Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 192: Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Bu kavram 142 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

192Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

2. Bakara Suresi

Ayet 2

Arapça Metin (Harekeli)

9|2|2|ذَٰلِكَ ٱلْكِتَٰبُ لَا رَيْبَ فِيهِ هُدًى لِّلْمُتَّقِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

9|2|2|ذلك الكتب لا ريب فيه هدي للمتقين

Latin Literal

2. Zâlikel kitâbu lâ reybe fîh(fîhi), huden lil muttekîn(muttekîne).

Türkçe Çeviri

İşte bu; kitaptır*; yoktur şüphe onda*; bir kılavuzdur192 takva21 sahipleri için**.

Ahmed Samira Çevirisi

2 That The Book no doubt/suspicion in it, (it is) guidance to the fearing and obeying.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
2 l-kitabu kitaptır الْكِتَابُ كتب
3 la yoktur لَا -
4 raybe şüphe رَيْبَ ريب
5 fihi onda (kitapta) فِيهِ -
6 huden bir doğru yola kılavuz هُدًى هدي
7 lilmuttekine muttakiler için لِلْمُتَّقِينَ وقي

Notlar

Not 1

*Kur'an.**Kur'an sadece takva sahiplerine yani muttakilere bir doğru yola kılavuzdur. Takva sahibi olmayan kimseler Kur'an'ın kılavuzluğundan asla faydalandırılmaz.

2. Bakara Suresi

Ayet 5

Arapça Metin (Harekeli)

12|2|5|أُو۟لَٰٓئِكَ عَلَىٰ هُدًى مِّن رَّبِّهِمْ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُفْلِحُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

12|2|5|اوليك علي هدي من ربهم واوليك هم المفلحون

Latin Literal

5. Ulâike alâ huden min rabbihim ve ulâike humul muflihûn(muflihûne).

Türkçe Çeviri

İşte bunlar*; Rablerinden4 bir kılavuz192 üzerinedir; ve işte bunlar*; onlardır* muflih/kurtuluşa kavuşanlar174.

Ahmed Samira Çevirisi

5 Those are on a guidance from their Lord and those are the successful/winners.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
2 ala üzerinedir عَلَىٰ -
3 huden Bir doğru yola kılavuz هُدًى هدي
4 min -nden مِنْ -
5 rabbihim Rableri- رَبِّهِمْ ربب
6 ve ulaike ve işte bunlar وَأُولَٰئِكَ -
7 humu onlardır هُمُ -
8 l-muflihune muflih الْمُفْلِحُونَ فلح

Notlar

Not 1

*Takva sahipleri.

2. Bakara Suresi

Ayet 16

Arapça Metin (Harekeli)

23|2|16|أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ ٱشْتَرَوُا۟ ٱلضَّلَٰلَةَ بِٱلْهُدَىٰ فَمَا رَبِحَت تِّجَٰرَتُهُمْ وَمَا كَانُوا۟ مُهْتَدِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

23|2|16|اوليك الذين اشتروا الضلله بالهدي فما ربحت تجرتهم وما كانوا مهتدين

Latin Literal

16. Ulâikellezîneşterevûd dalâlete bil hudâ, fe mâ rabihat ticâretuhum ve mâ kânû muhtedîn(muhtedîne).

Türkçe Çeviri

İşte bunlar*, kimselerdir* (ki) satın alıp takas ettiler** dalaleti128 kılavuzla192***; öyle ki kazanmış değildi ticaretleri; ve olmuş değillerdi muhtedler176.

Ahmed Samira Çevirisi

16 Those are those who bought/volunteered the misguidance with the guidance, so their commercial trade/buying and selling did not profit/gain, and they were not guided.

Notlar

Not 1

*2:8 ayetinde işaret edilen sahte müminler.**Kur'an yerine abuk sabuk taşkınlıklara/sapkınlıklara tabi oldular.***Kur'an'la.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Muhted Kavram 176

176 Doğru yola kılavuzlu, hidayetli, dosdoğru yol olan sıratel müstakim üzerinde olanlar. Yüce Allah'ın biricik dini olan İslam'a yani sadece Kur'an'a tabi olanlar.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

2. Bakara Suresi

Ayet 26

Arapça Metin (Harekeli)

33|2|26|إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَسْتَحْىِۦٓ أَن يَضْرِبَ مَثَلًا مَّا بَعُوضَةً فَمَا فَوْقَهَا فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ فَيَعْلَمُونَ أَنَّهُ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّهِمْ وَأَمَّا ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فَيَقُولُونَ مَاذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِهَٰذَا مَثَلًا يُضِلُّ بِهِۦ كَثِيرًا وَيَهْدِى بِهِۦ كَثِيرًا وَمَا يُضِلُّ بِهِۦٓ إِلَّا ٱلْفَٰسِقِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

33|2|26|ان الله لا يستحي ان يضرب مثلا ما بعوضه فما فوقها فاما الذين امنوا فيعلمون انه الحق من ربهم واما الذين كفروا فيقولون ماذا اراد الله بهذا مثلا يضل به كثيرا ويهدي به كثيرا وما يضل به الا الفسقين

Latin Literal

26. İnnallâhe lâ yestahyî en yadribe meselen mâ beûdaten fe mâ fevkahâ fe emmellezîne âmenû fe ya’lemûne ennehul hakku min rabbihim, ve emmellezîne keferû fe yekûlûne mâzâ erâdallâhu bi hâzâ meselâ(meselen), yudıllu bihî kesîran ve yehdî bihî kesîrâ(kesîran) ve mâ yudıllu bihî illel fâsıkîn(fâsıkîne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu Allah çekinmez; ki vurur/ortaya koyar bir misal/örnek; bir sivrisineği186; öyle ki onun üstündekini (de)186; öyle ki ancak iman47 etmiş kimseler; böylece bilirler ki o (örnek) haktır/gerçektir Rablerinden4; ve ancak kâfirlik25 etmiş kimseler; öyle ki derler: “Neyi amaçladı/arzuladı Allah bu misalle/örnekle?”; saptırır (Allah) onunla (örnekle) bir çoğunu; ve kılavuzlar192 onunla (örnekle) bir çoğunu; ve dalalete128 düşürür değildir (Allah) onunla (örnekle) fâsıklar38 dışında.

Ahmed Samira Çevirisi

26 That God does not (feel) shame that (He) gives/strikes an example , (of) any a mosquito (and) so what (is) above it, so but those who believed, so they know that it (is) the truth from their Lord, and but those who disbelieved, so they say: "What did God want/intend with that (as) an example/proverb?" He misguides with it many, and He guides with it many, and He does not misguide with it except the debauchers .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 llahe Allah اللَّهَ -
3 la لَا -
4 yestehyi çekinmez يَسْتَحْيِي حيي
5 en ki أَنْ -
6 yedribe vurur/ortaya koyar يَضْرِبَ ضرب
7 meselen bir misal/örnek مَثَلًا مثل
8 ma مَا -
9 beudeten bir sivrisineği بَعُوضَةً بعض
10 fe ma öyle ki فَمَا -
11 fevkaha onun üstündekini (de) فَوْقَهَا فوق
12 feemma öyle ki ancak فَأَمَّا -
13 ellezine kimseler الَّذِينَ -
14 amenu iman etmiş امَنُوا امن
15 feyea'lemune böylece bilirler فَيَعْلَمُونَ علم
16 ennehu ki o أَنَّهُ -
17 l-hakku haktır/gerçektir الْحَقُّ حقق
18 min مِنْ -
19 rabbihim Rablerinden رَبِّهِمْ ربب
20 ve emma ve ancak وَأَمَّا -
21 ellezine kimseler الَّذِينَ -
22 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
23 feyekulune öyle ki derler فَيَقُولُونَ قول
24 maza neyi مَاذَا -
25 erade amaçladı/arzuladı أَرَادَ رود
26 llahu Allah اللَّهُ -
27 bihaza bu بِهَٰذَا -
28 meselen misalle/örnekle مَثَلًا مثل
29 yudillu saptırır (Allah) يُضِلُّ ضلل
30 bihi onunla (örnekle) بِهِ -
31 kesiran bir çoğunu كَثِيرًا كثر
32 ve yehdi ve doğru yola kılavuzlar وَيَهْدِي هدي
33 bihi onunla (örnekle) بِهِ -
34 kesiran bir çoğunu كَثِيرًا كثر
35 ve ma ve değildir وَمَا -
36 yudillu Saptır (Allah) يُضِلُّ ضلل
37 bihi Onunla (örnekle) بِهِ -
38 illa dışında إِلَّا -
39 l-fasikine fâsıklar الْفَاسِقِينَ فسق

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Fâsık Kavram 38

38 Sapkın, doğru yoldan çıkan.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Sivrisinek Kavram 186

186 Sivrisinek Yüce Allah'ın örnek verdiği bir canlıdır. Onun üzerinde olan da örnek verilmiştir. Bilimsel veriler göstermiştir ki küçücük bir sivrisineğin üzerinde çok sayıda bakteri yaşamaktadır. Sıtma mikrobu taşıyan sivrisineğin tek bir ısırığı sıtma hastalığına neden olabilir. Sivrisineğin insanlık tarihinde en çok insanın ölmesine neden olan sıtma hastalığına neden olması nedeniyle örnek olarak gösterilmesi Kur'an'ın büyük bir bilimsel mucizedir.“Doğrusu Allah çekinmez, ki ortaya koyar bir örnek; bir sivrisineği; onun üstündekini de.”: Sivrisinek ve onun üstündeki bakteriler.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

2. Bakara Suresi

Ayet 38

Arapça Metin (Harekeli)

45|2|38|قُلْنَا ٱهْبِطُوا۟ مِنْهَا جَمِيعًا فَإِمَّا يَأْتِيَنَّكُم مِّنِّى هُدًى فَمَن تَبِعَ هُدَاىَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

45|2|38|قلنا اهبطوا منها جميعا فاما ياتينكم مني هدي فمن تبع هداي فلا خوف عليهم ولا هم يحزنون

Latin Literal

38. Kulnâhbitû minhâ cemîa(cemîan), fe immâ ye’tiyennekum minnî hudenfe men tebia hudâye fe lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne).

Türkçe Çeviri

Dedik: “Alçalın193 oradan* topluca; öyle ki geldiği** zaman sizlere benden bir kılavuz192; öyle ki kim tabi oldu kılavuzuma192; öyle ki yoktur bir korku onlara; ve onlar hüzünlenmezler.”

Ahmed Samira Çevirisi

38 We said: "Drop/decline from it, all together , so when a guidance from Me comes to you, so who followed My guidance, so no fear/fright on them and nor they be sad/grieving."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
# Kelime Anlam Arapça Kök
1 kulna dedik قُلْنَا قول
2 hbitu alçalın اهْبِطُوا هبط
3 minha oradan (cennetten) مِنْهَا -
4 cemian topluca جَمِيعًا جمع
5 fe imma öyle ki zaman فَإِمَّا -
6 ye'tiyennekum geldiği يَأْتِيَنَّكُمْ اتي
7 minni benden مِنِّي -
8 huden doğru yola bir kılavuz هُدًى هدي
9 femen öyle ki kim فَمَنْ -
10 tebia tabi oldu تَبِعَ تبع
11 hudaye doğru yola kılavuzuma هُدَايَ هدي
12 fela öyle ki yoktur فَلَا -
13 havfun bir korku خَوْفٌ خوف
14 aleyhim onlara عَلَيْهِمْ -
15 ve la ve وَلَا -
16 hum onlar هُمْ -
17 yehzenune hüzünlenmezler يَحْزَنُونَ حزن

Notlar

Not 1

*Cennetten.**Yüce Allah alçak bir evrene indirilen ve yeniden bir sınava tabi tutulan, 2. bir şans verilen insanları doğru yola kılavuzlayacak olan kutsal kitaplar indireceğini açıkta bildirmektedir. Kim bu kutsal kitaplara uyarsa, tabi olursa 2. şansında hata yapmadan başarılı olur. Cennetlere girmeyi hak eder.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Cennetten düşen/alçalan insan (Âdem ve eşi prototipi üzerinden tüm insanların başına gelen düşme/alçalma; cennetten çıkış) Kavram 193

193 Bir cennet evreninde bulunan, rahat ve kolaylıkla yaşayan Âdem, eşi ve tüm insanlar olarak bizler işlediğimiz büyük günah nedeniyle topluca cennet evreninden çıkarıldık.

2. Bakara Suresi

Ayet 53

Arapça Metin (Harekeli)

60|2|53|وَإِذْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْفُرْقَانَ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

60|2|53|واذ اتينا موسي الكتب والفرقان لعلكم تهتدون

Latin Literal

53. Ve iz âteynâ mûsâl kitâbe vel furkâne leallekum tehtedûn(tehtedûne).

Türkçe Çeviri

Ve verdiğimiz*zaman Mûsâ'ya kitap** ve furkân259; belki sizler kılavuzlanırsınız192.

Ahmed Samira Çevirisi

53 And when We gave Moses The Book and the Separator of Right and Wrong , maybe you (will) be guided.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve o zaman وَإِذْ -
2 ateyna verdik اتَيْنَا اتي
3 musa Musa'ya مُوسَى -
4 l-kitabe kitap الْكِتَابَ كتب
5 velfurkane ve furkan وَالْفُرْقَانَ فرق
6 leallekum belki sizler لَعَلَّكُمْ -
7 tehtedune doğru yola kılavuzlanırsınız تَهْتَدُونَ هدي

Notlar

Not 1

*Anlaşılır ki Tevrat 40 gecede indirilmiştir. **Tevrat

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Furkân Kavram 259

259 Ayıran, bölen, yaran. Doğruyu yanlıştan ışın kılıcı gibi ayıran. Kutsal kitapların her biri bir furkandır. Elbette şerefli Kur'an'ımızdır. Kur'an'ı anlayarak okuyanlar ellerine bu ışın kılıcını almış olur.

2. Bakara Suresi

Ayet 97

Arapça Metin (Harekeli)

104|2|97|قُلْ مَن كَانَ عَدُوًّا لِّجِبْرِيلَ فَإِنَّهُۥ نَزَّلَهُۥ عَلَىٰ قَلْبِكَ بِإِذْنِ ٱللَّهِ مُصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيْهِ وَهُدًى وَبُشْرَىٰ لِلْمُؤْمِنِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

104|2|97|قل من كان عدوا لجبريل فانه نزله علي قلبك باذن الله مصدقا لما بين يديه وهدي وبشري للمومنين

Latin Literal

97. Kul men kâne aduvven li cibrîle fe innehu nezzelehu alâ kalbike bi iznillâhi musaddikan limâ beyne yedeyhi ve huden ve buşrâ lil mu’minîn(mu’minîne).

Türkçe Çeviri

De ki: “Kim oldu bir düşman Cibrîl'e282; öyle ki doğrusu o* indirdi onu** senin*** kalbine Allah'ın izniyle”; bir musaddıktır140 onun iki elinin arasındakine****; ve bir kılavuzdur192; ve bir müjdedir müminlere27.

Ahmed Samira Çevirisi

97 Say: "Who was an enemy to Gabriel , so that he descended it on your heart/mind with God’s permission, confirming to what (is) between his hands, and (a) guidance and a good news to the believers."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 men kim مَنْ -
3 kane oldu كَانَ كون
4 aduvven bir düşman عَدُوًّا عدو
5 licibrile Cibril'e لِجِبْرِيلَ -
6 feinnehu öyle ki doğrusu o (Cibril) فَإِنَّهُ -
7 nezzelehu indirdi onu (Kur’an’ı) نَزَّلَهُ نزل
8 ala عَلَىٰ -
9 kalbike kalbine (senin) قَلْبِكَ قلب
10 biizni izniyle بِإِذْنِ اذن
11 llahi Allah'ın اللَّهِ -
12 musaddikan bir musaddık مُصَدِّقًا صدق
13 lima لِمَا -
14 beyne arasındaki için بَيْنَ بين
15 yedeyhi iki ellenin onun يَدَيْهِ يدي
16 ve huden ve bir doğru yol kılavuz وَهُدًى هدي
17 ve buşra ve bir müjde وَبُشْرَىٰ بشر
18 lilmu'minine müminler için لِلْمُؤْمِنِينَ امن

Notlar

Not 1

*Cibrîl.**Kur'ân'ı.***Nebi ve resûl Muhammed.****Tevrat

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mümin Kavram 27

27 İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.

Musaddık Kavram 140

140 Doğrulayıp tasdik edici. Sadece tasdik edici/doğrulayıcı değil; aynı zamanda yanlış olanın doğrusunu da tasdik edici.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Cibrîl Kavram 282

282 Yüce Allah'ın indinde/katında/arşında bulunan şerefli bir varlık. Kendisine elçilik görevi verilmiştir. Evrenimizin bir üst boyutunda bulunan arşta bulunur. Kendi iradesi/aklı vardır. Ancak yaratılış gereği insanlardaki gibi fücur (psikanalizdeki 'id') sahibi değildir. Asla kötülük düşüncesi oluşturamaz. İradesiyle oluşturduğu her fikir mutlak ki takva içerir. Levh-i Mahfuz’a (Korunmuş Levha'ya) yani holografik evren prensibi kapsamınsa evrenimizi bir üst boyuttan saran, evrenin zaman dahil tüm kuantum bilgilerini muhafaza eden rakamlanmış/kodlanmış 2D zara/membrana erişim hakkı vardır. Bu nedenle evrenin her zamanında ve her yerinde aynı anda bulunabilir. Matrix filmindeki ajanlar gibidir. Kendisine Yüce Allah tarafından bahşedilen Levh-i Mahfuz’u kodlama yetkisi gereği evren içinde diledikleri şekle dönüşebilir. Evrenimizin en küçük yapı taşı 1.65x10-35 metre uzunluğundaki bir sicimdir/iptir. Her sicimin titreşimi bir müzik aletinin telinin titreşmesi sonucu özel bir ses çıkarması gibi kendine özel atom altı parçacıkları oluşturur. Sicimler titreşim bilgilerini ruh aracılığıyla Levh-i Mahfuz’dan alır. Levh-i Mahfuz rakamlanmış bilgiyi ruh aracılığıyla sicimlere aktarır. Işık hızında yazan bir 3D printer/yazıcı gibi evreni canlandırır. Cibrîl Levh-i Mahfuz’u kodlayarak sicimlerin titreşimini değiştirir ve farklı atom altı parçacıkları oluşturarak farklı atomları oluşturur. Böylece elçiye bir insan şeklinde seslenebilir. Bir ağaç içinden seslenebilir. Bir ateş içinden seslenebilir. Şerefli elçi Cibrîl’in şerefli Kur’an’ı Muhammed peygamberin beyin ve kalpte bulunan sinir hücrelerine indirmesini yine Levh-i Mahfuz’u kodlayarak sicimler üzerinden gerçekleştirdiğini anlarız. Böylece Muhammed peygamber ezberlemek zorunda kalmadan tüm Kur’an’ı bilmiş olmaktadır. Kur’an’dan Cibrîl benzeri farklı varlıkların da insanlarla temas kurduklarını anlıyoruz. Ashab-ı Kehf (Mağara yoldaşları) gençlerine zaman yolculuğu yaptıran Rakim/rakamlayıcı yoldaşları kendilerine Levh-i Mahfuz’u kodlama yetkisi verilen şerefli varlıklardır. İbrahim peygambere, Lut peygambere ve Meryem’e gelen elçiler de Cibrîl benzeri şerefli varlıklardır.

2. Bakara Suresi

Ayet 120

Arapça Metin (Harekeli)

127|2|120|وَلَن تَرْضَىٰ عَنكَ ٱلْيَهُودُ وَلَا ٱلنَّصَٰرَىٰ حَتَّىٰ تَتَّبِعَ مِلَّتَهُمْ قُلْ إِنَّ هُدَى ٱللَّهِ هُوَ ٱلْهُدَىٰ وَلَئِنِ ٱتَّبَعْتَ أَهْوَآءَهُم بَعْدَ ٱلَّذِى جَآءَكَ مِنَ ٱلْعِلْمِ مَا لَكَ مِنَ ٱللَّهِ مِن وَلِىٍّ وَلَا نَصِيرٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

127|2|120|ولن ترضي عنك اليهود ولا النصري حتي تتبع ملتهم قل ان هدي الله هو الهدي ولين اتبعت اهواهم بعد الذي جاك من العلم ما لك من الله من ولي ولا نصير

Latin Literal

120. Ve len terdâ ankel yahûdu ve len nasârâ hattâ tettebia milletehum kul inne hudâllâhi huvel hudâ ve leinitteba’te ehvâehum ba’dellezî câeke minel ilmi, mâ leke minallâhi min veliyyin ve lâ nasîr(nasîrin).

Türkçe Çeviri

Ve asla razı olmaz senden Yahudiler295 ve de Nasârâlılar296; ta ki tabi olursun onların milletine301; de ki: “Doğrusu Allah'ın kılavuzu192; odur (gerçek) kılavuz192"; ve eğer tabi olursan hevalarına onların, sana gelen ilimden1143* sonra; olmaz sana Allah'tan hiçbir bir veli28; ve de bir nasîr69.

Ahmed Samira Çevirisi

120 And the Jews and nor the Christians will not/never accept/approve about you until you follow their religion/faith . Say: "That God’s guidance, it is the guidance." And if (E) you followed their self attractions for desires after what came to you from the knowledge, (there is) none for you from (other than) God from a guardian and nor (a) victorior .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velen ve asla وَلَنْ -
2 terda razı olmaz تَرْضَىٰ رضو
3 anke senden عَنْكَ -
4 l-yehudu Yahudiler الْيَهُودُ -
5 ve la ve de وَلَا -
6 n-nesara Nasârâlılar النَّصَارَىٰ نصر
7 hatta ta ki حَتَّىٰ -
8 tettebia tabi olursun تَتَّبِعَ تبع
9 milletehum milletine onların مِلَّتَهُمْ ملل
10 kul de ki قُلْ قول
11 inne doğrusu إِنَّ -
12 huda doğru yola kılavuzu هُدَى هدي
13 llahi Allah'ın اللَّهِ -
14 huve odur هُوَ -
15 l-huda doğru yola kılavuz الْهُدَىٰ هدي
16 veleini Ve eğer وَلَئِنِ -
17 ttebea'te tabi olursan اتَّبَعْتَ تبع
18 ehva'ehum hevalarına onların أَهْوَاءَهُمْ هوي
19 bea'de sonrası بَعْدَ بعد
20 llezi ki الَّذِي -
21 ca'eke geldi sana جَاءَكَ جيا
22 mine -den مِنَ -
23 l-ilmi ilim- الْعِلْمِ علم
24 ma olmaz مَا -
25 leke sana لَكَ -
26 mine مِنَ -
27 llahi Allah'tan اللَّهِ -
28 min hiç bir مِنْ -
29 veliyyin bir veli وَلِيٍّ ولي
30 ve la ve de وَلَا -
31 nesirin bir nasir نَصِيرٍ نصر

Notlar

Not 1

*Kur'an. Kur'an ayetleri.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Veli Kavram 28

28 Koruyan, himaye eden yakın arkadaş. Çoğulu evliyadır.

Nasîr Kavram 69

69 Yardımcı, destekçi, arka çıkan, imdada koşan.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Yahudi Kavram 295

295 Sadece Tevrat'a tabi olan kimselerle birlikte sonrasında Tevrat'ı bırakıp da Talmud kitaplarına tabi olmuş tüm Yahudiler. Tek tanrıcı ve müşrik tüm Yahudiler.

Nasârâlı, Hristiyan. Kavram 296

296 Sadece İncil'e tabi olan kimselerle birlikte sonrasında İncil'i bırakıp da masal/hikaye kitaplarına tabi olmuş tüm Hristiyanlar. Tek tanrıcı ve müşrik tüm Hristiyanlar.

Millet Kavram 301

301 Dinî öğreti, dinî inanç, dinî camia, dinî cemiyet, dinî topluluk, dinî cemaat.

İlim, ilim. Kavram 1143

1143 Kanıta dayalı, ispatlı, kesin ve şüphesiz bilgi. Her bir kimse aynı bilgiyi takip ederek aynı sonuca ulaşmalıdır; tekrar edilebilir ve her seferinde aynı sonuç elde edilmelidir. Matematik gibi. İki elmanın yanına evrenin her neresinde olursa olsun 2 elma daha koyarsak toplam 4 elma olur. İşte bu bir ilimdir. Kesin bilgidir.

2. Bakara Suresi

Ayet 135

Arapça Metin (Harekeli)

142|2|135|وَقَالُوا۟ كُونُوا۟ هُودًا أَوْ نَصَٰرَىٰ تَهْتَدُوا۟ قُلْ بَلْ مِلَّةَ إِبْرَٰهِۦمَ حَنِيفًا وَمَا كَانَ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

142|2|135|وقالوا كونوا هودا او نصري تهتدوا قل بل مله ابرهم حنيفا وما كان من المشركين

Latin Literal

135. Ve kâlû kûnû hûden ev nasârâ tehtedû kul bel millete ibrâhîme hanîfâ(hanîfen), ve mâ kâne minel muşrikîn(muşrikîne).

Türkçe Çeviri

Ve dediler: “Olun bir Yahudi306 veya Nasârâlılar307; kılavuzlanırsınız192”; de ki: “Evet!* İbrahim'in milleti301 bir hanîftir117; ve olmuş değildi o** müşriklerden36

Ahmed Samira Çevirisi

135 And they said: "Be Jews or Christians, you will be guided." Say: "But Abraham’s religion/faith submitter/unifier of God , and he was not from the sharers (with God) ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kalu ve dediler وَقَالُوا قول
2 kunu olun كُونُوا كون
3 huden bir Yahudi هُودًا هود
4 ev veya أَوْ -
5 nesara Nasârâlılar نَصَارَىٰ نصر
6 tehtedu doğru yola kılavuzlanırsınız تَهْتَدُوا هدي
7 kul de ki قُلْ قول
8 bel Evet! بَلْ -
9 millete milleti مِلَّةَ ملل
10 ibrahime İbrahim'in إِبْرَاهِيمَ -
11 hanifen bir hanîf حَنِيفًا حنف
12 ve ma ve وَمَا -
13 kane olmuş değildi o كَانَ كون
14 mine مِنَ -
15 l-muşrikine müşriklerden الْمُشْرِكِينَ شرك

Notlar

Not 1

*Evet evet; siz öyle sanın.**İbrahim.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Müşrik Kavram 36

36 Şirk koşan. Şirk; ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

Hanîf Kavram 117

117 Dönen, eğilen. Hakka gerçeğe doğru dönen/eğilen. Çoğunluğun uymuş olduğu atalar dinini terk ederek tek tanrıcı, monoteist, Yüce Allah'a şirksiz iman eden olan.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Millet Kavram 301

301 Dinî öğreti, dinî inanç, dinî camia, dinî cemiyet, dinî topluluk, dinî cemaat.

Yahudi Kavram 306

306 Tevrat'ın astından söylenti/hadis kitaplarına (Talmud) tabi olarak müşrikleşen kimse.

Nasârâlı Kavram 307

307 İncil'in astından söylenti/hadis/masal kitaplarına tabi olarak müşrikleşen Hristiyanlar.

2. Bakara Suresi

Ayet 137

Arapça Metin (Harekeli)

144|2|137|فَإِنْ ءَامَنُوا۟ بِمِثْلِ مَآ ءَامَنتُم بِهِۦ فَقَدِ ٱهْتَدَوا۟ وَّإِن تَوَلَّوْا۟ فَإِنَّمَا هُمْ فِى شِقَاقٍ فَسَيَكْفِيكَهُمُ ٱللَّهُ وَهُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

Arapça Metin (Harekesiz)

144|2|137|فان امنوا بمثل ما امنتم به فقد اهتدوا وان تولوا فانما هم في شقاق فسيكفيكهم الله وهو السميع العليم

Latin Literal

137. Fe in âmenû bi misli mâ âmentum bihî fe kadihtedev ve in tevellev fe innemâ hum fî şikâk(şikâkın) fe se yekfîke humullâh(humullâhu), ve huves semîul alîm(alîmu).

Türkçe Çeviri

Öyle ki eğer iman47 ettilerse iman47 ettiğinizin misli870 (gibi) ona*; öyle ki muhakkak kılavuzlandılar192; ve eğer sırt çevirdilerse; öyle ki doğrusu ancak onlar bölünme/parçalanma içindedir; öyle ki kâfi/yeterli gelecektir Allah sana onlara karşı; ve O (Allah) Semî’dir41; Alîm’dir8.

Ahmed Samira Çevirisi

137 So if they believed with a similar/equal/alike (to) what you believed with (it), so they had been guided, and if they turned away, so but they are in defiance/disobedience , so God will suffice (protect) you against them , and He (is) the hearing/listening, the knowledgeable.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
2 amenu iman ettilerse امَنُوا امن
3 bimisli misli/benzeri بِمِثْلِ مثل
4 ma مَا -
5 amentum iman ettiğinizin امَنْتُمْ امن
6 bihi ona (Kur’an’a) بِهِ -
7 fekadi öyle ki muhakkak فَقَدِ -
8 htedev doğru yola kılavuzlandılar اهْتَدَوْا هدي
9 vein ve eğer وَإِنْ -
10 tevellev sırt çevirdilerse تَوَلَّوْا ولي
11 feinnema öyle ki doğrusu ancak فَإِنَّمَا -
12 hum onlar هُمْ -
13 fi içindedir فِي -
14 şikakin bölünme/parçalanma شِقَاقٍ شقق
15 feseyekfikehumu öyle ki kâfi/yeterli gelecektir (Allah) sana onlara karşı فَسَيَكْفِيكَهُمُ كفي
16 llahu Allah اللَّهُ -
17 ve huve ve O وَهُوَ -
18 s-semiu Semî’dir السَّمِيعُ سمع
19 l-alimu Alîm’dir. الْعَلِيمُ علم

Notlar

Not 1

*Kur’an’a.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Alîm Kavram 8

8 Bilen.

Semî Kavram 41

41 İşiten.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Misal, misil, çoğulu emsal. Kavram 870

870 Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

2. Bakara Suresi

Ayet 143

Arapça Metin (Harekeli)

150|2|143|وَكَذَٰلِكَ جَعَلْنَٰكُمْ أُمَّةً وَسَطًا لِّتَكُونُوا۟ شُهَدَآءَ عَلَى ٱلنَّاسِ وَيَكُونَ ٱلرَّسُولُ عَلَيْكُمْ شَهِيدًا وَمَا جَعَلْنَا ٱلْقِبْلَةَ ٱلَّتِى كُنتَ عَلَيْهَآ إِلَّا لِنَعْلَمَ مَن يَتَّبِعُ ٱلرَّسُولَ مِمَّن يَنقَلِبُ عَلَىٰ عَقِبَيْهِ وَإِن كَانَتْ لَكَبِيرَةً إِلَّا عَلَى ٱلَّذِينَ هَدَى ٱللَّهُ وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيُضِيعَ إِيمَٰنَكُمْ إِنَّ ٱللَّهَ بِٱلنَّاسِ لَرَءُوفٌ رَّحِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

150|2|143|وكذلك جعلنكم امه وسطا لتكونوا شهدا علي الناس ويكون الرسول عليكم شهيدا وما جعلنا القبله التي كنت عليها الا لنعلم من يتبع الرسول ممن ينقلب علي عقبيه وان كانت لكبيره الا علي الذين هدي الله وما كان الله ليضيع ايمنكم ان الله بالناس لروف رحيم

Latin Literal

143. Ve kezâlike cealnâkum ummeten vasatan li tekûnû şuhedâe alen nâsi ve yekûner resûlu aleykum şehîdâ(şehîden), ve mâ cealnâl kıbletelletî kunte aleyhâ illâ li na’leme men yettebiur resûle mimmen yenkalibu alâ akibeyh(akibeyhi), ve in kânet le kebîreten illâ alellezîne hedallâh(hedallâhu) ve mâ kânallâhu li yudîa îmânekum innallâhe bin nâsi le raûfun rahîm(rahîmun).

Türkçe Çeviri

Ve işte böyledir; yaptık sizleri bir ümmet305; vasat/orta/hayırlı; olmanız için şahitler/tanıklar insanlar üzerine; ve olması için resûlün418 sizlere bir şahit/tanık; ve yapmış değiliz bir kıble14 ki oldunuz üzerinde onun; ancak belli etmek/bilmek için resûle418 tabi olan kimseyi kimseden; döner üzerinde iki topuğu; ve doğrusu oldu o (kıble) mutlak bir büyük (yük); dışında kimseye (ki) kılavuzladı192 Allah; ve olmuş değildir Allah giderir/boşa çıkarır imanınızı47 sizlerin; doğrusu Allah insanlara mutlak Raûf'tur15; Rahîm'dir2.

Ahmed Samira Çevirisi

143 And like that We made you a moderate/reasonable nation to be witnesses on the people, and the messenger be (a) witness on you, and We did not make the (prayer) direction that you were on it, except to know who follows the messenger from who returns on his two heels , and that truly (was) big/great (E) except on those who God guided, and God was not to waste your faith/belief, that God (is) with the people merciful/compassionate (E) , most merciful .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kezalike ve işte böyledir وَكَذَٰلِكَ -
2 cealnakum yaptık sizleri جَعَلْنَاكُمْ جعل
3 ummeten bir ümmet أُمَّةً امم
4 veseten vasat/orta/hayırlı وَسَطًا وسط
5 litekunu olmanız için لِتَكُونُوا كون
6 şuheda'e şahitler/tanıklar شُهَدَاءَ شهد
7 ala üzerine عَلَى -
8 n-nasi insanlar النَّاسِ نوس
9 ve yekune ve olması için وَيَكُونَ كون
10 r-rasulu resulün/elçinin الرَّسُولُ رسل
11 aleykum sizlere عَلَيْكُمْ -
12 şehiden bir şahit/tanık شَهِيدًا شهد
13 ve ma ve değiliz وَمَا -
14 cealna yapmış جَعَلْنَا جعل
15 l-kiblete bir kıble الْقِبْلَةَ قبل
16 lleti ki الَّتِي -
17 kunte oldunuz كُنْتَ كون
18 aleyha üzerinde onun عَلَيْهَا -
19 illa ancak إِلَّا -
20 linea'leme belli etmek için لِنَعْلَمَ علم
21 men kimseyi مَنْ -
22 yettebiu tabi olur يَتَّبِعُ تبع
23 r-rasule resule/elçiye الرَّسُولَ رسل
24 mimmen kimseden مِمَّنْ -
25 yenkalibu döner يَنْقَلِبُ قلب
26 ala üzerinde عَلَىٰ -
27 akibeyhi iki topuğu عَقِبَيْهِ عقب
28 ve in ve doğrusu وَإِنْ -
29 kanet oldu o (kıble) كَانَتْ كون
30 lekebiraten mutlak bir büyük (yük) لَكَبِيرَةً كبر
31 illa dışında إِلَّا -
32 ala üzerine عَلَى -
33 ellezine kimse الَّذِينَ -
34 heda kılavuzladı doğru yola هَدَى هدي
35 llahu Allah اللَّهُ -
36 ve ma ve değildir وَمَا -
37 kane olmuş كَانَ كون
38 llahu Allah اللَّهُ -
39 liyudiya giderir/boşa çıkarır لِيُضِيعَ ضيع
40 imanekum imanınızı sizlerin إِيمَانَكُمْ امن
41 inne doğrusu إِنَّ -
42 llahe Allah اللَّهَ -
43 bin-nasi insanlara بِالنَّاسِ نوس
44 lera'ufun mutlak rauftur لَرَءُوفٌ راف
45 rahimun rahîmdir رَحِيمٌ رحم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rahîm Kavram 2

2 Yüce merhameti tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran. Bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olan anne rahmi gibi rahmetini tecelli ettiren/ortaya koyan/vücut bulduran.

Kıble Kavram 14

14 Tarafın/hedefin belli edilmesi amaçlı yönelme.

Raûf Kavram 15

15 Şefkatli/kibar.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Ümmet, ümmet Kavram 305

305 Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

Resûl Kavram 418

418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.

2. Bakara Suresi

Ayet 150

Arapça Metin (Harekeli)

157|2|150|وَمِنْ حَيْثُ خَرَجْتَ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ وَحَيْثُ مَا كُنتُمْ فَوَلُّوا۟ وُجُوهَكُمْ شَطْرَهُۥ لِئَلَّا يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَيْكُمْ حُجَّةٌ إِلَّا ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مِنْهُمْ فَلَا تَخْشَوْهُمْ وَٱخْشَوْنِى وَلِأُتِمَّ نِعْمَتِى عَلَيْكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

157|2|150|ومن حيث خرجت فول وجهك شطر المسجد الحرام وحيث ما كنتم فولوا وجوهكم شطره ليلا يكون للناس عليكم حجه الا الذين ظلموا منهم فلا تخشوهم واخشوني ولاتم نعمتي عليكم ولعلكم تهتدون

Latin Literal

150. Ve min haysu harecte fe velli vecheke şatral mescidil harâm(harâmi), ve haysu mâ kuntum fe vellûvucûhekum şatrahu li ellâ yekûne lin nâsi aleykum hucceh(huccetun), illellezîne zalemû minhum fe lâ tahşevhum vahşevnî ve li utimme ni’metî aleykum ve leallekum tehtedûn(tehtedûne).

Türkçe Çeviri

Ve her nereden çıktın, öyle ki döndür yüzünü haram mescide158 doğru; ve her nereyse olduğunuz; öyle ki döndürün yüzlerinizi ona (mescide) doğru; olmaması için insanlara aleyhinizde bir tartışma; onlardan (insanlardan) zulmetmiş kimseler dışındadır*; öyle ki haşyet53 duymayın onlara; ve haşyet53 duyun bana; ve tamamlamam için nimetimi sizlere; ve belki sizler kılavuzlanırsınız192.

Ahmed Samira Çevirisi

150 And from where you got out , so turn your face towards the Mosque the Forbidden/Sacred , and wherever you were, so turn your faces towards it, for that the people do not (have) on you aproof/argument except those who were unjust/oppressive from them. So do not fear them and fear Me .And to complete/ perfect My blessings on you, and maybe you (will) be guided.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve min ve وَمِنْ -
2 haysu her nereden حَيْثُ حيث
3 haracte çıktın خَرَجْتَ خرج
4 fevelli öyle ki döndür فَوَلِّ ولي
5 vecheke yüzünü وَجْهَكَ وجه
6 şetra doğru شَطْرَ شطر
7 l-mescidi Mescide الْمَسْجِدِ سجد
8 l-harami Haram الْحَرَامِ حرم
9 ve haysu ve her nereyse وَحَيْثُ حيث
10 ma مَا -
11 kuntum olduğunuz كُنْتُمْ كون
12 fevellu öyle ki döndürün فَوَلُّوا ولي
13 vucuhekum yüzlerinizi وُجُوهَكُمْ وجه
14 şetrahu ona (mescide) doğru شَطْرَهُ شطر
15 liella için لِئَلَّا -
16 yekune olmaması يَكُونَ كون
17 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
18 aleykum aleyhinizde عَلَيْكُمْ -
19 huccetun bir tartışma حُجَّةٌ حجج
20 illa dışındadır إِلَّا -
21 ellezine kimseler الَّذِينَ -
22 zelemu zulmettiler ظَلَمُوا ظلم
23 minhum onlardan مِنْهُمْ -
24 fela öyle ki فَلَا -
25 tehşevhum haşyet duymayın onlara تَخْشَوْهُمْ خشي
26 vehşevni ve haşyet duyun bana وَاخْشَوْنِي خشي
27 veliutimme ve tamamlamam için وَلِأُتِمَّ تمم
28 nia'meti nimetimi نِعْمَتِي نعم
29 aleykum sizlere عَلَيْكُمْ -
30 veleallekum ve belki sizler وَلَعَلَّكُمْ -
31 tehtedune doğru yola kılavuzlanırsınız تَهْتَدُونَ هدي

Notlar

Not 1

*Zulmetmiş kimseler haksız yere aleyhinize bir tartışma her daim başlatır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Haşyet/huşu Kavram 53

53 Huşu. Derin saygıdan yüreğin ürpermesi. Bir şeyin heybet ve cazibesine karşı alçalma. Alçak gönüllülük.

Haram mescit Kavram 158

158 Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğdiği her yer mescittir. Haram mescitse bulunduğu yerde günah işlemenin, kötülük yapmanın, canlılara zarar vermenin haram edildiği/yasaklandığı topluma ait olan mescittir.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

2. Bakara Suresi

Ayet 157

Arapça Metin (Harekeli)

164|2|157|أُو۟لَٰٓئِكَ عَلَيْهِمْ صَلَوَٰتٌ مِّن رَّبِّهِمْ وَرَحْمَةٌ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُهْتَدُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

164|2|157|اوليك عليهم صلوت من ربهم ورحمه واوليك هم المهتدون

Latin Literal

157. Ulâike aleyhim salâvâtun min rabbihim ve rahmetun ve ulâike humul muhtedûn(muhtedûne).

Türkçe Çeviri

İşte bunlar; onlaradır salâtlar22 Rablerinden4; ve bir rahmet271; ve işte bunlar; onlardır kılavuzlular192.

Ahmed Samira Çevirisi

157 Those, on them (are) prayers from their Lord and a mercy , and those are the guided.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
2 aleyhim onlaradır عَلَيْهِمْ -
3 salevatun salatlar صَلَوَاتٌ صلو
4 min مِنْ -
5 rabbihim Rablerinden رَبِّهِمْ ربب
6 ve rahmetun ve bir rahmet وَرَحْمَةٌ رحم
7 ve ulaike ve işte bunlar وَأُولَٰئِكَ -
8 humu onlardır هُمُ -
9 l-muhtedune doğru yola kılavuzlular الْمُهْتَدُونَ هدي

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Yüce Allah'ın kuluna salâtı/salâtları. Kavram 22

22 Yüce Allah’ın kulunu gözünün önünden ayırmaması (52:48); hemen arkasından gözetlemesi/takip etmesi; koruması, kollaması, ilgisiz kalmaması. Yüce Allah’ın kuluna cevap vermesi, değer vermesi.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

2. Bakara Suresi

Ayet 159

Arapça Metin (Harekeli)

166|2|159|إِنَّ ٱلَّذِينَ يَكْتُمُونَ مَآ أَنزَلْنَا مِنَ ٱلْبَيِّنَٰتِ وَٱلْهُدَىٰ مِنۢ بَعْدِ مَا بَيَّنَّٰهُ لِلنَّاسِ فِى ٱلْكِتَٰبِ أُو۟لَٰٓئِكَ يَلْعَنُهُمُ ٱللَّهُ وَيَلْعَنُهُمُ ٱللَّٰعِنُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

166|2|159|ان الذين يكتمون ما انزلنا من البينت والهدي من بعد ما بينه للناس في الكتب اوليك يلعنهم الله ويلعنهم اللعنون

Latin Literal

159. İnnellezîne yektumûne mâ enzelnâ min el beyyinâti vel hudâ min ba’di mâ beyyennâhu lin nâsi fîl kitâbi, ulâike yel’anuhumullâhu ve yel’anuhumul lâinûn(lâinûne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu kimseler; gizlerler indirdiğimizi beyanatlardan226 ve kılavuzdan192; beyan226 etmemizden sonra onu insanlara kitapta*; işte bunlardır, lanet280 eder onlara Allah; ve lanet280 eder onlara lanet280 edenler.

Ahmed Samira Çevirisi

159 That those who hide/conceal what God descended from the evidences and the guidance from after We clarified it to the people in The Book , those, God curses them them, and the cursors curse them .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 yektumune gizlerler يَكْتُمُونَ كتم
4 ma مَا -
5 enzelna indirdiğimizi أَنْزَلْنَا نزل
6 mine مِنَ -
7 l-beyyinati beyenatlardan الْبَيِّنَاتِ بين
8 velhuda ve doğru yola kılavuzdan وَالْهُدَىٰ هدي
9 min مِنْ -
10 bea'di sonradan بَعْدِ بعد
11 ma مَا -
12 beyyennahu beyan ettik onu بَيَّنَّاهُ بين
13 linnasi insanlar için لِلنَّاسِ نوس
14 fi فِي -
15 l-kitabi kitapta الْكِتَابِ كتب
16 ulaike işte bunlardır أُولَٰئِكَ -
17 yel'anuhumu lanet eder onlara يَلْعَنُهُمُ لعن
18 llahu Allah اللَّهُ -
19 ve yel'anuhumu ve lanet eder onlara وَيَلْعَنُهُمُ لعن
20 l-lainune lanet edenler اللَّاعِنُونَ لعن

Notlar

Not 1

*Kutsal kitap.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Beyan Kavram 226

226 Deklere etmek, bildirmek, belli etmek, ifade etmek.

Lanet etmek. Kavram 280

280 Uğursuz bırakmak. Yüce Allah'ın lanet etmesi hak etmiş kimseleri rahmetinden uzak tutmasıdır. Rahmetten uzak kalmak tüm uğursuzluklarla karşılaşmak demektir. Bu kimseler bir göz aydınlığı, mutluluk ve huzur asla göremezler.

2. Bakara Suresi

Ayet 170

Arapça Metin (Harekeli)

177|2|170|وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱتَّبِعُوا۟ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ قَالُوا۟ بَلْ نَتَّبِعُ مَآ أَلْفَيْنَا عَلَيْهِ ءَابَآءَنَآ أَوَلَوْ كَانَ ءَابَآؤُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ شَيْـًٔا وَلَا يَهْتَدُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

177|2|170|واذا قيل لهم اتبعوا ما انزل الله قالوا بل نتبع ما الفينا عليه ابانا اولو كان اباوهم لا يعقلون شيا ولا يهتدون

Latin Literal

170. Ve izâ kîle lehumuttebiû mâ enzelallâhu kâlû bel nettebiu mâ elfeynâ aleyhi âbâenâ e ve lev kâne âbâuhum lâ ya’kılûne şey’en ve lâ yehtedûn(yehtedûne).

Türkçe Çeviri

Ve denildiği zaman onlara; tabi olun Allah'ın indirdiğine*; dediler: "Evet! Tabi oluruz atalarımızı üzerinde bulduğumuza317”; şayet ataları onların akletmezler562 bir şey ve kılavuzlanmazlar192 olmuş olsa da mı?

Ahmed Samira Çevirisi

170 And if it (was) said to them: "Follow what God descended." They said: "But we follow what we found our fathers on it." Even even if their fathers were not reasoning/comprehending a thing and nor being guided ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 kile denildiği قِيلَ قول
3 lehumu onlara لَهُمُ -
4 ttebiu tabi olun اتَّبِعُوا تبع
5 ma مَا -
6 enzele indirdiğine أَنْزَلَ نزل
7 llahu Allah'ın اللَّهُ -
8 kalu dediler قَالُوا قول
9 bel Evet! بَلْ -
10 nettebiu tabi oluruz نَتَّبِعُ تبع
11 ma مَا -
12 elfeyna bulduğumuza أَلْفَيْنَا لفو
13 aleyhi üzerinde عَلَيْهِ -
14 aba'ena atalarımızı ابَاءَنَا ابو
15 evelev şayet أَوَلَوْ -
16 kane olmuş olsa da mı كَانَ كون
17 aba'uhum ataları onların ابَاؤُهُمْ ابو
18 la لَا -
19 yea'kilune akletmezler يَعْقِلُونَ عقل
20 şey'en bir şey شَيْئًا شيا
21 ve la ve وَلَا -
22 yehtedune ve doğru yola kılavuzlanmazlar يَهْتَدُونَ هدي

Notlar

Not 1

*Kutsal kitap.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Atalar dini Kavram 317

317 Tamamı zan olan söylentiler/hadisler temelinde kurulmuş olan din. Mezhepler, tarikatlar vb.

Akletmek. Kavram 562

562 İslâm akıl dini değil nakil dinidir diyenlerin vay haline. Yaratılış özelliğimiz olan beyni çalıştırmak, doğruyu yanlıştan ayırmak için beyin hücrelerini bir bilgisayar işlemcisi gibi çalıştırmak, kullanmak. Her şeyi mantık süzgecinden geçirmek. Beynin onayına sunmak. Fikir yürütmek.

2. Bakara Suresi

Ayet 175

Arapça Metin (Harekeli)

182|2|175|أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ ٱشْتَرَوُا۟ ٱلضَّلَٰلَةَ بِٱلْهُدَىٰ وَٱلْعَذَابَ بِٱلْمَغْفِرَةِ فَمَآ أَصْبَرَهُمْ عَلَى ٱلنَّارِ

Arapça Metin (Harekesiz)

182|2|175|اوليك الذين اشتروا الضلله بالهدي والعذاب بالمغفره فما اصبرهم علي النار

Latin Literal

175. Ulâikellezîneşteravud dalâlete bil hudâ vel azâbe bil magfireh(magfireti), fe mâ asberehum alen nâr(nâri).

Türkçe Çeviri

İşte bunlar; kimselerdir (ki) satın aldılar dalaleti128 kılavuzla192*; ve azabı** (da) mağfiretle319; öyle ki onları ateşe karşı sabrettiren51 nedir!

Ahmed Samira Çevirisi

175 Those are those who bought/volunteered the misguidance with the guidance, and the torture with the forgiveness, so what made them be patient on the fire?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
2 ellezine kimselerdir الَّذِينَ -
3 şteravu satın aldılar اشْتَرَوُا شري
4 d-delalete dalaleti الضَّلَالَةَ ضلل
5 bil-huda doğru yola kılavuzla بِالْهُدَىٰ هدي
6 vel'azabe ve azapla وَالْعَذَابَ عذب
7 bil-megfirati mağfiretle بِالْمَغْفِرَةِ غفر
8 fema öyle ki فَمَا -
9 esberahum sabrettirendir onları أَصْبَرَهُمْ صبر
10 ala karşı عَلَى -
11 n-nari ateşe النَّارِ نور

Notlar

Not 1

*Doğru yolu verip sapkın yol olan dalaleti satın aldılar.**Mağfireti verip azabı satın aldılar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sabır/sabr. Kavram 51

51 Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Mağfiret Kavram 319

319 Bağışlama, affetme.

2. Bakara Suresi

Ayet 185

Arapça Metin (Harekeli)

192|2|185|شَهْرُ رَمَضَانَ ٱلَّذِىٓ أُنزِلَ فِيهِ ٱلْقُرْءَانُ هُدًى لِّلنَّاسِ وَبَيِّنَٰتٍ مِّنَ ٱلْهُدَىٰ وَٱلْفُرْقَانِ فَمَن شَهِدَ مِنكُمُ ٱلشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُ وَمَن كَانَ مَرِيضًا أَوْ عَلَىٰ سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِّنْ أَيَّامٍ أُخَرَ يُرِيدُ ٱللَّهُ بِكُمُ ٱلْيُسْرَ وَلَا يُرِيدُ بِكُمُ ٱلْعُسْرَ وَلِتُكْمِلُوا۟ ٱلْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُوا۟ ٱللَّهَ عَلَىٰ مَا هَدَىٰكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

192|2|185|شهر رمضان الذي انزل فيه القران هدي للناس وبينت من الهدي والفرقان فمن شهد منكم الشهر فليصمه ومن كان مريضا او علي سفر فعده من ايام اخر يريد الله بكم اليسر ولا يريد بكم العسر ولتكملوا العده ولتكبروا الله علي ما هديكم ولعلكم تشكرون

Latin Literal

185. Şehru ramadânellezî unzile fîhil kur’ânu huden lin nâsi ve beyyinâtin minel hudâ vel furkân(furkâni), fe men şehide minkumuş şehra fel yesumh(yesumhu), ve men kâne marîdan ev alâ seferin fe iddetun min eyyâmin uhar(uhara) yurîdullâhu bikumul yusra ve lâ yurîdu bikumul usra, ve li tukmilûl iddete ve li tukebbirûllâhe alâ mâ hedâkum ve leallekum teşkurûn(teşkurûne).

Türkçe Çeviri

Ramazan946 ayı ki indirildi onda Kur'ân850; bir kılavuz192 insanlara; ve bir beyanat226 kılavuzdan192; ve furkân259; öyle ki kim tanık/şahit oldu sizlerden o aya; öyle ki siyam/oruç322 tutsun onda; ve kim oldu bir hasta ya da bir sefer üzerinde; öyle ki adetincedir başka günlerden; ister/diler Allah sizlere kolaylık; ve istemez/dilemez sizlere güçlük/zorluk*; ve bütünlemeniz/tamamlamanız içindir adeti/sayıyı; ve yüceltmeniz içindir Allah'ı sizleri kılavuzlamasına192 karşı; ve belki sizler şükredersiniz43.

Ahmed Samira Çevirisi

185 (The) month (of) Ramadan , which the Koran was descended in it, (is) guidance to the people, and evidences from the guidance and the Separator of Right and Wrong/Koran , so who witnessed from you the month, so he should fast it (E) , and who was sick/diseased or on (a) journey/trip/voyage, so numbered/counted from other days. God wills/wants with you the ease/flexibility and does not want with you the difficulty/hardship , and to complete the term , and to greaten/magnify God on what He guided you, and maybe you thank/be grateful .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 şehru ayı شَهْرُ شهر
2 ramedane ramazan رَمَضَانَ -
3 llezi ki الَّذِي -
4 unzile indirildi أُنْزِلَ نزل
5 fihi onda فِيهِ -
6 l-kuranu Kur'an الْقُرْانُ قرا
7 huden bir doğru yol kılavuz هُدًى هدي
8 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
9 ve beyyinatin ve bir beyanat وَبَيِّنَاتٍ بين
10 mine مِنَ -
11 l-huda doğru yola kılavuzdan الْهُدَىٰ هدي
12 velfurkani ve furkan وَالْفُرْقَانِ فرق
13 femen öyle ki kim فَمَنْ -
14 şehide tanık/şahit oldu شَهِدَ شهد
15 minkumu sizlerden مِنْكُمُ -
16 ş-şehra o aya الشَّهْرَ شهر
17 felyesumhu öyle ki savm/oruç tutsun onda فَلْيَصُمْهُ صوم
18 ve men ve kim وَمَنْ -
19 kane oldu كَانَ كون
20 meridan bir hasta مَرِيضًا مرض
21 ev ya da أَوْ -
22 ala üzerinde عَلَىٰ -
23 seferin bir sefer سَفَرٍ سفر
24 feiddetun öyle ki adetincedir فَعِدَّةٌ عدد
25 min مِنْ -
26 eyyamin günlerden أَيَّامٍ يوم
27 uhara başka أُخَرَ اخر
28 yuridu ister/diler يُرِيدُ رود
29 llahu Allah اللَّهُ -
30 bikumu sizlere بِكُمُ -
31 l-yusra kolaylık الْيُسْرَ يسر
32 ve la ve وَلَا -
33 yuridu istemez/dilemez يُرِيدُ رود
34 bikumu sizlere بِكُمُ -
35 l-usra güçlük/zorluk الْعُسْرَ عسر
36 velitukmilu ve bütünlemeniz/tamamlamanız için وَلِتُكْمِلُوا كمل
37 l-iddete adeti/sayıyı الْعِدَّةَ عدد
38 velitukebbiru ve yüceltmeniz için وَلِتُكَبِّرُوا كبر
39 llahe Allah'ı اللَّهَ -
40 ala karşı عَلَىٰ -
41 ma مَا -
42 hedakum doğru yola kılavuzlamasına sizleri هَدَاكُمْ هدي
43 veleallekum ve belki sizler وَلَعَلَّكُمْ -
44 teşkurune şükredersiniz تَشْكُرُونَ شكر

Notlar

Not 1

*Yüce Allah insanlara nerede bir kolaylık sağlamışsa şeytan o şeyi zorlaştırmaya çalışmıştır. Savm/oruç da böyledir. İnsanlar Yüce Allah'ın kolay kıldığını sorularla, detaylarla zorlaştırmaktadır. Zorlaştırma şeytanın vesvesesidir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

şükür/şükr Kavram 43

43 Teşekkür etmek. Minnettar olmak. Şükran (iyilik bilmek; gönül borcu) sahibi olmak.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Beyan Kavram 226

226 Deklere etmek, bildirmek, belli etmek, ifade etmek.

Furkân Kavram 259

259 Ayıran, bölen, yaran. Doğruyu yanlıştan ışın kılıcı gibi ayıran. Kutsal kitapların her biri bir furkandır. Elbette şerefli Kur'an'ımızdır. Kur'an'ı anlayarak okuyanlar ellerine bu ışın kılıcını almış olur.

Siyam/oruç Kavram 322

322 İmtina etmek, çekinmek, sakınmak, uzak durmak anlamındadır. Ramazan ayında (30 gün) siyam/oruç tutulur. Şafağın beyaz ipliği siyah ipliğinden ayırt olunca -gün ışığı karanlıkta ilk belirginleştiğinde- başlar ve Güneş batınca biter. Siyam yemekten, içmekten ve cinsel yakınlaşmadan uzak durmaktır. Hasta veya seferde olanlar tutamadıkları günleri Ramazan ayı dışında tutarlar. Tâkatını kullanarak tutabilenlerse bir miskini/açlık sınırında yaşayanı doyurarak bir fidye verirler. Siyam/oruç tutmak da hayırlıdır; fidye vermek de hayırlıdır. Birbirlerine üstünlükleri yoktur. Siyam/oruç gecesi cinsel yakınlaşma serbesttir.

Kur'an, kuran. Kavram 850

850 İkra kelimesiyle aynı kökten gelir. İkra oku, okumayı başkaları duyacak şekilde oku, okuyarak ilet, okuduğunu naklet, okuduğunu çalış, okuduğunu incele, okuduğunu araştır, okuduğunu öğret anlamındadır. Kur'an da ikra edilen şeydir. Şerefli Kur'an'da 6234 tane numaralı ayet ve 112 numarasız besmele vardır. İki kapak arasına alınmasıyla kitap haline getirilmiştir. Şerefli Kur'an'ın ikra edilmesi MS 610 yılında başlamış ve MS 633 yılında tamamlanmıştır. Ayetleri nebi ve resûl Muhammed tilavet etmiş, ikra etmiştir. İnen ayetler parşömenlere satır satır yazılmış ve rulo haline getirilerek bir odada saklanmıştır. Elbette insanlar ezberlemiştir de. Nebi vefat etmeden önce şerefli elçi Cibrîl'in eşliğinde rulo olan parşömenler açılmış/yayılmış ve Cibrîl'in talimatıyla iki kapak arasına alınmıştır. Şerefli Kur'an'ın her bir ayeti ikra edilen bir Kur'an'dır.

Gerçek Ramazan ayı ne zamandı? Kavram 946

946 Rabbimiz 2:185 ayetinde şerefli Kur'an'ı Ramazan ayında indirdiğini bildirmiştir. Şerefli Kur'an'ın MS 610 yılında indirildiğini Rabbimiz bizlere matematiksel olarak bildirmiştir. Yine bilime ve şerefli Kur'an'ın nuruyla gördük ki 2:185 ayetindeki Ramazan ayı MS 610 yılının 2 Mart günü görülen ilk hilalle başlamıştır. Kadir gecesi ise Ramazan ayını 22. gecesi olan 23 Mart 610 yılıdır.Şu an milyarlarca insan yanlış ayda oruç tutmaktadır. Gerçek Ramazan ayı 2025 tarihiyle Rebîulâhir ayıdır. Sadece Kur'asn diyen müminler bu ayı gerçek Ramazan ayı olarak takip etmelidirler.Şerefli Kur’an’ın indiği Ramazan ayı Jülyus/Julian 2 Mart 610 günü Ay’ın ilk hilalinin görülmesiyle başladı. İşte deliller…En doğrusunu Rabbimiz bilir.

2. Bakara Suresi

Ayet 213

Arapça Metin (Harekeli)

220|2|213|كَانَ ٱلنَّاسُ أُمَّةً وَٰحِدَةً فَبَعَثَ ٱللَّهُ ٱلنَّبِيِّۦنَ مُبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ وَأَنزَلَ مَعَهُمُ ٱلْكِتَٰبَ بِٱلْحَقِّ لِيَحْكُمَ بَيْنَ ٱلنَّاسِ فِيمَا ٱخْتَلَفُوا۟ فِيهِ وَمَا ٱخْتَلَفَ فِيهِ إِلَّا ٱلَّذِينَ أُوتُوهُ مِنۢ بَعْدِ مَا جَآءَتْهُمُ ٱلْبَيِّنَٰتُ بَغْيًۢا بَيْنَهُمْ فَهَدَى ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لِمَا ٱخْتَلَفُوا۟ فِيهِ مِنَ ٱلْحَقِّ بِإِذْنِهِۦ وَٱللَّهُ يَهْدِى مَن يَشَآءُ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

220|2|213|كان الناس امه وحده فبعث الله النبين مبشرين ومنذرين وانزل معهم الكتب بالحق ليحكم بين الناس فيما اختلفوا فيه وما اختلف فيه الا الذين اوتوه من بعد ما جاتهم البينت بغيا بينهم فهدي الله الذين امنوا لما اختلفوا فيه من الحق باذنه والله يهدي من يشا الي صرط مستقيم

Latin Literal

213. Kânen nâsu ummeten vâhıdeten fe beasallâhun nebiyyîne mubeşşirîne ve munzirîne, ve enzele meahumul kitâbe bil hakkı li yahkume beynen nâsi fî mâhtelefû fîh(fîhi), ve mâhtelefe fîhi illellezîne ûtûhu min ba’di mâ câethumul beyyinâtu bagyen beynehum, fe hedâllâhullezîne âmenû li mâhtelefû fîhi minel hakkı bi iznih(iznihî), vallâhu yehdî men yeşâu ilâ sırâtın mustakîm(mustakîmin).

Türkçe Çeviri

İnsanlar bir tek ümmet305 oldu; öyle ki gönderdi/görevlendirdi nebileri132 Allah; müjdeleyiciler (olarak) ve uyarıcılar (olarak); ve indirdi onlarla beraber kitabı* hakla/gerçekle; hükmetmek için insanlar arasında; kendisinde anlaşmazlığa düştüklerinde; ve anlaşmazlığa düşmüş değildir onda; ancak kimseler (ki) verildiler (kitap); kendilerine gelen beyanatlardan352 sonra; aralarındadır onların baskı/ihlal/yolsuzluk; öyle ki kılavuzladı192 Allah iman47 etmiş kimseleri kendisinde anlaşmazlığa düştüklerinde; (ki) haktandır/gerçektendir; O'nun (Allah'ın) izniyle; ve Allah kılavuzlar192 dilediği kimseyi; dosdoğru bir yola doğru.

