Sure 71: Nûh/Nûh

Ayet Sayısı: 28
نُوح

Ayet 1

5418|71|1|إِنَّآ أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوْمِهِۦٓ أَنْ أَنذِرْ قَوْمَكَ مِن قَبْلِ أَن يَأْتِيَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ
5418|71|1|انا ارسلنا نوحا الي قومه ان انذر قومك من قبل ان ياتيهم عذاب اليم
1. İnnâ erselnâ nûhan ilâ kavmihî en enzir kavmeke min kabli en ye’tiyehum azâbun elîm(elîmun).
Doğrusu biz gönderdik Nûh’u kavmine/toplumuna; ki "uyar kendi kavmini/toplumunu (diye)"; gelmesi öncesinde onlara elim/acıklı bir azap.
Ahmed Samira: 1 That We sent Noah to his nation, that (E) warn/give notice (to) your nation from before that (E) a painful torture comes to them.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inna doğrusu biz إِنَّا -
2 erselna gönderdik أَرْسَلْنَا رسل
3 nuhen Nûh’u نُوحًا -
4 ila إِلَىٰ -
5 kavmihi kavmine قَوْمِهِ قوم
6 en ki أَنْ -
7 enzir uyarırsın أَنْذِرْ نذر
8 kavmeke kendi kavmini قَوْمَكَ قوم
9 min مِنْ -
10 kabli önceden قَبْلِ قبل
11 en ki أَنْ -
12 ye'tiyehum gelir onlara يَأْتِيَهُمْ اتي
13 azabun bir azap عَذَابٌ عذب
14 elimun elim/acıklı أَلِيمٌ الم

Ayet 2

5419|71|2|قَالَ يَٰقَوْمِ إِنِّى لَكُمْ نَذِيرٌ مُّبِينٌ
5419|71|2|قال يقوم اني لكم نذير مبين
2. Kâle yâ kavmi innî lekum nezîrun mubîn(mubînun).
Dedi (Nûh): "Ey kavmim/toplumum! Doğrusu ben sizlere apaçık bir uyarıcıyım"
Ahmed Samira: 2 He said: "My nation, that I am for you a clear/evident warner/giver of notice."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 ya kavmi ey kavmim يَا قَوْمِ قوم
3 inni doğrusu ben إِنِّي -
4 lekum sizlere لَكُمْ -
5 nezirun bir uyarıcıyım نَذِيرٌ نذر
6 mubinun apaçık مُبِينٌ بين

Ayet 3

5420|71|3|أَنِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ وَٱتَّقُوهُ وَأَطِيعُونِ
5420|71|3|ان اعبدوا الله واتقوه واطيعون
3. Eni’budûllâhe vettekûhu ve etîûn(etîûni).
"Ki kulluk46 edin Allah'a; ve takvalı21 olun O'na; ve itaat edin573 bana."
Ahmed Samira: 3 That (E) worship God and fear and obey Him, and obey me.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 eni ki أَنِ -
2 a'budu kulluk edin اعْبُدُوا عبد
3 llahe Allah'a اللَّهَ -
4 vettekuhu ve takvalı olun وَاتَّقُوهُ وقي
5 ve etiuni ve itaat edin bana وَأَطِيعُونِ طوع

