Sure 38: Sâd/Sâd Harfi

Ayet Sayısı: 22
ص

Ayet 18

3986|38|18|إِنَّا سَخَّرْنَا ٱلْجِبَالَ مَعَهُۥ يُسَبِّحْنَ بِٱلْعَشِىِّ وَٱلْإِشْرَاقِ
3986|38|18|انا سخرنا الجبال معه يسبحن بالعشي والاشراق
18. İnnâ sahharnel cibâle meahu yusebbıhne bil aşiyyi vel işrâk(işrâkı).
Doğrusu biz boyun eğdirdik dağları onunla (Davut’la) birlikte; tesbih57 ederler akşamla/gün batımı sonrasıyla ve gün doğumuyla.
Ahmed Samira: 18 That We, We manipulated/subjugated the mountains with him, they praise/glorify at the evening/first darkness and the sun rise.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inna doğrusu biz إِنَّا -
2 sehharna boyun eğdirdik سَخَّرْنَا سخر
3 l-cibale dağları الْجِبَالَ جبل
4 meahu onunla (Davut’la) birlikte مَعَهُ -
5 yusebbihne tesbih ederler يُسَبِّحْنَ سبح
6 bil-aşiyyi akşamla/gün batımı sonrasıyla بِالْعَشِيِّ عشو
7 vel'işraki ve gün doğumuyla وَالْإِشْرَاقِ شرق

Ayet 24

3992|38|24|قَالَ لَقَدْ ظَلَمَكَ بِسُؤَالِ نَعْجَتِكَ إِلَىٰ نِعَاجِهِۦ وَإِنَّ كَثِيرًا مِّنَ ٱلْخُلَطَآءِ لَيَبْغِى بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَقَلِيلٌ مَّا هُمْ وَظَنَّ دَاوُۥدُ أَنَّمَا فَتَنَّٰهُ فَٱسْتَغْفَرَ رَبَّهُۥ وَخَرَّ رَاكِعًا وَأَنَابَ
3992|38|24|قال لقد ظلمك بسوال نعجتك الي نعاجه وان كثيرا من الخلطا ليبغي بعضهم علي بعض الا الذين امنوا وعملوا الصلحت وقليل ما هم وظن داود انما فتنه فاستغفر ربه وخر راكعا واناب
24. Kâle lekad zalemeke bi suâli na’cetike ilâ niâcih(niâcihî), ve inne kesîren minel huletâi le yebgî ba’duhum alâ ba’dın illellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti ve kalîlun mâ hum, ve zanne dâvûdu ennemâ fetennâhu festagfere rabbehu ve harre râkian ve enâb(enâbe). (SECDE ÂYETİ)
Dedi (Davut): “Ant olsun, zulmetti sana sormakla/istemekle dişi koyununu senin kendi koyunlarına; ve doğrusu, çoğu karışanlardan/ortaklardan mutlak güçlü gelir bir kısmı onların diğer bir kısmı üzerine; kimseler dışında; inandılar ve yaptılar sâlihât18; ve ne azdır onlar; ve zannetti Davut o durumda denediğimizi onu; öyle ki mağfiret diledi/bağışlanma diledi Rabbinden; ve kapandı yere rükû11 ederek; ve tevbe33 etti.
Ahmed Samira: 24 He (David) said: "He had (E) caused injustice to you/oppressed you with requesting your ewe/female sheep to his ewes/female sheep, and that many from the associates/company some of them oppress/transgress (E) on some (each other) except those who believed and made/did the correct/righteous deeds, and little/few what they are." And David doubted/suspected that We tested him so he asked for forgiveness (from) his Lord, and he fell down bowing, and He repented/obeyed .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale Dedi (Davut) قَالَ قول
2 lekad ant olsun لَقَدْ -
3 zelemeke zulmetti sana ظَلَمَكَ ظلم
4 bisu'ali sormakla/istemekle بِسُؤَالِ سال
5 nea'cetike dişi koyununu senin نَعْجَتِكَ نعج
6 ila إِلَىٰ -
7 niaacihi kendi koyunlarına نِعَاجِهِ نعج
8 ve inne ve doğrusu, وَإِنَّ -
9 kesiran çoğu كَثِيرًا كثر
10 mine مِنَ -
11 l-huleta'i karışanlardan/ortaklardan الْخُلَطَاءِ خلط
12 leyebgi mutlak güçlü gelir لَيَبْغِي بغي
13 bea'duhum bir kısmı onların بَعْضُهُمْ بعض
14 ala üzerine عَلَىٰ -
15 bea'din diğer bir kısmı بَعْضٍ بعض
16 illa dışında إِلَّا -
17 ellezine kimseler الَّذِينَ -
18 amenu inandılar امَنُوا امن
19 ve amilu ve yaptılar وَعَمِلُوا عمل
20 s-salihati düzeltici-iyileştirici-barışa yönelik işler الصَّالِحَاتِ صلح
21 ve kalilun ve ne azdır وَقَلِيلٌ قلل
22 ma مَا -
23 hum onlar هُمْ -
24 ve zenne ve zannetti وَظَنَّ ظنن
25 davudu Davut دَاوُودُ -
26 ennema أَنَّمَا -
27 fetennahu o durumda denediğimizi onu فَتَنَّاهُ فتن
28 festegfera öyle ki mağfiret diledi/bağışlanma diledi فَاسْتَغْفَرَ غفر
29 rabbehu Rabbinden رَبَّهُ ربب
30 ve harra ve kapandı yere وَخَرَّ خرر
31 rakian rükû ederek/eğilerek/dize gelerek/baş eğerek رَاكِعًا ركع
32 ve enabe ve döndü/tevbe etti. وَأَنَابَ نوب

