Sure 83: Mutaffifin/Eksiltenler

Ayet Sayısı: 36
ٱلْمُطَفِّفِين

Ayet 1

5847|83|1|وَيْلٌ لِّلْمُطَفِّفِينَ
5847|83|1|ويل للمطففين
1. Veylun lil mutaffifîn(mutaffifîne).
Vay haline mutaffifînin584.
Ahmed Samira: 1 Calamity/scandal to the ones giving insufficient or deficient measures .

Ayet 2

5848|83|2|ٱلَّذِينَ إِذَا ٱكْتَالُوا۟ عَلَى ٱلنَّاسِ يَسْتَوْفُونَ
5848|83|2|الذين اذا اكتالوا علي الناس يستوفون
2. Ellezîne izektâlû alen nâsi yestevfûn(yestevfûne).
Kimselerdir (ki) ölçtükleri zaman insanlara karşı* tam/kusursuz olurlar.
Ahmed Samira: 2 Those who if they took by measure or weight for themselves on (from) the people, they fulfill/complete (the measure or weight).

Notlar

Not 1: *İnsanlardan bir şey alırken.

Ayet 3

5849|83|3|وَإِذَا كَالُوهُمْ أَو وَّزَنُوهُمْ يُخْسِرُونَ
5849|83|3|واذا كالوهم او وزنوهم يخسرون
3. Ve izâ kâlûhum ev vezenûhum yuhsirûn(yuhsirûne).
Ve ölçtükleri zaman onlara* veya tarttıkları (zaman) onlara* azaltırlar/eksiltirler.
Ahmed Samira: 3 And if they measured/weighed for them or they weighed/measured for them , they reduce/decrease (cheat).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 veiza ve وَإِذَا -
2 kaluhum ölçtükleri zaman onlara كَالُوهُمْ كيل
3 ev ve ya أَوْ -
4 vezenuhum tarttılar onlara وَزَنُوهُمْ وزن
5 yuhsirune azaltırlar/eksiltirler يُخْسِرُونَ خسر

Notlar

Not 1: *İnsanlara bir şey verirken/sunarken.

Ayet 4

5850|83|4|أَلَا يَظُنُّ أُو۟لَٰٓئِكَ أَنَّهُم مَّبْعُوثُونَ
5850|83|4|الا يظن اوليك انهم مبعوثون
4. Elâ yezunnu ulâike ennehum meb’ûsûn(meb’ûsûne).
Zannetmez* mi o? Şunlar; ki onlar diriltilenlerdir**.
Ahmed Samira: 4 Do those not think/assume that they are being resurrected/revived?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ela أَلَا -
2 yezunnu zannetmez mi/varsayımda bulunmaz mı يَظُنُّ ظنن
3 ulaike şunlar أُولَٰئِكَ -
4 ennehum ki onlar أَنَّهُمْ -
5 meb'usune diriltilenlerdir مَبْعُوثُونَ بعث

Notlar

Not 1: *Sanmaz mı?**Ahiret evreninde yerden oluşturulan bedene bilincin tekrar yüklenmesiyle gerçekleşen canlanma, dirilme.

Ayet 5

5851|83|5|لِيَوْمٍ عَظِيمٍ
5851|83|5|ليوم عظيم
5. Li yevmin azîm(azîmin).
Büyük bir gün için.
Ahmed Samira: 5 To a great day/time?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 liyevmin bir gün için لِيَوْمٍ يوم
2 azimin büyük عَظِيمٍ عظم

Ayet 6

5852|83|6|يَوْمَ يَقُومُ ٱلنَّاسُ لِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ
5852|83|6|يوم يقوم الناس لرب العلمين
6. Yevme yekûmun nâsu li rabbil âlemîn(âlemîne).
Gündür (ki) kıyam143 eder insanlar alemlerin203 Rabbine4.
Ahmed Samira: 6 A day/time the people stand to the creations all together’s/(universes’) Lord.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yevme gündür (ki) يَوْمَ يوم
2 yekumu kıyam eder يَقُومُ قوم
3 n-nasu insanlar النَّاسُ نوس
4 lirabbi Rabbine لِرَبِّ ربب
5 l-aalemine alemlerin الْعَالَمِينَ علم

Ayet 7

5853|83|7|كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلْفُجَّارِ لَفِى سِجِّينٍ
5853|83|7|كلا ان كتب الفجار لفي سجين
7. Kellâ inne kitâbel fuccâri le fî siccîn(siccînin).
Hayır! Doğrusu fâcirlerin585 kitabı mutlak siccîn586'dedir.
Ahmed Samira: 7 No but that truly the debauchers’/corrupters’ Book/judgment (is) in (E) Sijjin .

