Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 283: Sihir

Bu kavram 8 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

283Normal şartlarda gerçekleşmesi imkânsız olan bir şeyi bazı yöntemlerle gerçekmiş gibi gösterip insanları inandırmaktır. Hükümdarın yanındaki sihirbazlar kendilerine göre çok ciddi işler yaparlardı. Gökyüzündeki gezegenlerin ve yıldızların pozisyonuna göre kral için tahminlerde bulunurlardı. Akıllarınca kralları şeytânlardan, cadılarda, kötü ruhlardan koruyacak bazı ritüeller yaparlardı. Savaşlarda başarı sağlamak için sözde tanrılarla bağlantılı ritüeller yaparlardı. Defin merasimlerinde akıllarınca ölen kişinin ruhunu koruyacak tılsımlar yaparlardı. Kralın tahtının bulunduğu mekânın girişlerini koruyan heykeller yaparlardı. Bu heykeller öyle tasarlanırdı ki ışık ve gölge oyunları ile sanki kötü ruhların oraya girmesini engelliyormuş gibi bir izlenim oluştururlardı. Eğitimli sihirbazların halüsinojen mantar ve bitki yapraklarını kullanarak telkin terapisiyle (hipnoz; ‘mesmerism’) insanların bilinçaltlarını düşünceler ekebildiğini bilmekteyiz.

2. Bakara Suresi

Ayet 102

Arapça Metin (Harekeli)

109|2|102|وَٱتَّبَعُوا۟ مَا تَتْلُوا۟ ٱلشَّيَٰطِينُ عَلَىٰ مُلْكِ سُلَيْمَٰنَ وَمَا كَفَرَ سُلَيْمَٰنُ وَلَٰكِنَّ ٱلشَّيَٰطِينَ كَفَرُوا۟ يُعَلِّمُونَ ٱلنَّاسَ ٱلسِّحْرَ وَمَآ أُنزِلَ عَلَى ٱلْمَلَكَيْنِ بِبَابِلَ هَٰرُوتَ وَمَٰرُوتَ وَمَا يُعَلِّمَانِ مِنْ أَحَدٍ حَتَّىٰ يَقُولَآ إِنَّمَا نَحْنُ فِتْنَةٌ فَلَا تَكْفُرْ فَيَتَعَلَّمُونَ مِنْهُمَا مَا يُفَرِّقُونَ بِهِۦ بَيْنَ ٱلْمَرْءِ وَزَوْجِهِۦ وَمَا هُم بِضَآرِّينَ بِهِۦ مِنْ أَحَدٍ إِلَّا بِإِذْنِ ٱللَّهِ وَيَتَعَلَّمُونَ مَا يَضُرُّهُمْ وَلَا يَنفَعُهُمْ وَلَقَدْ عَلِمُوا۟ لَمَنِ ٱشْتَرَىٰهُ مَا لَهُۥ فِى ٱلْءَاخِرَةِ مِنْ خَلَٰقٍ وَلَبِئْسَ مَا شَرَوْا۟ بِهِۦٓ أَنفُسَهُمْ لَوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

109|2|102|واتبعوا ما تتلوا الشيطين علي ملك سليمن وما كفر سليمن ولكن الشيطين كفروا يعلمون الناس السحر وما انزل علي الملكين ببابل هروت ومروت وما يعلمان من احد حتي يقولا انما نحن فتنه فلا تكفر فيتعلمون منهما ما يفرقون به بين المر وزوجه وما هم بضارين به من احد الا باذن الله ويتعلمون ما يضرهم ولا ينفعهم ولقد علموا لمن اشتريه ما له في الاخره من خلق ولبيس ما شروا به انفسهم لو كانوا يعلمون

Latin Literal

102. Vettebeû mâ tetlûş şeyâtînu alâ mulki suleymân(suleymâne) ve mâ kefere suleymânu ve lâkinneş şeyâtîne keferû yuallimûnen nâses sihrâ, ve mâ unzile alel melekeyni bi bâbile hârûte ve mârût(mârûte), ve mâ yuallimâni min ehadin hattâ yekûlâ innemâ nahnu fitnetun fe lâ tekfur fe yeteallemûne minhumâ mâ yuferrikûne bihî beynel mer’i ve zevcih(zevcihî), ve mâ hum bi dârrîne bihî min ehadin illâ bi iznillâh(iznillâhi), ve yeteallemûne mâ yadurruhum ve lâ yenfeuhum ve lekad alimû le menişterâhu mâ lehu fîl âhireti min halâkın, ve le bi’se mâ şerev bihî enfusehum lev kânû ya’lemûn(ya’lemûne).

