Sure 53: Necm/Yıldız

Ayet Sayısı: 62
ٱلنَّجْم

Ayet 1

4783|53|1|وَٱلنَّجْمِ إِذَا هَوَىٰ
4783|53|1|والنجم اذا هوي
1. Ven necmi izâ hevâ.
Ve battığı/çöktüğü604 zaman necme605*.
Ahmed Samira: 1 By/and the star/planet if (it) fell/dropped .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vennecmi ve yıldıza وَالنَّجْمِ نجم
2 iza إِذَا -
3 heva battığı zaman هَوَىٰ هوي

Notlar

Not 1: *Sirius B yıldızı.

Ayet 2

4784|53|2|مَا ضَلَّ صَاحِبُكُمْ وَمَا غَوَىٰ
4784|53|2|ما ضل صاحبكم وما غوي
2. Mâ dalle sâhıbukum ve mâ gavâ.
Dalalete128 düşmüş değildir arkadaşınız*; ve doğru yoldan sapmış değildir.
Ahmed Samira: 2 Your companion/friend did not become misguided/lost , and did not become misguided/failed .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ma değildir مَا -
2 delle dalalete düşmüş ضَلَّ ضلل
3 sahibukum arkadaşınız صَاحِبُكُمْ صحب
4 ve ma ve değildir وَمَا -
5 gava doğru yoldan sapmış غَوَىٰ غوي

Notlar

Not 1: *Resûl Muhammed.

Ayet 3

4785|53|3|وَمَا يَنطِقُ عَنِ ٱلْهَوَىٰٓ
4785|53|3|وما ينطق عن الهوي
3. Ve mâ yentıku anil hevâ.
Ve nutuk* eder değildir (o) hevâdan278.
Ahmed Samira: 3 And (your friend) does not speak/clarify from the self attraction for desire .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildir وَمَا -
2 yentiku nutuk eder يَنْطِقُ نطق
3 ani عَنِ -
4 l-heva hevâdan الْهَوَىٰ هوي

Notlar

Not 1: *Söylem, konuşma, telaffuz.

Ayet 4

4786|53|4|إِنْ هُوَ إِلَّا وَحْىٌ يُوحَىٰ
4786|53|4|ان هو الا وحي يوحي
4. İn huve illâ vahyun yûhâ.
Ki o* ancak bir vahiydir603 vahyedilen603.
Ahmed Samira: 4 That truly it is except inspiration/revelation (that) is being inspired/revealed .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 in ki إِنْ -
2 huve o هُوَ -
3 illa ancak إِلَّا -
4 vehyun bir vahiydir وَحْيٌ وحي
5 yuha vahyedilen يُوحَىٰ وحي

Notlar

Not 1: *Kur'an.

Ayet 5

4787|53|5|عَلَّمَهُۥ شَدِيدُ ٱلْقُوَىٰ
4787|53|5|علمه شديد القوي
5. Allemehu şedîdul kuvâ.
Öğretti* ona** şiddetli kuvvetler*** (sahibi).
Ahmed Samira: 5 The powers’/strength’s strong (severe) taught/instructed him.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 allemehu öğretti ona عَلَّمَهُ علم
2 şedidu şiddetli شَدِيدُ شدد
3 l-kuva kuvvetli الْقُوَىٰ قوي

Notlar

Not 1: *Cibrîl.**Resûl Muhammed'e.***Cibrîl'e Yüce Allah'ın sağlam arşında itaat edildiğini, kuvvet sahibi olduğunu ve emin bir varlık olduğu 81:20 ve 21. ayetlerinden anlarız.

Ayet 6

4788|53|6|ذُو مِرَّةٍ فَٱسْتَوَىٰ
4788|53|6|ذو مره فاستوي
6. Zû mirreh(mirretin), festevâ.
Sahibidir mirrah602; öyle ki istiva etti.
Ahmed Samira: 6 (Owner) of strength/wisdom , so he/He straightened/leveled.

Ayet 7

4789|53|7|وَهُوَ بِٱلْأُفُقِ ٱلْأَعْلَىٰ
4789|53|7|وهو بالافق الاعلي
7. Ve huve bil ufukil a’lâ.
Ve o* en yüksek ufuktaydı962.
Ahmed Samira: 7 And he/He (is) at/by the highest horizon/direction.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vehuve ve o وَهُوَ -
2 bil-ufuki ufukta بِالْأُفُقِ افق
3 l-ea'la en yüksek الْأَعْلَىٰ علو

Notlar

Not 1: *Cibrîl.

Ayet 8

4790|53|8|ثُمَّ دَنَا فَتَدَلَّىٰ
4790|53|8|ثم دنا فتدلي
8. Summe denâ fe tedellâ.
Sonra yaklaştı962*; öyle ki sarktı962*.
Ahmed Samira: 8 Then he neared, so he lowered/dropped.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 dena yaklaştı دَنَا دنو
3 fe tedella öyle ki sarktı فَتَدَلَّىٰ دلو

Notlar

Not 1: *Cibrîl.

Ayet 9

4791|53|9|فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ أَوْ أَدْنَىٰ
4791|53|9|فكان قاب قوسين او ادني
9. Fe kâne kâbe kavseyni ev ednâ.
Öyle ki oldu aralık* iki yay961 yada daha yakın961.
Ahmed Samira: 9 So he was (a) short measure of length (of) two arm’s/bow’s (lengths) or nearer .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fe kane öyle ki oldu فَكَانَ كون
2 kabe aralık قَابَ قوب
3 kavseyni iki yay قَوْسَيْنِ قوس
4 ev yada أَوْ -
5 edna daha yakın أَدْنَىٰ دنو

Notlar

Not 1: *Cibrîl ile nebi ve resûl Muhammed arası.

Ayet 10

4792|53|10|فَأَوْحَىٰٓ إِلَىٰ عَبْدِهِۦ مَآ أَوْحَىٰ
4792|53|10|فاوحي الي عبده ما اوحي
10. Fe evhâ ilâ abdihî mâ evhâ.
Öyle ki vahyetti603* kuluna** doğru vahyettiğini603.
Ahmed Samira: 10 So he/He inspired/revealed to His worshipper/slave/servant what He inspired/revealed.

Notlar

Not 1: *Allah. Yüce Allah vahyi Cibrîl aracılığıyla kulu nebi ve resûl Muhammed'e vahyetti.

Ayet 11

4793|53|11|مَا كَذَبَ ٱلْفُؤَادُ مَا رَأَىٰٓ
4793|53|11|ما كذب الفواد ما راي
11. Mâ kezebel fuâdu mâ reâ.
Yalanlamış değildi gönül* gördüğünü**.
Ahmed Samira: 11 The heart did not lie/falsify what he/it saw/understood.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ma مَا -
2 kezebe yalanlamadı كَذَبَ كذب
3 l-fu'adu gönül الْفُؤَادُ فاد
4 ma مَا -
5 raa gördüğünü رَأَىٰ راي

Notlar

Not 1: *Resûl Muhammed'in gönlü.**Cibrîl'i ve vahyin indirilme yöntemini. Yüce Allah'ı gözler asla göremez. Resûl Muhammed haşa Yüce Allah'ı görmüş değildi. Cibrîl'i gördü.

