Sure 60: Mümtehine/İmtihan edilen kadın

Ayet Sayısı: 13
ٱلْمُمْتَحِنَة

Ayet 1

5149|60|1|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَّخِذُوا۟ عَدُوِّى وَعَدُوَّكُمْ أَوْلِيَآءَ تُلْقُونَ إِلَيْهِم بِٱلْمَوَدَّةِ وَقَدْ كَفَرُوا۟ بِمَا جَآءَكُم مِّنَ ٱلْحَقِّ يُخْرِجُونَ ٱلرَّسُولَ وَإِيَّاكُمْ أَن تُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ رَبِّكُمْ إِن كُنتُمْ خَرَجْتُمْ جِهَٰدًا فِى سَبِيلِى وَٱبْتِغَآءَ مَرْضَاتِى تُسِرُّونَ إِلَيْهِم بِٱلْمَوَدَّةِ وَأَنَا۠ أَعْلَمُ بِمَآ أَخْفَيْتُمْ وَمَآ أَعْلَنتُمْ وَمَن يَفْعَلْهُ مِنكُمْ فَقَدْ ضَلَّ سَوَآءَ ٱلسَّبِيلِ
5149|60|1|يايها الذين امنوا لا تتخذوا عدوي وعدوكم اوليا تلقون اليهم بالموده وقد كفروا بما جاكم من الحق يخرجون الرسول واياكم ان تومنوا بالله ربكم ان كنتم خرجتم جهدا في سبيلي وابتغا مرضاتي تسرون اليهم بالموده وانا اعلم بما اخفيتم وما اعلنتم ومن يفعله منكم فقد ضل سوا السبيل
1. Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ tettehızû aduvvî ve aduvvekum evliyâe, tulkûne ileyhim bil meveddeti ve kad keferû bi mâ câekum minel hakk(hakkı), yuhricûner resûle ve iyyâkum en tû’minû billâhi rabbikum, in kuntum harectum cihâden fî sebîlî vebtigâe merdâtî tusirrûne ileyhim bil meveddeti ve ene a’lemu bi mâ ahfeytum ve mâ a’lentum, ve men yef’alhu minkum fe kad dalle sevâes sebîl(sebîli).
Ey iman47 etmiş kimseler! Edinmeyin düşmanlarımı ve düşmanlarınızı evliya212; atarsınız/koyarsınız onlara sevgiyle/duygusal yakınlıkla; ve muhakkak kâfirlik25 ettiler sizlere haktan/gerçekten gelmişe; çıkarırlar resûlü; ve sizler ki iman47 edersiniz Allah'a; Rabbinize4; eğer olduysanız çıkmışlar bir cihata yolumda; ve bakınanlar/arananlar rızama; sırlaşırsınız onlara sevgiyle/duygusal yakınlıkla; ve ben daha iyi bilenim hafiyelik ettiğinizi; ve alenileştirdiğinizi; ve kim faaliyet içinde olur ona sizlerden; öyle ki muhakkak dalalete düştü seviyeli/düzgün yoldan.
Ahmed Samira: 1 You, you those who believed, do not take My enemy and your enemy (as) guardians/allies , you throw to them with the love/affection, and they had disbelieved with what came to you from the truth , they drive/bring out the messenger and you, (because) that (E) you believe with (in) God your Lord, if you had gotten out/appeared struggling/defending for the faith in My way/path , and wishing/desiring My acceptances/approvals , you keep secret to them with the love/affection, and I am more knowledgeable with what you hid, and what you declared/publicized , and who makes/does it from you, so he had been misguided/lost (from) the way’s/path’s straightness/middle .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 la لَا -
5 tettehizu edinmeyin تَتَّخِذُوا اخذ
6 aduvvi düşmanlarımı عَدُوِّي عدو
7 ve aduvve kum ve düşmanlarınızı وَعَدُوَّكُمْ عدو
8 evliya'e evliya أَوْلِيَاءَ ولي
9 tulkune atarsınız/koyarsınız تُلْقُونَ لقي
10 ileyhim onlara إِلَيْهِمْ -
11 bil-meveddeti sevgiyle/duygusal yakınlıkla بِالْمَوَدَّةِ ودد
12 vekad ve muhakkak وَقَدْ -
13 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
14 bima بِمَا -
15 ca'ekum sizlere gelmişe جَاءَكُمْ جيا
16 mine مِنَ -
17 l-hakki haktan/gerçekten الْحَقِّ حقق
18 yuhricune çıkarırlar يُخْرِجُونَ خرج
19 r-rasule resûlü الرَّسُولَ رسل
20 ve iyyakum ve sizlere وَإِيَّاكُمْ -
21 en ki أَنْ -
22 tu'minu iman edersiniz تُؤْمِنُوا امن
23 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
24 rabbikum Rabbinize رَبِّكُمْ ربب
25 in eğer إِنْ -
26 kuntum olduysanız كُنْتُمْ كون
27 haractum çıkmışlar خَرَجْتُمْ خرج
28 cihaden bir cihata جِهَادًا جهد
29 fi فِي -
30 sebili yolumda سَبِيلِي سبل
31 vebtiga'e ve bakınanlar/arananlar وَابْتِغَاءَ بغي
32 merdati rızama مَرْضَاتِي رضو
33 tusirrune sırlaşırsınız تُسِرُّونَ سرر
34 ileyhim onlara إِلَيْهِمْ -
35 bil-meveddeti sevgiyle/duygusal yakınlıkla بِالْمَوَدَّةِ ودد
36 veena ve ben وَأَنَا -
37 ea'lemu daha iyi bilenim أَعْلَمُ علم
38 bima بِمَا -
39 ehfeytum hafiyelik ettiğinizi أَخْفَيْتُمْ خفي
40 ve ma ve وَمَا -
41 ea'lentum alenileştirdiğiniz أَعْلَنْتُمْ علن
42 ve men ve kim وَمَنْ -
43 yef'alhu faaliyet içinde olur ona يَفْعَلْهُ فعل
44 minkum sizlerden مِنْكُمْ -
45 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
46 delle dalalete düştü ضَلَّ ضلل
47 seva'e seviyeli/düzgün سَوَاءَ سوي
48 s-sebili yoldan السَّبِيلِ سبل