Ahmed Samira Çevirisi

213 The people were one nation , so God sent the prophets, announcing good news and warners/givers of notice , and He descended with them The Book , with the truth/correct to judge/rule between the people in what they differed/disputed in it, and no (one) differed/disputed in it except those who were given it from after what the evidences came to them, oppression/transgression/corruption between them, so God guided those who believed, for what they differed/disputed in it from the truth , with His permission , and God guides whom He wills/wants to a straight/direct road/way .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kane oldu كَانَ كون
2 n-nasu insanlar النَّاسُ نوس
3 ummeten ümmet أُمَّةً امم
4 vahideten bir tek وَاحِدَةً وحد
5 febease öyle ki gönderdi/görevlendirdi فَبَعَثَ بعث
6 llahu Allah اللَّهُ -
7 nebiyyîne nebileri النَّبِيِّينَ نبا
8 mubeşşirine müjdeleyiciler (olarak) مُبَشِّرِينَ بشر
9 ve munzirine ve uyarıcılar (olarak) وَمُنْذِرِينَ نذر
10 ve enzele ve indirdi وَأَنْزَلَ نزل
11 meahumu onlarla beraber مَعَهُمُ -
12 l-kitabe kitabı الْكِتَابَ كتب
13 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
14 liyehkume hükmetmek için لِيَحْكُمَ حكم
15 beyne arasında بَيْنَ بين
16 n-nasi insanlar النَّاسِ نوس
17 fima فِيمَا -
18 htelefu anlaşmazlığa düştüklerinde اخْتَلَفُوا خلف
19 fihi kendisinde فِيهِ -
20 ve ma ve değildir وَمَا -
21 htelefe anlaşmazlığa düşmüş اخْتَلَفَ خلف
22 fihi onda فِيهِ -
23 illa dışında إِلَّا -
24 ellezine kimseler الَّذِينَ -
25 utuhu verildiler (kitap) أُوتُوهُ اتي
26 min مِنْ -
27 bea'di sonrası بَعْدِ بعد
28 ma مَا -
29 ca'ethumu gelenden onlara جَاءَتْهُمُ جيا
30 l-beyyinatu beyanatlar الْبَيِّنَاتُ بين
31 begyen baskı/ihlal/yolsuzluk بَغْيًا بغي
32 beynehum aralarında onların بَيْنَهُمْ بين
33 fe heda öyle ki doğru yola kılavuzladı فَهَدَى هدي
34 llahu Allah اللَّهُ -
35 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
36 amenu iman etmiş امَنُوا امن
37 lima لِمَا -
38 htelefu anlaşmazlığa düştüklerinde اخْتَلَفُوا خلف
39 fihi kendisinde فِيهِ -
40 mine مِنَ -
41 l-hakki haktan/gerçekten الْحَقِّ حقق
42 biiznihi O’nu izniyle بِإِذْنِهِ اذن
43 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
44 yehdi doğru yola kılavuzlar يَهْدِي هدي
45 men kimseyi مَنْ -
46 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
47 ila doğru إِلَىٰ -
48 siratin bir yola صِرَاطٍ صرط
49 mustekimin dosdoğru مُسْتَقِيمٍ قوم

Notlar

Not 1

*Kutsal kitabı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Nebi Kavram 132

132 Kendisine kitap verilen resul/elçi. Her resul/elçi nebi değildir. Her nebi bir resuldür/elçidir.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Ümmet, ümmet Kavram 305

305 Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

Beyanlı Kavram 352

352 Apaçık deklere edilmiş, bildirilmiş, kanıtlı/delilli olarak ortaya çıkmış.

2. Bakara Suresi

Ayet 258

Arapça Metin (Harekeli)

265|2|258|أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلَّذِى حَآجَّ إِبْرَٰهِۦمَ فِى رَبِّهِۦٓ أَنْ ءَاتَىٰهُ ٱللَّهُ ٱلْمُلْكَ إِذْ قَالَ إِبْرَٰهِۦمُ رَبِّىَ ٱلَّذِى يُحْىِۦ وَيُمِيتُ قَالَ أَنَا۠ أُحْىِۦ وَأُمِيتُ قَالَ إِبْرَٰهِۦمُ فَإِنَّ ٱللَّهَ يَأْتِى بِٱلشَّمْسِ مِنَ ٱلْمَشْرِقِ فَأْتِ بِهَا مِنَ ٱلْمَغْرِبِ فَبُهِتَ ٱلَّذِى كَفَرَ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

265|2|258|الم تر الي الذي حاج ابرهم في ربه ان اتيه الله الملك اذ قال ابرهم ربي الذي يحي ويميت قال انا احي واميت قال ابرهم فان الله ياتي بالشمس من المشرق فات بها من المغرب فبهت الذي كفر والله لا يهدي القوم الظلمين

Latin Literal

258. E lem tera ilellezî hâcce ibrâhîme fî rabbihî en âtâhullâhul mulk(mulke), iz kâle ibrâhîmu rabbiyellezî yuhyî ve yumîtu, kâle ene uhyî ve umît(umîtu), kâle ibrâhîmu fe innallâhe ye’tî biş şemsi minel maşrıkı fe’ti bihâ minel magribi fe buhitellezî kefer(kefere), vallâhu lâ yehdil kavmez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Hiç görmez misin İbrahim'e hac376 etmiş kimseyi onun Rabbi4 hakkında; ki verdi ona Allah mülk/hükümdarlık; dediği zaman İbrahim: "Benim Rabbim4 ki yaşatır ve öldürür"; dedi (kimse): "Ben (de) yaşatırım ve öldürürüm"; dedi İbrahim: "Öyle ki doğrusu Allah getirir Güneş’i doğudan; öyle ki sen (de) getir onu (Güneş'i) batıdan; öyle ki afalladı kâfirlik25 etmiş kimse; Allah kılavuzlamaz192 zalimler257 kavmini/toplumunu.

Ahmed Samira Çevirisi

258 Did you not see/understand to who quarreled/argued/disputed (with) Abraham in his Lord, that God gave him the ownership/kingdom , when Abraham said: "My Lord, (is) who revives/makes alive and makes die ." He said: "I revive/make alive and I make die." Abraham said: "So then God comes with the sun from the east , so come with it from the west." So who disbelieved was astonished/confused , and God does not guide the nation the unjust/oppressive.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 elem أَلَمْ -
2 tera görmez misin تَرَ راي
3 ila إِلَى -
4 llezi kimseyi الَّذِي -
5 hacce hac etmiş حَاجَّ حجج
6 ibrahime İbrahim'e إِبْرَاهِيمَ -
7 fi hakkında فِي -
8 rabbihi onun Rabbi رَبِّهِ ربب
9 en ki أَنْ -
10 atahu verdi ona اتَاهُ اتي
11 llahu Allah اللَّهُ -
12 l-mulke mülk/hükümdarlık الْمُلْكَ ملك
13 iz zaman إِذْ -
14 kale dedi قَالَ قول
15 ibrahimu İbrahim إِبْرَاهِيمُ -
16 rabbiye beni Rabbim رَبِّيَ ربب
17 llezi ki الَّذِي -
18 yuhyi yaşatır يُحْيِي حيي
19 ve yumitu ve öldürür وَيُمِيتُ موت
20 kale dedi قَالَ قول
21 ena ben (de) أَنَا -
22 uhyi yaşatırım أُحْيِي حيي
23 ve umitu ve öldürürüm وَأُمِيتُ موت
24 kale dedi قَالَ قول
25 ibrahimu İbrahim إِبْرَاهِيمُ -
26 feinne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
27 llahe Allah اللَّهَ -
28 ye'ti getirir يَأْتِي اتي
29 biş-şemsi Güneş’i بِالشَّمْسِ شمس
30 mine مِنَ -
31 l-meşriki doğudan الْمَشْرِقِ شرق
32 fe'ti öyle ki getir sen فَأْتِ اتي
33 biha onu بِهَا -
34 mine مِنَ -
35 l-megribi batıdan الْمَغْرِبِ غرب
36 febuhite öyle ki afalladı فَبُهِتَ بهت
37 llezi kimse الَّذِي -
38 kefera kâfirlik etmiş كَفَرَ كفر
39 vallahu Allah وَاللَّهُ -
40 la لَا -
41 yehdi doğru yola kılavuzlamaz يَهْدِي هدي
42 l-kavme kavmi الْقَوْمَ قوم
43 z-zalimine zalimleri الظَّالِمِينَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Hac Kavram 376

376 Delillerle tartışma.

2. Bakara Suresi

Ayet 264

Arapça Metin (Harekeli)

271|2|264|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تُبْطِلُوا۟ صَدَقَٰتِكُم بِٱلْمَنِّ وَٱلْأَذَىٰ كَٱلَّذِى يُنفِقُ مَالَهُۥ رِئَآءَ ٱلنَّاسِ وَلَا يُؤْمِنُ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْءَاخِرِ فَمَثَلُهُۥ كَمَثَلِ صَفْوَانٍ عَلَيْهِ تُرَابٌ فَأَصَابَهُۥ وَابِلٌ فَتَرَكَهُۥ صَلْدًا لَّا يَقْدِرُونَ عَلَىٰ شَىْءٍ مِّمَّا كَسَبُوا۟ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلْكَٰفِرِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

271|2|264|يايها الذين امنوا لا تبطلوا صدقتكم بالمن والاذي كالذي ينفق ماله ريا الناس ولا يومن بالله واليوم الاخر فمثله كمثل صفوان عليه تراب فاصابه وابل فتركه صلدا لا يقدرون علي شي مما كسبوا والله لا يهدي القوم الكفرين

Latin Literal

264. Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ tubtılû sadakâtikum bil menni vel ezâ, kellezî yunfiku mâlehu riâen nâsi ve lâ yu’minu billâhi vel yevmil âhır(âhıri), fe meseluhu ke meseli safvânin aleyhi turâbun fe esâbehu vâbilun fe terakehu saldâ(salden), lâ yakdirûne alâ şey’in mimmâ kesebû vallâhu lâ yehdîl kavmel kâfirîn(kâfirîne).

Türkçe Çeviri

Ey iman47 etmiş kimseler! Boşa çıkarmayın sadakalarınızı378; minnetle* (minnete neden olarak) ve eziyetle**(eziyete neden olarak); kimse gibi (ki) infak6 eder malını insanlara gösteriş (-le) ; iman47 etmez Allah'a ve ahiret gününe; öyle ki misali onun (kimsenin) misali gibidir saf/düz bir kaya; üzerinde onun (kayanın) turabin/toz; öyle ki isabet eder ona (kayaya) bir sağanak ; öyle ki bırakır onu semsert/yaşamsız; güç yetiremez (o kimse) kazandıklarından bir şey üzerine; ve Allah kılavuzlamaz192 kâfirler25 kavmini/toplumunu.

Ahmed Samira Çevirisi

264 You, you those who believed, do not waste/cancel your charities with the bragging and the mild harm, as that who spends his property/wealth showing off/pretending (to) the people, and does not believe with God, and the Day the Last/Resurrection Day, so his example/proverb (is as the) example (of) a smooth rock , on it (is) dust/earth, so struck it a heavy rain , so it left it hard/smooth , they are not capable on a thing from what they gathered/earned , and God does not guide the nation, the disbelieving.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 la لَا -
5 tubtilu boşa çıkarmayın تُبْطِلُوا بطل
6 sadekatikum sadakalarınızı صَدَقَاتِكُمْ صدق
7 bil-menni minnetle بِالْمَنِّ منن
8 vel'eza ve eziyetle وَالْأَذَىٰ اذي
9 kallezi kimseler gibi كَالَّذِي -
10 yunfiku infak eder يُنْفِقُ نفق
11 malehu malını مَالَهُ مول
12 ria'e gösteriş (-le) رِئَاءَ راي
13 n-nasi insanlara النَّاسِ نوس
14 ve la وَلَا -
15 yu'minu iman etmez يُؤْمِنُ امن
16 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
17 velyevmi ve gününe وَالْيَوْمِ يوم
18 l-ahiri ahiret الْاخِرِ اخر
19 femeseluhu öyleki misali onun فَمَثَلُهُ مثل
20 kemeseli misali gibidir كَمَثَلِ مثل
21 safvanin saf/düz bir kaya صَفْوَانٍ صفو
22 aleyhi üzerinde onun عَلَيْهِ -
23 turabun toz تُرَابٌ ترب
24 feesabehu öyle ki isabet eder ona فَأَصَابَهُ صوب
25 vabilun bir sağanak وَابِلٌ وبل
26 feterakehu öyleki bırakır onu فَتَرَكَهُ ترك
27 salden semsert/yaşamsız صَلْدًا صلد
28 la لَا -
29 yekdirune güç yetiremez يَقْدِرُونَ قدر
30 ala üzerine عَلَىٰ -
31 şey'in bir şeye شَيْءٍ شيا
32 mimma مِمَّا -
33 kesebu kazandıklarından كَسَبُوا كسب
34 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
35 la لَا -
36 yehdi doğru yola kılavuzlamaz يَهْدِي هدي
37 l-kavme kavmini/toplumunu الْقَوْمَ قوم
38 l-kafirine kâfirler الْكَافِرِينَ كفر

Notlar

Not 1

*Minnet duyulması amacıyla yaparak. Minnet bekleyerek. **Sıkıntı, eziyet, huzursuzluk vererek.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

infak Kavram 6

6 Affedilen, gönülden kopan, temiz ve güzel şeylerden ihtiyaç sahipleri için harcama.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Sadaka-3 Kavram 378

378 Kişinin kendisinin sadaka vergisi vermesi. Kamu yönetiminin Sadaka-1’deki gibi bir vergi almadığı kazançlardan kişinin kendisinin topluma kazandırarak verdiği sadaka. Bu tip sadaka vergisi fakirlere verilir. Açıkça verilebilir. Ama gizli verilmesi daha hayırlıdır. Fakirlere verilen sadaka vergisi kesinlikle incitici ve başa kakıcı olmamalıdır. (2:271 ve 2:263)Detaylı bilgi için;Sadaka nedir?

2. Bakara Suresi

Ayet 272

Arapça Metin (Harekeli)

279|2|272|لَّيْسَ عَلَيْكَ هُدَىٰهُمْ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَهْدِى مَن يَشَآءُ وَمَا تُنفِقُوا۟ مِنْ خَيْرٍ فَلِأَنفُسِكُمْ وَمَا تُنفِقُونَ إِلَّا ٱبْتِغَآءَ وَجْهِ ٱللَّهِ وَمَا تُنفِقُوا۟ مِنْ خَيْرٍ يُوَفَّ إِلَيْكُمْ وَأَنتُمْ لَا تُظْلَمُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

279|2|272|ليس عليك هديهم ولكن الله يهدي من يشا وما تنفقوا من خير فلانفسكم وما تنفقون الا ابتغا وجه الله وما تنفقوا من خير يوف اليكم وانتم لا تظلمون

Latin Literal

272. Leyse aleyke hudâhum ve lâkinnallâhe yehdî men yeşâu, ve mâ tunfikû min hayrin fe li enfusikum, ve mâ tunfikûne illebtigâe vechillâh(vechillâhi), ve mâ tunfikû min hayrin yuveffe ileykum ve entum lâ tuzlemûn(tuzlemûne).

Türkçe Çeviri

Yoktur (senin) üzerine kılavuzlamak192 onları; velakin/fakat Allah kılavuzlar192 dilediği kimseyi; ve infak6 ettiğiniz bir hayırdan; öyle ki nefisleriniz201 içindir; ve infak6 eder değilsiniz Allah'ın yüzünü arama/bakınma dışında; ve bir hayırdan infak6 ettiğiniz, tamamlanır sizlere; ve sizler zulmedilmezsiniz257.

Ahmed Samira Çevirisi

272 Their guidance (is) not on you, and but God guides whom he wills/wants, and what you spend from goodness/wealth , so it is for yourselves, and you do not spend, except asking/desiring God’s face/direction , and what you spend from goodness/wealth is fulfilled/completed to you, and you are not being caused injustice to/oppressed.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 leyse yoktur لَيْسَ ليس
2 aleyke üzerine (senin) عَلَيْكَ -
3 hudahum doğru yola kılavuzlamak onları هُدَاهُمْ هدي
4 velakinne velakin/fakat وَلَٰكِنَّ -
5 llahe Allah'tır اللَّهَ -
6 yehdi doğru yola kılavuzlar يَهْدِي هدي
7 men kimseyi مَنْ -
8 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
9 ve ma Ve وَمَا -
10 tunfiku infak ettiğiniz تُنْفِقُوا نفق
11 min مِنْ -
12 hayrin bir hayırdan خَيْرٍ خير
13 felienfusikum öyle ki nefisleriniz içindir فَلِأَنْفُسِكُمْ نفس
14 ve ma Ve değildir وَمَا -
15 tunfikune infak edersiniz تُنْفِقُونَ نفق
16 illa dışında إِلَّا -
17 btiga'e arama/bakınma ابْتِغَاءَ بغي
18 vechi yüzünü وَجْهِ وجه
19 llahi Allah'ın اللَّهِ -
20 ve ma ve وَمَا -
21 tunfiku infak ettiğiniz تُنْفِقُوا نفق
22 min مِنْ -
23 hayrin bir hayırdan خَيْرٍ خير
24 yuveffe tamamlanır يُوَفَّ وفي
25 ileykum sizlere إِلَيْكُمْ -
26 ve entum ve sizler وَأَنْتُمْ -
27 la لَا -
28 tuzlemune zulmedilmezsiniz تُظْلَمُونَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

infak Kavram 6

6 Affedilen, gönülden kopan, temiz ve güzel şeylerden ihtiyaç sahipleri için harcama.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 4

Arapça Metin (Harekeli)

297|3|4|مِن قَبْلُ هُدًى لِّلنَّاسِ وَأَنزَلَ ٱلْفُرْقَانَ إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ لَهُمْ عَذَابٌ شَدِيدٌ وَٱللَّهُ عَزِيزٌ ذُو ٱنتِقَامٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

297|3|4|من قبل هدي للناس وانزل الفرقان ان الذين كفروا بايت الله لهم عذاب شديد والله عزيز ذو انتقام

Latin Literal

4. Min kablu huden lin nâsi ve enzelel furkân(furkâne), innellezîne keferû bi âyâtillâhi lehum azâbun şedîd(şedîdun), vallâhu azîzun zuntikâm(zuntikâmin).

Türkçe Çeviri

Önceden (de) insanlar için bir kılavuzu192 (da); ve indirmişti furkânı259; doğrusu kimseler (ki) kâfirlik25 ettiler Allah'ın ayetlerine400; onlaradır şiddetli bir azap; ve Allah bir Azîz’dir37; bir Zuntikâm’dır390.

Ahmed Samira Çevirisi

4 From before guidance to the people, and He descended the Separator of Right and Wrong/Koran , that those who disbelieved with God’s verses , for them (is) a strong (severe) torture, and God (is) glorious/mighty , (owner) of a revenge/punishment.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 min مِنْ -
2 kablu önceden قَبْلُ قبل
3 huden bir doğru yola kılavuz هُدًى هدي
4 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
5 ve enzele ve indirdi وَأَنْزَلَ نزل
6 l-furkane furkanı الْفُرْقَانَ فرق
7 inne doğrusu إِنَّ -
8 ellezine kimselere الَّذِينَ -
9 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
10 biayati ayetlerine بِايَاتِ ايي
11 llahi Allah'ın اللَّهِ -
12 lehum onlaradır لَهُمْ -
13 azabun bir azab عَذَابٌ عذب
14 şedidun şiddetli شَدِيدٌ شدد
15 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
16 azizun Azîz’dir عَزِيزٌ عزز
17 zu ذُو -
18 ntikamin Zuntikâm’dır انْتِقَامٍ نقم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Azîz Kavram 37

37 Güç yetiren.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Furkân Kavram 259

259 Ayıran, bölen, yaran. Doğruyu yanlıştan ışın kılıcı gibi ayıran. Kutsal kitapların her biri bir furkandır. Elbette şerefli Kur'an'ımızdır. Kur'an'ı anlayarak okuyanlar ellerine bu ışın kılıcını almış olur.

Zuntikâm Kavram 390

390 İntikam sahibi, öç sahibi.

Yüce Allah'ın ayetlerine kâfirlik etmek. Kavram 400

400 Yüce Allah'ın ayetlerini örtmek, gizlemek. Ayetleri kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek de kâfirlik etmektir. Kutsal kitapların hükümlerini örten hadis/söylenti kitaplarına tabi olanlar Yüce Allah'ın ayetlerine kâfirlik etmiş olur.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 8

Arapça Metin (Harekeli)

301|3|8|رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً إِنَّكَ أَنتَ ٱلْوَهَّابُ

Arapça Metin (Harekesiz)

301|3|8|ربنا لا تزغ قلوبنا بعد اذ هديتنا وهب لنا من لدنك رحمه انك انت الوهاب

Latin Literal

8. Rabbenâ lâ tuziğ kulûbenâ ba’de iz hedeytenâ veheb lenâ min ledunke rahmeh(rahmeten), inneke entel vehhâb(vehhâbu).

Türkçe Çeviri

"Rabbimiz4! Saptırma kalplerimizi, bizleri kılavuzladığın192 zaman sonrası; ve bahşet bizlere yanından bir rahmet271; doğrusu sen; sensin Vehhâb394."

Ahmed Samira Çevirisi

8 Our Lord, do not deviate from truth our hearts/minds after when You guided us, and grant/present for us from at You a mercy, that you are the grantor/presenter .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
2 la لَا -
3 tuzig saptırma تُزِغْ زيغ
4 kulubena kalblerimizi قُلُوبَنَا قلب
5 bea'de sonrası بَعْدَ بعد
6 iz إِذْ -
7 hedeytena doğru yola kılavuzladığın zaman bizleri هَدَيْتَنَا هدي
8 ve heb ve bahşet وَهَبْ وهب
9 lena bizlere لَنَا -
10 min مِنْ -
11 ledunke yanından لَدُنْكَ لدن
12 rahmeten bir rahmet رَحْمَةً رحم
13 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
14 ente sensin أَنْتَ -
15 l-vehhabu bahşeden الْوَهَّابُ وهب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

Vehhâb Kavram 394

394 Bahşeden, bağışlayarak veren.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 20

Arapça Metin (Harekeli)

313|3|20|فَإِنْ حَآجُّوكَ فَقُلْ أَسْلَمْتُ وَجْهِىَ لِلَّهِ وَمَنِ ٱتَّبَعَنِ وَقُل لِّلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْكِتَٰبَ وَٱلْأُمِّيِّۦنَ ءَأَسْلَمْتُمْ فَإِنْ أَسْلَمُوا۟ فَقَدِ ٱهْتَدَوا۟ وَّإِن تَوَلَّوْا۟ فَإِنَّمَا عَلَيْكَ ٱلْبَلَٰغُ وَٱللَّهُ بَصِيرٌۢ بِٱلْعِبَادِ

Arapça Metin (Harekesiz)

313|3|20|فان حاجوك فقل اسلمت وجهي لله ومن اتبعن وقل للذين اوتوا الكتب والامين اسلمتم فان اسلموا فقد اهتدوا وان تولوا فانما عليك البلغ والله بصير بالعباد

Latin Literal

20. Fe in hâccûke fe kul eslemtu vechiye lillâhi ve menittebean(menittebeani), ve kul lillezîne ûtûl kitâbe vel ummiyyîne e eslemtum, fe in eslemû fe kadihtedev, ve in tevellev fe innemâ aleykel belâg(belâgu), vallâhu basîrun bil ibâd(ibâdi).

Türkçe Çeviri

Öyle ki eğer hac376 ederlerse sana; öyleyse de ki: "Teslim ettim yüzümü Allah'a; ve bana tabi olmuş kimse (de teslim etti yüzünü Allah'a)"; ve de ki kendilerine kitap verilmişlere135 ve ümmilere277: "Teslim oldunuz mu sizler?"; öyle ki eğer teslim oldularsa öyle ki muhakkak kılavuzlandılar192; ve eğer yüz çevirdilerse öyle ki sanadır ancak belagat/duyurma399; ve Allah kullarını görendir.

Ahmed Samira Çevirisi

20 So if they argued/quarreled with you so say: "I submitted/surrendered my face/front to God and who followed me." And say to those who were given The Book and the illiterates/belongers to a nation : "Did you submit/surrender?" So if they submitted/surrendered/became Moslem, so they had been guided, and if they turned, so but on you (is) the information/communication, and God (is) with the worshippers seeing/knowing .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
2 haccuke hacc ederlerse sana حَاجُّوكَ حجج
3 fekul öyle ki de ki فَقُلْ قول
4 eslemtu teslim ettim أَسْلَمْتُ سلم
5 vechiye yüzümü وَجْهِيَ وجه
6 lillahi Allah'a لِلَّهِ -
7 ve meni ve kimse وَمَنِ -
8 ttebeani tabi oldu bana اتَّبَعَنِ تبع
9 ve kul ve de ki وَقُلْ قول
10 lillezine kendilerine لِلَّذِينَ -
11 utu verildiler أُوتُوا اتي
12 l-kitabe kitap الْكِتَابَ كتب
13 vel'ummiyyine ve ümmilere وَالْأُمِّيِّينَ امم
14 eeslemtum teslim oldunuz mu sizler أَأَسْلَمْتُمْ سلم
15 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
16 eslemu teslim oldularsa أَسْلَمُوا سلم
17 fekadi öyle ki muhakkak فَقَدِ -
18 htedev doğru yola kılavuzlandılar اهْتَدَوْا هدي
19 vein ve eğer وَإِنْ -
20 tevellev sırt çevirdilerse تَوَلَّوْا ولي
21 feinnema öyle ki ancak فَإِنَّمَا -
22 aleyke sanadır عَلَيْكَ -
23 l-belagu belagat/duyurma الْبَلَاغُ بلغ
24 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
25 besirun görendir بَصِيرٌ بصر
26 bil-ibadi kullarını بِالْعِبَادِ عبد

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kitap ehli Kavram 135

135 Hristiyanlar ve Yahudiler başta olmak üzere Kur'an öncesi kendilerine kitap verilmiş olan topluluklar.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Ümmi, ümmi Kavram 277

277 Kutsal kitapları anlayarak okumayan ya da okuyamayan. Günümüzde kendilerini müslüman sanan milyarlarca insan kendi dillerinde okuma yazmaya sahip olsalar da Kur'an'a ümmidirler. Kur'an'ı anlamadan yüzünden okuyanların hepsi ümmidir. Kur'an'ın anladığı dilde tercümesini okuyanlar ümmi sınıfına girmezler.

Hac Kavram 376

376 Delillerle tartışma.

Resûlün görevi ancak bir belagattır/duyurmadır. Kavram 399

399 Tartışma/hac ancak delillerle yapılır. Dileyen iman eder, dileyen inkar eder. İman etmeyerek sırtını dönenlere yani kâfirlere ya da müşriklere hiçbir şey yapılmaz. Gerçek Kur'an müminlerine düşen ancak bir duyurmadır. Daha fazlası asla değildir. Duyurma dışında insanları zorlamak Kur'an ayetlerini örtmek, ayetlere uymamak, ayetleri yalanlamak demektir.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 73

Arapça Metin (Harekeli)

366|3|73|وَلَا تُؤْمِنُوٓا۟ إِلَّا لِمَن تَبِعَ دِينَكُمْ قُلْ إِنَّ ٱلْهُدَىٰ هُدَى ٱللَّهِ أَن يُؤْتَىٰٓ أَحَدٌ مِّثْلَ مَآ أُوتِيتُمْ أَوْ يُحَآجُّوكُمْ عِندَ رَبِّكُمْ قُلْ إِنَّ ٱلْفَضْلَ بِيَدِ ٱللَّهِ يُؤْتِيهِ مَن يَشَآءُ وَٱللَّهُ وَٰسِعٌ عَلِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

366|3|73|ولا تومنوا الا لمن تبع دينكم قل ان الهدي هدي الله ان يوتي احد مثل ما اوتيتم او يحاجوكم عند ربكم قل ان الفضل بيد الله يوتيه من يشا والله وسع عليم

Latin Literal

73. Ve lâ tu’minû illâ li men tebia dînekum, kul innel hudâ hudallâhi en yu’tâ ehadun misle mâ ûtîtum ev yuhâccûkum inde rabbikum, kul innel fadla bi yedillâh(yedillâhi), yu’tîhi men yeşâ’(yeşâu), vallâhu vâsiun alîm(alîmun).

Türkçe Çeviri

"Ve iman47 etmeyin kimse dışında (ki) tabi oldu sizin dininize122"; de ki: "Doğrusu kılavuz192 Allah'ın kılavuzlamasıdır192"; ki verilir birine misli870 sizlere verilenin* ya da hac376 ederler sizlere Rabbinizin4 indinde/katında; de ki: "Doğrusu fazl202 Allah'ın elindedir; verir onu dilediği kimseye; ve Allah Vâsi’dir297; Alîm’dir8."

Ahmed Samira Çevirisi

73 And do not believe except to whom followed your religion, say: "That the guidance (is) God’s guidance." That one be given equal/alike (to) what you were given or they argue/quarrel with you at your Lord. Say: "That the grace/favour (is) with God’s hand, He gives it (to) whom He wills/wants, and God (is) spacious ,knowledgeable."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve la وَلَا -
2 tu'minu ve iman etmeyin تُؤْمِنُوا امن
3 illa dışında إِلَّا -
4 limen kimse لِمَنْ -
5 tebia tabi oldu تَبِعَ تبع
6 dinekum sizin dininize دِينَكُمْ دين
7 kul de ki قُلْ قول
8 inne doğrusu إِنَّ -
9 l-huda doğru yola kılavuz الْهُدَىٰ هدي
10 huda doğru yol kılavuzlamasıdır هُدَى هدي
11 llahi Allah'ın اللَّهِ -
12 en ki أَنْ -
13 yu'ta verilir يُؤْتَىٰ اتي
14 ehadun birine أَحَدٌ احد
15 misle misli/benzeri مِثْلَ مثل
16 ma مَا -
17 utitum verilenin sizlere أُوتِيتُمْ اتي
18 ev ya da أَوْ -
19 yuhaccukum hac ederler sizlere يُحَاجُّوكُمْ حجج
20 inde indinde/katında عِنْدَ عند
21 rabbikum Rabbinizin رَبِّكُمْ ربب
22 kul de ki قُلْ قول
23 inne doğrusu إِنَّ -
24 l-fedle fazl/lütuf الْفَضْلَ فضل
25 biyedi elindedir بِيَدِ يدي
26 llahi Allah'ın اللَّهِ -
27 yu'tihi verir onu يُؤْتِيهِ اتي
28 men kimseye مَنْ -
29 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
30 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
31 vasiun Vâsi’dir وَاسِعٌ وسع
32 alimun Alim’dir عَلِيمٌ علم

Notlar

Not 1

*Tevrat ve İncîl'in.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Alîm Kavram 8

8 Bilen.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Din Kavram 122

122 Bir grup insanın bir ilâhtan veya ilâhlardan (doğa üstü güç veya güçler) gelmiş olduğuna inandığı emir ve yasakların bütünü. Dine tabi olan insanlar inandıkları dinin kuralları ile yaşarlar.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

faziletli kılmak, fazilet, fazl, Kavram 202

202 İyi olan şeylerde fazlalıklı olmak, fazlalaştırmak, daha fazlaya sahip olmak, daha fazla yapmak.

Vâsi Kavram 297

297 Genişleten, enginleştiren, hacim kazandırarak büyüten.

Hac Kavram 376

376 Delillerle tartışma.

Misal, misil, çoğulu emsal. Kavram 870

870 Benzer, aynı, kopya, eşdeğer, denk, emsâlin tekili, misilleme.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 86

Arapça Metin (Harekeli)

379|3|86|كَيْفَ يَهْدِى ٱللَّهُ قَوْمًا كَفَرُوا۟ بَعْدَ إِيمَٰنِهِمْ وَشَهِدُوٓا۟ أَنَّ ٱلرَّسُولَ حَقٌّ وَجَآءَهُمُ ٱلْبَيِّنَٰتُ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

379|3|86|كيف يهدي الله قوما كفروا بعد ايمنهم وشهدوا ان الرسول حق وجاهم البينت والله لا يهدي القوم الظلمين

Latin Literal

86. Keyfe yehdillâhu kavmen keferû ba’de îmânihim ve şehidû enner resûle hakkun ve câehumul beyyinât(beyyinâtu) vallâhu lâ yehdil kavmez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Nasıl kılavuzlar192 Allah bir kavmi/toplumu? (ki) kâfirlik25 ettiler imanları47 sonrası; ve şahit/tanık oldular ki resûl418 bir haktır/gerçektir; ve geldi onlara beyanatlar226; ve Allah doğru yola kılavuzlamaz zalimler257 kavmini/toplumunu.

Ahmed Samira Çevirisi

86 How God guides a nation (who) disbelieved after their belief, and they witnessed/testified that the messenger (is) correct/true/real/right and the evidences came to them? And God does not guide the nation, the unjust/oppressive.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 keyfe nasıl كَيْفَ كيف
2 yehdi doğru yola kılavuzlar يَهْدِي هدي
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 kavmen bir kavmi/toplumu قَوْمًا قوم
5 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
6 bea'de sonrası بَعْدَ بعد
7 imanihim imanları إِيمَانِهِمْ امن
8 ve şehidu ve şahit/tanık oldular وَشَهِدُوا شهد
9 enne ki أَنَّ -
10 r-rasule resûl الرَّسُولَ رسل
11 hakkun bir hak/gerçek حَقٌّ حقق
12 ve ca'ehumu ve geldi onlara وَجَاءَهُمُ جيا
13 l-beyyinatu beyanatlar الْبَيِّنَاتُ بين
14 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
15 la لَا -
16 yehdi doğru yola kılavuzlamaz يَهْدِي هدي
17 l-kavme kavmi الْقَوْمَ قوم
18 z-zalimine zalimler الظَّالِمِينَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Beyan Kavram 226

226 Deklere etmek, bildirmek, belli etmek, ifade etmek.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Resûl Kavram 418

418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 96

Arapça Metin (Harekeli)

389|3|96|إِنَّ أَوَّلَ بَيْتٍ وُضِعَ لِلنَّاسِ لَلَّذِى بِبَكَّةَ مُبَارَكًا وَهُدًى لِّلْعَٰلَمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

389|3|96|ان اول بيت وضع للناس للذي ببكه مباركا وهدي للعلمين

Latin Literal

96. İnne evvele beytin vudia lin nâsi lellezî bi bekkete mubâreken ve huden lil âlemîn(âlemîne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu evveli/ilki evin446 (ki) kuruldu insanlara Bekke'dekidir446; mübarek139 kılınmış ve bir kılavuzdur192 alemlere203.

Ahmed Samira Çevirisi

96 That (the) first House/Home was raised to the people, (is) which (E) (is) with (in) Bekka , blessed and guidance, to the creations altogether/(universes).39

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 evvele evveli/ilki أَوَّلَ اول
3 beytin evin بَيْتٍ بيت
4 vudia kuruldu وُضِعَ وضع
5 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
6 lellezi ki لَلَّذِي -
7 bibekkete Bekke'dekidir بِبَكَّةَ -
8 mubaraken mübarek kılınmış مُبَارَكًا برك
9 ve huden ve bir doğru yola kılavuz وَهُدًى هدي
10 lil'aalemine alemlere لِلْعَالَمِينَ علم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mübarek Kavram 139

139 Bereketli kılınmış, uğurlu edilmiş.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Âlem, âlem, alem. Kavram 203

203 Farklı zamanlar ve/veya mekanlarda yaşamlar, durum ve şartlar. Göklerdeki uzaylı yaşamlar. Dünya hayatının farklı zamanlarında gerçekleşen yaşamlar.

İnsanları doğru yola kılavuzlayan, Bekke'deki mübarek ilk ev/beyt. Kavram 446

446 Kur'an'a göre kendisine kitap indirilen ilk nebi İbrahim'dir. İbrahim'e indirilen bu kutsal kitabın öğrenilmesi ve öğretilmesi için inşa edilen ilk ev. Bu evde insanlar salât ettiler. Vakitli bir şekilde (sabah-akşam) İbrahim'e indirilen kitabı çalıştılar. Ders yaptılar. Tek tanrıcı oldular.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 101

Arapça Metin (Harekeli)

394|3|101|وَكَيْفَ تَكْفُرُونَ وَأَنتُمْ تُتْلَىٰ عَلَيْكُمْ ءَايَٰتُ ٱللَّهِ وَفِيكُمْ رَسُولُهُۥ وَمَن يَعْتَصِم بِٱللَّهِ فَقَدْ هُدِىَ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

394|3|101|وكيف تكفرون وانتم تتلي عليكم ايت الله وفيكم رسوله ومن يعتصم بالله فقد هدي الي صرط مستقيم

Latin Literal

101. Ve keyfe tekfurûne ve entum tutlâ aleykum âyâtullâhi ve fîkum resûluh(resûluhu), ve men ya’tesim billâhi fe kad hudiye ilâ sırâtın mustakîm(mustakîmin).

Türkçe Çeviri

Ve nasıl kâfirlik25 edersiniz? Ve sizlere, okunur üzerinize Allah'ın ayetleri389; ve içinizdedir O'nun resûlü*; ve kim tutundu Allah'a; öyle ki muhakkak kılavuzlandı192; dosdoğru bir yola doğru.

Ahmed Samira Çevirisi

101 And how do you disbelieve and on you are (being) read/recited God’s verses/evidences and in (among) you (is) His messenger, and who holds fast/takes protection with God, so he had been guided to a straight/direct road/way.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve keyfe ve nasıl? وَكَيْفَ كيف
2 tekfurune kâfirlik edersiniz تَكْفُرُونَ كفر
3 veentum ve sizler وَأَنْتُمْ -
4 tutla okunur تُتْلَىٰ تلو
5 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
6 ayatu ayetleri ايَاتُ ايي
7 llahi Allah'ın اللَّهِ -
8 ve fikum ve içinizdedir وَفِيكُمْ -
9 rasuluhu O'nun resûlü رَسُولُهُ رسل
10 ve men ve kim وَمَنْ -
11 yea'tesim tutundu يَعْتَصِمْ عصم
12 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
13 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
14 hudiye doğru yola kılavuzlandı هُدِيَ هدي
15 ila doğru إِلَىٰ -
16 siratin bir yola صِرَاطٍ صرط
17 mustekimin dosdoğru مُسْتَقِيمٍ قوم

Notlar

Not 1

*Muhammed.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Kur'an ayetleri. Kavram 389

389 Şerefli Kur'an'da 112 numarasız besmele (0. ayet olarak) ve 6234 numaralı ayet olarak toplam 6346 ayet vardır.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 103

Arapça Metin (Harekeli)

396|3|103|وَٱعْتَصِمُوا۟ بِحَبْلِ ٱللَّهِ جَمِيعًا وَلَا تَفَرَّقُوا۟ وَٱذْكُرُوا۟ نِعْمَتَ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ كُنتُمْ أَعْدَآءً فَأَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَأَصْبَحْتُم بِنِعْمَتِهِۦٓ إِخْوَٰنًا وَكُنتُمْ عَلَىٰ شَفَا حُفْرَةٍ مِّنَ ٱلنَّارِ فَأَنقَذَكُم مِّنْهَا كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمْ ءَايَٰتِهِۦ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

396|3|103|واعتصموا بحبل الله جميعا ولا تفرقوا واذكروا نعمت الله عليكم اذ كنتم اعدا فالف بين قلوبكم فاصبحتم بنعمته اخونا وكنتم علي شفا حفره من النار فانقذكم منها كذلك يبين الله لكم ايته لعلكم تهتدون

Latin Literal

103. Va’tasımû bihablillâhi cemîân ve lâ teferrekû, vezkurû ni’metallâhi aleykum iz kuntum a’dâen fe ellefe beyne kulûbikum fe asbahtum bi ni’metihî ihvânâ(ihvânen), ve kuntum alâ şefâ hufretin minen nâri fe enkazekum minhâ, kezâlike yubeyyinullâhu lekum âyâtihî leallekum tehtedûn(tehtedûne).

Türkçe Çeviri

Ve tutunun Allah'ın ipine topluca; ve fırkalaşmayın/gruplaşmayın; ve hatırlayın Allah'ın üzerinize (olan) nimetini; olduğunuz zaman düşmanlar/hasımlar; öyle ki birleştirdi (Allah) kalblerinizin arasını; öyle ki sabaha ulaştınız O’nun nimetiyle kardeşler (olarak); ve olmuştunuz ateşten bir hafriyatın/kazının kenarında; kurtardı sizleri (Allah) ondan; işte böyledir; beyan226 eder Allah sizlere ayetlerini389; belki sizler kılavuzlanırsınız192.

Ahmed Samira Çevirisi

103 And hold fast/take protection with God’s rope/covenant , all together, and do not separate, and mention/remember God’s blessing on you when you were enemies, so He united between your hearts , so you became with His blessings brothers, and you were on (the) edge/brink (of) a pit/hole from the fire, so He rescued/saved you from it, like that God clarifies for you His signs/verses/evidences, maybe/perhaps you be guided.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vea'tesimu ve tutunun وَاعْتَصِمُوا عصم
2 bihabli ipine بِحَبْلِ حبل
3 llahi Allah'ın اللَّهِ -
4 cemian topluca جَمِيعًا جمع
5 ve la ve وَلَا -
6 teferraku fırkalaşmayın/gruplaşmayın تَفَرَّقُوا فرق
7 vezkuru ve hatırlayın وَاذْكُرُوا ذكر
8 nia'mete nimetini نِعْمَتَ نعم
9 llahi Allah'ın اللَّهِ -
10 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
11 iz zaman إِذْ -
12 kuntum olduğunuz كُنْتُمْ كون
13 ea'da'en düşmanlar/hasımlar أَعْدَاءً عدو
14 feellefe öyle ki birleştirdi (Allah) فَأَلَّفَ الف
15 beyne arasını بَيْنَ بين
16 kulubikum kalblerinizin قُلُوبِكُمْ قلب
17 feesbehtum öyle ki sabaha ulaştınız فَأَصْبَحْتُمْ صبح
18 binia'metihi nimetiyle O’nun بِنِعْمَتِهِ نعم
19 ihvanen kardeşler (olarak) إِخْوَانًا اخو
20 ve kuntum ve oldunuz وَكُنْتُمْ كون
21 ala doğru عَلَىٰ -
22 şefa kenarına شَفَا شفو
23 hufratin bir hafriyatın/kazının حُفْرَةٍ حفر
24 mine مِنَ -
25 n-nari ateşten النَّارِ نور
26 feenkazekum kurtartıdı sizleri (Allah) فَأَنْقَذَكُمْ نقذ
27 minha ondan مِنْهَا -
28 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
29 yubeyyinu beyan eder يُبَيِّنُ بين
30 llahu Allah اللَّهُ -
31 lekum sizlere لَكُمْ -
32 ayatihi ayetlerini ايَاتِهِ ايي
33 leallekum belki sizler لَعَلَّكُمْ -
34 tehtedune doğru yola kılavuzlanırsınız تَهْتَدُونَ هدي

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Beyan Kavram 226

226 Deklere etmek, bildirmek, belli etmek, ifade etmek.

Kur'an ayetleri. Kavram 389

389 Şerefli Kur'an'da 112 numarasız besmele (0. ayet olarak) ve 6234 numaralı ayet olarak toplam 6346 ayet vardır.

3. Âl-i İmrân Suresi

Ayet 138

Arapça Metin (Harekeli)

431|3|138|هَٰذَا بَيَانٌ لِّلنَّاسِ وَهُدًى وَمَوْعِظَةٌ لِّلْمُتَّقِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

431|3|138|هذا بيان للناس وهدي وموعظه للمتقين

Latin Literal

138. Hâzâ beyânun lin nâsi ve huden ve mev’ızatun lil muttekîn(muttekîne).

Türkçe Çeviri

Bu* bir beyandır226** insanlara; ve kılavuzdur192***; ve vaazdır653**** muttakilere17.

Ahmed Samira Çevirisi

138 This (is) evidence/logic to the people and guidance, and a sermon/advice/warning to the fearing and obeying.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 haza bu هَٰذَا -
2 beyanun bir beyandır بَيَانٌ بين
3 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
4 ve huden ve doğru yola kılavuzdur وَهُدًى هدي
5 ve mev'izetun ve vaazdır/tavsiyedir وَمَوْعِظَةٌ وعظ
6 lilmuttekine muttakiler için لِلْمُتَّقِينَ وقي

Notlar

Not 1

*Arkeolojik çalışmalardan elde edilen bilgiler. **Delil.***Eski insanların kalıntılarını incelemek derinlemesine düşünen bir insan için doğru yola kılavuz olur.****Takva sahipleri için arkeolojik deliller/beyanlar bir derstir, tavsiyedir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Muttaki Kavram 17

17 Takva sahipleri/Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı her şeyden sakınanlar.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Beyan Kavram 226

226 Deklere etmek, bildirmek, belli etmek, ifade etmek.

vaaz Kavram 653

653 Öğüt vermek, uyarmak, nasihat etmek, bir fikri aşılamak.

4. Nisâ Suresi

Ayet 26

Arapça Metin (Harekeli)

519|4|26|يُرِيدُ ٱللَّهُ لِيُبَيِّنَ لَكُمْ وَيَهْدِيَكُمْ سُنَنَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِكُمْ وَيَتُوبَ عَلَيْكُمْ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

519|4|26|يريد الله ليبين لكم ويهديكم سنن الذين من قبلكم ويتوب عليكم والله عليم حكيم

Latin Literal

26. Yurîdullâhu li yubeyyine lekum ve yehdîyekum sunenellezîne min kablikum ve yetûbe aleykum. Vallâhu alîmun hakîm(hakîmun).

Türkçe Çeviri

İster Allah beyan226 etmek sizlere; ve kılavuzlamak192 sizleri sizden öncekilerden kimselerin yasalarına/yollarına*; ve tevbe33 etmek (ister) üzerinize; ve Allah Alîm’dir8; Hakîm’dir9.

Ahmed Samira Çevirisi

26 God wants to clarify/show/explain to you and (He) guides you (to) those who (were) before you’s laws/ways, and He forgives on you, and God (is) knowledgeable, wise/judicious.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yuridu ister يُرِيدُ رود
2 llahu Allah اللَّهُ -
3 liyubeyyine beyan etmek لِيُبَيِّنَ بين
4 lekum sizlere لَكُمْ -
5 ve yehdiyekum ve doğru yola kılavuzlamak sizleri وَيَهْدِيَكُمْ هدي
6 sunene yasalarına/yollarına سُنَنَ سنن
7 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
8 min مِنْ -
9 kablikum sizden öncekilerden قَبْلِكُمْ قبل
10 ve yetube ve tevbe etmek (ister) وَيَتُوبَ توب
11 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
12 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
13 alimun Alîm’dir عَلِيمٌ علم
14 hakimun Hakîm’dir. حَكِيمٌ حكم

Notlar

Not 1

*Sadece kutsal kitaplar demiş olan kimselerin yasalarına yani kutsal kitapların yasalarına.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Alîm Kavram 8

8 Bilen.

Hakîm Kavram 9

9 Bilge/bilgelikle hükmeden.

Tevbe Kavram 33

33 Dönmek, vazgeçmek.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Beyan Kavram 226

226 Deklere etmek, bildirmek, belli etmek, ifade etmek.

4. Nisâ Suresi

Ayet 51

Arapça Metin (Harekeli)

544|4|51|أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ نَصِيبًا مِّنَ ٱلْكِتَٰبِ يُؤْمِنُونَ بِٱلْجِبْتِ وَٱلطَّٰغُوتِ وَيَقُولُونَ لِلَّذِينَ كَفَرُوا۟ هَٰٓؤُلَآءِ أَهْدَىٰ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ سَبِيلًا

Arapça Metin (Harekesiz)

544|4|51|الم تر الي الذين اوتوا نصيبا من الكتب يومنون بالجبت والطغوت ويقولون للذين كفروا هولا اهدي من الذين امنوا سبيلا

Latin Literal

51. E lem tera ilâllezîne ûtû nasîben minel kitâbi yu’minûne bil cibti vet tâgûti ve yekûlûne lillezîne keferû hâulâi ehdâ minellezîne âmenû sebîlâ(sebîlen).

Türkçe Çeviri

Hiç görmez misin kitaptan bir nasip verilmiş kimseleri135 (ki) iman47 ederler cibte507 ve tâğûta442; ve derler kâfirlik25 etmiş kimseler için: "Bunlar* iman47 etmiş kimselerden** daha kılavuzludur192 bir yol (olarak)"

Ahmed Samira Çevirisi

51 Did you not see to those who were given a share from The Book , they believe with the idol/sorcery/sorcerer and the anything worshipped other than God/the devil , and they say to those who disbelieved: "Those (are) more guided from those who believed (by) a way/path."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 elem أَلَمْ -
2 tera görmez misin تَرَ راي
3 ila إِلَى -
4 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
5 utu verildiler أُوتُوا اتي
6 nesiben bir nasip نَصِيبًا نصب
7 mine مِنَ -
8 l-kitabi kitaptan الْكِتَابِ كتب
9 yu'minune iman ederler يُؤْمِنُونَ امن
10 bil-cibti cibt'e بِالْجِبْتِ جبت
11 ve ttaguti ve tağut'a وَالطَّاغُوتِ طغي
12 ve yekulune ve derler وَيَقُولُونَ قول
13 lillezine kimseler için لِلَّذِينَ -
14 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
15 ha'ula'i bunlar هَٰؤُلَاءِ -
16 ehda daha doğru kılavuzludur أَهْدَىٰ هدي
17 mine -den مِنَ -
18 ellezine kimseler- الَّذِينَ -
19 amenu iman etmiş امَنُوا امن
20 sebilen bir yola سَبِيلًا سبل

Notlar

Not 1

*Kâfirlik etmiş kimseler.**Kur'an'a tabi olmuş.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kitap ehli Kavram 135

135 Hristiyanlar ve Yahudiler başta olmak üzere Kur'an öncesi kendilerine kitap verilmiş olan topluluklar.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Tûğyân, tâğût Kavram 442

442 Azgınlık, sınırı aşma, sınırı çiğneme, taşkınlık, tiranlık, despotluk. Din konusunda ise kutsal kitapların hükümlerinin dışına çıkma, kutsal kitaplardan taşma, kutsal kitapların çizdiği hükümleri çiğnemedir. Tevrat'ın tâğûtu Talmud'tur. Kur'an'ın tâğûtu ise hadis kitaplarıdır.

Cibt Kavram 507

507 İdol. Örnek alınan, en çok hayranlık duyulan kimse/şey. Tarikat liderleri, mezhep imamları, şeyhler, sözde hadis/söylenti alimleri. Kutsal kitaplar haricide dinde idol asla edinilmez.

4. Nisâ Suresi

Ayet 68

Arapça Metin (Harekeli)

561|4|68|وَلَهَدَيْنَٰهُمْ صِرَٰطًا مُّسْتَقِيمًا

Arapça Metin (Harekesiz)

561|4|68|ولهدينهم صرطا مستقيما

Latin Literal

68. Ve le hedeynâhum sırâtan mustekîmâ(mustekîmen).

Türkçe Çeviri

Ve mutlak kılavuzlardık192 onları; dosdoğru/kıyamda/ayakta bir yola124.

Ahmed Samira Çevirisi

68 And We would have guided them a straight/direct road/way.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velehedeynahum ve mutlak doğru yola kılavuzlardık onları وَلَهَدَيْنَاهُمْ هدي
2 siraten bir yola صِرَاطًا صرط
3 mustekimen dosdoğru/kıyamda/ayakta مُسْتَقِيمًا قوم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Dosdoğru yol Kavram 124

124 Sırâtel mustakîm. Tek ve dosdoğru yol; sadece Kur'an.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

4. Nisâ Suresi

Ayet 98

Arapça Metin (Harekeli)

591|4|98|إِلَّا ٱلْمُسْتَضْعَفِينَ مِنَ ٱلرِّجَالِ وَٱلنِّسَآءِ وَٱلْوِلْدَٰنِ لَا يَسْتَطِيعُونَ حِيلَةً وَلَا يَهْتَدُونَ سَبِيلًا

Arapça Metin (Harekesiz)

591|4|98|الا المستضعفين من الرجال والنسا والولدن لا يستطيعون حيله ولا يهتدون سبيلا

Latin Literal

98. İllâl mustad’afîne miner ricâli ven nisâi vel vildâni lâ yestatîûne hîleten ve lâ yehtedûne sebîlâ(sebîlen).

Türkçe Çeviri

Dışındadır zaaflı* bırakılanlar erkeklerden; ve kadınlardan; ve çocuklardan; (ki) itaat edemezler bir hale/duruma/değişime; ve bir yola kılavuzlanamazlar192.

Ahmed Samira Çevirisi

98 Except the weakened from the men, and the women, and the children, they are not able (of a) solution (means) and nor they be guided a way/path.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 illa dışındadır إِلَّا -
2 l-musted'afine zaaflı bırakılanlar الْمُسْتَضْعَفِينَ ضعف
3 mine مِنَ -
4 r-ricali erkeklerden الرِّجَالِ رجل
5 ve nnisa'i ve kadınlardan وَالنِّسَاءِ نسو
6 velvildani ve çocuklardan وَالْوِلْدَانِ ولد
7 la لَا -
8 yestetiune itaat edemezler يَسْتَطِيعُونَ طوع
9 hileten bir hale/duruma حِيلَةً حول
10 ve la وَلَا -
11 yehtedune ve doğru yola kılavuzlanamazlar يَهْتَدُونَ هدي
12 sebilen bir yol سَبِيلًا سبل

Notlar

Not 1

*Güçsüz, zayıf.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

4. Nisâ Suresi

Ayet 115

Arapça Metin (Harekeli)

608|4|115|وَمَن يُشَاقِقِ ٱلرَّسُولَ مِنۢ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُ ٱلْهُدَىٰ وَيَتَّبِعْ غَيْرَ سَبِيلِ ٱلْمُؤْمِنِينَ نُوَلِّهِۦ مَا تَوَلَّىٰ وَنُصْلِهِۦ جَهَنَّمَ وَسَآءَتْ مَصِيرًا

Arapça Metin (Harekesiz)

608|4|115|ومن يشاقق الرسول من بعد ما تبين له الهدي ويتبع غير سبيل المومنين نوله ما تولي ونصله جهنم وسات مصيرا

Latin Literal

115. Ve men yuşâkıkır resûle min ba’di mâ tebeyyene lehul hudâ ve yettebi’ gayra sebîlil mu’minîne nuvellıhî mâ tevellâ ve nuslihî cehennem(cehenneme). Ve sâet masîrâ(masîran).

Türkçe Çeviri

Ve kim baskı yapar/ağırlaştırır resûle418 ona (kimseye) beyan olan kılavuz192 sonrasında; ve tabi olur müminlerin27 yolu haricinde (başka bir yola); çeviririz yüzünü onun yüz çevirdiğine*; ve yanması için sunarız onu cehenneme; ve ne kötü bir varış yeridir.

Ahmed Samira Çevirisi

115 And who defies/makes animosity with the messenger from after the guidance was clarified to him and he follows other than the believers’ way/path, We enable him what he followed , and We roast/make him suffer Hell, and it was a bad end/destination.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve men ve kim وَمَنْ -
2 yuşakiki ağırlaştırır/baskı yapar يُشَاقِقِ شقق
3 r-rasule resûle الرَّسُولَ رسل
4 min مِنْ -
5 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
6 ma مَا -
7 tebeyyene beyan olan تَبَيَّنَ بين
8 lehu ona لَهُ -
9 l-huda doğru yola kılavuz الْهُدَىٰ هدي
10 ve yettebia' ve tabi olur وَيَتَّبِعْ تبع
11 gayra haricinde غَيْرَ غير
12 sebili yolu سَبِيلِ سبل
13 l-mu'minine müminlerin الْمُؤْمِنِينَ امن
14 nuvellihi çeviririz yüzünü نُوَلِّهِ ولي
15 ma مَا -
16 tevella yüz çevirdiğine تَوَلَّىٰ ولي
17 ve nuslihi ve yanması için sunarız onu وَنُصْلِهِ صلي
18 cehenneme cehenneme جَهَنَّمَ -
19 ve sa'et ve ne kötü وَسَاءَتْ سوا
20 mesiran bir varış yeridir مَصِيرًا صير

Notlar

Not 1

*Dilediği gibi sapmasına izin veririz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mümin Kavram 27

27 İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Resûl Kavram 418

418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.

4. Nisâ Suresi

Ayet 137

Arapça Metin (Harekeli)

630|4|137|إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ثُمَّ كَفَرُوا۟ ثُمَّ ءَامَنُوا۟ ثُمَّ كَفَرُوا۟ ثُمَّ ٱزْدَادُوا۟ كُفْرًا لَّمْ يَكُنِ ٱللَّهُ لِيَغْفِرَ لَهُمْ وَلَا لِيَهْدِيَهُمْ سَبِيلًۢا

Arapça Metin (Harekesiz)

630|4|137|ان الذين امنوا ثم كفروا ثم امنوا ثم كفروا ثم ازدادوا كفرا لم يكن الله ليغفر لهم ولا ليهديهم سبيلا

Latin Literal

137. İnnellezîne âmenû, summe keferû, summe âmenû, summe keferû, summezdâdû kufran lem yekunillâhu li yagfira lehum ve lâ li yehdiyehum sebîlâ(sebîlen).

Türkçe Çeviri

Doğrusu kimseler (ki) iman47 ettiler; sonra kâfirlik25 ettiler; sonra iman47 ettiler; sonra kâfirlik25 ettiler; sonra ziyade* ettiler küfrü422; asla olmaz Allah mağfiret319 etmeye onlara; ve bir yola kılavuzlamaya192.

Ahmed Samira Çevirisi

137 That those who believed then disbelieved, then they believed, then they disbelieved, then they increased disbelief, God was/is not to forgive for them, and nor to guide them a way/path .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman ettiler امَنُوا امن
4 summe sonra ثُمَّ -
5 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
6 summe sonra ثُمَّ -
7 amenu iman ettiler امَنُوا امن
8 summe sonra ثُمَّ -
9 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
10 summe sonra ثُمَّ -
11 zdadu ziyade ettiler ازْدَادُوا زيد
12 kufran küfrü كُفْرًا كفر
13 lem asla لَمْ -
14 yekuni olmaz يَكُنِ كون
15 llahu Allah اللَّهُ -
16 liyegfira mağfiret etmeye لِيَغْفِرَ غفر
17 lehum onlara لَهُمْ -
18 ve la ve وَلَا -
19 liyehdiyehum doğru yola kılavuzlamaya لِيَهْدِيَهُمْ هدي
20 sebilen bir yola سَبِيلًا سبل

Notlar

Not 1

*Artırmak.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Mağfiret Kavram 319

319 Bağışlama, affetme.

Küfür Kavram 422

422 Kâfirlik etmek. Gerçeği/hakkı örtüp gizlemek.

4. Nisâ Suresi

Ayet 168

Arapça Metin (Harekeli)

661|4|168|إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَظَلَمُوا۟ لَمْ يَكُنِ ٱللَّهُ لِيَغْفِرَ لَهُمْ وَلَا لِيَهْدِيَهُمْ طَرِيقًا

Arapça Metin (Harekesiz)

661|4|168|ان الذين كفروا وظلموا لم يكن الله ليغفر لهم ولا ليهديهم طريقا

Latin Literal

168. İnnellezîne keferû ve zalemû lem yekunillâhu li yagfira lehum ve lâ li yehdiyehum tarîkâ(tarîkan).

Türkçe Çeviri

Doğrusu kimseler (ki) kâfirlik25 ettiler; ve zulmettiler257; asla olmaz Allah mağfiret319 etmeye onlara; ve bir tarîkata532 kılavuzlamaya192.

Ahmed Samira Çevirisi

168 That those who disbelieved and caused injustice/oppression, God was not to forgive for them, and nor to guide them a way/path .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
4 ve zelemu ve zulmettiler وَظَلَمُوا ظلم
5 lem asla لَمْ -
6 yekuni olmaz يَكُنِ كون
7 llahu Allah اللَّهُ -
8 liyegfira mağfiret etmeye لِيَغْفِرَ غفر
9 lehum onlara لَهُمْ -
10 ve la ve وَلَا -
11 liyehdiyehum doğru yola kılavuzlamaya لِيَهْدِيَهُمْ هدي
12 tarikan bir tarikata طَرِيقًا طرق

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Mağfiret Kavram 319

319 Bağışlama, affetme.

Tarîkat Kavram 532

532 Tarik, yol, patika, metot, rota.

4. Nisâ Suresi

Ayet 175

Arapça Metin (Harekeli)

668|4|175|فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ بِٱللَّهِ وَٱعْتَصَمُوا۟ بِهِۦ فَسَيُدْخِلُهُمْ فِى رَحْمَةٍ مِّنْهُ وَفَضْلٍ وَيَهْدِيهِمْ إِلَيْهِ صِرَٰطًا مُّسْتَقِيمًا

Arapça Metin (Harekesiz)

668|4|175|فاما الذين امنوا بالله واعتصموا به فسيدخلهم في رحمه منه وفضل ويهديهم اليه صرطا مستقيما

Latin Literal

175. Fe emmâllezîne âmenû billâhi va’tesamû bihî fe se yudhıluhum fî rahmetin minhu ve faldın, ve yehdîhim ileyhi sırâtan mustekîmâ (mustekîmen).

Türkçe Çeviri

Öyle ki Allah’a iman47 etmiş ve O'na yapışmış kimselere gelince; öyle ki sokacak (Allah) onları kendinden bir rahmete271 ve bir fazilete202; ve kılavuzlar192 onları kendisine; dosdoğru bir yola.

Ahmed Samira Çevirisi

175 So but those who believed with God, and they held fast with Him, so He will enter them in a mercy from Him, and grace/favour, and guide them a straight/direct road/way to Him.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feemma öyle ki فَأَمَّا -
2 ellezine kimselere الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 billahi Allah’a بِاللَّهِ -
5 vea'tesamu ve yapışmış وَاعْتَصَمُوا عصم
6 bihi O'na بِهِ -
7 feseyudhiluhum öyle ki sokacak onları فَسَيُدْخِلُهُمْ دخل
8 fi فِي -
9 rahmetin bir rahmete رَحْمَةٍ رحم
10 minhu kendinden مِنْهُ -
11 ve fedlin ve bir fazla وَفَضْلٍ فضل
12 ve yehdihim ve kılavuzlar onları وَيَهْدِيهِمْ هدي
13 ileyhi kendisine إِلَيْهِ -
14 siraten bir yola صِرَاطًا صرط
15 mustekimen dosdoğru مُسْتَقِيمًا قوم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

faziletli kılmak, fazilet, fazl, Kavram 202

202 İyi olan şeylerde fazlalıklı olmak, fazlalaştırmak, daha fazlaya sahip olmak, daha fazla yapmak.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

5. Mâide Suresi

Ayet 16

Arapça Metin (Harekeli)

685|5|16|يَهْدِى بِهِ ٱللَّهُ مَنِ ٱتَّبَعَ رِضْوَٰنَهُۥ سُبُلَ ٱلسَّلَٰمِ وَيُخْرِجُهُم مِّنَ ٱلظُّلُمَٰتِ إِلَى ٱلنُّورِ بِإِذْنِهِۦ وَيَهْدِيهِمْ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

685|5|16|يهدي به الله من اتبع رضونه سبل السلم ويخرجهم من الظلمت الي النور باذنه ويهديهم الي صرط مستقيم

Latin Literal

16. Yehdî bihillâhu menittebea rıdvânehu subules selâmi ve yuhricuhum minez zulumâti ilen nûri bi iznihî ve yehdîhim ilâ sırâtın mustakîm(mustakîmin).

Türkçe Çeviri

Kılavuzlar192 onunla* Allah kendi (Allah'ın) rızasına tabi olmuş kimseyi esenlik/selam yollarına; ve çıkarır onları karanlıklardan nura doğru kendi izniyle; ve kılavuzlar onları dosdoğru bir yola.

Ahmed Samira Çevirisi

16 God guides with it who followed His satisfaction, the security’s/peace’s ways/paths, and He brings them out from the darknesses to the light with His permission, and He guides them to a straight/direct road/way.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yehdi doğruya kılavuzlar يَهْدِي هدي
2 bihi onunla بِهِ -
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 meni kimseleri مَنِ -
5 ttebea tabi oldu اتَّبَعَ تبع
6 ridvanehu rızasına O’nun رِضْوَانَهُ رضو
7 subule yollarına سُبُلَ سبل
8 s-selami esenlik السَّلَامِ سلم
9 ve yuhricuhum ve çıkarır onları وَيُخْرِجُهُمْ خرج
10 mine مِنَ -
11 z-zulumati karanlıklardan الظُّلُمَاتِ ظلم
12 ila إِلَى -
13 n-nuri nura doğru النُّورِ نور
14 biiznihi kendi izniyle بِإِذْنِهِ اذن
15 ve yehdihim ve kılavuzlar onları وَيَهْدِيهِمْ هدي
16 ila doğru إِلَىٰ -
17 siratin bir yola صِرَاطٍ صرط
18 mustekimin dosdoğru مُسْتَقِيمٍ قوم

Notlar

Not 1

*Kur'ân'la.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

5. Mâide Suresi

Ayet 44

Arapça Metin (Harekeli)

713|5|44|إِنَّآ أَنزَلْنَا ٱلتَّوْرَىٰةَ فِيهَا هُدًى وَنُورٌ يَحْكُمُ بِهَا ٱلنَّبِيُّونَ ٱلَّذِينَ أَسْلَمُوا۟ لِلَّذِينَ هَادُوا۟ وَٱلرَّبَّٰنِيُّونَ وَٱلْأَحْبَارُ بِمَا ٱسْتُحْفِظُوا۟ مِن كِتَٰبِ ٱللَّهِ وَكَانُوا۟ عَلَيْهِ شُهَدَآءَ فَلَا تَخْشَوُا۟ ٱلنَّاسَ وَٱخْشَوْنِ وَلَا تَشْتَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِى ثَمَنًا قَلِيلًا وَمَن لَّمْ يَحْكُم بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْكَٰفِرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

713|5|44|انا انزلنا التوريه فيها هدي ونور يحكم بها النبيون الذين اسلموا للذين هادوا والربنيون والاحبار بما استحفظوا من كتب الله وكانوا عليه شهدا فلا تخشوا الناس واخشون ولا تشتروا بايتي ثمنا قليلا ومن لم يحكم بما انزل الله فاوليك هم الكفرون

Latin Literal

44. İnnâ enzelnet tevrâte fîhâ huden ve nûr(nûrun), yahkumu bihen nebiyyûnellezîne eslemû lillezîne hâdû ver rabbâniyyûne vel ahbâru bimestuhfizû min kitâbillâhi ve kânû aleyhi şuhedâe, fe lâ tahşevûn nâse vahşevni ve lâ teşterû bi âyâtî semenen kalîlâ(kalîlen) ve men lem yahkum bimâ enzelallâhu fe ulâike humul kâfirûn(kâfirûne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu indirdik Tevrât'ı (ki) ondadır* bir kılavuz192 ve bir nur; hükmeder onunla* nebiler132 -İslam218 olmuş kimseler-; yahudileşmiş267 kimselere ve Rabbânîlere462 ve bilginlere; hafızlık etmeleriyle/korumalarıyla** Allah'ın kitabından*; ve oldular onun* üzerine şahitler/tanıklar; öyle ki haşyet53 duymayın insanlara543; haşyet53 duyun bana543; ve satmayın ayetlerimi az bir fiyata; ve kim asla hükmetmez indirdiğiyle Allah'ın544; öyle ki işte bunlar; onlardır kâfirler25.

