Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 599: Dâbbe

Bu kavram 10 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

599Hareket eden, debelenen, canlı her şey.

2. Bakara Suresi

Ayet 164

Arapça Metin (Harekeli)

171|2|164|إِنَّ فِى خَلْقِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱخْتِلَٰفِ ٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ وَٱلْفُلْكِ ٱلَّتِى تَجْرِى فِى ٱلْبَحْرِ بِمَا يَنفَعُ ٱلنَّاسَ وَمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مِن مَّآءٍ فَأَحْيَا بِهِ ٱلْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَبَثَّ فِيهَا مِن كُلِّ دَآبَّةٍ وَتَصْرِيفِ ٱلرِّيَٰحِ وَٱلسَّحَابِ ٱلْمُسَخَّرِ بَيْنَ ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ لَءَايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

171|2|164|ان في خلق السموت والارض واختلف اليل والنهار والفلك التي تجري في البحر بما ينفع الناس وما انزل الله من السما من ما فاحيا به الارض بعد موتها وبث فيها من كل دابه وتصريف الريح والسحاب المسخر بين السما والارض لايت لقوم يعقلون

Latin Literal

164. İnne fî halkıs semâvâti vel ardı vahtilâfil leyli ven nehâri vel fulkilletî tecrî fîl bahri bimâ yenfeun nâse ve mâ enzelallâhu mines semâi min mâin fe ahyâ bihil arda ba’de mevtihâ ve besse fîhâ min kulli dâbbe(dâbbetin), ve tasrîfir riyâhı ves sehâbil musahhari beynes semâi vel ardı le âyâtin li kavmin ya’kılûn(ya’kılûne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu yaratılışında göklerin ve yerin; ve halifeliğinde* gece ve gündüzün; ve gemilerde -ki akar bahrda236 faydalı olmasıyla insanlara-; indirdiğinde Allah'ın gökten bir sudan -öyle ki diriltti onunla** yeri ölümü sonrası onun***; ve yaydı orada**** her bir dâbbeden599-; ve evirip çevirmesinde gök180 ve yer arasındaki emre hazırlanmış rüzgârları ve bulutları; mutlak ayetlerdir237 akleden bir kavme/topluma.

Ahmed Samira Çevirisi

164 That in the skies’/space’s and the earth’s/Planet Earth’s creation, and the night’s and the daytime’s difference, and the ships which run/pass in the large body of water (sea) with what benefits the people, and what God descended from the sky from water, so He revived with it the earth after its death/lifelessness and He scattered/distributed , in it from every walker/creeper/crawler and sending away/diverting the winds/breezes and the clouds, the manipulated/subjugated between the sky and the earth, (are)signs/evidences (E) for a nation, reasoning/understanding .

Notlar

Not 1

*Yerine geçmesi.**Suyla.***Yerin.****Yerde.

6. En'âm Suresi

Ayet 38

Arapça Metin (Harekeli)

827|6|38|وَمَا مِن دَآبَّةٍ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا طَٰٓئِرٍ يَطِيرُ بِجَنَاحَيْهِ إِلَّآ أُمَمٌ أَمْثَالُكُم مَّا فَرَّطْنَا فِى ٱلْكِتَٰبِ مِن شَىْءٍ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّهِمْ يُحْشَرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

827|6|38|وما من دابه في الارض ولا طير يطير بجناحيه الا امم امثالكم ما فرطنا في الكتب من شي ثم الي ربهم يحشرون

Latin Literal

38. Ve mâ min dâbbetin fîl ardı ve lâ tâirin yatîru bi cenâhayhi illâ umemun emsâlukum, mâ farratnâ fîl kitâbi min şey’in summe ilâ rabbihim yuhşerûn(yuhşerûne).

Türkçe Çeviri

Ve olmaz hiçbir dâbbeden599 yerde; ve hiçbir kuş (ki) uçar iki kanadıyla; ancak bir ümmettir305 sizlerin misalleri/örnekleri*; ihmal etmiş değiliz kitapta** hiçbir şeyi; sonra Rablerine4 karşı haşredilirler556***.

