Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 777: Sâlih

Bu kavram 11 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

777Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik.

4. Nisâ Suresi

Ayet 34

Arapça Metin (Harekeli)

527|4|34|ٱلرِّجَالُ قَوَّٰمُونَ عَلَى ٱلنِّسَآءِ بِمَا فَضَّلَ ٱللَّهُ بَعْضَهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ وَبِمَآ أَنفَقُوا۟ مِنْ أَمْوَٰلِهِمْ فَٱلصَّٰلِحَٰتُ قَٰنِتَٰتٌ حَٰفِظَٰتٌ لِّلْغَيْبِ بِمَا حَفِظَ ٱللَّهُ وَٱلَّٰتِى تَخَافُونَ نُشُوزَهُنَّ فَعِظُوهُنَّ وَٱهْجُرُوهُنَّ فِى ٱلْمَضَاجِعِ وَٱضْرِبُوهُنَّ فَإِنْ أَطَعْنَكُمْ فَلَا تَبْغُوا۟ عَلَيْهِنَّ سَبِيلًا إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلِيًّا كَبِيرًا

Arapça Metin (Harekesiz)

527|4|34|الرجال قومون علي النسا بما فضل الله بعضهم علي بعض وبما انفقوا من امولهم فالصلحت قنتت حفظت للغيب بما حفظ الله والتي تخافون نشوزهن فعظوهن واهجروهن في المضاجع واضربوهن فان اطعنكم فلا تبغوا عليهن سبيلا ان الله كان عليا كبيرا

Latin Literal

34. Er ricâlu kavvâmûne alân nisâi bi mâ faddalallâhu ba’dahum alâ ba’dın ve bi mâ enfekû min emvâlihim. Fes sâlihâtu kânitâtun hâfizâtun lil gaybi bi mâ hafizallâh(hafizallâhu). Vellâtî tehâfûne nuşûzehunne fe ızûhunne vahcurûhunn (vahcurûhunne) fîl medâcıı vadrıbûhunne, fe in ata’nekum fe lâ tebgû aleyhinne sebîlâ(sebîlen). İnnallâhe kâne aliyyen kebîrâ(kebîran).

Türkçe Çeviri

Erkekler kavvamdır501 kadınlara karşı; fazlalıklı kılmasıyla Allah'ın bir kısmı onlardan (insanlardan) bir kısma karşı ve mallarından infak6 ettikleriyle; öyle ki sâlih777 kadınlar kanaatkarlardır398; koruyanlardır gizliyi Allah'ın koruduğuyla (Allah'ın korunmasına hükmettiğiyle); ve o (kadınlardan) ki (eğer) korkarsanız kalkışmalar (dan)/yüksekten bakmalar (dan); öyle ki vaaz653 edin onlara; ve terk edin (kendiniz terk ederek) onları/ hicret edin onlardan yataklarda*; ve darbeyi vurun500 onlara; öyle ki itaat** ederlerse sizlere; öyle ki aramayın/bakınmayın onların aleyhine bir yol; doğrusu Allah oldu bir Aliyy373; bir Kebîr502.

Ahmed Samira Çevirisi

34 The men (are) taking care of matters for livelihood on (for) the women with what God preferred/favoured some of them (men and women) on some, and with what they spent from their (M) properties/possession , so the correct/righteous females are obeying humbly , worshipping humbly, protecting/safekeeping to the invisible with what God protected ; and those whom (F) you fear their (F) quarrel (disobedience) , so advise/warn them (F) and desert/abandon them (F) in the place of lying down (beds), and ignore/disregard/push them (F) , so if they obeyed you, so do not oppress/transgress on them (F) a way/method, that God was/is high, mighty/great.

Notlar

Not 1

*Yatağı ayırın. Cinsel ilişki kurmayın.**Boşanma darbesinin öne sürülmesiyle itaat ederlerse boşanmaktan vazgeçilir.

7. A'râf Suresi

Ayet 189

Arapça Metin (Harekeli)

1143|7|189|هُوَ ٱلَّذِى خَلَقَكُم مِّن نَّفْسٍ وَٰحِدَةٍ وَجَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا لِيَسْكُنَ إِلَيْهَا فَلَمَّا تَغَشَّىٰهَا حَمَلَتْ حَمْلًا خَفِيفًا فَمَرَّتْ بِهِۦ فَلَمَّآ أَثْقَلَت دَّعَوَا ٱللَّهَ رَبَّهُمَا لَئِنْ ءَاتَيْتَنَا صَٰلِحًا لَّنَكُونَنَّ مِنَ ٱلشَّٰكِرِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1143|7|189|هو الذي خلقكم من نفس وحده وجعل منها زوجها ليسكن اليها فلما تغشيها حملت حملا خفيفا فمرت به فلما اثقلت دعوا الله ربهما لين اتيتنا صلحا لنكونن من الشكرين

Latin Literal

189. Huvellezî halakakum min nefsin vâhıdetin ve ceale minhâ zevcehâ li yeskune ileyhâ, fe lemmâ tegaşşâhâ hamelet hamlen hafîfen fe merret bihî, fe lemmâ eskalet deavâllâhe rabbehumâ lein âteytenâ sâlihan le nekûnenne mineş şâkirîn(şâkirîne).

Türkçe Çeviri

O (ki) yaratandır sizleri tek bir nefisten201; ve yaptı (Allah) ondan (dişiden) eşini onun (dişinin); sükûn bulması için (erkeğin) onunla (dişiyle); öyle ki ne zaman sardı/örttü (erkek) onu (dişiyi); yüklendi (dişi) hafif bir yük; öyle ki geçti/geçirdi (dişi) onunla; öyle ki ne zaman ağırlaştı (dişi); çağırdı ikisi Allah’ı; Rablerini4; eğer verdiysen bizlere bir sâlih777; mutlak oluruz şükredenler43.