Ahmed Samira Çevirisi

44 That We descended the Torah/Old Testament, in it (is) guidance and light, the prophets those who submitted/surrendered , judge/rule with it, to those who guided/Jews , and the knowledgeable Lord worshippers , and the religious scholars with what they memorized/safe kept (learned) from God’s Book , and they were not on it witnessing/present ; so do not fear the people and fear Me, and do not buy/volunteer with My signs/verses a small price, and who does not judge/rule with what God descended, so those, they are the disbelievers.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inna doğrusu إِنَّا -
2 enzelna indirdik أَنْزَلْنَا نزل
3 t-tevrate Tevrat'ı التَّوْرَاةَ -
4 fiha ondadır فِيهَا -
5 huden bir doğru yola kılavuz هُدًى هدي
6 ve nurun ve bir nur وَنُورٌ نور
7 yehkumu hükmeder يَحْكُمُ حكم
8 biha onunla بِهَا -
9 n-nebiyyune nebiler النَّبِيُّونَ نبا
10 ellezine kimseler الَّذِينَ -
11 eslemu İslam olmuşlar أَسْلَمُوا سلم
12 lillezine kimselere لِلَّذِينَ -
13 hadu yahudileştiler هَادُوا هود
14 ve rrabbaniyyune ve Rabbanilere وَالرَّبَّانِيُّونَ ربب
15 vel'ehbaru ve bilginlere وَالْأَحْبَارُ حبر
16 bima بِمَا -
17 stuhfizu hafızlık etmeleriyle/korumalarıyla اسْتُحْفِظُوا حفظ
18 min مِنْ -
19 kitabi kitaptan كِتَابِ كتب
20 llahi Allah'ın اللَّهِ -
21 ve kanu ve oldular وَكَانُوا كون
22 aleyhi üzerine onun (Tevrat’ın) عَلَيْهِ -
23 şuheda'e şahitler/tanıklar شُهَدَاءَ شهد
24 fela öyle ki فَلَا -
25 tehşevu haşyet duymayın تَخْشَوُا خشي
26 n-nase insanlara النَّاسَ نوس
27 vehşevni haşyet duyun bana وَاخْشَوْنِ خشي
28 ve la ve وَلَا -
29 teşteru satmayın تَشْتَرُوا شري
30 biayati ayetlerimi بِايَاتِي ايي
31 semenen bir fiyata ثَمَنًا ثمن
32 kalilen az bir قَلِيلًا قلل
33 ve men ve kim وَمَنْ -
34 lem asla لَمْ -
35 yehkum hükmetmez يَحْكُمْ حكم
36 bima ile بِمَا -
37 enzele indirdiği أَنْزَلَ نزل
38 llahu Allah'ın اللَّهُ -
39 feulaike öyle ki işte bunlar فَأُولَٰئِكَ -
40 humu onlar هُمُ -
41 l-kafirune kâfirlerdir الْكَافِرُونَ كفر

Notlar

Not 1

*Tevrât.**Ezberleyerek, yazarak, zikrederek Tevrât'ın ayetlerinin sözlerle/hadislerle kontamine olmasına engel olarak. Sadece Tevrât diyerek ayetlerin hükümlerini koruyarak.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Haşyet/huşu Kavram 53

53 Huşu. Derin saygıdan yüreğin ürpermesi. Bir şeyin heybet ve cazibesine karşı alçalma. Alçak gönüllülük.

Nebi Kavram 132

132 Kendisine kitap verilen resul/elçi. Her resul/elçi nebi değildir. Her nebi bir resuldür/elçidir.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

İslam, islam Kavram 218

218 Yüce Allah'ın biricik ve tek dini. Ahirette kabul edilecek tek din. İslam teslimiyet demektir; Yüce Allah ile insanın arasında yapılmış olan mîsâka/antlaşmaya/sözleşmeye teslim olmak, uymaktır demektir. Antlaşmayı bozmamaktır. Kutsal kitaplar bizlere işte bu antlaşmayı hatırlatır. Kısacası İslam sadece Kur'an demektir. Günümüzde milyarlarca insan kendisini müslüman sanmakta ve İslam dininde olduklarını, islam olduklarını iddia etmektedirler. Oysa büyük bir yanılgı içindedirler. Kur'an'la yakından uzaktan ilgisi olmayan, tamamı zan olan söyletilerle/hadislerle uydurulmuş bir din asla ama asla Yüce Allah'ın İslam dini değildir. İslam girmek için ilk şart söylentileri/hadisleri terk etmek ve sadece Kur'an'a tabi olmaktır.

Yahudileşmek Kavram 267

267 Sadece Tevrat'a tabi olmuş. Tek tanrıcı. Şirke girmemiş. Talmud kitaplarına uyarak sapmamış, müşrik olmamış. Günümüzdeki Yahudilerle uzaktan yakında ilgisi yoktur.

Rabbânî Kavram 462

462 Sadece Rabba kulluk/kölelik edenler.

Sadece Allah'a haşyet duyulur. İnsanlara haşyet duyulmaz. Kavram 543

543 Haşyet huşu, derin saygıdan yüreğin ürpermesi, bir şeyin heybet ve cazibesine karşı alçalma demektir. Yüce Allah insanlara haşyet duyulmaması gerektiğini bildirmiştir. Haşyet sadece Yüce Allah'a duyulur. Ancak günümüzde tarikat şeyhlerine, mezhep imamlarına, peygamberlere, sözde hadis/söylenti alimlerine Yüce Allah'a duyulan haşyetten daha fazla haşyet duyulmaktadır.

Yüce Allah'ın indirdiğiyle hükmetmeyenler kâfirlerdir. Kavram 544

544 Sadece kutsal kitaplar demeyip onun yanında tamamı zan olan hadis/söylenti/Talmud uydurmalarıyla hükmederek kitabın ayetlerine kâfirlik edenler.

5. Mâide Suresi

Ayet 46

Arapça Metin (Harekeli)

715|5|46|وَقَفَّيْنَا عَلَىٰٓ ءَاثَٰرِهِم بِعِيسَى ٱبْنِ مَرْيَمَ مُصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ ٱلتَّوْرَىٰةِ وَءَاتَيْنَٰهُ ٱلْإِنجِيلَ فِيهِ هُدًى وَنُورٌ وَمُصَدِّقًا لِّمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ ٱلتَّوْرَىٰةِ وَهُدًى وَمَوْعِظَةً لِّلْمُتَّقِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

715|5|46|وقفينا علي اثرهم بعيسي ابن مريم مصدقا لما بين يديه من التوريه واتينه الانجيل فيه هدي ونور ومصدقا لما بين يديه من التوريه وهدي وموعظه للمتقين

Latin Literal

46. Ve kaffeynâ alâ âsârihim bi îsebni meryeme musaddıkan limâ beyne yedeyhi minet tevrâti ve âteynâhul incîle fîhi huden ve nûrun ve musaddıkan limâ beyne yedeyhi minet tevrâti ve huden ve mev’ızeten muttekîn(muttekîne).

Türkçe Çeviri

Ve ardından gönderdik izleri üzerine onların Meryem oğlu Îsâ'yı (ki) bir musaddıktır140 iki eli arasındakine Tevrât’tan; ve verdik ona İncîl'i; içindedir bir kılavuz192 ve bir nur (ki) bir musaddıktır140 iki eli arasındakine Tevrât’tan; ve bir kılavuz192; ve bir vaaz653 muttakiler için.

Ahmed Samira Çevirisi

46 And We sent after (following) on their tracks with Jesus, Mary’s son confirming for what (is) between his hands from the Torah/Old Testament, and We gave him the New Testament/Bible in it (is) guidance and light, and confirming to what (is) between his hands from the Torah/Old Testament, and guidance and a sermon/advice/warning to the fearing and obeying.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kaffeyna ve ardından gönderdik وَقَفَّيْنَا قفو
2 ala üzerine عَلَىٰ -
3 asarihim onların izleri اثَارِهِمْ اثر
4 biiysa Îsa'yı بِعِيسَى -
5 bni oğlu ابْنِ بني
6 meryeme Meryem مَرْيَمَ -
7 musaddikan bir musaddık مُصَدِّقًا صدق
8 lima لِمَا -
9 beyne arasındakine بَيْنَ بين
10 yedeyhi iki eli يَدَيْهِ يدي
11 mine مِنَ -
12 t-tevrati Tevrat’tan التَّوْرَاةِ -
13 ve ateynahu ve verdik ona وَاتَيْنَاهُ اتي
14 l-incile İncîl'i الْإِنْجِيلَ -
15 fihi içindedir فِيهِ -
16 huden bir doğru yol kılavuz هُدًى هدي
17 ve nurun ve bir nur وَنُورٌ نور
18 ve musaddikan bir musaddık وَمُصَدِّقًا صدق
19 lima لِمَا -
20 beyne arasındakine بَيْنَ بين
21 yedeyhi iki eli يَدَيْهِ يدي
22 mine مِنَ -
23 t-tevrati Tevrat’tan التَّوْرَاةِ -
24 ve huden ve bir doğru yola kılavuz وَهُدًى هدي
25 ve mev'izeten ve bir vaaz وَمَوْعِظَةً وعظ
26 lilmuttekine muttakilere لِلْمُتَّقِينَ وقي

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Musaddık Kavram 140

140 Doğrulayıp tasdik edici. Sadece tasdik edici/doğrulayıcı değil; aynı zamanda yanlış olanın doğrusunu da tasdik edici.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

vaaz Kavram 653

653 Öğüt vermek, uyarmak, nasihat etmek, bir fikri aşılamak.

5. Mâide Suresi

Ayet 51

Arapça Metin (Harekeli)

720|5|51|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَّخِذُوا۟ ٱلْيَهُودَ وَٱلنَّصَٰرَىٰٓ أَوْلِيَآءَ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَآءُ بَعْضٍ وَمَن يَتَوَلَّهُم مِّنكُمْ فَإِنَّهُۥ مِنْهُمْ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

720|5|51|يايها الذين امنوا لا تتخذوا اليهود والنصري اوليا بعضهم اوليا بعض ومن يتولهم منكم فانه منهم ان الله لا يهدي القوم الظلمين

Latin Literal

51. Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ tettehızûl yehûde ven nasârâ evliyâe ba’duhum evliyâu ba’d(ba’din) ve men yetevellehum minkum fe innehu minhum innallâhe lâ yehdîl kavmez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ey iman47 etmiş kimseler! Edinmeyin/tutmayın Yahudileri295 ve Nasârâlıları268 evliya212; bir kısmı onların evliyasıdır212 bir kısmın; ve kim veli28 edinir onları sizlerden; öyle ki doğrusu o onlardandır; doğrusu Allah kılavuzlamaz192 zalim257 toplumu.

Ahmed Samira Çevirisi

51 You, you those who believed, do not take the Jews and the Christians (as) guardians/patrons , some of them (are) guardians/patrons (of) some, and who follows them from you, so that he truly is from them, that God does not guide the nation, the unjust/oppressive.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 la لَا -
5 tettehizu edinmeyin/tutmayın تَتَّخِذُوا اخذ
6 l-yehude yahudileri الْيَهُودَ -
7 ve nnesara ve Nasaralıları وَالنَّصَارَىٰ نصر
8 evliya'e evliya أَوْلِيَاءَ ولي
9 bea'duhum bir kısmı onların بَعْضُهُمْ بعض
10 evliya'u evliyasıdır أَوْلِيَاءُ ولي
11 bea'din bir kısmın بَعْضٍ بعض
12 ve men ve kim وَمَنْ -
13 yetevellehum veli edinir onları يَتَوَلَّهُمْ ولي
14 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
15 feinnehu öyle ki doğrusu o فَإِنَّهُ -
16 minhum onlardandır مِنْهُمْ -
17 inne doğrusu إِنَّ -
18 llahe Allah اللَّهَ -
19 la لَا -
20 yehdi doğruya kılavuzlamaz يَهْدِي هدي
21 l-kavme toplumu الْقَوْمَ قوم
22 z-zalimine zalim الظَّالِمِينَ ظلم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Veli Kavram 28

28 Koruyan, himaye eden yakın arkadaş. Çoğulu evliyadır.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Evliya, veli Kavram 212

212 Veli kelimesinin çoğulu. Veliler. Koruyan, himaye eden yakın arkadaşlar.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Nasârâlılar Kavram 268

268 Sadece İncil'e tabi olmuş Hristiyanlar. Nasârâ'da doğmuş bir elçinin getirdiği kitaba tabi olmuş. İncil sonrası insanların elleriyle yazdıkları masal kitaplarına uyarak sapmamış. Günümüzdeki Hristiyanlarla yakından uzaktan ilgisi yoktur.

Yahudi Kavram 295

295 Sadece Tevrat'a tabi olan kimselerle birlikte sonrasında Tevrat'ı bırakıp da Talmud kitaplarına tabi olmuş tüm Yahudiler. Tek tanrıcı ve müşrik tüm Yahudiler.

5. Mâide Suresi

Ayet 67

Arapça Metin (Harekeli)

736|5|67|يَٰٓأَيُّهَا ٱلرَّسُولُ بَلِّغْ مَآ أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ وَإِن لَّمْ تَفْعَلْ فَمَا بَلَّغْتَ رِسَالَتَهُۥ وَٱللَّهُ يَعْصِمُكَ مِنَ ٱلنَّاسِ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلْكَٰفِرِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

736|5|67|يايها الرسول بلغ ما انزل اليك من ربك وان لم تفعل فما بلغت رسالته والله يعصمك من الناس ان الله لا يهدي القوم الكفرين

Latin Literal

67. Yâ eyyuherresûlu bellıg mâ unzile ileyke min rabbik(rabbike) ve in lem tef’al femâ bellagte risâleteh(risâletehu) vallâhu ya’sımuke minen nâs(nâsi) innallâhe lâ yehdîl kavmel kâfirîn(kâfirîne).

Türkçe Çeviri

Ey resûl!418* Belagat et/anons et/duyur sana indirileni Rabbinden4; ve eğer asla faaliyet içinde olmazsan öyle ki belagat etmiş/anons etmiş/duyurmuş olmazsın O'nun risâletini223; ve Allah korur seni insanlardan**; doğrusu Allah kılavuzlamaz192 kâfirler25 kavmini/toplumunu.

Ahmed Samira Çevirisi

67 You, you the messenger deliver/inform what was descended to you from your Lord, and if you did not make/do (that) so you did not reach (pass) His message, and God protects/shelters you from the people, that God does not guide the nation, the disbelieving.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 r-rasulu resûl الرَّسُولُ رسل
3 bellig belagat et/anons et/nota ver بَلِّغْ بلغ
4 ma مَا -
5 unzile indirileni أُنْزِلَ نزل
6 ileyke sana إِلَيْكَ -
7 min مِنْ -
8 rabbike Rabbinden رَبِّكَ ربب
9 ve in ve eğer وَإِنْ -
10 lem asla لَمْ -
11 tef'al faaliyet içinde olmazsan تَفْعَلْ فعل
12 fema öyle ki olmazsın فَمَا -
13 bellegte belagat et/anons et/nota ver بَلَّغْتَ بلغ
14 risaletehu risaletini onun رِسَالَتَهُ رسل
15 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
16 yea'simuke korur seni يَعْصِمُكَ عصم
17 mine مِنَ -
18 n-nasi insanlardan النَّاسِ نوس
19 inne doğrusu إِنَّ -
20 llahe Allah اللَّهَ -
21 la لَا -
22 yehdi doğru yola kılavuzlamaz يَهْدِي هدي
23 l-kavme kavmi/toplumu الْقَوْمَ قوم
24 l-kafirine kâfirler الْكَافِرِينَ كفر

Notlar

Not 1

*Muhammed peygamber.**Sadece Kur'an diyen insanlar asla boş duramaz. Kur'an'ın mesajını yani Yüce Allah'ın risâletini tüm dünyaya nota verir gibi deklere etmelidirler. Bu eylemleri nedeniyle insanlardan asla bir korku duymamalıdırlar. Çünkü Yüce Allah onları koruyacaktır.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Risâlet Kavram 223

223 Yüce Allah tarafından gönderilen mesaj, bilgi.

Resûl Kavram 418

418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.

5. Mâide Suresi

Ayet 104

Arapça Metin (Harekeli)

773|5|104|وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ تَعَالَوْا۟ إِلَىٰ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ وَإِلَى ٱلرَّسُولِ قَالُوا۟ حَسْبُنَا مَا وَجَدْنَا عَلَيْهِ ءَابَآءَنَآ أَوَلَوْ كَانَ ءَابَآؤُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ شَيْـًٔا وَلَا يَهْتَدُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

773|5|104|واذا قيل لهم تعالوا الي ما انزل الله والي الرسول قالوا حسبنا ما وجدنا عليه ابانا اولو كان اباوهم لا يعلمون شيا ولا يهتدون

Latin Literal

104. Ve izâ kîle lehum teâlev ilâ mâ enzelallâhu ve iler resûlî kâlû hasbunâ mâ vecednâ aleyhi âbâenâ e ve lev kâne âbâuhum lâ ya’lemûne şey’en ve lâ yehtedûn(yehtedûne).

Türkçe Çeviri

Ve denildiği zaman onlara; "Gelin Allah'ın indirdiğine* doğru ve resûle408 doğru**"; derler: "Yeterlidir bizlere atalarımızı/babalarımızı üzerinde bulduğumuz317"; şayet olmuş olsa da mı ataları/babaları onların (ki) bilmezler bir şey ve kılavuzlanmazlar192.

Ahmed Samira Çevirisi

104 And if (it) was said to them: "Come to what God descended and to the messenger." They said: "Enough for us what we found our fathers on it." And even if their fathers were not knowing a thing and nor being guided.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve وَإِذَا -
2 kile denildiği zaman قِيلَ قول
3 lehum onlara لَهُمْ -
4 teaalev gelin تَعَالَوْا علو
5 ila doğru إِلَىٰ -
6 ma مَا -
7 enzele indirdiğine أَنْزَلَ نزل
8 llahu Allah'ın اللَّهُ -
9 ve ila ve وَإِلَى -
10 r-rasuli resûle doğru الرَّسُولِ رسل
11 kalu derler قَالُوا قول
12 hasbuna yeterlidir bizlere حَسْبُنَا حسب
13 ma مَا -
14 vecedna bulduğumuz وَجَدْنَا وجد
15 aleyhi üzerinde onun عَلَيْهِ -
16 aba'ena atalarımız/babalarımızı ابَاءَنَا ابو
17 evelev şayet أَوَلَوْ -
18 kane olmuş olsada mı كَانَ كون
19 aba'uhum ataları/babaları onların ابَاؤُهُمْ ابو
20 la لَا -
21 yea'lemune bilmezler يَعْلَمُونَ علم
22 şey'en bir şey شَيْئًا شيا
23 ve la ve وَلَا -
24 yehtedune doğru yola kılavuzlanmazlar يَهْتَدُونَ هدي

Notlar

Not 1

*Kur'an. **Kur'an eşittir Resûl; Resûl eşittir Kur'an. Resûl eşit değildir hadisler/söylentiler. Hadisler/söylentiler eşit değildir resûl. Resûle gelmek eşittir Kur'an'a gelmek. Hadislere/söylentilere gelmek eşit değildir resûle gelmek.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Atalar dini Kavram 317

317 Tamamı zan olan söylentiler/hadisler temelinde kurulmuş olan din. Mezhepler, tarikatlar vb.

Resûle tabi olmak. Kavram 408

408 Resûle itaat etmek kavramıyla aynı paralellikte bir kavramdır. Resûl=Kur'an'dır. Kur'an=Resûl'dür. Bu ikisinin arası asla ayrılamaz. Resûl sadece Kur'an'a tabi olmuştur. Bir Kur'an vardır bir de peygamberin sünneti vardır demek Yüce Allah'ın birleştirilmesini emrettiğini ayırmaktır.

5. Mâide Suresi

Ayet 105

Arapça Metin (Harekeli)

774|5|105|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ عَلَيْكُمْ أَنفُسَكُمْ لَا يَضُرُّكُم مَّن ضَلَّ إِذَا ٱهْتَدَيْتُمْ إِلَى ٱللَّهِ مَرْجِعُكُمْ جَمِيعًا فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

774|5|105|يايها الذين امنوا عليكم انفسكم لا يضركم من ضل اذا اهتديتم الي الله مرجعكم جميعا فينبيكم بما كنتم تعملون

Latin Literal

105. Yâ eyyuhellezîne âmenû aleykum enfusekum, lâ yadurrukum men dalle izehtedeytum ilâllâhi merciukum cemîân fe yunebbiukum bimâ kuntum ta’melûn(ta’melûne).

Türkçe Çeviri

Ey iman47 etmiş kimseler! Kendi nefisleriniz201 (kendi) üzerinizedir; zarar veremez sizlere dalalete128 düşmüş kimse kılavuzlandığınız192 zaman sizler; Allah'a doğrudur dönüş yeriniz sizlerin topluca; öyle ki haber verir sizlere yapmakta olduğunuzu.

Ahmed Samira Çevirisi

105 You, you those who believed, on you (are) yourselves, who misguided does not harm you if you were guided, to God (is) your return all together, so He informs you with what you were making/doing .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 aleykum üzerinizedir عَلَيْكُمْ -
5 enfusekum kendi nefisleriniz أَنْفُسَكُمْ نفس
6 la لَا -
7 yedurrukum zarar veremez sizlere يَضُرُّكُمْ ضرر
8 men kim (ki) مَنْ -
9 delle dalalete düştü ضَلَّ ضلل
10 iza zaman إِذَا -
11 htedeytum doğruya kılavuzlandınız اهْتَدَيْتُمْ هدي
12 ila doğru إِلَى -
13 llahi Allah'a اللَّهِ -
14 merciukum dönüş yeriniz sizlerin مَرْجِعُكُمْ رجع
15 cemian topluca جَمِيعًا جمع
16 feyunebbiukum öyle ki haber verir sizlere فَيُنَبِّئُكُمْ نبا
17 bima بِمَا -
18 kuntum olduğunuzu كُنْتُمْ كون
19 tea'melune yapmakta تَعْمَلُونَ عمل

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

5. Mâide Suresi

Ayet 108

Arapça Metin (Harekeli)

777|5|108|ذَٰلِكَ أَدْنَىٰٓ أَن يَأْتُوا۟ بِٱلشَّهَٰدَةِ عَلَىٰ وَجْهِهَآ أَوْ يَخَافُوٓا۟ أَن تُرَدَّ أَيْمَٰنٌۢ بَعْدَ أَيْمَٰنِهِمْ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَٱسْمَعُوا۟ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلْفَٰسِقِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

777|5|108|ذلك ادني ان ياتوا بالشهده علي وجهها او يخافوا ان ترد ايمن بعد ايمنهم واتقوا الله واسمعوا والله لا يهدي القوم الفسقين

Latin Literal

108. Zâlike ednâ en ye’tû biş şehâdeti alâ vechihâ ev yehâfûen turadde eymânun ba’de eymânihim vettekûllâhe vesmeû vallâhu lâ yehdil kavmel fâsikîn(fâsikîne).

Türkçe Çeviri

İşte bu; daha yakındır ki gelirler şahitlikle/tanıklıkla yüzü üzerine (şahitliğin) ya da korkarlar ki reddedilir onların yeminleri yeminler sonrasında; ve takvalı21 olun Allah'a; ve işitin; ve Allah kılavuzlamaz192 fâsıklar38 kavmini/toplumunu.

Ahmed Samira Çevirisi

108 That (is) nearer that they come with the testimony/certification on its face/direction , or they fear that oaths be returned after their oaths, and fear and obey God and hear/listen, and God does not guide the nation the debauchers .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
2 edna daha yakındır أَدْنَىٰ دنو
3 en ki أَنْ -
4 ye'tu gelirler يَأْتُوا اتي
5 biş-şehadeti şahitlikle/tanıklıkla بِالشَّهَادَةِ شهد
6 ala üzerine عَلَىٰ -
7 vechiha yüzü (şahitliğin) وَجْهِهَا وجه
8 ev ya da أَوْ -
9 yehafu korkarlar يَخَافُوا خوف
10 en ki أَنْ -
11 turadde reddedilir تُرَدَّ ردد
12 eymanun yeminler أَيْمَانٌ يمن
13 bea'de sonrası بَعْدَ بعد
14 eymanihim yeminleri onları أَيْمَانِهِمْ يمن
15 vetteku ve takvalı olun وَاتَّقُوا وقي
16 llahe Allah'tan اللَّهَ -
17 vesmeu ve işitin وَاسْمَعُوا سمع
18 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
19 la لَا -
20 yehdi doğru yola kılavuzlamaz يَهْدِي هدي
21 l-kavme kavmi/toplumu الْقَوْمَ قوم
22 l-fasikine fasıklar الْفَاسِقِينَ فسق

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Takva Kavram 21

21 Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Fâsık Kavram 38

38 Sapkın, doğru yoldan çıkan.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

6. En'âm Suresi

Ayet 56

Arapça Metin (Harekeli)

845|6|56|قُلْ إِنِّى نُهِيتُ أَنْ أَعْبُدَ ٱلَّذِينَ تَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ قُل لَّآ أَتَّبِعُ أَهْوَآءَكُمْ قَدْ ضَلَلْتُ إِذًا وَمَآ أَنَا۠ مِنَ ٱلْمُهْتَدِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

845|6|56|قل اني نهيت ان اعبد الذين تدعون من دون الله قل لا اتبع اهواكم قد ضللت اذا وما انا من المهتدين

Latin Literal

56. Kul innî nuhîtu en a’budellezîne ted’ûne min dûnillâh(dûnillâhi), kul lâ ettebiu ehvâekum kad dalaltu izen ve mâ ene minel muhtedîn(muhtedîne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Doğrusu ben yasaklandım kulluk46 etmekten kimselere (ki) çağırırsınız Allah’ın astından"; de ki: "Tabi olmam heveslerinize; muhakkak dalalete128 düşmüş (olurum) o zaman; ve ben kılavuzlulardan192 olmamış (olurum)."

Ahmed Samira Çevirisi

56 Say: "That I, I was forbidden/prevented that I worship those who you call from other than God." Say: "I do not follow your self attractions for desires I had then become misguided, and I am not from the guided."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 inni doğrusu ben إِنِّي -
3 nuhitu yasaklandım نُهِيتُ نهي
4 en ki أَنْ -
5 ea'bude kullur ederim أَعْبُدَ عبد
6 ellezine kimselere الَّذِينَ -
7 ted'une çağırırsınız تَدْعُونَ دعو
8 min مِنْ -
9 duni astından دُونِ دون
10 llahi Allah’ın اللَّهِ -
11 kul de ki قُلْ قول
12 la لَا -
13 ettebiu tab olmam أَتَّبِعُ تبع
14 ehva'ekum heveslerinize أَهْوَاءَكُمْ هوي
15 kad muhakkak قَدْ -
16 deleltu dalalete düşmüş (olurum) ضَلَلْتُ ضلل
17 izen o zaman إِذًا -
18 ve ma ve وَمَا -
19 ena ben أَنَا -
20 mine مِنَ -
21 l-muhtedine doğru yola kılavuzlulardan olmamış (olurum) الْمُهْتَدِينَ هدي

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kulluk etmek Kavram 46

46 Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

6. En'âm Suresi

Ayet 71

Arapça Metin (Harekeli)

860|6|71|قُلْ أَنَدْعُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَنفَعُنَا وَلَا يَضُرُّنَا وَنُرَدُّ عَلَىٰٓ أَعْقَابِنَا بَعْدَ إِذْ هَدَىٰنَا ٱللَّهُ كَٱلَّذِى ٱسْتَهْوَتْهُ ٱلشَّيَٰطِينُ فِى ٱلْأَرْضِ حَيْرَانَ لَهُۥٓ أَصْحَٰبٌ يَدْعُونَهُۥٓ إِلَى ٱلْهُدَى ٱئْتِنَا قُلْ إِنَّ هُدَى ٱللَّهِ هُوَ ٱلْهُدَىٰ وَأُمِرْنَا لِنُسْلِمَ لِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

860|6|71|قل اندعوا من دون الله ما لا ينفعنا ولا يضرنا ونرد علي اعقابنا بعد اذ هدينا الله كالذي استهوته الشيطين في الارض حيران له اصحب يدعونه الي الهدي ايتنا قل ان هدي الله هو الهدي وامرنا لنسلم لرب العلمين

Latin Literal

71. Kul e ned’û min dûnillâhi mâ lâ yenfeunâ ve lâ yadurrunâ ve nureddu alâ a’kâbinâ ba’de iz hedânâllâhu kellezîstehvethuş şeyâtînu fîl ardı hayrâne lehû ashâbun yed’ûnehû ilel hude’tinâ, kul inne hudallâhi huvel hudâ, ve umirnâ li nuslime li rabbil âlemîn(âlemîne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Çağırır mıyız Allah’ın astından menfaat sağlamayanı bizlere ve zarar vermeyeni bizlere; ve döner (miyiz) topuklarımız üzerine, kılavuzladığı192 zaman sonrası Allah'ın bizleri; kimse gibi (ki) kılavuzluk etti ona şeytânlar29 yerde bir şaşkınlığa ona; arkadaşları çağırır onu kılavuza192 doğru; "Gel bizlere" (diye)"; de ki: "Doğrusu Allah'ın kılavuzu192 (ki) odur kılavuz192; ve emredildi bizlere İslam218 olmamız alemlerin203 Rabbine4."

Ahmed Samira Çevirisi

71 Say: "Do we call from other than God what does not benefit us, and nor harms us, and we be returned on our heels, after when God guided us, as/like whom the devil tempted/allured him , in the earth/Planet Earth, confused/bewildered, for him (are) friends/company, they call him to the guidance: ’Come to us.’" Say: "That God’s guidance, it is the guidance, and we were ordered/commanded to surrender to the creations altogether’s/(universes’) Lord."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 ened'u çağırır mıyız أَنَدْعُو دعو
3 min مِنْ -
4 duni astından دُونِ دون
5 llahi Allah’ın اللَّهِ -
6 ma مَا -
7 la لَا -
8 yenfeuna menfaat sağlamayani bizlere يَنْفَعُنَا نفع
9 ve la ve وَلَا -
10 yedurruna ve zarar vermeyeni bizlere يَضُرُّنَا ضرر
11 ve nuraddu ve döner (miyiz) وَنُرَدُّ ردد
12 ala üzerinde عَلَىٰ -
13 ea'kabina topuklarımız أَعْقَابِنَا عقب
14 bea'de sonrası بَعْدَ بعد
15 iz zaman إِذْ -
16 hedana doğru yola kılavuzladı bizleri هَدَانَا هدي
17 llahu Allah اللَّهُ -
18 kallezi kimse gibi كَالَّذِي -
19 stehvethu kılavuzluk etti ona اسْتَهْوَتْهُ هوي
20 ş-şeyatinu şeytanlar الشَّيَاطِينُ شطن
21 fi فِي -
22 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
23 hayrane bir şaşkınlığa حَيْرَانَ حير
24 lehu ona لَهُ -
25 eshabun arkadaşları أَصْحَابٌ صحب
26 yed'unehu çağırır onu يَدْعُونَهُ دعو
27 ila doğru إِلَى -
28 l-huda doğru kılavuza الْهُدَى هدي
29 tina gel bizlere ائْتِنَا اتي
30 kul de ki قُلْ قول
31 inne doğrusu إِنَّ -
32 huda doğru kılavuzu هُدَى هدي
33 llahi Allah'ın اللَّهِ -
34 huve odur هُوَ -
35 l-huda doğru kılavuz الْهُدَىٰ هدي
36 ve umirna ve emredildi bizlere وَأُمِرْنَا امر
37 linuslime İslam olmamız لِنُسْلِمَ سلم
38 lirabbi Rabbine لِرَبِّ ربب
39 l-aalemine alemlerin الْعَالَمِينَ علم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Şeytân Kavram 29

29 Saptıran, bozan, uzaklaştıran her şey için kullanılan bir kavramdır. En büyük şeytân İblîs'tir. Onun soyları olan, paralel evrenden kalp ve beyin hücrelerimize kuantum seviyesinde fısıldayarak insanları saptıran cinler de bir şeytândır. İnsanlardan bir kimse de şeytân olabilir. Haktan/gerçekten saptırmışsa; doğru olanı bozmuşsa, doğrudan uzaklaştırmışsa o şey Kur'an'a göre şeytândır. Kur'an'dan saptıran, Kur'an'ı anlamını bozan söylenti/hadis kitapları da birer şeytândır. Güneş'ten çıkan kozmik parçacıklar da DNA gibi organik molekülleri bozduğu için Rabbimiz tarafından şeytanlar olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle geçtiği ayete göre anlam verilmelidir.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Âlem, âlem, alem. Kavram 203

203 Farklı zamanlar ve/veya mekanlarda yaşamlar, durum ve şartlar. Göklerdeki uzaylı yaşamlar. Dünya hayatının farklı zamanlarında gerçekleşen yaşamlar.

İslam, islam Kavram 218

218 Yüce Allah'ın biricik ve tek dini. Ahirette kabul edilecek tek din. İslam teslimiyet demektir; Yüce Allah ile insanın arasında yapılmış olan mîsâka/antlaşmaya/sözleşmeye teslim olmak, uymaktır demektir. Antlaşmayı bozmamaktır. Kutsal kitaplar bizlere işte bu antlaşmayı hatırlatır. Kısacası İslam sadece Kur'an demektir. Günümüzde milyarlarca insan kendisini müslüman sanmakta ve İslam dininde olduklarını, islam olduklarını iddia etmektedirler. Oysa büyük bir yanılgı içindedirler. Kur'an'la yakından uzaktan ilgisi olmayan, tamamı zan olan söyletilerle/hadislerle uydurulmuş bir din asla ama asla Yüce Allah'ın İslam dini değildir. İslam girmek için ilk şart söylentileri/hadisleri terk etmek ve sadece Kur'an'a tabi olmaktır.

6. En'âm Suresi

Ayet 77

Arapça Metin (Harekeli)

866|6|77|فَلَمَّا رَءَا ٱلْقَمَرَ بَازِغًا قَالَ هَٰذَا رَبِّى فَلَمَّآ أَفَلَ قَالَ لَئِن لَّمْ يَهْدِنِى رَبِّى لَأَكُونَنَّ مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلضَّآلِّينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

866|6|77|فلما را القمر بازغا قال هذا ربي فلما افل قال لين لم يهدني ربي لاكونن من القوم الضالين

Latin Literal

77. Fe lemmâ reel kamere bâzigan kâle hâzâ rabbî, fe lemmâ efele kâle le in lem yehdinî rabbî le ekûnenne minel kavmid dâllîn(dâllîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki ne zaman gördü* Ay'ı bir görünüp yükselen (olarak) dedi*: "Budur Rabbim4!"; öyle ki ne zaman battı** dedi*: "Mutlak ki eğer asla kılavuzlamazsa192 beni Rabbim4; mutlak olurum dalalete düşmüş kavimden/toplumdan.

Ahmed Samira Çevirisi

77 So when he saw the moon, rising/emerging, he said: "That (is) my lord, so when it set/darkened, he said: "If (E) my lord does not guide me, I will be (E) from the nation the misguided."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
2 raa gördü رَأَى راي
3 l-kamera Ay'ı الْقَمَرَ قمر
4 bazigan bir görünüp yükselen (olarak) بَازِغًا بزغ
5 kale dedi قَالَ قول
6 haza budur هَٰذَا -
7 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
8 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
9 efele battı (Ay) أَفَلَ افل
10 kale dedi قَالَ قول
11 lein mutlak ki eğer لَئِنْ -
12 lem asla لَمْ -
13 yehdini doğru yola kılavuzlamazsa يَهْدِنِي هدي
14 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
15 leekunenne mutlak olurum لَأَكُونَنَّ كون
16 mine مِنَ -
17 l-kavmi kavimden/toplumdan الْقَوْمِ قوم
18 d-dalline dalalet içinde الضَّالِّينَ ضلل

Notlar

Not 1

*İbrahim.**Ay.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

6. En'âm Suresi

Ayet 80

Arapça Metin (Harekeli)

869|6|80|وَحَآجَّهُۥ قَوْمُهُۥ قَالَ أَتُحَٰٓجُّوٓنِّى فِى ٱللَّهِ وَقَدْ هَدَىٰنِ وَلَآ أَخَافُ مَا تُشْرِكُونَ بِهِۦٓ إِلَّآ أَن يَشَآءَ رَبِّى شَيْـًٔا وَسِعَ رَبِّى كُلَّ شَىْءٍ عِلْمًا أَفَلَا تَتَذَكَّرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

869|6|80|وحاجه قومه قال اتحجوني في الله وقد هدين ولا اخاف ما تشركون به الا ان يشا ربي شيا وسع ربي كل شي علما افلا تتذكرون

Latin Literal

80. Ve hâccehu kavmuh(kavmuhu), kâle e tuhâccûnnî fîllâhi ve kad hedân(hedâni), ve lâ ehâfu mâ tuşrıkûne bihî illâ en yeşâe rabbî şey’â(şeyen), vesia rabbî kulle şey’in ilmâ(ilmen), e fe lâ tetezekkerûn(tetezekkerûne).

Türkçe Çeviri

Ve hacc376 etti ona* kavmi/toplumu onun**; dedi***: "Hacc376 mı edersiniz Allah hakkında? Muhakkak kılavuzladı192**** beni; ve korkmam O'na***** şirk71 koştuğunuzdan; dışındadır****** ki diler Rabbim4 bir şey; kuşatır Rabbim4 her bir şeyi bir ilim1143 (-le); öyle ki zikretmez78 misiniz?"

Ahmed Samira Çevirisi

80 And his nation disputed with him, he said: "Do you argue/dispute with me in God and He had guided me, and I do not fear what you share/make partners (with God) with it, except that my lord wills/wants a thing, my lord spread/enriched every thing (in) knowledge, so do you not think?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve haccehu ve hacc etti ona وَحَاجَّهُ حجج
2 kavmuhu kavmi onun قَوْمُهُ قوم
3 kale dedi قَالَ قول
4 etuhaccunni hacc mı edersiniz أَتُحَاجُّونِّي حجج
5 fi hakkında فِي -
6 llahi Allah اللَّهِ -
7 vekad muhakkak وَقَدْ -
8 hedani doğru yola kılavuzladı beni هَدَانِ هدي
9 ve la ve وَلَا -
10 ehafu korkmam أَخَافُ خوف
11 ma مَا -
12 tuşrikune şirk koştuğunuzdan تُشْرِكُونَ شرك
13 bihi O'na بِهِ -
14 illa dışındadır إِلَّا -
15 en ki أَنْ -
16 yeşa'e diler يَشَاءَ شيا
17 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
18 şey'en bir şey شَيْئًا شيا
19 vesia kuşatır وَسِعَ وسع
20 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
21 kulle her bir كُلَّ كلل
22 şey'in şeyi شَيْءٍ شيا
23 ilmen bir ilim/bilim (-le) عِلْمًا علم
24 efela öyle ki أَفَلَا -
25 tetezekkerune zikretmezsiniz/hatırlamazsınız تَتَذَكَّرُونَ ذكر

Notlar

Not 1

*İbrahim'e.**İbrahim'in.***İbrahim.****Allah.*****Allah'a.******Rabbim'den gelen bir şeyden korkarım ancak.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Şirk koşmak/ortak koşmak Kavram 71

71 Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

Zikir/zikr Kavram 78

78 Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Hac Kavram 376

376 Delillerle tartışma.

İlim, ilim. Kavram 1143

1143 Kanıta dayalı, ispatlı, kesin ve şüphesiz bilgi. Her bir kimse aynı bilgiyi takip ederek aynı sonuca ulaşmalıdır; tekrar edilebilir ve her seferinde aynı sonuç elde edilmelidir. Matematik gibi. İki elmanın yanına evrenin her neresinde olursa olsun 2 elma daha koyarsak toplam 4 elma olur. İşte bu bir ilimdir. Kesin bilgidir.

6. En'âm Suresi

Ayet 82

Arapça Metin (Harekeli)

871|6|82|ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَلَمْ يَلْبِسُوٓا۟ إِيمَٰنَهُم بِظُلْمٍ أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمُ ٱلْأَمْنُ وَهُم مُّهْتَدُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

871|6|82|الذين امنوا ولم يلبسوا ايمنهم بظلم اوليك لهم الامن وهم مهتدون

Latin Literal

82. Ellezîne âmenû ve lem yelbisû îmanehumbi zulmin ulâike lehumul emnu ve hum muhtedûn(muhtedûne).

Türkçe Çeviri

Kimseler (ki) iman47 ettiler ve asla giymezler/örtmezler/karıştırmazlar (onlar) imanlarını47 zulümle257; işte bunlar; onlaradır eminlik/güvenlik; ve onlar kılavuzlananlardır192.

Ahmed Samira Çevirisi

82 Those who believed and did not confuse/mix/cover their faith/belief with injustice/oppression, (so) those are for them the safety/security, and they are guided.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

6. En'âm Suresi

Ayet 84

Arapça Metin (Harekeli)

873|6|84|وَوَهَبْنَا لَهُۥٓ إِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ كُلًّا هَدَيْنَا وَنُوحًا هَدَيْنَا مِن قَبْلُ وَمِن ذُرِّيَّتِهِۦ دَاوُۥدَ وَسُلَيْمَٰنَ وَأَيُّوبَ وَيُوسُفَ وَمُوسَىٰ وَهَٰرُونَ وَكَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

873|6|84|ووهبنا له اسحق ويعقوب كلا هدينا ونوحا هدينا من قبل ومن ذريته داود وسليمن وايوب ويوسف وموسي وهرون وكذلك نجزي المحسنين

Latin Literal

84. Ve vehebnâ lehû ishâka ve ya’kûb(ya’kûbe), kullen hedeynâ ve nûhâ(nûhan) hedeynâ min kablu ve min zurriyyetihî dâvude ve suleymâne ve eyyûbe ve yûsufe ve mûsâ ve hârûn(hârûne) ve kezâlike neczîl muhsinîn(muhsinîne).

Türkçe Çeviri

Ve armağan ettik ona* İshâk’ı ve Yakûb’u; hepsini kılavuzladık192; ve Nûh'u (ki) kılavuzlamıştık192 önceden; ve zürriyetinden380 onun** Dâvûd'u; ve Süleymân'ı; ve Eyyûb'u; ve Yûsuf'u; ve Mûsâ'yı; ve Hârûn'u; ve işte böyledir; cezalandırırız63 muhsinleri294.

Ahmed Samira Çevirisi

84 And We granted to him Issac, and Jacob, each/all We guided, and Noah We guided from before, and from his descendants (are) David, and Soliman, and Job, and Joseph, and Moses, and Aaron, and like that We reward the good doers.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve vehebna ve hediye ettik/bağışladık وَوَهَبْنَا وهب
2 lehu ona لَهُ -
3 ishaka İshak'ı إِسْحَاقَ -
4 ve yea'kube ve Yakub'u da وَيَعْقُوبَ -
5 kullen hepsini كُلًّا كلل
6 hedeyna doğruya kılavuzladık هَدَيْنَا هدي
7 ve nuhen Nuh'a وَنُوحًا -
8 hedeyna doğru yola kılavuzladık هَدَيْنَا هدي
9 min مِنْ -
10 kablu önceden قَبْلُ قبل
11 ve min ve وَمِنْ -
12 zurriyyetihi zürriyetinden onun ذُرِّيَّتِهِ ذرر
13 davude Davud’u دَاوُودَ -
14 ve suleymane ve Süleyman’ı وَسُلَيْمَانَ -
15 ve eyyube ve Eyyub’u وَأَيُّوبَ -
16 ve yusufe ve Yusuf’u وَيُوسُفَ -
17 ve musa ve Musa’yı وَمُوسَىٰ -
18 ve harune ve Harun’u وَهَارُونَ -
19 ve kezalike ve işte böyledir وَكَذَٰلِكَ -
20 neczi cezalandırırız نَجْزِي جزي
21 l-muhsinine güzel davrananları الْمُحْسِنِينَ حسن

Notlar

Not 1

*İbrâhîm'e.**Nûh'un.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ceza Kavram 63

63 Karşılık, hak edilen.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Muhsin Kavram 294

294 Güzel işler yapan, güzelleştiren.

Zürriyet Kavram 380

380 Alt nesil, soy. Çoluk çocuk, evlatlar, torunlar vb.

6. En'âm Suresi

Ayet 87

Arapça Metin (Harekeli)

876|6|87|وَمِنْ ءَابَآئِهِمْ وَذُرِّيَّٰتِهِمْ وَإِخْوَٰنِهِمْ وَٱجْتَبَيْنَٰهُمْ وَهَدَيْنَٰهُمْ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

876|6|87|ومن ابايهم وذريتهم واخونهم واجتبينهم وهدينهم الي صرط مستقيم

Latin Literal

87. Ve min âbâihim ve zurriyyâtihim ve ihvânihim, vectebeynâhum ve hedeynâhum ilâ sırâtın mustekîm(mustekîmin).

Türkçe Çeviri

Ve babalarından*; ve zürriyetlerinden380; ve kardeşlerinden; seçtik** onları; ve kılavuzladık192 onları dosdoğru yola124 doğru.

Ahmed Samira Çevirisi

87 And from their fathers/forefathers, and their descendants, and their brothers, and We chose/purified them and We guided them to a straight/direct road/way.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve min ve وَمِنْ -
2 abaihim babalarından ابَائِهِمْ ابو
3 ve zurriyyatihim ve zürriyetlerinden وَذُرِّيَّاتِهِمْ ذرر
4 ve ihvanihim ve kardeşlerinden وَإِخْوَانِهِمْ اخو
5 vectebeynahum seçtik onları وَاجْتَبَيْنَاهُمْ جبي
6 ve hedeynahum ve doğru yola kılavuzladık onları وَهَدَيْنَاهُمْ هدي
7 ila doğru إِلَىٰ -
8 siratin yola صِرَاطٍ صرط
9 mustekimin dosdoğru مُسْتَقِيمٍ قوم

Notlar

Not 1

*Anlarız ki Nûh'un babalarından da resûller gönderilmiştir. **Resûl olarak.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Dosdoğru yol Kavram 124

124 Sırâtel mustakîm. Tek ve dosdoğru yol; sadece Kur'an.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Zürriyet Kavram 380

380 Alt nesil, soy. Çoluk çocuk, evlatlar, torunlar vb.

6. En'âm Suresi

Ayet 88

Arapça Metin (Harekeli)

877|6|88|ذَٰلِكَ هُدَى ٱللَّهِ يَهْدِى بِهِۦ مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦ وَلَوْ أَشْرَكُوا۟ لَحَبِطَ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

877|6|88|ذلك هدي الله يهدي به من يشا من عباده ولو اشركوا لحبط عنهم ما كانوا يعملون

Latin Literal

88. Zâlike hudallâhi yehdî bihî men yeşâu min ıbâdih(ıbâdihî), ve lev eşrekû le habita anhum mâ kânû ya’melûn(ya’melûne).

Türkçe Çeviri

İşte bu; kılavuzudur192 Allah'ın; kılavuzlar192 onunla kullarından907 dilediği kimseyi; velev/şayet şirk71 koşsalardı onlar*; mutlak boşa çıkardı** onlardan yapar oldukları.

Ahmed Samira Çevirisi

88 That (is) God’s guidance, He guides with it whom He wills/wants from His worshippers/slaves, and if they shared/made partners (with God), what they were making/doing/working would have been wasted/invalidated from them.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
2 huda doğru yola kılavuzudur هُدَى هدي
3 llahi Allah'ın اللَّهِ -
4 yehdi doğru yola kılavuzlar يَهْدِي هدي
5 bihi onunla بِهِ -
6 men kimseyi مَنْ -
7 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
8 min مِنْ -
9 ibadihi kullarından عِبَادِهِ عبد
10 velev velev/fakat وَلَوْ -
11 eşraku şirk koşsalardı onlar أَشْرَكُوا شرك
12 lehabita mutlak boşa çıkardı لَحَبِطَ حبط
13 anhum onlardan عَنْهُمْ -
14 ma مَا -
15 kanu oldukları كَانُوا كون
16 yea'melune yaparlar يَعْمَلُونَ عمل

Notlar

Not 1

*Önceki ayetlerde sayılan resûller. **Şirk her şeyi boşa çıkarır. Affı yoktur. Her şeyi 0'la çarpar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Şirk koşmak/ortak koşmak Kavram 71

71 Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Kul Kavram 907

907 Köle olan. Sahibinin her dediğini yapan. Sahibini her an ve her yerde takip eden. Sahibinin sözünden asla çıkmayan.

6. En'âm Suresi

Ayet 90

Arapça Metin (Harekeli)

879|6|90|أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ هَدَى ٱللَّهُ فَبِهُدَىٰهُمُ ٱقْتَدِهْ قُل لَّآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ أَجْرًا إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرَىٰ لِلْعَٰلَمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

879|6|90|اوليك الذين هدي الله فبهديهم اقتده قل لا اسلكم عليه اجرا ان هو الا ذكري للعلمين

Latin Literal

90. Ulâikellezîne hedallâhu, fe bi hudâyuhumuktedih, kul lâ es’elukum aleyhi ecrâ(ecren), in huve illâ zikrâ lil âlemîn(âlemîne).

Türkçe Çeviri

Bunlar kimselerdir* (ki) kılavuzladı192 Allah; öyle ki onların* kılavuzunu** takip et/örnek al (sen***); de ki: "Sual etmem/sormam üzerine onun**** bir ecir820 ki o**** ancak bir zikirdir78 alemlere203."

Ahmed Samira Çevirisi

90 Those are, those who God guided, so with their guidance, I follow/imitate (their) example, so I do not ask/demand of you a reward/wage/fee, that truly it is except a remembrance/reminder to the creations altogether/(universes).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ulaike bunlar أُولَٰئِكَ -
2 ellezine kimselerdir الَّذِينَ -
3 heda doğru yola kılavuzladı هَدَى هدي
4 llahu Allah’ın اللَّهُ -
5 febihudahumu öyle ki doğru kılavuzunu onların فَبِهُدَاهُمُ هدي
6 ktedih takip et/örnek al اقْتَدِهْ قدو
7 kul de ki قُلْ قول
8 la لَا -
9 eselukum sual etmem/sormam أَسْأَلُكُمْ سال
10 aleyhi üzerine onun عَلَيْهِ -
11 ecran bir ecir/ücret أَجْرًا اجر
12 in ki إِنْ -
13 huve O هُوَ -
14 illa ancak إِلَّا -
15 zikra bir zikirdir ذِكْرَىٰ ذكر
16 lil'aalemine alemlere لِلْعَالَمِينَ علم

Notlar

Not 1

*Önceki nebiler.**Dikkat edilirse takip edilecek, örnek alınacak şey nebiler değildir; onların tabi olduğu Yüce Allah'ın doğru yola kılavuzudur.***Resûl Muhammed. ****Kur'an. Kur'an'ın mesajını iletme. Risâleti gerçekleştirmek.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Zikir/zikr Kavram 78

78 Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Âlem, âlem, alem. Kavram 203

203 Farklı zamanlar ve/veya mekanlarda yaşamlar, durum ve şartlar. Göklerdeki uzaylı yaşamlar. Dünya hayatının farklı zamanlarında gerçekleşen yaşamlar.

Ecir Kavram 820

820 Ödül, mükafat.

6. En'âm Suresi

Ayet 91

Arapça Metin (Harekeli)

880|6|91|وَمَا قَدَرُوا۟ ٱللَّهَ حَقَّ قَدْرِهِۦٓ إِذْ قَالُوا۟ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ عَلَىٰ بَشَرٍ مِّن شَىْءٍ قُلْ مَنْ أَنزَلَ ٱلْكِتَٰبَ ٱلَّذِى جَآءَ بِهِۦ مُوسَىٰ نُورًا وَهُدًى لِّلنَّاسِ تَجْعَلُونَهُۥ قَرَاطِيسَ تُبْدُونَهَا وَتُخْفُونَ كَثِيرًا وَعُلِّمْتُم مَّا لَمْ تَعْلَمُوٓا۟ أَنتُمْ وَلَآ ءَابَآؤُكُمْ قُلِ ٱللَّهُ ثُمَّ ذَرْهُمْ فِى خَوْضِهِمْ يَلْعَبُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

880|6|91|وما قدروا الله حق قدره اذ قالوا ما انزل الله علي بشر من شي قل من انزل الكتب الذي جا به موسي نورا وهدي للناس تجعلونه قراطيس تبدونها وتخفون كثيرا وعلمتم ما لم تعلموا انتم ولا اباوكم قل الله ثم ذرهم في خوضهم يلعبون

Latin Literal

91. Ve mâ kaderûllâhe hakka kadrihî iz kâlû mâ enzelallâhualâ beşerin min şey(şey’in), kul men enzelel kitâbellezî câe bihî mûsâ nûren ve huden lin nâsi tec’alûnehu karâtîse tubdûnehâ ve tuhfûne kesîrâ(kesîran), ve ullimtum mâ lem ta’lemû entum ve lâ âbâukum, kulillâhu summe zerhum fî havdıhim yel’abûn(yel’abûne).

Türkçe Çeviri

Ve kadrini* ölçebilmiş değillerdi Allah'ın; O'nun hak/gerçek kadrini*; dedikleri zaman: "İndirmiş değildir Allah bir beşer432 üzerine hiçbir şey"; de ki: "Kim indirdi Mûsâ’nın kendisiyle geldiği kitabı**; bir nur (olarak) ve bir kılavuz192 (olarak) insanlara; yaparsınız onu** kırtasiyeler***; gösterirsiniz onu**; ve gizlersiniz bir çoğunu; ve öğretildi sizlere sizlerin asla bilmediği; ve ne de babalarınızın"; de ki: "Allah'tır"; sonra bırak onları daldıkları içinde; laubalilik ederler.

Ahmed Samira Çevirisi

91 And they did not evaluate God His correct/just value/estimation, when they said: "God did not descend on (a) human from a thing." Say: "Who descended The Book which Moses came with it, (as) a light and guidance to the people? You make it papers/parchments, you show it and you hide much, and you were taught/instructed what you did not know, you and nor your fathers/forefathers." Say: "God." Then leave them in their plunging, they play/amuse/enjoy/joke/mock.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değillerdi وَمَا -
2 kaderu kadrini ölçtüler قَدَرُوا قدر
3 llahe Allah'ın اللَّهَ -
4 hakka hak/gerçek حَقَّ حقق
5 kadrihi O'nun kadrini قَدْرِهِ قدر
6 iz zaman إِذْ -
7 kalu dediler قَالُوا قول
8 ma değildir مَا -
9 enzele indirmiş أَنْزَلَ نزل
10 llahu Allah اللَّهُ -
11 ala üzerine عَلَىٰ -
12 beşerin bir beşer بَشَرٍ بشر
13 min hiçbir مِنْ -
14 şey'in şey شَيْءٍ شيا
15 kul de ki قُلْ قول
16 men kim مَنْ -
17 enzele indirdi أَنْزَلَ نزل
18 l-kitabe kitabı الْكِتَابَ كتب
19 llezi الَّذِي -
20 ca'e geldiği جَاءَ جيا
21 bihi kendisiyle بِهِ -
22 musa Musa’nın مُوسَىٰ -
23 nuran bir nur (olarak) نُورًا نور
24 ve huden ve bir doğru yola kılavuz (olarak) وَهُدًى هدي
25 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
26 tec'alunehu yaparsınız onu تَجْعَلُونَهُ جعل
27 karatise kırtasiyeler قَرَاطِيسَ قرطس
28 tubduneha gösterirsiniz onu تُبْدُونَهَا بدو
29 ve tuhfune ve gizlersiniz وَتُخْفُونَ خفي
30 kesiran bir çoğunu كَثِيرًا كثر
31 ve ullimtum ve öğretildi sizlere وَعُلِّمْتُمْ علم
32 ma مَا -
33 lem asla لَمْ -
34 tea'lemu bilmediğiniz تَعْلَمُوا علم
35 entum sizlerin أَنْتُمْ -
36 ve la ve da (bilmediği) وَلَا -
37 aba'ukum babalarınızın ابَاؤُكُمْ ابو
38 kuli de ki قُلِ قول
39 llahu Allah اللَّهُ -
40 summe sonra ثُمَّ -
41 zerhum bırak onları ذَرْهُمْ وذر
42 fi فِي -
43 havdihim daldıkları içinde خَوْضِهِمْ خوض
44 yel'abune laubalilik ederler يَلْعَبُونَ لعب

Notlar

Not 1

*Ölçeklendirme, değerini ölçme.**Tevrât.***Kağıttan, parşömenden yazıtlar/defterler haline getirmek.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Beşer Kavram 432

432 İnsanoğlu.

6. En'âm Suresi

Ayet 117

Arapça Metin (Harekeli)

906|6|117|إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ مَن يَضِلُّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُهْتَدِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

906|6|117|ان ربك هو اعلم من يضل عن سبيله وهو اعلم بالمهتدين

Latin Literal

117. İnne rabbeke huve a’lemu men yadıllu an sebîlih(sebîlihi), ve huve a’lemu bil muhtedîn(muhtedîne).

Türkçe Çeviri

Doğrusu (senin) Rabbin4 (ki) O en iyi bilendir kimseleri (ki) dalalete128 saparlar O’nun yolundan; ve O en iyi bilendir kılavuzlananları192.

Ahmed Samira Çevirisi

117 That your Lord, He is more knowing (about) who misguides from His way/path , and He is more knowing with the guided.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
3 huve O هُوَ -
4 ea'lemu en iyi bilendir أَعْلَمُ علم
5 men kimseyi مَنْ -
6 yedillu dalalete düşer يَضِلُّ ضلل
7 an عَنْ -
8 sebilihi yolundan O’nun سَبِيلِهِ سبل
9 ve huve ve O وَهُوَ -
10 ea'lemu en iyi bilendir أَعْلَمُ علم
11 bil-muhtedine doğru yola kılavuzlananları بِالْمُهْتَدِينَ هدي

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

6. En'âm Suresi

Ayet 125

Arapça Metin (Harekeli)

914|6|125|فَمَن يُرِدِ ٱللَّهُ أَن يَهْدِيَهُۥ يَشْرَحْ صَدْرَهُۥ لِلْإِسْلَٰمِ وَمَن يُرِدْ أَن يُضِلَّهُۥ يَجْعَلْ صَدْرَهُۥ ضَيِّقًا حَرَجًا كَأَنَّمَا يَصَّعَّدُ فِى ٱلسَّمَآءِ كَذَٰلِكَ يَجْعَلُ ٱللَّهُ ٱلرِّجْسَ عَلَى ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

914|6|125|فمن يرد الله ان يهديه يشرح صدره للاسلم ومن يرد ان يضله يجعل صدره ضيقا حرجا كانما يصعد في السما كذلك يجعل الله الرجس علي الذين لا يومنون

Latin Literal

125. Fe men yuridillâhu en yehdiyehu yeşrah sadrehu lil islâm(islâmi), ve men yurid en yudıllehu yec’al sadrehu dayyikan haracen, ke ennemâ yassa’adu fîs semâi, kezâlike yec’alûllâhur ricse alâllezîne lâ yu’minûn(yu’minûne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki kimi dilerse Allah ki kılavuzlar192; açar* onun göğsünü İslam'a218; ve kimi dilerse ki dalalette128 bırakır; yapar onun göğsünü sıkı/sınırlı/kısıtlı; dar; gibi sanki (o) yükselir gökte**; işte böyledir; yapar/koyar Allah ricsi*** kimselerin üstün (ki) iman etmezler.

Ahmed Samira Çevirisi

125 So who God wants/wills that He guides him, He expands his chest to the Islam/submission (to God), and who He wants/wills that He misguides him, He makes his chest narrow/tight , a tightness/strain/sin , as if (he) ascends in the sky/space, like that God makes/puts the obscenity/punishment and torture on those who do not believe.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 femen öyle ki kimi فَمَنْ -
2 yuridi dilerse يُرِدِ رود
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 en ki أَنْ -
5 yehdiyehu doğru yola kılavuzlar يَهْدِيَهُ هدي
6 yeşrah açar يَشْرَحْ شرح
7 sadrahu göğsünü onun صَدْرَهُ صدر
8 lilislami İslam'a لِلْإِسْلَامِ سلم
9 ve men ve kimi وَمَنْ -
10 yurid dilerse يُرِدْ رود
11 en ki أَنْ -
12 yudillehu dalalete bırakır يُضِلَّهُ ضلل
13 yec'al yapar يَجْعَلْ جعل
14 sadrahu göğsünü onun صَدْرَهُ صدر
15 deyyikan sıkı-sınırlı-kısıtlı-yetersiz ضَيِّقًا ضيق
16 haracen dar حَرَجًا حرج
17 keennema gibi ki كَأَنَّمَا -
18 yessaaadu yükselir o يَصَّعَّدُ صعد
19 fi فِي -
20 s-semai gökte السَّمَاءِ سمو
21 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
22 yec'alu yapar/koyar يَجْعَلُ جعل
23 llahu Allah اللَّهُ -
24 r-ricse ricsi الرِّجْسَ رجس
25 ala üstüne عَلَى -
26 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
27 la لَا -
28 yu'minune iman etmezler يُؤْمِنُونَ امن

Notlar

Not 1

*Göğsün fiziksel olarak bir açılması söz konusu değildir. Göğsü koruyan iskelet sistemi nasıl ki ameliyatlarda açılıyor, İslam ile şereflenecek olan göğsü koruyan manevi korumalar da Yüce Allah'ın izniyle açılır.**Büyük bir Kur'an mucizesidir. Gökte yükselen insanların göğüslerinde gerçekleşen daralma, sertleşme, kısıtlanma ayette işaret edilmiştir.Onun göğsünü sıkı, daraltılmış yapar. Sanki yükselir o gökte. ***Pisliği.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

İslam, islam Kavram 218

218 Yüce Allah'ın biricik ve tek dini. Ahirette kabul edilecek tek din. İslam teslimiyet demektir; Yüce Allah ile insanın arasında yapılmış olan mîsâka/antlaşmaya/sözleşmeye teslim olmak, uymaktır demektir. Antlaşmayı bozmamaktır. Kutsal kitaplar bizlere işte bu antlaşmayı hatırlatır. Kısacası İslam sadece Kur'an demektir. Günümüzde milyarlarca insan kendisini müslüman sanmakta ve İslam dininde olduklarını, islam olduklarını iddia etmektedirler. Oysa büyük bir yanılgı içindedirler. Kur'an'la yakından uzaktan ilgisi olmayan, tamamı zan olan söyletilerle/hadislerle uydurulmuş bir din asla ama asla Yüce Allah'ın İslam dini değildir. İslam girmek için ilk şart söylentileri/hadisleri terk etmek ve sadece Kur'an'a tabi olmaktır.

