Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 1135: Vasıflandırmak

Bu kavram 12 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

1135Bir kişi, nesne veya kavramın niteliklerini, özelliklerini belirterek onu tanımlamak, nitelemek veya sınıflandırmak (karakterize etmek). Tasvîf etmek. Yüce Allah'ın tek ilâhlığını yanlış olarak niteleyerek O'nun astından sözde ilâhlar tanımlamak kâfirlerin ve müşriklerin yaptıkları yanlış vasıflandırmadır.

6. En'âm Suresi

Ayet 100

Arapça Metin (Harekeli)

889|6|100|وَجَعَلُوا۟ لِلَّهِ شُرَكَآءَ ٱلْجِنَّ وَخَلَقَهُمْ وَخَرَقُوا۟ لَهُۥ بَنِينَ وَبَنَٰتٍۭ بِغَيْرِ عِلْمٍ سُبْحَٰنَهُۥ وَتَعَٰلَىٰ عَمَّا يَصِفُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

889|6|100|وجعلوا لله شركا الجن وخلقهم وخرقوا له بنين وبنت بغير علم سبحنه وتعلي عما يصفون

Latin Literal

100. Ve cealû lillâhi şurekâel cinne ve halakahum ve harakû lehu benîne ve benâtin bi gayri ilm(ilmin), subhânehu ve teâlâ ammâ yasifûn(yasifûne).

Türkçe Çeviri

Ve yaptılar Allah'a ortaklar cinni210; ve (oysa) yarattı (Allah) onları; ve yalan uydurdular O'na (Allah’a) oğullar ve kızlar olmaksızın bir ilim1143; Subhân'dır7 O; ve yüceldi/üstün oldu (Allah) vasıflandırdıklarından1135.

Ahmed Samira Çevirisi

100 And they made/created to God partners (from) the Jinns and He created them, and they lied (invented lies) for Him, sons and daughters, without knowledge , His praise/glory! And (He is) high, mighty, exalted and dignified from what they describe/categorize.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve cealu ve yaptılar وَجَعَلُوا جعل
2 lillahi Allah'a لِلَّهِ -
3 şuraka'e ortaklar شُرَكَاءَ شرك
4 l-cinne cinni/gizliyi/bilinmeyeni الْجِنَّ جنن
5 vehalekahum ve yarattı (Allah) onları وَخَلَقَهُمْ خلق
6 ve haraku ve yalan uydurdular وَخَرَقُوا خرق
7 lehu O'na (Allah’a) لَهُ -
8 benine oğullar بَنِينَ بني
9 ve benatin ve kızlar وَبَنَاتٍ بني
10 bigayri değildir بِغَيْرِ غير
11 ilmin bir ilim/bilgi عِلْمٍ علم
12 subhanehu subhândır O سُبْحَانَهُ سبح
13 ve teaala ve yüceldi/üstün oldu (Allah) وَتَعَالَىٰ علو
14 amma عَمَّا -
15 yesifune vasıflandırdıklarından/nitelediklerinden يَصِفُونَ وصف

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Cin Kavram 210

210 İblis ve onun soyundan olan varlıklar. İblis Âdem'e secde etmedi. Yüce Allah'ın emrine karşı geldi ve fâsıklardan/sapanlardan oldu. Bir cennet evrenine yerleştirilen Âdem ve eşini ayartarak Yüce Allah'ın yasağını çiğnetti. Yüce Allah Âdem ve eşiyle birlikte yasağı çiğneyen tüm insanları cennetten indirdi. Âdem derhal tevbe etti. Yüce Allah onun tevbesini kabul etti. İblis Âdem'e meydan okudu. Yüce Allah bu meydan okumaya izin verdi. Âdem soyu olan insanlarla iblis soyu olan cinler arasında 2. tur bir savaş başladı. 2. savaş cennet evreninden daha alçak yerleşimli olan günümüz evreninde şu an devam etmektedir. İnsanoğlu 1. savaşı kaybetti. 2. savaşın içindeyiz. 2. şansımızı kullanıyoruz. Savaş kuralları gereği her doğan insana bir cin yoldaşlık eder. İnsan bu cinle mücadele eder. Cin kendisine verilen izni kullanır. Yani insanın kalbine fısıldar. Kalbine vesvese verir. Yüce Allah'ın dosdoğru yolu olan kutsal kitaplardan uzaklaştırmak ister. İnsanı Yüce Allah'ın emrinden saptırmak ister. Maalesef insanların pek azı haricinde çoğu 2. savaşı da kaybetti. Yüce Allah'ın cehennemi cinden ve insanlardan doldururum sözü hak oldu.

6. En'âm Suresi

Ayet 139

Arapça Metin (Harekeli)

928|6|139|وَقَالُوا۟ مَا فِى بُطُونِ هَٰذِهِ ٱلْأَنْعَٰمِ خَالِصَةٌ لِّذُكُورِنَا وَمُحَرَّمٌ عَلَىٰٓ أَزْوَٰجِنَا وَإِن يَكُن مَّيْتَةً فَهُمْ فِيهِ شُرَكَآءُ سَيَجْزِيهِمْ وَصْفَهُمْ إِنَّهُۥ حَكِيمٌ عَلِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

928|6|139|وقالوا ما في بطون هذه الانعم خالصه لذكورنا ومحرم علي ازوجنا وان يكن ميته فهم فيه شركا سيجزيهم وصفهم انه حكيم عليم

Latin Literal

139. Ve kâlû mâ fî butûni hazihil en’âmi hâlisatun li zukûrinâ ve muharremun alâ ezvâcinâ, ve in yekun meyteten fe hum fîhi şurekâu, se yeczîhim vasfehum, innehu hakîmun alîm(alîmun).

