Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 1081: Asi

Bu kavram 11 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

1081Başkaldırıcı, bulunduğu ortamdaki evrensel kurallara uyumlu olmayan.

5. Mâide Suresi

Ayet 78

Arapça Metin (Harekeli)

747|5|78|لُعِنَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِنۢ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ عَلَىٰ لِسَانِ دَاوُۥدَ وَعِيسَى ٱبْنِ مَرْيَمَ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَوا۟ وَّكَانُوا۟ يَعْتَدُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

747|5|78|لعن الذين كفروا من بني اسريل علي لسان داود وعيسي ابن مريم ذلك بما عصوا وكانوا يعتدون

Latin Literal

78. Luinellezîne keferû min benî isrâîle alâ lisâni dâvude ve îsebni meryem(meryeme) zâlike bimâ asav ve kânû ya’tedûn(ya’tedûne).

Türkçe Çeviri

Lanetlendi280 kâfirlik25 etmiş kimseler İsrâîloğullarından197; Dâvûd ve Meryem oğlu Îsâ dili/lisanı* üzerine**; işte bu; asileştikleri1081 ve haddi aşar olduklarıyladır.

Ahmed Samira Çevirisi

78 Those who disbelieved from Israel’s sons and daughters were cursed/humiliated on David’s and Jesus Mary’s son’s tongue, that (is) with what they disobeyed, and they were transgressing/violating .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 luine lanetlendi لُعِنَ لعن
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
4 min -ndan مِنْ -
5 beni oğulları- بَنِي بني
6 israile İsrail إِسْرَائِيلَ -
7 ala üzerine عَلَىٰ -
8 lisani dili/lisanı لِسَانِ لسن
9 davude Davud دَاوُودَ -
10 ve iysa ve Îsa وَعِيسَى -
11 bni oğlu ابْنِ بني
12 meryeme Meryem مَرْيَمَ -
13 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
14 bima بِمَا -
15 asav asilik ettikleriyledir عَصَوْا عصي
16 ve kanu ve oldukları وَكَانُوا كون
17 yea'tedune haddi aşarlar يَعْتَدُونَ عدو

Notlar

Not 1

*Zamirle gelmemiştir. O ikisinin (Dâvûd ve Meryem oğlu Îsâ) dili/lisanı demek değildir. Tekil eril dil/lisan demektir. Dâvûd veya Meryem oğlu Îsâ'nın dillerini kullanarak lanet getirdikleri Kur'an'ın genel anlamına asla uymaz. Bu iki resûle dil uzatanlar dilleri nedeniyle lanetlenmiştir. Resûllerin rolü yoktur.**Onlar hakkında uyduruk, yalan yanlış, şeytânî bir dil kullanmaları üzerine.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

7. A'râf Suresi

Ayet 74

Arapça Metin (Harekeli)

1028|7|74|وَٱذْكُرُوٓا۟ إِذْ جَعَلَكُمْ خُلَفَآءَ مِنۢ بَعْدِ عَادٍ وَبَوَّأَكُمْ فِى ٱلْأَرْضِ تَتَّخِذُونَ مِن سُهُولِهَا قُصُورًا وَتَنْحِتُونَ ٱلْجِبَالَ بُيُوتًا فَٱذْكُرُوٓا۟ ءَالَآءَ ٱللَّهِ وَلَا تَعْثَوْا۟ فِى ٱلْأَرْضِ مُفْسِدِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1028|7|74|واذكروا اذ جعلكم خلفا من بعد عاد وبواكم في الارض تتخذون من سهولها قصورا وتنحتون الجبال بيوتا فاذكروا الا الله ولا تعثوا في الارض مفسدين

Latin Literal

74. Vezkurû iz cealekum hulefâe min ba’di âdin ve bevveekum fîl ardı tettehızûne min suhûlihâ kusûren ve tenhitûnel cibâle buyûten fezkurû âlâallâhi ve lâ ta’sev fîl ardı mufsidîn(mufsidîne).

Türkçe Çeviri

"Ve zikredin78 yaptığı zaman sizleri (Allah) Âd sonrasında halifeler65; ve yerleştirdi sizleri yerde; edinirsiniz yumuşak düzlüklerinden onun kasırlar*; ve yontarsınız694 dağları evler (olarak); öyle ki zikredin78 nimetlerini Allah'ın; ve asileşmeyin1081 yerde fesat265 çıkaranlar (olarak)."

