Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 868: Fikretmek

Bu kavram 11 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

868Düşünmek, analitik düşünmek, derinlemesine düşünmek, zihninde tasarlamak, değerlendirmek.

2. Bakara Suresi

Ayet 266

Arapça Metin (Harekeli)

273|2|266|أَيَوَدُّ أَحَدُكُمْ أَن تَكُونَ لَهُۥ جَنَّةٌ مِّن نَّخِيلٍ وَأَعْنَابٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ لَهُۥ فِيهَا مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ وَأَصَابَهُ ٱلْكِبَرُ وَلَهُۥ ذُرِّيَّةٌ ضُعَفَآءُ فَأَصَابَهَآ إِعْصَارٌ فِيهِ نَارٌ فَٱحْتَرَقَتْ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمُ ٱلْءَايَٰتِ لَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

273|2|266|ايود احدكم ان تكون له جنه من نخيل واعناب تجري من تحتها الانهر له فيها من كل الثمرت واصابه الكبر وله ذريه ضعفا فاصابها اعصار فيه نار فاحترقت كذلك يبين الله لكم الايت لعلكم تتفكرون

Latin Literal

266. E yeveddu ehadukum en tekûne lehu cennetun min nahîlin ve a’nâbin tecrî min tahtihel enhâru, lehû fîhâ min kullis semarâti ve esâbehul kiberu ve lehu zurriyyetun duafâu fe esâbehâ ı’sârun fîhi nârun fahterakat kezâlike yubeyyinullâhu lekumul âyâti leallekum tetefekkerûn(tetefekkerûne).

Türkçe Çeviri

İster mi biriniz ki olur ona bir cennet379; hurmalardan ve üzümlerden; akar onun (cennetin) altından nehirler ona (kimseye); içindedir onun (cennetin) her bir meyveden; ve isabet etti ona (kimseye) yaşlılık/ihtiyarlık; ve ondadır (kimsededir) acizler/güçsüzler (olan) bir zürriyet380; öyle ki isabet etti ona (cennete) bir kasırga/hortum381; ondadır (kasırgadadır/hortumundadır) bir ateş381; öyle ki yaktı kül etti; işte böyledir; beyan eder Allah sizlere ayetleri; belki sizler derinlemesine fikredersiniz868 .

Ahmed Samira Çevirisi

266 Does one of you (like that to) be for him a treed garden from palm trees and grapes, the rivers flow from below/beneath it . For him in it (are) from all the fruits, and old age struck him , and for him (are) weak descendants, (then) a twister/tornado in it fire, struck it, so it burnt. That is how God clarifies/explains to you the signs/evidences , maybe you think.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 eyeveddu ister mi أَيَوَدُّ ودد
2 ehadukum birisi sizlerden أَحَدُكُمْ احد
3 en ki أَنْ -
4 tekune olur تَكُونَ كون
5 lehu ona لَهُ -
6 cennetun bir cennet جَنَّةٌ جنن
7 min مِنْ -
8 nehilin hurmalardan نَخِيلٍ نخل
9 ve ea'nabin ve üzümlerden وَأَعْنَابٍ عنب
10 tecri akar تَجْرِي جري
11 min مِنْ -
12 tehtiha onun (cennetin) altından تَحْتِهَا تحت
13 l-enharu nehirler الْأَنْهَارُ نهر
14 lehu ona (kimseye) لَهُ -
15 fiha içindedir onun (cennetin) فِيهَا -
16 min مِنْ -
17 kulli her bir كُلِّ كلل
18 s-semerati meyveden الثَّمَرَاتِ ثمر
19 ve esâbehul ve isabet eder ona وَأَصَابَهُ صوب
20 l-kiberu yaşlılık/ihtiyarlık الْكِبَرُ كبر
21 ve lehu ve ondadır ذُرِّيَّةٌ ذرر
22 zurriyyetun zürriyet
23 duafa'u acizler/güçsüzler ضُعَفَاءُ ضعف
24 feesabeha öyle ki isabet etti ona (cennete) فَأَصَابَهَا صوب
25 ia'sarun bir kasırga/hortum إِعْصَارٌ عصر
26 fihi ondadır (kasırganın/hortumun) فِيهِ -
27 narun bir ateş نَارٌ نور
28 fehterakat öyle ki yakar فَاحْتَرَقَتْ حرق
29 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
30 yubeyyinu beyan eder يُبَيِّنُ بين
31 llahu Allah اللَّهُ -
32 lekumu sizlere لَكُمُ -
33 l-ayati ayetleri الْايَاتِ ايي
34 leallekum belki sizler لَعَلَّكُمْ -
35 tetefekkerune derinlemesine fikir yürütürsünüz تَتَفَكَّرُونَ فكر

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 191

Arapça Metin (Harekeli)

484|3|191|ٱلَّذِينَ يَذْكُرُونَ ٱللَّهَ قِيَٰمًا وَقُعُودًا وَعَلَىٰ جُنُوبِهِمْ وَيَتَفَكَّرُونَ فِى خَلْقِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ رَبَّنَا مَا خَلَقْتَ هَٰذَا بَٰطِلًا سُبْحَٰنَكَ فَقِنَا عَذَابَ ٱلنَّارِ

Arapça Metin (Harekesiz)

484|3|191|الذين يذكرون الله قيما وقعودا وعلي جنوبهم ويتفكرون في خلق السموت والارض ربنا ما خلقت هذا بطلا سبحنك فقنا عذاب النار

Latin Literal

191. Ellezîne yezkurûnallâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbihim ve yetefekkerûne fî halkıs semâvâti vel ard(ardı), rabbenâ mâ halakte hâzâ bâtılâ(bâtılan), subhâneke fekınâ azâben nâr(nârı).

Türkçe Çeviri

Kimseler (ki) anarlar Allah'ı dikelenler/ayaktalar (olarak); ve oturan (olarak); ve yanlarına üzerine (olarak); ve fikrederler868 göklerin162 ve yerin yaratılışına; Rabbimiz4! Yaratmış değilsin bunu boşuna; Subhân'sın7 sen; öyle ki sakındır bizleri ateş azabından.