Ayet 2

5150|60|2|إِن يَثْقَفُوكُمْ يَكُونُوا۟ لَكُمْ أَعْدَآءً وَيَبْسُطُوٓا۟ إِلَيْكُمْ أَيْدِيَهُمْ وَأَلْسِنَتَهُم بِٱلسُّوٓءِ وَوَدُّوا۟ لَوْ تَكْفُرُونَ
5150|60|2|ان يثقفوكم يكونوا لكم اعدا ويبسطوا اليكم ايديهم والسنتهم بالسو وودوا لو تكفرون
2. İn yeskafûkum yekûnû lekum a’dâen ve yebsutû ileykum eydiyehum ve elsinetehum bis sûi ve veddû lev tekfurûn(tekfurûne).
Eğer bulsalar üstünlük sizlere (karşı) olurlar sizlere (karşı) düşmanlar; ve uzatırlar sizlere ellerini ve dillerini kötülükle; ve severler (ki) keşke kâfirlik25 etseniz.
Ahmed Samira: 2 If they defeat/overcome you they be for you enemies, and they extend/spread their hands and their tongues to you with the bad/evil/harm, and they wished/loved if you disbelieve.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 in eğer إِنْ -
2 yeskafukum bulsalar üstünlük sizlere يَثْقَفُوكُمْ ثقف
3 yekunu olurlar يَكُونُوا كون
4 lekum sizlere لَكُمْ -
5 ea'da'en düşmanlar أَعْدَاءً عدو
6 ve yebsutu ve uzatırlar وَيَبْسُطُوا بسط
7 ileykum sizlere إِلَيْكُمْ -
8 eydiyehum ellerini أَيْدِيَهُمْ يدي
9 ve elsinetehum ve dillerini وَأَلْسِنَتَهُمْ لسن
10 bis-su'i kötülükle بِالسُّوءِ سوا
11 ve veddu ve severler وَوَدُّوا ودد
12 lev keşke لَوْ -
13 tekfurune kâfirlik etseniz تَكْفُرُونَ كفر

Ayet 3

5151|60|3|لَن تَنفَعَكُمْ أَرْحَامُكُمْ وَلَآ أَوْلَٰدُكُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ يَفْصِلُ بَيْنَكُمْ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ
5151|60|3|لن تنفعكم ارحامكم ولا اولدكم يوم القيمه يفصل بينكم والله بما تعملون بصير
3. Len tenfeakum erhâmukum ve lâ evlâdukum, yevmel kıyâmeh(kıyâmeti) yefsılu beynekum, vallâhu bi mâ ta’melûne basîr(basîrun).
Asla menfaat sağlamaz rahimleriniz* ve ne de evlatlarınız kıyamet148 günü; ayırır (Allah) aranızı; ve Allah yaptıklarınıza bir Basîr’dir513.
Ahmed Samira: 3 Your relations and nor your children will never/not benefit you (on) the Resurrection Day, He separates/judges/decides between you, and God (is) with what you make/do seeing/knowing

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 len asla لَنْ -
2 tenfeakum menfaat sağlamaz تَنْفَعَكُمْ نفع
3 erhamukum rahimleriniz أَرْحَامُكُمْ رحم
4 ve la ve ne de وَلَا -
5 evladukum evlatlarınız أَوْلَادُكُمْ ولد
6 yevme günü يَوْمَ يوم
7 l-kiyameti kıyamet الْقِيَامَةِ قوم
8 yefsilu ayırır (Allah) يَفْصِلُ فصل
9 beynekum aranızı بَيْنَكُمْ بين
10 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
11 bima بِمَا -
12 tea'melune yaptıklarınıza تَعْمَلُونَ عمل
13 besirun bir Basîr’dir بَصِيرٌ بصر

Notlar

Not 1: *Sizlerin doğmasını sağlayan rahimler (anne, anneanne, babaanne). Ortak rahimlere sahip kimseler.