Ayet 4

5421|71|4|يَغْفِرْ لَكُم مِّن ذُنُوبِكُمْ وَيُؤَخِّرْكُمْ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى إِنَّ أَجَلَ ٱللَّهِ إِذَا جَآءَ لَا يُؤَخَّرُ لَوْ كُنتُمْ تَعْلَمُونَ
5421|71|4|يغفر لكم من ذنوبكم ويوخركم الي اجل مسمي ان اجل الله اذا جا لا يوخر لو كنتم تعلمون
4. Yagfir lekum min zunûbikum ve yûahhırkum ilâ ecelin musemmâ(musemmen), inne ecelallâhi izâ câe lâ yuahhar(yûahharu), lev kuntum ta’lemûn(ta’lemûne).
"Mağfiret319 eder sizlere günahlarınızdan; ve erteler belirli bir ecele* kadar; doğrusu Allah'ın eceli* geldiği zaman ertelenmez; biliyorlar olduysanız eğer."
Ahmed Samira: 4 He forgives for you from your crimes, and He delays you to a named/identified (specified) term/time, that truly God’s term/time if (it) came (it) does not be delayed, if you were knowing .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yegfir mağfiret eder يَغْفِرْ غفر
2 lekum sizlere لَكُمْ -
3 min مِنْ -
4 zunubikum günahlarınızdan ذُنُوبِكُمْ ذنب
5 ve yu'ehhirkum ve erteler وَيُؤَخِّرْكُمْ اخر
6 ila kadar إِلَىٰ -
7 ecelin bir ecele أَجَلٍ اجل
8 musemmen belirli مُسَمًّى سمو
9 inne doğrusu إِنَّ -
10 ecele eceli أَجَلَ اجل
11 llahi Allah'ın اللَّهِ -
12 iza zaman إِذَا -
13 ca'e geldiği جَاءَ جيا
14 la لَا -
15 yu'ehharu ertelenmez يُؤَخَّرُ اخر
16 lev şayet لَوْ -
17 kuntum oldunuzsa كُنْتُمْ كون
18 tea'lemune bilir تَعْلَمُونَ علم

Notlar

Not 1: *Süre.

Ayet 5

5422|71|5|قَالَ رَبِّ إِنِّى دَعَوْتُ قَوْمِى لَيْلًا وَنَهَارًا
5422|71|5|قال رب اني دعوت قومي ليلا ونهارا
5. Kâle rabbi innî deavtu kavmî leylen ve nehârâ(nehâran).
Dedi (Nûh): "Rabbim!4 Doğrusu ben davet ettim kavmimi/toplumumu gece ve gündüz."
Ahmed Samira: 5 He said: "My Lord, that I , I called my nation at night/nightly and day time."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
3 inni doğrusu ben إِنِّي -
4 deavtu davet ettim دَعَوْتُ دعو
5 kavmi kavmimi/toplumu قَوْمِي قوم
6 leylen gece لَيْلًا ليل
7 ve neharan ve gündüz وَنَهَارًا نهر

Ayet 6

5423|71|6|فَلَمْ يَزِدْهُمْ دُعَآءِىٓ إِلَّا فِرَارًا
5423|71|6|فلم يزدهم دعاي الا فرارا
6. Fe lem yezidhum duâî illâ firârâ(firâran).
"Öyle ki asla artırmaz onlara benim davetim bir firar/kaçış dışında."
Ahmed Samira: 6 So my call did not increase them except escape/fleeing .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 felem öyle ki asla فَلَمْ -
2 yezidhum artırmaz onlara يَزِدْهُمْ زيد
3 duaai benim davetim دُعَائِي دعو
4 illa dışında إِلَّا -
5 firaran firarı/kaçışı فِرَارًا فرر

