Sure 20: Tâ-Hâ/Tâ-Hâ Harfleri

Ayet Sayısı: 17
طه

Ayet 6

2352|20|6|لَهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَمَا تَحْتَ ٱلثَّرَىٰ
2352|20|6|له ما في السموت وما في الارض وما بينهما وما تحت الثري
6. Lehu mâ fis semâvâti ve mâ fîl ardı ve mâ beynehumâ ve mâ tahtes serâ.
O’nadır* göklerdeki162 ve yerdeki; ve ikisinin arasındaki; ve toprağın** altındaki.
Ahmed Samira: 6 For Him what (is) in the skies/space, and what (is) in the earth/Planet Earth, and what (is) between them (B), and what (is) below/beneath the moist dust/earth .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lehu O’nadır لَهُ -
2 ma مَا -
3 fi فِي -
4 s-semavati göklerdeki السَّمَاوَاتِ سمو
5 ve ma ve وَمَا -
6 fi فِي -
7 l-erdi yerdeki الْأَرْضِ ارض
8 ve ma ve وَمَا -
9 beynehuma ikisinin arasındaki بَيْنَهُمَا بين
10 ve ma ve وَمَا -
11 tehte altındaki تَحْتَ تحت
12 s-sera toprağın الثَّرَىٰ ثري

Notlar

Not 1: *Allah'adır.**Zeminin, zenginliğin.

Ayet 14

2360|20|14|إِنَّنِىٓ أَنَا ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّآ أَنَا۠ فَٱعْبُدْنِى وَأَقِمِ ٱلصَّلَوٰةَ لِذِكْرِىٓ
2360|20|14|انني انا الله لا اله الا انا فاعبدني واقم الصلوه لذكري
14. İnnenî enallâhu lâ ilâhe illâ ene fa’budnî ve ekımis salâte li zikrî.
Doğrusu ben; benim Allah; yoktur ilâh74 benim dışında; öyle ki kulluk46 et bana; ve dik/ayağa kaldır salâtı5; zikrim* için.
Ahmed Samira: 14 That I , I am God, no god except Me, so worship Me, and keep up/start the prayers for mentioning/remembering Me (E).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inneni doğrusu ben; إِنَّنِي -
2 ena benim أَنَا -
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 la yoktur لَا -
5 ilahe ilah إِلَٰهَ اله
6 illa dışında إِلَّا -
7 ena benim أَنَا -
8 fea'budni öyle ki kulluk et bana فَاعْبُدْنِي عبد
9 ve ekimi ve dik/ayağa kaldır وَأَقِمِ قوم
10 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
11 lizikri zikrim (Kur’an) için لِذِكْرِي ذكر

Notlar

Not 1: *Kur’ân'ım.

Ayet 15

2361|20|15|إِنَّ ٱلسَّاعَةَ ءَاتِيَةٌ أَكَادُ أُخْفِيهَا لِتُجْزَىٰ كُلُّ نَفْسٍۭ بِمَا تَسْعَىٰ
2361|20|15|ان الساعه اتيه اكاد اخفيها لتجزي كل نفس بما تسعي
15. İnnes sâate âtiyetun ekâdu uhfîhâ li tuczâ kullu nefsin bimâ tes’â.
Doğrusu sâat470 bir gelendir; neredeyse* hafiyelik988 ederim** ona***; cezalandırılması63 içindir her bir nefsin201 kovaladığıyla****.
Ahmed Samira: 15 That (E) the Hour/Resurrection is coming, I am about to/almost, I hide it, (so) each self (is) to be rewarded/reimbursed because (of) what it strives/endeavors

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 s-saate saat السَّاعَةَ سوع
3 atiyetun bir gelendir اتِيَةٌ اتي
4 ekadu neredeyse أَكَادُ كود
5 uhfiha hafiyelik ederim ona أُخْفِيهَا خفي
6 litucza cezalandırılması içindir لِتُجْزَىٰ جزي
7 kullu her كُلُّ كلل
8 nefsin bir nefsin نَفْسٍ نفس
9 bima بِمَا -
10 tes'aa kovaladığıyla تَسْعَىٰ سعي

Notlar

Not 1: *Fiil, geniş zaman 1. tekil şahıs, "neredeyse olurum".**Gizlerim onu.***Saate.****İlerlediğiyle, yürüdüğüyle, peşinden koştuğuyla.