Ahmed Samira Çevirisi

191 Those who mention/remember God standing , and sitting, and on their sides, and they think in the skies’/space’s and the earth’s/Planet Earth’s creation, "Our Lord, you have not created that wastefully ,your praise/glory, so protect us (from)/make us avoid the fire’s torture."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimseler الَّذِينَ -
2 yezkurune anarlar يَذْكُرُونَ ذكر
3 llahe Allah'ı اللَّهَ -
4 kiyamen dikelenler/ayaktalar قِيَامًا قوم
5 ve kuuden ve oturan وَقُعُودًا قعد
6 ve ala ve üzerine وَعَلَىٰ -
7 cunubihim yanlarına جُنُوبِهِمْ جنب
8 ve yetefekkerune ve fikir yürütürler وَيَتَفَكَّرُونَ فكر
9 fi فِي -
10 halki yaratılışına خَلْقِ خلق
11 s-semavati göklerin السَّمَاوَاتِ سمو
12 vel'erdi ve yerin وَالْأَرْضِ ارض
13 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
14 ma değilsin مَا -
15 halekte yaratmış خَلَقْتَ خلق
16 haza bunu هَٰذَا -
17 batilen boşuna بَاطِلًا بطل
18 subhaneke subhânsın sen سُبْحَانَكَ سبح
19 fekina öyle ki sakındır bizleri فَقِنَا وقي
20 azabe azabından عَذَابَ عذب
21 n-nari ateş النَّارِ نور

4. Nisâ Suresi

Ayet 81

Arapça Metin (Harekeli)

574|4|81|وَيَقُولُونَ طَاعَةٌ فَإِذَا بَرَزُوا۟ مِنْ عِندِكَ بَيَّتَ طَآئِفَةٌ مِّنْهُمْ غَيْرَ ٱلَّذِى تَقُولُ وَٱللَّهُ يَكْتُبُ مَا يُبَيِّتُونَ فَأَعْرِضْ عَنْهُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ وَكِيلًا

Arapça Metin (Harekesiz)

574|4|81|ويقولون طاعه فاذا برزوا من عندك بيت طايفه منهم غير الذي تقول والله يكتب ما يبيتون فاعرض عنهم وتوكل علي الله وكفي بالله وكيلا

Latin Literal

81. Ve yekûlûne tâatun, fe izâ berazû min indike beyyete tâifetun minhum gayrallezî tekûl(tekûlu). Vallâhu yektubu mâ yubeyyitûn(yubeyyitûne), fe a’rıd anhum ve tevekkel alâllâh(alâllâhi). Ve kefâ billâhi vekîlâ(vekîlen).

Türkçe Çeviri

Ve derler: "İtaattır"; öyle ki dışarıya adımladıkları zaman senin yanından; geceleyin kurdu/kuluçkaya yatırdı fikirlerini868 onlardan bir tayfa/grup; ki senin dediğin olmaksızın; ve Allah yazar geceleyin kurduklarını/kuluçkaya yatırdıklarını onların; öyle ki ilgini çek onlardan; ve tevekkül79 et Allah üzerine; ve kâfi geldi/yetti Allah bir Vekîl517 (olarak).

Ahmed Samira Çevirisi

81 And they say: "Obedience." So if they emerged from at you, a group from them schemed at night other than what you say, and God writes what they scheme at night, so oppose/turn away from them and rely/depend on God, and enough with God (as) a guardian/protector.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yekulune ve derler وَيَقُولُونَ قول
2 taatun itaattır طَاعَةٌ طوع
3 feiza öyle ki zaman فَإِذَا -
4 berazu dışarıya adımlardıklarında بَرَزُوا برز
5 min مِنْ -
6 indike senin yanından عِنْدِكَ عند
7 beyyete geceleyin kurdu/kuluçkaya yatırdı بَيَّتَ بيت
8 taifetun bir tayfa طَائِفَةٌ طوف
9 minhum onlardan مِنْهُمْ -
10 gayra olmaksızın غَيْرَ غير
11 llezi ki الَّذِي -
12 tekulu senin dediğinin تَقُولُ قول
13 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
14 yektubu yazar يَكْتُبُ كتب
15 ma مَا -
16 yubeyyitune geceleyin kurduklarını/kuluçkaya yatırdıklarını يُبَيِّتُونَ بيت
17 feea'rid öyle ki sen ilgini çek فَأَعْرِضْ عرض
18 anhum onlardan عَنْهُمْ -
19 ve teve kkel ve tevekkül et وَتَوَكَّلْ وكل
20 ala üzerine عَلَى -
21 llahi Allah اللَّهِ -
22 ve kefa ve yettti وَكَفَىٰ كفي
23 billahi Allah بِاللَّهِ -
24 vekilen bir Vekil وَكِيلًا وكل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Tevekkül Kavram 79

79 Vekil olarak yetkilendirmek, atamak, vazifelendirmek.

Vekîl Kavram 517

517 Vekalet verilen, birinin işini görmesi için kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği.

Fikretmek Kavram 868

868 Düşünmek, analitik düşünmek, derinlemesine düşünmek, zihninde tasarlamak, değerlendirmek.

4. Nisâ Suresi

Ayet 108

Arapça Metin (Harekeli)

601|4|108|يَسْتَخْفُونَ مِنَ ٱلنَّاسِ وَلَا يَسْتَخْفُونَ مِنَ ٱللَّهِ وَهُوَ مَعَهُمْ إِذْ يُبَيِّتُونَ مَا لَا يَرْضَىٰ مِنَ ٱلْقَوْلِ وَكَانَ ٱللَّهُ بِمَا يَعْمَلُونَ مُحِيطًا

Arapça Metin (Harekesiz)

601|4|108|يستخفون من الناس ولا يستخفون من الله وهو معهم اذ يبيتون ما لا يرضي من القول وكان الله بما يعملون محيطا

Latin Literal

108. Yestahfûne minen nâsi ve lâ yestahfûne minallâhi ve huve meahum iz yubeyyitûne mâ lâ yardâ minel kavl(kavli). Ve kânallâhu bi mâ ya’melûne muhîtâ(muhîtan).