Ahmed Samira Çevirisi

189 He is who created you from one (F) self , and He made/created from it/her its spouse/husband to be tranquil/settle/secure to it/her, so when he covered/had sexual intercourse with her she carried/bore a light weight/pregnancy , so she passed with it, so when she became heavy, they (B) called God their (B)’s Lord: "If (E) You gave us correct/righteous, we will be/become (E) from the thankful/grateful."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 huve O هُوَ -
2 llezi (ki) الَّذِي -
3 halekakum yaratandır sizleri خَلَقَكُمْ خلق
4 min bir مِنْ -
5 nefsin nefisten نَفْسٍ نفس
6 vahidetin tek وَاحِدَةٍ وحد
7 ve ceale ve yaptı وَجَعَلَ جعل
8 minha ondan (dişiden) مِنْهَا -
9 zevceha eşini onun (dişinin) زَوْجَهَا زوج
10 liyeskune sukun bulması için (erkeğin) لِيَسْكُنَ سكن
11 ileyha onunla (dişiyle) إِلَيْهَا -
12 fe lemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
13 tegaşşaha sardı/örttü (erkek) onu (dişiyi) تَغَشَّاهَا غشو
14 hamelet yüklendi (dişi) حَمَلَتْ حمل
15 hamlen bir yük حَمْلًا حمل
16 hafifen hafif خَفِيفًا خفف
17 fe merrat öyle ki geçti (dişi) فَمَرَّتْ مرر
18 bihi onunla بِهِ -
19 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
20 eskalet ağırlaştı أَثْقَلَتْ ثقل
21 deava çağırdı ikisi دَعَوَا دعو
22 llahe Allah’ı اللَّهَ -
23 rabbehuma Rablerini رَبَّهُمَا ربب
24 lein eğer لَئِنْ -
25 ateytena verdiysen bizlere اتَيْتَنَا اتي
26 salihen bir salih صَالِحًا صلح
27 lenekunenne mutlak oluruz لَنَكُونَنَّ كون
28 mine مِنَ -
29 ş-şakirine şükredenler- الشَّاكِرِينَ شكر

7. A'râf Suresi

Ayet 190

Arapça Metin (Harekeli)

1144|7|190|فَلَمَّآ ءَاتَىٰهُمَا صَٰلِحًا جَعَلَا لَهُۥ شُرَكَآءَ فِيمَآ ءَاتَىٰهُمَا فَتَعَٰلَى ٱللَّهُ عَمَّا يُشْرِكُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1144|7|190|فلما اتيهما صلحا جعلا له شركا فيما اتيهما فتعلي الله عما يشركون

Latin Literal

190. Fe lemmâ âtâhumâ sâlihan cealâ lehu şurakâe fîmâ âtâhumâ, fe teâlâllâhu ammâ yuşrikûn(yuşrikûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki ne zaman verdi ikisine (Allah) bir sâlih777; yaptı* (erkek) O'na (Allah'a) ortaklar ikisine verdiğinde**; öyle ki yücelmiştir Allah şirk71 koştuklarından.

Ahmed Samira Çevirisi

190 So when He gave them (B) correct/righteous, they (B) made/created for Him partners in what He gave them (B), so God (is) high, mighty, exalted and dignified from what they share/make partners (with Him).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
2 atahuma verdi ikisine اتَاهُمَا اتي
3 salihen bir sâlih صَالِحًا صلح
4 ceala yaptı (erkek) جَعَلَا جعل
5 lehu O'na لَهُ -
6 şuraka'e ortaklar شُرَكَاءَ شرك
7 fima فِيمَا -
8 atahuma ikisine verdiğinde اتَاهُمَا اتي
9 feteaala öyle. ki yüceldi فَتَعَالَى علو
10 llahu Allah اللَّهُ -
11 amma عَمَّا -
12 yuşrikune şirk koştuklarından يُشْرِكُونَ شرك

Notlar

Not 1

*Eril tekil zamir önemlidir. Şirk koşanın erkek olduğunu anlarız.**Sâlih evlat veren sadece Yüce Allah'a teşekkür edeceğine O'nun astından şeye/şeylere de teşekkür etmiştir; şükretmiştir. Aracı saymıştır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Şirk koşmak/ortak koşmak Kavram 71

71 Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

Sâlih Kavram 777

777 Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik.

9. Tevbe Suresi

Ayet 102

Arapça Metin (Harekeli)

1337|9|102|وَءَاخَرُونَ ٱعْتَرَفُوا۟ بِذُنُوبِهِمْ خَلَطُوا۟ عَمَلًا صَٰلِحًا وَءَاخَرَ سَيِّئًا عَسَى ٱللَّهُ أَن يَتُوبَ عَلَيْهِمْ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1337|9|102|واخرون اعترفوا بذنوبهم خلطوا عملا صلحا واخر سييا عسي الله ان يتوب عليهم ان الله غفور رحيم

Latin Literal

102. Ve âharûna’terefû bi zunûbihim haletû amelen sâlihan ve âhare seyyiâ(seyyien), asâllâhu en yetûbe aleyhim, innallâhe gafûrun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

Ve diğerleri itiraf ettiler günahlarını/yanlışlarını; karıştırdılar sâlih777 bir ameli ve diğeri bir kötü (olanla); belki Allah ki tevbe eder üzerlerine; doğrusu Allah bir Gafûr’dur; bir Rahîm’dir.

Ahmed Samira Çevirisi

102 And others confessed/acknowledged because of their crimes, they mixed/mingled correct/righteous deeds work and other bad/evil, maybe/perhaps God that He forgives on them, that God (is) forgiving, merciful.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve aharune ve diğerleri وَاخَرُونَ اخر
2 a'terafu itiraf ettiler اعْتَرَفُوا عرف
3 bizunubihim günahlarını/yanlışlarını بِذُنُوبِهِمْ ذنب
4 haletu karıştırdılar خَلَطُوا خلط
5 amelen bir ameli عَمَلًا عمل
6 salihen bir salih صَالِحًا صلح
7 ve ahara ve diğeri وَاخَرَ اخر
8 seyyien bir kötü سَيِّئًا سوا
9 asa belki عَسَى عسي
10 llahu Allah اللَّهُ -
11 en ki أَنْ -
12 yetube tevbe eder يَتُوبَ توب
13 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
14 inne doğrusu إِنَّ -
15 llahe Allah اللَّهَ -
16 gafurun bir Gafûr’dur غَفُورٌ غفر
17 rahimun bir Rahîm’dir رَحِيمٌ رحم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sâlih Kavram 777

777 Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik.

