Sure 85: Bürûc/Burçlar

Ayet Sayısı: 22
ٱلْبُرُوج

Ayet 1

5908|85|1|وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلْبُرُوجِ
5908|85|1|والسما ذات البروج
1. Ves semâi zâtil burûc(burûci).
Ve göğe; burçlar846* sahibi.
Ahmed Samira: 1 And/by the sky/space that of the constellations .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vessemai ve göğe وَالسَّمَاءِ سمو
2 zati sahibi ذَاتِ -
3 l-buruci burçlar الْبُرُوجِ برج

Notlar

Not 1: *Cazibeli takım yıldızlar.

Ayet 2

5909|85|2|وَٱلْيَوْمِ ٱلْمَوْعُودِ
5909|85|2|واليوم الموعود
2. Vel yevmil mev’ûd(mev’ûdi).
Ve vaat edilen (o) güne.
Ahmed Samira: 2 And/by the Day the Promised/Resurrection Day.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velyevmi ve (o) güne وَالْيَوْمِ يوم
2 l-mev'udi vaat edilen الْمَوْعُودِ وعد

Ayet 3

5910|85|3|وَشَاهِدٍ وَمَشْهُودٍ
5910|85|3|وشاهد ومشهود
3. Ve şâhidin ve meşhûd(meşhûdin).
Ve bir şahide*; ve bir şahitlik edilene**.
Ahmed Samira: 3 And/by a witness/testifier and a witnessed (against).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve şahidin ve bir şahide وَشَاهِدٍ شهد
2 ve meşhudin ve bir şahitlik edilene وَمَشْهُودٍ شهد

Notlar

Not 1: *Tanıklık edene.**Tanıklık edilene. Tanıklık edilen şeye.

Ayet 4

5911|85|4|قُتِلَ أَصْحَٰبُ ٱلْأُخْدُودِ
5911|85|4|قتل اصحب الاخدود
4. Kutile ashâbul uhdûd(uhdûdi).
Katledildi35 uhdûd847* ashâbı194.
Ahmed Samira: 4 The geological rift’s-fault line’s owners/company/friends were killed.

Notlar

Not 1: *Hendek korunma/savunma amaçlı kazılır. Anlarız ki müminler (85:7) korunma amaçlı şehirlerinin etrafına hendekler kazmışlardır.

Ayet 5

5912|85|5|ٱلنَّارِ ذَاتِ ٱلْوَقُودِ
5912|85|5|النار ذات الوقود
5. Ennâri zâtil vekûd(vekûdi).
Ki tutuşan* sahibi ateş.
Ahmed Samira: 5 The fire , that of the fuel.

Notlar

Not 1: *Muhtemel ki müminlerin (85:7) şehrine saldıran müşrik ve kâfirler yanıcı bir madde kullanarak şehri ateşe vermişlerdir. Bu madde ham petrol, katran veya yanıcı yağlar olabilir. Yanıcı madde emdirilmiş şeyleri mancınık yöntemiyle hendeği bypass ederek şehre attıkları anlaşılır.

Ayet 6

5913|85|6|إِذْ هُمْ عَلَيْهَا قُعُودٌ
5913|85|6|اذ هم عليها قعود
6. İzhum aleyhâ kuûd(kuûdun).
Zaman (ki) onlar* üzerine onun** bir oturandı***.
Ahmed Samira: 6 When they are on it sitting/remaining.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 iz zaman إِذْ -
2 hum onlar هُمْ -
3 aleyha üzerine onun عَلَيْهَا -
4 kuudun bir oturandı قُعُودٌ قعد

Notlar

Not 1: *Müşrikler ve kâfirler.**Ateşin.***Ateşin yanında oturmuş izliyorlardı.

Ayet 7

5914|85|7|وَهُمْ عَلَىٰ مَا يَفْعَلُونَ بِٱلْمُؤْمِنِينَ شُهُودٌ
5914|85|7|وهم علي ما يفعلون بالمومنين شهود
7. Ve hum alâ mâ yef’alûne bil mu’minîne şuhûd(şuhûdun).
Ve onlar* müminlere27 yaptıklarına bir şahitti/tanıktı.
Ahmed Samira: 7 And they are on what they are making/doing with (to) the believers witnessing/testifying.

