Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 377: Mutmain

Bu kavram 5 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

377Tatmin olan, istenen bir şeyin gerçekleşmesini sağlamış, gönül doygunluğuna eren.

2. Bakara Suresi

Ayet 260

Arapça Metin (Harekeli)

267|2|260|وَإِذْ قَالَ إِبْرَٰهِۦمُ رَبِّ أَرِنِى كَيْفَ تُحْىِ ٱلْمَوْتَىٰ قَالَ أَوَلَمْ تُؤْمِن قَالَ بَلَىٰ وَلَٰكِن لِّيَطْمَئِنَّ قَلْبِى قَالَ فَخُذْ أَرْبَعَةً مِّنَ ٱلطَّيْرِ فَصُرْهُنَّ إِلَيْكَ ثُمَّ ٱجْعَلْ عَلَىٰ كُلِّ جَبَلٍ مِّنْهُنَّ جُزْءًا ثُمَّ ٱدْعُهُنَّ يَأْتِينَكَ سَعْيًا وَٱعْلَمْ أَنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

267|2|260|واذ قال ابرهم رب ارني كيف تحي الموتي قال اولم تومن قال بلي ولكن ليطمين قلبي قال فخذ اربعه من الطير فصرهن اليك ثم اجعل علي كل جبل منهن جزا ثم ادعهن ياتينك سعيا واعلم ان الله عزيز حكيم

Latin Literal

260. Ve iz kâle ibrâhîmu rabbî erinî keyfe tuhyil mevtâ kâle e ve lem tu’min kâle belâ ve lâkin li yatmainne kalbî kâle fe huz erbeaten minet tayri fe surhunne ileyke summec’al alâ kulli cebelin minhunne cuz’en summed’uhunne ye’tîneke sa’yâ(sa’yen), va’lem ennallâhe azîzun hakîm(hakîmun).

Türkçe Çeviri

Ve dediği zaman İbrahim: "Rabbim4! Göster bana; nasıl canlandırırsın ölüleri"; dedi (Allah): "Yoksa asla iman47 etmez misin? "; dedi (İbrahim): "Evet! (iman ettim); velakin/fakat mutmain377 olması içindir kalbimin"; dedi (Allah): "Öyleyse tut dördünü kuştan; öyle ki meylettir* onları (dördünü) kendine; sonra koy her bir dağın üzerine onlardan (dördünden) bir parça/cüz; sonra çağır onları (dördünü); gelirler (dördü) sana bir ivedi hareketlenme (-yle); ve bil ki Allah Azîz’dir37; Hakîm’dir9.

Ahmed Samira Çevirisi

260 And when Abraham said: "My Lord, show me how you revive/make alive the deads." He said: "Did you not believe?" he said: "Yes/certainly, and but (for) my heart/mind to (be) assured/secure (E)." He (Abraham) said: "So take four from the birds, so take them (F) close to you, then put on every mountain from them (F) a part/portion, then call them (F), they come (F) (to) you fast , and know that God isglorious/mighty/powerful/dignified, wise/judicious." (NOTICE USE OF FEMININE IN THE PRECEDING VERSE)