9. Tevbe Suresi

Ayet 120

Arapça Metin (Harekeli)

1355|9|120|مَا كَانَ لِأَهْلِ ٱلْمَدِينَةِ وَمَنْ حَوْلَهُم مِّنَ ٱلْأَعْرَابِ أَن يَتَخَلَّفُوا۟ عَن رَّسُولِ ٱللَّهِ وَلَا يَرْغَبُوا۟ بِأَنفُسِهِمْ عَن نَّفْسِهِۦ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ لَا يُصِيبُهُمْ ظَمَأٌ وَلَا نَصَبٌ وَلَا مَخْمَصَةٌ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَلَا يَطَـُٔونَ مَوْطِئًا يَغِيظُ ٱلْكُفَّارَ وَلَا يَنَالُونَ مِنْ عَدُوٍّ نَّيْلًا إِلَّا كُتِبَ لَهُم بِهِۦ عَمَلٌ صَٰلِحٌ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُضِيعُ أَجْرَ ٱلْمُحْسِنِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1355|9|120|ما كان لاهل المدينه ومن حولهم من الاعراب ان يتخلفوا عن رسول الله ولا يرغبوا بانفسهم عن نفسه ذلك بانهم لا يصيبهم ظما ولا نصب ولا مخمصه في سبيل الله ولا يطون موطيا يغيظ الكفار ولا ينالون من عدو نيلا الا كتب لهم به عمل صلح ان الله لا يضيع اجر المحسنين

Latin Literal

120. Mâ kâne li ehlil medîneti ve men havlehum minel a’râbi en yetehallefû an resûlillâhi ve lâ yergabû bi enfusihim an nefsih(nefsihî), zâlike bi ennehum lâ yusîbuhum zameun ve lâ nasabun ve lâ mahmesatun fî sebîlillâhi ve lâ yetaûne mevtıan yagîzul kuffâre ve lâ yenâlûne min aduvvin neylen illâ kutibe lehum bihî amelun sâlih(sâlihun), innallâhe lâ yudîu ecrel muhsinîn(muhsinîne).

Türkçe Çeviri

Olmuş değildir şehir ehline568 ve Araplardan772 onların çevresinde (olan) kimseye ki geri kalırlar Allah'ın resûlünden*; ve tercih etmezler kendi nefislerini201 onun* nefsine201; işte budur; nedeniyledir onlara ki isabet etmez bir susuzluk; ve ne de bir yorgunluk/bitkinlik; ve ne de bir açlık Allah yolunda; ve adımlamazlar bir adım (ki) kızdırır/öfkelendirir kâfirleri; ve nail** olmazlar bir düşmana bir nail** (-le); ancak yazıldı**** onlara onunla sâlih777 bir amel***; doğrusu Allah zayi etmez muhsinlerin294 ecirlerini820.

Ahmed Samira Çevirisi

120 (It) was not to the city’s/town’s family/relation/people and who (is) around/surrounding them from the Arabs , that they delay (remain behind) from God’s messenger, and nor they wish/desire with themselves from his self/himself, that (is) because they (E) (experience) no thirst, and nor hardship/fatigue , and nor hunger strikes them in God’s sake , and they do not step on/set foot on a foothold (that) angers/enrages the131disbelievers, and they do not take/obtain (win) from an enemy receiving/obtaining (winning) except (that) it was written/decreed for them with it, correct/righteous deeds , that God does not loose/waste/destroy the good doer’s reward/wage .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ma değildir مَا -
2 kane olmuş كَانَ كون
3 liehli ehline لِأَهْلِ اهل
4 l-medineti şehir الْمَدِينَةِ مدن
5 ve men ve kimseye وَمَنْ -
6 havlehum onların çevresinde (olan) حَوْلَهُمْ حول
7 mine - مِنَ -
8 l-ea'rabi Araplardan الْأَعْرَابِ عرب
9 en ki أَنْ -
10 yetehallefu geri kalırlar يَتَخَلَّفُوا خلف
11 an عَنْ -
12 rasuli resûlünden رَسُولِ رسل
13 llahi Allah'ın اللَّهِ -
14 ve la ve وَلَا -
15 yergabu tercih etmezler يَرْغَبُوا رغب
16 bienfusihim kendi nefislerini بِأَنْفُسِهِمْ نفس
17 an عَنْ -
18 nefsihi onun nefsine نَفْسِهِ نفس
19 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
20 biennehum nedeniyledir onlara ki بِأَنَّهُمْ -
21 la لَا -
22 yusibuhum isabet etmez يُصِيبُهُمْ صوب
23 zemeun bir susuzluk ظَمَأٌ ظما
24 ve la ve ne de وَلَا -
25 nesabun bir yorgunluk/bitkinlik نَصَبٌ نصب
26 ve la ve ne de وَلَا -
27 mehmesatun bir açlık مَخْمَصَةٌ خمص
28 fi فِي -
29 sebili yolunda سَبِيلِ سبل
30 llahi Allah اللَّهِ -
31 ve la ve وَلَا -
32 yetaune adımlamazlar يَطَئُونَ وطا
33 mevtien bir adım (ki) مَوْطِئًا وطا
34 yegizu kızdırır/öfkelendirir يَغِيظُ غيظ
35 l-kuffara kâfirleri الْكُفَّارَ كفر
36 ve la ve وَلَا -
37 yenalune nail olmazlar يَنَالُونَ نيل
38 min مِنْ -
39 aduvvin bir düşmandan عَدُوٍّ عدو
40 neylen bir nail (-le) نَيْلًا نيل
41 illa dışında إِلَّا -
42 kutibe yazıldı كُتِبَ كتب
43 lehum onlara لَهُمْ -
44 bihi onunla بِهِ -
45 amelun bir amel عَمَلٌ عمل
46 salihun salih صَالِحٌ صلح
47 inne doğrusu إِنَّ -
48 llahe Allah اللَّهَ -
49 la لَا -
50 yudiu zayi etmez يُضِيعُ ضيع
51 ecra ecirleri أَجْرَ اجر
52 l-muhsinine muhsinlerin الْمُحْسِنِينَ حسن

Notlar

Not 1

*Resûl Muhammed.**Ulaşma, başarma, elde etme.***Yapma, eylem.****Yüce Allah yolunda yaşanan sıkıntıları Yüce Allah o kimseye bir salih amel olarak yazar; asla boşa çıkarmaz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Muhsin Kavram 294

294 Güzel işler yapan, güzelleştiren.

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

Arap Kavram 772

772 Kelime anlamı olarak açıkça/hatasız şekilde sesle ifade etmek, açık ve berrak şekilde söylemek/deklere etmek, ortaya koymak, bilinir etmek demektir. Araplar olarak bilinen insanları işaret eder. Çöl bedevileri olarak da bilinirler. Arap kavmi/toplumu da İsrailoğulları gibi Nûh'un soyundan gelmiştir.