6. En'âm Suresi

Ayet 144

Arapça Metin (Harekeli)

933|6|144|وَمِنَ ٱلْإِبِلِ ٱثْنَيْنِ وَمِنَ ٱلْبَقَرِ ٱثْنَيْنِ قُلْ ءَآلذَّكَرَيْنِ حَرَّمَ أَمِ ٱلْأُنثَيَيْنِ أَمَّا ٱشْتَمَلَتْ عَلَيْهِ أَرْحَامُ ٱلْأُنثَيَيْنِ أَمْ كُنتُمْ شُهَدَآءَ إِذْ وَصَّىٰكُمُ ٱللَّهُ بِهَٰذَا فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا لِّيُضِلَّ ٱلنَّاسَ بِغَيْرِ عِلْمٍ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

933|6|144|ومن الابل اثنين ومن البقر اثنين قل الذكرين حرم ام الانثيين اما اشتملت عليه ارحام الانثيين ام كنتم شهدا اذ وصيكم الله بهذا فمن اظلم ممن افتري علي الله كذبا ليضل الناس بغير علم ان الله لا يهدي القوم الظلمين

Latin Literal

144. Ve minel ibilisneyni ve minel bakarisneyn(bakarisneyni), kul âz zekereyni harreme emil unseyeyni emmeştemelet aleyhi erhâmul unseyeyn(unseyeyni), em kuntum şuhedâe iz vassâkumullâhu bi hâzâ, fe men azlemu mimmenifterâ alâllâhi keziben li yudillen nâse bi gayri ilm(ilmin), innallâhe lâ yehdîl kavmez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve deveden iki; ve sığırdan iki; de ki: "İki erkeği (erkek deveyi ve erkek sığırı) mi haram kıldı (Allah) yoksa iki dişiyi (dişi deveyi ve dişi sığırı) mi? yoksa iki dişinin (dişi devenin ve dişi sığırın) rahimlerinin üzerini sarıp kapsadığını* mı? Yoksa oldunuz (mu) sizler şahitler/tanıklar vasiyet ettiği zaman Allah'ın bunu**; öyle ki kimdir daha zalim257 kimseden (ki) iftira attı402 Allah'a karşı bir yalan; dalalete128 düşürmek için insanları olmaksızın bir ilim1143***; doğrusu Allah kılavuzlamaz192**** zalimler257 kavmini/toplumunu.

Ahmed Samira Çevirisi

144 And from the camels two, and from the cows two, say: "Are the two males forbidden or the two females, but (or what) the two females’ wombs/uteruses contained/included on (in) it? Or where you witnesses/testifiers if God directed/commanded you with that? So who (is) more unjust/oppressive than who fabricated on (about) God lies/falsifications to misguide the people without knowledge?" That God does not guide the nation the unjust/oppressive.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve mine ve وَمِنَ -
2 l-ibili deveden الْإِبِلِ ابل
3 sneyni iki اثْنَيْنِ ثني
4 ve mine ve وَمِنَ -
5 l-bekari sığırdan الْبَقَرِ بقر
6 sneyni iki اثْنَيْنِ ثني
7 kul de ki قُلْ قول
8 azzekerayni iki erkeği (erkek deve ve erkek sığır) الذَّكَرَيْنِ ذكر
9 harrame haram kıldı (Allah) حَرَّمَ حرم
10 emi yoksa أَمِ -
11 l-unseyeyni iki dişiyi mi (dişi deve ve dişi sığır) الْأُنْثَيَيْنِ انث
12 emma yoksa أَمَّا -
13 ştemelet sarıp kapsadığını اشْتَمَلَتْ شمل
14 aleyhi üzerini عَلَيْهِ -
15 erhamu rahimlerin أَرْحَامُ رحم
16 l-unseyeyni iki dişinin (dişi devenin ve dişi sığırın) الْأُنْثَيَيْنِ انث
17 em yoksa أَمْ -
18 kuntum oldunuz كُنْتُمْ كون
19 şuheda'e şahitler/tanıklar شُهَدَاءَ شهد
20 iz إِذْ -
21 vessakumu vasiyet ettiği zaman وَصَّاكُمُ وصي
22 llahu Allah'ın اللَّهُ -
23 bihaza bununla بِهَٰذَا -
24 femen öyle ki kimdir فَمَنْ -
25 ezlemu daha zalim أَظْلَمُ ظلم
26 mimmeni kimseden مِمَّنِ -
27 ftera iftira atan افْتَرَىٰ فري
28 ala karşı عَلَى -
29 llahi Allah'a اللَّهِ -
30 keziben bir yalan كَذِبًا كذب
31 liyudille dalalete düşürmek için لِيُضِلَّ ضلل
32 n-nase insanları النَّاسَ نوس
33 bigayri olmaksızın بِغَيْرِ غير
34 ilmin bir ilim عِلْمٍ علم
35 inne doğrusu إِنَّ -
36 llahe Allah اللَّهَ -
37 la لَا -
38 yehdi doğru yola kılavuzlamaz يَهْدِي هدي
39 l-kavme topluluğu الْقَوْمَ قوم
40 z-zalimine zalimler الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Cenin.**Haram etmesine tanık mı oldunuz?***Uyduruk, tamamı zan olan hadislerle Yüce Allah'a iftira attılar. İnsanları saptırdılar. Müşriklerin yani şirk koşanların tamamı zalimdir. ****Müşriklerin hakim olduğu bir topluma asla doğru yola kılavuzlanmaz. Her daim sefillik içindelerdir. Refaha asla kavuşamazlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Din konusunda Allah'a iftira atmak, yalan uydurmak. Kavram 402

402 Kutsal kitapların astından olan söylenti/hadis kitaplarıyla (Talmud, Kütüb-i Sitte, Riyâzus Sâlihîn vb. ) Yüce Allah'ın bizzat kendisine ve onun resûllerine iftira atmak. Allah'ın adına kutsi hadisler uydurmak. Tamamı zan olan 'Resûl buyurdu ki' sözleriyle resûl adına uydurulmuş bir din oluşturmak. Sünnet adı altında resûle iftira olan sözlere/hadislere tabi olmak. Mezheplere tabi olmak. Tarikatlara tabi olmak. Sadece Kur'an, sadece kutsal kitap dememek.

İlim, ilim. Kavram 1143

1143 Kanıta dayalı, ispatlı, kesin ve şüphesiz bilgi. Her bir kimse aynı bilgiyi takip ederek aynı sonuca ulaşmalıdır; tekrar edilebilir ve her seferinde aynı sonuç elde edilmelidir. Matematik gibi. İki elmanın yanına evrenin her neresinde olursa olsun 2 elma daha koyarsak toplam 4 elma olur. İşte bu bir ilimdir. Kesin bilgidir.

6. En'âm Suresi

Ayet 149

Arapça Metin (Harekeli)

938|6|149|قُلْ فَلِلَّهِ ٱلْحُجَّةُ ٱلْبَٰلِغَةُ فَلَوْ شَآءَ لَهَدَىٰكُمْ أَجْمَعِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

938|6|149|قل فلله الحجه البلغه فلو شا لهديكم اجمعين

Latin Literal

149. Kul fe lillâhil huccetul bâligah(bâligatu), fe lev şâe le hedâkum ecmaîn(ecmaîne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Öyle ki Allah’adır belagatla647 hüccet625; öyle ki şayet dileseydi mutlak kılavuzlardı192 sizleri topluca."

Ahmed Samira Çevirisi

149 Say: "To God (is) the eloquent, the proof/argument, so if He wanted/willed, He would have guided you all/altogether ."91

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 felillahi öyle ki Allah’adır فَلِلَّهِ -
3 l-huccetu hüccet الْحُجَّةُ حجج
4 l-baligatu belagat الْبَالِغَةُ بلغ
5 fe lev öyle ki şayet فَلَوْ -
6 şa'e dileseydi شَاءَ شيا
7 lehedakum mutlak doğru yolu kılavuzlardı sizleri لَهَدَاكُمْ هدي
8 ecmeiyne topluca أَجْمَعِينَ جمع

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Hüccet Kavram 625

625 Hacc kelimesinin isim hali. Doğru yönelişi kanıtlayan delil. Bir önermenin doğruluğunu ispat etmeye yarayan önerme, tanıt.

Belagatlı hüccet. Kavram 647

647 Konuyu bütün yönleriyle kavrayarak hiçbir yanlış ve eksik anlayışa yer bırakmayan, yorum gerektirmeyen düzgün anlatma sanatıyla yapılan hüccet (deliller sunma).

6. En'âm Suresi

Ayet 154

Arapça Metin (Harekeli)

943|6|154|ثُمَّ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ تَمَامًا عَلَى ٱلَّذِىٓ أَحْسَنَ وَتَفْصِيلًا لِّكُلِّ شَىْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً لَّعَلَّهُم بِلِقَآءِ رَبِّهِمْ يُؤْمِنُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

943|6|154|ثم اتينا موسي الكتب تماما علي الذي احسن وتفصيلا لكل شي وهدي ورحمه لعلهم بلقا ربهم يومنون

Latin Literal

154. Summe âteynâ mûsel kitâbe tamâmen alellezî ahsene ve tafsîlen li kulli şey’in ve huden ve rahmeten leallehum bi likâi rabbihim yu’minûn(yu’minûne).

Türkçe Çeviri

Sonra verdik Mûsâ'ya kitabı*; bir tamamlama güzelleştirmiş** kimse üzerine; ve bir tefsîl651 her bir şeye; ve bir kılavuz192 ve bir rahmet271; belki onlar Rablerine4 kavuşmaya iman47 ederler.

Ahmed Samira Çevirisi

154 Then We brought/gave Moses The Book complete on that (what is) best detailing/explaining to every thing, and guidance, and mercy, maybe they believe with their Lord’s meeting.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 ateyna verdik اتَيْنَا اتي
3 musa Musa'ya مُوسَى -
4 l-kitabe Kitabı الْكِتَابَ كتب
5 temamen bir tamamla تَمَامًا تمم
6 ala üzerine عَلَى -
7 llezi kimse الَّذِي -
8 ehsene ihsan etti أَحْسَنَ حسن
9 ve tefsilen ve bir tefsil وَتَفْصِيلًا فصل
10 likulli her لِكُلِّ كلل
11 şey'in bir şeye شَيْءٍ شيا
12 ve huden ve bir doğru yola kılavuz وَهُدًى هدي
13 ve rahmeten ve bir rahmet وَرَحْمَةً رحم
14 leallehum belki onlar لَعَلَّهُمْ -
15 bilika'i kavuşmaya بِلِقَاءِ لقي
16 rabbihim Rablerine رَبِّهِمْ ربب
17 yu'minune iman ederler يُؤْمِنُونَ امن

Notlar

Not 1

*Tevrât. **İhsan yapmış.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

Tefsîl Kavram 651

651 Detaylandırmak; detaylı, ayrılmış.

6. En'âm Suresi

Ayet 157

Arapça Metin (Harekeli)

946|6|157|أَوْ تَقُولُوا۟ لَوْ أَنَّآ أُنزِلَ عَلَيْنَا ٱلْكِتَٰبُ لَكُنَّآ أَهْدَىٰ مِنْهُمْ فَقَدْ جَآءَكُم بَيِّنَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّن كَذَّبَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَصَدَفَ عَنْهَا سَنَجْزِى ٱلَّذِينَ يَصْدِفُونَ عَنْ ءَايَٰتِنَا سُوٓءَ ٱلْعَذَابِ بِمَا كَانُوا۟ يَصْدِفُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

946|6|157|او تقولوا لو انا انزل علينا الكتب لكنا اهدي منهم فقد جاكم بينه من ربكم وهدي ورحمه فمن اظلم ممن كذب بايت الله وصدف عنها سنجزي الذين يصدفون عن ايتنا سو العذاب بما كانوا يصدفون

Latin Literal

157. Ev tekûlû lev ennâ unzile aleynel kitâbu le kunnâ ehdâ minhum, fe kad câekum beyyinetun min rabbikum ve huden ve rahmeh(rahmetun), fe men azlemu mimmen kezzebe bi âyâtillâhi ve sadefe anhâ, se neczîllezîne yasdifûne an âyâtinâ sûel azâbi bimâ kânû yasdifûn(yasdifûne).

Türkçe Çeviri

Ya da dersiniz: "Şayet ki bize; indirilseydi bize kitap*; mutlak olurduk onlardan daha kılavuzlu192; öyle ki muhakkak geldi sizlere bir beyanat620 Rabbinizden4; ve bir kılavuz192 ve bir rahmet271; öyle ki kim daha zalimdir257 kimseden (ki) yalanladı Allah'ın ayetlerini454 ve yüz çevirdi/kaçındı ondan**; cezalandıracağız ayetlerimizden454 yüz çeviren/kaçınan kimseleri kötü bir azap (-la); yüz çevirir/kaçınır olduklarıyla.

Ahmed Samira Çevirisi

157 Or you say: "If (only) that The Book was descended on us, we would have been more guided than them." So an evidence had come to you from your Lord, and guidance, and mercy, so who (is) more unjust/oppressive than who denied/falsified with God’s verses/evidences and discouraged/turned away from it? We will reward/reimburse those who discourage/turn away from Our verses/evidences the torture’s evil/harm ,because (of) what they were discouraging/turning away.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ev ya da أَوْ -
2 tekulu dersiniz تَقُولُوا قول
3 lev şayet لَوْ -
4 enna ki biz أَنَّا -
5 unzile indirilseydi أُنْزِلَ نزل
6 aleyna bize عَلَيْنَا -
7 l-kitabu Kitap الْكِتَابُ كتب
8 lekunna mutlak olurduk لَكُنَّا كون
9 ehda daha doğru yola kılavuzlu أَهْدَىٰ هدي
10 minhum onlardan مِنْهُمْ -
11 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
12 ca'ekum geldi sizlere جَاءَكُمْ جيا
13 beyyinetun bir beyanat بَيِّنَةٌ بين
14 min مِنْ -
15 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
16 ve huden ve doğru yola kılavuz وَهُدًى هدي
17 ve rahmetun ve bir rahmet وَرَحْمَةٌ رحم
18 femen öyle ki kim فَمَنْ -
19 ezlemu daha zalimdir أَظْلَمُ ظلم
20 mimmen kimseden مِمَّنْ -
21 kezzebe yalanladı كَذَّبَ كذب
22 biayati ayetlerini بِايَاتِ ايي
23 llahi Allah'ın اللَّهِ -
24 ve sadefe ve yüz çevirdi/kaçındı وَصَدَفَ صدف
25 anha ondan عَنْهَا -
26 seneczi cezalandıracağız سَنَجْزِي جزي
27 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
28 yesdifune yüz çevirirler/kaçınırlar يَصْدِفُونَ صدف
29 an عَنْ -
30 ayatina ayetlerimizden ايَاتِنَا ايي
31 su'e kötü سُوءَ سوا
32 l-azabi azabın الْعَذَابِ عذب
33 bima بِمَا -
34 kanu olduklarıyla كَانُوا كون
35 yesdifune yüz çevirirler/kaçınırlar يَصْدِفُونَ صدف

Notlar

Not 1

*Kutsal kitap.**Ayetten.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

Ayetler Kavram 454

454 Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.

Beyanat Kavram 620

620 Gizli saklı olmadan açıkça deklere edilmiş, apaçık bildirilmiş, belli edilmiş, apaçık ifade edilmiş.

6. En'âm Suresi

Ayet 161

Arapça Metin (Harekeli)

950|6|161|قُلْ إِنَّنِى هَدَىٰنِى رَبِّىٓ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ دِينًا قِيَمًا مِّلَّةَ إِبْرَٰهِيمَ حَنِيفًا وَمَا كَانَ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

950|6|161|قل انني هديني ربي الي صرط مستقيم دينا قيما مله ابرهيم حنيفا وما كان من المشركين

Latin Literal

161. Kul innenî hedânî rabbî ilâ sırâtın mustekîm(mustekîmin) dînen kıyamen millete ibrâhîme hanîfâ(hanîfen), ve mâ kâne minel muşrikîn(muşrikîne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Doğrusu beni; kılavuzladı192 beni Rabbim4; dosdoğru bir yola124 doğru; kıyam/dikili/doğru bir dine122*; bir hanîf117 (olan) İbrahim'in milletine301 ve olmuş değildi (İbrahim) müşriklerden36.

Ahmed Samira Çevirisi

161 Say: "That I (E), my Lord (had) guided me to (a) straight/direct road/way (a) straight/valuable 92religion, Abraham’s religion/faith, Unifier of God , and he was not from the sharers/takers of partners (with God)."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 inneni doğrusu beni إِنَّنِي -
3 hedani doğru yola kılavuzladı beni هَدَانِي هدي
4 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
5 ila karşı إِلَىٰ -
6 siratin bir yola صِرَاطٍ صرط
7 mustekimin dosdoğru مُسْتَقِيمٍ قوم
8 dinen bir din (olarak) دِينًا دين
9 kiyemen kıyam/dikilmiş قِيَمًا قوم
10 millete milletine مِلَّةَ ملل
11 ibrahime İbrahim'in إِبْرَاهِيمَ -
12 hanifen bir hanif (olan) حَنِيفًا حنف
13 ve ma ve وَمَا -
14 kane olmuş değildi o كَانَ كون
15 mine مِنَ -
16 l-muşrikine müşriklerden الْمُشْرِكِينَ شرك

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Müşrik Kavram 36

36 Şirk koşan. Şirk; ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

Hanîf Kavram 117

117 Dönen, eğilen. Hakka gerçeğe doğru dönen/eğilen. Çoğunluğun uymuş olduğu atalar dinini terk ederek tek tanrıcı, monoteist, Yüce Allah'a şirksiz iman eden olan.

Din Kavram 122

122 Bir grup insanın bir ilâhtan veya ilâhlardan (doğa üstü güç veya güçler) gelmiş olduğuna inandığı emir ve yasakların bütünü. Dine tabi olan insanlar inandıkları dinin kuralları ile yaşarlar.

Dosdoğru yol Kavram 124

124 Sırâtel mustakîm. Tek ve dosdoğru yol; sadece Kur'an.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Millet Kavram 301

301 Dinî öğreti, dinî inanç, dinî camia, dinî cemiyet, dinî topluluk, dinî cemaat.

7. A'râf Suresi

Ayet 43

Arapça Metin (Harekeli)

997|7|43|وَنَزَعْنَا مَا فِى صُدُورِهِم مِّنْ غِلٍّ تَجْرِى مِن تَحْتِهِمُ ٱلْأَنْهَٰرُ وَقَالُوا۟ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِى هَدَىٰنَا لِهَٰذَا وَمَا كُنَّا لِنَهْتَدِىَ لَوْلَآ أَنْ هَدَىٰنَا ٱللَّهُ لَقَدْ جَآءَتْ رُسُلُ رَبِّنَا بِٱلْحَقِّ وَنُودُوٓا۟ أَن تِلْكُمُ ٱلْجَنَّةُ أُورِثْتُمُوهَا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

997|7|43|ونزعنا ما في صدورهم من غل تجري من تحتهم الانهر وقالوا الحمد لله الذي هدينا لهذا وما كنا لنهتدي لولا ان هدينا الله لقد جات رسل ربنا بالحق ونودوا ان تلكم الجنه اورثتموها بما كنتم تعملون

Latin Literal

43. Ve neza’nâ mâ fî sudûrihim min gıllin tecrî min tahtihimul enhâr(enhâru), ve kâlûl hamdu lillâhillezî hedânâ li hâzâ ve mâ kunnâ li nehtediye levlâ en hedânallâh(hedânallâhu), lekad câet rusulu rabbinâ bil hakk(hakkı), ve nûdû en tilkumul cennetu ûristumûhâ bimâ kuntum ta’melûn(ta’melûne).

Türkçe Çeviri

Ve soyarız göğüslerindekini nefretten/hınçtan; akar* altından onların** nehirler; ve dediler**: "Hamd3 Allah’adır; kılavuzlayandır192 bizleri buraya***; ve olmuş değildik kılavuzlanmaya192 şayet ki kılavuzlamasaydı192 bizleri Allah; muhakkak gelmiş Rabbimizin4 resûlleri418 hakla/gerçekle; ve nida**** edildiler ki işte şusunuz (ki) cennete; varis kılındınız ona***** yapar olduğunuzla.

Ahmed Samira Çevirisi

43 And We removed/took away what (is) in their chests (innermosts) from hatred/spite/animosity , the rivers flow from beneath them , and they said: "The praise/gratitude/thanks (is) to God who guided us to this, and we were not to (be) guided had it not been for that God guided us. Our Lord’s messengers had come with the truth ." And they (those who believed) were called: "That (is) the Paradise you were made to inherit it becuase (of) what you were making/doing/working."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve nezea'na ve soyarız وَنَزَعْنَا نزع
2 ma مَا -
3 fi فِي -
4 sudurihim göğüslerindekini صُدُورِهِمْ صدر
5 min مِنْ -
6 gillin nefretten/hınçtan غِلٍّ غلل
7 tecri akar تَجْرِي جري
8 min مِنْ -
9 tehtihimu altından onların تَحْتِهِمُ تحت
10 l-enharu nehirler الْأَنْهَارُ نهر
11 ve kalu ve dediler وَقَالُوا قول
12 l-hamdu hamd الْحَمْدُ حمد
13 lillahi Allah’adır لِلَّهِ -
14 llezi الَّذِي -
15 hedana doğru yola kılavuzlayandır bizleri هَدَانَا هدي
16 lihaza buraya لِهَٰذَا -
17 ve ma ve değiliz وَمَا -
18 kunna olduk كُنَّا كون
19 linehtediye doğru yola kılavuzlanmaya لِنَهْتَدِيَ هدي
20 levla şayet لَوْلَا -
21 en ki أَنْ -
22 hedana doğru yola kılavuzlamasaydı bizleri هَدَانَا هدي
23 llahu Allah اللَّهُ -
24 lekad muhakkak لَقَدْ -
25 ca'et gelmiş جَاءَتْ جيا
26 rusulu resûlleri رُسُلُ رسل
27 rabbina Rabbimizin رَبِّنَا ربب
28 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
29 ve nudu ve nida edildiler وَنُودُوا ندو
30 en ki أَنْ -
31 tilkumu işte şusunuz تِلْكُمُ -
32 l-cennetu cennet الْجَنَّةُ جنن
33 uristumuha varis kılındınız o أُورِثْتُمُوهَا ورث
34 bima بِمَا -
35 kuntum olduğunuzla كُنْتُمْ كون
36 tea'melune yaparsınız تَعْمَلُونَ عمل

Notlar

Not 1

*Durum bildirir fiil. Akacak.**Din günü cennetlere girecek olan ancak henüz girmemiş olan kimseler. ***Bu noktaya. Cennetlere girme pozisyonuna.****Seslenildiler. Zaten cennette olan kimselere neden tekrar seslenilsin? Anlarız ki nida edilmeyle cennetlere henüz girmemiş ancak girecek olan grup çağrılmaktadır. *****Cennete.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hamd Kavram 3

3 En yüce övgü/methetme.

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Resûl Kavram 418

418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.

7. A'râf Suresi

Ayet 52

Arapça Metin (Harekeli)

1006|7|52|وَلَقَدْ جِئْنَٰهُم بِكِتَٰبٍ فَصَّلْنَٰهُ عَلَىٰ عِلْمٍ هُدًى وَرَحْمَةً لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1006|7|52|ولقد جينهم بكتب فصلنه علي علم هدي ورحمه لقوم يومنون

Latin Literal

52. Ve lekad ci’nâhum bi kitâbin fassalnâhu alâ ilmin huden ve rahmeten li kavmin yu’minûn(yu’minûne).

Türkçe Çeviri

Ant olsun geldik sizlere bir kitapla*; tefsîl651 ettik onu** bir ilim1143*** üzerine; bir kılavuzdur192**** ve bir rahmettir271 iman47 eder bir kavme/topluma.

Ahmed Samira Çevirisi

52 And We had come to them with a Book (that) We detailed/explained it on knowledge ,guidance and mercy to a nation believing.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ant olsun وَلَقَدْ -
2 ci'nahum geldik sizlere جِئْنَاهُمْ جيا
3 bikitabin bir kitapla بِكِتَابٍ كتب
4 fessalnahu tefsir ettik onu فَصَّلْنَاهُ فصل
5 ala karşı عَلَىٰ -
6 ilmin bir ilme عِلْمٍ علم
7 huden bir doğru yola kılavuz هُدًى هدي
8 ve rahmeten ve bir rahmet وَرَحْمَةً رحم
9 likavmin bir kavim/toplum için لِقَوْمٍ قوم
10 yu'minune iman ederler يُؤْمِنُونَ امن

Notlar

Not 1

*Kur'an'la. Sadece Kur'an'la.*Kur'an'ı.***İlim sahipleri Kur'an'ın tefsîlini anlar. ****Kur'an'a teslim olanlar doğru yola kılavuzlanırlar. Sadece Kur'an'a.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

Tefsîl Kavram 651

651 Detaylandırmak; detaylı, ayrılmış.

İlim, ilim. Kavram 1143

1143 Kanıta dayalı, ispatlı, kesin ve şüphesiz bilgi. Her bir kimse aynı bilgiyi takip ederek aynı sonuca ulaşmalıdır; tekrar edilebilir ve her seferinde aynı sonuç elde edilmelidir. Matematik gibi. İki elmanın yanına evrenin her neresinde olursa olsun 2 elma daha koyarsak toplam 4 elma olur. İşte bu bir ilimdir. Kesin bilgidir.

7. A'râf Suresi

Ayet 100

Arapça Metin (Harekeli)

1054|7|100|أَوَلَمْ يَهْدِ لِلَّذِينَ يَرِثُونَ ٱلْأَرْضَ مِنۢ بَعْدِ أَهْلِهَآ أَن لَّوْ نَشَآءُ أَصَبْنَٰهُم بِذُنُوبِهِمْ وَنَطْبَعُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَسْمَعُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1054|7|100|اولم يهد للذين يرثون الارض من بعد اهلها ان لو نشا اصبنهم بذنوبهم ونطبع علي قلوبهم فهم لا يسمعون

Latin Literal

100. E ve lem yehdi lillezîne yerisûnel arda min ba’di ehlihâ en lev neşâu esabnâhum bi zunûbihim, ve natbeu alâ kulûbihim fe hum lâ yesme’ûn(yesme’ûne).

Türkçe Çeviri

Ve hiç kılavuzlamaz192 mı kimseleri (ki) varis olurlar yere onun* ehli568 sonrasında? Ki şayet dilersek isabet ettirirdik** onlara günahlarıyla; ve mühürleriz175 kalplerinin üzerini; öyle ki onlar işitmezler.

Ahmed Samira Çevirisi

100 Or did He not guide to those inheriting the earth/Planet Earth from after its people , that if We will/want, We struck/marked them because of their crimes, and We stamp/cover/seal on their hearts/minds , so they do not hear/listen?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 evelem ve asla أَوَلَمْ -
2 yehdi doğru yola kılavuzlamaz mı يَهْدِ هدي
3 lillezine kimseleri لِلَّذِينَ -
4 yerisune varis olurlar يَرِثُونَ ورث
5 l-erde yere الْأَرْضَ ارض
6 min مِنْ -
7 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
8 ehliha onun ehlin أَهْلِهَا اهل
9 en ki أَنْ -
10 lev şayet لَوْ -
11 neşa'u dilersek نَشَاءُ شيا
12 esabnahum isabet ettirirdik onlara أَصَبْنَاهُمْ صوب
13 bizunubihim günahlarıyla بِذُنُوبِهِمْ ذنب
14 ve netbeu ve mühürleriz وَنَطْبَعُ طبع
15 ala üzerini عَلَىٰ -
16 kulubihim kalblerinin قُلُوبِهِمْ قلب
17 fehum öyle ki onlar فَهُمْ -
18 la لَا -
19 yesmeune işitmezler يَسْمَعُونَ سمع

Notlar

Not 1

*Kentin.**Perişanlığı, ızdırabı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kalpler; mühür, maraz/hastalık/kilitler/perde/paslanma. Kavram 175

175 Gözler nasıl ki beyinle görür, kulaklar nasıl ki beyinle duyar, beyin de kalple akleder. İnsan kalbinde kendi hafızası olan 40-50 bin adet sinir hücresi vardır. Kalp sinirleri beynin karar verme bölgesi olan ön lobuna (perçem bölgesi altına) uyarıda bulunur. Aklı kullanarak karar vermede kalbin rolü vardır. Kâfirlik etmiş kişilerin kalpleri biyolojik olarak paslanır (LDH yağı oksitlenir yani paslanır), kalbin beyni etkilemesi bozulur. Kalp mühürlenir. Kalp kilitlenir. Kalp marazlı/hastalıklı olur. Kalp perdelenir. Kalpler paslanır. İnsan kendi yapıp ettiğiyle buna neden olur. Ancak daha geniş boyutta Yüce Allah’ın buna izin vermesiyle süreç gerçekleşir.Kalplerin paslanması LDH isimli kötü yağın oksitlenmesi yani paslanması sonucu da gerçekleşir. Kavrayan/anlayan/akleden kalpler: Kalp-beyin iletişimi.Kalplerin paslanması.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

7. A'râf Suresi

Ayet 148

Arapça Metin (Harekeli)

1102|7|148|وَٱتَّخَذَ قَوْمُ مُوسَىٰ مِنۢ بَعْدِهِۦ مِنْ حُلِيِّهِمْ عِجْلًا جَسَدًا لَّهُۥ خُوَارٌ أَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّهُۥ لَا يُكَلِّمُهُمْ وَلَا يَهْدِيهِمْ سَبِيلًا ٱتَّخَذُوهُ وَكَانُوا۟ ظَٰلِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1102|7|148|واتخذ قوم موسي من بعده من حليهم عجلا جسدا له خوار الم يروا انه لا يكلمهم ولا يهديهم سبيلا اتخذوه وكانوا ظلمين

Latin Literal

148. Vettehaze kavmu mûsâ min ba’dihî min huliyyihim iclen ceseden lehu huvâr(huvârun), e lem yerev ennehu lâ yukellimuhum ve lâ yehdîhim sebîlen ittehazûhu ve kânû zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Ve edindi/tuttu Mûsâ'nın kavmi/toplumu onun* sonrasında süs donatılarından bir buzağı; bir ceset (olarak); onadır** böğürme; asla görmezler mi ki o** kelam etmez onlara; ve kılavuzlamaz192 bir yola; edindiler/tuttular onu**; ve oldular zalimler257.

Ahmed Samira Çevirisi

148 And Moses’ nation took/received from after him from their jewel/ornament/decoration a calf’s body, for him (a) moo/bellow; do they not see/understand that it does not converse/speak/talk (to) them, and nor guide them a way/road/path ? They took/received it, and they were unjust/oppressive.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vettehaze ve edindi/tuttu وَاتَّخَذَ اخذ
2 kavmu kavmi قَوْمُ قوم
3 musa Musa'nın مُوسَىٰ -
4 min مِنْ -
5 bea'dihi sonrasında onun بَعْدِهِ بعد
6 min مِنْ -
7 huliyyihim süs donatılarından حُلِيِّهِمْ حلي
8 iclen bir buzağı عِجْلًا عجل
9 ceseden bir cesedi (olarak) جَسَدًا جسد
10 lehu onadır لَهُ -
11 huvarun böğürmesi خُوَارٌ خور
12 elem asla أَلَمْ -
13 yerav görmezler mi يَرَوْا راي
14 ennehu ki o أَنَّهُ -
15 la لَا -
16 yukellimuhum kelam etmez onlara يُكَلِّمُهُمْ كلم
17 ve la ve وَلَا -
18 yehdihim doğru yola kılavuzlamaz يَهْدِيهِمْ هدي
19 sebilen bir yol سَبِيلًا سبل
20 ttehazuhu edindiler/tuttular onu اتَّخَذُوهُ اخذ
21 ve kanu ve oldular وَكَانُوا كون
22 zalimine zalimler ظَالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Mûsâ'nın 30+10 gece gitmesi sonrasında.**Buzağıya.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

7. A'râf Suresi

Ayet 154

Arapça Metin (Harekeli)

1108|7|154|وَلَمَّا سَكَتَ عَن مُّوسَى ٱلْغَضَبُ أَخَذَ ٱلْأَلْوَاحَ وَفِى نُسْخَتِهَا هُدًى وَرَحْمَةٌ لِّلَّذِينَ هُمْ لِرَبِّهِمْ يَرْهَبُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1108|7|154|ولما سكت عن موسي الغضب اخذ الالواح وفي نسختها هدي ورحمه للذين هم لربهم يرهبون

Latin Literal

154. Ve lemmâ sekete an mûsel gadabu ehazel elvâh(elvâha), ve fî nushatihâ huden ve rahmetun lillezîne hum li rabbihim yerhebûn(yerhebûne).

Türkçe Çeviri

Ve ne zaman ki sukut etti/sustu Mûsâ’dan gazap; tuttu levhaları; ve onun* nüshasındadır/kopyasındadır679 bir kılavuz192 ve bir rahmet271; kimselere (ki) onlar Rablerine4 rahbet1016 duyarlar.

Ahmed Samira Çevirisi

154 And when the anger quietened from Moses, he took/received the tablets/sheets , and in its transcription/duplicate/print (is) guidance and mercy to those who to their Lord they are awed/terrified/monastic/monkish.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velemma ve ne zaman ki وَلَمَّا -
2 sekete sukut etti/sustu سَكَتَ سكت
3 an عَنْ -
4 musa Mûsâ’dan مُوسَى -
5 l-gadebu gazap الْغَضَبُ غضب
6 ehaze tuttu أَخَذَ اخذ
7 l-elvaha levhaları الْأَلْوَاحَ لوح
8 ve fi ve وَفِي -
9 nushatiha onun nüshasındadır/kopyasındadır نُسْخَتِهَا نسخ
10 huden bir doğru yola kılavuz هُدًى هدي
11 ve rahmetun ve bir rahmet وَرَحْمَةٌ رحم
12 lillezine kimselere (ki) لِلَّذِينَ -
13 hum onlar هُمْ -
14 lirabbihim Rablerine لِرَبِّهِمْ ربب
15 yerhebune rahbet duyarlar يَرْهَبُونَ رهب

Notlar

Not 1

*Dişil tekil zamir Yüce Allah'ın ayetini/ayetlerini işaret eder.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

Yüce Allah'ın ayetlerinin nüshası/kopyası olan levhalar, taş tabletler, kitaplar. Kavram 679

679 Yüce Allah'ın ayetleri asla ama asla değişmez. İslam asla değişmez. Yüce Allah'ın insanlara gönderdiği kutsal kitapların özü olan ayetler Levh-i Mahfûz'da kayıtlıdır. Resûlün dili neyse ayetlerin bir kopyası/nüshası resûle indirilir. 7:154 ayetinde resûl Mûsâ'ya verilen taş tabletlerin ayetlerin bir kopyası/nüshası olduğunu rahatlıkla anlarız. Kur'an da Yüce Allah'ın ayetlerinin yazılı bir kopyasıdır aslında.

Rahbet Kavram 1016

1016 Saygıdan ürperme, derin saygıdan dolayı çekinme, azametinden dolayı korkma, titreme.

7. A'râf Suresi

Ayet 155

Arapça Metin (Harekeli)

1109|7|155|وَٱخْتَارَ مُوسَىٰ قَوْمَهُۥ سَبْعِينَ رَجُلًا لِّمِيقَٰتِنَا فَلَمَّآ أَخَذَتْهُمُ ٱلرَّجْفَةُ قَالَ رَبِّ لَوْ شِئْتَ أَهْلَكْتَهُم مِّن قَبْلُ وَإِيَّٰىَ أَتُهْلِكُنَا بِمَا فَعَلَ ٱلسُّفَهَآءُ مِنَّآ إِنْ هِىَ إِلَّا فِتْنَتُكَ تُضِلُّ بِهَا مَن تَشَآءُ وَتَهْدِى مَن تَشَآءُ أَنتَ وَلِيُّنَا فَٱغْفِرْ لَنَا وَٱرْحَمْنَا وَأَنتَ خَيْرُ ٱلْغَٰفِرِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1109|7|155|واختار موسي قومه سبعين رجلا لميقتنا فلما اخذتهم الرجفه قال رب لو شيت اهلكتهم من قبل وايي اتهلكنا بما فعل السفها منا ان هي الا فتنتك تضل بها من تشا وتهدي من تشا انت ولينا فاغفر لنا وارحمنا وانت خير الغفرين

Latin Literal

155. Vahtâra mûsâ kavmehu seb’îne raculen li mîkâtinâ, fe lemmâ ehazet humur recfetu kâle rabbi lev şi’te ehlektehum min kablu ve iyyâye, e tuhlikunâ bi mâ feales sufehâu minnâ, in hiye illâ fitnetuk(fitnetuke), tudıllu bihâ men teşâu ve tehdî men teşâu ente veliyyunâ fâgfirlenâ verhamnâ ve ente hayrûl gâfirîn(gâfirîne).

Türkçe Çeviri

Ve seçti Mûsâ vaktimiz için kendi kavmine/toplumuna yetmiş adam; öyle ki ne zaman tuttu onları sarsıntı* dedi (Mûsâ): "Rabbim4! Şayet dileseydin helak ederdin onları öncesinde; ve beni (de); helak mı edersin bizleri faaliyet içinde olduğuyla bizden ahmakların; değildir o (senin) fitnen610 dışında; dalalette128 bırakırsın onunla** dilediğin kimseyi; ve kılavuzlarsın192 dilediğin kimseyi; sen velimizsin28; öyle ki mağfiret319 et bizlere; ve rahmet271 et bizlere; ve sen hayırlısısın mağfiret319 edenlerin."

Ahmed Samira Çevirisi

155 And Moses chose (from) his nation seventy men, to Our appointed time/appointed time or place, so when the tremble and shake/quake/agitation took/punished them, he said: "My Lord, if you willed/wanted you made them die/destroyed them from before and (as well as) me, do you make us die/destroy us because (of) what the ignorant/foolish from us make/did? That it is except Your test , You misguide with it whom You will/want, and You guide whom You will/want, You are our guardian/patron , so forgive for us, and have mercy upon us, and You are best (of) the forgiving."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vehtara ve seçti وَاخْتَارَ خير
2 musa Mûsâ مُوسَىٰ -
3 kavmehu kendi kavmine قَوْمَهُ قوم
4 seb'iyne yetmiş سَبْعِينَ سبع
5 raculen adam رَجُلًا رجل
6 limikatina vaktimize لِمِيقَاتِنَا وقت
7 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
8 ehazethumu tuttu onları أَخَذَتْهُمُ اخذ
9 r-racfetu sarsıntı الرَّجْفَةُ رجف
10 kale dedi (Mûsâ) قَالَ قول
11 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
12 lev şayet لَوْ -
13 şi'te dileseydin شِئْتَ شيا
14 ehlektehum helak ederdin onları أَهْلَكْتَهُمْ هلك
15 min مِنْ -
16 kablu öncesinde قَبْلُ قبل
17 ve iyyaye ve beni de وَإِيَّايَ -
18 etuhlikuna helak mi edersin bizleri أَتُهْلِكُنَا هلك
19 bima بِمَا -
20 feale faaliyet içinde olduğuyla فَعَلَ فعل
21 s-sufeha'u ahmakların السُّفَهَاءُ سفه
22 minna bizden مِنَّا -
23 in değildir إِنْ -
24 hiye o هِيَ -
25 illa dışında إِلَّا -
26 fitnetuke fitnelendirmen فِتْنَتُكَ فتن
27 tudillu dalalette bırakırsın تُضِلُّ ضلل
28 biha onunla بِهَا -
29 men kimseyi مَنْ -
30 teşa'u dilediğin تَشَاءُ شيا
31 ve tehdi ve doğru yola kılavuzlarsın وَتَهْدِي هدي
32 men kimseyi مَنْ -
33 teşa'u dilediğin تَشَاءُ شيا
34 ente sen أَنْتَ -
35 veliyyuna velimizsin وَلِيُّنَا ولي
36 fegfir öyle ki mağfiret et فَاغْفِرْ غفر
37 lena bizlere لَنَا -
38 verhamna ve rahmet et bizlere وَارْحَمْنَا رحم
39 ve ente ve sen وَأَنْتَ -
40 hayru hayırlısı خَيْرُ خير
41 l-gafirine mağfiret edenlerin الْغَافِرِينَ غفر

Notlar

Not 1

*Deprem.**Fitnenle.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Veli Kavram 28

28 Koruyan, himaye eden yakın arkadaş. Çoğulu evliyadır.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

Mağfiret Kavram 319

319 Bağışlama, affetme.

Fitne. Kavram 610

610 Test, deneme, sınav, yanlışla doğruyu ayırt edebilme yetisinin ölçülmesi.

7. A'râf Suresi

Ayet 158

Arapça Metin (Harekeli)

1112|7|158|قُلْ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِنِّى رَسُولُ ٱللَّهِ إِلَيْكُمْ جَمِيعًا ٱلَّذِى لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ يُحْىِۦ وَيُمِيتُ فَـَٔامِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِ ٱلنَّبِىِّ ٱلْأُمِّىِّ ٱلَّذِى يُؤْمِنُ بِٱللَّهِ وَكَلِمَٰتِهِۦ وَٱتَّبِعُوهُ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1112|7|158|قل يايها الناس اني رسول الله اليكم جميعا الذي له ملك السموت والارض لا اله الا هو يحي ويميت فامنوا بالله ورسوله النبي الامي الذي يومن بالله وكلمته واتبعوه لعلكم تهتدون

Latin Literal

158. Kul yâ eyyuhen nâsu innî resûlullâhi ileykum cemîanillezî lehu mulkus semâvâti vel ard(ardı), lâ ilâhe illâ huve yuhyî ve yumît(yumîtu), fe âminû billâhi ve resûlihin nebiyyil ummiyyillezî yu’minu billâhi ve kelimâtihî vettebiûhu leallekum tehtedûn(tehtedûne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Ey insanlar! Doğrusu ben* resûlüyüm Allah'ın üzerinize topluca; ki O’nadır mülkü göklerin ve yerin; yoktur ilâh74 O’nun dışında; hayat verir ve öldürür"; öyle ki iman47 edin Allah'a ve resûlüne O’nun; ümmi277 nebiye132 ki iman47 eder* Allah'a; ve O'nun kelimelerine*; ve tabi408 olun ona* belki sizler kılavuzlanırsınız192.

Ahmed Samira Çevirisi

158 Say: "You, you the people, I am God’s messenger to you all/all together, which for him (is) the skies’/space’s and the earth’s/Planet Earth’s ownership , no God except Him, He revives/makes alive , and He makes die, so believe by God, and His messenger the prophet the illiterate/belonging to a nation who believes by God, and His words/expressions, and follow him, maybe/perhaps you be guided."107

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
3 n-nasu insanlar النَّاسُ نوس
4 inni doğrusu ben إِنِّي -
5 rasulu resûlüyüm رَسُولُ رسل
6 llahi Allah'ın اللَّهِ -
7 ileykum üzerinize إِلَيْكُمْ -
8 cemian topluca جَمِيعًا جمع
9 llezi ki الَّذِي -
10 lehu O’nadır لَهُ -
11 mulku mülkü مُلْكُ ملك
12 s-semavati göklerin السَّمَاوَاتِ سمو
13 vel'erdi ve yerin وَالْأَرْضِ ارض
14 la yoktur لَا -
15 ilahe ilâh إِلَٰهَ اله
16 illa başka إِلَّا -
17 huve O’ndan هُوَ -
18 yuhyi hayat verir يُحْيِي حيي
19 ve yumitu ve öldürür وَيُمِيتُ موت
20 fe aminu öyle ki iman edin فَامِنُوا امن
21 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
22 ve rasulihi ve resûlüne O’nun وَرَسُولِهِ رسل
23 n-nebiyyi nebiye النَّبِيِّ نبا
24 l-ummiyyi ümmi الْأُمِّيِّ امم
25 llezi ki الَّذِي -
26 yu'minu iman eder يُؤْمِنُ امن
27 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
28 ve kelimatihi ve kelimelerine O'nun (Allah’ın) وَكَلِمَاتِهِ كلم
29 vettebiuhu ve tabi olun ona وَاتَّبِعُوهُ تبع
30 leallekum belki sizler لَعَلَّكُمْ -
31 tehtedune doğru yola kılavuzlanırsınız تَهْتَدُونَ هدي

Notlar

Not 1

*Resûl, ümmi nebi Muhammed.**Kur'an'a.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

ilâh Kavram 74

74 Tanrı. Tektir; dengi/eşiti ve benzeri yoktur. Ne doğmuştur ne de doğurulmuştur. Gücünü, varlığını bizzat kendisinden alır ve sonsuz bir şekilde devam ettirir. Ebedi ve ezeli olandır; hiçbir yıkıma uğramadan, değişmeden, zayıflamadan, eksilmeden, sonsuz şekilde gücünü kuvvetini koruyandır. Kendisinden başka her şeyin O’na muhtaç olduğudur, hiçbir şeye bağlı olmadan hükmedendir. En yüce sıfatların sahibi olup dilediğinde tecelli ettirendir.

Nebi Kavram 132

132 Kendisine kitap verilen resul/elçi. Her resul/elçi nebi değildir. Her nebi bir resuldür/elçidir.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Ümmi, ümmi Kavram 277

277 Kutsal kitapları anlayarak okumayan ya da okuyamayan. Günümüzde kendilerini müslüman sanan milyarlarca insan kendi dillerinde okuma yazmaya sahip olsalar da Kur'an'a ümmidirler. Kur'an'ı anlamadan yüzünden okuyanların hepsi ümmidir. Kur'an'ın anladığı dilde tercümesini okuyanlar ümmi sınıfına girmezler.

Resûle tabi olmak. Kavram 408

408 Resûle itaat etmek kavramıyla aynı paralellikte bir kavramdır. Resûl=Kur'an'dır. Kur'an=Resûl'dür. Bu ikisinin arası asla ayrılamaz. Resûl sadece Kur'an'a tabi olmuştur. Bir Kur'an vardır bir de peygamberin sünneti vardır demek Yüce Allah'ın birleştirilmesini emrettiğini ayırmaktır.

7. A'râf Suresi

Ayet 159

Arapça Metin (Harekeli)

1113|7|159|وَمِن قَوْمِ مُوسَىٰٓ أُمَّةٌ يَهْدُونَ بِٱلْحَقِّ وَبِهِۦ يَعْدِلُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1113|7|159|ومن قوم موسي امه يهدون بالحق وبه يعدلون

Latin Literal

159. Ve min kavmi mûsâ ummetun yehdûne bil hakkı ve bihî ya’dilûn(ya’dilûne).

Türkçe Çeviri

Ve Mûsâ’nın kavmindendir/toplumundandır bir ümmet305 (ki) kılavuzlar192 hakla/gerçekle; ve onunla* adaleti680 yerine getirirler.

Ahmed Samira Çevirisi

159 And from Moses’ nation, a nation/generation guiding with the truth , and with it they are being just/equitable .

Notlar

Not 1

*Hakla/gerçekle.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Ümmet, ümmet Kavram 305

305 Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

Adalet Kavram 680

680 Hakka/gerçeğe uygunluk, hakkı/gerçeği gözetme. Hakka/gerçeğe uygunluk temelinde herkese eşit ve tarafsız bir şekilde davranma. Hakların herkes tarafından eşit/tarafsız şekilde kullanılmasının sağlanması. Hakları eşit olarak dengelemek, eşit olarak balanslamak. Adalet, doğruluk ve eşitlik prensiplerine dayanan evrensel bir değerdir.

7. A'râf Suresi

Ayet 178

Arapça Metin (Harekeli)

1132|7|178|مَن يَهْدِ ٱللَّهُ فَهُوَ ٱلْمُهْتَدِى وَمَن يُضْلِلْ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْخَٰسِرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1132|7|178|من يهد الله فهو المهتدي ومن يضلل فاوليك هم الخسرون

Latin Literal

178. Men yehdillâhu fehuvel muhtedî ve men yudlil fe ulâike humul hâsirûn(hâsirûne).

Türkçe Çeviri

Kimi kılavuzlar192 Allah öyle ki o kılavuzlanandır192; ve kimi dalalette128 bırakır; öyle ki işte bunlar; onlardır hüsrana uğrayanlardır.

Ahmed Samira Çevirisi

178 Who God guides, so he is the guided, and who He misguides, so those (are) the losing/misguiding and perishing.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 men kimi مَنْ -
2 yehdi doğru yola kılavuzlar يَهْدِ هدي
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 fehuve öyle ki o فَهُوَ -
5 l-muhtedi doğru yolu bulandır الْمُهْتَدِي هدي
6 vemen ve kimi وَمَنْ -
7 yudlil dalalette bırakır يُضْلِلْ ضلل
8 feulaike öyle ki işte bunlar فَأُولَٰئِكَ -
9 humu onlardır هُمُ -
10 l-hasirune hüsrana uğrayanlardır الْخَاسِرُونَ خسر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

7. A'râf Suresi

Ayet 181

Arapça Metin (Harekeli)

1135|7|181|وَمِمَّنْ خَلَقْنَآ أُمَّةٌ يَهْدُونَ بِٱلْحَقِّ وَبِهِۦ يَعْدِلُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1135|7|181|وممن خلقنا امه يهدون بالحق وبه يعدلون

Latin Literal

181. Ve mimmen halâknâ ummetun yehdûne bil hakkı ve bihî ya’dilûn(ya’dilûne).

Türkçe Çeviri

Ve yarattığım kimselerdendir bir ümmet305 (ki) kılavuzlar192 hakla/gerçekle; ve onunla* adaletli olurlar/sağlarlar.

Ahmed Samira Çevirisi

181 And from whom We created (is) a nation/generation guiding with the truth , and with it they (are) being just/equitable .109

Notlar

Not 1

*Hakla/gerçekle.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Ümmet, ümmet Kavram 305

305 Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

7. A'râf Suresi

Ayet 186

Arapça Metin (Harekeli)

1140|7|186|مَن يُضْلِلِ ٱللَّهُ فَلَا هَادِىَ لَهُۥ وَيَذَرُهُمْ فِى طُغْيَٰنِهِمْ يَعْمَهُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1140|7|186|من يضلل الله فلا هادي له ويذرهم في طغينهم يعمهون

Latin Literal

186. Men yudlilillâhu fe lâ hâdiye leh(lehu), ve yezeruhum fî tugyânihim ya’mehûn(ya’mehûne).

Türkçe Çeviri

Kimi dalalette128 bırakır Allah; öyle ki olmaz kılavuzlayan192 ona*; ve bırakır onları** tûğyânları442 içinde (ki) bocalayıp dururlar.

Ahmed Samira Çevirisi

186 Who God misguides, so (there is) no guide to him, and He leaves them in their tyranny/arrogance being confused/puzzled .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 men kimi مَنْ -
2 yudlili dalalette bırakır يُضْلِلِ ضلل
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 fela öyle ki فَلَا -
5 hadiye olmaz doğru yola kılavuzlayan هَادِيَ هدي
6 lehu ona لَهُ -
7 ve yezeruhum ve bırakır onları وَيَذَرُهُمْ وذر
8 fi içinde فِي -
9 tugyanihim tuğyanları طُغْيَانِهِمْ طغي
10 yea'mehune bocalayıp dururlar يَعْمَهُونَ عمه

Notlar

Not 1

*O kimseyi.**O kimseleri.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Tûğyân, tâğût Kavram 442

442 Azgınlık, sınırı aşma, sınırı çiğneme, taşkınlık, tiranlık, despotluk. Din konusunda ise kutsal kitapların hükümlerinin dışına çıkma, kutsal kitaplardan taşma, kutsal kitapların çizdiği hükümleri çiğnemedir. Tevrat'ın tâğûtu Talmud'tur. Kur'an'ın tâğûtu ise hadis kitaplarıdır.

7. A'râf Suresi

Ayet 193

Arapça Metin (Harekeli)

1147|7|193|وَإِن تَدْعُوهُمْ إِلَى ٱلْهُدَىٰ لَا يَتَّبِعُوكُمْ سَوَآءٌ عَلَيْكُمْ أَدَعَوْتُمُوهُمْ أَمْ أَنتُمْ صَٰمِتُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1147|7|193|وان تدعوهم الي الهدي لا يتبعوكم سوا عليكم ادعوتموهم ام انتم صمتون

Latin Literal

193. Ve in ted’ûhum ilel hudâ lâ yettebiûkum, sevâun aleykum e deavtumûhum em entum sâmitûn(sâmitûne).

Türkçe Çeviri

Ve eğer çağırsanız onları* kılavuza192; tabi olamazlar sizlere; aynı seviyedir/farksızdır sizlere çağırdınız onları ya da sizler susanlarsınız.

Ahmed Samira Çevirisi

193 And if you call them to the guidance, they do not follow you, (it is) equal/alike on you, if you called them, or you are silent.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve in ve eğer وَإِنْ -
2 ted'uhum çağırsanız onları تَدْعُوهُمْ دعو
3 ila إِلَى -
4 l-huda doğru yola kılavuza الْهُدَىٰ هدي
5 la لَا -
6 yettebiukum tabi olamazlar sizlere يَتَّبِعُوكُمْ تبع
7 seva'un aynı seviyedir سَوَاءٌ سوي
8 aleykum sizlere عَلَيْكُمْ -
9 edeavtumuhum çağırdınız onları أَدَعَوْتُمُوهُمْ دعو
10 em ya da أَمْ -
11 entum sizler أَنْتُمْ -
12 samitune susanlarsınız صَامِتُونَ صمت

Notlar

Not 1

*Şirk koştuklarınızı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

7. A'râf Suresi

Ayet 198

Arapça Metin (Harekeli)

1152|7|198|وَإِن تَدْعُوهُمْ إِلَى ٱلْهُدَىٰ لَا يَسْمَعُوا۟ وَتَرَىٰهُمْ يَنظُرُونَ إِلَيْكَ وَهُمْ لَا يُبْصِرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1152|7|198|وان تدعوهم الي الهدي لا يسمعوا وتريهم ينظرون اليك وهم لا يبصرون

Latin Literal

198. Ve in ted’ûhum ilel hudâ lâ yesme’û, ve terâhum yenzurûne ileyke ve hum lâ yubsırûn(yubsırûne).

Türkçe Çeviri

Ve eğer çağırsan onları kılavuza192 işitemezler; ve (kendince) görürsün onları bakarlar sana; ve (oysa) onlar bakamazlar.

Ahmed Samira Çevirisi

198 And if you call them to the guidance, they do not hear/listen, and you see them looking/watching to you, and they are not seeing/understanding .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve in ve eğer وَإِنْ -
2 ted'uhum çağırsan onları تَدْعُوهُمْ دعو
3 ila إِلَى -
4 l-huda doğru yola kılavuza الْهُدَىٰ هدي
5 la لَا -
6 yesmeu işitmezler يَسْمَعُوا سمع
7 ve terahum ve görürsün onları وَتَرَاهُمْ راي
8 yenzurune bakarlar يَنْظُرُونَ نظر
9 ileyke sana إِلَيْكَ -
10 vehum ve onlar وَهُمْ -
11 la لَا -
12 yubsirune bakamazlar يُبْصِرُونَ بصر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

7. A'râf Suresi

Ayet 203

Arapça Metin (Harekeli)

1157|7|203|وَإِذَا لَمْ تَأْتِهِم بِـَٔايَةٍ قَالُوا۟ لَوْلَا ٱجْتَبَيْتَهَا قُلْ إِنَّمَآ أَتَّبِعُ مَا يُوحَىٰٓ إِلَىَّ مِن رَّبِّى هَٰذَا بَصَآئِرُ مِن رَّبِّكُمْ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1157|7|203|واذا لم تاتهم بايه قالوا لولا اجتبيتها قل انما اتبع ما يوحي الي من ربي هذا بصاير من ربكم وهدي ورحمه لقوم يومنون

Latin Literal

203. Ve izâ lem te’tihim biâyetin kâlû lev lectebeytehâ, kul innemâ ettebiu mâ yûhâ ileyye min rabbî hâzâ besâiru min rabbikum ve huden ve rahmetun li kavmin yu’minûn (yu’minûne).

Türkçe Çeviri

Ve asla gelmediğin zaman onlara bir ayetle454 derler: "Keşke derleseydin/toplasaydın onu*; de ki ancak tabi olurum Rabbimden4 üzerime vahy603 edilene; bu**; basiretlerdir690 Rabbinizden4; ve bir kılavuzdur192; ve bir rahmettir271 iman47 eder bir kavme/topluma.

Ahmed Samira Çevirisi

203 And if you did not bring them with a verse/evidence , they said: "If only you chose/purified it." Say: "But I follow what (is) inspired/transmitted to me from my Lord, those (are) visions/evidences from your Lord, and guidance, and mercy to a nation believing."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 lem asla لَمْ -
3 te'tihim gelmediğin onlara تَأْتِهِمْ اتي
4 biayetin bir ayetle بِايَةٍ ايي
5 kalu derler قَالُوا قول
6 levla keşke لَوْلَا -
7 ctebeyteha derleseydin/toplasaydın onu اجْتَبَيْتَهَا جبي
8 kul de ki قُلْ قول
9 innema ancak إِنَّمَا -
10 ettebiu tabi olurum أَتَّبِعُ تبع
11 ma مَا -
12 yuha vahy edilene يُوحَىٰ وحي
13 ileyye üzerime إِلَيَّ -
14 min مِنْ -
15 rabbi Rabbimden رَبِّي ربب
16 haza bu هَٰذَا -
17 besairu basiretlerdir بَصَائِرُ بصر
18 min مِنْ -
19 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
20 ve huden ve bir doğru yola kılavuzdur وَهُدًى هدي
21 ve rahmetun ve bir rahmettir وَرَحْمَةٌ رحم
22 likavmin bir kavim/toplum için لِقَوْمٍ قوم
23 yu'minune iman ederler يُؤْمِنُونَ امن

Notlar

Not 1

*Ayeti.**Ayetler, Kur'an.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

Ayetler Kavram 454

454 Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.

Vahiy, vahy etmek. Kavram 603

603 Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

Basiretler. Kavram 690

690 Gerçekleri yanılmadan görebilme yeteneği, uzağı görüş; sağgörü, vizyon:

9. Tevbe Suresi

Ayet 19

Arapça Metin (Harekeli)

1254|9|19|أَجَعَلْتُمْ سِقَايَةَ ٱلْحَآجِّ وَعِمَارَةَ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ كَمَنْ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْءَاخِرِ وَجَٰهَدَ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ لَا يَسْتَوُۥنَ عِندَ ٱللَّهِ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1254|9|19|اجعلتم سقايه الحاج وعماره المسجد الحرام كمن امن بالله واليوم الاخر وجهد في سبيل الله لا يستون عند الله والله لا يهدي القوم الظلمين

Latin Literal

19. E cealtum sikâyetel hâcci ve ımâretel mescidil harâmi ke men âmene billâhi vel yevmil âhıri ve câhede fî sebilillâh(sebilillâhi), lâ yestevûne ındallâh(ındallâhi), vallâhu lâ yehdîl kavmez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Yaptınız* mı su vermeyi hacılara756 ve imar etmeyi haram mescidi158 kimse gibi (ki) iman47 etti Allah'a ve ahiret gününe; ve cihat356 etti Allah yolunda336; olmaz aynı seviyede Allah'ın indinde/katında; ve Allah kılavuzlamaz192** zalimler257 kavmini/toplumunu.

Ahmed Samira Çevirisi

19 Did you make the pilgrimage’s drinking place/cup (water carrying) and tending to/visiting the Mosque the Forbidden/Sacred as who believed with God and the Day the Last/Resurrection Day, and struggled/exerted in God’s way/sake ? They do not become equal/alike at God, and God does not guide the nation the unjust/oppressive.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ecealtum yaptınız mı أَجَعَلْتُمْ جعل
2 sikayete su vermeyi سِقَايَةَ سقي
3 l-hacci hacılara الْحَاجِّ حجج
4 ve imarate ve imarını وَعِمَارَةَ عمر
5 l-mescidi mescidi الْمَسْجِدِ سجد
6 l-harami haram الْحَرَامِ حرم
7 kemen kimse gibi كَمَنْ -
8 amene iman etti امَنَ امن
9 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
10 velyevmi ve gününe وَالْيَوْمِ يوم
11 l-ahiri ahiret الْاخِرِ اخر
12 ve cahede ve cihat etti وَجَاهَدَ جهد
13 fi فِي -
14 sebili yolunda سَبِيلِ سبل
15 llahi Allah اللَّهِ -
16 la olmaz لَا -
17 yestevune aynı seviyede يَسْتَوُونَ سوي
18 inde indinde/katında عِنْدَ عند
19 llahi Allah اللَّهِ -
20 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
21 la لَا -
22 yehdi doğruya kılavuzlamaz يَهْدِي هدي
23 l-kavme kavmini/toplumunu الْقَوْمَ قوم
24 z-zalimine zalimler الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Yaptınız mı aynı seviyede? **En büyük zalimliği yapan müşrikler ve kâfirler asla doğru yolu bulamaz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Haram mescit Kavram 158

158 Beynin (bedenle veya bedensiz) diz çöküp boyun eğdiği her yer mescittir. Haram mescitse bulunduğu yerde günah işlemenin, kötülük yapmanın, canlılara zarar vermenin haram edildiği/yasaklandığı topluma ait olan mescittir.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Allah'ın yolu. Kavram 336

336 Tek tanrıcı, monoteist inanç öğretisi yolu. Kutsal kitapların öğretilerinin yolu. Sadece Kur'an öğretileri.

Cihat etmek Kavram 356

356 Mücadele etmek. Kur’an’da savaş/öldürmek katletmek olarak işaret edilir. Cihat etmek Kur’an’la yapılan mücadeledir. 25:52 ayetinde kâfirlerle karşı en büyük cihadın Kur’an’la yapılması gerektiğini Yüce Rabbimiz apaçık bir şekilde bizlere bildirilmektedir. Kur’an’la cihat eden kimselere de mücahit denir.

Hacı Kavram 756

756 Hacca katılan kimseler. Hac Kur'an ayetlerinin delillerle tartışıldığı, öğrenildiği; belirlenmiş bir mekanda ve zamanda gerçekleştirilen, önceden duyurusu yapılan toplanma, bir araya gelme; kongredir. Buraya katılan kimselere de hacı denir. Günümüzde kendilerini hacı sanan kimseler ancak iblise ve şeytânlara hac etmektedir. Kur'an'ın gerçek hacıları sadece Kur'an deyip Kur'an ayetlerini delillerle tartışmak için bir araya gelen kimselerdir.

9. Tevbe Suresi

Ayet 24

Arapça Metin (Harekeli)

1259|9|24|قُلْ إِن كَانَ ءَابَآؤُكُمْ وَأَبْنَآؤُكُمْ وَإِخْوَٰنُكُمْ وَأَزْوَٰجُكُمْ وَعَشِيرَتُكُمْ وَأَمْوَٰلٌ ٱقْتَرَفْتُمُوهَا وَتِجَٰرَةٌ تَخْشَوْنَ كَسَادَهَا وَمَسَٰكِنُ تَرْضَوْنَهَآ أَحَبَّ إِلَيْكُم مِّنَ ٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَجِهَادٍ فِى سَبِيلِهِۦ فَتَرَبَّصُوا۟ حَتَّىٰ يَأْتِىَ ٱللَّهُ بِأَمْرِهِۦ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلْفَٰسِقِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1259|9|24|قل ان كان اباوكم وابناوكم واخونكم وازوجكم وعشيرتكم وامول اقترفتموها وتجره تخشون كسادها ومسكن ترضونها احب اليكم من الله ورسوله وجهاد في سبيله فتربصوا حتي ياتي الله بامره والله لا يهدي القوم الفسقين

Latin Literal

24. Kul in kâne âbâukum ve ebnâukum ve ıhvânukum ve ezvâcukum ve aşîretukum ve emvâlunıktereftumûhâ ve ticâretun tahşevne kesâdehâ ve mesâkinu terdavnehâ ehabbe ileykum minallâhi ve resûlihî ve cihâdin fî sebîlihî fe terabbesû hattâ ye’ tiyallâhu bi emrih(emrihî), vallâhu lâ yehdîl kavmel fasikîn(fasikîne).

Türkçe Çeviri

De ki: "Eğer olduysa babalarınız/atalarınız; ve oğullarınız; ve kardeşleriniz; ve eşleriniz; ve aşiretiniz; ve mallar (ki) işleyip kazandınız onu; ve bir ticaret (ki) korkarsınız kesata* ona; ve meskenler (ki) arzularsınız onu; daha sevgili sizlere Allah’tan ve resûlünden700; ve cihat356 etmekten O'nun** yolunda336; öyle ki gözetleyin; ta ki gelir Allah emriyle; ve Allah kılavuzlamaz192 fâsıklar38 kavmini/toplumunu."

