Sure 13: Ra'd/Gök Gürültüsü

Ayet Sayısı: 43
ٱلرَّعْد

Ayet 1

1706|13|1|الٓمٓر تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱلْكِتَٰبِ وَٱلَّذِىٓ أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ ٱلْحَقُّ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يُؤْمِنُونَ
1706|13|1|المر تلك ايت الكتب والذي انزل اليك من ربك الحق ولكن اكثر الناس لا يومنون
1. Elif lâm mim râ tilke âyâtul kitâb(kitâbi), vellezî unzile ileyke min rabbikel hakku ve lâkinne ekseren nâsi lâ yu’minûn(yu’minûne).
ALMR44*; işte şu (ki) ayetleridir kitabın**; ve indirilendir sana Rabbinden4 hak/gerçek (olarak); velakin/fakat insanların ekserisi/çoğu iman47 etmezler.
Ahmed Samira: 1 A L M R , those are The Book’s verses/evidences and which was descended to you, from your Lord the truth , and but most of the people do not believe.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 elif, Lam, mim, Ra Elif Lam Mim Ra المر -
2 tilke işte şu (ki) تِلْكَ -
3 ayatu ayetleridir ايَاتُ ايي
4 l-kitabi kitabın الْكِتَابِ كتب
5 vellezi ve وَالَّذِي -
6 unzile indirilendir أُنْزِلَ نزل
7 ileyke sana إِلَيْكَ -
8 min مِنْ -
9 rabbike Rabbinden رَبِّكَ ربب
10 l-hakku hak/gerçek (olarak) الْحَقُّ حقق
11 velakinne velakin/fakat وَلَٰكِنَّ -
12 eksera ekserisi/çoğu أَكْثَرَ كثر
13 n-nasi insanların النَّاسِ نوس
14 la لَا -
15 yu'minune iman etmezler يُؤْمِنُونَ امن

Notlar

Not 1: *Elif, Lâm, Mîm, Ra.**Kur'an'ın.

Ayet 2

1707|13|2|ٱللَّهُ ٱلَّذِى رَفَعَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ بِغَيْرِ عَمَدٍ تَرَوْنَهَا ثُمَّ ٱسْتَوَىٰ عَلَى ٱلْعَرْشِ وَسَخَّرَ ٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ كُلٌّ يَجْرِى لِأَجَلٍ مُّسَمًّى يُدَبِّرُ ٱلْأَمْرَ يُفَصِّلُ ٱلْءَايَٰتِ لَعَلَّكُم بِلِقَآءِ رَبِّكُمْ تُوقِنُونَ
1707|13|2|الله الذي رفع السموت بغير عمد ترونها ثم استوي علي العرش وسخر الشمس والقمر كل يجري لاجل مسمي يدبر الامر يفصل الايت لعلكم بلقا ربكم توقنون
2. Allâhullezî refeas semavâti bi gayri amedin terevnehâ summestevâ alel arşı ve sehhareş şemse vel kamer(kamere), kullun yecrî li ecelin musemmâ(musemmen), yudebbirul emre yufassılul âyâti leallekum bi likâi rabbikum tûkınûn(tûkınûne)."
Allah (ki) yükseltendir231 gökleri162 olmaksızın bir direk (ki) görürsünüz onu*; sonra** istiva etti arşa66 karşı; ve boyun eğdirdi Güneş’i ve Ay'ı; her biri akar*** belirlenmiş bir ecele****; düzenler***** emri200; detaylandırır ayetleri389; belki sizler Rabbinizle4 karşılaşmaya yakınlaşırsınız299.
Ahmed Samira: 2 God (is) who raised the skies/space without pillars/posts/columns (that) you see/understand it, then He aimed to/tended to/sat on on the throne , and He manipulated/subjugated the sun and the moon each passes/orbits to a named/identified (specified) term/time, He plans/regulates the order/command/matter/affair, He details/explains/clarifies the verses/evidences , maybe/perhaps you, with meeting your Lord, you be sure/certain.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 allahu Allah (ki) اللَّهُ -
2 llezi الَّذِي -
3 rafea yükseltendir رَفَعَ رفع
4 s-semavati gökleri السَّمَاوَاتِ سمو
5 bigayri olmaksızın بِغَيْرِ غير
6 amedin bir direk عَمَدٍ عمد
7 teravneha (ki) görürsünüz onu تَرَوْنَهَا راي
8 summe sonra ثُمَّ -
9 steva istiva etti اسْتَوَىٰ سوي
10 ala karşı عَلَى -
11 l-arşi Arş الْعَرْشِ عرش
12 ve sehhara ve boyun eğdirdi وَسَخَّرَ سخر
13 ş-şemse Güneş’i الشَّمْسَ شمس
14 velkamera ve Ay'ı وَالْقَمَرَ قمر
15 kullun her biri كُلٌّ كلل
16 yecri acar يَجْرِي جري
17 liecelin bir ecele لِأَجَلٍ اجل
18 musemmen belirlenmiş مُسَمًّى سمو
19 yudebbiru düzenler يُدَبِّرُ دبر
20 l-emra emri الْأَمْرَ امر
21 yufessilu detaylandırır يُفَصِّلُ فصل
22 l-ayati ayetleri الْايَاتِ ايي
23 leallekum belki sizler لَعَلَّكُمْ -
24 bilika'i karşılaşmaya بِلِقَاءِ لقي
25 rabbikum Rabbinizle رَبِّكُمْ ربب
26 tukinune yakınlaşırsınız تُوقِنُونَ يقن

Notlar

Not 1: *Direği. Karanlık enerji evreni hızla genişletmekte ve içine çökmesini engelleyen direkler gibi işlev görmektedir.**Sonra geçişi Big Bang (Evrenin yükseltilmesinin başlaması) sonrası 9.2 milyar yıl geçmesini işaret eder. Güneş sisteminin yaratılacağı evrenin içindeki dumanın evrenin de içinde olduğu arştan gelen bilgiyle düzenlenmesini bir işarettir. ***Güneş ve Ay karanlık madde içinde yüzer, akar.****Güneş ve Ay yok edilecekleri bir ecele doğru akarak Rablerinin emrine uyarlar.*****Organize eder, tasarlar Allah.

Ayet 3

1708|13|3|وَهُوَ ٱلَّذِى مَدَّ ٱلْأَرْضَ وَجَعَلَ فِيهَا رَوَٰسِىَ وَأَنْهَٰرًا وَمِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ جَعَلَ فِيهَا زَوْجَيْنِ ٱثْنَيْنِ يُغْشِى ٱلَّيْلَ ٱلنَّهَارَ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ
1708|13|3|وهو الذي مد الارض وجعل فيها روسي وانهرا ومن كل الثمرت جعل فيها زوجين اثنين يغشي اليل النهار ان في ذلك لايت لقوم يتفكرون
3. Ve huvellezî meddel arda ve ceale fîhâ revâsiye ve enhârâ(enhâren), ve min kullis semerâti ceale fîhâ zevceynisneyni yugşil leylen nehâr(nehâre), inne fî zâlike le âyâtin li kavmin yetefekkerûn(yetefekkerûne).
Ve O'dur*; ki yaydı/genişletti** yeri***; ve yaptı orada**** revâsiye146; ve nehirler; ve her meyveden; yaptı orada**** iki çift*****; örter****** geceyi171 gündüze170; doğrusu bundadır mutlak ayetler fikreder868 bir kavim/toplum için.
Ahmed Samira: 3 And He is who extended/spread the earth/Planet Earth and made/put in it anchors/mountains and rives/waterways, and from all (of) the fruits, He made/put in it two pair(s) , the night covers/darkens the daytime , that in that (are) evidences/signs (E) to a nation thinking.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve huve ve O'dur وَهُوَ -
2 llezi ki ٱلَّذِى -
3 medde yaydı/genişletti مَدَّ مدد
4 l-erde yeri/yeryüzünü ٱلْأَرْضَ ارض
5 ve ceale ve yaptı وَجَعَلَ جعل
6 fiha orada (yerde) فِيهَا -
7 ravasiye revâsiye رَوَٰسِىَ رسو
8 ve enharan ve nehirler وَأَنْهَـٰرًۭا ۖ نهر
9 ve min ve وَمِن -
10 kulli her كُلِّ كلل
11 s-semerati meyveden ٱلثَّمَرَٰتِ ثمر
12 ceale yaptı جَعَلَ جعل
13 fiha orada فِيهَا -
14 zevceyni çift (erkek-dişi) زَوْجَيْنِ زوج
15 sneyni iki ٱثْنَيْنِ ۖ ثني
16 yugşi örter (Allah) يُغْشِى غشو
17 l-leyle geceyi ٱلَّيْلَ ليل
18 n-nehara gündüze ٱلنَّهَارَ ۚ نهر
19 inne doğrusu إِنَّ -
20 fi فِى -
21 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
22 layatin mutlak ayetler لَـَٔايَـٰتٍۢ ايي
23 likavmin bir kavim/toplum için لِّقَوْمٍۢ قوم
24 yetefekkerune fikir yürütürler/derinlemesine düşünürler يَتَفَكَّرُونَ فكر

Notlar

Not 1: *Allah'tır.**Bir kürenin yarıçapıyla yüzey alanı 4πr² formülüyle direkt olarak ilişkilidir. Hadean döneminde kayaların birleşmesiyle yarıçapı artan yerin yüzey alanı da 4πr² olarak genişlemiştir; yayılmıştır. ***Yeryüzünü, Dünya gezegenini.****Yerde.*****Erkek ve dişi.******Allah.

Ayet 4

1709|13|4|وَفِى ٱلْأَرْضِ قِطَعٌ مُّتَجَٰوِرَٰتٌ وَجَنَّٰتٌ مِّنْ أَعْنَٰبٍ وَزَرْعٌ وَنَخِيلٌ صِنْوَانٌ وَغَيْرُ صِنْوَانٍ يُسْقَىٰ بِمَآءٍ وَٰحِدٍ وَنُفَضِّلُ بَعْضَهَا عَلَىٰ بَعْضٍ فِى ٱلْأُكُلِ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَءَايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ
1709|13|4|وفي الارض قطع متجورت وجنت من اعنب وزرع ونخيل صنوان وغير صنوان يسقي بما وحد ونفضل بعضها علي بعض في الاكل ان في ذلك لايت لقوم يعقلون
4. Ve fîl ardı kıtaun mutecâvirâtun ve cennâtun min a’nâbin ve zer’un ve nahîlun sınvânun ve gayru sınvânin yuskâ bi mâin vâhid(vâhidin), ve nufaddılu ba’dehâ alâ ba’dın fîl ukul(ukuli), inne fî zâlike le âyâtin li kavmin ya’kılûn(ya’kılûne).
Ve yerdedir* komşu kıtalar**; ve cennetler*** üzümlerden; ve ekin; ve hurmalar; budaklılar**** ve olmaksızın***** budaklılar; sulanır tek bir suyla950; ve faziletlendiririz202 bir kısmını onun yemede****** bir kısım üzerine; doğrusu işte bundadır mutlak ayetler237 bir kavme/topluma (ki) aklederler562.
Ahmed Samira: 4 And in the earth/Planet Earth (are) parts/portions (sections) neighboring each other, and treed gardens/paradises from grapes and plants/crops and palm trees’ off shoots from a single root and without off shoots from a single root being given drink/irrigated with one water, and We prefer/favour some/part of it over some/part, in the food/fruits, that in that (are) evidences/signs (E) to a nation reasoning/comprehending .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve fi ve وَفِي -
2 l-erdi yerdedir الْأَرْضِ ارض
3 kitaun kıtalar قِطَعٌ قطع
4 mutecaviratun komşu مُتَجَاوِرَاتٌ جور
5 ve cennatun ve cennetler وَجَنَّاتٌ جنن
6 min مِنْ -
7 ea'nabin üzümlerden أَعْنَابٍ عنب
8 ve zer'un ve ekin وَزَرْعٌ زرع
9 ve nehilun ve hurmalar وَنَخِيلٌ نخل
10 sinvanun budaklılar صِنْوَانٌ صنو
11 ve gayru ve olmaksızın وَغَيْرُ غير
12 sinvanin budaklılar صِنْوَانٍ صنو
13 yuska sulanır يُسْقَىٰ سقي
14 bimain bir suyla بِمَاءٍ موه
15 vahidin tek وَاحِدٍ وحد
16 venufeddilu ve faziletlendiririz وَنُفَضِّلُ فضل
17 bea'deha bir kısmını onun بَعْضَهَا بعض
18 ala üzerine عَلَىٰ -
19 bea'din bir kısım بَعْضٍ بعض
20 fi فِي -
21 l-ukuli yemede الْأُكُلِ اكل
22 inne doğrusu إِنَّ -
23 fi فِي -
24 zalike işte bundadır ذَٰلِكَ -
25 layatin mutlak ayetler لَايَاتٍ ايي
26 likavmin bir kavme/topluma لِقَوْمٍ قوم
27 yea'kilune aklederler يَعْقِلُونَ عقل

Notlar

Not 1: *Yeryüzündedir.**Arada okyanuslar olsa da kıtalar derinlerde birbirine komşudur. ***Bahçeler.****Budaklı, dallı ve çatallı gövdeli. Örnek elma ağacı vb. *****Budaklı, dallı ve çatallı gövdeli olmayan. Tek gövdeli. Örneğin buğday, arpa vb. ******Yeme lezzeti, faydaları.

