Sure 72: Cin/Örtülü

Ayet Sayısı: 28
ٱلْجِنّ

Ayet 1

5446|72|1|قُلْ أُوحِىَ إِلَىَّ أَنَّهُ ٱسْتَمَعَ نَفَرٌ مِّنَ ٱلْجِنِّ فَقَالُوٓا۟ إِنَّا سَمِعْنَا قُرْءَانًا عَجَبًا
5446|72|1|قل اوحي الي انه استمع نفر من الجن فقالوا انا سمعنا قرانا عجبا
1. Kul ûhıye ileyye ennehustemea neferun minel cinni fe kâlû innâ semi’nâ kur’ânen acebâ(aceben).
De ki: “Vahyedildi603 bana; ki onu* dinledi cinden bir takım/grup; öyle ki dediler: “Doğrusu biz dinledik bir Kur'ân; acayip/şaşılan.”
Ahmed Samira: 1 Say: (It) was inspired/transmitted to me that it is a group (3 - 10) from the Jinn heard/ listened, so they said: ’We (E) heard/listened (to) an astonishing/amazing/marvelous Koran .’"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 uhiye vahy edildi أُوحِيَ وحي
3 ileyye bana إِلَيَّ -
4 ennehu ki onu (Kur’an’ı) أَنَّهُ -
5 stemea dinledi اسْتَمَعَ سمع
6 neferun bir takım نَفَرٌ نفر
7 mine مِنَ -
8 l-cinni cinden الْجِنِّ جنن
9 fe kalu öyle ki dediler فَقَالُوا قول
10 inna doğrusu biz إِنَّا -
11 semia'na dinledik سَمِعْنَا سمع
12 kur'anen bir Kur'an قُرْانًا قرا
13 aceben acayip/şaşılan عَجَبًا عجب

Notlar

Not 1: *Kur’ân’ı.

Ayet 2

5447|72|2|يَهْدِىٓ إِلَى ٱلرُّشْدِ فَـَٔامَنَّا بِهِۦ وَلَن نُّشْرِكَ بِرَبِّنَآ أَحَدًا
5447|72|2|يهدي الي الرشد فامنا به ولن نشرك بربنا احدا
2. Yehdî iler ruşdi fe âmennâ bih(bihî), ve len nuşrike bi rabbinâ ehadâ(ehaden).
“Kılavuzlar* doğruya; öyle ki iman47 ettik ona**; ve asla ortak koşmayız71 Rabbimize4 birini.”
Ahmed Samira: 2 ’It guides to the correct/right guidance, so we believed with it, and we will never/not share/make partners with our Lord anyone.’

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yehdi kılavuzlar (Kur’an) يَهْدِي هدي
2 ila إِلَى -
3 r-ruşdi doğruya الرُّشْدِ رشد
4 fe amenna öyle ki iman ettik فَامَنَّا امن
5 bihi ona (Kur’an’a) بِهِ -
6 velen ve asla وَلَنْ -
7 nuşrike ortak koşmayız نُشْرِكَ شرك
8 birabbina Rabbimize بِرَبِّنَا ربب
9 ehaden birini أَحَدًا احد

Notlar

Not 1: *Kur’ân.**Kur’ân'a.

Ayet 3

5448|72|3|وَأَنَّهُۥ تَعَٰلَىٰ جَدُّ رَبِّنَا مَا ٱتَّخَذَ صَٰحِبَةً وَلَا وَلَدًا
5448|72|3|وانه تعلي جد ربنا ما اتخذ صحبه ولا ولدا
3. Ve ennehu teâlâ ceddu rabbinâ mettehaze sâhıbeten ve lâ veledâ(veleden).
"Ve O (Allah) ki ; yüceldi ihtişamı; Rabbimizdir4; edinmiş değildir bir yoldaş; ve de bir çocuk."
Ahmed Samira: 3 ’And that He truly is our Lord, high, mighty exalted and dignified (owner of) majestic greatness, (He) did not take a wife/companion/friend and nor a child/children.’

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ennehu ve ki O (Allah) وَأَنَّهُ -
2 teaala yüceldi تَعَالَىٰ علو
3 ceddu ihtişamı جَدُّ جدد
4 rabbina Rabbimizdir رَبِّنَا ربب
5 ma değil مَا -
6 ttehaze Edilmedi اتَّخَذَ اخذ
7 sahibeten صَاحِبَةً صحب
8 ve la Ve de وَلَا -
9 veleden bir çocuk وَلَدًا ولد

Ayet 4

5449|72|4|وَأَنَّهُۥ كَانَ يَقُولُ سَفِيهُنَا عَلَى ٱللَّهِ شَطَطًا
5449|72|4|وانه كان يقول سفيهنا علي الله شططا
4. Ve ennehu kâne yekûlu sefîhunâ alâllâhi şetatâ(şetatan).
"Ve o (kimse) ki, oldu söyler -ahmağımızdır/aptalımızdır- Allah üzerine aşırı/sınır aşan."
Ahmed Samira: 4 ’And that he, our ignorant/stupid/foolish was saying on (about) God excess of the limit .’