Türkçe Çeviri

Ve tabi oldular şeytânların29* okuduğuna; Süleyman'ın mülkü üzerine; ve kâfirlik25 etmiş değildi Süleyman; fakat şeytânlar29* kâfirlik25 ettiler; öğretirler (şeytânlar) insanlara sihri283; ve indirileni/bahşedileni iki melik** üzerine; Babil'de***; Harut284 ve Marut284; ve öğretir değildi o ikisi bir şeyden; ancak der ikisi: “Doğrusu biz bir fitneyiz/bir testiz/bir sınavız****; öyle ki; kâfirlik25 etme”; öyle ki öğrenirler (şeytânlar) ikisinden şeyi ki ayırırlar onunla adam ve eşinin arasını*****; ve değildir onlar (şeytânlar) zarar verenler onunla bir şeyden; ancak Allah’ın izniyle; ve öğrenirler zarar vereni kendilerine; ve yarar vermez kendilerine; ant olsun bildiler; mutlak ki kim satın aldı onu yoktur ona ahirette bir nasipten; ve mutlak kötüdür satın almış oldukları onunla; kendi nefislerine; keşke olmuş olsalardı bilirler.

Ahmed Samira Çevirisi

102 And they followed what the devils read/recite on Soliman’s kingdom/ownership and Soliman did not disbelieve, and but the devils disbelieved. They teach the people the magic/sorcery and what was descended on the two kings/angels Harut and Marutat Babylon, and they (B) do not teach from anyone until they (B) say: "But we are a test , so do not disbelieve". So they learn from them (B) what they separate with it between the human/man and his wife, and they are not with harming with it from anyone except with God’s permission. And they learn what harms them and does not benefit them, and they had known for who (E) bought it, (there is) no share of blessing/fortune for him in the end (other life), and how bad (E) (is) what they bought/volunteered with it themselves, if they were knowing?

Notlar

Not 1

*Doğrudan saptırıcı, iyiyi bozucu, iyiden uzaklaştırıcı insanlar. **Hükümdar, hünkâr, kral.***Antik Babil. MÖ 1300 yılları. Irak’ın başkenti Bağdat’ın 100 km güneyinde bulunan antik Babil krallığının başkenti. Antik Yahudiya krallığıyla komşu. ****Öğrenilen telkin ve hipnoz teknikleri iyi ya da kötü yönde kullanılabilir. Öğrenen kimse için büyük bir fitne/test/sınav olacaktır. *****Telkin hipnoz teknikleri öyle etkilidir ki karı-koca arasındaki sıkı bağı bile koparır. Bir kocaya ya da kadına eşinin kendisini aldattığı yönünde telkin verilirse mutlak ki etkisi çok fazla olur.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sihir Kavram 283

283 Normal şartlarda gerçekleşmesi imkânsız olan bir şeyi bazı yöntemlerle gerçekmiş gibi gösterip insanları inandırmaktır. Hükümdarın yanındaki sihirbazlar kendilerine göre çok ciddi işler yaparlardı. Gökyüzündeki gezegenlerin ve yıldızların pozisyonuna göre kral için tahminlerde bulunurlardı. Akıllarınca kralları şeytânlardan, cadılarda, kötü ruhlardan koruyacak bazı ritüeller yaparlardı. Savaşlarda başarı sağlamak için sözde tanrılarla bağlantılı ritüeller yaparlardı. Defin merasimlerinde akıllarınca ölen kişinin ruhunu koruyacak tılsımlar yaparlardı. Kralın tahtının bulunduğu mekânın girişlerini koruyan heykeller yaparlardı. Bu heykeller öyle tasarlanırdı ki ışık ve gölge oyunları ile sanki kötü ruhların oraya girmesini engelliyormuş gibi bir izlenim oluştururlardı. Eğitimli sihirbazların halüsinojen mantar ve bitki yapraklarını kullanarak telkin terapisiyle (hipnoz; ‘mesmerism’) insanların bilinçaltlarını düşünceler ekebildiğini bilmekteyiz.

17. İsrâ Suresi

Ayet 47

Arapça Metin (Harekeli)

2074|17|47|نَّحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَسْتَمِعُونَ بِهِۦٓ إِذْ يَسْتَمِعُونَ إِلَيْكَ وَإِذْ هُمْ نَجْوَىٰٓ إِذْ يَقُولُ ٱلظَّٰلِمُونَ إِن تَتَّبِعُونَ إِلَّا رَجُلًا مَّسْحُورًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2074|17|47|نحن اعلم بما يستمعون به اذ يستمعون اليك واذ هم نجوي اذ يقول الظلمون ان تتبعون الا رجلا مسحورا

Latin Literal

47. Nahnu a’lemu bimâ yestemiûne bihî iz yestemiûne ileyke ve iz hum necvâ iz yekûluz zâlimûne in tettebiûne illâ raculen meshûrâ(meshûran).

Türkçe Çeviri

Biz daha iyi bileniz işittiklerini kendisini; işitirlerken seni ve onlar fısıldaşanlarken; derlerken zalimler257: "Değilsiniz tabi olur sihre283 kaptırılan bir adam dışında."