Ahmed Samira Çevirisi

74 And remember when He made/put you (as) successors and replacers/top leaders from after Aad/an ancient tribe that could have been in Hegaz, and He settled/established you in the earth/Planet Earth, you take from its plains/flat and level lands castles/palaces/mansions and you carve out/hew the mountains (into) houses/homes, so remember God’s blessings, and do not corrupt in the earth/Planet Earth corrupting/disordering .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vezkuru ve zikredin وَاذْكُرُوا ذكر
2 iz zaman إِذْ -
3 cealekum yaptığı sizleri جَعَلَكُمْ جعل
4 hulefa'e halifeler خُلَفَاءَ خلف
5 min مِنْ -
6 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
7 aadin Ad عَادٍ عود
8 ve bevve ekum ve yerleştirdi sizleri وَبَوَّأَكُمْ بوا
9 fi فِي -
10 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
11 tettehizune edinirsiniz تَتَّخِذُونَ اخذ
12 min مِنْ -
13 suhuliha yumuşak düzlüklerinden onun سُهُولِهَا سهل
14 kusuran kasırlar قُصُورًا قصر
15 ve tenhitune ve yontarsınız وَتَنْحِتُونَ نحت
16 l-cibale dağları الْجِبَالَ جبل
17 buyuten evler (olarak) بُيُوتًا بيت
18 fezkuru öyle ki zikredin فَاذْكُرُوا ذكر
19 ala'e nimetlerini الَاءَ الو
20 llahi Allah'ın اللَّهِ -
21 ve la ve وَلَا -
22 tea'sev asi gelmeyin تَعْثَوْا عثو
23 fi فِي -
24 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
25 mufsidine fesat çıkaranlar (olarak) مُفْسِدِينَ فسد

Notlar

Not 1

*Köşkler.

10. Yunus Suresi

Ayet 15

Arapça Metin (Harekeli)

1377|10|15|وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَاتُنَا بَيِّنَٰتٍ قَالَ ٱلَّذِينَ لَا يَرْجُونَ لِقَآءَنَا ٱئْتِ بِقُرْءَانٍ غَيْرِ هَٰذَآ أَوْ بَدِّلْهُ قُلْ مَا يَكُونُ لِىٓ أَنْ أُبَدِّلَهُۥ مِن تِلْقَآئِ نَفْسِىٓ إِنْ أَتَّبِعُ إِلَّا مَا يُوحَىٰٓ إِلَىَّ إِنِّىٓ أَخَافُ إِنْ عَصَيْتُ رَبِّى عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

1377|10|15|واذا تتلي عليهم اياتنا بينت قال الذين لا يرجون لقانا ايت بقران غير هذا او بدله قل ما يكون لي ان ابدله من تلقاي نفسي ان اتبع الا ما يوحي الي اني اخاف ان عصيت ربي عذاب يوم عظيم

Latin Literal

15. Ve izâ tutlâ aleyhim âyâtunâ beyyinâtin kâlellezîne lâ yercûne likâena’ti bi kur’ânin gayri hâzâ ev beddilh(beddilhu), kul mâ yekûnu lî en ubeddilehû min tilkâi nefsî, in ettebiu illâ mâ yûhâ ileyy(ileyye), innî ehâfu in asaytu rabbî azâbe yevmin azîm(azîmin).

Türkçe Çeviri

Ve tilâvet874 edildiği zaman üzerlerine ayetlerimiz389 beyanatlar620 (-la); dediler kimseler (ki) ummazlar kavuşmayı bizlere: "Gel bunun başkası bir Kur’ân’la850 ya da değiştir onu*"; de ki: "Olur değildir bana ki değiştiririm onu* nefsim201 tarafından**; tabi olmam*** üzerime vahyedilen603 dışında; doğrusu ben korkarım eğer asilik1081 ettiysem Rabbime4; (korku duyarım) büyük bir günün azabına.

Ahmed Samira Çevirisi

15 And if Our signs/verses evidences are read/recited on them, those who do not hope/expect meeting Us said: "Come/bring with a Koran other than that or exchange/replace it ." Say: "(It) is not to me that I exchange/replace it from my self/spontaneously/willingly that I follow except what is inspired/revealed to me, that I fear if I disobeyed my Lord (from) a great day’s torture."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 tutla tilâvet edilir تُتْلَىٰ تلو
3 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
4 ayatuna ayetlerimiz ايَاتُنَا ايي
5 beyyinatin beyanatlar (-la) بَيِّنَاتٍ بين
6 kale dediler قَالَ قول
7 ellezine kimseler الَّذِينَ -
8 la لَا -
9 yercune ummazlar يَرْجُونَ رجو
10 lika'ena kavuşmayı bizlere لِقَاءَنَا لقي
11 ti gel ائْتِ اتي
12 bikur'anin bir Kur’an’la بِقُرْانٍ قرا
13 gayri başkası غَيْرِ غير
14 haza bunun هَٰذَا -
15 ev ya da أَوْ -
16 beddilhu değiştir onu بَدِّلْهُ بدل
17 kul de ki قُلْ قول
18 ma değildir مَا -
19 yekunu olur يَكُونُ كون
20 li bana لِي -
21 en ki أَنْ -
22 ubeddilehu değiştiririm onu أُبَدِّلَهُ بدل
23 min مِنْ -
24 tilka'i tarafından تِلْقَاءِ لقي
25 nefsi nefsim نَفْسِي نفس
26 in إِنْ -
27 ettebiu tabi olmam أَتَّبِعُ تبع
28 illa dışında إِلَّا -
29 ma مَا -
30 yuha vahyedilene يُوحَىٰ وحي
31 ileyye bana إِلَيَّ -
32 inni doğrusu ben إِنِّي -
33 ehafu korkarım أَخَافُ خوف
34 in eğer إِنْ -
35 asaytu asilik ettiysem عَصَيْتُ عصي
36 rabbi Rabbime رَبِّي ربب
37 azabe azabına عَذَابَ عذب
38 yevmin bir günün يَوْمٍ يوم
39 azimin büyük عَظِيمٍ عظم

