Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 127: Üzerlerine gazap edilen kimseler

Bu kavram 5 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

127Yüce Allah'ın öfkesinin üzerlerine hak olduğu kimseler.

1. Fâtiha Suresi

Ayet 7

Arapça Metin (Harekeli)

7|1|7|صِرَٰطَ ٱلَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ ٱلْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا ٱلضَّآلِّينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

7|1|7|صرط الذين انعمت عليهم غير المغضوب عليهم ولا الضالين

Latin Literal

7. Sırâtallezîne en’amte aleyhim gayril magdûbi aleyhim ve lâd dâllîn(dâllîne).

Türkçe Çeviri

Kimselerin yoluna125 (ki) nimet verdin üzerlerine126; olmayan gazap edilen127 üzerlerine; ve dalalet128 içindekilerin değil.

Ahmed Samira Çevirisi

7 (The) way/road (of) those You blessed on them, not (those) the angered on them, and nor the misguided.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 sirata yoluna صِرَاطَ صرط
2 ellezine kimselerin (ki) الَّذِينَ -
3 en'amte nimet verdin أَنْعَمْتَ نعم
4 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
5 gayri olmayanın غَيْرِ غير
6 l-megdubi gazap edilen الْمَغْضُوبِ غضب
7 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
8 ve la ve ne de وَلَا -
9 d-dalline sapkınların/dalalet içinde olanların الضَّالِّينَ ضلل

Notlar

Not

Üzerine nimet verilen kimselerin yolu nedir?Yüce Rabbimiz dosdoğru yol olan Kur’an’a tabi olmamız gerektiğini bazı kimseleri işaret ederek bildirmektedir. Bu kimseler doğru yola kılavuzlanmış kimselerdir. Yüce Allah onları nimetlendirmiş; lütfundan, fazlından hidayet bağışlamıştır. Bu kimseler sadece Kur’an diyen ve kendisine değil de sadece Kur’an’a çağıran, sadece Kur’an yoluna davet eden kimselerdir. Kur’an’la cihat eden ve asla bir ücret/bir ecir istemeyen kimselerdir. Ecirlerini sadece Yüce Allah katında bulma ümidinde olan kimselerdir. Şirke asla bulaşmayan, tek tanrıcı kimselerdir. Üzerine gazap edilen, sapkınların yoluna değil!‘d-dâllîn’ kelimesinin kökü (ضلل) olup fiil olarak yolunu kaybetmek (lose one’s way), yanlış yola kılavuzlamak (misguide), yoldan çıkmak/sapmak (go astray) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 635 (of 1303). Ayette aktif isim kelimesi ve çoğul olarak gelmiş olup ‘sapkınlar’, ‘yoldan çıkanlar’, ‘yolunu kaybedenler’, 'dalalet içinde olanlar' anlamındadır. Sadece Kur’an yerine onun astından dinde hüküm koyucu kitaplar (söylenti/hadis kitapları), şeyhler, mezhep imamları, tarikat liderleri, imamlar edinenlerin tamamı sapkınlardır. Ayette geçen ‘d-dâllîn’ kelimesine muhataptırlar. Sapmış kimseler üzerine Yüce Allah gazap eder;‘l-magdûbi kelimesinin kökü (غضب) olup gazap/öfke (wrath), kızgın (angry, exasperated) anlamındadır. Hans Wehr 4th ed., page 791 (of 1303). Ayette pasif isim, tekil kelime olarak gelmiş olup ‘gazap edilen’, ‘öfkelenilen’ anlamındadır. Anlaşılır ki Yüce Allah’ın ‘s-sırât l-mustakîm’ yolu olan sadece Kur’an’dan sapanlara Yüce Allah öfkelenir, gazap eder. Yüce Allah bu kimselere gazap eder. Üzerlerine pislik ve gazap yağdırır (7:71).Kur’an’ın açılış suresi olan kısacık bir sureyi bile anlamını bilerek okuduğumuzda bizi cehennemden uzak tutacak bilgiler içerdiğini rahatlıkla görebiliriz. Bir sureyi anlamını bilmeden binlerce kez okumak keramet değildir. Keramet anlamını bilerek okumak ve anladığımızı hayata geçirmektir.