Ayet 5

1710|13|5|وَإِن تَعْجَبْ فَعَجَبٌ قَوْلُهُمْ أَءِذَا كُنَّا تُرَٰبًا أَءِنَّا لَفِى خَلْقٍ جَدِيدٍ أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِرَبِّهِمْ وَأُو۟لَٰٓئِكَ ٱلْأَغْلَٰلُ فِىٓ أَعْنَاقِهِمْ وَأُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ
1710|13|5|وان تعجب فعجب قولهم اذا كنا تربا انا لفي خلق جديد اوليك الذين كفروا بربهم واوليك الاغلل في اعناقهم واوليك اصحب النار هم فيها خلدون
5. Ve in ta’ceb fe acebun kavluhum e izâ kunnâ turâben e innâ le fî halkın cedîd(cedîdin), ulâikellezîne keferû bi rabbihim, ve ulâikel aglâlu fî a’nâkıhim, ve ulâike ashâbun nâr(nâri), hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne).
Ve eğer acayip karşılarsan*; öyle ki acayip (olan) onların "Olduğumuz zaman mı bir turabin428, doğrusu bizler (olur) muyuz mutlak yeni bir yaratılış içinde?" sözleridir; işte bunlar; kimselerdir (ki) kâfirlik25 ettiler Rablerine4; ve işte bunlaradır kelepçeler** boyunlarında; ve işte bunlar; ateş834 ashâbıdır194; onlar orada*** ölümsüzlerdir185.
Ahmed Samira: 5 And if you be astonished, so their saying/opinion and belief (is a) wonderment/astonishment/ surprise: "Is it that if we were dust/earth are we (to be) in (E) (a) new creation ?" Those are those who disbelieved with their Lord, and those, the leather or iron collars or handcuffs (will be) in their necks, and those are the fire’s owners/company/friends, they are in it immortally/eternally .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve in ve eğer وَإِنْ -
2 tea'ceb acayip karşılarsan تَعْجَبْ عجب
3 feacebun öyle ki acayip (olan) فَعَجَبٌ عجب
4 kavluhum sözleridir onların قَوْلُهُمْ قول
5 eiza zaman mı? أَإِذَا -
6 kunna olduğumuz كُنَّا كون
7 turaben bir turâbin تُرَابًا ترب
8 einna doğrusu bizler miyiz أَإِنَّا -
9 lefi mutlak لَفِي -
10 halkin bir yaratılış içinde خَلْقٍ خلق
11 cedidin bir yeni جَدِيدٍ جدد
12 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
13 ellezine kimselerdir (ki) الَّذِينَ -
14 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
15 birabbihim Rablerine بِرَبِّهِمْ ربب
16 ve ulaike ve işte bunlaradır وَأُولَٰئِكَ -
17 l-eglalu kelepçeler الْأَغْلَالُ غلل
18 fi فِي -
19 ea'nakihim boyunlarında أَعْنَاقِهِمْ عنق
20 veulaike ve işte bunlardır وَأُولَٰئِكَ -
21 eshabu ashabı أَصْحَابُ صحب
22 n-nari ateş النَّارِ نور
23 hum onlar هُمْ -
24 fiha orada فِيهَا -
25 halidune ölümsüzlerdir خَالِدُونَ خلد

Notlar

Not 1: *Şaşarsan.**Demir kelepçeler.***Sekar'da.

Ayet 6

1711|13|6|وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِٱلسَّيِّئَةِ قَبْلَ ٱلْحَسَنَةِ وَقَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِهِمُ ٱلْمَثُلَٰتُ وَإِنَّ رَبَّكَ لَذُو مَغْفِرَةٍ لِّلنَّاسِ عَلَىٰ ظُلْمِهِمْ وَإِنَّ رَبَّكَ لَشَدِيدُ ٱلْعِقَابِ
1711|13|6|ويستعجلونك بالسييه قبل الحسنه وقد خلت من قبلهم المثلت وان ربك لذو مغفره للناس علي ظلمهم وان ربك لشديد العقاب
6. Ve yesta’cilûneke bis seyyieti kablel haseneti ve kad halet min kablihimul mesulât(mesulâtu), ve inne rabbeke lezû magfiretin lin nâsi alâ zulmihim, ve inne rabbeke le şedîdul ıkâb(ıkâbi).
Ve acele ettirirler sana kötülüğü iyilikten önce; ve muhakkak gelip geçti onlardan önce misallari870*; ve doğrusu (senin) Rabbin4 mutlak sahibidir bir mağfiret319 insanlara; onların zulümlerine257 karşı; ve doğrusu (senin) Rabbin4 mutlak şiddetlidir akıbetinde892.
Ahmed Samira: 6 And they hurry/hasten you with the sin/crime (harm) before the good/goodness, and the punishments and tortures had passed from before them, and that your Lord (is owner) of mercy to the people, on (for) their injustice/oppression, and that your Lord (is) strong (E) (severe in) the punishment.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yestea'ciluneke ve acele ettirirler sana وَيَسْتَعْجِلُونَكَ عجل
2 bis-seyyieti kötülüğü بِالسَّيِّئَةِ سوا
3 kable önce قَبْلَ قبل
4 l-haseneti iyilikten الْحَسَنَةِ حسن
5 ve kad ve muhakkak وَقَدْ -
6 halet gelip geçti خَلَتْ خلو
7 min مِنْ -
8 kablihimu onlardan önce قَبْلِهِمُ قبل
9 l-mesulatu misallari الْمَثُلَاتُ مثل
10 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
11 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
12 lezu mutlak sahibidir لَذُو -
13 megfiratin bir mağfiret مَغْفِرَةٍ غفر
14 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
15 ala karşı عَلَىٰ -
16 zulmihim zulümlerine onların ظُلْمِهِمْ ظلم
17 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
18 rabbeke (senin) Rabbinin رَبَّكَ ربب
19 leşedidu mutlak şiddetlidir لَشَدِيدُ شدد
20 l-ikabi akibeti الْعِقَابِ عقب

Notlar

Not 1: *Azabın, helakın; kötü olanın.

Ayet 7

1712|13|7|وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْهِ ءَايَةٌ مِّن رَّبِّهِۦٓ إِنَّمَآ أَنتَ مُنذِرٌ وَلِكُلِّ قَوْمٍ هَادٍ
1712|13|7|ويقول الذين كفروا لولا انزل عليه ايه من ربه انما انت منذر ولكل قوم هاد
7. Ve yekûlullezîne keferû lev lâ unzile aleyhi âyetun min rabbih(rabbihî), innemâ ente munzirun ve li kulli kavmin hâd(hâdin).
Ve diyorlar kâfirlik25 etmiş kimseler: "Değil miydi indirmeli ona* Rabbinden4 bir ayet287; ancak ki sen* bir uyarıcısın; ve her bir kavmedir/toplumadır bir doğruya kılavuzlayan**."
Ahmed Samira: 7 And those who disbelieved say: "If only a verse/evidence/sign were descended on him from his Lord." But you are (a) warner/giver of notice, and to each nation (is) a guide.

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûl Muhammed.**Yüce Rabbimiz her bir kavme/topluma bir uyarıcı resûl gönderir.

Ayet 8

1713|13|8|ٱللَّهُ يَعْلَمُ مَا تَحْمِلُ كُلُّ أُنثَىٰ وَمَا تَغِيضُ ٱلْأَرْحَامُ وَمَا تَزْدَادُ وَكُلُّ شَىْءٍ عِندَهُۥ بِمِقْدَارٍ
1713|13|8|الله يعلم ما تحمل كل انثي وما تغيض الارحام وما تزداد وكل شي عنده بمقدار
8. Allâhu ya’lemu mâ tahmilu kullu unsâ ve mâ tegîdul erhâmu ve mâ tezdâd(tezdâdu), ve kullu şey’in indehu bi mıkdâr(mıkdârin).
Allah (ki) bilir taşıdığını* her bir dişinin**; ve azalttığını952 rahimlerin ve artırdığını952; ve her bir şey O'nun*** indinde/katında bir miktarladır/ölçüyledir952.
Ahmed Samira: 8 God knows what each female conceives/(is) pregnant with and what the wombs/uteruses miscarries and what it increases/exceeds, and every thing at Him (is) with a value/measure.

Notlar

Not 1: *Hamile olup olmadığını, hamileyse nasıl bir bebeğe halime olduğunu bebeğin göz rengine, parmak ucuna kadar bilir. Tüm DNA'sını bilir.**Dişinin işaret edilmesi tüm memeli türlerini de kapsar. ***Allah'ın.

Ayet 9

1714|13|9|عَٰلِمُ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ ٱلْكَبِيرُ ٱلْمُتَعَالِ
1714|13|9|علم الغيب والشهده الكبير المتعال
9. Âlimul gaybi veş şehâdetil kebîrul muteâl(muteâli).
Bilendir gaybı62 ve şahit/tanık olunanı; Kebîr’dir502; Muteâl’dir953.
Ahmed Samira: 9 Knower (of) the unseen/hidden and the testimony/certification/presence, the great/exalted/revered, the most high, mighty, exalted and dignified.

Ayet 10

1715|13|10|سَوَآءٌ مِّنكُم مَّنْ أَسَرَّ ٱلْقَوْلَ وَمَن جَهَرَ بِهِۦ وَمَنْ هُوَ مُسْتَخْفٍۭ بِٱلَّيْلِ وَسَارِبٌۢ بِٱلنَّهَارِ
1715|13|10|سوا منكم من اسر القول ومن جهر به ومن هو مستخف باليل وسارب بالنهار
10. Sevâun minkum men eserrel kavle ve men cehere bihî ve men huve mustahfin bil leyli ve sâribun bin nehâr(nehâri).
Bir aynı seviyedir* sizlerden kimse (ki) sırlaştırdı sözü; ve kimse (ki) açık etti onu**; ve kimse (ki) o bir hafiyedir*** geceyle; ve nüfuz eder**** gündüzle.
Ahmed Samira: 10 (It is) equal/alike from you who kept the saying/opinion and belief secret and who publicized/declared with it, and who he is hidden at the night and clear/open at the daytime.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 seva'un bir seviyedir سَوَاءٌ سوي
2 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
3 men kimse مَنْ -
4 eserra sırlaştırdı أَسَرَّ سرر
5 l-kavle sözü الْقَوْلَ قول
6 vemen ve kimse وَمَنْ -
7 cehera açık etti جَهَرَ جهر
8 bihi onu بِهِ -
9 ve men ve kimse وَمَنْ -
10 huve o هُوَ -
11 mustehfin hafiyedir مُسْتَخْفٍ خفي
12 bil-leyli geceyle بِاللَّيْلِ ليل
13 vesaribun ve nüfuz eder وَسَارِبٌ سرب
14 bin-nehari gündüzle بِالنَّهَارِ نهر

Notlar

Not 1: *Aynı seviyededir.**Sözü.***Gizli ajan, kalbindekini gizleyerek işler çeviren.****Aranıza süzülür, penetre olur.

Ayet 11

1716|13|11|لَهُۥ مُعَقِّبَٰتٌ مِّنۢ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِهِۦ يَحْفَظُونَهُۥ مِنْ أَمْرِ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُغَيِّرُ مَا بِقَوْمٍ حَتَّىٰ يُغَيِّرُوا۟ مَا بِأَنفُسِهِمْ وَإِذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِقَوْمٍ سُوٓءًا فَلَا مَرَدَّ لَهُۥ وَمَا لَهُم مِّن دُونِهِۦ مِن وَالٍ
1716|13|11|له معقبت من بين يديه ومن خلفه يحفظونه من امر الله ان الله لا يغير ما بقوم حتي يغيروا ما بانفسهم واذا اراد الله بقوم سوا فلا مرد له وما لهم من دونه من وال
11. Lehu muakkibâtun min beyni yedeyhi ve min halfihî yahfezûnehu min emrillâh(emrillâhi), innallâhe lâ yugayyiru mâ bi kavmin hattâ yugayyirû mâ bi enfusihim, ve izâ erâdallâhu bi kavmin sûen fe lâ meredde leh(lehu), ve mâ lehum min dûnihî min vâl(vâlin).
Onadır* muakkibât965 iki elinin arasından ve arkasından onun**; korurlar onu***; emrindendir Allah'ın; doğrusu Allah değiştirmez bir kavimdekini/toplumdakini ta ki değiştirirler kendi nefislerindekini201; ve dilediği zaman Allah bir kavme/topluma bir kötülük; öyle ki olmaz reddedilme ona****; yoktur onlara***** O'nun****** astından hiç bir veli28.
Ahmed Samira: 11 For him (are) successive angels/glorifications from between his hands and from behind him they protect/guard him from God’s order/command (punishment upon his nation’s evil ones), that God does not change what (is) with a nation until they change what (is) with themselves, and if God willed/wanted bad/evil/harm with a nation, so (there is) no return (protection) to (from) it, and (there is) no (one) for them from other than Him from aguardian/victorior .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lehu onadır لَهُ -
2 muakkibatun muakkibat مُعَقِّبَاتٌ عقب
3 min مِنْ -
4 beyni بَيْنِ بين
5 yedeyhi iki elinin arasından يَدَيْهِ يدي
6 ve min ve وَمِنْ -
7 halfihi arkasından onun خَلْفِهِ خلف
8 yehfezunehu korurlar onu يَحْفَظُونَهُ حفظ
9 min مِنْ -
10 emri emrindendir أَمْرِ امر
11 llahi Allah'ın اللَّهِ -
12 inne doğrusu إِنَّ -
13 llahe Allah اللَّهَ -
14 la لَا -
15 yugayyiru değiştirmez يُغَيِّرُ غير
16 ma مَا -
17 bikavmin bir kavimdekini/toplumdakini بِقَوْمٍ قوم
18 hatta taki حَتَّىٰ -
19 yugayyiru değiştirirler يُغَيِّرُوا غير
20 ma مَا -
21 bienfusihim kendi nefislerindekini بِأَنْفُسِهِمْ نفس
22 ve iza ve zaman وَإِذَا -
23 erade dilediği أَرَادَ رود
24 llahu Allah اللَّهُ -
25 bikavmin bir kavme/topluma بِقَوْمٍ قوم
26 su'en kötülük سُوءًا سوا
27 fela öyle ki فَلَا -
28 meradde reddedemez مَرَدَّ ردد
29 lehu onu لَهُ -
30 ve ma yoktur وَمَا -
31 lehum onlara لَهُمْ -
32 min مِنْ -
33 dunihi O'nun astından دُونِهِ دون
34 min مِنْ -
35 valin veliden وَالٍ ولي

Notlar

Not 1: *İnsana.**İnsanın.***İnsanı.****Kötülüğe.*****İnsanlara.******Allah'ın.

