Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 355: Hicret etmek.

Bu kavram 10 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

355Göç etmek, bırakıp terk etmek, göçmen olmak.

2. Bakara Suresi

Ayet 218

Arapça Metin (Harekeli)

225|2|218|إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَٱلَّذِينَ هَاجَرُوا۟ وَجَٰهَدُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ أُو۟لَٰٓئِكَ يَرْجُونَ رَحْمَتَ ٱللَّهِ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

225|2|218|ان الذين امنوا والذين هاجروا وجهدوا في سبيل الله اوليك يرجون رحمت الله والله غفور رحيم

Latin Literal

218. İnnellezîne âmenû vellezîne hâcerû ve câhedû fî sebîlillâhi, ulâike yercûne rahmetallâh(rahmetallâhi), vallâhu gafûrun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

Doğrusu kimseler (ki) iman47 ettiler; ve kimseler (ki) hicret ettiler355; ve cihat356 ettiler Allah yolunda336; işte bunlardır; umarlar rahmetini Allah'ın; ve Allah Gafûr’dur20; Rahîm’dir20.

Ahmed Samira Çevirisi

218 That those who believed and those who emigrated and struggled/exerted in God’s way/sake ,those hope/expect God’s mercy , and God (is) forgiving, most merciful .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman ettiler امَنُوا امن
4 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
5 haceru ve hicret ettiler هَاجَرُوا هجر
6 ve cahedu ve cihat ettiler وَجَاهَدُوا جهد
7 fi فِي -
8 sebili yolunda سَبِيلِ سبل
9 llahi Allah اللَّهِ -
10 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
11 yercune umarlar يَرْجُونَ رجو
12 rahmete rahmetini رَحْمَتَ رحم
13 llahi Allah'ın اللَّهِ -
14 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
15 gafurun Gafûr’dur غَفُورٌ غفر
16 rahimun Rahîm’dir رَحِيمٌ رحم

4. Nisâ Suresi

Ayet 100

Arapça Metin (Harekeli)

593|4|100|وَمَن يُهَاجِرْ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ يَجِدْ فِى ٱلْأَرْضِ مُرَٰغَمًا كَثِيرًا وَسَعَةً وَمَن يَخْرُجْ مِنۢ بَيْتِهِۦ مُهَاجِرًا إِلَى ٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ ثُمَّ يُدْرِكْهُ ٱلْمَوْتُ فَقَدْ وَقَعَ أَجْرُهُۥ عَلَى ٱللَّهِ وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا

Arapça Metin (Harekesiz)

593|4|100|ومن يهاجر في سبيل الله يجد في الارض مرغما كثيرا وسعه ومن يخرج من بيته مهاجرا الي الله ورسوله ثم يدركه الموت فقد وقع اجره علي الله وكان الله غفورا رحيما

Latin Literal

100. Ve men yuhâcir fî sebîlillâhi yecid fîl ardı murâgamen kesîran veseah(veseaten). Ve men yahruc min beytihî muhâciran ilâllâhi ve resûlihî summe yudrikhul mevtu fe kad vakaa ecruhu alâllâh(alâllâhi). Ve kânallâhu gafûran rahîmâ(rahîmen).

Türkçe Çeviri

Ve kim hicret355 eder Allah yolunda; bulur yeryüzünde zorlanarak/baskı yapılarak gidilen çokça (yer); ve genişlik/bolluk (da); ve kim hicret355 eder evinden bir muhacir/göçmen (olarak) Allah'a doğru ve O’nun resûlüne (doğru), sonra ulaşıp yakalar onu ölüm; öyle ki muhakkak vuku bulur onun ecri/karşılığı Allah'a doğru; ve oldu Allah bir Gafûr20; bir Rahîm2.

Ahmed Samira Çevirisi

100 And who emigrates in God’s sake, he finds in the earth an escape , and a wealth/an abundance, and who gets out from his house emigrating to God and His messenger, then the death overtakes him, so his reward had fallen/been placed on God, and God was/is a forgiver, merciful.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve men ve kim وَمَنْ -
2 yuhacir hicret eder يُهَاجِرْ هجر
3 fi فِي -
4 sebili yolunda سَبِيلِ سبل
5 llahi Allah اللَّهِ -
6 yecid bulur يَجِدْ وجد
7 fi فِي -
8 l-erdi yeryüzünde الْأَرْضِ ارض
9 muragamen zorlanacak/baskı yapılacak/ مُرَاغَمًا رغم
10 kesiran çokça كَثِيرًا كثر
11 ve seaten ve genişlik وَسَعَةً وسع
12 ve men ve kim وَمَنْ -
13 yehruc hicret eder يَخْرُجْ خرج
14 min مِنْ -
15 beytihi evinden بَيْتِهِ بيت
16 muhaciran bir muhacir/göçmen (olarak) مُهَاجِرًا هجر
17 ila doğru إِلَى -
18 llahi Allah'a اللَّهِ -
19 ve rasulihi ve resûlüne O’nun وَرَسُولِهِ رسل
20 summe sonra ثُمَّ -
21 yudrikhu ulaşıp yakalar onu يُدْرِكْهُ درك
22 l-mevtu ölüm الْمَوْتُ موت
23 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
24 vekaa vuku bulur وَقَعَ وقع
25 ecruhu onun ecri أَجْرُهُ اجر
26 ala doğru عَلَى -
27 llahi Allah'a اللَّهِ -
28 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
29 llahu Allah اللَّهُ -
30 gafuran Gafûr غَفُورًا غفر
31 rahimen Rahîm رَحِيمًا رحم