Ayet 27

3995|38|27|وَمَا خَلَقْنَا ٱلسَّمَآءَ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا بَٰطِلًا ذَٰلِكَ ظَنُّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فَوَيْلٌ لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِنَ ٱلنَّارِ
3995|38|27|وما خلقنا السما والارض وما بينهما بطلا ذلك ظن الذين كفروا فويل للذين كفروا من النار
27. Ve mâ halaknes semâe vel arda ve mâ beynehumâ bâtıla(bâtılen), zâlike zannullezîne keferû, fe veylun lillezîne keferû minen nâr(nâri).
Ve yaratmış değiliz göğü180 ve yeri; ve ikisi arasındakini bir batılla199; işte bu*; zannıdır314 kâfirlik25 etmiş kimselerin; öyle ki vah haline kâfirlik25 etmiş kimselerin ateşten834 (dolayı).
Ahmed Samira: 27 And We did not create the skies/space and the earth/Planet Earth and what (is) between them (B) wastefully/falsely , that is those who disbelieved’s doubt/suspicion, so calamity/scandal to those who disbelieved from the fire .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değiliz وَمَا -
2 halekna yaratmış خَلَقْنَا خلق
3 s-semae göğü السَّمَاءَ سمو
4 vel'erde ve yeri وَالْأَرْضَ ارض
5 ve ma ve ne de وَمَا -
6 beynehuma ikisi arasındakini بَيْنَهُمَا بين
7 batilen bir batılla بَاطِلًا بطل
8 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
9 zennu zannıdır ظَنُّ ظنن
10 ellezine kimselerin الَّذِينَ -
11 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
12 feveylun öyle ki vah haline فَوَيْلٌ -
13 lillezine kimselerin لِلَّذِينَ -
14 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
15 mine مِنَ -
16 n-nari ateşten النَّارِ نور

Notlar

Not 1: *"Evren amaçsızdır, kendiliğinden oluşmuştur, bir amaç için var edilmiş değildir" gibi sözler edenlerin vay haline. Bu varsayımları hiçbir bilimsel delile dayanmayan bir zandır.

Ayet 66

4034|38|66|رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ٱلْعَزِيزُ ٱلْغَفَّٰرُ
4034|38|66|رب السموت والارض وما بينهما العزيز الغفر
66. Rabbus semâvâti vel ardı ve mâ beynehumel azîzul gaffâr(gaffâru).
Rabbidir4 göklerin162 ve yerin; ve ikisi arasındakinin; Azîz’dir37; Gaffâr’dır.
Ahmed Samira: 66 The skies’/space’s and the earth’s/Planet Earth’s Lord, and what (is) between them (B), the glorious/mighty ,the forgiving often/forgiver.