Ayet 7

5424|71|7|وَإِنِّى كُلَّمَا دَعَوْتُهُمْ لِتَغْفِرَ لَهُمْ جَعَلُوٓا۟ أَصَٰبِعَهُمْ فِىٓ ءَاذَانِهِمْ وَٱسْتَغْشَوْا۟ ثِيَابَهُمْ وَأَصَرُّوا۟ وَٱسْتَكْبَرُوا۟ ٱسْتِكْبَارًا
5424|71|7|واني كلما دعوتهم لتغفر لهم جعلوا اصبعهم في اذانهم واستغشوا ثيابهم واصروا واستكبروا استكبارا
7. Ve innî kullemâ deavtuhum li tagfire lehum cealû esâbiahum fî âzânihim vestagşev siyâbehum ve esarrû vestekberûstikbârâ(vestekberûstikbâran).
"Ve doğrusu ben her davet ettiğim zaman onları; bağışlaman için onları; koydular parmaklarını kulaklarına; ve örttüler574 siyâblarını853; ve ısrar ettiler; ve kibirlendiler bir kibir (-le)."
Ahmed Samira: 7 And that I, whenever I called them (for You) to forgive for them, they made/put their fingers in their ears, and they covered/darkened themselves (with) their clothes/garments , and they persisted/insisted, and they became arrogant, arrogantly.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve inni ve doğrusu ben وَإِنِّي -
2 kullema her كُلَّمَا كلل
3 deavtuhum davet ettiğim zaman onları دَعَوْتُهُمْ دعو
4 litegfira bağışlaman için لِتَغْفِرَ غفر
5 lehum onları لَهُمْ -
6 cealu koydular جَعَلُوا جعل
7 esabiahum parmaklarını أَصَابِعَهُمْ صبع
8 fi فِي -
9 azanihim kulaklarına اذَانِهِمْ اذن
10 vestegşev ve örttüler وَاسْتَغْشَوْا غشو
11 siyabehum siyâblarını ثِيَابَهُمْ ثوب
12 ve esarru ve ısrar ettiler وَأَصَرُّوا صرر
13 vestekberu ve kibirlendiler وَاسْتَكْبَرُوا كبر
14 stikbaran bir kibir (-le) اسْتِكْبَارًا كبر

Ayet 8

5425|71|8|ثُمَّ إِنِّى دَعَوْتُهُمْ جِهَارًا
5425|71|8|ثم اني دعوتهم جهارا
8. Summe innî deavtuhum cihârâ(cihâran).
"Sonra doğrusu ben davet ettim onları bir apaçık ilan/anons (-la)."
Ahmed Samira: 8 Then, that I, I called them publicly .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 inni doğrusu ben إِنِّي -
3 deavtuhum davet ettim onları دَعَوْتُهُمْ دعو
4 ciharan bir apaçık ilan/anonsla (-la) جِهَارًا جهر

Ayet 9

5426|71|9|ثُمَّ إِنِّىٓ أَعْلَنتُ لَهُمْ وَأَسْرَرْتُ لَهُمْ إِسْرَارًا
5426|71|9|ثم اني اعلنت لهم واسررت لهم اسرارا
9. Summe innî a’lentu lehum ve esrartu lehum isrârâ(isrâran).
"Sonra doğrusu ben alenileştirdim* onlara; ve sırlaştırdım** onlara bir sır (-la)."
Ahmed Samira: 9 Then, that I, I declared/publicized for them, and I confided for them secretly.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 inni doğrusu ben إِنِّي -
3 ea'lentu alenileştirdim أَعْلَنْتُ علن
4 lehum onlara لَهُمْ -
5 ve esrartu ve sırlaştırdım وَأَسْرَرْتُ سرر
6 lehum onlara لَهُمْ -
7 israran bir sır (-la) إِسْرَارًا سرر

Notlar

Not 1: *Açık, ortada, meydanda, herkesin içinde yapılan.**Gizli, örtülü olarak.

Ayet 10

5427|71|10|فَقُلْتُ ٱسْتَغْفِرُوا۟ رَبَّكُمْ إِنَّهُۥ كَانَ غَفَّارًا
5427|71|10|فقلت استغفروا ربكم انه كان غفارا
10. Fe kul tustagfırû rabbekum innehu kâne gaffârâ(gaffâran).
"Öyle ki dedim: "İstiğfar/mağfiret319 sunun Rabbinize4; doğrusu O oldu bir Gaffâr575.""
Ahmed Samira: 10 So I said: ’Ask for forgiveness (from) your Lord, that He truly was/is a forgiver/often, forgiving.’

Ayet 11

5428|71|11|يُرْسِلِ ٱلسَّمَآءَ عَلَيْكُم مِّدْرَارًا
5428|71|11|يرسل السما عليكم مدرارا
11. Yursilis semâe aleykum midrârâ(midrâren).
"Gönderir gökten180 üzerinize bol akan/yağmur."
Ahmed Samira: 11 ’He sends the sky/space on you flowing/pouring abundantly.’

