Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 660: Sultân, sultân.

Bu kavram 17 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

660Yetki, salahiyet, otorite.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 151

Arapça Metin (Harekeli)

444|3|151|سَنُلْقِى فِى قُلُوبِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱلرُّعْبَ بِمَآ أَشْرَكُوا۟ بِٱللَّهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِهِۦ سُلْطَٰنًا وَمَأْوَىٰهُمُ ٱلنَّارُ وَبِئْسَ مَثْوَى ٱلظَّٰلِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

444|3|151|سنلقي في قلوب الذين كفروا الرعب بما اشركوا بالله ما لم ينزل به سلطنا وماويهم النار وبيس مثوي الظلمين

Latin Literal

151. Se nulkî fî kulûbillezîne keferûr ru’be bimâ eşrakû billâhi mâ lem yunezzil bihî sultânâ(sultânen), ve me’vâhumun nâr(nâru), ve bi’se mesvez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Atacağız kalplerine kâfirlik25 etmiş kimselerin terör/korku/panik; şirk71 koştuklarından (dolayı) Allah'a; kendisine* bir sultân660 asla indirmediği (-yle); ve sığınakları onların ateştir; ve ne perişandır zalimlerin257 meskeni.

Ahmed Samira Çevirisi

151 We will throw in those who disbelieved’s hearts the terror because (of) what they shared with God what (He) did not descend with it a proof/evidence/authority, and their shelter/refuge (is) the fire , and how bad (is) the unjust’s home/residence/dwelling .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 senulki atacağız سَنُلْقِي لقي
2 fi -
3 kulubi kalblerine قُلُوبِ قلب
4 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
5 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
6 r-rua'be terör/korku/panik الرُّعْبَ رعب
7 bima بِمَا -
8 eşraku şirk koştuklarından أَشْرَكُوا شرك
9 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
10 ma مَا -
11 lem asla لَمْ -
12 yunezzil indirmediğine يُنَزِّلْ نزل
13 bihi ona بِهِ -
14 sultanen bir sultan/yetki سُلْطَانًا سلط
15 ve me'vahumu ve sığınakları onların وَمَأْوَاهُمُ اوي
16 n-naru ateştir النَّارُ نور
17 ve bi'se ve perişan وَبِئْسَ باس
18 mesva mesken مَثْوَى ثوي
19 z-zalimine zalimlerin الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Kutsal kitaplar haricinde dinde hüküm koyucu her şey. Talmud, Pavlus'un yazıları, Kütüb-i Sitte, Riyâzu's Sâlihîn, Kütüb-i Erba’a vb. Yetki sadece Kur'an'dadır.

6. En'âm Suresi

Ayet 81

Arapça Metin (Harekeli)

870|6|81|وَكَيْفَ أَخَافُ مَآ أَشْرَكْتُمْ وَلَا تَخَافُونَ أَنَّكُمْ أَشْرَكْتُم بِٱللَّهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِهِۦ عَلَيْكُمْ سُلْطَٰنًا فَأَىُّ ٱلْفَرِيقَيْنِ أَحَقُّ بِٱلْأَمْنِ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

870|6|81|وكيف اخاف ما اشركتم ولا تخافون انكم اشركتم بالله ما لم ينزل به عليكم سلطنا فاي الفريقين احق بالامن ان كنتم تعلمون

Latin Literal

81. Ve keyfe ehâfu mâ eşrektum ve lâ tehâfûne ennekum eşrektum billâhi mâ lem yunezzıl bihî aleykum sultânâ(sultânen), fe eyyul ferîkayni ehakku bil emn(emni), in kuntum ta’melûn(ta’melûne).

Türkçe Çeviri

"Ve nasıl* korkarım şirk71 koştuğunuzdan; ve korkmazsınız ki sizler şirk71 koştunuz Allah’a; asla indirmediğine kendisiyle üzerinize bir sultân660; öyle ki hangisi iki fırkadan/gruptan daha haktır/gerçektir emin/güvenli (olmada); eğer olduysanız bilirler."

Ahmed Samira Çevirisi

81 And how (do) I fear what you shared/made partners (with God), and you (P) (do) not fear that you shared/made partners with God what He did not descend with it on you (from) a proof/evidence ? So which (of) the two groups/parties (is) more worthy with the safety/security if you were knowing?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve keyfe ve nasıl وَكَيْفَ كيف
2 ehafu korkarım أَخَافُ خوف
3 ma مَا -
4 eşraktum şirk koştuğunuzdan أَشْرَكْتُمْ شرك
5 vela ve وَلَا -
6 tehafune korkmazsınız تَخَافُونَ خوف
7 ennekum ki sizler أَنَّكُمْ -
8 eşraktum şirk koştunuz أَشْرَكْتُمْ شرك
9 billahi Allah’a بِاللَّهِ -
10 ma مَا -
11 lem asla لَمْ -
12 yunezzil indirmediğine يُنَزِّلْ نزل
13 bihi onunla بِهِ -
14 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
15 sultanen bir sultan/yetki/güç سُلْطَانًا سلط
16 feeyyu öyle ki hangisi فَأَيُّ -
17 l-ferikayni iki fırkadan الْفَرِيقَيْنِ فرق
18 ehakku daha haktır/gerçektir أَحَقُّ حقق
19 bil-emni emin olmada بِالْأَمْنِ امن
20 in eğer إِنْ -
21 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
22 tea'lemune bilirler تَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1

*Korkmam söz konusu bile olmaz.

7. A'râf Suresi

Ayet 33

Arapça Metin (Harekeli)

987|7|33|قُلْ إِنَّمَا حَرَّمَ رَبِّىَ ٱلْفَوَٰحِشَ مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَ وَٱلْإِثْمَ وَٱلْبَغْىَ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ وَأَن تُشْرِكُوا۟ بِٱللَّهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِهِۦ سُلْطَٰنًا وَأَن تَقُولُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

987|7|33|قل انما حرم ربي الفوحش ما ظهر منها وما بطن والاثم والبغي بغير الحق وان تشركوا بالله ما لم ينزل به سلطنا وان تقولوا علي الله ما لا تعلمون

Latin Literal

33. Kul innemâ harreme rabbiyel fevâhişe mâ zahere minhâ ve mâ batane vel isme vel bagye bi gayril hakkı ve en tuşrikû billâhi mâ lem yunezzil bihî sultânen ve en tekûlû alallâhi mâ lâ ta’lemûn(ta’lemûne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Ancak haram etti Rabbim4 fahşaları81; açığını ondan ve gizlisini; ve günahı; ve bir hak/gerçek olmaksızın taşmayı552; ve ki şirk71 koşmayı Allah'a kendisiyle bir sultân660 asla indirmediğini*; ve ki Allah'a karşı bilmediğinizi söylemenizi661."