Ahmed Samira Çevirisi

47 We (are) more knowledgeable with what they hear/listen with it, when they hear/listen to you, and when they are confidentially talking/secretly conversing, when the unjust/oppressive say: "That (E) you follow except a bewitched/enchanted man."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 nehnu biz نَحْنُ -
2 ea'lemu daha iyi bileniz أَعْلَمُ علم
3 bima بِمَا -
4 yestemiune işittiklerini يَسْتَمِعُونَ سمع
5 bihi kendisini بِهِ -
6 iz إِذْ -
7 yestemiune işitirlerken يَسْتَمِعُونَ سمع
8 ileyke seni إِلَيْكَ -
9 ve iz ve وَإِذْ -
10 hum onlar هُمْ -
11 necva fısıldaşanlarken نَجْوَىٰ نجو
12 iz إِذْ -
13 yekulu derlerken يَقُولُ قول
14 z-zalimune zalimler الظَّالِمُونَ ظلم
15 in değilsiniz إِنْ -
16 tettebiune tabi olur تَتَّبِعُونَ تبع
17 illa dışında إِلَّا -
18 raculen bir adam رَجُلًا رجل
19 meshuran sihre kapılmış مَسْحُورًا سحر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sihir Kavram 283

283 Normal şartlarda gerçekleşmesi imkânsız olan bir şeyi bazı yöntemlerle gerçekmiş gibi gösterip insanları inandırmaktır. Hükümdarın yanındaki sihirbazlar kendilerine göre çok ciddi işler yaparlardı. Gökyüzündeki gezegenlerin ve yıldızların pozisyonuna göre kral için tahminlerde bulunurlardı. Akıllarınca kralları şeytânlardan, cadılarda, kötü ruhlardan koruyacak bazı ritüeller yaparlardı. Savaşlarda başarı sağlamak için sözde tanrılarla bağlantılı ritüeller yaparlardı. Defin merasimlerinde akıllarınca ölen kişinin ruhunu koruyacak tılsımlar yaparlardı. Kralın tahtının bulunduğu mekânın girişlerini koruyan heykeller yaparlardı. Bu heykeller öyle tasarlanırdı ki ışık ve gölge oyunları ile sanki kötü ruhların oraya girmesini engelliyormuş gibi bir izlenim oluştururlardı. Eğitimli sihirbazların halüsinojen mantar ve bitki yapraklarını kullanarak telkin terapisiyle (hipnoz; ‘mesmerism’) insanların bilinçaltlarını düşünceler ekebildiğini bilmekteyiz.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 58

Arapça Metin (Harekeli)

2404|20|58|فَلَنَأْتِيَنَّكَ بِسِحْرٍ مِّثْلِهِۦ فَٱجْعَلْ بَيْنَنَا وَبَيْنَكَ مَوْعِدًا لَّا نُخْلِفُهُۥ نَحْنُ وَلَآ أَنتَ مَكَانًا سُوًى

Arapça Metin (Harekesiz)

2404|20|58|فلناتينك بسحر مثله فاجعل بيننا وبينك موعدا لا نخلفه نحن ولا انت مكانا سوي

Latin Literal

58. Fe le ne’tiyenneke bi sıhrin mislihî fec’al beynenâ ve beyneke mev’ıden lâ nuhlifuhu nahnu ve lâ ente mekânen suvâ(suven).

Türkçe Çeviri

"Öyle ki mutlak geliriz* sana** onun*** misli870 bir sihirle283; öyle ki yap aramıza ve arana bir vaat**** (ki) ihtilaf etmez***** ona biz ve ne de sen seviyeli/düzgün bir mekan (olarak)."

Ahmed Samira Çevirisi

58 So we will come to you, with magic/sorcery equal/alike to it, so make/put between us and between you an appointment we do not break it, we and nor you, a place/position equally distanced/just .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felene'tiyenneke öyle ki mutlak geliriz sana فَلَنَأْتِيَنَّكَ اتي
2 bisihrin bir sihirle بِسِحْرٍ سحر
3 mislihi misli onun مِثْلِهِ مثل
4 fec'al öyle ki yap فَاجْعَلْ جعل
5 beynena aramızla بَيْنَنَا بين
6 ve beyneke ve arana وَبَيْنَكَ بين
7 mev'iden bir vaat yeri مَوْعِدًا وعد
8 la لَا -
9 nuhlifuhu ihtilaf etmez ona نُخْلِفُهُ خلف
10 nehnu biz نَحْنُ -
11 ve la ve ne de وَلَا -
12 ente sen أَنْتَ -
13 mekanen bir mekan مَكَانًا كون
14 suven seviyeli/düzgün سُوًى سوي

Notlar

Not 1

*Firavun ve ahalisi.**Mûsâ.***Ayetin.****Zaman ve yer vaadi.*****Anlaşmazlık etmez.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sihir Kavram 283

283 Normal şartlarda gerçekleşmesi imkânsız olan bir şeyi bazı yöntemlerle gerçekmiş gibi gösterip insanları inandırmaktır. Hükümdarın yanındaki sihirbazlar kendilerine göre çok ciddi işler yaparlardı. Gökyüzündeki gezegenlerin ve yıldızların pozisyonuna göre kral için tahminlerde bulunurlardı. Akıllarınca kralları şeytânlardan, cadılarda, kötü ruhlardan koruyacak bazı ritüeller yaparlardı. Savaşlarda başarı sağlamak için sözde tanrılarla bağlantılı ritüeller yaparlardı. Defin merasimlerinde akıllarınca ölen kişinin ruhunu koruyacak tılsımlar yaparlardı. Kralın tahtının bulunduğu mekânın girişlerini koruyan heykeller yaparlardı. Bu heykeller öyle tasarlanırdı ki ışık ve gölge oyunları ile sanki kötü ruhların oraya girmesini engelliyormuş gibi bir izlenim oluştururlardı. Eğitimli sihirbazların halüsinojen mantar ve bitki yapraklarını kullanarak telkin terapisiyle (hipnoz; ‘mesmerism’) insanların bilinçaltlarını düşünceler ekebildiğini bilmekteyiz.