Ayet 12

1717|13|12|هُوَ ٱلَّذِى يُرِيكُمُ ٱلْبَرْقَ خَوْفًا وَطَمَعًا وَيُنشِئُ ٱلسَّحَابَ ٱلثِّقَالَ
1717|13|12|هو الذي يريكم البرق خوفا وطمعا وينشي السحاب الثقال
12. Huveellezî yurîkumul berka havfen ve tamean ve yunşius sehâbes sikâl(sikâle).
O* (ki) gösterendir sizlere şimşeği261 bir korku (-yla) ve tamah** (-la); ve inşa eder ağır/yüklü bulutları.
Ahmed Samira: 12 He is who shows you the lightning frightfully and desiring/coveting , and He creates/develops the clouds, the heavy/loaded.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 huve O'dur هُوَ -
2 llezi الَّذِي -
3 yurikumu gösteren sizlere يُرِيكُمُ راي
4 l-berka şimşeği الْبَرْقَ برق
5 havfen bir korku خَوْفًا خوف
6 ve tamean ve tamahı وَطَمَعًا طمع
7 ve yunşiu ve inşa eder وَيُنْشِئُ نشا
8 s-sehabe bulutları السَّحَابَ سحب
9 s-sikale ağır/yüklü الثِّقَالَ ثقل

Notlar

Not 1: *Allah.**Arzu, istek.

Ayet 13

1718|13|13|وَيُسَبِّحُ ٱلرَّعْدُ بِحَمْدِهِۦ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ مِنْ خِيفَتِهِۦ وَيُرْسِلُ ٱلصَّوَٰعِقَ فَيُصِيبُ بِهَا مَن يَشَآءُ وَهُمْ يُجَٰدِلُونَ فِى ٱللَّهِ وَهُوَ شَدِيدُ ٱلْمِحَالِ
1718|13|13|ويسبح الرعد بحمده والمليكه من خيفته ويرسل الصوعق فيصيب بها من يشا وهم يجدلون في الله وهو شديد المحال
13. Ve yusebbihur ra’du bi hamdihî vel melâiketu min hîfetih(hîfetihî), ve yursilus savâıka fe yusîbu bihâ men ye?âu ve hum yucâdilûne fillâh(fillâhi), ve huve ?edîdul mihâl(mihâli).
Ve tesbih57 eder gök gürültüsü* O’nun** hamdıyla3; ve melekler*** (de) O’nun** korkusundan; ve gönderir yıldırımlar260; öyle ki isabet ettir onunla**** dilediği kimseyi; ve onlar mücadele ederler Allah hakkında; ve O***** şiddetlidir mihâl966 (-de).
Ahmed Samira: 13 And the thunder praises/glorifies with His gratitude/thanks , and the angels from fearing Him, and He sends the fires falling from the sky accompanied by thunderous noise/death , so He strikes/hits with it whom He wills/wants, and (while) they argue/dispute in God, and He is strong (severe), the impenetrable/powerful, and mighty .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yusebbihu ve tesbih eder وَيُسَبِّحُ سبح
2 r-raa'du gök gürültüsü الرَّعْدُ رعد
3 bihamdihi O’nun hamdıyla بِحَمْدِهِ حمد
4 velmelaiketu ve melekler (de) وَالْمَلَائِكَةُ ملك
5 min مِنْ -
6 hifetihi O’nun korkusundan خِيفَتِهِ خوف
7 ve yursilu ve gönderir وَيُرْسِلُ رسل
8 s-savaika yıldırımlar الصَّوَاعِقَ صعق
9 fe yusibu öyle ki isabet ettir فَيُصِيبُ صوب
10 biha onunla بِهَا -
11 men kimseyi مَنْ -
12 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
13 vehum ve onlar وَهُمْ -
14 yucadilune mücadele ederler يُجَادِلُونَ جدل
15 fi hakkında فِي -
16 llahi Allah اللَّهِ -
17 ve huve ve O وَهُوَ -
18 şedidu şiddetlidir شَدِيدُ شدد
19 l-mihali düzeni/planı/mihâl الْمِحَالِ محل

Notlar

Not 1: *Ra’d. Sureye adını veren kelime.**Allah'ın.***Evrenin içindeki sicimler ve evrenin dışındaki şerefli bilinçli varlıklar.****Yıldırımla.*****Allah.

Ayet 14

1719|13|14|لَهُۥ دَعْوَةُ ٱلْحَقِّ وَٱلَّذِينَ يَدْعُونَ مِن دُونِهِۦ لَا يَسْتَجِيبُونَ لَهُم بِشَىْءٍ إِلَّا كَبَٰسِطِ كَفَّيْهِ إِلَى ٱلْمَآءِ لِيَبْلُغَ فَاهُ وَمَا هُوَ بِبَٰلِغِهِۦ وَمَا دُعَآءُ ٱلْكَٰفِرِينَ إِلَّا فِى ضَلَٰلٍ
1719|13|14|له دعوه الحق والذين يدعون من دونه لا يستجيبون لهم بشي الا كبسط كفيه الي الما ليبلغ فاه وما هو ببلغه وما دعا الكفرين الا في ضلل
14. Lehu da’vetul hakk(hakkı), vellezîne yed’ûne min dûnihî lâ yestecîbûne lehum bi şey’in illâ kebâsitı keffeyhi ilel mâi li yebluga fâhu ve mâ huve bi bâligıh(bâligıhî), ve mâ duâul kâfirîne illâ fî dalâl(dalâlin).
O'nadır* hak/gerçek çağrı/davet; ve kimseler (ki) çağırırlar/davet ederler O’nun** astından (ki) cevap veremezler onlara bir şeyle; dışındadır uzatan iki avcunu*** suya; ulaşması için ağzına; ve o*** ulaşır değildir ona; ve değildir çağrısı/daveti kâfirlerin25 dalaletteki128 dışında.
Ahmed Samira: 14 For Him (is) the truth’s call/request/prayer, and those who call from (to) other than Him, they do not answer/reply to them from a thing, except as (who) spreads/extends his two palms to the water to reach his mouth, and he is not with reaching it, and the disbeliever’s call/prayer is not except in misguidance.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lehu O'nadır لَهُ -
2 dea'vetu çağrı/davet دَعْوَةُ دعو
3 l-hakki hak gerçek الْحَقِّ حقق
4 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
5 yed'une çağırırlar/davet ederler يَدْعُونَ دعو
6 min مِنْ -
7 dunihi astından O’nun دُونِهِ دون
8 la لَا -
9 yestecibune cevap veremezler يَسْتَجِيبُونَ جوب
10 lehum onlara لَهُمْ -
11 bişey'in bir şeyle بِشَيْءٍ شيا
12 illa dışındadır إِلَّا -
13 kebasiti uzatan كَبَاسِطِ بسط
14 keffeyhi iki avucunu كَفَّيْهِ كفف
15 ila إِلَى -
16 l-mai suya الْمَاءِ موه
17 liyebluga ulaşması için لِيَبْلُغَ بلغ
18 fahu ağzına onun فَاهُ فوه
19 vema ve değildir وَمَا -
20 huve o هُوَ -
21 bibaligihi ulaşır ona بِبَالِغِهِ بلغ
22 ve ma ve değildir وَمَا -
23 duaa'u çağrısı/daveti دُعَاءُ دعو
24 l-kafirine kafirlerin الْكَافِرِينَ كفر
25 illa dışında إِلَّا -
26 fi فِي -
27 delalin dalaletteki ضَلَالٍ ضلل

Notlar

Not 1: *Allah'adır.**Allah'ın.***Yüce Allah'ın iki avucu ve onların uzatılmasını olumsuz olarak işaret etmesi de büyük bir işarettir. Günümüzde Allah'a dua ediyoruz diye avuç açan ancak mezheplere/tarikatlara/hadislere tabi olmuş kimselerin çağrıları/duaları gerçek çağrı/dua değildir. Rabbimiz şirkle yapılan dualara asla cevap vermez. Vermediğini de zaten kendilerini müslüman sanan toplumun halinden görmekteyiz ki üzerlerine rics/pislik yağmaktadır.***Su.

Ayet 15

1720|13|15|وَلِلَّهِ يَسْجُدُ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ طَوْعًا وَكَرْهًا وَظِلَٰلُهُم بِٱلْغُدُوِّ وَٱلْءَاصَالِ
1720|13|15|ولله يسجد من في السموت والارض طوعا وكرها وظللهم بالغدو والاصال
15. Ve lillâhi yescudu men fis semâvâti vel ardı tav’an ve kerhen ve zilâluhum bil guduvvi vel âsâl(âsâli). (SECDE ÂYETİ)
Ve Allah'a secde12 eder kimse; göklerde162 ve yerde; gönüllü ve kerhen697; ve gölgeleri* (de) onların; gün doğumu** sonrası; gün batımı** öncesi.
Ahmed Samira: 15 And to God, prostrate what (are) in the skies/space and the earth/Planet Earth voluntarily and involuntarily/forcefully , and their shadow/glory at the early morning and the evening to sunsets.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velillahi ve Allah'a وَلِلَّهِ -
2 yescudu secde eder/teslim olur يَسْجُدُ سجد
3 men kimse مَنْ -
4 fi فِي -
5 s-semavati göklerde السَّمَاوَاتِ سمو
6 vel'erdi ve yerde وَالْأَرْضِ ارض
7 tav'an gönüllü طَوْعًا طوع
8 vekerhen ve kerhen/istemeyerek وَكَرْهًا كره
9 ve zilaluhum ve gölgeleri (de) onların وَظِلَالُهُمْ ظلل
10 bil-guduvvi gün doğumu sonrası بِالْغُدُوِّ غدو
11 vel'asali gün batımı öncesi وَالْاصَالِ اصل

Notlar

Not 1: *Gölgenin işaret edilmesi önemlidir. Uzayda bir yıldızın yörüngesindeki ötegezegenlerde yaşayan maddeden yaratılmış varlıkları işaret eder. **Gün batımı ve gün doğumu oluyorsa mutlak ki bir yıldız ve hem kendi etrafında hem de yıldızı etrafında dönen bir gezegen var olmalıdır. Ötegezegenlerin varlığı şerefli Kur'an'da işaret edilmiştir.

Ayet 16

1721|13|16|قُلْ مَن رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ قُلِ ٱللَّهُ قُلْ أَفَٱتَّخَذْتُم مِّن دُونِهِۦٓ أَوْلِيَآءَ لَا يَمْلِكُونَ لِأَنفُسِهِمْ نَفْعًا وَلَا ضَرًّا قُلْ هَلْ يَسْتَوِى ٱلْأَعْمَىٰ وَٱلْبَصِيرُ أَمْ هَلْ تَسْتَوِى ٱلظُّلُمَٰتُ وَٱلنُّورُ أَمْ جَعَلُوا۟ لِلَّهِ شُرَكَآءَ خَلَقُوا۟ كَخَلْقِهِۦ فَتَشَٰبَهَ ٱلْخَلْقُ عَلَيْهِمْ قُلِ ٱللَّهُ خَٰلِقُ كُلِّ شَىْءٍ وَهُوَ ٱلْوَٰحِدُ ٱلْقَهَّٰرُ
1721|13|16|قل من رب السموت والارض قل الله قل افاتخذتم من دونه اوليا لا يملكون لانفسهم نفعا ولا ضرا قل هل يستوي الاعمي والبصير ام هل تستوي الظلمت والنور ام جعلوا لله شركا خلقوا كخلقه فتشبه الخلق عليهم قل الله خلق كل شي وهو الوحد القهر
16. Kul men rabbus semâvâti vel ard(ardı), kulillâh(kulillâhu), kul e fettehaztum min dûnihî evliyâe lâ yemlikûne li enfusihim nef’an ve lâ darrâ(darren), kul hel yestevil a’mâ vel basîru em hel testevîz zulumâtu ven nûr(nûru), em cealû lillâhi şurekâe halakû ke halkıhî fe teşâbehel halku aleyhim, kulillâhu hâliku kulli şey’in ve huvel vâhidul kahhâr(kahhâru).
De ki: "Kimdir Rabbi4 göklerin162 ve yerin?"; de ki: "Allah!"; de ki: "O'nun* astından evliya212 mı edindiniz (ki) malik olamazlar kendi nefislerine201 bir menfaate ve ne de bir zarara"; de ki: "Aynı seviyede olur mu kör ve gören ya da aynı seviyede olur mu karanlıklar ve aydınlık ya da yaptılar Allah'a ortaklar (ki) yarattılar yarattığı gibi O’nun* öyle ki benzerleşti (o) yaratma onlara?"; de ki: "Allah (ki) yaratandır her bir şeyi ve O** Vâhid'tir86; Kahhâr’dır87.
Ahmed Samira: 16 Say: "who (is) the skies’/space’s and the earth’s/Planet Earth’s Lord?" Say: "God." Say: "So did you take/receive from other than Him guardians/allies they do not own/possess to themselves benefit/usefulness and nor harm?" Say: "Do the blind and the seeing become equal/alike? Or do the darknesses and the light become equal/alike? Or they made/put to God partners (that) created like/as His creation so the creation looked alike/resembled on (to) them?" Say: "God (is) creator (of) every thing, and He is the one, the defeater/conqueror ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 men kimdir? مَنْ -
3 rabbu Rabbi رَبُّ ربب
4 s-semavati göklerin السَّمَاوَاتِ سمو
5 vel'erdi ve yerin وَالْأَرْضِ ارض
6 kuli de ki قُلِ قول
7 llahu Allah! اللَّهُ -
8 kul de ki قُلْ قول
9 efattehaztum edindiniz mi أَفَاتَّخَذْتُمْ اخذ
10 min مِنْ -
11 dunihi O'nun astından دُونِهِ دون
12 evliya'e evliya أَوْلِيَاءَ ولي
13 la لَا -
14 yemlikune malik olamaz يَمْلِكُونَ ملك
15 lienfusihim kendi nefislerine لِأَنْفُسِهِمْ نفس
16 nef'an bir menfaat نَفْعًا نفع
17 ve la ve ne de وَلَا -
18 derran bir zarara ضَرًّا ضرر
19 kul de ki قُلْ قول
20 hel هَلْ -
21 yestevi aynı seviyede olur mu يَسْتَوِي سوي
22 l-ea'ma kör الْأَعْمَىٰ عمي
23 velbesiru ve gören وَالْبَصِيرُ بصر
24 em ya da أَمْ -
25 hel هَلْ -
26 testevi aynı seviyede midir تَسْتَوِي سوي
27 z-zulumatu karanlıklar الظُّلُمَاتُ ظلم
28 ve nnuru ve aydınlık وَالنُّورُ نور
29 em ya da أَمْ -
30 cealu yaptılar جَعَلُوا جعل
31 lillahi Allah'a لِلَّهِ -
32 şuraka'e ortaklar شُرَكَاءَ شرك
33 haleku yarattılar خَلَقُوا خلق
34 kehalkihi yarattığı gibi O’nun كَخَلْقِهِ خلق
35 feteşabehe öyle ki benzerleşti فَتَشَابَهَ شبه
36 l-halku o yaratma الْخَلْقُ خلق
37 aleyhim onlara عَلَيْهِمْ -
38 kuli de ki قُلِ قول
39 llahu Allah (ki) اللَّهُ -
40 haliku yaratandır خَالِقُ خلق
41 kulli her كُلِّ كلل
42 şey'in şeyin شَيْءٍ شيا
43 ve huve ve O وَهُوَ -
44 l-vahidu Vâhid'tir الْوَاحِدُ وحد
45 l-kahharu Kahhâr’dır الْقَهَّارُ قهر

