Sure 15: Hicr/Taş

Ayet Sayısı: 99
ٱلْحِجْر

Ayet 1

1801|15|1|الٓر تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱلْكِتَٰبِ وَقُرْءَانٍ مُّبِينٍ
1801|15|1|الر تلك ايت الكتب وقران مبين
1. Elif lâm râ tilke âyâtul kitâbi ve kur’ânin mubîn(mubînin).
A-L-R44; şu (ki) ayetleridir kitabın; ve apaçık Kur'ân'ın850.
Ahmed Samira: 1 A L R , those are The Book’s evidences/verses , and (an) evident/clear Koran .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 Elif, Lam, Ra A-L-R الر -
2 tilke şu تِلْكَ -
3 ayatu ayetleridir ايَاتُ ايي
4 l-kitabi kitabın الْكِتَابِ كتب
5 ve kur'anin ve Kur'an'ın وَقُرْانٍ قرا
6 mubinin apaçık مُبِينٍ بين

Ayet 2

1802|15|2|رُّبَمَا يَوَدُّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْ كَانُوا۟ مُسْلِمِينَ
1802|15|2|ربما يود الذين كفروا لو كانوا مسلمين
2. Rubemâ yeveddullezîne keferû lev kânû muslimîn(muslimîne).
Belki* ister/arzu eder kâfirlik25 etmiş kimseler (ki) keşke olsaydılar müslim45.
Ahmed Samira: 2 Maybe those who disbelieved wish/love if they were Moslems/submitters/surrenderers.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rubema belki رُبَمَا -
2 yeveddu ister/arzu eder يَوَدُّ ودد
3 ellezine kimseler الَّذِينَ -
4 keferu kâfirlik etmiş/gerçeği örtüp gizlemiş كَفَرُوا كفر
5 lev keşke لَوْ -
6 kanu olsaydılar كَانُوا كون
7 muslimine müslüman مُسْلِمِينَ سلم

Notlar

Not 1: *Azlık ifade eden edatın istihzâ/tehdit için ters kullanımı. Bağlam gereği bu, “gerçekte mutlaka arzu edecekler; hem de pişmanlığın en şiddetlisiyle” anlamını taşır.

Ayet 3

1803|15|3|ذَرْهُمْ يَأْكُلُوا۟ وَيَتَمَتَّعُوا۟ وَيُلْهِهِمُ ٱلْأَمَلُ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ
1803|15|3|ذرهم ياكلوا ويتمتعوا ويلههم الامل فسوف يعلمون
3. Zerhum ye’kulû ve yetemetteû ve yulhihimul emelu fe sevfe ya’lemûn(ya’lemûne).
Bırak onları yesinler ve yararlansınlar; ve oyalar onları emel/ümit; öyle ki yakında bilecekler.
Ahmed Samira: 3 Leave them eat and they live long/enjoy, and the hope distracts/preoccupies them , so they will/shall know.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zerhum bırak onları ذَرْهُمْ وذر
2 ye'kulu yesinler يَأْكُلُوا اكل
3 ve yetemetteu ve yararlansınlar وَيَتَمَتَّعُوا متع
4 ve yulhihimu ve oyalar onları وَيُلْهِهِمُ لهو
5 l-emelu emel/ümit الْأَمَلُ امل
6 fesevfe öyle ki yakında فَسَوْفَ -
7 yea'lemune bilecekler يَعْلَمُونَ علم

Ayet 4

1804|15|4|وَمَآ أَهْلَكْنَا مِن قَرْيَةٍ إِلَّا وَلَهَا كِتَابٌ مَّعْلُومٌ
1804|15|4|وما اهلكنا من قريه الا ولها كتاب معلوم
4. Ve mâ ehleknâ min karyetin illâ ve lehâ kitâbun ma’lûm(ma’lûmun).
Ve helak etmiş değiliz hiçbir kenti dışında (ki) ve ona* (olmasın) malum** bir kitap***.
Ahmed Samira: 4 And We did not destroy from a village/urban city , except and for it (is) a known Book .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değiliz وَمَا -
2 ehlekna helak ettik أَهْلَكْنَا هلك
3 min hiçbir مِنْ -
4 karyetin kenti قَرْيَةٍ قري
5 illa dışında (ki) إِلَّا -
6 veleha ve onadır (kentedir) وَلَهَا -
7 kitabun bir kitap كِتَابٌ كتب
8 mea'lumun bilinen مَعْلُومٌ علم

Notlar

Not 1: *Kente.**Bilinen.***Kendilerine ulaşan, bildikleri kitaptan sorumlu olurlar.

Ayet 5

1805|15|5|مَّا تَسْبِقُ مِنْ أُمَّةٍ أَجَلَهَا وَمَا يَسْتَـْٔخِرُونَ
1805|15|5|ما تسبق من امه اجلها وما يستخرون
5. Mâ tesbiku min ummetin ecelehâ ve mâ yeste’hırûn(yeste’hırune).
Öne geçer değildir hiçbir ümmet305 kendi ecelinin; ve ötelenir* değillerdir.
Ahmed Samira: 5 None from a nation precedes its term/time, and they do not delay (it).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ma değildir مَا -
2 tesbiku öne geçer تَسْبِقُ سبق
3 min hiçbir مِنْ -
4 ummetin ümmet أُمَّةٍ امم
5 eceleha kendi ecelini أَجَلَهَا اجل
6 ve ma ve değildir وَمَا -
7 yeste'hirune geri bırakırlar (onlar) يَسْتَأْخِرُونَ اخر

Notlar

Not 1: *Ecel geldiğinde bir Planck zamanı bile (5.391247 × 10-44) ötelenmezler.

Ayet 6

1806|15|6|وَقَالُوا۟ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِى نُزِّلَ عَلَيْهِ ٱلذِّكْرُ إِنَّكَ لَمَجْنُونٌ
1806|15|6|وقالوا يايها الذي نزل عليه الذكر انك لمجنون
6. Ve kâlû yâ eyyuhellezî nuzzile aleyhiz zikru inneke le mecnûn(mecnûnun).
Ve dediler: “Ey kendisine zikir78* indirilen kimse**! Doğrusu sen mutlak bir mecnunsun302.”
Ahmed Samira: 6 And they said: "You, you who the reminder/remembrance was descended on him, that you are mad/insane (E)."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kalu ve dediler وَقَالُوا قول
2 ya eyyuha ey يَاأَيُّهَا -
3 llezi kimse الَّذِي -
4 nuzzile indirilen نُزِّلَ نزل
5 aleyhi kendisine عَلَيْهِ -
6 z-zikru zikir الذِّكْرُ ذكر
7 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
8 lemecnunun mutlak bir mecnunsun لَمَجْنُونٌ جنن

Notlar

Not 1: *Kur'ân.**Nebi ve resûl Muhammed.

Ayet 7

1807|15|7|لَّوْ مَا تَأْتِينَا بِٱلْمَلَٰٓئِكَةِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ
1807|15|7|لو ما تاتينا بالمليكه ان كنت من الصدقين
7. Lev mâ te’tînâ bil melâiketi in kunte minas sâdıkîn(sâdıkîne).
“Neden gelir değilsin bizlere meleklerle48 eğer olduysan doğrulardan.”
Ahmed Samira: 7 If you (could) come to us with the angels , if you were from truthful! (expression of wonderment).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lev neden لَوْ -
2 ma değilsin مَا -
3 te'tina gelir bizlere تَأْتِينَا اتي
4 bil-melaiketi meleklerle بِالْمَلَائِكَةِ ملك
5 in eğer إِنْ -
6 kunte olduysan كُنْتَ كون
7 mine مِنَ -
8 s-sadikine doğrulardan الصَّادِقِينَ صدق

Ayet 8

1808|15|8|مَا نُنَزِّلُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَمَا كَانُوٓا۟ إِذًا مُّنظَرِينَ
1808|15|8|ما ننزل المليكه الا بالحق وما كانوا اذا منظرين
8. Mâ nunezzilul melâikete illâ bil hakkı ve mâ kânû izen munzarîn(munzarîne).
İndirir değiliz melekleri48 hakla/gerçekle (olması) dışında; ve olmuş değillerdir o zaman mühlet verilenler.
Ahmed Samira: 8 We do not descend the angels except with the truth , and they (the disbelievers) were not then delayed/waited .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ma değildir مَا -
2 nunezzilu indiririz نُنَزِّلُ نزل
3 l-melaikete melekleri الْمَلَائِكَةَ ملك
4 illa ancak إِلَّا -
5 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
6 ve ma ve değildir وَمَا -
7 kanu oldular كَانُوا كون
8 izen o zaman إِذًا -
9 munzerine mühlet verilenler مُنْظَرِينَ نظر

Ayet 9

1809|15|9|إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا ٱلذِّكْرَ وَإِنَّا لَهُۥ لَحَٰفِظُونَ
1809|15|9|انا نحن نزلنا الذكر وانا له لحفظون
9. İnnâ nahnu nezzelnez zikre ve innâ lehu le hâfizûn(hâfizûne).
Doğrusu biziz; biz indirdik zikri78*; ve doğrusu biziz ona** mutlak koruyucular***.
Ahmed Samira: 9 That We, We descended the reminder/remembrance, and that We (are) for it, protectors/guards (E) .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inna doğrusu biziz إِنَّا -
2 nehnu biz نَحْنُ -
3 nezzelna indirdik نَزَّلْنَا نزل
4 z-zikra zikri/hatırlatmayı (Kur’an’ı) الذِّكْرَ ذكر
5 ve inna ve doğrusu biziz وَإِنَّا -
6 lehu ona (zikre/hatırlatmaya/Kur’an’a) لَهُ -
7 lehafizune mutlak koruyucular لَحَافِظُونَ حفظ

Notlar

Not 1: *Şerefli Kur'ân'ı.**Şerefli Kur'ân'a.***Muhafızlar.

Ayet 10

1810|15|10|وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ فِى شِيَعِ ٱلْأَوَّلِينَ
1810|15|10|ولقد ارسلنا من قبلك في شيع الاولين
10. Ve le kad erselnâ min kablike fî şiyaıl evvelîn(evvelîne).
Ve ant olsun gönderdik* senden** önce, evvelki*** şiya'lar992 içine.
Ahmed Samira: 10 And We had descended from before you in the first’s/beginner’s groups/parties .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 erselna gönderdik أَرْسَلْنَا رسل
3 min مِنْ -
4 kablike senden önce قَبْلِكَ قبل
5 fi içine فِي -
6 şiyei şiya’lar شِيَعِ شيع
7 l-evveline evvel الْأَوَّلِينَ اول

Notlar

Not 1: *Resûller ve kitap getiren nebiler.**Nebi ve resûl Muhammed.***Çoğul olduğu için evvel zamanlar olarak anlaşılır.

Ayet 11

1811|15|11|وَمَا يَأْتِيهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ
1811|15|11|وما ياتيهم من رسول الا كانوا به يستهزون
11. Ve mâ ye’tîhim min resûlin illâ kânû bihî yestehziûn(yestehziûne).
Ve gelir değildir onlara* hiçbir resûl418 dışında (ki) oldular onunla** alay ederler.
Ahmed Samira: 11 And none from a messenger comes to them , except they were with him mocking/making fun.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildir وَمَا -
2 ye'tihim gelir onlara يَأْتِيهِمْ اتي
3 min hiçbir مِنْ -
4 rasulin resûl رَسُولٍ رسل
5 illa dışında إِلَّا -
6 kanu oldular كَانُوا كون
7 bihi onunla بِهِ -
8 yestehziune alay ederler يَسْتَهْزِئُونَ هزا

Notlar

Not 1: *Kendilerine resûl gönderilen şiya'lar.**Resûlle.

Ayet 12

1812|15|12|كَذَٰلِكَ نَسْلُكُهُۥ فِى قُلُوبِ ٱلْمُجْرِمِينَ
1812|15|12|كذلك نسلكه في قلوب المجرمين
12. Kezâlike neslukuhu fî kulûbil mucrimîn(mucrimîne).
İşte böyledir; sokup yerleştiririz onu* mücrimlerin674 kalplerine.
Ahmed Samira: 12 As/like that We enter/insert it in the criminals’/sinners’ hearts/minds .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
2 neslukuhu sokup yerleştiririz onu نَسْلُكُهُ سلك
3 fi فِي -
4 kulubi kalplerine قُلُوبِ قلب
5 l-mucrimine mücrimlerin الْمُجْرِمِينَ جرم

Notlar

Not 1: *Resûllerle alay etme arzusu kalplerinden gelir.