Türkçe Çeviri

Ve dediler: "Bu en’âmın645 karınlarındaki* bir halis** olarak erkeklerimizedir; ve bir haram edilendir eşlerimiz*** üzerine; ve eğer olursa (o) bir ölü/mevta****; öyle ki onlaradır (eşlere) onda ortaktır"; cezalandıracak (Allah) onları vasıflandırma1135 (-syla) onların; doğrusu O (Allah) Hakîm’dir9; Alîm’dir8.

Ahmed Samira Çevirisi

139 And they said: "What (is) in these camels’/livestock’s’ bellies/insides (are) clearly/purely to our males and forbidden on our wives/spouses." And if (it) was dead , so they are in it partners, he will reward/reimburse90them (equal to) their description/categorization, that He (is) wise/judicious, knowledgeable.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kalu ve dediler وَقَالُوا قول
2 ma مَا -
3 fi فِي -
4 butuni karınlarındaki بُطُونِ بطن
5 hazihi bu هَٰذِهِ -
6 l-en'aami en’âmın الْأَنْعَامِ نعم
7 halisatun bir halis olarak خَالِصَةٌ خلص
8 lizukurina erkeklerimizedir لِذُكُورِنَا ذكر
9 ve muharramun ve bir haram edilendir وَمُحَرَّمٌ حرم
10 ala üzerine عَلَىٰ -
11 ezvacina eşlerimiz أَزْوَاجِنَا زوج
12 vein ve eğer وَإِنْ -
13 yekun olursa يَكُنْ كون
14 meyteten bir ölü/mevta مَيْتَةً موت
15 fehum öyle ki onlar (eşler) فَهُمْ -
16 fihi onda فِيهِ -
17 şuraka'u ortaklardır شُرَكَاءُ شرك
18 seyeczihim cezalandıracak onları (Allah) سَيَجْزِيهِمْ جزي
19 vesfehum onların vasıflandırma (-sıyla) وَصْفَهُمْ وصف
20 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
21 hakimun Hakîm’dir حَكِيمٌ حكم
22 alimun Alim’dir عَلِيمٌ علم

Notlar

Not 1

*Karınları içinde taşıdıkları. Rahimde bulunan ceninler. Bu gebe hayvanların bir dini ritüel olarak seçildiği ve doğum yaptıklarında yavrularının erkekler arasında dağıtılarak yenildiği anlaşılmaktadır. **Saf olarak, katıksız, ortaksız.***Kadınlar.****Yavru ölü doğarsa ancak kadınlar yavrunun etinden yiyebilir.

12. Yusuf Suresi

Ayet 18

Arapça Metin (Harekeli)

1612|12|18|وَجَآءُو عَلَىٰ قَمِيصِهِۦ بِدَمٍ كَذِبٍ قَالَ بَلْ سَوَّلَتْ لَكُمْ أَنفُسُكُمْ أَمْرًا فَصَبْرٌ جَمِيلٌ وَٱللَّهُ ٱلْمُسْتَعَانُ عَلَىٰ مَا تَصِفُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1612|12|18|وجاو علي قميصه بدم كذب قال بل سولت لكم انفسكم امرا فصبر جميل والله المستعان علي ما تصفون

Latin Literal

18. Ve câû alâ kamîsıhî bi demin kezib(kezibin), kâle bel sevvelet lekum enfusukum emrâ(emren), fe sabrun cemîl(cemîlun), vallâhul musteânu alâ mâ tesıfûn(tesıfûne).

Türkçe Çeviri

Ve geldiler onun* gömleğine karşı** yalandan bir kanla; dedi***: "Evet! Ayartmış sizleri nefisleriniz201 bir emre200; öyle ki bir cemîl930 bir sabırdır51****; ve Allah Müsteân'dır1134 vasıflandırdığınıza1135 karşı.

Ahmed Samira Çevirisi

18 And they came on his shirt/dress with blood falsified , he said: "But your selves enticed/lured for you a matter/affair/order/command, so graceful patience, and God (is) the seeked help/support from on what you describe/categorize."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ca'u ve geldiler وَجَاءُوا جيا
2 ala karşı عَلَىٰ -
3 kamisihi onun gömleğine قَمِيصِهِ قمص
4 bidemin bir kanla بِدَمٍ دمو
5 kezibin bir yalan كَذِبٍ كذب
6 kale dedi قَالَ قول
7 bel evet بَلْ -
8 sevvelet ayartmış سَوَّلَتْ سول
9 lekum sizleri لَكُمْ -
10 enfusukum nefisleriniz أَنْفُسُكُمْ نفس
11 emran bir emre أَمْرًا امر
12 fesabrun öyle ki bir sabırdır فَصَبْرٌ صبر
13 cemilun bir cemîl جَمِيلٌ جمل
14 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
15 l-musteaanu yardım/destek istenendir الْمُسْتَعَانُ عون
16 ala kaşı عَلَىٰ -
17 ma مَا -
18 tesifune vasıflandırdığınıza/tasvir ettiğinize تَصِفُونَ وصف

Notlar

Not 1

*Yûsuf'un.**Gömleğin üzerine sürülmüş.***Yakûb.****Bana düşen; gerekir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sabır/sabr. Kavram 51

51 Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

emir, emretmek Kavram 200

200 Buyurmak, talepte bulunmak, istekte bulunmak, nasihat etmek, buyruk, talep, istek, nasihat. Kur'an'daki emretmek kavramı zorla bir şeyi yaptırmak, yapılmadığında ceza vermek asla değildir.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Vasıflandırmak Kavram 1135

1135 Bir kişi, nesne veya kavramın niteliklerini, özelliklerini belirterek onu tanımlamak, nitelemek veya sınıflandırmak (karakterize etmek). Tasvîf etmek. Yüce Allah'ın tek ilâhlığını yanlış olarak niteleyerek O'nun astından sözde ilâhlar tanımlamak kâfirlerin ve müşriklerin yaptıkları yanlış vasıflandırmadır.

