Ayet 1
4900|55|1|ٱلرَّحْمَٰنُ
4900|55|1|الرحمن
1. Er rahmân(rahmânu).
Rahmân1*
Ahmed Samira: 1 The merciful.
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | er-rahmanu | Rahman | الرَّحْمَٰنُ | رحم |
Notlar
Not 1: *Surenin Yüce Allah'ın Rahmân sıfatıyla başlaması asla boşuna değildir. En yüce merhamete sahip olan Rabbimiz bu sıfatını Rahîm sıfatıyla tecelli ettirmektedir. Bir anne rahminin bebeği için rahmetin tecelli etmiş hali olması gibi Rabbimizin Rahmân sıfatı da evrenimizi ve paralel evrenleri kendi arşında bir anne rahmi gibi sarmış kuşatmıştır. Tüm ihtiyaçlarını karşılamaktadır.
Ayet 2
4901|55|2|عَلَّمَ ٱلْقُرْءَانَ
4901|55|2|علم القران
2. Allemel kur’ân(kur’âne).
Öğretti253 Kur'ân'ı850.
Ahmed Samira: 2 He taught/instructed the Koran.
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | alleme | öğretti/bildirdi | عَلَّمَ | علم |
| 2 | l-kurane | Kur'an'ı | الْقُرْانَ | قرا |
Ayet 3
4902|55|3|خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ
4902|55|3|خلق الانسن
3. Halakal insân(insâne).
Yarattı* insanı.
Ahmed Samira: 3 He created the human/mankind.
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | haleka | yarattı | خَلَقَ | خلق |
| 2 | l-insane | insanı | الْإِنْسَانَ | انس |
Notlar
Not 1: *Kur'an öğretilen bilinçlerin transfer edileceği avatar bedenler yerden/yeryüzünden evrim süreciyle milyarlarca yılda hazır hale getirildi.
Ayet 4
4903|55|4|عَلَّمَهُ ٱلْبَيَانَ
4903|55|4|علمه البيان
4. Allemehul beyân(beyâne).
Öğretti ona* beyanı226**.
Ahmed Samira: 4 He taught/instructed him the evidence/logic .
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | allemehu | bildirdi/öğretti ona (insana) | عَلَّمَهُ | علم |
| 2 | l-beyane | beyanı | الْبَيَانَ | بين |
Notlar
Not 1: *İnsana.**İnsanı diğer türlerden ayrıcalıklı yapan şey yaratılış özelliği olan beynidir. Beyin de avatar bedenin evrimleşmesi sürecinde gelişti ve insan düşünebilen, akledebilen bir varlık oldu. Düşüncelerini ve fikirlerini diğer insanlara beyan ederek aktarabilir hale geldi. Bu aktarma sureci insanın edinmiş olduğu deneyimleri bir sonraki nesillere aktarabilme olanağı da sağladı. Bu da insanoğlunun gelişmiş bir varlık olmasını sağladı. Ayette insanın beyan etme yeteneğinin vurgulanması gerçekten büyük bir mucizedir.
Ayet 5
4904|55|5|ٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ بِحُسْبَانٍ
4904|55|5|الشمس والقمر بحسبان
5. Eş şemsu vel kameru bi husbân(husbânin).
Güneş* ve Ay*; bir hesap227 iledir.
Ahmed Samira: 5 The sun and the moon with a count/calculation.
Notlar
Not 1: *Antik uygarlıklar Güneş ve Ay’ın asla şaşmayan, daha önceden hesaplanmış gibi hareketler yaptığını tespit etmişlerdi. Günümüzde modern astronomi bilimi Güneş ve Ay’ın binlerce yıl sonra nerede olacaklarını saniyesine kadar hesaplayabilmektedirler. Mutlak ki bu durum Güneş ve Ay’ın bir hesap ile olması nedeniyledir; Yüce Allah izin vermesiyledir. Yüce Allah ayette Güneş ve Ay’ın hesabını çözebilirseniz onların hareketlerini anlayabilirsiniz buyurmaktadır. Kur’an her daim insanlığı bilime yönlendirir.
Ayet 6
4905|55|6|وَٱلنَّجْمُ وَٱلشَّجَرُ يَسْجُدَانِ
4905|55|6|والنجم والشجر يسجدان
6. Ven necmu veş şeceru yescudân(yescudâni).
Ve yıldız93; ve ağaç92; secde70 eder o ikisi.
Ahmed Samira: 6 And the star/planet and the trees, they (B) prostrate.
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve nnecmu | ve yıldız | وَالنَّجْمُ | نجم |
| 2 | ve şşeceru | ve ağaç | وَالشَّجَرُ | شجر |
| 3 | yescudani | secde eder/diz çöküp boyun eğer o ikisi | يَسْجُدَانِ | سجد |
Ayet 7
4906|55|7|وَٱلسَّمَآءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ ٱلْمِيزَانَ
4906|55|7|والسما رفعها ووضع الميزان
7. Ves semâe refeahâ ve vedaal mîzân(mîzâne).
Ve gök180*; yükseltti231 onu*; ve koydu mizanı228.
Ahmed Samira: 7 And the sky/space He rose it, and He laid/put/raised the scale/measuring instrument .
Notlar
Not 1: *Evren.**Evreni.
Ayet 8
4907|55|8|أَلَّا تَطْغَوْا۟ فِى ٱلْمِيزَانِ
4907|55|8|الا تطغوا في الميزان
8. Ellâ tatgav fîl mîzân(mîzâni).
Ki aşmayın sınırı* mizanda228.
Ahmed Samira: 8 That you not tyrannize/exceed the limit in the scale/measuring instrument .
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ella | ki | أَلَّا | - |
| 2 | tetgav | taşkınlık yapmayın/aşmayın denge sınırını | تَطْغَوْا | طغي |
| 3 | fi | فِي | - | |
| 4 | l-mizani | mizanda | الْمِيزَانِ | وزن |
Notlar
Not 1: *Yüce Allah'ın evrene koymuş olduğu sabitler (55:7) evrenin bir denge içinde akıp gitmesini sağlar. Ayette insanoğluna çok önemli bir uyarı yapılmaktadır. Evrenin bu sabitlerle oluşmuş olan dengesinin sınırlarının aşılmaması gerektiği bildirilmektedir. Mutlak ki Yüce Rabbimiz doğru söylemiştir. İnsanların Rahman'ın uyarısını dinlemediği de ortadadır. Atmosferse atom bombası patlatan bu tür Rabbinin emrini çiğnemiştir. Tek tanrıcılar olarak; sadece Kur'an diyen kimseler olarak Rabbimizin emrine uymalıyız. Dünyamızın dengesini bozmamalıyız. Düzeltmek için çalışmalıyız.
Ayet 9
4908|55|9|وَأَقِيمُوا۟ ٱلْوَزْنَ بِٱلْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُوا۟ ٱلْمِيزَانَ
4908|55|9|واقيموا الوزن بالقسط ولا تخسروا الميزان
9. Ve ekîmul vezne bil kıstı ve lâ tuhsırûl mîzân(mîzâne).
Ve ayağa kaldırın/dikin229 vezni790 eşitlikle230; ve hüsrana neden olmayın mizanda658.
Ahmed Samira: 9 And keep up the weight/measure with the just/equitable, and do not reduce/decrease (cheat) in the scale/measuring instrument .