Ahmed Samira Çevirisi

33 Say: "But my Lord forbade the enormous/atrocious deeds what is/became visible from it, and what is/was hidden, and the sin/crime, and the oppression/transgression/corruption without the right , and that you share/make partners (with God) what He did not descend with it a proof/evidence , and that you say on (about) God what you do not know.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 innema ancak إِنَّمَا -
3 harrame haram etti حَرَّمَ حرم
4 rabbiye Rabbim رَبِّيَ ربب
5 l-fevahişe fuhuşları الْفَوَاحِشَ فحش
6 ma مَا -
7 zehera açığını ظَهَرَ ظهر
8 minha ondan مِنْهَا -
9 ve ma ve وَمَا -
10 betane gizlisini بَطَنَ بطن
11 vel'isme ve günahı وَالْإِثْمَ اثم
12 velbegye ve taşmayı وَالْبَغْيَ بغي
13 bigayri olmaksızın بِغَيْرِ غير
14 l-hakki bir hak/gerçek الْحَقِّ حقق
15 ve en ve ki وَأَنْ -
16 tuşriku şirk koşmayı تُشْرِكُوا شرك
17 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
18 ma مَا -
19 lem asla لَمْ -
20 yunezzil indirmediğini يُنَزِّلْ نزل
21 bihi onunla بِهِ -
22 sultanen bir sultan سُلْطَانًا سلط
23 ve en ve ki وَأَنْ -
24 tekulu söylemenizi تَقُولُوا قول
25 ala karşı عَلَى -
26 llahi Allah اللَّهِ -
27 ma مَا -
28 la لَا -
29 tea'lemune bilmediğinizi تَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1

*Kutsal kitaplar haricinde Allah'ın ve resûlünün adını kullanarak uydurulan, tamamı zan olan, hiçbir sultanları olmayan kitaplar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Şirk koşmak/ortak koşmak Kavram 71

71 Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

Fahşâ Kavram 81

81 Vahşetten/fuhuştan/ahlaksızlıktan.

Din konusunda sınırı aşmak, taşmak. Kavram 552

552 Hakka yani gerçeğe dayanmadan dinde yapılan tüm eylemler sınırı aşmadır, taşmadır. Kendilerine yetki verilmiş kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan kitaplara tabi olmak kesinlikle haktan bir şey getirmez. Resûl buyurdu ki şeklinde başlayan şeytan öğretilerinin tamamı zandır. Din konusunda sınırı aşmamak sadece kutsal kitaplar demekle olur. Sadece Kur'an demekle olur.

Sultân, sultân. Kavram 660

660 Yetki, salahiyet, otorite.

İnsanların Allah karşı bilmediklerini söylemeleri. Kavram 661

661 Yüce Allah adına hakkı/gerçeği bilmedikleri halde ileri geri konuşmaları. Yüce Allah'ın kendisine hiçbir yetki indirmediği hadis/söylenti kitaplarıyla Yüce Allah'a karşı sanki O'nun emriymiş gibi şeylerin uydurulması.

7. A'râf Suresi

Ayet 71

Arapça Metin (Harekeli)

1025|7|71|قَالَ قَدْ وَقَعَ عَلَيْكُم مِّن رَّبِّكُمْ رِجْسٌ وَغَضَبٌ أَتُجَٰدِلُونَنِى فِىٓ أَسْمَآءٍ سَمَّيْتُمُوهَآ أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُم مَّا نَزَّلَ ٱللَّهُ بِهَا مِن سُلْطَٰنٍ فَٱنتَظِرُوٓا۟ إِنِّى مَعَكُم مِّنَ ٱلْمُنتَظِرِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1025|7|71|قال قد وقع عليكم من ربكم رجس وغضب اتجدلونني في اسما سميتموها انتم واباوكم ما نزل الله بها من سلطن فانتظروا اني معكم من المنتظرين

Latin Literal

71. Kâle kad vakaa aleykum min rabbikum ricsun ve gadabun, e tucâdilûnenî fî esmâin semmeytumûhâ entum ve âbâukum mâ nezzelallâhu bihâ min sultânin, fentezırû innî meakum minel muntezırîn(muntezırîne).

Türkçe Çeviri

Dedi (Hûd): "Muhakkak vuku buldu üzerinize Rabbinizden4 bir rics* ve bir gazab**; mücadele mi edersiniz benimle isimlerde (ki) isimlendirdiniz onu sizler ve atalarınız/babalarınız; indirmiş değildir Allah onunla hiçbir bir sultân660; öyle ki bakın/gözetleyin; doğrusu ben (de) sizinle birlikte bakanlardanım/gözetleyenlerdenim."

Ahmed Samira Çevirisi

71 He said: "Punishment and torture and anger from your Lord had fallen/landed on you, do you argue/dispute with me in (about) names you named it, you and your fathers, (that) God did not descend with it from a proof/evidence ? So wait/watch , that I am with you from the waiting/expecting/watching.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi ki قَالَ قول
2 kad muhakkak قَدْ -
3 vekaa vukuu buldu وَقَعَ وقع
4 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
5 min مِنْ -
6 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
7 ricsun bir rics رِجْسٌ رجس
8 ve gadebun ve bir gazab وَغَضَبٌ غضب
9 etucadiluneni mücadele edersiniz benimle أَتُجَادِلُونَنِي جدل
10 fi فِي -
11 esma'in isimlerde أَسْمَاءٍ سمو
12 semmeytumuha isimlendirdiniz onu سَمَّيْتُمُوهَا سمو
13 entum sizler أَنْتُمْ -
14 ve aba'ukum ve atalarınız/babalarınız وَابَاؤُكُمْ ابو
15 ma değildir مَا -
16 nezzele indirmiş نَزَّلَ نزل
17 llahu Allah اللَّهُ -
18 biha kendisiyle بِهَا -
19 min hiçbir مِنْ -
20 sultanin bir sultan سُلْطَانٍ سلط
21 fenteziru öyle ki bakın فَانْتَظِرُوا نظر
22 inni doğrusu ben إِنِّي -
23 meakum sizinle birlikte مَعَكُمْ -
24 mine مِنَ -
25 l-muntezirine bakanlardanım الْمُنْتَظِرِينَ نظر

Notlar

Not 1

*Pislik.**Azaba neden olacak öfke.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Sultân, sultân. Kavram 660

660 Yetki, salahiyet, otorite.

10. Yunus Suresi

Ayet 68

Arapça Metin (Harekeli)

1430|10|68|قَالُوا۟ ٱتَّخَذَ ٱللَّهُ وَلَدًا سُبْحَٰنَهُۥ هُوَ ٱلْغَنِىُّ لَهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ إِنْ عِندَكُم مِّن سُلْطَٰنٍۭ بِهَٰذَآ أَتَقُولُونَ عَلَى ٱللَّهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1430|10|68|قالوا اتخذ الله ولدا سبحنه هو الغني له ما في السموت وما في الارض ان عندكم من سلطن بهذا اتقولون علي الله ما لا تعلمون

Latin Literal

68. Kâlûttehazallâhu veleden subhâneh(subhânehu), huvel ganiy(ganiyyu), lehu mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ard(ardı), in indekum min sultânin bi hâzâ, e tekûlûne alâllâhi mâ lâ ta’lemûn(ta’lemûne).

Türkçe Çeviri

Dediler: "Edindi Allah bir velet*"; Subhândır7 O; O'dur Ganiyy106; O’nadır göklerdeki162 ve yerdeki; yoktur yanınızda hiçbir bir sultân660 bununla (ilgili); Allah'a karşı bilmediğinizi mi dersiniz?

Ahmed Samira Çevirisi

68 They said: "God took/received a child (son)." His praise/glory He is the rich, for Him what is in the skies/space and the earth/Planet Earth, at you (is) no proof/evidence with that, are you saying on God what you do not know?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 ttehaze edindi اتَّخَذَ اخذ
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 veleden bir veled وَلَدًا ولد
5 subhanehu Subhândır O سُبْحَانَهُ سبح
6 huve O هُوَ -
7 l-ganiyyu Ganiyy’dir الْغَنِيُّ غني
8 lehu O’nadır لَهُ -
9 ma مَا -
10 fi فِي -
11 s-semavati göklerdeki السَّمَاوَاتِ سمو
12 ve ma ve وَمَا -
13 fi فِي -
14 l-erdi yerdeki الْأَرْضِ ارض
15 in yoktur إِنْ -
16 indekum yanınızda عِنْدَكُمْ عند
17 min hiçbir مِنْ -
18 sultanin bir sultan سُلْطَانٍ سلط
19 bihaza bununla بِهَٰذَا -
20 etekulune der misiniz أَتَقُولُونَ قول
21 ala karşı عَلَى -
22 llahi Allah اللَّهِ -
23 ma مَا -
24 la لَا -
25 tea'lemune bilmezdiğinizi تَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1

*Evlat.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Subhân Kavram 7

7 Tüm isimlerini/sıfatlarını tecelli ettiren.

Ganiyy Kavram 106

106 Zengin.

Gökler Kavram 162

162 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir.