Notlar

Not 1: *Ateş yakan müşrikler ve kâfirler.

Ayet 8

5915|85|8|وَمَا نَقَمُوا۟ مِنْهُمْ إِلَّآ أَن يُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَمِيدِ
5915|85|8|وما نقموا منهم الا ان يومنوا بالله العزيز الحميد
8. Ve mâ nekamû minhum illâ en yu’minû billâhil azîzil hamîd(hamîdi).
Ve intikam almış değillerdi* onlardan** dışında*** ki iman47 ederler Azîz37; Hamîd107 Allah'a.
Ahmed Samira: 8 And they did not revenge/punish from them except (because) that (E) they believe with (in) God, the glorious/mighty , the praiseworthy/commendable.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değildi وَمَا -
2 nekamu intikam aldılar نَقَمُوا نقم
3 minhum onlardan مِنْهُمْ -
4 illa dışında إِلَّا -
5 en ki أَنْ -
6 yu'minu iman ederler يُؤْمِنُوا امن
7 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
8 l-azizi Azîz الْعَزِيزِ عزز
9 l-hamidi Hamîd الْحَمِيدِ حمد

Notlar

Not 1: *Müşrikler ve kâfirler.**Müminlerden.***Geçerli/haklı/gerçek bir intikam nedenleri yoktu. Durup dururken, sadece iman etmiş olmaları nedeniyle müminlerden intikam almaya kalktılar.

Ayet 9

5916|85|9|ٱلَّذِى لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ شَهِيدٌ
5916|85|9|الذي له ملك السموت والارض والله علي كل شي شهيد
9. Ellezî lehu mulkus semâvâti vel ard(ardı), vallâhu alâ kulli şey’in şehîd(şehîdun).
O'na olandır mülkü göklerin162 ve yerin; ve Allah her bir şey üzerine bir şahittir/tanıktır.
Ahmed Samira: 9 Who for Him (is) the skies’/space’s and the earth’s/Planet Earth’s ownership/kingdom , and God (is) on every thing witnessing .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezi الَّذِي -
2 lehu O'na olandır لَهُ -
3 mulku mülkü مُلْكُ ملك
4 s-semavati göklerin السَّمَاوَاتِ سمو
5 vel'erdi ve yerin وَالْأَرْضِ ارض
6 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
7 ala üzerine عَلَىٰ -
8 kulli her كُلِّ كلل
9 şey'in şey شَيْءٍ شيا
10 şehidun bir şahittir/tanıktır شَهِيدٌ شهد

Ayet 10

5917|85|10|إِنَّ ٱلَّذِينَ فَتَنُوا۟ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا۟ فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمْ عَذَابُ ٱلْحَرِيقِ
5917|85|10|ان الذين فتنوا المومنين والمومنت ثم لم يتوبوا فلهم عذاب جهنم ولهم عذاب الحريق
10. İnnellezîne fetenul mu’minîne vel mu’minâti summe lem yetûbû fe lehum azâbu cehenneme ve lehum azâbul harîk(harîkı).
Doğrusu kimseler (ki) fitne* verdiler mümin27 erkeklere ve mümin27 kadınlara; sonra asla tevbe33 etmezler; öyle ki onlaradır cehennem azabı; ve onlaradır yangın azabı.
Ahmed Samira: 10 That truly those who tortured/betrayed/allured the believers (M) and the believers (F), then they did not repent, so for them (is) Hell’s torture, and for them (is) the burning’s torture.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimseler (ki) الَّذِينَ -
3 fetenu fitne verdiler فَتَنُوا فتن
4 l-mu'minine mümin erkeklere الْمُؤْمِنِينَ امن
5 velmu'minati ve mümin kadınlara وَالْمُؤْمِنَاتِ امن
6 summe sonra ثُمَّ -
7 lem asla لَمْ -
8 yetubu tevbe etmez يَتُوبُوا توب
9 felehum öyle ki onlaradır فَلَهُمْ -
10 azabu azabı عَذَابُ عذب
11 cehenneme cehennem جَهَنَّمَ -
12 velehum ve onlaradır وَلَهُمْ -
13 azabu azabı عَذَابُ عذب
14 l-hariki yangın الْحَرِيقِ حرق

Notlar

Not 1: *Sıkıntı, karışıklık, kargaşa vermek.