Ahmed Samira Çevirisi

38 And (there is) not from a walker/creeper/crawler (creature) in the earth/Planet Earth and nor (a) bird (that) flies with its two wings, except (they are) nations similar/equal to you, We did not neglect/waste in The Book from a thing, then to their Lord they be gathered.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve olmaz وَمَا -
2 min hiçbir مِنْ -
3 dabbetin bir dabbeden دَابَّةٍ دبب
4 fi فِي -
5 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
6 ve la ve hiçbir وَلَا -
7 tairin kuş طَائِرٍ طير
8 yetiru uçar يَطِيرُ طير
9 bicenahayhi iki kanadıyla بِجَنَاحَيْهِ جنح
10 illa ancak إِلَّا -
11 umemun bir ümmettir أُمَمٌ امم
12 emsalukum sizin misalini أَمْثَالُكُمْ مثل
13 ma değildir مَا -
14 ferratna ihmal etmiş فَرَّطْنَا فرط
15 fi فِي -
16 l-kitabi kitapta الْكِتَابِ كتب
17 min hiçbir مِنْ -
18 şey'in şeyi شَيْءٍ شيا
19 summe sonra ثُمَّ -
20 ila karşı إِلَىٰ -
21 rabbihim Rablerine رَبِّهِمْ ربب
22 yuhşerune haşredilirler يُحْشَرُونَ حشر

Notlar

Not 1

*Çoğul gelmesi önemlidir. Anlarız ki insanların içinde de misaller/örnekler vardır. İnsanların farklı alt ümmetlere ayrılması gibi diğer canlılar da kendi içlerinde farklı ümmetlere/kategorilere ayrılır. Farklı tip maymunların olması gibi.**Evrenin geçmiş gelecek tüm kuantum bilgilerini içeren korunmuş, 2D (2 boyutlu) kitap/yazıt. Levh-i Mahfûz.***Onlar. Eril çoğul. Muhatap insanlar olduğu için insanların hasredilmesinin işaret edildiğini anlarız.

8. Enfâl Suresi

Ayet 22

Arapça Metin (Harekeli)

1182|8|22|إِنَّ شَرَّ ٱلدَّوَآبِّ عِندَ ٱللَّهِ ٱلصُّمُّ ٱلْبُكْمُ ٱلَّذِينَ لَا يَعْقِلُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1182|8|22|ان شر الدواب عند الله الصم البكم الذين لا يعقلون

Latin Literal

22. İnne şerred devâbbi indallâhis summul bukmullezîne lâ ya’kılûn(ya’kılûne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu şerli205 dâbbeler599 Allah'ın indinde/katında sağırlar702 ve dilsizlerdir702; kimselerdir (ki) akletmezler702.

Ahmed Samira Çevirisi

22 That the worst walker/creeper at God (is) the deaf, the mute those who do not reason/understand.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 şerra şerlisi شَرَّ شرر
3 d-devabbi dabbelerin الدَّوَابِّ دبب
4 inde indinde/katında عِنْدَ عند
5 llahi Allah اللَّهِ -
6 s-summu sağırlar الصُّمُّ صمم
7 l-bukmu ve dilsizlerdir الْبُكْمُ بكم
8 ellezine kimseler (ki) الَّذِينَ -
9 la لَا -
10 yea'kilune akletmezler يَعْقِلُونَ عقل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Şer, şer Kavram 205

205 Kötülük, fenalık.

Dâbbe Kavram 599

599 Hareket eden, debelenen, canlı her şey.

Yüce Allah katındaki/indindeki şerli dâbbe: Sağırlar ve dilsizlerdir; kimselerdir (ki) akletmezler, Kavram 702

702 Dâbbe kelimesi canlı şeyler için kullanılır. Anlarız ki kulakları olsa bile onunla işitmeyen, dilleri olduğu halde onunla hakkı/gerçeği dillendirmeyen, beyinleri ve kalpleri olduğu halde onunla akletmeyenler Yüce Allah katında en şerli, en kötü canlılardır.