Ayet 12

4794|53|12|أَفَتُمَٰرُونَهُۥ عَلَىٰ مَا يَرَىٰ
4794|53|12|افتمرونه علي ما يري
12. E fe tumâr rûnehu alâ mâ yerâ.
Kuşku duyup çekişir misiniz ona* onun* gördüğüne karşı.
Ahmed Samira: 12 So do you argue/discuss with him on what he sees/understands?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 efetumarunehu kuşku duyup çekişir misiniz ona أَفَتُمَارُونَهُ مري
2 ala karşı عَلَىٰ -
3 ma مَا -
4 yera onun gördüğüne يَرَىٰ راي

Notlar

Not 1: *Resûl Muhammed.

Ayet 13

4795|53|13|وَلَقَدْ رَءَاهُ نَزْلَةً أُخْرَىٰ
4795|53|13|ولقد راه نزله اخري
13. Ve lekad reâhu nezleten uhrâ.
Ve ant olsun gördü onu* başka bir inişte.
Ahmed Samira: 13 And he had (E) seen/understood him another/other one descent.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 rahu gördü onu رَاهُ راي
3 nezleten inişte نَزْلَةً نزل
4 uhra başka bir أُخْرَىٰ اخر

Notlar

Not 1: *Cibrîl'i.

Ayet 14

4796|53|14|عِندَ سِدْرَةِ ٱلْمُنتَهَىٰ
4796|53|14|عند سدره المنتهي
14. İnde sidretil muntehâ.
Son* sidre/hünnap ağacının yanında.
Ahmed Samira: 14 At the lote-tree (at) the ultimate/absolute end .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inde yanında عِنْدَ عند
2 sidrati sidre ağacı/hünnap سِدْرَةِ سدر
3 l-munteha son الْمُنْتَهَىٰ نهي

Notlar

Not 1: *Bir yerin, mekanın sonunda bulunan. "Köyün son ağacı olan kavak ağacının yanında bekle beni" demek gibidir.

Ayet 15

4797|53|15|عِندَهَا جَنَّةُ ٱلْمَأْوَىٰٓ
4797|53|15|عندها جنه الماوي
15. İndehâ cennetul me’vâ.
Yanındadır onun* sığınak** cenneti***.
Ahmed Samira: 15 At it (is) the shelter’s/refuge’s treed garden/paradise.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 indeha yanında onun عِنْدَهَا عند
2 cennetu cenneti جَنَّةُ جنن
3 l-me'va sığınak الْمَأْوَىٰ اوي

Notlar

Not 1: *Sidre/Hünnap ağacının.**Gelip geçenlerin sıcaktan sığındığı ve oturup dinlendiği yer.***Bahçe.

Ayet 16

4798|53|16|إِذْ يَغْشَى ٱلسِّدْرَةَ مَا يَغْشَىٰ
4798|53|16|اذ يغشي السدره ما يغشي
16. İz yagşes sidrete mâ yagşâ.
Kaplıyorken/sarıyorken sidre/hünnap ağacını kaplayan/saran.
Ahmed Samira: 16 When what covers/darkens covers/darkens the lote-tree.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 iz zaman إِذْ -
2 yegşa kaplar/sarar يَغْشَى غشو
3 s-sidrate sidre/hünnap ağacını السِّدْرَةَ سدر
4 ma مَا -
5 yegşa kaplayan/saran يَغْشَىٰ غشو

Ayet 17

4799|53|17|مَا زَاغَ ٱلْبَصَرُ وَمَا طَغَىٰ
4799|53|17|ما زاغ البصر وما طغي
17. Mâ zâgal basaru ve mâ tegâ.
Sapmış/şaşmış değildi görüş/bakış; ve taşmış değildi.
Ahmed Samira: 17 The eye sight/knowledge did not deviate/turn away, and (it) did not exceed the limit.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ma değildi مَا -
2 zaga sapmış/şaşmış زَاغَ زيغ
3 l-besaru görüş/bakış الْبَصَرُ بصر
4 ve ma ve değildi وَمَا -
5 taga taşmış طَغَىٰ طغي

Ayet 18

4800|53|18|لَقَدْ رَأَىٰ مِنْ ءَايَٰتِ رَبِّهِ ٱلْكُبْرَىٰٓ
4800|53|18|لقد راي من ايت ربه الكبري
18. Lekad reâ min âyâti rabbihil kubrâ.
Ant olsun gördü* Rabbinin4 büyük** ayetlerinden237.
Ahmed Samira: 18 He had (E) seen/understood from his Lord’s greatest/magnified evidences/signs .

Notlar

Not 1: *Resûl Muhammed.**Yüce Allah Cibrîl aracılığıyla, tabiri caizse sidre/hünnap ağacını ışık hızında yazan bir 3D yazıcı haline sokmuştur. Resûl Muhammed'e burada ne gösterildi bizlere bildirilmemiş. Benim görüşüme göre evrenin yaratılışı gösterilmiş olabilir.

Ayet 19

4801|53|19|أَفَرَءَيْتُمُ ٱللَّٰتَ وَٱلْعُزَّىٰ
4801|53|19|افريتم اللت والعزي
19. E fe reeytumul lâte vel uzzâ.
Gördünüz mü Lât ve Uzzâ'yı?
Ahmed Samira: 19 Did you see/understand Allata/Hashtaroot (most famous idol goddess in pre-Islamic ignorance) and Elozza (idol statue)?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 eferaeytumu gördünüz mü? أَفَرَأَيْتُمُ راي
2 l-late Lât اللَّاتَ -
3 vel'uzza ve 'Uzzâ'yı وَالْعُزَّىٰ -

Ayet 20

4802|53|20|وَمَنَوٰةَ ٱلثَّالِثَةَ ٱلْأُخْرَىٰٓ
4802|53|20|ومنوه الثالثه الاخري
20. Ve menâtes sâlisetel uhrâ.
Ve öteki üçüncü Menât'ı?
Ahmed Samira: 20 And Manat , the third the other?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve menate ve Menât'ı? وَمَنَاةَ -
2 s-salisete üçüncü الثَّالِثَةَ ثلث
3 l-uhra öteki الْأُخْرَىٰ اخر

Ayet 21

4803|53|21|أَلَكُمُ ٱلذَّكَرُ وَلَهُ ٱلْأُنثَىٰ
4803|53|21|الكم الذكر وله الانثي
21. E lekumuz zekeru ve lehul unsâ.
Sizlere erkek mi? Ve O'na* dişi.
Ahmed Samira: 21 Are for you the male and for Him the female?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 elekumu sizlere mi أَلَكُمُ -
2 z-zekeru erkek الذَّكَرُ ذكر
3 velehu ve O'na وَلَهُ -
4 l-unsa dişi الْأُنْثَىٰ انث

Notlar

Not 1: *Allah'a.