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve ekimu | ve ayağa kaldırın/dikin | وَأَقِيمُوا | قوم |
| 2 | l-vezne | vezni | الْوَزْنَ | وزن |
| 3 | bil-kisti | eşitlikle | بِالْقِسْطِ | قسط |
| 4 | ve la | ve | وَلَا | - |
| 5 | tuhsiru | hüsrana neden olmayın | تُخْسِرُوا | خسر |
| 6 | l-mizane | ölçüde/tartıda | الْمِيزَانَ | وزن |
Ayet 10
4909|55|10|وَٱلْأَرْضَ وَضَعَهَا لِلْأَنَامِ
4909|55|10|والارض وضعها للانام
10. Vel arda vedaahâ lil enâm(enâmi).
Ve yer/yeryüzü; koydu/yaydı/alçalttı232 onu; yaratıklar için.
Ahmed Samira: 10 And the earth/Planet Earth, He laid it for the creation.
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | vel'erde | ve yeri/yeryüzünü | وَالْأَرْضَ | ارض |
| 2 | vedeaha | koydu onu | وَضَعَهَا | وضع |
| 3 | lilenami | yaratıklar için | لِلْأَنَامِ | انم |
Ayet 11
4910|55|11|فِيهَا فَٰكِهَةٌ وَٱلنَّخْلُ ذَاتُ ٱلْأَكْمَامِ
4910|55|11|فيها فكهه والنخل ذات الاكمام
11. Fîhâ fâkihetun vennahlu zâtul ekmâm(ekmâmi).
Ondadır fâkih246; ve hurma; kabuklar sahibi.
Ahmed Samira: 11 In it (are) fruits and the palm trees that of the buds/covers from which fruits and flowers emerge.
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | fiha | ondadır | فِيهَا | - |
| 2 | fakihetun | meyve | فَاكِهَةٌ | فكه |
| 3 | ve nnehlu | ve hurma | وَالنَّخْلُ | نخل |
| 4 | zatu | sahibi | ذَاتُ | - |
| 5 | l-ekmami | kabuklar | الْأَكْمَامِ | كمم |
Ayet 12
4911|55|12|وَٱلْحَبُّ ذُو ٱلْعَصْفِ وَٱلرَّيْحَانُ
4911|55|12|والحب ذو العصف والريحان
12. Vel habbu zul asfi ver reyhân(reyhânu).
Ve tahıl; sap-yaprak sahibi; ve reyhan*.
Ahmed Samira: 12 And the seed/grain (of) the husk/chaff/external cover of seeds, and the basil/fragrant plants.
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | velhabbu | ve tahıl | وَالْحَبُّ | حبب |
| 2 | zu | sahibi | ذُو | - |
| 3 | l-asfi | sap-yaprak | الْعَصْفِ | عصف |
| 4 | ve rrayhanu | ve reyhan | وَالرَّيْحَانُ | روح |
Notlar
Not 1: *Reyhanın/fesleğenin işaret edilmesi boşuna değildir. Kur'an’da reyhan/fesleğen (ocimum basilicum) neden işaret edilmiş olabilir? Rahatlatıcı/sakinleştirici özelliği işaret edilmiş olabilir mi?
Ayet 13
4912|55|13|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
4912|55|13|فباي الا ربكما تكذبان
13. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234
Ahmed Samira: 13 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | febieyyi | öyleyse hangi | فَبِأَيِّ | - |
| 2 | ala'i | nimetlerini | الَاءِ | الو |
| 3 | rabbikuma | Rabbinizin (ikinizin) | رَبِّكُمَا | ربب |
| 4 | tukezzibani | yalanlarsınız (ikiniz) | تُكَذِّبَانِ | كذب |
Ayet 14
4913|55|14|خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ مِن صَلْصَٰلٍ كَٱلْفَخَّارِ
4913|55|14|خلق الانسن من صلصل كالفخار
14. Halakal insâne min salsâlin kel fehhâr(fehhâri).
Yarattı insanı salsâlinden224; çömlekçi çamuru gibi.
Ahmed Samira: 14 He created the human/mankind from dry mud/clay as the pottery/earthenware.
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | haleka | yarattı | خَلَقَ | خلق |
| 2 | l-insane | insanı | الْإِنْسَانَ | انس |
| 3 | min | مِنْ | - | |
| 4 | salsalin | salsâlinden- | صَلْصَالٍ | صلصل |
| 5 | kalfehhari | çömlekçi çamuru gibi | كَالْفَخَّارِ | فخر |
Ayet 15
4914|55|15|وَخَلَقَ ٱلْجَآنَّ مِن مَّارِجٍ مِّن نَّارٍ
4914|55|15|وخلق الجان من مارج من نار
15. Ve halakal cânne min mâricin min nâr(nârin).
Ve yarattı cini mâricten233; ateşten225.
Ahmed Samira: 15 And He created the Jinn from (the) flaming blazing torch mixed with blackened smoke from fire.
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve haleka | ve yarattı | وَخَلَقَ | خلق |
| 2 | l-canne | cini | الْجَانَّ | جنن |
| 3 | min | مِنْ | - | |
| 4 | maricin | mâricten | مَارِجٍ | مرج |
| 5 | min | -ten | مِنْ | - |
| 6 | narin | ateş- | نَارٍ | نور |
Ayet 16
4915|55|16|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
4915|55|16|فباي الا ربكما تكذبان
16. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234
Ahmed Samira: 16 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | febieyyi | öyleyse hangi | فَبِأَيِّ | - |
| 2 | ala'i | nimetlerini | الَاءِ | الو |
| 3 | rabbikuma | Rabbinizin (ikinizin) | رَبِّكُمَا | ربب |
| 4 | tukezzibani | yalanlarsınız (ikiniz) | تُكَذِّبَانِ | كذب |
Ayet 17
4916|55|17|رَبُّ ٱلْمَشْرِقَيْنِ وَرَبُّ ٱلْمَغْرِبَيْنِ
4916|55|17|رب المشرقين ورب المغربين
17. Rabbul meşrikayni ve rabbul magribeyn(magribeyni).
Rabbidir4 iki doğunun235; ve Rabbidir4 iki batının235.
Ahmed Samira: 17 The two sun rises’/easts’ Lord, and the two sunsets’/declines’ Lord.
Ayet 18
4917|55|18|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
4917|55|18|فباي الا ربكما تكذبان
18. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234
Ahmed Samira: 18 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | febieyyi | öyleyse hangi | فَبِأَيِّ | - |
| 2 | ala'i | nimetlerini | الَاءِ | الو |
| 3 | rabbikuma | Rabbinizin (ikinizin) | رَبِّكُمَا | ربب |
| 4 | tukezzibani | yalanlarsınız (ikiniz) | تُكَذِّبَانِ | كذب |
Ayet 19
4918|55|19|مَرَجَ ٱلْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِ
4918|55|19|مرج البحرين يلتقيان
19. Merecel bahreyni yeltekıyân(yeltekıyâni).
Saldı iki bol suyu236; karşılaşır/kavuşur ikisi*.
Ahmed Samira: 19 The two large bodies of water usually salty mixed/set loose, they (B) meet .
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | merace | saldı | مَرَجَ | مرج |
| 2 | l-behrayni | iki bol suyu | الْبَحْرَيْنِ | بحر |
| 3 | yeltekiyani | karşılaşır/kavuşur ikisi | يَلْتَقِيَانِ | لقي |
Notlar
Not 1: *İki farklı denizin karşılaşma gölgesi. Cebelitarık bölgesi örnek olarak gösterilebilir.