Ayet 4

5152|60|4|قَدْ كَانَتْ لَكُمْ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ فِىٓ إِبْرَٰهِيمَ وَٱلَّذِينَ مَعَهُۥٓ إِذْ قَالُوا۟ لِقَوْمِهِمْ إِنَّا بُرَءَٰٓؤُا۟ مِنكُمْ وَمِمَّا تَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ كَفَرْنَا بِكُمْ وَبَدَا بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمُ ٱلْعَدَٰوَةُ وَٱلْبَغْضَآءُ أَبَدًا حَتَّىٰ تُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَحْدَهُۥٓ إِلَّا قَوْلَ إِبْرَٰهِيمَ لِأَبِيهِ لَأَسْتَغْفِرَنَّ لَكَ وَمَآ أَمْلِكُ لَكَ مِنَ ٱللَّهِ مِن شَىْءٍ رَّبَّنَا عَلَيْكَ تَوَكَّلْنَا وَإِلَيْكَ أَنَبْنَا وَإِلَيْكَ ٱلْمَصِيرُ
5152|60|4|قد كانت لكم اسوه حسنه في ابرهيم والذين معه اذ قالوا لقومهم انا بروا منكم ومما تعبدون من دون الله كفرنا بكم وبدا بيننا وبينكم العدوه والبغضا ابدا حتي تومنوا بالله وحده الا قول ابرهيم لابيه لاستغفرن لك وما املك لك من الله من شي ربنا عليك توكلنا واليك انبنا واليك المصير
4. Kad kânet lekum usvetun hasenetun fî ibrâhîme vellezîne meah(meahu), iz kâlû li kavmihim innâ bureâu minkum ve mimmâ ta’budûne min dûnillâhi kefernâ bikum, ve bedee beynenâ ve beynekumul adâvetu vel bagdâu ebeden hattâ tû’minû billâhi vahdehû, illâ kavle ibrâhîme li ebîhi le estagfirenne leke ve mâ emliku leke minallâhi min şey’İn, rabbenâ aleyke tevekkelnâ ve ileyke enebnâ ve ileykel masîr(masîru).
Muhakkak oldu sizlere güzel bir örnek/bir rol model İbrahim'de; ve onunla birlikte (olan) kimseler (de); dedikleri zaman kavimlerine/toplumlarına: “Doğrusu bizler uzaklaşanlarız sizden ve Allah'ın astından kulluk46 eder olduğunuzdan; örttük/gizledik/inkar ettik sizleri; ve görünür oldu/açığa çıktı bizim aramızda ve sizin aranızda ebediyen/sürekli bir düşmanlık ve nefret; ta ki iman47 edersiniz bir tek Allah'a”; dışındadır sözü İbrahim'in babası için ‘Mutlak mağfiret dilerim sana; ve güç yetirir değilim sana Allah’tan (gelen) hiçbir şeye’; “Rabbimiz4! Sana tevekkül ettik; ve sana yöneldik; ve sanadır son varış.”
Ahmed Samira: 4 A good example/model (to follow) had been for you in Abraham and those with him, when they said to their nation: "We are innocent/separating from you, and from what you worship from other than God, we disbelieved with you, and the animosity and the intense hatred appeared between us and between you (for) ever (E), until you believe with (in) God alone." Except Abraham’s word/statement to his father: "I will ask for forgiveness for you, and I do not own/possess for you from God from a thing, our Lord, on You we relied depended (on) , and to You we returned/repented , and to You (is) the end/destination."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kad muhakkak قَدْ -
2 kanet oldu كَانَتْ كون
3 lekum sizlere لَكُمْ -
4 usvetun bir örnek/bir rol model أُسْوَةٌ اسو
5 hasenetun güzel حَسَنَةٌ حسن
6 fi فِي -
7 ibrahime İbrahim'de إِبْرَاهِيمَ -
8 vellezine ve kimseler (de) وَالَّذِينَ -
9 meahu onunla birlikte مَعَهُ -
10 iz zaman إِذْ -
11 kalu dedikleri قَالُوا قول
12 likavmihim kavimlerine/toplumlarına لِقَوْمِهِمْ قوم
13 inna doğrusu biz إِنَّا -
14 bura'u uzaklaşanlarız بُرَاءُ برا
15 minkum sizden مِنْكُمْ -
16 ve mimma ve وَمِمَّا -
17 tea'budune kulluk eder olduğunuzdan تَعْبُدُونَ عبد
18 min مِنْ -
19 duni astından دُونِ دون
20 llahi Allah'ın اللَّهِ -
21 keferna örttük/gizledik/inkar ettik كَفَرْنَا كفر
22 bikum sizleri بِكُمْ -
23 ve beda ve görünür oldu/açığa çıktı وَبَدَا بدو
24 beynena bizim aramızda بَيْنَنَا بين
25 ve beynekumu ve sizin aranızda وَبَيْنَكُمُ بين
26 l-adavetu bir düşmanlık الْعَدَاوَةُ عدو
27 velbegda'u ve nefret وَالْبَغْضَاءُ بغض
28 ebeden ebediyen/sürekli أَبَدًا ابد
29 hatta ta ki حَتَّىٰ -
30 tu'minu iman edersiniz تُؤْمِنُوا امن
31 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
32 vehdehu bir tek وَحْدَهُ وحد
33 illa dışında إِلَّا -
34 kavle sözü قَوْلَ قول
35 ibrahime İbrahim'in إِبْرَاهِيمَ -
36 liebihi babası için لِأَبِيهِ ابو
37 leestegfiranne mutlak mağfiret dilerim لَأَسْتَغْفِرَنَّ غفر
38 leke sana لَكَ -
39 vema ve değilim وَمَا -
40 emliku güç yetirir أَمْلِكُ ملك
41 leke sana لَكَ -
42 mine -tan مِنَ -
43 llahi Allah- اللَّهِ -
44 min مِنْ -
45 şey'in bir şeyden شَيْءٍ شيا
46 rabbena Rabbimiz! رَبَّنَا ربب
47 aleyke sana عَلَيْكَ -
48 tevekkelna tevekkül ettik تَوَكَّلْنَا وكل
49 ve ileyke ve sana وَإِلَيْكَ -
50 enebna yöneldik أَنَبْنَا نوب
51 ve ileyke ve sanadır وَإِلَيْكَ -
52 l-mesiru son varış الْمَصِيرُ صير

Notlar

Not: Bu ayette İbrahim peygamber müminlere bir örnek, bir rol model olarak gösterilmektedir. Tıpkı Muhammed peygamberin 33:21 ayetinde rol model olarak gösterilmesi gibi. Çok ilginç ki İbrahim peygamberden başka onun yanında olan mümin kimseler de örnek gösterilmiştir. Hatta 60:6 ayetinde bu kimselerin müminler için güzel bir örnek oluşu 2. kez vurgulanmaktadır. İbrahim peygamberin ve yanındaki kimselerin hangi özelliği en üst seviyede vurgulanmıştır?Ayetten anlarız ki bu kimselerin tek tanrıcı olmaları, tek/sadece Yüce Allah’a kulluk etmeleri örnek alınmalıdır. Ayete çok önemli bir işaret daha göze çarpar. Tek tanrıcılar Yüce Allah’a ortak koşarak iman eden müşriklerden kendilerini ayırmalıdırlar. Müşrikleri kendilerine bir dost veya yakın koruyucu bir veli edinmemelidirler. Müşriklerin gücü ele geçirdiğinde hiç acımadan gerçek müminleri toptan katledeceği asla akılardan çıkarılmamalıdır. Gerçek müminler müşriklere karşı kalplerinde bir hoşnutsuzluk zaten hissederler. Bir düşmana karşı nasıl tedbir alınıyorsa müşriklere karşı da aynı tedbirler alınmalıdır. Tek tanrıcı kimseler toplumu şirk konusunda aydınlatmalıdır. Müşriklerin düşmanlığını kazanırım diye sadece Kur’an demeye korkmamalıdır. Hiç korkmadan İbrahim peygamberin yolu olan, tek tanrıcılık yolu olan sadece Kur’an’a davet etmelidir. Müşriklerle mücadele Kur’an’la yapılmalıdır. Bazı kimseler 33:21 ayetinde Muhammed resulün bir rol model olarak gösterilmesini söylentilere/hadislere dayanak olarak ortaya koymak isterler. Oysa hemen anlaşılacağı gibi Muhammed resulü örnek almak sadece Kur’an demektir. Muhammed peygamberin yaşadığı dönemde asla yazdırmadığı, vefatından yaklaşık 230 sene sonra oradan buradan toplanan söylentileri örnek almak Muhammed peygamberi örnek almak asla değildir. Ayette İbrahim peygamberin müminler için örnek olmaması gereken bir davranışını Rabbimiz bizlere bildirmiştir. O da İbrahim peygamberin babası için mağfiret yani bağışlanma dilemesidir. Anlarız ki İbrahim peygamberin babası müşriktir. Müşrik olan bir kimse için; bu kimse babamız anamız, çocuklarımız da olsa onlar için mağfiret dilemek örnek bir davranış değildir. Müşrikler zalimdir. Yüce Allah'ın asla affetmeyeceğim buyurduğu bir günahı işlemişlerdir. Bak;https://kuranmucizeler.com/oldu-sizlere-allah-in-resulunde-guzel-bir-ornek-sirk-dininin-kaynagi-olan-hadislere-dayanak-yapilmaya-calisilan-bir-ayet