Notlar

Not 1: *Allah'ın.**Allah.

Ayet 17

1722|13|17|أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَسَالَتْ أَوْدِيَةٌۢ بِقَدَرِهَا فَٱحْتَمَلَ ٱلسَّيْلُ زَبَدًا رَّابِيًا وَمِمَّا يُوقِدُونَ عَلَيْهِ فِى ٱلنَّارِ ٱبْتِغَآءَ حِلْيَةٍ أَوْ مَتَٰعٍ زَبَدٌ مِّثْلُهُۥ كَذَٰلِكَ يَضْرِبُ ٱللَّهُ ٱلْحَقَّ وَٱلْبَٰطِلَ فَأَمَّا ٱلزَّبَدُ فَيَذْهَبُ جُفَآءً وَأَمَّا مَا يَنفَعُ ٱلنَّاسَ فَيَمْكُثُ فِى ٱلْأَرْضِ كَذَٰلِكَ يَضْرِبُ ٱللَّهُ ٱلْأَمْثَالَ
1722|13|17|انزل من السما ما فسالت اوديه بقدرها فاحتمل السيل زبدا رابيا ومما يوقدون عليه في النار ابتغا حليه او متع زبد مثله كذلك يضرب الله الحق والبطل فاما الزبد فيذهب جفا واما ما ينفع الناس فيمكث في الارض كذلك يضرب الله الامثال
17. Enzele mines semâi mâen fe sâlet evdiyetun bi kaderihâ fahtemeles seylu zebeden râbiyâ(râbiyen), ve mimmâ yûkıdûne aleyhi fîn nâribtigâe hılyetin ev metâın zebedun misluh(misluhu), kezâlike yadribullâhul hakka vel bâtıl(bâtıle), fe emmez zebedu fe yezhebu cufâ’(cufâen), ve emmâ mâ yenfaun nâse fe yemkusufîl ard(ardı), kezâlike yadrıbullâhul emsâl(emsâle).
İndirdi* gökten179 bir su; öyle ki aktı dereler kendi ölçüsüyle; ve öyle ki taşıdı akıntı aşan/taşan bir köpük967; ve ateşte yaktıklarının/tutuşturduklarının üzerindedir** misali870 bir köpük967 (ki) aranırlar bakınırlar bir süse/donatıya ya da bir metaya54; işte böyledir; darbeder/vurur Allah hakkı/gerçeği ve batılı; öyle ki gelince köpüğe öylece gider/uzaklaşır bir cüruf (olarak) ve gelince menfaat sağlayana*** insanlara öyle ki kalır/durur yerde; işte böyle darbeder/vurur Allah emsali870****.
Ahmed Samira: 17 He descended from the sky water, so it dissolved/flowed (in)valleys, with its capability/power ,so the flood/torrent carried/bore , increasing foam and from what they ignite/kindle on in the fire desiring ornament/decoration or enjoyment foam as/like it, as/like that God gives (examples of) the truth , and the falsehood, so but the foam so it goes useless/worthless, and but what benefits the people, so it remains in the earth/Planet Earth, as/like that God gives the examples .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 enzele indirdi أَنْزَلَ نزل
2 mine مِنَ -
3 s-semai gökten السَّمَاءِ سمو
4 maen bir su مَاءً موه
5 fe salet öyle ki aktı فَسَالَتْ سيل
6 evdiyetun dereler أَوْدِيَةٌ ودي
7 bikaderiha kendi ölçüsüyle بِقَدَرِهَا قدر
8 fehtemele ve öyle ki taşıdı فَاحْتَمَلَ حمل
9 s-seylu akıntı السَّيْلُ سيل
10 zebeden bir köpük زَبَدًا زبد
11 rabiyen bir aşan/taşan رَابِيًا ربو
12 ve mimma ve وَمِمَّا -
13 yukidune yaktıklarından/tutuşturduklarından يُوقِدُونَ وقد
14 aleyhi üzerinde onun عَلَيْهِ -
15 fi فِي -
16 n-nari ateşte النَّارِ نور
17 btiga'e aranma/bakınma ابْتِغَاءَ بغي
18 hilyetin bir süs/donatı حِلْيَةٍ حلي
19 ev ya da أَوْ -
20 metain bir meta مَتَاعٍ متع
21 zebedun bir köpük زَبَدٌ زبد
22 misluhu misli onun مِثْلُهُ مثل
23 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
24 yedribu darb eder/vurur يَضْرِبُ ضرب
25 llahu Allah اللَّهُ -
26 l-hakka hakkı/gerçeği الْحَقَّ حقق
27 velbatile ve batılı وَالْبَاطِلَ بطل
28 feemma öyle ki gelince فَأَمَّا -
29 z-zebedu köpüğe الزَّبَدُ زبد
30 feyezhebu öyle ki gider/uzaklaşır فَيَذْهَبُ ذهب
31 cufa'en bir cürüm (olarak) جُفَاءً جفا
32 ve emma ve gelince وَأَمَّا -
33 ma مَا -
34 yenfeu menfaat sağlayana يَنْفَعُ نفع
35 n-nase insanlara النَّاسَ نوس
36 feyemkusu öyle ki kalır/durur فَيَمْكُثُ مكث
37 fi فِي -
38 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
39 kezalike işte böyle كَذَٰلِكَ -
40 yedribu darb eder/vurur يَضْرِبُ ضرب
41 llahu Allah اللَّهُ -
42 l-emsale emsaller الْأَمْثَالَ مثل

Notlar

Not 1: *Allah.**Isınan metal cevherinin.***Saflaşmış metal.****Misaller, örnekler.

Ayet 18

1723|13|18|لِلَّذِينَ ٱسْتَجَابُوا۟ لِرَبِّهِمُ ٱلْحُسْنَىٰ وَٱلَّذِينَ لَمْ يَسْتَجِيبُوا۟ لَهُۥ لَوْ أَنَّ لَهُم مَّا فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا وَمِثْلَهُۥ مَعَهُۥ لَٱفْتَدَوْا۟ بِهِۦٓ أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ سُوٓءُ ٱلْحِسَابِ وَمَأْوَىٰهُمْ جَهَنَّمُ وَبِئْسَ ٱلْمِهَادُ
1723|13|18|للذين استجابوا لربهم الحسني والذين لم يستجيبوا له لو ان لهم ما في الارض جميعا ومثله معه لافتدوا به اوليك لهم سو الحساب وماويهم جهنم وبيس المهاد
18. Lillezînestecâbû li rabbihimul husnâ, vellezîne lem yestecibû lehu lev enne lehum mâ fîl ardı cemîan ve mislehu meahu leftedev bih(bihî), ulâike lehum sûul hısâbi ve me’vâhum cehennem(cehennemu), ve bi’sel mihâd(mihâdu).
Kimseleredir güzellik (ki) cevap verirler Rablerine4 ve kimseler (ki) asla cevap vermezler O’na*; şayet ki onlara (olsa) yerdeki topluca ve onun** misli870 yanında onun***; mutlak fidye verirdi onu****; işte bunlara; onlaradır bir kötü hesap; ve varış yerleri cehennemdir968; ve ne kötü yataktır.
Ahmed Samira: 18 The best/goodness , (is) to those who answered/replied to their Lord, and those who did not answer/reply to Him, if that for them what (is) in the earth/Planet Earth all together , and like it, with it, they would have ransomed/compensated with it, those for them (is) the account’s/calculations’ bad/evil , and their shelter/refuge (is) Hell , and how bad (are) the beds ?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lillezine kimseleredir (ki) لِلَّذِينَ -
2 stecabu cevap verirler اسْتَجَابُوا جوب
3 lirabbihimu Rablerine لِرَبِّهِمُ ربب
4 l-husna güzellik الْحُسْنَىٰ حسن
5 vellezine ve kimseler (ki) وَالَّذِينَ -
6 lem asla لَمْ -
7 yestecibu cevap vermezler يَسْتَجِيبُوا جوب
8 lehu O’na لَهُ -
9 lev şayet لَوْ -
10 enne ki أَنَّ -
11 lehum onlara (olsa) لَهُمْ -
12 ma مَا -
13 fi فِي -
14 l-erdi yerdeki الْأَرْضِ ارض
15 cemian topluca جَمِيعًا جمع
16 ve mislehu ve misli onun وَمِثْلَهُ مثل
17 meahu onun yanında مَعَهُ -
18 laftedev mutlak fidye verirdi لَافْتَدَوْا فدي
19 bihi onu بِهِ -
20 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
21 lehum onlaradır لَهُمْ -
22 su'u kötü سُوءُ سوا
23 l-hisabi hesap الْحِسَابِ حسب
24 ve me'vahum ve varış yerleri وَمَأْوَاهُمْ اوي
25 cehennemu cehennemdir جَهَنَّمُ -
26 ve bi'se ve ne kötü وَبِئْسَ باس
27 l-mihadu yataktır الْمِهَادُ مهد

Notlar

Not 1: *Allah'a.**Yerin.***O kimsenin.****Yeri ve onun gibi mislini.

Ayet 19

1724|13|19|أَفَمَن يَعْلَمُ أَنَّمَآ أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ ٱلْحَقُّ كَمَنْ هُوَ أَعْمَىٰٓ إِنَّمَا يَتَذَكَّرُ أُو۟لُوا۟ ٱلْأَلْبَٰبِ
1724|13|19|افمن يعلم انما انزل اليك من ربك الحق كمن هو اعمي انما يتذكر اولوا الالبب
19. E fe men ya’lemu ennemâ unzile ileyke min rabbikel hakku ke men huve a’mâ, innemâ yetezekkeru ûlul elbâb(elbâbi).
Öyle ki Rabbinden4 sana indirileni hak/gerçek (olarak) bilen kimse kimse gibi midir (ki) o kördür? Ancak elbâb88 sahipleri zikreder78.
Ahmed Samira: 19 Is who knows that what was descended to you from your Lord (is) the truth , as/who, he is blind? But (those who) remember/mention (are) those of the pure minds/hearts .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 efemen öyle ki kimse mi أَفَمَنْ -
2 yea'lemu bilir يَعْلَمُ علم
3 ennema ki أَنَّمَا -
4 unzile indirilen أُنْزِلَ نزل
5 ileyke sana إِلَيْكَ -
6 min مِنْ -
7 rabbike (senin) Rabbin- رَبِّكَ ربب
8 l-hakku haktır/gerçektir الْحَقُّ حقق
9 kemen kimse gibi كَمَنْ -
10 huve o هُوَ -
11 ea'ma kördür أَعْمَىٰ عمي
12 innema ancak إِنَّمَا -
13 yetezekkeru zikreder يَتَذَكَّرُ ذكر
14 ulu sahipleri أُولُو اول
15 l-elbabi mantık الْأَلْبَابِ لبب