Ayet 13

1813|15|13|لَا يُؤْمِنُونَ بِهِۦ وَقَدْ خَلَتْ سُنَّةُ ٱلْأَوَّلِينَ
1813|15|13|لا يومنون به وقد خلت سنه الاولين
13. Lâ yu’minûne bihî ve kad halet sunnetul evvelîn(evvelîne).
İman47 etmezler ona*; ve muhakkak gelip geçti evvelkilerin sünneti707.
Ahmed Samira: 13 They do not believe with it, and (the) manner/nature (of) the firsts/beginners had past/expired .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 la لَا -
2 yu'minune iman etmezler يُؤْمِنُونَ امن
3 bihi ona بِهِ -
4 ve kad ve muhakkak وَقَدْ -
5 halet gelip geçti خَلَتْ خلو
6 sunnetu sünnet سُنَّةُ سنن
7 l-evveline evvelkilerin الْأَوَّلِينَ اول

Notlar

Not 1: *Resûle.

Ayet 14

1814|15|14|وَلَوْ فَتَحْنَا عَلَيْهِم بَابًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ فَظَلُّوا۟ فِيهِ يَعْرُجُونَ
1814|15|14|ولو فتحنا عليهم بابا من السما فظلوا فيه يعرجون
14. Ve lev fetahnâ aleyhim bâben mines semâi fe zallû fîhi ya’rucûn(ya’rucûne).
Ve şayet açsak üzerlerine bir kapı* gökten180**; öyle ki devam etseler onda*** (ki) yükselirler****.
Ahmed Samira: 14 And if We opened on them a door/entrance from the sky/space, so they continued/remained in it ascending/zigzagging.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velev ve şayet وَلَوْ -
2 fetehna açsak فَتَحْنَا فتح
3 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
4 baben bir kapı بَابًا بوب
5 mine مِنَ -
6 s-semai gökten السَّمَاءِ سمو
7 fe zellu öyle ki devam etseler فَظَلُّوا ظلل
8 fihi onda فِيهِ -
9 yea'rucune yükselirler يَعْرُجُونَ عرج

Notlar

Not 1: *Delip geçen bir geçit, kapı.**Atmosferden.***Kapıda, kapının içinde.****Atmosferin içindeki geçitten yukarıya doğru yükselirler.

Ayet 15

1815|15|15|لَقَالُوٓا۟ إِنَّمَا سُكِّرَتْ أَبْصَٰرُنَا بَلْ نَحْنُ قَوْمٌ مَّسْحُورُونَ
1815|15|15|لقالوا انما سكرت ابصرنا بل نحن قوم مسحورون
15. Le kâlû innemâ sukkiret ebsârunâ bel nahnu kavmun meshûrûn(meshûrûne).
Mutlak derler: "Ancak ki sarhoş edildi993 gözlerimiz; evet! Bizler sihre kaptırılmış993 bir kavimiz/toplumuz."
Ahmed Samira: 15 They would have said: "But our eye/sights/understanding got closed and confused, but we are a bewitched/enchanted nation."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lekalu mutlak derler لَقَالُوا قول
2 innema ancak ki إِنَّمَا -
3 sukkirat sarhoş edildi سُكِّرَتْ سكر
4 ebsaruna gözlerimiz أَبْصَارُنَا بصر
5 bel evet بَلْ -
6 nehnu bizler نَحْنُ -
7 kavmun bir kavmiz/toplumuz قَوْمٌ قوم
8 meshurune sihre kapılmış مَسْحُورُونَ سحر

Ayet 16

1816|15|16|وَلَقَدْ جَعَلْنَا فِى ٱلسَّمَآءِ بُرُوجًا وَزَيَّنَّٰهَا لِلنَّٰظِرِينَ
1816|15|16|ولقد جعلنا في السما بروجا وزينها للنظرين
16. Ve le kad cealnâ fis semâi burûcen ve zeyyennâhâ lin nâzırîn(nâzırîne).
Ve ant olsun yaptık gökte180* burçlar846**; ve süsledik onu*** bakanlar**** için.
Ahmed Samira: 16 And We had made/created in the sky/space constellations, and We decorated/beautified it to the lookers/seers .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 cealna yaptık جَعَلْنَا جعل
3 fi فِي -
4 s-semai gökte السَّمَاءِ سمو
5 burucen burçlar بُرُوجًا برج
6 ve zeyyennaha ve süsledik onu وَزَيَّنَّاهَا زين
7 linnazirine bakanlar için لِلنَّاظِرِينَ نظر

Notlar

Not 1: *Atmosferde. **Kule gibi yüksek kutup ışıkları.***Göğü.****Bakanlar için geçişi önemlidir. Kutup ışıklarını herkes görmez. Ancak kutup bölgelerine gidip bakanlar ancak o süsleri görebilir.

Ayet 17

1817|15|17|وَحَفِظْنَٰهَا مِن كُلِّ شَيْطَٰنٍ رَّجِيمٍ
1817|15|17|وحفظنها من كل شيطن رجيم
17. Ve hafıznâhâ min kulli şeytânin recîm(recîmin).
Ve koruduk* onu** her bir racîm411 şeytâna29 (karşı).
Ahmed Samira: 17 And We protected/guarded it from every cursed/expelled devil.

Notlar

Not 1: *Muhafaza ettik.**Göğü; atmosferi.

Ayet 18

1818|15|18|إِلَّا مَنِ ٱسْتَرَقَ ٱلسَّمْعَ فَأَتْبَعَهُۥ شِهَابٌ مُّبِينٌ
1818|15|18|الا من استرق السمع فاتبعه شهاب مبين
18. İllâ menisterakas sem’a fe etbeahu şihâbun mubîn(mubînun).
Dışındadır kimse (ki) çaldı işitme*; öyle ki tabi olur ona** apaçık bir şihâb1000***.
Ahmed Samira: 18 Except who eavesdropped the hearing, so a clear/evident light from a fire source/a star followed him.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 illa dışındadır إِلَّا -
2 meni kimse (ki) مَنِ -
3 steraka çaldı اسْتَرَقَ سرق
4 s-sem'a işitme السَّمْعَ سمع
5 feetbeahu öyle ki tabi olur ona فَأَتْبَعَهُ تبع
6 şihabun bir alev شِهَابٌ شهب
7 mubinun apaçık مُبِينٌ بين

Notlar

Not 1: *Gizli olarak göğü dinleyen insanlar. SIGINT – Signals Intelligence (Sinyal İstihbaratı). Ruslar ve Amerikalılar karşılıklı olarak göğü dinlemek için devasa antenler kurdular. Göğün iyonosfer tabakasından ve Ay'dan yansıyan sinyalleri dinleyerek bilgi çaldılar. İşte bu dinleme hırsızlıklarıyla göğü delebilecek kadar güçlü roketler yaptılar. **Kimseye.***Atmosfere girişte kapsülün etrafında oluşan alev.

Ayet 19

1819|15|19|وَٱلْأَرْضَ مَدَدْنَٰهَا وَأَلْقَيْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ وَأَنۢبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ شَىْءٍ مَّوْزُونٍ
1819|15|19|والارض مددنها والقينا فيها روسي وانبتنا فيها من كل شي موزون
19. Vel arda medednâhâ ve elkaynâ fîhâ revâsiye ve enbetnâ fîhâ min kulli şey’in mevzûn(mevzûnin).
Ve yer* (ki) yaydık/genişlettik439 onu**; ve attık orada*** revâsiye146; ve bitirdik orada*** her bir şeyden; mevzunlanmış/ölçeklendirilmiş.
Ahmed Samira: 19 And the earth/Planet Earth, We extended/spread it, and We threw in it anchors/mountains , and We sprouted/grew in it from every thing weighed/measured/balanced.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vel'erde ve yer/yeryüzü وَٱلْأَرْضَ ارض
2 medednaha yaydık/genişlettik onu مَدَدْنَـٰهَا مدد
3 ve elkayna ve attık وَأَلْقَيْنَا لقي
4 fiha orada (yerde) فِيهَا -
5 ravasiye revâsiye رَوَٰسِىَ رسو
6 ve enbetna ve bitirdik وَأَنۢبَتْنَا نبت
7 fiha orada (yerde) فِيهَا -
8 min مِن -
9 kulli her كُلِّ كلل
10 şey'in bir şeyden شَىْءٍۢ شيا
11 mevzunin mevzun/ölçekli مَّوْزُونٍۢ وزن

Notlar

Not 1: *Dünya gezegeni.**Yeri.***Yerde.

Ayet 20

1820|15|20|وَجَعَلْنَا لَكُمْ فِيهَا مَعَٰيِشَ وَمَن لَّسْتُمْ لَهُۥ بِرَٰزِقِينَ
1820|15|20|وجعلنا لكم فيها معيش ومن لستم له برزقين
20. Ve cealnâ lekum fîhâ meâyişe ve men lestum lehu bi râzıkîn(râzıkîne).
Ve yaptık sizlere orada* geçimlikler**; ve kimse*** (ki) olmadınız ona**** rızık verenler*****.
Ahmed Samira: 20 And We made/created for you in it livelihoods/sustenances, and whom you are not to him with providing for.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve cealna ve yaptık وَجَعَلْنَا جعل
2 lekum sizlere لَكُمْ -
3 fiha orada فِيهَا -
4 meaayişe geçimlikler مَعَايِشَ عيش
5 ve men ve kimse (ki) وَمَنْ -
6 lestum olmadınız لَسْتُمْ ليس
7 lehu ona لَهُ -
8 birazikine rızık verenler بِرَازِقِينَ رزق

Notlar

Not 1: *Yerde.**Yaşamı devam ettirebilmek için gerekenler.***İlkel kabilelerdeki kimseler ve/veya Cinler. ****İlkel kabilelerdeki kimselere ve/veya Cinler.*****Yeryüzünde bulunan ilkel kabileleri Rabbimiz rızıklandırır. İnsanlığın gelişimine tanık olmasalar bile Rableri onları rızıklandırır.

Ayet 21

1821|15|21|وَإِن مِّن شَىْءٍ إِلَّا عِندَنَا خَزَآئِنُهُۥ وَمَا نُنَزِّلُهُۥٓ إِلَّا بِقَدَرٍ مَّعْلُومٍ
1821|15|21|وان من شي الا عندنا خزاينه وما ننزله الا بقدر معلوم
21. Ve in min şey’in illâ indenâ hazâinuhu ve mâ nunezziluhû illâ bi kaderin ma’lûm(ma’lûmin).
Ve yoktur hiçbir şey (ki) ancak indimizdedir/katımızdadır hazinesi* onun**; ve indirir değiliz onu*** malum**** bir kaderle***** (olası) dışında.
Ahmed Samira: 21 And that (there is not) from a thing, except at Us (is) its safes (treasures) , and We do not descent it except with (a) known measure/quantity .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve in ve yoktur وَإِنْ -
2 min hiçbir مِنْ -
3 şey'in şey شَيْءٍ شيا
4 illa dışında إِلَّا -
5 indena indimizde/katımızda عِنْدَنَا عند
6 hazainuhu hazinesi onun خَزَائِنُهُ خزن
7 ve ma ve değiliz وَمَا -
8 nunezziluhu indirir onu نُنَزِّلُهُ نزل
9 illa dışında إِلَّا -
10 bikaderin bir kaderle بِقَدَرٍ قدر
11 mea'lumin bir malum مَعْلُومٍ علم

Notlar

Not 1: *Deposu, birikimi.**Şeyin.***Şeyi.****Bilinen.*****Ölçüyle, takdirle.

