Sure 38: Sâd/Sâd Harfi

Ayet No: 24 | Kur'an Ayet No: 3992 | ص

Arapça Metin (Harekeli)

3992|38|24|قَالَ لَقَدْ ظَلَمَكَ بِسُؤَالِ نَعْجَتِكَ إِلَىٰ نِعَاجِهِۦ وَإِنَّ كَثِيرًا مِّنَ ٱلْخُلَطَآءِ لَيَبْغِى بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَقَلِيلٌ مَّا هُمْ وَظَنَّ دَاوُۥدُ أَنَّمَا فَتَنَّٰهُ فَٱسْتَغْفَرَ رَبَّهُۥ وَخَرَّ رَاكِعًا وَأَنَابَ

Arapça Metin (Harekesiz)

3992|38|24|قال لقد ظلمك بسوال نعجتك الي نعاجه وان كثيرا من الخلطا ليبغي بعضهم علي بعض الا الذين امنوا وعملوا الصلحت وقليل ما هم وظن داود انما فتنه فاستغفر ربه وخر راكعا واناب

Latin Literal

24. Kâle lekad zalemeke bi suâli na’cetike ilâ niâcih(niâcihî), ve inne kesîren minel huletâi le yebgî ba’duhum alâ ba’dın illellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti ve kalîlun mâ hum, ve zanne dâvûdu ennemâ fetennâhu festagfere rabbehu ve harre râkian ve enâb(enâbe). (SECDE ÂYETİ)

Türkçe Çeviri

Dedi (Davut): “Ant olsun, zulmetti sana sormakla/istemekle dişi koyununu senin kendi koyunlarına; ve doğrusu, çoğu karışanlardan/ortaklardan mutlak güçlü gelir bir kısmı onların diğer bir kısmı üzerine; kimseler dışında; inandılar ve yaptılar sâlihât18; ve ne azdır onlar; ve zannetti Davut o durumda denediğimizi onu; öyle ki mağfiret diledi/bağışlanma diledi Rabbinden; ve kapandı yere rükû11 ederek; ve tevbe33 etti.

Ahmed Samira Çevirisi

24 He (David) said: "He had (E) caused injustice to you/oppressed you with requesting your ewe/female sheep to his ewes/female sheep, and that many from the associates/company some of them oppress/transgress (E) on some (each other) except those who believed and made/did the correct/righteous deeds, and little/few what they are." And David doubted/suspected that We tested him so he asked for forgiveness (from) his Lord, and he fell down bowing, and He repented/obeyed .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale Dedi (Davut) قَالَ قول
2 lekad ant olsun لَقَدْ -
3 zelemeke zulmetti sana ظَلَمَكَ ظلم
4 bisu'ali sormakla/istemekle بِسُؤَالِ سال
5 nea'cetike dişi koyununu senin نَعْجَتِكَ نعج
6 ila إِلَىٰ -
7 niaacihi kendi koyunlarına نِعَاجِهِ نعج
8 ve inne ve doğrusu, وَإِنَّ -
9 kesiran çoğu كَثِيرًا كثر
10 mine مِنَ -
11 l-huleta'i karışanlardan/ortaklardan الْخُلَطَاءِ خلط
12 leyebgi mutlak güçlü gelir لَيَبْغِي بغي
13 bea'duhum bir kısmı onların بَعْضُهُمْ بعض
14 ala üzerine عَلَىٰ -
15 bea'din diğer bir kısmı بَعْضٍ بعض
16 illa dışında إِلَّا -
17 ellezine kimseler الَّذِينَ -
18 amenu inandılar امَنُوا امن
19 ve amilu ve yaptılar وَعَمِلُوا عمل
20 s-salihati düzeltici-iyileştirici-barışa yönelik işler الصَّالِحَاتِ صلح
21 ve kalilun ve ne azdır وَقَلِيلٌ قلل
22 ma مَا -
23 hum onlar هُمْ -
24 ve zenne ve zannetti وَظَنَّ ظنن
25 davudu Davut دَاوُودُ -
26 ennema أَنَّمَا -
27 fetennahu o durumda denediğimizi onu فَتَنَّاهُ فتن
28 festegfera öyle ki mağfiret diledi/bağışlanma diledi فَاسْتَغْفَرَ غفر
29 rabbehu Rabbinden رَبَّهُ ربب
30 ve harra ve kapandı yere وَخَرَّ خرر
31 rakian rükû ederek/eğilerek/dize gelerek/baş eğerek رَاكِعًا ركع
32 ve enabe ve döndü/tevbe etti. وَأَنَابَ نوب