8. Enfâl Suresi

Ayet 72

Arapça Metin (Harekeli)

1232|8|72|إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَهَاجَرُوا۟ وَجَٰهَدُوا۟ بِأَمْوَٰلِهِمْ وَأَنفُسِهِمْ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلَّذِينَ ءَاوَوا۟ وَّنَصَرُوٓا۟ أُو۟لَٰٓئِكَ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَآءُ بَعْضٍ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَلَمْ يُهَاجِرُوا۟ مَا لَكُم مِّن وَلَٰيَتِهِم مِّن شَىْءٍ حَتَّىٰ يُهَاجِرُوا۟ وَإِنِ ٱسْتَنصَرُوكُمْ فِى ٱلدِّينِ فَعَلَيْكُمُ ٱلنَّصْرُ إِلَّا عَلَىٰ قَوْمٍۭ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُم مِّيثَٰقٌ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1232|8|72|ان الذين امنوا وهاجروا وجهدوا بامولهم وانفسهم في سبيل الله والذين اووا ونصروا اوليك بعضهم اوليا بعض والذين امنوا ولم يهاجروا ما لكم من وليتهم من شي حتي يهاجروا وان استنصروكم في الدين فعليكم النصر الا علي قوم بينكم وبينهم ميثق والله بما تعملون بصير

Latin Literal

72. İnnellezîne âmenû ve hâcerû ve câhedû bi emvâlihim ve enfusihim fî sebîlillâhi vellezîne âvev ve nasarû ulâike ba’duhum evliyâu ba’d(ba’dın), vellezîne âmenû ve lem yuhâcirû mâ lekum min velâyetihim min şey’in hattâ yuhâcirû, ve inistensarûkum fîd dîni fe aleykumun nasru illâ alâ kavmin beynekum ve beynehum mîsâk(mîsâkun), vallâhu bimâ ta’melûne basîr(basîrun).

Türkçe Çeviri

Doğrusu kimseler (ki) iman47 ettiler; ve hicret355 ettiler; ve cihat356 ettiler mallarıyla ve nefisleriyle201 Allah yolunda336; ve kimseler (ki) sığındırdılar ve yardım ettiler; işte bunlar; bir kısmı onların evliyasıdır212 bir kısmın; ve kimseler (ki) iman47 ettiler ve hiç hicret355 etmiyorlar yoktur* sizlere velayetlerinden* hiç bir şey ta ki hicret355 ederler; ve eğer yardım talep ederlerse** dinde437 öyle ki üzerinizedir yardım; dışındadır*** sizin aranız ve onlar arasında bir mîsâk281 (olan) bir kavme/topluma karşı; ve Allah yaptıklarınıza bir Basîr’dir513.

Ahmed Samira Çevirisi

72 That those who believed and emigrated and struggled/exerted , with their properties/possessions and119themselves in God’s sake/way , and those who sheltered/gave refuge and saved/gave victory/aided, those, some of them (are) guardians/patrons/allies (to) some, and those who believed and did not emigrate, their guardianship/patronage is not for (on) you from a thing (your responsibility) until they emigrate, and if they asked you to save/aid them in the religion, so the victory/aid is on you (your duty) except on a nation between you and between them (is) a promise/covenant, and God (is) with what you made/do seeing/knowing .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman ettiler امَنُوا امن
4 ve haceru ve hicret ettiler وَهَاجَرُوا هجر
5 ve cahedu ve cihat ettiler وَجَاهَدُوا جهد
6 biemvalihim mallarıyla بِأَمْوَالِهِمْ مول
7 ve enfusihim ve nefisleriyle وَأَنْفُسِهِمْ نفس
8 fi فِي -
9 sebili yolunda سَبِيلِ سبل
10 llahi Allah اللَّهِ -
11 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
12 avev sığındırdılar اوَوْا اوي
13 ve nesaru ve yardım ettiler وَنَصَرُوا نصر
14 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
15 bea'duhum bir kısmı onların بَعْضُهُمْ بعض
16 evliya'u evliyasıdır أَوْلِيَاءُ ولي
17 bea'din bir kısmın بَعْضٍ بعض
18 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
19 amenu iman ettiler امَنُوا امن
20 velem ve hiç وَلَمْ -
21 yuhaciru hicret etmiyorlar يُهَاجِرُوا هجر
22 ma yoktur مَا -
23 lekum sizlere لَكُمْ -
24 min مِنْ -
25 velayetihim velayetlerinden وَلَايَتِهِمْ ولي
26 min hiç مِنْ -
27 şey'in bir şey شَيْءٍ شيا
28 hatta ta ki حَتَّىٰ -
29 yuhaciru hicret ederler يُهَاجِرُوا هجر
30 ve ini ve eğer وَإِنِ -
31 stensarukum yardım talep ederlerse اسْتَنْصَرُوكُمْ نصر
32 fi فِي -
33 d-dini dinde الدِّينِ دين
34 fealeykumu öyle ki üzerinizedir فَعَلَيْكُمُ -
35 n-nesru yardım النَّصْرُ نصر
36 illa dışında إِلَّا -
37 ala karşı عَلَىٰ -
38 kavmin bir kavme/topluma قَوْمٍ قوم
39 beynekum aranızda بَيْنَكُمْ بين
40 ve beynehum ve aralarında وَبَيْنَهُمْ بين
41 misakun bir misak مِيثَاقٌ وثق
42 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
43 bima بِمَا -
44 tea'melune yaptıklarınızı تَعْمَلُونَ عمل
45 besirun bir Basîr’dir بَصِيرٌ بصر

