Sure 25: Furkan/Ayıran

Ayet Sayısı: 12
ٱلْفُرْقَان

Ayet 12

2865|25|12|إِذَا رَأَتْهُم مِّن مَّكَانٍۭ بَعِيدٍ سَمِعُوا۟ لَهَا تَغَيُّظًا وَزَفِيرًا
2865|25|12|اذا راتهم من مكان بعيد سمعوا لها تغيظا وزفيرا
12. İzâ raethum min mekânin baîdin semiû lehâ tegayyuzan ve zefîrâ(zefîran).
Gördüğü* zaman onları** uzak bir mekandan; işittiler*** onun**** gazabını ve uğultusunu806.
Ahmed Samira: 12 If it saw them from a far/distant place/position , they heard/listened to it a rage/anger and (the) sound of roaring fire .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 iza إِذَا -
2 raethum gördüğü zaman onları رَأَتْهُمْ راي
3 min مِنْ -
4 mekanin mekandan مَكَانٍ كون
5 beiydin uzak بَعِيدٍ بعد
6 semiu işittiler سَمِعُوا سمع
7 leha onun لَهَا -
8 tegayyuzen gazabını تَغَيُّظًا غيظ
9 ve zefiran ve uğultusunu وَزَفِيرًا زفر

Notlar

Not 1: *Cehennem.**Cehennemlik kimseleri.***Cehennemlik kimseler.****Cehennemin.

Ayet 27

2880|25|27|وَيَوْمَ يَعَضُّ ٱلظَّالِمُ عَلَىٰ يَدَيْهِ يَقُولُ يَٰلَيْتَنِى ٱتَّخَذْتُ مَعَ ٱلرَّسُولِ سَبِيلًا
2880|25|27|ويوم يعض الظالم علي يديه يقول يليتني اتخذت مع الرسول سبيلا
27. Ve yevme yeadduz zâlimu alâ yedeyhi yekûlu yâ leytenîttehaztu mear resûli sebîlâ(sebîlen).
Ve o gün ısırır zalim iki elini; der: “Ah! Keşke edinseydim resûlle418 birlikte bir yol.”
Ahmed Samira: 27 And a day/time the unjust/oppressor bites on his hands, he says: "Oh I wish I would have taken/received with the messenger a way/road ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve yevme ve o gün وَيَوْمَ يوم
2 yeaddu ısırır يَعَضُّ عضض
3 z-zalimu zalim الظَّالِمُ ظلم
4 ala عَلَىٰ -
5 yedeyhi iki elini يَدَيْهِ يدي
6 yekulu der يَقُولُ قول
7 ya leyteni ah! Keşke يَالَيْتَنِي -
8 ttehaztu edinseydim اتَّخَذْتُ اخذ
9 mea birlikte مَعَ -
10 r-rasuli resulle/elçiyle الرَّسُولِ رسل
11 sebilen bir yol سَبِيلًا سبل

Ayet 28

2881|25|28|يَٰوَيْلَتَىٰ لَيْتَنِى لَمْ أَتَّخِذْ فُلَانًا خَلِيلًا
2881|25|28|يويلتي ليتني لم اتخذ فلانا خليلا
28. Yâ veyletâ leytenî lem ettehız fulânen halîlâ(halîlen).
"Vah bana! Keşke asla tutmasaydım falanı/filanı bir dost."
Ahmed Samira: 28 Oh my calamity, I wish I did not take so and so (as) a faithful, close friend .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya veyleta vah bana! يَاوَيْلَتَىٰ -
2 leyteni keşke لَيْتَنِي -
3 lem asla لَمْ -
4 ettehiz tutmasaydım أَتَّخِذْ اخذ
5 fulanen falanı/filanı فُلَانًا فلن
6 halilen bir dost خَلِيلًا خلل

Ayet 29

2882|25|29|لَّقَدْ أَضَلَّنِى عَنِ ٱلذِّكْرِ بَعْدَ إِذْ جَآءَنِى وَكَانَ ٱلشَّيْطَٰنُ لِلْإِنسَٰنِ خَذُولًا
2882|25|29|لقد اضلني عن الذكر بعد اذ جاني وكان الشيطن للانسن خذولا
29. Lekad edallenî aniz zikri ba’de iz câenî, ve kâneş şeytânu lil insâni hazûlâ(hazûlen).
"Muhakkak ki saptırdı beni zikirden78; sonrası geldiği zaman bana o (zikir); ve oldu şeytân29 insan için bir yüzüstü bırakan."
Ahmed Samira: 29 He had misguided me from the reminder after when (it) came to me. And the devil was to the human/mankind a disaster/letting down ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lekad muhakkak ki لَقَدْ -
2 edelleni saptırdı beni أَضَلَّنِي ضلل
3 ani عَنِ -
4 z-zikri zikirden/öğütten/hatırlatmadan (Kur’an’dan) الذِّكْرِ ذكر
5 bea'de sonrası بَعْدَ بعد
6 iz إِذْ -
7 ca'eni geldiği zaman bana o (zikir/öğüt/hatırlatma) جَاءَنِي جيا
8 ve kane ve oldu وَكَانَ كون
9 ş-şeytanu şeytan الشَّيْطَانُ شطن
10 lilinsani insan için لِلْإِنْسَانِ انس
11 hazulen bir yüzüstü bırakan خَذُولًا خذل