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yursili gönderir يُرْسِلِ رسل
2 s-semae gökten السَّمَاءَ سمو
3 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
4 midraran bol akan مِدْرَارًا درر

Ayet 12

5429|71|12|وَيُمْدِدْكُم بِأَمْوَٰلٍ وَبَنِينَ وَيَجْعَل لَّكُمْ جَنَّٰتٍ وَيَجْعَل لَّكُمْ أَنْهَٰرًا
5429|71|12|ويمددكم بامول وبنين ويجعل لكم جنت ويجعل لكم انهرا
12. Ve yumdidkum biemvâlin ve benîne ve yec’al lekum cennâtin ve yec’al lekum enhârâ(enhâren).
"Ve medet eder/genişletir/destekler sizleri mallarla ve oğullarla; ve yapar sizlere cennetler*; ve yapar sizlere nehirler."
Ahmed Samira: 12 ’And He extends/spreads you with properties/possessions , and sons and daughters, and He makes/puts for you treed gardens/paradises, and He makes/puts for you rivers/waterways.’

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yumdidkum ve medet eder/genişletir/destekler وَيُمْدِدْكُمْ مدد
2 biemvalin mallarla بِأَمْوَالٍ مول
3 ve benine ve oğullarla وَبَنِينَ بني
4 ve yec'al ve yapar وَيَجْعَلْ جعل
5 lekum sizlere لَكُمْ -
6 cennatin cennetler جَنَّاتٍ جنن
7 ve yec'al ve yapar وَيَجْعَلْ جعل
8 lekum sizlere لَكُمْ -
9 enharan nehirler أَنْهَارًا نهر

Notlar

Not 1: *Cennetteki gibi bir hayat.

Ayet 13

5430|71|13|مَّا لَكُمْ لَا تَرْجُونَ لِلَّهِ وَقَارًا
5430|71|13|ما لكم لا ترجون لله وقارا
13. Mâ lekum lâ tercûne lillâhi vekârâ(vekâren).
Nedir sizlere (olan ki) ummazsınız Allah için bir saygı.
Ahmed Samira: 13 ’Why for you, you do not hope/expect for God a glory/respect ?’

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ma nedir? مَا -
2 lekum sizlere لَكُمْ -
3 la لَا -
4 tercune ummazsınız تَرْجُونَ رجو
5 lillahi Allah için لِلَّهِ -
6 vekaran bir saygı وَقَارًا وقر

Ayet 14

5431|71|14|وَقَدْ خَلَقَكُمْ أَطْوَارًا
5431|71|14|وقد خلقكم اطوارا
14. Ve kad halakakum etvârâ(etvâren).
Ve ant olsun yarattı sizleri evreler576 (-le).
Ahmed Samira: 14 ’And He had created you (in) parallels/varieties/stages .’

Ayet 15

5432|71|15|أَلَمْ تَرَوْا۟ كَيْفَ خَلَقَ ٱللَّهُ سَبْعَ سَمَٰوَٰتٍ طِبَاقًا
5432|71|15|الم تروا كيف خلق الله سبع سموت طباقا
15. E lem terev keyfe halakallâhu seb’a semâvâtin tıbâkâ(tıbâkan).
Hiç görmez misin (ki) nasıl yarattı Allah yedi gökleri161 tabakalar* (-la).
Ahmed Samira: 15 ’Do you not see, understand how God created seven skies/space(s) (in) stages/layers/plates ?’

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 elem asla أَلَمْ -
2 terav görmez misin تَرَوْا راي
3 keyfe nasıl كَيْفَ كيف
4 haleka yarattı خَلَقَ خلق
5 llahu Allah اللَّهُ -
6 seb'a yedi سَبْعَ سبع
7 semavatin gökleri سَمَاوَاتٍ سمو
8 tibakan tabakalar (-la) طِبَاقًا طبق

Notlar

Not 1: *Katman katman yaratılış. Bu yaratma şekli sadece göklerde değil her yerde karşımıza çıkmaktadır. Atom seviyesinde de katmanlı yaratılış mevcuttur.