12. Yusuf Suresi

Ayet 77

Arapça Metin (Harekeli)

1671|12|77|قَالُوٓا۟ إِن يَسْرِقْ فَقَدْ سَرَقَ أَخٌ لَّهُۥ مِن قَبْلُ فَأَسَرَّهَا يُوسُفُ فِى نَفْسِهِۦ وَلَمْ يُبْدِهَا لَهُمْ قَالَ أَنتُمْ شَرٌّ مَّكَانًا وَٱللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا تَصِفُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1671|12|77|قالوا ان يسرق فقد سرق اخ له من قبل فاسرها يوسف في نفسه ولم يبدها لهم قال انتم شر مكانا والله اعلم بما تصفون

Latin Literal

77. Kâlû in yesrık fe kad sereka ehun lehu min kabl(kablu), fe eserreha yûsufu fî nefsihî ve lem yubdihâ lehum kâle entum şerrun mekânâ(mekânen), vallâhu a’lemu bimâ tesifûn(tesifûne).

Türkçe Çeviri

Dediler*: "Eğer çaldıysa (o) öyle ki muhakkak çalmıştı bir kardeşi** (de) onun öncesinde"; öyle ki sırlaştırıyordu*** onu**** Yûsuf kendi nefsinde201; ve asla belli etmiyordu onlara*****; dedi***: "Sizler bir şersiniz205 bir mekanda; ve Allah daha iyi bilendir vasıflandırdığınızı1135."

Ahmed Samira Çevirisi

77 They said: "If he steals/robs, so a brother to him had stolen/robbed from before." So Joseph kept it secret in himself, and did not show it to them, he said: "You are a worse position , and God (is) more knowledgeable with what you describe/categorize."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 in eğer إِنْ -
3 yesrik çaldıysa يَسْرِقْ سرق
4 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
5 seraka çalmıştı سَرَقَ سرق
6 ehun kardeşi (de) أَخٌ اخو
7 lehu onun لَهُ -
8 min مِنْ -
9 kablu öncesinde قَبْلُ قبل
10 feeserraha öyle ki sırlaştırıyordu onu فَأَسَرَّهَا سرر
11 yusufu Yûsuf يُوسُفُ -
12 fi فِي -
13 nefsihi kendi nefsinde نَفْسِهِ نفس
14 velem ve asla وَلَمْ -
15 yubdiha belli etmiyordu يُبْدِهَا بدو
16 lehum onlara لَهُمْ -
17 kale dedi قَالَ قول
18 entum sizler أَنْتُمْ -
19 şerrun bir şersiniz شَرٌّ شرر
20 mekanen bir mekanda مَكَانًا كون
21 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
22 ea'lemu daha iyi bilendir أَعْلَمُ علم
23 bima بِمَا -
24 tesifune vasıflandırdığınızı تَصِفُونَ وصف

Notlar

Not 1

*Yûsuf'un kardeşleri.**Yûsuf'un da küçükken (kuyuya bırakılmadan önce) bir hırsızlık yaptığını ima etmektedirler. Eğer hırsızlık yaptıysa bu da abisine çekmiştir demeye getirmektedirler.,***Yûsuf. ****Kendisiyle ilgili hırsızlık olayıyla ilgili.*****Kardeşlerine.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Şer, şer Kavram 205

205 Kötülük, fenalık.

Vasıflandırmak Kavram 1135

1135 Bir kişi, nesne veya kavramın niteliklerini, özelliklerini belirterek onu tanımlamak, nitelemek veya sınıflandırmak (karakterize etmek). Tasvîf etmek. Yüce Allah'ın tek ilâhlığını yanlış olarak niteleyerek O'nun astından sözde ilâhlar tanımlamak kâfirlerin ve müşriklerin yaptıkları yanlış vasıflandırmadır.

16. Nahl Suresi

Ayet 116

Arapça Metin (Harekeli)

2015|16|116|وَلَا تَقُولُوا۟ لِمَا تَصِفُ أَلْسِنَتُكُمُ ٱلْكَذِبَ هَٰذَا حَلَٰلٌ وَهَٰذَا حَرَامٌ لِّتَفْتَرُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ ٱلْكَذِبَ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَفْتَرُونَ عَلَى ٱللَّهِ ٱلْكَذِبَ لَا يُفْلِحُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2015|16|116|ولا تقولوا لما تصف السنتكم الكذب هذا حلل وهذا حرام لتفتروا علي الله الكذب ان الذين يفترون علي الله الكذب لا يفلحون

Latin Literal

116. Ve lâ tekûlû limâ tesıfu elsinetukumul kezibe hâzâ halâlun ve hâzâ harâmun li tefterû alâllâhil kezib(kezibe), innellezîne yefterûne alâllâhil kezibe lâ yuflihûn(yuflihûne).

