Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 212: Evliya, veli

Bu kavram 23 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

212Veli kelimesinin çoğulu. Veliler. Koruyan, himaye eden yakın arkadaşlar.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 28

Arapça Metin (Harekeli)

321|3|28|لَّا يَتَّخِذِ ٱلْمُؤْمِنُونَ ٱلْكَٰفِرِينَ أَوْلِيَآءَ مِن دُونِ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَمَن يَفْعَلْ ذَٰلِكَ فَلَيْسَ مِنَ ٱللَّهِ فِى شَىْءٍ إِلَّآ أَن تَتَّقُوا۟ مِنْهُمْ تُقَىٰةً وَيُحَذِّرُكُمُ ٱللَّهُ نَفْسَهُۥ وَإِلَى ٱللَّهِ ٱلْمَصِيرُ

Arapça Metin (Harekesiz)

321|3|28|لا يتخذ المومنون الكفرين اوليا من دون المومنين ومن يفعل ذلك فليس من الله في شي الا ان تتقوا منهم تقيه ويحذركم الله نفسه والي الله المصير

Latin Literal

28. Lâ yettehizil mu’minûnel kâfirîne evliyâe min dûnil mu’minîn(mu’minîne), ve men yef’al zâlike fe leyse minallâhi fî şey’in illâ en tettekû minhum tukâta(tukâten), ve yuhazzirukumullâhu nefseh(nefsehu), ve ilallâhil masîr(masîru).

Türkçe Çeviri

Edinmez müminler27 kâfirleri25 müminlerin27 astından evliya212; ve kim yapar bunu; öyle ki olmaz (o kimse) Allah’tan bir şeyde*; dışındadır ki sakınırsınız onlardan bir sakınma (-yla); ve hazırlar/uyarır sizleri Allah kendi nefsine406; ve Allah'adır dönüş yeri.

Ahmed Samira Çevirisi

28 The believers do not take the disbelievers (as) guardians/friends from other than the believers, and who does that, so he is not from God in a thing, except that you fear from them fear/fright , and God cautions/warns you (of) Himself, and to God (is) the end/destination .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 la لَا -
2 yettehizi edinmez يَتَّخِذِ اخذ
3 l-mu'minune müminler الْمُؤْمِنُونَ امن
4 l-kafirine kâfirleri الْكَافِرِينَ كفر
5 evliya'e evliya/veliler أَوْلِيَاءَ ولي
6 min مِنْ -
7 duni astından دُونِ دون
8 l-mu'minine müminlerin الْمُؤْمِنِينَ امن
9 ve men ve kim وَمَنْ -
10 yef'al yapar يَفْعَلْ فعل
11 zalike bu ذَٰلِكَ -
12 feleyse öyle ki olmaz (o) فَلَيْسَ ليس
13 mine مِنَ -
14 llahi Allah’tan اللَّهِ -
15 fi فِي -
16 şey'in bir şeyde شَيْءٍ شيا
17 illa dışındadır إِلَّا -
18 en ki أَنْ -
19 tetteku sakınırsınız تَتَّقُوا وقي
20 minhum onlardan مِنْهُمْ -
21 tukaten bir sakınma (-yla) تُقَاةً وقي
22 ve yuhazzirukumu ve hazırlar/uyarır sizleri وَيُحَذِّرُكُمُ حذر
23 llahu Allah اللَّهُ -
24 nefsehu kendi nefsine (karşı) نَفْسَهُ نفس
25 ve ila وَإِلَى -
26 llahi ve Allah'adır اللَّهِ -
27 l-mesiru dönüş yeri الْمَصِيرُ صير

Notlar

Not 1

*Allah o kimsenin yanında olmaz.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 175

Arapça Metin (Harekeli)

468|3|175|إِنَّمَا ذَٰلِكُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ يُخَوِّفُ أَوْلِيَآءَهُۥ فَلَا تَخَافُوهُمْ وَخَافُونِ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

468|3|175|انما ذلكم الشيطن يخوف اولياه فلا تخافوهم وخافون ان كنتم مومنين

Latin Literal

175. İnnemâ zâlikumuş şeytânu yuhavvifu evliyâ’eh(evliyâ’ehu), fe lâ tehâfûhum ve hâfûni in kuntum mu’minîn(mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu işte bundadır (ki) şeytân29 korku/çekince verir475 kendi evliyasına212; öyle ki korku/çekince duymayın onlara; ve korku/çekince duyun474 bana eğer olduysanız müminler27.

Ahmed Samira Çevirisi

175 But that (is) the devil , he frightens his patrons/supporters , so do not fear them, and fear Me, if you were believers.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

4. Nisâ Suresi

Ayet 76

Arapça Metin (Harekeli)

569|4|76|ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ يُقَٰتِلُونَ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ يُقَٰتِلُونَ فِى سَبِيلِ ٱلطَّٰغُوتِ فَقَٰتِلُوٓا۟ أَوْلِيَآءَ ٱلشَّيْطَٰنِ إِنَّ كَيْدَ ٱلشَّيْطَٰنِ كَانَ ضَعِيفًا

Arapça Metin (Harekesiz)

569|4|76|الذين امنوا يقتلون في سبيل الله والذين كفروا يقتلون في سبيل الطغوت فقتلوا اوليا الشيطن ان كيد الشيطن كان ضعيفا

Latin Literal

76. Ellezîne âmenû yukâtilûne fî sebîlillâh(sebîlillâhi), vellezîne keferû yukâtilûne fî sebîlit tâgûti fe kâtilû evliyâeş şeytân(şeytâni), inne keydeş şeytâni kâne daîfâ(daîfen).

Türkçe Çeviri

İman47 etmiş kimseler (ki) katlederler35 Allah yolunda331; ve kâfirlik25 etmiş kimseler (ki) katlederler35 tâğût442 yolunda; öyle ki katledin35 şeytânın29 evliyasını212; doğrusu şeytânın29 hilesi/taktiği oldu bir zaaflı.

Ahmed Samira Çevirisi

76 Those who believed, fight/kill in God’s sake, and those who disbelieved fight/kill in the devil/idol’s sake, so fight/kill the devil’s supporters/allies/followers, that the devil’s conspiracy/deceit was weak.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimseler الَّذِينَ -
2 amenu iman etmiş امَنُوا امن
3 yukatilune katlederler يُقَاتِلُونَ قتل
4 fi فِي -
5 sebili yolunda سَبِيلِ سبل
6 llahi Allah اللَّهِ -
7 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
8 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
9 yukatilune katlederler يُقَاتِلُونَ قتل
10 fi فِي -
11 sebili yolunda سَبِيلِ سبل
12 t-taguti tağut الطَّاغُوتِ طغي
13 fekatilu öyle ki katledin فَقَاتِلُوا قتل
14 evliya'e evliyasını أَوْلِيَاءَ ولي
15 ş-şeytani şeytanın الشَّيْطَانِ شطن
16 inne doğrusu إِنَّ -
17 keyde hilesi/taktiği كَيْدَ كيد
18 ş-şeytani şeytanın الشَّيْطَانِ شطن
19 kane oldu كَانَ كون
20 deiyfen zaaflı ضَعِيفًا ضعف

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Şeytân Kavram 29

29 Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.

Katletmek Kavram 35

35 Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Evliya, veli Kavram 212

212 Veli kelimesinin çoğulu. Veliler. Koruyan, himaye eden yakın arkadaşlar.

Allah yolunda katletmek Kavram 331

331 Yüce Allah'ın yolu olan tek tanrıcı/monoteist inanca sahip kimseleri haksız yere katleden kimselere karşı tek tanrıcıların yaptığı, sınırı aşmadan yapılan katletme.

Tûğyân, tâğût Kavram 442

442 Azgınlık, sınırı aşma, sınırı çiğneme, taşkınlık, tiranlık, despotluk. Din konusunda ise kutsal kitapların hükümlerinin dışına çıkma, kutsal kitaplardan taşma, kutsal kitapların çizdiği hükümleri çiğnemedir. Tevrat'ın tâğûtu Talmud'tur. Kur'an'ın tâğûtu ise hadis kitaplarıdır.

4. Nisâ Suresi

Ayet 89

Arapça Metin (Harekeli)

582|4|89|وَدُّوا۟ لَوْ تَكْفُرُونَ كَمَا كَفَرُوا۟ فَتَكُونُونَ سَوَآءً فَلَا تَتَّخِذُوا۟ مِنْهُمْ أَوْلِيَآءَ حَتَّىٰ يُهَاجِرُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ فَإِن تَوَلَّوْا۟ فَخُذُوهُمْ وَٱقْتُلُوهُمْ حَيْثُ وَجَدتُّمُوهُمْ وَلَا تَتَّخِذُوا۟ مِنْهُمْ وَلِيًّا وَلَا نَصِيرًا

Arapça Metin (Harekesiz)

582|4|89|ودوا لو تكفرون كما كفروا فتكونون سوا فلا تتخذوا منهم اوليا حتي يهاجروا في سبيل الله فان تولوا فخذوهم واقتلوهم حيث وجدتموهم ولا تتخذوا منهم وليا ولا نصيرا

Latin Literal

89. Veddû lev tekfurûne kemâ keferû fe tekûnûne sevâen fe lâ tettehızû minhum evliyâe hattâ yuhâcirû fî sebîlillâh(sebîlillâhi). Fe in tevellev fe huzûhum vaktulûhum haysu vecedtumûhum, ve lâ tettehızû minhum veliyyen ve lâ nasîrâ(nasîran).

Türkçe Çeviri

İstediler (ki) şayet kâfirlik25 ederseniz kâfirlik25 ettikleri gibi; öyle ki olursunuz onlarla aynı seviyeli/farksız; öyle ki edinmeyin/tutmayın onlardan evliya212 ta ki hicret ederler Allah yoluna; öyle ki eğer yüz çevirdilerse* öyle ki edinin/tutun onları ve katledin35 onları nerede bulursanız**; ve edinmeyin/tutmayın onlardan bir veli28 ne de bir yardımcı.

Ahmed Samira Çevirisi

89 They wished/loved if you disbelieve, as they disbelieved, so you become equal/alike. So do not take from them allies , until they emigrate in God’s sake, so if they turned away, so take/punish them and fight/kill them, where/when you found them, and do not take from them an ally , and nor a supporter/savior.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 veddu istediler وَدُّوا ودد
2 lev şayet لَوْ -
3 tekfurune kâfirlik edersiniz تَكْفُرُونَ كفر
4 kema gibi كَمَا -
5 keferu kâfirlik ettikleri كَفَرُوا كفر
6 fe tekunune öyle ki olursunuz onlarla فَتَكُونُونَ كون
7 seva'en aynı seviyeli/farksız سَوَاءً سوي
8 fela öyle i فَلَا -
9 tettehizu edinmeyin/tutmayın تَتَّخِذُوا اخذ
10 minhum onlardan مِنْهُمْ -
11 evliya'e evliya أَوْلِيَاءَ ولي
12 hatta ta ki حَتَّىٰ -
13 yuhaciru hicret ederler يُهَاجِرُوا هجر
14 fi فِي -
15 sebili yoluna سَبِيلِ سبل
16 llahi Allah اللَّهِ -
17 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
18 tevellev yüz çevirdilerse تَوَلَّوْا ولي
19 fehuzuhum öyle ki edinin/tutun onları فَخُذُوهُمْ اخذ
20 vektuluhum ve katledin وَاقْتُلُوهُمْ قتل
21 haysu nerede حَيْثُ حيث
22 vecedtumuhum bulursanız onları وَجَدْتُمُوهُمْ وجد
23 ve la وَلَا -
24 tettehizu ve edinmeyin/tutmayın تَتَّخِذُوا اخذ
25 minhum onlardan مِنْهُمْ -
26 veliyyen bir veli وَلِيًّا ولي
27 ve la ne de وَلَا -
28 nesiran bir yardımcı نَصِيرًا نصر

Notlar

Not 1

*Katletmeye devam ederlerse. Barışa yanaşmazlarsa.**4:90 ayeti incelendiğinde bu kimselerin müminleri katlettikleri görülmektedir. Anlaşılır ki karşılıklı bir savaş durumu vardır. Müslümanlar bir kurtuluş savaşı vermektedir. Kâfirler, müşrikler ve münâfıklar az sayıda olan müminleri yok etmek için katletmektedir. Yüce Allah savaş durumunda yapılması gerekeni bildirmiştir. Düşman askerleri aranıp bulunacak ve katledilecektir. Bu ayetleri bağlamından cımbız gibi çekerek kopararak "bakın Kur'an kendisine iman etmeyenleri nerede bulursanız katledin emri vermiş" diyenlerin yatacak yeri yoktur. Ayetler açıkça bizlere bir kurtuluş savaşı durumunu işaret etmektedir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Veli Kavram 28

28 Koruyan, himaye eden yakın arkadaş. Çoğulu evliyadır.

Katletmek Kavram 35

35 Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.

