Sure 8: Enfâl/Öncelikli Ganimetler

Ayet Sayısı: 75
ٱلْأَنْفَال

Ayet 1

1161|8|1|يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْأَنفَالِ قُلِ ٱلْأَنفَالُ لِلَّهِ وَٱلرَّسُولِ فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَصْلِحُوا۟ ذَاتَ بَيْنِكُمْ وَأَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥٓ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ
1161|8|1|يسلونك عن الانفال قل الانفال لله والرسول فاتقوا الله واصلحوا ذات بينكم واطيعوا الله ورسوله ان كنتم مومنين
1. Yes’elûneke anil enfâl(enfâli), kulil enfâlu lillâhi ver resûl(resûli), fettekullâhe ve aslihû zâte beynikum ve etîûllâhe ve resûlehû in kuntum mu’minîn(mu’minîne).
Sual ederler sana enfâlden696; de ki "Enfâl696 Allah’a ve resûlünedir700; öyle ki takvalı21 olun Allah’a; ve ıslah360 edin aranızdaki hali/olanı; ve itaat76 edin Allah'a ve resûlüne700 eğer olduysanız müminler27."
Ahmed Samira: 1 They ask/question you about the spoils/gifts . Say: "The spoils/gifts (are) to God and the messenger, so fear and obey God and correct/repair that what is between you, and obey God and His messenger, if you were believing."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yeseluneke sual ederler sana يَسْأَلُونَكَ سال
2 ani عَنِ -
3 l-enfali enfalden الْأَنْفَالِ نفل
4 kuli de ki قُلِ قول
5 l-enfalu enfal الْأَنْفَالُ نفل
6 lillahi Allah’a لِلَّهِ -
7 ve rrasuli ve resûlünedir وَالرَّسُولِ رسل
8 fetteku öyle ki takvalı olun فَاتَّقُوا وقي
9 llahe Allah’a اللَّهَ -
10 ve eslihu ve ıslah edin وَأَصْلِحُوا صلح
11 zate hali/olanı ذَاتَ -
12 beynikum aranızdaki بَيْنِكُمْ بين
13 ve etiu ve itaat edin وَأَطِيعُوا طوع
14 llahe Allah'a اللَّهَ -
15 ve rasulehu ve resûlüne وَرَسُولَهُ رسل
16 in eğer إِنْ -
17 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
18 mu'minine müminler مُؤْمِنِينَ امن

Ayet 2

1162|8|2|إِنَّمَا ٱلْمُؤْمِنُونَ ٱلَّذِينَ إِذَا ذُكِرَ ٱللَّهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَإِذَا تُلِيَتْ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُهُۥ زَادَتْهُمْ إِيمَٰنًا وَعَلَىٰ رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ
1162|8|2|انما المومنون الذين اذا ذكر الله وجلت قلوبهم واذا تليت عليهم ايته زادتهم ايمنا وعلي ربهم يتوكلون
2. İnnemel mu’minûnellezîne izâ zukirallâhu vecilet kulûbuhum ve izâ tuliyet aleyhim âyâtuhu zâdethum îmânen ve alâ rabbihim yetevekkelûn(yetevekkelûne).
Ancak müminler27; kimselerdir (ki) zikredildiği78 zaman Allah; korkuyla/ürpertiyle dolar kalpleri onların*; ve okunduğu zaman üzerlerine O’nun** ayetleri454; ziyade eder*** onlara**** bir imanı47; ve Rablerine4 karşı tevekkül79 ederler***** (onlar).
Ahmed Samira: 2 But the believers (are) those who if God was mentioned/remembered/praised their hearts/minds become afraid/apprehensive, and if His verses/evidences were read/recited on them, it increased them faith/belief, and on their Lord they depend/trust in .

Notlar

Not 1: *Müminlerin.**Allah'ın.***Ayet.****Müminlere.*****Müminler.

Ayet 3

1163|8|3|ٱلَّذِينَ يُقِيمُونَ ٱلصَّلَوٰةَ وَمِمَّا رَزَقْنَٰهُمْ يُنفِقُونَ
1163|8|3|الذين يقيمون الصلوه ومما رزقنهم ينفقون
3. Ellezîne yukîmûnes salâte ve mimmâ razaknâhum yunfikûn(yunfikûne).
Kimselerdir (ki) ikame572 ederler salâtı5; ve rızıklandırdığımızdan onları infak6 ederler.
Ahmed Samira: 3 Those who keep up the prayers and from what We provided for them they spend.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimseler الَّذِينَ -
2 yukimune dikerler/ayağa kaldırırlar يُقِيمُونَ قوم
3 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
4 ve mimma ve وَمِمَّا -
5 razeknahum rızıklandırdığımızdan onları رَزَقْنَاهُمْ رزق
6 yunfikune infak ederler يُنْفِقُونَ نفق

Ayet 4

1164|8|4|أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُؤْمِنُونَ حَقًّا لَّهُمْ دَرَجَٰتٌ عِندَ رَبِّهِمْ وَمَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ
1164|8|4|اوليك هم المومنون حقا لهم درجت عند ربهم ومغفره ورزق كريم
4. Ulâike humul mu’minûne hakkâ(hakkan), lehum derecâtun inde rabbihim ve magfiretun ve rızkun kerîm(kerîmun).
İşte bunlar; onlardır hak/gerçek müminler27; onlaradır dereceler Rablerinin4 indinde/katında; ve bir mağfiret319; ve cömert bir rızık.
Ahmed Samira: 4 Those, those are the believers truthfully , for them stages/degrees at their Lord and forgiveness and generous provision .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
2 humu onlardır هُمُ -
3 l-mu'minune müminler الْمُؤْمِنُونَ امن
4 hakkan hak/gerçek حَقًّا حقق
5 lehum onlaradır لَهُمْ -
6 deracatun dereceler دَرَجَاتٌ درج
7 inde indinde/katında عِنْدَ عند
8 rabbihim Rablerinin رَبِّهِمْ ربب
9 ve megfiratun ve bir mağfiret وَمَغْفِرَةٌ غفر
10 ve rizkun ve bir rızık وَرِزْقٌ رزق
11 kerimun bir cömert كَرِيمٌ كرم

Ayet 5

1165|8|5|كَمَآ أَخْرَجَكَ رَبُّكَ مِنۢ بَيْتِكَ بِٱلْحَقِّ وَإِنَّ فَرِيقًا مِّنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ لَكَٰرِهُونَ
1165|8|5|كما اخرجك ربك من بيتك بالحق وان فريقا من المومنين لكرهون
5. Kemâ ahreceke rabbuke min beytike bil hakkı ve inne ferîkan minel mu’minîne le kârihûn(kârihûne).
Çıkardığı gibi (seni) Rabbin4 (senin) evinden hakla/gerçekle; ve doğrusu bir fırka* müminlerden27 mutlak kerhendiler697.
Ahmed Samira: 5 As/like your Lord brought you out from your house/home with the right , and that a group/party from the believers (are) hating (E).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kema gibi كَمَا -
2 ehraceke çıkardığı seni أَخْرَجَكَ خرج
3 rabbuke Rabbin رَبُّكَ ربب
4 min مِنْ -
5 beytike evinden بَيْتِكَ بيت
6 bil-hakki hakla/gerçekle بِالْحَقِّ حقق
7 veinne ve doğrusu وَإِنَّ -
8 ferikan bir fırka فَرِيقًا فرق
9 mine -den مِنَ -
10 l-mu'minine müminlerden الْمُؤْمِنِينَ امن
11 lekarihune mutlak kerhendiler لَكَارِهُونَ كره

Notlar

Not 1: *Grup.

Ayet 6

1166|8|6|يُجَٰدِلُونَكَ فِى ٱلْحَقِّ بَعْدَمَا تَبَيَّنَ كَأَنَّمَا يُسَاقُونَ إِلَى ٱلْمَوْتِ وَهُمْ يَنظُرُونَ
1166|8|6|يجدلونك في الحق بعدما تبين كانما يساقون الي الموت وهم ينظرون
6. Yucadilûneke fîl hakkı ba’de mâ tebeyyene ke ennemâ yusâkûne ilel mevti ve hum yanzurûn(yanzurûne).
Mücadele ediyorlardı seninle beyan olan hakkın/gerçeğin sonrasında; sanki sürülüyorlar gibi ölüme karşı ve onlar (sanki) bakıyorlar gibi (ölüme).
Ahmed Samira: 6 They argue/dispute with you in the right/truth after what was clarified/shown , as if/though they are being driven (herded/pushed) to the death/lifelessness and they are looking/watching .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yucadiluneke mücadele ediyorlardı seninle يُجَادِلُونَكَ جدل
2 fi فِي -
3 l-hakki hakkın/gerçeğin الْحَقِّ حقق
4 bea'dema sonrasında بَعْدَمَا بعد
5 tebeyyene beyan olan تَبَيَّنَ بين
6 keennema sanki gibi كَأَنَّمَا -
7 yusakune sürülüyorlardı يُسَاقُونَ سوق
8 ila karşı إِلَى -
9 l-mevti ölüme الْمَوْتِ موت
10 vehum ve onlar وَهُمْ -
11 yenzurune bakarlar يَنْظُرُونَ نظر

Ayet 7

1167|8|7|وَإِذْ يَعِدُكُمُ ٱللَّهُ إِحْدَى ٱلطَّآئِفَتَيْنِ أَنَّهَا لَكُمْ وَتَوَدُّونَ أَنَّ غَيْرَ ذَاتِ ٱلشَّوْكَةِ تَكُونُ لَكُمْ وَيُرِيدُ ٱللَّهُ أَن يُحِقَّ ٱلْحَقَّ بِكَلِمَٰتِهِۦ وَيَقْطَعَ دَابِرَ ٱلْكَٰفِرِينَ
1167|8|7|واذ يعدكم الله احدي الطايفتين انها لكم وتودون ان غير ذات الشوكه تكون لكم ويريد الله ان يحق الحق بكلمته ويقطع دابر الكفرين
7. Ve iz yaıdukumullâhu ihdet tâifeteyni ennehâ lekum, ve teveddûne enne gayre zâtiş şevketi tekûnu lekum, ve yurîdullâhu en yuhıkkal hakka bi kelimâtihî ve yaktaa dâbirel kâfirîn(kâfirîne).
Ve vaat ediyorken sizlere Allah iki tayfadan* birini** ki o sizleredir (diye); ve istiyordunuz ki kuvvet/diken/sivrilik*** sahibi dışındaki**** olsun sizlere; ve (oysa) diliyordu Allah ki hakka/gerçeğe kavuşturmayı hakkı/gerçeği**** kendi kelimeleriyle416; ve (diliyordu) kesmeyi kâfirlerin25 ardını.
Ahmed Samira: 7 And if/when God promises you one/any (of) the two groups that it (E) (is) for you, and you wish/love that other than that what is the power and might/weapon’s sharpness be for you, and God wants/wills that (He) makes correct the truth with His words/expressions and cuts off/severs the disbelievers’ root/remainder.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve وَإِذْ -
2 yeidukumu vaat ediyorken sizlere يَعِدُكُمُ وعد
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 ihda birini إِحْدَى احد
5 t-taifeteyni iki tayfadan الطَّائِفَتَيْنِ طوف
6 enneha ki o أَنَّهَا -
7 lekum sizleredir لَكُمْ -
8 ve teve ddune ve istiyordunuz وَتَوَدُّونَ ودد
9 enne ki أَنَّ -
10 gayra başkasını غَيْرَ غير
11 zati sahibi ذَاتِ -
12 ş-şevketi kuvvet/diken/sivri uç الشَّوْكَةِ شوك
13 tekunu olsun تَكُونُ كون
14 lekum sizlere لَكُمْ -
15 veyuridu ve diliyordu وَيُرِيدُ رود
16 llahu Allah اللَّهُ -
17 en ki أَنْ -
18 yuhikka hakka kavuşturmayı يُحِقَّ حقق
19 l-hakka hakkı/gerçeği الْحَقَّ حقق
20 bikelimatihi kendi kelimeleriyle بِكَلِمَاتِهِ كلم
21 ve yektaa ve kesmeyi وَيَقْطَعَ قطع
22 dabira ardını دَابِرَ دبر
23 l-kafirine kâfirlerin الْكَافِرِينَ كفر

Notlar

Not 1: *Birliktelik sahibi gruptan.**Mücadele etmeniz için, savaşmanız için.***Zarar/hasar verici, delici kuvvet. ****Zayıf olanı. Daha az zarar verecek olanı.*****Kâfirler daha güçlü olsalar da, daha fazla zarar verici olsalar da onlarla savaşmak hak/gerçeğin ortaya çıkmasında daha faydalıdır.

Ayet 8

1168|8|8|لِيُحِقَّ ٱلْحَقَّ وَيُبْطِلَ ٱلْبَٰطِلَ وَلَوْ كَرِهَ ٱلْمُجْرِمُونَ
1168|8|8|ليحق الحق ويبطل البطل ولو كره المجرمون
8. Li yuhıkkal hakka ve yubtılel bâtıle ve lev kerihel mucrimûn(mucrimûne).
Hakka/gerçeğe kavuşturması içindir (Allah'ın) hakkı/gerçeği; ve batıllaştırması199 (içindir) (Allah'ın) batılı199; velev/fakat kerhen697 olsalar da mücrimler674.
Ahmed Samira: 8 To make correct the truth and waste/annul/cancel the falsehood , and even if the criminals/sinners hated (it).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 liyuhikka hakka/gerçeğe kavuşturması içindir (Allah'ın) لِيُحِقَّ حقق
2 l-hakka hakkı/gerçeği الْحَقَّ حقق
3 ve yubtile ve batıllaştırması (içindir) (Allah'ın) وَيُبْطِلَ بطل
4 l-batile batılı الْبَاطِلَ بطل
5 velev velev/fakat وَلَوْ -
6 kerihe kerhen olsalar da كَرِهَ كره
7 l-mucrimune mücrimler الْمُجْرِمُونَ جرم

Ayet 9

1169|8|9|إِذْ تَسْتَغِيثُونَ رَبَّكُمْ فَٱسْتَجَابَ لَكُمْ أَنِّى مُمِدُّكُم بِأَلْفٍ مِّنَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ مُرْدِفِينَ
1169|8|9|اذ تستغيثون ربكم فاستجاب لكم اني ممدكم بالف من المليكه مردفين
9. İz testegîsûne rabbekum festecâbe lekum ennî mumiddukum bi elfin minel melâiketi murdifîn(murdifîne).
Yardım dilerken Rabbinizden4; öyle ki cevap verdi (Rabbiniz) sizlere ki "Ben yardım ediciyim sizlere meleklerden binle; ardışıklar (olarak)."
Ahmed Samira: 9 If/when you seek/ask for help (from) your Lord, so He answered/replied to you: "That I (am) extending/spreading you with one thousand from the angels following/riding closely behind."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 iz zaman إِذْ -
2 testegisune yardım diliyorken تَسْتَغِيثُونَ غوث
3 rabbekum Rabbinizden رَبَّكُمْ ربب
4 festecabe öyle ki cevap verdi فَاسْتَجَابَ جوب
5 lekum sizlere لَكُمْ -
6 enni ki ben أَنِّي -
7 mumiddukum yardım ediciyim sizlere مُمِدُّكُمْ مدد
8 bielfin binle بِأَلْفٍ الف
9 mine مِنَ -
10 l-melaiketi meleklerden الْمَلَائِكَةِ ملك
11 murdifine ardışıklar (olarak) مُرْدِفِينَ ردف

Ayet 10

1170|8|10|وَمَا جَعَلَهُ ٱللَّهُ إِلَّا بُشْرَىٰ وَلِتَطْمَئِنَّ بِهِۦ قُلُوبُكُمْ وَمَا ٱلنَّصْرُ إِلَّا مِنْ عِندِ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ
1170|8|10|وما جعله الله الا بشري ولتطمين به قلوبكم وما النصر الا من عند الله ان الله عزيز حكيم
10. Ve mâ cealehullâhu illâ buşrâ ve li tatmainne bihî kulûbukum ve men nasru illâ min indillâh(indillâhi), innallâhe azîzun hakîm(hakîmun).
Ve yapmış değildi onu Allah bir büşra* dışında; ve tatmin olması için onunla kalplerinizin; ve yoktur yardım Allah indinden/katından dışında; doğrusu Allah Azîz’dir37; Hakîm’dir9.
Ahmed Samira: 10 And God did not make him/it except a good news and to assure/tranquillise/secure with him/it your hearts/minds , and the victory/aid is not except from at God, that God (is) glorious/mighty ,wise/judicious.

Notlar

Not 1: *Müjde.

Ayet 11

1171|8|11|إِذْ يُغَشِّيكُمُ ٱلنُّعَاسَ أَمَنَةً مِّنْهُ وَيُنَزِّلُ عَلَيْكُم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً لِّيُطَهِّرَكُم بِهِۦ وَيُذْهِبَ عَنكُمْ رِجْزَ ٱلشَّيْطَٰنِ وَلِيَرْبِطَ عَلَىٰ قُلُوبِكُمْ وَيُثَبِّتَ بِهِ ٱلْأَقْدَامَ
1171|8|11|اذ يغشيكم النعاس امنه منه وينزل عليكم من السما ما ليطهركم به ويذهب عنكم رجز الشيطن وليربط علي قلوبكم ويثبت به الاقدام
11. İz yugaşşîkumun nuâse emeneten minhu ve yunezzilu aleykum mines semâi mâen li yutahhirekum bihî ve yuzhibe ankum riczeş şeytâni ve li yerbıta alâ kulûbikum ve yusebbite bihil akdâm(akdâme).
Sardığı zaman sizleri O’ndan (Allah'tan) bir emanet/güvenlik (veren) uyuklama; ve indiriyordu üzerinize gökten bir su; temizlemek içindi sizleri onunla; ve gidermek içindi sizden şeytânın29 riczini698; ve bağlayıp rabıtalamak699 içindi kalplerinizin üzerini; ve sabitlemek içindi onunla ayaklarınızı.
Ahmed Samira: 11 If/when the slumber/dozing/lethargy covers/comes upon you safety/security from Him, and He descends water on you from the sky to purify/clean you with it and eliminate/wipe off the devil’s filth , and to bond/encourage on your hearts/minds and affirm/strengthen with it the feet.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 iz إِذْ -
2 yugaşşikumu sardığı zaman sizleri يُغَشِّيكُمُ غشو
3 n-nuaase uyuklama النُّعَاسَ نعس
4 emeneten bir emanet/güven أَمَنَةً امن
5 minhu O’ndan مِنْهُ -
6 ve yunezzilu ve indiriyordu وَيُنَزِّلُ نزل
7 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
8 mine مِنَ -
9 s-semai gökten السَّمَاءِ سمو
10 maen bir su مَاءً موه
11 liyutahhirakum temizlemek için sizleri لِيُطَهِّرَكُمْ طهر
12 bihi onunla بِهِ -
13 ve yuzhibe ve gidermek için وَيُذْهِبَ ذهب
14 ankum sizden عَنْكُمْ -
15 ricze riczi رِجْزَ رجز
16 ş-şeytani şeytânî الشَّيْطَانِ شطن
17 veliyerbita ve bağlayıp rabıtalamak için وَلِيَرْبِطَ ربط
18 ala üzerini عَلَىٰ -
19 kulubikum kalblerinizin قُلُوبِكُمْ قلب
20 ve yusebbite ve sabitlemek için وَيُثَبِّتَ ثبت
21 bihi onunla بِهِ -
22 l-ekdame ayaklarınızı الْأَقْدَامَ قدم

Ayet 12

1172|8|12|إِذْ يُوحِى رَبُّكَ إِلَى ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ أَنِّى مَعَكُمْ فَثَبِّتُوا۟ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ سَأُلْقِى فِى قُلُوبِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱلرُّعْبَ فَٱضْرِبُوا۟ فَوْقَ ٱلْأَعْنَاقِ وَٱضْرِبُوا۟ مِنْهُمْ كُلَّ بَنَانٍ
1172|8|12|اذ يوحي ربك الي المليكه اني معكم فثبتوا الذين امنوا سالقي في قلوب الذين كفروا الرعب فاضربوا فوق الاعناق واضربوا منهم كل بنان
12. İz yûhî rabbuke ilel melâiketi ennî meakum fe sebbitûllezîne âmenû, seulkî fî kulûbillezîne keferûr ru’be fadribû fevkal a’nâkı vadribû minhum kulle benân(benânin).
Vahyediyorken (senin) Rabbin4 meleklere ki: "Ben beraberim sizlerle; öyle ki sabitleyin* iman47 etmiş kimseleri; atacağım kâfirlik25 etmiş kimselerin kalplerine dehşet; öyle ki darbedin* boyunlar üstüne; ve darbedin* onlardan** her parmak ucuna."
Ahmed Samira: 12 When your Lord inspires/transmits to the angels, "That I (am) with you, so encourage/affirm those who believed, I will throw in those who disbelievers’ hearts/minds the terror/fright, so strike/beat above the necks, and strike/beat from them every/each fingertip/finger .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 iz zaman إِذْ -
2 yuhi vahyediyordu يُوحِي وحي
3 rabbuke (senin) Rabbin رَبُّكَ ربب
4 ila إِلَى -
5 l-melaiketi meleklere الْمَلَائِكَةِ ملك
6 enni ki ben أَنِّي -
7 meakum beraberim sizlerle مَعَكُمْ -
8 fesebbitu öyle ki sabitleyin فَثَبِّتُوا ثبت
9 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
10 amenu iman etmiş امَنُوا امن
11 seulki atacağım سَأُلْقِي لقي
12 fi فِي -
13 kulubi kaplerine قُلُوبِ قلب
14 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
15 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
16 r-rua'be dehşet الرُّعْبَ رعب
17 fedribu öyle ki darp edin فَاضْرِبُوا ضرب
18 fevka üstüne فَوْقَ فوق
19 l-ea'naki boyunları الْأَعْنَاقِ عنق
20 vedribu ve darp edin وَاضْرِبُوا ضرب
21 minhum onlardan مِنْهُمْ -
22 kulle her كُلَّ كلل
23 benanin parmak ucuna بَنَانٍ بنن

Notlar

Not 1: *Melekler.**Kâfirlerden.