Sultân, sultân. Kavram 660

660 Yetki, salahiyet, otorite.

12. Yusuf Suresi

Ayet 40

Arapça Metin (Harekeli)

1634|12|40|مَا تَعْبُدُونَ مِن دُونِهِۦٓ إِلَّآ أَسْمَآءً سَمَّيْتُمُوهَآ أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُم مَّآ أَنزَلَ ٱللَّهُ بِهَا مِن سُلْطَٰنٍ إِنِ ٱلْحُكْمُ إِلَّا لِلَّهِ أَمَرَ أَلَّا تَعْبُدُوٓا۟ إِلَّآ إِيَّاهُ ذَٰلِكَ ٱلدِّينُ ٱلْقَيِّمُ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1634|12|40|ما تعبدون من دونه الا اسما سميتموها انتم واباوكم ما انزل الله بها من سلطن ان الحكم الا لله امر الا تعبدوا الا اياه ذلك الدين القيم ولكن اكثر الناس لا يعلمون

Latin Literal

40. Mâ ta’budûne min dûnihî illâ esmâen semmeytumûhâ entum ve âbâukum mâ enzelallâhu bihâ min sultân(sultânin), inil hukmu illâ lillâh(lillâhi), emere ellâ ta’budû illâ iyyâh(iyyâhu), zâliked dînul kayyimu ve lâkinne ekseren nâsi lâ ya’lemûn(ya’lemûne).

Türkçe Çeviri

"Kulluk46 eder değilsiniz O’nun* astından ancak ki isimlere** (ki) isimlendirdi** onları siz ve babalarınız/atalarınız; indirmiş değildir Allah onlara hiçbir sultân660; yoktur hüküm Allah’a (olan) dışında; emretti ki kulluk46 etmeyin O’nun* dışında; işte budur kıyam*** din; velakin/fakat insanların ekserisi/çoğu bilmezler."

Ahmed Samira Çevirisi

40 You do not worship from other than Him except names you named it, you and your fathers/forefathers, God did not descend with it from a proof/evidence , that the judgment/rule (is) except to God, He ordered/commanded that you not worship except (only) Him that (is) the religion the straight , and but most of the people do not know.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ma değilsiniz مَا -
2 tea'budune kulluk eder تَعْبُدُونَ عبد
3 min مِنْ -
4 dunihi astından O’nun دُونِهِ دون
5 illa ancak ki إِلَّا -
6 esma'en isimlere أَسْمَاءً سمو
7 semmeytumuha isimlendirdi onları سَمَّيْتُمُوهَا سمو
8 entum sizler أَنْتُمْ -
9 ve aba'ukum ve babalarınız/atalarınız وَابَاؤُكُمْ ابو
10 ma değildir مَا -
11 enzele indirmiş أَنْزَلَ نزل
12 llahu Allah اللَّهُ -
13 biha onlara بِهَا -
14 min hiçbir مِنْ -
15 sultanin sultan سُلْطَانٍ سلط
16 ini yoktur إِنِ -
17 l-hukmu hüküm الْحُكْمُ حكم
18 illa dışında إِلَّا -
19 lillahi Allah’a لِلَّهِ -
20 emera emretti أَمَرَ امر
21 ella ki أَلَّا -
22 tea'budu kulluk etmeyin تَعْبُدُوا عبد
23 illa dışında إِلَّا -
24 iyyahu O’nun إِيَّاهُ -
25 zalike işte budur ذَٰلِكَ -
26 d-dinu din الدِّينُ دين
27 l-kayyimu kıyamda الْقَيِّمُ قوم
28 velakinne velakin/fakat وَلَٰكِنَّ -
29 eksera ekseri/çoğu أَكْثَرَ كثر
30 n-nasi insanların النَّاسِ نوس
31 la لَا -
32 yea'lemune bilmezler يَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1

*Allah'ın.**Antik Mısır'ın sözde tanrıları. Çok sayıda isim uydurulmuştur. İnsanların kendi uydurdukları isimlerdir.***Dik, doğru, eğilmeyen.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kulluk etmek Kavram 46

46 Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.

Sultân, sultân. Kavram 660

660 Yetki, salahiyet, otorite.

14. İbrahim Suresi

Ayet 10

Arapça Metin (Harekeli)

1758|14|10|قَالَتْ رُسُلُهُمْ أَفِى ٱللَّهِ شَكٌّ فَاطِرِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ يَدْعُوكُمْ لِيَغْفِرَ لَكُم مِّن ذُنُوبِكُمْ وَيُؤَخِّرَكُمْ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى قَالُوٓا۟ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُنَا تُرِيدُونَ أَن تَصُدُّونَا عَمَّا كَانَ يَعْبُدُ ءَابَآؤُنَا فَأْتُونَا بِسُلْطَٰنٍ مُّبِينٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

1758|14|10|قالت رسلهم افي الله شك فاطر السموت والارض يدعوكم ليغفر لكم من ذنوبكم ويوخركم الي اجل مسمي قالوا ان انتم الا بشر مثلنا تريدون ان تصدونا عما كان يعبد اباونا فاتونا بسلطن مبين

Latin Literal

10. Kâlet rusuluhum e fîllâhi şekkun fâtırıs semâvâti vel ard(ardı), yed’ûkum li yagfire lekum min zunûbikum ve yuahhırekum ilâ ecelin musemmâ(musemmen), kâlû in entum illâ beşerun mislunâ, turîdûne en tesuddûnâ ammâ kâne ya’budu âbâunâ fe’tûnâ bi sultânin mubîn(mubînin).

Türkçe Çeviri

Dedi resûlleri418 onların: "Allah hakkında mıdır (sizlere) bir kuşku (ki) yarandır* gökleri162 ve yeri; davet eder/çağırır sizleri mağfiret319 etmeye üzerinize günahlarınızdan; ve öteler sizleri belirlenmiş bir ecele doğru?"; dediler: "Sizler değilsiniz bizim mislimiz870 dışında bir beşer432 (ki) arzularsınız ki çevrilerim kulluk eder46 olduğumuzdan babalarımızın/atalarımızın; öyle ki gelin bize apaçık bir sultânla660."

Ahmed Samira Çevirisi

10 Their messenger said: "Is (there) doubt/suspicion in God, creator/bringer to being (of) the skies/space and the earth/Planet Earth, He calls you to forgive for you from your crimes, and He delays you to (a) named/identified term/time?" They said: "That you are except humans similar/equal to us, you want/intend that you prevent/obstruct us from what our fathers were worshipping, so come to us/bring to us with a clear/evident proof/evidence ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalet dedi قَالَتْ قول
2 rusuluhum resûlleri onların رُسُلُهُمْ رسل
3 efi hakkında (edilir) mi? أَفِي -
4 llahi Allah اللَّهِ -
5 şekkun bir kuşku شَكٌّ شكك
6 fatiri yaran فَاطِرِ فطر
7 s-semavati gökleri السَّمَاوَاتِ سمو
8 vel'erdi ve yeri وَالْأَرْضِ ارض
9 yed'ukum davet eder sizleri يَدْعُوكُمْ دعو
10 liyegfira mağfiret etmeye لِيَغْفِرَ غفر
11 lekum üzerinize لَكُمْ -
12 min مِنْ -
13 zunubikum günahlarınızdan ذُنُوبِكُمْ ذنب
14 ve yu'ehhirakum ve öteler sizlere وَيُؤَخِّرَكُمْ اخر
15 ila doğru إِلَىٰ -
16 ecelin bir ecele أَجَلٍ اجل
17 musemmen bir belirlenmiş مُسَمًّى سمو
18 kalu dediler قَالُوا قول
19 in değilsiniz إِنْ -
20 entum sizler أَنْتُمْ -
21 illa dışında إِلَّا -
22 beşerun bir beşer بَشَرٌ بشر
23 misluna bizim mislimiz مِثْلُنَا مثل
24 turidune arzularsınız تُرِيدُونَ رود
25 en ki أَنْ -
26 tesudduna çevrilerim تَصُدُّونَا صدد
27 amma عَمَّا -
28 kane olduğumuzdan كَانَ كون
29 yea'budu kulluk eder يَعْبُدُ عبد
30 aba'una babalarımızın/atalarımızın ابَاؤُنَا ابو
31 fe'tuna öyle ki gelin bize فَأْتُونَا اتي
32 bisultanin bir sultanla بِسُلْطَانٍ سلط
33 mubinin apaçık مُبِينٍ بين

Notlar

Not 1

*Yüce Allah'ın yaratması yarma, bölme üzerine kuruludur. Tekillikteki enerji şerefli Mikâil meleği tarafından Rabbinin emriyle ve izniyle evrenleri oluşturacak şekilde yarılmıştır, bölünmüştür.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kulluk etmek Kavram 46

46 Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.