Türkçe Çeviri

Ve demeyin dillerinizin vasıflandırdığı1135* yalanı; "bu bir helaldir ve bu bir haramdır"; yalan iftira atmak402 için Allah'a karşı; doğrusu kimseler (ki) yalan iftira atarlar402 Allah'a karşı iflah** olmazlar.

Ahmed Samira Çevirisi

116 And do not say to what your tongues/languages/speeches describes/categorizes the lies/defiance/falsehood, that (is) permitted/allowed, and that (is) forbidden ." To fabricate/cut and split on (about) God the lies/denials/falsehood: "That those who fabricate/cut and split on (about) God the lies/denials/falsehood do not succeed/win.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve la ve وَلَا -
2 tekulu demeyin تَقُولُوا قول
3 lima لِمَا -
4 tesifu vasıflandırdığına تَصِفُ وصف
5 elsinetukumu dillerinizin أَلْسِنَتُكُمُ لسن
6 l-kezibe yalan الْكَذِبَ كذب
7 haza bu هَٰذَا -
8 halalun bir helaldir حَلَالٌ حلل
9 ve haza ve bu وَهَٰذَا -
10 haramun haramdır حَرَامٌ حرم
11 litefteru iftira atmak için لِتَفْتَرُوا فري
12 ala karşı عَلَى -
13 llahi Allah'a اللَّهِ -
14 l-kezibe yalan الْكَذِبَ كذب
15 inne doğrusu إِنَّ -
16 ellezine kimseler الَّذِينَ -
17 yefterune iftira atarlar يَفْتَرُونَ فري
18 ala karşı عَلَى -
19 llahi Allah'a اللَّهِ -
20 l-kezibe yalan الْكَذِبَ كذب
21 la لَا -
22 yuflihune iflah olmazlar يُفْلِحُونَ فلح

Notlar

Not 1

*Hakka/gerçeğe dayanmayan, Kur'an'da yer almayan ancak sadece dillerin vasıflandırması/tanımlaması. Uyduruk hadislerin haramlar ve helaller tanımlaması. Kim ki hadislere iman ederek midyeyi haram sayar cehennemde yerini hazırlasın. Çünkü affedilmeyen büyük bir günah işledi. Şirk günahını işledi ve müşrik oldu.**Felaha/kurtuluşa kavuşamazlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Din konusunda Allah'a iftira atmak, yalan uydurmak. Kavram 402

402 Kutsal kitapların astından olan söylenti/hadis kitaplarıyla (Talmud, Kütüb-i Sitte, Riyâzus Sâlihîn vb. ) Yüce Allah'ın bizzat kendisine ve onun resûllerine iftira atmak. Allah'ın adına kutsi hadisler uydurmak. Tamamı zan olan 'Resûl buyurdu ki' sözleriyle resûl adına uydurulmuş bir din oluşturmak. Sünnet adı altında resûle iftira olan sözlere/hadislere tabi olmak. Mezheplere tabi olmak. Tarikatlara tabi olmak. Sadece Kur'an, sadece kutsal kitap dememek.

Vasıflandırmak Kavram 1135

1135 Bir kişi, nesne veya kavramın niteliklerini, özelliklerini belirterek onu tanımlamak, nitelemek veya sınıflandırmak (karakterize etmek). Tasvîf etmek. Yüce Allah'ın tek ilâhlığını yanlış olarak niteleyerek O'nun astından sözde ilâhlar tanımlamak kâfirlerin ve müşriklerin yaptıkları yanlış vasıflandırmadır.

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 18

Arapça Metin (Harekeli)

2499|21|18|بَلْ نَقْذِفُ بِٱلْحَقِّ عَلَى ٱلْبَٰطِلِ فَيَدْمَغُهُۥ فَإِذَا هُوَ زَاهِقٌ وَلَكُمُ ٱلْوَيْلُ مِمَّا تَصِفُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2499|21|18|بل نقذف بالحق علي البطل فيدمغه فاذا هو زاهق ولكم الويل مما تصفون

Latin Literal

18. Bel nakzifu bil hakkı alel bâtıli fe yedmeguhu fe izâ huve zâhik(zâhikun), ve lekumul veylu mimmâ tasıfûn(tasıfûne).

Türkçe Çeviri

Evet! Atarız hakkı1114 batılın199 üzerine; öyle ki ezer* başını onun**; öyle ki (o) zaman o*** bir yok olandır; ve sizleredir (ey) vah**** vasıflandırdıklarınızdan1135.

Ahmed Samira Çevirisi

18 Rather We throw/hurl with the truth on the falsehood, so it nullifies/eliminates it (the falsehood), so then it(the falsehood) is vanishing/being destroyed , and for you (is) the grief/misfortune from what you describe/categorize.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 bel evet! بَلْ -
2 nekzifu atarız نَقْذِفُ قذف
3 bil-hakki hakkı بِالْحَقِّ حقق
4 ala üzerine عَلَى -
5 l-batili batılın الْبَاطِلِ بطل
6 fe yedmeguhu öyle ki ezer başını onun فَيَدْمَغُهُ دمغ
7 feiza öyle ki (o) zaman فَإِذَا -
8 huve o هُوَ -
9 zahikun bir yok olandır زَاهِقٌ زهق
10 velekumu ve sizleredir وَلَكُمُ -
11 l-veylu vahlar الْوَيْلُ -
12 mimma مِمَّا -
13 tesifune vasıflandırdıklarınızdan تَصِفُونَ وصف

Notlar

Not 1

*Hak.**Batılın.***Batıl.****Eyvah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Batıl Kavram 199

199 Gerçek olmayan, geçersiz, temelsiz, asılsız.

Vasıflandırmak Kavram 1135

1135 Bir kişi, nesne veya kavramın niteliklerini, özelliklerini belirterek onu tanımlamak, nitelemek veya sınıflandırmak (karakterize etmek). Tasvîf etmek. Yüce Allah'ın tek ilâhlığını yanlış olarak niteleyerek O'nun astından sözde ilâhlar tanımlamak kâfirlerin ve müşriklerin yaptıkları yanlış vasıflandırmadır.

