullanıyoruz. Savaş kuralları gereği her doğan insana bir cin yoldaşlık eder. İnsan bu cinle mücadele eder. Cin kendisine verilen izni kullanır. Yani insanın kalbine fısıldar. Kalbine vesvese verir. Yüce Allah'ın dosdoğru yolu olan kutsal kitaplardan uzaklaştırmak ister. İnsanı Yüce Allah'ın emrinden saptırmak ister. Maalesef insanların pek azı haricinde çoğu 2. savaşı da kaybetti. Yüce Allah'ın cehennemi cinden ve insanlardan doldururum sözü hak oldu.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

11. Hûd Suresi

Ayet 123

Arapça Metin (Harekeli)

1594|11|123|وَلِلَّهِ غَيْبُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَإِلَيْهِ يُرْجَعُ ٱلْأَمْرُ كُلُّهُۥ فَٱعْبُدْهُ وَتَوَكَّلْ عَلَيْهِ وَمَا رَبُّكَ بِغَٰفِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1594|11|123|ولله غيب السموت والارض واليه يرجع الامر كله فاعبده وتوكل عليه وما ربك بغفل عما تعملون

Latin Literal

123. Ve lillâhi gaybus semâvâti vel ardı ve ileyhi yurceul emru kulluhu fa’budhu ve tevekkel aleyh(aleyhi), ve mâ rabbuke bi gâfilin ammâ ta’melûn(ta’melûne).

Türkçe Çeviri

Ve Allah’adır gaybı62 göklerin162 ve yerin; ve O'na* döndürülür emir351; her biri onun**; öyle ki kulluk46 et O’na*; ve tevekkül79 et O’na* karşı; ve değildir (senin) Rabbin4 yaptıklarınıza bir gâfil310.

Ahmed Samira Çevirisi

123 And to God (is) the skies’/space’s and the earth’s/Planet Earth’s unseen/surpernatural , and to Him the matter/affair all of it is returned, so worship Him, and rely/depend on Him, and your Lord is not with ignoring/neglecting/disregarding from what you make/do

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velillahi ve Allah’adır وَلِلَّهِ -
2 gaybu gaybı غَيْبُ غيب
3 s-semavati göklerin السَّمَاوَاتِ سمو
4 vel'erdi ve yerin وَالْأَرْضِ ارض
5 ve ileyhi ve O'na وَإِلَيْهِ -
6 yurceu döndürülür يُرْجَعُ رجع
7 l-emru emir الْأَمْرُ امر
8 kulluhu her biri onun كُلُّهُ كلل
9 fea'budhu öyle ki kulluk et O’na فَاعْبُدْهُ عبد
10 ve teve kkel ve tevekkül et وَتَوَكَّلْ وكل
11 aleyhi O’na karşı عَلَيْهِ -
12 ve ma ve değildir وَمَا -
13 rabbuke Rabbin رَبُّكَ ربب
14 bigafilin bir gafil بِغَافِلٍ غفل
15 amma عَمَّا -
16 tea'melune yaptıklarınızdan تَعْمَلُونَ عمل

Notlar

Not 1

*Allah'a.**Emrin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kulluk etmek Kavram 46

46 Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.

Gayb Kavram 62

62 Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

Tevekkül Kavram 79

79 Vekil olarak yetkilendirmek, atamak, vazifelendirmek.

Gökler Kavram 162

162 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir.

Gâfil, gâfil. Kavram 310

310 Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

Emir Kavram 351

351 İş ve oluş. Levh-i Mahfuzdaki (Holografik evren prensibi kapsamında evrenimizi bir üst boyuttan saran 2D zar) rakamlanmış bilginin sicimlere (bak. sicim teorisi) ruh aracılığıyla iletilmesi. Sicimle aldıkları bilgilerle titreşirler ve atom altı parçacıklar oluşur. Evrenimiz ışık hızında çalışan bir 3D yazıcı gibi bilgiden yaratılır, canlanır.

12. Yusuf Suresi

Ayet 6

Arapça Metin (Harekeli)

1600|12|6|وَكَذَٰلِكَ يَجْتَبِيكَ رَبُّكَ وَيُعَلِّمُكَ مِن تَأْوِيلِ ٱلْأَحَادِيثِ وَيُتِمُّ نِعْمَتَهُۥ عَلَيْكَ وَعَلَىٰٓ ءَالِ يَعْقُوبَ كَمَآ أَتَمَّهَا عَلَىٰٓ أَبَوَيْكَ مِن قَبْلُ إِبْرَٰهِيمَ وَإِسْحَٰقَ إِنَّ رَبَّكَ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1600|12|6|وكذلك يجتبيك ربك ويعلمك من تاويل الاحاديث ويتم نعمته عليك وعلي ال يعقوب كما اتمها علي ابويك من قبل ابرهيم واسحق ان ربك عليم حكيم

Latin Literal

6. Ve kezâlike yectebîke rabbuke ve yu allimuke min te’vîlil ehâdîsi, ve yutimmu ni’metehu aleyke ve alâ âli ya’kûbe kemâ etemmehâ alâ ebeveyke min kablu ibrâhîme ve ishâk(ishâke), inne rabbeke alîmun hakîm(hakîmun).”

Türkçe Çeviri

Ve işte böyledir; seçer* seni Rabbin4; ve öğretir sana tevilinden401 hadîslerin**; ve tamamlar kendi nimetini senin üzerine; ve Yakûb'un ahalisine568 karşı (da); tamamladığı gibi onu*** öncesinde senin ataların İbrahim'e ve İshâk'a karşı; doğrusu (senin) Rabbin4 bir Alîm’dir8; bir Hakîm’dir9.

Ahmed Samira Çevirisi

6 And as/like that your Lord chooses/purifies you and teaches/informs you from the information’s/speech’s interpretation/explanation, and He completes His blessing on you, and on Jacob’s family, as/like He completed it on your fathers (forefathers) before, Abraham, and Isaac, that your Lord (is) knowledgeable, wise/judicious.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kezalike ve işte böyledir وَكَذَٰلِكَ -
2 yectebike seçer seni يَجْتَبِيكَ جبي
3 rabbuke Rabbin رَبُّكَ ربب
4 ve yuallimuke ve öğretir sanan وَيُعَلِّمُكَ علم
5 min مِنْ -
6 te'vili tevilinden تَأْوِيلِ اول
7 l-ehadisi hadislerin الْأَحَادِيثِ حدث
8 ve yutimmu ve tamamlar وَيُتِمُّ تمم
9 nia'metehu kendi nimetini نِعْمَتَهُ نعم
10 aleyke senin üzerine عَلَيْكَ -
11 ve ala ve karşı وَعَلَىٰ -
12 ali ahalisi الِ اول
13 yea'kube Yakûb يَعْقُوبَ -
14 kema gibi كَمَا -
15 etemmeha tamamladığı gibi onu أَتَمَّهَا تمم
16 ala karşı عَلَىٰ -
17 ebeveyke senin ataların أَبَوَيْكَ ابو
18 min مِنْ -
19 kablu öncesinde قَبْلُ قبل
20 ibrahime İbrahim إِبْرَاهِيمَ -
21 ve ishaka ve İshak وَإِسْحَاقَ -
22 inne doğrusu إِنَّ -
23 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
24 alimun bir Alîm’dir عَلِيمٌ علم
25 hakimun bir Hakîm’dir حَكِيمٌ حكم

Notlar

Not 1

*Yükseltir. **Sözlerin.***Nimeti.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Alîm Kavram 8

8 Bilen.

Hakîm Kavram 9

9 Bilge/bilgelikle hükmeden.

Tevil Kavram 401

401 Yorumlamak, mana vermek, anlamlandırmak.

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

12. Yusuf Suresi

Ayet 23

Arapça Metin (Harekeli)

1617|12|23|وَرَٰوَدَتْهُ ٱلَّتِى هُوَ فِى بَيْتِهَا عَن نَّفْسِهِۦ وَغَلَّقَتِ ٱلْأَبْوَٰبَ وَقَالَتْ هَيْتَ لَكَ قَالَ مَعَاذَ ٱللَّهِ إِنَّهُۥ رَبِّىٓ أَحْسَنَ مَثْوَاىَ إِنَّهُۥ لَا يُفْلِحُ ٱلظَّٰلِمُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1617|12|23|ورودته التي هو في بيتها عن نفسه وغلقت الابوب وقالت هيت لك قال معاذ الله انه ربي احسن مثواي انه لا يفلح الظلمون

Latin Literal

23. Ve râvedethulletî huve fî beytihâ an nefsihî ve ğallekatil ebvâbe ve kâlet heyte lek(leke), kâle ma âzallâhi innehu rabbî ahsene mesvây(mesvâye), innehu lâ yuflihuz zâlimûn(zâlimûne).

Türkçe Çeviri

Ve murad talep edendi* ona** nefsinden201 onun*** (ki) o**** evindeydi onun***** ; ve kilitledi* kapıları; ve dedi*: "Haydi gelsene sen"; dedi****: "Sığınanım Allah'a; doğrusu O****** Rabbimdir4; güzelleştirdi yerleşimimi; doğrusu O’dur*******; (ki) iflah olmaz zalimler257."

Ahmed Samira Çevirisi

23 And who (F) he is in her house/home seduced/enticed him from himself, and she closed/shut the doors/entrances, and said: "Come/come here ." He said: "I seek protection (of) God, that He is my Lord, He did good/beautified my residence/home , that He does not make the unjust/oppressive succeed/win."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve rave dethu ve murad talep edendi ona وَرَاوَدَتْهُ رود
2 lleti الَّتِي -
3 huve o هُوَ -
4 fi فِي -
5 beytiha beytinde onun بَيْتِهَا بيت
6 an عَنْ -
7 nefsihi nefsinden onun نَفْسِهِ نفس
8 ve gallekati ve kilitledi وَغَلَّقَتِ غلق
9 l-ebvabe kapıları الْأَبْوَابَ بوب
10 ve kalet ve dedi وَقَالَتْ قول
11 heyte haydi gelsene هَيْتَ هيت
12 leke sen لَكَ -
13 kale dedi قَالَ قول
14 meaaze sığınanım مَعَاذَ عوذ
15 llahi Allah'a اللَّهِ -
16 innehu doğrusu O إِنَّهُ -
17 rabbi Rabbimdir رَبِّي ربب
18 ehsene güzelleştirdi أَحْسَنَ حسن
19 mesvaye yerleşimimi مَثْوَايَ ثوي
20 innehu doğrusu O’dur إِنَّهُ -
21 la لَا -
22 yuflihu iflah olmaz يُفْلِحُ فلح
23 z-zalimune zalimler الظَّالِمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*Kadın.**Yusuf'a.***Yûsuf'un.****Yûsuf.*****Kadının.******Allah.*******Allah'tır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

12. Yusuf Suresi

Ayet 24

Arapça Metin (Harekeli)

1618|12|24|وَلَقَدْ هَمَّتْ بِهِۦ وَهَمَّ بِهَا لَوْلَآ أَن رَّءَا بُرْهَٰنَ رَبِّهِۦ كَذَٰلِكَ لِنَصْرِفَ عَنْهُ ٱلسُّوٓءَ وَٱلْفَحْشَآءَ إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُخْلَصِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1618|12|24|ولقد همت به وهم بها لولا ان را برهن ربه كذلك لنصرف عنه السو والفحشا انه من عبادنا المخلصين

Latin Literal

24. Ve le kad hemmet bihî ve hemme bihâ, levlâ en reâ burhâne rabbih(rabbihi), kezâlike li nasrife anhus sûe vel fahşâ(fahşâe), innehu min ibâdinel muhlesîn(muhlesîne).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun ehemmiyet* verdi** ona***; ve ehemmiyet* verirdi**** ona***** şayet ki görmeseydi burhânı293 Rabbinin4; işte böyledir; çevirmek/uzak tutmak içindir ondan****** kötülüğü ve fahişeliği490; doğrusu o**** muhles934 kullarımızdandı46.

Ahmed Samira Çevirisi

24 And she had been intended/resolved with him, and he intended/resolved with her, where it not for that he saw/understood his Lord’s proof/evidence, and like that to send away/divert from him the bad/evil/harm and the enormous/atrocious deeds , that he truly is from Our worshippers/slaves, the faithful/loyal/devoted.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 hemmet ehemmiyet verdi هَمَّتْ همم
3 bihi ona بِهِ -
4 ve hemme ve ehemmiyet verirdi وَهَمَّ همم
5 biha ona بِهَا -
6 levla şayet لَوْلَا -
7 en ki أَنْ -
8 raa görmeseydi رَأَىٰ راي
9 burhane burhanını بُرْهَانَ برهن
10 rabbihi Rabbinin رَبِّهِ ربب
11 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
12 linesrife çevirmek/uzak tutmak içindir لِنَصْرِفَ صرف
13 anhu ondan عَنْهُ -
14 s-su'e kötülüğü السُّوءَ سوا
15 velfehşa'e ve fahişeliği وَالْفَحْشَاءَ فحش
16 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
17 min مِنْ -
18 ibadina kullarımızdandı عِبَادِنَا عبد
19 l-muhlesine muhles الْمُخْلَصِينَ خلص

Notlar

Not 1

*Önem vermek, ilgilenmek.**Kadın.***Yusuf'a.****Yûsuf.*****Kadına.******Yûsuf'tan.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kulluk etmek Kavram 46

46 Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.

Burhân Kavram 293

293 Delil, kanıt, ispat, gösterim.

Fahişelik. Kavram 490

490 Sınırı aşmak. Evrensel kabuller olan marufun dışına çıkmak.

12. Yusuf Suresi

Ayet 33

Arapça Metin (Harekeli)

1627|12|33|قَالَ رَبِّ ٱلسِّجْنُ أَحَبُّ إِلَىَّ مِمَّا يَدْعُونَنِىٓ إِلَيْهِ وَإِلَّا تَصْرِفْ عَنِّى كَيْدَهُنَّ أَصْبُ إِلَيْهِنَّ وَأَكُن مِّنَ ٱلْجَٰهِلِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1627|12|33|قال رب السجن احب الي مما يدعونني اليه والا تصرف عني كيدهن اصب اليهن واكن من الجهلين

Latin Literal

33. Kâle rabbis sicnu ehabbu ileyye mimmâ yed’ûnenî ileyh(ileyhi), ve illâ tasrif annî keydehunne asbu ileyhinne ve ekun minel câhilîn(câhilîne).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Rabbim4! Zindan (ki) beni kendisine çağırdıklarından daha sevimlidir bana; ve ancak ki çevirmezsen benden dalaveresini onların**; meylederim*** onlara****; ve olurum cahillerden489."

Ahmed Samira Çevirisi

33 He said: "My Lord, the prison/jail (is) more likable to me from what they call me to it, and unless you divert from me their conspiring I incline to (give up) to them (F), and I be from the lowly/ignorant ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 rabbi Rabbim! رَبِّ ربب
3 s-sicnu zindan السِّجْنُ سجن
4 ehabbu daha sevimlidir أَحَبُّ حبب
5 ileyye bana إِلَيَّ -
6 mimma مِمَّا -
7 yed'uneni çağırdıklarından beni يَدْعُونَنِي دعو
8 ileyhi kendisine إِلَيْهِ -
9 ve illa ve ancak وَإِلَّا -
10 tesrif çevirmezsen تَصْرِفْ صرف
11 anni benden عَنِّي -
12 keydehunne dalaveresini onların كَيْدَهُنَّ كيد
13 esbu meylederim أَصْبُ صبو
14 ileyhinne onlara إِلَيْهِنَّ -
15 ve ekun ve olurum وَأَكُنْ كون
16 mine مِنَ -
17 l-cahiline cahillerden الْجَاهِلِينَ جهل

Notlar

Not 1

*Yûsuf.**Kadınların.***Gençlik dürtülerine uyarım.****Kadınlara.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Cahil Kavram 489

489 Bilgisiz, bihaber, bilinçsizlik, farkındalığı olmayan.

12. Yusuf Suresi

Ayet 34

Arapça Metin (Harekeli)

1628|12|34|فَٱسْتَجَابَ لَهُۥ رَبُّهُۥ فَصَرَفَ عَنْهُ كَيْدَهُنَّ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

Arapça Metin (Harekesiz)

1628|12|34|فاستجاب له ربه فصرف عنه كيدهن انه هو السميع العليم

Latin Literal

34. Festecâbe lehu rabbuhu fe sarefe anhu keydehunn(keydehunne), innehu huves semîul alîm(alîmu).

Türkçe Çeviri

Öyle ki cevap verdi ona* Rabbi4; öyle ki çevirdi** ondan*** dalaveresini onların****; doğrusu O**; O (ki) Semî'dir41; Alîm'dir8.

Ahmed Samira Çevirisi

34 So his Lord answered/replied to him, so He diverted from him their (F) conspiring , that He truly is the hearing/listening, the knowledgeable.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 festecabe öyle ki cevap verdi فَاسْتَجَابَ جوب
2 lehu ona لَهُ -
3 rabbuhu Rabbi رَبُّهُ ربب
4 fe sarafe öyle ki çevirdi فَصَرَفَ صرف
5 anhu ondan عَنْهُ -
6 keydehunne dalaveresini onların كَيْدَهُنَّ كيد
7 innehu doğrusu O إِنَّهُ -
8 huve O (ki) هُوَ -
9 s-semiu Semî’dir السَّمِيعُ سمع
10 l-alimu Alîm’dir الْعَلِيمُ علم

Notlar

Not 1

*Yusuf'a.**Allah.***Yusuf'tan.****Kadınların.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Alîm Kavram 8

8 Bilen.

Semî Kavram 41

41 İşiten.

12. Yusuf Suresi

Ayet 37

Arapça Metin (Harekeli)

1631|12|37|قَالَ لَا يَأْتِيكُمَا طَعَامٌ تُرْزَقَانِهِۦٓ إِلَّا نَبَّأْتُكُمَا بِتَأْوِيلِهِۦ قَبْلَ أَن يَأْتِيَكُمَا ذَٰلِكُمَا مِمَّا عَلَّمَنِى رَبِّىٓ إِنِّى تَرَكْتُ مِلَّةَ قَوْمٍ لَّا يُؤْمِنُونَ بِٱللَّهِ وَهُم بِٱلْءَاخِرَةِ هُمْ كَٰفِرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1631|12|37|قال لا ياتيكما طعام ترزقانه الا نباتكما بتاويله قبل ان ياتيكما ذلكما مما علمني ربي اني تركت مله قوم لا يومنون بالله وهم بالاخره هم كفرون

Latin Literal

37. Kâle lâ ye’tikumâ taâmun turzekânihî illâ nebbe’tukumâ bi te’vîlihî kable en ye’tiyekumâ, zâlikumâ mimmâ allemenî rabbî, innî terektu millete kavmin lâ yu’minûne billâhi ve hum bil âhiretihum kâfirûn(kâfirûne).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Gelmez ikinize bir yemek (ki) rızıklandırılırsınız ikiniz onun (-la); dışındadır (ki) haber verdim ikinize tevilini401 onun** önceden ki gelir (o***) ikinize; işte ikinizedir Rabbimin4 öğrettiğinden; doğrusu ben* terk ettim milletini301 bir kavmin/toplumun**** (ki) iman47 etmezler Allah'a ve onlar ahirete***** (ki) onlar kâfirliklerdir25."

Ahmed Samira Çevirisi

37 He said: "Feeding/food does not come to you (B) (which) you will be provided with it except I informed you with its interpretation/explanation, before (it) comes to you, that is what from what my Lord taught/instructed me , that I left a nation’s religion/faith (that) do not believe with/by God, and they are, with the end (other life), they are disbelieving."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 la لَا -
3 ye'tikuma gelmez ikinize يَأْتِيكُمَا اتي
4 taaamun bir yemek (ki) طَعَامٌ طعم
5 turzekanihi rızıklandırılırsınız ikiniz onun (-la) تُرْزَقَانِهِ رزق
6 illa dışındadır إِلَّا -
7 nebbe'tukuma haber verdim ikinize نَبَّأْتُكُمَا نبا
8 bite'vilihi tevilini onun بِتَأْوِيلِهِ اول
9 kable önceden قَبْلَ قبل
10 en ki أَنْ -
11 ye'tiyekuma gelir ikinize (o) يَأْتِيَكُمَا اتي
12 zalikuma işte ikinizedir ذَٰلِكُمَا -
13 mimma مِمَّا -
14 allemeni öğrettiğinden عَلَّمَنِي علم
15 rabbi Rabbimin رَبِّي ربب
16 inni doğrusu ben إِنِّي -
17 teraktu terk ettim تَرَكْتُ ترك
18 millete milletini مِلَّةَ ملل
19 kavmin bir kavmin/toplumun قَوْمٍ قوم
20 la لَا -
21 yu'minune iman etmezler يُؤْمِنُونَ امن
22 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
23 ve hum ve onlar وَهُمْ -
24 bil-ahirati ahireti بِالْاخِرَةِ اخر
25 hum onlar هُمْ -
26 kafirune kâfirliklerdir كَافِرُونَ كفر

Notlar

Not 1

*Yûsuf.**Gördüğünüzün.***Yemek.****Bu kavim antik Mısır'da yaşayan ve aslı astarı olmayan, tamamı zan olan çok tanrılı antik Mısır dinine tabi olan kimselerdir. Anlarız ki Yûsuf büyürken bu dini inanışa maruz kalmış ancak bu dinî öğretiyi terk etmiştir.*****Tek Allah'a iman etmedikleri gibi ahiret hayatının gerçeklerine de kâfirlik ederler. Antik Mısır dininde ahiretle ilgili çok sayıda uyduruk inanışlar vardı. Günümüzdeki müşriklerin ahiret inancı da benzerdir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Millet Kavram 301

301 Dinî öğreti, dinî inanç, dinî camia, dinî cemiyet, dinî topluluk, dinî cemaat.

Tevil Kavram 401

401 Yorumlamak, mana vermek, anlamlandırmak.

12. Yusuf Suresi

Ayet 39

Arapça Metin (Harekeli)

1633|12|39|يَٰصَىٰحِبَىِ ٱلسِّجْنِ ءَأَرْبَابٌ مُّتَفَرِّقُونَ خَيْرٌ أَمِ ٱللَّهُ ٱلْوَٰحِدُ ٱلْقَهَّارُ

Arapça Metin (Harekesiz)

1633|12|39|يصيحبي السجن ارباب متفرقون خير ام الله الوحد القهار

Latin Literal

39. Yâ sâhibeyis sicni e erbâbun muteferrikûne hayrun emillâhul vâhıdul kahhâr(kahhâru).

Türkçe Çeviri

Ey iki zindan yoldaşım! Fırkalaşmış* Rabler4 mi bir hayırdır yoksa Vâhid86, Kahhâr87 Allah mı?

Ahmed Samira Çevirisi

39 You my two companions/friends (of) the prison/jail, are separate Lords better or God the one, the defeater/conqueror ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya sahibeyi ey iki yoldaşım يَا صَاحِبَيِ صحب
2 s-sicni zindan السِّجْنِ سجن
3 eerbabun Rabler mi أَأَرْبَابٌ ربب
4 muteferrikune fırkalara ayrılmış مُتَفَرِّقُونَ فرق
5 hayrun bir hayırdır خَيْرٌ خير
6 emi yoksa أَمِ -
7 llahu Allah mı اللَّهُ -
8 l-vahidu Vâhid الْوَاحِدُ وحد
9 l-kahharu Kahhâr الْقَهَّارُ قهر

Notlar

Not 1

*Gruplaşmış, bölünmüş.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

12. Yusuf Suresi

Ayet 50

Arapça Metin (Harekeli)

1644|12|50|وَقَالَ ٱلْمَلِكُ ٱئْتُونِى بِهِۦ فَلَمَّا جَآءَهُ ٱلرَّسُولُ قَالَ ٱرْجِعْ إِلَىٰ رَبِّكَ فَسْـَٔلْهُ مَا بَالُ ٱلنِّسْوَةِ ٱلَّٰتِى قَطَّعْنَ أَيْدِيَهُنَّ إِنَّ رَبِّى بِكَيْدِهِنَّ عَلِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1644|12|50|وقال الملك ايتوني به فلما جاه الرسول قال ارجع الي ربك فسله ما بال النسوه التي قطعن ايديهن ان ربي بكيدهن عليم

Latin Literal

50. Ve kâlel meliku’tûnî bih(bihî), fe lemmâ câehur resûlu kâlerci’ ilâ rabbike fes’elhu mâ bâlun nisvetillâtî katta’ne eydiyehunn(eydiyehunne), inne rabbî bi keydihinne alîm(alîmun).

Türkçe Çeviri

Ve dedi melik96: "Gelin bana onunla*; öyle ki ne zaman ki geldi ona** resûl***; dedi: "Dön rabbine**** doğru; öyle ki sual et/sor ona neydi durumları***** kadınların ki kestiler ellerini; doğrusu Rabbim4 dalaverelerine onların****** bir Alîm’dir."

Ahmed Samira Çevirisi

50 And the king said: "Come with him to me (bring him)." So when the messenger came to him , he said: "Return to your Lord, so ask/question him, what (is) the women’s affair/condition/ thought which cut off/amputated their (F) hands, that my Lord (is) with their plotting/conspiring knowledgeable."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
2 l-meliku melik الْمَلِكُ ملك
3 tuni gelin bana ائْتُونِي اتي
4 bihi onunla بِهِ -
5 felemma öyle ki ne zaman ki فَلَمَّا -
6 ca'ehu geldi ona جَاءَهُ جيا
7 r-rasulu resûl الرَّسُولُ رسل
8 kale dedi قَالَ قول
9 rcia' dön ارْجِعْ رجع
10 ila doğru إِلَىٰ -
11 rabbike rabbine رَبِّكَ ربب
12 feselhu öyle ki sual et/sor ona فَاسْأَلْهُ سال
13 ma neydi? مَا -
14 balu durumları بَالُ بول
15 n-nisveti kadınların النِّسْوَةِ نسو
16 l-lati ki اللَّاتِي -
17 kattaa'ne kestiler قَطَّعْنَ قطع
18 eydiyehunne ellerini أَيْدِيَهُنَّ يدي
19 inne doğrusu إِنَّ -
20 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
21 bikeydihinne dalaverelerini onların بِكَيْدِهِنَّ كيد
22 alimun bir Alîm’dir عَلِيمٌ علم

Notlar

Not 1

*Yûsuf'la.**Yusuf'a.***Meliğin resûlü/elçisin.****Efendine.*****Kalplerinin durumları.******Kadınların.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Melik Kavram 96

96 Hükümdar/hünkâr.

12. Yusuf Suresi

Ayet 53

Arapça Metin (Harekeli)

1647|12|53|وَمَآ أُبَرِّئُ نَفْسِىٓ إِنَّ ٱلنَّفْسَ لَأَمَّارَةٌۢ بِٱلسُّوٓءِ إِلَّا مَا رَحِمَ رَبِّىٓ إِنَّ رَبِّى غَفُورٌ رَّحِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1647|12|53|وما ابري نفسي ان النفس لاماره بالسو الا ما رحم ربي ان ربي غفور رحيم

Latin Literal

53. Ve mâ uberriu nefsî, innen nefse le emmâretun bis sûı illâ mâ rahime rabbî, inne rabbî gafûrun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

"Ve beraat ettirir değilim nefsimi201; doğrusu nefis201 mutlak bir emredicidir kötülükle; dışındadır rahmet271 ettiği Rabbimin4; doğrusu Rabbim4 bir Gafûr’dur20; bir Rahîm’dir2."

Ahmed Samira Çevirisi

53 And I do not acquit myself, that the self (is) incessantly commanding/urging (E) with the bad/evil/harm, except what my Lord had mercy upon, that my Lord (is) forgiving, merciful.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değilim وَمَا -
2 uberriu beraat ettirir أُبَرِّئُ برا
3 nefsi nefsimi نَفْسِي نفس
4 inne doğrusu إِنَّ -
5 n-nefse nefis النَّفْسَ نفس
6 leemmaratun mutlak bir emredicidir لَأَمَّارَةٌ امر
7 bis-su'i kötülükle بِالسُّوءِ سوا
8 illa dışındadır إِلَّا -
9 ma مَا -
10 rahime rahmet ettiği رَحِمَ رحم
11 rabbi Rabbimin رَبِّي ربب
12 inne doğrusu إِنَّ -
13 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
14 gafurun bir Gafûr’dur غَفُورٌ غفر
15 rahimun bir Rahîm’dir رَحِيمٌ رحم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm Kavram 2

2 Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Gafûr Kavram 20

20 Bağışlayan.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

12. Yusuf Suresi

Ayet 98

Arapça Metin (Harekeli)

1692|12|98|قَالَ سَوْفَ أَسْتَغْفِرُ لَكُمْ رَبِّىٓ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ

Arapça Metin (Harekesiz)

1692|12|98|قال سوف استغفر لكم ربي انه هو الغفور الرحيم

Latin Literal

98. Kâle sevfe estagfiru lekum rabbî, innehu huvel gafûrur rahîm(rahîmu).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Yakında mağfiret319 dileyeceğim sizlere Rabbimden4; doğrusu O**; O** (ki) Gafûr’dur20; Rahîm’dir2."

Ahmed Samira Çevirisi

98 He said: "I will/shall ask for forgiveness for you from my Lord, that he is the forgiving, the merciful."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 sevfe yakında سَوْفَ -
3 estegfiru mağfiret dileyeceğim أَسْتَغْفِرُ غفر
4 lekum sizlere لَكُمْ -
5 rabbi Rabbimden رَبِّي ربب
6 innehu doğrusu O إِنَّهُ -
7 huve O (ki) هُوَ -
8 l-gafuru Gafûr’dur الْغَفُورُ غفر
9 r-rahimu Rahîm’dir الرَّحِيمُ رحم

Notlar

Not 1

*Yakûb.**Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm Kavram 2

2 Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Gafûr Kavram 20

20 Bağışlayan.

Mağfiret Kavram 319

319 Bağışlama, affetme.

12. Yusuf Suresi

Ayet 100

Arapça Metin (Harekeli)

1694|12|100|وَرَفَعَ أَبَوَيْهِ عَلَى ٱلْعَرْشِ وَخَرُّوا۟ لَهُۥ سُجَّدًا وَقَالَ يَٰٓأَبَتِ هَٰذَا تَأْوِيلُ رُءْيَٰىَ مِن قَبْلُ قَدْ جَعَلَهَا رَبِّى حَقًّا وَقَدْ أَحْسَنَ بِىٓ إِذْ أَخْرَجَنِى مِنَ ٱلسِّجْنِ وَجَآءَ بِكُم مِّنَ ٱلْبَدْوِ مِنۢ بَعْدِ أَن نَّزَغَ ٱلشَّيْطَٰنُ بَيْنِى وَبَيْنَ إِخْوَتِىٓ إِنَّ رَبِّى لَطِيفٌ لِّمَا يَشَآءُ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْعَلِيمُ ٱلْحَكِيمُ

Arapça Metin (Harekesiz)

1694|12|100|ورفع ابويه علي العرش وخروا له سجدا وقال يابت هذا تاويل ريي من قبل قد جعلها ربي حقا وقد احسن بي اذ اخرجني من السجن وجا بكم من البدو من بعد ان نزغ الشيطن بيني وبين اخوتي ان ربي لطيف لما يشا انه هو العليم الحكيم

Latin Literal

100. Ve refea ebeveyhi alel arşı ve harrû lehu succedâ(succeden), ve kâle yâ ebeti hâzâ te’vîlu ru’yâye min kablu kad cealehâ rabbî hakkâ(hakkan), ve kad ahsene bî iz ahrecenî mines sicni ve câe bikum minel bedvi min ba’di en nezegaş şeytânu beynî ve beyne ıhvetî, inne rabbî latîfun limâ yeşâ’(yeşâu) innehu huvel alîmul hakîm(hakîmu).

Türkçe Çeviri

Ve yükseltti* ana-babasını arşa/tahta karşı; ve kapandılar** ona secdeler12 (-le)”; ve dedi*: “Ey babam***! İşte bu tevilidir401 önceki rüyamın938; muhakkak yaptı onu**** Rabbim4 bir hak/gerçek; ve muhakkak ihsânda250 bulundu bana çıkarırken beni zindandan; ve getirdi sizleri çölden; ki şeytânın29 benim aramla ve kardeşlerim arasını kışkırtması sonrasında; doğrusu Rabbim4 Latîf'tir40 dilediği için; doğrusu O*****; O’dur***** Alîm8; Hakîm9.

Ahmed Samira Çevirisi

100 And he rose his parents on the throne and they fell down to him prostrating, and he said: "You my father, that (is the) interpretation/explanation (of) my dream from before, my Lord had made it truthfully , and He had done good/bettered with me when He brought me out from the prison/jail, and He came with you from the desert from after that the devil spoiled between me and between my brothers, that my Lord (is) kind/soothing to what He wills/wants, that He is the knowledgeable, the wise/judicious.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve rafea ve yükseltti وَرَفَعَ رفع
2 ebeveyhi ana-babasını أَبَوَيْهِ ابو
3 ala karşı عَلَى -
4 l-arşi arşa/tahta الْعَرْشِ عرش
5 ve harru ve kapandılar وَخَرُّوا خرر
6 lehu ona لَهُ -
7 succeden secdeler (-le) سُجَّدًا سجد
8 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
9 ya ebeti ey babam يَا أَبَتِ ابو
10 haza işte bu هَٰذَا -
11 te'vilu tevilidir تَأْوِيلُ اول
12 ru'yaye rüyamın رُؤْيَايَ راي
13 min مِنْ -
14 kablu önceden قَبْلُ قبل
15 kad muhakkak قَدْ -
16 cealeha yaptı onu جَعَلَهَا جعل
17 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
18 hakkan bir hak/gerçek حَقًّا حقق
19 ve kad ve muhakkak وَقَدْ -
20 ehsene ihsanda bulundu أَحْسَنَ حسن
21 bi bana بِي -
22 iz إِذْ -
23 ehraceni çıkarırken beni أَخْرَجَنِي خرج
24 mine مِنَ -
25 s-sicni zindandan السِّجْنِ سجن
26 ve ca'e ve getirdi وَجَاءَ جيا
27 bikum sizleri بِكُمْ -
28 mine مِنَ -
29 l-bedvi çölden الْبَدْوِ بدو
30 min مِنْ -
31 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
32 en ki أَنْ -
33 nezega kışkırttı نَزَغَ نزغ
34 ş-şeytanu şeytân الشَّيْطَانُ شطن
35 beyni aramı بَيْنِي بين
36 ve beyne ve arasını وَبَيْنَ بين
37 ihveti kardeşlerim إِخْوَتِي اخو
38 inne doğrusu إِنَّ -
39 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
40 letifun bir Latif’tir لَطِيفٌ لطف
41 lima لِمَا -
42 yeşa'u dilediği için يَشَاءُ شيا
43 innehu doğrusu O إِنَّهُ -
44 huve O هُوَ -
45 l-alimu Alim الْعَلِيمُ علم
46 l-hakimu Hakîm الْحَكِيمُ حكم

Notlar

Not 1

*Yûsuf.**Yakûp, Yûsuf'un anası ve kardeşleri.***Yakûb.****Rüyayı.*****Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Alîm Kavram 8

8 Bilen.

Hakîm Kavram 9

9 Bilge/bilgelikle hükmeden.

insanın secdesi Kavram 12

12 Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğmesi.

Şeytân Kavram 29

29 Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.

Latîf Kavram 40

40 Kibar, ince, yumuşak.

İhsân, ihsân Kavram 250

250 İyilik etme, iyi davranma, dürüstlük, doğruluk.

Tevil Kavram 401

401 Yorumlamak, mana vermek, anlamlandırmak.

12. Yusuf Suresi

Ayet 101

Arapça Metin (Harekeli)

1695|12|101|رَبِّ قَدْ ءَاتَيْتَنِى مِنَ ٱلْمُلْكِ وَعَلَّمْتَنِى مِن تَأْوِيلِ ٱلْأَحَادِيثِ فَاطِرَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ أَنتَ وَلِىِّۦ فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْءَاخِرَةِ تَوَفَّنِى مُسْلِمًا وَأَلْحِقْنِى بِٱلصَّٰلِحِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1695|12|101|رب قد اتيتني من الملك وعلمتني من تاويل الاحاديث فاطر السموت والارض انت ولي في الدنيا والاخره توفني مسلما والحقني بالصلحين

Latin Literal

101. Rabbi kad âteytenî minel mulki ve allemtenî min te’vîlil ehâdîs(ehâdîsi), fâtıras semâvâti vel ardı ente veliyyî fîd dunyâ Vel âhıreh(âhıreti), teveffenî muslimen ve elhıknî bis sâlihîn(sâlihîne).

Türkçe Çeviri

"Rabbim4! Muhakkak verdin bana* mülkten; ve öğrettin bana tevilinden401 hadîslerin**; yaransın*** gökleri162 ve yeri; sensin velim28 dünyada ve ahirette; ve vefat621 ettir beni bir müsliman944 (olarak); ve tutundur**** beni sâlihlere217."

Ahmed Samira Çevirisi

101 My Lord, you had given me from the possession and free will and you taught/instructed me from interpreting/explaining the information/speeches , creator/bringer to being (of) the skies/space and the earth/Planet Earth, you are my guardian in the present world and the end (other life), make me die a Moslem/submitter , and make me catch up/join me with the correct/righteous.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
2 kad muhakkak قَدْ -
3 ateyteni verdin bana اتَيْتَنِي اتي
4 mine مِنَ -
5 l-mulki mülkten الْمُلْكِ ملك
6 ve allemteni ve öğrettin bana وَعَلَّمْتَنِي علم
7 min مِنْ -
8 te'vili tevilinden تَأْوِيلِ اول
9 l-ehadisi hadislerin الْأَحَادِيثِ حدث
10 fatira yaransın فَاطِرَ فطر
11 s-semavati gökleri السَّمَاوَاتِ سمو
12 vel'erdi ve yeri وَالْأَرْضِ ارض
13 ente sensin أَنْتَ -
14 veliyi velim وَلِيِّي ولي
15 fi فِي -
16 d-dunya dünyada الدُّنْيَا دنو
17 vel'ahirati ve ahirette وَالْاخِرَةِ اخر
18 teveffeni ve vefat ettir beni تَوَفَّنِي وفي
19 muslimen bir müsliman (olarak) مُسْلِمًا سلم
20 ve elhikni ve tutundur/bağla beni وَأَلْحِقْنِي لحق
21 bis-salihine salihlere بِالصَّالِحِينَ صلح

Notlar

Not 1

*Yûsuf.**Sözlerin.***Tekillikten, tek enerjiden yararak, ayırarak evreni oluşturansın.****Bağla, birleştir, yapıştır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Veli Kavram 28

28 Koruyan, himaye eden yakın arkadaş. Çoğulu evliyadır.

Gökler Kavram 162

162 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir.

Sâlihler Kavram 217

217 Düzeltici-iyileştirici-barışa yönelik işler yapanlar.

Tevil Kavram 401

401 Yorumlamak, mana vermek, anlamlandırmak.

Vefat Kavram 621

621 Vefat ölümden farklıdır. Bilincin aktif olduğu beynin korteks kısmının işlevlerinin talamus tarafından devreden çıkarılmasıdır. İlkel işlevler devam eder. Soluma, kalp atışı vb. Yüce Allah uykunun bir vefat olduğunu bizlere bildirmiştir. Ölüm gerçekleşmeden önce mutlaka vefat gerçekleşir. Her vefat ölümle sonlanmaz. Yüce Allah yolunda katledilenlerin ve müminlerin ölmeden vefat ettirildiği Kur'an'ımızda bizlere bildirilmiştir. Resûl Îsâ'nın da vefat ettirildiği ancak ölmediği ortadadır. Bu kimseler Rableri indinde rızıklandırılırlar. 6:60 ayetinde "...sonra diriltir sizleri orada.." buyrulmuştur. Orada kelimesi yeri/arzı/yeryüzünü işaret eder. Anlaşılır ki uykudaki vefat sürecinde bilincin kaybolmasını ve geri yüklenmesini sağlayan talamus bölgesi kuantum seviyesinde yeri de kapsayan evrenle direkt olarak ilişkilidir.

13. Ra'd Suresi

Ayet 1

Arapça Metin (Harekeli)

1706|13|1|الٓمٓر تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱلْكِتَٰبِ وَٱلَّذِىٓ أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ ٱلْحَقُّ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يُؤْمِنُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1706|13|1|المر تلك ايت الكتب والذي انزل اليك من ربك الحق ولكن اكثر الناس لا يومنون

Latin Literal

1. Elif lâm mim râ tilke âyâtul kitâb(kitâbi), vellezî unzile ileyke min rabbikel hakku ve lâkinne ekseren nâsi lâ yu’minûn(yu’minûne).

Türkçe Çeviri

ALMR44*; işte şu (ki) ayetleridir kitabın**; ve indirilendir sana Rabbinden4 hak/gerçek (olarak); velakin/fakat insanların ekserisi/çoğu iman47 etmezler.

Ahmed Samira Çevirisi

1 A L M R , those are The Book’s verses/evidences and which was descended to you, from your Lord the truth , and but most of the people do not believe.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 elif, Lam, mim, Ra Elif Lam Mim Ra المر -
2 tilke işte şu (ki) تِلْكَ -
3 ayatu ayetleridir ايَاتُ ايي
4 l-kitabi kitabın الْكِتَابِ كتب
5 vellezi ve وَالَّذِي -
6 unzile indirilendir أُنْزِلَ نزل
7 ileyke sana إِلَيْكَ -
8 min مِنْ -
9 rabbike Rabbinden رَبِّكَ ربب
10 l-hakku hak/gerçek (olarak) الْحَقُّ حقق
11 velakinne velakin/fakat وَلَٰكِنَّ -
12 eksera ekserisi/çoğu أَكْثَرَ كثر
13 n-nasi insanların النَّاسِ نوس
14 la لَا -
15 yu'minune iman etmezler يُؤْمِنُونَ امن

Notlar

Not 1

*Elif, Lâm, Mîm, Ra.**Kur'an'ın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Anahtar harfler. Hurûf-u mukatta. Kavram 44

44 Kesik harfler olarak tanımlanır. On dört (14) harfin tekli, ikili, üçlü, dörtlü ve beşli kombinasyonlarından oluşurlar. Yirmi dokuz (29) surenin başında yer alarak surenin açılışını yaparlar. Yedi (7) grup oluştururlar. İlgili gruplarda ve alt gruplarda anahtar harflerin geçiş sayısı on dokuzun (19) tam katıdır. On dokuz (19) mucizesinin tecelli edişinin çok güzel örneklerini sunarlar. Kur'an'ın bir beşer sözü olamayacağına en büyük delillerdendirler. Hurûf-u Mukataa (Anahtar Harfler) Mucizesi.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

13. Ra'd Suresi

Ayet 2

Arapça Metin (Harekeli)

1707|13|2|ٱللَّهُ ٱلَّذِى رَفَعَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ بِغَيْرِ عَمَدٍ تَرَوْنَهَا ثُمَّ ٱسْتَوَىٰ عَلَى ٱلْعَرْشِ وَسَخَّرَ ٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ كُلٌّ يَجْرِى لِأَجَلٍ مُّسَمًّى يُدَبِّرُ ٱلْأَمْرَ يُفَصِّلُ ٱلْءَايَٰتِ لَعَلَّكُم بِلِقَآءِ رَبِّكُمْ تُوقِنُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1707|13|2|الله الذي رفع السموت بغير عمد ترونها ثم استوي علي العرش وسخر الشمس والقمر كل يجري لاجل مسمي يدبر الامر يفصل الايت لعلكم بلقا ربكم توقنون

Latin Literal

2. Allâhullezî refeas semavâti bi gayri amedin terevnehâ summestevâ alel arşı ve sehhareş şemse vel kamer(kamere), kullun yecrî li ecelin musemmâ(musemmen), yudebbirul emre yufassılul âyâti leallekum bi likâi rabbikum tûkınûn(tûkınûne)."

Türkçe Çeviri

Allah (ki) yükseltendir231 gökleri162 olmaksızın bir direk (ki) görürsünüz onu*; sonra** istiva etti arşa66 karşı; ve boyun eğdirdi Güneş’i ve Ay'ı; her biri akar*** belirlenmiş bir ecele****; düzenler***** emri200; detaylandırır ayetleri389; belki sizler Rabbinizle4 karşılaşmaya yakınlaşırsınız299.

Ahmed Samira Çevirisi

2 God (is) who raised the skies/space without pillars/posts/columns (that) you see/understand it, then He aimed to/tended to/sat on on the throne , and He manipulated/subjugated the sun and the moon each passes/orbits to a named/identified (specified) term/time, He plans/regulates the order/command/matter/affair, He details/explains/clarifies the verses/evidences , maybe/perhaps you, with meeting your Lord, you be sure/certain.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 allahu Allah (ki) اللَّهُ -
2 llezi الَّذِي -
3 rafea yükseltendir رَفَعَ رفع
4 s-semavati gökleri السَّمَاوَاتِ سمو
5 bigayri olmaksızın بِغَيْرِ غير
6 amedin bir direk عَمَدٍ عمد
7 teravneha (ki) görürsünüz onu تَرَوْنَهَا راي
8 summe sonra ثُمَّ -
9 steva istiva etti اسْتَوَىٰ سوي
10 ala karşı عَلَى -
11 l-arşi Arş الْعَرْشِ عرش
12 ve sehhara ve boyun eğdirdi وَسَخَّرَ سخر
13 ş-şemse Güneş’i الشَّمْسَ شمس
14 velkamera ve Ay'ı وَالْقَمَرَ قمر
15 kullun her biri كُلٌّ كلل
16 yecri acar يَجْرِي جري
17 liecelin bir ecele لِأَجَلٍ اجل
18 musemmen belirlenmiş مُسَمًّى سمو
19 yudebbiru düzenler يُدَبِّرُ دبر
20 l-emra emri الْأَمْرَ امر
21 yufessilu detaylandırır يُفَصِّلُ فصل
22 l-ayati ayetleri الْايَاتِ ايي
23 leallekum belki sizler لَعَلَّكُمْ -
24 bilika'i karşılaşmaya بِلِقَاءِ لقي
25 rabbikum Rabbinizle رَبِّكُمْ ربب
26 tukinune yakınlaşırsınız تُوقِنُونَ يقن

Notlar

Not 1

*Direği. Karanlık enerji evreni hızla genişletmekte ve içine çökmesini engelleyen direkler gibi işlev görmektedir.**Sonra geçişi Big Bang (Evrenin yükseltilmesinin başlaması) sonrası 9.2 milyar yıl geçmesini işaret eder. Güneş sisteminin yaratılacağı evrenin içindeki dumanın evrenin de içinde olduğu arştan gelen bilgiyle düzenlenmesini bir işarettir. ***Güneş ve Ay karanlık madde içinde yüzer, akar.****Güneş ve Ay yok edilecekleri bir ecele doğru akarak Rablerinin emrine uyarlar.*****Organize eder, tasarlar Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Arş Kavram 66

66 Taht/kürsü. Yüce Allah'ın belirli sıfatlarının tecelli etmesiyle oluşmuş olan, çoklu boyutlara sahip bir kürsü, bir platform. Bu kürsü içinde evrenler yaratılmaktadır. Şu an içinde bulunduğumuz evrenimiz de bu kürsünün içindedir. Yargılamanın yapılacağı ahiret evreni, cennet evrenleri ve cehennem evreni yine bu kürsü içinde yaratılacaktır.

Gökler Kavram 162

162 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir.

emir, emretmek Kavram 200

200 Buyurmak, talepte bulunmak, istekte bulunmak, nasihat etmek, buyruk, talep, istek, nasihat. Kur'an'daki emretmek kavramı zorla bir şeyi yaptırmak, yapılmadığında ceza vermek asla değildir.

Kesin, kesinleşmek, yakın Kavram 299

299 Kesin tanık olmak, kesinleşmek, %100 emin olmak, şüphesiz.

Kur'an ayetleri. Kavram 389

389 Şerefli Kur'an'da 112 numarasız besmele (0. ayet olarak) ve 6234 numaralı ayet olarak toplam 6346 ayet vardır.

13. Ra'd Suresi

Ayet 5

Arapça Metin (Harekeli)

1710|13|5|وَإِن تَعْجَبْ فَعَجَبٌ قَوْلُهُمْ أَءِذَا كُنَّا تُرَٰبًا أَءِنَّا لَفِى خَلْقٍ جَدِيدٍ أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِرَبِّهِمْ وَأُو۟لَٰٓئِكَ ٱلْأَغْلَٰلُ فِىٓ أَعْنَاقِهِمْ وَأُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1710|13|5|وان تعجب فعجب قولهم اذا كنا تربا انا لفي خلق جديد اوليك الذين كفروا بربهم واوليك الاغلل في اعناقهم واوليك اصحب النار هم فيها خلدون

Latin Literal

5. Ve in ta’ceb fe acebun kavluhum e izâ kunnâ turâben e innâ le fî halkın cedîd(cedîdin), ulâikellezîne keferû bi rabbihim, ve ulâikel aglâlu fî a’nâkıhim, ve ulâike ashâbun nâr(nâri), hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne).

Türkçe Çeviri

Ve eğer acayip karşılarsan*; öyle ki acayip (olan) onların "Olduğumuz zaman mı bir turabin428, doğrusu bizler (olur) muyuz mutlak yeni bir yaratılış içinde?" sözleridir; işte bunlar; kimselerdir (ki) kâfirlik25 ettiler Rablerine4; ve işte bunlaradır kelepçeler** boyunlarında; ve işte bunlar; ateş834 ashâbıdır194; onlar orada*** ölümsüzlerdir185.

Ahmed Samira Çevirisi

5 And if you be astonished, so their saying/opinion and belief (is a) wonderment/astonishment/ surprise: "Is it that if we were dust/earth are we (to be) in (E) (a) new creation ?" Those are those who disbelieved with their Lord, and those, the leather or iron collars or handcuffs (will be) in their necks, and those are the fire’s owners/company/friends, they are in it immortally/eternally .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve in ve eğer وَإِنْ -
2 tea'ceb acayip karşılarsan تَعْجَبْ عجب
3 feacebun öyle ki acayip (olan) فَعَجَبٌ عجب
4 kavluhum sözleridir onların قَوْلُهُمْ قول
5 eiza zaman mı? أَإِذَا -
6 kunna olduğumuz كُنَّا كون
7 turaben bir turâbin تُرَابًا ترب
8 einna doğrusu bizler miyiz أَإِنَّا -
9 lefi mutlak لَفِي -
10 halkin bir yaratılış içinde خَلْقٍ خلق
11 cedidin bir yeni جَدِيدٍ جدد
12 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
13 ellezine kimselerdir (ki) الَّذِينَ -
14 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
15 birabbihim Rablerine بِرَبِّهِمْ ربب
16 ve ulaike ve işte bunlaradır وَأُولَٰئِكَ -
17 l-eglalu kelepçeler الْأَغْلَالُ غلل
18 fi فِي -
19 ea'nakihim boyunlarında أَعْنَاقِهِمْ عنق
20 veulaike ve işte bunlardır وَأُولَٰئِكَ -
21 eshabu ashabı أَصْحَابُ صحب
22 n-nari ateş النَّارِ نور
23 hum onlar هُمْ -
24 fiha orada فِيهَا -
25 halidune ölümsüzlerdir خَالِدُونَ خلد

Notlar

Not 1

*Şaşarsan.**Demir kelepçeler.***Sekar'da.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Ölümsüzler Kavram 185

185 Hâlidûn, ölümsüz, ölmeyen. Cennet evrenleri var olduğu sürece ölmeyen. Cehennem evreni var olduğu sürece ölmeyen.

Ashâb Kavram 194

194 Yoldaş; aynı yolda/amaçta yol alanlar, aynı mekanda ve zamanda kaderleri ortak olanlar.

Turâbin Kavram 428

428 Toz. Yıldız tozu. Nötron/Pulsar yani Tarık yıldızlarını oluşturan süpernova patlamalarında uzaya saçılan gaz ve toz bulutları. İnsan yaratılışı için gerekli tüm atomları içeren bu turâbin Güneş sistemimizi oluşturacaktır. İnsanın topraktan yaratılması; ‘tînin’, ‘turâbin’, ‘salsâlin’ geçişleri; karbon (C12) ve azot (N14) atomları; çıngırdayan/tıngırdayan moleküller; 'turâbin' yıldız tozu.

Ateş, nar Kavram 834

834 Cehennem evreninde bulunan cahîmlerin (yakanların) yani karadelik sistemlerinin yaydığı radyasyon. Hâviye=Karadeliğin kendisi; Hawking radyasyonu yayar.Hutame=Karadeliğin akresyon diski; çok şiddetli radyasyon yayar.Lezâ=Ateşin bir özelliği; dokunmasa bile uzaktan yakar.Hâmiye=Çılgın ateş.

13. Ra'd Suresi

Ayet 6

Arapça Metin (Harekeli)

1711|13|6|وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِٱلسَّيِّئَةِ قَبْلَ ٱلْحَسَنَةِ وَقَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِهِمُ ٱلْمَثُلَٰتُ وَإِنَّ رَبَّكَ لَذُو مَغْفِرَةٍ لِّلنَّاسِ عَلَىٰ ظُلْمِهِمْ وَإِنَّ رَبَّكَ لَشَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

Arapça Metin (Harekesiz)

1711|13|6|ويستعجلونك بالسييه قبل الحسنه وقد خلت من قبلهم المثلت وان ربك لذو مغفره للناس علي ظلمهم وان ربك لشديد العقاب

Latin Literal

6. Ve yesta’cilûneke bis seyyieti kablel haseneti ve kad halet min kablihimul mesulât(mesulâtu), ve inne rabbeke lezû magfiretin lin nâsi alâ zulmihim, ve inne rabbeke le şedîdul ıkâb(ıkâbi).

Türkçe Çeviri

Ve acele ettirirler sana kötülüğü iyilikten önce; ve muhakkak gelip geçti onlardan önce misallari870*; ve doğrusu (senin) Rabbin4 mutlak sahibidir bir mağfiret319 insanlara; onların zulümlerine257 karşı; ve doğrusu (senin) Rabbin4 mutlak şiddetlidir akıbetinde892.

Ahmed Samira Çevirisi

6 And they hurry/hasten you with the sin/crime (harm) before the good/goodness, and the punishments and tortures had passed from before them, and that your Lord (is owner) of mercy to the people, on (for) their injustice/oppression, and that your Lord (is) strong (E) (severe in) the punishment.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yestea'ciluneke ve acele ettirirler sana وَيَسْتَعْجِلُونَكَ عجل
2 bis-seyyieti kötülüğü بِالسَّيِّئَةِ سوا
3 kable önce قَبْلَ قبل
4 l-haseneti iyilikten الْحَسَنَةِ حسن
5 ve kad ve muhakkak وَقَدْ -
6 halet gelip geçti خَلَتْ خلو
7 min مِنْ -
8 kablihimu onlardan önce قَبْلِهِمُ قبل
9 l-mesulatu misallari الْمَثُلَاتُ مثل
10 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
11 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
12 lezu mutlak sahibidir لَذُو -
13 megfiratin bir mağfiret مَغْفِرَةٍ غفر
14 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
15 ala karşı عَلَىٰ -
16 zulmihim zulümlerine onların ظُلْمِهِمْ ظلم
17 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
18 rabbeke (senin) Rabbinin رَبَّكَ ربب
19 leşedidu mutlak şiddetlidir لَشَدِيدُ شدد
20 l-ikabi akibeti الْعِقَابِ عقب

Notlar

Not 1

*Azabın, helakın; kötü olanın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Mağfiret Kavram 319

319 Bağışlama, affetme.

Misal, misil, çoğulu emsal. Kavram 870

870 Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

Akıbet, akıbet. Kavram 892

892 Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam.

13. Ra'd Suresi

Ayet 7

Arapça Metin (Harekeli)

1712|13|7|وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْهِ ءَايَةٌ مِّن رَّبِّهِۦٓ إِنَّمَآ أَنتَ مُنذِرٌ وَلِكُلِّ قَوْمٍ هَادٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

1712|13|7|ويقول الذين كفروا لولا انزل عليه ايه من ربه انما انت منذر ولكل قوم هاد

Latin Literal

7. Ve yekûlullezîne keferû lev lâ unzile aleyhi âyetun min rabbih(rabbihî), innemâ ente munzirun ve li kulli kavmin hâd(hâdin).

Türkçe Çeviri

Ve diyorlar kâfirlik25 etmiş kimseler: "Değil miydi indirmeli ona* Rabbinden4 bir ayet287; ancak ki sen* bir uyarıcısın; ve her bir kavmedir/toplumadır bir kılavuzlayan192**."

Ahmed Samira Çevirisi

7 And those who disbelieved say: "If only a verse/evidence/sign were descended on him from his Lord." But you are (a) warner/giver of notice, and to each nation (is) a guide.

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**Yüce Rabbimiz her bir kavme/topluma bir uyarıcı resûl gönderir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Ayet Kavram 287

287 Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

13. Ra'd Suresi

Ayet 16

Arapça Metin (Harekeli)

1721|13|16|قُلْ مَن رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ قُلِ ٱللَّهُ قُلْ أَفَٱتَّخَذْتُم مِّن دُونِهِۦٓ أَوْلِيَآءَ لَا يَمْلِكُونَ لِأَنفُسِهِمْ نَفْعًا وَلَا ضَرًّا قُلْ هَلْ يَسْتَوِى ٱلْأَعْمَىٰ وَٱلْبَصِيرُ أَمْ هَلْ تَسْتَوِى ٱلظُّلُمَٰتُ وَٱلنُّورُ أَمْ جَعَلُوا۟ لِلَّهِ شُرَكَآءَ خَلَقُوا۟ كَخَلْقِهِۦ فَتَشَٰبَهَ ٱلْخَلْقُ عَلَيْهِمْ قُلِ ٱللَّهُ خَٰلِقُ كُلِّ شَىْءٍ وَهُوَ ٱلْوَٰحِدُ ٱلْقَهَّٰرُ

Arapça Metin (Harekesiz)

1721|13|16|قل من رب السموت والارض قل الله قل افاتخذتم من دونه اوليا لا يملكون لانفسهم نفعا ولا ضرا قل هل يستوي الاعمي والبصير ام هل تستوي الظلمت والنور ام جعلوا لله شركا خلقوا كخلقه فتشبه الخلق عليهم قل الله خلق كل شي وهو الوحد القهر

Latin Literal

16. Kul men rabbus semâvâti vel ard(ardı), kulillâh(kulillâhu), kul e fettehaztum min dûnihî evliyâe lâ yemlikûne li enfusihim nef’an ve lâ darrâ(darren), kul hel yestevil a’mâ vel basîru em hel testevîz zulumâtu ven nûr(nûru), em cealû lillâhi şurekâe halakû ke halkıhî fe teşâbehel halku aleyhim, kulillâhu hâliku kulli şey’in ve huvel vâhidul kahhâr(kahhâru).

Türkçe Çeviri

De ki: "Kimdir Rabbi4 göklerin162 ve yerin?"; de ki: "Allah!"; de ki: "O'nun* astından evliya212 mı edindiniz (ki) malik olamazlar kendi nefislerine201 bir menfaate ve ne de bir zarara"; de ki: "Aynı seviyede olur mu kör ve gören ya da aynı seviyede olur mu karanlıklar ve aydınlık ya da yaptılar Allah'a ortaklar (ki) yarattılar yarattığı gibi O’nun* öyle ki benzerleşti (o) yaratma onlara?"; de ki: "Allah (ki) yaratandır her bir şeyi ve O** Vâhid'tir86; Kahhâr’dır87.

Ahmed Samira Çevirisi

16 Say: "who (is) the skies’/space’s and the earth’s/Planet Earth’s Lord?" Say: "God." Say: "So did you take/receive from other than Him guardians/allies they do not own/possess to themselves benefit/usefulness and nor harm?" Say: "Do the blind and the seeing become equal/alike? Or do the darknesses and the light become equal/alike? Or they made/put to God partners (that) created like/as His creation so the creation looked alike/resembled on (to) them?" Say: "God (is) creator (of) every thing, and He is the one, the defeater/conqueror ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 men kimdir? مَنْ -
3 rabbu Rabbi رَبُّ ربب
4 s-semavati göklerin السَّمَاوَاتِ سمو
5 vel'erdi ve yerin وَالْأَرْضِ ارض
6 kuli de ki قُلِ قول
7 llahu Allah! اللَّهُ -
8 kul de ki قُلْ قول
9 efattehaztum edindiniz mi أَفَاتَّخَذْتُمْ اخذ
10 min مِنْ -
11 dunihi O'nun astından دُونِهِ دون
12 evliya'e evliya أَوْلِيَاءَ ولي
13 la لَا -
14 yemlikune malik olamaz يَمْلِكُونَ ملك
15 lienfusihim kendi nefislerine لِأَنْفُسِهِمْ نفس
16 nef'an bir menfaat نَفْعًا نفع
17 ve la ve ne de وَلَا -
18 derran bir zarara ضَرًّا ضرر
19 kul de ki قُلْ قول
20 hel هَلْ -
21 yestevi aynı seviyede olur mu يَسْتَوِي سوي
22 l-ea'ma kör الْأَعْمَىٰ عمي
23 velbesiru ve gören وَالْبَصِيرُ بصر
24 em ya da أَمْ -
25 hel هَلْ -
26 testevi aynı seviyede midir تَسْتَوِي سوي
27 z-zulumatu karanlıklar الظُّلُمَاتُ ظلم
28 ve nnuru ve aydınlık وَالنُّورُ نور
29 em ya da أَمْ -
30 cealu yaptılar جَعَلُوا جعل
31 lillahi Allah'a لِلَّهِ -
32 şuraka'e ortaklar شُرَكَاءَ شرك
33 haleku yarattılar خَلَقُوا خلق
34 kehalkihi yarattığı gibi O’nun كَخَلْقِهِ خلق
35 feteşabehe öyle ki benzerleşti فَتَشَابَهَ شبه
36 l-halku o yaratma الْخَلْقُ خلق
37 aleyhim onlara عَلَيْهِمْ -
38 kuli de ki قُلِ قول
39 llahu Allah (ki) اللَّهُ -
40 haliku yaratandır خَالِقُ خلق
41 kulli her كُلِّ كلل
42 şey'in şeyin شَيْءٍ شيا
43 ve huve ve O وَهُوَ -
44 l-vahidu Vâhid'tir الْوَاحِدُ وحد
45 l-kahharu Kahhâr’dır الْقَهَّارُ قهر

Notlar

Not 1

*Allah'ın.**Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Gökler Kavram 162

162 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Evliya, veli Kavram 212

212 Veli kelimesinin çoğulu. Veliler. Koruyan, himaye eden yakın arkadaşlar.

13. Ra'd Suresi

Ayet 18

Arapça Metin (Harekeli)

1723|13|18|لِلَّذِينَ ٱسْتَجَابُوا۟ لِرَبِّهِمُ ٱلْحُسْنَىٰ وَٱلَّذِينَ لَمْ يَسْتَجِيبُوا۟ لَهُۥ لَوْ أَنَّ لَهُم مَّا فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا وَمِثْلَهُۥ مَعَهُۥ لَٱفْتَدَوْا۟ بِهِۦٓ أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ سُوٓءُ ٱلْحِسَابِ وَمَأْوَىٰهُمْ جَهَنَّمُ وَبِئْسَ ٱلْمِهَادُ

Arapça Metin (Harekesiz)

1723|13|18|للذين استجابوا لربهم الحسني والذين لم يستجيبوا له لو ان لهم ما في الارض جميعا ومثله معه لافتدوا به اوليك لهم سو الحساب وماويهم جهنم وبيس المهاد

Latin Literal

18. Lillezînestecâbû li rabbihimul husnâ, vellezîne lem yestecibû lehu lev enne lehum mâ fîl ardı cemîan ve mislehu meahu leftedev bih(bihî), ulâike lehum sûul hısâbi ve me’vâhum cehennem(cehennemu), ve bi’sel mihâd(mihâdu).

Türkçe Çeviri

Kimseleredir güzellik (ki) cevap verirler Rablerine4 ve kimseler (ki) asla cevap vermezler O’na*; şayet ki onlara (olsa) yerdeki topluca ve onun** misli870 yanında onun***; mutlak fidye verirdi onu****; işte bunlara; onlaradır bir kötü hesap; ve varış yerleri cehennemdir968; ve ne kötü yataktır.

Ahmed Samira Çevirisi

18 The best/goodness , (is) to those who answered/replied to their Lord, and those who did not answer/reply to Him, if that for them what (is) in the earth/Planet Earth all together , and like it, with it, they would have ransomed/compensated with it, those for them (is) the account’s/calculations’ bad/evil , and their shelter/refuge (is) Hell , and how bad (are) the beds ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lillezine kimseleredir (ki) لِلَّذِينَ -
2 stecabu cevap verirler اسْتَجَابُوا جوب
3 lirabbihimu Rablerine لِرَبِّهِمُ ربب
4 l-husna güzellik الْحُسْنَىٰ حسن
5 vellezine ve kimseler (ki) وَالَّذِينَ -
6 lem asla لَمْ -
7 yestecibu cevap vermezler يَسْتَجِيبُوا جوب
8 lehu O’na لَهُ -
9 lev şayet لَوْ -
10 enne ki أَنَّ -
11 lehum onlara (olsa) لَهُمْ -
12 ma مَا -
13 fi فِي -
14 l-erdi yerdeki الْأَرْضِ ارض
15 cemian topluca جَمِيعًا جمع
16 ve mislehu ve misli onun وَمِثْلَهُ مثل
17 meahu onun yanında مَعَهُ -
18 laftedev mutlak fidye verirdi لَافْتَدَوْا فدي
19 bihi onu بِهِ -
20 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
21 lehum onlaradır لَهُمْ -
22 su'u kötü سُوءُ سوا
23 l-hisabi hesap الْحِسَابِ حسب
24 ve me'vahum ve varış yerleri وَمَأْوَاهُمْ اوي
25 cehennemu cehennemdir جَهَنَّمُ -
26 ve bi'se ve ne kötü وَبِئْسَ باس
27 l-mihadu yataktır الْمِهَادُ مهد

Notlar

Not 1

*Allah'a.**Yerin.***O kimsenin.****Yeri ve onun gibi mislini.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Misal, misil, çoğulu emsal. Kavram 870

870 Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

13. Ra'd Suresi

Ayet 19

Arapça Metin (Harekeli)

1724|13|19|أَفَمَن يَعْلَمُ أَنَّمَآ أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ ٱلْحَقُّ كَمَنْ هُوَ أَعْمَىٰٓ إِنَّمَا يَتَذَكَّرُ أُو۟لُوا۟ ٱلْأَلْبَٰبِ

Arapça Metin (Harekesiz)

1724|13|19|افمن يعلم انما انزل اليك من ربك الحق كمن هو اعمي انما يتذكر اولوا الالبب

Latin Literal

19. E fe men ya’lemu ennemâ unzile ileyke min rabbikel hakku ke men huve a’mâ, innemâ yetezekkeru ûlul elbâb(elbâbi).

Türkçe Çeviri

Öyle ki Rabbinden4 sana indirileni hak/gerçek (olarak) bilen kimse kimse gibi midir (ki) o kördür? Ancak elbâb88 sahipleri zikreder78.

Ahmed Samira Çevirisi

19 Is who knows that what was descended to you from your Lord (is) the truth , as/who, he is blind? But (those who) remember/mention (are) those of the pure minds/hearts .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 efemen öyle ki kimse mi أَفَمَنْ -
2 yea'lemu bilir يَعْلَمُ علم
3 ennema ki أَنَّمَا -
4 unzile indirilen أُنْزِلَ نزل
5 ileyke sana إِلَيْكَ -
6 min مِنْ -
7 rabbike (senin) Rabbin- رَبِّكَ ربب
8 l-hakku haktır/gerçektir الْحَقُّ حقق
9 kemen kimse gibi كَمَنْ -
10 huve o هُوَ -
11 ea'ma kördür أَعْمَىٰ عمي
12 innema ancak إِنَّمَا -
13 yetezekkeru zikreder يَتَذَكَّرُ ذكر
14 ulu sahipleri أُولُو اول
15 l-elbabi mantık الْأَلْبَابِ لبب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Zikir/zikr Kavram 78

78 Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Elbâb Kavram 88

88 Akıl ve mantık. Analitik/rasyonel düşünme.

13. Ra'd Suresi

Ayet 21

Arapça Metin (Harekeli)

1726|13|21|وَٱلَّذِينَ يَصِلُونَ مَآ أَمَرَ ٱللَّهُ بِهِۦٓ أَن يُوصَلَ وَيَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ وَيَخَافُونَ سُوٓءَ ٱلْحِسَابِ

Arapça Metin (Harekesiz)

1726|13|21|والذين يصلون ما امر الله به ان يوصل ويخشون ربهم ويخافون سو الحساب

Latin Literal

21. Vellezîne yasılûne mâ emerallâhu bihî en yûsale ve yahşevne rabbehum ve yehâfûne sûel hisâb(hisâbi).

Türkçe Çeviri

Ve kimselerdir (ki) birleştirirler187 emrettiğini Allah'ın kendisiyle ki birleştirilir; ve haşyet53 duyarlar Rablerine4; ve korkarlar bir kötü hesaba (karşı).

Ahmed Samira Çevirisi

21 And those who connect what God ordered/commanded with it that (it) be connected , and they fear their Lord, and they fear the account’s/calculation’s evil .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimselerdir (ki) وَالَّذِينَ -
2 yesilune birleştirirler يَصِلُونَ وصل
3 ma مَا -
4 emera emrettiğini أَمَرَ امر
5 llahu Allah'ın اللَّهُ -
6 bihi kendisiyle بِهِ -
7 en ki أَنْ -
8 yusale birleştirilir يُوصَلَ وصل
9 ve yehşevne ve haşyet duyarlar وَيَخْشَوْنَ خشي
10 rabbehum Rablerine رَبَّهُمْ ربب
11 ve yehafune ve korkarlar وَيَخَافُونَ خوف
12 su'e bir kötü سُوءَ سوا
13 l-hisabi hesaba الْحِسَابِ حسب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Haşyet/huşu Kavram 53

53 Huşu. Derin saygıdan yüreğin ürpermesi. Bir şeyin heybet ve cazibesine karşı alçalma. Alçak gönüllülük.

Ayırmama, birleştirme ahdi/antlaşması; insanların Yüce Allah'a verdiği ahit, antlaşma Kavram 187

187 Resullerle Yüce Allah’ın yani O’nun kutsal kitaplarının arasını ayırmama. Yüce Allah’ın tek dini olan İslam’ı parçalara bölmeme. Resulleri kutsal kitaplardan ayırmama. Talmud, Kütüb-i Sitte, Riyâzu's Sâlihîn gibi insan söylentileriyle/hadislerle, zan içeren kitaplar aracılığıyla resulleri kutsal kitaplardan ayırmama. Resullerle Yüce Allah’ın arası ayrılmışsa bunu birleştirme. Sadece kutsal kitaplara dönme. Sadece Kur’an deme.

13. Ra'd Suresi

Ayet 22

Arapça Metin (Harekeli)

1727|13|22|وَٱلَّذِينَ صَبَرُوا۟ ٱبْتِغَآءَ وَجْهِ رَبِّهِمْ وَأَقَامُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَأَنفَقُوا۟ مِمَّا رَزَقْنَٰهُمْ سِرًّا وَعَلَانِيَةً وَيَدْرَءُونَ بِٱلْحَسَنَةِ ٱلسَّيِّئَةَ أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ عُقْبَى ٱلدَّارِ

Arapça Metin (Harekesiz)

1727|13|22|والذين صبروا ابتغا وجه ربهم واقاموا الصلوه وانفقوا مما رزقنهم سرا وعلانيه ويدرون بالحسنه السييه اوليك لهم عقبي الدار

Latin Literal

22. Vellezîne saberûbtigâe vechi rabbihim ve ekâmûs salâte ve enfekû mimmâ rezaknâhum sirren ve alâniyeten ve yedreûne bil hasenetis seyyiete ulâike lehum ukbed dâr(dâri).

Türkçe Çeviri

Ve kimselerdir (ki) sabrettiler51; arayanlardır Rablerinin4 yüzünü; ve ikame572 ettiler salâtı5; ve infak ettiler6 rızıklandırdığımızdan onları sırlı/gizlice ve alenen/bildirerek; ve savarlar/defederler güzellikle rezilliği/iğrençliği; işte bunlar; onlaradır diyarın** sonu*.

Ahmed Samira Çevirisi

22 And those who were patient desiring their Lord’s direction/face , and kept up the prayers, and they spent from what We provided for them secretly and openly/publicly , and they drive away/repel the sin/crime with the good/goodness, those, for them (are) the home’s/house’s end/turn (result).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
2 saberu sabrederler/metanetle direnirler صَبَرُوا صبر
3 btiga'e arayan ابْتِغَاءَ بغي
4 vechi yüzünü وَجْهِ وجه
5 rabbihim Rablerinin رَبِّهِمْ ربب
6 ve ekamu ve diktiler/ayağa kaldırdılar وَأَقَامُوا قوم
7 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
8 ve enfeku ve infak ettiler/harcadılar وَأَنْفَقُوا نفق
9 mimma مِمَّا -
10 razeknahum rızıklandırdığımızdan onları رَزَقْنَاهُمْ رزق
11 sirran sırlı şekilde/gizlice سِرًّا سرر
12 ve alaniyeten ve alenen/bildirerek وَعَلَانِيَةً علن
13 ve yedra'une ve savarlar/defederler وَيَدْرَءُونَ درا
14 bil-haseneti güzellikle بِالْحَسَنَةِ حسن
15 s-seyyiete rezilliği/iğrençliği السَّيِّئَةَ سوا
16 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
17 lehum onlaradır لَهُمْ -
18 ukba sonu عُقْبَى عقب
19 d-dari diyarın/yurdun الدَّارِ دور

Notlar

Not 1

*Selam diyarı/yurdu sonrası girilecek olan son yurt/diyar olan cennet yurdu/diyarı.**Yurdun.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Müminlerin günlük vakitli salâtı. Kavram 5

5 Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).

infak Kavram 6

6 Affedilen, gönülden kopan, temiz ve güzel şeylerden ihtiyaç sahipleri için harcama.

Sabır/sabr. Kavram 51

51 Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

İkame etmek. Kavram 572

572 Ayağa kaldırmak, dikmek, kaldırıp devam ettirmek, ortaya koymak, meydana çıkarmak, ayakta tutmak.

13. Ra'd Suresi

Ayet 27

Arapça Metin (Harekeli)

1732|13|27|وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْهِ ءَايَةٌ مِّن رَّبِّهِۦ قُلْ إِنَّ ٱللَّهَ يُضِلُّ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِىٓ إِلَيْهِ مَنْ أَنَابَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1732|13|27|ويقول الذين كفروا لولا انزل عليه ايه من ربه قل ان الله يضل من يشا ويهدي اليه من اناب

Latin Literal

27. Ve yekûlullezîne keferû lev lâ unzile aleyhi âyetun min rabbih(rabbihi), kul innallâhe yudillu men yeşâu ve yehdî ileyhi men enâb(enâbe).

Türkçe Çeviri

Ve diyor kâfirlik25 etmiş kimseler: "Değil miydi indirilmeli onun* üzerine bir ayet287 Rabbinden4?"; de ki: "Doğrusu Allah dalalette128 bırakır dilediği kimseyi; ve kılavuzlar192 kendisine sıkça dönmüş** kimseyi."

Ahmed Samira Çevirisi

27 And those who disbelieved said: "If only a sign/evidence was descended on him from his Lord." Say: "That God misguides whom He wills/wants, and He guides to Him who repented ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yekulu ve diyor وَيَقُولُ قول
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
4 levla değil miydi? لَوْلَا -
5 unzile indirilmeli أُنْزِلَ نزل
6 aleyhi üzerine onun عَلَيْهِ -
7 ayetun bir ayet ايَةٌ ايي
8 min مِنْ -
9 rabbihi Rabbinden رَبِّهِ ربب
10 kul de ki قُلْ قول
11 inne doğrusu إِنَّ -
12 llahe Allah اللَّهَ -
13 yudillu dalalette bırakır يُضِلُّ ضلل
14 men kimseyi مَنْ -
15 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
16 ve yehdi ve kılavuzlar وَيَهْدِي هدي
17 ileyhi kendisine إِلَيْهِ -
18 men kimseyi مَنْ -
19 enabe sıkca döndü أَنَابَ نوب

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**Her anında Rabbini hatırlayan/zikreden.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Ayet Kavram 287

287 Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

13. Ra'd Suresi

Ayet 30

Arapça Metin (Harekeli)

1735|13|30|كَذَٰلِكَ أَرْسَلْنَٰكَ فِىٓ أُمَّةٍ قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِهَآ أُمَمٌ لِّتَتْلُوَا۟ عَلَيْهِمُ ٱلَّذِىٓ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ وَهُمْ يَكْفُرُونَ بِٱلرَّحْمَٰنِ قُلْ هُوَ رَبِّى لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَإِلَيْهِ مَتَابِ

Arapça Metin (Harekesiz)

1735|13|30|كذلك ارسلنك في امه قد خلت من قبلها امم لتتلوا عليهم الذي اوحينا اليك وهم يكفرون بالرحمن قل هو ربي لا اله الا هو عليه توكلت واليه متاب

Latin Literal

30. Kezâlike erselnâke fî ummetin kad halet min kablihâ umemun li tetluve aleyhimullezî evhaynâ ileyke ve hum yekfurûne bir rahmân(rahmâni), kul huve rabbî lâ ilâhe illâ hû(hûve), aleyhi tevekkeltu ve ileyhi metâb(metâbi).

Türkçe Çeviri

İşte böyledir; gönderdik seni* bir ümmete305; muhakkak gelip geçti ondan** önce ümmetler305; tilâvet874 etmen için onlara vahyettiğimizi603 (senin) üzerine; ve onlar kâfirlik25 ederler Rahmân'a1; de ki: "O*** (ki) Rabbimdir4; yoktur ilâh74 O’nun**** dışında; O'na****** tevekkül79 ettim; ve O'nadır***** tevbem33."

Ahmed Samira Çevirisi

30 As/like that We sent you in (a) nation, nations had passed/expired in it, to read/recite on them what We inspired/transmitted to you, and they disbelieve with (in) the merciful, say: "He is my Lord, no God except He, on Him I relied/depended , and to Him (is) my repentance."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
2 erselnake gönderdik seni أَرْسَلْنَاكَ رسل
3 fi فِي -
4 ummetin bir ümmete أُمَّةٍ امم
5 kad muhakkak قَدْ -
6 halet gelip geçti خَلَتْ خلو
7 min مِنْ -
8 kabliha ondan önce قَبْلِهَا قبل
9 umemun ümmetler أُمَمٌ امم
10 litetluve tilavet etmen için لِتَتْلُوَ تلو
11 aleyhimu onlara عَلَيْهِمُ -
12 llezi şeyleri الَّذِي -
13 evhayna vahyettiğimiz أَوْحَيْنَا وحي
14 ileyke üzerine إِلَيْكَ -
15 vehum ve onlar وَهُمْ -
16 yekfurune kâfirlik ederler يَكْفُرُونَ كفر
17 bir-rahmani Rahmân'a بِالرَّحْمَٰنِ رحم
18 kul de ki قُلْ قول
19 huve O هُوَ -
20 rabbi Rabbimdir رَبِّي ربب
21 la yoktur لَا -
22 ilahe ilah إِلَٰهَ اله
23 illa dışında إِلَّا -
24 huve O’nun هُوَ -
25 aleyhi O'na عَلَيْهِ -
26 tevekkeltu tevekkül ettim تَوَكَّلْتُ وكل
27 ve ileyhi ve O'nadır وَإِلَيْهِ -
28 metabi tevbem مَتَابِ توب

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**Ümmetten.***Allah.****Allah'ın.*****Allah'a.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahmân Kavram 1

1 En yüce merhametli.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Tevbe Kavram 33

33 Dönmek, vazgeçmek.

ilâh Kavram 74

74 Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Tevekkül Kavram 79

79 Vekil olarak yetkilendirmek, atamak, vazifelendirmek.

Ümmet, ümmet Kavram 305

305 Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

Vahiy, vahy etmek. Kavram 603

603 Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Tilâvet Kavram 874

874 Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

14. İbrahim Suresi

Ayet 1

Arapça Metin (Harekeli)

1749|14|1|الٓر كِتَٰبٌ أَنزَلْنَٰهُ إِلَيْكَ لِتُخْرِجَ ٱلنَّاسَ مِنَ ٱلظُّلُمَٰتِ إِلَى ٱلنُّورِ بِإِذْنِ رَبِّهِمْ إِلَىٰ صِرَٰطِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَمِيدِ

Arapça Metin (Harekesiz)

1749|14|1|الر كتب انزلنه اليك لتخرج الناس من الظلمت الي النور باذن ربهم الي صرط العزيز الحميد

Latin Literal

1. Elif lâm râ kitâbun enzelnâhu ileyke li tuhricen nâse minez zulûmâti ilen nûri bi izni rabbihim ilâ sırâtıl azîzil hamîd(hamîdi).

Türkçe Çeviri

ALR44*; bir kitaptır (ki) indirdik onu** sana***; çıkarman için insanları karanlıklardan nura**** doğru Rablerinin4 izniyle; Azîz'in37; Hamîd'in107 yoluna doğru.

Ahmed Samira Çevirisi

1 A L R a Book We descended it to you, to bring the people out from the darknesses to the light with their Lord’s permission, to the glorious’s/mighty’s the praise worthy’s/commendable’s way/path .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 elif, Lam, Ra Elif Lam Ra الر -
2 kitabun bir kitaptır كِتَابٌ كتب
3 enzelnahu indirdik onu أَنْزَلْنَاهُ نزل
4 ileyke sana إِلَيْكَ -
5 lituhrice çıkarman için لِتُخْرِجَ خرج
6 n-nase insanları النَّاسَ نوس
7 mine مِنَ -
8 z-zulumati karanlıklardan الظُّلُمَاتِ ظلم
9 ila إِلَى -
10 n-nuri nura doğru النُّورِ نور
11 biizni izniyle بِإِذْنِ اذن
12 rabbihim Rablerinin رَبِّهِمْ ربب
13 ila doğru إِلَىٰ -
14 sirati yoluna صِرَاطِ صرط
15 l-azizi Azîz الْعَزِيزِ عزز
16 l-hamidi Hamîd الْحَمِيدِ حمد

Notlar

Not 1

*Elif, Lâm, Ra.**Kur'an'ı.***Nebi ve resûl Muhammed.****Aydınlığa.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Azîz Kavram 37

37 Güç yetiren.

Anahtar harfler. Hurûf-u mukatta. Kavram 44

44 Kesik harfler olarak tanımlanır. On dört (14) harfin tekli, ikili, üçlü, dörtlü ve beşli kombinasyonlarından oluşurlar. Yirmi dokuz (29) surenin başında yer alarak surenin açılışını yaparlar. Yedi (7) grup oluştururlar. İlgili gruplarda ve alt gruplarda anahtar harflerin geçiş sayısı on dokuzun (19) tam katıdır. On dokuz (19) mucizesinin tecelli edişinin çok güzel örneklerini sunarlar. Kur'an'ın bir beşer sözü olamayacağına en büyük delillerdendirler. Hurûf-u Mukataa (Anahtar Harfler) Mucizesi.

Hamîd Kavram 107

107 En yüce övgüye/methedilmeye değer.

14. İbrahim Suresi

Ayet 6

Arapça Metin (Harekeli)

1754|14|6|وَإِذْ قَالَ مُوسَىٰ لِقَوْمِهِ ٱذْكُرُوا۟ نِعْمَةَ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ أَنجَىٰكُم مِّنْ ءَالِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُوٓءَ ٱلْعَذَابِ وَيُذَبِّحُونَ أَبْنَآءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَآءَكُمْ وَفِى ذَٰلِكُم بَلَآءٌ مِّن رَّبِّكُمْ عَظِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1754|14|6|واذ قال موسي لقومه اذكروا نعمه الله عليكم اذ انجيكم من ال فرعون يسومونكم سو العذاب ويذبحون ابناكم ويستحيون نساكم وفي ذلكم بلا من ربكم عظيم

Latin Literal

6. Ve iz kâle mûsâ li kavmihizkurû ni’metallâhi aleykum iz encâkum min âli fir’avne yesûmûnekum sûel azâbi ve yuzebbihûne ebnâekum ve yestahyûne nisâekum, ve fî zâlikum belâun min rabbikum azîm(azîmun).

Türkçe Çeviri

Ve dediği zaman Mûsâ kavmine/toplumuna; "Zikredin78 Allah'ın üzerinize (olan) nimetini757; kurtardığı zaman sizleri firavun678 ailesinden (ki) zorluyorlardı sizleri azabın kötüsüne; ve boğazlıyorlardı oğullarınızı; ve hayatta bırakıyorlardı kadınlarınızı; ve işte sizlereydi Rabbinizden4 bir büyük bir bela256.

Ahmed Samira Çevirisi

6 And when Moses said to his nation: "Remember/mention God’s blessing/goodness on you, when He saved/rescued you from Pharaoh’s family, they impose upon you the torture’s harm/evil , and they slaughter your sons and they shame your women, and in that is a great test from your Lord.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve zaman وَإِذْ -
2 kale dediği قَالَ قول
3 musa Mûsâ مُوسَىٰ -
4 likavmihi kavmine/toplumuna لِقَوْمِهِ قوم
5 zkuru zikredin اذْكُرُوا ذكر
6 nia'mete nimetini نِعْمَةَ نعم
7 llahi Allah'ın اللَّهِ -
8 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
9 iz zaman إِذْ -
10 encakum kurtardı sizleri أَنْجَاكُمْ نجو
11 min مِنْ -
12 ali ailesinden الِ اول
13 fir'avne firavun فِرْعَوْنَ -
14 yesumunekum zorluyorlardı يَسُومُونَكُمْ سوم
15 su'e kötüsüne سُوءَ سوا
16 l-azabi azabın الْعَذَابِ عذب
17 ve yuzebbihune ve boğazlıyorlardı وَيُذَبِّحُونَ ذبح
18 ebna'ekum oğullarınızı أَبْنَاءَكُمْ بني
19 ve yestehyune vehayatta bırakıyorlardı وَيَسْتَحْيُونَ حيي
20 nisa'ekum kadınlarınızı نِسَاءَكُمْ نسو
21 ve fi ve وَفِي -
22 zalikum işte bundadır ذَٰلِكُمْ -
23 bela'un bir bela بَلَاءٌ بلو
24 min مِنْ -
25 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
26 azimun bir büyük عَظِيمٌ عظم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Zikir/zikr Kavram 78

78 Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Bela Kavram 256

256 Test, deneme amaçlı Yüce Allah katından gelen sıkıntı, felaket, bela, zor bir durum.

Firavun (Sobekhotep VIII (Sekhemre Seusertawy Sobekhotep VIII) ) ve ailesine gönderilen musibetler (Kuraklık, ürünlerden eksiltme, tufan; ve çekirge; ve bit; ve kurbağalar ve kan) Kavram 678

678 Kur'an'ın işaretlerine göre Mûsâ'nın Mısır'dan çıkış firavununun MÖ 1645–1629 yılları arasında yukarı Mısır'da (Teb bölgesi, Luksor) hüküm süren Sobekhotep VIII (Sekhemre Seusertawy Sobekhotep VIII) olduğunu söyleyebiliriz. Karnak tapınağının 3. pilonunda bulunan bir taş stelde Kur'an'ın işaret ettiği tayfun/taşma olağan üstü bir olay olarak tasvir edilmiştir. Nil suyunun tapınağı bastığı, firavunun suyu durdurmak için tapınağa gittiği ve tapınağın avlusunda suya girerek yürüdüğü ve suya çekilmesini emrettiği tasvir edilir. Firavun bu taşmadan ders alacağına aksine kibirlenmiş ve kendisini diğer firavunlardan farklı bir konuma getirmiştir. Kendisini tanrılaştırmıştır. Bunu yine stelden anlıyoruz. Stelde bu tür eserler için alışılmadık bir durum olan firavunun kendisini yarı ilahi bir formda, Nil tanrısı Hapi’den faydalar alırken tasvir etmektedir. 7:133 ayetinde Rabbimiz firavunun ve ailesinin kibirlediğini, büyüklendiğini işaret etmiştir. Normal bir insan musibetlere karşı Rabbine yakarır. Firavun ise kendisine tanrı rolü vermeyi tercih etmiştir. Ne büyük bir sapkınlık. Sobekhotep VIII'in başına gelen musibetler;1. En az 3 veya daha fazla sene kuraklık ve ürünlerden eksiltme (7:130).2. Tufan.3. Çekirge4. Bit5. Kurbağalar5. Kan7:130 ayetinde Yüce Allah'ın firavunu kuraklık seneleriyle ve ürünlerden eksiltmeyle sınadığını anlıyoruz. En az 3 ve daha fazla süren bir kuraklık sonrası tufanın geldiğini de anlarız. Tufan sonrası gelişen çekirge salgını önceki kuraklık yıllarıyla direkt olarak ilgilidir. Uzun kuraklık sonrası boş yağış çekirgelerin üreme döngüsünü tetiklemiş ve büyük bir çekirge salgını olmuştur. Ardından büyük bir bit/pire salgını baş göstermiştir. Bitler epidemik tifüs ‘Epidemic typhus’ denilen bir hastalığa neden olurlar. ‘Rickettsia prowazekii’ isimli çok küçük bir bakteri bitlerden insana geçer ve tedavi edilmediğinde (ki eski Mısır’da tedavisi mümkün olan bir hastalık değildi) ciltten-deriden kanamaya neden olurlar. İnsanın tüm vücudunu kaplayan beneklerden-deri yaralarından kanama olur. İnsanların vücudunun her yerinde kanamalı yaralar oluşur ve beyin fonksiyonları bozulur. ‘delirium’ denilen korkulu hallusinasyonlarının eşlik ettiği aklını kaçırma benzeri karmaşık bir durum gelişir ve sonunda ölüm gerçekleşir. Bit salgınından sonra ayrıca kurbağa istilasının da gerçekleştiğini görmekteyiz. Tufan düşük hava basıncı ve bol su getirmektedir. Uzun süreli düşük hava basıncı ve bol su dişi kurbağaların yumurtlamasına neden olur. Yine düşük hava basıncı ve aşırı sel erkek kurbağalarını da cinsel olarak uyarır. Firavun ve hanedanlığına gönderilen musibetler: Tufan, çekirge, bit, kurbağalar ve kan

Nimetler Kavram 757

757 Yüce Allah Rahmân suresinde nimetlere bir işaret buyurmuştur. 31 temel parçacığın oluşturduğu tüm evren Yüce Allah'ın bir nimetidir. Cennetlerde de Yüce Allah hak eden kullarına ayakta/dikelmiş/kıyamda nimetler vereceğini bildirmektedir (Örn: 9:21). Anlarız ki cennetler gerçek anlamda yaratılan evrenler olacaktır. Muhtemel ki farklı atomlar muhteşem şeyle oluşturacak ve Rabbimiz bizlere inşAllah bu nimetlerinden tattıracaktır.

14. İbrahim Suresi

Ayet 7

Arapça Metin (Harekeli)

1755|14|7|وَإِذْ تَأَذَّنَ رَبُّكُمْ لَئِن شَكَرْتُمْ لَأَزِيدَنَّكُمْ وَلَئِن كَفَرْتُمْ إِنَّ عَذَابِى لَشَدِيدٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1755|14|7|واذ تاذن ربكم لين شكرتم لازيدنكم ولين كفرتم ان عذابي لشديد

Latin Literal

7. Ve iz te’ezzene rabbukum le in şekertum le ezîdennekum ve le in kefertum inne azâbî le şedîd(şedîdun).

Türkçe Çeviri

Ve bildirdiği/anons ettiği zaman Rabbiniz4: "Şayet şükrederseniz43 mutlak ziyade ederim* sizlere; ve şayet kâfirlik25 ederseniz; doğrusu azabım mutlak şiddetlidir."

Ahmed Samira Çevirisi

7 And when your Lord announced/informed if (E) you thanked/became grateful, I will increase you (E), and if (E) you disbelieved that My torture (is) strong (E) (severe).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve zaman وَإِذْ -
2 teezzene bildirdiği/anons ettiği تَأَذَّنَ اذن
3 rabbukum Rabbiniz رَبُّكُمْ ربب
4 lein şayet لَئِنْ -
5 şekertum şükrederseniz شَكَرْتُمْ شكر
6 leezidennekum mutlak ziyade ederim sizlere لَأَزِيدَنَّكُمْ زيد
7 velein ve şayet وَلَئِنْ -
8 kefertum kâfirlik ederseniz كَفَرْتُمْ كفر
9 inne doğrusu إِنَّ -
10 azabi azabım عَذَابِي عذب
11 leşedidun mutlak şiddetlidir لَشَدِيدٌ شدد

Notlar

Not 1

*Artırırım, çoğaltırım.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

şükür/şükr Kavram 43

43 Teşekkür etmek. Minnettar olmak. Şükran (iyilik bilmek; gönül borcu) sahibi olmak.

14. İbrahim Suresi

Ayet 13

Arapça Metin (Harekeli)

1761|14|13|وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِرُسُلِهِمْ لَنُخْرِجَنَّكُم مِّنْ أَرْضِنَآ أَوْ لَتَعُودُنَّ فِى مِلَّتِنَا فَأَوْحَىٰٓ إِلَيْهِمْ رَبُّهُمْ لَنُهْلِكَنَّ ٱلظَّٰلِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1761|14|13|وقال الذين كفروا لرسلهم لنخرجنكم من ارضنا او لتعودن في ملتنا فاوحي اليهم ربهم لنهلكن الظلمين

Latin Literal

13. Ve kâlellezîne keferû li rusulihim le nuhricennekum min ardınâ ev le teûdunne fî milletinâ, fe evhâ ileyhim rabbuhum le nuhlikennez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve dedi kâfirlik25 etmiş kimseler resûllerine418: "Mutlak çıkarırız675 sizleri yerimizden* ya da mutlak dönersiniz milletimize301"; öyle ki vahyetti603 onlara* Rableri4; "Mutlak helak ederiz zalimleri257.".

Ahmed Samira Çevirisi

13 And those who disbelieved said to their messengers: "We will bring/drive you (E) out from our land/Earth, or you return (E) in (to) our religion/faith." So their Lord inspired/transmitted to them: "We will make die/destroy (E) the unjust/oppressors."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
4 lirusulihim resûllerine لِرُسُلِهِمْ رسل
5 lenuhricennekum mutlak çıkarırız sizleri لَنُخْرِجَنَّكُمْ خرج
6 min مِنْ -
7 erdina yerinizden أَرْضِنَا ارض
8 ev ya da أَوْ -
9 leteudunne mutlak dönersiniz لَتَعُودُنَّ عود
10 fi فِي -
11 milletina milletimize مِلَّتِنَا ملل
12 feevha öyle ki vahyetti فَأَوْحَىٰ وحي
13 ileyhim onlara إِلَيْهِمْ -
14 rabbuhum Rableri رَبُّهُمْ ربب
15 lenuhlikenne mutlak helak ederiz لَنُهْلِكَنَّ هلك
16 z-zalimine zalimleri الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Resûllere.**Zalimlerin bulunduğu yer, topraklar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Millet Kavram 301

301 Dinî öğreti, dinî inanç, dinî camia, dinî cemiyet, dinî topluluk, dinî cemaat.

Resûl Kavram 418

418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.

Vahiy, vahy etmek. Kavram 603

603 Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Müşriklerin ortak noktası. Kendi uyduruk milletlerine yani dini öğretilerine uymayanlara zulmederek yurtlarından çıkarmak. Tehdit etmek. Cebirle/tehditle kendi uyduruk dinlerine girmeye zorlamak. Kavram 675

675 Kur'an'ın bütününe baktığımızda açık ve net olarak görürüz ki müşrikler kendilerine zulmettikleri gibi kendi milletlerinden yani dinî öğretilerine tabi olmayan kimselere de zulmederler. Tehditle kendi öğretilerine girmeye zorlarlar. Kabul etmeyenleri yurtlarından çıkarırlar. Sadece Kur'an demeyen ve kendini Muhammedî sanarak mezheplere tabi olan herkes müşriktir. Bu müşriklerin milleti de yani dinî öğretileri de aynıdır. Kendisine tabi olmayanları dövmek, hapsetmek. Namaz kılmayanı dövmek ve hapsetmek. Namaz kılıncaya kadar hapiste tutmak. Sözde dinlerinden çıkanları mürted ilan edip öldürmek.

14. İbrahim Suresi

Ayet 18

Arapça Metin (Harekeli)

1766|14|18|مَّثَلُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِرَبِّهِمْ أَعْمَٰلُهُمْ كَرَمَادٍ ٱشْتَدَّتْ بِهِ ٱلرِّيحُ فِى يَوْمٍ عَاصِفٍ لَّا يَقْدِرُونَ مِمَّا كَسَبُوا۟ عَلَىٰ شَىْءٍ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلضَّلَٰلُ ٱلْبَعِيدُ

Arapça Metin (Harekesiz)

1766|14|18|مثل الذين كفروا بربهم اعملهم كرماد اشتدت به الريح في يوم عاصف لا يقدرون مما كسبوا علي شي ذلك هو الضلل البعيد

Latin Literal

18. Meselullezîne keferû bi rabbihim a’mâluhum ke remâdinişteddet bihir rîhu fî yevmin âsıf(âsıfin), lâ yakdirûne mimmâ kesebû alâ şey’(şey’in), zâlike huved dalâlul baîd(baîdu).

Türkçe Çeviri

Misalidir870 kimselerin (ki) kâfirlik25 ettiler Rablerine4; yaptıkları onların* bir kül gibidir (ki) savurdu onu** rüzgâr fırtınalı bir günde; muktedir964 olamazlar kazandıklarından*** bir şeye karşı; işte bu (ki) o uzak bir dalalettir128.

Ahmed Samira Çevirisi

18 (The) example/proverb (of) those who disbelieved with their Lord, their deeds (are) like ashes, the wind strengthened in a stormy/violent day, they do (can) not be capable/able on a thing from what they gained/acquired , that (is) the misguidance , the distant/far.

Notlar

Not 1

*Kâfirlerin.**Külü.***Kazandıkları sıfırla çarpılır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Misal, misil, çoğulu emsal. Kavram 870

870 Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

14. İbrahim Suresi

Ayet 23

Arapça Metin (Harekeli)

1771|14|23|وَأُدْخِلَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا بِإِذْنِ رَبِّهِمْ تَحِيَّتُهُمْ فِيهَا سَلَٰمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1771|14|23|وادخل الذين امنوا وعملوا الصلحت جنت تجري من تحتها الانهر خلدين فيها باذن ربهم تحيتهم فيها سلم

Latin Literal

23. Ve udhilellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti cennâtin tecrî min tahtihel enhâru hâlidîne fîhâ bi izni rabbihim, tehıyyetuhum fîhâ selâm(selâmun).

Türkçe Çeviri

Ve girdirilir iman47 etmiş ve sâlihât18 yapmış kimseler cennetlere970; akar altından onun* nehirler; ölümsüzlerdir185 orada** Rablerinin4 izniyle; hayatlamaları*** onların orada** bir selâm’dır98.

Ahmed Samira Çevirisi

23 And those who believed and made/did the correct/righteous deeds were made to enter treed gardens/paradises, the rivers/waterways flow from beneath it immortally/eternally in it, with their Lord’s permission , their greeting in it (is): "A security/peace ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve udhile ve girdirilir وَأُدْخِلَ دخل
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman ettiler امَنُوا امن
4 ve amilu ve yaptılar وَعَمِلُوا عمل
5 s-salihati saliha الصَّالِحَاتِ صلح
6 cennatin cennetlere جَنَّاتٍ جنن
7 tecri akar تَجْرِي جري
8 min مِنْ -
9 tehtiha altından onun تَحْتِهَا تحت
10 l-enharu nehirler الْأَنْهَارُ نهر
11 halidine ölümsüzler خَالِدِينَ خلد
12 fiha orada فِيهَا -
13 biizni izniyle بِإِذْنِ اذن
14 rabbihim Rablerinin رَبِّهِمْ ربب
15 tehiyyetuhum hayatlamaları onların تَحِيَّتُهُمْ حيي
16 fiha orada فِيهَا -
17 selamun bir selam’dır سَلَامٌ سلم

Notlar

Not 1

*Cennetin.**Cennette.***Hayat, ömür, canlılık dilemeleri.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Sâlihât Kavram 18

18 Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik işler; bu yolla ilgili her şey.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Selâm Kavram 98

98 Esenlik-güven bahşeden.

Ölümsüzler Kavram 185

185 Hâlidûn, ölümsüz, ölmeyen. Cennet evrenleri var olduğu sürece ölmeyen. Cehennem evreni var olduğu sürece ölmeyen.

14. İbrahim Suresi

Ayet 35

Arapça Metin (Harekeli)

1783|14|35|وَإِذْ قَالَ إِبْرَٰهِيمُ رَبِّ ٱجْعَلْ هَٰذَا ٱلْبَلَدَ ءَامِنًا وَٱجْنُبْنِى وَبَنِىَّ أَن نَّعْبُدَ ٱلْأَصْنَامَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1783|14|35|واذ قال ابرهيم رب اجعل هذا البلد امنا واجنبني وبني ان نعبد الاصنام

Latin Literal

35. Ve iz kâle ibrâhîmu rabbic’al hâzel belede âminen vecnubnî ve beniyye en na’budel asnâm(asnâme).

Türkçe Çeviri

Ve dediği zaman İbrahim: "Rabbim4! Yap bu beldeyi bir emin*; uzaklaştır beni ve oğullarımı** ki (aksi durumda) kulluk ederiz idollere624."

Ahmed Samira Çevirisi

35 And when Abraham Said: "My Lord make that, the country/land safe/secure, and distance me/make me avoid and my sons and daughters that we worship the idols ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve zaman وَإِذْ -
2 kale dediği zaman قَالَ قول
3 ibrahimu İbrahim إِبْرَاهِيمُ -
4 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
5 c'al yap اجْعَلْ جعل
6 haza bu هَٰذَا -
7 l-belede beldeyi الْبَلَدَ بلد
8 aminen bir emin امِنًا امن
9 vecnubni uzaklaştır beni وَاجْنُبْنِي جنب
10 ve beniyye ve oğullarımı وَبَنِيَّ بني
11 en ki أَنْ -
12 nea'bude kulluk ederiz نَعْبُدَ عبد
13 l-esname idollere الْأَصْنَامَ صنم

Notlar

Not 1

*Güvenli.**İbrahim'in 3 veya daha fazla oğlu olduğunu anlarız.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

İdol, idol. Kavram 624

624 İlâhlık payesi verilecek kadar değer verilen obje. Canlı cansız her şey idol olabilir. Güneş, Ay, Sirius yıldızı, timsah, insanların kendi elleriyle yonttukları objeler, şeyhler, tarikat liderleri, mezhep imamları, hadis/söylenti alimleri, resûllerin bizzat kendileri Yüce Allah'ın astından ilâhlar edinilmiş idollerdir.

14. İbrahim Suresi

Ayet 36

Arapça Metin (Harekeli)

1784|14|36|رَبِّ إِنَّهُنَّ أَضْلَلْنَ كَثِيرًا مِّنَ ٱلنَّاسِ فَمَن تَبِعَنِى فَإِنَّهُۥ مِنِّى وَمَنْ عَصَانِى فَإِنَّكَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1784|14|36|رب انهن اضللن كثيرا من الناس فمن تبعني فانه مني ومن عصاني فانك غفور رحيم

Latin Literal

36. Rabbi innehunne adlelne kesîren minen nâs(nâsi), fe men tebianî fe innehu minnî, ve men asânî fe inneke gafûrun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

"Rabbim4! Doğrusu onlar* dalalete düşürdüler* insanlardan ekserisini/çoğunu; öyle ki kim tabi oldu bana** öyle ki o bendendir; ve kim asilik1081 etti bana** öyle ki doğrusu sensin bir Gafûr20; bir Rahîm2.

Ahmed Samira Çevirisi

36 My Lord that they (F) truly misguided (F) many from the people, so who followed me, so that he truly is from me, and who disobeyed me, so that You are forgiving, merciful.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
2 innehunne doğrusu onlar إِنَّهُنَّ -
3 edlelne dalalete düşürdüler أَضْلَلْنَ ضلل
4 kesiran ekserisi/çoğu كَثِيرًا كثر
5 mine مِنَ -
6 n-nasi insanlardan النَّاسِ نوس
7 femen öyle ki kim فَمَنْ -
8 tebiani tabi oldu bana تَبِعَنِي تبع
9 feinnehu öyle ki o فَإِنَّهُ -
10 minni bendendir مِنِّي -
11 ve men ve kim وَمَنْ -
12 asani asilik etti bana عَصَانِي عصي
13 feinneke öyle ki doğrusu sen فَإِنَّكَ -
14 gafurun bir Gafur غَفُورٌ غفر
15 rahimun bir Rahîm رَحِيمٌ رحم

Notlar

Not 1

*İdoller, 3. şahıs çoğul dişil zamir. **İbrahim.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm Kavram 2

2 Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Gafûr Kavram 20

20 Bağışlayan.

Asi Kavram 1081

1081 Başkaldırıcı, bulunduğu ortamdaki evrensel kurallara uyumlu olmayan.

14. İbrahim Suresi

Ayet 37

Arapça Metin (Harekeli)

1785|14|37|رَّبَّنَآ إِنِّىٓ أَسْكَنتُ مِن ذُرِّيَّتِى بِوَادٍ غَيْرِ ذِى زَرْعٍ عِندَ بَيْتِكَ ٱلْمُحَرَّمِ رَبَّنَا لِيُقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ فَٱجْعَلْ أَفْـِٔدَةً مِّنَ ٱلنَّاسِ تَهْوِىٓ إِلَيْهِمْ وَٱرْزُقْهُم مِّنَ ٱلثَّمَرَٰتِ لَعَلَّهُمْ يَشْكُرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1785|14|37|ربنا اني اسكنت من ذريتي بواد غير ذي زرع عند بيتك المحرم ربنا ليقيموا الصلوه فاجعل افده من الناس تهوي اليهم وارزقهم من الثمرت لعلهم يشكرون

Latin Literal

37. Rabbenâ innî eskentu min zurriyyetî bi vâdin gayri zî zer’ın inde beytilkel muharremi rabbenâ li yukîmus salâte fec’al ef’ideten minen nâsi tehvî ileyhim verzukhum mines semerâti leallehum yeşkurûn(yeşkurûne).

Türkçe Çeviri

"Rabbimiz4! Doğrusu ben* yerleştirdim bir vadiye** zürriyetimden380; olmayan*** ekin sahibi; haram535 edilmiş beytinin/evinin32 yanında; Rabbimiz4! İkame572 etmeleri için salâtı5; öyle ki yap kalp gözleri insanlardan (ki) kılavuzlanır**** onlara***** doğru; ve rızıklandır onları****** meyvelerden; belki onlar şükrederler43."

Ahmed Samira Çevirisi

37 Our Lord, that I resided/inhabited from my descendants at a valley of no plants/crops at Your House/Home, the Forbidden/Respected/Sacred. Our Lord to stand/keep up the prayers, so make hearts from the people fall/drop to them, and provide for them, from the fruits, perhaps they thank/be grateful.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
2 inni doğrusu ben إِنِّي -
3 eskentu yerleştirdim أَسْكَنْتُ سكن
4 min مِنْ -
5 zurriyeti zürriyetimden ذُرِّيَّتِي ذرر
6 bivadin bir vadiye بِوَادٍ ودي
7 gayri olmayan غَيْرِ غير
8 zi sahibi ذِي -
9 zer'in ekin زَرْعٍ زرع
10 inde yanında عِنْدَ عند
11 beytike senin evinin بَيْتِكَ بيت
12 l-muharrami haram edilmiş الْمُحَرَّمِ حرم
13 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
14 liyukimu dikmeleri/ayağa kaldırmaları için لِيُقِيمُوا قوم
15 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
16 fec'al öyle ki yap فَاجْعَلْ جعل
17 ef'ideten kalp gözleri أَفْئِدَةً فاد
18 mine مِنَ -
19 n-nasi insanlardan النَّاسِ نوس
20 tehvi kılavuzlanır تَهْوِي هوي
21 ileyhim onlara إِلَيْهِمْ -
22 verzukhum ve rızıklandır onları وَارْزُقْهُمْ رزق
23 mine مِنَ -
24 s-semerati meyvelerden الثَّمَرَاتِ ثمر
25 leallehum belki onlar لَعَلَّهُمْ -
26 yeşkurune şükrederler يَشْكُرُونَ شكر

Notlar

Not 1

*İbrahim.**Mekke'ye.***Çöl ikliminin hakim olduğu bir yer olduğuna işarettir. ****İnsanlar.*****Zürriyetime.******Zürriyetimi.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Müminlerin günlük vakitli salâtı. Kavram 5

5 Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).

Beyt/ev Kavram 32

32 Topluma ait olan, dini öğretilerin takip edildiği ev, mekân. Kur'an'ın okunup öğrenildiği topluma ait mekân.

şükür/şükr Kavram 43

43 Teşekkür etmek. Minnettar olmak. Şükran (iyilik bilmek; gönül borcu) sahibi olmak.

Zürriyet Kavram 380

380 Alt nesil, soy. Çoluk çocuk, evlatlar, torunlar vb.

Haram ev, haram beyt. Kavram 535

535 Bulunduğu yerde günah işlemenin, kötülük yapmanın, canlılara zarar vermenin haram edildiği/yasaklandığı topluma ait olan ev.

İkame etmek. Kavram 572

572 Ayağa kaldırmak, dikmek, kaldırıp devam ettirmek, ortaya koymak, meydana çıkarmak, ayakta tutmak.

14. İbrahim Suresi

Ayet 38

Arapça Metin (Harekeli)

1786|14|38|رَبَّنَآ إِنَّكَ تَعْلَمُ مَا نُخْفِى وَمَا نُعْلِنُ وَمَا يَخْفَىٰ عَلَى ٱللَّهِ مِن شَىْءٍ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا فِى ٱلسَّمَآءِ

Arapça Metin (Harekesiz)

1786|14|38|ربنا انك تعلم ما نخفي وما نعلن وما يخفي علي الله من شي في الارض ولا في السما

Latin Literal

38. Rabbenâ inneke ta’lemu mâ nuhfî ve mâ nu’lin(nu’linu), ve mâ yahfâ alallâhi min şey’infil ardı ve lâ fis semâ(semâi).

Türkçe Çeviri

"Rabbimiz4! Doğrusu sen bilirsin hafiyelik988 ettiğimizi ve alenileştirdiğimizi*; ve hafiye988 kalır değildir Allah'a karşı hiçbir şey yerde ve ne de gökte180.

Ahmed Samira Çevirisi

38 Our Lord, You know what we hide, and what we declare/publicize , and (there is) not from a thing (that) hides from God in the earth/Planet Earth and nor in the sky/space.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
2 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
3 tea'lemu bilirsin تَعْلَمُ علم
4 ma مَا -
5 nuhfi hafiyelik ettiğimizi نُخْفِي خفي
6 ve ma ve وَمَا -
7 nua'linu alenileştirdiğimizi نُعْلِنُ علن
8 ve ma ve değildir وَمَا -
9 yehfa hafiye kalır يَخْفَىٰ خفي
10 ala karşı عَلَى -
11 llahi Allah'a اللَّهِ -
12 min hiçbir مِنْ -
13 şey'in şey شَيْءٍ شيا
14 fi فِي -
15 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
16 ve la ve ne de وَلَا -
17 fi فِي -
18 s-semai gökte السَّمَاءِ سمو

Notlar

Not 1

*Açık ettiğimizi.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

gök; göğü Kavram 180

180 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Tekil olarak; Dünya atmosferi, diğer gezegenlerin atmosferi, galaksimiz içindeki bir nebula/bulutsu ya da evrenin kendisi işaret edilmiş olabilir. Gök kavramı ayetin işareti üzerinden okunmalıdır.

14. İbrahim Suresi

Ayet 39

Arapça Metin (Harekeli)

1787|14|39|ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِى وَهَبَ لِى عَلَى ٱلْكِبَرِ إِسْمَٰعِيلَ وَإِسْحَٰقَ إِنَّ رَبِّى لَسَمِيعُ ٱلدُّعَآءِ

Arapça Metin (Harekesiz)

1787|14|39|الحمد لله الذي وهب لي علي الكبر اسمعيل واسحق ان ربي لسميع الدعا

Latin Literal

39. Elhamdulillâhillezî vehebe lî alel kiberi ismâîle ve ishâk(ishâka), inne rabbî le semîud duâ(duâi).

Türkçe Çeviri

"Hamd3 Allah’adır (ki) bağışlayandır bana* büyüklüğe** karşı İsmâîl'i ve İshâk'ı; şüphesiz Rabbim4 mutlak Semî’dir41 çağrıya/duaya."

Ahmed Samira Çevirisi

39 The praise/gratitude , (is) to God who granted to me on (in) the old age Ishmael and Isaac, that my Lord (is) hearing/listening (to) the call/prayer .

Notlar

Not 1

*İbrahim.**Büyük yaş, ileri yaş, yaşlılık.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hamd Kavram 3

3 En yüce övgü/methetme.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Semî Kavram 41

41 İşiten.

14. İbrahim Suresi

Ayet 40

Arapça Metin (Harekeli)

1788|14|40|رَبِّ ٱجْعَلْنِى مُقِيمَ ٱلصَّلَوٰةِ وَمِن ذُرِّيَّتِى رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَآءِ

Arapça Metin (Harekesiz)

1788|14|40|رب اجعلني مقيم الصلوه ومن ذريتي ربنا وتقبل دعا

Latin Literal

40. Rabbic’alnî mukîmas salâti ve min zurriyyetî rabbenâ ve tekabbel duâ(duâi).

Türkçe Çeviri

"Rabbim4! Yap beni* ikame572 eden salâtı5; ve zürriyetimden380 (de); Rabbimiz4! Ve kabul et çağrımı/duamı80."

Ahmed Samira Çevirisi

40 My Lord make me continuing/keeping up the prayers, and from my descendants, our Lord, and accept my call/prayer .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbi Rabbim! رَبِّ ربب
2 c'alni yap beni (İbrahim) اجْعَلْنِي جعل
3 mukime diken/ayağa kaldıran مُقِيمَ قوم
4 s-salati salatı الصَّلَاةِ صلو
5 ve min وَمِنْ -
6 zurriyeti ve zürriyetimden ذُرِّيَّتِي ذرر
7 rabbena Rabbimiz! رَبَّنَا ربب
8 ve tekabbel ve kabul et وَتَقَبَّلْ قبل
9 duaa'i çağrımı/duamı دُعَاءِ دعو

Notlar

Not 1

*İbrahim.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Müminlerin günlük vakitli salâtı. Kavram 5

5 Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).

Dua Kavram 80

80 Çağırma.

Zürriyet Kavram 380

380 Alt nesil, soy. Çoluk çocuk, evlatlar, torunlar vb.

İkame etmek. Kavram 572

572 Ayağa kaldırmak, dikmek, kaldırıp devam ettirmek, ortaya koymak, meydana çıkarmak, ayakta tutmak.

14. İbrahim Suresi

Ayet 41

Arapça Metin (Harekeli)

1789|14|41|رَبَّنَا ٱغْفِرْ لِى وَلِوَٰلِدَىَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ ٱلْحِسَابُ

Arapça Metin (Harekesiz)

1789|14|41|ربنا اغفر لي ولولدي وللمومنين يوم يقوم الحساب

Latin Literal

41. Rabbenagfirlî ve li vâlideyye ve lil mu’minîne yevme yekûmul hisâb(hisâbu).

Türkçe Çeviri

"Rabbimiz4! Mağfiret319 et bana*; ve ana/babama; ve müminlere27; gün (ki) kıyam144 olur hesap."

Ahmed Samira Çevirisi

41 Our Lord forgive for me and to my parents and to the believers, (on) the Account Day/Resurrection Day starts .173

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
2 gfir mağfiret et اغْفِرْ غفر
3 li bana لِي -
4 velivalideyye ve ana-babama وَلِوَالِدَيَّ ولد
5 velilmu'minine ve müminlere وَلِلْمُؤْمِنِينَ امن
6 yevme gün يَوْمَ يوم
7 yekumu kıyam olur يَقُومُ قوم
8 l-hisabu hesab الْحِسَابُ حسب

Notlar

Not 1

*İbrahim.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Mümin Kavram 27

27 İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.

Mağfiret Kavram 319

319 Bağışlama, affetme.

14. İbrahim Suresi

Ayet 44

Arapça Metin (Harekeli)

1792|14|44|وَأَنذِرِ ٱلنَّاسَ يَوْمَ يَأْتِيهِمُ ٱلْعَذَابُ فَيَقُولُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ رَبَّنَآ أَخِّرْنَآ إِلَىٰٓ أَجَلٍ قَرِيبٍ نُّجِبْ دَعْوَتَكَ وَنَتَّبِعِ ٱلرُّسُلَ أَوَلَمْ تَكُونُوٓا۟ أَقْسَمْتُم مِّن قَبْلُ مَا لَكُم مِّن زَوَالٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

1792|14|44|وانذر الناس يوم ياتيهم العذاب فيقول الذين ظلموا ربنا اخرنا الي اجل قريب نجب دعوتك ونتبع الرسل اولم تكونوا اقسمتم من قبل ما لكم من زوال

Latin Literal

44. Ve enzirin nâse yevme ye’tîhimul azâbu fe yekûlullezîne zalemû rabbenâ ahhırnâ ilâ ecelin karîbin nucib da’veteke ve nettebiır rusul(rusule), e ve lem tekûnû aksemtum min kablu mâ lekum min zevâl(zevâlin).

Türkçe Çeviri

Ve uyar insanları bir güne (ki) gelir onlara azap; öyle ki der zulmetmiş kimseler: "Rabbimiz4! Ötele bizleri yakın bir ecele kadar; cevap verelim çağrına/davetine senin; ve tabi olalım resûllere418"; ve hiç olmuyor muydunuz (ki) kasem ettiniz önceden? Yoktur sizlere hiçbir zeval990.

Ahmed Samira Çevirisi

44 And warn/give notice, on a day the torture comes to them, so those who were unjust/oppressive say: "Our Lord delay us to a near/close term/time, we answer/reply (to) your call/request , and we follow the messengers." Did you not be sworn/made oath (swear/make oath) from before (that there is) none from vanishment/termination for you?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve enziri ve uyar وَأَنْذِرِ نذر
2 n-nase insanları النَّاسَ نوس
3 yevme bir güne (ki) يَوْمَ يوم
4 ye'tihimu gelir onlara يَأْتِيهِمُ اتي
5 l-azabu azab الْعَذَابُ عذب
6 feyekulu öyle ki der فَيَقُولُ قول
7 ellezine kimseler الَّذِينَ -
8 zelemu zulmetmiş ظَلَمُوا ظلم
9 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
10 ehhirna ötele bizleri أَخِّرْنَا اخر
11 ila kadar إِلَىٰ -
12 ecelin bir ecele أَجَلٍ اجل
13 karibin bir yakın قَرِيبٍ قرب
14 nucib cevap verelim نُجِبْ جوب
15 dea'veteke çağrına/davetine senin دَعْوَتَكَ دعو
16 ve nettebii ve tabi olalım وَنَتَّبِعِ تبع
17 r-rusule resûllere الرُّسُلَ رسل
18 evelem ve hiç أَوَلَمْ -
19 tekunu olmazmısınız mı تَكُونُوا كون
20 eksemtum kasem ettiniz أَقْسَمْتُمْ قسم
21 min مِنْ -
22 kablu önceden قَبْلُ قبل
23 ma yoktur مَا -
24 lekum sizlere لَكُمْ -
25 min hiçbir مِنْ -
26 zevalin zeval زَوَالٍ زول

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Resûl Kavram 418

418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.

15. Hicr Suresi

Ayet 25

Arapça Metin (Harekeli)

1825|15|25|وَإِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَحْشُرُهُمْ إِنَّهُۥ حَكِيمٌ عَلِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1825|15|25|وان ربك هو يحشرهم انه حكيم عليم

Latin Literal

25. Ve inne rabbeke huve yahşuruhum, innehu hakîmun alîm(alîmun).

Türkçe Çeviri

Ve doğrusu (senin) Rabbin4; O* (ki) haşreder556 onları; doğrusu O* bir Hakîm’dir9; bir Alîm’dir8.

Ahmed Samira Çevirisi

25 And that your Lord, He gathers them, that He is wise/judicious, knowledgeable.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
2 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
3 huve O هُوَ -
4 yehşuruhum haşreder onları يَحْشُرُهُمْ حشر
5 innehu doğrusu O إِنَّهُ -
6 hakimun bir Hakîm’dir حَكِيمٌ حكم
7 alimun Alîm’dir عَلِيمٌ علم

Notlar

Not 1

*Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Alîm Kavram 8

8 Bilen.

Hakîm Kavram 9

9 Bilge/bilgelikle hükmeden.

Haşretmek Kavram 556

556 Toplamak, bir araya getirmek.

15. Hicr Suresi

Ayet 28

Arapça Metin (Harekeli)

1828|15|28|وَإِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلَٰٓئِكَةِ إِنِّى خَٰلِقٌۢ بَشَرًا مِّن صَلْصَٰلٍ مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

1828|15|28|واذ قال ربك للمليكه اني خلق بشرا من صلصل من حما مسنون

Latin Literal

28. Ve iz kâle rabbuke lil melâiketi innî hâlikun beşeren min salsâlin min hamein mesnûn(mesnûnin).

Türkçe Çeviri

Ve dediği zaman Rabbin4 meleklere48; doğrusu ben bir yaratıcıyım bir beşer432 salsâlinden224; bir topraktan; bir mesnûndur1002.

Ahmed Samira Çevirisi

28 When/if your Lord said to the angels : "That I am creating (a) human/humans from black (foul mud) dry mud/clay smoothened/rotted ."

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Melek-1 (Cibrîl benzeri şerefli elçi) Kavram 48

48 Yüce Allah'ın indinde/katında/arşında bulunan şerefli elçi Cibril benzeri varlıklar. Kendi iradeleri/akılları vardır. Ancak yaratılış gereği insanlardaki gibi fücur (psikanalizdeki 'id') sahibi değillerdir. Asla kötülük düşüncesi oluşturamazlar. İradeleriyle oluşturdukları her fikir mutlak ki takva içerir.

Beşer Kavram 432

432 İnsanoğlu.

15. Hicr Suresi

Ayet 36

Arapça Metin (Harekeli)

1836|15|36|قَالَ رَبِّ فَأَنظِرْنِىٓ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1836|15|36|قال رب فانظرني الي يوم يبعثون

Latin Literal

36. Kâle rabbi fe enzırnî ilâ yevmi yub’asûn(yub’asûne).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Rabbim4! Öyle ki gözetle beni* güne kadar (ki) diriltilirler**."

Ahmed Samira Çevirisi

36 He said: "My Lord, so delay me to a day they be sent/resurrected/revived."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi ki قَالَ قول
2 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
3 feenzirni öyle ki gözetle beni فَأَنْظِرْنِي نظر
4 ila kadar إِلَىٰ -
5 yevmi güne يَوْمِ يوم
6 yub'asune diriltilirler يُبْعَثُونَ بعث

Notlar

Not 1

*İblîs.**Çoğul olarak gelmektedir. İnsanlar, beşer.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

15. Hicr Suresi

Ayet 39

Arapça Metin (Harekeli)

1839|15|39|قَالَ رَبِّ بِمَآ أَغْوَيْتَنِى لَأُزَيِّنَنَّ لَهُمْ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَأُغْوِيَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1839|15|39|قال رب بما اغويتني لازينن لهم في الارض ولاغوينهم اجمعين

Latin Literal

39. Kâle rabbi bi mâ agveytenî le uzeyyinenne lehum fil ardı ve le ugviyennehum ecmeîn(ecmeîne).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Rabbim4! Doğru yoldan ayırmış olmanla beni mutlak süslerim* onlara** yerde; ve doğru yoldan ayırırım onları*** topluca."

Ahmed Samira Çevirisi

39 He said: "My Lord with what You misguided/enticed me , I will decorate/beautify for them in the earth/Planet Earth, and I will misguide/entice them (E) all/all together."

Notlar

Not 1

*İblîs.**İnsanlara, beşere.***İnsanları, beşeri.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

15. Hicr Suresi

Ayet 56

Arapça Metin (Harekeli)

1856|15|56|قَالَ وَمَن يَقْنَطُ مِن رَّحْمَةِ رَبِّهِۦٓ إِلَّا ٱلضَّآلُّونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1856|15|56|قال ومن يقنط من رحمه ربه الا الضالون

Latin Literal

56. Kâle ve men yaknetu min rahmeti rabbihî illad dâllûn(dâllûne).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Ve kim umut keser** Rabbinin4 rahmetinden271 dalalettekiler128 dışında?"

Ahmed Samira Çevirisi

56 He said: "And who despairs from his Lord’s mercy, except the misguided?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 ve men ve kim وَمَنْ -
3 yeknetu umut keser يَقْنَطُ قنط
4 min -nden مِنْ -
5 rahmeti rahmetinden رَحْمَةِ رحم
6 rabbihi Rabbinin رَبِّهِ ربب
7 illa dışında إِلَّا -
8 d-dallune dalalettekiler الضَّالُّونَ ضلل

Notlar

Not 1

*Melekler.**Ümitsiz olur, yeise düşer.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

15. Hicr Suresi

Ayet 86

Arapça Metin (Harekeli)

1886|15|86|إِنَّ رَبَّكَ هُوَ ٱلْخَلَّٰقُ ٱلْعَلِيمُ

Arapça Metin (Harekesiz)

1886|15|86|ان ربك هو الخلق العليم

Latin Literal

86. İnne rabbeke huvel hallâkul alîm(alîmu).

Türkçe Çeviri

Doğrusu (senin) Rabbin4; O (ki) Hallâk'tır1010; Alîm’dir8.

Ahmed Samira Çevirisi

86 That truly your Lord (is) the creator (E), the knowledgeable.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Alîm Kavram 8

8 Bilen.

15. Hicr Suresi

Ayet 92

Arapça Metin (Harekeli)

1892|15|92|فَوَرَبِّكَ لَنَسْـَٔلَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1892|15|92|فوربك لنسلنهم اجمعين

Latin Literal

92. Fe ve rabbike le nes’elennehum ecmaîn(ecmaîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki; ve (senin) Rabbinedir4 (ki) mutlak sual ederiz* onlara topluca.

Ahmed Samira Çevirisi

92 So by/with your Lord, We will ask/question them (E) all together .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feverabbike öyle ki ve (senin) Rabbine (ki) فَوَرَبِّكَ ربب
2 leneselennehum mutlak sual ederiz onlara لَنَسْأَلَنَّهُمْ سال
3 ecmeiyne topluca أَجْمَعِينَ جمع

Notlar

Not 1

*Sorarız.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

15. Hicr Suresi

Ayet 98

Arapça Metin (Harekeli)

1898|15|98|فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَكُن مِّنَ ٱلسَّٰجِدِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1898|15|98|فسبح بحمد ربك وكن من السجدين

Latin Literal

98. Fe sebbih bi hamdi rabbike ve kun mines sâcidîn(sâcidîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki tesbih31 et hamd3 ile Rabbini4; ve ol secde12 edenlerden.

Ahmed Samira Çevirisi

98 So praise/glorify with your Lord’s praise/gratitude/thanks, and be from the prostrating.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fesebbih öyle ki tesbih et فَسَبِّحْ سبح
2 bihamdi hamd ile بِحَمْدِ حمد
3 rabbike Rabbini رَبِّكَ ربب
4 ve kun ve ol وَكُنْ كون
5 mine مِنَ -
6 s-sacidine secde edenlerden/diz çöküp boyun eğenlerden السَّاجِدِينَ سجد

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hamd Kavram 3

3 En yüce övgü/methetme.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

insanın secdesi Kavram 12

12 Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğmesi.

insanın tesbihi Kavram 31

31 Yüce Allah’ın tüm sıfatlarının tecelli edişine Yüce Allah’ın bahşettiği akıl/fikir aracılığıyla tanık/şahit olarak Rabbini aramak.

15. Hicr Suresi

Ayet 99

Arapça Metin (Harekeli)

1899|15|99|وَٱعْبُدْ رَبَّكَ حَتَّىٰ يَأْتِيَكَ ٱلْيَقِينُ

Arapça Metin (Harekesiz)

1899|15|99|واعبد ربك حتي ياتيك اليقين

Latin Literal

99. Va’bud rabbeke hattâ ye’tiyekel yakîn(yakînu).

Türkçe Çeviri

Ve kulluk46 et Rabbine4 ta ki gelir sana yakın299*.

Ahmed Samira Çevirisi

99 And worship your Lord, until the assurance/certainty (death) comes to you. 179

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vea'bud ve kulluk et وَاعْبُدْ عبد
2 rabbeke Rabbine رَبَّكَ ربب
3 hatta ta ki حَتَّىٰ -
4 ye'tiyeke gelir sana يَأْتِيَكَ اتي
5 l-yekinu yakîn الْيَقِينُ يقن

Notlar

Not 1

*Vefat.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kulluk etmek Kavram 46

46 Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.

Kesin, kesinleşmek, yakın Kavram 299

299 Kesin tanık olmak, kesinleşmek, %100 emin olmak, şüphesiz.

16. Nahl Suresi

Ayet 7

Arapça Metin (Harekeli)

1906|16|7|وَتَحْمِلُ أَثْقَالَكُمْ إِلَىٰ بَلَدٍ لَّمْ تَكُونُوا۟ بَٰلِغِيهِ إِلَّا بِشِقِّ ٱلْأَنفُسِ إِنَّ رَبَّكُمْ لَرَءُوفٌ رَّحِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1906|16|7|وتحمل اثقالكم الي بلد لم تكونوا بلغيه الا بشق الانفس ان ربكم لروف رحيم

Latin Literal

7. Ve tahmilu eskâlekum ilâ beledin lem tekûnû bâlıgîhi illâ bi şıkkıl enfus(enfusi), inne rabbekum le raûfun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

Ve taşırlar ağırlıklarınızı bir belediye doğru (ki) asla olamazsınız ulaşanlar ona*; nefislere201 meşakkatle (olması) dışında; doğrusu Rabbiniz4 mutlak bir Raûf’tur15; bir Rahîm’dir2.

Ahmed Samira Çevirisi

7 And it loads/carries your loads/belonging (weights) to a country/land , you were not reaching it, except with the selves’ difficulty/hardship, that your Lord (is) merciful/compassionate (E), merciful.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve tehmilu ve taşırlar وَتَحْمِلُ حمل
2 eskalekum ağırlıklarınızı أَثْقَالَكُمْ ثقل
3 ila doğru إِلَىٰ -
4 beledin bir belediye بَلَدٍ بلد
5 lem asla لَمْ -
6 tekunu olmazsınız تَكُونُوا كون
7 baligihi ulaşır ona بَالِغِيهِ بلغ
8 illa dışında إِلَّا -
9 bişikki meşakkatle بِشِقِّ شقق
10 l-enfusi nefislerinize الْأَنْفُسِ نفس
11 inne doğrusu إِنَّ -
12 rabbekum Rabbiniz رَبَّكُمْ ربب
13 lera'ufun mutlak bir Rauf’tur لَرَءُوفٌ راف
14 rahimun bir Rahîm’dir رَحِيمٌ رحم

Notlar

Not 1

*Beldeye.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm Kavram 2

2 Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Raûf Kavram 15

15 Şefkatli/kibar.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

16. Nahl Suresi

Ayet 24

Arapça Metin (Harekeli)

1923|16|24|وَإِذَا قِيلَ لَهُم مَّاذَآ أَنزَلَ رَبُّكُمْ قَالُوٓا۟ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1923|16|24|واذا قيل لهم ماذا انزل ربكم قالوا اسطير الاولين

Latin Literal

24. Ve izâ kîle lehum mâ zâ enzele rabbukum kâlû esâtîrul evvelîn(evvelîne).

Türkçe Çeviri

Ve denildiği zaman onlara: "Nedir indirdiği Rabbiniz4?"; derler: "Satırlarıdır evvelkilerin*."

Ahmed Samira Çevirisi

24 And if (it) was said to them: "What (did) your Lord descend?" They said: "The firsts’/beginners’ myths/baseless stories ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 kile denildiği قِيلَ قول
3 lehum onlara لَهُمْ -
4 maza nedir مَاذَا -
5 enzele indirdiği أَنْزَلَ نزل
6 rabbukum Rabbinizin رَبُّكُمْ ربب
7 kalu derler قَالُوا قول
8 esatiru satırları أَسَاطِيرُ سطر
9 l-evveline evvelkilerin الْأَوَّلِينَ اول

Notlar

Not 1

*İki anlamı vardır. 1. anlam: Kur'ân'ı evvelkilerin kendi elleriyle yazdıkları masallar olarak tanımlayan ateist benzeri kimseler. 2. anlam: Evvelkilerin yazdığı hadis kitaplarını Yüce Allah'ın indirdiği sanan müşrikler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

16. Nahl Suresi

Ayet 30

Arapça Metin (Harekeli)

1929|16|30|وَقِيلَ لِلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ مَاذَآ أَنزَلَ رَبُّكُمْ قَالُوا۟ خَيْرًا لِّلَّذِينَ أَحْسَنُوا۟ فِى هَٰذِهِ ٱلدُّنْيَا حَسَنَةٌ وَلَدَارُ ٱلْءَاخِرَةِ خَيْرٌ وَلَنِعْمَ دَارُ ٱلْمُتَّقِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1929|16|30|وقيل للذين اتقوا ماذا انزل ربكم قالوا خيرا للذين احسنوا في هذه الدنيا حسنه ولدار الاخره خير ولنعم دار المتقين

Latin Literal

30. Ve kîle lillezînettekav mâ zâ enzele rabbukum, kâlû hayrâ(hayren), lillezîne ahsenû fî hâzihid dunyâ haseneh(haseneten), ve le dârul âhıreti hayr(hayrun), ve le ni’me dârul muttekîn(muttekîne).