Ayet 22

4804|53|22|تِلْكَ إِذًا قِسْمَةٌ ضِيزَىٰٓ
4804|53|22|تلك اذا قسمه ضيزي
22. Tilke izen kısmetun dîzâ.
İşte şu (ki) o zaman çarpık* bir kısmettir.
Ahmed Samira: 22 That (is) then unjust apportionment/division .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 tilke işte şu (ki) تِلْكَ -
2 izen o zaman إِذًا -
3 kismetun bir kısmettir قِسْمَةٌ قسم
4 diza çarpık ضِيزَىٰ ضيز

Notlar

Not 1: *Bükülmüş/eğri,

Ayet 23

4805|53|23|إِنْ هِىَ إِلَّآ أَسْمَآءٌ سَمَّيْتُمُوهَآ أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُم مَّآ أَنزَلَ ٱللَّهُ بِهَا مِن سُلْطَٰنٍ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَمَا تَهْوَى ٱلْأَنفُسُ وَلَقَدْ جَآءَهُم مِّن رَّبِّهِمُ ٱلْهُدَىٰٓ
4805|53|23|ان هي الا اسما سميتموها انتم واباوكم ما انزل الله بها من سلطن ان يتبعون الا الظن وما تهوي الانفس ولقد جاهم من ربهم الهدي
23. İn hiye illâ esmâun semmeytumûhâ entum ve âbâukum mâ enzelallâhu bihâ min sultân(sultânin), in yettebiûne illez zanne ve mâ tehvel enfus(enfusu), ve lekad câehum min rabbihimul hudâ.
Değildir o* isimler dışında (ki) isimlendirdiniz onu* sizler ve babalarınız/atalarınız; indirmiş değildir Allah ona* hiçbir sultân660; tabi olur değillerdir zan314 dışında ve heves ettiğine nefislerin201; ve ant olsun geldi onlara Rablerinden4 doğru yola kılavuz**.
Ahmed Samira: 23 That truly it is except names, you named it, you and your fathers/forefathers, God did not descend with it from a proof/evidence , that truly they follow except the doubt/suspicion , and what the selves desire/attract , and the guidance had (E) come to them from their Lord.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 in değildir إِنْ -
2 hiye o هِيَ -
3 illa dışında إِلَّا -
4 esma'un isimler (ki) أَسْمَاءٌ سمو
5 semmeytumuha isimlendirdiniz onu سَمَّيْتُمُوهَا سمو
6 entum sizler أَنْتُمْ -
7 ve aba'ukum ve babalarınız/atalarınız وَابَاؤُكُمْ ابو
8 ma değildir مَا -
9 enzele indirmiş أَنْزَلَ نزل
10 llahu Allah اللَّهُ -
11 biha ona بِهَا -
12 min hiçbir مِنْ -
13 sultanin bir sultan سُلْطَانٍ سلط
14 in değiller إِنْ -
15 yettebiune tabi olur يَتَّبِعُونَ تبع
16 illa dışında إِلَّا -
17 z-zenne zanna الظَّنَّ ظنن
18 ve ma ve وَمَا -
19 tehva heves ettiğine تَهْوَى هوي
20 l-enfusu nefislerin الْأَنْفُسُ نفس
21 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
22 ca'ehum geldi onlara جَاءَهُمْ جيا
23 min مِنْ -
24 rabbihimu Rablerinden رَبِّهِمُ ربب
25 l-huda doğru yola kılavuz الْهُدَىٰ هدي

Notlar

Not 1: *Lât, Uzzâ ve Menât gibi insanların kendi isimlendirdikleri ve ilâh olarak kulluk ettikleri şey.**Kur'an.

Ayet 24

4806|53|24|أَمْ لِلْإِنسَٰنِ مَا تَمَنَّىٰ
4806|53|24|ام للانسن ما تمني
24. Em lil insâni mâ temennâ.
Ya da insana (mı) temenni ettiği?
Ahmed Samira: 24 Or (is it) to the human/mankind what he wished/desired?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 em ya da أَمْ -
2 lilinsani insana (mı) لِلْإِنْسَانِ انس
3 ma مَا -
4 temenna temenni ettiği تَمَنَّىٰ مني

Ayet 25

4807|53|25|فَلِلَّهِ ٱلْءَاخِرَةُ وَٱلْأُولَىٰ
4807|53|25|فلله الاخره والاولي
25. Fe lillâhil âhiretu vel ûlâ.
Öyle ki Allah’adır ahiret* ve evvel**.
Ahmed Samira: 25 So to God (is) the end (other life) and the first/beginning.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felillahi öyle ki Allah’adır فَلِلَّهِ -
2 l-ahiratu ahiret الْاخِرَةُ اخر
3 velula ve evvel وَالْأُولَىٰ اول

Notlar

Not 1: *

Ayet 26

4808|53|26|وَكَم مِّن مَّلَكٍ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ لَا تُغْنِى شَفَٰعَتُهُمْ شَيْـًٔا إِلَّا مِنۢ بَعْدِ أَن يَأْذَنَ ٱللَّهُ لِمَن يَشَآءُ وَيَرْضَىٰٓ
4808|53|26|وكم من ملك في السموت لا تغني شفعتهم شيا الا من بعد ان ياذن الله لمن يشا ويرضي
26. Ve kem min melekin fîs semâvâti lâ tugnî şefâatuhum şey’en illâ min ba’di en ye’zenallâhu limen yeşâu ve yerdâ.
Ve nicedir meleklerden48 göklerde*; zenginleştirmez şefâatleri114 onların bir şey; dışındadır sonrasında ki izin verir Allah; dilediği ve razı olduğu kimse için.
Ahmed Samira: 26 And how many from (an) angel (is) in the skies/space, their mediation does not enrich/suffice a thing except from after that God permits/allows to whom He wills/wants/intends, and He accepts/approves.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kem ve nicedir وَكَمْ -
2 min مِنْ -
3 melekin meleklerden مَلَكٍ ملك
4 fi فِي -
5 s-semavati göklerde السَّمَاوَاتِ سمو
6 la لَا -
7 tugni zenginleştirmez تُغْنِي غني
8 şefaatuhum şefaatleri onların شَفَاعَتُهُمْ شفع
9 şey'en bir şey شَيْئًا شيا
10 illa dışındadır إِلَّا -
11 min مِنْ -
12 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
13 en ki أَنْ -
14 ye'zene izin verir يَأْذَنَ اذن
15 llahu Allah اللَّهُ -
16 limen kimse için لِمَنْ -
17 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
18 ve yerda ve razı olduğu وَيَرْضَىٰ رضو

Notlar

Not 1: *Hiperuzayda, Rabbimizin arşında, üst boyutlarda.