Gökler Kavram 162

162 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir.

Mağfiret Kavram 319

319 Bağışlama, affetme.

Resûl Kavram 418

418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.

Beşer Kavram 432

432 İnsanoğlu.

Sultân, sultân. Kavram 660

660 Yetki, salahiyet, otorite.

Misal, misil, çoğulu emsal. Kavram 870

870 Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

14. İbrahim Suresi

Ayet 11

Arapça Metin (Harekeli)

1759|14|11|قَالَتْ لَهُمْ رُسُلُهُمْ إِن نَّحْنُ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُكُمْ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَمُنُّ عَلَىٰ مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦ وَمَا كَانَ لَنَآ أَن نَّأْتِيَكُم بِسُلْطَٰنٍ إِلَّا بِإِذْنِ ٱللَّهِ وَعَلَى ٱللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ ٱلْمُؤْمِنُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1759|14|11|قالت لهم رسلهم ان نحن الا بشر مثلكم ولكن الله يمن علي من يشا من عباده وما كان لنا ان ناتيكم بسلطن الا باذن الله وعلي الله فليتوكل المومنون

Latin Literal

11. Kâlet lehum rusuluhum in nahnu illâ beşerun mislukum ve lâkinnallâhe yemunnu alâ men yeşâu min ibâdih(ibâdihî), ve mâ kâne lenâ en ne’tiyekum bi sultânin illâ bi iznillâh(iznillâhi), ve alâllâhi fel yetevekkelil mu’minûn(mu’minûne).

Türkçe Çeviri

Dedi onlara resûlleri418: "Değiliz bizler bir beşer432 dışında sizin misaliniz870; velakin/fakat Allah minnet982 eder kullarından dilediği kimseye karşı; ve olmuş değildir bizlere983 ki geliriz sizlere bir sultânla660 (ki) Allah'ın izniyle (olması) dışındadır; ve Allah'a karşı öyle ki tevekkül79 etsinler müminler27."

Ahmed Samira Çevirisi

11 Their messengers said to them: "That we are except humans similar/equal to you, and but God blesses on whom He wills/wants from His worshippers/slaves, and (it) was not for us that we come to you with a proof/evidence , except with God’s permission , and on God so should the believers rely/depend ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalet dedi قَالَتْ قول
2 lehum onlara لَهُمْ -
3 rusuluhum resûlleri رُسُلُهُمْ رسل
4 in değiliz إِنْ -
5 nehnu bizler نَحْنُ -
6 illa dışında إِلَّا -
7 beşerun bir beşer بَشَرٌ بشر
8 mislukum sizin misliniz مِثْلُكُمْ مثل
9 velakinne velakin/fakat وَلَٰكِنَّ -
10 llahe Allah اللَّهَ -
11 yemunnu minnet eder يَمُنُّ منن
12 ala karşı عَلَىٰ -
13 men kimseye مَنْ -
14 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
15 min مِنْ -
16 ibadihi kullarından عِبَادِهِ عبد
17 ve ma ve değildir وَمَا -
18 kane olmuş كَانَ كون
19 lena bizlere لَنَا -
20 en ki أَنْ -
21 ne'tiyekum geliriz sizlere نَأْتِيَكُمْ اتي
22 bisultanin bir sultânla بِسُلْطَانٍ سلط
23 illa dışında إِلَّا -
24 biizni izni بِإِذْنِ اذن
25 llahi Allah'ın اللَّهِ -
26 ve ala ve karşı وَعَلَى -
27 llahi Allah'a اللَّهِ -
28 felyetevekkeli öyle ki tevekkül etsinler فَلْيَتَوَكَّلِ وكل
29 l-mu'minune müminler الْمُؤْمِنُونَ امن

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mümin Kavram 27

27 İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.

Tevekkül Kavram 79

79 Vekil olarak yetkilendirmek, atamak, vazifelendirmek.

Resûl Kavram 418

418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.

Beşer Kavram 432

432 İnsanoğlu.

Sultân, sultân. Kavram 660

660 Yetki, salahiyet, otorite.

Misal, misil, çoğulu emsal. Kavram 870

870 Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

14. İbrahim Suresi

Ayet 22

Arapça Metin (Harekeli)

1770|14|22|وَقَالَ ٱلشَّيْطَٰنُ لَمَّا قُضِىَ ٱلْأَمْرُ إِنَّ ٱللَّهَ وَعَدَكُمْ وَعْدَ ٱلْحَقِّ وَوَعَدتُّكُمْ فَأَخْلَفْتُكُمْ وَمَا كَانَ لِىَ عَلَيْكُم مِّن سُلْطَٰنٍ إِلَّآ أَن دَعَوْتُكُمْ فَٱسْتَجَبْتُمْ لِى فَلَا تَلُومُونِى وَلُومُوٓا۟ أَنفُسَكُم مَّآ أَنَا۠ بِمُصْرِخِكُمْ وَمَآ أَنتُم بِمُصْرِخِىَّ إِنِّى كَفَرْتُ بِمَآ أَشْرَكْتُمُونِ مِن قَبْلُ إِنَّ ٱلظَّٰلِمِينَ لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1770|14|22|وقال الشيطن لما قضي الامر ان الله وعدكم وعد الحق ووعدتكم فاخلفتكم وما كان لي عليكم من سلطن الا ان دعوتكم فاستجبتم لي فلا تلوموني ولوموا انفسكم ما انا بمصرخكم وما انتم بمصرخي اني كفرت بما اشركتمون من قبل ان الظلمين لهم عذاب اليم

Latin Literal

22. Ve kâleş şeytânu lemmâ kudıyel emru innallâhe veadekum va’del hakkı ve veadtukum fe ahleftukum, ve mâ kâne liye aleykum min sultânin illâ en deavtukum festecebtum lî, fe lâ telûmûnî ve lûmû enfusekum, mâ ene bi musrihikum ve mâ entum bi musrıhıyy(musrıhıyye), innî kefertu bi mâ eşrektumûni min kabl(kablu), innaz zâlimîne lehum azâbun elîm(elîmun).

Türkçe Çeviri

Ve dedi şeytân29 ne zaman ki bitirildi/tamamlandı emir: "Doğrusu Allah vaat etti sizlere hak/gerçek vaadi; ve (ben de) vaat ettim sizlere; öyle ki ihtilafa düştüm* sizlere; ve olmuş değildir bana üzerinize hiç bir sultân660; dışındadır ki davet ederim sizleri; öyle ki cevap verirsiniz bana; öyle ki beni kınamayın/paylamayın; ve kınayın/paylayın kendi nefislerinizi201; değilim ben yardım çağıran sizlere; ve değilsiniz sizler yardım çağıranlar bana; doğrusu ben kâfirlik25 etmiştim şirk71 koşmanıza beni** önceden; doğrusu zalimler257 (ki) onlaradır bir elim*** azap.