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve zaman وَإِذْ -
2 kale dedi قَالَ قول
3 ibrahimu İbrahim إِبْرَاهِيمُ -
4 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
5 erini göster bana أَرِنِي راي
6 keyfe nasıl كَيْفَ كيف
7 tuhyi canlandırırsın تُحْيِي حيي
8 l-mevta ölüleri الْمَوْتَىٰ موت
9 kale dedi قَالَ قول
10 evelem yoksa asla أَوَلَمْ -
11 tu'min iman etmez misin تُؤْمِنْ امن
12 kale dedi (İbrahim) قَالَ قول
13 bela evet (iman ettim) بَلَىٰ -
14 velakin velakin/fakat وَلَٰكِنْ -
15 liyetmeinne mutmain olması içindir لِيَطْمَئِنَّ طمن
16 kalbi kalbimin قَلْبِي قلب
17 kale dedi قَالَ قول
18 fehuz öyleyse tut فَخُذْ اخذ
19 erbeaten dördünü أَرْبَعَةً ربع
20 mine مِنَ -
21 t-tayri kuştan الطَّيْرِ طير
22 fe surhunne öyle ki meylettir onları (dördünü) فَصُرْهُنَّ صور
23 ileyke kendine إِلَيْكَ -
24 summe sonra ثُمَّ -
25 c'al yap اجْعَلْ جعل
26 ala üzerine عَلَىٰ -
27 kulli her كُلِّ كلل
28 cebelin bir dağın جَبَلٍ جبل
29 minhunne onlardan (dördünden) مِنْهُنَّ -
30 cuz'en bir parça/cüz جُزْءًا جزا
31 summe sonra ثُمَّ -
32 d'uhunne çağır onları (dördünü) ادْعُهُنَّ دعو
33 ye'tineke gelirler (dördü) sana يَأْتِينَكَ اتي
34 sea'yen bir ivedi hareketlenme (-yle) سَعْيًا سعي
35 vea'lem ve bil وَاعْلَمْ علم
36 enne ki أَنَّ -
37 llahe Allah اللَّهَ -
38 azizun Azîz’dir عَزِيزٌ عزز
39 hakimun Hakîm’dir حَكِيمٌ حكم

Notlar

Not 1

*Alıştır.

16. Nahl Suresi

Ayet 106

Arapça Metin (Harekeli)

2005|16|106|مَن كَفَرَ بِٱللَّهِ مِنۢ بَعْدِ إِيمَٰنِهِۦٓ إِلَّا مَنْ أُكْرِهَ وَقَلْبُهُۥ مُطْمَئِنٌّۢ بِٱلْإِيمَٰنِ وَلَٰكِن مَّن شَرَحَ بِٱلْكُفْرِ صَدْرًا فَعَلَيْهِمْ غَضَبٌ مِّنَ ٱللَّهِ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

2005|16|106|من كفر بالله من بعد ايمنه الا من اكره وقلبه مطمين بالايمن ولكن من شرح بالكفر صدرا فعليهم غضب من الله ولهم عذاب عظيم

Latin Literal

106. Men kefere billâhi min ba’di îmânihî illâ men ukrihe ve kalbuhu mutmainnun bil îmâni ve lâkin men şereha bil kufri sadran fe aleyhim gadabun minallâh(minallâhi), ve lehum azâbun azîm(azîmun).

Türkçe Çeviri

Kim kâfirlik25 etti Allah’a sonrasında imanı47 -dışındadır kimse (ki) kerhen697 edildi* ve kalbi** onun bir mutmaindir377 imanla47; velakin/fakat kim açtı küfre422 göğsünü; öyle ki üzerlerinedir onun bir gazap Allah’tan; ve onlaradır büyük bir azap

Ahmed Samira Çevirisi

106 Who disbelieved with God after his faith/believing , except who was compelled/forced, and his heart/mind (is) assured/tranquillised/secured with the faith/belief, and but who delighted/expanded his chest (innermost) to the disbelief, so on them anger from God and for them (is) a great torture.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 men kim مَنْ -
2 kefera kâfirlik etti كَفَرَ كفر
3 billahi Allah’a بِاللَّهِ -
4 min مِنْ -
5 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
6 imanihi imanı إِيمَانِهِ امن
7 illa dışındadır إِلَّا -
8 men kimse مَنْ -
9 ukrihe kerhen edildi أُكْرِهَ كره
10 vekalbuhu ve kalbi onun وَقَلْبُهُ قلب
11 mutmeinnun bir mutmaindir مُطْمَئِنٌّ طمن
12 bil-imani imanla بِالْإِيمَانِ امن
13 velakin velakin/fakat وَلَٰكِنْ -
14 men kim مَنْ -
15 şeraha açtı شَرَحَ شرح
16 bil-kufri küfre بِالْكُفْرِ كفر
17 sadran göğsünü صَدْرًا صدر
18 fealeyhim öyle ki üzerlerinedir فَعَلَيْهِمْ -
19 gadebun bir gazap غَضَبٌ غضب
20 mine مِنَ -
21 llahi Allah’tan اللَّهِ -
22 velehum ve onlaradır وَلَهُمْ -
23 azabun bir azap عَذَابٌ عذب
24 azimun büyük عَظِيمٌ عظم

Notlar

Not 1

*Pasif gelen bir fiil. Zorbalık ve baskı uygulandı kendisine.**Kalbinde bir hastalık yoktur. Kalbi temizdir.