Sâlih Kavram 777

777 Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik.

Ecir Kavram 820

820 Ödül, mükafat.

11. Hûd Suresi

Ayet 46

Arapça Metin (Harekeli)

1517|11|46|قَالَ يَٰنُوحُ إِنَّهُۥ لَيْسَ مِنْ أَهْلِكَ إِنَّهُۥ عَمَلٌ غَيْرُ صَٰلِحٍ فَلَا تَسْـَٔلْنِ مَا لَيْسَ لَكَ بِهِۦ عِلْمٌ إِنِّىٓ أَعِظُكَ أَن تَكُونَ مِنَ ٱلْجَٰهِلِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1517|11|46|قال ينوح انه ليس من اهلك انه عمل غير صلح فلا تسلن ما ليس لك به علم اني اعظك ان تكون من الجهلين

Latin Literal

46. Kâle yâ nûhu innehu leyse min ehlik(ehlike), innehu amelun gayru salih(salihin), fe lâ tes’elni mâ leyse leke bihî ilm(ilmun), innî eızuke en tekûne minel câhilîn(câhilîne).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Ey Nûh! Doğrusu o** olmadı senin ehlinden568; doğrusu onadır*** bir amel (ki) olmaksızındır bir sâlih777; öyle ki sual etme/sorma hakkında sana bir ilim olmayanı; doğrusu ben vaaz653 veririm sana ki olma cahillerden489."

Ahmed Samira Çevirisi

46 He said: "You Noah, that he is not from your family/relation/people. That he is (a) not correct/righteous deed, so do not question/ask Me, what is not with knowledge to you with it (you have no knowledge of), that I advise you that you be from the lowly/ignorant ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 ya nuhu ey Nûh يَا نُوحُ -
3 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
4 leyse olmadı لَيْسَ ليس
5 min مِنْ -
6 ehlike senin ehlinden أَهْلِكَ اهل
7 innehu doğrusu onadır إِنَّهُ -
8 amelun bir amel (ki) عَمَلٌ عمل
9 gayru olmaksızındır غَيْرُ غير
10 salihin bir salih صَالِحٍ صلح
11 fela öyle ki فَلَا -
12 teselni sual etme/sorma تَسْأَلْنِ سال
13 ma مَا -
14 leyse olmayanı لَيْسَ ليس
15 leke sana لَكَ -
16 bihi hakkında بِهِ -
17 ilmun bir ilim عِلْمٌ علم
18 inni doğrusu ben إِنِّي -
19 eizuke vaaz veririm sana أَعِظُكَ وعظ
20 en ki أَنْ -
21 tekune olma تَكُونَ كون
22 mine مِنَ -
23 l-cahiline cahillerden الْجَاهِلِينَ جهل

Notlar

Not 1

*Allah.**Oğlun.***Oğluna.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Cahil Kavram 489

489 Bilgisiz, bihaber, bilinçsizlik, farkındalığı olmayan.

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

vaaz Kavram 653

653 Öğüt vermek, uyarmak, nasihat etmek, bir fikri aşılamak.

Sâlih Kavram 777

777 Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik.

18. Kehf Suresi

Ayet 82

Arapça Metin (Harekeli)

2220|18|82|وَأَمَّا ٱلْجِدَارُ فَكَانَ لِغُلَٰمَيْنِ يَتِيمَيْنِ فِى ٱلْمَدِينَةِ وَكَانَ تَحْتَهُۥ كَنزٌ لَّهُمَا وَكَانَ أَبُوهُمَا صَٰلِحًا فَأَرَادَ رَبُّكَ أَن يَبْلُغَآ أَشُدَّهُمَا وَيَسْتَخْرِجَا كَنزَهُمَا رَحْمَةً مِّن رَّبِّكَ وَمَا فَعَلْتُهُۥ عَنْ أَمْرِى ذَٰلِكَ تَأْوِيلُ مَا لَمْ تَسْطِع عَّلَيْهِ صَبْرًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2220|18|82|واما الجدار فكان لغلمين يتيمين في المدينه وكان تحته كنز لهما وكان ابوهما صلحا فاراد ربك ان يبلغا اشدهما ويستخرجا كنزهما رحمه من ربك وما فعلته عن امري ذلك تاويل ما لم تسطع عليه صبرا

Latin Literal

82. Ve emmel cidâru fe kâne li gulâmeyni yetîmeyni fîl medîneti ve kâne tahtehu kenzun lehumâ ve kâne ebûhumâ sâlihâ(sâlihan), fe erâde rabbuke en yeblugâ eşuddehumâ ve yestahricâ kenzehumâ rahmeten min rabbik(rabbike) ve mâ fealtuhu an emrî, zâlike te’vîlu mâ lem testı’ aleyhi sabrâ(sabren).

Türkçe Çeviri

"Ve gelince duvara; öyle ki olmuştu* şehirdeki yetim iki gılmâna412; ve olmuştu altında onun** bir hazine o ikisine***; ve olmuştu babaları o ikisinin**** bir sâlih777; öyle ki murat etti (senin) Rabbin4 ki erişsin o ikisi***** güçlü çağlarına; ve çıkarsın o ikisi***** hazinelerini; bir rahmettir271 (senin) Rabbinden4; ve faaliyet etmiş değilim onu kendi emrimden/işimden; işte bu; tevilidir401 asla itaat edemediğinin****** kendisi üzerine bir sabır51."