Evliya, veli Kavram 212

212 Veli kelimesinin çoğulu. Veliler. Koruyan, himaye eden yakın arkadaşlar.

4. Nisâ Suresi

Ayet 139

Arapça Metin (Harekeli)

632|4|139|ٱلَّذِينَ يَتَّخِذُونَ ٱلْكَٰفِرِينَ أَوْلِيَآءَ مِن دُونِ ٱلْمُؤْمِنِينَ أَيَبْتَغُونَ عِندَهُمُ ٱلْعِزَّةَ فَإِنَّ ٱلْعِزَّةَ لِلَّهِ جَمِيعًا

Arapça Metin (Harekesiz)

632|4|139|الذين يتخذون الكفرين اوليا من دون المومنين ايبتغون عندهم العزه فان العزه لله جميعا

Latin Literal

139. Ellezîne yettehızûnel kâfirîne evliyâe min dûnil mu’minîn(mu’minîne. E yebtegûne indehumul izzete fe innel izzete lillâhi cemîâ(cemîan).

Türkçe Çeviri

Kimseler (ki) tutarlar/edinirler kâfirleri25 müminlerin27 astından evliya212; bakınırlar/ararlar onların yanında izzet614; öyle ki doğrusu izzet614 topluca Allah’adır.

Ahmed Samira Çevirisi

139 Those who take the disbelievers (as) allies from other than the believers, do they wish/desire at them the glory/dignity , so that the glory/dignity (is) all to God.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimseler (ki) الَّذِينَ -
2 yettehizune tutarlar/edinizrler يَتَّخِذُونَ اخذ
3 l-kafirine kâfirleri الْكَافِرِينَ كفر
4 evliya'e evliya أَوْلِيَاءَ ولي
5 min مِنْ -
6 duni astından دُونِ دون
7 l-mu'minine müminleri الْمُؤْمِنِينَ امن
8 eyebtegune bakınırlar/ararlar أَيَبْتَغُونَ بغي
9 indehumu onların yanında عِنْدَهُمُ عند
10 l-izzete izzet/şeref الْعِزَّةَ عزز
11 feinne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
12 l-izzete izzet/şeref الْعِزَّةَ عزز
13 lillahi Allah’adır لِلَّهِ -
14 cemian topluca جَمِيعًا جمع

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Mümin Kavram 27

27 İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.

Evliya, veli Kavram 212

212 Veli kelimesinin çoğulu. Veliler. Koruyan, himaye eden yakın arkadaşlar.

İzzet, izzet. Kavram 614

614 Güç, yetki, kudret, asla üstesinden gelinemeyen, asla güç yetirilemeyen, her zaman güç yetiren.

4. Nisâ Suresi

Ayet 144

Arapça Metin (Harekeli)

637|4|144|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَّخِذُوا۟ ٱلْكَٰفِرِينَ أَوْلِيَآءَ مِن دُونِ ٱلْمُؤْمِنِينَ أَتُرِيدُونَ أَن تَجْعَلُوا۟ لِلَّهِ عَلَيْكُمْ سُلْطَٰنًا مُّبِينًا

Arapça Metin (Harekesiz)

637|4|144|يايها الذين امنوا لا تتخذوا الكفرين اوليا من دون المومنين اتريدون ان تجعلوا لله عليكم سلطنا مبينا

Latin Literal

144. Yâ eyyuhâllezîne âmenû lâ tettehızûl kâfirîne evliyâe min dûnil mu’minîn(mu’minîne). E turîdûne en tec’alû lillâhi aleykum sultânen mubînâ(mubînen).

Türkçe Çeviri

Ey iman47 etmiş kimseler! Tutmayın/edinmeyin kâfirleri25 evliya212 müminlerin27 astından; ister misiniz ki yaparsınız Allah’a (karşı) aleyhinizde apaçık bir yetki/delil/güç.

Ahmed Samira Çevirisi

144 You, you those who believed, do not take the disbelievers (as) allies from other than the believers, do you want that you make for God on you an evident proof ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 la لَا -
5 tettehizu tutmayın/edinmeyin تَتَّخِذُوا اخذ
6 l-kafirine kâfirleri الْكَافِرِينَ كفر
7 evliya'e evliya أَوْلِيَاءَ ولي
8 min مِنْ -
9 duni astından دُونِ دون
10 l-mu'minine müminlerin الْمُؤْمِنِينَ امن
11 eturidune ister misiniz أَتُرِيدُونَ رود
12 en ki أَنْ -
13 tec'alu yaparsınız تَجْعَلُوا جعل
14 lillahi Allah’a (karşı) لِلَّهِ -
15 aleykum aleyhinizde عَلَيْكُمْ -
16 sultanen bir delil سُلْطَانًا سلط
17 mubinen apaçık مُبِينًا بين

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Mümin Kavram 27

27 İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Evliya, veli Kavram 212

212 Veli kelimesinin çoğulu. Veliler. Koruyan, himaye eden yakın arkadaşlar.

5. Mâide Suresi

Ayet 51

Arapça Metin (Harekeli)

720|5|51|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَّخِذُوا۟ ٱلْيَهُودَ وَٱلنَّصَٰرَىٰٓ أَوْلِيَآءَ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَآءُ بَعْضٍ وَمَن يَتَوَلَّهُم مِّنكُمْ فَإِنَّهُۥ مِنْهُمْ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

720|5|51|يايها الذين امنوا لا تتخذوا اليهود والنصري اوليا بعضهم اوليا بعض ومن يتولهم منكم فانه منهم ان الله لا يهدي القوم الظلمين

Latin Literal

51. Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ tettehızûl yehûde ven nasârâ evliyâe ba’duhum evliyâu ba’d(ba’din) ve men yetevellehum minkum fe innehu minhum innallâhe lâ yehdîl kavmez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ey iman47 etmiş kimseler! Edinmeyin/tutmayın Yahudileri295 ve Nasârâlıları268 evliya212; bir kısmı onların evliyasıdır212 bir kısmın; ve kim veli28 edinir onları sizlerden; öyle ki doğrusu o onlardandır; doğrusu Allah doğruya kılavuzlamaz zalim257 toplumu.

Ahmed Samira Çevirisi

51 You, you those who believed, do not take the Jews and the Christians (as) guardians/patrons , some of them (are) guardians/patrons (of) some, and who follows them from you, so that he truly is from them, that God does not guide the nation, the unjust/oppressive.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 la لَا -
5 tettehizu edinmeyin/tutmayın تَتَّخِذُوا اخذ
6 l-yehude yahudileri الْيَهُودَ -
7 ve nnesara ve Nasaralıları وَالنَّصَارَىٰ نصر
8 evliya'e evliya أَوْلِيَاءَ ولي
9 bea'duhum bir kısmı onların بَعْضُهُمْ بعض
10 evliya'u evliyasıdır أَوْلِيَاءُ ولي
11 bea'din bir kısmın بَعْضٍ بعض
12 ve men ve kim وَمَنْ -
13 yetevellehum veli edinir onları يَتَوَلَّهُمْ ولي
14 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
15 feinnehu öyle ki doğrusu o فَإِنَّهُ -
16 minhum onlardandır مِنْهُمْ -
17 inne doğrusu إِنَّ -
18 llahe Allah اللَّهَ -
19 la لَا -
20 yehdi doğruya kılavuzlamaz يَهْدِي هدي
21 l-kavme toplumu الْقَوْمَ قوم
22 z-zalimine zalim الظَّالِمِينَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Veli Kavram 28

28 Koruyan, himaye eden yakın arkadaş. Çoğulu evliyadır.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Evliya, veli Kavram 212

212 Veli kelimesinin çoğulu. Veliler. Koruyan, himaye eden yakın arkadaşlar.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Nasârâlılar Kavram 268

268 Sadece İncil'e tabi olmuş Hristiyanlar. Nasârâ'da doğmuş bir elçinin getirdiği kitaba tabi olmuş. İncil sonrası insanların elleriyle yazdıkları masal kitaplarına uyarak sapmamış. Günümüzdeki Hristiyanlarla yakından uzaktan ilgisi yoktur.

Yahudi Kavram 295

295 Sadece Tevrat'a tabi olan kimselerle birlikte sonrasında Tevrat'ı bırakıp da Talmud kitaplarına tabi olmuş tüm Yahudiler. Tek tanrıcı ve müşrik tüm Yahudiler.

5. Mâide Suresi

Ayet 57

Arapça Metin (Harekeli)

726|5|57|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَّخِذُوا۟ ٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُوا۟ دِينَكُمْ هُزُوًا وَلَعِبًا مِّنَ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ مِن قَبْلِكُمْ وَٱلْكُفَّارَ أَوْلِيَآءَ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

726|5|57|يايها الذين امنوا لا تتخذوا الذين اتخذوا دينكم هزوا ولعبا من الذين اوتوا الكتب من قبلكم والكفار اوليا واتقوا الله ان كنتم مومنين

Latin Literal

57. Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ tettehızûllezînettehazû dînekum huzuven ve leiben min ellezîne ûtûl kitâbe min kablikum vel kuffâra evliyâ(evliyâe), vettekûllâhe in kuntum mu’minîn(mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Ey iman47 etmiş kimseler! Edinmeyin/tutmayın kimseleri evliya212 (ki) edindiler/tuttular dininizi122 maskaraca* ve laubalice**; kimseleri135 (de ki) verildiler kitap sizden önce ve kâfirleri25 (de); ve takvalı21 olun Allah'a eğer olduysanız müminler21.

Ahmed Samira Çevirisi

57 You, you those who believed, do not take those who took your religion mockingly and playing/amusement from those who were given The Book from before you, and the disbelievers (as) guardians/patrons/allies , and fear and obey God, if you were believing.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 la لَا -
5 tettehizu edinmeyin/tutmayın تَتَّخِذُوا اخذ
6 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
7 ttehazu edinirler/tutarlar اتَّخَذُوا اخذ
8 dinekum dininizi دِينَكُمْ دين
9 huzuven eğlence هُزُوًا هزا
10 veleiben ve bir laubali وَلَعِبًا لعب
11 mine مِنَ -
12 ellezine kimselerden الَّذِينَ -
13 utu verildiler أُوتُوا اتي
14 l-kitabe kitap الْكِتَابَ كتب
15 min مِنْ -
16 kablikum sizden önce قَبْلِكُمْ قبل
17 velkuffara ve kâfirleri وَالْكُفَّارَ كفر
18 evliya'e evliya أَوْلِيَاءَ ولي
19 vetteku ve takvalı olun وَاتَّقُوا وقي
20 llahe Allah'a اللَّهَ -
21 in eğer إِنْ -
22 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
23 mu'minine müminler مُؤْمِنِينَ امن

Notlar

Not 1

*Şerefsizce, onursuzca, haysiyetsizce, rezilce (kimse); şebekçe.**Davranışları ölçüsüz, olgun olmayan; ciddiyetsiz, gayriciddi.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Takva Kavram 21

21 Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Din Kavram 122

122 Bir grup insanın bir ilâhtan veya ilâhlardan (doğa üstü güç veya güçler) gelmiş olduğuna inandığı emir ve yasakların bütünü. Dine tabi olan insanlar inandıkları dinin kuralları ile yaşarlar.

Kitap ehli Kavram 135

135 Hristiyanlar ve Yahudiler başta olmak üzere Kur'an öncesi kendilerine kitap verilmiş olan topluluklar.

Evliya, veli Kavram 212

212 Veli kelimesinin çoğulu. Veliler. Koruyan, himaye eden yakın arkadaşlar.

5. Mâide Suresi

Ayet 81

Arapça Metin (Harekeli)

750|5|81|وَلَوْ كَانُوا۟ يُؤْمِنُونَ بِٱللَّهِ وَٱلنَّبِىِّ وَمَآ أُنزِلَ إِلَيْهِ مَا ٱتَّخَذُوهُمْ أَوْلِيَآءَ وَلَٰكِنَّ كَثِيرًا مِّنْهُمْ فَٰسِقُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

750|5|81|ولو كانوا يومنون بالله والنبي وما انزل اليه ما اتخذوهم اوليا ولكن كثيرا منهم فسقون

Latin Literal

81. Ve lev kânû yu’minûne billâhi ven nebiyyi ve mâ unzile ileyhi mettehazûhum evliyâe ve lâkinne kesîren minhum fâsikûn(fâsikûne).

Türkçe Çeviri

Şayet iman47 eder olsalardı Allah'a ve nebiye132 ve ona indirilene*; edinmiş olmazlardı onları evliya212; ve fakat çoğu onlardan fâsıklardır38.