Ayet 5

5153|60|5|رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَٱغْفِرْ لَنَا رَبَّنَآ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ
5153|60|5|ربنا لا تجعلنا فتنه للذين كفروا واغفر لنا ربنا انك انت العزيز الحكيم
5. Rabbenâ lâ tec’alnâ fitneten lillezîne keferû, vagfir lenâ rabbenâ, inneke entel azîzul hakîm(hakîmu).
Rabbimiz4! Yapma bizleri bir fitne610 kâfirlik25 etmiş kimseler için; ve mağfiret319 et bizlere; Rabbimiz4! Doğrusu sen; sensin Azîz37; Hakîm9.
Ahmed Samira: 5 Our Lord do not make/put us (as) a test/allurement to those who disbelieved, and forgive for us, our Lord, that You truly are, You are, the glorious/mighty , the wise/judicious .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
2 la لَا -
3 tec'alna yapma bizleri تَجْعَلْنَا جعل
4 fitneten bir fitne فِتْنَةً فتن
5 lillezine kimseler için لِلَّذِينَ -
6 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
7 vegfir ve mağfiret et وَاغْفِرْ غفر
8 lena bizlere لَنَا -
9 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
10 inneke doğrusu Ses إِنَّكَ -
11 ente Sen أَنْتَ -
12 l-azizu Aziz الْعَزِيزُ عزز
13 l-hakimu Hakîm الْحَكِيمُ حكم

Ayet 6

5154|60|6|لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِيهِمْ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِّمَن كَانَ يَرْجُوا۟ ٱللَّهَ وَٱلْيَوْمَ ٱلْءَاخِرَ وَمَن يَتَوَلَّ فَإِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْغَنِىُّ ٱلْحَمِيدُ
5154|60|6|لقد كان لكم فيهم اسوه حسنه لمن كان يرجوا الله واليوم الاخر ومن يتول فان الله هو الغني الحميد
6. Lekad kâne lekum fîhim usvetun hasenetun li men kâne yercûllâhe vel yevmel âhire ve men yetevelle fe innallâhe huvel ganiyyul hamîd(hamîdu).
Ant olsun (ki) oldu sizlere onlarda* güzel bir örnek/bir rol model; kimse için (ki) oldu ümit eder/arzular Allah’ı ve ahiret gününü; ve kim yüz çevirir öyle ki doğrusu Allah’tır; O'dur Ganiyy106; Hamîd107.
Ahmed Samira: 6 A good example/model (to follow) had been for you in them, to who was hoping/expecting God, and the Day the Last/Resurrection Day; and who turns away, so then God, He is the rich, the praiseworthy/commendable.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lekad ant olsun لَقَدْ -
2 kane oldu كَانَ كون
3 lekum sizlere لَكُمْ -
4 fihim onlarda فِيهِمْ -
5 usvetun bir örnek/bir rol model أُسْوَةٌ اسو
6 hasenetun güzel حَسَنَةٌ حسن
7 limen kimse için لِمَنْ -
8 kane oldu كَانَ كون
9 yercu ümit eder/arzular يَرْجُو رجو
10 llahe Allah'ı اللَّهَ -
11 velyevme ve gününü وَالْيَوْمَ يوم
12 l-ahira ahiret الْاخِرَ اخر
13 ve men ve kim وَمَنْ -
14 yetevelle yüz çevirir يَتَوَلَّ ولي
15 feinne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
16 llahe Allah’tır اللَّهَ -
17 huve O'dur هُوَ -
18 l-ganiyyu gani/zengin الْغَنِيُّ غني
19 l-hamidu en yüce övgüye/methedilmeye değer الْحَمِيدُ حمد

Notlar

Not: Ayette geçen 'onlarda' kelimesi 60:4 ayetinde işaret edilen İbrahim peygamberle birlikte olan tek tanrıcı kimselerdir. Bak; 33:21
Not 1: *Nebi İbrahim ve yanındaki kimselerde.