Ahmed Samira Çevirisi

22 And the devil said when the matter/affair/order/command was passed/judged : "That God promised you, the truth’s promise, and I promised you, so I broke the promise to you, and (there) was not from a power/control to me on you except that I called you, so you answered/replied to me, so do not blame/reprimand me and blame/reprimand yourselves, I am not with aiding you (a savior), and you are not with aiding me, that I disbelieved with what you made me a partner (with God) from before. That the unjust/oppressive, for them (is) a painful torture."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
2 ş-şeytanu şeytân الشَّيْطَانُ شطن
3 lemma ne zaman ki لَمَّا -
4 kudiye bitirildi/tamamlandı قُضِيَ قضي
5 l-emru emir الْأَمْرُ امر
6 inne doğrusu إِنَّ -
7 llahe Allah اللَّهَ -
8 veadekum vaat etti sizlere وَعَدَكُمْ وعد
9 vea'de vaadi وَعْدَ وعد
10 l-hakki hak/gerçek الْحَقِّ حقق
11 ve veadtukum ve vaat ettim sizlere وَوَعَدْتُكُمْ وعد
12 feehleftukum öyle ki ihtilafa düştüm sizlere فَأَخْلَفْتُكُمْ خلف
13 vema ve değildir وَمَا -
14 kane olmuş كَانَ كون
15 liye bana لِيَ -
16 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
17 min hiç مِنْ -
18 sultanin bir sultan سُلْطَانٍ سلط
19 illa dışındadır إِلَّا -
20 en ki أَنْ -
21 deavtukum davet ederim sizleri دَعَوْتُكُمْ دعو
22 festecebtum öyle ki cevap verirsiniz فَاسْتَجَبْتُمْ جوب
23 li bana لِي -
24 fela öyle ki فَلَا -
25 telumuni beni kınamayın/paylamayın تَلُومُونِي لوم
26 velumu ve kınayın/paylatın وَلُومُوا لوم
27 enfusekum kendi nefislerinizi أَنْفُسَكُمْ نفس
28 ma değilim مَا -
29 ena ben أَنَا -
30 bimusrihikum yardım çağıran sizlere بِمُصْرِخِكُمْ صرخ
31 ve ma ve değilsiniz وَمَا -
32 entum sizler أَنْتُمْ -
33 bimusrihiyye yardım çağıranlar bana بِمُصْرِخِيَّ صرخ
34 inni doğrusu ben إِنِّي -
35 kefertu kâfirlik etmiştim كَفَرْتُ كفر
36 bima بِمَا -
37 eşraktumuni şirk koşmanıza beni أَشْرَكْتُمُونِ شرك
38 min مِنْ -
39 kablu önceden قَبْلُ قبل
40 inne doğrusu إِنَّ -
41 z-zalimine zalimler الظَّالِمِينَ ظلم
42 lehum onlaradır لَهُمْ -
43 azabun bir azab عَذَابٌ عذب
44 elimun elim أَلِيمٌ الم

Notlar

Not 1

*Vaadi değiştirmek, bozmak, caymak.**Şeytân bile Yüce Allah'a kendisinin ortak koşulmasına karşı çıkmış zamanında. ***Acıklı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Şeytân Kavram 29

29 Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.

Şirk koşmak/ortak koşmak Kavram 71

71 Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Sultân, sultân. Kavram 660

660 Yetki, salahiyet, otorite.

15. Hicr Suresi

Ayet 42

Arapça Metin (Harekeli)

1842|15|42|إِنَّ عِبَادِى لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَٰنٌ إِلَّا مَنِ ٱتَّبَعَكَ مِنَ ٱلْغَاوِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1842|15|42|ان عبادي ليس لك عليهم سلطن الا من اتبعك من الغاوين

Latin Literal

42. İnne ıbâdî leyse leke aleyhim sultânun illâ menittebeake minel gâvîn(gâvîne).

Türkçe Çeviri

"Doğrusu kullarıma, olmaz sana* onlar üzerine bir sultân660; dışındadır sana tabi olmuş kimse (ki) doğru yoldan ayrılanlardandır."

Ahmed Samira Çevirisi

42 That My worshippers/slaves, power/control is not for you on them (you have no power/control over My worshippers/slaves) except who followed you from the misguided/failed .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ibadi kullarıma عِبَادِي عبد
3 leyse olmaz لَيْسَ ليس
4 leke sana لَكَ -
5 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
6 sultanun bir sultan/yetki/güç سُلْطَانٌ سلط
7 illa dışındadır إِلَّا -
8 meni kimse مَنِ -
9 ttebeake tabi oldu sana اتَّبَعَكَ تبع
10 mine مِنَ -
11 l-gavine doğru yoldan ayrılanlardan الْغَاوِينَ غوي

Notlar

Not 1

*İblîs.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sultân, sultân. Kavram 660

660 Yetki, salahiyet, otorite.

16. Nahl Suresi

Ayet 99

Arapça Metin (Harekeli)

1998|16|99|إِنَّهُۥ لَيْسَ لَهُۥ سُلْطَٰنٌ عَلَى ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَلَىٰ رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1998|16|99|انه ليس له سلطن علي الذين امنوا وعلي ربهم يتوكلون

Latin Literal

99. İnnehu leyse lehu sultânun alellezîne âmenû ve alâ rabbihim yetevekkelûn(yetevekkelûne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu o*; olmadı ona** bir sultân660 kimseler üzerine (ki) iman47 ettiler; ve (onlar) Rablerinin4 üzerine tevekkül79 ederler.

Ahmed Samira Çevirisi

99 That He, (there) is not for him power/control on those who believed and on their Lord they rely/trust/surrender to.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
2 leyse olmadı لَيْسَ ليس
3 lehu ona لَهُ -
4 sultanun bir sultan سُلْطَانٌ سلط
5 ala üzerine عَلَى -
6 ellezine kimseler الَّذِينَ -
7 amenu iman ettiler امَنُوا امن
8 ve ala ve üzerine وَعَلَىٰ -
9 rabbihim Rablerine رَبِّهِمْ ربب
10 yetevekkelune tevekküle ederler يَتَوَكَّلُونَ وكل

Notlar

Not 1

*Şeytân.**Şeytâna.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Tevekkül Kavram 79

79 Vekil olarak yetkilendirmek, atamak, vazifelendirmek.

Sultân, sultân. Kavram 660

660 Yetki, salahiyet, otorite.

16. Nahl Suresi

Ayet 100

Arapça Metin (Harekeli)

1999|16|100|إِنَّمَا سُلْطَٰنُهُۥ عَلَى ٱلَّذِينَ يَتَوَلَّوْنَهُۥ وَٱلَّذِينَ هُم بِهِۦ مُشْرِكُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1999|16|100|انما سلطنه علي الذين يتولونه والذين هم به مشركون

Latin Literal

100. İnnemâ sultânuhu alellezîne yetevellevnehu vellezîne hum bihî müşrikûn(müşrikûne).

Türkçe Çeviri

Ancak ki sultânlığı660 onun* üzerinedir kimselerin (ki) veli28 edinirler onu**; ve kimseleredir (ki) onlar onunla*** müşriklerdir36.

Ahmed Samira Çevirisi

100 But his power/control (is) on those who follow him, and those whom (are) with him, (they are) sharing/taking partners (as gods).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 innema ancak ki إِنَّمَا -
2 sultanuhu sultânlığı onun سُلْطَانُهُ سلط
3 ala üzerine عَلَى -
4 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
5 yetevellevnehu veli edinirler onu يَتَوَلَّوْنَهُ ولي
6 vellezine ve kimselere وَالَّذِينَ -
7 hum onlar هُمْ -
8 bihi onunla بِهِ -
9 muşrikune müşrilerdir مُشْرِكُونَ شرك

Notlar

Not 1

*Şeytânın.**Şeytânı.***Şeytânla müşrik olurlar; şirk koşarlar. Şeytânın tek amacı vardır; o da Yüce Allah'a şirk koşturmak. Kur'an haricinde dinde hüküm koyan uydurmasyonlara, zanlara iman ettirmek.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Veli Kavram 28

28 Koruyan, himaye eden yakın arkadaş. Çoğulu evliyadır.

Müşrik Kavram 36

36 Şirk koşan. Şirk; ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

Sultân, sultân. Kavram 660

660 Yetki, salahiyet, otorite.

17. İsrâ Suresi

Ayet 65

Arapça Metin (Harekeli)

2092|17|65|إِنَّ عِبَادِى لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَٰنٌ وَكَفَىٰ بِرَبِّكَ وَكِيلًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2092|17|65|ان عبادي ليس لك عليهم سلطن وكفي بربك وكيلا

Latin Literal

65. İnne ibâdî leyse leke aleyhim sultân(sultânûn), ve kefâ bi rabbike vekîlâ(vekîlen).