Ahmed Samira Çevirisi

81 And if they were believing with God, and the prophet and what was descended to him, they would not (have) taken them (as) guardians/allies , and but many from them (are) debauchers .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velev şayet وَلَوْ -
2 kanu olsalardı كَانُوا كون
3 yu'minune iman ederler يُؤْمِنُونَ امن
4 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
5 ve nnebiyyi ve nebiye وَالنَّبِيِّ نبا
6 ve ma ve وَمَا -
7 unzile indirilen أُنْزِلَ نزل
8 ileyhi ona إِلَيْهِ -
9 ma değildi مَا -
10 ttehazuhum edindiler onları اتَّخَذُوهُمْ اخذ
11 evliya'e evliya أَوْلِيَاءَ ولي
12 velakinne ve fakat وَلَٰكِنَّ -
13 kesiran çoğu كَثِيرًا كثر
14 minhum onlardan مِنْهُمْ -
15 fasikune fasıklardır فَاسِقُونَ فسق

Notlar

Not 1

*Kutsal kitaplara gerçek anlamda iman edenler tek tanrıcı olurlar. Her zaman doğru yolda olurlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Fâsık Kavram 38

38 Sapkın, doğru yoldan çıkan.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Nebi Kavram 132

132 Kendisine kitap verilen resul/elçi. Her resul/elçi nebi değildir. Her nebi bir resuldür/elçidir.

Evliya, veli Kavram 212

212 Veli kelimesinin çoğulu. Veliler. Koruyan, himaye eden yakın arkadaşlar.

6. En'âm Suresi

Ayet 121

Arapça Metin (Harekeli)

910|6|121|وَلَا تَأْكُلُوا۟ مِمَّا لَمْ يُذْكَرِ ٱسْمُ ٱللَّهِ عَلَيْهِ وَإِنَّهُۥ لَفِسْقٌ وَإِنَّ ٱلشَّيَٰطِينَ لَيُوحُونَ إِلَىٰٓ أَوْلِيَآئِهِمْ لِيُجَٰدِلُوكُمْ وَإِنْ أَطَعْتُمُوهُمْ إِنَّكُمْ لَمُشْرِكُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

910|6|121|ولا تاكلوا مما لم يذكر اسم الله عليه وانه لفسق وان الشيطين ليوحون الي اوليايهم ليجدلوكم وان اطعتموهم انكم لمشركون

Latin Literal

121. Ve lâ te’kulû mimmâ lem yuzkerismullâhî aleyhi ve innehu le fısk(fıskun), ve inneş şeyâtîne le yûhûne ilâ evliyâihim li yucâdilûkum ve in eta’tumûhum innekum le muşrikûn(muşrikûne).

Türkçe Çeviri

Ve yemeyin üzerine Allah'ın isminin asla zikredilmeyeninden*; ve doğrusu o mutlak bir fısktır38; ve doğrusu şeytânlar29 fısıldarlar evliyalarına212 karşı sizlerle mücadele etmeye; ve eğer tabi olursanız; doğrusu sizler (de) mutlak müşriklerdensiniz36.

Ahmed Samira Çevirisi

121 And do not eat/consume from what God’s name was not mentioned on it, and that it truly is debauchery (E) , and that the devils inspire/transmit (E) to their patrons/supporters to argue/dispute with you, and if you obeyed them, that you are (then) sharers/takers of partners (with God) (E).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve la ve وَلَا -
2 te'kulu yemeyin تَأْكُلُوا اكل
3 mimma مِمَّا -
4 lem asla لَمْ -
5 yuzkeri zikredilmeyendden يُذْكَرِ ذكر
6 ismu ismi اسْمُ سمو
7 llahi Allah'ın اللَّهِ -
8 aleyhi üzerine عَلَيْهِ -
9 ve innehu ve doğrusu o وَإِنَّهُ -
10 lefiskun mutlak bir fısktır لَفِسْقٌ فسق
11 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
12 ş-şeyatine şeytanlar الشَّيَاطِينَ شطن
13 leyuhune fısıldarlar لَيُوحُونَ وحي
14 ila karşı إِلَىٰ -
15 evliyaihim evliyalarına أَوْلِيَائِهِمْ ولي
16 liyucadilukum sizlerle mücadele etmeye لِيُجَادِلُوكُمْ جدل
17 ve in ve eğer وَإِنْ -
18 etaa'tumuhum tabi olursanız أَطَعْتُمُوهُمْ طوع
19 innekum doğrusu sizler إِنَّكُمْ -
20 lemuşrikune mutlak müşriklerdensiniz لَمُشْرِكُونَ شرك

Notlar

Not 1

*Sözde başka ilahlar adına kurban edilenden. Yüce Allah'a yaklaştırır sapkın inancıyla başka kimseler adına kesilen kurbanlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Şeytân Kavram 29

29 Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.

Müşrik Kavram 36

36 Şirk koşan. Şirk; ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

Fâsık Kavram 38

38 Sapkın, doğru yoldan çıkan.

Evliya, veli Kavram 212

212 Veli kelimesinin çoğulu. Veliler. Koruyan, himaye eden yakın arkadaşlar.

6. En'âm Suresi

Ayet 128

Arapça Metin (Harekeli)

917|6|128|وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ جَمِيعًا يَٰمَعْشَرَ ٱلْجِنِّ قَدِ ٱسْتَكْثَرْتُم مِّنَ ٱلْإِنسِ وَقَالَ أَوْلِيَآؤُهُم مِّنَ ٱلْإِنسِ رَبَّنَا ٱسْتَمْتَعَ بَعْضُنَا بِبَعْضٍ وَبَلَغْنَآ أَجَلَنَا ٱلَّذِىٓ أَجَّلْتَ لَنَا قَالَ ٱلنَّارُ مَثْوَىٰكُمْ خَٰلِدِينَ فِيهَآ إِلَّا مَا شَآءَ ٱللَّهُ إِنَّ رَبَّكَ حَكِيمٌ عَلِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

917|6|128|ويوم يحشرهم جميعا يمعشر الجن قد استكثرتم من الانس وقال اولياوهم من الانس ربنا استمتع بعضنا ببعض وبلغنا اجلنا الذي اجلت لنا قال النار مثويكم خلدين فيها الا ما شا الله ان ربك حكيم عليم

Latin Literal

128. Ve yevme yahşuruhum cemîa(cemîan), yâ ma’şerel cinni kadisteksertum minel ins(insi) ve kâle evliyauhum minel insi rabbenestemtea ba’dunâ biba’dın ve belagnâ ecelenellezî eccelte lenâ, kâlen nâru mesvâkum hâlidîne fîhâ illâ mâ şâallâhu, inne rabbeke hakîmun alîm(alîmun).

Türkçe Çeviri

Ve haşrettiği556 gün* onları (Allah) topluca; “Ey cin210 klanı/kabilesi! Muhakkak çoğaldınız sayıca insandan”; ve dedi** evliyası212 onların insandan; “Rabbimiz4! Yararlandık bir kısmımız bir kısımdan; ve ulaştık ecelimize ki tayin ettin/erteledin bize”; dedi (Allah): “Ateştir meskenleriniz"; ölümsüzlerdir orada*** dışındadır808 Allah'ın dilediği; doğrusu (senin) Rabbin4 bir Hakîm’dir9; bir Alîm’dir8.

Ahmed Samira Çevirisi

128 And a day (when) He gathers them all together , you the Jinn’s race , you had become more than the human , and their allies/patrons from the human said: "Our Lord, some of us enjoyed with some (of them) and we reached our term/time that You delayed for us." He said: "The fire (is) your residence , (you are) immortally in it except what (who) God wanted/willed, that your Lord (is) wise/judicious, knowledgeable."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yevme ve o gün وَيَوْمَ يوم
2 yehşuruhum haşreder/bir araya getirir onları (Allah) يَحْشُرُهُمْ حشر
3 cemian topluca جَمِيعًا جمع
4 ya mea'şera ey klanı/kabilesi يَا مَعْشَرَ عشر
5 l-cinni cin الْجِنِّ جنن
6 kadi muhakkak قَدِ -
7 steksertum çoğaldınız sayıca اسْتَكْثَرْتُمْ كثر
8 mine مِنَ -
9 l-insi insandan الْإِنْسِ انس
10 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
11 evliya'uhum evliyası onların أَوْلِيَاؤُهُمْ ولي
12 mine -dan مِنَ -
13 l-insi insan الْإِنْسِ انس
14 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
15 stemtea yararlandık اسْتَمْتَعَ متع
16 bea'duna bir kısmımız بَعْضُنَا بعض
17 bibea'din bir kısımdan بِبَعْضٍ بعض
18 ve belegna ve ulaştık وَبَلَغْنَا بلغ
19 ecelena ecelimize أَجَلَنَا اجل
20 llezi ki الَّذِي -
21 eccelte tayin ettin/erteledin أَجَّلْتَ اجل
22 lena bize لَنَا -
23 kale dedi (Allah) قَالَ قول
24 n-naru ateştir النَّارُ نور
25 mesvakum meskenleriniz مَثْوَاكُمْ ثوي
26 halidine ölümsüzlerdir خَالِدِينَ خلد
27 fiha orada (cehennemde) فِيهَا -
28 illa dışında إِلَّا -
29 ma مَا -
30 şa'e dilediği شَاءَ شيا
31 llahu Allah'ın اللَّهُ -
32 inne doğrusu إِنَّ -
33 rabbeke Rabbin رَبَّكَ ربب
34 hakimun Hakîm’dir حَكِيمٌ حكم
35 alimun Alîm’dir عَلِيمٌ علم

Notlar

Not 1

*Bir önceki ayette geçen selâm diyarının/yurdunu haşrediliş gününden önce olduğu anlaşılır.**Diğer insanlara ve cinlere evliya/veliler olmuş olan insanlar konuşmaktadır.***Cehennemde.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Alîm Kavram 8

8 Bilen.

Hakîm Kavram 9

9 Bilge/bilgelikle hükmeden.

Cin Kavram 210

210 İblis ve onun soyundan olan varlıklar. İblis Âdem'e secde etmedi. Yüce Allah'ın emrine karşı geldi ve fâsıklardan/sapanlardan oldu. Bir cennet evrenine yerleştirilen Âdem ve eşini ayartarak Yüce Allah'ın yasağını çiğnetti. Yüce Allah Âdem ve eşiyle birlikte yasağı çiğneyen tüm insanları cennetten indirdi. Âdem derhal tevbe etti. Yüce Allah onun tevbesini kabul etti. İblis Âdem'e meydan okudu. Yüce Allah bu meydan okumaya izin verdi. Âdem soyu olan insanlarla iblis soyu olan cinler arasında 2. tur bir savaş başladı. 2. savaş cennet evreninden daha alçak yerleşimli olan günümüz evreninde şu an devam etmektedir. İnsanoğlu 1. savaşı kaybetti. 2. savaşın içindeyiz. 2. şansımızı kullanıyoruz. Savaş kuralları gereği her doğan insana bir cin yoldaşlık eder. İnsan bu cinle mücadele eder. Cin kendisine verilen izni kullanır. Yani insanın kalbine fısıldar. Kalbine vesvese verir. Yüce Allah'ın dosdoğru yolu olan kutsal kitaplardan uzaklaştırmak ister. İnsanı Yüce Allah'ın emrinden saptırmak ister. Maalesef insanların pek azı haricinde çoğu 2. savaşı da kaybetti. Yüce Allah'ın cehennemi cinden ve insanlardan doldururum sözü hak oldu.

Evliya, veli Kavram 212

212 Veli kelimesinin çoğulu. Veliler. Koruyan, himaye eden yakın arkadaşlar.

Haşretmek Kavram 556

556 Toplamak, bir araya getirmek.

Cahîm Kavram 808

808 Yangın, yanan, cehennem yangını, cehenneme ait.

7. A'râf Suresi

Ayet 3

Arapça Metin (Harekeli)

957|7|3|ٱتَّبِعُوا۟ مَآ أُنزِلَ إِلَيْكُم مِّن رَّبِّكُمْ وَلَا تَتَّبِعُوا۟ مِن دُونِهِۦٓ أَوْلِيَآءَ قَلِيلًا مَّا تَذَكَّرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

957|7|3|اتبعوا ما انزل اليكم من ربكم ولا تتبعوا من دونه اوليا قليلا ما تذكرون

Latin Literal

3. Ittebiû mâ unzile ileykum min rabbikum ve lâ tettebiû min dûnihî evliyâ(evliyâe), kalîlen mâ tezekkerûn(tezekkerûne).

Türkçe Çeviri

Tabi olun Rabbinizden4 üzerinize indirilene* ; ve tabi olmayın O’nun** astından evliyaya212; ne azdır zikrettiğiniz78.