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ennehu ve ki o وَأَنَّهُ -
2 kane oldu كَانَ كون
3 yekulu söyler يَقُولُ قول
4 sefihuna ahmağımız/aptalımız سَفِيهُنَا سفه
5 ala üzerine عَلَى -
6 llahi Allah اللَّهِ -
7 şetaten aşırı/sınır aşan شَطَطًا شطط

Ayet 5

5450|72|5|وَأَنَّا ظَنَنَّآ أَن لَّن تَقُولَ ٱلْإِنسُ وَٱلْجِنُّ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا
5450|72|5|وانا ظننا ان لن تقول الانس والجن علي الله كذبا
5. Ve ennâ zanennâ en len tekûlel insu vel cinnu alâllâhi kezibâ(keziben).
"Ve bizler (cinler) ki; zannettik ki asla söylemez insan ve cin Allah'a karşı bir yalan."
Ahmed Samira: 5 ’And that we, we thought/assumed that (E) the human/mankind and the Jinns will never/not say on (about) God lies/denials/falsifications .’

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve enna ve doğrusu biz وَأَنَّا -
2 zenenna zannettik ظَنَنَّا ظنن
3 en ki أَنْ -
4 len asla لَنْ -
5 tekule söylemez تَقُولَ قول
6 l-insu insan الْإِنْسُ انس
7 velcinnu ve cin وَالْجِنُّ جنن
8 ala karşı عَلَى -
9 llahi Allah'a اللَّهِ -
10 keziben bir yalan كَذِبًا كذب

Ayet 6

5451|72|6|وَأَنَّهُۥ كَانَ رِجَالٌ مِّنَ ٱلْإِنسِ يَعُوذُونَ بِرِجَالٍ مِّنَ ٱلْجِنِّ فَزَادُوهُمْ رَهَقًا
5451|72|6|وانه كان رجال من الانس يعوذون برجال من الجن فزادوهم رهقا
6. Ve ennehu kâne ricâlun minel insi yeûzûne bi ricâlin minel cinni fe zâdûhum rehekâ(rehekan).
*Ve o (olan) ki; oldu insandan adamlar sığınırlar cinden adamlara; öyle ki ziyade ettiler/artırdılar (cinler) onlara (insanlara) aşırı talebi/isteği.
Ahmed Samira: 6 ’And that it was men from the human/mankind they seek protection with men from the Jinns , so they increased them oppression/sin/foolishness .’

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ennehu ve ki o وَأَنَّهُ -
2 kane oldu كَانَ كون
3 ricalun adamlar رِجَالٌ رجل
4 mine -dan مِنَ -
5 l-insi insan الْإِنْسِ انس
6 yeuzune sığınırlar يَعُوذُونَ عوذ
7 biricalin adamlara بِرِجَالٍ رجل
8 mine مِنَ -
9 l-cinni cinden الْجِنِّ جنن
10 fezaduhum öyle ki ziyade ettiler/artırdılar (cinler) onlara (insanlara) فَزَادُوهُمْ زيد
11 rahekan aşırı talebi/isteği رَهَقًا رهق

Notlar

Not 1: *Yüce Allah dedi:

Ayet 7

5452|72|7|وَأَنَّهُمْ ظَنُّوا۟ كَمَا ظَنَنتُمْ أَن لَّن يَبْعَثَ ٱللَّهُ أَحَدًا
5452|72|7|وانهم ظنوا كما ظننتم ان لن يبعث الله احدا
7. Ve ennehum zannû kemâ zanentum en len yeb’asallâhu ehadâ(ehaden).
*Ve onlar (cinler) ki; zannettiler zannettiğiniz gibi sizlerin (insanların); ki asla yeniden ortaya çıkarmaz Allah birini.
Ahmed Samira: 7 ’And that they thought/assumed as/like you thought/assumed , that (E) God will never/not send/resurrect/revive anyone.’

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ennehum ve ki onlar (cinler) وَأَنَّهُمْ -
2 zennu zannettiler ظَنُّوا ظنن
3 kema كَمَا -
4 zenentum zannettiğiniz gibi sizlerin ظَنَنْتُمْ ظنن
5 en ki أَنْ -
6 len asla لَنْ -
7 yeb'ase yeniden ortaya çıkarmaz يَبْعَثَ بعث
8 llahu Allah اللَّهُ -
9 ehaden birin أَحَدًا احد

Notlar

Not 1: *Yüce Allah dedi:

Ayet 8

5453|72|8|وَأَنَّا لَمَسْنَا ٱلسَّمَآءَ فَوَجَدْنَٰهَا مُلِئَتْ حَرَسًا شَدِيدًا وَشُهُبًا
5453|72|8|وانا لمسنا السما فوجدنها مليت حرسا شديدا وشهبا
8. Ve ennâ le mesnes semâe fe vecednâhâ muliet haresen şedîden ve şuhubâ(şuhuben).
"Ve bizler (cinler) ki; dokunduk göğe; öyle ki bulduk onu (göğü) doldurulmuş (gök); şiddetli bir koruma ve bir alaz/alev"
Ahmed Samira: 8 ’And that we, we touched the sky/space, so we found it filled (with) strong guards, and all lights from a fire source/stars/planets (shooting stars) .’