Notlar

Not 1

*Hicret etmemiş olan iman etmiş kimselere karşı hicret etmiş imanlı kimseler üzerine bir koruma/velayet sorumluluğu yoktur.**Din konusunda bir yardım talep ederlerse yardım etme zorunluluğu vardır.***Ancak içinde bulundukları kavimle/toplumla bir antlaşma yapılmışsa bu kurallara uyarak ilerleme sağlanır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Evliya, veli Kavram 212

212 Veli kelimesinin çoğulu. Veliler. Koruyan, himaye eden yakın arkadaşlar.

Mîsâk Kavram 281

281 Antlaşma, sözleşme, ahit, söz.

Allah'ın yolu. Kavram 336

336 Tek tanrıcı, monoteist inanç öğretisi yolu. Kutsal kitapların öğretilerinin yolu. Sadece Kur'an öğretileri.

Hicret etmek. Kavram 355

355 Göç etmek, bırakıp terk etmek, göçmen olmak.

Cihat etmek Kavram 356

356 Mücadele etmek. Kur’an’da savaş/öldürmek katletmek olarak işaret edilir. Cihat etmek Kur’an’la yapılan mücadeledir. 25:52 ayetinde kâfirlerle karşı en büyük cihadın Kur’an’la yapılması gerektiğini Yüce Rabbimiz apaçık bir şekilde bizlere bildirilmektedir. Kur’an’la cihat eden kimselere de mücahit denir.

Allah'ın dini. Kavram 437

437 İslam. Sadece kutsal kitaplara teslim olma. Kutsal kitaplar haricinde dinde kaynak kabul etmemek. Kutsal kitaplarda ne varsa uymak. Kutsal kitapların astından hadis/söylenti kitapları edinmemek. Kur'an'ı terk edilmiş bırakmamak.

Basîr Kavram 513

513 Gören.

8. Enfâl Suresi

Ayet 74

Arapça Metin (Harekeli)

1234|8|74|وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَهَاجَرُوا۟ وَجَٰهَدُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلَّذِينَ ءَاوَوا۟ وَّنَصَرُوٓا۟ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُؤْمِنُونَ حَقًّا لَّهُم مَّغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1234|8|74|والذين امنوا وهاجروا وجهدوا في سبيل الله والذين اووا ونصروا اوليك هم المومنون حقا لهم مغفره ورزق كريم

Latin Literal

74. Vellezîne âmenû ve hâcerû ve câhedû fî sebîlillâhi vellezîne âvev ve nasarû ulâike humul mu’minûne hakkâ(hakkân), lehum magfiretun ve rizkun kerîm(kerîmun).

Türkçe Çeviri

Ve kimseler (ki) iman47 ettiler; ve hicret355 ettiler; ve cihat356 ettiler Allah yolunda336; ve kimseler (ki) sığındırdılar*; ve yardım ettiler*; işte bunlar; onlardır hak/gerçek müminler27; onlaradır bir mağfiret319 ve kerim/cömert bir rızık.

Ahmed Samira Çevirisi

74 And those who believed and emigrated and struggled/exerted in God’s sake/way , and those who sheltered/gave refuge and saved/gave victory/aided, those, they are the believers truly/certainly , for them (is) a forgiveness and a generous/gracious provision.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
2 amenu iman ettiler امَنُوا امن
3 ve haceru ve hicret ettiler وَهَاجَرُوا هجر
4 ve cahedu ve cihat ettiler وَجَاهَدُوا جهد
5 fi فِي -
6 sebili yolunda سَبِيلِ سبل
7 llahi Allah اللَّهِ -
8 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
9 avev sığındırdılar اوَوْا اوي
10 ve nesaru ve yardım ettiler وَنَصَرُوا نصر
11 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
12 humu onlardır هُمُ -
13 l-mu'minune mü'minler الْمُؤْمِنُونَ امن
14 hakkan bir hak/gerçek حَقًّا حقق
15 lehum onlaradır لَهُمْ -
16 megfiratun bir mağfiret مَغْفِرَةٌ غفر
17 ve rizkun ve bir rızık وَرِزْقٌ رزق
18 kerimun bir kerim/cömert كَرِيمٌ كرم

Notlar

Not 1

*Hicret edenleri sığındırdılar ve yardım ettiler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mümin Kavram 27

27 İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Mağfiret Kavram 319

319 Bağışlama, affetme.

Allah'ın yolu. Kavram 336

336 Tek tanrıcı, monoteist inanç öğretisi yolu. Kutsal kitapların öğretilerinin yolu. Sadece Kur'an öğretileri.

Hicret etmek. Kavram 355

355 Göç etmek, bırakıp terk etmek, göçmen olmak.

Cihat etmek Kavram 356

356 Mücadele etmek. Kur’an’da savaş/öldürmek katletmek olarak işaret edilir. Cihat etmek Kur’an’la yapılan mücadeledir. 25:52 ayetinde kâfirlerle karşı en büyük cihadın Kur’an’la yapılması gerektiğini Yüce Rabbimiz apaçık bir şekilde bizlere bildirilmektedir. Kur’an’la cihat eden kimselere de mücahit denir.