Ahmed Samira Çevirisi

3 Follow what was descended to you from your Lord, and do not follow from other than Him guardians ,little (is) what you remember/glorify .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ittebiu tabi olun اتَّبِعُوا تبع
2 ma مَا -
3 unzile indirilene أُنْزِلَ نزل
4 ileykum üzerinize إِلَيْكُمْ -
5 min مِنْ -
6 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
7 ve la ve وَلَا -
8 tettebiu ve tabi olmayın تَتَّبِعُوا تبع
9 min مِنْ -
10 dunihi astından O’nun دُونِهِ دون
11 evliya'e evliyaya أَوْلِيَاءَ ولي
12 kalilen bir azdır قَلِيلًا قلل
13 ma مَا -
14 tezekkerune zikrettiğiniz تَذَكَّرُونَ ذكر

Notlar

Not 1

*Kur'an'a.**Allah'ın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Zikir/zikr Kavram 78

78 Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Evliya, veli Kavram 212

212 Veli kelimesinin çoğulu. Veliler. Koruyan, himaye eden yakın arkadaşlar.

8. Enfâl Suresi

Ayet 34

Arapça Metin (Harekeli)

1194|8|34|وَمَا لَهُمْ أَلَّا يُعَذِّبَهُمُ ٱللَّهُ وَهُمْ يَصُدُّونَ عَنِ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ وَمَا كَانُوٓا۟ أَوْلِيَآءَهُۥٓ إِنْ أَوْلِيَآؤُهُۥٓ إِلَّا ٱلْمُتَّقُونَ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1194|8|34|وما لهم الا يعذبهم الله وهم يصدون عن المسجد الحرام وما كانوا اولياه ان اولياوه الا المتقون ولكن اكثرهم لا يعلمون

Latin Literal

34. Ve mâ lehum ellâ yuazzibehumullâhu ve hum yasuddûne anil mescidil harâmi ve mâ kânû evliyâehu, in evliyâuhû illel muttekûne ve lâkinne ekserehum lâ ya’lemûn(ya’lemûne).

Türkçe Çeviri

Ve onlara; neden azap426 etmesin ki onlara Allah; ve onlar geri çevirirler/döndürürler haram158 mescitten16; ve olmuş değillerdi evliyası212 onun* evliyası onun* muttakiler17 dışında; velakin/fakat çokları onların bilmezler.

Ahmed Samira Çevirisi

34 And why (is it) for them that God not torture them and they are objecting/preventing/obstructing from the Mosque the Forbidden/Sacred , and they were not its patrons/supporters , that its patrons/supporters , (are not) except the fearing and obeying, and but most of them do not know .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vema ve neden وَمَا -
2 lehum onlara لَهُمْ -
3 ella أَلَّا -
4 yuazzibehumu azap etmesin onlara ki يُعَذِّبَهُمُ عذب
5 llahu Allah اللَّهُ -
6 vehum ve onlar وَهُمْ -
7 yesuddune geri çevirirler/döndürürler يَصُدُّونَ صدد
8 ani عَنِ -
9 l-mescidi mescitten الْمَسْجِدِ سجد
10 l-harami haram الْحَرَامِ حرم
11 vema ve değillerdi وَمَا -
12 kanu olmuş كَانُوا كون
13 evliya'ehu evliyası onun أَوْلِيَاءَهُ ولي
14 in إِنْ -
15 evliya'uhu evliyası onun أَوْلِيَاؤُهُ ولي
16 illa dışında إِلَّا -
17 l-muttekune muttakilerdir الْمُتَّقُونَ وقي
18 velakinne velakin/fakat وَلَٰكِنَّ -
19 ekserahum çokları onların أَكْثَرَهُمْ كثر
20 la لَا -
21 yea'lemune bilmezler يَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1

*Haram mescidin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mescit Kavram 16

16 Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğdiği her yer.

Muttaki Kavram 17

17 Takva sahipleri/Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı her şeyden sakınanlar.

Haram mescit Kavram 158

158 Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğdiği her yer mescittir. Haram mescitse bulunduğu yerde günah işlemenin, kötülük yapmanın, canlılara zarar vermenin haram edildiği/yasaklandığı topluma ait olan mescittir.

Evliya, veli Kavram 212

212 Veli kelimesinin çoğulu. Veliler. Koruyan, himaye eden yakın arkadaşlar.

Yüce Allah'ın azap etmesi. Kavram 426

426 Yüce Allah azabı hak etmiş nefsi azaptan kurtarmayarak azap eder. Nefis kendine zulmetmiş ve kendine azap etmiştir. Yüce Allah durup dururken bir nefse azap edici asla değildir.

8. Enfâl Suresi

Ayet 72

Arapça Metin (Harekeli)

1232|8|72|إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَهَاجَرُوا۟ وَجَٰهَدُوا۟ بِأَمْوَٰلِهِمْ وَأَنفُسِهِمْ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلَّذِينَ ءَاوَوا۟ وَّنَصَرُوٓا۟ أُو۟لَٰٓئِكَ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَآءُ بَعْضٍ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَلَمْ يُهَاجِرُوا۟ مَا لَكُم مِّن وَلَٰيَتِهِم مِّن شَىْءٍ حَتَّىٰ يُهَاجِرُوا۟ وَإِنِ ٱسْتَنصَرُوكُمْ فِى ٱلدِّينِ فَعَلَيْكُمُ ٱلنَّصْرُ إِلَّا عَلَىٰ قَوْمٍۭ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُم مِّيثَٰقٌ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1232|8|72|ان الذين امنوا وهاجروا وجهدوا بامولهم وانفسهم في سبيل الله والذين اووا ونصروا اوليك بعضهم اوليا بعض والذين امنوا ولم يهاجروا ما لكم من وليتهم من شي حتي يهاجروا وان استنصروكم في الدين فعليكم النصر الا علي قوم بينكم وبينهم ميثق والله بما تعملون بصير

Latin Literal

72. İnnellezîne âmenû ve hâcerû ve câhedû bi emvâlihim ve enfusihim fî sebîlillâhi vellezîne âvev ve nasarû ulâike ba’duhum evliyâu ba’d(ba’dın), vellezîne âmenû ve lem yuhâcirû mâ lekum min velâyetihim min şey’in hattâ yuhâcirû, ve inistensarûkum fîd dîni fe aleykumun nasru illâ alâ kavmin beynekum ve beynehum mîsâk(mîsâkun), vallâhu bimâ ta’melûne basîr(basîrun).

Türkçe Çeviri

Doğrusu kimseler (ki) iman47 ettiler; ve hicret355 ettiler; ve cihat356 ettiler mallarıyla ve nefisleriyle201 Allah yolunda336; ve kimseler (ki) sığındırdılar ve yardım ettiler; işte bunlar; bir kısmı onların evliyasıdır212 bir kısmın; ve kimseler (ki) iman47 ettiler ve hiç hicret355 etmiyorlar yoktur* sizlere velayetlerinden* hiç bir şey ta ki hicret355 ederler; ve eğer yardım talep ederlerse** dinde437 öyle ki üzerinizedir yardım; dışındadır*** sizin aranız ve onlar arasında bir mîsâk281 (olan) bir kavme/topluma karşı; ve Allah yaptıklarınıza bir Basîr’dir513.

Ahmed Samira Çevirisi

72 That those who believed and emigrated and struggled/exerted , with their properties/possessions and119themselves in God’s sake/way , and those who sheltered/gave refuge and saved/gave victory/aided, those, some of them (are) guardians/patrons/allies (to) some, and those who believed and did not emigrate, their guardianship/patronage is not for (on) you from a thing (your responsibility) until they emigrate, and if they asked you to save/aid them in the religion, so the victory/aid is on you (your duty) except on a nation between you and between them (is) a promise/covenant, and God (is) with what you made/do seeing/knowing .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman ettiler امَنُوا امن
4 ve haceru ve hicret ettiler وَهَاجَرُوا هجر
5 ve cahedu ve cihat ettiler وَجَاهَدُوا جهد
6 biemvalihim mallarıyla بِأَمْوَالِهِمْ مول
7 ve enfusihim ve nefisleriyle وَأَنْفُسِهِمْ نفس
8 fi فِي -
9 sebili yolunda سَبِيلِ سبل
10 llahi Allah اللَّهِ -
11 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
12 avev sığındırdılar اوَوْا اوي
13 ve nesaru ve yardım ettiler وَنَصَرُوا نصر
14 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
15 bea'duhum bir kısmı onların بَعْضُهُمْ بعض
16 evliya'u evliyasıdır أَوْلِيَاءُ ولي
17 bea'din bir kısmın بَعْضٍ بعض
18 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
19 amenu iman ettiler امَنُوا امن
20 velem ve hiç وَلَمْ -
21 yuhaciru hicret etmiyorlar يُهَاجِرُوا هجر
22 ma yoktur مَا -
23 lekum sizlere لَكُمْ -
24 min مِنْ -
25 velayetihim velayetlerinden وَلَايَتِهِمْ ولي
26 min hiç مِنْ -
27 şey'in bir şey شَيْءٍ شيا
28 hatta ta ki حَتَّىٰ -
29 yuhaciru hicret ederler يُهَاجِرُوا هجر
30 ve ini ve eğer وَإِنِ -
31 stensarukum yardım talep ederlerse اسْتَنْصَرُوكُمْ نصر
32 fi فِي -
33 d-dini dinde الدِّينِ دين
34 fealeykumu öyle ki üzerinizedir فَعَلَيْكُمُ -
35 n-nesru yardım النَّصْرُ نصر
36 illa dışında إِلَّا -
37 ala karşı عَلَىٰ -
38 kavmin bir kavme/topluma قَوْمٍ قوم
39 beynekum aranızda بَيْنَكُمْ بين
40 ve beynehum ve aralarında وَبَيْنَهُمْ بين
41 misakun bir misak مِيثَاقٌ وثق
42 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
43 bima بِمَا -
44 tea'melune yaptıklarınızı تَعْمَلُونَ عمل
45 besirun bir Basîr’dir بَصِيرٌ بصر

Notlar

Not 1

*Hicret etmemiş olan iman etmiş kimselere karşı hicret etmiş imanlı kimseler üzerine bir koruma/velayet sorumluluğu yoktur.**Din konusunda bir yardım talep ederlerse yardım etme zorunluluğu vardır.***Ancak içinde bulundukları kavimle/toplumla bir antlaşma yapılmışsa bu kurallara uyarak ilerleme sağlanır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Evliya, veli Kavram 212

212 Veli kelimesinin çoğulu. Veliler. Koruyan, himaye eden yakın arkadaşlar.

Mîsâk Kavram 281

281 Antlaşma, sözleşme, ahit, söz.

Allah'ın yolu. Kavram 336

336 Tek tanrıcı, monoteist inanç öğretisi yolu. Kutsal kitapların öğretilerinin yolu. Sadece Kur'an öğretileri.

Hicret etmek. Kavram 355

355 Göç etmek, bırakıp terk etmek, göçmen olmak.

Cihat etmek Kavram 356

356 Mücadele etmek. Kur’an’da savaş/öldürmek katletmek olarak işaret edilir. Cihat etmek Kur’an’la yapılan mücadeledir. 25:52 ayetinde kâfirlerle karşı en büyük cihadın Kur’an’la yapılması gerektiğini Yüce Rabbimiz apaçık bir şekilde bizlere bildirilmektedir. Kur’an’la cihat eden kimselere de mücahit denir.

Allah'ın dini. Kavram 437

437 İslam. Sadece kutsal kitaplara teslim olma. Kutsal kitaplar haricinde dinde kaynak kabul etmemek. Kutsal kitaplarda ne varsa uymak. Kutsal kitapların astından hadis/söylenti kitapları edinmemek. Kur'an'ı terk edilmiş bırakmamak.

Basîr Kavram 513

513 Gören.

8. Enfâl Suresi

Ayet 73

Arapça Metin (Harekeli)

1233|8|73|وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَآءُ بَعْضٍ إِلَّا تَفْعَلُوهُ تَكُن فِتْنَةٌ فِى ٱلْأَرْضِ وَفَسَادٌ كَبِيرٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1233|8|73|والذين كفروا بعضهم اوليا بعض الا تفعلوه تكن فتنه في الارض وفساد كبير

Latin Literal

73. Vellezîne keferû ba’duhum evliyâu ba’d(ba’dın), illâ tef’alûhu tekun fitnetun fîl ardı ve fesâdun kebîr(kebîrun).

Türkçe Çeviri

Kâfirlik25 etmiş kimseler (ki) bir kısmı onların evliyasıdır212 bir kısmın; eğer faaliyete geçirmezseniz onu*; olur bir fitne332 yerde ve bir büyük fesat265.