Ayet 69

4037|38|69|مَا كَانَ لِىَ مِنْ عِلْمٍۭ بِٱلْمَلَإِ ٱلْأَعْلَىٰٓ إِذْ يَخْتَصِمُونَ
4037|38|69|ما كان لي من علم بالملا الاعلي اذ يختصمون
69. Mâ kâne liye min ilmin bil meleil a’lâ iz yahtesımûn(yahtesimûne).
"Olmuş değildir bana* hiçbir ilim yüce toplulukla/kurulla616 (ilgili) onlar hasımlaşıyorlarken."
Ahmed Samira: 69 (There) was not from knowledge to me with the group/assembly/nobles, the highest/mightiest when they dispute/controvert/argue.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ma değildi مَا -
2 kane olmuş كَانَ كون
3 liye bana لِيَ -
4 min hiçbir مِنْ -
5 ilmin ilim عِلْمٍ علم
6 bil-melei topluluk/kurul بِالْمَلَإِ ملا
7 l-ea'la yüce الْأَعْلَىٰ علو
8 iz zaman إِذْ -
9 yehtesimune hasımlaşıyorlarken يَخْتَصِمُونَ خصم

Notlar

Not 1: *Resûl Muhammed.

Ayet 71

4039|38|71|إِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلَٰٓئِكَةِ إِنِّى خَٰلِقٌۢ بَشَرًا مِّن طِينٍ
4039|38|71|اذ قال ربك للمليكه اني خلق بشرا من طين
71. İz kâle rabbuke lil melâiketi innî hâlikun beşeren min tîn(tînin).
Dediği zaman (senin) Rabbin4 meleklere48; "Doğrusu ben yaratıcıyım bir beşer432 bir tinden582."
Ahmed Samira: 71 When your Lord said to the angels: "That I am creating a human from mud/clay ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 iz zaman إِذْ -
2 kale dediği قَالَ قول
3 rabbuke Rabbin رَبُّكَ ربب
4 lilmelaiketi meleklere لِلْمَلَائِكَةِ ملك
5 inni doğrusu ben إِنِّي -
6 halikun yaratıcıyım خَالِقٌ خلق
7 beşeran bir beşer بَشَرًا بشر
8 min مِنْ -
9 tinin tinden طِينٍ طين

Ayet 72

4040|38|72|فَإِذَا سَوَّيْتُهُۥ وَنَفَخْتُ فِيهِ مِن رُّوحِى فَقَعُوا۟ لَهُۥ سَٰجِدِينَ
4040|38|72|فاذا سويته ونفخت فيه من روحي فقعوا له سجدين
72. Fe izâ sevveytuhu ve nefahtu fîhi min rûhî fe kaû lehu sâcidîn(sâcidîne).
Öyle ki düzenlendiğim zaman onu*; ve üflediğim (zaman) ona* ruhumdan608; öyle ki kapanın ona* secdeye70.
Ahmed Samira: 72 So if I straightened him, and I blew in him from My Soul/Spirit , so fall/come to him prostrating.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feiza öyle ki فَإِذَا -
2 sevveytuhu düzenlendiğim zaman onu سَوَّيْتُهُ سوي
3 ve nefehtu ve üflediğim وَنَفَخْتُ نفخ
4 fihi ona فِيهِ -
5 min -dan مِنْ -
6 ruhi ruhum- رُوحِي روح
7 fekau öyleki kapanın فَقَعُوا وقع
8 lehu ona لَهُ -
9 sacidine secdeye سَاجِدِينَ سجد

Notlar

Not 1: *Beşeri, beşere.