Türkçe Çeviri

Ve denildi takvalı21 olmuş kimselere; "Nedir indirdiği Rabbinizin4?"; Dediler: "Bir hayır kimselere (ki) iyileştirdiler/güzelleştirdiler bu dünyada*; bir iyiliktir/güzelliktir (onlara); ve ahiret diyarı/yurdu642 (da) hayırlıdır"; ve ne muhteşemdir muttakilerin17 diyarı/yurdu642.

Ahmed Samira Çevirisi

30 And (it) was said to those who feared and obeyed: "What (did) your Lord descend?" They said: "Goodness/honour to those who did good in this the present world a goodness, and the house/home (of) the last (other life is) best , and blessed/praised (E) (is) the fearing and obeying’s house/home."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kile ve denildi وَقِيلَ قول
2 lillezine kimselere لِلَّذِينَ -
3 ttekav takvalı oldular اتَّقَوْا وقي
4 maza nedir مَاذَا -
5 enzele indirdiği أَنْزَلَ نزل
6 rabbukum Rabbiniz رَبُّكُمْ ربب
7 kalu dediler قَالُوا قول
8 hayran bir hayır خَيْرًا خير
9 lillezine kimselere لِلَّذِينَ -
10 ehsenu iyileştiren/güzelleştiren أَحْسَنُوا حسن
11 fi فِي -
12 hazihi bu هَٰذِهِ -
13 d-dunya dünyada الدُّنْيَا دنو
14 hasenetun bir iyilik/güzellik حَسَنَةٌ حسن
15 veledaru ve diyarı/yurdu وَلَدَارُ دور
16 l-ahirati ahiret الْاخِرَةِ اخر
17 hayrun hayırlıdır خَيْرٌ خير
18 velenia'me ve ne muhteşemdir وَلَنِعْمَ نعم
19 daru diyarı/yurdu دَارُ دور
20 l-muttekine muttakilerin الْمُتَّقِينَ وقي

Notlar

Not 1

*Şu an içinde yaşadığımız evren ve yaşam.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Muttaki Kavram 17

17 Takva sahipleri/Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı her şeyden sakınanlar.

Takva Kavram 21

21 Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Rabbimizin indinde/katında bulunan selâm diyarı/yurdu. Kavram 642

642 Cennete gitmeye hak kazanmış kimseler sadece vefat ettirilir. Öldürülmezler. Yüce Allah yolunda katledilen kimseler nasıl ki ölüler değillerdir gerçek müminler de asla ölüler değillerdir. Rableri katında rızıklandırılırlar. İşte bu rızıklandırmanın nerede olacağını Rabbimiz bizlere 6:127 ve 10:25 ayetlerinde bildirmiştir. Kendi indinde/katında bulunan 'selâm diyarı/yurdu' olarak isimlendirdiği yerde bu kimseleri rızıklandıracaktır. 10:26 ayetinden anlarız ki selam diyarından/yurdundan daha iyisi/güzeli ve daha fazlalıklı olan yerler vardır ve bunlar mutlak ki cennetlerdir. Din gününde kadar bu diyarda kalmayı ve sonrası da cennetlerine girmeyi Yüce Rabbimiz bizlere nasip etsin inşAllah.

16. Nahl Suresi

Ayet 33

Arapça Metin (Harekeli)

1932|16|33|هَلْ يَنظُرُونَ إِلَّآ أَن تَأْتِيَهُمُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ أَوْ يَأْتِىَ أَمْرُ رَبِّكَ كَذَٰلِكَ فَعَلَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ وَمَا ظَلَمَهُمُ ٱللَّهُ وَلَٰكِن كَانُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1932|16|33|هل ينظرون الا ان تاتيهم المليكه او ياتي امر ربك كذلك فعل الذين من قبلهم وما ظلمهم الله ولكن كانوا انفسهم يظلمون

Latin Literal

33. Hel yanzurûne illâ en te’tiyehumul melâiketu ev ye’tiye emru rabbik(rabbike), kezâlike fe alellezîne min kablihim, ve mâ zalemehumullâhu ve lâkin kânû enfusehum yazlimûn(yazlimûne).

Türkçe Çeviri

Bakarlar* mı dışında ki gelir onlara melekler48 ya da gelir emri** (senin) Rabbinin4?; işte böyledir; faaliyet etti*** onlardan önceki kimseler (de); ve zulmetmiş257 değildi onlara Allah; velakin/fakat olmuşlardı kendi nefislerine201 zulmederler257.

Ahmed Samira Çevirisi

33 Do they wait/watch except that the angels or your Lord’s order/command comes ? As/like that those from before them made/did, and God did not cause injustice/oppression to them, and but they were themselves causing injustice/oppression.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 hel mi? هَلْ -
2 yenzurune bakarlar يَنْظُرُونَ نظر
3 illa dışına إِلَّا -
4 en ki أَنْ -
5 te'tiyehumu gelir onlara تَأْتِيَهُمُ اتي
6 l-melaiketu melekler الْمَلَائِكَةُ ملك
7 ev ya da أَوْ -
8 ye'tiye gelir يَأْتِيَ اتي
9 emru emri أَمْرُ امر
10 rabbike Rabbinin رَبِّكَ ربب
11 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
12 feale faaliyete geçer فَعَلَ فعل
13 ellezine kimseler (de) الَّذِينَ -
14 min مِنْ -
15 kablihim onlardan önceki قَبْلِهِمْ قبل
16 ve ma ve değildi وَمَا -
17 zelemehumu zulmetmiş onlara ظَلَمَهُمُ ظلم
18 llahu Allah اللَّهُ -
19 velakin velakin/fakat وَلَٰكِنْ -
20 kanu oldular كَانُوا كون
21 enfusehum kendi nefislerine أَنْفُسَهُمْ نفس
22 yezlimune zulmederler يَظْلِمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*Beklerler mi?**Azap. ***Aynı şekilde davrandılar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Melek-1 (Cibrîl benzeri şerefli elçi) Kavram 48

48 Yüce Allah'ın indinde/katında/arşında bulunan şerefli elçi Cibril benzeri varlıklar. Kendi iradeleri/akılları vardır. Ancak yaratılış gereği insanlardaki gibi fücur (psikanalizdeki 'id') sahibi değillerdir. Asla kötülük düşüncesi oluşturamazlar. İradeleriyle oluşturdukları her fikir mutlak ki takva içerir.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

16. Nahl Suresi

Ayet 42

Arapça Metin (Harekeli)

1941|16|42|ٱلَّذِينَ صَبَرُوا۟ وَعَلَىٰ رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1941|16|42|الذين صبروا وعلي ربهم يتوكلون

Latin Literal

42. Ellezîne saberû ve alâ rabbihim yetevekkelûn(yetevekkelûne).

Türkçe Çeviri

Kimselerdir (ki) sabrettiler51; ve Rablerine4 karşı tevekkül79 ederler.

Ahmed Samira Çevirisi

42 Those who were patient, and on their Lord they rely/depend/surrender to .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimselerdir (ki) الَّذِينَ -
2 saberu sabrettiler صَبَرُوا صبر
3 ve ala ve karşı وَعَلَىٰ -
4 rabbihim Rablerine رَبِّهِمْ ربب
5 yetevekkelune tevekkül ederler يَتَوَكَّلُونَ وكل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Sabır/sabr. Kavram 51

51 Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Tevekkül Kavram 79

79 Vekil olarak yetkilendirmek, atamak, vazifelendirmek.

16. Nahl Suresi

Ayet 47

Arapça Metin (Harekeli)

1946|16|47|أَوْ يَأْخُذَهُمْ عَلَىٰ تَخَوُّفٍ فَإِنَّ رَبَّكُمْ لَرَءُوفٌ رَّحِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1946|16|47|او ياخذهم علي تخوف فان ربكم لروف رحيم

Latin Literal

47. Ev ye’huzehum alâ tehavvuf(tehavvufin), fe inne rabbekum le raûfun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

Ya da tutar* onları bir korkuya karşı**; öyle ki Rabbiniz4 mutlak bir Raûf’tur15; bir Rahîm’dir2.

Ahmed Samira Çevirisi

47 Or He takes/receives/punishes them on fear/fright, so that your Lord (is) merciful/compassionate (E), merciful.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ev ya da أَوْ -
2 ye'huzehum tutar onları يَأْخُذَهُمْ اخذ
3 ala karşı عَلَىٰ -
4 tehavvufin bir korku تَخَوُّفٍ خوف
5 feinne öyle ki فَإِنَّ -
6 rabbekum Rabbiniz رَبَّكُمْ ربب
7 lera'ufun mutlak bir Raûf’tur لَرَءُوفٌ راف
8 rahimun bir Rahîm’dir رَحِيمٌ رحم

Notlar

Not 1

*Allah.**Bir korkuyla yüzleştirir, karşı karşıya getirir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm Kavram 2

2 Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Raûf Kavram 15

15 Şefkatli/kibar.

16. Nahl Suresi

Ayet 50

Arapça Metin (Harekeli)

1949|16|50|يَخَافُونَ رَبَّهُم مِّن فَوْقِهِمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1949|16|50|يخافون ربهم من فوقهم ويفعلون ما يومرون

Latin Literal

50. Yehâfûne rabbehum min fevkıhim ve yef’alûne mâ yu’merûn(yu’merûne).

Türkçe Çeviri

Korkarlar Rablerinden4 (ki) üstlerindedir* onların; ve faaliyete geçirirler emredildiklerini.

Ahmed Samira Çevirisi

50 They fear their Lord from above them, and they make/do what they are ordered/commanded.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yehafune korkarlar يَخَافُونَ خوف
2 rabbehum Rablerinden رَبَّهُمْ ربب
3 min مِنْ -
4 fevkihim üstlerindedir onların فَوْقِهِمْ فوق
5 ve yef'alune ve faaliyet ederler وَيَفْعَلُونَ فعل
6 ma مَا -
7 yu'merune emredildiklerini يُؤْمَرُونَ امر

Notlar

Not 1

*Sonsuz üst boyutlar vardır. Bu boyutları Yüce Allah sarmıştır, kuşatmıştır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

16. Nahl Suresi

Ayet 54

Arapça Metin (Harekeli)

1953|16|54|ثُمَّ إِذَا كَشَفَ ٱلضُّرَّ عَنكُمْ إِذَا فَرِيقٌ مِّنكُم بِرَبِّهِمْ يُشْرِكُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1953|16|54|ثم اذا كشف الضر عنكم اذا فريق منكم بربهم يشركون

Latin Literal

54. Summe iza keşefad durra ankum izâ ferîkun minkum bi rabbihim yuşrikûn(yuşrikûne).

Türkçe Çeviri

Sonra keşfettiği* zaman darlığı sizden; (o) zaman bir fırka** sizlerden Rablerine4 şirk71 koşarlar.

Ahmed Samira Çevirisi

54 Then if He removed/uncovered/(relieved) the harm from you, then a group/party from you, they share/make partners with their Lord.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 iza إِذَا -
3 keşefe keşfettiği zaman كَشَفَ كشف
4 d-durra darlığı الضُّرَّ ضرر
5 ankum sizden عَنْكُمْ -
6 iza (o) zaman إِذَا -
7 ferikun bir fırka فَرِيقٌ فرق
8 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
9 birabbihim Rablerine بِرَبِّهِمْ ربب
10 yuşrikune şirk koşarlar يُشْرِكُونَ شرك

Notlar

Not 1

*Kurtuluş yolu keşfettiği zaman.**Grup.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Şirk koşmak/ortak koşmak Kavram 71

71 Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

16. Nahl Suresi

Ayet 68

Arapça Metin (Harekeli)

1967|16|68|وَأَوْحَىٰ رَبُّكَ إِلَى ٱلنَّحْلِ أَنِ ٱتَّخِذِى مِنَ ٱلْجِبَالِ بُيُوتًا وَمِنَ ٱلشَّجَرِ وَمِمَّا يَعْرِشُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1967|16|68|واوحي ربك الي النحل ان اتخذي من الجبال بيوتا ومن الشجر ومما يعرشون

Latin Literal

68. Ve evhâ rabbuke ilen nahli enittehızî minel cibâli buyûten ve mineş şeceri ve mimmâ ya’rişûn(ya’rişûne).

Türkçe Çeviri

Ve vahy603 etti (senin) Rabbin4 bal arısına ki tut* dağlardan evler; ve ağaçtan; ve kurdukları arşlardan**.

Ahmed Samira Çevirisi

68 And your Lord inspired/signaled to the bees, that take from the mountains homes , and from the trees, and from what they raise and support/hold onto .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve evha ve vahy etti وَأَوْحَىٰ وحي
2 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
3 ila إِلَى -
4 n-nehli bal arısına النَّحْلِ نحل
5 eni ki أَنِ -
6 ttehizi tut اتَّخِذِي اخذ
7 mine مِنَ -
8 l-cibali dağlardan الْجِبَالِ جبل
9 buyuten evler بُيُوتًا بيت
10 ve mine ve وَمِنَ -
11 ş-şeceri ağaçtan الشَّجَرِ شجر
12 ve mimma ve وَمِمَّا -
13 yea'rişune kurdukları arşlarda يَعْرِشُونَ عرش

Notlar

Not 1

*Edin dişi bal arısı.**İnsanların yaptıkları tahtlardan, köşklerden.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Vahiy, vahy etmek. Kavram 603

603 Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

16. Nahl Suresi

Ayet 69

Arapça Metin (Harekeli)

1968|16|69|ثُمَّ كُلِى مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ فَٱسْلُكِى سُبُلَ رَبِّكِ ذُلُلًا يَخْرُجُ مِنۢ بُطُونِهَا شَرَابٌ مُّخْتَلِفٌ أَلْوَٰنُهُۥ فِيهِ شِفَآءٌ لِّلنَّاسِ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةً لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1968|16|69|ثم كلي من كل الثمرت فاسلكي سبل ربك ذللا يخرج من بطونها شراب مختلف الونه فيه شفا للناس ان في ذلك لايه لقوم يتفكرون

Latin Literal

69. Summe kulî min kullis semerâti feslukî subule rabbiki zululâ(zululen), yahrucu min butûnihâ şarâbun muhtelifun elvânuhu fîhi şifâun lin nâs(nâsi), inne fî zâlike le âyeten li kavmin yetefekkerûn(yetefekkerûne).

Türkçe Çeviri

Sonra ye her bir meyveden; ve koyul Rabbinin4 yollarına bir zelil* (olarak); çıkar batınlarından** onun*** bir içecek****; muhteliftir***** renkleri; ondadır****** bir şifa1020 insanlara; doğrusu işte bundadır mutlak bir ayet287 fikreder868 bir kavme/topluma.

Ahmed Samira Çevirisi

69 Then eat from all the fruits, so enter/pass your Lord’s roads/paths manipulated/dangled low, from its bellies/insides emerges/appears a drink its colours (are) different, in it (is) a cure/healing for the people;184that in that (is) an evidence/sign (E) to a nation thinking.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 kuli ye كُلِي اكل
3 min مِنْ -
4 kulli her bir كُلِّ كلل
5 s-semerati meyveden الثَّمَرَاتِ ثمر
6 fesluki ve koyul فَاسْلُكِي سلك
7 subule yollarına/pastikalarına سُبُلَ سبل
8 rabbiki Rabbinin رَبِّكِ ربب
9 zululen bir celil (olarak) ذُلُلًا ذلل
10 yehrucu çıkar يَخْرُجُ خرج
11 min مِنْ -
12 butuniha batınlarından onun بُطُونِهَا بطن
13 şerabun bir içecek شَرَابٌ شرب
14 muhtelifun muhtelif مُخْتَلِفٌ خلف
15 elvanuhu renkleri أَلْوَانُهُ لون
16 fihi ondadır فِيهِ -
17 şifa'un bir şifa شِفَاءٌ شفي
18 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
19 inne doğrusu إِنَّ -
20 fi فِي -
21 zalike işte bundadır ذَٰلِكَ -
22 layeten mutlak bir ayet لَايَةً ايي
23 likavmin bir kavme/topluma لِقَوْمٍ قوم
24 yetefekkerune fikrederler يَتَفَكَّرُونَ فكر

Notlar

Not 1

*Alçalmış, boyun eğmiş.**Karınlarından.***Dişil zamir. Dişi bal arısının.****Bal.*****Çeşit çeşit.*****Balda.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Ayet Kavram 287

287 Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Fikretmek Kavram 868

868 Düşünmek, analitik düşünmek, derinlemesine düşünmek, zihninde tasarlamak, değerlendirmek.

16. Nahl Suresi

Ayet 99

Arapça Metin (Harekeli)

1998|16|99|إِنَّهُۥ لَيْسَ لَهُۥ سُلْطَٰنٌ عَلَى ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَلَىٰ رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1998|16|99|انه ليس له سلطن علي الذين امنوا وعلي ربهم يتوكلون

Latin Literal

99. İnnehu leyse lehu sultânun alellezîne âmenû ve alâ rabbihim yetevekkelûn(yetevekkelûne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu o*; olmadı ona** bir sultân660 kimseler üzerine (ki) iman47 ettiler; ve (onlar) Rablerinin4 üzerine tevekkül79 ederler.

Ahmed Samira Çevirisi

99 That He, (there) is not for him power/control on those who believed and on their Lord they rely/trust/surrender to.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
2 leyse olmadı لَيْسَ ليس
3 lehu ona لَهُ -
4 sultanun bir sultan سُلْطَانٌ سلط
5 ala üzerine عَلَى -
6 ellezine kimseler الَّذِينَ -
7 amenu iman ettiler امَنُوا امن
8 ve ala ve üzerine وَعَلَىٰ -
9 rabbihim Rablerine رَبِّهِمْ ربب
10 yetevekkelune tevekküle ederler يَتَوَكَّلُونَ وكل

Notlar

Not 1

*Şeytân.**Şeytâna.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Tevekkül Kavram 79

79 Vekil olarak yetkilendirmek, atamak, vazifelendirmek.

Sultân, sultân. Kavram 660

660 Yetki, salahiyet, otorite.

16. Nahl Suresi

Ayet 102

Arapça Metin (Harekeli)

2001|16|102|قُلْ نَزَّلَهُۥ رُوحُ ٱلْقُدُسِ مِن رَّبِّكَ بِٱلْحَقِّ لِيُثَبِّتَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَهُدًى وَبُشْرَىٰ لِلْمُسْلِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2001|16|102|قل نزله روح القدس من ربك بالحق ليثبت الذين امنوا وهدي وبشري للمسلمين

Latin Literal

102. Kul nezzelehu rûhul kudusi min rabbike bil hakkı li yusebbitellezîne âmenû ve huden ve buşrâ lil muslimîn(muslimîne).

Türkçe Çeviri

De ki*: "İndirdi onu** kutsal*** ruh279 (senin) Rabbinden4 hakla/gerçekle; sabitlemek içindir kimseleri (ki) iman47 ettiler; ve bir kılavuzdur192; ve müjdedir müslimlere45."

Ahmed Samira Çevirisi

102 Say: "The Holy/Sanctimonious Soul/Sprit descended it from your Lord with the truth to affirm/strengthen those who believed, and guidance, and a good news to the Moslems/submitters/surrenderers."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 nezzelehu indirdi onu نَزَّلَهُ نزل
3 ruhu ruh رُوحُ روح
4 l-kudusi kutsal الْقُدُسِ قدس
5 min مِنْ -
6 rabbike (senin) Rabbinden رَبِّكَ ربب
7 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
8 liyusebbite sabitlemek için لِيُثَبِّتَ ثبت
9 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
10 amenu iman etmiş امَنُوا امن
11 ve huden ve bir doğru yola kılavuz وَهُدًى هدي
12 ve buşra ve müjde وَبُشْرَىٰ بشر
13 lilmuslimine müslimlere لِلْمُسْلِمِينَ سلم

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhamemed.**Kur'ân'ı.***Kutsal ruh işareti de boşuna değildir. Rabbimiz bir önceki ayette işaret edilen kitap ehline (Yahudilere ve Hristiyanlara) anladıkları dilden anlatmaktadır. Aynı kutsal ruh Mûsâ'ya ve Îsâ'ya nasıl kitapları indirdiyse aynı şekilde Muhammed'e de indirdi. Nokta.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Müslim Kavram 45

45 Müslümanlar. Yüce Allah'ın gerçek dini olan biricik İslam dinine (sadece/saf Kur'an'a) teslim olmuş olanlar. İslam: İnsan bilincinin Yüce Allah'la arşta/hiperuzayda yapmış olduğu antlaşmaya/sözleşmeye/misaka/bağlaşmaya teslimiyeti/uyumu. Kur'an bu antlaşmayı insanlara hatırlatır. Kur'an alemler için bir zikirdir/hatırlatmadır. Sadece Kur'an gerçek İslam dinidir.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Kutsal ruh Kavram 279

279 Ruh canlandıran demektir. Evrenimizi bir üst boyuttan saran, 2D zar olan Levh-i Mahfûz'daki bilgiyi evrenin içine ileten, ışık hızında hareket eden mekanizmadır. Evrenin en küçük yapı taşları olan sicimlerin nasıl titreşeceği bilgisini taşır. Levh-i Mahfûz bilgi içeren bir 2D film şeridiyse, onu duvara yansıtan ruhtur. Duvardaki yansıma da evrendir. Anlaşılır ki Cibrîl gibi, Ashab-ı Rakim gibi Levh-i Mahfûz'u yeniden kodlama yetkisi verilen şerefli elçilerin kodladıkları bu bilgiyi evrene yansıtan ruh da mutlak ki kutsaldır. Asla değiştirilemez. Dışardan asla müdahale edilemez. Gerçekleşmesi asla önlenemez. Evrenin dışında bulunan başka varlıklar da bu kutsal canlandıran yansımaya asla müdahale edemez.

16. Nahl Suresi

Ayet 110

Arapça Metin (Harekeli)

2009|16|110|ثُمَّ إِنَّ رَبَّكَ لِلَّذِينَ هَاجَرُوا۟ مِنۢ بَعْدِ مَا فُتِنُوا۟ ثُمَّ جَٰهَدُوا۟ وَصَبَرُوٓا۟ إِنَّ رَبَّكَ مِنۢ بَعْدِهَا لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

2009|16|110|ثم ان ربك للذين هاجروا من بعد ما فتنوا ثم جهدوا وصبروا ان ربك من بعدها لغفور رحيم

Latin Literal

110. Summe inne rabbeke lillezîne hâcerû min ba’di mâ futinû summe câhedû ve saberû inne rabbeke min ba’dihâ le gafûrun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

Sonra doğrusu (senin) Rabbin4 kimselere* (ki) hicret355 ettiler fitnelendirildiklerinin610** ardından; sonra cihat356 ettiler ve sabrettiler51; doğrusu (senin) Rabbin4 onun** ardından mutlak bir Gafûr’dur20; bir Rahîm’dir2.

Ahmed Samira Çevirisi

110 Then that your Lord to those who emigrated from after what they were misled/betrayed , then they struggled/did (their) utmost and were patient, that your Lord (is) from after it forgiving (E), merciful.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 inne doğrusu إِنَّ -
3 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
4 lillezine kimselere (ki) لِلَّذِينَ -
5 haceru hicret ettiler هَاجَرُوا هجر
6 min مِنْ -
7 bea'di ardından بَعْدِ بعد
8 ma مَا -
9 futinu fitnelendirildikleri فُتِنُوا فتن
10 summe sonra ثُمَّ -
11 cahedu cihat ettiler جَاهَدُوا جهد
12 ve saberu ve sabrettiler وَصَبَرُوا صبر
13 inne doğrusu إِنَّ -
14 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
15 min مِنْ -
16 bea'diha ardından onun بَعْدِهَا بعد
17 legafurun mutlak bir Gafûr’dur لَغَفُورٌ غفر
18 rahimun bir Rahîm’dir رَحِيمٌ رحم

Notlar

Not 1

*Senin Rabbin o kimselere mutlak bir Gafûr’dur; bir Rahîm’dir.**Sınav, test, deneme kapsamında zorlanmalarının.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm Kavram 2

2 Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Gafûr Kavram 20

20 Bağışlayan.

Sabır/sabr. Kavram 51

51 Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Hicret etmek. Kavram 355

355 Göç etmek, bırakıp terk etmek, göçmen olmak.

Cihat etmek Kavram 356

356 Mücadele etmek. Kur’an’da savaş/öldürmek katletmek olarak işaret edilir. Cihat etmek Kur’an’la yapılan mücadeledir. 25:52 ayetinde kâfirlerle karşı en büyük cihadın Kur’an’la yapılması gerektiğini Yüce Rabbimiz apaçık bir şekilde bizlere bildirilmektedir. Kur’an’la cihat eden kimselere de mücahit denir.

Fitne. Kavram 610

610 Test, deneme, sınav, yanlışla doğruyu ayırt edebilme yetisinin ölçülmesi.

16. Nahl Suresi

Ayet 119

Arapça Metin (Harekeli)

2018|16|119|ثُمَّ إِنَّ رَبَّكَ لِلَّذِينَ عَمِلُوا۟ ٱلسُّوٓءَ بِجَهَٰلَةٍ ثُمَّ تَابُوا۟ مِنۢ بَعْدِ ذَٰلِكَ وَأَصْلَحُوٓا۟ إِنَّ رَبَّكَ مِنۢ بَعْدِهَا لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

2018|16|119|ثم ان ربك للذين عملوا السو بجهله ثم تابوا من بعد ذلك واصلحوا ان ربك من بعدها لغفور رحيم

Latin Literal

119. Summe inne rabbeke lillezîne amilûs sûe bi cehâletin summe tâbû min ba’di zâlike ve aslahû inne rabbeke min ba’dihâ le gafûrun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

Sonra* doğrusu (senin) Rabbin4 cehaletle489 kötülük yapmış kimselere (ki) sonra tevbe33 ettiler ardından bunun; ve ıslah316 oldular; doğrusu (senin) Rabbin4 sonrasında onun** mutlak Gafûr’dur20; Rahîm’dir2.

Ahmed Samira Çevirisi

119 Then that your Lord to those who made/did bad/evil/harm with ignorance/foolishness, then they repented from after that, and they corrected/repaired , that your Lord (is) from after it forgiving (E), merciful.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 inne doğrusu إِنَّ -
3 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
4 lillezine kimselere (ki) لِلَّذِينَ -
5 amilu yaptılar عَمِلُوا عمل
6 s-su'e kötülük السُّوءَ سوا
7 bicehaletin bir cehaletle بِجَهَالَةٍ جهل
8 summe sonra ثُمَّ -
9 tabu tevbe ettiler تَابُوا توب
10 min مِنْ -
11 bea'di ardından بَعْدِ بعد
12 zalike bunun ذَٰلِكَ -
13 ve eslehu ve ıslah oldular وَأَصْلَحُوا صلح
14 inne doğrusu إِنَّ -
15 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
16 min مِنْ -
17 bea'diha sonrasında onun بَعْدِهَا بعد
18 legafurun mutlak Gafûr’dur لَغَفُورٌ غفر
19 rahimun Rahîm’dir رَحِيمٌ رحم

Notlar

Not 1

*Çok önemlidir! Bir önceki ayette kendi nefislerine zulmeden yani Yüce Allah'a şirk koşmuş kimseler ("Dilleriyle şu bir haramdır; şu bir helaldir" diyenler) zikredilmiştir. Bu kimseler eğer ölmeden önce tevbe edip şirkten vazgeçerlerse, düzelirlerse (ıslah olmak), tekrar geriye dönmezlerse Rabbimiz bu kimselere Gafûr ve Rahîm sıfatlarını Subhân sıfatıyla yürürlüğe koyacaktır. Cahillikle yaptıkları kötülükleri örtecektir. **Islah olma.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm Kavram 2

2 Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Gafûr Kavram 20

20 Bağışlayan.

Tevbe Kavram 33

33 Dönmek, vazgeçmek.

Islah/ıslah olmak. Kavram 316

316 Düzelmek, iyileşmek.

Cahil Kavram 489

489 Bilgisiz, bihaber, bilinçsizlik, farkındalığı olmayan.

16. Nahl Suresi

Ayet 124

Arapça Metin (Harekeli)

2023|16|124|إِنَّمَا جُعِلَ ٱلسَّبْتُ عَلَى ٱلَّذِينَ ٱخْتَلَفُوا۟ فِيهِ وَإِنَّ رَبَّكَ لَيَحْكُمُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ فِيمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2023|16|124|انما جعل السبت علي الذين اختلفوا فيه وان ربك ليحكم بينهم يوم القيمه فيما كانوا فيه يختلفون

Latin Literal

124. İnnemâ cuiles sebtu alellezînahtelefû fîh(fîhî), ve inne rabbeke le yahkumu beynehum yevmel kıyâmeti fîmâ kânû fîhi yahtelifûn(yahtelifûne).

Türkçe Çeviri

Ancak ki yaptı* sebti272 kimseler üzerine; (ki) ihtilafa düştüler onda**; ve doğrusu (senin) Rabbin4 mutlak hükmeder aralarında kıyamet günü148 kendisinde*** ihtilafa düşer olduklarında.

Ahmed Samira Çevirisi

124 But/indeed the Saturday/Sabbath was put/made on those who differed/disagreed/disputed in it, and that truly your Lord judges/rules (E) between them (on) the Resurrection Day in what they were in it differing/disagreeing/disputing.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 innema ancak ki إِنَّمَا -
2 cuile yaptı جُعِلَ جعل
3 s-sebtu sebti السَّبْتُ سبت
4 ala üzerine عَلَى -
5 ellezine kimseler الَّذِينَ -
6 htelefu ihtilafa düştüler اخْتَلَفُوا خلف
7 fihi onda فِيهِ -
8 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
9 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
10 leyehkumu mutlaka hükmeder لَيَحْكُمُ حكم
11 beynehum aralarında بَيْنَهُمْ بين
12 yevme günü يَوْمَ يوم
13 l-kiyameti kıyamet الْقِيَامَةِ قوم
14 fima فِيمَا -
15 kanu olduklarında كَانُوا كون
16 fihi kendisinde فِيهِ -
17 yehtelifune ihtilafa düşerler يَخْتَلِفُونَ خلف

Notlar

Not 1

*Allah.**Sebt konusunda sınır aşanlar oldu. ***İhtilafa düştükleri konularda.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kıyamet günü Kavram 148

148 Kıyam günü/dönemi/evresi. Yaratılış özelliğinin dikilmesi/ayağa kalkması; insanın yaratılış özelliği olan beynin (bedenle veya bedensiz) dikilmesi/ayağa kalkması. Ahiret evreninde bilincin avatar bedene yüklenmesiyle aktive olduğu, dirildiği gün/dönem/evre.

Sebt Kavram 272

272 Sebt/Şabat/Şabbat; Yahudilere dinden bir şeriat olan, onlara özel emredilen bir uygulama. Haftanın bir gününde iş bırakılacak ve o gün Tevrat dersleri yapılacaktır. Günümüz Yahudileri bu günü Cumartesi olarak uygulamaktadırlar. Yüce Allah'ın sebt emri yine şirke kurban gitmiş ve Yahudiler sınırı aşmıştır. Günümüzde Cumartesi günleri elektrik düğmesine bile basmadan tüm günü hiç bir iş yapmadan geçirmektedirler.

16. Nahl Suresi

Ayet 125

Arapça Metin (Harekeli)

2024|16|125|ٱدْعُ إِلَىٰ سَبِيلِ رَبِّكَ بِٱلْحِكْمَةِ وَٱلْمَوْعِظَةِ ٱلْحَسَنَةِ وَجَٰدِلْهُم بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُهْتَدِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2024|16|125|ادع الي سبيل ربك بالحكمه والموعظه الحسنه وجدلهم بالتي هي احسن ان ربك هو اعلم بمن ضل عن سبيله وهو اعلم بالمهتدين

Latin Literal

125. Ud’u ilâ sebîli rabbike bil hikmeti vel mev’ızatil haseneti ve câdilhum billetî hiye ahsen(ahsenu), inne rabbeke huve a’lemu bi men dalle an sebîlihî ve huve a’lemu bil muhtedîn(muhtedîne).

Türkçe Çeviri

Davet et* Rabbinin4 yoluna336 doğru hikmetle382 ve güzel vaazla653; ve mücadele et onlara kendisinin** daha güzel (olduğuyla); doğrusu (senin) Rabbin4 (ki) O*** daha iyi bilendir dalalete128 düşmüş kimseyi kendi yolundan336; ve O*** daha iyi bilendir kılavuzlananları192.

Ahmed Samira Çevirisi

125 Call to your Lord’s way/path with the wisdom, and the good sermon/advise/warning, and argue/dispute with them with which it is best , that your Lord He is more knowledgeable with (of) who misguided from His path/way , and He is more knowledgeable with the guided.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 Ud'u davet et ادْعُ دعو
2 ila doğru إِلَىٰ -
3 sebili yoluna سَبِيلِ سبل
4 rabbike Rabbinin رَبِّكَ ربب
5 bil-hikmeti hikmetle بِالْحِكْمَةِ حكم
6 velmev'izeti ve vaazla وَالْمَوْعِظَةِ وعظ
7 l-haseneti güzel الْحَسَنَةِ حسن
8 ve cadilhum ve mücadele et onlar وَجَادِلْهُمْ جدل
9 billeti (biçimde) بِالَّتِي -
10 hiye o هِيَ -
11 ehsenu en güzel أَحْسَنُ حسن
12 inne doğrusu إِنَّ -
13 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
14 huve O هُوَ -
15 ea'lemu en iyi bilendir أَعْلَمُ علم
16 bimen kimseyi بِمَنْ -
17 delle dalkalate düştüler ضَلَّ ضلل
18 an عَنْ -
19 sebilihi kendi yolundan سَبِيلِهِ سبل
20 ve huve ve O وَهُوَ -
21 ea'lemu daha iyi bilendir أَعْلَمُ علم
22 bil-muhtedine doğru yola kılavuzlananları بِالْمُهْتَدِينَ هدي

Notlar

Not 1

*Çağır.**Kitapla yani Şerefli Kur'an'la mücadele et.***Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Allah'ın yolu. Kavram 336

336 Tek tanrıcı, monoteist inanç öğretisi yolu. Kutsal kitapların öğretilerinin yolu. Sadece Kur'an öğretileri.

Hikmet Kavram 382

382 Kur'an'ın içerdiği hikmete sahip olmak. Kur'an'ın hikmeti. Hikmetli Kur'an'ın içerdiği hükümlerle hikmetlenmek.

vaaz Kavram 653

653 Öğüt vermek, uyarmak, nasihat etmek, bir fikri aşılamak.

17. İsrâ Suresi

Ayet 8

Arapça Metin (Harekeli)

2035|17|8|عَسَىٰ رَبُّكُمْ أَن يَرْحَمَكُمْ وَإِنْ عُدتُّمْ عُدْنَا وَجَعَلْنَا جَهَنَّمَ لِلْكَٰفِرِينَ حَصِيرًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2035|17|8|عسي ربكم ان يرحمكم وان عدتم عدنا وجعلنا جهنم للكفرين حصيرا

Latin Literal

8. Asâ rabbukum en yerhamekum, ve in udtum udnâ, ve cealnâ cehenneme lil kâfirîne hasîrâ(hasîren).

Türkçe Çeviri

Belki Rabbiniz4 ki rahmet271 eder sizlere*; ve eğer geri döndüyseniz**; (biz de) geri döndük***; ve yaptık cehennemi968 kâfirler25 için bir kuşatıcı.

Ahmed Samira Çevirisi

8 Maybe/perhaps that (E) your Lord has mercy upon you, and if you returned, We returned, and We made/put Hell confining/surrounding for the disbelievers.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 asa belki عَسَىٰ عسي
2 rabbukum Rabbiniz رَبُّكُمْ ربب
3 en ki أَنْ -
4 yerhamekum rahmet eder sizlere يَرْحَمَكُمْ رحم
5 vein ve eğer وَإِنْ -
6 udtum geri dönerseniz عُدْتُمْ عود
7 udna geri döneriz عُدْنَا عود
8 ve cealna ve yaptık وَجَعَلْنَا جعل
9 cehenneme cehennemi جَهَنَّمَ -
10 lilkafirine kafirler için لِلْكَافِرِينَ كفر
11 hasiran bir kuşatıcıdır حَصِيرًا حصر

Notlar

Not 1

*Muhatap yine İsrâîloğullarıdır.**İki kez fitne çıkardığınız gibi yerde yine fitneler çıkarmaya devam ederseniz.***İki fitnenizin cezası gibi başka cezalar da veririz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

17. İsrâ Suresi

Ayet 12

Arapça Metin (Harekeli)

2039|17|12|وَجَعَلْنَا ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ ءَايَتَيْنِ فَمَحَوْنَآ ءَايَةَ ٱلَّيْلِ وَجَعَلْنَآ ءَايَةَ ٱلنَّهَارِ مُبْصِرَةً لِّتَبْتَغُوا۟ فَضْلًا مِّن رَّبِّكُمْ وَلِتَعْلَمُوا۟ عَدَدَ ٱلسِّنِينَ وَٱلْحِسَابَ وَكُلَّ شَىْءٍ فَصَّلْنَٰهُ تَفْصِيلًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2039|17|12|وجعلنا اليل والنهار ايتين فمحونا ايه اليل وجعلنا ايه النهار مبصره لتبتغوا فضلا من ربكم ولتعلموا عدد السنين والحساب وكل شي فصلنه تفصيلا

Latin Literal

12. Ve cealnel leyle ven nehâre âyeteyni fe mehavnâ âyetel leyli ve cealnâ âyeten nehâri mubsıraten li tebtegû fadlen min rabbikum ve li ta’lemû adedes sinîne vel hisâb(hisâbe), ve kulle şey’in fassalnâhu tafsîlâ(tafsîlen).

Türkçe Çeviri

Ve yaptık geceyi ve gündüzü iki ayet287; öyle ki sildik1040 ayetini287 gecenin ve yaptık1040 ayetini287 gündüzün bir gördüren*; bakınıp aranmanız içindir Rabbinizin4 bir fazlını202; ve bilmeniz içindir adedini senelerin ve hesabı; ve her bir şeyi (ki) tefsîl ettik651 onu bir tefsîl651 (olarak).

Ahmed Samira Çevirisi

12 And We made/put the night and the daytime (as) two signs/evidences , so We wiped out/erased/eliminated the night’s sign/evidence , and We made/put the daytime’s sign/evidence manifest/clearly visible to the eye and understanding , to wish/desire grace/favour from your Lord, and to know the years’ number, and the counting/calculating, and every thing We detailed/explained it detailing/explaining .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve cealna ve yaptık وَجَعَلْنَا جعل
2 l-leyle geceyi اللَّيْلَ ليل
3 ve nnehara ve gündüzü وَالنَّهَارَ نهر
4 ayeteyni iki ayet ايَتَيْنِ ايي
5 femehavna öyle ki sildik فَمَحَوْنَا محو
6 ayete ayetini ايَةَ ايي
7 l-leyli gecenin اللَّيْلِ ليل
8 ve cealna ve yaptık وَجَعَلْنَا جعل
9 ayete ayetini ايَةَ ايي
10 n-nehari gündüzün النَّهَارِ نهر
11 mubsiraten bir gördürücü مُبْصِرَةً بصر
12 litebtegu bakınıp aranmanız içindir لِتَبْتَغُوا بغي
13 fedlen bir fazl فَضْلًا فضل
14 min مِنْ -
15 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
16 velitea'lemu ve bilmeniz içindir وَلِتَعْلَمُوا علم
17 adede adetini عَدَدَ عدد
18 s-sinine senelerin السِّنِينَ سنو
19 velhisabe ve hesabı وَالْحِسَابَ حسب
20 ve kulle her وَكُلَّ كلل
21 şey'in bir şeyi شَيْءٍ شيا
22 fessalnahu tefsir ettik onu فَصَّلْنَاهُ فصل
23 tefsilen bir tefsil (-le) تَفْصِيلًا فصل

Notlar

Not 1

*Güneş'in ilk ışıklarını her yere ulaştırmasıyla birlikte gece ayeti silindi ve gündüz ayeti Güneş sistemine dominant oldu. Bu da gördürücü oldu.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

faziletli kılmak, fazilet, fazl, Kavram 202

202 İyi olan şeylerde fazlalıklı olmak, fazlalaştırmak, daha fazlaya sahip olmak, daha fazla yapmak.

Ayet Kavram 287

287 Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Tefsîl Kavram 651

651 Detaylandırmak; detaylı, ayrılmış.

17. İsrâ Suresi

Ayet 17

Arapça Metin (Harekeli)

2044|17|17|وَكَمْ أَهْلَكْنَا مِنَ ٱلْقُرُونِ مِنۢ بَعْدِ نُوحٍ وَكَفَىٰ بِرَبِّكَ بِذُنُوبِ عِبَادِهِۦ خَبِيرًۢا بَصِيرًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2044|17|17|وكم اهلكنا من القرون من بعد نوح وكفي بربك بذنوب عباده خبيرا بصيرا

Latin Literal

17. Ve kem ehleknâ minel kurûni min ba’di nûh(nûhin) ve kefâ bi rabbike bi zunûbi ıbâdihî habîren basîrâ(basîren).

Türkçe Çeviri

Ve nicedir (ki) helak ettik kuşaklardan Nûh’un1014 ardından; ve kâfi geldi/yetti (senin) Rabbin4 kullarının907 günahlarına; bir Habîr’dir466; bir Basîr’dir513.

Ahmed Samira Çevirisi

17 And how many We destroyed/perished from the generations/peoples of eras from after Noah, and enough/sufficient with your Lord with His worshippers’/slaves’ crimes, (He is) expert/experienced, seeing/knowing/understanding.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kem ve nicedir وَكَمْ -
2 ehlekna helak ettik أَهْلَكْنَا هلك
3 mine مِنَ -
4 l-kuruni karınlardan الْقُرُونِ قرن
5 min مِنْ -
6 bea'di ardınan بَعْدِ بعد
7 nuhin Nûh’un نُوحٍ -
8 ve kefa ve kâfi geldi/yetti وَكَفَىٰ كفي
9 birabbike (senin) Rabbin بِرَبِّكَ ربب
10 bizunubi günahlarını بِذُنُوبِ ذنب
11 ibadihi kullarının عِبَادِهِ عبد
12 habiran bir Habîr’dir خَبِيرًا خبر
13 besiran bir Basîr’dir بَصِيرًا بصر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Habîr. Kavram 466

466 Haberdar.

Basîr Kavram 513

513 Gören.

Kul Kavram 907

907 Köle olan. Sahibinin her dediğini yapan. Sahibini her an ve her yerde takip eden. Sahibinin sözünden asla çıkmayan.

17. İsrâ Suresi

Ayet 20

Arapça Metin (Harekeli)

2047|17|20|كُلًّا نُّمِدُّ هَٰٓؤُلَآءِ وَهَٰٓؤُلَآءِ مِنْ عَطَآءِ رَبِّكَ وَمَا كَانَ عَطَآءُ رَبِّكَ مَحْظُورًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2047|17|20|كلا نمد هولا وهولا من عطا ربك وما كان عطا ربك محظورا

Latin Literal

20. Kullen numiddu hâulâi ve hâulâi min atâi rabbik(rabbike), ve mâ kâne atâu rabbike mahzûrâ(mahzûren).

Türkçe Çeviri

Her birini* (ki) yayarız bunlara**; ve bunlaradır** (senin) Rabbinin4 hediyesinden; ve (senin) Rabbinin4 hediyesi bir engellenir değildir.

Ahmed Samira Çevirisi

20 Each/all We extend/spread, those and these, from your Lord’s gift/grant, and your Lord’s gift/grant was not forbidden/restrained .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kullen her birini (ki) كُلًّا كلل
2 numiddu yayarız نُمِدُّ مدد
3 ha'ula'i bunlara هَٰؤُلَاءِ -
4 ve ha'ula'i ve bunlaradır وَهَٰؤُلَاءِ -
5 min مِنْ -
6 ata'i hediyesinden عَطَاءِ عطو
7 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
8 ve ma ve وَمَا -
9 kane değildir كَانَ كون
10 ata'u hediyesi عَطَاءُ عطو
11 rabbike (senin )Rabbinin رَبِّكَ ربب
12 mehzuran bir engellenir مَحْظُورًا حظر

Notlar

Not 1

*Her bir şeyi.**Rabbimizin cennetlere girmesine hükmettiği kimseler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

17. İsrâ Suresi

Ayet 23

Arapça Metin (Harekeli)

2050|17|23|وَقَضَىٰ رَبُّكَ أَلَّا تَعْبُدُوٓا۟ إِلَّآ إِيَّاهُ وَبِٱلْوَٰلِدَيْنِ إِحْسَٰنًا إِمَّا يَبْلُغَنَّ عِندَكَ ٱلْكِبَرَ أَحَدُهُمَآ أَوْ كِلَاهُمَا فَلَا تَقُل لَّهُمَآ أُفٍّ وَلَا تَنْهَرْهُمَا وَقُل لَّهُمَا قَوْلًا كَرِيمًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2050|17|23|وقضي ربك الا تعبدوا الا اياه وبالولدين احسنا اما يبلغن عندك الكبر احدهما او كلاهما فلا تقل لهما اف ولا تنهرهما وقل لهما قولا كريما

Latin Literal

23. Ve kadâ rabbuke ellâ ta’budû illâ iyyâhu ve bil vâlideyni ihsânâ(ihsânen), immâ yebluganne indekel kibere ehaduhumâ ev kilâ humâ fe lâ tekul lehumâ uffin ve lâ tenher humâ ve kul lehumâ kavlen kerîmâ(kerîmen).

Türkçe Çeviri

Ve tamamladı (senin) Rabbin4 ki kulluk46 etmeyin dışında ancak O’na*; ve anaya babayadır bir ihsân250; ya ulaşır senin indinde/yanında kebirlik** ikisinden birisine; ya da ikisine (de) onların; öyle ki deme ikisine bir öf1126; ve azarlama ikisini; ve de*** ikisine kerîm**** bir kavil/söz.

Ahmed Samira Çevirisi

23 And your Lord passed judgment/ordered that you not worship except (only) Him, and with the (B) parents/father and mother a goodness if the old age reaches (E) one of them or both of them at/by/near you ,so do not say to them (B): "Ugh !" And do not deprive/yell at them (B) , and say to them (B) a gracious/kind saying/word.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kada ve tamamladı وَقَضَىٰ قضي
2 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
3 ella ki أَلَّا -
4 tea'budu kulluk etmeyin تَعْبُدُوا عبد
5 illa dışında إِلَّا -
6 iyyahu ancak O’na إِيَّاهُ -
7 ve bil-valideyni ve anaya babayadır وَبِالْوَالِدَيْنِ ولد
8 ihsanen bir ihsan إِحْسَانًا حسن
9 imma ya إِمَّا -
10 yebluganne ulaşır يَبْلُغَنَّ بلغ
11 indeke senin indinde/yanında عِنْدَكَ عند
12 l-kibera kebirlik الْكِبَرَ كبر
13 ehaduhuma ikisinden birisine أَحَدُهُمَا احد
14 ev ya da أَوْ -
15 kilahuma ikisine onların كِلَاهُمَا كلو
16 fela öyle ki فَلَا -
17 tekul deme تَقُلْ قول
18 lehuma ikisine لَهُمَا -
19 uffin bir öf! أُفٍّ افف
20 ve la ve وَلَا -
21 tenherhuma azarlama ikisini تَنْهَرْهُمَا نهر
22 vekul ve de وَقُلْ قول
23 lehuma ikisine لَهُمَا -
24 kavlen bir kavil/söz قَوْلًا قول
25 kerimen bir kerim كَرِيمًا كرم

Notlar

Not 1

*Allah'a.**Yaşça büyümek, yaşlılık.***Söyle.****Asil, seçkin, yüce gönüllü, cömert, eli açık.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kulluk etmek Kavram 46

46 Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.

İhsân, ihsân Kavram 250

250 İyilik etme, iyi davranma, dürüstlük, doğruluk.

17. İsrâ Suresi

Ayet 24

Arapça Metin (Harekeli)

2051|17|24|وَٱخْفِضْ لَهُمَا جَنَاحَ ٱلذُّلِّ مِنَ ٱلرَّحْمَةِ وَقُل رَّبِّ ٱرْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَانِى صَغِيرًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2051|17|24|واخفض لهما جناح الذل من الرحمه وقل رب ارحمهما كما ربياني صغيرا

Latin Literal

24. Vahfıd lehumâ cenâhaz zulli miner rahmeti ve kul rabbirhamhumâ kemâ rabbeyânî sagîrâ(sagîren).

Türkçe Çeviri

Ve indir ikisine* zillet** kanadı rahmetten271; ve de ki: "Rabbim4! Rahmet271 et ikisine* beni büyüttükleri gibi ikisi bir küçük (-ken).

Ahmed Samira Çevirisi

24 And be lenient/comforting/lower to them (B) the humility’s/humbleness’s wing/side from the mercy (be kind), and say: "My Lord have mercy upon them (B) as they (B) brought me up young ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vehfid ve indir وَاخْفِضْ خفض
2 lehuma ikisine لَهُمَا -
3 cenaha kanadını جَنَاحَ جنح
4 z-zulli zillet الذُّلِّ ذلل
5 mine مِنَ -
6 r-rahmeti rahmeten الرَّحْمَةِ رحم
7 ve kul ve deki وَقُلْ قول
8 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
9 rhamhuma rahmet et ikisine ارْحَمْهُمَا رحم
10 kema كَمَا -
11 rabbeyani büyüttükleri gibi ikisi beni رَبَّيَانِي ربو
12 sagiran bir küçük صَغِيرًا صغر

Notlar

Not 1

*Ana-babaya.**Alçalmış, küçülmüş, büyüklenmemiş.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

17. İsrâ Suresi

Ayet 25

Arapça Metin (Harekeli)

2052|17|25|رَّبُّكُمْ أَعْلَمُ بِمَا فِى نُفُوسِكُمْ إِن تَكُونُوا۟ صَٰلِحِينَ فَإِنَّهُۥ كَانَ لِلْأَوَّٰبِينَ غَفُورًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2052|17|25|ربكم اعلم بما في نفوسكم ان تكونوا صلحين فانه كان للاوبين غفورا

Latin Literal

25. Rabbukum a’lemu bi mâ fî nufûsikum, in tekûnû sâlihîne fe innehu kâne lil evvâbîne gafûrâ(gafûren).

Türkçe Çeviri

Rabbiniz4 daha iyi bilendir nefislerinizdekini201; eğer olursanız sâlihler217*; öyle ki doğrusu O* oldu tevbe33 edenlere bir Gafûr20.

Ahmed Samira Çevirisi

25 Your Lord (is) more knowledgeable with what (is) in your selves, if you be correct/righteous, so that He truly is to the repentant a forgiving.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbukum Rabbiniz رَبُّكُمْ ربب
2 ea'lemu daha iyi bilendir أَعْلَمُ علم
3 bima بِمَا -
4 fi فِي -
5 nufusikum nefislerinizdekin نُفُوسِكُمْ نفس
6 in eğer إِنْ -
7 tekunu olursanız تَكُونُوا كون
8 salihine salihler صَالِحِينَ صلح
9 feinnehu öyle ki doğrusu O فَإِنَّهُ -
10 kane oldu كَانَ كون
11 lilevvabine tevbe edenlere لِلْأَوَّابِينَ اوب
12 gafuran bir Gafûr غَفُورًا غفر

Notlar

Not 1

*Allah.**Öncelikli şart sâlihlerden olmaktır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Gafûr Kavram 20

20 Bağışlayan.

Tevbe Kavram 33

33 Dönmek, vazgeçmek.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Sâlihler Kavram 217

217 Düzeltici-iyileştirici-barışa yönelik işler yapanlar.

17. İsrâ Suresi

Ayet 27

Arapça Metin (Harekeli)

2054|17|27|إِنَّ ٱلْمُبَذِّرِينَ كَانُوٓا۟ إِخْوَٰنَ ٱلشَّيَٰطِينِ وَكَانَ ٱلشَّيْطَٰنُ لِرَبِّهِۦ كَفُورًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2054|17|27|ان المبذرين كانوا اخون الشيطين وكان الشيطن لربه كفورا

Latin Literal

27. İnnel mubezzirîne kânû ihvâneş şeyâtîn(şeyâtîni), ve kâneş şeytânu li rabbihî kefûrâ(kefûren).

Türkçe Çeviri

Doğrusu saçıp savuranlar oldular şeytânların29 kardeşleri; ve oldu şeytân29 Rabbine4 bir kâfir25.

Ahmed Samira Çevirisi

27 That (E) the wasters/squanderers were the devils’ brothers, and the devil was to his Lord (an insisting) disbeliever.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 l-mubezzirine saçıp savuranlar الْمُبَذِّرِينَ بذر
3 kanu oldular كَانُوا كون
4 ihvane kardeşleri إِخْوَانَ اخو
5 ş-şeyatini şeytânların الشَّيَاطِينِ شطن
6 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
7 ş-şeytanu şeytân الشَّيْطَانُ شطن
8 lirabbihi Rabbine لِرَبِّهِ ربب
9 kefuran bir kâfir كَفُورًا كفر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Şeytân Kavram 29

29 Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.

17. İsrâ Suresi

Ayet 28

Arapça Metin (Harekeli)

2055|17|28|وَإِمَّا تُعْرِضَنَّ عَنْهُمُ ٱبْتِغَآءَ رَحْمَةٍ مِّن رَّبِّكَ تَرْجُوهَا فَقُل لَّهُمْ قَوْلًا مَّيْسُورًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2055|17|28|واما تعرضن عنهم ابتغا رحمه من ربك ترجوها فقل لهم قولا ميسورا

Latin Literal

28. Ve immâ tu’ridanne anhumubtigâe rahmetin min rabbike tercûhâ fe kul lehum kavlen meysûrâ(meysûren).

Türkçe Çeviri

Ve ya yüz çevirirsin onlardan aramaya/bakınmaya bir rahmeti271 (senin) Rabbinden4 (ki) umarsın onu*; öyle ki (ya da) de/söyle onlara kolaylaşmış** bir söz/kavil.

Ahmed Samira Çevirisi

28 And If/whenever you object/turn away (E) from them asking/desiring mercy you hope/expect for it from your Lord, so say to them: "An easy/little saying/word ."192

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve imma ve ya وَإِمَّا -
2 tua'ridanne yüz çevirirsin تُعْرِضَنَّ عرض
3 anhumu onlardan عَنْهُمُ -
4 btiga'e aramaya/bakınmaya ابْتِغَاءَ بغي
5 rahmetin bir rahmeti رَحْمَةٍ رحم
6 min مِنْ -
7 rabbike (senin) Rabbinden رَبِّكَ ربب
8 tercuha umarsın onu تَرْجُوهَا رجو
9 fekul öyle ki de فَقُلْ قول
10 lehum onlara لَهُمْ -
11 kavlen bir söz/kavil قَوْلًا قول
12 meysuran bir kolaylaşmış مَيْسُورًا يسر

Notlar

Not 1

*Rahmeti.**Kolaylık sağlayan, rahatlatan.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

17. İsrâ Suresi

Ayet 30

Arapça Metin (Harekeli)

2057|17|30|إِنَّ رَبَّكَ يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ وَيَقْدِرُ إِنَّهُۥ كَانَ بِعِبَادِهِۦ خَبِيرًۢا بَصِيرًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2057|17|30|ان ربك يبسط الرزق لمن يشا ويقدر انه كان بعباده خبيرا بصيرا

Latin Literal

30. İnne rabbeke yebsutur rızka li men yeşâu ve yakdir(yakdiru), innehu kâne bi ibâdihî habîran basîrâ(basîran).

Türkçe Çeviri

Doğrusu (senin) Rabbin4 açar/yayar rızkı dilediği kimseye; ve ölçeklendir; doğrusu O* oldu kullarına907 bir Habîr466; bir Basîr513.

Ahmed Samira Çevirisi

30 That your Lord spreads/extends the provision to whom He wills/wants, and He is capable/able , that He truly was with His worshippers/slaves an expert/experienced, seeing/knowing/understanding.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 rabbeke (senin) Rabbin ربب
3 yebsutu açar/yayar يَبْسُطُ بسط
4 r-rizka rızkı الرِّزْقَ رزق
5 limen kimseye لِمَنْ -
6 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
7 ve yekdiru ve ölçeklendirir وَيَقْدِرُ قدر
8 innehu doğrusu O إِنَّهُ -
9 kane oldu كَانَ كون
10 biibadihi kullarına بِعِبَادِهِ عبد
11 habiran bir Habir خَبِيرًا خبر
12 besiran bir Basir بَصِيرًا بصر

Notlar

Not 1

*Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Habîr. Kavram 466

466 Haberdar.

Basîr Kavram 513

513 Gören.

Kul Kavram 907

907 Köle olan. Sahibinin her dediğini yapan. Sahibini her an ve her yerde takip eden. Sahibinin sözünden asla çıkmayan.

17. İsrâ Suresi

Ayet 38

Arapça Metin (Harekeli)

2065|17|38|كُلُّ ذَٰلِكَ كَانَ سَيِّئُهُۥ عِندَ رَبِّكَ مَكْرُوهًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2065|17|38|كل ذلك كان سييه عند ربك مكروها

Latin Literal

38. Kullu zâlike kâne seyyiuhu inde rabbike mekrûha(mekrûhen).

Türkçe Çeviri

Hepsi bu (ki) oldu kötülüğü onun* indinde/katından (senin) Rabbinin4 bir mekrûh1050.

Ahmed Samira Çevirisi

38 All (of) that its bad/evil/harm was/is at God hated.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kullu hepsi كُلُّ كلل
2 zalike bu ذَٰلِكَ -
3 kane oldu كَانَ كون
4 seyyiuhu kötülüğü onun سَيِّئُهُ سوا
5 inde indinde/katından عِنْدَ عند
6 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
7 mekruhen bir mekrûh مَكْرُوهًا كره

Notlar

Not 1

*Önceki ayetlerde yapılan şeylerin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

17. İsrâ Suresi

Ayet 39

Arapça Metin (Harekeli)

2066|17|39|ذَٰلِكَ مِمَّآ أَوْحَىٰٓ إِلَيْكَ رَبُّكَ مِنَ ٱلْحِكْمَةِ وَلَا تَجْعَلْ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ فَتُلْقَىٰ فِى جَهَنَّمَ مَلُومًا مَّدْحُورًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2066|17|39|ذلك مما اوحي اليك ربك من الحكمه ولا تجعل مع الله الها اخر فتلقي في جهنم ملوما مدحورا

Latin Literal

39. Zâlike mimmâ evhâ ileyke rabbuke minel hikmeh(hikmeti), ve lâ tec’al meallâhi ilâhen âhare fe tulkâ fî cehenneme melûmen medhûrâ(medhûren).

Türkçe Çeviri

İşte bu; vahy603 ettiğindendir sana (senin) Rabbinin4 hikmetten382; ve yapma Allah'la beraber öteki bir ilâh74; öyle ki bırakılırsın cehennemde968 bir melûm1047; bir medhûr1044 (olarak).

Ahmed Samira Çevirisi

39 That (is) from what your Lord inspired/transmitted to you from the wisdom, and do not make/create with God another god, so you will be thrown/thrown away in Hell, blameworthy/blamed, expelled/driven away .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
2 mimma مِمَّا -
3 evha vahy ettiğindedir أَوْحَىٰ وحي
4 ileyke sana إِلَيْكَ -
5 rabbuke (senin) Rabbinin رَبُّكَ ربب
6 mine مِنَ -
7 l-hikmeti hikmetten الْحِكْمَةِ حكم
8 ve la ve وَلَا -
9 tec'al yapma تَجْعَلْ جعل
10 mea beraber مَعَ -
11 llahi Allah اللَّهِ -
12 ilahen bir ilâh إِلَٰهًا اله
13 ahara öteki اخَرَ اخر
14 fetulka öyle ki bırakılır فَتُلْقَىٰ لقي
15 fi فِي -
16 cehenneme cehennemde جَهَنَّمَ -
17 melumen bir melûm مَلُومًا لوم
18 medhuran bir medhûr مَدْحُورًا دحر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

ilâh Kavram 74

74 Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Hikmet Kavram 382

382 Kur'an'ın içerdiği hikmete sahip olmak. Kur'an'ın hikmeti. Hikmetli Kur'an'ın içerdiği hükümlerle hikmetlenmek.

Vahiy, vahy etmek. Kavram 603

603 Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

17. İsrâ Suresi

Ayet 40

Arapça Metin (Harekeli)

2067|17|40|أَفَأَصْفَىٰكُمْ رَبُّكُم بِٱلْبَنِينَ وَٱتَّخَذَ مِنَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ إِنَٰثًا إِنَّكُمْ لَتَقُولُونَ قَوْلًا عَظِيمًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2067|17|40|افاصفيكم ربكم بالبنين واتخذ من المليكه انثا انكم لتقولون قولا عظيما

Latin Literal

40. E fe asfâkum rabbukum bil benîne vettehaze minel melâiketi inâsâ(inâsen), innekum le tekûlûne kavlen azîmâ(azîmen).

Türkçe Çeviri

Öyle ki saflaştırdı* mı sizleri Rabbiniz4 oğullarla; ve edindi** meleklerden48 dişiler?; doğrusu sizler mutlak dersiniz bir büyük*** bir kavil/söz.

Ahmed Samira Çevirisi

40 Did your Lord choose/purify (specialize) you with the sons, and He took/received from the angels females? That you are saying (E) a great saying/word/opinion and belief.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 efeesfakum öyle ki saflaştırdı mı sizleri أَفَأَصْفَاكُمْ صفو
2 rabbukum Rabbiniz رَبُّكُمْ ربب
3 bil-benine oğullarla بِالْبَنِينَ بني
4 vettehaze ve edindi وَاتَّخَذَ اخذ
5 mine مِنَ -
6 l-melaiketi meleklerden الْمَلَائِكَةِ ملك
7 inasen dişiler إِنَاثًا انث
8 innekum doğrusu sizler إِنَّكُمْ -
9 letekulune mutlak dersiniz لَتَقُولُونَ قول
10 kavlen bir kavil/söz قَوْلًا قول
11 azimen bir büyük عَظِيمًا عظم

Notlar

Not 1

*Seçkinleştirir.**Allah.***Haddi aşmış bir söz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Melek-1 (Cibrîl benzeri şerefli elçi) Kavram 48

48 Yüce Allah'ın indinde/katında/arşında bulunan şerefli elçi Cibril benzeri varlıklar. Kendi iradeleri/akılları vardır. Ancak yaratılış gereği insanlardaki gibi fücur (psikanalizdeki 'id') sahibi değillerdir. Asla kötülük düşüncesi oluşturamazlar. İradeleriyle oluşturdukları her fikir mutlak ki takva içerir.

17. İsrâ Suresi

Ayet 44

Arapça Metin (Harekeli)

2071|17|44|تُسَبِّحُ لَهُ ٱلسَّمَٰوَٰتُ ٱلسَّبْعُ وَٱلْأَرْضُ وَمَن فِيهِنَّ وَإِن مِّن شَىْءٍ إِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِۦ وَلَٰكِن لَّا تَفْقَهُونَ تَسْبِيحَهُمْ إِنَّهُۥ كَانَ حَلِيمًا غَفُورًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2071|17|44|تسبح له السموت السبع والارض ومن فيهن وان من شي الا يسبح بحمده ولكن لا تفقهون تسبيحهم انه كان حليما غفورا

Latin Literal

44. Tusebbihu lehus semâvâtus seb’u vel ardu ve men fîhinn(fîhinne), ve in min şey’in illâ yusebbihu bi hamdihî ve lâkin lâ tefkahûne tesbîhahum, innehu kâne halîmen gafûrâ(gafûren).

Türkçe Çeviri

Tesbih57 eder O'nu* yedi gökler161 ve yer; ve onlardaki kimse160; ve yoktur bir şeyden (ki) ancak tesbih57 eder hamd4 ile O’nu*; velakin/fakat anlamazsınız tesbihlerini57 onların; doğrusu O** oldu Halîm58; Gafûr20.

Ahmed Samira Çevirisi

44 The skies/space the seven, and the earth/Planet Earth, they praise/glorify to Him, and who (is) in them, and that (E) (there is not) from a thing except (it) praises/glorifies with His praise/gratitude/thanks, and but you do not understand their praise/glorification, that He was/is clement/patient powerful and capable, a forgiving.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 tusebbihu tesbih eder تُسَبِّحُ سبح
2 lehu O'nu (Allah’ı) لَهُ -
3 s-semavatu gökler السَّمَاوَاتُ سمو
4 s-seb'u yedi السَّبْعُ سبع
5 vel'erdu ve yer وَالْأَرْضُ ارض
6 ve men ve kimse وَمَنْ -
7 fihinne onlardaki فِيهِنَّ -
8 ve in ve yoktur وَإِنْ -
9 min مِنْ -
10 şey'in bir şeyden شَيْءٍ شيا
11 illa ancak إِلَّا -
12 yusebbihu tesbih eder يُسَبِّحُ سبح
13 bihamdihi hamd ile O’nu (Allah’ı) بِحَمْدِهِ حمد
14 velakin fakat وَلَٰكِنْ -
15 la لَا -
16 tefkahune anlamazsınız تَفْقَهُونَ فقه
17 tesbihahum tesbihlerini onların تَسْبِيحَهُمْ سبح
18 innehu doğrusu O (Allah) إِنَّهُ -
19 kane oldu كَانَ كون
20 halimen halîm/yumuşak huylu حَلِيمًا حلم
21 gafuran gafûr/bağışlayan غَفُورًا غفر

Notlar

Not 1

*Allah'ı. **Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Gafûr Kavram 20

20 Bağışlayan.

Tesbih Kavram 57

57 Yaratılış amacına uygun olarak bir rotada/yörüngede yüzüp ilerlemek.

Halîm Kavram 58

58 Yumuşak huylu.

Yedi gökler Kavram 161

161 Çoklu gökler. Güneş sistemimiz ve onun benzerleri olan sistemler (çok sayıda gezegen atmosferi/gök içerdikleri için). Paralel evrenler (çok sayıda evren/gök içerdikleri için).

17. İsrâ Suresi

Ayet 46

Arapça Metin (Harekeli)

2073|17|46|وَجَعَلْنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ أَكِنَّةً أَن يَفْقَهُوهُ وَفِىٓ ءَاذَانِهِمْ وَقْرًا وَإِذَا ذَكَرْتَ رَبَّكَ فِى ٱلْقُرْءَانِ وَحْدَهُۥ وَلَّوْا۟ عَلَىٰٓ أَدْبَٰرِهِمْ نُفُورًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2073|17|46|وجعلنا علي قلوبهم اكنه ان يفقهوه وفي اذانهم وقرا واذا ذكرت ربك في القران وحده ولوا علي ادبرهم نفورا

Latin Literal

46. Ve cealnâ alâ kulûbihim ekinneten en yefkahûhu ve fî âzânihim vakrâ(vakran), ve izâ zekerte rabbeke fîl kur’âni vahdehu vellev alâ edbârihim nufûrâ(nufûren).

Türkçe Çeviri

Ve yaptık kalplerinin üzerine kınlar1053 ki fıkıh770 ederler onu*; ve kulaklarındadır bir ağırlık1054; ve zikrettiğin78 zaman (senin) Rabbini4 Kur'ân'daki850 vâhidliğini86 O'nun**; ve yüz çevirdiler sırtlarının arkasını bir nefer763 (olarak).

Ahmed Samira Çevirisi

46 And We made/put on their hearts covers/protections that (E) they understand/learn/know it, and in their ears a heavy weight, and if you mentioned/remembered your Lord in the Koran alone, they turned away on their backs/ends hastening away with aversion .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve cealna ve yaptık وَجَعَلْنَا جعل
2 ala üzerine عَلَىٰ -
3 kulubihim kalplerinin قُلُوبِهِمْ قلب
4 ekinneten kınlar أَكِنَّةً كنن
5 en ki أَنْ -
6 yefkahuhu fıkıh ederler onu يَفْقَهُوهُ فقه
7 ve fi ve وَفِي -
8 azanihim kulaklarındadır اذَانِهِمْ اذن
9 vekran bir ağırlık وَقْرًا وقر
10 ve iza ve zaman وَإِذَا -
11 zekerte zikrettiğin ذَكَرْتَ ذكر
12 rabbeke (senin) Rabbini رَبَّكَ ربب
13 fi فِي -
14 l-kurani Kur'an'da الْقُرْانِ قرا
15 vehdehu vâhidliğini O'nun وَحْدَهُ وحد
16 vellev ve yüz çevirdiler وَلَّوْا ولي
17 ala عَلَىٰ -
18 edbarihim sırtlarının arkasını أَدْبَارِهِمْ دبر
19 nufuran bir nefer (olarak) نُفُورًا نفر

Notlar

Not 1

*Kur'ân'ı kalplerin üzerini saran kınla fıkıh derler. Kalpleriyle değil.**Allah'ın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Zikir/zikr Kavram 78

78 Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Neferleşmek Kavram 763

763 Yüce Allah yolunda askerler olmak, erler olmak, hareketlenmek, koşuşturmak, acele etmek.

Fıkıh Kavram 770

770 Anlamak, kavramak, iç yüzünü anlamak, anlayış, bilincine varmak.

Kur'an, kuran. Kavram 850

850 İkra kelimesiyle aynı kökten gelir. İkra oku, okumayı başkaları duyacak şekilde oku, okuyarak ilet, okuduğunu naklet, okuduğunu çalış, okuduğunu incele, okuduğunu araştır, okuduğunu öğret anlamındadır. Kur'an da ikra edilen şeydir. Şerefli Kur'an'da 6234 tane numaralı ayet ve 112 numarasız besmele vardır. İki kapak arasına alınmasıyla kitap haline getirilmiştir. Şerefli Kur'an'ın ikra edilmesi MS 610 yılında başlamış ve MS 633 yılında tamamlanmıştır. Ayetleri nebi ve resûl Muhammed tilavet etmiş, ikra etmiştir. İnen ayetler parşömenlere satır satır yazılmış ve rulo haline getirilerek bir odada saklanmıştır. Elbette insanlar ezberlemiştir de. Nebi vefat etmeden önce şerefli elçi Cibrîl'in eşliğinde rulo olan parşömenler açılmış/yayılmış ve Cibrîl'in talimatıyla iki kapak arasına alınmıştır. Şerefli Kur'an'ın her bir ayeti ikra edilen bir Kur'an'dır.

17. İsrâ Suresi

Ayet 54

Arapça Metin (Harekeli)

2081|17|54|رَّبُّكُمْ أَعْلَمُ بِكُمْ إِن يَشَأْ يَرْحَمْكُمْ أَوْ إِن يَشَأْ يُعَذِّبْكُمْ وَمَآ أَرْسَلْنَٰكَ عَلَيْهِمْ وَكِيلًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2081|17|54|ربكم اعلم بكم ان يشا يرحمكم او ان يشا يعذبكم وما ارسلنك عليهم وكيلا

Latin Literal

54. Rabbukum a’lemu bikum, in yeşa’ yerhamkum ev in yeşa’ yuazzibkum, ve mâ erselnâke aleyhim vekîlâ(vekîlen).

Türkçe Çeviri

Rabbiniz4 daha iyi bilendir sizleri; eğer dilerse rahmet271 eder sizlere; veya eğer dilerse azap eder sizlere; ve göndermiş değiliz seni üzerlerine bir vekîl517* (olarak).

Ahmed Samira Çevirisi

54 Your Lord (is) more knowledgeable with (of) you, if He wills/wants He has mercy upon you, and if He wills/wants He tortures you, and We did not send you (as) a guardian/protector/keeper on them.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbukum Rabbiniz رَبُّكُمْ ربب
2 ea'lemu daha iyi bilendir أَعْلَمُ علم
3 bikum sizleri بِكُمْ -
4 in eğer إِنْ -
5 yeşe' dilerse يَشَأْ شيا
6 yerhamkum rahmet eder sizlere يَرْحَمْكُمْ رحم
7 ev veya أَوْ -
8 in eğer إِنْ -
9 yeşe' dilerse يَشَأْ شيا
10 yuazzibkum azap eder sizlere يُعَذِّبْكُمْ عذب
11 ve ma ve değiliz وَمَا -
12 erselnake göndermiş seni أَرْسَلْنَاكَ رسل
13 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
14 vekilen bir vekil وَكِيلًا وكل

Notlar

Not 1

*Onlarız vekili/avukatı değilsin. Sadece uyarıcısın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

Vekîl Kavram 517

517 Vekalet verilen, birinin işini görmesi için kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği.

17. İsrâ Suresi

Ayet 55

Arapça Metin (Harekeli)

2082|17|55|وَرَبُّكَ أَعْلَمُ بِمَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَلَقَدْ فَضَّلْنَا بَعْضَ ٱلنَّبِيِّۦنَ عَلَىٰ بَعْضٍ وَءَاتَيْنَا دَاوُۥدَ زَبُورًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2082|17|55|وربك اعلم بمن في السموت والارض ولقد فضلنا بعض النبين علي بعض واتينا داود زبورا

Latin Literal

55. Ve rabbuke a’lemu bi men fîs semâvâti vel ard(ardı), ve lekad faddalnâ ba’dan nebiyyîne alâ ba’dın ve âteynâ dâvude zebûrâ(zebûren).

Türkçe Çeviri

Ve (senin) Rabbin4 daha iyi bilendir kimseyi436 göklerdeki162 ve yerdeki; ve ant olsun faziletlendirdik202 nebilerin132 bir kısmını bir kısım üzerine*; ve verdik Dâvud’a bir zebur477.

Ahmed Samira Çevirisi

55 And your Lord (is) more knowledgeable with (of) who (is) in the skies/space and the earth/Planet Earth, and We had preferred/favoured some (of) the prophets over some, and We gave/brought David a Book.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve rabbuke ve (senin) Rabbin وَرَبُّكَ ربب
2 ea'lemu daha iyi bilendir أَعْلَمُ علم
3 bimen kimseyi بِمَنْ -
4 fi فِي -
5 s-semavati göklerdeki السَّمَاوَاتِ سمو
6 vel'erdi ve yerdeki وَالْأَرْضِ ارض
7 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
8 feddelna faziletli kıldık فَضَّلْنَا فضل
9 bea'de bir kısmı بَعْضَ بعض
10 n-nebiyyine nebilerin النَّبِيِّينَ نبا
11 ala üzerine عَلَىٰ -
12 bea'din bir kısım بَعْضٍ بعض
13 ve ateyna ve verdik وَاتَيْنَا اتي
14 davude Davud’a دَاوُودَ -
15 zeburan bir zebur زَبُورًا زبر

Notlar

Not 1

*Nebiler de birer insandır. Rableri katında dereceleri de farklıdır. Tek tanrıcılar olarak bizler nebileri ve resûlleri birbirinden ayırmayız. Fazilet yarışı yapmayız.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Nebi Kavram 132

132 Kendisine kitap verilen resul/elçi. Her resul/elçi nebi değildir. Her nebi bir resuldür/elçidir.

Gökler Kavram 162

162 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir.

faziletli kılmak, fazilet, fazl, Kavram 202

202 İyi olan şeylerde fazlalıklı olmak, fazlalaştırmak, daha fazlaya sahip olmak, daha fazla yapmak.

Göklerdeki kimseler. Kavram 436

436 Şerefli Kur'an'da akıllı/bilinçli uzaylı varlıkların/canlıların mevcut olduğu 1400 yıl öncesinden bildirilmiştir. Bu varlıklar öte gezegenlerde 'exoplanets' yaşarlar. Kendi Güneşleri vardır. Sabah ve akşamları vardır. Gölgeleri de vardır. Bu da bizlere maddeden yaratıldıklarını net bir şekilde gösterir. ‘Men’ ‘مَن’ zamirinin bilinçleri olan, akıllı varlıkları işaret etmesi üzerine yapılan bir analiz: Evrenimizde bizden başka yaşayan akıllı/bilinçli varlıklar var mı? Yüce Allah'ın katındaki kimseler kim?

Zebur Kavram 477

477 Taş/kil yazıt. Kil tabletler. Üzerine çivi yazısı yazılmış ve sonrası pişirilerek taş haline getirilmiş yazıtlar. Anlarız ki kutsal kitaplar öncesi Yüce Allah insanlara üzerinde çivi yazısı olan tabletler göndermiş. Resûller Yüce Allah'tan aldıkları vahyi taş tabletler üzerine yazmışlar. 3:184 ayetinde nurlu kitap öncesi zikredilmesi taş yazıtların parşömenlerden oluşan kitaplardan daha önce gönderildiğini düşündürür.

17. İsrâ Suresi

Ayet 57

Arapça Metin (Harekeli)

2084|17|57|أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ يَدْعُونَ يَبْتَغُونَ إِلَىٰ رَبِّهِمُ ٱلْوَسِيلَةَ أَيُّهُمْ أَقْرَبُ وَيَرْجُونَ رَحْمَتَهُۥ وَيَخَافُونَ عَذَابَهُۥٓ إِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ كَانَ مَحْذُورًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2084|17|57|اوليك الذين يدعون يبتغون الي ربهم الوسيله ايهم اقرب ويرجون رحمته ويخافون عذابه ان عذاب ربك كان محذورا

Latin Literal

57. Ulâikellezîne yed’ûne yebtegûne ilâ rabbihimul vesîlete eyyuhum akrebu ve yercûne rahmetehu ve yehâfûne azâbeh(azâbehu), inne azâbe rabbike kâne mahzûrâ(mahzûren).

Türkçe Çeviri

Bunlar kimselerdir (ki) çağırırlar, bakınırlar/aranırlar Rablerine4 doğru vesile*; hangisi onların daha yakındır**; ve rica ederler rahmetini271 O’nun***; ve korku duyarlar azabına O’nun***; doğrusu azabı (senin) Rabbinin4 oldu bir kaçınılan****.

Ahmed Samira Çevirisi

57 Those are those who call, they desire the means/way of approach to their Lord, which of them (is) nearer/closer, and they hope/expect His mercy, and they fear His torture, that your Lord’s torture was/is cautioned/warned/feared of.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ulaike bunlar أُولَٰئِكَ -
2 ellezine kimselerdir (ki) الَّذِينَ -
3 yed'une çağırırlar يَدْعُونَ دعو
4 yebtegune bakınırlar/aranılar يَبْتَغُونَ بغي
5 ila doğru إِلَىٰ -
6 rabbihimu Rablerine رَبِّهِمُ ربب
7 l-vesilete vesile الْوَسِيلَةَ وسل
8 eyyuhum hangisi onların أَيُّهُمْ -
9 ekrabu daha yakındır أَقْرَبُ قرب
10 ve yercune ve rica ederler وَيَرْجُونَ رجو
11 rahmetehu rahmetini O’nun رَحْمَتَهُ رحم
12 ve yehafune ve korku duyarlar وَيَخَافُونَ خوف
13 azabehu azabına O’nun عَذَابَهُ عذب
14 inne doğrusu إِنَّ -
15 azabe azabı عَذَابَ عذب
16 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
17 kane oldu كَانَ كون
18 mehzuran bir kaçınılan مَحْذُورًا حذر

Notlar

Not 1

*Aracı, sebep, yaklaşma.**Rablerine hangisi daha yaklaştırır.***Allah'ın.****Tedbir alınması gereken, sakınılması gereken, dikkatli olması gereken.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

17. İsrâ Suresi

Ayet 60

Arapça Metin (Harekeli)

2087|17|60|وَإِذْ قُلْنَا لَكَ إِنَّ رَبَّكَ أَحَاطَ بِٱلنَّاسِ وَمَا جَعَلْنَا ٱلرُّءْيَا ٱلَّتِىٓ أَرَيْنَٰكَ إِلَّا فِتْنَةً لِّلنَّاسِ وَٱلشَّجَرَةَ ٱلْمَلْعُونَةَ فِى ٱلْقُرْءَانِ وَنُخَوِّفُهُمْ فَمَا يَزِيدُهُمْ إِلَّا طُغْيَٰنًا كَبِيرًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2087|17|60|واذ قلنا لك ان ربك احاط بالناس وما جعلنا الريا التي ارينك الا فتنه للناس والشجره الملعونه في القران ونخوفهم فما يزيدهم الا طغينا كبيرا

Latin Literal

60. Ve iz kulnâ leke inne rabbeke ehâta bin nâs(nâsi), ve mâ cealner ru’yâlletî ereynâke illâ fitneten lin nâsi veş şeceretel mel’ûnete fîl kur’ân(kur’âni), ve nuhavvifuhum fe mâ yezîduhum illâ tugyânen kebîrâ(kebîren).

Türkçe Çeviri

Ve dediğimiz zaman sana: "Doğrusu (senin) Rabbin4 sardı/kuşattı insanları; ve yapmış değiliz sana rüyayı611 -gösterdiğimizi sana- bir fitne610 dışında insanlara; ve melun/lanetlenmiş280 ağacı Kur'ân'daki; ve korkuturuz onları** öyle ki ziyade eder değildir onlara büyük/kibirli tûğyân442 dışında."

Ahmed Samira Çevirisi

60 And when We said to you that your Lord took care of/was aware with the people, and We did not make the dream which We showed you except (as) a test to the people, and the tree the cursed in the Koran, and We194frighten them, so it does not increase them except great tyranny .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve وَإِذْ -
2 kulna dediğimiz zaman قُلْنَا قول
3 leke sana لَكَ -
4 inne doğrusu إِنَّ -
5 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
6 ehata gözeterek kuşatır أَحَاطَ حوط
7 bin-nasi insanları بِالنَّاسِ نوس
8 ve ma ve değiliz وَمَا -
9 cealna yapmış جَعَلْنَا جعل
10 r-ru'ya rüyayı الرُّؤْيَا راي
11 lleti o ki الَّتِي -
12 eraynake gösterdik sana أَرَيْنَاكَ راي
13 illa ancak إِلَّا -
14 fitneten bir fitnedir/testtir/denemedir فِتْنَةً فتن
15 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
16 ve şşecerate ve ağacı وَالشَّجَرَةَ شجر
17 l-mel'unete melun/lanetlenmiş الْمَلْعُونَةَ لعن
18 fi فِي -
19 l-kurani Kur'an'da الْقُرْانِ قرا
20 ve nuhavvifuhum ve korkuturuz onları وَنُخَوِّفُهُمْ خوف
21 fema öyle ki değildir فَمَا -
22 yeziduhum ziyade eder onlara يَزِيدُهُمْ زيد
23 illa ancak إِلَّا -
24 tugyanen tuğyanı طُغْيَانًا طغي
25 kebiran büyük كَبِيرًا كبر

Notlar

Not 1

*Rüyada senin gözlerinle gördüğün şeyler insanoğlunun test sürecidir. Nasıl ve neden fitnelendirildiklerini gördün.**İnsanları. Korkutarak geri durmalarını sağlamak.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Lanet etmek. Kavram 280

280 Uğursuz bırakmak. Yüce Allah'ın lanet etmesi hak etmiş kimseleri rahmetinden uzak tutmasıdır. Rahmetten uzak kalmak tüm uğursuzluklarla karşılaşmak demektir. Bu kimseler bir göz aydınlığı, mutluluk ve huzur asla göremezler.

Tûğyân, tâğût Kavram 442

442 Azgınlık, sınırı aşma, sınırı çiğneme, taşkınlık, tiranlık, despotluk. Din konusunda ise kutsal kitapların hükümlerinin dışına çıkma, kutsal kitaplardan taşma, kutsal kitapların çizdiği hükümleri çiğnemedir. Tevrat'ın tâğûtu Talmud'tur. Kur'an'ın tâğûtu ise hadis kitaplarıdır.

Fitne. Kavram 610

610 Test, deneme, sınav, yanlışla doğruyu ayırt edebilme yetisinin ölçülmesi.

17. İsrâ Suresi

Ayet 65

Arapça Metin (Harekeli)

2092|17|65|إِنَّ عِبَادِى لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَٰنٌ وَكَفَىٰ بِرَبِّكَ وَكِيلًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2092|17|65|ان عبادي ليس لك عليهم سلطن وكفي بربك وكيلا

Latin Literal

65. İnne ibâdî leyse leke aleyhim sultân(sultânûn), ve kefâ bi rabbike vekîlâ(vekîlen).

Türkçe Çeviri

Doğrusu kullarıma907 (ki) olmaz sana onların üzerine bir sultân660; ve kâfi oldu/yetti Rabbin4 bir vekîl517 (olarak).

Ahmed Samira Çevirisi

65 That (E) My worshippers/slaves power/control is not for you over them (you have no power/control over My worshippers/slaves). And enough/sufficient with God (as) a guardian/protector .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ibadi kullarıma عِبَادِي عبد
3 leyse yoktur لَيْسَ ليس
4 leke sana لَكَ -
5 aleyhim üzerine onların عَلَيْهِمْ -
6 sultanun bir sultan سُلْطَانٌ سلط
7 ve kefa ve kâfi oldu/yetti وَكَفَىٰ كفي
8 birabbike Rabbin بِرَبِّكَ ربب
9 vekilen bir vekil (olarak) وَكِيلًا وكل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Vekîl Kavram 517

517 Vekalet verilen, birinin işini görmesi için kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği.

Sultân, sultân. Kavram 660

660 Yetki, salahiyet, otorite.

Kul Kavram 907

907 Köle olan. Sahibinin her dediğini yapan. Sahibini her an ve her yerde takip eden. Sahibinin sözünden asla çıkmayan.

17. İsrâ Suresi

Ayet 66

Arapça Metin (Harekeli)

2093|17|66|رَّبُّكُمُ ٱلَّذِى يُزْجِى لَكُمُ ٱلْفُلْكَ فِى ٱلْبَحْرِ لِتَبْتَغُوا۟ مِن فَضْلِهِۦٓ إِنَّهُۥ كَانَ بِكُمْ رَحِيمًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2093|17|66|ربكم الذي يزجي لكم الفلك في البحر لتبتغوا من فضله انه كان بكم رحيما

Latin Literal

66. Rabbukumullezî yuzcî lekumul fulke fîl bahri li tebtegû min fadlih(fadlihî), innehu kâne bi kum rahîmâ(rahîmen).

Türkçe Çeviri

Rabbiniz4 ki ilerletendir sizlere gemileri bahrda236; aranıp bakınmanız için fazlından202 O’nun*; doğrusu O** oldu sizlere bir rahîm2.

Ahmed Samira Çevirisi

66 Your Lord (is) who drives/pushes for you the ships in the sea/ocean , to desire on them from His grace/favour , that He truly was/is with you merciful.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbukumu Rabbiniz رَبُّكُمُ ربب
2 llezi ki الَّذِي -
3 yuzci ilerletendir يُزْجِي زجو
4 lekumu sizlere لَكُمُ -
5 l-fulke gemileri الْفُلْكَ فلك
6 fi فِي -
7 l-behri bahrda الْبَحْرِ بحر
8 litebtegu aranıp bakınmanız içindir لِتَبْتَغُوا بغي
9 min مِنْ -
10 fedlihi fazlından O’nun فَضْلِهِ فضل
11 innehu doğrusu O إِنَّهُ -
12 kane oldu كَانَ كون
13 bikum sizlere بِكُمْ -
14 rahimen bir rahîm رَحِيمًا رحم

Notlar

Not 1

*Allah'ın.**Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm Kavram 2

2 Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

faziletli kılmak, fazilet, fazl, Kavram 202

202 İyi olan şeylerde fazlalıklı olmak, fazlalaştırmak, daha fazlaya sahip olmak, daha fazla yapmak.

Bol su, bahr, bihâr. Kavram 236

236 Tatlı veya tuzlu fark etmeksizin bol su. Denizler, okyanuslar, yüksek debili nehirler (Nil), göller.

17. İsrâ Suresi

Ayet 79

Arapça Metin (Harekeli)

2106|17|79|وَمِنَ ٱلَّيْلِ فَتَهَجَّدْ بِهِۦ نَافِلَةً لَّكَ عَسَىٰٓ أَن يَبْعَثَكَ رَبُّكَ مَقَامًا مَّحْمُودًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2106|17|79|ومن اليل فتهجد به نافله لك عسي ان يبعثك ربك مقاما محمودا

Latin Literal

79. Ve minel leyli fe tehecced bihî nâfileten lek(leke), asâ en yeb’aseke rabbuke makâmen mahmûdâ(mahmûden).

Türkçe Çeviri

Ve geceden171; öyle ki uyanık kal onda*; nâfile157 (olarak) sana**; umuldu ki sevk eder seni** (senin) Rabbin4 mahmûd59 bir makama.

Ahmed Samira Çevirisi

79 And from the night so wake up and pray with it, done above the call of duty for you, maybe/perhaps that (E) your Lord sends/resurrects you a praised/thanked position/residence .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve mine ve وَمِنَ -
2 l-leyli geceden اللَّيْلِ ليل
3 fetehecced öyle ki uyanık kal فَتَهَجَّدْ هجد
4 bihi onda بِهِ -
5 nafileten nâfile (olarak) نَافِلَةً نفل
6 leke sana لَكَ -
7 asa umuldu عَسَىٰ عسي
8 en ki أَنْ -
9 yeb'aseke sevk eder seni يَبْعَثَكَ بعث
10 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
11 mekamen bir makama مَقَامًا قوم
12 mehmuden övgüye/methetmeye değer مَحْمُودًا حمد

Notlar

Not 1

*Gecede.**Nebi ve resûl Muhammed.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

17. İsrâ Suresi

Ayet 80

Arapça Metin (Harekeli)

2107|17|80|وَقُل رَّبِّ أَدْخِلْنِى مُدْخَلَ صِدْقٍ وَأَخْرِجْنِى مُخْرَجَ صِدْقٍ وَٱجْعَل لِّى مِن لَّدُنكَ سُلْطَٰنًا نَّصِيرًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2107|17|80|وقل رب ادخلني مدخل صدق واخرجني مخرج صدق واجعل لي من لدنك سلطنا نصيرا

Latin Literal

80. Ve kul rabbi edhılnî mudhale sıdkın ve ahricnî muhrece sıdkın vec’al lî min ledunke sultânen nasîrâ(nasîren).

Türkçe Çeviri

Ve de ki: "Rabbim4! Girdir beni sıddık551 bir girişe; ve çıkar beni sıddık551 bir çıkışa; ve yap bana katından yardımcı bir sultân660.

Ahmed Samira Çevirisi

80 And say: "My Lord enter me a truthful entrance, and bring me out (in) a truthful exit, and make/put for me from at you a victorious/supportive proof/power/authority ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kul ve de ki وَقُلْ قول
2 rabbi Rabbim! رَبِّ ربب
3 edhilni girdir beni أَدْخِلْنِي دخل
4 mudhale bir girişe مُدْخَلَ دخل
5 sidkin bir sıddık صِدْقٍ صدق
6 ve ehricni ve çıkar beni وَأَخْرِجْنِي خرج
7 muhrace bir çıkışa مُخْرَجَ خرج
8 sidkin bir sıddık صِدْقٍ صدق
9 vec'al ve yap وَاجْعَلْ جعل
10 li bana لِي -
11 min مِنْ -
12 ledunke katından لَدُنْكَ لدن
13 sultanen bir sultân سُلْطَانًا سلط
14 nesiran bir yardımcı نَصِيرًا نصر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Sıddık Kavram 551

551 Her zaman doğruyu onaylayan, söyleyen, yapan.

Sultân, sultân. Kavram 660

660 Yetki, salahiyet, otorite.

17. İsrâ Suresi

Ayet 84

Arapça Metin (Harekeli)

2111|17|84|قُلْ كُلٌّ يَعْمَلُ عَلَىٰ شَاكِلَتِهِۦ فَرَبُّكُمْ أَعْلَمُ بِمَنْ هُوَ أَهْدَىٰ سَبِيلًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2111|17|84|قل كل يعمل علي شاكلته فربكم اعلم بمن هو اهدي سبيلا

Latin Literal

84. Kul kullun ya’melu alâ şâkiletih(şâkiletihî), fe rabbukum a’lemu bi men huve ehdâ sebîlâ(sebîlen).

Türkçe Çeviri

De ki: "Her biri* yapar şâkilesi1057 üzerine; öyle ki Rabbiniz4 daha iyi bilendir kimseyi (ki) o** daha kılavuzludur192 bir yola."

Ahmed Samira Çevirisi

84 Say: "Each/every makes/does on his nature/disposition , so your Lord (is) more knowledgeable with whom he is more guided (in) a way/path ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 kullun her bir كُلٌّ كلل
3 yea'melu yapar يَعْمَلُ عمل
4 ala üzerine عَلَىٰ -
5 şakiletihi şâkilesi شَاكِلَتِهِ شكل
6 ferabbukum öyle ki Rabbiniz فَرَبُّكُمْ ربب
7 ea'lemu daha iyi bilendir أَعْلَمُ علم
8 bimen kimseyi بِمَنْ -
9 huve o هُوَ -
10 ehda daha doğru kılavuzludur أَهْدَىٰ هدي
11 sebilen bir yola سَبِيلًا سبل

Notlar

Not 1

*Her bir insan.**O kimse.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

17. İsrâ Suresi

Ayet 85

Arapça Metin (Harekeli)

2112|17|85|وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلرُّوحِ قُلِ ٱلرُّوحُ مِنْ أَمْرِ رَبِّى وَمَآ أُوتِيتُم مِّنَ ٱلْعِلْمِ إِلَّا قَلِيلًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2112|17|85|ويسلونك عن الروح قل الروح من امر ربي وما اوتيتم من العلم الا قليلا

Latin Literal

85. Ve yes’elûneke anir rûh(rûhı), kulir rûhu min emri rabbî ve mâ ûtîtum minel ilmi illâ kalîlâ(kalîlen).

Türkçe Çeviri

Ve sual ederler* sana* rûhtan1012; de ki: "Rûh1012 emrindendir Rabbimin4; ve verilmiş değilsiniz ilimden1143*** biraz dışında."

Ahmed Samira Çevirisi

85 And they ask/question you about the Soul/Spirit , say: "The Soul/Spirit (is) from my Lord’s matter/affair, and you were not given from the knowledge except little ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yeseluneke ve sual ederler sana وَيَسْأَلُونَكَ سال
2 ani عَنِ -
3 r-ruhi rûhtan الرُّوحِ روح
4 kuli de ki قُلِ قول
5 r-ruhu rûh الرُّوحُ روح
6 min مِنْ -
7 emri emrindendir أَمْرِ امر
8 rabbi Rabbimin رَبِّي ربب
9 ve ma ve değilsiniz وَمَا -
10 utitum verilenler أُوتِيتُمْ اتي
11 mine مِنَ -
12 l-ilmi ilimden الْعِلْمِ علم
13 illa dışında إِلَّا -
14 kalilen biraz قَلِيلًا قلل

Notlar

Not 1

*Sorarlar.**Nebi ve resûl Muhammed.***Muhatap tüm insanlardır. Rûh'un bir ilmi vardır. Bu ilmi insanlık, bilim insanları çok az anlayabilecektir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

İlim, ilim. Kavram 1143

1143 Kanıta dayalı, ispatlı, kesin ve şüphesiz bilgi. Her bir kimse aynı bilgiyi takip ederek aynı sonuca ulaşmalıdır; tekrar edilebilir ve her seferinde aynı sonuç elde edilmelidir. Matematik gibi. İki elmanın yanına evrenin her neresinde olursa olsun 2 elma daha koyarsak toplam 4 elma olur. İşte bu bir ilimdir. Kesin bilgidir.

17. İsrâ Suresi

Ayet 87

Arapça Metin (Harekeli)

2114|17|87|إِلَّا رَحْمَةً مِّن رَّبِّكَ إِنَّ فَضْلَهُۥ كَانَ عَلَيْكَ كَبِيرًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2114|17|87|الا رحمه من ربك ان فضله كان عليك كبيرا

Latin Literal

87. İllâ rahmeten min rabbik(rabbike), inne fadlehu kâne aleyke kebîrâ(kebîren).

Türkçe Çeviri

Ancak bir rahmettir271 (senin) Rabbinden4; doğrusu fazlı202 O’nun* oldu (senin) üzerine bir kebîr502.

Ahmed Samira Çevirisi

87 Except mercy from your Lord, that (E) His grace/favour/blessing was great on you.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 illa ancak إِلَّا -
2 rahmeten bir rahmettir رَحْمَةً رحم
3 min مِنْ -
4 rabbike (senin) Rabbinden رَبِّكَ ربب
5 inne doğrusu إِنَّ -
6 fedlehu fazlı O’nun فَضْلَهُ فضل
7 kane olsu كَانَ كون
8 aleyke üzerine عَلَيْكَ -
9 kebiran bir kebir كَبِيرًا كبر

Notlar

Not 1

*Allah'ın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

faziletli kılmak, fazilet, fazl, Kavram 202

202 İyi olan şeylerde fazlalıklı olmak, fazlalaştırmak, daha fazlaya sahip olmak, daha fazla yapmak.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

Kebîr Kavram 502

502 Her şeyin ötesinde büyük.

17. İsrâ Suresi

Ayet 93

Arapça Metin (Harekeli)

2120|17|93|أَوْ يَكُونَ لَكَ بَيْتٌ مِّن زُخْرُفٍ أَوْ تَرْقَىٰ فِى ٱلسَّمَآءِ وَلَن نُّؤْمِنَ لِرُقِيِّكَ حَتَّىٰ تُنَزِّلَ عَلَيْنَا كِتَٰبًا نَّقْرَؤُهُۥ قُلْ سُبْحَانَ رَبِّى هَلْ كُنتُ إِلَّا بَشَرًا رَّسُولًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2120|17|93|او يكون لك بيت من زخرف او ترقي في السما ولن نومن لرقيك حتي تنزل علينا كتبا نقروه قل سبحان ربي هل كنت الا بشرا رسولا

Latin Literal

93. Ev yekûne leke beytun min zuhrufin ev terkâ fîs semâ(semâi), ve len nu’mine li rukıyyike hattâ tunezzile aleynâ kitâben nakreuh(nakreuhu), kul subhâne rabbî hel kuntu illâ beşeren resûlâ(resûlen).

Türkçe Çeviri

"Ya da olur sana altından bir ev; ya da yükselirsin gökte; ve asla iman47 etmeyiz yükselmene senin ta ki indirirsin üzerimize bir kitap (ki) ikra815 ederiz onu*"; de ki: "Subhân’dır7 Rabbim4; oldum mu bir beşer432 resûl418 dışında."

Ahmed Samira Çevirisi

93 Or (a) house/home from ornament/gold be for you, or you ascend/climb in the sky , and We will never/not believe to your ascent/climb until you descend on us a book we read it. Say: "My Lord’s praise/glory, have I been except a human, a messenger?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ev ya da أَوْ -
2 yekune olur يَكُونَ كون
3 leke sana لَكَ -
4 beytun bir ev بَيْتٌ بيت
5 min مِنْ -
6 zuhrufin altından زُخْرُفٍ زخرف
7 ev ya da أَوْ -
8 terka yükselirsin تَرْقَىٰ رقي
9 fi فِي -
10 s-semai gökte السَّمَاءِ سمو
11 velen ve asla وَلَنْ -
12 nu'mine iman etmeyiz نُؤْمِنَ امن
13 lirukiyyike yükselmene senin لِرُقِيِّكَ رقي
14 hatta ta ki حَتَّىٰ -
15 tunezzile indirirsin تُنَزِّلَ نزل
16 aleyna üzerimize عَلَيْنَا -
17 kitaben bir kitap كِتَابًا كتب
18 nekra'uhu ikra ederiz onu نَقْرَؤُهُ قرا
19 kul de ki قُلْ قول
20 subhane Subhân’dır سُبْحَانَ سبح
21 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
22 hel هَلْ -
23 kuntu oldum mu كُنْتُ كون
24 illa dışında إِلَّا -
25 beşeran bir beşer بَشَرًا بشر
26 rasulen bir resûl رَسُولًا رسل

Notlar

Not 1

*Kitabı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Subhân Kavram 7

7 Tüm isimlerini/sıfatlarını tecelli ettiren.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Resûl Kavram 418

418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.

Beşer Kavram 432

432 İnsanoğlu.

17. İsrâ Suresi

Ayet 100

Arapça Metin (Harekeli)

2127|17|100|قُل لَّوْ أَنتُمْ تَمْلِكُونَ خَزَآئِنَ رَحْمَةِ رَبِّىٓ إِذًا لَّأَمْسَكْتُمْ خَشْيَةَ ٱلْإِنفَاقِ وَكَانَ ٱلْإِنسَٰنُ قَتُورًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2127|17|100|قل لو انتم تملكون خزاين رحمه ربي اذا لامسكتم خشيه الانفاق وكان الانسن قتورا

Latin Literal

100. Kul lev entum temlikûne hazâine rahmeti rabbî izen le emsektum haşyetel infâk(infâkı), ve kânel insânu katûrâ(katûren).

Türkçe Çeviri

De ki: "Şayet sizler malik olsaydınız Rabbimin4 rahmet271 hazinelerine; o zaman mutlak kavrardınız/tutardınız infak* haşyet** (-iyle)"; ve oldu insan bir cimri***.

Ahmed Samira Çevirisi

100 Say: "If you own/possess my Lord’s safes/storages (of) mercy, then you would have held/seized (E) fear (of) the spending/expenditure (poverty), and the human was/is miserly/stingy."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 lev şayet لَوْ -
3 entum sizler أَنْتُمْ -
4 temlikune malik olsaydınız تَمْلِكُونَ ملك
5 hazaine hazinelerine خَزَائِنَ خزن
6 rahmeti rahmet رَحْمَةِ رحم
7 rabbi Rabbimin رَبِّي ربب
8 izen o zaman إِذًا -
9 leemsektum mutlak kavrardınız/tutardınız لَأَمْسَكْتُمْ مسك
10 haşyete haşyet (-le) خَشْيَةَ خشي
11 l-infaki infak الْإِنْفَاقِ نفق
12 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
13 l-insanu insan الْإِنْسَانُ انس
14 katuran bir cimri/eli sıkı قَتُورًا قتر

Notlar

Not 1

*Harcama.**Sonsuz olan bir şeyi bile harcamak istemez insan.***Eli sıkı, eli bağlı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

17. İsrâ Suresi

Ayet 102

Arapça Metin (Harekeli)

2129|17|102|قَالَ لَقَدْ عَلِمْتَ مَآ أَنزَلَ هَٰٓؤُلَآءِ إِلَّا رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ بَصَآئِرَ وَإِنِّى لَأَظُنُّكَ يَٰفِرْعَوْنُ مَثْبُورًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2129|17|102|قال لقد علمت ما انزل هولا الا رب السموت والارض بصاير واني لاظنك يفرعون مثبورا

Latin Literal

102. Kâle lekad alimte mâ enzele hâulâi illâ rabbus semâvâti vel ardı basâir(basâire), ve innî le ezunnuke yâ fir’avnu mesbûrâ(mesbûran).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Ant olsun bildin (ki) indirmiş değildir bunları göklerin162 ve yerin Rabbi4 dışında; bakışlar/görüşler** (olarak); ve doğrusu ben*** mutlak zannediyorum seni ey firavun (ki) bir mahvedilensin."

Ahmed Samira Çevirisi

102 He Said: "You had known none descended those, except the skies’/space’s and the earth’s/Planet Earth’s Lord, evidences , and that I think/suspect you (E) , you Pharaoh, (are) destroyed/cursed ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 lekad ant olsun لَقَدْ -
3 alimte bildin عَلِمْتَ علم
4 ma değildir مَا -
5 enzele indirmiş أَنْزَلَ نزل
6 ha'ula'i bunları هَٰؤُلَاءِ -
7 illa dışında إِلَّا -
8 rabbu Rabbi رَبُّ ربب
9 s-semavati göklerin السَّمَاوَاتِ سمو
10 vel'erdi ve yerin وَالْأَرْضِ ارض
11 besaira bakış/görüş (olarak) بَصَائِرَ بصر
12 ve inni ve doğrusu ben وَإِنِّي -
13 leezunnuke mutlak zannediyorum seni لَأَظُنُّكَ ظنن
14 ya fir'avnu ey firavun يَا فِرْعَوْنُ -
15 mesburan bir mahvedilen مَثْبُورًا ثبر

Notlar

Not 1

*Mûsâ.**Apaçık görülen deliller. ***Mûsâ.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Gökler Kavram 162

162 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir.

17. İsrâ Suresi

Ayet 108

Arapça Metin (Harekeli)

2135|17|108|وَيَقُولُونَ سُبْحَٰنَ رَبِّنَآ إِن كَانَ وَعْدُ رَبِّنَا لَمَفْعُولًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2135|17|108|ويقولون سبحن ربنا ان كان وعد ربنا لمفعولا

Latin Literal

108. Ve yekûlûne subhâne rabbinâ in kâne va’du rabbinâ le mef’ûlâ(mef’ûlen).

Türkçe Çeviri

Ve diyorlardı: "Subhân’dır7 Rabbimiz4; ki oldu vaadi Rabbimizin4 mutlaka bir faaliyete geçirilen."

Ahmed Samira Çevirisi

108 And they say: "Praise/glory (to) our Lord that truly our Lord’s promise was made/done (E)."197

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yekulune ve diyorlardı وَيَقُولُونَ قول
2 subhane Subhân’dır سُبْحَانَ سبح
3 rabbina Rabbimiz رَبِّنَا ربب
4 in ki إِنْ -
5 kane oldu كَانَ كون
6 vea'du vaadi وَعْدُ وعد
7 rabbina Rabbimizin رَبِّنَا ربب
8 lemef'ulen mutla bir faaliyete geçirilen لَمَفْعُولًا فعل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Subhân Kavram 7

7 Tüm isimlerini/sıfatlarını tecelli ettiren.

18. Kehf Suresi

Ayet 10

Arapça Metin (Harekeli)

2148|18|10|إِذْ أَوَى ٱلْفِتْيَةُ إِلَى ٱلْكَهْفِ فَقَالُوا۟ رَبَّنَآ ءَاتِنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ أَمْرِنَا رَشَدًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2148|18|10|اذ اوي الفتيه الي الكهف فقالوا ربنا اتنا من لدنك رحمه وهيي لنا من امرنا رشدا

Latin Literal

10. İz evel fityetu ilel kehfi fe kâlû rabbenâ âtinâ min ledunke rahmeten ve heyyi’ lenâ min emrinâ reşedâ(reşeden).

Türkçe Çeviri

Sığındığı zaman gençler468 kehfe*; öyle ki dediler: “Rabbimiz4! Ver bize katından/indinden bir rahmet271; ve hazırla bize emrimizden/işimizden bir doğruluk61."

Ahmed Samira Çevirisi

10 When the youths/servants took shelter/refuge to (in) the cave , so they said: "Our Lord give/bring us from at You mercy and prepare/make possible for us from our matter/affair (a) correct/right guidance."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 iz zaman إِذْ -
2 eva sığındığı أَوَى اوي
3 l-fityetu gençler الْفِتْيَةُ فتي
4 ila إِلَى -
5 l-kehfi mağaraya الْكَهْفِ كهف
6 fe kalu öyle ki, dediler فَقَالُوا قول
7 rabbena Rabb’imiz! رَبَّنَا ربب
8 atina ver bize اتِنَا اتي
9 min مِنْ -
10 ledunke katından/indinden لَدُنْكَ لدن
11 rahmeten bir rahmet رَحْمَةً رحم
12 ve heyyi' ve hazırla وَهَيِّئْ هيا
13 lena bize لَنَا -
14 min مِنْ -
15 emrina emrimizden/işimizden أَمْرِنَا امر
16 raşeden bir doğru yol/bir olgunluk رَشَدًا رشد

Notlar

Not

Anlarız ki genç insanlardan oluşan bir grup insan bir şeyden veya şeylerden korunmak için bir mağaraya sığınmıştır. MS 125 yılında Afşin/Kahramanmaraş'ta bulunan mağaraya girmişlerdir. MS 125 yıllarında Roma İmparatorluğu henüz bölünmemişti ve dev imparatorluğun başında İmparator Hadrianus vardı. Hadrianus MS 117-138 yılları arasında ülkeyi yönetmiştir. MS 125 yılları Yahudiye gölgesinin Roma İmparatorluğu tarafından şiddetli bir baskı altında olduğu dönemlerden birisidir. Roma’nın baskısı Yahudilere olduğu kadar mutlak ki Hristiyanlara da olmuş olmalıdır. Gençlerin gerçekten çok zor durumda oldukları ortadadır. Bu gençler bir mağaraya sığındıklarında yüce Allah’a dua ederek ondan rahmet dileyip yardım istemektedirler. Çok zorlu bir durumdan kendilerini kurtaracak olan doğru bir yol, doğru bir anlayış istemektedirler.

Not 1

*Mağaraya.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

18. Kehf Suresi

Ayet 13

Arapça Metin (Harekeli)

2151|18|13|نَّحْنُ نَقُصُّ عَلَيْكَ نَبَأَهُم بِٱلْحَقِّ إِنَّهُمْ فِتْيَةٌ ءَامَنُوا۟ بِرَبِّهِمْ وَزِدْنَٰهُمْ هُدًى

Arapça Metin (Harekesiz)

2151|18|13|نحن نقص عليك نباهم بالحق انهم فتيه امنوا بربهم وزدنهم هدي

Latin Literal

13. Nahnu nakussu aleyke nebeehum bil hakk(hakkı), innehum fityetun âmenû bi rabbihim ve zidnâhum hudâ(huden).

Türkçe Çeviri

Biz; kıssa430 haline getirdik sana onların haberini gerçekle/hakla; doğrusu onlar Rablerine4 iman47 etmiş gençlerdi; ve ziyade ettik/artırdık onlara* hidayeti.

Ahmed Samira Çevirisi

13 We narrate/inform on (to) you their information/news with the truth , that they truly are youths/servants , they believed with their Lord, and We increased them guidance.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 nehnu biz نَحْنُ -
2 nekussu kıssalaştırdık/anlattık نَقُصُّ قصص
3 aleyke sana عَلَيْكَ -
4 nebeehum haberini onların نَبَأَهُمْ نبا
5 bil-hakki gerçekle/hakla بِالْحَقِّ حقق
6 innehum doğrusu onlar إِنَّهُمْ -
7 fityetun gençlerdi فِتْيَةٌ فتي
8 amenu inanmış امَنُوا امن
9 birabbihim Rablerine بِرَبِّهِمْ ربب
10 ve zidnahum ve ziyade ettik/artırdık onlara وَزِدْنَاهُمْ زيد
11 huden hidayeti هُدًى هدي

Notlar

Not

Anlarız ki Kur’an’ın indiği dönemde de (MS 610-633) mağara yoldaşlarıyla ilgili çok sayıda yalan yanlış bilgi vardır. Gerçekten de Hristiyan kaynaklarına bakıldığında farklı bilgilerin varlığı görülür. Kıssa ilk olarak 5-6. yüzyılda Suruç (Urfa ilinin ilçesi) Piskoposu Mor Yakup ‘Jacob of Serugh’ (MS 451-521) tarafından anlatılmıştır. İlk anlatım Süryanicedir. İlk anlatım doğuya ve batıya yayılarak dilden dile dolaşmış, farklı dillere çevrilmiş ve farklılaşma yaşamıştır. Tourslu Gregor (MS 538-594) “Passio Septem Dormientum” isimli eserinde Süryanice olan metni Latinceye çevirmiştir. Kur’an’ın vereceği bilgiler tartışmasız şekilde haktır, gerçektir. Yüce Allah Kur’an’la son noktayı koyacağını, hak (gerçek) neyse ortaya çıkaracağını bildirmiştir. Mağara ve yazıt/rakam yoldaşlarıyla ilgili hak bilgiyi Rabb’imiz bizlere kıssalaştırarak verecektir. Bu gençlerin yüce Allah katında kıymetli bir yere sahip oldukları bizzat yüce Allah’ın kendisi tarafından bildirilmiştir. Yüce Allah bu gençlere hidayeti artırdığını yani doğruyla yanlışı ayırabilme yetisi verdiğini bizlere bildirmektedir.

Not 1

*Gençlere.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kıssa Kavram 430

430 Anlatı, öykü.

18. Kehf Suresi

Ayet 14

Arapça Metin (Harekeli)

2152|18|14|وَرَبَطْنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ إِذْ قَامُوا۟ فَقَالُوا۟ رَبُّنَا رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ لَن نَّدْعُوَا۟ مِن دُونِهِۦٓ إِلَٰهًا لَّقَدْ قُلْنَآ إِذًا شَطَطًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2152|18|14|وربطنا علي قلوبهم اذ قاموا فقالوا ربنا رب السموت والارض لن ندعوا من دونه الها لقد قلنا اذا شططا

Latin Literal

14. Ve rabatnâ alâ kulûbihim iz kâmû fe kâlû rabbunâ rabbus semâvâti vel ardı len ned’uve min dûnihî ilâhen lekad kulnâ izen şetatâ(şetaten).

Türkçe Çeviri

Ve bağladık kalplerini* kıyam167 ettikleri zaman; ve öyle ki dediler: “Rabbimiz4 (ki) Rabbidir4 göklerin162 ve yerin; asla çağırmayız O'nun** astından bir ilâh74; muhakkak ki söylemiş oluruz o zaman sınırı aşan (bir söz)."

Ahmed Samira Çevirisi

14 And We strengthened/braced , on their hearts/minds , when they stood/kept up , so they said: "Our Lord, Lord (of) the skies/space and the earth/Planet Earth, we will never/not call from other than Him, a god, (what) we had then said (is) being unjust/excess of the limit ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve rabetna ve bağladık وَرَبَطْنَا ربط
2 ala üzerini عَلَىٰ -
3 kulubihim kalplerinin قُلُوبِهِمْ قلب
4 iz zaman إِذْ -
5 kamu kalktıkları/dikeldikleri قَامُوا قوم
6 fe kalu ve öyle ki dediler فَقَالُوا قول
7 rabbuna Rabb’imiz رَبُّنَا ربب
8 rabbu Rabb’idir رَبُّ ربب
9 s-semavati göklerin السَّمَاوَاتِ سمو
10 vel'erdi ve yerin وَالْأَرْضِ ارض
11 len asla لَنْ -
12 ned'ue çağırmayız نَدْعُوَ دعو
13 min مِنْ -
14 dunihi O'nun astından دُونِهِ دون
15 ilahen bir ilah إِلَٰهًا اله
16 lekad muhakkak ki لَقَدْ -
17 kulna söylemiş oluruz قُلْنَا قول
18 izen o zaman إِذًا -
19 şetaten sınırı aşan (söz). شَطَطًا شطط

Notlar

Not

Bu ayetlerle yüce Allah gençlerin mağaraya girmeden önce başlarından geçen olayları özetlemektedir. 18:13 ayetinde işaret edildiği gibi bu gençlerin hidayet sahibi oldukları ortadadır. Kalpleri birbirine bağlanmıştır. Gönülleri birdir, hedefleri birdir, kararları birdir. Ayette geçen ‘iz kâmû’ “kalktıkları/dikeldikleri vakit” geçişini gençlerin uyandıktan sonra ayağa kalkmaları olarak anlamak yanlıştır. Gençlerin dikelmeleri müşrik ve kâfir olan sisteme karşı başkaldırmadır. Yönetime karşı ayağa kalkmaları, dikelmeleri, diklenmeleridir. Zaten sonrası gençler neden bu diklenmeyi yaptıklarını açıklamaktadırlar. Göklerin ve yerin Rabb’i varken onun astından bir ilah asla edinmeyeceklerini bildirmektedirler. Gençlerin şirke karşı bilinçli oldukları hemen anlaşılır. Doğruyu yanlıştan ayırma yetisi verilen bu gençler sistemin kendilerine dayattığı şirk dinini asla kabul etmeyeceklerini deklare etmişlerdir.

Not 1

*Kalpleri aynı amaç için bağlandı.**Allah'ın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

ilâh Kavram 74

74 Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Gökler Kavram 162

162 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir.

18. Kehf Suresi

Ayet 16

Arapça Metin (Harekeli)

2154|18|16|وَإِذِ ٱعْتَزَلْتُمُوهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ إِلَّا ٱللَّهَ فَأْوُۥٓا۟ إِلَى ٱلْكَهْفِ يَنشُرْ لَكُمْ رَبُّكُم مِّن رَّحْمَتِهِۦ وَيُهَيِّئْ لَكُم مِّنْ أَمْرِكُم مِّرْفَقًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2154|18|16|واذ اعتزلتموهم وما يعبدون الا الله فاوا الي الكهف ينشر لكم ربكم من رحمته ويهيي لكم من امركم مرفقا

Latin Literal

16. Ve izi’tezeltumûhum ve mâ ya’budûne illâllâhe fe’vû ilel kehfi yenşur lekum rabbukum min rahmetihî ve yuheyyi’ lekum min emrikum mirfekâ(mirfekan).

Türkçe Çeviri

Ve uzaklaştığınız* zaman onlardan**; ve Allah’ın dışında kulluk46 ettiklerinden***; öyleyse sığının kehfe****; yaysın sizlere Rabbiniz4 rahmetinden271; ve hazırlasın sizlere emrinizden/işinizden bir kolaylık/rahatlık/hoşluk.

Ahmed Samira Çevirisi

16 And when you separated/isolated/withdrew yourselves from them and what they worship, except God, so takeshelter/refuge to the cave , your Lord spreads/extends for you from His mercy, and He prepares/makes possible for you from your matter/affair convenience/benefit/help.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve izi Ve zaman وَإِذِ -
2 a'tezeltumuhum uzaklaştığınız onlardan اعْتَزَلْتُمُوهُمْ عزل
3 ve ma ve وَمَا -
4 yea'budune ibadet ettiklerinden يَعْبُدُونَ عبد
5 illa haricinde إِلَّا -
6 llahe Allah’ın اللَّهَ -
7 fe'vu öyleyse sığının فَأْوُوا اوي
8 ila إِلَى -
9 l-kehfi mağaraya الْكَهْفِ كهف
10 yenşur yaysın يَنْشُرْ نشر
11 lekum sizlere لَكُمْ -
12 rabbukum Rabb’iniz رَبُّكُمْ ربب
13 min مِنْ -
14 rahmetihi rahmetinden رَحْمَتِهِ رحم
15 ve yuheyyi' ve hazırlasın وَيُهَيِّئْ هيا
16 lekum sizlere لَكُمْ -
17 min مِنْ -
18 emrikum emrinizden/işinizden أَمْرِكُمْ امر
19 mirfekan bir kolaylık/rahatlık/hoşluk. مِرْفَقًا رفق

Notlar

Not

18:15 ayetinde gençleri dinleyen bir grubun gençleri bir mağaraya yönlendirdiği anlaşılmaktadır. Bu grup şirke dâhil olmayan, şirkten uzaklaşan gençlere yüce Allah’ın rahmetinden bağışlayacağını ve bu gençlere işlerinde kolaylık vereceğini bildirmektedir. Anlarız ki gençlere öğüt veren bu grup üyeleri de tek tanrıcı, yüce Allah’a teslim olmuş kimselerdir. Bu grup kimselerin gençlerin mağaraya girmesi sonrası başlarına bazı olayların geleceğini bilmeleri dikkat çekicidir. Hatta ayetten bu kimselerin gençleri yüce Allah’ın kendilerine hazırladığı rahmete yani kurtuluşa ulaşmaları için bir mağaraya yönlendirdikleri de anlaşılır. Gençleri mağaraya yönlendiren bu grup rakim/yazıt yoldaşlarıdır. Cibril benzeri şerefli elçiler olan bu kimseler gençlere yardım etmektedirler. Gençleri mağaraya yönlendiren bu grup rakim/yazıt yoldaşlarıdır. Cibril benzeri şerefli elçiler olan bu kimseler gençlere yardım etmektedirler.

Not 1

*Gençlere konuşan rakîm ashabından şerefli meleklerdir. Gençleri bir mağaraya yönlendirmektedirler.**Kavimdeki/toplumdaki insanlardan.***Sözde ilâhlardan.****Mağaraya.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kulluk etmek Kavram 46

46 Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

18. Kehf Suresi

Ayet 19

Arapça Metin (Harekeli)

2157|18|19|وَكَذَٰلِكَ بَعَثْنَٰهُمْ لِيَتَسَآءَلُوا۟ بَيْنَهُمْ قَالَ قَآئِلٌ مِّنْهُمْ كَمْ لَبِثْتُمْ قَالُوا۟ لَبِثْنَا يَوْمًا أَوْ بَعْضَ يَوْمٍ قَالُوا۟ رَبُّكُمْ أَعْلَمُ بِمَا لَبِثْتُمْ فَٱبْعَثُوٓا۟ أَحَدَكُم بِوَرِقِكُمْ هَٰذِهِۦٓ إِلَى ٱلْمَدِينَةِ فَلْيَنظُرْ أَيُّهَآ أَزْكَىٰ طَعَامًا فَلْيَأْتِكُم بِرِزْقٍ مِّنْهُ وَلْيَتَلَطَّفْ وَلَا يُشْعِرَنَّ بِكُمْ أَحَدًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2157|18|19|وكذلك بعثنهم ليتسالوا بينهم قال قايل منهم كم لبثتم قالوا لبثنا يوما او بعض يوم قالوا ربكم اعلم بما لبثتم فابعثوا احدكم بورقكم هذه الي المدينه فلينظر ايها ازكي طعاما فلياتكم برزق منه وليتلطف ولا يشعرن بكم احدا

Latin Literal

19. Ve kezâlike beasnâhum li yetesâelû beynehum, kâle kâilun minhum kem lebistum, kâlû lebisnâ yevmen ev ba’da yevm(yevmin), kâlû rabbukum a’lemu bi mâ lebistum feb’asû ehadekum bi verıkıkum hâzihî ilel medîneti fel yanzur eyyuhâ ezkâ taâmen fel ye’tikum bi rızkın minhu vel yetelattaf ve lâ yuş’ırenne bikum ehadâ(ehaden).

Türkçe Çeviri

Ve işte böyledir; uyandırdık onları* sormaları için aralarında**; dedi bir konuşan*** onlardan****: “Ne kadar kaldınız?”; dediler*****: “Kaldık bir gün ya da günün bir parçası”; Dediler******: “Rabbiniz4 bilir kaldığınızı; öyleyse gönderin sizlerin birini varağınızla1074 şu şehre; öyle ki baksın hangisi saf/temiz bir yiyecek; öyle ki getirsin size bir rızık ondan; ve latif olsun/kibar-yumuşak davransın; ve sezdirmesin sizler hakkında birisine.”

Ahmed Samira Çevirisi

19 And as/like that We sent/resurrected/revived them to ask/question each other between them, a speaker from them said: "How much (have) you stayed/remained ?" They said: "We stayed/remained a day or part of a day." They said: "Your Lord (is) more knowledgeable with what you stayed/remained , so send one of you with this your paper/money to the city/town so he looks/watches/waits (E) which/what (is a) more pure/correct food, so he comes to you with a provision/means of livelihood from it, and (he) should be courteous/polite , and do not make anyone feel/know/sense with (about) you."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kezalike ve işte böyledir وَكَذَٰلِكَ -
2 beasnahum uyandırdık onları بَعَثْنَاهُمْ بعث
3 liyetesa'elu sormaları için لِيَتَسَاءَلُوا سال
4 beynehum aralarında بَيْنَهُمْ بين
5 kale dedi قَالَ قول
6 kailun bir konuşan قَائِلٌ قول
7 minhum onlardan مِنْهُمْ -
8 kem ne kadar كَمْ -
9 lebistum kaldınız لَبِثْتُمْ لبث
10 kalu dediler قَالُوا قول
11 lebisna kaldık لَبِثْنَا لبث
12 yevmen bir gün يَوْمًا يوم
13 ev veya أَوْ -
14 bea'de bir parçası بَعْضَ بعض
15 yevmin günün يَوْمٍ يوم
16 kalu dediler قَالُوا قول
17 rabbukum Rabb’iniz رَبُّكُمْ ربب
18 ea'lemu bilir أَعْلَمُ علم
19 bima بِمَا -
20 lebistum kaldığınızı لَبِثْتُمْ لبث
21 feb'asu öyleyse gönderin فَابْعَثُوا بعث
22 ehadekum sizlerin birini أَحَدَكُمْ احد
23 biverikikum varağınızla بِوَرِقِكُمْ ورق
24 hazihi şu هَٰذِهِ -
25 ila إِلَى -
26 l-medineti şehre الْمَدِينَةِ مدن
27 fe lyenzur öyle ki baksın فَلْيَنْظُرْ نظر
28 eyyuha hangisi أَيُّهَا -
29 ezka saf/temiz أَزْكَىٰ زكو
30 taaamen bir yiyecek طَعَامًا طعم
31 fe lye'tikum öyle ki, getirsin size فَلْيَأْتِكُمْ اتي
32 birizkin bir rızık بِرِزْقٍ رزق
33 minhu ondan مِنْهُ -
34 velyetelettaf ve latif olsun/kibar-yumuşak davransın وَلْيَتَلَطَّفْ لطف
35 ve la ve وَلَا -
36 yuş'iranne sezdirmesin يُشْعِرَنَّ شعر
37 bikum sizler hakkında بِكُمْ -
38 ehaden birisine أَحَدًا احد

Notlar

Not

İlk bakışta hemen anlaşılır ki 18:19 ayetinde iki ayrı grup arasında bir konuşma geçmektedir. Bu iki grubun başından geçen olayların muhteşem bir acayip olay olduğu 18:9 ayetinde bildirilmişti. Bu iki grup kehf (mağara) yoldaşları ve rakim (yazıt/rakamlayıcı) yoldaşlarıdır. Gençler uyandıklarında rakim yoldaşlarının da yanlarında hazır olduğu ayetten anlaşılır. Gençleri mağaraya yönlendirmiş olan bu rakim yoldaşları gençler uyandığında da yanlarındadır. Zaman yolculuğundan çıkan mağara yoldaşları olan gençler durumdan henüz tam olarak haberdar değildir. Rakim yoldaşları da onlarla birliktedir. Aralarında konuşurlar. Rakim (yazıt, rakamlayıcı) yoldaşlarından bir konuşan kimse “Ne kadar kaldınız?” diye gençlere sormaktadır. Bu soruya gençler “Kaldık bir gün ya da günün bir parçası” olarak cevap vermiştir. Rakim (yazıt, rakamlayıcı) yoldaşlarının bu soruyu sormaları gençlerin her birinin cevabını tüm gençlerin duyması içindir. Zaten cevap hep bir ağızdan “Kaldık bir gün ya da günün bir parçası” olarak çıkmaktadır. Rakim (yazıt, rakamlayıcı) yoldaşları yüce Allah’tan aldıkları emri yerine getirmektedirler. Kaldıkları süreyi yüce Allah’ın belirlediğini, onun emriyle işlerin gerçekleştiğini bildirmek için “Rabb’iniz bilir kaldığınızı” demektedirler. Daha sonra “öyleyse gönderin sizlerin birini varağınızla şu şehre; öyle ki baksın hangisi saf, temiz bir yiyecek; öyle ki, getirsin size bir rızık ondan; ve latif olsun/kibar-yumuşak davransın; ve sezdirmesin sizler hakkında birisine.” diyerek cevap vermişlerdir. Dikkat edilirse ayetteki zamirler iki grup arasında geçen bir konuşmayı işaret etmektedir. Sadece gençler arasında bir konuşma gerçekleşmiş olsaydı cümlelerin şu şekilde olması beklenirdi;“Ne kadar kaldık?”, “Kaldık bir gün ya da günün bir parçası”, “Rabb’imiz bilir kaldığımızı; öyleyse gönderelim bizlerden birini varağımızla şu şehre; öyle ki baksın hangisi saf/temiz bir yiyecek; öyle ki, getirsin bize bir rızık ondan; ve latif olsun/kibar-yumuşak davransın; ve sezdirmesin bizler hakkında birisine.” Açık ve net olarak anlaşılıyor ki zamanda yolculuk yapan mağara yoldaşlarının yanında onlardan başka bir grup daha vardır. Bu grup rakim (yazıt, rakamlayıcı) yoldaşlarıdır.Ayetten anlaşılır ki bu kimseler insanların yiyeceğinden; insanların rızkından yememektedirler. Ayrıca ilerleyen ayetlerde göreceğimiz gibi gençlerin fark edilmesi durumunda başlarına kötü olaylar geleceğini de bilmektedirler. Böylece anlarız ki bu rakim (yazıt, rakamlayıcı) yoldaşları insan değildir. Rakim (yazıt, rakamlayıcı) yoldaşları daha önce İbrahim ve Lut peygamberlere de gelmişti:11:69 Ve ant olsun geldi resullerimiz/elçilerimiz İbrahim'e müjdeyle; dediler: “Selam”; dedi (İbrahim): “Selam”; öyle ki, değildi kaldı (uzun süre), ki getirdi (İbrahim) kızartılmış bir buzağı.11:70 Öyle ki, ne zaman gördü (İbrahim) ellerini onların; uzanmadı/varmadı ona (kızarmış buzağıya); hoşlanmadı onlardan; ve endişelendi onlardan bir korku (-yla); dediler: “Endişelenme; doğrusu biz gönderildik Lut kavmine.Bu iki ayetten anlarız ki İbrahim peygambere gelen elçiler Kehf suresinde işaret edilen rakim yoldaşları benzeri bir gruptur. İbrahim peygambere gelen bu elçilerin yemek yemediklerine dikkat çekilmesi çok büyük bir işarettir. Yüce Allah’ın bu işareti vermesinin nedeni bu kimselerin insan olmadıklarını işaret etmek içindir. İbrahim peygamber sonrası Lut peygambere ulaşan bu elçilerle ilgili aşağıdaki ayetlerde bilgi verilmiştir. 11:77 Ve ne zaman ki geldi resullerimiz/elçilerimiz Lut'a; kederlenip kötüleşti onlardan; ve daraldı göğsü onlardan bir sıkıntı (-yla); ve dedi: “Bu kritik/zorlu bir gündür.”11:81 Dediler: “Ey Lut! Doğrusu biz resulleriyiz/elçileriyiz Rabb’inin; asla ulaşmazlar sana; öyle ki, yürü ailenle geceden bir kesimde; ve dönmesin sizden biriniz; ancak hanımın; doğrusu o vurur ona; onları vuran; doğrusu vadedilen vakit onlara sabahtır; değil midir sabah yakın?”11:81 ayetinde de büyük bir işaret vardır. Bu işaret “asla” kelimesidir. Ayetin Arapçasında “len” olarak geçen “asla” kelimesi bir şeyin gerçekleşmesinin mümkün olmadığı durumlar için kullanılır. Türkçede de “asla” kelimesi anlamı tam olarak veren bir kelimedir. Ayette konuşanlar elçilerdir. Bu elçilerin geleceği kesin olarak bildikleri aşikârdır. Lut kavminin başına gelecek felaketin sabah olacağını da kesin olarak bilmektedirler. Lut peygamberin karısının kurtulamayacağını da kesin olarak bilmektedirler. Bu nedenle bu elçiler insan olamaz. Bunlar İbrahim peygamberinin kızarmış buzağısından yemeyen, geleceği bilen ve hatta yüce Allah’ın izniyle rakamlanarak yazılmış bilgi deposu olan Levh-i Mahfuz’a müdahale yetkisi olan rakim yani rakamlayıcı (yazıcı) yoldaşlarıdır. Hiperuzayda bulunan Cibrîl benzeri şerefli varlıklardır. Gençlerin ellerinde olan varakları deri para olabilir mi?18:19 ayetinde “öyleyse gönderin sizlerin birini varağınızla şu şehre” buyrulmaktadır. Kur’an’da altın (ٱلذَّهَبَ) (z-zeheb) olarak, gümüşse (ٱلْفِضَّةَ) (lfiddet) olarak geçmektedir. Kur’an’da (ورق) “vrq” kelimesi toplam 4 yerde geçer. 6:59, 7:22, 20:121 ayetlerinde yaprak olarak kullanılmıştır. Aynı geçiş tam olarak 18:19 ayetinde de geçmektedir.18:19 ayetinde geçen “biverikikum” kelimesi tam olarak “varakınız ile” olarak çevrilebilir. Varak kelimesinin ilk anlamı düşünüldüğünde ayette farklı bir işaret olabilir. Varak kelimesi kâğıt parçası, deri parçası, papirüs gibi çok ince nesneler için kullanılır. Yüce Allah 18:19 ayetinde “şu varakınız ile” buyururken kâğıt para gibi ince, para yerine geçen çok ince deri parçasını işaret etmiş olabilir.Delillerimizi sunalım:Ayette paranın altın veya gümüş olduğu belirtilmemiştir. Yüce Allah dileseydi altın veya gümüş para buyurarak bize işaret verebilirdi elbette. Ayrıca Arapçada demir para (عملة) ve/veya sikke (نقود) ayrı bir kelime olarak geçmektedir. Ama yüce Allah’ın bu parayı “varak” olarak işaret etmesi bu paranın kâğıt paraya benzer bir para olduğunu düşündürebilir.