Ayet 40

2386|20|40|إِذْ تَمْشِىٓ أُخْتُكَ فَتَقُولُ هَلْ أَدُلُّكُمْ عَلَىٰ مَن يَكْفُلُهُۥ فَرَجَعْنَٰكَ إِلَىٰٓ أُمِّكَ كَىْ تَقَرَّ عَيْنُهَا وَلَا تَحْزَنَ وَقَتَلْتَ نَفْسًا فَنَجَّيْنَٰكَ مِنَ ٱلْغَمِّ وَفَتَنَّٰكَ فُتُونًا فَلَبِثْتَ سِنِينَ فِىٓ أَهْلِ مَدْيَنَ ثُمَّ جِئْتَ عَلَىٰ قَدَرٍ يَٰمُوسَىٰ
2386|20|40|اذ تمشي اختك فتقول هل ادلكم علي من يكفله فرجعنك الي امك كي تقر عينها ولا تحزن وقتلت نفسا فنجينك من الغم وفتنك فتونا فلبثت سنين في اهل مدين ثم جيت علي قدر يموسي
40. İz temşî uhtuke fe tekûlu hel edullukum alâ men yekfuluh(yekfuluhu), fe reca’nâke ilâ ummike key takarre aynuhâ ve lâ tahzen(tahzene), ve katelte nefsen fe necceynâke minel gammi ve fetennâke futûnâ(futûnen), fe lebiste sinîne fî ehli medyene summe ci’te alâ kaderin yâ mûsâ.
Yürüyüp gidiyorken kız kardeşin öyle ki diyordu: "Göstereyim mi sizlere kimseyi (ki) kefil olur ona*"; öyle ki geri döndürdük seni annene ki aydın olsun gözü ve hüzünlemesin; ve katletmiştin bir nefsi201 öyle ki kurtardık seni gamdan; ve fitnelendirdik610 seni bir fitne610 (-le); öyle ki kaldın senelerce Medyen ehlinde568; sonra geldin bir kadere** ey Mûsâ!
Ahmed Samira: 40 And when your sister walks, so she says: Do I guide/lead you on (to) who maintains him ?" So We returned you to your mother, in order that her eye/sight delight/satisfy , and nor she be saddened/grieved, and you killed a self so We saved/rescued you from the grief/sadness/depression, and We tested you , testfully , so you stayed/remained years in Madya’s people , then you came on a predestiny you Moses."

Notlar

Not 1: *Mûsâ'ya.**Ölçüye.

Ayet 70

2416|20|70|فَأُلْقِىَ ٱلسَّحَرَةُ سُجَّدًا قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا بِرَبِّ هَٰرُونَ وَمُوسَىٰ
2416|20|70|فالقي السحره سجدا قالوا امنا برب هرون وموسي
70. Fe ulkıyes seharatu succeden kâlû âmennâ bi rabbi hârûne ve mûsâ.
Öyle ki kapandı sihirbazlar secde12 edenler (olarak); dediler: “İman45 ettik Rabbine4 Harun'un ve Musa'nın.”
Ahmed Samira: 70 So the magicians/sorcerers were thrown/thrown away prostrating, they said: "We believed with (in) Aaron’s and Moses’ Lord."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feulkiye öyle ki kapandı فَأُلْقِيَ لقي
2 s-seharatu sihirbazlar السَّحَرَةُ سحر
3 succeden secde edenler/diz çöküp boyun eğenler (olarak) سُجَّدًا سجد
4 kalu dediler قَالُوا قول
5 amenna iman ettik امَنَّا امن
6 birabbi Rabbine بِرَبِّ ربب
7 harune Harun'un هَارُونَ -
8 ve musa ve Musa'nın وَمُوسَىٰ -