Ayet 30

2883|25|30|وَقَالَ ٱلرَّسُولُ يَٰرَبِّ إِنَّ قَوْمِى ٱتَّخَذُوا۟ هَٰذَا ٱلْقُرْءَانَ مَهْجُورًا
2883|25|30|وقال الرسول يرب ان قومي اتخذوا هذا القران مهجورا
30. Ve kâler resûlu yâ rabbi inne kavmîttehazû hâzel kur’âne mehcûrâ(mehcûran).
Ve dedi resûl418: “Ey Rabbim4! Doğrusu benim kavmim/toplumum; tuttular bu Kur'ân'ı bir terk edilmiş."
Ahmed Samira: 30 And the messenger said: "You my Lord, that my nation took this the Koran deserted/abandoned ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kale ve dedi وَقَالَ قول
2 r-rasulu resul/elçi الرَّسُولُ رسل
3 ya rabbi ey Rabbim! يَارَبِّ ربب
4 inne doğrusu إِنَّ -
5 kavmi Benim kavmim قَوْمِي قوم
6 ttehazu tuttular اتَّخَذُوا اخذ
7 haza bu هَٰذَا -
8 l-kurane Kur'an'ı الْقُرْانَ قرا
9 mehcuran bir terk edilmiş مَهْجُورًا هجر

Ayet 37

2890|25|37|وَقَوْمَ نُوحٍ لَّمَّا كَذَّبُوا۟ ٱلرُّسُلَ أَغْرَقْنَٰهُمْ وَجَعَلْنَٰهُمْ لِلنَّاسِ ءَايَةً وَأَعْتَدْنَا لِلظَّٰلِمِينَ عَذَابًا أَلِيمًا
2890|25|37|وقوم نوح لما كذبوا الرسل اغرقنهم وجعلنهم للناس ايه واعتدنا للظلمين عذابا اليما
37. Ve kavme nûhın lemmâ kezzebûr rusule agraknâhum ve cealnâhum lin nâsi âyeh(âyeten), ve a’tednâ liz zâlimîne azâben elîmâ(elîmen).
Ve Nûh kavmi; ne zaman ki yalanladılar resûlleri; öyle ki boğduk onları; ve yaptık onları insanlara bir ayet; ve hazırladık zalimlere elim/acıklı bir azap
Ahmed Samira: 37 And Noah’s nation when they lied/denied/falsified the messengers, We drowned/sunk them, and We made them to the people (as) an evidence/sign , and We prepared to the unjust/oppressors, a painful torture.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kavme ve kavmi وَقَوْمَ قوم
2 nuhin Nuh نُوحٍ -
3 lemma ne zaman ki لَمَّا -
4 kezzebu yalanladılar كَذَّبُوا كذب
5 r-rusule resûlleri الرُّسُلَ رسل
6 egraknahum öyle ki boğduk onları أَغْرَقْنَاهُمْ غرق
7 ve cealnahum ve yaptık onları وَجَعَلْنَاهُمْ جعل
8 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
9 ayeten bir ayet ايَةً ايي
10 ve ea'tedna ve hazırladık وَأَعْتَدْنَا عتد
11 lizzalimine zalimlere لِلظَّالِمِينَ ظلم
12 azaben bir azap عَذَابًا عذب
13 elimen elim/acıklı أَلِيمًا الم

Ayet 53

2906|25|53|وَهُوَ ٱلَّذِى مَرَجَ ٱلْبَحْرَيْنِ هَٰذَا عَذْبٌ فُرَاتٌ وَهَٰذَا مِلْحٌ أُجَاجٌ وَجَعَلَ بَيْنَهُمَا بَرْزَخًا وَحِجْرًا مَّحْجُورًا
2906|25|53|وهو الذي مرج البحرين هذا عذب فرات وهذا ملح اجاج وجعل بينهما برزخا وحجرا محجورا
53. Ve huvellezî meracel bahreyni hâzâ azbun furâtun ve hâzâ milhun ucâc(ucâcun), ve ceale beynehumâ, berzehan ve hıcran mahcûrâ(mahcûran).
Ve O ki saldı iki bol suyu236; bu tatlı, lezzetli*; ve bu tuzlu, acı**; ve yaptı ikisinin arasına bir engel/berzah; ve yasaklanmış-menedilmiş bir bariyer.
Ahmed Samira: 53 And He is who mixed/set loose the two large bodies of water that (is) fresh/delightful very sweet/fresh, and that is salty salty and bitter, and He made/put between them (B) a barrier and (an) obstruction obstructed .254