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 22

Arapça Metin (Harekeli)

2503|21|22|لَوْ كَانَ فِيهِمَآ ءَالِهَةٌ إِلَّا ٱللَّهُ لَفَسَدَتَا فَسُبْحَٰنَ ٱللَّهِ رَبِّ ٱلْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2503|21|22|لو كان فيهما الهه الا الله لفسدتا فسبحن الله رب العرش عما يصفون

Latin Literal

22. Lev kâne fîhimâ âlihetun illâllâhu le fesedetâ, fe subhânallâhi rabbil arşi ammâ yasıfûn(yasıfûne).

Türkçe Çeviri

Şayet olsaydı ikisinde* ilâhlar1094 Allah'ın dışında mutlak fesada/kargaşaya** uğrardı o ikisi***; öyle ki Subhân'dır7 Allah; arşın66 Rabbidir4; vasıflandırdıklarından1135 (ayrıdır).

Ahmed Samira Çevirisi

22 If (there) was in them (B) (the skies and the Earth) gods, except God, they (B) would have been corrupted ,so praise/glory (to) God, Lord (of) the throne about what they describe/categorize.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lev şayet لَوْ -
2 kane olsaydı كَانَ كون
3 fihima ikisinde فِيهِمَا -
4 alihetun ilahlar الِهَةٌ اله
5 illa dışında إِلَّا -
6 llahu Allah'ın اللَّهُ -
7 lefesedeta mutlak fesada/kargaşaya uğrardı o ikisi لَفَسَدَتَا فسد
8 fesubhane öyle ki subhândır/tüm isimlerini-sıfatlarını tecelli ettirendir فَسُبْحَانَ سبح
9 llahi Allah اللَّهِ -
10 rabbi Rabbidir رَبِّ ربب
11 l-arşi arşın الْعَرْشِ عرش
12 amma عَمَّا -
13 yesifune vasıflandırdıklarından/nitelediklerinden (ayrıdır) يَصِفُونَ وصف

Notlar

Not 1

*Gökte ve yerde.**Muhteşem bir delil. Gerçekten de gökte ve yerde düzen varsa bu ancak tek bir ilâhın varlığında olur. Birden çok ilâh asla olamaz. Olsaydı sonsuzlukta mutlak sınırları kesişecektir. Bir ilâhın sınırı olur mu? Olmaz. Demek ki gerçek ilâh varsa o da tek olmalıdır.***Gök ve yer.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Subhân Kavram 7

7 Tüm isimlerini/sıfatlarını tecelli ettiren.

Arş Kavram 66

66 Taht/kürsü. Yüce Allah'ın belirli sıfatlarının tecelli etmesiyle oluşmuş olan, çoklu boyutlara sahip bir kürsü, bir platform. Bu kürsü içinde evrenler yaratılmaktadır. Şu an içinde bulunduğumuz evrenimiz de bu kürsünün içindedir. Yargılamanın yapılacağı ahiret evreni, cennet evrenleri ve cehennem evreni yine bu kürsü içinde yaratılacaktır.

Vasıflandırmak Kavram 1135

1135 Bir kişi, nesne veya kavramın niteliklerini, özelliklerini belirterek onu tanımlamak, nitelemek veya sınıflandırmak (karakterize etmek). Tasvîf etmek. Yüce Allah'ın tek ilâhlığını yanlış olarak niteleyerek O'nun astından sözde ilâhlar tanımlamak kâfirlerin ve müşriklerin yaptıkları yanlış vasıflandırmadır.

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 112

Arapça Metin (Harekeli)

2593|21|112|قَٰلَ رَبِّ ٱحْكُم بِٱلْحَقِّ وَرَبُّنَا ٱلرَّحْمَٰنُ ٱلْمُسْتَعَانُ عَلَىٰ مَا تَصِفُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2593|21|112|قل رب احكم بالحق وربنا الرحمن المستعان علي ما تصفون

Latin Literal

112. Kâle rabbıhkum bil hakk(hakkı), ve rabbuner rahmânul musteânu alâ mâ tasıfûn(tasıfûne).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Rabbim4! Hükmet hakla/gerçekle; ve Rabbimiz4 Rahmân’dır1; Müsteân’dır1134 vasıflandırdıklarınıza1135 karşı."

