Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 568: Ahali, ehli.

Bu kavram 34 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

568Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

7. A'râf Suresi

Ayet 83

Arapça Metin (Harekeli)

1037|7|83|فَأَنجَيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥٓ إِلَّا ٱمْرَأَتَهُۥ كَانَتْ مِنَ ٱلْغَٰبِرِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1037|7|83|فانجينه واهله الا امراته كانت من الغبرين

Latin Literal

83. Fe enceynâhu ve ehlehû illemreetehu kânet minel gâbirîn(gâbirîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki kurtardık onu* ve ahalisini568 karısı/kadını dışında; oldu (karısı/kadını) geride kalanlardan.

Ahmed Samira Çevirisi

83 So We saved/rescued him and his family/people except his woman (wife) was from the remaining behind."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feenceynahu öyle ki kurtardık onu فَأَنْجَيْنَاهُ نجو
2 ve ehlehu ve ahalisini وَأَهْلَهُ اهل
3 illa dışında إِلَّا -
4 mraetehu karısı امْرَأَتَهُ مرا
5 kanet oldu كَانَتْ كون
6 mine مِنَ -
7 l-gabirine geride kalanlardan الْغَابِرِينَ غبر

Notlar

Not 1

*Lût'u.

7. A'râf Suresi

Ayet 94

Arapça Metin (Harekeli)

1048|7|94|وَمَآ أَرْسَلْنَا فِى قَرْيَةٍ مِّن نَّبِىٍّ إِلَّآ أَخَذْنَآ أَهْلَهَا بِٱلْبَأْسَآءِ وَٱلضَّرَّآءِ لَعَلَّهُمْ يَضَّرَّعُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1048|7|94|وما ارسلنا في قريه من نبي الا اخذنا اهلها بالباسا والضرا لعلهم يضرعون

Latin Literal

94. Ve mâ erselnâ fî karyetin min nebiyyin illâ ehaznâ ehlehâ bil be’sâi ved darrâi leallehum yaddarraûn(yaddarraûne).

Türkçe Çeviri

Ve göndermiş değiliz bir kente hiçbir nebi132 (ki) tuttuk ahalisini568 onun (kentin) ızdırapla/sıkıntıyla/zorlukla ve darlıkla; belki onlar alçak gönüllü* olurlar.

Ahmed Samira Çevirisi

94 And We did not sent in a village/urban city from a prophet except We took its people with the misery/hardships , and the calamity/disastrous distress, maybe/perhaps they become humble and humiliate themselves .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değiliz وَمَا -
2 erselna göndermiş أَرْسَلْنَا رسل
3 fi فِي -
4 karyetin bir kente قَرْيَةٍ قري
5 min hiçbir مِنْ -
6 nebiyyin nebi نَبِيٍّ نبا
7 illa إِلَّا -
8 ehazna tuttuk أَخَذْنَا اخذ
9 ehleha ahalisini onun (kentin) أَهْلَهَا اهل
10 bil-be'sa'i ızdırapla/sıkıntıyla/zorlukla بِالْبَأْسَاءِ باس
11 ve dderra'i ve darlıkla وَالضَّرَّاءِ ضرر
12 leallehum belki onlar لَعَلَّهُمْ -
13 yedderraune alçak gönüllü olurlar يَضَّرَّعُونَ ضرع

Notlar

Not 1

*Kendilerine nebi gelmiş olan kentlere özel bir durum vardır. Rabbimiz nebiye itaat edilmesini istediği için o kentin ahalisini alçak gönüllü olmaya zorlamaktadır.

7. A'râf Suresi

Ayet 96

Arapça Metin (Harekeli)

1050|7|96|وَلَوْ أَنَّ أَهْلَ ٱلْقُرَىٰٓ ءَامَنُوا۟ وَٱتَّقَوْا۟ لَفَتَحْنَا عَلَيْهِم بَرَكَٰتٍ مِّنَ ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ وَلَٰكِن كَذَّبُوا۟ فَأَخَذْنَٰهُم بِمَا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1050|7|96|ولو ان اهل القري امنوا واتقوا لفتحنا عليهم بركت من السما والارض ولكن كذبوا فاخذنهم بما كانوا يكسبون

Latin Literal

96. Ve lev enne ehlel kurâ âmenû vettekav le fetahnâ aleyhim berekâtin mines semâi vel ardı ve lâkin kezzebû fe ehaznâhum bimâ kânû yeksibûn(yeksibûne).

Türkçe Çeviri

Ve şayet ki kentlerin ehli568 (olanlar) iman47 etselerdi ve takvalı21 olsalardı; öyle ki açardık üzerlerine bereketler gökten180 ve yerden; velakin/fakat yalanladılar244; öyle ki tuttuk onları kazanır olduklarıyla.

Ahmed Samira Çevirisi

96 And if that the villages’/urban cities’ peoples believed and feared and obeyed, We would have opened/eased on them blessings from the sky/space and the earth/Planet Earth, and but they denied/falsified , so We took/punished them because (of)what they were acquiring/gathering .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velev ve şayet وَلَوْ -
2 enne ki أَنَّ -
3 ehle ehli أَهْلَ اهل
4 l-kura kentlerin الْقُرَىٰ قري
5 amenu iman etselerdi امَنُوا امن
6 vettekav ve takvalı olsalardı وَاتَّقَوْا وقي
7 lefetehna öyle ki açardık لَفَتَحْنَا فتح
8 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
9 berakatin bereketler بَرَكَاتٍ برك
10 mine مِنَ -
11 s-semai gökten السَّمَاءِ سمو
12 vel'erdi ve yerden وَالْأَرْضِ ارض
13 velakin velakin/fakat وَلَٰكِنْ -
14 kezzebu yalanladılar كَذَّبُوا كذب
15 feehaznahum öyle ki tuttuk onları فَأَخَذْنَاهُمْ اخذ
16 bima بِمَا -
17 kanu olduklarıyla كَانُوا كون
18 yeksibune kazanırlar يَكْسِبُونَ كسب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Takva Kavram 21

21 Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

gök; göğü Kavram 180

180 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Tekil olarak; Dünya atmosferi, diğer gezegenlerin atmosferi, galaksimiz içindeki bir nebula/bulutsu ya da evrenin kendisi işaret edilmiş olabilir. Gök kavramı ayetin işareti üzerinden okunmalıdır.

Yalanlama Kavram 244

244 Yanıltmak, aldatmak, kandırmak, hakkında yalan söylemek, yanlış yönlendirmek, onaylamamak, inkâr etmek. İşaret edilen şeyi inkâr etmemekle birlikte onun hakkında yanıltıcı, gerçek dışı uyduruk şeylere tabi olmak da tam olarak aynı kelimeyle işaret edilir.

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

7. A'râf Suresi

Ayet 97

Arapça Metin (Harekeli)

1051|7|97|أَفَأَمِنَ أَهْلُ ٱلْقُرَىٰٓ أَن يَأْتِيَهُم بَأْسُنَا بَيَٰتًا وَهُمْ نَآئِمُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1051|7|97|افامن اهل القري ان ياتيهم باسنا بيتا وهم نايمون

Latin Literal

97. E fe emine ehlul kurâ en ye’tiyehum be’sunâ beyâten ve hum nâimûn(nâimûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki emin mi oldu kentlerin ehli568 ki gelir perişanlığımız/ızdırabımız geceleyin; ve onlar uyuyanlar (-ken)?

Ahmed Samira Çevirisi

97 Did the villages’/urban cities’ people trust that Our might/power comes to them overnight and (while) they are sleeping/slumbering ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 efeemine öyle ki emin mi oldular أَفَأَمِنَ امن
2 ehlu ehli أَهْلُ اهل
3 l-kura kentlerin الْقُرَىٰ قري
4 en ki أَنْ -
5 ye'tiyehum gelir يَأْتِيَهُمْ اتي
6 be'suna perişanlığımız/ızdırabımız بَأْسُنَا باس
7 beyaten geceleyin بَيَاتًا بيت
8 vehum ve onlar وَهُمْ -
9 naimune uyuyanlar (-ken) نَائِمُونَ نوم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

7. A'râf Suresi

Ayet 98

Arapça Metin (Harekeli)

1052|7|98|أَوَأَمِنَ أَهْلُ ٱلْقُرَىٰٓ أَن يَأْتِيَهُم بَأْسُنَا ضُحًى وَهُمْ يَلْعَبُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1052|7|98|اوامن اهل القري ان ياتيهم باسنا ضحي وهم يلعبون

Latin Literal

98. E ve emine ehlul kurâ en ye’tiyehum be’sunâ duhan ve hum yel’abûn (yel’abûne).

Türkçe Çeviri

Ya da emin mi oldu kentlerin ehli568 ki gelir onlara perişanlığımız/ızdırabımız aydınlıkken ve onlar laubalilik ederler (-ken)?

Ahmed Samira Çevirisi

98 Or did the villages’/urban cities’ people trust that Our might/power comes to them at sunrise/daybreak/forenoon and (while) they are playing/amusing ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 eveemine ya da emin mi oldular أَوَأَمِنَ امن
2 ehlu ehli أَهْلُ اهل
3 l-kura kentlerin الْقُرَىٰ قري
4 en ki أَنْ -
5 ye'tiyehum gelir onlara يَأْتِيَهُمْ اتي
6 be'suna perişanlığımız/ızdırabımız بَأْسُنَا باس
7 duhen aydınlıkken ضُحًى ضحو
8 vehum ve onlar وَهُمْ -
9 yel'abune laubalilik ederler (-ken) يَلْعَبُونَ لعب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

7. A'râf Suresi

Ayet 100

Arapça Metin (Harekeli)

1054|7|100|أَوَلَمْ يَهْدِ لِلَّذِينَ يَرِثُونَ ٱلْأَرْضَ مِنۢ بَعْدِ أَهْلِهَآ أَن لَّوْ نَشَآءُ أَصَبْنَٰهُم بِذُنُوبِهِمْ وَنَطْبَعُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَسْمَعُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1054|7|100|اولم يهد للذين يرثون الارض من بعد اهلها ان لو نشا اصبنهم بذنوبهم ونطبع علي قلوبهم فهم لا يسمعون

Latin Literal

100. E ve lem yehdi lillezîne yerisûnel arda min ba’di ehlihâ en lev neşâu esabnâhum bi zunûbihim, ve natbeu alâ kulûbihim fe hum lâ yesme’ûn(yesme’ûne).

Türkçe Çeviri

Ve hiç doğru yola kılavuzlamaz mı kimseleri (ki) varis olurlar yere onun* ehli568 sonrasında? Ki şayet dilersek isabet ettirirdik** onlara günahlarıyla; ve mühürleriz175 kalplerinin üzerini; öyle ki onlar işitmezler.

Ahmed Samira Çevirisi

100 Or did He not guide to those inheriting the earth/Planet Earth from after its people , that if We will/want, We struck/marked them because of their crimes, and We stamp/cover/seal on their hearts/minds , so they do not hear/listen?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 evelem ve asla أَوَلَمْ -
2 yehdi doğru yola kılavuzlamaz mı يَهْدِ هدي
3 lillezine kimseleri لِلَّذِينَ -
4 yerisune varis olurlar يَرِثُونَ ورث
5 l-erde yere الْأَرْضَ ارض
6 min مِنْ -
7 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
8 ehliha onun ehlin أَهْلِهَا اهل
9 en ki أَنْ -
10 lev şayet لَوْ -
11 neşa'u dilersek نَشَاءُ شيا
12 esabnahum isabet ettirirdik onlara أَصَبْنَاهُمْ صوب
13 bizunubihim günahlarıyla بِذُنُوبِهِمْ ذنب
14 ve netbeu ve mühürleriz وَنَطْبَعُ طبع
15 ala üzerini عَلَىٰ -
16 kulubihim kalblerinin قُلُوبِهِمْ قلب
17 fehum öyle ki onlar فَهُمْ -
18 la لَا -
19 yesmeune işitmezler يَسْمَعُونَ سمع

Notlar

Not 1

*Kentin.**Perişanlığı, ızdırabı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kalpler; mühür, maraz/hastalık/kilitler/perde/paslanma. Kavram 175

175 Gözler nasıl ki beyinle görür, kulaklar nasıl ki beyinle duyar, beyin de kalple akleder. İnsan kalbinde kendi hafızası olan 40-50 bin adet sinir hücresi vardır. Kalp sinirleri beynin karar verme bölgesi olan ön lobuna (perçem bölgesi altına) uyarıda bulunur. Aklı kullanarak karar vermede kalbin rolü vardır. Kâfirlik etmiş kişilerin kalpleri biyolojik olarak paslanır (LDH yağı oksitlenir yani paslanır), kalbin beyni etkilemesi bozulur. Kalp mühürlenir. Kalp kilitlenir. Kalp marazlı/hastalıklı olur. Kalp perdelenir. Kalpler paslanır. İnsan kendi yapıp ettiğiyle buna neden olur. Ancak daha geniş boyutta Yüce Allah’ın buna izin vermesiyle süreç gerçekleşir.Kalplerin paslanması LDH isimli kötü yağın oksitlenmesi yani paslanması sonucu da gerçekleşir. Kavrayan/anlayan/akleden kalpler: Kalp-beyin iletişimi.Kalplerin paslanması.

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

7. A'râf Suresi

Ayet 123

Arapça Metin (Harekeli)

1077|7|123|قَالَ فِرْعَوْنُ ءَامَنتُم بِهِۦ قَبْلَ أَنْ ءَاذَنَ لَكُمْ إِنَّ هَٰذَا لَمَكْرٌ مَّكَرْتُمُوهُ فِى ٱلْمَدِينَةِ لِتُخْرِجُوا۟ مِنْهَآ أَهْلَهَا فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1077|7|123|قال فرعون امنتم به قبل ان اذن لكم ان هذا لمكر مكرتموه في المدينه لتخرجوا منها اهلها فسوف تعلمون

Latin Literal

123. Kâle fir’avnu âmentum bihî kable en âzene lekum, inne hâzâ le mekrun mekertumûhu fîl medîneti li tuhricû minhâ ehlehâ, fe sevfe ta’lemûn(ta’lemûne).

Türkçe Çeviri

Dedi firavun: "İman47 ettiniz ona öncesi ki izin veririm sizlere; doğrusu bu mutlak bir terkiptir/düzendir (ki) terkip ettiniz/düzenlediniz onu şehirde; çıkarmak için ondan* ehlini568 onun*; öyle ki yakında bileceksiniz."