5. Mâide Suresi

Ayet 60

Arapça Metin (Harekeli)

729|5|60|قُلْ هَلْ أُنَبِّئُكُم بِشَرٍّ مِّن ذَٰلِكَ مَثُوبَةً عِندَ ٱللَّهِ مَن لَّعَنَهُ ٱللَّهُ وَغَضِبَ عَلَيْهِ وَجَعَلَ مِنْهُمُ ٱلْقِرَدَةَ وَٱلْخَنَازِيرَ وَعَبَدَ ٱلطَّٰغُوتَ أُو۟لَٰٓئِكَ شَرٌّ مَّكَانًا وَأَضَلُّ عَن سَوَآءِ ٱلسَّبِيلِ

Arapça Metin (Harekesiz)

729|5|60|قل هل انبيكم بشر من ذلك مثوبه عند الله من لعنه الله وغضب عليه وجعل منهم القرده والخنازير وعبد الطغوت اوليك شر مكانا واضل عن سوا السبيل

Latin Literal

60. Kul hel unebbiukum bi şerrin min zâlike mesûbeten ındallâh(ındallâhi) men leanehullâhu ve gadıbe aleyhi ve ceale min humul kıredete vel hanâzîre ve abedet tâgût(tâgûte) ulâike şerrun mekânen ve edallu an sevâis sebîl(sebîli).

Türkçe Çeviri

De ki: "Haber vereyim mi sizlere bundan şerrini/kötüsünü bir karşılık (olarak) Allah'ın indinde/katında; kime lanet280 etti Allah ve gazap127 etti onun üzerine; ve yaptı onlardan maymunlar273 ve domuzlar549; ve kul oldu (o kimse) tâğûta442; işte bunlar; bir şerdir/kötüdür bir mekan/yer (olarak) ve daha dalalettedir128 dümdüz yoldan553.

Ahmed Samira Çevirisi

60 Say: "Do I inform you with worse/more hateful than that? Replacement/compensation (from) at God, whom God cursed/humiliated , and He became angry/angered (at) on him, and He made/created from them the apes/monkeys and the pigs/swine , and the everything worshipped other than God’s/devil’s worshippers, those (are at) a worse place/position and more misguided, from the way’s/road’s middle/straightness."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 hel هَلْ -
3 unebbiukum haber vereyim mi sizlere أُنَبِّئُكُمْ نبا
4 bişerrin şerrini/kötüsünü بِشَرٍّ شرر
5 min مِنْ -
6 zalike bundan ذَٰلِكَ -
7 mesubeten bir karşılık مَثُوبَةً ثوب
8 inde indinde/katında عِنْدَ عند
9 llahi Allah اللَّهِ -
10 men kime مَنْ -
11 leanehu lanet etti لَعَنَهُ لعن
12 llahu Allah اللَّهُ -
13 ve gadibe ve gazab etti وَغَضِبَ غضب
14 aleyhi üzerine onun عَلَيْهِ -
15 ve ceale ve yaptı وَجَعَلَ جعل
16 minhumu onlardan مِنْهُمُ -
17 l-kiradete maymunlar الْقِرَدَةَ قرد
18 velhanazira ve domuzlar وَالْخَنَازِيرَ خنزر
19 ve abede ve kul oldu (o kimse) وَعَبَدَ عبد
20 t-tagute Tâğût'a الطَّاغُوتَ طغي
21 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
22 şerrun bir şerdir/kötüdür شَرٌّ شرر
23 mekanen bir mekan (olarak) مَكَانًا كون
24 ve edellu ve daha dalalettedir وَأَضَلُّ ضلل
25 an عَنْ -
26 seva'i düz سَوَاءِ سوي
27 s-sebili yoldan السَّبِيلِ سبل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Domuzlaşma. Kavram 549