Türkçe Çeviri

Hafilik* ederler insanlardan; ve hafilik* ederler Allah'tan; ve O (Allah) onlarla beraberdir geceleyin kurdukları/kuluçkaya yatırdıkları zaman fikirlerini868 -O’nun istemediğini sözden- ve oldu Allah yaptıklarına onların bir Muhît525.

Ahmed Samira Çevirisi

108 They hide from the people and they do not hide from God, and He is with them when they scheme at night what He does not accept/approve from the saying, and God was/is with what they do surrounding/enveloping .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yestehfune gizlerler (hafi, gizli, üstü örtülü, saklı) يَسْتَخْفُونَ خفي
2 mine مِنَ -
3 n-nasi insanlardan النَّاسِ نوس
4 vela ve وَلَا -
5 yestehfune gizlerler (hafi, gizli, üstü örtülü, saklı) يَسْتَخْفُونَ خفي
6 mine مِنَ -
7 llahi Allah'tan اللَّهِ -
8 ve huve ve O وَهُوَ -
9 meahum onlarla beraberdir مَعَهُمْ -
10 iz إِذْ -
11 yubeyyitune geceleyin kurdukları/kuluçkaya yatırdıkları zaman fikirlerini يُبَيِّتُونَ بيت
12 ma مَا -
13 la لَا -
14 yerda istemediğini O’nun يَرْضَىٰ رضو
15 mine مِنَ -
16 l-kavli sözden الْقَوْلِ قول
17 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
18 llahu Allah اللَّهُ -
19 bima بِمَا -
20 yea'melune yaptıklarına يَعْمَلُونَ عمل
21 muhiten Muhît مُحِيطًا حوط

Notlar

Not 1

*Gizlemek, örtmek, saklamak, ajanlık faaliyetinde bulunmak.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Muhît Kavram 525

525 Gözetleyen, kuşatan, saran, himaye eden.

Fikretmek Kavram 868

868 Düşünmek, analitik düşünmek, derinlemesine düşünmek, zihninde tasarlamak, değerlendirmek.

6. En'âm Suresi

Ayet 98

Arapça Metin (Harekeli)

887|6|98|وَهُوَ ٱلَّذِىٓ أَنشَأَكُم مِّن نَّفْسٍ وَٰحِدَةٍ فَمُسْتَقَرٌّ وَمُسْتَوْدَعٌ قَدْ فَصَّلْنَا ٱلْءَايَٰتِ لِقَوْمٍ يَفْقَهُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

887|6|98|وهو الذي انشاكم من نفس وحده فمستقر ومستودع قد فصلنا الايت لقوم يفقهون

Latin Literal

98. Ve huvellezî enşeekum min nefsin vâhıdetin fe mustekarrun ve mustevda’(mustevdaun), kad fassalnal âyâti li kavmin yefkahûn(yefkahûne).

Türkçe Çeviri

Ve O'dur inşa* eden sizleri bir tek nefisten201; öyle ki bir kararlı yer** ve bir veda/bırakma yeri**; muhakkak ayırdık/detaylandırdık ayetleri454 fikreder868 bir kavim/toplum için.

Ahmed Samira Çevirisi

98 And He is who created/formed you from one (F) self, so a settled/established and depository/storage place/womb , We had detailed/explained the evidences/verses to a nation understanding/knowing/learning.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve huve ve O'dur وَهُوَ -
2 llezi الَّذِي -
3 enşeekum inşa eden sizleri أَنْشَأَكُمْ نشا
4 min مِنْ -
5 nefsin nefisten نَفْسٍ نفس
6 vahidetin bir tek وَاحِدَةٍ وحد
7 femustekarrun öyle ki bir karar yeri فَمُسْتَقَرٌّ قرر
8 ve mustevdeun ve bir veda yeri وَمُسْتَوْدَعٌ ودع
9 kad muhakkak قَدْ -
10 fessalna ayırdık/detaylandırdık فَصَّلْنَا فصل
11 l-ayati ayetleri الْايَاتِ ايي
12 likavmin bir kavim/toplum için لِقَوْمٍ قوم
13 yefkahune fikir yürüten يَفْقَهُونَ فقه

Notlar

Not 1

*İnşaat yapmak. İnşa etmek fiili/eylemi bizlere gözle görülemeyen tek bir hücreden insanın bedeninin yaratılmasının işaret edildiğini düşündürür.**İnsan bedeninin inşası işaret edildiği için hem kararlı yer olan hem de veda/terk etme yeri olan şey anne rahmidir. İnsan 280 günde annesinin rahminde kararlı bir yerde inşa edilir. Sonra bu yer terk etme/veda yeri olur. Doğumla birlikte insan bu kararlı yere veda eder.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Ayetler Kavram 454

454 Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.

Fikretmek Kavram 868

868 Düşünmek, analitik düşünmek, derinlemesine düşünmek, zihninde tasarlamak, değerlendirmek.

7. A'râf Suresi

Ayet 176

Arapça Metin (Harekeli)

1130|7|176|وَلَوْ شِئْنَا لَرَفَعْنَٰهُ بِهَا وَلَٰكِنَّهُۥٓ أَخْلَدَ إِلَى ٱلْأَرْضِ وَٱتَّبَعَ هَوَىٰهُ فَمَثَلُهُۥ كَمَثَلِ ٱلْكَلْبِ إِن تَحْمِلْ عَلَيْهِ يَلْهَثْ أَوْ تَتْرُكْهُ يَلْهَث ذَّٰلِكَ مَثَلُ ٱلْقَوْمِ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا فَٱقْصُصِ ٱلْقَصَصَ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1130|7|176|ولو شينا لرفعنه بها ولكنه اخلد الي الارض واتبع هويه فمثله كمثل الكلب ان تحمل عليه يلهث او تتركه يلهث ذلك مثل القوم الذين كذبوا بايتنا فاقصص القصص لعلهم يتفكرون

Latin Literal

176. Ve lev şi’nâ le refa’nâhu bihâ ve lâkinnehû ahlede ilel ardı vettebea hevâh(hevâhu), fe meseluhu ke meselil kelb(kelbi), in tahmil aleyhi yelhes ev tetrukhu yelhes, zâlike meselul kavmillezîne kezzebû bi âyâtinâ, faksusîl kasasa leallehum yetefekkerûn(yetefekkerûne).