Ahmed Samira Çevirisi

123 Pharaoh said: "You believed with Him, before that I permit for you? That, that (is) cheatery/deceit (E) you schemed/cheated/deceived it in the city/town to bring out from it its people , so you will/shall know."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 fir'avnu firavun فِرْعَوْنُ -
3 amentum iman ettiniz امَنْتُمْ امن
4 bihi ona بِهِ -
5 kable öncesi قَبْلَ قبل
6 en ki أَنْ -
7 azene izin veririm اذَنَ اذن
8 lekum sizlere لَكُمْ -
9 inne doğrusu إِنَّ -
10 haza bu هَٰذَا -
11 lemekrun mutlak bir terkiptir لَمَكْرٌ مكر
12 mekertumuhu terkip ettiniz onu مَكَرْتُمُوهُ مكر
13 fi فِي -
14 l-medineti şehirde الْمَدِينَةِ مدن
15 lituhricu çıkarmak için لِتُخْرِجُوا خرج
16 minha ondan مِنْهَا -
17 ehleha ehlini onun أَهْلَهَا اهل
18 fesevfe öyleki yakında فَسَوْفَ -
19 tea'lemune bileceksiniz تَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1

*Şehirden.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

9. Tevbe Suresi

Ayet 101

Arapça Metin (Harekeli)

1336|9|101|وَمِمَّنْ حَوْلَكُم مِّنَ ٱلْأَعْرَابِ مُنَٰفِقُونَ وَمِنْ أَهْلِ ٱلْمَدِينَةِ مَرَدُوا۟ عَلَى ٱلنِّفَاقِ لَا تَعْلَمُهُمْ نَحْنُ نَعْلَمُهُمْ سَنُعَذِّبُهُم مَّرَّتَيْنِ ثُمَّ يُرَدُّونَ إِلَىٰ عَذَابٍ عَظِيمٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

1336|9|101|وممن حولكم من الاعراب منفقون ومن اهل المدينه مردوا علي النفاق لا تعلمهم نحن نعلمهم سنعذبهم مرتين ثم يردون الي عذاب عظيم

Latin Literal

101. Ve mimmen havlekum minel a’râbi munâfikûn(munâfikûne), ve min ehlil medîneti meredû alen nifâkı lâ ta’lemuhum, nahnu na’lemuhum, se nuazzibuhum merreteyni summe yureddûne ilâ azâbin azîm(azîmin).

Türkçe Çeviri

Ve kimsedendir* çevrenizdeki Araplardan772 münâfıklar26; ve şehir ehlinden568; dirençlidirler nifâk769 üzerine; bilmezsin/bilemezsin** onları; biz biliriz onları*; azap edeceğiz onlara* iki kez; sonra döndürülürler büyük bir azaba doğru.

Ahmed Samira Çevirisi

101 And from whom (is) around/surrounding you from the Arabs (are) hypocrites and from the city’s/town’s people they were accustomed to rebelling/mutiny on the hypocrisy, you do not know them, We know them, We will torture them twice, then they be returned to great torture.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve mimmen ve kimseden وَمِمَّنْ -
2 havlekum çevrenizdeki حَوْلَكُمْ حول
3 mine مِنَ -
4 l-ea'rabi Araplardan الْأَعْرَابِ عرب
5 munafikune münâfıklar مُنَافِقُونَ نفق
6 ve min ve وَمِنْ -
7 ehli ehlinden أَهْلِ اهل
8 l-medineti şehir الْمَدِينَةِ مدن
9 meradu dirençli مَرَدُوا مرد
10 ala üzerine عَلَى -
11 n-nifaki nifak النِّفَاقِ نفق
12 la لَا -
13 tea'lemuhum bilmezsin/bilemezsin onları تَعْلَمُهُمْ علم
14 nehnu biz نَحْنُ -
15 nea'lemuhum biliriz onları نَعْلَمُهُمْ علم
16 senuazzibuhum azap edeceğiz onlara سَنُعَذِّبُهُمْ عذب
17 merrateyni iki kez مَرَّتَيْنِ مرر
18 summe sonra ثُمَّ -
19 yuraddune döndürülürler يُرَدُّونَ ردد
20 ila doğru إِلَىٰ -
21 azabin bir azaba عَذَابٍ عذب
22 azimin büyük عَظِيمٍ عظم

Notlar

Not 1

*Münâfıklar her daim olacaktır. Kur'an öncesi vardılar. Kur'an inerken de vardılar. Kur'an sonrasında da bir anda bitmediler. Münâfıklar her zaman olmuştur; her zaman olacaktır. Gerçek müminler bu gerçeği her zaman kendilerine hatırlatmalıdırlar.**Açık ve net olarak görüldüğü üzere resûl Muhammed'e münâfıkları gaybtan bir bilgiyle bilme yetkisi verilmemiştir. Demek ki gaybı ancak Yüce Allah bilir. Dilediği kullarına vahy ederek bildirebilir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Münâfık Kavram 26

26 İç yüzünü gizleyen. İki yüzlü.

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

Nifâk Kavram 769

769 Münâfıklık (iki yüzlülük, kalbindekiyle dışa vurduğu farklı olan) ederek geçimsizlik, anlaşmazlık, ara bozuculuk yapmak.

Arap Kavram 772

772 Kelime anlamı olarak açıkça/hatasız şekilde sesle ifade etmek, açık ve berrak şekilde söylemek/deklere etmek, ortaya koymak, bilinir etmek demektir. Araplar olarak bilinen insanları işaret eder. Çöl bedevileri olarak da bilinirler. Arap kavmi/toplumu da İsrailoğulları gibi Nûh'un soyundan gelmiştir.

9. Tevbe Suresi

Ayet 120

Arapça Metin (Harekeli)

1355|9|120|مَا كَانَ لِأَهْلِ ٱلْمَدِينَةِ وَمَنْ حَوْلَهُم مِّنَ ٱلْأَعْرَابِ أَن يَتَخَلَّفُوا۟ عَن رَّسُولِ ٱللَّهِ وَلَا يَرْغَبُوا۟ بِأَنفُسِهِمْ عَن نَّفْسِهِۦ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ لَا يُصِيبُهُمْ ظَمَأٌ وَلَا نَصَبٌ وَلَا مَخْمَصَةٌ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَلَا يَطَـُٔونَ مَوْطِئًا يَغِيظُ ٱلْكُفَّارَ وَلَا يَنَالُونَ مِنْ عَدُوٍّ نَّيْلًا إِلَّا كُتِبَ لَهُم بِهِۦ عَمَلٌ صَٰلِحٌ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُضِيعُ أَجْرَ ٱلْمُحْسِنِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1355|9|120|ما كان لاهل المدينه ومن حولهم من الاعراب ان يتخلفوا عن رسول الله ولا يرغبوا بانفسهم عن نفسه ذلك بانهم لا يصيبهم ظما ولا نصب ولا مخمصه في سبيل الله ولا يطون موطيا يغيظ الكفار ولا ينالون من عدو نيلا الا كتب لهم به عمل صلح ان الله لا يضيع اجر المحسنين

Latin Literal

120. Mâ kâne li ehlil medîneti ve men havlehum minel a’râbi en yetehallefû an resûlillâhi ve lâ yergabû bi enfusihim an nefsih(nefsihî), zâlike bi ennehum lâ yusîbuhum zameun ve lâ nasabun ve lâ mahmesatun fî sebîlillâhi ve lâ yetaûne mevtıan yagîzul kuffâre ve lâ yenâlûne min aduvvin neylen illâ kutibe lehum bihî amelun sâlih(sâlihun), innallâhe lâ yudîu ecrel muhsinîn(muhsinîne).

Türkçe Çeviri

Olmuş değildir şehir ehline568 ve Araplardan772 onların çevresinde (olan) kimseye ki geri kalırlar Allah'ın resûlünden*; ve tercih etmezler kendi nefislerini201 onun* nefsine201; işte budur; nedeniyledir onlara ki isabet etmez bir susuzluk; ve ne de bir yorgunluk/bitkinlik; ve ne de bir açlık Allah yolunda; ve adımlamazlar bir adım (ki) kızdırır/öfkelendirir kâfirleri; ve nail** olmazlar bir düşmana bir nail** (-le); ancak yazıldı**** onlara onunla sâlih777 bir amel***; doğrusu Allah zayi etmez muhsinlerin294 ecirlerini820.

Ahmed Samira Çevirisi

120 (It) was not to the city’s/town’s family/relation/people and who (is) around/surrounding them from the Arabs , that they delay (remain behind) from God’s messenger, and nor they wish/desire with themselves from his self/himself, that (is) because they (E) (experience) no thirst, and nor hardship/fatigue , and nor hunger strikes them in God’s sake , and they do not step on/set foot on a foothold (that) angers/enrages the131disbelievers, and they do not take/obtain (win) from an enemy receiving/obtaining (winning) except (that) it was written/decreed for them with it, correct/righteous deeds , that God does not loose/waste/destroy the good doer’s reward/wage .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ma değildir مَا -
2 kane olmuş كَانَ كون
3 liehli ehline لِأَهْلِ اهل
4 l-medineti şehir الْمَدِينَةِ مدن
5 ve men ve kimseye وَمَنْ -
6 havlehum onların çevresinde (olan) حَوْلَهُمْ حول
7 mine - مِنَ -
8 l-ea'rabi Araplardan الْأَعْرَابِ عرب
9 en ki أَنْ -
10 yetehallefu geri kalırlar يَتَخَلَّفُوا خلف
11 an عَنْ -
12 rasuli resûlünden رَسُولِ رسل
13 llahi Allah'ın اللَّهِ -
14 ve la ve وَلَا -
15 yergabu tercih etmezler يَرْغَبُوا رغب
16 bienfusihim kendi nefislerini بِأَنْفُسِهِمْ نفس
17 an عَنْ -
18 nefsihi onun nefsine نَفْسِهِ نفس
19 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
20 biennehum nedeniyledir onlara ki بِأَنَّهُمْ -
21 la لَا -
22 yusibuhum isabet etmez يُصِيبُهُمْ صوب
23 zemeun bir susuzluk ظَمَأٌ ظما
24 ve la ve ne de وَلَا -
25 nesabun bir yorgunluk/bitkinlik نَصَبٌ نصب
26 ve la ve ne de وَلَا -
27 mehmesatun bir açlık مَخْمَصَةٌ خمص
28 fi فِي -
29 sebili yolunda سَبِيلِ سبل
30 llahi Allah اللَّهِ -
31 ve la ve وَلَا -
32 yetaune adımlamazlar يَطَئُونَ وطا
33 mevtien bir adım (ki) مَوْطِئًا وطا
34 yegizu kızdırır/öfkelendirir يَغِيظُ غيظ
35 l-kuffara kâfirleri الْكُفَّارَ كفر
36 ve la ve وَلَا -
37 yenalune nail olmazlar يَنَالُونَ نيل
38 min مِنْ -
39 aduvvin bir düşmandan عَدُوٍّ عدو
40 neylen bir nail (-le) نَيْلًا نيل
41 illa dışında إِلَّا -
42 kutibe yazıldı كُتِبَ كتب
43 lehum onlara لَهُمْ -
44 bihi onunla بِهِ -
45 amelun bir amel عَمَلٌ عمل
46 salihun salih صَالِحٌ صلح
47 inne doğrusu إِنَّ -
48 llahe Allah اللَّهَ -
49 la لَا -
50 yudiu zayi etmez يُضِيعُ ضيع
51 ecra ecirleri أَجْرَ اجر
52 l-muhsinine muhsinlerin الْمُحْسِنِينَ حسن

Notlar

Not 1

*Resûl Muhammed.**Ulaşma, başarma, elde etme.***Yapma, eylem.****Yüce Allah yolunda yaşanan sıkıntıları Yüce Allah o kimseye bir salih amel olarak yazar; asla boşa çıkarmaz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Muhsin Kavram 294

294 Güzel işler yapan, güzelleştiren.

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

Arap Kavram 772

772 Kelime anlamı olarak açıkça/hatasız şekilde sesle ifade etmek, açık ve berrak şekilde söylemek/deklere etmek, ortaya koymak, bilinir etmek demektir. Araplar olarak bilinen insanları işaret eder. Çöl bedevileri olarak da bilinirler. Arap kavmi/toplumu da İsrailoğulları gibi Nûh'un soyundan gelmiştir.

Sâlih Kavram 777

777 Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik.

Ecir Kavram 820

820 Ödül, mükafat.

10. Yunus Suresi

Ayet 24

Arapça Metin (Harekeli)

1386|10|24|إِنَّمَا مَثَلُ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا كَمَآءٍ أَنزَلْنَٰهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ فَٱخْتَلَطَ بِهِۦ نَبَاتُ ٱلْأَرْضِ مِمَّا يَأْكُلُ ٱلنَّاسُ وَٱلْأَنْعَٰمُ حَتَّىٰٓ إِذَآ أَخَذَتِ ٱلْأَرْضُ زُخْرُفَهَا وَٱزَّيَّنَتْ وَظَنَّ أَهْلُهَآ أَنَّهُمْ قَٰدِرُونَ عَلَيْهَآ أَتَىٰهَآ أَمْرُنَا لَيْلًا أَوْ نَهَارًا فَجَعَلْنَٰهَا حَصِيدًا كَأَن لَّمْ تَغْنَ بِٱلْأَمْسِ كَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلْءَايَٰتِ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1386|10|24|انما مثل الحيوه الدنيا كما انزلنه من السما فاختلط به نبات الارض مما ياكل الناس والانعم حتي اذا اخذت الارض زخرفها وازينت وظن اهلها انهم قدرون عليها اتيها امرنا ليلا او نهارا فجعلنها حصيدا كان لم تغن بالامس كذلك نفصل الايت لقوم يتفكرون

Latin Literal

24. İnnemâ meselul hayâtid dunyâ ke mâin enzelnâhu mines semâi fahteleta bihî nebâtul ardı mimmâ ye’kulun nâsu vel en’âm(en’âmu), hattâ izâ ehazetil ardu zuhrufehâ vezzeyyenet ve zanne ehluhâ ennehum kâdirûne aleyhâ etâhâ emrunâ leylen ev nehâren fe cealnâhâ hasîden ke en lem tagne bil ems(emsi), kezâlike nufassilul âyâti li kavmin yetefekkerûn(yetefekkerûne).