8. Enfâl Suresi

Ayet 75

Arapça Metin (Harekeli)

1235|8|75|وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مِنۢ بَعْدُ وَهَاجَرُوا۟ وَجَٰهَدُوا۟ مَعَكُمْ فَأُو۟لَٰٓئِكَ مِنكُمْ وَأُو۟لُوا۟ ٱلْأَرْحَامِ بَعْضُهُمْ أَوْلَىٰ بِبَعْضٍ فِى كِتَٰبِ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌۢ

Arapça Metin (Harekesiz)

1235|8|75|والذين امنوا من بعد وهاجروا وجهدوا معكم فاوليك منكم واولوا الارحام بعضهم اولي ببعض في كتب الله ان الله بكل شي عليم

Latin Literal

75. Vellezîne âmenû min ba’du ve hâcerû ve câhedû meakum fe ulâike minkum, ve ûlûl erhâmi ba’duhum evlâ biba’dın fî kitâbillâh(kitâbillâhi), innallâhe bi kulli şey’in alîm(alîmun).

Türkçe Çeviri

Ve kimseler (ki) iman47 ettiler sonrasında; ve hicret355 ettiler; ve cihat356 ettiler sizlerle beraber; öyle ki işte bunlar sizlerdendir; ve rahimler715 sahipleri (ki) onların bir kısmı daha velidir28 bir kısma Allah'ın kitabında*; doğrusu Allah her şeye bir Alîm’dir8.

Ahmed Samira Çevirisi

75 And those who believed from after and emigrated and struggled/exerted with you, so those (are) from you, and of the relations some of them (are) more worthy/deserving with some in God’s Book , that God (is) with every thing knowledgeable. 120

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimselerdir وَالَّذِينَ -
2 amenu iman ettiler امَنُوا امن
3 min مِنْ -
4 bea'du sonrasında بَعْدُ بعد
5 ve haceru ve hicret ettiler وَهَاجَرُوا هجر
6 ve cahedu ve cihat ettiler وَجَاهَدُوا جهد
7 meakum sizlerle beraber مَعَكُمْ -
8 feulaike öyle ki işte bunlar فَأُولَٰئِكَ -
9 minkum sizdendir مِنْكُمْ -
10 veulu ve sahipleri وَأُولُو اول
11 l-erhami rahimler الْأَرْحَامِ رحم
12 bea'duhum onların bir kısmı بَعْضُهُمْ بعض
13 evla daha velidir أَوْلَىٰ ولي
14 bibea'din bir kısımla بِبَعْضٍ بعض
15 fi فِي -
16 kitabi kiatbında كِتَابِ كتب
17 llahi Allah'ın اللَّهِ -
18 inne doğrusu إِنَّ -
19 llahe Allah اللَّهَ -
20 bikulli her بِكُلِّ كلل
21 şey'in şeye شَيْءٍ شيا
22 alimun bir Alîm’dir عَلِيمٌ علم

Notlar

Not 1

*Yazıtında, yazgısında.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Alîm Kavram 8

8 Bilen.

Veli Kavram 28

28 Koruyan, himaye eden yakın arkadaş. Çoğulu evliyadır.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Hicret etmek. Kavram 355

355 Göç etmek, bırakıp terk etmek, göçmen olmak.

Cihat etmek Kavram 356

356 Mücadele etmek. Kur’an’da savaş/öldürmek katletmek olarak işaret edilir. Cihat etmek Kur’an’la yapılan mücadeledir. 25:52 ayetinde kâfirlerle karşı en büyük cihadın Kur’an’la yapılması gerektiğini Yüce Rabbimiz apaçık bir şekilde bizlere bildirilmektedir. Kur’an’la cihat eden kimselere de mücahit denir.

Rahimler sahipleri. Kavram 715

715 Ortak bir kadın rahmine bağlantılı olan kimseler. Bir kadının rahminden doğan erkek ve kadınlar sülaleyi oluşturur. Tüm akrabaları oluşturur. Bir kişi rahimler bağlantısıyla babasını doğuran rahme ve annesi üzerinden annesini doğuran rahme bağlantılıdır.

9. Tevbe Suresi

Ayet 20

Arapça Metin (Harekeli)

1255|9|20|ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَهَاجَرُوا۟ وَجَٰهَدُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ بِأَمْوَٰلِهِمْ وَأَنفُسِهِمْ أَعْظَمُ دَرَجَةً عِندَ ٱللَّهِ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْفَآئِزُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1255|9|20|الذين امنوا وهاجروا وجهدوا في سبيل الله بامولهم وانفسهم اعظم درجه عند الله واوليك هم الفايزون

Latin Literal

20. Ellezîne amenû ve hâcerû ve câhedû fî sebîlillâhi bi emvâlihim ve enfusihim a’zamu dereceten ındallâh(ındallâhi) ve ulâike humul fâizûn (fâizûne).

Türkçe Çeviri

Kimselerdir (ki) iman47 ettiler; ve hicret355 ettiler; ve cihat356 ettiler Allah'ın yolunda336 mallarıyla ve nefisleriyle201; daha büyük derecedir Allah’ın indinde/katında; ve işte bunlar; onlardır başaranlar.