Not 1

*Gençleri.**Gençler birbirlerine "ne oldu bize?" diye soruyorlardı.***Gençlerle birlikte zaman yolculuğuna eşlik eden rakîm ashabından bir şerefli melek. Bu melek gençlere "ne kadar kaldınız haberiniz var mı?" şeklinde cevabını bildiği bir soruyu sormaktadır.****Rakîm ashâbından. Üç veya daha fazla meleğin zaman yolculuğuna eşlik ettiğini anlarız.*****Gençler.******Rakîm ashâbından şerefli melekler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

18. Kehf Suresi

Ayet 21

Arapça Metin (Harekeli)

2159|18|21|وَكَذَٰلِكَ أَعْثَرْنَا عَلَيْهِمْ لِيَعْلَمُوٓا۟ أَنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَأَنَّ ٱلسَّاعَةَ لَا رَيْبَ فِيهَآ إِذْ يَتَنَٰزَعُونَ بَيْنَهُمْ أَمْرَهُمْ فَقَالُوا۟ ٱبْنُوا۟ عَلَيْهِم بُنْيَٰنًا رَّبُّهُمْ أَعْلَمُ بِهِمْ قَالَ ٱلَّذِينَ غَلَبُوا۟ عَلَىٰٓ أَمْرِهِمْ لَنَتَّخِذَنَّ عَلَيْهِم مَّسْجِدًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2159|18|21|وكذلك اعثرنا عليهم ليعلموا ان وعد الله حق وان الساعه لا ريب فيها اذ يتنزعون بينهم امرهم فقالوا ابنوا عليهم بنينا ربهم اعلم بهم قال الذين غلبوا علي امرهم لنتخذن عليهم مسجدا

Latin Literal

21. Ve kezâlike a’sernâ aleyhim li ya’lemû enne va’dallâhi hakkun ve ennes sâate lâ reybe fîhâ, iz yetenâzeûne beynehum emrehum fe kâlûbnû aleyhim bunyânâ(bunyânen), rabbuhum a’lemu bihim, kâlellezîne galebû alâ emrihim le nettehızenne aleyhim mescidâ(mesciden).

Türkçe Çeviri

Ve işte böyledir; tökezlettik/düşürdük/rastlattık* onların** üzerine; bilmeleri için ki Allah'ın vaadi haktır/gerçektir; ve doğrusu sâat470 (ki) yoktur şüphe onda***; münazara ettikleri zaman kendi aralarında onların işlerini; öyle ki dediler*****: “Bina edin onların üstüne bir bina; Rableri4 bilir onlar hakkında"; onların işine galip gelmiş kimseler dedi: “Mutlaka yaparız onların üzerine bir mescit16*****.”

Ahmed Samira Çevirisi

21 And as/like that We made be stumbled upon on them (We made them be stumbled upon) to know that God’s promise (is) truth , and that (E) the Hour/Resurrection (there is) no doubt/suspicion in it, when they dispute/argue their matter/affair between them, so they said: "Build/construct on them a building/structure, their Lord (is) more knowledgeable with (of) them." Those who defeated/overcame on their matter/affair said: "We will take (E) on them a mosque/place of worshipping God."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kezalike Ve işte böyledir وَكَذَٰلِكَ -
2 ea'serna tökezlettik/düşürdük/rastlattık أَعْثَرْنَا عثر
3 aleyhim onların üzerine عَلَيْهِمْ -
4 liyea'lemu bilmeleri için لِيَعْلَمُوا علم
5 enne ki أَنَّ -
6 vea'de vaadi وَعْدَ وعد
7 llahi Allah'ın اللَّهِ -
8 hakkun hak/gerçek حَقٌّ حقق
9 ve enne ve doğrusu وَأَنَّ -
10 s-saate saat السَّاعَةَ سوع
11 la yoktur لَا -
12 raybe şüphe رَيْبَ ريب
13 fiha onda فِيهَا -
14 iz zaman إِذْ -
15 yetenazeune münazara ettikleri يَتَنَازَعُونَ نزع
16 beynehum kendi aralarında بَيْنَهُمْ بين
17 emrahum onların işlerini أَمْرَهُمْ امر
18 fe kalu öyle ki dediler فَقَالُوا قول
19 bnu bina edin ابْنُوا بني
20 aleyhim onların üstüne عَلَيْهِمْ -
21 bunyanen bir bina بُنْيَانًا بني
22 rabbuhum Rableri رَبُّهُمْ ربب
23 ea'lemu bilir أَعْلَمُ علم
24 bihim onlar hakkında بِهِمْ -
25 kale dedi قَالَ قول
26 ellezine kimseler الَّذِينَ -
27 galebu galip gelmiş غَلَبُوا غلب
28 ala عَلَىٰ -
29 emrihim onların işine أَمْرِهِمْ امر
30 lenettehizenne Mutlaka yaparız لَنَتَّخِذَنَّ اخذ
31 aleyhim yaparız onların üzerine عَلَيْهِمْ -
32 mesciden bir mescit/bir teslim olma yeri. مَسْجِدًا سجد

Notlar

Not

Bu ayette mağara yoldaşları olan gençlerin mağara dışına çıkıp insanlarla karşılaşmaları konu edilmektedir. Bu gençlerin insanlarla karşılaştırılması da elbette boşuna değildir. Yüce Allah'ın vaadinin hak ve gerçek olduğunu insanlar elbette görecektir. Yüce Allah “saatin” geleceğini de vaat etmektedir. Mutlak ki evren de bir zaman gelip yer çekimi marifetiyle yok olacak ve ilk yaratılıştaki tekillik hâline döndürülecektir. Gençlerin başlarına daha sonra ne geldiği ayette bizlere bildirilmemiştir. Ayetten anlaşılır ki zaman yolculuğu yapmış olan gençlerle karşılaşan insanlar bir mucizeye tanık olduklarını anlamışlardır. Tartışmalar sonucunda gençlerin bulunduğu mağaranın üstüne kendi dinlerine özgü bir teslim olma mekânı (mescid) yapmışlardır.

Not 1

*Başka insanların gençlere rastlaması.**Şehir halkının.***Sâatte.****Şehir haklı.*****Kilise.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Mescit Kavram 16

16 Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğdiği her yer.

Sâat Kavram 470

470 Kıyamet. Evrenin uzay zaman kumaşının karanlık enerjinin aşırı üflemesi sonucu yırtılması ve evrenin hızla şişirilen (Sur'a üfleme) bir balonun patlaması gibi parçalanması. Yırtıklar ışık hızında tüm evrene yayılacaktır. Parçalanan evren yerçekimi kuvvetiyle tekrar tekillik haline dönecektir.

18. Kehf Suresi

Ayet 22

Arapça Metin (Harekeli)

2160|18|22|سَيَقُولُونَ ثَلَٰثَةٌ رَّابِعُهُمْ كَلْبُهُمْ وَيَقُولُونَ خَمْسَةٌ سَادِسُهُمْ كَلْبُهُمْ رَجْمًۢا بِٱلْغَيْبِ وَيَقُولُونَ سَبْعَةٌ وَثَامِنُهُمْ كَلْبُهُمْ قُل رَّبِّىٓ أَعْلَمُ بِعِدَّتِهِم مَّا يَعْلَمُهُمْ إِلَّا قَلِيلٌ فَلَا تُمَارِ فِيهِمْ إِلَّا مِرَآءً ظَٰهِرًا وَلَا تَسْتَفْتِ فِيهِم مِّنْهُمْ أَحَدًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2160|18|22|سيقولون ثلثه رابعهم كلبهم ويقولون خمسه سادسهم كلبهم رجما بالغيب ويقولون سبعه وثامنهم كلبهم قل ربي اعلم بعدتهم ما يعلمهم الا قليل فلا تمار فيهم الا مرا ظهرا ولا تستفت فيهم منهم احدا

Latin Literal

22. Se yekûlûne selâsetun râbiuhum kelbuhum, ve yekûlûne hamsetun sâdisuhum kelbuhum recmen bil gayb(gaybi), ve yekûlûne seb’atun ve sâminuhum kelbuhum, kul rabbî a’lemu bi ıddetihim mâ ya’lemuhum illâ kalîl(kalîlun), fe lâ tumâri fîhim illâ mirâen zâhirâ(zâhiren), ve lâ testefti fîhim minhum ehâdâ(ehâden).

Türkçe Çeviri

Diyecekler: "Üçtür, dördüncüleri onların köpekleridir"; ve derler: "Beştir, altıncıları onların köpekleridir"; bir taş atmadır gayba62; ve derler: "Yedidir, ve sekizincileri onların köpekleridir*"; de ki: “Rabbim4 daha iyi bilir onların sayısını”; yoktur bilen onları biraz dışında**; öyle ki münakaşa etme onlar*** hakkında apaçık görünen/açık kanıtlı bir münakaşa dışında; ve kesin biçimde ifade etme onlar hakkında onlardan birine.

Ahmed Samira Çevirisi

22 They will say: "Three, their fourth (is) their dog." And they say: "Five, their sixth (is) their dog." An unsubstantiated guess with the unseen/absent , and they say: "Seven and their eighth (is) their dog." Say: "My Lord (is) more knowledgeable with (of) their number, none knows them except few/little , so do not argue/discuss in (about) them, except apparent/visible argument/discussion, and do not take (an) opinion/a clarification (of)anyone from them in (about) them."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 seyekulune diyecekler سَيَقُولُونَ قول
2 selasetun üçtür ثَلَاثَةٌ ثلث
3 rabiuhum dördüncüleri onların رَابِعُهُمْ ربع
4 kelbuhum köpekleridir كَلْبُهُمْ كلب
5 ve yekulune ve derler وَيَقُولُونَ قول
6 hamsetun beştir خَمْسَةٌ خمس
7 sadisuhum altıncıları onların سَادِسُهُمْ سدس
8 kelbuhum köpekleridir كَلْبُهُمْ كلب
9 racmen bir taş atma رَجْمًا رجم
10 bil-gaybi gayba/bilinmeyene بِالْغَيْبِ غيب
11 ve yekulune ve derler وَيَقُولُونَ قول
12 seb'atun yedidir سَبْعَةٌ سبع
13 ve saminuhum ve sekizincileri onların وَثَامِنُهُمْ ثمن
14 kelbuhum köpekleridir كَلْبُهُمْ كلب
15 kul de ki قُلْ قول
16 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
17 ea'lemu daha iyi bilir أَعْلَمُ علم
18 biiddetihim sayılarını onların بِعِدَّتِهِمْ عدد
19 ma yoktur مَا -
20 yea'lemuhum bilen onları يَعْلَمُهُمْ علم
21 illa dışında إِلَّا -
22 kalilun biraz قَلِيلٌ قلل
23 fela öyle ki فَلَا -
24 tumari münakaşa etme تُمَارِ مري
25 fihim onlar hakkında فِيهِمْ -
26 illa dışında إِلَّا -
27 mira'en bir münakaşa مِرَاءً مري
28 zahiran apaçık görünen/açık kanıtlı ظَاهِرًا ظهر
29 ve la ve وَلَا -
30 testefti kesin biçimde ifade etme تَسْتَفْتِ فتي
31 fihim onlar hakkında فِيهِمْ -
32 minhum onlardan مِنْهُمْ -
33 ehaden birine أَحَدًا احد

Notlar

Not

Ayete göre bu gençlerin sayısı hakkında gelecek nesiller tartışacaktır. Bazı grupların 3 kişi, bazı grupların 5 kişi, bazı grupların da 7 kişi olduklarını tahmin ederek iddiada bulunacakları belirtilmektedir. Bu gençlerin sayısını en iyi bilenin yüce Allah olduğu muhakkaktır. Ayette “deki: “Rabb’im daha iyi bilir sayısını onların” buyurarak yüce Allah net bir şekilde bunu göstermiştir. Fakat bu cümleden sonra "yoktur bilen onları, biraz dışında" buyurarak azınlıkta olan (sayısı az olan) bazı kimselerin gençlerin sayısını doğru olarak bilebileceklerini bildirmiştir. Demek ki bu gençlerin sayısı yüce Allah dışında bazı kimseler tarafından kesin olarak bilinebilecektir. Bu nasıl olacaktır? Elbette yine Kur’an’ın işaretiyle. Yüce Allah’ın Allah kelimesini Kur’an’da kasıtlı olarak yerleştirdiğini, bu yöntemle bizlere bazı işaretler verdiğine birçok yerde tanık olmuştuk. Bu mucizelerin bir kısmını örnek olması için verelim ki yüce Allah’ımızın mucizelerine herkes tanık olsun. Dişi bal arısının (kraliçe ve işçiler) 32 olan kromozom sayısının işaret edilmesi:16. sure olan bal arısı (Nahl) suresinde sure başından dişi bal arısı kelimesinin geçtiği 68. ayete 32 Allah kelimesi geçmektedir. Bu geçiş sayısı da bize dişi işçi ve dişi kraliçe bal arısının kromozom sayısı olan 32’yi vermektedir.16:68 Ve vahyetti Rabb’in dişi bal arısına; ki “edin evler dağlarda; ve ağaçlarda; ve yuva olarak inşa ettikleri (insanların) şeylerde.”Bal arısı suresinin 16. sure olması da yüce Allah tarafından ayarlanmıştır. 16 sayısı erkek bal arısının kromozom sayısını işaret etmektedir. https://kuranmucizeler.com/bal-arisi-ve-kuran-mucizesi-32-allah-geçerDemir atomunun 26 olan atom numarasının işaret edilmesi:57. sure olan demir (Hadid) suresinde sure başından demir kelimesinin geçtiği 25. ayete 26 Allah kelimesi geçmektedir. 57:25 Ant olsun gönderdik elçilerimizi açık kanıtlarla/delillerle; ve indirdik onlarla birlikte kitabı; ve ölçüyü/dengeyi; ayağa kaldırıp dikmesi için insanların eşitliği; ve indirdik demiri; sert/sağlam bir güç/kuvvet onda; ve menfaatler/yararlar insanlar için; ve bilmesi/bilindik kılması için Allah’ın kim yardım eder ona ve elçilerine, gaybda/bilinmezde; doğrusu Allah güçlü/kuvvetlidir; güç yetirendir. Demirin atom numarası olan 26 sayısının 26 Allah kelimesi geçirilerek işaret edilmesi gerçekten büyük bir delildir.https://kuranmucizeler.com/demir-kuran-mucizesi-26-atom-numarasi-57-izotopAyrıca Güneş ve Ay tutulması döngüsü olan Saros döngüsü 18 yıl, 11 gün, 8 saat olarak Allah kelimesiyle işaret edilmişti. Güneş'in kendi etrafında dönüş süresi olan 24 gün (Ekvatorial, Sidereal) gibi bilimsel verilerin Allah kelimesi geçişleriyle Kur’an'da bildirildiğini görmüştük. Bu konuyla ilgili daha detaylı bilgiler https://kuranmucizeler.com sitesinden öğrenilebilir.Görüldüğü üzere Allah kelimesinin geçişleri sistematik olarak bize bazı işaretler vermektedir. Kehf suresinde buna benzer bir işaret olabilir mi diye araştırdığımızda mucizevi şekilde bazı işaretler görürüz.Surenin başından gençlerin sayısının işaret edildiği 22. ayete kadar kaç Allah kelimesi geçiyor diye saydığımızda mucizevi bir şekilde 7 sayısına ulaşırız. Yüce Allah mağaraya sığınan gençlerin sayısını işaret ettiği 18:22 ayete 7 adet Allah kelimesi geçirmiştir. Bu 7 sayısı gençlerin sayısına büyük bir işarettir. 18:22 ayeti detaylı incelendiğinde; "üçtür, dördüncüleri onların köpekleridir; ve derler; beştir, altıncıları onların köpekleridir" diyenler önce zikredilmiş ve “recmen bil gayb” (bir taş atma gayba, bilinmeyene, bilinmeyen şey hakkında atıp tutmak) buyrularak bunu diyenlerin bilinmedik bir şey hakkında atıp tuttukları belirtilmiştir ve eleştirilmiştir. Fakat "ve derler; yedidir, ve sekizincileri onların köpekleridir" diyenlerle ilgili aynı ifade yüce Allah tarafından kullanılmamıştır. Bu nokta da yüce Allah'ın bir işareti olabilir.Ayetin devamında “münakaşa etme onlar hakkında; apaçık görünen/açık kanıtlı bir münakaşa dışında; ve kesin biçimde ifade etme onlar hakkında onlardan birine.” buyrulmuştur. Gençler hakkında bir tartışma ancak apaçık delillerle yapılmalıdır. Şu şöyle söylemiş, bu böyle söylemiş gibi delilsiz hikayelerle bir tartışma asla yapılmamalıdır. Delilsiz bir tartışmanın kimseye bir faydası olmaz. Apaçık görünen, açık kanıtlı bir münakaşaysa doğruyu bulmamıza yardımcı olacaktır. Elbette gençlerle ilgili gerçekleri ancak ve ancak yüce Allah bizlere göstermeyi dilerse bizler onu kuşatabiliriz. En doğrusunu elbette yüce Rabb’imiz bilir. Allah kelimesi geçişlerini detaylı olarak verelim:Ayette geçen Allah kelimesi sayısıKur’an Ayet No|Sure No|Ayet No|Ayet12139|18|1|ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِىٓأَنزَلَعَلَىٰعَبْدِهِٱلْكِتَٰبَوَلَمْيَجْعَللَّهُۥعِوَجَا12142|18|4|وَيُنذِرَٱلَّذِينَقَالُوا۟ٱتَّخَذَ ٱللَّهُ وَلَدًا12153|18|15|هَٰٓؤُلَآءِقَوْمُنَاٱتَّخَذُوا۟مِندُونِهِۦٓءَالِهَةًلَّوْلَايَأْتُونَعَلَيْهِمبِسُلْطَٰنٍۭبَيِّنٍفَمَنْأَظْلَمُمِمَّنِٱفْتَرَىٰعَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا12154|18|16|وَإِذِٱعْتَزَلْتُمُوهُمْوَمَايَعْبُدُونَإِلَّا ٱللَّهَ فَأْوُۥٓا۟إِلَىٱلْكَهْفِيَنشُرْلَكُمْرَبُّكُممِّنرَّحْمَتِهِۦوَيُهَيِّئْلَكُممِّنْأَمْرِكُممِّرْفَقًا22155|18|17|وَتَرَىٱلشَّمْسَإِذَاطَلَعَتتَّزَٰوَرُعَنكَهْفِهِمْذَاتَٱلْيَمِينِوَإِذَاغَرَبَتتَّقْرِضُهُمْذَاتَٱلشِّمَالِوَهُمْفِىفَجْوَةٍمِّنْهُذَٰلِكَمِنْءَايَٰتِ ٱللَّهِ مَنيَهْدِ ٱللَّهُ فَهُوَٱلْمُهْتَدِوَمَنيُضْلِلْفَلَنتَجِدَلَهُۥوَلِيًّامُّرْشِدًا12159|18|21|وَكَذَٰلِكَأَعْثَرْنَاعَلَيْهِمْلِيَعْلَمُوٓا۟أَنَّوَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّوَأَنَّٱلسَّاعَةَلَارَيْبَفِيهَآإِذْيَتَنَٰزَعُونَبَيْنَهُمْأَمْرَهُمْفَقَالُوا۟ٱبْنُوا۟عَلَيْهِمبُنْيَٰنًارَّبُّهُمْأَعْلَمُبِهِمْقَالَٱلَّذِينَغَلَبُوا۟عَلَىٰٓأَمْرِهِمْلَنَتَّخِذَنَّعَلَيْهِممَّسْجِدًاAllah'ın gençlerin sayısına dikkat çektiği ayete kadar toplam 7 Allah kelimesi geçer.2160|18|22|سَيَقُولُونَثَلَٰثَةٌرَّابِعُهُمْكَلْبُهُمْوَيَقُولُونَخَمْسَةٌسَادِسُهُمْكَلْبُهُمْرَجْمًۢابِٱلْغَيْبِوَيَقُولُونَسَبْعَةٌوَثَامِنُهُمْكَلْبُهُمْقُلرَّبِّىٓأَعْلَمُبِعِدَّتِهِممَّايَعْلَمُهُمْإِلَّاقَلِيلٌفَلَاتُمَارِفِيهِمْإِلَّامِرَآءًظَٰهِرًاوَلَاتَسْتَفْتِفِيهِممِّنْهُمْأَحَدًاBüyük bir mucizeye tanık olun;Ayetteki diğer bir mucizeyse 've derler; yedidir, ve sekizincileri onların köpekleridir' geçişidir. 7 Allah kelimesiyle gençlerin 7 kişi olduğunun işaretini aldık. Demek ki sekizincileri onların köpekmiş. 7 ve 8 rakamlarının bir araya gelmesi de büyük bir mucizedir. Çünkü köpeklerin 78 kromozomu vardır. İnsanlarınsa 46 kromozomu vardır. Köpeği işaret etmek için 78'den daha iyi bir sayı seçilemez.

Not 1

*Bu ayete kadar 7 Allah kelimesi geçer. Gençlerin 7 kişi olduğunu şerefli Kur'an bizlere matematikle bildirir. Sekizincileri ise köpektir. Köpeğin kromozom sayısı olan 78 sayısını 7 ve 8 rakamlarıyla işaret edilmesi de büyük bir mucizedir. **Gençlerin gerçek sayısı olan 7 sayısına ilimde derinleşen az bir kimse ulaşacaktır. Matematik bizlere bildirmiştir.***Gençler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Gayb Kavram 62

62 Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

18. Kehf Suresi

Ayet 24

Arapça Metin (Harekeli)

2162|18|24|إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ وَٱذْكُر رَّبَّكَ إِذَا نَسِيتَ وَقُلْ عَسَىٰٓ أَن يَهْدِيَنِ رَبِّى لِأَقْرَبَ مِنْ هَٰذَا رَشَدًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2162|18|24|الا ان يشا الله واذكر ربك اذا نسيت وقل عسي ان يهدين ربي لاقرب من هذا رشدا

Latin Literal

24. İllâ en yeşâallâhu vezkur rabbeke izâ nesîte ve kul asâ en yehdiyeni rabbî li akrabe min hâzâ reşedâ(reşeden).

Türkçe Çeviri

Dışındadır ki dilerse Allah; ve zikret78 Rabbini4 unuttuğun zaman; ve de ki: “Belki de kılavuzlar beni Rabbim4 bundan daha yakın bir reşada61

Ahmed Samira Çevirisi

24 Except that (E) God wills/wants, and mention/remember your Lord if you forgot, and say: "Maybe/perhaps that (E) my Lord guides me to nearer/closer than that (a) correct/right guidance."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 illa ancak إِلَّا -
2 en eğer أَنْ -
3 yeşa'e dilerse يَشَاءَ شيا
4 llahu Allah اللَّهُ -
5 vezkur ve zikret/an وَاذْكُرْ ذكر
6 rabbeke Rabb’ini رَبَّكَ ربب
7 iza zaman إِذَا -
8 nesite unuttuğun نَسِيتَ نسي
9 ve kul ve de ki وَقُلْ قول
10 asa belki de عَسَىٰ عسي
11 en أَنْ -
12 yehdiyeni kılavuzlar beni يَهْدِيَنِ هدي
13 rabbi Rabb’im رَبِّي ربب
14 liekrabe daha yakın لِأَقْرَبَ قرب
15 min مِنْ -
16 haza bundan هَٰذَا -
17 raşeden bir doğruya/bir olgunluğa رَشَدًا رشد

Notlar

Not

Unuttuğumuz zaman da Rabb’imizi hatırlamalıyız. O'ndan bizleri doğru yola kılavuzlamasını ummalıyız.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Zikir/zikr Kavram 78

78 Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

18. Kehf Suresi

Ayet 27

Arapça Metin (Harekeli)

2165|18|27|وَٱتْلُ مَآ أُوحِىَ إِلَيْكَ مِن كِتَابِ رَبِّكَ لَا مُبَدِّلَ لِكَلِمَٰتِهِۦ وَلَن تَجِدَ مِن دُونِهِۦ مُلْتَحَدًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2165|18|27|واتل ما اوحي اليك من كتاب ربك لا مبدل لكلمته ولن تجد من دونه ملتحدا

Latin Literal

27. Vetlu mâ ûhıye ileyke min kitâbi rabbik(rabbike), lâ mubeddile li kelimâtihî ve len tecide min dûnihî multehadâ(multehaden).

Türkçe Çeviri

Ve oku vahyolunanı603 sana Rabbinin4 kitabından*; yoktur değiştirici O’nun** kelimelerini416; ve asla bulamazsın O'nun** astından bir sığınak.

Ahmed Samira Çevirisi

27 And read/recite what was inspired/transmitted to you from your Lord’s Book , (there is) no exchanger/replacer/substitutor to His words/expressions, and you will never/not find from other than Him a shelter/refuge.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vetlu ve oku وَاتْلُ تلو
2 ma مَا -
3 uhiye vahyolunanı أُوحِيَ وحي
4 ileyke sana إِلَيْكَ -
5 min مِنْ -
6 kitabi kitabından كِتَابِ كتب
7 rabbike Rabb’inin رَبِّكَ ربب
8 la yoktur لَا -
9 mubeddile değiştirici مُبَدِّلَ بدل
10 likelimatihi O’nun kelimelerini لِكَلِمَاتِهِ كلم
11 velen ve asla وَلَنْ -
12 tecide bulamazsın تَجِدَ وجد
13 min مِنْ -
14 dunihi O'nun astından دُونِهِ دون
15 multehaden bir sığınak مُلْتَحَدًا لحد

Notlar

Not

Ne muhteşem bir ayet. Yukarıda özetledik. Muhammed peygamber sadece Kur’an diyen bir resuldü. Aksi zaten düşünülemez. Kur’an’ın indiği dönemde kendisinden önce gelen İbrahim peygamberin, Musa peygamberin ve İsa peygamberin sünnetine yani hadislerine tabi olmuş değildi. Sadece Kur’an’a teslim olmuştu. 13:30 İşte böyledir; gönderdik seni bir ümmete; mutlak ki geçti onlardan önce milletler; okuman için onlara vahyettiğimizi sana; ve onlar kâfirlik ederler Rahman'a; de ki: “O Rabb’imdir; yoktur ilah O'nun dışında; O'na tevekkül ettim; ve O'nadır dönüş yerim. Rabb’imin sözünden daha doğru hangi söz olabilir? 4:87 Allah; yoktur ilah O'nun dışında; mutlak bir araya toplar sizi kıyamet gününde; yoktur şüphe onda; ve bir sözde/bir hadiste Allah’tan daha doğru kim?Yüce Allah’ın tek bir hadisi/sözü vardır. O da Kur’an’dır. Kur’an haricinde yüce Allah’ın bir sözü/hadisi yoktur.Yüce Allah’ın ayetlerini yani Kur’an’ı etkisiz hale getirmeye çalışanlar her daim olacaktır. 28:87 Ve engellemesinler seni Allah'ın ayetlerinden; sana indirildikten sonra; ve davet et Rabb’ine; ve olma müşriklerden.Maalesef günümüzde yeryüzünde yaşayan insanların çoğunluğu yüce Allah’ın ayetlerinden engellenmiştir. Yahudiler içinden çıkılmaz bir bataklık olan Talmud kitaplarıyla; Hristiyanlar hikâyelerle, Müslümanlar da tamamı zan ve varsayım olan hadis kitaplarıyla yüce Allah’ın ayetlerinden koparılmıştır.Yüce Allah’ın kelimeleri olan Kur’an asla değiştirilemez. Kur’an kâğıt ve mürekkepten oluşan mushaf demek değildir. Levh-i Mahfuz’da matematiksel olarak kodlanmış, rakamlanmış bir kitaptır. Her bir harfi dizilişine kadar 19 matematiksel sistemiyle korunmaktadır.

Not 1

*Şerefli Kur'ân.**Allah'ın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Yüce Allah'ın kelimesi/sözü. Kavram 416

416 Buyruğu, emri, hükmü, kararı, 'ol' demesi.

Vahiy, vahy etmek. Kavram 603

603 Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

18. Kehf Suresi

Ayet 28

Arapça Metin (Harekeli)

2166|18|28|وَٱصْبِرْ نَفْسَكَ مَعَ ٱلَّذِينَ يَدْعُونَ رَبَّهُم بِٱلْغَدَوٰةِ وَٱلْعَشِىِّ يُرِيدُونَ وَجْهَهُۥ وَلَا تَعْدُ عَيْنَاكَ عَنْهُمْ تُرِيدُ زِينَةَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَلَا تُطِعْ مَنْ أَغْفَلْنَا قَلْبَهُۥ عَن ذِكْرِنَا وَٱتَّبَعَ هَوَىٰهُ وَكَانَ أَمْرُهُۥ فُرُطًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2166|18|28|واصبر نفسك مع الذين يدعون ربهم بالغدوه والعشي يريدون وجهه ولا تعد عيناك عنهم تريد زينه الحيوه الدنيا ولا تطع من اغفلنا قلبه عن ذكرنا واتبع هويه وكان امره فرطا

Latin Literal

28. Vasbır nefseke meallezîne yed’ûne rabbehum bil gadâti vel aşiyyi yurîdûne vechehu ve lâ ta’du aynâke anhum, turîdu zînetel hayâtid dunyâ ve lâ tutı’ men agfelnâ kalbehu an zikrinâ vettebea hevâhu ve kâne emruhu furutâ(furutan).

Türkçe Çeviri

Ve sabret51* kendi nefsine201; kimselerle beraber (ki) çağırırlar219 Rablerini4 sabahla ve akşamla; arzularlar yüzünü O’nun**; ve çevirme iki gözünü onlardan*** arzulayarak ziynetini856 dünya hayatının; ve itaat etme kimseye (ki) gâfil310 ettik kalbini onun zikrimizden78; ve tâbi oldu hevâsına278; ve oldu emri/işi onun**** bir sınırı aşan.

Ahmed Samira Çevirisi

28 And be patient your self with those who call their Lord at early mornings/between dawn and sunrise and (during) the evening/first darkness/dinnertime, they want His face/direction , and do not pass your two eyes from them, you want the life the present’s/worldly life’s decoration/beauty , and do not obey whom We ig nored/neglected/disregarded his heart/mind from mentioning/remembering Us , and he followed his self attraction for desire , and his matter/affair was wasteful/excessive of the limit.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vesbir ve sabret وَاصْبِرْ صبر
2 nefseke kendi nefsine نَفْسَكَ نفس
3 mea beraber مَعَ -
4 ellezine kimselerle الَّذِينَ -
5 yed'une çağırırlar يَدْعُونَ دعو
6 rabbehum Rablerini رَبَّهُمْ ربب
7 bil-gadati sabahla بِالْغَدَاةِ غدو
8 vel'aşiyyi ve akşam وَالْعَشِيِّ عشو
9 yuridune arzularlar يُرِيدُونَ رود
10 vechehu yününü O’nun وَجْهَهُ وجه
11 ve la ve وَلَا -
12 tea'du çevirme تَعْدُ عدو
13 aynake iki gözünü عَيْنَاكَ عين
14 anhum onlardan عَنْهُمْ -
15 turidu arzulayarak تُرِيدُ رود
16 zinete zinetini زِينَةَ زين
17 l-hayati hayatının الْحَيَاةِ حيي
18 d-dunya dünya الدُّنْيَا دنو
19 ve la ve وَلَا -
20 tutia' itaat etme تُطِعْ طوع
21 men kimseye مَنْ -
22 egfelna gafil yaptık أَغْفَلْنَا غفل
23 kalbehu kalbini onun قَلْبَهُ قلب
24 an عَنْ -
25 zikrina zikrimizden ذِكْرِنَا ذكر
26 vettebea ve tâbi oldu وَاتَّبَعَ تبع
27 hevahu hevasına هَوَاهُ هوي
28 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
29 emruhu emri onun أَمْرُهُ امر
30 furuten bir sınırı aşan فُرُطًا فرط

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**Allah'ın.***Seninle beraber Rablerini çağıran kimselerden.***Gâfil kimsenin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Sabır/sabr. Kavram 51

51 Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Zikir/zikr Kavram 78

78 Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Yüce Allah'ı çağırmak/dua etmek Kavram 219

219 Dua etmek. Dua kelimesi Türkçeye de geçmiş bir kelimedir. Çağrıda bulunmak demektir. Yüce Allah'a her an, her durumda, her yerde çağrıda bulunabiliriz. Rabbimizle iletişime geçebiliriz. O'nu çağırıp isteklerimizi arz ederiz. Dua etmek için özel ritüellere gerek yoktur. Yüce Allah insana şah damarından daha yakındır. Kuluna bir Planck mesafesinden (1.6x10 -35 metre) daha yakındır. Ancak şirk içermeyen dualar/çağrılar Yüce Allah'a yükselir. Sadece Kur'an demeyen, Kur'an'ın astından tamamı zan içeren söylentilere/hadislere tabi olarak şirk günahını işleyenlerin çağrıları Yüce Allah'ın katına ulaşmaz. Ancak tek tanrıcıların çağrıları Yüce Allah'a ulaşır. Sadece Kur'an diyenlerin; Kur'an bize yeter diyenlerin. Beynin secde etmesi sonrası yapılan duanın/çağrının Yüce Allah tarafından kabul buyrulması daha olasıdır. Bu nedenle müminlere vakitli olarak emredilen sabah-akşam salâtları ve toplantı salâtı yani Kur'an dersleri bitiminde yapılan beynin secdesi sonrası (fiziksel secde de beynin secdesine eşlik edebilir veya etmeyebilir) Yüce Allah'a çağrıda bulunmak en güzel dua zamanıdır. Ancak beynin secde ettiği her yer ve zamanda da dua edilmesi, Rabbimize çağrıda bulunulması kulun kendisi için hayırlı olacaktır.

Hevâ Kavram 278

278 İstek, heves, meyil, sevme, düşme, ihtiras, rağbet.

Gâfil, gâfil. Kavram 310

310 Aymaz, bilmez, farkında olmayan.

Ziynet Kavram 856

856 Süs, dekorasyon, takı, bezek.

18. Kehf Suresi

Ayet 29

Arapça Metin (Harekeli)

2167|18|29|وَقُلِ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكُمْ فَمَن شَآءَ فَلْيُؤْمِن وَمَن شَآءَ فَلْيَكْفُرْ إِنَّآ أَعْتَدْنَا لِلظَّٰلِمِينَ نَارًا أَحَاطَ بِهِمْ سُرَادِقُهَا وَإِن يَسْتَغِيثُوا۟ يُغَاثُوا۟ بِمَآءٍ كَٱلْمُهْلِ يَشْوِى ٱلْوُجُوهَ بِئْسَ ٱلشَّرَابُ وَسَآءَتْ مُرْتَفَقًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2167|18|29|وقل الحق من ربكم فمن شا فليومن ومن شا فليكفر انا اعتدنا للظلمين نارا احاط بهم سرادقها وان يستغيثوا يغاثوا بما كالمهل يشوي الوجوه بيس الشراب وسات مرتفقا

Latin Literal

29. Ve kulil hakku min rabbikum fe men şâe fel yu’min ve men şâe fel yekfur innâ a’tednâ liz zâlimîne nâren ehâta bihim surâdikuhâ, ve in yestegîsû yugâsû bi mâin kel muhli yeşvîl vucûh(vucûhe), bi’seş şerab(şerabu) ve sâet murtefekâ(murtefekan).

Türkçe Çeviri

Ve de ki: "Hak/gerçek Rabbinizdendir4; öyle ki kim diledi; öyle ki iman47 etsin; ve kim diledi öyle ki kâfirlik25 etsin"; doğrusu biz hazırladık zalimlere257 bir ateş834; sarmıştır onları onun* duman katmanı** ; ve eğer yardım isterlerse yardım edilirler ağır metal akışkanı*** gibi bir maiyle**** kavurur/kızartır yüzleri; ne sefil bir içecek oldu; ve ne kötü bir refakat/dayanma/ağırlama yeri oldu.

Ahmed Samira Çevirisi

29 And say: "The truth (is) from your Lord, so who willed/wanted, so he should believe, and who willed/wanted, so he should disbelieve, that We have prepared/made ready to the unjust/oppressive a fire, its elevated surrounding ash/smoke encircled/enveloped with them, and if they seek/ask for help (rain) they be helped/aided/rained upon with water as the dead’s pus/refined oil , (it) roasts/grills the faces/fronts, how bad (is) the drink? And it was a bad/evil/harmful convenience/benefit ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kuli ve de ki وَقُلِ قول
2 l-hakku hak/gerçek الْحَقُّ حقق
3 min مِنْ -
4 rabbikum Rabbinizdendir رَبِّكُمْ ربب
5 femen öyle ki kim فَمَنْ -
6 şa'e diledi شَاءَ شيا
7 felyu'min öyle ki iman etsin فَلْيُؤْمِنْ امن
8 ve men ve kim وَمَنْ -
9 şa'e diledi شَاءَ شيا
10 felyekfur öyle ki kâfirlik etsin فَلْيَكْفُرْ كفر
11 inna doğrusu biz إِنَّا -
12 ea'tedna hazırladık أَعْتَدْنَا عتد
13 lizzalimine zalimlere لِلظَّالِمِينَ ظلم
14 naran bir ateş نَارًا نور
15 ehata sarmıştır أَحَاطَ حوط
16 bihim onları بِهِمْ -
17 suradikuha duman katmanı onun سُرَادِقُهَا سردق
18 ve in ve eğer وَإِنْ -
19 yestegisu yardım isteseler يَسْتَغِيثُوا غوث
20 yugasu yardım edilirler يُغَاثُوا غوث
21 bimain bir suyla بِمَاءٍ موه
22 kalmuhli ağır akışkan gibi كَالْمُهْلِ مهل
23 yeşvi kavurur/kızartır يَشْوِي شوي
24 l-vucuhe yüzleri الْوُجُوهَ وجه
25 bi'se ne sefil oldu بِئْسَ باس
26 ş-şerabu bir içecek الشَّرَابُ شرب
27 ve sa'et ve ne kötü/yıkım وَسَاءَتْ سوا
28 murtefekan refakat/dayanma/dinlenme yeri مُرْتَفَقًا رفق

Notlar

Not 1

*Ateşin.**Hâviyenin (karadeliğin) akresyon diski olan hutameden fırlayan gaz/toz ejaktaları.***Demir veya bakır gibi ağır metallerin ağır şekilde akan sıvı hallerine benzer. Bu ejaktalar sekarın atmosferine girdiklerinde ısınırlar ve ağır metaller erir. Yağmur yağar ancak bu yağmur erimiş ağır metal yağmurları şeklinde olur.****Sıvıyla.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Ateş, nar Kavram 834

834 Cehennem evreninde bulunan cahîmlerin (yakanların) yani karadelik sistemlerinin yaydığı radyasyon. Hâviye=Karadeliğin kendisi; Hawking radyasyonu yayar.Hutame=Karadeliğin akresyon diski; çok şiddetli radyasyon yayar.Lezâ=Ateşin bir özelliği; dokunmasa bile uzaktan yakar.Hâmiye=Çılgın ateş.

18. Kehf Suresi

Ayet 36

Arapça Metin (Harekeli)

2174|18|36|وَمَآ أَظُنُّ ٱلسَّاعَةَ قَآئِمَةً وَلَئِن رُّدِدتُّ إِلَىٰ رَبِّى لَأَجِدَنَّ خَيْرًا مِّنْهَا مُنقَلَبًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2174|18|36|وما اظن الساعه قايمه ولين رددت الي ربي لاجدن خيرا منها منقلبا

Latin Literal

36. Ve mâ ezunnus sâate kâimeten ve le in rudidtu ilâ rabbî le ecidenne hayren minhâ munkalebâ(munkaleben).

Türkçe Çeviri

"Ve zanneder değilim (ki) sâat470 bir dikelendir*; ve eğer ki geri döndürülürsem Rabbime4 mutlak bulurum bir hayır ondan** döndürülen bir akıbet (olarak)."

Ahmed Samira Çevirisi

36 And I do not think/suppose (that) the Hour/Resurrection (is) starting , and if (E) I returned to my Lord I will find (E) better than it a place of return .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değilim وَمَا -
2 ezunnu zanneder (ki) أَظُنُّ ظنن
3 s-saate sâat السَّاعَةَ سوع
4 kaimeten bir dikelendir قَائِمَةً قوم
5 velein ve eğer ki وَلَئِنْ -
6 rudidtu geri döndürülürsem رُدِدْتُ ردد
7 ila إِلَىٰ -
8 rabbi Rabbime رَبِّي ربب
9 leecidenne mutlak bulurum لَأَجِدَنَّ وجد
10 hayran bir hayır خَيْرًا خير
11 minha ondan مِنْهَا -
12 munkaleben döndürülen bir akıbet مُنْقَلَبًا قلب

Notlar

Not 1

*Karşıma dikilir, dikelen olur.**Döndürüldüğüm yerden.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Sâat Kavram 470

470 Kıyamet. Evrenin uzay zaman kumaşının karanlık enerjinin aşırı üflemesi sonucu yırtılması ve evrenin hızla şişirilen (Sur'a üfleme) bir balonun patlaması gibi parçalanması. Yırtıklar ışık hızında tüm evrene yayılacaktır. Parçalanan evren yerçekimi kuvvetiyle tekrar tekillik haline dönecektir.

18. Kehf Suresi

Ayet 38

Arapça Metin (Harekeli)

2176|18|38|لَّٰكِنَّا۠ هُوَ ٱللَّهُ رَبِّى وَلَآ أُشْرِكُ بِرَبِّىٓ أَحَدًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2176|18|38|لكنا هو الله ربي ولا اشرك بربي احدا

Latin Literal

38. Lâkinne huvallâhu rabbî ve lâ uşriku bi rabbî ehadâ(ehaden).

Türkçe Çeviri

Fakat bizler*; "O Allah'tır (ki) Rabbimdir4; ve şirk71 koşmam Rabbime4 birini."

Ahmed Samira Çevirisi

38 But/however I, (to me) He is God my Lord, and I do not share/make partners with my Lord anyone.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lakinna fakat bizler لَٰكِنَّا -
2 huve O هُوَ -
3 llahu Allah'tır اللَّهُ -
4 rabbi Rabbimdir رَبِّي ربب
5 ve la ve وَلَا -
6 uşriku şirk koşmam أُشْرِكُ شرك
7 birabbi Rabbime بِرَبِّي ربب
8 ehaden birini أَحَدًا احد

Notlar

Not 1

*İşaret çoğul 1. şahıs olarak geliyor. Tek tanrıcılar olarak bizler şunu söyleriz... Fakat bizler ise...

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Şirk koşmak/ortak koşmak Kavram 71

71 Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

18. Kehf Suresi

Ayet 40

Arapça Metin (Harekeli)

2178|18|40|فَعَسَىٰ رَبِّىٓ أَن يُؤْتِيَنِ خَيْرًا مِّن جَنَّتِكَ وَيُرْسِلَ عَلَيْهَا حُسْبَانًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ فَتُصْبِحَ صَعِيدًا زَلَقًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2178|18|40|فعسي ربي ان يوتين خيرا من جنتك ويرسل عليها حسبانا من السما فتصبح صعيدا زلقا

Latin Literal

40. Fe asâ rabbî en yu’tiyeni hayran min cennetike ve yursile aleyhâ husbânen mines semâi fe tusbiha saîden zelekâ(zelekan).

Türkçe Çeviri

"Öyle ki umulur ki Rabbim4; ki verir bana hayırlısını senin cennetinden*; ve gönderir üzerine onun** bir hesaplanan*** gökten180; öyle ki sabahlar**** kaygan bir çıplak toprak yüzeyi***** (olarak)"

Ahmed Samira Çevirisi

40 So maybe/perhaps my Lord that He gives/brings me better than your treed garden, and He sends on it thunder storms/small arrows from the sky/space, so it becomes/becomes in the morning slippery/slithery dust.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feasa öyle ki umuldu ki فَعَسَىٰ عسي
2 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
3 en ki أَنْ -
4 yu'tiyeni verir bana يُؤْتِيَنِ اتي
5 hayran hayırlısını خَيْرًا خير
6 min مِنْ -
7 cennetike senin cennetinden جَنَّتِكَ جنن
8 ve yursile ve gönderir وَيُرْسِلَ رسل
9 aleyha üzerine onun عَلَيْهَا -
10 husbanen bir hesaplanmış حُسْبَانًا حسب
11 mine مِنَ -
12 s-semai gökten السَّمَاءِ سمو
13 fetusbiha öyle ki sabahlar فَتُصْبِحَ صبح
14 saiyden bir çıplak toprak yüzeyi صَعِيدًا صعد
15 zelekan bir kaygan زَلَقًا زلق

Notlar

Not 1

*Bahçenden.**Bahçenin.***Ayarlanmış, planlanmış, düşünülmüş.****Cennet.*****Üzerinde ekin bitmez çıplak, kaygan toprak.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

gök; göğü Kavram 180

180 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Tekil olarak; Dünya atmosferi, diğer gezegenlerin atmosferi, galaksimiz içindeki bir nebula/bulutsu ya da evrenin kendisi işaret edilmiş olabilir. Gök kavramı ayetin işareti üzerinden okunmalıdır.

18. Kehf Suresi

Ayet 46

Arapça Metin (Harekeli)

2184|18|46|ٱلْمَالُ وَٱلْبَنُونَ زِينَةُ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَٱلْبَٰقِيَٰتُ ٱلصَّٰلِحَٰتُ خَيْرٌ عِندَ رَبِّكَ ثَوَابًا وَخَيْرٌ أَمَلًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2184|18|46|المال والبنون زينه الحيوه الدنيا والبقيت الصلحت خير عند ربك ثوابا وخير املا

Latin Literal

46. El mâlu vel benûne zînetul hayâtid dunyâ, vel bâkıyâtus sâlihâtu hayrun inde rabbike sevâben ve hayrun emelâ(emelen).

Türkçe Çeviri

Mal ve oğullar ziynetidir856 dünya hayatının; ve bakiler* (olan) sâlihât18 (ise) bir hayırdır (senin) Rabbinin4 indinde/katında bir sevap464 (olarak); ve bir hayırdır bir emel** (olarak).

Ahmed Samira Çevirisi

46 The property/possession/wealth and the sons/sons and daughters (are) the life the present’s/worldly life’s decoration/beauty , and the remainders the correct/righteous deeds (are) better at your Lord (in) a reward/replacement , and better hope.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 el-malu mal الْمَالُ مول
2 velbenune ve oğullar وَالْبَنُونَ بني
3 zinetu ziynetidir زِينَةُ زين
4 l-hayati hayatının الْحَيَاةِ حيي
5 d-dunya dünya الدُّنْيَا دنو
6 velbakiyatu ve bakiler (olan) وَالْبَاقِيَاتُ بقي
7 s-salihatu sâlihât الصَّالِحَاتُ صلح
8 hayrun bir hayırdır خَيْرٌ خير
9 inde indinde/katında عِنْدَ عند
10 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
11 sevaben bir sevap (olarak) ثَوَابًا ثوب
12 ve hayrun ve bir hayırdır وَخَيْرٌ خير
13 emelen bir emel (olarak) أَمَلًا امل

Notlar

Not 1

*Kalıcılar.**Gerçekleştirilmesi zamana bağlı istek.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Sâlihât Kavram 18

18 Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik işler; bu yolla ilgili her şey.

Sevap Kavram 464

464 Ödül, mükâfat, karşılık.

Ziynet Kavram 856

856 Süs, dekorasyon, takı, bezek.

18. Kehf Suresi

Ayet 48

Arapça Metin (Harekeli)

2186|18|48|وَعُرِضُوا۟ عَلَىٰ رَبِّكَ صَفًّا لَّقَدْ جِئْتُمُونَا كَمَا خَلَقْنَٰكُمْ أَوَّلَ مَرَّةٍۭ بَلْ زَعَمْتُمْ أَلَّن نَّجْعَلَ لَكُم مَّوْعِدًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2186|18|48|وعرضوا علي ربك صفا لقد جيتمونا كما خلقنكم اول مره بل زعمتم الن نجعل لكم موعدا

Latin Literal

48. Ve uridû alâ rabbike saffâ(saffen), lekad ci’tumûnâ kemâ halaknâkum evvele merreh(merretin), bel zeamtum ellen nec’ale lekum mev’ıdâ(mev’ıden).

Türkçe Çeviri

Ve arz olundular (senin) Rabbine4 karşı bir saf/sıra (olarak); ant olsun geldiniz bize yarattığımız gibi sizleri evvelki kere627; evet; iddia ettiniz ki asla yapmayız sizlere bir vaat.

Ahmed Samira Çevirisi

48 And they were displayed/exhibited on (to) your Lord (in) a row/line/arranged (and told): "You had come to Us as We created you (on the) first/beginning time , but you claimed/alleged that We not make for you an appointment."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve uridu ve arz olundular وَعُرِضُوا عرض
2 ala karşı عَلَىٰ -
3 rabbike (senin) Rabbine رَبِّكَ ربب
4 saffen bir saf/sıra (olarak) صَفًّا صفف
5 lekad ant olsun لَقَدْ -
6 ci'tumuna geldiniz bize جِئْتُمُونَا جيا
7 kema gibi كَمَا -
8 haleknakum yarttığımız gibi sizleri خَلَقْنَاكُمْ خلق
9 evvele evvelki أَوَّلَ اول
10 merratin kere مَرَّةٍ مرر
11 bel Evet بَلْ -
12 zeamtum iddia ettiniz زَعَمْتُمْ زعم
13 ellen ki asla أَلَّنْ -
14 nec'ale yapmayız نَجْعَلَ جعل
15 lekum sizlere لَكُمْ -
16 mev'iden bir vaat مَوْعِدًا وعد

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

İnsan bedeninin evvelki kez yaratılmış olması. Kavram 627

627 Şerefli Kur'an bütün olarak okunduğunda (6:94 ve 18:48) anlaşılır ki; bu evrene gelmeden önce Rabbimizin huzurunda yine bedenlerimizle yalnız olarak durmuşuz. Dikelmişiz. O'nun huzuruna gelmişiz. 17:51 ayetinde buna ek bir işaret vardır. 17:51 ayetinde dünya hayatında henüz ölmemiş insanlar konuşmaktadır. Resûl Muhammed de onlara cevap vermektedir. Bu ayette geçen 'evvelki kez' yaratılış mutlak ki bu evrene gelmeden önce bedenlerimizle var olduğumuza kesin kanıt oluşturur.

18. Kehf Suresi

Ayet 49

Arapça Metin (Harekeli)

2187|18|49|وَوُضِعَ ٱلْكِتَٰبُ فَتَرَى ٱلْمُجْرِمِينَ مُشْفِقِينَ مِمَّا فِيهِ وَيَقُولُونَ يَٰوَيْلَتَنَا مَالِ هَٰذَا ٱلْكِتَٰبِ لَا يُغَادِرُ صَغِيرَةً وَلَا كَبِيرَةً إِلَّآ أَحْصَىٰهَا وَوَجَدُوا۟ مَا عَمِلُوا۟ حَاضِرًا وَلَا يَظْلِمُ رَبُّكَ أَحَدًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2187|18|49|ووضع الكتب فتري المجرمين مشفقين مما فيه ويقولون يويلتنا مال هذا الكتب لا يغادر صغيره ولا كبيره الا احصيها ووجدوا ما عملوا حاضرا ولا يظلم ربك احدا

Latin Literal

49. Ve vudıal kitâbu fe terel mucrimîne muşfikîne mimmâ fîhi ve yekûlûne yâ veyletenâ mâli hâzel kitâbi lâ yugâdiru sagîreten ve lâ kebîreten illâ ahsâhâ, ve vecedû mâ amilû hâdırâ(hâdıren), ve lâ yazlimu rabbuke ehadâ(ehaden).

Türkçe Çeviri

Ve konuldu kitap*; öyle ki görürsün mücrimleri674 korkanlardır/endişelenenlerdir ondakinden**; ve derler***: "Eyvah bize! Nedir (olan) bu kitaba* (ki) geride bırakmıyor bir küçük ve ne de bir büyük; dışındadır sayar onu; ve buldular yaptıklarını bir hazır (olarak); ve zulmetmez257 (senin) Rabbin4 birisine.

Ahmed Samira Çevirisi

49 And The Book was put/laid/raised , so you see the criminals/sinners afraid/cautious from what (is) in it, and they say: "Oh our calamity/scandal , what to that The Book , (it) does not leave out small/little and nor big/great except it counted/computed it ?" And they found what they made/did present, and your Lord does not cause injustice/oppression (to) anyone.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve vudia ve konuldu وَوُضِعَ وضع
2 l-kitabu kitap الْكِتَابُ كتب
3 fe tera öyle ki görürsün فَتَرَى راي
4 l-mucrimine mücrimleri الْمُجْرِمِينَ جرم
5 muşfikine korkanlar/endişelenenler مُشْفِقِينَ شفق
6 mimma مِمَّا -
7 fihi ondakinden فِيهِ -
8 ve yekulune ve derler وَيَقُولُونَ قول
9 ya veyletena eyvah bize يَا وَيْلَتَنَا -
10 mali nedir (olan) مَالِ -
11 haza bu هَٰذَا -
12 l-kitabi kitaba الْكِتَابِ كتب
13 la لَا -
14 yugadiru geride bırakmıyor يُغَادِرُ غدر
15 sagiraten bir küçük صَغِيرَةً صغر
16 ve la ve ne de وَلَا -
17 kebiraten bir büyük كَبِيرَةً كبر
18 illa dışındadır إِلَّا -
19 ehsaha sayar onu أَحْصَاهَا حصي
20 ve vecedu ve buldular وَوَجَدُوا وجد
21 ma مَا -
22 amilu yaptıklarını عَمِلُوا عمل
23 hadiran bir hazır حَاضِرًا حضر
24 ve la ve وَلَا -
25 yezlimu zulmetmez يَظْلِمُ ظلم
26 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
27 ehaden birisine أَحَدًا احد

Notlar

Not 1

*Ahiret evrenindeki dağsız, dümdüz gezegende saflar halinde dizilen insanlara amel kitapları gösterilmektedir.**Kitabın içeriğinden.***Kendilerine zulmetmiş, şirk koşmuş kimseler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Mücrim Kavram 674

674 Cürüm işleyenler, suçlular.

18. Kehf Suresi

Ayet 50

Arapça Metin (Harekeli)

2188|18|50|وَإِذْ قُلْنَا لِلْمَلَٰٓئِكَةِ ٱسْجُدُوا۟ لِءَادَمَ فَسَجَدُوٓا۟ إِلَّآ إِبْلِيسَ كَانَ مِنَ ٱلْجِنِّ فَفَسَقَ عَنْ أَمْرِ رَبِّهِۦٓ أَفَتَتَّخِذُونَهُۥ وَذُرِّيَّتَهُۥٓ أَوْلِيَآءَ مِن دُونِى وَهُمْ لَكُمْ عَدُوٌّۢ بِئْسَ لِلظَّٰلِمِينَ بَدَلًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2188|18|50|واذ قلنا للمليكه اسجدوا لادم فسجدوا الا ابليس كان من الجن ففسق عن امر ربه افتتخذونه وذريته اوليا من دوني وهم لكم عدو بيس للظلمين بدلا

Latin Literal

50. Ve iz kulnâ lil melâiketiscudû li âdeme fe secedû illâ iblîs(iblîse), kâne minel cinni fe feseka an emri rabbih(rabbihî), e fe tettehızûnehu ve zurriyyetehû evliyâe min dûnî ve hum lekum aduvv(aduvvun), bi’se liz zâlimîne bedelâ(bedelen).

Türkçe Çeviri

Ve dediğimiz zaman meleklere48; secde70 edin Âdem'e50; öyle ki secde70 ettiler iblîs190 dışında; oldu* cinden210; öyle ki fâsık oldu/saptı Rabbinin4 emrinden; öyle ki onu** ve onun*** zürriyetini380 evliya212 mı edinirsiniz astımdan?; ve onlar**** sizlere düşmandır; ne perişan/sefil bir bedel/karşılık oldu zalimlere257.

Ahmed Samira Çevirisi

50 And when We said to the angels: "Prostrate to Adam, so they prostrated except Satan/Iblis (he) was from the Jinns/an intelligent free willing creature created before man , so he debauched from his Lord’s order/command , do you take him and his descendants (as) guardians/allies from other than Me? And they are for you an enemy, and how bad to the unjust/oppressive an exchange/replacement/substitution?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve zaman وَإِذْ -
2 kulna dediğimiz قُلْنَا قول
3 lilmelaiketi meleklere لِلْمَلَائِكَةِ ملك
4 scudu secde edin اسْجُدُوا سجد
5 liademe Adem'e لِادَمَ -
6 fesecedu öyle ki secde ettiler فَسَجَدُوا سجد
7 illa dışında إِلَّا -
8 iblise iblis إِبْلِيسَ -
9 kane oldu كَانَ كون
10 mine مِنَ -
11 l-cinni cinden الْجِنِّ جنن
12 fe fe seka öyle ki fasık oldu/saptı فَفَسَقَ فسق
13 an عَنْ -
14 emri emrinden أَمْرِ امر
15 rabbihi Rabbinin رَبِّهِ ربب
16 efetettehizunehu öyle ki edinir misiniz onu أَفَتَتَّخِذُونَهُ اخذ
17 ve zurriyyetehu ve onun zürriyetini/neslini/soyunu وَذُرِّيَّتَهُ ذرر
18 evliya'e evliya/veliler أَوْلِيَاءَ ولي
19 min مِنْ -
20 duni astımdan دُونِي دون
21 vehum ve onlar وَهُمْ -
22 lekum sizlere لَكُمْ -
23 aduvvun düşmanlık etti عَدُوٌّ عدو
24 bi'se perişan/sefil oldu بِئْسَ باس
25 lizzalimine zalimler için لِلظَّالِمِينَ ظلم
26 bedelen bir bedel/karşılık بَدَلًا بدل

Notlar

Not 1

*İblîs.**İblîsi.***İblîsin.****İblîs ve zürriyeti.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Melek-1 (Cibrîl benzeri şerefli elçi) Kavram 48

48 Yüce Allah'ın indinde/katında/arşında bulunan şerefli elçi Cibril benzeri varlıklar. Kendi iradeleri/akılları vardır. Ancak yaratılış gereği insanlardaki gibi fücur (psikanalizdeki 'id') sahibi değillerdir. Asla kötülük düşüncesi oluşturamazlar. İradeleriyle oluşturdukları her fikir mutlak ki takva içerir.

Âdem, Adem Kavram 50

50 Bilge insandan (Homo Sapiens) ilk nebi/peygamber. Âdem ve eşi örneklemi üzerinden insanlığın başından geçen olaylar Kur'an'la hatırlatılmaktadır. Âdem ve eşinin başından geçen olayların tamamı tüm insanların başından geçmiş olaylardır. Yüce Allah'ın sıfatlarının nasıl tecelli ettiğini öğrenebilen, fikir yürütebilen bir varlık olan Âdem ve eşi bir cennet evreninde rahat ve kolay şekilde yaşamaktaydı. İblîs'in cennet evrenine paralel olan başka bir evrenden fısıldamasıyla Yüce Allah'ın emrine karşı geldiler. Anında tövbe ettiler. Yüce Allah onların tövbelerini kabul etti. İblîs Âdem'e meydan okumaya devam etti. Âdem de kabul etti. Yüce Allah bu karşılıklı meydan okumanın gerçekleşmesine izin verdi. Âdem'i, eşini ve tüm insanları daha alçak olan şu an içinde bulunduğumuz evrene gönderdi. Aynı şekilde İblîs'i ve onun soyundan olan cinleri de paralel bir evrene yerleştirdi. Sınavın kuralı gereği olarak cinlerin insanların kalp ve beyindeki sinir hücrelerine kuantum seviyesinde kendi paralel evrenlerinden fısıldayabilme izni verildi. Tek yapabildikleri fısıldamaktır. Ne yazık ki insanların çoğu bu sınavı kaybetti.

Secde; genel tanım. Kavram 70

70 Yaratılış özelliğiyle diz çöküp boyun eğmek.

iblîs Kavram 190

190 Yüce Allah'ın indinde/katında/arşında bulunan bir varlık. Kendisini daha üstün görerek Yüce Allah’ın Âdem’e yani insanoğluna secde emrine uymamıştır. Bu nedenle kâfir olmuş bir varlıktır. Âdem’e yani insanlığa karşı meydan okuması Yüce Allah tarafından kabul edilmiştir. Bu nedenle Âdemoğlu olarak yani bilge insanlar olarak bir sınavın içindeyiz. Bu sınavın ana konusu insanoğlu olarak Yüce Allah’a, O’nun arşında verdiğimiz mîsâka/antlaşmaya/sözleşmeye uymaktır. İblîs Âdemoğlunun çoğunun bu antlaşmayı bozarak sınavı kaybedeceği varsayımını yapmıştır. Yüce Allah iblîsin zannında doğru çıktığını bildirmektedir. Çoğu insan antlaşmayı bozmuş ve müşrik olmuştur. İnsanların çoğu da bu nedenle cehennemdedir.

Cin Kavram 210

210 İblis ve onun soyundan olan varlıklar. İblis Âdem'e secde etmedi. Yüce Allah'ın emrine karşı geldi ve fâsıklardan/sapanlardan oldu. Bir cennet evrenine yerleştirilen Âdem ve eşini ayartarak Yüce Allah'ın yasağını çiğnetti. Yüce Allah Âdem ve eşiyle birlikte yasağı çiğneyen tüm insanları cennetten indirdi. Âdem derhal tevbe etti. Yüce Allah onun tevbesini kabul etti. İblis Âdem'e meydan okudu. Yüce Allah bu meydan okumaya izin verdi. Âdem soyu olan insanlarla iblis soyu olan cinler arasında 2. tur bir savaş başladı. 2. savaş cennet evreninden daha alçak yerleşimli olan günümüz evreninde şu an devam etmektedir. İnsanoğlu 1. savaşı kaybetti. 2. savaşın içindeyiz. 2. şansımızı kullanıyoruz. Savaş kuralları gereği her doğan insana bir cin yoldaşlık eder. İnsan bu cinle mücadele eder. Cin kendisine verilen izni kullanır. Yani insanın kalbine fısıldar. Kalbine vesvese verir. Yüce Allah'ın dosdoğru yolu olan kutsal kitaplardan uzaklaştırmak ister. İnsanı Yüce Allah'ın emrinden saptırmak ister. Maalesef insanların pek azı haricinde çoğu 2. savaşı da kaybetti. Yüce Allah'ın cehennemi cinden ve insanlardan doldururum sözü hak oldu.

Evliya, veli Kavram 212

212 Veli kelimesinin çoğulu. Veliler. Koruyan, himaye eden yakın arkadaşlar.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Zürriyet Kavram 380

380 Alt nesil, soy. Çoluk çocuk, evlatlar, torunlar vb.

18. Kehf Suresi

Ayet 55

Arapça Metin (Harekeli)

2193|18|55|وَمَا مَنَعَ ٱلنَّاسَ أَن يُؤْمِنُوٓا۟ إِذْ جَآءَهُمُ ٱلْهُدَىٰ وَيَسْتَغْفِرُوا۟ رَبَّهُمْ إِلَّآ أَن تَأْتِيَهُمْ سُنَّةُ ٱلْأَوَّلِينَ أَوْ يَأْتِيَهُمُ ٱلْعَذَابُ قُبُلًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2193|18|55|وما منع الناس ان يومنوا اذ جاهم الهدي ويستغفروا ربهم الا ان تاتيهم سنه الاولين او ياتيهم العذاب قبلا

Latin Literal

55. Ve mâ menean nâse en yu’minû iz câe humul hudâ ve yestagfirû rabbehum illâ en te’tiyehum sunnetul evvelîne ev ye’tiyehumul azâbu kubulâ(kubulen).

Türkçe Çeviri

Ve meneder değildir insanları ki iman47 ederler geldiği zaman onlara kılavuz192; ve istiğfar396 ederler Rablerine4; dışındadır ki gelir onlara sünneti707 evvellerin ya da gelir onlara azap bir kabul* (-le).

Ahmed Samira Çevirisi

55 And what prevented/forbid the people that (E) they believe when the guidance came to them? And they ask for forgiveness (from) their Lord? Except that the first’s/beginner’s law/manner comes to them or the punishment comes to them in front/facing front.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildir وَمَا -
2 menea meneder مَنَعَ منع
3 n-nase insanları النَّاسَ نوس
4 en ji أَنْ -
5 yu'minu iman ederler يُؤْمِنُوا امن
6 iz zaman إِذْ -
7 ca'ehumu geldiği zaman onlara جَاءَهُمُ جيا
8 l-huda doğru yola kılavuz الْهُدَىٰ هدي
9 ve yestegfiru ve istiğfar ederler وَيَسْتَغْفِرُوا غفر
10 rabbehum Rablerine رَبَّهُمْ ربب
11 illa dışında إِلَّا -
12 en ki أَنْ -
13 te'tiyehum gelir onlara تَأْتِيَهُمْ اتي
14 sunnetu sünneti سُنَّةُ سنن
15 l-evveline evvellerin الْأَوَّلِينَ اول
16 ev ya da أَوْ -
17 ye'tiyehumu gelir onlara يَأْتِيَهُمُ اتي
18 l-azabu azabın الْعَذَابُ عذب
19 kubulen bir kabul/karşılama قُبُلًا قبل

Notlar

Not 1

*Önden, yüz yüze karşılama.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

istiğfar Kavram 396

396 Mağfiret dilemek, suçlarının bağışlanmasını dilemek.

Sünnet Kavram 707

707 Kanun, uygulama, yöntem, metot.

18. Kehf Suresi

Ayet 57

Arapça Metin (Harekeli)

2195|18|57|وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّن ذُكِّرَ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِۦ فَأَعْرَضَ عَنْهَا وَنَسِىَ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ إِنَّا جَعَلْنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ أَكِنَّةً أَن يَفْقَهُوهُ وَفِىٓ ءَاذَانِهِمْ وَقْرًا وَإِن تَدْعُهُمْ إِلَى ٱلْهُدَىٰ فَلَن يَهْتَدُوٓا۟ إِذًا أَبَدًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2195|18|57|ومن اظلم ممن ذكر بايت ربه فاعرض عنها ونسي ما قدمت يداه انا جعلنا علي قلوبهم اكنه ان يفقهوه وفي اذانهم وقرا وان تدعهم الي الهدي فلن يهتدوا اذا ابدا

Latin Literal

57. Ve men azlemu mimmen zukkire bi âyâti rabbihî fe a’rada anhâ ve nesiye mâ kaddemet yedâh(yedâhu), innâ cealnâ alâ kulûbihim ekinneten en yefkahûhu ve fî âzânihim vakrâ(vakren) ve in ted’uhum ilel hudâ fe len yehtedû izen ebedâ(ebeden).

Türkçe Çeviri

Ve kim daha zalimdir257 kimseden (ki) zikredildi78 Rabbinin4 ayetleri; öyle ki yüz çevirdi ondan* ve unuttu** iki elinin kıdemlendirdiğini***; doğrusu biz yaptık kalplerinin üzerine bir kın1053 ki fıkıh770 ederler onu****; ve kulaklarına bir ağırlık; ve eğer çağırsan onları kılavuza192 doğru; öyle ki asla kılavuzlanmazlar192 o zaman ebediyen.

Ahmed Samira Çevirisi

57 And who (is) more unjust/oppressive than who was reminded with his Lord’s evidences/signs/verses, so he objected/turned away from it, and he forgot what his two hands advanced/introduced/ undertook , We (E) had made/put covers/protections on their hearts/minds that they understand/know it , and in their ears deafness/weight , and if you call them to the guidance, so they will never/not be guided then ever (E).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve men ve kim وَمَنْ -
2 ezlemu daha zalimdir أَظْلَمُ ظلم
3 mimmen kimseden مِمَّنْ -
4 zukkira zikredildi ذُكِّرَ ذكر
5 biayati ayetleri بِايَاتِ ايي
6 rabbihi Rabbinin رَبِّهِ ربب
7 feea'rade öyle ki yüz çevirdi فَأَعْرَضَ عرض
8 anha ondan عَنْهَا -
9 ve nesiye ve unuttu وَنَسِيَ نسي
10 ma مَا -
11 kaddemet kıdemlendirdiğini قَدَّمَتْ قدم
12 yedahu ellerinin يَدَاهُ يدي
13 inna doğrusu biz إِنَّا -
14 cealna yaptık جَعَلْنَا جعل
15 ala üzerine عَلَىٰ -
16 kulubihim kalplerinin قُلُوبِهِمْ قلب
17 ekinneten bir kın أَكِنَّةً كنن
18 en ki أَنْ -
19 yefkahuhu fıkıh ederler onu يَفْقَهُوهُ فقه
20 ve fi ve وَفِي -
21 azanihim kulaklarına اذَانِهِمْ اذن
22 vekran bir ağırlık وَقْرًا وقر
23 ve in ve eğer وَإِنْ -
24 ted'uhum çağırsan onları تَدْعُهُمْ دعو
25 ila doğru إِلَى -
26 l-huda doğru yola kılavuza الْهُدَىٰ هدي
27 felen öyle ki asla فَلَنْ -
28 yehtedu doğru yola kılavuzlanmazlar يَهْتَدُوا هدي
29 izen o zaman إِذًا -
30 ebeden ebediyen أَبَدًا ابد

Notlar

Not 1

*Ayetten.**Yüce Allah'a arşta verdiği sözü, ahdi unutur. ***Öne aldığını. ****Ayeti. Yüce Allah'ın ayetini kalplerindeki kınla anlarlar. Böylece ayetlerin hak/gerçek anlamlarını asla anlayamazlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Zikir/zikr Kavram 78

78 Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Fıkıh Kavram 770

770 Anlamak, kavramak, iç yüzünü anlamak, anlayış, bilincine varmak.

18. Kehf Suresi

Ayet 58

Arapça Metin (Harekeli)

2196|18|58|وَرَبُّكَ ٱلْغَفُورُ ذُو ٱلرَّحْمَةِ لَوْ يُؤَاخِذُهُم بِمَا كَسَبُوا۟ لَعَجَّلَ لَهُمُ ٱلْعَذَابَ بَل لَّهُم مَّوْعِدٌ لَّن يَجِدُوا۟ مِن دُونِهِۦ مَوْئِلًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2196|18|58|وربك الغفور ذو الرحمه لو يواخذهم بما كسبوا لعجل لهم العذاب بل لهم موعد لن يجدوا من دونه مويلا

Latin Literal

58. Ve rabbukel gafûru zur rahmeh(rahmeti), lev yuâhızuhum bi mâ kesebû le accele lehumul azâb(azâbe), bel lehum mev’ıdun len yecidû min dûnihî mev’ilâ(mev’ilen).

Türkçe Çeviri

Ve (senin) Rabbin4 Gafûr’dur20; rahmet271 sahibidir; şayet tutarsa* onları kazandıklarıyla; mutlak acele ederdi onlara azabı; evet! Onlaradır bir vaat (ki) asla bulamazlar astından onun** bir sığınak.

Ahmed Samira Çevirisi

58 And your Lord (is) the forgiving, (owner) of the mercy, if He punishes/takes them because (of)what they gained/gathered/acquired , He would have hurried/hastened for them the torture, but for them (is) an appointment, they will never/not find from other than it a shelter/refuge .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve rabbuke ve (senin) Rabbin وَرَبُّكَ ربب
2 l-gafuru Gafûr’dur الْغَفُورُ غفر
3 zu sahibidir ذُو -
4 r-rahmeti Rahmet الرَّحْمَةِ رحم
5 lev şayet لَوْ -
6 yuahizuhum tutarsa onları يُؤَاخِذُهُمْ اخذ
7 bima بِمَا -
8 kesebu kazandıklarıyla كَسَبُوا كسب
9 leaccele mutlak acele ederdi لَعَجَّلَ عجل
10 lehumu onlara لَهُمُ -
11 l-azabe azabı الْعَذَابَ عذب
12 bel evet بَلْ -
13 lehum onlardır لَهُمْ -
14 mev'idun bir vaat مَوْعِدٌ وعد
15 len asla لَنْ -
16 yecidu bulamazlar يَجِدُوا وجد
17 min مِنْ -
18 dunihi astından onun دُونِهِ دون
19 mev'ilen bir sığınak مَوْئِلًا وال

Notlar

Not 1

*Allah.**O vaadin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Gafûr Kavram 20

20 Bağışlayan.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

18. Kehf Suresi

Ayet 81

Arapça Metin (Harekeli)

2219|18|81|فَأَرَدْنَآ أَن يُبْدِلَهُمَا رَبُّهُمَا خَيْرًا مِّنْهُ زَكَوٰةً وَأَقْرَبَ رُحْمًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2219|18|81|فاردنا ان يبدلهما ربهما خيرا منه زكوه واقرب رحما

Latin Literal

81. Fe erednâ en yubdilehumâ rabbuhumâ hayren minhu zekâten ve akrebe ruhmâ(ruhmen).

Türkçe Çeviri

"Öyle ki murat ettik ki değiştirir ikisine* Rableri4 bir hayırlısını ondan**; bir zekâttır1063*** ve daha yakın bir rahmettir271."

Ahmed Samira Çevirisi

81 So We wanted/intended that their (B)’s Lord exchanges/substitutes (for) them (B) better than him and purification/correction and nearer/closer (in) mercy/relation.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feeradna öyle ki murat ettik فَأَرَدْنَا رود
2 en ki أَنْ -
3 yubdilehuma değiştirir ikisine يُبْدِلَهُمَا بدل
4 rabbuhuma Rableri رَبُّهُمَا ربب
5 hayran bir hayırlısını خَيْرًا خير
6 minhu ondan مِنْهُ -
7 zekaten bir zekâttır زَكَاةً زكو
8 ve ekrabe ve daha yakın وَأَقْرَبَ قرب
9 ruhmen bir rahmettir (olarak) رُحْمًا رحم

Notlar

Not 1

*Ana babaya.**Katledilen oğlandan.***Verilen bir zekâtın yaptığı gibi; malı/bilgiyi/her şeyi daha fazlasıyla, daha iyisiyle, daha hayırlısıyla değiştirir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

18. Kehf Suresi

Ayet 82

Arapça Metin (Harekeli)

2220|18|82|وَأَمَّا ٱلْجِدَارُ فَكَانَ لِغُلَٰمَيْنِ يَتِيمَيْنِ فِى ٱلْمَدِينَةِ وَكَانَ تَحْتَهُۥ كَنزٌ لَّهُمَا وَكَانَ أَبُوهُمَا صَٰلِحًا فَأَرَادَ رَبُّكَ أَن يَبْلُغَآ أَشُدَّهُمَا وَيَسْتَخْرِجَا كَنزَهُمَا رَحْمَةً مِّن رَّبِّكَ وَمَا فَعَلْتُهُۥ عَنْ أَمْرِى ذَٰلِكَ تَأْوِيلُ مَا لَمْ تَسْطِع عَّلَيْهِ صَبْرًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2220|18|82|واما الجدار فكان لغلمين يتيمين في المدينه وكان تحته كنز لهما وكان ابوهما صلحا فاراد ربك ان يبلغا اشدهما ويستخرجا كنزهما رحمه من ربك وما فعلته عن امري ذلك تاويل ما لم تسطع عليه صبرا

Latin Literal

82. Ve emmel cidâru fe kâne li gulâmeyni yetîmeyni fîl medîneti ve kâne tahtehu kenzun lehumâ ve kâne ebûhumâ sâlihâ(sâlihan), fe erâde rabbuke en yeblugâ eşuddehumâ ve yestahricâ kenzehumâ rahmeten min rabbik(rabbike) ve mâ fealtuhu an emrî, zâlike te’vîlu mâ lem testı’ aleyhi sabrâ(sabren).

Türkçe Çeviri

"Ve gelince duvara; öyle ki olmuştu* şehirdeki yetim iki gılmâna412; ve olmuştu altında onun** bir hazine o ikisine***; ve olmuştu babaları o ikisinin**** bir sâlih777; öyle ki murat etti (senin) Rabbin4 ki erişsin o ikisi***** güçlü çağlarına; ve çıkarsın o ikisi***** hazinelerini; bir rahmettir271 (senin) Rabbinden4; ve faaliyet etmiş değilim onu kendi emrimden/işimden; işte bu; tevilidir401 asla itaat edemediğinin****** kendisi üzerine bir sabır51."

Ahmed Samira Çevirisi

82 And as for the wall, so it was (belonging) to two boys , two orphans in the city/town, and under it was a treasure/buried treasure for them (B), and their (B)’s father was correct/righteous, so your Lord wanted/willed that they (B) reach their (B)’s maturity/strength, and they (B) bring out their (B)’s treasure/buried treasure, mercy from your Lord, and I did not make/do it from my matter/affair, that (is) explanation/interpretation (of) what you were not able (to have) patience on it.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve emma ve gelince وَأَمَّا -
2 l-cidaru duvara الْجِدَارُ جدر
3 fekane öyle ki olmuştu فَكَانَ كون
4 ligulameyni iki gılmâna لِغُلَامَيْنِ غلم
5 yetimeyni iki yetim يَتِيمَيْنِ يتم
6 fi فِي -
7 l-medineti şehirde الْمَدِينَةِ مدن
8 ve kane ve olmuştu وَكَانَ كون
9 tehtehu altında onun تَحْتَهُ تحت
10 kenzun bir hazine كَنْزٌ كنز
11 lehuma ikisine لَهُمَا -
12 ve kane ve olmuştu وَكَانَ كون
13 ebuhuma babaları ikisinin أَبُوهُمَا ابو
14 salihen bir salih صَالِحًا صلح
15 feerade öyle ki murat etti فَأَرَادَ رود
16 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
17 en ki أَنْ -
18 yebluga ulaşır ikisi يَبْلُغَا بلغ
19 eşuddehuma daha şiddetlisine أَشُدَّهُمَا شدد
20 ve yestehrica ve çıkarsın ikisi وَيَسْتَخْرِجَا خرج
21 kenzehuma hazinelerini كَنْزَهُمَا كنز
22 rahmeten bir rahmettir رَحْمَةً رحم
23 min مِنْ -
24 rabbike (senin) Rabbinden رَبِّكَ ربب
25 ve ma ve değilim وَمَا -
26 fealtuhu faaliyete geçirir onu فَعَلْتُهُ فعل
27 an عَنْ -
28 emri emrimden أَمْرِي امر
29 zalike işte budur ذَٰلِكَ -
30 te'vilu tevili تَأْوِيلُ اول
31 ma مَا -
32 lem asla لَمْ -
33 testia' itaat edemediğin تَسْطِعْ طوع
34 aleyhi kendisi üzerine عَلَيْهِ -
35 sabran bir sabır صَبْرًا صبر

Notlar

Not 1

*Duvar.**Duvarın.***O iki gılmâna.****O iki gılmânın.*****O iki gılmân.******Uyum gösteremediğin, dayanamadığın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Sabır/sabr. Kavram 51

51 Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

Tevil Kavram 401

401 Yorumlamak, mana vermek, anlamlandırmak.

Gılmân Kavram 412

412 Delikanlı. Oğlan.

Sâlih Kavram 777

777 Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik.

18. Kehf Suresi

Ayet 87

Arapça Metin (Harekeli)

2225|18|87|قَالَ أَمَّا مَن ظَلَمَ فَسَوْفَ نُعَذِّبُهُۥ ثُمَّ يُرَدُّ إِلَىٰ رَبِّهِۦ فَيُعَذِّبُهُۥ عَذَابًا نُّكْرًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2225|18|87|قال اما من ظلم فسوف نعذبه ثم يرد الي ربه فيعذبه عذابا نكرا

Latin Literal

87. Kâle emmâ men zaleme fe sevfe nuazzibuhu summe yureddu ilâ rabbihî fe yuazzibuhu azâben nukrâ(nukren).

Türkçe Çeviri

Dedi*: “Zulmetmiş257 kimseye** gelince; öyle ki yakında azap edeceğiz ona***; sonra geri döndürülür**** Rabbine4; öyle ki azap eder***** ona*** yadırganası bir azapla."

Ahmed Samira Çevirisi

87 He said: "As for who caused injustice/oppression, so we will/shall torture him, then he be returned to his Lord, so He tortures him an awful/obscene/severe torture."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 emma gelince أَمَّا -
3 men kimseye مَنْ -
4 zeleme zulmetmiş ظَلَمَ ظلم
5 fesevfe öyle ki, yakında فَسَوْفَ -
6 nuazzibuhu azap ederiz ona نُعَذِّبُهُ عذب
7 summe sonra ثُمَّ -
8 yuraddu geri döndürülür يُرَدُّ ردد
9 ila إِلَىٰ -
10 rabbihi Rabbine رَبِّهِ ربب
11 fe yuazzibuhu öyle ki, azap eder (Rabbi) ona فَيُعَذِّبُهُ عذب
12 azaben bir azapla عَذَابًا عذب
13 nukran yadırganası نُكْرًا نكر

Notlar

Not

Zülkarneyn zulmeden Lydia Kralı Kroisos’a karşı savaş kararı alıyor: 18:87 ayetinde “Dedi: “Zulmetmiş kimseye gelince; öyle ki yakında azap ederiz ona” buyrulmuştur. Arapça gramer olarak bakıldığında azap edilecek kimse tekil ve 3. eril şahıs olarak gelmiştir. Anlarız ki azaba uğrayacak kimse bir kavim değil, bir toplum değil bir kimsedir. Bu da Pers Kralı II. Kiros’un (Zülkarneyn’in) direkt olarak Lydia Kralı Kroisos’u hedef aldığını bizlere gösterir. Doğal olarak II. Kiros (Zülkarneyn)Kapadokya halkına zulmeden Lydia Kralı Kroisos’a karşı savaş ilan etmiştir. Ayetten anlarız ki Zülkarneyn hedefinde hemen başarılı olamayacaktır. Ayetteki “yakında” geçişi önemlidir. Bu da Zülkarneyn’in hedefine ulaşması için belirli bir zaman geçeceğini bizlere bildirir. Aşağıdaki resimde Kroisos tasviri görülmektedir. Kırmızı figürlü amfora, MÖ 500-490 civarı boyanmış. Bu kral zenginliğiyle ün salmıştır. Lydia Krallığı topraklarındaki altın kaynaklarının fazlalığı nedeniyle Kroisos servetine servet katmıştı. Bu altın günümüz Bozdağ’dan (Tmolos Dağları) çıkan ve dönemin başkenti Sardis’ten geçen Sart Çayı’ndan (Paktolos) elde ediliyordu. Bu krallığın başkenti ülkemizin Manisa ili Salihli ilçesi Sart kasabasında bulunan Sardis antik şehridir. Zülkarneyn’in Kapadokya halkına zulmeden Lydia Kralı Kroisos’a karşı savaş kararı almasıyla birlikte Sultan Sazlığında konaklayan II. Kiros’un ordusu Lydia Kralı Kroisos’un ordusuna doğru harekete geçmiştir. O dönemde Lydia Kralı Kroisos ve ordusu yeni fethettiği Kapadokya’nın başkenti olan Pteria (Yozgat ili/Sorgun İlçesi Şahmuratlı Köyü'nde bulunan Kerkenes Harabeleri) şehrinde ve çevresindedir. II. Kiros Pteria şehrine geldiğinde hâlen bu bölgede olan Lydia Kralı Kroisos’un ordusuyla savaş için karşılaşmıştır. İki ordunun karşılaşması MÖ 547 sonbaharında olmuştur. Pteria yakınlarında yapılan savaşta yenen veya yenilen olmamıştır. Pers Kralı II. Kiros hedefine ulaşamamıştır. Lydia Kralı Kroisos geriye başkenti Sardis’e yani günümüz Manisa’nın Salihli ilçesi, Sart beldesine çekilmiştir. Amacı kış dönemini fırsat bilip güçlenmek, müttefikleri Babilliler, Mısırlılar ve özellikle Spartalılardan destek almaktır. Pers Kralı II. Kiros’un kendisini takip edeceğini düşünmemiştir. Ancak 18:87 ayetine göre Zülkarneyn’in zulmetmiş kimse olan Lydia Kralı Kroisos’un peşini bırakmaya niyeti yoktur. Yakın bir zamanda Zülkarneyn ve ordusu zalim Lydia Kralı Kroisos’a azabı tattıracaktır.Pers Kralı II. Kiros geriye dönmez ve savaşı devam ettirme kararı alır. Ege bölgesine doğru ordusunu ilerletir. MÖ 547 Aralık ayında Sardis'in kuzeyindeki ovada iki ordu tekrar karşılaşır. Lydia Kralı Kroisos ordusunu olabildiğince takviye etmiştir. Kroisos’un ordusu Pers Kralı II. Kiros’un ordusundan iki kat daha büyüktür. Ancak Pers Kralı II. Kiros zalim Lydia Kralı Kroisos’u buna rağmen mağlup etmiştir (Thymbra Muharebesi). Bu savaş belirleyici olmuştur ve 14 günlük Sardis kuşatmasından sonra şehir düşmüş ve Lydia Krallığı II. Kiros (Zülkarneyn) ve ordusu tarafından ele geçirilmiştir. Pers Kralı II. Kiros (Zülkarneyn) Lydia Kralı Kroisos’u ele geçirdikten sonra ne yaptı, onu öldürdü mü?18:87 ayetinde “sonra geri döndürülür Rabbine; öyle ki azap eder (Rabbi) ona bir azapla; bilinmeyen” buyrulmuştur. Anlarız ki Zülkarneyn esir düşmüş olan Lydia Kralı Kroisos’u öldürtmemiştir. Zülkarneyn Lydia Kralı Kroisos’a sadece azabı tattırmıştır. Gramer açısından baktığımızda ayette “yureddu” yani “geri döndürülür” fiilinin geniş zaman ve pasif geldiğini görürüz. Bu da bizlere Zülkarneyn’in Lydia Kralı Kroisos’u öldürtmediğini, büyük azabı Yüce Allah’a bıraktığını düşündürür. Tarihî kayıtlarda, Yunan yazar Herodot'a göre, Pers Kralı II. Kiros savaştan sonra Lydia Kralı Kroisos’a iyi ve saygılı davranmıştır. Hatta onu yanında tutmuş, önemli konularda kendisine danışmıştır.

Not 1

*Zülkarneyn.**Lydia Kralı Kroisos.***Lydia Kralı Kroisosa.****Ahiret evreninde yaptığı bu zulmün karşılığını eksiksiz görür.*****Rabbi.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

18. Kehf Suresi

Ayet 95

Arapça Metin (Harekeli)

2233|18|95|قَالَ مَا مَكَّنِّى فِيهِ رَبِّى خَيْرٌ فَأَعِينُونِى بِقُوَّةٍ أَجْعَلْ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُمْ رَدْمًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2233|18|95|قال ما مكني فيه ربي خير فاعينوني بقوه اجعل بينكم وبينهم ردما

Latin Literal

95. Kâle mâ mekkennî fîhi rabbî hayrun fe eînûnî bi kuvvetin ec’al beynekum ve beynehum redmâ(redmen).

Türkçe Çeviri

Dedi*: “İmkân sağladığı Rabbimin4 kendisinde bir hayırdır; öyle ki yardım edin bana bir kuvvetle (ki) yaparım sizin aranızla ve onlar arasına bir duvar/bir set/bir baraj."

Ahmed Samira Çevirisi

95 He said: "What my Lord highly positioned/strengthened/empowered me in it (is) best , so help/support me with power/strength , I make/create/put between you and between them a blockage/barrier ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 ma مَا -
3 mekkenni imkân sağladığı مَكَّنِّي مكن
4 fihi kendisinde فِيهِ -
5 rabbi Rabbimin رَبِّي ربب
6 hayrun hayırlıdır خَيْرٌ خير
7 feeiynuni öyle ki yardım edin bana فَأَعِينُونِي عون
8 bikuvvetin bir kuvvetle بِقُوَّةٍ قوي
9 ec'al yaparım أَجْعَلْ جعل
10 beynekum sizin aranızla بَيْنَكُمْ بين
11 ve beynehum ve onlar arasına وَبَيْنَهُمْ بين
12 radmen bir duvar/bir set/bir baraj رَدْمًا ردم

Notlar

Not

Zülkarneyn onların vereceği haracın önemsiz olduğunu, onların vereceği haraca ihtiyacı olmadığını, Yüce Allah’ın kendisini zaten güç ve kuvvet içinde kıldığını, bunun kendisine verilecek olan haraçtan daha hayırlı olduğunu bildirmiştir.Anlıyoruz ki Zülkarneyn setleri tamir etmeyi veya güçlendirmeyi kabul etmiştir. Setlerin tamiri için herkesin imece usulüyle, ellerinden gelen her türlü kuvvetle yardım etmesini istemiştir. Toplum için yapılan bir işte toplumun her bireyi aktif katkı sağlamalıdır.

Not 1

*Zülkarneyn.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

18. Kehf Suresi

Ayet 98

Arapça Metin (Harekeli)

2236|18|98|قَالَ هَٰذَا رَحْمَةٌ مِّن رَّبِّى فَإِذَا جَآءَ وَعْدُ رَبِّى جَعَلَهُۥ دَكَّآءَ وَكَانَ وَعْدُ رَبِّى حَقًّا

Arapça Metin (Harekesiz)

2236|18|98|قال هذا رحمه من ربي فاذا جا وعد ربي جعله دكا وكان وعد ربي حقا

Latin Literal

98. Kâle hâzâ rahmetun min rabbî, fe izâ câe va’du rabbî cealehu dekkâ’(dekkâe), ve kâne va’du rabbî hakkâ(hakkan).

Türkçe Çeviri

Dedi*: “Bu, bir rahmettir271 Rabbimden4; öyle ki geldiği zaman vaadi Rabbimin4; yaptı onu** yerle bir/dümdüz; ve oldu vaadi Rabbimin4 bir hak/gerçek."

Ahmed Samira Çevirisi

98 He said: "That (is) mercy from my Lord, so if my Lord’s promise came, he made it flattened/leveled off and my Lord’s promise was truthfully (truthful) ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 haza bu هَٰذَا -
3 rahmetun Bir rahmettir رَحْمَةٌ رحم
4 min مِنْ -
5 rabbi Rabbimden رَبِّي ربب
6 feiza öyle ki, zaman فَإِذَا -
7 ca'e geldiği جَاءَ جيا
8 vea'du vaadi وَعْدُ وعد
9 rabbi Rabbimin رَبِّي ربب
10 cealehu yaptı onu جَعَلَهُ جعل
11 dekka'e yerle bir/dümdüz دَكَّاءَ دكك
12 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
13 vea'du vaadi وَعْدُ وعد
14 rabbi Rabbimin رَبِّي ربب
15 hakkan bir hak/bir gerçek حَقًّا حقق

Notlar

Not

Zülkarneyn, bu seddin Yüce Allah’tan gelen, zulme uğrayan bir kavim için bir rahmet olduğunu bildiriyor:Açık ve net olarak anlarız ki zulme uğrayan bir topluma Yüce Allah rahmet etmiştir. Zülkarneyn’i vesile kılarak bu topluma yardım etmiştir. Yüce Allah bir kavme rahmetini bağışladığı vakit artık o kavme bir korku, bir hüzün asla olmaz. Kötülüklerden uzak kalır. Ancak Yüce Allah bir toplumdan rahmetini çekti mi artık o kavmin yüzü asla gülmez. Zülkarneyn’in yaptığı seddi Yüce Allah bir zaman mutlaka yıkacaktır:Anlarız ki Yüce Allah bu seddi bir zaman mutlaka yıkacaktır. Bu vaat kesinlikle gerçekleşecek olan bir vaattir; bir gerçektir. Seddi Yacuc ve Macuc yıkmayacaktır. Yüce Allah’ın bizzat kendisi yıkacaktır. Yüce Allah’ın emir ve işleri uygulamasına Yüce Allah’ın sünneti diyoruz. Deprem gibi doğal afetler Yüce Allah’ın ayetleridir. Anlıyoruz ki deprem veya benzeri bir doğal afetle bu setler bir zaman kesin olarak yıkılacaktır. İki setten en az birisi ne zaman yıkıldı?Ayetleri iyi anlamak için Kur’an’ı bir bütün olarak anlamak zorundayız. Yacuc ve Macuc kavimleri Enbiya suresi 96. ayetinde de geçer.21:96 Ta ki açıldığı vakit önü Yacucun ve Yacucun; ve onlar her bir tepeden inerler/yayılırlar/çoğalırlar/ürerler. 21:97 Ve yaklaştı vaat, hak/gerçek; öyle ki, o vakit o donup kalandır; kâfirlik etmiş kimselerin gözleri; vah bize! Muhakkak olduk bir gaflet içinde bundan; evet! Olduk zalimler. Kur’an bir bütün olarak okunmalıdır. Ayetler konu bütünlüğü dikkate alınmadan, cımbızla çeker gibi alınıp yorumlandığında yanlış anlaşılmalar kaçınılmazdır. Nitekim bu ayetler de yanlış anlaşılmıştır. 21:97 ayetindeki “vakterabel va’du” yani “ve yaklaştı vaat” geçişini kıyametin başlama zamanı olarak yanlış olarak anlarsak bu kez bir önceki ayette geçen Yacuc ve Macuc kavimlerinin önünün açılmasının kıyametin hemen öncesi olacağını anlamak zorunda kalırız. Bu anlayış yanlıştır. Kur’an’da kıyamet durumu saat kelimesi ile işaret edilmiştir. 54:1 ayetinde Yüce Allah ‘Yaklaştı saat’ buyurmuştur. Vaat ise daha geniş bir kelimedir. Saati de kapsar. Yüce Allah’ın dinozorları yok eden gök taşını dünyaya düşürmesi de bir vaattir. Ancak saat değildir. Saat, evrenin tamamen yok olma sürecidir. Lut peygamberin kavmini yok eden ve havada patlayan “airburst’’ gök taşı da bir vaattir. Ancak saat değildir. Vaadin yakın olduğu Rabb’imiz tarafından bildiriliyor. Vaat saat olmadığı için seddin yıkılması kıyamet gününe yakın olmak zorunda değildir. Hatta bu seddin Kur’an inmeden önce bir zamanda yıkılmış olduğu anlaşılabilir. Setler nasıl yıkılmış olabilir?Setleri depremlerin yıkmış olması en muhtemeldir. Arap yarımadası plakasıyla Avrupa plakası etkileşimi nedeniyle Kafkas Dağları depremler açısından son derece aktif ve büyük depremler üretebilen bir bölgedir. Yıkıcı depremlerin ciddi can ve mal kayıplarına yol açtığı bir bölgedir.Aşağıdaki resimde MS 50 ile 2013 yılı arasında bu bölgede gerçekleşmiş olan depremler gösterilmiştir. Açık mavi kareler moment büyüklüğü 5 Görüldüğü üzere Daryal ve Derbent geçitleri tam da aktif fay hatları üzerindedir. Bu fayların da çok yıkıcı depremler oluşturmuş olduğu görülmektedir. Elimizde II. Kiros Dönemi ve daha sonrasını gösteren (En erken veri MS 50’ye kadar) bu bölgede gerçekleşmiş deprem kayıtları maalesef yoktur. Ancak Yüce Allah’ın iş ve oluşları doğa güçleri aracılığıyla gerçekleştirdiği düşünüldüğünde II. Kiros’un demir destekli onardığı veya sağlamlaştırdığı setlerin daha sonra depremler nedeniyle yıkıldığını söyleyebiliriz. II. Kiros’un inşa ettiği setlerin ne zaman yıkıldığını kesin olarak bilemiyoruz. Ancak tarihi kayıtlara göre Derbent bölgesinde MS 1 ve 3. yüzyıllar arası önemli bir refah dönemi yaşanmıştır. 4. yüzyılda göçebe akınlarının yeniden başladığı anlaşılmaktadır. Bu akınlara karşı 5. yüzyılda Sasani hükümdarlığı kale ve surlarla önlemler almaya çalışmıştır. Kesin olarak anlıyoruz ki Zülkarneyn’in inşa ettiği setler Kur’an inmeye başlamasından önce Yüce Allah tarafından yıkılmıştır. Yerle bir edilmiştir, dümdüz edilmiştir. Yacuc-Macuc kavimlerinin her tepeden yayılmaları (çoğalmaları):Yüce Allah’ın seddi bir zaman yıkmasıyla bu iki kavmin yani Kimmerler ve İskitlerin önündeki engel kalktığı için bu iki kavim tüm yeryüzüne yayılmıştır. Ayette geçen “yensilûn” kelimesinin yayılma dışında çoğalma anlamının da olması Kur’an’ın büyük bir mucizesidir. Bu kavimler yeryüzüne yayıldıkça nesiller olarak da çoğalmış ve yeryüzüne hâkim olmuştur. Genetik çalışmalar dikkate alındığında görülür ki günümüzde yeryüzünde yaşayan insanların çoğunluğu Y-DNA’sında haplo grup R taşımaktadır. Bu R haplo geni de Kimmerler (Yacuc) ve İskitlerle (Macuc) direkt olarak ilişkilidir. Diğer bir deyişle Yacuc ve Macuc kavimleri seddin açılmasıyla tüm yeryüzüne zaten yayılmışlardır.

Not 1

*Zülkarneyn.**Setti.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

18. Kehf Suresi

Ayet 105

Arapça Metin (Harekeli)

2243|18|105|أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِمْ وَلِقَآئِهِۦ فَحَبِطَتْ أَعْمَٰلُهُمْ فَلَا نُقِيمُ لَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ وَزْنًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2243|18|105|اوليك الذين كفروا بايت ربهم ولقايه فحبطت اعملهم فلا نقيم لهم يوم القيمه وزنا

Latin Literal

105. Ulâikellezîne keferû bi âyâti rabbihim ve likâihî fe habitat a’mâluhum fe lâ nukîmu lehum yevmel kıyameti veznâ(veznen).

Türkçe Çeviri

İşte bunlar (ki) kâfirlik25 etmiş kimselerdir Rablerinin4 ayetlerine400; ve karşılaşmaya* O’na**; öyle ki boşa çıktı*** amelleri1072; öyle ki dikmeyiz/kurmayız**** onlara kıyamet günü bir mizan658.

Ahmed Samira Çevirisi

105 Those are those who disbelieved with their Lord’s verses/evidences and meeting Him, so their deeds failed/wasted, so We do not take care of (evaluate) for them a weight/measure (on) the Resurrection Day.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
2 ellezine kimselerdir الَّذِينَ -
3 keferu kâfilik ettiler كَفَرُوا كفر
4 biayati ayetlerine بِايَاتِ ايي
5 rabbihim Rablerinin رَبِّهِمْ ربب
6 velikaihi ve karşılaşma O’na وَلِقَائِهِ لقي
7 fehabitat öyle ki boşa çıktı فَحَبِطَتْ حبط
8 ea'maluhum amelleri أَعْمَالُهُمْ عمل
9 fela öyle ki فَلَا -
10 nukimu dikmeyiz/kurmayız نُقِيمُ قوم
11 lehum onlara لَهُمْ -
12 yevme günü يَوْمَ يوم
13 l-kiyameti kıyamet الْقِيَامَةِ قوم
14 veznen bir terazi وَزْنًا وزن

Notlar

Not 1

*Yüce Allah'ın kutsal kitaplardaki belirttiği dışında beklentiye girenler. Örneğin Yüce Allah'ın astından kulların kendisine şefaat edeceğine inanmak Yüce Allah'la karşılaşmayı yalanlamaktır. **Allah'a.***Sıfırla çarpılır.****Anlarız ki her insana bir mizan kurulmayacaktır. Kâfirler ve müşriklerin amelleri sıfırla çarpıldığı için mizana gerek yoktur. Cehenneme sokulacaklardır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Yüce Allah'ın ayetlerine kâfirlik etmek. Kavram 400

400 Yüce Allah'ın ayetlerini örtmek, gizlemek. Ayetleri kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek de kâfirlik etmektir. Kutsal kitapların hükümlerini örten hadis/söylenti kitaplarına tabi olanlar Yüce Allah'ın ayetlerine kâfirlik etmiş olur.

Mizan Kavram 658

658 Tartı/terazi/ölçen mekanizma.

18. Kehf Suresi

Ayet 109

Arapça Metin (Harekeli)

2247|18|109|قُل لَّوْ كَانَ ٱلْبَحْرُ مِدَادًا لِّكَلِمَٰتِ رَبِّى لَنَفِدَ ٱلْبَحْرُ قَبْلَ أَن تَنفَدَ كَلِمَٰتُ رَبِّى وَلَوْ جِئْنَا بِمِثْلِهِۦ مَدَدًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2247|18|109|قل لو كان البحر مدادا لكلمت ربي لنفد البحر قبل ان تنفد كلمت ربي ولو جينا بمثله مددا

Latin Literal

109. Kul lev kânel bahru midâden li kelimâti rabbî le nefidel bahru kable en tenfede kelimâtu rabbî ve lev ci’nâ bi mislihî mededâ(mededen).

Türkçe Çeviri

De ki: "Şayet olduysa (bile) bahr236 bir mürekkep kelimelerine416 Rabbimin4; mutlak tükenir bahr236 öncesi ki tükenir kelimeleri416 Rabbimin4; ve şayet geldiysek (de) misliyle870 onun* bir medet1037 olarak."

Ahmed Samira Çevirisi

109 Say: "If the sea/ocean was ink/writing liquid for my Lord’s words/expressions, the sea/ocean would have been depleted/exhausted (E) before that my Lord’s words/expressions deplete/exhaust , and even if We came with equal/alike to it (to the sea/ocean) (for) ink/writing liquid (as) an extension/spread."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 lev şayet لَوْ -
3 kane olduysa كَانَ كون
4 l-behru bahr الْبَحْرُ بحر
5 midaden bir mürekkep مِدَادًا مدد
6 likelimati kelimelerine لِكَلِمَاتِ كلم
7 rabbi Rabbimin رَبِّي ربب
8 lenefide mutlak tükenir لَنَفِدَ نفد
9 l-behru bahr الْبَحْرُ بحر
10 kable öncesi قَبْلَ قبل
11 en ki أَنْ -
12 tenfede tükenir تَنْفَدَ نفد
13 kelimatu kelimeleri كَلِمَاتُ كلم
14 rabbi Rabbimin رَبِّي ربب
15 velev ve şayet وَلَوْ -
16 ci'na geldiysek جِئْنَا جيا
17 bimislihi misliyle onun بِمِثْلِهِ مثل
18 mededen bir medet olarak مَدَدًا مدد

Notlar

Not 1

*Bahrın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Bol su, bahr, bihâr. Kavram 236

236 Tatlı veya tuzlu fark etmeksizin bol su. Denizler, okyanuslar, yüksek debili nehirler (Nil), göller.

Yüce Allah'ın kelimesi/sözü. Kavram 416

416 Buyruğu, emri, hükmü, kararı, 'ol' demesi.

Misal, misil, çoğulu emsal. Kavram 870

870 Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

18. Kehf Suresi

Ayet 110

Arapça Metin (Harekeli)

2248|18|110|قُلْ إِنَّمَآ أَنَا۠ بَشَرٌ مِّثْلُكُمْ يُوحَىٰٓ إِلَىَّ أَنَّمَآ إِلَٰهُكُمْ إِلَٰهٌ وَٰحِدٌ فَمَن كَانَ يَرْجُوا۟ لِقَآءَ رَبِّهِۦ فَلْيَعْمَلْ عَمَلًا صَٰلِحًا وَلَا يُشْرِكْ بِعِبَادَةِ رَبِّهِۦٓ أَحَدًۢا

Arapça Metin (Harekesiz)

2248|18|110|قل انما انا بشر مثلكم يوحي الي انما الهكم اله وحد فمن كان يرجوا لقا ربه فليعمل عملا صلحا ولا يشرك بعباده ربه احدا

Latin Literal

110. Kul innemâ ene beşerun mislukum yûhâ ileyye ennemâ ilâhukum ilâhun vâhid(vâhidun), fe men kâne yercû likâe rabbihî fel ya’mel amelen sâlihan ve lâ yuşrik bi ıbâdeti rabbihî ehadâ(ehaden).

Türkçe Çeviri

De ki*: "Ancak ki ben* bir beşerim432 misli870 sizlerin; vahy603 ediliyor bana ki ancak ilâhınız74 bir tek ilâhtır74; öyle ki kim oldu rica eder karşılaşmayı Rabbine4; öyle ki yapsın sâlih777 bir amel1072 ve şirk71 koşmasın kulluğuyla46** Rabbine4 birini.

Ahmed Samira Çevirisi

110 Say: "Truly I am (a) human equal/alike to you, (it) is being inspired/transmitted to me that your God (is) one God, so who was hoping/expecting his Lord’s meeting, so he makes/does (E) correct/righteous deeds deed , and he does not share/make partners with worshipping his Lord anyone." 207

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 innema ancak ki إِنَّمَا -
3 ena ben أَنَا -
4 beşerun bir beşerim بَشَرٌ بشر
5 mislukum misli sizlerin مِثْلُكُمْ مثل
6 yuha vahy ediliyor يُوحَىٰ وحي
7 ileyye bana إِلَيَّ -
8 ennema ki ancak أَنَّمَا -
9 ilahukum ilâhınız إِلَٰهُكُمْ اله
10 ilahun ilâhtır إِلَٰهٌ اله
11 vahidun bir tek وَاحِدٌ وحد
12 femen öyle ki kim فَمَنْ -
13 kane oldu كَانَ كون
14 yercu rica eder يَرْجُو رجو
15 lika'e karşılaşmayı لِقَاءَ لقي
16 rabbihi Rabbine رَبِّهِ ربب
17 felyea'mel öyle ki yapsın فَلْيَعْمَلْ عمل
18 amelen bir amel عَمَلًا عمل
19 salihen sâlih صَالِحًا صلح
20 ve la ve وَلَا -
21 yuşrik şirk koşmasın يُشْرِكْ شرك
22 biibadeti kulluğuyla بِعِبَادَةِ عبد
23 rabbihi Rabbine رَبِّهِ ربب
24 ehaden birini أَحَدًا احد

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**Kulluk ederken şirk koşmasın, ortak koşmasın. İnsanların çoğu Yüce Allah'a ancak şirk koşarak iman ederler. Kulluklarına şirk karıştırırlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kulluk etmek Kavram 46

46 Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.

Şirk koşmak/ortak koşmak Kavram 71

71 Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

ilâh Kavram 74

74 Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Beşer Kavram 432

432 İnsanoğlu.

Vahiy, vahy etmek. Kavram 603

603 Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Sâlih Kavram 777

777 Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik.

Misal, misil, çoğulu emsal. Kavram 870

870 Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

19. Meryem Suresi

Ayet 2

Arapça Metin (Harekeli)

2250|19|2|ذِكْرُ رَحْمَتِ رَبِّكَ عَبْدَهُۥ زَكَرِيَّآ

Arapça Metin (Harekesiz)

2250|19|2|ذكر رحمت ربك عبده زكريا

Latin Literal

2. Zikru rahmeti rabbike abdehu zekeriyyâ.

Türkçe Çeviri

Zikridir78 rahmetinin271 (senin) Rabbinin4 kulu907 Zekeriyyâ’ya.

Ahmed Samira Çevirisi

2 Your Lord’s mercy mention (on) His worshipper/slave Zachary/Zacharias .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zikru zikridir ذِكْرُ ذكر
2 rahmeti rahmetinin رَحْمَتِ رحم
3 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
4 abdehu kulu عَبْدَهُ عبد
5 zekeriyya Zekeriyyâ’ya زَكَرِيَّا -

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Zikir/zikr Kavram 78

78 Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

Kul Kavram 907

907 Köle olan. Sahibinin her dediğini yapan. Sahibini her an ve her yerde takip eden. Sahibinin sözünden asla çıkmayan.

19. Meryem Suresi

Ayet 3

Arapça Metin (Harekeli)

2251|19|3|إِذْ نَادَىٰ رَبَّهُۥ نِدَآءً خَفِيًّا

Arapça Metin (Harekesiz)

2251|19|3|اذ نادي ربه ندا خفيا

Latin Literal

3. İz nâdâ rabbehu nidâen hafiyyâ(hafiyyen).

Türkçe Çeviri

Nida ettiği* zaman Rabbine4 hafiye988 bir nida**.

Ahmed Samira Çevirisi

3 When he called/cried (to) his Lord a hidden/secret call/cry.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 iz zaman إِذْ -
2 nada nida ettiği نَادَىٰ ندو
3 rabbehu Rabbine رَبَّهُ ربب
4 nida'en bir nida نِدَاءً ندو
5 hafiyyen bir hafiye خَفِيًّا خفي

Notlar

Not 1

*Seslendiği.**Bir seslenme.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

19. Meryem Suresi

Ayet 4

Arapça Metin (Harekeli)

2252|19|4|قَالَ رَبِّ إِنِّى وَهَنَ ٱلْعَظْمُ مِنِّى وَٱشْتَعَلَ ٱلرَّأْسُ شَيْبًا وَلَمْ أَكُنۢ بِدُعَآئِكَ رَبِّ شَقِيًّا

Arapça Metin (Harekesiz)

2252|19|4|قال رب اني وهن العظم مني واشتعل الراس شيبا ولم اكن بدعايك رب شقيا

Latin Literal

4. Kâle rabbî innî ve henel azmu minnî veştealer re’su şeyben ve lem ekun bi duâike rabbî şakıyyâ(şakıyyen).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Rabbim4! Doğrusu ben (ki) zayıfladı kemikler benden; ve tutuştu başım bir ağarmaya; ve asla olmadım seni çağırmayla (ey) Rabbim4 bir mutsuz."

Ahmed Samira Çevirisi

4 He said: "My Lord that I, the bones weakened/enfeebled from me, and the hair turned white or gray and my Lord I was not miserable/unhappy with calling you."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
3 inni doğrusu ben إِنِّي -
4 vehene zayıfladı وَهَنَ وهن
5 l-azmu kemikler الْعَظْمُ عظم
6 minni benden مِنِّي -
7 veşteale ve tutuştu وَاشْتَعَلَ شعل
8 r-ra'su başım الرَّأْسُ راس
9 şeyben bir ağarma شَيْبًا شيب
10 velem ve asla وَلَمْ -
11 ekun olmadım أَكُنْ كون
12 biduaaike çağırmayla seni بِدُعَائِكَ دعو
13 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
14 şekiyyen bir mutsuz شَقِيًّا شقو

Notlar

Not 1

*Zekeriyyâ.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

19. Meryem Suresi

Ayet 6

Arapça Metin (Harekeli)

2254|19|6|يَرِثُنِى وَيَرِثُ مِنْ ءَالِ يَعْقُوبَ وَٱجْعَلْهُ رَبِّ رَضِيًّا

Arapça Metin (Harekesiz)

2254|19|6|يرثني ويرث من ال يعقوب واجعله رب رضيا

Latin Literal

6. Yerisunî ve yerisu min âli ya’kûbe vec’alhu rabbî radıyyâ(radıyyen).

Türkçe Çeviri

"Varis olsun bana*; ve varis olsun Ya’kûb ailesinden; ve yap ona Rabbim4 bir rıza**."

Ahmed Samira Çevirisi

6 (He) inherits me and (he) inherits from Jacob’s family, and my Lord make him accepted/approved/satisfied .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yerisuni varis olsun bana يَرِثُنِي ورث
2 ve yerisu ve varis olsun وَيَرِثُ ورث
3 min مِنْ -
4 ali ailesinden الِ اول
5 yea'kube Ya'kûb يَعْقُوبَ -
6 vec'alhu ve yap ona وَاجْعَلْهُ جعل
7 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
8 radiyyen bir rıza رَضِيًّا رضو

Notlar

Not 1

*Zekeriyyâ.**Razı ol, onay ver.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

19. Meryem Suresi

Ayet 8

Arapça Metin (Harekeli)

2256|19|8|قَالَ رَبِّ أَنَّىٰ يَكُونُ لِى غُلَٰمٌ وَكَانَتِ ٱمْرَأَتِى عَاقِرًا وَقَدْ بَلَغْتُ مِنَ ٱلْكِبَرِ عِتِيًّا

Arapça Metin (Harekesiz)

2256|19|8|قال رب اني يكون لي غلم وكانت امراتي عاقرا وقد بلغت من الكبر عتيا

Latin Literal

8. Kâle rabbî ennâ yekûnu lî gulâmun ve kânetimreetî âkıran ve kad belagtu minel kiberi ıtiyyâ(ıtiyyen).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Rabbim4! Nasıl olur bana bir gılmân412? ve oldu karım bir kısır; ve muhakkak ulaştım kebirlikten** bir ihtiyar***"

Ahmed Samira Çevirisi

8 He said: "My Lord that how (could there) be for me a boy and my woman (wife) was infertile and I had reached from the old age exceeding the limit?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
3 enna nasıl olur? أَنَّىٰ اني
4 yekunu olur يَكُونُ كون
5 li bana لِي -
6 gulamun bir gılmân غُلَامٌ غلم
7 vekaneti ve oldu وَكَانَتِ كون
8 mraeti karım امْرَأَتِي مرا
9 aakiran bir kısır عَاقِرًا عقر
10 ve kad ve muhakkak وَقَدْ -
11 belegtu ulaştım بَلَغْتُ بلغ
12 mine مِنَ -
13 l-kiberi kebirlikten الْكِبَرِ كبر
14 itiyyen bir ihtiyar عِتِيًّا عتو

Notlar

Not 1

*Zekeriyyâ.**Büyüklükten, yaşlılıktan.***Sınırı aşan, yaşamın üst sınırlarına ulaşmış.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Gılmân Kavram 412

412 Delikanlı. Oğlan.

19. Meryem Suresi

Ayet 9

Arapça Metin (Harekeli)

2257|19|9|قَالَ كَذَٰلِكَ قَالَ رَبُّكَ هُوَ عَلَىَّ هَيِّنٌ وَقَدْ خَلَقْتُكَ مِن قَبْلُ وَلَمْ تَكُ شَيْـًٔا

Arapça Metin (Harekesiz)

2257|19|9|قال كذلك قال ربك هو علي هين وقد خلقتك من قبل ولم تك شيا

Latin Literal

9. Kâle kezâlik(kezâlike), kâle rabbuke huve aleyye heyyinun ve kad halaktuke min kablu ve lem teku şey’â(şey’en).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "İşte böyledir dedi (senin) Rabbin4 (ki) "o** bana bir kolaydır ve muhakkak yaratmıştım seni önceden; ve asla olmuyordun bir şey.""

Ahmed Samira Çevirisi

9 He said: "Like that." Your Lord said: "It is on Me easy/light , and I had created you from before, and you were not a thing."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
3 kale dedi قَالَ قول
4 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
5 huve o هُوَ -
6 aleyye bana عَلَيَّ -
7 heyyinun bir kolaydır هَيِّنٌ هون
8 ve kad ve muhakkak وَقَدْ -
9 halektuke yarattım seni خَلَقْتُكَ خلق
10 min مِنْ -
11 kablu önceden قَبْلُ قبل
12 velem ve asla وَلَمْ -
13 teku olmuyordun تَكُ كون
14 şey'en bir şey شَيْئًا شيا

Notlar

Not 1

*Zekeriyyâ'ya Yüce Allah'ın mesajını getiren şerefli melek. **Bir gılmân bağışlama.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

19. Meryem Suresi

Ayet 10

Arapça Metin (Harekeli)

2258|19|10|قَالَ رَبِّ ٱجْعَل لِّىٓ ءَايَةً قَالَ ءَايَتُكَ أَلَّا تُكَلِّمَ ٱلنَّاسَ ثَلَٰثَ لَيَالٍ سَوِيًّا

Arapça Metin (Harekesiz)

2258|19|10|قال رب اجعل لي ايه قال ايتك الا تكلم الناس ثلث ليال سويا

Latin Literal

10. Kâle rabbic’al lî âyeh(âyeten), kâle âyetuke ellâ tukellimen nâse selâse leyâlin seviyyâ(seviyyen).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Rabbim4! Yap bana bir ayet287"; dedi**: "Ayetin287 senin ki kelam edemezsin*** insanlara üç gece bir düzgün****(olarak)."

Ahmed Samira Çevirisi

10 He said: "My Lord, make/put for me a sign/evidence." He said: "Your sign/evidence (is) that you do not converse/talk (to) the people three nights straight ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
3 c'al yap اجْعَلْ جعل
4 li bana لِي -
5 ayeten bir ayet ايَةً ايي
6 kale dedi قَالَ قول
7 ayetuke ayetin senin ايَتُكَ ايي
8 ella ki أَلَّا -
9 tukellime kelam edemezsin تُكَلِّمَ كلم
10 n-nase insanlara النَّاسَ نوس
11 selase üç ثَلَاثَ ثلث
12 leyalin gece لَيَالٍ ليل
13 seviyyen bir düzgün سَوِيًّا سوي

Notlar

Not 1

*Zekeriyyâ.**Allah.***Söz söyleyemezsin.****Doğru, eğri olmayan şekilde. Her zamanki düzgün konuşman gibi konuşamayacaksın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Ayet Kavram 287

287 Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

19. Meryem Suresi

Ayet 19

Arapça Metin (Harekeli)

2267|19|19|قَالَ إِنَّمَآ أَنَا۠ رَسُولُ رَبِّكِ لِأَهَبَ لَكِ غُلَٰمًا زَكِيًّا

Arapça Metin (Harekesiz)

2267|19|19|قال انما انا رسول ربك لاهب لك غلما زكيا

Latin Literal

19. Kâle innemâ ene resûlu rabbiki li ehebe leki gulâmen zekiyyâ(zekiyyen).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Ancak ki ben bir resûlüm418 (senin) Rabbinin4; bahşetmem içindir sana saf bir gılmân412."

Ahmed Samira Çevirisi

19 He said: "Truly I am your Lord’s messenger to grant/present for you a pure/righteous boy ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 innema ancak ki إِنَّمَا -
3 ena ben أَنَا -
4 rasulu bir resûl رَسُولُ رسل
5 rabbiki Rabbinin رَبِّكِ ربب
6 liehebe bahşetmem için لِأَهَبَ وهب
7 leki sana لَكِ -
8 gulamen bir gılmân غُلَامًا غلم
9 zekiyyen bir saf زَكِيًّا زكو

Notlar

Not 1

*Melek resûl/elçi.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Gılmân Kavram 412

412 Delikanlı. Oğlan.

Resûl Kavram 418

418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.

19. Meryem Suresi

Ayet 21

Arapça Metin (Harekeli)

2269|19|21|قَالَ كَذَٰلِكِ قَالَ رَبُّكِ هُوَ عَلَىَّ هَيِّنٌ وَلِنَجْعَلَهُۥٓ ءَايَةً لِّلنَّاسِ وَرَحْمَةً مِّنَّا وَكَانَ أَمْرًا مَّقْضِيًّا

Arapça Metin (Harekesiz)

2269|19|21|قال كذلك قال ربك هو علي هين ولنجعله ايه للناس ورحمه منا وكان امرا مقضيا

Latin Literal

21. Kâle kezâlik(kezâliki), kâle rabbuki huve aleyye heyyin(heyyinun), ve li nec’alehû âyeten lin nâsi ve rahmeten minnâ, ve kâne emren makdıyyâ(makdıyyen).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "İşte böyledir; dedi (senin) Rabbin4 (ki) o bana bir kolaydır; ve yapmamız içindir onu** bir ayet287 insanlara ve bir rahmet271 bizden; ve oldu tamamlanan bir emir."

Ahmed Samira Çevirisi

21 He said: "’Like that,’ said your Lord, it is on Me easy/light , and to make/put him (as) a sign/evidence to the people, and mercy from Us, and (it was) a matter/command accomplished/ executed .’"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 kezaliki işte böyledir كَذَٰلِكِ -
3 kale dedi قَالَ قول
4 rabbuki Rabbin (ki) رَبُّكِ ربب
5 huve o هُوَ -
6 aleyye bana عَلَيَّ -
7 heyyinun bir kolaydır هَيِّنٌ هون
8 velinec'alehu ve yapmamız içindir onu وَلِنَجْعَلَهُ جعل
9 ayeten bir ayet ايَةً ايي
10 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
11 ve rahmeten ve bir rahmet وَرَحْمَةً رحم
12 minna bizden مِنَّا -
13 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
14 emran bir emir أَمْرًا امر
15 mekdiyyen bir tamamlanan مَقْضِيًّا قضي

Notlar

Not 1

*Meryem'e gönderilen şerefli melek resûl/elçi.**Doğacak olan gılmânı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

Ayet Kavram 287

287 Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

19. Meryem Suresi

Ayet 24

Arapça Metin (Harekeli)

2272|19|24|فَنَادَىٰهَا مِن تَحْتِهَآ أَلَّا تَحْزَنِى قَدْ جَعَلَ رَبُّكِ تَحْتَكِ سَرِيًّا

Arapça Metin (Harekesiz)

2272|19|24|فناديها من تحتها الا تحزني قد جعل ربك تحتك سريا

Latin Literal

24. Fe nâdâhâ min tahtihâ ellâ tahzenî kad ceale rabbuki tahteki seriyyâ(seriyyen).

Türkçe Çeviri

Öyle ki nida etti* ona** altından*** onun**** ki "Hüzünlenme; muhakkak yaptı (senin) Rabbin4 (senin) altından bir akış*****."

Ahmed Samira Çevirisi

24 So he (Jesus) called her from below/beneath her: "That do not be sad/grieving, your Lord had put below/beneath you a stream/clearance of a burden/generosity ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fenadaha öyle ki nida etti ona فَنَادَاهَا ندو
2 min مِنْ -
3 tehtiha altından onun تَحْتِهَا تحت
4 ella ki أَلَّا -
5 tehzeni hüzünlenme تَحْزَنِي حزن
6 kad muhakkak قَدْ -
7 ceale yaptı جَعَلَ جعل
8 rabbuki (senin) Rabbin رَبُّكِ ربب
9 tehteki (senin) altında تَحْتَكِ تحت
10 seriyyen bir akış سَرِيًّا سري

Notlar

Not 1

*Seslendi. Konuşan yeni doğmuş olan Îsâ'dır. **Meryem'e.***Meryem'in çömelerek doğum yaptığını anlarız. Çömelerek doğum en sağlıklı ve kolay doğumdur. Îsâ artık Meryem'in içinde değil altındadır. Doğum gerçekleşmiştir. ****Meryem'in.*****Alttan nida eden yeni doğmuş Îsâ yine kendisini işaret etmektedir. Îsâ bir akıncı olacaktır. Îsâ gizlice yayılacak olan yayılma, akış, geçerlilik, yürürlüğe girme, etkinlik olacaktır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

19. Meryem Suresi

Ayet 36

Arapça Metin (Harekeli)

2284|19|36|وَإِنَّ ٱللَّهَ رَبِّى وَرَبُّكُمْ فَٱعْبُدُوهُ هَٰذَا صِرَٰطٌ مُّسْتَقِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

2284|19|36|وان الله ربي وربكم فاعبدوه هذا صرط مستقيم

Latin Literal

36. Ve innallâhe rabbî ve rabbukum fa’budûh(fa’budûhu), hâzâ sırâtun mustekîm(mustekîmun).

Türkçe Çeviri

"Ve doğrusu Allah Rabbimdir4*; ve Rabbidir4 sizlerin; öyle ki kulluk46 edin O’na (ki) bu bir dosdoğru yoldur."

Ahmed Samira Çevirisi

36 And that God (is) my Lord and your Lord, so worship Him, that (is) a straight/direct road/way.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
2 llahe Allah اللَّهَ -
3 rabbi Rabbimdir رَبِّي ربب
4 ve rabbukum ve Rabbidir sizlerin وَرَبُّكُمْ ربب
5 fea'buduhu öyle ki kulluk edin O’na فَاعْبُدُوهُ عبد
6 haza bu هَٰذَا -
7 siratun bir yoldur صِرَاطٌ صرط
8 mustekimun dosdoğru مُسْتَقِيمٌ قوم

Notlar

Not 1

*Konuşan şerefli melek resûl/elçi Cibrîl'dir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kulluk etmek Kavram 46

46 Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.

19. Meryem Suresi

Ayet 47

Arapça Metin (Harekeli)

2295|19|47|قَالَ سَلَٰمٌ عَلَيْكَ سَأَسْتَغْفِرُ لَكَ رَبِّىٓ إِنَّهُۥ كَانَ بِى حَفِيًّا

Arapça Metin (Harekesiz)

2295|19|47|قال سلم عليك ساستغفر لك ربي انه كان بي حفيا

Latin Literal

47. Kâle selâmun aleyk(aleyke), se estagfiru leke rabbî, innehu kâne bî hafiyyâ(hafiyyen).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Bir selâmdır98 senin üzerine; mağfiret319 dileyeceğim sana** Rabbime4; doğrusu O*** oldu bana bir Hafiyy1083."

Ahmed Samira Çevirisi

47 He said: "Security/peace on you, I will ask for forgiveness for you (from) my Lord, that He truly (was) with me generous/blessing ."

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl İbrahim.**Senin için.***Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Selâm Kavram 98

98 Esenlik-güven bahşeden.

Mağfiret Kavram 319

319 Bağışlama, affetme.

19. Meryem Suresi

Ayet 48

Arapça Metin (Harekeli)

2296|19|48|وَأَعْتَزِلُكُمْ وَمَا تَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَأَدْعُوا۟ رَبِّى عَسَىٰٓ أَلَّآ أَكُونَ بِدُعَآءِ رَبِّى شَقِيًّا

Arapça Metin (Harekesiz)

2296|19|48|واعتزلكم وما تدعون من دون الله وادعوا ربي عسي الا اكون بدعا ربي شقيا

Latin Literal

48. Ve a’tezilukum ve mâ ted’ûne min dûnillâhi ve ed’û rabbî, asâ ellâ ekûne bi duâi rabbî şakıyyâ(şakıyyen).

Türkçe Çeviri

"Ve uzak kalırım sizlere ve Allah’ın astından çağırdıklarınıza219; ve çağırırım219 Rabbimi4; umdum ki olmam çağırmakla Rabbimi4 bir mutsuz."

Ahmed Samira Çevirisi

48 And I separate/isolate myself from you and what you call from other than God, and I call my Lord, maybe/perhaps that I not be with my Lord’s call/prayer miserable/unhappy.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ea'tezilukum ve uzak kalırım sizlere وَأَعْتَزِلُكُمْ عزل
2 ve ma ve وَمَا -
3 ted'une çağırdıklarınıza تَدْعُونَ دعو
4 min مِنْ -
5 duni astından دُونِ دون
6 llahi Allah’ın اللَّهِ -
7 ve ed'u ve çağırırım وَأَدْعُو دعو
8 rabbi Rabbimi رَبِّي ربب
9 asa umdum ki عَسَىٰ عسي
10 ella أَلَّا -
11 ekune olmam أَكُونَ كون
12 biduaa'i çağırmakla بِدُعَاءِ دعو
13 rabbi Rabbimi رَبِّي ربب
14 şekiyyen bir mutsuz شَقِيًّا شقو

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Yüce Allah'ı çağırmak/dua etmek Kavram 219

219 Dua etmek. Dua kelimesi Türkçeye de geçmiş bir kelimedir. Çağrıda bulunmak demektir. Yüce Allah'a her an, her durumda, her yerde çağrıda bulunabiliriz. Rabbimizle iletişime geçebiliriz. O'nu çağırıp isteklerimizi arz ederiz. Dua etmek için özel ritüellere gerek yoktur. Yüce Allah insana şah damarından daha yakındır. Kuluna bir Planck mesafesinden (1.6x10 -35 metre) daha yakındır. Ancak şirk içermeyen dualar/çağrılar Yüce Allah'a yükselir. Sadece Kur'an demeyen, Kur'an'ın astından tamamı zan içeren söylentilere/hadislere tabi olarak şirk günahını işleyenlerin çağrıları Yüce Allah'ın katına ulaşmaz. Ancak tek tanrıcıların çağrıları Yüce Allah'a ulaşır. Sadece Kur'an diyenlerin; Kur'an bize yeter diyenlerin. Beynin secde etmesi sonrası yapılan duanın/çağrının Yüce Allah tarafından kabul buyrulması daha olasıdır. Bu nedenle müminlere vakitli olarak emredilen sabah-akşam salâtları ve toplantı salâtı yani Kur'an dersleri bitiminde yapılan beynin secdesi sonrası (fiziksel secde de beynin secdesine eşlik edebilir veya etmeyebilir) Yüce Allah'a çağrıda bulunmak en güzel dua zamanıdır. Ancak beynin secde ettiği her yer ve zamanda da dua edilmesi, Rabbimize çağrıda bulunulması kulun kendisi için hayırlı olacaktır.

19. Meryem Suresi

Ayet 55

Arapça Metin (Harekeli)

2303|19|55|وَكَانَ يَأْمُرُ أَهْلَهُۥ بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱلزَّكَوٰةِ وَكَانَ عِندَ رَبِّهِۦ مَرْضِيًّا

Arapça Metin (Harekesiz)

2303|19|55|وكان يامر اهله بالصلوه والزكوه وكان عند ربه مرضيا

Latin Literal

55. Ve kâne ye’muru ehlehu bis salâti vez zekâti ve kâne inde rabbihî mardıyyâ(mardıyyen).

Türkçe Çeviri

Ve oldu* emreder200 ahalisine/halkına salâtı5 ve zekâtı10; ve oldu* Rabbi4 indinde/katında razı olunan.

Ahmed Samira Çevirisi

55 And (he) was ordering/commanding his family/people with the prayers and the charity/purification, and (he) was at his Lord accepted/approved.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kane ve oldu (İsmail) وَكَانَ كون
2 ye'muru emreder يَأْمُرُ امر
3 ehlehu ahalisine/halkına أَهْلَهُ اهل
4 bis-salati salatı بِالصَّلَاةِ صلو
5 ve zzekati ve zekâtı وَالزَّكَاةِ زكو
6 ve kane ve oldu (İsmail) وَكَانَ كون
7 inde indinde/katında عِنْدَ عند
8 rabbihi Rabbi رَبِّهِ ربب
9 merdiyyen razı olunan مَرْضِيًّا رضو

Notlar

Not 1

*İsmâîl.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Müminlerin günlük vakitli salâtı. Kavram 5

5 Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).

Zekât Kavram 10

10 Arınma; her türlü kazançtan toplumun hakkını verme. Kazancın arınması-vergi; kazanç/kâr elde edildiğinde toplumun hakkı olan payın beklemeden topluma geri verilmesi. Oranı kamu otoritesi ihtiyaca göre belirler. Kamunun vergi almadığı kalemlerde kazancın 1/5'i topluma geri döndürülür.

emir, emretmek Kavram 200

200 Buyurmak, talepte bulunmak, istekte bulunmak, nasihat etmek, buyruk, talep, istek, nasihat. Kur'an'daki emretmek kavramı zorla bir şeyi yaptırmak, yapılmadığında ceza vermek asla değildir.

19. Meryem Suresi

Ayet 64

Arapça Metin (Harekeli)

2312|19|64|وَمَا نَتَنَزَّلُ إِلَّا بِأَمْرِ رَبِّكَ لَهُۥ مَا بَيْنَ أَيْدِينَا وَمَا خَلْفَنَا وَمَا بَيْنَ ذَٰلِكَ وَمَا كَانَ رَبُّكَ نَسِيًّا

Arapça Metin (Harekesiz)

2312|19|64|وما نتنزل الا بامر ربك له ما بين ايدينا وما خلفنا وما بين ذلك وما كان ربك نسيا

Latin Literal

64. Ve mâ netenezzelu illâ bi emri rabbik(rabbike), lehu mâ beyne eydînâ ve mâ halfenâ ve mâ beyne zâlik(zâlike), ve mâ kâne rabbuke nesiyyâ(nesiyyen).

Türkçe Çeviri

Ve iner değiliz* (senin) Rabbinin4 emriyle (olması) dışında; O’nadır** ellerimiz arasındaki ve ardımızdaki; ve arasındaki işte bunun; ve olmuş değildir (senin) Rabbin4 bir unutan.

Ahmed Samira Çevirisi

64 And We do not descend except with your Lord’s order/command, for Him what (is) between Our hands, and what (is) behind Us, and what (is) between that, and your Lord was not frequently forgetting.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değiliz وَمَا -
2 netenezzelu inerler نَتَنَزَّلُ نزل
3 illa dışında إِلَّا -
4 biemri emriyle بِأَمْرِ امر
5 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
6 lehu O’nadır لَهُ -
7 ma مَا -
8 beyne arasındaki بَيْنَ بين
9 eydina ellerimiz أَيْدِينَا يدي
10 ve ma ve وَمَا -
11 halfena ardımızdaki خَلْفَنَا خلف
12 ve ma ve وَمَا -
13 beyne arasındaki بَيْنَ بين
14 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
15 ve ma ve değildir وَمَا -
16 kane olmuş كَانَ كون
17 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
18 nesiyyen bir unutan نَسِيًّا نسي

Notlar

Not 1

*Konuşan şerefli elçi Cibrîl'dir. **Allah'adır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

19. Meryem Suresi

Ayet 65

Arapça Metin (Harekeli)

2313|19|65|رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا فَٱعْبُدْهُ وَٱصْطَبِرْ لِعِبَٰدَتِهِۦ هَلْ تَعْلَمُ لَهُۥ سَمِيًّا

Arapça Metin (Harekesiz)

2313|19|65|رب السموت والارض وما بينهما فاعبده واصطبر لعبدته هل تعلم له سميا

Latin Literal

65. Rabbus semâvâti vel ardı ve mâ beynehumâ fa’budhu vastabir li ibâdetih(ibâdetihî), hel ta’lemu lehu semiyyâ(semiyyen).