Ayet 27

4809|53|27|إِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْءَاخِرَةِ لَيُسَمُّونَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ تَسْمِيَةَ ٱلْأُنثَىٰ
4809|53|27|ان الذين لا يومنون بالاخره ليسمون المليكه تسميه الانثي
27. İnnellezîne lâ yu’minûne bil âhireti le yusemmûnel melâikete tesmiyetel unsâ.
Doğrusu ahirete648 iman etmemiş* kimseler mutlak isimlendirirler melekleri48 dişi** isimlendirmesi (-yle).
Ahmed Samira: 27 That truly those who do not believe with (in) the end (other life) they name (E) the angels the female’s naming.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimseler (ki) الَّذِينَ -
3 la لَا -
4 yu'minune iman etmezler يُؤْمِنُونَ امن
5 bil-ahirati ahirete بِالْاخِرَةِ اخر
6 leyusemmune mutlak isimlendirirler لَيُسَمُّونَ سمو
7 l-melaikete melekleri الْمَلَائِكَةَ ملك
8 tesmiyete isimlendirme (-yle) تَسْمِيَةَ سمو
9 l-unsa dişi الْأُنْثَىٰ انث

Notlar

Not 1: *Ahiret ve onun kuralları hakkında yanlış ve sapkın inanışa sahip olmak.**Anlarız ki müşrikler göklerdeki melekleri Lât, Uzzâ, Menât gibi dişi isimleriyle adlandırmışlardır. Bu isimler adına yaptıkları putların içine meleklerin tecelli ettiklerini düşünmektedirler. Aynı zamanda Allah'a da iman ederler.

Ayet 28

4810|53|28|وَمَا لَهُم بِهِۦ مِنْ عِلْمٍ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَإِنَّ ٱلظَّنَّ لَا يُغْنِى مِنَ ٱلْحَقِّ شَيْـًٔا
4810|53|28|وما لهم به من علم ان يتبعون الا الظن وان الظن لا يغني من الحق شيا
28. Ve mâ lehum bihî min ilm(ilmin), in yettebiûne illez zann(zanne), ve innez zanne lâ yugnî minel hakkı şey’â(şey’en).
Ve yoktur onlara onda* hiçbir ilim**; tabi olurlar değillerdir zan314 dışında; ve doğrusu zan314 zenginleştirmez haktan/gerçekten bir şey.
Ahmed Samira: 28 And (there is) no knowledge for them with it, that truly they follow except the doubt/suspicion , and that truly the doubt/suspicion does not enrich/suffice from the truth a thing.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve yoktur وَمَا -
2 lehum onlara لَهُمْ -
3 bihi onda بِهِ -
4 min hiçbir مِنْ -
5 ilmin bir ilim عِلْمٍ علم
6 in değildir إِنْ -
7 yettebiune tabi olurlar يَتَّبِعُونَ تبع
8 illa dışında إِلَّا -
9 z-zenne zan الظَّنَّ ظنن
10 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
11 z-zenne zan الظَّنَّ ظنن
12 la لَا -
13 yugni zenginleştirmez يُغْنِي غني
14 mine مِنَ -
15 l-hakki haktan الْحَقِّ حقق
16 şey'en bir şey شَيْئًا شيا

Notlar

Not 1: *Melekler hakkında.**İlmel yakınları yoktur. Kesin ilim olan fizik, kimya, astronomi gibi ilimleri bilmezler.

Ayet 29

4811|53|29|فَأَعْرِضْ عَن مَّن تَوَلَّىٰ عَن ذِكْرِنَا وَلَمْ يُرِدْ إِلَّا ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا
4811|53|29|فاعرض عن من تولي عن ذكرنا ولم يرد الا الحيوه الدنيا
29. Fe a’rıd an men tevellâ an zikrinâ ve lem yurid illel hayâted dunyâ.
Öyle ki yüz çevir* kimseden (ki) sırt döner zikrimizden78; ve asla razı olmaz dünya hayatı dışında.
Ahmed Samira: 29 So turn away from who turned away from mentioning/remembering Us , and he did not want/intend except the life the present/worldly life .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feea'rid öyle ki yüz çevir فَأَعْرِضْ عرض
2 an عَنْ -
3 men kimseden مَنْ -
4 tevella sırt döner تَوَلَّىٰ ولي
5 an عَنْ -
6 zikrina zikrimizden ذِكْرِنَا ذكر
7 velem ve asla وَلَمْ -
8 yurid razı olmaz يُرِدْ رود
9 illa dışında إِلَّا -
10 l-hayate hayatı الْحَيَاةَ حيي
11 d-dunya dünya الدُّنْيَا دنو

Notlar

Not 1: *İlgilenme. Musallat olma.

Ayet 30

4812|53|30|ذَٰلِكَ مَبْلَغُهُم مِّنَ ٱلْعِلْمِ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ ٱهْتَدَىٰ
4812|53|30|ذلك مبلغهم من العلم ان ربك هو اعلم بمن ضل عن سبيله وهو اعلم بمن اهتدي
30. Zâlike mebleguhum minel ilm(ilmi), inne rabbeke huve a’lemu bi men dalle an sebîlihî ve huve a’lemu bi menihtedâ.
İşte budur ulaşması onların ilimden*; doğrusu (senin) Rabbin4 (ki) O** daha iyi bilendir kendi*** yolundan**** dalalete128 düşmüş kimseyi; ve O** daha iyi bilendir doğru yola kılavuzlanmış kimseyi.
Ahmed Samira: 30 That (is) their capacity/limit from the knowledge, that truly your Lord, He is more knowledgeable with who was misguided from His way/path , and He is more knowledgeable with who was guided.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zalike işte budur ذَٰلِكَ -
2 mebleguhum ulaştıkları onların مَبْلَغُهُمْ بلغ
3 mine مِنَ -
4 l-ilmi ilimden الْعِلْمِ علم
5 inne doğrusu إِنَّ -
6 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
7 huve O هُوَ -
8 ea'lemu daha iyi bilendir أَعْلَمُ علم
9 bimen kimseyi بِمَنْ -
10 delle dalalete düştü ضَلَّ ضلل
11 an عَنْ -
12 sebilihi yolundan سَبِيلِهِ سبل
13 ve huve ve O وَهُوَ -
14 ea'lemu daha iyi bilendir أَعْلَمُ علم
15 bimeni kimseyi بِمَنِ -
16 hteda doğru yola kılavuzlandı اهْتَدَىٰ هدي

Notlar

Not 1: *Ulaşabildikleri ilim pek azdır.**Allah.***Allah'ın.****ek tanrıcı olan İslam.