Notlar

Not 1

*Kur'an'ı. Kur'an'ın ayetlerini kabul edip uygulamak yerine işlerine gelen hükümlerin Kur'an'ın yerine geçmesini isteyen kimseler resûlden Kur'an'ı değiştirmesini istemektedir.**Kendi isteğimle, dileğimle, rızamla.***Mutlak ki resûl sadece Kur'an der. Kur'an bize yeter der. Aksi düşünülemez. Mutlak ki sadece Kur'an'a tabi olur.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Kur'an ayetleri. Kavram 389

389 Şerefli Kur'an'da 112 numarasız besmele (0. ayet olarak) ve 6234 numaralı ayet olarak toplam 6346 ayet vardır.

Vahiy, vahy etmek. Kavram 603

603 Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Beyanat Kavram 620

620 Gizli saklı olmadan açıkça deklere edilmiş, apaçık bildirilmiş, belli edilmiş, apaçık ifade edilmiş.

Kur'an, kuran. Kavram 850

850 İkra kelimesiyle aynı kökten gelir. İkra oku, okumayı başkaları duyacak şekilde oku, okuyarak ilet, okuduğunu naklet, okuduğunu çalış, okuduğunu incele, okuduğunu araştır, okuduğunu öğret anlamındadır. Kur'an da ikra edilen şeydir. Şerefli Kur'an'da 6234 tane numaralı ayet ve 112 numarasız besmele vardır. İki kapak arasına alınmasıyla kitap haline getirilmiştir. Şerefli Kur'an'ın ikra edilmesi MS 610 yılında başlamış ve MS 633 yılında tamamlanmıştır. Ayetleri nebi ve resûl Muhammed tilavet etmiş, ikra etmiştir. İnen ayetler parşömenlere satır satır yazılmış ve rulo haline getirilerek bir odada saklanmıştır. Elbette insanlar ezberlemiştir de. Nebi vefat etmeden önce şerefli elçi Cibrîl'in eşliğinde rulo olan parşömenler açılmış/yayılmış ve Cibrîl'in talimatıyla iki kapak arasına alınmıştır. Şerefli Kur'an'ın her bir ayeti ikra edilen bir Kur'an'dır.

Tilâvet Kavram 874

874 Takip edip okumak, ardından gelmek, sesli okumak, bir metni takip ederek okumak, ardışık gelen/mütevali kelimeleri/harfleri okumak.

Asi Kavram 1081

1081 Başkaldırıcı, bulunduğu ortamdaki evrensel kurallara uyumlu olmayan.

14. İbrahim Suresi

Ayet 36

Arapça Metin (Harekeli)

1784|14|36|رَبِّ إِنَّهُنَّ أَضْلَلْنَ كَثِيرًا مِّنَ ٱلنَّاسِ فَمَن تَبِعَنِى فَإِنَّهُۥ مِنِّى وَمَنْ عَصَانِى فَإِنَّكَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1784|14|36|رب انهن اضللن كثيرا من الناس فمن تبعني فانه مني ومن عصاني فانك غفور رحيم

Latin Literal

36. Rabbi innehunne adlelne kesîren minen nâs(nâsi), fe men tebianî fe innehu minnî, ve men asânî fe inneke gafûrun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

"Rabbim4! Doğrusu onlar* dalalete düşürdüler* insanlardan ekserisini/çoğunu; öyle ki kim tabi oldu bana** öyle ki o bendendir; ve kim asilik1081 etti bana** öyle ki doğrusu sensin bir Gafûr20; bir Rahîm2.

Ahmed Samira Çevirisi

36 My Lord that they (F) truly misguided (F) many from the people, so who followed me, so that he truly is from me, and who disobeyed me, so that You are forgiving, merciful.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
2 innehunne doğrusu onlar إِنَّهُنَّ -
3 edlelne dalalete düşürdüler أَضْلَلْنَ ضلل
4 kesiran ekserisi/çoğu كَثِيرًا كثر
5 mine مِنَ -
6 n-nasi insanlardan النَّاسِ نوس
7 femen öyle ki kim فَمَنْ -
8 tebiani tabi oldu bana تَبِعَنِي تبع
9 feinnehu öyle ki o فَإِنَّهُ -
10 minni bendendir مِنِّي -
11 ve men ve kim وَمَنْ -
12 asani asilik etti bana عَصَانِي عصي
13 feinneke öyle ki doğrusu sen فَإِنَّكَ -
14 gafurun bir Gafur غَفُورٌ غفر
15 rahimun bir Rahîm رَحِيمٌ رحم