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve enna ve ki biz وَأَنَّا -
2 lemesna dokunduk لَمَسْنَا لمس
3 s-semae göğe السَّمَاءَ سمو
4 fevecednaha öyle ki bulduk onu (göğü) فَوَجَدْنَاهَا وجد
5 muliet doldurulmuş (gök) مُلِئَتْ ملا
6 harasen bir koruma (-yla) حَرَسًا حرس
7 şediden şiddetli شَدِيدًا شدد
8 ve şuhuben ve bir alaz/alev وَشُهُبًا شهب

Ayet 9

5454|72|9|وَأَنَّا كُنَّا نَقْعُدُ مِنْهَا مَقَٰعِدَ لِلسَّمْعِ فَمَن يَسْتَمِعِ ٱلْءَانَ يَجِدْ لَهُۥ شِهَابًا رَّصَدًا
5454|72|9|وانا كنا نقعد منها مقعد للسمع فمن يستمع الان يجد له شهابا رصدا
9. Ve ennâ kunnâ nak’udu minhâ mekâıde lis sem’i fe men yestemiıl âne yecid lehu şihâben rasadâ(rasaden).
"Ve bizler (cinler) ki; olduk oturur/kalan oturma/kalma yerlerinde ondan (gökten); işitmek/dinleme için; öyle ki kim işitir/dinler şimdi, bulur ona gözetleyen bir alaz/alev."
Ahmed Samira: 9 ’And that we, we were sitting/remaining (in position) from it (in) seats/sitting places (positions) for the hearing/listening, so who hears/listens now finds for him a light from a fire source/star/flame (shooting star) watching/observing (ambushing) (him).’

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve enna ve ki biz وَأَنَّا -
2 kunna olduk كُنَّا كون
3 nek'udu oturur/kalan نَقْعُدُ قعد
4 minha ondan (gökten) مِنْهَا -
5 mekaide oturma/kalma yerlerinde مَقَاعِدَ قعد
6 lissem'i işitmek/dinleme için لِلسَّمْعِ سمع
7 femen öyle ki kim فَمَنْ -
8 yestemii işitir/dinler يَسْتَمِعِ سمع
9 l-ane şimdi الْانَ -
10 yecid bulur يَجِدْ وجد
11 lehu ona لَهُ -
12 şihaben bir alaz/alev شِهَابًا شهب
13 rasaden bir gözetleyen رَصَدًا رصد

Ayet 10

5455|72|10|وَأَنَّا لَا نَدْرِىٓ أَشَرٌّ أُرِيدَ بِمَن فِى ٱلْأَرْضِ أَمْ أَرَادَ بِهِمْ رَبُّهُمْ رَشَدًا
5455|72|10|وانا لا ندري اشر اريد بمن في الارض ام اراد بهم ربهم رشدا
10. Ve ennâ lâ nedrî eşerrun urîde bi men fîl ardı em erâde bi him rabbuhum reşedâ(reşeden).
“Ve bizler (cinler) ki; bilmeyiz, bir şerre205 mi razı olundu yerdeki/yeryüzündeki kimseye; ya da razı oldu onlara Rableri4 bir doğruya.”
Ahmed Samira: 10 ’And that we, we do not know is (it) bad/evil/harmful (is) wanted/intended with who (is) in the earth/Planet Earth, or their Lord wanted/intended correct/right guidance with (for) them .’

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve enna ve bizler ki وَأَنَّا -
2 la لَا -
3 nedri bilmeyiz نَدْرِي دري
4 eşerrun bir şerre mi أَشَرٌّ شرر
5 uride razı olundu أُرِيدَ رود
6 bimen kimseye بِمَنْ -
7 fi فِي -
8 l-erdi yerde/yeryüzünde الْأَرْضِ ارض
9 em ya da أَمْ -
10 erade razı oldu أَرَادَ رود
11 bihim onlara بِهِمْ -
12 rabbuhum Rabbleri رَبُّهُمْ ربب
13 raşeden bir doğruya رَشَدًا رشد

Ayet 11

5456|72|11|وَأَنَّا مِنَّا ٱلصَّٰلِحُونَ وَمِنَّا دُونَ ذَٰلِكَ كُنَّا طَرَآئِقَ قِدَدًا
5456|72|11|وانا منا الصلحون ومنا دون ذلك كنا طرايق قددا
11. Ve ennâ minnes sâlihûne ve minnâ dûne zâlik(zâlike), kunnâ tarâika kıdedâ(kıdeden).
"Ve bizler (cinler) ki; bizdendir sâlihler217; ve bizdendir bunun alçağı/aşağısı; olduk tarikatlar/yollar; parçalara dağılanlar."
Ahmed Samira: 11 ’And that we from us (are) the correct/righteous, and from us (are) other than that, we were stages/layers fragments/pieces.’