Ayet 20
4919|55|20|بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌ لَّا يَبْغِيَانِ
4919|55|20|بينهما برزخ لا يبغيان
20. Beynehumâ berzehun lâ yebgıyân(yebgıyâni).
Arasındadır ikisinin bir berzah/engel*; sınırı aşmaz ikisi (iki bol su).
Ahmed Samira: 20 Between them (B) (is) a barrier , they (B) do not transgress .
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | beynehuma | arasındadır ikisinin | بَيْنَهُمَا | بين |
| 2 | berzehun | bir berzah/engel | بَرْزَخٌ | - |
| 3 | la | لَا | - | |
| 4 | yebgiyani | sınırı aşmaz ikisi (iki bol su) | يَبْغِيَانِ | بغي |
Notlar
Not 1: *Ayette iki denizin (tuzlu suyun) birbiriyle karşılaşma bölgeleri işaret edilmiştir. Atlantik okyanusuyla Akdeniz arasındaki Cebelitarık bölgesi örnek olarak gösterilebilir. İki denizin tuz yoğunlukları farklı olduğu için iki deniz arasında bir sınır, bir berzah/engel oluşmaktadır. 35:12 ve 25:53 ayetlerinde ise tatlı su ile tuzlu suyun karşılaşma bölgeleri işaret edilmiştir. ayetleri okurken bu farka dikkat etmek gereklidir.
Ayet 21
4920|55|21|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
4920|55|21|فباي الا ربكما تكذبان
21. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234
Ahmed Samira: 21 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | febieyyi | öyleyse hangi | فَبِأَيِّ | - |
| 2 | ala'i | nimetlerini | الَاءِ | الو |
| 3 | rabbikuma | Rabbinizin (ikinizin) | رَبِّكُمَا | ربب |
| 4 | tukezzibani | yalanlarsınız (ikiniz) | تُكَذِّبَانِ | كذب |
Ayet 22
4921|55|22|يَخْرُجُ مِنْهُمَا ٱللُّؤْلُؤُ وَٱلْمَرْجَانُ
4921|55|22|يخرج منهما اللولو والمرجان
22. Yahrucu min humel lûluu vel mercân(mercânu).
Çıkar ikisinden inci255 ve mercan249.
Ahmed Samira: 22 The pearls and the corals emerge from them (B).
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | yehrucu | çıkar | يَخْرُجُ | خرج |
| 2 | minhuma | ikisinden | مِنْهُمَا | - |
| 3 | l-lu'lu'u | inci | اللُّؤْلُؤُ | لالا |
| 4 | velmercanu | ve mercan | وَالْمَرْجَانُ | مرج |
Ayet 23
4922|55|23|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
4922|55|23|فباي الا ربكما تكذبان
23. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234
Ahmed Samira: 23 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | febieyyi | öyleyse hangi | فَبِأَيِّ | - |
| 2 | ala'i | nimetlerini | الَاءِ | الو |
| 3 | rabbikuma | Rabbinizin (ikinizin) | رَبِّكُمَا | ربب |
| 4 | tukezzibani | yalanlarsınız (ikiniz) | تُكَذِّبَانِ | كذب |
Ayet 24
4923|55|24|وَلَهُ ٱلْجَوَارِ ٱلْمُنشَـَٔاتُ فِى ٱلْبَحْرِ كَٱلْأَعْلَٰمِ
4923|55|24|وله الجوار المنشات في البحر كالاعلم
24. Ve lehul cevâril munşeâtu fîl bahri kel alâm(alâmi).
*Ve O'nadır (Allah’adır) akanlar238; yükseltilenler bol suda236; dağlar gibi.
Ahmed Samira: 24 And for Him (are) the ships/flowing/passing the raised/developed in the sea/ocean as/like the banners/mountains .
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | velehu | ve O'nadır (Allah’adır) | وَلَهُ | - |
| 2 | l-cevari | akanlar | الْجَوَارِ | جري |
| 3 | l-munşatu | yükseltilenler | الْمُنْشَاتُ | نشا |
| 4 | fi | فِي | - | |
| 5 | l-behri | bol suda | الْبَحْرِ | بحر |
| 6 | kalea'lami | dağlar gibi | كَالْأَعْلَامِ | علم |
Notlar
Not 1: *Bol suda yani denizlerde bulunan, yükseltilmiş, dağ gibi yükselen ve alçalan akanlar sayesinde dünya balıkçılığının %25'i sağlanmaktadır. Bu yükselen akanları takip eden deniz ürünleri Rabbimizin nimetlerindendir. Tam olarak 31 kez "Öyleyse Rabbinizin hangi nimetlerini (siz ikiniz) yalanlarsınız?" tekrarı işte bu nedenledir.
Ayet 25
4924|55|25|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
4924|55|25|فباي الا ربكما تكذبان
25. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234
Ahmed Samira: 25 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | febieyyi | öyleyse hangi | فَبِأَيِّ | - |
| 2 | ala'i | nimetlerini | الَاءِ | الو |
| 3 | rabbikuma | Rabbinizin (ikinizin) | رَبِّكُمَا | ربب |
| 4 | tukezzibani | yalanlarsınız (ikiniz) | تُكَذِّبَانِ | كذب |
Ayet 26
4925|55|26|كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍ
4925|55|26|كل من عليها فان
26. Kullu men aleyhâ fân(fânin).
Her kimse; üzerinde onun (yerin/yeryüzünün); fânilerdir/yok olanlardır.
Ahmed Samira: 26 Each/every who (is) on it (is) vanishing/being destroyed .
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | kullu | her | كُلُّ | كلل |
| 2 | men | kimse | مَنْ | - |
| 3 | aleyha | üzerinde onun (yerin) | عَلَيْهَا | - |
| 4 | fanin | fânilerdir/yok olanlardır | فَانٍ | فني |
Ayet 27
4926|55|27|وَيَبْقَىٰ وَجْهُ رَبِّكَ ذُو ٱلْجَلَٰلِ وَٱلْإِكْرَامِ
4926|55|27|ويبقي وجه ربك ذو الجلل والاكرام
27. Ve yebkâ vechu rabbike zûl celâli vel ikrâm(ikrâmi).
Baki kalır* Rabbinin4 yüzü; Celâl239 ve İkrâm240 sahibi241.
Ahmed Samira: 27 And your Lord’s face/front/direction (owner) of the glory/splendor and the honour/generosity remains/continues .
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | veyebka | baki kalır | وَيَبْقَىٰ | بقي |
| 2 | vechu | yüzü | وَجْهُ | وجه |
| 3 | rabbike | Rabbinin | رَبِّكَ | ربب |
| 4 | zu | sahibi | ذُو | - |
| 5 | l-celali | celâl | الْجَلَالِ | جلل |
| 6 | vel'ikrami | ve ikrâm | وَالْإِكْرَامِ | كرم |
Notlar
Not 1: *Asla yok olmaz, eksilmez, zarar görmez.
Ayet 28
4927|55|28|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
4927|55|28|فباي الا ربكما تكذبان
28. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234
Ahmed Samira: 28 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | febieyyi | öyleyse hangi | فَبِأَيِّ | - |
| 2 | ala'i | nimetlerini | الَاءِ | الو |
| 3 | rabbikuma | Rabbinizin (ikinizin) | رَبِّكُمَا | ربب |
| 4 | tukezzibani | yalanlarsınız (ikiniz) | تُكَذِّبَانِ | كذب |
Ayet 29
4928|55|29|يَسْـَٔلُهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فِى شَأْنٍ
4928|55|29|يسله من في السموت والارض كل يوم هو في شان
29. Yes’ eluhu men fis semâvâti vel ard(ardı), kulle yevmin huve fî şe’nin.
Sual eder/istekte bulunur ona (Allah’a); kimse göklerdeki162 ve yerdeki; her bir gün242 O (Allah) bir iştedir/oluştadır.