Misal, misil, çoğulu emsal. Kavram 870

870 Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 63

Arapça Metin (Harekeli)

2409|20|63|قَالُوٓا۟ إِنْ هَٰذَٰنِ لَسَٰحِرَٰنِ يُرِيدَانِ أَن يُخْرِجَاكُم مِّنْ أَرْضِكُم بِسِحْرِهِمَا وَيَذْهَبَا بِطَرِيقَتِكُمُ ٱلْمُثْلَىٰ

Arapça Metin (Harekesiz)

2409|20|63|قالوا ان هذن لسحرن يريدان ان يخرجاكم من ارضكم بسحرهما ويذهبا بطريقتكم المثلي

Latin Literal

63. Kâlû in hâzâni le sâhirâni yurîdâni en yuhricâkum min ardıkum bi sihrihimâ ve yezhebâ bi tarîkatikumul muslâ.

Türkçe Çeviri

Dediler*: "Doğrusu bunlar** mutlak iki sihirbazdır283; arzularlar** ki çıkarsınlar** sizleri yerinizden sihirleriyle283 ve gidersinler** tarîkatınızı532 bir misal870****(olarak).

Ahmed Samira Çevirisi

63 They said: "That those two (are) two magicians/sorcerers (E), they (B) want/intend that they (B) bring you out from your land/Earth with their (B)’s magic/sorcery, and they (B) go/eliminate with your way/religious approach/habit the best example.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 in doğrusu إِنْ -
3 hazani bu ikisi هَٰذَانِ -
4 lesahirani mutlak iki sihirbazdır لَسَاحِرَانِ سحر
5 yuridani arzular ikisi يُرِيدَانِ رود
6 en ki أَنْ -
7 yuhricakum çıkarsın ikisi sizleri يُخْرِجَاكُمْ خرج
8 min مِنْ -
9 erdikum yerinizden sizlerin أَرْضِكُمْ ارض
10 bisihrihima ikisinin sihriyle بِسِحْرِهِمَا سحر
11 ve yezheba ve gidersin ikisi وَيَذْهَبَا ذهب
12 bitarikatikumu tarîkatınızı بِطَرِيقَتِكُمُ طرق
13 l-musla bir misal (olarak) الْمُثْلَىٰ مثل

Notlar

Not 1

*Firavun ve ahalisi.**Mûsâ ve Hârûn. İkisi.***Sihir yapan kimse.****Örnek olsun.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sihir Kavram 283

283 Normal şartlarda gerçekleşmesi imkânsız olan bir şeyi bazı yöntemlerle gerçekmiş gibi gösterip insanları inandırmaktır. Hükümdarın yanındaki sihirbazlar kendilerine göre çok ciddi işler yaparlardı. Gökyüzündeki gezegenlerin ve yıldızların pozisyonuna göre kral için tahminlerde bulunurlardı. Akıllarınca kralları şeytânlardan, cadılarda, kötü ruhlardan koruyacak bazı ritüeller yaparlardı. Savaşlarda başarı sağlamak için sözde tanrılarla bağlantılı ritüeller yaparlardı. Defin merasimlerinde akıllarınca ölen kişinin ruhunu koruyacak tılsımlar yaparlardı. Kralın tahtının bulunduğu mekânın girişlerini koruyan heykeller yaparlardı. Bu heykeller öyle tasarlanırdı ki ışık ve gölge oyunları ile sanki kötü ruhların oraya girmesini engelliyormuş gibi bir izlenim oluştururlardı. Eğitimli sihirbazların halüsinojen mantar ve bitki yapraklarını kullanarak telkin terapisiyle (hipnoz; ‘mesmerism’) insanların bilinçaltlarını düşünceler ekebildiğini bilmekteyiz.

Tarîkat Kavram 532

532 Tarik, yol, patika, metot, rota.

Misal, misil, çoğulu emsal. Kavram 870

870 Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 69

Arapça Metin (Harekeli)

2415|20|69|وَأَلْقِ مَا فِى يَمِينِكَ تَلْقَفْ مَا صَنَعُوٓا۟ إِنَّمَا صَنَعُوا۟ كَيْدُ سَٰحِرٍ وَلَا يُفْلِحُ ٱلسَّاحِرُ حَيْثُ أَتَىٰ

Arapça Metin (Harekesiz)

2415|20|69|والق ما في يمينك تلقف ما صنعوا انما صنعوا كيد سحر ولا يفلح الساحر حيث اتي

Latin Literal

69. Ve elkı mâ fî yemînike telkaf mâ sanaû, innemâ sanaû keydu sâhır(sâhırin), ve lâ yuflihus sâhıru haysu etâ.

Türkçe Çeviri

Ve at sağ elindekini (ki) kapar ürettiklerini*; ancak ki ürettikleri* bir sihirbaz283 stratejisidir; ve iflah326 olmaz sihirbaz283 her nereye geldi.