Ahmed Samira Çevirisi

73 And those who disbelieved some of them (are) guardians/allies (of) some, if you not make/do it, it (will) be misguidance/betrayal in the earth/Planet Earth, and big/great corruption/disorder .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine kimseler وَالَّذِينَ -
2 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
3 bea'duhum bir kısmı onların بَعْضُهُمْ بعض
4 evliya'u evliyasıdır أَوْلِيَاءُ ولي
5 bea'din diğer kısmın بَعْضٍ بعض
6 illa eğer إِلَّا -
7 tef'aluhu faaliyete geçirmezseni onu تَفْعَلُوهُ فعل
8 tekun olur تَكُنْ كون
9 fitnetun bir fitne فِتْنَةٌ فتن
10 fi فِي -
11 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
12 ve fesadun ve bir fesat وَفَسَادٌ فسد
13 kebirun bir büyük كَبِيرٌ كبر

Notlar

Not 1

*Birbirinizin velileri/evliyaları olmayı. Birbirinize yakın koruyucu olmayı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Evliya, veli Kavram 212

212 Veli kelimesinin çoğulu. Veliler. Koruyan, himaye eden yakın arkadaşlar.

Fesat çıkarmak Kavram 265

265 Hak/gerçek olmadığı halde yalanla, yanlışla, hileyle, aldatmayla, manipülasyonla, yanlış yönlendirmeyle kargaşaya, karışıklığa neden olmak.

Fitne Kavram 332

332 Ayartarak doğru yoldan saptırmak.

9. Tevbe Suresi

Ayet 23

Arapça Metin (Harekeli)

1258|9|23|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَّخِذُوٓا۟ ءَابَآءَكُمْ وَإِخْوَٰنَكُمْ أَوْلِيَآءَ إِنِ ٱسْتَحَبُّوا۟ ٱلْكُفْرَ عَلَى ٱلْإِيمَٰنِ وَمَن يَتَوَلَّهُم مِّنكُمْ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلظَّٰلِمُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1258|9|23|يايها الذين امنوا لا تتخذوا اباكم واخونكم اوليا ان استحبوا الكفر علي الايمن ومن يتولهم منكم فاوليك هم الظلمون

Latin Literal

23. Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ tettehızû âbâekum ve ihvânekum evliyâe inistehabbûl kufre alel îmâni, ve men yetevellehum minkum fe ulâike humuz zâlimûn(zâlimûne).

Türkçe Çeviri

Ey iman47 etmiş kimseler! Edinmeyin babalarını/atalarınızı ve kardeşlerinizi evliya212; eğer sevdilerse küfrü422 imana47 karşı; ve kim veli28 edindi onları sizlerden; öyle ki işte bunlar; onlardır zalimler257.

Ahmed Samira Çevirisi

23 You, you those who believed, do not take your fathers and your brothers (as) guardians/allies if they loved/liked the disbelief more (preferred) over the belief, and who follows them from you, so those, those are the unjust/oppressors.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 la لَا -
5 tettehizu edinmeyin تَتَّخِذُوا اخذ
6 aba'ekum babalarını/atalarınızı ابَاءَكُمْ ابو
7 ve ihvanekum ve kardeşlerinizi وَإِخْوَانَكُمْ اخو
8 evliya'e evliya أَوْلِيَاءَ ولي
9 ini eğer إِنِ -
10 stehabbu sevdilerse اسْتَحَبُّوا حبب
11 l-kufra küfrü الْكُفْرَ كفر
12 ala karşı عَلَى -
13 l-imani imana الْإِيمَانِ امن
14 ve men ve kim وَمَنْ -
15 yetevellehum veli edindi onları يَتَوَلَّهُمْ ولي
16 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
17 feulaike öyle ki işte bunlar فَأُولَٰئِكَ -
18 humu onlardır هُمُ -
19 z-zalimune zalimler الظَّالِمُونَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Veli Kavram 28

28 Koruyan, himaye eden yakın arkadaş. Çoğulu evliyadır.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Evliya, veli Kavram 212

212 Veli kelimesinin çoğulu. Veliler. Koruyan, himaye eden yakın arkadaşlar.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Küfür Kavram 422

422 Kâfirlik etmek. Gerçeği/hakkı örtüp gizlemek.

11. Hûd Suresi

Ayet 20

Arapça Metin (Harekeli)

1491|11|20|أُو۟لَٰٓئِكَ لَمْ يَكُونُوا۟ مُعْجِزِينَ فِى ٱلْأَرْضِ وَمَا كَانَ لَهُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ مِنْ أَوْلِيَآءَ يُضَٰعَفُ لَهُمُ ٱلْعَذَابُ مَا كَانُوا۟ يَسْتَطِيعُونَ ٱلسَّمْعَ وَمَا كَانُوا۟ يُبْصِرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1491|11|20|اوليك لم يكونوا معجزين في الارض وما كان لهم من دون الله من اوليا يضعف لهم العذاب ما كانوا يستطيعون السمع وما كانوا يبصرون

Latin Literal

20. Ulâike lem yekûnû mu’cizîne fîl ardı ve mâ kâne lehum min dûnillâhi min evliyâ(evliyâe), yudâafu lehumul azâb(azâbu), mâ kânû yestetîûnes sem’a ve mâ kânû yubsirûn(yubsirûne).

Türkçe Çeviri

İşte bunlar*; asla olmazlar aciz bırakanlar yerde**; ve olmuş değildir onlara Allah’ın astından hiçbir evliya212; katlanır onlara azap; olmuş değillerdi itaat*** etmeye işitmeye; ve olmuş değillerdi görürler.

Ahmed Samira Çevirisi

20 Those, were not (to) be disabling/frustrating in the earth/Planet Earth and (there) were not for them from other than God from guardians/allies , the torture (will) be doubled/multiplied for them, and they were not able (of) the hearing (to hear)/listening (to listen) , and they were not seeing/looking/understanding.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
2 lem asla لَمْ -
3 yekunu olmazlar يَكُونُوا كون
4 mua'cizine aciz bırakanlar مُعْجِزِينَ عجز
5 fi فِي -
6 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
7 ve ma ve değildir وَمَا -
8 kane olmuş كَانَ كون
9 lehum onlara لَهُمْ -
10 min مِنْ -
11 duni astından دُونِ دون
12 llahi Allah’ın اللَّهِ -
13 min hiçbir مِنْ -
14 evliya'e evliya أَوْلِيَاءَ ولي
15 yudaafu katlanır يُضَاعَفُ ضعف
16 lehumu onlara لَهُمُ -
17 l-azabu azab الْعَذَابُ عذب
18 ma değildir مَا -
19 kanu oldular كَانُوا كون
20 yestetiune itaat etmeye يَسْتَطِيعُونَ طوع
21 s-sem'a işitmeye السَّمْعَ سمع
22 ve ma ve değilerdi وَمَا -
23 kanu oldular كَانُوا كون
24 yubsirune görürler يُبْصِرُونَ بصر

Notlar

Not 1

*Yüce Allah'a iftira atan müşrikler.**Yeryüzünde.***Güç yetirir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Evliya, veli Kavram 212

212 Veli kelimesinin çoğulu. Veliler. Koruyan, himaye eden yakın arkadaşlar.

11. Hûd Suresi

Ayet 113

Arapça Metin (Harekeli)

1584|11|113|وَلَا تَرْكَنُوٓا۟ إِلَى ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ فَتَمَسَّكُمُ ٱلنَّارُ وَمَا لَكُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ مِنْ أَوْلِيَآءَ ثُمَّ لَا تُنصَرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1584|11|113|ولا تركنوا الي الذين ظلموا فتمسكم النار وما لكم من دون الله من اوليا ثم لا تنصرون

Latin Literal

113. Ve lâ terkenû ilellezîne zalemû fe temessekumun nâru ve mâ lekum min dûnillâhi min evliyâe summe lâ tunsarûn(tunsarûne).

Türkçe Çeviri

Ve dayanmayın* zulmetmiş257 kimselere doğru; öyle ki temas ettirirsin** kendinize ateşi834; ve yoktur sizlere Allah’ın astından hiçbir evliya212; sonra yardım edilmezsiniz***.

Ahmed Samira Çevirisi

113 And do not lean towards to those who caused injustice/oppression, so the fire touches you, and (there are) no guardians/allies for you from other than God, then you (will) not be given victory/aid.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve la ve وَلَا -
2 terkenu dayanmayın تَرْكَنُوا ركن
3 ila doğru إِلَى -
4 ellezine kimselere الَّذِينَ -
5 zelemu zulmetmiş ظَلَمُوا ظلم
6 fetemessekumu öyle ki temas ettirirsin kendinize فَتَمَسَّكُمُ مسس
7 n-naru ateşi النَّارُ نور
8 ve ma ve yoktur وَمَا -
9 lekum sizlere لَكُمْ -
10 min مِنْ -
11 duni astından دُونِ دون
12 llahi Allah’ın اللَّهِ -
13 min hiçbir مِنْ -
14 evliya'e evliya أَوْلِيَاءَ ولي
15 summe sonra ثُمَّ -
16 la لَا -
17 tunsarune yardım edilmezsiniz تُنْصَرُونَ نصر

Notlar

Not 1

*Sırtınızı dayamayın.**Kendi kendinizi ateşe atarsınız.***Yüce Allah'ın astında destek olsun diye veliler edinmeye çalışanlara Rabbimiz yardım etmez.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Evliya, veli Kavram 212

212 Veli kelimesinin çoğulu. Veliler. Koruyan, himaye eden yakın arkadaşlar.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Ateş, nar Kavram 834

834 Cehennem evreninde bulunan cahîmlerin (yakanların) yani karadelik sistemlerinin yaydığı radyasyon. Hâviye=Karadeliğin kendisi; Hawking radyasyonu yayar.Hutame=Karadeliğin akresyon diski; çok şiddetli radyasyon yayar.Lezâ=Ateşin bir özelliği; dokunmasa bile uzaktan yakar.Hâmiye=Çılgın ateş.

13. Ra'd Suresi

Ayet 16

Arapça Metin (Harekeli)

1721|13|16|قُلْ مَن رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ قُلِ ٱللَّهُ قُلْ أَفَٱتَّخَذْتُم مِّن دُونِهِۦٓ أَوْلِيَآءَ لَا يَمْلِكُونَ لِأَنفُسِهِمْ نَفْعًا وَلَا ضَرًّا قُلْ هَلْ يَسْتَوِى ٱلْأَعْمَىٰ وَٱلْبَصِيرُ أَمْ هَلْ تَسْتَوِى ٱلظُّلُمَٰتُ وَٱلنُّورُ أَمْ جَعَلُوا۟ لِلَّهِ شُرَكَآءَ خَلَقُوا۟ كَخَلْقِهِۦ فَتَشَٰبَهَ ٱلْخَلْقُ عَلَيْهِمْ قُلِ ٱللَّهُ خَٰلِقُ كُلِّ شَىْءٍ وَهُوَ ٱلْوَٰحِدُ ٱلْقَهَّٰرُ

Arapça Metin (Harekesiz)

1721|13|16|قل من رب السموت والارض قل الله قل افاتخذتم من دونه اوليا لا يملكون لانفسهم نفعا ولا ضرا قل هل يستوي الاعمي والبصير ام هل تستوي الظلمت والنور ام جعلوا لله شركا خلقوا كخلقه فتشبه الخلق عليهم قل الله خلق كل شي وهو الوحد القهر

Latin Literal

16. Kul men rabbus semâvâti vel ard(ardı), kulillâh(kulillâhu), kul e fettehaztum min dûnihî evliyâe lâ yemlikûne li enfusihim nef’an ve lâ darrâ(darren), kul hel yestevil a’mâ vel basîru em hel testevîz zulumâtu ven nûr(nûru), em cealû lillâhi şurekâe halakû ke halkıhî fe teşâbehel halku aleyhim, kulillâhu hâliku kulli şey’in ve huvel vâhidul kahhâr(kahhâru).

Türkçe Çeviri

De ki: "Kimdir Rabbi4 göklerin162 ve yerin?"; de ki: "Allah!"; de ki: "O'nun* astından evliya212 mı edindiniz (ki) malik olamazlar kendi nefislerine201 bir menfaate ve ne de bir zarara"; de ki: "Aynı seviyede olur mu kör ve gören ya da aynı seviyede olur mu karanlıklar ve aydınlık ya da yaptılar Allah'a ortaklar (ki) yarattılar yarattığı gibi O’nun* öyle ki benzerleşti (o) yaratma onlara?"; de ki: "Allah (ki) yaratandır her bir şeyi ve O** Vâhid'tir86; Kahhâr’dır87.