Ahmed Samira: 29 Who (ever is) in the skies/space and the earth/Planet Earth asks/questions him, each/every day/time He is in a great matter/affair/concern .
Ayet 30
4929|55|30|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
4929|55|30|فباي الا ربكما تكذبان
30. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234
Ahmed Samira: 30 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | febieyyi | öyleyse hangi | فَبِأَيِّ | - |
| 2 | ala'i | nimetlerini | الَاءِ | الو |
| 3 | rabbikuma | Rabbinizin (ikinizin) | رَبِّكُمَا | ربب |
| 4 | tukezzibani | yalanlarsınız (ikiniz) | تُكَذِّبَانِ | كذب |
Ayet 31
4930|55|31|سَنَفْرُغُ لَكُمْ أَيُّهَ ٱلثَّقَلَانِ
4930|55|31|سنفرغ لكم ايه الثقلان
31. Se nefrugu lekum eyyuhes sekalân(sekalâni).
Zaman ayıracağız sizlere ey iki yüklü/ağırlıklı (klan/kabile)254!
Ahmed Samira: 31 We will finish/end/complete (free ourselves) for you, oh you, the humans and Jinns (the two weights).
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | senefrugu | zaman ayıracağız | سَنَفْرُغُ | فرغ |
| 2 | lekum | sizlere | لَكُمْ | - |
| 3 | eyyuhe | ey | أَيُّهَ | - |
| 4 | s-sekalani | iki yüklü/ağırlıklı (klan/kabile) | الثَّقَلَانِ | ثقل |
Ayet 32
4931|55|32|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
4931|55|32|فباي الا ربكما تكذبان
32. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234
Ahmed Samira: 32 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | febieyyi | öyleyse hangi | فَبِأَيِّ | - |
| 2 | ala'i | nimetlerini | الَاءِ | الو |
| 3 | rabbikuma | Rabbinizin (ikinizin) | رَبِّكُمَا | ربب |
| 4 | tukezzibani | yalanlarsınız (ikiniz) | تُكَذِّبَانِ | كذب |
Ayet 33
4932|55|33|يَٰمَعْشَرَ ٱلْجِنِّ وَٱلْإِنسِ إِنِ ٱسْتَطَعْتُمْ أَن تَنفُذُوا۟ مِنْ أَقْطَارِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ فَٱنفُذُوا۟ لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلْطَٰنٍ
4932|55|33|يمعشر الجن والانس ان استطعتم ان تنفذوا من اقطار السموت والارض فانفذوا لا تنفذون الا بسلطن
33. Yâ ma’şerel cinni vel insi inisteta’tum en tenfuzû min aktâris semâvâti vel ardı fenfuz(fenfuzû), lâ tenfuzûne illâ bi sultân(sultânin).
Ey cin210 ve insan klanı/kabilesi; eğer yapabilirseniz ki delip geçersiniz çaplarından216 göklerin162 ve yerin*; öyle ki delip geçin; delip geçemezsiniz; ancak bir sultânla660**.
Ahmed Samira: 33 You race/society (of) the Jinns and human/mankind, if you were able that (E) you penetrate/pierce from the skies’/space’s and the earth’s/Planet Earth’s regions/diameters/chords , so penetrate/pierce , you do not penetrate/pierce except with power/ authority .
Notlar
Not 1: *Yerin çaplarının işaret edilmesi Dünya gezegeninin küre şeklinde olduğuna işarettir. Gökler de evrenimizi işaret eder. Evreni delip geçmek için bir üst boyuta doğru çıkmak gereklidir. Evrenimiz bir Picard hunisi şeklinde olup bu huninin yüzeyindedir. Picard hunisinin enine kesiti bir çemberdir. Evreni delip geçmek için de çapların işaret edilmesi gerçekten büyük bir mucizedir. **Dünya gezegenini çapından delip karşısına çıkmak mutlak ki büyük bir güç, kuvvet ve bilim ister. Aynı şekilde evreni de delip geçmek muazzam bir sultan yani yetki, güç ve kuvvet ister. Yüce Allah yerin çaplarından delinebileceğini ve evrenin dışına çıkılabileceğini bizlere bildirmiştir.
Ayet 34
4933|55|34|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
4933|55|34|فباي الا ربكما تكذبان
34. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234
Ahmed Samira: 34 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | febieyyi | öyleyse hangi | فَبِأَيِّ | - |
| 2 | ala'i | nimetlerini | الَاءِ | الو |
| 3 | rabbikuma | Rabbinizin (ikinizin) | رَبِّكُمَا | ربب |
| 4 | tukezzibani | yalanlarsınız (ikiniz) | تُكَذِّبَانِ | كذب |
Ayet 35
4934|55|35|يُرْسَلُ عَلَيْكُمَا شُوَاظٌ مِّن نَّارٍ وَنُحَاسٌ فَلَا تَنتَصِرَانِ
4934|55|35|يرسل عليكما شواظ من نار ونحاس فلا تنتصران
35. Yurselu aleykumâ şuvâzun min nârin ve nuhâsun fe lâ tentesırân(tentesırâni).
Gönderilir ikiniz üzerine bir yayılan alaz/alev ateşten*; ve bakırlı bir kılıf/örtü/kaplama**; öyle ki yardımlaşamazsınız ikiniz***.
Ahmed Samira: 35 He sends on you (B) a smokeless flame/blazing heat from fire and copper/sparks of molten iron , so you (B) do not become victorious.
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | yurselu | gönderilir | يُرْسَلُ | رسل |
| 2 | aleykuma | ikiniz üzerine | عَلَيْكُمَا | - |
| 3 | şuvazun | bir yayılan alaz/alev | شُوَاظٌ | شوظ |
| 4 | min | -ten | مِنْ | - |
| 5 | narin | ateş- | نَارٍ | نور |
| 6 | ve nuhasun | ve bakırlı bir kılıf/örtü/kaplama | وَنُحَاسٌ | نحس |
| 7 | fe la | öyle ki | فَلَا | - |
| 8 | tentesirani | yardımlaşamazsınız ikiniz | تَنْتَصِرَانِ | نصر |
Notlar
Not 1: *İki paralel evren arasında yakıcı ve yayılan bir radyasyon varlığı iki paralel evren arasındaki iletişim bağlarını koparabilir.**Nuhâs, bakırla örtmek, kaplamak. Bakır atomu temelli bir örtü/kılıf/kaplama da iki paralel evren arasındaki iletişim bağlarını koparabilir. ***Yardımlaşma işaret edildiği için gönderilen insanları ve cinleri yok etmek için değildir. Yardımlaşmayı yani iletişimi engellemek içindir.
Ayet 36
4935|55|36|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
4935|55|36|فباي الا ربكما تكذبان
36. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234
Ahmed Samira: 36 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | febieyyi | öyleyse hangi | فَبِأَيِّ | - |
| 2 | ala'i | nimetlerini | الَاءِ | الو |
| 3 | rabbikuma | Rabbinizin (ikinizin) | رَبِّكُمَا | ربب |
| 4 | tukezzibani | yalanlarsınız (ikiniz) | تُكَذِّبَانِ | كذب |
Ayet 37
4936|55|37|فَإِذَا ٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتْ وَرْدَةً كَٱلدِّهَانِ
4936|55|37|فاذا انشقت السما فكانت ورده كالدهان
37. Fe îzen şakkatis semâu fe kânet verdeten keddihân(keddihâni).
Öyle ki yarıldığı zaman gök180*; öyle ki oldu (gök) bir gül rengi**; yağlı boyama*** (tablosu) gibi.