Ayet 7

5155|60|7|عَسَى ٱللَّهُ أَن يَجْعَلَ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَ ٱلَّذِينَ عَادَيْتُم مِّنْهُم مَّوَدَّةً وَٱللَّهُ قَدِيرٌ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
5155|60|7|عسي الله ان يجعل بينكم وبين الذين عاديتم منهم موده والله قدير والله غفور رحيم
7. Asâllâhu en yec’ale beynekum ve beynellezîne âdeytum minhum meveddeh(meveddeten), vallâhu kadîr(kadîrun), vallâhu gafûrun rahîm(rahîmun).
Belki de Allah ki yapar sizlerin arasında ve onlardan düşmanlık ettiğiniz kimseler arasında bir sevgi/duygusal yakınlık; ve Allah bir Kadîr’dir177; ve Allah bir Gafûr’dur20; bir Rahîm’dir2.
Ahmed Samira: 7 Maybe/perhaps that (E) God makes/puts between you, and between those whom you made animosity with, from them, love/affection/friendship, and God (is) capable/able , and God (is) forgiving, merciful.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 asa belki de عَسَى عسي
2 llahu Allah اللَّهُ -
3 en ki أَنْ -
4 yec'ale yapar يَجْعَلَ جعل
5 beynekum aranızla بَيْنَكُمْ بين
6 ve beyne ve arasında وَبَيْنَ بين
7 ellezine kimseler الَّذِينَ -
8 aadeytum düşmanlık ettiğiniz عَادَيْتُمْ عدو
9 minhum onlardan مِنْهُمْ -
10 meveddeten bir sevgi/duygusal yakınlık مَوَدَّةً ودد
11 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
12 kadirun bir Kadîr’dir قَدِيرٌ قدر
13 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
14 gafurun bir Gafûr’dur غَفُورٌ غفر
15 rahimun bir Rahîm’dir رَحِيمٌ رحم

Ayet 8

5156|60|8|لَّا يَنْهَىٰكُمُ ٱللَّهُ عَنِ ٱلَّذِينَ لَمْ يُقَٰتِلُوكُمْ فِى ٱلدِّينِ وَلَمْ يُخْرِجُوكُم مِّن دِيَٰرِكُمْ أَن تَبَرُّوهُمْ وَتُقْسِطُوٓا۟ إِلَيْهِمْ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلْمُقْسِطِينَ
5156|60|8|لا ينهيكم الله عن الذين لم يقتلوكم في الدين ولم يخرجوكم من ديركم ان تبروهم وتقسطوا اليهم ان الله يحب المقسطين
8. Lâ yenhâkumullâhu anillezîne lem yukâtilûkum fîd dîni ve lem yuhricûkum min diyârikum en teberrûhum ve tuksitû ileyhim, innallâhe yuhıbbul muksitîn(muksitîne).
Menetmez sizleri Allah kimselerden (ki) asla katletmez35 sizleri dinde122 ve asla çıkarmaz sizleri diyarlarınızdan; ki erdemli olursunuz ve eşitliği gözetirsiniz onlara; şüphesiz ki Allah sever muksitleri746.
Ahmed Samira: 8 God does not forbid/prevent you from those who did not fight/kill you in the religion, and they did not bring/drive you out from your houses/countries , that (E) you be righteous/charitable/truthful to them, and be just/equitable to them, that truly God loves/likes the just/equitable.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 la لَا -
2 yenhakumu men etmez sizleri يَنْهَاكُمُ نهي
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 ani عَنِ -
5 ellezine kimselerden الَّذِينَ -
6 lem asla لَمْ -
7 yukatilukum katletmez sizleri يُقَاتِلُوكُمْ قتل
8 fi فِي -
9 d-dini dinde الدِّينِ دين
10 velem ve asla وَلَمْ -
11 yuhricukum çıkarmaz sizleri يُخْرِجُوكُمْ خرج
12 min مِنْ -
13 diyarikum diyarlarınızdan دِيَارِكُمْ دور
14 en ki أَنْ -
15 teberruhum erdemli olursunuz تَبَرُّوهُمْ برر
16 ve tuksitu ve eşitliği gözetirsiniz وَتُقْسِطُوا قسط
17 ileyhim onlara إِلَيْهِمْ -
18 inne şüphesiz ki إِنَّ -
19 llahe Allah اللَّهَ -
20 yuhibbu sever يُحِبُّ حبب
21 l-muksitine muksitleri الْمُقْسِطِينَ قسط

Ayet 9

5157|60|9|إِنَّمَا يَنْهَىٰكُمُ ٱللَّهُ عَنِ ٱلَّذِينَ قَٰتَلُوكُمْ فِى ٱلدِّينِ وَأَخْرَجُوكُم مِّن دِيَٰرِكُمْ وَظَٰهَرُوا۟ عَلَىٰٓ إِخْرَاجِكُمْ أَن تَوَلَّوْهُمْ وَمَن يَتَوَلَّهُمْ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلظَّٰلِمُونَ
5157|60|9|انما ينهيكم الله عن الذين قتلوكم في الدين واخرجوكم من ديركم وظهروا علي اخراجكم ان تولوهم ومن يتولهم فاوليك هم الظلمون
9. İnnemâ yenhâkumullâhu anillezîne kâtelûkum fîd dîni ve ahrecûkum min diyârikum ve zâherû alâ ıhrâcikum en tevellevhum, ve men yetevellehum fe ulâike humuz zâlimûn(zâlimûne).
Ancak (ki) meneder sizleri Allah kimselerden (ki) katlettiler35 sizleri dinde122; çıkardılar sizleri diyarlarınızdan; ve arka çıktılar/destek oldular ihracınıza/çıkarılmanıza karşı; ki veli28 edinirsiniz onları ve kim veli28 edinir onları öyle ki işte bunlar; onlardır zalimler257.
Ahmed Samira: 9 But God forbids/prevents you from those who fought/killed you in the religion, and they brought/drove you out from your houses/countries , and they cooperated/supported on forcing/driving you out , that (E) you follow them, and who follows them, so those, they are the unjust/oppressive.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 innema ancak إِنَّمَا -
2 yenhakumu meneder sizleri يَنْهَاكُمُ نهي
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 ani عَنِ -
5 ellezine kimselerden الَّذِينَ -
6 katelukum katlettiler sizleri قَاتَلُوكُمْ قتل
7 fi فِي -
8 d-dini dinde الدِّينِ دين
9 ve ehracukum çıkardılar sizleri وَأَخْرَجُوكُمْ خرج
10 min مِنْ -
11 diyarikum diyarlarınızdan دِيَارِكُمْ دور
12 ve zaheru ve arka çıktılar/destek oldular وَظَاهَرُوا ظهر
13 ala karşı عَلَىٰ -
14 ihracikum ihracınıza إِخْرَاجِكُمْ خرج
15 en ki أَنْ -
16 tevellevhum veli edinmenizi onları تَوَلَّوْهُمْ ولي
17 ve men ve kim وَمَنْ -
18 yetevellehum veli ediniz onları يَتَوَلَّهُمْ ولي
19 feulaike öyle ki işte bunlar فَأُولَٰئِكَ -
20 humu onlardır هُمُ -
21 z-zalimune zalimler الظَّالِمُونَ ظلم