Ayet 31

4813|53|31|وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ لِيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ أَسَٰٓـُٔوا۟ بِمَا عَمِلُوا۟ وَيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ أَحْسَنُوا۟ بِٱلْحُسْنَى
4813|53|31|ولله ما في السموت وما في الارض ليجزي الذين اسوا بما عملوا ويجزي الذين احسنوا بالحسني
31. Ve lillâhi mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ardı li yecziyellezîne esâû bimâ amilû ve yeczîyellezîne ahsenû bil husnâ.
Ve Allah’adır göklerdeki162 ve yerdeki; cezalandırması* içindir kötülük etmiş kimseleri yaptıklarıyla; ve cezalandırması* (içindir) güzelleştirmiş kimseleri güzellikle.
Ahmed Samira: 31 And to God what (is) in the skies/space and what (is) in the earth/Planet Earth, to reimburse those who did bad/evil because (of) what they made/did , and reimburse those who did good with the best/goodness .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velillahi ve Allah’adır وَلِلَّهِ -
2 ma مَا -
3 fi فِي -
4 s-semavati göklerdeki السَّمَاوَاتِ سمو
5 ve ma ve وَمَا -
6 fi فِي -
7 l-erdi yerdeki الْأَرْضِ ارض
8 liyecziye cezalandırması içindir لِيَجْزِيَ جزي
9 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
10 esa'u kötülük ederler أَسَاءُوا سوا
11 bima بِمَا -
12 amilu yaptıklarıyla عَمِلُوا عمل
13 ve yecziye ve cezalandırır وَيَجْزِيَ جزي
14 ellezine kimseleri الَّذِينَ -
15 ehsenu güzelleştirirler أَحْسَنُوا حسن
16 bil-husna güzellikle بِالْحُسْنَى حسن

Notlar

Not 1: *Karşılığını vermesi.

Ayet 32

4814|53|32|ٱلَّذِينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَٰٓئِرَ ٱلْإِثْمِ وَٱلْفَوَٰحِشَ إِلَّا ٱللَّمَمَ إِنَّ رَبَّكَ وَٰسِعُ ٱلْمَغْفِرَةِ هُوَ أَعْلَمُ بِكُمْ إِذْ أَنشَأَكُم مِّنَ ٱلْأَرْضِ وَإِذْ أَنتُمْ أَجِنَّةٌ فِى بُطُونِ أُمَّهَٰتِكُمْ فَلَا تُزَكُّوٓا۟ أَنفُسَكُمْ هُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ ٱتَّقَىٰٓ
4814|53|32|الذين يجتنبون كبير الاثم والفوحش الا اللمم ان ربك وسع المغفره هو اعلم بكم اذ انشاكم من الارض واذ انتم اجنه في بطون امهتكم فلا تزكوا انفسكم هو اعلم بمن اتقي
32. Ellezîne yectenibûne kebâirel ismi vel fevâhışe lemem(lememe), inne rabbeke vâsiul magfireh(magfireti), huve a’lemu bikum iz enşeekum minel ardı ve iz entum e cinnetun fî butûni ummehâtikum, fe lâ tuzekkû enfusekum, huve a’lemu bi menittekâ.
Kimselerdir (ki) uzak tutarlar büyükler* (olan) günahları ve fahişelikleri490; dışındadır lemem957**; doğrusu (senin) Rabbin4 Vâsi’dir297 mağfirete319; O*** (ki) daha iyi bilendir sizleri inşa ettiği zaman sizleri yerden****; sizler ceninlerken***** annelerinizin karınlarında; öyle ki temize çıkarmayın955 nefislerinizi201; O*** (ki) daha iyi bilendir takvalı21 olan kimseyi.
Ahmed Samira: 32 Those who avoid/distance themselves (from) the sin’s/crime’s greatest/biggest and the enormous/atrocious deeds , except the minor sins , that truly your Lord (is) rich/spread (in) the forgiveness, He is more knowledgeable with (of) you, when He created/originated you from the earth/Planet Earth and when you are embryos/fetuses/hidden in your mother’s bellies/insides, so do not commend/claim righteousness (for) yourselves, He is more knowledgeable with who feared and obeyed.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimselerdir (ki) الَّذِينَ -
2 yectenibune uzak tutarlar يَجْتَنِبُونَ جنب
3 kebaira büyükler (olanları) كَبَائِرَ كبر
4 l-ismi günahların الْإِثْمِ اثم
5 velfevahişe ve fahişelikleri وَالْفَوَاحِشَ فحش
6 illa dışındadır إِلَّا -
7 l-lememe lemem اللَّمَمَ لمم
8 inne doğrusu إِنَّ -
9 rabbeke (senin) Rabbinin رَبَّكَ ربب
10 vasiu Vâsi’dir وَاسِعُ وسع
11 l-megfirati mağfirete الْمَغْفِرَةِ غفر
12 huve O هُوَ -
13 ea'lemu daha iyi bilendir أَعْلَمُ علم
14 bikum sizleri بِكُمْ -
15 iz zaman إِذْ -
16 enşeekum inşa etti sizleri أَنْشَأَكُمْ نشا
17 mine مِنَ -
18 l-erdi yerden الْأَرْضِ ارض
19 ve iz zaman وَإِذْ -
20 entum sizler أَنْتُمْ -
21 ecinnetun ceninlerken أَجِنَّةٌ جنن
22 fi فِي -
23 butuni karınlarında بُطُونِ بطن
24 ummehatikum annelerinizin أُمَّهَاتِكُمْ امم
25 fela öyle ki فَلَا -
26 tuzekku temize çıkarmayın تُزَكُّوا زكو
27 enfusekum nefislerinizi أَنْفُسَكُمْ نفس
28 huve O هُوَ -
29 ea'lemu daha iyi bilendir أَعْلَمُ علم
30 bimeni kimseyi بِمَنِ -
31 tteka takvalı olur اتَّقَىٰ وقي

Notlar

Not 1: *Sıfat değil isim kelimesidir. Çoğuldur. Dikkat: Günahları derecesi ne olursa olsun sürekli işlemek de büyükleştirir. **Büyüklerden olan günahlar dışında kısa süreli, tekrarlamayan.***Allah.****Yeryüzündeki atomlardan evrim süreciyle.*****Fetüs.

Ayet 33

4815|53|33|أَفَرَءَيْتَ ٱلَّذِى تَوَلَّىٰ
4815|53|33|افريت الذي تولي
33. E fe re’eytellezî tevellâ.
Öyle ki gördün mü sırt çevirmiş kimseyi?
Ahmed Samira: 33 So did you see/understand who turned away?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 eferaeyte öyle ki gördün mü أَفَرَأَيْتَ راي
2 llezi kimseyi (ki) الَّذِي -
3 tevella sırt çevirdi تَوَلَّىٰ ولي

Ayet 34

4816|53|34|وَأَعْطَىٰ قَلِيلًا وَأَكْدَىٰٓ
4816|53|34|واعطي قليلا واكدي
34. Ve a’tâ kalîlen ve ekdâ.
Ve verdi biraz; ve kıstı*.
Ahmed Samira: 34 And gave little and skimped/stinged?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ea'ta ve verdi وَأَعْطَىٰ عطو
2 kalilen biraz قَلِيلًا قلل
3 ve ekda ve kıstı وَأَكْدَىٰ كدي

Notlar

Not 1: *Cimrilik etti.