Ahmed Samira Çevirisi

69 And throw/throw away what (is) in your right (hand), it snatches/swallows quickly what they made/performed , truly they made/performed a magician’s/sorcerer’s plot/deceit/manipulation , and the magician/sorcerer does not succeed/win where/when he came/destroyed.218

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve elki ve at وَأَلْقِ لقي
2 ma مَا -
3 fi فِي -
4 yeminike sağ elindekini يَمِينِكَ يمن
5 telkaf kapar تَلْقَفْ لقف
6 ma مَا -
7 saneu sanayi olarak ürettiklerini صَنَعُوا صنع
8 innema ancak ki إِنَّمَا -
9 saneu sanayi olarak ürettikleri صَنَعُوا صنع
10 keydu stratejisidir كَيْدُ كيد
11 sahirin bir sihirbaz سَاحِرٍ سحر
12 ve la ve وَلَا -
13 yuflihu iflah olmaz يُفْلِحُ فلح
14 s-sahiru sihirbaz السَّاحِرُ سحر
15 haysu her nereye حَيْثُ حيث
16 eta geldi أَتَىٰ اتي

Notlar

Not 1

*Sanayi olarak üretim.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sihir Kavram 283

283 Normal şartlarda gerçekleşmesi imkânsız olan bir şeyi bazı yöntemlerle gerçekmiş gibi gösterip insanları inandırmaktır. Hükümdarın yanındaki sihirbazlar kendilerine göre çok ciddi işler yaparlardı. Gökyüzündeki gezegenlerin ve yıldızların pozisyonuna göre kral için tahminlerde bulunurlardı. Akıllarınca kralları şeytânlardan, cadılarda, kötü ruhlardan koruyacak bazı ritüeller yaparlardı. Savaşlarda başarı sağlamak için sözde tanrılarla bağlantılı ritüeller yaparlardı. Defin merasimlerinde akıllarınca ölen kişinin ruhunu koruyacak tılsımlar yaparlardı. Kralın tahtının bulunduğu mekânın girişlerini koruyan heykeller yaparlardı. Bu heykeller öyle tasarlanırdı ki ışık ve gölge oyunları ile sanki kötü ruhların oraya girmesini engelliyormuş gibi bir izlenim oluştururlardı. Eğitimli sihirbazların halüsinojen mantar ve bitki yapraklarını kullanarak telkin terapisiyle (hipnoz; ‘mesmerism’) insanların bilinçaltlarını düşünceler ekebildiğini bilmekteyiz.

Felah Kavram 326

326 Kurtuluş, başarı.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 71

Arapça Metin (Harekeli)

2417|20|71|قَالَ ءَامَنتُمْ لَهُۥ قَبْلَ أَنْ ءَاذَنَ لَكُمْ إِنَّهُۥ لَكَبِيرُكُمُ ٱلَّذِى عَلَّمَكُمُ ٱلسِّحْرَ فَلَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُم مِّنْ خِلَٰفٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ فِى جُذُوعِ ٱلنَّخْلِ وَلَتَعْلَمُنَّ أَيُّنَآ أَشَدُّ عَذَابًا وَأَبْقَىٰ

Arapça Metin (Harekesiz)

2417|20|71|قال امنتم له قبل ان اذن لكم انه لكبيركم الذي علمكم السحر فلاقطعن ايديكم وارجلكم من خلف ولاصلبنكم في جذوع النخل ولتعلمن اينا اشد عذابا وابقي

Latin Literal

71. Kâle âmentum lehu kable en âzene lekum, innehu le kebîrukumullezî allemekumus sihr(sihra), fe le ukattıanne eydiyekum ve erculekum min hilâfin ve le usallibennekum fî cuzûın nahli ve le ta’lemunne eyyunâ eşeddu azâben ve ebkâ.

Türkçe Çeviri

Dedi*: "İman47 mı ettiniz ona** önceden ki izin veririm sizlere? Doğrusu o*** mutlak büyüğünüz kimsedir (ki) öğretti sizlere sihri283; öyle ki mutlak keserim ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazdan****; ve mutlak asarım sizleri hurma dallarına****; ve mutlak bilirsiniz hangimiz daha şiddetlidir bir azaba ve daha bakidir."

Ahmed Samira Çevirisi

71 He said: "You believed to him before that I permit for you, that he truly (is) your biggest/greatest (E) who taught/instructed you the magic/sorcery, so I will cut off/sever (E) your hands and your feet from opposites (sides), and I will crucify you (E) in the palm trees’ trunks/stems, and you will know (E) which of us (is) stronger (in) torture and more lasting ."