Notlar

Not 1

*İdoller, 3. şahıs çoğul dişil zamir. **İbrahim.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm Kavram 2

2 Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Gafûr Kavram 20

20 Bağışlayan.

Asi Kavram 1081

1081 Başkaldırıcı, bulunduğu ortamdaki evrensel kurallara uyumlu olmayan.

18. Kehf Suresi

Ayet 69

Arapça Metin (Harekeli)

2207|18|69|قَالَ سَتَجِدُنِىٓ إِن شَآءَ ٱللَّهُ صَابِرًا وَلَآ أَعْصِى لَكَ أَمْرًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2207|18|69|قال ستجدني ان شا الله صابرا ولا اعصي لك امرا

Latin Literal

69. Kâle se tecidunî inşâallahu sâbiren ve lâ a’sî leke emrâ(emren).

Türkçe Çeviri

Dedi*: “Bulacaksın beni inşAllah1062 bir sabır (-da); ve asileşmem1081 sana bir emre.”

Ahmed Samira Çevirisi

69 He Said: "You will find me if God wanted/willed patient, and I (will) not disobey for you an order/command."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 seteciduni bulacaksın beni سَتَجِدُنِي وجد
3 in eğer إِنْ -
4 şa'e dilediyse شَاءَ شيا
5 llahu Allah اللَّهُ -
6 sabiran bir sabır (-da) صَابِرًا صبر
7 ve la ve وَلَا -
8 ea'si asi olmam أَعْصِي عصي
9 leke sana لَكَ -
10 emran bir emre أَمْرًا امر

Notlar

Not 1

*Mûsâ.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Asi Kavram 1081

1081 Başkaldırıcı, bulunduğu ortamdaki evrensel kurallara uyumlu olmayan.

19. Meryem Suresi

Ayet 14

Arapça Metin (Harekeli)

2262|19|14|وَبَرًّۢا بِوَٰلِدَيْهِ وَلَمْ يَكُن جَبَّارًا عَصِيًّا

Arapça Metin (Harekesiz)

2262|19|14|وبرا بولديه ولم يكن جبارا عصيا

Latin Literal

14. Ve berren bi vâlideyhi ve lem yekun cebbâren asıyyâ(asıyyen).

Türkçe Çeviri

Ve bir birr1077 ana babasına; ve asla olmuyordu* bir cebbâr898 bir asi1081.

Ahmed Samira Çevirisi

14 And righteous/obedient with his parents, and he was not a disobedient tyrant/rebel .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve berran ve bir birr وَبَرًّا برر
2 bivalideyhi ana babasına بِوَالِدَيْهِ ولد
3 velem ve asla وَلَمْ -
4 yekun olmuyordu يَكُنْ كون
5 cebbaran bir cebbâr جَبَّارًا جبر
6 asiyyen bir asi عَصِيًّا عصي

Notlar

Not 1

*Yahyâ.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Asi Kavram 1081

1081 Başkaldırıcı, bulunduğu ortamdaki evrensel kurallara uyumlu olmayan.

19. Meryem Suresi

Ayet 44

Arapça Metin (Harekeli)

2292|19|44|يَٰٓأَبَتِ لَا تَعْبُدِ ٱلشَّيْطَٰنَ إِنَّ ٱلشَّيْطَٰنَ كَانَ لِلرَّحْمَٰنِ عَصِيًّا

Arapça Metin (Harekesiz)

2292|19|44|يابت لا تعبد الشيطن ان الشيطن كان للرحمن عصيا

Latin Literal

44. Yâ ebeti lâ ta’budiş şeytân(şeytâne), inneş şeytâne kâne lir rahmâni asıyyâ(asıyyen).

Türkçe Çeviri

"Ey babam! Kulluk46 etme şeytâna29; doğrusu şeytân29 oldu Rahmân'a1 bir asi1081."

Ahmed Samira Çevirisi

44 You my father, do not worship the devil, that the devil was/is to the merciful disobedient.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya ebeti ey babam يَا أَبَتِ ابو
2 la لَا -
3 tea'budi kulluk etme تَعْبُدِ عبد
4 ş-şeytane şeytana الشَّيْطَانَ شطن
5 inne doğrusu إِنَّ -
6 ş-şeytane şeytân الشَّيْطَانَ شطن
7 kane oldu كَانَ كون
8 lirrahmani Rahmân'a لِلرَّحْمَٰنِ رحم
9 asiyyen bir asi عَصِيًّا عصي

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahmân Kavram 1

1 En yüce merhametli.

Şeytân Kavram 29

29 Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.

Kulluk etmek Kavram 46

46 Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.