Ahmed Samira Çevirisi

20 Those who believed and emigrated and struggled/exerted in God’s way/sake with their properties/wealths and themselves, (are) a step/degree greater at God, and those, they are the winners/successful .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimselerdir الَّذِينَ -
2 amenu iman ettiler امَنُوا امن
3 ve haceru ve hicret ettiler وَهَاجَرُوا هجر
4 ve cahedu ve cihat ettiler وَجَاهَدُوا جهد
5 fi فِي -
6 sebili yolunda سَبِيلِ سبل
7 llahi Allah اللَّهِ -
8 biemvalihim mallarıyla بِأَمْوَالِهِمْ مول
9 ve enfusihim ve nefisleriyle وَأَنْفُسِهِمْ نفس
10 ea'zemu daha büyük أَعْظَمُ عظم
11 deraceten derecedir دَرَجَةً درج
12 inde indinde/katında عِنْدَ عند
13 llahi Allah’ın اللَّهِ -
14 ve ulaike ve işte bunlar وَأُولَٰئِكَ -
15 humu onlardır هُمُ -
16 l-faizune başaranlar الْفَائِزُونَ فوز

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Allah'ın yolu. Kavram 336

336 Tek tanrıcı, monoteist inanç öğretisi yolu. Kutsal kitapların öğretilerinin yolu. Sadece Kur'an öğretileri.

Hicret etmek. Kavram 355

355 Göç etmek, bırakıp terk etmek, göçmen olmak.

Cihat etmek Kavram 356

356 Mücadele etmek. Kur’an’da savaş/öldürmek katletmek olarak işaret edilir. Cihat etmek Kur’an’la yapılan mücadeledir. 25:52 ayetinde kâfirlerle karşı en büyük cihadın Kur’an’la yapılması gerektiğini Yüce Rabbimiz apaçık bir şekilde bizlere bildirilmektedir. Kur’an’la cihat eden kimselere de mücahit denir.

16. Nahl Suresi

Ayet 41

Arapça Metin (Harekeli)

1940|16|41|وَٱلَّذِينَ هَاجَرُوا۟ فِى ٱللَّهِ مِنۢ بَعْدِ مَا ظُلِمُوا۟ لَنُبَوِّئَنَّهُمْ فِى ٱلدُّنْيَا حَسَنَةً وَلَأَجْرُ ٱلْءَاخِرَةِ أَكْبَرُ لَوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1940|16|41|والذين هاجروا في الله من بعد ما ظلموا لنبوينهم في الدنيا حسنه ولاجر الاخره اكبر لو كانوا يعلمون

Latin Literal

41. Vellezîne hâcerû fillâhi min ba’di mâ zulimû li nubevvi ennehum fîd dunyâ haseneh(haseneten), ve le ecrul âhıreti ekber(ekberu), lev kânû ya’lemûn(ya’lemûne).

Türkçe Çeviri

Ve kimseler (ki) hicret355 ettiler Allah’ta* zulmedildikleri257 sonrasında; mutlak yerleştiririz onları dünyada bir güzellik (-le); ve mutlak ki ecri820 ahiretin daha büyüktür; şayet onlar bilselerdi.

Ahmed Samira Çevirisi

41 And those who emigrated in (to) God from after what they were caused injustice to/oppressed, We return/reestablish them (E) in the present world a goodness, and the end’s (other life’s) reward/wage (E) (is) greater/bigger , if they were knowing.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler (ki) وَالَّذِينَ -
2 haceru hicret ettiler هَاجَرُوا هجر
3 fi فِي -
4 llahi Allah’ta اللَّهِ -
5 min مِنْ -
6 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
7 ma مَا -
8 zulimu zulmedildikleri ظُلِمُوا ظلم
9 lenubevviennehum mutlak yerleştiririz onları لَنُبَوِّئَنَّهُمْ بوا
10 fi فِي -
11 d-dunya dünyada الدُّنْيَا دنو
12 haseneten bir güzel (-le) حَسَنَةً حسن
13 veleecru ve mutlak ki ecri وَلَأَجْرُ اجر
14 l-ahirati ahiret الْاخِرَةِ اخر
15 ekberu daha büyüktür أَكْبَرُ كبر
16 lev şayet لَوْ -
17 kanu onlar كَانُوا كون
18 yea'lemune bilselerdi يَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1

*Fi edatı "içinde" demektir. "Allah'ta" demek Allah'ın yolunun içinde, Allah'ın yolunun üzerinde demektir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Hicret etmek. Kavram 355

355 Göç etmek, bırakıp terk etmek, göçmen olmak.

Ecir Kavram 820

820 Ödül, mükafat.

16. Nahl Suresi

Ayet 110

Arapça Metin (Harekeli)

2009|16|110|ثُمَّ إِنَّ رَبَّكَ لِلَّذِينَ هَاجَرُوا۟ مِنۢ بَعْدِ مَا فُتِنُوا۟ ثُمَّ جَٰهَدُوا۟ وَصَبَرُوٓا۟ إِنَّ رَبَّكَ مِنۢ بَعْدِهَا لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

2009|16|110|ثم ان ربك للذين هاجروا من بعد ما فتنوا ثم جهدوا وصبروا ان ربك من بعدها لغفور رحيم

Latin Literal

110. Summe inne rabbeke lillezîne hâcerû min ba’di mâ futinû summe câhedû ve saberû inne rabbeke min ba’dihâ le gafûrun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

Sonra doğrusu (senin) Rabbin4 kimselere* (ki) hicret355 ettiler fitnelendirildiklerinin610** ardından; sonra cihat356 ettiler ve sabrettiler51; doğrusu (senin) Rabbin4 onun** ardından mutlak bir Gafûr’dur20; bir Rahîm’dir2.