Ahmed Samira Çevirisi

82 And as for the wall, so it was (belonging) to two boys , two orphans in the city/town, and under it was a treasure/buried treasure for them (B), and their (B)’s father was correct/righteous, so your Lord wanted/willed that they (B) reach their (B)’s maturity/strength, and they (B) bring out their (B)’s treasure/buried treasure, mercy from your Lord, and I did not make/do it from my matter/affair, that (is) explanation/interpretation (of) what you were not able (to have) patience on it.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve emma ve gelince وَأَمَّا -
2 l-cidaru duvara الْجِدَارُ جدر
3 fekane öyle ki olmuştu فَكَانَ كون
4 ligulameyni iki gılmâna لِغُلَامَيْنِ غلم
5 yetimeyni iki yetim يَتِيمَيْنِ يتم
6 fi فِي -
7 l-medineti şehirde الْمَدِينَةِ مدن
8 ve kane ve olmuştu وَكَانَ كون
9 tehtehu altında onun تَحْتَهُ تحت
10 kenzun bir hazine كَنْزٌ كنز
11 lehuma ikisine لَهُمَا -
12 ve kane ve olmuştu وَكَانَ كون
13 ebuhuma babaları ikisinin أَبُوهُمَا ابو
14 salihen bir salih صَالِحًا صلح
15 feerade öyle ki murat etti فَأَرَادَ رود
16 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
17 en ki أَنْ -
18 yebluga ulaşır ikisi يَبْلُغَا بلغ
19 eşuddehuma daha şiddetlisine أَشُدَّهُمَا شدد
20 ve yestehrica ve çıkarsın ikisi وَيَسْتَخْرِجَا خرج
21 kenzehuma hazinelerini كَنْزَهُمَا كنز
22 rahmeten bir rahmettir رَحْمَةً رحم
23 min مِنْ -
24 rabbike (senin) Rabbinden رَبِّكَ ربب
25 ve ma ve değilim وَمَا -
26 fealtuhu faaliyete geçirir onu فَعَلْتُهُ فعل
27 an عَنْ -
28 emri emrimden أَمْرِي امر
29 zalike işte budur ذَٰلِكَ -
30 te'vilu tevili تَأْوِيلُ اول
31 ma مَا -
32 lem asla لَمْ -
33 testia' itaat edemediğin تَسْطِعْ طوع
34 aleyhi kendisi üzerine عَلَيْهِ -
35 sabran bir sabır صَبْرًا صبر

Notlar

Not 1

*Duvar.**Duvarın.***O iki gılmâna.****O iki gılmânın.*****O iki gılmân.******Uyum gösteremediğin, dayanamadığın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Sabır/sabr. Kavram 51

51 Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

Tevil Kavram 401

401 Yorumlamak, mana vermek, anlamlandırmak.

Gılmân Kavram 412

412 Delikanlı. Oğlan.

Sâlih Kavram 777

777 Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik.

18. Kehf Suresi

Ayet 110

Arapça Metin (Harekeli)

2248|18|110|قُلْ إِنَّمَآ أَنَا۠ بَشَرٌ مِّثْلُكُمْ يُوحَىٰٓ إِلَىَّ أَنَّمَآ إِلَٰهُكُمْ إِلَٰهٌ وَٰحِدٌ فَمَن كَانَ يَرْجُوا۟ لِقَآءَ رَبِّهِۦ فَلْيَعْمَلْ عَمَلًا صَٰلِحًا وَلَا يُشْرِكْ بِعِبَادَةِ رَبِّهِۦٓ أَحَدًۢا

Arapça Metin (Harekesiz)

2248|18|110|قل انما انا بشر مثلكم يوحي الي انما الهكم اله وحد فمن كان يرجوا لقا ربه فليعمل عملا صلحا ولا يشرك بعباده ربه احدا

Latin Literal

110. Kul innemâ ene beşerun mislukum yûhâ ileyye ennemâ ilâhukum ilâhun vâhid(vâhidun), fe men kâne yercû likâe rabbihî fel ya’mel amelen sâlihan ve lâ yuşrik bi ıbâdeti rabbihî ehadâ(ehaden).

Türkçe Çeviri

De ki*: "Ancak ki ben* bir beşerim432 misli870 sizlerin; vahy603 ediliyor bana ki ancak ilâhınız74 bir tek ilâhtır74; öyle ki kim oldu rica eder karşılaşmayı Rabbine4; öyle ki yapsın sâlih777 bir amel1072 ve şirk71 koşmasın kulluğuyla46** Rabbine4 birini.

Ahmed Samira Çevirisi

110 Say: "Truly I am (a) human equal/alike to you, (it) is being inspired/transmitted to me that your God (is) one God, so who was hoping/expecting his Lord’s meeting, so he makes/does (E) correct/righteous deeds deed , and he does not share/make partners with worshipping his Lord anyone." 207

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 innema ancak ki إِنَّمَا -
3 ena ben أَنَا -
4 beşerun bir beşerim بَشَرٌ بشر
5 mislukum misli sizlerin مِثْلُكُمْ مثل
6 yuha vahy ediliyor يُوحَىٰ وحي
7 ileyye bana إِلَيَّ -
8 ennema ki ancak أَنَّمَا -
9 ilahukum ilâhınız إِلَٰهُكُمْ اله
10 ilahun ilâhtır إِلَٰهٌ اله
11 vahidun bir tek وَاحِدٌ وحد
12 femen öyle ki kim فَمَنْ -
13 kane oldu كَانَ كون
14 yercu rica eder يَرْجُو رجو
15 lika'e karşılaşmayı لِقَاءَ لقي
16 rabbihi Rabbine رَبِّهِ ربب
17 felyea'mel öyle ki yapsın فَلْيَعْمَلْ عمل
18 amelen bir amel عَمَلًا عمل
19 salihen sâlih صَالِحًا صلح
20 ve la ve وَلَا -
21 yuşrik şirk koşmasın يُشْرِكْ شرك
22 biibadeti kulluğuyla بِعِبَادَةِ عبد
23 rabbihi Rabbine رَبِّهِ ربب
24 ehaden birini أَحَدًا احد

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**Kulluk ederken şirk koşmasın, ortak koşmasın. İnsanların çoğu Yüce Allah'a ancak şirk koşarak iman ederler. Kulluklarına şirk karıştırırlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kulluk etmek Kavram 46

46 Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.