Ayet 22

1822|15|22|وَأَرْسَلْنَا ٱلرِّيَٰحَ لَوَٰقِحَ فَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَسْقَيْنَٰكُمُوهُ وَمَآ أَنتُمْ لَهُۥ بِخَٰزِنِينَ
1822|15|22|وارسلنا الريح لوقح فانزلنا من السما ما فاسقينكموه وما انتم له بخزنين
22. Ve erselner riyâha levâkıha fe enzelnâ mines semâi mâen fe eskaynâkumûh(eskaynâkumûhu), ve mâ entum lehu bi hâzinîn(hâzinîne).
Ve gönderdik rüzgârları aşılayıcılar/dölleyiciler1001 (olarak); öyle ki indirdik gökten180 bir su179; öyle ki suladık sizleri onu* (-nla); ve değilsiniz sizler onu** bir hazineleştiren***.
Ahmed Samira: 22 And We sent the winds/breezes (as) pollinators , so We descended from the sky water, so We gave it to you to drink, and you are not for it with storing.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve erselna ve gönderdik وَأَرْسَلْنَا رسل
2 r-riyaha rüzgarları الرِّيَاحَ روح
3 levakiha aşılayıcılar لَوَاقِحَ لقح
4 fe enzelna öyle ki indirdik فَأَنْزَلْنَا نزل
5 mine مِنَ -
6 s-semai gökten السَّمَاءِ سمو
7 maen bir su مَاءً موه
8 fe eskaynakumuhu öyle ki suladık onun (-la) sizleri فَأَسْقَيْنَاكُمُوهُ سقي
9 ve ma ve değilsiniz وَمَا -
10 entum sizler أَنْتُمْ -
11 lehu onu لَهُ -
12 bihazinine hazineleştirenler بِخَازِنِينَ خزن

Notlar

Not 1: *Suyla.**Suyu.***Hazine düzeyinde depolayanlar.

Ayet 23

1823|15|23|وَإِنَّا لَنَحْنُ نُحْىِۦ وَنُمِيتُ وَنَحْنُ ٱلْوَٰرِثُونَ
1823|15|23|وانا لنحن نحي ونميت ونحن الورثون
23. Ve innâ le nahnu nuhyî ve numîtu ve nahnul vârisûn(vârisûne).
Ve biz; mutlak biziz (ki) hayat veririz ve öldürürüz; ve biziz varisler.
Ahmed Samira: 23 And that We, We are (E), We revive/make life and We make die, and We are the heirs/inheritants.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve inna ve biz وَإِنَّا -
2 lenehnu mutlak biziz لَنَحْنُ -
3 nuhyi hayat veririz نُحْيِي حيي
4 ve numitu ve öldürürüz وَنُمِيتُ موت
5 ve nehnu ve biziz وَنَحْنُ -
6 l-varisune varisler الْوَارِثُونَ ورث

Ayet 24

1824|15|24|وَلَقَدْ عَلِمْنَا ٱلْمُسْتَقْدِمِينَ مِنكُمْ وَلَقَدْ عَلِمْنَا ٱلْمُسْتَـْٔخِرِينَ
1824|15|24|ولقد علمنا المستقدمين منكم ولقد علمنا المستخرين
24. Ve le kad alimnel mustakdimîne minkum ve le kad alimnel muste’hırîn(muste’hırîne).
Ve ant olsun bildik kademe/kıdem alanları sizden; ve ant olsun bildik öteleyenleri/geri kalanları.
Ahmed Samira: 24 And We had known the advanced from you, and We had known the delayed/lagging behind.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 alimna bildik عَلِمْنَا علم
3 l-mustekdimine kademe/kıdem alanları الْمُسْتَقْدِمِينَ قدم
4 minkum sizden مِنْكُمْ -
5 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
6 alimna bildik عَلِمْنَا علم
7 l-muste'hirine öteleyenleri/geri kalanları الْمُسْتَأْخِرِينَ اخر

Ayet 25

1825|15|25|وَإِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَحْشُرُهُمْ إِنَّهُۥ حَكِيمٌ عَلِيمٌ
1825|15|25|وان ربك هو يحشرهم انه حكيم عليم
25. Ve inne rabbeke huve yahşuruhum, innehu hakîmun alîm(alîmun).
Ve doğrusu (senin) Rabbin4; O* (ki) haşreder556 onları; doğrusu O* bir Hakîm’dir9; bir Alîm’dir8.
Ahmed Samira: 25 And that your Lord, He gathers them, that He is wise/judicious, knowledgeable.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
2 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
3 huve O هُوَ -
4 yehşuruhum haşreder onları يَحْشُرُهُمْ حشر
5 innehu doğrusu O إِنَّهُ -
6 hakimun bir Hakîm’dir حَكِيمٌ حكم
7 alimun Alîm’dir عَلِيمٌ علم

Notlar

Not 1: *Allah.

Ayet 26

1826|15|26|وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ مِن صَلْصَٰلٍ مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ
1826|15|26|ولقد خلقنا الانسن من صلصل من حما مسنون
26. Ve le kad halaknel insâne min salsâlin min hamein mesnûn(mesnûnin).
Ve ant olsun yarattık insanı salsâlinden224; topraktan*; bir mesnûndur1002.
Ahmed Samira: 26 And We had created the human/mankind from black (foul mud) dry mud/clay smoothened/rotted .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 halekna yarattık خَلَقْنَا خلق
3 l-insane insanı الْإِنْسَانَ انس
4 min مِنْ -
5 salsalin salsâlinden صَلْصَالٍ صلصل
6 min مِنْ -
7 hamein topraktan حَمَإٍ حما
8 mesnunin şekillendirilmiş مَسْنُونٍ سنن

Notlar

Not 1: *Molekülleri oluşturan atomlar topraktan/yerden/yeryüzünden gelmektedir.

Ayet 27

1827|15|27|وَٱلْجَآنَّ خَلَقْنَٰهُ مِن قَبْلُ مِن نَّارِ ٱلسَّمُومِ
1827|15|27|والجان خلقنه من قبل من نار السموم
27. Vel cânne halaknâhu min kablu min nâris semûm(semûmi).
Ve cinni (ki) yarattık onu* önceden* ateşten225; alazlı esen.
Ahmed Samira: 27 And the Jinn , We created him from before from (the) fire’s burning wind .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velcanne ve cinni وَالْجَانَّ جنن
2 haleknahu yarattık onu خَلَقْنَاهُ خلق
3 min مِنْ -
4 kablu önceden قَبْلُ قبل
5 min -ten مِنْ -
6 nari ateş- نَارِ نور
7 s-semumi alazlı esen السَّمُومِ سمم

Notlar

Not 1: *Cinni.*Cinlerin insanların yaratılmasından daha önce yaratıldığı net bir şekilde anlaşılır.

Ayet 28

1828|15|28|وَإِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلَٰٓئِكَةِ إِنِّى خَٰلِقٌۢ بَشَرًا مِّن صَلْصَٰلٍ مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ
1828|15|28|واذ قال ربك للمليكه اني خلق بشرا من صلصل من حما مسنون
28. Ve iz kâle rabbuke lil melâiketi innî hâlikun beşeren min salsâlin min hamein mesnûn(mesnûnin).
Ve dediği zaman Rabbin4 meleklere48; doğrusu ben bir yaratıcıyım bir beşer432 salsâlinden224; bir topraktan; bir mesnûndur1002.
Ahmed Samira: 28 When/if your Lord said to the angels : "That I am creating (a) human/humans from black (foul mud) dry mud/clay smoothened/rotted ."

Ayet 29

1829|15|29|فَإِذَا سَوَّيْتُهُۥ وَنَفَخْتُ فِيهِ مِن رُّوحِى فَقَعُوا۟ لَهُۥ سَٰجِدِينَ
1829|15|29|فاذا سويته ونفخت فيه من روحي فقعوا له سجدين
29. Fe izâ sevveytuhu ve nefahtu fîhi min rûhî fekaû lehu sâcidîn(sâcidîne).
Öyle ki düzenlediğim zaman onu*; ve üflediğimde608 ona** ruhumdan; kapanın ona** secdeler70 (-le).
Ahmed Samira: 29 So when/if I straightened him, and I blew in him from My Soul/Sprit , so fall/land/come to him prostrating.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feiza öyle ki فَإِذَا -
2 sevveytuhu düzenlediğim zaman onu سَوَّيْتُهُ سوي
3 ve nefehtu ve üflediğimde وَنَفَخْتُ نفخ
4 fihi ona فِيهِ -
5 min مِنْ -
6 ruhi ruhumdan رُوحِي روح
7 fekau hemen gelin/kapanın فَقَعُوا وقع
8 lehu ona لَهُ -
9 sacidine secdeler (-le) سَاجِدِينَ سجد

Notlar

Not 1: *Beşeri.**Bereşe.

Ayet 30

1830|15|30|فَسَجَدَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ كُلُّهُمْ أَجْمَعُونَ
1830|15|30|فسجد المليكه كلهم اجمعون
30. Fe secedel melâiketu kulluhum ecmaûn(ecmaûne).
Öyle ki secde70 ettiler melekler48; hepsi onların* topluca.
Ahmed Samira: 30 So the angels all/all together prostrated.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fesecede öyle ki secde ettiler فَسَجَدَ سجد
2 l-melaiketu melekler الْمَلَائِكَةُ ملك
3 kulluhum hepsi onların كُلُّهُمْ كلل
4 ecmeune topluca أَجْمَعُونَ جمع

Notlar

Not 1: *Meleklerin.

Ayet 31

1831|15|31|إِلَّآ إِبْلِيسَ أَبَىٰٓ أَن يَكُونَ مَعَ ٱلسَّٰجِدِينَ
1831|15|31|الا ابليس ابي ان يكون مع السجدين
31. İllâ iblîs(iblîse), ebâ en yekûne meas sâcidîn(sâcidîne).
Dışında iblîs190; reddetti* ki olur* secde70 edenlerle birlikte.
Ahmed Samira: 31 Except Satan/Iblis , refused/hated that he be with the prostrating.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 illa dışında إِلَّا -
2 iblise İblis إِبْلِيسَ -
3 eba reddetti أَبَىٰ ابي
4 en ki أَنْ -
5 yekune olur يَكُونَ كون
6 mea birlikte مَعَ -
7 s-sacidine secde edenlerlele السَّاجِدِينَ سجد

Notlar

Not 1: *İblîs.

Ayet 32

1832|15|32|قَالَ يَٰٓإِبْلِيسُ مَا لَكَ أَلَّا تَكُونَ مَعَ ٱلسَّٰجِدِينَ
1832|15|32|قال يابليس ما لك الا تكون مع السجدين
32. Kâle yâ iblîsu mâ leke ellâ tekûne meas sâcidîn(sâcidîne).
Dedi*: "Ey iblîs190! Nedir sana (olan) ki olmazsın secde70 edenlerle birlikte."
Ahmed Samira: 32 He said: "You Satan , why (is it) for you (that) you not be with the prostrating?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi (Allah) قَالَ قول
2 ya ibliysu ey iblîs يَا إِبْلِيسُ -
3 ma nedir مَا -
4 leke sana لَكَ -
5 ella ki أَلَّا -
6 tekune olmazsın تَكُونَ كون
7 mea birlikte مَعَ -
8 s-sacidine secde edenlerle السَّاجِدِينَ سجد

Notlar

Not 1: *Allah.

Ayet 33

1833|15|33|قَالَ لَمْ أَكُن لِّأَسْجُدَ لِبَشَرٍ خَلَقْتَهُۥ مِن صَلْصَٰلٍ مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ
1833|15|33|قال لم اكن لاسجد لبشر خلقته من صلصل من حما مسنون
33. Kâle lem ekun li escude li beşerin halaktehu min salsâlin min hamein mesnûn(mesnûnin).
Dedi*: "Asla olmam secde70 edici bir beşere432; yarattın onu** salsâlinden224; bir topraktan; mesnûndur1002.
Ahmed Samira: 33 He said: "I was not to prostrate to (a) human You created him from black (foul mud) from dry mud/clay smoothened/rotted ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 lem asla لَمْ -
3 ekun olmam أَكُنْ كون
4 liescude secde edici لِأَسْجُدَ سجد
5 libeşerin bir beşere لِبَشَرٍ بشر
6 halektehu yarattın onu خَلَقْتَهُ خلق
7 min -dan مِنْ -
8 salsalin salsalinden صَلْصَالٍ صلصل
9 min -tan مِنْ -
10 hamein bir toprak حَمَإٍ حما
11 mesnunin mesnûn مَسْنُونٍ سنن

Notlar

Not 1: *İblîs.**Beşeri.