549 Savajizim ‘savaging’ (Barbarlık, Vahşilik) annenin yavrularına karşı sergilediği saldırgan davranışları ifade eden bir terimdir. Saldırgan davranışlar arasında kendi yavrusuna kaba davranma, yaralama, ısırma, saldırma, ezme ve öldürme (annenin bebek öldürmesi) yer alır. Savajizim birçok türde görülmekle birlikte, açık ara ağırlıklı olarak evcil domuzlarda (Sus scrofa domesticus) sergilenmektedir.Görüldüğü üzere Yüce Allah bir örnek veriyorsa akıl sahipleri olan bilim insanları bunu detaylı olarak incelemelidir. Domuz örnek verildiğine göre domuzu diğer hayvanlardan ayıran özel bir özelliğinin işaret edildiğini anlarız. Bu da mutlak ki evcil domuzlarda görülen savajizimdir. Müşrik insanların bir özeliği de domuzlaşmalarıdır. Yani domuzlardaki savajizim özelliğini göstermeleridir. Nerede bir savajizim varsa, barbarlık varsa, vahşilik varsa bilin ki orada müşrik bir din inancı hakimdir. Tek tanrıcılarda ise savajizim asla görülmez.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 81

Arapça Metin (Harekeli)

2427|20|81|كُلُوا۟ مِن طَيِّبَٰتِ مَا رَزَقْنَٰكُمْ وَلَا تَطْغَوْا۟ فِيهِ فَيَحِلَّ عَلَيْكُمْ غَضَبِى وَمَن يَحْلِلْ عَلَيْهِ غَضَبِى فَقَدْ هَوَىٰ

Arapça Metin (Harekesiz)

2427|20|81|كلوا من طيبت ما رزقنكم ولا تطغوا فيه فيحل عليكم غضبي ومن يحلل عليه غضبي فقد هوي

Latin Literal

81. Kulû min tayyibâti mâ rezaknâkum ve lâ tatgav fîhi fe yahılle aleykum gadabî ve men yahlil aleyhi gadabî fe kad hevâ.

Türkçe Çeviri

Yiyin temizlerinden rızıklandırdığımızın sizleri ve tâğûtlaşmayın442 onda*; öyle ki hulul917 eder üzerinize gazabım127; ve kimin üzerine hulul917 eder gazabım127; öyle ki muhakkak çökmüştür (o).

Ahmed Samira Çevirisi

81 Eat from tasty/goodnesses what We provided for you, and do not tyrannize/exceed the limit in it, so My anger takes place/descends on you, and whom My anger descends on him, so he had fallen/dropped .

Notlar

Not 1

*Heva, istek, arzu.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Üzerlerine gazap edilen kimseler Kavram 127

127 Yüce Allah'ın öfkesinin üzerlerine hak olduğu kimseler.

Tûğyân, tâğût Kavram 442

442 Azgınlık, sınırı aşma, sınırı çiğneme, taşkınlık, tiranlık, despotluk. Din konusunda ise kutsal kitapların hükümlerinin dışına çıkma, kutsal kitaplardan taşma, kutsal kitapların çizdiği hükümleri çiğnemedir. Tevrat'ın tâğûtu Talmud'tur. Kur'an'ın tâğûtu ise hadis kitaplarıdır.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 86

Arapça Metin (Harekeli)

2432|20|86|فَرَجَعَ مُوسَىٰٓ إِلَىٰ قَوْمِهِۦ غَضْبَٰنَ أَسِفًا قَالَ يَٰقَوْمِ أَلَمْ يَعِدْكُمْ رَبُّكُمْ وَعْدًا حَسَنًا أَفَطَالَ عَلَيْكُمُ ٱلْعَهْدُ أَمْ أَرَدتُّمْ أَن يَحِلَّ عَلَيْكُمْ غَضَبٌ مِّن رَّبِّكُمْ فَأَخْلَفْتُم مَّوْعِدِى

Arapça Metin (Harekesiz)

2432|20|86|فرجع موسي الي قومه غضبن اسفا قال يقوم الم يعدكم ربكم وعدا حسنا افطال عليكم العهد ام اردتم ان يحل عليكم غضب من ربكم فاخلفتم موعدي

Latin Literal

86. Fe recea mûsâ ilâ kavmihî gadbâne esifâ(esifen), kâle yâ kavmi e lem yaıdkum rabbukum va’den hasenâ(hasenen), e fe tâle aleykumul ahdu em eredtum en yahılle aleykum gadabun min rabbikum fe ahleftum mev’ıdî.