Şirk koşmak/ortak koşmak Kavram 71

71 Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

ilâh Kavram 74

74 Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Beşer Kavram 432

432 İnsanoğlu.

Vahiy, vahy etmek. Kavram 603

603 Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Sâlih Kavram 777

777 Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik.

Misal, misil, çoğulu emsal. Kavram 870

870 Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

19. Meryem Suresi

Ayet 60

Arapça Metin (Harekeli)

2308|19|60|إِلَّا مَن تَابَ وَءَامَنَ وَعَمِلَ صَٰلِحًا فَأُو۟لَٰٓئِكَ يَدْخُلُونَ ٱلْجَنَّةَ وَلَا يُظْلَمُونَ شَيْـًٔا

Arapça Metin (Harekesiz)

2308|19|60|الا من تاب وامن وعمل صلحا فاوليك يدخلون الجنه ولا يظلمون شيا

Latin Literal

60. İllâ men tâbe ve âmene ve amile sâlihan fe ulâike yedhulûnel cennete ve lâ yuzlemûne şey’â(şey’en).

Türkçe Çeviri

Dışındadır kimseler (ki) tevbe33 ettiler; ve iman ettiler47; ve yaptılar bir sâlih777; öyle ki işte bunlar; girerler cennete970 ve zulmedilmezler257 bir şey.

Ahmed Samira Çevirisi

60 Except who repented and believed and made/did correct/righteous deeds, so those, they enter the Paradise, and they are not being caused injustice to/oppressed a thing.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 illa dışındadır إِلَّا -
2 men kimseler مَنْ -
3 tabe tevbe ettiler تَابَ توب
4 ve amene ve iman ettiler وَامَنَ امن
5 ve amile ve yaptılar وَعَمِلَ عمل
6 salihen bir sâlih صَالِحًا صلح
7 feulaike öyle ki işte bunlar فَأُولَٰئِكَ -
8 yedhulune girerler يَدْخُلُونَ دخل
9 l-cennete cennete الْجَنَّةَ جنن
10 ve la ve وَلَا -
11 yuzlemune zulmedilmezler يُظْلَمُونَ ظلم
12 şey'en bir şey شَيْئًا شيا

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Tevbe Kavram 33

33 Dönmek, vazgeçmek.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Sâlih Kavram 777

777 Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik.

33. Ahzâb Suresi

Ayet 31

Arapça Metin (Harekeli)

3562|33|31|وَمَن يَقْنُتْ مِنكُنَّ لِلَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَتَعْمَلْ صَٰلِحًا نُّؤْتِهَآ أَجْرَهَا مَرَّتَيْنِ وَأَعْتَدْنَا لَهَا رِزْقًا كَرِيمًا

Arapça Metin (Harekesiz)

3562|33|31|ومن يقنت منكن لله ورسوله وتعمل صلحا نوتها اجرها مرتين واعتدنا لها رزقا كريما

Latin Literal

31. Ve men yaknut min kunne lillâhi ve resûlihi ve ta’mel sâlihan nu’tihâ ecrehâ merreteyni ve a’tednâ lehâ rızkan kerîmâ(kerîmen).

Türkçe Çeviri

Ve kim kanaat eder sizlerden* Allah'a ve resûlüne; ve yapar bir sâlih777; veririz ona** ecrini/karşılığını iki kez724; ve hazırladık ona** cömert bir rızık.

Ahmed Samira Çevirisi

31 And who from you obeys humbly to God and His messenger and makes/does correct/righteous deeds, We give/bring her her reward twice, and We prepared for her an honoured/generous provision .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve men ve kim وَمَنْ -
2 yeknut kanaat eder يَقْنُتْ قنت
3 minkunne sizlerden مِنْكُنَّ -
4 lillahi Allah'a لِلَّهِ -
5 ve rasulihi ve resulüne وَرَسُولِهِ رسل
6 ve tea'mel ve yapar وَتَعْمَلْ عمل
7 salihen bir salih صَالِحًا صلح
8 nu'tiha veririz ona نُؤْتِهَا اتي
9 ecraha ecrini onun أَجْرَهَا اجر
10 merrateyni iki kez مَرَّتَيْنِ مرر
11 ve ea'tedna ve hazırladık وَأَعْتَدْنَا عتد
12 leha ona لَهَا -
13 rizkan bir rızık رِزْقًا رزق
14 kerimen cömert كَرِيمًا كرم

Notlar

Not 1

*Nebi Muhammed'in kadınları.**O kadına.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sâlih Kavram 777

777 Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik.

65. Talâk Suresi

Ayet 11

Arapça Metin (Harekeli)

5226|65|11|رَّسُولًا يَتْلُوا۟ عَلَيْكُمْ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ مُبَيِّنَٰتٍ لِّيُخْرِجَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ مِنَ ٱلظُّلُمَٰتِ إِلَى ٱلنُّورِ وَمَن يُؤْمِنۢ بِٱللَّهِ وَيَعْمَلْ صَٰلِحًا يُدْخِلْهُ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا قَدْ أَحْسَنَ ٱللَّهُ لَهُۥ رِزْقًا

Arapça Metin (Harekesiz)

5226|65|11|رسولا يتلوا عليكم ايت الله مبينت ليخرج الذين امنوا وعملوا الصلحت من الظلمت الي النور ومن يومن بالله ويعمل صلحا يدخله جنت تجري من تحتها الانهر خلدين فيها ابدا قد احسن الله له رزقا

Latin Literal

11. Resûlen yetlû aleykum âyâtillâhi mubeyyinâtin li yuhricellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti minez zulumâti ilen nûr(nûri), ve men yû’min billâhi ve ya’mel sâlihan yudhilhu cennâtin tecrî min tahtihel enhâru hâlidîne fîhâ ebedâ(ebeden), kad ahsenallâhu lehu rızkâ(rızkan).

