Sure 17: İsrâ/Gece Yürüyüşü

Ayet Sayısı: 18
ٱلْإِسْرَاء

Ayet 2

2029|17|2|وَءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ وَجَعَلْنَٰهُ هُدًى لِّبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ أَلَّا تَتَّخِذُوا۟ مِن دُونِى وَكِيلًا
2029|17|2|واتينا موسي الكتب وجعلنه هدي لبني اسريل الا تتخذوا من دوني وكيلا
2. Ve âteynâ mûsel kitâbe ve cealnâhu huden li benî isrâîle ellâ tettehızû min dûnî vekîlâ(vekîlen).
Ve verdik Musa'ya kitabı*; ve yaptık onu (kitabı) bir doğru yola kılavuz İsrâîloğullarına197 ki edinmeyin astımdan bir vekîl517.
Ahmed Samira: 2 And We gave/brought Moses The Book, and We made it guidance to Israel’s sons and daughters; that you do not take from other than Me a guardian/protector .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ateyna ve verdik وَاتَيْنَا اتي
2 musa Musa'ya مُوسَى -
3 l-kitabe Kitabı الْكِتَابَ كتب
4 ve cealnahu ve yaptık onu وَجَعَلْنَاهُ جعل
5 huden bir doğru yola kılavuz هُدًى هدي
6 libeni oğullarına لِبَنِي بني
7 israile İsrail إِسْرَائِيلَ -
8 ella ki أَلَّا -
9 tettehizu edinmeyin تَتَّخِذُوا اخذ
10 min مِنْ -
11 duni astımdan دُونِي دون
12 vekilen bir vekil وَكِيلًا وكل

Notlar

Not 1: *Tevrât'ı.

Ayet 3

2030|17|3|ذُرِّيَّةَ مَنْ حَمَلْنَا مَعَ نُوحٍ إِنَّهُۥ كَانَ عَبْدًا شَكُورًا
2030|17|3|ذريه من حملنا مع نوح انه كان عبدا شكورا
3. Zurriyyete men hamelnâ mea nûh(nûhin), innehu kâne abden şekûrâ(şekûren).
Zürriyetidir380 kimsenin (ki) taşıdık Nûh’la birlikte; doğrusu o (Nûh) oldu şükreden43 bir kul.
Ahmed Samira: 3 Descendants (of) whom We carried/loaded with Noah, that he truly was a thankful/grateful worshipper/slave.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zurriyyete zürriyettir ذُرِّيَّةَ ذرر
2 men kimsenin (ki) مَنْ -
3 hamelna taşıdık حَمَلْنَا حمل
4 mea birlikte مَعَ -
5 nuhin Nuh’la نُوحٍ -
6 innehu doğrusu o (Nuh) إِنَّهُ -
7 kane oldu كَانَ كون
8 abden bir kul عَبْدًا عبد
9 şekuran bir şükreden شَكُورًا شكر

Ayet 13

2040|17|13|وَكُلَّ إِنسَٰنٍ أَلْزَمْنَٰهُ طَٰٓئِرَهُۥ فِى عُنُقِهِۦ وَنُخْرِجُ لَهُۥ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ كِتَٰبًا يَلْقَىٰهُ مَنشُورًا
2040|17|13|وكل انسن الزمنه طيره في عنقه ونخرج له يوم القيمه كتبا يلقيه منشورا
13. Ve kulle insânin elzemnâhu tâirehu fî unukıh(unukıhî), ve nuhricu lehu yevmel kıyâmeti kitâben yelkâhu menşûrâ(menşûren).
Ve her bir insana; tutturduk/yapıştırdık ona kendi kuşunu329; boynuna onun; ve çıkarırız ona (insana) kıyamet günü148 bir kitap330; bulur (insan) onu (kitabı) neşredilmiş/yayılmış.
Ahmed Samira: 13 And every human/mankind We obliged/compelled him his action/anger in his neck (made himresponsible), and We bring out/make emerge for him (on) the Resurrection Day a Book/judgment he finds it spread/publicized .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kulle ve herbir وَكُلَّ كلل
2 insanin insana إِنْسَانٍ انس
3 elzemnahu tutturduk/yapıştırdık ona أَلْزَمْنَاهُ لزم
4 tairahu kendi kuşunu طَائِرَهُ طير
5 fi فِي -
6 unukihi boynuna onun عُنُقِهِ عنق
7 ve nuhricu ve çıkarırız وَنُخْرِجُ خرج
8 lehu ona لَهُ -
9 yevme günü يَوْمَ يوم
10 l-kiyameti kıyamet الْقِيَامَةِ قوم
11 kitaben bir kitap كِتَابًا كتب
12 yelkahu bulur onu يَلْقَاهُ لقي
13 menşuran neşredilmiş/yayılmış مَنْشُورًا نشر