Ayet 13

1173|8|13|ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ شَآقُّوا۟ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَمَن يُشَاقِقِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ فَإِنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ
1173|8|13|ذلك بانهم شاقوا الله ورسوله ومن يشاقق الله ورسوله فان الله شديد العقاب
13. Zâlike bi ennehum şâkkullâhe ve resûluh(resûlehu), ve men yuşâkıkıllâhe ve resûlehu fe innallâhe şedîdul ikâb(ikâbi).
İşte böyledir; ki zorluk çıkarmış/ağırlaştırmış/baskı yapmış olmalarıyladır Allah'a700 ve resûlüne700; kim zorluk çıkarır/ağırlaştırır/baskı yapar Allah'a700 ve resûlüne700; öyle ki doğrusu Allah Şedîd'tir536 akabinde.
Ahmed Samira: 13 That (is) because they (E) defied/disobeyed God and His messenger, and who defies/disobeys God and His messenger, so then God (is) strong (severe in) the punishment.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zalike işte böyledir ذَٰلِكَ -
2 biennehum çünkü onlar بِأَنَّهُمْ -
3 şakku zorluk çıkarır/ağırlaştırır/baskı yapar شَاقُّوا شقق
4 llahe Allah'a اللَّهَ -
5 ve rasulehu ve resûlüne وَرَسُولَهُ رسل
6 ve men kim وَمَنْ -
7 yuşakiki zorluk çıkarır/ağırlaştırır/baskı yapar يُشَاقِقِ شقق
8 llahe Allah'a اللَّهَ -
9 ve rasulehu ve resûlüne وَرَسُولَهُ رسل
10 feinne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
11 llahe Allah اللَّهَ -
12 şedidu Şedid'tir شَدِيدُ شدد
13 l-ikabi kabinde الْعِقَابِ عقب

Ayet 14

1174|8|14|ذَٰلِكُمْ فَذُوقُوهُ وَأَنَّ لِلْكَٰفِرِينَ عَذَابَ ٱلنَّارِ
1174|8|14|ذلكم فذوقوه وان للكفرين عذاب النار
14. Zâlikum fe zûkûhu ve enne lil kâfirîne azâben nâr(nâri).
İşte sizlersiniz; öyle ki tadın onu; ve ki kâfirler25 içindir ateş834 azabı.
Ahmed Samira: 14 That is, so taste/experience it, and that to the disbelievers (is) the fire’s torture.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zalikum işte sizlersiniz ذَٰلِكُمْ -
2 fezukuhu öyle ki tadın onu فَذُوقُوهُ ذوق
3 ve enne ve ki وَأَنَّ -
4 lilkafirine kâfirler içindir لِلْكَافِرِينَ كفر
5 azabe azabı عَذَابَ عذب
6 n-nari ateş النَّارِ نور

Ayet 15

1175|8|15|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا لَقِيتُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ زَحْفًا فَلَا تُوَلُّوهُمُ ٱلْأَدْبَارَ
1175|8|15|يايها الذين امنوا اذا لقيتم الذين كفروا زحفا فلا تولوهم الادبار
15. Yâ eyyuhellezîne âmenû izâ lekîtumullezîne keferû zahfen fe lâ tuvellûhumul edbâr(edbâre).
Ey iman47 etmiş kimseler! Karşılaştığınız zaman kâfirlik25 etmiş kimselerle; bir toplu halde yürüme* (-yle); öyle ki dönmeyin onlara arkaları**.
Ahmed Samira: 15 You, you those who believed, if you met/found those who disbelieved marching slowly/creeping, so do not turn away your back/ends from them.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 iza zaman إِذَا -
5 lekitumu karşılaştığınız لَقِيتُمُ لقي
6 ellezine kimselere الَّذِينَ -
7 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
8 zehfen bir toplu halde yürüme (-yle) زَحْفًا زحف
9 fela öyle ki فَلَا -
10 tuvelluhumu dönmeyin onlara تُوَلُّوهُمُ ولي
11 l-edbara arkaları الْأَدْبَارَ دبر

Notlar

Not 1: *Savaş için karşılaşma.**Kaçmayın.

Ayet 16

1176|8|16|وَمَن يُوَلِّهِمْ يَوْمَئِذٍ دُبُرَهُۥٓ إِلَّا مُتَحَرِّفًا لِّقِتَالٍ أَوْ مُتَحَيِّزًا إِلَىٰ فِئَةٍ فَقَدْ بَآءَ بِغَضَبٍ مِّنَ ٱللَّهِ وَمَأْوَىٰهُ جَهَنَّمُ وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ
1176|8|16|ومن يولهم يوميذ دبره الا متحرفا لقتال او متحيزا الي فيه فقد با بغضب من الله وماويه جهنم وبيس المصير
16. Ve men yuvellihim yevmeizin duburehû illâ muteharrifen li kıtâlin ev mutehayyizen ilâ fietin fe kad bâe bi gadabin minallâhi ve me’vâhu cehennem(cehennemu), ve bi’sel masîr(masîru).
Ve kim döner onlara o gün arkasını*; dışındadır bir eğilme/kıvrılma** katletmek35 için ya da cevaz vermeye/geçmeye bir gruba*** karşı; öyle ki muhakkak uğrar Allah’tan bir gazaba****; ve sığınağı onun cehennemdir; ve kötü oldu dönüş yeri.
Ahmed Samira: 16 And who turns his back/end away (from) them that day except swerving/inclining to fighting/killing or leaning/enjoining to a group, so he had returned/settled with anger from God, and his shelter/refuge (is) Hell , and how bad (is) the end/destination?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve men ve kim وَمَنْ -
2 yuvellihim döner onlara يُوَلِّهِمْ ولي
3 yevmeizin o gün يَوْمَئِذٍ -
4 duburahu arkasını دُبُرَهُ دبر
5 illa dışında إِلَّا -
6 muteharrifen bir eğilen/kıvrılan مُتَحَرِّفًا حرف
7 likitalin katletmek için لِقِتَالٍ قتل
8 ev ya da أَوْ -
9 mutehayyizen bir cevaz vermeye/geçmeye مُتَحَيِّزًا حوز
10 ila karşı إِلَىٰ -
11 fietin bir gruba فِئَةٍ فاي
12 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
13 ba'e uğrar بَاءَ بوا
14 bigadebin bir gazaba بِغَضَبٍ غضب
15 mine مِنَ -
16 llahi Allah’tan اللَّهِ -
17 ve me'vahu ve onun sığınağı وَمَأْوَاهُ اوي
18 cehennemu cehennemdir جَهَنَّمُ -
19 vebi'se ve ne kötü oldu وَبِئْسَ باس
20 l-mesiru dönüş yeri الْمَصِيرُ صير

Notlar

Not 1: *Kaçar.**Manevra yapmak amaçlı.***Başka bir savaş grubuna katılma.****Öfkeye.

Ayet 17

1177|8|17|فَلَمْ تَقْتُلُوهُمْ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ قَتَلَهُمْ وَمَا رَمَيْتَ إِذْ رَمَيْتَ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ رَمَىٰ وَلِيُبْلِىَ ٱلْمُؤْمِنِينَ مِنْهُ بَلَآءً حَسَنًا إِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌ
1177|8|17|فلم تقتلوهم ولكن الله قتلهم وما رميت اذ رميت ولكن الله رمي وليبلي المومنين منه بلا حسنا ان الله سميع عليم
17. Fe lem taktulûhum ve lâkinnallâhe katelehum, ve mâ remeyte iz remeyte ve lâkinnallâhe remâ, ve li yubliyel mu’minîne minhu belâen hasenâ(hasenen), innallâhe semîun alîm(alîmun).
Öyle ki asla* katletmediniz35 onları**; velakin/fakat Allah katletti35 onları**; ve atmış değildin* attığın zaman; velakin/fakat Allah attı; ve belalandırması256 içindir (Allah'ın) müminleri27 kendisinden güzel bir bela701 (-yla); doğrusu Allah bir Semî’dir; bir Alîm’dir.
Ahmed Samira: 17 So you did not kill them, and but God killed them, and you did not throw when you threw, and but God threw, and (it is for) God to test the believers from Him a good test, that God (is) hearing/listening, knowledgeable.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fe lem öyle ki asla فَلَمْ -
2 tektuluhum katletmediniz onları تَقْتُلُوهُمْ قتل
3 velakinne velakin/fakat وَلَٰكِنَّ -
4 llahe Allah اللَّهَ -
5 katelehum katletti onları قَتَلَهُمْ قتل
6 ve ma ve değildin وَمَا -
7 rameyte atmış رَمَيْتَ رمي
8 iz zaman إِذْ -
9 rameyte attığın رَمَيْتَ رمي
10 velakinne velakin/fakat وَلَٰكِنَّ -
11 llahe Allah اللَّهَ -
12 rama attı رَمَىٰ رمي
13 veliyubliye ve belalandırmısı için (Allah'ın) وَلِيُبْلِيَ بلو
14 l-mu'minine müminleri الْمُؤْمِنِينَ امن
15 minhu O’ndan مِنْهُ -
16 bela'en bir bela (-yla) بَلَاءً بلو
17 hasenen bir güzel حَسَنًا حسن
18 inne doğrusu إِنَّ -
19 llahe Allah اللَّهَ -
20 semiun bir Semî’dir سَمِيعٌ سمع
21 alimun bir Alım’dir. عَلِيمٌ علم

Notlar

Not 1: *Her şey Yüce Allah'ın izni ve bilgisiyle gerçekleşir. Evrenin kumaşını oluşturan Planck uzunluğunda titreşen ipler/sicimler O'nun bilgisi ve izniyle O'nun dilediği gibi titreşir. Evren Levh-i Mahfûz'dan gelen bilgiyle O'nun dilediği gibi canlanır. **Kâfirleri.

Ayet 18

1178|8|18|ذَٰلِكُمْ وَأَنَّ ٱللَّهَ مُوهِنُ كَيْدِ ٱلْكَٰفِرِينَ
1178|8|18|ذلكم وان الله موهن كيد الكفرين
18. Zâlikum ve ennallâhe mûhinu keydil kâfirîn(kâfirîne).
İşte sizlersiniz; ve ki Allah zayıflatandır kâfirlerin25 kumpasını/entrikasını.
Ahmed Samira: 18 That is, and that God (is) weakening/enfeebling the disbelievers’ plot/conspiracy .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zalikum işte sizlersiniz ذَٰلِكُمْ -
2 ve enne ve ki وَأَنَّ -
3 llahe Allah اللَّهَ -
4 muhinu zayıflatandır مُوهِنُ وهن
5 keydi kumpasını/entrikasını كَيْدِ كيد
6 l-kafirine kâfirlerin الْكَافِرِينَ كفر

Ayet 19

1179|8|19|إِن تَسْتَفْتِحُوا۟ فَقَدْ جَآءَكُمُ ٱلْفَتْحُ وَإِن تَنتَهُوا۟ فَهُوَ خَيْرٌ لَّكُمْ وَإِن تَعُودُوا۟ نَعُدْ وَلَن تُغْنِىَ عَنكُمْ فِئَتُكُمْ شَيْـًٔا وَلَوْ كَثُرَتْ وَأَنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلْمُؤْمِنِينَ
1179|8|19|ان تستفتحوا فقد جاكم الفتح وان تنتهوا فهو خير لكم وان تعودوا نعد ولن تغني عنكم فيتكم شيا ولو كثرت وان الله مع المومنين
19. İn testeftihû fe kad câekumul feth(fethu), ve in tentehû fe huve hayrun lekum, ve in teûdû naud, ve len tugniye ankum fietukum şey’en ve lev kesuret ve ennallâhe meal mu’minîn(mu’minîne).
Eğer fetih527 arıyorduysanız; öyle ki muhakkak geldi sizlere fetih527; ve eğer geri durursanız öyle ki o hayırdır sizlere; ve eğer geri dönerseniz geri döneriz (biz de); ve asla sağlayamaz size grubunuz bir şey; velev/şayet çok olmuş olsa da (o); ve ki Allah beraberdir müminlerle27.
Ahmed Samira: 19 If you seek victory , so the opening/victory had come to you, and if you end/terminate/stop, so it is best for you, and if you return, We return, and your group will never enrich/satisfy at you a thing, and even if (it) became much/plenty , and that God (is) with the believers.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 in eğer إِنْ -
2 testeftihu fetih arıyorduysanız تَسْتَفْتِحُوا فتح
3 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
4 ca'ekumu geldi sizlere جَاءَكُمُ جيا
5 l-fethu fetih الْفَتْحُ فتح
6 ve in ve eğer وَإِنْ -
7 tentehu geri durursanız تَنْتَهُوا نهي
8 fehuve öyle ki o فَهُوَ -
9 hayrun hayırdır خَيْرٌ خير
10 lekum sizlere لَكُمْ -
11 vein ve eğer وَإِنْ -
12 teudu geri dönerseniz تَعُودُوا عود
13 neud geri döneriz نَعُدْ عود
14 velen ve asla وَلَنْ -
15 tugniye sağlayamaz تُغْنِيَ غني
16 ankum size عَنْكُمْ -
17 fietukum grubunuz فِئَتُكُمْ فاي
18 şey'en bir şey شَيْئًا شيا
19 velev velev/şayet وَلَوْ -
20 kesurat çok olmuş olsa da كَثُرَتْ كثر
21 ve enne ve ki وَأَنَّ -
22 llahe Allah اللَّهَ -
23 mea beraberdir مَعَ -
24 l-mu'minine müminlerler الْمُؤْمِنِينَ امن

Ayet 20

1180|8|20|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَلَا تَوَلَّوْا۟ عَنْهُ وَأَنتُمْ تَسْمَعُونَ
1180|8|20|يايها الذين امنوا اطيعوا الله ورسوله ولا تولوا عنه وانتم تسمعون
20. Yâ eyyuhellezîne âmenû etîullâhe ve resûlehu ve lâ tevellev anhu ve entum tesmeûn(tesmeûne).
Ey iman47 etmiş kimseler! İtaat edin Allah'a700 ve resûlüne76; ve dönmeyin ondan*; ve sizler işitiyorsunuz** (da bunu).
Ahmed Samira: 20 You, you those who believed, obey God and His messenger and do not turn from Him and you are hearing/listening.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 etiu itaat edin أَطِيعُوا طوع
5 llahe Allah'a اللَّهَ -
6 ve rasulehu ve resûlüne وَرَسُولَهُ رسل
7 ve la ve وَلَا -
8 tevellev dönmeyin تَوَلَّوْا ولي
9 anhu ondan عَنْهُ -
10 veentum ve sizler وَأَنْتُمْ -
11 tesmeune işitirsiniz تَسْمَعُونَ سمع

Notlar

Not 1: *Resûl Muhammed'ten.**Kur'an'ı direkt olarak inişine tanık oluyorsunuz, vahyi (Kur'an'ı) işitiyorsunuz.

Ayet 21

1181|8|21|وَلَا تَكُونُوا۟ كَٱلَّذِينَ قَالُوا۟ سَمِعْنَا وَهُمْ لَا يَسْمَعُونَ
1181|8|21|ولا تكونوا كالذين قالوا سمعنا وهم لا يسمعون
21. Ve lâ tekûnû kellezîne kâlû semi’nâ ve hum lâ yesmeûn(yesmeûne).
Ve olmayın kimseler gibi (ki) dediler: "İşittik*"; ve (oysa) onlar işitmiyorlardı**.
Ahmed Samira: 21 And do not be as/like those who said: "We heard/listened." And they do not hear/listen.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve la ve وَلَا -
2 tekunu olmayın تَكُونُوا كون
3 kallezine kimseler gibi كَالَّذِينَ -
4 kalu dediler قَالُوا قول
5 semia'na işittik سَمِعْنَا سمع
6 vehum ve onlar وَهُمْ -
7 la لَا -
8 yesmeune işitmiyorlardı يَسْمَعُونَ سمع

Notlar

Not 1: *Vahyi (Kur'an'ı) işittik.**Vahiy (Kur'an'ı) bir kulaktan girip diğerinden çıkıyordu. Kur'an'ı kalplerine indirmiyorlardı.