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve enna ve ki bizler وَأَنَّا -
2 minna bizdendir مِنَّا -
3 s-salihune salihler الصَّالِحُونَ صلح
4 ve minna ve bizdendir وَمِنَّا -
5 dune alçağı/aşağısı دُونَ دون
6 zalike bunun ذَٰلِكَ -
7 kunna olduk كُنَّا كون
8 taraika tarikatlar/yollar طَرَائِقَ طرق
9 kideden parçalara dağılanlar قِدَدًا قدد

Ayet 12

5457|72|12|وَأَنَّا ظَنَنَّآ أَن لَّن نُّعْجِزَ ٱللَّهَ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَن نُّعْجِزَهُۥ هَرَبًا
5457|72|12|وانا ظننا ان لن نعجز الله في الارض ولن نعجزه هربا
12. Ve ennâ zanennâ en len nu’cizallâhe fîl ardı ve len nu’cizehu herebâ(hereben).
"Ve bizler (cinler) ki; varsayımda* bulunduk ki asla aciz bırakamayız Allah'ı yerde/yeryüzünde; ve asla aciz bırakamayız O’nu (Allah’ı); bir kaçışta"
Ahmed Samira: 12 ’And that we, we thought/assumed that (E) we will never/not disable/frustrate God in the earth/Planet Earth, and we will never/not disable/frustrate Him (by) escaping/fleeing .’

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve enna ve ki biz وَأَنَّا -
2 zenenna varsayımda bulunduk ظَنَنَّا ظنن
3 en ki أَنْ -
4 len asla لَنْ -
5 nua'cize aciz bırakamayız نُعْجِزَ عجز
6 llahe Allah'ı اللَّهَ -
7 fi فِي -
8 l-erdi yerde/yeryüzünde الْأَرْضِ ارض
9 velen ve asla وَلَنْ -
10 nua'cizehu aciz bırakamayız O’nu (Allah’ı) نُعْجِزَهُ عجز
11 heraben bir kaçış (-la) هَرَبًا هرب

Notlar

Not 1: *İşaretlerle kanaat getirdik.

Ayet 13

5458|72|13|وَأَنَّا لَمَّا سَمِعْنَا ٱلْهُدَىٰٓ ءَامَنَّا بِهِۦ فَمَن يُؤْمِنۢ بِرَبِّهِۦ فَلَا يَخَافُ بَخْسًا وَلَا رَهَقًا
5458|72|13|وانا لما سمعنا الهدي امنا به فمن يومن بربه فلا يخاف بخسا ولا رهقا
13. Ve ennâ lemmâ semi’nel hudâ âmennâ bih(bihî), fe men yu’min bi rabbihî fe lâ yehâfu bahsen ve lâ rehekâ(rehekan).
"Ve bizler* ki; ne zaman ki işittik doğru yola kılavuzu** iman47 ettik ona***; öyle ki kim iman47 eder Rabbine4; öyle ki korku duymaz bir kayba/eksilmeye; ve ne de bir aşırı talebe/isteğe."
Ahmed Samira: 13 ’And that we, when we heard/listened (to) the guidance, we believed with (in) it, so who believes with (in) his Lord, so (he) does not fear reduction/injustice , and nor oppression/burden .’

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve enna ve ki bizler وَأَنَّا -
2 lemma ne zaman ki لَمَّا -
3 semia'na işittik سَمِعْنَا سمع
4 l-huda doğru yola kılavuzu (Kur'an’ı) الْهُدَىٰ هدي
5 amenna iman ettik امَنَّا امن
6 bihi ona (Kur’an’a) بِهِ -
7 fe men öyle ki kim فَمَنْ -
8 yu'min iman eder يُؤْمِنْ امن
9 birabbihi Rabbine بِرَبِّهِ ربب
10 fela öyle ki فَلَا -
11 yehafu korku duymaz يَخَافُ خوف
12 behsen bir kayba/eksilmeye بَخْسًا بخس
13 ve la ve ne de وَلَا -
14 rahekan bir aşırı talebe/isteğe رَهَقًا رهق

Notlar

Not 1: *Cinler.**Kur’ân'ı.***Kur’ân'a.

Ayet 14

5459|72|14|وَأَنَّا مِنَّا ٱلْمُسْلِمُونَ وَمِنَّا ٱلْقَٰسِطُونَ فَمَنْ أَسْلَمَ فَأُو۟لَٰٓئِكَ تَحَرَّوْا۟ رَشَدًا
5459|72|14|وانا منا المسلمون ومنا القسطون فمن اسلم فاوليك تحروا رشدا
14. Ve ennâ minnel muslimûne ve minnel kâsitûn(kâsitûne), fe men esleme fe ulâike teharrev reşedâ(reşeden).
"Ve bizler* ki; bizdendir müslim45; ve bizdendir eşit-tarafsız durmayanlar/doğru olmayanlar; öyle ki kim İslam218 oldu; öyle ki işte bunlar; aradı/kovaladı/izledi doğruyu."
Ahmed Samira: 14 ’And that we, from us (are) the Moslems/submitters , and from us (are) the deviators/ hardened , so who submitted/surrendered , so those searched/pursued correct/right guidance.’