Ahmed Samira Çevirisi

112 Say: "My Lord, judge/rule with the correct/truth , and our Lord (is) the merciful, the seeked help/assistance from , on (about) what you describe/categorize."229

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
3 hkum hükmet احْكُمْ حكم
4 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
5 ve rabbuna ve Rabbimiz وَرَبُّنَا ربب
6 r-rahmanu Rahmân’dır الرَّحْمَٰنُ رحم
7 l-musteaanu Müsteân’dır الْمُسْتَعَانُ عون
8 ala karşı عَلَىٰ -
9 ma مَا -
10 tesifune vasıflandırdıklarınıza تَصِفُونَ وصف

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahmân Kavram 1

1 En yüce merhametli.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Vasıflandırmak Kavram 1135

1135 Bir kişi, nesne veya kavramın niteliklerini, özelliklerini belirterek onu tanımlamak, nitelemek veya sınıflandırmak (karakterize etmek). Tasvîf etmek. Yüce Allah'ın tek ilâhlığını yanlış olarak niteleyerek O'nun astından sözde ilâhlar tanımlamak kâfirlerin ve müşriklerin yaptıkları yanlış vasıflandırmadır.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 91

Arapça Metin (Harekeli)

2762|23|91|مَا ٱتَّخَذَ ٱللَّهُ مِن وَلَدٍ وَمَا كَانَ مَعَهُۥ مِنْ إِلَٰهٍ إِذًا لَّذَهَبَ كُلُّ إِلَٰهٍۭ بِمَا خَلَقَ وَلَعَلَا بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ سُبْحَٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يَصِفُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2762|23|91|ما اتخذ الله من ولد وما كان معه من اله اذا لذهب كل اله بما خلق ولعلا بعضهم علي بعض سبحن الله عما يصفون

Latin Literal

91. Mettehazallâhu min veledin ve mâ kâne meahu min ilâhin izen le zehebe kullu ilâhin bimâ halaka ve le alâ ba’duhum alâ ba’d(ba’dın), subhânallâhi ammâ yasıfûn(yasıfûne).

Türkçe Çeviri

Edinmiş değildir Allah hiçbir çocuk; ve olmuş değildir O'nunla birlikte hiçbir ilâh74; o zaman; mutlak götürürdü/ilerletirdi her bir ilâh74 yarattığını; ve mutlak yücelirdi/üstünleşirdi bir kısmı onların bir kısım üzerine; Subhân'dır7 Allah; vasıflandırdıklarından1135 (ayrıdır).

Ahmed Samira Çevirisi

91 God did not take/receive from a child (son), and (there) was not from a god with Him, then each/every god would have gone with what he created, and some of them would have heightened/elevated over some, God’s praise/glory about what they describe/categorize.241

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ma değildir مَا -
2 ttehaze edinmiş اتَّخَذَ اخذ
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 min مِنْ -
5 veledin bir çocuktan وَلَدٍ ولد
6 ve ma ve değildir وَمَا -
7 kane olmuş كَانَ كون
8 meahu O'nunla birlikte مَعَهُ -
9 min hiçbir مِنْ -
10 ilahin ilah إِلَٰهٍ اله
11 izen o zaman إِذًا -
12 lezehebe mutlak götürürdü/ilerletirdi لَذَهَبَ ذهب
13 kullu her كُلُّ كلل
14 ilahin bir tanrı إِلَٰهٍ اله
15 bima بِمَا -
16 haleka yarattığını خَلَقَ خلق
17 veleala ve mutlak yücelirdi/üstünleşirdi وَلَعَلَا علو
18 bea'duhum bir kısmı onların بَعْضُهُمْ بعض
19 ala üzerine عَلَىٰ -
20 bea'din bir kısım بَعْضٍ بعض
21 subhane subhândır/tüm isimlerini-sıfatlarını tecelli ettirendir سُبْحَانَ سبح
22 llahi Allah اللَّهِ -
23 amma عَمَّا -
24 yesifune vasıflandırdıklarından/nitelediklerinden(ayrıdı) يَصِفُونَ وصف

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Subhân Kavram 7

7 Tüm isimlerini/sıfatlarını tecelli ettiren.

ilâh Kavram 74

74 Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Vasıflandırmak Kavram 1135

1135 Bir kişi, nesne veya kavramın niteliklerini, özelliklerini belirterek onu tanımlamak, nitelemek veya sınıflandırmak (karakterize etmek). Tasvîf etmek. Yüce Allah'ın tek ilâhlığını yanlış olarak niteleyerek O'nun astından sözde ilâhlar tanımlamak kâfirlerin ve müşriklerin yaptıkları yanlış vasıflandırmadır.

37. Sâffât Suresi

Ayet 159

Arapça Metin (Harekeli)

3945|37|159|سُبْحَٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يَصِفُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

3945|37|159|سبحن الله عما يصفون

Latin Literal

159. Subhânallâhi ammâ yasifûn(yasifûne).

Türkçe Çeviri

Subhân'dır7 Allah; vasıflandırdıklarından1135 (ayrıdır).

Ahmed Samira Çevirisi

159 God’s praise/glory from/about what they describe/categorize.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 subhane subhândır/tüm isimlerini-sıfatlarını tecelli ettirendir سُبْحَانَ سبح
2 llahi Allah اللَّهِ -
3 amma عَمَّا -
4 yesifune vasıflandırdıklarından/nitelediklerinden (ayrıdır) يَصِفُونَ وصف

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Subhân Kavram 7

7 Tüm isimlerini/sıfatlarını tecelli ettiren.

Vasıflandırmak Kavram 1135

1135 Bir kişi, nesne veya kavramın niteliklerini, özelliklerini belirterek onu tanımlamak, nitelemek veya sınıflandırmak (karakterize etmek). Tasvîf etmek. Yüce Allah'ın tek ilâhlığını yanlış olarak niteleyerek O'nun astından sözde ilâhlar tanımlamak kâfirlerin ve müşriklerin yaptıkları yanlış vasıflandırmadır.