Türkçe Çeviri

Öyle ki geri döndü Mûsâ kavmine/toplumuna gazap* (-la) bir pişman** (olarak); dedi: "Ey kavmim/toplumum! Hiç vaat etmiyor muydu sizlere Rabbiniz4 güzel bir vaat? Öyle ki uzadı mı üzerinize ahit*** ya da razı mı oldunuz ki hulul917 eder üzerinize bir gazap127 Rabbinizden?; öyle ki halef kıldınız1109 vaadime."

Ahmed Samira Çevirisi

86 So Moses returned to his nation, angry sorrowfully/angrily. He said: "My nation, did not your Lord promise you a good/beautiful promise, did the promise/contract become long/last long on you, or you wanted/intended that anger (be) placed on you from your Lord, so you broke my appointment?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feracea öyle ki geri döndü فَرَجَعَ رجع
2 musa Mûsâ مُوسَىٰ -
3 ila إِلَىٰ -
4 kavmihi kavmine قَوْمِهِ قوم
5 gadbane gazap (-la) غَضْبَانَ غضب
6 esifen bir pişman أَسِفًا اسف
7 kale dedi قَالَ قول
8 ya kavmi ey kavmim/toplumum يَا قَوْمِ قوم
9 elem hiç أَلَمْ -
10 yeidkum vaat etmiyor muydu sizlere يَعِدْكُمْ وعد
11 rabbukum Rabbiniz رَبُّكُمْ ربب
12 vea'den bir vaat وَعْدًا وعد
13 hasenen bir güzel حَسَنًا حسن
14 efetale öyle ki uzadı mı أَفَطَالَ طول
15 aleykumu üzerinize عَلَيْكُمُ -
16 l-ahdu ahit الْعَهْدُ عهد
17 em ya da أَمْ -
18 eradtum razı mı oldunuz أَرَدْتُمْ رود
19 en ki أَنْ -
20 yehille hulul eder يَحِلَّ حلل
21 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
22 gadebun bir gazap غَضَبٌ غضب
23 min مِنْ -
24 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
25 feehleftum öyle ki ihtilaf edersiniz فَأَخْلَفْتُمْ خلف
26 mev'idi vaadime مَوْعِدِي وعد

Notlar

Not 1

*Öfke.**Onları bıraktığına da pişman olmuş olduğunu anlarız. ***Antlaşma çok mu uzun geldi size? Dayanamadınız mı? Sabredemediniz mi Rabbinizin fitnesine?

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Üzerlerine gazap edilen kimseler Kavram 127

127 Yüce Allah'ın öfkesinin üzerlerine hak olduğu kimseler.

60. Mümtehine Suresi

Ayet 13

Arapça Metin (Harekeli)

5161|60|13|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَوَلَّوْا۟ قَوْمًا غَضِبَ ٱللَّهُ عَلَيْهِمْ قَدْ يَئِسُوا۟ مِنَ ٱلْءَاخِرَةِ كَمَا يَئِسَ ٱلْكُفَّارُ مِنْ أَصْحَٰبِ ٱلْقُبُورِ

Arapça Metin (Harekesiz)

5161|60|13|يايها الذين امنوا لا تتولوا قوما غضب الله عليهم قد ييسوا من الاخره كما ييس الكفار من اصحب القبور

Latin Literal

13. Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ tetevellev kavmen gadıballâhu aleyhim kad yeisû minel âhireti kemâ yeisel kuffâru min ashâbil kubûr(kubûri).

Türkçe Çeviri

Ey iman47 etmiş kimseler! Veliler28 edinmeyin bir kavmi/toplumu (ki) gazap127 etti Allah üzerlerine; muhakkak umudu kestiler (onlar) ahiretten kâfirlerin25 kabir ashâbından194 umudu kestiği gibi.