Ayet 22

1182|8|22|إِنَّ شَرَّ ٱلدَّوَآبِّ عِندَ ٱللَّهِ ٱلصُّمُّ ٱلْبُكْمُ ٱلَّذِينَ لَا يَعْقِلُونَ
1182|8|22|ان شر الدواب عند الله الصم البكم الذين لا يعقلون
22. İnne şerred devâbbi indallâhis summul bukmullezîne lâ ya’kılûn(ya’kılûne).
Doğrusu şerli205 dâbbeler599 Allah'ın indinde/katında sağırlar702 ve dilsizlerdir702; kimselerdir (ki) akletmezler702.
Ahmed Samira: 22 That the worst walker/creeper at God (is) the deaf, the mute those who do not reason/understand.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 şerra şerlisi شَرَّ شرر
3 d-devabbi dabbelerin الدَّوَابِّ دبب
4 inde indinde/katında عِنْدَ عند
5 llahi Allah اللَّهِ -
6 s-summu sağırlar الصُّمُّ صمم
7 l-bukmu ve dilsizlerdir الْبُكْمُ بكم
8 ellezine kimseler (ki) الَّذِينَ -
9 la لَا -
10 yea'kilune akletmezler يَعْقِلُونَ عقل

Ayet 23

1183|8|23|وَلَوْ عَلِمَ ٱللَّهُ فِيهِمْ خَيْرًا لَّأَسْمَعَهُمْ وَلَوْ أَسْمَعَهُمْ لَتَوَلَّوا۟ وَّهُم مُّعْرِضُونَ
1183|8|23|ولو علم الله فيهم خيرا لاسمعهم ولو اسمعهم لتولوا وهم معرضون
23. Ve lev alimallâhu fî him hayren le esmeahum, ve lev esmeahum le tevellev ve hum mu’ridûne(mu’ridûn).
Velev/şayet bildiyse* Allah onlardaki bir hayrı; mutlak işittirirdi onlara; velev/şayet işittirseydi onlara; mutlak dönerlerdi onlar; ve onlar zıtlaşanlardır**.
Ahmed Samira: 23 And if God knew (that) in them (there is) goodness He would have made them hear/listen, and if He made them hear/listen, they would have turned away, and (while) they are objecting/opposing .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velev velev/şayet وَلَوْ -
2 alime bildiyse عَلِمَ علم
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 fihim onlardaki فِيهِمْ -
5 hayran bir hayrı خَيْرًا خير
6 leesmeahum mutlak işittirirdi onlara لَأَسْمَعَهُمْ سمع
7 velev velev/şayet وَلَوْ -
8 esmeahum işittirseydi onlara أَسْمَعَهُمْ سمع
9 letevellev mutlak dönerlerdi لَتَوَلَّوْا ولي
10 vehum ve onlar وَهُمْ -
11 mua'ridune zıtlaşanlardır مُعْرِضُونَ عرض

Notlar

Not 1: *Bir hayır bilindik olsaydı.**Bu kimseler doğru yola asla kılavuzlanmazlar. Yüce Allah onların her şartta sapacağını tüm olasılıkları hesaplayarak bilmiştir.

Ayet 24

1184|8|24|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱسْتَجِيبُوا۟ لِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْيِيكُمْ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ يَحُولُ بَيْنَ ٱلْمَرْءِ وَقَلْبِهِۦ وَأَنَّهُۥٓ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ
1184|8|24|يايها الذين امنوا استجيبوا لله وللرسول اذا دعاكم لما يحييكم واعلموا ان الله يحول بين المر وقلبه وانه اليه تحشرون
24. Yâ eyyuhellezîne âmenûstecîbû lillâhi ve lir resûli izâ deâkum limâ yuhyîkûm, va’lemû ennallâhe yehûlu beynel mer’i ve kalbihî ve ennehû ileyhi tuhşerûn(tuhşerûne).
Ey iman47 etmiş kimseler! Cevap verin Allah’a ve resûlüne418 davet edildiğiniz zaman hayat verene* sizlere; ve bilin ki Allah değiştirip geçer kişi703 ve onun kalbi703 arasına; ve ki O'dur**; O’na*** karşı haşredilirsiniz.
Ahmed Samira: 24 You, you those who believed, answer/reply to God and to the messenger, if He called you to what revives/makes you alive, and know that God comes between/intervenes between the human/man and his heart/mind and that He, to Him you are being gathered.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 stecibu cevap verin اسْتَجِيبُوا جوب
5 lillahi Allah’a لِلَّهِ -
6 velirrasuli ve resûlüne وَلِلرَّسُولِ رسل
7 iza إِذَا -
8 deaakum davet edildiğiniz zaman دَعَاكُمْ دعو
9 lima لِمَا -
10 yuhyikum hayat verene sizlere يُحْيِيكُمْ حيي
11 vea'lemu ve bilin وَاعْلَمُوا علم
12 enne ki أَنَّ -
13 llahe Allah اللَّهَ -
14 yehulu değiştirip geçer يَحُولُ حول
15 beyne arasına بَيْنَ بين
16 l-mer'i kişiyle/şahısla الْمَرْءِ مرا
17 ve kalbihi ve onun kalbi وَقَلْبِهِ قلب
18 ve ennehu ve ki O'dur وَأَنَّهُ -
19 ileyhi O’na karşı إِلَيْهِ -
20 tuhşerune haşredilirsiniz تُحْشَرُونَ حشر

Notlar

Not 1: *Allah'a.**Allah'tır.***Allah'a.

Ayet 25

1185|8|25|وَٱتَّقُوا۟ فِتْنَةً لَّا تُصِيبَنَّ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مِنكُمْ خَآصَّةً وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ
1185|8|25|واتقوا فتنه لا تصيبن الذين ظلموا منكم خاصه واعلموا ان الله شديد العقاب
25. Vettekû fitneten lâ tusîbennellezîne zalemû minkum hâssah(hâssaten), va’lemû ennallâhe şedîdul ikâb(ikâbi).
Ve takvalı21 olun bir fitneye610 (ki) isabet etmez sizlerden zulmetmiş257 kimselere bir has* (olarak); ve bilin ki Allah Şedîd'tir536 akabinde.
Ahmed Samira: 25 And fear (and avoid a) test/torture (that) strikes/hits (E) especially/specifically those who caused injustice/oppression from you, and know that God (is) strong (severe in) the punishment.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vetteku ve takvalı olun وَاتَّقُوا وقي
2 fitneten bir fitneye فِتْنَةً فتن
3 la لَا -
4 tusibenne isabet etmez تُصِيبَنَّ صوب
5 ellezine kimselere الَّذِينَ -
6 zelemu zulmetmiş ظَلَمُوا ظلم
7 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
8 hassaten bir has (olarak) خَاصَّةً خصص
9 vea'lemu ve bilin وَاعْلَمُوا علم
10 enne ki أَنَّ -
11 llahe Allah'ın اللَّهَ -
12 şedidu şiddetlidir شَدِيدُ شدد
13 l-ikabi akabinde الْعِقَابِ عقب

Notlar

Not 1: *Sadece onlara has değil sizlere de isabet eder. Anlarız ki zulmetmiş kimselere isabet ettirilen fitne müminleri de etkileyebilir. Müminler bu konuda takvalı olmalıdır. Sadece Kur'an'ın mesajına tabi olarak fitneyi güzel bir belaya çevirmeli ve kendisi için hayra dönüştürmelidir.

Ayet 26

1186|8|26|وَٱذْكُرُوٓا۟ إِذْ أَنتُمْ قَلِيلٌ مُّسْتَضْعَفُونَ فِى ٱلْأَرْضِ تَخَافُونَ أَن يَتَخَطَّفَكُمُ ٱلنَّاسُ فَـَٔاوَىٰكُمْ وَأَيَّدَكُم بِنَصْرِهِۦ وَرَزَقَكُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَٰتِ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
1186|8|26|واذكروا اذ انتم قليل مستضعفون في الارض تخافون ان يتخطفكم الناس فاويكم وايدكم بنصره ورزقكم من الطيبت لعلكم تشكرون
26. Vezkurû iz entum kalîlun mustad’afûne fîl ardı tehâfûne en yetehattafekumun nâsu fe âvâkum ve eyyedekum bi nasrihî ve rezekakum minet tayyibâtî leallekum teşkurûn(teşkurûne).
Ve zikredin78 zamanı (ki) sizler birazdınız; zaaflı bırakılanlardınız yerde; korkuyordunuz ki kapar sizleri insanlar (diye); öyle ki sığındırdı (Allah) sizleri; ve destekledi (Allah) sizleri kendi yardımıyla; ve rızıklandırdı sizleri (Allah) iyilerden; belki sizler şükredersiniz43.
Ahmed Samira: 26 And remember when you were little/few weakened in the earth/Planet Earth, you fear that the people snatch (kidnap) you, so He sheltered you and He supported you with His victory/aid, and He provided for you, from the goodnesses , maybe/perhaps you thank/be grateful.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vezkuru ve zikredin وَاذْكُرُوا ذكر
2 iz zamanı إِذْ -
3 entum sizler أَنْتُمْ -
4 kalilun birazdınız قَلِيلٌ قلل
5 musted'afune zaaflı bırakılanlardınız مُسْتَضْعَفُونَ ضعف
6 fi فِي -
7 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
8 tehafune korkuyordunuz تَخَافُونَ خوف
9 en ki أَنْ -
10 yetehattafekumu kapar sizleri يَتَخَطَّفَكُمُ خطف
11 n-nasu insanlar النَّاسُ نوس
12 fe avakum öyle ki sığındırdı sizleri فَاوَاكُمْ اوي
13 ve eyyedekum ve destekledi sizleri وَأَيَّدَكُمْ ايد
14 binesrihi kendi yardımıyla بِنَصْرِهِ نصر
15 ve razekakum ve rızıklandırdı sizleri وَرَزَقَكُمْ رزق
16 mine مِنَ -
17 t-tayyibati iyilerden الطَّيِّبَاتِ طيب
18 leallekum belki sizler لَعَلَّكُمْ -
19 teşkurune şükredersiniz تَشْكُرُونَ شكر

Ayet 27

1187|8|27|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَخُونُوا۟ ٱللَّهَ وَٱلرَّسُولَ وَتَخُونُوٓا۟ أَمَٰنَٰتِكُمْ وَأَنتُمْ تَعْلَمُونَ
1187|8|27|يايها الذين امنوا لا تخونوا الله والرسول وتخونوا امنتكم وانتم تعلمون
27. Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ tehûnûllâhe ver resûle ve tehûnû emânâtikum ve entum ta’lemûn(ta’lemûne).
Ey iman47 etmiş kimseler! İhanet704 etmeyin Allah'a ve resûlüne; ve ihanet etmeyin emanetlerinize617; ve sizler bilirsiniz (de bunu).
Ahmed Samira: 27 You, you those who believed do not betray/become unfaithful (to) God and the messenger, and you betray/become unfaithful (to) your deposits/securities and you know.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 la لَا -
5 tehunu ihanet etmeyin تَخُونُوا خون
6 llahe Allah'a اللَّهَ -
7 ve rrasule ve resûline وَالرَّسُولَ رسل
8 vetehunu ve ihanet etmeyin وَتَخُونُوا خون
9 emanatikum emanetlerinize أَمَانَاتِكُمْ امن
10 veentum ve sizler وَأَنْتُمْ -
11 tea'lemune biliyorsunuz تَعْلَمُونَ علم

Ayet 28

1188|8|28|وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّمَآ أَمْوَٰلُكُمْ وَأَوْلَٰدُكُمْ فِتْنَةٌ وَأَنَّ ٱللَّهَ عِندَهُۥٓ أَجْرٌ عَظِيمٌ
1188|8|28|واعلموا انما امولكم واولدكم فتنه وان الله عنده اجر عظيم
28. Va’lemû ennemâ emvâlukum ve evlâdukum fitnetun ve ennallâhe indehû ecrun azîm(azîmun).
Ve bilin ki mallarınız ve evlatlarınız ancak bir fitnedir610; ve ki Allah'ın; indindedir/katındadır O'nun büyük bir ecir820.
Ahmed Samira: 28 And know that your properties/possessions/wealths and your children (are a) test , and that God at Him (is) a great reward/wage .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vea'lemu ve bilin ki وَاعْلَمُوا علم
2 ennema ancak أَنَّمَا -
3 emvalukum mallarınız أَمْوَالُكُمْ مول
4 ve evladukum ve evlatlarınız وَأَوْلَادُكُمْ ولد
5 fitnetun bir fitnedir فِتْنَةٌ فتن
6 ve enne ve ki وَأَنَّ -
7 llahe Allah اللَّهَ -
8 indehu O'nun indindedir/katındadır عِنْدَهُ عند
9 ecrun bir ecir أَجْرٌ اجر
10 azimun büyük عَظِيمٌ عظم

Ayet 29

1189|8|29|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِن تَتَّقُوا۟ ٱللَّهَ يَجْعَل لَّكُمْ فُرْقَانًا وَيُكَفِّرْ عَنكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ وَٱللَّهُ ذُو ٱلْفَضْلِ ٱلْعَظِيمِ
1189|8|29|يايها الذين امنوا ان تتقوا الله يجعل لكم فرقانا ويكفر عنكم سياتكم ويغفر لكم والله ذو الفضل العظيم
29. Yâ eyyuhellezîne âmenû in tettekullâhe yec’al lekum furkânen ve yukeffir ankum seyyiâtikum ve yagfir lekum, vallâhu zul fadlil azîm(azîmi).
Ey iman47 etmiş kimseler! Eğer takvalı21 olursanız Allah’a; yapar sizlere bir furkan259; ve kâfirlik498 eder sizden kötülüklerinizi; ve mağfiret319 eder sizlere; ve Allah Zul* Fadlil285 Azîm94'dir286.
Ahmed Samira: 29 You, you those who believed if you fear and obey God, He makes/creates for you a Separation of Right and Wrong , and He covers/substitutes from you your sins/crimes, and forgives for you, and God (is owner) of the grace/favour/blessing, the great.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 in eğer إِنْ -
5 tetteku takvalı olursanız تَتَّقُوا وقي
6 llahe Allah’a اللَّهَ -
7 yec'al yapar يَجْعَلْ جعل
8 lekum sizlere لَكُمْ -
9 furkanen bir furkan فُرْقَانًا فرق
10 ve yukeffir ve kâfirlik eder وَيُكَفِّرْ كفر
11 ankum sizden عَنْكُمْ -
12 seyyiatikum kötülüklerinizi سَيِّئَاتِكُمْ سوا
13 ve yegfir ve mağfiret eder وَيَغْفِرْ غفر
14 lekum sizlere لَكُمْ -
15 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
16 zu Zul ذُو -
17 l-fedli Fadlil الْفَضْلِ فضل
18 l-azimi Azîm الْعَظِيمِ عظم

Notlar

Not 1: *Sahibi.

Ayet 30

1190|8|30|وَإِذْ يَمْكُرُ بِكَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِيُثْبِتُوكَ أَوْ يَقْتُلُوكَ أَوْ يُخْرِجُوكَ وَيَمْكُرُونَ وَيَمْكُرُ ٱللَّهُ وَٱللَّهُ خَيْرُ ٱلْمَٰكِرِينَ
1190|8|30|واذ يمكر بك الذين كفروا ليثبتوك او يقتلوك او يخرجوك ويمكرون ويمكر الله والله خير المكرين
30. Ve iz yemkuru bikellezîne keferû li yusbitûke ev yaktulûke ev yuhricûk(yuhricûke) ve yemkurûne ve yemkurullâh(yemkurullâhu), vallâhu hayrul mâkirîn(mâkirîne).
Ve tertipliyorken705 sana kâfirlik25 etmiş kimseler (ki) sabitlemek* için seni ya da katletmek35 için seni ya da çıkarmak** için seni; ve tertipliyorlardı705; ve Allah (da) tertipliyordu705; ve Allah hayırlısıdır tertipleyenlerin705.
Ahmed Samira: 30 And when those who disbelieved deceive/scheme at you to affix/affirm you, or kill you, or bring you out, and they scheme/deceive , and God deceives/schemes and God (is) best (of) the deceivers/schemers .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve وَإِذْ -
2 yemkuru tertipliyorken يَمْكُرُ مكر
3 bike sana بِكَ -
4 ellezine kimseler الَّذِينَ -
5 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
6 liyusbituke sabitlemek için seni لِيُثْبِتُوكَ ثبت
7 ev ya da أَوْ -
8 yektuluke katletmek için seni يَقْتُلُوكَ قتل
9 ev ya da أَوْ -
10 yuhricuke çıkarmak için seni يُخْرِجُوكَ خرج
11 ve yemkurune ve tertipliyorlardı وَيَمْكُرُونَ مكر
12 ve yemkuru ve tertipliyordu وَيَمْكُرُ مكر
13 llahu Allah اللَّهُ -
14 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
15 hayru hayırlısıdır خَيْرُ خير
16 l-makirine terpitleyenlerin الْمَاكِرِينَ مكر

Notlar

Not 1: *Tutuklamak. Hareketsiz hale getirmek.**Sürgüne göndermek.

Ayet 31

1191|8|31|وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُنَا قَالُوا۟ قَدْ سَمِعْنَا لَوْ نَشَآءُ لَقُلْنَا مِثْلَ هَٰذَآ إِنْ هَٰذَآ إِلَّآ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ
1191|8|31|واذا تتلي عليهم ايتنا قالوا قد سمعنا لو نشا لقلنا مثل هذا ان هذا الا اسطير الاولين
31. Ve iza tutlâ aleyhim âyâtunâ kâlû kad semi’nâ lev neşâu le kulnâ misle hâzâ in hâzâ illâ esâtîrul evvelîn(evvelîne).
Ve okunduğu zaman üzerlerine ayetlerimiz389 dediler: "Muhakkak işittik; şayet istersek mutlak derdik bunun* mislini870; ki bu* ancak evvelkilerin satırlarıdır."
Ahmed Samira: 31 And when Our evidences/verses are read/recited on them, they said: "We had heard/listened, and if we116want/will we would have said similar/equal (to) that, that that (is) except the firsts’/beginners’ myths/baseless stories ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve وَإِذَا -
2 tutla okunduğu zaman تُتْلَىٰ تلو
3 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
4 ayatuna ayetlerimiz ايَاتُنَا ايي
5 kalu dediler قَالُوا قول
6 kad muhakkak قَدْ -
7 semia'na işittik سَمِعْنَا سمع
8 lev şayet لَوْ -
9 neşa'u istersek نَشَاءُ شيا
10 lekulna mutlak derdik لَقُلْنَا قول
11 misle mislini مِثْلَ مثل
12 haza bunun هَٰذَا -
13 in değildir إِنْ -
14 haza bu هَٰذَا -
15 illa dışında إِلَّا -
16 esatiru satırlarıdır أَسَاطِيرُ سطر
17 l-evveline evvelkilerin الْأَوَّلِينَ اول

Notlar

Not 1: *Kur'an.

Ayet 32

1192|8|32|وَإِذْ قَالُوا۟ ٱللَّهُمَّ إِن كَانَ هَٰذَا هُوَ ٱلْحَقَّ مِنْ عِندِكَ فَأَمْطِرْ عَلَيْنَا حِجَارَةً مِّنَ ٱلسَّمَآءِ أَوِ ٱئْتِنَا بِعَذَابٍ أَلِيمٍ
1192|8|32|واذ قالوا اللهم ان كان هذا هو الحق من عندك فامطر علينا حجاره من السما او ايتنا بعذاب اليم
32. Ve iz kâlûllâhumme in kâne hâzâ huvel hakka min indike fe emtir aleynâ hıcâreten mines semâi evi’tinâ bi azâbin elîm(elîmin).
Ve dedikleri zaman: “Ya Allah! Eğer olduysa bu; o* (ki) bir hak/gerçek senin indinden/katından; öyle ki yağdır/boşalt üzerimize bir taş gökten; ya da gel bize acıklı/elim bir azapla.
Ahmed Samira: 32 And when they said: "Oh God if that was it, the truth from at you, so rain on us stones from the sky/space or come/bring to us with a painful torture."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve وَإِذْ -
2 kalu dedikleri zaman قَالُوا قول
3 llahumme ya Allah! اللَّهُمَّ -
4 in eğer إِنْ -
5 kane olduysa كَانَ كون
6 haza bu هَٰذَا -
7 huve o (Kur'an) هُوَ -
8 l-hakka bir hak/gerçek الْحَقَّ حقق
9 min مِنْ -
10 indike senin katından/indinden عِنْدِكَ عند
11 feemtir öyle ki yağdır/boşalt فَأَمْطِرْ مطر
12 aleyna üzerimize عَلَيْنَا -
13 hicaraten bir taş حِجَارَةً حجر
14 mine مِنَ -
15 s-semai gökten السَّمَاءِ سمو
16 evi ya da أَوِ -
17 'tina gel bize ائْتِنَا اتي
18 biazabin bir azapla بِعَذَابٍ عذب
19 elimin acıklı/elim أَلِيمٍ الم

Notlar

Not 1: *Kur’ân.