Ayet 20

1725|13|20|ٱلَّذِينَ يُوفُونَ بِعَهْدِ ٱللَّهِ وَلَا يَنقُضُونَ ٱلْمِيثَٰقَ
1725|13|20|الذين يوفون بعهد الله ولا ينقضون الميثق
20. Ellezîne yûfûne bi ahdillâhi ve lâ yenkudûnel misâk(misâka).
Kimseler (ki) tamamlarlar ahdi969 Allah'a; ve bozmazlar mîsâkı281.
Ahmed Samira: 20 Those who fulfill/complete with God’s promise/oath , and do not break/undo the promise/covenant.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimseler (ki) الَّذِينَ -
2 yufune tamamlarlar يُوفُونَ وفي
3 biahdi ahdi بِعَهْدِ عهد
4 llahi Allah'a اللَّهِ -
5 ve la ve وَلَا -
6 yenkudune bozmazlar يَنْقُضُونَ نقض
7 l-misaka mîsâkı الْمِيثَاقَ وثق

Ayet 21

1726|13|21|وَٱلَّذِينَ يَصِلُونَ مَآ أَمَرَ ٱللَّهُ بِهِۦٓ أَن يُوصَلَ وَيَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ وَيَخَافُونَ سُوٓءَ ٱلْحِسَابِ
1726|13|21|والذين يصلون ما امر الله به ان يوصل ويخشون ربهم ويخافون سو الحساب
21. Vellezîne yasılûne mâ emerallâhu bihî en yûsale ve yahşevne rabbehum ve yehâfûne sûel hisâb(hisâbi).
Ve kimselerdir (ki) birleştirirler187 emrettiğini Allah'ın kendisiyle ki birleştirilir; ve haşyet53 duyarlar Rablerine4; ve korkarlar bir kötü hesaba (karşı).
Ahmed Samira: 21 And those who connect what God ordered/commanded with it that (it) be connected , and they fear their Lord, and they fear the account’s/calculation’s evil .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimselerdir (ki) وَالَّذِينَ -
2 yesilune birleştirirler يَصِلُونَ وصل
3 ma مَا -
4 emera emrettiğini أَمَرَ امر
5 llahu Allah'ın اللَّهُ -
6 bihi kendisiyle بِهِ -
7 en ki أَنْ -
8 yusale birleştirilir يُوصَلَ وصل
9 ve yehşevne ve haşyet duyarlar وَيَخْشَوْنَ خشي
10 rabbehum Rablerine رَبَّهُمْ ربب
11 ve yehafune ve korkarlar وَيَخَافُونَ خوف
12 su'e bir kötü سُوءَ سوا
13 l-hisabi hesaba الْحِسَابِ حسب

Ayet 22

1727|13|22|وَٱلَّذِينَ صَبَرُوا۟ ٱبْتِغَآءَ وَجْهِ رَبِّهِمْ وَأَقَامُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَأَنفَقُوا۟ مِمَّا رَزَقْنَٰهُمْ سِرًّا وَعَلَانِيَةً وَيَدْرَءُونَ بِٱلْحَسَنَةِ ٱلسَّيِّئَةَ أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ عُقْبَى ٱلدَّارِ
1727|13|22|والذين صبروا ابتغا وجه ربهم واقاموا الصلوه وانفقوا مما رزقنهم سرا وعلانيه ويدرون بالحسنه السييه اوليك لهم عقبي الدار
22. Vellezîne saberûbtigâe vechi rabbihim ve ekâmûs salâte ve enfekû mimmâ rezaknâhum sirren ve alâniyeten ve yedreûne bil hasenetis seyyiete ulâike lehum ukbed dâr(dâri).
Ve kimselerdir (ki) sabrettiler51; arayanlardır Rablerinin4 yüzünü; ve ikame572 ettiler salâtı5; ve infak ettiler6 rızıklandırdığımızdan onları sırlı/gizlice ve alenen/bildirerek; ve savarlar/defederler güzellikle rezilliği/iğrençliği; işte bunlar; onlaradır diyarın** sonu*.
Ahmed Samira: 22 And those who were patient desiring their Lord’s direction/face , and kept up the prayers, and they spent from what We provided for them secretly and openly/publicly , and they drive away/repel the sin/crime with the good/goodness, those, for them (are) the home’s/house’s end/turn (result).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
2 saberu sabrederler/metanetle direnirler صَبَرُوا صبر
3 btiga'e arayan ابْتِغَاءَ بغي
4 vechi yüzünü وَجْهِ وجه
5 rabbihim Rablerinin رَبِّهِمْ ربب
6 ve ekamu ve diktiler/ayağa kaldırdılar وَأَقَامُوا قوم
7 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
8 ve enfeku ve infak ettiler/harcadılar وَأَنْفَقُوا نفق
9 mimma مِمَّا -
10 razeknahum rızıklandırdığımızdan onları رَزَقْنَاهُمْ رزق
11 sirran sırlı şekilde/gizlice سِرًّا سرر
12 ve alaniyeten ve alenen/bildirerek وَعَلَانِيَةً علن
13 ve yedra'une ve savarlar/defederler وَيَدْرَءُونَ درا
14 bil-haseneti güzellikle بِالْحَسَنَةِ حسن
15 s-seyyiete rezilliği/iğrençliği السَّيِّئَةَ سوا
16 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
17 lehum onlaradır لَهُمْ -
18 ukba sonu عُقْبَى عقب
19 d-dari diyarın/yurdun الدَّارِ دور

Notlar

Not 1: *Selam diyarı/yurdu sonrası girilecek olan son yurt/diyar olan cennet yurdu/diyarı.**Yurdun.

Ayet 23

1728|13|23|جَنَّٰتُ عَدْنٍ يَدْخُلُونَهَا وَمَن صَلَحَ مِنْ ءَابَآئِهِمْ وَأَزْوَٰجِهِمْ وَذُرِّيَّٰتِهِمْ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ يَدْخُلُونَ عَلَيْهِم مِّن كُلِّ بَابٍ
1728|13|23|جنت عدن يدخلونها ومن صلح من ابايهم وازوجهم وذريتهم والمليكه يدخلون عليهم من كل باب
23. Cennâtu adnin yedhulûnehâ ve men salaha min âbâihim ve ezvâcihim ve zurriyyâtihim vel melâiketu yedhulûne aleyhim min kulli bâb(bâbin).
Adn812 cennetleri970 (ki) girerler ona*; ve babalarından/atalarından sâlihât18 yapmış kimse (de); ve zevcelerinden (de); ve zürriyetlerinden380 (de); ve melekler (ki) girerler üzerlerine onların her bir kapıdan.
Ahmed Samira: 23 Treed gardens/paradises (as) eternal residence, they enter it, and who was righteous/correct from their167fathers/forefathers, and their spouses , and their descendants, and the angels enter on them from every door/entrance.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 cennatu cennetleri جَنَّاتُ جنن
2 adnin Adn عَدْنٍ -
3 yedhuluneha girerler ona يَدْخُلُونَهَا دخل
4 ve men ve kimseler وَمَنْ -
5 saleha salihat yaptı صَلَحَ صلح
6 min مِنْ -
7 abaihim babalarından/atalarından ابَائِهِمْ ابو
8 ve ezvacihim ve zevcelerinden وَأَزْوَاجِهِمْ زوج
9 ve zurriyyatihim ve zürriyetlerinden وَذُرِّيَّاتِهِمْ ذرر
10 velmelaiketu ve melekler de وَالْمَلَائِكَةُ ملك
11 yedhulune girerler يَدْخُلُونَ دخل
12 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
13 min مِنْ -
14 kulli her bir كُلِّ كلل
15 babin bir kapıdan بَابٍ بوب

Notlar

Not 1: *Cennete.

Ayet 24

1729|13|24|سَلَٰمٌ عَلَيْكُم بِمَا صَبَرْتُمْ فَنِعْمَ عُقْبَى ٱلدَّارِ
1729|13|24|سلم عليكم بما صبرتم فنعم عقبي الدار
24. Selâmun aleykum bi mâ sabertum fe ni’me ukbed dâr(dâri).
"Bir selâmdır98 üzerinize; sabretmenize51 karşılık; öyle ki ne muhteşemdir akıbeti892 diyarın*."
Ahmed Samira: 24 A greeting/peace on you because (of) what you became patient, so the house’s/home’s end/turn (result is) blessed/praised.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 selamun bir selamdır سَلَامٌ سلم
2 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
3 bima karşılık بِمَا -
4 sabertum sabretmenize صَبَرْتُمْ صبر
5 fe nia'me öyle ki ne muhteşemdir فَنِعْمَ نعم
6 ukba akibeti عُقْبَى عقب
7 d-dari diyarın الدَّارِ دور

Notlar

Not 1: *Yurdun.

Ayet 25

1730|13|25|وَٱلَّذِينَ يَنقُضُونَ عَهْدَ ٱللَّهِ مِنۢ بَعْدِ مِيثَٰقِهِۦ وَيَقْطَعُونَ مَآ أَمَرَ ٱللَّهُ بِهِۦٓ أَن يُوصَلَ وَيُفْسِدُونَ فِى ٱلْأَرْضِ أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمُ ٱللَّعْنَةُ وَلَهُمْ سُوٓءُ ٱلدَّارِ
1730|13|25|والذين ينقضون عهد الله من بعد ميثقه ويقطعون ما امر الله به ان يوصل ويفسدون في الارض اوليك لهم اللعنه ولهم سو الدار
25. Vellezîne yankudûne ahdallâhi min ba’di mîsâkıhi ve yaktaûne mâ emerallâhu bihi en yûsale ve yufsidûne fîl ardı ulâike lehumul la’netu ve lehum sûud dâr(dâri).
Ve kimseler (ki) bozarlar Allah'a (olan) ahdi969 sonrasında kendi mîsâkı281; ve keserler187 Allah'ın kendisiyle emrettiğini ki birleştirilir; ve fesat265 çıkarırlar yerde; işte bunlar; onlaradır lanet280; ve onlaradır bir kötü diyar*.
Ahmed Samira: 25 And those who break/unbind God’s promise/oath, from after its affirmation , and they cut/sever what God ordered with it that (it) be connected , and they corrupt in the earth/Planet Earth, those for them (is) the curse/torture, and for them the house’s/home’s evil .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler (ki) وَالَّذِينَ -
2 yenkudune bozarlar يَنْقُضُونَ نقض
3 ahde ahdi عَهْدَ عهد
4 llahi Allah'a اللَّهِ -
5 min مِنْ -
6 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
7 misakihi misakı مِيثَاقِهِ وثق
8 ve yektaune ve keserler وَيَقْطَعُونَ قطع
9 ma مَا -
10 emera emrettiğini أَمَرَ امر
11 llahu Allah'ın اللَّهُ -
12 bihi kendisiyle بِهِ -
13 en ki أَنْ -
14 yusale birleştirilir يُوصَلَ وصل
15 ve yufsidune ve fesat çıkarırlar وَيُفْسِدُونَ فسد
16 fi فِي -
17 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
18 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
19 lehumu onlaradır لَهُمُ -
20 l-lea'netu lanet اللَّعْنَةُ لعن
21 velehum ve onlaradır وَلَهُمْ -
22 su'u bir kötü سُوءُ سوا
23 d-dari diyar الدَّارِ دور

Notlar

Not 1: *Yurt.

Ayet 26

1731|13|26|ٱللَّهُ يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ وَيَقْدِرُ وَفَرِحُوا۟ بِٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَمَا ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا فِى ٱلْءَاخِرَةِ إِلَّا مَتَٰعٌ
1731|13|26|الله يبسط الرزق لمن يشا ويقدر وفرحوا بالحيوه الدنيا وما الحيوه الدنيا في الاخره الا متع
26. Allâhu yebsutur rızka li men yeşâu ve yakdir(yakdiru), ve ferihû bil hayâtid dunyâ, ve mal hayâtud dunyâ fîl âhıreti illâ metâ’u(metâun).
Allah yayar/genişletir rızkı dilediği kimseye; ve ölçeklendirir*; ve ferahladılar** dünya hayatıyla; ve dünya hayatı değildir ahirette*** bir meta54 dışında.
Ahmed Samira: 26 God spreads/extends the provision to whom He wills/wants and He is capable , and they became happy with the life the present/worldly life, and the life the present/worldly life is not in the end (other life) except enjoyment .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 allahu Allah اللَّهُ -
2 yebsutu yayar/genişletir يَبْسُطُ بسط
3 r-rizka rızkı الرِّزْقَ رزق
4 limen kimseye لِمَنْ -
5 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
6 ve yekdiru ve ölçeklendirir وَيَقْدِرُ قدر
7 ve ferihu ve ferahladılar وَفَرِحُوا فرح
8 bil-hayati hayatıyla بِالْحَيَاةِ حيي
9 d-dunya dünya الدُّنْيَا دنو
10 ve ma ve değildir وَمَا -
11 l-hayatu hayatı الْحَيَاةُ حيي
12 d-dunya dünya الدُّنْيَا دنو
13 fi فِي -
14 l-ahirati ahirette الْاخِرَةِ اخر
15 illa dışında إِلَّا -
16 metaun bir meta مَتَاعٌ متع

Notlar

Not 1: *Yayılan her rızık evrenin kendisi gibi ölçeklidir, miktarlıdır, ayarlıdır. **Mîsâkı bozan insanlar.***Ahirette diriliş gününde bu tam olarak anlaşılır.