Ahmed Samira Çevirisi

16 Say: "who (is) the skies’/space’s and the earth’s/Planet Earth’s Lord?" Say: "God." Say: "So did you take/receive from other than Him guardians/allies they do not own/possess to themselves benefit/usefulness and nor harm?" Say: "Do the blind and the seeing become equal/alike? Or do the darknesses and the light become equal/alike? Or they made/put to God partners (that) created like/as His creation so the creation looked alike/resembled on (to) them?" Say: "God (is) creator (of) every thing, and He is the one, the defeater/conqueror ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 men kimdir? مَنْ -
3 rabbu Rabbi رَبُّ ربب
4 s-semavati göklerin السَّمَاوَاتِ سمو
5 vel'erdi ve yerin وَالْأَرْضِ ارض
6 kuli de ki قُلِ قول
7 llahu Allah! اللَّهُ -
8 kul de ki قُلْ قول
9 efattehaztum edindiniz mi أَفَاتَّخَذْتُمْ اخذ
10 min مِنْ -
11 dunihi O'nun astından دُونِهِ دون
12 evliya'e evliya أَوْلِيَاءَ ولي
13 la لَا -
14 yemlikune malik olamaz يَمْلِكُونَ ملك
15 lienfusihim kendi nefislerine لِأَنْفُسِهِمْ نفس
16 nef'an bir menfaat نَفْعًا نفع
17 ve la ve ne de وَلَا -
18 derran bir zarara ضَرًّا ضرر
19 kul de ki قُلْ قول
20 hel هَلْ -
21 yestevi aynı seviyede olur mu يَسْتَوِي سوي
22 l-ea'ma kör الْأَعْمَىٰ عمي
23 velbesiru ve gören وَالْبَصِيرُ بصر
24 em ya da أَمْ -
25 hel هَلْ -
26 testevi aynı seviyede midir تَسْتَوِي سوي
27 z-zulumatu karanlıklar الظُّلُمَاتُ ظلم
28 ve nnuru ve aydınlık وَالنُّورُ نور
29 em ya da أَمْ -
30 cealu yaptılar جَعَلُوا جعل
31 lillahi Allah'a لِلَّهِ -
32 şuraka'e ortaklar شُرَكَاءَ شرك
33 haleku yarattılar خَلَقُوا خلق
34 kehalkihi yarattığı gibi O’nun كَخَلْقِهِ خلق
35 feteşabehe öyle ki benzerleşti فَتَشَابَهَ شبه
36 l-halku o yaratma الْخَلْقُ خلق
37 aleyhim onlara عَلَيْهِمْ -
38 kuli de ki قُلِ قول
39 llahu Allah (ki) اللَّهُ -
40 haliku yaratandır خَالِقُ خلق
41 kulli her كُلِّ كلل
42 şey'in şeyin شَيْءٍ شيا
43 ve huve ve O وَهُوَ -
44 l-vahidu Vâhid'tir الْوَاحِدُ وحد
45 l-kahharu Kahhâr’dır الْقَهَّارُ قهر

Notlar

Not 1

*Allah'ın.**Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Gökler Kavram 162

162 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Evliya, veli Kavram 212

212 Veli kelimesinin çoğulu. Veliler. Koruyan, himaye eden yakın arkadaşlar.

16. Nahl Suresi

Ayet 63

Arapça Metin (Harekeli)

1962|16|63|تَٱللَّهِ لَقَدْ أَرْسَلْنَآ إِلَىٰٓ أُمَمٍ مِّن قَبْلِكَ فَزَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ أَعْمَٰلَهُمْ فَهُوَ وَلِيُّهُمُ ٱلْيَوْمَ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1962|16|63|تالله لقد ارسلنا الي امم من قبلك فزين لهم الشيطن اعملهم فهو وليهم اليوم ولهم عذاب اليم

Latin Literal

63. Tallâhi lekad erselnâ ilâ umemin min kablike fe zeyyene lehumuş şeytânu a’mâlehum fe huve veliyyuhumul yevme ve lehum âzâbun elîm(elîmun).

Türkçe Çeviri

TAllahi1017; ant olsun gönderdik* ümmetlere305 senden önce (de); öyle ki ziynetledi856 onlara** şeytân29 yaptıklarını; öyle ki o*** velisidir212 onların**** o gün; ve onlaradır** elim/acıklı bir azap.

Ahmed Samira Çevirisi

63 By God, We had sent to nations from before you, so the devil decorated/beautified for them their deeds, so he is their guardian/ally today, and for them (is) a painful torture.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 tallehi TAllahi تَاللَّهِ -
2 lekad ant olsun لَقَدْ -
3 erselna gönderdik أَرْسَلْنَا رسل
4 ila إِلَىٰ -
5 umemin ümmetlere أُمَمٍ امم
6 min مِنْ -
7 kablike senden önce قَبْلِكَ قبل
8 fezeyyene öyle ki ziynetledi فَزَيَّنَ زين
9 lehumu onlara لَهُمُ -
10 ş-şeytanu şeytan الشَّيْطَانُ شطن
11 ea'malehum yaptıklarını أَعْمَالَهُمْ عمل
12 fehuve öyle ki O فَهُوَ -
13 veliyyuhumu velisidir onların وَلِيُّهُمُ ولي
14 l-yevme o gun الْيَوْمَ يوم
15 velehum ve onlaradır وَلَهُمْ -
16 azabun bir azap عَذَابٌ عذب
17 elimun elin/acıklı أَلِيمٌ الم

Notlar

Not 1

*Resûller.**Ümmetlere.***Şeytân.****Ümmetlerin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Şeytân Kavram 29

29 Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.

Evliya, veli Kavram 212

212 Veli kelimesinin çoğulu. Veliler. Koruyan, himaye eden yakın arkadaşlar.

Ümmet, ümmet Kavram 305

305 Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

Ziynet Kavram 856

856 Süs, dekorasyon, takı, bezek.

18. Kehf Suresi

Ayet 50

Arapça Metin (Harekeli)

2188|18|50|وَإِذْ قُلْنَا لِلْمَلَٰٓئِكَةِ ٱسْجُدُوا۟ لِءَادَمَ فَسَجَدُوٓا۟ إِلَّآ إِبْلِيسَ كَانَ مِنَ ٱلْجِنِّ فَفَسَقَ عَنْ أَمْرِ رَبِّهِۦٓ أَفَتَتَّخِذُونَهُۥ وَذُرِّيَّتَهُۥٓ أَوْلِيَآءَ مِن دُونِى وَهُمْ لَكُمْ عَدُوٌّۢ بِئْسَ لِلظَّٰلِمِينَ بَدَلًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2188|18|50|واذ قلنا للمليكه اسجدوا لادم فسجدوا الا ابليس كان من الجن ففسق عن امر ربه افتتخذونه وذريته اوليا من دوني وهم لكم عدو بيس للظلمين بدلا

Latin Literal

50. Ve iz kulnâ lil melâiketiscudû li âdeme fe secedû illâ iblîs(iblîse), kâne minel cinni fe feseka an emri rabbih(rabbihî), e fe tettehızûnehu ve zurriyyetehû evliyâe min dûnî ve hum lekum aduvv(aduvvun), bi’se liz zâlimîne bedelâ(bedelen).

Türkçe Çeviri

Ve dediğimiz zaman meleklere48; secde70 edin Âdem'e50; öyle ki secde70 ettiler iblîs190 dışında; oldu (iblîs) cinden210; öyle ki fâsık oldu/saptı Rabbinin4 emrinden; öyle ki onu (iblisi) ve onun (iblisin) zürriyetini380 evliya212 mı edinirsiniz astımdan?; ve onlar sizlere düşmandır; ne perişan/sefil bir bedel/karşılık oldu zalimlere257.

Ahmed Samira Çevirisi

50 And when We said to the angels: "Prostrate to Adam, so they prostrated except Satan/Iblis (he) was from the Jinns/an intelligent free willing creature created before man , so he debauched from his Lord’s order/command , do you take him and his descendants (as) guardians/allies from other than Me? And they are for you an enemy, and how bad to the unjust/oppressive an exchange/replacement/substitution?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve zaman وَإِذْ -
2 kulna dediğimiz قُلْنَا قول
3 lilmelaiketi meleklere لِلْمَلَائِكَةِ ملك
4 scudu secde edin اسْجُدُوا سجد
5 liademe Adem'e لِادَمَ -
6 fesecedu öyle ki secde ettiler فَسَجَدُوا سجد
7 illa dışında إِلَّا -
8 iblise iblis إِبْلِيسَ -
9 kane oldu كَانَ كون
10 mine مِنَ -
11 l-cinni cinden الْجِنِّ جنن
12 fe fe seka öyle ki fasık oldu/saptı فَفَسَقَ فسق
13 an عَنْ -
14 emri emrinden أَمْرِ امر
15 rabbihi Rabbinin رَبِّهِ ربب
16 efetettehizunehu öyle ki edinir misiniz onu أَفَتَتَّخِذُونَهُ اخذ
17 ve zurriyyetehu ve onun zürriyetini/neslini/soyunu وَذُرِّيَّتَهُ ذرر
18 evliya'e evliya/veliler أَوْلِيَاءَ ولي
19 min مِنْ -
20 duni astımdan دُونِي دون
21 vehum ve onlar وَهُمْ -
22 lekum sizlere لَكُمْ -
23 aduvvun düşmanlık etti عَدُوٌّ عدو
24 bi'se perişan/sefil oldu بِئْسَ باس
25 lizzalimine zalimler için لِلظَّالِمِينَ ظلم
26 bedelen bir bedel/karşılık بَدَلًا بدل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Melek-1 (Cibrîl benzeri şerefli elçi) Kavram 48

48 Yüce Allah'ın indinde/katında/arşında bulunan şerefli elçi Cibril benzeri varlıklar. Kendi iradeleri/akılları vardır. Ancak yaratılış gereği insanlardaki gibi fücur (psikanalizdeki 'id') sahibi değillerdir. Asla kötülük düşüncesi oluşturamazlar. İradeleriyle oluşturdukları her fikir mutlak ki takva içerir.

Âdem, Adem Kavram 50

50 Bilge insandan (Homo Sapiens) ilk nebi/peygamber. Âdem ve eşi örneklemi üzerinden insanlığın başından geçen olaylar Kur'an'la hatırlatılmaktadır. Âdem ve eşinin başından geçen olayların tamamı tüm insanların başından geçmiş olaylardır. Yüce Allah'ın sıfatlarının nasıl tecelli ettiğini öğrenebilen, fikir yürütebilen bir varlık olan Âdem ve eşi bir cennet evreninde rahat ve kolay şekilde yaşamaktaydı. İblîs'in cennet evrenine paralel olan başka bir evrenden fısıldamasıyla Yüce Allah'ın emrine karşı geldiler. Anında tövbe ettiler. Yüce Allah onların tövbelerini kabul etti. İblîs Âdem'e meydan okumaya devam etti. Âdem de kabul etti. Yüce Allah bu karşılıklı meydan okumanın gerçekleşmesine izin verdi. Âdem'i, eşini ve tüm insanları daha alçak olan şu an içinde bulunduğumuz evrene gönderdi. Aynı şekilde İblîs'i ve onun soyundan olan cinleri de paralel bir evrene yerleştirdi. Sınavın kuralı gereği olarak cinlerin insanların kalp ve beyindeki sinir hücrelerine kuantum seviyesinde kendi paralel evrenlerinden fısıldayabilme izni verildi. Tek yapabildikleri fısıldamaktır. Ne yazık ki insanların çoğu bu sınavı kaybetti.

Secde; genel tanım. Kavram 70

70 Yaratılış özelliğiyle diz çöküp boyun eğmek.

iblîs Kavram 190

190 Yüce Allah'ın indinde/katında/arşında bulunan bir varlık. Kendisini daha üstün görerek Yüce Allah’ın Âdem’e yani insanoğluna secde emrine uymamıştır. Bu nedenle kâfir olmuş bir varlıktır. Âdem’e yani insanlığa karşı meydan okuması Yüce Allah tarafından kabul edilmiştir. Bu nedenle Âdemoğlu olarak yani bilge insanlar olarak bir sınavın içindeyiz. Bu sınavın ana konusu insanoğlu olarak Yüce Allah’a, O’nun arşında verdiğimiz mîsâka/antlaşmaya/sözleşmeye uymaktır. İblîs Âdemoğlunun çoğunun bu antlaşmayı bozarak sınavı kaybedeceği varsayımını yapmıştır. Yüce Allah iblîsin zannında doğru çıktığını bildirmektedir. Çoğu insan antlaşmayı bozmuş ve müşrik olmuştur. İnsanların çoğu da bu nedenle cehennemdedir.