Ayet 35

4817|53|35|أَعِندَهُۥ عِلْمُ ٱلْغَيْبِ فَهُوَ يَرَىٰٓ
4817|53|35|اعنده علم الغيب فهو يري
35. E indehu ilmul gaybi fe huve yerâ.
İndinde/yanında mı onun* gaybın62 ilmi958 öyle ki o görür?
Ahmed Samira: 35 Is it at him the unseen’s/absents knowledge so he sees/understands ?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 eindehu indinde/yanında mı onun أَعِنْدَهُ عند
2 ilmu ilmi عِلْمُ علم
3 l-gaybi gaybın الْغَيْبِ غيب
4 fehuve öyle ki o فَهُوَ -
5 yera görür يَرَىٰ راي

Notlar

Not 1: *Sırt çeviren kimsenin.

Ayet 36

4818|53|36|أَمْ لَمْ يُنَبَّأْ بِمَا فِى صُحُفِ مُوسَىٰ
4818|53|36|ام لم ينبا بما في صحف موسي
36. Em lem yunebbe’ bimâ fî suhufi mûsâ.
Ya da hiç haberlendirilmez (o) Mûsâ'nın sahifelerindekiyle.
Ahmed Samira: 36 Or he did not get informed with what (is) in Moses’ sheets/pages (scriptures) ?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 em ya da أَمْ -
2 lem hiç لَمْ -
3 yunebbe' haberlendirilmez يُنَبَّأْ نبا
4 bima بِمَا -
5 fi فِي -
6 suhufi sahifelerindekiyle صُحُفِ صحف
7 musa Mûsâ'nın مُوسَىٰ -

Ayet 37

4819|53|37|وَإِبْرَٰهِيمَ ٱلَّذِى وَفَّىٰٓ
4819|53|37|وابرهيم الذي وفي
37. Ve ibrâhîmellezî veffâ.
Ve İbrahim'in* (ki) vefalı olmuş olandır.
Ahmed Samira: 37 And Abraham who fulfilled/completed.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ibrahime ve İbrahim'in وَإِبْرَاهِيمَ -
2 llezi ki الَّذِي -
3 veffa vefalı olmuş olandır وَفَّىٰ وفي

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûl olan İbrahim'e de sahifeler verildiğini anlarız.

Ayet 38

4820|53|38|أَلَّا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَىٰ
4820|53|38|الا تزر وازره وزر اخري
38. Ellâ teziru vâziretun vizre uhrâ.
Değil mi ki yüklenmez bir yüklenen diğerinin yükünü.
Ahmed Samira: 38 That no sinner/burdener bears/carries another’s sin/burden .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ella değil mi ki أَلَّا -
2 teziru yüklenmez تَزِرُ وزر
3 vaziratun bir yüklenen وَازِرَةٌ وزر
4 vizra yükünü وِزْرَ وزر
5 uhra diğerinin أُخْرَىٰ اخر

Ayet 39

4821|53|39|وَأَن لَّيْسَ لِلْإِنسَٰنِ إِلَّا مَا سَعَىٰ
4821|53|39|وان ليس للانسن الا ما سعي
39. Ve en leyse lil insâni illâ mâ seâ.
Ve ki yoktur insana yürüdüğünün/ilerlediğinin* dışında.
Ahmed Samira: 39 And that (E) (there is) not to the human except what he strived/endeavored .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve en ve ki وَأَنْ -
2 leyse yoktur لَيْسَ ليس
3 lilinsani insana لِلْإِنْسَانِ انس
4 illa dışında إِلَّا -
5 ma مَا -
6 seaa yürüdüğünün/ilerlediğinin سَعَىٰ سعي

Notlar

Not 1: *Çabasının, gayretinin karşılığı dışında hiçbir şey yoktur. Torpil yoktur.

Ayet 40

4822|53|40|وَأَنَّ سَعْيَهُۥ سَوْفَ يُرَىٰ
4822|53|40|وان سعيه سوف يري
40. Ve enne sa’yehu sevfe yurâ.
Ve ki yürümesi/ilerlemesi* onun** yakında*** görülecektir.
Ahmed Samira: 40 And that (E) his striving/endeavor will be seen.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve enne ve ki وَأَنَّ -
2 sea'yehu yürümesi/ilerlemesi onun سَعْيَهُ سعي
3 sevfe yakında سَوْفَ -
4 yura görülecektir يُرَىٰ راي

Notlar

Not 1: *Çabası.**İnsanın.***Sâat yaklaştı ve Ay yarıldı. MS 2292 yılının 17 Mayıs günü gerçekleşecek olan Güneş tutulmasıyla evrenin yırtılmış kısmı ışık hızında Güneş sistemimize gelecektir Rabbimin izniyle.

Ayet 41

4823|53|41|ثُمَّ يُجْزَىٰهُ ٱلْجَزَآءَ ٱلْأَوْفَىٰ
4823|53|41|ثم يجزيه الجزا الاوفي
41. Summe yuczâhul cezâel evfâ.
Sonra cezalandırılır* tastamam ceza** (-yla).
Ahmed Samira: 41 Then he (will) be reimbursed the reimbursement , the most fulfilling/completing.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 yuczahu cezalandırılır o يُجْزَاهُ جزي
3 l-ceza'e ceza (-yla) الْجَزَاءَ جزي
4 l-evfa tastamam الْأَوْفَىٰ وفي

Notlar

Not 1: *Karşılığı verilir.**Karşılık.

Ayet 42

4824|53|42|وَأَنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلْمُنتَهَىٰ
4824|53|42|وان الي ربك المنتهي
42. Ve enne ilâ rabbikel muntehâ.
Ve ki (senin) Rabbine4 doğrudur nihayet*.
Ahmed Samira: 42 And that truly to your Lord (is) the ultimate/absolute end.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve enne ve ki وَأَنَّ -
2 ila إِلَىٰ -
3 rabbike (senin) Rabbine doğrudur رَبِّكَ ربب
4 l-munteha nihayet الْمُنْتَهَىٰ نهي

Notlar

Not 1: *Sonuç, bitiş, netice.

Ayet 43

4825|53|43|وَأَنَّهُۥ هُوَ أَضْحَكَ وَأَبْكَىٰ
4825|53|43|وانه هو اضحك وابكي
43. Ve ennehu huve adhake ve ebkâ.
Ve ki O*; O* (ki) güldürdü** ve ağlattı**.
Ahmed Samira: 43 And that He made laugh,and He made to weep .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ennehu ve ki O وَأَنَّهُ -
2 huve O (ki) هُوَ -
3 edhake güldürdü أَضْحَكَ ضحك
4 ve ebka ve ağlattı وَأَبْكَىٰ بكي

Notlar

Not 1: *Allah.**Ayrıca anlayabiliriz ki nihayet geldiği zaman insan ya ağlar ya da güler. 3. bir seçenek yoktur. Ya cehenneme girdirilir ya da cennete girdirilir.