Ayet 34

1834|15|34|قَالَ فَٱخْرُجْ مِنْهَا فَإِنَّكَ رَجِيمٌ
1834|15|34|قال فاخرج منها فانك رجيم
34. Kâle fahruc minhâ fe inneke recîm(recîmun).
Dedi*: "Öyle ki çık oradan607; öyle ki doğrusu sen racîmsin411."
Ahmed Samira: 34 He said: "So get out from it, so that you are cursed/expelled."

Notlar

Not 1: *Allah.

Ayet 35

1835|15|35|وَإِنَّ عَلَيْكَ ٱللَّعْنَةَ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلدِّينِ
1835|15|35|وان عليك اللعنه الي يوم الدين
35. Ve inne aleykel lâ’nete ilâ yevmid dîn(dîni).
Ve doğrusu üzerinedir* lanet280; din109 gününe kadar.
Ahmed Samira: 35 And that on you (is) the curse/torture to the Judgment’s Day/Resurrection Day .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
2 aleyke üzerine عَلَيْكَ -
3 l-lea'nete lanet اللَّعْنَةَ لعن
4 ila kadar إِلَىٰ -
5 yevmi gününe يَوْمِ يوم
6 d-dini din الدِّينِ دين

Notlar

Not 1: *İblîs.

Ayet 36

1836|15|36|قَالَ رَبِّ فَأَنظِرْنِىٓ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ
1836|15|36|قال رب فانظرني الي يوم يبعثون
36. Kâle rabbi fe enzırnî ilâ yevmi yub’asûn(yub’asûne).
Dedi*: "Rabbim4! Öyle ki gözetle beni* güne kadar (ki) diriltilirler**."
Ahmed Samira: 36 He said: "My Lord, so delay me to a day they be sent/resurrected/revived."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi ki قَالَ قول
2 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
3 feenzirni öyle ki gözetle beni فَأَنْظِرْنِي نظر
4 ila kadar إِلَىٰ -
5 yevmi güne يَوْمِ يوم
6 yub'asune diriltilirler يُبْعَثُونَ بعث

Notlar

Not 1: *İblîs.**Çoğul olarak gelmektedir. İnsanlar, beşer.

Ayet 37

1837|15|37|قَالَ فَإِنَّكَ مِنَ ٱلْمُنظَرِينَ
1837|15|37|قال فانك من المنظرين
37. Kâle fe inneke minel munzarîn(munzarîne).
Dedi*: "Öyle ki sen** gözetlenenlerdensin."
Ahmed Samira: 37 He said: "So that (then) you are from the delayed ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 feinneke öyle ki sen فَإِنَّكَ -
3 mine مِنَ -
4 l-munzerine gözetilenlerdensin الْمُنْظَرِينَ نظر

Notlar

Not 1: *Allah.**İblîs.

Ayet 38

1838|15|38|إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْوَقْتِ ٱلْمَعْلُومِ
1838|15|38|الي يوم الوقت المعلوم
38. İlâ yevmil vaktil ma’lûm(ma’lûmi).
Vakti malum/bilinen güne* kadar.
Ahmed Samira: 38 To (the) day of the time, the known.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ila kadar إِلَىٰ -
2 yevmi gününe يَوْمِ يوم
3 l-vekti vakti الْوَقْتِ وقت
4 l-mea'lumi malum/bilinen الْمَعْلُومِ علم

Notlar

Not 1: *Din günü.

Ayet 39

1839|15|39|قَالَ رَبِّ بِمَآ أَغْوَيْتَنِى لَأُزَيِّنَنَّ لَهُمْ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَأُغْوِيَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ
1839|15|39|قال رب بما اغويتني لازينن لهم في الارض ولاغوينهم اجمعين
39. Kâle rabbi bi mâ agveytenî le uzeyyinenne lehum fil ardı ve le ugviyennehum ecmeîn(ecmeîne).
Dedi*: "Rabbim4! Doğru yoldan ayırmış olmanla beni mutlak süslerim* onlara** yerde; ve doğru yoldan ayırırım onları*** topluca."
Ahmed Samira: 39 He said: "My Lord with what You misguided/enticed me , I will decorate/beautify for them in the earth/Planet Earth, and I will misguide/entice them (E) all/all together."

Notlar

Not 1: *İblîs.**İnsanlara, beşere.***İnsanları, beşeri.

Ayet 40

1840|15|40|إِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ ٱلْمُخْلَصِينَ
1840|15|40|الا عبادك منهم المخلصين
40. İllâ ıbâdeke minhumul muhlasîn(muhlasîne).
"Dışındadır (senin) kulların46; onlardan* muhlis309 (olanlar)."
Ahmed Samira: 40 Except Your worshippers/slaves from them, the faithful/loyal/devoted.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 illa dışındadır إِلَّا -
2 ibadeke kulların عِبَادَكَ عبد
3 minhumu onlardan مِنْهُمُ -
4 l-muhlesine muhlis (olanlar) الْمُخْلَصِينَ خلص

Notlar

Not 1: *Kullarından.

Ayet 41

1841|15|41|قَالَ هَٰذَا صِرَٰطٌ عَلَىَّ مُسْتَقِيمٌ
1841|15|41|قال هذا صرط علي مستقيم
41. Kâle hâzâ sırâtun aleyye mustekîm(mustekîmun).
Dedi*: "Budur** bana doğru (olan) dosdoğru bir yol."
Ahmed Samira: 41 He said: "That (is) a straight/direct road/way on Me."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi (Allah) قَالَ قول
2 haza budur هَٰذَا -
3 siratun bir yol صِرَاطٌ صرط
4 aleyye bana doğru عَلَيَّ -
5 mustekimun dosdoğru مُسْتَقِيمٌ قوم

Notlar

Not 1: *Allah.**Yüce Allah'a doğru dosdoğru bir yol, muhlis kulların edindikleri yol sadece kutsal kitaplar demektir. Sadece Kur'ân demektir.

Ayet 42

1842|15|42|إِنَّ عِبَادِى لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَٰنٌ إِلَّا مَنِ ٱتَّبَعَكَ مِنَ ٱلْغَاوِينَ
1842|15|42|ان عبادي ليس لك عليهم سلطن الا من اتبعك من الغاوين
42. İnne ıbâdî leyse leke aleyhim sultânun illâ menittebeake minel gâvîn(gâvîne).
"Doğrusu kullarıma, olmaz sana* onlar üzerine bir sultân660; dışındadır sana tabi olmuş kimse (ki) doğru yoldan ayrılanlardandır."
Ahmed Samira: 42 That My worshippers/slaves, power/control is not for you on them (you have no power/control over My worshippers/slaves) except who followed you from the misguided/failed .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ibadi kullarıma عِبَادِي عبد
3 leyse olmaz لَيْسَ ليس
4 leke sana لَكَ -
5 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
6 sultanun bir sultan/yetki/güç سُلْطَانٌ سلط
7 illa dışındadır إِلَّا -
8 meni kimse مَنِ -
9 ttebeake tabi oldu sana اتَّبَعَكَ تبع
10 mine مِنَ -
11 l-gavine doğru yoldan ayrılanlardan الْغَاوِينَ غوي

Notlar

Not 1: *İblîs.

Ayet 43

1843|15|43|وَإِنَّ جَهَنَّمَ لَمَوْعِدُهُمْ أَجْمَعِينَ
1843|15|43|وان جهنم لموعدهم اجمعين
43. Ve inne cehenneme le mev’ıduhum ecmaîn(ecmeîne).
"Ve doğrusu cehennem (ki) mutlak vaat edilendir onlara topluca."
Ahmed Samira: 43 And that Hell (is) their appointment (E) all/all together.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
2 cehenneme cehennem جَهَنَّمَ -
3 lemev'iduhum mutlak vaat edilendir onlara لَمَوْعِدُهُمْ وعد
4 ecmeiyne topluca أَجْمَعِينَ جمع

Ayet 44

1844|15|44|لَهَا سَبْعَةُ أَبْوَٰبٍ لِّكُلِّ بَابٍ مِّنْهُمْ جُزْءٌ مَّقْسُومٌ
1844|15|44|لها سبعه ابوب لكل باب منهم جز مقسوم
44. Lehâ seb’atu ebvâb(ebvâbin), likulli bâbin minhum cuz’un maksûm(maksûmun).
Onadır* yedi609 kapı; her bir kapıya onlardan** bir bölüm/cüz kısımlandırılmıştır.
Ahmed Samira: 44 For it (are) seven doors/entrances, to each door/entrance from them (is an) apportioned/divided part/portion.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 leha onadır لَهَا -
2 seb'atu yedi سَبْعَةُ سبع
3 ebvabin kapı أَبْوَابٍ بوب
4 likulli her bir لِكُلِّ كلل
5 babin kapıya بَابٍ بوب
6 minhum onlardan مِنْهُمْ -
7 cuz'un bir bölüm جُزْءٌ جزا
8 meksumun kısımlandırılmış مَقْسُومٌ قسم

Notlar

Not 1: *Cehenneme.**Cehenneme girecek olanlar.

Ayet 45

1845|15|45|إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ
1845|15|45|ان المتقين في جنت وعيون
45. İnnel muttekîne fî cennâtin ve uyûn(uyûnin).
Doğrusu muttakiler17 cennetlerdedir970; ve gözlerdedir*.
Ahmed Samira: 45 That the fearing and obeying (are) in treed gardens/paradises and water springs/wells.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 l-muttekine muttakiler الْمُتَّقِينَ وقي
3 fi فِي -
4 cennatin cennetlerdedir جَنَّاتٍ جنن
5 ve uyunin ve gözler. وَعُيُونٍ عين

Notlar

Not 1: *Pınarlardadır.

Ayet 46

1846|15|46|ٱدْخُلُوهَا بِسَلَٰمٍ ءَامِنِينَ
1846|15|46|ادخلوها بسلم امنين
46. Udhulûhâ bi selâmin âminîn(âminîne).
Girerler ona* bir selâmla98; eminler** (olarak).
Ahmed Samira: 46 Enter it with safety/security/peace, safe/secure.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 adhuluha girerler ona ادْخُلُوهَا دخل
2 biselamin bir selamla بِسَلَامٍ سلم
3 aminine eminler (olarak) امِنِينَ امن

Notlar

Not 1: *Cennete.**Güvenli.

Ayet 47

1847|15|47|وَنَزَعْنَا مَا فِى صُدُورِهِم مِّنْ غِلٍّ إِخْوَٰنًا عَلَىٰ سُرُرٍ مُّتَقَٰبِلِينَ
1847|15|47|ونزعنا ما في صدورهم من غل اخونا علي سرر متقبلين
47. Ve neza’nâ mâ fî sudûrihim min gıllin ıhvânen alâ sururin mutekâbilîn(mutekâbilîne).
Ve söküp alırız göğüslerindeki gıllinden1004; kardeşlerdir; sururlara836 karşı mütekabiller*.
Ahmed Samira: 47 And We removed/pulled away what (is) in their chests (innermosts) from hatred/animosity , brothers on beds/sofas facing each other.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve nezea'na ve söküp çıkarırız وَنَزَعْنَا نزع
2 ma مَا -
3 fi فِي -
4 sudurihim göğüslerindeki صُدُورِهِمْ صدر
5 min مِنْ -
6 gillin gıllinden غِلٍّ غلل
7 ihvanen kardeşlerdir إِخْوَانًا اخو
8 ala karşı عَلَىٰ -
9 sururin sururlara سُرُرٍ سرر
10 mutekabiline mütekabil مُتَقَابِلِينَ قبل

Notlar

Not 1: *Karşılıklı kabul edilenler, onaylananlar, uygun bulunanlar.