Ayet 73

4041|38|73|فَسَجَدَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ كُلُّهُمْ أَجْمَعُونَ
4041|38|73|فسجد المليكه كلهم اجمعون
73. Fe secedel melâiketu kulluhum ecmaûn(ecmaûne).
Öyle ki secde70 ettiler melekler48; hepsi onların topluca.
Ahmed Samira: 73 So the angels prostrated all of them, all/all together.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fesecede öyle ki secde ettiler فَسَجَدَ سجد
2 l-melaiketu melekler الْمَلَائِكَةُ ملك
3 kulluhum hepsi onların كُلُّهُمْ كلل
4 ecmeune topluca أَجْمَعُونَ جمع

Ayet 74

4042|38|74|إِلَّآ إِبْلِيسَ ٱسْتَكْبَرَ وَكَانَ مِنَ ٱلْكَٰفِرِينَ
4042|38|74|الا ابليس استكبر وكان من الكفرين
74. İllâ iblîs(iblîse), istekbere ve kâne minel kâfirîn(kâfirîne).
Dışında iblîs190; büyüklendi (o) ve oldu kâfirlerden25.
Ahmed Samira: 74 Except Satan he became arrogant, and was/is from the disbelievers.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 illa dışında إِلَّا -
2 iblise İblis إِبْلِيسَ -
3 stekbera büyüklendi اسْتَكْبَرَ كبر
4 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
5 mine مِنَ -
6 l-kafirine kâfirlerden الْكَافِرِينَ كفر

Ayet 75

4043|38|75|قَالَ يَٰٓإِبْلِيسُ مَا مَنَعَكَ أَن تَسْجُدَ لِمَا خَلَقْتُ بِيَدَىَّ أَسْتَكْبَرْتَ أَمْ كُنتَ مِنَ ٱلْعَالِينَ
4043|38|75|قال يابليس ما منعك ان تسجد لما خلقت بيدي استكبرت ام كنت من العالين
75. Kâle yâ iblîsu mâ meneake en tescude limâ halaktu bi yedeyy(yedeyye), estekberte em kunte minel âlîn(âlîne).
Dedi (Allah): "Ey iblîs190! Nedir men eden seni secde70 etmekten iki elimle yarattığıma; büyüklendin mi yoksa oldun (mu) yücelerden?"
Ahmed Samira: 75 He said: "You Satan , what prevented/prohibited you that you prostrate to what I created with My hands, did you become arrogant, or you were from the high and mighty?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi (Allah) قَالَ قول
2 ya ibliysu ey iblis يَا إِبْلِيسُ -
3 ma nedir? مَا -
4 meneake men eden seni مَنَعَكَ منع
5 en ki أَنْ -
6 tescude secde edersin تَسْجُدَ سجد
7 lima لِمَا -
8 halektu yarattığıma خَلَقْتُ خلق
9 biyedeyye iki elimle بِيَدَيَّ يدي
10 estekberte büyüklendin mi أَسْتَكْبَرْتَ كبر
11 em yoksa أَمْ -
12 kunte oldun كُنْتَ كون
13 mine مِنَ -
14 l-aaline yücelerden الْعَالِينَ علو

Ayet 76

4044|38|76|قَالَ أَنَا۠ خَيْرٌ مِّنْهُ خَلَقْتَنِى مِن نَّارٍ وَخَلَقْتَهُۥ مِن طِينٍ
4044|38|76|قال انا خير منه خلقتني من نار وخلقته من طين
76. Kâle ene hayrun minh(minhu), halaktenî min nârin ve halaktehu min tîn(tînin).
Dedi (iblîs): "Benim hayırlı (olan) ondan*; yarattın beni bir ateşten** ve yarattın onu*** bir tinden582."
Ahmed Samira: 76 He said: "I am better than him, You created me from fire and You created him from mud/clay ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 ena benim أَنَا -
3 hayrun hayırlı خَيْرٌ خير
4 minhu ondan مِنْهُ -
5 halekteni yarattın beni خَلَقْتَنِي خلق
6 min مِنْ -
7 narin bir ateşten نَارٍ نور
8 ve halektehu ve yarattın onu وَخَلَقْتَهُ خلق
9 min مِنْ -
10 tinin tinden طِينٍ طين

Notlar

Not 1: *Beşerden. Âdem'den.**Radyasyon, yakan ışıma.***Beşeri, Âdem'i.

