Arapça Metin (Harekeli)
1719|13|14|لَهُۥ دَعْوَةُ ٱلْحَقِّ وَٱلَّذِينَ يَدْعُونَ مِن دُونِهِۦ لَا يَسْتَجِيبُونَ لَهُم بِشَىْءٍ إِلَّا كَبَٰسِطِ كَفَّيْهِ إِلَى ٱلْمَآءِ لِيَبْلُغَ فَاهُ وَمَا هُوَ بِبَٰلِغِهِۦ وَمَا دُعَآءُ ٱلْكَٰفِرِينَ إِلَّا فِى ضَلَٰلٍ
Arapça Metin (Harekesiz)
1719|13|14|له دعوه الحق والذين يدعون من دونه لا يستجيبون لهم بشي الا كبسط كفيه الي الما ليبلغ فاه وما هو ببلغه وما دعا الكفرين الا في ضلل
Latin Literal
14. Lehu da’vetul hakk(hakkı), vellezîne yed’ûne min dûnihî lâ yestecîbûne lehum bi şey’in illâ kebâsitı keffeyhi ilel mâi li yebluga fâhu ve mâ huve bi bâligıh(bâligıhî), ve mâ duâul kâfirîne illâ fî dalâl(dalâlin).
Türkçe Çeviri
O'nadır* hak/gerçek çağrı/davet; ve kimseler (ki) çağırırlar/davet ederler O’nun** astından (ki) cevap veremezler onlara bir şeyle; dışındadır uzatan iki avcunu*** suya; ulaşması için ağzına; ve o*** ulaşır değildir ona; ve değildir çağrısı/daveti kâfirlerin25 dalaletteki128 dışında.
Ahmed Samira Çevirisi
14 For Him (is) the truth’s call/request/prayer, and those who call from (to) other than Him, they do not answer/reply to them from a thing, except as (who) spreads/extends his two palms to the water to reach his mouth, and he is not with reaching it, and the disbeliever’s call/prayer is not except in misguidance.
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | lehu | O'nadır | لَهُ | - |
| 2 | dea'vetu | çağrı/davet | دَعْوَةُ | دعو |
| 3 | l-hakki | hak gerçek | الْحَقِّ | حقق |
| 4 | vellezine | ve kimseler | وَالَّذِينَ | - |
| 5 | yed'une | çağırırlar/davet ederler | يَدْعُونَ | دعو |
| 6 | min | مِنْ | - | |
| 7 | dunihi | astından O’nun | دُونِهِ | دون |
| 8 | la | لَا | - | |
| 9 | yestecibune | cevap veremezler | يَسْتَجِيبُونَ | جوب |
| 10 | lehum | onlara | لَهُمْ | - |
| 11 | bişey'in | bir şeyle | بِشَيْءٍ | شيا |
| 12 | illa | dışındadır | إِلَّا | - |
| 13 | kebasiti | uzatan | كَبَاسِطِ | بسط |
| 14 | keffeyhi | iki avucunu | كَفَّيْهِ | كفف |
| 15 | ila | إِلَى | - | |
| 16 | l-mai | suya | الْمَاءِ | موه |
| 17 | liyebluga | ulaşması için | لِيَبْلُغَ | بلغ |
| 18 | fahu | ağzına onun | فَاهُ | فوه |
| 19 | vema | ve değildir | وَمَا | - |
| 20 | huve | o | هُوَ | - |
| 21 | bibaligihi | ulaşır ona | بِبَالِغِهِ | بلغ |
| 22 | ve ma | ve değildir | وَمَا | - |
| 23 | duaa'u | çağrısı/daveti | دُعَاءُ | دعو |
| 24 | l-kafirine | kafirlerin | الْكَافِرِينَ | كفر |
| 25 | illa | dışında | إِلَّا | - |
| 26 | fi | فِي | - | |
| 27 | delalin | dalaletteki | ضَلَالٍ | ضلل |
Notlar
Not 1
*Allah'adır.**Allah'ın.***Yüce Allah'ın iki avucu ve onların uzatılmasını olumsuz olarak işaret etmesi de büyük bir işarettir. Günümüzde Allah'a dua ediyoruz diye avuç açan ancak mezheplere/tarikatlara/hadislere tabi olmuş kimselerin çağrıları/duaları gerçek çağrı/dua değildir. Rabbimiz şirkle yapılan dualara asla cevap vermez. Vermediğini de zaten kendilerini müslüman sanan toplumun halinden görmekteyiz ki üzerlerine rics/pislik yağmaktadır.***Su.