Türkçe Çeviri

Ancak (ki) misali* dünya hayatının bir mayi** gibidir (ki) indirdik onu gökten179; öyle ki karıştı onunla*** yerin bitkisi (ki) yediğindendir insanların ve en'âmın645; ta ki edindiği zaman yer kendi zuhrufunu869; ve ziynetlendi856; ve zannetti ehli568 onun**** ki onlar muktedirlerdir onun**** üzerine; geldi ona***** emrimiz bir gece ya da bir gündüz; öyle ki yaptık onu****** bir hasatlanmış******* gibi; sanki asla ganiyleşmemiş******** bir gün önce; işte böyledir; tafsilatlandırırız166 ayetlerimizi fikreder868 bir kavim/toplum için.

Ahmed Samira Çevirisi

24 But the life the present’s/worldly life’s example (is) as/like water, We descended it from the sky, so the Earth’s/land’s plant mixed/mingled with it, from what the people eat and the camels/livestock, until the earth/land took its decoration/beauty and it became decorated/beautified, and its people thought/assumed that they are capable/overpowering on it, (then) Our order/matter came to/destroyed it at night or (at) daytime, so We made it uprooted as though it did not enrich/be inhabited by the yesterday/previous day, as/like that We detail/explain/clarify the verses/evidences to a nation thinking.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 innema ancak إِنَّمَا -
2 meselu misali مَثَلُ مثل
3 l-hayati hayatının الْحَيَاةِ حيي
4 d-dunya dünya الدُّنْيَا دنو
5 kemain bir mayi gibidir كَمَاءٍ موه
6 enzelnahu indirdik onu أَنْزَلْنَاهُ نزل
7 mine مِنَ -
8 s-semai gökten السَّمَاءِ سمو
9 fehteleta öyle ki karıştı فَاخْتَلَطَ خلط
10 bihi onunla بِهِ -
11 nebatu bitkisi نَبَاتُ نبت
12 l-erdi yerin الْأَرْضِ ارض
13 mimma مِمَّا -
14 ye'kulu yediğinden يَأْكُلُ اكل
15 n-nasu insanların النَّاسُ نوس
16 vel'en'aamu ve enamın وَالْأَنْعَامُ نعم
17 hatta ta ki حَتَّىٰ -
18 iza zaman إِذَا -
19 ehazeti edindi أَخَذَتِ اخذ
20 l-erdu yer الْأَرْضُ ارض
21 zuhrufeha kendi zuhrufunu زُخْرُفَهَا زخرف
22 vezzeyyenet ve ziynetlendi وَازَّيَّنَتْ زين
23 ve zenne ve zannetti وَظَنَّ ظنن
24 ehluha ehli onun أَهْلُهَا اهل
25 ennehum ki onlar أَنَّهُمْ -
26 kadirune muktedirlerdir قَادِرُونَ قدر
27 aleyha onun üzerine عَلَيْهَا -
28 etaha geldi ona أَتَاهَا اتي
29 emruna emrimiz أَمْرُنَا امر
30 leylen bir gece لَيْلًا ليل
31 ev ya da أَوْ -
32 neharan bir gündüz نَهَارًا نهر
33 fe cealnaha öyle ki yaptık onu فَجَعَلْنَاهَا جعل
34 hasiden hasat edilen حَصِيدًا حصد
35 keen gibi ki كَأَنْ -
36 lem asla لَمْ -
37 tegne ganiyleşmemiş تَغْنَ غني
38 bil-emsi bir gün önce بِالْأَمْسِ -
39 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
40 nufessilu fasıllarız نُفَصِّلُ فصل
41 l-ayati ayetlerimizi الْايَاتِ ايي
42 likavmin bir kavim/toplum لِقَوْمٍ قوم
43 yetefekkerune fikrederler يَتَفَكَّرُونَ فكر

Notlar

Not 1

*Örneği, benzeri.**Sıvı/su.***Sıvıyla/suyla.****Yerin.*****Yere.******Yeri.*******Hasat edilmiş gibi, ürünleri toplanmış gibi.********Zenginleşmemiş, yeterli olmamış.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mufassal, tafsilatlı. Kavram 166

166 Detaylı, tafsilatlı, ayrıntılı, analitik.

Gökten inen su Kavram 179

179 Evrenimizdeki ilk su molekülleri (H2O) Tarık (Nötron) yıldızlarını oluşturan Süpernova patlamalarında yaratıldı. Dünya gezegeninin ilk oluşum evresi olan Hadean döneminde yeryüzünde su yoktu. Bol miktarda donmuş su içeren Jüpiter bölgesi asteroidlerinin yeryüzüne çarpmasıyla Dünya gezegenimiz suya kavuştu. Dünyamızın suyu gökten yani uzaydan inmiştir. Rabbimiz ayrıca bu suyu yağmurlarla yine gökten yere indirmektedir.

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

En’âm, enâm; koyun, keçi, deve ve sığır türleri. Kavram 645

645 Koyun, keçi, deve ve sığır türleri. Eşli olarak sekiz çiftlerdir. Bak. 6:143-144.

Ziynet Kavram 856

856 Süs, dekorasyon, takı, bezek.

Fikretmek Kavram 868

868 Düşünmek, analitik düşünmek, derinlemesine düşünmek, zihninde tasarlamak, değerlendirmek.

Zuhruf Kavram 869

869 Süs, gösteriş, bezeme, dekorasyon, makyaj.

11. Hûd Suresi

Ayet 40

Arapça Metin (Harekeli)

1511|11|40|حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَ أَمْرُنَا وَفَارَ ٱلتَّنُّورُ قُلْنَا ٱحْمِلْ فِيهَا مِن كُلٍّ زَوْجَيْنِ ٱثْنَيْنِ وَأَهْلَكَ إِلَّا مَن سَبَقَ عَلَيْهِ ٱلْقَوْلُ وَمَنْ ءَامَنَ وَمَآ ءَامَنَ مَعَهُۥٓ إِلَّا قَلِيلٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1511|11|40|حتي اذا جا امرنا وفار التنور قلنا احمل فيها من كل زوجين اثنين واهلك الا من سبق عليه القول ومن امن وما امن معه الا قليل

Latin Literal

40. Hattâ izâ câe emrunâ ve fâret tennûru kulnâhmil fîhâ min kullin zevceynisneyni ve ehleke illâ men sebeka aleyhil kavlu ve men âmen(âmene), ve mâ âmene meahû illâ kalîl(kalîlun).

Türkçe Çeviri

Ta ki geldiği zaman emrimiz; ve feveran* etti tandır570; dedik: "Yükle ona** her bir çiftten ikişer569 ve ahalini568 -dışındadır kimse (ki) öncelendi aleyhine onun kelam/söz-; ve (yükle) iman47 etmiş kimseyi; ve iman47 etmiş değildi onunla*** birlikte biraz dışında.

Ahmed Samira Çevirisi

40 Until when Our order/command came, and the hollow clay oven/furnace boiled over/gushed, We said: Carry/load/lift in it from every/each a pair/couple two, and your family/people/relation, except who the saying/words preceded on him, and who believed." And none believed with him except a little/few.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 hatta ta ki حَتَّىٰ -
2 iza zaman إِذَا -
3 ca'e geldiği جَاءَ جيا
4 emruna emrimiz أَمْرُنَا امر
5 ve fara ve feveran etti وَفَارَ فور
6 t-tennuru tandır التَّنُّورُ -
7 kulna dedik قُلْنَا قول
8 hmil yükle احْمِلْ حمل
9 fiha ona (gemiye) فِيهَا -
10 min مِنْ -
11 kullin her bir كُلٍّ كلل
12 zevceyni çiftten زَوْجَيْنِ زوج
13 sneyni ikişer اثْنَيْنِ ثني
14 ve ehleke ve ahalini وَأَهْلَكَ اهل
15 illa dışındaki إِلَّا -
16 men kimse مَنْ -
17 sebeka öncelendi سَبَقَ سبق
18 aleyhi aleyhine عَلَيْهِ -
19 l-kavlu kelam/söz الْقَوْلُ قول
20 ve men ve kim وَمَنْ -
21 amene iman etti امَنَ امن
22 ve ma ve değildi وَمَا -
23 amene iman etmiş امَنَ امن
24 meahu birlikte onunla (Nûh) مَعَهُ -
25 illa dışında إِلَّا -
26 kalilun bir az قَلِيلٌ قلل

Notlar

Not 1

*Kaynayıp taştı. Püskürdü.**Gemiye.***Nûh'la.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

11. Hûd Suresi

Ayet 45

Arapça Metin (Harekeli)

1516|11|45|وَنَادَىٰ نُوحٌ رَّبَّهُۥ فَقَالَ رَبِّ إِنَّ ٱبْنِى مِنْ أَهْلِى وَإِنَّ وَعْدَكَ ٱلْحَقُّ وَأَنتَ أَحْكَمُ ٱلْحَٰكِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1516|11|45|ونادي نوح ربه فقال رب ان ابني من اهلي وان وعدك الحق وانت احكم الحكمين

Latin Literal

45. Ve nâdâ nûhun rabbehu fe kâle rabbi innebnî min ehlî ve inne va’dekel hakku ve ente ahkemul hâkimîn(hâkimîne).

Türkçe Çeviri

Ve nida* etti Nûh Rabbine4; öyle ki dedi**: "Rabbim4! Doğrusu oğlum ehlimdendir568; ve doğrusu senin vaadin haktır/gerçektir; ve sen en hâkim821 (olan) Hâkim'sin821.

Ahmed Samira Çevirisi

45 And Noah called/cried (to) his Lord so he said: "My Lord, that my son (is) from my family , and that your promise (is) the truth , and you are most judicious (of) the judges/rulers."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve nada ve nida etti وَنَادَىٰ ندو
2 nuhun Nûh نُوحٌ -
3 rabbehu Rabbine رَبَّهُ ربب
4 fe kale öyle ki dedi فَقَالَ قول
5 rabbi Rabbim! رَبِّ ربب
6 inne doğrusu إِنَّ -
7 bni oğlum ابْنِي بني
8 min مِنْ -
9 ehli ehlimdendir أَهْلِي اهل
10 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
11 vea'deke vaadin senin وَعْدَكَ وعد
12 l-hakku haktır/gerçektir الْحَقُّ حقق
13 ve ente ve sen وَأَنْتَ -
14 ehkemu en Hâkim (olan) أَحْكَمُ حكم
15 l-hakimine Hâkimsin الْحَاكِمِينَ حكم

Notlar

Not 1

*Seslendi.**Nûh.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

11. Hûd Suresi

Ayet 46

Arapça Metin (Harekeli)

1517|11|46|قَالَ يَٰنُوحُ إِنَّهُۥ لَيْسَ مِنْ أَهْلِكَ إِنَّهُۥ عَمَلٌ غَيْرُ صَٰلِحٍ فَلَا تَسْـَٔلْنِ مَا لَيْسَ لَكَ بِهِۦ عِلْمٌ إِنِّىٓ أَعِظُكَ أَن تَكُونَ مِنَ ٱلْجَٰهِلِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1517|11|46|قال ينوح انه ليس من اهلك انه عمل غير صلح فلا تسلن ما ليس لك به علم اني اعظك ان تكون من الجهلين

Latin Literal

46. Kâle yâ nûhu innehu leyse min ehlik(ehlike), innehu amelun gayru salih(salihin), fe lâ tes’elni mâ leyse leke bihî ilm(ilmun), innî eızuke en tekûne minel câhilîn(câhilîne).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Ey Nûh! Doğrusu o** olmadı senin ehlinden568; doğrusu onadır*** bir amel (ki) olmaksızındır bir sâlih777; öyle ki sual etme/sorma hakkında sana bir ilim olmayanı; doğrusu ben vaaz653 veririm sana ki olma cahillerden489."

Ahmed Samira Çevirisi

46 He said: "You Noah, that he is not from your family/relation/people. That he is (a) not correct/righteous deed, so do not question/ask Me, what is not with knowledge to you with it (you have no knowledge of), that I advise you that you be from the lowly/ignorant ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 ya nuhu ey Nûh يَا نُوحُ -
3 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
4 leyse olmadı لَيْسَ ليس
5 min مِنْ -
6 ehlike senin ehlinden أَهْلِكَ اهل
7 innehu doğrusu onadır إِنَّهُ -
8 amelun bir amel (ki) عَمَلٌ عمل
9 gayru olmaksızındır غَيْرُ غير
10 salihin bir salih صَالِحٍ صلح
11 fela öyle ki فَلَا -
12 teselni sual etme/sorma تَسْأَلْنِ سال
13 ma مَا -
14 leyse olmayanı لَيْسَ ليس
15 leke sana لَكَ -
16 bihi hakkında بِهِ -
17 ilmun bir ilim عِلْمٌ علم
18 inni doğrusu ben إِنِّي -
19 eizuke vaaz veririm sana أَعِظُكَ وعظ
20 en ki أَنْ -
21 tekune olma تَكُونَ كون
22 mine مِنَ -
23 l-cahiline cahillerden الْجَاهِلِينَ جهل

Notlar

Not 1

*Allah.**Oğlun.***Oğluna.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Cahil Kavram 489

489 Bilgisiz, bihaber, bilinçsizlik, farkındalığı olmayan.

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

vaaz Kavram 653

653 Öğüt vermek, uyarmak, nasihat etmek, bir fikri aşılamak.

Sâlih Kavram 777

777 Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik.

11. Hûd Suresi

Ayet 73

Arapça Metin (Harekeli)

1544|11|73|قَالُوٓا۟ أَتَعْجَبِينَ مِنْ أَمْرِ ٱللَّهِ رَحْمَتُ ٱللَّهِ وَبَرَكَٰتُهُۥ عَلَيْكُمْ أَهْلَ ٱلْبَيْتِ إِنَّهُۥ حَمِيدٌ مَّجِيدٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1544|11|73|قالوا اتعجبين من امر الله رحمت الله وبركته عليكم اهل البيت انه حميد مجيد

Latin Literal

73. Kâlû e ta’cebîne min emrillâhi rahmetullâhi ve berekâtuhu aleykum ehlel beyt(beyti), innehu hamîdun mecîd(mecîdun).

Türkçe Çeviri

Dediler*: "Acayip** mi oldun Allah'ın emrinden? Allah'ın rahmeti271 ve O’nun*** bereketleri252 üzerinizedir; evin**** ehlinedir568; doğrusu O**** bir Hamîd’tir107; bir Mecîd’tir849.