Ahmed Samira Çevirisi

24 Say: "If your fathers, and your sons, and your brothers, and your spouses and your father’s near relations/tribe, and properties/wealths you committed/perpetrated it, and commercial trade you fear its slump/depression , and residence you accept/approve it, (are) more lovable/likable to you than God and His messenger and struggling/defending for the faith in His way/path , so wait/remain until God comes with His123order/command, and God does not guide the nation the debauchers .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 in eğer إِنْ -
3 kane olduysa كَانَ كون
4 aba'ukum babalarınız/atalarınız ابَاؤُكُمْ ابو
5 ve ebna'ukum ve oğullarınız وَأَبْنَاؤُكُمْ بني
6 ve ihvanukum ve kardeşleriniz وَإِخْوَانُكُمْ اخو
7 ve ezvacukum ve eşleriniz وَأَزْوَاجُكُمْ زوج
8 ve aşiratukum ve aşiretiniz وَعَشِيرَتُكُمْ عشر
9 ve emvalun ve mallar وَأَمْوَالٌ مول
10 kteraftumuha işleyip kazandınız onu اقْتَرَفْتُمُوهَا قرف
11 ve ticaratun ve bir ticaret (ki) وَتِجَارَةٌ تجر
12 tehşevne korkarsınız تَخْشَوْنَ خشي
13 kesadeha kesata ona كَسَادَهَا كسد
14 ve mesakinu ve meskenler (ki) وَمَسَاكِنُ سكن
15 terdevneha arzularsınız onu تَرْضَوْنَهَا رضو
16 ehabbe daha sevgili أَحَبَّ حبب
17 ileykum sizlere إِلَيْكُمْ -
18 mine مِنَ -
19 llahi Allah’tan اللَّهِ -
20 ve rasulihi ve resûlünden وَرَسُولِهِ رسل
21 ve cihadin ve cihat etmekten وَجِهَادٍ جهد
22 fi فِي -
23 sebilihi O'nun yolunda سَبِيلِهِ سبل
24 feterabbesu öyle ki gözetleyin فَتَرَبَّصُوا ربص
25 hatta ta ki حَتَّىٰ -
26 ye'tiye gelir يَأْتِيَ اتي
27 llahu Allah’ın اللَّهُ -
28 biemrihi emriyle بِأَمْرِهِ امر
29 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
30 la لَا -
31 yehdi doğru yola kılavuzlamaz يَهْدِي هدي
32 l-kavme kavmini/toplumunu الْقَوْمَ قوم
33 l-fasikine fasıklar الْفَاسِقِينَ فسق

Notlar

Not 1

*Durgunluk, hareketsizlik.**Allah'ın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Fâsık Kavram 38

38 Sapkın, doğru yoldan çıkan.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Allah'ın yolu. Kavram 336

336 Tek tanrıcı, monoteist inanç öğretisi yolu. Kutsal kitapların öğretilerinin yolu. Sadece Kur'an öğretileri.

Cihat etmek Kavram 356

356 Mücadele etmek. Kur’an’da savaş/öldürmek katletmek olarak işaret edilir. Cihat etmek Kur’an’la yapılan mücadeledir. 25:52 ayetinde kâfirlerle karşı en büyük cihadın Kur’an’la yapılması gerektiğini Yüce Rabbimiz apaçık bir şekilde bizlere bildirilmektedir. Kur’an’la cihat eden kimselere de mücahit denir.

Allah ve resûlü=Kur'an. Kavram 700

700 Yüce Allah'ın mesajı olan sadece Kur'an. Yüce Allah'la resûllerinin arası asla ayrılamaz. Muhammed resûl kendisine şerefli elçi aracılığıyla indirilen Yüce Allah'ın mesajını direkt olarak okumuştur. Resûl olarak okuduğu ayetler Yüce Allah'ı temsil ettiği için Allah ve resûlü denildiğinde sadece Kur'an anlarız. Kur'an'ın hükümleri anlarız.

9. Tevbe Suresi

Ayet 33

Arapça Metin (Harekeli)

1268|9|33|هُوَ ٱلَّذِىٓ أَرْسَلَ رَسُولَهُۥ بِٱلْهُدَىٰ وَدِينِ ٱلْحَقِّ لِيُظْهِرَهُۥ عَلَى ٱلدِّينِ كُلِّهِۦ وَلَوْ كَرِهَ ٱلْمُشْرِكُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1268|9|33|هو الذي ارسل رسوله بالهدي ودين الحق ليظهره علي الدين كله ولو كره المشركون

Latin Literal

33. Huvellezî ersele resûlehu bil hudâ ve dînil hakkı li yuzhirehu aled dîni kullihî ve lev kerihel muşrikûn(muşrikûne).

Türkçe Çeviri

O gönderendir resûlünü418* kılavuzla192** ve hak/gerçek dinle***; ortaya çıkarması**** için onu***** her bir dine122 karşı; velev/şayet kerhen697 de olsa müşrikler36.

Ahmed Samira Çevirisi

33 He (is) who sent His messenger with the guidance, and the correct/truth religion, to make it apparent/visible on the religion(s) all of it, and even if the sharers/takers of partners (with God) hated (it).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 huve O هُوَ -
2 llezi الَّذِي -
3 ersele gönderendir أَرْسَلَ رسل
4 rasulehu resûlünü رَسُولَهُ رسل
5 bil-huda hidayetle بِالْهُدَىٰ هدي
6 ve dini ve dinle وَدِينِ دين
7 l-hakki hak/gerçek الْحَقِّ حقق
8 liyuzhirahu zahir eder onu لِيُظْهِرَهُ ظهر
9 ala karşı عَلَى -
10 d-dini dine الدِّينِ دين
11 kullihi her birinin كُلِّهِ كلل
12 velev velev/şayet وَلَوْ -
13 kerihe kerhen de olsa كَرِهَ كره
14 l-muşrikune müşrikler الْمُشْرِكُونَ شرك

Notlar

Not 1

*Resül Muhammed.**Kur'ân'la.***İslâm'la. Teslimiyet diniyle.****Resûl Muhammed'in.*****İslâm dinini. Sadece Kur'an dinini.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Müşrik Kavram 36

36 Şirk koşan. Şirk; ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

Din Kavram 122

122 Bir grup insanın bir ilâhtan veya ilâhlardan (doğa üstü güç veya güçler) gelmiş olduğuna inandığı emir ve yasakların bütünü. Dine tabi olan insanlar inandıkları dinin kuralları ile yaşarlar.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Resûl Kavram 418

418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.

Kerhen. Kavram 697

697 İstemeyerek, istemeye istemeye, gönülsüz olarak, tiksinerek, iğrenerek.

9. Tevbe Suresi

Ayet 37

Arapça Metin (Harekeli)

1272|9|37|إِنَّمَا ٱلنَّسِىٓءُ زِيَادَةٌ فِى ٱلْكُفْرِ يُضَلُّ بِهِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ يُحِلُّونَهُۥ عَامًا وَيُحَرِّمُونَهُۥ عَامًا لِّيُوَاطِـُٔوا۟ عِدَّةَ مَا حَرَّمَ ٱللَّهُ فَيُحِلُّوا۟ مَا حَرَّمَ ٱللَّهُ زُيِّنَ لَهُمْ سُوٓءُ أَعْمَٰلِهِمْ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلْكَٰفِرِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1272|9|37|انما النسي زياده في الكفر يضل به الذين كفروا يحلونه عاما ويحرمونه عاما ليواطوا عده ما حرم الله فيحلوا ما حرم الله زين لهم سو اعملهم والله لا يهدي القوم الكفرين

Latin Literal

37. İnnemen nesîu ziyâdetun fîl kufri yudallu bihillezîne keferû yuhillûnehu âmen ve yuharrimûnehu âmen li yuvâtiû iddete mâ harremallâhu fe yuhillû mâ harremallâh(harremallâhu), zuyyine lehum sûu a’mâlihim, vallâhu lâ yehdîl kavmel kâfirîn(kâfirîne).

Türkçe Çeviri

Ancak ki ertelemek* bir ziyadedir** küfürde422; dalalette128 bırakılır onunla kâfirlik25 etmiş kimseler (ki) helal kılarlar onu*** bir yıl**** ve haram kılarlar onu*** bir yıl****; denk gelmesi için Allah'ın haram kıldığının adetini/sayısını; öyle ki helal kılarlar**** haram kıldığını Allah'ın; süslü gösterildi onlara yaptıkları kötülük; ve Allah kılavuzlamaz192 kâfirler25 kavmini/toplumunu.

Ahmed Samira Çevirisi

37 But the delayment/postponement (is) an increase in the disbelief, those who disbelieved become misguided with it, they permit/allow it (for) a year and they forbid/prohibit it (for) a year, to agree to (the) term (that) God forbid/prohibited, so they permit/allow what God forbade/prohibited, and (the) bad/evil (of) their deeds was decorated/beautified for them, and God does not guide the nation the disbelieving.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 innema ancak ki إِنَّمَا -
2 n-nesi'u ertelemek النَّسِيءُ نسا
3 ziyadetun bir ziyadedir زِيَادَةٌ زيد
4 fi فِي -
5 l-kufri küfürde الْكُفْرِ كفر
6 yudellu dalalette bırakılır يُضَلُّ ضلل
7 bihi onunla بِهِ -
8 ellezine kimseler الَّذِينَ -
9 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
10 yuhillunehu helal kılarlar onu يُحِلُّونَهُ حلل
11 aamen bir yıl عَامًا عوم
12 ve yuharrimunehu ve haram kılarlar onu وَيُحَرِّمُونَهُ حرم
13 aamen bir yıl عَامًا عوم
14 liyuvatiu denk gelmesi için لِيُوَاطِئُوا وطا
15 iddete adeti/sayısı عِدَّةَ عدد
16 ma مَا -
17 harrame haram kıldığının حَرَّمَ حرم
18 llahu Allah'ın اللَّهُ -
19 fe yuhillu öyle ki helal kılarlar فَيُحِلُّوا حلل
20 ma مَا -
21 harrame haram kıldığını حَرَّمَ حرم
22 llahu Allah'ın اللَّهُ -
23 zuyyine süslü gösterildi زُيِّنَ زين
24 lehum onlara لَهُمْ -
25 su'u kötülüğü سُوءُ سوا
26 ea'malihim yaptıklarını أَعْمَالِهِمْ عمل
27 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
28 la لَا -
29 yehdi doğru yola kılavuzlamaz يَهْدِي هدي
30 l-kavme toplumunu الْقَوْمَ قوم
31 l-kafirine kâfirler الْكَافِرِينَ كفر

Notlar

Not 1

*Haram ayları kafadan ertelemek. **Artıştır.***Sabit haram ayları.****Yıl geçişlerinde kaydırma yaparlar. Sabit aylar olarak almazlar. Yılda 4 ay haram ay kabul ederek Yüce Allah'ın haram aylar sayısını denk getirirler. Ancak sabit olarak haram olması gereken aylar bazen haram ay olur, bazen helal ay olur. ****Sabit olması gereken haram aylar geldiğinde erteleme yaparak Yüce Allah'ın haram kıldığı savaşmama yasağını delerler.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Küfür Kavram 422

422 Kâfirlik etmek. Gerçeği/hakkı örtüp gizlemek.

9. Tevbe Suresi

Ayet 80

Arapça Metin (Harekeli)

1315|9|80|ٱسْتَغْفِرْ لَهُمْ أَوْ لَا تَسْتَغْفِرْ لَهُمْ إِن تَسْتَغْفِرْ لَهُمْ سَبْعِينَ مَرَّةً فَلَن يَغْفِرَ ٱللَّهُ لَهُمْ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ كَفَرُوا۟ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلْفَٰسِقِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1315|9|80|استغفر لهم او لا تستغفر لهم ان تستغفر لهم سبعين مره فلن يغفر الله لهم ذلك بانهم كفروا بالله ورسوله والله لا يهدي القوم الفسقين

Latin Literal

80. İstagfir lehum ev lâ testagfir lehum, in testagfir lehum seb’îne merreten fe len yagfirallâhu lehum, zâlike bi ennehum keferû billâhi ve resûlih(resûlihi), vallâhu lâ yehdîl kavmel fâsikîn(fâsikîne).

Türkçe Çeviri

İstiğfar396 et onlara ya da istiğfar396 etme onlara; eğer istiğfar etsen onlara yetmiş kere*; öyle ki asla mağfiret319 etmez Allah onlara; işte bu; ki kâfirlik25 ettikleri nedeniyledir onların Allah’a ve resûlüne700; ve Allah kılavuzlamaz192 fâsık38 kavmi/toplumu.

Ahmed Samira Çevirisi

80 Ask for forgiveness for them or you do not ask for forgiveness for them, if you ask for forgiveness for them seventy time(s), so God will never/not forgive for them, that (is) because they (E) disbelieved by God and His messenger, and God does not guide the nation the debauchers .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 istegfir istiğfar et اسْتَغْفِرْ غفر
2 lehum onlara لَهُمْ -
3 ev ya da أَوْ -
4 la لَا -
5 testegfir istiğfar etme تَسْتَغْفِرْ غفر
6 lehum onlara لَهُمْ -
7 in eğer إِنْ -
8 testegfir istiğfar etsen تَسْتَغْفِرْ غفر
9 lehum onlara لَهُمْ -
10 seb'iyne yetmiş سَبْعِينَ سبع
11 merraten kere مَرَّةً مرر
12 felen öyle ki asla فَلَنْ -
13 yegfira mağfiret etmez يَغْفِرَ غفر
14 llahu Allah اللَّهُ -
15 lehum onlara لَهُمْ -
16 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
17 biennehum ki onların بِأَنَّهُمْ -
18 keferu kâfirli ettikleri nedeniyle كَفَرُوا كفر
19 billahi Allah’a بِاللَّهِ -
20 ve rasulihi ve resûlüne وَرَسُولِهِ رسل
21 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
22 la لَا -
23 yehdi doğru yola kılavuzlamaz يَهْدِي هدي
24 l-kavme kavmi الْقَوْمَ قوم
25 l-fasikine fasık الْفَاسِقِينَ فسق

Notlar

Not 1

*Tamamı zan olan uyduruk hadislerdeki nebi Muhammed'in şefaatçi olacağı inancının tamamen yanlış olduğuna büyük bir delildir. Yüce Allah kimseye şefaat hakkı vermez. Tek şefaat eden kendisidir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Fâsık Kavram 38

38 Sapkın, doğru yoldan çıkan.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Mağfiret Kavram 319

319 Bağışlama, affetme.

istiğfar Kavram 396

396 Mağfiret dilemek, suçlarının bağışlanmasını dilemek.

Allah ve resûlü=Kur'an. Kavram 700

700 Yüce Allah'ın mesajı olan sadece Kur'an. Yüce Allah'la resûllerinin arası asla ayrılamaz. Muhammed resûl kendisine şerefli elçi aracılığıyla indirilen Yüce Allah'ın mesajını direkt olarak okumuştur. Resûl olarak okuduğu ayetler Yüce Allah'ı temsil ettiği için Allah ve resûlü denildiğinde sadece Kur'an anlarız. Kur'an'ın hükümleri anlarız.

9. Tevbe Suresi

Ayet 109

Arapça Metin (Harekeli)

1344|9|109|أَفَمَنْ أَسَّسَ بُنْيَٰنَهُۥ عَلَىٰ تَقْوَىٰ مِنَ ٱللَّهِ وَرِضْوَٰنٍ خَيْرٌ أَم مَّنْ أَسَّسَ بُنْيَٰنَهُۥ عَلَىٰ شَفَا جُرُفٍ هَارٍ فَٱنْهَارَ بِهِۦ فِى نَارِ جَهَنَّمَ وَٱللَّهُ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1344|9|109|افمن اسس بنينه علي تقوي من الله ورضون خير ام من اسس بنينه علي شفا جرف هار فانهار به في نار جهنم والله لا يهدي القوم الظلمين

Latin Literal

109. E fe men essese bunyânehu alâ takvâ minallâhi ve rıdvânin hayrun em men essese bunyânehu alâ şefâ curufin hârin fenhâre bihî fî nâri cehennem(cehenneme), vallâhu lâ yehdîl kavmez zâlimîn(zâlimîne).

Türkçe Çeviri

Öyle ki kimse mi (ki) kurdu binasını takva21 üzerine Allah'tan; ve bir rızaya; bir hayra; yoksa kimse (mi) (ki) kurdu binasını çöken bir uçurum kenarı üzerine; öyle ki çöktü* onunla** cehennem ateşine834; ve Allah kılavuzlamaz192 zalimler257 kavmini/toplumunu.

Ahmed Samira Çevirisi

109 Is who founded (established) his building/structure on fear and obedience from God and acceptance/approval better ? Or who founded (established) his building/structure on (the) edge/brink (of) a130cracking/falling/weakly undercut bank/shore , so it collapsed/fell down with him in Hell’s fire? And God does not guide the nation the unjust/oppressive.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 efemen öyle ki kimse mi أَفَمَنْ -
2 essese kurdu أَسَّسَ اسس
3 bunyanehu binasını بُنْيَانَهُ بني
4 ala üzerine عَلَىٰ -
5 tekva takva تَقْوَىٰ وقي
6 mine مِنَ -
7 llahi Allah'tan اللَّهِ -
8 ve ridvanin ve bir rızaya وَرِضْوَانٍ رضو
9 hayrun bir hayra خَيْرٌ خير
10 em yoksa أَمْ -
11 men kimse (mi) مَنْ -
12 essese kurdu أَسَّسَ اسس
13 bunyanehu binasını بُنْيَانَهُ بني
14 ala üzerine عَلَىٰ -
15 şefa kenarı شَفَا شفو
16 curufin bir uçurum جُرُفٍ جرف
17 harin çöken هَارٍ هور
18 fenhara öyle ki çöktü فَانْهَارَ هور
19 bihi onunla بِهِ -
20 fi فِي -
21 nari ateşine نَارِ نور
22 cehenneme cehennem جَهَنَّمَ -
23 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
24 la لَا -
25 yehdi doğru yola kılavuzlamaz يَهْدِي هدي
26 l-kavme kavmini/toplumunu الْقَوْمَ قوم
27 z-zalimine zalimler الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1

*Bina.**Kimseyle.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Takva Kavram 21

21 Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Ateş, nar Kavram 834

834 Cehennem evreninde bulunan cahîmlerin (yakanların) yani karadelik sistemlerinin yaydığı radyasyon. Hâviye=Karadeliğin kendisi; Hawking radyasyonu yayar.Hutame=Karadeliğin akresyon diski; çok şiddetli radyasyon yayar.Lezâ=Ateşin bir özelliği; dokunmasa bile uzaktan yakar.Hâmiye=Çılgın ateş.

9. Tevbe Suresi

Ayet 115

Arapça Metin (Harekeli)

1350|9|115|وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيُضِلَّ قَوْمًۢا بَعْدَ إِذْ هَدَىٰهُمْ حَتَّىٰ يُبَيِّنَ لَهُم مَّا يَتَّقُونَ إِنَّ ٱللَّهَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1350|9|115|وما كان الله ليضل قوما بعد اذ هديهم حتي يبين لهم ما يتقون ان الله بكل شي عليم

Latin Literal

115. Ve mâ kânallâhu lî yudılle kavmen ba’de iz hedâhum hattâ yubeyyine lehum mâ yettekûn(yettekûne), innallâhe bi kulli şey’in alîm(alîmun).

Türkçe Çeviri

Ve olmuş değildir Allah dalalette128 bırakır bir kavmi/toplumu kılavuzladığı192 zaman sonrasında; ta ki beyan226 eder* onlara neye takvalı21 olurlar; doğrusu Allah her bir şeye bir Alîm’dir8.

Ahmed Samira Çevirisi

115 And God was not to misguide (a) nation after when He guided them, until He clarifies/explains to them what they fear and obey, that God was/is with every thing knowledgeable.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildir وَمَا -
2 kane olmuş كَانَ كون
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 liyudille dalalette bırakır لِيُضِلَّ ضلل
5 kavmen bir kavmi/toplumu قَوْمًا قوم
6 bea'de sonrasında بَعْدَ بعد
7 iz zaman إِذْ -
8 hedahum doğru yola kılavuzlaması هَدَاهُمْ هدي
9 hatta ta ki حَتَّىٰ -
10 yubeyyine beyan ederler يُبَيِّنَ بين
11 lehum onlara لَهُمْ -
12 ma neye مَا -
13 yettekune takvalı olurlar يَتَّقُونَ وقي
14 inne doğrusu إِنَّ -
15 llahe Allah اللَّهَ -
16 bikulli herbir بِكُلِّ كلل
17 şey'in şeye شَيْءٍ شيا
18 alimun bir Alîm’dir عَلِيمٌ علم

Notlar

Not 1

*Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Alîm Kavram 8

8 Bilen.

Takva Kavram 21

21 Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Beyan Kavram 226

226 Deklere etmek, bildirmek, belli etmek, ifade etmek.

10. Yunus Suresi

Ayet 9

Arapça Metin (Harekeli)

1371|10|9|إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ يَهْدِيهِمْ رَبُّهُم بِإِيمَٰنِهِمْ تَجْرِى مِن تَحْتِهِمُ ٱلْأَنْهَٰرُ فِى جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ

Arapça Metin (Harekesiz)

1371|10|9|ان الذين امنوا وعملوا الصلحت يهديهم ربهم بايمنهم تجري من تحتهم الانهر في جنت النعيم

Latin Literal

9. İnnellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti yehdîhim rabbuhum bi îmânihim, tecrî min tahtihimul enhâru fî cennâtin naîm(naîmi).

Türkçe Çeviri

Doğrusu kimseler (ki) iman47 ettiler ve yaptılar sâlihat18; kılavuzlar192 onları Rableri4 imanlarıyla47; akar altından onların* nehirler naîm783 cennetlerinde.

Ahmed Samira Çevirisi

9 That those who believed and made/did the correct/righteous deeds, their Lord guides them because of their faith/belief (to) the rivers flowing/running from below/beneath them in the blessing/goodness (of) treed gardens/paradises.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
3 amenu iman ettiler امَنُوا امن
4 ve amilu ve yaptılar وَعَمِلُوا عمل
5 s-salihati salihat الصَّالِحَاتِ صلح
6 yehdihim doğru yola kılavuzlar onları يَهْدِيهِمْ هدي
7 rabbuhum Rableri رَبُّهُمْ ربب
8 biimanihim imanlarıyla بِإِيمَانِهِمْ امن
9 tecri akar تَجْرِي جري
10 min مِنْ -
11 tehtihimu altlarından onların تَحْتِهِمُ تحت
12 l-enharu nehirler الْأَنْهَارُ نهر
13 fi فِي -
14 cennati cennetlerinde جَنَّاتِ جنن
15 n-neiymi naim النَّعِيمِ نعم

Notlar

Not 1

*Rableri tarafından doğru yola kılavuzlanmış kimselerin.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Sâlihât Kavram 18

18 Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik işler; bu yolla ilgili her şey.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Naîm Kavram 783

783 Hoşluk, rahatlık, komfor, kolaylık, mutluluk, nimet, saadet, huzur.

10. Yunus Suresi

Ayet 25

Arapça Metin (Harekeli)

1387|10|25|وَٱللَّهُ يَدْعُوٓا۟ إِلَىٰ دَارِ ٱلسَّلَٰمِ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

1387|10|25|والله يدعوا الي دار السلم ويهدي من يشا الي صرط مستقيم

Latin Literal

25. Vallâhu yed’û ilâ dâris selâm(selâmi), ve yehdî men yeşâu ilâ sırâtin mustekîm(mustekîmin).

Türkçe Çeviri

Ve Allah çağırır selam diyarına/yurduna642 doğru; ve kılavuzlar192 dilediği kimseyi; dosdoğru bir yola doğru.

Ahmed Samira Çevirisi

25 And God, He calls to the safety’s/security’s/peace’s home/house, and He guides whom He wills/wants to a straight/direct way/road.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
2 yed'u çağırır يَدْعُو دعو
3 ila doğru إِلَىٰ -
4 dari diyarına/yurduna دَارِ دور
5 s-selami selam السَّلَامِ سلم
6 ve yehdi ve doğru yola kılavuzlar وَيَهْدِي هدي
7 men kimseyi مَنْ -
8 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
9 ila doğru إِلَىٰ -
10 siratin yola صِرَاطٍ صرط
11 mustekimin dosdoğru مُسْتَقِيمٍ قوم

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Rabbimizin indinde/katında bulunan selâm diyarı/yurdu. Kavram 642

642 Cennete gitmeye hak kazanmış kimseler sadece vefat ettirilir. Öldürülmezler. Yüce Allah yolunda katledilen kimseler nasıl ki ölüler değillerdir gerçek müminler de asla ölüler değillerdir. Rableri katında rızıklandırılırlar. İşte bu rızıklandırmanın nerede olacağını Rabbimiz bizlere 6:127 ve 10:25 ayetlerinde bildirmiştir. Kendi indinde/katında bulunan 'selâm diyarı/yurdu' olarak isimlendirdiği yerde bu kimseleri rızıklandıracaktır. 10:26 ayetinden anlarız ki selam diyarından/yurdundan daha iyisi/güzeli ve daha fazlalıklı olan yerler vardır ve bunlar mutlak ki cennetlerdir. Din gününde kadar bu diyarda kalmayı ve sonrası da cennetlerine girmeyi Yüce Rabbimiz bizlere nasip etsin inşAllah.

10. Yunus Suresi

Ayet 43

Arapça Metin (Harekeli)

1405|10|43|وَمِنْهُم مَّن يَنظُرُ إِلَيْكَ أَفَأَنتَ تَهْدِى ٱلْعُمْىَ وَلَوْ كَانُوا۟ لَا يُبْصِرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1405|10|43|ومنهم من ينظر اليك افانت تهدي العمي ولو كانوا لا يبصرون

Latin Literal

43. Ve minhum men yanzuru ileyk(ileyke), e fe ente tehdil umye ve lev kânû lâ yubsırûn(yubsırûne).

Türkçe Çeviri

Ve onlardan kimseler (ki) bakarlar sana; öyle ki sen kılavuzlayabilir192 misin körleri velev/şayet oldularsa görmezler?

Ahmed Samira Çevirisi

43 And from them who looks to you, so do you guide the blind/confused and (even) if they were not seeing/understanding ?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve minhum ve onlardan وَمِنْهُمْ -
2 men kimseler مَنْ -
3 yenzuru bakarlar يَنْظُرُ نظر
4 ileyke sana إِلَيْكَ -
5 efeente öyle ki sen أَفَأَنْتَ -
6 tehdi doğru yola kılavuzlayabilir misin تَهْدِي هدي
7 l-umye körleri الْعُمْيَ عمي
8 velev velev/şayet وَلَوْ -
9 kanu oldularsa كَانُوا كون
10 la لَا -
11 yubsirune görmezler يُبْصِرُونَ بصر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

10. Yunus Suresi

Ayet 57

Arapça Metin (Harekeli)

1419|10|57|يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ قَدْ جَآءَتْكُم مَّوْعِظَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَشِفَآءٌ لِّمَا فِى ٱلصُّدُورِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1419|10|57|يايها الناس قد جاتكم موعظه من ربكم وشفا لما في الصدور وهدي ورحمه للمومنين

Latin Literal

57. Yâ eyyuhen nâsu kad câetkum mev’ızatun min rabbikum ve şifâun limâ fîs sudûri ve huden ve rahmetun lil mu’minîn(mu’minîne).

Türkçe Çeviri

Ey insanlar! Muhakkak geldi sizlere bir vaaz653 Rabbinizden4; ve bir şifa gönüllerdekine*; ve bir kılavuz192; ve bir rahmet271 müminlere27.

Ahmed Samira Çevirisi

57 You, you the people, a sermon/advice/warning had come to you from your Lord, and a cure/recovery to what (is) in the chests (innermosts), and guidance, and mercy to the believers.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 n-nasu insanlar النَّاسُ نوس
3 kad muhakkak قَدْ -
4 ca'etkum geldi sizlere جَاءَتْكُمْ جيا
5 mev'izetun bir vaaz مَوْعِظَةٌ وعظ
6 min مِنْ -
7 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
8 ve şifa'un ve bir şifa وَشِفَاءٌ شفي
9 lima لِمَا -
10 fi فِي -
11 s-suduri gönüllerdekine الصُّدُورِ صدر
12 ve huden ve doğru yola kılavuz وَهُدًى هدي
13 ve rahmetun ve rahmet وَرَحْمَةٌ رحم
14 lilmu'minine müminlere لِلْمُؤْمِنِينَ امن

Notlar

Not 1

*Kalplere.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Mümin Kavram 27

27 İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

vaaz Kavram 653

653 Öğüt vermek, uyarmak, nasihat etmek, bir fikri aşılamak.

10. Yunus Suresi

Ayet 108

Arapça Metin (Harekeli)

1470|10|108|قُلْ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ قَدْ جَآءَكُمُ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكُمْ فَمَنِ ٱهْتَدَىٰ فَإِنَّمَا يَهْتَدِى لِنَفْسِهِۦ وَمَن ضَلَّ فَإِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَا وَمَآ أَنَا۠ عَلَيْكُم بِوَكِيلٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

1470|10|108|قل يايها الناس قد جاكم الحق من ربكم فمن اهتدي فانما يهتدي لنفسه ومن ضل فانما يضل عليها وما انا عليكم بوكيل

Latin Literal

108. Kul yâ eyyuhen nâsu kad câekumul hakku min rabbikum, fe men ihtedâ fe innemâ yehtedî li nefsih(nefsihi), ve men dalle fe innemâ yadıllu aleyhâ, ve mâ ene aleykum bi vekîl(vekîlin).

Türkçe Çeviri

De ki: "Ey insanlar! Muhakkak geldi sizlere hak/gerçek* Rabbinizden4; öyle ki kim kılavuzladı192**; öyle ki ancak kılavuzlar192 kendi nefsini201; ve kim dalalete128 düştü; öyle ki ancak dalalete128 düşer kendi aleyhine; değilim ben üzerinize bir vekîl517."

Ahmed Samira Çevirisi

108 Say: "You, you the people, the truth had come to you from your Lord, so who was guided, so but he guides for his self, and who misguided , so but he misguides on it, and I am not on you with a guardian/protector."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
3 n-nasu insanlar النَّاسُ نوس
4 kad muhakkak قَدْ -
5 ca'ekumu geldi sizlere جَاءَكُمُ جيا
6 l-hakku hak/gerçek الْحَقُّ حقق
7 min مِنْ -
8 rabbikum Rabbinizden رَبِّكُمْ ربب
9 femeni öyle ki kim فَمَنِ -
10 hteda doğru yola kılavuzladı اهْتَدَىٰ هدي
11 feinnema öyle ki ancak فَإِنَّمَا -
12 yehtedi doğru yola kılavuzlar يَهْتَدِي هدي
13 linefsihi kendi nefsini لِنَفْسِهِ نفس
14 ve men ve kim وَمَنْ -
15 delle dalalete düştü ضَلَّ ضلل
16 feinnema öyle ki ancak فَإِنَّمَا -
17 yedillu dalalete düşer يَضِلُّ ضلل
18 aleyha kendi aleyhine عَلَيْهَا -
19 ve ma değilim وَمَا -
20 ena ben أَنَا -
21 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
22 bivekilin bir vekil بِوَكِيلٍ وكل

Notlar

Not 1

*Kur'an.**Nefsini.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Vekîl Kavram 517

517 Vekalet verilen, birinin işini görmesi için kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği.

12. Yusuf Suresi

Ayet 52

Arapça Metin (Harekeli)

1646|12|52|ذَٰلِكَ لِيَعْلَمَ أَنِّى لَمْ أَخُنْهُ بِٱلْغَيْبِ وَأَنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى كَيْدَ ٱلْخَآئِنِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1646|12|52|ذلك ليعلم اني لم اخنه بالغيب وان الله لا يهدي كيد الخاينين

Latin Literal

52. Zâlike li ya’leme ennî lem ehunhu bil gaybi ve ennallâhe lâ yehdî keydel hâinîn(hâinîne).

Türkçe Çeviri

"İşte böyledir; bilmesi içindir onun* ki ben asla hainlik etmedim ona** gaybla***; ve ki Allah kılavuzlamaz192 hainlerin dalaveresini."

Ahmed Samira Çevirisi

52 That (it is) to him to know that I, I did not betray/become unfaithful to him with the unseen/hidden and that God does not guide the betrayer’s/unfaithful’s plot/conspiracy .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zalike işte böyledir ذَٰلِكَ -
2 liyea'leme bilmesi içindir onun لِيَعْلَمَ علم
3 enni ki ben أَنِّي -
4 lem asla لَمْ -
5 ehunhu hainlik etmedim ona أَخُنْهُ خون
6 bil-gaybi gaybta بِالْغَيْبِ غيب
7 ve enne ve ki وَأَنَّ -
8 llahe Allah اللَّهَ -
9 la لَا -
10 yehdi doğruya kılavuzlamaz يَهْدِي هدي
11 keyde dalaveresini كَيْدَ كيد
12 l-hainine hainlerin الْخَائِنِينَ خون

Notlar

Not 1

*Aziz'in.**Aziz'e.***Görmediği, bilmediğiyle.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

12. Yusuf Suresi

Ayet 111

Arapça Metin (Harekeli)

1705|12|111|لَقَدْ كَانَ فِى قَصَصِهِمْ عِبْرَةٌ لِّأُو۟لِى ٱلْأَلْبَٰبِ مَا كَانَ حَدِيثًا يُفْتَرَىٰ وَلَٰكِن تَصْدِيقَ ٱلَّذِى بَيْنَ يَدَيْهِ وَتَفْصِيلَ كُلِّ شَىْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1705|12|111|لقد كان في قصصهم عبره لاولي الالبب ما كان حديثا يفتري ولكن تصديق الذي بين يديه وتفصيل كل شي وهدي ورحمه لقوم يومنون

Latin Literal

111. Lekad kâne fî kasasıhim ibretun li ûlîl elbâb(elbâbi), mâ kâne hadîsen yufterâ ve lâkin tasdîkallezî beyne yedeyhi ve tafsîle kulli şey’in ve huden ve rahmeten li kavmin yu’minûn(yu’minûne).

Türkçe Çeviri

Ant olsun oldu onların* kıssasında bir ibret elbâb88 sahiplerine; olmuş değildir (o**) bir hadîs945 (ki) iftira atılır402; velakin/fakat bir tasdiktir*** kimseye (ki) iki elinin arasındadır**** onun; ve bir tefsîldir651 her bir şeye; ve bir kılavuzdur192; ve bir rahmettir271 iman47 eder bir kavme/topluma.

Ahmed Samira Çevirisi

111 In their narration/information (stories there) had been an example/warning to those of the pure minds/hearts (it) was not an information/speech to be fabricated and but confirmation (to) which (is) between his hands and detailing/explaining/clarifying every thing, and guidance, and mercy to (a) nation believing. 163

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lekad ant olsun لَقَدْ -
2 kane oldu كَانَ كون
3 fi فِي -
4 kasasihim kıssalarında قَصَصِهِمْ قصص
5 ibratun bir ibret عِبْرَةٌ عبر
6 liuli sahiplerine لِأُولِي اول
7 l-elbabi elbâb الْأَلْبَابِ لبب
8 ma değildir مَا -
9 kane olmuş كَانَ كون
10 hadisen bir hadis حَدِيثًا حدث
11 yuftera iftira atılmış يُفْتَرَىٰ فري
12 velakin velakin/fakat وَلَٰكِنْ -
13 tesdika bir tasdiktir تَصْدِيقَ صدق
14 llezi kimseye الَّذِي -
15 beyne arasındadır بَيْنَ بين
16 yedeyhi iki elinin يَدَيْهِ يدي
17 ve tefsile ve bir tefsil وَتَفْصِيلَ فصل
18 kulli herbir كُلِّ كلل
19 şey'in şeye شَيْءٍ شيا
20 ve huden ve bir doğru yola kılavuzdur وَهُدًى هدي
21 ve rahmeten ve rahmettir وَرَحْمَةً رحم
22 likavmin bir kavme/topluma لِقَوْمٍ قوم
23 yu'minune iman ederler يُؤْمِنُونَ امن

Notlar

Not 1

*Resûllerin.**Kur'an.***Kur'an Tevrât'a bir musaddıktır. Tevrât'ı tasdikler. ****Tevrât.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Elbâb Kavram 88

88 Akıl ve mantık. Analitik/rasyonel düşünme.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

Din konusunda Allah'a iftira atmak, yalan uydurmak. Kavram 402

402 Kutsal kitapların astından olan söylenti/hadis kitaplarıyla (Talmud, Kütüb-i Sitte, Riyâzus Sâlihîn vb. ) Yüce Allah'ın bizzat kendisine ve onun resûllerine iftira atmak. Allah'ın adına kutsi hadisler uydurmak. Tamamı zan olan 'Resûl buyurdu ki' sözleriyle resûl adına uydurulmuş bir din oluşturmak. Sünnet adı altında resûle iftira olan sözlere/hadislere tabi olmak. Mezheplere tabi olmak. Tarikatlara tabi olmak. Sadece Kur'an, sadece kutsal kitap dememek.

Tefsîl Kavram 651

651 Detaylandırmak; detaylı, ayrılmış.

13. Ra'd Suresi

Ayet 7

Arapça Metin (Harekeli)

1712|13|7|وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْهِ ءَايَةٌ مِّن رَّبِّهِۦٓ إِنَّمَآ أَنتَ مُنذِرٌ وَلِكُلِّ قَوْمٍ هَادٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

1712|13|7|ويقول الذين كفروا لولا انزل عليه ايه من ربه انما انت منذر ولكل قوم هاد

Latin Literal

7. Ve yekûlullezîne keferû lev lâ unzile aleyhi âyetun min rabbih(rabbihî), innemâ ente munzirun ve li kulli kavmin hâd(hâdin).

Türkçe Çeviri

Ve diyorlar kâfirlik25 etmiş kimseler: "Değil miydi indirmeli ona* Rabbinden4 bir ayet287; ancak ki sen* bir uyarıcısın; ve her bir kavmedir/toplumadır bir kılavuzlayan192**."

Ahmed Samira Çevirisi

7 And those who disbelieved say: "If only a verse/evidence/sign were descended on him from his Lord." But you are (a) warner/giver of notice, and to each nation (is) a guide.

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**Yüce Rabbimiz her bir kavme/topluma bir uyarıcı resûl gönderir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Ayet Kavram 287

287 Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

13. Ra'd Suresi

Ayet 27

Arapça Metin (Harekeli)

1732|13|27|وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْهِ ءَايَةٌ مِّن رَّبِّهِۦ قُلْ إِنَّ ٱللَّهَ يُضِلُّ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِىٓ إِلَيْهِ مَنْ أَنَابَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1732|13|27|ويقول الذين كفروا لولا انزل عليه ايه من ربه قل ان الله يضل من يشا ويهدي اليه من اناب

Latin Literal

27. Ve yekûlullezîne keferû lev lâ unzile aleyhi âyetun min rabbih(rabbihi), kul innallâhe yudillu men yeşâu ve yehdî ileyhi men enâb(enâbe).

Türkçe Çeviri

Ve diyor kâfirlik25 etmiş kimseler: "Değil miydi indirilmeli onun* üzerine bir ayet287 Rabbinden4?"; de ki: "Doğrusu Allah dalalette128 bırakır dilediği kimseyi; ve kılavuzlar192 kendisine sıkça dönmüş** kimseyi."

Ahmed Samira Çevirisi

27 And those who disbelieved said: "If only a sign/evidence was descended on him from his Lord." Say: "That God misguides whom He wills/wants, and He guides to Him who repented ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yekulu ve diyor وَيَقُولُ قول
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
4 levla değil miydi? لَوْلَا -
5 unzile indirilmeli أُنْزِلَ نزل
6 aleyhi üzerine onun عَلَيْهِ -
7 ayetun bir ayet ايَةٌ ايي
8 min مِنْ -
9 rabbihi Rabbinden رَبِّهِ ربب
10 kul de ki قُلْ قول
11 inne doğrusu إِنَّ -
12 llahe Allah اللَّهَ -
13 yudillu dalalette bırakır يُضِلُّ ضلل
14 men kimseyi مَنْ -
15 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
16 ve yehdi ve kılavuzlar وَيَهْدِي هدي
17 ileyhi kendisine إِلَيْهِ -
18 men kimseyi مَنْ -
19 enabe sıkca döndü أَنَابَ نوب

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**Her anında Rabbini hatırlayan/zikreden.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Ayet Kavram 287

287 Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

13. Ra'd Suresi

Ayet 31

Arapça Metin (Harekeli)

1736|13|31|وَلَوْ أَنَّ قُرْءَانًا سُيِّرَتْ بِهِ ٱلْجِبَالُ أَوْ قُطِّعَتْ بِهِ ٱلْأَرْضُ أَوْ كُلِّمَ بِهِ ٱلْمَوْتَىٰ بَل لِّلَّهِ ٱلْأَمْرُ جَمِيعًا أَفَلَمْ يَا۟يْـَٔسِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَن لَّوْ يَشَآءُ ٱللَّهُ لَهَدَى ٱلنَّاسَ جَمِيعًا وَلَا يَزَالُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ تُصِيبُهُم بِمَا صَنَعُوا۟ قَارِعَةٌ أَوْ تَحُلُّ قَرِيبًا مِّن دَارِهِمْ حَتَّىٰ يَأْتِىَ وَعْدُ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُخْلِفُ ٱلْمِيعَادَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1736|13|31|ولو ان قرانا سيرت به الجبال او قطعت به الارض او كلم به الموتي بل لله الامر جميعا افلم يايس الذين امنوا ان لو يشا الله لهدي الناس جميعا ولا يزال الذين كفروا تصيبهم بما صنعوا قارعه او تحل قريبا من دارهم حتي ياتي وعد الله ان الله لا يخلف الميعاد

Latin Literal

31. Ve lev enne kur’ânen suyyiret bihil cibâlu ev kuttıat bihil ardu ev kullime bihil mevtâ, bel lillâhil emru cemîâ(cemîan), e fe lem ye’yesillezîne âmenû en lev yeşâullâhu le heden nâse cemîâ(cemîan),ve lâ yezâlullezîne keferû tusîbuhum bi mâ sanaû kâriatun ev tehullu karîben min dârihim hattâ ye’tiye va’dullâh(va’dullâhi), innallâhe lâ yuhliful mîâd(mîâde).

Türkçe Çeviri

Ve şayet ki bir Kur’an850 (ki) yürütülseydi onunla* dağlar ya da kesilseydi** onunla* yer ya da kelam ettirilseydi onunla* ölüler; Evet! Allah’adır emir200 topluca; öyle ki hiç farkına varmaz mı iman47 etmiş kimseler ki şayet dilerse Allah mutlak kılavuzlardı192 insanları topluca; ve ayrılmaz/farklı kılınmaz kâfirlik25 etmiş kimseler (ki) isabet eder onlara sanayi olarak ürettikleriyle bir çarpma/vuruş; ya da konar*** diyarlarından**** bir yakına; ta ki gelir vaadi Allah'ın; doğrusu Allah ihtilaf etmez***** vaat yerine.

Ahmed Samira Çevirisi

31 And if that a Koran the mountains were made to move/walk with it? Or the earth/Planet Earth was cut to pieces with it? Or the deads were conversed/spoken/talked to with it? But to God (is) the matter/affair/order/command all . Did those who believed not despair ? That (E) if God willed/wanted, He would have guided the people all together . And those who disbelieved disaster still/continues (to) strike them because (of) what they made/did , or (it) takes place/descends near/close from their home/country until God’s promise comes, that God does not break the appointment (promise).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velev velev/ve şayet وَلَوْ -
2 enne ki أَنَّ -
3 kur'anen bir Kur’an (ki) قُرْانًا قرا
4 suyyirat yürütüldü سُيِّرَتْ سير
5 bihi onunla بِهِ -
6 l-cibalu dağlar الْجِبَالُ جبل
7 ev ya da أَوْ -
8 kuttiat kesildi قُطِّعَتْ قطع
9 bihi onunla بِهِ -
10 l-erdu yer الْأَرْضُ ارض
11 ev ya da أَوْ -
12 kullime kelam ettirildi كُلِّمَ كلم
13 bihi onunla بِهِ -
14 l-mevta ölüler الْمَوْتَىٰ موت
15 bel evet بَلْ -
16 lillahi Allah’adır لِلَّهِ -
17 l-emru emir الْأَمْرُ امر
18 cemian topluca جَمِيعًا جمع
19 efelem öyle ki hiç أَفَلَمْ -
20 yeyesi farkına varmaz mı يَيْأَسِ ياس
21 ellezine kimseler الَّذِينَ -
22 amenu iman ettiler امَنُوا امن
23 en ki أَنْ -
24 lev şayet لَوْ -
25 yeşa'u dilerse يَشَاءُ شيا
26 llahu Allah اللَّهُ -
27 leheda mutlak doğru yola kılavuzlardı لَهَدَى هدي
28 n-nase insanları النَّاسَ نوس
29 cemian topluca جَمِيعًا جمع
30 ve la ve وَلَا -
31 yezalu ayrılmaz/farklı kılınmaz يَزَالُ زيل
32 ellezine kimseler الَّذِينَ -
33 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
34 tusibuhum isabet eder onlara تُصِيبُهُمْ صوب
35 bima بِمَا -
36 saneu sanayi olarak ürettikleriyle صَنَعُوا صنع
37 kariatun bir çarpma/vuruş قَارِعَةٌ قرع
38 ev ya da أَوْ -
39 tehullu konar تَحُلُّ حلل
40 kariben bir yakına قَرِيبًا قرب
41 min مِنْ -
42 darihim diyarlarından دَارِهِمْ دور
43 hatta ta ki حَتَّىٰ -
44 ye'tiye gelir يَأْتِيَ اتي
45 vea'du vaadi وَعْدُ وعد
46 llahi Allah'ın اللَّهِ -
47 inne doğrusu إِنَّ -
48 llahe Allah اللَّهَ -
49 la لَا -
50 yuhlifu ihtilaf etmez يُخْلِفُ خلف
51 l-miaade vaad yerine الْمِيعَادَ وعد

Notlar

Not 1

*Kur'an'la.**Parçalara bölünseydi.***Çarpma/vuruş.****Yurtlarından.*****Zıtlaşmak, ayrılığa düşmek.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

emir, emretmek Kavram 200

200 Buyurmak, talepte bulunmak, istekte bulunmak, nasihat etmek, buyruk, talep, istek, nasihat. Kur'an'daki emretmek kavramı zorla bir şeyi yaptırmak, yapılmadığında ceza vermek asla değildir.

Kur'an, kuran. Kavram 850

850 İkra kelimesiyle aynı kökten gelir. İkra oku, okumayı başkaları duyacak şekilde oku, okuyarak ilet, okuduğunu naklet, okuduğunu çalış, okuduğunu incele, okuduğunu araştır, okuduğunu öğret anlamındadır. Kur'an da ikra edilen şeydir. Şerefli Kur'an'da 6234 tane numaralı ayet ve 112 numarasız besmele vardır. İki kapak arasına alınmasıyla kitap haline getirilmiştir. Şerefli Kur'an'ın ikra edilmesi MS 610 yılında başlamış ve MS 633 yılında tamamlanmıştır. Ayetleri nebi ve resûl Muhammed tilavet etmiş, ikra etmiştir. İnen ayetler parşömenlere satır satır yazılmış ve rulo haline getirilerek bir odada saklanmıştır. Elbette insanlar ezberlemiştir de. Nebi vefat etmeden önce şerefli elçi Cibrîl'in eşliğinde rulo olan parşömenler açılmış/yayılmış ve Cibrîl'in talimatıyla iki kapak arasına alınmıştır. Şerefli Kur'an'ın her bir ayeti ikra edilen bir Kur'an'dır.

13. Ra'd Suresi

Ayet 33

Arapça Metin (Harekeli)

1738|13|33|أَفَمَنْ هُوَ قَآئِمٌ عَلَىٰ كُلِّ نَفْسٍۭ بِمَا كَسَبَتْ وَجَعَلُوا۟ لِلَّهِ شُرَكَآءَ قُلْ سَمُّوهُمْ أَمْ تُنَبِّـُٔونَهُۥ بِمَا لَا يَعْلَمُ فِى ٱلْأَرْضِ أَم بِظَٰهِرٍ مِّنَ ٱلْقَوْلِ بَلْ زُيِّنَ لِلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مَكْرُهُمْ وَصُدُّوا۟ عَنِ ٱلسَّبِيلِ وَمَن يُضْلِلِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِنْ هَادٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

1738|13|33|افمن هو قايم علي كل نفس بما كسبت وجعلوا لله شركا قل سموهم ام تنبونه بما لا يعلم في الارض ام بظهر من القول بل زين للذين كفروا مكرهم وصدوا عن السبيل ومن يضلل الله فما له من هاد

Latin Literal

33. E fe men huve kâimun alâ kulli nefsin bi mâ kesebet, ve cealû lillâhi şurekâ’(şurekâe), kul semmûhum, em tunebbiûnehu bi mâ lâ ya’lemu fîl ardı em bi zâhirin minel kavl(kavli), bel zuyyine lillezîne keferû mekruhum ve suddû anis sebîl(sebîli), ve men yudlilillâhu fe mâ lehu min hâd(hâdin).

Türkçe Çeviri

Öyle ki kimse midir o* (ki) bir kıyamdadır143** her bir nefis201 üzerine kazandığıyla? Ve yaptılar Allah'a ortaklar71; de ki: "İsimlendirin*** onları****; ya da haber (mi) verirsiniz O'na***** bilmediğini yerde; ya da söylemden ortaya çıkanladır******; evet! Ziynetlendirildi856 kâfirlik25 etmiş kimselere tuzakları; ve sapıp uzaklaştırıldılar yoldan*******; ve kimi dalalette128 bırakır Allah; öyle ki yoktur ona hiç bir kılavuz192.

Ahmed Samira Çevirisi

33 Is whom, He is taking care of on every self with what it earned/gained , and they made/created to God partners, say: "Name/identify them, or you inform Him with what He does not know in the earth/Planet Earth, or with apparent/visible from the saying/opinion and belief . Rather their cheatery/deceit was decorated/beautified to those who disbelieved, and they prevented/obstructed from the way/path , and whom God misguides so (there is) none from (a) guide (is) for him.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 efemen öyle ki kimse mi أَفَمَنْ -
2 huve o (ki) هُوَ -
3 kaimun bir kıyamdadır قَائِمٌ قوم
4 ala üzerinde عَلَىٰ -
5 kulli her كُلِّ كلل
6 nefsin nefsin نَفْسٍ نفس
7 bima بِمَا -
8 kesebet kazandığıyla كَسَبَتْ كسب
9 vecealu ve yaptılar وَجَعَلُوا جعل
10 lillahi Allah'a لِلَّهِ -
11 şuraka'e ortaklar شُرَكَاءَ شرك
12 kul de ki قُلْ قول
13 semmuhum isimlendirin onları سَمُّوهُمْ سمو
14 em ya da أَمْ -
15 tunebbiunehu haber verirsiniz ona تُنَبِّئُونَهُ نبا
16 bima بِمَا -
17 la لَا -
18 yea'lemu bilmediğini يَعْلَمُ علم
19 fi فِي -
20 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
21 em ya da أَمْ -
22 bizahirin ortaya çıkanla بِظَاهِرٍ ظهر
23 mine مِنَ -
24 l-kavli söylemden الْقَوْلِ قول
25 bel evet بَلْ -
26 zuyyine ziynetlendirildi زُيِّنَ زين
27 lillezine kimselere لِلَّذِينَ -
28 keferu kafirlik etmiş كَفَرُوا كفر
29 mekruhum tuzakları مَكْرُهُمْ مكر
30 ve suddu ve sapıp uzaklaştırıldılar وَصُدُّوا صدد
31 ani عَنِ -
32 s-sebili yoldan السَّبِيلِ سبل
33 ve men ve kimi وَمَنْ -
34 yudlili dalalette bırakır يُضْلِلِ ضلل
35 llahu Allah اللَّهُ -
36 fema öyle ki yoktur فَمَا -
37 lehu ona لَهُ -
38 min hiç bir مِنْ -
39 hadin bir doğru yola kılavuzdan هَادٍ هدي

Notlar

Not 1

*Kâfirlik etmiş kimse ve/veya Yüce Allah'a ortak edilen kimse. **Her zaman uyanıktır, dikelmiştir, aktiftir. Kendisi yaratılmış olan bir kimse asla Yüce Allah'a ortak koşulamaz.***Ne isim verirseniz verin bir ilâh olma özellikleri asla yoktur.****Ortak koşulan kimseler. *****Allah'a. ******Boş sözle, boş lafla. Kuru laf kalabalığıyla.*******Kur'an'dan.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Şirk koşmak/ortak koşmak Kavram 71

71 Ortaklaştırmak, ortak etmek. Yüce Allah hükmü (Kur'an) ile birlikte O'nun astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kutsal kitapların astından dinde hüküm koyucular edinmek. Kur'an'ın dışında dinde kitaplar edinmek.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kıyam; genel tanım. Kavram 143

143 Yaratılış özelliğinin dikilmesi/ayağa kalkması; bir amaç için ayaklanması/hareketlenmesi.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Ziynet Kavram 856

856 Süs, dekorasyon, takı, bezek.

14. İbrahim Suresi

Ayet 4

Arapça Metin (Harekeli)

1752|14|4|وَمَآ أَرْسَلْنَا مِن رَّسُولٍ إِلَّا بِلِسَانِ قَوْمِهِۦ لِيُبَيِّنَ لَهُمْ فَيُضِلُّ ٱللَّهُ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

Arapça Metin (Harekesiz)

1752|14|4|وما ارسلنا من رسول الا بلسان قومه ليبين لهم فيضل الله من يشا ويهدي من يشا وهو العزيز الحكيم

Latin Literal

4. Ve mâ erselnâ min resûlin illâ bi lisâni kavmihî li yubeyyine lehum, fe yudillullâhu men yeşâu ve yehdî men yeşâ’(yeşâu), ve huvel azîzul hakîm(hakîmu).

Türkçe Çeviri

Ve göndermiş değiliz hiçbir resûlü418 onun* kavminin/toplumunun lisanı/dili980 dışında; beyan226 etmesi içindir onlara**; öyle ki dalalette128 bırakır Allah dilediği kimseyi; ve kılavuzlar192 dilediği kimseyi; ve O*** Azîz’dir37; Hakîm’dir9.

Ahmed Samira Çevirisi

4 And We did not send from a messenger except with his nation’s tongue/language , to clarify/explain to them, so God misguides whom He wills/wants, and He guides whom He wills/wants, and He is the glorious/mighty , the wise/judicious.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değiliz وَمَا -
2 erselna göndermiş أَرْسَلْنَا رسل
3 min hiçbir مِنْ -
4 rasulin resûlü رَسُولٍ رسل
5 illa dışında إِلَّا -
6 bilisani lisanı/dili بِلِسَانِ لسن
7 kavmihi onun kavminin قَوْمِهِ قوم
8 liyubeyyine beyan etmesi için لِيُبَيِّنَ بين
9 lehum olara لَهُمْ -
10 feyudillu öyle ki dalalette bırakır فَيُضِلُّ ضلل
11 llahu Allah اللَّهُ -
12 men kimseyi مَنْ -
13 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
14 ve yehdi ve doğruya kılavuzlar وَيَهْدِي هدي
15 men kimseyi مَنْ -
16 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
17 ve huve ve O وَهُوَ -
18 l-azizu Aziz’dir الْعَزِيزُ عزز
19 l-hakimu Hakîm’di الْحَكِيمُ حكم

Notlar

Not 1

*Resûlün.**Kavme/topluma.***Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hakîm Kavram 9

9 Bilge/bilgelikle hükmeden.

Azîz Kavram 37

37 Güç yetiren.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Beyan Kavram 226

226 Deklere etmek, bildirmek, belli etmek, ifade etmek.

Resûl Kavram 418

418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.

14. İbrahim Suresi

Ayet 12

Arapça Metin (Harekeli)

1760|14|12|وَمَا لَنَآ أَلَّا نَتَوَكَّلَ عَلَى ٱللَّهِ وَقَدْ هَدَىٰنَا سُبُلَنَا وَلَنَصْبِرَنَّ عَلَىٰ مَآ ءَاذَيْتُمُونَا وَعَلَى ٱللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ ٱلْمُتَوَكِّلُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1760|14|12|وما لنا الا نتوكل علي الله وقد هدينا سبلنا ولنصبرن علي ما اذيتمونا وعلي الله فليتوكل المتوكلون

Latin Literal

12. Ve mâ lenâ ellâ netevekkele alâllâhi ve kad hedânâ subulenâ, ve le nasbirenne alâ mâ âzeytumûnâ, ve alâllâhi fel yetevekkelil mutevekkilûn (mutevekkilûne).

Türkçe Çeviri

"Ve nedir bizlere* (olan) ki tevekkül79 etmeyiz Allah'a karşı; ve muhakkak kılavuzladı192** yollarımızı; ve mutlak sabrederiz51 eziyet ettiğinize karşı bizlere; ve Allah'a karşı öyle ki tevekkül79 etsinler tevekkül79 edenler."

Ahmed Samira Çevirisi

12 And why not for us that we not, rely/depend on God, and He had guided us (to) our ways/paths , and we will be patient (E) on what you harmed us mildly (with it), and on God so should rely/depend the reliant/dependent .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve nedir وَمَا -
2 lena bizlere لَنَا -
3 ella ki أَلَّا -
4 netevekkele tevekkül etmeyiz نَتَوَكَّلَ وكل
5 ala karşı عَلَى -
6 llahi Allah'a اللَّهِ -
7 vekad ve muhakkak وَقَدْ -
8 hedana doğru yola kılavuzladı هَدَانَا هدي
9 subulena yollarımızı سُبُلَنَا سبل
10 velenesbiranne ve mutlak sabrederiz وَلَنَصْبِرَنَّ صبر
11 ala karşı عَلَىٰ -
12 ma مَا -
13 azeytumuna eziyet ettiğinize bizlere اذَيْتُمُونَا اذي
14 ve ala ve karşı وَعَلَى -
15 llahi Allah'a اللَّهِ -
16 felyetevekkeli öyle ki tevekkül etsinler فَلْيَتَوَكَّلِ وكل
17 l-mutevekkilune tevekkül edenler الْمُتَوَكِّلُونَ وكل

Notlar

Not 1

*Resûller.**Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sabır/sabr. Kavram 51

51 Metanetli direnme. Dengeyi bozmadan/kontrolü kaybetmeden direnme/karşı durma.

Tevekkül Kavram 79

79 Vekil olarak yetkilendirmek, atamak, vazifelendirmek.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

14. İbrahim Suresi

Ayet 21

Arapça Metin (Harekeli)

1769|14|21|وَبَرَزُوا۟ لِلَّهِ جَمِيعًا فَقَالَ ٱلضُّعَفَٰٓؤُا۟ لِلَّذِينَ ٱسْتَكْبَرُوٓا۟ إِنَّا كُنَّا لَكُمْ تَبَعًا فَهَلْ أَنتُم مُّغْنُونَ عَنَّا مِنْ عَذَابِ ٱللَّهِ مِن شَىْءٍ قَالُوا۟ لَوْ هَدَىٰنَا ٱللَّهُ لَهَدَيْنَٰكُمْ سَوَآءٌ عَلَيْنَآ أَجَزِعْنَآ أَمْ صَبَرْنَا مَا لَنَا مِن مَّحِيصٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

1769|14|21|وبرزوا لله جميعا فقال الضعفوا للذين استكبروا انا كنا لكم تبعا فهل انتم مغنون عنا من عذاب الله من شي قالوا لو هدينا الله لهدينكم سوا علينا اجزعنا ام صبرنا ما لنا من محيص

Latin Literal

21. Ve berezû lillahi cemîan fe kâled duafâu lillezînestekberû innâ kunnâ lekum tebean fe hel entum mugnûne annâ min azâbillâhi min şey’(şey’in), kâlû lev hedânallâhu le hedeynâkum, sevâun aleynâ ecezi’nâ em sabernâ mâ lenâ min mahîs(mahîsın).

Türkçe Çeviri

Ve barizleşirler* Allah’a topluca; öyle ki dedi zaaflılar** kibirlenmiş*** kimselere: "Doğrusu bizler olduk sizlere bir tabi****; öyle ki sizler yeterli gelenler misiniz bizden (uzaklaştırmaya) Allah'ın azabından bir şey?; dediler: "Şayet kılavuzlasaydı192 bizleri Allah mutlak kılavuzlardık192 sizleri; aynı seviyedir bizlere tasalandık/sızlandık ya da sabrettik; yoktur bizlere hiç bir kaçacak yer."

Ahmed Samira Çevirisi

21 And they emerged/appeared to God all together , so the weak said to those who were arrogant: "That we, we were for you following, so are you sufficing/availing (helping) from us from (against) God’s torture from a thing?" They said: "If God guided us, we would have guided you, (it is) equal on (to) us if we became grievous worried and impatient or we were patient, (there is) none from an escape/diversion for us."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve berazu ve bariz oldu وَبَرَزُوا برز
2 lillahi Allah’a لِلَّهِ -
3 cemian bir topluca جَمِيعًا جمع
4 fekale öyle ki dedi فَقَالَ قول
5 d-duafa'u zaaflılar الضُّعَفَاءُ ضعف
6 lillezine kimselere لِلَّذِينَ -
7 stekberu kibirlenmiş اسْتَكْبَرُوا كبر
8 inna doğrusu bizler إِنَّا -
9 kunna olduk كُنَّا كون
10 lekum sizlere لَكُمْ -
11 tebean bir tabi تَبَعًا تبع
12 fehel öyle ki فَهَلْ -
13 entum sizler أَنْتُمْ -
14 mugnune zenginleştirenler misiniz مُغْنُونَ غني
15 anna bizden عَنَّا -
16 min مِنْ -
17 azabi azabından عَذَابِ عذب
18 llahi Allah'ın اللَّهِ -
19 min bir مِنْ -
20 şey'in bir şey شَيْءٍ شيا
21 kalu dediler قَالُوا قول
22 lev şayet لَوْ -
23 hedana doğru yola kılavuzlasaydı bizleri هَدَانَا هدي
24 llahu Allah اللَّهُ -
25 lehedeynakum mutlak doğru yola kılavuzlardık sizleri لَهَدَيْنَاكُمْ هدي
26 seva'un bir aynı seviyedir سَوَاءٌ سوي
27 aleyna bizlere عَلَيْنَا -
28 ecezia'na tasalandık/sızlandık أَجَزِعْنَا جزع
29 em ya da أَمْ -
30 saberna sabrettik صَبَرْنَا صبر
31 ma yoktur مَا -
32 lena bizlere لَنَا -
33 min hiç bir مِنْ -
34 mehisin kaçacak bir yer مَحِيصٍ حيص

Notlar

Not 1

*Ortaya çıkarlar.**Zayıflar, noksanlılar.***Büyüklük taslamış.****Tabi olan, takip eden, uyan.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

16. Nahl Suresi

Ayet 9

Arapça Metin (Harekeli)

1908|16|9|وَعَلَى ٱللَّهِ قَصْدُ ٱلسَّبِيلِ وَمِنْهَا جَآئِرٌ وَلَوْ شَآءَ لَهَدَىٰكُمْ أَجْمَعِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1908|16|9|وعلي الله قصد السبيل ومنها جاير ولو شا لهديكم اجمعين

Latin Literal

9. Ve alallâhi kasdus sebîli ve minhâ câir(câirun), ve lev şâe le hedâkum ecmaîn(ecmaîne).

Türkçe Çeviri

Ve Allah'a karşıdır kasten/kasıt* (-lı) yol; ve ondandır** baskı/zorbalık*** velev/şayet dileseydi mutlak kılavuzlardı192 sizleri topluca.

Ahmed Samira Çevirisi

9 And on God (is) the path’s/way’s objective/direction , and from it, (there is) unjust/deviation , and if He willed/wanted He would have guided you all together .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ala ve karşıdır وَعَلَى -
2 llahi Allah'a اللَّهِ -
3 kasdu kasten/kasıt قَصْدُ قصد
4 s-sebili yol السَّبِيلِ سبل
5 ve minha ve ondandır وَمِنْهَا -
6 cairun baskı, zorbalık جَائِرٌ جور
7 velev velev/şayet وَلَوْ -
8 şa'e dileseydi شَاءَ شيا
9 lehedakum mutlak doğru yola kılavuzlardı sizleri لَهَدَاكُمْ هدي
10 ecmeiyne topluca أَجْمَعِينَ جمع

Notlar

Not 1

*Amaç, gaye, hedef, niyet.*Yoldandır.***Despotluk, baskıcı yönetim, istibdat, tiranlık. Müşrikler Allah'a karşı bir yoldayız diye kasten, kasıtlı olarak uyduruk hadislere tabi olarak baskı ve zorbalık yaparlar. İnsanlara zulmetmeleri ortak özellikleridir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

16. Nahl Suresi

Ayet 16

Arapça Metin (Harekeli)

1915|16|16|وَعَلَٰمَٰتٍ وَبِٱلنَّجْمِ هُمْ يَهْتَدُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1915|16|16|وعلمت وبالنجم هم يهتدون

Latin Literal

16. Ve alâmât(alâmatin), ve bin necmi hum yehtedûn(yehtedûne).

Türkçe Çeviri

Ve alâmetler*; ve yıldızla** onlar*** kılavuzlanırlar192****.