Ayet 115

2461|20|115|وَلَقَدْ عَهِدْنَآ إِلَىٰٓ ءَادَمَ مِن قَبْلُ فَنَسِىَ وَلَمْ نَجِدْ لَهُۥ عَزْمًا
2461|20|115|ولقد عهدنا الي ادم من قبل فنسي ولم نجد له عزما
115. Ve lekad ahidnâ ilâ âdeme min kablu fe nesîye ve lem necid lehu azmâ(azmen).
Ve ant olsun ahit* yaptık Âdem'e önceden; öyle ki unuttu** ve asla bulmadık onda** bir azim.
Ahmed Samira: 115 And We had promised/recommended to Adam from before so he forgot, and We did not find decisiveness/determination for him.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 ahidna ahit verdik عَهِدْنَا عهد
3 ila إِلَىٰ -
4 ademe Adem'e ادَمَ -
5 min مِنْ -
6 kablu önceden قَبْلُ قبل
7 fenesiye öyle ki unuttu فَنَسِيَ نسي
8 velem ve asla وَلَمْ -
9 necid bulmadık نَجِدْ وجد
10 lehu onda لَهُ -
11 azmen bir azim عَزْمًا عزم

Notlar

Not 1: *Misak, antlaşma. **Âdem.

Ayet 116

2462|20|116|وَإِذْ قُلْنَا لِلْمَلَٰٓئِكَةِ ٱسْجُدُوا۟ لِءَادَمَ فَسَجَدُوٓا۟ إِلَّآ إِبْلِيسَ أَبَىٰ
2462|20|116|واذ قلنا للمليكه اسجدوا لادم فسجدوا الا ابليس ابي
116. Ve iz kulnâ lil melâiketiscudû li âdeme fe secedû illâ iblîs(iblîse), ebâ.
Ve dediğimiz zaman meleklere48 secde70 edin Âdem'e50; öyle ki secde70 ettiler; ancak iblîs190 reddetti/geri çevirdi.
Ahmed Samira: 116 And when We said to the angels: "Prostrate to Adam." So they prostrated except Satan/Iblis refused/hated.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve وَإِذْ -
2 kulna dediğimiz zaman قُلْنَا قول
3 lilmelaiketi meleklere لِلْمَلَائِكَةِ ملك
4 scudu secde edin اسْجُدُوا سجد
5 liademe Adem'e لِادَمَ -
6 fesecedu öyle ki secde ettiler فَسَجَدُوا سجد
7 illa ancak إِلَّا -
8 iblise İblis إِبْلِيسَ -
9 eba reddetti/geri çevirdi أَبَىٰ ابي

Ayet 117

2463|20|117|فَقُلْنَا يَٰٓـَٔادَمُ إِنَّ هَٰذَا عَدُوٌّ لَّكَ وَلِزَوْجِكَ فَلَا يُخْرِجَنَّكُمَا مِنَ ٱلْجَنَّةِ فَتَشْقَىٰٓ
2463|20|117|فقلنا يادم ان هذا عدو لك ولزوجك فلا يخرجنكما من الجنه فتشقي
117. Fe kulnâ yâ âdemu inne hâzâ aduvvun leke ve li zevcike fe lâ yuhricennekumâ minel cenneti fe teşkâ.
Öyle ki dedik: "Ey Âdem50! Doğrusu bu* bir düşmandır sana ve eşine; öyle ki çıkarmasın ikinizi cennetten; öyle ki perişan/mutsuz olursun."
Ahmed Samira: 117 So We said: "You Adam, that (E) that (is) an enemy for you and to your wife/spouse, so let him not bring you (B) out from the Paradise, so you (will) be miserable/unhappy."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fekulna öyle ki dedik فَقُلْنَا قول
2 ya ademu Ey Âdem يَا ادَمُ -
3 inne doğrusu إِنَّ -
4 haza bu هَٰذَا -
5 aduvvun bir düşmandır عَدُوٌّ عدو
6 leke sana لَكَ -
7 velizevcike ve eşine وَلِزَوْجِكَ زوج
8 fela öyle ki فَلَا -
9 yuhricennekuma çıkarmasın ikinizi يُخْرِجَنَّكُمَا خرج
10 mine مِنَ -
11 l-cenneti cennetten الْجَنَّةِ جنن
12 feteşka öyle ki perişan/mutsuz olursun فَتَشْقَىٰ شقو

Notlar

Not 1: *İblîs.