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve enna ve ki bizler وَأَنَّا -
2 minna bizdendir مِنَّا -
3 l-muslimune müslim الْمُسْلِمُونَ سلم
4 ve minna ve bizdendir وَمِنَّا -
5 l-kasitune eşitsizler/doğru olmayanlar/tarafsız olmayanlar الْقَاسِطُونَ قسط
6 fe men öyle ki kim فَمَنْ -
7 esleme islam oldu أَسْلَمَ سلم
8 feulaike öyle ki işte bunlar فَأُولَٰئِكَ -
9 teharrav aradı/kovaladı/izledi تَحَرَّوْا حري
10 raşeden doğruyu رَشَدًا رشد

Notlar

Not 1: *Cinler.

Ayet 15

5460|72|15|وَأَمَّا ٱلْقَٰسِطُونَ فَكَانُوا۟ لِجَهَنَّمَ حَطَبًا
5460|72|15|واما القسطون فكانوا لجهنم حطبا
15. Ve emmel kâsitûne fe kânû li cehenneme hatabâ(hataban).
*Ve eşit-tarafsız durmayanlara/doğru olmayanlara gelince; öyle ki oldular cehennem için bir odun.
Ahmed Samira: 15 ’And but the deviators/hardened , so they were/are to/for Hell fire wood/fuel .’

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve emma ve gelince وَأَمَّا -
2 l-kasitune eşit-tarafsız durmayanlara/doğru olmayanlara الْقَاسِطُونَ قسط
3 fekanu öyle ki oldular فَكَانُوا كون
4 licehenneme cehennem için لِجَهَنَّمَ -
5 hataben bir odun حَطَبًا حطب

Notlar

Not 1: *Yüce Allah dedi:

Ayet 16

5461|72|16|وَأَلَّوِ ٱسْتَقَٰمُوا۟ عَلَى ٱلطَّرِيقَةِ لَأَسْقَيْنَٰهُم مَّآءً غَدَقًا
5461|72|16|والو استقموا علي الطريقه لاسقينهم ما غدقا
16. Ve en levistekâmû alet tarîkati le eskaynâhum mâen gadekâ(gadekan).
Ve ki eğer dikelselerdi/doğrulsalardı tarikata/yola doğru; mutlak içirirdik/verirdik onlara bol bir su.
Ahmed Samira: 16 ’And that if they became straight/direct on the way/path , we would have given them drink (from) water plentifully/abundantly.’

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve en levi ve ki eğer وَأَنْلَوِ -
2 stekamu dikelselerdi/doğrulsalardı اسْتَقَامُوا قوم
3 ala doğru عَلَى -
4 t-tarikati tarikata/yola الطَّرِيقَةِ طرق
5 leeskaynahum mutlak içirirdik/verirdik onlara لَأَسْقَيْنَاهُمْ سقي
6 maen bir su مَاءً موه
7 gadekan bol غَدَقًا غدق

Ayet 17

5462|72|17|لِّنَفْتِنَهُمْ فِيهِ وَمَن يُعْرِضْ عَن ذِكْرِ رَبِّهِۦ يَسْلُكْهُ عَذَابًا صَعَدًا
5462|72|17|لنفتنهم فيه ومن يعرض عن ذكر ربه يسلكه عذابا صعدا
17. Li neftinehum fîh(fîhi), ve men yu’rıd an zikri rabbihî yeslukhu azâben saadâ(saaden).
Fitnelendirmemiz için orada; ve kim yüz çevirirse Rabbinin4 zikrinden78; bir delikten geçirir gibi sokar (Rabbi) onu yükselen/dikleşen/tırmanan* bir azaba.
Ahmed Samira: 17 ’To test them in it, and who opposes/turns away from his Lord’s reminder , He enters/passes him a severe torture.’

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lineftinehum fitnelendirmemiz için لِنَفْتِنَهُمْ فتن
2 fihi orada فِيهِ -
3 ve men ve kim وَمَنْ -
4 yua'rid yüz çevirirse يُعْرِضْ عرض
5 an عَنْ -
6 zikri Zikrinden ذِكْرِ ذكر
7 rabbihi Rabbinin رَبِّهِ ربب
8 yeslukhu iğne deliğinden/delikten geçirir gibi sokar onu يَسْلُكْهُ سلك
9 azaben bir azaba عَذَابًا عذب
10 saaden yükselen/dikleşen/tırmanan صَعَدًا صعد

Notlar

Not 1: *Şiddeti giderek yükselen, tırmanan bir azap.

Ayet 18

5463|72|18|وَأَنَّ ٱلْمَسَٰجِدَ لِلَّهِ فَلَا تَدْعُوا۟ مَعَ ٱللَّهِ أَحَدًا
5463|72|18|وان المسجد لله فلا تدعوا مع الله احدا
18. Ve ennel mesâcide lillâhi fe lâ ted’û maallâhi ehadâ(ehaden).
Ve doğrusu mescitler16* Allah içindir; öyle ki çağırmayın219 Allah ile birlikte birini220.
Ahmed Samira: 18 ’And that (E) the mosques (are) to God, so do not call anyone with God.’