Ayet 33

1193|8|33|وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيُعَذِّبَهُمْ وَأَنتَ فِيهِمْ وَمَا كَانَ ٱللَّهُ مُعَذِّبَهُمْ وَهُمْ يَسْتَغْفِرُونَ
1193|8|33|وما كان الله ليعذبهم وانت فيهم وما كان الله معذبهم وهم يستغفرون
33. Ve mâ kânallâhu li yuazzibehum ve ente fîhim, ve mâ kânallâhu muazzibehum ve hum yestagfirûn(yestagfirûne).
Ve olmuş değildir Allah azap etmeye onlara; ve (ki) sen onların içindesin; ve olmuş değildir Allah azap edici; ve onlar (ki) istiğfar ederler (-ken).
Ahmed Samira: 33 And God was not to torture them and (while) you are in (between) them, and God was not torturing them and (while) they are asking for forgiveness.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vema ve değildir وَمَا -
2 kane olmuş كَانَ كون
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 liyuazzibehum azap etmeye onlara لِيُعَذِّبَهُمْ عذب
5 veente ve sen وَأَنْتَ -
6 fihim onların içindesin فِيهِمْ -
7 ve ma ve değildir وَمَا -
8 kane olmuş كَانَ كون
9 llahu Allah اللَّهُ -
10 muazzibehum azap eden مُعَذِّبَهُمْ عذب
11 vehum ve onlar وَهُمْ -
12 yestegfirune istiğfar ederlerdir يَسْتَغْفِرُونَ غفر

Ayet 34

1194|8|34|وَمَا لَهُمْ أَلَّا يُعَذِّبَهُمُ ٱللَّهُ وَهُمْ يَصُدُّونَ عَنِ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ وَمَا كَانُوٓا۟ أَوْلِيَآءَهُۥٓ إِنْ أَوْلِيَآؤُهُۥٓ إِلَّا ٱلْمُتَّقُونَ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ
1194|8|34|وما لهم الا يعذبهم الله وهم يصدون عن المسجد الحرام وما كانوا اولياه ان اولياوه الا المتقون ولكن اكثرهم لا يعلمون
34. Ve mâ lehum ellâ yuazzibehumullâhu ve hum yasuddûne anil mescidil harâmi ve mâ kânû evliyâehu, in evliyâuhû illel muttekûne ve lâkinne ekserehum lâ ya’lemûn(ya’lemûne).
Ve onlara; neden azap426 etmesin ki onlara Allah; ve onlar geri çevirirler/döndürürler haram158 mescitten16; ve olmuş değillerdi evliyası212 onun* evliyası onun* muttakiler17 dışında; velakin/fakat çokları onların bilmezler.
Ahmed Samira: 34 And why (is it) for them that God not torture them and they are objecting/preventing/obstructing from the Mosque the Forbidden/Sacred , and they were not its patrons/supporters , that its patrons/supporters , (are not) except the fearing and obeying, and but most of them do not know .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vema ve neden وَمَا -
2 lehum onlara لَهُمْ -
3 ella أَلَّا -
4 yuazzibehumu azap etmesin onlara ki يُعَذِّبَهُمُ عذب
5 llahu Allah اللَّهُ -
6 vehum ve onlar وَهُمْ -
7 yesuddune geri çevirirler/döndürürler يَصُدُّونَ صدد
8 ani عَنِ -
9 l-mescidi mescitten الْمَسْجِدِ سجد
10 l-harami haram الْحَرَامِ حرم
11 vema ve değillerdi وَمَا -
12 kanu olmuş كَانُوا كون
13 evliya'ehu evliyası onun أَوْلِيَاءَهُ ولي
14 in إِنْ -
15 evliya'uhu evliyası onun أَوْلِيَاؤُهُ ولي
16 illa dışında إِلَّا -
17 l-muttekune muttakilerdir الْمُتَّقُونَ وقي
18 velakinne velakin/fakat وَلَٰكِنَّ -
19 ekserahum çokları onların أَكْثَرَهُمْ كثر
20 la لَا -
21 yea'lemune bilmezler يَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1: *Haram mescidin.

Ayet 35

1195|8|35|وَمَا كَانَ صَلَاتُهُمْ عِندَ ٱلْبَيْتِ إِلَّا مُكَآءً وَتَصْدِيَةً فَذُوقُوا۟ ٱلْعَذَابَ بِمَا كُنتُمْ تَكْفُرُونَ
1195|8|35|وما كان صلاتهم عند البيت الا مكا وتصديه فذوقوا العذاب بما كنتم تكفرون
35. Ve mâ kâne salâtuhum indel beyti illâ mukâen ve tasdiyeh(tasdiyeten), fe zûkûl azâbe bimâ kuntum tekfurûn(tekfurûne).
Ve olmuş değildir onların* beytin/evin32 yanındaki salâtı5 ancak ıslık çalma706 ve el çırpma706; öyleyse tadın azabı; kâfirlik25 eder olduğunuzla.
Ahmed Samira: 35 And their prayers at the House/Home was not except whistling by mouth and echoing/prolonging/clapping ,so taste/experience the torture with what you were disbelieving.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildir وَمَا -
2 kane olmuş كَانَ كون
3 salatuhum salatı onların صَلَاتُهُمْ صلو
4 inde yanındaki عِنْدَ عند
5 l-beyti beyt/ev الْبَيْتِ بيت
6 illa ancak إِلَّا -
7 muka'en ıslık çalma مُكَاءً مكو
8 ve tesdiyeten ve el çırpma وَتَصْدِيَةً صدي
9 fezuku öyleyse tadın فَذُوقُوا ذوق
10 l-azabe azabı الْعَذَابَ عذب
11 bima بِمَا -
12 kuntum olduğunuzla كُنْتُمْ كون
13 tekfurune kâfirlik ederler تَكْفُرُونَ كفر

Notlar

Not 1: *Ayetten anlarız ki müşrikler de vakitli zamanlarda haram evin yanında bir araya gelerek kendi salatlarını yani kendi dini öğretilerini takip ediyorlarmış.

Ayet 36

1196|8|36|إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ يُنفِقُونَ أَمْوَٰلَهُمْ لِيَصُدُّوا۟ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ فَسَيُنفِقُونَهَا ثُمَّ تَكُونُ عَلَيْهِمْ حَسْرَةً ثُمَّ يُغْلَبُونَ وَٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِلَىٰ جَهَنَّمَ يُحْشَرُونَ
1196|8|36|ان الذين كفروا ينفقون امولهم ليصدوا عن سبيل الله فسينفقونها ثم تكون عليهم حسره ثم يغلبون والذين كفروا الي جهنم يحشرون
36. İnnellezîne keferû yunfikûne emvâlehum li yesuddû an sebîlillâh(sebîlillâhi), fe seyunfikûnehâ summe tekûnu aleyhim hasreten summe yuglebûn(yuglebûne), vellezîne keferû ilâ cehenneme yuhşerûn(yuhşerûne).
Doğrusu kâfirlik25 etmiş kimseler infak6 ederler mallarını geri çevirmek/döndürmek için Allah yolundan336; öyle ki infak6 edecekler onu*; sonra olur* üzerlerine bir hüsran; sonra yenilgiye uğratılırlar; ve kâfirlik25 etmiş kimseler cehenneme doğru haşredilirler.
Ahmed Samira: 36 That those who disbelieved spend their properties/possessions/wealths to object/prevent/obstruct from Gods’ way/path/sake , so they will spend it, then (it will) be on them grief/weakness , then they (will) be defeated/conquered , and those who disbelieved, to Hell they (will) be gathered.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne Doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
4 yunfikune infak ederler يُنْفِقُونَ نفق
5 emvalehum mallarını أَمْوَالَهُمْ مول
6 liyesuddu geri çevirmek/döndürmek için لِيَصُدُّوا صدد
7 an عَنْ -
8 sebili yolundan سَبِيلِ سبل
9 llahi Allah اللَّهِ -
10 feseyunfikuneha öyle ki infak edecekler onu فَسَيُنْفِقُونَهَا نفق
11 summe sonra ثُمَّ -
12 tekunu olur تَكُونُ كون
13 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
14 hasraten bir hasret حَسْرَةً حسر
15 summe sonra ثُمَّ -
16 yuglebune yenilgiye uğratılırlar يُغْلَبُونَ غلب
17 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
18 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
19 ila doğru إِلَىٰ -
20 cehenneme cehenneme جَهَنَّمَ -
21 yuhşerune haşredilirler يُحْشَرُونَ حشر

Notlar

Not 1: *İnfak ettikleri.

Ayet 37

1197|8|37|لِيَمِيزَ ٱللَّهُ ٱلْخَبِيثَ مِنَ ٱلطَّيِّبِ وَيَجْعَلَ ٱلْخَبِيثَ بَعْضَهُۥ عَلَىٰ بَعْضٍ فَيَرْكُمَهُۥ جَمِيعًا فَيَجْعَلَهُۥ فِى جَهَنَّمَ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْخَٰسِرُونَ
1197|8|37|ليميز الله الخبيث من الطيب ويجعل الخبيث بعضه علي بعض فيركمه جميعا فيجعله في جهنم اوليك هم الخسرون
37. Li yemîzallâhul habîse minet tayyibi ve yec’alel habîse ba’dahu alâ ba’dın fe yerkumehu cemîan fe yec’alehu fî cehennem(cehenneme), ulâike humul hâsirûn(hâsirûne).
Ayırması içindir Allah’ın habisi/kötüyü iyiden; ve yapar habisi/kötüyü (ki) bir kısmını onun* bir kısım üzerine; öyle ki yığar onu* topluca; öyle ki yapar onu* cehennemde; işte bunlar; onlardır hüsrana uğrayanlar.
Ahmed Samira: 37 (It is to) God to distinguish/separate the bad/wicked from the good/pure and make/put the bad/wicked some over some so He piles/ accumulates it all together , so He puts it in Hell , those are, they are the losers/misguided and perished .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 liyemiyze ayırması içindir لِيَمِيزَ ميز
2 llahu Allah’ın اللَّهُ -
3 l-habise habisi/kötüyü الْخَبِيثَ خبث
4 mine مِنَ -
5 t-tayyibi iyiden الطَّيِّبِ طيب
6 ve yec'ale ve yapması (için) وَيَجْعَلَ جعل
7 l-habise habisi/kötüyü الْخَبِيثَ خبث
8 bea'dehu bir kısmı onun بَعْضَهُ بعض
9 ala üzerine عَلَىٰ -
10 bea'din bir kısım بَعْضٍ بعض
11 fe yerkumehu öyleki yığar onu فَيَرْكُمَهُ ركم
12 cemian topluca جَمِيعًا جمع
13 fe yec'alehu öyle ki yapar onu فَيَجْعَلَهُ جعل
14 fi فِي -
15 cehenneme cehennemde جَهَنَّمَ -
16 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
17 humu onlardır هُمُ -
18 l-hasirune hüsrana uğrayanlar الْخَاسِرُونَ خسر

Notlar

Not 1: *Habisin/kötünün.

Ayet 38

1198|8|38|قُل لِّلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِن يَنتَهُوا۟ يُغْفَرْ لَهُم مَّا قَدْ سَلَفَ وَإِن يَعُودُوا۟ فَقَدْ مَضَتْ سُنَّتُ ٱلْأَوَّلِينَ
1198|8|38|قل للذين كفروا ان ينتهوا يغفر لهم ما قد سلف وان يعودوا فقد مضت سنت الاولين
38. Kul lillezîne keferû in yentehû yugfer lehum mâ kad selef(selefe), ve in yeûdû fe kad madat sunnetul evvelîn(evvelîne).
Kâfirlik25 etmiş kimselere de ki: "Eğer menederlerse* mağfiret319 edilir onlara; muhakkak geçendir**; ve eğer geri dönerlerse; öyle ki. muhakkak devam etti*** evvelki sünnet707."
Ahmed Samira: 38 Say to those who disbelieved: "If they terminate/stop, (it) will be forgiven for them what had preceded/passed , and if they return, so the first’s/beginners’’ law/manner had passed/expired ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 lillezine kimselere لِلَّذِينَ -
3 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
4 in eğer إِنْ -
5 yentehu menederlerse يَنْتَهُوا نهي
6 yugfer mağfiret edilir يُغْفَرْ غفر
7 lehum onlara لَهُمْ -
8 ma مَا -
9 kad muhakkak قَدْ -
10 selefe geçendir سَلَفَ سلف
11 vein ve eğer وَإِنْ -
12 yeudu geri dönerlerse يَعُودُوا عود
13 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
14 medet devam etti مَضَتْ مضي
15 sunnetu sünnet سُنَّتُ سنن
16 l-evveline evvelki الْأَوَّلِينَ اول

Notlar

Not 1: *Engelleme, yasaklama.**Geçmişte kalmıştır.***Geçerlidir.

Ayet 39

1199|8|39|وَقَٰتِلُوهُمْ حَتَّىٰ لَا تَكُونَ فِتْنَةٌ وَيَكُونَ ٱلدِّينُ كُلُّهُۥ لِلَّهِ فَإِنِ ٱنتَهَوْا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ بِمَا يَعْمَلُونَ بَصِيرٌ
1199|8|39|وقتلوهم حتي لا تكون فتنه ويكون الدين كله لله فان انتهوا فان الله بما يعملون بصير
39. Ve kâtilûhum hattâ lâ tekûne fitnetun ve yekûned dînu kulluhu lillâhi, fe inintehev fe innallâhe bimâ ya’melûne basîr(basîrun).
Ve katledin35 onları* ta ki olmaz bir fitne332; ve olur din122 (ki) hepsi onun** Allah’a; öyle ki eğer menettilerse*** öyle ki doğrusu Allah onların yaptıklarına bir gözetleyendir.
Ahmed Samira: 39 And fight/kill them until (there) be no misguidance/betrayal , and the religion, all of it be to God, so if they ended/stopped , so that God (is) seeing/knowing with what they make/do .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve katiluhum ve katledin onları وَقَاتِلُوهُمْ قتل
2 hatta ta ki حَتَّىٰ -
3 la لَا -
4 tekune olmaz تَكُونَ كون
5 fitnetun bir fitne فِتْنَةٌ فتن
6 ve yekune ve olur وَيَكُونَ كون
7 d-dinu din الدِّينُ دين
8 kulluhu hepsi onun كُلُّهُ كلل
9 lillahi Allah’a لِلَّهِ -
10 feini öyle ki eğer فَإِنِ -
11 ntehev menettilerse انْتَهَوْا نهي
12 feinne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
13 llahe Allah اللَّهَ -
14 bima بِمَا -
15 yea'melune yaptıklarıyla يَعْمَلُونَ عمل
16 besirun bir gözetleyendir بَصِيرٌ بصر

Notlar

Not 1: *Din konusunda fitne çıkaran kâfirleri.**Dinin.***Fitneyi engelledilerse, yasakladılarsa.

Ayet 40

1200|8|40|وَإِن تَوَلَّوْا۟ فَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ مَوْلَىٰكُمْ نِعْمَ ٱلْمَوْلَىٰ وَنِعْمَ ٱلنَّصِيرُ
1200|8|40|وان تولوا فاعلموا ان الله موليكم نعم المولي ونعم النصير
40. Ve in tevellev fa’lemû ennallâhe mevlâkum, ni’mel mevlâ ve ni’men nasîr(nasîru).
Ve eğer dönerlerse öyle ki bilin ki muhakkak Allah mevlânızdır68; ne muhteşem Mevlâ'dır68; ve ne muhteşem Nasîr'dir.
Ahmed Samira: 40 And if they turned away, so know that God (is) your owner/master/ally , (He is) best blessed and praised, the king/master, and (He is) best blessed and praised, the victorior/savior.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve in ve eğer وَإِنْ -
2 tevellev dönerlerse تَوَلَّوْا ولي
3 fea'lemu öyle ki bilin فَاعْلَمُوا علم
4 enne ki muhakkak أَنَّ -
5 llahe Allah اللَّهَ -
6 mevlakum mevlânızdır مَوْلَاكُمْ ولي
7 nia'me ne muhteşem نِعْمَ نعم
8 l-mevla mevlâ الْمَوْلَىٰ ولي
9 ve nia'me ve ne muhteşem وَنِعْمَ نعم
10 n-nesiru yardım edendir النَّصِيرُ نصر

Ayet 41

1201|8|41|وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّمَا غَنِمْتُم مِّن شَىْءٍ فَأَنَّ لِلَّهِ خُمُسَهُۥ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِى ٱلْقُرْبَىٰ وَٱلْيَتَٰمَىٰ وَٱلْمَسَٰكِينِ وَٱبْنِ ٱلسَّبِيلِ إِن كُنتُمْ ءَامَنتُم بِٱللَّهِ وَمَآ أَنزَلْنَا عَلَىٰ عَبْدِنَا يَوْمَ ٱلْفُرْقَانِ يَوْمَ ٱلْتَقَى ٱلْجَمْعَانِ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ
1201|8|41|واعلموا انما غنمتم من شي فان لله خمسه وللرسول ولذي القربي واليتمي والمسكين وابن السبيل ان كنتم امنتم بالله وما انزلنا علي عبدنا يوم الفرقان يوم التقي الجمعان والله علي كل شي قدير
41. Va’lemû ennemâ ganimtum min şey’in fe enne lillâhi humusehu ve lir resûli ve li zîl kurbâ vel yetâmâ vel mesâkîni vebnis sebîli in kuntum âmentum billâhi ve mâ enzelnâ alâ abdinâ yevmel furkâni yevmettekal cem’ân(cem’âni), vallâhu alâ kulli şey’in kadîr(kadîrun).
Ve bilin ki ganimet aldığınızın bir şeyden; öyle ki Allah'adır beşte biri; ve resûlünedir418; ve yakınadır130; ve yetimleredir131; ve miskinleredir113; ve yolun oğlunadır354; eğer olduysanız iman47 etmiş Allah'a ve kulumuz* üzerine indirdiğimize** furkan259 günü*** (ki) karşılaştığı gündür**** iki topluluğun; ve Allah her bir şey üzerine Kadîr’dir177.
Ahmed Samira: 41 And know that what you won/obtained by spoils of war from a thing, that to God its fifth and to the messenger and (those) of (E) the relations/near, and the orphans , and the poorest of poor/poor oppressed, and the traveler/stranded traveler, if you had believed by God and what We descended on Our worshipper/slave, (on) the Separation of Right and Wrong Day/Proof Day (the) day the two groups/gatherings met , and God (is) on every thing capable/able .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vea'lemu ve bilin وَاعْلَمُوا علم
2 ennema ki أَنَّمَا -
3 ganimtum ganimet aldığınızın غَنِمْتُمْ غنم
4 min مِنْ -
5 şey'in bir şeyden شَيْءٍ شيا
6 feenne öyle ki فَأَنَّ -
7 lillahi Allah’adır لِلَّهِ -
8 humusehu beşte biri onun خُمُسَهُ خمس
9 velirrasuli ve resûlünedir وَلِلرَّسُولِ رسل
10 velizi ve وَلِذِي -
11 l-kurba yakına الْقُرْبَىٰ قرب
12 velyetama ve yetimlere وَالْيَتَامَىٰ يتم
13 velmesakini ve miskinlere وَالْمَسَاكِينِ سكن
14 vebni ve oğluna وَابْنِ بني
15 s-sebili yolun السَّبِيلِ سبل
16 in eğer إِنْ -
17 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
18 amentum iman etmiş امَنْتُمْ امن
19 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
20 ve ma ve وَمَا -
21 enzelna indirdiğimize أَنْزَلْنَا نزل
22 ala üzerine عَلَىٰ -
23 abdina kulumuza عَبْدِنَا عبد
24 yevme günü يَوْمَ يوم
25 l-furkani furkan الْفُرْقَانِ فرق
26 yevme gün يَوْمَ يوم
27 t-teka karşılaştığı الْتَقَى لقي
28 l-cem'aani iki topluluğun الْجَمْعَانِ جمع
29 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
30 ala üzerine عَلَىٰ -
31 kulli her كُلِّ كلل
32 şey'in bir şey شَيْءٍ شيا
33 kadirun Kadîr’dir. قَدِيرٌ قدر

Notlar

Not 1: *Resûl Muhammed.**Kur'an'a.***Hakkın batıldan ayrıldığı gün. İyinin kötüden ayrıldığı gün. ****İki ordunun savaştığı gün."