Ayet 118

2464|20|118|إِنَّ لَكَ أَلَّا تَجُوعَ فِيهَا وَلَا تَعْرَىٰ
2464|20|118|ان لك الا تجوع فيها ولا تعري
118. İnne leke ellâ tecûa fîhâ ve lâ ta’râ.
Doğrusu sana* ki acıkmazsın orada**; ve çıplak olmazsın/kalmazsın.
Ahmed Samira: 118 That (E) for you, that you do not starve/be hungry in it, and nor naked/obscenely harmed .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 leke sana لَكَ -
3 ella ki أَلَّا -
4 tecua acıkmazsın تَجُوعَ جوع
5 fiha orada فِيهَا -
6 ve la ve وَلَا -
7 tea'ra çıplak olmazsın تَعْرَىٰ عري

Notlar

Not 1: *Âdem.**Cennette.

Ayet 119

2465|20|119|وَأَنَّكَ لَا تَظْمَؤُا۟ فِيهَا وَلَا تَضْحَىٰ
2465|20|119|وانك لا تظموا فيها ولا تضحي
119. Ve enneke lâ tazmeu fîhâ ve lâ tadhâ.
Ve ki sen susamazsın orada* ve kavrulmazsın**.
Ahmed Samira: 119 And that you do not be thirsty in it, and nor sun stricken/uncovered

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve enneke ve ki sen وَأَنَّكَ -
2 la لَا -
3 tezmeu susamazsın تَظْمَأُ ظما
4 fiha orada فِيهَا -
5 ve la ve وَلَا -
6 tedha kavrulmazsın تَضْحَىٰ ضحو

Notlar

Not 1: *Cennet.**Bir yıldızdan çıkan ışıma/ışık nedeniyle derinin yanması, kavrulması. Dünya için Güneş. Başka bir gezegen için kendi yıldızı.

Ayet 120

2466|20|120|فَوَسْوَسَ إِلَيْهِ ٱلشَّيْطَٰنُ قَالَ يَٰٓـَٔادَمُ هَلْ أَدُلُّكَ عَلَىٰ شَجَرَةِ ٱلْخُلْدِ وَمُلْكٍ لَّا يَبْلَىٰ
2466|20|120|فوسوس اليه الشيطن قال يادم هل ادلك علي شجره الخلد وملك لا يبلي
120. Fe vesvese ileyhiş şeytânu kâle yâ âdemu hel edulluke alâ şeceretil huldi ve mulkin lâ yeblâ.
Öyle ki vesvese verdi ona doğru şeytân; dedi (şeytân): "Ey Âdem! Kılavuz olayım mı sana ölümsüzlük ağacına karşı; ve bir mülke (ki) belalanmaz?256.
Ahmed Samira: 120 So the devil inspired and talked to him, he said: "You Adam, do I guide you on (to) the immortality’s/eternity’s tree, and possession and free will/kingdom (that) does not wear out?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fevesvese öyle ki vesvese verdi فَوَسْوَسَ وسوس
2 ileyhi ona doğru إِلَيْهِ -
3 ş-şeytanu şeytan الشَّيْطَانُ شطن
4 kale dedi قَالَ قول
5 ya ademu ey Âdem يَا ادَمُ -
6 hel mi? هَلْ -
7 edulluke kılavuz olayım mı sana أَدُلُّكَ دلل
8 ala عَلَىٰ -
9 şecerati ağacına karşı شَجَرَةِ شجر
10 l-huldi ölümsüzlük الْخُلْدِ خلد
11 ve mulkin ve mülk وَمُلْكٍ ملك
12 la لَا -
13 yebla belalanmaz يَبْلَىٰ بلو