Ayet 11

5918|85|11|إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَهُمْ جَنَّٰتٌ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ ذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْكَبِيرُ
5918|85|11|ان الذين امنوا وعملوا الصلحت لهم جنت تجري من تحتها الانهر ذلك الفوز الكبير
11. İnnellezîne âmenû ve amilus sâlihâti lehum cennâtun tecrî min tahtihel enhâr(enhâru), zâlikel fevzul kebîr(kebîru).
Doğrusu kimseler (ki) iman47 ettiler ve yaptılar sâlihât18; onlaradır cennetler (ki) akar altından onun* nehirler; işte bu; büyük fevzdir768.
Ahmed Samira: 11 That truly those who believed and made/did the correct/righteous deeds, for them (are) treed gardens/paradises the rivers/waterways flow from below it, that is the winning/success , the great .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ellezine kimseler (ki) الَّذِينَ -
3 amenu iman ettiler امَنُوا امن
4 ve amilu ve yaptılar وَعَمِلُوا عمل
5 s-salihati salihat الصَّالِحَاتِ صلح
6 lehum onlardır لَهُمْ -
7 cennatun cennetler جَنَّاتٌ جنن
8 tecri akar تَجْرِي جري
9 min مِنْ -
10 tehtiha altından onun تَحْتِهَا تحت
11 l-enharu nehirler الْأَنْهَارُ نهر
12 zalike işte bu ذَٰلِكَ -
13 l-fevzu fevzdir الْفَوْزُ فوز
14 l-kebiru büyük الْكَبِيرُ كبر

Notlar

Not 1: *Cennetin.

Ayet 12

5919|85|12|إِنَّ بَطْشَ رَبِّكَ لَشَدِيدٌ
5919|85|12|ان بطش ربك لشديد
12. İnne batşe rabbike le şedîd(şedîdun).
Doğrusu saldırısı* (senin) Rabbinin4 mutlak şiddetlidir.
Ahmed Samira: 12 That truly your Lord’s violent attack/destruction (is) strong (E) (severe).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 betşe saldırısı بَطْشَ بطش
3 rabbike (senin) Rabbinin رَبِّكَ ربب
4 leşedidun mutlak şiddetlidir لَشَدِيدٌ شدد

Notlar

Not 1: *Şiddetle saldırmak; zorla üzerine çökmek; nakavt etmek/yere indirmek.

Ayet 13

5920|85|13|إِنَّهُۥ هُوَ يُبْدِئُ وَيُعِيدُ
5920|85|13|انه هو يبدي ويعيد
13. İnnehu huve yubdiu ve yuîd(yuîdu).
Doğrusu O*; O* başlatır**; ve geri döndürür***.
Ahmed Samira: 13 That He truly creates/initiates , and returns/repeats .

Notlar

Not 1: *Allah.**Mekan ve zamana sahip olmayan evreni/evrenleri tekillikten saf enerjiyle yaratmaya başlar. Saf enerji E=mc2 ile maddeye dönüşür. ***Evreni/evrenleri tekillik haline yani saf enerjiye geri döndürür. Gök geri dönüşlüdür. Evren/evrenler bir zaman yırtılacak ve yer çekimi her şeyi tekrar yokluğa geri döndürecektir. Madde E=mc2 ile saf enerjiye dönüşecektir.