Ahmed Samira: 37 So if the sky/space split/cut open , so it was a red/a rose as/like the paint/painted with oil .
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | feiza | öyle ki zaman | فَإِذَا | - |
| 2 | nşekkati | yarıldığı | انْشَقَّتِ | شقق |
| 3 | s-semau | gök | السَّمَاءُ | سمو |
| 4 | fe kanet | öyle ki oldu (gök) | فَكَانَتْ | كون |
| 5 | verdeten | bir gül rengi | وَرْدَةً | ورد |
| 6 | kaddihani | yağlı boyama (tablosu) gibi | كَالدِّهَانِ | دهن |
Notlar
Not 1: *Evren**Kırmızı, pembe. ***Dihân, yağlamak, boyamak, sürtmek, greslemek (katı yağla yağlamak), sıvamak, boyamak.
Ayet 38
4937|55|38|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
4937|55|38|فباي الا ربكما تكذبان
38. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234
Ahmed Samira: 38 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | febieyyi | öyleyse hangi | فَبِأَيِّ | - |
| 2 | ala'i | nimetlerini | الَاءِ | الو |
| 3 | rabbikuma | Rabbinizin (ikinizin) | رَبِّكُمَا | ربب |
| 4 | tukezzibani | yalanlarsınız (ikiniz) | تُكَذِّبَانِ | كذب |
Ayet 39
4938|55|39|فَيَوْمَئِذٍ لَّا يُسْـَٔلُ عَن ذَنۢبِهِۦٓ إِنسٌ وَلَا جَآنٌّ
4938|55|39|فيوميذ لا يسل عن ذنبه انس ولا جان
39. Fe yevme îzin lâ yus’elu an zenbihî insun ve lâ cânn(cânnun).
Öyle ki o gün243 sual edilmez/sorulmaz* günahından/suçundan bir insana; ve de bir cinne.
Ahmed Samira: 39 So that day (end of the world till judgment takes place), a human/mankind and nor a Jinn (will) be asked/questioned about his crime.
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | feyevmeizin | öyle ki o gün | فَيَوْمَئِذٍ | - |
| 2 | la | لَا | - | |
| 3 | yuselu | sual edilmez/sorulmaz | يُسْأَلُ | سال |
| 4 | an | عَنْ | - | |
| 5 | zenbihi | günahından/suçundan | ذَنْبِهِ | ذنب |
| 6 | insun | bir insana | إِنْسٌ | انس |
| 7 | ve la | ve de | وَلَا | - |
| 8 | cannun | bir cinne | جَانٌّ | جنن |
Notlar
Not 1: *Her şey ortadadır. Artık sadece ceza/karşılık verme zamanıdır. Günahlar/suçlar için bir açıklama, bir tevbe isteği yapılmaz.
Ayet 40
4939|55|40|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
4939|55|40|فباي الا ربكما تكذبان
40. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234
Ahmed Samira: 40 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | febieyyi | öyleyse hangi | فَبِأَيِّ | - |
| 2 | ala'i | nimetlerini | الَاءِ | الو |
| 3 | rabbikuma | Rabbinizin (ikinizin) | رَبِّكُمَا | ربب |
| 4 | tukezzibani | yalanlarsınız (ikiniz) | تُكَذِّبَانِ | كذب |
Ayet 41
4940|55|41|يُعْرَفُ ٱلْمُجْرِمُونَ بِسِيمَٰهُمْ فَيُؤْخَذُ بِٱلنَّوَٰصِى وَٱلْأَقْدَامِ
4940|55|41|يعرف المجرمون بسيمهم فيوخذ بالنوصي والاقدام
41. Yu’reful mucrımûne bi sîmâhum fe yu’hazu bin nevâsî vel akdâm(akdâmi).
Bilinir/tanınır suçlular simalarıyla/yüzleriyle; öyle ki tutulur perçemleriyle ve ayaklarıyla.
Ahmed Samira: 41 The criminals/sinners (will) be known by their marks/identifications/expressions, so (they) will be taken by the foreheads/forehead’s hair (bangs), and the feet.
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | yua'rafu | bilinir/tanınır | يُعْرَفُ | عرف |
| 2 | l-mucrimune | suçlular | الْمُجْرِمُونَ | جرم |
| 3 | bisimahum | simalarıyla/yüzleriyle | بِسِيمَاهُمْ | سوم |
| 4 | fe yu'hazu | öyle ki tutulur | فَيُؤْخَذُ | اخذ |
| 5 | bin-nevasi | perçemleriyle | بِالنَّوَاصِي | نصي |
| 6 | vel'ekdami | ve ayaklarıyla | وَالْأَقْدَامِ | قدم |
Ayet 42
4941|55|42|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
4941|55|42|فباي الا ربكما تكذبان
42. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234
Ahmed Samira: 42 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | febieyyi | öyleyse hangi | فَبِأَيِّ | - |
| 2 | ala'i | nimetlerini | الَاءِ | الو |
| 3 | rabbikuma | Rabbinizin (ikinizin) | رَبِّكُمَا | ربب |
| 4 | tukezzibani | yalanlarsınız (ikiniz) | تُكَذِّبَانِ | كذب |
Ayet 43
4942|55|43|هَٰذِهِۦ جَهَنَّمُ ٱلَّتِى يُكَذِّبُ بِهَا ٱلْمُجْرِمُونَ
4942|55|43|هذه جهنم التي يكذب بها المجرمون
43. Hâzihî cehennemulletî yukezzibu bi hel mucrimûn(mucrimûne).
İşte bu cehennemdir; ki yalanlar244 onu suçlular.
Ahmed Samira: 43 This is Hell which the criminals/sinners lie/deny with it.
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | hazihi | işte bu | هَٰذِهِ | - |
| 2 | cehennemu | cehennemdir | جَهَنَّمُ | - |
| 3 | lleti | ki | الَّتِي | - |
| 4 | yukezzibu | yalanlar | يُكَذِّبُ | كذب |
| 5 | biha | onu | بِهَا | - |
| 6 | l-mucrimune | suçlular | الْمُجْرِمُونَ | جرم |
Ayet 44
4943|55|44|يَطُوفُونَ بَيْنَهَا وَبَيْنَ حَمِيمٍ ءَانٍ
4943|55|44|يطوفون بينها وبين حميم ان
44. Yetûfûne beynehâ ve beyne hamîmin ân(ânin).
Tavaf ederler/dolaşırlar onun (cehennemin) arası ve kaynama derecesinde bir haşlayan arası.
Ahmed Samira: 44 They circle/walk around between it and between hot water/cold water/red hot coal blazing/glowing.