Türkçe Çeviri

Rabbidir4* göklerin162 ve yerin; ve ikisi arasındakinin; öyle ki kulluk46 et O’na**; ve sabret51 kulluğuna46 O’nun***; bilir misin O’na** bir denk/eşit?

Ahmed Samira Çevirisi

65 The skies’/space’s and the earth’s/Planet Earth’s and what (is) between them (B)’s Lord, so worship Him, and endure patience to His worshipping, do you know (an) equivalent to Him?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbu Rabbidir رَبُّ ربب
2 s-semavati göklerin السَّمَاوَاتِ سمو
3 vel'erdi ve yerin وَالْأَرْضِ ارض
4 ve ma ve وَمَا -
5 beynehuma ikisi arasındakinin بَيْنَهُمَا بين
6 fea'budhu öyle ki kulluk et O’na فَاعْبُدْهُ عبد
7 vestabir ve sabret وَاصْطَبِرْ صبر
8 liibadetihi kulluğuna O’nun لِعِبَادَتِهِ عبد
9 hel هَلْ -
10 tea'lemu bilir misin? تَعْلَمُ علم
11 lehu O’na لَهُ -
12 semiyyen bir denk/eşit سَمِيًّا سمو

Notlar

Not 1

*Şerefli elçi Cibrîl konuşmaktadır.**Allah'a.***O'na kulluk etmek zorludur, sabır gerektirir, mücadele gerektirir, metanetli direnme gerektirir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kulluk etmek Kavram 46

46 Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.

Sabır/sabr. Kavram 51

51 Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Gökler Kavram 162

162 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir.

19. Meryem Suresi

Ayet 68

Arapça Metin (Harekeli)

2316|19|68|فَوَرَبِّكَ لَنَحْشُرَنَّهُمْ وَٱلشَّيَٰطِينَ ثُمَّ لَنُحْضِرَنَّهُمْ حَوْلَ جَهَنَّمَ جِثِيًّا

Arapça Metin (Harekesiz)

2316|19|68|فوربك لنحشرنهم والشيطين ثم لنحضرنهم حول جهنم جثيا

Latin Literal

68. Fe ve rabbike le nahşurennehum veş şeyâtîne summe le nuhdırannehum havle cehenneme cisiyyâ(cisiyyen).

Türkçe Çeviri

Öyle ki ve Rabbine4*; mutlak haşrederiz53 onları** ve şeytânları29; sonra mutlak hazırlarız onları** çevresine*** cehennemin diz çökenler (olarak).

Ahmed Samira Çevirisi

68 So by your Lord We will gather them (E), and the devils, then We will present/bring them (E) around Hell kneeling/standing on (their) toes.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feverabbike öyle ki ve Rabbine (ki) فَوَرَبِّكَ ربب
2 lenehşurannehum mutlak haşrederiz onları لَنَحْشُرَنَّهُمْ حشر
3 ve şşeyatine ve şeytânları وَالشَّيَاطِينَ شطن
4 summe sonra ثُمَّ -
5 lenuhdirannehum mutlak hazırlarız onları لَنُحْضِرَنَّهُمْ حضر
6 havle çevresinde حَوْلَ حول
7 cehenneme cehennemin جَهَنَّمَ -
8 cisiyyen diz çökenler جِثِيًّا جثو

Notlar

Not 1

*Rabbinin kendisi kanıttır.**İnsanları. Tüm insanlar ve şeytânlar ahiret evreninde haşredilecektir; toplanacaktır. ***Haşredilen insanların ve şeytânların cehennem paralel evrenini görecek bir şekilde hazırlandığını da anlarız. İnsanlardan takvalı olanları Rabbimiz bu durumdan kurtarıp cennetlerine sokacaktır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Şeytân Kavram 29

29 Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.

Haşyet/huşu Kavram 53

53 Huşu. Derin saygıdan yüreğin ürpermesi. Bir şeyin heybet ve cazibesine karşı alçalma. Alçak gönüllülük.

19. Meryem Suresi

Ayet 71

Arapça Metin (Harekeli)

2319|19|71|وَإِن مِّنكُمْ إِلَّا وَارِدُهَا كَانَ عَلَىٰ رَبِّكَ حَتْمًا مَّقْضِيًّا

Arapça Metin (Harekesiz)

2319|19|71|وان منكم الا واردها كان علي ربك حتما مقضيا

Latin Literal

71. Ve in minkum illâ vâriduhâ, kâne alâ rabbike hatmen makdıyyâ(makdıyyen).

Türkçe Çeviri

Ve yoktur sizlerden1091* ancak (ki) varır ona**; oldu (senin) Rabbinin4 üzerine tamamlanan bir mühür***.

Ahmed Samira Çevirisi

71 And that from you (there is not) except (who is) nearing/approaching it , (that) was on (by) your Lord decidedly/positively ordered/executed .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve in ve olmaz وَإِنْ -
2 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
3 illa ancak (ki) إِلَّا -
4 variduha varır ona وَارِدُهَا ورد
5 kane oldu كَانَ كون
6 ala üzerine عَلَىٰ -
7 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
8 hatmen bir mühr حَتْمًا حتم
9 mekdiyyen bir tamamlanan مَقْضِيًّا قضي

Notlar

Not 1

*İnsanlardan. **Cehennem evrenini çevresinden gören ahiret evrenindeki yere. ***Geri alınamaz, değiştirilemez.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

19. Meryem Suresi

Ayet 76

Arapça Metin (Harekeli)

2324|19|76|وَيَزِيدُ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ٱهْتَدَوْا۟ هُدًى وَٱلْبَٰقِيَٰتُ ٱلصَّٰلِحَٰتُ خَيْرٌ عِندَ رَبِّكَ ثَوَابًا وَخَيْرٌ مَّرَدًّا

Arapça Metin (Harekesiz)

2324|19|76|ويزيد الله الذين اهتدوا هدي والبقيت الصلحت خير عند ربك ثوابا وخير مردا

Latin Literal

76. Ve yezîdullâhullezînehtedev hudâ(huden), vel bâkıyâtus sâlihâtu hayrun inde rabbike sevâben ve hayrun mereddâ(meredden).

Türkçe Çeviri

Ve ziyade eder* Allah kılavuzlanmış192** kimselere doğru yola kılavuzu**; ve bakiler567 (olan) sâlihât18 bir hayırdır (senin) Rabbinin4 indinde/katında; bir sevaptır464 ve bir hayırdır bir geri dönüş (olarak).

Ahmed Samira Çevirisi

76 And God increases those who were guided (in) guidance, and the remainders the correct/righteous deeds (are) better at your Lord a replacement/compensation and better (in) a return.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yezidu ve ziyade eder وَيَزِيدُ زيد
2 llahu Allah اللَّهُ -
3 ellezine kimselere (ki) الَّذِينَ -
4 htedev doğru yola kılavulandılar اهْتَدَوْا هدي
5 huden doğru yola kılavuzu هُدًى هدي
6 velbakiyatu ve bakiler (olan) وَالْبَاقِيَاتُ بقي
7 s-salihatu sâlihât الصَّالِحَاتُ صلح
8 hayrun bir hayırdır خَيْرٌ خير
9 inde indinde/katında عِنْدَ عند
10 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
11 sevaben bir sevaptır ثَوَابًا ثوب
12 ve hayrun ve hayırdır وَخَيْرٌ خير
13 meradden bir geri dönüş (olarak) مَرَدًّا ردد

Notlar

Not 1

*Artırır, çoğaltır.**Doğru yola kılavuzlanma bir kez gerçekleşirse ivmelenerek bu süreç devam eder.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Sâlihât Kavram 18

18 Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik işler; bu yolla ilgili her şey.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Sevap Kavram 464

464 Ödül, mükâfat, karşılık.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 12

Arapça Metin (Harekeli)

2358|20|12|إِنِّىٓ أَنَا۠ رَبُّكَ فَٱخْلَعْ نَعْلَيْكَ إِنَّكَ بِٱلْوَادِ ٱلْمُقَدَّسِ طُوًى

Arapça Metin (Harekesiz)

2358|20|12|اني انا ربك فاخلع نعليك انك بالواد المقدس طوي

Latin Literal

12. İnnî ene rabbuke fehla’ na’leyk(na’leyke), inneke bil vâdil mukaddesi tuvâ(tuven).

Türkçe Çeviri

"Doğrusu ben*; benim (senin) Rabbin4; öyle ki çıkar iki nalınını*; doğrusu sen mukaddes537 vadiylesin** (ki) bir tuvâdır1099."

Ahmed Samira Çevirisi

12 That I, I am your Lord, so take off your two shoes , that you are at the Valley the Holy/Hallowed/Sanctified/Blessed Tuwan/wrapped within (itself) .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inni doğrusu ben إِنِّي -
2 ena benim أَنَا -
3 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
4 fehlea' öyle ki çıkar فَاخْلَعْ خلع
5 nea'leyke iki nalınını نَعْلَيْكَ نعل
6 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
7 bil-vadi vadiylesin بِالْوَادِ ودي
8 l-mukaddesi mukaddes الْمُقَدَّسِ قدس
9 tuven bir tuvâ طُوًى طوي

Notlar

Not 1

*Yüce Allah bizzat seslenmektedir. Cibrîl olmadan. Mutlak ki yine arada başka bir perde mevcuttur. Aksi düşünülemez. **Sandalet. ***Vadiyle birliktesin. Vadidesin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Mukaddes Kavram 537

537 Takdis edilmiş, kutsanmış, adanmış,

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 25

Arapça Metin (Harekeli)

2371|20|25|قَالَ رَبِّ ٱشْرَحْ لِى صَدْرِى

Arapça Metin (Harekesiz)

2371|20|25|قال رب اشرح لي صدري

Latin Literal

25. Kâle rabbişrah lî sadrî.

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Rabbim4! Aç bana göğsümü**."

Ahmed Samira Çevirisi

25 He said: "My Lord expand/delight for me, my chest (innermost)."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
3 şrah اشْرَحْ شرح
4 li bana لِي -
5 sadri göğsümü صَدْرِي صدر

Notlar

Not 1

*Mûsâ.**Göğsümün daralmasını, sıkıntısını aç gider.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 45

Arapça Metin (Harekeli)

2391|20|45|قَالَا رَبَّنَآ إِنَّنَا نَخَافُ أَن يَفْرُطَ عَلَيْنَآ أَوْ أَن يَطْغَىٰ

Arapça Metin (Harekesiz)

2391|20|45|قالا ربنا اننا نخاف ان يفرط علينا او ان يطغي

Latin Literal

45. Kâlâ rabbenâ innenâ nehâfu en yefruta aleynâ ev en yatgâ.

Türkçe Çeviri

Dedi ikisi*: "Rabbimiz4! Doğrusu biz korkuyoruz ki ifratlaşır1018** bize ya da ki tûğyân442 eder."

Ahmed Samira Çevirisi

45 They (B) said: "Our Lord, that we truly fear that he hastens/abuses on us or that he tyrannizes."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kala dedi ikisi قَالَا قول
2 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
3 innena doğrusu biz إِنَّنَا -
4 nehafu korkuyoruz نَخَافُ خوف
5 en ki أَنْ -
6 yefruta ifratlaşır يَفْرُطَ فرط
7 aleyna bize عَلَيْنَا -
8 ev ya da أَوْ -
9 en ki أَنْ -
10 yetga tûğyân eder يَطْغَىٰ طغي

Notlar

Not 1

*Mûsâ ve Hârûn.**Firavun.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Tûğyân, tâğût Kavram 442

442 Azgınlık, sınırı aşma, sınırı çiğneme, taşkınlık, tiranlık, despotluk. Din konusunda ise kutsal kitapların hükümlerinin dışına çıkma, kutsal kitaplardan taşma, kutsal kitapların çizdiği hükümleri çiğnemedir. Tevrat'ın tâğûtu Talmud'tur. Kur'an'ın tâğûtu ise hadis kitaplarıdır.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 47

Arapça Metin (Harekeli)

2393|20|47|فَأْتِيَاهُ فَقُولَآ إِنَّا رَسُولَا رَبِّكَ فَأَرْسِلْ مَعَنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ وَلَا تُعَذِّبْهُمْ قَدْ جِئْنَٰكَ بِـَٔايَةٍ مِّن رَّبِّكَ وَٱلسَّلَٰمُ عَلَىٰ مَنِ ٱتَّبَعَ ٱلْهُدَىٰٓ

Arapça Metin (Harekesiz)

2393|20|47|فاتياه فقولا انا رسولا ربك فارسل معنا بني اسريل ولا تعذبهم قد جينك بايه من ربك والسلم علي من اتبع الهدي

Latin Literal

47. Fe’tiyâhu fe kûlâ innâ resûlâ rabbike fe ersil meanâ benî isrâîle ve lâ tuazzibhum, kad ci’nâke bi âyetin min rabbik(rabbike), ves selâmu alâ menittebeal hudâ.

Türkçe Çeviri

Öyle ki gelin ikiniz* ona**; öyle ki deyin ikiniz*: "Doğrusu biz* iki resûlüyüz418 (senin) Rabbinin4; öyle ki gönder bizimle İsrâîloğullarını197; ve zulmetme257 onlara***; muhakkak geldik sana bir ayetle287 Rabbinden4; ve selâm748 üzerinedir kimsenin (ki) tabi oldu kılavuza192."

Ahmed Samira Çevirisi

47 So you (B) come to him, so you (B) say: We (E) are your Lord’s two messengers, so send with us Israel’s sons and daughters, and do not torture them, We had come to you with a sign/evidence from your Lord, and the greeting/safety/security on who followed the guidance."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fe'tiyahu öyle ki gelin ona فَأْتِيَاهُ اتي
2 fe kula öyle ki deyin ikiniz فَقُولَا قول
3 inna doğrusu biz إِنَّا -
4 rasula iki resûlüyüz رَسُولَا رسل
5 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
6 feersil öyle ki gönder فَأَرْسِلْ رسل
7 meana bizimle مَعَنَا -
8 beni oğullarını بَنِي بني
9 israile İsrail إِسْرَائِيلَ -
10 ve la ve وَلَا -
11 tuazzibhum zulmetme onlara تُعَذِّبْهُمْ عذب
12 kad muhakkak قَدْ -
13 ci'nake geldik sana جِئْنَاكَ جيا
14 biayetin bir ayetle بِايَةٍ ايي
15 min مِنْ -
16 rabbike Rabbinden رَبِّكَ ربب
17 ve sselamu ve selâm وَالسَّلَامُ سلم
18 ala üzerinedir عَلَىٰ -
19 meni kimse مَنِ -
20 ttebea tabi oldu اتَّبَعَ تبع
21 l-huda doğru yola kılavuza الْهُدَىٰ هدي

Notlar

Not 1

*Mûsâ ve Hârûn.**Firavuna.***İsrâîloğullarına.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

İsrâîloğulları Kavram 197

197 İsrâîl Yakûb peygamberin diğer ismidir. İsrâîloğulları da Yakûb oğulları yani Yakûb soyundan gelenler demektir. Yûsuf peygamberin Mısır'da yetkin bir yönetici olmasıyla birlikte 11 kardeşi, babası Yakûb ve annesi Mısır'a girmiştir. Bu girişin Hiksosluların da Mısır'a giriş tarihleri olan MÖ 1900 yıllarında gerçekleşmiş olduğuna yönelik kanıtlar vardır. Yakûb'un soyu 300-400 yıl içinde katlanarak artmıştır. Mısır'da hür bir şekilde yaşayan Yakûb soyu firavunlar tarafından sonradan köleleştirilmiştir. Kendisi de Yakûb soyundan olan Musa peygamberin mücadelesi de aslında köleliğe bir baş kaldırma mücadelesidir (Mısır'dan çıkış: MÖ 1640 yılı).

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Ayet Kavram 287

287 Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Resûl Kavram 418

418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.

Selâm Kavram 748

748 Esenlik ve güven durumu. Selâmet. Korku, tasa ve tehlikeden uzak, güvende olma durumu.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 49

Arapça Metin (Harekeli)

2395|20|49|قَالَ فَمَن رَّبُّكُمَا يَٰمُوسَىٰ

Arapça Metin (Harekesiz)

2395|20|49|قال فمن ربكما يموسي

Latin Literal

49. Kâle fe men rabbikumâ yâ mûsâ.

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Öyle ki kimdir ikinizin Rabbi4 ey Mûsâ."

Ahmed Samira Çevirisi

49 He said: "So who (is) your (B)’s Lord, you Moses?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 femen öyle ki kimdir فَمَنْ -
3 rabbukuma ikinizin Rabbi رَبُّكُمَا ربب
4 ya musa ey Musa يَا مُوسَىٰ -

Notlar

Not 1

*Firavun.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 50

Arapça Metin (Harekeli)

2396|20|50|قَالَ رَبُّنَا ٱلَّذِىٓ أَعْطَىٰ كُلَّ شَىْءٍ خَلْقَهُۥ ثُمَّ هَدَىٰ

Arapça Metin (Harekesiz)

2396|20|50|قال ربنا الذي اعطي كل شي خلقه ثم هدي

Latin Literal

50. Kâle rabbunellezî a’tâ kulle şey’in halkahu summe hedâ.

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Rabbimiz4; ki vermiş (olandır) her bir şeye onun* yaratılışını; sonra kılavuzlamış192*** (olandır)."

Ahmed Samira Çevirisi

50 He said: "Our Lord (is) who gave/granted every thing its creation then He guided."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 rabbuna Rabbimiz رَبُّنَا ربب
3 llezi ki الَّذِي -
4 ea'ta vermiş (olandır) أَعْطَىٰ عطو
5 kulle her كُلَّ كلل
6 şey'in şeye شَيْءٍ شيا
7 halkahu yaratılışını خَلْقَهُ خلق
8 summe sonra ثُمَّ -
9 heda doğru yola kılavuzlamış (olandır) هَدَىٰ هدي

Notlar

Not 1

*Mûsâ.**Her bir şey kendi yaratılış kuantum bilgisine göre yaratılır.***Rabbimiz her yarattığını doğru yola mutlaka kılavuzlar. Bilinç sahibi insanlar gibi sınava tabi olanlara o kılavuza uymamak izni verilmiştir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 52

Arapça Metin (Harekeli)

2398|20|52|قَالَ عِلْمُهَا عِندَ رَبِّى فِى كِتَٰبٍ لَّا يَضِلُّ رَبِّى وَلَا يَنسَى

Arapça Metin (Harekesiz)

2398|20|52|قال علمها عند ربي في كتب لا يضل ربي ولا ينسي

Latin Literal

52. Kâle ilmuhâ inde rabbî fî kitâb(kitâbin), lâ yadıllu rabbî ve lâ yensâ.

Türkçe Çeviri

Dedi*: "İlmi onun** Rabbimin4 indindedir/katındadır; bir kitaptadır***; dalalete128 düşmez Rabbim4; ve unutmaz."

Ahmed Samira Çevirisi

52 He said: "Its knowledge (is) at my Lord in a Book , my Lord does not misguide and nor forgets."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 ilmuha ilmi onun عِلْمُهَا علم
3 inde indindedir/katındadır عِنْدَ عند
4 rabbi Rabbimin رَبِّي ربب
5 fi فِي -
6 kitabin bir kitaptadır كِتَابٍ كتب
7 la لَا -
8 yedillu dalalete düşmez يَضِلُّ ضلل
9 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
10 ve la ve de وَلَا -
11 yensa unutmaz يَنْسَى نسي

Notlar

Not 1

*Mûsâ.**Firavunun sorduğu sorunun ilmi/bilgisi.***Yazıttadır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 70

Arapça Metin (Harekeli)

2416|20|70|فَأُلْقِىَ ٱلسَّحَرَةُ سُجَّدًا قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا بِرَبِّ هَٰرُونَ وَمُوسَىٰ

Arapça Metin (Harekesiz)

2416|20|70|فالقي السحره سجدا قالوا امنا برب هرون وموسي

Latin Literal

70. Fe ulkıyes seharatu succeden kâlû âmennâ bi rabbi hârûne ve mûsâ.

Türkçe Çeviri

Öyle ki kapandı sihirbazlar secde12 edenler (olarak); dediler: “İman45 ettik Rabbine4 Hârûn'un ve Mûsâ'nın.”

Ahmed Samira Çevirisi

70 So the magicians/sorcerers were thrown/thrown away prostrating, they said: "We believed with (in) Aaron’s and Moses’ Lord."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feulkiye öyle ki kapandı فَأُلْقِيَ لقي
2 s-seharatu sihirbazlar السَّحَرَةُ سحر
3 succeden secde edenler/diz çöküp boyun eğenler (olarak) سُجَّدًا سجد
4 kalu dediler قَالُوا قول
5 amenna iman ettik امَنَّا امن
6 birabbi Rabbine بِرَبِّ ربب
7 harune Harun'un هَارُونَ -
8 ve musa ve Musa'nın وَمُوسَىٰ -

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

insanın secdesi Kavram 12

12 Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğmesi.

Müslim Kavram 45

45 Müslümanlar. Yüce Allah'ın gerçek dini olan biricik İslam dinine (sadece/saf Kur'an'a) teslim olmuş olanlar. İslam: İnsan bilincinin Yüce Allah'la arşta/hiperuzayda yapmış olduğu antlaşmaya/sözleşmeye/misaka/bağlaşmaya teslimiyeti/uyumu. Kur'an bu antlaşmayı insanlara hatırlatır. Kur'an alemler için bir zikirdir/hatırlatmadır. Sadece Kur'an gerçek İslam dinidir.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 73

Arapça Metin (Harekeli)

2419|20|73|إِنَّآ ءَامَنَّا بِرَبِّنَا لِيَغْفِرَ لَنَا خَطَٰيَٰنَا وَمَآ أَكْرَهْتَنَا عَلَيْهِ مِنَ ٱلسِّحْرِ وَٱللَّهُ خَيْرٌ وَأَبْقَىٰٓ

Arapça Metin (Harekesiz)

2419|20|73|انا امنا بربنا ليغفر لنا خطينا وما اكرهتنا عليه من السحر والله خير وابقي

Latin Literal

73. İnnâ âmennâ bi rabbinâ li yagfire lenâ hatâyânâ ve mâ ekrehtenâ aleyhi mines sihr(sihri), vallâhu hayrun ve ebkâ.

Türkçe Çeviri

"Doğrusu biz* iman47 ettik Rabbimize4 mağfiret319 etmesi için bizlere hatalarımızı; ve üzerine kerhen697 ettiğini** bizleri sihirden283; ve Allah bir hayırlıdır; ve daha bakidir."

Ahmed Samira Çevirisi

73 We (E) believed with our Lord, to forgive for us our sins/mistakes and what you compelled/forced us on it from the magic/sorcery, and God (is) best and more remaining (everlasting).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inna doğrusu biz إِنَّا -
2 amenna iman ettik امَنَّا امن
3 birabbina Rabbimize بِرَبِّنَا ربب
4 liyegfira mağfiret etmesi içi لِيَغْفِرَ غفر
5 lena bizlere لَنَا -
6 hatayana hatalarımızın خَطَايَانَا خطا
7 ve ma ve وَمَا -
8 ekrahtena kerhen ettiğini bizlere أَكْرَهْتَنَا كره
9 aleyhi üzerine عَلَيْهِ -
10 mine مِنَ -
11 s-sihri sihirden السِّحْرِ سحر
12 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
13 hayrun bir hayırdır خَيْرٌ خير
14 ve ebka ve daha bakidir وَأَبْقَىٰ بقي

Notlar

Not 1

*Sihirbazlar.**Firavun sihirbazları kerhen de olsalar sihre zorlamaktadır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Sihir Kavram 283

283 Normal şartlarda gerçekleşmesi imkânsız olan bir şeyi bazı yöntemlerle gerçekmiş gibi gösterip insanları inandırmaktır. Hükümdarın yanındaki sihirbazlar kendilerine göre çok ciddi işler yaparlardı. Gökyüzündeki gezegenlerin ve yıldızların pozisyonuna göre kral için tahminlerde bulunurlardı. Akıllarınca kralları şeytânlardan, cadılarda, kötü ruhlardan koruyacak bazı ritüeller yaparlardı. Savaşlarda başarı sağlamak için sözde tanrılarla bağlantılı ritüeller yaparlardı. Defin merasimlerinde akıllarınca ölen kişinin ruhunu koruyacak tılsımlar yaparlardı. Kralın tahtının bulunduğu mekânın girişlerini koruyan heykeller yaparlardı. Bu heykeller öyle tasarlanırdı ki ışık ve gölge oyunları ile sanki kötü ruhların oraya girmesini engelliyormuş gibi bir izlenim oluştururlardı. Eğitimli sihirbazların halüsinojen mantar ve bitki yapraklarını kullanarak telkin terapisiyle (hipnoz; ‘mesmerism’) insanların bilinçaltlarını düşünceler ekebildiğini bilmekteyiz.

Mağfiret Kavram 319

319 Bağışlama, affetme.

Kerhen. Kavram 697

697 İstemeyerek, istemeye istemeye, gönülsüz olarak, tiksinerek, iğrenerek.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 74

Arapça Metin (Harekeli)

2420|20|74|إِنَّهُۥ مَن يَأْتِ رَبَّهُۥ مُجْرِمًا فَإِنَّ لَهُۥ جَهَنَّمَ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحْيَىٰ

Arapça Metin (Harekesiz)

2420|20|74|انه من يات ربه مجرما فان له جهنم لا يموت فيها ولا يحيي

Latin Literal

74. İnnehu men ye’ti rabbehu mucrimen fe inne lehu cehennem(cehenneme), lâ yemûtu fîhâ ve lâ yahyâ.

Türkçe Çeviri

Doğrusu o* (ki) kim gelir Rabbine4 bir mücrim674 (olarak); öyle ki doğrusu onadır** cehennem968; ölmez orada*** ve hayat bulmaz****.

Ahmed Samira Çevirisi

74 That truly he, who comes (to) his Lord a criminal/sinner, so that to him (is) Hell he does not die in it and nor lives.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
2 men kim مَنْ -
3 ye'ti gelir يَأْتِ اتي
4 rabbehu Rabbine رَبَّهُ ربب
5 mucrimen bir mücrim (olarak) مُجْرِمًا جرم
6 feinne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
7 lehu onadır لَهُ -
8 cehenneme cehennem جَهَنَّمَ -
9 la لَا -
10 yemutu ölemez يَمُوتُ موت
11 fiha orada فِيهَا -
12 ve la ve وَلَا -
13 yehya hayat bulamaz يَحْيَىٰ حيي

Notlar

Not 1

*Kimse.**Kimseyedir.***Cehennemde.****Bir hayat yaşıyor denemeyecek kadar rezildir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Mücrim Kavram 674

674 Cürüm işleyenler, suçlular.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 84

Arapça Metin (Harekeli)

2430|20|84|قَالَ هُمْ أُو۟لَآءِ عَلَىٰٓ أَثَرِى وَعَجِلْتُ إِلَيْكَ رَبِّ لِتَرْضَىٰ

Arapça Metin (Harekesiz)

2430|20|84|قال هم اولا علي اثري وعجلت اليك رب لترضي

Latin Literal

84. Kâle hum ulâi alâ eserî ve aciltu ileyke rabbi li terdâ.

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Onlar**; işte bunlar** (ki) üzerinedir (benim) yürümem***; ve acele ettim sana Rabbim4 razı olman için."

Ahmed Samira Çevirisi

84 He said: "They are, those on my track/trail, and I hurried/hastened to you, my lord, to approve/please (you)."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 hum onlar هُمْ -
3 ula'i işte bunlar أُولَاءِ -
4 ala üzerinedir عَلَىٰ -
5 eseri yürümem أَثَرِي اثر
6 ve aciltu ve acele ettim وَعَجِلْتُ عجل
7 ileyke sana إِلَيْكَ -
8 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
9 literda razı olman için لِتَرْضَىٰ رضو

Notlar

Not 1

*Mûsâ.**Mûsâ'nın kavmi/toplumu.***İzimde.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 86

Arapça Metin (Harekeli)

2432|20|86|فَرَجَعَ مُوسَىٰٓ إِلَىٰ قَوْمِهِۦ غَضْبَٰنَ أَسِفًا قَالَ يَٰقَوْمِ أَلَمْ يَعِدْكُمْ رَبُّكُمْ وَعْدًا حَسَنًا أَفَطَالَ عَلَيْكُمُ ٱلْعَهْدُ أَمْ أَرَدتُّمْ أَن يَحِلَّ عَلَيْكُمْ غَضَبٌ مِّن رَّبِّكُمْ فَأَخْلَفْتُم مَّوْعِدِى

Arapça Metin (Harekesiz)

2432|20|86|فرجع موسي الي قومه غضبن اسفا قال يقوم الم يعدكم ربكم وعدا حسنا افطال عليكم العهد ام اردتم ان يحل عليكم غضب من ربكم فاخلفتم موعدي

Latin Literal

86. Fe recea mûsâ ilâ kavmihî gadbâne esifâ(esifen), kâle yâ kavmi e lem yaıdkum rabbukum va’den hasenâ(hasenen), e fe tâle aleykumul ahdu em eredtum en yahılle aleykum gadabun min rabbikum fe ahleftum mev’ıdî.

Türkçe Çeviri

Öyle ki geri döndü Mûsâ kavmine/toplumuna gazap* (-la) bir pişman** (olarak); dedi: "Ey kavmim/toplumum! Hiç vaat etmiyor muydu sizlere Rabbiniz4 güzel bir vaat? Öyle ki uzadı mı üzerinize ahit*** ya da razı mı oldunuz ki hulul917 eder üzerinize bir gazap127 Rabbinizden?; öyle ki halef kıldınız1109 vaadime."

Ahmed Samira Çevirisi

86 So Moses returned to his nation, angry sorrowfully/angrily. He said: "My nation, did not your Lord promise you a good/beautiful promise, did the promise/contract become long/last long on you, or you wanted/intended that anger (be) placed on you from your Lord, so you broke my appointment?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feracea öyle ki geri döndü فَرَجَعَ رجع
2 musa Mûsâ مُوسَىٰ -
3 ila إِلَىٰ -
4 kavmihi kavmine قَوْمِهِ قوم
5 gadbane gazap (-la) غَضْبَانَ غضب
6 esifen bir pişman أَسِفًا اسف
7 kale dedi قَالَ قول
8 ya kavmi ey kavmim/toplumum يَا قَوْمِ قوم
9 elem hiç أَلَمْ -
10 yeidkum vaat etmiyor muydu sizlere يَعِدْكُمْ وعد
11 rabbukum Rabbiniz رَبُّكُمْ ربب
12 vea'den bir vaat وَعْدًا وعد
13 hasenen bir güzel حَسَنًا حسن
14 efetale öyle ki uzadı mı أَفَطَالَ طول
15 aleykumu üzerinize عَلَيْكُمُ -
16 l-ahdu ahit الْعَهْدُ عهد
17 em ya da أَمْ -
18 eradtum razı mı oldunuz أَرَدْتُمْ رود
19 en ki أَنْ -
20 yehille hulul eder يَحِلَّ حلل
21 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
22 gadebun bir gazap غَضَبٌ غضب
23 min مِنْ -
24 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
25 feehleftum öyle ki ihtilaf edersiniz فَأَخْلَفْتُمْ خلف
26 mev'idi vaadime مَوْعِدِي وعد

Notlar

Not 1

*Öfke.**Onları bıraktığına da pişman olmuş olduğunu anlarız. ***Antlaşma çok mu uzun geldi size? Dayanamadınız mı? Sabredemediniz mi Rabbinizin fitnesine?

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Üzerlerine gazap edilen kimseler Kavram 127

127 Yüce Allah'ın öfkesinin üzerlerine hak olduğu kimseler.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 90

Arapça Metin (Harekeli)

2436|20|90|وَلَقَدْ قَالَ لَهُمْ هَٰرُونُ مِن قَبْلُ يَٰقَوْمِ إِنَّمَا فُتِنتُم بِهِۦ وَإِنَّ رَبَّكُمُ ٱلرَّحْمَٰنُ فَٱتَّبِعُونِى وَأَطِيعُوٓا۟ أَمْرِى

Arapça Metin (Harekesiz)

2436|20|90|ولقد قال لهم هرون من قبل يقوم انما فتنتم به وان ربكم الرحمن فاتبعوني واطيعوا امري

Latin Literal

90. Ve lekad kâle lehum hârûnu min kablu yâ kavmi innemâ futintum bih(bihî) ve inne rabbekumur rahmânu fettebiûnî ve etîû emrî.

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun demişti onlara Hârûn önceden: "Ey kavmim/toplumum! Ancak ki fitnelendirildiniz332 onunla ve doğrusu Rabbiniz4 Rahmân'dır1; öyle ki tabi olun bana*; ve itaat edin emrime."

Ahmed Samira Çevirisi

90 And Aaron had said to them from before: "You my nation, truly you were tested with it, and that (E) your Lord (is) the merciful, so follow me, and obey my order/command ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 kale demişti قَالَ قول
3 lehum onlara لَهُمْ -
4 harunu Hârûn هَارُونُ -
5 min مِنْ -
6 kablu önceden قَبْلُ قبل
7 ya kavmi ey kavmim/toplumum يَا قَوْمِ قوم
8 innema ancak ki إِنَّمَا -
9 futintum fitnelendirildiniz فُتِنْتُمْ فتن
10 bihi onunla بِهِ -
11 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
12 rabbekumu Rabbiniz رَبَّكُمُ ربب
13 r-rahmanu Rahmân'dır الرَّحْمَٰنُ رحم
14 fettebiuni öyle ki tabi olun bana فَاتَّبِعُونِي تبع
15 ve etiu ve itaat edin وَأَطِيعُوا طوع
16 emri emrime أَمْرِي امر

Notlar

Not 1

*Hârûn.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahmân Kavram 1

1 En yüce merhametli.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Fitne Kavram 332

332 Ayartarak doğru yoldan saptırmak.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 105

Arapça Metin (Harekeli)

2451|20|105|وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْجِبَالِ فَقُلْ يَنسِفُهَا رَبِّى نَسْفًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2451|20|105|ويسلونك عن الجبال فقل ينسفها ربي نسفا

Latin Literal

105. Ve yes’elûneke anil cibâli fe kul yensifuhâ rabbî nesfâ(nesfen).

Türkçe Çeviri

Ve sual ederler* sana dağlar hakkında; öyle ki de ki: "Ufalar onu** Rabbim4 bir ufalama (-yla)"

Ahmed Samira Çevirisi

105 And they ask/question you about the mountains , so say: "My Lord explodes/destroys it explosion/destruction."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yeseluneke ve sual ederler sana وَيَسْأَلُونَكَ سال
2 ani hakkında عَنِ -
3 l-cibali dağlar الْجِبَالِ جبل
4 fekul öyle ki de ki فَقُلْ قول
5 yensifuha ufalar onu يَنْسِفُهَا نسف
6 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
7 nesfen bir ufalama (-yla) نَسْفًا نسف

Notlar

Not 1

*Sorarlar.**Dağı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 121

Arapça Metin (Harekeli)

2467|20|121|فَأَكَلَا مِنْهَا فَبَدَتْ لَهُمَا سَوْءَٰتُهُمَا وَطَفِقَا يَخْصِفَانِ عَلَيْهِمَا مِن وَرَقِ ٱلْجَنَّةِ وَعَصَىٰٓ ءَادَمُ رَبَّهُۥ فَغَوَىٰ

Arapça Metin (Harekesiz)

2467|20|121|فاكلا منها فبدت لهما سوتهما وطفقا يخصفان عليهما من ورق الجنه وعصي ادم ربه فغوي

Latin Literal

121. Fe ekelâ minhâ fe bedet lehumâ sev’âtuhumâ ve tafıkâ yahsıfâni aleyhimâ min varakıl cenneti ve asâ âdemu rabbehu fe gavâ.

Türkçe Çeviri

Öyle ki yedi ikisi* ondan**; öyle ki ortaya çıkıp göründü ikisine kötülükleri***; ve hemen başladı ikisi ilmikleyip/bağlayıp örtmeye üstlerini cennet1115 varağından/yaprağından; ve asileşti1081 Âdem50 Rabbine4; öyle ki saptı/şaşırdı.

Ahmed Samira Çevirisi

121 So they ate from it, so their (B)’s shameful genital private parts to be covered appeared to them (B), and they (B) started and continued (to) stick (B) on them (B) from the Paradise’s leaves , and Adam disobeyed his Lord, so he was misguided/failed.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feekela öyle ki yedi ikisi فَأَكَلَا اكل
2 minha ondan مِنْهَا -
3 febedet öyle ki ortaya çıkıp göründü فَبَدَتْ بدو
4 lehuma o ikisine لَهُمَا -
5 sev'atuhuma kötülükleri ikisini سَوْاتُهُمَا سوا
6 ve tafika ve hemen başlası ikisi وَطَفِقَا طفق
7 yehsifani ilmikleyip/bağlayıp örttü ikisi يَخْصِفَانِ خصف
8 aleyhima üstlerini عَلَيْهِمَا -
9 min مِنْ -
10 veraki varağından/yaprağından وَرَقِ ورق
11 l-cenneti cennet الْجَنَّةِ جنن
12 ve asa ve asi oldu وَعَصَىٰ عصي
13 ademu Âdem ادَمُ -
14 rabbehu Rabbine رَبَّهُ ربب
15 fe gava öyle ki saptı/şaşırdı فَغَوَىٰ غوي

Notlar

Not 1

*Âdem ve zevcesi (erkek ve kadın insanlar); hepimiz.**Ölümsüzlük ağacından.***Cinsel organ bölgeleri.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Âdem, Adem Kavram 50

50 Bilge insandan (Homo Sapiens) ilk nebi/peygamber. Âdem ve eşi örneklemi üzerinden insanlığın başından geçen olaylar Kur'an'la hatırlatılmaktadır. Âdem ve eşinin başından geçen olayların tamamı tüm insanların başından geçmiş olaylardır. Yüce Allah'ın sıfatlarının nasıl tecelli ettiğini öğrenebilen, fikir yürütebilen bir varlık olan Âdem ve eşi bir cennet evreninde rahat ve kolay şekilde yaşamaktaydı. İblîs'in cennet evrenine paralel olan başka bir evrenden fısıldamasıyla Yüce Allah'ın emrine karşı geldiler. Anında tövbe ettiler. Yüce Allah onların tövbelerini kabul etti. İblîs Âdem'e meydan okumaya devam etti. Âdem de kabul etti. Yüce Allah bu karşılıklı meydan okumanın gerçekleşmesine izin verdi. Âdem'i, eşini ve tüm insanları daha alçak olan şu an içinde bulunduğumuz evrene gönderdi. Aynı şekilde İblîs'i ve onun soyundan olan cinleri de paralel bir evrene yerleştirdi. Sınavın kuralı gereği olarak cinlerin insanların kalp ve beyindeki sinir hücrelerine kuantum seviyesinde kendi paralel evrenlerinden fısıldayabilme izni verildi. Tek yapabildikleri fısıldamaktır. Ne yazık ki insanların çoğu bu sınavı kaybetti.

Asi Kavram 1081

1081 Başkaldırıcı, bulunduğu ortamdaki evrensel kurallara uyumlu olmayan.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 122

Arapça Metin (Harekeli)

2468|20|122|ثُمَّ ٱجْتَبَٰهُ رَبُّهُۥ فَتَابَ عَلَيْهِ وَهَدَىٰ

Arapça Metin (Harekesiz)

2468|20|122|ثم اجتبه ربه فتاب عليه وهدي

Latin Literal

122. Summectebâhu rabbuhu fe tâbe aleyhi ve hedâ.

Türkçe Çeviri

Sonra seçti* onu** Rabbi4; öyle ki tevbe33 etti üzerine***; ve doğru yola kılavuzladı.

Ahmed Samira Çevirisi

122 Then His Lord chose/purified him, so He forgave on him, and guided.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 ctebahu seçti onu اجْتَبَاهُ جبي
3 rabbuhu Rabbi رَبُّهُ ربب
4 fe tabe öyle ki tevbe etti فَتَابَ توب
5 aleyhi üzerine (Âdem’in) عَلَيْهِ -
6 ve heda ve doğru yola kılavuzladı وَهَدَىٰ هدي

Notlar

Not 1

*İblîse karşı seçti, tercih etti. Rabbimiz erkekli kadınlı tüm insanları iblîse karşı tercih etmiştir. **Âdem'i.***Âdem’in.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Tevbe Kavram 33

33 Dönmek, vazgeçmek.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 127

Arapça Metin (Harekeli)

2473|20|127|وَكَذَٰلِكَ نَجْزِى مَنْ أَسْرَفَ وَلَمْ يُؤْمِنۢ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِۦ وَلَعَذَابُ ٱلْءَاخِرَةِ أَشَدُّ وَأَبْقَىٰٓ

Arapça Metin (Harekesiz)

2473|20|127|وكذلك نجزي من اسرف ولم يومن بايت ربه ولعذاب الاخره اشد وابقي

Latin Literal

127. Ve kezâlike neczî men esrefe ve lem yu’min bi âyâti rabbih(rabbihî), ve le azâbul âhıreti eşeddu ve ebkâ.

Türkçe Çeviri

Ve işte böyledir; cezalandırırız63 kimseyi (ki) israf463 etti; ve asla iman47 etmiyordu Rabbinin4 ayetlerine1027; ve mutlak ki azabı ahiretin daha şiddetlidir ve daha bakidir.

Ahmed Samira Çevirisi

127 And like that We reimburse who extravagated/exceeded the limit, and did not believe with his Lord’s verses/evidences , and the end’s (other life’s) torture (E) (is) stronger (severer) and more lasting (everlasting) .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kezalike ve işte böyledir وَكَذَٰلِكَ -
2 neczi cezalandırırız نَجْزِي جزي
3 men kimseyi مَنْ -
4 esrafe israf etti أَسْرَفَ سرف
5 velem ve asla وَلَمْ -
6 yu'min iman etmiyordu يُؤْمِنْ امن
7 biayati ayetlerine بِايَاتِ ايي
8 rabbihi Rabbinin رَبِّهِ ربب
9 veleazabu ve mutlak ki azabı وَلَعَذَابُ عذب
10 l-ahirati ahiretin الْاخِرَةِ اخر
11 eşeddu daha şiddetlidir أَشَدُّ شدد
12 ve ebka ve daha bakidir وَأَبْقَىٰ بقي

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Ceza Kavram 63

63 Karşılık, hak edilen.

İsraf/israf Kavram 463

463 Sınır aşmak, normal çizgileri aşmak, savurganlık yapmak, ölçüsüz/dengesiz/uygunsuz aşırılık, haddinden fazla, abartmak.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 129

Arapça Metin (Harekeli)

2475|20|129|وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِن رَّبِّكَ لَكَانَ لِزَامًا وَأَجَلٌ مُّسَمًّى

Arapça Metin (Harekesiz)

2475|20|129|ولولا كلمه سبقت من ربك لكان لزاما واجل مسمي

Latin Literal

129. Ve lev lâ kelimetun sebekat min rabbike le kâne lizâmen ve ecelun musemmâ(musemmen).

Türkçe Çeviri

Ve şayet bir kelime* öncelenmeseydi (senin) Rabbinden4; mutlak olmuştu bir lazım gelen** ve belirlenmiş bir ecel.

Ahmed Samira Çevirisi

129 And was it not for a word/sermon preceded from your Lord, (it) would have been necessity/obligation and (a) named/identified term/time.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velevla ve şayet وَلَوْلَا -
2 kelimetun bir kelime كَلِمَةٌ كلم
3 sebekat öncelenmeseydi سَبَقَتْ سبق
4 min مِنْ -
5 rabbike (senin) Rabbinden رَبِّكَ ربب
6 lekane mutlak olmuştu لَكَانَ كون
7 lizamen bir lazım gelen لِزَامًا لزم
8 ve ecelun ve bir ecel وَأَجَلٌ اجل
9 musemmen belirlenmiş مُسَمًّى سمو

Notlar

Not 1

*Söz, kelam.**Gereği yerine getirilen.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 130

Arapça Metin (Harekeli)

2476|20|130|فَٱصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ ٱلشَّمْسِ وَقَبْلَ غُرُوبِهَا وَمِنْ ءَانَآئِ ٱلَّيْلِ فَسَبِّحْ وَأَطْرَافَ ٱلنَّهَارِ لَعَلَّكَ تَرْضَىٰ

Arapça Metin (Harekesiz)

2476|20|130|فاصبر علي ما يقولون وسبح بحمد ربك قبل طلوع الشمس وقبل غروبها ومن اناي اليل فسبح واطراف النهار لعلك ترضي

Latin Literal

130. Fasbir alâ mâ yekûlûne ve sebbih bi hamdi rabbike kable tulûış şemsi ve kable gurûbihâ, ve min ânâil leyli fe sebbih ve etrâfen nehâri lealleke terdâ.

Türkçe Çeviri

Öyle ki sabret51 üzerine ne derler onlar; ve tesbih31 et hamd3 ile Rabbini4; Güneş’in doğuşu öncesi; ve batışı öncesi onun*; ve gece171 vakitlerinden; öyle ki tesbih31 et; ve taraflarında/etrafında gündüzün170; belki sen razı olursun.

Ahmed Samira Çevirisi

130 So you be patient on what they say, and praise/glorify with your Lord’s praise/gratitude/thanks, before the sun’s ascent/rising, and before its decline/setting , and from the night’s hours so praise/glorify, and the daytime’s ends/edges, maybe/perhaps you accept/approve.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fesbir öyle ki sabret فَاصْبِرْ صبر
2 ala üzerine عَلَىٰ -
3 ma ne مَا -
4 yekulune derler onlar يَقُولُونَ قول
5 ve sebbih ve tesbih et وَسَبِّحْ سبح
6 bihamdi hamd ile بِحَمْدِ حمد
7 rabbike Rabbini رَبِّكَ ربب
8 kable öncesi قَبْلَ قبل
9 tului doğuşu طُلُوعِ طلع
10 ş-şemsi Güneş’in الشَّمْسِ شمس
11 ve kable ve öncesi وَقَبْلَ قبل
12 gurubiha batışı onun غُرُوبِهَا غرب
13 ve min ve وَمِنْ -
14 ana'i vakitlerinden انَاءِ اني
15 l-leyli gece اللَّيْلِ ليل
16 fe sebbih öyle ki tesbih et فَسَبِّحْ سبح
17 veetrafe ve taraflarında/etfarında وَأَطْرَافَ طرف
18 n-nehari gündüzün النَّهَارِ نهر
19 lealleke belki sen لَعَلَّكَ -
20 terda razı olursun تَرْضَىٰ رضو

Notlar

Not 1

*Güneş'in.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hamd Kavram 3

3 En yüce övgü/methetme.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

insanın tesbihi Kavram 31

31 Yüce Allah’ın tüm sıfatlarının tecelli edişine Yüce Allah’ın bahşettiği akıl/fikir aracılığıyla tanık/şahit olarak Rabbini aramak.

Sabır/sabr. Kavram 51

51 Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 131

Arapça Metin (Harekeli)

2477|20|131|وَلَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ إِلَىٰ مَا مَتَّعْنَا بِهِۦٓ أَزْوَٰجًا مِّنْهُمْ زَهْرَةَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا لِنَفْتِنَهُمْ فِيهِ وَرِزْقُ رَبِّكَ خَيْرٌ وَأَبْقَىٰ

Arapça Metin (Harekesiz)

2477|20|131|ولا تمدن عينيك الي ما متعنا به ازوجا منهم زهره الحيوه الدنيا لنفتنهم فيه ورزق ربك خير وابقي

Latin Literal

131. Ve lâ temuddenne ayneyke ilâ mâ mettâ’nâ bihî ezvâcen minhum zehretel hayâtid dunyâ li neftinehum fîh(fîhi), ve rızku rabbike hayrun ve ebkâ.

Türkçe Çeviri

Ve uzatma* iki gözünü kendisiyle metalandırdığımıza54 doğru; zevcelerdir** onlardan (ki) parıldamasıdır dünya hayatının; fitnelendirmemiz332 içindir onda**; ve rızkı (senin) Rabbinin4 bir hayırdır ve daha bakidir.

Ahmed Samira Çevirisi

131 And do not extend/spread your two eyes to what We gave long life/made enjoy with it (to) spouses/couples from them, the life the present’s/worldly life’s flower/splendor , to test them in it, and your Lord’s provision (is) better and more lasting .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve la ve وَلَا -
2 temuddenne uzatma تَمُدَّنَّ مدد
3 ayneyke iki gözünü عَيْنَيْكَ عين
4 ila doğru إِلَىٰ -
5 ma şeylere مَا -
6 mettea'na mtalandırdığımıza مَتَّعْنَا متع
7 bihi kendisiyle بِهِ -
8 ezvacen çiftlere/eşlere أَزْوَاجًا زوج
9 minhum onlardan مِنْهُمْ -
10 zehrate parıldaması زَهْرَةَ زهر
11 l-hayati hayatının الْحَيَاةِ حيي
12 d-dunya dünya الدُّنْيَا دنو
13 lineftinehum fitnelendirmek için لِنَفْتِنَهُمْ فتن
14 fihi onda فِيهِ -
15 ve rizku ve rızkı وَرِزْقُ رزق
16 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
17 hayrun bir hayırdır خَيْرٌ خير
18 ve ebka ve daha bakidir وَأَبْقَىٰ بقي

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed. Bu emir hepimizedir. Başka insanların parıltılı dünya hayatından kazandıkları bizi ilgilendirmemelidir.**Eşler. Metaların yani dünya hayatında faydalanılan şeylerin de eşler (çift çift) halinde olduğunu anlarız. ***Metada, meta içinde. Metanın yani dünya hayatında verilen parıltılı çiftler/eşlerin fitnelendirmek için olduğu apaçık bildirilir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Meta Kavram 54

54 Sermaye. Yararlanma.

Fitne Kavram 332

332 Ayartarak doğru yoldan saptırmak.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 133

Arapça Metin (Harekeli)

2479|20|133|وَقَالُوا۟ لَوْلَا يَأْتِينَا بِـَٔايَةٍ مِّن رَّبِّهِۦٓ أَوَلَمْ تَأْتِهِم بَيِّنَةُ مَا فِى ٱلصُّحُفِ ٱلْأُولَىٰ

Arapça Metin (Harekesiz)

2479|20|133|وقالوا لولا ياتينا بايه من ربه اولم تاتهم بينه ما في الصحف الاولي

Latin Literal

133. Ve kâlû lev lâ ye’tînâ bi âyetin min rabbih(rabbihî), e ve lem te’tihim beyyinetu mâ fîs suhufil ûlâ.

Türkçe Çeviri

Ve dediler*: "Oysa gelmez** bize bir ayetle (kendi) Rabbinden4"; ve hiç gelmez*** mi onlara beyanat620 evvelki sahifelerdeki?

Ahmed Samira Çevirisi

133 And they said: "If only, he comes/brings to us with a verse/evidence/sign from his Lord." Did not an evidence (of) what is in the written leaves/sheets/pages (books/scriptures) the first/beginning come to them?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kalu ve dediler وَقَالُوا قول
2 levla oysa لَوْلَا -
3 ye'tina gelmez mi bizlere يَأْتِينَا اتي
4 biayetin bir ayetle بِايَةٍ ايي
5 min مِنْ -
6 rabbihi (onun) Rabbinden رَبِّهِ ربب
7 evelem ve hiç أَوَلَمْ -
8 te'tihim gelmez m تَأْتِهِمْ اتي
9 beyyinetu beyanat بَيِّنَةُ بين
10 ma مَا -
11 fi فِي -
12 s-suhufi sahifelerde الصُّحُفِ صحف
13 l-ula evvelki الْأُولَىٰ اول

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed'in kavmi.**Nebi ve resûl Muhammed.***Geniş zaman. Hiç gelmiyor muydu? Hiç gelmeyecek mi? Daha önce gelmiş olan beyanatlar ve gelmeye de devam eder.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Beyanat Kavram 620

620 Gizli saklı olmadan açıkça deklere edilmiş, apaçık bildirilmiş, belli edilmiş, apaçık ifade edilmiş.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 134

Arapça Metin (Harekeli)

2480|20|134|وَلَوْ أَنَّآ أَهْلَكْنَٰهُم بِعَذَابٍ مِّن قَبْلِهِۦ لَقَالُوا۟ رَبَّنَا لَوْلَآ أَرْسَلْتَ إِلَيْنَا رَسُولًا فَنَتَّبِعَ ءَايَٰتِكَ مِن قَبْلِ أَن نَّذِلَّ وَنَخْزَىٰ

Arapça Metin (Harekesiz)

2480|20|134|ولو انا اهلكنهم بعذاب من قبله لقالوا ربنا لولا ارسلت الينا رسولا فنتبع ايتك من قبل ان نذل ونخزي

Latin Literal

134. Ve lev ennâ ehleknâhum bi azâbin min kablihî le kâlû rabbenâ lev lâ erselte ileynâ resûlen fe nettebia âyâtike min kabli en nezille ve nahzâ.

Türkçe Çeviri

Ve şayet ki biz helak etseydik onları bir azapla ondan önce; mutlak derlerdi: "Rabbimiz4! Oysa gönderseydin bizlere bir resûl418; öyle ki tabi olurduk ayetlerine454 (senin) önceden ki (olmadan) zillete452 düşeriz ve hizyete1118 düşeriz"

Ahmed Samira Çevirisi

134 And if that (E) We destroyed/made them die with torture from before it, they would have said: "Our Lord, if only you sent to us a messenger, so we follow your signs/verses/evidences, from before that we humiliate/disgrace, and we shame/scandalize (ourselves)."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velev ve şayet وَلَوْ -
2 enna ki biz أَنَّا -
3 ehleknahum helak etseydik onları أَهْلَكْنَاهُمْ هلك
4 biazabin bir azapla بِعَذَابٍ عذب
5 min مِنْ -
6 kablihi ondan önce قَبْلِهِ قبل
7 lekalu mutlak derlerdi لَقَالُوا قول
8 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
9 levla oysa لَوْلَا -
10 erselte gönderseydin أَرْسَلْتَ رسل
11 ileyna bizlere إِلَيْنَا -
12 rasulen bir resûl رَسُولًا رسل
13 fenettebia öyle ki tabi olur (-duk) فَنَتَّبِعَ تبع
14 ayatike ayetlerine (senin) ايَاتِكَ ايي
15 min مِنْ -
16 kabli önceden قَبْلِ قبل
17 en ki (olmadan) أَنْ -
18 nezille zillete düşeriz نَذِلَّ ذلل
19 ve nehza ve hizyete düşeriz وَنَخْزَىٰ خزي

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Resûl Kavram 418

418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.

Zillet Kavram 452

452 Alçaklık, aşağılık, hor görülmek.

Ayetler Kavram 454

454 Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 2

Arapça Metin (Harekeli)

2483|21|2|مَا يَأْتِيهِم مِّن ذِكْرٍ مِّن رَّبِّهِم مُّحْدَثٍ إِلَّا ٱسْتَمَعُوهُ وَهُمْ يَلْعَبُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2483|21|2|ما ياتيهم من ذكر من ربهم محدث الا استمعوه وهم يلعبون

Latin Literal

2. Mâ ye’tîhim min zikrin min rabbihim muhdesin illestemeûhu ve hum yel’abûn(yel’abûne).

Türkçe Çeviri

Gelir değildir onlara zikirden427; Rablerinden4 bir muhdes1120 (ki) ancak işitirler onu* ve onlar laubalilik669 ederler.

Ahmed Samira Çevirisi

2 None from a remembrance/reminder initiated/originated from their Lord, comes to them except they heard/listened (to) it and (while) they are playing/amusing .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ma değildirمَا -
2 ye'tihim gelir onlara يَأْتِيهِمْ اتي
3 min مِنْ -
4 zikrin zikirden ذِكْرٍ ذكر
5 min مِنْ -
6 rabbihim Rablerinden رَبِّهِمْ ربب
7 muhdesin bir muhdes مُحْدَثٍ حدث
8 illa ancak إِلَّا -
9 stemeuhu işitirler onu اسْتَمَعُوهُ سمع
10 vehum ve onlar وَهُمْ -
11 yel'abune laubalilik ederler يَلْعَبُونَ لعب

Notlar

Not 1

*Zikri.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Hikmetli zikir. Kavram 427

427 Hüküm içeren zikir. Hikmetli Kur'an. Kur'an'ın hikmetli olduğunu, hüküm içeren ayetler içerdiğini işaret eder.

Laubali Kavram 669

669 Saygısız, çekinmesi olmayan, davranışları ölçüsüz, olgun olmayan; ciddiyetsiz, gayriciddi.

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 4

Arapça Metin (Harekeli)

2485|21|4|قَالَ رَبِّى يَعْلَمُ ٱلْقَوْلَ فِى ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ وَهُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

Arapça Metin (Harekesiz)

2485|21|4|قال ربي يعلم القول في السما والارض وهو السميع العليم

Latin Literal

4. Kâle rabbî ya’lemul kavle fis semâi vel ardı ve huves semîul alîm(alîmu).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Rabbim4 bilir kavli/sözü gökteki180 ve yerdeki; ve O** Semî’dir41; Alîm’dir8."

Ahmed Samira Çevirisi

4 He said: "My Lord knows the saying/opinion and belief in the skies/space and the earth/Planet Earth, and He is the hearing/listening, the knowledgeable."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
3 yea'lemu bilir يَعْلَمُ علم
4 l-kavle kavli/sözü الْقَوْلَ قول
5 fi فِي -
6 s-semai gökteki السَّمَاءِ سمو
7 vel'erdi ve yerdeki وَالْأَرْضِ ارض
8 ve huve ve O وَهُوَ -
9 s-semiu Semî’dir السَّمِيعُ سمع
10 l-alimu Alîm’dir الْعَلِيمُ علم

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Alîm Kavram 8

8 Bilen.

Semî Kavram 41

41 İşiten.

gök; göğü Kavram 180

180 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Tekil olarak; Dünya atmosferi, diğer gezegenlerin atmosferi, galaksimiz içindeki bir nebula/bulutsu ya da evrenin kendisi işaret edilmiş olabilir. Gök kavramı ayetin işareti üzerinden okunmalıdır.

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 22

Arapça Metin (Harekeli)

2503|21|22|لَوْ كَانَ فِيهِمَآ ءَالِهَةٌ إِلَّا ٱللَّهُ لَفَسَدَتَا فَسُبْحَٰنَ ٱللَّهِ رَبِّ ٱلْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2503|21|22|لو كان فيهما الهه الا الله لفسدتا فسبحن الله رب العرش عما يصفون

Latin Literal

22. Lev kâne fîhimâ âlihetun illâllâhu le fesedetâ, fe subhânallâhi rabbil arşi ammâ yasıfûn(yasıfûne).

Türkçe Çeviri

Şayet olsaydı ikisinde* ilâhlar1094 Allah'ın dışında mutlak fesada/kargaşaya** uğrardı o ikisi***; öyle ki Subhân'dır7 Allah; arşın66 Rabbidir4; vasıflandırdıklarından1135 (ayrıdır).

Ahmed Samira Çevirisi

22 If (there) was in them (B) (the skies and the Earth) gods, except God, they (B) would have been corrupted ,so praise/glory (to) God, Lord (of) the throne about what they describe/categorize.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lev şayet لَوْ -
2 kane olsaydı كَانَ كون
3 fihima ikisinde فِيهِمَا -
4 alihetun ilahlar الِهَةٌ اله
5 illa dışında إِلَّا -
6 llahu Allah'ın اللَّهُ -
7 lefesedeta mutlak fesada/kargaşaya uğrardı o ikisi لَفَسَدَتَا فسد
8 fesubhane öyle ki subhândır/tüm isimlerini-sıfatlarını tecelli ettirendir فَسُبْحَانَ سبح
9 llahi Allah اللَّهِ -
10 rabbi Rabbidir رَبِّ ربب
11 l-arşi arşın الْعَرْشِ عرش
12 amma عَمَّا -
13 yesifune vasıflandırdıklarından/nitelediklerinden (ayrıdır) يَصِفُونَ وصف

Notlar

Not 1

*Gökte ve yerde.**Muhteşem bir delil. Gerçekten de gökte ve yerde düzen varsa bu ancak tek bir ilâhın varlığında olur. Birden çok ilâh asla olamaz. Olsaydı sonsuzlukta mutlak sınırları kesişecektir. Bir ilâhın sınırı olur mu? Olmaz. Demek ki gerçek ilâh varsa o da tek olmalıdır.***Gök ve yer.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Subhân Kavram 7

7 Tüm isimlerini/sıfatlarını tecelli ettiren.

Arş Kavram 66

66 Taht/kürsü. Yüce Allah'ın belirli sıfatlarının tecelli etmesiyle oluşmuş olan, çoklu boyutlara sahip bir kürsü, bir platform. Bu kürsü içinde evrenler yaratılmaktadır. Şu an içinde bulunduğumuz evrenimiz de bu kürsünün içindedir. Yargılamanın yapılacağı ahiret evreni, cennet evrenleri ve cehennem evreni yine bu kürsü içinde yaratılacaktır.

Vasıflandırmak Kavram 1135

1135 Bir kişi, nesne veya kavramın niteliklerini, özelliklerini belirterek onu tanımlamak, nitelemek veya sınıflandırmak (karakterize etmek). Tasvîf etmek. Yüce Allah'ın tek ilâhlığını yanlış olarak niteleyerek O'nun astından sözde ilâhlar tanımlamak kâfirlerin ve müşriklerin yaptıkları yanlış vasıflandırmadır.

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 42

Arapça Metin (Harekeli)

2523|21|42|قُلْ مَن يَكْلَؤُكُم بِٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ مِنَ ٱلرَّحْمَٰنِ بَلْ هُمْ عَن ذِكْرِ رَبِّهِم مُّعْرِضُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2523|21|42|قل من يكلوكم باليل والنهار من الرحمن بل هم عن ذكر ربهم معرضون

Latin Literal

42. Kul men yekleukum bil leyli ven nehâri miner rahmân(rahmâni), bel hum an zikri rabbihim mu’ridûn(mu’ridûne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Kim korur* sizleri geceyle ve gündüz (-le) Rahmân’dan1?"; Evet! Onlar Rablerinin4 zikrinden78 yüz çevirenlerdir.

Ahmed Samira Çevirisi

42 Say: "Who guards/protects you by the night and the daytime from the merciful? But they are from mentioning/remembering their Lord objecting/opposing .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 men kim مَنْ -
3 yekle'ukum korur sizleri يَكْلَؤُكُمْ كلا
4 bil-leyli geceyle بِاللَّيْلِ ليل
5 ve nnehari ve gündüz (-le) وَالنَّهَارِ نهر
6 mine مِنَ -
7 r-rahmani Rahmân’dan? الرَّحْمَٰنِ رحم
8 bel evet! بَلْ -
9 hum onlar هُمْ -
10 an عَنْ -
11 zikri zikrinden ذِكْرِ ذكر
12 rabbihim Rablerinin رَبِّهِمْ ربب
13 mua'ridune yüz çevirenlerdir مُعْرِضُونَ عرض

Notlar

Not 1

*Rahmân'ın gazabından hiç kimse emin olamaz ve hiç kimse korunamaz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahmân Kavram 1

1 En yüce merhametli.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Zikir/zikr Kavram 78

78 Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 46

Arapça Metin (Harekeli)

2527|21|46|وَلَئِن مَّسَّتْهُمْ نَفْحَةٌ مِّنْ عَذَابِ رَبِّكَ لَيَقُولُنَّ يَٰوَيْلَنَآ إِنَّا كُنَّا ظَٰلِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2527|21|46|ولين مستهم نفحه من عذاب ربك ليقولن يويلنا انا كنا ظلمين

Latin Literal

46. Ve le in messethum nefhatun min azâbi rabbike le yekûlunne yâ veylenâ innâ kunnâ zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve eğer temas etse onlara bir esinti (senin) Rabbinin4 azabından; mutlak derler: "Eyvah bizlere! Doğrusu biz olduk zalimler257."

Ahmed Samira Çevirisi

46 And if a blow/breath from your Lord’s torture touched them, they will say (E): "Oh our calamity , we (E) were unjust/oppressive."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velein ve eğer وَلَئِنْ -
2 messethum temas etse onlara مَسَّتْهُمْ مسس
3 nefhatun bir esinti نَفْحَةٌ نفح
4 min مِنْ -
5 azabi azabından عَذَابِ عذب
6 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
7 leyekulunne mutlak derler لَيَقُولُنَّ قول
8 ya veylena eyvah bizlere يَا وَيْلَنَا -
9 inna doğrusu biz إِنَّا -
10 kunna olduk كُنَّا كون
11 zalimine zalimler ظَالِمِينَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 49

Arapça Metin (Harekeli)

2530|21|49|ٱلَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُم بِٱلْغَيْبِ وَهُم مِّنَ ٱلسَّاعَةِ مُشْفِقُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2530|21|49|الذين يخشون ربهم بالغيب وهم من الساعه مشفقون

Latin Literal

49. Ellezîne yahşevne rabbehum bil gaybi ve hum mines sâati muşfikûn(muşfikûne).

Türkçe Çeviri

Kimselerdir (ki) haşyet53 duyarlar Rablerine4 gaybla62*; ve onlar sâatten470 işfâklılardır1122.

Ahmed Samira Çevirisi

49 Those who fear their Lord with the unseen and they are from the Hour/Resurrection they are afraid/guarding .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimselerdir (ki) الَّذِينَ -
2 yehşevne haşyet duyarlar يَخْشَوْنَ خشي
3 rabbehum Rablerine رَبَّهُمْ ربب
4 bil-gaybi gaybla بِالْغَيْبِ غيب
5 ve hum ve onlar وَهُمْ -
6 mine -nden مِنَ -
7 s-saati sâatten السَّاعَةِ سوع
8 muşfikune işfâklılardır مُشْفِقُونَ شفق

Notlar

Not 1

*Gözleriyle görmeseler, kulaklarıyla duymasalar bile.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Haşyet/huşu Kavram 53

53 Huşu. Derin saygıdan yüreğin ürpermesi. Bir şeyin heybet ve cazibesine karşı alçalma. Alçak gönüllülük.

Gayb Kavram 62

62 Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

Sâat Kavram 470

470 Kıyamet. Evrenin uzay zaman kumaşının karanlık enerjinin aşırı üflemesi sonucu yırtılması ve evrenin hızla şişirilen (Sur'a üfleme) bir balonun patlaması gibi parçalanması. Yırtıklar ışık hızında tüm evrene yayılacaktır. Parçalanan evren yerçekimi kuvvetiyle tekrar tekillik haline dönecektir.

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 56

Arapça Metin (Harekeli)

2537|21|56|قَالَ بَل رَّبُّكُمْ رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ٱلَّذِى فَطَرَهُنَّ وَأَنَا۠ عَلَىٰ ذَٰلِكُم مِّنَ ٱلشَّٰهِدِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2537|21|56|قال بل ربكم رب السموت والارض الذي فطرهن وانا علي ذلكم من الشهدين

Latin Literal

56. Kâle bel rabbukum rabbus semâvâti vel ardıllezî fatarahunne ve ene alâ zâlikum mineş şâhidîn(şâhidîne).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Evet! Rabbiniz4 Rabbidir4 göklerin162 ve yerin; o ki yarmış** (olandır) ikisini***; ve ben**** işte bunun üzerine şahitlerdenim."

Ahmed Samira Çevirisi

56 He said: "But your Lord (is) the skies’/space’s and the earth’s/Planet Earth’s Lord, who created them (B) ,and I am on that from the witnessing/testifying."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 bel evet بَلْ -
3 rabbukum Rabbiniz رَبُّكُمْ ربب
4 rabbu Rabbidir رَبُّ ربب
5 s-semavati göklerin السَّمَاوَاتِ سمو
6 vel'erdi ve yerin وَالْأَرْضِ ارض
7 llezi o ki الَّذِي -
8 fetarahunne yarandır ikisini فَطَرَهُنَّ فطر
9 ve ena ve ben de وَأَنَا -
10 ala üzerine عَلَىٰ -
11 zalikum işte bunun ذَٰلِكُمْ -
12 mine مِنَ -
13 ş-şahidine şahitlerdenim الشَّاهِدِينَ شهد

Notlar

Not 1

*İbrahim.**Gökler ve yer tekillik halinden yarılarak çıkarılmıştır.***Gökleri ve yeri.****İbrahim.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Gökler Kavram 162

162 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir.

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 83

Arapça Metin (Harekeli)

2564|21|83|وَأَيُّوبَ إِذْ نَادَىٰ رَبَّهُۥٓ أَنِّى مَسَّنِىَ ٱلضُّرُّ وَأَنتَ أَرْحَمُ ٱلرَّٰحِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2564|21|83|وايوب اذ نادي ربه اني مسني الضر وانت ارحم الرحمين

Latin Literal

83. Ve eyyûbe iz nâdâ rabbehû ennî messeniyed durru ve ente erhamur râhimîn(râhimîne).

Türkçe Çeviri

Ve Eyyûb; nida* ettiği zaman Rabbine4 "ki ben**; temas etti bana zarar; ve sensin rahimlerin2 en rahimi2."

Ahmed Samira Çevirisi

83 And Job, when he called/cried (to) his Lord: "That I, the harm touched me, and you are most merciful (of) the merciful."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve eyyube ve eyyûb وَأَيُّوبَ -
2 iz إِذْ -
3 nada nida ettiği zaman نَادَىٰ ندو
4 rabbehu Rabbine رَبَّهُ ربب
5 enni ki ben أَنِّي -
6 messeniye temas etti bana مَسَّنِيَ مسس
7 d-durru zarar الضُّرُّ ضرر
8 ve ente ve sen وَأَنْتَ -
9 erhamu en rahmisin أَرْحَمُ رحم
10 r-rahimine rahimlerin الرَّاحِمِينَ رحم

Notlar

Not 1

*Seslendiği.**Eyyûb. Tekil 1. şahıs özne.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm Kavram 2

2 Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 89

Arapça Metin (Harekeli)

2570|21|89|وَزَكَرِيَّآ إِذْ نَادَىٰ رَبَّهُۥ رَبِّ لَا تَذَرْنِى فَرْدًا وَأَنتَ خَيْرُ ٱلْوَٰرِثِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2570|21|89|وزكريا اذ نادي ربه رب لا تذرني فردا وانت خير الورثين

Latin Literal

89. Ve zekeriyyâ iz nâdâ rabbehu rabbi lâ tezernî ferden ve ente hayrul vârisîn(vârisîne).

Türkçe Çeviri

Ve Zekeriyyâ; nida* ettiği zaman Rabbine4: "Rabbim4! Bırakma beni bir ferd** (olarak) ve sen hayırlısısın varislerin."

Ahmed Samira Çevirisi

89 And Zachary/Zacharias/Zachariah when he called/cried (to) his Lord: "My Lord do not leave me alone , and you are the heirs’/inheritants’ best."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve zekeriyya ve Zekeriyyâ وَزَكَرِيَّا -
2 iz zaman إِذْ -
3 nada nida etti نَادَىٰ ندو
4 rabbehu Rabbine رَبَّهُ ربب
5 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
6 la لَا -
7 tezerni bırakma beni تَذَرْنِي وذر
8 ferden bir ferd (olarak) فَرْدًا فرد
9 veente ve sen وَأَنْتَ -
10 hayru hayırdır خَيْرُ خير
11 l-varisine varislerin الْوَارِثِينَ ورث

Notlar

Not 1

*Seslendiği.**Tek, yegâne, eşi olmayan.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 92

Arapça Metin (Harekeli)

2573|21|92|إِنَّ هَٰذِهِۦٓ أُمَّتُكُمْ أُمَّةً وَٰحِدَةً وَأَنَا۠ رَبُّكُمْ فَٱعْبُدُونِ

Arapça Metin (Harekesiz)

2573|21|92|ان هذه امتكم امه وحده وانا ربكم فاعبدون

Latin Literal

92. İnne hâzihî ummetukum ummeten vâhıdeten ve ene rabbukum fa’budûn(fa’budûni).

Türkçe Çeviri

Doğrusu işte bu ümmetinizdir305; tek bir ümmettir305; ve ben (ki) Rabbinizim4 öyle ki kulluk46 edin bana.

Ahmed Samira Çevirisi

92 That this (is) your nation, one nation, and I am your Lord, so worship Me.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 hazihi işte bu هَٰذِهِ -
3 ummetukum ümmetinizdir أُمَّتُكُمْ امم
4 ummeten bir ümmettir أُمَّةً امم
5 vahideten bir tek وَاحِدَةً وحد
6 ve ena ve ben وَأَنَا -
7 rabbukum Rabbinizim رَبُّكُمْ ربب
8 fea'buduni öyle ki kulluk etsin bana فَاعْبُدُونِ عبد

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kulluk etmek Kavram 46

46 Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.

Ümmet, ümmet Kavram 305

305 Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 112

Arapça Metin (Harekeli)

2593|21|112|قَٰلَ رَبِّ ٱحْكُم بِٱلْحَقِّ وَرَبُّنَا ٱلرَّحْمَٰنُ ٱلْمُسْتَعَانُ عَلَىٰ مَا تَصِفُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2593|21|112|قل رب احكم بالحق وربنا الرحمن المستعان علي ما تصفون

Latin Literal

112. Kâle rabbıhkum bil hakk(hakkı), ve rabbuner rahmânul musteânu alâ mâ tasıfûn(tasıfûne).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Rabbim4! Hükmet hakla/gerçekle; ve Rabbimiz4 Rahmân’dır1; Müsteân’dır1134 vasıflandırdıklarınıza1135 karşı."

Ahmed Samira Çevirisi

112 Say: "My Lord, judge/rule with the correct/truth , and our Lord (is) the merciful, the seeked help/assistance from , on (about) what you describe/categorize."229

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
3 hkum hükmet احْكُمْ حكم
4 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
5 ve rabbuna ve Rabbimiz وَرَبُّنَا ربب
6 r-rahmanu Rahmân’dır الرَّحْمَٰنُ رحم
7 l-musteaanu Müsteân’dır الْمُسْتَعَانُ عون
8 ala karşı عَلَىٰ -
9 ma مَا -
10 tesifune vasıflandırdıklarınıza تَصِفُونَ وصف

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahmân Kavram 1

1 En yüce merhametli.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Vasıflandırmak Kavram 1135

1135 Bir kişi, nesne veya kavramın niteliklerini, özelliklerini belirterek onu tanımlamak, nitelemek veya sınıflandırmak (karakterize etmek). Tasvîf etmek. Yüce Allah'ın tek ilâhlığını yanlış olarak niteleyerek O'nun astından sözde ilâhlar tanımlamak kâfirlerin ve müşriklerin yaptıkları yanlış vasıflandırmadır.

22. Hac Suresi

Ayet 1

Arapça Metin (Harekeli)

2594|22|1|يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ٱتَّقُوا۟ رَبَّكُمْ إِنَّ زَلْزَلَةَ ٱلسَّاعَةِ شَىْءٌ عَظِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

2594|22|1|يايها الناس اتقوا ربكم ان زلزله الساعه شي عظيم

Latin Literal

1. Yâ eyyuhen nâsuttekû rabbekum, inne zelzeletes sâati şey’un azîm(azîmun).

Türkçe Çeviri

Ey insanlar! Takvalı21 olun Rabbinize4; doğrusu sâatin470 zelzelesi* azametli** bir şeydir.

Ahmed Samira Çevirisi

1 You, you the people, fear and obey your Lord, that the Hour’s/Resurrection’s shaking/rumbling/moving (is) a great thing.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 n-nasu insanlar النَّاسُ نوس
3 tteku takvalı olun اتَّقُوا وقي
4 rabbekum Rabbinize رَبَّكُمْ ربب
5 inne doğrusu إِنَّ -
6 zelzelete zelzelesi زَلْزَلَةَ زلزل
7 s-saati sâatin السَّاعَةِ سوع
8 şey'un bir şeydir شَيْءٌ شيا
9 azimun bir azametli عَظِيمٌ عظم

Notlar

Not 1

*Sarsıntısı.**Görkemli, ululu, büyük.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Takva Kavram 21

21 Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Sâat Kavram 470

470 Kıyamet. Evrenin uzay zaman kumaşının karanlık enerjinin aşırı üflemesi sonucu yırtılması ve evrenin hızla şişirilen (Sur'a üfleme) bir balonun patlaması gibi parçalanması. Yırtıklar ışık hızında tüm evrene yayılacaktır. Parçalanan evren yerçekimi kuvvetiyle tekrar tekillik haline dönecektir.

22. Hac Suresi

Ayet 30

Arapça Metin (Harekeli)

2623|22|30|ذَٰلِكَ وَمَن يُعَظِّمْ حُرُمَٰتِ ٱللَّهِ فَهُوَ خَيْرٌ لَّهُۥ عِندَ رَبِّهِۦ وَأُحِلَّتْ لَكُمُ ٱلْأَنْعَٰمُ إِلَّا مَا يُتْلَىٰ عَلَيْكُمْ فَٱجْتَنِبُوا۟ ٱلرِّجْسَ مِنَ ٱلْأَوْثَٰنِ وَٱجْتَنِبُوا۟ قَوْلَ ٱلزُّورِ

Arapça Metin (Harekesiz)

2623|22|30|ذلك ومن يعظم حرمت الله فهو خير له عند ربه واحلت لكم الانعم الا ما يتلي عليكم فاجتنبوا الرجس من الاوثن واجتنبوا قول الزور

Latin Literal

30. Zâlike ve men yuazzım hurumâtillâhi fe huve hayrun lehu inde rabbih(rabbihî), ve uhıllet lekumul en’âmu illâ mâ yutlâ aleykum fectenibûr ricse minel evsâni vectenibû kavlez zûr(zûri).

Türkçe Çeviri

İşte budur; ve kim azimleştirir* haramlarını Allah'ın; öyle ki o bir hayırdır ona Rabbinin4 indinde/katında; ve helal kılındı sizlere en’âm645; dışındadır tilâvet874 edilen üzerinize; artık yana kaçının rics773 (-den); evsândan786; ve yana kaçının zûr1155 kavil/söylem (-den)

Ahmed Samira Çevirisi

30 That and who magnifies/makes great God’s ordered prohibitions, so it is better for him at his Lord, and the camels/livestock is permitted/allowed for you, except what is being read/recited on (to) you, so avoid the obscenity/filth from the idols/idolized statues, and avoid the lie’s/falsehood’s word/opinion and belief .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zalike işte budur ذَٰلِكَ -
2 ve men ve kim وَمَنْ -
3 yuazzim büyütür/büyük yapar يُعَظِّمْ عظم
4 hurumati haramlarını حُرُمَاتِ حرم
5 llahi Allah'ın اللَّهِ -
6 fehuve öyle ki o فَهُوَ -
7 hayrun bir hayırdır خَيْرٌ خير
8 lehu ona لَهُ -
9 inde indinde/katında عِنْدَ عند
10 rabbihi Rabbinin رَبِّهِ ربب
11 ve uhillet ve helal kılındı وَأُحِلَّتْ حلل
12 lekumu sizlere لَكُمُ -
13 l-en'aamu enam الْأَنْعَامُ نعم
14 illa dışındadır إِلَّا -
15 ma مَا -
16 yutla tilavet edilen يُتْلَىٰ تلو
17 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
18 fectenibu artık kaçının فَاجْتَنِبُوا جنب
19 r-ricse rics (-den) الرِّجْسَ رجس
20 mine مِنَ -
21 l-evsani evsândan الْأَوْثَانِ وثن
22 vectenibu ve kaçının وَاجْتَنِبُوا جنب
23 kavle söz (-den) قَوْلَ قول
24 z-zuri sahte/yanıltıcı الزُّورِ زور

Notlar

Not 1

*Büyütür, önem verir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

En’âm, enâm; koyun, keçi, deve ve sığır türleri. Kavram 645

645 Koyun, keçi, deve ve sığır türleri. Eşli olarak sekiz çiftlerdir. Bak. 6:143-144.

Rics Kavram 773

773 Kirli, pis, iğrenç, utanılacak işler yapan.

Tilâvet Kavram 874

874 Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

22. Hac Suresi

Ayet 40

Arapça Metin (Harekeli)

2633|22|40|ٱلَّذِينَ أُخْرِجُوا۟ مِن دِيَٰرِهِم بِغَيْرِ حَقٍّ إِلَّآ أَن يَقُولُوا۟ رَبُّنَا ٱللَّهُ وَلَوْلَا دَفْعُ ٱللَّهِ ٱلنَّاسَ بَعْضَهُم بِبَعْضٍ لَّهُدِّمَتْ صَوَٰمِعُ وَبِيَعٌ وَصَلَوَٰتٌ وَمَسَٰجِدُ يُذْكَرُ فِيهَا ٱسْمُ ٱللَّهِ كَثِيرًا وَلَيَنصُرَنَّ ٱللَّهُ مَن يَنصُرُهُۥٓ إِنَّ ٱللَّهَ لَقَوِىٌّ عَزِيزٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

2633|22|40|الذين اخرجوا من ديرهم بغير حق الا ان يقولوا ربنا الله ولولا دفع الله الناس بعضهم ببعض لهدمت صومع وبيع وصلوت ومسجد يذكر فيها اسم الله كثيرا ولينصرن الله من ينصره ان الله لقوي عزيز

Latin Literal

40. Ellezîne uhricû min diyârihim bi gayri hakkın illâ en yekûlû rabbunallâh(rabbunallâhu), ve lev lâ def’ullâhin nâse ba’dahum bi ba’dın lehuddimet savâmıu ve biyaun ve salavâtun ve mesâcidu yuzkeru fîhesmullâhi kesîrâ(kesîran), ve le yansurennallâhu men yansuruh(yansuruhu), innallâhe le kaviyyun azîz(azîzun).

Türkçe Çeviri

Kimseler (ki) çıkarıldılar diyarlarından olmaksızın bir hak dışında ki diyorlardı: “Rabbimiz4 Allah'tır”; şayet def etmeseydi Allah insanların bir kısmını bir kısmıyla onların; mutlak yıkılırdı manastırlar; ve kiliseler; ve salâtlar23; ve mescitler16 (ki) anılır onda* Allah'ın ismi çokça; ve mutlak yardım eder Allah kimseye (ki) yardım eder** O’na***; doğrusu Allah mutlak bir Kaviyy'dir72; bir Azîz'dir37.

Ahmed Samira Çevirisi

40 Those who were brought/driven out from their homes/countries/places without (a) right/justice except that they say: "Our Lord (is) God." And were it not for God’s pushing the people some of them with some elevated and secluded monasteries , and temples (for Jews and Christians), and prayers, and mosques/places of worshipping God, God’s name is mentioned/remembered in it much, would have been demolished/torn down, and God will give victory/aid (E) (to) who gives Him victory/aid, that truly God (is) strong, glorious/mighty .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimseler الَّذِينَ -
2 uhricu çıkarıldılar أُخْرِجُوا خرج
3 min مِنْ -
4 diyarihim diyarlarından/yurtlarından دِيَارِهِمْ دور
5 bigayri olmaksızın بِغَيْرِ غير
6 hakkin bir hak حَقٍّ حقق
7 illa dışında إِلَّا -
8 en ki أَنْ -
9 yekulu diyorlardı يَقُولُوا قول
10 rabbuna Rabbimiz رَبُّنَا ربب
11 llahu Allah'tır اللَّهُ -
12 velevla şayet وَلَوْلَا -
13 def'u def etmeseydi دَفْعُ دفع
14 llahi Allah اللَّهِ -
15 n-nase insanların النَّاسَ نوس
16 bea'dehum bir kısmını بَعْضَهُمْ بعض
17 bibea'din bir kısmıyla onların بِبَعْضٍ بعض
18 lehuddimet mutlak yıkılırdı لَهُدِّمَتْ هدم
19 savamiu manastırlar صَوَامِعُ صمع
20 ve biyeun ve kiliseler وَبِيَعٌ بيع
21 ve salevatun ve salatlar وَصَلَوَاتٌ صلو
22 ve mesacidu ve mescitler وَمَسَاجِدُ سجد
23 yuzkeru anılır يُذْكَرُ ذكر
24 fiha onda فِيهَا -
25 ismu ismi اسْمُ سمو
26 llahi Allah'ın اللَّهِ -
27 kesiran çokça كَثِيرًا كثر
28 veleyensuranne ve mutlak yardım eder وَلَيَنْصُرَنَّ نصر
29 llahu Allah اللَّهُ -
30 men kimseye مَنْ -
31 yensuruhu yardım eder O’na (Allah’a) يَنْصُرُهُ نصر
32 inne doğrusu إِنَّ -
33 llahe Allah اللَّهَ -
34 lekaviyyun mutlak bir Kaviyy'dir لَقَوِيٌّ قوي
35 azizun bir Azîzdir. عَزِيزٌ عزز

Notlar

Not 1

*Sayılan yerlerde.*O kimse.***Allah'a.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Mescit Kavram 16

16 Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğdiği her yer.

insanların salâtları (çoğul) Kavram 23

23 Müminlerin her gün belirli vakitlerde (sabah ve akşam) yaptığı iki salât ve her hafta toplantı gününde yaptıkları salât. Salâtlar olarak çoğul.

Azîz Kavram 37

37 Güç yetiren.

Kaviyy Kavram 72

72 Kuvvetli.

22. Hac Suresi

Ayet 47

Arapça Metin (Harekeli)

2640|22|47|وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِٱلْعَذَابِ وَلَن يُخْلِفَ ٱللَّهُ وَعْدَهُۥ وَإِنَّ يَوْمًا عِندَ رَبِّكَ كَأَلْفِ سَنَةٍ مِّمَّا تَعُدُّونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2640|22|47|ويستعجلونك بالعذاب ولن يخلف الله وعده وان يوما عند ربك كالف سنه مما تعدون

Latin Literal

47. Ve yesta’cilûneke bil azâbi ve len yuhlifallâhu va’deh(va’dehu), ve inne yevmen inde rabbike ke elfi senetin mimmâ teuddûn(teuddûne).

Türkçe Çeviri

Ve acele ederler* sana azaba; ve asla ihtilaf etmez** Allah vaadine; ve doğrusu bir gün (ki) (senin) Rabbinin4 indinde bir bin1164 sene gibidir saydıklarınızdan.

Ahmed Samira Çevirisi

47 And they hurry/hasten/urge you with the torture, and God will never/not break His promise, and that a day/time at your Lord (is) as a thousand years from what you count.

Notlar

Not 1

*Senin azabı getirmen için acele ederler. **Çelişkide bulunmaz, bozmaz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

22. Hac Suresi

Ayet 54

Arapça Metin (Harekeli)

2647|22|54|وَلِيَعْلَمَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ أَنَّهُ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكَ فَيُؤْمِنُوا۟ بِهِۦ فَتُخْبِتَ لَهُۥ قُلُوبُهُمْ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَهَادِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

2647|22|54|وليعلم الذين اوتوا العلم انه الحق من ربك فيومنوا به فتخبت له قلوبهم وان الله لهاد الذين امنوا الي صرط مستقيم

Latin Literal

54. Ve li ya’lemellezîne ûtul ılme ennehul hakku min rabbike fe yu’minû bihî fe tuhbite lehu kulûbuhum, ve innallâhe le hâdillezîne âmenû ilâ sırâtın mustakîm(mustakîmin).

Türkçe Çeviri

Ve bilmesi içindir kendilerine ilim verilmiş kimselerin ki o* haktır/gerçektir (senin) Rabbinden4; öyle ki iman47 ederler ona**; öyle ki boyun eğer ona** kalpleri; ve doğrusu Allah mutlak kılavuzlar iman47 etmiş kimseleri dosdoğru124 bir yola doğru.

Ahmed Samira Çevirisi

54 And (for) those who were given/brought the knowledge to know that it (is) the truth from your Lord, so they believe with (in) it, so their hearts/minds became humble/tranquil to Him, and that truly God is guiding (E) those who believed to a straight/direct road/way .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 veliyea'leme ve bilmesi içindir وَلِيَعْلَمَ علم
2 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
3 utu verildiler أُوتُوا اتي
4 l-ilme ilim الْعِلْمَ علم
5 ennehu ki o أَنَّهُ -
6 l-hakku haktır/gerçektir الْحَقُّ حقق
7 min مِنْ -
8 rabbike (senin) Rabbinden رَبِّكَ ربب
9 fe yu'minu öyle ki iman etsinler فَيُؤْمِنُوا امن
10 bihi ona بِهِ -
11 fe tuhbite öyle ki boyun eğer فَتُخْبِتَ خبت
12 lehu ona لَهُ -
13 kulubuhum kalpleri قُلُوبُهُمْ قلب
14 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
15 llahe Allah اللَّهَ -
16 lehadi mutlak kılavuzlar لَهَادِ هدي
17 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
18 amenu iman etmiş امَنُوا امن
19 ila doğru إِلَىٰ -
20 siratin bir yola صِرَاطٍ صرط
21 mustekimin dosdoğru مُسْتَقِيمٍ قوم

Notlar

Not 1

*Kur'ân.**Kur'ân'a.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Dosdoğru yol Kavram 124

124 Sırâtel mustakîm. Tek ve dosdoğru yol; sadece Kur'an.

22. Hac Suresi

Ayet 67

Arapça Metin (Harekeli)

2660|22|67|لِّكُلِّ أُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنسَكًا هُمْ نَاسِكُوهُ فَلَا يُنَٰزِعُنَّكَ فِى ٱلْأَمْرِ وَٱدْعُ إِلَىٰ رَبِّكَ إِنَّكَ لَعَلَىٰ هُدًى مُّسْتَقِيمٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

2660|22|67|لكل امه جعلنا منسكا هم ناسكوه فلا ينزعنك في الامر وادع الي ربك انك لعلي هدي مستقيم

Latin Literal

67. Li kulli ummetin cealnâ menseken hum nâsikûhu fe lâ yunâziunneke fîl emri ved’u ilâ rabbik(rabbike), inneke le alâ huden mustekîm(mustekîmin).

Türkçe Çeviri

Her bir ümmete305 yaptık bir mensek1162; onlaradır nusukları169 onların; öyle ki çekişmesinler sana* emirde; davet et** Rabbine4 doğru; doğrusu sen*** mutlak dosdoğru bir kılavuz192 üzerinesin.

Ahmed Samira Çevirisi

67 To every/each nation We made/created a ritual or method of worship they are practicing the rituals or methods of worship , so they do not dispute/quarrel with you (E) in the matter/affair, and call to your Lord, that you are on (E) straight/direct guidance.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 likulli her bir لِكُلِّ كلل
2 ummetin ümmete أُمَّةٍ امم
3 cealna yaptık جَعَلْنَا جعل
4 menseken bir mensek مَنْسَكًا نسك
5 hum onlaradır هُمْ -
6 nasikuhu nusukları onların نَاسِكُوهُ نسك
7 fela öyle ki فَلَا -
8 yunaziunneke çekişmesinler sana يُنَازِعُنَّكَ نزع
9 fi فِي -
10 l-emri emirde الْأَمْرِ امر
11 ved'u davet et وَادْعُ دعو
12 ila doğru إِلَىٰ -
13 rabbike Rabbine رَبِّكَ ربب
14 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
15 leala mutlak üzerinesin لَعَلَىٰ -
16 huden bir kılavuz هُدًى هدي
17 mustekimin dosdoğru مُسْتَقِيمٍ قوم

Notlar

Not 1

*Seninle.**Çağır.***Nebi ve resûl Muhammed.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Nusuk Kavram 169

169 Dine, İslam'a, sadece Kur'an'a adanmış hayat tarzı. Sadece Kur'an'ın emir ve yasaklarına dayanarak yapılan tüm eylemler.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Ümmet, ümmet Kavram 305

305 Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

22. Hac Suresi

Ayet 77

Arapça Metin (Harekeli)

2670|22|77|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱرْكَعُوا۟ وَٱسْجُدُوا۟ وَٱعْبُدُوا۟ رَبَّكُمْ وَٱفْعَلُوا۟ ٱلْخَيْرَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2670|22|77|يايها الذين امنوا اركعوا واسجدوا واعبدوا ربكم وافعلوا الخير لعلكم تفلحون

Latin Literal

77. Yâ eyyuhellezîne âmenûrkeû vescudû va’budû rabbekum vef’alûl hayre leallekum tuflihûn(tuflihûne). (Secde Ayeti)

Türkçe Çeviri

Ey iman47 etmiş kimseler! Ve rükû11 edin; ve secde12 edin; ve kulluk edin46 Rabbinize4; ve faaliyet edin hayra; belki sizler felaha326 kavuşursunuz.

Ahmed Samira Çevirisi

77 You, you those who believed, bow , and prostrate, and worship your Lord, and make/do the good ,maybe/perhaps you succeed/win.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَاأَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 rkeu ve rükû edin/eğilin/dize gelin/baş eğin ارْكَعُوا ركع
5 vescudu ve secde edin/teslim olun وَاسْجُدُوا سجد
6 vea'budu ve kulluk edin وَاعْبُدُوا عبد
7 rabbekum Rabbinize رَبَّكُمْ ربب
8 vef'alu ve faaliyetinde bulunun وَافْعَلُوا فعل
9 l-hayra hayır/iyilik الْخَيْرَ خير
10 leallekum belki sizler لَعَلَّكُمْ -
11 tuflihune felaha/kurtuluşa kavuşursunuz تُفْلِحُونَ فلح

Notlar

Not

Rükû için; bak 2:43

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

insanın rükûsu Kavram 11

11 Beynin (bedenle veya bedensiz) eğilmesi, dize gelmesi, baş eğmesi.

insanın secdesi Kavram 12

12 Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğmesi.

Kulluk etmek Kavram 46

46 Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Felah Kavram 326

326 Kurtuluş, başarı.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 26

Arapça Metin (Harekeli)

2697|23|26|قَالَ رَبِّ ٱنصُرْنِى بِمَا كَذَّبُونِ

Arapça Metin (Harekesiz)

2697|23|26|قال رب انصرني بما كذبون

Latin Literal

26. Kâle rabbinsurnî bimâ kezzebûn(kezzebûni).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Rabbim4! Yardım et bana yalanladıklarına (karşı) beni."

Ahmed Samira Çevirisi

26 He said: "My Lord, give me victory/aid because (of) what they denied me ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
3 nsurni yardım et bana انْصُرْنِي نصر
4 bima بِمَا -
5 kezzebuni yalanladıklarına beni كَذَّبُونِ كذب

Notlar

Not 1

*Nûh.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 29

Arapça Metin (Harekeli)

2700|23|29|وَقُل رَّبِّ أَنزِلْنِى مُنزَلًا مُّبَارَكًا وَأَنتَ خَيْرُ ٱلْمُنزِلِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2700|23|29|وقل رب انزلني منزلا مباركا وانت خير المنزلين

Latin Literal

29. Ve kul rabbi enzilnî munzelen mubâreken ve ente hayrul munzilîn(munzilîne).

Türkçe Çeviri

Ve de ki: "Rabbim!4 İndir beni bir mübarek139 inişe; ve sensin hayırlısı indirenlerin."

Ahmed Samira Çevirisi

29 And say: "My Lord, descend me a blessed place of decent, and you are best (of) the senders of the descenders (host)."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kul ve de ki وَقُلْ قول
2 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
3 enzilni indir beni أَنْزِلْنِي نزل
4 munzelen bir inişe مُنْزَلًا نزل
5 mubaraken bir mübarek مُبَارَكًا برك
6 ve ente ve sen وَأَنْتَ -
7 hayru hayırlısısın خَيْرُ خير
8 l-munziline indirenlerin الْمُنْزِلِينَ نزل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Mübarek Kavram 139

139 Bereketli kılınmış, uğurlu edilmiş.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 39

Arapça Metin (Harekeli)

2710|23|39|قَالَ رَبِّ ٱنصُرْنِى بِمَا كَذَّبُونِ

Arapça Metin (Harekesiz)

2710|23|39|قال رب انصرني بما كذبون

Latin Literal

39. Kâle rabbinsurnî bimâ kezzebûn(kezzebûni).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Rabbim4! Yardım et bana yalanlamalarına (karşı) beni."

Ahmed Samira Çevirisi

39 He said: "My Lord, give me victory/aid because (of) what they denied me ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 rabbi Rabbim! رَبِّ ربب
3 nsurni yardım et bana انْصُرْنِي نصر
4 bima بِمَا -
5 kezzebuni yalanlamalarına (karşı) كَذَّبُونِ كذب

Notlar

Not 1

*Hûd.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 52

Arapça Metin (Harekeli)

2723|23|52|وَإِنَّ هَٰذِهِۦٓ أُمَّتُكُمْ أُمَّةً وَٰحِدَةً وَأَنَا۠ رَبُّكُمْ فَٱتَّقُونِ

Arapça Metin (Harekesiz)

2723|23|52|وان هذه امتكم امه وحده وانا ربكم فاتقون

Latin Literal

52. Ve inne hâzihî ummetukum ummeten vâhıdeten ve ene rabbukum fettekûn(fettekûni).

Türkçe Çeviri

Ve doğrusu bu* ümmetiniz305 tek bir ümmettir305; ve ben Rabbinizim4; öyle ki takvalı21 olun bana.

Ahmed Samira Çevirisi

52 And that this (is) your nation, one nation and I am your Lord so fear and obey Me.

Notlar

Not 1

*Homo Sapiens.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Takva Kavram 21

21 Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Ümmet, ümmet Kavram 305

305 Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 57

Arapça Metin (Harekeli)

2728|23|57|إِنَّ ٱلَّذِينَ هُم مِّنْ خَشْيَةِ رَبِّهِم مُّشْفِقُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2728|23|57|ان الذين هم من خشيه ربهم مشفقون

Latin Literal

57. İnnellezîne hum min haşyeti rabbihim muşfikûn(muşfikûne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu kimselerdir (ki) onlar haşyetinden53 Rablerinin4 müşfiktir1180.

Ahmed Samira Çevirisi

57 That those who, they are from their Lord’s fearing cautious/compassionate .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimseler (ki) الَّذِينَ -
3 hum onlar هُمْ -
4 min مِنْ -
5 haşyeti haşyetinden خَشْيَةِ خشي
6 rabbihim Rablerinin رَبِّهِمْ ربب
7 muşfikune müşfik مُشْفِقُونَ شفق

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Haşyet/huşu Kavram 53

53 Huşu. Derin saygıdan yüreğin ürpermesi. Bir şeyin heybet ve cazibesine karşı alçalma. Alçak gönüllülük.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 58

Arapça Metin (Harekeli)

2729|23|58|وَٱلَّذِينَ هُم بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِمْ يُؤْمِنُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2729|23|58|والذين هم بايت ربهم يومنون

Latin Literal

58. Vellezîne hum bi âyâti rabbihim yu’minûn(yu’minûne).

Türkçe Çeviri

Ve kimselerdir (ki) onlar Rablerinin4 ayetlerine454 iman47 ederler.

Ahmed Samira Çevirisi

58 And those who, they are with their Lord’s verses/evidences believing.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler ki وَالَّذِينَ -
2 hum onlar هُمْ -
3 biayati ayetlerine بِايَاتِ ايي
4 rabbihim Rablerinin رَبِّهِمْ ربب
5 yu'minune iman ederler يُؤْمِنُونَ امن

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Ayetler Kavram 454

454 Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 59

Arapça Metin (Harekeli)

2730|23|59|وَٱلَّذِينَ هُم بِرَبِّهِمْ لَا يُشْرِكُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2730|23|59|والذين هم بربهم لا يشركون

Latin Literal

59. Vellezîne hum bi rabbihim lâ yuşrikûn(yuşrikûne).

Türkçe Çeviri

Ve kimselerdir (ki) onlar Rablerine4 şirk71 koşmazlar.

Ahmed Samira Çevirisi

59 And those who, they are with their Lord, they do not share/make partners.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler (ki) وَالَّذِينَ -
2 hum onlar هُمْ -
3 birabbihim Rablerine بِرَبِّهِمْ ربب
4 la لَا -
5 yuşrikune şirk koşmazlar يُشْرِكُونَ شرك

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Şirk koşmak/ortak koşmak Kavram 71

71 Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 60

Arapça Metin (Harekeli)

2731|23|60|وَٱلَّذِينَ يُؤْتُونَ مَآ ءَاتَوا۟ وَّقُلُوبُهُمْ وَجِلَةٌ أَنَّهُمْ إِلَىٰ رَبِّهِمْ رَٰجِعُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2731|23|60|والذين يوتون ما اتوا وقلوبهم وجله انهم الي ربهم رجعون

Latin Literal

60. Vellezîne yu’tûne mâ âtev ve kulûbuhum veciletun ennehum ilâ rabbihim râciûn(râciûne).

Türkçe Çeviri

Ve kimselerdir (ki) verirler* verdiklerini; ve kalpleri onların bir veciledir1179; ki onlar Rablerine4 doğru geri dönenlerdir.

Ahmed Samira Çevirisi

60 And those who give/bring what they gave/brought, and their hearts/minds (are) afraid/apprehensive that they are to their Lord returning.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler (ki) وَالَّذِينَ -
2 yu'tune verirler يُؤْتُونَ اتي
3 ma مَا -
4 atev verdiklerini اتَوْا اتي
5 vekulubuhum ve kalpleri onların وَقُلُوبُهُمْ قلب
6 veciletun bir veciledir وَجِلَةٌ وجل
7 ennehum ki onlar أَنَّهُمْ -
8 ila doğru إِلَىٰ -
9 rabbihim Rablerine رَبِّهِمْ ربب
10 raciune geri dönenlerdir رَاجِعُونَ رجع

Notlar

Not 1

*Zekât, infak. Verilecek şeyler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 72

Arapça Metin (Harekeli)

2743|23|72|أَمْ تَسْـَٔلُهُمْ خَرْجًا فَخَرَاجُ رَبِّكَ خَيْرٌ وَهُوَ خَيْرُ ٱلرَّٰزِقِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2743|23|72|ام تسلهم خرجا فخراج ربك خير وهو خير الرزقين

Latin Literal

72. Em tes’eluhum harcen fe haracu rabbike hayrun ve huve hayrur râzikîn(râzikîne).

Türkçe Çeviri

Ya da sual edersin* onlara bir harç1183; öyle ki harcı1183 (senin) Rabbinin4 bir hayırdır; ve O** hayırlısıdır rızıklandıranların.

Ahmed Samira Çevirisi

72 Or you ask/question them (for) a royalty/retainer , so your Lord’s royalty/retainer (is) best , and He is the provider’s best .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 em ya da أَمْ -
2 teseluhum sual edersin onlara تَسْأَلُهُمْ سال
3 harcen bir harç خَرْجًا خرج
4 feharacu öyle ki haracı فَخَرَاجُ خرج
5 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
6 hayrun bir hayırdır خَيْرٌ خير
7 ve huve ve O وَهُوَ -
8 hayru hayırlısıdır خَيْرُ خير
9 r-razikine rızıklandıranların الرَّازِقِينَ رزق

Notlar

Not 1

*Sorarsın.**Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 76

Arapça Metin (Harekeli)

2747|23|76|وَلَقَدْ أَخَذْنَٰهُم بِٱلْعَذَابِ فَمَا ٱسْتَكَانُوا۟ لِرَبِّهِمْ وَمَا يَتَضَرَّعُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2747|23|76|ولقد اخذنهم بالعذاب فما استكانوا لربهم وما يتضرعون

Latin Literal

76. Ve lekad ehaznâhum bil azâbi fe mestekânû li rabbihim ve mâ yetedarreûn(yetedarreûne).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun tuttuk onları azapla; öyle ki boyun eğmiş değillerdi Rabblerine4 ve değillerdi alçalıyorlar.

Ahmed Samira Çevirisi

76 And We had taken/punished them with the torture so they did not become humiliated/disgraced to their Lord, and they do not become humble and humiliate themselves.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 ehaznahum tuttuk onları أَخَذْنَاهُمْ اخذ
3 bil-azabi azapla بِالْعَذَابِ عذب
4 fema öyle ki değillerdi فَمَا -
5 stekanu boyun eğdiler اسْتَكَانُوا كين
6 lirabbihim Rabblerine لِرَبِّهِمْ ربب
7 ve ma ve değillerdi وَمَا -
8 yetederraune alçalıyorlar يَتَضَرَّعُونَ ضرع

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 86

Arapça Metin (Harekeli)

2757|23|86|قُلْ مَن رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ ٱلسَّبْعِ وَرَبُّ ٱلْعَرْشِ ٱلْعَظِيمِ

Arapça Metin (Harekesiz)

2757|23|86|قل من رب السموت السبع ورب العرش العظيم

Latin Literal

86. Kul men rabbus semâvâtis seb’ı ve rabbul arşil azîm(azîmi).

Türkçe Çeviri

De ki: "Kimdir Rabbi4 yedi göklerin161 ve Rabbi4 azîm* arşın66?"

Ahmed Samira Çevirisi

86 Say: "Who (is) the seven skies’ Lord, and the great throne’s Lord?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 men kimdir? مَنْ -
3 rabbu Rabbi رَبُّ ربب
4 s-semavati göklerin السَّمَاوَاتِ سمو
5 s-seb'i yedi السَّبْعِ سبع
6 ve rabbu ve Rabbi وَرَبُّ ربب
7 l-arşi arşın الْعَرْشِ عرش
8 l-azimi azametli, الْعَظِيمِ عظم

Notlar

Not 1

*Azametli, büyük.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Arş Kavram 66

66 Taht/kürsü. Yüce Allah'ın belirli sıfatlarının tecelli etmesiyle oluşmuş olan, çoklu boyutlara sahip bir kürsü, bir platform. Bu kürsü içinde evrenler yaratılmaktadır. Şu an içinde bulunduğumuz evrenimiz de bu kürsünün içindedir. Yargılamanın yapılacağı ahiret evreni, cennet evrenleri ve cehennem evreni yine bu kürsü içinde yaratılacaktır.

Yedi gökler Kavram 161

161 Çoklu gökler. Güneş sistemimiz ve onun benzerleri olan sistemler (çok sayıda gezegen atmosferi/gök içerdikleri için). Paralel evrenler (çok sayıda evren/gök içerdikleri için).

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 93

Arapça Metin (Harekeli)

2764|23|93|قُل رَّبِّ إِمَّا تُرِيَنِّى مَا يُوعَدُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2764|23|93|قل رب اما تريني ما يوعدون

Latin Literal

93. Kul rabbi immâ turiyennî mâ yûadûn(yûadûne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Rabbim4! Eğer gösterirsen mutlak ki bana vaat edildiklerini."

Ahmed Samira Çevirisi

93 Say: "My Lord, if you show me what they are being promised."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
3 imma ya إِمَّا -
4 turienni gösterirsin mutlak bana تُرِيَنِّي راي
5 ma مَا -
6 yuadune vaat edildiklerinin يُوعَدُونَ وعد

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 94

Arapça Metin (Harekeli)

2765|23|94|رَبِّ فَلَا تَجْعَلْنِى فِى ٱلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2765|23|94|رب فلا تجعلني في القوم الظلمين

Latin Literal

94. Rabbi fe lâ tec’alnî fil kavmiz zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

"Rabbim4! Öyle ki yapma beni zalimler257 kavminde/toplumunda*."

Ahmed Samira Çevirisi

94 My Lord, so do not make/put me in (between) the nation the unjust/oppressive.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbi Rabbim! رَبِّ ربب
2 fela فَلَا -
3 tec'alni öyle ki yapma beni تَجْعَلْنِي جعل
4 fi فِي -
5 l-kavmi kavimde/toplumda الْقَوْمِ قوم
6 z-zalimine zalim الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*İçinde.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 98

Arapça Metin (Harekeli)

2769|23|98|وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَن يَحْضُرُونِ

Arapça Metin (Harekesiz)

2769|23|98|واعوذ بك رب ان يحضرون

Latin Literal

98. Ve eûzu bike rabbi en yahdurûn(yahdurûni).

Türkçe Çeviri

"Ve sığınırım sana Rabbim4 ki gelip katılırlar bana*."

Ahmed Samira Çevirisi

98 And I seek protection by you, my Lord, that they attend/come to me.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve euzu ve sığınırım وَأَعُوذُ عوذ
2 bike sana بِكَ -
3 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
4 en ki أَنْ -
5 yehduruni gelip katılırlar bana يَحْضُرُونِ حضر

Notlar

Not 1

*Şeytânlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 99

Arapça Metin (Harekeli)

2770|23|99|حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَ أَحَدَهُمُ ٱلْمَوْتُ قَالَ رَبِّ ٱرْجِعُونِ

Arapça Metin (Harekesiz)

2770|23|99|حتي اذا جا احدهم الموت قال رب ارجعون

Latin Literal

99. Hattâ izâ câe ehadehumul mevtu kâle rabbirciûn(rabbirciûni).

Türkçe Çeviri

Ta ki geldiği zaman birine onlardan ölüm dedi*: "Rabbim4! Geri döndür beni."

Ahmed Samira Çevirisi

99 Until when the death/lifelessness came to one of them, he said: "My Lord return me."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 hatta ta ki حَتَّىٰ -
2 iza zaman إِذَا -
3 ca'e geldiği جَاءَ جيا
4 ehadehumu birine onlardan أَحَدَهُمُ احد
5 l-mevtu ölüm الْمَوْتُ موت
6 kale dedi قَالَ قول
7 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
8 rciuni geri döndür beni ارْجِعُونِ رجع

Notlar

Not 1

*Ölecek olan kimse.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 106

Arapça Metin (Harekeli)

2777|23|106|قَالُوا۟ رَبَّنَا غَلَبَتْ عَلَيْنَا شِقْوَتُنَا وَكُنَّا قَوْمًا ضَآلِّينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2777|23|106|قالوا ربنا غلبت علينا شقوتنا وكنا قوما ضالين

Latin Literal

106. Kâlû rabbenâ galebet aleynâ şıkvetunâ ve kunnâ kavmen dâllîn(dâllîne).

Türkçe Çeviri

Dediler: "Rabbimiz4! Galip geldi bizlere şikvetimiz1185; ve olduk dalalet128 (-li) bir kavim/toplum.

Ahmed Samira Çevirisi

106 They said: "Our Lord our misery/unhappiness defeated/overcame on us, and we were a misguided nation."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
3 galebet galip geldi غَلَبَتْ غلب
4 aleyna bizlere عَلَيْنَا -
5 şikvetuna şikvetimiz شِقْوَتُنَا شقو
6 ve kunna ve olduk وَكُنَّا كون
7 kavmen bir topluluk قَوْمًا قوم
8 dalline dalalet (-li) ضَالِّينَ ضلل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 107

Arapça Metin (Harekeli)

2778|23|107|رَبَّنَآ أَخْرِجْنَا مِنْهَا فَإِنْ عُدْنَا فَإِنَّا ظَٰلِمُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2778|23|107|ربنا اخرجنا منها فان عدنا فانا ظلمون

Latin Literal

107. Rabbenâ ahricnâ minhâ fe in udnâ fe innâ zâlimûn(zâlimûne).

Türkçe Çeviri

"Rabbimiz4! Çıkar bizi ondan*; öyle ki eğer döndüysek öyle ki doğrusu biz zalimleriz257."

Ahmed Samira Çevirisi

107 Our Lord, bring us out from it, so if we returned, so we are (then) unjust/oppressive.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
2 ehricna çıkar bizi أَخْرِجْنَا خرج
3 minha ondan مِنْهَا -
4 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
5 udna döndüysek عُدْنَا عود
6 feinna öyle ki doğrusu biz فَإِنَّا -
7 zalimune zalimleriz ظَالِمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*Cehennemden.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 109

Arapça Metin (Harekeli)

2780|23|109|إِنَّهُۥ كَانَ فَرِيقٌ مِّنْ عِبَادِى يَقُولُونَ رَبَّنَآ ءَامَنَّا فَٱغْفِرْ لَنَا وَٱرْحَمْنَا وَأَنتَ خَيْرُ ٱلرَّٰحِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2780|23|109|انه كان فريق من عبادي يقولون ربنا امنا فاغفر لنا وارحمنا وانت خير الرحمين

Latin Literal

109. İnnehu kâne ferîkun min ibâdî yekûlûne rabbenâ âmennâ fagfir lenâ verhamnâ ve ente hayrur râhımîn(râhımîne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu ona* (ki) olmuştu bir fırka** kullarımdan907 (ki) diyorlardı: "Rabbimiz4! İman47 ettik; mağfiret319 et bizlere; ve rahmet271 et; ve sen hayırlısısın rahîmlerin2."

Ahmed Samira Çevirisi

109 That it truly was a group from My worshippers/slaves saying: "Our Lord, we believed, so forgive for us and have mercy upon us, and you are best (of) the merciful."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 innehu doğrusu ona (ki) إِنَّهُ -
2 kane olmuştu كَانَ كون
3 ferikun bir fırka فَرِيقٌ فرق
4 min مِنْ -
5 ibadi kullarımdan عِبَادِي عبد
6 yekulune diyorlardı يَقُولُونَ قول
7 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
8 amenna iman ettik امَنَّا امن
9 fegfir mağfiret et فَاغْفِرْ غفر
10 lena bizlere لَنَا -
11 verhamna ve rahmet et وَارْحَمْنَا رحم
12 ve ente ve sen وَأَنْتَ -
13 hayru hayırlısısın خَيْرُ خير
14 r-rahimine rahimlerin الرَّاحِمِينَ رحم

Notlar

Not 1

*Cehennemlik kimseye.**Grup, bölük.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm Kavram 2

2 Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

Mağfiret Kavram 319

319 Bağışlama, affetme.

Kul Kavram 907

907 Köle olan. Sahibinin her dediğini yapan. Sahibini her an ve her yerde takip eden. Sahibinin sözünden asla çıkmayan.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 116

Arapça Metin (Harekeli)

2787|23|116|فَتَعَٰلَى ٱللَّهُ ٱلْمَلِكُ ٱلْحَقُّ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ رَبُّ ٱلْعَرْشِ ٱلْكَرِيمِ

Arapça Metin (Harekesiz)

2787|23|116|فتعلي الله الملك الحق لا اله الا هو رب العرش الكريم

Latin Literal

116. Fe teâlallâhul melikul hakk(hakku), lâ ilâhe illâ hû(huve), rabbul arşil kerîm(kerîmi).

Türkçe Çeviri

Öyle ki ululaştı/yüceldi Allah (ki) Melik'tir96; Hakk'tır1114; yoktur ilâh74 O’nun* dışında; Rabbidir4 kerîm** arşın66.

Ahmed Samira Çevirisi

116 So high, mighty, exalted and dignified (is) God the king/owner/possessor, the truth/just , (there is) no God except Him, Lord (of) the throne , the honoured .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feteaala öyle ki uluşaltı/yüceldi فَتَعَالَى علو
2 llahu Allah اللَّهُ -
3 l-meliku Melik'tir الْمَلِكُ ملك
4 l-hakku Hakk'tır الْحَقُّ حقق
5 la yoktur لَا -
6 ilahe ilâh إِلَٰهَ اله
7 illa dışında إِلَّا -
8 huve O’nun هُوَ -
9 rabbu Rabbidir رَبُّ ربب
10 l-arşi arşın الْعَرْشِ عرش
11 l-kerimi kerîm الْكَرِيمِ كرم

Notlar

Not 1

*Allah'ın.**Asil, seçkin, yüce gönüllü, cömert, eli açık.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Arş Kavram 66

66 Taht/kürsü. Yüce Allah'ın belirli sıfatlarının tecelli etmesiyle oluşmuş olan, çoklu boyutlara sahip bir kürsü, bir platform. Bu kürsü içinde evrenler yaratılmaktadır. Şu an içinde bulunduğumuz evrenimiz de bu kürsünün içindedir. Yargılamanın yapılacağı ahiret evreni, cennet evrenleri ve cehennem evreni yine bu kürsü içinde yaratılacaktır.

ilâh Kavram 74

74 Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Melik Kavram 96

96 Hükümdar/hünkâr.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 117

Arapça Metin (Harekeli)

2788|23|117|وَمَن يَدْعُ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ لَا بُرْهَٰنَ لَهُۥ بِهِۦ فَإِنَّمَا حِسَابُهُۥ عِندَ رَبِّهِۦٓ إِنَّهُۥ لَا يُفْلِحُ ٱلْكَٰفِرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2788|23|117|ومن يدع مع الله الها اخر لا برهن له به فانما حسابه عند ربه انه لا يفلح الكفرون

Latin Literal

117. Ve men yed’u maallâhi ilâhen âhare lâ burhâne lehu bihî fe innemâ hısâbuhu inde rabbih(rabbihi), innehu lâ yuflihul kâfirûn(kâfirûne).

Türkçe Çeviri

Ve kim kulluk46 eder Allah'la beraber öteki bir ilâha1094 (ki) yoktur bir burhân293 ona* onunla**; öyle ki ancak ki hesabı onun*** indindedir/katındadır Rabbinin4; doğrusu odur**** (ki) iflah***** olmaz kâfirler25.

Ahmed Samira Çevirisi

117 And who calls with God another god, (he has) no proof/evidence for him with it, so but his242account/calculation (is) at his Lord, that He truly does not make the disbelievers succeed/win.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve men ve kim وَمَنْ -
2 yed'u kulluk eder يَدْعُ دعو
3 mea beraber مَعَ -
4 llahi Allah اللَّهِ -
5 ilahen bir ilâha إِلَٰهًا اله
6 ahara öteki اخَرَ اخر
7 la yoktur لَا -
8 burhane burhan بُرْهَانَ برهن
9 lehu ona لَهُ -
10 bihi kendisiyle بِهِ -
11 feinnema öyle ki ancak ki فَإِنَّمَا -
12 hisabuhu hesabı onun حِسَابُهُ حسب
13 inde indindedir عِنْدَ عند
14 rabbihi Rabbinin رَبِّهِ ربب
15 innehu doğrusu O إِنَّهُ -
16 la لَا -
17 yuflihu iflah olmazlar يُفْلِحُ فلح
18 l-kafirune kâfirler الْكَافِرُونَ كفر

Notlar

Not 1

*O kimseye.**Sözde ilâhla ilgili bir ilâhlık kanıtı asla yoktur.***O kimsenin.****O kimse.*****Felaha, kurtuluşa ulaşmaz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Kulluk etmek Kavram 46

46 Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.

Burhân Kavram 293

293 Delil, kanıt, ispat, gösterim.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 118

Arapça Metin (Harekeli)

2789|23|118|وَقُل رَّبِّ ٱغْفِرْ وَٱرْحَمْ وَأَنتَ خَيْرُ ٱلرَّٰحِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2789|23|118|وقل رب اغفر وارحم وانت خير الرحمين

Latin Literal

118. Ve kul rabbigfir verham ve ente hayrur râhımîn(râhımîne).

Türkçe Çeviri

Ve de ki: "Rabbim4! Mağfiret319 et bana; ve rahmet271 et; ve sensin hayırlısı rahîmlerin2."

Ahmed Samira Çevirisi

118 And say: "My Lord, forgive and have mercy, and you are best (of) the merciful."243

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kul ve de ki وَقُلْ قول
2 rabbi Rabbim! رَبِّ ربب
3 gfir mağfiret et bana اغْفِرْ غفر
4 verham ve rahmet et وَارْحَمْ رحم
5 ve ente ve sensin وَأَنْتَ -
6 hayru hayırlısı خَيْرُ خير
7 r-rahimine rahimlerin الرَّاحِمِينَ رحم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm Kavram 2

2 Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

Mağfiret Kavram 319

319 Bağışlama, affetme.

25. Furkan Suresi

Ayet 30

Arapça Metin (Harekeli)

2883|25|30|وَقَالَ ٱلرَّسُولُ يَٰرَبِّ إِنَّ قَوْمِى ٱتَّخَذُوا۟ هَٰذَا ٱلْقُرْءَانَ مَهْجُورًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2883|25|30|وقال الرسول يرب ان قومي اتخذوا هذا القران مهجورا

Latin Literal

30. Ve kâler resûlu yâ rabbi inne kavmîttehazû hâzel kur’âne mehcûrâ(mehcûran).

Türkçe Çeviri

Ve dedi resûl418: “Ey Rabbim4! Doğrusu benim kavmim/toplumum; tuttular bu Kur'ân'ı bir terk edilmiş."

Ahmed Samira Çevirisi

30 And the messenger said: "You my Lord, that my nation took this the Koran deserted/abandoned ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
2 r-rasulu resul/elçi الرَّسُولُ رسل
3 ya rabbi ey Rabbim! يَارَبِّ ربب
4 inne doğrusu إِنَّ -
5 kavmi Benim kavmim قَوْمِي قوم
6 ttehazu tuttular اتَّخَذُوا اخذ
7 haza bu هَٰذَا -
8 l-kurane Kur'an'ı الْقُرْانَ قرا
9 mehcuran bir terk edilmiş مَهْجُورًا هجر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Resûl Kavram 418

418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.

25. Furkan Suresi

Ayet 64

Arapça Metin (Harekeli)

2917|25|64|وَٱلَّذِينَ يَبِيتُونَ لِرَبِّهِمْ سُجَّدًا وَقِيَٰمًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2917|25|64|والذين يبيتون لربهم سجدا وقيما

Latin Literal

64. Vellezîne yebîtûne li rabbihim succeden ve kıyâmâ(kıyâmen).

Türkçe Çeviri

Kimseler; olurlar gece171 Rablerine4; secde12 edenler ve dikelenler/ayağa kalkanlar.

Ahmed Samira Çevirisi

64 And those who spend the night to their Lord prostrating and keeping up .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine kimseler وَالَّذِينَ -
2 yebitune gece olurlar/yaparlar يَبِيتُونَ بيت
3 lirabbihim Rablerine لِرَبِّهِمْ ربب
4 succeden secde edenler/diz çöküp boyun eğenler (olarak) سُجَّدًا سجد
5 ve kiyamen ve dikelenler/ayağa kalkanlar (olarak) وَقِيَامًا قوم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

insanın secdesi Kavram 12

12 Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğmesi.

25. Furkan Suresi

Ayet 77

Arapça Metin (Harekeli)

2930|25|77|قُلْ مَا يَعْبَؤُا۟ بِكُمْ رَبِّى لَوْلَا دُعَآؤُكُمْ فَقَدْ كَذَّبْتُمْ فَسَوْفَ يَكُونُ لِزَامًۢا

Arapça Metin (Harekesiz)

2930|25|77|قل ما يعبوا بكم ربي لولا دعاوكم فقد كذبتم فسوف يكون لزاما

Latin Literal

77. Kul mâ ya’beu bikum rabbî lev lâ duâukum, fe kad kezzebtum fe sevfe yekûnu lizâmâ(lizâmen).

Türkçe Çeviri

De ki: “Önem verir/mühimser değildir sizleri Rabbim4; şayet olmasaydı duanız80; öyle ki muhakkak yalanladınız; öyle ki yakında olur bir lüzum/bir gereklilik."

Ahmed Samira Çevirisi

77 Say: "My Lord does not care/bother with you, where it not for your call/prayer so you had lied/denied/falsified, so (your punishment) will be (a) necessity/obligation ."256

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 ma değildir مَا -
3 yea'beu önem verir/mühimser يَعْبَأُ عبا
4 bikum sizleri بِكُمْ -
5 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
6 levla şayet olmasaydı لَوْلَا -
7 duaa'ukum duanız/çağrınız دُعَاؤُكُمْ دعو
8 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
9 kezzebtum yalanladınız كَذَّبْتُمْ كذب
10 fesevfe öyle ki yakında فَسَوْفَ -
11 yekunu olur يَكُونُ كون
12 lizamen bir lüzum/bir gereklilik لِزَامًا لزم

Notlar

Not

İnsanoğlunun duası yani Yüce Allah'a çağrısı olmasa kendisine değer verilecek bir yanı yoktur. İnsanı değerli kılan ona verilen akıldır, bilgeliktir. Bu akıl ve bilgelikle kendisini yaratan tek Yüce Allah'a dua ettiğinde Yüce Allah katında değerlenir. Ayetten anlıyoruz ki insanların çoğu bunu yalanlamıştır. Tek Rablerine dua edeceklerine O'nun astından da ilahlar edinmişler ve Yüce Allah'ın yetkisine bunları da ortak etmişlerdir. Şirke girmişlerdir. Müşrik olmuşlardır. Bu yalanlamanın da elbette yakında zamanda lüzumlu olarak bir karşılığı olacaktır. Bir gereklilik olarak verilecek bu karşılık bir azaptır. Yüce Allah'ın ayette 'لِزَامًۢا' 'lizâmâ' kelimesini kullanması da büyük bir işarettir. Anlaşılır ki Yüce Allah bu karşılığı isteyerek/mutlu olarak vermemektedir. Gerekli olduğu için, lüzum olduğu için bu ceza verilir. Demek ki insanların çoğu Yüce Allah'la yaptıkları antlaşmayı ihlal etmiştir. Bu antlaşma gereği verilecek olan ceza/karşılık da azap olmuştur. Bu antlaşma bilinçlerimiz avatar bedenlerimize transfer edilmeden önce, hiperuzayda yani Yüce Allah'ın arşında yapıldı. Antlaşmanın özü Yüce Allah'ı tek ilah olarak kabul etmek ve O'nun astlarından hiçbir şeyi O'nun hükmüne ortak etmemekti.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Dua Kavram 80

80 Çağırma.

26. Şuarâ Suresi

Ayet 24

Arapça Metin (Harekeli)

2954|26|24|قَالَ رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2954|26|24|قال رب السموت والارض وما بينهما ان كنتم موقنين

Latin Literal

24. Kâle rabbus semâvâti vel ardı ve mâ beynehumâ, in kuntum mûkınîn(mûkınîne).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Rabbidir4 göklerin162 ve yerin; ve ikisi arasındakinin; eğer olduysanız yakınlaşanlar**."

Ahmed Samira Çevirisi

24 He (Moses) said: "Lord (of) the skies/space and the earth/Planet Earth, and what (is) between them (B), if youwere sure/certain."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 rabbu Rabbidir رَبُّ ربب
3 s-semavati göklerin السَّمَاوَاتِ سمو
4 vel'erdi ve yerin وَالْأَرْضِ ارض
5 ve ma ve وَمَا -
6 beynehuma ikisi arasındakinin بَيْنَهُمَا بين
7 in eğer إِنْ -
8 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
9 mukinine yakınlaşanlar مُوقِنِينَ يقن

Notlar

Not 1

*Mûsâ.**Kesinleşenler, kesin ilim sahibi olanlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Gökler Kavram 162

162 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir.

26. Şuarâ Suresi

Ayet 113

Arapça Metin (Harekeli)

3043|26|113|إِنْ حِسَابُهُمْ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّى لَوْ تَشْعُرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

3043|26|113|ان حسابهم الا علي ربي لو تشعرون

Latin Literal

113. İn hısâbuhum illâ alâ rabbî lev teş’urûn(teş’urûne).

Türkçe Çeviri

"Doğrusu hesapları onların ancak Rabbime4 karşıdır; şayet farkına varırsanız."

Ahmed Samira Çevirisi

113 That truly their account/calculation (is) except on my Lord, if you feel/know/sense.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

26. Şuarâ Suresi

Ayet 117

Arapça Metin (Harekeli)

3047|26|117|قَالَ رَبِّ إِنَّ قَوْمِى كَذَّبُونِ

Arapça Metin (Harekesiz)

3047|26|117|قال رب ان قومي كذبون

Latin Literal

117. Kâle rabbi inne kavmî kezzebûn(kezzebûni).

Türkçe Çeviri

Dedi (Nûh): "Rabbim!4 Doğrusu kavmim yalanladı beni."

Ahmed Samira Çevirisi

117 He said: "My Lord, that truly my nation denied me ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi (Nuh) قَالَ قول
2 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
3 inne doğrusu إِنَّ -
4 kavmi kavmim قَوْمِي قوم
5 kezzebuni yalanladı beni كَذَّبُونِ كذب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

27. Neml Suresi

Ayet 93

Arapça Metin (Harekeli)

3250|27|93|وَقُلِ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ سَيُرِيكُمْ ءَايَٰتِهِۦ فَتَعْرِفُونَهَا وَمَا رَبُّكَ بِغَٰفِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

3250|27|93|وقل الحمد لله سيريكم ايته فتعرفونها وما ربك بغفل عما تعملون

Latin Literal

93. Ve kulil hamdu lillâhi seyurîkum âyâtihî fe ta’rifûnehâ, ve mâ rabbuke bi gâfilin ammâ ta’melûn(ta’melûne).

Türkçe Çeviri

Ve de ki: "Hamd3 Allah’adır; gösterecek sizlere ayetlerini237 öyle ki tanırsınız/bilirsiniz onu (ayeti); ve senin Rabbin4 gafil* değildir yaptıklarınıza.

Ahmed Samira Çevirisi

93 And say: "The praise/gratitude/thanks (is) to God, He will show you/make you understand His verses/evidences , so you know it, and your Lord is not with ignoring/neglecting about/from what you make/do 272

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kuli ve de ki وَقُلِ قول
2 l-hamdu hamd الْحَمْدُ حمد
3 lillahi Allah’adır لِلَّهِ -
4 seyurikum gösterecek sizlere سَيُرِيكُمْ راي
5 ayatihi ayetlerini ايَاتِهِ ايي
6 fe tea'rifuneha öyle ki tanırsınız/bilirsiniz onu فَتَعْرِفُونَهَا عرف
7 ve ma ve değildir وَمَا -
8 rabbuke Rabbin senin رَبُّكَ ربب
9 bigafilin gafil بِغَافِلٍ غفل
10 amma عَمَّا -
11 tea'melune yaptıklarınızdan تَعْمَلُونَ عمل

Notlar

Not 1

*Aymaz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hamd Kavram 3

3 En yüce övgü/methetme.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Ayetler Kavram 237

237 Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.

28. Kasas Suresi

Ayet 32

Arapça Metin (Harekeli)

3282|28|32|ٱسْلُكْ يَدَكَ فِى جَيْبِكَ تَخْرُجْ بَيْضَآءَ مِنْ غَيْرِ سُوٓءٍ وَٱضْمُمْ إِلَيْكَ جَنَاحَكَ مِنَ ٱلرَّهْبِ فَذَٰنِكَ بُرْهَٰنَانِ مِن رَّبِّكَ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ وَمَلَإِي۟هِۦٓ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَوْمًا فَٰسِقِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

3282|28|32|اسلك يدك في جيبك تخرج بيضا من غير سو واضمم اليك جناحك من الرهب فذنك برهنان من ربك الي فرعون وملايه انهم كانوا قوما فسقين

Latin Literal

32. Usluk yedeke fî ceybike tahruc beydâe min gayri sû(sûin), vadmum ileyke cenâhake miner rehbi fe zânike burhânâni min rabbike ilâ fir’avne ve melâih(melâihî), innehum kânû kavmen fâsikîn(fâsikîne).

Türkçe Çeviri

Sok elini ceybine855; çıkar* beyaz olmaksızın bir kötülük/şer/zarar; ve topla/birleştir kendine kanadını857 rahbetten1016**; işte bu ikisi***; iki delildir*** Rabbinden4 firavuna karşı ve melesine364 onun****; doğrusu onlar oldular bir kavim/toplum bir fâsık38.

Ahmed Samira Çevirisi

32 Enter/pass your hand in your collar/pocket , it emerges white from without evil/harm , and gather/join (fold) to you your wing/side from the terror/fright, so those two are two proofs/evidences from your Lord to Pharaoh, and his nobles/assembly , that they were a nation (of) debauchers .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 asluk sok اسْلُكْ سلك
2 yedeke elini يَدَكَ يدي
3 fi فِي -
4 ceybike ceybine جَيْبِكَ جيب
5 tehruc çıkar تَخْرُجْ خرج
6 beyda'e beyaz بَيْضَاءَ بيض
7 min مِنْ -
8 gayri olmaksızın غَيْرِ غير
9 su'in bir kötülük/şer/zarar سُوءٍ سوا
10 vedmum ve topla/birleştir وَاضْمُمْ ضمم
11 ileyke kendine إِلَيْكَ -
12 cenahake kanadını/yanını جَنَاحَكَ جنح
13 mine مِنَ -
14 r-rahbi korkudan/dehşetten الرَّهْبِ رهب
15 fezanike işte bu ikisi فَذَانِكَ -
16 burhanani iki delildir بُرْهَانَانِ برهن
17 min مِنْ -
18 rabbike Rabbinden رَبِّكَ ربب
19 ila karşı إِلَىٰ -
20 fir'avne firavuna فِرْعَوْنَ -
21 ve meleihi ve melesine onun وَمَلَئِهِ ملا
22 innehum doğrusu onlar إِنَّهُمْ -
23 kanu oldular كَانُوا كون
24 kavmen bir kavim قَوْمًا قوم
25 fasikine bir fâsık فَاسِقِينَ فسق

Notlar

Not 1

*El.**Görenlere dehşet/korku veren kanadı normal el yapmak için vücuduna birleştir/topla.***Elin beyaz renkli, bir kötülük/şer/zarar içermeden çıkması ve elin dehşet verici bir kanada dönüşmesi. ****Firavunun.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Fâsık Kavram 38

38 Sapkın, doğru yoldan çıkan.

Mele Kavram 364

364 Toplumun önde gelenleri, yetkinleri.

Rahbet Kavram 1016

1016 Saygıdan ürperme, derin saygıdan dolayı çekinme, azametinden dolayı korkma, titreme.

29. Ankebût Suresi

Ayet 26

Arapça Metin (Harekeli)

3364|29|26|فَـَٔامَنَ لَهُۥ لُوطٌ وَقَالَ إِنِّى مُهَاجِرٌ إِلَىٰ رَبِّىٓ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

Arapça Metin (Harekesiz)

3364|29|26|فامن له لوط وقال اني مهاجر الي ربي انه هو العزيز الحكيم

Latin Literal

26. Fe âmene lehu lût (lûtun) ve kâle innî muhâcirun ilâ rabbî, innehu huvel azîzul hakîm(hakîmu).

Türkçe Çeviri

Öyle ki iman47 etti ona* Lût; ve dedi: "Doğrusu ben* bir muhâcirim716 Rabbime4 doğru; doğrusu O***; O'dur**** Azîz37; Hakîm9.