Ahmed Samira Çevirisi

110 Then that your Lord to those who emigrated from after what they were misled/betrayed , then they struggled/did (their) utmost and were patient, that your Lord (is) from after it forgiving (E), merciful.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 inne doğrusu إِنَّ -
3 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
4 lillezine kimselere (ki) لِلَّذِينَ -
5 haceru hicret ettiler هَاجَرُوا هجر
6 min مِنْ -
7 bea'di ardından بَعْدِ بعد
8 ma مَا -
9 futinu fitnelendirildikleri فُتِنُوا فتن
10 summe sonra ثُمَّ -
11 cahedu cihat ettiler جَاهَدُوا جهد
12 ve saberu ve sabrettiler وَصَبَرُوا صبر
13 inne doğrusu إِنَّ -
14 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
15 min مِنْ -
16 bea'diha ardından onun بَعْدِهَا بعد
17 legafurun mutlak bir Gafûr’dur لَغَفُورٌ غفر
18 rahimun bir Rahîm’dir رَحِيمٌ رحم

Notlar

Not 1

*Senin Rabbin o kimselere mutlak bir Gafûr’dur; bir Rahîm’dir.**Sınav, test, deneme kapsamında zorlanmalarının.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm Kavram 2

2 Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Gafûr Kavram 20

20 Bağışlayan.

Sabır/sabr. Kavram 51

51 Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Hicret etmek. Kavram 355

355 Göç etmek, bırakıp terk etmek, göçmen olmak.

Cihat etmek Kavram 356

356 Mücadele etmek. Kur’an’da savaş/öldürmek katletmek olarak işaret edilir. Cihat etmek Kur’an’la yapılan mücadeledir. 25:52 ayetinde kâfirlerle karşı en büyük cihadın Kur’an’la yapılması gerektiğini Yüce Rabbimiz apaçık bir şekilde bizlere bildirilmektedir. Kur’an’la cihat eden kimselere de mücahit denir.

Fitne. Kavram 610

610 Test, deneme, sınav, yanlışla doğruyu ayırt edebilme yetisinin ölçülmesi.

19. Meryem Suresi

Ayet 46

Arapça Metin (Harekeli)

2294|19|46|قَالَ أَرَاغِبٌ أَنتَ عَنْ ءَالِهَتِى يَٰٓإِبْرَٰهِيمُ لَئِن لَّمْ تَنتَهِ لَأَرْجُمَنَّكَ وَٱهْجُرْنِى مَلِيًّا

Arapça Metin (Harekesiz)

2294|19|46|قال اراغب انت عن الهتي يابرهيم لين لم تنته لارجمنك واهجرني مليا

Latin Literal

46. Kâle e râgıbun ente an âlihetî yâ ibrâhîm(ibrâhîmu), lein lem tentehi le ercumenneke vehcurnî meliyyâ(meliyyen).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Bir rağbet767 eden misin sen ilâhlarımdan74** ey İbrahim? Mutlak (ki) eğer asla nehy1082 etmezsen mutlak recmederim906*** seni; ve hicret355 et benden uzun bir süre***."

Ahmed Samira Çevirisi

46 He said: "Are you shunning/turning away from my gods, you Abraham? If (E) you do not end/terminate/stop, I will stone you, and leave/distance me a long/life time."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 eragibun bir rağbet eden misin أَرَاغِبٌ رغب
3 ente sen أَنْتَ -
4 an عَنْ -
5 aliheti ilâhlarımdan الِهَتِي اله
6 ya ibrahimu ey İbrahim يَا إِبْرَاهِيمُ -
7 lein mutlak eğer لَئِنْ -
8 lem asla لَمْ -
9 tentehi nefyetmezsen تَنْتَهِ نهي
10 leercumenneke mutlak recmederim seni لَأَرْجُمَنَّكَ رجم
11 vehcurni ve hicret et وَاهْجُرْنِي هجر
12 meliyyen uzun bir süre مَلِيًّا ملو

Notlar

Not 1

*İbrahim'in müşrik babası. **Uzaklaşmaya. ***Müşriklerin ortak özellikleridir ki kendileri gibi düşünmeyenlere yaşam hakkı tanımazlar. Ya taşlayarak öldürürler ya da hicrete zorlarlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

ilâh Kavram 74

74 Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Hicret etmek. Kavram 355

355 Göç etmek, bırakıp terk etmek, göçmen olmak.

Rağbet Kavram 767

767 Bilinçli olarak bir şeye yönelme, arzulama, isteme ya da ondan yüz çevirme.

59. Haşr Suresi

Ayet 9

Arapça Metin (Harekeli)

5133|59|9|وَٱلَّذِينَ تَبَوَّءُو ٱلدَّارَ وَٱلْإِيمَٰنَ مِن قَبْلِهِمْ يُحِبُّونَ مَنْ هَاجَرَ إِلَيْهِمْ وَلَا يَجِدُونَ فِى صُدُورِهِمْ حَاجَةً مِّمَّآ أُوتُوا۟ وَيُؤْثِرُونَ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمْ وَلَوْ كَانَ بِهِمْ خَصَاصَةٌ وَمَن يُوقَ شُحَّ نَفْسِهِۦ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

5133|59|9|والذين تبوو الدار والايمن من قبلهم يحبون من هاجر اليهم ولا يجدون في صدورهم حاجه مما اوتوا ويوثرون علي انفسهم ولو كان بهم خصاصه ومن يوق شح نفسه فاوليك هم المفلحون

Latin Literal

9. Vellezîne tebevveûd dâre vel îmâne min kablihim yuhıbbûne men hâcere ileyhim ve lâ yecidûne fî sudûrihim hâceten mimmâ ûtû ve yû’sirûne alâ enfusihim ve lev kâne bihim hasâsah(hasâsatun), ve men yûka şuhha nefsihî fe ulâike humul muflihûn(muflihûne).