Ahmed Samira Çevirisi

13 You, you those who believed, do not follow a nation God became angry/angered on them, they had despaired/become hopeless from the end (other life), as/like the disbelievers despair/become hopeless from the graves’/burial place’s owners 415

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 la لَا -
5 tetevellev veliler edinmeyin تَتَوَلَّوْا ولي
6 kavmen bir kavmi/toplumu قَوْمًا قوم
7 gadibe gazap etti غَضِبَ غضب
8 llahu Allah اللَّهُ -
9 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
10 kad muhakkak قَدْ -
11 yeisu umudu kestiler يَئِسُوا ياس
12 mine مِنَ -
13 l-ahirati ahiretten الْاخِرَةِ اخر
14 kema gibi كَمَا -
15 yeise umudu kestiği يَئِسَ ياس
16 l-kuffaru kâfirlerin الْكُفَّارُ كفر
17 min مِنْ -
18 eshabi ashabından أَصْحَابِ صحب
19 l-kuburi kabir الْقُبُورِ قبر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Veli Kavram 28

28 Koruyan, himaye eden yakın arkadaş. Çoğulu evliyadır.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Üzerlerine gazap edilen kimseler Kavram 127

127 Yüce Allah'ın öfkesinin üzerlerine hak olduğu kimseler.

Ashâb Kavram 194

194 Yoldaş; aynı yolda/amaçta yol alanlar, aynı mekanda ve zamanda kaderleri ortak olanlar.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 127: Üzerlerine gazap edilen kimseler

Kavram Bilgisi

Kavram Adı: Üzerlerine gazap edilen kimseler

Kavram No: 127

Kısa Açıklama: 127 Yüce Allah'ın öfkesinin üzerlerine hak olduğu kimseler.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 5

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Fâtiha Suresi - Ayet 7

Türkçe Meal: Kimselerin yoluna 125 (ki) nimet verdin üzerlerine 126 ; olmayan gazap edilen 127 üzerlerine; ve dalalet 128 içindekilerin değil.

Arapça: 7|1|7|صرط الذين انعمت عليهم غير المغضوب عليهم ولا الضالين

Mâide Suresi - Ayet 60

Türkçe Meal: De ki: "Haber vereyim mi sizlere bundan şerrini/kötüsünü bir karşılık (olarak) Allah'ın indinde/katında; kime lanet 280 etti Allah ve gazap 127 etti onun üzerine; ve yaptı onlardan maymunlar 273 ve domuzlar 549 ; ve kul oldu (o kimse) tâğûta 442 ; işte bunlar; bir şerdir/kötüdür bir mekan/yer (olarak) ve daha dalalettedir 128 dümdüz yoldan 553 .

Arapça: 729|5|60|قل هل انبيكم بشر من ذلك مثوبه عند الله من لعنه الله وغضب عليه وجعل منهم القرده والخنازير وعبد الطغوت اوليك شر مكانا واضل عن سوا السبيل

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 81

Türkçe Meal: Yiyin temizlerinden rızıklandırdığımızın sizleri ve tâğûtlaşmayın 442 onda * ; öyle ki hulul 917 eder üzerinize gazabım 127 ; ve kimin üzerine hulul 917 eder gazabım 127 ; öyle ki muhakkak çökmüştür (o).

Arapça: 2427|20|81|كلوا من طيبت ما رزقنكم ولا تطغوا فيه فيحل عليكم غضبي ومن يحلل عليه غضبي فقد هوي

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 86

Türkçe Meal: Öyle ki geri döndü Mûsâ kavmine/toplumuna gazap * (-la) bir pişman ** (olarak); dedi: "Ey kavmim/toplumum! Hiç vaat etmiyor muydu sizlere Rabbiniz 4 güzel bir vaat? Öyle ki uzadı mı üzerinize ahit *** ya da razı mı oldunuz ki hulul 917 eder üzerinize bir gazap 127 Rabbinizden?; öyle ki halef kıldınız 1109 vaadime."

Arapça: 2432|20|86|فرجع موسي الي قومه غضبن اسفا قال يقوم الم يعدكم ربكم وعدا حسنا افطال عليكم العهد ام اردتم ان يحل عليكم غضب من ربكم فاخلفتم موعدي

Mümtehine Suresi - Ayet 13

Türkçe Meal: Ey iman 47 etmiş kimseler! Veliler 28 edinmeyin bir kavmi/toplumu (ki) gazap 127 etti Allah üzerlerine; muhakkak umudu kestiler (onlar) ahiretten kâfirlerin 25 kabir ashâbından 194 umudu kestiği gibi.

Arapça: 5161|60|13|يايها الذين امنوا لا تتولوا قوما غضب الله عليهم قد ييسوا من الاخره كما ييس الكفار من اصحب القبور