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve enne ve doğrusu وَأَنَّ -
2 l-mesacide mescitler الْمَسَاجِدَ سجد
3 lillahi Allah içindir لِلَّهِ -
4 fela öyle ki فَلَا -
5 ted'u çağırmayın تَدْعُوا دعو
6 mea ile birlikte مَعَ -
7 llahi Allah اللَّهِ -
8 ehaden birini أَحَدًا احد

Notlar

Not 1: *Yüce Allah'ın mescitleri işaret etmesi sonrası çağrıyı/duayı işaret etmesi anlamlıdır. Vakitli salâtlar sonrası (sabah salâtı, akşam salâtı ve toplantı salâtı) beynin secdesi sonrası (fiziksel bir secde eşlik edebilir veya etmeyebilir) Yüce Allah'a dua etmek gereklidir.

Ayet 19

5464|72|19|وَأَنَّهُۥ لَمَّا قَامَ عَبْدُ ٱللَّهِ يَدْعُوهُ كَادُوا۟ يَكُونُونَ عَلَيْهِ لِبَدًا
5464|72|19|وانه لما قام عبد الله يدعوه كادوا يكونون عليه لبدا
19. Ve ennehu lemmâ kâme abdullâhi yedûhu kâdû yekûnûne aleyhi libedâ(libeden).
Ve o (Muhammed peygamber) ki; ne zaman ki ayağa kalktı/dikeldi; Allah'ın kuludur; çağırdığında219 O’nu (Allah’ı); neredeyse olurlar (cinler) onun üzerine kalın bir bulut kümesi/pamuk yığını.
Ahmed Samira: 19 ’And that he when God’s worshipper/servant stood/started calling Him, they were about to/almost to be interlocked/plenty on (with) him .’

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ennehu ve ki o وَأَنَّهُ -
2 lemma ne zaman ki لَمَّا -
3 kame ayağa kalktı/dikeldi قَامَ قوم
4 abdu kulu عَبْدُ عبد
5 llahi Allah'ın اللَّهِ -
6 yed'uhu çağırır O’nu (Allah’ı) يَدْعُوهُ دعو
7 kadu neredeyse كَادُوا كود
8 yekunune olurlar يَكُونُونَ كون
9 aleyhi onun üzerine عَلَيْهِ -
10 libeden kalın bir bulut kümesi/pamuk yığını لِبَدًا لبد

Ayet 20

5465|72|20|قُلْ إِنَّمَآ أَدْعُوا۟ رَبِّى وَلَآ أُشْرِكُ بِهِۦٓ أَحَدًا
5465|72|20|قل انما ادعوا ربي ولا اشرك به احدا
20. Kul innemâ ed’û rabbî ve lâ uşriku bihî ehadâ(ehaden).
De ki: “Sadece Rabbimi çağırırım219; ve ortak koşmam71 O'na birini”
Ahmed Samira: 20 Say: "Truly I call my Lord, and I do not share/make partners with Him anyone."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 innema sadece إِنَّمَا -
3 ed'u çağırırım أَدْعُو دعو
4 rabbi Rabbimi رَبِّي ربب
5 ve la ve وَلَا -
6 uşriku ortak koşmam أُشْرِكُ شرك
7 bihi O'na بِهِ -
8 ehaden birini أَحَدًا احد

Ayet 21

5466|72|21|قُلْ إِنِّى لَآ أَمْلِكُ لَكُمْ ضَرًّا وَلَا رَشَدًا
5466|72|21|قل اني لا املك لكم ضرا ولا رشدا
21. Kul innî lâ emliku lekum darren ve lâ reşedâ(reşeden).
De ki: “Doğrusu ben malik olmam/yetki sahibi olmam sizlere; bir zarara/hasara; ve ne de bir doğruya.”
Ahmed Samira: 21 Say: "That I do not own/possess harm, and nor correct/right guidance for you."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 inni doğrusu ben إِنِّي -
3 la لَا -
4 emliku malik olmam/sahip olmam أَمْلِكُ ملك
5 lekum sizlere لَكُمْ -
6 derran bir zarara/hasara ضَرًّا ضرر
7 ve la ve ne de وَلَا -
8 raşeden bir doğruya رَشَدًا رشد