Asi Kavram 1081

1081 Başkaldırıcı, bulunduğu ortamdaki evrensel kurallara uyumlu olmayan.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 121

Arapça Metin (Harekeli)

2467|20|121|فَأَكَلَا مِنْهَا فَبَدَتْ لَهُمَا سَوْءَٰتُهُمَا وَطَفِقَا يَخْصِفَانِ عَلَيْهِمَا مِن وَرَقِ ٱلْجَنَّةِ وَعَصَىٰٓ ءَادَمُ رَبَّهُۥ فَغَوَىٰ

Arapça Metin (Harekesiz)

2467|20|121|فاكلا منها فبدت لهما سوتهما وطفقا يخصفان عليهما من ورق الجنه وعصي ادم ربه فغوي

Latin Literal

121. Fe ekelâ minhâ fe bedet lehumâ sev’âtuhumâ ve tafıkâ yahsıfâni aleyhimâ min varakıl cenneti ve asâ âdemu rabbehu fe gavâ.

Türkçe Çeviri

Öyle ki yedi ikisi ondan*; öyle ki ortaya çıkıp göründü ikisine kötülükleri**; ve hemen başladı ikisi ilmikleyip/bağlayıp örtmeye üstlerini cennet varağından/yaprağından; ve asileşti1081 Âdem50 Rabbine4; öyle ki saptı/şaşırdı.

Ahmed Samira Çevirisi

121 So they ate from it, so their (B)’s shameful genital private parts to be covered appeared to them (B), and they (B) started and continued (to) stick (B) on them (B) from the Paradise’s leaves , and Adam disobeyed his Lord, so he was misguided/failed.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feekela öyle ki yedi ikisi فَأَكَلَا اكل
2 minha ondan مِنْهَا -
3 febedet öyle ki ortaya çıkıp göründü فَبَدَتْ بدو
4 lehuma o ikisine لَهُمَا -
5 sev'atuhuma kötülükleri ikisini سَوْاتُهُمَا سوا
6 ve tafika ve hemen başlası ikisi وَطَفِقَا طفق
7 yehsifani ilmikleyip/bağlayıp örttü ikisi يَخْصِفَانِ خصف
8 aleyhima üstlerini عَلَيْهِمَا -
9 min مِنْ -
10 veraki varağından/yaprağından وَرَقِ ورق
11 l-cenneti cennet الْجَنَّةِ جنن
12 ve asa ve asi oldu وَعَصَىٰ عصي
13 ademu Âdem ادَمُ -
14 rabbehu Rabbine رَبَّهُ ربب
15 fe gava öyle ki saptı/şaşırdı فَغَوَىٰ غوي

Notlar

Not 1

*Ağaçtan.**Cinsel organ bölgeleri.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Âdem, Adem Kavram 50

50 Bilge insandan (Homo Sapiens) ilk nebi/peygamber. Âdem ve eşi örneklemi üzerinden insanlığın başından geçen olaylar Kur'an'la hatırlatılmaktadır. Âdem ve eşinin başından geçen olayların tamamı tüm insanların başından geçmiş olaylardır. Yüce Allah'ın sıfatlarının nasıl tecelli ettiğini öğrenebilen, fikir yürütebilen bir varlık olan Âdem ve eşi bir cennet evreninde rahat ve kolay şekilde yaşamaktaydı. İblîs'in cennet evrenine paralel olan başka bir evrenden fısıldamasıyla Yüce Allah'ın emrine karşı geldiler. Anında tövbe ettiler. Yüce Allah onların tövbelerini kabul etti. İblîs Âdem'e meydan okumaya devam etti. Âdem de kabul etti. Yüce Allah bu karşılıklı meydan okumanın gerçekleşmesine izin verdi. Âdem'i, eşini ve tüm insanları daha alçak olan şu an içinde bulunduğumuz evrene gönderdi. Aynı şekilde İblîs'i ve onun soyundan olan cinleri de paralel bir evrene yerleştirdi. Sınavın kuralı gereği olarak cinlerin insanların kalp ve beyindeki sinir hücrelerine kuantum seviyesinde kendi paralel evrenlerinden fısıldayabilme izni verildi. Tek yapabildikleri fısıldamaktır. Ne yazık ki insanların çoğu bu sınavı kaybetti.

Asi Kavram 1081

1081 Başkaldırıcı, bulunduğu ortamdaki evrensel kurallara uyumlu olmayan.

33. Ahzâb Suresi

Ayet 36

Arapça Metin (Harekeli)

3567|33|36|وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ وَلَا مُؤْمِنَةٍ إِذَا قَضَى ٱللَّهُ وَرَسُولُهُۥٓ أَمْرًا أَن يَكُونَ لَهُمُ ٱلْخِيَرَةُ مِنْ أَمْرِهِمْ وَمَن يَعْصِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ فَقَدْ ضَلَّ ضَلَٰلًا مُّبِينًا

Arapça Metin (Harekesiz)

3567|33|36|وما كان لمومن ولا مومنه اذا قضي الله ورسوله امرا ان يكون لهم الخيره من امرهم ومن يعص الله ورسوله فقد ضل ضللا مبينا

Latin Literal

36. Ve mâ kâne li mu’minin ve lâ mu’minetin izâ kadallâhu ve resûluhu emren en yekûne lehumul hıyeretu min emrihim, ve men ya’sıllâhe ve resûlehu fe kad dalle dalâlen mubînâ(mubînen).