Ayet 42

1202|8|42|إِذْ أَنتُم بِٱلْعُدْوَةِ ٱلدُّنْيَا وَهُم بِٱلْعُدْوَةِ ٱلْقُصْوَىٰ وَٱلرَّكْبُ أَسْفَلَ مِنكُمْ وَلَوْ تَوَاعَدتُّمْ لَٱخْتَلَفْتُمْ فِى ٱلْمِيعَٰدِ وَلَٰكِن لِّيَقْضِىَ ٱللَّهُ أَمْرًا كَانَ مَفْعُولًا لِّيَهْلِكَ مَنْ هَلَكَ عَنۢ بَيِّنَةٍ وَيَحْيَىٰ مَنْ حَىَّ عَنۢ بَيِّنَةٍ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَسَمِيعٌ عَلِيمٌ
1202|8|42|اذ انتم بالعدوه الدنيا وهم بالعدوه القصوي والركب اسفل منكم ولو تواعدتم لاختلفتم في الميعد ولكن ليقضي الله امرا كان مفعولا ليهلك من هلك عن بينه ويحيي من حي عن بينه وان الله لسميع عليم
42. İz entum bil udvetid dunyâ ve hum bil udvetil kusvâ verrekbu esfele minkum, ve lev tevâadtum lahteleftum fîl mîâdi ve lâkin li yakdiyallâhu emren kâne mef’ûlen li yehlike men heleke an beyyinetin ve yahyâ men hayye an beyyineh(beyyinetin), ve innallâhe le semî’un alîm(alîmun).
Sizler vadinin yakınındayken ve onlar* vadinin uzağındaydı; ve kervan** daha alçaktaydı sizlerden; şayet vaat etmiş*** olsanız mutlak ayrışırdınız miatta/vadede****; velakin/fakat tamamlaması içindi Allah'ın bir emri (ki) oldu faaliyete geçirilen*****; helak olması için helak olmuş kimsenin ki bir beyan (-la); ve hayatta kalması için hayatta kalmış kimsenin ki bir beyan (-la); ve doğrusu Allah mutlak Semî’dir41; Alîm’dir41.
Ahmed Samira: 42 When you were by the elevated place/edge of the valley the near, and they are by the edge of the valley the farthest, and the riders/caravan/convoy (is) lower from (than) you, and if you made appointments with each other you would have differed/disagreed in the appointment and but (for) God to execute/order an order/command, (it) was made/done, to perish/destroy who perished/died on/of an evidence, and lives who lived on/of an evidence, and that God (is) hearing/listening (E), knowledgeable.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 iz zaman (ki) إِذْ -
2 entum sizler أَنْتُمْ -
3 bil-udveti vadinin بِالْعُدْوَةِ عدو
4 d-dunya yakınındaydınız الدُّنْيَا دنو
5 ve hum ve onlar وَهُمْ -
6 bil-udveti vadinin بِالْعُدْوَةِ عدو
7 l-kusva uzağındaydı الْقُصْوَىٰ قصو
8 ve rrakbu ve kervan/binekler وَالرَّكْبُ ركب
9 esfele daha alçaktaydı أَسْفَلَ سفل
10 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
11 velev şayet وَلَوْ -
12 tevaadtum vaat etmiş olsanız تَوَاعَدْتُمْ وعد
13 lahteleftum mutlak ayrışırdınız لَاخْتَلَفْتُمْ خلف
14 fi فِي -
15 l-miaadi miatta/vadede الْمِيعَادِ وعد
16 velakin velakin/fakat وَلَٰكِنْ -
17 liyekdiye tamamlaması içindir لِيَقْضِيَ قضي
18 llahu Allah'ın اللَّهُ -
19 emran bir emri أَمْرًا امر
20 kane oldu كَانَ كون
21 mef'ulen faaliyete geçirilen مَفْعُولًا فعل
22 liyehlike helak olması için لِيَهْلِكَ هلك
23 men kimse مَنْ -
24 heleke helak olmuş olan هَلَكَ هلك
25 an ki عَنْ -
26 beyyinetin bir beyan (-la) بَيِّنَةٍ بين
27 ve yehya ve hayatta kalması için وَيَحْيَىٰ حيي
28 men kimse مَنْ -
29 hayye hayatta kalmış حَيَّ حيي
30 an ki عَنْ -
31 beyyinetin bir beyan (-la) بَيِّنَةٍ بين
32 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
33 llahe Allah اللَّهَ -
34 lesemiun mutlak Semî’dir لَسَمِيعٌ سمع
35 alimun Alîm’dir عَلِيمٌ علم

Notlar

Not 1: *Müşrikler, kâfirler.**Binekler.***Onlarla kasten buluşmayı.****Buluşma vaadinde ayrışırdınız. Buluşma olasılığınınız çok düşüktü. *****Yüce Allah'ın emrinin tamamlanması için bu düşük olasılık gerçekleşti.

Ayet 43

1203|8|43|إِذْ يُرِيكَهُمُ ٱللَّهُ فِى مَنَامِكَ قَلِيلًا وَلَوْ أَرَىٰكَهُمْ كَثِيرًا لَّفَشِلْتُمْ وَلَتَنَٰزَعْتُمْ فِى ٱلْأَمْرِ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ سَلَّمَ إِنَّهُۥ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ
1203|8|43|اذ يريكهم الله في منامك قليلا ولو اريكهم كثيرا لفشلتم ولتنزعتم في الامر ولكن الله سلم انه عليم بذات الصدور
43. İz yurîkehumullâhu fî menâmike kalîlen, ve lev erâkehum kesîren le feşiltum ve le tenâza’tum fîl emri ve lâkinnallâhe sellem(selleme), innehu alîmun bi zâtis sudûr(sudûri).
Zaman (ki) gösteriyordu sana Allah uykunda (onları) biraz; şayet gösterseydi sizlere (onları) birçok; mutlak cesaretinizi kaybederdiniz; ve mutlak çekişirdiniz emirde; velakin/fakat Allah selâmet verdi; doğrusu O bir Alîm’dir8 göğüslerin özüne.
Ahmed Samira: 43 When God shows them to you in your sleep/dream (as) a few/little , and if He showed them to you (as) many/much you would have weakened and become cowardly/failing and you would have disputed/argued in the matter/affair, and but God delivered/secured (saved), that He (is) knowledgeable with of the chests117(innermosts).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 iz zaman (ki) إِذْ -
2 yurikehumu gösteriyordu sana يُرِيكَهُمُ راي
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 fi فِي -
5 menamike uykunda مَنَامِكَ نوم
6 kalilen biraz قَلِيلًا قلل
7 velev şayet وَلَوْ -
8 erakehum gösterseydi sizlere أَرَاكَهُمْ راي
9 kesiran bir çok كَثِيرًا كثر
10 lefeşiltum mutlak cesaretinizi kaybederdiniz لَفَشِلْتُمْ فشل
11 veletenazea'tum ve mutlak çekişirdiniz وَلَتَنَازَعْتُمْ نزع
12 fi فِي -
13 l-emri emirde الْأَمْرِ امر
14 velakinne velakin/fakat وَلَٰكِنَّ -
15 llahe Allah اللَّهَ -
16 selleme selamet verdi سَلَّمَ سلم
17 innehu doğrusu O إِنَّهُ -
18 alimun bir Alîm’dir عَلِيمٌ علم
19 bizati özüne بِذَاتِ -
20 s-suduri göğüslerin الصُّدُورِ صدر

Ayet 44

1204|8|44|وَإِذْ يُرِيكُمُوهُمْ إِذِ ٱلْتَقَيْتُمْ فِىٓ أَعْيُنِكُمْ قَلِيلًا وَيُقَلِّلُكُمْ فِىٓ أَعْيُنِهِمْ لِيَقْضِىَ ٱللَّهُ أَمْرًا كَانَ مَفْعُولًا وَإِلَى ٱللَّهِ تُرْجَعُ ٱلْأُمُورُ
1204|8|44|واذ يريكموهم اذ التقيتم في اعينكم قليلا ويقللكم في اعينهم ليقضي الله امرا كان مفعولا والي الله ترجع الامور
44. Ve iz yurîkumûhum iziltekaytum fî a’yunikum kalîlen ve yukallilukum fî a’yunihim li yakdıyallâhu emren kâne mef’ûlâ(mef’ûlen), ve ilallâhi turceul umûr(umûru).
Ve zaman (ki) karşılaştığınızda (onlarla) gösteriyordu (Allah) onları sizlere gözlerinizde biraz (olarak); ve azaltıyordu (Allah) sizleri onların gözlerinde; tamamlaması içindi Allah'ın bir emri200 (ki) oldu bir faaliyete geçirilen; ve Allah'a karşı döndürülür emirler200.
Ahmed Samira: 44 When He shows them to you when you met/found (them) in your eyes/sights (as) few/little, and He lessens/reduces you (P) in their eyes/sights, (it is for) God to execute/order an order/command (that) was made/done, and to God the matters/affairs are returned.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve zaman وَإِذْ -
2 yurikumuhum gösteriyordu (Allah) onları sizlere يُرِيكُمُوهُمْ راي
3 izi zaman إِذِ -
4 t-tekaytum karşılaştığınız الْتَقَيْتُمْ لقي
5 fi فِي -
6 ea'yunikum gözlerinizde أَعْيُنِكُمْ عين
7 kalilen bir az قَلِيلًا قلل
8 ve yukallilukum ve azaltıyordu (Allah) sizleri وَيُقَلِّلُكُمْ قلل
9 fi فِي -
10 ea'yunihim onların gözlerinde أَعْيُنِهِمْ عين
11 liyekdiye tamamlaması için لِيَقْضِيَ قضي
12 llahu Allah'ın اللَّهُ -
13 emran bir emri أَمْرًا امر
14 kane oldu كَانَ كون
15 mef'ulen bir faaliyete geçen مَفْعُولًا فعل
16 ve ila ve karşı وَإِلَى -
17 llahi Allah'a اللَّهِ -
18 turceu döndürülür تُرْجَعُ رجع
19 l-umuru emirler الْأُمُورُ امر

Ayet 45

1205|8|45|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا لَقِيتُمْ فِئَةً فَٱثْبُتُوا۟ وَٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ كَثِيرًا لَّعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ
1205|8|45|يايها الذين امنوا اذا لقيتم فيه فاثبتوا واذكروا الله كثيرا لعلكم تفلحون
45. Yâ eyyuhellezîne âmenû izâ lekîtum fieten fesbutû vezkurullâhe kesîren leallekum tuflihûn(tuflihûne).
Ey iman47 etmiş kimseler! Karşılaştığınız zaman bir gruba*; öyle ki sabit durun/sebat edin; ve zikredin347 Allah'ı çokça; belki sizler felaha326 kavuşursunuz.
Ahmed Samira: 45 You, you those who believed, if you met/found a group so be courageous/steadfast and remember/mention/glorify God much, maybe/perhaps you succeed/win.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 iza zaman إِذَا -
5 lekitum karşılaştığınız لَقِيتُمْ لقي
6 fieten bir grupla فِئَةً فاي
7 fesbutu öyle ki sabit durun/sebat edin فَاثْبُتُوا ثبت
8 vezkuru ve zikredin وَاذْكُرُوا ذكر
9 llahe Allah'ı اللَّهَ -
10 kesiran çokça كَثِيرًا كثر
11 leallekum belki sizler لَعَلَّكُمْ -
12 tuflihune felaha kavuşursunuz تُفْلِحُونَ فلح

Notlar

Not 1: *Her türlü grup, topluluk.

Ayet 46

1206|8|46|وَأَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَلَا تَنَٰزَعُوا۟ فَتَفْشَلُوا۟ وَتَذْهَبَ رِيحُكُمْ وَٱصْبِرُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلصَّٰبِرِينَ
1206|8|46|واطيعوا الله ورسوله ولا تنزعوا فتفشلوا وتذهب ريحكم واصبروا ان الله مع الصبرين
46. Ve etîullâhe ve resûlehu ve lâ tenâzeû fe tefşelû ve tezhebe rîhukum vasbirû, innallâhe meas sâbirîn(sâbirîne).
Ve itaat edin Allah'a ve resûlüne76; ve çekişmeyin; öyle ki cesaretinizi kaybedersiniz ve gider canlılığınız*; ve sabredin51; doğrusu Allah beraberdir sabredenlerle51.
Ahmed Samira: 46 And obey God and His messenger, and do not dispute/quarrel so you fail/become weakened and your wind/breeze (energy & strength) goes/goes away , and be patient, that God (is) with the patient.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve etiu ve itaat edin وَأَطِيعُوا طوع
2 llahe Allah'a اللَّهَ -
3 ve rasulehu ve resûlüne وَرَسُولَهُ رسل
4 ve la ve وَلَا -
5 tenazeu çekişmeyin تَنَازَعُوا نزع
6 fetefşelu öyle ki cesaretinizi kaybedersiniz فَتَفْشَلُوا فشل
7 ve tezhebe ve gider وَتَذْهَبَ ذهب
8 rihukum canlılığınız رِيحُكُمْ روح
9 vesbiru ve sabredin وَاصْبِرُوا صبر
10 inne doğrusu إِنَّ -
11 llahe Allah اللَّهَ -
12 mea beraberdir مَعَ -
13 s-sabirine sabredenlerle الصَّابِرِينَ صبر

Notlar

Not 1: *Enerjiniz.

Ayet 47

1207|8|47|وَلَا تَكُونُوا۟ كَٱلَّذِينَ خَرَجُوا۟ مِن دِيَٰرِهِم بَطَرًا وَرِئَآءَ ٱلنَّاسِ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱللَّهُ بِمَا يَعْمَلُونَ مُحِيطٌ
1207|8|47|ولا تكونوا كالذين خرجوا من ديرهم بطرا وريا الناس ويصدون عن سبيل الله والله بما يعملون محيط
47. Ve lâ tekûnû kellezîne harecû min diyârihim bataran ve riâen nâsi ve yasuddûne an sebîlillâh(sebîlillâhi), vallâhu bimâ ya’melûne muhît(muhîtun).
Ve olmayın kimseler gibi (ki) çıkarlar diyarlarından pervasızca* ve insanlara gösteriş (-le); ve menedenler** Allah'ın yolundan336; ve Allah (onların) yaptıklarıyla kuşatandır.
Ahmed Samira: 47 And do not be as/like those who got out/emerged from their homes/houses ungratefully/arrogantly and showing off/pretending to the people , and they object/obstruct from God’s way/path , and God (is) with what they make/do surrounding/comprehending .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve la ve وَلَا -
2 tekunu olmayın تَكُونُوا كون
3 kallezine kimseler gibi كَالَّذِينَ -
4 haracu çıkarlar خَرَجُوا خرج
5 min مِنْ -
6 diyarihim diyarlarından دِيَارِهِمْ دور
7 betaran pervasızca بَطَرًا بطر
8 ve ria'e ve gösteriş (-le) وَرِئَاءَ راي
9 n-nasi insanlara النَّاسِ نوس
10 ve yesuddune ve menedenler وَيَصُدُّونَ صدد
11 an عَنْ -
12 sebili yolundan سَبِيلِ سبل
13 llahi Allah اللَّهِ -
14 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
15 bima بِمَا -
16 yea'melune (onların) yaptıklarıyla يَعْمَلُونَ عمل
17 muhitun kuşatandır مُحِيطٌ حوط

Notlar

Not 1: *Çekinmez, sakınmaz, korkusuz (kimse); biperva.**Engellerler, yasaklarlar.

Ayet 48

1208|8|48|وَإِذْ زَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ أَعْمَٰلَهُمْ وَقَالَ لَا غَالِبَ لَكُمُ ٱلْيَوْمَ مِنَ ٱلنَّاسِ وَإِنِّى جَارٌ لَّكُمْ فَلَمَّا تَرَآءَتِ ٱلْفِئَتَانِ نَكَصَ عَلَىٰ عَقِبَيْهِ وَقَالَ إِنِّى بَرِىٓءٌ مِّنكُمْ إِنِّىٓ أَرَىٰ مَا لَا تَرَوْنَ إِنِّىٓ أَخَافُ ٱللَّهَ وَٱللَّهُ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ
1208|8|48|واذ زين لهم الشيطن اعملهم وقال لا غالب لكم اليوم من الناس واني جار لكم فلما ترات الفيتان نكص علي عقبيه وقال اني بري منكم اني اري ما لا ترون اني اخاف الله والله شديد العقاب
48. Ve iz zeyyene lehumuş şeytânu a’mâlehum ve kâle lâ gâlibe lekumul yevme minen nâsi ve innî cârun lekum, fe lemmâ terâetil fietâni nekesa alâ akıbeyhi ve kâle innî berîun minkum innî erâ mâ lâ terevne innî ehâfullâh(ehâfullâhe), vallâhu şedîdul ıkâb(ıkâbi).
Ve süsledi onlara şeytân29 yaptıklarını onların; ve dedi (şeytân) olmaz galip sizlere bugün insanlardan; ve doğrusu ben bir bitişik sığınağım sizlere; öyle ki ne zaman gördü (birbirini) iki grup* çekildi (geriye) (şeytân) iki ökçesi üzerine; ve dedi (şeytân) "Doğrusu ben uzağım sizlerden; doğrusu ben görürüm görmediğinizi; doğrusu ben korkarım Allah'tan ve Allah şiddetlidir akabinde."
Ahmed Samira: 48 And when the devil decorated/beautified for them their works/deeds , and he said: "No defeater/conqueror from the people for you today and that I am a savior/rescuer for you." So when the two groups saw each other, he returned/withdrew on his two heels, and he said: "That I am innocent/renouncing/separating from you, that I, I see/understand what you do not see/understand, that I, I fear God, and God (is) strong (severe) in the punishment."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve وَإِذْ -
2 zeyyene süsledi زَيَّنَ زين
3 lehumu onlara لَهُمُ -
4 ş-şeytanu şeytân الشَّيْطَانُ شطن
5 ea'malehum amellerini onların أَعْمَالَهُمْ عمل
6 ve kale ve dedi (şeytân) وَقَالَ قول
7 la olmaz لَا -
8 galibe galip غَالِبَ غلب
9 lekumu sizlere لَكُمُ -
10 l-yevme bugün الْيَوْمَ يوم
11 mine مِنَ -
12 n-nasi insanlardan النَّاسِ نوس
13 ve inni ve doğrusu ben وَإِنِّي -
14 carun bir sığınağım bitişik جَارٌ جور
15 lekum sizlere لَكُمْ -
16 felemma öyle ki ne zaman فَلَمَّا -
17 tera'eti gördü (birbirini) تَرَاءَتِ راي
18 l-fietani iki grup الْفِئَتَانِ فاي
19 nekesa çekildi (geriye) (şeytân) نَكَصَ نكص
20 ala üzerine عَلَىٰ -
21 akibeyhi iki ökçesi عَقِبَيْهِ عقب
22 ve kale ve dedi (şeytân) وَقَالَ قول
23 inni doğrusu ben إِنِّي -
24 beri'un uzağım بَرِيءٌ برا
25 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
26 inni doğrusu ben إِنِّي -
27 era görürüm أَرَىٰ راي
28 ma مَا -
29 la لَا -
30 teravne görmediğinizi تَرَوْنَ راي
31 inni doğrusu ben إِنِّي -
32 ehafu korkarım أَخَافُ خوف
33 llahe Allah'tan اللَّهَ -
34 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
35 şedidu şiddetlidir شَدِيدُ شدد
36 l-ikabi akabinde الْعِقَابِ عقب

Notlar

Not 1: *İki savaş topluluğu.