Türkçe Çeviri

Bir resûldür418* (ki) okur sizlere Allah'ın ayetlerini454 beyanatlarla620; çıkarması için (Allah’ın) iman47 etmiş kimseleri ve sâlihât18 yapmışları karanlıklardan nura** doğru; ve kim iman47 eder Allah'a ve yapar bir sâlih777 sokar/girdirir onu (Allah) cennetlere; akar altından onun*** nehirler; ölümsüzlerdir185 orada ebediyen; muhakkak daha güzelleştirir Allah ona**** bir rızık (-la).

Ahmed Samira Çevirisi

11 A messenger, he reads/recites on you God’s evident verses/evidences , to bring/drive out those who believed and made/did the correct/righteous deeds from the darknesses to the light, and who believes with (in) God and makes/does correct/righteous deeds, He enters him (into) treed gardens/paradises, the rivers/waterways flow from beneath it, immortally/eternally in it (for) ever (E), God had bettered for him a provision .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rasulen bir resûldür (ki) رَسُولًا رسل
2 yetlu okur يَتْلُو تلو
3 aleykum sizlere عَلَيْكُمْ -
4 ayati ayetlerini ايَاتِ ايي
5 llahi Allah'ın اللَّهِ -
6 mubeyyinatin beyanatlar (-la) مُبَيِّنَاتٍ بين
7 liyuhrice çıkarması için (Allah’ın) لِيُخْرِجَ خرج
8 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
9 amenu iman etmiş امَنُوا امن
10 ve amilu ve yapmış وَعَمِلُوا عمل
11 s-salihati salihat الصَّالِحَاتِ صلح
12 mine مِنَ -
13 z-zulumati karanlıklardan الظُّلُمَاتِ ظلم
14 ila doğru إِلَى -
15 n-nuri nura النُّورِ نور
16 ve men ve kim وَمَنْ -
17 yu'min iman eder يُؤْمِنْ امن
18 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
19 ve yea'mel ve yapar وَيَعْمَلْ عمل
20 salihen bir salih صَالِحًا صلح
21 yudhilhu sokar/girdirir onu (Allah) يُدْخِلْهُ دخل
22 cennatin cennetlere جَنَّاتٍ جنن
23 tecri akar تَجْرِي جري
24 min مِنْ -
25 tehtiha altından onun تَحْتِهَا تحت
26 l-enharu nehirler الْأَنْهَارُ نهر
27 halidine ölümsüzlerdir خَالِدِينَ خلد
28 fiha orada فِيهَا -
29 ebeden ebedidiyen أَبَدًا ابد
30 kad muhakkak قَدْ -
31 ehsene daha güzelleştirir أَحْسَنَ حسن
32 llahu Allah اللَّهُ -
33 lehu ona لَهُ -
34 rizkan bir rızık (-la) رِزْقًا رزق

Notlar

Not 1

*Resûl Muhammed.**Aydınlık.***Cennetin.****Kimseye.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sâlihât Kavram 18

18 Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik işler; bu yolla ilgili her şey.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Ölümsüzler Kavram 185

185 Hâlidûn, ölümsüz, ölmeyen. Cennet evrenleri var olduğu sürece ölmeyen. Cehennem evreni var olduğu sürece ölmeyen.

Resûl Kavram 418

418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.

Ayetler Kavram 454

454 Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.

Beyanat Kavram 620

620 Gizli saklı olmadan açıkça deklere edilmiş, apaçık bildirilmiş, belli edilmiş, apaçık ifade edilmiş.

Sâlih Kavram 777

777 Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 777: Sâlih

Kavram Bilgisi

Kavram Adı: Sâlih

Kavram No: 777

Kısa Açıklama: 777 Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 11

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Nisâ Suresi - Ayet 34

Türkçe Meal: Erkekler kavvamdır 501 kadınlara karşı; fazlalıklı kılmasıyla Allah'ın bir kısmı onlardan (insanlardan) bir kısma karşı ve mallarından infak 6 ettikleriyle; öyle ki sâlih 777 kadınlar kanaatkarlardır 398 ; koruyanlardır gizliyi Allah'ın koruduğuyla (Allah'ın korunmasına hükmettiğiyle); ve o (kadınlardan) ki (eğer) korkarsanız kalkışmalar (dan)/yüksekten bakmalar (dan); öyle ki vaaz 653 edin onlara; ve terk edin (kendiniz terk ederek) onları/ hicret edin onlardan yataklarda * ; ve darbeyi vurun 500 onlara; öyle ki itaat ** ederlerse sizlere; öyle ki aramayın/bakınmayın onların aleyhine bir yol; doğrusu Allah oldu bir Aliyy 373 ; bir Kebîr 502 .

Arapça: 527|4|34|الرجال قومون علي النسا بما فضل الله بعضهم علي بعض وبما انفقوا من امولهم فالصلحت قنتت حفظت للغيب بما حفظ الله والتي تخافون نشوزهن فعظوهن واهجروهن في المضاجع واضربوهن فان اطعنكم فلا تبغوا عليهن سبيلا ان الله كان عليا كبيرا

A'râf Suresi - Ayet 189

Türkçe Meal: O (ki) yaratandır sizleri tek bir nefisten 201 ; ve yaptı (Allah) ondan (dişiden) eşini onun (dişinin); sükûn bulması için (erkeğin) onunla (dişiyle); öyle ki ne zaman sardı/örttü (erkek) onu (dişiyi); yüklendi (dişi) hafif bir yük; öyle ki geçti/geçirdi (dişi) onunla; öyle ki ne zaman ağırlaştı (dişi); çağırdı ikisi Allah’ı; Rablerini 4 ; eğer verdiysen bizlere bir sâlih 777 ; mutlak oluruz şükredenler 43 .

Arapça: 1143|7|189|هو الذي خلقكم من نفس وحده وجعل منها زوجها ليسكن اليها فلما تغشيها حملت حملا خفيفا فمرت به فلما اثقلت دعوا الله ربهما لين اتيتنا صلحا لنكونن من الشكرين

A'râf Suresi - Ayet 190

Türkçe Meal: Öyle ki ne zaman verdi ikisine (Allah) bir sâlih 777 ; yaptı * (erkek) O'na (Allah'a) ortaklar ikisine verdiğinde ** ; öyle ki yücelmiştir Allah şirk 71 koştuklarından.