Ahmed Samira Çevirisi

73 They said: "Are you wondering/astonished from God’s order/command/matter/affair, God’s mercy and His blessings on you people of the house/home, that He is praiseworthy/commendable, glorious/magnified ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 etea'cebine acayip mi oldunuz أَتَعْجَبِينَ عجب
3 min مِنْ -
4 emri emrinden أَمْرِ امر
5 llahi Allah'ın اللَّهِ -
6 rahmetu rahmeti رَحْمَتُ رحم
7 llahi Allah'ın اللَّهِ -
8 ve berakatuhu ve bereketleri O’nun وَبَرَكَاتُهُ برك
9 aleykum üzerinizedir عَلَيْكُمْ -
10 ehle ehline أَهْلَ اهل
11 l-beyti evin الْبَيْتِ بيت
12 innehu doğrusu O إِنَّهُ -
13 hamidun bir Hamîd’tir حَمِيدٌ حمد
14 mecidun bir Mecît’tir مَجِيدٌ مجد

Notlar

Not 1

*Melekler.**İbrahim'in karısına; şaşırdın mı?***Allah'ın.****İbrahim ve ehlinin evine.****Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hamîd Kavram 107

107 En yüce övgüye/methedilmeye değer.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

11. Hûd Suresi

Ayet 81

Arapça Metin (Harekeli)

1552|11|81|قَالُوا۟ يَٰلُوطُ إِنَّا رُسُلُ رَبِّكَ لَن يَصِلُوٓا۟ إِلَيْكَ فَأَسْرِ بِأَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِّنَ ٱلَّيْلِ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنكُمْ أَحَدٌ إِلَّا ٱمْرَأَتَكَ إِنَّهُۥ مُصِيبُهَا مَآ أَصَابَهُمْ إِنَّ مَوْعِدَهُمُ ٱلصُّبْحُ أَلَيْسَ ٱلصُّبْحُ بِقَرِيبٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

1552|11|81|قالوا يلوط انا رسل ربك لن يصلوا اليك فاسر باهلك بقطع من اليل ولا يلتفت منكم احد الا امراتك انه مصيبها ما اصابهم ان موعدهم الصبح اليس الصبح بقريب

Latin Literal

81. Kâlû ya lûtu innâ rusulu rabbike len yasilû ileyke fe esri bi ehlike bi kıt’ın minel leyli ve lâ yeltefit minkum ehadun illemreetek(illemreeteke), innehu musîbuhâ mâ esâbehum, inne mev’ıdehumus subh(subhu), e leyses subhu bi karîb(karîbin).

Türkçe Çeviri

Dediler*: "Ey Lût! Doğrusu biz resûlleriyiz133 Rabbinin4; asla ilişemezler sana; öyle ki yürü ehlinle568 geceden bir vakitte; ve dönmesin sizlerden birisi; dışındadır karın; doğrusu o** musibetidir onun*** (ki) isabet edendir onlara; doğrusu vaat edilen onlara sabahtır; olmaz mı sabah bir yakın?"

Ahmed Samira Çevirisi

81 They said: "You Lot that we (are) your Lord’s messengers, they will never/not reach to you, so move/travel with your family/relation/people with parts/portions from the night, and no one of you turns around except your woman (wife), that it what struck/hit/marked them is striking/hitting/marking her, that their appointment (is) the morning/day break, is not the morning/daybreak with near/close?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 ya lutu ey Lût يَا لُوطُ -
3 inna doğrusu biz إِنَّا -
4 rusulu resûlleriyiz رُسُلُ رسل
5 rabbike Rabbinin رَبِّكَ ربب
6 len asla لَنْ -
7 yesilu ilişemezler يَصِلُوا وصل
8 ileyke sana إِلَيْكَ -
9 feesri öyle ki yürü فَأَسْرِ سري
10 biehlike ehlinle بِأَهْلِكَ اهل
11 bikit'in bir vakitte بِقِطْعٍ قطع
12 mine مِنَ -
13 l-leyli geceden اللَّيْلِ ليل
14 ve la ve وَلَا -
15 yeltefit dönmesin يَلْتَفِتْ لفت
16 minkum sizden مِنْكُمْ -
17 ehadun birisi أَحَدٌ احد
18 illa dışındadır إِلَّا -
19 mraeteke karın امْرَأَتَكَ مرا
20 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
21 musibuha musibetidir onun (ki) مُصِيبُهَا صوب
22 ma مَا -
23 esabehum isabet edendir olara أَصَابَهُمْ صوب
24 inne doğrusu إِنَّ -
25 mev'idehumu vaat edilen onlara مَوْعِدَهُمُ وعد
26 s-subhu sabahtır الصُّبْحُ صبح
27 eleyse olmaz mı أَلَيْسَ ليس
28 s-subhu sabah الصُّبْحُ صبح
29 bikaribin bir yakın بِقَرِيبٍ قرب

Notlar

Not 1

*Melekler.**İsabet eden.***Lut'un karısının.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Melekler; İbrahim-Lut-Zekeriyyâ peygambere ve Meryem'e gelen elçiler. Rakim yoldaşları. Kavram 133

133 Yüce Allah'ın indinde/katında olan; Levh-i Mahfuz'un tamamına erişim yetkisi olan Cibrîl benzeri şerefli varlıklar. Diledikleri şekle dönüşerek Yüce Allah'ın emrini yerine getirirler. Mağara yoldaşlarına zaman yolculuğu yaptıran Rakim yoldaşları; İbrahim, Lut, Zekeriyyâ peygambere ve Meryem'e gelen elçilerdir.

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

11. Hûd Suresi

Ayet 117

Arapça Metin (Harekeli)

1588|11|117|وَمَا كَانَ رَبُّكَ لِيُهْلِكَ ٱلْقُرَىٰ بِظُلْمٍ وَأَهْلُهَا مُصْلِحُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1588|11|117|وما كان ربك ليهلك القري بظلم واهلها مصلحون

Latin Literal

117. Ve mâ kâne rabbuke li yuhlikel kurâ bi zulmin ve ehluhâ muslihûn(muslihûne).

Türkçe Çeviri

Ve olmuş değildi (senin) Rabbin4 helak etmeye (o) kentleri bir zulümle; ve ahalisi568 onun muslih30 (-ken).

Ahmed Samira Çevirisi

117 And your Lord was not to destroy the villages/urban cities with injustice/oppression and its people (are) correcting/repairing .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildi وَمَا -
2 kane olmuş كَانَ كون
3 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
4 liyuhlike helak etmeye لِيُهْلِكَ هلك
5 l-kura (o) kentleri الْقُرَىٰ قري
6 bizulmin bir zulümle بِظُلْمٍ ظلم
7 veehluha ve ehli onun وَأَهْلُهَا اهل
8 muslihune muslih (-ken) مُصْلِحُونَ صلح

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Muslih Kavram 30

30 Sâlih işler yapan. Sâlihâtı (düzeltici-iyileştirici-barışa yönelik işler) yapan.

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

12. Yusuf Suresi

Ayet 6

Arapça Metin (Harekeli)

1600|12|6|وَكَذَٰلِكَ يَجْتَبِيكَ رَبُّكَ وَيُعَلِّمُكَ مِن تَأْوِيلِ ٱلْأَحَادِيثِ وَيُتِمُّ نِعْمَتَهُۥ عَلَيْكَ وَعَلَىٰٓ ءَالِ يَعْقُوبَ كَمَآ أَتَمَّهَا عَلَىٰٓ أَبَوَيْكَ مِن قَبْلُ إِبْرَٰهِيمَ وَإِسْحَٰقَ إِنَّ رَبَّكَ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1600|12|6|وكذلك يجتبيك ربك ويعلمك من تاويل الاحاديث ويتم نعمته عليك وعلي ال يعقوب كما اتمها علي ابويك من قبل ابرهيم واسحق ان ربك عليم حكيم

Latin Literal

6. Ve kezâlike yectebîke rabbuke ve yu allimuke min te’vîlil ehâdîsi, ve yutimmu ni’metehu aleyke ve alâ âli ya’kûbe kemâ etemmehâ alâ ebeveyke min kablu ibrâhîme ve ishâk(ishâke), inne rabbeke alîmun hakîm(hakîmun).”

Türkçe Çeviri

Ve işte böyledir; seçer* seni Rabbin4; ve öğretir sana tevilinden401 hadislerin**; ve tamamlar kendi nimetini senin üzerine; ve Yakûb'un ahalisine568 karşı (da); tamamladığı gibi onu*** öncesinde senin ataların İbrahim'e ve İshâk'a karşı; doğrusu (senin) Rabbin4 bir Alîm’dir8; bir Hakîm’dir9.

Ahmed Samira Çevirisi

6 And as/like that your Lord chooses/purifies you and teaches/informs you from the information’s/speech’s interpretation/explanation, and He completes His blessing on you, and on Jacob’s family, as/like He completed it on your fathers (forefathers) before, Abraham, and Isaac, that your Lord (is) knowledgeable, wise/judicious.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kezalike ve işte böyledir وَكَذَٰلِكَ -
2 yectebike seçer seni يَجْتَبِيكَ جبي
3 rabbuke Rabbin رَبُّكَ ربب
4 ve yuallimuke ve öğretir sanan وَيُعَلِّمُكَ علم
5 min مِنْ -
6 te'vili tevilinden تَأْوِيلِ اول
7 l-ehadisi hadislerin الْأَحَادِيثِ حدث
8 ve yutimmu ve tamamlar وَيُتِمُّ تمم
9 nia'metehu kendi nimetini نِعْمَتَهُ نعم
10 aleyke senin üzerine عَلَيْكَ -
11 ve ala ve karşı وَعَلَىٰ -
12 ali ahalisi الِ اول
13 yea'kube Yakûb يَعْقُوبَ -
14 kema gibi كَمَا -
15 etemmeha tamamladığı gibi onu أَتَمَّهَا تمم
16 ala karşı عَلَىٰ -
17 ebeveyke senin ataların أَبَوَيْكَ ابو
18 min مِنْ -
19 kablu öncesinde قَبْلُ قبل
20 ibrahime İbrahim إِبْرَاهِيمَ -
21 ve ishaka ve İshak وَإِسْحَاقَ -
22 inne doğrusu إِنَّ -
23 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
24 alimun bir Alîm’dir عَلِيمٌ علم
25 hakimun bir Hakîm’dir حَكِيمٌ حكم

Notlar

Not 1

*Yükseltir. **Sözlerin.***Nimeti.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Alîm Kavram 8

8 Bilen.

Hakîm Kavram 9

9 Bilge/bilgelikle hükmeden.

Tevil Kavram 401

401 Yorumlamak, mana vermek, anlamlandırmak.

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

12. Yusuf Suresi

Ayet 25

Arapça Metin (Harekeli)

1619|12|25|وَٱسْتَبَقَا ٱلْبَابَ وَقَدَّتْ قَمِيصَهُۥ مِن دُبُرٍ وَأَلْفَيَا سَيِّدَهَا لَدَا ٱلْبَابِ قَالَتْ مَا جَزَآءُ مَنْ أَرَادَ بِأَهْلِكَ سُوٓءًا إِلَّآ أَن يُسْجَنَ أَوْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1619|12|25|واستبقا الباب وقدت قميصه من دبر والفيا سيدها لدا الباب قالت ما جزا من اراد باهلك سوا الا ان يسجن او عذاب اليم

Latin Literal

25. Vestebekâl bâbe ve kaddet kamîsahu min duburin ve elfeyâ seyyidehâ ledel bâb(bâbi), kâlet mâ cezâu men erâde bi ehlike sûen illâ en yuscene ev azâbun elîm(elîmun).

Türkçe Çeviri

Ve yarıştı* ikisi kapıya; ve yırttı** gömleğini onun*** arkasından; ve karşılaştı ikisi seyyidiyle935 onun**** kapının yanında; dedi*****: "Nedir cezası63 kimsenin (ki) murad eder (senin) ehline568 bir kötülük; dışında mıdır ki hapsedilir ya da elim/acıklı bir azaptır (ona)."

Ahmed Samira Çevirisi

25 And they (B) raced each other (to) the door/entrance, and she ripped/cut his shirt/dress from (the) back/end and they (B) found her master/ruler/leader at/by/near the door/entrance she said: "What (is the) reward/reimbursement (of) who willed/wanted bad/evil/harm with your family/people except that he be imprisoned or painful torture?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vestebeka ve yarıştı ikisi وَاسْتَبَقَا سبق
2 l-babe kapıya الْبَابَ بوب
3 ve kaddet ve şerit gibi yırttı وَقَدَّتْ قدد
4 kamisahu gömleğini onun قَمِيصَهُ قمص
5 min مِنْ -
6 duburin arkasından دُبُرٍ دبر
7 ve elfeya ve karşılaştı ikisi وَأَلْفَيَا لفو
8 seyyideha seyidiyle onun سَيِّدَهَا سود
9 leda yanında لَدَى -
10 l-babi kapının الْبَابِ بوب
11 kalet dedi قَالَتْ قول
12 ma nedir? مَا -
13 ceza'u cezası جَزَاءُ جزي
14 men kimsenin مَنْ -
15 erade murat eder أَرَادَ رود
16 biehlike ehline senin بِأَهْلِكَ اهل
17 su'en bir kötülük سُوءًا سوا
18 illa dışında إِلَّا -
19 en ki أَنْ -
20 yuscene hapsedilir يُسْجَنَ سجن
21 ev ya da أَوْ -
22 azabun bir azaptır عَذَابٌ عذب
23 elimun elim/acıklı أَلِيمٌ الم

Notlar

Not 1

*Öne geçmek için.**Kadın şerit gibi boylu boyunca yırttı.***Yûsuf'un.****Kadının.*****Kadın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ceza Kavram 63

63 Karşılık, hak edilen.

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

12. Yusuf Suresi

Ayet 26

Arapça Metin (Harekeli)

1620|12|26|قَالَ هِىَ رَٰوَدَتْنِى عَن نَّفْسِى وَشَهِدَ شَاهِدٌ مِّنْ أَهْلِهَآ إِن كَانَ قَمِيصُهُۥ قُدَّ مِن قُبُلٍ فَصَدَقَتْ وَهُوَ مِنَ ٱلْكَٰذِبِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1620|12|26|قال هي رودتني عن نفسي وشهد شاهد من اهلها ان كان قميصه قد من قبل فصدقت وهو من الكذبين

Latin Literal

26. Kâle hiye râvedetnî an nefsî ve şehide şâhidun min ehlihâ, in kâne kamîsuhu kudde min kubulin fe sadekat ve huve minel kâzibîn(kâzibîne).