37. Sâffât Suresi

Ayet 180

Arapça Metin (Harekeli)

3966|37|180|سُبْحَٰنَ رَبِّكَ رَبِّ ٱلْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

3966|37|180|سبحن ربك رب العزه عما يصفون

Latin Literal

180. Subhâne rabbike rabbil izzeti ammâ yasifûn(yasifûne).

Türkçe Çeviri

Subhân'dır7 senin Rabbin4; Rabbidir4 izzetin614; vasıflandırdıklarından1135 (ayrıdır).

Ahmed Samira Çevirisi

180 Your Lord’s praise/glory, Lord (of) the glory/might/power about what they describe/categorize.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 subhane subhândır/tüm isimlerini-sıfatlarını tecelli ettirendir سُبْحَانَ سبح
2 rabbike senin Rabbin رَبِّكَ ربب
3 rabbi Rabbidir رَبِّ ربب
4 l-izzeti izzetin/ululuğun الْعِزَّةِ عزز
5 amma عَمَّا -
6 yesifune vasıflandırdıklarından/nitelediklerinden (ayrıdır) يَصِفُونَ وصف

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Subhân Kavram 7

7 Tüm isimlerini/sıfatlarını tecelli ettiren.

İzzet, izzet. Kavram 614

614 Güç, yetki, kudret, asla üstesinden gelinemeyen, asla güç yetirilemeyen, her zaman güç yetiren.

Vasıflandırmak Kavram 1135

1135 Bir kişi, nesne veya kavramın niteliklerini, özelliklerini belirterek onu tanımlamak, nitelemek veya sınıflandırmak (karakterize etmek). Tasvîf etmek. Yüce Allah'ın tek ilâhlığını yanlış olarak niteleyerek O'nun astından sözde ilâhlar tanımlamak kâfirlerin ve müşriklerin yaptıkları yanlış vasıflandırmadır.

43. Zuhruf Suresi

Ayet 82

Arapça Metin (Harekeli)

4405|43|82|سُبْحَٰنَ رَبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ رَبِّ ٱلْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

4405|43|82|سبحن رب السموت والارض رب العرش عما يصفون

Latin Literal

82. Subhâne rabbis semâvâti vel ardı rabbil arşi ammâ yasıfûn(yasıfûne).

Türkçe Çeviri

Subhân'dır7; Rabbidir4 göklerin ve yerin; Rabbidir4 arşın66; vasıflandırdıklarından1135 (ayrıdır).

Ahmed Samira Çevirisi

82 Praise/glory (to) the skies’/space’s and the earth’s/Planet Earth’s Lord, the throne’s Lord, from/about what they describe/categorize.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 subhane subhândır/tüm isimlerini-sıfatlarını tecelli ettirendir سُبْحَانَ سبح
2 rabbi Rabbidir رَبِّ ربب
3 s-semavati göklerin السَّمَاوَاتِ سمو
4 vel'erdi ve yerin وَالْأَرْضِ ارض
5 rabbi Rabbidir رَبِّ ربب
6 l-arşi arşın الْعَرْشِ عرش
7 amma عَمَّا -
8 yesifune vasıflandırdıklarından/nitelediklerinden (ayrıdır) يَصِفُونَ وصف

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Subhân Kavram 7

7 Tüm isimlerini/sıfatlarını tecelli ettiren.

Arş Kavram 66

66 Taht/kürsü. Yüce Allah'ın belirli sıfatlarının tecelli etmesiyle oluşmuş olan, çoklu boyutlara sahip bir kürsü, bir platform. Bu kürsü içinde evrenler yaratılmaktadır. Şu an içinde bulunduğumuz evrenimiz de bu kürsünün içindedir. Yargılamanın yapılacağı ahiret evreni, cennet evrenleri ve cehennem evreni yine bu kürsü içinde yaratılacaktır.

Vasıflandırmak Kavram 1135

1135 Bir kişi, nesne veya kavramın niteliklerini, özelliklerini belirterek onu tanımlamak, nitelemek veya sınıflandırmak (karakterize etmek). Tasvîf etmek. Yüce Allah'ın tek ilâhlığını yanlış olarak niteleyerek O'nun astından sözde ilâhlar tanımlamak kâfirlerin ve müşriklerin yaptıkları yanlış vasıflandırmadır.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 1135: Vasıflandırmak

Kavram Bilgisi

Kavram Adı: Vasıflandırmak

Kavram No: 1135

Kısa Açıklama: 1135 Bir kişi, nesne veya kavramın niteliklerini, özelliklerini belirterek onu tanımlamak, nitelemek veya sınıflandırmak (karakterize etmek). Tasvîf etmek. Yüce Allah'ın tek ilâhlığını yanlış olarak niteleyerek O'nun astından sözde ilâhlar tanımlamak kâfirlerin ve müşriklerin yaptıkları yanlış vasıflandırmadır.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 12

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

En'âm Suresi - Ayet 100

Türkçe Meal: Ve yaptılar Allah'a ortaklar cinni 210 ; ve (oysa) yarattı (Allah) onları; ve yalan uydurdular O'na (Allah’a) oğullar ve kızlar olmaksızın bir ilim 1143 ; Subhân'dır 7 O; ve yüceldi/üstün oldu (Allah) vasıflandırdıklarından 1135 .