Türkçe Çeviri

Doğrusu kullarıma; olmaz sana onların üzerine bir sultân660; ve kâfi oldu/yetti Rabbin4 bir vekil (olarak).

Ahmed Samira Çevirisi

65 That (E) My worshippers/slaves power/control is not for you over them (you have no power/control over My worshippers/slaves). And enough/sufficient with God (as) a guardian/protector .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ibadi kullarıma عِبَادِي عبد
3 leyse yoktur لَيْسَ ليس
4 leke sana لَكَ -
5 aleyhim üzerine onların عَلَيْهِمْ -
6 sultanun bir sultan سُلْطَانٌ سلط
7 ve kefa ve kâfi oldu/yetti وَكَفَىٰ كفي
8 birabbike Rabbin بِرَبِّكَ ربب
9 vekilen bir vekil (olarak) وَكِيلًا وكل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Sultân, sultân. Kavram 660

660 Yetki, salahiyet, otorite.

34. Sebe' Suresi

Ayet 21

Arapça Metin (Harekeli)

3625|34|21|وَمَا كَانَ لَهُۥ عَلَيْهِم مِّن سُلْطَٰنٍ إِلَّا لِنَعْلَمَ مَن يُؤْمِنُ بِٱلْءَاخِرَةِ مِمَّنْ هُوَ مِنْهَا فِى شَكٍّ وَرَبُّكَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ حَفِيظٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

3625|34|21|وما كان له عليهم من سلطن الا لنعلم من يومن بالاخره ممن هو منها في شك وربك علي كل شي حفيظ

Latin Literal

21. Ve mâ kâne lehu aleyhim min sultânin illâ li na’leme men yû’minu bil âhireti mimmen huve minhâ fî şekk(şekkin), ve rabbuke alâ kulli şeyin hafîz(hafîzun).

Türkçe Çeviri

Ve olmuş değildi ona* onlar üzerlerine hiç bir sultân660; ancak bilindik kılmam içindir kimseyi (ki) iman47 eder ahirete kimseden (ki) o (kimse) ondan kuşku/kuruntu/vehim içindedir; ve (senin) Rabbin4 her bir şey üzerine bir Hafîz’dır613.

Ahmed Samira Çevirisi

21 And nothing from a power/authority/control was for him on them, except to know who believes with (in) the end (other life) than who he is from it in doubt/suspicion, and your Lord (is) on every thing (an) honest protector/observor .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildi وَمَا -
2 kane olmuş كَانَ كون
3 lehu ona لَهُ -
4 aleyhim onlar üzerlerine عَلَيْهِمْ -
5 min مِنْ -
6 sultanin bir sultandan/yetkiden/güçten سُلْطَانٍ سلط
7 illa dışında إِلَّا -
8 linea'leme bilindik kılmam için لِنَعْلَمَ علم
9 men kimseyi مَنْ -
10 yu'minu iman eder يُؤْمِنُ امن
11 bil-ahirati ahirete بِالْاخِرَةِ اخر
12 mimmen kimseden مِمَّنْ -
13 huve o هُوَ -
14 minha ondan مِنْهَا -
15 fi içinde فِي -
16 şekkin kuşku/kuruntu/vehim شَكٍّ شكك
17 ve rabbuke ve (senin) Rabbin وَرَبُّكَ ربب
18 ala üzerine عَلَىٰ -
19 kulli her كُلِّ كلل
20 şey'in bir şey شَيْءٍ شيا
21 hafizun bir Hafîz’dır حَفِيظٌ حفظ

Notlar

Not 1

*İblîs'e.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Sultân, sultân. Kavram 660

660 Yetki, salahiyet, otorite.

44. Duhân Suresi

Ayet 19

Arapça Metin (Harekeli)

4431|44|19|وَأَن لَّا تَعْلُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ إِنِّىٓ ءَاتِيكُم بِسُلْطَٰنٍ مُّبِينٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

4431|44|19|وان لا تعلوا علي الله اني اتيكم بسلطن مبين

Latin Literal

19. Ve en lâ ta’lû alâllâh(alâllâhi), innîâtîkum bi sultânin mubîn(mubînin).

Türkçe Çeviri

Ve ki yücelmeyin* Allah'a karşı; doğrusu ben** geldim sizlere apaçık bir sultânla660***.

Ahmed Samira Çevirisi

19 And that (E) do not become high, mighty and dignified on God, that I am coming to you with a clear/evident proof/evidence .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve en ve ki وَأَنْ -
2 la لَا -
3 tea'lu yücelmeyin تَعْلُوا علو
4 ala karşı عَلَى -
5 llahi Allah'a اللَّهِ -
6 inni doğrusu ben إِنِّي -
7 atikum geldim sizlere اتِيكُمْ اتي
8 bisultanin bir sultanla بِسُلْطَانٍ سلط
9 mubinin apaçık مُبِينٍ بين

Notlar

Not 1

*Yücelik taslamayın.**Mûsâ.***Dokuz ayetle/mucizeyle.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sultân, sultân. Kavram 660

660 Yetki, salahiyet, otorite.

53. Necm Suresi

Ayet 23

Arapça Metin (Harekeli)

4805|53|23|إِنْ هِىَ إِلَّآ أَسْمَآءٌ سَمَّيْتُمُوهَآ أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُم مَّآ أَنزَلَ ٱللَّهُ بِهَا مِن سُلْطَٰنٍ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَمَا تَهْوَى ٱلْأَنفُسُ وَلَقَدْ جَآءَهُم مِّن رَّبِّهِمُ ٱلْهُدَىٰٓ

Arapça Metin (Harekesiz)

4805|53|23|ان هي الا اسما سميتموها انتم واباوكم ما انزل الله بها من سلطن ان يتبعون الا الظن وما تهوي الانفس ولقد جاهم من ربهم الهدي

Latin Literal

23. İn hiye illâ esmâun semmeytumûhâ entum ve âbâukum mâ enzelallâhu bihâ min sultân(sultânin), in yettebiûne illez zanne ve mâ tehvel enfus(enfusu), ve lekad câehum min rabbihimul hudâ.

Türkçe Çeviri

Değildir o* isimler dışında (ki) isimlendirdiniz onu* sizler ve babalarınız/atalarınız; indirmiş değildir Allah ona* hiçbir sultân660; tabi olur değillerdir zan314 dışında ve heves ettiğine nefislerin201; ve ant olsun geldi onlara Rablerinden4 doğru yola kılavuz**.