Ayet 15

2042|17|15|مَّنِ ٱهْتَدَىٰ فَإِنَّمَا يَهْتَدِى لِنَفْسِهِۦ وَمَن ضَلَّ فَإِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَا وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَىٰ وَمَا كُنَّا مُعَذِّبِينَ حَتَّىٰ نَبْعَثَ رَسُولًا
2042|17|15|من اهتدي فانما يهتدي لنفسه ومن ضل فانما يضل عليها ولا تزر وازره وزر اخري وما كنا معذبين حتي نبعث رسولا
15. Menihtedâ fe innemâ yehtedî li nefsih(nefsihî), ve men dalle fe innemâ yadıllu aleyhâ, ve lâ teziru vâziretun vizre uhrâ, ve mâ kunnâ muazzibîne hattâ neb’ase resûlâ(resûlen).
Kim doğru yola kılavuzlandı; öyle ki ancak doğru yola kılavuzlanır kendi nefsi201 için; ve kim dalalete128 düştü öyle ki ancak dalalete128 düşer aleyhine onun (nefsin); ve yüklenmez bir yüklenici başkasının yükünü; ve olmuş değiliz azap edenler ta ki göndeririz bir resûl418.
Ahmed Samira: 15 Who was guided, so but he guides for himself, and who misguided, so but he misguides on it (himself) and no sinner/loader/burdener carries/loads/bears another’s sins/load/burden , and We were not torturing until We send a messenger.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 meni kim مَنِ -
2 hteda doğru yola kılavuzlandı اهْتَدَىٰ هدي
3 feinnema öyle ki ancak فَإِنَّمَا -
4 yehtedi doğru yola kılavuzlanır يَهْتَدِي هدي
5 linefsihi kendi nefsi için لِنَفْسِهِ نفس
6 ve men ve kim وَمَنْ -
7 delle dalalete düştü ضَلَّ ضلل
8 feinnema öyle ki ancak فَإِنَّمَا -
9 yedillu dalalete düşer يَضِلُّ ضلل
10 aleyha aleyhine onun (nefsin) عَلَيْهَا -
11 ve la ve وَلَا -
12 teziru yüklenmez تَزِرُ وزر
13 vaziratun bir yüklenici وَازِرَةٌ وزر
14 vizra yükünü وِزْرَ وزر
15 uhra başkasının أُخْرَىٰ اخر
16 ve ma ve değiliz وَمَا -
17 kunna olduk كُنَّا كون
18 muazzibine azap edenler مُعَذِّبِينَ عذب
19 hatta ta ki حَتَّىٰ -
20 neb'ase göndeririz نَبْعَثَ بعث
21 rasulen bir resûl رَسُولًا رسل

Ayet 43

2070|17|43|سُبْحَٰنَهُۥ وَتَعَٰلَىٰ عَمَّا يَقُولُونَ عُلُوًّا كَبِيرًا
2070|17|43|سبحنه وتعلي عما يقولون علوا كبيرا
43. Subhânehu ve teâlâ ammâ yekûlûne uluvven kebîrâ(kebîren).
Subhân'dır7 O; ve yüceldi/üstün oldu onların dediklerinden; büyük bir ulviyet sahibidir.
Ahmed Samira: 43 His praise/glory, and high, mighty, exalted and dignified, about what they say great height, might and dignity.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 subhanehu subhândır O/tüm isimlerini-sıfatlarını tecelli ettirendir O سُبْحَانَهُ سبح
2 ve teaala ve yüceldi/üstün oldu وَتَعَالَىٰ علو
3 amma عَمَّا -
4 yekulune onların dediklerinden يَقُولُونَ قول
5 uluvven bir ulviyet sahibidir عُلُوًّا علو
6 kebiran büyük كَبِيرًا كبر