16. Nahl Suresi

Ayet 112

Arapça Metin (Harekeli)

2011|16|112|وَضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًا قَرْيَةً كَانَتْ ءَامِنَةً مُّطْمَئِنَّةً يَأْتِيهَا رِزْقُهَا رَغَدًا مِّن كُلِّ مَكَانٍ فَكَفَرَتْ بِأَنْعُمِ ٱللَّهِ فَأَذَٰقَهَا ٱللَّهُ لِبَاسَ ٱلْجُوعِ وَٱلْخَوْفِ بِمَا كَانُوا۟ يَصْنَعُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2011|16|112|وضرب الله مثلا قريه كانت امنه مطمينه ياتيها رزقها رغدا من كل مكان فكفرت بانعم الله فاذقها الله لباس الجوع والخوف بما كانوا يصنعون

Latin Literal

112. Ve daraballâhu meselen karyeten kânet âmineten mutmainneten ye’tîhâ rızkuhâ ragaden min kulli mekânin fe keferet bi en’umillâhi fe ezâkahallâhu libâsel cûi vel havfi bimâ kânû yasnaûn(yasnaûne).

Türkçe Çeviri

Ve darp* etti Allah bir kentin bir misalini (ki) olmuştu bir emanet** (-li), mutmain377; geliyordu rızkı onun*** bolca her bir mekandan****; öyle ki kâfirlik25 etti***** nimetlerine757 Allah'ın; öyle ki tattırdı ona****** Allah açlık ve korku elbisesini sanayi olarak üretiler olduklarıyla.

Ahmed Samira Çevirisi

112 And God gave an example/proverb (of) a village/urban city (that) was safe/secure assured/tranquillised/secured, its provision comes to it easily/comfortably from every place, so it disbelieved with Gods’ blessings/goodnesses , so God made it taste/experience the starvation’s/hunger’s cover/dress/mixture and the fear/fright, because (of) what they were making/producing/manufacturing.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve derabe ve darp etti وَضَرَبَ ضرب
2 llahu Allah اللَّهُ -
3 meselen bir misalini مَثَلًا مثل
4 karyeten bir kentin قَرْيَةً قري
5 kanet olmuştu كَانَتْ كون
6 amineten bir emanetli امِنَةً امن
7 mutmeinneten bir mutmain مُطْمَئِنَّةً طمن
8 ye'tiha geliyordu يَأْتِيهَا اتي
9 rizkuha rızkı onun رِزْقُهَا رزق
10 ragaden bolca رَغَدًا رغد
11 min مِنْ -
12 kulli her كُلِّ كلل
13 mekanin bir mekandan مَكَانٍ كون
14 fekeferat öyle ki kâfirlik etti فَكَفَرَتْ كفر
15 bien'umi nimetlerine بِأَنْعُمِ نعم
16 llahi Allah'ın اللَّهِ -
17 feezakaha öyle ki tattırdı ona فَأَذَاقَهَا ذوق
18 llahu Allah اللَّهُ -
19 libase elbisesi لِبَاسَ لبس
20 l-cui açlık الْجُوعِ جوع
21 velhavfi ve korku وَالْخَوْفِ خوف
22 bima بِمَا -
23 kanu olduklarıyla كَانُوا كون
24 yesneune saniyi olarak ürettikleri يَصْنَعُونَ صنع