Ahmed Samira Çevirisi

16 And signs/identification marks, and with the star/planets, they be guided.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve alamatin ve alâmetler وَعَلَامَاتٍ علم
2 ve bil-necmi ve yıldızla وَبِالنَّجْمِ نجم
3 hum onlar هُمْ -
4 yehtedune doğruya kılavuzlanırlar يَهْتَدُونَ هدي

Notlar

Not 1

*Belirtiler.**Tekil yıldız. Tarık yıldızı. Nötron yıldızı. Nötron yıldızları galaksideki GPS uyduları gibidir. Her birinin kendine has sinyali vardır. Bu sinyallerin analiz edilmesiyle galaksi içindeki bir noktanın tam olarak yeri işaretlenebilir. ***Gelecek insan nesli ve/veya uzaydaki akıllı, gelişmiş varlıklar.****Galaktik navigasyon ile doğru yere kılavuzlanırlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

16. Nahl Suresi

Ayet 36

Arapça Metin (Harekeli)

1935|16|36|وَلَقَدْ بَعَثْنَا فِى كُلِّ أُمَّةٍ رَّسُولًا أَنِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ وَٱجْتَنِبُوا۟ ٱلطَّٰغُوتَ فَمِنْهُم مَّنْ هَدَى ٱللَّهُ وَمِنْهُم مَّنْ حَقَّتْ عَلَيْهِ ٱلضَّلَٰلَةُ فَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَٱنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُكَذِّبِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1935|16|36|ولقد بعثنا في كل امه رسولا ان اعبدوا الله واجتنبوا الطغوت فمنهم من هدي الله ومنهم من حقت عليه الضلله فسيروا في الارض فانظروا كيف كان عقبه المكذبين

Latin Literal

36. Ve le kad beasnâ fî kulli ummetin resûlen eni’budûllâhe vectenibût tâgût(tâgûte), fe minhum men hedallâhu ve minhum men hakkat aleyhid dalâleh(dalâletu), fe sîrû fîl ardı fanzurû keyfe kâne âkıbetul mukezzibîn(mukezzibîne).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun* gönderdik** her bir ümmete305 bir resûl418 ki kulluk46 edin Allah'a ve kaçının tâğût442 (-tan) ; öyle ki onlardan kimini kılavuzladı192 Allah; ve onlardan kiminin üzerlerine dalalet128 hakikatlaştı***; öyle ki dolaşın**** yerde; ve bakın nasıl oldu yalanlayanların196 akıbeti892.

Ahmed Samira Çevirisi

36 And We had sent in every nation a messenger: "That worship God and avoid/distance (yourselves from) the every thing worshipped other than God/idols ." So from them who God guided, and from them who the misguidance became certain/deserved on him, so walk/move in the earth/Planet Earth, so see/wonder about how was the liars’/deniers’ end/turn (result).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 beasna gönderdik بَعَثْنَا بعث
3 fi فِي -
4 kulli her bir كُلِّ كلل
5 ummetin ümmete أُمَّةٍ امم
6 rasulen bir resûl رَسُولًا رسل
7 eni ki أَنِ -
8 a'budu kulluk edin اعْبُدُوا عبد
9 llahe Allah'a اللَّهَ -
10 vectenibu ve kaçının وَاجْتَنِبُوا جنب
11 t-tagute tâğût (-tan) الطَّاغُوتَ طغي
12 feminhum öyle ki onlardan فَمِنْهُمْ -
13 men kimini مَنْ -
14 heda doğru yola kılavuzladı هَدَى هدي
15 llahu Allah اللَّهُ -
16 ve minhum ve onlardan وَمِنْهُمْ -
17 men kimine مَنْ -
18 hakkat hakikatleşti حَقَّتْ حقق
19 aleyhi üzerlerine عَلَيْهِ -
20 d-delaletu dalalet الضَّلَالَةُ ضلل
21 fesiru öyle ki dolaşın فَسِيرُوا سير
22 fi فِي -
23 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
24 fenzuru ve bakın فَانْظُرُوا نظر
25 keyfe nasıl كَيْفَ كيف
26 kane olmuş كَانَ كون
27 aakibetu akıbeti عَاقِبَةُ عقب
28 l-mukezzibine yalanlayanların الْمُكَذِّبِينَ كذب

Notlar

Not 1

*Rabbimizin ekstradan vurgulaması asla ama asla aksinin olamayacağını bildirmek içindir. **Her bir ümmete kendi içlerinden, onların dilini konuşan resûller gönderilir. Nebi ve resûl kavramları doğru anlaşılmalıdır. Nebiler kutsal kitapları getirirler. Son nebi de Muhammed'tir. Ancak resûller gelmeye devam eder. Kıyamete kadar da gelecektir. Rabbimin insanları doğru yola kılavuzlamak istediğini ve bu nedenle resûlleri göndermeyi murad ettiğini anlarız. ***Hakikat/gerçek tecelli etti.****Arkeolojik kazılar yapın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kulluk etmek Kavram 46

46 Köle olmak/dini hüküm koyucu olarak sadece Yüce Allah'ı bilmek. Sadece O'na tapınmak. O'nun astından ilahlar edinmemek. Yüce Allah'ın kelamı olan sadece Kur'an'ın hükümlerine tabi olmak.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Yalanlamak, Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamak. Kavram 196

196 Yüce Allah'ın ayetlerini kabul etmemek, ayetler hakkında yalan söylemek, ayetleri çarpıtmak, ayetleri yanlış yönlendirmek. Ahiret hayatına iman etmeyen ateistler, deistler vb. herkes Yüce Allah'ın ayetlerini yalanlamıştır. Kur'an ayetlerini söylentilere/hadislere boğduranlar, ayetlerin hükmünü tamamı zan olan söylentilerle/hadislerle düşüren müşrik ve münafıklar da ayetleri yalanlayanlardır.

Ümmet, ümmet Kavram 305

305 Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

Resûl Kavram 418

418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.

Tûğyân, tâğût Kavram 442

442 Azgınlık, sınırı aşma, sınırı çiğneme, taşkınlık, tiranlık, despotluk. Din konusunda ise kutsal kitapların hükümlerinin dışına çıkma, kutsal kitaplardan taşma, kutsal kitapların çizdiği hükümleri çiğnemedir. Tevrat'ın tâğûtu Talmud'tur. Kur'an'ın tâğûtu ise hadis kitaplarıdır.

Akıbet, akıbet. Kavram 892

892 Bir iş veya durumun sonu veya sonucu; serencam.

16. Nahl Suresi

Ayet 37

Arapça Metin (Harekeli)

1936|16|37|إِن تَحْرِصْ عَلَىٰ هُدَىٰهُمْ فَإِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى مَن يُضِلُّ وَمَا لَهُم مِّن نَّٰصِرِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1936|16|37|ان تحرص علي هديهم فان الله لا يهدي من يضل وما لهم من نصرين

Latin Literal

37. İn tahris alâ hudâhum fe innallâhe lâ yehdî men yudıllu ve mâ lehum min nâsırîn(nâsırîne).

Türkçe Çeviri

Eğer ihtiraslı* olsan (da) onların kılavuzlanmasına192 karşı; öyle ki doğrusu Allah kılavuzlamaz192 dalalette128 bırakır (olduğu) kimseyi; ve olmaz onlara** hiçbir yardımcı.

Ahmed Samira Çevirisi

37 If you held onto stingily and desire strongly (are careful) on their guidance, so that God does not guide who misguides, and none from victoriors/saviors (are) for them.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 in eğer إِنْ -
2 tehris ihtiraslı olsan (da) تَحْرِصْ حرص
3 ala karşı عَلَىٰ -
4 hudahum doğru yola kılavuzlanmasına onların هُدَاهُمْ هدي
5 feinne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
6 llahe Allah اللَّهَ -
7 la لَا -
8 yehdi doğru yola kılavuzlamaz يَهْدِي هدي
9 men kimseyi مَنْ -
10 yudillu dalalette bırakır يُضِلُّ ضلل
11 ve ma ve olmaz وَمَا -
12 lehum onlara لَهُمْ -
13 min hiçbir مِنْ -
14 nasirine yardımcılar نَاصِرِينَ نصر

Notlar

Not 1

*Şiddetle istemek, hırsla bağlanmak, aşırı arzu.**Dalalete düşmüş kimselere.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

16. Nahl Suresi

Ayet 89

Arapça Metin (Harekeli)

1988|16|89|وَيَوْمَ نَبْعَثُ فِى كُلِّ أُمَّةٍ شَهِيدًا عَلَيْهِم مِّنْ أَنفُسِهِمْ وَجِئْنَا بِكَ شَهِيدًا عَلَىٰ هَٰٓؤُلَآءِ وَنَزَّلْنَا عَلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ تِبْيَٰنًا لِّكُلِّ شَىْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً وَبُشْرَىٰ لِلْمُسْلِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1988|16|89|ويوم نبعث في كل امه شهيدا عليهم من انفسهم وجينا بك شهيدا علي هولا ونزلنا عليك الكتب تبينا لكل شي وهدي ورحمه وبشري للمسلمين

Latin Literal

89. Ve yevme neb’asu fî kulli ummetin şehîden aleyhim min enfusihim ve ci’nâbike şehîden alâ hâulâ(hâulâi), ve nezzelnâ aleykel kitâbe tibyânen likulli şey’in ve huden ve rahmeten ve buşrâ lil muslimîn(muslimîne).

Türkçe Çeviri

Ve gündür (ki) görevlendiririz her bir ümmette305* üzerlerine bir şahit/tanık** kendi*** nefislerinden201; ve geldik seninle**** bir şahit/tanık (olarak) üzerine bunların; ve indirdik sana**** kitabı***** (ki) bir beyanattır620 her bir şeye; ve kılavuzdur192; ve bir rahmettir271; ve müjdededir müslimlere45.

Ahmed Samira Çevirisi

89 And a day/time, We send/resurrect/revive in every nation/generation a witness/testifier on them from themselves, and We came with you (as) a witness/testifier on those, and We descended on you The Book (a) clarification/explanation to every thing, and guidance, and mercy, and a good news to the Moslems/submitters/surrenderers.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yevme ve gündür وَيَوْمَ يوم
2 neb'asu görevlendiriz نَبْعَثُ بعث
3 fi فِي -
4 kulli her bir كُلِّ كلل
5 ummetin ümmette أُمَّةٍ امم
6 şehiden bir şahit/tanık شَهِيدًا شهد
7 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
8 min مِنْ -
9 enfusihim kendi nefislerinden أَنْفُسِهِمْ نفس
10 ve ci'na ve geldik وَجِئْنَا جيا
11 bike seninle بِكَ -
12 şehiden bir şahit/tanık (olarak) شَهِيدًا شهد
13 ala üzerine عَلَىٰ -
14 ha'ula'i bunların هَٰؤُلَاءِ -
15 ve nezzelna ve indirdik وَنَزَّلْنَا نزل
16 aleyke sana عَلَيْكَ -
17 l-kitabe kitabı الْكِتَابَ كتب
18 tibyanen bir beyan تِبْيَانًا بين
19 likulli her bir لِكُلِّ كلل
20 şey'in şeyi شَيْءٍ شيا
21 ve huden ve doğru yola kılavuzdur وَهُدًى هدي
22 ve rahmeten ve bir rahmettir وَرَحْمَةً رحم
23 ve buşra ve müjdededir وَبُشْرَىٰ بشر
24 lilmuslimine müslimlere لِلْمُسْلِمِينَ سلم

Notlar

Not 1

*Fi edatı "içinde" demektir. Görevlendirilen resûller mutlaka o ümmetin içinden olacaktır.**Ümmete gönderilmiş olan resûl veya resûller.***Ümmetin içinden çıkan ve onlarla aynı dili konuşan kendilerinden bir resûl. ****Nebi ve resûl Muhammed. Şerefli Kur'ân'ın kendisine indirilerek şereflendirildiği nebi Muhammed de tüm bunlara tanık olarak getirilecektir.*****Kur'ân'ı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Müslim Kavram 45

45 Müslümanlar. Yüce Allah'ın gerçek dini olan biricik İslam dinine (sadece/saf Kur'an'a) teslim olmuş olanlar. İslam: İnsan bilincinin Yüce Allah'la arşta/hiperuzayda yapmış olduğu antlaşmaya/sözleşmeye/misaka/bağlaşmaya teslimiyeti/uyumu. Kur'an bu antlaşmayı insanlara hatırlatır. Kur'an alemler için bir zikirdir/hatırlatmadır. Sadece Kur'an gerçek İslam dinidir.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Rahmet Kavram 271

271 Merhamet. Rahmetin, merhametin tecelli etmiş haline en iyi örnek anne rahmidir. Kadın rahminin bebeğini sararak onun her türlü ihtiyacını gidermesi, her türlü korumayı sağlaması rahmetin en üst seviye tecelli etmesidir. Yüce Allah'ın rahmeti evreni bir anne rahmi gibi sarmıştır, kuşatmıştır. Rabbimizin rahmeti ahiret evreninde müminler için olacaktır.

Ümmet, ümmet Kavram 305

305 Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

Beyanat Kavram 620

620 Gizli saklı olmadan açıkça deklere edilmiş, apaçık bildirilmiş, belli edilmiş, apaçık ifade edilmiş.

16. Nahl Suresi

Ayet 93

Arapça Metin (Harekeli)

1992|16|93|وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ لَجَعَلَكُمْ أُمَّةً وَٰحِدَةً وَلَٰكِن يُضِلُّ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ وَلَتُسْـَٔلُنَّ عَمَّا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1992|16|93|ولو شا الله لجعلكم امه وحده ولكن يضل من يشا ويهدي من يشا ولتسلن عما كنتم تعملون

Latin Literal

93. Ve lev şâallâhu le cealekum ummeten vâhideten ve lâkin yudıllu men yeşâu ve yehdî men yeşâ’(yeşâu), ve le tus’elunne ammâ kuntum ta’melûn(ta’melûne).

Türkçe Çeviri

Velev/şayet dileseydi Allah mutlak yapardı sizleri tek bir ümmet305; velakin/fakat dalalette128 bırakır dilediği kimseyi; ve kılavuzlar192 dilediği kimseyi; ve mutlaka sual edilirsiniz* yapar olduğunuzdan.

Ahmed Samira Çevirisi

93 And if God wanted/willed He would have made/created you one nation/generation , and but God misguides whom He wills/wants, and He guides whom He wills/wants, and you will be asked/questioned (E) about what you were making/doing.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velev velev/şayet وَلَوْ -
2 şa'e dileseydi شَاءَ شيا
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 lecealekum mutlak yapardı sizleri لَجَعَلَكُمْ جعل
5 ummeten bir ümmet أُمَّةً امم
6 vahideten bir tek وَاحِدَةً وحد
7 velakin velakin/fakat وَلَٰكِنْ -
8 yudillu dalalette bırakır يُضِلُّ ضلل
9 men kimseyi مَنْ -
10 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
11 ve yehdi ve doğruya kılavuzlar وَيَهْدِي هدي
12 men kimseyi مَنْ -
13 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
14 veletuselunne ve mutlaka sual edilirsiniz وَلَتُسْأَلُنَّ سال
15 amma عَمَّا -
16 kuntum olduğunuzdan كُنْتُمْ كون
17 tea'melune yaparlar تَعْمَلُونَ عمل

Notlar

Not 1

*Sorulursunuz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Ümmet, ümmet Kavram 305

305 Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

16. Nahl Suresi

Ayet 102

Arapça Metin (Harekeli)

2001|16|102|قُلْ نَزَّلَهُۥ رُوحُ ٱلْقُدُسِ مِن رَّبِّكَ بِٱلْحَقِّ لِيُثَبِّتَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَهُدًى وَبُشْرَىٰ لِلْمُسْلِمِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2001|16|102|قل نزله روح القدس من ربك بالحق ليثبت الذين امنوا وهدي وبشري للمسلمين

Latin Literal

102. Kul nezzelehu rûhul kudusi min rabbike bil hakkı li yusebbitellezîne âmenû ve huden ve buşrâ lil muslimîn(muslimîne).

Türkçe Çeviri

De ki*: "İndirdi onu** kutsal*** ruh279 (senin) Rabbinden4 hakla/gerçekle; sabitlemek içindir kimseleri (ki) iman47 ettiler; ve bir kılavuzdur192; ve müjdedir müslimlere45."

Ahmed Samira Çevirisi

102 Say: "The Holy/Sanctimonious Soul/Sprit descended it from your Lord with the truth to affirm/strengthen those who believed, and guidance, and a good news to the Moslems/submitters/surrenderers."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 nezzelehu indirdi onu نَزَّلَهُ نزل
3 ruhu ruh رُوحُ روح
4 l-kudusi kutsal الْقُدُسِ قدس
5 min مِنْ -
6 rabbike (senin) Rabbinden رَبِّكَ ربب
7 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
8 liyusebbite sabitlemek için لِيُثَبِّتَ ثبت
9 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
10 amenu iman etmiş امَنُوا امن
11 ve huden ve bir doğru yola kılavuz وَهُدًى هدي
12 ve buşra ve müjde وَبُشْرَىٰ بشر
13 lilmuslimine müslimlere لِلْمُسْلِمِينَ سلم

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhamemed.**Kur'ân'ı.***Kutsal ruh işareti de boşuna değildir. Rabbimiz bir önceki ayette işaret edilen kitap ehline (Yahudilere ve Hristiyanlara) anladıkları dilden anlatmaktadır. Aynı kutsal ruh Mûsâ'ya ve Îsâ'ya nasıl kitapları indirdiyse aynı şekilde Muhammed'e de indirdi. Nokta.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Müslim Kavram 45

45 Müslümanlar. Yüce Allah'ın gerçek dini olan biricik İslam dinine (sadece/saf Kur'an'a) teslim olmuş olanlar. İslam: İnsan bilincinin Yüce Allah'la arşta/hiperuzayda yapmış olduğu antlaşmaya/sözleşmeye/misaka/bağlaşmaya teslimiyeti/uyumu. Kur'an bu antlaşmayı insanlara hatırlatır. Kur'an alemler için bir zikirdir/hatırlatmadır. Sadece Kur'an gerçek İslam dinidir.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Kutsal ruh Kavram 279

279 Ruh canlandıran demektir. Evrenimizi bir üst boyuttan saran, 2D zar olan Levh-i Mahfûz'daki bilgiyi evrenin içine ileten, ışık hızında hareket eden mekanizmadır. Evrenin en küçük yapı taşları olan sicimlerin nasıl titreşeceği bilgisini taşır. Levh-i Mahfûz bilgi içeren bir 2D film şeridiyse, onu duvara yansıtan ruhtur. Duvardaki yansıma da evrendir. Anlaşılır ki Cibrîl gibi, Ashab-ı Rakim gibi Levh-i Mahfûz'u yeniden kodlama yetkisi verilen şerefli elçilerin kodladıkları bu bilgiyi evrene yansıtan ruh da mutlak ki kutsaldır. Asla değiştirilemez. Dışardan asla müdahale edilemez. Gerçekleşmesi asla önlenemez. Evrenin dışında bulunan başka varlıklar da bu kutsal canlandıran yansımaya asla müdahale edemez.

16. Nahl Suresi

Ayet 104

Arapça Metin (Harekeli)

2003|16|104|إِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ لَا يَهْدِيهِمُ ٱللَّهُ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

2003|16|104|ان الذين لا يومنون بايت الله لا يهديهم الله ولهم عذاب اليم

Latin Literal

104. İnnellezîne lâ yu’minûne bi âyâtillâhi lâ yehdîhimullâhu ve lehum azâbun elîm(elîmun).

Türkçe Çeviri

Doğrusu kimseleri (ki) iman47 etmezler Allah'ın ayetlerine1027; kılavuzlamaz192 onları Allah; ve onlaradır elim* bir azap.

Ahmed Samira Çevirisi

104 That those who do not believe with God’s verses/evidences/signs, God does not guide them, and for them (is) a painful torture.

Notlar

Not 1

*Acıklı.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

16. Nahl Suresi

Ayet 107

Arapça Metin (Harekeli)

2006|16|107|ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمُ ٱسْتَحَبُّوا۟ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا عَلَى ٱلْءَاخِرَةِ وَأَنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلْكَٰفِرِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2006|16|107|ذلك بانهم استحبوا الحيوه الدنيا علي الاخره وان الله لا يهدي القوم الكفرين

Latin Literal

107. Zâlike bi ennehumustehebbûl hayâted dunyâ alel âhıreti ve ennallâhe lâ yehdîl kavmel kâfirîn(kâfirîne).

Türkçe Çeviri

İşte bu; ki onların sevip yeğledikleri nedeniyledir dünya hayatını ahirete karşı; ve ki Allah kılavuzlamaz192 kâfirler25 kavmini/toplumunu.

Ahmed Samira Çevirisi

107 That (is) because they (E), they loved/liked the life the present world/worldly life more/over the end (other life), and that God does not guide the nation, the disbelieving.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
2 biennehumu ki onların بِأَنَّهُمُ -
3 stehabbu sevip yeğlediler اسْتَحَبُّوا حبب
4 l-hayate hayatını الْحَيَاةَ حيي
5 d-dunya dünya الدُّنْيَا دنو
6 ala karşı عَلَى -
7 l-ahirati ahirete الْاخِرَةِ اخر
8 ve enne ve ki وَأَنَّ -
9 llahe Allah'ın اللَّهَ -
10 la لَا -
11 yehdi doğru yola kılavuzlmaz يَهْدِي هدي
12 l-kavme kavmini/toplumunu الْقَوْمَ قوم
13 l-kafirine kâfirler الْكَافِرِينَ كفر

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

16. Nahl Suresi

Ayet 121

Arapça Metin (Harekeli)

2020|16|121|شَاكِرًا لِّأَنْعُمِهِ ٱجْتَبَىٰهُ وَهَدَىٰهُ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

2020|16|121|شاكرا لانعمه اجتبيه وهديه الي صرط مستقيم

Latin Literal

121. Şâkiren li en’umih(en’umihî), ictebâhu ve hudâhu ilâ sırâtın mustekîm(mustekîmin).

Türkçe Çeviri

Bir şükrediciydi43* nimetlerine757 O’nun** (ki) seçti*** onu****; ve kılavuzladı192*** onu**** dosdoğru bir yola doğru.

Ahmed Samira Çevirisi

121 Thankful/grateful for his blessings/goodnesses , He chose/purified Him, and He guided him to a straight/direct road/way.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 şakiran bir şükredici شَاكِرًا شكر
2 lien'umihi nimetlerine O’nun لِأَنْعُمِهِ نعم
3 ctebahu seçti onu اجْتَبَاهُ جبي
4 ve hedahu ve doğru yola kılavuzladı وَهَدَاهُ هدي
5 ila doğru إِلَىٰ -
6 siratin bir yola صِرَاطٍ صرط
7 mustekimin dosdoğru مُسْتَقِيمٍ قوم

Notlar

Not 1

*İbrahim.**Allah'ın.***Allah.****İbrahim'i.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

şükür/şükr Kavram 43

43 Teşekkür etmek. Minnettar olmak. Şükran (iyilik bilmek; gönül borcu) sahibi olmak.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Nimetler Kavram 757

757 Yüce Allah Rahmân suresinde nimetlere bir işaret buyurmuştur. 31 temel parçacığın oluşturduğu tüm evren Yüce Allah'ın bir nimetidir. Cennetlerde de Yüce Allah hak eden kullarına ayakta/dikelmiş/kıyamda nimetler vereceğini bildirmektedir (Örn: 9:21). Anlarız ki cennetler gerçek anlamda yaratılan evrenler olacaktır. Muhtemel ki farklı atomlar muhteşem şeyle oluşturacak ve Rabbimiz bizlere inşAllah bu nimetlerinden tattıracaktır.

16. Nahl Suresi

Ayet 125

Arapça Metin (Harekeli)

2024|16|125|ٱدْعُ إِلَىٰ سَبِيلِ رَبِّكَ بِٱلْحِكْمَةِ وَٱلْمَوْعِظَةِ ٱلْحَسَنَةِ وَجَٰدِلْهُم بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُهْتَدِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2024|16|125|ادع الي سبيل ربك بالحكمه والموعظه الحسنه وجدلهم بالتي هي احسن ان ربك هو اعلم بمن ضل عن سبيله وهو اعلم بالمهتدين

Latin Literal

125. Ud’u ilâ sebîli rabbike bil hikmeti vel mev’ızatil haseneti ve câdilhum billetî hiye ahsen(ahsenu), inne rabbeke huve a’lemu bi men dalle an sebîlihî ve huve a’lemu bil muhtedîn(muhtedîne).

Türkçe Çeviri

Davet et* Rabbinin4 yoluna336 doğru hikmetle382 ve güzel vaazla653; ve mücadele et onlara kendisinin** daha güzel (olduğuyla); doğrusu (senin) Rabbin4 (ki) O*** daha iyi bilendir dalalete128 düşmüş kimseyi kendi yolundan336; ve O*** daha iyi bilendir kılavuzlananları192.

Ahmed Samira Çevirisi

125 Call to your Lord’s way/path with the wisdom, and the good sermon/advise/warning, and argue/dispute with them with which it is best , that your Lord He is more knowledgeable with (of) who misguided from His path/way , and He is more knowledgeable with the guided.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 Ud'u davet et ادْعُ دعو
2 ila doğru إِلَىٰ -
3 sebili yoluna سَبِيلِ سبل
4 rabbike Rabbinin رَبِّكَ ربب
5 bil-hikmeti hikmetle بِالْحِكْمَةِ حكم
6 velmev'izeti ve vaazla وَالْمَوْعِظَةِ وعظ
7 l-haseneti güzel الْحَسَنَةِ حسن
8 ve cadilhum ve mücadele et onlar وَجَادِلْهُمْ جدل
9 billeti (biçimde) بِالَّتِي -
10 hiye o هِيَ -
11 ehsenu en güzel أَحْسَنُ حسن
12 inne doğrusu إِنَّ -
13 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
14 huve O هُوَ -
15 ea'lemu en iyi bilendir أَعْلَمُ علم
16 bimen kimseyi بِمَنْ -
17 delle dalkalate düştüler ضَلَّ ضلل
18 an عَنْ -
19 sebilihi kendi yolundan سَبِيلِهِ سبل
20 ve huve ve O وَهُوَ -
21 ea'lemu daha iyi bilendir أَعْلَمُ علم
22 bil-muhtedine doğru yola kılavuzlananları بِالْمُهْتَدِينَ هدي

Notlar

Not 1

*Çağır.**Kitapla yani Şerefli Kur'an'la mücadele et.***Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Allah'ın yolu. Kavram 336

336 Tek tanrıcı, monoteist inanç öğretisi yolu. Kutsal kitapların öğretilerinin yolu. Sadece Kur'an öğretileri.

Hikmet Kavram 382

382 Kur'an'ın içerdiği hikmete sahip olmak. Kur'an'ın hikmeti. Hikmetli Kur'an'ın içerdiği hükümlerle hikmetlenmek.

vaaz Kavram 653

653 Öğüt vermek, uyarmak, nasihat etmek, bir fikri aşılamak.

17. İsrâ Suresi

Ayet 9

Arapça Metin (Harekeli)

2036|17|9|إِنَّ هَٰذَا ٱلْقُرْءَانَ يَهْدِى لِلَّتِى هِىَ أَقْوَمُ وَيُبَشِّرُ ٱلْمُؤْمِنِينَ ٱلَّذِينَ يَعْمَلُونَ ٱلصَّٰلِحَٰتِ أَنَّ لَهُمْ أَجْرًا كَبِيرًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2036|17|9|ان هذا القران يهدي للتي هي اقوم ويبشر المومنين الذين يعملون الصلحت ان لهم اجرا كبيرا

Latin Literal

9. İnne hâzel kur’âne yehdî lilletî hiye akvemu ve yubeşşirul mu’minînellezîne ya’melûnes sâlihâti enne lehum ecren kebîrâ(kebîren).

Türkçe Çeviri

Doğrusu bu Kur'ân850* kılavuzlar192 ki odur** dikelen*** ve müjdeler müminleri27; sâlihâtı18 yapan kimselerdir ki onlaradır büyük bir ecir820.

Ahmed Samira Çevirisi

9 That truly this the Koran guides to which it is more just/direct , and it announced good news (to) the believers, those who make/do the correct/righteous deeds, that (E) for them (is) a great reward .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 haza bu هَٰذَا -
3 l-kurane Kur'an الْقُرْانَ قرا
4 yehdi doğru yola kılavuzlar يَهْدِي هدي
5 lilleti ki لِلَّتِي -
6 hiye odur هِيَ -
7 ekvemu dikelen/dik/ayakta أَقْوَمُ قوم
8 ve yubeşşiru ve müjdeler وَيُبَشِّرُ بشر
9 l-mu'minine müminlere الْمُؤْمِنِينَ امن
10 ellezine kimseler الَّذِينَ -
11 yea'melune yaparlar يَعْمَلُونَ عمل
12 s-salihati salihat الصَّالِحَاتِ صلح
13 enne ki أَنَّ -
14 lehum onlaradır لَهُمْ -
15 ecran bir ecir أَجْرًا اجر
16 kebiran büyük كَبِيرًا كبر

Notlar

Not 1

*Sadece Kur'ân doğru yola kılavuzlar. Başka hiçbir şey doğru yola kılavuzlayamaz. Şerefli Kur'ân'ın astından dinde hüküm koyucu kitaplar (hadis kitapları, mezhepler) edinenler şeytânın yoluna tabi olurlar. **Dosdoğru yol. ***Bu yol apaçık kıyamdadır. Dimdiktir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sâlihât Kavram 18

18 Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik işler; bu yolla ilgili her şey.

Mümin Kavram 27

27 İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Ecir Kavram 820

820 Ödül, mükafat.

Kur'an, kuran. Kavram 850

850 İkra kelimesiyle aynı kökten gelir. İkra oku, okumayı başkaları duyacak şekilde oku, okuyarak ilet, okuduğunu naklet, okuduğunu çalış, okuduğunu incele, okuduğunu araştır, okuduğunu öğret anlamındadır. Kur'an da ikra edilen şeydir. Şerefli Kur'an'da 6234 tane numaralı ayet ve 112 numarasız besmele vardır. İki kapak arasına alınmasıyla kitap haline getirilmiştir. Şerefli Kur'an'ın ikra edilmesi MS 610 yılında başlamış ve MS 633 yılında tamamlanmıştır. Ayetleri nebi ve resûl Muhammed tilavet etmiş, ikra etmiştir. İnen ayetler parşömenlere satır satır yazılmış ve rulo haline getirilerek bir odada saklanmıştır. Elbette insanlar ezberlemiştir de. Nebi vefat etmeden önce şerefli elçi Cibrîl'in eşliğinde rulo olan parşömenler açılmış/yayılmış ve Cibrîl'in talimatıyla iki kapak arasına alınmıştır. Şerefli Kur'an'ın her bir ayeti ikra edilen bir Kur'an'dır.

17. İsrâ Suresi

Ayet 84

Arapça Metin (Harekeli)

2111|17|84|قُلْ كُلٌّ يَعْمَلُ عَلَىٰ شَاكِلَتِهِۦ فَرَبُّكُمْ أَعْلَمُ بِمَنْ هُوَ أَهْدَىٰ سَبِيلًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2111|17|84|قل كل يعمل علي شاكلته فربكم اعلم بمن هو اهدي سبيلا

Latin Literal

84. Kul kullun ya’melu alâ şâkiletih(şâkiletihî), fe rabbukum a’lemu bi men huve ehdâ sebîlâ(sebîlen).

Türkçe Çeviri

De ki: "Her biri* yapar şâkilesi1057 üzerine; öyle ki Rabbiniz4 daha iyi bilendir kimseyi (ki) o** daha kılavuzludur192 bir yola."

Ahmed Samira Çevirisi

84 Say: "Each/every makes/does on his nature/disposition , so your Lord (is) more knowledgeable with whom he is more guided (in) a way/path ."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 kullun her bir كُلٌّ كلل
3 yea'melu yapar يَعْمَلُ عمل
4 ala üzerine عَلَىٰ -
5 şakiletihi şâkilesi شَاكِلَتِهِ شكل
6 ferabbukum öyle ki Rabbiniz فَرَبُّكُمْ ربب
7 ea'lemu daha iyi bilendir أَعْلَمُ علم
8 bimen kimseyi بِمَنْ -
9 huve o هُوَ -
10 ehda daha doğru kılavuzludur أَهْدَىٰ هدي
11 sebilen bir yola سَبِيلًا سبل

Notlar

Not 1

*Her bir insan.**O kimse.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

17. İsrâ Suresi

Ayet 94

Arapça Metin (Harekeli)

2121|17|94|وَمَا مَنَعَ ٱلنَّاسَ أَن يُؤْمِنُوٓا۟ إِذْ جَآءَهُمُ ٱلْهُدَىٰٓ إِلَّآ أَن قَالُوٓا۟ أَبَعَثَ ٱللَّهُ بَشَرًا رَّسُولًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2121|17|94|وما منع الناس ان يومنوا اذ جاهم الهدي الا ان قالوا ابعث الله بشرا رسولا

Latin Literal

94. Ve mâ menean nâse en yu’minû iz câe humul hudâ illâ en kâlû e beasallâhu beşeren resûlâ(resûlen).

Türkçe Çeviri

Ve mani olmuş* değildir insanlara ki iman47 ederler geldiği zaman onlara kılavuz192; ancak** ki dediler: "Allah bir beşer432 resûl418 mü gönderdi?"

Ahmed Samira Çevirisi

94 And what prevented/forbid the people that (E) they believe when the guidance came to them, except that (E) they said: "Did God send a human, messenger?"

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildir وَمَا -
2 menea mani olmuş مَنَعَ منع
3 n-nase insanlara النَّاسَ نوس
4 en ki أَنْ -
5 yu'minu iman ederler يُؤْمِنُوا امن
6 iz إِذْ -
7 ca'ehumu geldiği zaman onlara جَاءَهُمُ جيا
8 l-huda doğru yola kılavuz الْهُدَىٰ هدي
9 illa dışında إِلَّا -
10 en ki أَنْ -
11 kalu dediler قَالُوا قول
12 ebease gönderdi mi أَبَعَثَ بعث
13 llahu Allah اللَّهُ -
14 beşeran bir beşer بَشَرًا بشر
15 rasulen bir resûl رَسُولًا رسل

Notlar

Not 1

*Engel olmuş.**İnsan bir resûlü/elçiyi kabul etmek istememeleri doğru yola kılavuzlanmalarına mani olur.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Resûl Kavram 418

418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.

Beşer Kavram 432

432 İnsanoğlu.

17. İsrâ Suresi

Ayet 97

Arapça Metin (Harekeli)

2124|17|97|وَمَن يَهْدِ ٱللَّهُ فَهُوَ ٱلْمُهْتَدِ وَمَن يُضْلِلْ فَلَن تَجِدَ لَهُمْ أَوْلِيَآءَ مِن دُونِهِۦ وَنَحْشُرُهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ عَلَىٰ وُجُوهِهِمْ عُمْيًا وَبُكْمًا وَصُمًّا مَّأْوَىٰهُمْ جَهَنَّمُ كُلَّمَا خَبَتْ زِدْنَٰهُمْ سَعِيرًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2124|17|97|ومن يهد الله فهو المهتد ومن يضلل فلن تجد لهم اوليا من دونه ونحشرهم يوم القيمه علي وجوههم عميا وبكما وصما ماويهم جهنم كلما خبت زدنهم سعيرا

Latin Literal

97. Ve men yehdillâhu fe huvel muhted(muhtedi), ve men yudlil fe len tecide lehum evliyâe min dûnih(dûnihî), ve nahşuruhum yevmel kıyâmeti alâ vucûhihim umyen ve bukmen ve summâ(summen), me’vâhum cehennem(cehennemu), kullemâ habet zidnâhum saîrâ(saîren).

Türkçe Çeviri

Ve kimi kılavuzlar192 Allah; öyle ki o doğru yolu bulandır; kimi dalalette128 bırakır öyle ki asla bulamazsın onlara veliler28 O’nun* astından; ve haşrederiz556 onları kıyamet günü148 yüzleri üzerine âmâlar; ve dilsizler; ve sağırlar (olarak); varış yeri onların cehennemdir968; her bir sönmeye yüz tuttuğunda** artırırız onlara bir sa‘îr809.

Ahmed Samira Çevirisi

97 And whom God guides so he is the guided, and whom He misguides, so you will never/not find for them guardians/protectors from other than Him, and We gather them (on) the Resurrection Day on their faces/fronts, blind, and mute, and deaf, their shelter/refuge (is) Hell, whenever (it) became humble/tranquil (subsided), We increased them blazing/inflaming.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve men ve kimi وَمَنْ -
2 yehdi doğru yolo kılavuzlar يَهْدِ هدي
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 fehuve öyle ki o فَهُوَ -
5 l-muhtedi doğru yolu bulandır الْمُهْتَدِ هدي
6 ve men kimi وَمَنْ -
7 yudlil dalalette bırakır يُضْلِلْ ضلل
8 felen öyle ki asla فَلَنْ -
9 tecide bulamazsın تَجِدَ وجد
10 lehum onlara لَهُمْ -
11 evliya'e veliler أَوْلِيَاءَ ولي
12 min مِنْ -
13 dunihi astından O’nun دُونِهِ دون
14 ve nehşuruhum ve haşrederiz onları وَنَحْشُرُهُمْ حشر
15 yevme günü يَوْمَ يوم
16 l-kiyameti kıyamet الْقِيَامَةِ قوم
17 ala üzerine عَلَىٰ -
18 vucuhihim yüzleri وُجُوهِهِمْ وجه
19 umyen âmâlar عُمْيًا عمي
20 ve bukmen ve dilsizler وَبُكْمًا بكم
21 ve summen ve sağırlar وَصُمًّا صمم
22 me'vahum varış yeri onların مَأْوَاهُمْ اوي
23 cehennemu cehennemdir جَهَنَّمُ -
24 kullema her bir كُلَّمَا كلل
25 habet sönmeye yüz tuttuğunda خَبَتْ خبو
26 zidnahum artırırız onlara زِدْنَاهُمْ زيد
27 seiyran bir seîr سَعِيرًا سعر

Notlar

Not 1

*Allah'ın.**Cehennem.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Veli Kavram 28

28 Koruyan, himaye eden yakın arkadaş. Çoğulu evliyadır.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kıyamet günü Kavram 148

148 Kıyam günü/dönemi/evresi. Yaratılış özelliğinin dikilmesi/ayağa kalkması; insanın yaratılış özelliği olan beynin (bedenle veya bedensiz) dikilmesi/ayağa kalkması. Ahiret evreninde bilincin avatar bedene yüklenmesiyle aktive olduğu, dirildiği gün/dönem/evre.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Haşretmek Kavram 556

556 Toplamak, bir araya getirmek.

Sa‘îr. Kavram 809

809 Çılgın ateş.

18. Kehf Suresi

Ayet 55

Arapça Metin (Harekeli)

2193|18|55|وَمَا مَنَعَ ٱلنَّاسَ أَن يُؤْمِنُوٓا۟ إِذْ جَآءَهُمُ ٱلْهُدَىٰ وَيَسْتَغْفِرُوا۟ رَبَّهُمْ إِلَّآ أَن تَأْتِيَهُمْ سُنَّةُ ٱلْأَوَّلِينَ أَوْ يَأْتِيَهُمُ ٱلْعَذَابُ قُبُلًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2193|18|55|وما منع الناس ان يومنوا اذ جاهم الهدي ويستغفروا ربهم الا ان تاتيهم سنه الاولين او ياتيهم العذاب قبلا

Latin Literal

55. Ve mâ menean nâse en yu’minû iz câe humul hudâ ve yestagfirû rabbehum illâ en te’tiyehum sunnetul evvelîne ev ye’tiyehumul azâbu kubulâ(kubulen).

Türkçe Çeviri

Ve meneder değildir insanları ki iman47 ederler geldiği zaman onlara kılavuz192; ve istiğfar396 ederler Rablerine4; dışındadır ki gelir onlara sünneti707 evvellerin ya da gelir onlara azap bir kabul* (-le).

Ahmed Samira Çevirisi

55 And what prevented/forbid the people that (E) they believe when the guidance came to them? And they ask for forgiveness (from) their Lord? Except that the first’s/beginner’s law/manner comes to them or the punishment comes to them in front/facing front.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildir وَمَا -
2 menea meneder مَنَعَ منع
3 n-nase insanları النَّاسَ نوس
4 en ji أَنْ -
5 yu'minu iman ederler يُؤْمِنُوا امن
6 iz zaman إِذْ -
7 ca'ehumu geldiği zaman onlara جَاءَهُمُ جيا
8 l-huda doğru yola kılavuz الْهُدَىٰ هدي
9 ve yestegfiru ve istiğfar ederler وَيَسْتَغْفِرُوا غفر
10 rabbehum Rablerine رَبَّهُمْ ربب
11 illa dışında إِلَّا -
12 en ki أَنْ -
13 te'tiyehum gelir onlara تَأْتِيَهُمْ اتي
14 sunnetu sünneti سُنَّةُ سنن
15 l-evveline evvellerin الْأَوَّلِينَ اول
16 ev ya da أَوْ -
17 ye'tiyehumu gelir onlara يَأْتِيَهُمُ اتي
18 l-azabu azabın الْعَذَابُ عذب
19 kubulen bir kabul/karşılama قُبُلًا قبل

Notlar

Not 1

*Önden, yüz yüze karşılama.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

istiğfar Kavram 396

396 Mağfiret dilemek, suçlarının bağışlanmasını dilemek.

Sünnet Kavram 707

707 Kanun, uygulama, yöntem, metot.

18. Kehf Suresi

Ayet 57

Arapça Metin (Harekeli)

2195|18|57|وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّن ذُكِّرَ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِۦ فَأَعْرَضَ عَنْهَا وَنَسِىَ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ إِنَّا جَعَلْنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ أَكِنَّةً أَن يَفْقَهُوهُ وَفِىٓ ءَاذَانِهِمْ وَقْرًا وَإِن تَدْعُهُمْ إِلَى ٱلْهُدَىٰ فَلَن يَهْتَدُوٓا۟ إِذًا أَبَدًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2195|18|57|ومن اظلم ممن ذكر بايت ربه فاعرض عنها ونسي ما قدمت يداه انا جعلنا علي قلوبهم اكنه ان يفقهوه وفي اذانهم وقرا وان تدعهم الي الهدي فلن يهتدوا اذا ابدا

Latin Literal

57. Ve men azlemu mimmen zukkire bi âyâti rabbihî fe a’rada anhâ ve nesiye mâ kaddemet yedâh(yedâhu), innâ cealnâ alâ kulûbihim ekinneten en yefkahûhu ve fî âzânihim vakrâ(vakren) ve in ted’uhum ilel hudâ fe len yehtedû izen ebedâ(ebeden).

Türkçe Çeviri

Ve kim daha zalimdir257 kimseden (ki) zikredildi78 Rabbinin4 ayetleri; öyle ki yüz çevirdi ondan* ve unuttu** iki elinin kıdemlendirdiğini***; doğrusu biz yaptık kalplerinin üzerine bir kın1053 ki fıkıh770 ederler onu****; ve kulaklarına bir ağırlık; ve eğer çağırsan onları kılavuza192 doğru; öyle ki asla kılavuzlanmazlar192 o zaman ebediyen.

Ahmed Samira Çevirisi

57 And who (is) more unjust/oppressive than who was reminded with his Lord’s evidences/signs/verses, so he objected/turned away from it, and he forgot what his two hands advanced/introduced/ undertook , We (E) had made/put covers/protections on their hearts/minds that they understand/know it , and in their ears deafness/weight , and if you call them to the guidance, so they will never/not be guided then ever (E).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve men ve kim وَمَنْ -
2 ezlemu daha zalimdir أَظْلَمُ ظلم
3 mimmen kimseden مِمَّنْ -
4 zukkira zikredildi ذُكِّرَ ذكر
5 biayati ayetleri بِايَاتِ ايي
6 rabbihi Rabbinin رَبِّهِ ربب
7 feea'rade öyle ki yüz çevirdi فَأَعْرَضَ عرض
8 anha ondan عَنْهَا -
9 ve nesiye ve unuttu وَنَسِيَ نسي
10 ma مَا -
11 kaddemet kıdemlendirdiğini قَدَّمَتْ قدم
12 yedahu ellerinin يَدَاهُ يدي
13 inna doğrusu biz إِنَّا -
14 cealna yaptık جَعَلْنَا جعل
15 ala üzerine عَلَىٰ -
16 kulubihim kalplerinin قُلُوبِهِمْ قلب
17 ekinneten bir kın أَكِنَّةً كنن
18 en ki أَنْ -
19 yefkahuhu fıkıh ederler onu يَفْقَهُوهُ فقه
20 ve fi ve وَفِي -
21 azanihim kulaklarına اذَانِهِمْ اذن
22 vekran bir ağırlık وَقْرًا وقر
23 ve in ve eğer وَإِنْ -
24 ted'uhum çağırsan onları تَدْعُهُمْ دعو
25 ila doğru إِلَى -
26 l-huda doğru yola kılavuza الْهُدَىٰ هدي
27 felen öyle ki asla فَلَنْ -
28 yehtedu doğru yola kılavuzlanmazlar يَهْتَدُوا هدي
29 izen o zaman إِذًا -
30 ebeden ebediyen أَبَدًا ابد

Notlar

Not 1

*Ayetten.**Yüce Allah'a arşta verdiği sözü, ahdi unutur. ***Öne aldığını. ****Ayeti. Yüce Allah'ın ayetini kalplerindeki kınla anlarlar. Böylece ayetlerin hak/gerçek anlamlarını asla anlayamazlar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Zikir/zikr Kavram 78

78 Hatırlatma, öğüt. Kur'an bir zikirdir. Yüce Allah'ı ile bilinçlerimizin arşta yapmış olduğu antlaşmayı bizlere hatırlatır.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Fıkıh Kavram 770

770 Anlamak, kavramak, iç yüzünü anlamak, anlayış, bilincine varmak.

19. Meryem Suresi

Ayet 43

Arapça Metin (Harekeli)

2291|19|43|يَٰٓأَبَتِ إِنِّى قَدْ جَآءَنِى مِنَ ٱلْعِلْمِ مَا لَمْ يَأْتِكَ فَٱتَّبِعْنِىٓ أَهْدِكَ صِرَٰطًا سَوِيًّا

Arapça Metin (Harekesiz)

2291|19|43|يابت اني قد جاني من العلم ما لم ياتك فاتبعني اهدك صرطا سويا

Latin Literal

43. Yâ ebeti innî kad câenî minel ilmi mâ lem ye’tike fettebi’nî ehdike sırâtan seviyyâ(seviyyen).

Türkçe Çeviri

"Ey babam! Doğrusu bana*; muhakkak geldi bana* ilimden1143 (ki) asla verilmeyendir sana; öyle ki tabi ol bana (ki) kılavuzlarım192 seni düzgün bir yola."

Ahmed Samira Çevirisi

43 You my father, that I, (it) had come to me from the knowledge, what did not come to you, so follow me, I guide you a straight/level road/way.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya ebeti ey babam يَا أَبَتِ ابو
2 inni doğrusu bana إِنِّي -
3 kad muhakkak قَدْ -
4 ca'eni geldi bana جَاءَنِي جيا
5 mine مِنَ -
6 l-ilmi ilimden الْعِلْمِ علم
7 ma مَا -
8 lem asla لَمْ -
9 ye'tike verilmeyendir sana يَأْتِكَ اتي
10 fettebia'ni öyle ki tabi ol bana فَاتَّبِعْنِي تبع
11 ehdike kılavuzlarım seni أَهْدِكَ هدي
12 siraten bir yola صِرَاطًا صرط
13 seviyyen düzgün سَوِيًّا سوي

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl İbrahim.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

İlim, ilim. Kavram 1143

1143 Kanıta dayalı, ispatlı, kesin ve şüphesiz bilgi. Her bir kimse aynı bilgiyi takip ederek aynı sonuca ulaşmalıdır; tekrar edilebilir ve her seferinde aynı sonuç elde edilmelidir. Matematik gibi. İki elmanın yanına evrenin her neresinde olursa olsun 2 elma daha koyarsak toplam 4 elma olur. İşte bu bir ilimdir. Kesin bilgidir.

19. Meryem Suresi

Ayet 76

Arapça Metin (Harekeli)

2324|19|76|وَيَزِيدُ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ٱهْتَدَوْا۟ هُدًى وَٱلْبَٰقِيَٰتُ ٱلصَّٰلِحَٰتُ خَيْرٌ عِندَ رَبِّكَ ثَوَابًا وَخَيْرٌ مَّرَدًّا

Arapça Metin (Harekesiz)

2324|19|76|ويزيد الله الذين اهتدوا هدي والبقيت الصلحت خير عند ربك ثوابا وخير مردا

Latin Literal

76. Ve yezîdullâhullezînehtedev hudâ(huden), vel bâkıyâtus sâlihâtu hayrun inde rabbike sevâben ve hayrun mereddâ(meredden).

Türkçe Çeviri

Ve ziyade eder* Allah kılavuzlanmış192** kimselere doğru yola kılavuzu**; ve bakiler567 (olan) sâlihât18 bir hayırdır (senin) Rabbinin4 indinde/katında; bir sevaptır464 ve bir hayırdır bir geri dönüş (olarak).

Ahmed Samira Çevirisi

76 And God increases those who were guided (in) guidance, and the remainders the correct/righteous deeds (are) better at your Lord a replacement/compensation and better (in) a return.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yezidu ve ziyade eder وَيَزِيدُ زيد
2 llahu Allah اللَّهُ -
3 ellezine kimselere (ki) الَّذِينَ -
4 htedev doğru yola kılavulandılar اهْتَدَوْا هدي
5 huden doğru yola kılavuzu هُدًى هدي
6 velbakiyatu ve bakiler (olan) وَالْبَاقِيَاتُ بقي
7 s-salihatu sâlihât الصَّالِحَاتُ صلح
8 hayrun bir hayırdır خَيْرٌ خير
9 inde indinde/katında عِنْدَ عند
10 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
11 sevaben bir sevaptır ثَوَابًا ثوب
12 ve hayrun ve hayırdır وَخَيْرٌ خير
13 meradden bir geri dönüş (olarak) مَرَدًّا ردد

Notlar

Not 1

*Artırır, çoğaltır.**Doğru yola kılavuzlanma bir kez gerçekleşirse ivmelenerek bu süreç devam eder.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Sâlihât Kavram 18

18 Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik işler; bu yolla ilgili her şey.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Sevap Kavram 464

464 Ödül, mükâfat, karşılık.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 10

Arapça Metin (Harekeli)

2356|20|10|إِذْ رَءَا نَارًا فَقَالَ لِأَهْلِهِ ٱمْكُثُوٓا۟ إِنِّىٓ ءَانَسْتُ نَارًا لَّعَلِّىٓ ءَاتِيكُم مِّنْهَا بِقَبَسٍ أَوْ أَجِدُ عَلَى ٱلنَّارِ هُدًى

Arapça Metin (Harekesiz)

2356|20|10|اذ را نارا فقال لاهله امكثوا اني انست نارا لعلي اتيكم منها بقبس او اجد علي النار هدي

Latin Literal

10. İz reâ nâren fe kâle li ehlihimkusû innî ânestu nâren leallî âtîkum minhâ bi kabesin ev ecidu alen nâri hudâ(huden).

Türkçe Çeviri

Gördüğü* zaman bir ateş; öyle ki dedi* ehline568: "Kalın/bekleyin; öyle ki ben sezdim bir ateş; belki ben gelirim sizlere ondan** bir korla ya da bulurum ateşin üzerinde*** bir kılavuz192."

Ahmed Samira Çevirisi

10 When he saw a fire, so he said to his family: "Wait/remain/stay, that I , I perceived/saw a fire, maybe/perhaps I come to you from it with a fire’s flame/torch, or I find on (at) the fire guidance."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 iz إِذْ -
2 raa gördüğü zaman رَأَىٰ راي
3 naran bir ateş نَارًا نور
4 fekale öyle ki dedi فَقَالَ قول
5 liehlihi ehline لِأَهْلِهِ اهل
6 mkusu kalın/bekleyin امْكُثُوا مكث
7 inni öyle ki ben إِنِّي -
8 anestu sezdim انَسْتُ انس
9 naran bir ateş نَارًا نور
10 lealli belki ben لَعَلِّي -
11 atikum gelirim sizlere اتِيكُمْ اتي
12 minha ondan مِنْهَا -
13 bikabesin bir korla بِقَبَسٍ قبس
14 ev ya da أَوْ -
15 ecidu bulurum أَجِدُ وجد
16 ala üzerinde عَلَى -
17 n-nari ateşin النَّارِ نور
18 huden bir doğru yola kılavuz هُدًى هدي

Notlar

Not 1

*Mûsâ.**Ateşten.***Ateşe vardığımda belki doğru bir yol üzerinde olurum.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Ahali, ehli. Kavram 568

568 Bir şeye üye olan, bir kümeye dahil olan insanlar grubu. Üye olunan şeye göre anlam genişler. Bir satranç kulübünün üyeleri satranç kulübünün ahalisi olur. Aile üyeleri, taraftar olan üyeler, bir siyasi partiye dahil olmuş olan insanlar o partinin ahalisi olur.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 47

Arapça Metin (Harekeli)

2393|20|47|فَأْتِيَاهُ فَقُولَآ إِنَّا رَسُولَا رَبِّكَ فَأَرْسِلْ مَعَنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ وَلَا تُعَذِّبْهُمْ قَدْ جِئْنَٰكَ بِـَٔايَةٍ مِّن رَّبِّكَ وَٱلسَّلَٰمُ عَلَىٰ مَنِ ٱتَّبَعَ ٱلْهُدَىٰٓ

Arapça Metin (Harekesiz)

2393|20|47|فاتياه فقولا انا رسولا ربك فارسل معنا بني اسريل ولا تعذبهم قد جينك بايه من ربك والسلم علي من اتبع الهدي

Latin Literal

47. Fe’tiyâhu fe kûlâ innâ resûlâ rabbike fe ersil meanâ benî isrâîle ve lâ tuazzibhum, kad ci’nâke bi âyetin min rabbik(rabbike), ves selâmu alâ menittebeal hudâ.

Türkçe Çeviri

Öyle ki gelin ikiniz* ona**; öyle ki deyin ikiniz*: "Doğrusu biz* iki resûlüyüz418 (senin) Rabbinin4; öyle ki gönder bizimle İsrâîloğullarını197; ve zulmetme257 onlara***; muhakkak geldik sana bir ayetle287 Rabbinden4; ve selâm748 üzerinedir kimsenin (ki) tabi oldu kılavuza192."

Ahmed Samira Çevirisi

47 So you (B) come to him, so you (B) say: We (E) are your Lord’s two messengers, so send with us Israel’s sons and daughters, and do not torture them, We had come to you with a sign/evidence from your Lord, and the greeting/safety/security on who followed the guidance."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fe'tiyahu öyle ki gelin ona فَأْتِيَاهُ اتي
2 fe kula öyle ki deyin ikiniz فَقُولَا قول
3 inna doğrusu biz إِنَّا -
4 rasula iki resûlüyüz رَسُولَا رسل
5 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
6 feersil öyle ki gönder فَأَرْسِلْ رسل
7 meana bizimle مَعَنَا -
8 beni oğullarını بَنِي بني
9 israile İsrail إِسْرَائِيلَ -
10 ve la ve وَلَا -
11 tuazzibhum zulmetme onlara تُعَذِّبْهُمْ عذب
12 kad muhakkak قَدْ -
13 ci'nake geldik sana جِئْنَاكَ جيا
14 biayetin bir ayetle بِايَةٍ ايي
15 min مِنْ -
16 rabbike Rabbinden رَبِّكَ ربب
17 ve sselamu ve selâm وَالسَّلَامُ سلم
18 ala üzerinedir عَلَىٰ -
19 meni kimse مَنِ -
20 ttebea tabi oldu اتَّبَعَ تبع
21 l-huda doğru yola kılavuza الْهُدَىٰ هدي

Notlar

Not 1

*Mûsâ ve Hârûn.**Firavuna.***İsrâîloğullarına.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

İsrâîloğulları Kavram 197

197 İsrâîl Yakûb peygamberin diğer ismidir. İsrâîloğulları da Yakûb oğulları yani Yakûb soyundan gelenler demektir. Yûsuf peygamberin Mısır'da yetkin bir yönetici olmasıyla birlikte 11 kardeşi, babası Yakûb ve annesi Mısır'a girmiştir. Bu girişin Hiksosluların da Mısır'a giriş tarihleri olan MÖ 1900 yıllarında gerçekleşmiş olduğuna yönelik kanıtlar vardır. Yakûb'un soyu 300-400 yıl içinde katlanarak artmıştır. Mısır'da hür bir şekilde yaşayan Yakûb soyu firavunlar tarafından sonradan köleleştirilmiştir. Kendisi de Yakûb soyundan olan Musa peygamberin mücadelesi de aslında köleliğe bir baş kaldırma mücadelesidir (Mısır'dan çıkış: MÖ 1640 yılı).

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Ayet Kavram 287

287 Gösterge, işaret, mucize, indikatör.

Resûl Kavram 418

418 Elçi. Bir görev ya da amaç için gönderilen. Aracı edilen. Yüce Allah insanlardan ve meleklerden elçiler seçer.

Selâm Kavram 748

748 Esenlik ve güven durumu. Selâmet. Korku, tasa ve tehlikeden uzak, güvende olma durumu.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 50

Arapça Metin (Harekeli)

2396|20|50|قَالَ رَبُّنَا ٱلَّذِىٓ أَعْطَىٰ كُلَّ شَىْءٍ خَلْقَهُۥ ثُمَّ هَدَىٰ

Arapça Metin (Harekesiz)

2396|20|50|قال ربنا الذي اعطي كل شي خلقه ثم هدي

Latin Literal

50. Kâle rabbunellezî a’tâ kulle şey’in halkahu summe hedâ.

Türkçe Çeviri

Dedi*: "Rabbimiz4; ki vermiş (olandır) her bir şeye onun* yaratılışını; sonra kılavuzlamış192*** (olandır)."

Ahmed Samira Çevirisi

50 He said: "Our Lord (is) who gave/granted every thing its creation then He guided."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 rabbuna Rabbimiz رَبُّنَا ربب
3 llezi ki الَّذِي -
4 ea'ta vermiş (olandır) أَعْطَىٰ عطو
5 kulle her كُلَّ كلل
6 şey'in şeye شَيْءٍ شيا
7 halkahu yaratılışını خَلْقَهُ خلق
8 summe sonra ثُمَّ -
9 heda doğru yola kılavuzlamış (olandır) هَدَىٰ هدي

Notlar

Not 1

*Mûsâ.**Her bir şey kendi yaratılış kuantum bilgisine göre yaratılır.***Rabbimiz her yarattığını doğru yola mutlaka kılavuzlar. Bilinç sahibi insanlar gibi sınava tabi olanlara o kılavuza uymamak izni verilmiştir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 79

Arapça Metin (Harekeli)

2425|20|79|وَأَضَلَّ فِرْعَوْنُ قَوْمَهُۥ وَمَا هَدَىٰ

Arapça Metin (Harekesiz)

2425|20|79|واضل فرعون قومه وما هدي

Latin Literal

79. Ve edalle fir’avnu kavmehu ve mâ hedâ.

Türkçe Çeviri

Ve dalalete128 düşürdü1108 firavun678 kendi kavmini/toplumunu; ve kılavuzlamış192 değildi1108.

Ahmed Samira Çevirisi

79 And Pharaoh misguided his nation, and he did not guide.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve edelle ve dalalete düşürdü وَأَضَلَّ ضلل
2 fir'avnu firavun فِرْعَوْنُ -
3 kavmehu kavmini/toplumunu قَوْمَهُ قوم
4 ve ma ve değildi وَمَا -
5 heda doğru yola kılavuzlamış هَدَىٰ هدي

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Firavun (Sobekhotep VIII (Sekhemre Seusertawy Sobekhotep VIII) ) ve ailesine gönderilen musibetler (Kuraklık, ürünlerden eksiltme, tufan; ve çekirge; ve bit; ve kurbağalar ve kan) Kavram 678

678 Kur'an'ın işaretlerine göre Mûsâ'nın Mısır'dan çıkış firavununun MÖ 1645–1629 yılları arasında yukarı Mısır'da (Teb bölgesi, Luksor) hüküm süren Sobekhotep VIII (Sekhemre Seusertawy Sobekhotep VIII) olduğunu söyleyebiliriz. Karnak tapınağının 3. pilonunda bulunan bir taş stelde Kur'an'ın işaret ettiği tayfun/taşma olağan üstü bir olay olarak tasvir edilmiştir. Nil suyunun tapınağı bastığı, firavunun suyu durdurmak için tapınağa gittiği ve tapınağın avlusunda suya girerek yürüdüğü ve suya çekilmesini emrettiği tasvir edilir. Firavun bu taşmadan ders alacağına aksine kibirlenmiş ve kendisini diğer firavunlardan farklı bir konuma getirmiştir. Kendisini tanrılaştırmıştır. Bunu yine stelden anlıyoruz. Stelde bu tür eserler için alışılmadık bir durum olan firavunun kendisini yarı ilahi bir formda, Nil tanrısı Hapi’den faydalar alırken tasvir etmektedir. 7:133 ayetinde Rabbimiz firavunun ve ailesinin kibirlediğini, büyüklendiğini işaret etmiştir. Normal bir insan musibetlere karşı Rabbine yakarır. Firavun ise kendisine tanrı rolü vermeyi tercih etmiştir. Ne büyük bir sapkınlık. Sobekhotep VIII'in başına gelen musibetler;1. En az 3 veya daha fazla sene kuraklık ve ürünlerden eksiltme (7:130).2. Tufan.3. Çekirge4. Bit5. Kurbağalar5. Kan7:130 ayetinde Yüce Allah'ın firavunu kuraklık seneleriyle ve ürünlerden eksiltmeyle sınadığını anlıyoruz. En az 3 ve daha fazla süren bir kuraklık sonrası tufanın geldiğini de anlarız. Tufan sonrası gelişen çekirge salgını önceki kuraklık yıllarıyla direkt olarak ilgilidir. Uzun kuraklık sonrası boş yağış çekirgelerin üreme döngüsünü tetiklemiş ve büyük bir çekirge salgını olmuştur. Ardından büyük bir bit/pire salgını baş göstermiştir. Bitler epidemik tifüs ‘Epidemic typhus’ denilen bir hastalığa neden olurlar. ‘Rickettsia prowazekii’ isimli çok küçük bir bakteri bitlerden insana geçer ve tedavi edilmediğinde (ki eski Mısır’da tedavisi mümkün olan bir hastalık değildi) ciltten-deriden kanamaya neden olurlar. İnsanın tüm vücudunu kaplayan beneklerden-deri yaralarından kanama olur. İnsanların vücudunun her yerinde kanamalı yaralar oluşur ve beyin fonksiyonları bozulur. ‘delirium’ denilen korkulu hallusinasyonlarının eşlik ettiği aklını kaçırma benzeri karmaşık bir durum gelişir ve sonunda ölüm gerçekleşir. Bit salgınından sonra ayrıca kurbağa istilasının da gerçekleştiğini görmekteyiz. Tufan düşük hava basıncı ve bol su getirmektedir. Uzun süreli düşük hava basıncı ve bol su dişi kurbağaların yumurtlamasına neden olur. Yine düşük hava basıncı ve aşırı sel erkek kurbağalarını da cinsel olarak uyarır. Firavun ve hanedanlığına gönderilen musibetler: Tufan, çekirge, bit, kurbağalar ve kan

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 82

Arapça Metin (Harekeli)

2428|20|82|وَإِنِّى لَغَفَّارٌ لِّمَن تَابَ وَءَامَنَ وَعَمِلَ صَٰلِحًا ثُمَّ ٱهْتَدَىٰ

Arapça Metin (Harekesiz)

2428|20|82|واني لغفار لمن تاب وامن وعمل صلحا ثم اهتدي

Latin Literal

82. Ve innî le gaffârun li men tâbe ve âmene ve amile sâlihan summehtedâ.

Türkçe Çeviri

Ve doğrusu ben* mutlak bir mağfiret319 edenim kimseye (ki) tevbe33 etti ve iman47 etti ve yaptı bir sâlih777; sonra kılavuzlandı192.