Ayet 44

2071|17|44|تُسَبِّحُ لَهُ ٱلسَّمَٰوَٰتُ ٱلسَّبْعُ وَٱلْأَرْضُ وَمَن فِيهِنَّ وَإِن مِّن شَىْءٍ إِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِۦ وَلَٰكِن لَّا تَفْقَهُونَ تَسْبِيحَهُمْ إِنَّهُۥ كَانَ حَلِيمًا غَفُورًا
2071|17|44|تسبح له السموت السبع والارض ومن فيهن وان من شي الا يسبح بحمده ولكن لا تفقهون تسبيحهم انه كان حليما غفورا
44. Tusebbihu lehus semâvâtus seb’u vel ardu ve men fîhinn(fîhinne), ve in min şey’in illâ yusebbihu bi hamdihî ve lâkin lâ tefkahûne tesbîhahum, innehu kâne halîmen gafûrâ(gafûren).
Tesbih57 eder O'nu (Allah’ı) yedi gökler ve yer; ve onlardaki kimse*; ve yoktur bir şeyden, ancak tesbih57 eder hamd4 ile O’nu (Allah’ı); fakat anlamazsınız tesbihlerini57 onların; doğrusu O (Allah) oldu Halîm58; Gafûr20.
Ahmed Samira: 44 The skies/space the seven, and the earth/Planet Earth, they praise/glorify to Him, and who (is) in them, and that (E) (there is not) from a thing except (it) praises/glorifies with His praise/gratitude/thanks, and but you do not understand their praise/glorification, that He was/is clement/patient powerful and capable, a forgiving.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 tusebbihu tesbih eder تُسَبِّحُ سبح
2 lehu O'nu (Allah’ı) لَهُ -
3 s-semavatu gökler السَّمَاوَاتُ سمو
4 s-seb'u yedi السَّبْعُ سبع
5 vel'erdu ve yer وَالْأَرْضُ ارض
6 ve men ve kimse وَمَنْ -
7 fihinne onlardaki فِيهِنَّ -
8 ve in ve yoktur وَإِنْ -
9 min مِنْ -
10 şey'in bir şeyden شَيْءٍ شيا
11 illa ancak إِلَّا -
12 yusebbihu tesbih eder يُسَبِّحُ سبح
13 bihamdihi hamd ile O’nu (Allah’ı) بِحَمْدِهِ حمد
14 velakin fakat وَلَٰكِنْ -
15 la لَا -
16 tefkahune anlamazsınız تَفْقَهُونَ فقه
17 tesbihahum tesbihlerini onların تَسْبِيحَهُمْ سبح
18 innehu doğrusu O (Allah) إِنَّهُ -
19 kane oldu كَانَ كون
20 halimen halîm/yumuşak huylu حَلِيمًا حلم
21 gafuran gafûr/bağışlayan غَفُورًا غفر

Notlar

Not 1: *Evrenimizde bizlerden başka akıl sahibi kimselerin olduğuna büyük bir işarettir.

Ayet 51

2078|17|51|أَوْ خَلْقًا مِّمَّا يَكْبُرُ فِى صُدُورِكُمْ فَسَيَقُولُونَ مَن يُعِيدُنَا قُلِ ٱلَّذِى فَطَرَكُمْ أَوَّلَ مَرَّةٍ فَسَيُنْغِضُونَ إِلَيْكَ رُءُوسَهُمْ وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هُوَ قُلْ عَسَىٰٓ أَن يَكُونَ قَرِيبًا
2078|17|51|او خلقا مما يكبر في صدوركم فسيقولون من يعيدنا قل الذي فطركم اول مره فسينغضون اليك روسهم ويقولون متي هو قل عسي ان يكون قريبا
51. Ev halkan mimmâ yekburu fî sudûrikum, fe se yekûlûne men yuîdun(yuîdunâ), kulillezî fetarakum evvele merreh(merretin), fe se yungıdûne ileyke ruûsehum ve yekûlûne metâ hûv(hûve), kul asâ en yekûne karîbâ(karîben).
Ya da göğüslerinizde büyüttüğünüzden bir yaratılış; öyle ki diyecekler: "Kim geri döndürür* bizleri?"; de ki: "Kimsedir**; öyle ki yardı/böldü*** (O) evvelki kez627"; öyle ki sallayacaklar sana başlarını; ve derler: "Ne zamandır o?"; de ki: "Belki de ki olur (o) bir yakın."
Ahmed Samira: 51 Or a creation from what enlarges in your chests (innermosts). So they will say: "Who returns/repeats us?" Say: "Who created you/brought you into life (the) first time." So they will shake/shiver their heads to you in wonderment and say: "When/at what time it is?" Say: "Maybe/perhaps (it) becomes near/close."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ev ya da أَوْ -
2 halkan bir yaratılış خَلْقًا خلق
3 mimma مِمَّا -
4 yekburu büyüttüğünüzden يَكْبُرُ كبر
5 fi فِي -
6 sudurikum göğüslerinizde صُدُورِكُمْ صدر
7 feseyekulune öyle ki diyecekler فَسَيَقُولُونَ قول
8 men kim مَنْ -
9 yuiyduna geri döndürür bizleri يُعِيدُنَا عود
10 kuli de ki قُلِ قول
11 llezi kimse الَّذِي -
12 fetarakum öyle ki yardı/böldü فَطَرَكُمْ فطر
13 evvele evvelki أَوَّلَ اول
14 merratin kez مَرَّةٍ مرر
15 feseyungidune öyle ki sallayacaklar فَسَيُنْغِضُونَ نغض
16 ileyke sana إِلَيْكَ -
17 ru'usehum başlarını رُءُوسَهُمْ راس
18 ve yekulune ve derler وَيَقُولُونَ قول
19 meta Ne zamandır مَتَىٰ -
20 huve o هُوَ -
21 kul de ki قُلْ قول
22 asa belki de عَسَىٰ عسي
23 en ki أَنْ -
24 yekune olur يَكُونَ كون
25 kariben bir yakın قَرِيبًا قرب

Notlar

Not 1: *Bizleri bedenlerimizle kim tekrar yaratır?**Allah.***Yararak, bölerek ortaya çıkardı, yarattı. Evrenin yarılması, embriyonun yarılması.