Türkçe Çeviri

Velev/fakat dileseydik mutlak yükseltirdik onu684 onunla*; velakin/fakat o684 saplandı yere; ve tabi oldu hevâsına; öyle ki misali/benzeri onun misali/benzeri gibidir köpeğin; eğer hamle yapsan üzerine dilini sarkıtıp solur ya da terk etsen onu dilini sarkıtıp solur; işte budur misali/benzeri kavmin/toplumun; kimselerin (ki) yalanladılar ayetlerimizi; öyle ki kıssalaştır (bu) kıssayı belki onlar fikrederler868.

Ahmed Samira Çevirisi

176 And if We wanted/willed, We would have risen him with it, and but he (wanted to) perpetuate/immortalize/eternalize the earth/Planet Earth, and he followed his self attraction for desire/love and lust , so his example/proverb (is) like the example (of) the dog, if you burden/load on it, it pants , and if you leave it, it pants, that is (the) example/proverb (of) the nation those who lied/denied/falsified with Our verses/evidences , so narrate/relay the narration/information ,maybe/perhaps they think.

Notlar

Not 1

*Ayetle.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kendisine ayetler verilen ancak hevâsına uyup, ayetlerden sıyrılan kimse. Kavram 684

684 7:175-176. ayetlerde dilini sarkıtıp soluyan bir köpeğin durumuna benzetilen, kendisine ayetler verilmiş olan kimseden bahsedilmektedir. Bu kimsenin resûl Muhammed öncesi yaşamış olduğu anlaşılır. İsrailoğullarından olması gerektiğini de anlarız. Kendisine ayetler verildiğine göre anlarız ki bu kimse bir elçi/resûl olmalıdır. Bu kimsenin ayetlerden sıyrılarak yeryüzüne tamah ettiğini ve hevâsına uyarak sapanlardan olduğunu anlarız. 7:176 ayetinde Rabbimiz dileseydi bu kimseyi ayetlerle yücelteceğini bildirmiştir. Demek ki Rabbimiz dilememiştir.

Fikretmek Kavram 868

868 Düşünmek, analitik düşünmek, derinlemesine düşünmek, zihninde tasarlamak, değerlendirmek.

7. A'râf Suresi

Ayet 184

Arapça Metin (Harekeli)

1138|7|184|أَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا۟ مَا بِصَاحِبِهِم مِّن جِنَّةٍ إِنْ هُوَ إِلَّا نَذِيرٌ مُّبِينٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1138|7|184|اولم يتفكروا ما بصاحبهم من جنه ان هو الا نذير مبين

Latin Literal

184. E ve lem yetefekkerû mâ bi sâhıbihim min cinneh(cinnetin), in huve illâ nezîrun mubîn(mubînun).

Türkçe Çeviri

Ve hiç fikretmezler868 mi (ki) yoktur arkadaşlarında* hiçbir cinnet** ki o*** ancak apaçık bir uyarıcıdır?

Ahmed Samira Çevirisi

184 Did they not think (that there is) no insanity/madness with their companion/friend, that he (is) except (a) clear/evident warner/giver of notice?

Notlar

Not 1

*Resûl Muhammed'te.**Mecnunluk, cinnet getirme.***Resûl Muhammed.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Fikretmek Kavram 868

868 Düşünmek, analitik düşünmek, derinlemesine düşünmek, zihninde tasarlamak, değerlendirmek.

10. Yunus Suresi

Ayet 24

Arapça Metin (Harekeli)

1386|10|24|إِنَّمَا مَثَلُ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا كَمَآءٍ أَنزَلْنَٰهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ فَٱخْتَلَطَ بِهِۦ نَبَاتُ ٱلْأَرْضِ مِمَّا يَأْكُلُ ٱلنَّاسُ وَٱلْأَنْعَٰمُ حَتَّىٰٓ إِذَآ أَخَذَتِ ٱلْأَرْضُ زُخْرُفَهَا وَٱزَّيَّنَتْ وَظَنَّ أَهْلُهَآ أَنَّهُمْ قَٰدِرُونَ عَلَيْهَآ أَتَىٰهَآ أَمْرُنَا لَيْلًا أَوْ نَهَارًا فَجَعَلْنَٰهَا حَصِيدًا كَأَن لَّمْ تَغْنَ بِٱلْأَمْسِ كَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلْءَايَٰتِ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1386|10|24|انما مثل الحيوه الدنيا كما انزلنه من السما فاختلط به نبات الارض مما ياكل الناس والانعم حتي اذا اخذت الارض زخرفها وازينت وظن اهلها انهم قدرون عليها اتيها امرنا ليلا او نهارا فجعلنها حصيدا كان لم تغن بالامس كذلك نفصل الايت لقوم يتفكرون

Latin Literal

24. İnnemâ meselul hayâtid dunyâ ke mâin enzelnâhu mines semâi fahteleta bihî nebâtul ardı mimmâ ye’kulun nâsu vel en’âm(en’âmu), hattâ izâ ehazetil ardu zuhrufehâ vezzeyyenet ve zanne ehluhâ ennehum kâdirûne aleyhâ etâhâ emrunâ leylen ev nehâren fe cealnâhâ hasîden ke en lem tagne bil ems(emsi), kezâlike nufassilul âyâti li kavmin yetefekkerûn(yetefekkerûne).