Ayet 49

1209|8|49|إِذْ يَقُولُ ٱلْمُنَٰفِقُونَ وَٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ غَرَّ هَٰٓؤُلَآءِ دِينُهُمْ وَمَن يَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ فَإِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ
1209|8|49|اذ يقول المنفقون والذين في قلوبهم مرض غر هولا دينهم ومن يتوكل علي الله فان الله عزيز حكيم
49. İz yekûlul munâfikûne vellezîne fî kulûbihim maradun garrehâulâi dînuhum, ve men yetevekkel alallâhi fe innallâhe azîzun hakîm(hakîmun).
Dediği zaman münâfıklar26 ve kimseler (ki) kalplerindedir175 bir maraz/hastalık: "Aldatmış bunları dinleri122"; ve kim tevekkül eder Allah'a karşı; öyle ki doğrusu Allah bir Azîz’dir37; bir Hakîm’dir9.
Ahmed Samira: 49 When/if the hypocrites and those who in their hearts/minds (there) is sickness/disease say: "Those, their religion has deceived/tempted (them)." And who relies/depends on God, so then God (is) glorious/mighty , wise/judicious.

Ayet 50

1210|8|50|وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذْ يَتَوَفَّى ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ يَضْرِبُونَ وُجُوهَهُمْ وَأَدْبَٰرَهُمْ وَذُوقُوا۟ عَذَابَ ٱلْحَرِيقِ
1210|8|50|ولو تري اذ يتوفي الذين كفروا المليكه يضربون وجوههم وادبرهم وذوقوا عذاب الحريق
50. Ve lev terâ iz yeteveffellezîne keferûl melâiketu yadrıbûne vucûhehum ve edbârehum, ve zûkû azâbel harîk(harîkı).
Şayet görsen melekleri522 vefat621 ettirirken kâfirlik25 etmiş kimseleri; darbederler yüzlerine onların ve arkalarına onların: ve "Tadın yakan azabı".
Ahmed Samira: 50 And if you see/understand when the angels make those who disbelieved die, they strike/beat their faces/fronts and their backs/ends, and (they say): "Taste/experience the burning torture."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velev şayet وَلَوْ -
2 tera görsen تَرَىٰ راي
3 iz إِذْ -
4 yeteveffa vefat ettirirken يَتَوَفَّى وفي
5 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
6 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
7 l-melaiketu melekler الْمَلَائِكَةُ ملك
8 yedribune darbederler يَضْرِبُونَ ضرب
9 vucuhehum yüzlerine وُجُوهَهُمْ وجه
10 ve edbarahum ve arkalarına وَأَدْبَارَهُمْ دبر
11 vezuku ve tadın وَذُوقُوا ذوق
12 azabe azabı عَذَابَ عذب
13 l-hariki yakan الْحَرِيقِ حرق

Ayet 51

1211|8|51|ذَٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ أَيْدِيكُمْ وَأَنَّ ٱللَّهَ لَيْسَ بِظَلَّٰمٍ لِّلْعَبِيدِ
1211|8|51|ذلك بما قدمت ايديكم وان الله ليس بظلم للعبيد
51. Zâlike bimâ kaddemet eydîkum ve ennallâhe leyse bi zallâmin lil abîd(abîdi).
İşte böyledir; kademe/kıdem* aldığı nedeniyledir ellerinizin**; ve ki Allah olmaz kullar için bir zalimlikle257 (birlikte).
Ahmed Samira: 51 That (is) with what your hands advanced/undertook , and that God (is) not with an unjust/oppressor to the worshippers/slaves.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zalike işte böyledir ذَٰلِكَ -
2 bima بِمَا -
3 kaddemet kademe/kıdem aldığıyladır قَدَّمَتْ قدم
4 eydikum ellerinizin أَيْدِيكُمْ يدي
5 ve enne ve ki وَأَنَّ -
6 llahe Allah اللَّهَ -
7 leyse olmaz لَيْسَ ليس
8 bizellamin bir zalimlikle بِظَلَّامٍ ظلم
9 lil'abidi kullar için لِلْعَبِيدِ عبد

Notlar

Not 1: *Kazandığı.**İnsan ne ederse kendi eder.

Ayet 52

1212|8|52|كَدَأْبِ ءَالِ فِرْعَوْنَ وَٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ فَأَخَذَهُمُ ٱللَّهُ بِذُنُوبِهِمْ إِنَّ ٱللَّهَ قَوِىٌّ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ
1212|8|52|كداب ال فرعون والذين من قبلهم كفروا بايت الله فاخذهم الله بذنوبهم ان الله قوي شديد العقاب
52. Ke de’bi âli fir’avne vellezîne min kablihim, keferû bi âyâtillâhi fe ehazehumullâhu bi zunûbihim, innallâhe kaviyyun şedîdul ıkâb(ıkâbi).
Gidişatı gibidir firavun711 ailesinin; ve onlardan önceki kimselerin (ki) kâfirlik25 ettiler Allah'ın ayetlerine; öyle ki tuttu onları Allah günahlarıyla; doğrusu Allah Kaviyy’dir72; Şedîd’tir536 akabinde.
Ahmed Samira: 52 As pharaoh’s family’s affairs/habits and those from before them, they disbelieved with Gods’ verses/evidences , so God took/punished them because of their crimes, that God (is) strong/powerful strong (severe in) the punishment.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kede'bi durumu/gidişi gibi كَدَأْبِ داب
2 ali ailesi الِ اول
3 fir'avne firavun فِرْعَوْنَ -
4 vellezine ve kimselerin وَالَّذِينَ -
5 min مِنْ -
6 kablihim onlardan önceki قَبْلِهِمْ قبل
7 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
8 biayati ayetlerine بِايَاتِ ايي
9 llahi Allah'ın اللَّهِ -
10 feehazehumu öyle ki tuttu onları فَأَخَذَهُمُ اخذ
11 llahu Allah اللَّهُ -
12 bizunubihim günahlarıyla بِذُنُوبِهِمْ ذنب
13 inne doğrusu إِنَّ -
14 llahe Allah اللَّهَ -
15 kaviyyun Kaviy’dir قَوِيٌّ قوي
16 şedidu Şedîd’tir شَدِيدُ شدد
17 l-ikabi akabinde الْعِقَابِ عقب

Ayet 53

1213|8|53|ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ لَمْ يَكُ مُغَيِّرًا نِّعْمَةً أَنْعَمَهَا عَلَىٰ قَوْمٍ حَتَّىٰ يُغَيِّرُوا۟ مَا بِأَنفُسِهِمْ وَأَنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌ
1213|8|53|ذلك بان الله لم يك مغيرا نعمه انعمها علي قوم حتي يغيروا ما بانفسهم وان الله سميع عليم
53. Zâlike biennallâhe lem yeku mugayyiren ni’meten en’amehâ alâ kavmin hattâ yugayyirû mâ bi enfusihim ve ennallâhe semîun alîm(alîmun).
İşte böyledir ki Allah asla olmaz başkalaştıran* bir nimeti (ki) nimetlendirdi onu bir kavme/topluma karşı; ta ki başkalaştırırlar* kendi nefislerindekiyle201; ve ki Allah Semî’dir41; Alîm’dir8.
Ahmed Samira: 53 That (is) with that God is/was not changing a blessing/goodness He blessed/comforted and eased it on a nation, until they change what (is) with themselves, and that God (is) hearing/listening, knowledgeable.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zalike işte böyledir ذَٰلِكَ -
2 bienne ki بِأَنَّ -
3 llahe Allah اللَّهَ -
4 lem asla لَمْ -
5 yeku olmaz يَكُ كون
6 mugayyiran başkalaştıran مُغَيِّرًا غير
7 nia'meten bir nimeti نِعْمَةً نعم
8 en'ameha nimetlendirdi onu أَنْعَمَهَا نعم
9 ala karşı عَلَىٰ -
10 kavmin bir kavme/topluma قَوْمٍ قوم
11 hatta ta ki حَتَّىٰ -
12 yugayyiru başkalaştırırlar يُغَيِّرُوا غير
13 ma مَا -
14 bienfusihim nefislerindekiyle بِأَنْفُسِهِمْ نفس
15 ve enne ve ki وَأَنَّ -
16 llahe Allah اللَّهَ -
17 semiun Semî’dir سَمِيعٌ سمع
18 alimun Alîm’dir عَلِيمٌ علم

Notlar

Not 1: *Yüce Allah bahşettiği nimeti asla değiştirmez. Ancak toplumdaki insanlar kendi nefislerine uyarak bu nimeti bozarlar.

Ayet 54

1214|8|54|كَدَأْبِ ءَالِ فِرْعَوْنَ وَٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِمْ فَأَهْلَكْنَٰهُم بِذُنُوبِهِمْ وَأَغْرَقْنَآ ءَالَ فِرْعَوْنَ وَكُلٌّ كَانُوا۟ ظَٰلِمِينَ
1214|8|54|كداب ال فرعون والذين من قبلهم كذبوا بايت ربهم فاهلكنهم بذنوبهم واغرقنا ال فرعون وكل كانوا ظلمين
54. Ke de’bi âli fir’avne vellezîne min kablihim, kezzebû biâyâti rabbihim, fe ehleknâhum bi zunûbihim ve agraknâ âle fîr’avn(fîr’avne), ve kullun kânû zâlimîn(zâlimîne).
Gidişatı gibidir firavun711 ailesinin ve onlardan önceki kimselerin (ki) yalanladılar Rablerinin4 ayetlerini; öyle ki helak ettik onları günahlarıyla; ve boğduk firavun711 ailesini; ve hepsi olmuştu zalimler257.
Ahmed Samira: 54 As Pharaoh’s family’s affairs/habits and those from before them, they denied/falsified with God’s verses/evidences , so We made them die/destroyed them because of their crimes, and We drowned/sunk Pharaoh’s family, and all/each were unjust/oppressors.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kede'bi gidişatı gibidir كَدَأْبِ داب
2 ali ailesi الِ اول
3 fir'avne firavun فِرْعَوْنَ -
4 vellezine ve kimselerin وَالَّذِينَ -
5 min مِنْ -
6 kablihim onlardan önceki قَبْلِهِمْ قبل
7 kezzebu yalanladılar كَذَّبُوا كذب
8 biayati ayetlerini بِايَاتِ ايي
9 rabbihim Rablerinin رَبِّهِمْ ربب
10 feehleknahum öyle ki helak ettik onları فَأَهْلَكْنَاهُمْ هلك
11 bizunubihim günahlarıyla بِذُنُوبِهِمْ ذنب
12 ve egrakna ve boğduk وَأَغْرَقْنَا غرق
13 ale ailesini الَ اول
14 fir'avne firavun فِرْعَوْنَ -
15 ve kullun ve hepsi وَكُلٌّ كلل
16 kanu olmuştu كَانُوا كون
17 zalimine zalimler ظَالِمِينَ ظلم

Ayet 55

1215|8|55|إِنَّ شَرَّ ٱلدَّوَآبِّ عِندَ ٱللَّهِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ
1215|8|55|ان شر الدواب عند الله الذين كفروا فهم لا يومنون
55. İnne şerred devâbbi indallâhillezîne keferû fe hum lâ yu’minûn(yu’minûne).
Doğrusu dâbbelerin599 şerlisi Allah’ın indinde/katında kâfirlik25 etmiş kimselerdir; öyle ki onlar iman47 etmezler.
Ahmed Samira: 55 That the worst walkers/creepers at God (are) those who disbelieved, so they do not believe.

Ayet 56

1216|8|56|ٱلَّذِينَ عَٰهَدتَّ مِنْهُمْ ثُمَّ يَنقُضُونَ عَهْدَهُمْ فِى كُلِّ مَرَّةٍ وَهُمْ لَا يَتَّقُونَ
1216|8|56|الذين عهدت منهم ثم ينقضون عهدهم في كل مره وهم لا يتقون
56. Ellezîne âhedte minhum summe yenkudûne ahdehum fî kulli merretin ve hum lâ yettekûn(yettekûne).
Kimselerdir (ki) ahit* aldın onlardan; sonra parçalarlar ahitlerini* her bir kerede; ve onlar takvalı21 olmazlar.
Ahmed Samira: 56 Those (are) from them (who) you made a contract/entrusted , then they break/destroy their promise/contract in every time , and they do no fear and obey.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimselerdir الَّذِينَ -
2 aahedte ahit aldın عَاهَدْتَ عهد
3 minhum onlardan مِنْهُمْ -
4 summe sonra ثُمَّ -
5 yenkudune parçalarlar يَنْقُضُونَ نقض
6 ahdehum ahitlerini عَهْدَهُمْ عهد
7 fi فِي -
8 kulli her bir كُلِّ كلل
9 merratin kerede مَرَّةٍ مرر
10 ve hum ve onlar وَهُمْ -
11 la لَا -
12 yettekune sakınmazlar يَتَّقُونَ وقي

Notlar

Not 1: *Söz, anlaşma, antlaşma.

Ayet 57

1217|8|57|فَإِمَّا تَثْقَفَنَّهُمْ فِى ٱلْحَرْبِ فَشَرِّدْ بِهِم مَّنْ خَلْفَهُمْ لَعَلَّهُمْ يَذَّكَّرُونَ
1217|8|57|فاما تثقفنهم في الحرب فشرد بهم من خلفهم لعلهم يذكرون
57. Fe immâ teskafennehum fîl harbi feşerrid bihim men halfehum leallehum yezzekkerûn(yezzekkerûne).
Öyle ki ne zaman bulup mutlak kafeslersin onları harpte; dağıtıp kaçırt747 onları; kimse (ki) halifeleri65 onların; belki onlar* zikrederler78.
Ahmed Samira: 57 So when you defeat/overtake them in the battle/war so expel/separate with them from behind them, maybe/perhaps they mention/remember .118

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feimma öyle ki ne zaman فَإِمَّا -
2 teskafennehum mutlak bulup kafeslersin onları تَثْقَفَنَّهُمْ ثقف
3 fi فِي -
4 l-harbi harbte الْحَرْبِ حرب
5 feşerrid dağıtıp kaçırt فَشَرِّدْ شرد
6 bihim onları بِهِمْ -
7 men kimse مَنْ -
8 halfehum onların halifeleri خَلْفَهُمْ خلف
9 leallehum belki onlar لَعَلَّهُمْ -
10 yezzekkerune zikretsinler يَذَّكَّرُونَ ذكر

Notlar

Not 1: *Bu kaçan kâfirler başlarına geleni kendilerinden sonra gelecek olan kimselere anlatılar da belki onlar da Yüce Allah'ın kendilerine bahşettiği bu lütfu hatırlarlar.

Ayet 58

1218|8|58|وَإِمَّا تَخَافَنَّ مِن قَوْمٍ خِيَانَةً فَٱنۢبِذْ إِلَيْهِمْ عَلَىٰ سَوَآءٍ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ ٱلْخَآئِنِينَ
1218|8|58|واما تخافن من قوم خيانه فانبذ اليهم علي سوا ان الله لا يحب الخاينين
58. Ve immâ tehâfenne min kavmin hiyâneten fenbiz ileyhim alâ sevâin, innallâhe lâ yuhıbbul hâinîn(hâinîne).
Ve zaman ki korkarsın bir kavminden/toplumdan bir ihanetten*; öyle ki savur/fırlat onlara karşı aynısını/aynı seviyeyi; doğrusu Allah sevmez hainleri.
Ahmed Samira: 58 And if you fear from a nation betrayal/unfaithfulness, so discard/reject to them on straightness , that God does not love/like the betrayers/unfaithfuls.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve imma ve zaman ki وَإِمَّا -
2 tehafenne korkarsın تَخَافَنَّ خوف
3 min مِنْ -
4 kavmin bir kavmin/toplumdan قَوْمٍ قوم
5 hiyaneten bir ihanetten خِيَانَةً خون
6 fenbiz öyle ki savur/fırlat فَانْبِذْ نبذ
7 ileyhim onlara إِلَيْهِمْ -
8 ala karşı عَلَىٰ -
9 seva'in bir aynı seviyede سَوَاءٍ سوي
10 inne doğrusu إِنَّ -
11 llahe Allah اللَّهَ -
12 la لَا -
13 yuhibbu sevmez يُحِبُّ حبب
14 l-hainine hainleri الْخَائِنِينَ خون

Notlar

Not 1: *Güveni kötüye kullanmak. Kötülük etmek veya karşı davranma; hıyanetlik, hainlik

Ayet 59

1219|8|59|وَلَا يَحْسَبَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ سَبَقُوٓا۟ إِنَّهُمْ لَا يُعْجِزُونَ
1219|8|59|ولا يحسبن الذين كفروا سبقوا انهم لا يعجزون
59. Ve lâ yahsebennellezîne keferû sebekû, innehum lâ yu’cizûn(yu’cizûne).
Ve hesaplamasınlar/düşünmesinler kâfirlik25 etmiş kimseler öne geçtiklerini; doğrusu onlar aciz bırakamazlar.
Ahmed Samira: 59 And those who disbelieved do not think/suppose (that) they raced/went ahead/won, that they truly do not disable/frustrate.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve la وَلَا -
2 yehsebenne ve hesaplamasınlar/düşünmesinler يَحْسَبَنَّ حسب
3 ellezine kimseler الَّذِينَ -
4 keferu kafirlik etmiş كَفَرُوا كفر
5 sebeku öne geçtiklerini سَبَقُوا سبق
6 innehum doğrusu onlar إِنَّهُمْ -
7 la لَا -
8 yua'cizune aciz bırakamazlar يُعْجِزُونَ عجز

Ayet 60

1220|8|60|وَأَعِدُّوا۟ لَهُم مَّا ٱسْتَطَعْتُم مِّن قُوَّةٍ وَمِن رِّبَاطِ ٱلْخَيْلِ تُرْهِبُونَ بِهِۦ عَدُوَّ ٱللَّهِ وَعَدُوَّكُمْ وَءَاخَرِينَ مِن دُونِهِمْ لَا تَعْلَمُونَهُمُ ٱللَّهُ يَعْلَمُهُمْ وَمَا تُنفِقُوا۟ مِن شَىْءٍ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ يُوَفَّ إِلَيْكُمْ وَأَنتُمْ لَا تُظْلَمُونَ
1220|8|60|واعدوا لهم ما استطعتم من قوه ومن رباط الخيل ترهبون به عدو الله وعدوكم واخرين من دونهم لا تعلمونهم الله يعلمهم وما تنفقوا من شي في سبيل الله يوف اليكم وانتم لا تظلمون
60. Ve eıddû lehum mesteta’tum min kuvvetin ve min rıbâtil hayli turhibûne bihî aduvvallâhi ve aduvvekum ve âharîne min dûnihim, lâ ta’lemûnehum, allâhu ya’lemuhum, ve mâ tunfikû min şey’in fî sebîlillâhi yuveffe ileykum ve entum lâ tuzlemûn(tuzlemûne).
Ve hazırlayın onlara itaat ettirdiğiniz bir kuvvetten*; ve bir bağlanandan/birleşenden**; hayli (-ler)***; korkutursunuz onunla Allah'ın düşmanını ve düşmanlarınızı ve onların astından diğerlerini; bilmezsiniz (sizler) onları; (oysa) Allah bilir onları; ve ne infak6 edersiniz bir şeyden Allah yolunda336 tamamlanır**** sizlere; ve sizler zulmedilmezsiniz257.
Ahmed Samira: 60 And prepare for them what you were able from strength/power and from the horses’/horsemens’ ties/strings/strength , you terrorize/terrify with it God’s enemy, and your enemy, and others from other than them, you do not know them, God knows them, and what you spend from a thing in God’s sake/way is fulfilled/completed to you, and you are not being caused injustice to/oppressed.