Ayet 60

2087|17|60|وَإِذْ قُلْنَا لَكَ إِنَّ رَبَّكَ أَحَاطَ بِٱلنَّاسِ وَمَا جَعَلْنَا ٱلرُّءْيَا ٱلَّتِىٓ أَرَيْنَٰكَ إِلَّا فِتْنَةً لِّلنَّاسِ وَٱلشَّجَرَةَ ٱلْمَلْعُونَةَ فِى ٱلْقُرْءَانِ وَنُخَوِّفُهُمْ فَمَا يَزِيدُهُمْ إِلَّا طُغْيَٰنًا كَبِيرًا
2087|17|60|واذ قلنا لك ان ربك احاط بالناس وما جعلنا الريا التي ارينك الا فتنه للناس والشجره الملعونه في القران ونخوفهم فما يزيدهم الا طغينا كبيرا
60. Ve iz kulnâ leke inne rabbeke ehâta bin nâs(nâsi), ve mâ cealner ru’yâlletî ereynâke illâ fitneten lin nâsi veş şeceretel mel’ûnete fîl kur’ân(kur’âni), ve nuhavvifuhum fe mâ yezîduhum illâ tugyânen kebîrâ(kebîren).
Ve dediğimiz zaman sana: "Doğrusu (senin) Rabbin4 gözetip kuşatır insanları; ve yapmış değiliz o* gösterdiğimiz rüyayı611 sana, ancak bir fitnedir610 insanlara; ve Kur'ân'daki melun/lanetlenmiş280 ağacını (da); ve korkuturuz onları** öyle ki ziyade eder değildir onlara büyük tûğyân442 dışında."
Ahmed Samira: 60 And when We said to you that your Lord took care of/was aware with the people, and We did not make the dream which We showed you except (as) a test to the people, and the tree the cursed in the Koran, and We194frighten them, so it does not increase them except great tyranny .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve وَإِذْ -
2 kulna dediğimiz zaman قُلْنَا قول
3 leke sana لَكَ -
4 inne doğrusu إِنَّ -
5 rabbeke (senin) Rabbin رَبَّكَ ربب
6 ehata gözeterek kuşatır أَحَاطَ حوط
7 bin-nasi insanları بِالنَّاسِ نوس
8 ve ma ve değiliz وَمَا -
9 cealna yapmış جَعَلْنَا جعل
10 r-ru'ya rüyayı الرُّؤْيَا راي
11 lleti o ki الَّتِي -
12 eraynake gösterdik sana أَرَيْنَاكَ راي
13 illa ancak إِلَّا -
14 fitneten bir fitnedir/testtir/denemedir فِتْنَةً فتن
15 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
16 ve şşecerate ve ağacı وَالشَّجَرَةَ شجر
17 l-mel'unete melun/lanetlenmiş الْمَلْعُونَةَ لعن
18 fi فِي -
19 l-kurani Kur'an'da الْقُرْانِ قرا
20 ve nuhavvifuhum ve korkuturuz onları وَنُخَوِّفُهُمْ خوف
21 fema öyle ki değildir فَمَا -
22 yeziduhum ziyade eder onlara يَزِيدُهُمْ زيد
23 illa ancak إِلَّا -
24 tugyanen tuğyanı طُغْيَانًا طغي
25 kebiran büyük كَبِيرًا كبر

Notlar

Not 1: *Rüyada senin gözlerinle gördüğün şeyler insanoğlunun test sürecidir. Nasıl ve neden fitnelendirildiklerini gördün.**İnsanları. Korkutarak geri durmalarını sağlamak.

Ayet 61

2088|17|61|وَإِذْ قُلْنَا لِلْمَلَٰٓئِكَةِ ٱسْجُدُوا۟ لِءَادَمَ فَسَجَدُوٓا۟ إِلَّآ إِبْلِيسَ قَالَ ءَأَسْجُدُ لِمَنْ خَلَقْتَ طِينًا
2088|17|61|واذ قلنا للمليكه اسجدوا لادم فسجدوا الا ابليس قال اسجد لمن خلقت طينا
61. Ve iz kulnâ lil melâiketiscudû li âdeme fe secedû illâ iblîs(iblîse), kâle e escudu li men halakte tînâ(tînen).
Ve dediğimiz zaman meleklere48; "Secde edin Âdem'e; öyle ki secde ettiler iblîs190 dışında; dedi (iblîs): "Secde mi ederim kimseye (ki) yarattın bir tinden582?."
Ahmed Samira: 61 And when We said to the angels: "Prostrate to Adam." So they prostrated except Satan/Iblis, he said: "Do I prostrate to who you created (from) mud/clay ?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz bir zaman وَإِذْ -
2 kulna dediğimiz قُلْنَا قول
3 lilmelaiketi meleklere لِلْمَلَائِكَةِ ملك
4 scudu secde edin اسْجُدُوا سجد
5 liademe Adem'e لِادَمَ -
6 fesecedu öyle ki secde ettiler فَسَجَدُوا سجد
7 illa dışında إِلَّا -
8 iblise iblis إِبْلِيسَ -
9 kale dedi قَالَ قول
10 eescudu secde mi ederim أَأَسْجُدُ سجد
11 limen kimseye لِمَنْ -
12 halekte yarattığın خَلَقْتَ خلق
13 tinen bir tinden طِينًا طين