Notlar

Not 1

*Firavun.**Mûsâ'ya.***Mûsâ.****Firavun döneminde uygulanan bir ceza yöntemi. İsrâîloğullarına da uygulandığını biliyoruz. Bak. Kavram No 539

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Sihir Kavram 283

283 Normal şartlarda gerçekleşmesi imkânsız olan bir şeyi bazı yöntemlerle gerçekmiş gibi gösterip insanları inandırmaktır. Hükümdarın yanındaki sihirbazlar kendilerine göre çok ciddi işler yaparlardı. Gökyüzündeki gezegenlerin ve yıldızların pozisyonuna göre kral için tahminlerde bulunurlardı. Akıllarınca kralları şeytânlardan, cadılarda, kötü ruhlardan koruyacak bazı ritüeller yaparlardı. Savaşlarda başarı sağlamak için sözde tanrılarla bağlantılı ritüeller yaparlardı. Defin merasimlerinde akıllarınca ölen kişinin ruhunu koruyacak tılsımlar yaparlardı. Kralın tahtının bulunduğu mekânın girişlerini koruyan heykeller yaparlardı. Bu heykeller öyle tasarlanırdı ki ışık ve gölge oyunları ile sanki kötü ruhların oraya girmesini engelliyormuş gibi bir izlenim oluştururlardı. Eğitimli sihirbazların halüsinojen mantar ve bitki yapraklarını kullanarak telkin terapisiyle (hipnoz; ‘mesmerism’) insanların bilinçaltlarını düşünceler ekebildiğini bilmekteyiz.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 73

Arapça Metin (Harekeli)

2419|20|73|إِنَّآ ءَامَنَّا بِرَبِّنَا لِيَغْفِرَ لَنَا خَطَٰيَٰنَا وَمَآ أَكْرَهْتَنَا عَلَيْهِ مِنَ ٱلسِّحْرِ وَٱللَّهُ خَيْرٌ وَأَبْقَىٰٓ

Arapça Metin (Harekesiz)

2419|20|73|انا امنا بربنا ليغفر لنا خطينا وما اكرهتنا عليه من السحر والله خير وابقي

Latin Literal

73. İnnâ âmennâ bi rabbinâ li yagfire lenâ hatâyânâ ve mâ ekrehtenâ aleyhi mines sihr(sihri), vallâhu hayrun ve ebkâ.

Türkçe Çeviri

"Doğrusu biz* iman47 ettik Rabbimize4 mağfiret319 etmesi için bizlere hatalarımızı; ve üzerine kerhen697 ettiğini** bizleri sihirden283; ve Allah bir hayırlıdır; ve daha bakidir."

Ahmed Samira Çevirisi

73 We (E) believed with our Lord, to forgive for us our sins/mistakes and what you compelled/forced us on it from the magic/sorcery, and God (is) best and more remaining (everlasting).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inna doğrusu biz إِنَّا -
2 amenna iman ettik امَنَّا امن
3 birabbina Rabbimize بِرَبِّنَا ربب
4 liyegfira mağfiret etmesi içi لِيَغْفِرَ غفر
5 lena bizlere لَنَا -
6 hatayana hatalarımızın خَطَايَانَا خطا
7 ve ma ve وَمَا -
8 ekrahtena kerhen ettiğini bizlere أَكْرَهْتَنَا كره
9 aleyhi üzerine عَلَيْهِ -
10 mine مِنَ -
11 s-sihri sihirden السِّحْرِ سحر
12 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
13 hayrun bir hayırdır خَيْرٌ خير
14 ve ebka ve daha bakidir وَأَبْقَىٰ بقي

Notlar

Not 1

*Sihirbazlar.**Firavun sihirbazları kerhen de olsalar sihre zorlamaktadır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Sihir Kavram 283

283 Normal şartlarda gerçekleşmesi imkânsız olan bir şeyi bazı yöntemlerle gerçekmiş gibi gösterip insanları inandırmaktır. Hükümdarın yanındaki sihirbazlar kendilerine göre çok ciddi işler yaparlardı. Gökyüzündeki gezegenlerin ve yıldızların pozisyonuna göre kral için tahminlerde bulunurlardı. Akıllarınca kralları şeytânlardan, cadılarda, kötü ruhlardan koruyacak bazı ritüeller yaparlardı. Savaşlarda başarı sağlamak için sözde tanrılarla bağlantılı ritüeller yaparlardı. Defin merasimlerinde akıllarınca ölen kişinin ruhunu koruyacak tılsımlar yaparlardı. Kralın tahtının bulunduğu mekânın girişlerini koruyan heykeller yaparlardı. Bu heykeller öyle tasarlanırdı ki ışık ve gölge oyunları ile sanki kötü ruhların oraya girmesini engelliyormuş gibi bir izlenim oluştururlardı. Eğitimli sihirbazların halüsinojen mantar ve bitki yapraklarını kullanarak telkin terapisiyle (hipnoz; ‘mesmerism’) insanların bilinçaltlarını düşünceler ekebildiğini bilmekteyiz.

Mağfiret Kavram 319

319 Bağışlama, affetme.

Kerhen. Kavram 697

697 İstemeyerek, istemeye istemeye, gönülsüz olarak, tiksinerek, iğrenerek.

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 3

Arapça Metin (Harekeli)

2484|21|3|لَاهِيَةً قُلُوبُهُمْ وَأَسَرُّوا۟ ٱلنَّجْوَى ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ هَلْ هَٰذَآ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُكُمْ أَفَتَأْتُونَ ٱلسِّحْرَ وَأَنتُمْ تُبْصِرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2484|21|3|لاهيه قلوبهم واسروا النجوي الذين ظلموا هل هذا الا بشر مثلكم افتاتون السحر وانتم تبصرون

Latin Literal

3. Lâhiyeten kulûbuhum ve eserrûn necvellezîne zalemû hel hâzâ illâ beşerun mislukum, e fe te’tûnes sihre ve entum tubsırûn(tubsırûne).