Ayet 27

1732|13|27|وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْهِ ءَايَةٌ مِّن رَّبِّهِۦ قُلْ إِنَّ ٱللَّهَ يُضِلُّ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِىٓ إِلَيْهِ مَنْ أَنَابَ
1732|13|27|ويقول الذين كفروا لولا انزل عليه ايه من ربه قل ان الله يضل من يشا ويهدي اليه من اناب
27. Ve yekûlullezîne keferû lev lâ unzile aleyhi âyetun min rabbih(rabbihi), kul innallâhe yudillu men yeşâu ve yehdî ileyhi men enâb(enâbe).
Ve diyor kâfirlik25 etmiş kimseler: "Değil miydi indirilmeli onun* üzerine bir ayet287 Rabbinden4?"; de ki: "Doğrusu Allah dalalette128 bırakır dilediği kimseyi; ve kılavuzlar kendisine sıkça dönmüş** kimseyi."
Ahmed Samira: 27 And those who disbelieved said: "If only a sign/evidence was descended on him from his Lord." Say: "That God misguides whom He wills/wants, and He guides to Him who repented ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yekulu ve diyor وَيَقُولُ قول
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
4 levla değil miydi? لَوْلَا -
5 unzile indirilmeli أُنْزِلَ نزل
6 aleyhi üzerine onun عَلَيْهِ -
7 ayetun bir ayet ايَةٌ ايي
8 min مِنْ -
9 rabbihi Rabbinden رَبِّهِ ربب
10 kul de ki قُلْ قول
11 inne doğrusu إِنَّ -
12 llahe Allah اللَّهَ -
13 yudillu dalalette bırakır يُضِلُّ ضلل
14 men kimseyi مَنْ -
15 yeşa'u dilediği يَشَاءُ شيا
16 ve yehdi ve kılavuzlar وَيَهْدِي هدي
17 ileyhi kendisine إِلَيْهِ -
18 men kimseyi مَنْ -
19 enabe sıkca döndü أَنَابَ نوب

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûl Muhammed.**Her anında Rabbini hatırlayan/zikreden.

Ayet 28

1733|13|28|ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَتَطْمَئِنُّ قُلُوبُهُم بِذِكْرِ ٱللَّهِ أَلَا بِذِكْرِ ٱللَّهِ تَطْمَئِنُّ ٱلْقُلُوبُ
1733|13|28|الذين امنوا وتطمين قلوبهم بذكر الله الا بذكر الله تطمين القلوب
28. Ellezîne âmenû ve tatmainnu kulûbuhum bi zikrillâh(zikrillâhi) e lâ bi zikrillâhi tatmainnul kulûb(kulûbu).
Kimselerdir (ki) iman47 ettiler; ve tatmin971 olur kalpleri Allah’ın zikriyle347; değil mi ki Allah’ın zikriyle347 tatmin971 olur kalpler?"
Ahmed Samira: 28 Those who believed, and their hearts/minds became assured , with God’s reminder , is it not with God’s reminder the hearts/minds become assured ?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimselerdir (ki) الَّذِينَ -
2 amenu iman ettiler امَنُوا امن
3 ve tetmeinnu ve tatmin olur وَتَطْمَئِنُّ طمن
4 kulubuhum kalpleri قُلُوبُهُمْ قلب
5 bizikri zikriyle بِذِكْرِ ذكر
6 llahi Allah’ın اللَّهِ -
7 ela değil mi ki أَلَا -
8 bizikri zikri بِذِكْرِ ذكر
9 llahi Allah’ın اللَّهِ -
10 tetmeinnu tatmin olur تَطْمَئِنُّ طمن
11 l-kulubu kalpler الْقُلُوبُ قلب

Ayet 29

1734|13|29|ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ طُوبَىٰ لَهُمْ وَحُسْنُ مَـَٔابٍ
1734|13|29|الذين امنوا وعملوا الصلحت طوبي لهم وحسن ماب
29. Ellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti tûbâ lehum ve husnu meâb(meâbin).
Kimseler (ki) iman47 ettiler ve yaptılar sâlihât18; onlaradır tûbâ976 ve bir güzel dönüş yeri.
Ahmed Samira: 29 Those who believed and made/did the correct/righteous deeds, for them (is) goodness/beauty/enjoyment , and (a) good/beautiful return.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimseler الَّذِينَ -
2 amenu iman ettiler امَنُوا امن
3 ve amilu ve yaptılar وَعَمِلُوا عمل
4 s-salihati salihat الصَّالِحَاتِ صلح
5 tuba tûbâ طُوبَىٰ طيب
6 lehum onlara لَهُمْ -
7 ve husnu ve güzel وَحُسْنُ حسن
8 mabin bir dönüş yeri مَابٍ اوب

Ayet 30

1735|13|30|كَذَٰلِكَ أَرْسَلْنَٰكَ فِىٓ أُمَّةٍ قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِهَآ أُمَمٌ لِّتَتْلُوَا۟ عَلَيْهِمُ ٱلَّذِىٓ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ وَهُمْ يَكْفُرُونَ بِٱلرَّحْمَٰنِ قُلْ هُوَ رَبِّى لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَإِلَيْهِ مَتَابِ
1735|13|30|كذلك ارسلنك في امه قد خلت من قبلها امم لتتلوا عليهم الذي اوحينا اليك وهم يكفرون بالرحمن قل هو ربي لا اله الا هو عليه توكلت واليه متاب
30. Kezâlike erselnâke fî ummetin kad halet min kablihâ umemun li tetluve aleyhimullezî evhaynâ ileyke ve hum yekfurûne bir rahmân(rahmâni), kul huve rabbî lâ ilâhe illâ hû(hûve), aleyhi tevekkeltu ve ileyhi metâb(metâbi).
İşte böyledir; gönderdik seni* bir ümmete305; muhakkak gelip geçti ondan** önce ümmetler305; tilâvet874 etmen için onlara vahyettiğimizi603 (senin) üzerine; ve onlar kâfirlik25 ederler Rahmân'a1; de ki: "O*** (ki) Rabbimdir4; yoktur ilâh74 O’nun**** dışında; O'na****** tevekkül79 ettim; ve O'nadır***** tevbem33."
Ahmed Samira: 30 As/like that We sent you in (a) nation, nations had passed/expired in it, to read/recite on them what We inspired/transmitted to you, and they disbelieve with (in) the merciful, say: "He is my Lord, no God except He, on Him I relied/depended , and to Him (is) my repentance."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kezalike işte böyledir كَذَٰلِكَ -
2 erselnake gönderdik seni أَرْسَلْنَاكَ رسل
3 fi فِي -
4 ummetin bir ümmete أُمَّةٍ امم
5 kad muhakkak قَدْ -
6 halet gelip geçti خَلَتْ خلو
7 min مِنْ -
8 kabliha ondan önce قَبْلِهَا قبل
9 umemun ümmetler أُمَمٌ امم
10 litetluve tilavet etmen için لِتَتْلُوَ تلو
11 aleyhimu onlara عَلَيْهِمُ -
12 llezi şeyleri الَّذِي -
13 evhayna vahyettiğimiz أَوْحَيْنَا وحي
14 ileyke üzerine إِلَيْكَ -
15 vehum ve onlar وَهُمْ -
16 yekfurune kâfirlik ederler يَكْفُرُونَ كفر
17 bir-rahmani Rahmân'a بِالرَّحْمَٰنِ رحم
18 kul de ki قُلْ قول
19 huve O هُوَ -
20 rabbi Rabbimdir رَبِّي ربب
21 la yoktur لَا -
22 ilahe ilah إِلَٰهَ اله
23 illa dışında إِلَّا -
24 huve O’nun هُوَ -
25 aleyhi O'na عَلَيْهِ -
26 tevekkeltu tevekkül ettim تَوَكَّلْتُ وكل
27 ve ileyhi ve O'nadır وَإِلَيْهِ -
28 metabi tevbem مَتَابِ توب

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûl Muhammed.**Ümmetten.***Allah.****Allah'ın.*****Allah'a.

Ayet 31

1736|13|31|وَلَوْ أَنَّ قُرْءَانًا سُيِّرَتْ بِهِ ٱلْجِبَالُ أَوْ قُطِّعَتْ بِهِ ٱلْأَرْضُ أَوْ كُلِّمَ بِهِ ٱلْمَوْتَىٰ بَل لِّلَّهِ ٱلْأَمْرُ جَمِيعًا أَفَلَمْ يَا۟يْـَٔسِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَن لَّوْ يَشَآءُ ٱللَّهُ لَهَدَى ٱلنَّاسَ جَمِيعًا وَلَا يَزَالُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ تُصِيبُهُم بِمَا صَنَعُوا۟ قَارِعَةٌ أَوْ تَحُلُّ قَرِيبًا مِّن دَارِهِمْ حَتَّىٰ يَأْتِىَ وَعْدُ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُخْلِفُ ٱلْمِيعَادَ
1736|13|31|ولو ان قرانا سيرت به الجبال او قطعت به الارض او كلم به الموتي بل لله الامر جميعا افلم يايس الذين امنوا ان لو يشا الله لهدي الناس جميعا ولا يزال الذين كفروا تصيبهم بما صنعوا قارعه او تحل قريبا من دارهم حتي ياتي وعد الله ان الله لا يخلف الميعاد
31. Ve lev enne kur’ânen suyyiret bihil cibâlu ev kuttıat bihil ardu ev kullime bihil mevtâ, bel lillâhil emru cemîâ(cemîan), e fe lem ye’yesillezîne âmenû en lev yeşâullâhu le heden nâse cemîâ(cemîan),ve lâ yezâlullezîne keferû tusîbuhum bi mâ sanaû kâriatun ev tehullu karîben min dârihim hattâ ye’tiye va’dullâh(va’dullâhi), innallâhe lâ yuhliful mîâd(mîâde).
Ve şayet ki bir Kur’an850 (ki) yürütülseydi onunla* dağlar ya da kesilseydi** onunla* yer ya da kelam ettirilseydi onunla* ölüler; Evet! Allah’adır emir200 topluca; öyle ki hiç farkına varmaz mı iman47 etmiş kimseler ki şayet dilerse Allah mutlak doğru yola kılavuzlardı insanları topluca; ve ayrılmaz/farklı kılınmaz kâfirlik25 etmiş kimseler (ki) isabet eder onlara sanayi olarak ürettikleriyle bir çarpma/vuruş; ya da konar*** diyarlarından**** bir yakına; ta ki gelir vaadi Allah'ın; doğrusu Allah ihtilaf etmez***** vaat yerine.
Ahmed Samira: 31 And if that a Koran the mountains were made to move/walk with it? Or the earth/Planet Earth was cut to pieces with it? Or the deads were conversed/spoken/talked to with it? But to God (is) the matter/affair/order/command all . Did those who believed not despair ? That (E) if God willed/wanted, He would have guided the people all together . And those who disbelieved disaster still/continues (to) strike them because (of) what they made/did , or (it) takes place/descends near/close from their home/country until God’s promise comes, that God does not break the appointment (promise).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velev velev/ve şayet وَلَوْ -
2 enne ki أَنَّ -
3 kur'anen bir Kur’an (ki) قُرْانًا قرا
4 suyyirat yürütüldü سُيِّرَتْ سير
5 bihi onunla بِهِ -
6 l-cibalu dağlar الْجِبَالُ جبل
7 ev ya da أَوْ -
8 kuttiat kesildi قُطِّعَتْ قطع
9 bihi onunla بِهِ -
10 l-erdu yer الْأَرْضُ ارض
11 ev ya da أَوْ -
12 kullime kelam ettirildi كُلِّمَ كلم
13 bihi onunla بِهِ -
14 l-mevta ölüler الْمَوْتَىٰ موت
15 bel evet بَلْ -
16 lillahi Allah’adır لِلَّهِ -
17 l-emru emir الْأَمْرُ امر
18 cemian topluca جَمِيعًا جمع
19 efelem öyle ki hiç أَفَلَمْ -
20 yeyesi farkına varmaz mı يَيْأَسِ ياس
21 ellezine kimseler الَّذِينَ -
22 amenu iman ettiler امَنُوا امن
23 en ki أَنْ -
24 lev şayet لَوْ -
25 yeşa'u dilerse يَشَاءُ شيا
26 llahu Allah اللَّهُ -
27 leheda mutlak doğru yola kılavuzlardı لَهَدَى هدي
28 n-nase insanları النَّاسَ نوس
29 cemian topluca جَمِيعًا جمع
30 ve la ve وَلَا -
31 yezalu ayrılmaz/farklı kılınmaz يَزَالُ زيل
32 ellezine kimseler الَّذِينَ -
33 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
34 tusibuhum isabet eder onlara تُصِيبُهُمْ صوب
35 bima بِمَا -
36 saneu sanayi olarak ürettikleriyle صَنَعُوا صنع
37 kariatun bir çarpma/vuruş قَارِعَةٌ قرع
38 ev ya da أَوْ -
39 tehullu konar تَحُلُّ حلل
40 kariben bir yakına قَرِيبًا قرب
41 min مِنْ -
42 darihim diyarlarından دَارِهِمْ دور
43 hatta ta ki حَتَّىٰ -
44 ye'tiye gelir يَأْتِيَ اتي
45 vea'du vaadi وَعْدُ وعد
46 llahi Allah'ın اللَّهِ -
47 inne doğrusu إِنَّ -
48 llahe Allah اللَّهَ -
49 la لَا -
50 yuhlifu ihtilaf etmez يُخْلِفُ خلف
51 l-miaade vaad yerine الْمِيعَادَ وعد

Notlar

Not 1: *Kur'an'la.**Parçalara bölünseydi.***Çarpma/vuruş.****Yurtlarından.*****Zıtlaşmak, ayrılığa düşmek.