8. Enfâl Suresi

Ayet 55

Arapça Metin (Harekeli)

1215|8|55|إِنَّ شَرَّ ٱلدَّوَآبِّ عِندَ ٱللَّهِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1215|8|55|ان شر الدواب عند الله الذين كفروا فهم لا يومنون

Latin Literal

55. İnne şerred devâbbi indallâhillezîne keferû fe hum lâ yu’minûn(yu’minûne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu dâbbelerin599 şerlisi Allah’ın indinde/katında kâfirlik25 etmiş kimselerdir; öyle ki onlar iman47 etmezler.

Ahmed Samira Çevirisi

55 That the worst walkers/creepers at God (are) those who disbelieved, so they do not believe.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Dâbbe Kavram 599

599 Hareket eden, debelenen, canlı her şey.

11. Hûd Suresi

Ayet 6

Arapça Metin (Harekeli)

1477|11|6|وَمَا مِن دَآبَّةٍ فِى ٱلْأَرْضِ إِلَّا عَلَى ٱللَّهِ رِزْقُهَا وَيَعْلَمُ مُسْتَقَرَّهَا وَمُسْتَوْدَعَهَا كُلٌّ فِى كِتَٰبٍ مُّبِينٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

1477|11|6|وما من دابه في الارض الا علي الله رزقها ويعلم مستقرها ومستودعها كل في كتب مبين

Latin Literal

6. Ve mâ min dâbbetin fil ardı illâ alâllâhi rızkuhâ ve ya’lemu mustekarrehâ ve mustevdeahâ, kullun fî kitâbin mubîn(mubînin).

Türkçe Çeviri

Ve yoktur hiçbir dâbbe599 yerde (ki) ancak Allah'a karşıdır rızkı onun*; ve bilir müstakarrını881 onun* ve müstavda'sın882 onun*; hepsi apaçık bir kitaptadır134.

Ahmed Samira Çevirisi

6 And (there is) none from a walker/creeper/crawler in the earth/Planet Earth except (that) on God (is) its provision, and He knows its settlement/establishment/affixation, and its depository/storage place , all (is) in (a) clear/explained Book .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve yoktur وَمَا -
2 min hiçbir مِنْ -
3 dabbetin dabbe دَابَّةٍ دبب
4 fi فِي -
5 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
6 illa dışında إِلَّا -
7 ala karşı عَلَى -
8 llahi Allah'a اللَّهِ -
9 rizkuha rızkı onun رِزْقُهَا رزق
10 ve yea'lemu ve bilir وَيَعْلَمُ علم
11 mustekarraha karar/kararlı yerini onun مُسْتَقَرَّهَا قرر
12 ve mustevdeaha ve veda ettiği yeri وَمُسْتَوْدَعَهَا ودع
13 kullun hepsi كُلٌّ كلل
14 fi فِي -
15 kitabin bir kitaptadır كِتَابٍ كتب
16 mubinin apaçık مُبِينٍ بين

Notlar

Not 1

*Dâbbenin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Dâbbe Kavram 599

599 Hareket eden, debelenen, canlı her şey.

11. Hûd Suresi

Ayet 56

Arapça Metin (Harekeli)

1527|11|56|إِنِّى تَوَكَّلْتُ عَلَى ٱللَّهِ رَبِّى وَرَبِّكُم مَّا مِن دَآبَّةٍ إِلَّا هُوَ ءَاخِذٌۢ بِنَاصِيَتِهَآ إِنَّ رَبِّى عَلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

1527|11|56|اني توكلت علي الله ربي وربكم ما من دابه الا هو اخذ بناصيتها ان ربي علي صرط مستقيم

Latin Literal

56. İnnî tevekkeltu alâllâhi rabbî ve rabbikum, mâ min dâbbetin illâ huve âhızun bi nâsıyetihâ, inne rabbî alâ sırâtın mustekîm(mustekîmin).

Türkçe Çeviri

Doğrusu ben* tevekkül79 ettim Allah'a karşı; Rabbime4; ve Rabbinize4; Yoktur hiçbir dâbbe599 dışında O’na**; (ki) tutandır*** perçemini919 onun****; doğrusu Rabbim4 üzerindedir dosdoğru bir yol.