Ayet 62

2089|17|62|قَالَ أَرَءَيْتَكَ هَٰذَا ٱلَّذِى كَرَّمْتَ عَلَىَّ لَئِنْ أَخَّرْتَنِ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ لَأَحْتَنِكَنَّ ذُرِّيَّتَهُۥٓ إِلَّا قَلِيلًا
2089|17|62|قال اريتك هذا الذي كرمت علي لين اخرتن الي يوم القيمه لاحتنكن ذريته الا قليلا
62. Kâle e raeyteke hâzellezî kerremte aley(aleyye), le in ahharteni ilâ yevmil kıyâmeti le ahtenikenne zurriyyetehû illâ kalîlâ(kalîlen).
Dedi (iblîs): "Gördün mü sen bunu*; o* ki şerefli kıldın üzerime; muhakkak ki eğer ertelediysen beni kıyamet gününe148 kadar; mutlak kontrol ederim zürriyetini380 onun* bir az dışında."
Ahmed Samira: 62 He said: "Did I show You, that which you honoured on me, If (E), You delayed me, to the Resurrection Day, I will possess/take over (all) their descendants except little/few."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 eraeyteke gördün mü sen أَرَأَيْتَكَ راي
3 haza bu هَٰذَا -
4 llezi o ki الَّذِي -
5 kerramte şerefli kıldın كَرَّمْتَ كرم
6 aleyye üzerime عَلَيَّ -
7 lein muhakkak ki eğer لَئِنْ -
8 ehharteni ertediysen beni أَخَّرْتَنِ اخر
9 ila kadar إِلَىٰ -
10 yevmi gününe يَوْمِ يوم
11 l-kiyameti kıyamet الْقِيَامَةِ قوم
12 leehtenikenne mutlak kontrol ederim لَأَحْتَنِكَنَّ حنك
13 zurriyyetehu zürriyetini onun ذُرِّيَّتَهُ ذرر
14 illa dışında إِلَّا -
15 kalilen bir az قَلِيلًا قلل

Notlar

Not 1: *Âdem.

Ayet 63

2090|17|63|قَالَ ٱذْهَبْ فَمَن تَبِعَكَ مِنْهُمْ فَإِنَّ جَهَنَّمَ جَزَآؤُكُمْ جَزَآءً مَّوْفُورًا
2090|17|63|قال اذهب فمن تبعك منهم فان جهنم جزاوكم جزا موفورا
63. Kâlezheb fe men tebiake minhum fe inne cehenneme cezâukum cezâen mevfûrâ(mevfûren).
Dedi (Allah): "Defol/kaybol! Öyle ki kim tabi oldu sana* onlardan**; öyle ki doğrusu cehennemdir cezanız***; bollaştırılmış bir ceza."
Ahmed Samira: 63 He said: "Go/go away so who followed you from them, so that (E) Hell (is) your reimbursement , a reimbursement completed/abundant ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi (Allah) قَالَ قول
2 zheb defol/kaybol اذْهَبْ ذهب
3 fe men öyle ki kim فَمَنْ -
4 tebiake tabi oldu sana تَبِعَكَ تبع
5 minhum onlardan مِنْهُمْ -
6 feinne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
7 cehenneme cehennemdir جَهَنَّمَ -
8 ceza'ukum cezanız جَزَاؤُكُمْ جزي
9 ceza'en bir ceza جَزَاءً جزي
10 mevfuran bollaştırılmış/b مَوْفُورًا وفر

Notlar

Not 1: *İblîs.**Âdem ve zürriyeti.***İblîs soyu ve Âdem soyu.