Ayet 8

5854|83|8|وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا سِجِّينٌ
5854|83|8|وما ادريك ما سجين
8. Ve mâ edrâke mâ siccîn(siccînun).
Ve ne idrak ettirdi sana Siccîn586 ne!
Ahmed Samira: 8 And what made you know/informed you what (is) Sijjin ?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve ne وَمَا -
2 edrake idrak ettirdi sana أَدْرَاكَ دري
3 ma ne مَا -
4 siccinun Siccin سِجِّينٌ سجن

Ayet 9

5855|83|9|كِتَٰبٌ مَّرْقُومٌ
5855|83|9|كتب مرقوم
9. Kitâbun merkûm(merkûmun).
Bir kitaptır rakamlanmış587.
Ahmed Samira: 9 A written/branded/inscribed Book .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kitabun bir kitaptır كِتَابٌ كتب
2 merkumun rakamlanmış مَرْقُومٌ رقم

Ayet 10

5856|83|10|وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ
5856|83|10|ويل يوميذ للمكذبين
10. Veylun yevmeizin lil mukezzibîn(mukezzibîne).
Vay haline o gün yalanlayanların195.
Ahmed Samira: 10 Calamity/scandal (on) that day to the liars/deniers/falsifiers.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 veylun vay haline وَيْلٌ -
2 yevmeizin o gün يَوْمَئِذٍ -
3 lilmukezzibine yalanlayanların لِلْمُكَذِّبِينَ كذب

Ayet 11

5857|83|11|ٱلَّذِينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ
5857|83|11|الذين يكذبون بيوم الدين
11. Ellezîne yukezzibûne bi yevmiddîn(yevmiddîni).
Kimseler (ki) yalanlarlar din gününü588.
Ahmed Samira: 11 Those who lie/deny/falsify with the Judgment Day/Resurrection Day .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimseler الَّذِينَ -
2 yukezzibune yalanlarlar يُكَذِّبُونَ كذب
3 biyevmi gününü بِيَوْمِ يوم
4 d-dini din الدِّينِ دين

Ayet 12

5858|83|12|وَمَا يُكَذِّبُ بِهِۦٓ إِلَّا كُلُّ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ
5858|83|12|وما يكذب به الا كل معتد اثيم
12. Ve mâ yukezzıbu bihî illâ kullu mu’tedin esîm(esîmin).
Ve yalanlar değildir onu* her bir sınırı aşan/taşan/azgın günahkar dışında.
Ahmed Samira: 12 And none lies/denies/falsifiers with it except every/each transgressor/violator , sinner/criminal.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve وَمَا -
2 yukezzibu yalanlar değildir يُكَذِّبُ كذب
3 bihi onu بِهِ -
4 illa dışında إِلَّا -
5 kullu her كُلُّ كلل
6 mua'tedin bir sınırı aşan/taşan/azgın مُعْتَدٍ عدو
7 esimin günahkar أَثِيمٍ اثم

Notlar

Not 1: *Din gününü.

Ayet 13

5859|83|13|إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَٰتُنَا قَالَ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ
5859|83|13|اذا تتلي عليه ايتنا قال اسطير الاولين
13. İzâ tutlâ aleyhi âyâtunâ kâle esâtîrul evvelîn(evvelîne).
Okunduğu zaman ona ayetlerimiz353; dedi: "Evvelkilerin* satırlarıdır/hikayeleridir."
Ahmed Samira: 13 When/if Our verses/evidences are read/recited on him he said: "The first’s/beginner’s myths/baseless stories ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 iza إِذَا -
2 tutla okunduğu zaman تُتْلَىٰ تلو
3 aleyhi ona عَلَيْهِ -
4 ayatuna ayetlerimiz ايَاتُنَا ايي
5 kale dedi قَالَ قول
6 esatiru satırları/hikayeleri أَسَاطِيرُ سطر
7 l-evveline evvelkilerin الْأَوَّلِينَ اول

Notlar

Not 1: *İlklerin, öncekilerin.