Ayet 48

1848|15|48|لَا يَمَسُّهُمْ فِيهَا نَصَبٌ وَمَا هُم مِّنْهَا بِمُخْرَجِينَ
1848|15|48|لا يمسهم فيها نصب وما هم منها بمخرجين
48. Lâ yemessuhum fîhâ nasabun ve mâ hum minhâ bi muhrecîn(muhrecîne).
Temas etmez onlara* orada** bir nasab1005; ve değillerdir onlar*** ondan**** çıkarılanlar1006.
Ahmed Samira: 48 Hardship/fatigue does not touch them in it, and they are not with being brought out from it.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 la لَا -
2 yemessuhum temas etmez onlara يَمَسُّهُمْ مسس
3 fiha orada فِيهَا -
4 nesabun bir nasab نَصَبٌ نصب
5 ve ma ve değillerdir وَمَا -
6 hum onlar هُمْ -
7 minha ondan مِنْهَا -
8 bimuhracine çıkarılanlar بِمُخْرَجِينَ خرج

Notlar

Not 1: *Cennetliklere.**Cennette.***Cennetlikler.****Cennetten.

Ayet 49

1849|15|49|نَبِّئْ عِبَادِىٓ أَنِّىٓ أَنَا ٱلْغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ
1849|15|49|نبي عبادي اني انا الغفور الرحيم
49. Nebbî’ ibâdî ennî enel gafûrur rahîm(rahîmu).
Haber ver kullarıma46 ki ben; benim Gafûr20; Rahîm2.
Ahmed Samira: 49 Inform My worshippers/slaves, that I, I am the forgiving , the merciful .

Ayet 50

1850|15|50|وَأَنَّ عَذَابِى هُوَ ٱلْعَذَابُ ٱلْأَلِيمُ
1850|15|50|وان عذابي هو العذاب الاليم
50. Ve enne azâbî huvel azâbul elîm(elîmu).
Ve ki azabım; (ki) o* elim** azaptır.
Ahmed Samira: 50 And that My torture, it is the torture, the painful.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve enne ve ki وَأَنَّ -
2 azabi azabım عَذَابِي عذب
3 huve o هُوَ -
4 l-azabu azaptır الْعَذَابُ عذب
5 l-elimu elim/acıklı الْأَلِيمُ الم

Notlar

Not 1: *Azap.**Acıklı.

Ayet 51

1851|15|51|وَنَبِّئْهُمْ عَن ضَيْفِ إِبْرَٰهِيمَ
1851|15|51|ونبيهم عن ضيف ابرهيم
51. Ve nebbi’hum an dayfi ibrâhîm(ibrâhîme).
Ve haber ver onlara İbrahim'in misafirlerinden.
Ahmed Samira: 51 And inform them about Abraham’s guests.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve nebbi'hum ve haber ver onlara وَنَبِّئْهُمْ نبا
2 an عَنْ -
3 deyfi misafirlerinden ضَيْفِ ضيف
4 ibrahime İbrahim'in إِبْرَاهِيمَ -

Ayet 52

1852|15|52|إِذْ دَخَلُوا۟ عَلَيْهِ فَقَالُوا۟ سَلَٰمًا قَالَ إِنَّا مِنكُمْ وَجِلُونَ
1852|15|52|اذ دخلوا عليه فقالوا سلما قال انا منكم وجلون
52. İz dehalû aleyhi fe kâlû selâmâ(selâmen), kâle innâ minkum vecilûn(vecilûne).
Girdikleri* zaman onun** üzerine dediler*: “Bir Selâm98”; dedi***: "Doğrusu bizler sizlerden**** tedirgin olanlarız."
Ahmed Samira: 52 When/if they entered on (to) him, so they said: "Greeting/peace ." He said: "That we are afraid/apprehensive from you."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 iz zaman إِذْ -
2 dehalu girdikleri دَخَلُوا دخل
3 aleyhi onun üzerine عَلَيْهِ -
4 fe kalu öyle ki dediler فَقَالُوا قول
5 selamen “bir Selam” سَلَامًا سلم
6 kale dedi قَالَ قول
7 inna doğrusu bizler إِنَّا -
8 minkum sizden مِنْكُمْ -
9 vecilune tedirgin olanlarız وَجِلُونَ وجل

Notlar

Not 1: *Melekler.**İbrahim'in.***İbrahim.****Üç veya daha fazla meleğin misafir olduğu anlaşılır.

Ayet 53

1853|15|53|قَالُوا۟ لَا تَوْجَلْ إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَٰمٍ عَلِيمٍ
1853|15|53|قالوا لا توجل انا نبشرك بغلم عليم
53. Kâlû lâ tevcel innâ nubeşşiruke bi gulâmin alîm(alîmin).
Dediler*: "Tedirgin olma**; doğrusu bizler müjdeleyicileriz seni âlim*** bir gılmânla412."
Ahmed Samira: 53 They said: "Do not be afraid/apprehensive, that we, we announce good news to you with (of) a knowledgeable boy (new son)."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 la لَا -
3 tevcel tedirgin olma تَوْجَلْ وجل
4 inna doğrusu bizler إِنَّا -
5 nubeşşiruke müjdeleyicileriz seni نُبَشِّرُكَ بشر
6 bigulamin bir gılmanla بِغُلَامٍ غلم
7 alimin bir alim عَلِيمٍ علم

Notlar

Not 1: *Melekler.**İbrahim.***Bilgili, ilim sahibi.

Ayet 54

1854|15|54|قَالَ أَبَشَّرْتُمُونِى عَلَىٰٓ أَن مَّسَّنِىَ ٱلْكِبَرُ فَبِمَ تُبَشِّرُونَ
1854|15|54|قال ابشرتموني علي ان مسني الكبر فبم تبشرون
54. Kâle e beşşertumûnî alâ en messeniyel kiberu fe bime tubeşşirûn(tubeşşirûne).
Dedi*: "Müjdelediniz mi beni ki temas ettiği halde bana kebirlik**; öyle ki neyle müjdeliyorsunuz?"
Ahmed Samira: 54 He said: "Did you announce good news to me on that the old age touched me so with what (do) you announce177good news to me?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 ebeşşertumuni müjdelediniz mi beni أَبَشَّرْتُمُونِي بشر
3 ala karşı عَلَىٰ -
4 en ki أَنْ -
5 messeniye temas etti bana مَسَّنِيَ مسس
6 l-kiberu kebirlik الْكِبَرُ كبر
7 febime öyle ki neyle فَبِمَ -
8 tubeşşirune müjdeliyorsunuz تُبَشِّرُونَ بشر

Notlar

Not 1: *İbrahim.**Büyüklük, yaşlılık.

Ayet 55

1855|15|55|قَالُوا۟ بَشَّرْنَٰكَ بِٱلْحَقِّ فَلَا تَكُن مِّنَ ٱلْقَٰنِطِينَ
1855|15|55|قالوا بشرنك بالحق فلا تكن من القنطين
55. Kâlû beşşernâke bil hakkı fe lâ tekun minel kânıtîn(kânıtîne).
Dediler*: "Müjdeledik seni** hakla/gerçekle; öyle ki olma umutsuzluğa kapılanlardan***."
Ahmed Samira: 55 They said: "We announced to you with the good news, so do not be from the despaired/despairing."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 beşşernake müjdeledik seni بَشَّرْنَاكَ بشر
3 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
4 fela öyle ki فَلَا -
5 tekun olmaz تَكُنْ كون
6 mine -den مِنَ -
7 l-kanitine umutsuzluğa kapılanlar, ümitsizler, yeise düşenler الْقَانِطِينَ قنط

Notlar

Not 1: *Melekler.**İbrahim.***Ümitsizler, yeise düşenler.

Ayet 56

1856|15|56|قَالَ وَمَن يَقْنَطُ مِن رَّحْمَةِ رَبِّهِۦٓ إِلَّا ٱلضَّآلُّونَ
1856|15|56|قال ومن يقنط من رحمه ربه الا الضالون
56. Kâle ve men yaknetu min rahmeti rabbihî illad dâllûn(dâllûne).
Dedi*: "Ve kim umut keser** Rabbinin4 rahmetinden271 dalalettekiler128 dışında?"
Ahmed Samira: 56 He said: "And who despairs from his Lord’s mercy, except the misguided?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 ve men ve kim وَمَنْ -
3 yeknetu umut keser يَقْنَطُ قنط
4 min -nden مِنْ -
5 rahmeti rahmetinden رَحْمَةِ رحم
6 rabbihi Rabbinin رَبِّهِ ربب
7 illa dışında إِلَّا -
8 d-dallune dalalettekiler الضَّالُّونَ ضلل

Notlar

Not 1: *Melekler.**Ümitsiz olur, yeise düşer.

Ayet 57

1857|15|57|قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ أَيُّهَا ٱلْمُرْسَلُونَ
1857|15|57|قال فما خطبكم ايها المرسلون
57. Kâle fe mâ hatbukum eyyuhel murselûn(murselûne).
Dedi*: "Öyle ki nedir hitabınız** ey gönderilmiş resûller418?"
Ahmed Samira: 57 He said: "So what (is) your matter/affair/concern, you, the messengers?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 fema öyle ki nedir فَمَا -
3 hatbukum hitabınız/hutbeniz خَطْبُكُمْ خطب
4 eyyuha ey أَيُّهَا -
5 l-murselune gönderilmiş resûller الْمُرْسَلُونَ رسل

Notlar

Not 1: *İbrahim.**Söyleviniz, sözle yönelmeniz, meseleyle ilgilenmeniz.

Ayet 58

1858|15|58|قَالُوٓا۟ إِنَّآ أُرْسِلْنَآ إِلَىٰ قَوْمٍ مُّجْرِمِينَ
1858|15|58|قالوا انا ارسلنا الي قوم مجرمين
58. Kâlû innâ ursilnâ ilâ kavmin mucrimîn(mucrimîne).
Dediler*: "Doğrusu bizler gönderildik mücrim674 bir kavme/topluma doğru."
Ahmed Samira: 58 They said: "We are sent to a nation (of) criminals/sinners ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 inna doğrusu bizler إِنَّا -
3 ursilna gönderildik أُرْسِلْنَا رسل
4 ila doğru إِلَىٰ -
5 kavmin bir kavme قَوْمٍ قوم
6 mucrimine mücrim مُجْرِمِينَ جرم

Notlar

Not 1: *Melekler.

Ayet 59

1859|15|59|إِلَّآ ءَالَ لُوطٍ إِنَّا لَمُنَجُّوهُمْ أَجْمَعِينَ
1859|15|59|الا ال لوط انا لمنجوهم اجمعين
59. İllâ âle lût(lûtın), innâ le muneccûhum ecma’în(ecma’îne).
Dışındadır Lût ailesi; doğrusu biz mutlak kurtarıcılarız onları topluca.
Ahmed Samira: 59 Except Lot’s family, We are saving/rescuing them (E) all together .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 illa dışındadır إِلَّا -
2 ale ailesi الَ اول
3 lutin Lut لُوطٍ -
4 inna doğrusu biz إِنَّا -
5 lemuneccuhum mutlak kurtarıcılarız onları لَمُنَجُّوهُمْ نجو
6 ecmeiyne topluca أَجْمَعِينَ جمع

Ayet 60

1860|15|60|إِلَّا ٱمْرَأَتَهُۥ قَدَّرْنَآ إِنَّهَا لَمِنَ ٱلْغَٰبِرِينَ
1860|15|60|الا امراته قدرنا انها لمن الغبرين
60. İllemre’etehu kaddernâ innehâ le minel gâbirîn(gâbirîne).
Dışındadır karısı*; kadere bağladık** (ki) doğrusu o* mutlak geçip gidilenlerdendir.
Ahmed Samira: 60 Except his woman (wife). We predestined/evaluated that she truly is from (E) the remaining behind.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 illa dışındadır إِلَّا -
2 mraetehu karısı onun امْرَأَتَهُ مرا
3 kadderna kadere bağladık قَدَّرْنَا قدر
4 inneha doğrusu o إِنَّهَا -
5 lemine mutlak لَمِنَ -
6 l-gabirine geçip gidilenlerdendir الْغَابِرِينَ غبر

Notlar

Not 1: *Lût'un karısı.**Yazgısı o şekildeydi.