Ayet 44

4826|53|44|وَأَنَّهُۥ هُوَ أَمَاتَ وَأَحْيَا
4826|53|44|وانه هو امات واحيا
44. Ve ennehu huve emâte ve ahyâ.
Ve ki O*;O*(ki) öldürdü ve yaşattı.
Ahmed Samira: 44 And that He made to die , and He revived/gave life .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ennehu ve ki O وَأَنَّهُ -
2 huve O (ki) هُوَ -
3 emate öldürdü أَمَاتَ موت
4 ve ehya ve yaşattı وَأَحْيَا حيي

Notlar

Not 1: *Allah.

Ayet 45

4827|53|45|وَأَنَّهُۥ خَلَقَ ٱلزَّوْجَيْنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلْأُنثَىٰ
4827|53|45|وانه خلق الزوجين الذكر والانثي
45. Ve ennehu halakaz zevceyniz zekere vel unsâ.
Ve ki O* yarattı zevceyi**; erkeği ve dişiyi.
Ahmed Samira: 45 And that He created the pairs/couples , the male and the female.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ennehu ve ki O وَأَنَّهُ -
2 haleka yarattı خَلَقَ خلق
3 z-zevceyni zevceyi الزَّوْجَيْنِ زوج
4 z-zekera erkeği الذَّكَرَ ذكر
5 vel'unsa ve dişiyi وَالْأُنْثَىٰ انث

Notlar

Not 1: *Allah.**Eşi, çifti.

Ayet 46

4828|53|46|مِن نُّطْفَةٍ إِذَا تُمْنَىٰ
4828|53|46|من نطفه اذا تمني
46. Min nutfetin izâ tumnâ.
Bir nutfeden959 boşaltıldığı* zaman.
Ahmed Samira: 46 From a drop/males or female’s secretion , if/when (it be) ejaculated/discharged semen/sperm.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 min مِنْ -
2 nutfetin bir nutfeden نُطْفَةٍ نطف
3 iza zaman إِذَا -
4 tumna boşaltıldığı تُمْنَىٰ مني

Notlar

Not 1: *Ejeküle edilmesi, erkeğin penisinde bulunan bulbocavernosus kasının ritmik kasılmasıyla önceden depolanmış olan meninin dışarıya boşaltılması.

Ayet 47

4829|53|47|وَأَنَّ عَلَيْهِ ٱلنَّشْأَةَ ٱلْأُخْرَىٰ
4829|53|47|وان عليه النشاه الاخري
47. Ve enne aleyhin neş’etel uhrâ.
Ve ki O'nun* üzerinedir inşa etmek diğerini**.
Ahmed Samira: 47 And that on Him (is) the creation , the other.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve enne ve ki وَأَنَّ -
2 aleyhi O'nun üzerinedir عَلَيْهِ -
3 n-neşete inşa etmek النَّشْأَةَ نشا
4 l-uhra diğerini الْأُخْرَىٰ اخر

Notlar

Not 1: *Allah'ın.**Ertelenmiş olan diğerini.

Ayet 48

4830|53|48|وَأَنَّهُۥ هُوَ أَغْنَىٰ وَأَقْنَىٰ
4830|53|48|وانه هو اغني واقني
48. Ve ennehu huve agnâ ve aknâ.
Ve ki O*; O* (ki) zengin etti; ve kanaat getirendir**.
Ahmed Samira: 48 And that He, He enriched/sufficed , and He made content/satisfied .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ennehu ve ki O وَأَنَّهُ -
2 huve O (ki) هُوَ -
3 egna zengin etti أَغْنَىٰ غني
4 ve ekna ve kanaat getirendir وَأَقْنَىٰ قني

Notlar

Not 1: *Allah.**İsim kelimesi. Mümin kullarının kalplerine doygunluk hissini verendir.

Ayet 49

4831|53|49|وَأَنَّهُۥ هُوَ رَبُّ ٱلشِّعْرَىٰ
4831|53|49|وانه هو رب الشعري
49. Ve ennehu huve rabbuş şı’râ.
Ve ki O*; O'dur** Rabbi4 Şi'râ'nın954.
Ahmed Samira: 49 And that He is the star’s (dog star’s) Lord .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ennehu ve ki O وَأَنَّهُ -
2 huve O'dur هُوَ -
3 rabbu Rabbi رَبُّ ربب
4 ş-şia'ra Şi'râ'nın الشِّعْرَىٰ شعر

Notlar

Not 1: *Allah.**Allah'tır.

Ayet 50

4832|53|50|وَأَنَّهُۥٓ أَهْلَكَ عَادًا ٱلْأُولَىٰ
4832|53|50|وانه اهلك عادا الاولي
50. Ve ennehû ehleke âdenil ûlâ.
Ve ki O* helak etti Âd'ı evvel/önce.
Ahmed Samira: 50 And that He destroyed Aad the first/beginning.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ennehu ve ki O وَأَنَّهُ -
2 ehleke helak etti أَهْلَكَ هلك
3 aaden Âd'ı عَادًا عود
4 l-ula evvel/önce الْأُولَىٰ اول

Notlar

Not 1: *Allah.

Ayet 51

4833|53|51|وَثَمُودَا۟ فَمَآ أَبْقَىٰ
4833|53|51|وثمودا فما ابقي
51. Ve semûde femâ ebkâ.
Ve Semûd'u; öyle ki bırakmış/durdurmuş* değildi**.
Ahmed Samira: 51 And Thamud , so none (were) left/protected .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve semude ve Semûd'u وَثَمُودَ -
2 fema öyle ki değildi فَمَا -
3 ebka bırakmış/durdurmuş أَبْقَىٰ بقي

Notlar

Not 1: *Yerlerinde kaldırmış, durdurmuş, devam ettirmiş.**Allah.

Ayet 52

4834|53|52|وَقَوْمَ نُوحٍ مِّن قَبْلُ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ هُمْ أَظْلَمَ وَأَطْغَىٰ
4834|53|52|وقوم نوح من قبل انهم كانوا هم اظلم واطغي
52. Ve kavme nûhın min kabl(kablu), innehum kânû hum azleme ve atgâ.
Ve Nûh kavmini önceden*; doğrusu onlar** olmuşlardı; onlardılar daha zalim257 ve daha tâğût442.
Ahmed Samira: 52 And Noah’s nation from before, that they truly were, they (were) more unjust/oppressive, and more tyrant/arrogant .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kavme ve kavmini وَقَوْمَ قوم
2 nuhin Nûh نُوحٍ -
3 min مِنْ -
4 kablu önceden قَبْلُ قبل
5 innehum doğrusu onlar إِنَّهُمْ -
6 kanu olmuşlardı كَانُوا كون
7 hum onlardılar هُمْ -
8 ezleme daha zalim أَظْلَمَ ظلم
9 ve etga ve daha tâğût وَأَطْغَىٰ طغي

Notlar

Not 1: *Helak etti.**Nûh kavmi.