Ahmed Samira Çevirisi

23 That truly it is except names, you named it, you and your fathers/forefathers, God did not descend with it from a proof/evidence , that truly they follow except the doubt/suspicion , and what the selves desire/attract , and the guidance had (E) come to them from their Lord.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 in değildir إِنْ -
2 hiye o هِيَ -
3 illa dışında إِلَّا -
4 esma'un isimler (ki) أَسْمَاءٌ سمو
5 semmeytumuha isimlendirdiniz onu سَمَّيْتُمُوهَا سمو
6 entum sizler أَنْتُمْ -
7 ve aba'ukum ve babalarınız/atalarınız وَابَاؤُكُمْ ابو
8 ma değildir مَا -
9 enzele indirmiş أَنْزَلَ نزل
10 llahu Allah اللَّهُ -
11 biha ona بِهَا -
12 min hiçbir مِنْ -
13 sultanin bir sultan سُلْطَانٍ سلط
14 in değiller إِنْ -
15 yettebiune tabi olur يَتَّبِعُونَ تبع
16 illa dışında إِلَّا -
17 z-zenne zanna الظَّنَّ ظنن
18 ve ma ve وَمَا -
19 tehva heves ettiğine تَهْوَى هوي
20 l-enfusu nefislerin الْأَنْفُسُ نفس
21 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
22 ca'ehum geldi onlara جَاءَهُمْ جيا
23 min مِنْ -
24 rabbihimu Rablerinden رَبِّهِمُ ربب
25 l-huda doğru yola kılavuz الْهُدَىٰ هدي

Notlar

Not 1

*Lât, Uzzâ ve Menât gibi insanların kendi isimlendirdikleri ve ilâh olarak kulluk ettikleri şey.**Kur'an.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Zan Kavram 314

314 Varsayım, sanı, töhmet, elde somut veriler olmamasına karşın, birisi ya da bir olay hakkında hükme varmak ya da sonuca ulaşmak.

Sultân, sultân. Kavram 660

660 Yetki, salahiyet, otorite.

55. Rahmân Suresi

Ayet 33

Arapça Metin (Harekeli)

4932|55|33|يَٰمَعْشَرَ ٱلْجِنِّ وَٱلْإِنسِ إِنِ ٱسْتَطَعْتُمْ أَن تَنفُذُوا۟ مِنْ أَقْطَارِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ فَٱنفُذُوا۟ لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلْطَٰنٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

4932|55|33|يمعشر الجن والانس ان استطعتم ان تنفذوا من اقطار السموت والارض فانفذوا لا تنفذون الا بسلطن

Latin Literal

33. Yâ ma’şerel cinni vel insi inisteta’tum en tenfuzû min aktâris semâvâti vel ardı fenfuz(fenfuzû), lâ tenfuzûne illâ bi sultân(sultânin).

Türkçe Çeviri

Ey cin210 ve insan klanı/kabilesi; eğer yapabilirseniz ki delip geçersiniz çaplarından216 göklerin162 ve yerin*; öyle ki delip geçin; delip geçemezsiniz; ancak bir sultânla660**.

Ahmed Samira Çevirisi

33 You race/society (of) the Jinns and human/mankind, if you were able that (E) you penetrate/pierce from the skies’/space’s and the earth’s/Planet Earth’s regions/diameters/chords , so penetrate/pierce , you do not penetrate/pierce except with power/ authority .

Notlar

Not 1

*Yerin çaplarının işaret edilmesi Dünya gezegeninin küre şeklinde olduğuna işarettir. Gökler de evrenimizi işaret eder. Evreni delip geçmek için bir üst boyuta doğru çıkmak gereklidir. Evrenimiz bir Picard hunisi şeklinde olup bu huninin yüzeyindedir. Picard hunisinin enine kesiti bir çemberdir. Evreni delip geçmek için de çapların işaret edilmesi gerçekten büyük bir mucizedir. **Dünya gezegenini çapından delip karşısına çıkmak mutlak ki büyük bir güç, kuvvet ve bilim ister. Aynı şekilde evreni de delip geçmek muazzam bir sultan yani yetki, güç ve kuvvet ister. Yüce Allah yerin çaplarından delinebileceğini ve evrenin dışına çıkılabileceğini bizlere bildirmiştir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gökler Kavram 162

162 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir.

Cin Kavram 210

210 İblis ve onun soyundan olan varlıklar. İblis Âdem'e secde etmedi. Yüce Allah'ın emrine karşı geldi ve fâsıklardan/sapanlardan oldu. Bir cennet evrenine yerleştirilen Âdem ve eşini ayartarak Yüce Allah'ın yasağını çiğnetti. Yüce Allah Âdem ve eşiyle birlikte yasağı çiğneyen tüm insanları cennetten indirdi. Âdem derhal tevbe etti. Yüce Allah onun tevbesini kabul etti. İblis Âdem'e meydan okudu. Yüce Allah bu meydan okumaya izin verdi. Âdem soyu olan insanlarla iblis soyu olan cinler arasında 2. tur bir savaş başladı. 2. savaş cennet evreninden daha alçak yerleşimli olan günümüz evreninde şu an devam etmektedir. İnsanoğlu 1. savaşı kaybetti. 2. savaşın içindeyiz. 2. şansımızı kullanıyoruz. Savaş kuralları gereği her doğan insana bir cin yoldaşlık eder. İnsan bu cinle mücadele eder. Cin kendisine verilen izni kullanır. Yani insanın kalbine fısıldar. Kalbine vesvese verir. Yüce Allah'ın dosdoğru yolu olan kutsal kitaplardan uzaklaştırmak ister. İnsanı Yüce Allah'ın emrinden saptırmak ister. Maalesef insanların pek azı haricinde çoğu 2. savaşı da kaybetti. Yüce Allah'ın cehennemi cinden ve insanlardan doldururum sözü hak oldu.

Sultân, sultân. Kavram 660

660 Yetki, salahiyet, otorite.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 660: Sultân, sultân.

Kavram Bilgisi

Kavram Adı: Sultân, sultân.

Kavram No: 660

Kısa Açıklama: 660 Yetki, salahiyet, otorite.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 17

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 151

Türkçe Meal: Atacağız kalplerine kâfirlik 25 etmiş kimselerin terör/korku/panik; şirk 71 koştuklarından (dolayı) Allah'a; kendisine * bir sultân 660 asla indirmediği (-yle); ve sığınakları onların ateştir; ve ne perişandır zalimlerin 257 meskeni.

Arapça: 444|3|151|سنلقي في قلوب الذين كفروا الرعب بما اشركوا بالله ما لم ينزل به سلطنا وماويهم النار وبيس مثوي الظلمين

En'âm Suresi - Ayet 81

Türkçe Meal: "Ve nasıl * korkarım şirk 71 koştuğunuzdan; ve korkmazsınız ki sizler şirk 71 koştunuz Allah’a; asla indirmediğine kendisiyle üzerinize bir sultân 660 ; öyle ki hangisi iki fırkadan/gruptan daha haktır/gerçektir emin/güvenli (olmada); eğer olduysanız bilirler."

Arapça: 870|6|81|وكيف اخاف ما اشركتم ولا تخافون انكم اشركتم بالله ما لم ينزل به عليكم سلطنا فاي الفريقين احق بالامن ان كنتم تعلمون

A'râf Suresi - Ayet 33

Türkçe Meal: De ki: "Ancak haram etti Rabbim 4 fahşaları 81 ; açığını ondan ve gizlisini; ve günahı; ve bir hak/gerçek olmaksızın taşmayı 552 ; ve ki şirk 71 koşmayı Allah'a kendisiyle bir sultân 660 asla indirmediğini * ; ve ki Allah'a karşı bilmediğinizi söylemenizi 661 ."

Arapça: 987|7|33|قل انما حرم ربي الفوحش ما ظهر منها وما بطن والاثم والبغي بغير الحق وان تشركوا بالله ما لم ينزل به سلطنا وان تقولوا علي الله ما لا تعلمون

A'râf Suresi - Ayet 71

Türkçe Meal: Dedi (Hûd): "Muhakkak vuku buldu üzerinize Rabbinizden 4 bir rics * ve bir gazab ** ; mücadele mi edersiniz benimle isimlerde (ki) isimlendirdiniz onu sizler ve atalarınız/babalarınız; indirmiş değildir Allah onunla hiçbir bir sultân 660 ; öyle ki bakın/gözetleyin; doğrusu ben (de) sizinle birlikte bakanlardanım/gözetleyenlerdenim."