Ayet 16

5433|71|16|وَجَعَلَ ٱلْقَمَرَ فِيهِنَّ نُورًا وَجَعَلَ ٱلشَّمْسَ سِرَاجًا
5433|71|16|وجعل القمر فيهن نورا وجعل الشمس سراجا
16. Ve cealel kamere fîhinne nûren ve cealeş şemse sirâcâ(sirâcen).
Ve yaptı Ay'ı onlarda* bir nur**; ve yaptı Güneş’i bir sirac***.
Ahmed Samira: 16 ’And He made/put the moon in them (as) a light, and He made/put the sun (as) a lamp .’

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ceale ve yaptı وَجَعَلَ جعل
2 l-kamera Ay'ı الْقَمَرَ قمر
3 fihinne onlarda فِيهِنَّ -
4 nuran bir nur نُورًا نور
5 ve ceale ve yaptı وَجَعَلَ جعل
6 ş-şemse Güneş’i الشَّمْسَ شمس
7 siracen bir sirac سِرَاجًا سرج

Notlar

Not 1: *Yedi göklerde, çoklu göklerde. Çoklu gökler içeren Güneş sistemimiz.**Aydınlık.***Lamba. Işığını kendisi üreten.

Ayet 17

5434|71|17|وَٱللَّهُ أَنۢبَتَكُم مِّنَ ٱلْأَرْضِ نَبَاتًا
5434|71|17|والله انبتكم من الارض نباتا
17. Vallâhu enbetekum minel ardı nebâtâ(nebâten).
Ve Allah bitirdi* sizleri yerden bir bitki/nebati576 (olarak).
Ahmed Samira: 17 ’And God sprouted/grew you from the earth/Planet Earth (as) plants/growth.’

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
2 enbetekum bitirdi sizleri أَنْبَتَكُمْ نبت
3 mine مِنَ -
4 l-erdi yerden الْأَرْضِ ارض
5 nebaten bir bitki/nebati (olarak) نَبَاتًا نبت

Notlar

Not 1: *Yetiştirdi.

Ayet 18

5435|71|18|ثُمَّ يُعِيدُكُمْ فِيهَا وَيُخْرِجُكُمْ إِخْرَاجًا
5435|71|18|ثم يعيدكم فيها ويخرجكم اخراجا
18. Summe yuîdukum fîhâ ve yuhricukum ihrâcâ(ihrâcen).
Sonra geri döndürür* sizleri oraya (yere); ve çıkarır sizleri bir çıkış** (-la).
Ahmed Samira: 18 Then He returns/repeats you in it, and He brings you out bringing out .’"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 yuiydukum geri döndürür يُعِيدُكُمْ عود
3 fiha oraya فِيهَا -
4 ve yuhricukum ve çıkarır sizleri وَيُخْرِجُكُمْ خرج
5 ihracen bir çıkış (-la) إِخْرَاجًا خرج

Notlar

Not 1: *İnsanın atomları yere karışır. **Ahiret evreninde oluşan yerden tekrar bir çıkış söz konusudur. Yeni bedenlere bilinçlerin transfer edilmesiyle insan tekrar dirilir.

Ayet 19

5436|71|19|وَٱللَّهُ جَعَلَ لَكُمُ ٱلْأَرْضَ بِسَاطًا
5436|71|19|والله جعل لكم الارض بساطا
19. Vallâhu ceale lekumul arda bisâtâ(bisâtan).
Ve Allah yaptı sizlere yeri bir genişlik/uzunluk/yaygınlık*.
Ahmed Samira: 19 ’And God made/put for you the earth/Planet Earth outstretched/widened .’

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
2 ceale yaptı جَعَلَ جعل
3 lekumu sizlere لَكُمُ -
4 l-erde yeri الْأَرْضَ ارض
5 bisaten bir genişlik/uzunluk/yaygınlık بِسَاطًا بسط

Notlar

Not 1: *Dünyanın yüzey alanı Hadean döneminde yarıçapının artmasıyla 4πr² formülüne göre genişletilmiştir.

