Sure 70: Meâric/Yükselme Yerleri

Ayet Sayısı: 21
ٱلْمَعَارِج

Ayet 15

5388|70|15|كَلَّآ إِنَّهَا لَظَىٰ
5388|70|15|كلا انها لظي
15. Kellâ, innehâ lezâ.
Hayır! Doğrusu o* lezâdır800.
Ahmed Samira: 15 No, but that it is blazing/flaming .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kella hayır! كَلَّا -
2 inneha doğrusu o (cehennem) إِنَّهَا -
3 leza harlı ateştir. لَظَىٰ -

Notlar

Not 1: *Cehennemin ateşi. Hutame veya Hâviye. Hutame olması daha olasıdır.

Ayet 16

5389|70|16|نَزَّاعَةً لِّلشَّوَىٰ
5389|70|16|نزاعه للشوي
16. Nezzâaten liş şevâ.
Bir soyucu/sıyırıcı kafatasını.
Ahmed Samira: 16 Pulling away/removing to the extremities/outer layer of skin .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 nezzaaten bir soyucu/sıyırıcı نَزَّاعَةً نزع
2 lişşeva kafatasını لِلشَّوَىٰ شوي

Ayet 17

5390|70|17|تَدْعُوا۟ مَنْ أَدْبَرَ وَتَوَلَّىٰ
5390|70|17|تدعوا من ادبر وتولي
17. Ted’û men edbera ve tevellâ.
Çağırır kimseyi; sırtını döndü o; ve yüz çevirdi.
Ahmed Samira: 17 It calls who gave his back and turned away .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ted'u çağırır تَدْعُو دعو
2 men kimseyi مَنْ -
3 edbera sırtını döndü o أَدْبَرَ دبر
4 ve tevella ve yüz çevirdi o وَتَوَلَّىٰ ولي

Ayet 18

5391|70|18|وَجَمَعَ فَأَوْعَىٰٓ
5391|70|18|وجمع فاوعي
18. Ve cemea fe ev’â.
Ve topladı o; öyle ki istifledi.
Ahmed Samira: 18 And gathered/collected , so he comprehended/accepted .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve cemea Ve topladı o وَجَمَعَ جمع
2 fe ev'aa Öyle ki istifledi فَأَوْعَىٰ وعي

Ayet 19

5392|70|19|إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ خُلِقَ هَلُوعًا
5392|70|19|ان الانسن خلق هلوعا
19. İnnel insâne hulika helûâ(helûan).
Doğrusu insan yaratıldı; bir sabırsız/endişeli.
Ahmed Samira: 19 That truly the human/mankind was created worrisome/frightened .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 l-insane insan الْإِنْسَانَ انس
3 hulika yaratıldı خُلِقَ خلق
4 heluan bir sabırsız/endişeli هَلُوعًا هلع

Ayet 20

5393|70|20|إِذَا مَسَّهُ ٱلشَّرُّ جَزُوعًا
5393|70|20|اذا مسه الشر جزوعا
20. İzâ messehuş şerru cezûâ(cezûan).
Temsa ettiği zaman ona şer/kötülük; bir kaygı/sıkıntı/endişe/sabırsızlık.
Ahmed Samira: 20 If the bad/evil/harm touched him, (he is) worrying/grievous and impatient.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 iza zaman إِذَا -
2 messehu dokunduğu ona مَسَّهُ مسس
3 ş-şerru şer/kötülük الشَّرُّ شرر
4 cezuan bir kaygı/sıkıntı/endişe/sabırsızlık جَزُوعًا جزع

Ayet 21

5394|70|21|وَإِذَا مَسَّهُ ٱلْخَيْرُ مَنُوعًا
5394|70|21|واذا مسه الخير منوعا
21. Ve izâ messehul hayru menûâ(menûan).
Ve dokunduğu zaman hayır/iyilik; bir mâni olan/engelleyen.
Ahmed Samira: 21 And if the goodness touched him, (he is) often preventing/prohibiting .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 messehu dokunduğu مَسَّهُ مسس
3 l-hayru hayır/iyilik الْخَيْرُ خير
4 menuan bir mâni olan/engelleyen مَنُوعًا منع

Ayet 22

5395|70|22|إِلَّا ٱلْمُصَلِّينَ
5395|70|22|الا المصلين
22. İllel musallîn(musallîne).
Dışındadır musallin112.
Ahmed Samira: 22 Except the praying.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 illa dışındadır إِلَّا -
2 l-musalline salla edenler الْمُصَلِّينَ صلو

Ayet 23

5396|70|23|ٱلَّذِينَ هُمْ عَلَىٰ صَلَاتِهِمْ دَآئِمُونَ
5396|70|23|الذين هم علي صلاتهم دايمون
23. Ellezîne hum alâ salâtihim dâimûn(dâimûne).
Kimseler; onlar salâtlarında23 daimîlerdir/devamlılardır.
Ahmed Samira: 23 Those who (are) on their prayers continuing/lasting.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimseler الَّذِينَ -
2 hum onlar هُمْ -
3 ala عَلَىٰ -
4 salatihim salatlarında صَلَاتِهِمْ صلو
5 daimune daimîlerdir/devamlılardır دَائِمُونَ دوم