Ayet 32

1737|13|32|وَلَقَدِ ٱسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِّن قَبْلِكَ فَأَمْلَيْتُ لِلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ثُمَّ أَخَذْتُهُمْ فَكَيْفَ كَانَ عِقَابِ
1737|13|32|ولقد استهزي برسل من قبلك فامليت للذين كفروا ثم اخذتهم فكيف كان عقاب
32. Ve lekadistuhzie bi rusulin min kablike fe emleytu lillezîne keferû summe ehaztuhum, fe keyfe kâne ıkâb(ıkâbi).
Ve ant olsun istihza361 edildi resûllere418 senden önce; öyle ki serbestlik verdim kâfirlik25 etmiş kimselere; sonra yakaladım onları; öyle ki nasıl oldu akıbetim892.
Ahmed Samira: 32 And with messengers from before you had been mocked/made fun (of), so I extended to those who disbelieved in time/enjoyment , then I punished them , so how was My punishment?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekadi ve ant olsun وَلَقَدِ -
2 stuhzie istihza edildi اسْتُهْزِئَ هزا
3 birusulin resullere بِرُسُلٍ رسل
4 min مِنْ -
5 kablike senden önce قَبْلِكَ قبل
6 feemleytu öyle ki serbestlik verdim فَأَمْلَيْتُ ملو
7 lillezine kimselere لِلَّذِينَ -
8 keferu kafirlik etmiş كَفَرُوا كفر
9 summe sonra ثُمَّ -
10 ehaztuhum onları yakaladım أَخَذْتُهُمْ اخذ
11 fe keyfe öyle ki nasıl فَكَيْفَ كيف
12 kane oldu كَانَ كون
13 ikabi akıbetim عِقَابِ عقب

Ayet 33

1738|13|33|أَفَمَنْ هُوَ قَآئِمٌ عَلَىٰ كُلِّ نَفْسٍۭ بِمَا كَسَبَتْ وَجَعَلُوا۟ لِلَّهِ شُرَكَآءَ قُلْ سَمُّوهُمْ أَمْ تُنَبِّـُٔونَهُۥ بِمَا لَا يَعْلَمُ فِى ٱلْأَرْضِ أَم بِظَٰهِرٍ مِّنَ ٱلْقَوْلِ بَلْ زُيِّنَ لِلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مَكْرُهُمْ وَصُدُّوا۟ عَنِ ٱلسَّبِيلِ وَمَن يُضْلِلِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِنْ هَادٍ
1738|13|33|افمن هو قايم علي كل نفس بما كسبت وجعلوا لله شركا قل سموهم ام تنبونه بما لا يعلم في الارض ام بظهر من القول بل زين للذين كفروا مكرهم وصدوا عن السبيل ومن يضلل الله فما له من هاد
33. E fe men huve kâimun alâ kulli nefsin bi mâ kesebet, ve cealû lillâhi şurekâ’(şurekâe), kul semmûhum, em tunebbiûnehu bi mâ lâ ya’lemu fîl ardı em bi zâhirin minel kavl(kavli), bel zuyyine lillezîne keferû mekruhum ve suddû anis sebîl(sebîli), ve men yudlilillâhu fe mâ lehu min hâd(hâdin).
Öyle ki kimse midir o* (ki) bir kıyamdadır143** her bir nefis201 üzerine kazandığıyla? Ve yaptılar Allah'a ortaklar71; de ki: "İsimlendirin*** onları****; ya da haber (mi) verirsiniz O'na***** bilmediğini yerde; ya da söylemden ortaya çıkanladır******; evet! Ziynetlendirildi856 kâfirlik25 etmiş kimselere tuzakları; ve sapıp uzaklaştırıldılar yoldan*******; ve kimi dalalette128 bırakır Allah; öyle ki yoktur ona hiç bir doğru yola kılavuz.
Ahmed Samira: 33 Is whom, He is taking care of on every self with what it earned/gained , and they made/created to God partners, say: "Name/identify them, or you inform Him with what He does not know in the earth/Planet Earth, or with apparent/visible from the saying/opinion and belief . Rather their cheatery/deceit was decorated/beautified to those who disbelieved, and they prevented/obstructed from the way/path , and whom God misguides so (there is) none from (a) guide (is) for him.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 efemen öyle ki kimse mi أَفَمَنْ -
2 huve o (ki) هُوَ -
3 kaimun bir kıyamdadır قَائِمٌ قوم
4 ala üzerinde عَلَىٰ -
5 kulli her كُلِّ كلل
6 nefsin nefsin نَفْسٍ نفس
7 bima بِمَا -
8 kesebet kazandığıyla كَسَبَتْ كسب
9 vecealu ve yaptılar وَجَعَلُوا جعل
10 lillahi Allah'a لِلَّهِ -
11 şuraka'e ortaklar شُرَكَاءَ شرك
12 kul de ki قُلْ قول
13 semmuhum isimlendirin onları سَمُّوهُمْ سمو
14 em ya da أَمْ -
15 tunebbiunehu haber verirsiniz ona تُنَبِّئُونَهُ نبا
16 bima بِمَا -
17 la لَا -
18 yea'lemu bilmediğini يَعْلَمُ علم
19 fi فِي -
20 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
21 em ya da أَمْ -
22 bizahirin ortaya çıkanla بِظَاهِرٍ ظهر
23 mine مِنَ -
24 l-kavli söylemden الْقَوْلِ قول
25 bel evet بَلْ -
26 zuyyine ziynetlendirildi زُيِّنَ زين
27 lillezine kimselere لِلَّذِينَ -
28 keferu kafirlik etmiş كَفَرُوا كفر
29 mekruhum tuzakları مَكْرُهُمْ مكر
30 ve suddu ve sapıp uzaklaştırıldılar وَصُدُّوا صدد
31 ani عَنِ -
32 s-sebili yoldan السَّبِيلِ سبل
33 ve men ve kimi وَمَنْ -
34 yudlili dalalette bırakır يُضْلِلِ ضلل
35 llahu Allah اللَّهُ -
36 fema öyle ki yoktur فَمَا -
37 lehu ona لَهُ -
38 min hiç bir مِنْ -
39 hadin bir doğru yola kılavuzdan هَادٍ هدي

Notlar

Not 1: *Kâfirlik etmiş kimse ve/veya Yüce Allah'a ortak edilen kimse. **Her zaman uyanıktır, dikelmiştir, aktiftir. Kendisi yaratılmış olan bir kimse asla Yüce Allah'a ortak koşulamaz.***Ne isim verirseniz verin bir ilâh olma özellikleri asla yoktur.****Ortak koşulan kimseler. *****Allah'a. ******Boş sözle, boş lafla. Kuru laf kalabalığıyla.*******Kur'an'dan.

Ayet 34

1739|13|34|لَّهُمْ عَذَابٌ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَلَعَذَابُ ٱلْءَاخِرَةِ أَشَقُّ وَمَا لَهُم مِّنَ ٱللَّهِ مِن وَاقٍ
1739|13|34|لهم عذاب في الحيوه الدنيا ولعذاب الاخره اشق وما لهم من الله من واق
34. Lehum azâbun fîl hayâtid dunyâ ve le azâbul âhıreti eşakk(eşakku), ve mâ lehum minallâhi min vâk(vâkın).
Onlaradır* bir azap** dünya hayatında; ve mutlak ki ahiret azabı daha şiddetlidir; ve yoktur onlara Allah’tan hiç bir sakındıran.
Ahmed Samira: 34 For them (is) torture in the life the present/worldly life, and the end’s (other life’s) torture (E) (is) harder/more difficult , and (there is) none from (a) protector/preserver for them.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lehum onlaradır لَهُمْ -
2 azabun bir azap عَذَابٌ عذب
3 fi فِي -
4 l-hayati hayatında الْحَيَاةِ حيي
5 d-dunya dünya الدُّنْيَا دنو
6 veleazabu ve mutlak ki azabı وَلَعَذَابُ عذب
7 l-ahirati ahiret الْاخِرَةِ اخر
8 eşekku daha şiddetlidir أَشَقُّ شقق
9 ve ma ve yoktur وَمَا -
10 lehum onlara لَهُمْ -
11 mine مِنَ -
12 llahi Allah’tan اللَّهِ -
13 min hiç bir مِنْ -
14 vakin takva وَاقٍ وقي

Notlar

Not 1: *Mîsâkı bozan kimselere.**Dünya hayatı bir azaba döner.

Ayet 35

1740|13|35|مَّثَلُ ٱلْجَنَّةِ ٱلَّتِى وُعِدَ ٱلْمُتَّقُونَ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ أُكُلُهَا دَآئِمٌ وَظِلُّهَا تِلْكَ عُقْبَى ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوا۟ وَّعُقْبَى ٱلْكَٰفِرِينَ ٱلنَّارُ
1740|13|35|مثل الجنه التي وعد المتقون تجري من تحتها الانهر اكلها دايم وظلها تلك عقبي الذين اتقوا وعقبي الكفرين النار
35. Meselul cennetilletî vuidel muttekûn(muttekûne), tecrî min tahtihel enhâr(enhâru), ukuluhâ dâimun ve zilluhâ, tilke ukbellezînettekav ve ukbel kâfirînen nâr(nâru).
Misalidir870 cennetin970 ki vaat edilendir muttakilere17; akar altından onun* nehirler; meyvesi onun* bir daimdir**; ve onun* gölgesi (de); işte şu; akıbetidir892 kimselerin (ki) takvalı21 oldular; ve akıbeti892 kâfirlerin25 ateştir834.
Ahmed Samira: 35 (The) example/proverb (of) a treed garden/paradise which the fearing and obeying were promised (it), (is) the rivers/waterways flows/passes from below/beneath it , its fruits (are) continuous/lasting, and its shade.168That (is) those who feared and obeyed’s end/turn (result); and the disbelievers end/turn (result) is the fire .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 meselu misalid,r مَثَلُ مثل
2 l-cenneti cennetin الْجَنَّةِ جنن
3 lleti ki الَّتِي -
4 vuide vaat edilendir وُعِدَ وعد
5 l-muttekune muttakilere الْمُتَّقُونَ وقي
6 tecri akar تَجْرِي جري
7 min مِنْ -
8 tehtiha altından onun تَحْتِهَا تحت
9 l-enharu nehirler الْأَنْهَارُ نهر
10 ukuluha meyvesi onun أُكُلُهَا اكل
11 daimun bir daimidir دَائِمٌ دوم
12 ve zilluha ve onun gölgesi (de) وَظِلُّهَا ظلل
13 tilke işte şu تِلْكَ -
14 ukba akıbeti عُقْبَى عقب
15 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
16 ttekav takvalı oldular اتَّقَوْا وقي
17 ve ukba ve akıbeti وَعُقْبَى عقب
18 l-kafirine kâfirlerin الْكَافِرِينَ كفر
19 n-naru ateştir النَّارُ نور

Notlar

Not 1: *Cennetin.**Kesintisiz, sürekli kalan, yıkılmayan.

Ayet 36

1741|13|36|وَٱلَّذِينَ ءَاتَيْنَٰهُمُ ٱلْكِتَٰبَ يَفْرَحُونَ بِمَآ أُنزِلَ إِلَيْكَ وَمِنَ ٱلْأَحْزَابِ مَن يُنكِرُ بَعْضَهُۥ قُلْ إِنَّمَآ أُمِرْتُ أَنْ أَعْبُدَ ٱللَّهَ وَلَآ أُشْرِكَ بِهِۦٓ إِلَيْهِ أَدْعُوا۟ وَإِلَيْهِ مَـَٔابِ
1741|13|36|والذين اتينهم الكتب يفرحون بما انزل اليك ومن الاحزاب من ينكر بعضه قل انما امرت ان اعبد الله ولا اشرك به اليه ادعوا واليه ماب
36. Vellezîne âteynâhumul kitâbe yefrehûne bimâ unzile ileyke ve minel ahzâbi men yunkiru ba’dah(ba’dahu), kul innemâ umirtu en a’budallâhe ve lâ uşrike bih(bihî), ileyhi ed’û ve ileyhi meâb(meâbi).
Ve kimseler (ki) verdik onlara kitap*; ferahlarlar (senin) üzerine indirilenle**; ve hiziplerden*** kimi inkar eder bir kısmını onun****; de ki: "Ancak ki emredildi bana ki kulluk ederim Allah'a; ve şirk71 koşmam O'na*****; O’nadır****** (ki) çağırırım/davet ederim; ve O'nadır****** dönüşüm.
Ahmed Samira: 36 And those whom We gave them The Book they rejoice/delight with what was descended to you. And from the groups/parties who denies some/part of it, say: "But I was ordered/commanded that I worship God, and I do not share/make partners with Him, to Him I call, and to Him (is) my return."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler (ki) وَالَّذِينَ -
2 ateynahumu verdik onlara اتَيْنَاهُمُ اتي
3 l-kitabe kitap الْكِتَابَ كتب
4 yefrahune ferahlarlar يَفْرَحُونَ فرح
5 bima بِمَا -
6 unzile indirilenle أُنْزِلَ نزل
7 ileyke üzerine إِلَيْكَ -
8 vemine ve وَمِنَ -
9 l-ehzabi hiziplerden الْأَحْزَابِ حزب
10 men kimi مَنْ -
11 yunkiru inkar eder يُنْكِرُ نكر
12 bea'dehu bir kısmını onun بَعْضَهُ بعض
13 kul de ki قُلْ قول
14 innema ancak ki إِنَّمَا -
15 umirtu emredildi bana أُمِرْتُ امر
16 en ki أَنْ -
17 ea'bude kulluk ederim أَعْبُدَ عبد
18 llahe Allah'a اللَّهَ -
19 ve la ve وَلَا -
20 uşrike şirk koşmam أُشْرِكَ شرك
21 bihi O'na بِهِ -
22 ileyhi O’nadır (ki) إِلَيْهِ -
23 ed'u çağırırım/davet ederim أَدْعُو دعو
24 ve ileyhi ve O'nadır وَإِلَيْهِ -
25 mabi dönüşüm مَابِ اوب

Notlar

Not 1: *Kitap ehli. Hristiyanlar ve Yahudiler.**Kur'an'la.***Gruplardan.****Kur'an'ın.*****Allah'a.******Allah'adır.