Ayet 14

5860|83|14|كَلَّا بَلْ رَانَ عَلَىٰ قُلُوبِهِم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ
5860|83|14|كلا بل ران علي قلوبهم ما كانوا يكسبون
14. Kellâ bel râne alâ kulûbihim mâ kânû yeksibûn(yeksibûne).
Hayır! Bilakis paslandı175 kalplerinin üzeri; kazanır olduklarına.
Ahmed Samira: 14 No but, rather (it) dominated/overwhelmed on their hearts/minds , what they were gaining/acquiring .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kella hayır! كَلَّا -
2 bel bilakis بَلْ -
3 rane paslandı رَانَ رين
4 ala üzeri عَلَىٰ -
5 kulubihim kalblerinin قُلُوبِهِمْ قلب
6 ma مَا -
7 kanu oldukları كَانُوا كون
8 yeksibune kazanır يَكْسِبُونَ كسب

Ayet 15

5861|83|15|كَلَّآ إِنَّهُمْ عَن رَّبِّهِمْ يَوْمَئِذٍ لَّمَحْجُوبُونَ
5861|83|15|كلا انهم عن ربهم يوميذ لمحجوبون
15. Kellâ innehum an rabbihim yevmeizin le mahcûbûn(mahcûbûne).
Hayır! Doğrusu onlar Rablerinden4 o gün mutlak hicap edilenlerdir/perdelenenlerdir.
Ahmed Samira: 15 No but, that they truly are from their Lord (on) that day being prevented (E).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kella hayır! كَلَّا -
2 innehum doğrusu onlar إِنَّهُمْ -
3 an عَنْ -
4 rabbihim Rablerinden رَبِّهِمْ ربب
5 yevmeizin o gün يَوْمَئِذٍ -
6 lemehcubune mutlak hicap edilenlerdir/perdelenenlerdir لَمَحْجُوبُونَ حجب

Ayet 16

5862|83|16|ثُمَّ إِنَّهُمْ لَصَالُوا۟ ٱلْجَحِيمِ
5862|83|16|ثم انهم لصالوا الجحيم
16. Summe innehum le sâlul cahîm(cahîmi).
Sonra doğrusu onlar yanması için mutlak sunulur cahîme808.
Ahmed Samira: 16 Then that they truly are entering into the fire/roasting (E) the Hell .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 innehum doğrusu onlar إِنَّهُمْ -
3 lesalu mutlak yanması için sunulur لَصَالُو صلي
4 l-cehimi cahîme الْجَحِيمِ جحم

Ayet 17

5863|83|17|ثُمَّ يُقَالُ هَٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ
5863|83|17|ثم يقال هذا الذي كنتم به تكذبون
17. Summe yukâlu hâzellezî kuntum bihî tukezzibûn(tukezzibûne).
Sonra denir: "İşte budur; o ki kendisini yalanlıyor olduğunuzdur."
Ahmed Samira: 17 Then (it) will be said: "That (is) what you were with it lying/denying/falsifying."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 yukalu denir يُقَالُ قول
3 haza işte budur هَٰذَا -
4 llezi o ki الَّذِي -
5 kuntum olduğunuzdur كُنْتُمْ كون
6 bihi kendisini بِهِ -
7 tukezzibune yalanlıyordunuz تُكَذِّبُونَ كذب

Ayet 18

5864|83|18|كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلْأَبْرَارِ لَفِى عِلِّيِّينَ
5864|83|18|كلا ان كتب الابرار لفي عليين
18. Kellâ inne kitâbel ebrâri lefî illiyyîn(illiyyîne).
Hayır! Doğrusu erdemlilerin kitabı mutlak illiyyin589’dedir.
Ahmed Samira: 18 No but, that truly the righteous’/charitable’ Book/judgment (is) in (E) Eley’yeen/height/elevation.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kella hayır كَلَّا -
2 inne doğrusu إِنَّ -
3 kitabe kitabı كِتَابَ كتب
4 l-ebrari erdemlilerin الْأَبْرَارِ برر
5 lefi mutlak لَفِي -
6 illiyyine illiyyin’dedir عِلِّيِّينَ علو