Ayet 64

2091|17|64|وَٱسْتَفْزِزْ مَنِ ٱسْتَطَعْتَ مِنْهُم بِصَوْتِكَ وَأَجْلِبْ عَلَيْهِم بِخَيْلِكَ وَرَجِلِكَ وَشَارِكْهُمْ فِى ٱلْأَمْوَٰلِ وَٱلْأَوْلَٰدِ وَعِدْهُمْ وَمَا يَعِدُهُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ إِلَّا غُرُورًا
2091|17|64|واستفزز من استطعت منهم بصوتك واجلب عليهم بخيلك ورجلك وشاركهم في الامول والاولد وعدهم وما يعدهم الشيطن الا غرورا
64. Vestefziz menisteta’te minhum bi savtike ve eclib aleyhim bi haylike ve recilike ve şârikhum fîl emvâli vel evlâdi vaıdhum, ve mâ yaiduhumuş şeytânu illâ gurûrâ(gurûren).
Ve kışkırt tabi olduğun kimseyi onlardan sesinle*; ve yaygara çıkar üzerlerine atlılarınla** ve yayalarınla**; ve ortak ol onlara mallarda ve evlatta***; ve vaat et onlara; ve vaat eder değildir onlara şeytân bir aldatma dışında.
Ahmed Samira: 64 And harass/disturb with your voice/noise whom you were able from them, and gather/urge on them with your horses/horsemen, and your men, and share them/be a partner with them in the properties/possessions/wealths, and the children, and promise them. And the devil does not promise them except deceit/temptation.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vestefziz ve kışkırt وَاسْتَفْزِزْ فزز
2 meni kimseyi مَنِ -
3 stetaa'te tabi olduğun اسْتَطَعْتَ طوع
4 minhum onlardan مِنْهُمْ -
5 bisavtike sesinle بِصَوْتِكَ صوت
6 ve eclib ve yaygara çıkar وَأَجْلِبْ جلب
7 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
8 bihaylike atlılarınla بِخَيْلِكَ خيل
9 ve racilike ve yayalarınla وَرَجِلِكَ رجل
10 ve şarikhum ve ortak ol onlara وَشَارِكْهُمْ شرك
11 fi فِي -
12 l-emvali mallarda الْأَمْوَالِ مول
13 vel'evladi ve evlatta وَالْأَوْلَادِ ولد
14 ve idhum ve vaat et onlara وَعِدْهُمْ وعد
15 ve ma ve değildir وَمَا -
16 yeiduhumu vaat eder onlara يَعِدُهُمُ وعد
17 ş-şeytanu şeytan الشَّيْطَانُ شطن
18 illa dışında إِلَّا -
19 gururan bir aldatma غُرُورًا غرر

Notlar

Not 1: *Vesvesenle, fısıldamanla.**Ordularınla. Elinden gelen ne varsa.***Evlat. Veletler. Çocuklar.

Ayet 65

2092|17|65|إِنَّ عِبَادِى لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَٰنٌ وَكَفَىٰ بِرَبِّكَ وَكِيلًا
2092|17|65|ان عبادي ليس لك عليهم سلطن وكفي بربك وكيلا
65. İnne ibâdî leyse leke aleyhim sultân(sultânûn), ve kefâ bi rabbike vekîlâ(vekîlen).
Doğrusu kullarıma; olmaz sana onların üzerine bir sultân660; ve kâfi oldu/yetti Rabbin4 bir vekil (olarak).
Ahmed Samira: 65 That (E) My worshippers/slaves power/control is not for you over them (you have no power/control over My worshippers/slaves). And enough/sufficient with God (as) a guardian/protector .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 inne doğrusu إِنَّ -
2 ibadi kullarıma عِبَادِي عبد
3 leyse yoktur لَيْسَ ليس
4 leke sana لَكَ -
5 aleyhim üzerine onların عَلَيْهِمْ -
6 sultanun bir sultan سُلْطَانٌ سلط
7 ve kefa ve kâfi oldu/yetti وَكَفَىٰ كفي
8 birabbike Rabbin بِرَبِّكَ ربب
9 vekilen bir vekil (olarak) وَكِيلًا وكل

Ayet 78

2105|17|78|أَقِمِ ٱلصَّلَوٰةَ لِدُلُوكِ ٱلشَّمْسِ إِلَىٰ غَسَقِ ٱلَّيْلِ وَقُرْءَانَ ٱلْفَجْرِ إِنَّ قُرْءَانَ ٱلْفَجْرِ كَانَ مَشْهُودًا
2105|17|78|اقم الصلوه لدلوك الشمس الي غسق اليل وقران الفجر ان قران الفجر كان مشهودا
78. Ekımis salâte li dulûkiş şemsi ilâ gasakıl leyli ve kur’ânel fecr(fecri), inne kur’ânel fecri kâne meşhûdâ(meşhûden).
İkame572 et salâtı5; Güneş’in batmasından gecenin171 karanlığına; ve fecrin55 toplanması (da); doğrusu fecrin55 toplanması oldu bir tanık/şahit olunan.
Ahmed Samira: 78 Start/keep up the prayers to the sun’s nearing setting to the night’s darkness, and the dawn’s Koran, that the dawn’s Koran was/is being witnessed.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ekimi dik/ayağa kaldır أَقِمِ قوم
2 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
3 liduluki batmasından لِدُلُوكِ دلك
4 ş-şemsi Güneş’in الشَّمْسِ شمس
5 ila إِلَىٰ -
6 gaseki karanlığına غَسَقِ غسق
7 l-leyli gecenin اللَّيْلِ ليل
8 ve kur'ane ve toplanması (da) وَقُرْانَ قرا
9 l-fecri fecrin/şafağın/tanyerinin/seherin الْفَجْرِ فجر
10 inne Doğrusu إِنَّ -
11 kur'ane toplanması قُرْانَ قرا
12 l-fecri fecrin/şafağın/tanyerinin/seherin الْفَجْرِ فجر
13 kane oldu كَانَ كون
14 meşhuden tanık/şahit olunan مَشْهُودًا شهد