Türkçe Çeviri

Ancak (ki) misali* dünya hayatının bir mayi** gibidir (ki) indirdik onu gökten179; öyle ki karıştı onunla*** yerin bitkisi (ki) yediğindendir insanların ve en'âmın645; ta ki edindiği zaman yer kendi zuhrufunu869; ve ziynetlendi856; ve zannetti ehli568 onun**** ki onlar muktedirlerdir onun**** üzerine; geldi ona***** emrimiz bir gece ya da bir gündüz; öyle ki yaptık onu****** bir hasatlanmış******* gibi; sanki asla ganiyleşmemiş******** bir gün önce; işte böyledir; tafsilatlandırırız166 ayetlerimizi fikreder868 bir kavim/toplum için.

Ahmed Samira Çevirisi

24 But the life the present’s/worldly life’s example (is) as/like water, We descended it from the sky, so the Earth’s/land’s plant mixed/mingled with it, from what the people eat and the camels/livestock, until the earth/land took its decoration/beauty and it became decorated/beautified, and its people thought/assumed that they are capable/overpowering on it, (then) Our order/matter came to/destroyed it at night or (at) daytime, so We made it uprooted as though it did not enrich/be inhabited by the yesterday/previous day, as/like that We detail/explain/clarify the verses/evidences to a nation thinking.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 innema ancak إِنَّمَا -
2 meselu misali مَثَلُ مثل
3 l-hayati hayatının الْحَيَاةِ حيي
4 d-dunya dünya الدُّنْيَا دنو
5 kemain bir mayi gibidir كَمَاءٍ موه
6 enzelnahu indirdik onu أَنْزَلْنَاهُ نزل
7 mine مِنَ -
8 s-semai gökten السَّمَاءِ سمو
9 fehteleta öyle ki karıştı فَاخْتَلَطَ خلط
10 bihi onunla بِهِ -
11 nebatu bitkisi نَبَاتُ نبت
12 l-erdi yerin الْأَرْضِ ارض
13 mimma مِمَّا -
14 ye'kulu yediğinden يَأْكُلُ اكل
15 n-nasu insanların النَّاسُ نوس
16 vel'en'aamu ve enamın وَالْأَنْعَامُ نعم
17 hatta ta ki حَتَّىٰ -
18 iza zaman إِذَا -
19 ehazeti edindi أَخَذَتِ اخذ
20 l-erdu yer الْأَرْضُ ارض
21 zuhrufeha kendi zuhrufunu زُخْرُفَهَا زخرف
22 vezzeyyenet ve ziynetlendi وَازَّيَّنَتْ زين
23 ve zenne ve zannetti وَظَنَّ ظنن
24 ehluha ehli onun أَهْلُهَا اهل
25 ennehum ki onlar أَنَّهُمْ -
26 kadirune muktedirlerdir قَادِرُونَ قدر
27 aleyha onun üzerine عَلَيْهَا -
28 etaha geldi ona أَتَاهَا اتي
29 emruna emrimiz أَمْرُنَا امر
30 leylen bir gece لَيْلًا ليل
31 ev ya da أَوْ -
32 neharan bir gündüz نَهَارًا نهر
33 fe cealnaha öyle ki yaptık onu فَجَعَلْنَاهَا جعل
34 hasiden hasat edilen حَصِيدًا حصد
35 keen gibi ki كَأَنْ -
36 lem asla لَمْ -
37 tegne ganiyleşmemiş تَغْنَ غني
38 bil-emsi bir gün önce بِالْأَمْسِ -
39 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
40 nufessilu fasıllarız نُفَصِّلُ فصل
41 l-ayati ayetlerimizi الْايَاتِ ايي
42 likavmin bir kavim/toplum لِقَوْمٍ قوم
43 yetefekkerune fikrederler يَتَفَكَّرُونَ فكر

Notlar

Not 1

*Örneği, benzeri.**Sıvı/su.***Sıvıyla/suyla.****Yerin.*****Yere.******Yeri.*******Hasat edilmiş gibi, ürünleri toplanmış gibi.********Zenginleşmemiş, yeterli olmamış.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mufassal, tafsilatlı. Kavram 166

166 Detaylı, tafsilatlı, ayrıntılı, analitik.

Gökten inen su Kavram 179

179 Evrenimizdeki ilk su molekülleri (H2O) Tarık (Nötron) yıldızlarını oluşturan Süpernova patlamalarında yaratıldı. Dünya gezegeninin ilk oluşum evresi olan Hadean döneminde yeryüzünde su yoktu. Bol miktarda donmuş su içeren Jüpiter bölgesi asteroidlerinin yeryüzüne çarpmasıyla Dünya gezegenimiz suya kavuştu. Dünyamızın suyu gökten yani uzaydan inmiştir. Rabbimiz ayrıca bu suyu yağmurlarla yine gökten yere indirmektedir.

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

En’âm, enâm; koyun, keçi, deve ve sığır türleri. Kavram 645

645 Koyun, keçi, deve ve sığır türleri. Eşli olarak sekiz çiftlerdir. Bak. 6:143-144.

Ziynet Kavram 856

856 Süs, dekorasyon, takı, bezek.

Fikretmek Kavram 868

868 Düşünmek, analitik düşünmek, derinlemesine düşünmek, zihninde tasarlamak, değerlendirmek.

Zuhruf Kavram 869

869 Süs, gösteriş, bezeme, dekorasyon, makyaj.

13. Ra'd Suresi

Ayet 3

Arapça Metin (Harekeli)

1708|13|3|وَهُوَ ٱلَّذِى مَدَّ ٱلْأَرْضَ وَجَعَلَ فِيهَا رَوَٰسِىَ وَأَنْهَٰرًا وَمِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ جَعَلَ فِيهَا زَوْجَيْنِ ٱثْنَيْنِ يُغْشِى ٱلَّيْلَ ٱلنَّهَارَ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1708|13|3|وهو الذي مد الارض وجعل فيها روسي وانهرا ومن كل الثمرت جعل فيها زوجين اثنين يغشي اليل النهار ان في ذلك لايت لقوم يتفكرون

Latin Literal

3. Ve huvellezî meddel arda ve ceale fîhâ revâsiye ve enhârâ(enhâren), ve min kullis semerâti ceale fîhâ zevceynisneyni yugşil leylen nehâr(nehâre), inne fî zâlike le âyâtin li kavmin yetefekkerûn(yetefekkerûne).