Türkçe Çeviri

Bir oyalanmasıdır kalplerinin1121; ve sırlaştırdılar fısıldaşmayı zulmetmiş257 kimseler; "Bu* mu? Ancak ki bir beşerdir432 misli870 sizlerin; öyle ki getirirsiniz** sihri283 ve sizler bakarsınız***."

Ahmed Samira Çevirisi

3 Their hearts/minds are being distracted and they kept the confidential talk secret, those who caused injustice/oppression, is that except (a) human similar/equal to you? Do you do the magic/sorcery and you are seeing/understanding?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lahiyeten bir oyalanmasıdır لَاهِيَةً لهو
2 kulubuhum kalplerinin قُلُوبُهُمْ قلب
3 ve eserru ve sırlaştırdılar وَأَسَرُّوا سرر
4 n-necva fısıldaşmayı النَّجْوَى نجو
5 ellezine kimseler الَّذِينَ -
6 zelemu zulmettiler ظَلَمُوا ظلم
7 hel mu هَلْ -
8 haza bu هَٰذَا -
9 illa ancak إِلَّا -
10 beşerun bir beşerdir بَشَرٌ بشر
11 mislukum misli sizlerin مِثْلُكُمْ مثل
12 efete'tune öyle ki getirirsiniz أَفَتَأْتُونَ اتي
13 s-sihra sihri السِّحْرَ سحر
14 veentum ve sizler وَأَنْتُمْ -
15 tubsirune bakarsınız تُبْصِرُونَ بصر

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**Kendinizi sihre kaptırırsınız.***Göre göre, baka baka.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Sihir Kavram 283

283 Normal şartlarda gerçekleşmesi imkânsız olan bir şeyi bazı yöntemlerle gerçekmiş gibi gösterip insanları inandırmaktır. Hükümdarın yanındaki sihirbazlar kendilerine göre çok ciddi işler yaparlardı. Gökyüzündeki gezegenlerin ve yıldızların pozisyonuna göre kral için tahminlerde bulunurlardı. Akıllarınca kralları şeytânlardan, cadılarda, kötü ruhlardan koruyacak bazı ritüeller yaparlardı. Savaşlarda başarı sağlamak için sözde tanrılarla bağlantılı ritüeller yaparlardı. Defin merasimlerinde akıllarınca ölen kişinin ruhunu koruyacak tılsımlar yaparlardı. Kralın tahtının bulunduğu mekânın girişlerini koruyan heykeller yaparlardı. Bu heykeller öyle tasarlanırdı ki ışık ve gölge oyunları ile sanki kötü ruhların oraya girmesini engelliyormuş gibi bir izlenim oluştururlardı. Eğitimli sihirbazların halüsinojen mantar ve bitki yapraklarını kullanarak telkin terapisiyle (hipnoz; ‘mesmerism’) insanların bilinçaltlarını düşünceler ekebildiğini bilmekteyiz.

Beşer Kavram 432

432 İnsanoğlu.

Misal, misil, çoğulu emsal. Kavram 870

870 Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 283: Sihir

Kavram Bilgisi

Kavram Adı: Sihir

Kavram No: 283

Kısa Açıklama: 283 Normal şartlarda gerçekleşmesi imkânsız olan bir şeyi bazı yöntemlerle gerçekmiş gibi gösterip insanları inandırmaktır. Hükümdarın yanındaki sihirbazlar kendilerine göre çok ciddi işler yaparlardı. Gökyüzündeki gezegenlerin ve yıldızların pozisyonuna göre kral için tahminlerde bulunurlardı. Akıllarınca kralları şeytânlardan, cadılarda, kötü ruhlardan koruyacak bazı ritüeller yaparlardı. Savaşlarda başarı sağlamak için sözde tanrılarla bağlantılı ritüeller yaparlardı. Defin merasimlerinde akıllarınca ölen kişinin ruhunu koruyacak tılsımlar yaparlardı. Kralın tahtının bulunduğu mekânın girişlerini koruyan heykeller yaparlardı. Bu heykeller öyle tasarlanırdı ki ışık ve gölge oyunları ile sanki kötü ruhların oraya girmesini engelliyormuş gibi bir izlenim oluştururlardı. Eğitimli sihirbazların halüsinojen mantar ve bitki yapraklarını kullanarak telkin terapisiyle (hipnoz; ‘mesmerism’) insanların bilinçaltlarını düşünceler ekebildiğini bilmekteyiz.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 8