Ayet 19

5865|83|19|وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا عِلِّيُّونَ
5865|83|19|وما ادريك ما عليون
19. Ve mâ edrâke mâ ılliyyûn(ılliyyûne).
Ve ne idrak ettirdi sana illiyyin589 ne.
Ahmed Samira: 19 And what made you know/informed you what (is) Eley’yoon/highest places ?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve ne وَمَا -
2 edrake idrar ettirdi sana أَدْرَاكَ دري
3 ma مَا -
4 illiyyune illiyyin ne عِلِّيُّونَ علو

Ayet 20

5866|83|20|كِتَٰبٌ مَّرْقُومٌ
5866|83|20|كتب مرقوم
20. Kitâbun merkûm(merkûmun).
Bir kitaptır rakamlanmış587.
Ahmed Samira: 20 A written/branded/inscribed Book .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kitabun bir kitaptır كِتَابٌ كتب
2 merkumun rakamlanmış مَرْقُومٌ رقم

Ayet 21

5867|83|21|يَشْهَدُهُ ٱلْمُقَرَّبُونَ
5867|83|21|يشهده المقربون
21. Yeşheduhul mukarrebûn(mukarrebûne).
Şahid/tanık olur ona* yaklaştırılanlar.
Ahmed Samira: 21 The neared/closer witness it.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yeşheduhu şahid/tanık olur ona يَشْهَدُهُ شهد
2 l-mukarrabune yaklaştırılanlar الْمُقَرَّبُونَ قرب

Notlar

Not 1: *Rakamlanmış kitaba. Kendisi de rakamlanmış olan Kur'an'ın rakamsal mucizelerine de tanık olurlar; şahit olurlar.

Ayet 22

5868|83|22|إِنَّ ٱلْأَبْرَارَ لَفِى نَعِيمٍ
5868|83|22|ان الابرار لفي نعيم
22. İnnel ebrâre le fî naîm(naîmi).
Doğrusu erdemliler mutlak içindedir nimet.
Ahmed Samira: 22 That truly the righteous/charitable (are) in (E) blessing/goodness .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 l-ebrara erdemliler الْأَبْرَارَ برر
3 lefi mutlak içindedir لَفِي -
4 neiymin nimet نَعِيمٍ نعم

Ayet 23

5869|83|23|عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ
5869|83|23|علي الارايك ينظرون
23. Alel erâiki yenzurûn(yenzurûne).
Yumuşak döşemeler/donatılar üzerinde; bakarlar.
Ahmed Samira: 23 On the luxurious beds/couches they look/watch .

Ayet 24

5870|83|24|تَعْرِفُ فِى وُجُوهِهِمْ نَضْرَةَ ٱلنَّعِيمِ
5870|83|24|تعرف في وجوههم نضره النعيم
24. Ta’rifu fî vucûhihim nadraten naîm(naîmi).
Tanırsın yüzlerindeki nimetin ongun güzel parıltısını.
Ahmed Samira: 24 You know in their faces/fronts the blessing’s/goodness’ beauty and goodness (brightness).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 tea'rifu tanırsın تَعْرِفُ عرف
2 fi فِي -
3 vucuhihim yüzlerindeki وُجُوهِهِمْ وجه
4 nedrate ongun güzel parıltısını نَضْرَةَ نضر
5 n-neiymi nimetin النَّعِيمِ نعم

Ayet 25

5871|83|25|يُسْقَوْنَ مِن رَّحِيقٍ مَّخْتُومٍ
5871|83|25|يسقون من رحيق مختوم
25. Yuskavne min rahîkın mahtûm(mahtûmin).
Sakilik edilirler/içirilirler mühürlenmiş* bir rahîkten590.
Ahmed Samira: 25 They are being given water/drink from sealed/completed pure nectar .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yuskavne sakilik edilirler/içirilirler يُسْقَوْنَ سقي
2 min مِنْ -
3 rahikin bir rahîkten رَحِيقٍ رحق
4 mehtumin mühürlenmiş مَخْتُومٍ ختم

Notlar

Not 1: *Uzun süre mühürlü kalmış. Kapalı kalmış.