Ayet 61

1861|15|61|فَلَمَّا جَآءَ ءَالَ لُوطٍ ٱلْمُرْسَلُونَ
1861|15|61|فلما جا ال لوط المرسلون
61. Fe lemmâ câe âle lûtınil murselûn(murselûne).
Öyle ki ne zaman geldiler Lût ailesine gönderilmiş resûller418.
Ahmed Samira: 61 So when the messengers came (to) Lot’s family .

Ayet 62

1862|15|62|قَالَ إِنَّكُمْ قَوْمٌ مُّنكَرُونَ
1862|15|62|قال انكم قوم منكرون
62. Kâle innekum kavmun munkerûn(munkerûne).
Dedi*: "Doğrusu sizler** yabancı*** bir kavimsiniz/toplumsunuz****."
Ahmed Samira: 62 He said: "That you are a disguised/unknown nation."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 innekum doğrusu sizler إِنَّكُمْ -
3 kavmun bir kavimsiniz/toplumsunuz قَوْمٌ قوم
4 munkerune yabancılar مُنْكَرُونَ نكر

Notlar

Not 1: *Lût.**Melekler.***Bilinmeyen, tanınmayan ve hoş görülmeyen.****Anlarız ki şerefli resûl melekler o bölgenin insalarına benzemeyen insanlardır.

Ayet 63

1863|15|63|قَالُوا۟ بَلْ جِئْنَٰكَ بِمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَمْتَرُونَ
1863|15|63|قالوا بل جينك بما كانوا فيه يمترون
63. Kâlû bel ci’nâke bi mâ kânû fîhi yemterûn(yemterûne).
Dediler*: "Evet! Geldik kendisinde** kuşkulanıyorlar olduklarıyla"
Ahmed Samira: 63 They said: "But we came to you, with what they were in it doubting/arguing."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 bel evet بَلْ -
3 ci'nake geldik جِئْنَاكَ جيا
4 bima بِمَا -
5 kanu olduklarını كَانُوا كون
6 fihi kendisinde فِيهِ -
7 yemterune kuşkulanıyorlar يَمْتَرُونَ مري

Notlar

Not 1: *Melekler.**Azapta.

Ayet 64

1864|15|64|وَأَتَيْنَٰكَ بِٱلْحَقِّ وَإِنَّا لَصَٰدِقُونَ
1864|15|64|واتينك بالحق وانا لصدقون
64. Ve eteynâke bil hakkı ve innâ le sâdikûn(sâdikûne).
"Ve geldik* hakla/gerçekle; ve doğrusu bizler mutlak sâdıklarız182."
Ahmed Samira: 64 And we came/brought (to) you with the truth , and that we are truthful (E).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve eteynake ve geldik وَأَتَيْنَاكَ اتي
2 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
3 ve inna ve doğrusu bizleri وَإِنَّا -
4 lesadikune mutlak sadıklarız لَصَادِقُونَ صدق

Notlar

Not 1: *Melekler.

Ayet 65

1865|15|65|فَأَسْرِ بِأَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِّنَ ٱلَّيْلِ وَٱتَّبِعْ أَدْبَٰرَهُمْ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنكُمْ أَحَدٌ وَٱمْضُوا۟ حَيْثُ تُؤْمَرُونَ
1865|15|65|فاسر باهلك بقطع من اليل واتبع ادبرهم ولا يلتفت منكم احد وامضوا حيث تومرون
65. Fe esri bi ehlike bi kıt’ın minel leyli vettebı’ edbârehum ve lâ yeltefit minkum ehadun vamdû haysu tu’merûn(tu’merûne).
Öyle ki sırlıca yürüt* ehlini545 bir kesimiyle** geceden; ve tabi ol arkalarına onların***; dönmesin/çevirmesin**** sizlerden birisi; ve geçip devam edin yere (ki) emredilirsiniz.
Ahmed Samira: 65 So move/travel/depart at night with your family/people with portions from the night and follow their backs/ends; and no one from you (should) turn around , and proceed/complete where/when you are being ordered/commanded.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feesri öyle ki sırlıca yürüt فَأَسْرِ سري
2 biehlike ehlini بِأَهْلِكَ اهل
3 bikit'in bir kesimiyle بِقِطْعٍ قطع
4 mine مِنَ -
5 l-leyli geceden اللَّيْلِ ليل
6 vettebia' ve tabi ol وَاتَّبِعْ تبع
7 edbarahum arkalarına onların أَدْبَارَهُمْ دبر
8 ve la وَلَا -
9 yeltefit dönmesin/çevirmesin يَلْتَفِتْ لفت
10 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
11 ehadun birisi أَحَدٌ احد
12 vemdu ve geçip devam edin وَامْضُوا مضي
13 haysu yere (ki) حَيْثُ حيث
14 tu'merune emredilirsiniz تُؤْمَرُونَ امر

Notlar

Not 1: *Gece yürüyüşü.**Parçasıyla.***Sen en arkada kal. Onları gözeterek tabi ol.****Sadece bakışı kapsamaz. Her türlü dönüşü, çevirmeyi kapsar.

Ayet 66

1866|15|66|وَقَضَيْنَآ إِلَيْهِ ذَٰلِكَ ٱلْأَمْرَ أَنَّ دَابِرَ هَٰٓؤُلَآءِ مَقْطُوعٌ مُّصْبِحِينَ
1866|15|66|وقضينا اليه ذلك الامر ان دابر هولا مقطوع مصبحين
66. Ve kadaynâ ileyhi zâlikel emre enne dâbire hâulâi maktûun musbihîn(musbihîne).
Ve tamamladık ona* işte bu emri351 ki arkaları** şunların*** kesilenlerdir sabahlayanlar**** (-ken).
Ahmed Samira: 66 And We ordered/passed judgment to him (of) that the matter/affair/order/command, that those (people’s) root/remainder (is) cut off/severed by the morning/daybreak.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kadeyna ve tamamladık وَقَضَيْنَا قضي
2 ileyhi ona إِلَيْهِ -
3 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
4 l-emra emri الْأَمْرَ امر
5 enne ki أَنَّ -
6 dabira arkaları دَابِرَ دبر
7 ha'ula'i şunların هَٰؤُلَاءِ -
8 mektuun kesilenlerdir مَقْطُوعٌ قطع
9 musbihine sabahlayanlar (-ken) مُصْبِحِينَ صبح

Notlar

Not 1: *Lût'a.**Kökleri, arka nesilleri.***Geride kalan ve helak olan zalimlerin.****Lût kavmine gelen azap sabah/seher vakitlerinde gerçekleşmiştir.

Ayet 67

1867|15|67|وَجَآءَ أَهْلُ ٱلْمَدِينَةِ يَسْتَبْشِرُونَ
1867|15|67|وجا اهل المدينه يستبشرون
67. Ve câe ehlul medîneti yestebşirûn(yestebşirûne).
Ve geldi* şehrin ehli568; seviniyorlardı**.
Ahmed Samira: 67 And the city’s/town’s people came cheerful/rejoicing ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ca'e ve geldi وَجَاءَ جيا
2 ehlu ehli أَهْلُ اهل
3 l-medineti şehrin الْمَدِينَةِ مدن
4 yestebşirune seviniyorlardı يَسْتَبْشِرُونَ بشر

Notlar

Not 1: *Lût'un yanına.**Müjdeye karşı sevinme, neşelenme.

Ayet 68

1868|15|68|قَالَ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ ضَيْفِى فَلَا تَفْضَحُونِ
1868|15|68|قال ان هولا ضيفي فلا تفضحون
68. Kâle inne hâulâi dayfî fe lâ tefdahûn(tefdahûni).
Dedi*: "Doğrusu bunlar** misafirimdir; öyle ki rezil etmeyin beni."
Ahmed Samira: 68 He said: "That those (are) my guests, so do not expose my faults (scandalize me)."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 inne doğrusu إِنَّ -
3 ha'ula'i bunlar هَٰؤُلَاءِ -
4 deyfi misafirimdir ضَيْفِي ضيف
5 fela öyle ki فَلَا -
6 tefdehuni rezil etmeyin beni تَفْضَحُونِ فضح

Notlar

Not 1: *Lût.**Çoğul, en az 3 veya daha fazla melek.

Ayet 69

1869|15|69|وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَلَا تُخْزُونِ
1869|15|69|واتقوا الله ولا تخزون
69. Vettekullâhe ve lâ tuhzûn(tuhzûni).
"Ve takvalı21 olun Allah’a; ve rezil etmeyin beni*."
Ahmed Samira: 69 And fear and obey God and do not shame/disgrace me .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vetteku ve takvalı olun وَاتَّقُوا وقي
2 llahe Allah’a اللَّهَ -
3 ve la ve وَلَا -
4 tuhzuni rezil etmeyin beni تُخْزُونِ خزي

Notlar

Not 1: *Lût.

Ayet 70

1870|15|70|قَالُوٓا۟ أَوَلَمْ نَنْهَكَ عَنِ ٱلْعَٰلَمِينَ
1870|15|70|قالوا اولم ننهك عن العلمين
70. Kâlû e ve lem nenheke anil âlemîn(âlemîne).
Dediler*: "Ve hiç menetmedik mi seni*** alemlerden203***?"
Ahmed Samira: 70 They said: "And did we not forbid/prevent you from the creations all together/(universes)?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 evelem ve hiç أَوَلَمْ -
3 nenheke menetmedik mi seni نَنْهَكَ نهي
4 ani عَنِ -
5 l-aalemine alemlerden الْعَالَمِينَ علم

Notlar

Not 1: *Şehir ehli, ahalisi.**Bu yaşamlardan, bu hayatlardan.***Lût.

Ayet 71

1871|15|71|قَالَ هَٰٓؤُلَآءِ بَنَاتِىٓ إِن كُنتُمْ فَٰعِلِينَ
1871|15|71|قال هولا بناتي ان كنتم فعلين
71. Kâle hâulâi benâtî in kuntum fâilîn(fâilîne).
Dedi*: "Bunlar kızlarımdır**; eğer sizler faaliyet edenlerseniz."
Ahmed Samira: 71 He said: "Those (are) my daughters, if you were making/doing."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 ha'ula'i bunlar هَٰؤُلَاءِ -
3 benati kızlarımdır بَنَاتِي بني
4 in eğer إِنْ -
5 kuntum sizler كُنْتُمْ كون
6 failine faaliyet edenlerseniz فَاعِلِينَ فعل

Notlar

Not 1: *Lût.**En az 3 veya daha fazla kız.

Ayet 72

1872|15|72|لَعَمْرُكَ إِنَّهُمْ لَفِى سَكْرَتِهِمْ يَعْمَهُونَ
1872|15|72|لعمرك انهم لفي سكرتهم يعمهون
72. Le amruke innehum le fî sekretihim ya’mehûn(ya’mehûne).
Mutlak ömrüne* senin**; doğrusu onlar*** mutlak içindedir sarhoşlukları****; şaşkın şaşkın dolaşırlar.
Ahmed Samira: 72 To your life/age (an oath) that they truly are in (E) their intoxication/loss of judgment being confused/puzzled .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 leamruke mutlak ömrüne senin لَعَمْرُكَ عمر
2 innehum doğrusu onlar إِنَّهُمْ -
3 lefi mutlak içindedir لَفِي -
4 sekratihim sarhoşlukları سَكْرَتِهِمْ سكر
5 yea'mehune şaşkın şaşkın dolaşırlar يَعْمَهُونَ عمه

Notlar

Not 1: *Ömrün, yaşadığın hayat kanıttır ki.**Lût.***Şehir ahalisi.****Sarhoş olmuşlar, aklı örtülmüşler. Gerçeği kavrayamayacak kadar gözleri dönmüşlerdir.

Ayet 73

1873|15|73|فَأَخَذَتْهُمُ ٱلصَّيْحَةُ مُشْرِقِينَ
1873|15|73|فاخذتهم الصيحه مشرقين
73. Fe ehazethumus sayhatu muşrikîn(muşrikîne).
Öyle ki tuttu onları* sayha839 gün doğumları** (-yla).
Ahmed Samira: 73 So the loud strong cry/torture raid took/punished them at sunrise.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feehazethumu öyle ki tuttu onları فَأَخَذَتْهُمُ اخذ
2 s-sayhatu sayha الصَّيْحَةُ صيح
3 muşrikine gün doğumları (-yla) مُشْرِقِينَ شرق

Notlar

Not 1: *Şehir ahalisini.**Çoğul. Gün doğumu zamanları, anları, süreleri.