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Bakara Suresi - Ayet 102

Türkçe Meal: Ve tabi oldular şeytânların 29 * okuduğuna; Süleyman'ın mülkü üzerine; ve kâfirlik 25 etmiş değildi Süleyman; fakat şeytânlar 29 * kâfirlik 25 ettiler; öğretirler (şeytânlar) insanlara sihri 283 ; ve indirileni/bahşedileni iki melik ** üzerine; Babil'de *** ; Harut 284 ve Marut 284 ; ve öğretir değildi o ikisi bir şeyden; ancak der ikisi: “Doğrusu biz bir fitneyiz/bir testiz/bir sınavız **** ; öyle ki; kâfirlik 25 etme”; öyle ki öğrenirler (şeytânlar) ikisinden şeyi ki ayırırlar onunla adam ve eşinin arasını ***** ; ve değildir onlar (şeytânlar) zarar verenler onunla bir şeyden; ancak Allah’ın izniyle; ve öğrenirler zarar vereni kendilerine; ve yarar vermez kendilerine; ant olsun bildiler; mutlak ki kim satın aldı onu yoktur ona ahirette bir nasipten; ve mutlak kötüdür satın almış oldukları onunla; kendi nefislerine; keşke olmuş olsalardı bilirler.

Arapça: 109|2|102|واتبعوا ما تتلوا الشيطين علي ملك سليمن وما كفر سليمن ولكن الشيطين كفروا يعلمون الناس السحر وما انزل علي الملكين ببابل هروت ومروت وما يعلمان من احد حتي يقولا انما نحن فتنه فلا تكفر فيتعلمون منهما ما يفرقون به بين المر وزوجه وما هم بضارين به من احد الا باذن الله ويتعلمون ما يضرهم ولا ينفعهم ولقد علموا لمن اشتريه ما له في الاخره من خلق ولبيس ما شروا به انفسهم لو كانوا يعلمون

İsrâ Suresi - Ayet 47

Türkçe Meal: Biz daha iyi bileniz işittiklerini kendisini; işitirlerken seni ve onlar fısıldaşanlarken; derlerken zalimler 257 : "Değilsiniz tabi olur sihre 283 kaptırılan bir adam dışında."

Arapça: 2074|17|47|نحن اعلم بما يستمعون به اذ يستمعون اليك واذ هم نجوي اذ يقول الظلمون ان تتبعون الا رجلا مسحورا

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 58

Türkçe Meal: "Öyle ki mutlak geliriz * sana ** onun *** misli 870 bir sihirle 283 ; öyle ki yap aramıza ve arana bir vaat **** (ki) ihtilaf etmez ***** ona biz ve ne de sen seviyeli/düzgün bir mekan (olarak)."

Arapça: 2404|20|58|فلناتينك بسحر مثله فاجعل بيننا وبينك موعدا لا نخلفه نحن ولا انت مكانا سوي

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 63

Türkçe Meal: Dediler * : "Doğrusu bunlar ** mutlak iki sihirbazdır 283 ; arzularlar ** ki çıkarsınlar ** sizleri yerinizden sihirleriyle 283 ve gidersinler ** tarîkatınızı 532 bir misal 870 ****(olarak).

Arapça: 2409|20|63|قالوا ان هذن لسحرن يريدان ان يخرجاكم من ارضكم بسحرهما ويذهبا بطريقتكم المثلي

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 69

Türkçe Meal: Ve at sağ elindekini (ki) kapar ürettiklerini * ; ancak ki ürettikleri * bir sihirbaz 283 stratejisidir; ve iflah 326 olmaz sihirbaz 283 her nereye geldi.

Arapça: 2415|20|69|والق ما في يمينك تلقف ما صنعوا انما صنعوا كيد سحر ولا يفلح الساحر حيث اتي

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 71

Türkçe Meal: Dedi * : "İman 47 mı ettiniz ona ** önceden ki izin veririm sizlere? Doğrusu o *** mutlak büyüğünüz kimsedir (ki) öğretti sizlere sihri 283 ; öyle ki mutlak keserim ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazdan **** ; ve mutlak asarım sizleri hurma dallarına **** ; ve mutlak bilirsiniz hangimiz daha şiddetlidir bir azaba ve daha bakidir."

Arapça: 2417|20|71|قال امنتم له قبل ان اذن لكم انه لكبيركم الذي علمكم السحر فلاقطعن ايديكم وارجلكم من خلف ولاصلبنكم في جذوع النخل ولتعلمن اينا اشد عذابا وابقي

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 73

Türkçe Meal: "Doğrusu biz * iman 47 ettik Rabbimize 4 mağfiret 319 etmesi için bizlere hatalarımızı; ve üzerine kerhen 697 ettiğini ** bizleri sihirden 283 ; ve Allah bir hayırlıdır; ve daha bakidir."

Arapça: 2419|20|73|انا امنا بربنا ليغفر لنا خطينا وما اكرهتنا عليه من السحر والله خير وابقي

Enbiyâ Suresi - Ayet 3

Türkçe Meal: Bir oyalanmasıdır kalplerinin 1121 ; ve sırlaştırdılar fısıldaşmayı zulmetmiş 257 kimseler; "Bu * mu? Ancak ki bir beşerdir 432 misli 870 sizlerin; öyle ki getirirsiniz ** sihri 283 ve sizler bakarsınız *** ."

Arapça: 2484|21|3|لاهيه قلوبهم واسروا النجوي الذين ظلموا هل هذا الا بشر مثلكم افتاتون السحر وانتم تبصرون