Ayet 77

4045|38|77|قَالَ فَٱخْرُجْ مِنْهَا فَإِنَّكَ رَجِيمٌ
4045|38|77|قال فاخرج منها فانك رجيم
77. Kâle fahruc minhâ fe inneke recîm(recîmun).
Dedi (Allah): "Öyle ki çık oradan*; öyle ki doğrusu sen racîmsin411."
Ahmed Samira: 77 He said: "So get out/emerge from it, so that you are cursed/expelled."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 fehruc öyle ki çık فَاخْرُجْ خرج
3 minha oradan مِنْهَا -
4 feinneke öyle ki doğrusu sen فَإِنَّكَ -
5 racimun racimsin. رَجِيمٌ رجم

Notlar

Not 1: *Cennetten.

Ayet 78

4046|38|78|وَإِنَّ عَلَيْكَ لَعْنَتِىٓ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلدِّينِ
4046|38|78|وان عليك لعنتي الي يوم الدين
78. Ve inne aleyke la’netî ilâ yevmid dîn(dîni).
Ve doğrusu (senin) üzerinedir lanetim280 din gününe109 kadar.
Ahmed Samira: 78 And that (E) on you (is) My curse/torture/expulsion to the Judgment Day/Resurrection Day .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve inne ve doğrusu وَإِنَّ -
2 aleyke üzerinedir عَلَيْكَ -
3 lea'neti lanetim لَعْنَتِي لعن
4 ila kadar إِلَىٰ -
5 yevmi gününe يَوْمِ يوم
6 d-dini din الدِّينِ دين

Ayet 79

4047|38|79|قَالَ رَبِّ فَأَنظِرْنِىٓ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ
4047|38|79|قال رب فانظرني الي يوم يبعثون
79. Kâle rabbi fe enzırnî ilâ yevmi yub’asûn(yub’asûne).
Dedi: "Rabbim! Öyle ki gözetle beni güne kadar (ki) diriltilirler."
Ahmed Samira: 79 He said: "My Lord so give me time/delay me to a day/time they be sent/resurrected/revived."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 rabbi Rabbim رَبِّ ربب
3 feenzirni öyle ki gözetle beni فَأَنْظِرْنِي نظر
4 ila kadar إِلَىٰ -
5 yevmi güne يَوْمِ يوم
6 yub'asune dirilirler يُبْعَثُونَ بعث

Ayet 80

4048|38|80|قَالَ فَإِنَّكَ مِنَ ٱلْمُنظَرِينَ
4048|38|80|قال فانك من المنظرين
80. Kâle fe inneke minel munzarîn(munzarîne).
Dedi (Allah): "Öyle ki doğrusu sen* gözetlenenlerdensin."
Ahmed Samira: 80 He said: "So that you are from the given time/delayed ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi (Allah) قَالَ قول
2 feinneke öyle ki doğrusu sen فَإِنَّكَ -
3 mine مِنَ -
4 l-munzerine gözetlenenlerdensin الْمُنْظَرِينَ نظر

Notlar

Not 1: *İblîs.

Ayet 81

4049|38|81|إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْوَقْتِ ٱلْمَعْلُومِ
4049|38|81|الي يوم الوقت المعلوم
81. İlâ yevmil vaktil ma’lûm(ma’lûmi).
Malum/bilinen günün vaktine kadar.
Ahmed Samira: 81 To day/time (of) the time, the known.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ila kadar إِلَىٰ -
2 yevmi gününe يَوْمِ يوم
3 l-vekti vaktin الْوَقْتِ وقت
4 l-mea'lumi malum/bilinen الْمَعْلُومِ علم

Ayet 82

4050|38|82|قَالَ فَبِعِزَّتِكَ لَأُغْوِيَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ
4050|38|82|قال فبعزتك لاغوينهم اجمعين
82. Kâle fe bi izzetike le ugviyennehum ecmaîn(ecmaîne).
Dedi (iblîs): "Öyle ki senin izzetinle614 mutlak doğru yoldan saptırırım onları topluca."
Ahmed Samira: 82 He said: "So with Your glory/might , I will misguide/lure them (E) all/all together."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 febiizzetike öyle ki senin izzetinle فَبِعِزَّتِكَ عزز
3 leugviyennehum mutlak doğru yoldan saptırırım onları لَأُغْوِيَنَّهُمْ غوي
4 ecmeiyne topluca أَجْمَعِينَ جمع