Arapça: 889|6|100|وجعلوا لله شركا الجن وخلقهم وخرقوا له بنين وبنت بغير علم سبحنه وتعلي عما يصفون

En'âm Suresi - Ayet 139

Türkçe Meal: Ve dediler: "Bu en’âmın 645 karınlarındaki * bir halis ** olarak erkeklerimizedir; ve bir haram edilendir eşlerimiz *** üzerine; ve eğer olursa (o) bir ölü/mevta **** ; öyle ki onlaradır (eşlere) onda ortaktır"; cezalandıracak (Allah) onları vasıflandırma 1135 (-syla) onların; doğrusu O (Allah) Hakîm’dir 9 ; Alîm’dir 8 .

Arapça: 928|6|139|وقالوا ما في بطون هذه الانعم خالصه لذكورنا ومحرم علي ازوجنا وان يكن ميته فهم فيه شركا سيجزيهم وصفهم انه حكيم عليم

Yusuf Suresi - Ayet 18

Türkçe Meal: Ve geldiler onun * gömleğine karşı ** yalandan bir kanla; dedi *** : "Evet! Ayartmış sizleri nefisleriniz 201 bir emre 200 ; öyle ki bir cemîl 930 bir sabırdır 51 ****; ve Allah Müsteân'dır 1134 vasıflandırdığınıza 1135 karşı.

Arapça: 1612|12|18|وجاو علي قميصه بدم كذب قال بل سولت لكم انفسكم امرا فصبر جميل والله المستعان علي ما تصفون

Yusuf Suresi - Ayet 77

Türkçe Meal: Dediler * : "Eğer çaldıysa (o) öyle ki muhakkak çalmıştı bir kardeşi ** (de) onun öncesinde"; öyle ki sırlaştırıyordu *** onu **** Yûsuf kendi nefsinde 201 ; ve asla belli etmiyordu onlara ***** ; dedi *** : "Sizler bir şersiniz 205 bir mekanda; ve Allah daha iyi bilendir vasıflandırdığınızı 1135 ."

Arapça: 1671|12|77|قالوا ان يسرق فقد سرق اخ له من قبل فاسرها يوسف في نفسه ولم يبدها لهم قال انتم شر مكانا والله اعلم بما تصفون

Nahl Suresi - Ayet 116

Türkçe Meal: Ve demeyin dillerinizin vasıflandırdığı 1135 * yalanı; "bu bir helaldir ve bu bir haramdır"; yalan iftira atmak 402 için Allah'a karşı; doğrusu kimseler (ki) yalan iftira atarlar 402 Allah'a karşı iflah ** olmazlar.

Arapça: 2015|16|116|ولا تقولوا لما تصف السنتكم الكذب هذا حلل وهذا حرام لتفتروا علي الله الكذب ان الذين يفترون علي الله الكذب لا يفلحون

Enbiyâ Suresi - Ayet 18

Türkçe Meal: Evet! Atarız hakkı 1114 batılın 199 üzerine; öyle ki ezer * başını onun ** ; öyle ki (o) zaman o *** bir yok olandır; ve sizleredir (ey) vah **** vasıflandırdıklarınızdan 1135 .

Arapça: 2499|21|18|بل نقذف بالحق علي البطل فيدمغه فاذا هو زاهق ولكم الويل مما تصفون

Enbiyâ Suresi - Ayet 22

Türkçe Meal: Şayet olsaydı ikisinde * ilâhlar 1094 Allah'ın dışında mutlak fesada/kargaşaya ** uğrardı o ikisi *** ; öyle ki Subhân'dır 7 Allah; arşın 66 Rabbidir 4 ; vasıflandırdıklarından 1135 (ayrıdır).

Arapça: 2503|21|22|لو كان فيهما الهه الا الله لفسدتا فسبحن الله رب العرش عما يصفون

Enbiyâ Suresi - Ayet 112

Türkçe Meal: Dedi * : "Rabbim 4 ! Hükmet hakla/gerçekle; ve Rabbimiz 4 Rahmân’dır 1 ; Müsteân’dır 1134 vasıflandırdıklarınıza 1135 karşı."

Arapça: 2593|21|112|قل رب احكم بالحق وربنا الرحمن المستعان علي ما تصفون

Mü'minûn Suresi - Ayet 91

Türkçe Meal: Edinmiş değildir Allah hiçbir çocuk; ve olmuş değildir O'nunla birlikte hiçbir ilâh 74 ; o zaman; mutlak götürürdü/ilerletirdi her bir ilâh 74 yarattığını; ve mutlak yücelirdi/üstünleşirdi bir kısmı onların bir kısım üzerine; Subhân'dır 7 Allah; vasıflandırdıklarından 1135 (ayrıdır).

Arapça: 2762|23|91|ما اتخذ الله من ولد وما كان معه من اله اذا لذهب كل اله بما خلق ولعلا بعضهم علي بعض سبحن الله عما يصفون

Sâffât Suresi - Ayet 159

Türkçe Meal: Subhân'dır 7 Allah; vasıflandırdıklarından 1135 (ayrıdır).

Arapça: 3945|37|159|سبحن الله عما يصفون

Sâffât Suresi - Ayet 180

Türkçe Meal: Subhân'dır 7 senin Rabbin 4 ; Rabbidir 4 izzetin 614 ; vasıflandırdıklarından 1135 (ayrıdır).

Arapça: 3966|37|180|سبحن ربك رب العزه عما يصفون

Zuhruf Suresi - Ayet 82

Türkçe Meal: Subhân'dır 7 ; Rabbidir 4 göklerin ve yerin; Rabbidir 4 arşın 66 ; vasıflandırdıklarından 1135 (ayrıdır).

Arapça: 4405|43|82|سبحن رب السموت والارض رب العرش عما يصفون