Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
🎙️ Kâri - Reciter - Okuyan
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 809: Seîr

Bu kavram 4 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

809Çılgın ateş.

4. Nisâ Suresi

Ayet 10

Arapça Metin (Harekeli)

503|4|10|إِنَّ ٱلَّذِينَ يَأْكُلُونَ أَمْوَٰلَ ٱلْيَتَٰمَىٰ ظُلْمًا إِنَّمَا يَأْكُلُونَ فِى بُطُونِهِمْ نَارًا وَسَيَصْلَوْنَ سَعِيرًا

Arapça Metin (Harekesiz)

503|4|10|ان الذين ياكلون امول اليتمي ظلما انما ياكلون في بطونهم نارا وسيصلون سعيرا

Latin Literal

10. İnnellezîne ye’kulûne emvâlel yetâmâ zulmen innemâ ye’kulûne fî butûnihim nârâ(nâran). Ve se yaslevne seîrâ(seîran).

Türkçe Çeviri

Doğrusu kimseler (ki) yediler mallarını yetimlerin131 bir zulüm (-le)257; doğrusu yedikleri karınlarında bir ateştir; ve yanacaklar (onlar) bir seîrde809.

Ahmed Samira Çevirisi

10 That those who eat the orphans’ properties/possessions unjustly/oppressively, but they eat in their bellies a fire, and they will roast/suffer/burn (from) blazing/inflaming (fire).

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 ye'kulune yediler يَأْكُلُونَ اكل
4 emvale mallarını أَمْوَالَ مول
5 l-yetama yetimlerin الْيَتَامَىٰ يتم
6 zulmen bir zulümle ظُلْمًا ظلم
7 innema doğrusu إِنَّمَا -
8 ye'kulune yedikleri يَأْكُلُونَ اكل
9 fi فِي -
10 butunihim karınlarında بُطُونِهِمْ بطن
11 naran bir ateş نَارًا نور
12 ve seyeslevne ve yanacaklar وَسَيَصْلَوْنَ صلي
13 seiyran çılgın bir alevde سَعِيرًا سعر

4. Nisâ Suresi

Ayet 55

Arapça Metin (Harekeli)

548|4|55|فَمِنْهُم مَّنْ ءَامَنَ بِهِۦ وَمِنْهُم مَّن صَدَّ عَنْهُ وَكَفَىٰ بِجَهَنَّمَ سَعِيرًا

Arapça Metin (Harekesiz)

548|4|55|فمنهم من امن به ومنهم من صد عنه وكفي بجهنم سعيرا

Latin Literal

55. Fe minhum men âmene bihî ve minhum men sadde anhu. Ve kefâ bi cehenneme saîrâ(saîran).

Türkçe Çeviri

Öyle ki onlardan kimi iman47 etti ona (kitaba); ve onlardan kimi yüz çevirdi/engelledi* ondan (kitaptan); öyle ki kâfi geldi/yetti (ona) bir seîr809 (-li) cehennem.

Ahmed Samira Çevirisi

55 So from them who believed with (in) Him, and from them who prevented/obstructed from Him, and enough with Hell blazing.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feminhum öyle ki onlardan فَمِنْهُمْ -
2 men kimi مَنْ -
3 amene iman etti امَنَ امن
4 bihi ona (kitaba) بِهِ -
5 ve minhum ve onlardan وَمِنْهُمْ -
6 men kimi مَنْ -
7 sadde yüz çevirdi/engelledi صَدَّ صدد
8 anhu ondan (kitaptan) عَنْهُ -
9 ve kefa öyle ki kâfi geldi/yetti وَكَفَىٰ كفي
10 bicehenneme cehennem بِجَهَنَّمَ -
11 seiyran çılgın alevli سَعِيرًا سعر

Notlar

Not 1

*Mani oldu, hüküm içeren kitabın hükümlerine engel oldu.