Türkçe Çeviri

Ve kimseler (ki) yerleştiler diyara* ve imana47 onlardan** önce; severler*** kendilerine hicret355 etmiş kimseyi; ve bulmazlar göğüslerinde bir ihtiyaç/eksiklik verildiklerinden****; ve tercih ederler*** kendi nefislerine201 karşı; velev/şayet olduysa da onlara*** bir yoksulluk/yokluk; ve kim takvalı21 oldurur kendi nefsini201 cimriliğe/pintiliğe (karşı); öyle ki işte bunlar; onlar muflihtir174.

Ahmed Samira Çevirisi

9 And those who resided/settled the house/home and the faith/belief from before them, they love/like who emigrated to them, and they do not find in their chests (innermosts) a need/necessity from what they were given/brought, and they prefer/choose (the immigrants) over themselves and even if (it) was neediness/poverty with them, and who is protected (from) his self’, so those are the successful/winners.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler (ki) وَالَّذِينَ -
2 tebevve'u yerleştiler تَبَوَّءُوا بوا
3 d-dara diyara الدَّارَ دور
4 vel'imane ve imana وَالْإِيمَانَ امن
5 min مِنْ -
6 kablihim onlardan önce قَبْلِهِمْ قبل
7 yuhibbune severler يُحِبُّونَ حبب
8 men kimseyi مَنْ -
9 hacera hicret etmiş هَاجَرَ هجر
10 ileyhim kendilerine إِلَيْهِمْ -
11 ve la ve وَلَا -
12 yecidune bulmazlar يَجِدُونَ وجد
13 fi فِي -
14 sudurihim göğüslerinde صُدُورِهِمْ صدر
15 haceten bir ihtiyaç/eksiklik حَاجَةً حوج
16 mimma مِمَّا -
17 utu verildiklerinden أُوتُوا اتي
18 veyu'sirune ve tercih ederler وَيُؤْثِرُونَ اثر
19 ala karşı عَلَىٰ -
20 enfusihim kendi nefislerine أَنْفُسِهِمْ نفس
21 velev velev/şayet وَلَوْ -
22 kane olduysa كَانَ كون
23 bihim onlara بِهِمْ -
24 hasasatun bir yoksulluk/yokluk خَصَاصَةٌ خصص
25 ve men ve kim وَمَنْ -
26 yuka takvalı oldurur يُوقَ وقي
27 şuhha cimriliğe/pintiliğe شُحَّ شحح
28 nefsihi kendi nefsinin نَفْسِهِ نفس
29 feulaike öyle ki işte bunlar فَأُولَٰئِكَ -
30 humu onlar هُمُ -
31 l-muflihune muflihtir الْمُفْلِحُونَ فلح

Notlar

Not 1

*Yurt, memleket. Yesrib yurdu.**Hicret edenlerden.***Yesrib yurdunda bulunanlar.****Fiil pasif geldiği için verdikleri değil verildikleri olur. Anlarız ki hicret edenler Yesrib yurdunda bazı ailelere verilmişlerdir. Paylaştırılmışlardır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Takva Kavram 21

21 Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Muflih Kavram 174

174 Felaha ulaşanlar, kurtuluşa kavuşanlar, başaranlar.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Hicret etmek. Kavram 355

355 Göç etmek, bırakıp terk etmek, göçmen olmak.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 355: Hicret etmek.

Kavram Bilgisi

Kavram Adı: Hicret etmek.

Kavram No: 355

Kısa Açıklama: 355 Göç etmek, bırakıp terk etmek, göçmen olmak.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 10

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Bakara Suresi - Ayet 218

Türkçe Meal: Doğrusu kimseler (ki) iman 47 ettiler; ve kimseler (ki) hicret ettiler 355 ; ve cihat 356 ettiler Allah yolunda 336 ; işte bunlardır; umarlar rahmetini Allah'ın; ve Allah Gafûr’dur 20 ; Rahîm’dir 20 .

Arapça: 225|2|218|ان الذين امنوا والذين هاجروا وجهدوا في سبيل الله اوليك يرجون رحمت الله والله غفور رحيم

Nisâ Suresi - Ayet 100

Türkçe Meal: Ve kim hicret 355 eder Allah yolunda; bulur yeryüzünde zorlanarak/baskı yapılarak gidilen çokça (yer); ve genişlik/bolluk (da); ve kim hicret 355 eder evinden bir muhacir/göçmen (olarak) Allah'a doğru ve O’nun resûlüne (doğru), sonra ulaşıp yakalar onu ölüm; öyle ki muhakkak vuku bulur onun ecri/karşılığı Allah'a doğru; ve oldu Allah bir Gafûr 20 ; bir Rahîm 2 .