Ahmed Samira Çevirisi

82 And that I am forgiving often/a forgiver (E) to who repented and believed and made/did correct/righteous deeds then was guided.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 veinni ve doğrusu ben وَإِنِّي -
2 legaffarun mutlak bir mağfiret edenim لَغَفَّارٌ غفر
3 limen kimseye لِمَنْ -
4 tabe tevbe etti تَابَ توب
5 ve amene ve iman etti وَامَنَ امن
6 ve amile ve yaptı وَعَمِلَ عمل
7 salihen bir salih صَالِحًا صلح
8 summe sonra ثُمَّ -
9 hteda doğru yola kılavuzlandı اهْتَدَىٰ هدي

Notlar

Not 1

*Yüce Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Tevbe Kavram 33

33 Dönmek, vazgeçmek.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Mağfiret Kavram 319

319 Bağışlama, affetme.

Sâlih Kavram 777

777 Düzeltici, iyileştirici, barışa/huzura yönelik.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 128

Arapça Metin (Harekeli)

2474|20|128|أَفَلَمْ يَهْدِ لَهُمْ كَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّنَ ٱلْقُرُونِ يَمْشُونَ فِى مَسَٰكِنِهِمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّأُو۟لِى ٱلنُّهَىٰ

Arapça Metin (Harekesiz)

2474|20|128|افلم يهد لهم كم اهلكنا قبلهم من القرون يمشون في مسكنهم ان في ذلك لايت لاولي النهي

Latin Literal

128. E fe lem yehdi lehum kem ehleknâ kablehum minel kurûni yemşûne fî mesâkinihim, inne fî zâlike le âyâtin li ulîn nuhâ.

Türkçe Çeviri

Öyle ki hiç kılavuzlamaz192 mı onları (ki) nicelerini helak ettik onlardan önce; karınlardan* (ki) dolaşıyorlardı onların meskenlerinde; doğrusu işte bundadır mutlak ayetler237 nuhâ1117 sahipleri için.

Ahmed Samira Çevirisi

128 Did He not guide to them how many from the generations/peoples of eras before them We made die/destroyed , they walk in their residences, that (E) in that (are) verses/evidences/signs (E) to (owners) of the minds/reasoning powers.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 efelem öyle ki hiç أَفَلَمْ -
2 yehdi doğru yola kılavuzlamaz mı يَهْدِ هدي
3 lehum onları لَهُمْ -
4 kem nicelerini كَمْ -
5 ehlekna helak ettik أَهْلَكْنَا هلك
6 kablehum onardan önce قَبْلَهُمْ قبل
7 mine مِنَ -
8 l-kuruni karınlardan الْقُرُونِ قرن
9 yemşune yürüyorlardı يَمْشُونَ مشي
10 fi فِي -
11 mesakinihim onların meskenlerinde مَسَاكِنِهِمْ سكن
12 inne doğrusu إِنَّ -
13 fi فِي -
14 zalike işte bundadır ذَٰلِكَ -
15 layatin mutlak ayetler لَايَاتٍ ايي
16 liuli sahipleri için لِأُولِي اول
17 n-nuha nuhâ النُّهَىٰ نهي

Notlar

Not 1

*Nesillerden.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Ayetler Kavram 237

237 Ayet kelimesi gösterge, işaret, kanıt, mucize anlamındadır. Çoğul olarak kullanıldığında Yüce Allah'ın varlığına kanıt olacak muhteşem mucizeleri işaret eder. Evrenin kendisi içindeki her şeyle Yüce Allah'ın ayetlerindendir. Evren kitabını bilimsel olarak okuyanlar Yüce Allah'ın bu ayetlerine tanıklık ederler.

20. Tâ-Hâ Suresi

Ayet 135

Arapça Metin (Harekeli)

2481|20|135|قُلْ كُلٌّ مُّتَرَبِّصٌ فَتَرَبَّصُوا۟ فَسَتَعْلَمُونَ مَنْ أَصْحَٰبُ ٱلصِّرَٰطِ ٱلسَّوِىِّ وَمَنِ ٱهْتَدَىٰ

Arapça Metin (Harekesiz)

2481|20|135|قل كل متربص فتربصوا فستعلمون من اصحب الصرط السوي ومن اهتدي

Latin Literal

135. Kul kullun muterebbisun fe terabbesû, fe se ta’lemûne men ashâbus sırâtıs seviyyi ve menihtedâ.

Türkçe Çeviri

De ki: "Her biri bir gözetleyendir; öyle ki gözetleyin; öyle ki bileceksiniz kimdir düzgün yolun ashâbı194; ve kim kılavuzlandı192."

Ahmed Samira Çevirisi

135 Say: "Each/all (is) waiting/remaining , so wait/remain , so you will know who (are) the road’s/way’s the straight/just owners/company , and who was guided."222

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 kullun her bir كُلٌّ كلل
3 muterabbisun bir gözetleyendir مُتَرَبِّصٌ ربص
4 feterabbesu öyle ki gözetleyin فَتَرَبَّصُوا ربص
5 fesetea'lemune öyle ki bileceksiniz فَسَتَعْلَمُونَ علم
6 men kimdir مَنْ -
7 eshabu ashâbı أَصْحَابُ صحب
8 s-sirati yolun الصِّرَاطِ صرط
9 s-seviyyi düzgün/seviyeli السَّوِيِّ سوي
10 ve meni ve kim وَمَنِ -
11 hteda doğru yola kılavuzlandı اهْتَدَىٰ هدي

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Ashâb Kavram 194

194 Yoldaş; aynı yolda/amaçta yol alanlar, aynı mekanda ve zamanda kaderleri ortak olanlar.

22. Hac Suresi

Ayet 8

Arapça Metin (Harekeli)

2601|22|8|وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يُجَٰدِلُ فِى ٱللَّهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَلَا هُدًى وَلَا كِتَٰبٍ مُّنِيرٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

2601|22|8|ومن الناس من يجدل في الله بغير علم ولا هدي ولا كتب منير

Latin Literal

8. Ve minen nâsi men yucâdilu fîllâhi bi gayri ilmin ve lâ huden ve lâ kitâbin munîr(munîrin).

Türkçe Çeviri

Ve insanlardan kimi mücadele* eder Allah’ta** olmaksızın bir ilim1143; ve ne de bir kılavuz192; ve ne de bir nurlu kitap***.

Ahmed Samira Çevirisi

8 And from the people who argues/disputes in (about) God without knowledge, and nor guidance, and nor a luminous/enlightening Book .

Notlar

Not 1

*Cihat.**Fi edatı (+). İçinde demektir. Bir balığın içinde bulunduğu deniz hakkında bir ilim sahibi olmadan yalan yanlış şeylere iman etmesi gibi.***Yazıt, bilgi içeren yazılar.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

İlim, ilim. Kavram 1143

1143 Kanıta dayalı, ispatlı, kesin ve şüphesiz bilgi. Her bir kimse aynı bilgiyi takip ederek aynı sonuca ulaşmalıdır; tekrar edilebilir ve her seferinde aynı sonuç elde edilmelidir. Matematik gibi. İki elmanın yanına evrenin her neresinde olursa olsun 2 elma daha koyarsak toplam 4 elma olur. İşte bu bir ilimdir. Kesin bilgidir.

22. Hac Suresi

Ayet 16

Arapça Metin (Harekeli)

2609|22|16|وَكَذَٰلِكَ أَنزَلْنَٰهُ ءَايَٰتٍۭ بَيِّنَٰتٍ وَأَنَّ ٱللَّهَ يَهْدِى مَن يُرِيدُ

Arapça Metin (Harekesiz)

2609|22|16|وكذلك انزلنه ايت بينت وان الله يهدي من يريد

Latin Literal

16. Ve kezâlike enzelnâhu âyâtin beyyinâtin ve ennallâhe yehdî men yurîd(yurîdu).

Türkçe Çeviri

Ve işte böyledir; indirdik onu* beyanatlı620 ayetler389 (olarak); ve ki Allah kılavuzlar192 dilediği kimseyi**.

Ahmed Samira Çevirisi

16 And like that We descended it evidences/signs/verses, evidences, and that God guides whom He wills/wants .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kezalike ve işte böyledir وَكَذَٰلِكَ -
2 enzelnahu indirdik onu أَنْزَلْنَاهُ نزل
3 ayatin ayetler (olarak) ايَاتٍ ايي
4 beyyinatin beyanatlı بَيِّنَاتٍ بين
5 ve enne ve ki وَأَنَّ -
6 llahe Allah اللَّهَ -
7 yehdi doğru yola kılavuzlar يَهْدِي هدي
8 men kimseye مَنْ -
9 yuridu dilediği يُرِيدُ رود

Notlar

Not 1

*Kur'ân'ı.**Rabbimiz dilemedikçe hiçbir kimse doğru yolu bulamaz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Kur'an ayetleri. Kavram 389

389 Şerefli Kur'an'da 112 numarasız besmele (0. ayet olarak) ve 6234 numaralı ayet olarak toplam 6346 ayet vardır.

Beyanat Kavram 620

620 Gizli saklı olmadan açıkça deklere edilmiş, apaçık bildirilmiş, belli edilmiş, apaçık ifade edilmiş.

22. Hac Suresi

Ayet 24

Arapça Metin (Harekeli)

2617|22|24|وَهُدُوٓا۟ إِلَى ٱلطَّيِّبِ مِنَ ٱلْقَوْلِ وَهُدُوٓا۟ إِلَىٰ صِرَٰطِ ٱلْحَمِيدِ

Arapça Metin (Harekesiz)

2617|22|24|وهدوا الي الطيب من القول وهدوا الي صرط الحميد

Latin Literal

24. Ve hudû ilet tayyibî minel kavli ve hudû ilâ sırâtıl hamîd(hamîdi).

Türkçe Çeviri

Ve kılavuzlandılar192 kavilden/sözden iyiye doğru; ve kılavuzlandılar192 Hamîd’in107 yoluna doğru.

Ahmed Samira Çevirisi

24 And they were guided to the good/pure from the words/opinion and belief, and they were guided to the praiseworthy’s/commendable’s road/way.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Hamîd Kavram 107

107 En yüce övgüye/methedilmeye değer.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

22. Hac Suresi

Ayet 37

Arapça Metin (Harekeli)

2630|22|37|لَن يَنَالَ ٱللَّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَآؤُهَا وَلَٰكِن يَنَالُهُ ٱلتَّقْوَىٰ مِنكُمْ كَذَٰلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمْ لِتُكَبِّرُوا۟ ٱللَّهَ عَلَىٰ مَا هَدَىٰكُمْ وَبَشِّرِ ٱلْمُحْسِنِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2630|22|37|لن ينال الله لحومها ولا دماوها ولكن يناله التقوي منكم كذلك سخرها لكم لتكبروا الله علي ما هديكم وبشر المحسنين

Latin Literal

37. Len yenâlellâhe luhûmuhâ ve lâ dimâuhâ ve lâkin yenâluhut takvâ minkum, kezâlike sahharahâ lekum li tukebbirûllâhe alâ mâ hedâkum, ve beşşiril muhsinîn(muhsinîne).

Türkçe Çeviri

Asla erişmez Allah'a etleri onun*; ve ne de kanları onun*; velakin/fakat erişir O’na** takvanız21 sizlerden; işte böyledir; boyun eğdirdi onu*** sizlere; büyüklemeniz**** içindir Allah'ın sizleri kılavuzlaması192 üzerine; ve müjdele muhsinleri294.

Ahmed Samira Çevirisi

37 God will not take/receive its meat , and nor its blood, and but He takes/receives the fear and obedience from you, as/like that He manipulated/subjugated it for you to greaten/magnify God on what He guided you, and announce good news (to) the good doers.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 len asla لَنْ -
2 yenale erişmez يَنَالَ نيل
3 llahe Allah'a اللَّهَ -
4 luhumuha etleri onun لُحُومُهَا لحم
5 ve la ve ne de وَلَا -
6 dima'uha kanları onun دِمَاؤُهَا دمو
7 velakin velakin/fakat وَلَٰكِنْ -
8 yenaluhu erişir O’na يَنَالُهُ نيل
9 t-tekva takvanız التَّقْوَىٰ وقي
10 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
11 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
12 sehharaha boyun eğdirdi onu سَخَّرَهَا سخر
13 lekum sizlere لَكُمْ -
14 litukebbiru kebirleştirmeniz لِتُكَبِّرُوا كبر
15 llahe Allah'ı اللَّهَ -
16 ala üzere عَلَىٰ -
17 ma مَا -
18 hedakum kılavuzlamasına sizleri هَدَاكُمْ هدي
19 ve beşşiri ve müjdele وَبَشِّرِ بشر
20 l-muhsinine muhsinleri الْمُحْسِنِينَ حسن

Notlar

Not 1

*Üzerine Allah'ın ismini zikrederek kesilen hayvanın.**Allah'a.***Üzerine Allah'ın ismini zikrederek kesilen hayvanı.****Kebirleştirmek. Yüceltmek, büyük yapmak. Yüce Allah'ın kılavuzlamasının önemini iyi anlamak.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Takva Kavram 21

21 Sakınmak, çekinmek. Kur'an'da en çok Yüce Allah'ın hoşnut olmayacağı şeylerden, Kur'an'ın emir ve yasaklarını çiğnemekten sakınmayı, uzak durmayı işaret eder.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Muhsin Kavram 294

294 Güzel işler yapan, güzelleştiren.

22. Hac Suresi

Ayet 67

Arapça Metin (Harekeli)

2660|22|67|لِّكُلِّ أُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنسَكًا هُمْ نَاسِكُوهُ فَلَا يُنَٰزِعُنَّكَ فِى ٱلْأَمْرِ وَٱدْعُ إِلَىٰ رَبِّكَ إِنَّكَ لَعَلَىٰ هُدًى مُّسْتَقِيمٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

2660|22|67|لكل امه جعلنا منسكا هم ناسكوه فلا ينزعنك في الامر وادع الي ربك انك لعلي هدي مستقيم

Latin Literal

67. Li kulli ummetin cealnâ menseken hum nâsikûhu fe lâ yunâziunneke fîl emri ved’u ilâ rabbik(rabbike), inneke le alâ huden mustekîm(mustekîmin).

Türkçe Çeviri

Her bir ümmete305 yaptık bir mensek1162; onlaradır nusukları169 onların; öyle ki çekişmesinler sana* emirde; davet et** Rabbine4 doğru; doğrusu sen*** mutlak dosdoğru bir kılavuz192 üzerinesin.

Ahmed Samira Çevirisi

67 To every/each nation We made/created a ritual or method of worship they are practicing the rituals or methods of worship , so they do not dispute/quarrel with you (E) in the matter/affair, and call to your Lord, that you are on (E) straight/direct guidance.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 likulli her bir لِكُلِّ كلل
2 ummetin ümmete أُمَّةٍ امم
3 cealna yaptık جَعَلْنَا جعل
4 menseken bir mensek مَنْسَكًا نسك
5 hum onlaradır هُمْ -
6 nasikuhu nusukları onların نَاسِكُوهُ نسك
7 fela öyle ki فَلَا -
8 yunaziunneke çekişmesinler sana يُنَازِعُنَّكَ نزع
9 fi فِي -
10 l-emri emirde الْأَمْرِ امر
11 ved'u davet et وَادْعُ دعو
12 ila doğru إِلَىٰ -
13 rabbike Rabbine رَبِّكَ ربب
14 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
15 leala mutlak üzerinesin لَعَلَىٰ -
16 huden bir kılavuz هُدًى هدي
17 mustekimin dosdoğru مُسْتَقِيمٍ قوم

Notlar

Not 1

*Seninle.**Çağır.***Nebi ve resûl Muhammed.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Nusuk Kavram 169

169 Dine, İslam'a, sadece Kur'an'a adanmış hayat tarzı. Sadece Kur'an'ın emir ve yasaklarına dayanarak yapılan tüm eylemler.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Ümmet, ümmet Kavram 305

305 Ulus, halk, ortak bazı değerlere sahip olan bir kesim/kısım insan topluluğu.

23. Mü'minûn Suresi

Ayet 49

Arapça Metin (Harekeli)

2720|23|49|وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2720|23|49|ولقد اتينا موسي الكتب لعلهم يهتدون

Latin Literal

49. Ve lekad âteynâ mûsel kitâbe leallehum yehtedûn(yehtedûne).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun verdik Mûsâ’ya kitabı*; belki onlar** kılavuzlanırlar192.

Ahmed Samira Çevirisi

49 And We had given/brought to Moses The Book , maybe/perhaps they be guided.

Notlar

Not 1

*Tevrât'ı. Tevrât kitabı indirildiğinde bir zeburdu. Taş yazıtlardaydı. Sonradan kırtasiye haline getirildi.**İsrâîloğulları.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

27. Neml Suresi

Ayet 81

Arapça Metin (Harekeli)

3238|27|81|وَمَآ أَنتَ بِهَٰدِى ٱلْعُمْىِ عَن ضَلَٰلَتِهِمْ إِن تُسْمِعُ إِلَّا مَن يُؤْمِنُ بِـَٔايَٰتِنَا فَهُم مُّسْلِمُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

3238|27|81|وما انت بهدي العمي عن ضللتهم ان تسمع الا من يومن بايتنا فهم مسلمون

Latin Literal

81. Ve mâ ente bi hâdîl umyi an dalâletihim, in tusmiu illâ men yu’minu bi âyâtinâ fe hum muslimûn(muslimûne).

Türkçe Çeviri

Ve değilsin sen* kılavuzlayan192 âmâları** dalaletlerinden128 ki işittirirsin ancak kimseye (ki) iman47 etti ayetlerimize454; öyle ki onlar müslimdir45.

Ahmed Samira Çevirisi

81 And you are not (capable) with guiding the blind/confused from their misguidance, that truly you make (to) hear/listen except who believes with Our verses/evidence/signs, so they are Moslems/submitters .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değilsin وَمَا -
2 ente sen أَنْتَ -
3 bihadi doğru yola kılavuzlayan بِهَادِي هدي
4 l-umyi âmâları الْعُمْيِ عمي
5 an عَنْ -
6 delaletihim dalaletlerinden ضَلَالَتِهِمْ ضلل
7 in ki إِنْ -
8 tusmiu işittirirsin تُسْمِعُ سمع
9 illa ancak إِلَّا -
10 men kimseye مَنْ -
11 yu'minu iman eder يُؤْمِنُ امن
12 biayatina ayetlerimize بِايَاتِنَا ايي
13 fehum öyle ki onlar فَهُمْ -
14 muslimune müslimdirler مُسْلِمُونَ سلم

Notlar

Not 1

*Nebi ve resûl Muhammed.**Körleri.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Müslim Kavram 45

45 Müslümanlar. Yüce Allah'ın gerçek dini olan biricik İslam dinine (sadece/saf Kur'an'a) teslim olmuş olanlar. İslam: İnsan bilincinin Yüce Allah'la arşta/hiperuzayda yapmış olduğu antlaşmaya/sözleşmeye/misaka/bağlaşmaya teslimiyeti/uyumu. Kur'an bu antlaşmayı insanlara hatırlatır. Kur'an alemler için bir zikirdir/hatırlatmadır. Sadece Kur'an gerçek İslam dinidir.

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Ayetler Kavram 454

454 Sadece kutsal kitaplarda bulunan Yüce Allah'ın hükümleri, kelamı.

33. Ahzâb Suresi

Ayet 4

Arapça Metin (Harekeli)

3535|33|4|مَّا جَعَلَ ٱللَّهُ لِرَجُلٍ مِّن قَلْبَيْنِ فِى جَوْفِهِۦ وَمَا جَعَلَ أَزْوَٰجَكُمُ ٱلَّٰٓـِٔى تُظَٰهِرُونَ مِنْهُنَّ أُمَّهَٰتِكُمْ وَمَا جَعَلَ أَدْعِيَآءَكُمْ أَبْنَآءَكُمْ ذَٰلِكُمْ قَوْلُكُم بِأَفْوَٰهِكُمْ وَٱللَّهُ يَقُولُ ٱلْحَقَّ وَهُوَ يَهْدِى ٱلسَّبِيلَ

Arapça Metin (Harekesiz)

3535|33|4|ما جعل الله لرجل من قلبين في جوفه وما جعل ازوجكم الي تظهرون منهن امهتكم وما جعل ادعياكم ابناكم ذلكم قولكم بافوهكم والله يقول الحق وهو يهدي السبيل

Latin Literal

4. Mâ cealallâhu li raculin min kalbeyni fî cevfih(cevfihî), ve mâ ceale ezvâcekumullâî tuzâhırûne min hunne ummehâtikum, ve mâ ceale ed’ıyâekum ebnâekum, zâlikum kavlukum bi efvâhikum, vallâhu yekûlul hakka ve huve yehdîs sebîl(sebîle).

Türkçe Çeviri

Yapmış değildir Allah bir adama712 onun içinde iki kalpten712; ve yapmış değildir eşlerinizi anneleriniz ki zihâr713 yaparsınız onlardan (eşlerinizden); ve yapmış değildir babalık714 yaptıklarınızı* oğullarınız; işte sizlersiniz; sizlerin ağızlarınızla (söylediğiniz) sözdür; ve Allah der/söyler hakkı/gerçeği; ve O (Allah) kılavuzlar192 yola.

Ahmed Samira Çevirisi

4 God did not make/put to a man from two hearts in his interior/inside, and He did not make/create your wives which (F) you declare them as forbidden for you (Pre-Islamic form of divorce in which the husband declares his wife as forbidden to him as his mother) from them (F) (as) your mothers, and He did not make/create those named after you but not your children by birth/your adopted children your sons, that (is) your word/opinion and belief with your mouths, and God says the truth and He guides (to) the path/way .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ma değildir مَا -
2 ceale yapmış جَعَلَ جعل
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 liraculin bir adama لِرَجُلٍ رجل
5 min مِنْ -
6 kalbeyni iki kalpten قَلْبَيْنِ قلب
7 fi فِي -
8 cevfihi içinde onun جَوْفِهِ جوف
9 ve ma ve değildir وَمَا -
10 ceale yapmış جَعَلَ جعل
11 ezvacekumu eşlerinizi أَزْوَاجَكُمُ زوج
12 l-lai ki (o kadınları) اللَّائِي -
13 tuzahirune zihâr yaparsınız تُظَاهِرُونَ ظهر
14 minhunne onlarlardan (kadınlardan) مِنْهُنَّ -
15 ummehatikum anneleriniz أُمَّهَاتِكُمْ امم
16 ve ma ve değildir وَمَا -
17 ceale yapmış جَعَلَ جعل
18 ed'iya'ekum babalık yaptıklarınızı أَدْعِيَاءَكُمْ دعو
19 ebna'ekum oğullarınız أَبْنَاءَكُمْ بني
20 zalikum işte sizlersiniz ذَٰلِكُمْ -
21 kavlukum sizlerin kavlidir/sözüdür قَوْلُكُمْ قول
22 biefvahikum ağızlarınızla بِأَفْوَاهِكُمْ فوه
23 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
24 yekulu der يَقُولُ قول
25 l-hakka hakkı/gerçeği الْحَقَّ حقق
26 ve huve ve O وَهُوَ -
27 yehdi doğru yola kılavuzlar يَهْدِي هدي
28 s-sebile yola السَّبِيلَ سبل

Notlar

Not 1

*Gerçek olmadığı halde, sahte bir şekilde iddia ettiğiniz şekilde çağırdıklarınız. Gerçek babası olmadığı halde kendisine her konuda babalık yaparak destek olan bir kimseye "baba" diye hitap eden bir erişkin kimse gibi. Gerçek oğlu olmadığı halde ona babalık yaparak destek olduğu bir kimseye "oğlumdur" demesi gibi. Kirvelik geleneğine benzer bir durumdur. Bazı kültürlerde kirvelik babalık gibidir.Bir sonraki ayette bu kimselerin nasıl çağrılması gerektiği yine "dua, çağırma" kelimesiyle işaret edilmiştir. Buradan net olarak anlarız ki ayette geçen "ed’ıyâ" kelimesi kesinlikle üvey evlat, evlatlık demek değildir.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

34. Sebe' Suresi

Ayet 24

Arapça Metin (Harekeli)

3628|34|24|قُلْ مَن يَرْزُقُكُم مِّنَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ قُلِ ٱللَّهُ وَإِنَّآ أَوْ إِيَّاكُمْ لَعَلَىٰ هُدًى أَوْ فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

3628|34|24|قل من يرزقكم من السموت والارض قل الله وانا او اياكم لعلي هدي او في ضلل مبين

Latin Literal

24. Kul men yerzukukum mines semâvâti vel ard(ardı), kulillâhu ve innâ ev iyyâkum le alâ huden ev fî dalâlin mubîn(mubînin).

Türkçe Çeviri

De ki: "Kim rızıklandırır sizleri göklerden162 ve yerden?"; de ki: "Allah; ve doğrusu bizleriz ya da ancak sizlersiniz mutlak üzerinde bir kılavuz192 ya da apaçık bir dalalette."

Ahmed Samira Çevirisi

24 Say: "Who provides for you from the skies/space and the earth/Planet Earth?" Say: "God and that we or you (are) on (E) guidance, or in clear/evident misguidance."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 men kim مَنْ -
3 yerzukukum rızıklandırır sizleri يَرْزُقُكُمْ رزق
4 mine مِنَ -
5 s-semavati göklerden السَّمَاوَاتِ سمو
6 vel'erdi ve yerden وَالْأَرْضِ ارض
7 kuli de ki قُلِ قول
8 llahu Allah اللَّهُ -
9 ve inna ve doğrusu bizleriz وَإِنَّا -
10 ev ya da أَوْ -
11 iyyakum ancak sizlersiniz إِيَّاكُمْ -
12 leala mutlak üzerinde لَعَلَىٰ -
13 huden bir doğru yola kılavuz هُدًى هدي
14 ev ya da أَوْ -
15 fi فِي -
16 delalin bir dalalette ضَلَالٍ ضلل
17 mubinin apaçık مُبِينٍ بين

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Gökler Kavram 162

162 Kur’an’a göre gök kavramı başımızı göğe çevirip baktığımızda gördüğümüz veya göremediğimiz her şeyi kapsar. Çoğul olarak gökler de çok sayıda gök içeren yapıları işaret etmek için kullanılır. Güneş sistemimiz gezegenlerin göklerini içerdiği için göklerdir. Galaksimiz çok sayıda yıldız sistemleri (gökler) içerdiği için göklerdir. Evrenin kendisi çok sayıda galaksiler içerdiği için göklerdir.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

37. Sâffât Suresi

Ayet 99

Arapça Metin (Harekeli)

3885|37|99|وَقَالَ إِنِّى ذَاهِبٌ إِلَىٰ رَبِّى سَيَهْدِينِ

Arapça Metin (Harekesiz)

3885|37|99|وقال اني ذاهب الي ربي سيهدين

Latin Literal

99. Ve kâle innî zâhibun ilâ rabbî seyehdîn(seyehdîni).

Türkçe Çeviri

Ve dedi*: "Doğrusu ben bir uzaklaşanım Rabbime4 doğru; kılavuzlayacak192** beni."

Ahmed Samira Çevirisi

99 And he said: "That I am going/going away to my Lord, he will guide me."

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
2 inni doğrusu ben إِنِّي -
3 zahibun uzaklaşanım ذَاهِبٌ ذهب
4 ila doğru إِلَىٰ -
5 rabbi Rabbime رَبِّي ربب
6 seyehdini doğru yola kılavuzlayacak beni سَيَهْدِينِ هدي

Notlar

Not 1

*İbrahim.**İbrahim'in Harran'dan uzaklaşması için vahiy aldığını; Yüce Allah'ın gaybın bilgisini resûlüne bildirdiğini anlıyoruz.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

39. Zümer Suresi

Ayet 18

Arapça Metin (Harekeli)

4074|39|18|ٱلَّذِينَ يَسْتَمِعُونَ ٱلْقَوْلَ فَيَتَّبِعُونَ أَحْسَنَهُۥٓ أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ هَدَىٰهُمُ ٱللَّهُ وَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمْ أُو۟لُوا۟ ٱلْأَلْبَٰبِ

Arapça Metin (Harekesiz)

4074|39|18|الذين يستمعون القول فيتبعون احسنه اوليك الذين هديهم الله واوليك هم اولوا الالبب

Latin Literal

18. Ellezîne yestemiûnel kavle fe yettebiûne ahseneh(ahsenehu), ulâikellezîne hedâhumullâhu ve ulâike hum ulûl elbâb(elbâbi).

Türkçe Çeviri

Kimselerdir (ki) işitirler kavli/kelamı; öyle ki tabi olurlar en güzeline onun*; işte bunlar; kimselerdir (ki) kılavuzladı192 onları Allah; ve işte bunlar; onlardır elbâb88.

Ahmed Samira Çevirisi

18 Those who hear/listen (to) the word/opinion and belief so they follow its best , those are, those whom God guided them, and those, they are (owners) of the pure minds/hearts .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimseler ki الَّذِينَ -
2 yestemiune işitirler يَسْتَمِعُونَ سمع
3 l-kavle kavli/kelamı الْقَوْلَ قول
4 feyettebiune öyle ki tabi olurlar فَيَتَّبِعُونَ تبع
5 ehsenehu en güzeline onun أَحْسَنَهُ حسن
6 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
7 ellezine kimselerdir الَّذِينَ -
8 hedahumu doğru yola kılavuladı onları هَدَاهُمُ هدي
9 llahu Allah اللَّهُ -
10 ve ulaike ve işte bunlar وَأُولَٰئِكَ -
11 hum onlar هُمْ -
12 ulu sahipleri أُولُو اول
13 l-elbabi mantık الْأَلْبَابِ لبب

Notlar

Not 1

*Kavlin/kelamın. Kur'an'a.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Elbâb Kavram 88

88 Akıl ve mantık. Analitik/rasyonel düşünme.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

42. Şûrâ Suresi

Ayet 52

Arapça Metin (Harekeli)

4322|42|52|وَكَذَٰلِكَ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ رُوحًا مِّنْ أَمْرِنَا مَا كُنتَ تَدْرِى مَا ٱلْكِتَٰبُ وَلَا ٱلْإِيمَٰنُ وَلَٰكِن جَعَلْنَٰهُ نُورًا نَّهْدِى بِهِۦ مَن نَّشَآءُ مِنْ عِبَادِنَا وَإِنَّكَ لَتَهْدِىٓ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

Arapça Metin (Harekesiz)

4322|42|52|وكذلك اوحينا اليك روحا من امرنا ما كنت تدري ما الكتب ولا الايمن ولكن جعلنه نورا نهدي به من نشا من عبادنا وانك لتهدي الي صرط مستقيم

Latin Literal

52. Ve kezâlike evhaynâ ileyke rûhan min emrinâ, mâ kunte tedrî mel kitâbu ve lel îmânu ve lâkin cealnâhu nûren nehdî bihî men neşâu min ibâdinâ, ve inneke le tehdî ilâ sırâtın mustekîm(mustekîmin).

Türkçe Çeviri

Ve işte böyledir; vahyettik603 (senin) üzerine bir ruh279 emrimizden; idrak657 eder olmuş değildin kitabı* ve ne de imanı47**; velakin/fakat yaptık onu*** bir nur; kılavuzlarız192 onunla*** dilediğimiz kimseyi kullarımızdan; ve doğrusu sen mutlak kılavuzlarsın192****; dosdoğru bir yol doğru124.

Ahmed Samira Çevirisi

52 And like that We inspired/transmitted to you, a Soul/Spirit , from Our order/command/matter/affair, you were not knowing what (is) The Book , and nor the faith/belief, and but We made it a light, We guide with it whom We will/want from Our worshippers/slaves , and that you guide (E) to a straight/direct road/way.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kezalike ve işte böyledir وَكَذَٰلِكَ -
2 evhayna vahyettik أَوْحَيْنَا وحي
3 ileyke üzerine إِلَيْكَ -
4 ruhen bir ruh رُوحًا روح
5 min مِنْ -
6 emrina emrimizden أَمْرِنَا امر
7 ma değildir مَا -
8 kunte olmuş كُنْتَ كون
9 tedri idrak eder تَدْرِي دري
10 ma nedir مَا -
11 l-kitabu kitabı الْكِتَابُ كتب
12 ve la ve ne de وَلَا -
13 l-imanu iman الْإِيمَانُ امن
14 velakin velakin/fakat وَلَٰكِنْ -
15 cealnahu yaptık onu جَعَلْنَاهُ جعل
16 nuran bir nur نُورًا نور
17 nehdi doğru yola kılavuzlarız نَهْدِي هدي
18 bihi onunla بِهِ -
19 men kimseyi مَنْ -
20 neşa'u dilediğimiz نَشَاءُ شيا
21 min مِنْ -
22 ibadina kullarımızdan عِبَادِنَا عبد
23 ve inneke ve doğrusu sen وَإِنَّكَ -
24 letehdi mutlak doğru yola kılavuzlarsın لَتَهْدِي هدي
25 ila doğru إِلَىٰ -
26 siratin yola صِرَاطٍ صرط
27 mustekimin dosdoğru مُسْتَقِيمٍ قوم

Notlar

Not 1

*Kutsal kitabı. **Kesin delillere dayanan bir iman/inanç idrakın/algılaman yoktu.***Kur'an'ı. Kur'an'la.****Sen de Kur'an ile doğru yola kılavuzlarsın.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

iman Kavram 47

47 Akılcı delillerle/kanıtlarla emin olma.

Dosdoğru yol Kavram 124

124 Sırâtel mustakîm. Tek ve dosdoğru yol; sadece Kur'an.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Kutsal ruh Kavram 279

279 Ruh canlandıran demektir. Evrenimizi bir üst boyuttan saran, 2D zar olan Levh-i Mahfûz'daki bilgiyi evrenin içine ileten, ışık hızında hareket eden mekanizmadır. Evrenin en küçük yapı taşları olan sicimlerin nasıl titreşeceği bilgisini taşır. Levh-i Mahfûz bilgi içeren bir 2D film şeridiyse, onu duvara yansıtan ruhtur. Duvardaki yansıma da evrendir. Anlaşılır ki Cibrîl gibi, Ashab-ı Rakim gibi Levh-i Mahfûz'u yeniden kodlama yetkisi verilen şerefli elçilerin kodladıkları bu bilgiyi evrene yansıtan ruh da mutlak ki kutsaldır. Asla değiştirilemez. Dışardan asla müdahale edilemez. Gerçekleşmesi asla önlenemez. Evrenin dışında bulunan başka varlıklar da bu kutsal canlandıran yansımaya asla müdahale edemez.

Vahiy, vahy etmek. Kavram 603

603 Yüce Allah'ın bir resûl/elçi göndererek ya da ilham ettirerek ya da bir perde arkasından kullarından dilediğine ilettiği her türlü mesajdır. Bu mesaj illa ki tüm insanları ilgilendiren ayetler olmaz. Örneğin resûl Musa'nın annesine Yüce Allah oğlunun durumu hakkında vahy etmiştir; mesaj iletmiştir. Kutsal kitapların ayetleri de aynı şekilde vahy edilir. Ancak bunlar Yüce Allah'ın tüm insanlara rahmetinden gönderdiği kurtuluş reçetesi olduğu için kitaplaşması sağlanmıştır. Bizleri ilgilendiren, ahiret evreninde sınava tabi tutulacağımız vahiy işte bu kutsal kitaplardır. Sadece kutsal kitaplar. Şu an elimizde şerefli Kur'an var. Bu şerefli Kur'an'a tabi olduğumuzda mutlak ki Yüce Allah'ın vahyine tabi olmuş oluruz.

53. Necm Suresi

Ayet 23

Arapça Metin (Harekeli)

4805|53|23|إِنْ هِىَ إِلَّآ أَسْمَآءٌ سَمَّيْتُمُوهَآ أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُم مَّآ أَنزَلَ ٱللَّهُ بِهَا مِن سُلْطَٰنٍ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَمَا تَهْوَى ٱلْأَنفُسُ وَلَقَدْ جَآءَهُم مِّن رَّبِّهِمُ ٱلْهُدَىٰٓ

Arapça Metin (Harekesiz)

4805|53|23|ان هي الا اسما سميتموها انتم واباوكم ما انزل الله بها من سلطن ان يتبعون الا الظن وما تهوي الانفس ولقد جاهم من ربهم الهدي

Latin Literal

23. İn hiye illâ esmâun semmeytumûhâ entum ve âbâukum mâ enzelallâhu bihâ min sultân(sultânin), in yettebiûne illez zanne ve mâ tehvel enfus(enfusu), ve lekad câehum min rabbihimul hudâ.

Türkçe Çeviri

Değildir o* isimler dışında (ki) isimlendirdiniz onu* sizler ve babalarınız/atalarınız; indirmiş değildir Allah ona* hiçbir sultân660; tabi olur değillerdir zan314 dışında ve heves ettiğine nefislerin201; ve ant olsun geldi onlara Rablerinden4 kılavuz192**.

Ahmed Samira Çevirisi

23 That truly it is except names, you named it, you and your fathers/forefathers, God did not descend with it from a proof/evidence , that truly they follow except the doubt/suspicion , and what the selves desire/attract , and the guidance had (E) come to them from their Lord.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 in değildir إِنْ -
2 hiye o هِيَ -
3 illa dışında إِلَّا -
4 esma'un isimler (ki) أَسْمَاءٌ سمو
5 semmeytumuha isimlendirdiniz onu سَمَّيْتُمُوهَا سمو
6 entum sizler أَنْتُمْ -
7 ve aba'ukum ve babalarınız/atalarınız وَابَاؤُكُمْ ابو
8 ma değildir مَا -
9 enzele indirmiş أَنْزَلَ نزل
10 llahu Allah اللَّهُ -
11 biha ona بِهَا -
12 min hiçbir مِنْ -
13 sultanin bir sultan سُلْطَانٍ سلط
14 in değiller إِنْ -
15 yettebiune tabi olur يَتَّبِعُونَ تبع
16 illa dışında إِلَّا -
17 z-zenne zanna الظَّنَّ ظنن
18 ve ma ve وَمَا -
19 tehva heves ettiğine تَهْوَى هوي
20 l-enfusu nefislerin الْأَنْفُسُ نفس
21 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
22 ca'ehum geldi onlara جَاءَهُمْ جيا
23 min مِنْ -
24 rabbihimu Rablerinden رَبِّهِمُ ربب
25 l-huda doğru yola kılavuz الْهُدَىٰ هدي

Notlar

Not 1

*Lât, Uzzâ ve Menât gibi insanların kendi isimlendirdikleri ve ilâh olarak kulluk ettikleri şey.**Kur'ân.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Zan Kavram 314

314 Varsayım, sanı, töhmet, elde somut veriler olmamasına karşın, birisi ya da bir olay hakkında hükme varmak ya da sonuca ulaşmak.

Sultân, sultân. Kavram 660

660 Yetki, salahiyet, otorite.

53. Necm Suresi

Ayet 30

Arapça Metin (Harekeli)

4812|53|30|ذَٰلِكَ مَبْلَغُهُم مِّنَ ٱلْعِلْمِ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ ٱهْتَدَىٰ

Arapça Metin (Harekesiz)

4812|53|30|ذلك مبلغهم من العلم ان ربك هو اعلم بمن ضل عن سبيله وهو اعلم بمن اهتدي

Latin Literal

30. Zâlike mebleguhum minel ilm(ilmi), inne rabbeke huve a’lemu bi men dalle an sebîlihî ve huve a’lemu bi menihtedâ.

Türkçe Çeviri

İşte budur ulaşması onların ilimden1143*; doğrusu (senin) Rabbin4 (ki) O** daha iyi bilendir kendi*** yolundan**** dalalete128 düşmüş kimseyi; ve O** daha iyi bilendir kılavuzlanmış192 kimseyi.

Ahmed Samira Çevirisi

30 That (is) their capacity/limit from the knowledge, that truly your Lord, He is more knowledgeable with who was misguided from His way/path , and He is more knowledgeable with who was guided.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zalike işte budur ذَٰلِكَ -
2 mebleguhum ulaştıkları onların مَبْلَغُهُمْ بلغ
3 mine مِنَ -
4 l-ilmi ilimden الْعِلْمِ علم
5 inne doğrusu إِنَّ -
6 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
7 huve O هُوَ -
8 ea'lemu daha iyi bilendir أَعْلَمُ علم
9 bimen kimseyi بِمَنْ -
10 delle dalalete düştü ضَلَّ ضلل
11 an عَنْ -
12 sebilihi yolundan سَبِيلِهِ سبل
13 ve huve ve O وَهُوَ -
14 ea'lemu daha iyi bilendir أَعْلَمُ علم
15 bimeni kimseyi بِمَنِ -
16 hteda doğru yola kılavuzlandı اهْتَدَىٰ هدي

Notlar

Not 1

*Ulaşabildikleri ilim pek azdır.**Allah.***Allah'ın.****Tek tanrıcı olan İslam.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Rab Kavram 4

4 Efendi, komuta eden.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

İlim, ilim. Kavram 1143

1143 Kanıta dayalı, ispatlı, kesin ve şüphesiz bilgi. Her bir kimse aynı bilgiyi takip ederek aynı sonuca ulaşmalıdır; tekrar edilebilir ve her seferinde aynı sonuç elde edilmelidir. Matematik gibi. İki elmanın yanına evrenin her neresinde olursa olsun 2 elma daha koyarsak toplam 4 elma olur. İşte bu bir ilimdir. Kesin bilgidir.

57. Hadid Suresi

Ayet 26

Arapça Metin (Harekeli)

5099|57|26|وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا نُوحًا وَإِبْرَٰهِيمَ وَجَعَلْنَا فِى ذُرِّيَّتِهِمَا ٱلنُّبُوَّةَ وَٱلْكِتَٰبَ فَمِنْهُم مُّهْتَدٍ وَكَثِيرٌ مِّنْهُمْ فَٰسِقُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

5099|57|26|ولقد ارسلنا نوحا وابرهيم وجعلنا في ذريتهما النبوه والكتب فمنهم مهتد وكثير منهم فسقون

Latin Literal

26. Ve lekad erselnâ nûhan ve ibrâhîme ve cealnâ fî zurriyyetihimen nubuvvete vel kitâbe fe minhum muhted(muhtedin), ve kesîrun minhum fâsikûn(fâsikûne).

Türkçe Çeviri

Ve ant olsun gönderdik Nûh'u ve İbrahim'i; ve yaptık ikisinin zürriyetinde380 nebiliği*; ve kitabı*; öyle ki onlardandır** kılavuzlu192; ve ekserisi*** onlardan** fâsıklardır38.

Ahmed Samira Çevirisi

26 And We (E) had sent Noah and Abraham, and We made/put in their (B)’s descendants the prophethood and The Book , so from them (who) is guided and many from them (are) debauchers .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 erselna gönderdik أَرْسَلْنَا رسل
3 nuhen Nuh'u نُوحًا -
4 ve ibrahime ve İbrahim'i وَإِبْرَاهِيمَ -
5 ve cealna ve yaptık وَجَعَلْنَا جعل
6 fi فِي -
7 zurriyyetihima ikisinin zürriyetinde ذُرِّيَّتِهِمَا ذرر
8 n-nubuvvete nebiliği النُّبُوَّةَ نبا
9 velkitabe ve kitabı وَالْكِتَابَ كتب
10 fe minhum öyle ki onlardan فَمِنْهُمْ -
11 muhtedin doğru yola kılavzlu مُهْتَدٍ هدي
12 vekesirun ve ekserisi وَكَثِيرٌ كثر
13 minhum onlardan مِنْهُمْ -
14 fasikune fasıklardır فَاسِقُونَ فسق

Notlar

Not 1

*Nebiler yani kendilerine kitap verilen resûllerin tamamı mutlaka Nûh ve İbrahim'in soyundan/zürriyetinden gelir. **Nûh ve İbrahim'in soyundan gelenler. Araplar ve İsrailoğulları bu soya dahildir.***Nûh ve İbrahim'in soyundan gelenlerin, biyolojik olarak ataları Nûh ve İbrahim olanların çoğu fasıktır. Azı doğru yola kılavuzludur.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Fâsık Kavram 38

38 Sapkın, doğru yoldan çıkan.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Zürriyet Kavram 380

380 Alt nesil, soy. Çoluk çocuk, evlatlar, torunlar vb.

87. A'lâ Suresi

Ayet 3

Arapça Metin (Harekeli)

5949|87|3|وَٱلَّذِى قَدَّرَ فَهَدَىٰ

Arapça Metin (Harekesiz)

5949|87|3|والذي قدر فهدي

Latin Literal

3. Vellezî kaddere fe hedâ.

Türkçe Çeviri

Ve takdir* edendir; öyle ki kılavuzladı192**.

Ahmed Samira Çevirisi

3 And who predestined/evaluated , so He guided.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezi ve وَالَّذِي -
2 kaddera takdir edendir قَدَّرَ قدر
3 feheda öyle ki doğru yola kılavuzladı فَهَدَىٰ هدي

Notlar

Not 1

*Kadere bağlayan, belirleyen, karara bağlayan.**Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

92. Leyl Suresi

Ayet 12

Arapça Metin (Harekeli)

6068|92|12|إِنَّ عَلَيْنَا لَلْهُدَىٰ

Arapça Metin (Harekesiz)

6068|92|12|ان علينا للهدي

Latin Literal

12. İnne aleynâ lel hudâ.

Türkçe Çeviri

Doğrusu üzerimizedir kılavuzlamak192.

Ahmed Samira Çevirisi

12 That truly on Us (is) the guidance (E).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 aleyna üzerimizedir عَلَيْنَا -
3 lelhuda doğru yola kılavuzlamak لَلْهُدَىٰ هدي

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

93. Duhâ Suresi

Ayet 7

Arapça Metin (Harekeli)

6084|93|7|وَوَجَدَكَ ضَآلًّا فَهَدَىٰ

Arapça Metin (Harekesiz)

6084|93|7|ووجدك ضالا فهدي

Latin Literal

7. Ve vecedeke dâllen fe hedâ.

Türkçe Çeviri

Ve buldu seni bir dalalet128* (-le); öyle ki kılavuzladı192**.

Ahmed Samira Çevirisi

7 And He found you misguided so He guided (you)?

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve vecedeke ve buldu seni وَوَجَدَكَ وجد
2 dallen bir dalalet (-le) ضَالًّا ضلل
3 feheda öyle ki doğru yola kılavuzadı فَهَدَىٰ هدي

Notlar

Not 1

*İsim kelimesi olarak gelmiştir. Fiil değildir. Dalalet içindeki bir toplumda olarak anlamak daha mantıklıdır.**Allah.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz. Kavram 192

192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 192: Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram Bilgisi

Kavram Adı: Kılavuzlanmak, kılavuzlamak, kılavuz.

Kavram No: 192

Kısa Açıklama: 192 Yönlendirmek, iletmek, hidayet etmek. Yüce Allah'ın kılavuzu kutsal kitaplardır.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 142

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Bakara Suresi - Ayet 2

Türkçe Meal: İşte bu; kitaptır * ; yoktur şüphe onda * ; bir kılavuzdur 192 takva 21 sahipleri için ** .

Arapça: 9|2|2|ذلك الكتب لا ريب فيه هدي للمتقين

Bakara Suresi - Ayet 5

Türkçe Meal: İşte bunlar * ; Rablerinden 4 bir kılavuz 192 üzerinedir; ve işte bunlar * ; onlardır * muflih/kurtuluşa kavuşanlar 174 .

Arapça: 12|2|5|اوليك علي هدي من ربهم واوليك هم المفلحون

Bakara Suresi - Ayet 16

Türkçe Meal: İşte bunlar * , kimselerdir * (ki) satın alıp takas ettiler ** dalaleti 128 kılavuzla 192 ***; öyle ki kazanmış değildi ticaretleri; ve olmuş değillerdi muhtedler 176 .

Arapça: 23|2|16|اوليك الذين اشتروا الضلله بالهدي فما ربحت تجرتهم وما كانوا مهتدين

Bakara Suresi - Ayet 26

Türkçe Meal: Doğrusu Allah çekinmez; ki vurur/ortaya koyar bir misal/örnek; bir sivrisineği 186 ; öyle ki onun üstündekini (de) 186 ; öyle ki ancak iman 47 etmiş kimseler; böylece bilirler ki o (örnek) haktır/gerçektir Rablerinden 4 ; ve ancak kâfirlik 25 etmiş kimseler; öyle ki derler: “Neyi amaçladı/arzuladı Allah bu misalle/örnekle?”; saptırır (Allah) onunla (örnekle) bir çoğunu; ve kılavuzlar 192 onunla (örnekle) bir çoğunu; ve dalalete 128 düşürür değildir (Allah) onunla (örnekle) fâsıklar 38 dışında.

Arapça: 33|2|26|ان الله لا يستحي ان يضرب مثلا ما بعوضه فما فوقها فاما الذين امنوا فيعلمون انه الحق من ربهم واما الذين كفروا فيقولون ماذا اراد الله بهذا مثلا يضل به كثيرا ويهدي به كثيرا وما يضل به الا الفسقين

Bakara Suresi - Ayet 38

Türkçe Meal: Dedik: “Alçalın 193 oradan * topluca; öyle ki geldiği ** zaman sizlere benden bir kılavuz 192 ; öyle ki kim tabi oldu kılavuzuma 192 ; öyle ki yoktur bir korku onlara; ve onlar hüzünlenmezler.”

Arapça: 45|2|38|قلنا اهبطوا منها جميعا فاما ياتينكم مني هدي فمن تبع هداي فلا خوف عليهم ولا هم يحزنون

Bakara Suresi - Ayet 53

Türkçe Meal: Ve verdiğimiz * zaman Mûsâ'ya kitap ** ve furkân 259 ; belki sizler kılavuzlanırsınız 192 .

Arapça: 60|2|53|واذ اتينا موسي الكتب والفرقان لعلكم تهتدون

Bakara Suresi - Ayet 97

Türkçe Meal: De ki: “Kim oldu bir düşman Cibrîl'e 282 ; öyle ki doğrusu o * indirdi onu ** senin *** kalbine Allah'ın izniyle”; bir musaddıktır 140 onun iki elinin arasındakine **** ; ve bir kılavuzdur 192 ; ve bir müjdedir müminlere 27 .

Arapça: 104|2|97|قل من كان عدوا لجبريل فانه نزله علي قلبك باذن الله مصدقا لما بين يديه وهدي وبشري للمومنين

Bakara Suresi - Ayet 120

Türkçe Meal: Ve asla razı olmaz senden Yahudiler 295 ve de Nasârâlılar 296 ; ta ki tabi olursun onların milletine 301 ; de ki: “Doğrusu Allah'ın kılavuzu 192 ; odur (gerçek) kılavuz 192 "; ve eğer tabi olursan hevalarına onların, sana gelen ilimden 1143 * sonra; olmaz sana Allah'tan hiçbir bir veli 28 ; ve de bir nasîr 69 .

Arapça: 127|2|120|ولن ترضي عنك اليهود ولا النصري حتي تتبع ملتهم قل ان هدي الله هو الهدي ولين اتبعت اهواهم بعد الذي جاك من العلم ما لك من الله من ولي ولا نصير

Bakara Suresi - Ayet 135

Türkçe Meal: Ve dediler: “Olun bir Yahudi 306 veya Nasârâlılar 307 ; kılavuzlanırsınız 192 ”; de ki: “Evet! * İbrahim'in milleti 301 bir hanîftir 117 ; ve olmuş değildi o ** müşriklerden 36 ”

Arapça: 142|2|135|وقالوا كونوا هودا او نصري تهتدوا قل بل مله ابرهم حنيفا وما كان من المشركين

Bakara Suresi - Ayet 137

Türkçe Meal: Öyle ki eğer iman 47 ettilerse iman 47 ettiğinizin misli 870 (gibi) ona * ; öyle ki muhakkak kılavuzlandılar 192 ; ve eğer sırt çevirdilerse; öyle ki doğrusu ancak onlar bölünme/parçalanma içindedir; öyle ki kâfi/yeterli gelecektir Allah sana onlara karşı; ve O (Allah) Semî’dir 41 ; Alîm’dir 8 .

Arapça: 144|2|137|فان امنوا بمثل ما امنتم به فقد اهتدوا وان تولوا فانما هم في شقاق فسيكفيكهم الله وهو السميع العليم

Bakara Suresi - Ayet 143

Türkçe Meal: Ve işte böyledir; yaptık sizleri bir ümmet 305 ; vasat/orta/hayırlı; olmanız için şahitler/tanıklar insanlar üzerine; ve olması için resûlün 418 sizlere bir şahit/tanık; ve yapmış değiliz bir kıble 14 ki oldunuz üzerinde onun; ancak belli etmek/bilmek için resûle 418 tabi olan kimseyi kimseden; döner üzerinde iki topuğu; ve doğrusu oldu o (kıble) mutlak bir büyük (yük); dışında kimseye (ki) kılavuzladı 192 Allah; ve olmuş değildir Allah giderir/boşa çıkarır imanınızı 47 sizlerin; doğrusu Allah insanlara mutlak Raûf'tur 15 ; Rahîm'dir 2 .

Arapça: 150|2|143|وكذلك جعلنكم امه وسطا لتكونوا شهدا علي الناس ويكون الرسول عليكم شهيدا وما جعلنا القبله التي كنت عليها الا لنعلم من يتبع الرسول ممن ينقلب علي عقبيه وان كانت لكبيره الا علي الذين هدي الله وما كان الله ليضيع ايمنكم ان الله بالناس لروف رحيم

Bakara Suresi - Ayet 150

Türkçe Meal: Ve her nereden çıktın, öyle ki döndür yüzünü haram mescide 158 doğru; ve her nereyse olduğunuz; öyle ki döndürün yüzlerinizi ona (mescide) doğru; olmaması için insanlara aleyhinizde bir tartışma; onlardan (insanlardan) zulmetmiş kimseler dışındadır * ; öyle ki haşyet 53 duymayın onlara; ve haşyet 53 duyun bana; ve tamamlamam için nimetimi sizlere; ve belki sizler kılavuzlanırsınız 192 .

Arapça: 157|2|150|ومن حيث خرجت فول وجهك شطر المسجد الحرام وحيث ما كنتم فولوا وجوهكم شطره ليلا يكون للناس عليكم حجه الا الذين ظلموا منهم فلا تخشوهم واخشوني ولاتم نعمتي عليكم ولعلكم تهتدون

Bakara Suresi - Ayet 157

Türkçe Meal: İşte bunlar; onlaradır salâtlar 22 Rablerinden 4 ; ve bir rahmet 271 ; ve işte bunlar; onlardır kılavuzlular 192 .

Arapça: 164|2|157|اوليك عليهم صلوت من ربهم ورحمه واوليك هم المهتدون

Bakara Suresi - Ayet 159

Türkçe Meal: Doğrusu kimseler; gizlerler indirdiğimizi beyanatlardan 226 ve kılavuzdan 192 ; beyan 226 etmemizden sonra onu insanlara kitapta * ; işte bunlardır, lanet 280 eder onlara Allah; ve lanet 280 eder onlara lanet 280 edenler.

Arapça: 166|2|159|ان الذين يكتمون ما انزلنا من البينت والهدي من بعد ما بينه للناس في الكتب اوليك يلعنهم الله ويلعنهم اللعنون

Bakara Suresi - Ayet 170

Türkçe Meal: Ve denildiği zaman onlara; tabi olun Allah'ın indirdiğine * ; dediler: "Evet! Tabi oluruz atalarımızı üzerinde bulduğumuza 317 ”; şayet ataları onların akletmezler 562 bir şey ve kılavuzlanmazlar 192 olmuş olsa da mı?

Arapça: 177|2|170|واذا قيل لهم اتبعوا ما انزل الله قالوا بل نتبع ما الفينا عليه ابانا اولو كان اباوهم لا يعقلون شيا ولا يهتدون

Bakara Suresi - Ayet 175

Türkçe Meal: İşte bunlar; kimselerdir (ki) satın aldılar dalaleti 128 kılavuzla 192 *; ve azabı ** (da) mağfiretle 319 ; öyle ki onları ateşe karşı sabrettiren 51 nedir!

Arapça: 182|2|175|اوليك الذين اشتروا الضلله بالهدي والعذاب بالمغفره فما اصبرهم علي النار

Bakara Suresi - Ayet 185

Türkçe Meal: Ramazan 946 ayı ki indirildi onda Kur'ân 850 ; bir kılavuz 192 insanlara; ve bir beyanat 226 kılavuzdan 192 ; ve furkân 259 ; öyle ki kim tanık/şahit oldu sizlerden o aya; öyle ki siyam/oruç 322 tutsun onda; ve kim oldu bir hasta ya da bir sefer üzerinde; öyle ki adetincedir başka günlerden; ister/diler Allah sizlere kolaylık; ve istemez/dilemez sizlere güçlük/zorluk * ; ve bütünlemeniz/tamamlamanız içindir adeti/sayıyı; ve yüceltmeniz içindir Allah'ı sizleri kılavuzlamasına 192 karşı; ve belki sizler şükredersiniz 43 .

Arapça: 192|2|185|شهر رمضان الذي انزل فيه القران هدي للناس وبينت من الهدي والفرقان فمن شهد منكم الشهر فليصمه ومن كان مريضا او علي سفر فعده من ايام اخر يريد الله بكم اليسر ولا يريد بكم العسر ولتكملوا العده ولتكبروا الله علي ما هديكم ولعلكم تشكرون

Bakara Suresi - Ayet 213

Türkçe Meal: İnsanlar bir tek ümmet 305 oldu; öyle ki gönderdi/görevlendirdi nebileri 132 Allah; müjdeleyiciler (olarak) ve uyarıcılar (olarak); ve indirdi onlarla beraber kitabı * hakla/gerçekle; hükmetmek için insanlar arasında; kendisinde anlaşmazlığa düştüklerinde; ve anlaşmazlığa düşmüş değildir onda; ancak kimseler (ki) verildiler (kitap); kendilerine gelen beyanatlardan 352 sonra; aralarındadır onların baskı/ihlal/yolsuzluk; öyle ki kılavuzladı 192 Allah iman 47 etmiş kimseleri kendisinde anlaşmazlığa düştüklerinde; (ki) haktandır/gerçektendir; O'nun (Allah'ın) izniyle; ve Allah kılavuzlar 192 dilediği kimseyi; dosdoğru bir yola doğru.

Arapça: 220|2|213|كان الناس امه وحده فبعث الله النبين مبشرين ومنذرين وانزل معهم الكتب بالحق ليحكم بين الناس فيما اختلفوا فيه وما اختلف فيه الا الذين اوتوه من بعد ما جاتهم البينت بغيا بينهم فهدي الله الذين امنوا لما اختلفوا فيه من الحق باذنه والله يهدي من يشا الي صرط مستقيم

Bakara Suresi - Ayet 258

Türkçe Meal: Hiç görmez misin İbrahim'e hac 376 etmiş kimseyi onun Rabbi 4 hakkında; ki verdi ona Allah mülk/hükümdarlık; dediği zaman İbrahim: "Benim Rabbim 4 ki yaşatır ve öldürür"; dedi (kimse): "Ben (de) yaşatırım ve öldürürüm"; dedi İbrahim: "Öyle ki doğrusu Allah getirir Güneş’i doğudan; öyle ki sen (de) getir onu (Güneş'i) batıdan; öyle ki afalladı kâfirlik 25 etmiş kimse; Allah kılavuzlamaz 192 zalimler 257 kavmini/toplumunu.

Arapça: 265|2|258|الم تر الي الذي حاج ابرهم في ربه ان اتيه الله الملك اذ قال ابرهم ربي الذي يحي ويميت قال انا احي واميت قال ابرهم فان الله ياتي بالشمس من المشرق فات بها من المغرب فبهت الذي كفر والله لا يهدي القوم الظلمين

Bakara Suresi - Ayet 264

Türkçe Meal: Ey iman 47 etmiş kimseler! Boşa çıkarmayın sadakalarınızı 378 ; minnetle * (minnete neden olarak) ve eziyetle ** (eziyete neden olarak); kimse gibi (ki) infak 6 eder malını insanlara gösteriş (-le) ; iman 47 etmez Allah'a ve ahiret gününe; öyle ki misali onun (kimsenin) misali gibidir saf/düz bir kaya; üzerinde onun (kayanın) turabin/toz; öyle ki isabet eder ona (kayaya) bir sağanak ; öyle ki bırakır onu semsert/yaşamsız; güç yetiremez (o kimse) kazandıklarından bir şey üzerine; ve Allah kılavuzlamaz 192 kâfirler 25 kavmini/toplumunu.

Arapça: 271|2|264|يايها الذين امنوا لا تبطلوا صدقتكم بالمن والاذي كالذي ينفق ماله ريا الناس ولا يومن بالله واليوم الاخر فمثله كمثل صفوان عليه تراب فاصابه وابل فتركه صلدا لا يقدرون علي شي مما كسبوا والله لا يهدي القوم الكفرين

Bakara Suresi - Ayet 272

Türkçe Meal: Yoktur (senin) üzerine kılavuzlamak 192 onları; velakin/fakat Allah kılavuzlar 192 dilediği kimseyi; ve infak 6 ettiğiniz bir hayırdan; öyle ki nefisleriniz 201 içindir; ve infak 6 eder değilsiniz Allah'ın yüzünü arama/bakınma dışında; ve bir hayırdan infak 6 ettiğiniz, tamamlanır sizlere; ve sizler zulmedilmezsiniz 257 .

Arapça: 279|2|272|ليس عليك هديهم ولكن الله يهدي من يشا وما تنفقوا من خير فلانفسكم وما تنفقون الا ابتغا وجه الله وما تنفقوا من خير يوف اليكم وانتم لا تظلمون

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 4

Türkçe Meal: Önceden (de) insanlar için bir kılavuzu 192 (da); ve indirmişti furkânı 259 ; doğrusu kimseler (ki) kâfirlik 25 ettiler Allah'ın ayetlerine 400 ; onlaradır şiddetli bir azap; ve Allah bir Azîz’dir 37 ; bir Zuntikâm’dır 390 .

Arapça: 297|3|4|من قبل هدي للناس وانزل الفرقان ان الذين كفروا بايت الله لهم عذاب شديد والله عزيز ذو انتقام

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 8

Türkçe Meal: "Rabbimiz 4 ! Saptırma kalplerimizi, bizleri kılavuzladığın 192 zaman sonrası; ve bahşet bizlere yanından bir rahmet 271 ; doğrusu sen; sensin Vehhâb 394 ."

Arapça: 301|3|8|ربنا لا تزغ قلوبنا بعد اذ هديتنا وهب لنا من لدنك رحمه انك انت الوهاب

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 20

Türkçe Meal: Öyle ki eğer hac 376 ederlerse sana; öyleyse de ki: "Teslim ettim yüzümü Allah'a; ve bana tabi olmuş kimse (de teslim etti yüzünü Allah'a)"; ve de ki kendilerine kitap verilmişlere 135 ve ümmilere 277 : "Teslim oldunuz mu sizler?"; öyle ki eğer teslim oldularsa öyle ki muhakkak kılavuzlandılar 192 ; ve eğer yüz çevirdilerse öyle ki sanadır ancak belagat/duyurma 399 ; ve Allah kullarını görendir.

Arapça: 313|3|20|فان حاجوك فقل اسلمت وجهي لله ومن اتبعن وقل للذين اوتوا الكتب والامين اسلمتم فان اسلموا فقد اهتدوا وان تولوا فانما عليك البلغ والله بصير بالعباد

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 73

Türkçe Meal: "Ve iman 47 etmeyin kimse dışında (ki) tabi oldu sizin dininize 122 "; de ki: "Doğrusu kılavuz 192 Allah'ın kılavuzlamasıdır 192 "; ki verilir birine misli 870 sizlere verilenin * ya da hac 376 ederler sizlere Rabbinizin 4 indinde/katında; de ki: "Doğrusu fazl 202 Allah'ın elindedir; verir onu dilediği kimseye; ve Allah Vâsi’dir 297 ; Alîm’dir 8 ."

Arapça: 366|3|73|ولا تومنوا الا لمن تبع دينكم قل ان الهدي هدي الله ان يوتي احد مثل ما اوتيتم او يحاجوكم عند ربكم قل ان الفضل بيد الله يوتيه من يشا والله وسع عليم

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 86

Türkçe Meal: Nasıl kılavuzlar 192 Allah bir kavmi/toplumu? (ki) kâfirlik 25 ettiler imanları 47 sonrası; ve şahit/tanık oldular ki resûl 418 bir haktır/gerçektir; ve geldi onlara beyanatlar 226 ; ve Allah doğru yola kılavuzlamaz zalimler 257 kavmini/toplumunu.

