Sure 8: Enfâl/Öncelikli Ganimetler

Ayet No: 42 | Kur'an Ayet No: 1202 | ٱلْأَنْفَال

Arapça Metin (Harekeli)

1202|8|42|إِذْ أَنتُم بِٱلْعُدْوَةِ ٱلدُّنْيَا وَهُم بِٱلْعُدْوَةِ ٱلْقُصْوَىٰ وَٱلرَّكْبُ أَسْفَلَ مِنكُمْ وَلَوْ تَوَاعَدتُّمْ لَٱخْتَلَفْتُمْ فِى ٱلْمِيعَٰدِ وَلَٰكِن لِّيَقْضِىَ ٱللَّهُ أَمْرًا كَانَ مَفْعُولًا لِّيَهْلِكَ مَنْ هَلَكَ عَنۢ بَيِّنَةٍ وَيَحْيَىٰ مَنْ حَىَّ عَنۢ بَيِّنَةٍ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَسَمِيعٌ عَلِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

1202|8|42|اذ انتم بالعدوه الدنيا وهم بالعدوه القصوي والركب اسفل منكم ولو تواعدتم لاختلفتم في الميعد ولكن ليقضي الله امرا كان مفعولا ليهلك من هلك عن بينه ويحيي من حي عن بينه وان الله لسميع عليم

Latin Literal

42. İz entum bil udvetid dunyâ ve hum bil udvetil kusvâ verrekbu esfele minkum, ve lev tevâadtum lahteleftum fîl mîâdi ve lâkin li yakdiyallâhu emren kâne mef’ûlen li yehlike men heleke an beyyinetin ve yahyâ men hayye an beyyineh(beyyinetin), ve innallâhe le semî’un alîm(alîmun).

Türkçe Çeviri

Sizler vadinin yakınındayken ve onlar* vadinin uzağındaydı; ve kervan** daha alçaktaydı sizlerden; şayet vaat etmiş*** olsanız mutlak ayrışırdınız miatta/vadede****; velakin/fakat tamamlaması içindi Allah'ın bir emri (ki) oldu faaliyete geçirilen*****; helak olması için helak olmuş kimsenin ki bir beyan (-la); ve hayatta kalması için hayatta kalmış kimsenin ki bir beyan (-la); ve doğrusu Allah mutlak Semî’dir41; Alîm’dir41.

Ahmed Samira Çevirisi

42 When you were by the elevated place/edge of the valley the near, and they are by the edge of the valley the farthest, and the riders/caravan/convoy (is) lower from (than) you, and if you made appointments with each other you would have differed/disagreed in the appointment and but (for) God to execute/order an order/command, (it) was made/done, to perish/destroy who perished/died on/of an evidence, and lives who lived on/of an evidence, and that God (is) hearing/listening (E), knowledgeable.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 iz zaman (ki) إِذْ -
2 entum sizler أَنْتُمْ -
3 bil-udveti vadinin بِالْعُدْوَةِ عدو
4 d-dunya yakınındaydınız الدُّنْيَا دنو
5 ve hum ve onlar وَهُمْ -
6 bil-udveti vadinin بِالْعُدْوَةِ عدو
7 l-kusva uzağındaydı الْقُصْوَىٰ قصو
8 ve rrakbu ve kervan/binekler وَالرَّكْبُ ركب
9 esfele daha alçaktaydı أَسْفَلَ سفل
10 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
11 velev şayet وَلَوْ -
12 tevaadtum vaat etmiş olsanız تَوَاعَدْتُمْ وعد
13 lahteleftum mutlak ayrışırdınız لَاخْتَلَفْتُمْ خلف
14 fi فِي -
15 l-miaadi miatta/vadede الْمِيعَادِ وعد
16 velakin velakin/fakat وَلَٰكِنْ -
17 liyekdiye tamamlaması içindir لِيَقْضِيَ قضي
18 llahu Allah'ın اللَّهُ -
19 emran bir emri أَمْرًا امر
20 kane oldu كَانَ كون
21 mef'ulen faaliyete geçirilen مَفْعُولًا فعل
22 liyehlike helak olması için لِيَهْلِكَ هلك
23 men kimse مَنْ -
24 heleke helak olmuş olan هَلَكَ هلك
25 an ki عَنْ -
26 beyyinetin bir beyan (-la) بَيِّنَةٍ بين
27 ve yehya ve hayatta kalması için وَيَحْيَىٰ حيي
28 men kimse مَنْ -
29 hayye hayatta kalmış حَيَّ حيي
30 an ki عَنْ -
31 beyyinetin bir beyan (-la) بَيِّنَةٍ بين
32 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
33 llahe Allah اللَّهَ -
34 lesemiun mutlak Semî’dir لَسَمِيعٌ سمع
35 alimun Alîm’dir عَلِيمٌ علم

Notlar

Not 1

*Müşrikler, kâfirler.**Binekler.***Onlarla kasten buluşmayı.****Buluşma vaadinde ayrışırdınız. Buluşma olasılığınınız çok düşüktü. *****Yüce Allah'ın emrinin tamamlanması için bu düşük olasılık gerçekleşti.