Ahmed Samira Çevirisi

56 That I relied/depended on God, my Lord and your Lord, (there is) not from a walker/creeper except He is taking with its forehead/foreheads’ hair, that my Lord (is) on (a) straight/direct/balanced road/way .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inni doğrusu ben إِنِّي -
2 tevekkeltu tevekkül ettim تَوَكَّلْتُ وكل
3 ala karşı عَلَى -
4 llahi Allah'a اللَّهِ -
5 rabbi Rabbime رَبِّي ربب
6 ve rabbikum ve Rabbinize وَرَبِّكُمْ ربب
7 ma yoktur مَا -
8 min hiçbir مِنْ -
9 dabbetin dabbe دَابَّةٍ دبب
10 illa dışında إِلَّا -
11 huve O’na (ki) هُوَ -
12 ahizun tutandır اخِذٌ اخذ
13 binasiyetiha perçemini onun بِنَاصِيَتِهَا نصي
14 inne doğrusu إِنَّ -
15 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
16 ala üzeredir عَلَىٰ -
17 siratin bir yol صِرَاطٍ صرط
18 mustekimin dosdoğru مُسْتَقِيمٍ قوم

Notlar

Not 1

*Hûd.**Allah'a.***Allah.****Dâbbenin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Tevekkül Kavram 79

79 Vekil olarak yetkilendirmek, atamak, vazifelendirmek.

Dâbbe Kavram 599

599 Hareket eden, debelenen, canlı her şey.

16. Nahl Suresi

Ayet 49

Arapça Metin (Harekeli)

1948|16|49|وَلِلَّهِ يَسْجُدُ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ مِن دَآبَّةٍ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ وَهُمْ لَا يَسْتَكْبِرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1948|16|49|ولله يسجد ما في السموت وما في الارض من دابه والمليكه وهم لا يستكبرون

Latin Literal

49. Ve lillâhi yescudu mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ardı min dâbbetin vel melâiketu ve hum lâ yestekbirûn(yestekbirûne). (SECDE ÂYETİ)

Türkçe Çeviri

Ve Allah'a secde12 eder göklerdeki ve yerdeki bir dâbbeden599; ve melekler48 (de); ve onlar büyüklenmezler.

Ahmed Samira Çevirisi

49 And to God prostrates what (is) in the skies/space and what (is) in the earth/Planet Earth from a walker/creeper/crawler , and the angels , and they are not being arrogant.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velillahi ve Allah'a وَلِلَّهِ -
2 yescudu secde eder/teslim olur يَسْجُدُ سجد
3 ma مَا -
4 fi فِي -
5 s-semavati göklerdeki السَّمَاوَاتِ سمو
6 ve ma ve وَمَا -
7 fi فِي -
8 l-erdi yerdeki الْأَرْضِ ارض
9 min مِنْ -
10 dabbetin bir debelenenden/canlıdan دَابَّةٍ دبب
11 velmelaiketu ve melekler (de) وَالْمَلَائِكَةُ ملك
12 ve hum ve onlar وَهُمْ -
13 la لَا -
14 yestekbirune büyüklenmezler يَسْتَكْبِرُونَ كبر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

insanın secdesi Kavram 12

12 Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğmesi.

Melek-1 (Cibrîl benzeri şerefli elçi) Kavram 48

48 Yüce Allah'ın indinde/katında/arşında bulunan şerefli elçi Cibril benzeri varlıklar. Kendi iradeleri/akılları vardır. Ancak yaratılış gereği insanlardaki gibi fücur (psikanalizdeki 'id') sahibi değillerdir. Asla kötülük düşüncesi oluşturamazlar. İradeleriyle oluşturdukları her fikir mutlak ki takva içerir.

Dâbbe Kavram 599

599 Hareket eden, debelenen, canlı her şey.

16. Nahl Suresi

Ayet 61

Arapça Metin (Harekeli)

1960|16|61|وَلَوْ يُؤَاخِذُ ٱللَّهُ ٱلنَّاسَ بِظُلْمِهِم مَّا تَرَكَ عَلَيْهَا مِن دَآبَّةٍ وَلَٰكِن يُؤَخِّرُهُمْ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى فَإِذَا جَآءَ أَجَلُهُمْ لَا يَسْتَـْٔخِرُونَ سَاعَةً وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1960|16|61|ولو يواخذ الله الناس بظلمهم ما ترك عليها من دابه ولكن يوخرهم الي اجل مسمي فاذا جا اجلهم لا يستخرون ساعه ولا يستقدمون

Latin Literal

61. Ve lev yuâhızullâhun nâse bi zulmihim mâ tereke aleyhâ min dâbbetin ve lâkin yuahhıruhum ilâ ecelin musemmâ(musemmen), fe izâ câe eceluhum lâ yeste’hırûne sâaten ve lâ yestakdimûn(yestakdimûne).