Ayet 24

5397|70|24|وَٱلَّذِينَ فِىٓ أَمْوَٰلِهِمْ حَقٌّ مَّعْلُومٌ
5397|70|24|والذين في امولهم حق معلوم
24. Vellezîne fî emvâlihim hakkun ma’lûm(ma’lûmun).
Ve kimseler; mallarındadır onların bir hak; bildirilen/malum edilen.
Ahmed Samira: 24 And those who in their properties/possessions (is) a known right/share .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
2 fi فِي -
3 emvalihim mallarındadır onların أَمْوَالِهِمْ مول
4 hakkun bir hak حَقٌّ حقق
5 mea'lumun bildirilen/malum edilen مَعْلُومٌ علم

Ayet 25

5398|70|25|لِّلسَّآئِلِ وَٱلْمَحْرُومِ
5398|70|25|للسايل والمحروم
25. Lis sâili vel mahrûm(mahrûmi).
İsteyen için; ve mahrum bırakılmış için.
Ahmed Samira: 25 For the asker/beggar and the deprived.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lissaili isteyen için لِلسَّائِلِ سال
2 velmehrumi ve mahrum bırakılmışlar için وَالْمَحْرُومِ حرم

Ayet 26

5399|70|26|وَٱلَّذِينَ يُصَدِّقُونَ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ
5399|70|26|والذين يصدقون بيوم الدين
26. Vellezîne yusaddikûne bi yevmid dîn(dîni).
Ve kimseler (ki) tasdik ederler din gününü109.
Ahmed Samira: 26 And those who believe/confirm with the Judgment Day/Resurrection Day .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
2 yusaddikune tasdik ederler يُصَدِّقُونَ صدق
3 biyevmi gününü بِيَوْمِ يوم
4 d-dini din الدِّينِ دين

Ayet 27

5400|70|27|وَٱلَّذِينَ هُم مِّنْ عَذَابِ رَبِّهِم مُّشْفِقُونَ
5400|70|27|والذين هم من عذاب ربهم مشفقون
27. Vellezîne hum min azâbi rabbihim muşfikûn(muşfikûne).
Ve kimselerdir (ki) onlar Rablerinin4 azabından korku474 duyanlardır.
Ahmed Samira: 27 And those whom they are from their Lord’s torture, are afraid/guarding/cautious .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
2 hum onlar هُمْ -
3 min -ndan مِنْ -
4 azabi azabı- عَذَابِ عذب
5 rabbihim Rablerinin رَبِّهِمْ ربب
6 muşfikune korkup çekinenlerdir مُشْفِقُونَ شفق

Ayet 28

5401|70|28|إِنَّ عَذَابَ رَبِّهِمْ غَيْرُ مَأْمُونٍ
5401|70|28|ان عذاب ربهم غير مامون
28. İnne azâbe rabbihim gayru me’mûn(me’mûnin).
Doğrusu Rablerinin4 azabı emin olunur değildir.
Ahmed Samira: 28 That truly their Lord’s torture (is) not trusted/safe .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 azabe azabı عَذَابَ عذب
3 rabbihim Rablerinin رَبِّهِمْ ربب
4 gayru değildir غَيْرُ غير
5 me'munin emin olunur مَأْمُونٍ امن

Ayet 29

5402|70|29|وَٱلَّذِينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَٰفِظُونَ
5402|70|29|والذين هم لفروجهم حفظون
29. Vellezîne hum li furûcihim hâfizûn(hâfizûne).
Ve kimselerdir (ki) onlar bacak aralarındakileri110 koruyucudurlar.
Ahmed Samira: 29 And those who to their genital parts (they are) protecting/guarding .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
2 hum onlar هُمْ -
3 lifurucihim bacak aralarındakileri; لِفُرُوجِهِمْ فرج
4 hafizune koruyucudurlar حَافِظُونَ حفظ

Ayet 30

5403|70|30|إِلَّا عَلَىٰٓ أَزْوَٰجِهِمْ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَٰنُهُمْ فَإِنَّهُمْ غَيْرُ مَلُومِينَ
5403|70|30|الا علي ازوجهم او ما ملكت ايمنهم فانهم غير ملومين
30. İllâ alâ ezvâcihim ev mâ meleket eymânuhum fe innehum gayru melûmîn(melûmîne).
Dışında; eşleri ya da sağ ellerinin malik olduğu77; doğrusu onlar değildir ayıplananlar*.
Ahmed Samira: 30 Except on (for) their spouses and what their rights owned/possessed (i.e.: care-givers of the sick, elderly and disabled under contract), so then they are not blameworthy/blamed.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 illa dışında إِلَّا -
2 ala عَلَىٰ -
3 ezvacihim eşleri أَزْوَاجِهِمْ زوج
4 ev ya da أَوْ -
5 ma مَا -
6 meleket malik olduğuna مَلَكَتْ ملك
7 eymanuhum sağ ellerinizin أَيْمَانُهُمْ يمن
8 feinnehum doğrusu onlar فَإِنَّهُمْ -
9 gayru değildir غَيْرُ غير
10 melumine ayıplananalar مَلُومِينَ لوم