Arapça: 379|3|86|كيف يهدي الله قوما كفروا بعد ايمنهم وشهدوا ان الرسول حق وجاهم البينت والله لا يهدي القوم الظلمين

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 96

Türkçe Meal: Doğrusu evveli/ilki evin 446 (ki) kuruldu insanlara Bekke'dekidir 446 ; mübarek 139 kılınmış ve bir kılavuzdur 192 alemlere 203 .

Arapça: 389|3|96|ان اول بيت وضع للناس للذي ببكه مباركا وهدي للعلمين

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 101

Türkçe Meal: Ve nasıl kâfirlik 25 edersiniz? Ve sizlere, okunur üzerinize Allah'ın ayetleri 389 ; ve içinizdedir O'nun resûlü * ; ve kim tutundu Allah'a; öyle ki muhakkak kılavuzlandı 192 ; dosdoğru bir yola doğru.

Arapça: 394|3|101|وكيف تكفرون وانتم تتلي عليكم ايت الله وفيكم رسوله ومن يعتصم بالله فقد هدي الي صرط مستقيم

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 103

Türkçe Meal: Ve tutunun Allah'ın ipine topluca; ve fırkalaşmayın/gruplaşmayın; ve hatırlayın Allah'ın üzerinize (olan) nimetini; olduğunuz zaman düşmanlar/hasımlar; öyle ki birleştirdi (Allah) kalblerinizin arasını; öyle ki sabaha ulaştınız O’nun nimetiyle kardeşler (olarak); ve olmuştunuz ateşten bir hafriyatın/kazının kenarında; kurtardı sizleri (Allah) ondan; işte böyledir; beyan 226 eder Allah sizlere ayetlerini 389 ; belki sizler kılavuzlanırsınız 192 .

Arapça: 396|3|103|واعتصموا بحبل الله جميعا ولا تفرقوا واذكروا نعمت الله عليكم اذ كنتم اعدا فالف بين قلوبكم فاصبحتم بنعمته اخونا وكنتم علي شفا حفره من النار فانقذكم منها كذلك يبين الله لكم ايته لعلكم تهتدون

Âl-i İmrân Suresi - Ayet 138

Türkçe Meal: Bu * bir beyandır 226 ** insanlara; ve kılavuzdur 192 ***; ve vaazdır 653 **** muttakilere 17 .

Arapça: 431|3|138|هذا بيان للناس وهدي وموعظه للمتقين

Nisâ Suresi - Ayet 26

Türkçe Meal: İster Allah beyan 226 etmek sizlere; ve kılavuzlamak 192 sizleri sizden öncekilerden kimselerin yasalarına/yollarına * ; ve tevbe 33 etmek (ister) üzerinize; ve Allah Alîm’dir 8 ; Hakîm’dir 9 .

Arapça: 519|4|26|يريد الله ليبين لكم ويهديكم سنن الذين من قبلكم ويتوب عليكم والله عليم حكيم

Nisâ Suresi - Ayet 51

Türkçe Meal: Hiç görmez misin kitaptan bir nasip verilmiş kimseleri 135 (ki) iman 47 ederler cibte 507 ve tâğûta 442 ; ve derler kâfirlik 25 etmiş kimseler için: "Bunlar * iman 47 etmiş kimselerden ** daha kılavuzludur 192 bir yol (olarak)"

Arapça: 544|4|51|الم تر الي الذين اوتوا نصيبا من الكتب يومنون بالجبت والطغوت ويقولون للذين كفروا هولا اهدي من الذين امنوا سبيلا

Nisâ Suresi - Ayet 68

Türkçe Meal: Ve mutlak kılavuzlardık 192 onları; dosdoğru/kıyamda/ayakta bir yola 124 .

Arapça: 561|4|68|ولهدينهم صرطا مستقيما

Nisâ Suresi - Ayet 98

Türkçe Meal: Dışındadır zaaflı * bırakılanlar erkeklerden; ve kadınlardan; ve çocuklardan; (ki) itaat edemezler bir hale/duruma/değişime; ve bir yola kılavuzlanamazlar 192 .

Arapça: 591|4|98|الا المستضعفين من الرجال والنسا والولدن لا يستطيعون حيله ولا يهتدون سبيلا

Nisâ Suresi - Ayet 115

Türkçe Meal: Ve kim baskı yapar/ağırlaştırır resûle 418 ona (kimseye) beyan olan kılavuz 192 sonrasında; ve tabi olur müminlerin 27 yolu haricinde (başka bir yola); çeviririz yüzünü onun yüz çevirdiğine * ; ve yanması için sunarız onu cehenneme; ve ne kötü bir varış yeridir.

Arapça: 608|4|115|ومن يشاقق الرسول من بعد ما تبين له الهدي ويتبع غير سبيل المومنين نوله ما تولي ونصله جهنم وسات مصيرا

Nisâ Suresi - Ayet 137

Türkçe Meal: Doğrusu kimseler (ki) iman 47 ettiler; sonra kâfirlik 25 ettiler; sonra iman 47 ettiler; sonra kâfirlik 25 ettiler; sonra ziyade * ettiler küfrü 422 ; asla olmaz Allah mağfiret 319 etmeye onlara; ve bir yola kılavuzlamaya 192 .

Arapça: 630|4|137|ان الذين امنوا ثم كفروا ثم امنوا ثم كفروا ثم ازدادوا كفرا لم يكن الله ليغفر لهم ولا ليهديهم سبيلا

Nisâ Suresi - Ayet 168

Türkçe Meal: Doğrusu kimseler (ki) kâfirlik 25 ettiler; ve zulmettiler 257 ; asla olmaz Allah mağfiret 319 etmeye onlara; ve bir tarîkata 532 kılavuzlamaya 192 .

Arapça: 661|4|168|ان الذين كفروا وظلموا لم يكن الله ليغفر لهم ولا ليهديهم طريقا

Nisâ Suresi - Ayet 175

Türkçe Meal: Öyle ki Allah’a iman 47 etmiş ve O'na yapışmış kimselere gelince; öyle ki sokacak (Allah) onları kendinden bir rahmete 271 ve bir fazilete 202 ; ve kılavuzlar 192 onları kendisine; dosdoğru bir yola.

Arapça: 668|4|175|فاما الذين امنوا بالله واعتصموا به فسيدخلهم في رحمه منه وفضل ويهديهم اليه صرطا مستقيما

Mâide Suresi - Ayet 16

Türkçe Meal: Kılavuzlar 192 onunla * Allah kendi (Allah'ın) rızasına tabi olmuş kimseyi esenlik/selam yollarına; ve çıkarır onları karanlıklardan nura doğru kendi izniyle; ve kılavuzlar onları dosdoğru bir yola.

Arapça: 685|5|16|يهدي به الله من اتبع رضونه سبل السلم ويخرجهم من الظلمت الي النور باذنه ويهديهم الي صرط مستقيم

Mâide Suresi - Ayet 44

Türkçe Meal: Doğrusu indirdik Tevrât'ı (ki) ondadır * bir kılavuz 192 ve bir nur; hükmeder onunla * nebiler 132 -İslam 218 olmuş kimseler-; yahudileşmiş 267 kimselere ve Rabbânîlere 462 ve bilginlere; hafızlık etmeleriyle/korumalarıyla ** Allah'ın kitabından * ; ve oldular onun * üzerine şahitler/tanıklar; öyle ki haşyet 53 duymayın insanlara 543 ; haşyet 53 duyun bana 543 ; ve satmayın ayetlerimi az bir fiyata; ve kim asla hükmetmez indirdiğiyle Allah'ın 544 ; öyle ki işte bunlar; onlardır kâfirler 25 .

Arapça: 713|5|44|انا انزلنا التوريه فيها هدي ونور يحكم بها النبيون الذين اسلموا للذين هادوا والربنيون والاحبار بما استحفظوا من كتب الله وكانوا عليه شهدا فلا تخشوا الناس واخشون ولا تشتروا بايتي ثمنا قليلا ومن لم يحكم بما انزل الله فاوليك هم الكفرون

Mâide Suresi - Ayet 46

Türkçe Meal: Ve ardından gönderdik izleri üzerine onların Meryem oğlu Îsâ'yı (ki) bir musaddıktır 140 iki eli arasındakine Tevrât’tan; ve verdik ona İncîl'i; içindedir bir kılavuz 192 ve bir nur (ki) bir musaddıktır 140 iki eli arasındakine Tevrât’tan; ve bir kılavuz 192 ; ve bir vaaz 653 muttakiler için.

Arapça: 715|5|46|وقفينا علي اثرهم بعيسي ابن مريم مصدقا لما بين يديه من التوريه واتينه الانجيل فيه هدي ونور ومصدقا لما بين يديه من التوريه وهدي وموعظه للمتقين

Mâide Suresi - Ayet 51

Türkçe Meal: Ey iman 47 etmiş kimseler! Edinmeyin/tutmayın Yahudileri 295 ve Nasârâlıları 268 evliya 212 ; bir kısmı onların evliyasıdır 212 bir kısmın; ve kim veli 28 edinir onları sizlerden; öyle ki doğrusu o onlardandır; doğrusu Allah kılavuzlamaz 192 zalim 257 toplumu.

Arapça: 720|5|51|يايها الذين امنوا لا تتخذوا اليهود والنصري اوليا بعضهم اوليا بعض ومن يتولهم منكم فانه منهم ان الله لا يهدي القوم الظلمين

Mâide Suresi - Ayet 67

Türkçe Meal: Ey resûl! 418 * Belagat et/anons et/duyur sana indirileni Rabbinden 4 ; ve eğer asla faaliyet içinde olmazsan öyle ki belagat etmiş/anons etmiş/duyurmuş olmazsın O'nun risâletini 223 ; ve Allah korur seni insanlardan ** ; doğrusu Allah kılavuzlamaz 192 kâfirler 25 kavmini/toplumunu.

Arapça: 736|5|67|يايها الرسول بلغ ما انزل اليك من ربك وان لم تفعل فما بلغت رسالته والله يعصمك من الناس ان الله لا يهدي القوم الكفرين

Mâide Suresi - Ayet 104

Türkçe Meal: Ve denildiği zaman onlara; "Gelin Allah'ın indirdiğine * doğru ve resûle 408 doğru ** "; derler: "Yeterlidir bizlere atalarımızı/babalarımızı üzerinde bulduğumuz 317 "; şayet olmuş olsa da mı ataları/babaları onların (ki) bilmezler bir şey ve kılavuzlanmazlar 192 .

Arapça: 773|5|104|واذا قيل لهم تعالوا الي ما انزل الله والي الرسول قالوا حسبنا ما وجدنا عليه ابانا اولو كان اباوهم لا يعلمون شيا ولا يهتدون

Mâide Suresi - Ayet 105

Türkçe Meal: Ey iman 47 etmiş kimseler! Kendi nefisleriniz 201 (kendi) üzerinizedir; zarar veremez sizlere dalalete 128 düşmüş kimse kılavuzlandığınız 192 zaman sizler; Allah'a doğrudur dönüş yeriniz sizlerin topluca; öyle ki haber verir sizlere yapmakta olduğunuzu.

Arapça: 774|5|105|يايها الذين امنوا عليكم انفسكم لا يضركم من ضل اذا اهتديتم الي الله مرجعكم جميعا فينبيكم بما كنتم تعملون

Mâide Suresi - Ayet 108

Türkçe Meal: İşte bu; daha yakındır ki gelirler şahitlikle/tanıklıkla yüzü üzerine (şahitliğin) ya da korkarlar ki reddedilir onların yeminleri yeminler sonrasında; ve takvalı 21 olun Allah'a; ve işitin; ve Allah kılavuzlamaz 192 fâsıklar 38 kavmini/toplumunu.

Arapça: 777|5|108|ذلك ادني ان ياتوا بالشهده علي وجهها او يخافوا ان ترد ايمن بعد ايمنهم واتقوا الله واسمعوا والله لا يهدي القوم الفسقين

En'âm Suresi - Ayet 56

Türkçe Meal: De ki: "Doğrusu ben yasaklandım kulluk 46 etmekten kimselere (ki) çağırırsınız Allah’ın astından"; de ki: "Tabi olmam heveslerinize; muhakkak dalalete 128 düşmüş (olurum) o zaman; ve ben kılavuzlulardan 192 olmamış (olurum)."

Arapça: 845|6|56|قل اني نهيت ان اعبد الذين تدعون من دون الله قل لا اتبع اهواكم قد ضللت اذا وما انا من المهتدين

En'âm Suresi - Ayet 71

Türkçe Meal: De ki: "Çağırır mıyız Allah’ın astından menfaat sağlamayanı bizlere ve zarar vermeyeni bizlere; ve döner (miyiz) topuklarımız üzerine, kılavuzladığı 192 zaman sonrası Allah'ın bizleri; kimse gibi (ki) kılavuzluk etti ona şeytânlar 29 yerde bir şaşkınlığa ona; arkadaşları çağırır onu kılavuza 192 doğru; "Gel bizlere" (diye)"; de ki: "Doğrusu Allah'ın kılavuzu 192 (ki) odur kılavuz 192 ; ve emredildi bizlere İslam 218 olmamız alemlerin 203 Rabbine 4 ."

Arapça: 860|6|71|قل اندعوا من دون الله ما لا ينفعنا ولا يضرنا ونرد علي اعقابنا بعد اذ هدينا الله كالذي استهوته الشيطين في الارض حيران له اصحب يدعونه الي الهدي ايتنا قل ان هدي الله هو الهدي وامرنا لنسلم لرب العلمين

En'âm Suresi - Ayet 77

Türkçe Meal: Öyle ki ne zaman gördü * Ay'ı bir görünüp yükselen (olarak) dedi * : "Budur Rabbim 4 !"; öyle ki ne zaman battı ** dedi * : "Mutlak ki eğer asla kılavuzlamazsa 192 beni Rabbim 4 ; mutlak olurum dalalete düşmüş kavimden/toplumdan.

Arapça: 866|6|77|فلما را القمر بازغا قال هذا ربي فلما افل قال لين لم يهدني ربي لاكونن من القوم الضالين

En'âm Suresi - Ayet 80

Türkçe Meal: Ve hacc 376 etti ona * kavmi/toplumu onun ** ; dedi *** : "Hacc 376 mı edersiniz Allah hakkında? Muhakkak kılavuzladı 192 **** beni; ve korkmam O'na ***** şirk 71 koştuğunuzdan; dışındadır ****** ki diler Rabbim 4 bir şey; kuşatır Rabbim 4 her bir şeyi bir ilim 1143 (-le); öyle ki zikretmez 78 misiniz?"

Arapça: 869|6|80|وحاجه قومه قال اتحجوني في الله وقد هدين ولا اخاف ما تشركون به الا ان يشا ربي شيا وسع ربي كل شي علما افلا تتذكرون

En'âm Suresi - Ayet 82

Türkçe Meal: Kimseler (ki) iman 47 ettiler ve asla giymezler/örtmezler/karıştırmazlar (onlar) imanlarını 47 zulümle 257 ; işte bunlar; onlaradır eminlik/güvenlik; ve onlar kılavuzlananlardır 192 .

Arapça: 871|6|82|الذين امنوا ولم يلبسوا ايمنهم بظلم اوليك لهم الامن وهم مهتدون

En'âm Suresi - Ayet 84

Türkçe Meal: Ve armağan ettik ona * İshâk’ı ve Yakûb’u; hepsini kılavuzladık 192 ; ve Nûh'u (ki) kılavuzlamıştık 192 önceden; ve zürriyetinden 380 onun ** Dâvûd'u; ve Süleymân'ı; ve Eyyûb'u; ve Yûsuf'u; ve Mûsâ'yı; ve Hârûn'u; ve işte böyledir; cezalandırırız 63 muhsinleri 294 .

Arapça: 873|6|84|ووهبنا له اسحق ويعقوب كلا هدينا ونوحا هدينا من قبل ومن ذريته داود وسليمن وايوب ويوسف وموسي وهرون وكذلك نجزي المحسنين

En'âm Suresi - Ayet 87

Türkçe Meal: Ve babalarından * ; ve zürriyetlerinden 380 ; ve kardeşlerinden; seçtik ** onları; ve kılavuzladık 192 onları dosdoğru yola 124 doğru.

Arapça: 876|6|87|ومن ابايهم وذريتهم واخونهم واجتبينهم وهدينهم الي صرط مستقيم

En'âm Suresi - Ayet 88

Türkçe Meal: İşte bu; kılavuzudur 192 Allah'ın; kılavuzlar 192 onunla kullarından 907 dilediği kimseyi; velev/şayet şirk 71 koşsalardı onlar * ; mutlak boşa çıkardı ** onlardan yapar oldukları.

Arapça: 877|6|88|ذلك هدي الله يهدي به من يشا من عباده ولو اشركوا لحبط عنهم ما كانوا يعملون

En'âm Suresi - Ayet 90

Türkçe Meal: Bunlar kimselerdir * (ki) kılavuzladı 192 Allah; öyle ki onların * kılavuzunu ** takip et/örnek al (sen *** ); de ki: "Sual etmem/sormam üzerine onun **** bir ecir 820 ki o **** ancak bir zikirdir 78 alemlere 203 ."

Arapça: 879|6|90|اوليك الذين هدي الله فبهديهم اقتده قل لا اسلكم عليه اجرا ان هو الا ذكري للعلمين

En'âm Suresi - Ayet 91

Türkçe Meal: Ve kadrini * ölçebilmiş değillerdi Allah'ın; O'nun hak/gerçek kadrini * ; dedikleri zaman: "İndirmiş değildir Allah bir beşer 432 üzerine hiçbir şey"; de ki: "Kim indirdi Mûsâ’nın kendisiyle geldiği kitabı ** ; bir nur (olarak) ve bir kılavuz 192 (olarak) insanlara; yaparsınız onu ** kırtasiyeler *** ; gösterirsiniz onu ** ; ve gizlersiniz bir çoğunu; ve öğretildi sizlere sizlerin asla bilmediği; ve ne de babalarınızın"; de ki: "Allah'tır"; sonra bırak onları daldıkları içinde; laubalilik ederler.

Arapça: 880|6|91|وما قدروا الله حق قدره اذ قالوا ما انزل الله علي بشر من شي قل من انزل الكتب الذي جا به موسي نورا وهدي للناس تجعلونه قراطيس تبدونها وتخفون كثيرا وعلمتم ما لم تعلموا انتم ولا اباوكم قل الله ثم ذرهم في خوضهم يلعبون

En'âm Suresi - Ayet 117

Türkçe Meal: Doğrusu (senin) Rabbin 4 (ki) O en iyi bilendir kimseleri (ki) dalalete 128 saparlar O’nun yolundan; ve O en iyi bilendir kılavuzlananları 192 .

Arapça: 906|6|117|ان ربك هو اعلم من يضل عن سبيله وهو اعلم بالمهتدين

En'âm Suresi - Ayet 125

Türkçe Meal: Öyle ki kimi dilerse Allah ki kılavuzlar 192 ; açar * onun göğsünü İslam'a 218 ; ve kimi dilerse ki dalalette 128 bırakır; yapar onun göğsünü sıkı/sınırlı/kısıtlı; dar; gibi sanki (o) yükselir gökte ** ; işte böyledir; yapar/koyar Allah ricsi *** kimselerin üstün (ki) iman etmezler.

Arapça: 914|6|125|فمن يرد الله ان يهديه يشرح صدره للاسلم ومن يرد ان يضله يجعل صدره ضيقا حرجا كانما يصعد في السما كذلك يجعل الله الرجس علي الذين لا يومنون

En'âm Suresi - Ayet 144

Türkçe Meal: Ve deveden iki; ve sığırdan iki; de ki: "İki erkeği (erkek deveyi ve erkek sığırı) mi haram kıldı (Allah) yoksa iki dişiyi (dişi deveyi ve dişi sığırı) mi? yoksa iki dişinin (dişi devenin ve dişi sığırın) rahimlerinin üzerini sarıp kapsadığını * mı? Yoksa oldunuz (mu) sizler şahitler/tanıklar vasiyet ettiği zaman Allah'ın bunu ** ; öyle ki kimdir daha zalim 257 kimseden (ki) iftira attı 402 Allah'a karşı bir yalan; dalalete 128 düşürmek için insanları olmaksızın bir ilim 1143 ***; doğrusu Allah kılavuzlamaz 192 **** zalimler 257 kavmini/toplumunu.

Arapça: 933|6|144|ومن الابل اثنين ومن البقر اثنين قل الذكرين حرم ام الانثيين اما اشتملت عليه ارحام الانثيين ام كنتم شهدا اذ وصيكم الله بهذا فمن اظلم ممن افتري علي الله كذبا ليضل الناس بغير علم ان الله لا يهدي القوم الظلمين

En'âm Suresi - Ayet 149

Türkçe Meal: De ki: "Öyle ki Allah’adır belagatla 647 hüccet 625 ; öyle ki şayet dileseydi mutlak kılavuzlardı 192 sizleri topluca."

Arapça: 938|6|149|قل فلله الحجه البلغه فلو شا لهديكم اجمعين

En'âm Suresi - Ayet 154

Türkçe Meal: Sonra verdik Mûsâ'ya kitabı * ; bir tamamlama güzelleştirmiş ** kimse üzerine; ve bir tefsîl 651 her bir şeye; ve bir kılavuz 192 ve bir rahmet 271 ; belki onlar Rablerine 4 kavuşmaya iman 47 ederler.

Arapça: 943|6|154|ثم اتينا موسي الكتب تماما علي الذي احسن وتفصيلا لكل شي وهدي ورحمه لعلهم بلقا ربهم يومنون

En'âm Suresi - Ayet 157

Türkçe Meal: Ya da dersiniz: "Şayet ki bize; indirilseydi bize kitap * ; mutlak olurduk onlardan daha kılavuzlu 192 ; öyle ki muhakkak geldi sizlere bir beyanat 620 Rabbinizden 4 ; ve bir kılavuz 192 ve bir rahmet 271 ; öyle ki kim daha zalimdir 257 kimseden (ki) yalanladı Allah'ın ayetlerini 454 ve yüz çevirdi/kaçındı ondan ** ; cezalandıracağız ayetlerimizden 454 yüz çeviren/kaçınan kimseleri kötü bir azap (-la); yüz çevirir/kaçınır olduklarıyla.

Arapça: 946|6|157|او تقولوا لو انا انزل علينا الكتب لكنا اهدي منهم فقد جاكم بينه من ربكم وهدي ورحمه فمن اظلم ممن كذب بايت الله وصدف عنها سنجزي الذين يصدفون عن ايتنا سو العذاب بما كانوا يصدفون

En'âm Suresi - Ayet 161

Türkçe Meal: De ki: "Doğrusu beni; kılavuzladı 192 beni Rabbim 4 ; dosdoğru bir yola 124 doğru; kıyam/dikili/doğru bir dine 122 *; bir hanîf 117 (olan) İbrahim'in milletine 301 ve olmuş değildi (İbrahim) müşriklerden 36 .

Arapça: 950|6|161|قل انني هديني ربي الي صرط مستقيم دينا قيما مله ابرهيم حنيفا وما كان من المشركين

A'râf Suresi - Ayet 43

Türkçe Meal: Ve soyarız göğüslerindekini nefretten/hınçtan; akar * altından onların ** nehirler; ve dediler ** : "Hamd 3 Allah’adır; kılavuzlayandır 192 bizleri buraya *** ; ve olmuş değildik kılavuzlanmaya 192 şayet ki kılavuzlamasaydı 192 bizleri Allah; muhakkak gelmiş Rabbimizin 4 resûlleri 418 hakla/gerçekle; ve nida **** edildiler ki işte şusunuz (ki) cennete; varis kılındınız ona ***** yapar olduğunuzla.

Arapça: 997|7|43|ونزعنا ما في صدورهم من غل تجري من تحتهم الانهر وقالوا الحمد لله الذي هدينا لهذا وما كنا لنهتدي لولا ان هدينا الله لقد جات رسل ربنا بالحق ونودوا ان تلكم الجنه اورثتموها بما كنتم تعملون

A'râf Suresi - Ayet 52

Türkçe Meal: Ant olsun geldik sizlere bir kitapla * ; tefsîl 651 ettik onu ** bir ilim 1143 *** üzerine; bir kılavuzdur 192 **** ve bir rahmettir 271 iman 47 eder bir kavme/topluma.

Arapça: 1006|7|52|ولقد جينهم بكتب فصلنه علي علم هدي ورحمه لقوم يومنون

A'râf Suresi - Ayet 100

Türkçe Meal: Ve hiç kılavuzlamaz 192 mı kimseleri (ki) varis olurlar yere onun * ehli 568 sonrasında? Ki şayet dilersek isabet ettirirdik ** onlara günahlarıyla; ve mühürleriz 175 kalplerinin üzerini; öyle ki onlar işitmezler.

Arapça: 1054|7|100|اولم يهد للذين يرثون الارض من بعد اهلها ان لو نشا اصبنهم بذنوبهم ونطبع علي قلوبهم فهم لا يسمعون

A'râf Suresi - Ayet 148

Türkçe Meal: Ve edindi/tuttu Mûsâ'nın kavmi/toplumu onun * sonrasında süs donatılarından bir buzağı; bir ceset (olarak); onadır ** böğürme; asla görmezler mi ki o ** kelam etmez onlara; ve kılavuzlamaz 192 bir yola; edindiler/tuttular onu ** ; ve oldular zalimler 257 .

Arapça: 1102|7|148|واتخذ قوم موسي من بعده من حليهم عجلا جسدا له خوار الم يروا انه لا يكلمهم ولا يهديهم سبيلا اتخذوه وكانوا ظلمين

A'râf Suresi - Ayet 154

Türkçe Meal: Ve ne zaman ki sukut etti/sustu Mûsâ’dan gazap; tuttu levhaları; ve onun * nüshasındadır/kopyasındadır 679 bir kılavuz 192 ve bir rahmet 271 ; kimselere (ki) onlar Rablerine 4 rahbet 1016 duyarlar.

Arapça: 1108|7|154|ولما سكت عن موسي الغضب اخذ الالواح وفي نسختها هدي ورحمه للذين هم لربهم يرهبون

A'râf Suresi - Ayet 155

Türkçe Meal: Ve seçti Mûsâ vaktimiz için kendi kavmine/toplumuna yetmiş adam; öyle ki ne zaman tuttu onları sarsıntı * dedi (Mûsâ): "Rabbim 4 ! Şayet dileseydin helak ederdin onları öncesinde; ve beni (de); helak mı edersin bizleri faaliyet içinde olduğuyla bizden ahmakların; değildir o (senin) fitnen 610 dışında; dalalette 128 bırakırsın onunla ** dilediğin kimseyi; ve kılavuzlarsın 192 dilediğin kimseyi; sen velimizsin 28 ; öyle ki mağfiret 319 et bizlere; ve rahmet 271 et bizlere; ve sen hayırlısısın mağfiret 319 edenlerin."

Arapça: 1109|7|155|واختار موسي قومه سبعين رجلا لميقتنا فلما اخذتهم الرجفه قال رب لو شيت اهلكتهم من قبل وايي اتهلكنا بما فعل السفها منا ان هي الا فتنتك تضل بها من تشا وتهدي من تشا انت ولينا فاغفر لنا وارحمنا وانت خير الغفرين

A'râf Suresi - Ayet 158

Türkçe Meal: De ki: "Ey insanlar! Doğrusu ben * resûlüyüm Allah'ın üzerinize topluca; ki O’nadır mülkü göklerin ve yerin; yoktur ilâh 74 O’nun dışında; hayat verir ve öldürür"; öyle ki iman 47 edin Allah'a ve resûlüne O’nun; ümmi 277 nebiye 132 ki iman 47 eder * Allah'a; ve O'nun kelimelerine * ; ve tabi 408 olun ona * belki sizler kılavuzlanırsınız 192 .

Arapça: 1112|7|158|قل يايها الناس اني رسول الله اليكم جميعا الذي له ملك السموت والارض لا اله الا هو يحي ويميت فامنوا بالله ورسوله النبي الامي الذي يومن بالله وكلمته واتبعوه لعلكم تهتدون

A'râf Suresi - Ayet 159

Türkçe Meal: Ve Mûsâ’nın kavmindendir/toplumundandır bir ümmet 305 (ki) kılavuzlar 192 hakla/gerçekle; ve onunla * adaleti 680 yerine getirirler.

Arapça: 1113|7|159|ومن قوم موسي امه يهدون بالحق وبه يعدلون

A'râf Suresi - Ayet 178

Türkçe Meal: Kimi kılavuzlar 192 Allah öyle ki o kılavuzlanandır 192 ; ve kimi dalalette 128 bırakır; öyle ki işte bunlar; onlardır hüsrana uğrayanlardır.

Arapça: 1132|7|178|من يهد الله فهو المهتدي ومن يضلل فاوليك هم الخسرون

A'râf Suresi - Ayet 181

Türkçe Meal: Ve yarattığım kimselerdendir bir ümmet 305 (ki) kılavuzlar 192 hakla/gerçekle; ve onunla * adaletli olurlar/sağlarlar.

Arapça: 1135|7|181|وممن خلقنا امه يهدون بالحق وبه يعدلون

A'râf Suresi - Ayet 186

Türkçe Meal: Kimi dalalette 128 bırakır Allah; öyle ki olmaz kılavuzlayan 192 ona * ; ve bırakır onları ** tûğyânları 442 içinde (ki) bocalayıp dururlar.

Arapça: 1140|7|186|من يضلل الله فلا هادي له ويذرهم في طغينهم يعمهون

A'râf Suresi - Ayet 193

Türkçe Meal: Ve eğer çağırsanız onları * kılavuza 192 ; tabi olamazlar sizlere; aynı seviyedir/farksızdır sizlere çağırdınız onları ya da sizler susanlarsınız.

Arapça: 1147|7|193|وان تدعوهم الي الهدي لا يتبعوكم سوا عليكم ادعوتموهم ام انتم صمتون

A'râf Suresi - Ayet 198

Türkçe Meal: Ve eğer çağırsan onları kılavuza 192 işitemezler; ve (kendince) görürsün onları bakarlar sana; ve (oysa) onlar bakamazlar.

Arapça: 1152|7|198|وان تدعوهم الي الهدي لا يسمعوا وتريهم ينظرون اليك وهم لا يبصرون

A'râf Suresi - Ayet 203

Türkçe Meal: Ve asla gelmediğin zaman onlara bir ayetle 454 derler: "Keşke derleseydin/toplasaydın onu * ; de ki ancak tabi olurum Rabbimden 4 üzerime vahy 603 edilene; bu ** ; basiretlerdir 690 Rabbinizden 4 ; ve bir kılavuzdur 192 ; ve bir rahmettir 271 iman 47 eder bir kavme/topluma.

Arapça: 1157|7|203|واذا لم تاتهم بايه قالوا لولا اجتبيتها قل انما اتبع ما يوحي الي من ربي هذا بصاير من ربكم وهدي ورحمه لقوم يومنون

Tevbe Suresi - Ayet 19

Türkçe Meal: Yaptınız * mı su vermeyi hacılara 756 ve imar etmeyi haram mescidi 158 kimse gibi (ki) iman 47 etti Allah'a ve ahiret gününe; ve cihat 356 etti Allah yolunda 336 ; olmaz aynı seviyede Allah'ın indinde/katında; ve Allah kılavuzlamaz 192 ** zalimler 257 kavmini/toplumunu.

Arapça: 1254|9|19|اجعلتم سقايه الحاج وعماره المسجد الحرام كمن امن بالله واليوم الاخر وجهد في سبيل الله لا يستون عند الله والله لا يهدي القوم الظلمين

Tevbe Suresi - Ayet 24

Türkçe Meal: De ki: "Eğer olduysa babalarınız/atalarınız; ve oğullarınız; ve kardeşleriniz; ve eşleriniz; ve aşiretiniz; ve mallar (ki) işleyip kazandınız onu; ve bir ticaret (ki) korkarsınız kesata * ona; ve meskenler (ki) arzularsınız onu; daha sevgili sizlere Allah’tan ve resûlünden 700 ; ve cihat 356 etmekten O'nun ** yolunda 336 ; öyle ki gözetleyin; ta ki gelir Allah emriyle; ve Allah kılavuzlamaz 192 fâsıklar 38 kavmini/toplumunu."

Arapça: 1259|9|24|قل ان كان اباوكم وابناوكم واخونكم وازوجكم وعشيرتكم وامول اقترفتموها وتجره تخشون كسادها ومسكن ترضونها احب اليكم من الله ورسوله وجهاد في سبيله فتربصوا حتي ياتي الله بامره والله لا يهدي القوم الفسقين

Tevbe Suresi - Ayet 33

Türkçe Meal: O gönderendir resûlünü 418 * kılavuzla 192 ** ve hak/gerçek dinle *** ; ortaya çıkarması **** için onu ***** her bir dine 122 karşı; velev/şayet kerhen 697 de olsa müşrikler 36 .

Arapça: 1268|9|33|هو الذي ارسل رسوله بالهدي ودين الحق ليظهره علي الدين كله ولو كره المشركون

Tevbe Suresi - Ayet 37

Türkçe Meal: Ancak ki ertelemek * bir ziyadedir ** küfürde 422 ; dalalette 128 bırakılır onunla kâfirlik 25 etmiş kimseler (ki) helal kılarlar onu *** bir yıl **** ve haram kılarlar onu *** bir yıl **** ; denk gelmesi için Allah'ın haram kıldığının adetini/sayısını; öyle ki helal kılarlar **** haram kıldığını Allah'ın; süslü gösterildi onlara yaptıkları kötülük; ve Allah kılavuzlamaz 192 kâfirler 25 kavmini/toplumunu.

Arapça: 1272|9|37|انما النسي زياده في الكفر يضل به الذين كفروا يحلونه عاما ويحرمونه عاما ليواطوا عده ما حرم الله فيحلوا ما حرم الله زين لهم سو اعملهم والله لا يهدي القوم الكفرين

Tevbe Suresi - Ayet 80

Türkçe Meal: İstiğfar 396 et onlara ya da istiğfar 396 etme onlara; eğer istiğfar etsen onlara yetmiş kere * ; öyle ki asla mağfiret 319 etmez Allah onlara; işte bu; ki kâfirlik 25 ettikleri nedeniyledir onların Allah’a ve resûlüne 700 ; ve Allah kılavuzlamaz 192 fâsık 38 kavmi/toplumu.

Arapça: 1315|9|80|استغفر لهم او لا تستغفر لهم ان تستغفر لهم سبعين مره فلن يغفر الله لهم ذلك بانهم كفروا بالله ورسوله والله لا يهدي القوم الفسقين

Tevbe Suresi - Ayet 109

Türkçe Meal: Öyle ki kimse mi (ki) kurdu binasını takva 21 üzerine Allah'tan; ve bir rızaya; bir hayra; yoksa kimse (mi) (ki) kurdu binasını çöken bir uçurum kenarı üzerine; öyle ki çöktü * onunla ** cehennem ateşine 834 ; ve Allah kılavuzlamaz 192 zalimler 257 kavmini/toplumunu.

Arapça: 1344|9|109|افمن اسس بنينه علي تقوي من الله ورضون خير ام من اسس بنينه علي شفا جرف هار فانهار به في نار جهنم والله لا يهدي القوم الظلمين

Tevbe Suresi - Ayet 115

Türkçe Meal: Ve olmuş değildir Allah dalalette 128 bırakır bir kavmi/toplumu kılavuzladığı 192 zaman sonrasında; ta ki beyan 226 eder * onlara neye takvalı 21 olurlar; doğrusu Allah her bir şeye bir Alîm’dir 8 .

Arapça: 1350|9|115|وما كان الله ليضل قوما بعد اذ هديهم حتي يبين لهم ما يتقون ان الله بكل شي عليم

Yunus Suresi - Ayet 9

Türkçe Meal: Doğrusu kimseler (ki) iman 47 ettiler ve yaptılar sâlihat 18 ; kılavuzlar 192 onları Rableri 4 imanlarıyla 47 ; akar altından onların * nehirler naîm 783 cennetlerinde.

Arapça: 1371|10|9|ان الذين امنوا وعملوا الصلحت يهديهم ربهم بايمنهم تجري من تحتهم الانهر في جنت النعيم

Yunus Suresi - Ayet 25

Türkçe Meal: Ve Allah çağırır selam diyarına/yurduna 642 doğru; ve kılavuzlar 192 dilediği kimseyi; dosdoğru bir yola doğru.

Arapça: 1387|10|25|والله يدعوا الي دار السلم ويهدي من يشا الي صرط مستقيم

Yunus Suresi - Ayet 43

Türkçe Meal: Ve onlardan kimseler (ki) bakarlar sana; öyle ki sen kılavuzlayabilir 192 misin körleri velev/şayet oldularsa görmezler?

Arapça: 1405|10|43|ومنهم من ينظر اليك افانت تهدي العمي ولو كانوا لا يبصرون

Yunus Suresi - Ayet 57

Türkçe Meal: Ey insanlar! Muhakkak geldi sizlere bir vaaz 653 Rabbinizden 4 ; ve bir şifa gönüllerdekine * ; ve bir kılavuz 192 ; ve bir rahmet 271 müminlere 27 .

Arapça: 1419|10|57|يايها الناس قد جاتكم موعظه من ربكم وشفا لما في الصدور وهدي ورحمه للمومنين

Yunus Suresi - Ayet 108

Türkçe Meal: De ki: "Ey insanlar! Muhakkak geldi sizlere hak/gerçek * Rabbinizden 4 ; öyle ki kim kılavuzladı 192 **; öyle ki ancak kılavuzlar 192 kendi nefsini 201 ; ve kim dalalete 128 düştü; öyle ki ancak dalalete 128 düşer kendi aleyhine; değilim ben üzerinize bir vekîl 517 ."

Arapça: 1470|10|108|قل يايها الناس قد جاكم الحق من ربكم فمن اهتدي فانما يهتدي لنفسه ومن ضل فانما يضل عليها وما انا عليكم بوكيل

Yusuf Suresi - Ayet 52

Türkçe Meal: "İşte böyledir; bilmesi içindir onun * ki ben asla hainlik etmedim ona ** gaybla *** ; ve ki Allah kılavuzlamaz 192 hainlerin dalaveresini."

Arapça: 1646|12|52|ذلك ليعلم اني لم اخنه بالغيب وان الله لا يهدي كيد الخاينين

Yusuf Suresi - Ayet 111

Türkçe Meal: Ant olsun oldu onların * kıssasında bir ibret elbâb 88 sahiplerine; olmuş değildir (o ** ) bir hadîs 945 (ki) iftira atılır 402 ; velakin/fakat bir tasdiktir *** kimseye (ki) iki elinin arasındadır **** onun; ve bir tefsîldir 651 her bir şeye; ve bir kılavuzdur 192 ; ve bir rahmettir 271 iman 47 eder bir kavme/topluma.

Arapça: 1705|12|111|لقد كان في قصصهم عبره لاولي الالبب ما كان حديثا يفتري ولكن تصديق الذي بين يديه وتفصيل كل شي وهدي ورحمه لقوم يومنون

Ra'd Suresi - Ayet 7

Türkçe Meal: Ve diyorlar kâfirlik 25 etmiş kimseler: "Değil miydi indirmeli ona * Rabbinden 4 bir ayet 287 ; ancak ki sen * bir uyarıcısın; ve her bir kavmedir/toplumadır bir kılavuzlayan 192 **."

Arapça: 1712|13|7|ويقول الذين كفروا لولا انزل عليه ايه من ربه انما انت منذر ولكل قوم هاد

Ra'd Suresi - Ayet 27

Türkçe Meal: Ve diyor kâfirlik 25 etmiş kimseler: "Değil miydi indirilmeli onun * üzerine bir ayet 287 Rabbinden 4 ?"; de ki: "Doğrusu Allah dalalette 128 bırakır dilediği kimseyi; ve kılavuzlar 192 kendisine sıkça dönmüş ** kimseyi."

Arapça: 1732|13|27|ويقول الذين كفروا لولا انزل عليه ايه من ربه قل ان الله يضل من يشا ويهدي اليه من اناب

Ra'd Suresi - Ayet 31

Türkçe Meal: Ve şayet ki bir Kur’an 850 (ki) yürütülseydi onunla * dağlar ya da kesilseydi ** onunla * yer ya da kelam ettirilseydi onunla * ölüler; Evet! Allah’adır emir 200 topluca; öyle ki hiç farkına varmaz mı iman 47 etmiş kimseler ki şayet dilerse Allah mutlak kılavuzlardı 192 insanları topluca; ve ayrılmaz/farklı kılınmaz kâfirlik 25 etmiş kimseler (ki) isabet eder onlara sanayi olarak ürettikleriyle bir çarpma/vuruş; ya da konar *** diyarlarından **** bir yakına; ta ki gelir vaadi Allah'ın; doğrusu Allah ihtilaf etmez ***** vaat yerine.

Arapça: 1736|13|31|ولو ان قرانا سيرت به الجبال او قطعت به الارض او كلم به الموتي بل لله الامر جميعا افلم يايس الذين امنوا ان لو يشا الله لهدي الناس جميعا ولا يزال الذين كفروا تصيبهم بما صنعوا قارعه او تحل قريبا من دارهم حتي ياتي وعد الله ان الله لا يخلف الميعاد

Ra'd Suresi - Ayet 33

Türkçe Meal: Öyle ki kimse midir o * (ki) bir kıyamdadır 143 ** her bir nefis 201 üzerine kazandığıyla? Ve yaptılar Allah'a ortaklar 71 ; de ki: "İsimlendirin *** onları **** ; ya da haber (mi) verirsiniz O'na ***** bilmediğini yerde; ya da söylemden ortaya çıkanladır ****** ; evet! Ziynetlendirildi 856 kâfirlik 25 etmiş kimselere tuzakları; ve sapıp uzaklaştırıldılar yoldan ******* ; ve kimi dalalette 128 bırakır Allah; öyle ki yoktur ona hiç bir kılavuz 192 .

Arapça: 1738|13|33|افمن هو قايم علي كل نفس بما كسبت وجعلوا لله شركا قل سموهم ام تنبونه بما لا يعلم في الارض ام بظهر من القول بل زين للذين كفروا مكرهم وصدوا عن السبيل ومن يضلل الله فما له من هاد

İbrahim Suresi - Ayet 4

Türkçe Meal: Ve göndermiş değiliz hiçbir resûlü 418 onun * kavminin/toplumunun lisanı/dili 980 dışında; beyan 226 etmesi içindir onlara ** ; öyle ki dalalette 128 bırakır Allah dilediği kimseyi; ve kılavuzlar 192 dilediği kimseyi; ve O *** Azîz’dir 37 ; Hakîm’dir 9 .

Arapça: 1752|14|4|وما ارسلنا من رسول الا بلسان قومه ليبين لهم فيضل الله من يشا ويهدي من يشا وهو العزيز الحكيم

İbrahim Suresi - Ayet 12

Türkçe Meal: "Ve nedir bizlere * (olan) ki tevekkül 79 etmeyiz Allah'a karşı; ve muhakkak kılavuzladı 192 ** yollarımızı; ve mutlak sabrederiz 51 eziyet ettiğinize karşı bizlere; ve Allah'a karşı öyle ki tevekkül 79 etsinler tevekkül 79 edenler."

Arapça: 1760|14|12|وما لنا الا نتوكل علي الله وقد هدينا سبلنا ولنصبرن علي ما اذيتمونا وعلي الله فليتوكل المتوكلون

İbrahim Suresi - Ayet 21

Türkçe Meal: Ve barizleşirler * Allah’a topluca; öyle ki dedi zaaflılar ** kibirlenmiş *** kimselere: "Doğrusu bizler olduk sizlere bir tabi **** ; öyle ki sizler yeterli gelenler misiniz bizden (uzaklaştırmaya) Allah'ın azabından bir şey?; dediler: "Şayet kılavuzlasaydı 192 bizleri Allah mutlak kılavuzlardık 192 sizleri; aynı seviyedir bizlere tasalandık/sızlandık ya da sabrettik; yoktur bizlere hiç bir kaçacak yer."

Arapça: 1769|14|21|وبرزوا لله جميعا فقال الضعفوا للذين استكبروا انا كنا لكم تبعا فهل انتم مغنون عنا من عذاب الله من شي قالوا لو هدينا الله لهدينكم سوا علينا اجزعنا ام صبرنا ما لنا من محيص

Nahl Suresi - Ayet 9

Türkçe Meal: Ve Allah'a karşıdır kasten/kasıt * (-lı) yol; ve ondandır ** baskı/zorbalık *** velev/şayet dileseydi mutlak kılavuzlardı 192 sizleri topluca.

Arapça: 1908|16|9|وعلي الله قصد السبيل ومنها جاير ولو شا لهديكم اجمعين

Nahl Suresi - Ayet 16

Türkçe Meal: Ve alâmetler * ; ve yıldızla ** onlar *** kılavuzlanırlar 192 ****.

Arapça: 1915|16|16|وعلمت وبالنجم هم يهتدون

Nahl Suresi - Ayet 36

Türkçe Meal: Ve ant olsun * gönderdik ** her bir ümmete 305 bir resûl 418 ki kulluk 46 edin Allah'a ve kaçının tâğût 442 (-tan) ; öyle ki onlardan kimini kılavuzladı 192 Allah; ve onlardan kiminin üzerlerine dalalet 128 hakikatlaştı *** ; öyle ki dolaşın **** yerde; ve bakın nasıl oldu yalanlayanların 196 akıbeti 892 .

Arapça: 1935|16|36|ولقد بعثنا في كل امه رسولا ان اعبدوا الله واجتنبوا الطغوت فمنهم من هدي الله ومنهم من حقت عليه الضلله فسيروا في الارض فانظروا كيف كان عقبه المكذبين

Nahl Suresi - Ayet 37

Türkçe Meal: Eğer ihtiraslı * olsan (da) onların kılavuzlanmasına 192 karşı; öyle ki doğrusu Allah kılavuzlamaz 192 dalalette 128 bırakır (olduğu) kimseyi; ve olmaz onlara ** hiçbir yardımcı.

Arapça: 1936|16|37|ان تحرص علي هديهم فان الله لا يهدي من يضل وما لهم من نصرين

Nahl Suresi - Ayet 89

Türkçe Meal: Ve gündür (ki) görevlendiririz her bir ümmette 305 * üzerlerine bir şahit/tanık ** kendi *** nefislerinden 201 ; ve geldik seninle **** bir şahit/tanık (olarak) üzerine bunların; ve indirdik sana **** kitabı ***** (ki) bir beyanattır 620 her bir şeye; ve kılavuzdur 192 ; ve bir rahmettir 271 ; ve müjdededir müslimlere 45 .

Arapça: 1988|16|89|ويوم نبعث في كل امه شهيدا عليهم من انفسهم وجينا بك شهيدا علي هولا ونزلنا عليك الكتب تبينا لكل شي وهدي ورحمه وبشري للمسلمين

Nahl Suresi - Ayet 93

Türkçe Meal: Velev/şayet dileseydi Allah mutlak yapardı sizleri tek bir ümmet 305 ; velakin/fakat dalalette 128 bırakır dilediği kimseyi; ve kılavuzlar 192 dilediği kimseyi; ve mutlaka sual edilirsiniz * yapar olduğunuzdan.

Arapça: 1992|16|93|ولو شا الله لجعلكم امه وحده ولكن يضل من يشا ويهدي من يشا ولتسلن عما كنتم تعملون

Nahl Suresi - Ayet 102

Türkçe Meal: De ki * : "İndirdi onu ** kutsal *** ruh 279 (senin) Rabbinden 4 hakla/gerçekle; sabitlemek içindir kimseleri (ki) iman 47 ettiler; ve bir kılavuzdur 192 ; ve müjdedir müslimlere 45 ."

Arapça: 2001|16|102|قل نزله روح القدس من ربك بالحق ليثبت الذين امنوا وهدي وبشري للمسلمين

Nahl Suresi - Ayet 104

Türkçe Meal: Doğrusu kimseleri (ki) iman 47 etmezler Allah'ın ayetlerine 1027 ; kılavuzlamaz 192 onları Allah; ve onlaradır elim * bir azap.

Arapça: 2003|16|104|ان الذين لا يومنون بايت الله لا يهديهم الله ولهم عذاب اليم

Nahl Suresi - Ayet 107

Türkçe Meal: İşte bu; ki onların sevip yeğledikleri nedeniyledir dünya hayatını ahirete karşı; ve ki Allah kılavuzlamaz 192 kâfirler 25 kavmini/toplumunu.

Arapça: 2006|16|107|ذلك بانهم استحبوا الحيوه الدنيا علي الاخره وان الله لا يهدي القوم الكفرين

Nahl Suresi - Ayet 121

Türkçe Meal: Bir şükrediciydi 43 * nimetlerine 757 O’nun ** (ki) seçti *** onu **** ; ve kılavuzladı 192 *** onu **** dosdoğru bir yola doğru.

Arapça: 2020|16|121|شاكرا لانعمه اجتبيه وهديه الي صرط مستقيم

Nahl Suresi - Ayet 125

Türkçe Meal: Davet et * Rabbinin 4 yoluna 336 doğru hikmetle 382 ve güzel vaazla 653 ; ve mücadele et onlara kendisinin ** daha güzel (olduğuyla); doğrusu (senin) Rabbin 4 (ki) O *** daha iyi bilendir dalalete 128 düşmüş kimseyi kendi yolundan 336 ; ve O *** daha iyi bilendir kılavuzlananları 192 .

Arapça: 2024|16|125|ادع الي سبيل ربك بالحكمه والموعظه الحسنه وجدلهم بالتي هي احسن ان ربك هو اعلم بمن ضل عن سبيله وهو اعلم بالمهتدين

İsrâ Suresi - Ayet 9

Türkçe Meal: Doğrusu bu Kur'ân 850 * kılavuzlar 192 ki odur ** dikelen *** ve müjdeler müminleri 27 ; sâlihâtı 18 yapan kimselerdir ki onlaradır büyük bir ecir 820 .

Arapça: 2036|17|9|ان هذا القران يهدي للتي هي اقوم ويبشر المومنين الذين يعملون الصلحت ان لهم اجرا كبيرا

İsrâ Suresi - Ayet 84

Türkçe Meal: De ki: "Her biri * yapar şâkilesi 1057 üzerine; öyle ki Rabbiniz 4 daha iyi bilendir kimseyi (ki) o ** daha kılavuzludur 192 bir yola."

Arapça: 2111|17|84|قل كل يعمل علي شاكلته فربكم اعلم بمن هو اهدي سبيلا

İsrâ Suresi - Ayet 94

Türkçe Meal: Ve mani olmuş * değildir insanlara ki iman 47 ederler geldiği zaman onlara kılavuz 192 ; ancak ** ki dediler: "Allah bir beşer 432 resûl 418 mü gönderdi?"

Arapça: 2121|17|94|وما منع الناس ان يومنوا اذ جاهم الهدي الا ان قالوا ابعث الله بشرا رسولا

İsrâ Suresi - Ayet 97

Türkçe Meal: Ve kimi kılavuzlar 192 Allah; öyle ki o doğru yolu bulandır; kimi dalalette 128 bırakır öyle ki asla bulamazsın onlara veliler 28 O’nun * astından; ve haşrederiz 556 onları kıyamet günü 148 yüzleri üzerine âmâlar; ve dilsizler; ve sağırlar (olarak); varış yeri onların cehennemdir 968 ; her bir sönmeye yüz tuttuğunda ** artırırız onlara bir sa‘îr 809 .

Arapça: 2124|17|97|ومن يهد الله فهو المهتد ومن يضلل فلن تجد لهم اوليا من دونه ونحشرهم يوم القيمه علي وجوههم عميا وبكما وصما ماويهم جهنم كلما خبت زدنهم سعيرا

Kehf Suresi - Ayet 55

Türkçe Meal: Ve meneder değildir insanları ki iman 47 ederler geldiği zaman onlara kılavuz 192 ; ve istiğfar 396 ederler Rablerine 4 ; dışındadır ki gelir onlara sünneti 707 evvellerin ya da gelir onlara azap bir kabul * (-le).

Arapça: 2193|18|55|وما منع الناس ان يومنوا اذ جاهم الهدي ويستغفروا ربهم الا ان تاتيهم سنه الاولين او ياتيهم العذاب قبلا

Kehf Suresi - Ayet 57

Türkçe Meal: Ve kim daha zalimdir 257 kimseden (ki) zikredildi 78 Rabbinin 4 ayetleri; öyle ki yüz çevirdi ondan * ve unuttu ** iki elinin kıdemlendirdiğini *** ; doğrusu biz yaptık kalplerinin üzerine bir kın 1053 ki fıkıh 770 ederler onu **** ; ve kulaklarına bir ağırlık; ve eğer çağırsan onları kılavuza 192 doğru; öyle ki asla kılavuzlanmazlar 192 o zaman ebediyen.

Arapça: 2195|18|57|ومن اظلم ممن ذكر بايت ربه فاعرض عنها ونسي ما قدمت يداه انا جعلنا علي قلوبهم اكنه ان يفقهوه وفي اذانهم وقرا وان تدعهم الي الهدي فلن يهتدوا اذا ابدا

Meryem Suresi - Ayet 43

Türkçe Meal: "Ey babam! Doğrusu bana * ; muhakkak geldi bana * ilimden 1143 (ki) asla verilmeyendir sana; öyle ki tabi ol bana (ki) kılavuzlarım 192 seni düzgün bir yola."

Arapça: 2291|19|43|يابت اني قد جاني من العلم ما لم ياتك فاتبعني اهدك صرطا سويا

Meryem Suresi - Ayet 76

Türkçe Meal: Ve ziyade eder * Allah kılavuzlanmış 192 ** kimselere doğru yola kılavuzu ** ; ve bakiler 567 (olan) sâlihât 18 bir hayırdır (senin) Rabbinin 4 indinde/katında; bir sevaptır 464 ve bir hayırdır bir geri dönüş (olarak).

Arapça: 2324|19|76|ويزيد الله الذين اهتدوا هدي والبقيت الصلحت خير عند ربك ثوابا وخير مردا

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 10

Türkçe Meal: Gördüğü * zaman bir ateş; öyle ki dedi * ehline 568 : "Kalın/bekleyin; öyle ki ben sezdim bir ateş; belki ben gelirim sizlere ondan ** bir korla ya da bulurum ateşin üzerinde *** bir kılavuz 192 ."

Arapça: 2356|20|10|اذ را نارا فقال لاهله امكثوا اني انست نارا لعلي اتيكم منها بقبس او اجد علي النار هدي

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 47

Türkçe Meal: Öyle ki gelin ikiniz * ona ** ; öyle ki deyin ikiniz * : "Doğrusu biz * iki resûlüyüz 418 (senin) Rabbinin 4 ; öyle ki gönder bizimle İsrâîloğullarını 197 ; ve zulmetme 257 onlara *** ; muhakkak geldik sana bir ayetle 287 Rabbinden 4 ; ve selâm 748 üzerinedir kimsenin (ki) tabi oldu kılavuza 192 ."

Arapça: 2393|20|47|فاتياه فقولا انا رسولا ربك فارسل معنا بني اسريل ولا تعذبهم قد جينك بايه من ربك والسلم علي من اتبع الهدي

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 50

Türkçe Meal: Dedi * : "Rabbimiz 4 ; ki vermiş (olandır) her bir şeye onun * yaratılışını; sonra kılavuzlamış 192 *** (olandır)."

Arapça: 2396|20|50|قال ربنا الذي اعطي كل شي خلقه ثم هدي

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 79

Türkçe Meal: Ve dalalete 128 düşürdü 1108 firavun 678 kendi kavmini/toplumunu; ve kılavuzlamış 192 değildi 1108 .

Arapça: 2425|20|79|واضل فرعون قومه وما هدي

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 82

Türkçe Meal: Ve doğrusu ben * mutlak bir mağfiret 319 edenim kimseye (ki) tevbe 33 etti ve iman 47 etti ve yaptı bir sâlih 777 ; sonra kılavuzlandı 192 .

Arapça: 2428|20|82|واني لغفار لمن تاب وامن وعمل صلحا ثم اهتدي

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 128

Türkçe Meal: Öyle ki hiç kılavuzlamaz 192 mı onları (ki) nicelerini helak ettik onlardan önce; karınlardan * (ki) dolaşıyorlardı onların meskenlerinde; doğrusu işte bundadır mutlak ayetler 237 nuhâ 1117 sahipleri için.

Arapça: 2474|20|128|افلم يهد لهم كم اهلكنا قبلهم من القرون يمشون في مسكنهم ان في ذلك لايت لاولي النهي

Tâ-Hâ Suresi - Ayet 135

Türkçe Meal: De ki: "Her biri bir gözetleyendir; öyle ki gözetleyin; öyle ki bileceksiniz kimdir düzgün yolun ashâbı 194 ; ve kim kılavuzlandı 192 ."

Arapça: 2481|20|135|قل كل متربص فتربصوا فستعلمون من اصحب الصرط السوي ومن اهتدي

Hac Suresi - Ayet 8

Türkçe Meal: Ve insanlardan kimi mücadele * eder Allah’ta ** olmaksızın bir ilim 1143 ; ve ne de bir kılavuz 192 ; ve ne de bir nurlu kitap *** .

Arapça: 2601|22|8|ومن الناس من يجدل في الله بغير علم ولا هدي ولا كتب منير

Hac Suresi - Ayet 16

Türkçe Meal: Ve işte böyledir; indirdik onu * beyanatlı 620 ayetler 389 (olarak); ve ki Allah kılavuzlar 192 dilediği kimseyi ** .

Arapça: 2609|22|16|وكذلك انزلنه ايت بينت وان الله يهدي من يريد

Hac Suresi - Ayet 24

Türkçe Meal: Ve kılavuzlandılar 192 kavilden/sözden iyiye doğru; ve kılavuzlandılar 192 Hamîd’in 107 yoluna doğru.

Arapça: 2617|22|24|وهدوا الي الطيب من القول وهدوا الي صرط الحميد

Hac Suresi - Ayet 37

Türkçe Meal: Asla erişmez Allah'a etleri onun * ; ve ne de kanları onun * ; velakin/fakat erişir O’na ** takvanız 21 sizlerden; işte böyledir; boyun eğdirdi onu *** sizlere; büyüklemeniz **** içindir Allah'ın sizleri kılavuzlaması 192 üzerine; ve müjdele muhsinleri 294 .

Arapça: 2630|22|37|لن ينال الله لحومها ولا دماوها ولكن يناله التقوي منكم كذلك سخرها لكم لتكبروا الله علي ما هديكم وبشر المحسنين

Hac Suresi - Ayet 67

Türkçe Meal: Her bir ümmete 305 yaptık bir mensek 1162 ; onlaradır nusukları 169 onların; öyle ki çekişmesinler sana * emirde; davet et ** Rabbine 4 doğru; doğrusu sen *** mutlak dosdoğru bir kılavuz 192 üzerinesin.

Arapça: 2660|22|67|لكل امه جعلنا منسكا هم ناسكوه فلا ينزعنك في الامر وادع الي ربك انك لعلي هدي مستقيم

Mü'minûn Suresi - Ayet 49

Türkçe Meal: Ve ant olsun verdik Mûsâ’ya kitabı * ; belki onlar ** kılavuzlanırlar 192 .

Arapça: 2720|23|49|ولقد اتينا موسي الكتب لعلهم يهتدون

Neml Suresi - Ayet 81

Türkçe Meal: Ve değilsin sen * kılavuzlayan 192 âmâları ** dalaletlerinden 128 ki işittirirsin ancak kimseye (ki) iman 47 etti ayetlerimize 454 ; öyle ki onlar müslimdir 45 .

Arapça: 3238|27|81|وما انت بهدي العمي عن ضللتهم ان تسمع الا من يومن بايتنا فهم مسلمون

Ahzâb Suresi - Ayet 4

Türkçe Meal: Yapmış değildir Allah bir adama 712 onun içinde iki kalpten 712 ; ve yapmış değildir eşlerinizi anneleriniz ki zihâr 713 yaparsınız onlardan (eşlerinizden); ve yapmış değildir babalık 714 yaptıklarınızı * oğullarınız; işte sizlersiniz; sizlerin ağızlarınızla (söylediğiniz) sözdür; ve Allah der/söyler hakkı/gerçeği; ve O (Allah) kılavuzlar 192 yola.

Arapça: 3535|33|4|ما جعل الله لرجل من قلبين في جوفه وما جعل ازوجكم الي تظهرون منهن امهتكم وما جعل ادعياكم ابناكم ذلكم قولكم بافوهكم والله يقول الحق وهو يهدي السبيل

Sebe' Suresi - Ayet 24

Türkçe Meal: De ki: "Kim rızıklandırır sizleri göklerden 162 ve yerden?"; de ki: "Allah; ve doğrusu bizleriz ya da ancak sizlersiniz mutlak üzerinde bir kılavuz 192 ya da apaçık bir dalalette."

Arapça: 3628|34|24|قل من يرزقكم من السموت والارض قل الله وانا او اياكم لعلي هدي او في ضلل مبين

Sâffât Suresi - Ayet 99

Türkçe Meal: Ve dedi * : "Doğrusu ben bir uzaklaşanım Rabbime 4 doğru; kılavuzlayacak 192 ** beni."

Arapça: 3885|37|99|وقال اني ذاهب الي ربي سيهدين

Zümer Suresi - Ayet 18

Türkçe Meal: Kimselerdir (ki) işitirler kavli/kelamı; öyle ki tabi olurlar en güzeline onun * ; işte bunlar; kimselerdir (ki) kılavuzladı 192 onları Allah; ve işte bunlar; onlardır elbâb 88 .

Arapça: 4074|39|18|الذين يستمعون القول فيتبعون احسنه اوليك الذين هديهم الله واوليك هم اولوا الالبب

Şûrâ Suresi - Ayet 52

Türkçe Meal: Ve işte böyledir; vahyettik 603 (senin) üzerine bir ruh 279 emrimizden; idrak 657 eder olmuş değildin kitabı * ve ne de imanı 47 **; velakin/fakat yaptık onu *** bir nur; kılavuzlarız 192 onunla *** dilediğimiz kimseyi kullarımızdan; ve doğrusu sen mutlak kılavuzlarsın 192 ****; dosdoğru bir yol doğru 124 .

Arapça: 4322|42|52|وكذلك اوحينا اليك روحا من امرنا ما كنت تدري ما الكتب ولا الايمن ولكن جعلنه نورا نهدي به من نشا من عبادنا وانك لتهدي الي صرط مستقيم

Necm Suresi - Ayet 23

Türkçe Meal: Değildir o * isimler dışında (ki) isimlendirdiniz onu * sizler ve babalarınız/atalarınız; indirmiş değildir Allah ona * hiçbir sultân 660 ; tabi olur değillerdir zan 314 dışında ve heves ettiğine nefislerin 201 ; ve ant olsun geldi onlara Rablerinden 4 kılavuz 192 **.

Arapça: 4805|53|23|ان هي الا اسما سميتموها انتم واباوكم ما انزل الله بها من سلطن ان يتبعون الا الظن وما تهوي الانفس ولقد جاهم من ربهم الهدي

Necm Suresi - Ayet 30

Türkçe Meal: İşte budur ulaşması onların ilimden 1143 *; doğrusu (senin) Rabbin 4 (ki) O ** daha iyi bilendir kendi *** yolundan **** dalalete 128 düşmüş kimseyi; ve O ** daha iyi bilendir kılavuzlanmış 192 kimseyi.

Arapça: 4812|53|30|ذلك مبلغهم من العلم ان ربك هو اعلم بمن ضل عن سبيله وهو اعلم بمن اهتدي

Hadid Suresi - Ayet 26

Türkçe Meal: Ve ant olsun gönderdik Nûh'u ve İbrahim'i; ve yaptık ikisinin zürriyetinde 380 nebiliği * ; ve kitabı * ; öyle ki onlardandır ** kılavuzlu 192 ; ve ekserisi *** onlardan ** fâsıklardır 38 .

Arapça: 5099|57|26|ولقد ارسلنا نوحا وابرهيم وجعلنا في ذريتهما النبوه والكتب فمنهم مهتد وكثير منهم فسقون

A'lâ Suresi - Ayet 3

Türkçe Meal: Ve takdir * edendir; öyle ki kılavuzladı 192 **.

Arapça: 5949|87|3|والذي قدر فهدي

Leyl Suresi - Ayet 12

Türkçe Meal: Doğrusu üzerimizedir kılavuzlamak 192 .

Arapça: 6068|92|12|ان علينا للهدي

Duhâ Suresi - Ayet 7

Türkçe Meal: Ve buldu seni bir dalalet 128 * (-le); öyle ki kılavuzladı 192 **.

Arapça: 6084|93|7|ووجدك ضالا فهدي