Ayet 20

5437|71|20|لِّتَسْلُكُوا۟ مِنْهَا سُبُلًا فِجَاجًا
5437|71|20|لتسلكوا منها سبلا فجاجا
20. Li teslukû minhâ subulen ficâcâ(ficâcen).
Yolculuk etmeniz için; oradandır* geniş/açık yollar.
Ahmed Samira: 20 To pass/thread from it wide mountain paths roads/paths ."’

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 litesluku yolculuk etmeniz için لِتَسْلُكُوا سلك
2 minha oradan مِنْهَا -
3 subulen yollar سُبُلًا سبل
4 ficacen geniş/açık فِجَاجًا فجج

Notlar

Not 1: *Yerden.

Ayet 21

5438|71|21|قَالَ نُوحٌ رَّبِّ إِنَّهُمْ عَصَوْنِى وَٱتَّبَعُوا۟ مَن لَّمْ يَزِدْهُ مَالُهُۥ وَوَلَدُهُۥٓ إِلَّا خَسَارًا
5438|71|21|قال نوح رب انهم عصوني واتبعوا من لم يزده ماله وولده الا خسارا
21. Kâle nûhun rabbi innehum asavnî vettebeû men lem yezidhu mâluhu ve veleduhû illâ hasârâ(hasâran).
Dedi Nûh: "Rabbim!4 Doğrusu onlar asilik ettiler bana; ve tabi oldular bir kimseye (ki) asla artırmaz ona kendi malı ve kendi veledi/çocuğu bir hüsran dışında."
Ahmed Samira: 21 Noah said: "My Lord, that they truly disobeyed me, and they followed who his properties/possessions , and his children/child did not increase him except loss ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 nuhun Nuh نُوحٌ -
3 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
4 innehum doğrusu onlar إِنَّهُمْ -
5 asavni asilik ettiler bana عَصَوْنِي عصي
6 vettebeu ve tabi oldular وَاتَّبَعُوا تبع
7 men bir kimseye مَنْ -
8 lem asla لَمْ -
9 yezidhu artırmaz ona يَزِدْهُ زيد
10 maluhu kendi malı مَالُهُ مول
11 ve veleduhu ve kendi veledi وَوَلَدُهُ ولد
12 illa dışında إِلَّا -
13 hasaran bir hüsran خَسَارًا خسر

Ayet 22

5439|71|22|وَمَكَرُوا۟ مَكْرًا كُبَّارًا
5439|71|22|ومكروا مكرا كبارا
22. Ve mekerû mekren kubbârâ(kubbâren).
"Ve tuzak kurdular; büyük bir tuzak."
Ahmed Samira: 22 And they cheated/deceived , a great/magnified cheatery/deceit .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve mekeru ve tuzak kurdular وَمَكَرُوا مكر
2 mekran bir tuzak مَكْرًا مكر
3 kubbaran büyük كُبَّارًا كبر

Ayet 23

5440|71|23|وَقَالُوا۟ لَا تَذَرُنَّ ءَالِهَتَكُمْ وَلَا تَذَرُنَّ وَدًّا وَلَا سُوَاعًا وَلَا يَغُوثَ وَيَعُوقَ وَنَسْرًا
5440|71|23|وقالوا لا تذرن الهتكم ولا تذرن ودا ولا سواعا ولا يغوث ويعوق ونسرا
23. Ve kâlû lâ tezerunne âlihetekum ve lâ tezerrunne vedden ve lâ suvâan ve lâ yegûse ve yeûka ve nesrâ(nesren).
"Ve dediler bırakmayın ilâhlarınızı74; ve bırakmayın577 vedd’i; ve ne de suvâ’ı; ve ne de yegûs'u; ve yeûk’u ve nesr'i."
Ahmed Samira: 23 And they said: "Do not leave (E) your gods, and do not leave (E) Waddan (could be an idol god), and nor Sowa’an (a female idol god, worshipped by Hothail tribe of Arabs in pre-Islam), and nor Yaghootha (an idol god), and Yaooka (an idol god), and Nasran (an idol god)."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kalu ve dediler وَقَالُوا قول
2 la لَا -
3 tezerunne bırakmayın تَذَرُنَّ وذر
4 alihetekum ilahlarınızı الِهَتَكُمْ اله
5 ve la ve وَلَا -
6 tezerunne bırakmayın تَذَرُنَّ وذر
7 vedden vedd’i وَدًّا ودد
8 ve la ve ne de وَلَا -
9 suvaan suvâ’ı سُوَاعًا سوع
10 ve la ve ne de وَلَا -
11 yeguse ve yegûs'u يَغُوثَ -
12 ve yeuka ve yeûk’u وَيَعُوقَ -
13 ve nesran ve nesr'i وَنَسْرًا نسر