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve huve ve O وَهُوَ -
2 llezi ki الَّذِي -
3 merace saldı مَرَجَ مرج
4 l-behrayni iki bol suyu الْبَحْرَيْنِ بحر
5 haza bu هَٰذَا -
6 azbun tatlı عَذْبٌ عذب
7 furatun lezzetli فُرَاتٌ فرت
8 ve haza ve bu وَهَٰذَا -
9 milhun tuzlu مِلْحٌ ملح
10 ucacun acı أُجَاجٌ اجج
11 ve ceale ve yaptı وَجَعَلَ جعل
12 beynehuma ikisinin arasına بَيْنَهُمَا بين
13 berzehen bir engel/berzah بَرْزَخًا -
14 ve hicran ve bir bariyer وَحِجْرًا حجر
15 mehcuran yasaklanmış-men edilmiş مَحْجُورًا حجر

Notlar

Not 1: *Tatlı su; nehirler, göller.**Tuzlu su; denizler.

Ayet 58

2911|25|58|وَتَوَكَّلْ عَلَى ٱلْحَىِّ ٱلَّذِى لَا يَمُوتُ وَسَبِّحْ بِحَمْدِهِۦ وَكَفَىٰ بِهِۦ بِذُنُوبِ عِبَادِهِۦ خَبِيرًا
2911|25|58|وتوكل علي الحي الذي لا يموت وسبح بحمده وكفي به بذنوب عباده خبيرا
58. Ve tevekkel alel hayyillezî lâ yemûtu ve sebbih bi hamdih(hamdihî), ve kefâ bihî bi zunûbi ibâdihî habîrâ(habîren).
Ve tevekkül79 et diri olana; ki ölmez; ve tesbih31 et hamd3 ile O’nu; ve kâfidir/yeterlidir (Allah) ona (elçisine); kullarının günahların(-dan) haberdar (olmasıyla).
Ahmed Samira: 58 And rely/depend on the alive/live who does not die, and praise/glorify with His praise/gratitude , and enough/sufficient with Him, with His worshippers’/slaves’ crimes (as) an expert/experienced.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve tevekkel ve tevekkül et وَتَوَكَّلْ وكل
2 ala عَلَى -
3 l-hayyi diri olana الْحَيِّ حيي
4 llezi ki الَّذِي -
5 la لَا -
6 yemutu ölmez يَمُوتُ موت
7 ve sebbih ve tesbih et وَسَبِّحْ سبح
8 bihamdihi hamd ile O’nu بِحَمْدِهِ حمد
9 ve kefa ve kafidir/yeterlidir (Allah) وَكَفَىٰ كفي
10 bihi ona (elçisine) بِهِ -
11 bizunubi günahların (-dan) بِذُنُوبِ ذنب
12 ibadihi kullarının عِبَادِهِ عبد
13 habiran haberdar (olmasıyla) خَبِيرًا خبر

Ayet 59

2912|25|59|ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا فِى سِتَّةِ أَيَّامٍ ثُمَّ ٱسْتَوَىٰ عَلَى ٱلْعَرْشِ ٱلرَّحْمَٰنُ فَسْـَٔلْ بِهِۦ خَبِيرًا
2912|25|59|الذي خلق السموت والارض وما بينهما في سته ايام ثم استوي علي العرش الرحمن فسل به خبيرا
59. Ellezî halakas semâvâti vel arda ve mâ beynehumâ fî sitteti eyyâmin summestevâ alel arşir rahmânu fes’el bihî habîrâ(habîren).
Ki yaratandır* gökleri162 ve yeri; ve ikisinin arasındakini altı günde781; sonra istiva188 etti arş'a66 karşı; Rahmân'dır1; öyle ki sual et** O'nu*** bir haberdara****.
Ahmed Samira: 59 Who created the skies/space and the earth/Planet Earth and what is between them both in six days, then He aimed/tended to on the throne , the merciful, so ask/question with Him (about) an expert/experienced.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezi Ki الَّذِي -
2 haleka yaratandır خَلَقَ خلق
3 s-semavati gökleri السَّمَاوَاتِ سمو
4 vel'erde ve yeri وَالْأَرْضَ ارض
5 ve ma ve وَمَا -
6 beynehuma ikisinin arasındakini بَيْنَهُمَا بين
7 fi فِي -
8 sitteti altı سِتَّةِ ستت
9 eyyamin günde أَيَّامٍ يوم
10 summe sonra ثُمَّ -
11 steva istiva etti اسْتَوَىٰ سوي
12 ala karşı عَلَى -
13 l-arşi Arş الْعَرْشِ عرش
14 r-rahmanu Rahman'dır الرَّحْمَٰنُ رحم
15 fesel öyle ki sula et/sor فَاسْأَلْ سال
16 bihi O'nu بِهِ -
17 habiran bir haberdara خَبِيرًا خبر

Notlar

Not 1: *Allah.**Sor.***Allah'ı.****Evrenin yaratılışına tanık olmuş, haberdar olmuş bilim insanlarına.