Ayet 121

2467|20|121|فَأَكَلَا مِنْهَا فَبَدَتْ لَهُمَا سَوْءَٰتُهُمَا وَطَفِقَا يَخْصِفَانِ عَلَيْهِمَا مِن وَرَقِ ٱلْجَنَّةِ وَعَصَىٰٓ ءَادَمُ رَبَّهُۥ فَغَوَىٰ
2467|20|121|فاكلا منها فبدت لهما سوتهما وطفقا يخصفان عليهما من ورق الجنه وعصي ادم ربه فغوي
121. Fe ekelâ minhâ fe bedet lehumâ sev’âtuhumâ ve tafıkâ yahsıfâni aleyhimâ min varakıl cenneti ve asâ âdemu rabbehu fe gavâ.
Öyle ki yedi ikisi ondan*; öyle ki ortaya çıkıp göründü ikisine kötülükleri**; ve hemen başladı ikisi ilmikleyip/bağlayıp örtmeye üstlerini cennet varağından/yaprağından; ve asi oldu Âdem50 Rabbine4; öyle ki saptı/şaşırdı.
Ahmed Samira: 121 So they ate from it, so their (B)’s shameful genital private parts to be covered appeared to them (B), and they (B) started and continued (to) stick (B) on them (B) from the Paradise’s leaves , and Adam disobeyed his Lord, so he was misguided/failed.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feekela öyle ki yedi ikisi فَأَكَلَا اكل
2 minha ondan مِنْهَا -
3 febedet öyle ki ortaya çıkıp göründü فَبَدَتْ بدو
4 lehuma o ikisine لَهُمَا -
5 sev'atuhuma kötülükleri ikisini سَوْاتُهُمَا سوا
6 ve tafika ve hemen başlası ikisi وَطَفِقَا طفق
7 yehsifani ilmikleyip/bağlayıp örttü ikisi يَخْصِفَانِ خصف
8 aleyhima üstlerini عَلَيْهِمَا -
9 min مِنْ -
10 veraki varağından/yaprağından وَرَقِ ورق
11 l-cenneti cennet الْجَنَّةِ جنن
12 ve asa ve asi oldu وَعَصَىٰ عصي
13 ademu Âdem ادَمُ -
14 rabbehu Rabbine رَبَّهُ ربب
15 fe gava öyle ki saptı/şaşırdı فَغَوَىٰ غوي

Notlar

Not 1: *Ağaçtan.**Cinsel organ bölgeleri.

Ayet 122

2468|20|122|ثُمَّ ٱجْتَبَٰهُ رَبُّهُۥ فَتَابَ عَلَيْهِ وَهَدَىٰ
2468|20|122|ثم اجتبه ربه فتاب عليه وهدي
122. Summectebâhu rabbuhu fe tâbe aleyhi ve hedâ.
Sonra seçti* onu** Rabbi4; öyle ki tevbe33 etti üzerine (Âdem’in); ve doğru yola kılavuzladı.
Ahmed Samira: 122 Then His Lord chose/purified him, so He forgave on him, and guided.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 summe sonra ثُمَّ -
2 ctebahu seçti onu اجْتَبَاهُ جبي
3 rabbuhu Rabbi رَبُّهُ ربب
4 fe tabe öyle ki tevbe etti فَتَابَ توب
5 aleyhi üzerine (Âdem’in) عَلَيْهِ -
6 ve heda ve doğru yola kılavuzladı وَهَدَىٰ هدي

Notlar

Not 1: *Bir resûl olarak. **Âdem'i.