Türkçe Çeviri

Ve şayet tutsaydı Allah insanları zulümleriyle257; terk eder* değildi üzerinde onun** hiçbir dâbbe599; velakin/fakat öteler*** onları belirlenmiş bir ecele kadar; öyle ki geldiği zaman ecelleri onların ötelenmezler bir saat****; ve kademe***** alamazlar.

Ahmed Samira Çevirisi

61 And if God punishes the people because of their injustice/oppression, He would not (have) left on it from a walker/creeper/crawler , and but He delays them to a named/identified term/time, so if their term/time came, they do not delay/lag behind an hour, and they do not advance/precede (an hour).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velev ve şayet وَلَوْ -
2 yu'ahizu tutsaydı يُؤَاخِذُ اخذ
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 n-nase insanları النَّاسَ نوس
5 bizulmihim zulümleriyle بِظُلْمِهِمْ ظلم
6 ma değildi مَا -
7 terake terk eder تَرَكَ ترك
8 aleyha üzerinde onun عَلَيْهَا -
9 min hiçbir مِنْ -
10 dabbetin dâbbe دَابَّةٍ دبب
11 velakin velakin/fakat وَلَٰكِنْ -
12 yu'ehhiruhum öteler onları يُؤَخِّرُهُمْ اخر
13 ila kadar إِلَىٰ -
14 ecelin bir ecele أَجَلٍ اجل
15 musemmen belirlenmiş مُسَمًّى سمو
16 feiza öyle ki فَإِذَا -
17 ca'e geldiği zaman جَاءَ جيا
18 eceluhum ecelleri onların أَجَلُهُمْ اجل
19 la لَا -
20 yeste'hirune ötelenmezler يَسْتَأْخِرُونَ اخر
21 saaten bir saat سَاعَةً سوع
22 ve la ve وَلَا -
23 yestekdimune kademe alamazlar يَسْتَقْدِمُونَ قدم

Notlar

Not 1

*Geride bırakır.**Yerin/yeryüzünün.***Allah.****An, zaman.****Kıdemlenemezler, gelişemezler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Dâbbe Kavram 599

599 Hareket eden, debelenen, canlı her şey.

24. Nûr Suresi

Ayet 45

Arapça Metin (Harekeli)

2834|24|45|وَٱللَّهُ خَلَقَ كُلَّ دَآبَّةٍ مِّن مَّآءٍ فَمِنْهُم مَّن يَمْشِى عَلَىٰ بَطْنِهِۦ وَمِنْهُم مَّن يَمْشِى عَلَىٰ رِجْلَيْنِ وَمِنْهُم مَّن يَمْشِى عَلَىٰٓ أَرْبَعٍ يَخْلُقُ ٱللَّهُ مَا يَشَآءُ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

2834|24|45|والله خلق كل دابه من ما فمنهم من يمشي علي بطنه ومنهم من يمشي علي رجلين ومنهم من يمشي علي اربع يخلق الله ما يشا ان الله علي كل شي قدير

Latin Literal

45. Vallâhu halaka kulle dâbbetin min mâin, fe minhum men yemşî alâ batnih(batnihi) ve minhum men yemşî alâ ricleyn(ricleyni) ve minhum men yemşî alâ erba’(erbain), yahlukullâhu mâ yeşâu, innellâhe alâ kulli şey’in kadîr(kadîrun).

Türkçe Çeviri

Ve Allah yarattı her bir dâbbeyi599 mayiden*; öyle ki onlardan kimi yürür karnı üzerinde; ve onlardan kimi yürür iki ayak üzerinde; ve onlardan kimi yürür dört üzerinde; yaratır Allah dilediğini; doğrusu Allah her bir şey üzerine bir Kadîr’dir177.