Ayet 10

5158|60|10|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا جَآءَكُمُ ٱلْمُؤْمِنَٰتُ مُهَٰجِرَٰتٍ فَٱمْتَحِنُوهُنَّ ٱللَّهُ أَعْلَمُ بِإِيمَٰنِهِنَّ فَإِنْ عَلِمْتُمُوهُنَّ مُؤْمِنَٰتٍ فَلَا تَرْجِعُوهُنَّ إِلَى ٱلْكُفَّارِ لَا هُنَّ حِلٌّ لَّهُمْ وَلَا هُمْ يَحِلُّونَ لَهُنَّ وَءَاتُوهُم مَّآ أَنفَقُوا۟ وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ أَن تَنكِحُوهُنَّ إِذَآ ءَاتَيْتُمُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ وَلَا تُمْسِكُوا۟ بِعِصَمِ ٱلْكَوَافِرِ وَسْـَٔلُوا۟ مَآ أَنفَقْتُمْ وَلْيَسْـَٔلُوا۟ مَآ أَنفَقُوا۟ ذَٰلِكُمْ حُكْمُ ٱللَّهِ يَحْكُمُ بَيْنَكُمْ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ
5158|60|10|يايها الذين امنوا اذا جاكم المومنت مهجرت فامتحنوهن الله اعلم بايمنهن فان علمتموهن مومنت فلا ترجعوهن الي الكفار لا هن حل لهم ولا هم يحلون لهن واتوهم ما انفقوا ولا جناح عليكم ان تنكحوهن اذا اتيتموهن اجورهن ولا تمسكوا بعصم الكوافر وسلوا ما انفقتم وليسلوا ما انفقوا ذلكم حكم الله يحكم بينكم والله عليم حكيم
10. Yâ eyyuhellezîne âmenû izâ câekumul mû’minâtu muhâcirâtin femtehınû hunn(hunne), allâhu a’lemu bi îmânihinn(îmânihinne), fe in alimtimû hunne mû’minâtin fe lâ terciû hunne ilel kuffâr(kuffâri), lâ hunne hıllun lehum ve lâ hum yehıllûne le hunn(hunne), ve âtûhum mâ enfekû, ve lâ cunâha aleykum en tenkıhû hunne izâ âteytumû hunne ucûrehunn(ucûrehunne), ve lâ tumsikû bi isamil kevâfiri ves’elû mâ enfaktum vel yes’elû mâ enfekû, zâlikum hukmullâh(hukmullâhi), yahkumu beynekum, vallâhu alîmun hakîm(hakîmun).
Ey iman47 etmiş kimseler! Geldiği zaman mümin27 kadınlar bir muhâcir716 kadın (olarak) öyle ki imtihan742 edin onları*; Allah daha iyi bilendir onların* imanını47; öyle ki eğer bildiyseniz onlar mümin27 kadınlardır; öyle ki geri göndermeyin onları* kâfirlere25 doğru; olmaz onlar* bir helal onlara**; ve olmaz onlar** helali yaparlar** onları*; ve verin onlara** infak743 ettiklerini**; ve olmaz bir günah üzerinize ki nikahlarsınız744 onları* verdiğiniz zaman onlara ecirlerini/mehirlerini; ve tutmayın ismetlerini741 kâfir25 kadınların; ve sual edin/sorun infak743 ettiğinizi; ve sual etsinler/sorsunlar** infak743 ettiklerini; işte bu; hükmüdür Allah'ın; hükmeder aranızda; ve Allah bir Alîm’dir8; bir Hakîm’dir9.
Ahmed Samira: 10 You, you those who believed, if the believing females came to you emigrating , so test/examine them (F) , God (is) more knowing with their faith/belief, so if you knew them (F) (to be) believers (F), so do not return them to the disbelievers, they (F) are not permitted/allowed for them, and nor they (the disbelievers) be permitted/allowed for them (F), and give them what they spent, and (there is) no offense/sin that (E) youmarry them (F) if you gave them (F) their rewards (dowries) , and do not hold fast/grasp/seize with the (insisting) disbelievers’ ties/bonds (discontinue marriage to disbelieving women), and ask (for) what you spent, and they should ask (for) what they spent, that (is) God’s judgment/rule, He judges/rules between you, and God (is) knowledgeable, wise/judicious.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 iza إِذَا -
5 ca'ekumu geldiği zaman جَاءَكُمُ جيا
6 l-mu'minatu mümin kadınlar الْمُؤْمِنَاتُ امن
7 muhaciratin bir muhacir olarak مُهَاجِرَاتٍ هجر
8 femtehinuhunne öyle ki imtihan edin onları فَامْتَحِنُوهُنَّ محن
9 llahu Allah اللَّهُ -
10 ea'lemu daha iyi bilendir أَعْلَمُ علم
11 biimanihinne onların imanını بِإِيمَانِهِنَّ امن
12 fe in öyle ki eğer فَإِنْ -
13 alimtumuhunne bildiyseniz onlar عَلِمْتُمُوهُنَّ علم
14 mu'minatin mümin kadınlar مُؤْمِنَاتٍ امن
15 fela öyle ki فَلَا -
16 terciuhunne geri göndermeyin onları تَرْجِعُوهُنَّ رجع
17 ila doğru إِلَى -
18 l-kuffari kâfirlere الْكُفَّارِ كفر
19 la olmaz لَا -
20 hunne onlar هُنَّ -
21 hillun bir helal حِلٌّ حلل
22 lehum onlara لَهُمْ -
23 ve la ve olmaz وَلَا -
24 hum onlar هُمْ -
25 yehillune helal eder يَحِلُّونَ حلل
26 lehunne onlara لَهُنَّ -
27 ve atuhum ve verin onlara وَاتُوهُمْ اتي
28 ma مَا -
29 enfeku infak ettiklerini أَنْفَقُوا نفق
30 ve la ve olmaz وَلَا -
31 cunaha bir günah جُنَاحَ جنح
32 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
33 en ki أَنْ -
34 tenkihuhunne nikahlarsınız onları تَنْكِحُوهُنَّ نكح
35 iza zaman إِذَا -
36 ateytumuhunne verdiğiniz zaman onlara اتَيْتُمُوهُنَّ اتي
37 ucurahunne ecirlerini أُجُورَهُنَّ اجر
38 ve la ve وَلَا -
39 tumsiku tutmayın تُمْسِكُوا مسك
40 biisami ismetlerini بِعِصَمِ عصم
41 l-kevafiri kâfir kadınların الْكَوَافِرِ كفر
42 veselu ve sual edin/sorun وَاسْأَلُوا سال
43 ma مَا -
44 enfektum infak ettiğinizi أَنْفَقْتُمْ نفق
45 velyeselu ve sual etsinler/sorsunlar وَلْيَسْأَلُوا سال
46 ma مَا -
47 enfeku infak ettiklerini أَنْفَقُوا نفق
48 zalikum işte bu ذَٰلِكُمْ -
49 hukmu hükmüdür حُكْمُ حكم
50 llahi Allah'ın اللَّهِ -
51 yehkumu hükmeder يَحْكُمُ حكم
52 beynekum aranızda بَيْنَكُمْ بين
53 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
54 alimun bir Alîm’dir عَلِيمٌ علم
55 hakimun bir Hakîm’dir حَكِيمٌ حكم