Ayet 24

5441|71|24|وَقَدْ أَضَلُّوا۟ كَثِيرًا وَلَا تَزِدِ ٱلظَّٰلِمِينَ إِلَّا ضَلَٰلًا
5441|71|24|وقد اضلوا كثيرا ولا تزد الظلمين الا ضللا
24. Ve kad edallû kesîrâ(kesîren), ve lâ tezidiz zâlimîne illâ dalâlâ(dalâlen).
"Ve muhakkak ki dalalete128 düşürdüler çoğunu; ve artırmazsın sen* zalimlere257 dalalet128 dışında."
Ahmed Samira: 24 And they had misguided many, and (my Lord), do not increase the unjust/oppressive except misguidance.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kad ve muhakkak ki وَقَدْ -
2 edellu dalalete düşürdüler أَضَلُّوا ضلل
3 kesiran çoğunu كَثِيرًا كثر
4 ve la ve وَلَا -
5 tezidi artırmaz تَزِدِ زيد
6 z-zalimine zalimlere الظَّالِمِينَ ظلم
7 illa dışında إِلَّا -
8 delalen dalalet ضَلَالًا ضلل

Notlar

Not 1: *Rabbim.

Ayet 25

5442|71|25|مِّمَّا خَطِيٓـَٰٔتِهِمْ أُغْرِقُوا۟ فَأُدْخِلُوا۟ نَارًا فَلَمْ يَجِدُوا۟ لَهُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ أَنصَارًا
5442|71|25|مما خطيتهم اغرقوا فادخلوا نارا فلم يجدوا لهم من دون الله انصارا
25. Mimmâ hatîâtihim ugrikû fe udhılû nâran fe lem yecıdû lehum min dûnillâhi ensârâ(ensâren).
Hatalarından dolayı boğuldular; öyle ki sokuldular ateşe834; öyle ki asla bulamazlar kendilerine Allah’ın astından yardımcılar.
Ahmed Samira: 25 From what their sins/wrongs they were drowned/sunken, so they were made to enter fire , so they did not find for them from other than God victoriors/saviors .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 mimma dolayı مِمَّا -
2 hatiyatihim hatalarından خَطِيئَاتِهِمْ خطا
3 ugriku boğuldular أُغْرِقُوا غرق
4 feudhilu öyle ki sokuldular فَأُدْخِلُوا دخل
5 naran ateşe نَارًا نور
6 fe lem öyle ki asla فَلَمْ -
7 yecidu bulamazlar يَجِدُوا وجد
8 lehum kendilerine لَهُمْ -
9 min مِنْ -
10 duni astından دُونِ دون
11 llahi Allah’ın اللَّهِ -
12 ensaran yardımcılar أَنْصَارًا نصر

Ayet 26

5443|71|26|وَقَالَ نُوحٌ رَّبِّ لَا تَذَرْ عَلَى ٱلْأَرْضِ مِنَ ٱلْكَٰفِرِينَ دَيَّارًا
5443|71|26|وقال نوح رب لا تذر علي الارض من الكفرين ديارا
26. Ve kâle nûhun rabbi lâ tezer alel ardı minel kâfirîne deyyârâ(deyyâren).
Ve dedi Nûh: "Rabbim!4 Bırakma yerde* kâfirlerden25 bir diyar/yurt** sakini."
Ahmed Samira: 26 And Noah said: "My Lord, do not leave on the earth/Planet Earth from the disbelievers a resident/inhabitant."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi ki وَقَالَ قول
2 nuhun Nuh نُوحٌ -
3 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
4 la لَا -
5 tezer bırakma تَذَرْ وذر
6 ala عَلَى -
7 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
8 mine مِنَ -
9 l-kafirine kâfirlerden الْكَافِرِينَ كفر
10 deyyaran bir diyar sakini دَيَّارًا دور

Notlar

Not 1: *Nûh'un yaşamış olduğu yer.**Nûh'un diyarı/yurdu.