Ayet 74

1874|15|74|فَجَعَلْنَا عَٰلِيَهَا سَافِلَهَا وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ حِجَارَةً مِّن سِجِّيلٍ
1874|15|74|فجعلنا عليها سافلها وامطرنا عليهم حجاره من سجيل
74. Fe cealnâ âliyehâ sâfilehâ ve emternâ aleyhim hıcâreten min siccîl(siccîlin).
Ve yaptık üstünü* onun** altı*; ve yağdırdık üzerlerine bir taş765 siccîlden1007.
Ahmed Samira: 74 So We made its highest/elevated , its lowest/bottom, and We rained on them stones of dry and hardened mud.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fe cealna ve yaptık فَجَعَلْنَا جعل
2 aaliyeha üstünü onun عَالِيَهَا علو
3 safileha altı onun سَافِلَهَا سفل
4 ve emtarna ve yağdırdık وَأَمْطَرْنَا مطر
5 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
6 hicaraten bir taş حِجَارَةً حجر
7 min مِنْ -
8 siccilin siccilden سِجِّيلٍ سجل

Notlar

Not 1: *Altını üstüne getirdik.**Şehrin.

Ayet 75

1875|15|75|إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّلْمُتَوَسِّمِينَ
1875|15|75|ان في ذلك لايت للمتوسمين
75. İnne fî zâlike le âyâtin lil mutevessimîn (mutevessimîne).
Doğrusu işte bundadır mutlak ayetler237 simaları/izleri inceleyenlere*.
Ahmed Samira: 75 That in that (are) evidences/signs (E) , to the observing/scrutinizing .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 fi فِي -
3 zalike işte bundadır ذَٰلِكَ -
4 layatin mutlak ayetler لَايَاتٍ ايي
5 lilmutevessimine simaları kavranlara لِلْمُتَوَسِّمِينَ وسم

Notlar

Not 1: *Dikkatle bakıp bir iz/sembol görmek. Lût kavmini yok eden airburst patlamasının izleri mutlak ki bilim insanları tarafından bulunacaktır.

Ayet 76

1876|15|76|وَإِنَّهَا لَبِسَبِيلٍ مُّقِيمٍ
1876|15|76|وانها لبسبيل مقيم
76. Ve innehâ le bi sebîlin mukîm(mukîmîn).
Ve doğrusu o* mutlak bir yolladır**; bir kıyamdadır***.
Ahmed Samira: 76 And that it truly is with a continuing/keeping up path/means (E) .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve inneha ve doğrusu o وَإِنَّهَا -
2 lebisebilin mutlak bir yolladır لَبِسَبِيلٍ سبل
3 mukimin bir kıyamdadır مُقِيمٍ قوم

Notlar

Not 1: *Alt üst edilen şehir.**Bir yolla birliktedir; bir yolun yanındadır.***Durmaktadır.

Ayet 77

1877|15|77|إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَةً لِّلْمُؤْمِنِينَ
1877|15|77|ان في ذلك لايه للمومنين
77. İnne fî zâlike le âyeten lil mu’minîn(mu’minîne).
Doğrusu işte bundadır mutlak ayetler237 müminlere451.
Ahmed Samira: 77 That in that (is) a sign/evidence (E) to the believers.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 fi فِي -
3 zalike işte bundadır ذَٰلِكَ -
4 layeten mutlak ayetler لَايَةً ايي
5 lilmu'minine müminlere لِلْمُؤْمِنِينَ امن

Ayet 78

1878|15|78|وَإِن كَانَ أَصْحَٰبُ ٱلْأَيْكَةِ لَظَٰلِمِينَ
1878|15|78|وان كان اصحب الايكه لظلمين
78. Ve in kâne ashâbul eyketi le zâlimîn (zâlimîne).
Ve eğer* (ki) olduysa eyke1008 ashâbı mutlak zalimler257.
Ahmed Samira: 78 And if owners/company (of) the thicket/dense tangled trees were unjust/oppressive (E).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vein ve eğer وَإِنْ -
2 kane oldu كَانَ كون
3 eshabu ashâbı أَصْحَابُ صحب
4 l-eyketi eyke الْأَيْكَةِ -
5 lezalimine mutlak zalimler لَظَالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1: *Madem ki.

Ayet 79

1879|15|79|فَٱنتَقَمْنَا مِنْهُمْ وَإِنَّهُمَا لَبِإِمَامٍ مُّبِينٍ
1879|15|79|فانتقمنا منهم وانهما لبامام مبين
79. Fentekamnâ minhum, ve innehumâ le bi imâmin mubîn(mubînin).
Öyle ki intikam aldık onlardan; ve doğrusu ikisi* mutlak apaçık bir imamladır**.
Ahmed Samira: 79 So We revenged from them that they (B) truly (the two nations) are with a clear/evident leader/example (E) .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fentekamna öyle ki intikam aldık فَانْتَقَمْنَا نقم
2 minhum onlardan مِنْهُمْ -
3 ve innehuma ve doğrusu ikisi وَإِنَّهُمَا -
4 lebiimamin mutlak bir imamladır لَبِإِمَامٍ امم
5 mubinin apaçık مُبِينٍ بين

Notlar

Not 1: *Lût ve Eyle ashâbı.**Bir kılavuz, lider, önder, bir şeye yönelten, bir hedefe doğru götüren. Bilim insanları bu imamları takip ederek bu iki ashâbın helak oldukları yerleri ve nasıl helak olduklarını bulur.

Ayet 80

1880|15|80|وَلَقَدْ كَذَّبَ أَصْحَٰبُ ٱلْحِجْرِ ٱلْمُرْسَلِينَ
1880|15|80|ولقد كذب اصحب الحجر المرسلين
80. Ve le kad kezzebe ashâbul hıcril murselîn(murselîne).
Ve ant olsun yalanladı Hicr1009 ashâbı gönderilmiş resûlleri418*.
Ahmed Samira: 80 And the forbidden’s/mind’s owners/company denied the messengers.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 kezzebe yalanladı كَذَّبَ كذب
3 eshabu ashâbı أَصْحَابُ صحب
4 l-hicri Hicr الْحِجْرِ حجر
5 l-murseline gönderilmiş resûlleri الْمُرْسَلِينَ رسل

Notlar

Not 1: *Kelimenin çoğul gelmesi en az 3 veya daha fazla resûlün gönderildiğini işaret eder.

Ayet 81

1881|15|81|وَءَاتَيْنَٰهُمْ ءَايَٰتِنَا فَكَانُوا۟ عَنْهَا مُعْرِضِينَ
1881|15|81|واتينهم ايتنا فكانوا عنها معرضين
81. Ve âteynâhum âyâtinâ fe kânû anhâ mu’rıdîn(mu’rıdîne).
Ve verdik onlara* ayetlerimizi237; öyle ki oldular ondan** yüz çevirenler.
Ahmed Samira: 81 And We gave/brought them Our verses/evidences , so they were objecting/opposing/turning away from it.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ateynahum ve verdik onlara وَاتَيْنَاهُمْ اتي
2 ayatina ayetlerimizi ايَاتِنَا ايي
3 fekanu öyle ki oldular فَكَانُوا كون
4 anha ondan عَنْهَا -
5 mua'ridine yüz çevirenler, ilgisiz kalanlar, sırt dönenler مُعْرِضِينَ عرض

Notlar

Not 1: *Hicr ashâbına.**Ayetten.***İlgisiz kalanlar, sırt dönenler.

Ayet 82

1882|15|82|وَكَانُوا۟ يَنْحِتُونَ مِنَ ٱلْجِبَالِ بُيُوتًا ءَامِنِينَ
1882|15|82|وكانوا ينحتون من الجبال بيوتا امنين
82. Ve kânû yanhıtûne minel cibâli buyûten âminîn(âminîne).
Ve olmuşlardı* yontuyorlar dağlardan evler; eminlerdi.
Ahmed Samira: 82 And they were carving out/cutting from the mountains houses/homes safely/securely.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kanu ve olmuşlardı وَكَانُوا كون
2 yenhitune yontuyorlar يَنْحِتُونَ نحت
3 mine مِنَ -
4 l-cibali dağlardan الْجِبَالِ جبل
5 buyuten evler بُيُوتًا بيت
6 aminine eminler امِنِينَ امن

Notlar

Not 1: *Hicr ashâbı.

Ayet 83

1883|15|83|فَأَخَذَتْهُمُ ٱلصَّيْحَةُ مُصْبِحِينَ
1883|15|83|فاخذتهم الصيحه مصبحين
83. Fe ehazethumus sayhatu musbıhîn(musbıhîne).
Öyle ki tuttu onları sayha839 sabahlayanlar (-ken).
Ahmed Samira: 83 So the loud strong cry/torture raid took/punished them in the morning/daybreak. 178

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feehazethumu öyle ki tuttu onları فَأَخَذَتْهُمُ اخذ
2 s-sayhatu sayha الصَّيْحَةُ صيح
3 musbihine sabahlayanlar (-ken) مُصْبِحِينَ صبح

Ayet 84

1884|15|84|فَمَآ أَغْنَىٰ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ
1884|15|84|فما اغني عنهم ما كانوا يكسبون
84. Fe mâ agnâ anhum mâ kânû yeksibûn(yeksibûne).
Öyle ki ganiyyleştirmiş* değildi onlardan** kazanır olmuş oldukları.
Ahmed Samira: 84 So what they were gaining/acquiring did not enrich/suffice them from them (was of no benefit to them).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fe ma öyle ki değildi فَمَا -
2 egna ganiyyleştirmiş أَغْنَىٰ غني
3 anhum onlardan عَنْهُمْ -
4 ma مَا -
5 kanu olmuş oldukları كَانُوا كون
6 yeksibune kazanır يَكْسِبُونَ كسب

Notlar

Not 1: *Zenginleştirir.**Hicr ashâbından.

Ayet 85

1885|15|85|وَمَا خَلَقْنَا ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَإِنَّ ٱلسَّاعَةَ لَءَاتِيَةٌ فَٱصْفَحِ ٱلصَّفْحَ ٱلْجَمِيلَ
1885|15|85|وما خلقنا السموت والارض وما بينهما الا بالحق وان الساعه لاتيه فاصفح الصفح الجميل
85. Ve mâ halaknes semâvâti vel arda ve mâ beynehumâ illâ bil hakk(hakkı), ve innes sâate le âtiyetun fasfehıs safhal cemîl(cemîle).
Ve yaratmış değiliz gökleri162 ve yeri; ve ne de ikisi arasındakini hakla/gerçekle (olması) dışında; ve doğrusu sâat662 mutlak gelicidir; öyle ki genişle* bir güzel genişlik* (-le).
Ahmed Samira: 85 And We did not create the skies/space and the earth/Planet Earth and what (is) between them (B) except with the truth , and that truly the Hour/Resurrection is coming (E) so forgive/pardon the forgiveness/pardon, the beautiful/graceful .

Notlar

Not 1: *Geniş gönüllü ol, kucaklayıcı ol, affedici ol.

Ayet 86

1886|15|86|إِنَّ رَبَّكَ هُوَ ٱلْخَلَّٰقُ ٱلْعَلِيمُ
1886|15|86|ان ربك هو الخلق العليم
86. İnne rabbeke huvel hallâkul alîm(alîmu).
Doğrusu (senin) Rabbin4; O (ki) Hallâk'tır1010; Alîm’dir8.
Ahmed Samira: 86 That truly your Lord (is) the creator (E), the knowledgeable.