Ayet 79

2106|17|79|وَمِنَ ٱلَّيْلِ فَتَهَجَّدْ بِهِۦ نَافِلَةً لَّكَ عَسَىٰٓ أَن يَبْعَثَكَ رَبُّكَ مَقَامًا مَّحْمُودًا
2106|17|79|ومن اليل فتهجد به نافله لك عسي ان يبعثك ربك مقاما محمودا
79. Ve minel leyli fe tehecced bihî nâfileten lek(leke), asâ en yeb’aseke rabbuke makâmen mahmûdâ(mahmûden).
Ve geceden171; öyle ki uyanık kal onda; nafile/gerekli olandan fazla yapılan olarak sana; mümkündür ki sevk eder seni Rabbin4 mahmûd59 bir makama.
Ahmed Samira: 79 And from the night so wake up and pray with it, done above the call of duty for you, maybe/perhaps that (E) your Lord sends/resurrects you a praised/thanked position/residence .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve mine ve وَمِنَ -
2 l-leyli geceden اللَّيْلِ ليل
3 fetehecced öyle ki uyanık kal فَتَهَجَّدْ هجد
4 bihi onda بِهِ -
5 nafileten nafile/gerekli olandan fazla yapılan olarak نَافِلَةً نفل
6 leke sana لَكَ -
7 asa mümkündür عَسَىٰ عسي
8 en ki أَنْ -
9 yeb'aseke sevk eder seni يَبْعَثَكَ بعث
10 rabbuke Rabbin رَبُّكَ ربب
11 mekamen bir makama مَقَامًا قوم
12 mehmuden övgüye/methetmeye değer مَحْمُودًا حمد

Ayet 88

2115|17|88|قُل لَّئِنِ ٱجْتَمَعَتِ ٱلْإِنسُ وَٱلْجِنُّ عَلَىٰٓ أَن يَأْتُوا۟ بِمِثْلِ هَٰذَا ٱلْقُرْءَانِ لَا يَأْتُونَ بِمِثْلِهِۦ وَلَوْ كَانَ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ ظَهِيرًا
2115|17|88|قل لين اجتمعت الانس والجن علي ان ياتوا بمثل هذا القران لا ياتون بمثله ولو كان بعضهم لبعض ظهيرا
88. Kul leinictemeâtil insu vel cinnu alâ en ye’tû bi misli hâzel kur’âni lâ ye’tûne bi mislihî ve lev kâne ba’duhum li ba’dın zahîrâ(zahîran).
De ki: “Mutlak ki, eğer toplansa/bir araya gelse insan ve cin210 üzere getirmeye mislini/benzerini bu Kur'ân'ın; getiremezler214 mislini870 onun*; ve eğer olsa da bir kısmı onların bir kısmı için bir yardımcı/arka çıkan/destekçi.”
Ahmed Samira: 88 Say: "If (E) the human/mankind and the Jinns gathered/unified on that (E) they come with similar/equal/alike (to) this the Koran, they do not come with similar/equal/alike to it, and even if some of them were to some, (were to each other) supporting/helping."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 leini mutlak ki eğer لَئِنِ -
3 ctemeati toplansa/bir araya gelse اجْتَمَعَتِ جمع
4 l-insu insan الْإِنْسُ انس
5 velcinnu ve cin وَالْجِنُّ جنن
6 ala üzere عَلَىٰ -
7 en ki أَنْ -
8 ye'tu getirirler يَأْتُوا اتي
9 bimisli mislini/benzerini بِمِثْلِ مثل
10 haza bu هَٰذَا -
11 l-kurani Kur'an'ın الْقُرْانِ قرا
12 la لَا -
13 ye'tune getiremezler يَأْتُونَ اتي
14 bimislihi mislini/benzerini onun بِمِثْلِهِ مثل
15 velev ve eğer وَلَوْ -
16 kane olsa da كَانَ كون
17 bea'duhum bir kısmı onların بَعْضُهُمْ بعض
18 libea'din bir kısmı için لِبَعْضٍ بعض
19 zehiran bir yardımcı/arka çıkan/destekçi ظَهِيرًا ظهر

Notlar

Not 1: *Kur’ân’ın.