Ahmed Samira Çevirisi

45 And God created every/each walker/creeper/crawler from water, so from them who walks (moves) on its belly , and from them who walks on two feet, and from them who walks on four, God creates what He wills/wants , that truly God (is) on every thing capable/powerful .

Notlar

Not 1

*Sudan, sıvıdan; tüm akışkanları da kapsar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kadîr Kavram 177

177 Ölçeklendiren, derecelendiren, değerini belirleyen.

Dâbbe Kavram 599

599 Hareket eden, debelenen, canlı her şey.

34. Sebe' Suresi

Ayet 14

Arapça Metin (Harekeli)

3618|34|14|فَلَمَّا قَضَيْنَا عَلَيْهِ ٱلْمَوْتَ مَا دَلَّهُمْ عَلَىٰ مَوْتِهِۦٓ إِلَّا دَآبَّةُ ٱلْأَرْضِ تَأْكُلُ مِنسَأَتَهُۥ فَلَمَّا خَرَّ تَبَيَّنَتِ ٱلْجِنُّ أَن لَّوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ ٱلْغَيْبَ مَا لَبِثُوا۟ فِى ٱلْعَذَابِ ٱلْمُهِينِ

Arapça Metin (Harekesiz)

3618|34|14|فلما قضينا عليه الموت ما دلهم علي موته الا دابه الارض تاكل منساته فلما خر تبينت الجن ان لو كانوا يعلمون الغيب ما لبثوا في العذاب المهين

Latin Literal

14. Fe lemmâ kadaynâ aleyhil mevte mâ dellehum alâ mevtihî illâ dâbbetul ardı te’kulu minseeteh(minseetehu), fe lemmâ harre tebeyyenetil cinnu en lev kânû ya’lemûnel gaybe mâ lebisû fîl azâbil muhîn(muhîni).

Türkçe Çeviri

Öyle ki ne zaman tamamladık ona* ölümü644**; göstermiş değildi onlara ölümünü** onun***; onun*** değneğini/bastonunu yiyen bir yer/yeryüzü dâbbesi599 dışında; öyle ki ne zaman yere kapandı****; beyan oldu226 cinne91; ki eğer olsalardı bilirler***** gaybı62; kalır değillerdi***** alçaltıcı/yıkıcı azapta.

Ahmed Samira Çevirisi

14 So when We ordered/accomplished on him the death/lifelessness, nothing guided/lead them on (to) his death/lifelessness except the land’s/Earth’s walker/creeper/crawler , eating his shepherd’s staff/stick, so when he fell down the Jinns clarified/explained (to themselves) that (E) if they were knowing the absent/covered , they would not have stayed/remained/waited in the torture the disgracing/degrading.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
2 kadeyna karara bağladık قَضَيْنَا قضي
3 aleyhi ona (Süleyman’a) عَلَيْهِ -
4 l-mevte ölümü الْمَوْتَ موت
5 ma değildi مَا -
6 dellehum göstermiş onlara, دَلَّهُمْ دلل
7 ala عَلَىٰ -
8 mevtihi ölümünü (Süleyman’ın) مَوْتِهِ موت
9 illa dışında إِلَّا -
10 dabbetu bir yer canlısı دَابَّةُ دبب
11 l-erdi yer/yeryüzü الْأَرْضِ ارض
12 te'kulu yer تَأْكُلُ اكل
13 minseetehu değneğini/bastonunu onun مِنْسَأَتَهُ نسا
14 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
15 harra yere kapandı (Süleyman) خَرَّ خرر
16 tebeyyeneti beyan oldu/deklere oldu تَبَيَّنَتِ بين
17 l-cinnu cinne الْجِنُّ جنن
18 en ki أَنْ -
19 lev eğer لَوْ -
20 kanu olsalardı كَانُوا كون
21 yea'lemune bilirler يَعْلَمُونَ علم
22 l-gaybe bilinmeyeni/görünmeyeni/gaybı الْغَيْبَ غيب
23 ma değil مَا -
24 lebisu kalırlar لَبِثُوا لبث
25 fi فِي -
26 l-azabi azapta الْعَذَابِ عذب
27 l-muhini alçaltıcı/yıkıcı الْمُهِينِ هون