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | yetufune | tavaf ederler/dolaşırlar | يَطُوفُونَ | طوف |
| 2 | beyneha | arasında onun (cehennemin) | بَيْنَهَا | بين |
| 3 | ve beyne | ve arası | وَبَيْنَ | بين |
| 4 | hamimin | bir haşlayan | حَمِيمٍ | حمم |
| 5 | anin | kaynama derecesinde | انٍ | اني |
Ayet 45
4944|55|45|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
4944|55|45|فباي الا ربكما تكذبان
45. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234
Ahmed Samira: 45 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | febieyyi | öyleyse hangi | فَبِأَيِّ | - |
| 2 | ala'i | nimetlerini | الَاءِ | الو |
| 3 | rabbikuma | Rabbinizin (ikinizin) | رَبِّكُمَا | ربب |
| 4 | tukezzibani | yalanlarsınız (ikiniz) | تُكَذِّبَانِ | كذب |
Ayet 46
4945|55|46|وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ جَنَّتَانِ
4945|55|46|ولمن خاف مقام ربه جنتان
46. Ve li men hâfe makâme rabbihî cennetân(cennetâni).
Ve kimse içindir; korktu (o) makamından/ayakta durma yerinden* Rabbinin4; iki cennet*.
Ahmed Samira: 46 And to who feared His Lord’s place/position , two treed gardens.
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | velimen | ve kimse için | وَلِمَنْ | - |
| 2 | hafe | korktu | خَافَ | خوف |
| 3 | mekame | makamından/ayakta durma yerinden | مَقَامَ | قوم |
| 4 | rabbihi | Rabbinin | رَبِّهِ | ربب |
| 5 | cennetani | iki cennet | جَنَّتَانِ | جنن |
Notlar
Not 1: *Rabbinin mekanında, O'nun huzurunda hesap vermek için durulan yerde olmaktan.**İki cennet evreninin işaret edilmesi insan ve cinlerin cennetlerinin farklı olacağını düşündürür. Cennetlere girmeyi hak eden insan ve cin klanından bireyler kendilerine özgü cennetlere gireceklerdir.
Ayet 47
4946|55|47|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
4946|55|47|فباي الا ربكما تكذبان
47. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234
Ahmed Samira: 47 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | febieyyi | öyleyse hangi | فَبِأَيِّ | - |
| 2 | ala'i | nimetlerini | الَاءِ | الو |
| 3 | rabbikuma | Rabbinizin (ikinizin) | رَبِّكُمَا | ربب |
| 4 | tukezzibani | yalanlarsınız (ikiniz) | تُكَذِّبَانِ | كذب |
Ayet 48
4947|55|48|ذَوَاتَآ أَفْنَانٍ
4947|55|48|ذواتا افنان
48. Zevâtâ efnân(efnânin).
Sahibidir ikisi (iki cennet) dallılar/çatallılar245.
Ahmed Samira: 48 (B) of (the two treed gardens) have branches.
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | zevata | sahibidir ikisi (iki cennet) | ذَوَاتَا | - |
| 2 | efnanin | dallılar/çatallılar | أَفْنَانٍ | فنن |
Ayet 49
4948|55|49|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
4948|55|49|فباي الا ربكما تكذبان
49. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234
Ahmed Samira: 49 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | febieyyi | öyleyse hangi | فَبِأَيِّ | - |
| 2 | ala'i | nimetlerini | الَاءِ | الو |
| 3 | rabbikuma | Rabbinizin (ikinizin) | رَبِّكُمَا | ربب |
| 4 | tukezzibani | yalanlarsınız (ikiniz) | تُكَذِّبَانِ | كذب |
Ayet 50
4949|55|50|فِيهِمَا عَيْنَانِ تَجْرِيَانِ
4949|55|50|فيهما عينان تجريان
50. Fîhi mâ aynâni tecriyân(tecriyâni).
İkisindedir iki göz/pınar; akar ikisi.
Ahmed Samira: 50 In them (B) (are) two water springs/wells, they (B) flow .
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | fihima | ikisindedir | فِيهِمَا | - |
| 2 | aynani | iki göz/pınar | عَيْنَانِ | عين |
| 3 | tecriyani | akar ikisi | تَجْرِيَانِ | جري |
Ayet 51
4950|55|51|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
4950|55|51|فباي الا ربكما تكذبان
51. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234
Ahmed Samira: 51 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | febieyyi | öyleyse hangi | فَبِأَيِّ | - |
| 2 | ala'i | nimetlerini | الَاءِ | الو |
| 3 | rabbikuma | Rabbinizin (ikinizin) | رَبِّكُمَا | ربب |
| 4 | tukezzibani | yalanlarsınız (ikiniz) | تُكَذِّبَانِ | كذب |
Ayet 52
4951|55|52|فِيهِمَا مِن كُلِّ فَٰكِهَةٍ زَوْجَانِ
4951|55|52|فيهما من كل فكهه زوجان
52. Fîhi mâ min kulli fâtihetin zevcân(zevcâni).
İkisindedir her bir fâkih246 çiftten*.
Ahmed Samira: 52 In them (B) (are) from every/each fruits, a pair/couple/two kinds .
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | fihima | ikisindedir | فِيهِمَا | - |
| 2 | min | مِنْ | - | |
| 3 | kulli | her | كُلِّ | كلل |
| 4 | fakihetin | bir keyifli/neşeli/sevinçli | فَاكِهَةٍ | فكه |
| 5 | zevcani | çiftten | زَوْجَانِ | زوج |
Notlar
Not 1: *Dişi ve erkek özelliği olan.
Ayet 53
4952|55|53|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
4952|55|53|فباي الا ربكما تكذبان
53. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234
Ahmed Samira: 53 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | febieyyi | öyleyse hangi | فَبِأَيِّ | - |
| 2 | ala'i | nimetlerini | الَاءِ | الو |
| 3 | rabbikuma | Rabbinizin (ikinizin) | رَبِّكُمَا | ربب |
| 4 | tukezzibani | yalanlarsınız (ikiniz) | تُكَذِّبَانِ | كذب |
Ayet 54
4953|55|54|مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ فُرُشٍۭ بَطَآئِنُهَا مِنْ إِسْتَبْرَقٍ وَجَنَى ٱلْجَنَّتَيْنِ دَانٍ
4953|55|54|متكين علي فرش بطاينها من استبرق وجني الجنتين دان
54. Muttekiîne alâ furuşin betâinuhâ min istebrak(istebrakin), ve cenel cenneteyni dân(dânin).
Yaslananlardır serilip döşenenlere doğru; içleri onun brokardandır247; ve hasadı iki cennetin yakındır/alçaktır*.
Ahmed Samira: 54 Leaning/reclining on on spreads/beds its lining/interior (is) from brocade , and the two treed gardens’ harvest (fruits is) near.
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | muttekiine | yaslananlardır | مُتَّكِئِينَ | وكا |
| 2 | ala | doğru | عَلَىٰ | - |
| 3 | furuşin | serilip döşenenlere | فُرُشٍ | فرش |
| 4 | betainuha | içleri onun | بَطَائِنُهَا | بطن |
| 5 | min | مِنْ | - | |
| 6 | istebrakin | brokardandır | إِسْتَبْرَقٍ | - |
| 7 | ve cena | ve hasadı | وَجَنَى | جني |
| 8 | l-cenneteyni | iki cennetin | الْجَنَّتَيْنِ | جنن |
| 9 | danin | yakındır/alçaktır | دَانٍ | دنو |
Notlar
Not 1: *Kolayca ulaşılabilir.