Cin Kavram 210

210 İblis ve onun soyundan olan varlıklar. İblis Âdem'e secde etmedi. Yüce Allah'ın emrine karşı geldi ve fâsıklardan/sapanlardan oldu. Bir cennet evrenine yerleştirilen Âdem ve eşini ayartarak Yüce Allah'ın yasağını çiğnetti. Yüce Allah Âdem ve eşiyle birlikte yasağı çiğneyen tüm insanları cennetten indirdi. Âdem derhal tevbe etti. Yüce Allah onun tevbesini kabul etti. İblis Âdem'e meydan okudu. Yüce Allah bu meydan okumaya izin verdi. Âdem soyu olan insanlarla iblis soyu olan cinler arasında 2. tur bir savaş başladı. 2. savaş cennet evreninden daha alçak yerleşimli olan günümüz evreninde şu an devam etmektedir. İnsanoğlu 1. savaşı kaybetti. 2. savaşın içindeyiz. 2. şansımızı kullanıyoruz. Savaş kuralları gereği her doğan insana bir cin yoldaşlık eder. İnsan bu cinle mücadele eder. Cin kendisine verilen izni kullanır. Yani insanın kalbine fısıldar. Kalbine vesvese verir. Yüce Allah'ın dosdoğru yolu olan kutsal kitaplardan uzaklaştırmak ister. İnsanı Yüce Allah'ın emrinden saptırmak ister. Maalesef insanların pek azı haricinde çoğu 2. savaşı da kaybetti. Yüce Allah'ın cehennemi cinden ve insanlardan doldururum sözü hak oldu.

Evliya, veli Kavram 212

212 Veli kelimesinin çoğulu. Veliler. Koruyan, himaye eden yakın arkadaşlar.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Zürriyet Kavram 380

380 Alt nesil, soy. Çoluk çocuk, evlatlar, torunlar vb.

42. Şûrâ Suresi

Ayet 6

Arapça Metin (Harekeli)

4276|42|6|وَٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِهِۦٓ أَوْلِيَآءَ ٱللَّهُ حَفِيظٌ عَلَيْهِمْ وَمَآ أَنتَ عَلَيْهِم بِوَكِيلٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

4276|42|6|والذين اتخذوا من دونه اوليا الله حفيظ عليهم وما انت عليهم بوكيل

Latin Literal

6. Vellezînettehazû min dûnihî evliyâllâhu hafîzun aleyhim ve mâ ente aleyhim bi vekîl(vekîlin).

Türkçe Çeviri

Ve kimselere (ki) edindiler O’nun* astından evliya212; Allah bir hafîzdir613 üzerlerine; ve değilsin sen üzerlerine bir vekîl517.

Ahmed Samira Çevirisi

6 And those who took from other than Him guardians/allies , God (is an) observer on them, and you are not on them with a guardian/protector .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimselere (ki) وَالَّذِينَ -
2 ttehazu edindiler اتَّخَذُوا اخذ
3 min مِنْ -
4 dunihi O’nun astından دُونِهِ دون
5 evliya'e evliya أَوْلِيَاءَ ولي
6 llahu Allah اللَّهُ -
7 hafizun bir hafîzdır حَفِيظٌ حفظ
8 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
9 ve ma ve değilsin وَمَا -
10 ente sen أَنْتَ -
11 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
12 bivekilin bir vekil بِوَكِيلٍ وكل

Notlar

Not 1

*Allah'ın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Evliya, veli Kavram 212

212 Veli kelimesinin çoğulu. Veliler. Koruyan, himaye eden yakın arkadaşlar.

Vekîl Kavram 517

517 Vekalet verilen, birinin işini görmesi için kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği.

60. Mümtehine Suresi

Ayet 1

Arapça Metin (Harekeli)

5149|60|1|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَّخِذُوا۟ عَدُوِّى وَعَدُوَّكُمْ أَوْلِيَآءَ تُلْقُونَ إِلَيْهِم بِٱلْمَوَدَّةِ وَقَدْ كَفَرُوا۟ بِمَا جَآءَكُم مِّنَ ٱلْحَقِّ يُخْرِجُونَ ٱلرَّسُولَ وَإِيَّاكُمْ أَن تُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ رَبِّكُمْ إِن كُنتُمْ خَرَجْتُمْ جِهَٰدًا فِى سَبِيلِى وَٱبْتِغَآءَ مَرْضَاتِى تُسِرُّونَ إِلَيْهِم بِٱلْمَوَدَّةِ وَأَنَا۠ أَعْلَمُ بِمَآ أَخْفَيْتُمْ وَمَآ أَعْلَنتُمْ وَمَن يَفْعَلْهُ مِنكُمْ فَقَدْ ضَلَّ سَوَآءَ ٱلسَّبِيلِ

Arapça Metin (Harekesiz)

5149|60|1|يايها الذين امنوا لا تتخذوا عدوي وعدوكم اوليا تلقون اليهم بالموده وقد كفروا بما جاكم من الحق يخرجون الرسول واياكم ان تومنوا بالله ربكم ان كنتم خرجتم جهدا في سبيلي وابتغا مرضاتي تسرون اليهم بالموده وانا اعلم بما اخفيتم وما اعلنتم ومن يفعله منكم فقد ضل سوا السبيل

Latin Literal

1. Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ tettehızû aduvvî ve aduvvekum evliyâe, tulkûne ileyhim bil meveddeti ve kad keferû bi mâ câekum minel hakk(hakkı), yuhricûner resûle ve iyyâkum en tû’minû billâhi rabbikum, in kuntum harectum cihâden fî sebîlî vebtigâe merdâtî tusirrûne ileyhim bil meveddeti ve ene a’lemu bi mâ ahfeytum ve mâ a’lentum, ve men yef’alhu minkum fe kad dalle sevâes sebîl(sebîli).

Türkçe Çeviri

Ey iman47 etmiş kimseler! Edinmeyin düşmanlarımı ve düşmanlarınızı evliya212; atarsınız/koyarsınız onlara sevgiyle/duygusal yakınlıkla; ve muhakkak kâfirlik25 ettiler sizlere haktan/gerçekten gelmişe; çıkarırlar resûlü; ve sizler ki iman47 edersiniz Allah'a; Rabbinize4; eğer olduysanız çıkmışlar bir cihata yolumda; ve bakınanlar/arananlar rızama; sırlaşırsınız onlara sevgiyle/duygusal yakınlıkla; ve ben daha iyi bilenim hafiyelik ettiğinizi; ve alenileştirdiğinizi; ve kim faaliyet içinde olur ona sizlerden; öyle ki muhakkak dalalete düştü seviyeli/düzgün yoldan.

Ahmed Samira Çevirisi

1 You, you those who believed, do not take My enemy and your enemy (as) guardians/allies , you throw to them with the love/affection, and they had disbelieved with what came to you from the truth , they drive/bring out the messenger and you, (because) that (E) you believe with (in) God your Lord, if you had gotten out/appeared struggling/defending for the faith in My way/path , and wishing/desiring My acceptances/approvals , you keep secret to them with the love/affection, and I am more knowledgeable with what you hid, and what you declared/publicized , and who makes/does it from you, so he had been misguided/lost (from) the way’s/path’s straightness/middle .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 la لَا -
5 tettehizu edinmeyin تَتَّخِذُوا اخذ
6 aduvvi düşmanlarımı عَدُوِّي عدو
7 ve aduvve kum ve düşmanlarınızı وَعَدُوَّكُمْ عدو
8 evliya'e evliya أَوْلِيَاءَ ولي
9 tulkune atarsınız/koyarsınız تُلْقُونَ لقي
10 ileyhim onlara إِلَيْهِمْ -
11 bil-meveddeti sevgiyle/duygusal yakınlıkla بِالْمَوَدَّةِ ودد
12 vekad ve muhakkak وَقَدْ -
13 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
14 bima بِمَا -
15 ca'ekum sizlere gelmişe جَاءَكُمْ جيا
16 mine مِنَ -
17 l-hakki haktan/gerçekten الْحَقِّ حقق
18 yuhricune çıkarırlar يُخْرِجُونَ خرج
19 r-rasule resûlü الرَّسُولَ رسل
20 ve iyyakum ve sizlere وَإِيَّاكُمْ -
21 en ki أَنْ -
22 tu'minu iman edersiniz تُؤْمِنُوا امن
23 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
24 rabbikum Rabbinize رَبِّكُمْ ربب
25 in eğer إِنْ -
26 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
27 haractum çıkmışlar خَرَجْتُمْ خرج
28 cihaden bir cihata جِهَادًا جهد
29 fi فِي -
30 sebili yolumda سَبِيلِي سبل
31 vebtiga'e ve bakınanlar/arananlar وَابْتِغَاءَ بغي
32 merdati rızama مَرْضَاتِي رضو
33 tusirrune sırlaşırsınız تُسِرُّونَ سرر
34 ileyhim onlara إِلَيْهِمْ -
35 bil-meveddeti sevgiyle/duygusal yakınlıkla بِالْمَوَدَّةِ ودد
36 veena ve ben وَأَنَا -
37 ea'lemu daha iyi bilenim أَعْلَمُ علم
38 bima بِمَا -
39 ehfeytum hafiyelik ettiğinizi أَخْفَيْتُمْ خفي
40 ve ma ve وَمَا -
41 ea'lentum alenileştirdiğiniz أَعْلَنْتُمْ علن
42 ve men ve kim وَمَنْ -
43 yef'alhu faaliyet içinde olur ona يَفْعَلْهُ فعل
44 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
45 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
46 delle dalalete düştü ضَلَّ ضلل
47 seva'e seviyeli/düzgün سَوَاءَ سوي
48 s-sebili yoldan السَّبِيلِ سبل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Evliya, veli Kavram 212

212 Veli kelimesinin çoğulu. Veliler. Koruyan, himaye eden yakın arkadaşlar.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 212: Evliya, veli

Kavram Bilgisi

Kavram Adı: Evliya, veli

Kavram No: 212

Kısa Açıklama: 212 Veli kelimesinin çoğulu. Veliler. Koruyan, himaye eden yakın arkadaşlar.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 23

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 28

Türkçe Meal: Edinmez müminler 27 kâfirleri 25 müminlerin 27 astından evliya 212 ; ve kim yapar bunu; öyle ki olmaz (o kimse) Allah’tan bir şeyde * ; dışındadır ki sakınırsınız onlardan bir sakınma (-yla); ve hazırlar/uyarır sizleri Allah kendi nefsine 406 ; ve Allah'adır dönüş yeri.

Arapça: 321|3|28|لا يتخذ المومنون الكفرين اوليا من دون المومنين ومن يفعل ذلك فليس من الله في شي الا ان تتقوا منهم تقيه ويحذركم الله نفسه والي الله المصير

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 175

Türkçe Meal: Doğrusu işte bundadır (ki) şeytân 29 korku/çekince verir 475 kendi evliyasına 212 ; öyle ki korku/çekince duymayın onlara; ve korku/çekince duyun 474 bana eğer olduysanız müminler 27 .

Arapça: 468|3|175|انما ذلكم الشيطن يخوف اولياه فلا تخافوهم وخافون ان كنتم مومنين

Nisâ Suresi - Ayet 76

Türkçe Meal: İman 47 etmiş kimseler (ki) katlederler 35 Allah yolunda 331 ; ve kâfirlik 25 etmiş kimseler (ki) katlederler 35 tâğût 442 yolunda; öyle ki katledin 35 şeytânın 29 evliyasını 212 ; doğrusu şeytânın 29 hilesi/taktiği oldu bir zaaflı.

Arapça: 569|4|76|الذين امنوا يقتلون في سبيل الله والذين كفروا يقتلون في سبيل الطغوت فقتلوا اوليا الشيطن ان كيد الشيطن كان ضعيفا

Nisâ Suresi - Ayet 89

Türkçe Meal: İstediler (ki) şayet kâfirlik 25 ederseniz kâfirlik 25 ettikleri gibi; öyle ki olursunuz onlarla aynı seviyeli/farksız; öyle ki edinmeyin/tutmayın onlardan evliya 212 ta ki hicret ederler Allah yoluna; öyle ki eğer yüz çevirdilerse * öyle ki edinin/tutun onları ve katledin 35 onları nerede bulursanız ** ; ve edinmeyin/tutmayın onlardan bir veli 28 ne de bir yardımcı.

Arapça: 582|4|89|ودوا لو تكفرون كما كفروا فتكونون سوا فلا تتخذوا منهم اوليا حتي يهاجروا في سبيل الله فان تولوا فخذوهم واقتلوهم حيث وجدتموهم ولا تتخذوا منهم وليا ولا نصيرا

Nisâ Suresi - Ayet 139

Türkçe Meal: Kimseler (ki) tutarlar/edinirler kâfirleri 25 müminlerin 27 astından evliya 212 ; bakınırlar/ararlar onların yanında izzet 614 ; öyle ki doğrusu izzet 614 topluca Allah’adır.