Türkçe Çeviri

Ve O'dur*; ki yaydı/genişletti** yeri***; ve yaptı orada**** revâsiye146; ve nehirler; ve her meyveden; yaptı orada**** iki çift*****; örter****** geceyi171 gündüze170; doğrusu bundadır mutlak ayetler fikreder868 bir kavim/toplum için.

Ahmed Samira Çevirisi

3 And He is who extended/spread the earth/Planet Earth and made/put in it anchors/mountains and rives/waterways, and from all (of) the fruits, He made/put in it two pair(s) , the night covers/darkens the daytime , that in that (are) evidences/signs (E) to a nation thinking.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve huve ve O'dur وَهُوَ -
2 llezi ki ٱلَّذِى -
3 medde yaydı/genişletti مَدَّ مدد
4 l-erde yeri/yeryüzünü ٱلْأَرْضَ ارض
5 ve ceale ve yaptı وَجَعَلَ جعل
6 fiha orada (yerde) فِيهَا -
7 ravasiye revâsiye رَوَٰسِىَ رسو
8 ve enharan ve nehirler وَأَنْهَـٰرًۭا ۖ نهر
9 ve min ve وَمِن -
10 kulli her كُلِّ كلل
11 s-semerati meyveden ٱلثَّمَرَٰتِ ثمر
12 ceale yaptı جَعَلَ جعل
13 fiha orada فِيهَا -
14 zevceyni çift (erkek-dişi) زَوْجَيْنِ زوج
15 sneyni iki ٱثْنَيْنِ ۖ ثني
16 yugşi örter (Allah) يُغْشِى غشو
17 l-leyle geceyi ٱلَّيْلَ ليل
18 n-nehara gündüze ٱلنَّهَارَ ۚ نهر
19 inne doğrusu إِنَّ -
20 fi فِى -
21 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
22 layatin mutlak ayetler لَـَٔايَـٰتٍۢ ايي
23 likavmin bir kavim/toplum için لِّقَوْمٍۢ قوم
24 yetefekkerune fikir yürütürler/derinlemesine düşünürler يَتَفَكَّرُونَ فكر

Notlar

Not 1

*Allah'tır.**Bir kürenin yarıçapıyla yüzey alanı 4πr² formülüyle direkt olarak ilişkilidir. Hadean döneminde kayaların birleşmesiyle yarıçapı artan yerin yüzey alanı da 4πr² olarak genişlemiştir; yayılmıştır. ***Yeryüzünü, Dünya gezegenini.****Yerde.*****Erkek ve dişi.******Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Fikretmek Kavram 868

868 Düşünmek, analitik düşünmek, derinlemesine düşünmek, zihninde tasarlamak, değerlendirmek.

16. Nahl Suresi

Ayet 44

Arapça Metin (Harekeli)

1943|16|44|بِٱلْبَيِّنَٰتِ وَٱلزُّبُرِ وَأَنزَلْنَآ إِلَيْكَ ٱلذِّكْرَ لِتُبَيِّنَ لِلنَّاسِ مَا نُزِّلَ إِلَيْهِمْ وَلَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1943|16|44|بالبينت والزبر وانزلنا اليك الذكر لتبين للناس ما نزل اليهم ولعلهم يتفكرون

Latin Literal

44. Bil beyyinâti vez zubur(zuburi), ve enzelnâ ileykez zikre li tubeyyine lin nâsi mâ nuzzile ileyhim ve leallehum yetefekkerûn(yetefekkerûne).

Türkçe Çeviri

Beyanatlarla620; ve zeburlar477 (-la); ve indirdik sana zikri78; beyan226 etmen için insanlara indirileni* üzerlerine**; ve belki onlar fikrederler868.

Ahmed Samira Çevirisi

44 With the evidences and The Books, and We descended to you the reminder/remembrance to clarify/show/explain to the people what was descended to them, and maybe/perhaps they think.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 bil-beyyinati beyanatlarla بِالْبَيِّنَاتِ بين
2 ve zzuburi ve zeburlar (-la) وَالزُّبُرِ زبر
3 ve enzelna ve indirdik وَأَنْزَلْنَا نزل
4 ileyke sana إِلَيْكَ -
5 z-zikra zikri الذِّكْرَ ذكر
6 litubeyyine beyan etmen için لِتُبَيِّنَ بين
7 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
8 ma مَا -
9 nuzzile indirileni نُزِّلَ نزل
10 ileyhim üzerlerine إِلَيْهِمْ -
11 veleallehum ve belki onlar وَلَعَلَّهُمْ -
12 yetefekkerune fikrederler يَتَفَكَّرُونَ فكر

Notlar

Not 1

*Kur'ân'ı.**Şerefli Kur'ân insanlara indirilmiştir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zikir/zikr Kavram 78

78 Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Beyan Kavram 226

226 Deklere etmek, bildirmek, belli etmek, ifade etmek.

Zebur Kavram 477

477 Taş/kil yazıt. Kil tabletler. Üzerine çivi yazısı yazılmış ve sonrası pişirilerek taş haline getirilmiş yazıtlar. Anlarız ki kutsal kitaplar öncesi Yüce Allah insanlara üzerinde çivi yazısı olan tabletler göndermiş. Resûller Yüce Allah'tan aldıkları vahyi taş tabletler üzerine yazmışlar. 3:184 ayetinde nurlu kitap öncesi zikredilmesi taş yazıtların parşömenlerden oluşan kitaplardan daha önce gönderildiğini düşündürür.