Türkçe Çeviri

Dedi*: "O** murad talep etti bana nefsimden201"; ve şahitlik/tanıklık etti*** bir şahit/tanık ehlinden568 onun****; "eğer olduysa gömleği onun***** yırtılmış önden; öyle ki doğru söylemiştir******(o); ve o* yalancılardandır." (diye)

Ahmed Samira Çevirisi

26 He said: "She seduced/enticed me from myself." And a witness/testifier from her family/relation/people witnessed/testified: "If his shirt/dress was ripped/cut from (the) front , so she was truthful and he we was from the liars/falsifiers .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 hiye o هِيَ -
3 ravedetni murad talep etti bana رَاوَدَتْنِي رود
4 an عَنْ -
5 nefsi nefsimden نَفْسِي نفس
6 ve şehide ve şahitlik/tanıklık etti وَشَهِدَ شهد
7 şahidun bir şahit/tanık شَاهِدٌ شهد
8 min مِنْ -
9 ehliha ehlinden onun أَهْلِهَا اهل
10 in eğer إِنْ -
11 kane olduysa كَانَ كون
12 kamisuhu gömleği onun قَمِيصُهُ قمص
13 kudde yırtılmış قُدَّ قدد
14 min مِنْ -
15 kubulin önden قُبُلٍ قبل
16 fesadekat öyle ki doğru söyledi فَصَدَقَتْ صدق
17 ve huve ve o وَهُوَ -
18 mine مِنَ -
19 l-kazibine yalancılardandır الْكَاذِبِينَ كذب

Notlar

Not 1

*Yûsuf.**Kadın.***Bir erkek.****Kadının.*****Yûsuf'un.******Kadın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

12. Yusuf Suresi

Ayet 62

Arapça Metin (Harekeli)

1656|12|62|وَقَالَ لِفِتْيَٰنِهِ ٱجْعَلُوا۟ بِضَٰعَتَهُمْ فِى رِحَالِهِمْ لَعَلَّهُمْ يَعْرِفُونَهَآ إِذَا ٱنقَلَبُوٓا۟ إِلَىٰٓ أَهْلِهِمْ لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1656|12|62|وقال لفتينه اجعلوا بضعتهم في رحالهم لعلهم يعرفونها اذا انقلبوا الي اهلهم لعلهم يرجعون

Latin Literal

62. Ve kâle li fityânihic’alû bidâatehum fî rihâlihim leallehum ya’rifûnehâ izenkalebû ilâ ehlihim leallehum yerci’ûn(yerci’ûne).

Türkçe Çeviri

Ve dedi fetânlarına936: "Koyun emtialarına* onların; eyer heybesine** içine; belki onlar arif olurlar*** ona**** döndükleri zaman ahalilerine568; belki onlar geri dönerler.

Ahmed Samira Çevirisi

62 And he said to his youths/servants : "Put their goods/merchandise in their packsaddles, maybe/perhaps they know (recognize) it when they returned to their family/people , maybe/perhaps they return."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
2 lifityanihi fetânlarına لِفِتْيَانِهِ فتي
3 c'alu koyun اجْعَلُوا جعل
4 bidaatehum emtialarına بِضَاعَتَهُمْ بضع
5 fi içine فِي -
6 rihalihim eyer heybeleri رِحَالِهِمْ رحل
7 leallehum belki onlar لَعَلَّهُمْ -
8 yea'rifuneha arif olurlar ona يَعْرِفُونَهَا عرف
9 iza zaman إِذَا -
10 nkalebu döndükleri انْقَلَبُوا قلب
11 ila doğru إِلَىٰ -
12 ehlihim ahalilerine أَهْلِهِمْ اهل
13 leallehum belki onlar لَعَلَّهُمْ -
14 yerciune geri dönerler يَرْجِعُونَ رجع

Notlar

Not 1

*Ticaret malı. Anlarız ki Yûsuf'un kardeşleri ticaret yapmaktadır. Mısır'dan aldıkları emtiaları memleketlerinde satmaktadırlar.**Hayvanların taşıdığı eyer üzerine iki taraflı geçirilen heybe, torba, çanta. İki taraflı yüklendiği için hayvanın dengesi bozulmaz. ***Anlarlar, bilirler.****Koyduğumuza.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

12. Yusuf Suresi

Ayet 65

Arapça Metin (Harekeli)

1659|12|65|وَلَمَّا فَتَحُوا۟ مَتَٰعَهُمْ وَجَدُوا۟ بِضَٰعَتَهُمْ رُدَّتْ إِلَيْهِمْ قَالُوا۟ يَٰٓأَبَانَا مَا نَبْغِى هَٰذِهِۦ بِضَٰعَتُنَا رُدَّتْ إِلَيْنَا وَنَمِيرُ أَهْلَنَا وَنَحْفَظُ أَخَانَا وَنَزْدَادُ كَيْلَ بَعِيرٍ ذَٰلِكَ كَيْلٌ يَسِيرٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1659|12|65|ولما فتحوا متعهم وجدوا بضعتهم ردت اليهم قالوا يابانا ما نبغي هذه بضعتنا ردت الينا ونمير اهلنا ونحفظ اخانا ونزداد كيل بعير ذلك كيل يسير

Latin Literal

65. Ve lemmâ fetehû metâahum vecedû bidâatehum ruddet ileyhim, kâlû yâ ebânâ mâ nebgî, hâzihî bidâatunâ ruddet ileynâ, ve nemîru ehlenâ ve nahfazu ehânâ ve nezdâdu keyle beîr (beîrin), zâlike keylun yesîr(yesîrun).

Türkçe Çeviri

Ve ne zaman ki açtılar metalarını54; buldular emtialarını* (ki) geri verilmiş kendilerine; dediler: "Ey babamız**! Neye bakınırız; işte bu emtiamızdır*** (ki) geri verilmiş bizlere; ve stoklarız ehlimize568; ve koruruz kardeşimizi; ve artırırız ölçüyü bir deve****; işte bu kolay***** bir ölçüdür."

Ahmed Samira Çevirisi

65 And when they opened their belongings/goods they found their goods/merchandise returned to them, they said: "You our father, we do not ask/desire , this (is) our goods/merchandise returned to us, and we bring food and supplies (to) our family/people , and we protect our brother, and we be increased a (transport) camel’s weight , that (is) easy weight ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velemma ve ne zaman ki وَلَمَّا -
2 fetehu açtılar فَتَحُوا فتح
3 metaahum metalarını مَتَاعَهُمْ متع
4 vecedu buldular وَجَدُوا وجد
5 bidaatehum emtialarını بِضَاعَتَهُمْ بضع
6 ruddet geri verilmiş رُدَّتْ ردد
7 ileyhim kendilerine إِلَيْهِمْ -
8 kalu dediler قَالُوا قول
9 ya ebana ey babamız يَا أَبَانَا ابو
10 ma neye مَا -
11 nebgi bakınırız نَبْغِي بغي
12 hazihi işte bu هَٰذِهِ -
13 bidaatuna emtiamız بِضَاعَتُنَا بضع
14 ruddet geri verilmiş رُدَّتْ ردد
15 ileyna bizlere إِلَيْنَا -
16 ve nemiru ve stoklarız وَنَمِيرُ مير
17 ehlena ehlimize أَهْلَنَا اهل
18 ve nehfezu ve koruruz وَنَحْفَظُ حفظ
19 ehana kardeşimizi أَخَانَا اخو
20 ve nezdadu ve artırırız وَنَزْدَادُ زيد
21 keyle ölçüyü كَيْلَ كيل
22 beiyrin bir deve بَعِيرٍ بعر
23 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
24 keylun bir ölçüdür كَيْلٌ كيل
25 yesirun kolay يَسِيرٌ يسر

Notlar

Not 1

*Ticari mallarını.**Yakûp.***Ticari mallarımız.****Bir deve yüklü; veya bir eşek yükü.*****Zorlanmadan elde ettiğimiz bir ölçüdür.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Meta Kavram 54

54 Sermaye. Yararlanma.

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

12. Yusuf Suresi

Ayet 88

Arapça Metin (Harekeli)

1682|12|88|فَلَمَّا دَخَلُوا۟ عَلَيْهِ قَالُوا۟ يَٰٓأَيُّهَا ٱلْعَزِيزُ مَسَّنَا وَأَهْلَنَا ٱلضُّرُّ وَجِئْنَا بِبِضَٰعَةٍ مُّزْجَىٰةٍ فَأَوْفِ لَنَا ٱلْكَيْلَ وَتَصَدَّقْ عَلَيْنَآ إِنَّ ٱللَّهَ يَجْزِى ٱلْمُتَصَدِّقِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1682|12|88|فلما دخلوا عليه قالوا يايها العزيز مسنا واهلنا الضر وجينا ببضعه مزجيه فاوف لنا الكيل وتصدق علينا ان الله يجزي المتصدقين

Latin Literal

88. Fe lemmâ dehalû aleyhi kâlû yâ eyyuhel azîzu messenâ ve ehlened durru ve ci’nâ bi bidâatin muzcâtin fe evfi lenel keyle ve tesaddak aleynâ, innallâhe yeczîl mutesaddikîn(mutesaddikîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki ne zaman ki girdiler ona* karşı; dediler: "Ey azîz! Temas etti bizlere ve ahalimize568 darlık; ve geldik itilmiş/değersiz bir emtiayla**; öyle ki tamamla bizlere ölçüyü; ve sadaka342*** ver bizlere; doğrusu Allah cezalandırır63 sadaka342*** verenleri."

Ahmed Samira Çevirisi

88 So when they entered on (to) him, they said: "You, you Elaziz/Egyptian ruler, the harm touched us and our family and we came with little/poor or bad goods/merchandise, so fulfill/complete for us the measuring/weighing device and give charity on us, that God rewards the charity givers."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felemma öyle ki ne zaman ki فَلَمَّا -
2 dehalu girdiler دَخَلُوا دخل
3 aleyhi ona karşı عَلَيْهِ -
4 kalu dediler قَالُوا قول
5 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
6 l-azizu azîz الْعَزِيزُ عزز
7 messena temas etti bizlere مَسَّنَا مسس
8 ve ehlena ve ahalimize وَأَهْلَنَا اهل
9 d-durru darlık الضُّرُّ ضرر
10 ve ci'na ve geldik وَجِئْنَا جيا
11 bibidaatin bir emtiayla بِبِضَاعَةٍ بضع
12 muzcatin itilmiş/değersiz مُزْجَاةٍ زجو
13 feevfi öyle ki tamamla فَأَوْفِ وفي
14 lena bizlere لَنَا -
15 l-keyle ölçüyü الْكَيْلَ كيل
16 ve tesaddek ve sadaka ver وَتَصَدَّقْ صدق
17 aleyna bizlere عَلَيْنَا -
18 inne doğrusu إِنَّ -
19 llahe Allah اللَّهَ -
20 yeczi cezalandırır يَجْزِي جزي
21 l-mutesaddikine sadaka verenleri الْمُتَصَدِّقِينَ صدق

Notlar

Not 1

*Yusuf'a.**Ticari malla.*** Kamu adına toplanan sadakalardan karşılıksız pay alma hakkı olanlardan bizi kabul et.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ceza Kavram 63

63 Karşılık, hak edilen.

Sadaka nedir? Kavram 342

342 Kur’an’da 3 tip sadaka vardır. Bunlar;1-Sadaka-1: Kamu yönetiminin topladığı bir gelir vergisi türü.Kamu yönetimini 9:60 ayetinde Rabbimiz tarafından zikredilen gruplar için topladığı özel bir kamu vergisi (9:103, 9:58 ve 9:60). 2-Sadaka-2: Kamudan talepleri olan kişi ve kurumların kamu yönetimi ile görüşmeden önce vermesi gereken sadaka vergisi (Kamu harcı).58:12 ayeti; bu fonda toplanan harç vergileri Sadaka-1 fonuna aktarılır.3-Sadaka-3: Kişinin kendisinin sadaka vergisi vermesi.Kamu yönetiminin Sadaka-1’deki gibi bir vergi almadığı kazançlardan kişinin kendisinin topluma kazandırarak verdiği sadaka. Bu tip sadaka vergisi fakirlere verilir. Açıkça verilebilir. Ama gizli verilmesi daha hayırlıdır. Fakirlere verilen sadaka vergisi kesinlikle incitici ve başa kakıcı olmamalıdır. (2:271 ve 2:263)Detaylı bilgi için;Sadaka nedir?

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

12. Yusuf Suresi

Ayet 93

Arapça Metin (Harekeli)

1687|12|93|ٱذْهَبُوا۟ بِقَمِيصِى هَٰذَا فَأَلْقُوهُ عَلَىٰ وَجْهِ أَبِى يَأْتِ بَصِيرًا وَأْتُونِى بِأَهْلِكُمْ أَجْمَعِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1687|12|93|اذهبوا بقميصي هذا فالقوه علي وجه ابي يات بصيرا واتوني باهلكم اجمعين

Latin Literal

93. Yezhebû bikamîsî hâzâ fe elkûhu alâ vechi ebî ye’ti basîrâ(basîran), ve’tûnî bi ehlikum ecma’în(ecma’îne).

Türkçe Çeviri

"Gidin benim* bu gömleğimle; öyle ki buluşturun onu** yüzüne karşı babamın***; gelir bir görme****; ve gelin bana ahalisiyle568 onun***** topluca."

Ahmed Samira Çevirisi

93 Go with my shirt/dress, this, so throw it on my father’s face/front he comes (becomes) seeing/understanding , and bring me with your family/people all/all together.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 izhebu gidin اذْهَبُوا ذهب
2 bikamisi gömleğimle benim بِقَمِيصِي قمص
3 haza bu هَٰذَا -
4 fe elkuhu öyle ki buluşturun onu فَأَلْقُوهُ لقي
5 ala karşı عَلَىٰ -
6 vechi yüzüne وَجْهِ وجه
7 ebi babamın أَبِي ابو
8 ye'ti gelir يَأْتِ اتي
9 besiran bir görüş بَصِيرًا بصر
10 ve'tuni ve gelin bana وَأْتُونِي اتي
11 biehlikum ahalisiyle onun بِأَهْلِكُمْ اهل
12 ecmeiyne topluca أَجْمَعِينَ جمع

Notlar

Not 1

*Yûsuf.**Gömleği***Yakûb'un.****Gözüne.*****Yakûb'un.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

12. Yusuf Suresi

Ayet 109

Arapça Metin (Harekeli)

1703|12|109|وَمَآ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ إِلَّا رِجَالًا نُّوحِىٓ إِلَيْهِم مِّنْ أَهْلِ ٱلْقُرَىٰٓ أَفَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ وَلَدَارُ ٱلْءَاخِرَةِ خَيْرٌ لِّلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1703|12|109|وما ارسلنا من قبلك الا رجالا نوحي اليهم من اهل القري افلم يسيروا في الارض فينظروا كيف كان عقبه الذين من قبلهم ولدار الاخره خير للذين اتقوا افلا تعقلون

Latin Literal

109. Ve mâ erselnâ min kablike illâ ricâlen nûhî ileyhim min ehlil kurâ, e fe lem yesîrû fîl ardı fe yanzurû keyfe kâne âkıbetullezîne min kablihim, ve le dârul âhıreti hayrun lillezînettekav, e fe lâ ta’kılûn(ta’kılûne).