Ayet 53

4835|53|53|وَٱلْمُؤْتَفِكَةَ أَهْوَىٰ
4835|53|53|والموتفكه اهوي
53. Vel mû’tefikete ehvâ.
Ve dışı iç olanı* çöktürdü**.
Ahmed Samira: 53 And the overturned/destroyed (city was) more dropping/tumbling down .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velmu'tefikete ve dışı iç olanı وَالْمُؤْتَفِكَةَ افك
2 ehva çöktürdü أَهْوَىٰ هوي

Notlar

Not 1: *Yalan olanı. Dışı içi ters olan. Yalan olmuş yerleşim yeri. **Allah batırdı, çöktürdü, içe kollaps etti. Bu çöktürmeyle dış olan yüzey, ufuk, yerleşim yeri çöktü ve iç oldu.

Ayet 54

4836|53|54|فَغَشَّىٰهَا مَا غَشَّىٰ
4836|53|54|فغشيها ما غشي
54. Fe gaşşâhâ mâ gaşşâ.
Öyle ki sardı/örttü* onu** saran/örten*.
Ahmed Samira: 54 So covered/came upon it what covers .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fegaşşaha öyle ki sardı/örttü onu فَغَشَّاهَا غشو
2 ma مَا -
3 gaşşa saran/örten غَشَّىٰ غشو

Notlar

Not 1: *Selin getirdiği alüvyon.**Yerleşim yerini.

Ayet 55

4837|53|55|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكَ تَتَمَارَىٰ
4837|53|55|فباي الا ربك تتماري
55. Fe bi eyyi âlâi rabbike tetemârâ.
Öyle ki Rabbinin4 hangi nimetlerine757 kuşkulanırsın.
Ahmed Samira: 55 So with which (of) your Lord’s blessings (do) you argue/discuss?392

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 febieyyi öyle ki hangi فَبِأَيِّ -
2 ala'i nimetlerine الَاءِ الو
3 rabbike Rabbinin رَبِّكَ ربب
4 tetemara kuşkulanırsın تَتَمَارَىٰ مري

Ayet 56

4838|53|56|هَٰذَا نَذِيرٌ مِّنَ ٱلنُّذُرِ ٱلْأُولَىٰٓ
4838|53|56|هذا نذير من النذر الاولي
56. Hâzâ nezîrun minen nuzuril ûlâ.
Bu* bir uyarıdır evvelki/önceki uyarılardan**.
Ahmed Samira: 56 That (is) a warning/notice from the warnings/notices , the first/beginning.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 haza bu هَٰذَا -
2 nezirun bir uyarıdır نَذِيرٌ نذر
3 mine مِنَ -
4 n-nuzuri uyarılardan النُّذُرِ نذر
5 l-ula evvel/önce الْأُولَىٰ اول

Notlar

Not 1: *Kur'an.**Önceki kutsal kitaplardan.

Ayet 57

4839|53|57|أَزِفَتِ ٱلْءَازِفَةُ
4839|53|57|ازفت الازفه
57. Ezifetil âzifeh(âzifetu).
Yaklaştı* yaklaşan**.
Ahmed Samira: 57 The Resurrection approached/neared.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ezifeti yaklaştı أَزِفَتِ ازف
2 l-azifetu yaklaşan الْازِفَةُ ازف

Notlar

Not 1: *Mekan ve zaman olarak yaklaşmak, yakınlaşmak. Sâati getirecek olan evrenin yırtıkları ışık hızında Güneş sistemimize doğru geliyor olabilir. **Sâat. 54:1 ayetinde Ay'ın yarılması sâatin yaklaştığını gösterir. Sâat Rabbimizin izniyle MS 2292 yılında 17 Mayıs tam Güneş tutulmasında dünyamıza ulaşacaktır.

Ayet 58

4840|53|58|لَيْسَ لَهَا مِن دُونِ ٱللَّهِ كَاشِفَةٌ
4840|53|58|ليس لها من دون الله كاشفه
58. Leyse lehâ min dûnillâhi kâşifeh(kâşifetun).
Yoktur ona* Allah’ın astında bir kaşif**.
Ahmed Samira: 58 (There is) not a remover/uncoverer (reliever) for it from other than God.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 leyse yoktur لَيْسَ ليس
2 leha ona لَهَا -
3 min مِنْ -
4 duni astında دُونِ دون
5 llahi Allah’ın اللَّهِ -
6 kaşifetun bir kaşif كَاشِفَةٌ كشف

Notlar

Not 1: *Yaklaşan sâate.**Keşfeden, bir çözüm/kurtuluş yolu bulan.

Ayet 59

4841|53|59|أَفَمِنْ هَٰذَا ٱلْحَدِيثِ تَعْجَبُونَ
4841|53|59|افمن هذا الحديث تعجبون
59. E fe min hâzel hadîsi ta’cebûn(ta’cebûne).
Öyle ki bu hadisten89 mi acayipleşirsiniz*?
Ahmed Samira: 59 Is it from this the information/speech you wonder/surprise ?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 efemin öyle ki mi أَفَمِنْ -
2 haza bu هَٰذَا -
3 l-hadisi hadisten الْحَدِيثِ حدث
4 tea'cebune acayipleşirsiniz تَعْجَبُونَ عجب

Notlar

Not 1: *Acayip şaşırmak.

Ayet 60

4842|53|60|وَتَضْحَكُونَ وَلَا تَبْكُونَ
4842|53|60|وتضحكون ولا تبكون
60. Ve tedhakûne ve lâ tebkûn(tebkûne).
Ve gülersiniz*; ve ağlamazsınız**.
Ahmed Samira: 60 And you laugh/wonder, and you do not weep ?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve tedhakune ve gülersiniz وَتَضْحَكُونَ ضحك
2 ve la ve وَلَا -
3 tebkune ağlamazsınız تَبْكُونَ بكي

Notlar

Not 1: *Bu söze karşı gülersiniz.**Oysa ağlamanız gerekirken ağlamazsınız.

Ayet 61

4843|53|61|وَأَنتُمْ سَٰمِدُونَ
4843|53|61|وانتم سمدون
61. Ve entum sâmidûn(sâmidûne).
Ve sizler sâmidsiniz960.
Ahmed Samira: 61 And you are astonished singing/arrogant ?

Ayet 62

4844|53|62|فَٱسْجُدُوا۟ لِلَّهِ وَٱعْبُدُوا۟
4844|53|62|فاسجدوا لله واعبدوا
62. Fescudû lillâhi va’budû. (SECDE ÂYETİ)
Öyleyse secde12 edin Allah'a; ve kulluk46 edin.
Ahmed Samira: 62 So prostrate to God and worship.393

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fescudu öyleyse secde edin/diz çöküp boyun eğin فَاسْجُدُوا سجد
2 lillahi Allah'a لِلَّهِ -
3 vea'budu ve kulluk edin وَاعْبُدُوا عبد