Beyanat Kavram 620

620 Gizli saklı olmadan açıkça deklere edilmiş, apaçık bildirilmiş, belli edilmiş, apaçık ifade edilmiş.

Fikretmek Kavram 868

868 Düşünmek, analitik düşünmek, derinlemesine düşünmek, zihninde tasarlamak, değerlendirmek.

16. Nahl Suresi

Ayet 69

Arapça Metin (Harekeli)

1968|16|69|ثُمَّ كُلِى مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ فَٱسْلُكِى سُبُلَ رَبِّكِ ذُلُلًا يَخْرُجُ مِنۢ بُطُونِهَا شَرَابٌ مُّخْتَلِفٌ أَلْوَٰنُهُۥ فِيهِ شِفَآءٌ لِّلنَّاسِ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةً لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1968|16|69|ثم كلي من كل الثمرت فاسلكي سبل ربك ذللا يخرج من بطونها شراب مختلف الونه فيه شفا للناس ان في ذلك لايه لقوم يتفكرون

Latin Literal

69. Summe kulî min kullis semerâti feslukî subule rabbiki zululâ(zululen), yahrucu min butûnihâ şarâbun muhtelifun elvânuhu fîhi şifâun lin nâs(nâsi), inne fî zâlike le âyeten li kavmin yetefekkerûn(yetefekkerûne).

Türkçe Çeviri

Sonra ye her bir meyveden; ve koyul Rabbinin4 yollarına bir zelil* (olarak); çıkar batınlarından** onun*** bir içecek****; muhteliftir***** renkleri; ondadır****** bir şifa1020 insanlara; doğrusu işte bundadır mutlak bir ayet287 fikreder868 bir kavme/topluma.

Ahmed Samira Çevirisi

69 Then eat from all the fruits, so enter/pass your Lord’s roads/paths manipulated/dangled low, from its bellies/insides emerges/appears a drink its colours (are) different, in it (is) a cure/healing for the people;184that in that (is) an evidence/sign (E) to a nation thinking.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 kuli ye كُلِي اكل
3 min مِنْ -
4 kulli her bir كُلِّ كلل
5 s-semerati meyveden الثَّمَرَاتِ ثمر
6 fesluki ve koyul فَاسْلُكِي سلك
7 subule yollarına/pastikalarına سُبُلَ سبل
8 rabbiki Rabbinin رَبِّكِ ربب
9 zululen bir celil (olarak) ذُلُلًا ذلل
10 yehrucu çıkar يَخْرُجُ خرج
11 min مِنْ -
12 butuniha batınlarından onun بُطُونِهَا بطن
13 şerabun bir içecek شَرَابٌ شرب
14 muhtelifun muhtelif مُخْتَلِفٌ خلف
15 elvanuhu renkleri أَلْوَانُهُ لون
16 fihi ondadır فِيهِ -
17 şifa'un bir şifa شِفَاءٌ شفي
18 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
19 inne doğrusu إِنَّ -
20 fi فِي -
21 zalike işte bundadır ذَٰلِكَ -
22 layeten mutlak bir ayet لَايَةً ايي
23 likavmin bir kavme/topluma لِقَوْمٍ قوم
24 yetefekkerune fikrederler يَتَفَكَّرُونَ فكر

Notlar

Not 1

*Alçalmış, boyun eğmiş.**Karınlarından.***Dişil zamir. Dişi bal arısının.****Bal.*****Çeşit çeşit.*****Balda.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Ayet Kavram 287

287 Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Fikretmek Kavram 868

868 Düşünmek, analitik düşünmek, derinlemesine düşünmek, zihninde tasarlamak, değerlendirmek.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 868: Fikretmek

Kavram Bilgisi

Kavram Adı: Fikretmek

Kavram No: 868

Kısa Açıklama: 868 Düşünmek, analitik düşünmek, derinlemesine düşünmek, zihninde tasarlamak, değerlendirmek.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 11

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Bakara Suresi - Ayet 266

Türkçe Meal: İster mi biriniz ki olur ona bir cennet 379 ; hurmalardan ve üzümlerden; akar onun (cennetin) altından nehirler ona (kimseye); içindedir onun (cennetin) her bir meyveden; ve isabet etti ona (kimseye) yaşlılık/ihtiyarlık; ve ondadır (kimsededir) acizler/güçsüzler (olan) bir zürriyet 380 ; öyle ki isabet etti ona (cennete) bir kasırga/hortum 381 ; ondadır (kasırgadadır/hortumundadır) bir ateş 381 ; öyle ki yaktı kül etti; işte böyledir; beyan eder Allah sizlere ayetleri; belki sizler derinlemesine fikredersiniz 868 .

Arapça: 273|2|266|ايود احدكم ان تكون له جنه من نخيل واعناب تجري من تحتها الانهر له فيها من كل الثمرت واصابه الكبر وله ذريه ضعفا فاصابها اعصار فيه نار فاحترقت كذلك يبين الله لكم الايت لعلكم تتفكرون

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 191

Türkçe Meal: Kimseler (ki) anarlar Allah'ı dikelenler/ayaktalar (olarak); ve oturan (olarak); ve yanlarına üzerine (olarak); ve fikrederler 868 göklerin 162 ve yerin yaratılışına; Rabbimiz 4 ! Yaratmış değilsin bunu boşuna; Subhân'sın 7 sen; öyle ki sakındır bizleri ateş azabından.

Arapça: 484|3|191|الذين يذكرون الله قيما وقعودا وعلي جنوبهم ويتفكرون في خلق السموت والارض ربنا ما خلقت هذا بطلا سبحنك فقنا عذاب النار

Nisâ Suresi - Ayet 81

Türkçe Meal: Ve derler: "İtaattır"; öyle ki dışarıya adımladıkları zaman senin yanından; geceleyin kurdu/kuluçkaya yatırdı fikirlerini 868 onlardan bir tayfa/grup; ki senin dediğin olmaksızın; ve Allah yazar geceleyin kurduklarını/kuluçkaya yatırdıklarını onların; öyle ki ilgini çek onlardan; ve tevekkül 79 et Allah üzerine; ve kâfi geldi/yetti Allah bir Vekîl 517 (olarak).