Türkçe Çeviri

Ve göndermiş değiliz senden önce erkekler dışında (ki) vahy603 ettik onlara kentlerin ehlinden568*; öyle ki hiç seyahat etmezler mi yerde**; öyle ki bakmazlar mı nasıl oldu akıbeti892 onlardan önceki kimselerin; ve ahiret diyarı*** hayırlıdır**** kimselere (ki) takvalı21 oldular; öyle ki akletmez562 misiniz?

Ahmed Samira Çevirisi

109 And We did not send from before you except men We inspire/transmit to them from (about) the villages’/urban cities’ people/relation , did they not walk/move/ride in the earth/Planet Earth, so they see/wonder about how was (the) end/turn (result of) those who (were) from before them, and the end’s (other life’s) home/house (E) (is) best to those who feared and obeyed, so do you not reason/understand/comprehend?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değiliz وَمَا -
2 erselna göndermiş أَرْسَلْنَا رسل
3 min مِنْ -
4 kablike senden önce قَبْلِكَ قبل
5 illa dışında إِلَّا -
6 ricalen bir erkekler رِجَالًا رجل
7 nuhi vahy ettik نُوحِي وحي
8 ileyhim onlara إِلَيْهِمْ -
9 min مِنْ -
10 ehli ehlinden أَهْلِ اهل
11 l-kura kentlerin الْقُرَىٰ قري
12 efelem öyle ki hiç أَفَلَمْ -
13 yesiru seyahat etmezler mi يَسِيرُوا سير
14 fi فِي -
15 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
16 fe yenzuru öyle ki bakmazlar mı فَيَنْظُرُوا نظر
17 keyfe nasıl كَيْفَ كيف
18 kane oldu كَانَ كون
19 aakibetu akibeti عَاقِبَةُ عقب
20 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
21 min مِنْ -
22 kablihim onlardan önceki قَبْلِهِمْ قبل
23 veledaru ve diyarı وَلَدَارُ دور
24 l-ahirati ahiret الْاخِرَةِ اخر
25 hayrun hayırlıdır خَيْرٌ خير
26 lillezine kimselere لِلَّذِينَ -
27 ttekav takvalı oldular اتَّقَوْا وقي
28 efela öyle ki أَفَلَا -
29 tea'kilune ekletmez misiniz? تَعْقِلُونَ عقل

Notlar

Not 1

*Kentlerin ahalisinin başına gelenler hakkında onlara da vahy ettik.**Yeryüzünde antik kentleri gezin.***Yurdu.****Ahiret diyarı/yurdu sadece takvalılara hayırlıdır. Başkalarına değil.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Takva Kavram 21

21 Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Akletmek. Kavram 562

562 İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

Vahiy, vahy etmek. Kavram 603

603 Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Akıbet, akıbet. Kavram 892

892 Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam.

15. Hicr Suresi

Ayet 67

Arapça Metin (Harekeli)

1867|15|67|وَجَآءَ أَهْلُ ٱلْمَدِينَةِ يَسْتَبْشِرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1867|15|67|وجا اهل المدينه يستبشرون

Latin Literal

67. Ve câe ehlul medîneti yestebşirûn(yestebşirûne).

Türkçe Çeviri

Ve geldi* şehrin ehli568; seviniyorlardı**.

Ahmed Samira Çevirisi

67 And the city’s/town’s people came cheerful/rejoicing ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ca'e ve geldi وَجَاءَ جيا
2 ehlu ehli أَهْلُ اهل
3 l-medineti şehrin الْمَدِينَةِ مدن
4 yestebşirune seviniyorlardı يَسْتَبْشِرُونَ بشر

Notlar

Not 1

*Lût'un yanına.**Müjdeye karşı sevinme, neşelenme.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 40

Arapça Metin (Harekeli)

2386|20|40|إِذْ تَمْشِىٓ أُخْتُكَ فَتَقُولُ هَلْ أَدُلُّكُمْ عَلَىٰ مَن يَكْفُلُهُۥ فَرَجَعْنَٰكَ إِلَىٰٓ أُمِّكَ كَىْ تَقَرَّ عَيْنُهَا وَلَا تَحْزَنَ وَقَتَلْتَ نَفْسًا فَنَجَّيْنَٰكَ مِنَ ٱلْغَمِّ وَفَتَنَّٰكَ فُتُونًا فَلَبِثْتَ سِنِينَ فِىٓ أَهْلِ مَدْيَنَ ثُمَّ جِئْتَ عَلَىٰ قَدَرٍ يَٰمُوسَىٰ

Arapça Metin (Harekesiz)

2386|20|40|اذ تمشي اختك فتقول هل ادلكم علي من يكفله فرجعنك الي امك كي تقر عينها ولا تحزن وقتلت نفسا فنجينك من الغم وفتنك فتونا فلبثت سنين في اهل مدين ثم جيت علي قدر يموسي

Latin Literal

40. İz temşî uhtuke fe tekûlu hel edullukum alâ men yekfuluh(yekfuluhu), fe reca’nâke ilâ ummike key takarre aynuhâ ve lâ tahzen(tahzene), ve katelte nefsen fe necceynâke minel gammi ve fetennâke futûnâ(futûnen), fe lebiste sinîne fî ehli medyene summe ci’te alâ kaderin yâ mûsâ.

Türkçe Çeviri

Yürüyüp gidiyorken kız kardeşin öyle ki diyordu: "Göstereyim mi sizlere kimseyi (ki) kefil olur ona*"; öyle ki geri döndürdük seni annene ki aydın olsun gözü ve hüzünlemesin; ve katletmiştin bir nefsi201 öyle ki kurtardık seni gamdan; ve fitnelendirdik610 seni bir fitne610 (-le); öyle ki kaldın senelerce Medyen ehlinde568; sonra geldin bir kadere** ey Mûsâ!

Ahmed Samira Çevirisi

40 And when your sister walks, so she says: Do I guide/lead you on (to) who maintains him ?" So We returned you to your mother, in order that her eye/sight delight/satisfy , and nor she be saddened/grieved, and you killed a self so We saved/rescued you from the grief/sadness/depression, and We tested you , testfully , so you stayed/remained years in Madya’s people , then you came on a predestiny you Moses."

Notlar

Not 1

*Mûsâ'ya.**Ölçüye.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

Fitne. Kavram 610

610 Test, deneme, sınav, yanlışla doğruyu ayırt edebilme yetisinin ölçülmesi.

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 76

Arapça Metin (Harekeli)

2557|21|76|وَنُوحًا إِذْ نَادَىٰ مِن قَبْلُ فَٱسْتَجَبْنَا لَهُۥ فَنَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥ مِنَ ٱلْكَرْبِ ٱلْعَظِيمِ

Arapça Metin (Harekesiz)

2557|21|76|ونوحا اذ نادي من قبل فاستجبنا له فنجينه واهله من الكرب العظيم

Latin Literal

76. Ve nûhan iz nâdâ min kablu festecebnâ lehu fe necceynâhu ve ehlehu minel kerbil azîm(azîmi).

Türkçe Çeviri

Ve Nûh’u1014; nida ettiği* zaman önceden; öyle ki cevap verdik ona**; öyle ki kurtardık onu*** ve ehlini568 azîm**** kaygı/kederden.

Ahmed Samira Çevirisi

76 And Noah when he called/cried from before, so We saved/rescued him and his family/people from the grief, hardship and suffering, the great.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve nuhen ve Nûh’u; وَنُوحًا -
2 iz zaman إِذْ -
3 nada nida etmişti نَادَىٰ ندو
4 min مِنْ -
5 kablu önceden قَبْلُ قبل
6 festecebna öyle ki cevapverdik فَاسْتَجَبْنَا جوب
7 lehu ona لَهُ -
8 fe necceynahu öyle ki kurtardık onu فَنَجَّيْنَاهُ نجو
9 ve ehlehu ve ehlini وَأَهْلَهُ اهل
10 mine مِنَ -
11 l-kerbi kaygı/kederden الْكَرْبِ كرب
12 l-azimi azîm الْعَظِيمِ عظم

Notlar

Not 1

*Seslendiği.**Nûh'a.***Nûh'u.****Büyük, azametli.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 27

Arapça Metin (Harekeli)

2698|23|27|فَأَوْحَيْنَآ إِلَيْهِ أَنِ ٱصْنَعِ ٱلْفُلْكَ بِأَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا فَإِذَا جَآءَ أَمْرُنَا وَفَارَ ٱلتَّنُّورُ فَٱسْلُكْ فِيهَا مِن كُلٍّ زَوْجَيْنِ ٱثْنَيْنِ وَأَهْلَكَ إِلَّا مَن سَبَقَ عَلَيْهِ ٱلْقَوْلُ مِنْهُمْ وَلَا تُخَٰطِبْنِى فِى ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓا۟ إِنَّهُم مُّغْرَقُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2698|23|27|فاوحينا اليه ان اصنع الفلك باعيننا ووحينا فاذا جا امرنا وفار التنور فاسلك فيها من كل زوجين اثنين واهلك الا من سبق عليه القول منهم ولا تخطبني في الذين ظلموا انهم مغرقون

Latin Literal

27. Fe evhaynâ ileyhi enısnaıl fulke bi a’yuninâ ve vahyinâ fe izâ câe emrunâ ve fâret tennûru fesluk fîhâ min kullin zevceynisneyni ve ehleke illâ men sebeka aleyhil kavlu minhum, ve lâ tuhâtıbnî fîllezîne zalemû, innehum mugrakûn(mugrakûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki vahy603 ettik ona* ki sanayi olarak yap gemiyi gözlerimizle** ve vahyimizle; öyle ki geldiği zaman emrimiz; ve feveran etti tandır570; öyle ki sok ona her bir çiftten iki; ve ahalini568; dışındadır kimse (ki) öncelendi aleyhine onun söz onlardan; ve hitap etme bana kimselerde (ki) zulmettiler257; doğrusu onlar boğulanlardır.

Ahmed Samira Çevirisi

27 So We inspired/transmitted to him: "That produce/manufacture the ship/ships with Our eyes/sights, and Our inspiration/revelation , so if Our order/command came, and the furnace/kiln/elten’noor boiled over/gushed, so enter/pass in it from every/each pair/couple two, and your family/people , except whom the words preceded on him from them, and do not address/converse with Me in (about) those who were unjust/oppressive, that they are being drowned/sunken."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feevhayna öyle ki vahy ettik فَأَوْحَيْنَا وحي
2 ileyhi ona إِلَيْهِ -
3 eni ki أَنِ -
4 snei sanayi olarak yap اصْنَعِ صنع
5 l-fulke gemiyi الْفُلْكَ فلك
6 biea'yunina gözlerimizle بِأَعْيُنِنَا عين
7 ve vehyina ve vahyimizle وَوَحْيِنَا وحي
8 feiza öyle ki فَإِذَا -
9 ca'e geldiği zaman جَاءَ جيا
10 emruna emrimiz أَمْرُنَا امر
11 ve fara ve feveran etti وَفَارَ فور
12 t-tennuru tandır التَّنُّورُ -
13 fesluk öyle ki sok فَاسْلُكْ سلك
14 fiha ona فِيهَا -
15 min مِنْ -
16 kullin her bir كُلٍّ كلل
17 zevceyni çiftten زَوْجَيْنِ زوج
18 sneyni iki اثْنَيْنِ ثني
19 ve ehleke ve ahalini وَأَهْلَكَ اهل
20 illa dışındadır إِلَّا -
21 men kimse مَنْ -
22 sebeka öncelendi سَبَقَ سبق
23 aleyhi aleyhine onun عَلَيْهِ -
24 l-kavlu söz الْقَوْلُ قول
25 minhum onlardan مِنْهُمْ -
26 ve la ve وَلَا -
27 tuhatibni hitap etme bana تُخَاطِبْنِي خطب
28 fi فِي -
29 ellezine kimselerde الَّذِينَ -
30 zelemu zulmettiler ظَلَمُوا ظلم
31 innehum doğrusu onlar إِنَّهُمْ -
32 mugrakune boğulanlardır مُغْرَقُونَ غرق

Notlar

Not 1

*Nûh'a.**Gözetimimizle.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

Vahiy, vahy etmek. Kavram 603

603 Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

33. Ahzâb Suresi

Ayet 13

Arapça Metin (Harekeli)

3544|33|13|وَإِذْ قَالَت طَّآئِفَةٌ مِّنْهُمْ يَٰٓأَهْلَ يَثْرِبَ لَا مُقَامَ لَكُمْ فَٱرْجِعُوا۟ وَيَسْتَـْٔذِنُ فَرِيقٌ مِّنْهُمُ ٱلنَّبِىَّ يَقُولُونَ إِنَّ بُيُوتَنَا عَوْرَةٌ وَمَا هِىَ بِعَوْرَةٍ إِن يُرِيدُونَ إِلَّا فِرَارًا

Arapça Metin (Harekesiz)

3544|33|13|واذ قالت طايفه منهم ياهل يثرب لا مقام لكم فارجعوا ويستذن فريق منهم النبي يقولون ان بيوتنا عوره وما هي بعوره ان يريدون الا فرارا

Latin Literal

13. Ve iz kâlet tâifetun minhum yâ ehle yesribe lâ mukâme lekum ferciû, ve yeste’zinu ferîkun minhumun nebiyye yekûlûne inne buyûtenâ avretun ve mâ hiye bi avreh(avretin), in yurîdûne illâ firârâ(firâran).

Türkçe Çeviri

Ve dediği zaman bir tayfa719 onlardan: "Ey Yesrib* ehli568! Yoktur dikelinen/ayakta durulan yer sizlere**; öyle ki dönün***"; ve izin istiyordu nebiden132 onlardan bir fırka/grup; diyorlardı: "Doğrusu evlerimiz tek gözlüdür****; ve (oysa) değildi o tek gözlü****; arzulamıyorlardı bir firar/kaçma dışında.