Ayet 22

5467|72|22|قُلْ إِنِّى لَن يُجِيرَنِى مِنَ ٱللَّهِ أَحَدٌ وَلَنْ أَجِدَ مِن دُونِهِۦ مُلْتَحَدًا
5467|72|22|قل اني لن يجيرني من الله احد ولن اجد من دونه ملتحدا
22. Kul innî len yucîrenî minallâhi ehadun ve len ecide min dûnihî multehadâ(multehaden).
De ki: “Doğrusu ben; asla koruyamaz222 beni Allah’tan birisi; ve asla bulamam O’nun astından bir sığınak.”
Ahmed Samira: 22 Say: "That I, anyone will never/not protect/defend me from God, and I will never/not find from other than Him a shelter/refuge."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 inni doğrusu ben إِنِّي -
3 len asla لَنْ -
4 yucirani koruyamaz beni يُجِيرَنِي جور
5 mine -tan مِنَ -
6 llahi Allah- اللَّهِ -
7 ehadun birisi أَحَدٌ احد
8 velen ve asla وَلَنْ -
9 ecide bulamam أَجِدَ وجد
10 min مِنْ -
11 dunihi astından O’nun دُونِهِ دون
12 multehaden bir sığınak مُلْتَحَدًا لحد

Ayet 23

5468|72|23|إِلَّا بَلَٰغًا مِّنَ ٱللَّهِ وَرِسَٰلَٰتِهِۦ وَمَن يَعْصِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ فَإِنَّ لَهُۥ نَارَ جَهَنَّمَ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا
5468|72|23|الا بلغا من الله ورسلته ومن يعص الله ورسوله فان له نار جهنم خلدين فيها ابدا
23. İllâ belâgan minallâhi ve risâlâtih(risâlâtihî), ve men ya’sıllâhe ve resûlehu fe inne lehu nâre cehenneme hâlidîne fîhâ ebedâ(ebeden).
Ancak* bir tebligat/mesaj/bildiri/ültimatom221 Allah’tan ve risâletleri223 O’nun; ve kim isyan etti Allah'a ve resûlüne418 (O’nun); öyle ki doğrusu onadır cehennem ateşi; ölümsüzler185 orada (cehennemde); ebediyen.
Ahmed Samira: 23 Except an information/communication from God and His messenger, so who disobeys God and His messenger, so then Hell’s fire (is) for him, immortally/eternally in it (for) ever (E).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 illa ancak إِلَّا -
2 belagan bir mesaj/bildiri/ultimatom بَلَاغًا بلغ
3 mine -tan مِنَ -
4 llahi Allah- اللَّهِ -
5 ve risalatihi ve risâletleri O’nun وَرِسَالَاتِهِ رسل
6 ve men ve kim وَمَنْ -
7 yea'si isyan etti يَعْصِ عصي
8 llahe Allah'a اللَّهَ -
9 ve rasulehu ve resulüne (O’nun) وَرَسُولَهُ رسل
10 feinne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
11 lehu onadır لَهُ -
12 nara ateşi نَارَ نور
13 cehenneme cehennem جَهَنَّمَ -
14 halidine ölümsüzler خَالِدِينَ خلد
15 fiha Orada (cehennemde) فِيهَا -
16 ebeden ebediyen أَبَدًا ابد

Notlar

Not 1: *"Resuller postacı mı? Sadece kitapları mı getirdiler? Onlar bizlere kutsal kitapları açıklar, uygulamalarıyla kitapta olmayanları bizlere öğretirler" diyenler 72:21/22/23 ayetleri iyi okusun. Resuller sadece postacıdır. Yüce Allah'tan aldıkları vahyi harfi harfine deklere ederler, beyan ederler, insanların anlayacağı dilde okurlar.

Ayet 24

5469|72|24|حَتَّىٰٓ إِذَا رَأَوْا۟ مَا يُوعَدُونَ فَسَيَعْلَمُونَ مَنْ أَضْعَفُ نَاصِرًا وَأَقَلُّ عَدَدًا
5469|72|24|حتي اذا راوا ما يوعدون فسيعلمون من اضعف ناصرا واقل عددا
24. Hattâ izâ reev mâ yûadûne fe se ya’lemûne men ad’afu nâsıren ve ekallu adedâ(adeden).
Ta ki gördükleri zaman vaat edildiklerini; öyle ki bileceklerdir kim daha zaaflıdır/düşkündür yardımda; ve daha azdır adetçe/sayıca.
Ahmed Samira: 24 Until when they saw/understood what they are being promised, so they will know who (is) a weaker victorior/savior and less numerous.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 hatta ta ki حَتَّىٰ -
2 iza zaman إِذَا -
3 raev gördükleri رَأَوْا راي
4 ma مَا -
5 yuadune vaat edildiklerini يُوعَدُونَ وعد
6 feseyea'lemune öyle ki bileceklerdir فَسَيَعْلَمُونَ علم
7 men kim مَنْ -
8 ed'afu daha zaaflıdır/düşkündür أَضْعَفُ ضعف
9 nasiran yardımda نَاصِرًا نصر
10 ve ekallu ve daha azdır وَأَقَلُّ قلل
11 adeden adetçe/sayıca عَدَدًا عدد