Notlar

Not 1

*Süleyman’a.**Sizin ölüm olarak tanımladığınız şeyi. Tüm resûller tıpkı resûl Îsâ gibi sadece vefat ettirilmiştir. İnsanların ölüm tanımı gibi bir olay gerçekleşse de gerçek anlamda ölmemişlerdir. Bilinçleri kaybolmadan Yüce Allah'ın indinde/katında bulunan selam diyarına/yurduna yerleştirilmişlerdir ve orada Rableri tarafından rızıklandırılmaktadırlar. Tıpkı Yüce Allah yolunda katledilen kimseler gibi. İnsanlar Yüce Allah yolunda katledilen kimseleri kendi tanımlarıyla ölü olarak görseler de aslında o kimseler gerçek anlamda ölmemektedirler. İnsanlar sadece bu durumun şuuruna varamamaktadırlar; anlayamamaktadırlar. ***Süleyman’ın.****Süleyman.*****Cinler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gayb Kavram 62

62 Bilinmeyen, görünmeyen, gizli, saklı.

Cin, yabancı insanlar Kavram 91

91 Görünmeyen, gizli, örtülü. Anne rahminde yaratılan fetüs dışardan görülemediği için cenin olarak işaret edilir. Mecnun da aklı örtülmüş, gizlenmiş kimseler için kullanılır. Yeşilliklerle örtülü olması nedeniyle cennet kelimesi de aynı kökten türemiştir. Cin kelimesinin işaret ettiği şey/şeyler Rabbimizin ayette işaret ettiği şeye göre değişir. Bunlar;Bir yerleşim yerinde yaşayan insanların/halkın daha önce görmediği, o kimselere gizli kalmış, örtülü kalmış yabancı kimseler/insanlar için kullanılır. Kur'an dinlemek için Muhammed peygambere gelen yabancı insanlar ve Süleyman peygamberin ordusunda görev yapan yabancı insanlar. İblîs ve onun soyu olan varlıklar da cin olarak işaret edilir. Görünür, elle tutulur olan maddeden/atomlardan yaratılmadıkları için Rabbimiz onları da cin kelimesiyle işaret etmektedir.

Beyan Kavram 226

226 Deklere etmek, bildirmek, belli etmek, ifade etmek.

Dâbbe Kavram 599

599 Hareket eden, debelenen, canlı her şey.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 599: Dâbbe

Kavram Bilgisi

Kavram Adı: Dâbbe

Kavram No: 599

Kısa Açıklama: 599 Hareket eden, debelenen, canlı her şey.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 10

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Bakara Suresi - Ayet 164

Türkçe Meal: Doğrusu yaratılışında göklerin ve yerin; ve halifeliğinde * gece ve gündüzün; ve gemilerde -ki akar bahrda 236 faydalı olmasıyla insanlara-; indirdiğinde Allah'ın gökten bir sudan -öyle ki diriltti onunla ** yeri ölümü sonrası onun *** ; ve yaydı orada **** her bir dâbbeden 599 -; ve evirip çevirmesinde gök 180 ve yer arasındaki emre hazırlanmış rüzgârları ve bulutları; mutlak ayetlerdir 237 akleden bir kavme/topluma.

Arapça: 171|2|164|ان في خلق السموت والارض واختلف اليل والنهار والفلك التي تجري في البحر بما ينفع الناس وما انزل الله من السما من ما فاحيا به الارض بعد موتها وبث فيها من كل دابه وتصريف الريح والسحاب المسخر بين السما والارض لايت لقوم يعقلون

En'âm Suresi - Ayet 38

Türkçe Meal: Ve olmaz hiçbir dâbbeden 599 yerde; ve hiçbir kuş (ki) uçar iki kanadıyla; ancak bir ümmettir 305 sizlerin misalleri/örnekleri * ; ihmal etmiş değiliz kitapta ** hiçbir şeyi; sonra Rablerine 4 karşı haşredilirler 556 ***.

Arapça: 827|6|38|وما من دابه في الارض ولا طير يطير بجناحيه الا امم امثالكم ما فرطنا في الكتب من شي ثم الي ربهم يحشرون

Enfâl Suresi - Ayet 22

Türkçe Meal: Doğrusu şerli 205 dâbbeler 599 Allah'ın indinde/katında sağırlar 702 ve dilsizlerdir 702 ; kimselerdir (ki) akletmezler 702 .