Ahmed Samira Çevirisi

13 And when a group of people from them said: "You people (of) Yethrib , (there is) no position/status for you, so return." And a group/party from them ask the prophet for permission/pardon (E) they say: "That truly our houses/homes (are) weakly defended ." And it is not with weakly defended , that truly they want except escape .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve وَإِذْ -
2 kalet dediği zaman قَالَتْ قول
3 taifetun bir tayfa طَائِفَةٌ طوف
4 minhum onlardan مِنْهُمْ -
5 ya ehle Ey ehli يَا أَهْلَ اهل
6 yesribe Yesrib يَثْرِبَ -
7 la yoktur لَا -
8 mukame dikelinen/ayakta durulan yer مُقَامَ قوم
9 lekum sizlere لَكُمْ -
10 ferciu öyle ki dönün فَارْجِعُوا رجع
11 ve yeste'zinu ve izin istiyordu وَيَسْتَأْذِنُ اذن
12 ferikun bir fırka فَرِيقٌ فرق
13 minhumu onlardan مِنْهُمُ -
14 n-nebiyye nebiden النَّبِيَّ نبا
15 yekulune diyorlardı يَقُولُونَ قول
16 inne doğrusu إِنَّ -
17 buyutena evlerimiz بُيُوتَنَا بيت
18 avratun tek gözlüdür/savunmasızdır عَوْرَةٌ عور
19 ve ma ve değildi وَمَا -
20 hiye o هِيَ -
21 biavratin tek gözlüdür/savunmasızdır بِعَوْرَةٍ عور
22 in إِنْ -
23 yuridune arzulamıyorlardı يُرِيدُونَ رود
24 illa dışında إِلَّا -
25 firaran bir firar فِرَارًا فرر

Notlar

Not 1

*Medine.**Tutunacak durum yoktur sizlere. Başarıya ulaşmak mümkün değildir. ***Dönün Yesrib'e.****Tek gözlü kalmıştır, savunmasız kalmıştır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Nebi Kavram 132

132 Kendisine kitap verilen resul/elçi. Her resul/elçi nebi değildir. Her nebi bir resuldür/elçidir.

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

Tayfa Kavram 719

719 Belirli bir işi yapmak için bir araya gelmiş olan grup. Askeri birlik, bir işi yapan işçiler vb.

37. Sâffât Suresi

Ayet 76

Arapça Metin (Harekeli)

3862|37|76|وَنَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥ مِنَ ٱلْكَرْبِ ٱلْعَظِيمِ

Arapça Metin (Harekesiz)

3862|37|76|ونجينه واهله من الكرب العظيم

Latin Literal

76. Ve necceynâhu ve ehlehu minel kerbil azîm(azîmi).

Türkçe Çeviri

Ve kurtardık onu* ve ahalisini568 büyük sıkıntıdan/ızdıraptan.

Ahmed Samira Çevirisi

76 And We saved/rescued him and his family/relation from the grief, hardship and suffering the great.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve necceynahu ve kurtardık onu وَنَجَّيْنَاهُ نجو
2 ve ehlehu ve ahalisini onun وَأَهْلَهُ اهل
3 mine مِنَ -
4 l-kerbi sıkıntıdan/ızdıraptan الْكَرْبِ كرب
5 l-azimi büyük الْعَظِيمِ عظم

Notlar

Not 1

*Nûh'u.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

66. Tahrim Suresi

Ayet 6

Arapça Metin (Harekeli)

5233|66|6|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ قُوٓا۟ أَنفُسَكُمْ وَأَهْلِيكُمْ نَارًا وَقُودُهَا ٱلنَّاسُ وَٱلْحِجَارَةُ عَلَيْهَا مَلَٰٓئِكَةٌ غِلَاظٌ شِدَادٌ لَّا يَعْصُونَ ٱللَّهَ مَآ أَمَرَهُمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

5233|66|6|يايها الذين امنوا قوا انفسكم واهليكم نارا وقودها الناس والحجاره عليها مليكه غلاظ شداد لا يعصون الله ما امرهم ويفعلون ما يومرون

Latin Literal

6. Yâ eyyuhellezîne âmenû kû enfusekum ve ehlîkum nâren vakûduhân nâsu vel hicâretu aleyhâ melâiketun gılâzun şidâdun lâ ya’sûnallâhe mâ emerehum ve yef’alûne mâ yu’merûne.

Türkçe Çeviri

Ey iman47 etmiş kimseler! Sakındırın nefislerinizi201 ve ahalinizi568; bir ateşe834 (ki) onun* yakıtı insanlar ve taştır; üzerindedir onun* şiddetli, kaba/kalın/sert melekler737; asi gelmezler Allah’ın kendilerine emrettiğine; ve faaliyete geçirirler emredildiklerini.

Ahmed Samira Çevirisi

6 You, you those who believed, protect your selves and your families/people (from) a fire, its fuel (is) the people and the stones, on it (are) angels hard/rough , strong (severe), they do not disobey God what He ordered/commanded them, and they make/do what they are ordered/commanded.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 ku sakındırın قُوا وقي
5 enfusekum nefislerinizi أَنْفُسَكُمْ نفس
6 ve ehlikum ve ahalinizi وَأَهْلِيكُمْ اهل
7 naran bir ateşdir (ki) نَارًا نور
8 vekuduha onun yakıtı ise وَقُودُهَا وقد
9 n-nasu insanlardır النَّاسُ نوس
10 velhicaratu ve taştır وَالْحِجَارَةُ حجر
11 aleyha üzerindedir onun عَلَيْهَا -
12 melaiketun melekler مَلَائِكَةٌ ملك
13 gilazun bir kaba/kalın/sert غِلَاظٌ غلظ
14 şidadun şiddetli شِدَادٌ شدد
15 la لَا -
16 yea'sune asi gelmezler يَعْصُونَ عصي
17 llahe Allah’ın اللَّهَ -
18 ma مَا -
19 emerahum kendilerine emrettiğine أَمَرَهُمْ امر
20 veyef'alune ve faaliyete geçirirler وَيَفْعَلُونَ فعل
21 ma مَا -
22 yu'merune emredildiklerini يُؤْمَرُونَ امر

Notlar

Not 1

*Ateşin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

Ateş, nar Kavram 834

834 Cehennem evreninde bulunan cahîmlerin (yakanların) yani karadelik sistemlerinin yaydığı radyasyon. Hâviye=Karadeliğin kendisi; Hawking radyasyonu yayar.Hutame=Karadeliğin akresyon diski; çok şiddetli radyasyon yayar.Lezâ=Ateşin bir özelliği; dokunmasa bile uzaktan yakar.Hâmiye=Çılgın ateş.

83. Mutaffifin Suresi

Ayet 31

Arapça Metin (Harekeli)

5877|83|31|وَإِذَا ٱنقَلَبُوٓا۟ إِلَىٰٓ أَهْلِهِمُ ٱنقَلَبُوا۟ فَكِهِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

5877|83|31|واذا انقلبوا الي اهلهم انقلبوا فكهين

Latin Literal

31. Ve izenkalebû ilâ ehlihimunkalebû fekihîn(fekihîne).

Türkçe Çeviri

Ve döndükleri zaman ahalilerine568 doğru; döndüler fıkralar* (-la).

Ahmed Samira Çevirisi

31 And when/if they returned to their people/family , they returned enjoying/humorous .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve وَإِذَا -
2 nkalebu döndükleri zaman انْقَلَبُوا قلب
3 ila doğru إِلَىٰ -
4 ehlihimu ahalilerine أَهْلِهِمُ اهل
5 nkalebu döndüler انْقَلَبُوا قلب
6 fekihine fıkralar (-la) فَكِهِينَ فكه

Notlar

Not 1

*Komik düşünceler, kurgular.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

84. İnşikak Suresi

Ayet 9

Arapça Metin (Harekeli)

5891|84|9|وَيَنقَلِبُ إِلَىٰٓ أَهْلِهِۦ مَسْرُورًا

Arapça Metin (Harekesiz)

5891|84|9|وينقلب الي اهله مسرورا

Latin Literal

9. Ve yenkalibu ilâ ehlihî mesrûrâ(mesrûren).

Türkçe Çeviri

Ve döner kendi ehline568 doğru bir sevinçli/hoşnut (olarak).

Ahmed Samira Çevirisi

9 And he returns to his family/people delighted/happy.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yenkalibu ve döner وَيَنْقَلِبُ قلب
2 ila doğru إِلَىٰ -
3 ehlihi kendi ehline أَهْلِهِ اهل
4 mesruran bir sevinçli/hoşnut/ مَسْرُورًا سرر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

84. İnşikak Suresi

Ayet 13

Arapça Metin (Harekeli)

5895|84|13|إِنَّهُۥ كَانَ فِىٓ أَهْلِهِۦ مَسْرُورًا

Arapça Metin (Harekesiz)

5895|84|13|انه كان في اهله مسرورا

Latin Literal

13. İnnehu kâne fî ehlihî mesrûrâ(mesrûren).

Türkçe Çeviri

Doğrusu o* olmuştu kendi ehlinde568 bir sevinçli/hoşnut.

Ahmed Samira Çevirisi

13 That he truly was in his family/people delighted/happy.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
2 kane olmuştu كَانَ كون
3 fi فِي -
4 ehlihi kendi ehlinde أَهْلِهِ اهل
5 mesruran bir sevinçli/hoşnut مَسْرُورًا سرر

Notlar

Not 1

*Kitabı sırtının arkasına verilen kimse.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 568: Ahali, ehli.

Kavram Bilgisi

Kavram Adı: Ahali, ehli.

Kavram No: 568

Kısa Açıklama: 568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 34

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

A'râf Suresi - Ayet 83

Türkçe Meal: Öyle ki kurtardık onu * ve ahalisini 568 karısı/kadını dışında; oldu (karısı/kadını) geride kalanlardan.

Arapça: 1037|7|83|فانجينه واهله الا امراته كانت من الغبرين

A'râf Suresi - Ayet 94

Türkçe Meal: Ve göndermiş değiliz bir kente hiçbir nebi 132 (ki) tuttuk ahalisini 568 onun (kentin) ızdırapla/sıkıntıyla/zorlukla ve darlıkla; belki onlar alçak gönüllü * olurlar.

Arapça: 1048|7|94|وما ارسلنا في قريه من نبي الا اخذنا اهلها بالباسا والضرا لعلهم يضرعون

A'râf Suresi - Ayet 96

Türkçe Meal: Ve şayet ki kentlerin ehli 568 (olanlar) iman 47 etselerdi ve takvalı 21 olsalardı; öyle ki açardık üzerlerine bereketler gökten 180 ve yerden; velakin/fakat yalanladılar 244 ; öyle ki tuttuk onları kazanır olduklarıyla.

Arapça: 1050|7|96|ولو ان اهل القري امنوا واتقوا لفتحنا عليهم بركت من السما والارض ولكن كذبوا فاخذنهم بما كانوا يكسبون

A'râf Suresi - Ayet 97

Türkçe Meal: Öyle ki emin mi oldu kentlerin ehli 568 ki gelir perişanlığımız/ızdırabımız geceleyin; ve onlar uyuyanlar (-ken)?

Arapça: 1051|7|97|افامن اهل القري ان ياتيهم باسنا بيتا وهم نايمون

A'râf Suresi - Ayet 98

Türkçe Meal: Ya da emin mi oldu kentlerin ehli 568 ki gelir onlara perişanlığımız/ızdırabımız aydınlıkken ve onlar laubalilik ederler (-ken)?

Arapça: 1052|7|98|اوامن اهل القري ان ياتيهم باسنا ضحي وهم يلعبون

A'râf Suresi - Ayet 100

Türkçe Meal: Ve hiç doğru yola kılavuzlamaz mı kimseleri (ki) varis olurlar yere onun * ehli 568 sonrasında? Ki şayet dilersek isabet ettirirdik ** onlara günahlarıyla; ve mühürleriz 175 kalplerinin üzerini; öyle ki onlar işitmezler.

Arapça: 1054|7|100|اولم يهد للذين يرثون الارض من بعد اهلها ان لو نشا اصبنهم بذنوبهم ونطبع علي قلوبهم فهم لا يسمعون

A'râf Suresi - Ayet 123

Türkçe Meal: Dedi firavun: "İman 47 ettiniz ona öncesi ki izin veririm sizlere; doğrusu bu mutlak bir terkiptir/düzendir (ki) terkip ettiniz/düzenlediniz onu şehirde; çıkarmak için ondan * ehlini 568 onun * ; öyle ki yakında bileceksiniz."

Arapça: 1077|7|123|قال فرعون امنتم به قبل ان اذن لكم ان هذا لمكر مكرتموه في المدينه لتخرجوا منها اهلها فسوف تعلمون

Tevbe Suresi - Ayet 101

Türkçe Meal: Ve kimsedendir * çevrenizdeki Araplardan 772 münâfıklar 26 ; ve şehir ehlinden 568 ; dirençlidirler nifâk 769 üzerine; bilmezsin/bilemezsin ** onları; biz biliriz onları * ; azap edeceğiz onlara * iki kez; sonra döndürülürler büyük bir azaba doğru.

Arapça: 1336|9|101|وممن حولكم من الاعراب منفقون ومن اهل المدينه مردوا علي النفاق لا تعلمهم نحن نعلمهم سنعذبهم مرتين ثم يردون الي عذاب عظيم

Tevbe Suresi - Ayet 120

Türkçe Meal: Olmuş değildir şehir ehline 568 ve Araplardan 772 onların çevresinde (olan) kimseye ki geri kalırlar Allah'ın resûlünden * ; ve tercih etmezler kendi nefislerini 201 onun * nefsine 201 ; işte budur; nedeniyledir onlara ki isabet etmez bir susuzluk; ve ne de bir yorgunluk/bitkinlik; ve ne de bir açlık Allah yolunda; ve adımlamazlar bir adım (ki) kızdırır/öfkelendirir kâfirleri; ve nail ** olmazlar bir düşmana bir nail ** (-le); ancak yazıldı **** onlara onunla sâlih 777 bir amel *** ; doğrusu Allah zayi etmez muhsinlerin 294 ecirlerini 820 .