Arapça: 632|4|139|الذين يتخذون الكفرين اوليا من دون المومنين ايبتغون عندهم العزه فان العزه لله جميعا

Nisâ Suresi - Ayet 144

Türkçe Meal: Ey iman 47 etmiş kimseler! Tutmayın/edinmeyin kâfirleri 25 evliya 212 müminlerin 27 astından; ister misiniz ki yaparsınız Allah’a (karşı) aleyhinizde apaçık bir yetki/delil/güç.

Arapça: 637|4|144|يايها الذين امنوا لا تتخذوا الكفرين اوليا من دون المومنين اتريدون ان تجعلوا لله عليكم سلطنا مبينا

Mâide Suresi - Ayet 51

Türkçe Meal: Ey iman 47 etmiş kimseler! Edinmeyin/tutmayın Yahudileri 295 ve Nasârâlıları 268 evliya 212 ; bir kısmı onların evliyasıdır 212 bir kısmın; ve kim veli 28 edinir onları sizlerden; öyle ki doğrusu o onlardandır; doğrusu Allah doğruya kılavuzlamaz zalim 257 toplumu.

Arapça: 720|5|51|يايها الذين امنوا لا تتخذوا اليهود والنصري اوليا بعضهم اوليا بعض ومن يتولهم منكم فانه منهم ان الله لا يهدي القوم الظلمين

Mâide Suresi - Ayet 57

Türkçe Meal: Ey iman 47 etmiş kimseler! Edinmeyin/tutmayın kimseleri evliya 212 (ki) edindiler/tuttular dininizi 122 maskaraca * ve laubalice ** ; kimseleri 135 (de ki) verildiler kitap sizden önce ve kâfirleri 25 (de); ve takvalı 21 olun Allah'a eğer olduysanız müminler 21 .

Arapça: 726|5|57|يايها الذين امنوا لا تتخذوا الذين اتخذوا دينكم هزوا ولعبا من الذين اوتوا الكتب من قبلكم والكفار اوليا واتقوا الله ان كنتم مومنين

Mâide Suresi - Ayet 81

Türkçe Meal: Şayet iman 47 eder olsalardı Allah'a ve nebiye 132 ve ona indirilene * ; edinmiş olmazlardı onları evliya 212 ; ve fakat çoğu onlardan fâsıklardır 38 .

Arapça: 750|5|81|ولو كانوا يومنون بالله والنبي وما انزل اليه ما اتخذوهم اوليا ولكن كثيرا منهم فسقون

En'âm Suresi - Ayet 121

Türkçe Meal: Ve yemeyin üzerine Allah'ın isminin asla zikredilmeyeninden * ; ve doğrusu o mutlak bir fısktır 38 ; ve doğrusu şeytânlar 29 fısıldarlar evliyalarına 212 karşı sizlerle mücadele etmeye; ve eğer tabi olursanız; doğrusu sizler (de) mutlak müşriklerdensiniz 36 .

Arapça: 910|6|121|ولا تاكلوا مما لم يذكر اسم الله عليه وانه لفسق وان الشيطين ليوحون الي اوليايهم ليجدلوكم وان اطعتموهم انكم لمشركون

En'âm Suresi - Ayet 128

Türkçe Meal: Ve haşrettiği 556 gün * onları (Allah) topluca; “Ey cin 210 klanı/kabilesi! Muhakkak çoğaldınız sayıca insandan”; ve dedi ** evliyası 212 onların insandan; “Rabbimiz 4 ! Yararlandık bir kısmımız bir kısımdan; ve ulaştık ecelimize ki tayin ettin/erteledin bize”; dedi (Allah): “Ateştir meskenleriniz"; ölümsüzlerdir orada *** dışındadır 808 Allah'ın dilediği; doğrusu (senin) Rabbin 4 bir Hakîm’dir 9 ; bir Alîm’dir 8 .

Arapça: 917|6|128|ويوم يحشرهم جميعا يمعشر الجن قد استكثرتم من الانس وقال اولياوهم من الانس ربنا استمتع بعضنا ببعض وبلغنا اجلنا الذي اجلت لنا قال النار مثويكم خلدين فيها الا ما شا الله ان ربك حكيم عليم

A'râf Suresi - Ayet 3

Türkçe Meal: Tabi olun Rabbinizden 4 üzerinize indirilene * ; ve tabi olmayın O’nun ** astından evliyaya 212 ; ne azdır zikrettiğiniz 78 .

Arapça: 957|7|3|اتبعوا ما انزل اليكم من ربكم ولا تتبعوا من دونه اوليا قليلا ما تذكرون

Enfâl Suresi - Ayet 34

Türkçe Meal: Ve onlara; neden azap 426 etmesin ki onlara Allah; ve onlar geri çevirirler/döndürürler haram 158 mescitten 16 ; ve olmuş değillerdi evliyası 212 onun * evliyası onun * muttakiler 17 dışında; velakin/fakat çokları onların bilmezler.

Arapça: 1194|8|34|وما لهم الا يعذبهم الله وهم يصدون عن المسجد الحرام وما كانوا اولياه ان اولياوه الا المتقون ولكن اكثرهم لا يعلمون

Enfâl Suresi - Ayet 72

Türkçe Meal: Doğrusu kimseler (ki) iman 47 ettiler; ve hicret 355 ettiler; ve cihat 356 ettiler mallarıyla ve nefisleriyle 201 Allah yolunda 336 ; ve kimseler (ki) sığındırdılar ve yardım ettiler; işte bunlar; bir kısmı onların evliyasıdır 212 bir kısmın; ve kimseler (ki) iman 47 ettiler ve hiç hicret 355 etmiyorlar yoktur * sizlere velayetlerinden * hiç bir şey ta ki hicret 355 ederler; ve eğer yardım talep ederlerse ** dinde 437 öyle ki üzerinizedir yardım; dışındadır *** sizin aranız ve onlar arasında bir mîsâk 281 (olan) bir kavme/topluma karşı; ve Allah yaptıklarınıza bir Basîr’dir 513 .

Arapça: 1232|8|72|ان الذين امنوا وهاجروا وجهدوا بامولهم وانفسهم في سبيل الله والذين اووا ونصروا اوليك بعضهم اوليا بعض والذين امنوا ولم يهاجروا ما لكم من وليتهم من شي حتي يهاجروا وان استنصروكم في الدين فعليكم النصر الا علي قوم بينكم وبينهم ميثق والله بما تعملون بصير

Enfâl Suresi - Ayet 73

Türkçe Meal: Kâfirlik 25 etmiş kimseler (ki) bir kısmı onların evliyasıdır 212 bir kısmın; eğer faaliyete geçirmezseniz onu * ; olur bir fitne 332 yerde ve bir büyük fesat 265 .

Arapça: 1233|8|73|والذين كفروا بعضهم اوليا بعض الا تفعلوه تكن فتنه في الارض وفساد كبير

Tevbe Suresi - Ayet 23

Türkçe Meal: Ey iman 47 etmiş kimseler! Edinmeyin babalarını/atalarınızı ve kardeşlerinizi evliya 212 ; eğer sevdilerse küfrü 422 imana 47 karşı; ve kim veli 28 edindi onları sizlerden; öyle ki işte bunlar; onlardır zalimler 257 .

Arapça: 1258|9|23|يايها الذين امنوا لا تتخذوا اباكم واخونكم اوليا ان استحبوا الكفر علي الايمن ومن يتولهم منكم فاوليك هم الظلمون

Hûd Suresi - Ayet 20

Türkçe Meal: İşte bunlar * ; asla olmazlar aciz bırakanlar yerde ** ; ve olmuş değildir onlara Allah’ın astından hiçbir evliya 212 ; katlanır onlara azap; olmuş değillerdi itaat *** etmeye işitmeye; ve olmuş değillerdi görürler.

Arapça: 1491|11|20|اوليك لم يكونوا معجزين في الارض وما كان لهم من دون الله من اوليا يضعف لهم العذاب ما كانوا يستطيعون السمع وما كانوا يبصرون

Hûd Suresi - Ayet 113

Türkçe Meal: Ve dayanmayın * zulmetmiş 257 kimselere doğru; öyle ki temas ettirirsin ** kendinize ateşi 834 ; ve yoktur sizlere Allah’ın astından hiçbir evliya 212 ; sonra yardım edilmezsiniz *** .

Arapça: 1584|11|113|ولا تركنوا الي الذين ظلموا فتمسكم النار وما لكم من دون الله من اوليا ثم لا تنصرون

Ra'd Suresi - Ayet 16

Türkçe Meal: De ki: "Kimdir Rabbi 4 göklerin 162 ve yerin?"; de ki: "Allah!"; de ki: "O'nun * astından evliya 212 mı edindiniz (ki) malik olamazlar kendi nefislerine 201 bir menfaate ve ne de bir zarara"; de ki: "Aynı seviyede olur mu kör ve gören ya da aynı seviyede olur mu karanlıklar ve aydınlık ya da yaptılar Allah'a ortaklar (ki) yarattılar yarattığı gibi O’nun * öyle ki benzerleşti (o) yaratma onlara?"; de ki: "Allah (ki) yaratandır her bir şeyi ve O ** Vâhid'tir 86 ; Kahhâr’dır 87 .

Arapça: 1721|13|16|قل من رب السموت والارض قل الله قل افاتخذتم من دونه اوليا لا يملكون لانفسهم نفعا ولا ضرا قل هل يستوي الاعمي والبصير ام هل تستوي الظلمت والنور ام جعلوا لله شركا خلقوا كخلقه فتشبه الخلق عليهم قل الله خلق كل شي وهو الوحد القهر

Nahl Suresi - Ayet 63

Türkçe Meal: TAllahi 1017 ; ant olsun gönderdik * ümmetlere 305 senden önce (de); öyle ki ziynetledi 856 onlara ** şeytân 29 yaptıklarını; öyle ki o *** velisidir 212 onların **** o gün; ve onlaradır ** elim/acıklı bir azap.

Arapça: 1962|16|63|تالله لقد ارسلنا الي امم من قبلك فزين لهم الشيطن اعملهم فهو وليهم اليوم ولهم عذاب اليم

Kehf Suresi - Ayet 50

Türkçe Meal: Ve dediğimiz zaman meleklere 48 ; secde 70 edin Âdem'e 50 ; öyle ki secde 70 ettiler iblîs 190 dışında; oldu (iblîs) cinden 210 ; öyle ki fâsık oldu/saptı Rabbinin 4 emrinden; öyle ki onu (iblisi) ve onun (iblisin) zürriyetini 380 evliya 212 mı edinirsiniz astımdan?; ve onlar sizlere düşmandır; ne perişan/sefil bir bedel/karşılık oldu zalimlere 257 .

Arapça: 2188|18|50|واذ قلنا للمليكه اسجدوا لادم فسجدوا الا ابليس كان من الجن ففسق عن امر ربه افتتخذونه وذريته اوليا من دوني وهم لكم عدو بيس للظلمين بدلا

Şûrâ Suresi - Ayet 6

Türkçe Meal: Ve kimselere (ki) edindiler O’nun * astından evliya 212 ; Allah bir hafîzdir 613 üzerlerine; ve değilsin sen üzerlerine bir vekîl 517 .

Arapça: 4276|42|6|والذين اتخذوا من دونه اوليا الله حفيظ عليهم وما انت عليهم بوكيل

Mümtehine Suresi - Ayet 1

Türkçe Meal: Ey iman 47 etmiş kimseler! Edinmeyin düşmanlarımı ve düşmanlarınızı evliya 212 ; atarsınız/koyarsınız onlara sevgiyle/duygusal yakınlıkla; ve muhakkak kâfirlik 25 ettiler sizlere haktan/gerçekten gelmişe; çıkarırlar resûlü; ve sizler ki iman 47 edersiniz Allah'a; Rabbinize 4 ; eğer olduysanız çıkmışlar bir cihata yolumda; ve bakınanlar/arananlar rızama; sırlaşırsınız onlara sevgiyle/duygusal yakınlıkla; ve ben daha iyi bilenim hafiyelik ettiğinizi; ve alenileştirdiğinizi; ve kim faaliyet içinde olur ona sizlerden; öyle ki muhakkak dalalete düştü seviyeli/düzgün yoldan.

Arapça: 5149|60|1|يايها الذين امنوا لا تتخذوا عدوي وعدوكم اوليا تلقون اليهم بالموده وقد كفروا بما جاكم من الحق يخرجون الرسول واياكم ان تومنوا بالله ربكم ان كنتم خرجتم جهدا في سبيلي وابتغا مرضاتي تسرون اليهم بالموده وانا اعلم بما اخفيتم وما اعلنتم ومن يفعله منكم فقد ضل سوا السبيل