Arapça: 574|4|81|ويقولون طاعه فاذا برزوا من عندك بيت طايفه منهم غير الذي تقول والله يكتب ما يبيتون فاعرض عنهم وتوكل علي الله وكفي بالله وكيلا

Nisâ Suresi - Ayet 108

Türkçe Meal: Hafilik * ederler insanlardan; ve hafilik * ederler Allah'tan; ve O (Allah) onlarla beraberdir geceleyin kurdukları/kuluçkaya yatırdıkları zaman fikirlerini 868 -O’nun istemediğini sözden- ve oldu Allah yaptıklarına onların bir Muhît 525 .

Arapça: 601|4|108|يستخفون من الناس ولا يستخفون من الله وهو معهم اذ يبيتون ما لا يرضي من القول وكان الله بما يعملون محيطا

En'âm Suresi - Ayet 98

Türkçe Meal: Ve O'dur inşa * eden sizleri bir tek nefisten 201 ; öyle ki bir kararlı yer ** ve bir veda/bırakma yeri ** ; muhakkak ayırdık/detaylandırdık ayetleri 454 fikreder 868 bir kavim/toplum için.

Arapça: 887|6|98|وهو الذي انشاكم من نفس وحده فمستقر ومستودع قد فصلنا الايت لقوم يفقهون

A'râf Suresi - Ayet 176

Türkçe Meal: Velev/fakat dileseydik mutlak yükseltirdik onu 684 onunla * ; velakin/fakat o 684 saplandı yere; ve tabi oldu hevâsına; öyle ki misali/benzeri onun misali/benzeri gibidir köpeğin; eğer hamle yapsan üzerine dilini sarkıtıp solur ya da terk etsen onu dilini sarkıtıp solur; işte budur misali/benzeri kavmin/toplumun; kimselerin (ki) yalanladılar ayetlerimizi; öyle ki kıssalaştır (bu) kıssayı belki onlar fikrederler 868 .

Arapça: 1130|7|176|ولو شينا لرفعنه بها ولكنه اخلد الي الارض واتبع هويه فمثله كمثل الكلب ان تحمل عليه يلهث او تتركه يلهث ذلك مثل القوم الذين كذبوا بايتنا فاقصص القصص لعلهم يتفكرون

A'râf Suresi - Ayet 184

Türkçe Meal: Ve hiç fikretmezler 868 mi (ki) yoktur arkadaşlarında * hiçbir cinnet ** ki o *** ancak apaçık bir uyarıcıdır?

Arapça: 1138|7|184|اولم يتفكروا ما بصاحبهم من جنه ان هو الا نذير مبين

Yunus Suresi - Ayet 24

Türkçe Meal: Ancak (ki) misali * dünya hayatının bir mayi ** gibidir (ki) indirdik onu gökten 179 ; öyle ki karıştı onunla *** yerin bitkisi (ki) yediğindendir insanların ve en'âmın 645 ; ta ki edindiği zaman yer kendi zuhrufunu 869 ; ve ziynetlendi 856 ; ve zannetti ehli 568 onun **** ki onlar muktedirlerdir onun **** üzerine; geldi ona ***** emrimiz bir gece ya da bir gündüz; öyle ki yaptık onu ****** bir hasatlanmış ******* gibi; sanki asla ganiyleşmemiş ******** bir gün önce; işte böyledir; tafsilatlandırırız 166 ayetlerimizi fikreder 868 bir kavim/toplum için.

Arapça: 1386|10|24|انما مثل الحيوه الدنيا كما انزلنه من السما فاختلط به نبات الارض مما ياكل الناس والانعم حتي اذا اخذت الارض زخرفها وازينت وظن اهلها انهم قدرون عليها اتيها امرنا ليلا او نهارا فجعلنها حصيدا كان لم تغن بالامس كذلك نفصل الايت لقوم يتفكرون

Ra'd Suresi - Ayet 3

Türkçe Meal: Ve O'dur * ; ki yaydı/genişletti ** yeri *** ; ve yaptı orada **** revâsiye 146 ; ve nehirler; ve her meyveden; yaptı orada **** iki çift ***** ; örter ****** geceyi 171 gündüze 170 ; doğrusu bundadır mutlak ayetler fikreder 868 bir kavim/toplum için.

Arapça: 1708|13|3|وهو الذي مد الارض وجعل فيها روسي وانهرا ومن كل الثمرت جعل فيها زوجين اثنين يغشي اليل النهار ان في ذلك لايت لقوم يتفكرون

Nahl Suresi - Ayet 44

Türkçe Meal: Beyanatlarla 620 ; ve zeburlar 477 (-la); ve indirdik sana zikri 78 ; beyan 226 etmen için insanlara indirileni * üzerlerine ** ; ve belki onlar fikrederler 868 .

Arapça: 1943|16|44|بالبينت والزبر وانزلنا اليك الذكر لتبين للناس ما نزل اليهم ولعلهم يتفكرون

Nahl Suresi - Ayet 69

Türkçe Meal: Sonra ye her bir meyveden; ve koyul Rabbinin 4 yollarına bir zelil * (olarak); çıkar batınlarından ** onun *** bir içecek **** ; muhteliftir ***** renkleri; ondadır ****** bir şifa 1020 insanlara; doğrusu işte bundadır mutlak bir ayet 287 fikreder 868 bir kavme/topluma.

Arapça: 1968|16|69|ثم كلي من كل الثمرت فاسلكي سبل ربك ذللا يخرج من بطونها شراب مختلف الونه فيه شفا للناس ان في ذلك لايه لقوم يتفكرون