Ayet 27

5444|71|27|إِنَّكَ إِن تَذَرْهُمْ يُضِلُّوا۟ عِبَادَكَ وَلَا يَلِدُوٓا۟ إِلَّا فَاجِرًا كَفَّارًا
5444|71|27|انك ان تذرهم يضلوا عبادك ولا يلدوا الا فاجرا كفارا
27. İnneke in tezerhum yudıllû ıbâdeke ve lâ yelidû illâ fâciren keffârâ(keffâre).
"Doğrusu sen eğer bırakırsan onları; dalalete128 düşürürler kullarını46 senin; ve doğurmazlar* dışında bir fücur440; bir kâfir25."
Ahmed Samira: 27 That You, if You leave them, they misguide Your worshippers/servants , and they do not give birth except (to a) debaucher/corrupter, disbeliever.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
2 in eğer إِنْ -
3 tezerhum bırakırsan onları تَذَرْهُمْ وذر
4 yudillu dalalete düşürürler يُضِلُّوا ضلل
5 ibadeke kullarını senin عِبَادَكَ عبد
6 ve la ve وَلَا -
7 yelidu doğurmazlar يَلِدُوا ولد
8 illa dışında إِلَّا -
9 faciran bir fucur/ahlaksız فَاجِرًا فجر
10 keffaran bir kâfir كَفَّارًا كفر

Notlar

Not 1: *Fiziksel bir doğum değildir. Fiilin öznesi kadın değildir. Özne eril ve çoğuldur. Çoğaltma, çoğalma, bir şeyden türemeyi işaret eder.

Ayet 28

5445|71|28|رَّبِّ ٱغْفِرْ لِى وَلِوَٰلِدَىَّ وَلِمَن دَخَلَ بَيْتِىَ مُؤْمِنًا وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ وَلَا تَزِدِ ٱلظَّٰلِمِينَ إِلَّا تَبَارًۢا
5445|71|28|رب اغفر لي ولولدي ولمن دخل بيتي مومنا وللمومنين والمومنت ولا تزد الظلمين الا تبارا
28. Rabbigfirlî ve li vâlideyye ve li men dehale beytiye mu’minen ve lil mu’minîne vel mu’minât(mu’minâti) ve lâ tezidiz zâlimîne illâ tebârâ(tebâren).
"Rabbim!4 Mağfiret319 et bana; ve ana babama; ve kimseye (ki) girdi evime bir mümin27 (olarak); ve mümin27 erkeklere; ve mümin27 kadınlara; ve artırma zalimlere257 bir yıkım dışında."
Ahmed Samira: 28 My Lord forgive for me and to my parents, and to who entered my house/home believing, and to the believers (M), and the believers (F), and do not increase the unjust/oppressive except destruction/ruin

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
2 gfir mağfiret et اغْفِرْ غفر
3 li bana لِي -
4 velivalideyye ve ana babama وَلِوَالِدَيَّ ولد
5 velimen ve kimseye وَلِمَنْ -
6 dehale girdi دَخَلَ دخل
7 beytiye evime بَيْتِيَ بيت
8 mu'minen bir mümin مُؤْمِنًا امن
9 velilmu'minine ve mümin erkeklere وَلِلْمُؤْمِنِينَ امن
10 velmu'minati ve mümin kadınlara وَالْمُؤْمِنَاتِ امن
11 ve la ve وَلَا -
12 tezidi artırma تَزِدِ زيد
13 z-zalimine zalimlere الظَّالِمِينَ ظلم
14 illa dışında إِلَّا -
15 tebaran bir yıkım تَبَارًا تبر