Ayet 25

5470|72|25|قُلْ إِنْ أَدْرِىٓ أَقَرِيبٌ مَّا تُوعَدُونَ أَمْ يَجْعَلُ لَهُۥ رَبِّىٓ أَمَدًا
5470|72|25|قل ان ادري اقريب ما توعدون ام يجعل له ربي امدا
25. Kul in edrî e karîbun mâ tûadûne em yec’alu lehu rabbî emedâ(emedan).
De ki: “Bilmem* yakın mı vaat edildiğiniz? Ya da yapar/koyar ona Rabbim4 uzun bir final/limit noktası”
Ahmed Samira: 25 Say: "I do not know what you are being promised, (if it) is nearer/closer or my Lord makes/puts for it (extended) time."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 in إِنْ -
3 edri bilmem أَدْرِي دري
4 ekaribun yakın mı? أَقَرِيبٌ قرب
5 ma مَا -
6 tuadune vaat edildiğiniz تُوعَدُونَ وعد
7 em ya da أَمْ -
8 yec'alu yapar/koyar يَجْعَلُ جعل
9 lehu ona لَهُ -
10 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
11 emeden uzun bir final noktası/limit أَمَدًا امد

Notlar

Not 1: *Resullerin, şeyhlerin, tarikat liderlerinin geleceği bildiklerini iddia etmek büyük bir şirktir. Ayetten açık ve net olarak anlarız ki şerefli Kur'an'la şereflendirilmiş olan Muhammed peygamber bile geleceği bilememektedir.

Ayet 26

5471|72|26|عَٰلِمُ ٱلْغَيْبِ فَلَا يُظْهِرُ عَلَىٰ غَيْبِهِۦٓ أَحَدًا
5471|72|26|علم الغيب فلا يظهر علي غيبه احدا
26. Âlimul gaybi fe lâ yuzhiru alâ gaybihî ehadâ(ehaden).
Bilendir gaybı62; öyle ki zahir/belli etmez kendi gaybı62 üzerine birini.
Ahmed Samira: 26 Knower (of) the unseen/absent , so He does not reveal (to) anyone on His unseen/supernatural (secret) .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 aalimu bilendir عَالِمُ علم
2 l-gaybi gaybı الْغَيْبِ غيب
3 fela öyle ki فَلَا -
4 yuzhiru zahir/belli etmez يُظْهِرُ ظهر
5 ala üzerine عَلَىٰ -
6 gaybihi gaybı onun/kendi غَيْبِهِ غيب
7 ehaden birine أَحَدًا احد

Ayet 27

5472|72|27|إِلَّا مَنِ ٱرْتَضَىٰ مِن رَّسُولٍ فَإِنَّهُۥ يَسْلُكُ مِنۢ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِهِۦ رَصَدًا
5472|72|27|الا من ارتضي من رسول فانه يسلك من بين يديه ومن خلفه رصدا
27. İllâ menirtedâ min resûlin fe innehu yesluku min beyni yedeyhi ve min halfihî rasadâ(rasaden).
Dışındadır kimse (ki) razı oldu* bir resûlden418; öyle ki doğrusu O* iğne deliğinden geçirir gibi sokar iki elinin arasından onun** ve arkasından onun** bir gözetleyen.
Ahmed Samira: 27 Except whom He accepted from a messenger so that He truly, He enters/passes from between his hands (present) and from behind him (past), watching/observing observation.

Notlar

Not 1: *Allah.**Resûlün.

Ayet 28

5473|72|28|لِّيَعْلَمَ أَن قَدْ أَبْلَغُوا۟ رِسَٰلَٰتِ رَبِّهِمْ وَأَحَاطَ بِمَا لَدَيْهِمْ وَأَحْصَىٰ كُلَّ شَىْءٍ عَدَدًۢا
5473|72|28|ليعلم ان قد ابلغوا رسلت ربهم واحاط بما لديهم واحصي كل شي عددا
28. Li ya’leme en kad eblegû rısâlâti rabbihim ve ehâta bimâ ledeyhim ve ahsâ kulle şey’in adedâ(adeden).
Bilmesi/bilindik kılması için* ki muhakkak tebliğ ettiler** Rablerinin4 risâletini223; ve kuşattı/sardı*** onlarla**** olanı; ve saydı*** her bir şeyi adetçe/sayıca.
Ahmed Samira: 28 (It is for God) to know that (E) they had communicated/informed their Lord’s messages, and He surrounded/enveloped with what (is) at them, and He counted/controlled every thing numerous.441

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 liyea'leme bilmesi//bilindik kılması için (Allah’ın) لِيَعْلَمَ علم
2 en ki أَنْ -
3 kad muhakkak قَدْ -
4 eblegu tebliğ ettiler (resuller) أَبْلَغُوا بلغ
5 risalati risaletini رِسَالَاتِ رسل
6 rabbihim Rablerinin رَبِّهِمْ ربب
7 ve ehata ve kuşattı/sardı وَأَحَاطَ حوط
8 bima بِمَا -
9 ledeyhim onlarla (resullerle) olanı لَدَيْهِمْ -
10 ve ehsa ve saydı/hesapladı وَأَحْصَىٰ حصي
11 kulle her bir كُلَّ كلل
12 şey'in şeyi شَيْءٍ شيا
13 adeden bir adetçe/sayıca عَدَدًا عدد

Notlar

Not 1: *Allah'ın.**Resûller.***Allah.****Resûllerle.