Notlar

Not 1: *Güç kuvvet üreten şeyi kendi itaatiniz altına alırsınız.**Bitişen, birleşen, bağlanan, fikse olan her şey bu tanıma girer. Hedefine angaje olan, kitlenen her şey bu tanıma girer.***"hayli" kelimesi at anlamında olmakla birlikte kelimenin kökü "hayal", "hayalet" anlamları da taşır. Anlarız ki bu ayet müteşabihtir. Yüce Allah hayalet gibi görünmez olan ve hedefine bağlanan kuvvetler yapmamızı emretmektedir. Bu tanıma belki de en iyi uyan silahlar radarlara yakalanmayan hayalet uçak ve hayalet füzelerdir. ****Tastamam geri ödenir.

Ayet 61

1221|8|61|وَإِن جَنَحُوا۟ لِلسَّلْمِ فَٱجْنَحْ لَهَا وَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ
1221|8|61|وان جنحوا للسلم فاجنح لها وتوكل علي الله انه هو السميع العليم
61. Ve in cenehû lis selmi fecnah lehâ ve tevekkel alallâh(alallâhi), innehu huves semîul alîm(alîmu).
Ve eğer yöneldilerse selâma748; öyle ki yönel sen (de) ona*; ve tevekkül79 et Allah'a karşı; doğrusu O; O'dur Semî41; Alîm8.
Ahmed Samira: 61 And if they sided/inclined towards to the peace/surrender , so side/incline towards to it, and rely/depend on God, that He truly is, He is the hearing/listening, the knowledgeable.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve in ve eğer وَإِنْ -
2 cenehu yöneldilerse جَنَحُوا جنح
3 lisselmi selama لِلسَّلْمِ سلم
4 fecneh öyle ki yönel sen (de) فَاجْنَحْ جنح
5 leha ona لَهَا -
6 ve teve kkel ve tevekülle et وَتَوَكَّلْ وكل
7 ala karşı عَلَى -
8 llahi Allah'a اللَّهِ -
9 innehu doğrusu O إِنَّهُ -
10 huve O هُوَ -
11 s-semiu Semî السَّمِيعُ سمع
12 l-alimu Alîm الْعَلِيمُ علم

Notlar

Not 1: *Selâma.

Ayet 62

1222|8|62|وَإِن يُرِيدُوٓا۟ أَن يَخْدَعُوكَ فَإِنَّ حَسْبَكَ ٱللَّهُ هُوَ ٱلَّذِىٓ أَيَّدَكَ بِنَصْرِهِۦ وَبِٱلْمُؤْمِنِينَ
1222|8|62|وان يريدوا ان يخدعوك فان حسبك الله هو الذي ايدك بنصره وبالمومنين
62. Ve in yurîdû en yahdeûke feinne hasbekallâh(hasbekallâhu), huvellezî eyyedeke bi nasrihî ve bilmu’minîn(mu’minîne).
Ve eğer isterlerse ki kandırırlar/aldatırlar seni; öyle ki doğrusu Allah hesaplayandır* sana/düşünendir seni; O** destekleyendir seni kendi yardımıyla ve müminlerle27.
Ahmed Samira: 62 And if they want that they deceive you, so that God (is) enough for you, He is who supported you with His victory/aid and with the believers.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vein ve eğer وَإِنْ -
2 yuridu isterlerse يُرِيدُوا رود
3 en ki أَنْ -
4 yehdeuke kandırırlar/aldatılar seni يَخْدَعُوكَ خدع
5 feinne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
6 hasbeke hesaplayandır sana/düşünendir seni حَسْبَكَ حسب
7 llahu Allah اللَّهُ -
8 huve O هُوَ -
9 llezi الَّذِي -
10 eyyedeke destekleyendir seni أَيَّدَكَ ايد
11 binesrihi kendi yardımıyla بِنَصْرِهِ نصر
12 ve bil-mu'minine ve müminlerle وَبِالْمُؤْمِنِينَ امن

Notlar

Not 1: *Kompüt eder, sayar, hesaplar. Evrenin tamamı Yüce Allah'ın emrinde olan kuantum bilgisayarıdır. **Allah.

Ayet 63

1223|8|63|وَأَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْ لَوْ أَنفَقْتَ مَا فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا مَّآ أَلَّفْتَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ أَلَّفَ بَيْنَهُمْ إِنَّهُۥ عَزِيزٌ حَكِيمٌ
1223|8|63|والف بين قلوبهم لو انفقت ما في الارض جميعا ما الفت بين قلوبهم ولكن الله الف بينهم انه عزيز حكيم
63. Ve ellefe beyne kulûbihim, lev enfakte mâ fîl ardı cemîan mâ ellefte beyne kulûbihim ve lâkinnallâhe ellefe beynehum, innehu azîzun hakîm(hakîmun).
Ve birleştirdi/kaynaştırdı onların kalplerinin arasını; şayet infak6 etseydin yerdekini* topluca; birleştirmiş/kaynaştırmış değildin kalplerinin arasını; velakin/fakat Allah birleştirdi/uzlaştırdı onların arasını; doğrusu O bir Azîz’dir37; bir Hakîm’dir9.
Ahmed Samira: 63 And He united/joined between their hearts/minds , if you spent what (is) in the earth/Planet Earth all/all together, you would not (have) united/joined between their hearts/minds , and but God united/joined between them, that He truly is glorious/mighty , wise/judicious.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ellefe ve birleştirdi/kaynaştırdı وَأَلَّفَ الف
2 beyne arasını بَيْنَ بين
3 kulubihim kalplerinin قُلُوبِهِمْ قلب
4 lev şayet لَوْ -
5 enfekte infak etseydin أَنْفَقْتَ نفق
6 ma مَا -
7 fi فِي -
8 l-erdi yerdekini الْأَرْضِ ارض
9 cemian topluca جَمِيعًا جمع
10 ma değildin مَا -
11 ellefte birleştirmiş/kaynaştırmış أَلَّفْتَ الف
12 beyne arasını بَيْنَ بين
13 kulubihim kalplerinin قُلُوبِهِمْ قلب
14 velakinne velakin/fakat وَلَٰكِنَّ -
15 llahe Allah اللَّهَ -
16 ellefe birleştirdi/uzlaştırdı أَلَّفَ الف
17 beynehum onların arasını بَيْنَهُمْ بين
18 innehu doğrusu O إِنَّهُ -
19 azizun bir Azîz’dir عَزِيزٌ عزز
20 hakimun bir Hakîm’dir حَكِيمٌ حكم

Notlar

Not 1: *Yeryüzünün tamamını.

Ayet 64

1224|8|64|يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ حَسْبُكَ ٱللَّهُ وَمَنِ ٱتَّبَعَكَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ
1224|8|64|يايها النبي حسبك الله ومن اتبعك من المومنين
64. Yâ eyyuhennebiyyu hasbukallâhu ve menittebeake minel mu’minîn(mu’minîne).
Ey nebi132*! Hesaplar sana/düşünür seni Allah; ve kimseleri (ki) tabi oldular sana müminlerden27.
Ahmed Samira: 64 You, you the prophet, God is enough for you and who followed you from the believers.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 n-nebiyyu nebi النَّبِيُّ نبا
3 hasbuke hesaplar sana/düşünür seni حَسْبُكَ حسب
4 llahu Allah اللَّهُ -
5 ve meni ve kimselere وَمَنِ -
6 ttebeake tabi oldular sana اتَّبَعَكَ تبع
7 mine -den مِنَ -
8 l-mu'minine müminlerden الْمُؤْمِنِينَ امن

Notlar

Not 1: *Nebi Muhammed.

Ayet 65

1225|8|65|يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ حَرِّضِ ٱلْمُؤْمِنِينَ عَلَى ٱلْقِتَالِ إِن يَكُن مِّنكُمْ عِشْرُونَ صَٰبِرُونَ يَغْلِبُوا۟ مِا۟ئَتَيْنِ وَإِن يَكُن مِّنكُم مِّا۟ئَةٌ يَغْلِبُوٓا۟ أَلْفًا مِّنَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِأَنَّهُمْ قَوْمٌ لَّا يَفْقَهُونَ
1225|8|65|يايها النبي حرض المومنين علي القتال ان يكن منكم عشرون صبرون يغلبوا مايتين وان يكن منكم مايه يغلبوا الفا من الذين كفروا بانهم قوم لا يفقهون
65. Yâ eyyuhen nebiyyu harridıl mu’minîne alel kıtâl(kıtâli), in yekun minkum işrûne sâbirûne yaglibû mieteyn(mieteyni), ve in yekûn minkum mietun yaglibû elfen minellezîne keferû bi ennehum kavmun lâ yefkahûn(yefkahûne).
Ey nebi132*! Ateşle/tetikle müminleri27 katletmeye/katledilmeye720; eğer olursa sizlerden sabreden yirmi** (mümin) galip gelirler iki yüze** (kâfire); ve eğer olursa sizlerden bir yüz*** (sabreden mümin); galip gelir kâfirlik etmiş kimselerden bir bine*** (kâfire); onların fıkıh etmezler/anlamazlar**** bir kavim/topluluk (olmaları) nedeniyledir.
Ahmed Samira: 65 You, you the prophet, instigate/urge/encourage the believers on (to) the fighting/killing. If (there) be twenty patient from you, they will defeat/conquer two hundred, and if (there) be one hundred from you, they defeat/conquer a thousand, from those who disbelieved, because they (E) (are) a nation (that) do not understand/know .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 n-nebiyyu nebi النَّبِيُّ نبا
3 harridi ateşle/tetikle حَرِّضِ حرض
4 l-mu'minine müminleri الْمُؤْمِنِينَ امن
5 ala عَلَى -
6 l-kitali katletmeye/katledilmeye الْقِتَالِ قتل
7 in eğer إِنْ -
8 yekun olduysa يَكُنْ كون
9 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
10 işrune yirmi عِشْرُونَ عشر
11 sabirune sabreden صَابِرُونَ صبر
12 yeglibu galip gelirler يَغْلِبُوا غلب
13 miaeteyni iki yüze مِائَتَيْنِ ماي
14 ve in ve eğer وَإِنْ -
15 yekun olursa يَكُنْ كون
16 minkum sizden مِنْكُمْ -
17 miaetun bir yüz مِائَةٌ ماي
18 yeglibu galip gelir يَغْلِبُوا غلب
19 elfen bir bine أَلْفًا الف
20 mine -den مِنَ -
21 ellezine kimseler- الَّذِينَ -
22 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
23 biennehum nedeniyledir onların بِأَنَّهُمْ -
24 kavmun bir kavim/topluluk قَوْمٌ قوم
25 la لَا -
26 yefkahune fıkıh etmezler/anlamazlar يَفْقَهُونَ فقه

Notlar

Not 1: *Nebi Muhammed.**20/200 yani 1/10 oranı (+). Sabreden ve %100 (zaafsız) mümin olan kimselerin kâfirlere karşı galip gelme oranı. ***100/1000 yani yine 1/10 oranı (+). Sabreden ve %100 (zaafsız) mümin olan kimselerin kâfirlere karşı galip gelme oranı.****Önemli olan sayı değil kalitedir. Sabreden %100 imanlı bir toplum sayıca kendisinden çok üstün olan (1/10) toplumlara karşı galip gelebilir.

Ayet 66

1226|8|66|ٱلْـَٰٔنَ خَفَّفَ ٱللَّهُ عَنكُمْ وَعَلِمَ أَنَّ فِيكُمْ ضَعْفًا فَإِن يَكُن مِّنكُم مِّا۟ئَةٌ صَابِرَةٌ يَغْلِبُوا۟ مِا۟ئَتَيْنِ وَإِن يَكُن مِّنكُمْ أَلْفٌ يَغْلِبُوٓا۟ أَلْفَيْنِ بِإِذْنِ ٱللَّهِ وَٱللَّهُ مَعَ ٱلصَّٰبِرِينَ
1226|8|66|الن خفف الله عنكم وعلم ان فيكم ضعفا فان يكن منكم مايه صابره يغلبوا مايتين وان يكن منكم الف يغلبوا الفين باذن الله والله مع الصبرين
66. El’âne haffefallâhu ankum ve alime enne fîkum da’fâ(da’fen), fe in yekun minkum mietun sâbiretun yaglibû mieteyn(mieteyni), ve in yekun minkum elfun yaglibû elfeyni bi iznillâh(iznillâhi), vallâhu meas sâbirîn(sâbirîne).
Şimdi hafifletti Allah sizden; ve bildi ki sizlerdedir bir zaaf*; öyle ki eğer olursa sizlerden sabreden51 bir yüz**; galip gelir iki yüze**; ve eğer olursa sizlerden bir bin*** galip gelir iki bine*** Allah'ın izniyle; ve Allah beraberdir sabredenlerle.
Ahmed Samira: 66 Now God reduced/lightened from you, and He knew that in you (is) weakness, so if (there) be from you one hundred patient, they defeat/conquer two hundred, and if (there) be from you a thousand, they defeat/conquer two thousand with God’s permission/pardon, and God (is) with the patient.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 el-ane şimdi الْانَ -
2 haffefe hafifletti خَفَّفَ خفف
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 ankum sizden عَنْكُمْ -
5 ve alime ve bildi وَعَلِمَ علم
6 enne ki أَنَّ -
7 fikum sizlerdeki فِيكُمْ -
8 dea'fen zaafı ضَعْفًا ضعف
9 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
10 yekun olursa يَكُنْ كون
11 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
12 miaetun bie yüz مِائَةٌ ماي
13 sabiratun sabreden صَابِرَةٌ صبر
14 yeglibu galip gelir يَغْلِبُوا غلب
15 miaeteyni iki yüze مِائَتَيْنِ ماي
16 ve in ve eğer وَإِنْ -
17 yekun olursa يَكُنْ كون
18 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
19 elfun bir bin أَلْفٌ الف
20 yeglibu galip gelir يَغْلِبُوا غلب
21 elfeyni iki bine أَلْفَيْنِ الف
22 biizni izniyle بِإِذْنِ اذن
23 llahi Allah'ın اللَّهِ -
24 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
25 mea beraberdir مَعَ -
26 s-sabirine sabredenlerle الصَّابِرِينَ صبر

Notlar

Not 1: *Düşkünlük, eksiklik.**100/200 yani 1/2 oranı (+). Sabreden kimselerin kâfirlere karşı galip gelme oranı. Dikkat! Anlarız ki müminlerin içinde %100 mümin olamamış kimseler vardır. Zaaf imandaki eksikliktir.***1000/2000 yani yine 1/2 oranı (+). Sabreden kimselerin kâfirlere karşı galip gelme oranı. Dikkat! Anlarız ki müminlerin içinde %100 mümin olamamış kimseler vardır. Zaaf imandaki eksikliktir.****Önemli olan sayı değil kalitedir. Sabreden ancak %100 imanlı olamayan zaaflı bir toplum da sayıca kendisinden üstün olan (1/2) toplumlara karşı galip gelebilir.

Ayet 67

1227|8|67|مَا كَانَ لِنَبِىٍّ أَن يَكُونَ لَهُۥٓ أَسْرَىٰ حَتَّىٰ يُثْخِنَ فِى ٱلْأَرْضِ تُرِيدُونَ عَرَضَ ٱلدُّنْيَا وَٱللَّهُ يُرِيدُ ٱلْءَاخِرَةَ وَٱللَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ
1227|8|67|ما كان لنبي ان يكون له اسري حتي يثخن في الارض تريدون عرض الدنيا والله يريد الاخره والله عزيز حكيم
67. Mâ kâne li nebiyyin en yekûne lehû esrâ hattâ yushıne fîl ard(ardı), turîdûne aradad dunyâ, vallâhu yurîdul ahıreh(ahırete), vallâhu azîzun hakîm(hakîmun).
Olmuş değildir bir nebiye132 ki olur ona* esirler749; ta ki kalınlaşır/sağlamlaşır** yerde; istersiniz dünyanın arzını***; ve Allah ister ahireti; ve Allah bir Azîz’dir37; bir Hakîm’dir37.
Ahmed Samira: 67 (It) was not to a prophet that (there) be for him captives/prisoners so that he hardens/exceeds in killing (tyrannizes) in the earth/Planet Earth, you want the present world’s enjoyable accessories/vanities , and God wants the end (other life), and God (is) glorious/mighty , wise/judicious.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ma değildir مَا -
2 kane olmuş كَانَ كون
3 linebiyyin nebiye لِنَبِيٍّ نبا
4 en ki أَنْ -
5 yekune olur يَكُونَ كون
6 lehu ona لَهُ -
7 esra esirler أَسْرَىٰ اسر
8 hatta taki حَتَّىٰ -
9 yushine kalınlaşır/sağlamlaşır يُثْخِنَ ثخن
10 fi فِي -
11 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
12 turidune istersiniz تُرِيدُونَ رود
13 arade arzını عَرَضَ عرض
14 d-dunya dünya الدُّنْيَا دنو
15 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
16 yuridu ister يُرِيدُ رود
17 l-ahirate ahireti الْاخِرَةَ اخر
18 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
19 azizun bir Azîz’dir عَزِيزٌ عزز
20 hakimun bir Hakîm’dir حَكِيمٌ حكم

Notlar

Not 1: *Nebiye.**Savaşı kazandığı belli olur.***Sunduğunu. Kaçmalarına izin vermek yerine esir almak istersiniz.