Arapça: 593|4|100|ومن يهاجر في سبيل الله يجد في الارض مرغما كثيرا وسعه ومن يخرج من بيته مهاجرا الي الله ورسوله ثم يدركه الموت فقد وقع اجره علي الله وكان الله غفورا رحيما

Enfâl Suresi - Ayet 72

Türkçe Meal: Doğrusu kimseler (ki) iman 47 ettiler; ve hicret 355 ettiler; ve cihat 356 ettiler mallarıyla ve nefisleriyle 201 Allah yolunda 336 ; ve kimseler (ki) sığındırdılar ve yardım ettiler; işte bunlar; bir kısmı onların evliyasıdır 212 bir kısmın; ve kimseler (ki) iman 47 ettiler ve hiç hicret 355 etmiyorlar yoktur * sizlere velayetlerinden * hiç bir şey ta ki hicret 355 ederler; ve eğer yardım talep ederlerse ** dinde 437 öyle ki üzerinizedir yardım; dışındadır *** sizin aranız ve onlar arasında bir mîsâk 281 (olan) bir kavme/topluma karşı; ve Allah yaptıklarınıza bir Basîr’dir 513 .

Arapça: 1232|8|72|ان الذين امنوا وهاجروا وجهدوا بامولهم وانفسهم في سبيل الله والذين اووا ونصروا اوليك بعضهم اوليا بعض والذين امنوا ولم يهاجروا ما لكم من وليتهم من شي حتي يهاجروا وان استنصروكم في الدين فعليكم النصر الا علي قوم بينكم وبينهم ميثق والله بما تعملون بصير

Enfâl Suresi - Ayet 74

Türkçe Meal: Ve kimseler (ki) iman 47 ettiler; ve hicret 355 ettiler; ve cihat 356 ettiler Allah yolunda 336 ; ve kimseler (ki) sığındırdılar * ; ve yardım ettiler * ; işte bunlar; onlardır hak/gerçek müminler 27 ; onlaradır bir mağfiret 319 ve kerim/cömert bir rızık.

Arapça: 1234|8|74|والذين امنوا وهاجروا وجهدوا في سبيل الله والذين اووا ونصروا اوليك هم المومنون حقا لهم مغفره ورزق كريم

Enfâl Suresi - Ayet 75

Türkçe Meal: Ve kimseler (ki) iman 47 ettiler sonrasında; ve hicret 355 ettiler; ve cihat 356 ettiler sizlerle beraber; öyle ki işte bunlar sizlerdendir; ve rahimler 715 sahipleri (ki) onların bir kısmı daha velidir 28 bir kısma Allah'ın kitabında * ; doğrusu Allah her şeye bir Alîm’dir 8 .

Arapça: 1235|8|75|والذين امنوا من بعد وهاجروا وجهدوا معكم فاوليك منكم واولوا الارحام بعضهم اولي ببعض في كتب الله ان الله بكل شي عليم

Tevbe Suresi - Ayet 20

Türkçe Meal: Kimselerdir (ki) iman 47 ettiler; ve hicret 355 ettiler; ve cihat 356 ettiler Allah'ın yolunda 336 mallarıyla ve nefisleriyle 201 ; daha büyük derecedir Allah’ın indinde/katında; ve işte bunlar; onlardır başaranlar.

Arapça: 1255|9|20|الذين امنوا وهاجروا وجهدوا في سبيل الله بامولهم وانفسهم اعظم درجه عند الله واوليك هم الفايزون

Nahl Suresi - Ayet 41

Türkçe Meal: Ve kimseler (ki) hicret 355 ettiler Allah’ta * zulmedildikleri 257 sonrasında; mutlak yerleştiririz onları dünyada bir güzellik (-le); ve mutlak ki ecri 820 ahiretin daha büyüktür; şayet onlar bilselerdi.

Arapça: 1940|16|41|والذين هاجروا في الله من بعد ما ظلموا لنبوينهم في الدنيا حسنه ولاجر الاخره اكبر لو كانوا يعلمون

Nahl Suresi - Ayet 110

Türkçe Meal: Sonra doğrusu (senin) Rabbin 4 kimselere * (ki) hicret 355 ettiler fitnelendirildiklerinin 610 ** ardından; sonra cihat 356 ettiler ve sabrettiler 51 ; doğrusu (senin) Rabbin 4 onun ** ardından mutlak bir Gafûr’dur 20 ; bir Rahîm’dir 2 .

Arapça: 2009|16|110|ثم ان ربك للذين هاجروا من بعد ما فتنوا ثم جهدوا وصبروا ان ربك من بعدها لغفور رحيم

Meryem Suresi - Ayet 46

Türkçe Meal: Dedi * : "Bir rağbet 767 eden misin sen ilâhlarımdan 74 ** ey İbrahim? Mutlak (ki) eğer asla nehy 1082 etmezsen mutlak recmederim 906 *** seni; ve hicret 355 et benden uzun bir süre***."

Arapça: 2294|19|46|قال اراغب انت عن الهتي يابرهيم لين لم تنته لارجمنك واهجرني مليا

Haşr Suresi - Ayet 9

Türkçe Meal: Ve kimseler (ki) yerleştiler diyara * ve imana 47 onlardan ** önce; severler *** kendilerine hicret 355 etmiş kimseyi; ve bulmazlar göğüslerinde bir ihtiyaç/eksiklik verildiklerinden **** ; ve tercih ederler *** kendi nefislerine 201 karşı; velev/şayet olduysa da onlara *** bir yoksulluk/yokluk; ve kim takvalı 21 oldurur kendi nefsini 201 cimriliğe/pintiliğe (karşı); öyle ki işte bunlar; onlar muflihtir 174 .

Arapça: 5133|59|9|والذين تبوو الدار والايمن من قبلهم يحبون من هاجر اليهم ولا يجدون في صدورهم حاجه مما اوتوا ويوثرون علي انفسهم ولو كان بهم خصاصه ومن يوق شح نفسه فاوليك هم المفلحون