Türkçe Çeviri

Ve olmuş değildir bir mümin27 (erkeğe) ve bir mümin27 (kadına) tamamladığı zaman Allah ve resûlü700 bir emri ki olur onlara seçme/tercih emirlerinden; ve kim asileşir1081 Allah'a ve resûlüne700; öyle ki muhakkak dalalete128 düşmüştür apaçık bir dalalete128.

Ahmed Samira Çevirisi

36 And (it) was not to a believer (M) and nor a believer (F), if God and His messenger ordered/passed judgment an order/command/matter/affair that to be for them the choice from their matter/affair, and who disobeys God and His messenger, so he had misguided a clear/evident misguidance.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildir وَمَا -
2 kane olmuş كَانَ كون
3 limu'minin bir mümin (erkeğe) لِمُؤْمِنٍ امن
4 ve la ve وَلَا -
5 mu'minetin bir mümin (kadına) مُؤْمِنَةٍ امن
6 iza zaman إِذَا -
7 kada tamamladığı zaman قَضَى قضي
8 llahu Allah اللَّهُ -
9 ve rasuluhu ve resûlü وَرَسُولُهُ رسل
10 emran bir emri أَمْرًا امر
11 en ki أَنْ -
12 yekune olur يَكُونَ كون
13 lehumu onlara لَهُمُ -
14 l-hiyeratu seçme الْخِيَرَةُ خير
15 min مِنْ -
16 emrihim emrilerinden أَمْرِهِمْ امر
17 ve men ve kim وَمَنْ -
18 yea'si asilik eder يَعْصِ عصي
19 llahe Allah'a اللَّهَ -
20 ve rasulehu ve resûlüne وَرَسُولَهُ رسل
21 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
22 delle dalalete düşmüştür ضَلَّ ضلل
23 delalen bir dalalete ضَلَالًا ضلل
24 mubinen apaçık مُبِينًا بين

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mümin Kavram 27

27 İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Allah ve resûlü=Kur'an. Kavram 700

700 Yüce Allah'ın mesajı olan sadece Kur'an. Yüce Allah'la resûllerinin arası asla ayrılamaz. Muhammed resûl kendisine şerefli elçi aracılığıyla indirilen Yüce Allah'ın mesajını direkt olarak okumuştur. Resûl olarak okuduğu ayetler Yüce Allah'ı temsil ettiği için Allah ve resûlü denildiğinde sadece Kur'an anlarız. Kur'an'ın hükümleri anlarız.

Asi Kavram 1081

1081 Başkaldırıcı, bulunduğu ortamdaki evrensel kurallara uyumlu olmayan.

66. Tahrim Suresi

Ayet 6

Arapça Metin (Harekeli)

5233|66|6|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ قُوٓا۟ أَنفُسَكُمْ وَأَهْلِيكُمْ نَارًا وَقُودُهَا ٱلنَّاسُ وَٱلْحِجَارَةُ عَلَيْهَا مَلَٰٓئِكَةٌ غِلَاظٌ شِدَادٌ لَّا يَعْصُونَ ٱللَّهَ مَآ أَمَرَهُمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

5233|66|6|يايها الذين امنوا قوا انفسكم واهليكم نارا وقودها الناس والحجاره عليها مليكه غلاظ شداد لا يعصون الله ما امرهم ويفعلون ما يومرون

Latin Literal

6. Yâ eyyuhellezîne âmenû kû enfusekum ve ehlîkum nâren vakûduhân nâsu vel hicâretu aleyhâ melâiketun gılâzun şidâdun lâ ya’sûnallâhe mâ emerehum ve yef’alûne mâ yu’merûne.

Türkçe Çeviri

Ey iman47 etmiş kimseler! Sakındırın nefislerinizi201 ve ahalinizi568; bir ateşe834 (ki) onun* yakıtı insanlar ve taştır; üzerindedir onun* şiddetli, kaba/kalın/sert melekler737; asileşmezler1081 Allah’ın kendilerine emrettiğine; ve faaliyete geçirirler emredildiklerini.