Arapça: 1182|8|22|ان شر الدواب عند الله الصم البكم الذين لا يعقلون

Enfâl Suresi - Ayet 55

Türkçe Meal: Doğrusu dâbbelerin 599 şerlisi Allah’ın indinde/katında kâfirlik 25 etmiş kimselerdir; öyle ki onlar iman 47 etmezler.

Arapça: 1215|8|55|ان شر الدواب عند الله الذين كفروا فهم لا يومنون

Hûd Suresi - Ayet 6

Türkçe Meal: Ve yoktur hiçbir dâbbe 599 yerde (ki) ancak Allah'a karşıdır rızkı onun * ; ve bilir müstakarrını 881 onun * ve müstavda'sın 882 onun * ; hepsi apaçık bir kitaptadır 134 .

Arapça: 1477|11|6|وما من دابه في الارض الا علي الله رزقها ويعلم مستقرها ومستودعها كل في كتب مبين

Hûd Suresi - Ayet 56

Türkçe Meal: Doğrusu ben * tevekkül 79 ettim Allah'a karşı; Rabbime 4 ; ve Rabbinize 4 ; Yoktur hiçbir dâbbe 599 dışında O’na ** ; (ki) tutandır *** perçemini 919 onun **** ; doğrusu Rabbim 4 üzerindedir dosdoğru bir yol.

Arapça: 1527|11|56|اني توكلت علي الله ربي وربكم ما من دابه الا هو اخذ بناصيتها ان ربي علي صرط مستقيم

Nahl Suresi - Ayet 49

Türkçe Meal: Ve Allah'a secde 12 eder göklerdeki ve yerdeki bir dâbbeden 599 ; ve melekler 48 (de); ve onlar büyüklenmezler.

Arapça: 1948|16|49|ولله يسجد ما في السموت وما في الارض من دابه والمليكه وهم لا يستكبرون

Nahl Suresi - Ayet 61

Türkçe Meal: Ve şayet tutsaydı Allah insanları zulümleriyle 257 ; terk eder * değildi üzerinde onun ** hiçbir dâbbe 599 ; velakin/fakat öteler *** onları belirlenmiş bir ecele kadar; öyle ki geldiği zaman ecelleri onların ötelenmezler bir saat **** ; ve kademe ***** alamazlar.

Arapça: 1960|16|61|ولو يواخذ الله الناس بظلمهم ما ترك عليها من دابه ولكن يوخرهم الي اجل مسمي فاذا جا اجلهم لا يستخرون ساعه ولا يستقدمون

Nûr Suresi - Ayet 45

Türkçe Meal: Ve Allah yarattı her bir dâbbeyi 599 mayiden * ; öyle ki onlardan kimi yürür karnı üzerinde; ve onlardan kimi yürür iki ayak üzerinde; ve onlardan kimi yürür dört üzerinde; yaratır Allah dilediğini; doğrusu Allah her bir şey üzerine bir Kadîr’dir 177 .

Arapça: 2834|24|45|والله خلق كل دابه من ما فمنهم من يمشي علي بطنه ومنهم من يمشي علي رجلين ومنهم من يمشي علي اربع يخلق الله ما يشا ان الله علي كل شي قدير

Sebe' Suresi - Ayet 14

Türkçe Meal: Öyle ki ne zaman tamamladık ona * ölümü 644 **; göstermiş değildi onlara ölümünü ** onun *** ; onun *** değneğini/bastonunu yiyen bir yer/yeryüzü dâbbesi 599 dışında; öyle ki ne zaman yere kapandı **** ; beyan oldu 226 cinne 91 ; ki eğer olsalardı bilirler ***** gaybı 62 ; kalır değillerdi ***** alçaltıcı/yıkıcı azapta.

Arapça: 3618|34|14|فلما قضينا عليه الموت ما دلهم علي موته الا دابه الارض تاكل منساته فلما خر تبينت الجن ان لو كانوا يعلمون الغيب ما لبثوا في العذاب المهين