Arapça: 1025|7|71|قال قد وقع عليكم من ربكم رجس وغضب اتجدلونني في اسما سميتموها انتم واباوكم ما نزل الله بها من سلطن فانتظروا اني معكم من المنتظرين

Yunus Suresi - Ayet 68

Türkçe Meal: Dediler: "Edindi Allah bir velet * "; Subhândır 7 O; O'dur Ganiyy 106 ; O’nadır göklerdeki 162 ve yerdeki; yoktur yanınızda hiçbir bir sultân 660 bununla (ilgili); Allah'a karşı bilmediğinizi mi dersiniz?

Arapça: 1430|10|68|قالوا اتخذ الله ولدا سبحنه هو الغني له ما في السموت وما في الارض ان عندكم من سلطن بهذا اتقولون علي الله ما لا تعلمون

Yusuf Suresi - Ayet 40

Türkçe Meal: "Kulluk 46 eder değilsiniz O’nun * astından ancak ki isimlere ** (ki) isimlendirdi ** onları siz ve babalarınız/atalarınız; indirmiş değildir Allah onlara hiçbir sultân 660 ; yoktur hüküm Allah’a (olan) dışında; emretti ki kulluk 46 etmeyin O’nun * dışında; işte budur kıyam *** din; velakin/fakat insanların ekserisi/çoğu bilmezler."

Arapça: 1634|12|40|ما تعبدون من دونه الا اسما سميتموها انتم واباوكم ما انزل الله بها من سلطن ان الحكم الا لله امر الا تعبدوا الا اياه ذلك الدين القيم ولكن اكثر الناس لا يعلمون

İbrahim Suresi - Ayet 10

Türkçe Meal: Dedi resûlleri 418 onların: "Allah hakkında mıdır (sizlere) bir kuşku (ki) yarandır * gökleri 162 ve yeri; davet eder/çağırır sizleri mağfiret 319 etmeye üzerinize günahlarınızdan; ve öteler sizleri belirlenmiş bir ecele doğru?"; dediler: "Sizler değilsiniz bizim mislimiz 870 dışında bir beşer 432 (ki) arzularsınız ki çevrilerim kulluk eder 46 olduğumuzdan babalarımızın/atalarımızın; öyle ki gelin bize apaçık bir sultânla 660 ."

Arapça: 1758|14|10|قالت رسلهم افي الله شك فاطر السموت والارض يدعوكم ليغفر لكم من ذنوبكم ويوخركم الي اجل مسمي قالوا ان انتم الا بشر مثلنا تريدون ان تصدونا عما كان يعبد اباونا فاتونا بسلطن مبين

İbrahim Suresi - Ayet 11

Türkçe Meal: Dedi onlara resûlleri 418 : "Değiliz bizler bir beşer 432 dışında sizin misaliniz 870 ; velakin/fakat Allah minnet 982 eder kullarından dilediği kimseye karşı; ve olmuş değildir bizlere 983 ki geliriz sizlere bir sultânla 660 (ki) Allah'ın izniyle (olması) dışındadır; ve Allah'a karşı öyle ki tevekkül 79 etsinler müminler 27 ."

Arapça: 1759|14|11|قالت لهم رسلهم ان نحن الا بشر مثلكم ولكن الله يمن علي من يشا من عباده وما كان لنا ان ناتيكم بسلطن الا باذن الله وعلي الله فليتوكل المومنون

İbrahim Suresi - Ayet 22

Türkçe Meal: Ve dedi şeytân 29 ne zaman ki bitirildi/tamamlandı emir: "Doğrusu Allah vaat etti sizlere hak/gerçek vaadi; ve (ben de) vaat ettim sizlere; öyle ki ihtilafa düştüm * sizlere; ve olmuş değildir bana üzerinize hiç bir sultân 660 ; dışındadır ki davet ederim sizleri; öyle ki cevap verirsiniz bana; öyle ki beni kınamayın/paylamayın; ve kınayın/paylayın kendi nefislerinizi 201 ; değilim ben yardım çağıran sizlere; ve değilsiniz sizler yardım çağıranlar bana; doğrusu ben kâfirlik 25 etmiştim şirk 71 koşmanıza beni ** önceden; doğrusu zalimler 257 (ki) onlaradır bir elim *** azap.

Arapça: 1770|14|22|وقال الشيطن لما قضي الامر ان الله وعدكم وعد الحق ووعدتكم فاخلفتكم وما كان لي عليكم من سلطن الا ان دعوتكم فاستجبتم لي فلا تلوموني ولوموا انفسكم ما انا بمصرخكم وما انتم بمصرخي اني كفرت بما اشركتمون من قبل ان الظلمين لهم عذاب اليم

Hicr Suresi - Ayet 42

Türkçe Meal: "Doğrusu kullarıma, olmaz sana * onlar üzerine bir sultân 660 ; dışındadır sana tabi olmuş kimse (ki) doğru yoldan ayrılanlardandır."

Arapça: 1842|15|42|ان عبادي ليس لك عليهم سلطن الا من اتبعك من الغاوين

Nahl Suresi - Ayet 99

Türkçe Meal: Doğrusu o * ; olmadı ona ** bir sultân 660 kimseler üzerine (ki) iman 47 ettiler; ve Rablerinin 4 üzerine tevekkül 79 ederler (onlar).

Arapça: 1998|16|99|انه ليس له سلطن علي الذين امنوا وعلي ربهم يتوكلون

Nahl Suresi - Ayet 100

Türkçe Meal: Ancak ki sultânlığı 660 onun * üzerinedir kimselerin (ki) veli 28 edinirler onu ** ; ve kimseleredir (ki) onlar onunla *** müşriklerdir 36 .

Arapça: 1999|16|100|انما سلطنه علي الذين يتولونه والذين هم به مشركون

İsrâ Suresi - Ayet 65

Türkçe Meal: Doğrusu kullarıma; olmaz sana onların üzerine bir sultân 660 ; ve kâfi oldu/yetti Rabbin 4 bir vekil (olarak).

Arapça: 2092|17|65|ان عبادي ليس لك عليهم سلطن وكفي بربك وكيلا

Sebe' Suresi - Ayet 21

Türkçe Meal: Ve olmuş değildi ona * onlar üzerlerine hiç bir sultân 660 ; ancak bilindik kılmam içindir kimseyi (ki) iman 47 eder ahirete kimseden (ki) o (kimse) ondan kuşku/kuruntu/vehim içindedir; ve (senin) Rabbin 4 her bir şey üzerine bir Hafîz’dır 613 .

Arapça: 3625|34|21|وما كان له عليهم من سلطن الا لنعلم من يومن بالاخره ممن هو منها في شك وربك علي كل شي حفيظ

Duhân Suresi - Ayet 19

Türkçe Meal: Ve ki yücelmeyin * Allah'a karşı; doğrusu ben ** geldim sizlere apaçık bir sultânla 660 ***.

Arapça: 4431|44|19|وان لا تعلوا علي الله اني اتيكم بسلطن مبين

Necm Suresi - Ayet 23

Türkçe Meal: Değildir o * isimler dışında (ki) isimlendirdiniz onu * sizler ve babalarınız/atalarınız; indirmiş değildir Allah ona * hiçbir sultân 660 ; tabi olur değillerdir zan 314 dışında ve heves ettiğine nefislerin 201 ; ve ant olsun geldi onlara Rablerinden 4 doğru yola kılavuz ** .

Arapça: 4805|53|23|ان هي الا اسما سميتموها انتم واباوكم ما انزل الله بها من سلطن ان يتبعون الا الظن وما تهوي الانفس ولقد جاهم من ربهم الهدي

Rahmân Suresi - Ayet 33

Türkçe Meal: Ey cin 210 ve insan klanı/kabilesi; eğer yapabilirseniz ki delip geçersiniz çaplarından 216 göklerin 162 ve yerin * ; öyle ki delip geçin; delip geçemezsiniz; ancak bir sultânla 660 **.

Arapça: 4932|55|33|يمعشر الجن والانس ان استطعتم ان تنفذوا من اقطار السموت والارض فانفذوا لا تنفذون الا بسلطن