Notlar

Not: ‘mâ meleket eymânuhum’ ‘sağ ellerinin malik olduğu’ demektir. Bir sözleşme, bir antlaşma gereği bazı kimselerin emrinde ve hükmünde olan kimselerdir. Günümüzde evlerde ya da iş yerlerinde maaşla çalışan işçiler örnek verilebilir. Bir önceki ayette geçen ‘onlar bacak aralarındakileri koruyucudurlar’ işareti düşünüldüğünde bacak arasında bulunan cinsel organ bölgelerini ancak eşleri veya kendileriyle bir sözleşme içinde çalışan erkek ya da kadın kimseler görebilecektir. Olayın cinsel ilişkiyle, nikahla bir ilgisi yoktur. Olay bacak arasındakileri görebilecek kimseleri işaret eder. Bu ayette sözleşmeli olarak evde çalışan yaşlı bakıcılar, hasta bakıcıların gibi kimselerin işaret edildiği ortadadır. Çünkü hiçbir şekilde bu durum ayıplanmaz. Eşlerin veya bakıcıların gerektiği durumda bacak arasındaki bölgeyi temizlemek gibi amaçlar için görmesi gerekebilir.
Not 1: *Yaşlı/hasta bakımı yapanların (kadın/erkek) gerektiğinde cinsel organları görmesi ayıplanmaz.

Ayet 31

5404|70|31|فَمَنِ ٱبْتَغَىٰ وَرَآءَ ذَٰلِكَ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْعَادُونَ
5404|70|31|فمن ابتغي ورا ذلك فاوليك هم العادون
31. Fe menibtegâ verâe zâlike fe ulâike humul âdûn(âdûne).
Öyle ki kim aradı ötesinde bunun; öyle ki şunlar; onlardır sınırı aşanlar.
Ahmed Samira: 31 So who desired/wished beyond that, so those, they are the transgressors/violators .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 femeni öyle ki kim فَمَنِ -
2 btega aradı ابْتَغَىٰ بغي
3 vera'e ötesinde وَرَاءَ وري
4 zalike bunun ذَٰلِكَ -
5 feulaike öyle ki bunlar فَأُولَٰئِكَ -
6 humu onlardır هُمُ -
7 l-aadune sınırı aşanlar الْعَادُونَ عدو

Ayet 32

5405|70|32|وَٱلَّذِينَ هُمْ لِأَمَٰنَٰتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَٰعُونَ
5405|70|32|والذين هم لامنتهم وعهدهم رعون
32. Vellezîne hum li emânâtihim ve ahdihim râûn(râûne).
Ve kimseler; onlar emanetlerini ve ahitlerini/sözleşmelerini gözetenlerdir.
Ahmed Samira: 32 And those who, to their deposits/securities and their promise/contracts , (they are) protecting/observing .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
2 hum onlar هُمْ -
3 liemanatihim emanetlerini لِأَمَانَاتِهِمْ امن
4 ve ahdihim ve ahitlerini/sözleşmelerini وَعَهْدِهِمْ عهد
5 raune gözetenlerdir رَاعُونَ رعي

Ayet 33

5406|70|33|وَٱلَّذِينَ هُم بِشَهَٰدَٰتِهِمْ قَآئِمُونَ
5406|70|33|والذين هم بشهدتهم قايمون
33. Vellezîne hum bi şehâdâtihim kâimûn(kâimûne).
Ve kimseler; onlar şahitliklerinde/tanıklıklarında dosdoğrudurlar/dimdiktirler.
Ahmed Samira: 33 And those who, they are with their testimonies (they are) taking care of .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
2 hum onlar هُمْ -
3 bişehadatihim şahitliklerinde/tanıklıklarında بِشَهَادَاتِهِمْ شهد
4 kaimune düzgünler/dosdoğrular قَائِمُونَ قوم

Ayet 34

5407|70|34|وَٱلَّذِينَ هُمْ عَلَىٰ صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ
5407|70|34|والذين هم علي صلاتهم يحافظون
34. Vellezîne hum alâ salâtihim yuhâfizûn(yuhâfizûne).
Ve kimseler (ki) onlar salâtlarını23 korurlar.
Ahmed Samira: 34 And those who, they are on their prayers (they are) protecting/observing .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
2 hum onlar هُمْ -
3 ala عَلَىٰ -
4 salatihim salatlarını صَلَاتِهِمْ صلو
5 yuhafizune korurlar يُحَافِظُونَ حفظ

Ayet 35

5408|70|35|أُو۟لَٰٓئِكَ فِى جَنَّٰتٍ مُّكْرَمُونَ
5408|70|35|اوليك في جنت مكرمون
35. Ulâike fî cennâtin mukremûn(mukremûne).
İşte bunlar cennetlerdedir; şereflendirilmişler/onurlandırılmışlar (olarak).
Ahmed Samira: 35 Those are in treed gardens/paradises honoured.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
2 fi فِي -
3 cennatin cennetlerdedir جَنَّاتٍ جنن
4 mukramune şereflendirilmişler/onurlandırılmışlar مُكْرَمُونَ كرم