Ayet 107

2134|17|107|قُلْ ءَامِنُوا۟ بِهِۦٓ أَوْ لَا تُؤْمِنُوٓا۟ إِنَّ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ مِن قَبْلِهِۦٓ إِذَا يُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ يَخِرُّونَ لِلْأَذْقَانِ سُجَّدًا
2134|17|107|قل امنوا به او لا تومنوا ان الذين اوتوا العلم من قبله اذا يتلي عليهم يخرون للاذقان سجدا
107. Kul âminû bihî ev lâ tu’minû, innellezîne ûtul ilme min kablihî izâ yutlâ aleyhim yahırrûne lil ezkâni succedâ(succeden). (SECDE ÂYETİ)
De ki: “İman47 edin ona* ya da iman47 etmeyin; doğrusu önceden ilim verilen kimselere (ki) okunduğu zaman onlara**; kapandılar çeneleri üstüne secde12 edenler (olarak).
Ahmed Samira: 107 Say: "Believe with it or do not believe, that (E) those who were given/brought to the knowledge, from before it, if (it) is being read/recited on them, they fall down to the chins/beards prostrating."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 aminu iman edin امِنُوا امن
3 bihi ona (Kur’an’a) بِهِ -
4 ev veya أَوْ -
5 la لَا -
6 tu'minu iman etmeyin تُؤْمِنُوا امن
7 inne doğrusu إِنَّ -
8 ellezine kimseler الَّذِينَ -
9 utu verildiler أُوتُوا اتي
10 l-ilme ilim الْعِلْمَ علم
11 min مِنْ -
12 kablihi önceden قَبْلِهِ قبل
13 iza zaman إِذَا -
14 yutla okunur يُتْلَىٰ تلو
15 aleyhim onlara عَلَيْهِمْ -
16 yehirrune kapandılar يَخِرُّونَ خرر
17 lilezkani çeneleri üstüne لِلْأَذْقَانِ ذقن
18 succeden secde edenler/diz çöküp boyun eğenler (olarak) سُجَّدًا سجد

Notlar

Not 1: *Kur'ân'a.**Kur'ân.

Ayet 110

2137|17|110|قُلِ ٱدْعُوا۟ ٱللَّهَ أَوِ ٱدْعُوا۟ ٱلرَّحْمَٰنَ أَيًّا مَّا تَدْعُوا۟ فَلَهُ ٱلْأَسْمَآءُ ٱلْحُسْنَىٰ وَلَا تَجْهَرْ بِصَلَاتِكَ وَلَا تُخَافِتْ بِهَا وَٱبْتَغِ بَيْنَ ذَٰلِكَ سَبِيلًا
2137|17|110|قل ادعوا الله او ادعوا الرحمن ايا ما تدعوا فله الاسما الحسني ولا تجهر بصلاتك ولا تخافت بها وابتغ بين ذلك سبيلا
110. Kulid’ullâhe evid’ur rahmân(rahmâne), eyyen mâ ted’û fe lehul esmâul husnâ, ve lâ techer bi salâtike ve lâ tuhâfit bihâ vebtegı beyne zâlike sebîlâ(sebîlen).
De ki: “Dua80 edin Allah (diye) veya dua80 edin Rahmân1 (diye); dua80 ettiğiniz hangisiyse”; öyle ki O'nadır en güzel isimler49; sesini yükseltme salâtında5; sessiz (de) etme onu; bakın/ara arasında bunun bir yol.
Ahmed Samira: 110 Say: "Call God, or call the merciful, whichever you call, so for Him (are) the names the best/most beautiful (the good names), and do not publicize/declare/raise (voice) with your prayers, and do not silence/lower and hide with it, and wish/desire between that a way/method."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kuli de ki قُلِ قول
2 d'u çağırın/dua edin ادْعُوا دعو
3 llahe Allah (diye) اللَّهَ -
4 evi veya أَوِ -
5 d'u çağırın/dua edin ادْعُوا دعو
6 r-rahmane Rahman (diye) الرَّحْمَٰنَ رحم
7 eyyen hangisiyse أَيًّا -
8 ma مَا -
9 ted'u çağırdığınız/dua ettiğiniz تَدْعُوا دعو
10 felehu öyle ki O'nadır فَلَهُ -
11 l-esma'u isimler الْأَسْمَاءُ سمو
12 l-husna en güzel الْحُسْنَىٰ حسن
13 ve la وَلَا -
14 techer sesini yükseltme تَجْهَرْ جهر
15 bisalatike salatında بِصَلَاتِكَ صلو
16 ve la وَلَا -
17 tuhafit sessiz (de) etme تُخَافِتْ خفت
18 biha onu بِهَا -
19 vebtegi bakın/ara وَابْتَغِ بغي
20 beyne arasında بَيْنَ بين
21 zalike bunun ذَٰلِكَ -
22 sebilen bir yol سَبِيلًا سبل