Ayet 68

1228|8|68|لَّوْلَا كِتَٰبٌ مِّنَ ٱللَّهِ سَبَقَ لَمَسَّكُمْ فِيمَآ أَخَذْتُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ
1228|8|68|لولا كتب من الله سبق لمسكم فيما اخذتم عذاب عظيم
68. Lev lâ kitâbun minallâhi sebeka le messekum fîmâ ehaztum azâbun azîm(azîmun).
Şayet Allah'tan öne geçmiş* bir kitap** olmasaydı mutlak temas ederdi sizlere edindiğinizdekinden*** bir azap büyük.
Ahmed Samira: 68 Where it not for a Book/decree/term preceded from God, a great torture would have touched you in what you took/received.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 levla şayet olmasaydı لَوْلَا -
2 kitabun bir kitap كِتَابٌ كتب
3 mine مِنَ -
4 llahi Allah’tan اللَّهِ -
5 sebeka öne geçmiş سَبَقَ سبق
6 lemessekum mutlak temas ederdi sizlere لَمَسَّكُمْ مسس
7 fima dolayı فِيمَا -
8 ehaztum edindiğinizden أَخَذْتُمْ اخذ
9 azabun bir azap عَذَابٌ عذب
10 azimun büyük عَظِيمٌ عظم

Notlar

Not 1: *Önde giden, öncelikli.**Yazıt, yazgı.***Kaçmalarına izin vermek yerine onları esir almak istemenizden dolayı. Anlaşılır ki esir alarak bir kazanç/fayda sağlamak istemektedirler.

Ayet 69

1229|8|69|فَكُلُوا۟ مِمَّا غَنِمْتُمْ حَلَٰلًا طَيِّبًا وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
1229|8|69|فكلوا مما غنمتم حللا طيبا واتقوا الله ان الله غفور رحيم
69. Fe kulû mimmâ ganimtum halâlen tayyiben vettekullâh(vettekullâhe), innallâhe gafûrun rahîm(rahîmun).
Öyle ki yiyin ganimet aldığınızdan* bir helal (olarak); bir iyi (olarak); ve takvalı21 olun Allah'a; doğrusu Allah bir Gafûr’dur20; bir Rahîm’dir2.
Ahmed Samira: 69 So eat from what you won/gained by spoils of war (it is) permitted/allowed enjoyable/allowed/permitted, and fear and obey God, that God (is) forgiving merciful.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fekulu öyle ki yiyin فَكُلُوا اكل
2 mimma مِمَّا -
3 ganimtum ganimet aldığınızdan غَنِمْتُمْ غنم
4 halalen bir helal (olarak) حَلَالًا حلل
5 tayyiben bir iyi (olarak) طَيِّبًا طيب
6 vetteku ve takvalı olun وَاتَّقُوا وقي
7 llahe Allah'tan اللَّهَ -
8 inne doğrusu إِنَّ -
9 llahe Allah اللَّهَ -
10 gafurun bir Gafûr’dur غَفُورٌ غفر
11 rahimun bir Rahîm’dir رَحِيمٌ رحم

Notlar

Not 1: *Elde edilen ganimetlerin 4/5'ini. 1/5 oranı Allah ve resûlü olan Kur'an'a aittir. O'nun emrettiği yerlere harcanır.

Ayet 70

1230|8|70|يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ قُل لِّمَن فِىٓ أَيْدِيكُم مِّنَ ٱلْأَسْرَىٰٓ إِن يَعْلَمِ ٱللَّهُ فِى قُلُوبِكُمْ خَيْرًا يُؤْتِكُمْ خَيْرًا مِّمَّآ أُخِذَ مِنكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
1230|8|70|يايها النبي قل لمن في ايديكم من الاسري ان يعلم الله في قلوبكم خيرا يوتكم خيرا مما اخذ منكم ويغفر لكم والله غفور رحيم
70. Yâ eyyuhen nebiyyu kul li men fî eydîkum minel esrâ in ya’lemillâhu fî kulûbikum hayren yu’tikum hayren mimmâ uhıze minkum ve yagfirlekum, vallâhu gafûrun rahîm(rahîmun).
Ey nebi132*! Ellerinizdeki esirlerden kimseye de ki: "Eğer bilirse Allah kalbinizdeki bir hayırdır; verir (Allah) sizlere bir hayır sizlerden edinilenden**; ve mağfiret319 eder sizlere; ve Allah bir Gafûr’dur20; bir Rahîm’dir2.
Ahmed Samira: 70 You, you the Prophet, say to whom (is) in your hands from the captives/prisoners: "If God knows (there) is in your hearts/minds (from) goodness , He gives/brings to you better than what was taken from you, and He forgives for you, and God (is) forgiving, merciful."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 n-nebiyyu nebi النَّبِيُّ نبا
3 kul de قُلْ قول
4 limen kimselere لِمَنْ -
5 fi فِي -
6 eydikum ellerinizdeki أَيْدِيكُمْ يدي
7 mine مِنَ -
8 l-esra esirlerden الْأَسْرَىٰ اسر
9 in eğer إِنْ -
10 yea'lemi bilirse يَعْلَمِ علم
11 llahu Allah اللَّهُ -
12 fi فِي -
13 kulubikum kalbinizdekini قُلُوبِكُمْ قلب
14 hayran bir hayır خَيْرًا خير
15 yu'tikum verir sizlere يُؤْتِكُمْ اتي
16 hayran bir hayır خَيْرًا خير
17 mimma مِمَّا -
18 uhize edinilenden أُخِذَ اخذ
19 minkum sizden مِنْكُمْ -
20 ve yegfir ve mağfiret eder وَيَغْفِرْ غفر
21 lekum sizlere لَكُمْ -
22 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
23 gafurun bir Gafûr’dur غَفُورٌ غفر
24 rahimun bir Rahîm’dir رَحِيمٌ رحم

Notlar

Not 1: *Nebi Muhammed.**Fiil pasif olarak gelmiştir. Sizlerden elde edilen ganimetlerden sizlere de bir pay verir. Yüce Allah ve resûlü olan Kur'an'ın hakkı olan 1/5'ten sizlere de Allah bir pay verebilir. Ancak bu kalplerinizde bulunan hayra bağlıdır.

Ayet 71

1231|8|71|وَإِن يُرِيدُوا۟ خِيَانَتَكَ فَقَدْ خَانُوا۟ ٱللَّهَ مِن قَبْلُ فَأَمْكَنَ مِنْهُمْ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ
1231|8|71|وان يريدوا خيانتك فقد خانوا الله من قبل فامكن منهم والله عليم حكيم
71. Ve in yurîdû hıyâneteke fe kad hânullâhe min kablu fe emkene minhum, vallâhu alîmun hakîm(hakîmun).
Ve eğer arzularlarsa bir hainlik sana; öyle ki muhakkak hainlik etmişlerdi Allah'a öncesinde; öyle ki imkan verdi* onlardan; ve Allah bir Alîm’dir8; bir Hakîm’dir8.
Ahmed Samira: 71 And if they want your betrayal/unfaithfulness, so they had betrayed/become unfaithful to God from before, so He gave others high position/strength from them, and God (is) knowledgeable, wise/judicious.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vein ve eğer وَإِنْ -
2 yuridu arzularlarsa يُرِيدُوا رود
3 hiyaneteke bir hainlik sana خِيَانَتَكَ خون
4 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
5 hanu hainlik etmişlerdi خَانُوا خون
6 llahe Allah'a اللَّهَ -
7 min مِنْ -
8 kablu öncesinde قَبْلُ قبل
9 feemkene öyleki imkan verdi فَأَمْكَنَ مكن
10 minhum onlardan مِنْهُمْ -
11 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
12 alimun bir Alîm’dir عَلِيمٌ علم
13 hakimun bir Hakîm’dir حَكِيمٌ حكم

Notlar

Not 1: *Onlara üstün kıldı.

Ayet 72

1232|8|72|إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَهَاجَرُوا۟ وَجَٰهَدُوا۟ بِأَمْوَٰلِهِمْ وَأَنفُسِهِمْ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلَّذِينَ ءَاوَوا۟ وَّنَصَرُوٓا۟ أُو۟لَٰٓئِكَ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَآءُ بَعْضٍ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَلَمْ يُهَاجِرُوا۟ مَا لَكُم مِّن وَلَٰيَتِهِم مِّن شَىْءٍ حَتَّىٰ يُهَاجِرُوا۟ وَإِنِ ٱسْتَنصَرُوكُمْ فِى ٱلدِّينِ فَعَلَيْكُمُ ٱلنَّصْرُ إِلَّا عَلَىٰ قَوْمٍۭ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُم مِّيثَٰقٌ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ
1232|8|72|ان الذين امنوا وهاجروا وجهدوا بامولهم وانفسهم في سبيل الله والذين اووا ونصروا اوليك بعضهم اوليا بعض والذين امنوا ولم يهاجروا ما لكم من وليتهم من شي حتي يهاجروا وان استنصروكم في الدين فعليكم النصر الا علي قوم بينكم وبينهم ميثق والله بما تعملون بصير
72. İnnellezîne âmenû ve hâcerû ve câhedû bi emvâlihim ve enfusihim fî sebîlillâhi vellezîne âvev ve nasarû ulâike ba’duhum evliyâu ba’d(ba’dın), vellezîne âmenû ve lem yuhâcirû mâ lekum min velâyetihim min şey’in hattâ yuhâcirû, ve inistensarûkum fîd dîni fe aleykumun nasru illâ alâ kavmin beynekum ve beynehum mîsâk(mîsâkun), vallâhu bimâ ta’melûne basîr(basîrun).
Doğrusu kimseler (ki) iman47 ettiler; ve hicret355 ettiler; ve cihat356 ettiler mallarıyla ve nefisleriyle201 Allah yolunda336; ve kimseler (ki) sığındırdılar ve yardım ettiler; işte bunlar; bir kısmı onların evliyasıdır212 bir kısmın; ve kimseler (ki) iman47 ettiler ve hiç hicret355 etmiyorlar yoktur* sizlere velayetlerinden* hiç bir şey ta ki hicret355 ederler; ve eğer yardım talep ederlerse** dinde437 öyle ki üzerinizedir yardım; dışındadır*** sizin aranız ve onlar arasında bir mîsâk281 (olan) bir kavme/topluma karşı; ve Allah yaptıklarınıza bir Basîr’dir513.
Ahmed Samira: 72 That those who believed and emigrated and struggled/exerted , with their properties/possessions and119themselves in God’s sake/way , and those who sheltered/gave refuge and saved/gave victory/aided, those, some of them (are) guardians/patrons/allies (to) some, and those who believed and did not emigrate, their guardianship/patronage is not for (on) you from a thing (your responsibility) until they emigrate, and if they asked you to save/aid them in the religion, so the victory/aid is on you (your duty) except on a nation between you and between them (is) a promise/covenant, and God (is) with what you made/do seeing/knowing .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman ettiler امَنُوا امن
4 ve haceru ve hicret ettiler وَهَاجَرُوا هجر
5 ve cahedu ve cihat ettiler وَجَاهَدُوا جهد
6 biemvalihim mallarıyla بِأَمْوَالِهِمْ مول
7 ve enfusihim ve nefisleriyle وَأَنْفُسِهِمْ نفس
8 fi فِي -
9 sebili yolunda سَبِيلِ سبل
10 llahi Allah اللَّهِ -
11 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
12 avev sığındırdılar اوَوْا اوي
13 ve nesaru ve yardım ettiler وَنَصَرُوا نصر
14 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
15 bea'duhum bir kısmı onların بَعْضُهُمْ بعض
16 evliya'u evliyasıdır أَوْلِيَاءُ ولي
17 bea'din bir kısmın بَعْضٍ بعض
18 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
19 amenu iman ettiler امَنُوا امن
20 velem ve hiç وَلَمْ -
21 yuhaciru hicret etmiyorlar يُهَاجِرُوا هجر
22 ma yoktur مَا -
23 lekum sizlere لَكُمْ -
24 min مِنْ -
25 velayetihim velayetlerinden وَلَايَتِهِمْ ولي
26 min hiç مِنْ -
27 şey'in bir şey شَيْءٍ شيا
28 hatta ta ki حَتَّىٰ -
29 yuhaciru hicret ederler يُهَاجِرُوا هجر
30 ve ini ve eğer وَإِنِ -
31 stensarukum yardım talep ederlerse اسْتَنْصَرُوكُمْ نصر
32 fi فِي -
33 d-dini dinde الدِّينِ دين
34 fealeykumu öyle ki üzerinizedir فَعَلَيْكُمُ -
35 n-nesru yardım النَّصْرُ نصر
36 illa dışında إِلَّا -
37 ala karşı عَلَىٰ -
38 kavmin bir kavme/topluma قَوْمٍ قوم
39 beynekum aranızda بَيْنَكُمْ بين
40 ve beynehum ve aralarında وَبَيْنَهُمْ بين
41 misakun bir misak مِيثَاقٌ وثق
42 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
43 bima بِمَا -
44 tea'melune yaptıklarınızı تَعْمَلُونَ عمل
45 besirun bir Basîr’dir بَصِيرٌ بصر

Notlar

Not 1: *Hicret etmemiş olan iman etmiş kimselere karşı hicret etmiş imanlı kimseler üzerine bir koruma/velayet sorumluluğu yoktur.**Din konusunda bir yardım talep ederlerse yardım etme zorunluluğu vardır.***Ancak içinde bulundukları kavimle/toplumla bir antlaşma yapılmışsa bu kurallara uyarak ilerleme sağlanır.

Ayet 73

1233|8|73|وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَآءُ بَعْضٍ إِلَّا تَفْعَلُوهُ تَكُن فِتْنَةٌ فِى ٱلْأَرْضِ وَفَسَادٌ كَبِيرٌ
1233|8|73|والذين كفروا بعضهم اوليا بعض الا تفعلوه تكن فتنه في الارض وفساد كبير
73. Vellezîne keferû ba’duhum evliyâu ba’d(ba’dın), illâ tef’alûhu tekun fitnetun fîl ardı ve fesâdun kebîr(kebîrun).
Kâfirlik25 etmiş kimseler (ki) bir kısmı onların evliyasıdır212 bir kısmın; eğer faaliyete geçirmezseniz onu*; olur bir fitne332 yerde ve bir büyük fesat265.
Ahmed Samira: 73 And those who disbelieved some of them (are) guardians/allies (of) some, if you not make/do it, it (will) be misguidance/betrayal in the earth/Planet Earth, and big/great corruption/disorder .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine kimseler وَالَّذِينَ -
2 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
3 bea'duhum bir kısmı onların بَعْضُهُمْ بعض
4 evliya'u evliyasıdır أَوْلِيَاءُ ولي
5 bea'din diğer kısmın بَعْضٍ بعض
6 illa eğer إِلَّا -
7 tef'aluhu faaliyete geçirmezseni onu تَفْعَلُوهُ فعل
8 tekun olur تَكُنْ كون
9 fitnetun bir fitne فِتْنَةٌ فتن
10 fi فِي -
11 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
12 ve fesadun ve bir fesat وَفَسَادٌ فسد
13 kebirun bir büyük كَبِيرٌ كبر

Notlar

Not 1: *Birbirinizin velileri/evliyaları olmayı. Birbirinize yakın koruyucu olmayı.

Ayet 74

1234|8|74|وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَهَاجَرُوا۟ وَجَٰهَدُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلَّذِينَ ءَاوَوا۟ وَّنَصَرُوٓا۟ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُؤْمِنُونَ حَقًّا لَّهُم مَّغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ
1234|8|74|والذين امنوا وهاجروا وجهدوا في سبيل الله والذين اووا ونصروا اوليك هم المومنون حقا لهم مغفره ورزق كريم
74. Vellezîne âmenû ve hâcerû ve câhedû fî sebîlillâhi vellezîne âvev ve nasarû ulâike humul mu’minûne hakkâ(hakkân), lehum magfiretun ve rizkun kerîm(kerîmun).
Ve kimseler (ki) iman47 ettiler; ve hicret355 ettiler; ve cihat356 ettiler Allah yolunda336; ve kimseler (ki) sığındırdılar*; ve yardım ettiler*; işte bunlar; onlardır hak/gerçek müminler27; onlaradır bir mağfiret319 ve kerim/cömert bir rızık.
Ahmed Samira: 74 And those who believed and emigrated and struggled/exerted in God’s sake/way , and those who sheltered/gave refuge and saved/gave victory/aided, those, they are the believers truly/certainly , for them (is) a forgiveness and a generous/gracious provision.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
2 amenu iman ettiler امَنُوا امن
3 ve haceru ve hicret ettiler وَهَاجَرُوا هجر
4 ve cahedu ve cihat ettiler وَجَاهَدُوا جهد
5 fi فِي -
6 sebili yolunda سَبِيلِ سبل
7 llahi Allah اللَّهِ -
8 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
9 avev sığındırdılar اوَوْا اوي
10 ve nesaru ve yardım ettiler وَنَصَرُوا نصر
11 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
12 humu onlardır هُمُ -
13 l-mu'minune mü'minler الْمُؤْمِنُونَ امن
14 hakkan bir hak/gerçek حَقًّا حقق
15 lehum onlaradır لَهُمْ -
16 megfiratun bir mağfiret مَغْفِرَةٌ غفر
17 ve rizkun ve bir rızık وَرِزْقٌ رزق
18 kerimun bir kerim/cömert كَرِيمٌ كرم

Notlar

Not 1: *Hicret edenleri sığındırdılar ve yardım ettiler.

Ayet 75

1235|8|75|وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مِنۢ بَعْدُ وَهَاجَرُوا۟ وَجَٰهَدُوا۟ مَعَكُمْ فَأُو۟لَٰٓئِكَ مِنكُمْ وَأُو۟لُوا۟ ٱلْأَرْحَامِ بَعْضُهُمْ أَوْلَىٰ بِبَعْضٍ فِى كِتَٰبِ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌۢ
1235|8|75|والذين امنوا من بعد وهاجروا وجهدوا معكم فاوليك منكم واولوا الارحام بعضهم اولي ببعض في كتب الله ان الله بكل شي عليم
75. Vellezîne âmenû min ba’du ve hâcerû ve câhedû meakum fe ulâike minkum, ve ûlûl erhâmi ba’duhum evlâ biba’dın fî kitâbillâh(kitâbillâhi), innallâhe bi kulli şey’in alîm(alîmun).
Ve kimseler (ki) iman47 ettiler sonrasında; ve hicret355 ettiler; ve cihat356 ettiler sizlerle beraber; öyle ki işte bunlar sizlerdendir; ve rahimler715 sahipleri (ki) onların bir kısmı daha velidir28 bir kısma Allah'ın kitabında*; doğrusu Allah her şeye bir Alîm’dir8.
Ahmed Samira: 75 And those who believed from after and emigrated and struggled/exerted with you, so those (are) from you, and of the relations some of them (are) more worthy/deserving with some in God’s Book , that God (is) with every thing knowledgeable. 120

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimselerdir وَالَّذِينَ -
2 amenu iman ettiler امَنُوا امن
3 min مِنْ -
4 bea'du sonrasında بَعْدُ بعد
5 ve haceru ve hicret ettiler وَهَاجَرُوا هجر
6 ve cahedu ve cihat ettiler وَجَاهَدُوا جهد
7 meakum sizlerle beraber مَعَكُمْ -
8 feulaike öyle ki işte bunlar فَأُولَٰئِكَ -
9 minkum sizdendir مِنْكُمْ -
10 veulu ve sahipleri وَأُولُو اول
11 l-erhami rahimler الْأَرْحَامِ رحم
12 bea'duhum onların bir kısmı بَعْضُهُمْ بعض
13 evla daha velidir أَوْلَىٰ ولي
14 bibea'din bir kısımla بِبَعْضٍ بعض
15 fi فِي -
16 kitabi kiatbında كِتَابِ كتب
17 llahi Allah'ın اللَّهِ -
18 inne doğrusu إِنَّ -
19 llahe Allah اللَّهَ -
20 bikulli her بِكُلِّ كلل
21 şey'in şeye شَيْءٍ شيا
22 alimun bir Alîm’dir عَلِيمٌ علم

Notlar

Not 1: *Yazıtında, yazgısında.