Ahmed Samira Çevirisi

26 So Lot believed to him, so he said: "That I am emigrating to my Lord, that He truly is the glorious/mighty ,the wise/judicious ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fe amene öyle ki iman etti فَامَنَ امن
2 lehu ona لَهُ -
3 lutun Lût لُوطٌ -
4 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
5 inni doğrusu ben إِنِّي -
6 muhacirun bir muhâcirim مُهَاجِرٌ هجر
7 ila doğru إِلَىٰ -
8 rabbi Rabbime رَبِّي ربب
9 innehu doğrusu O إِنَّهُ -
10 huve O هُوَ -
11 l-azizu Azîz’dir الْعَزِيزُ عزز
12 l-hakimu Hakîm’dir الْحَكِيمُ حكم

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl İbrahim'e.**Lût.***Allah.****Allah'tır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Hakîm Kavram 9

9 Bilge/bilgelikle hükmeden.

Azîz Kavram 37

37 Güç yetiren.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Muhâcir. Kavram 716

716 Diyarlarından zorla çıkarılmış kimseler.

30. Rûm Suresi

Ayet 8

Arapça Metin (Harekeli)

3415|30|8|أَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا۟ فِىٓ أَنفُسِهِم مَّا خَلَقَ ٱللَّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَأَجَلٍ مُّسَمًّى وَإِنَّ كَثِيرًا مِّنَ ٱلنَّاسِ بِلِقَآئِ رَبِّهِمْ لَكَٰفِرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

3415|30|8|اولم يتفكروا في انفسهم ما خلق الله السموت والارض وما بينهما الا بالحق واجل مسمي وان كثيرا من الناس بلقاي ربهم لكفرون

Latin Literal

8. E ve lem yetefekkerû fî enfusihim, mâ halakallâhus semâvâti vel arda ve mâ beynehumâ illâ bil hakkı ve ecelin musemmâ(musemmen) ve inne kesîran minen nâsi bi likâi rabbihim le kâfirûn(kâfirûne).

Türkçe Çeviri

Hiç tefekkür357 etmezler mi kendi nefislerinde201 (ki) yaratmış değildir Allah gökleri162 ve yeri; ve ikisi arasındakini hakla/gerçekle (olması) dışında; ve belirlenmiş bir eceldir; ve doğrusu insanlardan ekserisi/çoğu Rabblerine4 karşılaşmaya mutlak kâfirdirler25.

Ahmed Samira Çevirisi

8 Did they not think in themselves God did not create the skies/space and the earth/Planet Earth, and what (is) between them (B) except with the truth and a named/identified (specified) term/time, and that many from the people with their Lord’s meeting (they are) disbelieving.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 evelem hiç أَوَلَمْ -
2 yetefekkeru tefekkür etmezler mi يَتَفَكَّرُوا فكر
3 fi فِي -
4 enfusihim kendi nefislerinde أَنْفُسِهِمْ نفس
5 ma değildir مَا -
6 haleka yaratmış خَلَقَ خلق
7 llahu Allah اللَّهُ -
8 s-semavati gökleri السَّمَاوَاتِ سمو
9 vel'erde ve yeri وَالْأَرْضَ ارض
10 ve ma ve وَمَا -
11 beynehuma ikisi arasındakini بَيْنَهُمَا بين
12 illa dışında إِلَّا -
13 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
14 ve ecelin ve bir eceldir وَأَجَلٍ اجل
15 musemmen belirlenmiş مُسَمًّى سمو
16 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
17 kesiran ekserisi/çoğu كَثِيرًا كثر
18 mine -dan مِنَ -
19 n-nasi insanlardan النَّاسِ نوس
20 bilika'i kavuşmaya بِلِقَاءِ لقي
21 rabbihim Rabblerine رَبِّهِمْ ربب
22 lekafirune mutlak kâfirdirler لَكَافِرُونَ كفر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Gökler Kavram 162

162 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Tefekkür Kavram 357

357 Aklı kullanarak derinlemesine fikir/akıl/mantık yürütmek.

32. Secde Suresi

Ayet 15

Arapça Metin (Harekeli)

3516|32|15|إِنَّمَا يُؤْمِنُ بِـَٔايَٰتِنَا ٱلَّذِينَ إِذَا ذُكِّرُوا۟ بِهَا خَرُّوا۟ سُجَّدًا وَسَبَّحُوا۟ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

3516|32|15|انما يومن بايتنا الذين اذا ذكروا بها خروا سجدا وسبحوا بحمد ربهم وهم لا يستكبرون

Latin Literal

15. İnnemâ yu’minu bi âyâtinellezîne izâ zukkirû bihâ harrû succeden ve sebbehû bi hamdi rabbihim ve hum lâ yestekbirûn(yestekbirûne).

Türkçe Çeviri

Ancak ayetlerimize iman47 eden kimseler (ki) hatırlatıldığı zaman onlara* onunla**; kapandılar secde12 edenler (olarak); ve tesbih31 ettiler hamd3 ile Rablerini4; ve onlar büyüklenmezler.

Ahmed Samira Çevirisi

15 Truly/indeed (who) believes with Our verses/evidences (are) those who if they were reminded with it they fell down prostrating and they praised/glorified with their Lord’s praise/gratitude , and they do not be arrogant.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 innema ancak إِنَّمَا -
2 yu'minu iman eden يُؤْمِنُ امن
3 biayatina ayetlerimize بِايَاتِنَا ايي
4 ellezine kimseler الَّذِينَ -
5 iza zaman إِذَا -
6 zukkiru hatırlatıldığı onlara ذُكِّرُوا ذكر
7 biha onunla (ayetle) بِهَا -
8 harru kapanırlar خَرُّوا خرر
9 succeden secde edenler/diz çöküp boyun eğenler (olarak) سُجَّدًا سجد
10 ve sebbehu ve tesbih ederler وَسَبَّحُوا سبح
11 bihamdi hamd ile/en yüce övgüyle بِحَمْدِ حمد
12 rabbihim Rablerini رَبِّهِمْ ربب
13 ve hum ve onlar وَهُمْ -
14 la لَا -
15 yestekbirune büyüklenmezler يَسْتَكْبِرُونَ كبر

Notlar

Not 1

*Kur'ân.**Ayetle.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hamd Kavram 3

3 En yüce övgü/methetme.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

insanın secdesi Kavram 12

12 Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğmesi.

insanın tesbihi Kavram 31

31 Yüce Allah’ın tüm sıfatlarının tecelli edişine Yüce Allah’ın bahşettiği akıl/fikir aracılığıyla tanık/şahit olarak Rabbini aramak.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

33. Ahzâb Suresi

Ayet 2

Arapça Metin (Harekeli)

3533|33|2|وَٱتَّبِعْ مَا يُوحَىٰٓ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرًا

Arapça Metin (Harekesiz)

3533|33|2|واتبع ما يوحي اليك من ربك ان الله كان بما تعملون خبيرا

Latin Literal

2. Vettebi’ mâ yûhâ ileyke min rabbik(rabbike), innallâhe kâne bimâ ta’melûne habîrâ(habîren).

Türkçe Çeviri

Ve tabi ol Rabbinden4 vahyedilene603* sana**; doğrusu Allah oldu yaptıklarınıza bir Habîr466.

Ahmed Samira Çevirisi

2 And follow what is inspired/transmitted to you from your Lord, that truly God was/is with what you make/do an expert/experienced.

Notlar

Not 1

*Kur'an'a.**Resûl Muhammed.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Habîr. Kavram 466

466 Haberdar.

Vahiy, vahy etmek. Kavram 603

603 Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

33. Ahzâb Suresi

Ayet 67

Arapça Metin (Harekeli)

3598|33|67|وَقَالُوا۟ رَبَّنَآ إِنَّآ أَطَعْنَا سَادَتَنَا وَكُبَرَآءَنَا فَأَضَلُّونَا ٱلسَّبِيلَا۠

Arapça Metin (Harekesiz)

3598|33|67|وقالوا ربنا انا اطعنا سادتنا وكبرانا فاضلونا السبيلا

Latin Literal

67. Ve kâlû rabbenâ innâ ata’nâ sâdetenâ ve kuberâenâ fe edallûnes sebîl(sebîlâ).

Türkçe Çeviri

Ve dediler: "Rabbimiz4! Doğrusu bizler itaat ettik sâdatlarımıza731; ve büyüklerimize*; öyle ki dalalete düşürdüler bizleri (sapkın) yola**"

Ahmed Samira Çevirisi

67 And they said: "Our Lord, that we obeyed our masters/rulers , and our bigger ones/oldest so they misguided us (from) the two ways/paths/way/path ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kalu ve dediler وَقَالُوا قول
2 rabbena rabbimiz رَبَّنَا ربب
3 inna doğrusu bizler إِنَّا -
4 etaa'na itaat ettik أَطَعْنَا طوع
5 sadetena sâdatlarımıza سَادَتَنَا سود
6 ve kubera'ena ve büyüklerimize وَكُبَرَاءَنَا كبر
7 fe edelluna öyle ki dalalete düşürdürler فَأَضَلُّونَا ضلل
8 s-sebila yola السَّبِيلَا سبل

Notlar

Not 1

*Önceki nesil olan, büyük saygı duyulan kimseler. Atalar ve babalar dinine itaat etmek. **Şeytânın sapkın yoluna.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

33. Ahzâb Suresi

Ayet 68

Arapça Metin (Harekeli)

3599|33|68|رَبَّنَآ ءَاتِهِمْ ضِعْفَيْنِ مِنَ ٱلْعَذَابِ وَٱلْعَنْهُمْ لَعْنًا كَبِيرًا

Arapça Metin (Harekesiz)

3599|33|68|ربنا اتهم ضعفين من العذاب والعنهم لعنا كبيرا

Latin Literal

68. Rabbenâ âtihim dı’feyni minel azâbi vel anhum la’nen kebîrâ(kebîren).

Türkçe Çeviri

Rabbimiz4! Ver onlara azaptan iki kat; ve lanet et onlara büyük bir lanet (-le).

Ahmed Samira Çevirisi

68 Our Lord give/bring them two doubles from the torture, and curse/humiliate them a great ,curse/humiliation .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbena Rabbimiz! رَبَّنَا ربب
2 atihim ver onlara اتِهِمْ اتي
3 dia'feyni iki kat ضِعْفَيْنِ ضعف
4 mine مِنَ -
5 l-azabi azaptan الْعَذَابِ عذب
6 vel'anhum ve lanet et onlara وَالْعَنْهُمْ لعن
7 lea'nen bir lanetle لَعْنًا لعن
8 kebiran büyük كَبِيرًا كبر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

34. Sebe' Suresi

Ayet 21

Arapça Metin (Harekeli)

3625|34|21|وَمَا كَانَ لَهُۥ عَلَيْهِم مِّن سُلْطَٰنٍ إِلَّا لِنَعْلَمَ مَن يُؤْمِنُ بِٱلْءَاخِرَةِ مِمَّنْ هُوَ مِنْهَا فِى شَكٍّ وَرَبُّكَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ حَفِيظٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

3625|34|21|وما كان له عليهم من سلطن الا لنعلم من يومن بالاخره ممن هو منها في شك وربك علي كل شي حفيظ

Latin Literal

21. Ve mâ kâne lehu aleyhim min sultânin illâ li na’leme men yû’minu bil âhireti mimmen huve minhâ fî şekk(şekkin), ve rabbuke alâ kulli şeyin hafîz(hafîzun).

Türkçe Çeviri

Ve olmuş değildi ona* onlar üzerlerine hiç bir sultân660; ancak bilindik kılmam içindir kimseyi (ki) iman47 eder ahirete kimseden (ki) o (kimse) ondan kuşku/kuruntu/vehim içindedir; ve (senin) Rabbin4 her bir şey üzerine bir Hafîz’dır613.

Ahmed Samira Çevirisi

21 And nothing from a power/authority/control was for him on them, except to know who believes with (in) the end (other life) than who he is from it in doubt/suspicion, and your Lord (is) on every thing (an) honest protector/observor .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildi وَمَا -
2 kane olmuş كَانَ كون
3 lehu ona لَهُ -
4 aleyhim onlar üzerlerine عَلَيْهِمْ -
5 min مِنْ -
6 sultanin bir sultandan/yetkiden/güçten سُلْطَانٍ سلط
7 illa dışında إِلَّا -
8 linea'leme bilindik kılmam için لِنَعْلَمَ علم
9 men kimseyi مَنْ -
10 yu'minu iman eder يُؤْمِنُ امن
11 bil-ahirati ahirete بِالْاخِرَةِ اخر
12 mimmen kimseden مِمَّنْ -
13 huve o هُوَ -
14 minha ondan مِنْهَا -
15 fi içinde فِي -
16 şekkin kuşku/kuruntu/vehim شَكٍّ شكك
17 ve rabbuke ve (senin) Rabbin وَرَبُّكَ ربب
18 ala üzerine عَلَىٰ -
19 kulli her كُلِّ كلل
20 şey'in bir şey شَيْءٍ شيا
21 hafizun bir Hafîz’dır حَفِيظٌ حفظ

Notlar

Not 1

*İblîs'e.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Sultân, sultân. Kavram 660

660 Yetki, salahiyet, otorite.

35. Fâtır Suresi

Ayet 18

Arapça Metin (Harekeli)

3676|35|18|وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَىٰ وَإِن تَدْعُ مُثْقَلَةٌ إِلَىٰ حِمْلِهَا لَا يُحْمَلْ مِنْهُ شَىْءٌ وَلَوْ كَانَ ذَا قُرْبَىٰٓ إِنَّمَا تُنذِرُ ٱلَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُم بِٱلْغَيْبِ وَأَقَامُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَمَن تَزَكَّىٰ فَإِنَّمَا يَتَزَكَّىٰ لِنَفْسِهِۦ وَإِلَى ٱللَّهِ ٱلْمَصِيرُ

Arapça Metin (Harekesiz)

3676|35|18|ولا تزر وازره وزر اخري وان تدع مثقله الي حملها لا يحمل منه شي ولو كان ذا قربي انما تنذر الذين يخشون ربهم بالغيب واقاموا الصلوه ومن تزكي فانما يتزكي لنفسه والي الله المصير

Latin Literal

18. Ve lâ tezirû vâziretun vizre uhrâ, ve in ted’u muskaletun ilâ himlihâ lâ yuhmel minhu şey’un ve lev kâne zâ kurbâ, innemâ tunzirullezîne yahşevne rabbehum bil gaybi ve ekâmûs salâh(salâte), ve men tezekkâ fe innemâ yetezekkâ li nefsih(nefsihî), ve ilâllâhil masîr(masîru).

Türkçe Çeviri

Ve üstlenmez/yüklenmez bir yüklenici başkasının yükünü; ve eğer çağırsa bir ağır yük yüklenen, yüklenmeye onu (yükü); yüklenmez (çağrılan) ondan (yükten) bir şey; kaldı ki olsa (bile) yakınlık sahibi; ancak uyarırsın kimseleri; haşyet53 duyarlar Rablerinden4 gaybla62*; ve ikame572 ederler salâtı5; ve kim zekâtlanırsa10 (verirse zekâtı) ; öyle ki ancak zekâtlanmış10 olur (vermiş olur zekâtı) kendi nefsin için; ve Allah'a doğrudur dönüş yeri.

Ahmed Samira Çevirisi

18 And no sinner/loader/burdener (F) (self) carries/bears/sins (F) another’s sin/load/burden , and if she/it calls (a) burdened/loaded (F) (self) to (remove) her/its weight/load , nothing from it (will) be carried/lifted a thing, and even if it was/is (to) of relations , truly/indeed you warn/give notice (to) those who fear their Lord with the unseen/hidden and they kept up the prayers, and who purifies , so but he purifies to/for him self, and to God (is) the end/destination.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve la ve وَلَا -
2 teziru üstlenmez/yüklenmez تَزِرُ وزر
3 vaziratun bir yüklenici وَازِرَةٌ وزر
4 vizra yükünü وِزْرَ وزر
5 uhra başkasının أُخْرَىٰ اخر
6 ve in ve eğer وَإِنْ -
7 ted'u çağırsa تَدْعُ دعو
8 muskaletun bir ağır yük yüklenen مُثْقَلَةٌ ثقل
9 ila إِلَىٰ -
10 himliha yüklenmeye onu (yükü) حِمْلِهَا حمل
11 la لَا -
12 yuhmel yüklenmez يُحْمَلْ حمل
13 minhu ondan (yükten) مِنْهُ -
14 şey'un bir şey شَيْءٌ شيا
15 velev kaldı ki (bile) وَلَوْ -
16 kane olsa كَانَ كون
17 za sahibi ذَا -
18 kurba yakınlık قُرْبَىٰ قرب
19 innema ancak إِنَّمَا -
20 tunziru uyarırsın تُنْذِرُ نذر
21 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
22 yehşevne haşyet duyarlar/korkarlar يَخْشَوْنَ خشي
23 rabbehum Rablerinden رَبَّهُمْ ربب
24 bil-gaybi gaybla/görünmezle/bilinmezle (gözleriyle görmedikleri halde) بِالْغَيْبِ غيب
25 ve ekamu ve dikerler/ayağa kaldırırlar وَأَقَامُوا قوم
26 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
27 ve men ve kim وَمَنْ -
28 tezekka zekâtlanırsa/arınırsa (verirse zekâtı) تَزَكَّىٰ زكو
29 feinnema öyle ki ancak فَإِنَّمَا -
30 yetezekka zekâtlanmış/arınmış olur (vermiş olur zekâtı) يَتَزَكَّىٰ زكو
31 linefsihi kendi nefsin için لِنَفْسِهِ نفس
32 ve ila ve وَإِلَى -
33 llahi Allah'a doğrudur اللَّهِ -
34 l-mesiru dönüş yeri الْمَصِيرُ صير

Notlar

Not 1

*Gözleriyle görmedikleri halde.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Müminlerin günlük vakitli salâtı. Kavram 5

5 Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).

Zekât Kavram 10

10 Arınma; her türlü kazançtan toplumun hakkını verme. Kazancın arınması-vergi; kazanç/kâr elde edildiğinde toplumun hakkı olan payın beklemeden topluma geri verilmesi. Oranı kamu otoritesi ihtiyaca göre belirler. Kamunun vergi almadığı kalemlerde kazancın 1/5'i topluma geri döndürülür.

Haşyet/huşu Kavram 53

53 Huşu. Derin saygıdan yüreğin ürpermesi. Bir şeyin heybet ve cazibesine karşı alçalma. Alçak gönüllülük.

Gayb Kavram 62

62 Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

İkame etmek. Kavram 572

572 Ayağa kaldırmak, dikmek, kaldırıp devam ettirmek, ortaya koymak, meydana çıkarmak, ayakta tutmak.

37. Sâffât Suresi

Ayet 5

Arapça Metin (Harekeli)

3791|37|5|رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَرَبُّ ٱلْمَشَٰرِقِ

Arapça Metin (Harekesiz)

3791|37|5|رب السموت والارض وما بينهما ورب المشرق

Latin Literal

5. Rabbus semâvâti vel ardı ve mâ beynehumâ ve rabbul meşârık(meşârıkı).

Türkçe Çeviri

Rabbidir4 göklerin162 ve yerin; ve ikisi arasındakinin; ve Rabbidir4 doğuların995.

Ahmed Samira Çevirisi

5 Lord (of) the skies/space and the earth/Planet Earth and what (is) between them (B), and Lord (of) the sun rises/easts.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Gökler Kavram 162

162 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir.

37. Sâffât Suresi

Ayet 84

Arapça Metin (Harekeli)

3870|37|84|إِذْ جَآءَ رَبَّهُۥ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

3870|37|84|اذ جا ربه بقلب سليم

Latin Literal

84. İz câe rabbehu bi kalbin selîm(selîmin).

Türkçe Çeviri

Geldiği* zaman Rabbine4 selîm1029 bir kalple**.

Ahmed Samira Çevirisi

84 When he came (to) his Lord with a sound/safe heart/mind .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 iz zaman إِذْ -
2 ca'e geldiği جَاءَ جيا
3 rabbehu Rabbine رَبَّهُ ربب
4 bikalbin bir kalple بِقَلْبٍ قلب
5 selimin bir selim سَلِيمٍ سلم

Notlar

Not 1

*İbrahim.**Kalbinde maraz, hastalık, paslar, kilitler, perdeler olmadan.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

37. Sâffât Suresi

Ayet 87

Arapça Metin (Harekeli)

3873|37|87|فَمَا ظَنُّكُم بِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

3873|37|87|فما ظنكم برب العلمين

Latin Literal

87. Fe mâ zannukum bi rabbil âlemîn(âlemîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki nedir zannınız314 alemlerin203 Rabbi4 hakkında?

Ahmed Samira Çevirisi

87 So what (is) your thought/assumption with (about) the creations all together’s/ (universes’) Lord?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fema öyle ki nedir فَمَا -
2 zennukum zannınız ظَنُّكُمْ ظنن
3 birabbi Rabbi hakkında بِرَبِّ ربب
4 l-aalemine alemlerin الْعَالَمِينَ علم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Âlem, âlem, alem. Kavram 203

203 Farklı zamanlar ve/veya mekanlarda yaşamlar, durum ve şartlar. Göklerdeki uzaylı yaşamlar. Dünya hayatının farklı zamanlarında gerçekleşen yaşamlar.

Zan Kavram 314

314 Varsayım, sanı, töhmet, elde somut veriler olmamasına karşın, birisi ya da bir olay hakkında hükme varmak ya da sonuca ulaşmak.

37. Sâffât Suresi

Ayet 99

Arapça Metin (Harekeli)

3885|37|99|وَقَالَ إِنِّى ذَاهِبٌ إِلَىٰ رَبِّى سَيَهْدِينِ

Arapça Metin (Harekesiz)

3885|37|99|وقال اني ذاهب الي ربي سيهدين

Latin Literal

99. Ve kâle innî zâhibun ilâ rabbî seyehdîn(seyehdîni).

Türkçe Çeviri

Ve dedi*: "Doğrusu ben bir uzaklaşanım Rabbime4 doğru; kılavuzlayacak192** beni."

Ahmed Samira Çevirisi

99 And he said: "That I am going/going away to my Lord, he will guide me."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
2 inni doğrusu ben إِنِّي -
3 zahibun uzaklaşanım ذَاهِبٌ ذهب
4 ila doğru إِلَىٰ -
5 rabbi Rabbime رَبِّي ربب
6 seyehdini doğru yola kılavuzlayacak beni سَيَهْدِينِ هدي

Notlar

Not 1

*İbrahim.**İbrahim'in Harran'dan uzaklaşması için vahiy aldığını; Yüce Allah'ın gaybın bilgisini resûlüne bildirdiğini anlıyoruz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

37. Sâffât Suresi

Ayet 100

Arapça Metin (Harekeli)

3886|37|100|رَبِّ هَبْ لِى مِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

3886|37|100|رب هب لي من الصلحين

Latin Literal

100. Rabbi heb lî mines sâlihîn(sâlihîne).

Türkçe Çeviri

"Rabbim4! Hibe et* bana** sâlihlerden217***."

Ahmed Samira Çevirisi

100 My Lord grant/present (for) me from the correct/righteous.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
2 heb hibe et هَبْ وهب
3 li bana لِي -
4 mine مِنَ -
5 s-salihine salihlerden الصَّالِحِينَ صلح

Notlar

Not 1

*Karşılıksız ver.**İbrahim.**Evlat. Muhtemel ki İbrahim evli ancak çocuğu olmamaktadır. Bu nedenle Rabbini çağırmaktadır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Sâlihler Kavram 217

217 Düzeltici-iyileştirici-barışa yönelik işler yapanlar.

37. Sâffât Suresi

Ayet 180

Arapça Metin (Harekeli)

3966|37|180|سُبْحَٰنَ رَبِّكَ رَبِّ ٱلْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

3966|37|180|سبحن ربك رب العزه عما يصفون

Latin Literal

180. Subhâne rabbike rabbil izzeti ammâ yasifûn(yasifûne).

Türkçe Çeviri

Subhân'dır7 senin Rabbin4; Rabbidir4 izzetin614; vasıflandırdıklarından1135 (ayrıdır).

Ahmed Samira Çevirisi

180 Your Lord’s praise/glory, Lord (of) the glory/might/power about what they describe/categorize.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 subhane subhândır/tüm isimlerini-sıfatlarını tecelli ettirendir سُبْحَانَ سبح
2 rabbike senin Rabbin رَبِّكَ ربب
3 rabbi Rabbidir رَبِّ ربب
4 l-izzeti izzetin/ululuğun الْعِزَّةِ عزز
5 amma عَمَّا -
6 yesifune vasıflandırdıklarından/nitelediklerinden (ayrıdır) يَصِفُونَ وصف

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Subhân Kavram 7

7 Tüm isimlerini/sıfatlarını tecelli ettiren.

İzzet, izzet. Kavram 614

614 Güç, yetki, kudret, asla üstesinden gelinemeyen, asla güç yetirilemeyen, her zaman güç yetiren.

Vasıflandırmak Kavram 1135

1135 Bir kişi, nesne veya kavramın niteliklerini, özelliklerini belirterek onu tanımlamak, nitelemek veya sınıflandırmak (karakterize etmek). Tasvîf etmek. Yüce Allah'ın tek ilâhlığını yanlış olarak niteleyerek O'nun astından sözde ilâhlar tanımlamak kâfirlerin ve müşriklerin yaptıkları yanlış vasıflandırmadır.

38. Sâd Suresi

Ayet 66

Arapça Metin (Harekeli)

4034|38|66|رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ٱلْعَزِيزُ ٱلْغَفَّٰرُ

Arapça Metin (Harekesiz)

4034|38|66|رب السموت والارض وما بينهما العزيز الغفر

Latin Literal

66. Rabbus semâvâti vel ardı ve mâ beynehumel azîzul gaffâr(gaffâru).

Türkçe Çeviri

Rabbidir4 göklerin162 ve yerin; ve ikisi arasındakinin; Azîz’dir37; Gaffâr’dır.

Ahmed Samira Çevirisi

66 The skies’/space’s and the earth’s/Planet Earth’s Lord, and what (is) between them (B), the glorious/mighty ,the forgiving often/forgiver.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Azîz Kavram 37

37 Güç yetiren.

Gökler Kavram 162

162 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir.

38. Sâd Suresi

Ayet 71

Arapça Metin (Harekeli)

4039|38|71|إِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلَٰٓئِكَةِ إِنِّى خَٰلِقٌۢ بَشَرًا مِّن طِينٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

4039|38|71|اذ قال ربك للمليكه اني خلق بشرا من طين

Latin Literal

71. İz kâle rabbuke lil melâiketi innî hâlikun beşeren min tîn(tînin).

Türkçe Çeviri

Dediği zaman (senin) Rabbin4 meleklere48; "Doğrusu ben yaratıcıyım bir beşer432 bir tinden582."

Ahmed Samira Çevirisi

71 When your Lord said to the angels: "That I am creating a human from mud/clay ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 iz zaman إِذْ -
2 kale dediği قَالَ قول
3 rabbuke Rabbin رَبُّكَ ربب
4 lilmelaiketi meleklere لِلْمَلَائِكَةِ ملك
5 inni doğrusu ben إِنِّي -
6 halikun yaratıcıyım خَالِقٌ خلق
7 beşeran bir beşer بَشَرًا بشر
8 min مِنْ -
9 tinin tinden طِينٍ طين

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Melek-1 (Cibrîl benzeri şerefli elçi) Kavram 48

48 Yüce Allah'ın indinde/katında/arşında bulunan şerefli elçi Cibril benzeri varlıklar. Kendi iradeleri/akılları vardır. Ancak yaratılış gereği insanlardaki gibi fücur (psikanalizdeki 'id') sahibi değillerdir. Asla kötülük düşüncesi oluşturamazlar. İradeleriyle oluşturdukları her fikir mutlak ki takva içerir.

Beşer Kavram 432

432 İnsanoğlu.

Tin Kavram 582

582 Islak toprak. Suyla karışık toprak.

39. Zümer Suresi

Ayet 7

Arapça Metin (Harekeli)

4063|39|7|إِن تَكْفُرُوا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَنِىٌّ عَنكُمْ وَلَا يَرْضَىٰ لِعِبَادِهِ ٱلْكُفْرَ وَإِن تَشْكُرُوا۟ يَرْضَهُ لَكُمْ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَىٰ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُم مَّرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ إِنَّهُۥ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4063|39|7|ان تكفروا فان الله غني عنكم ولا يرضي لعباده الكفر وان تشكروا يرضه لكم ولا تزر وازره وزر اخري ثم الي ربكم مرجعكم فينبيكم بما كنتم تعملون انه عليم بذات الصدور

Latin Literal

7. İn tekfurû fe innallâhe ganiyyun ankum, ve lâ yerdâ li ıbâdihil kufr(kufra), ve in teşkurû yerdahu lekum, ve lâ teziru vâziretun vizra uhrâ, summe ilâ rabbikum merciukum fe yunebbiukum bimâ kuntum ta’melûn(ta’melûne), innehû alîmun bi zâtis sudûr(sudûri).

Türkçe Çeviri

Eğer kâfirlik25 ederseniz öyle ki doğrusu Allah Ganiyy’dir106 sizden; ve razı* olmaz kullarına küfre422; ve eğer şükrederseniz43 razı* olur ona sizlere; yüklenmez bir yüklenici başkasının yükünü; sonra Rabbinizedir4 dönüş yeriniz; öyle ki haber verir sizlere yapar olduğunuzu; doğrusu O (Allah) bir Alîm’dir8 göğüslerin zatîne/özüne.

Ahmed Samira Çevirisi

7 If you disbelieve, so then God (is) rich from (without) you, and He does not accept/approve the disbelief to His worshippers/slaves , and if you thank/be grateful He accepts/approves it for you, and no sinner/loader/burdener carries/bears another’s sins/load/burden , then to your Lord (is) your return, so He informs you with what you were making/doing , that He truly (is) knowledgeable with of the chests (innermosts).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 in eğer إِنْ -
2 tekfuru kâfirlik ederseniz تَكْفُرُوا كفر
3 feinne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
4 llahe Allah اللَّهَ -
5 ganiyyun Ganiyy’dir غَنِيٌّ غني
6 ankum sizden عَنْكُمْ -
7 ve la ve وَلَا -
8 yerda razı olmaz يَرْضَىٰ رضو
9 liibadihi kullarına لِعِبَادِهِ عبد
10 l-kufra küfre الْكُفْرَ كفر
11 ve in ve eğer وَإِنْ -
12 teşkuru şükrederseniz تَشْكُرُوا شكر
13 yerdehu razı olur ona يَرْضَهُ رضو
14 lekum sizinlere لَكُمْ -
15 ve la وَلَا -
16 teziru yüklenmez تَزِرُ وزر
17 vaziratun bir yüklenici وَازِرَةٌ وزر
18 vizra yükünü وِزْرَ وزر
19 uhra başkasının أُخْرَىٰ اخر
20 summe sonra ثُمَّ -
21 ila إِلَىٰ -
22 rabbikum Rabbinizedir رَبِّكُمْ ربب
23 merciukum dönülen yeriniz مَرْجِعُكُمْ رجع
24 feyunebbiukum öyle ki haber verir sizlere فَيُنَبِّئُكُمْ نبا
25 bima بِمَا -
26 kuntum olduğunuzu كُنْتُمْ كون
27 tea'melune yaparlar تَعْمَلُونَ عمل
28 innehu doğrusu O إِنَّهُ -
29 alimun bir Alîm’dir عَلِيمٌ علم
30 bizati zatîne/özüne بِذَاتِ -
31 s-suduri göğüslerin الصُّدُورِ صدر

Notlar

Not 1

*Hoşnut olmaz, istemez, dilemez, onaylamaz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Alîm Kavram 8

8 Bilen.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

şükür/şükr Kavram 43

43 Teşekkür etmek. Minnettar olmak. Şükran (iyilik bilmek; gönül borcu) sahibi olmak.

Ganiyy Kavram 106

106 Zengin.

Küfür Kavram 422

422 Kâfirlik etmek. Gerçeği/hakkı örtüp gizlemek.

39. Zümer Suresi

Ayet 9

Arapça Metin (Harekeli)

4065|39|9|أَمَّنْ هُوَ قَٰنِتٌ ءَانَآءَ ٱلَّيْلِ سَاجِدًا وَقَآئِمًا يَحْذَرُ ٱلْءَاخِرَةَ وَيَرْجُوا۟ رَحْمَةَ رَبِّهِۦ قُلْ هَلْ يَسْتَوِى ٱلَّذِينَ يَعْلَمُونَ وَٱلَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ إِنَّمَا يَتَذَكَّرُ أُو۟لُوا۟ ٱلْأَلْبَٰبِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4065|39|9|امن هو قنت انا اليل ساجدا وقايما يحذر الاخره ويرجوا رحمه ربه قل هل يستوي الذين يعلمون والذين لا يعلمون انما يتذكر اولوا الالبب

Latin Literal

9. Em men huve kânitun ânâel leyli sâciden ve kâimen yahzerul âhırete ve yercû rahmete rabbih(rabbihî), kul hel yestevîllezîne ya’lemûne vellezîne lâ ya’lemûn(ya’lemûne), innemâ yetezekkeru ulûl elbâb(elbâbi).

Türkçe Çeviri

Yoksa kimse mi (ki) o kanaat edendir gece171 vakitleri; secde12 eden ve dikelen/ayakta durandır; hazırlanır ahirete; ve rica eder/talep eder Rabbinin4 rahmetini271; de ki: “Aynı seviyede midir bilen kimseler ve bilmeyen kimseler?"; doğrusu ancak elbâb88 sahipleri hatırlar/öğüt alır.

Ahmed Samira Çevirisi

9 Or who he is obeying humbly/prolonging the prayer (during) the nights’ hours, prostrating and standing/keeping up he fears the end (other life) and hopes/expects his lord’s mercy, say: "Do (they) become equal/alike, those who know and those who do not know?" But (owners) of the pure minds/hearts mention/remember.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 emmen kimse midir? أَمَّنْ -
2 huve o هُوَ -
3 kanitun kanaat edendir قَانِتٌ قنت
4 ana'e vakitleri انَاءَ اني
5 l-leyli gece اللَّيْلِ ليل
6 saciden secde eden/diz çöküp boyun eğen سَاجِدًا سجد
7 ve kaimen ve dikelen/ayakta duran وَقَائِمًا قوم
8 yehzeru hazırlanır يَحْذَرُ حذر
9 l-ahirate ahirete الْاخِرَةَ اخر
10 ve yercu ve rica eder/talep eder وَيَرْجُو رجو
11 rahmete rahmetini رَحْمَةَ رحم
12 rabbihi Rabbinin رَبِّهِ ربب
13 kul de ki قُلْ قول
14 hel mu? هَلْ -
15 yestevi Seviyesi eşit olur يَسْتَوِي سوي
16 ellezine Kimseler (ki) الَّذِينَ -
17 yea'lemune bilirler يَعْلَمُونَ علم
18 vellezine ve kimseler (ki) وَالَّذِينَ -
19 la لَا -
20 yea'lemune bilmezler يَعْلَمُونَ علم
21 innema doğrusu ancak إِنَّمَا -
22 yetezekkeru hatırlar/öğüt alır يَتَذَكَّرُ ذكر
23 ulu sahipleri أُولُو اول
24 l-elbabi mantık الْأَلْبَابِ لبب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

insanın secdesi Kavram 12

12 Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğmesi.

Elbâb Kavram 88

88 Akıl ve mantık. Analitik/rasyonel düşünme.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

39. Zümer Suresi

Ayet 23

Arapça Metin (Harekeli)

4079|39|23|ٱللَّهُ نَزَّلَ أَحْسَنَ ٱلْحَدِيثِ كِتَٰبًا مُّتَشَٰبِهًا مَّثَانِىَ تَقْشَعِرُّ مِنْهُ جُلُودُ ٱلَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ ثُمَّ تَلِينُ جُلُودُهُمْ وَقُلُوبُهُمْ إِلَىٰ ذِكْرِ ٱللَّهِ ذَٰلِكَ هُدَى ٱللَّهِ يَهْدِى بِهِۦ مَن يَشَآءُ وَمَن يُضْلِلِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِنْ هَادٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

4079|39|23|الله نزل احسن الحديث كتبا متشبها مثاني تقشعر منه جلود الذين يخشون ربهم ثم تلين جلودهم وقلوبهم الي ذكر الله ذلك هدي الله يهدي به من يشا ومن يضلل الله فما له من هاد

Latin Literal

23. Allâhu nezzele ahsenel hadîsi kitâben muteşâbihen mesâniye takşaırru minhu culûdullezîne yahşevne rabbehum, summe telînu culûduhum ve kulûbuhum ilâ zikrillâh(zikrillâhi), zâlike hudallâhi yehdî bihî men yeşâu, ve men yudlilillâhu fe mâ lehu min hâd(hâdin).

Türkçe Çeviri

Allah indirdi en güzelini hadîsin89 bir kitap (olarak); müteşâbih90, çift/ikili; ürperir ondan derileri Rablerine4 haşyet53 duyan kimselerin; sonra yumuşar derileri ve kalpleri Allah'ın zikrine78; işte bu kılavuzudur Allah'ın; doğru yola iletir onunla dilediği kimseyi; ve kimi saptırırsa Allah öyle ki olmaz ona hiç bir kılavuz.

Ahmed Samira Çevirisi

23 God descended the information’s/speech’s best , a Book looking alike/resembling/ similar doubles of twos Koranic verses , (the) skins (of) those who fear their Lord tremble/shiver from it, then their skins and their hearts/minds soften to God’s remembrance/reminder, that (is) God’s guidance, He guides with it whom He wills/wants, and who God misguides so (there is) none from a guide for him.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 allahu Allah اللَّهُ -
2 nezzele indirdi نَزَّلَ نزل
3 ehsene en güzelini أَحْسَنَ حسن
4 l-hadisi hadisin/sözün الْحَدِيثِ حدث
5 kitaben bir kitap (olarak) كِتَابًا كتب
6 muteşabihen birbirine benzer مُتَشَابِهًا شبه
7 mesaniye çift/ikili مَثَانِيَ ثني
8 tekşeirru ürperir تَقْشَعِرُّ قشعر
9 minhu ondan مِنْهُ -
10 culudu derileri جُلُودُ جلد
11 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
12 yehşevne haşyet/huşu duyan يَخْشَوْنَ خشي
13 rabbehum Rablerine رَبَّهُمْ ربب
14 summe sonra ثُمَّ -
15 telinu yumuşar تَلِينُ لين
16 culuduhum derileri جُلُودُهُمْ جلد
17 ve kulubuhum ve kalpleri وَقُلُوبُهُمْ قلب
18 ila إِلَىٰ -
19 zikri zikrine (Kur’an’a) ذِكْرِ ذكر
20 llahi Allah'ın اللَّهِ -
21 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
22 huda kılavuzudur هُدَى هدي
23 llahi Allah'ın اللَّهِ -
24 yehdi doğru yola iletir يَهْدِي هدي
25 bihi onunla بِهِ -
26 men kimseyi مَنْ -
27 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
28 ve men ve kimi وَمَنْ -
29 yudlili saptırırsa يُضْلِلِ ضلل
30 llahu Allah اللَّهُ -
31 fema öyle ki olmaz فَمَا -
32 lehu ona لَهُ -
33 min hiçbir مِنْ -
34 hadin bir kılavuz هَادٍ هدي

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Haşyet/huşu Kavram 53

53 Huşu. Derin saygıdan yüreğin ürpermesi. Bir şeyin heybet ve cazibesine karşı alçalma. Alçak gönüllülük.

Zikir/zikr Kavram 78

78 Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Hadîs Kavram 89

89 Söz. Kur'an da bir sözdür. Hak ve gerçek sözdür. Tamamı zan olan hadislerse söylentidir. Hak/gerçek sözler değillerdir.

Müteşâbih Kavram 90

90 Birbirine benzer.

40. Mü'min Suresi

Ayet 11

Arapça Metin (Harekeli)

4142|40|11|قَالُوا۟ رَبَّنَآ أَمَتَّنَا ٱثْنَتَيْنِ وَأَحْيَيْتَنَا ٱثْنَتَيْنِ فَٱعْتَرَفْنَا بِذُنُوبِنَا فَهَلْ إِلَىٰ خُرُوجٍ مِّن سَبِيلٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

4142|40|11|قالوا ربنا امتنا اثنتين واحييتنا اثنتين فاعترفنا بذنوبنا فهل الي خروج من سبيل

Latin Literal

11. Kâlû rabbenâ emettenesneteyni ve ahyeytenesneteyni fa’terefnâ bi zunûbinâ fe hel ilâ hurûcin min sebîl(sebîlin).

Türkçe Çeviri

Dediler: "Rabbimiz4! Öldürdün618* bizi iki kez; ve canlandırdın/dirilttin618 bizi iki kez; öyle ki arif olduk/farkına vardık günahlarımızın; öyle ki var mı çıkışa doğru bir yoldan?"

Ahmed Samira Çevirisi

11 They said: "Our Lord You made us die two (twice), and You revived us/gave us life two (twice), so we confessed/acknowledged with our crimes, so is (there) from a way/path to getting out/(an) exit?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
3 emettena öldürdün bizi أَمَتَّنَا موت
4 sneteyni iki kez اثْنَتَيْنِ ثني
5 ve ehyeytena ve canlandırdırdın/dirilttin bizi وَأَحْيَيْتَنَا حيي
6 sneteyni iki kez اثْنَتَيْنِ ثني
7 fea'terafna öyle ki arif olduk/farkına vardık فَاعْتَرَفْنَا عرف
8 bizunubina günahlarımızı بِذُنُوبِنَا ذنب
9 fehel öyle ki var mı فَهَلْ -
10 ila doğru إِلَىٰ -
11 hurucin çıkışa خُرُوجٍ خرج
12 min hiçbir مِنْ -
13 sebilin bir yol سَبِيلٍ سبل

Notlar

Not 1

*Fiil geçmiş zaman kipiyle gelmiştir. Mutlak ki daha önce canlı olan bir varlığın öldürülmesi eylemi işaret edilir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

40. Mü'min Suresi

Ayet 55

Arapça Metin (Harekeli)

4186|40|55|فَٱصْبِرْ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَٱسْتَغْفِرْ لِذَنۢبِكَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ بِٱلْعَشِىِّ وَٱلْإِبْكَٰرِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4186|40|55|فاصبر ان وعد الله حق واستغفر لذنبك وسبح بحمد ربك بالعشي والابكر

Latin Literal

55. Fasbir inne va’dallâhi hakkun vestagfir li zenbike ve sebbih bi hamdi rabbike bil aşiyyi vel ibkâr(ibkâri).

Türkçe Çeviri

Öyle ki sabret51; doğrusu Allah'ın vaadi haktır/gerçektir; ve istiğfar et/bağışlanma dile günahların için; ve tesbih31 et hamd3 ile Rabbini4; akşamla/gün batımı sonrasıyla; sabahla/ilk aydınlanmayla/seherle.

Ahmed Samira Çevirisi

55 So be patient that truly God’s promise (is) true , and ask for forgiveness for your crime, and praise/glorify with your Lord’s praise/gratitude at the evening/first darkness and the day breaks/early morning.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fesbir öyle ki sabret/metanetle diren فَاصْبِرْ صبر
2 inne doğrusu إِنَّ -
3 vea'de vaadi وَعْدَ وعد
4 llahi Allah'ın اللَّهِ -
5 hakkun haktır/gerçektir حَقٌّ حقق
6 vestegfir ve istiğfar et/bağışlanma dile وَاسْتَغْفِرْ غفر
7 lizenbike günahları için لِذَنْبِكَ ذنب
8 ve sebbih ve tesbih et وَسَبِّحْ سبح
9 bihamdi hamd ile بِحَمْدِ حمد
10 rabbike Rabbini رَبِّكَ ربب
11 bil-aşiyyi akşamla/gün batımı sonrasıyla بِالْعَشِيِّ عشو
12 vel'ibkari sabahla/ilk aydınlanmayla /seherle وَالْإِبْكَارِ بكر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hamd Kavram 3

3 En yüce övgü/methetme.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

insanın tesbihi Kavram 31

31 Yüce Allah’ın tüm sıfatlarının tecelli edişine Yüce Allah’ın bahşettiği akıl/fikir aracılığıyla tanık/şahit olarak Rabbini aramak.

Sabır/sabr. Kavram 51

51 Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

41. Fussilet Suresi

Ayet 29

Arapça Metin (Harekeli)

4245|41|29|وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ رَبَّنَآ أَرِنَا ٱلَّذَيْنِ أَضَلَّانَا مِنَ ٱلْجِنِّ وَٱلْإِنسِ نَجْعَلْهُمَا تَحْتَ أَقْدَامِنَا لِيَكُونَا مِنَ ٱلْأَسْفَلِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

4245|41|29|وقال الذين كفروا ربنا ارنا الذين اضلانا من الجن والانس نجعلهما تحت اقدامنا ليكونا من الاسفلين

Latin Literal

29. Ve kâlellezîne keferû rabbenâ erinellezeyni edallânâ minel cinni vel insi nec’al humâ tahte akdâminâ li yekûnâ minel esfelîn(esfelîne).

Türkçe Çeviri

Ve dedi kâfirlik25 etmiş kimseler: “Rabbimiz4! Göster bize ikisini; dalalete128 sürükledi ikisi bizleri; cinden210 ve insandan; koyalım/yapalım ikisini ayaklarımızın altına; olmaları için sefillerden.”

Ahmed Samira Çevirisi

29 And those who disbelieved said: "Our Lord, show us those (B) who misguided us from the Jinns and the human/mankind, we make/put them (B) below/under our feet, to be (B) from the lowest/meanest."349

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
4 rabbena Rabbimiz! رَبَّنَا ربب
5 erina göster bize أَرِنَا راي
6 l-lezeyni ikisini اللَّذَيْنِ -
7 edellana dalalete sürükledi ikisi bizleri أَضَلَّانَا ضلل
8 mine مِنَ -
9 l-cinni cinden الْجِنِّ جنن
10 vel'insi ve insandan وَالْإِنْسِ انس
11 nec'alhuma yapalım ikisini نَجْعَلْهُمَا جعل
12 tehte altına تَحْتَ تحت
13 ekdamina ayaklarımızın أَقْدَامِنَا قدم
14 liyekuna olmaları için لِيَكُونَا كون
15 mine مِنَ -
16 l-esfeline sefillerden الْأَسْفَلِينَ سفل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Cin Kavram 210

210 İblis ve onun soyundan olan varlıklar. İblis Âdem'e secde etmedi. Yüce Allah'ın emrine karşı geldi ve fâsıklardan/sapanlardan oldu. Bir cennet evrenine yerleştirilen Âdem ve eşini ayartarak Yüce Allah'ın yasağını çiğnetti. Yüce Allah Âdem ve eşiyle birlikte yasağı çiğneyen tüm insanları cennetten indirdi. Âdem derhal tevbe etti. Yüce Allah onun tevbesini kabul etti. İblis Âdem'e meydan okudu. Yüce Allah bu meydan okumaya izin verdi. Âdem soyu olan insanlarla iblis soyu olan cinler arasında 2. tur bir savaş başladı. 2. savaş cennet evreninden daha alçak yerleşimli olan günümüz evreninde şu an devam etmektedir. İnsanoğlu 1. savaşı kaybetti. 2. savaşın içindeyiz. 2. şansımızı kullanıyoruz. Savaş kuralları gereği her doğan insana bir cin yoldaşlık eder. İnsan bu cinle mücadele eder. Cin kendisine verilen izni kullanır. Yani insanın kalbine fısıldar. Kalbine vesvese verir. Yüce Allah'ın dosdoğru yolu olan kutsal kitaplardan uzaklaştırmak ister. İnsanı Yüce Allah'ın emrinden saptırmak ister. Maalesef insanların pek azı haricinde çoğu 2. savaşı da kaybetti. Yüce Allah'ın cehennemi cinden ve insanlardan doldururum sözü hak oldu.

41. Fussilet Suresi

Ayet 38

Arapça Metin (Harekeli)

4254|41|38|فَإِنِ ٱسْتَكْبَرُوا۟ فَٱلَّذِينَ عِندَ رَبِّكَ يُسَبِّحُونَ لَهُۥ بِٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ وَهُمْ لَا يَسْـَٔمُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

4254|41|38|فان استكبروا فالذين عند ربك يسبحون له باليل والنهار وهم لا يسمون

Latin Literal

38. Fe inistekberû fellezîne inde rabbike yusebbihûne lehu bil leyli ven nehâri ve hum lâ yes’emûn(yes’emûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki eğer büyüklendilerse; öyle ki kimseler; Rabbinin4 indinde/katında; tesbih57 ederler O'nu (Allah’ı); geceyle171 ve gündüzle170; ve onlar bıkmazlar/yorulmazlar.

Ahmed Samira Çevirisi

38 So if they became arrogant, so those who (are) at your Lord they praise/glorify to Him by the night and the daytime, and they do not get bored/tired.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feini öyle ki eğer فَإِنِ -
2 stekberu büyüklendilerse اسْتَكْبَرُوا كبر
3 fellezine öyle ki kimseler فَالَّذِينَ -
4 inde indinde/katında عِنْدَ عند
5 rabbike Rabbinin رَبِّكَ ربب
6 yusebbihune tesbih ederler يُسَبِّحُونَ سبح
7 lehu O'nu (Allah’ı) لَهُ -
8 bil-leyli geceyle بِاللَّيْلِ ليل
9 ve nnehari ve gündüzle وَالنَّهَارِ نهر
10 ve hum ve onlar وَهُمْ -
11 la لَا -
12 yesemune bıkmazlar/yorulmazlar يَسْأَمُونَ سام

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Tesbih Kavram 57

57 Yaratılış amacına uygun olarak bir rotada/yörüngede yüzüp ilerlemek.

41. Fussilet Suresi

Ayet 53

Arapça Metin (Harekeli)

4269|41|53|سَنُرِيهِمْ ءَايَٰتِنَا فِى ٱلْءَافَاقِ وَفِىٓ أَنفُسِهِمْ حَتَّىٰ يَتَبَيَّنَ لَهُمْ أَنَّهُ ٱلْحَقُّ أَوَلَمْ يَكْفِ بِرَبِّكَ أَنَّهُۥ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ شَهِيدٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

4269|41|53|سنريهم ايتنا في الافاق وفي انفسهم حتي يتبين لهم انه الحق اولم يكف بربك انه علي كل شي شهيد

Latin Literal

53. Se nurîhim âyâtinâ fîl âfâkı ve fî enfusihim hattâ yetebeyyene lehum ennehul hakk(hakku), e ve lem yekfi bi rabbike ennehu alâ kulli şey’in şehîd(şehîdun).

Türkçe Çeviri

Göstereceğiz onlara ayetlerimizi âfâkta/ufuklarda ve kendi nefislerinde201; ta ki beyan226 olur onlara ki o* haktır/gerçektir; ve kâfi gelmez mi asla senin Rabbin4 ki O her bir şey üzerine Şehîd’tir499.

Ahmed Samira Çevirisi

53 We will show them/make them understand Our verses/signs/evidences in the horizons/directions and in their selves, until (it) becomes clear/explained for them that it (is) the truth . Is (it) not enough/sufficient with your Lord, that He truly is on every thing witnessing/testifying?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 senurihim göstereceğiz onlara سَنُرِيهِمْ راي
2 ayatina ayetlerimizi ايَاتِنَا ايي
3 fi فِي -
4 l-afaki afakta الْافَاقِ افق
5 ve fi ve وَفِي -
6 enfusihim kendi nefislerinde أَنْفُسِهِمْ نفس
7 hatta ta ki حَتَّىٰ -
8 yetebeyyene beyan olur يَتَبَيَّنَ بين
9 lehum onlara لَهُمْ -
10 ennehu ki o (Kur’an) أَنَّهُ -
11 l-hakku hak/gerçek الْحَقُّ حقق
12 evelem ve asla أَوَلَمْ -
13 yekfi kafi gelmez mi يَكْفِ كفي
14 birabbike seni Rabbin بِرَبِّكَ ربب
15 ennehu ki O أَنَّهُ -
16 ala üzerine عَلَىٰ -
17 kulli her كُلِّ كلل
18 şey'in bir şey شَيْءٍ شيا
19 şehidun Şehîd’tir شَهِيدٌ شهد

Notlar

Not 1

*Kur'ân.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Beyan Kavram 226

226 Deklere etmek, bildirmek, belli etmek, ifade etmek.

Şehîd Kavram 499

499 Tanık olan, şahit olan.

42. Şûrâ Suresi

Ayet 10

Arapça Metin (Harekeli)

4280|42|10|وَمَا ٱخْتَلَفْتُمْ فِيهِ مِن شَىْءٍ فَحُكْمُهُۥٓ إِلَى ٱللَّهِ ذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ رَبِّى عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَإِلَيْهِ أُنِيبُ

Arapça Metin (Harekesiz)

4280|42|10|وما اختلفتم فيه من شي فحكمه الي الله ذلكم الله ربي عليه توكلت واليه انيب

Latin Literal

10. Ve mahteleftum fîhi min şey’in fe hukmuhû ilallâh(ilallâhi), zâlikumullâhu rabbî aleyhi tevekkeltu ve ileyhi unîb(unîbu).

Türkçe Çeviri

Ve kendisinde ihtilafa/anlaşmazlığa düştüğünüz bir şeyden; öyle ki hükmü onun Allah’adır; işte sizlere Allah; Rabbim4!; O'na tevekkül79 ettim ve O'na sürekli dönerim.

Ahmed Samira Çevirisi

10 And what you differed/disagreed/disputed in it from a thing, so its judgment/rule (is) to God, that one (is) God, my Lord, on Him I relied/depended , and to Him I return/repent/obey .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve وَمَا -
2 hteleftum ihtilafa/anlaşmazlığa düştüğünüz اخْتَلَفْتُمْ خلف
3 fihi kendisinde فِيهِ -
4 min مِنْ -
5 şey'in bir şeyden شَيْءٍ شيا
6 fehukmuhu öyle ki hükmü onun فَحُكْمُهُ حكم
7 ila إِلَى -
8 llahi Allah'adır اللَّهِ -
9 zalikumu işte sizlere ذَٰلِكُمُ -
10 llahu Allah اللَّهُ -
11 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
12 aleyhi O'na عَلَيْهِ -
13 tevekkeltu tevekkül ettim تَوَكَّلْتُ وكل
14 ve ileyhi ve O'na وَإِلَيْهِ -
15 unibu sürekli dönerim أُنِيبُ نوب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Tevekkül Kavram 79

79 Vekil olarak yetkilendirmek, atamak, vazifelendirmek.

42. Şûrâ Suresi

Ayet 15

Arapça Metin (Harekeli)

4285|42|15|فَلِذَٰلِكَ فَٱدْعُ وَٱسْتَقِمْ كَمَآ أُمِرْتَ وَلَا تَتَّبِعْ أَهْوَآءَهُمْ وَقُلْ ءَامَنتُ بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ مِن كِتَٰبٍ وَأُمِرْتُ لِأَعْدِلَ بَيْنَكُمُ ٱللَّهُ رَبُّنَا وَرَبُّكُمْ لَنَآ أَعْمَٰلُنَا وَلَكُمْ أَعْمَٰلُكُمْ لَا حُجَّةَ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمُ ٱللَّهُ يَجْمَعُ بَيْنَنَا وَإِلَيْهِ ٱلْمَصِيرُ

Arapça Metin (Harekesiz)

4285|42|15|فلذلك فادع واستقم كما امرت ولا تتبع اهواهم وقل امنت بما انزل الله من كتب وامرت لاعدل بينكم الله ربنا وربكم لنا اعملنا ولكم اعملكم لا حجه بيننا وبينكم الله يجمع بيننا واليه المصير

Latin Literal

15. Fe li zâlike fed’u vestekım kemâ umirt(umirte), ve lâ tettebi’ ehvâehum, ve kul âmentu bi mâ enzelallâhu min kitâb(kitâbin), ve umirtu li a’dile beynekum, allâhu rabbunâ ve rabbukum, lenâ a’mâlunâ ve lekum a’mâlukum, lâ huccete beynenâ ve beynekum, allâhu yecmeubeynenâ, ve ileyhil masîr(masîru).

Türkçe Çeviri

Öyle ki işte bunun için; öyle ki çağır ve dik dur emrolunduğun gibi; ve tabi olma hevalarına onların; ve de ki: "İman47 ettim Allah'ın kitaptan* indirdiğine; ve emrolundum adaleti680 gözetmeye aranızda; Allah (ki) Rabbimiz4 ve Rabbinizdir4; bizedir yaptıklarımız ve sizleredir yaptıklarınız; olmaz bir hüccet625 aramız ve aranızda; Allah toplar/bir araya getirir aramızı; ve O’na** doğrudur dönüş yeri."

Ahmed Samira Çevirisi

15 So to/for that so call, and be straight/direct, as/like you were ordered/commanded, and do not follow their self attractions for desires , and say: "I believed with what God descended from a Book , and I was ordered/commanded to be just/equitable between you, God (is) our Lord and your Lord, for us (are) our deeds, and for you (are) your deeds, no argument between us and between you, God gathers/collects between us, and to Him (is) the end/destination."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felizalike öyle ki işte bunun için فَلِذَٰلِكَ -
2 fed'u öyle ki çağır فَادْعُ دعو
3 vestekim ve dik dur وَاسْتَقِمْ قوم
4 kema gibi كَمَا -
5 umirte emrolunduğun أُمِرْتَ امر
6 ve la ve وَلَا -
7 tettebia' tabi olma تَتَّبِعْ تبع
8 ehva'ehum hevalarına onların أَهْوَاءَهُمْ هوي
9 vekul ve de ki وَقُلْ قول
10 amentu iman ettim امَنْتُ امن
11 bima بِمَا -
12 enzele indirdiğine أَنْزَلَ نزل
13 llahu Allah'ın اللَّهُ -
14 min مِنْ -
15 kitabin kitaptan كِتَابٍ كتب
16 ve umirtu ve emrolundum وَأُمِرْتُ امر
17 liea'dile adaletli gözetmeye لِأَعْدِلَ عدل
18 beynekumu aranızda sizlerin بَيْنَكُمُ بين
19 llahu Allah اللَّهُ -
20 rabbuna Rabbimiz رَبُّنَا ربب
21 ve rabbukum ve Rabbiniz وَرَبُّكُمْ ربب
22 lena bizedir لَنَا -
23 ea'maluna yaptıklarımız أَعْمَالُنَا عمل
24 velekum ve sizleredir وَلَكُمْ -
25 ea'malukum yaptıklarınız أَعْمَالُكُمْ عمل
26 la olmaz لَا -
27 huccete bir hüccet حُجَّةَ حجج
28 beynena aramız بَيْنَنَا بين
29 ve beynekumu ve aranızda وَبَيْنَكُمُ بين
30 llahu Allah اللَّهُ -
31 yecmeu toplar/bir araya getirir يَجْمَعُ جمع
32 beynena aramızı بَيْنَنَا بين
33 ve ileyhi ve O’na doğrudur وَإِلَيْهِ -
34 l-mesiru dönüş yeri الْمَصِيرُ صير

Notlar

Not 1

*Kur'an.**Allah'a.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Hüccet Kavram 625

625 Hacc kelimesinin isim hali. Doğru yönelişi kanıtlayan delil. Bir önermenin doğruluğunu ispat etmeye yarayan önerme, tanıt.

Adalet Kavram 680

680 Hakka/gerçeğe uygunluk, hakkı/gerçeği gözetme. Hakka/gerçeğe uygunluk temelinde herkese eşit ve tarafsız bir şekilde davranma. Hakların herkes tarafından eşit/tarafsız şekilde kullanılmasının sağlanması. Hakları eşit olarak dengelemek, eşit olarak balanslamak. Adalet, doğruluk ve eşitlik prensiplerine dayanan evrensel bir değerdir.

42. Şûrâ Suresi

Ayet 38

Arapça Metin (Harekeli)

4308|42|38|وَٱلَّذِينَ ٱسْتَجَابُوا۟ لِرَبِّهِمْ وَأَقَامُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَأَمْرُهُمْ شُورَىٰ بَيْنَهُمْ وَمِمَّا رَزَقْنَٰهُمْ يُنفِقُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

4308|42|38|والذين استجابوا لربهم واقاموا الصلوه وامرهم شوري بينهم ومما رزقنهم ينفقون

Latin Literal

38. Vellezînestacâbû li rabbihim ve ekâmus salâte ve emruhum şûrâ beynehum ve mimmâ rezaknâhum yunfikûn(yunfikûne).

Türkçe Çeviri

Ve kimseler; cevap verdiler/icabet ettiler Rablerine4; ve ikame572 ettiler salâtı5; ve işleri/emirleri şuradır/danışmadır aralarında; ve rızıklandırdığımızdan infak6 ederler.

Ahmed Samira Çevirisi

38 And those who answered/replied to their Lord and they kept up the prayers, and their matter/affair (is by) consultation/advice between them, and from what We provided for them, they spend.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
2 stecabu cevap verdiler/icabet ettiler اسْتَجَابُوا جوب
3 lirabbihim Rablerine لِرَبِّهِمْ ربب
4 ve ekamu ve diktiler/ayağa kaldırdılar وَأَقَامُوا قوم
5 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
6 ve emruhum ve işleri/emirleri وَأَمْرُهُمْ امر
7 şura şuradır/danışmadır شُورَىٰ شور
8 beynehum aralarında بَيْنَهُمْ بين
9 ve mimma ve وَمِمَّا -
10 razeknahum rızıklandırdığımızdan رَزَقْنَاهُمْ رزق
11 yunfikune infak ederler/harcarlar يُنْفِقُونَ نفق

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Müminlerin günlük vakitli salâtı. Kavram 5

5 Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).

infak Kavram 6

6 Affedilen, gönülden kopan, temiz ve güzel şeylerden ihtiyaç sahipleri için harcama.

İkame etmek. Kavram 572

572 Ayağa kaldırmak, dikmek, kaldırıp devam ettirmek, ortaya koymak, meydana çıkarmak, ayakta tutmak.

43. Zuhruf Suresi

Ayet 13

Arapça Metin (Harekeli)

4336|43|13|لِتَسْتَوُۥا۟ عَلَىٰ ظُهُورِهِۦ ثُمَّ تَذْكُرُوا۟ نِعْمَةَ رَبِّكُمْ إِذَا ٱسْتَوَيْتُمْ عَلَيْهِ وَتَقُولُوا۟ سُبْحَٰنَ ٱلَّذِى سَخَّرَ لَنَا هَٰذَا وَمَا كُنَّا لَهُۥ مُقْرِنِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

4336|43|13|لتستوا علي ظهوره ثم تذكروا نعمه ربكم اذا استويتم عليه وتقولوا سبحن الذي سخر لنا هذا وما كنا له مقرنين

Latin Literal

13. Li testevû alâ zuhûrihî summe tezkurû ni’mete rabbikum izesteveytum aleyhi, ve tekûlû subhânellezî sehhare lenâ hâzâ ve mâ kunnâ lehu mukrinîn(mukrinîne).

Türkçe Çeviri

Seviyelenmeniz/binmeniz için sırtlarına doğru onun; sonra hatırlarsınız Rabbinizin4 nimetini; seviyelendiğiniz/bindiğiniz zaman onun üzerine; ve dersiniz: “Subhân'dır7; ki (Allah) boyun eğdirdi bizlere bunu; ve olmuş değildik ona (boyun eğdirmeyle) bağlantılılar/birliktelik sahipleri.

Ahmed Samira Çevirisi

13 To sit on on its backs/surfaces , then you remember/mention your Lord’s blessing/goodness when you sat on it, and you say: "Praise/glory (to) who humiliated/subjugated for us this, and we were not to it overpowering/connecting (without God) ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 litestevu seviyelenmeniz/binmeniz için لِتَسْتَوُوا سوي
2 ala doğru عَلَىٰ -
3 zuhurihi sırtlarına onun ظُهُورِهِ ظهر
4 summe sonra ثُمَّ -
5 tezkuru hatırlarsınız تَذْكُرُوا ذكر
6 nia'mete nimetini نِعْمَةَ نعم
7 rabbikum Rabbinizin رَبِّكُمْ ربب
8 iza zaman إِذَا -
9 steveytum seviyelendiğiniz/bindiğiniz اسْتَوَيْتُمْ سوي
10 aleyhi üzerine onun عَلَيْهِ -
11 ve tekulu ve dersiniz وَتَقُولُوا قول
12 subhane Subhândır/ tüm isimlerini-sıfatlarını tecelli ettirendir سُبْحَانَ سبح
13 llezi ki (Allah) الَّذِي -
14 sehhara boyun eğdirdi سَخَّرَ سخر
15 lena bizlere لَنَا -
16 haza bunu هَٰذَا -
17 ve ma ve değildir وَمَا -
18 kunna olduk كُنَّا كون
19 lehu ona لَهُ -
20 mukrinine bağlantılılar/birliktelik sahipleri مُقْرِنِينَ قرن

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Subhân Kavram 7

7 Tüm isimlerini/sıfatlarını tecelli ettiren.

43. Zuhruf Suresi

Ayet 82

Arapça Metin (Harekeli)

4405|43|82|سُبْحَٰنَ رَبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ رَبِّ ٱلْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

4405|43|82|سبحن رب السموت والارض رب العرش عما يصفون

Latin Literal

82. Subhâne rabbis semâvâti vel ardı rabbil arşi ammâ yasıfûn(yasıfûne).

Türkçe Çeviri

Subhân'dır7; Rabbidir4 göklerin ve yerin; Rabbidir4 arşın66; vasıflandırdıklarından1135 (ayrıdır).

Ahmed Samira Çevirisi

82 Praise/glory (to) the skies’/space’s and the earth’s/Planet Earth’s Lord, the throne’s Lord, from/about what they describe/categorize.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 subhane subhândır/tüm isimlerini-sıfatlarını tecelli ettirendir سُبْحَانَ سبح
2 rabbi Rabbidir رَبِّ ربب
3 s-semavati göklerin السَّمَاوَاتِ سمو
4 vel'erdi ve yerin وَالْأَرْضِ ارض
5 rabbi Rabbidir رَبِّ ربب
6 l-arşi arşın الْعَرْشِ عرش
7 amma عَمَّا -
8 yesifune vasıflandırdıklarından/nitelediklerinden (ayrıdır) يَصِفُونَ وصف

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Subhân Kavram 7

7 Tüm isimlerini/sıfatlarını tecelli ettiren.

Arş Kavram 66

66 Taht/kürsü. Yüce Allah'ın belirli sıfatlarının tecelli etmesiyle oluşmuş olan, çoklu boyutlara sahip bir kürsü, bir platform. Bu kürsü içinde evrenler yaratılmaktadır. Şu an içinde bulunduğumuz evrenimiz de bu kürsünün içindedir. Yargılamanın yapılacağı ahiret evreni, cennet evrenleri ve cehennem evreni yine bu kürsü içinde yaratılacaktır.

Vasıflandırmak Kavram 1135

1135 Bir kişi, nesne veya kavramın niteliklerini, özelliklerini belirterek onu tanımlamak, nitelemek veya sınıflandırmak (karakterize etmek). Tasvîf etmek. Yüce Allah'ın tek ilâhlığını yanlış olarak niteleyerek O'nun astından sözde ilâhlar tanımlamak kâfirlerin ve müşriklerin yaptıkları yanlış vasıflandırmadır.

44. Duhân Suresi

Ayet 6

Arapça Metin (Harekeli)

4418|44|6|رَحْمَةً مِّن رَّبِّكَ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

Arapça Metin (Harekesiz)

4418|44|6|رحمه من ربك انه هو السميع العليم

Latin Literal

6. Rahmeten min rabbik(rabbike), innehu huves semîul alîm(alîmu).

Türkçe Çeviri

Bir rahmettir271* (senin) Rabbinden4; doğrusu O**; O (ki) Semî’dir41; Alîm’dir8.

Ahmed Samira Çevirisi

6 Mercy from your Lord that He truly is the hearing/listening, the knowledgeable.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rahmeten bir rahmettir رَحْمَةً رحم
2 min مِنْ -
3 rabbike (senin) Rabbinden رَبِّكَ ربب
4 innehu doğrusu O إِنَّهُ -
5 huve O هُوَ -
6 s-semiu Semî’dir السَّمِيعُ سمع
7 l-alimu Alîm’dir الْعَلِيمُ علم

Notlar

Not 1

*Kitaplar, nebiler ve resûller göndermesi.**Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Alîm Kavram 8

8 Bilen.

Semî Kavram 41

41 İşiten.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

44. Duhân Suresi

Ayet 7

Arapça Metin (Harekeli)

4419|44|7|رَبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

4419|44|7|رب السموت والارض وما بينهما ان كنتم موقنين

Latin Literal

7. Rabbis semâvâti vel ardı ve mâ beynehumâ, in kuntum mûkinîn(mûkinîne).

Türkçe Çeviri

Rabbidir4 göklerin162 ve yerin; ve ikisi arasındakinin; eğer olduysanız yakınlaşanlar/kesinleşenler*.

Ahmed Samira Çevirisi

7 The skies’/space’s and the earth’s/Planet Earth’s Lord and what (is) between them (B), if you were sure/certain.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbi Rabbidir رَبِّ ربب
2 s-semavati göklerin السَّمَاوَاتِ سمو
3 vel'erdi ve yerin وَالْأَرْضِ ارض
4 ve ma ve وَمَا -
5 beynehuma ikisi arasında بَيْنَهُمَا بين
6 in eğer إِنْ -
7 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
8 mukinine yakınlaşanlar/kesinleşenler مُوقِنِينَ يقن

Notlar

Not 1

*İlmel yakin olan kesin ilim (Fizik, Kimya, Astronomi vb.) sahibi olursanız.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Gökler Kavram 162

162 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir.

44. Duhân Suresi

Ayet 8

Arapça Metin (Harekeli)

4420|44|8|لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ يُحْىِۦ وَيُمِيتُ رَبُّكُمْ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

4420|44|8|لا اله الا هو يحي ويميت ربكم ورب ابايكم الاولين

Latin Literal

8. Lâ ilâhe illâ huve yuhyî ve yumît(yumîtu), rabbukumve rabbu âbâikumul evvelîn(evvelîne).

Türkçe Çeviri

Yoktur ilâh74 O'nun* dışında; hayat verir ve öldürür; Rabbinizdir4; ve Rabbidir4 evvelki babalarınızın/atalarınızın**.

Ahmed Samira Çevirisi

8 (There is) no God except Him, He revives/makes alive, and He makes die, your Lord and your fathers’/forefathers’, the first’s/beginners’ Lord.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 la yoktur لَا -
2 ilahe ilâh إِلَٰهَ اله
3 illa dışında إِلَّا -
4 huve O'nun هُوَ -
5 yuhyi hayat verir يُحْيِي حيي
6 ve yumitu ve öldürür وَيُمِيتُ موت
7 rabbukum Rabbinizdir رَبُّكُمْ ربب
8 ve rabbu ve Rabbidir وَرَبُّ ربب
9 abaikumu babalarınızın/atalarınızın ابَائِكُمُ ابو
10 l-evveline evvelki الْأَوَّلِينَ اول

Notlar

Not 1

*Allah'ın.**Bu dünyadaki eski atalarımız ve/veya ilk cennetteki ata bedenlerimiz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

ilâh Kavram 74

74 Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

44. Duhân Suresi

Ayet 12

Arapça Metin (Harekeli)

4424|44|12|رَّبَّنَا ٱكْشِفْ عَنَّا ٱلْعَذَابَ إِنَّا مُؤْمِنُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

4424|44|12|ربنا اكشف عنا العذاب انا مومنون

Latin Literal

12. Rabbenekşif annel azâbe innâ mû’minûn(mû’minûne).

Türkçe Çeviri

Rabbimiz4! Keşfet* bizden azabı; doğrusu biz** müminleriz27.

Ahmed Samira Çevirisi

12 (They say): "Our Lord remove/uncover (relieve) from us the torture, that we are believing."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
2 kşif keşfet اكْشِفْ كشف
3 anna bizden عَنَّا -
4 l-azabe azabı الْعَذَابَ عذب
5 inna doğrusu biz إِنَّا -
6 mu'minune müminleriz مُؤْمِنُونَ امن

Notlar

Not 1

*Kurtuluş yolu/yöntemi keşfet. **Tüm insanlar imanla Rablerine yalvarmaktadır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Mümin Kavram 27

27 İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.

44. Duhân Suresi

Ayet 20

Arapça Metin (Harekeli)

4432|44|20|وَإِنِّى عُذْتُ بِرَبِّى وَرَبِّكُمْ أَن تَرْجُمُونِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4432|44|20|واني عذت بربي وربكم ان ترجمون

Latin Literal

20. Ve innî uztu bi rabbî ve rabbikumen tercumûni.

Türkçe Çeviri

Ve doğrusu ben* sığındım Rabbime4; ve Rabbinize4; ki recmedersiniz906 beni.

Ahmed Samira Çevirisi

20 And that I, I seeked protection with my Lord and your Lord, that (E) you stone me.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve inni ve doğrusu ben وَإِنِّي -
2 uztu sığındım عُذْتُ عوذ
3 birabbi Rabbime بِرَبِّي ربب
4 ve rabbikum ve Rabbinize وَرَبِّكُمْ ربب
5 en ki أَنْ -
6 tercumuni recmedersiniz beni تَرْجُمُونِ رجم

Notlar

Not 1

*Mûsâ.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

44. Duhân Suresi

Ayet 22

Arapça Metin (Harekeli)

4434|44|22|فَدَعَا رَبَّهُۥٓ أَنَّ هَٰٓؤُلَآءِ قَوْمٌ مُّجْرِمُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

4434|44|22|فدعا ربه ان هولا قوم مجرمون

Latin Literal

22. Fe deâ rabbehû enne hâulâi kavmun mucrimûn(mucrimûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki çağırdı Rabbini4 ki "işte bunlar mücrim674 bir kavimdir/toplumdur."

Ahmed Samira Çevirisi

22 So he called his Lord: "That (E) those (are) a nation (of) criminals/sinners ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fedeaa öyle ki çağırdı فَدَعَا دعو
2 rabbehu Rabbini رَبَّهُ ربب
3 enne ki أَنَّ -
4 ha'ula'i işte bunlar هَٰؤُلَاءِ -
5 kavmun bir kavimdir/toplumdur قَوْمٌ قوم
6 mucrimune mücrim مُجْرِمُونَ جرم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Mücrim Kavram 674

674 Cürüm işleyenler, suçlular.

44. Duhân Suresi

Ayet 57

Arapça Metin (Harekeli)

4469|44|57|فَضْلًا مِّن رَّبِّكَ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

Arapça Metin (Harekesiz)

4469|44|57|فضلا من ربك ذلك هو الفوز العظيم

Latin Literal

57. Fadlen min rabbik(rabbike), zâlike huvel fevzul azîm(azîmu).

Türkçe Çeviri

Bir fazıldır202 (senin) Rabbinden4; işte bu; o (ki) aziz* fevzdir768.

Ahmed Samira Çevirisi

57 Grace/favour from you Lord, that (is) the success/triumph , the great.364

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fedlen bir fazıldır فَضْلًا فضل
2 min مِنْ -
3 rabbike (senin) Rabbinden رَبِّكَ ربب
4 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
5 huve o (ki) هُوَ -
6 l-fevzu fevzdir الْفَوْزُ فوز
7 l-azimu azametli الْعَظِيمُ عظم

Notlar

Not 1

*Azametli, büyük, çok görkemli.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

faziletli kılmak, fazilet, fazl, Kavram 202

202 İyi olan şeylerde fazlalıklı olmak, fazlalaştırmak, daha fazlaya sahip olmak, daha fazla yapmak.

Fevz Kavram 768

768 Başarı, zafer.

50. Kaf Suresi

Ayet 39

Arapça Metin (Harekeli)

4667|50|39|فَٱصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ ٱلشَّمْسِ وَقَبْلَ ٱلْغُرُوبِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4667|50|39|فاصبر علي ما يقولون وسبح بحمد ربك قبل طلوع الشمس وقبل الغروب

Latin Literal

39. Fasbir alâ mâ yekûlûne ve sebbih bi hamdi rabbike kable tulûış şemsi ve kablel gurûb(gurûbi).

Türkçe Çeviri

Öyle ki sabret51 onların dedikleri üzerine; ve tesbih31 et hamd3 ile Rabbini4; Güneş’in doğuşu öncesi; ve batışı öncesi onun (Güneş’in).

Ahmed Samira Çevirisi

39 So be patient on what they say, and praise/glorify with your Lord’s praise/gratitude/thanks before the sun’s ascent/rising , and before the sunset.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fesbir öyle ki sabret/metanetle diren فَاصْبِرْ صبر
2 ala üzerine عَلَىٰ -
3 ma مَا -
4 yekulune dediklerine onların يَقُولُونَ قول
5 ve sebbih ve tesbih et وَسَبِّحْ سبح
6 bihamdi hamd ile بِحَمْدِ حمد
7 rabbike Rabbini رَبِّكَ ربب
8 kable öncesi قَبْلَ قبل
9 tului doğuşu طُلُوعِ طلع
10 ş-şemsi Güneş’in الشَّمْسِ شمس
11 ve kable ve öncesi وَقَبْلَ قبل
12 l-gurubi batışı onun (Güneş’in) الْغُرُوبِ غرب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hamd Kavram 3

3 En yüce övgü/methetme.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

insanın tesbihi Kavram 31

31 Yüce Allah’ın tüm sıfatlarının tecelli edişine Yüce Allah’ın bahşettiği akıl/fikir aracılığıyla tanık/şahit olarak Rabbini aramak.

Sabır/sabr. Kavram 51

51 Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

52. Tûr Suresi

Ayet 48

Arapça Metin (Harekeli)

4781|52|48|وَٱصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ فَإِنَّكَ بِأَعْيُنِنَا وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ حِينَ تَقُومُ

Arapça Metin (Harekesiz)

4781|52|48|واصبر لحكم ربك فانك باعيننا وسبح بحمد ربك حين تقوم

Latin Literal

48. Vasbir li hukmi rabbike fe inneke bi a’yuninâ, ve sebbih bi hamdi rabbike hîne tekûmu.

Türkçe Çeviri

Ve sabret51 Rabbinin4 hükmüne; öyle ki doğrusu sen gözlerimizin önündesin; ve tesbih31 et hamd3 ile Rabbini4; zaman (ki); dikelirsin/ayağa kalkarsın.

Ahmed Samira Çevirisi

48 And be patient for your Lord’s judgment/rule, so that you are with Our eyes/sights, and praise/glorify with your Lord’s praise/gratitude when you stand/get up .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vesbir ve sabret/metanetle diren وَاصْبِرْ صبر
2 lihukmi hükmüne لِحُكْمِ حكم
3 rabbike Rabbinin رَبِّكَ ربب
4 feinneke öyle ki doğrusu sen فَإِنَّكَ -
5 biea'yunina gözlerimizin önündesin بِأَعْيُنِنَا عين
6 ve sebbih ve tesbih et وَسَبِّحْ سبح
7 bihamdi hamd ile بِحَمْدِ حمد
8 rabbike Rabbini رَبِّكَ ربب
9 hine zaman حِينَ حين
10 tekumu dikelirsin/ayağa kalkarsın تَقُومُ قوم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hamd Kavram 3

3 En yüce övgü/methetme.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

insanın tesbihi Kavram 31

31 Yüce Allah’ın tüm sıfatlarının tecelli edişine Yüce Allah’ın bahşettiği akıl/fikir aracılığıyla tanık/şahit olarak Rabbini aramak.

Sabır/sabr. Kavram 51

51 Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

53. Necm Suresi

Ayet 18

Arapça Metin (Harekeli)

4800|53|18|لَقَدْ رَأَىٰ مِنْ ءَايَٰتِ رَبِّهِ ٱلْكُبْرَىٰٓ

Arapça Metin (Harekesiz)

4800|53|18|لقد راي من ايت ربه الكبري

Latin Literal

18. Lekad reâ min âyâti rabbihil kubrâ.

Türkçe Çeviri

Ant olsun gördü* Rabbinin4 büyük** ayetlerinden237.

Ahmed Samira Çevirisi

18 He had (E) seen/understood from his Lord’s greatest/magnified evidences/signs .

Notlar

Not 1

*Resûl Muhammed.**Yüce Allah Cibrîl aracılığıyla, tabiri caizse sidre/hünnap ağacını ışık hızında yazan bir 3D yazıcı haline sokmuştur. Resûl Muhammed'e burada ne gösterildi bizlere bildirilmemiş. Benim görüşüme göre evrenin yaratılışı gösterilmiş olabilir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Ayetler Kavram 237

237 Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.

53. Necm Suresi

Ayet 23

Arapça Metin (Harekeli)

4805|53|23|إِنْ هِىَ إِلَّآ أَسْمَآءٌ سَمَّيْتُمُوهَآ أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُم مَّآ أَنزَلَ ٱللَّهُ بِهَا مِن سُلْطَٰنٍ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَمَا تَهْوَى ٱلْأَنفُسُ وَلَقَدْ جَآءَهُم مِّن رَّبِّهِمُ ٱلْهُدَىٰٓ

Arapça Metin (Harekesiz)

4805|53|23|ان هي الا اسما سميتموها انتم واباوكم ما انزل الله بها من سلطن ان يتبعون الا الظن وما تهوي الانفس ولقد جاهم من ربهم الهدي

Latin Literal

23. İn hiye illâ esmâun semmeytumûhâ entum ve âbâukum mâ enzelallâhu bihâ min sultân(sultânin), in yettebiûne illez zanne ve mâ tehvel enfus(enfusu), ve lekad câehum min rabbihimul hudâ.

Türkçe Çeviri

Değildir o* isimler dışında (ki) isimlendirdiniz onu* sizler ve babalarınız/atalarınız; indirmiş değildir Allah ona* hiçbir sultân660; tabi olur değillerdir zan314 dışında ve heves ettiğine nefislerin201; ve ant olsun geldi onlara Rablerinden4 kılavuz192**.

Ahmed Samira Çevirisi

23 That truly it is except names, you named it, you and your fathers/forefathers, God did not descend with it from a proof/evidence , that truly they follow except the doubt/suspicion , and what the selves desire/attract , and the guidance had (E) come to them from their Lord.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 in değildir إِنْ -
2 hiye o هِيَ -
3 illa dışında إِلَّا -
4 esma'un isimler (ki) أَسْمَاءٌ سمو
5 semmeytumuha isimlendirdiniz onu سَمَّيْتُمُوهَا سمو
6 entum sizler أَنْتُمْ -
7 ve aba'ukum ve babalarınız/atalarınız وَابَاؤُكُمْ ابو
8 ma değildir مَا -
9 enzele indirmiş أَنْزَلَ نزل
10 llahu Allah اللَّهُ -
11 biha ona بِهَا -
12 min hiçbir مِنْ -
13 sultanin bir sultan سُلْطَانٍ سلط
14 in değiller إِنْ -
15 yettebiune tabi olur يَتَّبِعُونَ تبع
16 illa dışında إِلَّا -
17 z-zenne zanna الظَّنَّ ظنن
18 ve ma ve وَمَا -
19 tehva heves ettiğine تَهْوَى هوي
20 l-enfusu nefislerin الْأَنْفُسُ نفس
21 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
22 ca'ehum geldi onlara جَاءَهُمْ جيا
23 min مِنْ -
24 rabbihimu Rablerinden رَبِّهِمُ ربب
25 l-huda doğru yola kılavuz الْهُدَىٰ هدي

Notlar

Not 1

*Lât, Uzzâ ve Menât gibi insanların kendi isimlendirdikleri ve ilâh olarak kulluk ettikleri şey.**Kur'ân.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Zan Kavram 314

314 Varsayım, sanı, töhmet, elde somut veriler olmamasına karşın, birisi ya da bir olay hakkında hükme varmak ya da sonuca ulaşmak.

Sultân, sultân. Kavram 660

660 Yetki, salahiyet, otorite.

53. Necm Suresi

Ayet 30

Arapça Metin (Harekeli)

4812|53|30|ذَٰلِكَ مَبْلَغُهُم مِّنَ ٱلْعِلْمِ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ ٱهْتَدَىٰ

Arapça Metin (Harekesiz)

4812|53|30|ذلك مبلغهم من العلم ان ربك هو اعلم بمن ضل عن سبيله وهو اعلم بمن اهتدي

Latin Literal

30. Zâlike mebleguhum minel ilm(ilmi), inne rabbeke huve a’lemu bi men dalle an sebîlihî ve huve a’lemu bi menihtedâ.

Türkçe Çeviri

İşte budur ulaşması onların ilimden1143*; doğrusu (senin) Rabbin4 (ki) O** daha iyi bilendir kendi*** yolundan**** dalalete128 düşmüş kimseyi; ve O** daha iyi bilendir kılavuzlanmış192 kimseyi.

Ahmed Samira Çevirisi

30 That (is) their capacity/limit from the knowledge, that truly your Lord, He is more knowledgeable with who was misguided from His way/path , and He is more knowledgeable with who was guided.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zalike işte budur ذَٰلِكَ -
2 mebleguhum ulaştıkları onların مَبْلَغُهُمْ بلغ
3 mine مِنَ -
4 l-ilmi ilimden الْعِلْمِ علم
5 inne doğrusu إِنَّ -
6 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
7 huve O هُوَ -
8 ea'lemu daha iyi bilendir أَعْلَمُ علم
9 bimen kimseyi بِمَنْ -
10 delle dalalete düştü ضَلَّ ضلل
11 an عَنْ -
12 sebilihi yolundan سَبِيلِهِ سبل
13 ve huve ve O وَهُوَ -
14 ea'lemu daha iyi bilendir أَعْلَمُ علم
15 bimeni kimseyi بِمَنِ -
16 hteda doğru yola kılavuzlandı اهْتَدَىٰ هدي

Notlar

Not 1

*Ulaşabildikleri ilim pek azdır.**Allah.***Allah'ın.****Tek tanrıcı olan İslam.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

İlim, ilim. Kavram 1143

1143 Kanıta dayalı, ispatlı, kesin ve şüphesiz bilgi. Her bir kimse aynı bilgiyi takip ederek aynı sonuca ulaşmalıdır; tekrar edilebilir ve her seferinde aynı sonuç elde edilmelidir. Matematik gibi. İki elmanın yanına evrenin her neresinde olursa olsun 2 elma daha koyarsak toplam 4 elma olur. İşte bu bir ilimdir. Kesin bilgidir.

53. Necm Suresi

Ayet 32

Arapça Metin (Harekeli)

4814|53|32|ٱلَّذِينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَٰٓئِرَ ٱلْإِثْمِ وَٱلْفَوَٰحِشَ إِلَّا ٱللَّمَمَ إِنَّ رَبَّكَ وَٰسِعُ ٱلْمَغْفِرَةِ هُوَ أَعْلَمُ بِكُمْ إِذْ أَنشَأَكُم مِّنَ ٱلْأَرْضِ وَإِذْ أَنتُمْ أَجِنَّةٌ فِى بُطُونِ أُمَّهَٰتِكُمْ فَلَا تُزَكُّوٓا۟ أَنفُسَكُمْ هُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ ٱتَّقَىٰٓ

Arapça Metin (Harekesiz)

4814|53|32|الذين يجتنبون كبير الاثم والفوحش الا اللمم ان ربك وسع المغفره هو اعلم بكم اذ انشاكم من الارض واذ انتم اجنه في بطون امهتكم فلا تزكوا انفسكم هو اعلم بمن اتقي

Latin Literal

32. Ellezîne yectenibûne kebâirel ismi vel fevâhışe lemem(lememe), inne rabbeke vâsiul magfireh(magfireti), huve a’lemu bikum iz enşeekum minel ardı ve iz entum e cinnetun fî butûni ummehâtikum, fe lâ tuzekkû enfusekum, huve a’lemu bi menittekâ.

Türkçe Çeviri

Kimselerdir (ki) uzak tutarlar büyükler* (olan) günahları ve fahişelikleri490; dışındadır lemem957**; doğrusu (senin) Rabbin4 Vâsi’dir297 mağfirete319; O*** (ki) daha iyi bilendir sizleri inşa ettiği zaman sizleri yerden****; sizler ceninlerken***** annelerinizin karınlarında; öyle ki temize çıkarmayın955 nefislerinizi201; O*** (ki) daha iyi bilendir takvalı21 olan kimseyi.

Ahmed Samira Çevirisi

32 Those who avoid/distance themselves (from) the sin’s/crime’s greatest/biggest and the enormous/atrocious deeds , except the minor sins , that truly your Lord (is) rich/spread (in) the forgiveness, He is more knowledgeable with (of) you, when He created/originated you from the earth/Planet Earth and when you are embryos/fetuses/hidden in your mother’s bellies/insides, so do not commend/claim righteousness (for) yourselves, He is more knowledgeable with who feared and obeyed.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimselerdir (ki) الَّذِينَ -
2 yectenibune uzak tutarlar يَجْتَنِبُونَ جنب
3 kebaira büyükler (olanları) كَبَائِرَ كبر
4 l-ismi günahların الْإِثْمِ اثم
5 velfevahişe ve fahişelikleri وَالْفَوَاحِشَ فحش
6 illa dışındadır إِلَّا -
7 l-lememe lemem اللَّمَمَ لمم
8 inne doğrusu إِنَّ -
9 rabbeke (senin) Rabbinin رَبَّكَ ربب
10 vasiu Vâsi’dir وَاسِعُ وسع
11 l-megfirati mağfirete الْمَغْفِرَةِ غفر
12 huve O هُوَ -
13 ea'lemu daha iyi bilendir أَعْلَمُ علم
14 bikum sizleri بِكُمْ -
15 iz zaman إِذْ -
16 enşeekum inşa etti sizleri أَنْشَأَكُمْ نشا
17 mine مِنَ -
18 l-erdi yerden الْأَرْضِ ارض
19 ve iz zaman وَإِذْ -
20 entum sizler أَنْتُمْ -
21 ecinnetun ceninlerken أَجِنَّةٌ جنن
22 fi فِي -
23 butuni karınlarında بُطُونِ بطن
24 ummehatikum annelerinizin أُمَّهَاتِكُمْ امم
25 fela öyle ki فَلَا -
26 tuzekku temize çıkarmayın تُزَكُّوا زكو
27 enfusekum nefislerinizi أَنْفُسَكُمْ نفس
28 huve O هُوَ -
29 ea'lemu daha iyi bilendir أَعْلَمُ علم
30 bimeni kimseyi بِمَنِ -
31 tteka takvalı olur اتَّقَىٰ وقي

Notlar

Not 1

*Sıfat değil isim kelimesidir. Çoğuldur. Dikkat: Günahları derecesi ne olursa olsun sürekli işlemek de büyükleştirir. **Büyüklerden olan günahlar dışında kısa süreli, tekrarlamayan.***Allah.****Yeryüzündeki atomlardan evrim süreciyle.*****Fetüs.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Takva Kavram 21

21 Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Vâsi Kavram 297

297 Genişleten, enginleştiren, hacim kazandırarak büyüten.

Mağfiret Kavram 319

319 Bağışlama, affetme.

Fahişelik. Kavram 490

490 Sınırı aşmak. Evrensel kabuller olan marufun dışına çıkmak.

53. Necm Suresi

Ayet 42

Arapça Metin (Harekeli)

4824|53|42|وَأَنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلْمُنتَهَىٰ

Arapça Metin (Harekesiz)

4824|53|42|وان الي ربك المنتهي

Latin Literal

42. Ve enne ilâ rabbikel muntehâ.

Türkçe Çeviri

Ve ki (senin) Rabbine4 doğrudur nihayet*.

Ahmed Samira Çevirisi

42 And that truly to your Lord (is) the ultimate/absolute end.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve enne ve ki وَأَنَّ -
2 ila إِلَىٰ -
3 rabbike (senin) Rabbine doğrudur رَبِّكَ ربب
4 l-munteha nihayet الْمُنْتَهَىٰ نهي

Notlar

Not 1

*Sonuç, bitiş, netice.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

53. Necm Suresi

Ayet 49

Arapça Metin (Harekeli)

4831|53|49|وَأَنَّهُۥ هُوَ رَبُّ ٱلشِّعْرَىٰ

Arapça Metin (Harekesiz)

4831|53|49|وانه هو رب الشعري

Latin Literal

49. Ve ennehu huve rabbuş şı’râ.

Türkçe Çeviri

Ve ki O*; O'dur** Rabbi4 Şi'râ'nın954.

Ahmed Samira Çevirisi

49 And that He is the star’s (dog star’s) Lord .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ennehu ve ki O وَأَنَّهُ -
2 huve O'dur هُوَ -
3 rabbu Rabbi رَبُّ ربب
4 ş-şia'ra Şi'râ'nın الشِّعْرَىٰ شعر

Notlar

Not 1

*Allah.**Allah'tır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

53. Necm Suresi

Ayet 55

Arapça Metin (Harekeli)

4837|53|55|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكَ تَتَمَارَىٰ

Arapça Metin (Harekesiz)

4837|53|55|فباي الا ربك تتماري

Latin Literal

55. Fe bi eyyi âlâi rabbike tetemârâ.

Türkçe Çeviri

Öyle ki Rabbinin4 hangi nimetlerine757 kuşkulanırsın.

Ahmed Samira Çevirisi

55 So with which (of) your Lord’s blessings (do) you argue/discuss?392

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 febieyyi öyle ki hangi فَبِأَيِّ -
2 ala'i nimetlerine الَاءِ الو
3 rabbike Rabbinin رَبِّكَ ربب
4 tetemara kuşkulanırsın تَتَمَارَىٰ مري

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Nimetler Kavram 757

757 Yüce Allah Rahmân suresinde nimetlere bir işaret buyurmuştur. 31 temel parçacığın oluşturduğu tüm evren Yüce Allah'ın bir nimetidir. Cennetlerde de Yüce Allah hak eden kullarına ayakta/dikelmiş/kıyamda nimetler vereceğini bildirmektedir (Örn: 9:21). Anlarız ki cennetler gerçek anlamda yaratılan evrenler olacaktır. Muhtemel ki farklı atomlar muhteşem şeyle oluşturacak ve Rabbimiz bizlere inşAllah bu nimetlerinden tattıracaktır.

54. Kamer Suresi

Ayet 10

Arapça Metin (Harekeli)

4854|54|10|فَدَعَا رَبَّهُۥٓ أَنِّى مَغْلُوبٌ فَٱنتَصِرْ

Arapça Metin (Harekesiz)

4854|54|10|فدعا ربه اني مغلوب فانتصر

Latin Literal

10. Fe deâ rabbehû ennî maglûbun fentasır.

Türkçe Çeviri

Öyle ki çağırdı Rabbini4 ki: "Ben bir mağlup edilenim; öyle ki yardım et (fentasır)."

Ahmed Samira Çevirisi

10 So he called his Lord: "That I am defeated/conquered , so give (me) victory/aid."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fedeaa öyle ki çağırdı فَدَعَا دعو
2 rabbehu Rabbini رَبَّهُ ربب
3 enni ki ben أَنِّي -
4 meglubun bir mağlup edildim مَغْلُوبٌ غلب
5 fentesir öyle ki yardım et فَانْتَصِرْ نصر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

55. Rahmân Suresi

Ayet 13

Arapça Metin (Harekeli)

4912|55|13|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4912|55|13|فباي الا ربكما تكذبان

Latin Literal

13. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).

Türkçe Çeviri

Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234

Ahmed Samira Çevirisi

13 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 febieyyi öyleyse hangi فَبِأَيِّ -
2 ala'i nimetlerini الَاءِ الو
3 rabbikuma Rabbinizin (ikinizin) رَبِّكُمَا ربب
4 tukezzibani yalanlarsınız (ikiniz) تُكَذِّبَانِ كذب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

55. Rahmân Suresi

Ayet 16

Arapça Metin (Harekeli)

4915|55|16|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4915|55|16|فباي الا ربكما تكذبان

Latin Literal

16. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).

Türkçe Çeviri

Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234

Ahmed Samira Çevirisi

16 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 febieyyi öyleyse hangi فَبِأَيِّ -
2 ala'i nimetlerini الَاءِ الو
3 rabbikuma Rabbinizin (ikinizin) رَبِّكُمَا ربب
4 tukezzibani yalanlarsınız (ikiniz) تُكَذِّبَانِ كذب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

55. Rahmân Suresi

Ayet 17

Arapça Metin (Harekeli)

4916|55|17|رَبُّ ٱلْمَشْرِقَيْنِ وَرَبُّ ٱلْمَغْرِبَيْنِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4916|55|17|رب المشرقين ورب المغربين

Latin Literal

17. Rabbul meşrikayni ve rabbul magribeyn(magribeyni).

Türkçe Çeviri

Rabbidir4 iki doğunun235; ve Rabbidir4 iki batının235.

Ahmed Samira Çevirisi

17 The two sun rises’/easts’ Lord, and the two sunsets’/declines’ Lord.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

55. Rahmân Suresi

Ayet 18

Arapça Metin (Harekeli)

4917|55|18|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4917|55|18|فباي الا ربكما تكذبان

Latin Literal

18. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).

Türkçe Çeviri

Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234

Ahmed Samira Çevirisi

18 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 febieyyi öyleyse hangi فَبِأَيِّ -
2 ala'i nimetlerini الَاءِ الو
3 rabbikuma Rabbinizin (ikinizin) رَبِّكُمَا ربب
4 tukezzibani yalanlarsınız (ikiniz) تُكَذِّبَانِ كذب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

55. Rahmân Suresi

Ayet 21

Arapça Metin (Harekeli)

4920|55|21|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4920|55|21|فباي الا ربكما تكذبان

Latin Literal

21. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).

Türkçe Çeviri

Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234

Ahmed Samira Çevirisi

21 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 febieyyi öyleyse hangi فَبِأَيِّ -
2 ala'i nimetlerini الَاءِ الو
3 rabbikuma Rabbinizin (ikinizin) رَبِّكُمَا ربب
4 tukezzibani yalanlarsınız (ikiniz) تُكَذِّبَانِ كذب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

55. Rahmân Suresi

Ayet 23

Arapça Metin (Harekeli)

4922|55|23|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4922|55|23|فباي الا ربكما تكذبان

Latin Literal

23. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).

Türkçe Çeviri

Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234

Ahmed Samira Çevirisi

23 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 febieyyi öyleyse hangi فَبِأَيِّ -
2 ala'i nimetlerini الَاءِ الو
3 rabbikuma Rabbinizin (ikinizin) رَبِّكُمَا ربب
4 tukezzibani yalanlarsınız (ikiniz) تُكَذِّبَانِ كذب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

55. Rahmân Suresi

Ayet 25

Arapça Metin (Harekeli)

4924|55|25|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4924|55|25|فباي الا ربكما تكذبان

Latin Literal

25. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).

Türkçe Çeviri

Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234

Ahmed Samira Çevirisi

25 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 febieyyi öyleyse hangi فَبِأَيِّ -
2 ala'i nimetlerini الَاءِ الو
3 rabbikuma Rabbinizin (ikinizin) رَبِّكُمَا ربب
4 tukezzibani yalanlarsınız (ikiniz) تُكَذِّبَانِ كذب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

55. Rahmân Suresi

Ayet 27

Arapça Metin (Harekeli)

4926|55|27|وَيَبْقَىٰ وَجْهُ رَبِّكَ ذُو ٱلْجَلَٰلِ وَٱلْإِكْرَامِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4926|55|27|ويبقي وجه ربك ذو الجلل والاكرام

Latin Literal

27. Ve yebkâ vechu rabbike zûl celâli vel ikrâm(ikrâmi).

Türkçe Çeviri

Baki kalır* Rabbinin4 yüzü; Celâl239 ve İkrâm240 sahibi241.

Ahmed Samira Çevirisi

27 And your Lord’s face/front/direction (owner) of the glory/splendor and the honour/generosity remains/continues .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 veyebka baki kalır وَيَبْقَىٰ بقي
2 vechu yüzü وَجْهُ وجه
3 rabbike Rabbinin رَبِّكَ ربب
4 zu sahibi ذُو -
5 l-celali celâl الْجَلَالِ جلل
6 vel'ikrami ve ikrâm وَالْإِكْرَامِ كرم

Notlar

Not 1

*Asla yok olmaz, eksilmez, zarar görmez.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

55. Rahmân Suresi

Ayet 28

Arapça Metin (Harekeli)

4927|55|28|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4927|55|28|فباي الا ربكما تكذبان

Latin Literal

28. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).

Türkçe Çeviri

Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234

Ahmed Samira Çevirisi

28 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 febieyyi öyleyse hangi فَبِأَيِّ -
2 ala'i nimetlerini الَاءِ الو
3 rabbikuma Rabbinizin (ikinizin) رَبِّكُمَا ربب
4 tukezzibani yalanlarsınız (ikiniz) تُكَذِّبَانِ كذب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

55. Rahmân Suresi

Ayet 30

Arapça Metin (Harekeli)

4929|55|30|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4929|55|30|فباي الا ربكما تكذبان

Latin Literal

30. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).

Türkçe Çeviri

Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234

Ahmed Samira Çevirisi

30 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 febieyyi öyleyse hangi فَبِأَيِّ -
2 ala'i nimetlerini الَاءِ الو
3 rabbikuma Rabbinizin (ikinizin) رَبِّكُمَا ربب
4 tukezzibani yalanlarsınız (ikiniz) تُكَذِّبَانِ كذب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

55. Rahmân Suresi

Ayet 32

Arapça Metin (Harekeli)

4931|55|32|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4931|55|32|فباي الا ربكما تكذبان

Latin Literal

32. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).

Türkçe Çeviri

Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234

Ahmed Samira Çevirisi

32 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 febieyyi öyleyse hangi فَبِأَيِّ -
2 ala'i nimetlerini الَاءِ الو
3 rabbikuma Rabbinizin (ikinizin) رَبِّكُمَا ربب
4 tukezzibani yalanlarsınız (ikiniz) تُكَذِّبَانِ كذب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

55. Rahmân Suresi

Ayet 34

Arapça Metin (Harekeli)

4933|55|34|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4933|55|34|فباي الا ربكما تكذبان

Latin Literal

34. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).

Türkçe Çeviri

Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234

Ahmed Samira Çevirisi

34 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 febieyyi öyleyse hangi فَبِأَيِّ -
2 ala'i nimetlerini الَاءِ الو
3 rabbikuma Rabbinizin (ikinizin) رَبِّكُمَا ربب
4 tukezzibani yalanlarsınız (ikiniz) تُكَذِّبَانِ كذب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

55. Rahmân Suresi

Ayet 36

Arapça Metin (Harekeli)

4935|55|36|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4935|55|36|فباي الا ربكما تكذبان

Latin Literal

36. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).

Türkçe Çeviri

Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234

Ahmed Samira Çevirisi

36 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 febieyyi öyleyse hangi فَبِأَيِّ -
2 ala'i nimetlerini الَاءِ الو
3 rabbikuma Rabbinizin (ikinizin) رَبِّكُمَا ربب
4 tukezzibani yalanlarsınız (ikiniz) تُكَذِّبَانِ كذب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

55. Rahmân Suresi

Ayet 38

Arapça Metin (Harekeli)

4937|55|38|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4937|55|38|فباي الا ربكما تكذبان

Latin Literal

38. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).

Türkçe Çeviri

Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234

Ahmed Samira Çevirisi

38 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 febieyyi öyleyse hangi فَبِأَيِّ -
2 ala'i nimetlerini الَاءِ الو
3 rabbikuma Rabbinizin (ikinizin) رَبِّكُمَا ربب
4 tukezzibani yalanlarsınız (ikiniz) تُكَذِّبَانِ كذب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

55. Rahmân Suresi

Ayet 40

Arapça Metin (Harekeli)

4939|55|40|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4939|55|40|فباي الا ربكما تكذبان

Latin Literal

40. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).

Türkçe Çeviri

Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234

Ahmed Samira Çevirisi

40 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 febieyyi öyleyse hangi فَبِأَيِّ -
2 ala'i nimetlerini الَاءِ الو
3 rabbikuma Rabbinizin (ikinizin) رَبِّكُمَا ربب
4 tukezzibani yalanlarsınız (ikiniz) تُكَذِّبَانِ كذب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

55. Rahmân Suresi

Ayet 42

Arapça Metin (Harekeli)

4941|55|42|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4941|55|42|فباي الا ربكما تكذبان

Latin Literal

42. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).

Türkçe Çeviri

Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234

Ahmed Samira Çevirisi

42 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 febieyyi öyleyse hangi فَبِأَيِّ -
2 ala'i nimetlerini الَاءِ الو
3 rabbikuma Rabbinizin (ikinizin) رَبِّكُمَا ربب
4 tukezzibani yalanlarsınız (ikiniz) تُكَذِّبَانِ كذب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

55. Rahmân Suresi

Ayet 45

Arapça Metin (Harekeli)

4944|55|45|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4944|55|45|فباي الا ربكما تكذبان

Latin Literal

45. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).

Türkçe Çeviri

Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234

Ahmed Samira Çevirisi

45 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 febieyyi öyleyse hangi فَبِأَيِّ -
2 ala'i nimetlerini الَاءِ الو
3 rabbikuma Rabbinizin (ikinizin) رَبِّكُمَا ربب
4 tukezzibani yalanlarsınız (ikiniz) تُكَذِّبَانِ كذب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

55. Rahmân Suresi

Ayet 46

Arapça Metin (Harekeli)

4945|55|46|وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ جَنَّتَانِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4945|55|46|ولمن خاف مقام ربه جنتان

Latin Literal

46. Ve li men hâfe makâme rabbihî cennetân(cennetâni).

Türkçe Çeviri

Ve kimse içindir; korktu (o) makamından/ayakta durma yerinden* Rabbinin4; iki cennet*.

Ahmed Samira Çevirisi

46 And to who feared His Lord’s place/position , two treed gardens.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velimen ve kimse için وَلِمَنْ -
2 hafe korktu خَافَ خوف
3 mekame makamından/ayakta durma yerinden مَقَامَ قوم
4 rabbihi Rabbinin رَبِّهِ ربب
5 cennetani iki cennet جَنَّتَانِ جنن

Notlar

Not 1

*Rabbinin mekanında, O'nun huzurunda hesap vermek için durulan yerde olmaktan.**İki cennet evreninin işaret edilmesi insan ve cinlerin cennetlerinin farklı olacağını düşündürür. Cennetlere girmeyi hak eden insan ve cin klanından bireyler kendilerine özgü cennetlere gireceklerdir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

55. Rahmân Suresi

Ayet 47

Arapça Metin (Harekeli)

4946|55|47|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4946|55|47|فباي الا ربكما تكذبان

Latin Literal

47. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).

Türkçe Çeviri

Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234

Ahmed Samira Çevirisi

47 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 febieyyi öyleyse hangi فَبِأَيِّ -
2 ala'i nimetlerini الَاءِ الو
3 rabbikuma Rabbinizin (ikinizin) رَبِّكُمَا ربب
4 tukezzibani yalanlarsınız (ikiniz) تُكَذِّبَانِ كذب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

55. Rahmân Suresi

Ayet 49

Arapça Metin (Harekeli)

4948|55|49|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4948|55|49|فباي الا ربكما تكذبان

Latin Literal

49. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).

Türkçe Çeviri

Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234

Ahmed Samira Çevirisi

49 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 febieyyi öyleyse hangi فَبِأَيِّ -
2 ala'i nimetlerini الَاءِ الو
3 rabbikuma Rabbinizin (ikinizin) رَبِّكُمَا ربب
4 tukezzibani yalanlarsınız (ikiniz) تُكَذِّبَانِ كذب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

55. Rahmân Suresi

Ayet 51

Arapça Metin (Harekeli)

4950|55|51|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4950|55|51|فباي الا ربكما تكذبان

Latin Literal

51. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).

Türkçe Çeviri

Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234

Ahmed Samira Çevirisi

51 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 febieyyi öyleyse hangi فَبِأَيِّ -
2 ala'i nimetlerini الَاءِ الو
3 rabbikuma Rabbinizin (ikinizin) رَبِّكُمَا ربب
4 tukezzibani yalanlarsınız (ikiniz) تُكَذِّبَانِ كذب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

55. Rahmân Suresi

Ayet 53

Arapça Metin (Harekeli)

4952|55|53|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4952|55|53|فباي الا ربكما تكذبان

Latin Literal

53. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).

Türkçe Çeviri

Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234

Ahmed Samira Çevirisi

53 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 febieyyi öyleyse hangi فَبِأَيِّ -
2 ala'i nimetlerini الَاءِ الو
3 rabbikuma Rabbinizin (ikinizin) رَبِّكُمَا ربب
4 tukezzibani yalanlarsınız (ikiniz) تُكَذِّبَانِ كذب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

55. Rahmân Suresi

Ayet 55

Arapça Metin (Harekeli)

4954|55|55|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4954|55|55|فباي الا ربكما تكذبان

Latin Literal

55. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).

Türkçe Çeviri

Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234

Ahmed Samira Çevirisi

55 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 febieyyi öyleyse hangi فَبِأَيِّ -
2 ala'i nimetlerini الَاءِ الو
3 rabbikuma Rabbinizin (ikinizin) رَبِّكُمَا ربب
4 tukezzibani yalanlarsınız (ikiniz) تُكَذِّبَانِ كذب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

55. Rahmân Suresi

Ayet 57

Arapça Metin (Harekeli)

4956|55|57|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4956|55|57|فباي الا ربكما تكذبان

Latin Literal

57. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).

Türkçe Çeviri

Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234

Ahmed Samira Çevirisi

57 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 febieyyi öyleyse hangi فَبِأَيِّ -
2 ala'i nimetlerini الَاءِ الو
3 rabbikuma Rabbinizin (ikinizin) رَبِّكُمَا ربب
4 tukezzibani yalanlarsınız (ikiniz) تُكَذِّبَانِ كذب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

55. Rahmân Suresi

Ayet 59

Arapça Metin (Harekeli)

4958|55|59|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4958|55|59|فباي الا ربكما تكذبان

Latin Literal

59. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).

Türkçe Çeviri

Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234

Ahmed Samira Çevirisi

59 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?398

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 febieyyi öyleyse hangi فَبِأَيِّ -
2 ala'i nimetlerini الَاءِ الو
3 rabbikuma Rabbinizin (ikinizin) رَبِّكُمَا ربب
4 tukezzibani yalanlarsınız (ikiniz) تُكَذِّبَانِ كذب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

55. Rahmân Suresi

Ayet 61

Arapça Metin (Harekeli)

4960|55|61|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4960|55|61|فباي الا ربكما تكذبان

Latin Literal

61. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).

Türkçe Çeviri

Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234

Ahmed Samira Çevirisi

61 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 febieyyi öyleyse hangi فَبِأَيِّ -
2 ala'i nimetlerini الَاءِ الو
3 rabbikuma Rabbinizin (ikinizin) رَبِّكُمَا ربب
4 tukezzibani yalanlarsınız (ikiniz) تُكَذِّبَانِ كذب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

55. Rahmân Suresi

Ayet 63

Arapça Metin (Harekeli)

4962|55|63|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4962|55|63|فباي الا ربكما تكذبان

Latin Literal

63. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).

Türkçe Çeviri

Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234

Ahmed Samira Çevirisi

63 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 febieyyi öyleyse hangi فَبِأَيِّ -
2 ala'i nimetlerini الَاءِ الو
3 rabbikuma Rabbinizin (ikinizin) رَبِّكُمَا ربب
4 tukezzibani yalanlarsınız (ikiniz) تُكَذِّبَانِ كذب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

55. Rahmân Suresi

Ayet 65

Arapça Metin (Harekeli)

4964|55|65|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4964|55|65|فباي الا ربكما تكذبان

Latin Literal

65. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).

Türkçe Çeviri

Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234

Ahmed Samira Çevirisi

65 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 febieyyi öyleyse hangi فَبِأَيِّ -
2 ala'i nimetlerini الَاءِ الو
3 rabbikuma Rabbinizin (ikinizin) رَبِّكُمَا ربب
4 tukezzibani yalanlarsınız (ikiniz) تُكَذِّبَانِ كذب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

55. Rahmân Suresi

Ayet 67

Arapça Metin (Harekeli)

4966|55|67|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4966|55|67|فباي الا ربكما تكذبان

Latin Literal

67. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).

Türkçe Çeviri

Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234

Ahmed Samira Çevirisi

67 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 febieyyi öyleyse hangi فَبِأَيِّ -
2 ala'i nimetlerini الَاءِ الو
3 rabbikuma Rabbinizin (ikinizin) رَبِّكُمَا ربب
4 tukezzibani yalanlarsınız (ikiniz) تُكَذِّبَانِ كذب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

55. Rahmân Suresi

Ayet 69

Arapça Metin (Harekeli)

4968|55|69|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4968|55|69|فباي الا ربكما تكذبان

Latin Literal

69. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).

Türkçe Çeviri

Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234

Ahmed Samira Çevirisi

69 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 febieyyi öyleyse hangi فَبِأَيِّ -
2 ala'i nimetlerini الَاءِ الو
3 rabbikuma Rabbinizin (ikinizin) رَبِّكُمَا ربب
4 tukezzibani yalanlarsınız (ikiniz) تُكَذِّبَانِ كذب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

55. Rahmân Suresi

Ayet 71

Arapça Metin (Harekeli)

4970|55|71|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4970|55|71|فباي الا ربكما تكذبان

Latin Literal

71. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).

Türkçe Çeviri

Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234

Ahmed Samira Çevirisi

71 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 febieyyi öyleyse hangi فَبِأَيِّ -
2 ala'i nimetlerini الَاءِ الو
3 rabbikuma Rabbinizin (ikinizin) رَبِّكُمَا ربب
4 tukezzibani yalanlarsınız (ikiniz) تُكَذِّبَانِ كذب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

55. Rahmân Suresi

Ayet 73

Arapça Metin (Harekeli)

4972|55|73|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4972|55|73|فباي الا ربكما تكذبان

Latin Literal

73. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).

Türkçe Çeviri

Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234

Ahmed Samira Çevirisi

73 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 febieyyi öyleyse hangi فَبِأَيِّ -
2 ala'i nimetlerini الَاءِ الو
3 rabbikuma Rabbinizin (ikinizin) رَبِّكُمَا ربب
4 tukezzibani yalanlarsınız (ikiniz) تُكَذِّبَانِ كذب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

55. Rahmân Suresi

Ayet 75

Arapça Metin (Harekeli)

4974|55|75|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4974|55|75|فباي الا ربكما تكذبان

Latin Literal

75. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).

Türkçe Çeviri

Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234

Ahmed Samira Çevirisi

75 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 febieyyi öyleyse hangi فَبِأَيِّ -
2 ala'i nimetlerini الَاءِ الو
3 rabbikuma Rabbinizin (ikinizin) رَبِّكُمَا ربب
4 tukezzibani yalanlarsınız (ikiniz) تُكَذِّبَانِ كذب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

55. Rahmân Suresi

Ayet 77

Arapça Metin (Harekeli)

4976|55|77|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4976|55|77|فباي الا ربكما تكذبان

Latin Literal

77. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).

Türkçe Çeviri

Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234

Ahmed Samira Çevirisi

77 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 febieyyi öyleyse hangi فَبِأَيِّ -
2 ala'i nimetlerini الَاءِ الو
3 rabbikuma Rabbinizin (ikinizin) رَبِّكُمَا ربب
4 tukezzibani yalanlarsınız (ikiniz) تُكَذِّبَانِ كذب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

55. Rahmân Suresi

Ayet 78

Arapça Metin (Harekeli)

4977|55|78|تَبَٰرَكَ ٱسْمُ رَبِّكَ ذِى ٱلْجَلَٰلِ وَٱلْإِكْرَامِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4977|55|78|تبرك اسم ربك ذي الجلل والاكرام

Latin Literal

78. Tebârekesmu rabbike zîl celâli vel ikrâm(ikrâmi).

Türkçe Çeviri

Bereketlendi252 Rabbinin4 adı/ismi49; Celâl239 ve İkrâm240 sahibi241.

Ahmed Samira Çevirisi

78 Blessed (is) your Lord’s name, (owner) of the glory/splendor and the honour/generosity 399

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

İsim/ad. Kavram 49

49 İsim; Yüce Allah'ın sıfatı ve tecelli edişi. Çoğul olarak 'isimler'; Yüce Allah'ın tüm sıfatları ve tecelli edişleri. En güzel isimler/sıfatlar O'nadır.

56. Vâkıa Suresi

Ayet 80

Arapça Metin (Harekeli)

5057|56|80|تَنزِيلٌ مِّن رَّبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

5057|56|80|تنزيل من رب العلمين

Latin Literal

80. Tenzîlun min rabbil âlemîn(âlemîne).

Türkçe Çeviri

Bir indirilmedir alemlerin203 Rabbinden4.

Ahmed Samira Çevirisi

80 Descant from the creations all together’s/(universes’) Lord.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 tenzilun bir indirilmedir تَنْزِيلٌ نزل
2 min مِنْ -
3 rabbi Rabbinden رَبِّ ربب
4 l-aalemine alemlerin الْعَالَمِينَ علم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Âlem, âlem, alem. Kavram 203

203 Farklı zamanlar ve/veya mekanlarda yaşamlar, durum ve şartlar. Göklerdeki uzaylı yaşamlar. Dünya hayatının farklı zamanlarında gerçekleşen yaşamlar.

60. Mümtehine Suresi

Ayet 1

Arapça Metin (Harekeli)

5149|60|1|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَّخِذُوا۟ عَدُوِّى وَعَدُوَّكُمْ أَوْلِيَآءَ تُلْقُونَ إِلَيْهِم بِٱلْمَوَدَّةِ وَقَدْ كَفَرُوا۟ بِمَا جَآءَكُم مِّنَ ٱلْحَقِّ يُخْرِجُونَ ٱلرَّسُولَ وَإِيَّاكُمْ أَن تُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ رَبِّكُمْ إِن كُنتُمْ خَرَجْتُمْ جِهَٰدًا فِى سَبِيلِى وَٱبْتِغَآءَ مَرْضَاتِى تُسِرُّونَ إِلَيْهِم بِٱلْمَوَدَّةِ وَأَنَا۠ أَعْلَمُ بِمَآ أَخْفَيْتُمْ وَمَآ أَعْلَنتُمْ وَمَن يَفْعَلْهُ مِنكُمْ فَقَدْ ضَلَّ سَوَآءَ ٱلسَّبِيلِ

Arapça Metin (Harekesiz)

5149|60|1|يايها الذين امنوا لا تتخذوا عدوي وعدوكم اوليا تلقون اليهم بالموده وقد كفروا بما جاكم من الحق يخرجون الرسول واياكم ان تومنوا بالله ربكم ان كنتم خرجتم جهدا في سبيلي وابتغا مرضاتي تسرون اليهم بالموده وانا اعلم بما اخفيتم وما اعلنتم ومن يفعله منكم فقد ضل سوا السبيل

Latin Literal

1. Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ tettehızû aduvvî ve aduvvekum evliyâe, tulkûne ileyhim bil meveddeti ve kad keferû bi mâ câekum minel hakk(hakkı), yuhricûner resûle ve iyyâkum en tû’minû billâhi rabbikum, in kuntum harectum cihâden fî sebîlî vebtigâe merdâtî tusirrûne ileyhim bil meveddeti ve ene a’lemu bi mâ ahfeytum ve mâ a’lentum, ve men yef’alhu minkum fe kad dalle sevâes sebîl(sebîli).

Türkçe Çeviri

Ey iman47 etmiş kimseler! Edinmeyin düşmanlarımı ve düşmanlarınızı evliya212; atarsınız/koyarsınız onlara sevgiyle/duygusal yakınlıkla; ve muhakkak kâfirlik25 ettiler sizlere haktan/gerçekten gelmişe; çıkarırlar resûlü; ve sizler ki iman47 edersiniz Allah'a; Rabbinize4; eğer olduysanız çıkmışlar bir cihata yolumda; ve bakınanlar/arananlar rızama; sırlaşırsınız onlara sevgiyle/duygusal yakınlıkla; ve ben daha iyi bilenim hafiyelik ettiğinizi; ve alenileştirdiğinizi; ve kim faaliyet içinde olur ona sizlerden; öyle ki muhakkak dalalete düştü seviyeli/düzgün yoldan.

Ahmed Samira Çevirisi

1 You, you those who believed, do not take My enemy and your enemy (as) guardians/allies , you throw to them with the love/affection, and they had disbelieved with what came to you from the truth , they drive/bring out the messenger and you, (because) that (E) you believe with (in) God your Lord, if you had gotten out/appeared struggling/defending for the faith in My way/path , and wishing/desiring My acceptances/approvals , you keep secret to them with the love/affection, and I am more knowledgeable with what you hid, and what you declared/publicized , and who makes/does it from you, so he had been misguided/lost (from) the way’s/path’s straightness/middle .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 la لَا -
5 tettehizu edinmeyin تَتَّخِذُوا اخذ
6 aduvvi düşmanlarımı عَدُوِّي عدو
7 ve aduvve kum ve düşmanlarınızı وَعَدُوَّكُمْ عدو
8 evliya'e evliya أَوْلِيَاءَ ولي
9 tulkune atarsınız/koyarsınız تُلْقُونَ لقي
10 ileyhim onlara إِلَيْهِمْ -
11 bil-meveddeti sevgiyle/duygusal yakınlıkla بِالْمَوَدَّةِ ودد
12 vekad ve muhakkak وَقَدْ -
13 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
14 bima بِمَا -
15 ca'ekum sizlere gelmişe جَاءَكُمْ جيا
16 mine مِنَ -
17 l-hakki haktan/gerçekten الْحَقِّ حقق
18 yuhricune çıkarırlar يُخْرِجُونَ خرج
19 r-rasule resûlü الرَّسُولَ رسل
20 ve iyyakum ve sizlere وَإِيَّاكُمْ -
21 en ki أَنْ -
22 tu'minu iman edersiniz تُؤْمِنُوا امن
23 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
24 rabbikum Rabbinize رَبِّكُمْ ربب
25 in eğer إِنْ -
26 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
27 haractum çıkmışlar خَرَجْتُمْ خرج
28 cihaden bir cihata جِهَادًا جهد
29 fi فِي -
30 sebili yolumda سَبِيلِي سبل
31 vebtiga'e ve bakınanlar/arananlar وَابْتِغَاءَ بغي
32 merdati rızama مَرْضَاتِي رضو
33 tusirrune sırlaşırsınız تُسِرُّونَ سرر
34 ileyhim onlara إِلَيْهِمْ -
35 bil-meveddeti sevgiyle/duygusal yakınlıkla بِالْمَوَدَّةِ ودد
36 veena ve ben وَأَنَا -
37 ea'lemu daha iyi bilenim أَعْلَمُ علم
38 bima بِمَا -
39 ehfeytum hafiyelik ettiğinizi أَخْفَيْتُمْ خفي
40 ve ma ve وَمَا -
41 ea'lentum alenileştirdiğiniz أَعْلَنْتُمْ علن
42 ve men ve kim وَمَنْ -
43 yef'alhu faaliyet içinde olur ona يَفْعَلْهُ فعل
44 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
45 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
46 delle dalalete düştü ضَلَّ ضلل
47 seva'e seviyeli/düzgün سَوَاءَ سوي
48 s-sebili yoldan السَّبِيلِ سبل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Evliya, veli Kavram 212

212 Veli kelimesinin çoğulu. Veliler. Koruyan, himaye eden yakın arkadaşlar.

60. Mümtehine Suresi

Ayet 4

Arapça Metin (Harekeli)

5152|60|4|قَدْ كَانَتْ لَكُمْ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ فِىٓ إِبْرَٰهِيمَ وَٱلَّذِينَ مَعَهُۥٓ إِذْ قَالُوا۟ لِقَوْمِهِمْ إِنَّا بُرَءَٰٓؤُا۟ مِنكُمْ وَمِمَّا تَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ كَفَرْنَا بِكُمْ وَبَدَا بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمُ ٱلْعَدَٰوَةُ وَٱلْبَغْضَآءُ أَبَدًا حَتَّىٰ تُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَحْدَهُۥٓ إِلَّا قَوْلَ إِبْرَٰهِيمَ لِأَبِيهِ لَأَسْتَغْفِرَنَّ لَكَ وَمَآ أَمْلِكُ لَكَ مِنَ ٱللَّهِ مِن شَىْءٍ رَّبَّنَا عَلَيْكَ تَوَكَّلْنَا وَإِلَيْكَ أَنَبْنَا وَإِلَيْكَ ٱلْمَصِيرُ

Arapça Metin (Harekesiz)

5152|60|4|قد كانت لكم اسوه حسنه في ابرهيم والذين معه اذ قالوا لقومهم انا بروا منكم ومما تعبدون من دون الله كفرنا بكم وبدا بيننا وبينكم العدوه والبغضا ابدا حتي تومنوا بالله وحده الا قول ابرهيم لابيه لاستغفرن لك وما املك لك من الله من شي ربنا عليك توكلنا واليك انبنا واليك المصير

Latin Literal

4. Kad kânet lekum usvetun hasenetun fî ibrâhîme vellezîne meah(meahu), iz kâlû li kavmihim innâ bureâu minkum ve mimmâ ta’budûne min dûnillâhi kefernâ bikum, ve bedee beynenâ ve beynekumul adâvetu vel bagdâu ebeden hattâ tû’minû billâhi vahdehû, illâ kavle ibrâhîme li ebîhi le estagfirenne leke ve mâ emliku leke minallâhi min şey’İn, rabbenâ aleyke tevekkelnâ ve ileyke enebnâ ve ileykel masîr(masîru).

Türkçe Çeviri

Muhakkak oldu sizlere güzel bir örnek/bir rol model İbrahim'de; ve onunla birlikte (olan) kimseler (de); dedikleri zaman kavimlerine/toplumlarına: “Doğrusu bizler uzaklaşanlarız sizden ve Allah'ın astından kulluk46 eder olduğunuzdan; örttük/gizledik/inkar ettik sizleri; ve görünür oldu/açığa çıktı bizim aramızda ve sizin aranızda ebediyen/sürekli bir düşmanlık ve nefret; ta ki iman47 edersiniz bir tek Allah'a”; dışındadır sözü İbrahim'in babası için ‘Mutlak mağfiret dilerim sana; ve güç yetirir değilim sana Allah’tan (gelen) hiçbir şeye’; “Rabbimiz4! Sana tevekkül ettik; ve sana yöneldik; ve sanadır son varış.”

Ahmed Samira Çevirisi

4 A good example/model (to follow) had been for you in Abraham and those with him, when they said to their nation: "We are innocent/separating from you, and from what you worship from other than God, we disbelieved with you, and the animosity and the intense hatred appeared between us and between you (for) ever (E), until you believe with (in) God alone." Except Abraham’s word/statement to his father: "I will ask for forgiveness for you, and I do not own/possess for you from God from a thing, our Lord, on You we relied depended (on) , and to You we returned/repented , and to You (is) the end/destination."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kad muhakkak قَدْ -
2 kanet oldu كَانَتْ كون
3 lekum sizlere لَكُمْ -
4 usvetun bir örnek/bir rol model أُسْوَةٌ اسو
5 hasenetun güzel حَسَنَةٌ حسن
6 fi فِي -
7 ibrahime İbrahim'de إِبْرَاهِيمَ -
8 vellezine ve kimseler (de) وَالَّذِينَ -
9 meahu onunla birlikte مَعَهُ -
10 iz zaman إِذْ -
11 kalu dedikleri قَالُوا قول
12 likavmihim kavimlerine/toplumlarına لِقَوْمِهِمْ قوم
13 inna doğrusu biz إِنَّا -
14 bura'u uzaklaşanlarız بُرَاءُ برا
15 minkum sizden مِنْكُمْ -
16 ve mimma ve وَمِمَّا -
17 tea'budune kulluk eder olduğunuzdan تَعْبُدُونَ عبد
18 min مِنْ -
19 duni astından دُونِ دون
20 llahi Allah'ın اللَّهِ -
21 keferna örttük/gizledik/inkar ettik كَفَرْنَا كفر
22 bikum sizleri بِكُمْ -
23 ve beda ve görünür oldu/açığa çıktı وَبَدَا بدو
24 beynena bizim aramızda بَيْنَنَا بين
25 ve beynekumu ve sizin aranızda وَبَيْنَكُمُ بين
26 l-adavetu bir düşmanlık الْعَدَاوَةُ عدو
27 velbegda'u ve nefret وَالْبَغْضَاءُ بغض
28 ebeden ebediyen/sürekli أَبَدًا ابد
29 hatta ta ki حَتَّىٰ -
30 tu'minu iman edersiniz تُؤْمِنُوا امن
31 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
32 vehdehu bir tek وَحْدَهُ وحد
33 illa dışında إِلَّا -
34 kavle sözü قَوْلَ قول
35 ibrahime İbrahim'in إِبْرَاهِيمَ -
36 liebihi babası için لِأَبِيهِ ابو
37 leestegfiranne mutlak mağfiret dilerim لَأَسْتَغْفِرَنَّ غفر
38 leke sana لَكَ -
39 vema ve değilim وَمَا -
40 emliku güç yetirir أَمْلِكُ ملك
41 leke sana لَكَ -
42 mine -tan مِنَ -
43 llahi Allah- اللَّهِ -
44 min مِنْ -
45 şey'in bir şeyden شَيْءٍ شيا
46 rabbena Rabbimiz! رَبَّنَا ربب
47 aleyke sana عَلَيْكَ -
48 tevekkelna tevekkül ettik تَوَكَّلْنَا وكل
49 ve ileyke ve sana وَإِلَيْكَ -
50 enebna yöneldik أَنَبْنَا نوب
51 ve ileyke ve sanadır وَإِلَيْكَ -
52 l-mesiru son varış الْمَصِيرُ صير

Notlar

Not

Bu ayette İbrahim peygamber müminlere bir örnek, bir rol model olarak gösterilmektedir. Tıpkı Muhammed peygamberin 33:21 ayetinde rol model olarak gösterilmesi gibi. Çok ilginç ki İbrahim peygamberden başka onun yanında olan mümin kimseler de örnek gösterilmiştir. Hatta 60:6 ayetinde bu kimselerin müminler için güzel bir örnek oluşu 2. kez vurgulanmaktadır. İbrahim peygamberin ve yanındaki kimselerin hangi özelliği en üst seviyede vurgulanmıştır?Ayetten anlarız ki bu kimselerin tek tanrıcı olmaları, tek/sadece Yüce Allah’a kulluk etmeleri örnek alınmalıdır. Ayete çok önemli bir işaret daha göze çarpar. Tek tanrıcılar Yüce Allah’a ortak koşarak iman eden müşriklerden kendilerini ayırmalıdırlar. Müşrikleri kendilerine bir dost veya yakın koruyucu bir veli edinmemelidirler. Müşriklerin gücü ele geçirdiğinde hiç acımadan gerçek müminleri toptan katledeceği asla akılardan çıkarılmamalıdır. Gerçek müminler müşriklere karşı kalplerinde bir hoşnutsuzluk zaten hissederler. Bir düşmana karşı nasıl tedbir alınıyorsa müşriklere karşı da aynı tedbirler alınmalıdır. Tek tanrıcı kimseler toplumu şirk konusunda aydınlatmalıdır. Müşriklerin düşmanlığını kazanırım diye sadece Kur’an demeye korkmamalıdır. Hiç korkmadan İbrahim peygamberin yolu olan, tek tanrıcılık yolu olan sadece Kur’an’a davet etmelidir. Müşriklerle mücadele Kur’an’la yapılmalıdır. Bazı kimseler 33:21 ayetinde Muhammed resulün bir rol model olarak gösterilmesini söylentilere/hadislere dayanak olarak ortaya koymak isterler. Oysa hemen anlaşılacağı gibi Muhammed resulü örnek almak sadece Kur’an demektir. Muhammed peygamberin yaşadığı dönemde asla yazdırmadığı, vefatından yaklaşık 230 sene sonra oradan buradan toplanan söylentileri örnek almak Muhammed peygamberi örnek almak asla değildir. Ayette İbrahim peygamberin müminler için örnek olmaması gereken bir davranışını Rabbimiz bizlere bildirmiştir. O da İbrahim peygamberin babası için mağfiret yani bağışlanma dilemesidir. Anlarız ki İbrahim peygamberin babası müşriktir. Müşrik olan bir kimse için; bu kimse babamız anamız, çocuklarımız da olsa onlar için mağfiret dilemek örnek bir davranış değildir. Müşrikler zalimdir. Yüce Allah'ın asla affetmeyeceğim buyurduğu bir günahı işlemişlerdir. Bak;https://kuranmucizeler.com/oldu-sizlere-allah-in-resulunde-guzel-bir-ornek-sirk-dininin-kaynagi-olan-hadislere-dayanak-yapilmaya-calisilan-bir-ayet

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kulluk etmek Kavram 46

46 Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

60. Mümtehine Suresi

Ayet 5

Arapça Metin (Harekeli)

5153|60|5|رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَٱغْفِرْ لَنَا رَبَّنَآ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

Arapça Metin (Harekesiz)

5153|60|5|ربنا لا تجعلنا فتنه للذين كفروا واغفر لنا ربنا انك انت العزيز الحكيم

Latin Literal

5. Rabbenâ lâ tec’alnâ fitneten lillezîne keferû, vagfir lenâ rabbenâ, inneke entel azîzul hakîm(hakîmu).

Türkçe Çeviri

Rabbimiz4! Yapma bizleri bir fitne610 kâfirlik25 etmiş kimseler için; ve mağfiret319 et bizlere; Rabbimiz4! Doğrusu sen; sensin Azîz37; Hakîm9.