Ayet 87

1887|15|87|وَلَقَدْ ءَاتَيْنَٰكَ سَبْعًا مِّنَ ٱلْمَثَانِى وَٱلْقُرْءَانَ ٱلْعَظِيمَ
1887|15|87|ولقد اتينك سبعا من المثاني والقران العظيم
87. Ve le kad âteynâke seb’an minel mesânî vel kur’ânel azîm(azîme).
Ve ant olsun verdik sana* yedi mesânîden1011; ve azîm** Kur'ân'ı850.
Ahmed Samira: 87 And We had given/brought you seven from the doubles/strength/capacity and the Koran , the great.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 ateynake verdik sana اتَيْنَاكَ اتي
3 seb'an yedi سَبْعًا سبع
4 mine مِنَ -
5 l-mesani mesaniden الْمَثَانِي ثني
6 velkurane ve Kur'an'ı وَالْقُرْانَ قرا
7 l-azime azim الْعَظِيمَ عظم

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûl Muhammed.**Büyük/azametli.

Ayet 88

1888|15|88|لَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ إِلَىٰ مَا مَتَّعْنَا بِهِۦٓ أَزْوَٰجًا مِّنْهُمْ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَٱخْفِضْ جَنَاحَكَ لِلْمُؤْمِنِينَ
1888|15|88|لا تمدن عينيك الي ما متعنا به ازوجا منهم ولا تحزن عليهم واخفض جناحك للمومنين
88. Lâ temuddenne ayneyke ilâ mâ metta’nâ bihî ezvâcen minhum ve lâ tahzen aleyhim vahfıd cenâhake lil mu’minîn(mu’minîne).
Uzatma sakın iki gözünü metalandırdığımıza54 doğru kendisiyle (ki) zevcelerdir* onlardan; ve hüzünlenme** onlara; ve indir kanadını*** müminlere27.
Ahmed Samira: 88 Do not extend/spread your two eyes to what We made spouses/couples from them enjoy with it, and do not be sad/grievous on (for) them, and be lenient/comforting/lower your wing/side (kindness) to the believers.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 la لَا -
2 temuddenne uzatma تَمُدَّنَّ مدد
3 ayneyke iki gözünü عَيْنَيْكَ عين
4 ila doğru إِلَىٰ -
5 ma مَا -
6 mettea'na metalandırdığımıza مَتَّعْنَا متع
7 bihi onunla بِهِ -
8 ezvacen zevcelerdir أَزْوَاجًا زوج
9 minhum onlardan مِنْهُمْ -
10 ve la ve وَلَا -
11 tehzen hüzünlenme تَحْزَنْ حزن
12 aleyhim onlara عَلَيْهِمْ -
13 vehfid ve indir وَاخْفِضْ خفض
14 cenahake kanadını جَنَاحَكَ جنح
15 lilmu'minine müminlere لِلْمُؤْمِنِينَ امن

Notlar

Not 1: *Eşlerdir. Çift çift. Katmerli.**Onlara verilen metalar seni hüzünlendirmesin.***Kol kanat ger.

Ayet 89

1889|15|89|وَقُلْ إِنِّىٓ أَنَا ٱلنَّذِيرُ ٱلْمُبِينُ
1889|15|89|وقل اني انا النذير المبين
89. Ve kul innî enen nezîrul mubîn(mubînu).
Ve de ki: "Doğrusu ben*; benim* apaçık uyarıcı."
Ahmed Samira: 89 And say: "That I, I am the warner/giver of notice, the clear/evident ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kul ve de ki وَقُلْ قول
2 inni doğrusu ben إِنِّي -
3 ena benim أَنَا -
4 n-neziru uyarıcı النَّذِيرُ نذر
5 l-mubinu apaçık الْمُبِينُ بين

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûl Muhammed.

Ayet 90

1890|15|90|كَمَآ أَنزَلْنَا عَلَى ٱلْمُقْتَسِمِينَ
1890|15|90|كما انزلنا علي المقتسمين
90. Ke mâ enzelnâ alel muktesimîn(muktesimîne).
İndirdiğimiz gibi taksim* olanlara karşı.
Ahmed Samira: 90 As We descended on the apportioners/dividers/distributors.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kema gibi كَمَا -
2 enzelna indirdiğimiz أَنْزَلْنَا نزل
3 ala karşı عَلَى -
4 l-muktesimine taksim olanlara الْمُقْتَسِمِينَ قسم

Notlar

Not 1: *Kısım kısım olmuşlar, kısım kısım ayrılmışlar. Dinlerini parça parça eden Yahudilere ve Hristiyanlara.

Ayet 91

1891|15|91|ٱلَّذِينَ جَعَلُوا۟ ٱلْقُرْءَانَ عِضِينَ
1891|15|91|الذين جعلوا القران عضين
91. Ellezîne cealûl kur’âne ıdîn(ıdîne).
Kimselerdir (ki) yaptılar Kur'ân'ı850 bölükler/parçalar*.
Ahmed Samira: 91 Those who made the Koran bits/divisions/enchantments .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimselerdir (ki) الَّذِينَ -
2 cealu yaptılar جَعَلُوا جعل
3 l-kurane Kur'ân'ı الْقُرْانَ قرا
4 idine bölükler/parçalar عِضِينَ عضّ

Notlar

Not 1: *Hükmü düşün ayetler, hükmü devam eden ayetler olarak; mekkî, medenî diye ayıranlar. Kur'ân'ı cüz (30 adet), hizb (60 adet), rubʿu’l-hizb (240 adet) şeklinde ayıranlar. Demek ki Rabbimiz hiçbir şekilde Kur'ân ayetlerini birbirinden ayırmamamız gerektiğini bildirmektedir. 6234 ayetin tamamı tek tanrıcılar için aynıdır. Hükümleri devam eder.

Ayet 92

1892|15|92|فَوَرَبِّكَ لَنَسْـَٔلَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ
1892|15|92|فوربك لنسلنهم اجمعين
92. Fe ve rabbike le nes’elennehum ecmaîn(ecmaîne).
Öyle ki; ve (senin) Rabbinedir4 (ki) mutlak sual ederiz* onlara topluca.
Ahmed Samira: 92 So by/with your Lord, We will ask/question them (E) all together .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feverabbike öyle ki ve (senin) Rabbine (ki) فَوَرَبِّكَ ربب
2 leneselennehum mutlak sual ederiz onlara لَنَسْأَلَنَّهُمْ سال
3 ecmeiyne topluca أَجْمَعِينَ جمع

Notlar

Not 1: *Sorarız.

Ayet 93

1893|15|93|عَمَّا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ
1893|15|93|عما كانوا يعملون
93. Ammâ kânû ya’melûn(ya’melûne).
Yapıyorlar oldukları hakkında.
Ahmed Samira: 93 About what they were making/doing .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 amma عَمَّا -
2 kanu oldukları hakkında كَانُوا كون
3 yea'melune yapıyorlar يَعْمَلُونَ عمل

Ayet 94

1894|15|94|فَٱصْدَعْ بِمَا تُؤْمَرُ وَأَعْرِضْ عَنِ ٱلْمُشْرِكِينَ
1894|15|94|فاصدع بما تومر واعرض عن المشركين
94. Fasda’ bi mâ tu’meru ve a’rıd anil muşrikîn(muşrikîne).
Öyle ki yar geç* emredildiğinle; ve yüz çevir müşriklerden36.
Ahmed Samira: 94 So uncover/declare openly with what you are being ordered/commanded, and turn away from the sharers/takers of partners (with God).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fesdea' öyle ki yar geç فَاصْدَعْ صدع
2 bima بِمَا -
3 tu'meru emredildiğinle تُؤْمَرُ امر
4 ve ea'rid ve yüz çevir وَأَعْرِضْ عرض
5 ani عَنِ -
6 l-muşrikine müşriklerden الْمُشْرِكِينَ شرك

Notlar

Not 1: *Engelleri yarıp geç, üstesinden gel, aş; emri açıkça yerine getir, uygula.

Ayet 95

1895|15|95|إِنَّا كَفَيْنَٰكَ ٱلْمُسْتَهْزِءِينَ
1895|15|95|انا كفينك المستهزين
95. İnnâ kefeynâkel mustehziîn(mustehziîne).
Doğrusu biz; kâfi geliriz* sana; istihza361 edenlere (de).
Ahmed Samira: 95 That We truly make you sufficient (protect you) against the mocking/making fun.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inna doğrusu biz إِنَّا -
2 kefeynake kâfi geliriz sana كَفَيْنَاكَ كفي
3 l-mustehziine istihza edenlere (de) الْمُسْتَهْزِئِينَ هزا

Notlar

Not 1: *Yeterli geliriz.

Ayet 96

1896|15|96|ٱلَّذِينَ يَجْعَلُونَ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ
1896|15|96|الذين يجعلون مع الله الها اخر فسوف يعلمون
96. Ellezîne yec’alûne meallâhi ilâhen âhar(âhare), fe sevfe ya’lemûn(ya’lemûne).
Kimseler* (ki) yaparlar Allah'la beraber** başka bir ilâh74; öyle ki yakında bilecekler.
Ahmed Samira: 96 Those who create/put with God another god, so they will/shall know.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimseler الَّذِينَ -
2 yec'alune yaparlar يَجْعَلُونَ جعل
3 mea ile beraber مَعَ -
4 llahi Allah اللَّهِ -
5 ilahen bir ilâh إِلَٰهًا اله
6 ahara başka اخَرَ اخر
7 fesevfe öyle ki yakında فَسَوْفَ -
8 yea'lemune bilecekler يَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1: *Müşrikler.**Müşrikler Allah'ı inkar etmezler. Aksine çok kuvvetli bir Allah inançları vardır. Yüce Allah'a ancak ortak koşarak iman ederler. Yahudilerin, Hristiyanların ve kendilerini Müslüman sanan insanların çoğu müşriktir. Mezheplere tabi olan; sadece Kur'ân demeyen, Kur'ân bize yeter demeyen Allah'a iman ettim diyen herkes tam bir müşriktir.

Ayet 97

1897|15|97|وَلَقَدْ نَعْلَمُ أَنَّكَ يَضِيقُ صَدْرُكَ بِمَا يَقُولُونَ
1897|15|97|ولقد نعلم انك يضيق صدرك بما يقولون
97. Ve le kad na’lemu enneke yadîku sadruke bi mâ yekûlûn(yekûlûne).
Ve ant olsun biliriz ki senin; daralır göğsün dedikleriyle onların.
Ahmed Samira: 97 And We had know (known) that you, your chest (innermost) narrows/tightens becuase (of) what they say.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 nea'lemu biliriz نَعْلَمُ علم
3 enneke ki senin أَنَّكَ -
4 yediku daralır يَضِيقُ ضيق
5 sadruke göğsün صَدْرُكَ صدر
6 bima بِمَا -
7 yekulune dedikleriyle يَقُولُونَ قول

Ayet 98

1898|15|98|فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَكُن مِّنَ ٱلسَّٰجِدِينَ
1898|15|98|فسبح بحمد ربك وكن من السجدين
98. Fe sebbih bi hamdi rabbike ve kun mines sâcidîn(sâcidîne).
Öyle ki tesbih31 et hamd3 ile Rabbini4; ve ol secde12 edenlerden.
Ahmed Samira: 98 So praise/glorify with your Lord’s praise/gratitude/thanks, and be from the prostrating.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fesebbih öyle ki tesbih et فَسَبِّحْ سبح
2 bihamdi hamd ile بِحَمْدِ حمد
3 rabbike Rabbini رَبِّكَ ربب
4 ve kun ve ol وَكُنْ كون
5 mine مِنَ -
6 s-sacidine secde edenlerden/diz çöküp boyun eğenlerden السَّاجِدِينَ سجد

Ayet 99

1899|15|99|وَٱعْبُدْ رَبَّكَ حَتَّىٰ يَأْتِيَكَ ٱلْيَقِينُ
1899|15|99|واعبد ربك حتي ياتيك اليقين
99. Va’bud rabbeke hattâ ye’tiyekel yakîn(yakînu).
Ve kulluk46 et Rabbine4 ta ki gelir sana yakın299*.
Ahmed Samira: 99 And worship your Lord, until the assurance/certainty (death) comes to you. 179

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vea'bud ve kulluk et وَاعْبُدْ عبد
2 rabbeke Rabbine رَبَّكَ ربب
3 hatta ta ki حَتَّىٰ -
4 ye'tiyeke gelir sana يَأْتِيَكَ اتي
5 l-yekinu yakîn الْيَقِينُ يقن

Notlar

Not 1: *Vefat.