Ayet 37

1742|13|37|وَكَذَٰلِكَ أَنزَلْنَٰهُ حُكْمًا عَرَبِيًّا وَلَئِنِ ٱتَّبَعْتَ أَهْوَآءَهُم بَعْدَمَا جَآءَكَ مِنَ ٱلْعِلْمِ مَا لَكَ مِنَ ٱللَّهِ مِن وَلِىٍّ وَلَا وَاقٍ
1742|13|37|وكذلك انزلنه حكما عربيا ولين اتبعت اهواهم بعدما جاك من العلم ما لك من الله من ولي ولا واق
37. Ve kezâlike enzelnâhu hukmen arabiyyâ(arabiyyen), ve le initteba’te ehvâehum ba’de mâ câeke minel ilmi mâ leke minallâhi min veliyyin ve lâ vâk(vâkın).
Ve işte böyledir; indirdik onu* bir arabiy929 hüküm67 (olarak); ve eğer tabi olduysan onların hevalarına sana gelen ilimden** sonrası; yoktur sana Allah’tan hiçbir veli28 ve ne de bir sakındıran.
Ahmed Samira: 37 And as/like that We descended it an Arabic judgment/rule, and if (E) you followed their self attraction for desires/love and lusts after what came to you from the knowledge , no guardian/ally and nor protector/preserver, (is) for you from God.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kezalike ve işte böyledir وَكَذَٰلِكَ -
2 enzelnahu indirdik onu أَنْزَلْنَاهُ نزل
3 hukmen bir hüküm (olarak) حُكْمًا حكم
4 arabiyyen arabiy عَرَبِيًّا عرب
5 veleini ve eğer وَلَئِنِ -
6 ttebea'te tabi olduysan اتَّبَعْتَ تبع
7 ehva'ehum hevalarına onların أَهْوَاءَهُمْ هوي
8 bea'dema sonrasında بَعْدَمَا بعد
9 ca'eke sana gelmiş جَاءَكَ جيا
10 mine مِنَ -
11 l-ilmi ilimden الْعِلْمِ علم
12 ma yoktur مَا -
13 leke sana لَكَ -
14 mine مِنَ -
15 llahi Allah’tan اللَّهِ -
16 min hiçbir مِنْ -
17 veliyyin veli وَلِيٍّ ولي
18 ve la ve de وَلَا -
19 vakin bir sakınma وَاقٍ وقي

Notlar

Not 1: *Kur'an.**Kur'an'ı anlama/kavrama ilmi.

Ayet 38

1743|13|38|وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا رُسُلًا مِّن قَبْلِكَ وَجَعَلْنَا لَهُمْ أَزْوَٰجًا وَذُرِّيَّةً وَمَا كَانَ لِرَسُولٍ أَن يَأْتِىَ بِـَٔايَةٍ إِلَّا بِإِذْنِ ٱللَّهِ لِكُلِّ أَجَلٍ كِتَابٌ
1743|13|38|ولقد ارسلنا رسلا من قبلك وجعلنا لهم ازوجا وذريه وما كان لرسول ان ياتي بايه الا باذن الله لكل اجل كتاب
38. Ve lekad erselnâ rusulen min kablike ve cealnâ lehum ezvâcen ve zurriyyeh(zurriyyeten), ve mâ kâne li resûlin en ye’tiye bi âyetin illâ bi iznillâh(iznillâhi), li kulli ecelin kitâb(kitâbun).
Ve ant olsun gönderdik resûller418 senden* önce; ve verdik onlara** zevceler*** ve bir zürriyet380; olmuş değildir bir resûle418 (ki) gelir bir ayetle287; Allah'ın izniyle (olması) dışında; her bir eceledir bir kitap****.
Ahmed Samira: 38 And We had sent messengers from before you and We made for them spouses and descendants. And (it) was not to a messenger that he comes with a verse/evidence except with God’s permission, to every term/time (is) a judgment/fate .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 erselna gönderdik أَرْسَلْنَا رسل
3 rusulen resûller رُسُلًا رسل
4 min مِنْ -
5 kablike senden önce قَبْلِكَ قبل
6 ve cealna ve verdik وَجَعَلْنَا جعل
7 lehum onlara لَهُمْ -
8 ezvacen zevceler أَزْوَاجًا زوج
9 ve zurriyyeten ve bir zürriyet وَذُرِّيَّةً ذرر
10 ve ma değildir وَمَا -
11 kane olmuş كَانَ كون
12 lirasulin hiçbir elçinin لِرَسُولٍ رسل
13 en أَنْ -
14 ye'tiye gelir يَأْتِيَ اتي
15 biayetin bir ayetle بِايَةٍ ايي
16 illa dışındadır إِلَّا -
17 biizni izniyle بِإِذْنِ اذن
18 llahi Allah'ın اللَّهِ -
19 likulli her bir لِكُلِّ كلل
20 ecelin eceledir أَجَلٍ اجل
21 kitabun bir kitap كِتَابٌ كتب

Notlar

Not 1: *Nebi ve resûl Muhammed.**Resûllere.***Eşler.****Yazıt, kayıt. Levh-i Mahfûz'da bulunan kuantum bilgileri.

Ayet 39

1744|13|39|يَمْحُوا۟ ٱللَّهُ مَا يَشَآءُ وَيُثْبِتُ وَعِندَهُۥٓ أُمُّ ٱلْكِتَٰبِ
1744|13|39|يمحوا الله ما يشا ويثبت وعنده ام الكتب
39. Yemhûllâhu mâ yeşâu ve yusbit(yusbitu), ve indehu ummul kitâb(kitâbi).
Siler* Allah dilediğini; ve sabitler*; ve O'nun** indindedir/katındadır ana kitap977.
Ahmed Samira: 39 God eliminates/erases what He wills/wants, and He affirms/strengthens , and at Him (is) The Books’ origin/mother.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yemhu siler يَمْحُو محو
2 llahu Allah اللَّهُ -
3 ma مَا -
4 yeşa'u dilediğini يَشَاءُ شيا
5 ve yusbitu ve sabitler وَيُثْبِتُ ثبت
6 ve indehu ve indindedir/katındadır وَعِنْدَهُ عند
7 ummu ana أُمُّ امم
8 l-kitabi kitap الْكِتَابِ كتب

Notlar

Not 1: *Ana kitaptaki bilginin dilediğini siler, dilediğini sabir bırakır.**Allah'ın.

Ayet 40

1745|13|40|وَإِن مَّا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ ٱلَّذِى نَعِدُهُمْ أَوْ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَإِنَّمَا عَلَيْكَ ٱلْبَلَٰغُ وَعَلَيْنَا ٱلْحِسَابُ
1745|13|40|وان ما نرينك بعض الذي نعدهم او نتوفينك فانما عليك البلغ وعلينا الحساب
40. Ve in mâ nuriyenneke ba’dallezî neiduhum ev neteveffeyenneke fe innemâ aleykel belâgu ve aleynel hisâb(hisâbu).
Ve şayet* mutlak gösteriyor olduğumuz (olsa da) sana** onlara vaat ediyor olduğumuzun bir kısmını; ya da vefat ettirirsek (de) seni**; öyle ki üzerinedir** ancak belagat515; ve üzerimizedir hesap227*.
Ahmed Samira: 40 And if what We show you/make you understand some/part of which We promise them, or We make you die, so but on you (is) the information/communication, and on Us (is) the counting/calculating.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve in ve eğer وَإِنْ -
2 ma مَا -
3 nuriyenneke mutlak gösteriyor olduğumuzun sana نُرِيَنَّكَ راي
4 bea'de bir kısmını بَعْضَ بعض
5 llezi الَّذِي -
6 neiduhum vaat eder olduğumuzun onlara نَعِدُهُمْ وعد
7 ev ya da أَوْ -
8 neteveffeyenneke vefat ettiririz seni نَتَوَفَّيَنَّكَ وفي
9 feinnema öyle ki ancak فَإِنَّمَا -
10 aleyke üzerinedir عَلَيْكَ -
11 l-belagu belagat الْبَلَاغُ بلغ
12 ve aleyna ve üzerimizedir وَعَلَيْنَا -
13 l-hisabu hesap الْحِسَابُ حسب

Notlar

Not 1: *Her durumda bu bilgi, gerçekleşen ana kitaptadır.**Nebi ve resûl Muhammed.**Düşünmek.

Ayet 41

1746|13|41|أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّا نَأْتِى ٱلْأَرْضَ نَنقُصُهَا مِنْ أَطْرَافِهَا وَٱللَّهُ يَحْكُمُ لَا مُعَقِّبَ لِحُكْمِهِۦ وَهُوَ سَرِيعُ ٱلْحِسَابِ
1746|13|41|اولم يروا انا ناتي الارض ننقصها من اطرافها والله يحكم لا معقب لحكمه وهو سريع الحساب
41. E ve lem yerev ennâ ne’til arda nenkusuhâ min etrâfihâ, vallâhu yahkumu lâ muakkıbe li hukmih(li hukmihî), ve huve serîul hısâb(hısâbi).
Ve hiç görmezler mi ki biz; geliriz yere*; eksiltiriz onu** etrafından; ve Allah hükmeder67; yoktur takipçi*** O’nun**** hükmüne67; ve O bir Serî'dir979; Hisâb'tır978.
Ahmed Samira: 41 Do they not see/understand that We come/bring the earth/Planet Earth, We reduce/decrease/lessen it from its ends/edges? And God judges/rules , (there is) no controller/driver to His judgment/rule, and He is quick/fast (in) the account/calculation.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 evelem ve hiç أَوَلَمْ -
2 yerav görmezler mi يَرَوْا راي
3 enna ki biz أَنَّا -
4 ne'ti geliriz نَأْتِي اتي
5 l-erde yere الْأَرْضَ ارض
6 nenkusuha eksiltiriz onu نَنْقُصُهَا نقص
7 min مِنْ -
8 etrafiha etrafından onun أَطْرَافِهَا طرف
9 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
10 yehkumu hükmeder يَحْكُمُ حكم
11 la yoktur لَا -
12 muakkibe akabi مُعَقِّبَ عقب
13 lihukmihi hükmüne O’nun لِحُكْمِهِ حكم
14 ve huve ve O وَهُوَ -
15 seriu bir Serî’dir سَرِيعُ سرع
16 l-hisabi Hisâb الْحِسَابِ حسب

Notlar

Not 1: *Yeryüzüne, Dünya gezegenine.**Yeri.***Hükmünü takip edip kontrol altına alabilen. ****Allah'ın.

Ayet 42

1747|13|42|وَقَدْ مَكَرَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَلِلَّهِ ٱلْمَكْرُ جَمِيعًا يَعْلَمُ مَا تَكْسِبُ كُلُّ نَفْسٍ وَسَيَعْلَمُ ٱلْكُفَّٰرُ لِمَنْ عُقْبَى ٱلدَّارِ
1747|13|42|وقد مكر الذين من قبلهم فلله المكر جميعا يعلم ما تكسب كل نفس وسيعلم الكفر لمن عقبي الدار
42. Ve kad mekerellezîne min kablihim fe lillâhil mekru cemîâ(cemîan),ya’lemu mâ teksibu kullu nefs(nefsin), ve se ya’lemul kuffâru li men ukbed dâr(dâri).
Ve muhakkak tuzak kurdu onlardan önceki kimseler (de); öyle ki Allah’adır tuzaklar topluca; bilir* kazandığını her bir nefsin201; ve bilecekler kâfirler25 kimedir akıbeti892 diyarın**.
Ahmed Samira: 42 And those from before them had cheated/deceived/schemed, so to God (is) all the cheatery/deceit/scheme. He knows what every self gains/acquires , and the disbelievers will know to whom (is) the house’s/home’s end/turn (result).

Notlar

Not 1: *Allah.**Yurdun.

Ayet 43

1748|13|43|وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَسْتَ مُرْسَلًا قُلْ كَفَىٰ بِٱللَّهِ شَهِيدًۢا بَيْنِى وَبَيْنَكُمْ وَمَنْ عِندَهُۥ عِلْمُ ٱلْكِتَٰبِ
1748|13|43|ويقول الذين كفروا لست مرسلا قل كفي بالله شهيدا بيني وبينكم ومن عنده علم الكتب
43. Ve yekûlullezîne keferû leste murselâ(murselen), kul kefâ billâhi şehîden beynî ve beynekum ve men indehu ilmul kitâb(kitâbi).
Ve der kâfirlik25 etmiş kimseler: "Olmadın sen* bir gönderilen!"; de ki: "Kâfi geldi/yetti Allah bir şahit/tanık (olarak) benim aramla ve sizin aranızda; ve kimse (ki) indindedir/yanındadır onun597 kitap ilmi."
Ahmed Samira: 43 And those who disbelieved say: "You are not sent." Say: "Enough/sufficient with God (as) a witness/testifier between me and between you, and who at him (is) The Book’s knowledge." 169

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yekulu ve der وَيَقُولُ قول
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
4 leste olmadın sen لَسْتَ ليس
5 murselen bir gönderilen مُرْسَلًا رسل
6 kul de ki قُلْ قول
7 kefa kâfi geldi/yetti كَفَىٰ كفي
8 billahi Allah’ın بِاللَّهِ -
9 şehiden bir şahit/tanık (olarak) شَهِيدًا شهد
10 beyni benim aramla بَيْنِي بين
11 ve beynekum ve sizlerin arasında وَبَيْنَكُمْ بين
12 ve men ve kimse وَمَنْ -
13 indehu indindedir/yanındadır onu عِنْدَهُ عند
14 ilmu ilmi عِلْمُ علم
15 l-kitabi kitap الْكِتَابِ كتب

Notlar

Not 1: *Resûl Muhammed.