17. İsrâ Suresi

Ayet 97

Arapça Metin (Harekeli)

2124|17|97|وَمَن يَهْدِ ٱللَّهُ فَهُوَ ٱلْمُهْتَدِ وَمَن يُضْلِلْ فَلَن تَجِدَ لَهُمْ أَوْلِيَآءَ مِن دُونِهِۦ وَنَحْشُرُهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ عَلَىٰ وُجُوهِهِمْ عُمْيًا وَبُكْمًا وَصُمًّا مَّأْوَىٰهُمْ جَهَنَّمُ كُلَّمَا خَبَتْ زِدْنَٰهُمْ سَعِيرًا

Arapça Metin (Harekesiz)

2124|17|97|ومن يهد الله فهو المهتد ومن يضلل فلن تجد لهم اوليا من دونه ونحشرهم يوم القيمه علي وجوههم عميا وبكما وصما ماويهم جهنم كلما خبت زدنهم سعيرا

Latin Literal

97. Ve men yehdillâhu fe huvel muhted(muhtedi), ve men yudlil fe len tecide lehum evliyâe min dûnih(dûnihî), ve nahşuruhum yevmel kıyâmeti alâ vucûhihim umyen ve bukmen ve summâ(summen), me’vâhum cehennem(cehennemu), kullemâ habet zidnâhum saîrâ(saîren).

Türkçe Çeviri

Ve kimi doğru yola kılavuzlar Allah; öyle ki o doğru yolu bulandır; kimi dalalette128 bırakır öyle ki asla bulamazsın onlara veliler28 O’nun* astından; ve haşrederiz556 onları kıyamet günü148 yüzleri üzerine âmâlar; ve dilsizler; ve sağırlar (olarak); varış yeri onların cehennemdir968; her bir sönmeye yüz tuttuğunda** artırırız onlara bir seîr809.

Ahmed Samira Çevirisi

97 And whom God guides so he is the guided, and whom He misguides, so you will never/not find for them guardians/protectors from other than Him, and We gather them (on) the Resurrection Day on their faces/fronts, blind, and mute, and deaf, their shelter/refuge (is) Hell, whenever (it) became humble/tranquil (subsided), We increased them blazing/inflaming.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve men ve kimi وَمَنْ -
2 yehdi doğru yolo kılavuzlar يَهْدِ هدي
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 fehuve öyle ki o فَهُوَ -
5 l-muhtedi doğru yolu bulandır الْمُهْتَدِ هدي
6 ve men kimi وَمَنْ -
7 yudlil dalalette bırakır يُضْلِلْ ضلل
8 felen öyle ki asla فَلَنْ -
9 tecide bulamazsın تَجِدَ وجد
10 lehum onlara لَهُمْ -
11 evliya'e veliler أَوْلِيَاءَ ولي
12 min مِنْ -
13 dunihi astından O’nun دُونِهِ دون
14 ve nehşuruhum ve haşrederiz onları وَنَحْشُرُهُمْ حشر
15 yevme günü يَوْمَ يوم
16 l-kiyameti kıyamet الْقِيَامَةِ قوم
17 ala üzerine عَلَىٰ -
18 vucuhihim yüzleri وُجُوهِهِمْ وجه
19 umyen âmâlar عُمْيًا عمي
20 ve bukmen ve dilsizler وَبُكْمًا بكم
21 ve summen ve sağırlar وَصُمًّا صمم
22 me'vahum varış yeri onların مَأْوَاهُمْ اوي
23 cehennemu cehennemdir جَهَنَّمُ -
24 kullema her bir كُلَّمَا كلل
25 habet sönmeye yüz tuttuğunda خَبَتْ خبو
26 zidnahum artırırız onlara زِدْنَاهُمْ زيد
27 seiyran bir seîr سَعِيرًا سعر

Notlar

Not 1

*Allah'ın.**Cehennem.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Veli Kavram 28

28 Koruyan, himaye eden yakın arkadaş. Çoğulu evliyadır.

Sapkınlar/dalalet içinde olanlar Kavram 128

128 Dosdoğru yoldan (Kur'an'dan) sapmış kimseler. Sadece Kur'an demeyen herkes.

Kıyamet günü Kavram 148

148 Kıyam günü/dönemi/evresi. Yaratılış özelliğinin dikilmesi/ayağa kalkması; insanın yaratılış özelliği olan beynin (bedenle veya bedensiz) dikilmesi/ayağa kalkması. Ahiret evreninde bilincin avatar bedene yüklenmesiyle aktive olduğu, dirildiği gün/dönem/evre.

Haşretmek Kavram 556

556 Toplamak, bir araya getirmek.

Seîr Kavram 809

809 Çılgın ateş.