Ayet 55
4954|55|55|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
4954|55|55|فباي الا ربكما تكذبان
55. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234
Ahmed Samira: 55 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | febieyyi | öyleyse hangi | فَبِأَيِّ | - |
| 2 | ala'i | nimetlerini | الَاءِ | الو |
| 3 | rabbikuma | Rabbinizin (ikinizin) | رَبِّكُمَا | ربب |
| 4 | tukezzibani | yalanlarsınız (ikiniz) | تُكَذِّبَانِ | كذب |
Ayet 56
4955|55|56|فِيهِنَّ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرْفِ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّ
4955|55|56|فيهن قصرت الطرف لم يطمثهن انس قبلهم ولا جان
56. Fîhinne kâsirâtut tarfi lem yatmishunne insun kablehum ve lâ cânn(cânnun).
İkisindedir (iki cennettedir) kısaltanlar bakışları*; asla temas etmez onlara251 bir insan öncesinde onların (insanların); ve de bir cin.
Ahmed Samira: 56 In them (B) (are) confining the eyes, (they) were not touched (by) a human before them, and nor Jinn.
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | fihinne | ikisindedir (iki cennette) | فِيهِنَّ | - |
| 2 | kasiratu | kısaltanlar | قَاصِرَاتُ | قصر |
| 3 | t-tarfi | bakışları | الطَّرْفِ | طرف |
| 4 | lem | asla | لَمْ | - |
| 5 | yetmishunne | temas etmez onlara | يَطْمِثْهُنَّ | طمث |
| 6 | insun | bir insan | إِنْسٌ | انس |
| 7 | kablehum | onlardan önce | قَبْلَهُمْ | قبل |
| 8 | ve la | ve de | وَلَا | - |
| 9 | cannun | bir cin | جَانٌّ | جنن |
Notlar
Not 1: *İlgisi, alakası, sevgisi, bakışı asla uzağa gitmeyen, uzaklaşmayan.
Ayet 57
4956|55|57|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
4956|55|57|فباي الا ربكما تكذبان
57. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234
Ahmed Samira: 57 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | febieyyi | öyleyse hangi | فَبِأَيِّ | - |
| 2 | ala'i | nimetlerini | الَاءِ | الو |
| 3 | rabbikuma | Rabbinizin (ikinizin) | رَبِّكُمَا | ربب |
| 4 | tukezzibani | yalanlarsınız (ikiniz) | تُكَذِّبَانِ | كذب |
Ayet 58
4957|55|58|كَأَنَّهُنَّ ٱلْيَاقُوتُ وَٱلْمَرْجَانُ
4957|55|58|كانهن الياقوت والمرجان
58. Ke enne hunnel yâkûtu vel mercân(mercânu).
Sanki onlar yakut248 ve mercan249.
Ahmed Samira: 58 As if/though they (F) are corundum/hardest mineral after diamond (rubies/sapphires/ topazes), and the corals.
Ayet 59
4958|55|59|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
4958|55|59|فباي الا ربكما تكذبان
59. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234
Ahmed Samira: 59 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?398
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | febieyyi | öyleyse hangi | فَبِأَيِّ | - |
| 2 | ala'i | nimetlerini | الَاءِ | الو |
| 3 | rabbikuma | Rabbinizin (ikinizin) | رَبِّكُمَا | ربب |
| 4 | tukezzibani | yalanlarsınız (ikiniz) | تُكَذِّبَانِ | كذب |
Ayet 60
4959|55|60|هَلْ جَزَآءُ ٱلْإِحْسَٰنِ إِلَّا ٱلْإِحْسَٰنُ
4959|55|60|هل جزا الاحسن الا الاحسن
60. Hel cezâul ihsâni illel ihsân(ihsânu).
Cezası/karşılığı ihsânın250; ihsân250 dışında mıdır?
Ahmed Samira: 60 Is the goodness’ reimbursement , except the goodness’?
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | hel | mıdır | هَلْ | - |
| 2 | ceza'u | cezası/karşılığı | جَزَاءُ | جزي |
| 3 | l-ihsani | ihsânın | الْإِحْسَانِ | حسن |
| 4 | illa | dışında | إِلَّا | - |
| 5 | l-ihsanu | ihsân | الْإِحْسَانُ | حسن |
Ayet 61
4960|55|61|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
4960|55|61|فباي الا ربكما تكذبان
61. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234
Ahmed Samira: 61 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | febieyyi | öyleyse hangi | فَبِأَيِّ | - |
| 2 | ala'i | nimetlerini | الَاءِ | الو |
| 3 | rabbikuma | Rabbinizin (ikinizin) | رَبِّكُمَا | ربب |
| 4 | tukezzibani | yalanlarsınız (ikiniz) | تُكَذِّبَانِ | كذب |
Ayet 62
4961|55|62|وَمِن دُونِهِمَا جَنَّتَانِ
4961|55|62|ومن دونهما جنتان
62. Ve min dûnihimâ cennetân(cennetâni).
Ve ikisinin (iki cennetin) astından* iki cennet (daha).
Ahmed Samira: 62 And from other than them (B) two treed gardens.
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve min | ve | وَمِنْ | - |
| 2 | dunihima | ikisinin (iki cennetin) astından | دُونِهِمَا | دون |
| 3 | cennetani | iki cennet (daha) | جَنَّتَانِ | جنن |
Notlar
Not 1: *Daha alçak seviyede.
Ayet 63
4962|55|63|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
4962|55|63|فباي الا ربكما تكذبان
63. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234
Ahmed Samira: 63 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | febieyyi | öyleyse hangi | فَبِأَيِّ | - |
| 2 | ala'i | nimetlerini | الَاءِ | الو |
| 3 | rabbikuma | Rabbinizin (ikinizin) | رَبِّكُمَا | ربب |
| 4 | tukezzibani | yalanlarsınız (ikiniz) | تُكَذِّبَانِ | كذب |
Ayet 64
4963|55|64|مُدْهَآمَّتَانِ
4963|55|64|مدهامتان
64. Mud hâmmetân(hâmmetâni).
Siyahımsı yeşil ikisi.
Ahmed Samira: 64 (B) (are) blackish green and fragrant.
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | mudhammetani | siyahımsı yeşil ikisi | مُدْهَامَّتَانِ | دهم |
Ayet 65
4964|55|65|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
4964|55|65|فباي الا ربكما تكذبان
65. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234
Ahmed Samira: 65 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | febieyyi | öyleyse hangi | فَبِأَيِّ | - |
| 2 | ala'i | nimetlerini | الَاءِ | الو |
| 3 | rabbikuma | Rabbinizin (ikinizin) | رَبِّكُمَا | ربب |
| 4 | tukezzibani | yalanlarsınız (ikiniz) | تُكَذِّبَانِ | كذب |
Ayet 66
4965|55|66|فِيهِمَا عَيْنَانِ نَضَّاخَتَانِ
4965|55|66|فيهما عينان نضاختان
66. Fîhi mâ aynâni neddâhatân(neddâhatâni).
İkisindedir iki göz/pınar; fışkıran ikisi.
Ahmed Samira: 66 In them (B) (are) two water springs/wells, (B) flowing/gushing .
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | fihima | ikisindedir | فِيهِمَا | - |
| 2 | aynani | iki göz/pınar | عَيْنَانِ | عين |
| 3 | neddahatani | fışkıran ikisi | نَضَّاخَتَانِ | نضخ |
Ayet 67
4966|55|67|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
4966|55|67|فباي الا ربكما تكذبان
67. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234
Ahmed Samira: 67 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | febieyyi | öyleyse hangi | فَبِأَيِّ | - |
| 2 | ala'i | nimetlerini | الَاءِ | الو |
| 3 | rabbikuma | Rabbinizin (ikinizin) | رَبِّكُمَا | ربب |
| 4 | tukezzibani | yalanlarsınız (ikiniz) | تُكَذِّبَانِ | كذب |
Ayet 68
4967|55|68|فِيهِمَا فَٰكِهَةٌ وَنَخْلٌ وَرُمَّانٌ
4967|55|68|فيهما فكهه ونخل ورمان
68. Fîhi mâ fâkihetun ve nahlun ve rummân(rummânun).
İkisindedir bir fâkih246; ve hurma ağacı; ve nar.