Ayet 26

5872|83|26|خِتَٰمُهُۥ مِسْكٌ وَفِى ذَٰلِكَ فَلْيَتَنَافَسِ ٱلْمُتَنَٰفِسُونَ
5872|83|26|ختمه مسك وفي ذلك فليتنافس المتنفسون
26. Hitâmuhu misk(miskun). ve fî zâlike fel yetenâfesil mutenâfisûn(mutenâfisûne).
Mührü* onun bir misktir**; ve işte bundadır; öyleyse heveslenip yarışsınlar heveslenip yarışanlar.
Ahmed Samira: 26 Its end/conclusion (is) musk/fragrance, and in (for) that so the competitors/rivals should compete/rival.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 hitamuhu mührü onun خِتَامُهُ ختم
2 miskun bir misktir مِسْكٌ مسك
3 ve fi ve وَفِي -
4 zalike işte bundadır ذَٰلِكَ -
5 felyetenafesi öyle ki heveslenip yarışsınlar فَلْيَتَنَافَسِ نفس
6 l-mutenafisune heveslenip yarışanlar الْمُتَنَافِسُونَ نفس

Notlar

Not 1: *Rahîki mühürleyen tıpa.**Bu tıpanın da bir misk olduğunu yani çok güzel kokulu olduğunu anlarız.

Ayet 27

5873|83|27|وَمِزَاجُهُۥ مِن تَسْنِيمٍ
5873|83|27|ومزاجه من تسنيم
27. Ve mizâcuhu min tesnîm(tesnîmin).
Ve karışımı onun bir tesnîm591'dendir.
Ahmed Samira: 27 And its mixture/blend (is) from paradises’ valuable water.

Ayet 28

5874|83|28|عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا ٱلْمُقَرَّبُونَ
5874|83|28|عينا يشرب بها المقربون
28. Aynen yeşrebu bihel mukarrabûn(mukarrabûne).
Bir göze/kaynak (ki) içerler onu yaklaştırılanlar.
Ahmed Samira: 28 A water spring/well, the neared/closer drink by (near) it .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 aynen bir göze/kaynak عَيْنًا عين
2 yeşrabu içerler يَشْرَبُ شرب
3 biha onu بِهَا -
4 l-mukarrabune yaklaştırılanlar الْمُقَرَّبُونَ قرب

Ayet 29

5875|83|29|إِنَّ ٱلَّذِينَ أَجْرَمُوا۟ كَانُوا۟ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ يَضْحَكُونَ
5875|83|29|ان الذين اجرموا كانوا من الذين امنوا يضحكون
29. İnnellezîne ecremû kânû minellezîne âmenû yadhakûn(yadhakûne).
Doğrusu cürüm* işlemiş kimseler olmuşlardı iman47 etmiş kimselere gülenler/alay edenler.
Ahmed Samira: 29 That truly those who committed crimes/sins were laughing/wondering from (about) those who believed.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 ecramu cürüm işlediler أَجْرَمُوا جرم
4 kanu oldular كَانُوا كون
5 mine مِنَ -
6 ellezine kimselerden الَّذِينَ -
7 amenu iman etmiş امَنُوا امن
8 yedhakune gülüyorlardı/alay ediyorlardı يَضْحَكُونَ ضحك

Notlar

Not 1: *Suç.

Ayet 30

5876|83|30|وَإِذَا مَرُّوا۟ بِهِمْ يَتَغَامَزُونَ
5876|83|30|واذا مروا بهم يتغامزون
30. Ve iza merrû bihim yetegâmezûne.
Ve geçtikleri zaman onları göz kırpıyorlardı**.
Ahmed Samira: 30 And when/if they passed by them, they signal/wink to each other.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 merru geçtikleri zaman مَرُّوا مرر
3 bihim onları بِهِمْ -
4 yetegamezune göz kırpıyorlardı يَتَغَامَزُونَ غمز

Notlar

Not 1: *Kaş göz hareketiyle dalga geçmek.

Ayet 31

5877|83|31|وَإِذَا ٱنقَلَبُوٓا۟ إِلَىٰٓ أَهْلِهِمُ ٱنقَلَبُوا۟ فَكِهِينَ
5877|83|31|واذا انقلبوا الي اهلهم انقلبوا فكهين
31. Ve izenkalebû ilâ ehlihimunkalebû fekihîn(fekihîne).
Ve döndükleri zaman ahalilerine568 doğru; döndüler fıkralar* (-la).
Ahmed Samira: 31 And when/if they returned to their people/family , they returned enjoying/humorous .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve وَإِذَا -
2 nkalebu döndükleri zaman انْقَلَبُوا قلب
3 ila doğru إِلَىٰ -
4 ehlihimu ahalilerine أَهْلِهِمُ اهل
5 nkalebu döndüler انْقَلَبُوا قلب
6 fekihine fıkralar (-la) فَكِهِينَ فكه

Notlar

Not 1: *Komik düşünceler, kurgular.