Ayet 123

2469|20|123|قَالَ ٱهْبِطَا مِنْهَا جَمِيعًۢا بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّ فَإِمَّا يَأْتِيَنَّكُم مِّنِّى هُدًى فَمَنِ ٱتَّبَعَ هُدَاىَ فَلَا يَضِلُّ وَلَا يَشْقَىٰ
2469|20|123|قال اهبطا منها جميعا بعضكم لبعض عدو فاما ياتينكم مني هدي فمن اتبع هداي فلا يضل ولا يشقي
123. Kâlehbitâ minhâ cemîan ba’dukum li ba’dın aduvv(aduvvun), fe immâ ye’tiyennekum minnî huden fe menittebea hudâye fe lâ yadıllu ve lâ yeşkâ.
Dedi (Allah): "İnin ikiniz aşağıya oradan topluca*; bir kısmınız* bir kısma* bir düşman (olarak); öyle ki ne zaman geldi sizlere* benden bir doğru yola kılavuz**; öyle ki kim tabi oldu doğru yola kılavuzuma**; öyle ki dalalete128 düşmez; ve perişan/mutsuz olmaz."
Ahmed Samira: 123 He said: "You (B) descend/drop from it all together , some of you to some (you are to each other) an enemy, so when guidance from Me comes to you, so who followed My guidance, so he does not become misguided and nor become miserable/unhappy.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi (Allah) قَالَ قول
2 hbita inin ikiniz aşağıya اهْبِطَا هبط
3 minha oradan مِنْهَا -
4 cemian topluca جَمِيعًا جمع
5 bea'dukum bir kısmınız بَعْضُكُمْ بعض
6 libea'din bir kısma لِبَعْضٍ بعض
7 aduvvun bir düşman (olarak) عَدُوٌّ عدو
8 feimma öyle ki ne zaman فَإِمَّا -
9 ye'tiyennekum geldi sizlere يَأْتِيَنَّكُمْ اتي
10 minni benden مِنِّي -
11 huden bir doğru yola kılavuz هُدًى هدي
12 femeni öyle ki kim فَمَنِ -
13 ttebea tabi oldu اتَّبَعَ تبع
14 hudaye doğru yola kılavuzuma هُدَايَ هدي
15 fela öyle ki فَلَا -
16 yedillu dalalete düşmez يَضِلُّ ضلل
17 ve la ve وَلَا -
18 yeşka perişan/mutsuz olmaz يَشْقَىٰ شقو

Notlar

Not 1: *Muhatap tüm insanlar olmuştur. **Kutsal kitaplar. Sadece kutsal kitaplar.

Ayet 124

2470|20|124|وَمَنْ أَعْرَضَ عَن ذِكْرِى فَإِنَّ لَهُۥ مَعِيشَةً ضَنكًا وَنَحْشُرُهُۥ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ أَعْمَىٰ
2470|20|124|ومن اعرض عن ذكري فان له معيشه ضنكا ونحشره يوم القيمه اعمي
124. Ve men a’rada an zikrî fe inne lehu maîşeten danken ve nahşuruhu yevmel kıyâmeti a’mâ.
Ve kim yüz çevirdi/kaçındı zikrimden78*; öyle ki doğrusu onadır dar/zor/zayıf/sefil bir yaşam; ve haşrederiz556 onu kıyamet günü148 âmâ (olarak).
Ahmed Samira: 124 And who objected/turned away from My remembrance/reminder, so then for him (is a) narrow tight/weak life/livelihood , and We gather him (on) the Resurrection Day blind/confused .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve men ve kim وَمَنْ -
2 ea'rade yüz çevirdi/kaçındı أَعْرَضَ عرض
3 an عَنْ -
4 zikri zikrimden ذِكْرِي ذكر
5 feinne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
6 lehu onadır لَهُ -
7 meiyşeten bir yaşam مَعِيشَةً عيش
8 danken dar/zor/zayıf/sefil ضَنْكًا ضنك
9 ve nehşuruhu ve hasrederiz onu وَنَحْشُرُهُ حشر
10 yevme günü يَوْمَ يوم
11 l-kiyameti kıyamet الْقِيَامَةِ قوم
12 ea'ma âmâ (olarak) أَعْمَىٰ عمي

Notlar

Not 1: *Sadece kutsal kitaplar demeyip onlardan yüz çevirenler.