Ahmed Samira Çevirisi

6 You, you those who believed, protect your selves and your families/people (from) a fire, its fuel (is) the people and the stones, on it (are) angels hard/rough , strong (severe), they do not disobey God what He ordered/commanded them, and they make/do what they are ordered/commanded.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 ku sakındırın قُوا وقي
5 enfusekum nefislerinizi أَنْفُسَكُمْ نفس
6 ve ehlikum ve ahalinizi وَأَهْلِيكُمْ اهل
7 naran bir ateşdir (ki) نَارًا نور
8 vekuduha onun yakıtı ise وَقُودُهَا وقد
9 n-nasu insanlardır النَّاسُ نوس
10 velhicaratu ve taştır وَالْحِجَارَةُ حجر
11 aleyha üzerindedir onun عَلَيْهَا -
12 melaiketun melekler مَلَائِكَةٌ ملك
13 gilazun bir kaba/kalın/sert غِلَاظٌ غلظ
14 şidadun şiddetli شِدَادٌ شدد
15 la لَا -
16 yea'sune asi gelmezler يَعْصُونَ عصي
17 llahe Allah’ın اللَّهَ -
18 ma مَا -
19 emerahum kendilerine emrettiğine أَمَرَهُمْ امر
20 veyef'alune ve faaliyete geçirirler وَيَفْعَلُونَ فعل
21 ma مَا -
22 yu'merune emredildiklerini يُؤْمَرُونَ امر

Notlar

Not 1

*Ateşin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

Ateş, nar Kavram 834

834 Cehennem evreninde bulunan cahîmlerin (yakanların) yani karadelik sistemlerinin yaydığı radyasyon. Hâviye=Karadeliğin kendisi; Hawking radyasyonu yayar.Hutame=Karadeliğin akresyon diski; çok şiddetli radyasyon yayar.Lezâ=Ateşin bir özelliği; dokunmasa bile uzaktan yakar.Hâmiye=Çılgın ateş.

Asi Kavram 1081

1081 Başkaldırıcı, bulunduğu ortamdaki evrensel kurallara uyumlu olmayan.

71. Nuh Suresi

Ayet 21

Arapça Metin (Harekeli)

5438|71|21|قَالَ نُوحٌ رَّبِّ إِنَّهُمْ عَصَوْنِى وَٱتَّبَعُوا۟ مَن لَّمْ يَزِدْهُ مَالُهُۥ وَوَلَدُهُۥٓ إِلَّا خَسَارًا

Arapça Metin (Harekesiz)

5438|71|21|قال نوح رب انهم عصوني واتبعوا من لم يزده ماله وولده الا خسارا

Latin Literal

21. Kâle nûhun rabbi innehum asavnî vettebeû men lem yezidhu mâluhu ve veleduhû illâ hasârâ(hasâran).

Türkçe Çeviri

Dedi Nûh: "Rabbim!4 Doğrusu onlar asileştiler1081 bana; ve tabi oldular bir kimseye (ki) asla artırmaz ona kendi malı ve kendi veledi/çocuğu bir hüsran dışında."

Ahmed Samira Çevirisi

21 Noah said: "My Lord, that they truly disobeyed me, and they followed who his properties/possessions , and his children/child did not increase him except loss ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 nuhun Nuh نُوحٌ -
3 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
4 innehum doğrusu onlar إِنَّهُمْ -
5 asavni asilik ettiler bana عَصَوْنِي عصي
6 vettebeu ve tabi oldular وَاتَّبَعُوا تبع
7 men bir kimseye مَنْ -
8 lem asla لَمْ -
9 yezidhu artırmaz ona يَزِدْهُ زيد
10 maluhu kendi malı مَالُهُ مول
11 ve veleduhu ve kendi veledi وَوَلَدُهُ ولد
12 illa dışında إِلَّا -
13 hasaran bir hüsran خَسَارًا خسر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Asi Kavram 1081

1081 Başkaldırıcı, bulunduğu ortamdaki evrensel kurallara uyumlu olmayan.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 1081: Asi

Kavram Bilgisi

Kavram Adı: Asi

Kavram No: 1081

Kısa Açıklama: 1081 Başkaldırıcı, bulunduğu ortamdaki evrensel kurallara uyumlu olmayan.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 11

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Mâide Suresi - Ayet 78

Türkçe Meal: Lanetlendi 280 kâfirlik 25 etmiş kimseler İsrâîloğullarından 197 ; Dâvûd ve Meryem oğlu Îsâ dili/lisanı * üzerine ** ; işte bu; asileştikleri 1081 ve haddi aşar olduklarıyladır.

Arapça: 747|5|78|لعن الذين كفروا من بني اسريل علي لسان داود وعيسي ابن مريم ذلك بما عصوا وكانوا يعتدون

A'râf Suresi - Ayet 74

Türkçe Meal: "Ve zikredin 78 yaptığı zaman sizleri (Allah) Âd sonrasında halifeler 65 ; ve yerleştirdi sizleri yerde; edinirsiniz yumuşak düzlüklerinden onun kasırlar * ; ve yontarsınız 694 dağları evler (olarak); öyle ki zikredin 78 nimetlerini Allah'ın; ve asileşmeyin 1081 yerde fesat 265 çıkaranlar (olarak)."