Arapça: 1355|9|120|ما كان لاهل المدينه ومن حولهم من الاعراب ان يتخلفوا عن رسول الله ولا يرغبوا بانفسهم عن نفسه ذلك بانهم لا يصيبهم ظما ولا نصب ولا مخمصه في سبيل الله ولا يطون موطيا يغيظ الكفار ولا ينالون من عدو نيلا الا كتب لهم به عمل صلح ان الله لا يضيع اجر المحسنين

Yunus Suresi - Ayet 24

Türkçe Meal: Ancak (ki) misali * dünya hayatının bir mayi ** gibidir (ki) indirdik onu gökten 179 ; öyle ki karıştı onunla *** yerin bitkisi (ki) yediğindendir insanların ve en'âmın 645 ; ta ki edindiği zaman yer kendi zuhrufunu 869 ; ve ziynetlendi 856 ; ve zannetti ehli 568 onun **** ki onlar muktedirlerdir onun **** üzerine; geldi ona ***** emrimiz bir gece ya da bir gündüz; öyle ki yaptık onu ****** bir hasatlanmış ******* gibi; sanki asla ganiyleşmemiş ******** bir gün önce; işte böyledir; tafsilatlandırırız 166 ayetlerimizi fikreder 868 bir kavim/toplum için.

Arapça: 1386|10|24|انما مثل الحيوه الدنيا كما انزلنه من السما فاختلط به نبات الارض مما ياكل الناس والانعم حتي اذا اخذت الارض زخرفها وازينت وظن اهلها انهم قدرون عليها اتيها امرنا ليلا او نهارا فجعلنها حصيدا كان لم تغن بالامس كذلك نفصل الايت لقوم يتفكرون

Hûd Suresi - Ayet 40

Türkçe Meal: Ta ki geldiği zaman emrimiz; ve feveran * etti tandır 570 ; dedik: "Yükle ona ** her bir çiftten ikişer 569 ve ahalini 568 -dışındadır kimse (ki) öncelendi aleyhine onun kelam/söz-; ve (yükle) iman 47 etmiş kimseyi; ve iman 47 etmiş değildi onunla *** birlikte biraz dışında.

Arapça: 1511|11|40|حتي اذا جا امرنا وفار التنور قلنا احمل فيها من كل زوجين اثنين واهلك الا من سبق عليه القول ومن امن وما امن معه الا قليل

Hûd Suresi - Ayet 45

Türkçe Meal: Ve nida * etti Nûh Rabbine 4 ; öyle ki dedi ** : "Rabbim 4 ! Doğrusu oğlum ehlimdendir 568 ; ve doğrusu senin vaadin haktır/gerçektir; ve sen en hâkim 821 (olan) Hâkim'sin 821 .

Arapça: 1516|11|45|ونادي نوح ربه فقال رب ان ابني من اهلي وان وعدك الحق وانت احكم الحكمين

Hûd Suresi - Ayet 46

Türkçe Meal: Dedi * : "Ey Nûh! Doğrusu o ** olmadı senin ehlinden 568 ; doğrusu onadır *** bir amel (ki) olmaksızındır bir sâlih 777 ; öyle ki sual etme/sorma hakkında sana bir ilim olmayanı; doğrusu ben vaaz 653 veririm sana ki olma cahillerden 489 ."

Arapça: 1517|11|46|قال ينوح انه ليس من اهلك انه عمل غير صلح فلا تسلن ما ليس لك به علم اني اعظك ان تكون من الجهلين

Hûd Suresi - Ayet 73

Türkçe Meal: Dediler * : "Acayip ** mi oldun Allah'ın emrinden? Allah'ın rahmeti 271 ve O’nun *** bereketleri 252 üzerinizedir; evin **** ehlinedir 568 ; doğrusu O **** bir Hamîd’tir 107 ; bir Mecîd’tir 849 .

Arapça: 1544|11|73|قالوا اتعجبين من امر الله رحمت الله وبركته عليكم اهل البيت انه حميد مجيد

Hûd Suresi - Ayet 81

Türkçe Meal: Dediler * : "Ey Lût! Doğrusu biz resûlleriyiz 133 Rabbinin 4 ; asla ilişemezler sana; öyle ki yürü ehlinle 568 geceden bir vakitte; ve dönmesin sizlerden birisi; dışındadır karın; doğrusu o ** musibetidir onun *** (ki) isabet edendir onlara; doğrusu vaat edilen onlara sabahtır; olmaz mı sabah bir yakın?"

Arapça: 1552|11|81|قالوا يلوط انا رسل ربك لن يصلوا اليك فاسر باهلك بقطع من اليل ولا يلتفت منكم احد الا امراتك انه مصيبها ما اصابهم ان موعدهم الصبح اليس الصبح بقريب

Hûd Suresi - Ayet 117

Türkçe Meal: Ve olmuş değildi (senin) Rabbin 4 helak etmeye (o) kentleri bir zulümle; ve ahalisi 568 onun muslih 30 (-ken).

Arapça: 1588|11|117|وما كان ربك ليهلك القري بظلم واهلها مصلحون

Yusuf Suresi - Ayet 6

Türkçe Meal: Ve işte böyledir; seçer * seni Rabbin 4 ; ve öğretir sana tevilinden 401 hadislerin ** ; ve tamamlar kendi nimetini senin üzerine; ve Yakûb'un ahalisine 568 karşı (da); tamamladığı gibi onu *** öncesinde senin ataların İbrahim'e ve İshâk'a karşı; doğrusu (senin) Rabbin 4 bir Alîm’dir 8 ; bir Hakîm’dir 9 .

Arapça: 1600|12|6|وكذلك يجتبيك ربك ويعلمك من تاويل الاحاديث ويتم نعمته عليك وعلي ال يعقوب كما اتمها علي ابويك من قبل ابرهيم واسحق ان ربك عليم حكيم

Yusuf Suresi - Ayet 25

Türkçe Meal: Ve yarıştı * ikisi kapıya; ve yırttı ** gömleğini onun *** arkasından; ve karşılaştı ikisi seyyidiyle 935 onun **** kapının yanında; dedi ***** : "Nedir cezası 63 kimsenin (ki) murad eder (senin) ehline 568 bir kötülük; dışında mıdır ki hapsedilir ya da elim/acıklı bir azaptır (ona)."

Arapça: 1619|12|25|واستبقا الباب وقدت قميصه من دبر والفيا سيدها لدا الباب قالت ما جزا من اراد باهلك سوا الا ان يسجن او عذاب اليم

Yusuf Suresi - Ayet 26

Türkçe Meal: Dedi * : "O ** murad talep etti bana nefsimden 201 "; ve şahitlik/tanıklık etti *** bir şahit/tanık ehlinden 568 onun **** ; "eğer olduysa gömleği onun ***** yırtılmış önden; öyle ki doğru söylemiştir ****** (o); ve o * yalancılardandır." (diye)

Arapça: 1620|12|26|قال هي رودتني عن نفسي وشهد شاهد من اهلها ان كان قميصه قد من قبل فصدقت وهو من الكذبين

Yusuf Suresi - Ayet 62

Türkçe Meal: Ve dedi fetânlarına 936 : "Koyun emtialarına * onların; eyer heybesine ** içine; belki onlar arif olurlar *** ona **** döndükleri zaman ahalilerine 568 ; belki onlar geri dönerler.

Arapça: 1656|12|62|وقال لفتينه اجعلوا بضعتهم في رحالهم لعلهم يعرفونها اذا انقلبوا الي اهلهم لعلهم يرجعون

Yusuf Suresi - Ayet 65

Türkçe Meal: Ve ne zaman ki açtılar metalarını 54 ; buldular emtialarını * (ki) geri verilmiş kendilerine; dediler: "Ey babamız ** ! Neye bakınırız; işte bu emtiamızdır *** (ki) geri verilmiş bizlere; ve stoklarız ehlimize 568 ; ve koruruz kardeşimizi; ve artırırız ölçüyü bir deve **** ; işte bu kolay ***** bir ölçüdür."

Arapça: 1659|12|65|ولما فتحوا متعهم وجدوا بضعتهم ردت اليهم قالوا يابانا ما نبغي هذه بضعتنا ردت الينا ونمير اهلنا ونحفظ اخانا ونزداد كيل بعير ذلك كيل يسير

Yusuf Suresi - Ayet 88

Türkçe Meal: Öyle ki ne zaman ki girdiler ona * karşı; dediler: "Ey azîz! Temas etti bizlere ve ahalimize 568 darlık; ve geldik itilmiş/değersiz bir emtiayla ** ; öyle ki tamamla bizlere ölçüyü; ve sadaka 342 *** ver bizlere; doğrusu Allah cezalandırır 63 sadaka 342 *** verenleri."

Arapça: 1682|12|88|فلما دخلوا عليه قالوا يايها العزيز مسنا واهلنا الضر وجينا ببضعه مزجيه فاوف لنا الكيل وتصدق علينا ان الله يجزي المتصدقين

Yusuf Suresi - Ayet 93

Türkçe Meal: "Gidin benim * bu gömleğimle; öyle ki buluşturun onu ** yüzüne karşı babamın *** ; gelir bir görme **** ; ve gelin bana ahalisiyle 568 onun ***** topluca."

Arapça: 1687|12|93|اذهبوا بقميصي هذا فالقوه علي وجه ابي يات بصيرا واتوني باهلكم اجمعين

Yusuf Suresi - Ayet 109

Türkçe Meal: Ve göndermiş değiliz senden önce erkekler dışında (ki) vahy 603 ettik onlara kentlerin ehlinden 568 *; öyle ki hiç seyahat etmezler mi yerde ** ; öyle ki bakmazlar mı nasıl oldu akıbeti 892 onlardan önceki kimselerin; ve ahiret diyarı *** hayırlıdır **** kimselere (ki) takvalı 21 oldular; öyle ki akletmez 562 misiniz?

Arapça: 1703|12|109|وما ارسلنا من قبلك الا رجالا نوحي اليهم من اهل القري افلم يسيروا في الارض فينظروا كيف كان عقبه الذين من قبلهم ولدار الاخره خير للذين اتقوا افلا تعقلون

Hicr Suresi - Ayet 67

Türkçe Meal: Ve geldi * şehrin ehli 568 ; seviniyorlardı ** .

Arapça: 1867|15|67|وجا اهل المدينه يستبشرون

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 40

Türkçe Meal: Yürüyüp gidiyorken kız kardeşin öyle ki diyordu: "Göstereyim mi sizlere kimseyi (ki) kefil olur ona * "; öyle ki geri döndürdük seni annene ki aydın olsun gözü ve hüzünlemesin; ve katletmiştin bir nefsi 201 öyle ki kurtardık seni gamdan; ve fitnelendirdik 610 seni bir fitne 610 (-le); öyle ki kaldın senelerce Medyen ehlinde 568 ; sonra geldin bir kadere ** ey Mûsâ!

Arapça: 2386|20|40|اذ تمشي اختك فتقول هل ادلكم علي من يكفله فرجعنك الي امك كي تقر عينها ولا تحزن وقتلت نفسا فنجينك من الغم وفتنك فتونا فلبثت سنين في اهل مدين ثم جيت علي قدر يموسي

Enbiyâ Suresi - Ayet 76

Türkçe Meal: Ve Nûh’u 1014 ; nida ettiği * zaman önceden; öyle ki cevap verdik ona ** ; öyle ki kurtardık onu *** ve ehlini 568 azîm **** kaygı/kederden.

Arapça: 2557|21|76|ونوحا اذ نادي من قبل فاستجبنا له فنجينه واهله من الكرب العظيم

Mü'minûn Suresi - Ayet 27

Türkçe Meal: Öyle ki vahy 603 ettik ona * ki sanayi olarak yap gemiyi gözlerimizle ** ve vahyimizle; öyle ki geldiği zaman emrimiz; ve feveran etti tandır 570 ; öyle ki sok ona her bir çiftten iki; ve ahalini 568 ; dışındadır kimse (ki) öncelendi aleyhine onun söz onlardan; ve hitap etme bana kimselerde (ki) zulmettiler 257 ; doğrusu onlar boğulanlardır.

Arapça: 2698|23|27|فاوحينا اليه ان اصنع الفلك باعيننا ووحينا فاذا جا امرنا وفار التنور فاسلك فيها من كل زوجين اثنين واهلك الا من سبق عليه القول منهم ولا تخطبني في الذين ظلموا انهم مغرقون

Ahzâb Suresi - Ayet 13

Türkçe Meal: Ve dediği zaman bir tayfa 719 onlardan: "Ey Yesrib * ehli 568 ! Yoktur dikelinen/ayakta durulan yer sizlere ** ; öyle ki dönün *** "; ve izin istiyordu nebiden 132 onlardan bir fırka/grup; diyorlardı: "Doğrusu evlerimiz tek gözlüdür **** ; ve (oysa) değildi o tek gözlü **** ; arzulamıyorlardı bir firar/kaçma dışında.

Arapça: 3544|33|13|واذ قالت طايفه منهم ياهل يثرب لا مقام لكم فارجعوا ويستذن فريق منهم النبي يقولون ان بيوتنا عوره وما هي بعوره ان يريدون الا فرارا

Sâffât Suresi - Ayet 76

Türkçe Meal: Ve kurtardık onu * ve ahalisini 568 büyük sıkıntıdan/ızdıraptan.

Arapça: 3862|37|76|ونجينه واهله من الكرب العظيم

Tahrim Suresi - Ayet 6

Türkçe Meal: Ey iman 47 etmiş kimseler! Sakındırın nefislerinizi 201 ve ahalinizi 568 ; bir ateşe 834 (ki) onun * yakıtı insanlar ve taştır; üzerindedir onun * şiddetli, kaba/kalın/sert melekler 737 ; asi gelmezler Allah’ın kendilerine emrettiğine; ve faaliyete geçirirler emredildiklerini.

Arapça: 5233|66|6|يايها الذين امنوا قوا انفسكم واهليكم نارا وقودها الناس والحجاره عليها مليكه غلاظ شداد لا يعصون الله ما امرهم ويفعلون ما يومرون

Mutaffifin Suresi - Ayet 31

Türkçe Meal: Ve döndükleri zaman ahalilerine 568 doğru; döndüler fıkralar * (-la).

Arapça: 5877|83|31|واذا انقلبوا الي اهلهم انقلبوا فكهين

İnşikak Suresi - Ayet 9

Türkçe Meal: Ve döner kendi ehline 568 doğru bir sevinçli/hoşnut (olarak).

Arapça: 5891|84|9|وينقلب الي اهله مسرورا

İnşikak Suresi - Ayet 13

Türkçe Meal: Doğrusu o * olmuştu kendi ehlinde 568 bir sevinçli/hoşnut.

Arapça: 5895|84|13|انه كان في اهله مسرورا