Notlar

Not 1: *Muhâcir kadınları, muhâcir kadınların.**Kâfir erkeklere, kâfir erkekler, kâfir erkeklerin.

Ayet 11

5159|60|11|وَإِن فَاتَكُمْ شَىْءٌ مِّنْ أَزْوَٰجِكُمْ إِلَى ٱلْكُفَّارِ فَعَاقَبْتُمْ فَـَٔاتُوا۟ ٱلَّذِينَ ذَهَبَتْ أَزْوَٰجُهُم مِّثْلَ مَآ أَنفَقُوا۟ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ ٱلَّذِىٓ أَنتُم بِهِۦ مُؤْمِنُونَ
5159|60|11|وان فاتكم شي من ازوجكم الي الكفار فعاقبتم فاتوا الذين ذهبت ازوجهم مثل ما انفقوا واتقوا الله الذي انتم به مومنون
11. Ve in fâtekum şey’un min ezvâcikum ilel kuffâri fe âkabtum fe âtûllezîne zehebet ezvâcuhum misle mâ enfekû, vettekûllâhellezî entum bihî mû’minûn(mû’minûne).
Ve eğer geçip gittiyse bir şey eşlerinizden kâfir25 erkeklere doğru; öyle ki akabinde/ardında oldunuz (böyle bir durumun aynısına karşı); öyle ki verin mislini870 infak743 ettiklerinin kimselere* (ki) gitti/terk etti eşleri** onları*; ve takvalı21 olun Allah'a; ki sizler O’na*** müminlersiniz27.
Ahmed Samira: 11 And if a thing passed you from your spouses to the disbelievers, (so if you lost some of your possessions to disbelieving wives that left you) so you punished , so bring those whom their spouses went/took away (reimburse spouses of disbelievers) similar/equal (to) what they spent, and fear and obey God, whom you are with (in) Him believing.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve in ve eğer وَإِنْ -
2 fetekum geçip gittiyse فَاتَكُمْ فوت
3 şey'un bir şey شَيْءٌ شيا
4 min مِنْ -
5 ezvacikum eşlerinizden أَزْوَاجِكُمْ زوج
6 ila doğru إِلَى -
7 l-kuffari kafirlere الْكُفَّارِ كفر
8 feaakabtum öyle ki akabinde/ardında oldunuz فَعَاقَبْتُمْ عقب
9 fe atu öyle ki verin فَاتُوا اتي
10 ellezine kimselere الَّذِينَ -
11 zehebet gitti/terk etti ذَهَبَتْ ذهب
12 ezvacuhum eşleri onları أَزْوَاجُهُمْ زوج
13 misle mislini/benzerini مِثْلَ مثل
14 ma مَا -
15 enfeku infak ettiklerinin أَنْفَقُوا نفق
16 vetteku ve takvalı olun وَاتَّقُوا وقي
17 llahe Allah'a اللَّهَ -
18 llezi ki الَّذِي -
19 entum sizler أَنْتُمْ -
20 bihi O’na بِهِ -
21 mu'minune müminlersiniz مُؤْمِنُونَ امن

Notlar

Not 1: *Kâfir erkeklere, kâfir erkekleri.**Kadınlar.***Allah'a.