Arapça: 1028|7|74|واذكروا اذ جعلكم خلفا من بعد عاد وبواكم في الارض تتخذون من سهولها قصورا وتنحتون الجبال بيوتا فاذكروا الا الله ولا تعثوا في الارض مفسدين

Yunus Suresi - Ayet 15

Türkçe Meal: Ve tilâvet 874 edildiği zaman üzerlerine ayetlerimiz 389 beyanatlar 620 (-la); dediler kimseler (ki) ummazlar kavuşmayı bizlere: "Gel bunun başkası bir Kur’ân’la 850 ya da değiştir onu * "; de ki: "Olur değildir bana ki değiştiririm onu * nefsim 201 tarafından ** ; tabi olmam *** üzerime vahyedilen 603 dışında; doğrusu ben korkarım eğer asilik 1081 ettiysem Rabbime 4 ; (korku duyarım) büyük bir günün azabına.

Arapça: 1377|10|15|واذا تتلي عليهم اياتنا بينت قال الذين لا يرجون لقانا ايت بقران غير هذا او بدله قل ما يكون لي ان ابدله من تلقاي نفسي ان اتبع الا ما يوحي الي اني اخاف ان عصيت ربي عذاب يوم عظيم

İbrahim Suresi - Ayet 36

Türkçe Meal: "Rabbim 4 ! Doğrusu onlar * dalalete düşürdüler * insanlardan ekserisini/çoğunu; öyle ki kim tabi oldu bana ** öyle ki o bendendir; ve kim asilik 1081 etti bana ** öyle ki doğrusu sensin bir Gafûr 20 ; bir Rahîm 2 .

Arapça: 1784|14|36|رب انهن اضللن كثيرا من الناس فمن تبعني فانه مني ومن عصاني فانك غفور رحيم

Kehf Suresi - Ayet 69

Türkçe Meal: Dedi * : “Bulacaksın beni inşAllah 1062 bir sabır (-da); ve asileşmem 1081 sana bir emre.”

Arapça: 2207|18|69|قال ستجدني ان شا الله صابرا ولا اعصي لك امرا

Meryem Suresi - Ayet 14

Türkçe Meal: Ve bir birr 1077 ana babasına; ve asla olmuyordu * bir cebbâr 898 bir asi 1081 .

Arapça: 2262|19|14|وبرا بولديه ولم يكن جبارا عصيا

Meryem Suresi - Ayet 44

Türkçe Meal: "Ey babam! Kulluk 46 etme şeytâna 29 ; doğrusu şeytân 29 oldu Rahmân'a 1 bir asi 1081 ."

Arapça: 2292|19|44|يابت لا تعبد الشيطن ان الشيطن كان للرحمن عصيا

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 121

Türkçe Meal: Öyle ki yedi ikisi ondan * ; öyle ki ortaya çıkıp göründü ikisine kötülükleri ** ; ve hemen başladı ikisi ilmikleyip/bağlayıp örtmeye üstlerini cennet varağından/yaprağından; ve asileşti 1081 Âdem 50 Rabbine 4 ; öyle ki saptı/şaşırdı.

Arapça: 2467|20|121|فاكلا منها فبدت لهما سوتهما وطفقا يخصفان عليهما من ورق الجنه وعصي ادم ربه فغوي

Ahzâb Suresi - Ayet 36

Türkçe Meal: Ve olmuş değildir bir mümin 27 (erkeğe) ve bir mümin 27 (kadına) tamamladığı zaman Allah ve resûlü 700 bir emri ki olur onlara seçme/tercih emirlerinden; ve kim asileşir 1081 Allah'a ve resûlüne 700 ; öyle ki muhakkak dalalete 128 düşmüştür apaçık bir dalalete 128 .

Arapça: 3567|33|36|وما كان لمومن ولا مومنه اذا قضي الله ورسوله امرا ان يكون لهم الخيره من امرهم ومن يعص الله ورسوله فقد ضل ضللا مبينا

Tahrim Suresi - Ayet 6

Türkçe Meal: Ey iman 47 etmiş kimseler! Sakındırın nefislerinizi 201 ve ahalinizi 568 ; bir ateşe 834 (ki) onun * yakıtı insanlar ve taştır; üzerindedir onun * şiddetli, kaba/kalın/sert melekler 737 ; asileşmezler 1081 Allah’ın kendilerine emrettiğine; ve faaliyete geçirirler emredildiklerini.

Arapça: 5233|66|6|يايها الذين امنوا قوا انفسكم واهليكم نارا وقودها الناس والحجاره عليها مليكه غلاظ شداد لا يعصون الله ما امرهم ويفعلون ما يومرون

Nuh Suresi - Ayet 21

Türkçe Meal: Dedi Nûh: "Rabbim! 4 Doğrusu onlar asileştiler 1081 bana; ve tabi oldular bir kimseye (ki) asla artırmaz ona kendi malı ve kendi veledi/çocuğu bir hüsran dışında."

Arapça: 5438|71|21|قال نوح رب انهم عصوني واتبعوا من لم يزده ماله وولده الا خسارا