Arapça: 1144|7|190|فلما اتيهما صلحا جعلا له شركا فيما اتيهما فتعلي الله عما يشركون

Tevbe Suresi - Ayet 102

Türkçe Meal: Ve diğerleri itiraf ettiler günahlarını/yanlışlarını; karıştırdılar sâlih 777 bir ameli ve diğeri bir kötü (olanla); belki Allah ki tevbe eder üzerlerine; doğrusu Allah bir Gafûr’dur; bir Rahîm’dir.

Arapça: 1337|9|102|واخرون اعترفوا بذنوبهم خلطوا عملا صلحا واخر سييا عسي الله ان يتوب عليهم ان الله غفور رحيم

Tevbe Suresi - Ayet 120

Türkçe Meal: Olmuş değildir şehir ehline 568 ve Araplardan 772 onların çevresinde (olan) kimseye ki geri kalırlar Allah'ın resûlünden * ; ve tercih etmezler kendi nefislerini 201 onun * nefsine 201 ; işte budur; nedeniyledir onlara ki isabet etmez bir susuzluk; ve ne de bir yorgunluk/bitkinlik; ve ne de bir açlık Allah yolunda; ve adımlamazlar bir adım (ki) kızdırır/öfkelendirir kâfirleri; ve nail ** olmazlar bir düşmana bir nail ** (-le); ancak yazıldı **** onlara onunla sâlih 777 bir amel *** ; doğrusu Allah zayi etmez muhsinlerin 294 ecirlerini 820 .

Arapça: 1355|9|120|ما كان لاهل المدينه ومن حولهم من الاعراب ان يتخلفوا عن رسول الله ولا يرغبوا بانفسهم عن نفسه ذلك بانهم لا يصيبهم ظما ولا نصب ولا مخمصه في سبيل الله ولا يطون موطيا يغيظ الكفار ولا ينالون من عدو نيلا الا كتب لهم به عمل صلح ان الله لا يضيع اجر المحسنين

Hûd Suresi - Ayet 46

Türkçe Meal: Dedi * : "Ey Nûh! Doğrusu o ** olmadı senin ehlinden 568 ; doğrusu onadır *** bir amel (ki) olmaksızındır bir sâlih 777 ; öyle ki sual etme/sorma hakkında sana bir ilim olmayanı; doğrusu ben vaaz 653 veririm sana ki olma cahillerden 489 ."

Arapça: 1517|11|46|قال ينوح انه ليس من اهلك انه عمل غير صلح فلا تسلن ما ليس لك به علم اني اعظك ان تكون من الجهلين

Kehf Suresi - Ayet 82

Türkçe Meal: "Ve gelince duvara; öyle ki olmuştu * şehirdeki yetim iki gılmâna 412 ; ve olmuştu altında onun ** bir hazine o ikisine *** ; ve olmuştu babaları o ikisinin **** bir sâlih 777 ; öyle ki murat etti (senin) Rabbin 4 ki erişsin o ikisi ***** güçlü çağlarına; ve çıkarsın o ikisi ***** hazinelerini; bir rahmettir 271 (senin) Rabbinden 4 ; ve faaliyet etmiş değilim onu kendi emrimden/işimden; işte bu; tevilidir 401 asla itaat edemediğinin ****** kendisi üzerine bir sabır 51 ."

Arapça: 2220|18|82|واما الجدار فكان لغلمين يتيمين في المدينه وكان تحته كنز لهما وكان ابوهما صلحا فاراد ربك ان يبلغا اشدهما ويستخرجا كنزهما رحمه من ربك وما فعلته عن امري ذلك تاويل ما لم تسطع عليه صبرا

Kehf Suresi - Ayet 110

Türkçe Meal: De ki * : "Ancak ki ben * bir beşerim 432 misli 870 sizlerin; vahy 603 ediliyor bana ki ancak ilâhınız 74 bir tek ilâhtır 74 ; öyle ki kim oldu rica eder karşılaşmayı Rabbine 4 ; öyle ki yapsın sâlih 777 bir amel 1072 ve şirk 71 koşmasın kulluğuyla 46 ** Rabbine 4 birini.

Arapça: 2248|18|110|قل انما انا بشر مثلكم يوحي الي انما الهكم اله وحد فمن كان يرجوا لقا ربه فليعمل عملا صلحا ولا يشرك بعباده ربه احدا

Meryem Suresi - Ayet 60

Türkçe Meal: Dışındadır kimseler (ki) tevbe 33 ettiler; ve iman ettiler 47 ; ve yaptılar bir sâlih 777 ; öyle ki işte bunlar; girerler cennete 970 ve zulmedilmezler 257 bir şey.

Arapça: 2308|19|60|الا من تاب وامن وعمل صلحا فاوليك يدخلون الجنه ولا يظلمون شيا

Ahzâb Suresi - Ayet 31

Türkçe Meal: Ve kim kanaat eder sizlerden * Allah'a ve resûlüne; ve yapar bir sâlih 777 ; veririz ona ** ecrini/karşılığını iki kez 724 ; ve hazırladık ona ** cömert bir rızık.

Arapça: 3562|33|31|ومن يقنت منكن لله ورسوله وتعمل صلحا نوتها اجرها مرتين واعتدنا لها رزقا كريما

Talâk Suresi - Ayet 11

Türkçe Meal: Bir resûldür 418 * (ki) okur sizlere Allah'ın ayetlerini 454 beyanatlarla 620 ; çıkarması için (Allah’ın) iman 47 etmiş kimseleri ve sâlihât 18 yapmışları karanlıklardan nura ** doğru; ve kim iman 47 eder Allah'a ve yapar bir sâlih 777 sokar/girdirir onu (Allah) cennetlere; akar altından onun *** nehirler; ölümsüzlerdir 185 orada ebediyen; muhakkak daha güzelleştirir Allah ona **** bir rızık (-la).

Arapça: 5226|65|11|رسولا يتلوا عليكم ايت الله مبينت ليخرج الذين امنوا وعملوا الصلحت من الظلمت الي النور ومن يومن بالله ويعمل صلحا يدخله جنت تجري من تحتها الانهر خلدين فيها ابدا قد احسن الله له رزقا