33. Ahzâb Suresi

Ayet 64

Arapça Metin (Harekeli)

3595|33|64|إِنَّ ٱللَّهَ لَعَنَ ٱلْكَٰفِرِينَ وَأَعَدَّ لَهُمْ سَعِيرًا

Arapça Metin (Harekesiz)

3595|33|64|ان الله لعن الكفرين واعد لهم سعيرا

Latin Literal

64. İnnallâhe leanel kâfirîne ve eadde lehum saîrâ(saîren).

Türkçe Çeviri

Doğrusu Allah lanet280 etti kâfirlere25; ve hazırladı onlara* bir seîr809.

Ahmed Samira Çevirisi

64 That truly God cursed/humiliated the disbelievers, and He prepared for them blazing/inflaming (fire).303

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 llahe Allah اللَّهَ -
3 leane lanet etti لَعَنَ لعن
4 l-kafirine kâfirlere الْكَافِرِينَ كفر
5 ve eadde ve hazırladı وَأَعَدَّ عدد
6 lehum onlara لَهُمْ -
7 seiyran çılgın bir alev سَعِيرًا سعر

Notlar

Not 1

*Kâfirlere.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kâfir Kavram 25

25 Örten, gizleyen, kapatan. Bir çiftçi tohumu toprağa gömüp üzerini kapatırsa tohuma kafirlik etmiş olur. Ayette kullanım yerine göre anlam alır. Kur'an'da genel olarak gerçeği/hakkı örtüp gizlemek olarak kullanılır. Kur'an'ın ayetlerinin gerçek anlamını örten/kapatan/etkisizleştirenler de kâfirdirler.

Lanet etmek. Kavram 280

280 Uğursuz bırakmak. Yüce Allah'ın lanet etmesi hak etmiş kimseleri rahmetinden uzak tutmasıdır. Rahmetten uzak kalmak tüm uğursuzluklarla karşılaşmak demektir. Bu kimseler bir göz aydınlığı, mutluluk ve huzur asla göremezler.

Seîr Kavram 809

809 Çılgın ateş.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 809: Seîr

Kavram Bilgisi

Kavram Adı: Seîr

Kavram No: 809

Kısa Açıklama: 809 Çılgın ateş.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 4

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Nisâ Suresi - Ayet 10

Türkçe Meal: Doğrusu kimseler (ki) yediler mallarını yetimlerin 131 bir zulüm (-le) 257 ; doğrusu yedikleri karınlarında bir ateştir; ve yanacaklar (onlar) bir seîrde 809 .

Arapça: 503|4|10|ان الذين ياكلون امول اليتمي ظلما انما ياكلون في بطونهم نارا وسيصلون سعيرا

Nisâ Suresi - Ayet 55

Türkçe Meal: Öyle ki onlardan kimi iman 47 etti ona (kitaba); ve onlardan kimi yüz çevirdi/engelledi * ondan (kitaptan); öyle ki kâfi geldi/yetti (ona) bir seîr 809 (-li) cehennem.

Arapça: 548|4|55|فمنهم من امن به ومنهم من صد عنه وكفي بجهنم سعيرا

İsrâ Suresi - Ayet 97

Türkçe Meal: Ve kimi doğru yola kılavuzlar Allah; öyle ki o doğru yolu bulandır; kimi dalalette 128 bırakır öyle ki asla bulamazsın onlara veliler 28 O’nun * astından; ve haşrederiz 556 onları kıyamet günü 148 yüzleri üzerine âmâlar; ve dilsizler; ve sağırlar (olarak); varış yeri onların cehennemdir 968 ; her bir sönmeye yüz tuttuğunda ** artırırız onlara bir seîr 809 .

Arapça: 2124|17|97|ومن يهد الله فهو المهتد ومن يضلل فلن تجد لهم اوليا من دونه ونحشرهم يوم القيمه علي وجوههم عميا وبكما وصما ماويهم جهنم كلما خبت زدنهم سعيرا

Ahzâb Suresi - Ayet 64

Türkçe Meal: Doğrusu Allah lanet 280 etti kâfirlere 25 ; ve hazırladı onlara * bir seîr 809 .

Arapça: 3595|33|64|ان الله لعن الكفرين واعد لهم سعيرا