Ayet 14

5921|85|14|وَهُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلْوَدُودُ
5921|85|14|وهو الغفور الودود
14. Ve huvel gafûrul vedûd(vedûdu).
Ve O*; Gafûr’dur20; Vedûd’tur848.
Ahmed Samira: 14 And He is the forgiving, the loving/affectionate.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve huve ve O وَهُوَ -
2 l-gafuru Gafûr’dur الْغَفُورُ غفر
3 l-vedudu Vedûd’tur الْوَدُودُ ودد

Notlar

Not 1: *Allah.

Ayet 15

5922|85|15|ذُو ٱلْعَرْشِ ٱلْمَجِيدُ
5922|85|15|ذو العرش المجيد
15. Zul arşil mecîd(mecîdu).
Sahibidir mecîd849 arşın66.
Ahmed Samira: 15 (Owner) of the throne , the most glorious/exacted .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zu sahibidir ذُو -
2 l-arşi arşın الْعَرْشِ عرش
3 l-mecidu mecîd الْمَجِيدُ مجد

Ayet 16

5923|85|16|فَعَّالٌ لِّمَا يُرِيدُ
5923|85|16|فعال لما يريد
16. Fa’âlun limâ yurîd(yurîdu).
Faaliyete geçirendir dilediğini.
Ahmed Samira: 16 Maker/doer to what He wills/wants/intends.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feaaalun faaliyete geçirendir فَعَّالٌ فعل
2 lima لِمَا -
3 yuridu dilediğini يُرِيدُ رود

Ayet 17

5924|85|17|هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلْجُنُودِ
5924|85|17|هل اتيك حديث الجنود
17. Hel etâke hadîsul cunûd(cunûdi).
Geldi mi sana orduların hadisi/sözü?
Ahmed Samira: 17 Did the soldiers’/warriors’ information/news come to you?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 hel هَلْ -
2 etake geldi mi sana أَتَاكَ اتي
3 hadisu hadisi/sözü حَدِيثُ حدث
4 l-cunudi orduların الْجُنُودِ جند

Ayet 18

5925|85|18|فِرْعَوْنَ وَثَمُودَ
5925|85|18|فرعون وثمود
18. Fir’avne ve semûd(semûde).
Firavun* ve semûd*.
Ahmed Samira: 18 Pharaoh and Thamud .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fir'avne firavun فِرْعَوْنَ -
2 ve semude ve semûd وَثَمُودَ -

Notlar

Not 1: *Orduları.

Ayet 19

5926|85|19|بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى تَكْذِيبٍ
5926|85|19|بل الذين كفروا في تكذيب
19. Belillezîne keferû fî tekzîb(tekzîbin).
Evet! Kâfirlik25 etmiş kimseler bir tekziptedir*.
Ahmed Samira: 19 But those who disbelieved (are) in lying/denial/falsification.

Notlar

Not 1: *Yalanlamadadır.

Ayet 20

5927|85|20|وَٱللَّهُ مِن وَرَآئِهِم مُّحِيطٌۢ
5927|85|20|والله من ورايهم محيط
20. Vallâhu min verâihim muhît(muhîtun).
Ve Allah onları arkalarından bir kuşatandır.
Ahmed Samira: 20 And God is from behind them surrounding/comprehending .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vallahu ve allah وَاللَّهُ -
2 min مِنْ -
3 veraihim onları arkalarından وَرَائِهِمْ وري
4 muhitun bir kuşatandır مُحِيطٌ حوط

Ayet 21

5928|85|21|بَلْ هُوَ قُرْءَانٌ مَّجِيدٌ
5928|85|21|بل هو قران مجيد
21. Bel huve kur’ânun mecîd(mecîdun).
Evet! O mecîd849 bir Kur'ân'dır850.
Ahmed Samira: 21 But it is a glorious/exalted Koran .

Ayet 22

5929|85|22|فِى لَوْحٍ مَّحْفُوظٍۭ
5929|85|22|في لوح محفوظ
22. Fî levhın mahfûz(mahfûzın).
Levh-i mahfûzdadır.
Ahmed Samira: 22 In a protected/guarded tablet/sheet