Ahmed Samira: 68 In them (B) (are) fruits, and palm trees, and pomegranate.
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | fihima | ikisindedir | فِيهِمَا | - |
| 2 | fakihetun | bir fâkih | فَاكِهَةٌ | فكه |
| 3 | ve nehlun | ve hurma ağacı | وَنَخْلٌ | نخل |
| 4 | ve rummanun | ve nar | وَرُمَّانٌ | رمن |
Ayet 69
4968|55|69|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
4968|55|69|فباي الا ربكما تكذبان
69. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234
Ahmed Samira: 69 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | febieyyi | öyleyse hangi | فَبِأَيِّ | - |
| 2 | ala'i | nimetlerini | الَاءِ | الو |
| 3 | rabbikuma | Rabbinizin (ikinizin) | رَبِّكُمَا | ربب |
| 4 | tukezzibani | yalanlarsınız (ikiniz) | تُكَذِّبَانِ | كذب |
Ayet 70
4969|55|70|فِيهِنَّ خَيْرَٰتٌ حِسَانٌ
4969|55|70|فيهن خيرت حسان
70. Fîhinne hayrâtun hisân(hisânun).
İkisindedir bir hayır; bir güzellik.
Ahmed Samira: 70 In them (B) (are) very beautiful good/generous .
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | fihinne | ikisindedir | فِيهِنَّ | - |
| 2 | hayratun | bir hayır | خَيْرَاتٌ | خير |
| 3 | hisanun | bir güzellik | حِسَانٌ | حسن |
Ayet 71
4970|55|71|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
4970|55|71|فباي الا ربكما تكذبان
71. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234
Ahmed Samira: 71 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | febieyyi | öyleyse hangi | فَبِأَيِّ | - |
| 2 | ala'i | nimetlerini | الَاءِ | الو |
| 3 | rabbikuma | Rabbinizin (ikinizin) | رَبِّكُمَا | ربب |
| 4 | tukezzibani | yalanlarsınız (ikiniz) | تُكَذِّبَانِ | كذب |
Ayet 72
4971|55|72|حُورٌ مَّقْصُورَٰتٌ فِى ٱلْخِيَامِ
4971|55|72|حور مقصورت في الخيام
72. Hûrun maksûrâtun fîl hiyâm(hiyâmi).
Hûriler251; kısıtlayanlar* (kendilerini) konak yerlerinde**.
Ahmed Samira: 72 Dilated pupils (very beautiful) confined/limited in the tents .
Notlar
Not 1: *Çoğul ve aktif isim kelimesi olarak gelmiştir. Hûrilerin zorla değil kendilerinin isteğiyle kendilerini kısıtladıkları anlaşılır. **Bulundukları yerleşim yerinden hiçbir zaman uzaklaşmayan, ayrılmayan, terk etmeyen.
Ayet 73
4972|55|73|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
4972|55|73|فباي الا ربكما تكذبان
73. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234
Ahmed Samira: 73 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | febieyyi | öyleyse hangi | فَبِأَيِّ | - |
| 2 | ala'i | nimetlerini | الَاءِ | الو |
| 3 | rabbikuma | Rabbinizin (ikinizin) | رَبِّكُمَا | ربب |
| 4 | tukezzibani | yalanlarsınız (ikiniz) | تُكَذِّبَانِ | كذب |
Ayet 74
4973|55|74|لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّ
4973|55|74|لم يطمثهن انس قبلهم ولا جان
74. Lem yatmishunne insun kablehum ve lâ cânn(cânnun).
Asla temas etmez onlara251 bir insan; öncesinde onların (insanların); ve de bir cin.
Ahmed Samira: 74 (They) were not touched (by) a human before them, and nor Jinn.
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | lem | asla | لَمْ | - |
| 2 | yetmishunne | temas etmez onlara | يَطْمِثْهُنَّ | طمث |
| 3 | insun | bir insan | إِنْسٌ | انس |
| 4 | kablehum | öncesinde onların (insanların) | قَبْلَهُمْ | قبل |
| 5 | ve la | ve de | وَلَا | - |
| 6 | cannun | bir cin | جَانٌّ | جنن |
Ayet 75
4974|55|75|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
4974|55|75|فباي الا ربكما تكذبان
75. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234
Ahmed Samira: 75 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | febieyyi | öyleyse hangi | فَبِأَيِّ | - |
| 2 | ala'i | nimetlerini | الَاءِ | الو |
| 3 | rabbikuma | Rabbinizin (ikinizin) | رَبِّكُمَا | ربب |
| 4 | tukezzibani | yalanlarsınız (ikiniz) | تُكَذِّبَانِ | كذب |
Ayet 76
4975|55|76|مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ رَفْرَفٍ خُضْرٍ وَعَبْقَرِىٍّ حِسَانٍ
4975|55|76|متكين علي رفرف خضر وعبقري حسان
76. Muttekiîne alâ refrefin hudrin ve abkariyyin hisân(hisânin).
Yaslananlardır yeşil yastıklara/döşeklere doğru; ve rengârenk işlenmiş halılara; müthiş güzel.
Ahmed Samira: 76 Leaning/relining on green carpets/pillows/silk and very beautiful fine carpets .
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | muttekiine | yaslananlar | مُتَّكِئِينَ | وكا |
| 2 | ala | doğru | عَلَىٰ | - |
| 3 | rafrafin | yastıklara/döşeklere | رَفْرَفٍ | رفرف |
| 4 | hudrin | yeşil | خُضْرٍ | خضر |
| 5 | ve abkariyyin | ve işlenmiş rengârenk halılara | وَعَبْقَرِيٍّ | عبقر |
| 6 | hisanin | müthiş güzel. | حِسَانٍ | حسن |
Ayet 77
4976|55|77|فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ
4976|55|77|فباي الا ربكما تكذبان
77. Fe bi eyyi âlâi rabbikumâ tukezzibân(tukezzibâni).
Öyleyse Rabbinizin4 hangi nimetlerini (siz ikiniz)254 yalanlarsınız?234
Ahmed Samira: 77 So with which (of) your (B)’s (humans and Jinns) Lord’s blessings (do) you (B) deny/falsify ?
Kelime Kelime Analiz
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | febieyyi | öyleyse hangi | فَبِأَيِّ | - |
| 2 | ala'i | nimetlerini | الَاءِ | الو |
| 3 | rabbikuma | Rabbinizin (ikinizin) | رَبِّكُمَا | ربب |
| 4 | tukezzibani | yalanlarsınız (ikiniz) | تُكَذِّبَانِ | كذب |
Ayet 78
4977|55|78|تَبَٰرَكَ ٱسْمُ رَبِّكَ ذِى ٱلْجَلَٰلِ وَٱلْإِكْرَامِ
4977|55|78|تبرك اسم ربك ذي الجلل والاكرام
78. Tebârekesmu rabbike zîl celâli vel ikrâm(ikrâmi).
Bereketlendi252 Rabbinin4 adı/ismi49; Celâl239 ve İkrâm240 sahibi241.
Ahmed Samira: 78 Blessed (is) your Lord’s name, (owner) of the glory/splendor and the honour/generosity 399