Ayet 32

5878|83|32|وَإِذَا رَأَوْهُمْ قَالُوٓا۟ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَضَآلُّونَ
5878|83|32|واذا راوهم قالوا ان هولا لضالون
32. Ve izâ reevhum kâlû inne hâulâi ledâllûn(ledâllûne).
Ve gördükleri zaman onları* dediler: "Doğrusu şunlar (ki) mutlak dalalettedirler128."
Ahmed Samira: 32 And when/if they saw them they said: "That truly, those are misguided (E)."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve وَإِذَا -
2 raevhum gördükleri zaman رَأَوْهُمْ راي
3 kalu dediler قَالُوا قول
4 inne doğrusu إِنَّ -
5 ha'ula'i şunlar هَٰؤُلَاءِ -
6 ledallune mutlak dalalettedirler لَضَالُّونَ ضلل

Notlar

Not 1: *Müminleri.

Ayet 33

5879|83|33|وَمَآ أُرْسِلُوا۟ عَلَيْهِمْ حَٰفِظِينَ
5879|83|33|وما ارسلوا عليهم حفظين
33. Ve mâ ursilû aleyhim hâfızîn(hâfızîne).
Ve gönderilmiş değillerdi onların* üzerlerine bir hafız/koruyucu.
Ahmed Samira: 33 And they were not sent on them protecting/observing .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vema ve değillerdir وَمَا -
2 ursilu gönderilmişler أُرْسِلُوا رسل
3 aleyhim üzerlerine onların عَلَيْهِمْ -
4 hafizine bir hafız/koruyucu حَافِظِينَ حفظ

Notlar

Not 1: *Müminlerin.

Ayet 34

5880|83|34|فَٱلْيَوْمَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مِنَ ٱلْكُفَّارِ يَضْحَكُونَ
5880|83|34|فاليوم الذين امنوا من الكفار يضحكون
34. Felyevmellezîne âmenû minel kuffârı yadhakûn(yadhakûne).
Öyle ki bugün iman47 etmiş kimseler kâfirlere25 gülerler/alay ederler.
Ahmed Samira: 34 So the day/today those who believed are laughing/wondering from (about) the disbelievers.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felyevme öyle ki bu gün فَالْيَوْمَ يوم
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 mine مِنَ -
5 l-kuffari kâfirlere الْكُفَّارِ كفر
6 yedhakune gülerler/alay ederler يَضْحَكُونَ ضحك

Ayet 35

5881|83|35|عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ
5881|83|35|علي الارايك ينظرون
35. Alel erâiki yanzurûn(yanzurûne).
Yumuşak döşemeler/donatılar üzerinde; bakarlar.
Ahmed Samira: 35 On the luxurious beds/couches they (are) looking/watching .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ala üzerinde عَلَى -
2 l-eraiki yumuşak döşemeler/donatılar الْأَرَائِكِ ارك
3 yenzurune bakarlar يَنْظُرُونَ نظر

Ayet 36

5882|83|36|هَلْ ثُوِّبَ ٱلْكُفَّارُ مَا كَانُوا۟ يَفْعَلُونَ
5882|83|36|هل ثوب الكفار ما كانوا يفعلون
36. Hel suvvibel kuffâru mâ kânû yef’alûn(yef’alûne).
Sevaplandırıldı* mı kâfirler25 faaliyet içinde olduklarına.
Ahmed Samira: 36 Did the disbelievers become rewarded/replaced what they were making/doing ?462

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 hel هَلْ -
2 suvvibe sevaplandırdı mı ثُوِّبَ ثوب
3 l-kuffaru kafirler الْكُفَّارُ كفر
4 ma مَا -
5 kanu oldukları كَانُوا كون
6 yef'alune faaliyet içinde يَفْعَلُونَ فعل

Notlar

Not 1: *Ödüllendirildi mi?