Notlar

Not 1

*Vurdu, ortaya koydu.**Güvenli. ***Kentin.****Yerden.*****Kent.******Kente.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Mutmain Kavram 377

377 Tatmin olan, istenen bir şeyin gerçekleşmesini sağlamış, gönül doygunluğuna eren.

Nimetler Kavram 757

757 Yüce Allah Rahmân suresinde nimetlere bir işaret buyurmuştur. 31 temel parçacığın oluşturduğu tüm evren Yüce Allah'ın bir nimetidir. Cennetlerde de Yüce Allah hak eden kullarına ayakta/dikelmiş/kıyamda nimetler vereceğini bildirmektedir (Örn: 9:21). Anlarız ki cennetler gerçek anlamda yaratılan evrenler olacaktır. Muhtemel ki farklı atomlar muhteşem şeyle oluşturacak ve Rabbimiz bizlere inşAllah bu nimetlerinden tattıracaktır.

17. İsrâ Suresi

Ayet 95

Arapça Metin (Harekeli)

2122|17|95|قُل لَّوْ كَانَ فِى ٱلْأَرْضِ مَلَٰٓئِكَةٌ يَمْشُونَ مُطْمَئِنِّينَ لَنَزَّلْنَا عَلَيْهِم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ مَلَكًا رَّسُولًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2122|17|95|قل لو كان في الارض مليكه يمشون مطمينين لنزلنا عليهم من السما ملكا رسولا

Latin Literal

95. Kul lev kâne fîl ardı melâiketun yemşûne mutmainnîne le nezzelnâ aleyhim mines semâi meleken resûlâ(resûlen).

Türkçe Çeviri

De ki: "Şayet olsaydı yerde* melekler48 (ki) yürürler mutmainler377 (olarak); mutlak gönderirdik onlara** gökten180 bir melek48 resûl418.

Ahmed Samira Çevirisi

95 Say: "If there were in the earth/Planet Ea rth angels walking assured/secured , We would have descended on them from the sky/space an angel (as) a messenger."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 lev şayet لَوْ -
3 kane olsaydı كَانَ كون
4 fi فِي -
5 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
6 melaiketun melekler مَلَائِكَةٌ ملك
7 yemşune yürürler يَمْشُونَ مشي
8 mutmeinnine mutmainler (olarak) مُطْمَئِنِّينَ طمن
9 lenezzelna mutlak gönderirdik لَنَزَّلْنَا نزل
10 aleyhim onlara عَلَيْهِمْ -
11 mine مِنَ -
12 s-semai gökten السَّمَاءِ سمو
13 meleken bir melek مَلَكًا ملك
14 rasulen bir resûl رَسُولًا رسل

Notlar

Not 1

*Yeryüzünde.**Meleklere.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Melek-1 (Cibrîl benzeri şerefli elçi) Kavram 48

48 Yüce Allah'ın indinde/katında/arşında bulunan şerefli elçi Cibril benzeri varlıklar. Kendi iradeleri/akılları vardır. Ancak yaratılış gereği insanlardaki gibi fücur (psikanalizdeki 'id') sahibi değillerdir. Asla kötülük düşüncesi oluşturamazlar. İradeleriyle oluşturdukları her fikir mutlak ki takva içerir.

gök; göğü Kavram 180

180 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Tekil olarak; Dünya atmosferi, diğer gezegenlerin atmosferi, galaksimiz içindeki bir nebula/bulutsu ya da evrenin kendisi işaret edilmiş olabilir. Gök kavramı ayetin işareti üzerinden okunmalıdır.

Mutmain Kavram 377

377 Tatmin olan, istenen bir şeyin gerçekleşmesini sağlamış, gönül doygunluğuna eren.

Resûl Kavram 418

418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.

89. Fecr Suresi

Ayet 27

Arapça Metin (Harekeli)

6018|89|27|يَٰٓأَيَّتُهَا ٱلنَّفْسُ ٱلْمُطْمَئِنَّةُ

Arapça Metin (Harekesiz)

6018|89|27|يايتها النفس المطمينه

Latin Literal

27. Yâ eyyetuhen nefsul mutmainneh(mutmainnetu).

Türkçe Çeviri

Ey mutmain377 nefis201!