Ahmed Samira Çevirisi

5 Our Lord do not make/put us (as) a test/allurement to those who disbelieved, and forgive for us, our Lord, that You truly are, You are, the glorious/mighty , the wise/judicious .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
2 la لَا -
3 tec'alna yapma bizleri تَجْعَلْنَا جعل
4 fitneten bir fitne فِتْنَةً فتن
5 lillezine kimseler için لِلَّذِينَ -
6 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
7 vegfir ve mağfiret et وَاغْفِرْ غفر
8 lena bizlere لَنَا -
9 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
10 inneke doğrusu Ses إِنَّكَ -
11 ente Sen أَنْتَ -
12 l-azizu Aziz الْعَزِيزُ عزز
13 l-hakimu Hakîm الْحَكِيمُ حكم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Hakîm Kavram 9

9 Bilge/bilgelikle hükmeden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Azîz Kavram 37

37 Güç yetiren.

Mağfiret Kavram 319

319 Bağışlama, affetme.

Fitne. Kavram 610

610 Test, deneme, sınav, yanlışla doğruyu ayırt edebilme yetisinin ölçülmesi.

65. Talâk Suresi

Ayet 1

Arapça Metin (Harekeli)

5216|65|1|يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ إِذَا طَلَّقْتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَطَلِّقُوهُنَّ لِعِدَّتِهِنَّ وَأَحْصُوا۟ ٱلْعِدَّةَ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ رَبَّكُمْ لَا تُخْرِجُوهُنَّ مِنۢ بُيُوتِهِنَّ وَلَا يَخْرُجْنَ إِلَّآ أَن يَأْتِينَ بِفَٰحِشَةٍ مُّبَيِّنَةٍ وَتِلْكَ حُدُودُ ٱللَّهِ وَمَن يَتَعَدَّ حُدُودَ ٱللَّهِ فَقَدْ ظَلَمَ نَفْسَهُۥ لَا تَدْرِى لَعَلَّ ٱللَّهَ يُحْدِثُ بَعْدَ ذَٰلِكَ أَمْرًا

Arapça Metin (Harekesiz)

5216|65|1|يايها النبي اذا طلقتم النسا فطلقوهن لعدتهن واحصوا العده واتقوا الله ربكم لا تخرجوهن من بيوتهن ولا يخرجن الا ان ياتين بفحشه مبينه وتلك حدود الله ومن يتعد حدود الله فقد ظلم نفسه لا تدري لعل الله يحدث بعد ذلك امرا

Latin Literal

1. Yâ eyyuhen nebiyyu izâ tallaktumun nisâe fe tallikûhunne li iddetihinne ve ahsûl iddeh(iddete), vettekûllâhe rabbekum, lâ tuhricûhunne min buyûtihinne ve lâ yahrucne illâ en ye’tîne bi fâhişetin mubeyyineh(mubeyyinetin), ve tilke hudûdullâh(hudûdullâhi), ve men yeteadde hudûdallâhi fe kad zaleme nefseh(nefsetu), lâ tedrî leallallâhe yuhdısu ba’de zâlike emrâ(emren).

Türkçe Çeviri

Ey nebi132! Boşadığınız zaman kadınları; öyle ki boşayın onları iddetleri652 için*, ve hesaplayın iddeti652; ve takvalı olun Allah’a; Rabbinize4; çıkarmayın onları evlerinden; ve çıkmasınlar (onlar da); dışında ki gelirler apaçık (olmuş) bir fahişelikle490; ve işte şu; hudutlarıdır Allah'ın; ve kim taştı hudutlarını Allah'ın; öyle ki muhakkak zulmetti257 kendi nefsine201 farkına varmaksızın; belki Allah söyler/ortaya çıkarır bunun sonrası bir emir**.

Ahmed Samira Çevirisi

1 You, you the prophet, if you divorced the women, so divorce them (F) to their term (F), and count/calculate the menstrual cycle/term and fear and obey God, your Lord, do not bring them out from their (F) houses/homes, and they (F) do not get out except that they do/commit with an evident enormous/atrocious deed , and those are God’s limits/boundaries/orders, and who transgresses/violates God’s limits/boundaries/orders, so he had caused injustice/oppression (to) his self, you do not know, maybe/perhaps God initiates/causes after that a matter/affair (event) .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 n-nebiyyu nebi النَّبِيُّ نبا
3 iza zaman إِذَا -
4 tallektumu boşadığınız zaman طَلَّقْتُمُ طلق
5 n-nisa'e kadınları النِّسَاءَ نسو
6 fetallikuhunne öyle ki boşayın onları فَطَلِّقُوهُنَّ طلق
7 liiddetihinne iddetlerinde لِعِدَّتِهِنَّ عدد
8 ve ehsu ve hesaplayın وَأَحْصُوا حصي
9 l-iddete iddeti الْعِدَّةَ عدد
10 vetteku ve takvalı olun وَاتَّقُوا وقي
11 llahe Allah’a اللَّهَ -
12 rabbekum Rabbinize رَبَّكُمْ ربب
13 la لَا -
14 tuhricuhunne çıkarmayın onları تُخْرِجُوهُنَّ خرج
15 min مِنْ -
16 buyutihinne evlerinden بُيُوتِهِنَّ بيت
17 ve la ve وَلَا -
18 yehrucne çıkmasınlar يَخْرُجْنَ خرج
19 illa dışında إِلَّا -
20 en ki أَنْ -
21 ye'tine gelirler يَأْتِينَ اتي
22 bifahişetin bir fahişelikle بِفَاحِشَةٍ فحش
23 mubeyyinetin apaçık (olmuş) مُبَيِّنَةٍ بين
24 ve tilke ve işte şu وَتِلْكَ -
25 hududu hududlarıdır حُدُودُ حدد
26 llahi Allah'ın اللَّهِ -
27 ve men ve kim وَمَنْ -
28 yeteadde taştı يَتَعَدَّ عدو
29 hudude hududtlarını حُدُودَ حدد
30 llahi Allah'ın اللَّهِ -
31 fekad öyleki muhakkak فَقَدْ -
32 zeleme zulmetti ظَلَمَ ظلم
33 nefsehu kendi nefsine نَفْسَهُ نفس
34 la لَا -
35 tedri farkına varmaksınız تَدْرِي دري
36 lealle belki لَعَلَّ -
37 llahe Allah اللَّهَ -
38 yuhdisu söyler/ortaya çıkarır يُحْدِثُ حدث
39 bea'de sonrası بَعْدَ بعد
40 zalike bunun ذَٰلِكَ -
41 emran bir emir أَمْرًا امر

Notlar

Not 1

*İddet sürelerini gözeterek/hesaplayarak boşayın.**Onların işleri artık Yüce Allah'adır. Dilediği gibi emreder.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Nebi Kavram 132

132 Kendisine kitap verilen resul/elçi. Her resul/elçi nebi değildir. Her nebi bir resuldür/elçidir.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Fahişelik. Kavram 490

490 Sınırı aşmak. Evrensel kabuller olan marufun dışına çıkmak.

66. Tahrim Suresi

Ayet 5

Arapça Metin (Harekeli)

5232|66|5|عَسَىٰ رَبُّهُۥٓ إِن طَلَّقَكُنَّ أَن يُبْدِلَهُۥٓ أَزْوَٰجًا خَيْرًا مِّنكُنَّ مُسْلِمَٰتٍ مُّؤْمِنَٰتٍ قَٰنِتَٰتٍ تَٰٓئِبَٰتٍ عَٰبِدَٰتٍ سَٰٓئِحَٰتٍ ثَيِّبَٰتٍ وَأَبْكَارًا

Arapça Metin (Harekesiz)

5232|66|5|عسي ربه ان طلقكن ان يبدله ازوجا خيرا منكن مسلمت مومنت قنتت تيبت عبدت سيحت ثيبت وابكارا

Latin Literal

5. Asâ rabbuhû in tallakakunne en yubdilehû ezvâcen hayren min kunne muslimâtin mû’minâtin kânitâtin tâibâtin âbidâtin sâihâtin seyyibâtin ve ebkârâ(ebkâren).

Türkçe Çeviri

Belki de onun* Rabbi4 -eğer boşasaydı sizleri- ki değiştirir ona* sizlerden (daha) hayırlı müslüman431**; mümin27**, kanaat398 eden**; tevbe33 eden**; kulluk46 eden**; seyahat735 eden**; dul ve bakir eşler.

Ahmed Samira Çevirisi

5 Maybe/perhaps his Lord if he divorced you (F) that He exchanges/replaces for him wives better than you, Moslems/submitters , believers, worshipping humbly, , repentant, worshipping , fasting and secluded in mosques (devout) , divorced/widowed/non-virgin , and first borns/virgins .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 asa belki de عَسَىٰ عسي
2 rabbuhu Rabbin onun رَبُّهُ ربب
3 in eğer إِنْ -
4 tallekakunne boşasaydı sizleri طَلَّقَكُنَّ طلق
5 en ki أَنْ -
6 yubdilehu değiştirir (Rabbi) ona يُبْدِلَهُ بدل
7 ezvacen eşleri أَزْوَاجًا زوج
8 hayran hayırlı خَيْرًا خير
9 minkunne sizlerden مِنْكُنَّ -
10 muslimatin müslüman (kadınlar) مُسْلِمَاتٍ سلم
11 mu'minatin mümin (kadınlar) مُؤْمِنَاتٍ امن
12 kanitatin kanaat eden (kadınlar) قَانِتَاتٍ قنت
13 taibatin tevbe eden (kadınlar) تَائِبَاتٍ توب
14 aabidatin kulluk eden (kadınlar) عَابِدَاتٍ عبد
15 saihatin seyahat eden (kadınlar) سَائِحَاتٍ سيح
16 seyyibatin dul (kadınlar) ثَيِّبَاتٍ ثيب
17 ve ebkaran ve bakir (kadınlar) وَأَبْكَارًا بكر

Notlar

Not 1

*Nebi Muhammed'in, Nebi Muhammed'e.**Kadınlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Mümin Kavram 27

27 İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.

Tevbe Kavram 33

33 Dönmek, vazgeçmek.

Kulluk etmek Kavram 46

46 Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.

Kanaat etmek. Kavram 398

398 Yetinmek. Yüce Allah'ın fazlından/lütfundan aranma/bakınma sonrası Yüce Allah'ın bahşettikleriyle yetinmek. Elindekinden hoşnut olma durumu, yeter bulmak.

Müslüman Kavram 431

431 Müslim (Müslümanlar) kelimesinin tekil hali. Yüce Allah'ın gerçek İslam dinine (sadece/saf Kur'an'a) tabi olmuş olan. İslam: İnsan bilincinin Yüce Allah ile arşta/hiperuzayda yapmış olduğu antlaşmaya/sözleşmeye/misaka/bağlaşmaya teslimiyeti/uyumu. Kur'an bu antlaşmayı insanlara hatırlatır. Kur'an alemler için bir zikirdir/hatırlatmadır. Sadece Kur'an gerçek İslam dinidir.

66. Tahrim Suresi

Ayet 8

Arapça Metin (Harekeli)

5235|66|8|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ تُوبُوٓا۟ إِلَى ٱللَّهِ تَوْبَةً نَّصُوحًا عَسَىٰ رَبُّكُمْ أَن يُكَفِّرَ عَنكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَيُدْخِلَكُمْ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ يَوْمَ لَا يُخْزِى ٱللَّهُ ٱلنَّبِىَّ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَعَهُۥ نُورُهُمْ يَسْعَىٰ بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَبِأَيْمَٰنِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَآ أَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَٱغْفِرْ لَنَآ إِنَّكَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

5235|66|8|يايها الذين امنوا توبوا الي الله توبه نصوحا عسي ربكم ان يكفر عنكم سياتكم ويدخلكم جنت تجري من تحتها الانهر يوم لا يخزي الله النبي والذين امنوا معه نورهم يسعي بين ايديهم وبايمنهم يقولون ربنا اتمم لنا نورنا واغفر لنا انك علي كل شي قدير

Latin Literal

8. Yâ eyyuhellezîne âmenû tûbû ilâllâhi tevbeten nasûhâ(nasûhan), asâ rabbukum en yukeffire ankum seyyiâtikum ve yudhilekum cennâtin tecrî min tahtihel enhâru, yevme lâ yuhzîllâhun nebiyye vellezîne âmenû meah(meahu), nûruhum yes’â beyne eydîhim ve bi eymânihim yekûlûne rabbenâ etmim lenâ nûrenâ vagfir lenâ, inneke alâ kulli şey’in kadîr(kadîrun).

Türkçe Çeviri

Ey iman47 etmiş kimseler! Tevbe33 edin Allah'a karşı içten/samimi bir tevbe (-yle); belki de Rabbiniz4 ki kâfirlik25 eder sizden kötülüklerinizi ve sokar sizleri cennetlere (ki) akar altlarından onun** nehirler; gündür (ki) rezil etmez Allah nebiyi* ve onunla beraber iman47 etmiş kimseleri; nurları*** onların yürür/ilerler elleri arasında ve sağlarında; derler: "Rabbimiz4! Tamamla bizlere nurumuzu***; ve mağfiret319 et bizlere; doğrusu sensin her bir şey üzerine bir Kadîr177."

Ahmed Samira Çevirisi

8 You, you those who believed, repent to God, a sincere/honest (E) repentance, maybe/perhaps your Lord that He covers/substitutes from you your sins/crimes, and He makes you enter treed gardens/paradises, the rivers/waterways flow from beneath it, a day/time God does not shame/scandalize (disappoint) the prophet and those who believed with Him, their light strives/moves quickly between their hands, and at their rights , they say: "Our Lord complete for us our light, and forgive for us, that You are on every thing capable/able ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 tubu tevbe edin تُوبُوا توب
5 ila karşı إِلَى -
6 llahi Allah'a اللَّهِ -
7 tevbeten bir tevbe (-ile) تَوْبَةً توب
8 nesuhen bir içten/samimi نَصُوحًا نصح
9 asa belki de عَسَىٰ عسي
10 rabbukum Rabbiniz رَبُّكُمْ ربب
11 en ki أَنْ -
12 yukeffira kâfirlik eder يُكَفِّرَ كفر
13 ankum sizden عَنْكُمْ -
14 seyyiatikum kötülüklerinizi سَيِّئَاتِكُمْ سوا
15 ve yudhilekum ve sokar sizleri وَيُدْخِلَكُمْ دخل
16 cennatin cennetlere جَنَّاتٍ جنن
17 tecri akar تَجْرِي جري
18 min مِنْ -
19 tehtiha altlarından onun تَحْتِهَا تحت
20 l-enharu nehirler الْأَنْهَارُ نهر
21 yevme gündür (ki) يَوْمَ يوم
22 la لَا -
23 yuhzi hüzünlendirmez يُخْزِي خزي
24 llahu Allah اللَّهُ -
25 n-nebiyye nebiyi النَّبِيَّ نبا
26 vellezine ve kimseleri وَالَّذِينَ -
27 amenu iman etmiş امَنُوا امن
28 meahu onunla beraber مَعَهُ -
29 nuruhum nurları/aydınlıkları نُورُهُمْ نور
30 yes'aa yürür/ilerler يَسْعَىٰ سعي
31 beyne arasında بَيْنَ بين
32 eydihim elleri أَيْدِيهِمْ يدي
33 ve bieymanihim ve sağlarında وَبِأَيْمَانِهِمْ يمن
34 yekulune derler يَقُولُونَ قول
35 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
36 etmim tamamla أَتْمِمْ تمم
37 lena bizlere لَنَا -
38 nurana nurumuzu نُورَنَا نور
39 vegfir ve mağfiret et وَاغْفِرْ غفر
40 lena bizlere لَنَا -
41 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
42 ala üzerine عَلَىٰ -
43 kulli her كُلِّ كلل
44 şey'in bir şey شَيْءٍ شيا
45 kadirun bir Kadîr’sin قَدِيرٌ قدر

Notlar

Not 1

*Nebi Muhammed.**Cennetin.***Aydınlıkları, aydınlığımızı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Tevbe Kavram 33

33 Dönmek, vazgeçmek.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kadîr Kavram 177

177 Ölçeklendiren, derecelendiren, değerini belirleyen.

Mağfiret Kavram 319

319 Bağışlama, affetme.

66. Tahrim Suresi

Ayet 11

Arapça Metin (Harekeli)

5238|66|11|وَضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًا لِّلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱمْرَأَتَ فِرْعَوْنَ إِذْ قَالَتْ رَبِّ ٱبْنِ لِى عِندَكَ بَيْتًا فِى ٱلْجَنَّةِ وَنَجِّنِى مِن فِرْعَوْنَ وَعَمَلِهِۦ وَنَجِّنِى مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

5238|66|11|وضرب الله مثلا للذين امنوا امرات فرعون اذ قالت رب ابن لي عندك بيتا في الجنه ونجني من فرعون وعمله ونجني من القوم الظلمين

Latin Literal

11. Ve dareballâhu meselen lillezîne âmenûmreete fir’avn(fir’avne), iz kâlet rabbibni lî indeke beyten fîl cenneti ve neccinî min fir’avne ve amelihî ve neccinî minel kavmiz zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve darp* etti Allah bir misali/benzeri iman47 etmiş kimselere; firavunun711 karısını (ki) dediği** zaman: "Rabbim4! Bina et bana indinde/katında, bir ev cennette; ve kurtar beni firavundan711; ve yaptığından onun; ve kurtar beni zalimler257 kavminden/toplumundan."

Ahmed Samira Çevirisi

11 And God gave an example/proverb to those who believed, Pharaoh’s woman (wife) when she said: "My Lord build/construct for me at You a house/home in the Paradise and save/rescue me from Pharaoh and his deed, and save/rescue me from the nation the unjust/oppressive ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve derabe ve darp etti وَضَرَبَ ضرب
2 llahu Allah اللَّهُ -
3 meselen bir misali مَثَلًا مثل
4 lillezine kimselere لِلَّذِينَ -
5 amenu iman etmiş امَنُوا امن
6 mraete karısını امْرَأَتَ مرا
7 fir'avne firavunun فِرْعَوْنَ -
8 iz إِذْ -
9 kalet dediği zaman قَالَتْ قول
10 rabbi Rabbim! رَبِّ ربب
11 bni bina et ابْنِ بني
12 li bana لِي -
13 indeke indinde/katında عِنْدَكَ عند
14 beyten bir ev بَيْتًا بيت
15 fi فِي -
16 l-cenneti cennette الْجَنَّةِ جنن
17 ve neccini ve kurtar beni وَنَجِّنِي نجو
18 min مِنْ -
19 fir'avne firavundan فِرْعَوْنَ -
20 ve amelihi ve yaptığından onun وَعَمَلِهِ عمل
21 ve neccini ve kurtar beni وَنَجِّنِي نجو
22 mine مِنَ -
23 l-kavmi kavminden الْقَوْمِ قوم
24 z-zalimine zalimler الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Ortaya koydu, vurdu. Bu ortaya koyma surenin başında işaret edilen nebi Muhammed'in eşlerine de bir derstir, örnektir. Cehenneme gideceği kesin olan firavunun karısının mümin bir kadın olduğunu, Yüce Allah'a teslim olduğunu ve zulme karşı mücadele ettiğini anlarız.**Firavunun karısı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Mûsâ'nın Mısır'dan çıkış firavunu. Kavram 711

711 Mûsâ'nın Mısır'dan çıkış firavununun MÖ 1645–1629 yılları arasında yukarı Mısır'da (Teb bölgesi, Luksor) hüküm süren Sobekhotep VIII (Sekhemre Seusertawy Sobekhotep VIII) olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

66. Tahrim Suresi

Ayet 12

Arapça Metin (Harekeli)

5239|66|12|وَمَرْيَمَ ٱبْنَتَ عِمْرَٰنَ ٱلَّتِىٓ أَحْصَنَتْ فَرْجَهَا فَنَفَخْنَا فِيهِ مِن رُّوحِنَا وَصَدَّقَتْ بِكَلِمَٰتِ رَبِّهَا وَكُتُبِهِۦ وَكَانَتْ مِنَ ٱلْقَٰنِتِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

5239|66|12|ومريم ابنت عمرن التي احصنت فرجها فنفخنا فيه من روحنا وصدقت بكلمت ربها وكتبه وكانت من القنتين

Latin Literal

12. Ve meryemebnete ımrânelletî ahsanet fercehâ fe nefahnâ fîhi min rûhınâ ve saddekat bi kelimâti rabbihâ ve kutubihî ve kânet minel kânitîn(kânitîne).

Türkçe Çeviri

Ve İmrân'ın kızı Meryem'i; o ki ulaşılmaz kıldı bacak arasındakini; öyle ki nefes verdik ona* ruhumuzdan608; ve doğruladı kelimelerini416 Rabbinin4; ve kitaplarını**; ve oldu kanaat398 edenlerden.

Ahmed Samira Çevirisi

12 And Mary Amran’s daughter who remained chaste (protected) her genital parts between her legs, so We blew in it from Our Soul/Spirit , and she confirmed/was truthful with her Lord’s words/expressions, and His Books , and she was from the worshipping humbly 427

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve meryeme ve Meryem'i وَمَرْيَمَ -
2 bnete kızı ابْنَتَ بني
3 imrane İmran'ın عِمْرَانَ -
4 lleti ki الَّتِي -
5 ehsanet ulaşılmaz kıldı أَحْصَنَتْ حصن
6 ferceha bacak arasındakini فَرْجَهَا فرج
7 fenefehna öyle ki nefesledik فَنَفَخْنَا نفخ
8 fihi ona فِيهِ -
9 min مِنْ -
10 ruhina ruhumuzdan رُوحِنَا روح
11 ve saddekat ve doğruladı وَصَدَّقَتْ صدق
12 bikelimati kelimelerini بِكَلِمَاتِ كلم
13 rabbiha Rabbinin رَبِّهَا ربب
14 ve kutubihi ve kitaplarını وَكُتُبِهِ كتب
15 ve kanet ve oldu وَكَانَتْ كون
16 mine مِنَ -
17 l-kanitine kanaat edenlerden الْقَانِتِينَ قنت

Notlar

Not 1

*Meryem'i işaret ederken eril tekil zamirle gelmesi büyük bir mucizedir. Bu da bizlere Meryem'in gerçek bir hermafrodit (Dış cinsel organı kadın olmakla birlikte karın içinde hem yumurtalığın hem de testisin bulunması) olduğunun başka bir delilini sunar. Meryem'in vücudunda bazı hücreler 46 XX, bazı hücreler 46 XY kromozomuna sahipti. **Yazıtlarını. Levh-i Mahfûz kitabında yazılı olan kuantum bilgileri tecelli etti ve Yüce Allah'ın kelimesi/emri/buyruğu yerine geldi.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kanaat etmek. Kavram 398

398 Yetinmek. Yüce Allah'ın fazlından/lütfundan aranma/bakınma sonrası Yüce Allah'ın bahşettikleriyle yetinmek. Elindekinden hoşnut olma durumu, yeter bulmak.

Yüce Allah'ın kelimesi/sözü. Kavram 416

416 Buyruğu, emri, hükmü, kararı, 'ol' demesi.

68. Kalem Suresi

Ayet 29

Arapça Metin (Harekeli)

5298|68|29|قَالُوا۟ سُبْحَٰنَ رَبِّنَآ إِنَّا كُنَّا ظَٰلِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

5298|68|29|قالوا سبحن ربنا انا كنا ظلمين

Latin Literal

29. Kâlû subhâne rabbinâ innâ kunnâ zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Dediler: “Subhân'dır7 Rabbimiz4; doğrusu biz olduk zulmedenler.”

Ahmed Samira Çevirisi

29 They said: "Our Lord’s praise/glory, we were unjust/oppressive."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 subhane subhândır/tüm sıfatlarını tecelli ettiren سُبْحَانَ سبح
3 rabbina Rabbimiz رَبِّنَا ربب
4 inna doğrusu biz إِنَّا -
5 kunna olduk كُنَّا كون
6 zalimine zulmedenler ظَالِمِينَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Subhân Kavram 7

7 Tüm isimlerini/sıfatlarını tecelli ettiren.

70. Meâric Suresi

Ayet 27

Arapça Metin (Harekeli)

5400|70|27|وَٱلَّذِينَ هُم مِّنْ عَذَابِ رَبِّهِم مُّشْفِقُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

5400|70|27|والذين هم من عذاب ربهم مشفقون

Latin Literal

27. Vellezîne hum min azâbi rabbihim muşfikûn(muşfikûne).

Türkçe Çeviri

Ve kimselerdir (ki) onlar Rablerinin4 azabından korku474 duyanlardır.

Ahmed Samira Çevirisi

27 And those whom they are from their Lord’s torture, are afraid/guarding/cautious .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
2 hum onlar هُمْ -
3 min -ndan مِنْ -
4 azabi azabı- عَذَابِ عذب
5 rabbihim Rablerinin رَبِّهِمْ ربب
6 muşfikune korkup çekinenlerdir مُشْفِقُونَ شفق

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Allah'a karşı çekince duymak, Allah'tan korkmak. Kavram 474

474 Yüce Allah'ın öfkesine neden olacak işlerden/eylemlerden uzak durmak. Yüce Allah'ın gazabının hak edene karşı (kâfirlik etmiş ve müşrik olmuş kimselere) tecelli edebileceğini bilmek.

70. Meâric Suresi

Ayet 28

Arapça Metin (Harekeli)

5401|70|28|إِنَّ عَذَابَ رَبِّهِمْ غَيْرُ مَأْمُونٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

5401|70|28|ان عذاب ربهم غير مامون

Latin Literal

28. İnne azâbe rabbihim gayru me’mûn(me’mûnin).

Türkçe Çeviri

Doğrusu Rablerinin4 azabı emin olunur değildir.

Ahmed Samira Çevirisi

28 That truly their Lord’s torture (is) not trusted/safe .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 azabe azabı عَذَابَ عذب
3 rabbihim Rablerinin رَبِّهِمْ ربب
4 gayru değildir غَيْرُ غير
5 me'munin emin olunur مَأْمُونٍ امن

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

71. Nuh Suresi

Ayet 5

Arapça Metin (Harekeli)

5422|71|5|قَالَ رَبِّ إِنِّى دَعَوْتُ قَوْمِى لَيْلًا وَنَهَارًا

Arapça Metin (Harekesiz)

5422|71|5|قال رب اني دعوت قومي ليلا ونهارا

Latin Literal

5. Kâle rabbi innî deavtu kavmî leylen ve nehârâ(nehâran).

Türkçe Çeviri

Dedi (Nûh): "Rabbim!4 Doğrusu ben davet ettim kavmimi/toplumumu gece ve gündüz."

Ahmed Samira Çevirisi

5 He said: "My Lord, that I , I called my nation at night/nightly and day time."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
3 inni doğrusu ben إِنِّي -
4 deavtu davet ettim دَعَوْتُ دعو
5 kavmi kavmimi/toplumu قَوْمِي قوم
6 leylen gece لَيْلًا ليل
7 ve neharan ve gündüz وَنَهَارًا نهر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

71. Nuh Suresi

Ayet 10

Arapça Metin (Harekeli)

5427|71|10|فَقُلْتُ ٱسْتَغْفِرُوا۟ رَبَّكُمْ إِنَّهُۥ كَانَ غَفَّارًا

Arapça Metin (Harekesiz)

5427|71|10|فقلت استغفروا ربكم انه كان غفارا

Latin Literal

10. Fe kul tustagfırû rabbekum innehu kâne gaffârâ(gaffâran).

Türkçe Çeviri

"Öyle ki dedim: "İstiğfar/mağfiret319 sunun Rabbinize4; doğrusu O oldu bir Gaffâr575.""

Ahmed Samira Çevirisi

10 So I said: ’Ask for forgiveness (from) your Lord, that He truly was/is a forgiver/often, forgiving.’

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Mağfiret Kavram 319

319 Bağışlama, affetme.

71. Nuh Suresi

Ayet 21

Arapça Metin (Harekeli)

5438|71|21|قَالَ نُوحٌ رَّبِّ إِنَّهُمْ عَصَوْنِى وَٱتَّبَعُوا۟ مَن لَّمْ يَزِدْهُ مَالُهُۥ وَوَلَدُهُۥٓ إِلَّا خَسَارًا

Arapça Metin (Harekesiz)

5438|71|21|قال نوح رب انهم عصوني واتبعوا من لم يزده ماله وولده الا خسارا

Latin Literal

21. Kâle nûhun rabbi innehum asavnî vettebeû men lem yezidhu mâluhu ve veleduhû illâ hasârâ(hasâran).

Türkçe Çeviri

Dedi Nûh: "Rabbim!4 Doğrusu onlar asileştiler1081 bana; ve tabi oldular bir kimseye (ki) asla artırmaz ona kendi malı ve kendi veledi/çocuğu bir hüsran dışında."

Ahmed Samira Çevirisi

21 Noah said: "My Lord, that they truly disobeyed me, and they followed who his properties/possessions , and his children/child did not increase him except loss ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 nuhun Nuh نُوحٌ -
3 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
4 innehum doğrusu onlar إِنَّهُمْ -
5 asavni asilik ettiler bana عَصَوْنِي عصي
6 vettebeu ve tabi oldular وَاتَّبَعُوا تبع
7 men bir kimseye مَنْ -
8 lem asla لَمْ -
9 yezidhu artırmaz ona يَزِدْهُ زيد
10 maluhu kendi malı مَالُهُ مول
11 ve veleduhu ve kendi veledi وَوَلَدُهُ ولد
12 illa dışında إِلَّا -
13 hasaran bir hüsran خَسَارًا خسر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Asi Kavram 1081

1081 Başkaldırıcı, bulunduğu ortamdaki evrensel kurallara uyumlu olmayan.

71. Nuh Suresi

Ayet 26

Arapça Metin (Harekeli)

5443|71|26|وَقَالَ نُوحٌ رَّبِّ لَا تَذَرْ عَلَى ٱلْأَرْضِ مِنَ ٱلْكَٰفِرِينَ دَيَّارًا

Arapça Metin (Harekesiz)

5443|71|26|وقال نوح رب لا تذر علي الارض من الكفرين ديارا

Latin Literal

26. Ve kâle nûhun rabbi lâ tezer alel ardı minel kâfirîne deyyârâ(deyyâren).

Türkçe Çeviri

Ve dedi Nûh: "Rabbim!4 Bırakma yerde* kâfirlerden25 bir diyar/yurt** sakini."

Ahmed Samira Çevirisi

26 And Noah said: "My Lord, do not leave on the earth/Planet Earth from the disbelievers a resident/inhabitant."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi ki وَقَالَ قول
2 nuhun Nuh نُوحٌ -
3 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
4 la لَا -
5 tezer bırakma تَذَرْ وذر
6 ala عَلَى -
7 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
8 mine مِنَ -
9 l-kafirine kâfirlerden الْكَافِرِينَ كفر
10 deyyaran bir diyar sakini دَيَّارًا دور

Notlar

Not 1

*Nûh'un yaşamış olduğu yer.**Nûh'un diyarı/yurdu.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

71. Nuh Suresi

Ayet 28

Arapça Metin (Harekeli)

5445|71|28|رَّبِّ ٱغْفِرْ لِى وَلِوَٰلِدَىَّ وَلِمَن دَخَلَ بَيْتِىَ مُؤْمِنًا وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ وَلَا تَزِدِ ٱلظَّٰلِمِينَ إِلَّا تَبَارًۢا

Arapça Metin (Harekesiz)

5445|71|28|رب اغفر لي ولولدي ولمن دخل بيتي مومنا وللمومنين والمومنت ولا تزد الظلمين الا تبارا

Latin Literal

28. Rabbigfirlî ve li vâlideyye ve li men dehale beytiye mu’minen ve lil mu’minîne vel mu’minât(mu’minâti) ve lâ tezidiz zâlimîne illâ tebârâ(tebâren).

Türkçe Çeviri

"Rabbim!4 Mağfiret319 et bana; ve ana babama; ve kimseye (ki) girdi evime bir mümin27 (olarak); ve mümin27 erkeklere; ve mümin27 kadınlara; ve artırma zalimlere257 bir yıkım dışında."

Ahmed Samira Çevirisi

28 My Lord forgive for me and to my parents, and to who entered my house/home believing, and to the believers (M), and the believers (F), and do not increase the unjust/oppressive except destruction/ruin

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
2 gfir mağfiret et اغْفِرْ غفر
3 li bana لِي -
4 velivalideyye ve ana babama وَلِوَالِدَيَّ ولد
5 velimen ve kimseye وَلِمَنْ -
6 dehale girdi دَخَلَ دخل
7 beytiye evime بَيْتِيَ بيت
8 mu'minen bir mümin مُؤْمِنًا امن
9 velilmu'minine ve mümin erkeklere وَلِلْمُؤْمِنِينَ امن
10 velmu'minati ve mümin kadınlara وَالْمُؤْمِنَاتِ امن
11 ve la ve وَلَا -
12 tezidi artırma تَزِدِ زيد
13 z-zalimine zalimlere الظَّالِمِينَ ظلم
14 illa dışında إِلَّا -
15 tebaran bir yıkım تَبَارًا تبر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Mümin Kavram 27

27 İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Mağfiret Kavram 319

319 Bağışlama, affetme.

72. Cin Suresi

Ayet 2

Arapça Metin (Harekeli)

5447|72|2|يَهْدِىٓ إِلَى ٱلرُّشْدِ فَـَٔامَنَّا بِهِۦ وَلَن نُّشْرِكَ بِرَبِّنَآ أَحَدًا

Arapça Metin (Harekesiz)

5447|72|2|يهدي الي الرشد فامنا به ولن نشرك بربنا احدا

Latin Literal

2. Yehdî iler ruşdi fe âmennâ bih(bihî), ve len nuşrike bi rabbinâ ehadâ(ehaden).

Türkçe Çeviri

“Kılavuzlar* doğruya; öyle ki iman47 ettik ona**; ve asla ortak koşmayız71 Rabbimize4 birini.”

Ahmed Samira Çevirisi

2 ’It guides to the correct/right guidance, so we believed with it, and we will never/not share/make partners with our Lord anyone.’

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yehdi kılavuzlar (Kur’an) يَهْدِي هدي
2 ila إِلَى -
3 r-ruşdi doğruya الرُّشْدِ رشد
4 fe amenna öyle ki iman ettik فَامَنَّا امن
5 bihi ona (Kur’an’a) بِهِ -
6 velen ve asla وَلَنْ -
7 nuşrike ortak koşmayız نُشْرِكَ شرك
8 birabbina Rabbimize بِرَبِّنَا ربب
9 ehaden birini أَحَدًا احد

Notlar

Not 1

*Kur’ân.**Kur’ân'a.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Şirk koşmak/ortak koşmak Kavram 71

71 Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

72. Cin Suresi

Ayet 3

Arapça Metin (Harekeli)

5448|72|3|وَأَنَّهُۥ تَعَٰلَىٰ جَدُّ رَبِّنَا مَا ٱتَّخَذَ صَٰحِبَةً وَلَا وَلَدًا

Arapça Metin (Harekesiz)

5448|72|3|وانه تعلي جد ربنا ما اتخذ صحبه ولا ولدا

Latin Literal

3. Ve ennehu teâlâ ceddu rabbinâ mettehaze sâhıbeten ve lâ veledâ(veleden).

Türkçe Çeviri

"Ve O (Allah) ki ; yüceldi ihtişamı; Rabbimizdir4; edinmiş değildir bir yoldaş; ve de bir çocuk."

Ahmed Samira Çevirisi

3 ’And that He truly is our Lord, high, mighty exalted and dignified (owner of) majestic greatness, (He) did not take a wife/companion/friend and nor a child/children.’

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ennehu ve ki O (Allah) وَأَنَّهُ -
2 teaala yüceldi تَعَالَىٰ علو
3 ceddu ihtişamı جَدُّ جدد
4 rabbina Rabbimizdir رَبِّنَا ربب
5 ma değil مَا -
6 ttehaze Edilmedi اتَّخَذَ اخذ
7 sahibeten صَاحِبَةً صحب
8 ve la Ve de وَلَا -
9 veleden bir çocuk وَلَدًا ولد

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

72. Cin Suresi

Ayet 10

Arapça Metin (Harekeli)

5455|72|10|وَأَنَّا لَا نَدْرِىٓ أَشَرٌّ أُرِيدَ بِمَن فِى ٱلْأَرْضِ أَمْ أَرَادَ بِهِمْ رَبُّهُمْ رَشَدًا

Arapça Metin (Harekesiz)

5455|72|10|وانا لا ندري اشر اريد بمن في الارض ام اراد بهم ربهم رشدا

Latin Literal

10. Ve ennâ lâ nedrî eşerrun urîde bi men fîl ardı em erâde bi him rabbuhum reşedâ(reşeden).

Türkçe Çeviri

“Ve bizler (cinler) ki; bilmeyiz, bir şerre205 mi razı olundu yerdeki/yeryüzündeki kimseye; ya da razı oldu onlara Rableri4 bir doğruya.”

Ahmed Samira Çevirisi

10 ’And that we, we do not know is (it) bad/evil/harmful (is) wanted/intended with who (is) in the earth/Planet Earth, or their Lord wanted/intended correct/right guidance with (for) them .’

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve enna ve bizler ki وَأَنَّا -
2 la لَا -
3 nedri bilmeyiz نَدْرِي دري
4 eşerrun bir şerre mi أَشَرٌّ شرر
5 uride razı olundu أُرِيدَ رود
6 bimen kimseye بِمَنْ -
7 fi فِي -
8 l-erdi yerde/yeryüzünde الْأَرْضِ ارض
9 em ya da أَمْ -
10 erade razı oldu أَرَادَ رود
11 bihim onlara بِهِمْ -
12 rabbuhum Rabbleri رَبُّهُمْ ربب
13 raşeden bir doğruya رَشَدًا رشد

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Şer, şer Kavram 205

205 Kötülük, fenalık.

72. Cin Suresi

Ayet 13

Arapça Metin (Harekeli)

5458|72|13|وَأَنَّا لَمَّا سَمِعْنَا ٱلْهُدَىٰٓ ءَامَنَّا بِهِۦ فَمَن يُؤْمِنۢ بِرَبِّهِۦ فَلَا يَخَافُ بَخْسًا وَلَا رَهَقًا

Arapça Metin (Harekesiz)

5458|72|13|وانا لما سمعنا الهدي امنا به فمن يومن بربه فلا يخاف بخسا ولا رهقا

Latin Literal

13. Ve ennâ lemmâ semi’nel hudâ âmennâ bih(bihî), fe men yu’min bi rabbihî fe lâ yehâfu bahsen ve lâ rehekâ(rehekan).

Türkçe Çeviri

"Ve bizler* ki; ne zaman ki işittik doğru yola kılavuzu** iman47 ettik ona***; öyle ki kim iman47 eder Rabbine4; öyle ki korku duymaz bir kayba/eksilmeye; ve ne de bir aşırı talebe/isteğe."

Ahmed Samira Çevirisi

13 ’And that we, when we heard/listened (to) the guidance, we believed with (in) it, so who believes with (in) his Lord, so (he) does not fear reduction/injustice , and nor oppression/burden .’

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve enna ve ki bizler وَأَنَّا -
2 lemma ne zaman ki لَمَّا -
3 semia'na işittik سَمِعْنَا سمع
4 l-huda doğru yola kılavuzu (Kur'an’ı) الْهُدَىٰ هدي
5 amenna iman ettik امَنَّا امن
6 bihi ona (Kur’an’a) بِهِ -
7 fe men öyle ki kim فَمَنْ -
8 yu'min iman eder يُؤْمِنْ امن
9 birabbihi Rabbine بِرَبِّهِ ربب
10 fela öyle ki فَلَا -
11 yehafu korku duymaz يَخَافُ خوف
12 behsen bir kayba/eksilmeye بَخْسًا بخس
13 ve la ve ne de وَلَا -
14 rahekan bir aşırı talebe/isteğe رَهَقًا رهق

Notlar

Not 1

*Cinler.**Kur’ân'ı.***Kur’ân'a.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

72. Cin Suresi

Ayet 17

Arapça Metin (Harekeli)

5462|72|17|لِّنَفْتِنَهُمْ فِيهِ وَمَن يُعْرِضْ عَن ذِكْرِ رَبِّهِۦ يَسْلُكْهُ عَذَابًا صَعَدًا

Arapça Metin (Harekesiz)

5462|72|17|لنفتنهم فيه ومن يعرض عن ذكر ربه يسلكه عذابا صعدا

Latin Literal

17. Li neftinehum fîh(fîhi), ve men yu’rıd an zikri rabbihî yeslukhu azâben saadâ(saaden).

Türkçe Çeviri

Fitnelendirmemiz için orada; ve kim yüz çevirirse Rabbinin4 zikrinden78; bir delikten geçirir gibi sokar (Rabbi) onu yükselen/dikleşen/tırmanan* bir azaba.

Ahmed Samira Çevirisi

17 ’To test them in it, and who opposes/turns away from his Lord’s reminder , He enters/passes him a severe torture.’

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lineftinehum fitnelendirmemiz için لِنَفْتِنَهُمْ فتن
2 fihi orada فِيهِ -
3 ve men ve kim وَمَنْ -
4 yua'rid yüz çevirirse يُعْرِضْ عرض
5 an عَنْ -
6 zikri Zikrinden ذِكْرِ ذكر
7 rabbihi Rabbinin رَبِّهِ ربب
8 yeslukhu iğne deliğinden/delikten geçirir gibi sokar onu يَسْلُكْهُ سلك
9 azaben bir azaba عَذَابًا عذب
10 saaden yükselen/dikleşen/tırmanan صَعَدًا صعد

Notlar

Not 1

*Şiddeti giderek yükselen, tırmanan bir azap.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Zikir/zikr Kavram 78

78 Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

72. Cin Suresi

Ayet 25

Arapça Metin (Harekeli)

5470|72|25|قُلْ إِنْ أَدْرِىٓ أَقَرِيبٌ مَّا تُوعَدُونَ أَمْ يَجْعَلُ لَهُۥ رَبِّىٓ أَمَدًا

Arapça Metin (Harekesiz)

5470|72|25|قل ان ادري اقريب ما توعدون ام يجعل له ربي امدا

Latin Literal

25. Kul in edrî e karîbun mâ tûadûne em yec’alu lehu rabbî emedâ(emedan).

Türkçe Çeviri

De ki: “Bilmem* yakın mı vaat edildiğiniz? Ya da yapar/koyar ona Rabbim4 uzun bir final/limit noktası”

Ahmed Samira Çevirisi

25 Say: "I do not know what you are being promised, (if it) is nearer/closer or my Lord makes/puts for it (extended) time."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 in إِنْ -
3 edri bilmem أَدْرِي دري
4 ekaribun yakın mı? أَقَرِيبٌ قرب
5 ma مَا -
6 tuadune vaat edildiğiniz تُوعَدُونَ وعد
7 em ya da أَمْ -
8 yec'alu yapar/koyar يَجْعَلُ جعل
9 lehu ona لَهُ -
10 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
11 emeden uzun bir final noktası/limit أَمَدًا امد

Notlar

Not 1

*Resullerin, şeyhlerin, tarikat liderlerinin geleceği bildiklerini iddia etmek büyük bir şirktir. Ayetten açık ve net olarak anlarız ki şerefli Kur'an'la şereflendirilmiş olan Muhammed peygamber bile geleceği bilememektedir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

72. Cin Suresi

Ayet 28

Arapça Metin (Harekeli)

5473|72|28|لِّيَعْلَمَ أَن قَدْ أَبْلَغُوا۟ رِسَٰلَٰتِ رَبِّهِمْ وَأَحَاطَ بِمَا لَدَيْهِمْ وَأَحْصَىٰ كُلَّ شَىْءٍ عَدَدًۢا

Arapça Metin (Harekesiz)

5473|72|28|ليعلم ان قد ابلغوا رسلت ربهم واحاط بما لديهم واحصي كل شي عددا

Latin Literal

28. Li ya’leme en kad eblegû rısâlâti rabbihim ve ehâta bimâ ledeyhim ve ahsâ kulle şey’in adedâ(adeden).

Türkçe Çeviri

Bilmesi/bilindik kılması için* ki muhakkak tebliğ ettiler** Rablerinin4 risâletini223; ve kuşattı/sardı*** onlarla**** olanı; ve saydı*** her bir şeyi adetçe/sayıca.

Ahmed Samira Çevirisi

28 (It is for God) to know that (E) they had communicated/informed their Lord’s messages, and He surrounded/enveloped with what (is) at them, and He counted/controlled every thing numerous.441

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 liyea'leme bilmesi//bilindik kılması için (Allah’ın) لِيَعْلَمَ علم
2 en ki أَنْ -
3 kad muhakkak قَدْ -
4 eblegu tebliğ ettiler (resuller) أَبْلَغُوا بلغ
5 risalati risaletini رِسَالَاتِ رسل
6 rabbihim Rablerinin رَبِّهِمْ ربب
7 ve ehata ve kuşattı/sardı وَأَحَاطَ حوط
8 bima بِمَا -
9 ledeyhim onlarla (resullerle) olanı لَدَيْهِمْ -
10 ve ehsa ve saydı/hesapladı وَأَحْصَىٰ حصي
11 kulle her bir كُلَّ كلل
12 şey'in şeyi شَيْءٍ شيا
13 adeden bir adetçe/sayıca عَدَدًا عدد

Notlar

Not 1

*Allah'ın.**Resûller.***Allah.****Resûllerle.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Risâlet Kavram 223

223 Yüce Allah tarafından gönderilen mesaj, bilgi.

73. Müzzemmil Suresi

Ayet 20

Arapça Metin (Harekeli)

5493|73|20|إِنَّ رَبَّكَ يَعْلَمُ أَنَّكَ تَقُومُ أَدْنَىٰ مِن ثُلُثَىِ ٱلَّيْلِ وَنِصْفَهُۥ وَثُلُثَهُۥ وَطَآئِفَةٌ مِّنَ ٱلَّذِينَ مَعَكَ وَٱللَّهُ يُقَدِّرُ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ عَلِمَ أَن لَّن تُحْصُوهُ فَتَابَ عَلَيْكُمْ فَٱقْرَءُوا۟ مَا تَيَسَّرَ مِنَ ٱلْقُرْءَانِ عَلِمَ أَن سَيَكُونُ مِنكُم مَّرْضَىٰ وَءَاخَرُونَ يَضْرِبُونَ فِى ٱلْأَرْضِ يَبْتَغُونَ مِن فَضْلِ ٱللَّهِ وَءَاخَرُونَ يُقَٰتِلُونَ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ فَٱقْرَءُوا۟ مَا تَيَسَّرَ مِنْهُ وَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَقْرِضُوا۟ ٱللَّهَ قَرْضًا حَسَنًا وَمَا تُقَدِّمُوا۟ لِأَنفُسِكُم مِّنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِندَ ٱللَّهِ هُوَ خَيْرًا وَأَعْظَمَ أَجْرًا وَٱسْتَغْفِرُوا۟ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌۢ

Arapça Metin (Harekesiz)

5493|73|20|ان ربك يعلم انك تقوم ادني من ثلثي اليل ونصفه وثلثه وطايفه من الذين معك والله يقدر اليل والنهار علم ان لن تحصوه فتاب عليكم فاقروا ما تيسر من القران علم ان سيكون منكم مرضي واخرون يضربون في الارض يبتغون من فضل الله واخرون يقتلون في سبيل الله فاقروا ما تيسر منه واقيموا الصلوه واتوا الزكوه واقرضوا الله قرضا حسنا وما تقدموا لانفسكم من خير تجدوه عند الله هو خيرا واعظم اجرا واستغفروا الله ان الله غفور رحيم

Latin Literal

20. İnne rabbeke ya’lemu enneke tekûmu ednâ min suluseyil leyli ve nısfehu ve sulusehu ve tâifetun minellezîne meak(meake), vallâhu yukaddirul leyle ven nehâr(nehâre), alime en len tuhsûhu fe tâbe aleykum, fakreû mâ teyessere minel kur’ân(kur’ânî), alime en seyekûnu minkum merdâ ve âharûne yadribûne fîl’ardı yebtegûne min fadlillâhi ve âharûne yukâtilûne fî sebîlillâhi fakreû mâ teyessere minhu ve ekîmus salâte ve âtûz zekâte ve akridullâhe kardan hasenâ(hasenen), ve mâ tukaddimû li enfusikum min hayrin tecidûhu indallâhi huve hayren ve a’zame ecrâ(ecren), vestagfirûllâh(vestağfirûllâhe), innellâhe gafûrun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

Doğrusu Rabbin4 bilir ki sen dikelirsin/ayağa kalkarsın gecenin171 üçte ikisinden yakınına; ve yarısında onun (gecenin); ve üçte birinde onun (gecenin); ve bir grup/tayfa (da) seninle birlikte (olan) kimselerden; ve Allah takdir eder/ölçeklendirir geceyi171 ve gündüzü170; bildi ki asla sayamazsınız/kapsayamazsınız onu; öyle ki tevbe33 etti sizlere; öyleyse okuyun/çalışın kolay geleni Kur'ân’dan; bildi ki olacak içinizden hastalar; ve başkaları, darbederler/vururlar (ayakları) yerde/yeryüzünde; aranırlar/bakınırlar fazlından/lütfundan Allah'ın; ve başkaları, katlederler35 Allah yolunda; öyleyse okuyun/çalışın kolay geleni ondan*; ve ikame572 edin salâtı5; ve verin zekâtı10; ve borç verin123 Allah'a; güzel bir borç123; ve taktim ettikleriniz/verdikleriniz hayırdan kendi nefsiniz içindir; bulursunuz onu Allah’ın indinde/katında; o (borç) hayırlıdır; ve en büyük bir ecirdir820; ve mağfiret/bağışlanma dileyin Allah'tan; doğrusu Allah Gafûr'dur20; Rahîm'dir2.

Ahmed Samira Çevirisi

20 That truly your Lord knows that you, you stand/call (for) prayer nearer (than) from two-thirds (of) the night and its half/middle, and its third, and a group of people from those with you, and God predestines/evaluates the night and the daytime, He knew that you (will) not count/compute it so He forgave on you, so read what eased/became flexible (what you can) from the Koran, He knew that (E) sick/diseased will be from you, and others moving (traveling) in the land/Earth wishing/desiring from God’s grace/favour/blessing, and others fighting in God’s way/path , so read what eased/became flexible from it (what you can), and keep up the prayers, and give/bring the charity/purification, and lend/advance God a good/ beautifulloan/advance, and what you advance/produce for yourselves from goodness/ generosity you find it at God, it is better and greater (in) a reward , and ask God for forgiveness, that truly God (is) forgiving, merciful.443

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 rabbeke Rabbin رَبَّكَ ربب
3 yea'lemu bilir يَعْلَمُ علم
4 enneke ki sen أَنَّكَ -
5 tekumu dikelirsin/ayağa kalkarsın تَقُومُ قوم
6 edna yakınına أَدْنَىٰ دنو
7 min مِنْ -
8 suluseyi 2/3’ünden ثُلُثَيِ ثلث
9 l-leyli gecenin اللَّيْلِ ليل
10 ve nisfehu ve yarısında onun (gecenin) وَنِصْفَهُ نصف
11 ve sulusehu ve 1/3’ünde onun (gecenin) وَثُلُثَهُ ثلث
12 ve taifetun ve bir grup/tayfa وَطَائِفَةٌ طوف
13 mine مِنَ -
14 ellezine kimselerden الَّذِينَ -
15 meake seninle birlikte مَعَكَ -
16 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
17 yukaddiru takdir eder/ölçeklendirir يُقَدِّرُ قدر
18 l-leyle geceyi اللَّيْلَ ليل
19 ve nnehara ve gündüzü وَالنَّهَارَ نهر
20 alime bildi عَلِمَ علم
21 en ki أَنْ -
22 len asla لَنْ -
23 tuhsuhu sayamazsınız/kapsayamazsınızonu تُحْصُوهُ حصي
24 fetabe öyle ki tevbe etti/döndü فَتَابَ توب
25 aleykum sizlere عَلَيْكُمْ -
26 fekra'u öyle ki okuyun/çalışın فَاقْرَءُوا قرا
27 ma مَا -
28 teyessera kolay geleni تَيَسَّرَ يسر
29 mine -dan مِنَ -
30 l-kurani Kur'an- الْقُرْانِ قرا
31 alime bildi عَلِمَ علم
32 en ki أَنْ -
33 seyekunu olacak سَيَكُونُ كون
34 minkum içinizden مِنْكُمْ -
35 merda hastalar مَرْضَىٰ مرض
36 ve aharune ve başkaları وَاخَرُونَ اخر
37 yedribune darp ederler/vururlar (ayakları) يَضْرِبُونَ ضرب
38 fi فِي -
39 l-erdi yerde/yeryüzünde الْأَرْضِ ارض
40 yebtegune aranırlar/bakınırlar يَبْتَغُونَ بغي
41 min مِنْ -
42 fedli fazlından/lütfundan فَضْلِ فضل
43 llahi Allah'ın اللَّهِ -
44 ve aharune ve başkaları وَاخَرُونَ اخر
45 yukatilune katlederler/savaşırlar يُقَاتِلُونَ قتل
46 fi فِي -
47 sebili yolunda سَبِيلِ سبل
48 llahi Allah اللَّهِ -
49 fekra'u öyle ki okuyun/çalışın فَاقْرَءُوا قرا
50 ma مَا -
51 teyessera kolay geleni تَيَسَّرَ يسر
52 minhu ondan (Kur’an’dan) مِنْهُ -
53 ve ekimu ve dikin/ayağa kaldırın وَأَقِيمُوا قوم
54 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
55 ve atu ve verin وَاتُوا اتي
56 z-zekate zekâtı الزَّكَاةَ زكو
57 ve ekridu ve borç verin وَأَقْرِضُوا قرض
58 llahe Allah'a اللَّهَ -
59 kardan bir borç قَرْضًا قرض
60 hasenen güzel حَسَنًا حسن
61 ve ma ve وَمَا -
62 tukaddimu taktim ettikleriniz/verdikleriniz تُقَدِّمُوا قدم
63 lienfusikum kendi nefsiniz içindir لِأَنْفُسِكُمْ نفس
64 min -dan مِنْ -
65 hayrin hayır- خَيْرٍ خير
66 teciduhu bulursunuz onu تَجِدُوهُ وجد
67 inde indinde/katında عِنْدَ عند
68 llahi Allah اللَّهِ -
69 huve o (borç) هُوَ -
70 hayran hayırlıdır خَيْرًا خير
71 ve ea'zeme ve en büyük وَأَعْظَمَ عظم
72 ecran bir ecirdir/karşılıktır أَجْرًا اجر
73 vestegfiru ve mağfiret/bağışlanma dileyin وَاسْتَغْفِرُوا غفر
74 llahe Allah'tan اللَّهَ -
75 inne doğrusu إِنَّ -
76 llahe Allah اللَّهَ -
77 gafurun gafûrdur/bağışlayandır غَفُورٌ غفر
78 rahimun rahîmdir رَحِيمٌ رحم

Notlar

Not 1

*Kur’ân’dan.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm Kavram 2

2 Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Müminlerin günlük vakitli salâtı. Kavram 5

5 Müminlerin belirli vakitlerde (sabah ve akşam) akılla/fikirle Kur’an okuması, Kur’an dersi yaparak Kur’an’ın peşinden koşması. Akşam salâtı (Güneş’in batmasıyla başlar ve havanın tam kararmasıyla biter) ve sabah salâtı (havanın halen tam karanlık olduğu son anlarda başlar ve Güneş’in doğuşuyla biter).

Zekât Kavram 10

10 Arınma; her türlü kazançtan toplumun hakkını verme. Kazancın arınması-vergi; kazanç/kâr elde edildiğinde toplumun hakkı olan payın beklemeden topluma geri verilmesi. Oranı kamu otoritesi ihtiyaca göre belirler. Kamunun vergi almadığı kalemlerde kazancın 1/5'i topluma geri döndürülür.

Gafûr Kavram 20

20 Bağışlayan.

Tevbe Kavram 33

33 Dönmek, vazgeçmek.

Katletmek Kavram 35

35 Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.

Borç vermek (Yüce Allah'a) Kavram 123

123 Yüce Allah'ın kendisine yazmış olduğu şeyleri O'nun adına yapmak. Örnek; açlık çeken bir kimseyi Yüce Allah adına doyurmak.

İkame etmek. Kavram 572

572 Ayağa kaldırmak, dikmek, kaldırıp devam ettirmek, ortaya koymak, meydana çıkarmak, ayakta tutmak.

Ecir Kavram 820

820 Ödül, mükafat.

75. Kıyamet Suresi

Ayet 12

Arapça Metin (Harekeli)

5561|75|12|إِلَىٰ رَبِّكَ يَوْمَئِذٍ ٱلْمُسْتَقَرُّ

Arapça Metin (Harekesiz)

5561|75|12|الي ربك يوميذ المستقر

Latin Literal

12. İlâ rabbike yevme izinil mustekar(mustekarru).

Türkçe Çeviri

Senin Rabbine4 karşıdır o gün kararlı yerleşim yeri.

Ahmed Samira Çevirisi

12 To your Lord that day (is) the settlement .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ila karşıdır إِلَىٰ -
2 rabbike (senin) Rabbine رَبِّكَ ربب
3 yevmeizin o gün يَوْمَئِذٍ -
4 l-mustekarru kararlı yerleşim yeri الْمُسْتَقَرُّ قرر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

76. İnsan Suresi

Ayet 29

Arapça Metin (Harekeli)

5618|76|29|إِنَّ هَٰذِهِۦ تَذْكِرَةٌ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ سَبِيلًا

Arapça Metin (Harekesiz)

5618|76|29|ان هذه تذكره فمن شا اتخذ الي ربه سبيلا

Latin Literal

29. İnne hâzihî tezkireh(tezkiretun), fe men şâettehaze ilâ rabbihî sebîlâ(sebîlen).

Türkçe Çeviri

Doğrusu bu* bir zikirdir/hatırlatmadır78; öyle ki kim diledi; edinmiştir/tutmuştur Rabbine4 doğru bir yol.

Ahmed Samira Çevirisi

29 That truly this (is) a reminder, so who wanted took/received a way/path to his Lord.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 hazihi bu هَٰذِهِ -
3 tezkiratun bir zikirdir/hatırlatmadır تَذْكِرَةٌ ذكر
4 femen öyle ki kim فَمَنْ -
5 şa'e diledi شَاءَ شيا
6 ttehaze edindi/tuttu اتَّخَذَ اخذ
7 ila doğru إِلَىٰ -
8 rabbihi Rabbine رَبِّهِ ربب
9 sebilen bir yol سَبِيلًا سبل

Notlar

Not 1

*Kur'an.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Zikir/zikr Kavram 78

78 Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

78. Nebe' Suresi

Ayet 37

Arapça Metin (Harekeli)

5707|78|37|رَّبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ٱلرَّحْمَٰنِ لَا يَمْلِكُونَ مِنْهُ خِطَابًا

Arapça Metin (Harekesiz)

5707|78|37|رب السموت والارض وما بينهما الرحمن لا يملكون منه خطابا

Latin Literal

37. Rabbis semâvâti vel ardı ve mâ beynehumer rahmâni lâ yemlikûne minhu hitâbâ(hitâben).

Türkçe Çeviri

Rabbidir4 göklerin162 ve yerin; ve ikisi arasındakinin; Rahmân’dır1; malik olamazlar O’ndan* bir hitaba**.

Ahmed Samira Çevirisi

37 The skies’/space’s and the earth’s/Planet Earth’s and what (is) between them (B)’s Lord, the merciful, they do not own/possess from Him an address/conversation (they can not talk to Him).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbi Rabbidir رَبِّ ربب
2 s-semavati göklerin السَّمَاوَاتِ سمو
3 vel'erdi ve yerin وَالْأَرْضِ ارض
4 ve ma ve وَمَا -
5 beynehuma ikisi arasındakinin بَيْنَهُمَا بين
6 r-rahmani Rahmân’dır الرَّحْمَٰنِ رحم
7 la لَا -
8 yemlikune malik olamazlar يَمْلِكُونَ ملك
9 minhu O’ndan مِنْهُ -
10 hitaben bir hitaba خِطَابًا خطب

Notlar

Not 1

*Allah'tan.**Yüce Allah'a karşı bir seslenmeye, yakarmaya izinleri olmaz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahmân Kavram 1

1 En yüce merhametli.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Gökler Kavram 162

162 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir.

79. Nâziât Suresi

Ayet 44

Arapça Metin (Harekeli)

5754|79|44|إِلَىٰ رَبِّكَ مُنتَهَىٰهَآ

Arapça Metin (Harekesiz)

5754|79|44|الي ربك منتهيها

Latin Literal

44. İlâ rabbike muntehâhâ.

Türkçe Çeviri

Rabbine4 doğrudur nihayeti* onun**.

Ahmed Samira Çevirisi

44 To your Lord (is) its ultimate/absolute end.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ila doğrudur إِلَىٰ -
2 rabbike (senin) Rabbine رَبِّكَ ربب
3 muntehaha nihayeti onun مُنْتَهَاهَا نهي

Notlar

Not 1

*Sonu.**Saatin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

81. Tekvir Suresi

Ayet 29

Arapça Metin (Harekeli)

5827|81|29|وَمَا تَشَآءُونَ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

5827|81|29|وما تشاون الا ان يشا الله رب العلمين

Latin Literal

29. Ve mâ teşâûne illâ en yeşâallâhu rabbul âlemîn(âlemîne).

Türkçe Çeviri

Ve diler/ister değilsiniz dışında ki diler/ister âlemlerin Rabbi4 Allah.

Ahmed Samira Çevirisi

29 And you do not want/will/intend except that (E) (if) God wants/wills/intends, the creations all together’s/(universe’s) Lord.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildir وَمَا -
2 teşa'une dilersiniz تَشَآءُونَ شيا
3 illa dışında إِلَّآ -
4 en ki أَن -
5 yeşa'e diler يَشَآءَ شيا
6 llahu Allah ٱللَّهُ -
7 rabbu Rabbi رَبُّ ربب
8 l-aalemine âlemlerin ٱلْعَـٰلَمِينَ علم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

82. İnfitâr Suresi

Ayet 6

Arapça Metin (Harekeli)

5833|82|6|يَٰٓأَيُّهَا ٱلْإِنسَٰنُ مَا غَرَّكَ بِرَبِّكَ ٱلْكَرِيمِ

Arapça Metin (Harekesiz)

5833|82|6|يايها الانسن ما غرك بربك الكريم

Latin Literal

6. Yâ eyyuhel insânu mâ garreke bi rabbikel kerîm(kerîmi).

Türkçe Çeviri

Ey insan! Ne aldattı seni Kerîm858 Rabbine4 (karşı).

Ahmed Samira Çevirisi

6 You, you the human/mankind, what has deceived/tempted you with (from) your Lord, the honoured/generous ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ve ey يَا أَيُّهَا -
2 l-insanu insan الْإِنْسَانُ انس
3 ma ne مَا -
4 garrake aldattı seni غَرَّكَ غرر
5 birabbike Rabbine (karşı) بِرَبِّكَ ربب
6 l-kerimi Kerîm الْكَرِيمِ كرم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

83. Mutaffifin Suresi

Ayet 6

Arapça Metin (Harekeli)

5852|83|6|يَوْمَ يَقُومُ ٱلنَّاسُ لِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

5852|83|6|يوم يقوم الناس لرب العلمين

Latin Literal

6. Yevme yekûmun nâsu li rabbil âlemîn(âlemîne).

Türkçe Çeviri

Gündür (ki) kıyam143 eder insanlar alemlerin203 Rabbine4.

Ahmed Samira Çevirisi

6 A day/time the people stand to the creations all together’s/(universes’) Lord.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yevme gündür (ki) يَوْمَ يوم
2 yekumu kıyam eder يَقُومُ قوم
3 n-nasu insanlar النَّاسُ نوس
4 lirabbi Rabbine لِرَبِّ ربب
5 l-aalemine alemlerin الْعَالَمِينَ علم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kıyam; genel tanım. Kavram 143

143 Yaratılış özelliğinin dikilmesi/ayağa kalkması; bir amaç için ayaklanması/hareketlenmesi.

Âlem, âlem, alem. Kavram 203

203 Farklı zamanlar ve/veya mekanlarda yaşamlar, durum ve şartlar. Göklerdeki uzaylı yaşamlar. Dünya hayatının farklı zamanlarında gerçekleşen yaşamlar.

83. Mutaffifin Suresi

Ayet 15

Arapça Metin (Harekeli)

5861|83|15|كَلَّآ إِنَّهُمْ عَن رَّبِّهِمْ يَوْمَئِذٍ لَّمَحْجُوبُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

5861|83|15|كلا انهم عن ربهم يوميذ لمحجوبون

Latin Literal

15. Kellâ innehum an rabbihim yevmeizin le mahcûbûn(mahcûbûne).

Türkçe Çeviri

Hayır! Doğrusu onlar Rablerinden4 o gün mutlak hicap edilenlerdir/perdelenenlerdir.

Ahmed Samira Çevirisi

15 No but, that they truly are from their Lord (on) that day being prevented (E).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kella hayır! كَلَّا -
2 innehum doğrusu onlar إِنَّهُمْ -
3 an عَنْ -
4 rabbihim Rablerinden رَبِّهِمْ ربب
5 yevmeizin o gün يَوْمَئِذٍ -
6 lemehcubune mutlak hicap edilenlerdir/perdelenenlerdir لَمَحْجُوبُونَ حجب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

84. İnşikak Suresi

Ayet 2

Arapça Metin (Harekeli)

5884|84|2|وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ

Arapça Metin (Harekesiz)

5884|84|2|واذنت لربها وحقت

Latin Literal

2. Ve ezinet li rabbihâ ve hukkat.

Türkçe Çeviri

Ve Rabbinin4* ezanını752 duydu** ve hak/layık (olan) verdirildi**.

Ahmed Samira Çevirisi

2 And listened/heard (obeyed) to its Lord, and became certain/fact/deserved .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ezinet ve ezanını duydu اذن
2 lirabbiha Rabbinin لِرَبِّهَا ربب
3 ve hukkat ve hak/layık (olan) verdirildi. وَحُقَّتْ حقق

Notlar

Not 1

*Göğün Rabbi.**Gök.**Fiil 3. şahıs tekil ve pasif gelmiştir. Göğe bir şey yaptırılmaktadır. Anlarız ki Rabbin ezanının/anonsunun hakkı/layıkı olan her neyse göğe yaptırılmıştır. Mutlak ki emirle gereği yapılmıştır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Ezan Kavram 752

752 Anons, duyuru.

84. İnşikak Suresi

Ayet 5

Arapça Metin (Harekeli)

5887|84|5|وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ

Arapça Metin (Harekesiz)

5887|84|5|واذنت لربها وحقت

Latin Literal

5. Ve ezinet li rabbihâ ve hukkat.

Türkçe Çeviri

Ve Rabbinin4* ezanını752 duydu** ve hak/layık (olan) verdirildi**.

Ahmed Samira Çevirisi

5 And listened/heard (obeyed) to its Lord and became certain/fact/deserved .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ezinet ve ezanını duydu وَأَذِنَتْ اذن
2 lirabbiha Rabbinin لِرَبِّهَا ربب
3 ve hukkat ve hak/layık (olan) verdirildi وَحُقَّتْ حقق

Notlar

Not 1

*Yerin Rabbi.**Yer.**Fiil 3. şahıs tekil ve pasif gelmiştir. Yere bir şey yaptırılmaktadır. Anlarız ki Rabbin ezanının/anonsunun hakkı/layıkı olan her neyse yere yaptırılmıştır. Mutlak ki emirle gereği yapılmıştır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Ezan Kavram 752

752 Anons, duyuru.

84. İnşikak Suresi

Ayet 6

Arapça Metin (Harekeli)

5888|84|6|يَٰٓأَيُّهَا ٱلْإِنسَٰنُ إِنَّكَ كَادِحٌ إِلَىٰ رَبِّكَ كَدْحًا فَمُلَٰقِيهِ

Arapça Metin (Harekesiz)

5888|84|6|يايها الانسن انك كادح الي ربك كدحا فملقيه

Latin Literal

6. Yâ eyyuhel insânu inneke kâdihun ilâ rabbike kedhan fe mulâkîh(mulâkîhı).

Türkçe Çeviri

Ey insan! Doğrusu sen bir çabalayansın Rabbine4 doğru bir çaba (-yla); öyle ki bir karşılaşansın O’na*.

Ahmed Samira Çevirisi

6 You, you the human/mankind, that you truly are exerting/labouring/toiling to your Lord exertion/labour/toil, so you (are) receiving/meeting Him .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha Ey يَا أَيُّهَا -
2 l-insanu insan الْإِنْسَانُ انس
3 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
4 kadihun bir çabalayansın كَادِحٌ كدح
5 ila doğru إِلَىٰ -
6 rabbike Rabbine رَبِّكَ ربب
7 kedhen bir çaba (-yla) كَدْحًا كدح
8 fe mulakihi öyle ki karşılasansın O’na فَمُلَاقِيهِ لقي

Notlar

Not 1

*Rabbine.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

84. İnşikak Suresi

Ayet 15

Arapça Metin (Harekeli)

5897|84|15|بَلَىٰٓ إِنَّ رَبَّهُۥ كَانَ بِهِۦ بَصِيرًا

Arapça Metin (Harekesiz)

5897|84|15|بلي ان ربه كان به بصيرا

Latin Literal

15. Belâ, inne rabbehu kâne bihî basîrâ(basîren).

Türkçe Çeviri

Evet! Doğrusu onun* Rabbi4 olmuştu ona* bir Basîr513.

Ahmed Samira Çevirisi

15 Yes/certainly, that truly his Lord was seeing/knowing with (of) him.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 bela Evet! بَلَىٰ -
2 inne doğrusu إِنَّ -
3 rabbehu Rabbi onun رَبَّهُ ربب
4 kane olMUŞTU كَانَ كون
5 bihi ona بِهِ -
6 besiran bir Basîr بَصِيرًا بصر

Notlar

Not 1

*Kitabı sırtının arkasına verilen kimse.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Basîr Kavram 513

513 Gören.

85. Bürûc Suresi

Ayet 12

Arapça Metin (Harekeli)

5919|85|12|إِنَّ بَطْشَ رَبِّكَ لَشَدِيدٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

5919|85|12|ان بطش ربك لشديد

Latin Literal

12. İnne batşe rabbike le şedîd(şedîdun).

Türkçe Çeviri

Doğrusu saldırısı* (senin) Rabbinin4 mutlak şiddetlidir.

Ahmed Samira Çevirisi

12 That truly your Lord’s violent attack/destruction (is) strong (E) (severe).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 betşe saldırısı بَطْشَ بطش
3 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
4 leşedidun mutlak şiddetlidir لَشَدِيدٌ شدد

Notlar

Not 1

*Şiddetle saldırmak; zorla üzerine çökmek; nakavt etmek/yere indirmek.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

87. A'lâ Suresi

Ayet 1

Arapça Metin (Harekeli)

5947|87|1|سَبِّحِ ٱسْمَ رَبِّكَ ٱلْأَعْلَى

Arapça Metin (Harekesiz)

5947|87|1|سبح اسم ربك الاعلي

Latin Literal

1. Sebbihısme rabbikel a’lâ.

Türkçe Çeviri

Tesbih31 et adını/ismini49 A’lâ116 Rabbinin4.

Ahmed Samira Çevirisi

1 Praise/glorify your Lord’s name the highest/mightiest .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 sebbihi tesbih et سَبِّحِ سبح
2 isme adını اسْمَ سمو
3 rabbike Rabbinin رَبِّكَ ربب
4 l-ea'la en yüce/üstün الْأَعْلَى علو

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

insanın tesbihi Kavram 31

31 Yüce Allah’ın tüm sıfatlarının tecelli edişine Yüce Allah’ın bahşettiği akıl/fikir aracılığıyla tanık/şahit olarak Rabbini aramak.

İsim/ad. Kavram 49

49 İsim; Yüce Allah'ın sıfatı ve tecelli edişi. Çoğul olarak 'isimler'; Yüce Allah'ın tüm sıfatları ve tecelli edişleri. En güzel isimler/sıfatlar O'nadır.

87. A'lâ Suresi

Ayet 15

Arapça Metin (Harekeli)

5961|87|15|وَذَكَرَ ٱسْمَ رَبِّهِۦ فَصَلَّىٰ

Arapça Metin (Harekesiz)

5961|87|15|وذكر اسم ربه فصلي

Latin Literal

15. Ve zekeresme rabbihî fe sallâ.

Türkçe Çeviri

Ve zikretti78 Rabbinin4 ismini; ve öyle ki salla52 etti.

Ahmed Samira Çevirisi

15 And mentioned/remembered his Lord’s name, so he prayed.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve zekera ve zikretti وَذَكَرَ ذكر
2 isme ismini اسْمَ سمو
3 rabbihi Rabbinin رَبِّهِ ربب
4 fe salla ve öyle ki salla etti فَصَلَّىٰ صلو

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

insanın salla eylemi; genel tanım Kavram 52

52 Hedeflenen şeye yüz çevirmemek, ilgisiz kalmamak, kale almak, umursamak, kayıtsız kalmamak, mühimsemek, tepkisiz kalmayarak üzerine titremek, hedefi akıl/fikir kılavuzluğunda takip etmek

Zikir/zikr Kavram 78

78 Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

89. Fecr Suresi

Ayet 13

Arapça Metin (Harekeli)

6004|89|13|فَصَبَّ عَلَيْهِمْ رَبُّكَ سَوْطَ عَذَابٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

6004|89|13|فصب عليهم ربك سوط عذاب

Latin Literal

13. Fe sabbe aleyhim rabbuke sevta azâb(azâbin).

Türkçe Çeviri

Öyle ki akıttı/döktü onların üzerine (senin) Rabbin4 bir azap kırbacını/kamçısını.

Ahmed Samira Çevirisi

13 So your Lord poured on them (the) torture’s intensity/severity .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fesabbe öyle ki akıttı/döktü فَصَبَّ صبب
2 aleyhim üzerine onların عَلَيْهِمْ -
3 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
4 sevta kırbacını/kamçısını سَوْطَ سوط
5 azabin bir azap عَذَابٍ عذب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

89. Fecr Suresi

Ayet 14

Arapça Metin (Harekeli)

6005|89|14|إِنَّ رَبَّكَ لَبِٱلْمِرْصَادِ

Arapça Metin (Harekesiz)

6005|89|14|ان ربك لبالمرصاد

Latin Literal

14. İnne rabbeke le bil mirsâd(mirsâdi).

Türkçe Çeviri

Doğrusu (senin) Rabbin4 mutlak gözetleyendir.

Ahmed Samira Çevirisi

14 That truly your Lord (is) at the watch/observation/ambuscade (E) .

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

89. Fecr Suresi

Ayet 15

Arapça Metin (Harekeli)

6006|89|15|فَأَمَّا ٱلْإِنسَٰنُ إِذَا مَا ٱبْتَلَىٰهُ رَبُّهُۥ فَأَكْرَمَهُۥ وَنَعَّمَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّىٓ أَكْرَمَنِ

Arapça Metin (Harekesiz)

6006|89|15|فاما الانسن اذا ما ابتليه ربه فاكرمه ونعمه فيقول ربي اكرمن

Latin Literal

15. Fe emmel insânu izâ mebtelâhu rabbuhu fe ekremehu ve na’amehu fe yekûlu rabbî ekremen(ekremeni).

Türkçe Çeviri

Öyle ki insan ancak; ne zaman belalandırdı onu Rabbi4; öyle ki ikram etti ona; ve nimet verdi ona; öyle ki der (o): "Rabbim4 ikram etti bana."

Ahmed Samira Çevirisi

15 So but the human/mankind when as long as his Lord tested him, so he honoured him and He blessed/comforted and eased him , so he says: "My Lord honored me."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fe emma öyle ki ancak فَأَمَّا -
2 l-insanu insan الْإِنْسَانُ انس
3 iza zaman إِذَا -
4 ma ne مَا -
5 btelahu belalandırdı onu ابْتَلَاهُ بلو
6 rabbuhu Rabbi onun رَبُّهُ ربب
7 fe ekramehu öyle ki ikram etti ona فَأَكْرَمَهُ كرم
8 ve neaamehu ve nimet verdi ona وَنَعَّمَهُ نعم
9 feyekulu öyle ki der فَيَقُولُ قول
10 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
11 ekrameni ikram etti bana أَكْرَمَنِ كرم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

89. Fecr Suresi

Ayet 16

Arapça Metin (Harekeli)

6007|89|16|وَأَمَّآ إِذَا مَا ٱبْتَلَىٰهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُۥ فَيَقُولُ رَبِّىٓ أَهَٰنَنِ

Arapça Metin (Harekesiz)

6007|89|16|واما اذا ما ابتليه فقدر عليه رزقه فيقول ربي اهنن

Latin Literal

16. Ve emmâ izâ mebtelâhu fe kadere aleyhi rızkahu fe yekûlu rabbî ehânen(ehâneni).

Türkçe Çeviri

Ve ancak; ne zaman belalandırdı onu; öyle ki ölçeklendirdi onun üzerine rızkını onun; öyle ki der (o): "Rabbim4 garaz* etti bana"

Ahmed Samira Çevirisi

16 And but when as long as He tested him, so He tightened/strained on him His/his provision, so he says: "My Lord humiliated/disgraced/degraded me."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 veemma ve ancak وَأَمَّا -
2 iza zaman إِذَا -
3 ma ne مَا -
4 btelahu belalandırdı onu ابْتَلَاهُ بلو
5 fe kadera öyle ki ölçeklendirdi فَقَدَرَ قدر
6 aleyhi üzerine onun عَلَيْهِ -
7 rizkahu rızkını onun رِزْقَهُ رزق
8 feyekulu öyle ki der (o) فَيَقُولُ قول
9 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
10 ehaneni garaz etti bana أَهَانَنِ هون

Notlar

Not 1

*Kin duymak.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

89. Fecr Suresi

Ayet 22

Arapça Metin (Harekeli)

6013|89|22|وَجَآءَ رَبُّكَ وَٱلْمَلَكُ صَفًّا صَفًّا

Arapça Metin (Harekesiz)

6013|89|22|وجا ربك والملك صفا صفا

Latin Literal

22. Ve câe rabbuke vel meleku saffen saffâ(saffen).

Türkçe Çeviri

Ve geldi636 (senin) Rabbin4; ve melekler saf saftır638.

Ahmed Samira Çevirisi

22 And your Lord came and the angels (in) a row/arranged (after) a row/arranged.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ca'e ve geldi وَجَاءَ جيا
2 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
3 velmeleku ve melekler وَالْمَلَكُ ملك
4 saffen bir saf صَفًّا صفف
5 saffen bir saf صَفًّا صفف

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

89. Fecr Suresi

Ayet 28

Arapça Metin (Harekeli)

6019|89|28|ٱرْجِعِىٓ إِلَىٰ رَبِّكِ رَاضِيَةً مَّرْضِيَّةً

Arapça Metin (Harekesiz)

6019|89|28|ارجعي الي ربك راضيه مرضيه

Latin Literal

28. İrciî ilâ rabbiki râdıyeten mardıyyeh(mardıyyeten).

Türkçe Çeviri

Dön* Rabbine4; razı olmuş; razı olunmuş (olarak).

Ahmed Samira Çevirisi

28 Return to your Lord accepting/approving, accepted/approved.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 irciiy dön ارْجِعِي رجع
2 ila إِلَىٰ -
3 rabbiki Rabbine رَبِّكِ ربب
4 radiyeten razı olmuş رَاضِيَةً رضو
5 merdiyyeten razı olunmuş (olarak) مَرْضِيَّةً رضو

Notlar

Not 1

*Mutmain olmuş nefis.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

91. Şems Suresi

Ayet 14

Arapça Metin (Harekeli)

6055|91|14|فَكَذَّبُوهُ فَعَقَرُوهَا فَدَمْدَمَ عَلَيْهِمْ رَبُّهُم بِذَنۢبِهِمْ فَسَوَّىٰهَا

Arapça Metin (Harekesiz)

6055|91|14|فكذبوه فعقروها فدمدم عليهم ربهم بذنبهم فسويها

Latin Literal

14. Fe kezzebûhu fe akarûhâ fe demdeme aleyhim rabbuhum bi zenbihim fe sevvâhâ.

Türkçe Çeviri

Öyle ki yalanladılar onu (resûlü); öyle ki yaraladılar/kısırlaştırdılar onu (dişi deveyi); öyle ki hiddetle salladı onları Rableri4 suçlarıyla; öyle ki düzledi onu*.

Ahmed Samira Çevirisi

14 So they denied him , so they wounded it/slaughtered it/made it infertile, so their Lord became angry/destroyed on them because of their crime, so He straightened it.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fekezzebuhu öyle ki yalanladılar onu (resûlü) فَكَذَّبُوهُ كذب
2 fe akaruha öyle ki yaraladılar/kısırlaştırdılar onu (dişi deveyi) فَعَقَرُوهَا عقر
3 fedemdeme öyle ki hiddetle salladı فَدَمْدَمَ دمدم
4 aleyhim onların عَلَيْهِمْ -
5 rabbuhum Rableri رَبُّهُمْ ربب
6 bizenbihim suçlarıyla بِذَنْبِهِمْ ذنب
7 fe sevvaha öyle ki düzledi onu فَسَوَّاهَا سوي

Notlar

Not 1

*Semûd'u.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

92. Leyl Suresi

Ayet 20

Arapça Metin (Harekeli)

6076|92|20|إِلَّا ٱبْتِغَآءَ وَجْهِ رَبِّهِ ٱلْأَعْلَىٰ

Arapça Metin (Harekesiz)

6076|92|20|الا ابتغا وجه ربه الاعلي

Latin Literal

20. İllebtigâe vechi rabbihil a’lâ.

Türkçe Çeviri

Dışındadır yüce Rabbinin4 yüzünü arayan.

Ahmed Samira Çevirisi

20 Except wishing/desiring his Lord’s the highest’s/mightiest’s/most dignified’s face/front (path).

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

93. Duhâ Suresi

Ayet 3

Arapça Metin (Harekeli)

6080|93|3|مَا وَدَّعَكَ رَبُّكَ وَمَا قَلَىٰ

Arapça Metin (Harekesiz)

6080|93|3|ما ودعك ربك وما قلي

Latin Literal

3. Mâ veddeake rabbuke ve mâ kalâ.

Türkçe Çeviri

Veda etmiş değildir (senin) Rabbin4; ve hoşnut olmamış değildir.

Ahmed Samira Çevirisi

3 Your Lord did not leave/desert you , and nor hate/hit (you) on the head.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ma değildir مَا -
2 veddeake veda etmiş وَدَّعَكَ ودع
3 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
4 ve ma ve değildir وَمَا -
5 kala hoşnut olmamış قَلَىٰ قلي

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

93. Duhâ Suresi

Ayet 5

Arapça Metin (Harekeli)

6082|93|5|وَلَسَوْفَ يُعْطِيكَ رَبُّكَ فَتَرْضَىٰٓ

Arapça Metin (Harekesiz)

6082|93|5|ولسوف يعطيك ربك فترضي

Latin Literal

5. Ve le sevfe yu’tîke rabbuke fe terdâ.

Türkçe Çeviri

Ve mutlak ki yakında verecek sana Rabbin4; öyle ki razı olursun.

Ahmed Samira Çevirisi

5 And your Lord will/shall (E) give/grant you , so you accept/approve .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velesevfe ve mutlak yakında وَلَسَوْفَ -
2 yua'tike verecek sana يُعْطِيكَ عطو
3 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
4 feterda öyle ki razı olursun فَتَرْضَىٰ رضو

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

93. Duhâ Suresi

Ayet 11

Arapça Metin (Harekeli)

6088|93|11|وَأَمَّا بِنِعْمَةِ رَبِّكَ فَحَدِّثْ

Arapça Metin (Harekesiz)

6088|93|11|واما بنعمه ربك فحدث

Latin Literal

11. Ve emmâ bi ni’meti rabbike fe haddis.

Türkçe Çeviri

Ve gelince nimetine Rabbinin4; öyle ki söyle/söz et*.

Ahmed Samira Çevirisi

11 And as for with your Lord’s blessing/goodness , so tell/inform.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 veemma ve gelince وَأَمَّا -
2 binia'meti nimetine بِنِعْمَةِ نعم
3 rabbike Rabbinin رَبِّكَ ربب
4 fehaddis öyle ki söyle/söz et فَحَدِّثْ حدث

Notlar

Not 1

*Dillendir, dile getir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

94. İnşirâh Suresi

Ayet 8

Arapça Metin (Harekeli)

6096|94|8|وَإِلَىٰ رَبِّكَ فَٱرْغَب

Arapça Metin (Harekesiz)

6096|94|8|والي ربك فارغب

Latin Literal

8. Ve ilâ rabbike fergab.

Türkçe Çeviri

Ve Rabbine4 doğru öyle ki rağbet767 et.

Ahmed Samira Çevirisi

8 And to your Lord, so wish/desire.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ila ve doğru وَإِلَىٰ -
2 rabbike Rabbine رَبِّكَ ربب
3 fergab öyle ki rağbet et فَارْغَبْ رغب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Rağbet Kavram 767

767 Bilinçli olarak bir şeye yönelme, arzulama, isteme ya da ondan yüz çevirme.

96. Alak Suresi

Ayet 3

Arapça Metin (Harekeli)

6107|96|3|ٱقْرَأْ وَرَبُّكَ ٱلْأَكْرَمُ

Arapça Metin (Harekesiz)

6107|96|3|اقرا وربك الاكرم

Latin Literal

3. Ikra’ ve rabbukel ekrem(ekremu).

Türkçe Çeviri

İkra815; ve (senin) Rabbin4 Ekrem'dir817.

Ahmed Samira Çevirisi

3 Read and/by your Lord, the most honoured/generous .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ikra' ikra اقْرَأْ قرا
2 ve rabbuke ve (senin) Rabbin وَرَبُّكَ ربب
3 l-ekramu ekremdir الْأَكْرَمُ كرم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

96. Alak Suresi

Ayet 8

Arapça Metin (Harekeli)

6112|96|8|إِنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلرُّجْعَىٰٓ

Arapça Metin (Harekesiz)

6112|96|8|ان الي ربك الرجعي

Latin Literal

8. İnne ilâ rabbiker ruc’â.

Türkçe Çeviri

Doğrusu (senin) Rabbine4 doğrudur dönüş.

Ahmed Samira Çevirisi

8 That truly to your Lord (is) the return.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ila doğrudur إِلَىٰ -
3 rabbike (senin) Rabbine رَبِّكَ ربب
4 r-ruc'aa dönüş الرُّجْعَىٰ رجع

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

97. Kadir Suresi

Ayet 4

Arapça Metin (Harekeli)

6127|97|4|تَنَزَّلُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ وَٱلرُّوحُ فِيهَا بِإِذْنِ رَبِّهِم مِّن كُلِّ أَمْرٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

6127|97|4|تنزل المليكه والروح فيها باذن ربهم من كل امر

Latin Literal

4. Tenezzelul melâiketu ver rûhu fîhâ bi izni rabbihim min kulli emrin.

Türkçe Çeviri

İner melekler48 ve ruh279 onda* Rablerinin4 izniyle her bir emirden351.

Ahmed Samira Çevirisi

4 The angels descend and the Soul/Spirit in it, by their Lord’s permission/pardon from every matter/affair.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 tenezzelu iner تَنَزَّلُ نزل
2 l-melaiketu melekler الْمَلَائِكَةُ ملك
3 ve rruhu ve ruh وَالرُّوحُ روح
4 fiha onda فِيهَا -
5 biizni izniyle بِإِذْنِ اذن
6 rabbihim Rablerinin رَبِّهِمْ ربب
7 min bir مِنْ -
8 kulli her كُلِّ كلل
9 emrin emirden أَمْرٍ امر

Notlar

Not 1

*Kadr gecesinde.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Melek-1 (Cibrîl benzeri şerefli elçi) Kavram 48

48 Yüce Allah'ın indinde/katında/arşında bulunan şerefli elçi Cibril benzeri varlıklar. Kendi iradeleri/akılları vardır. Ancak yaratılış gereği insanlardaki gibi fücur (psikanalizdeki 'id') sahibi değillerdir. Asla kötülük düşüncesi oluşturamazlar. İradeleriyle oluşturdukları her fikir mutlak ki takva içerir.

Kutsal ruh Kavram 279

279 Ruh canlandıran demektir. Evrenimizi bir üst boyuttan saran, 2D zar olan Levh-i Mahfûz'daki bilgiyi evrenin içine ileten, ışık hızında hareket eden mekanizmadır. Evrenin en küçük yapı taşları olan sicimlerin nasıl titreşeceği bilgisini taşır. Levh-i Mahfûz bilgi içeren bir 2D film şeridiyse, onu duvara yansıtan ruhtur. Duvardaki yansıma da evrendir. Anlaşılır ki Cibrîl gibi, Ashab-ı Rakim gibi Levh-i Mahfûz'u yeniden kodlama yetkisi verilen şerefli elçilerin kodladıkları bu bilgiyi evrene yansıtan ruh da mutlak ki kutsaldır. Asla değiştirilemez. Dışardan asla müdahale edilemez. Gerçekleşmesi asla önlenemez. Evrenin dışında bulunan başka varlıklar da bu kutsal canlandıran yansımaya asla müdahale edemez.

Emir Kavram 351

351 İş ve oluş. Levh-i Mahfuzdaki (Holografik evren prensibi kapsamında evrenimizi bir üst boyuttan saran 2D zar) rakamlanmış bilginin sicimlere (bak. sicim teorisi) ruh aracılığıyla iletilmesi. Sicimle aldıkları bilgilerle titreşirler ve atom altı parçacıklar oluşur. Evrenimiz ışık hızında çalışan bir 3D yazıcı gibi bilgiden yaratılır, canlanır.

98. Beyyine Suresi

Ayet 8

Arapça Metin (Harekeli)

6136|98|8|جَزَآؤُهُمْ عِندَ رَبِّهِمْ جَنَّٰتُ عَدْنٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا رَّضِىَ ٱللَّهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا۟ عَنْهُ ذَٰلِكَ لِمَنْ خَشِىَ رَبَّهُۥ

Arapça Metin (Harekesiz)

6136|98|8|جزاوهم عند ربهم جنت عدن تجري من تحتها الانهر خلدين فيها ابدا رضي الله عنهم ورضوا عنه ذلك لمن خشي ربه

Latin Literal

8. Cezâuhum inde rabbihim cennâtu adnin tecrî min tahtihel enhâru hâlidîne fîhâ ebedâ(ebeden), radıyallâhu anhum ve radû anh(anhu), zâlike li men haşiye rabbeh(rabbehu).

Türkçe Çeviri

Cezası63 onların Rableri indinde/katında adn812 cennetleridir; akar altından onun* nehirler; ölümsüzlerdir185 orada** ebediyen; razı oldu Allah onlardan; ve razı oldular (onlar) O'ndan***; işte bu; Rabbine4 haşyet53 duymuş kimse içindir.

Ahmed Samira Çevirisi

8 Their reimbursement (is) at their Lord, treed gardens/paradises (as) eternal residence the rivers/waterways flow from beneath it, immortally/eternally in it (for) ever (E), God accepted/approved on them, and they accepted/approved on Him, that (is) to who feared his Lord.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ceza'uhum cezası onların جَزَاؤُهُمْ جزي
2 inde indinde/katında عِنْدَ عند
3 rabbihim Rableri رَبِّهِمْ ربب
4 cennatu cennetlerdir جَنَّاتُ جنن
5 adnin Adn عَدْنٍ -
6 tecri akar تَجْرِي جري
7 min مِنْ -
8 tehtiha altından onun تَحْتِهَا تحت
9 l-enharu nehirler الْأَنْهَارُ نهر
10 halidine ölümsüzler خَالِدِينَ خلد
11 fiha orada فِيهَا -
12 ebeden ebediyen أَبَدًا ابد
13 radiye razı oldu رَضِيَ رضو
14 llahu Allah اللَّهُ -
15 anhum onlardan عَنْهُمْ -
16 ve radu ve razı oldular وَرَضُوا رضو
17 anhu O'ndan عَنْهُ -
18 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
19 limen kimse içindir لِمَنْ -
20 haşiye haşyet duydu خَشِيَ خشي
21 rabbehu Rabbine رَبَّهُ ربب

Notlar

Not 1

*Cennetin.**Cennette.***Allah'tan.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Haşyet/huşu Kavram 53

53 Huşu. Derin saygıdan yüreğin ürpermesi. Bir şeyin heybet ve cazibesine karşı alçalma. Alçak gönüllülük.

Ceza Kavram 63

63 Karşılık, hak edilen.

Ölümsüzler Kavram 185

185 Hâlidûn, ölümsüz, ölmeyen. Cennet evrenleri var olduğu sürece ölmeyen. Cehennem evreni var olduğu sürece ölmeyen.

99. Zilzâl Suresi

Ayet 5

Arapça Metin (Harekeli)

6141|99|5|بِأَنَّ رَبَّكَ أَوْحَىٰ لَهَا

Arapça Metin (Harekesiz)

6141|99|5|بان ربك اوحي لها

Latin Literal

5. Bi enne rabbeke ehvâlehâ.

Türkçe Çeviri

Nedeniyle (ki) (senin) Rabbin4 vahyetti811 ona*.

Ahmed Samira Çevirisi

5 With that your Lord inspired/transmitted to it.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 bienne nedeniyle ki بِأَنَّ -
2 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
3 evha vahyetti أَوْحَىٰ وحي
4 leha ona لَهَا -

Notlar

Not 1

*Yere.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

100. Âdiyât Suresi

Ayet 6

Arapça Metin (Harekeli)

6150|100|6|إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ لِرَبِّهِۦ لَكَنُودٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

6150|100|6|ان الانسن لربه لكنود

Latin Literal

6. İnnel insâne li rabbihî le kenûd(kenûdun).

Türkçe Çeviri

Doğrusu insan Rabbine4 mutlak bir nankördür.

Ahmed Samira Çevirisi

6 That truly the human/mankind (is) ungrateful/disobedient (E) to his Lord.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 l-insane insan الْإِنْسَانَ انس
3 lirabbihi Rabbine لِرَبِّهِ ربب
4 lekenudun mutlak bir nankördür لَكَنُودٌ كند

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

100. Âdiyât Suresi

Ayet 11

Arapça Metin (Harekeli)

6155|100|11|إِنَّ رَبَّهُم بِهِمْ يَوْمَئِذٍ لَّخَبِيرٌۢ

Arapça Metin (Harekesiz)

6155|100|11|ان ربهم بهم يوميذ لخبير

Latin Literal

11. İnne rabbehum bihim yevme izin le habîr(habîrun).

Türkçe Çeviri

Doğrusu Rableri4 onlara o gün mutlak bir Habîr’dir466.

Ahmed Samira Çevirisi

11 That truly their Lord (is) with them (on) that day expert/experienced (E).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 rabbehum Rablerin onların رَبَّهُمْ ربب
3 bihim onlara بِهِمْ -
4 yevmeizin o gün يَوْمَئِذٍ -
5 lehabirun mutlak bir Habîr’dir لَخَبِيرٌ خبر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Habîr. Kavram 466

466 Haberdar.

105. Fil Suresi

Ayet 1

Arapça Metin (Harekeli)

6187|105|1|أَلَمْ تَرَ كَيْفَ فَعَلَ رَبُّكَ بِأَصْحَٰبِ ٱلْفِيلِ

Arapça Metin (Harekesiz)

6187|105|1|الم تر كيف فعل ربك باصحب الفيل

Latin Literal

1. E lem tere keyfe feale rabbuke bi ashâbil fîl(fîli).

Türkçe Çeviri

Görmez misin hiç (ki) nasıl faaliyet etti (senin) Rabbin4 fil766 sahiplerine?

Ahmed Samira Çevirisi

1 Did you not see/understand how (what) your Lord made/did with the elephant’s owners/company/ friends?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 elem asla أَلَمْ -
2 tera görmez misin تَرَ راي
3 keyfe nasıl كَيْفَ كيف
4 feale faaliyet etti فَعَلَ فعل
5 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
6 bieshabi sahiplerine بِأَصْحَابِ صحب
7 l-fili fil الْفِيلِ فيل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

106. Kureyş Suresi

Ayet 3

Arapça Metin (Harekeli)

6194|106|3|فَلْيَعْبُدُوا۟ رَبَّ هَٰذَا ٱلْبَيْتِ

Arapça Metin (Harekesiz)

6194|106|3|فليعبدوا رب هذا البيت

Latin Literal

3. Fel ya’budû rabbe hâzel beyt(beyti).

Türkçe Çeviri

Öyle ki kulluk46 etsinler* Rabbine4 bu beytin32.

Ahmed Samira Çevirisi

3 So they should worship this, the House’s/Home’s Lord.

Notlar

Not 1

*Kureyşliler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Beyt/ev Kavram 32

32 Topluma ait olan, dini öğretilerin takip edildiği ev, mekân. Kur'an'ın okunup öğrenildiği topluma ait mekân.

Kulluk etmek Kavram 46

46 Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.

110. Nasr Suresi

Ayet 3

Arapça Metin (Harekeli)

6214|110|3|فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَٱسْتَغْفِرْهُ إِنَّهُۥ كَانَ تَوَّابًۢا

Arapça Metin (Harekesiz)

6214|110|3|فسبح بحمد ربك واستغفره انه كان توابا

Latin Literal

3. Fe sebbih bi hamdi rabbike vestagfirh(vestagfirhu), innehu kâne tevvâbâ(tevvâben).

Türkçe Çeviri

Öyle ki tesbih31 et hamd3 ile Rabbini4; ve istiğfar396 et O’na*; doğrusu O* oldu bir Tevvâb191.

Ahmed Samira Çevirisi

3 So praise/glorify with your Lord’s praise/gratitude/thanks, and ask him for forgiveness, that He truly was/is forgiving.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fesebbih öyle ki tesbih et فَسَبِّحْ سبح
2 bihamdi hamd ile بِحَمْدِ حمد
3 rabbike Rabbini رَبِّكَ ربب
4 vestegfirhu ve istiğfar et O’na وَاسْتَغْفِرْهُ غفر
5 innehu doğrusu O إِنَّهُ -
6 kane oldu كَانَ كون
7 tevvaben bir Tevvâb تَوَّابًا توب

Notlar

Not 1

*Allah'a.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hamd Kavram 3

3 En yüce övgü/methetme.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

insanın tesbihi Kavram 31

31 Yüce Allah’ın tüm sıfatlarının tecelli edişine Yüce Allah’ın bahşettiği akıl/fikir aracılığıyla tanık/şahit olarak Rabbini aramak.

Tevvâb Kavram 191

191 Yaptıkları hatalardan/günahlardan dönüp vazgeçen kullarına cezayı/karşılığı vermekten vazgeçen, dönen. Kullarına sürekli dönen. Kullarının tevbesini yani vazgeçmelerini çokça kabul eden. Cezadan/karşılıktan vazgeçen.

istiğfar Kavram 396

396 Mağfiret dilemek, suçlarının bağışlanmasını dilemek.

113. Felâk Suresi

Ayet 1

Arapça Metin (Harekeli)

6224|113|1|قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ ٱلْفَلَقِ

Arapça Metin (Harekesiz)

6224|113|1|قل اعوذ برب الفلق

Latin Literal

1. Kul eûzu bi rabbil felak(felakı).

Türkçe Çeviri

De ki: “Sığınırım yarılışın204 Rabbine4

Ahmed Samira Çevirisi

1 Say: "I seek protection with/by Lord/master/owner (of) the daybreak/creation ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 euzu sığınırım أَعُوذُ عوذ
3 birabbi Rabbine بِرَبِّ ربب
4 l-feleki yarılışın الْفَلَقِ فلق

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

114. Nâs Suresi

Ayet 1

Arapça Metin (Harekeli)

6229|114|1|قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ ٱلنَّاسِ

Arapça Metin (Harekesiz)

6229|114|1|قل اعوذ برب الناس

Latin Literal

1. Kul eûzu bi rabbin nâs(nâsi).

Türkçe Çeviri

De ki: “Sığınırım insanların Rabbine4.”

Ahmed Samira Çevirisi

1 Say: "I seek protection with/by the people’s Lord/master/owner."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 euzu sığınırım أَعُوذُ عوذ
3 birabbi Rabbine بِرَبِّ ربب
4 n-nasi insanların النَّاسِ نوس

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 4: Rab

Kavram Bilgisi

Kavram Adı: Rab

Kavram No: 4

Kısa Açıklama: 4 Efendi, komuta eden.

Detaylı Açıklama: Rab kelimesi kökü (ربب) ‘rbb’ olup efendi/patron olmak (to be master), kumanda etmek/komuta etmek (command) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 370 (of 1303) Alem kelimesi kökü (علم) olup dünya (world), evren (universe), kâinat/düzen (cosmos) anlamındadır. Ayette çoğul isim kelimesi olarak gelmiştir. Anlarız ki Yüce Allah’ın Rab sıfatı yaratılmış olan tüm alemleri komuta etmektedir. Yüce Allah bu alemlerdeki işlerin ve oluşların; her şeyin Rab sıfatıyla efendisidir, komutanıdır.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 601

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Fâtiha Suresi - Ayet 2

Türkçe Meal: Hamd 3 Allah’adır; Rabbidir 4 âlemlerin 203 .

Arapça: 2|1|2|الحمد لله رب العلمين

Bakara Suresi - Ayet 5

Türkçe Meal: İşte bunlar * ; Rablerinden 4 bir kılavuz 192 üzerinedir; ve işte bunlar * ; onlardır * muflih/kurtuluşa kavuşanlar 174 .

Arapça: 12|2|5|اوليك علي هدي من ربهم واوليك هم المفلحون

Bakara Suresi - Ayet 21

Türkçe Meal: Ey insanlar * ! Kulluk 46 edin Rabbinize 4 ki yarattı sizleri ve sizden önceki kimseleri ** belki sizler takvalı 21 olursunuz.

Arapça: 28|2|21|يايها الناس اعبدوا ربكم الذي خلقكم والذين من قبلكم لعلكم تتقون

Bakara Suresi - Ayet 26

Türkçe Meal: Doğrusu Allah çekinmez; ki vurur/ortaya koyar bir misal/örnek; bir sivrisineği 186 ; öyle ki onun üstündekini (de) 186 ; öyle ki ancak iman 47 etmiş kimseler; böylece bilirler ki o (örnek) haktır/gerçektir Rablerinden 4 ; ve ancak kâfirlik 25 etmiş kimseler; öyle ki derler: “Neyi amaçladı/arzuladı Allah bu misalle/örnekle?”; saptırır (Allah) onunla (örnekle) bir çoğunu; ve kılavuzlar 192 onunla (örnekle) bir çoğunu; ve dalalete 128 düşürür değildir (Allah) onunla (örnekle) fâsıklar 38 dışında.

Arapça: 33|2|26|ان الله لا يستحي ان يضرب مثلا ما بعوضه فما فوقها فاما الذين امنوا فيعلمون انه الحق من ربهم واما الذين كفروا فيقولون ماذا اراد الله بهذا مثلا يضل به كثيرا ويهدي به كثيرا وما يضل به الا الفسقين

Bakara Suresi - Ayet 30

Türkçe Meal: Ve dediği zaman Rabbin 4 meleklere 48 : “Doğrusu ben yapıcıyım yerde/yeryüzünde bir halîfe 189 *.”; dediler ** : “Kimse mi yaparsın orada *** (ki) fesat çıkarır/bozgunculuk yapar orada *** ; ve döker kan; ve bizler tesbih 57 ederiz seni hamd 3 ile; ve takdis ederiz/kutsarız seni”; dedi **** : “Doğrusu ben bilirim bilmediğinizi.”

Arapça: 37|2|30|واذ قال ربك للمليكه اني جاعل في الارض خليفه قالوا اتجعل فيها من يفسد فيها ويسفك الدما ونحن نسبح بحمدك ونقدس لك قال اني اعلم ما لا تعلمون

Bakara Suresi - Ayet 37

Türkçe Meal: Öyle ki kavuştu/karşılaştı Âdem 50 Rabbinden 4 kelimelere; öyle ki tevbe 33 etti (Allah) ona (Âdem’e); doğrusu O (Allah); O’dur Tevvâb 191 ; Rahîm 2 .

Arapça: 44|2|37|فتلقي ادم من ربه كلمت فتاب عليه انه هو التواب الرحيم

Bakara Suresi - Ayet 46

Türkçe Meal: Kimseler (ki) zannederler/varsayarlar ki onlar karşılaşanlardır * Rablerine 4 ; ve ki onlar O'na dönenlerdir.

Arapça: 53|2|46|الذين يظنون انهم ملقوا ربهم وانهم اليه رجعون

Bakara Suresi - Ayet 49

Türkçe Meal: Ve kurtardığımız zaman sizleri firavun ailesinden/taraftarlarından; uygulamaya koyarlarken sizlere kötü/fena azabı; boğazlarlarken oğullarınızı; ve sağ/canlı bırakırlarken kadınlarınızı; ve bundadır Rabbinizden 4 büyük bir bela 256 .

Arapça: 56|2|49|واذ نجينكم من ال فرعون يسومونكم سو العذاب يذبحون ابناكم ويستحيون نساكم وفي ذلكم بلا من ربكم عظيم

Bakara Suresi - Ayet 61

Türkçe Meal: Ve dediğiniz zaman: “Ey Musa! Asla sabretmeyiz 51 tek bir yemeğe; öyle ki dua 80 et bizlere; Rabbine 4 ; çıkarsın bizlere bitirdiğinden yerin baklagilinden; ve hıyarından/kabağından; ve sarımsağından; ve mercimeğinden; ve soğanından onun”; dedi (Musa): “Takas mı edersiniz o ast/aşağı olanı o hayır olanla? İnin bir şehre; öyle ki doğrusu sizleredir sual ettiğiniz/sorduğunuz”; ve vuruldu üzerlerine aşağılık/alçaklık ve miskinlik 113 ; ve maruz kaldılar Allah’tan bir gazaba; işte bu; nedeniyledir ki kâfirlik 25 eder oldular Allah'ın ayetlerine; ve katleder 35 (oldular) nebileri 132 hak değilken; işte bu; nedeniyledir (ki) isyan ettiler ve sınırı aşar oldular.

Arapça: 68|2|61|واذ قلتم يموسي لن نصبر علي طعام وحد فادع لنا ربك يخرج لنا مما تنبت الارض من بقلها وقثايها وفومها وعدسها وبصلها قال اتستبدلون الذي هو ادني بالذي هو خير اهبطوا مصرا فان لكم ما سالتم وضربت عليهم الذله والمسكنه وباو بغضب من الله ذلك بانهم كانوا يكفرون بايت الله ويقتلون النبين بغير الحق ذلك بما عصوا وكانوا يعتدون

Bakara Suresi - Ayet 62

Türkçe Meal: Doğrusu iman 47 etmiş kimseler; ve yahudileşmiş 267 kimseler; ve Nasârâlılar 268 ; ve Sâbiîler 266 ; kim iman etti Allah'a ve ahiret gününe ve yaptı sâlihât 18 ; öyle ki onlaradır ecirleri 820 Rableri 4 indinde/katında; ve yoktur bir korku onlar üzerine; ve onlar hüzünlenmezler 269 .

Arapça: 69|2|62|ان الذين امنوا والذين هادوا والنصري والصبين من امن بالله واليوم الاخر وعمل صلحا فلهم اجرهم عند ربهم ولا خوف عليهم ولا هم يحزنون

Bakara Suresi - Ayet 68

Türkçe Meal: Dediler: “Dua 80 et bizlere; Rabbine 4 ; beyan 226 etsin bizlere nedir o”; dedi * : “Doğrusu O ** der ki: “Doğrusu o *** bir sığırdır; değildir bir yaşlı; ve değildir bir körpe **** ; bir orta yaşlıdır bunun arasında; öyleyse yapın emredildiğinizi.”

Arapça: 75|2|68|قالوا ادع لنا ربك يبين لنا ما هي قال انه يقول انها بقره لا فارض ولا بكر عوان بين ذلك فافعلوا ما تومرون

Bakara Suresi - Ayet 69

Türkçe Meal: Dediler: “Dua 80 et bizlere; Rabbine 4 ; beyan 226 etsin bizlere nedir rengi onun * ”; dedi * : doğrusu O (Allah) der ki: “Doğrusu o ** bir sığırdır; sarı; göz alıcı parlak; rengi onun *** mutluluk/haz verir bakanlara.

Arapça: 76|2|69|قالوا ادع لنا ربك يبين لنا ما لونها قال انه يقول انها بقره صفرا فاقع لونها تسر النظرين

Bakara Suresi - Ayet 70

Türkçe Meal: Dediler: “Dua 80 et bizlere; Rabbine 4 ; beyan 226 etsin bizlere nedir o * ; doğrusu (o) sığır benzer geldi bizlere; ve doğrusu bizler (ki) eğer dilediyse ** Allah; mutlak muhtedleriz. 176 ”

Arapça: 77|2|70|قالوا ادع لنا ربك يبين لنا ما هي ان البقر تشبه علينا وانا ان شا الله لمهتدون

Bakara Suresi - Ayet 105

Türkçe Meal: Arzular/ister değildir kâfirlik 25 etmiş kimseler -kitap ehlinden 135 ve müşriklerden 36 (de)-; ki indirilir sizlere Rabbinizden 4 herhangi bir hayır/iyilik/yarar; ve Allah tahsis eder/özgüler * rahmetini 271 dilediği kimseye; ve Allah Zul ** Fadlil 285 Azîm 94 dir 286 .

Arapça: 112|2|105|ما يود الذين كفروا من اهل الكتب ولا المشركين ان ينزل عليكم من خير من ربكم والله يختص برحمته من يشا والله ذو الفضل العظيم

Bakara Suresi - Ayet 112

Türkçe Meal: Evet! Kim teslim etti * yüzünü Allah'a; ve o bir muhsindir 294 ; öyle ki onadır ecri 820 onun Rabbinin 4 indinde/katında; ve yoktur bir korku onlara; ve onlar hüzünlenmezler.

Arapça: 119|2|112|بلي من اسلم وجهه لله وهو محسن فله اجره عند ربه ولا خوف عليهم ولا هم يحزنون

Bakara Suresi - Ayet 124

Türkçe Meal: Ve belalandırdığı 256 zaman İbrahim'i Rabbi 4 kelimelerle; öyle ki tamamladı (Allah) onları (kelimeleri); dedi (Allah): “Doğrusu ben yapıcıyım seni insanlar için bir imam/önder”; dedi (İbrahim): “Ve zürriyetimden * (de)”; dedi (Allah): “Ulaşmaz ahdim/antlaşmam zalimlere.”

Arapça: 131|2|124|واذ ابتلي ابرهم ربه بكلمت فاتمهن قال اني جاعلك للناس اماما قال ومن ذريتي قال لا ينال عهدي الظلمين

Bakara Suresi - Ayet 126

Türkçe Meal: Ve dediği zaman İbrahim: “Rabbim! 4 Yap bunu (bu beldeyi) güvenli bir belde 832 ; ve rızıklandır ahalisini onun; meyvelerden; onlardan Allah'a ve ahiret gününe iman 47 etmiş kimseye”; dedi (Allah) “ve kim kâfirlik 25 etti öyle ki metalandırırım 54 onu biraz; sonra zorlarım onu ateş azabına doğru; ve yıkım (yeri) oldu (o) varış yeri.

Arapça: 133|2|126|واذ قال ابرهم رب اجعل هذا بلدا امنا وارزق اهله من الثمرت من امن منهم بالله واليوم الاخر قال ومن كفر فامتعه قليلا ثم اضطره الي عذاب النار وبيس المصير

Bakara Suresi - Ayet 128

Türkçe Meal: Rabbimiz 4 ! Ve yap bizi iki teslim olan sana; ve zürriyetimizden bir ümmet 305 ; teslim olan sana; ve göster bize nusuklarımızı 169 ; ve tevbe 33 et bizlere; doğrusu sen; sensin Tevvâb 191 ; Rahîm 2 .

Arapça: 135|2|128|ربنا واجعلنا مسلمين لك ومن ذريتنا امه مسلمه لك وارنا مناسكنا وتب علينا انك انت التواب الرحيم

Bakara Suresi - Ayet 129

Türkçe Meal: Rabbimiz 4 ! Ve gönder/yolla onlara bir resûl 418 onlardan; okur onlara ayetlerini senin; ve bildirir onlara kitabı * ve hikmeti 303 ; ve saflaştırır onları; doğrusu sen; sensin Azîz 37 ; Hakîm 9 .

Arapça: 136|2|129|ربنا وابعث فيهم رسولا منهم يتلوا عليهم ايتك ويعلمهم الكتب والحكمه ويزكيهم انك انت العزيز الحكيم

Bakara Suresi - Ayet 131

Türkçe Meal: Dediği zaman ona (İbrahim’e) Rabbi 4 : “İslam 218 ol”; dedi (İbrahim): “İslam 218 oldum alemlerin Rabbine 4 ”

Arapça: 138|2|131|اذ قال له ربه اسلم قال اسلمت لرب العلمين

Bakara Suresi - Ayet 136

Türkçe Meal: Deyin ki: “İman 47 ettik Allah'a; ve üzerimize indirilmişe * ; ve indirilmişe İbrâhîm'e; ve İsmâîl'e; ve İshâk'a; ve Yakûb'a; ve torunlara; ve verilene Mûsâ'ya; ve Îsâ'ya; ve verilene nebilere 132 Rablerinden 4 ; ayırmayız 438 arasını onlardan ** birinin 308 ; ve bizler O'na *** müslimiz 45 .”

Arapça: 143|2|136|قولوا امنا بالله وما انزل الينا وما انزل الي ابرهم واسمعيل واسحق ويعقوب والاسباط وما اوتي موسي وعيسي وما اوتي النبيون من ربهم لا نفرق بين احد منهم ونحن له مسلمون

Bakara Suresi - Ayet 139

Türkçe Meal: De ki: “Bizimle Allah’ın hakkında mı tartışırsınız? ; ve O (Allah) Rabbimizdir 4 ; ve Rabbidir 4 sizlerin; ve bizedir yaptıklarımız; ve sizedir yaptıklarınız; ve bizleriz O'na muhlis/saflar/katıksızlar 309 ."

Arapça: 146|2|139|قل اتحاجوننا في الله وهو ربنا وربكم ولنا اعملنا ولكم اعملكم ونحن له مخلصون

Bakara Suresi - Ayet 144

Türkçe Meal: Muhakkak görürüz yüz çevirmeni göğe; öyle ki döndürürüz seni bir kıbleye 14 ; razı olursun ona; öyleyse döndür yüzünü haram mescit 158 tarafına doğru; ve olduğunuz her yerde öyle ki döndürün yüzlerinizi o tarafa doğru; ve doğrusu kimseler; verildiler kitap; mutlak bilirler ki o (kitap) bir hak/gerçek Rablerinden 4 ; ve değildir Allah gâfil 310 ne yaparlar onlar.

Arapça: 151|2|144|قد نري تقلب وجهك في السما فلنولينك قبله ترضيها فول وجهك شطر المسجد الحرام وحيث ما كنتم فولوا وجوهكم شطره وان الذين اوتوا الكتب ليعلمون انه الحق من ربهم وما الله بغفل عما يعملون

Bakara Suresi - Ayet 147

Türkçe Meal: Hak/gerçek Rabbindendir 4 ; öyle ki sakın olma şüphelenenlerden * .

Arapça: 154|2|147|الحق من ربك فلا تكونن من الممترين

Bakara Suresi - Ayet 149

Türkçe Meal: Ve her nereden çıktın; öyle ki çevir yüzünü haram mescide 158 doğru; ve doğrusu o * mutlak haktır/gerçektir Rabbinden 4 ; ve Allah gâfil 310 değildir yapar olduğunuzdan.

Arapça: 156|2|149|ومن حيث خرجت فول وجهك شطر المسجد الحرام وانه للحق من ربك وما الله بغفل عما تعملون

Bakara Suresi - Ayet 157

Türkçe Meal: İşte bunlar; onlaradır salâtlar 22 Rablerinden 4 ; ve bir rahmet 271 ; ve işte bunlar; onlardır kılavuzlular 192 .

Arapça: 164|2|157|اوليك عليهم صلوت من ربهم ورحمه واوليك هم المهتدون

Bakara Suresi - Ayet 198

Türkçe Meal: Yoktur üzerinize bir günah ki aranırsınız/bakınırsınız bir fazilet/üstünlük Rabbinizden 4 ; öyle ki taşıp aktığınız * zaman arafattan 345 ; öyle ki zikredin Allah'ı haram meş'ar 344 yanında; ve zikredin O’nu (Allah'ı) kılavuzladığı gibi sizleri; ve eğer olmuşsanız öncesinde onun mutlak dalalet 128 içinde olanlardan.

Arapça: 205|2|198|ليس عليكم جناح ان تبتغوا فضلا من ربكم فاذا افضتم من عرفت فاذكروا الله عند المشعر الحرام واذكروه كما هديكم وان كنتم من قبله لمن الضالين

Bakara Suresi - Ayet 200

Türkçe Meal: Öyle ki tamamladığınız zaman nusuklarınızı 169 ; öyle ki zikredin/anın Allah'ı zikretmeniz/anmanız gibi atalarınızı; ya da daha şiddetli bir zikir/anma; öyle ki insanlardan kimi der: "Rabbimiz! 4 Ver bizlere dünyada”; ve yoktur ona ahirette hiçbir nasip/pay.

Arapça: 207|2|200|فاذا قضيتم منسككم فاذكروا الله كذكركم اباكم او اشد ذكرا فمن الناس من يقول ربنا اتنا في الدنيا وما له في الاخره من خلق

Bakara Suresi - Ayet 201

Türkçe Meal: Ve onlardan kimi der: "Rabbimiz! 4 Ver bizlere dünyada bir güzellik/iyilik; ahirette (de) bir güzellik/iyilik; ve sakınmış kıl bizleri ateş azabına.

Arapça: 208|2|201|ومنهم من يقول ربنا اتنا في الدنيا حسنه وفي الاخره حسنه وقنا عذاب النار

Bakara Suresi - Ayet 248

Türkçe Meal: Ve dedi onlara nebileri 132 : "Doğrusu onun hükümdarlığının ayeti 287 gelmesidir sizlere tabutun; ondadır bir sakinlik/dinginlik Rabbinizden 4 ; ve bir bakiye/kalan Mûsâ ailesinin ve Hârûn ailesinin geride bıraktığından; yüklendi onu melekler 366 ; doğrusu bundadır mutlak bir ayet 287 sizlere; eğer olduysanız müminler 27 .

Arapça: 255|2|248|وقال لهم نبيهم ان ايه ملكه ان ياتيكم التابوت فيه سكينه من ربكم وبقيه مما ترك ال موسي وال هرون تحمله المليكه ان في ذلك لايه لكم ان كنتم مومنين

Bakara Suresi - Ayet 258

Türkçe Meal: Hiç görmez misin İbrahim'e hac 376 etmiş kimseyi onun Rabbi 4 hakkında; ki verdi ona Allah mülk/hükümdarlık; dediği zaman İbrahim: "Benim Rabbim 4 ki yaşatır ve öldürür"; dedi (kimse): "Ben (de) yaşatırım ve öldürürüm"; dedi İbrahim: "Öyle ki doğrusu Allah getirir Güneş’i doğudan; öyle ki sen (de) getir onu (Güneş'i) batıdan; öyle ki afalladı kâfirlik 25 etmiş kimse; Allah kılavuzlamaz 192 zalimler 257 kavmini/toplumunu.

Arapça: 265|2|258|الم تر الي الذي حاج ابرهم في ربه ان اتيه الله الملك اذ قال ابرهم ربي الذي يحي ويميت قال انا احي واميت قال ابرهم فان الله ياتي بالشمس من المشرق فات بها من المغرب فبهت الذي كفر والله لا يهدي القوم الظلمين

Bakara Suresi - Ayet 260

Türkçe Meal: Ve dediği zaman İbrahim: "Rabbim 4 ! Göster bana; nasıl canlandırırsın ölüleri"; dedi (Allah): "Yoksa asla iman 47 etmez misin? "; dedi (İbrahim): "Evet! (iman ettim); velakin/fakat mutmain 377 olması içindir kalbimin"; dedi (Allah): "Öyleyse tut dördünü kuştan; öyle ki meylettir * onları (dördünü) kendine; sonra koy her bir dağın üzerine onlardan (dördünden) bir parça/cüz; sonra çağır onları (dördünü); gelirler (dördü) sana bir ivedi hareketlenme (-yle); ve bil ki Allah Azîz’dir 37 ; Hakîm’dir 9 .

Arapça: 267|2|260|واذ قال ابرهم رب ارني كيف تحي الموتي قال اولم تومن قال بلي ولكن ليطمين قلبي قال فخذ اربعه من الطير فصرهن اليك ثم اجعل علي كل جبل منهن جزا ثم ادعهن ياتينك سعيا واعلم ان الله عزيز حكيم

Bakara Suresi - Ayet 262

Türkçe Meal: Kimseler (ki) infak 6 ederler mallarını Allah yolunda 336 ; sonra tabi etmezler infak 6 ettiklerini bir minnete ve de bir eziyete; onlaradır ecirleri 820 Rableri 4 indinde/katında; ve yoktur bir korku onların üzerine; ve onlar hüzünlenmezler.

Arapça: 269|2|262|الذين ينفقون امولهم في سبيل الله ثم لا يتبعون ما انفقوا منا ولا اذي لهم اجرهم عند ربهم ولا خوف عليهم ولا هم يحزنون

Bakara Suresi - Ayet 274

Türkçe Meal: Kimseler (ki) infak 6 ederler mallarını gece ve gündüz; sırlı/gizli ve alenen/açıkça; öyle ki onlaradır ecirleri 820 Rableri 4 indinde/katında; ve yoktur bir korku onlar üzerine; ve onlar hüzünlenmezler.

Arapça: 281|2|274|الذين ينفقون امولهم باليل والنهار سرا وعلانيه فلهم اجرهم عند ربهم ولا خوف عليهم ولا هم يحزنون

Bakara Suresi - Ayet 277

Türkçe Meal: Doğrusu kimseler (ki) iman 47 ettiler; ve yaptılar sâlihât 18 ; ve ikame 572 ettiler salâtı 5 ; ve verdiler zekâtı 10 ; onlaradır ecirleri 820 Rablerinin 4 indinde/katında; ve yoktur bir korku onlara; ve onlar hüzünlenmezler.

Arapça: 284|2|277|ان الذين امنوا وعملوا الصلحت واقاموا الصلوه واتوا الزكوه لهم اجرهم عند ربهم ولا خوف عليهم ولا هم يحزنون

Bakara Suresi - Ayet 283

Türkçe Meal: Ve eğer olduysanız bir sefer üzerinde; ve asla bulamazsanız bir kâtip/yazıcı; öyle ki tutulan/alınan rehinelerdir (ipotek olarak); öyle ki eğer güvenirse bir kısmınız bir kısma öyle ki ödesin güvenilmiş kimse * emanetini ** ; ve takvalı 21 olsun (güvenilmiş kimse) Allah’a; Rabbine 4 ; gizlemeyin şahitliği/tanıklığı; ve kim gizledi onu; öyle ki doğrusu o (kimse); bir günahkardır onun kalbi; Allah yaptıklarınızı bilendir.

Arapça: 290|2|283|وان كنتم علي سفر ولم تجدوا كاتبا فرهن مقبوضه فان امن بعضكم بعضا فليود الذي اوتمن امنته وليتق الله ربه ولا تكتموا الشهده ومن يكتمها فانه اثم قلبه والله بما تعملون عليم

Bakara Suresi - Ayet 285

Türkçe Meal: İman 47 etti resûl 418 Rabbinden 4 kendisine indirilmişe; ve müminler 27 ; hepsi iman 47 etti Allah'a; ve meleklerine; ve kitaplarına; ve resûllerine 418 ; "ayırmayız resûllerinden 418 birinin arasını"; ve dediler: "İşittik; ve itaat ettik; senin mağfiretin 319. Rabbimiz 4 !; ve sanadır dönüş yeri."

Arapça: 292|2|285|امن الرسول بما انزل اليه من ربه والمومنون كل امن بالله ومليكته وكتبه ورسله لا نفرق بين احد من رسله وقالوا سمعنا واطعنا غفرانك ربنا واليك المصير

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 7

Türkçe Meal: O ki indirdi sana kitabı * ; ondan (kitaptan) ayetler muhkemlenmiştir 392 ; onlar (muhkemlenmiş ayetler) anasıdır ** kitabın * ; ve diğerleri (diğer ayetler) müteşabihlerdir 90 ; öyle ki ancak kalplerinde bir eğrilik (olan) kimseler; öyle ki tabi olurlar ondan (kitaptan) müteşabihleşene 90 ; aranandır (o kimse) fitne 332 ; ve (fitneyi) aranandır (o kimse) onun (kitabın) tevilinde 401 ; ve bilir değildir onun (kitabın) tevilini 401 Allah ve ilimde 1143 derinleşenler/sağlam kök salanlar dışında; derler: "İman 47 ettik ona * (kitaba); hepsi Rabbimiz 4 katındandır/indindendir"; zikreder/hatırlar değildir mantık sahipleri haricinde.

Arapça: 300|3|7|هو الذي انزل عليك الكتب منه ايت محكمت هن ام الكتب واخر متشبهت فاما الذين في قلوبهم زيغ فيتبعون ما تشبه منه ابتغا الفتنه وابتغا تاويله وما يعلم تاويله الا الله والرسخون في العلم يقولون امنا به كل من عند ربنا وما يذكر الا اولوا الالبب

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 8

Türkçe Meal: "Rabbimiz 4 ! Saptırma kalplerimizi, bizleri kılavuzladığın 192 zaman sonrası; ve bahşet bizlere yanından bir rahmet 271 ; doğrusu sen; sensin Vehhâb 394 ."

Arapça: 301|3|8|ربنا لا تزغ قلوبنا بعد اذ هديتنا وهب لنا من لدنك رحمه انك انت الوهاب

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 9

Türkçe Meal: "Rabbimiz 4 ! Doğrusu sen bir araya getirensin insanları bir gün * için; şüphe yoktur onda ** ; doğrusu Allah bozmaz mîâdı 395 ."

Arapça: 302|3|9|ربنا انك جامع الناس ليوم لا ريب فيه ان الله لا يخلف الميعاد

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 15

Türkçe Meal: De ki: "Haber vereyim mi sizlere bunlardan hayırlısını? Rablerinin 4 indinde/katında takvalı 21 olmuş kimseleredir cennetler; akar onun (cennetin) altından nehirler; ölümsüzlerdir 185 orada (cennette); ve (vardır) tertemiz eşler 184 ; ve Allah’tan bir rıza; ve Allah görendir kullarını."

Arapça: 308|3|15|قل اونبيكم بخير من ذلكم للذين اتقوا عند ربهم جنت تجري من تحتها الانهر خلدين فيها وازوج مطهره ورضون من الله والله بصير بالعباد

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 16

Türkçe Meal: Kimseler (ki) derler: "Rabbimiz 4 ! Doğrusu bizler iman 47 ettik; öyle ki mağfiret 319 et bizlere günahlarımızı; ve sakındır bizleri ateş azabından."

Arapça: 309|3|16|الذين يقولون ربنا اننا امنا فاغفر لنا ذنوبنا وقنا عذاب النار

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 35

Türkçe Meal: Dediği zaman İmrân'ın karısı; "Rabbim 4 ! Doğrusu ben adadım sana karnımdakini * ; bir hür/serbest (edilmiş olarak); öyle ki kabul et benden; doğrusu sen; sensin Semî 41 ; Alîm 8 ."

Arapça: 328|3|35|اذ قالت امرات عمرن رب اني نذرت لك ما في بطني محررا فتقبل مني انك انت السميع العليم

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 36

Türkçe Meal: Öyle ki ne zaman bıraktı/doğurdu onu * dedi: "Rabbim 4 ! Doğrusu ben bıraktım/doğurdum bir kız * "; -ve Allah bilendir bıraktığını/doğurduğunu (onun) ** - "ve olmaz erkek kız gibi; ve doğrusu ben Meryem ismini verdim ona; ve doğrusu ben sığındırırım onu * sana; ve zürriyetini 380 (de) onun * racîm 411 şeytândan 29 "

Arapça: 329|3|36|فلما وضعتها قالت رب اني وضعتها انثي والله اعلم بما وضعت وليس الذكر كالانثي واني سميتها مريم واني اعيذها بك وذريتها من الشيطن الرجيم

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 37

Türkçe Meal: Kabul etti onu (Meryem'i) Rabbi 4 güzel bir kabulle; ve yetiştirdi (Rabbi) onu (Meryem'i) güzel bir bitki (olarak) * ; ve kefil oldu ona (Meryem'e) Zekeriyyâ; her ne zaman girdi onun (Meryem'in) yanına Zekeriyyâ; mihraba/özel alana; buldu (Zekeriyyâ) indinde/yanında onun (Meryem'in) bir rızık; dedi (Zekeriyyâ): "Ey Meryem! Neredendir sana bu?"; dedi (Meryem): "O indinden/katındandır Allah'ın; doğrusu Allah rızıklandırır dilediği kimseyi; olmaksızın bir hesap."

Arapça: 330|3|37|فتقبلها ربها بقبول حسن وانبتها نباتا حسنا وكفلها زكريا كلما دخل عليها زكريا المحراب وجد عندها رزقا قال يمريم اني لك هذا قالت هو من عند الله ان الله يرزق من يشا بغير حساب

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 38

Türkçe Meal: Orada dua 80 etti Zekeriyyâ Rabbine 4 ; dedi: "Rabbim 4 ! Bahşet bana yanından iyi bir zürriyet 380 ; doğrusu sen işitensin duayı 80 .

Arapça: 331|3|38|هنالك دعا زكريا ربه قال رب هب لي من لدنك ذريه طيبه انك سميع الدعا

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 40

Türkçe Meal: Dedi (Zekeriyyâ): "Rabbim 4 ! Nasıl olur bana bir gılmân 412 ; ve muhakkak geldi/ulaştı bana ihtiyarlık; ve karım (da) bir kısırdır"; dedi (Allah) "İşte böyledir; Allah faaliyete geçirir dilediğini"

Arapça: 333|3|40|قال رب اني يكون لي غلم وقد بلغني الكبر وامراتي عاقر قال كذلك الله يفعل ما يشا

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 41

Türkçe Meal: Dedi * : "Rabbim 4 ! Yap bana bir ayet 287 "; dedi (Allah): "Senin ayetin 287 konuşmamandır insanlara üç gün 414 ; haricindedir bir işaret ** "; ve zikret/an Rabbini 4 çokça; ve tesbih 57 et akşamla/aşiyyle ve sabahla/ilk aydınlanmayla/seherle/ibkârla 413 ."

Arapça: 334|3|41|قال رب اجعل لي ايه قال ايتك الا تكلم الناس ثلثه ايام الا رمزا واذكر ربك كثيرا وسبح بالعشي والابكر

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 43

Türkçe Meal: "Ey Meryem! Alçak gönüllü ol/uysal ol Rabbine 4 ; ve secde 12 et; ve rükû 11 et rükû 11 edenlerle birlikte."

Arapça: 336|3|43|يمريم اقنتي لربك واسجدي واركعي مع الركعين

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 47

Türkçe Meal: Dedi (Meryem): "Rabbim 4 ! Nasıl olur bana bir çocuk; ve asla temas etmez * bana bir beşer"; dedi: "İşte böyledir; Allah yaratır dilediğini; karara bağladığı zaman bir emri; öyle ki ancak der ona: "ol!"; öyle ki olur o."

Arapça: 340|3|47|قالت رب اني يكون لي ولد ولم يمسسني بشر قال كذلك الله يخلق ما يشا اذا قضي امرا فانما يقول له كن فيكون

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 49

Türkçe Meal: Ve bir resûldür 418 İsrâîloğullarına 197 ; (der) "ki ben muhakkak geldim sizlere Rabbinizden 4 bir ayetle 287 ; ki ben yaratırım sizlere ıslak topraktan kuş şekli gibi (bir şey); öyle ki üflerim onun içine; öyle ki olur bir kuş 419 Allah'ın izniyle; ve iyileştiririm doğuştan körü ve cüzzamı/leprayı 419 ; ve diriltirim/canlandırırım ölüleri 419 Allah'ın izniyle; ve haber veririm sizlere yediğinizi ve depoladığınızı evlerinizde 419 ; doğrusu bundadır mutlak ayetler 237 sizlere; eğer olduysanız müminler 27 ."