Ayet 83

4051|38|83|إِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ ٱلْمُخْلَصِينَ
4051|38|83|الا عبادك منهم المخلصين
83. İllâ ibâdeke minhumul muhlasîn(muhlasîne).
"Dışındadır kulların (ki) onlardandır muhlis309."
Ahmed Samira: 83 Except Your worshippers/slaves from them, the faithful/devoted

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 illa dışındadır إِلَّا -
2 ibadeke kulların عِبَادَكَ عبد
3 minhumu onlardandır مِنْهُمُ -
4 l-muhlesine muhlis الْمُخْلَصِينَ خلص

Ayet 84

4052|38|84|قَالَ فَٱلْحَقُّ وَٱلْحَقَّ أَقُولُ
4052|38|84|قال فالحق والحق اقول
84. Kâle fel hakku vel hakka ekûl(ekûlu).
Dedi (Allah): "Öyle ki haktır/gerçektir; ve haktır/gerçektir (ki) derim."
Ahmed Samira: 84 He said: So the truth and the truth I say:"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi (Allah) قَالَ قول
2 felhakku öyle ki haktır/gerçektir فَالْحَقُّ حقق
3 velhakka ve haktır/gerçektir وَالْحَقَّ حقق
4 ekulu derim أَقُولُ قول

Ayet 85

4053|38|85|لَأَمْلَأَنَّ جَهَنَّمَ مِنكَ وَمِمَّن تَبِعَكَ مِنْهُمْ أَجْمَعِينَ
4053|38|85|لاملان جهنم منك وممن تبعك منهم اجمعين
85. Le emleenne cehenneme minke ve mimmen tebiake minhum ecmaîn(ecmaîne).
Mutlak doldururum cehennemi senden* ve kimseden (ki) tabi oldu sana* onlardan**; topluca.
Ahmed Samira: 85 I will fill (E) Hell from you and from who followed you from them all/all together.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 leemleenne mutlak doldururum لَأَمْلَأَنَّ ملا
2 cehenneme cehennemi جَهَنَّمَ -
3 minke senden مِنْكَ -
4 ve mimmen ve kimseden وَمِمَّنْ -
5 tebiake tabi oldu sana تَبِعَكَ تبع
6 minhum onlardan مِنْهُمْ -
7 ecmeiyne topluca أَجْمَعِينَ جمع

Notlar

Not 1: *İblîs.**Beşer. İnsanoğlu.

Ayet 87

4055|38|87|إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَٰلَمِينَ
4055|38|87|ان هو الا ذكر للعلمين
87. İn huve illâ zikrun lil âlemîn(âlemîne).
Ki o* ancak bir zikirdir/hatırlatmadır78 alemler203 için.
Ahmed Samira: 87 That (E) it is except a reminder/remembrance to the creations all together/(universes).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 in ki إِنْ -
2 huve O (Kur'an) هُوَ -
3 illa ancak إِلَّا -
4 zikrun bir zikir/hatırlatma ذِكْرٌ ذكر
5 lil'aalemine alemler için لِلْعَالَمِينَ علم

Notlar

Not 1: *Kur'ân.

Ayet 88

4056|38|88|وَلَتَعْلَمُنَّ نَبَأَهُۥ بَعْدَ حِينٍۭ
4056|38|88|ولتعلمن نباه بعد حين
88. Ve le talemunne nebeehu ba’de hîn(hînin).
Ve mutlak bilirsiniz onun haberini bir zaman/süre sonra.
Ahmed Samira: 88 And you will know (E) its news/information after a time/period of time

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 veletea'lemunne ve mutlak bilirsiniz وَلَتَعْلَمُنَّ علم
2 nebeehu onun haberini نَبَأَهُ نبا
3 bea'de sonra بَعْدَ بعد
4 hinin bir süre/zaman حِينٍ حين