Ahmed Samira Çevirisi

27 You, you the self, the assured/tranquil .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyetuha ey يَا أَيَّتُهَا -
2 n-nefsu nefis النَّفْسُ نفس
3 l-mutmeinnetu mutmain الْمُطْمَئِنَّةُ طمن

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Mutmain Kavram 377

377 Tatmin olan, istenen bir şeyin gerçekleşmesini sağlamış, gönül doygunluğuna eren.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 377: Mutmain

Kavram Bilgisi

Kavram Adı: Mutmain

Kavram No: 377

Kısa Açıklama: 377 Tatmin olan, istenen bir şeyin gerçekleşmesini sağlamış, gönül doygunluğuna eren.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 5

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Bakara Suresi - Ayet 260

Türkçe Meal: Ve dediği zaman İbrahim: "Rabbim 4 ! Göster bana; nasıl canlandırırsın ölüleri"; dedi (Allah): "Yoksa asla iman 47 etmez misin? "; dedi (İbrahim): "Evet! (iman ettim); velakin/fakat mutmain 377 olması içindir kalbimin"; dedi (Allah): "Öyleyse tut dördünü kuştan; öyle ki meylettir * onları (dördünü) kendine; sonra koy her bir dağın üzerine onlardan (dördünden) bir parça/cüz; sonra çağır onları (dördünü); gelirler (dördü) sana bir ivedi hareketlenme (-yle); ve bil ki Allah Azîz’dir 37 ; Hakîm’dir 9 .

Arapça: 267|2|260|واذ قال ابرهم رب ارني كيف تحي الموتي قال اولم تومن قال بلي ولكن ليطمين قلبي قال فخذ اربعه من الطير فصرهن اليك ثم اجعل علي كل جبل منهن جزا ثم ادعهن ياتينك سعيا واعلم ان الله عزيز حكيم

Nahl Suresi - Ayet 106

Türkçe Meal: Kim kâfirlik 25 etti Allah’a sonrasında imanı 47 -dışındadır kimse (ki) kerhen 697 edildi * ve kalbi ** onun bir mutmaindir 377 imanla 47 ; velakin/fakat kim açtı küfre 422 göğsünü; öyle ki üzerlerinedir onun bir gazap Allah’tan; ve onlaradır büyük bir azap

Arapça: 2005|16|106|من كفر بالله من بعد ايمنه الا من اكره وقلبه مطمين بالايمن ولكن من شرح بالكفر صدرا فعليهم غضب من الله ولهم عذاب عظيم

Nahl Suresi - Ayet 112

Türkçe Meal: Ve darp * etti Allah bir kentin bir misalini (ki) olmuştu bir emanet ** (-li), mutmain 377 ; geliyordu rızkı onun *** bolca her bir mekandan **** ; öyle ki kâfirlik 25 etti ***** nimetlerine 757 Allah'ın; öyle ki tattırdı ona ****** Allah açlık ve korku elbisesini sanayi olarak üretiler olduklarıyla.

Arapça: 2011|16|112|وضرب الله مثلا قريه كانت امنه مطمينه ياتيها رزقها رغدا من كل مكان فكفرت بانعم الله فاذقها الله لباس الجوع والخوف بما كانوا يصنعون

İsrâ Suresi - Ayet 95

Türkçe Meal: De ki: "Şayet olsaydı yerde * melekler 48 (ki) yürürler mutmainler 377 (olarak); mutlak gönderirdik onlara ** gökten 180 bir melek 48 resûl 418 .

Arapça: 2122|17|95|قل لو كان في الارض مليكه يمشون مطمينين لنزلنا عليهم من السما ملكا رسولا

Fecr Suresi - Ayet 27

Türkçe Meal: Ey mutmain 377 nefis 201 !

Arapça: 6018|89|27|يايتها النفس المطمينه