Arapça: 342|3|49|ورسولا الي بني اسريل اني قد جيتكم بايه من ربكم اني اخلق لكم من الطين كهيه الطير فانفخ فيه فيكون طيرا باذن الله وابري الاكمه والابرص واحي الموتي باذن الله وانبيكم بما تاكلون وما تدخرون في بيوتكم ان في ذلك لايه لكم ان كنتم مومنين

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 50

Türkçe Meal: "Ve bir musaddık 140 (olarak) Tevrât’tan iki eliniz arasındakine; ve helal kılmak için sizlere bazısını ki haram kılındı üzerinize 421 ; ve geldim sizlere Rabbinizden 4 bir ayetle 287 ; ve takvalı 21 olun Allah’a; ve itaat edin bana 420 ."

Arapça: 343|3|50|ومصدقا لما بين يدي من التوريه ولاحل لكم بعض الذي حرم عليكم وجيتكم بايه من ربكم فاتقوا الله واطيعون

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 51

Türkçe Meal: "Doğrusu Allah Rabbimdir 4 ; ve Rabbinizdir 4 ; öyle ki kulluk 46 edin ona; budur dosdoğru yol."

Arapça: 344|3|51|ان الله ربي وربكم فاعبدوه هذا صرط مستقيم

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 53

Türkçe Meal: "Rabbimiz 4 ! İman 47 ettik indirdiğine * ; ve tabi 424 olduk resûle (Îsâ'ya); öyle ki yaz bizi şahitlerle/tanıklarla ** birlikte."

Arapça: 346|3|53|ربنا امنا بما انزلت واتبعنا الرسول فاكتبنا مع الشهدين

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 60

Türkçe Meal: Hak/gerçek Rabbindendir 4 ; öyle ki olma kuşkulananlardan.

Arapça: 353|3|60|الحق من ربك فلا تكن من الممترين

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 64

Türkçe Meal: De ki: "Ey kitap ehli 135 ! Yapışalım bir kelimeye * (ki) aynı seviyededir/farksızdır bizim aramızda ve sizin aranızda; ki kulluk etmeyelim Allah dışında; ve ortak koşmayalım O'na bir şey; edinmesin bir kısmımız bir kısmı Allah'ın astından rabler 4 ; öyle ki eğer yüz çevirdilerse öyle ki deyin: "Şahit/tanık olun ki bizler müslimiz 45 ."

Arapça: 357|3|64|قل ياهل الكتب تعالوا الي كلمه سوا بيننا وبينكم الا نعبد الا الله ولا نشرك به شيا ولا يتخذ بعضنا بعضا اربابا من دون الله فان تولوا فقولوا اشهدوا بانا مسلمون

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 73

Türkçe Meal: "Ve iman 47 etmeyin kimse dışında (ki) tabi oldu sizin dininize 122 "; de ki: "Doğrusu kılavuz 192 Allah'ın kılavuzlamasıdır 192 "; ki verilir birine misli 870 sizlere verilenin * ya da hac 376 ederler sizlere Rabbinizin 4 indinde/katında; de ki: "Doğrusu fazl 202 Allah'ın elindedir; verir onu dilediği kimseye; ve Allah Vâsi’dir 297 ; Alîm’dir 8 ."

Arapça: 366|3|73|ولا تومنوا الا لمن تبع دينكم قل ان الهدي هدي الله ان يوتي احد مثل ما اوتيتم او يحاجوكم عند ربكم قل ان الفضل بيد الله يوتيه من يشا والله وسع عليم

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 79

Türkçe Meal: Olmuş değildir bir beşer 432 için ki verir ona Allah kitap ve hikmet 303 ; ve nebilik 132 ; sonra der (o beşer) insanlara: "Olun kullar 46 bana Allah’ın astından"; velakin/ancak (der o beşer) "Olun Rabbe 4 kullar; kitaba * talim 433 eder/öğretim yapar olduğunuzla; ve ders 434 yapar olduğunuzla"

Arapça: 372|3|79|ما كان لبشر ان يوتيه الله الكتب والحكم والنبوه ثم يقول للناس كونوا عبادا لي من دون الله ولكن كونوا ربنين بما كنتم تعلمون الكتب وبما كنتم تدرسون

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 84

Türkçe Meal: De ki: "İman 47 ettik Allah'a; ve üzerimize indirilmişe * ; ve indirilmişe İbrahim'e; ve İsmâîl’e; ve İshâk'a; ve Yakûb'a; ve torunlara; ve verilmişe Mûsâ’ya ** ; ve Îsâ’ya *** ; ve nebilere Rablerinden 4 ; fırkalara bölmeyiz/ayırmayız 438 arasını birinin onlardan; ve bizler O'na müslimiz 45 .

Arapça: 377|3|84|قل امنا بالله وما انزل علينا وما انزل علي ابرهيم واسمعيل واسحق ويعقوب والاسباط وما اوتي موسي وعيسي والنبيون من ربهم لا نفرق بين احد منهم ونحن له مسلمون

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 124

Türkçe Meal: Dediğin zaman müminlere 27 ; "Asla kâfi gelmez mi sizlere Rabbinizin 4 desteklemesi sizleri indirilmiş meleklerden 458 üç binle."

Arapça: 417|3|124|اذ تقول للمومنين الن يكفيكم ان يمدكم ربكم بثلثه الف من المليكه منزلين

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 125

Türkçe Meal: Evet! Eğer sabrederseniz 51 ve takvalı 21 olursanız; ve gelseler (bile) sizlere birdenbire/fevrice şu (anda); destekler sizleri Rabbiniz 4 nişanlı meleklerden beş binle.

Arapça: 418|3|125|بلي ان تصبروا وتتقوا وياتوكم من فورهم هذا يمددكم ربكم بخمسه الف من المليكه مسومين

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 133

Türkçe Meal: Ve seri/çabuk olun Rabbinizden 4 bir mağfirete 319 doğru; ve bir cennete; genişliği 460 onun (cennetin) gökler 162 ve yerdir; hazırlandı muttakiler 17 için.

Arapça: 426|3|133|وسارعوا الي مغفره من ربكم وجنه عرضها السموت والارض اعدت للمتقين

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 136

Türkçe Meal: İşte bunlar; cezaları/karşılıkları 63 onların bir mağfirettir 319 Rablerinden 4 ; ve cennetlerdir (ki) akar altından onun * nehirler; ölümsüzlerdir 185 orada ** ; ve ne muhteşemdir yapanların *** ecri 820 .

Arapça: 429|3|136|اوليك جزاوهم مغفره من ربهم وجنت تجري من تحتها الانهر خلدين فيها ونعم اجر العملين

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 169

Türkçe Meal: Ve sanma kimseleri ölüler (ki) katledildiler Allah yolunda 336 ; evet! Diridirler; Rableri 4 indinde/katında rızıklandırılırlar 472 .

Arapça: 462|3|169|ولا تحسبن الذين قتلوا في سبيل الله اموتا بل احيا عند ربهم يرزقون

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 191

Türkçe Meal: Kimseler (ki) anarlar Allah'ı dikelenler/ayaktalar (olarak); ve oturan (olarak); ve yanlarına üzerine (olarak); ve fikrederler 868 göklerin 162 ve yerin yaratılışına; Rabbimiz 4 ! Yaratmış değilsin bunu boşuna; Subhân'sın 7 sen; öyle ki sakındır bizleri ateş azabından.

Arapça: 484|3|191|الذين يذكرون الله قيما وقعودا وعلي جنوبهم ويتفكرون في خلق السموت والارض ربنا ما خلقت هذا بطلا سبحنك فقنا عذاب النار

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 192

Türkçe Meal: Rabbimiz! 4 Doğrusu sen kimi girdirirsin ateşe; öyle ki muhakkak rezil ettin onu; ve yoktur zalimlere 257 hiçbir yardımcı.

Arapça: 485|3|192|ربنا انك من تدخل النار فقد اخزيته وما للظلمين من انصار

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 193

Türkçe Meal: Rabbimiz! 4 Doğrusu bizler işittik bir nida * edeni (ki) nida * eder imana 47 ki iman 47 edin Rabbinize 4 (diye); öyleyse iman 47 ettik Rabbimize 4 ; öyleyse mağfiret 319 et bizlere günahlarımızı; ve kâfirlik ** et kötülüklerimizi bizlerden; ve vefat ettir bizleri erdemlilerle birlikte.

Arapça: 486|3|193|ربنا اننا سمعنا مناديا ينادي للايمن ان امنوا بربكم فامنا ربنا فاغفر لنا ذنوبنا وكفر عنا سياتنا وتوفنا مع الابرار

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 194

Türkçe Meal: Rabbimiz! 4 Ve ver vaat ettiğini bizlere; resûllerinin 418 üzerine; ve rezil etme bizleri kıyamet 148 günü; doğrusu sen bozmazsın vaadi.

Arapça: 487|3|194|ربنا واتنا ما وعدتنا علي رسلك ولا تخزنا يوم القيمه انك لا تخلف الميعاد

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 195

Türkçe Meal: Ve cevap verdi onlara Rableri 4 ki ben zayi etmem sizlerden erkek ya da dişi yapanın yaptığını; bir kısmınız bir kısımdandır; öyle ki kimseler (ki) hicret ettiler; ve çıkarıldılar diyarlarından; ve eziyet edildiler benim yolumda 336 ; ve katlettiler 35 ; ve katledildiler 35 ; mutlak kâfirlik 25 ederim onlardan kötülüklerine; ve mutlak sokarım onları cennetlere (ki) akar altından nehirler; bir sevaptır 464 Allah’ın indinden/katından; ve Allah’ın kendi katındadır güzel sevaplar 464 .

Arapça: 488|3|195|فاستجاب لهم ربهم اني لا اضيع عمل عمل منكم من ذكر او انثي بعضكم من بعض فالذين هاجروا واخرجوا من ديرهم واوذوا في سبيلي وقتلوا وقتلوا لاكفرن عنهم سياتهم ولادخلنهم جنت تجري من تحتها الانهر ثوابا من عند الله والله عنده حسن الثواب

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 198

Türkçe Meal: Lakin/fakat kimseler (ki) takvalı 21 oldular Rablerine 4 ; onlaradır cennetler (ki) akar altından onun nehirler; ölümsüzlerdir 185 orada (cennette); bir indirmedir 478 Allah’ın indinden/katından; ve Allah indindeki/katındaki bir hayırdır erdemlilere.

Arapça: 491|3|198|لكن الذين اتقوا ربهم لهم جنت تجري من تحتها الانهر خلدين فيها نزلا من عند الله وما عند الله خير للابرار

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 199

Türkçe Meal: Ve doğrusu kitap ehlinden 135 mutlak (vardır) kimseler (ki) iman 47 ederler Allah'a; ve sizlere indirilmişe * ; ve kendilerine indirilmişe ** ; haşyet 53 duyanlardır Allah'a; satmazlar Allah'ın ayetlerini 454 az bir fiyata; işte bunlar; onlaradır ecirleri 820 Rableri 4 indinde/katında; doğrusu Allah seridir hesapta.

Arapça: 492|3|199|وان من اهل الكتب لمن يومن بالله وما انزل اليكم وما انزل اليهم خشعين لله لا يشترون بايت الله ثمنا قليلا اوليك لهم اجرهم عند ربهم ان الله سريع الحساب

Nisâ Suresi - Ayet 1

Türkçe Meal: Ey insanlar! Takvalı 21 olun Rabbinize 4 O ki yarattı sizleri bir tek nefisten 201 ; ve yarattı ondan * eşini ** onun * ; ve yaydı ikisinden birçok erkekler ve kadınlar; ve takvalı 21 olun Allah’a -O ki sorarsınız/istersiniz O’nunla (adıyla)- ve rahimlere 479 (de takvalı olun); doğrusu Allah oldu üzerinize bir Rakîb 484 .

Arapça: 494|4|1|يايها الناس اتقوا ربكم الذي خلقكم من نفس وحده وخلق منها زوجها وبث منهما رجالا كثيرا ونسا واتقوا الله الذي تسالون به والارحام ان الله كان عليكم رقيبا

Nisâ Suresi - Ayet 65

Türkçe Meal: Öyle ki olmaz! Ve (senin) Rabbine 4 iman 47 etmezler; ta ki (onlar) hakem belirlerler seni kendi aralarındaki dallanmış/budaklanmışa; sonra bulmazlar/hissetmezler nefislerinde 201 bir darlık/sıkılık (senin) sonuca bağladığından; ve teslim olurlar (sonuca bağladığına) bir teslim (-le).

Arapça: 558|4|65|فلا وربك لا يومنون حتي يحكموك فيما شجر بينهم ثم لا يجدوا في انفسهم حرجا مما قضيت ويسلموا تسليما

Nisâ Suresi - Ayet 77

Türkçe Meal: Hiç görmez misin kimseleri (ki) denildi onlara: "Çekin ellerinizi; ve ikame 572 edin salâtı 5 ; ve verin zekâtı 10 "; öyle ki ne zaman yazıldı onlara savaş; o zaman bir fırka/bir bölük onlardan haşyet 53 duyar insanlara; haşyet 53 duyar gibi Allah'a; ya da daha şiddetli bir haşyet 53 duyma; ve dediler: “Rabbimiz 4 ! Niçin yazdın bize savaş? Keşke tehir etseydin/erteleseydin bizi yakın bir ecele/bir süreye”; de ki: “Dünya metası 54 azdır; ve ahiret hayırlıdır; kimse için; takvalı 21 oldu; ve zulmedilmez sizlere bir fitil/bir sicim 137 (kadar).

Arapça: 570|4|77|الم تر الي الذين قيل لهم كفوا ايديكم واقيموا الصلوه واتوا الزكوه فلما كتب عليهم القتال اذا فريق منهم يخشون الناس كخشيه الله او اشد خشيه وقالوا ربنا لم كتبت علينا القتال لولا اخرتنا الي اجل قريب قل متع الدنيا قليل والاخره خير لمن اتقي ولا تظلمون فتيلا

Nisâ Suresi - Ayet 170

Türkçe Meal: Ey insanlar! Muhakkak geldi sizlere resûl 418 ; hakla/gerçekle Rabbinizden 4 ; öyle ki iman 47 edin; bir hayırdır sizlere; ve eğer kâfirlik 25 ederseniz; öyle ki doğrusu Allah’adır göklerdeki 162 ve yerdeki; ve oldu Allah bir Alîm 8 ; bir Hakîm 9 .

Arapça: 663|4|170|يايها الناس قد جاكم الرسول بالحق من ربكم فامنوا خيرا لكم وان تكفروا فان لله ما في السموت والارض وكان الله عليما حكيما

Nisâ Suresi - Ayet 174

Türkçe Meal: Ey insanlar! Muhakkak ki geldi sizlere bir delil/kanıt Rabbinizden 4 ; ve indirdik üzerinize apaçık bir nur * .

Arapça: 667|4|174|يايها الناس قد جاكم برهن من ربكم وانزلنا اليكم نورا مبينا

Mâide Suresi - Ayet 2

Türkçe Meal: Ey iman 47 etmiş kimseler! Halel getirmeyin * Allah'ın şiarlarına 312 ; ve ne de haram aya 34 ; ve ne de hediyeye 338 ; ve ne de gerdanlara ** ; ve ne de haram eve 535 gelenlere (ki) bakınırlar bir fazilete 202 Rablerinden 4 ve bir rızaya; ve sonlandırdığınız zaman ihramı 534 öyle ki avlanın; cürüm işletmesin sizlere bir kavme (olan) nefret/kin ki engellediler sizleri haram mescitten 158 ki (o durumda) sınırı aşarsınız; ve yardımlaşın erdem ve takva 21 üzerine; ve yardımlaşmayın günah üzerine; ve sınırı aşmayın; ve takvalı 21 olun Allah’a; doğrusu Allah Şedîd'tir 536 akabinde *** .

Arapça: 671|5|2|يايها الذين امنوا لا تحلوا شعير الله ولا الشهر الحرام ولا الهدي ولا القليد ولا امين البيت الحرام يبتغون فضلا من ربهم ورضونا واذا حللتم فاصطادوا ولا يجرمنكم شنان قوم ان صدوكم عن المسجد الحرام ان تعتدوا وتعاونوا علي البر والتقوي ولا تعاونوا علي الاثم والعدون واتقوا الله ان الله شديد العقاب

Mâide Suresi - Ayet 24

Türkçe Meal: Dediler: "Ey Musa! Doğrusu bizler asla girmeyiz ona ebediyen onlar orada olduğu sürece; kalkış sen ve Rabbin 4 ; öyle ki katledin 35 ikiniz; doğrusu bizler ha burada oturanlarız."

Arapça: 693|5|24|قالوا يموسي انا لن ندخلها ابدا ما داموا فيها فاذهب انت وربك فقتلا انا ههنا قعدون

Mâide Suresi - Ayet 28

Türkçe Meal: Mutlak ki eğer katletmek 35 için uzatsan bana elini; sana elimi uzatan olmam ben katletmek 35 için (seni); doğrusu ben korku 474 duyarım Allah’a; alemlerin 203 Rabbine 4 .

Arapça: 697|5|28|لين بسطت الي يدك لتقتلني ما انا بباسط يدي اليك لاقتلك اني اخاف الله رب العلمين

Mâide Suresi - Ayet 64

Türkçe Meal: Ve dediler Yahudiler 295 : "Allah'ın eli bağlanmıştır/zincirlenmiştir"; (oysa) bağlandı/zincirlendi kendi elleri ve lanetlendiler 280 dedikleriyle; evet! İki eli O’nun (Allah'ın) genişlemiştir/yayılmıştır; infak * eder nasıl dilerse; ve Rabbinden 4 sana indirilen ** mutlak ziyade *** eder çoğuna onlardan bir tûğyânı 442 ve bir küfrü 422 ; ve attık aralarına taşkınlık ve nefret kıyamet gününe 148 kadar; her ne zaman yaktılar bir ateş harp için; söndürdü onu Allah; ve koşarlar yeryüzünde fesada 265 ; ve Allah sevmez fesatçıları 265 .

Arapça: 733|5|64|وقالت اليهود يد الله مغلوله غلت ايديهم ولعنوا بما قالوا بل يداه مبسوطتان ينفق كيف يشا وليزيدن كثيرا منهم ما انزل اليك من ربك طغينا وكفرا والقينا بينهم العدوه والبغضا الي يوم القيمه كلما اوقدوا نارا للحرب اطفاها الله ويسعون في الارض فسادا والله لا يحب المفسدين

Mâide Suresi - Ayet 66

Türkçe Meal: Şayet ki onlar kıyam etselerdi/dikselerdi Tevrât'ı ve İncîl'i; ve * Rablerinden 4 üzerlerine indirileni; mutlak yerlerdi üstlerinden ve ayaklarının altından**; onlardandır muktesit 550 bir ümmet 305 ; ve onlardan çoğunun yaptıkları ne kötüdür.

Arapça: 735|5|66|ولو انهم اقاموا التوريه والانجيل وما انزل اليهم من ربهم لاكلوا من فوقهم ومن تحت ارجلهم منهم امه مقتصده وكثير منهم سا ما يعملون

Mâide Suresi - Ayet 67

Türkçe Meal: Ey resûl! 418 * Belagat et/anons et/duyur sana indirileni Rabbinden 4 ; ve eğer asla faaliyet içinde olmazsan öyle ki belagat etmiş/anons etmiş/duyurmuş olmazsın O'nun risâletini 223 ; ve Allah korur seni insanlardan ** ; doğrusu Allah kılavuzlamaz 192 kâfirler 25 kavmini/toplumunu.

Arapça: 736|5|67|يايها الرسول بلغ ما انزل اليك من ربك وان لم تفعل فما بلغت رسالته والله يعصمك من الناس ان الله لا يهدي القوم الكفرين

Mâide Suresi - Ayet 68

Türkçe Meal: De ki: "Ey kitap ehli! 135 Olmadınız bir şey üzerinde; ta ki kıyam 229 edersiniz/dikersiniz Tevrât'ı ve İncîl'i; ve * indirileni sizlere Rabbinizden 4 ; ve Rabbinden 4 sana indirilen ** mutlak ziyade eder *** onlardan çoğuna tûğyânı 442 ve küfrü 422 ; öyle ki tasalanma kâfirler 25 kavmine/toplumuna karşı.

Arapça: 737|5|68|قل ياهل الكتب لستم علي شي حتي تقيموا التوريه والانجيل وما انزل اليكم من ربكم وليزيدن كثيرا منهم ما انزل اليك من ربك طغينا وكفرا فلا تاس علي القوم الكفرين

Mâide Suresi - Ayet 72

Türkçe Meal: Ant olsun (ki) kâfirlik 25 etmiş kimseler dediler: "Doğrusu Allah (ki) O Meryem oğlu Mesih'tir"; ve dedi Mesih: "Ey İsrâîloğulları! 197 Kulluk edin Allah'a; Rabbime 4 ve Rabbinize 4 "; doğrusu O’dur (ki) kim şirk koşar 71 Allah'a; öyle ki muhakkak haram etti Allah ona cenneti; ve sığınağı onun ateştir 834 ; ve yoktur zalimler 257 için hiçbir yardımcı.

Arapça: 741|5|72|لقد كفر الذين قالوا ان الله هو المسيح ابن مريم وقال المسيح يبني اسريل اعبدوا الله ربي وربكم انه من يشرك بالله فقد حرم الله عليه الجنه وماويه النار وما للظلمين من انصار

Mâide Suresi - Ayet 83

Türkçe Meal: Ve işittikleri zaman indirileni resûle 418 ; görürsün gözlerini onların taşar akar göz yaşından; arif olmalarındandır/bilmelerindendir haktan/gerçekten; derler: "Rabbimiz! 4 İman 47 ettik; öyle ki yaz bizleri şahitlerle/tanıklarla birlikte"

Arapça: 752|5|83|واذا سمعوا ما انزل الي الرسول تري اعينهم تفيض من الدمع مما عرفوا من الحق يقولون ربنا امنا فاكتبنا مع الشهدين

Mâide Suresi - Ayet 112

Türkçe Meal: Dedikleri zaman havâriler 565 : "Ey Meryem oğlu Îsâ! Güç yetirir mi senin Rabbin 4 ki indirir üzerimize bir sofra gökten?"; dedi (Îsâ): "Takvalı 21 olun Allah’a eğer olduysanız müminler 27 ."

Arapça: 781|5|112|اذ قال الحواريون يعيسي ابن مريم هل يستطيع ربك ان ينزل علينا مايده من السما قال اتقوا الله ان كنتم مومنين

Mâide Suresi - Ayet 114

Türkçe Meal: Dedi Meryem oğlu Îsâ: "Allah'ım! Rabbimiz 4 ! İndir üzerimize bir sofra gökten; olur bizlere bir festival öncemiz için ve sonramız için; ve bir ayet senden; rızıklandır bizleri; ve sensin hayırlısı rızıklandıranların."

Arapça: 783|5|114|قال عيسي ابن مريم اللهم ربنا انزل علينا مايده من السما تكون لنا عيدا لاولنا واخرنا وايه منك وارزقنا وانت خير الرزقين

Mâide Suresi - Ayet 117

Türkçe Meal: "Söylemiş değilim onlara kendisini emrettiğinin dışında ki kulluk edin Allah'a; Rabbime 4 ve Rabbinize 4 ; ve oldum üzerlerine bir şahit/tanık olduğum sürece onların içinde; öyle ki ne zaman vefat ettirdin beni; oldun sen bir gözetleyen onları; ve sensin her bir şey üzerine bir şahit/tanık."

Arapça: 786|5|117|ما قلت لهم الا ما امرتني به ان اعبدوا الله ربي وربكم وكنت عليهم شهيدا ما دمت فيهم فلما توفيتني كنت انت الرقيب عليهم وانت علي كل شي شهيد

En'âm Suresi - Ayet 1

Türkçe Meal: Hamd 3 Allah’adır; O ki yarattı gökleri 162 ve yeri; ve yaptı karanlıklar 581 ve nur 581 ; sonra kâfirlik 25 etmiş kimseler Rablerine 4 .eşitlerler * .

Arapça: 790|6|1|الحمد لله الذي خلق السموت والارض وجعل الظلمت والنور ثم الذين كفروا بربهم يعدلون

En'âm Suresi - Ayet 15

Türkçe Meal: De ki: "Doğrusu ben korkarım eğer isyan ettiysem Rabbime 4 ; büyük bir günün azabına."

Arapça: 804|6|15|قل اني اخاف ان عصيت ربي عذاب يوم عظيم

En'âm Suresi - Ayet 23

Türkçe Meal: Sonra asla olmaz fitneleri 332 onların dışında ki derler: "Ve Allah'a!; Rabbimize! 4 Olmuş değildik müşrikler 36 ."

Arapça: 812|6|23|ثم لم تكن فتنتهم الا ان قالوا والله ربنا ما كنا مشركين

En'âm Suresi - Ayet 27

Türkçe Meal: Şayet görsen getirilip durduruldukları zaman onları ateşe 834 karşı; öyle ki dediler: "Ey! Keşke bizler geri döndürülsek; ve yalanlamayız 195 Rabbimizin 4 ayetlerini; ve oluruz müminlerden 27 ."

Arapça: 816|6|27|ولو تري اذ وقفوا علي النار فقالوا يليتنا نرد ولا نكذب بايت ربنا ونكون من المومنين

En'âm Suresi - Ayet 30

Türkçe Meal: Şayet görsen getirilip durduruldukları zaman Rablerine 4 karşı; dedi (Allah): "Değil miymiş bu hak/gerçek"; dediler 596 : "Evet! Ve Rabbimize!"; dedi (Allah): "Öyle ki tadın azabı kâfirlik 25 eder olduğunuzla."

Arapça: 819|6|30|ولو تري اذ وقفوا علي ربهم قال اليس هذا بالحق قالوا بلي وربنا قال فذوقوا العذاب بما كنتم تكفرون

En'âm Suresi - Ayet 37

Türkçe Meal: Ve dediler: "Değil miydi indirilmeli ona bir ayet 287 Rabbinden 4 !"; de ki: "Doğrusu Allah bir Kâdir’dir 598 üzerine ki indirir bir ayet 287 ; velakin/fakat çokları onların bilmezler.

Arapça: 826|6|37|وقالوا لولا نزل عليه ايه من ربه قل ان الله قادر علي ان ينزل ايه ولكن اكثرهم لا يعلمون

En'âm Suresi - Ayet 38

Türkçe Meal: Ve olmaz hiçbir dâbbeden 599 yerde; ve hiçbir kuş (ki) uçar iki kanadıyla; ancak bir ümmettir 305 sizlerin misalleri/örnekleri * ; ihmal etmiş değiliz kitapta ** hiçbir şeyi; sonra Rablerine 4 karşı haşredilirler 556 ***.

Arapça: 827|6|38|وما من دابه في الارض ولا طير يطير بجناحيه الا امم امثالكم ما فرطنا في الكتب من شي ثم الي ربهم يحشرون

En'âm Suresi - Ayet 45

Türkçe Meal: Öyle ki kesildi arkası kavmin/toplumun; zulmetmiş 257 kimselerin; ve hamd 3 Allah’adır; Rabbidir 4 alemlerin.

Arapça: 834|6|45|فقطع دابر القوم الذين ظلموا والحمد لله رب العلمين

En'âm Suresi - Ayet 51

Türkçe Meal: Ve uyar onunla * kimseleri (ki) korkarlar ki haşredilirler 556 Rablerine 4 karşı; olmaz onlara O’nun astından bir veli 28 ne de bir şefâat 114 ; belki onlar takvalı 21 olurlar.

Arapça: 840|6|51|وانذر به الذين يخافون ان يحشروا الي ربهم ليس لهم من دونه ولي ولا شفيع لعلهم يتقون

En'âm Suresi - Ayet 52

Türkçe Meal: Uzaklaştırma kimseleri (ki) çağırırlar Rablerini 4 sabahla ve akşam (-la); isterler/arzularlar O'nun yüzünü; yoktur senin üzerine onların hesabından hiçbir şey; ve yoktur senin hesabından onlar üzerine hiçbir şey; öyle ki uzaklaştırdığında onları öyle ki olursun zalimlerden 257 .

Arapça: 841|6|52|ولا تطرد الذين يدعون ربهم بالغدوه والعشي يريدون وجهه ما عليك من حسابهم من شي وما من حسابك عليهم من شي فتطردهم فتكون من الظلمين

En'âm Suresi - Ayet 54

Türkçe Meal: Ve geldikleri zaman sana ayetlerimize 454 iman 47 etmiş kimseler; öyle ki de ki: "Bir selâm 98 sizlere; yazdı Rabbiniz 4 kendi nefsi 406 üzerine rahmeti 271 ; o kimse ki yaptı sizden bir kötülük cahillikle 489 ; sonra tevbe 33 etti sonrasında onun * ; ve ıslah 316 etti; öyle ki doğrusu O (Allah) bir Gafûr’dur 20 ; bir Rahîm’dir 2 .

Arapça: 843|6|54|واذا جاك الذين يومنون بايتنا فقل سلم عليكم كتب ربكم علي نفسه الرحمه انه من عمل منكم سوا بجهله ثم تاب من بعده واصلح فانه غفور رحيم

En'âm Suresi - Ayet 57

Türkçe Meal: De ki: "Doğrusu ben bir beyanat 620 üzerindeyim Rabbimden 4 ; ve (sizler) yalanladınız onu * ; indimde/yanımda değildir kendisine acele ettiğiniz ** ; ki hükmü ancak Allah'adır; kıssalaştırır (Allah) hakkı/gerçeği; ve O (Allah) hayırlısıdır ayıranların."

Arapça: 846|6|57|قل اني علي بينه من ربي وكذبتم به ما عندي ما تستعجلون به ان الحكم الا لله يقص الحق وهو خير الفصلين

En'âm Suresi - Ayet 71

Türkçe Meal: De ki: "Çağırır mıyız Allah’ın astından menfaat sağlamayanı bizlere ve zarar vermeyeni bizlere; ve döner (miyiz) topuklarımız üzerine, kılavuzladığı 192 zaman sonrası Allah'ın bizleri; kimse gibi (ki) kılavuzluk etti ona şeytânlar 29 yerde bir şaşkınlığa ona; arkadaşları çağırır onu kılavuza 192 doğru; "Gel bizlere" (diye)"; de ki: "Doğrusu Allah'ın kılavuzu 192 (ki) odur kılavuz 192 ; ve emredildi bizlere İslam 218 olmamız alemlerin 203 Rabbine 4 ."

Arapça: 860|6|71|قل اندعوا من دون الله ما لا ينفعنا ولا يضرنا ونرد علي اعقابنا بعد اذ هدينا الله كالذي استهوته الشيطين في الارض حيران له اصحب يدعونه الي الهدي ايتنا قل ان هدي الله هو الهدي وامرنا لنسلم لرب العلمين

En'âm Suresi - Ayet 77

Türkçe Meal: Öyle ki ne zaman gördü * Ay'ı bir görünüp yükselen (olarak) dedi * : "Budur Rabbim 4 !"; öyle ki ne zaman battı ** dedi * : "Mutlak ki eğer asla kılavuzlamazsa 192 beni Rabbim 4 ; mutlak olurum dalalete düşmüş kavimden/toplumdan.

Arapça: 866|6|77|فلما را القمر بازغا قال هذا ربي فلما افل قال لين لم يهدني ربي لاكونن من القوم الضالين

En'âm Suresi - Ayet 78

Türkçe Meal: Öyle ki ne zaman gördü Güneş'i bir görünüp yükselen (olarak) dedi: "Budur Rabbim 4 ! Bu daha büyüktür"; öyle ki ne zaman battı (Güneş) dedi: "Ey kavmim/toplumum! Doğrusu ben uzağım şirk 71 koştuklarınızdan."

Arapça: 867|6|78|فلما را الشمس بازغه قال هذا ربي هذا اكبر فلما افلت قال يقوم اني بري مما تشركون

En'âm Suresi - Ayet 80

Türkçe Meal: Ve hacc 376 etti ona * kavmi/toplumu onun ** ; dedi *** : "Hacc 376 mı edersiniz Allah hakkında? Muhakkak kılavuzladı 192 **** beni; ve korkmam O'na ***** şirk 71 koştuğunuzdan; dışındadır ****** ki diler Rabbim 4 bir şey; kuşatır Rabbim 4 her bir şeyi bir ilim 1143 (-le); öyle ki zikretmez 78 misiniz?"

Arapça: 869|6|80|وحاجه قومه قال اتحجوني في الله وقد هدين ولا اخاف ما تشركون به الا ان يشا ربي شيا وسع ربي كل شي علما افلا تتذكرون

En'âm Suresi - Ayet 83

Türkçe Meal: İşte şunlar (ki) hüccetlerimizdir 625 ; verdik onu İbrahim'e kavmine/toplumuna karşı; yükseltiriz derecelere dilediğimiz kimseyi; doğrusu (senin) Rabbin 4 Hakîm’dir; Alîm’dir.

Arapça: 872|6|83|وتلك حجتنا اتينها ابرهيم علي قومه نرفع درجت من نشا ان ربك حكيم عليم

En'âm Suresi - Ayet 102

Türkçe Meal: İşte sizlere Allah; Rabbiniz 4 ; yoktur ilâh 74 O’nun dışında; yaratandır her bir şeyi; öyle ki kulluk 46 edin O’na; ve O her bir şey üzerine bir Vekîl’dir 517 .

Arapça: 891|6|102|ذلكم الله ربكم لا اله الا هو خلق كل شي فاعبدوه وهو علي كل شي وكيل

En'âm Suresi - Ayet 104

Türkçe Meal: Muhakkak geldi sizlere basiretler/bakışlar Rabbinizden 4 ; öyle ki kim baktı/gördü öyle ki mutlak kendi nefsinedir 201 ; ve kim âmâ * oldu öyle ki aleyhinedir onu (nefsinin); ve değilim ben ** üzerinize bir hafız *** .

Arapça: 893|6|104|قد جاكم بصاير من ربكم فمن ابصر فلنفسه ومن عمي فعليها وما انا عليكم بحفيظ

En'âm Suresi - Ayet 106

Türkçe Meal: Tabi ol vahyolunana * üzerine Rabbinden 4 ; yoktur ilâh 74 O’nun dışında; ve yüz çevir ** müşriklerden 36 .

Arapça: 895|6|106|اتبع ما اوحي اليك من ربك لا اله الا هو واعرض عن المشركين

En'âm Suresi - Ayet 108

Türkçe Meal: Hakaret etmeyin kimselere * (ki) çağırırlar Allah’ın astından; öyle ki hakaret ederler ** Allah'a bir taşkınlık *** (-la) olmaksızın bir ilim 1143 ; işte böyledir; süsledik her bir ümmet 305 için amellerini/yaptıklarını; sonra Rablerine 4 karşıdır dönüş yerleri; öyle ki haber verir (Allah) onlara yapar olduklarını.

Arapça: 897|6|108|ولا تسبوا الذين يدعون من دون الله فيسبوا الله عدوا بغير علم كذلك زينا لكل امه عملهم ثم الي ربهم مرجعهم فينبيهم بما كانوا يعملون

En'âm Suresi - Ayet 114

Türkçe Meal: Öyle ki Allah'tan gayri/başka bir hakem mi ararım?; Ve O * indirendir sizlere mufassal 166 edilen kitabı; ve kimseler (ki) verdik onlara kitap; bilirler ki o ** indirilendir (senin) Rabbindendir 4 hakla/gerçekle; öyle ki sakın olma şüphelenenlerden *** .

Arapça: 903|6|114|افغير الله ابتغي حكما وهو الذي انزل اليكم الكتب مفصلا والذين اتينهم الكتب يعلمون انه منزل من ربك بالحق فلا تكونن من الممترين

En'âm Suresi - Ayet 115

Türkçe Meal: Ve tamamladı kelamı/sözü 640 (senin) Rabbin 4 bir doğruluk (-la); ve bir adalet 680 (-le); yoktur değiştiren O'nun kelimelerini; ve O Semî’dir 41 ; Alîm’dir 8 .

Arapça: 904|6|115|وتمت كلمت ربك صدقا وعدلا لا مبدل لكلمته وهو السميع العليم

En'âm Suresi - Ayet 117

Türkçe Meal: Doğrusu (senin) Rabbin 4 (ki) O en iyi bilendir kimseleri (ki) dalalete 128 saparlar O’nun yolundan; ve O en iyi bilendir kılavuzlananları 192 .

Arapça: 906|6|117|ان ربك هو اعلم من يضل عن سبيله وهو اعلم بالمهتدين

En'âm Suresi - Ayet 119

Türkçe Meal: Ve nedir sizlere (olan) ki yemezsiniz * kendisi üzerine Allah'ın isminin zikredilmişinden; ve muhakkak detaylandırdı/ayırdı ** (Allah) sizlere haram kıldığını ** (Allah'ın) üzerinize; dışındadır kendisine zaruri *** kaldığınız; ve doğrusu bir çoğu **** mutlak dalalete 128 düşer hevalarıyla olmaksızın bir ilim 1143 ; doğrusu (senin) Rabbin 4 (ki) O en iyi bilendir taşkınlık edenleri.

Arapça: 908|6|119|وما لكم الا تاكلوا مما ذكر اسم الله عليه وقد فصل لكم ما حرم عليكم الا ما اضطررتم اليه وان كثيرا ليضلون باهوايهم بغير علم ان ربك هو اعلم بالمعتدين

En'âm Suresi - Ayet 126

Türkçe Meal: Ve budur (senin) Rabbinin 4 dikelmiş yolu 124 ; muhakkak ki detaylandırdık/ayırdık ayetleri 454 zikreder 78 bir kavim için.

Arapça: 915|6|126|وهذا صرط ربك مستقيما قد فصلنا الايت لقوم يذكرون

En'âm Suresi - Ayet 127

Türkçe Meal: Onlaradır * selâm 98 diyarı/yurdu Rableri 4 indinde/katında; ve O (Allah) velisidir 28 onların yapar olduklarıyla.

Arapça: 916|6|127|لهم دار السلم عند ربهم وهو وليهم بما كانوا يعملون

En'âm Suresi - Ayet 128

Türkçe Meal: Ve haşrettiği 556 gün * onları (Allah) topluca; “Ey cin 210 klanı/kabilesi! Muhakkak çoğaldınız sayıca insandan”; ve dedi ** evliyası 212 onların insandan; “Rabbimiz 4 ! Yararlandık bir kısmımız bir kısımdan; ve ulaştık ecelimize ki tayin ettin/erteledin bize”; dedi (Allah): “Ateştir meskenleriniz"; ölümsüzlerdir orada *** dışındadır 808 Allah'ın dilediği; doğrusu (senin) Rabbin 4 bir Hakîm’dir 9 ; bir Alîm’dir 8 .

Arapça: 917|6|128|ويوم يحشرهم جميعا يمعشر الجن قد استكثرتم من الانس وقال اولياوهم من الانس ربنا استمتع بعضنا ببعض وبلغنا اجلنا الذي اجلت لنا قال النار مثويكم خلدين فيها الا ما شا الله ان ربك حكيم عليم

En'âm Suresi - Ayet 131

Türkçe Meal: Böyledir; ki asla olmaz (senin) Rabbin 4 helak edici kentleri zulümle * ; ve ahalisi onun gâfiller 310 (-ken).

Arapça: 920|6|131|ذلك ان لم يكن ربك مهلك القري بظلم واهلها غفلون

En'âm Suresi - Ayet 132

Türkçe Meal: Ve hepsi içindir dereceler * yaptıklarından; ve değildir (senin) Rabbin 4 gâfil 310 yaptıkları hakkında.

Arapça: 921|6|132|ولكل درجت مما عملوا وما ربك بغفل عما يعملون

En'âm Suresi - Ayet 147

Türkçe Meal: Öyle ki eğer yalanladılarsa seni; öyle ki de ki: "Rabbiniz 4 geniş bir rahmet 271 sahibidir; ve reddetmez/geri döndürmez kendi yıkımını suçlular kavminden/toplumundan."

Arapça: 936|6|147|فان كذبوك فقل ربكم ذو رحمه وسعه ولا يرد باسه عن القوم المجرمين

En'âm Suresi - Ayet 150

Türkçe Meal: De ki: "Haydi bir araya getirin şahitlerinizi/tanıklarınızı ki onlar şahitlik/tanıklık ederler ki 'Allah haram kıldı bunu' (diye); öyle ki eğer şahitlik/tanıklık ettilerse; öyle ki şahitlik/tanıklık etme onlarla birlikte; ve tabi olma hevalarına kimselerin (ki) yalanladırlar 195 ayetlerimizi; ve kimselerin (ki) iman etmezler ahirete 648 "; ve onlar Rablerine 4 denk * tutarlar.

Arapça: 939|6|150|قل هلم شهداكم الذين يشهدون ان الله حرم هذا فان شهدوا فلا تشهد معهم ولا تتبع اهوا الذين كذبوا بايتنا والذين لا يومنون بالاخره وهم بربهم يعدلون

En'âm Suresi - Ayet 151

Türkçe Meal: De ki: "Gelin; okuyayım Rabbinizin 4 haram kıldığını üzerinize; ki şirk 71 koşmayın O’na bir şeyi; ve ana babayadır bir ihsan/güzellik; ve katletmeyin 35 evlatlarınızı yoksulluktan; biz rızıklandırırız onları; onlaradır (o rızık); yaklaşmayın fahişeliklere 490 açılmışa ondan ve gizlenmişe; ve katletmeyin 35 nefsi 201 ki (o) haram ettiğidir 649 Allah'ın hakla * (olması) dışında; işte sizleredir; vasiyet etti (Allah) sizlere bunu; belki sizler akledersiniz.

Arapça: 940|6|151|قل تعالوا اتل ما حرم ربكم عليكم الا تشركوا به شيا وبالولدين احسنا ولا تقتلوا اولدكم من املق نحن نرزقكم واياهم ولا تقربوا الفوحش ما ظهر منها وما بطن ولا تقتلوا النفس التي حرم الله الا بالحق ذلكم وصيكم به لعلكم تعقلون

En'âm Suresi - Ayet 154

Türkçe Meal: Sonra verdik Mûsâ'ya kitabı * ; bir tamamlama güzelleştirmiş ** kimse üzerine; ve bir tefsîl 651 her bir şeye; ve bir kılavuz 192 ve bir rahmet 271 ; belki onlar Rablerine 4 kavuşmaya iman 47 ederler.

Arapça: 943|6|154|ثم اتينا موسي الكتب تماما علي الذي احسن وتفصيلا لكل شي وهدي ورحمه لعلهم بلقا ربهم يومنون

En'âm Suresi - Ayet 157

Türkçe Meal: Ya da dersiniz: "Şayet ki bize; indirilseydi bize kitap * ; mutlak olurduk onlardan daha kılavuzlu 192 ; öyle ki muhakkak geldi sizlere bir beyanat 620 Rabbinizden 4 ; ve bir kılavuz 192 ve bir rahmet 271 ; öyle ki kim daha zalimdir 257 kimseden (ki) yalanladı Allah'ın ayetlerini 454 ve yüz çevirdi/kaçındı ondan ** ; cezalandıracağız ayetlerimizden 454 yüz çeviren/kaçınan kimseleri kötü bir azap (-la); yüz çevirir/kaçınır olduklarıyla.

Arapça: 946|6|157|او تقولوا لو انا انزل علينا الكتب لكنا اهدي منهم فقد جاكم بينه من ربكم وهدي ورحمه فمن اظلم ممن كذب بايت الله وصدف عنها سنجزي الذين يصدفون عن ايتنا سو العذاب بما كانوا يصدفون

En'âm Suresi - Ayet 158

Türkçe Meal: Bakarlar mı (onlar) dışında ki gelir onlara melekler 48 ya da gelir (senin) Rabbin 4 ya da gelir (senin) Rabbinin 4 bazıları ayetleri 237 ?; gündür (ki) gelir bazı ayetleri 237 (senin) Rabbinin; menfaat sağlamaz bir nefse 201 iman 47 etmesi onun (nefsin); asla olmaz (-sa) (o nefis) iman 47 etmiş önceden ya da kazanmamış (-sa) (o nefis) kendi imanında 47 bir hayır; de ki: "Bakın! Doğrusu bizler (de) bakanlarız.

Arapça: 947|6|158|هل ينظرون الا ان تاتيهم المليكه او ياتي ربك او ياتي بعض ايت ربك يوم ياتي بعض ايت ربك لا ينفع نفسا ايمنها لم تكن امنت من قبل او كسبت في ايمنها خيرا قل انتظروا انا منتظرون

En'âm Suresi - Ayet 161

Türkçe Meal: De ki: "Doğrusu beni; kılavuzladı 192 beni Rabbim 4 ; dosdoğru bir yola 124 doğru; kıyam/dikili/doğru bir dine 122 *; bir hanîf 117 (olan) İbrahim'in milletine 301 ve olmuş değildi (İbrahim) müşriklerden 36 .

Arapça: 950|6|161|قل انني هديني ربي الي صرط مستقيم دينا قيما مله ابرهيم حنيفا وما كان من المشركين

En'âm Suresi - Ayet 162

Türkçe Meal: De ki: “Doğrusu benim salâtım 5 ; ve adanmış tarzım; ve hayatım; ve ölümüm 643 *; Allah içindir; alemlerin Rabbi 4 .

Arapça: 951|6|162|قل ان صلاتي ونسكي ومحياي ومماتي لله رب العلمين

En'âm Suresi - Ayet 164

Türkçe Meal: De ki: "Allah'tan başkasını mı ararım bir Rab 4 (olarak)?; ve O Rabbidir 4 her bir şeyin; ve kazanmaz hiç bir nefis 201 kendi üzerine (olan) dışında; ve yüklenmez bir yüklenici bir başkasının yükünü; sonra Rabbinize 4 doğrudur dönüş yeriniz; öyle ki haber verir sizlere kendisinde ihtilaf içinde olduğunuzla."

Arapça: 953|6|164|قل اغير الله ابغي ربا وهو رب كل شي ولا تكسب كل نفس الا عليها ولا تزر وازره وزر اخري ثم الي ربكم مرجعكم فينبيكم بما كنتم فيه تختلفون

En'âm Suresi - Ayet 165

Türkçe Meal: Ve O'dur yapan sizleri yere halifeler 65 *;ve yükseltti bir kısmınızı bir kısım üzerine dereceler (-le); belalandırmak 256 için sizleri sizlere verdiğinde; doğrusu (senin) Rabbin 4 seridir akabinde ** ; ve doğrusu O (Allah) mutlak bir Gafûr’dur 20 ; bir Rahîm’dir 2 .

Arapça: 954|6|165|وهو الذي جعلكم خليف الارض ورفع بعضكم فوق بعض درجت ليبلوكم في ما اتيكم ان ربك سريع العقاب وانه لغفور رحيم

A'râf Suresi - Ayet 3

Türkçe Meal: Tabi olun Rabbinizden 4 üzerinize indirilene * ; ve tabi olmayın O’nun ** astından evliyaya 212 ; ne azdır zikrettiğiniz 78 .

Arapça: 957|7|3|اتبعوا ما انزل اليكم من ربكم ولا تتبعوا من دونه اوليا قليلا ما تذكرون

A'râf Suresi - Ayet 20

Türkçe Meal: Öyle ki vesvese verdi * ikisine şeytân 29 ; ortaya çıkarması için ikisine çirkinliklerinden ** kendilerine gizlenmişi/saklanmışı; dedi (şeytân): "Men etmiş değildir ikinizi Rabbiniz 4 şu ağaçtan 691 dışında ki olursunuz ikiniz iki melek 48 ; ya da olursunuz ikiniz ölümsüzlerden 185 ."

Arapça: 974|7|20|فوسوس لهما الشيطن ليبدي لهما ما وري عنهما من سوتهما وقال ما نهيكما ربكما عن هذه الشجره الا ان تكونا ملكين او تكونا من الخلدين

A'râf Suresi - Ayet 22

Türkçe Meal: Öyle ki kılavuzluk/delalet etti * ikisine ** kandırmayla/aldatmayla; öyle ki ne zaman tattı ikisi ağacı 691 ; göründü ikisine çirkin yerleri *** ; ve hemen başladı ikisi ilmikleyip/bağlayıp örtmeye üzerlerine cennet **** yapraklarından; ve nida etti/seslendi ikisine ** Rableri 4 : "Asla men etmedim mi ikinizi ** şu ağaçtan 691 ; ve demedim mi ikinize ** doğrusu şeytân 29 ikinize apaçık bir düşmandır."

Arapça: 976|7|22|فدليهما بغرور فلما ذاقا الشجره بدت لهما سوتهما وطفقا يخصفان عليهما من ورق الجنه وناديهما ربهما الم انهكما عن تلكما الشجره واقل لكما ان الشيطن لكما عدو مبين

A'râf Suresi - Ayet 23

Türkçe Meal: Dedi ikisi * : "Rabbimiz 4 ! Zulmettik 257 ** kendi nefislerimize 201 **; ve eğer asla mağfiret 319 etmezsen bizlere ** ; ve rahmet 271 etmezsen bizlere ** ; mutlak oluruz ** hüsrana uğrayanlardan."

Arapça: 977|7|23|قالا ربنا ظلمنا انفسنا وان لم تغفر لنا وترحمنا لنكونن من الخسرين

A'râf Suresi - Ayet 33

Türkçe Meal: De ki: "Ancak haram etti Rabbim 4 fahşaları 81 ; açığını ondan ve gizlisini; ve günahı; ve bir hak/gerçek olmaksızın taşmayı 552 ; ve ki şirk 71 koşmayı Allah'a kendisiyle bir sultân 660 asla indirmediğini * ; ve ki Allah'a karşı bilmediğinizi söylemenizi 661 ."

Arapça: 987|7|33|قل انما حرم ربي الفوحش ما ظهر منها وما بطن والاثم والبغي بغير الحق وان تشركوا بالله ما لم ينزل به سلطنا وان تقولوا علي الله ما لا تعلمون

A'râf Suresi - Ayet 38

Türkçe Meal: Dedi (Allah): “Girin ümmetlere/topluluklara; muhakkak ki halife 65 oldu sizlerden önce ateşe; cinden 91 ve insandan”; ne zaman girdi bir ümmet 305 ; lanet etti (ümmet) kız kardeşine; ta ki yakaladıkları/yetiştikleri * zaman orada ** topluca; dedi sonraki (ümmet) onların önceki (ümmeti) için: “Rabbimiz 4 ! Bunlar dalalete 128 sürüklediler bizleri; öyle ki ver onlara bir kat (daha) azap ateşten; dedi (Allah): “Hepsi içindir bir kat; fakat (sizler) bilmezsiniz.”

Arapça: 992|7|38|قال ادخلوا في امم قد خلت من قبلكم من الجن والانس في النار كلما دخلت امه لعنت اختها حتي اذا اداركوا فيها جميعا قالت اخريهم لاوليهم ربنا هولا اضلونا فاتهم عذابا ضعفا من النار قال لكل ضعف ولكن لا تعلمون

A'râf Suresi - Ayet 43

Türkçe Meal: Ve soyarız göğüslerindekini nefretten/hınçtan; akar * altından onların ** nehirler; ve dediler ** : "Hamd 3 Allah’adır; kılavuzlayandır 192 bizleri buraya *** ; ve olmuş değildik kılavuzlanmaya 192 şayet ki kılavuzlamasaydı 192 bizleri Allah; muhakkak gelmiş Rabbimizin 4 resûlleri 418 hakla/gerçekle; ve nida **** edildiler ki işte şusunuz (ki) cennete; varis kılındınız ona ***** yapar olduğunuzla.

Arapça: 997|7|43|ونزعنا ما في صدورهم من غل تجري من تحتهم الانهر وقالوا الحمد لله الذي هدينا لهذا وما كنا لنهتدي لولا ان هدينا الله لقد جات رسل ربنا بالحق ونودوا ان تلكم الجنه اورثتموها بما كنتم تعملون

A'râf Suresi - Ayet 44

Türkçe Meal: Ve nida * etti cennet ** ashâbı 194 ateş *** ashâbına 194 ki "Muhakkak bulduk **** vaat ettiğini bizlere Rabbimizin 4 bir hak/gerçek (olarak); öyle ki buldunuz ***** mu vaat ettiğini Rabbinizin 4 bir hak/gerçek (olarak)?"; dediler: "Evet"; öyle ki ünledi bir ünleyici 666 aralarında ki "Allah'ın laneti 280 zalimlerin 257 üzerinedir."

Arapça: 998|7|44|ونادي اصحب الجنه اصحب النار ان قد وجدنا ما وعدنا ربنا حقا فهل وجدتم ما وعد ربكم حقا قالوا نعم فاذن موذن بينهم ان لعنه الله علي الظلمين

A'râf Suresi - Ayet 47

Türkçe Meal: Çevirdikleri zaman bakışlarını * karşılaştırmaya ateş ** ashâbına 194 (doğru); dediler: "Rabbimiz 4 ! Yapma *** bizleri zalim 257 kavimle/toplulukla birlikte."

Arapça: 1001|7|47|واذا صرفت ابصرهم تلقا اصحب النار قالوا ربنا لا تجعلنا مع القوم الظلمين

A'râf Suresi - Ayet 53

Türkçe Meal: Onun * tevili 401 dışındakine ** mi bakarlar? Gün *** (ki) gelir onun tevili 401 ; der onu önceden nesh etmiş/unutmuş **** kimseler: "Muhakkak gelmiş Rabbimizin 4 resûlleri 418 hakla/gerçekle; öyle ki olur mu bizlere şefâatçiler 114 ? Öyle ki şefâat 114 ederler bizlere ya da geri döndürülürüz ***** ; öyle ki yaparız olmaksızın yapar olmuş olduğumuzu"; muhakkak hüsrana uğrattılar kendi nefislerini 201 ve saptı ****** onlardan iftira 883 atar oldukları.

Arapça: 1007|7|53|هل ينظرون الا تاويله يوم ياتي تاويله يقول الذين نسوه من قبل قد جات رسل ربنا بالحق فهل لنا من شفعا فيشفعوا لنا او نرد فنعمل غير الذي كنا نعمل قد خسروا انفسهم وضل عنهم ما كانوا يفترون

A'râf Suresi - Ayet 54

Türkçe Meal: Doğrusu Rabbiniz 4 Allah’tır; yaratandır gökleri 162 ve yeri altı günde * ; sonra istiva 188 etti Arş 66 üzerine; örter (Allah) geceyi gündüze; talep ** eder (gündüz) onu (geceyi) aniden/çok çabuk; ve Güneş’i; ve Ay’ı; ve yıldızları; boyun eğdirilenlerdir O’nun emriyle; yaratma ve emir O'na değil midir?; Mübarek 139 oldu Allah; alemlerin 203 Rabbi 4 .

Arapça: 1008|7|54|ان ربكم الله الذي خلق السموت والارض في سته ايام ثم استوي علي العرش يغشي اليل النهار يطلبه حثيثا والشمس والقمر والنجوم مسخرت بامره الا له الخلق والامر تبارك الله رب العلمين

A'râf Suresi - Ayet 55

Türkçe Meal: Çağırın Rabbinizi 4 alçak gönüllü (olarak) ve gizlice; doğrusu O sevmez taşanları/sınır aşanları.

Arapça: 1009|7|55|ادعوا ربكم تضرعا وخفيه انه لا يحب المعتدين

A'râf Suresi - Ayet 58

Türkçe Meal: Ve iyi/hoş belde (ki) çıkar onun bitkisi onun (beldenin) Rabbinin 4 izniyle; ve habisin/kötünün (ise) çıkmaz az veren/haşin (olan) dışında; işte böyledir; yönlendiririz ayetleri 287 şükreder 43 bir kavme/topluma.

Arapça: 1012|7|58|والبلد الطيب يخرج نباته باذن ربه والذي خبث لا يخرج الا نكدا كذلك نصرف الايت لقوم يشكرون

A'râf Suresi - Ayet 61

Türkçe Meal: Dedi (Nûh): "Ey kavmim/toplumum! Olmadı bende bir dalalet 128 ; velakin/fakat bir resûlüm 418 alemlerin 203 Rabbinden 4 ."

Arapça: 1015|7|61|قال يقوم ليس بي ضلله ولكني رسول من رب العلمين

A'râf Suresi - Ayet 62

Türkçe Meal: "Belâgat 221 ederim sizlere Rabbimin 4 risâletini 223 ; ve nasihat * ederim sizlere; ve bilirim Allah’tan sizlerin bilmediklerini."

Arapça: 1016|7|62|ابلغكم رسلت ربي وانصح لكم واعلم من الله ما لا تعلمون

A'râf Suresi - Ayet 63

Türkçe Meal: "Acayip mi oldunuz ki geldi sizlere bir zikir 78 Rabbinizden 4 ; sizlerden bir adam üzerine; uyarması için (onun) sizleri; ve takvalı 21 olmanız için; ve belki sizler rahmet 271 edilirsiniz."

Arapça: 1017|7|63|اوعجبتم ان جاكم ذكر من ربكم علي رجل منكم لينذركم ولتتقوا ولعلكم ترحمون

A'râf Suresi - Ayet 67

Türkçe Meal: Dedi * : "Ey kavmim/toplumum! Olmadı bende bir sefâhat 670 ; velakin/fakat bir resûlüm 418 alemlerin 203 Rabbinden 4 ."

Arapça: 1021|7|67|قال يقوم ليس بي سفاهه ولكني رسول من رب العلمين

A'râf Suresi - Ayet 68

Türkçe Meal: "Belagat 515 ederim sizlere risâletini 223 Rabbimin 4 ; ve benimdir sizlere emin * bir nasihat ** (eden)."

Arapça: 1022|7|68|ابلغكم رسلت ربي وانا لكم ناصح امين

A'râf Suresi - Ayet 69

Türkçe Meal: Acayip mi karşıladınız ki geldi sizlere bir zikir 78 Rabbinizden 4 ; bir adam * üzerine sizlerden; uyarması içindir sizleri; ve zikredin 78 yaptığı zaman sizleri halifeler 65 Nûh kavmi sonrasında; ve ziyade etti sizlere yaratılışta bir genişliği/uzatmayı 671 ; öyle ki zikredin 78 nimetlerini Allah'ın; belki sizler felaha 326 ulaşırsınız.

Arapça: 1023|7|69|اوعجبتم ان جاكم ذكر من ربكم علي رجل منكم لينذركم واذكروا اذ جعلكم خلفا من بعد قوم نوح وزادكم في الخلق بصطه فاذكروا الا الله لعلكم تفلحون

A'râf Suresi - Ayet 71

Türkçe Meal: Dedi (Hûd): "Muhakkak vuku buldu üzerinize Rabbinizden 4 bir rics * ve bir gazab ** ; mücadele mi edersiniz benimle isimlerde (ki) isimlendirdiniz onu sizler ve atalarınız/babalarınız; indirmiş değildir Allah onunla hiçbir bir sultân 660 ; öyle ki bakın/gözetleyin; doğrusu ben (de) sizinle birlikte bakanlardanım/gözetleyenlerdenim."

Arapça: 1025|7|71|قال قد وقع عليكم من ربكم رجس وغضب اتجدلونني في اسما سميتموها انتم واباوكم ما نزل الله بها من سلطن فانتظروا اني معكم من المنتظرين

A'râf Suresi - Ayet 73

Türkçe Meal: Ve Semûd’a kardeşleri Sâlih'i; dedi: "Ey kavmim/toplumum! Kulluk 46 edin Allah'a; yoktur sizlere hiçbir ilâh 74 O'ndan başka; muhakkak geldi sizlere bir beyanat 620 Rabbinizden 4 ; bu dişi devesi 672 Allah'ın sizlere bir ayetidir 287 ; öyle ki bırakın onu (dişi deveyi) yesin Allah'ın yerinde; ve temas etmeyin ona (dişi deveye) bir kötülükle; öyle ki yakalar sizleri elim bir azap."

Arapça: 1027|7|73|والي ثمود اخاهم صلحا قال يقوم اعبدوا الله ما لكم من اله غيره قد جاتكم بينه من ربكم هذه ناقه الله لكم ايه فذروها تاكل في ارض الله ولا تمسوها بسو فياخذكم عذاب اليم

A'râf Suresi - Ayet 75

Türkçe Meal: Dedi büyüklenmiş/kibirlenmiş kimseler (olan) mele 364 ; onun (Sâlih’in) kavminden/toplumundan zaaf içinde bırakılmış kimselere; onlardan iman 47 etmiş kimseye: "Bilir misiniz sizler ki Sâlih gönderilendir Rabbinden 4 ?"; dediler: "Doğrusu bizler onunla gönderilene müminleriz 27 .

Arapça: 1029|7|75|قال الملا الذين استكبروا من قومه للذين استضعفوا لمن امن منهم اتعلمون ان صلحا مرسل من ربه قالوا انا بما ارسل به مومنون

A'râf Suresi - Ayet 77

Türkçe Meal: Öyle ki yaraladılar/kısırlaştırdılar dişi deveyi; ve küstahlaştılar Rablerinin 4 emrine; ve dediler: "Ey Sâlih! Ver bizlere vaat ettiğini eğer olduysan mürselinden 368 ."

Arapça: 1031|7|77|فعقروا الناقه وعتوا عن امر ربهم وقالوا يصلح ايتنا بما تعدنا ان كنت من المرسلين

A'râf Suresi - Ayet 79

Türkçe Meal: Öyle ki yüz çevirdi * onlardan; ve dedi * : "Ey kavmim/toplumum! Muhakkak belagat 515 ettim sizlere risâletini 223 Rabbimin 4 ; ve nasihat ettim sizlere; velakin/fakat (sizler) sevmiyorsunuz nasihat edenleri."

Arapça: 1033|7|79|فتولي عنهم وقال يقوم لقد ابلغتكم رساله ربي ونصحت لكم ولكن لا تحبون النصحين

A'râf Suresi - Ayet 85

Türkçe Meal: Ve Medyen'e kardeşleri Şuayb'i; dedi: "Ey kavmim/toplumum! Kulluk 46 edin Allah'a; yoktur sizlere hiçbir ilâh 74 O'ndan başka; muhakkak geldi sizlere bir beyanat 620 Rabbinizden 4 ; öyle ki tamamlayın ölçüyü 650 ve mizanı 650 ; ve eksiltmeyin insanların eşyalarını; fesat 265 çıkarmayın yerde onun ıslahı 360 sonrasında; işte sizleredir; bir hayırdır sizlere; eğer olduysanız müminler 27 ."

Arapça: 1039|7|85|والي مدين اخاهم شعيبا قال يقوم اعبدوا الله ما لكم من اله غيره قد جاتكم بينه من ربكم فاوفوا الكيل والميزان ولا تبخسوا الناس اشياهم ولا تفسدوا في الارض بعد اصلحها ذلكم خير لكم ان كنتم مومنين

A'râf Suresi - Ayet 89

Türkçe Meal: "Muhakkak iftira 402 atmış (oluruz) Allah’a karşı bir yalan 244 eğer dönersek sizin milletinize 301 ; zaman sonrası (ki) Allah kurtardı bizleri ondan * ; olur değildir bizlere ki döneriz ona * ; dışında ki diler Allah; Rabbimiz 4 !; kuşattı Rabbimiz 4 her bir şeyi bir ilim 1143 (-le); Allah'a karşı tevekkül 79 ederiz; Rabbimiz 4 ! Aç aramızı ve arasını kavmimizin hakla/gerçekle; ve sen hayırlısısın açanların."

Arapça: 1043|7|89|قد افترينا علي الله كذبا ان عدنا في ملتكم بعد اذ نجينا الله منها وما يكون لنا ان نعود فيها الا ان يشا الله ربنا وسع ربنا كل شي علما علي الله توكلنا ربنا افتح بيننا وبين قومنا بالحق وانت خير الفتحين

A'râf Suresi - Ayet 93

Türkçe Meal: Öyle ki yüz çevirdi (Şuayb) onlardan; ve dedi: "Ey kavmim/toplumum! Ant olsun belagat 399 ettim risâletini 223 Rabbimin 4 ; ve nasihat ettim sizlere; öyle ki nasıl acırım/üzülürüm kâfirler 25 (olan) bir kavme/topluma karşı."

Arapça: 1047|7|93|فتولي عنهم وقال يقوم لقد ابلغتكم رسلت ربي ونصحت لكم فكيف اسي علي قوم كفرين

A'râf Suresi - Ayet 104

Türkçe Meal: Ve dedi Mûsâ: "Ey firavun! Doğrusu ben bir resûlüm 418 alemlerin 203 Rabbinden 4 ."

Arapça: 1058|7|104|وقال موسي يفرعون اني رسول من رب العلمين

A'râf Suresi - Ayet 105

Türkçe Meal: Bir hak/gerçek üzerinedir ki demem Allah'a karşı hak/gerçek dışında; muhakkak geldim sizlere Rabbinizden 4 bir beyanla 226 ; öyle ki gönder İsrâîloğullarını 197 benimle.

Arapça: 1059|7|105|حقيق علي ان لا اقول علي الله الا الحق قد جيتكم ببينه من ربكم فارسل معي بني اسريل

A'râf Suresi - Ayet 121

Türkçe Meal: Dediler (sihirbazlar): "İman 47 ettik alemlerin 203 Rabbine 4 ."

Arapça: 1075|7|121|قالوا امنا برب العلمين

A'râf Suresi - Ayet 122

Türkçe Meal: Rabbine 4 Mûsâ'nın ve Hârûn'un.

Arapça: 1076|7|122|رب موسي وهرون

A'râf Suresi - Ayet 125

Türkçe Meal: Dediler: "Doğrusu bizler Rabbimize 4 karşı dönenleriz."

Arapça: 1079|7|125|قالوا انا الي ربنا منقلبون

A'râf Suresi - Ayet 126

Türkçe Meal: "Ve intikam alır değilsin bizden dışında ki iman 47 ettik Rabbimizin 4 ayetlerine 237 geldiğinde o* bizlere; Rabbimiz 4 ! Boşalt üzerimize bir sabır 51 ; ve vefat 621 ettir bizleri müslim 45 (olarak)."

Arapça: 1080|7|126|وما تنقم منا الا ان امنا بايت ربنا لما جاتنا ربنا افرغ علينا صبرا وتوفنا مسلمين

A'râf Suresi - Ayet 129

Türkçe Meal: Dediler * : "Eziyet edildik öncesinde ki geldin bizlere; ve gelmen sonrasında (da) bizlere"; dedi (Mûsâ): "Belki Rabbiniz 4 ki helak eder düşmanınızı; ve halife 65 kılar sizleri yere; öyle ki bakar nasıl yaparsınız."

Arapça: 1083|7|129|قالوا اوذينا من قبل ان تاتينا ومن بعد ما جيتنا قال عسي ربكم ان يهلك عدوكم ويستخلفكم في الارض فينظر كيف تعملون

A'râf Suresi - Ayet 134

Türkçe Meal: Ve ne zaman ki vuku buldu üzerlerine cezalandırma dediler: "Ey Mûsâ! Çağır bizlere (senin) Rabbini 4 ; ahitleştiğiyle (O'nun) senin indinde/yanında; eğer çıkış keşfedersen (sen) bizden cezalandırmaya; mutlak iman ederiz sana; ve mutlak göndeririz seninle birlikte (olan) İsrâîloğullarını 197 ."

Arapça: 1088|7|134|ولما وقع عليهم الرجز قالوا يموسي ادع لنا ربك بما عهد عندك لين كشفت عنا الرجز لنومنن لك ولنرسلن معك بني اسريل

A'râf Suresi - Ayet 137

Türkçe Meal: Ve varis kıldık kavmi/toplumu * -kimselerdir (ki) oldular zaaflı bırakılanlar- doğularına yerin ** ve batılarına onun ** (ki) bereketlendirdiğimizdir *** orada ** ; ve tamamlandı kelimesi **** (senin) Rabbinin 4 güzellik (-le) İsrâîloğulları üzerine sabretmeleriyle; ve darmadağın ettik üretir olduklarını firavun ve onun kavminin; ve diker ***** olduklarını.

Arapça: 1091|7|137|واورثنا القوم الذين كانوا يستضعفون مشرق الارض ومغربها التي بركنا فيها وتمت كلمت ربك الحسني علي بني اسريل بما صبروا ودمرنا ما كان يصنع فرعون وقومه وما كانوا يعرشون

A'râf Suresi - Ayet 141

Türkçe Meal: Ve kurtardığımız zaman sizleri firavun ailesinden; dayatıyorlardı sizlere azabın kötülüsünü; katlediyorlardı 35 oğullarınızı; ve hayatta bırakıyorlardı kadınlarınızı; ve işte sizlereydi bir bela Azîm 94 (olan) Rabbinizden 4 .

Arapça: 1095|7|141|واذ انجينكم من ال فرعون يسومونكم سو العذاب يقتلون ابناكم ويستحيون نساكم وفي ذلكم بلا من ربكم عظيم

A'râf Suresi - Ayet 142

Türkçe Meal: Ve vaat ettik Mûsâ’ya otuz geceyi; ve tamamladık onu * onla (on geceyle); öyle ki tamamladı onun (Mûsâ'nın) Rabbi 4 vakti kırk geceye; ve dedi Mûsâ kardeşi Hârûn'a: "Halife 65 ** ol kavmin/toplumun içinde; ve ıslah 360 et ve tabi olma fesat 265 çıkaranların yoluna.

Arapça: 1096|7|142|ووعدنا موسي ثلثين ليله واتممنها بعشر فتم ميقت ربه اربعين ليله وقال موسي لاخيه هرون اخلفني في قومي واصلح ولا تتبع سبيل المفسدين

A'râf Suresi - Ayet 143

Türkçe Meal: Ve ne zaman ki geldi Mûsâ vaktimize; ve kelam 369 etti ona Rabbi 4 : dedi (Mûsâ): "Rabbim 4 ! Görün bana; bakarım sana"; dedi (Allah): "Asla göremezsin beni; velakin/fakat bak dağa doğru; öyle ki eğer kararlı kalırsa o makamında; öyle ki yakında göreceksin beni"; öyle ki ne zaman tecelli etti onun Rabbi 4 dağa; yaptı (Allah) onu dümdüz; ve düştü Mûsâ bayılma (-yla); ne zaman ki ayıldı dedi (Mûsâ): "Subhânsın 7 sen! Tevbe 33 ettim sana; ve ben evveliyim/öncüsüyüm müminlerin 27 ."

Arapça: 1097|7|143|ولما جا موسي لميقتنا وكلمه ربه قال رب ارني انظر اليك قال لن تريني ولكن انظر الي الجبل فان استقر مكانه فسوف تريني فلما تجلي ربه للجبل جعله دكا وخر موسي صعقا فلما افاق قال سبحنك تبت اليك وانا اول المومنين

A'râf Suresi - Ayet 149

Türkçe Meal: Ne zaman ki düşürüldü * ellerine onların (başları); ve gördüler ki onlar muhakkak dalalete 128 düşmüşler; dediler: "Eğer asla rahmet 271 etmezse bizlere Rabbimiz 4 ; ve mağfiret 319 etmezse bizlere; mutlak oluruz hüsrana uğrayanlardan."

Arapça: 1103|7|149|ولما سقط في ايديهم وراوا انهم قد ضلوا قالوا لين لم يرحمنا ربنا ويغفر لنا لنكونن من الخسرين

A'râf Suresi - Ayet 150

Türkçe Meal: Ve ne zaman döndü Mûsâ kavmine gazab (-la) ve bir üzgünlük (-le); dedi (Mûsâ): "Ne kötü oldu ardımdan halifeliğiniz 65 bana; acele mi ettiniz Rabbinizin 4 emrine?"; ve attı/fırlattı levhaları; ve tuttu başını kardeşinin; çekiyordu onu kendine doğru; dedi (Mûsâ'nın kardeşi): "Anamın oğlu; doğrusu (o) kavim/toplum zaaflı bıraktılar beni; ve neredeyse katlediyorlardı beni; öyle ki sevindirme bana (karşı) düşmanları; asla koyma beni zalimler kavmiyle birlikte."

Arapça: 1104|7|150|ولما رجع موسي الي قومه غضبن اسفا قال بيسما خلفتموني من بعدي اعجلتم امر ربكم والقي الالواح واخذ براس اخيه يجره اليه قال ابن ام ان القوم استضعفوني وكادوا يقتلونني فلا تشمت بي الاعدا ولا تجعلني مع القوم الظلمين

A'râf Suresi - Ayet 151

Türkçe Meal: Dedi (Mûsâ): "Rabbim 4 ! Mağfiret 319 et bana ve kardeşime; ve sok bizleri rahmetine 271 ; ve sensin daha Rahîm 2 Rahîmlerin 2 ."

Arapça: 1105|7|151|قال رب اغفر لي ولاخي وادخلنا في رحمتك وانت ارحم الرحمين

A'râf Suresi - Ayet 152

Türkçe Meal: Doğrusu kimseler (ki) edindiler/tuttular buzağıyı 258 ; nail * olacak onlara bir gazap Rablerinden 4 ; ve bir zillet dünya hayatında; ve işte böyledir; cezalandırırız iftiracıları 883 .

Arapça: 1106|7|152|ان الذين اتخذوا العجل سينالهم غضب من ربهم وذله في الحيوه الدنيا وكذلك نجزي المفترين

A'râf Suresi - Ayet 153

Türkçe Meal: Ve kimseler (ki) yaptılar kötülükler; sonra tevbe 33 ettiler onun * ardından; ve iman 47 ettiler; doğrusu (senin) Rabbin 4 onun ** ardından mutlak Gafûr 20 ’dur; Rahîm 2 ’dir.

Arapça: 1107|7|153|والذين عملوا السيات ثم تابوا من بعدها وامنوا ان ربك من بعدها لغفور رحيم

A'râf Suresi - Ayet 154

Türkçe Meal: Ve ne zaman ki sukut etti/sustu Mûsâ’dan gazap; tuttu levhaları; ve onun * nüshasındadır/kopyasındadır 679 bir kılavuz 192 ve bir rahmet 271 ; kimselere (ki) onlar Rablerine 4 rahbet 1016 duyarlar.

Arapça: 1108|7|154|ولما سكت عن موسي الغضب اخذ الالواح وفي نسختها هدي ورحمه للذين هم لربهم يرهبون

A'râf Suresi - Ayet 155

Türkçe Meal: Ve seçti Mûsâ vaktimiz için kendi kavmine/toplumuna yetmiş adam; öyle ki ne zaman tuttu onları sarsıntı * dedi (Mûsâ): "Rabbim 4 ! Şayet dileseydin helak ederdin onları öncesinde; ve beni (de); helak mı edersin bizleri faaliyet içinde olduğuyla bizden ahmakların; değildir o (senin) fitnen 610 dışında; dalalette 128 bırakırsın onunla ** dilediğin kimseyi; ve kılavuzlarsın 192 dilediğin kimseyi; sen velimizsin 28 ; öyle ki mağfiret 319 et bizlere; ve rahmet 271 et bizlere; ve sen hayırlısısın mağfiret 319 edenlerin."

Arapça: 1109|7|155|واختار موسي قومه سبعين رجلا لميقتنا فلما اخذتهم الرجفه قال رب لو شيت اهلكتهم من قبل وايي اتهلكنا بما فعل السفها منا ان هي الا فتنتك تضل بها من تشا وتهدي من تشا انت ولينا فاغفر لنا وارحمنا وانت خير الغفرين

A'râf Suresi - Ayet 164

Türkçe Meal: Ve dediği zaman bir ümmet 305 onlardan * : "Niçin vaaz 653 edersiniz ** bir kavme/topluma (ki) Allah helak edicidir onları ya da azap edicidir onlara şiddetli bir azap (-la)?"; dediler ** : "Bir mazerettir *** (sizin) Rabbinize 4 karşı; ve belki onlar takvalı 21 olurlar.

Arapça: 1118|7|164|واذ قالت امه منهم لم تعظون قوما الله مهلكهم او معذبهم عذابا شديدا قالوا معذره الي ربكم ولعلهم يتقون

A'râf Suresi - Ayet 167

Türkçe Meal: Ve ilan ettiği zaman (senin) Rabbin 4 (ki) mutlak gönderir onlara kıyamet 148 gününe kadar kimseyi 681 (ki) dayatır onlara azabın 681 kötüsünü; doğrusu (senin) Rabbin 4 mutlak seridir akabinde * ; ve doğrusu O mutlak Gafûr 20 ’dur; Rahîm 2 ’dir.

Arapça: 1121|7|167|واذ تاذن ربك ليبعثن عليهم الي يوم القيمه من يسومهم سو العذاب ان ربك لسريع العقاب وانه لغفور رحيم

A'râf Suresi - Ayet 172

Türkçe Meal: Ve aldığı zaman (senin) Rabbin 4 Âdemoğullarından; sırtlarından onların zürriyetlerini 380 ; ve tanık/şahit yaptı onları kendi nefisleri 201 üzerine: “Değil miyim Rabbiniz 4 !”; dediler: “Evet! Tanık/şahit olduk”; ki dersiniz kıyamet günü 148 : “Doğrusu biz olmuştuk bundan gâfil 310 .” (diye).

Arapça: 1126|7|172|واذ اخذ ربك من بني ادم من ظهورهم ذريتهم واشهدهم علي انفسهم الست بربكم قالوا بلي شهدنا ان تقولوا يوم القيمه انا كنا عن هذا غفلين

A'râf Suresi - Ayet 187

Türkçe Meal: Sual ederler/sorarlar sana sâatten 470 ; ne zamandır gelip demir attırılması onun (diye); de ki : "Onun ilmi ancak Rabbimin 4 indindedir/katındadır; belirgin edemez onun * vaktini O'nun dışında; ağır 686 geldi (o) göklerde 162 ve yerde; gelmez sizlere ansızın (olması) dışında; sual ederler/sorarlar sana sanki sen hafiysin ** ondan; de ki: "Onun ilmi ancak Allah'ın indindedir/yanındadır; velakin/fakat insanların çoğu bilmezler.

Arapça: 1141|7|187|يسلونك عن الساعه ايان مرسيها قل انما علمها عند ربي لا يجليها لوقتها الا هو ثقلت في السموت والارض لا تاتيكم الا بغته يسلونك كانك حفي عنها قل انما علمها عند الله ولكن اكثر الناس لا يعلمون

A'râf Suresi - Ayet 189

Türkçe Meal: O (ki) yaratandır sizleri tek bir nefisten 201 ; ve yaptı (Allah) ondan (dişiden) eşini onun (dişinin); sükûn bulması için (erkeğin) onunla (dişiyle); öyle ki ne zaman sardı/örttü (erkek) onu (dişiyi); yüklendi (dişi) hafif bir yük; öyle ki geçti/geçirdi (dişi) onunla; öyle ki ne zaman ağırlaştı (dişi); çağırdı ikisi Allah’ı; Rablerini 4 ; eğer verdiysen bizlere bir sâlih 777 ; mutlak oluruz şükredenler 43 .

Arapça: 1143|7|189|هو الذي خلقكم من نفس وحده وجعل منها زوجها ليسكن اليها فلما تغشيها حملت حملا خفيفا فمرت به فلما اثقلت دعوا الله ربهما لين اتيتنا صلحا لنكونن من الشكرين

A'râf Suresi - Ayet 203

Türkçe Meal: Ve asla gelmediğin zaman onlara bir ayetle 454 derler: "Keşke derleseydin/toplasaydın onu * ; de ki ancak tabi olurum Rabbimden 4 üzerime vahy 603 edilene; bu ** ; basiretlerdir 690 Rabbinizden 4 ; ve bir kılavuzdur 192 ; ve bir rahmettir 271 iman 47 eder bir kavme/topluma.

Arapça: 1157|7|203|واذا لم تاتهم بايه قالوا لولا اجتبيتها قل انما اتبع ما يوحي الي من ربي هذا بصاير من ربكم وهدي ورحمه لقوم يومنون

A'râf Suresi - Ayet 205

Türkçe Meal: Ve zikret 78 Rabbini 4 kendi nefsinde 201 bir alçak gönüllülük (-le); ve bir korku (-yla); ve aleni (duyulacak kadar) yüksek bir söylemin * altında/astında ** ; sabah ve akşam *** ; ve olma gâfillerden 310 .

Arapça: 1159|7|205|واذكر ربك في نفسك تضرعا وخيفه ودون الجهر من القول بالغدو والاصال ولا تكن من الغفلين

A'râf Suresi - Ayet 206

Türkçe Meal: Doğrusu Rabbinin 4 indindedir/katındadır kimseler 695 ; (ki) büyüklenmezler kulluk etmekten O’na (Allah’a); ve tesbih 31 ederler O'nu (Allah’ı); ve O’na (Allah’a) secde 12 ederler.

Arapça: 1160|7|206|ان الذين عند ربك لا يستكبرون عن عبادته ويسبحونه وله يسجدون

Enfâl Suresi - Ayet 2

Türkçe Meal: Ancak müminler 27 ; kimselerdir (ki) zikredildiği 78 zaman Allah; korkuyla/ürpertiyle dolar kalpleri onların * ; ve okunduğu zaman üzerlerine O’nun ** ayetleri 454 ; ziyade eder *** onlara **** bir imanı 47 ; ve Rablerine 4 karşı tevekkül 79 ederler ***** (onlar).

Arapça: 1162|8|2|انما المومنون الذين اذا ذكر الله وجلت قلوبهم واذا تليت عليهم ايته زادتهم ايمنا وعلي ربهم يتوكلون

Enfâl Suresi - Ayet 4

Türkçe Meal: İşte bunlar; onlardır hak/gerçek müminler 27 ; onlaradır dereceler Rablerinin 4 indinde/katında; ve bir mağfiret 319 ; ve cömert bir rızık.

Arapça: 1164|8|4|اوليك هم المومنون حقا لهم درجت عند ربهم ومغفره ورزق كريم

Enfâl Suresi - Ayet 5

Türkçe Meal: Çıkardığı gibi (seni) Rabbin 4 (senin) evinden hakla/gerçekle; ve doğrusu bir fırka * müminlerden 27 mutlak kerhendiler 697 .

Arapça: 1165|8|5|كما اخرجك ربك من بيتك بالحق وان فريقا من المومنين لكرهون

Enfâl Suresi - Ayet 9

Türkçe Meal: Yardım dilerken Rabbinizden 4 ; öyle ki cevap verdi (Rabbiniz) sizlere ki "Ben yardım ediciyim sizlere meleklerden binle; ardışıklar (olarak)."

Arapça: 1169|8|9|اذ تستغيثون ربكم فاستجاب لكم اني ممدكم بالف من المليكه مردفين

Enfâl Suresi - Ayet 12

Türkçe Meal: Vahyediyorken (senin) Rabbin 4 meleklere ki: "Ben beraberim sizlerle; öyle ki sabitleyin * iman 47 etmiş kimseleri; atacağım kâfirlik 25 etmiş kimselerin kalplerine dehşet; öyle ki darbedin * boyunlar üstüne; ve darbedin * onlardan ** her parmak ucuna."

Arapça: 1172|8|12|اذ يوحي ربك الي المليكه اني معكم فثبتوا الذين امنوا سالقي في قلوب الذين كفروا الرعب فاضربوا فوق الاعناق واضربوا منهم كل بنان

Enfâl Suresi - Ayet 54

Türkçe Meal: Gidişatı gibidir firavun 711 ailesinin ve onlardan önceki kimselerin (ki) yalanladılar Rablerinin 4 ayetlerini; öyle ki helak ettik onları günahlarıyla; ve boğduk firavun 711 ailesini; ve hepsi olmuştu zalimler 257 .

Arapça: 1214|8|54|كداب ال فرعون والذين من قبلهم كذبوا بايت ربهم فاهلكنهم بذنوبهم واغرقنا ال فرعون وكل كانوا ظلمين

Tevbe Suresi - Ayet 21

Türkçe Meal: Müjdeler onları Rableri 4 kendisinden bir rahmetle 271 ; ve bir rıza * ve cennetler onlaradır; içindedir onun nimetler 757 dikelmiş/kıyamda/ayakta ** .

Arapça: 1256|9|21|يبشرهم ربهم برحمه منه ورضون وجنت لهم فيها نعيم مقيم

Tevbe Suresi - Ayet 31

Türkçe Meal: Edindiler/tuttular kendi din 122 adamlarını * ve kendi rahiplerini 554 * rabler 4 Allah'ın astından; ve Meryem oğlu Mesih'i (de) *** ; ve (oysa) emredilmiş değillerdi kulluk etmeleri dışında tek bir ilâha 74 ; olmaz ilâh 74 O’nun dışında; Subhân'dır 7 O; şirk koşarlar olduklarından/ortak koşarlar olduklarından (ayrıdır).

Arapça: 1266|9|31|اتخذوا احبارهم ورهبنهم اربابا من دون الله والمسيح ابن مريم وما امروا الا ليعبدوا الها وحدا لا اله الا هو سبحنه عما يشركون

Yunus Suresi - Ayet 2

Türkçe Meal: İnsanlara bir şaşılan mı oldu ki vahy 603 ettik bir adam üzerine onlardan? Ki "Uyar insanları; ve müjdele iman 47 etmiş kimseleri ki onlaradır gerçek/doğru bir kademe/kıdem Rableri 4 indinde/katında"; dedi kâfirler 25 : "Doğrusu bu * mutlak apaçık bir sihirdir."

Arapça: 1364|10|2|اكان للناس عجبا ان اوحينا الي رجل منهم ان انذر الناس وبشر الذين امنوا ان لهم قدم صدق عند ربهم قال الكفرون ان هذا لسحر مبين

Yunus Suresi - Ayet 3

Türkçe Meal: Doğrusu Rabbiniz 4 Allah'tır; yaratandır gökleri 162 ve yeri altı 781 günde * ; sonra istiva 188 etti arşa 66 karşı; düzenler/organize eder emri 351 ; yoktur hiç bir şefaatçi dışında O'nun izni sonrasında; işte bunlarsınız; Allah'tır Rabbiniz; öyle ki kulluk edin O’na; öyle ki zikretmez misiniz?

Arapça: 1365|10|3|ان ربكم الله الذي خلق السموت والارض في سته ايام ثم استوي علي العرش يدبر الامر ما من شفيع الا من بعد اذنه ذلكم الله ربكم فاعبدوه افلا تذكرون

Yunus Suresi - Ayet 9

Türkçe Meal: Doğrusu kimseler (ki) iman 47 ettiler ve yaptılar sâlihat 18 ; kılavuzlar 192 onları Rableri 4 imanlarıyla 47 ; akar altından onların * nehirler naîm 783 cennetlerinde.

Arapça: 1371|10|9|ان الذين امنوا وعملوا الصلحت يهديهم ربهم بايمنهم تجري من تحتهم الانهر في جنت النعيم

Yunus Suresi - Ayet 10

Türkçe Meal: Çağrıları 80 orada * ; “Subhân'sın 7 sen ey Allah'ım!”; ve esenlemeleri * orada ** ; “Bir selâm”; ve çağrılarının sonu ki “Hamd 3 alemlerin Rabbi 4 Allah'a” (-dır).

Arapça: 1372|10|10|دعويهم فيها سبحنك اللهم وتحيتهم فيها سلم واخر دعويهم ان الحمد لله رب العلمين

Yunus Suresi - Ayet 15

Türkçe Meal: Ve tilâvet 874 edildiği zaman üzerlerine ayetlerimiz 389 beyanatlar 620 (-la); dediler kimseler (ki) ummazlar kavuşmayı bizlere: "Gel bunun başkası bir Kur’ân’la 850 ya da değiştir onu * "; de ki: "Olur değildir bana ki değiştiririm onu * nefsim 201 tarafından ** ; tabi olmam *** üzerime vahyedilen 603 dışında; doğrusu ben korkarım eğer asilik 1081 ettiysem Rabbime 4 ; (korku duyarım) büyük bir günün azabına.

Arapça: 1377|10|15|واذا تتلي عليهم اياتنا بينت قال الذين لا يرجون لقانا ايت بقران غير هذا او بدله قل ما يكون لي ان ابدله من تلقاي نفسي ان اتبع الا ما يوحي الي اني اخاف ان عصيت ربي عذاب يوم عظيم

Yunus Suresi - Ayet 19

Türkçe Meal: Ve olmuş değildir insanlar bir tek ümmet 305 dışında; öyle ki ihtilafa düştüler * ; ve şayet olmasa öncelikli bir kelime (senin) Rabbinden 4 ; mutlak tamamlanırdı aralarında kendisinde ihtilafa düştükleri.

Arapça: 1381|10|19|وما كان الناس الا امه وحده فاختلفوا ولولا كلمه سبقت من ربك لقضي بينهم فيما فيه يختلفون

Yunus Suresi - Ayet 20

Türkçe Meal: Ve derler: "Oysa indirilmedi ona * bir ayet 287 Rabbinden 4 onun * "; öyle ki de ki: "Gayb 62 ancak Allah’adır; öyle ki gözetleyin; doğrusu ben (de) sizinle beraber gözetleyenlerdenim."

Arapça: 1382|10|20|ويقولون لولا انزل عليه ايه من ربه فقل انما الغيب لله فانتظروا اني معكم من المنتظرين

Yunus Suresi - Ayet 32

Türkçe Meal: Öyle ki işte sizleredir Allah 19 ; hak/gerçek Rabbiniz 4 ; öyle ki nedir hak/gerçek dışında sonrasında dalalet 128 *; öyle ki nasıl döndürülürsünüz?

Arapça: 1394|10|32|فذلكم الله ربكم الحق فماذا بعد الحق الا الضلل فاني تصرفون

Yunus Suresi - Ayet 33

Türkçe Meal: İşte böyledir; hakikat * oldu kelimesi 416 (senin) Rabbinin 4 fâsık 38 olmuş kimselere karşı ki onlar iman 47 etmezler.

Arapça: 1395|10|33|كذلك حقت كلمت ربك علي الذين فسقوا انهم لا يومنون

Yunus Suresi - Ayet 37

Türkçe Meal: Ve olmuş değildir bu Kur'ân 850 ki iftira 883 atılır Allah’ın astından * ; velakin/fakat tasdik eder iki elinin arasındakini ** ; ve tefsîl 651 edendir kitabı ** ; olmaz şüphe onda *** ; alemlerin 203 Rabbindendir 4 .

Arapça: 1399|10|37|وما كان هذا القران ان يفتري من دون الله ولكن تصديق الذي بين يديه وتفصيل الكتب لا ريب فيه من رب العلمين

Yunus Suresi - Ayet 40

Türkçe Meal: Ve onlardandır * kimse (ki) iman 47 eder ona * ; ve onlardandır kimse (ki) iman 47 etmez ona * ; ve (senin) Rabbin 4 daha iyi bilir fesatçıları 265 .

Arapça: 1402|10|40|ومنهم من يومن به ومنهم من لا يومن به وربك اعلم بالمفسدين

Yunus Suresi - Ayet 57

Türkçe Meal: Ey insanlar! Muhakkak geldi sizlere bir vaaz 653 Rabbinizden 4 ; ve bir şifa gönüllerdekine * ; ve bir kılavuz 192 ; ve bir rahmet 271 müminlere 27 .

Arapça: 1419|10|57|يايها الناس قد جاتكم موعظه من ربكم وشفا لما في الصدور وهدي ورحمه للمومنين

Yunus Suresi - Ayet 61

Türkçe Meal: Ve olur değilsiniz bir durumda; ve tilâvet 874 eder değilsiniz ondan; Kur’ân’dan 850 ; ve yapmazsınız bir amelden * dışında (ki) olduk üzerinize şahitler/tanıklar; taşıp aktığınız zaman onda ** ; uzaklaşır değildir (senin) Rabbinden 4 ağırlığından bir zerre 503 yerde ve ne de gökte 180 ; ve ne de daha küçüğü 875 bundan *** ; ve ne de daha büyüğü (ki) ancak apaçık bir kitaptadır 134 .

Arapça: 1423|10|61|وما تكون في شان وما تتلوا منه من قران ولا تعملون من عمل الا كنا عليكم شهودا اذ تفيضون فيه وما يعزب عن ربك من مثقال ذره في الارض ولا في السما ولا اصغر من ذلك ولا اكبر الا في كتب مبين

Yunus Suresi - Ayet 85

Türkçe Meal: Öyle ki dediler * : "Allah'a karşı tevekkül 79 ettik; Rabbimiz 4 ! Yapma bizleri bir fitne 332 ** zalimler 257 kavmine/toplumuna.

Arapça: 1447|10|85|فقالوا علي الله توكلنا ربنا لا تجعلنا فتنه للقوم الظلمين

Yunus Suresi - Ayet 88

Türkçe Meal: Ve dedi Mûsâ: "Rabbimiz 4 ! Doğrusu sen; verdin firavuna ve melesine 364 onun * bir ziynet 856 ve mallar dünya hayatında; Rabbimiz 4 ! Dalalete 128 düşürmeleri için senin yolundan 336 ; Rabbimiz 4 ! Sil mallarının üzerini ve sertleştir/katılaştır kalplerinin 175 üzerini; öyle ki iman 47 etmezler ta ki görürler elim/acıklı azabı."

Arapça: 1450|10|88|وقال موسي ربنا انك اتيت فرعون وملاه زينه وامولا في الحيوه الدنيا ربنا ليضلوا عن سبيلك ربنا اطمس علي امولهم واشدد علي قلوبهم فلا يومنوا حتي يروا العذاب الاليم

Yunus Suresi - Ayet 90

Türkçe Meal: Ve cevaz * verdik İsrâîloğullarına 197 bahri 236 **; öyle ki tabi oldu onlara firavun ve ordusu bir taşkınlık (-la) ve düşmanlık (-la); ta ki idrak 657 ettiği zaman o *** boğulmayı; dedi: "İman 47 ettim ki O'dur **** ; yoktur ilâh 74 İsrâîloğullarının 197 kendisine iman 4 ettiği dışında; ve ben de müslimdenim 45 .

Arapça: 1452|10|90|وجوزنا ببني اسريل البحر فاتبعهم فرعون وجنوده بغيا وعدوا حتي اذا ادركه الغرق قال امنت انه لا اله الا الذي امنت به بنوا اسريل وانا من المسلمين

Yunus Suresi - Ayet 93

Türkçe Meal: Ve ant olsun yerleştirdik İsrâîloğullarını 197 doğru * bir yerleşime; ve rızıklandırdık onları iyilerden; öyle ki ihtilafa düşmüş değillerdi ta ki geldi onlara ilim 1143 **; doğrusu (senin) Rabbin 4 tamamlar/bitirir aralarını kıyamet günü 148 ; kendisinde ihtilafa düşerler olduklarında.

Arapça: 1455|10|93|ولقد بوانا بني اسريل مبوا صدق ورزقنهم من الطيبت فما اختلفوا حتي جاهم العلم ان ربك يقضي بينهم يوم القيمه فيما كانوا فيه يختلفون

Yunus Suresi - Ayet 94

Türkçe Meal: Öyle ki eğer olduysan bir şekte 1092 * sana indirdiğimizden ** ; öyle ki sual et/sor kimselere 135 (ki) ikra 815 ederler kitabı *** senden önce; ant olsun geldi sana hak/gerçek (senin) Rabbinden 4 ; öyle ki sakın olma şüphelenenlerden.

Arapça: 1456|10|94|فان كنت في شك مما انزلنا اليك فسل الذين يقرون الكتب من قبلك لقد جاك الحق من ربك فلا تكونن من الممترين

Yunus Suresi - Ayet 96

Türkçe Meal: Doğrusu kimselere (ki) hakikat * oldu üzerlerine (senin) Rabbinin 4 kelimesi; iman etmezler 47 .

Arapça: 1458|10|96|ان الذين حقت عليهم كلمت ربك لا يومنون

Yunus Suresi - Ayet 99

Türkçe Meal: Velev/şayet dileseydi (senin) Rabbin 4 ; mutlak iman 47 ederdi yerdeki kimseler; hepsi onların topluca; öyleyse sen mi zorlarsın * insanları ta ki olurlar müminler 27 .

Arapça: 1461|10|99|ولو شا ربك لامن من في الارض كلهم جميعا افانت تكره الناس حتي يكونوا مومنين

Yunus Suresi - Ayet 108

Türkçe Meal: De ki: "Ey insanlar! Muhakkak geldi sizlere hak/gerçek * Rabbinizden 4 ; öyle ki kim kılavuzladı 192 **; öyle ki ancak kılavuzlar 192 kendi nefsini 201 ; ve kim dalalete 128 düştü; öyle ki ancak dalalete 128 düşer kendi aleyhine; değilim ben üzerinize bir vekîl 517 ."

Arapça: 1470|10|108|قل يايها الناس قد جاكم الحق من ربكم فمن اهتدي فانما يهتدي لنفسه ومن ضل فانما يضل عليها وما انا عليكم بوكيل

Hûd Suresi - Ayet 3

Türkçe Meal: Ve ki istiğfar 396 dileyin Rabbinizden 4 ; sonra tevbe 33 edin O'na; metalandırır 54 sizleri güzel bir meta 54 (-yla) belirli bir ecele kadar; ve verir her bir fazl 202 sahibine fazlını 202 onun; ve eğer yüz çevirirseniz; öyle ki ben * korkarım üzerinize (olan) büyük bir günün azabına (karşı).

Arapça: 1474|11|3|وان استغفروا ربكم ثم توبوا اليه يمتعكم متعا حسنا الي اجل مسمي ويوت كل ذي فضل فضله وان تولوا فاني اخاف عليكم عذاب يوم كبير

Hûd Suresi - Ayet 17

Türkçe Meal: Öyle ki kimse mi * (ki) oldu bir beyanat 620 üzere Rabbinden 4 ; ve tilâvet 874 eder onu ** ondan *** bir şahit/tanık (olarak) ; ve onun **** öncesinde Mûsâ'nın kitabı ***** bir imamdı 884 ve bir rahmetti 271 ; işte bunlardır; iman 47 ederler ona ****** ; ve kim kâfirlik 25 eder ona ****** gruplardan/partilerden; öyle ki ateştir 834 vaat edilen yeri onun; öyle ki olma şüphede ondan ******* ; doğrusu o ******** haktır/gerçektir (senin) Rabbinden 4 ; velakin/fakat çoğu insan iman 47 etmez.

Arapça: 1488|11|17|افمن كان علي بينه من ربه ويتلوه شاهد منه ومن قبله كتب موسي اماما ورحمه اوليك يومنون به ومن يكفر به من الاحزاب فالنار موعده فلا تك في مريه منه انه الحق من ربك ولكن اكثر الناس لا يومنون

Hûd Suresi - Ayet 18

Türkçe Meal: Ve kimdir daha zalim 257 kimseden (ki) iftira 402 attı Allah'a karşı bir yalanı 244 ; işte bunlar; arz ederler * Rabblerine 4 karşı; ve der şahitler/tanıklar 885 : "İşte bunlar kimselerdir (ki) yalan söylediler Rabblerine 4 karşı"; değil mi (ki) Allah'ın laneti 280 zalimlere 257 karşıdır.

Arapça: 1489|11|18|ومن اظلم ممن افتري علي الله كذبا اوليك يعرضون علي ربهم ويقول الاشهد هولا الذين كذبوا علي ربهم الا لعنه الله علي الظلمين

Hûd Suresi - Ayet 23

Türkçe Meal: Doğrusu kimseler (ki) iman 47 ettiler ve yaptılar sâlihât 18 ; ve boyun eğdiler * Rablerine 4 doğru; işte bunlar; cennet ashâbıdır 194 ; onlar orada ** ölümsüzlerdir 185 .

Arapça: 1494|11|23|ان الذين امنوا وعملوا الصلحت واخبتوا الي ربهم اوليك اصحب الجنه هم فيها خلدون

Hûd Suresi - Ayet 28

Türkçe Meal: Dedi * : "Ey kavmim/toplumum! Gördünüz mü? Eğer olduysam Rabbimden 4 bir beyanata 620 karşı; ve geldiyse bir rahmet 271 indinden/katından O’nun ** ; öyle ki körleştirildiyse *** sizlere; yapıştırır **** mıyım onu ***** sizlere?; ve sizler ona ****** kerhensiniz 697 ."

Arapça: 1499|11|28|قال يقوم اريتم ان كنت علي بينه من ربي واتيني رحمه من عنده فعميت عليكم انلزمكموها وانتم لها كرهون

Hûd Suresi - Ayet 29

Türkçe Meal: "Ve ey kavmim/toplumum! Sual etmem/sormam sizlere ona * karşı bir mal ki benim ecrim 820 ancak Allah'a karşıdır; ve ben iman 47 etmiş kimseleri bir kovan/uzaklaştıran değilim; doğrusu onlar kavuşanlardır ** Rablerine 4 ; velakin/fakat ben görüyorum sizleri cahillik 489 eder bir kavim/toplum (olarak)."

Arapça: 1500|11|29|ويقوم لا اسلكم عليه مالا ان اجري الا علي الله وما انا بطارد الذين امنوا انهم ملقوا ربهم ولكني اريكم قوما تجهلون

Hûd Suresi - Ayet 34

Türkçe Meal: "Ve menfaat sağlamaz nasihatım -eğer razı olduysam (bile) ki nasihat ederim sizlere- eğer olduysa Allah razı olur ki yoldan çıkarır * sizleri; O ** Rabbinizdir 4 ; ve O'na *** döndürülürsünüz.

Arapça: 1505|11|34|ولا ينفعكم نصحي ان اردت ان انصح لكم ان كان الله يريد ان يغويكم هو ربكم واليه ترجعون

Hûd Suresi - Ayet 41

Türkçe Meal: Ve dedi * : "Binin ona ** ; Allah'ın ismiyledir akması onun ** ve sabitlendirilmesi onun ** ; doğrusu Rabbim 4 mutlak ki bir Gafûr’dur 20 ; bir Rahîm’dir 2 ."

Arapça: 1512|11|41|وقال اركبوا فيها بسم الله مجريها ومرسيها ان ربي لغفور رحيم

Hûd Suresi - Ayet 45

Türkçe Meal: Ve nida * etti Nûh Rabbine 4 ; öyle ki dedi ** : "Rabbim 4 ! Doğrusu oğlum ehlimdendir 568 ; ve doğrusu senin vaadin haktır/gerçektir; ve sen en hâkim 821 (olan) Hâkim'sin 821 .

Arapça: 1516|11|45|ونادي نوح ربه فقال رب ان ابني من اهلي وان وعدك الحق وانت احكم الحكمين

Hûd Suresi - Ayet 47

Türkçe Meal: Dedi * : "Rabbim 4 ! Doğrusu ben sığınırım sana ki sual ederim/sorarım sana bana hakkında bir ilim 1143 olmayanı; ve ki mağfiret 319 etmezsen bana; ve rahmet 271 etmezsen bana; olurum hüsrana uğrayanlardan."

Arapça: 1518|11|47|قال رب اني اعوذ بك ان اسلك ما ليس لي به علم والا تغفر لي وترحمني اكن من الخسرين

Hûd Suresi - Ayet 52

Türkçe Meal: Ve ey kavmim/toplumum! Mağfiret 319 dileyin Rabbinize 4 ; sonra tevbe 33 edin O'na doğru; göndersin gökten 180 üzerinize bolca yağmur * ; ve ziyade etsin sizlere bir kuvveti kuvvetinize doğru; yüz çevirmeyin mücrim 674 (olarak).

Arapça: 1523|11|52|ويقوم استغفروا ربكم ثم توبوا اليه يرسل السما عليكم مدرارا ويزدكم قوه الي قوتكم ولا تتولوا مجرمين

Hûd Suresi - Ayet 56

Türkçe Meal: Doğrusu ben * tevekkül 79 ettim Allah'a karşı; Rabbime 4 ; ve Rabbinize 4 ; Yoktur hiçbir dâbbe 599 dışında O’na ** ; (ki) tutandır *** perçemini 919 onun **** ; doğrusu Rabbim 4 üzerindedir dosdoğru bir yol.

Arapça: 1527|11|56|اني توكلت علي الله ربي وربكم ما من دابه الا هو اخذ بناصيتها ان ربي علي صرط مستقيم

Hûd Suresi - Ayet 57

Türkçe Meal: Öyle ki eğer yüz çevirirseniz; öyle ki muhakkak belâgat 221 ettim kendisiyle gönderildiğimi sizlere; ve halife 65 kılar Rabbim 4 sizden başka bir kavmi/toplumu; ve zarar veremezsiniz ona * bir şey; doğrusu Rabbim 4 her şey üzerine bir Hafîz’dır 613 .

Arapça: 1528|11|57|فان تولوا فقد ابلغتكم ما ارسلت به اليكم ويستخلف ربي قوما غيركم ولا تضرونه شيا ان ربي علي كل شي حفيظ

Hûd Suresi - Ayet 59

Türkçe Meal: Ve işte şu Âd; cihat 356 ettiler Rabblerinin 4 ayetlerine; ve isyan ettiler O'nun resûllerine 418 ; ve tabi oldular emrine * her bir inatçı cebbârın 898 .

Arapça: 1530|11|59|وتلك عاد جحدوا بايت ربهم وعصوا رسله واتبعوا امر كل جبار عنيد

Hûd Suresi - Ayet 60

Türkçe Meal: Ve tabi edildiler bu dünyada bir lanete 280 ve kıyamet 148 gününde (de); değil mi (ki) doğrusu Âd (ki) kâfirlik 25 ettiler Rabblerine 4 ; değil mi (ki) bir uzaklıktır * Hûd'un Âd kavmine/toplumuna.

Arapça: 1531|11|60|واتبعوا في هذه الدنيا لعنه ويوم القيمه الا ان عادا كفروا ربهم الا بعدا لعاد قوم هود

Hûd Suresi - Ayet 61

Türkçe Meal: Ve Semûd'adır kardeşleri Sâlih; dedi * : "Ey kavmim/toplumum! Kulluk 46 edin Allah'a; yoktur sizlere hiçbir ilâh 74 O'ndan başka; O (ki) inşa etti sizleri yerden ** ; ve yaşam oluşturdu orada *** ; öyle ki mağfiret 319 dileyin; sonra tevbe 33 edin O'na; doğrusu Rabbim 4 bir yakındır cevaplayana **** .

Arapça: 1532|11|61|والي ثمود اخاهم صلحا قال يقوم اعبدوا الله ما لكم من اله غيره هو انشاكم من الارض واستعمركم فيها فاستغفروه ثم توبوا اليه ان ربي قريب مجيب

Hûd Suresi - Ayet 63

Türkçe Meal: Dedi: "Ey kavmim/toplumum! Gördünüz mü? Eğer olduysam bir beyanata 620 karşı Rabbimden 4 ; ve verdiyse * bana kendisinden bir rahmet 271 ; öyle ki kim yardım eder Allah'a karşı eğer isyan ettiysem O’na; öyle ki ziyade eder değilsiniz bana bir hüsran (-dan) başkasını.

Arapça: 1534|11|63|قال يقوم اريتم ان كنت علي بينه من ربي واتيني منه رحمه فمن ينصرني من الله ان عصيته فما تزيدونني غير تخسير

Hûd Suresi - Ayet 66

Türkçe Meal: Öyle ki ne zaman geldi emrimiz 200 ; kurtardık Sâlih'i ve onunla * beraber iman 47 etmiş kimseleri kendimizden bir rahmetle 271 ; ve rezilliğinden günün; doğrusu (senin) Rabbin 4 ; O (ki) Kaviyy’dir 72 ; Azîz’dir 37 .

Arapça: 1537|11|66|فلما جا امرنا نجينا صلحا والذين امنوا معه برحمه منا ومن خزي يوميذ ان ربك هو القوي العزيز

Hûd Suresi - Ayet 68

Türkçe Meal: Sanki hiç ganiyleşmiyorlardı * orada ** ; değil mi (ki) doğrusu Semûd (ki) kâfirlik 25 ettiler Rabblerine 4 ; değil mi (ki) bir uzaklıktır Semûd’a.

Arapça: 1539|11|68|كان لم يغنوا فيها الا ان ثمودا كفروا ربهم الا بعدا لثمود

Hûd Suresi - Ayet 76

Türkçe Meal: Ey ibrahim! Dön bundan * ; doğrusu o ** muhakkak gelmiş emridir Rabbinin 4 ; ve doğrusu onlar *** ; verilenlerdir bir azap (ki) bir reddedilen olmaksızındır.

Arapça: 1547|11|76|يابرهيم اعرض عن هذا انه قد جا امر ربك وانهم اتيهم عذاب غير مردود

Hûd Suresi - Ayet 81

Türkçe Meal: Dediler * : "Ey Lût! Doğrusu biz resûlleriyiz 133 Rabbinin 4 ; asla ilişemezler sana; öyle ki yürü ehlinle 568 geceden bir vakitte; ve dönmesin sizlerden birisi; dışındadır karın; doğrusu o ** musibetidir onun *** (ki) isabet edendir onlara; doğrusu vaat edilen onlara sabahtır; olmaz mı sabah bir yakın?"

Arapça: 1552|11|81|قالوا يلوط انا رسل ربك لن يصلوا اليك فاسر باهلك بقطع من اليل ولا يلتفت منكم احد الا امراتك انه مصيبها ما اصابهم ان موعدهم الصبح اليس الصبح بقريب

Hûd Suresi - Ayet 83

Türkçe Meal: Simalandırılmış * (senin) Rabbinin 4 indinden/katından; ve değildir o * zalimlerden uzak.

Arapça: 1554|11|83|مسومه عند ربك وما هي من الظلمين ببعيد

Hûd Suresi - Ayet 88

Türkçe Meal: Dedi * : "Ey kavmim/toplumum! Gördünüz mü? Eğer olduysam Rabbimden 4 bir beyanat 620 üzerine; ve rızıklandırdıysa beni kendinden güzel bir rızık (-la); ve razı olur değilim ki ihtilaf içinde olurum sizlere karşı sizleri kendisinden men ettiğimde; razı olmam ıslah 360 dışında (ki) tabi ** olduğumadır; ve yoktur bir başarım Allah’la (olması) dışında; O'na *** tevekkül 79 ettim; ve O'na *** sürekli/tekrarla dönerim.

Arapça: 1559|11|88|قال يقوم اريتم ان كنت علي بينه من ربي ورزقني منه رزقا حسنا وما اريد ان اخالفكم الي ما انهيكم عنه ان اريد الا الاصلح ما استطعت وما توفيقي الا بالله عليه توكلت واليه انيب

Hûd Suresi - Ayet 90

Türkçe Meal: Ve mağfiret 319 dileyin Rabbinizden 4 ; sonra tevbe 33 edin O'na ki benim Rabbim 4 bir Rahîm’dir 2 ; bir Vedûd’tur 848 .

Arapça: 1561|11|90|واستغفروا ربكم ثم توبوا اليه ان ربي رحيم ودود

Hûd Suresi - Ayet 92

Türkçe Meal: Dedi * : "Ey kavmim/toplumum! Birliğim/grubum Allah’tan daha mı azizdir ** sizlere? Ve edindiniz/tuttunuz O'nu sırt arkalarınıza; doğrusu Rabbim 4 yaptıklarınıza bir Muhît’tir 525 ."

Arapça: 1563|11|92|قال يقوم ارهطي اعز عليكم من الله واتخذتموه وراكم ظهريا ان ربي بما تعملون محيط

Hûd Suresi - Ayet 101

Türkçe Meal: Ve zulmetmiş 257 değiliz onlara; velakin/fakat zulmettiler 257 nefislerine 201 ; öyle ki ganiyleştirir * değildi onları Allah’ın astından kulluk 46 ettikleri ilâhları 74 hiç bir şey; ne zaman ki geldi (senin) Rabbinin 4 emri 200 ; ve ziyade etmiş değillerdi ** onlara *** bir yıkım dışında.

Arapça: 1572|11|101|وما ظلمنهم ولكن ظلموا انفسهم فما اغنت عنهم الهتهم التي يدعون من دون الله من شي لما جا امر ربك وما زادوهم غير تتبيب

Hûd Suresi - Ayet 102

Türkçe Meal: Ve işte böyledir; tutuşudur (senin) Rabbinin 4 tuttuğu zaman kentleri; (ki) ve o * bir zalimdir 257 ; doğrusu O’nun ** tutuşu şiddetli bir elimdir/acıklıdır.

Arapça: 1573|11|102|وكذلك اخذ ربك اذا اخذ القري وهي ظلمه ان اخذه اليم شديد

Hûd Suresi - Ayet 107

Türkçe Meal: Ölümsüzlerdir 185 orada * devam 913 ettikçe gökler ** ve yer *** ; dışındadır (senin) Rabbinin 4 dilediği; doğrusu (senin) Rabbin 4 bir faaliyete geçirendir razı olduğunu.

Arapça: 1578|11|107|خلدين فيها ما دامت السموت والارض الا ما شا ربك ان ربك فعال لما يريد

Hûd Suresi - Ayet 108

Türkçe Meal: Ve gelince kimselere (ki) saîd 911 oldular; öyle ki içindelerdir cennet; ölümsüzlerdir 185 orada * ; devam 914 ettikçe gökler ve yer; dışındadır (senin) Rabbinin 4 dilediği; bir sunuştur/veriştir olmaksızın bir kesinti ** .

Arapça: 1579|11|108|واما الذين سعدوا ففي الجنه خلدين فيها ما دامت السموت والارض الا ما شا ربك عطا غير مجذوذ

Hûd Suresi - Ayet 110

Türkçe Meal: Ve ant olsun verdik Mûsâ'ya kitabı * (ki) ihtilafa düşüldü kendisinde; şayet olmasaydı bir kelime/söz (ki) öncelendi (senin) Rabbinden 4 ; mutlak tamamlanırdı aralarında; ve doğrusu onlar mutlak bir kuşkudadır ondan ** şüpheciler (olarak).

Arapça: 1581|11|110|ولقد اتينا موسي الكتب فاختلف فيه ولولا كلمه سبقت من ربك لقضي بينهم وانهم لفي شك منه مريب

Hûd Suresi - Ayet 111

Türkçe Meal: Ve doğrusu her biri gelince * mutlak tastamamlar (senin) Rabbin 4 yaptıklarını onların; doğrusu O ** onların yaptıklarına bir Habîr’dir 466 .

Arapça: 1582|11|111|وان كلا لما ليوفينهم ربك اعملهم انه بما يعملون خبير

Hûd Suresi - Ayet 117

Türkçe Meal: Ve olmuş değildi (senin) Rabbin 4 helak etmeye (o) kentleri bir zulümle; ve ahalisi 568 onun muslih 30 (-ken).

Arapça: 1588|11|117|وما كان ربك ليهلك القري بظلم واهلها مصلحون

Hûd Suresi - Ayet 118

Türkçe Meal: Ve şayet dileseydi (senin) Rabbin 4 ; mutlak yapardı insanları tek bir ümmet 305 ; ve ayrışmazlardı muhtelifler * (olarak).

Arapça: 1589|11|118|ولو شا ربك لجعل الناس امه وحده ولا يزالون مختلفين

Hûd Suresi - Ayet 119

Türkçe Meal: Dışındadır kimseler (ki) rahmet 271 etti (senin) Rabbin 4 ; ve işte bunun için yarattı * onları ** ; ve tamamlandı kelimesi/sözü (senin) Rabbinin 4 ; "Mutlak doldururum cehennemi cinlerden 210 ve insanlardan 193 topluca".

Arapça: 1590|11|119|الا من رحم ربك ولذلك خلقهم وتمت كلمه ربك لاملان جهنم من الجنه والناس اجمعين

Hûd Suresi - Ayet 123

Türkçe Meal: Ve Allah’adır gaybı 62 göklerin 162 ve yerin; ve O'na * döndürülür emir 351 ; her biri onun ** ; öyle ki kulluk 46 et O’na * ; ve tevekkül 79 et O’na * karşı; ve değildir (senin) Rabbin 4 yaptıklarınıza bir gâfil 310 .

Arapça: 1594|11|123|ولله غيب السموت والارض واليه يرجع الامر كله فاعبده وتوكل عليه وما ربك بغفل عما تعملون

Yusuf Suresi - Ayet 6

Türkçe Meal: Ve işte böyledir; seçer * seni Rabbin 4 ; ve öğretir sana tevilinden 401 hadîslerin ** ; ve tamamlar kendi nimetini senin üzerine; ve Yakûb'un ahalisine 568 karşı (da); tamamladığı gibi onu *** öncesinde senin ataların İbrahim'e ve İshâk'a karşı; doğrusu (senin) Rabbin 4 bir Alîm’dir 8 ; bir Hakîm’dir 9 .

Arapça: 1600|12|6|وكذلك يجتبيك ربك ويعلمك من تاويل الاحاديث ويتم نعمته عليك وعلي ال يعقوب كما اتمها علي ابويك من قبل ابرهيم واسحق ان ربك عليم حكيم

Yusuf Suresi - Ayet 23

Türkçe Meal: Ve murad talep edendi * ona ** nefsinden 201 onun *** (ki) o **** evindeydi onun ***** ; ve kilitledi * kapıları; ve dedi * : "Haydi gelsene sen"; dedi **** : "Sığınanım Allah'a; doğrusu O ****** Rabbimdir 4 ; güzelleştirdi yerleşimimi; doğrusu O’dur ******* ; (ki) iflah olmaz zalimler 257 ."

Arapça: 1617|12|23|ورودته التي هو في بيتها عن نفسه وغلقت الابوب وقالت هيت لك قال معاذ الله انه ربي احسن مثواي انه لا يفلح الظلمون

Yusuf Suresi - Ayet 24

Türkçe Meal: Ve ant olsun ehemmiyet * verdi ** ona *** ; ve ehemmiyet * verirdi **** ona ***** şayet ki görmeseydi burhânı 293 Rabbinin 4 ; işte böyledir; çevirmek/uzak tutmak içindir ondan ****** kötülüğü ve fahişeliği 490 ; doğrusu o **** muhles 934 kullarımızdandı 46 .

Arapça: 1618|12|24|ولقد همت به وهم بها لولا ان را برهن ربه كذلك لنصرف عنه السو والفحشا انه من عبادنا المخلصين

Yusuf Suresi - Ayet 33

Türkçe Meal: Dedi * : "Rabbim 4 ! Zindan (ki) beni kendisine çağırdıklarından daha sevimlidir bana; ve ancak ki çevirmezsen benden dalaveresini onların ** ; meylederim *** onlara **** ; ve olurum cahillerden 489 ."

Arapça: 1627|12|33|قال رب السجن احب الي مما يدعونني اليه والا تصرف عني كيدهن اصب اليهن واكن من الجهلين

Yusuf Suresi - Ayet 34

Türkçe Meal: Öyle ki cevap verdi ona * Rabbi 4 ; öyle ki çevirdi ** ondan *** dalaveresini onların **** ; doğrusu O ** ; O (ki) Semî'dir 41 ; Alîm'dir 8 .

Arapça: 1628|12|34|فاستجاب له ربه فصرف عنه كيدهن انه هو السميع العليم

Yusuf Suresi - Ayet 37

Türkçe Meal: Dedi * : "Gelmez ikinize bir yemek (ki) rızıklandırılırsınız ikiniz onun (-la); dışındadır (ki) haber verdim ikinize tevilini 401 onun ** önceden ki gelir (o *** ) ikinize; işte ikinizedir Rabbimin 4 öğrettiğinden; doğrusu ben * terk ettim milletini 301 bir kavmin/toplumun **** (ki) iman 47 etmezler Allah'a ve onlar ahirete ***** (ki) onlar kâfirliklerdir 25 ."

Arapça: 1631|12|37|قال لا ياتيكما طعام ترزقانه الا نباتكما بتاويله قبل ان ياتيكما ذلكما مما علمني ربي اني تركت مله قوم لا يومنون بالله وهم بالاخره هم كفرون

Yusuf Suresi - Ayet 39

Türkçe Meal: Ey iki zindan yoldaşım! Fırkalaşmış * Rabler 4 mi bir hayırdır yoksa Vâhid 86 , Kahhâr 87 Allah mı?

Arapça: 1633|12|39|يصيحبي السجن ارباب متفرقون خير ام الله الوحد القهار

Yusuf Suresi - Ayet 50

Türkçe Meal: Ve dedi melik 96 : "Gelin bana onunla * ; öyle ki ne zaman ki geldi ona ** resûl *** ; dedi: "Dön rabbine **** doğru; öyle ki sual et/sor ona neydi durumları ***** kadınların ki kestiler ellerini; doğrusu Rabbim 4 dalaverelerine onların ****** bir Alîm’dir."

Arapça: 1644|12|50|وقال الملك ايتوني به فلما جاه الرسول قال ارجع الي ربك فسله ما بال النسوه التي قطعن ايديهن ان ربي بكيدهن عليم

Yusuf Suresi - Ayet 53

Türkçe Meal: "Ve beraat ettirir değilim nefsimi 201 ; doğrusu nefis 201 mutlak bir emredicidir kötülükle; dışındadır rahmet 271 ettiği Rabbimin 4 ; doğrusu Rabbim 4 bir Gafûr’dur 20 ; bir Rahîm’dir 2 ."

Arapça: 1647|12|53|وما ابري نفسي ان النفس لاماره بالسو الا ما رحم ربي ان ربي غفور رحيم

Yusuf Suresi - Ayet 98

Türkçe Meal: Dedi * : "Yakında mağfiret 319 dileyeceğim sizlere Rabbimden 4 ; doğrusu O ** ; O ** (ki) Gafûr’dur 20 ; Rahîm’dir 2 ."

Arapça: 1692|12|98|قال سوف استغفر لكم ربي انه هو الغفور الرحيم

Yusuf Suresi - Ayet 100

Türkçe Meal: Ve yükseltti * ana-babasını arşa/tahta karşı; ve kapandılar ** ona secdeler 12 (-le)”; ve dedi * : “Ey babam *** ! İşte bu tevilidir 401 önceki rüyamın 938 ; muhakkak yaptı onu **** Rabbim 4 bir hak/gerçek; ve muhakkak ihsânda 250 bulundu bana çıkarırken beni zindandan; ve getirdi sizleri çölden; ki şeytânın 29 benim aramla ve kardeşlerim arasını kışkırtması sonrasında; doğrusu Rabbim 4 Latîf'tir 40 dilediği için; doğrusu O ***** ; O’dur ***** Alîm 8 ; Hakîm 9 .

Arapça: 1694|12|100|ورفع ابويه علي العرش وخروا له سجدا وقال يابت هذا تاويل ريي من قبل قد جعلها ربي حقا وقد احسن بي اذ اخرجني من السجن وجا بكم من البدو من بعد ان نزغ الشيطن بيني وبين اخوتي ان ربي لطيف لما يشا انه هو العليم الحكيم

Yusuf Suresi - Ayet 101

Türkçe Meal: "Rabbim 4 ! Muhakkak verdin bana * mülkten; ve öğrettin bana tevilinden 401 hadîslerin ** ; yaransın *** gökleri 162 ve yeri; sensin velim 28 dünyada ve ahirette; ve vefat 621 ettir beni bir müsliman 944 (olarak); ve tutundur **** beni sâlihlere 217 ."

Arapça: 1695|12|101|رب قد اتيتني من الملك وعلمتني من تاويل الاحاديث فاطر السموت والارض انت ولي في الدنيا والاخره توفني مسلما والحقني بالصلحين

Ra'd Suresi - Ayet 1

Türkçe Meal: ALMR 44 *; işte şu (ki) ayetleridir kitabın ** ; ve indirilendir sana Rabbinden 4 hak/gerçek (olarak); velakin/fakat insanların ekserisi/çoğu iman 47 etmezler.

Arapça: 1706|13|1|المر تلك ايت الكتب والذي انزل اليك من ربك الحق ولكن اكثر الناس لا يومنون

Ra'd Suresi - Ayet 2

Türkçe Meal: Allah (ki) yükseltendir 231 gökleri 162 olmaksızın bir direk (ki) görürsünüz onu * ; sonra ** istiva etti arşa 66 karşı; ve boyun eğdirdi Güneş’i ve Ay'ı; her biri akar *** belirlenmiş bir ecele **** ; düzenler ***** emri 200 ; detaylandırır ayetleri 389 ; belki sizler Rabbinizle 4 karşılaşmaya yakınlaşırsınız 299 .

Arapça: 1707|13|2|الله الذي رفع السموت بغير عمد ترونها ثم استوي علي العرش وسخر الشمس والقمر كل يجري لاجل مسمي يدبر الامر يفصل الايت لعلكم بلقا ربكم توقنون

Ra'd Suresi - Ayet 5

Türkçe Meal: Ve eğer acayip karşılarsan * ; öyle ki acayip (olan) onların "Olduğumuz zaman mı bir turabin 428 , doğrusu bizler (olur) muyuz mutlak yeni bir yaratılış içinde?" sözleridir; işte bunlar; kimselerdir (ki) kâfirlik 25 ettiler Rablerine 4 ; ve işte bunlaradır kelepçeler ** boyunlarında; ve işte bunlar; ateş 834 ashâbıdır 194 ; onlar orada *** ölümsüzlerdir 185 .

Arapça: 1710|13|5|وان تعجب فعجب قولهم اذا كنا تربا انا لفي خلق جديد اوليك الذين كفروا بربهم واوليك الاغلل في اعناقهم واوليك اصحب النار هم فيها خلدون

Ra'd Suresi - Ayet 6

Türkçe Meal: Ve acele ettirirler sana kötülüğü iyilikten önce; ve muhakkak gelip geçti onlardan önce misallari 870 *; ve doğrusu (senin) Rabbin 4 mutlak sahibidir bir mağfiret 319 insanlara; onların zulümlerine 257 karşı; ve doğrusu (senin) Rabbin 4 mutlak şiddetlidir akıbetinde 892 .

Arapça: 1711|13|6|ويستعجلونك بالسييه قبل الحسنه وقد خلت من قبلهم المثلت وان ربك لذو مغفره للناس علي ظلمهم وان ربك لشديد العقاب

Ra'd Suresi - Ayet 7

Türkçe Meal: Ve diyorlar kâfirlik 25 etmiş kimseler: "Değil miydi indirmeli ona * Rabbinden 4 bir ayet 287 ; ancak ki sen * bir uyarıcısın; ve her bir kavmedir/toplumadır bir kılavuzlayan 192 **."

Arapça: 1712|13|7|ويقول الذين كفروا لولا انزل عليه ايه من ربه انما انت منذر ولكل قوم هاد

Ra'd Suresi - Ayet 16

Türkçe Meal: De ki: "Kimdir Rabbi 4 göklerin 162 ve yerin?"; de ki: "Allah!"; de ki: "O'nun * astından evliya 212 mı edindiniz (ki) malik olamazlar kendi nefislerine 201 bir menfaate ve ne de bir zarara"; de ki: "Aynı seviyede olur mu kör ve gören ya da aynı seviyede olur mu karanlıklar ve aydınlık ya da yaptılar Allah'a ortaklar (ki) yarattılar yarattığı gibi O’nun * öyle ki benzerleşti (o) yaratma onlara?"; de ki: "Allah (ki) yaratandır her bir şeyi ve O ** Vâhid'tir 86 ; Kahhâr’dır 87 .

Arapça: 1721|13|16|قل من رب السموت والارض قل الله قل افاتخذتم من دونه اوليا لا يملكون لانفسهم نفعا ولا ضرا قل هل يستوي الاعمي والبصير ام هل تستوي الظلمت والنور ام جعلوا لله شركا خلقوا كخلقه فتشبه الخلق عليهم قل الله خلق كل شي وهو الوحد القهر

Ra'd Suresi - Ayet 18

Türkçe Meal: Kimseleredir güzellik (ki) cevap verirler Rablerine 4 ve kimseler (ki) asla cevap vermezler O’na *; şayet ki onlara (olsa) yerdeki topluca ve onun ** misli 870 yanında onun *** ; mutlak fidye verirdi onu **** ; işte bunlara; onlaradır bir kötü hesap; ve varış yerleri cehennemdir 968 ; ve ne kötü yataktır.

Arapça: 1723|13|18|للذين استجابوا لربهم الحسني والذين لم يستجيبوا له لو ان لهم ما في الارض جميعا ومثله معه لافتدوا به اوليك لهم سو الحساب وماويهم جهنم وبيس المهاد

Ra'd Suresi - Ayet 19

Türkçe Meal: Öyle ki Rabbinden 4 sana indirileni hak/gerçek (olarak) bilen kimse kimse gibi midir (ki) o kördür? Ancak elbâb 88 sahipleri zikreder 78 .

Arapça: 1724|13|19|افمن يعلم انما انزل اليك من ربك الحق كمن هو اعمي انما يتذكر اولوا الالبب

Ra'd Suresi - Ayet 21

Türkçe Meal: Ve kimselerdir (ki) birleştirirler 187 emrettiğini Allah'ın kendisiyle ki birleştirilir; ve haşyet 53 duyarlar Rablerine 4 ; ve korkarlar bir kötü hesaba (karşı).

Arapça: 1726|13|21|والذين يصلون ما امر الله به ان يوصل ويخشون ربهم ويخافون سو الحساب

Ra'd Suresi - Ayet 22

Türkçe Meal: Ve kimselerdir (ki) sabrettiler 51 ; arayanlardır Rablerinin 4 yüzünü; ve ikame 572 ettiler salâtı 5 ; ve infak ettiler 6 rızıklandırdığımızdan onları sırlı/gizlice ve alenen/bildirerek; ve savarlar/defederler güzellikle rezilliği/iğrençliği; işte bunlar; onlaradır diyarın ** sonu * .

Arapça: 1727|13|22|والذين صبروا ابتغا وجه ربهم واقاموا الصلوه وانفقوا مما رزقنهم سرا وعلانيه ويدرون بالحسنه السييه اوليك لهم عقبي الدار

Ra'd Suresi - Ayet 27

Türkçe Meal: Ve diyor kâfirlik 25 etmiş kimseler: "Değil miydi indirilmeli onun * üzerine bir ayet 287 Rabbinden 4 ?"; de ki: "Doğrusu Allah dalalette 128 bırakır dilediği kimseyi; ve kılavuzlar 192 kendisine sıkça dönmüş ** kimseyi."

Arapça: 1732|13|27|ويقول الذين كفروا لولا انزل عليه ايه من ربه قل ان الله يضل من يشا ويهدي اليه من اناب

Ra'd Suresi - Ayet 30

Türkçe Meal: İşte böyledir; gönderdik seni * bir ümmete 305 ; muhakkak gelip geçti ondan ** önce ümmetler 305 ; tilâvet 874 etmen için onlara vahyettiğimizi 603 (senin) üzerine; ve onlar kâfirlik 25 ederler Rahmân'a 1 ; de ki: "O *** (ki) Rabbimdir 4 ; yoktur ilâh 74 O’nun **** dışında; O'na ****** tevekkül 79 ettim; ve O'nadır ***** tevbem 33 ."

Arapça: 1735|13|30|كذلك ارسلنك في امه قد خلت من قبلها امم لتتلوا عليهم الذي اوحينا اليك وهم يكفرون بالرحمن قل هو ربي لا اله الا هو عليه توكلت واليه متاب

İbrahim Suresi - Ayet 1

Türkçe Meal: ALR 44 *; bir kitaptır (ki) indirdik onu ** sana *** ; çıkarman için insanları karanlıklardan nura **** doğru Rablerinin 4 izniyle; Azîz'in 37 ; Hamîd'in 107 yoluna doğru.

Arapça: 1749|14|1|الر كتب انزلنه اليك لتخرج الناس من الظلمت الي النور باذن ربهم الي صرط العزيز الحميد

İbrahim Suresi - Ayet 6

Türkçe Meal: Ve dediği zaman Mûsâ kavmine/toplumuna; "Zikredin 78 Allah'ın üzerinize (olan) nimetini 757 ; kurtardığı zaman sizleri firavun 678 ailesinden (ki) zorluyorlardı sizleri azabın kötüsüne; ve boğazlıyorlardı oğullarınızı; ve hayatta bırakıyorlardı kadınlarınızı; ve işte sizlereydi Rabbinizden 4 bir büyük bir bela 256 .

Arapça: 1754|14|6|واذ قال موسي لقومه اذكروا نعمه الله عليكم اذ انجيكم من ال فرعون يسومونكم سو العذاب ويذبحون ابناكم ويستحيون نساكم وفي ذلكم بلا من ربكم عظيم

İbrahim Suresi - Ayet 7

Türkçe Meal: Ve bildirdiği/anons ettiği zaman Rabbiniz 4 : "Şayet şükrederseniz 43 mutlak ziyade ederim * sizlere; ve şayet kâfirlik 25 ederseniz; doğrusu azabım mutlak şiddetlidir."

Arapça: 1755|14|7|واذ تاذن ربكم لين شكرتم لازيدنكم ولين كفرتم ان عذابي لشديد

İbrahim Suresi - Ayet 13

Türkçe Meal: Ve dedi kâfirlik 25 etmiş kimseler resûllerine 418 : "Mutlak çıkarırız 675 sizleri yerimizden * ya da mutlak dönersiniz milletimize 301 "; öyle ki vahyetti 603 onlara * Rableri 4 ; "Mutlak helak ederiz zalimleri 257 .".

Arapça: 1761|14|13|وقال الذين كفروا لرسلهم لنخرجنكم من ارضنا او لتعودن في ملتنا فاوحي اليهم ربهم لنهلكن الظلمين

İbrahim Suresi - Ayet 18

Türkçe Meal: Misalidir 870 kimselerin (ki) kâfirlik 25 ettiler Rablerine 4 ; yaptıkları onların * bir kül gibidir (ki) savurdu onu ** rüzgâr fırtınalı bir günde; muktedir 964 olamazlar kazandıklarından *** bir şeye karşı; işte bu (ki) o uzak bir dalalettir 128 .

