Arapça Metin (Harekeli)
1183|8|23|وَلَوْ عَلِمَ ٱللَّهُ فِيهِمْ خَيْرًا لَّأَسْمَعَهُمْ وَلَوْ أَسْمَعَهُمْ لَتَوَلَّوا۟ وَّهُم مُّعْرِضُونَ
Arapça Metin (Harekesiz)
1183|8|23|ولو علم الله فيهم خيرا لاسمعهم ولو اسمعهم لتولوا وهم معرضون
Latin Literal
23. Ve lev alimallâhu fî him hayren le esmeahum, ve lev esmeahum le tevellev ve hum mu’ridûne(mu’ridûn).
Türkçe Çeviri
Velev/şayet bildiyse* Allah onlardaki bir hayrı; mutlak işittirirdi onlara; velev/şayet işittirseydi onlara; mutlak dönerlerdi onlar; ve onlar zıtlaşanlardır**.
Ahmed Samira Çevirisi
23 And if God knew (that) in them (there is) goodness He would have made them hear/listen, and if He made them hear/listen, they would have turned away, and (while) they are objecting/opposing .
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | velev | velev/şayet | وَلَوْ | - |
| 2 | alime | bildiyse | عَلِمَ | علم |
| 3 | llahu | Allah | اللَّهُ | - |
| 4 | fihim | onlardaki | فِيهِمْ | - |
| 5 | hayran | bir hayrı | خَيْرًا | خير |
| 6 | leesmeahum | mutlak işittirirdi onlara | لَأَسْمَعَهُمْ | سمع |
| 7 | velev | velev/şayet | وَلَوْ | - |
| 8 | esmeahum | işittirseydi onlara | أَسْمَعَهُمْ | سمع |
| 9 | letevellev | mutlak dönerlerdi | لَتَوَلَّوْا | ولي |
| 10 | vehum | ve onlar | وَهُمْ | - |
| 11 | mua'ridune | zıtlaşanlardır | مُعْرِضُونَ | عرض |
Notlar
Not 1
*Bir hayır bilindik olsaydı.**Bu kimseler doğru yola asla kılavuzlanmazlar. Yüce Allah onların her şartta sapacağını tüm olasılıkları hesaplayarak bilmiştir.