Ayet 12

5160|60|12|يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ إِذَا جَآءَكَ ٱلْمُؤْمِنَٰتُ يُبَايِعْنَكَ عَلَىٰٓ أَن لَّا يُشْرِكْنَ بِٱللَّهِ شَيْـًٔا وَلَا يَسْرِقْنَ وَلَا يَزْنِينَ وَلَا يَقْتُلْنَ أَوْلَٰدَهُنَّ وَلَا يَأْتِينَ بِبُهْتَٰنٍ يَفْتَرِينَهُۥ بَيْنَ أَيْدِيهِنَّ وَأَرْجُلِهِنَّ وَلَا يَعْصِينَكَ فِى مَعْرُوفٍ فَبَايِعْهُنَّ وَٱسْتَغْفِرْ لَهُنَّ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
5160|60|12|يايها النبي اذا جاك المومنت يبايعنك علي ان لا يشركن بالله شيا ولا يسرقن ولا يزنين ولا يقتلن اولدهن ولا ياتين ببهتن يفترينه بين ايديهن وارجلهن ولا يعصينك في معروف فبايعهن واستغفر لهن الله ان الله غفور رحيم
12. Yâ eyyuhen nebiyyu izâ câekel mu’minâtu yubâyi’neke alâ en lâ yuşrikne billâhi şey’en ve lâ yesrikne ve lâ yeznîne ve lâ yaktulne evlâdehunne ve lâ ye’tîne bi buhtânin yefterînehu beyne eydîhinne ve erculihinne ve lâ ya’sîneke fî ma’rûfin fe bâyı’hunne vestagfirlehunnallâh(vestagfirlehunnallâhe) innallâhe gafûrun rahîm(rahîmun).
Ey nebi132*! Geldiği zaman sana mümin27 kadınlar biat745 etsinler sana karşı ki şirk71 koşmazlar Allah'a bir şeyi; ve çalmazlar; ve zina etmezler; ve katletmezler35 evlatlarını; ve gelmezler yalan suçlamayla (ki) iftira883 atarak elleri arasında ve bacakları arasında; ve isyan etmezler sana bir maruftakine291; öyle ki biat745 et onlara**; ve mağfiret319 sun onlar** için Allah’a; doğrusu Allah bir Gafûr’dur20; bir Rahîm’dir2.
Ahmed Samira: 12 You, you the prophet, if the believers (F) came to you, they (F) pledge/swear to you loyalty on that (E) they (F) not share/make partners with God a thing, and nor they (F) steal/rob, and nor they (F) commit adultery/fornication , and nor they (F) kill their (F) children, and nor they (F) do/commit with falsehood/slander (that) they (F) fabricate it between their (F) hands and their (F) feet, and nor they (F) disobey you in known/generosity , so pledge/swear to them (F) loyalty, and ask for forgiveness (P) for them (F) (from) God, that truly God (is) forgiving, merciful.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 n-nebiyyu nebi النَّبِيُّ نبا
3 iza zaman إِذَا -
4 ca'eke geldiği zaman sana جَاءَكَ جيا
5 l-mu'minatu mümin kadınlar الْمُؤْمِنَاتُ امن
6 yubayia'neke biat etsinler sana يُبَايِعْنَكَ بيع
7 ala karşı عَلَىٰ -
8 en ki أَنْ -
9 la لَا -
10 yuşrikne şirk koşmazlar يُشْرِكْنَ شرك
11 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
12 şey'en bir şeyi شَيْئًا شيا
13 ve la ve وَلَا -
14 yesrikne çalmazlar يَسْرِقْنَ سرق
15 ve la ve وَلَا -
16 yeznine zina etmezler يَزْنِينَ زني
17 ve la ve وَلَا -
18 yektulne katletmezler يَقْتُلْنَ قتل
19 evladehunne evlatlarını أَوْلَادَهُنَّ ولد
20 ve la ve وَلَا -
21 ye'tine gelmezler يَأْتِينَ اتي
22 bibuhtanin yalan suçlamayla بِبُهْتَانٍ بهت
23 yefterinehu iftira atarak يَفْتَرِينَهُ فري
24 beyne arasında بَيْنَ بين
25 eydihinne elleri أَيْدِيهِنَّ يدي
26 ve erculihinne ve bacakları arasında وَأَرْجُلِهِنَّ رجل
27 ve la ve وَلَا -
28 yea'sineke isyan etmezler يَعْصِينَكَ عصي
29 fi فِي -
30 mea'rufin bir maruftakine مَعْرُوفٍ عرف
31 febayia'hunne öyle ki biat et onlara فَبَايِعْهُنَّ بيع
32 vestegfir ve mağfiret dile وَاسْتَغْفِرْ غفر
33 lehunne onlara لَهُنَّ -
34 llahe Allah’a اللَّهَ -
35 inne şüphesiz إِنَّ -
36 llahe Allah اللَّهَ -
37 gafurun bir Gafûr’dur غَفُورٌ غفر
38 rahimun bir Rahîm’dir رَحِيمٌ رحم

Notlar

Not 1: **Nebi Muhammed.**Kadınlara. Sen de biat et onlara. Bu noktada biat kelimesinin karşılıklı olduğunu net bir şekilde anlarız.

Ayet 13

5161|60|13|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَوَلَّوْا۟ قَوْمًا غَضِبَ ٱللَّهُ عَلَيْهِمْ قَدْ يَئِسُوا۟ مِنَ ٱلْءَاخِرَةِ كَمَا يَئِسَ ٱلْكُفَّارُ مِنْ أَصْحَٰبِ ٱلْقُبُورِ
5161|60|13|يايها الذين امنوا لا تتولوا قوما غضب الله عليهم قد ييسوا من الاخره كما ييس الكفار من اصحب القبور
13. Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ tetevellev kavmen gadıballâhu aleyhim kad yeisû minel âhireti kemâ yeisel kuffâru min ashâbil kubûr(kubûri).
Ey iman47 etmiş kimseler! Veliler28 edinmeyin bir kavmi/toplumu (ki) gazap127 etti Allah üzerlerine; muhakkak umudu kestiler (onlar) ahiretten kâfirlerin25 kabir ashâbından194 umudu kestiği gibi.
Ahmed Samira: 13 You, you those who believed, do not follow a nation God became angry/angered on them, they had despaired/become hopeless from the end (other life), as/like the disbelievers despair/become hopeless from the graves’/burial place’s owners 415

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 la لَا -
5 tetevellev veliler edinmeyin تَتَوَلَّوْا ولي
6 kavmen bir kavmi/toplumu قَوْمًا قوم
7 gadibe gazap etti غَضِبَ غضب
8 llahu Allah اللَّهُ -
9 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
10 kad muhakkak قَدْ -
11 yeisu umudu kestiler يَئِسُوا ياس
12 mine مِنَ -
13 l-ahirati ahiretten الْاخِرَةِ اخر
14 kema gibi كَمَا -
15 yeise umudu kestiği يَئِسَ ياس
16 l-kuffaru kâfirlerin الْكُفَّارُ كفر
17 min مِنْ -
18 eshabi ashabından أَصْحَابِ صحب
19 l-kuburi kabir الْقُبُورِ قبر