Arapça: 1766|14|18|مثل الذين كفروا بربهم اعملهم كرماد اشتدت به الريح في يوم عاصف لا يقدرون مما كسبوا علي شي ذلك هو الضلل البعيد

İbrahim Suresi - Ayet 23

Türkçe Meal: Ve girdirilir iman 47 etmiş ve sâlihât 18 yapmış kimseler cennetlere 970 ; akar altından onun * nehirler; ölümsüzlerdir 185 orada ** Rablerinin 4 izniyle; hayatlamaları *** onların orada ** bir selâm’dır 98 .

Arapça: 1771|14|23|وادخل الذين امنوا وعملوا الصلحت جنت تجري من تحتها الانهر خلدين فيها باذن ربهم تحيتهم فيها سلم

İbrahim Suresi - Ayet 35

Türkçe Meal: Ve dediği zaman İbrahim: "Rabbim 4 ! Yap bu beldeyi bir emin * ; uzaklaştır beni ve oğullarımı ** ki (aksi durumda) kulluk ederiz idollere 624 ."

Arapça: 1783|14|35|واذ قال ابرهيم رب اجعل هذا البلد امنا واجنبني وبني ان نعبد الاصنام

İbrahim Suresi - Ayet 36

Türkçe Meal: "Rabbim 4 ! Doğrusu onlar * dalalete düşürdüler * insanlardan ekserisini/çoğunu; öyle ki kim tabi oldu bana ** öyle ki o bendendir; ve kim asilik 1081 etti bana ** öyle ki doğrusu sensin bir Gafûr 20 ; bir Rahîm 2 .

Arapça: 1784|14|36|رب انهن اضللن كثيرا من الناس فمن تبعني فانه مني ومن عصاني فانك غفور رحيم

İbrahim Suresi - Ayet 37

Türkçe Meal: "Rabbimiz 4 ! Doğrusu ben * yerleştirdim bir vadiye ** zürriyetimden 380 ; olmayan *** ekin sahibi; haram 535 edilmiş beytinin/evinin 32 yanında; Rabbimiz 4 ! İkame 572 etmeleri için salâtı 5 ; öyle ki yap kalp gözleri insanlardan (ki) kılavuzlanır **** onlara ***** doğru; ve rızıklandır onları ****** meyvelerden; belki onlar şükrederler 43 ."

Arapça: 1785|14|37|ربنا اني اسكنت من ذريتي بواد غير ذي زرع عند بيتك المحرم ربنا ليقيموا الصلوه فاجعل افده من الناس تهوي اليهم وارزقهم من الثمرت لعلهم يشكرون

İbrahim Suresi - Ayet 38

Türkçe Meal: "Rabbimiz 4 ! Doğrusu sen bilirsin hafiyelik 988 ettiğimizi ve alenileştirdiğimizi * ; ve hafiye 988 kalır değildir Allah'a karşı hiçbir şey yerde ve ne de gökte 180 .

Arapça: 1786|14|38|ربنا انك تعلم ما نخفي وما نعلن وما يخفي علي الله من شي في الارض ولا في السما

İbrahim Suresi - Ayet 39

Türkçe Meal: "Hamd 3 Allah’adır (ki) bağışlayandır bana * büyüklüğe ** karşı İsmâîl'i ve İshâk'ı; şüphesiz Rabbim 4 mutlak Semî’dir 41 çağrıya/duaya."

Arapça: 1787|14|39|الحمد لله الذي وهب لي علي الكبر اسمعيل واسحق ان ربي لسميع الدعا

İbrahim Suresi - Ayet 40

Türkçe Meal: "Rabbim 4 ! Yap beni * ikame 572 eden salâtı 5 ; ve zürriyetimden 380 (de); Rabbimiz 4 ! Ve kabul et çağrımı/duamı 80 ."

Arapça: 1788|14|40|رب اجعلني مقيم الصلوه ومن ذريتي ربنا وتقبل دعا

İbrahim Suresi - Ayet 41

Türkçe Meal: "Rabbimiz 4 ! Mağfiret 319 et bana * ; ve ana/babama; ve müminlere 27 ; gün (ki) kıyam 144 olur hesap."

Arapça: 1789|14|41|ربنا اغفر لي ولولدي وللمومنين يوم يقوم الحساب

İbrahim Suresi - Ayet 44

Türkçe Meal: Ve uyar insanları bir güne (ki) gelir onlara azap; öyle ki der zulmetmiş kimseler: "Rabbimiz 4 ! Ötele bizleri yakın bir ecele kadar; cevap verelim çağrına/davetine senin; ve tabi olalım resûllere 418 "; ve hiç olmuyor muydunuz (ki) kasem ettiniz önceden? Yoktur sizlere hiçbir zeval 990 .

Arapça: 1792|14|44|وانذر الناس يوم ياتيهم العذاب فيقول الذين ظلموا ربنا اخرنا الي اجل قريب نجب دعوتك ونتبع الرسل اولم تكونوا اقسمتم من قبل ما لكم من زوال

Hicr Suresi - Ayet 25

Türkçe Meal: Ve doğrusu (senin) Rabbin 4 ; O * (ki) haşreder 556 onları; doğrusu O * bir Hakîm’dir 9 ; bir Alîm’dir 8 .

Arapça: 1825|15|25|وان ربك هو يحشرهم انه حكيم عليم

Hicr Suresi - Ayet 28

Türkçe Meal: Ve dediği zaman Rabbin 4 meleklere 48 ; doğrusu ben bir yaratıcıyım bir beşer 432 salsâlinden 224 ; bir topraktan; bir mesnûndur 1002 .

Arapça: 1828|15|28|واذ قال ربك للمليكه اني خلق بشرا من صلصل من حما مسنون

Hicr Suresi - Ayet 36

Türkçe Meal: Dedi * : "Rabbim 4 ! Öyle ki gözetle beni * güne kadar (ki) diriltilirler ** ."

Arapça: 1836|15|36|قال رب فانظرني الي يوم يبعثون

Hicr Suresi - Ayet 39

Türkçe Meal: Dedi * : "Rabbim 4 ! Doğru yoldan ayırmış olmanla beni mutlak süslerim * onlara ** yerde; ve doğru yoldan ayırırım onları *** topluca."

Arapça: 1839|15|39|قال رب بما اغويتني لازينن لهم في الارض ولاغوينهم اجمعين

Hicr Suresi - Ayet 56

Türkçe Meal: Dedi * : "Ve kim umut keser ** Rabbinin 4 rahmetinden 271 dalalettekiler 128 dışında?"

Arapça: 1856|15|56|قال ومن يقنط من رحمه ربه الا الضالون

Hicr Suresi - Ayet 86

Türkçe Meal: Doğrusu (senin) Rabbin 4 ; O (ki) Hallâk'tır 1010 ; Alîm’dir 8 .

Arapça: 1886|15|86|ان ربك هو الخلق العليم

Hicr Suresi - Ayet 92

Türkçe Meal: Öyle ki; ve (senin) Rabbinedir 4 (ki) mutlak sual ederiz * onlara topluca.

Arapça: 1892|15|92|فوربك لنسلنهم اجمعين

Hicr Suresi - Ayet 98

Türkçe Meal: Öyle ki tesbih 31 et hamd 3 ile Rabbini 4 ; ve ol secde 12 edenlerden.

Arapça: 1898|15|98|فسبح بحمد ربك وكن من السجدين

Hicr Suresi - Ayet 99

Türkçe Meal: Ve kulluk 46 et Rabbine 4 ta ki gelir sana yakın 299 *.

Arapça: 1899|15|99|واعبد ربك حتي ياتيك اليقين

Nahl Suresi - Ayet 7

Türkçe Meal: Ve taşırlar ağırlıklarınızı bir belediye doğru (ki) asla olamazsınız ulaşanlar ona * ; nefislere 201 meşakkatle (olması) dışında; doğrusu Rabbiniz 4 mutlak bir Raûf’tur 15 ; bir Rahîm’dir 2 .

Arapça: 1906|16|7|وتحمل اثقالكم الي بلد لم تكونوا بلغيه الا بشق الانفس ان ربكم لروف رحيم

Nahl Suresi - Ayet 24

Türkçe Meal: Ve denildiği zaman onlara: "Nedir indirdiği Rabbiniz 4 ?"; derler: "Satırları dır evvelkilerin * ."

Arapça: 1923|16|24|واذا قيل لهم ماذا انزل ربكم قالوا اسطير الاولين

Nahl Suresi - Ayet 30

Türkçe Meal: Ve denildi takvalı 21 olmuş kimselere; "Nedir indirdiği Rabbinizin 4 ?"; Dediler: "Bir hayır kimselere (ki) iyileştirdiler/güzelleştirdiler bu dünyada * ; bir iyiliktir/güzelliktir (onlara); ve ahiret diyarı/yurdu 642 (da) hayırlıdır"; ve ne muhteşemdir muttakilerin 17 diyarı/yurdu 642 .

Arapça: 1929|16|30|وقيل للذين اتقوا ماذا انزل ربكم قالوا خيرا للذين احسنوا في هذه الدنيا حسنه ولدار الاخره خير ولنعم دار المتقين

Nahl Suresi - Ayet 33

Türkçe Meal: Bakarlar * mı dışında ki gelir onlara melekler 48 ya da gelir emri ** (senin) Rabbinin 4 ?; işte böyledir; faaliyet etti *** onlardan önceki kimseler (de); ve zulmetmiş 257 değildi onlara Allah; velakin/fakat olmuşlardı kendi nefislerine 201 zulmederler 257 .

Arapça: 1932|16|33|هل ينظرون الا ان تاتيهم المليكه او ياتي امر ربك كذلك فعل الذين من قبلهم وما ظلمهم الله ولكن كانوا انفسهم يظلمون

Nahl Suresi - Ayet 42

Türkçe Meal: Kimselerdir (ki) sabrettiler 51 ; ve Rablerine 4 karşı tevekkül 79 ederler.

Arapça: 1941|16|42|الذين صبروا وعلي ربهم يتوكلون

Nahl Suresi - Ayet 47

Türkçe Meal: Ya da tutar * onları bir korkuya karşı ** ; öyle ki Rabbiniz 4 mutlak bir Raûf’tur 15 ; bir Rahîm’dir 2 .

Arapça: 1946|16|47|او ياخذهم علي تخوف فان ربكم لروف رحيم

Nahl Suresi - Ayet 50

Türkçe Meal: Korkarlar Rablerinden 4 (ki) üstlerindedir * onların; ve faaliyete geçirirler emredildiklerini.

Arapça: 1949|16|50|يخافون ربهم من فوقهم ويفعلون ما يومرون

Nahl Suresi - Ayet 54

Türkçe Meal: Sonra keşfettiği * zaman darlığı sizden; (o) zaman bir fırka ** sizlerden Rablerine 4 şirk 71 koşarlar.

Arapça: 1953|16|54|ثم اذا كشف الضر عنكم اذا فريق منكم بربهم يشركون

Nahl Suresi - Ayet 68

Türkçe Meal: Ve vahy 603 etti (senin) Rabbin 4 bal arısına ki tut * dağlardan evler; ve ağaçtan; ve kurdukları arşlardan ** .

Arapça: 1967|16|68|واوحي ربك الي النحل ان اتخذي من الجبال بيوتا ومن الشجر ومما يعرشون

Nahl Suresi - Ayet 69

Türkçe Meal: Sonra ye her bir meyveden; ve koyul Rabbinin 4 yollarına bir zelil * (olarak); çıkar batınlarından ** onun *** bir içecek **** ; muhteliftir ***** renkleri; ondadır ****** bir şifa 1020 insanlara; doğrusu işte bundadır mutlak bir ayet 287 fikreder 868 bir kavme/topluma.

Arapça: 1968|16|69|ثم كلي من كل الثمرت فاسلكي سبل ربك ذللا يخرج من بطونها شراب مختلف الونه فيه شفا للناس ان في ذلك لايه لقوم يتفكرون

Nahl Suresi - Ayet 99

Türkçe Meal: Doğrusu o * ; olmadı ona ** bir sultân 660 kimseler üzerine (ki) iman 47 ettiler; ve (onlar) Rablerinin 4 üzerine tevekkül 79 ederler.

Arapça: 1998|16|99|انه ليس له سلطن علي الذين امنوا وعلي ربهم يتوكلون

Nahl Suresi - Ayet 102

Türkçe Meal: De ki * : "İndirdi onu ** kutsal *** ruh 279 (senin) Rabbinden 4 hakla/gerçekle; sabitlemek içindir kimseleri (ki) iman 47 ettiler; ve bir kılavuzdur 192 ; ve müjdedir müslimlere 45 ."

Arapça: 2001|16|102|قل نزله روح القدس من ربك بالحق ليثبت الذين امنوا وهدي وبشري للمسلمين

Nahl Suresi - Ayet 110

Türkçe Meal: Sonra doğrusu (senin) Rabbin 4 kimselere * (ki) hicret 355 ettiler fitnelendirildiklerinin 610 ** ardından; sonra cihat 356 ettiler ve sabrettiler 51 ; doğrusu (senin) Rabbin 4 onun ** ardından mutlak bir Gafûr’dur 20 ; bir Rahîm’dir 2 .

Arapça: 2009|16|110|ثم ان ربك للذين هاجروا من بعد ما فتنوا ثم جهدوا وصبروا ان ربك من بعدها لغفور رحيم

Nahl Suresi - Ayet 119

Türkçe Meal: Sonra * doğrusu (senin) Rabbin 4 cehaletle 489 kötülük yapmış kimselere (ki) sonra tevbe 33 ettiler ardından bunun; ve ıslah 316 oldular; doğrusu (senin) Rabbin 4 sonrasında onun ** mutlak Gafûr’dur 20 ; Rahîm’dir 2 .

Arapça: 2018|16|119|ثم ان ربك للذين عملوا السو بجهله ثم تابوا من بعد ذلك واصلحوا ان ربك من بعدها لغفور رحيم

Nahl Suresi - Ayet 124

Türkçe Meal: Ancak ki yaptı * sebti 272 kimseler üzerine; (ki) ihtilafa düştüler onda ** ; ve doğrusu (senin) Rabbin 4 mutlak hükmeder aralarında kıyamet günü 148 kendisinde *** ihtilafa düşer olduklarında.

Arapça: 2023|16|124|انما جعل السبت علي الذين اختلفوا فيه وان ربك ليحكم بينهم يوم القيمه فيما كانوا فيه يختلفون

Nahl Suresi - Ayet 125

Türkçe Meal: Davet et * Rabbinin 4 yoluna 336 doğru hikmetle 382 ve güzel vaazla 653 ; ve mücadele et onlara kendisinin ** daha güzel (olduğuyla); doğrusu (senin) Rabbin 4 (ki) O *** daha iyi bilendir dalalete 128 düşmüş kimseyi kendi yolundan 336 ; ve O *** daha iyi bilendir kılavuzlananları 192 .

Arapça: 2024|16|125|ادع الي سبيل ربك بالحكمه والموعظه الحسنه وجدلهم بالتي هي احسن ان ربك هو اعلم بمن ضل عن سبيله وهو اعلم بالمهتدين

İsrâ Suresi - Ayet 8

Türkçe Meal: Belki Rabbiniz 4 ki rahmet 271 eder sizlere * ; ve eğer geri döndüyseniz ** ; (biz de) geri döndük *** ; ve yaptık cehennemi 968 kâfirler 25 için bir kuşatıcı.

Arapça: 2035|17|8|عسي ربكم ان يرحمكم وان عدتم عدنا وجعلنا جهنم للكفرين حصيرا

İsrâ Suresi - Ayet 12

Türkçe Meal: Ve yaptık geceyi ve gündüzü iki ayet 287 ; öyle ki sildik 1040 ayetini 287 gecenin ve yaptık 1040 ayetini 287 gündüzün bir gördüren * ; bakınıp aranmanız içindir Rabbinizin 4 bir fazlını 202 ; ve bilmeniz içindir adedini senelerin ve hesabı; ve her bir şeyi (ki) tefsîl ettik 651 onu bir tefsîl 651 (olarak).

Arapça: 2039|17|12|وجعلنا اليل والنهار ايتين فمحونا ايه اليل وجعلنا ايه النهار مبصره لتبتغوا فضلا من ربكم ولتعلموا عدد السنين والحساب وكل شي فصلنه تفصيلا

İsrâ Suresi - Ayet 17

Türkçe Meal: Ve nicedir (ki) helak ettik kuşaklardan Nûh’un 1014 ardından; ve kâfi geldi/yetti (senin) Rabbin 4 kullarının 907 günahlarına; bir Habîr’dir 466 ; bir Basîr’dir 513 .

Arapça: 2044|17|17|وكم اهلكنا من القرون من بعد نوح وكفي بربك بذنوب عباده خبيرا بصيرا

İsrâ Suresi - Ayet 20

Türkçe Meal: Her birini * (ki) yayarız bunlara ** ; ve bunlaradır ** (senin) Rabbinin 4 hediyesinden; ve (senin) Rabbinin 4 hediyesi bir engellenir değildir.

Arapça: 2047|17|20|كلا نمد هولا وهولا من عطا ربك وما كان عطا ربك محظورا

İsrâ Suresi - Ayet 23

Türkçe Meal: Ve tamamladı (senin) Rabbin 4 ki kulluk 46 etmeyin dışında ancak O’na * ; ve anaya babayadır bir ihsân 250 ; ya ulaşır senin indinde/yanında kebirlik ** ikisinden birisine; ya da ikisine (de) onların; öyle ki deme ikisine bir öf 1126 ; ve azarlama ikisini; ve de *** ikisine kerîm **** bir kavil/söz.

Arapça: 2050|17|23|وقضي ربك الا تعبدوا الا اياه وبالولدين احسنا اما يبلغن عندك الكبر احدهما او كلاهما فلا تقل لهما اف ولا تنهرهما وقل لهما قولا كريما

İsrâ Suresi - Ayet 24

Türkçe Meal: Ve indir ikisine * zillet ** kanadı rahmetten 271 ; ve de ki: "Rabbim 4 ! Rahmet 271 et ikisine * beni büyüttükleri gibi ikisi bir küçük (-ken).

Arapça: 2051|17|24|واخفض لهما جناح الذل من الرحمه وقل رب ارحمهما كما ربياني صغيرا

İsrâ Suresi - Ayet 25

Türkçe Meal: Rabbiniz 4 daha iyi bilendir nefislerinizdekini 201 ; eğer olursanız sâlihler 217 *; öyle ki doğrusu O * oldu tevbe 33 edenlere bir Gafûr 20 .

Arapça: 2052|17|25|ربكم اعلم بما في نفوسكم ان تكونوا صلحين فانه كان للاوبين غفورا

İsrâ Suresi - Ayet 27

Türkçe Meal: Doğrusu saçıp savuranlar oldular şeytânların 29 kardeşleri; ve oldu şeytân 29 Rabbine 4 bir kâfir 25 .

Arapça: 2054|17|27|ان المبذرين كانوا اخون الشيطين وكان الشيطن لربه كفورا

İsrâ Suresi - Ayet 28

Türkçe Meal: Ve ya yüz çevirirsin onlardan aramaya/bakınmaya bir rahmeti 271 (senin) Rabbinden 4 (ki) umarsın onu * ; öyle ki (ya da) de/söyle onlara kolaylaşmış ** bir söz/kavil.

Arapça: 2055|17|28|واما تعرضن عنهم ابتغا رحمه من ربك ترجوها فقل لهم قولا ميسورا

İsrâ Suresi - Ayet 30

Türkçe Meal: Doğrusu (senin) Rabbin 4 açar/yayar rızkı dilediği kimseye; ve ölçeklendir; doğrusu O * oldu kullarına 907 bir Habîr 466 ; bir Basîr 513 .

Arapça: 2057|17|30|ان ربك يبسط الرزق لمن يشا ويقدر انه كان بعباده خبيرا بصيرا

İsrâ Suresi - Ayet 38

Türkçe Meal: Hepsi bu (ki) oldu kötülüğü onun * indinde/katından (senin) Rabbinin 4 bir mekrûh 1050 .

Arapça: 2065|17|38|كل ذلك كان سييه عند ربك مكروها

İsrâ Suresi - Ayet 39

Türkçe Meal: İşte bu; vahy 603 ettiğindendir sana (senin) Rabbinin 4 hikmetten 382 ; ve yapma Allah'la beraber öteki bir ilâh 74 ; öyle ki bırakılırsın cehennemde 968 bir melûm 1047 ; bir medhûr 1044 (olarak).

Arapça: 2066|17|39|ذلك مما اوحي اليك ربك من الحكمه ولا تجعل مع الله الها اخر فتلقي في جهنم ملوما مدحورا

İsrâ Suresi - Ayet 40

Türkçe Meal: Öyle ki saflaştırdı * mı sizleri Rabbiniz 4 oğullarla; ve edindi ** meleklerden 48 dişiler?; doğrusu sizler mutlak dersiniz bir büyük *** bir kavil/söz.

Arapça: 2067|17|40|افاصفيكم ربكم بالبنين واتخذ من المليكه انثا انكم لتقولون قولا عظيما

İsrâ Suresi - Ayet 44

Türkçe Meal: Tesbih 57 eder O'nu * yedi gökler 161 ve yer; ve onlardaki kimse 160 ; ve yoktur bir şeyden (ki) ancak tesbih 57 eder hamd 4 ile O’nu * ; velakin/fakat anlamazsınız tesbihlerini 57 onların; doğrusu O ** oldu Halîm 58 ; Gafûr 20 .

Arapça: 2071|17|44|تسبح له السموت السبع والارض ومن فيهن وان من شي الا يسبح بحمده ولكن لا تفقهون تسبيحهم انه كان حليما غفورا

İsrâ Suresi - Ayet 46

Türkçe Meal: Ve yaptık kalplerinin üzerine kınlar 1053 ki fıkıh 770 ederler onu * ; ve kulaklarındadır bir ağırlık 1054 ; ve zikrettiğin 78 zaman (senin) Rabbini 4 Kur'ân'daki 850 vâhidliğini 86 O'nun ** ; ve yüz çevirdiler sırtlarının arkasını bir nefer 763 (olarak).

Arapça: 2073|17|46|وجعلنا علي قلوبهم اكنه ان يفقهوه وفي اذانهم وقرا واذا ذكرت ربك في القران وحده ولوا علي ادبرهم نفورا

İsrâ Suresi - Ayet 54

Türkçe Meal: Rabbiniz 4 daha iyi bilendir sizleri; eğer dilerse rahmet 271 eder sizlere; veya eğer dilerse azap eder sizlere; ve göndermiş değiliz seni üzerlerine bir vekîl 517 * (olarak).

Arapça: 2081|17|54|ربكم اعلم بكم ان يشا يرحمكم او ان يشا يعذبكم وما ارسلنك عليهم وكيلا

İsrâ Suresi - Ayet 55

Türkçe Meal: Ve (senin) Rabbin 4 daha iyi bilendir kimseyi 436 göklerdeki 162 ve yerdeki; ve ant olsun faziletlendirdik 202 nebilerin 132 bir kısmını bir kısım üzerine * ; ve verdik Dâvud’a bir zebur 477 .

Arapça: 2082|17|55|وربك اعلم بمن في السموت والارض ولقد فضلنا بعض النبين علي بعض واتينا داود زبورا

İsrâ Suresi - Ayet 57

Türkçe Meal: Bunlar kimselerdir (ki) çağırırlar, bakınırlar/aranırlar Rablerine 4 doğru vesile * ; hangisi onların daha yakındır ** ; ve rica ederler rahmetini 271 O’nun *** ; ve korku duyarlar azabına O’nun *** ; doğrusu azabı (senin) Rabbinin 4 oldu bir kaçınılan **** .

Arapça: 2084|17|57|اوليك الذين يدعون يبتغون الي ربهم الوسيله ايهم اقرب ويرجون رحمته ويخافون عذابه ان عذاب ربك كان محذورا

İsrâ Suresi - Ayet 60

Türkçe Meal: Ve dediğimiz zaman sana: "Doğrusu (senin) Rabbin 4 sardı/kuşattı insanları; ve yapmış değiliz sana rüyayı 611 -gösterdiğimizi sana- bir fitne 610 dışında insanlara; ve melun/lanetlenmiş 280 ağacı Kur'ân'daki; ve korkuturuz onları ** öyle ki ziyade eder değildir onlara büyük/kibirli tûğyân 442 dışında."

Arapça: 2087|17|60|واذ قلنا لك ان ربك احاط بالناس وما جعلنا الريا التي ارينك الا فتنه للناس والشجره الملعونه في القران ونخوفهم فما يزيدهم الا طغينا كبيرا

İsrâ Suresi - Ayet 65

Türkçe Meal: Doğrusu kullarıma 907 (ki) olmaz sana onların üzerine bir sultân 660 ; ve kâfi oldu/yetti Rabbin 4 bir vekîl 517 (olarak).

Arapça: 2092|17|65|ان عبادي ليس لك عليهم سلطن وكفي بربك وكيلا

İsrâ Suresi - Ayet 66

Türkçe Meal: Rabbiniz 4 ki ilerletendir sizlere gemileri bahrda 236 ; aranıp bakınmanız için fazlından 202 O’nun * ; doğrusu O ** oldu sizlere bir rahîm 2 .

Arapça: 2093|17|66|ربكم الذي يزجي لكم الفلك في البحر لتبتغوا من فضله انه كان بكم رحيما

İsrâ Suresi - Ayet 79

Türkçe Meal: Ve geceden 171 ; öyle ki uyanık kal onda * ; nâfile 157 (olarak) sana ** ; umuldu ki sevk eder seni ** (senin) Rabbin 4 mahmûd 59 bir makama.

Arapça: 2106|17|79|ومن اليل فتهجد به نافله لك عسي ان يبعثك ربك مقاما محمودا

İsrâ Suresi - Ayet 80

Türkçe Meal: Ve de ki: "Rabbim 4 ! Girdir beni sıddık 551 bir girişe; ve çıkar beni sıddık 551 bir çıkışa; ve yap bana katından yardımcı bir sultân 660 .

Arapça: 2107|17|80|وقل رب ادخلني مدخل صدق واخرجني مخرج صدق واجعل لي من لدنك سلطنا نصيرا

İsrâ Suresi - Ayet 84

Türkçe Meal: De ki: "Her biri * yapar şâkilesi 1057 üzerine; öyle ki Rabbiniz 4 daha iyi bilendir kimseyi (ki) o ** daha kılavuzludur 192 bir yola."

Arapça: 2111|17|84|قل كل يعمل علي شاكلته فربكم اعلم بمن هو اهدي سبيلا

İsrâ Suresi - Ayet 85

Türkçe Meal: Ve sual ederler * sana * rûhtan 1012 ; de ki: "Rûh 1012 emrindendir Rabbimin 4 ; ve verilmiş değilsiniz ilimden 1143 *** biraz dışında."

Arapça: 2112|17|85|ويسلونك عن الروح قل الروح من امر ربي وما اوتيتم من العلم الا قليلا

İsrâ Suresi - Ayet 87

Türkçe Meal: Ancak bir rahmettir 271 (senin) Rabbinden 4 ; doğrusu fazlı 202 O’nun * oldu (senin) üzerine bir kebîr 502 .

Arapça: 2114|17|87|الا رحمه من ربك ان فضله كان عليك كبيرا

İsrâ Suresi - Ayet 93

Türkçe Meal: "Ya da olur sana altından bir ev; ya da yükselirsin gökte; ve asla iman 47 etmeyiz yükselmene senin ta ki indirirsin üzerimize bir kitap (ki) ikra 815 ederiz onu * "; de ki: "Subhân’dır 7 Rabbim 4 ; oldum mu bir beşer 432 resûl 418 dışında."

Arapça: 2120|17|93|او يكون لك بيت من زخرف او ترقي في السما ولن نومن لرقيك حتي تنزل علينا كتبا نقروه قل سبحان ربي هل كنت الا بشرا رسولا

İsrâ Suresi - Ayet 100

Türkçe Meal: De ki: "Şayet sizler malik olsaydınız Rabbimin 4 rahmet 271 hazinelerine; o zaman mutlak kavrardınız/tutardınız infak * haşyet ** (-iyle)"; ve oldu insan bir cimri *** .

Arapça: 2127|17|100|قل لو انتم تملكون خزاين رحمه ربي اذا لامسكتم خشيه الانفاق وكان الانسن قتورا

İsrâ Suresi - Ayet 102

Türkçe Meal: Dedi * : "Ant olsun bildin (ki) indirmiş değildir bunları göklerin 162 ve yerin Rabbi 4 dışında; bakışlar/görüşler ** (olarak); ve doğrusu ben *** mutlak zannediyorum seni ey firavun (ki) bir mahvedilensin."

Arapça: 2129|17|102|قال لقد علمت ما انزل هولا الا رب السموت والارض بصاير واني لاظنك يفرعون مثبورا

İsrâ Suresi - Ayet 108

Türkçe Meal: Ve diyorlardı: "Subhân’dır 7 Rabbimiz 4 ; ki oldu vaadi Rabbimizin 4 mutlaka bir faaliyete geçirilen."

Arapça: 2135|17|108|ويقولون سبحن ربنا ان كان وعد ربنا لمفعولا

Kehf Suresi - Ayet 10

Türkçe Meal: Sığındığı zaman gençler 468 kehfe * ; öyle ki dediler: “Rabbimiz 4 ! Ver bize katından/indinden bir rahmet 271 ; ve hazırla bize emrimizden/işimizden bir doğruluk 61 ."

Arapça: 2148|18|10|اذ اوي الفتيه الي الكهف فقالوا ربنا اتنا من لدنك رحمه وهيي لنا من امرنا رشدا

Kehf Suresi - Ayet 13

Türkçe Meal: Biz; kıssa 430 haline getirdik sana onların haberini gerçekle/hakla; doğrusu onlar Rablerine 4 iman 47 etmiş gençlerdi; ve ziyade ettik/artırdık onlara * hidayeti.

Arapça: 2151|18|13|نحن نقص عليك نباهم بالحق انهم فتيه امنوا بربهم وزدنهم هدي

Kehf Suresi - Ayet 14

Türkçe Meal: Ve bağladık kalplerini * kıyam 167 ettikleri zaman; ve öyle ki dediler: “Rabbimiz 4 (ki) Rabbidir 4 göklerin 162 ve yerin; asla çağırmayız O'nun ** astından bir ilâh 74 ; muhakkak ki söylemiş oluruz o zaman sınırı aşan (bir söz)."

Arapça: 2152|18|14|وربطنا علي قلوبهم اذ قاموا فقالوا ربنا رب السموت والارض لن ندعوا من دونه الها لقد قلنا اذا شططا

Kehf Suresi - Ayet 16

Türkçe Meal: Ve uzaklaştığınız * zaman onlardan ** ; ve Allah’ın dışında kulluk 46 ettiklerinden *** ; öyleyse sığının kehfe **** ; yaysın sizlere Rabbiniz 4 rahmetinden 271 ; ve hazırlasın sizlere emrinizden/işinizden bir kolaylık/rahatlık/hoşluk.

Arapça: 2154|18|16|واذ اعتزلتموهم وما يعبدون الا الله فاوا الي الكهف ينشر لكم ربكم من رحمته ويهيي لكم من امركم مرفقا

Kehf Suresi - Ayet 19

Türkçe Meal: Ve işte böyledir; uyandırdık onları * sormaları için aralarında ** ; dedi bir konuşan *** onlardan **** : “Ne kadar kaldınız?”; dediler ***** : “Kaldık bir gün ya da günün bir parçası”; Dediler ****** : “Rabbiniz 4 bilir kaldığınızı; öyleyse gönderin sizlerin birini varağınızla 1074 şu şehre; öyle ki baksın hangisi saf/temiz bir yiyecek; öyle ki getirsin size bir rızık ondan; ve latif olsun/kibar-yumuşak davransın; ve sezdirmesin sizler hakkında birisine.”

Arapça: 2157|18|19|وكذلك بعثنهم ليتسالوا بينهم قال قايل منهم كم لبثتم قالوا لبثنا يوما او بعض يوم قالوا ربكم اعلم بما لبثتم فابعثوا احدكم بورقكم هذه الي المدينه فلينظر ايها ازكي طعاما فلياتكم برزق منه وليتلطف ولا يشعرن بكم احدا

Kehf Suresi - Ayet 21

Türkçe Meal: Ve işte böyledir; tökezlettik/düşürdük/rastlattık * onların ** üzerine; bilmeleri için ki Allah'ın vaadi haktır/gerçektir; ve doğrusu sâat 470 (ki) yoktur şüphe onda *** ; münazara ettikleri zaman kendi aralarında onların işlerini; öyle ki dediler ***** : “Bina edin onların üstüne bir bina; Rableri 4 bilir onlar hakkında"; onların işine galip gelmiş kimseler dedi: “Mutlaka yaparız onların üzerine bir mescit 16 *****.”

Arapça: 2159|18|21|وكذلك اعثرنا عليهم ليعلموا ان وعد الله حق وان الساعه لا ريب فيها اذ يتنزعون بينهم امرهم فقالوا ابنوا عليهم بنينا ربهم اعلم بهم قال الذين غلبوا علي امرهم لنتخذن عليهم مسجدا

Kehf Suresi - Ayet 22

Türkçe Meal: Diyecekler: "Üçtür, dördüncüleri onların köpekleridir"; ve derler: "Beştir, altıncıları onların köpekleridir"; bir taş atmadır gayba 62 ; ve derler: "Yedidir, ve sekizincileri onların köpekleridir * "; de ki: “Rabbim 4 daha iyi bilir onların sayısını”; yoktur bilen onları biraz dışında ** ; öyle ki münakaşa etme onlar *** hakkında apaçık görünen/açık kanıtlı bir münakaşa dışında; ve kesin biçimde ifade etme onlar hakkında onlardan birine.

Arapça: 2160|18|22|سيقولون ثلثه رابعهم كلبهم ويقولون خمسه سادسهم كلبهم رجما بالغيب ويقولون سبعه وثامنهم كلبهم قل ربي اعلم بعدتهم ما يعلمهم الا قليل فلا تمار فيهم الا مرا ظهرا ولا تستفت فيهم منهم احدا

Kehf Suresi - Ayet 24

Türkçe Meal: Dışındadır ki dilerse Allah; ve zikret 78 Rabbini 4 unuttuğun zaman; ve de ki: “Belki de kılavuzlar beni Rabbim 4 bundan daha yakın bir reşada 61 ”

Arapça: 2162|18|24|الا ان يشا الله واذكر ربك اذا نسيت وقل عسي ان يهدين ربي لاقرب من هذا رشدا

Kehf Suresi - Ayet 27

Türkçe Meal: Ve oku vahyolunanı 603 sana Rabbinin 4 kitabından * ; yoktur değiştirici O’nun ** kelimelerini 416 ; ve asla bulamazsın O'nun ** astından bir sığınak.

Arapça: 2165|18|27|واتل ما اوحي اليك من كتاب ربك لا مبدل لكلمته ولن تجد من دونه ملتحدا

Kehf Suresi - Ayet 28

Türkçe Meal: Ve sabret 51 * kendi nefsine 201 ; kimselerle beraber (ki) çağırırlar 219 Rablerini 4 sabahla ve akşamla; arzularlar yüzünü O’nun ** ; ve çevirme iki gözünü onlardan *** arzulayarak ziynetini 856 dünya hayatının; ve itaat etme kimseye (ki) gâfil 310 ettik kalbini onun zikrimizden 78 ; ve tâbi oldu hevâsına 278 ; ve oldu emri/işi onun **** bir sınırı aşan.

Arapça: 2166|18|28|واصبر نفسك مع الذين يدعون ربهم بالغدوه والعشي يريدون وجهه ولا تعد عيناك عنهم تريد زينه الحيوه الدنيا ولا تطع من اغفلنا قلبه عن ذكرنا واتبع هويه وكان امره فرطا

Kehf Suresi - Ayet 29

Türkçe Meal: Ve de ki: "Hak/gerçek Rabbinizdendir 4 ; öyle ki kim diledi; öyle ki iman 47 etsin; ve kim diledi öyle ki kâfirlik 25 etsin"; doğrusu biz hazırladık zalimlere 257 bir ateş 834 ; sarmıştır onları onun * duman katmanı ** ; ve eğer yardım isterlerse yardım edilirler ağır metal akışkanı *** gibi bir maiyle **** kavurur/kızartır yüzleri; ne sefil bir içecek oldu; ve ne kötü bir refakat/dayanma/ağırlama yeri oldu.

Arapça: 2167|18|29|وقل الحق من ربكم فمن شا فليومن ومن شا فليكفر انا اعتدنا للظلمين نارا احاط بهم سرادقها وان يستغيثوا يغاثوا بما كالمهل يشوي الوجوه بيس الشراب وسات مرتفقا

Kehf Suresi - Ayet 36

Türkçe Meal: "Ve zanneder değilim (ki) sâat 470 bir dikelendir * ; ve eğer ki geri döndürülürsem Rabbime 4 mutlak bulurum bir hayır ondan ** döndürülen bir akıbet (olarak)."

Arapça: 2174|18|36|وما اظن الساعه قايمه ولين رددت الي ربي لاجدن خيرا منها منقلبا

Kehf Suresi - Ayet 38

Türkçe Meal: Fakat bizler * ; "O Allah'tır (ki) Rabbimdir 4 ; ve şirk 71 koşmam Rabbime 4 birini."

Arapça: 2176|18|38|لكنا هو الله ربي ولا اشرك بربي احدا

Kehf Suresi - Ayet 40

Türkçe Meal: "Öyle ki umulur ki Rabbim 4 ; ki verir bana hayırlısını senin cennetinden * ; ve gönderir üzerine onun ** bir hesaplanan *** gökten 180 ; öyle ki sabahlar **** kaygan bir çıplak toprak yüzeyi ***** (olarak)"

Arapça: 2178|18|40|فعسي ربي ان يوتين خيرا من جنتك ويرسل عليها حسبانا من السما فتصبح صعيدا زلقا

Kehf Suresi - Ayet 46

Türkçe Meal: Mal ve oğullar ziynetidir 856 dünya hayatının; ve bakiler * (olan) sâlihât 18 (ise) bir hayırdır (senin) Rabbinin 4 indinde/katında bir sevap 464 (olarak); ve bir hayırdır bir emel ** (olarak).

Arapça: 2184|18|46|المال والبنون زينه الحيوه الدنيا والبقيت الصلحت خير عند ربك ثوابا وخير املا

Kehf Suresi - Ayet 48

Türkçe Meal: Ve arz olundular (senin) Rabbine 4 karşı bir saf/sıra (olarak); ant olsun geldiniz bize yarattığımız gibi sizleri evvelki kere 627 ; evet; iddia ettiniz ki asla yapmayız sizlere bir vaat.

Arapça: 2186|18|48|وعرضوا علي ربك صفا لقد جيتمونا كما خلقنكم اول مره بل زعمتم الن نجعل لكم موعدا

Kehf Suresi - Ayet 49

Türkçe Meal: Ve konuldu kitap * ; öyle ki görürsün mücrimleri 674 korkanlardır/endişelenenlerdir ondakinden ** ; ve derler *** : "Eyvah bize! Nedir (olan) bu kitaba * (ki) geride bırakmıyor bir küçük ve ne de bir büyük; dışındadır sayar onu; ve buldular yaptıklarını bir hazır (olarak); ve zulmetmez 257 (senin) Rabbin 4 birisine.

Arapça: 2187|18|49|ووضع الكتب فتري المجرمين مشفقين مما فيه ويقولون يويلتنا مال هذا الكتب لا يغادر صغيره ولا كبيره الا احصيها ووجدوا ما عملوا حاضرا ولا يظلم ربك احدا

Kehf Suresi - Ayet 50

Türkçe Meal: Ve dediğimiz zaman meleklere 48 ; secde 70 edin Âdem'e 50 ; öyle ki secde 70 ettiler iblîs 190 dışında; oldu * cinden 210 ; öyle ki fâsık oldu/saptı Rabbinin 4 emrinden; öyle ki onu ** ve onun *** zürriyetini 380 evliya 212 mı edinirsiniz astımdan?; ve onlar **** sizlere düşmandır; ne perişan/sefil bir bedel/karşılık oldu zalimlere 257 .

Arapça: 2188|18|50|واذ قلنا للمليكه اسجدوا لادم فسجدوا الا ابليس كان من الجن ففسق عن امر ربه افتتخذونه وذريته اوليا من دوني وهم لكم عدو بيس للظلمين بدلا

Kehf Suresi - Ayet 55

Türkçe Meal: Ve meneder değildir insanları ki iman 47 ederler geldiği zaman onlara kılavuz 192 ; ve istiğfar 396 ederler Rablerine 4 ; dışındadır ki gelir onlara sünneti 707 evvellerin ya da gelir onlara azap bir kabul * (-le).

Arapça: 2193|18|55|وما منع الناس ان يومنوا اذ جاهم الهدي ويستغفروا ربهم الا ان تاتيهم سنه الاولين او ياتيهم العذاب قبلا

Kehf Suresi - Ayet 57

Türkçe Meal: Ve kim daha zalimdir 257 kimseden (ki) zikredildi 78 Rabbinin 4 ayetleri; öyle ki yüz çevirdi ondan * ve unuttu ** iki elinin kıdemlendirdiğini *** ; doğrusu biz yaptık kalplerinin üzerine bir kın 1053 ki fıkıh 770 ederler onu **** ; ve kulaklarına bir ağırlık; ve eğer çağırsan onları kılavuza 192 doğru; öyle ki asla kılavuzlanmazlar 192 o zaman ebediyen.

Arapça: 2195|18|57|ومن اظلم ممن ذكر بايت ربه فاعرض عنها ونسي ما قدمت يداه انا جعلنا علي قلوبهم اكنه ان يفقهوه وفي اذانهم وقرا وان تدعهم الي الهدي فلن يهتدوا اذا ابدا

Kehf Suresi - Ayet 58

Türkçe Meal: Ve (senin) Rabbin 4 Gafûr’dur 20 ; rahmet 271 sahibidir; şayet tutarsa * onları kazandıklarıyla; mutlak acele ederdi onlara azabı; evet! Onlaradır bir vaat (ki) asla bulamazlar astından onun ** bir sığınak.

Arapça: 2196|18|58|وربك الغفور ذو الرحمه لو يواخذهم بما كسبوا لعجل لهم العذاب بل لهم موعد لن يجدوا من دونه مويلا

Kehf Suresi - Ayet 81

Türkçe Meal: "Öyle ki murat ettik ki değiştirir ikisine * Rableri 4 bir hayırlısını ondan ** ; bir zekâttır 1063 *** ve daha yakın bir rahmettir 271 ."

Arapça: 2219|18|81|فاردنا ان يبدلهما ربهما خيرا منه زكوه واقرب رحما

Kehf Suresi - Ayet 82

Türkçe Meal: "Ve gelince duvara; öyle ki olmuştu * şehirdeki yetim iki gılmâna 412 ; ve olmuştu altında onun ** bir hazine o ikisine *** ; ve olmuştu babaları o ikisinin **** bir sâlih 777 ; öyle ki murat etti (senin) Rabbin 4 ki erişsin o ikisi ***** güçlü çağlarına; ve çıkarsın o ikisi ***** hazinelerini; bir rahmettir 271 (senin) Rabbinden 4 ; ve faaliyet etmiş değilim onu kendi emrimden/işimden; işte bu; tevilidir 401 asla itaat edemediğinin ****** kendisi üzerine bir sabır 51 ."

Arapça: 2220|18|82|واما الجدار فكان لغلمين يتيمين في المدينه وكان تحته كنز لهما وكان ابوهما صلحا فاراد ربك ان يبلغا اشدهما ويستخرجا كنزهما رحمه من ربك وما فعلته عن امري ذلك تاويل ما لم تسطع عليه صبرا

Kehf Suresi - Ayet 87

Türkçe Meal: Dedi * : “Zulmetmiş 257 kimseye ** gelince; öyle ki yakında azap edeceğiz ona *** ; sonra geri döndürülür **** Rabbine 4 ; öyle ki azap eder ***** ona *** yadırganası bir azapla."

Arapça: 2225|18|87|قال اما من ظلم فسوف نعذبه ثم يرد الي ربه فيعذبه عذابا نكرا

Kehf Suresi - Ayet 95

Türkçe Meal: Dedi * : “İmkân sağladığı Rabbimin 4 kendisinde bir hayırdır; öyle ki yardım edin bana bir kuvvetle (ki) yaparım sizin aranızla ve onlar arasına bir duvar/bir set/bir baraj."

Arapça: 2233|18|95|قال ما مكني فيه ربي خير فاعينوني بقوه اجعل بينكم وبينهم ردما

Kehf Suresi - Ayet 98

Türkçe Meal: Dedi * : “Bu, bir rahmettir 271 Rabbimden 4 ; öyle ki geldiği zaman vaadi Rabbimin 4 ; yaptı onu ** yerle bir/dümdüz; ve oldu vaadi Rabbimin 4 bir hak/gerçek."

Arapça: 2236|18|98|قال هذا رحمه من ربي فاذا جا وعد ربي جعله دكا وكان وعد ربي حقا

Kehf Suresi - Ayet 105

Türkçe Meal: İşte bunlar (ki) kâfirlik 25 etmiş kimselerdir Rablerinin 4 ayetlerine 400 ; ve karşılaşmaya * O’na ** ; öyle ki boşa çıktı *** amelleri 1072 ; öyle ki dikmeyiz/kurmayız **** onlara kıyamet günü bir mizan 658 .

Arapça: 2243|18|105|اوليك الذين كفروا بايت ربهم ولقايه فحبطت اعملهم فلا نقيم لهم يوم القيمه وزنا

Kehf Suresi - Ayet 109

Türkçe Meal: De ki: "Şayet olduysa (bile) bahr 236 bir mürekkep kelimelerine 416 Rabbimin 4 ; mutlak tükenir bahr 236 öncesi ki tükenir kelimeleri 416 Rabbimin 4 ; ve şayet geldiysek (de) misliyle 870 onun * bir medet 1037 olarak."

Arapça: 2247|18|109|قل لو كان البحر مدادا لكلمت ربي لنفد البحر قبل ان تنفد كلمت ربي ولو جينا بمثله مددا

Kehf Suresi - Ayet 110

Türkçe Meal: De ki * : "Ancak ki ben * bir beşerim 432 misli 870 sizlerin; vahy 603 ediliyor bana ki ancak ilâhınız 74 bir tek ilâhtır 74 ; öyle ki kim oldu rica eder karşılaşmayı Rabbine 4 ; öyle ki yapsın sâlih 777 bir amel 1072 ve şirk 71 koşmasın kulluğuyla 46 ** Rabbine 4 birini.

Arapça: 2248|18|110|قل انما انا بشر مثلكم يوحي الي انما الهكم اله وحد فمن كان يرجوا لقا ربه فليعمل عملا صلحا ولا يشرك بعباده ربه احدا

Meryem Suresi - Ayet 2

Türkçe Meal: Zikridir 78 rahmetinin 271 (senin) Rabbinin 4 kulu 907 Zekeriyyâ’ya.

Arapça: 2250|19|2|ذكر رحمت ربك عبده زكريا

Meryem Suresi - Ayet 3

Türkçe Meal: Nida ettiği * zaman Rabbine 4 hafiye 988 bir nida ** .

Arapça: 2251|19|3|اذ نادي ربه ندا خفيا

Meryem Suresi - Ayet 4

Türkçe Meal: Dedi * : "Rabbim 4 ! Doğrusu ben (ki) zayıfladı kemikler benden; ve tutuştu başım bir ağarmaya; ve asla olmadım seni çağırmayla (ey) Rabbim 4 bir mutsuz."

Arapça: 2252|19|4|قال رب اني وهن العظم مني واشتعل الراس شيبا ولم اكن بدعايك رب شقيا

Meryem Suresi - Ayet 6

Türkçe Meal: "Varis olsun bana * ; ve varis olsun Ya’kûb ailesinden; ve yap ona Rabbim 4 bir rıza ** ."

Arapça: 2254|19|6|يرثني ويرث من ال يعقوب واجعله رب رضيا

Meryem Suresi - Ayet 8

Türkçe Meal: Dedi * : "Rabbim 4 ! Nasıl olur bana bir gılmân 412 ? ve oldu karım bir kısır; ve muhakkak ulaştım kebirlikten ** bir ihtiyar *** "

Arapça: 2256|19|8|قال رب اني يكون لي غلم وكانت امراتي عاقرا وقد بلغت من الكبر عتيا

Meryem Suresi - Ayet 9

Türkçe Meal: Dedi * : "İşte böyledir dedi (senin) Rabbin 4 (ki) "o ** bana bir kolaydır ve muhakkak yaratmıştım seni önceden; ve asla olmuyordun bir şey.""

Arapça: 2257|19|9|قال كذلك قال ربك هو علي هين وقد خلقتك من قبل ولم تك شيا

Meryem Suresi - Ayet 10

Türkçe Meal: Dedi * : "Rabbim 4 ! Yap bana bir ayet 287 "; dedi ** : "Ayetin 287 senin ki kelam edemezsin *** insanlara üç gece bir düzgün **** (olarak)."

Arapça: 2258|19|10|قال رب اجعل لي ايه قال ايتك الا تكلم الناس ثلث ليال سويا

Meryem Suresi - Ayet 19

Türkçe Meal: Dedi * : "Ancak ki ben bir resûlüm 418 (senin) Rabbinin 4 ; bahşetmem içindir sana saf bir gılmân 412 ."

Arapça: 2267|19|19|قال انما انا رسول ربك لاهب لك غلما زكيا

Meryem Suresi - Ayet 21

Türkçe Meal: Dedi * : "İşte böyledir; dedi (senin) Rabbin 4 (ki) o bana bir kolaydır; ve yapmamız içindir onu ** bir ayet 287 insanlara ve bir rahmet 271 bizden; ve oldu tamamlanan bir emir."

Arapça: 2269|19|21|قال كذلك قال ربك هو علي هين ولنجعله ايه للناس ورحمه منا وكان امرا مقضيا

Meryem Suresi - Ayet 24

Türkçe Meal: Öyle ki nida etti * ona ** altından *** onun **** ki "Hüzünlenme; muhakkak yaptı (senin) Rabbin 4 (senin) altından bir akış ***** ."

Arapça: 2272|19|24|فناديها من تحتها الا تحزني قد جعل ربك تحتك سريا

Meryem Suresi - Ayet 36

Türkçe Meal: "Ve doğrusu Allah Rabbimdir 4 *; ve Rabbidir 4 sizlerin; öyle ki kulluk 46 edin O’na (ki) bu bir dosdoğru yoldur."

Arapça: 2284|19|36|وان الله ربي وربكم فاعبدوه هذا صرط مستقيم

Meryem Suresi - Ayet 47

Türkçe Meal: Dedi * : "Bir selâmdır 98 senin üzerine; mağfiret 319 dileyeceğim sana ** Rabbime 4 ; doğrusu O *** oldu bana bir Hafiyy 1083 ."

Arapça: 2295|19|47|قال سلم عليك ساستغفر لك ربي انه كان بي حفيا

Meryem Suresi - Ayet 48

Türkçe Meal: "Ve uzak kalırım sizlere ve Allah’ın astından çağırdıklarınıza 219 ; ve çağırırım 219 Rabbimi 4 ; umdum ki olmam çağırmakla Rabbimi 4 bir mutsuz."

Arapça: 2296|19|48|واعتزلكم وما تدعون من دون الله وادعوا ربي عسي الا اكون بدعا ربي شقيا

Meryem Suresi - Ayet 55

Türkçe Meal: Ve oldu * emreder 200 ahalisine/halkına salâtı 5 ve zekâtı 10 ; ve oldu * Rabbi 4 indinde/katında razı olunan.

Arapça: 2303|19|55|وكان يامر اهله بالصلوه والزكوه وكان عند ربه مرضيا

Meryem Suresi - Ayet 64

Türkçe Meal: Ve iner değiliz * (senin) Rabbinin 4 emriyle (olması) dışında; O’nadır ** ellerimiz arasındaki ve ardımızdaki; ve arasındaki işte bunun; ve olmuş değildir (senin) Rabbin 4 bir unutan.

Arapça: 2312|19|64|وما نتنزل الا بامر ربك له ما بين ايدينا وما خلفنا وما بين ذلك وما كان ربك نسيا

Meryem Suresi - Ayet 65

Türkçe Meal: Rabbidir 4 * göklerin 162 ve yerin; ve ikisi arasındakinin; öyle ki kulluk 46 et O’na ** ; ve sabret 51 kulluğuna 46 O’nun *** ; bilir misin O’na ** bir denk/eşit?

Arapça: 2313|19|65|رب السموت والارض وما بينهما فاعبده واصطبر لعبدته هل تعلم له سميا

Meryem Suresi - Ayet 68

Türkçe Meal: Öyle ki ve Rabbine 4 *; mutlak haşrederiz 53 onları ** ve şeytânları 29 ; sonra mutlak hazırlarız onları ** çevresine *** cehennemin diz çökenler (olarak).

Arapça: 2316|19|68|فوربك لنحشرنهم والشيطين ثم لنحضرنهم حول جهنم جثيا

Meryem Suresi - Ayet 71

Türkçe Meal: Ve yoktur sizlerden 1091 * ancak (ki) varır ona ** ; oldu (senin) Rabbinin 4 üzerine tamamlanan bir mühür *** .

Arapça: 2319|19|71|وان منكم الا واردها كان علي ربك حتما مقضيا

Meryem Suresi - Ayet 76

Türkçe Meal: Ve ziyade eder * Allah kılavuzlanmış 192 ** kimselere doğru yola kılavuzu ** ; ve bakiler 567 (olan) sâlihât 18 bir hayırdır (senin) Rabbinin 4 indinde/katında; bir sevaptır 464 ve bir hayırdır bir geri dönüş (olarak).

Arapça: 2324|19|76|ويزيد الله الذين اهتدوا هدي والبقيت الصلحت خير عند ربك ثوابا وخير مردا

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 12

Türkçe Meal: "Doğrusu ben * ; benim (senin) Rabbin 4 ; öyle ki çıkar iki nalınını * ; doğrusu sen mukaddes 537 vadiylesin ** (ki) bir tuvâdır 1099 ."

Arapça: 2358|20|12|اني انا ربك فاخلع نعليك انك بالواد المقدس طوي

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 25

Türkçe Meal: Dedi * : "Rabbim 4 ! Aç bana göğsümü ** ."

Arapça: 2371|20|25|قال رب اشرح لي صدري

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 45

Türkçe Meal: Dedi ikisi * : "Rabbimiz 4 ! Doğrusu biz korkuyoruz ki ifratlaşır 1018 ** bize ya da ki tûğyân 442 eder."

Arapça: 2391|20|45|قالا ربنا اننا نخاف ان يفرط علينا او ان يطغي

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 47

Türkçe Meal: Öyle ki gelin ikiniz * ona ** ; öyle ki deyin ikiniz * : "Doğrusu biz * iki resûlüyüz 418 (senin) Rabbinin 4 ; öyle ki gönder bizimle İsrâîloğullarını 197 ; ve zulmetme 257 onlara *** ; muhakkak geldik sana bir ayetle 287 Rabbinden 4 ; ve selâm 748 üzerinedir kimsenin (ki) tabi oldu kılavuza 192 ."

Arapça: 2393|20|47|فاتياه فقولا انا رسولا ربك فارسل معنا بني اسريل ولا تعذبهم قد جينك بايه من ربك والسلم علي من اتبع الهدي

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 49

Türkçe Meal: Dedi * : "Öyle ki kimdir ikinizin Rabbi 4 ey Mûsâ."

Arapça: 2395|20|49|قال فمن ربكما يموسي

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 50

Türkçe Meal: Dedi * : "Rabbimiz 4 ; ki vermiş (olandır) her bir şeye onun * yaratılışını; sonra kılavuzlamış 192 *** (olandır)."

Arapça: 2396|20|50|قال ربنا الذي اعطي كل شي خلقه ثم هدي

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 52

Türkçe Meal: Dedi * : "İlmi onun ** Rabbimin 4 indindedir/katındadır; bir kitaptadır *** ; dalalete 128 düşmez Rabbim 4 ; ve unutmaz."

Arapça: 2398|20|52|قال علمها عند ربي في كتب لا يضل ربي ولا ينسي

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 70

Türkçe Meal: Öyle ki kapandı sihirbazlar secde 12 edenler (olarak); dediler: “İman 45 ettik Rabbine 4 Hârûn'un ve Mûsâ'nın.”

Arapça: 2416|20|70|فالقي السحره سجدا قالوا امنا برب هرون وموسي

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 73

Türkçe Meal: "Doğrusu biz * iman 47 ettik Rabbimize 4 mağfiret 319 etmesi için bizlere hatalarımızı; ve üzerine kerhen 697 ettiğini ** bizleri sihirden 283 ; ve Allah bir hayırlıdır; ve daha bakidir."

Arapça: 2419|20|73|انا امنا بربنا ليغفر لنا خطينا وما اكرهتنا عليه من السحر والله خير وابقي

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 74

Türkçe Meal: Doğrusu o * (ki) kim gelir Rabbine 4 bir mücrim 674 (olarak); öyle ki doğrusu onadır ** cehennem 968 ; ölmez orada *** ve hayat bulmaz **** .

Arapça: 2420|20|74|انه من يات ربه مجرما فان له جهنم لا يموت فيها ولا يحيي

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 84

Türkçe Meal: Dedi * : "Onlar ** ; işte bunlar ** (ki) üzerinedir (benim) yürümem *** ; ve acele ettim sana Rabbim 4 razı olman için."

Arapça: 2430|20|84|قال هم اولا علي اثري وعجلت اليك رب لترضي

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 86

Türkçe Meal: Öyle ki geri döndü Mûsâ kavmine/toplumuna gazap * (-la) bir pişman ** (olarak); dedi: "Ey kavmim/toplumum! Hiç vaat etmiyor muydu sizlere Rabbiniz 4 güzel bir vaat? Öyle ki uzadı mı üzerinize ahit *** ya da razı mı oldunuz ki hulul 917 eder üzerinize bir gazap 127 Rabbinizden?; öyle ki halef kıldınız 1109 vaadime."

Arapça: 2432|20|86|فرجع موسي الي قومه غضبن اسفا قال يقوم الم يعدكم ربكم وعدا حسنا افطال عليكم العهد ام اردتم ان يحل عليكم غضب من ربكم فاخلفتم موعدي

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 90

Türkçe Meal: Ve ant olsun demişti onlara Hârûn önceden: "Ey kavmim/toplumum! Ancak ki fitnelendirildiniz 332 onunla ve doğrusu Rabbiniz 4 Rahmân'dır 1 ; öyle ki tabi olun bana * ; ve itaat edin emrime."

Arapça: 2436|20|90|ولقد قال لهم هرون من قبل يقوم انما فتنتم به وان ربكم الرحمن فاتبعوني واطيعوا امري

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 105

Türkçe Meal: Ve sual ederler * sana dağlar hakkında; öyle ki de ki: "Ufalar onu ** Rabbim 4 bir ufalama (-yla)"

Arapça: 2451|20|105|ويسلونك عن الجبال فقل ينسفها ربي نسفا

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 121

Türkçe Meal: Öyle ki yedi ikisi * ondan ** ; öyle ki ortaya çıkıp göründü ikisine kötülükleri *** ; ve hemen başladı ikisi ilmikleyip/bağlayıp örtmeye üstlerini cennet 1115 varağından/yaprağından; ve asileşti 1081 Âdem 50 Rabbine 4 ; öyle ki saptı/şaşırdı.

Arapça: 2467|20|121|فاكلا منها فبدت لهما سوتهما وطفقا يخصفان عليهما من ورق الجنه وعصي ادم ربه فغوي

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 122

Türkçe Meal: Sonra seçti * onu ** Rabbi 4 ; öyle ki tevbe 33 etti üzerine *** ; ve doğru yola kılavuzladı.

Arapça: 2468|20|122|ثم اجتبه ربه فتاب عليه وهدي

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 127

Türkçe Meal: Ve işte böyledir; cezalandırırız 63 kimseyi (ki) israf 463 etti; ve asla iman 47 etmiyordu Rabbinin 4 ayetlerine 1027 ; ve mutlak ki azabı ahiretin daha şiddetlidir ve daha bakidir.

Arapça: 2473|20|127|وكذلك نجزي من اسرف ولم يومن بايت ربه ولعذاب الاخره اشد وابقي

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 129

Türkçe Meal: Ve şayet bir kelime * öncelenmeseydi (senin) Rabbinden 4 ; mutlak olmuştu bir lazım gelen ** ve belirlenmiş bir ecel.

Arapça: 2475|20|129|ولولا كلمه سبقت من ربك لكان لزاما واجل مسمي

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 130

Türkçe Meal: Öyle ki sabret 51 üzerine ne derler onlar; ve tesbih 31 et hamd 3 ile Rabbini 4 ; Güneş’in doğuşu öncesi; ve batışı öncesi onun * ; ve gece 171 vakitlerinden; öyle ki tesbih 31 et; ve taraflarında/etrafında gündüzün 170 ; belki sen razı olursun.

Arapça: 2476|20|130|فاصبر علي ما يقولون وسبح بحمد ربك قبل طلوع الشمس وقبل غروبها ومن اناي اليل فسبح واطراف النهار لعلك ترضي

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 131

Türkçe Meal: Ve uzatma * iki gözünü kendisiyle metalandırdığımıza 54 doğru; zevcelerdir ** onlardan (ki) parıldamasıdır dünya hayatının; fitnelendirmemiz 332 içindir onda ** ; ve rızkı (senin) Rabbinin 4 bir hayırdır ve daha bakidir.

Arapça: 2477|20|131|ولا تمدن عينيك الي ما متعنا به ازوجا منهم زهره الحيوه الدنيا لنفتنهم فيه ورزق ربك خير وابقي

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 133

Türkçe Meal: Ve dediler * : "Oysa gelmez ** bize bir ayetle (kendi) Rabbinden 4 "; ve hiç gelmez *** mi onlara beyanat 620 evvelki sahifelerdeki?

Arapça: 2479|20|133|وقالوا لولا ياتينا بايه من ربه اولم تاتهم بينه ما في الصحف الاولي

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 134

Türkçe Meal: Ve şayet ki biz helak etseydik onları bir azapla ondan önce; mutlak derlerdi: "Rabbimiz 4 ! Oysa gönderseydin bizlere bir resûl 418 ; öyle ki tabi olurduk ayetlerine 454 (senin) önceden ki (olmadan) zillete 452 düşeriz ve hizyete 1118 düşeriz"

Arapça: 2480|20|134|ولو انا اهلكنهم بعذاب من قبله لقالوا ربنا لولا ارسلت الينا رسولا فنتبع ايتك من قبل ان نذل ونخزي

Enbiyâ Suresi - Ayet 2

Türkçe Meal: Gelir değildir onlara zikirden 427 ; Rablerinden 4 bir muhdes 1120 (ki) ancak işitirler onu * ve onlar laubalilik 669 ederler.

Arapça: 2483|21|2|ما ياتيهم من ذكر من ربهم محدث الا استمعوه وهم يلعبون

Enbiyâ Suresi - Ayet 4

Türkçe Meal: Dedi * : "Rabbim 4 bilir kavli/sözü gökteki 180 ve yerdeki; ve O ** Semî’dir 41 ; Alîm’dir 8 ."

Arapça: 2485|21|4|قال ربي يعلم القول في السما والارض وهو السميع العليم

Enbiyâ Suresi - Ayet 22

Türkçe Meal: Şayet olsaydı ikisinde * ilâhlar 1094 Allah'ın dışında mutlak fesada/kargaşaya ** uğrardı o ikisi *** ; öyle ki Subhân'dır 7 Allah; arşın 66 Rabbidir 4 ; vasıflandırdıklarından 1135 (ayrıdır).

Arapça: 2503|21|22|لو كان فيهما الهه الا الله لفسدتا فسبحن الله رب العرش عما يصفون

Enbiyâ Suresi - Ayet 42

Türkçe Meal: De ki: "Kim korur * sizleri geceyle ve gündüz (-le) Rahmân’dan 1 ?"; Evet! Onlar Rablerinin 4 zikrinden 78 yüz çevirenlerdir.

Arapça: 2523|21|42|قل من يكلوكم باليل والنهار من الرحمن بل هم عن ذكر ربهم معرضون

Enbiyâ Suresi - Ayet 46

Türkçe Meal: Ve eğer temas etse onlara bir esinti (senin) Rabbinin 4 azabından; mutlak derler: "Eyvah bizlere! Doğrusu biz olduk zalimler 257 ."

Arapça: 2527|21|46|ولين مستهم نفحه من عذاب ربك ليقولن يويلنا انا كنا ظلمين

Enbiyâ Suresi - Ayet 49

Türkçe Meal: Kimselerdir (ki) haşyet 53 duyarlar Rablerine 4 gaybla 62 *; ve onlar sâatten 470 işfâklılardır 1122 .

Arapça: 2530|21|49|الذين يخشون ربهم بالغيب وهم من الساعه مشفقون

Enbiyâ Suresi - Ayet 56

Türkçe Meal: Dedi * : "Evet! Rabbiniz 4 Rabbidir 4 göklerin 162 ve yerin; o ki yarmış ** (olandır) ikisini *** ; ve ben **** işte bunun üzerine şahitlerdenim."

Arapça: 2537|21|56|قال بل ربكم رب السموت والارض الذي فطرهن وانا علي ذلكم من الشهدين

Enbiyâ Suresi - Ayet 83

Türkçe Meal: Ve Eyyûb; nida * ettiği zaman Rabbine 4 "ki ben ** ; temas etti bana zarar; ve sensin rahimlerin 2 en rahimi 2 ."

Arapça: 2564|21|83|وايوب اذ نادي ربه اني مسني الضر وانت ارحم الرحمين

Enbiyâ Suresi - Ayet 89

Türkçe Meal: Ve Zekeriyyâ; nida * ettiği zaman Rabbine 4 : "Rabbim 4 ! Bırakma beni bir ferd ** (olarak) ve sen hayırlısısın varislerin."

Arapça: 2570|21|89|وزكريا اذ نادي ربه رب لا تذرني فردا وانت خير الورثين

Enbiyâ Suresi - Ayet 92

Türkçe Meal: Doğrusu işte bu ümmetinizdir 305 ; tek bir ümmettir 305 ; ve ben (ki) Rabbinizim 4 öyle ki kulluk 46 edin bana.

Arapça: 2573|21|92|ان هذه امتكم امه وحده وانا ربكم فاعبدون

Enbiyâ Suresi - Ayet 112

Türkçe Meal: Dedi * : "Rabbim 4 ! Hükmet hakla/gerçekle; ve Rabbimiz 4 Rahmân’dır 1 ; Müsteân’dır 1134 vasıflandırdıklarınıza 1135 karşı."

Arapça: 2593|21|112|قل رب احكم بالحق وربنا الرحمن المستعان علي ما تصفون

Hac Suresi - Ayet 1

Türkçe Meal: Ey insanlar! Takvalı 21 olun Rabbinize 4 ; doğrusu sâatin 470 zelzelesi * azametli ** bir şeydir.

Arapça: 2594|22|1|يايها الناس اتقوا ربكم ان زلزله الساعه شي عظيم

Hac Suresi - Ayet 30

Türkçe Meal: İşte budur; ve kim azimleştirir * haramlarını Allah'ın; öyle ki o bir hayırdır ona Rabbinin 4 indinde/katında; ve helal kılındı sizlere en’âm 645 ; dışındadır tilâvet 874 edilen üzerinize; artık yana kaçının rics 773 (-den); evsândan 786 ; ve yana kaçının zûr 1155 kavil/söylem (-den)

Arapça: 2623|22|30|ذلك ومن يعظم حرمت الله فهو خير له عند ربه واحلت لكم الانعم الا ما يتلي عليكم فاجتنبوا الرجس من الاوثن واجتنبوا قول الزور

Hac Suresi - Ayet 40

Türkçe Meal: Kimseler (ki) çıkarıldılar diyarlarından olmaksızın bir hak dışında ki diyorlardı: “Rabbimiz 4 Allah'tır”; şayet def etmeseydi Allah insanların bir kısmını bir kısmıyla onların; mutlak yıkılırdı manastırlar; ve kiliseler; ve salâtlar 23 ; ve mescitler 16 (ki) anılır onda * Allah'ın ismi çokça; ve mutlak yardım eder Allah kimseye (ki) yardım eder ** O’na *** ; doğrusu Allah mutlak bir Kaviyy'dir 72 ; bir Azîz'dir 37 .

Arapça: 2633|22|40|الذين اخرجوا من ديرهم بغير حق الا ان يقولوا ربنا الله ولولا دفع الله الناس بعضهم ببعض لهدمت صومع وبيع وصلوت ومسجد يذكر فيها اسم الله كثيرا ولينصرن الله من ينصره ان الله لقوي عزيز

Hac Suresi - Ayet 47

Türkçe Meal: Ve acele ederler * sana azaba; ve asla ihtilaf etmez ** Allah vaadine; ve doğrusu bir gün (ki) (senin) Rabbinin 4 indinde bir bin 1164 sene gibidir saydıklarınızdan.

Arapça: 2640|22|47|ويستعجلونك بالعذاب ولن يخلف الله وعده وان يوما عند ربك كالف سنه مما تعدون

Hac Suresi - Ayet 54

Türkçe Meal: Ve bilmesi içindir kendilerine ilim verilmiş kimselerin ki o * haktır/gerçektir (senin) Rabbinden 4 ; öyle ki iman 47 ederler ona ** ; öyle ki boyun eğer ona ** kalpleri; ve doğrusu Allah mutlak kılavuzlar iman 47 etmiş kimseleri dosdoğru 124 bir yola doğru.

Arapça: 2647|22|54|وليعلم الذين اوتوا العلم انه الحق من ربك فيومنوا به فتخبت له قلوبهم وان الله لهاد الذين امنوا الي صرط مستقيم

Hac Suresi - Ayet 67

Türkçe Meal: Her bir ümmete 305 yaptık bir mensek 1162 ; onlaradır nusukları 169 onların; öyle ki çekişmesinler sana * emirde; davet et ** Rabbine 4 doğru; doğrusu sen *** mutlak dosdoğru bir kılavuz 192 üzerinesin.

Arapça: 2660|22|67|لكل امه جعلنا منسكا هم ناسكوه فلا ينزعنك في الامر وادع الي ربك انك لعلي هدي مستقيم

Hac Suresi - Ayet 77

Türkçe Meal: Ey iman 47 etmiş kimseler! Ve rükû 11 edin; ve secde 12 edin; ve kulluk edin 46 Rabbinize 4 ; ve faaliyet edin hayra; belki sizler felaha 326 kavuşursunuz.

Arapça: 2670|22|77|يايها الذين امنوا اركعوا واسجدوا واعبدوا ربكم وافعلوا الخير لعلكم تفلحون

Mü'minûn Suresi - Ayet 26

Türkçe Meal: Dedi * : "Rabbim 4 ! Yardım et bana yalanladıklarına (karşı) beni."

Arapça: 2697|23|26|قال رب انصرني بما كذبون

Mü'minûn Suresi - Ayet 29

Türkçe Meal: Ve de ki: "Rabbim! 4 İndir beni bir mübarek 139 inişe; ve sensin hayırlısı indirenlerin."

Arapça: 2700|23|29|وقل رب انزلني منزلا مباركا وانت خير المنزلين

Mü'minûn Suresi - Ayet 39

Türkçe Meal: Dedi * : "Rabbim 4 ! Yardım et bana yalanlamalarına (karşı) beni."

Arapça: 2710|23|39|قال رب انصرني بما كذبون

Mü'minûn Suresi - Ayet 52

Türkçe Meal: Ve doğrusu bu * ümmetiniz 305 tek bir ümmettir 305 ; ve ben Rabbinizim 4 ; öyle ki takvalı 21 olun bana.

Arapça: 2723|23|52|وان هذه امتكم امه وحده وانا ربكم فاتقون

Mü'minûn Suresi - Ayet 57

Türkçe Meal: Doğrusu kimselerdir (ki) onlar haşyetinden 53 Rablerinin 4 müşfiktir 1180 .

Arapça: 2728|23|57|ان الذين هم من خشيه ربهم مشفقون

Mü'minûn Suresi - Ayet 58

Türkçe Meal: Ve kimselerdir (ki) onlar Rablerinin 4 ayetlerine 454 iman 47 ederler.

Arapça: 2729|23|58|والذين هم بايت ربهم يومنون

Mü'minûn Suresi - Ayet 59

Türkçe Meal: Ve kimselerdir (ki) onlar Rablerine 4 şirk 71 koşmazlar.

Arapça: 2730|23|59|والذين هم بربهم لا يشركون

Mü'minûn Suresi - Ayet 60

Türkçe Meal: Ve kimselerdir (ki) verirler * verdiklerini; ve kalpleri onların bir veciledir 1179 ; ki onlar Rablerine 4 doğru geri dönenlerdir.

Arapça: 2731|23|60|والذين يوتون ما اتوا وقلوبهم وجله انهم الي ربهم رجعون

Mü'minûn Suresi - Ayet 72

Türkçe Meal: Ya da sual edersin * onlara bir harç 1183 ; öyle ki harcı 1183 (senin) Rabbinin 4 bir hayırdır; ve O ** hayırlısıdır rızıklandıranların.

Arapça: 2743|23|72|ام تسلهم خرجا فخراج ربك خير وهو خير الرزقين

Mü'minûn Suresi - Ayet 76

Türkçe Meal: Ve ant olsun tuttuk onları azapla; öyle ki boyun eğmiş değillerdi Rabblerine 4 ve değillerdi alçalıyorlar.

Arapça: 2747|23|76|ولقد اخذنهم بالعذاب فما استكانوا لربهم وما يتضرعون

Mü'minûn Suresi - Ayet 86

Türkçe Meal: De ki: "Kimdir Rabbi 4 yedi göklerin 161 ve Rabbi 4 azîm * arşın 66 ?"

Arapça: 2757|23|86|قل من رب السموت السبع ورب العرش العظيم

Mü'minûn Suresi - Ayet 93

Türkçe Meal: De ki: "Rabbim 4 ! Eğer gösterirsen mutlak ki bana vaat edildiklerini."

Arapça: 2764|23|93|قل رب اما تريني ما يوعدون

Mü'minûn Suresi - Ayet 94

Türkçe Meal: "Rabbim 4 ! Öyle ki yapma beni zalimler 257 kavminde/toplumunda * ."

Arapça: 2765|23|94|رب فلا تجعلني في القوم الظلمين

Mü'minûn Suresi - Ayet 98

Türkçe Meal: "Ve sığınırım sana Rabbim 4 ki gelip katılırlar bana * ."

Arapça: 2769|23|98|واعوذ بك رب ان يحضرون

Mü'minûn Suresi - Ayet 99

Türkçe Meal: Ta ki geldiği zaman birine onlardan ölüm dedi * : "Rabbim 4 ! Geri döndür beni."

Arapça: 2770|23|99|حتي اذا جا احدهم الموت قال رب ارجعون

Mü'minûn Suresi - Ayet 106

Türkçe Meal: Dediler: "Rabbimiz 4 ! Galip geldi bizlere şikvetimiz 1185 ; ve olduk dalalet 128 (-li) bir kavim/toplum.

Arapça: 2777|23|106|قالوا ربنا غلبت علينا شقوتنا وكنا قوما ضالين

Mü'minûn Suresi - Ayet 107

Türkçe Meal: "Rabbimiz 4 ! Çıkar bizi ondan * ; öyle ki eğer döndüysek öyle ki doğrusu biz zalimleriz 257 ."

Arapça: 2778|23|107|ربنا اخرجنا منها فان عدنا فانا ظلمون

Mü'minûn Suresi - Ayet 109

Türkçe Meal: Doğrusu ona * (ki) olmuştu bir fırka ** kullarımdan 907 (ki) diyorlardı: "Rabbimiz 4 ! İman 47 ettik; mağfiret 319 et bizlere; ve rahmet 271 et; ve sen hayırlısısın rahîmlerin 2 ."

Arapça: 2780|23|109|انه كان فريق من عبادي يقولون ربنا امنا فاغفر لنا وارحمنا وانت خير الرحمين

Mü'minûn Suresi - Ayet 116

Türkçe Meal: Öyle ki ululaştı/yüceldi Allah (ki) Melik'tir 96 ; Hakk'tır 1114 ; yoktur ilâh 74 O’nun * dışında; Rabbidir 4 kerîm ** arşın 66 .

Arapça: 2787|23|116|فتعلي الله الملك الحق لا اله الا هو رب العرش الكريم

Mü'minûn Suresi - Ayet 117

Türkçe Meal: Ve kim kulluk 46 eder Allah'la beraber öteki bir ilâha 1094 (ki) yoktur bir burhân 293 ona * onunla ** ; öyle ki ancak ki hesabı onun *** indindedir/katındadır Rabbinin 4 ; doğrusu odur **** (ki) iflah ***** olmaz kâfirler 25 .

Arapça: 2788|23|117|ومن يدع مع الله الها اخر لا برهن له به فانما حسابه عند ربه انه لا يفلح الكفرون

Mü'minûn Suresi - Ayet 118

Türkçe Meal: Ve de ki: "Rabbim 4 ! Mağfiret 319 et bana; ve rahmet 271 et; ve sensin hayırlısı rahîmlerin 2 ."

Arapça: 2789|23|118|وقل رب اغفر وارحم وانت خير الرحمين

Furkan Suresi - Ayet 30

Türkçe Meal: Ve dedi resûl 418 : “Ey Rabbim 4 ! Doğrusu benim kavmim/toplumum; tuttular bu Kur'ân'ı bir terk edilmiş."

Arapça: 2883|25|30|وقال الرسول يرب ان قومي اتخذوا هذا القران مهجورا

Furkan Suresi - Ayet 64

Türkçe Meal: Kimseler; olurlar gece 171 Rablerine 4 ; secde 12 edenler ve dikelenler/ayağa kalkanlar.

Arapça: 2917|25|64|والذين يبيتون لربهم سجدا وقيما

Furkan Suresi - Ayet 77

Türkçe Meal: De ki: “Önem verir/mühimser değildir sizleri Rabbim 4 ; şayet olmasaydı duanız 80 ; öyle ki muhakkak yalanladınız; öyle ki yakında olur bir lüzum/bir gereklilik."

Arapça: 2930|25|77|قل ما يعبوا بكم ربي لولا دعاوكم فقد كذبتم فسوف يكون لزاما

Şuarâ Suresi - Ayet 24

Türkçe Meal: Dedi * : "Rabbidir 4 göklerin 162 ve yerin; ve ikisi arasındakinin; eğer olduysanız yakınlaşanlar ** ."

Arapça: 2954|26|24|قال رب السموت والارض وما بينهما ان كنتم موقنين

Şuarâ Suresi - Ayet 113

Türkçe Meal: "Doğrusu hesapları onların ancak Rabbime 4 karşıdır; şayet farkına varırsanız."

Arapça: 3043|26|113|ان حسابهم الا علي ربي لو تشعرون

Şuarâ Suresi - Ayet 117

Türkçe Meal: Dedi (Nûh): "Rabbim! 4 Doğrusu kavmim yalanladı beni."

Arapça: 3047|26|117|قال رب ان قومي كذبون

Neml Suresi - Ayet 93

Türkçe Meal: Ve de ki: "Hamd 3 Allah’adır; gösterecek sizlere ayetlerini 237 öyle ki tanırsınız/bilirsiniz onu (ayeti); ve senin Rabbin 4 gafil * değildir yaptıklarınıza.

Arapça: 3250|27|93|وقل الحمد لله سيريكم ايته فتعرفونها وما ربك بغفل عما تعملون

Kasas Suresi - Ayet 32

Türkçe Meal: Sok elini ceybine 855 ; çıkar * beyaz olmaksızın bir kötülük/şer/zarar; ve topla/birleştir kendine kanadını 857 rahbetten 1016 **; işte bu ikisi *** ; iki delildir *** Rabbinden 4 firavuna karşı ve melesine 364 onun **** ; doğrusu onlar oldular bir kavim/toplum bir fâsık 38 .

Arapça: 3282|28|32|اسلك يدك في جيبك تخرج بيضا من غير سو واضمم اليك جناحك من الرهب فذنك برهنان من ربك الي فرعون وملايه انهم كانوا قوما فسقين

Ankebût Suresi - Ayet 26

Türkçe Meal: Öyle ki iman 47 etti ona * Lût; ve dedi: "Doğrusu ben * bir muhâcirim 716 Rabbime 4 doğru; doğrusu O *** ; O'dur **** Azîz 37 ; Hakîm 9 .

Arapça: 3364|29|26|فامن له لوط وقال اني مهاجر الي ربي انه هو العزيز الحكيم

Rûm Suresi - Ayet 8

Türkçe Meal: Hiç tefekkür 357 etmezler mi kendi nefislerinde 201 (ki) yaratmış değildir Allah gökleri 162 ve yeri; ve ikisi arasındakini hakla/gerçekle (olması) dışında; ve belirlenmiş bir eceldir; ve doğrusu insanlardan ekserisi/çoğu Rabblerine 4 karşılaşmaya mutlak kâfirdirler 25 .

Arapça: 3415|30|8|اولم يتفكروا في انفسهم ما خلق الله السموت والارض وما بينهما الا بالحق واجل مسمي وان كثيرا من الناس بلقاي ربهم لكفرون

Secde Suresi - Ayet 15

Türkçe Meal: Ancak ayetlerimize iman 47 eden kimseler (ki) hatırlatıldığı zaman onlara * onunla ** ; kapandılar secde 12 edenler (olarak); ve tesbih 31 ettiler hamd 3 ile Rablerini 4 ; ve onlar büyüklenmezler.

Arapça: 3516|32|15|انما يومن بايتنا الذين اذا ذكروا بها خروا سجدا وسبحوا بحمد ربهم وهم لا يستكبرون

Ahzâb Suresi - Ayet 2

Türkçe Meal: Ve tabi ol Rabbinden 4 vahyedilene 603 * sana ** ; doğrusu Allah oldu yaptıklarınıza bir Habîr 466 .

Arapça: 3533|33|2|واتبع ما يوحي اليك من ربك ان الله كان بما تعملون خبيرا

Ahzâb Suresi - Ayet 67

Türkçe Meal: Ve dediler: "Rabbimiz 4 ! Doğrusu bizler itaat ettik sâdatlarımıza 731 ; ve büyüklerimize * ; öyle ki dalalete düşürdüler bizleri (sapkın) yola ** "

Arapça: 3598|33|67|وقالوا ربنا انا اطعنا سادتنا وكبرانا فاضلونا السبيلا

Ahzâb Suresi - Ayet 68

Türkçe Meal: Rabbimiz 4 ! Ver onlara azaptan iki kat; ve lanet et onlara büyük bir lanet (-le).

Arapça: 3599|33|68|ربنا اتهم ضعفين من العذاب والعنهم لعنا كبيرا

Sebe' Suresi - Ayet 21

Türkçe Meal: Ve olmuş değildi ona * onlar üzerlerine hiç bir sultân 660 ; ancak bilindik kılmam içindir kimseyi (ki) iman 47 eder ahirete kimseden (ki) o (kimse) ondan kuşku/kuruntu/vehim içindedir; ve (senin) Rabbin 4 her bir şey üzerine bir Hafîz’dır 613 .

Arapça: 3625|34|21|وما كان له عليهم من سلطن الا لنعلم من يومن بالاخره ممن هو منها في شك وربك علي كل شي حفيظ

Fâtır Suresi - Ayet 18

Türkçe Meal: Ve üstlenmez/yüklenmez bir yüklenici başkasının yükünü; ve eğer çağırsa bir ağır yük yüklenen, yüklenmeye onu (yükü); yüklenmez (çağrılan) ondan (yükten) bir şey; kaldı ki olsa (bile) yakınlık sahibi; ancak uyarırsın kimseleri; haşyet 53 duyarlar Rablerinden 4 gaybla 62 *; ve ikame 572 ederler salâtı 5 ; ve kim zekâtlanırsa 10 (verirse zekâtı) ; öyle ki ancak zekâtlanmış 10 olur (vermiş olur zekâtı) kendi nefsin için; ve Allah'a doğrudur dönüş yeri.

Arapça: 3676|35|18|ولا تزر وازره وزر اخري وان تدع مثقله الي حملها لا يحمل منه شي ولو كان ذا قربي انما تنذر الذين يخشون ربهم بالغيب واقاموا الصلوه ومن تزكي فانما يتزكي لنفسه والي الله المصير

Sâffât Suresi - Ayet 5

Türkçe Meal: Rabbidir 4 göklerin 162 ve yerin; ve ikisi arasındakinin; ve Rabbidir 4 doğuların 995 .

Arapça: 3791|37|5|رب السموت والارض وما بينهما ورب المشرق

Sâffât Suresi - Ayet 84

Türkçe Meal: Geldiği * zaman Rabbine 4 selîm 1029 bir kalple ** .

Arapça: 3870|37|84|اذ جا ربه بقلب سليم

Sâffât Suresi - Ayet 87

Türkçe Meal: Öyle ki nedir zannınız 314 alemlerin 203 Rabbi 4 hakkında?

Arapça: 3873|37|87|فما ظنكم برب العلمين

Sâffât Suresi - Ayet 99

Türkçe Meal: Ve dedi * : "Doğrusu ben bir uzaklaşanım Rabbime 4 doğru; kılavuzlayacak 192 ** beni."

Arapça: 3885|37|99|وقال اني ذاهب الي ربي سيهدين

Sâffât Suresi - Ayet 100

Türkçe Meal: "Rabbim 4 ! Hibe et * bana ** sâlihlerden 217 ***."

Arapça: 3886|37|100|رب هب لي من الصلحين

Sâffât Suresi - Ayet 180

Türkçe Meal: Subhân'dır 7 senin Rabbin 4 ; Rabbidir 4 izzetin 614 ; vasıflandırdıklarından 1135 (ayrıdır).

Arapça: 3966|37|180|سبحن ربك رب العزه عما يصفون

Sâd Suresi - Ayet 66

Türkçe Meal: Rabbidir 4 göklerin 162 ve yerin; ve ikisi arasındakinin; Azîz’dir 37 ; Gaffâr’dır.

Arapça: 4034|38|66|رب السموت والارض وما بينهما العزيز الغفر

Sâd Suresi - Ayet 71

Türkçe Meal: Dediği zaman (senin) Rabbin 4 meleklere 48 ; "Doğrusu ben yaratıcıyım bir beşer 432 bir tinden 582 ."

Arapça: 4039|38|71|اذ قال ربك للمليكه اني خلق بشرا من طين

Zümer Suresi - Ayet 7

Türkçe Meal: Eğer kâfirlik 25 ederseniz öyle ki doğrusu Allah Ganiyy’dir 106 sizden; ve razı * olmaz kullarına küfre 422 ; ve eğer şükrederseniz 43 razı * olur ona sizlere; yüklenmez bir yüklenici başkasının yükünü; sonra Rabbinizedir 4 dönüş yeriniz; öyle ki haber verir sizlere yapar olduğunuzu; doğrusu O (Allah) bir Alîm’dir 8 göğüslerin zatîne/özüne.

Arapça: 4063|39|7|ان تكفروا فان الله غني عنكم ولا يرضي لعباده الكفر وان تشكروا يرضه لكم ولا تزر وازره وزر اخري ثم الي ربكم مرجعكم فينبيكم بما كنتم تعملون انه عليم بذات الصدور

Zümer Suresi - Ayet 9

Türkçe Meal: Yoksa kimse mi (ki) o kanaat edendir gece 171 vakitleri; secde 12 eden ve dikelen/ayakta durandır; hazırlanır ahirete; ve rica eder/talep eder Rabbinin 4 rahmetini 271 ; de ki: “Aynı seviyede midir bilen kimseler ve bilmeyen kimseler?"; doğrusu ancak elbâb 88 sahipleri hatırlar/öğüt alır.

Arapça: 4065|39|9|امن هو قنت انا اليل ساجدا وقايما يحذر الاخره ويرجوا رحمه ربه قل هل يستوي الذين يعلمون والذين لا يعلمون انما يتذكر اولوا الالبب

Zümer Suresi - Ayet 23

Türkçe Meal: Allah indirdi en güzelini hadîsin 89 bir kitap (olarak); müteşâbih 90 , çift/ikili; ürperir ondan derileri Rablerine 4 haşyet 53 duyan kimselerin; sonra yumuşar derileri ve kalpleri Allah'ın zikrine 78 ; işte bu kılavuzudur Allah'ın; doğru yola iletir onunla dilediği kimseyi; ve kimi saptırırsa Allah öyle ki olmaz ona hiç bir kılavuz.

Arapça: 4079|39|23|الله نزل احسن الحديث كتبا متشبها مثاني تقشعر منه جلود الذين يخشون ربهم ثم تلين جلودهم وقلوبهم الي ذكر الله ذلك هدي الله يهدي به من يشا ومن يضلل الله فما له من هاد

Mü'min Suresi - Ayet 11

Türkçe Meal: Dediler: "Rabbimiz 4 ! Öldürdün 618 * bizi iki kez; ve canlandırdın/dirilttin 618 bizi iki kez; öyle ki arif olduk/farkına vardık günahlarımızın; öyle ki var mı çıkışa doğru bir yoldan?"

Arapça: 4142|40|11|قالوا ربنا امتنا اثنتين واحييتنا اثنتين فاعترفنا بذنوبنا فهل الي خروج من سبيل

Mü'min Suresi - Ayet 55

Türkçe Meal: Öyle ki sabret 51 ; doğrusu Allah'ın vaadi haktır/gerçektir; ve istiğfar et/bağışlanma dile günahların için; ve tesbih 31 et hamd 3 ile Rabbini 4 ; akşamla/gün batımı sonrasıyla; sabahla/ilk aydınlanmayla/seherle.

Arapça: 4186|40|55|فاصبر ان وعد الله حق واستغفر لذنبك وسبح بحمد ربك بالعشي والابكر

Fussilet Suresi - Ayet 29

Türkçe Meal: Ve dedi kâfirlik 25 etmiş kimseler: “Rabbimiz 4 ! Göster bize ikisini; dalalete 128 sürükledi ikisi bizleri; cinden 210 ve insandan; koyalım/yapalım ikisini ayaklarımızın altına; olmaları için sefillerden.”

Arapça: 4245|41|29|وقال الذين كفروا ربنا ارنا الذين اضلانا من الجن والانس نجعلهما تحت اقدامنا ليكونا من الاسفلين

Fussilet Suresi - Ayet 38

Türkçe Meal: Öyle ki eğer büyüklendilerse; öyle ki kimseler; Rabbinin 4 indinde/katında; tesbih 57 ederler O'nu (Allah’ı); geceyle 171 ve gündüzle 170 ; ve onlar bıkmazlar/yorulmazlar.

Arapça: 4254|41|38|فان استكبروا فالذين عند ربك يسبحون له باليل والنهار وهم لا يسمون

Fussilet Suresi - Ayet 53

Türkçe Meal: Göstereceğiz onlara ayetlerimizi âfâkta/ufuklarda ve kendi nefislerinde 201 ; ta ki beyan 226 olur onlara ki o * haktır/gerçektir; ve kâfi gelmez mi asla senin Rabbin 4 ki O her bir şey üzerine Şehîd’tir 499 .

Arapça: 4269|41|53|سنريهم ايتنا في الافاق وفي انفسهم حتي يتبين لهم انه الحق اولم يكف بربك انه علي كل شي شهيد

Şûrâ Suresi - Ayet 10

Türkçe Meal: Ve kendisinde ihtilafa/anlaşmazlığa düştüğünüz bir şeyden; öyle ki hükmü onun Allah’adır; işte sizlere Allah; Rabbim 4 !; O'na tevekkül 79 ettim ve O'na sürekli dönerim.

Arapça: 4280|42|10|وما اختلفتم فيه من شي فحكمه الي الله ذلكم الله ربي عليه توكلت واليه انيب

Şûrâ Suresi - Ayet 15

Türkçe Meal: Öyle ki işte bunun için; öyle ki çağır ve dik dur emrolunduğun gibi; ve tabi olma hevalarına onların; ve de ki: "İman 47 ettim Allah'ın kitaptan * indirdiğine; ve emrolundum adaleti 680 gözetmeye aranızda; Allah (ki) Rabbimiz 4 ve Rabbinizdir 4 ; bizedir yaptıklarımız ve sizleredir yaptıklarınız; olmaz bir hüccet 625 aramız ve aranızda; Allah toplar/bir araya getirir aramızı; ve O’na ** doğrudur dönüş yeri."

Arapça: 4285|42|15|فلذلك فادع واستقم كما امرت ولا تتبع اهواهم وقل امنت بما انزل الله من كتب وامرت لاعدل بينكم الله ربنا وربكم لنا اعملنا ولكم اعملكم لا حجه بيننا وبينكم الله يجمع بيننا واليه المصير

Şûrâ Suresi - Ayet 38

Türkçe Meal: Ve kimseler; cevap verdiler/icabet ettiler Rablerine 4 ; ve ikame 572 ettiler salâtı 5 ; ve işleri/emirleri şuradır/danışmadır aralarında; ve rızıklandırdığımızdan infak 6 ederler.

Arapça: 4308|42|38|والذين استجابوا لربهم واقاموا الصلوه وامرهم شوري بينهم ومما رزقنهم ينفقون

Zuhruf Suresi - Ayet 13

Türkçe Meal: Seviyelenmeniz/binmeniz için sırtlarına doğru onun; sonra hatırlarsınız Rabbinizin 4 nimetini; seviyelendiğiniz/bindiğiniz zaman onun üzerine; ve dersiniz: “Subhân'dır 7 ; ki (Allah) boyun eğdirdi bizlere bunu; ve olmuş değildik ona (boyun eğdirmeyle) bağlantılılar/birliktelik sahipleri.

Arapça: 4336|43|13|لتستوا علي ظهوره ثم تذكروا نعمه ربكم اذا استويتم عليه وتقولوا سبحن الذي سخر لنا هذا وما كنا له مقرنين

Zuhruf Suresi - Ayet 82

Türkçe Meal: Subhân'dır 7 ; Rabbidir 4 göklerin ve yerin; Rabbidir 4 arşın 66 ; vasıflandırdıklarından 1135 (ayrıdır).

Arapça: 4405|43|82|سبحن رب السموت والارض رب العرش عما يصفون

Duhân Suresi - Ayet 6

Türkçe Meal: Bir rahmettir 271 * (senin) Rabbinden 4 ; doğrusu O ** ; O (ki) Semî’dir 41 ; Alîm’dir 8 .

Arapça: 4418|44|6|رحمه من ربك انه هو السميع العليم

Duhân Suresi - Ayet 7

Türkçe Meal: Rabbidir 4 göklerin 162 ve yerin; ve ikisi arasındakinin; eğer olduysanız yakınlaşanlar/kesinleşenler * .

Arapça: 4419|44|7|رب السموت والارض وما بينهما ان كنتم موقنين

Duhân Suresi - Ayet 8

Türkçe Meal: Yoktur ilâh 74 O'nun * dışında; hayat verir ve öldürür; Rabbinizdir 4 ; ve Rabbidir 4 evvelki babalarınızın/atalarınızın ** .

Arapça: 4420|44|8|لا اله الا هو يحي ويميت ربكم ورب ابايكم الاولين

Duhân Suresi - Ayet 12

Türkçe Meal: Rabbimiz 4 ! Keşfet * bizden azabı; doğrusu biz ** müminleriz 27 .

Arapça: 4424|44|12|ربنا اكشف عنا العذاب انا مومنون

Duhân Suresi - Ayet 20

Türkçe Meal: Ve doğrusu ben * sığındım Rabbime 4 ; ve Rabbinize 4 ; ki recmedersiniz 906 beni.

Arapça: 4432|44|20|واني عذت بربي وربكم ان ترجمون

Duhân Suresi - Ayet 22

Türkçe Meal: Öyle ki çağırdı Rabbini 4 ki "işte bunlar mücrim 674 bir kavimdir/toplumdur."

Arapça: 4434|44|22|فدعا ربه ان هولا قوم مجرمون

Duhân Suresi - Ayet 57

Türkçe Meal: Bir fazıldır 202 (senin) Rabbinden 4 ; işte bu; o (ki) aziz * fevzdir 768 .

Arapça: 4469|44|57|فضلا من ربك ذلك هو الفوز العظيم

Kaf Suresi - Ayet 39

Türkçe Meal: Öyle ki sabret 51 onların dedikleri üzerine; ve tesbih 31 et hamd 3 ile Rabbini 4 ; Güneş’in doğuşu öncesi; ve batışı öncesi onun (Güneş’in).

Arapça: 4667|50|39|فاصبر علي ما يقولون وسبح بحمد ربك قبل طلوع الشمس وقبل الغروب

Tûr Suresi - Ayet 48

Türkçe Meal: Ve sabret 51 Rabbinin 4 hükmüne; öyle ki doğrusu sen gözlerimizin önündesin; ve tesbih 31 et hamd 3 ile Rabbini 4 ; zaman (ki); dikelirsin/ayağa kalkarsın.

Arapça: 4781|52|48|واصبر لحكم ربك فانك باعيننا وسبح بحمد ربك حين تقوم

Necm Suresi - Ayet 18

Türkçe Meal: Ant olsun gördü * Rabbinin 4 büyük ** ayetlerinden 237 .

Arapça: 4800|53|18|لقد راي من ايت ربه الكبري

Necm Suresi - Ayet 23

Türkçe Meal: Değildir o * isimler dışında (ki) isimlendirdiniz onu * sizler ve babalarınız/atalarınız; indirmiş değildir Allah ona * hiçbir sultân 660 ; tabi olur değillerdir zan 314 dışında ve heves ettiğine nefislerin 201 ; ve ant olsun geldi onlara Rablerinden 4 kılavuz 192 **.

Arapça: 4805|53|23|ان هي الا اسما سميتموها انتم واباوكم ما انزل الله بها من سلطن ان يتبعون الا الظن وما تهوي الانفس ولقد جاهم من ربهم الهدي

Necm Suresi - Ayet 30

Türkçe Meal: İşte budur ulaşması onların ilimden 1143 *; doğrusu (senin) Rabbin 4 (ki) O ** daha iyi bilendir kendi *** yolundan **** dalalete 128 düşmüş kimseyi; ve O ** daha iyi bilendir kılavuzlanmış 192 kimseyi.

Arapça: 4812|53|30|ذلك مبلغهم من العلم ان ربك هو اعلم بمن ضل عن سبيله وهو اعلم بمن اهتدي

Necm Suresi - Ayet 32

Türkçe Meal: Kimselerdir (ki) uzak tutarlar büyükler * (olan) günahları ve fahişelikleri 490 ; dışındadır lemem 957 **; doğrusu (senin) Rabbin 4 Vâsi’dir 297 mağfirete 319 ; O *** (ki) daha iyi bilendir sizleri inşa ettiği zaman sizleri yerden **** ; sizler ceninlerken ***** annelerinizin karınlarında; öyle ki temize çıkarmayın 955 nefislerinizi 201 ; O *** (ki) daha iyi bilendir takvalı 21 olan kimseyi.

Arapça: 4814|53|32|الذين يجتنبون كبير الاثم والفوحش الا اللمم ان ربك وسع المغفره هو اعلم بكم اذ انشاكم من الارض واذ انتم اجنه في بطون امهتكم فلا تزكوا انفسكم هو اعلم بمن اتقي

Necm Suresi - Ayet 42

Türkçe Meal: Ve ki (senin) Rabbine 4 doğrudur nihayet * .

Arapça: 4824|53|42|وان الي ربك المنتهي

Necm Suresi - Ayet 49

Türkçe Meal: Ve ki O * ; O'dur ** Rabbi 4 Şi'râ'nın 954 .

Arapça: 4831|53|49|وانه هو رب الشعري

Necm Suresi - Ayet 55

Türkçe Meal: Öyle ki Rabbinin 4 hangi nimetlerine 757 kuşkulanırsın.

Arapça: 4837|53|55|فباي الا ربك تتماري

Kamer Suresi - Ayet 10

Türkçe Meal: Öyle ki çağırdı Rabbini 4 ki: "Ben bir mağlup edilenim; öyle ki yardım et (fentasır)."

Arapça: 4854|54|10|فدعا ربه اني مغلوب فانتصر

Rahmân Suresi - Ayet 13

Türkçe Meal: Öyleyse Rabbinizin 4 hangi nimetlerini (siz ikiniz) 254 yalanlarsınız? 234

Arapça: 4912|55|13|فباي الا ربكما تكذبان

Rahmân Suresi - Ayet 16

Türkçe Meal: Öyleyse Rabbinizin 4 hangi nimetlerini (siz ikiniz) 254 yalanlarsınız? 234

Arapça: 4915|55|16|فباي الا ربكما تكذبان

Rahmân Suresi - Ayet 17

Türkçe Meal: Rabbidir 4 iki doğunun 235 ; ve Rabbidir 4 iki batının 235 .

Arapça: 4916|55|17|رب المشرقين ورب المغربين

Rahmân Suresi - Ayet 18

Türkçe Meal: Öyleyse Rabbinizin 4 hangi nimetlerini (siz ikiniz) 254 yalanlarsınız? 234

Arapça: 4917|55|18|فباي الا ربكما تكذبان

Rahmân Suresi - Ayet 21

Türkçe Meal: Öyleyse Rabbinizin 4 hangi nimetlerini (siz ikiniz) 254 yalanlarsınız? 234

Arapça: 4920|55|21|فباي الا ربكما تكذبان

Rahmân Suresi - Ayet 23

Türkçe Meal: Öyleyse Rabbinizin 4 hangi nimetlerini (siz ikiniz) 254 yalanlarsınız? 234

Arapça: 4922|55|23|فباي الا ربكما تكذبان

Rahmân Suresi - Ayet 25

Türkçe Meal: Öyleyse Rabbinizin 4 hangi nimetlerini (siz ikiniz) 254 yalanlarsınız? 234

Arapça: 4924|55|25|فباي الا ربكما تكذبان

Rahmân Suresi - Ayet 27

Türkçe Meal: Baki kalır * Rabbinin 4 yüzü; Celâl 239 ve İkrâm 240 sahibi 241 .

Arapça: 4926|55|27|ويبقي وجه ربك ذو الجلل والاكرام

Rahmân Suresi - Ayet 28

Türkçe Meal: Öyleyse Rabbinizin 4 hangi nimetlerini (siz ikiniz) 254 yalanlarsınız? 234

Arapça: 4927|55|28|فباي الا ربكما تكذبان

Rahmân Suresi - Ayet 30

Türkçe Meal: Öyleyse Rabbinizin 4 hangi nimetlerini (siz ikiniz) 254 yalanlarsınız? 234

Arapça: 4929|55|30|فباي الا ربكما تكذبان

Rahmân Suresi - Ayet 32

Türkçe Meal: Öyleyse Rabbinizin 4 hangi nimetlerini (siz ikiniz) 254 yalanlarsınız? 234

Arapça: 4931|55|32|فباي الا ربكما تكذبان

Rahmân Suresi - Ayet 34

Türkçe Meal: Öyleyse Rabbinizin 4 hangi nimetlerini (siz ikiniz) 254 yalanlarsınız? 234

Arapça: 4933|55|34|فباي الا ربكما تكذبان

Rahmân Suresi - Ayet 36

Türkçe Meal: Öyleyse Rabbinizin 4 hangi nimetlerini (siz ikiniz) 254 yalanlarsınız? 234

Arapça: 4935|55|36|فباي الا ربكما تكذبان

Rahmân Suresi - Ayet 38

Türkçe Meal: Öyleyse Rabbinizin 4 hangi nimetlerini (siz ikiniz) 254 yalanlarsınız? 234

Arapça: 4937|55|38|فباي الا ربكما تكذبان

Rahmân Suresi - Ayet 40

Türkçe Meal: Öyleyse Rabbinizin 4 hangi nimetlerini (siz ikiniz) 254 yalanlarsınız? 234

Arapça: 4939|55|40|فباي الا ربكما تكذبان

Rahmân Suresi - Ayet 42

Türkçe Meal: Öyleyse Rabbinizin 4 hangi nimetlerini (siz ikiniz) 254 yalanlarsınız? 234

Arapça: 4941|55|42|فباي الا ربكما تكذبان

Rahmân Suresi - Ayet 45

Türkçe Meal: Öyleyse Rabbinizin 4 hangi nimetlerini (siz ikiniz) 254 yalanlarsınız? 234

Arapça: 4944|55|45|فباي الا ربكما تكذبان

Rahmân Suresi - Ayet 46

Türkçe Meal: Ve kimse içindir; korktu (o) makamından/ayakta durma yerinden * Rabbinin 4 ; iki cennet * .

Arapça: 4945|55|46|ولمن خاف مقام ربه جنتان

Rahmân Suresi - Ayet 47

Türkçe Meal: Öyleyse Rabbinizin 4 hangi nimetlerini (siz ikiniz) 254 yalanlarsınız? 234

Arapça: 4946|55|47|فباي الا ربكما تكذبان

Rahmân Suresi - Ayet 49

Türkçe Meal: Öyleyse Rabbinizin 4 hangi nimetlerini (siz ikiniz) 254 yalanlarsınız? 234

Arapça: 4948|55|49|فباي الا ربكما تكذبان

Rahmân Suresi - Ayet 51

Türkçe Meal: Öyleyse Rabbinizin 4 hangi nimetlerini (siz ikiniz) 254 yalanlarsınız? 234

Arapça: 4950|55|51|فباي الا ربكما تكذبان

Rahmân Suresi - Ayet 53

Türkçe Meal: Öyleyse Rabbinizin 4 hangi nimetlerini (siz ikiniz) 254 yalanlarsınız? 234

Arapça: 4952|55|53|فباي الا ربكما تكذبان

Rahmân Suresi - Ayet 55

Türkçe Meal: Öyleyse Rabbinizin 4 hangi nimetlerini (siz ikiniz) 254 yalanlarsınız? 234

Arapça: 4954|55|55|فباي الا ربكما تكذبان

Rahmân Suresi - Ayet 57

Türkçe Meal: Öyleyse Rabbinizin 4 hangi nimetlerini (siz ikiniz) 254 yalanlarsınız? 234

Arapça: 4956|55|57|فباي الا ربكما تكذبان

Rahmân Suresi - Ayet 59

Türkçe Meal: Öyleyse Rabbinizin 4 hangi nimetlerini (siz ikiniz) 254 yalanlarsınız? 234

Arapça: 4958|55|59|فباي الا ربكما تكذبان

Rahmân Suresi - Ayet 61

Türkçe Meal: Öyleyse Rabbinizin 4 hangi nimetlerini (siz ikiniz) 254 yalanlarsınız? 234

Arapça: 4960|55|61|فباي الا ربكما تكذبان

Rahmân Suresi - Ayet 63

Türkçe Meal: Öyleyse Rabbinizin 4 hangi nimetlerini (siz ikiniz) 254 yalanlarsınız? 234

Arapça: 4962|55|63|فباي الا ربكما تكذبان

Rahmân Suresi - Ayet 65

Türkçe Meal: Öyleyse Rabbinizin 4 hangi nimetlerini (siz ikiniz) 254 yalanlarsınız? 234

Arapça: 4964|55|65|فباي الا ربكما تكذبان

Rahmân Suresi - Ayet 67

Türkçe Meal: Öyleyse Rabbinizin 4 hangi nimetlerini (siz ikiniz) 254 yalanlarsınız? 234

Arapça: 4966|55|67|فباي الا ربكما تكذبان

Rahmân Suresi - Ayet 69

Türkçe Meal: Öyleyse Rabbinizin 4 hangi nimetlerini (siz ikiniz) 254 yalanlarsınız? 234

Arapça: 4968|55|69|فباي الا ربكما تكذبان

Rahmân Suresi - Ayet 71

Türkçe Meal: Öyleyse Rabbinizin 4 hangi nimetlerini (siz ikiniz) 254 yalanlarsınız? 234

Arapça: 4970|55|71|فباي الا ربكما تكذبان

Rahmân Suresi - Ayet 73

Türkçe Meal: Öyleyse Rabbinizin 4 hangi nimetlerini (siz ikiniz) 254 yalanlarsınız? 234

Arapça: 4972|55|73|فباي الا ربكما تكذبان

Rahmân Suresi - Ayet 75

Türkçe Meal: Öyleyse Rabbinizin 4 hangi nimetlerini (siz ikiniz) 254 yalanlarsınız? 234

Arapça: 4974|55|75|فباي الا ربكما تكذبان

Rahmân Suresi - Ayet 77

Türkçe Meal: Öyleyse Rabbinizin 4 hangi nimetlerini (siz ikiniz) 254 yalanlarsınız? 234

Arapça: 4976|55|77|فباي الا ربكما تكذبان

Rahmân Suresi - Ayet 78

Türkçe Meal: Bereketlendi 252 Rabbinin 4 adı/ismi 49 ; Celâl 239 ve İkrâm 240 sahibi 241 .

Arapça: 4977|55|78|تبرك اسم ربك ذي الجلل والاكرام

Vâkıa Suresi - Ayet 80

Türkçe Meal: Bir indirilmedir alemlerin 203 Rabbinden 4 .

Arapça: 5057|56|80|تنزيل من رب العلمين

Mümtehine Suresi - Ayet 1

Türkçe Meal: Ey iman 47 etmiş kimseler! Edinmeyin düşmanlarımı ve düşmanlarınızı evliya 212 ; atarsınız/koyarsınız onlara sevgiyle/duygusal yakınlıkla; ve muhakkak kâfirlik 25 ettiler sizlere haktan/gerçekten gelmişe; çıkarırlar resûlü; ve sizler ki iman 47 edersiniz Allah'a; Rabbinize 4 ; eğer olduysanız çıkmışlar bir cihata yolumda; ve bakınanlar/arananlar rızama; sırlaşırsınız onlara sevgiyle/duygusal yakınlıkla; ve ben daha iyi bilenim hafiyelik ettiğinizi; ve alenileştirdiğinizi; ve kim faaliyet içinde olur ona sizlerden; öyle ki muhakkak dalalete düştü seviyeli/düzgün yoldan.

Arapça: 5149|60|1|يايها الذين امنوا لا تتخذوا عدوي وعدوكم اوليا تلقون اليهم بالموده وقد كفروا بما جاكم من الحق يخرجون الرسول واياكم ان تومنوا بالله ربكم ان كنتم خرجتم جهدا في سبيلي وابتغا مرضاتي تسرون اليهم بالموده وانا اعلم بما اخفيتم وما اعلنتم ومن يفعله منكم فقد ضل سوا السبيل

Mümtehine Suresi - Ayet 4

Türkçe Meal: Muhakkak oldu sizlere güzel bir örnek/bir rol model İbrahim'de; ve onunla birlikte (olan) kimseler (de); dedikleri zaman kavimlerine/toplumlarına: “Doğrusu bizler uzaklaşanlarız sizden ve Allah'ın astından kulluk 46 eder olduğunuzdan; örttük/gizledik/inkar ettik sizleri; ve görünür oldu/açığa çıktı bizim aramızda ve sizin aranızda ebediyen/sürekli bir düşmanlık ve nefret; ta ki iman 47 edersiniz bir tek Allah'a”; dışındadır sözü İbrahim'in babası için ‘Mutlak mağfiret dilerim sana; ve güç yetirir değilim sana Allah’tan (gelen) hiçbir şeye’; “Rabbimiz 4 ! Sana tevekkül ettik; ve sana yöneldik; ve sanadır son varış.”

Arapça: 5152|60|4|قد كانت لكم اسوه حسنه في ابرهيم والذين معه اذ قالوا لقومهم انا بروا منكم ومما تعبدون من دون الله كفرنا بكم وبدا بيننا وبينكم العدوه والبغضا ابدا حتي تومنوا بالله وحده الا قول ابرهيم لابيه لاستغفرن لك وما املك لك من الله من شي ربنا عليك توكلنا واليك انبنا واليك المصير

Mümtehine Suresi - Ayet 5

Türkçe Meal: Rabbimiz 4 ! Yapma bizleri bir fitne 610 kâfirlik 25 etmiş kimseler için; ve mağfiret 319 et bizlere; Rabbimiz 4 ! Doğrusu sen; sensin Azîz 37 ; Hakîm 9 .

Arapça: 5153|60|5|ربنا لا تجعلنا فتنه للذين كفروا واغفر لنا ربنا انك انت العزيز الحكيم

Talâk Suresi - Ayet 1

Türkçe Meal: Ey nebi 132 ! Boşadığınız zaman kadınları; öyle ki boşayın onları iddetleri 652 için * , ve hesaplayın iddeti 652 ; ve takvalı olun Allah’a; Rabbinize 4 ; çıkarmayın onları evlerinden; ve çıkmasınlar (onlar da); dışında ki gelirler apaçık (olmuş) bir fahişelikle 490 ; ve işte şu; hudutlarıdır Allah'ın; ve kim taştı hudutlarını Allah'ın; öyle ki muhakkak zulmetti 257 kendi nefsine 201 farkına varmaksızın; belki Allah söyler/ortaya çıkarır bunun sonrası bir emir ** .

Arapça: 5216|65|1|يايها النبي اذا طلقتم النسا فطلقوهن لعدتهن واحصوا العده واتقوا الله ربكم لا تخرجوهن من بيوتهن ولا يخرجن الا ان ياتين بفحشه مبينه وتلك حدود الله ومن يتعد حدود الله فقد ظلم نفسه لا تدري لعل الله يحدث بعد ذلك امرا

Tahrim Suresi - Ayet 5

Türkçe Meal: Belki de onun * Rabbi 4 -eğer boşasaydı sizleri- ki değiştirir ona * sizlerden (daha) hayırlı müslüman 431 **; mümin 27 **, kanaat 398 eden**; tevbe 33 eden**; kulluk 46 eden**; seyahat 735 eden**; dul ve bakir eşler.

Arapça: 5232|66|5|عسي ربه ان طلقكن ان يبدله ازوجا خيرا منكن مسلمت مومنت قنتت تيبت عبدت سيحت ثيبت وابكارا

Tahrim Suresi - Ayet 8

Türkçe Meal: Ey iman 47 etmiş kimseler! Tevbe 33 edin Allah'a karşı içten/samimi bir tevbe (-yle); belki de Rabbiniz 4 ki kâfirlik 25 eder sizden kötülüklerinizi ve sokar sizleri cennetlere (ki) akar altlarından onun ** nehirler; gündür (ki) rezil etmez Allah nebiyi * ve onunla beraber iman 47 etmiş kimseleri; nurları *** onların yürür/ilerler elleri arasında ve sağlarında; derler: "Rabbimiz 4 ! Tamamla bizlere nurumuzu *** ; ve mağfiret 319 et bizlere; doğrusu sensin her bir şey üzerine bir Kadîr 177 ."

Arapça: 5235|66|8|يايها الذين امنوا توبوا الي الله توبه نصوحا عسي ربكم ان يكفر عنكم سياتكم ويدخلكم جنت تجري من تحتها الانهر يوم لا يخزي الله النبي والذين امنوا معه نورهم يسعي بين ايديهم وبايمنهم يقولون ربنا اتمم لنا نورنا واغفر لنا انك علي كل شي قدير

Tahrim Suresi - Ayet 11

Türkçe Meal: Ve darp * etti Allah bir misali/benzeri iman 47 etmiş kimselere; firavunun 711 karısını (ki) dediği ** zaman: "Rabbim 4 ! Bina et bana indinde/katında, bir ev cennette; ve kurtar beni firavundan 711 ; ve yaptığından onun; ve kurtar beni zalimler 257 kavminden/toplumundan."

Arapça: 5238|66|11|وضرب الله مثلا للذين امنوا امرات فرعون اذ قالت رب ابن لي عندك بيتا في الجنه ونجني من فرعون وعمله ونجني من القوم الظلمين

Tahrim Suresi - Ayet 12

Türkçe Meal: Ve İmrân'ın kızı Meryem'i; o ki ulaşılmaz kıldı bacak arasındakini; öyle ki nefes verdik ona * ruhumuzdan 608 ; ve doğruladı kelimelerini 416 Rabbinin 4 ; ve kitaplarını ** ; ve oldu kanaat 398 edenlerden.

Arapça: 5239|66|12|ومريم ابنت عمرن التي احصنت فرجها فنفخنا فيه من روحنا وصدقت بكلمت ربها وكتبه وكانت من القنتين

Kalem Suresi - Ayet 29

Türkçe Meal: Dediler: “Subhân'dır 7 Rabbimiz 4 ; doğrusu biz olduk zulmedenler.”

Arapça: 5298|68|29|قالوا سبحن ربنا انا كنا ظلمين

Meâric Suresi - Ayet 27

Türkçe Meal: Ve kimselerdir (ki) onlar Rablerinin 4 azabından korku 474 duyanlardır.

Arapça: 5400|70|27|والذين هم من عذاب ربهم مشفقون

Meâric Suresi - Ayet 28

Türkçe Meal: Doğrusu Rablerinin 4 azabı emin olunur değildir.

Arapça: 5401|70|28|ان عذاب ربهم غير مامون

Nuh Suresi - Ayet 5

Türkçe Meal: Dedi (Nûh): "Rabbim! 4 Doğrusu ben davet ettim kavmimi/toplumumu gece ve gündüz."

Arapça: 5422|71|5|قال رب اني دعوت قومي ليلا ونهارا

Nuh Suresi - Ayet 10

Türkçe Meal: "Öyle ki dedim: "İstiğfar/mağfiret 319 sunun Rabbinize 4 ; doğrusu O oldu bir Gaffâr 575 .""

Arapça: 5427|71|10|فقلت استغفروا ربكم انه كان غفارا

Nuh Suresi - Ayet 21

Türkçe Meal: Dedi Nûh: "Rabbim! 4 Doğrusu onlar asileştiler 1081 bana; ve tabi oldular bir kimseye (ki) asla artırmaz ona kendi malı ve kendi veledi/çocuğu bir hüsran dışında."

Arapça: 5438|71|21|قال نوح رب انهم عصوني واتبعوا من لم يزده ماله وولده الا خسارا

Nuh Suresi - Ayet 26

Türkçe Meal: Ve dedi Nûh: "Rabbim! 4 Bırakma yerde * kâfirlerden 25 bir diyar/yurt ** sakini."

Arapça: 5443|71|26|وقال نوح رب لا تذر علي الارض من الكفرين ديارا

Nuh Suresi - Ayet 28

Türkçe Meal: "Rabbim! 4 Mağfiret 319 et bana; ve ana babama; ve kimseye (ki) girdi evime bir mümin 27 (olarak); ve mümin 27 erkeklere; ve mümin 27 kadınlara; ve artırma zalimlere 257 bir yıkım dışında."

Arapça: 5445|71|28|رب اغفر لي ولولدي ولمن دخل بيتي مومنا وللمومنين والمومنت ولا تزد الظلمين الا تبارا

Cin Suresi - Ayet 2

Türkçe Meal: “Kılavuzlar * doğruya; öyle ki iman 47 ettik ona ** ; ve asla ortak koşmayız 71 Rabbimize 4 birini.”

Arapça: 5447|72|2|يهدي الي الرشد فامنا به ولن نشرك بربنا احدا

Cin Suresi - Ayet 3

Türkçe Meal: "Ve O (Allah) ki ; yüceldi ihtişamı; Rabbimizdir 4 ; edinmiş değildir bir yoldaş; ve de bir çocuk."

Arapça: 5448|72|3|وانه تعلي جد ربنا ما اتخذ صحبه ولا ولدا

Cin Suresi - Ayet 10

Türkçe Meal: “Ve bizler (cinler) ki; bilmeyiz, bir şerre 205 mi razı olundu yerdeki/yeryüzündeki kimseye; ya da razı oldu onlara Rableri 4 bir doğruya.”

Arapça: 5455|72|10|وانا لا ندري اشر اريد بمن في الارض ام اراد بهم ربهم رشدا

Cin Suresi - Ayet 13

Türkçe Meal: "Ve bizler * ki; ne zaman ki işittik doğru yola kılavuzu ** iman 47 ettik ona *** ; öyle ki kim iman 47 eder Rabbine 4 ; öyle ki korku duymaz bir kayba/eksilmeye; ve ne de bir aşırı talebe/isteğe."

Arapça: 5458|72|13|وانا لما سمعنا الهدي امنا به فمن يومن بربه فلا يخاف بخسا ولا رهقا

Cin Suresi - Ayet 17

Türkçe Meal: Fitnelendirmemiz için orada; ve kim yüz çevirirse Rabbinin 4 zikrinden 78 ; bir delikten geçirir gibi sokar (Rabbi) onu yükselen/dikleşen/tırmanan * bir azaba.

Arapça: 5462|72|17|لنفتنهم فيه ومن يعرض عن ذكر ربه يسلكه عذابا صعدا

Cin Suresi - Ayet 25

Türkçe Meal: De ki: “Bilmem * yakın mı vaat edildiğiniz? Ya da yapar/koyar ona Rabbim 4 uzun bir final/limit noktası”

Arapça: 5470|72|25|قل ان ادري اقريب ما توعدون ام يجعل له ربي امدا

Cin Suresi - Ayet 28

Türkçe Meal: Bilmesi/bilindik kılması için * ki muhakkak tebliğ ettiler ** Rablerinin 4 risâletini 223 ; ve kuşattı/sardı *** onlarla **** olanı; ve saydı *** her bir şeyi adetçe/sayıca.

Arapça: 5473|72|28|ليعلم ان قد ابلغوا رسلت ربهم واحاط بما لديهم واحصي كل شي عددا

Müzzemmil Suresi - Ayet 20

Türkçe Meal: Doğrusu Rabbin 4 bilir ki sen dikelirsin/ayağa kalkarsın gecenin 171 üçte ikisinden yakınına; ve yarısında onun (gecenin); ve üçte birinde onun (gecenin); ve bir grup/tayfa (da) seninle birlikte (olan) kimselerden; ve Allah takdir eder/ölçeklendirir geceyi 171 ve gündüzü 170 ; bildi ki asla sayamazsınız/kapsayamazsınız onu; öyle ki tevbe 33 etti sizlere; öyleyse okuyun/çalışın kolay geleni Kur'ân’dan; bildi ki olacak içinizden hastalar; ve başkaları, darbederler/vururlar (ayakları) yerde/yeryüzünde; aranırlar/bakınırlar fazlından/lütfundan Allah'ın; ve başkaları, katlederler 35 Allah yolunda; öyleyse okuyun/çalışın kolay geleni ondan * ; ve ikame 572 edin salâtı 5 ; ve verin zekâtı 10 ; ve borç verin 123 Allah'a; güzel bir borç 123 ; ve taktim ettikleriniz/verdikleriniz hayırdan kendi nefsiniz içindir; bulursunuz onu Allah’ın indinde/katında; o (borç) hayırlıdır; ve en büyük bir ecirdir 820 ; ve mağfiret/bağışlanma dileyin Allah'tan; doğrusu Allah Gafûr'dur 20 ; Rahîm'dir 2 .

Arapça: 5493|73|20|ان ربك يعلم انك تقوم ادني من ثلثي اليل ونصفه وثلثه وطايفه من الذين معك والله يقدر اليل والنهار علم ان لن تحصوه فتاب عليكم فاقروا ما تيسر من القران علم ان سيكون منكم مرضي واخرون يضربون في الارض يبتغون من فضل الله واخرون يقتلون في سبيل الله فاقروا ما تيسر منه واقيموا الصلوه واتوا الزكوه واقرضوا الله قرضا حسنا وما تقدموا لانفسكم من خير تجدوه عند الله هو خيرا واعظم اجرا واستغفروا الله ان الله غفور رحيم

Kıyamet Suresi - Ayet 12

Türkçe Meal: Senin Rabbine 4 karşıdır o gün kararlı yerleşim yeri.

Arapça: 5561|75|12|الي ربك يوميذ المستقر

İnsan Suresi - Ayet 29

Türkçe Meal: Doğrusu bu * bir zikirdir/hatırlatmadır 78 ; öyle ki kim diledi; edinmiştir/tutmuştur Rabbine 4 doğru bir yol.

Arapça: 5618|76|29|ان هذه تذكره فمن شا اتخذ الي ربه سبيلا

Nebe' Suresi - Ayet 37

Türkçe Meal: Rabbidir 4 göklerin 162 ve yerin; ve ikisi arasındakinin; Rahmân’dır 1 ; malik olamazlar O’ndan * bir hitaba ** .

Arapça: 5707|78|37|رب السموت والارض وما بينهما الرحمن لا يملكون منه خطابا

Nâziât Suresi - Ayet 44

Türkçe Meal: Rabbine 4 doğrudur nihayeti * onun ** .

Arapça: 5754|79|44|الي ربك منتهيها

Tekvir Suresi - Ayet 29

Türkçe Meal: Ve diler/ister değilsiniz dışında ki diler/ister âlemlerin Rabbi 4 Allah.

Arapça: 5827|81|29|وما تشاون الا ان يشا الله رب العلمين

İnfitâr Suresi - Ayet 6

Türkçe Meal: Ey insan! Ne aldattı seni Kerîm 858 Rabbine 4 (karşı).

Arapça: 5833|82|6|يايها الانسن ما غرك بربك الكريم

Mutaffifin Suresi - Ayet 6

Türkçe Meal: Gündür (ki) kıyam 143 eder insanlar alemlerin 203 Rabbine 4 .

Arapça: 5852|83|6|يوم يقوم الناس لرب العلمين

Mutaffifin Suresi - Ayet 15

Türkçe Meal: Hayır! Doğrusu onlar Rablerinden 4 o gün mutlak hicap edilenlerdir/perdelenenlerdir.

Arapça: 5861|83|15|كلا انهم عن ربهم يوميذ لمحجوبون

İnşikak Suresi - Ayet 2

Türkçe Meal: Ve Rabbinin 4 * ezanını 752 duydu ** ve hak/layık (olan) verdirildi ** .

Arapça: 5884|84|2|واذنت لربها وحقت

İnşikak Suresi - Ayet 5

Türkçe Meal: Ve Rabbinin 4 * ezanını 752 duydu ** ve hak/layık (olan) verdirildi ** .

Arapça: 5887|84|5|واذنت لربها وحقت

İnşikak Suresi - Ayet 6

Türkçe Meal: Ey insan! Doğrusu sen bir çabalayansın Rabbine 4 doğru bir çaba (-yla); öyle ki bir karşılaşansın O’na * .

Arapça: 5888|84|6|يايها الانسن انك كادح الي ربك كدحا فملقيه

İnşikak Suresi - Ayet 15

Türkçe Meal: Evet! Doğrusu onun * Rabbi 4 olmuştu ona * bir Basîr 513 .

Arapça: 5897|84|15|بلي ان ربه كان به بصيرا

Bürûc Suresi - Ayet 12

Türkçe Meal: Doğrusu saldırısı * (senin) Rabbinin 4 mutlak şiddetlidir.

Arapça: 5919|85|12|ان بطش ربك لشديد

A'lâ Suresi - Ayet 1

Türkçe Meal: Tesbih 31 et adını/ismini 49 A’lâ 116 Rabbinin 4 .

Arapça: 5947|87|1|سبح اسم ربك الاعلي

A'lâ Suresi - Ayet 15

Türkçe Meal: Ve zikretti 78 Rabbinin 4 ismini; ve öyle ki salla 52 etti.

Arapça: 5961|87|15|وذكر اسم ربه فصلي

Fecr Suresi - Ayet 13

Türkçe Meal: Öyle ki akıttı/döktü onların üzerine (senin) Rabbin 4 bir azap kırbacını/kamçısını.

Arapça: 6004|89|13|فصب عليهم ربك سوط عذاب

Fecr Suresi - Ayet 14

Türkçe Meal: Doğrusu (senin) Rabbin 4 mutlak gözetleyendir.

Arapça: 6005|89|14|ان ربك لبالمرصاد

Fecr Suresi - Ayet 15

Türkçe Meal: Öyle ki insan ancak; ne zaman belalandırdı onu Rabbi 4 ; öyle ki ikram etti ona; ve nimet verdi ona; öyle ki der (o): "Rabbim 4 ikram etti bana."

Arapça: 6006|89|15|فاما الانسن اذا ما ابتليه ربه فاكرمه ونعمه فيقول ربي اكرمن

Fecr Suresi - Ayet 16

Türkçe Meal: Ve ancak; ne zaman belalandırdı onu; öyle ki ölçeklendirdi onun üzerine rızkını onun; öyle ki der (o): "Rabbim 4 garaz * etti bana"

Arapça: 6007|89|16|واما اذا ما ابتليه فقدر عليه رزقه فيقول ربي اهنن

Fecr Suresi - Ayet 22

Türkçe Meal: Ve geldi 636 (senin) Rabbin 4 ; ve melekler saf saftır 638 .

Arapça: 6013|89|22|وجا ربك والملك صفا صفا

Fecr Suresi - Ayet 28

Türkçe Meal: Dön * Rabbine 4 ; razı olmuş; razı olunmuş (olarak).

Arapça: 6019|89|28|ارجعي الي ربك راضيه مرضيه

Şems Suresi - Ayet 14

Türkçe Meal: Öyle ki yalanladılar onu (resûlü); öyle ki yaraladılar/kısırlaştırdılar onu (dişi deveyi); öyle ki hiddetle salladı onları Rableri 4 suçlarıyla; öyle ki düzledi onu * .

Arapça: 6055|91|14|فكذبوه فعقروها فدمدم عليهم ربهم بذنبهم فسويها

Leyl Suresi - Ayet 20

Türkçe Meal: Dışındadır yüce Rabbinin 4 yüzünü arayan.

Arapça: 6076|92|20|الا ابتغا وجه ربه الاعلي

Duhâ Suresi - Ayet 3

Türkçe Meal: Veda etmiş değildir (senin) Rabbin 4 ; ve hoşnut olmamış değildir.

Arapça: 6080|93|3|ما ودعك ربك وما قلي

Duhâ Suresi - Ayet 5

Türkçe Meal: Ve mutlak ki yakında verecek sana Rabbin 4 ; öyle ki razı olursun.

Arapça: 6082|93|5|ولسوف يعطيك ربك فترضي

Duhâ Suresi - Ayet 11

Türkçe Meal: Ve gelince nimetine Rabbinin 4 ; öyle ki söyle/söz et * .

Arapça: 6088|93|11|واما بنعمه ربك فحدث

İnşirâh Suresi - Ayet 8

Türkçe Meal: Ve Rabbine 4 doğru öyle ki rağbet 767 et.

Arapça: 6096|94|8|والي ربك فارغب

Alak Suresi - Ayet 3

Türkçe Meal: İkra 815 ; ve (senin) Rabbin 4 Ekrem'dir 817 .

Arapça: 6107|96|3|اقرا وربك الاكرم

Alak Suresi - Ayet 8

Türkçe Meal: Doğrusu (senin) Rabbine 4 doğrudur dönüş.

Arapça: 6112|96|8|ان الي ربك الرجعي

Kadir Suresi - Ayet 4

Türkçe Meal: İner melekler 48 ve ruh 279 onda * Rablerinin 4 izniyle her bir emirden 351 .

Arapça: 6127|97|4|تنزل المليكه والروح فيها باذن ربهم من كل امر

Beyyine Suresi - Ayet 8

Türkçe Meal: Cezası 63 onların Rableri indinde/katında adn 812 cennetleridir; akar altından onun * nehirler; ölümsüzlerdir 185 orada ** ebediyen; razı oldu Allah onlardan; ve razı oldular (onlar) O'ndan *** ; işte bu; Rabbine 4 haşyet 53 duymuş kimse içindir.

Arapça: 6136|98|8|جزاوهم عند ربهم جنت عدن تجري من تحتها الانهر خلدين فيها ابدا رضي الله عنهم ورضوا عنه ذلك لمن خشي ربه

Zilzâl Suresi - Ayet 5

Türkçe Meal: Nedeniyle (ki) (senin) Rabbin 4 vahyetti 811 ona * .

Arapça: 6141|99|5|بان ربك اوحي لها

Âdiyât Suresi - Ayet 6

Türkçe Meal: Doğrusu insan Rabbine 4 mutlak bir nankördür.

Arapça: 6150|100|6|ان الانسن لربه لكنود

Âdiyât Suresi - Ayet 11

Türkçe Meal: Doğrusu Rableri 4 onlara o gün mutlak bir Habîr’dir 466 .

Arapça: 6155|100|11|ان ربهم بهم يوميذ لخبير

Fil Suresi - Ayet 1

Türkçe Meal: Görmez misin hiç (ki) nasıl faaliyet etti (senin) Rabbin 4 fil 766 sahiplerine?

Arapça: 6187|105|1|الم تر كيف فعل ربك باصحب الفيل

Kureyş Suresi - Ayet 3

Türkçe Meal: Öyle ki kulluk 46 etsinler * Rabbine 4 bu beytin 32 .

Arapça: 6194|106|3|فليعبدوا رب هذا البيت

Nasr Suresi - Ayet 3

Türkçe Meal: Öyle ki tesbih 31 et hamd 3 ile Rabbini 4 ; ve istiğfar 396 et O’na * ; doğrusu O * oldu bir Tevvâb 191 .

Arapça: 6214|110|3|فسبح بحمد ربك واستغفره انه كان توابا

Felâk Suresi - Ayet 1

Türkçe Meal: De ki: “Sığınırım yarılışın 204 Rabbine 4 ”

Arapça: 6224|113|1|قل اعوذ برب الفلق

Nâs Suresi - Ayet 1

Türkçe Meal: De ki: “Sığınırım insanların Rabbine 4 .”

Arapça: 6229|114|1|قل اعوذ برب الناس