Ayet 130

2476|20|130|فَٱصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ ٱلشَّمْسِ وَقَبْلَ غُرُوبِهَا وَمِنْ ءَانَآئِ ٱلَّيْلِ فَسَبِّحْ وَأَطْرَافَ ٱلنَّهَارِ لَعَلَّكَ تَرْضَىٰ
2476|20|130|فاصبر علي ما يقولون وسبح بحمد ربك قبل طلوع الشمس وقبل غروبها ومن اناي اليل فسبح واطراف النهار لعلك ترضي
130. Fasbir alâ mâ yekûlûne ve sebbih bi hamdi rabbike kable tulûış şemsi ve kable gurûbihâ, ve min ânâil leyli fe sebbih ve etrâfen nehâri lealleke terdâ.
Öyle ki sabret51 üzerine ne derler onlar; ve tesbih31 et hamd3 ile Rabbini4; Güneş’in doğuşu öncesi; ve batışı öncesi onun; ve gece171 vakitlerinden; öyle ki tesbih31 et; ve taraflarında/etrafında gündüzün170; belki sen razı olursun.
Ahmed Samira: 130 So you be patient on what they say, and praise/glorify with your Lord’s praise/gratitude/thanks, before the sun’s ascent/rising, and before its decline/setting , and from the night’s hours so praise/glorify, and the daytime’s ends/edges, maybe/perhaps you accept/approve.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fesbir öyle ki sabret فَاصْبِرْ صبر
2 ala üzerine عَلَىٰ -
3 ma ne مَا -
4 yekulune derler onlar يَقُولُونَ قول
5 ve sebbih ve tesbih et وَسَبِّحْ سبح
6 bihamdi hamd ile بِحَمْدِ حمد
7 rabbike Rabbini رَبِّكَ ربب
8 kable öncesi قَبْلَ قبل
9 tului doğuşu طُلُوعِ طلع
10 ş-şemsi Güneş’in الشَّمْسِ شمس
11 ve kable ve öncesi وَقَبْلَ قبل
12 gurubiha batışı onun غُرُوبِهَا غرب
13 ve min ve وَمِنْ -
14 ana'i vakitlerinden انَاءِ اني
15 l-leyli gece اللَّيْلِ ليل
16 fe sebbih öyle ki tesbih et فَسَبِّحْ سبح
17 veetrafe ve taraflarında/etfarında وَأَطْرَافَ طرف
18 n-nehari gündüzün النَّهَارِ نهر
19 lealleke belki sen لَعَلَّكَ -
20 terda razı olursun تَرْضَىٰ رضو

Ayet 132

2478|20|132|وَأْمُرْ أَهْلَكَ بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱصْطَبِرْ عَلَيْهَا لَا نَسْـَٔلُكَ رِزْقًا نَّحْنُ نَرْزُقُكَ وَٱلْعَٰقِبَةُ لِلتَّقْوَىٰ
2478|20|132|وامر اهلك بالصلوه واصطبر عليها لا نسلك رزقا نحن نرزقك والعقبه للتقوي
132. Ve’mur ehleke bis salâti vastabir aleyhâ, lâ nes’eluke rızkâ(rızkan), nahnu nerzukuk(nerzukuke), vel âkıbetu lit takvâ.
Ve emret ahaline/halkına salâtı5; ve bağlan sabırla51 ona (salâta); sormayız sana bir rızık; biz rızıklandırırız seni; ve akıbet892 takvalılaradır21.
Ahmed Samira: 132 And order/command your family/people with the prayers and endure patience on it, We do not ask/question you (for) a provision/means of livelihood , We provide for you, and the end (result is) to the fear and obedience (of God).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve'mur ve emret وَأْمُرْ امر
2 ehleke ahaline/halkına أَهْلَكَ اهل
3 bis-salati salatı بِالصَّلَاةِ صلو
4 vestabir ve bağlan sabırla وَاصْطَبِرْ صبر
5 aleyha ona (salata) عَلَيْهَا -
6 la لَا -
7 neseluke sormayız sana نَسْأَلُكَ سال
8 rizkan bir rızık رِزْقًا رزق
9 nehnu biz نَحْنُ -
10 nerzukuke rızıklandırırız seni نَرْزُقُكَ رزق
11 vel'aakibetu ve akıbet/son وَالْعَاقِبَةُ عقب
12 littekva takvalılaradır/sakınanlaradır لِلتَّقْوَىٰ وقي