Ayet 60

2913|25|60|وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱسْجُدُوا۟ لِلرَّحْمَٰنِ قَالُوا۟ وَمَا ٱلرَّحْمَٰنُ أَنَسْجُدُ لِمَا تَأْمُرُنَا وَزَادَهُمْ نُفُورًا
2913|25|60|واذا قيل لهم اسجدوا للرحمن قالوا وما الرحمن انسجد لما تامرنا وزادهم نفورا
60. Ve izâ kîle lehumuscudû lir rahmâni kâlû ve mer rahmânu e nescudu li mâ te’murunâ ve zâdehum nufûrâ(nufûren). (SECDE ÂYETİ)
Ve denildiği zaman onlara; secde12 edin Rahmân'a1; derler: “Ve nedir Rahmân1? Secde12 eder miyiz (hiç) senin emrettiğine bize”; ve ziyade eder/artırır (denilen) onlara nefreti.
Ahmed Samira: 60 And if (it) was said to them: "Prostrate to the merciful." They said: "And what (is) the merciful? Do we prostrate to what you order/command us?" And (it) increased them hastening away with aversion.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 kile denildiği قِيلَ قول
3 lehumu onlara لَهُمُ -
4 scudu secde edin/diz çöküp boyun eğin اسْجُدُوا سجد
5 lirrahmani Rahman'a لِلرَّحْمَٰنِ رحم
6 kalu derler قَالُوا قول
7 ve ma ve nedir? وَمَا -
8 r-rahmanu Rahman الرَّحْمَٰنُ رحم
9 enescudu secde eder miyiz/diz çöküp boyun eğer miyiz أَنَسْجُدُ سجد
10 lima لِمَا -
11 te'muruna senin emrettiğine bize تَأْمُرُنَا امر
12 ve zadehum ve ziyade eder/artırır (denilen) onlara وَزَادَهُمْ زيد
13 nufuran nefreti نُفُورًا نفر

Ayet 64

2917|25|64|وَٱلَّذِينَ يَبِيتُونَ لِرَبِّهِمْ سُجَّدًا وَقِيَٰمًا
2917|25|64|والذين يبيتون لربهم سجدا وقيما
64. Vellezîne yebîtûne li rabbihim succeden ve kıyâmâ(kıyâmen).
Kimseler; olurlar gece171 Rablerine4; secde12 edenler ve dikelenler/ayağa kalkanlar.
Ahmed Samira: 64 And those who spend the night to their Lord prostrating and keeping up .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine kimseler وَالَّذِينَ -
2 yebitune gece olurlar/yaparlar يَبِيتُونَ بيت
3 lirabbihim Rablerine لِرَبِّهِمْ ربب
4 succeden secde edenler/diz çöküp boyun eğenler (olarak) سُجَّدًا سجد
5 ve kiyamen ve dikelenler/ayağa kalkanlar (olarak) وَقِيَامًا قوم

Ayet 77

2930|25|77|قُلْ مَا يَعْبَؤُا۟ بِكُمْ رَبِّى لَوْلَا دُعَآؤُكُمْ فَقَدْ كَذَّبْتُمْ فَسَوْفَ يَكُونُ لِزَامًۢا
2930|25|77|قل ما يعبوا بكم ربي لولا دعاوكم فقد كذبتم فسوف يكون لزاما
77. Kul mâ ya’beu bikum rabbî lev lâ duâukum, fe kad kezzebtum fe sevfe yekûnu lizâmâ(lizâmen).
De ki: “Önem verir/mühimser değildir sizleri Rabbim4; şayet olmasaydı duanız80; öyle ki muhakkak yalanladınız; öyle ki yakında olur bir lüzum/bir gereklilik."
Ahmed Samira: 77 Say: "My Lord does not care/bother with you, where it not for your call/prayer so you had lied/denied/falsified, so (your punishment) will be (a) necessity/obligation ."256

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kul de ki قُلْ قول
2 ma değildir مَا -
3 yea'beu önem verir/mühimser يَعْبَأُ عبا
4 bikum sizleri بِكُمْ -
5 rabbi Rabbim رَبِّي ربب
6 levla şayet olmasaydı لَوْلَا -
7 duaa'ukum duanız/çağrınız دُعَاؤُكُمْ دعو
8 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
9 kezzebtum yalanladınız كَذَّبْتُمْ كذب
10 fesevfe öyle ki yakında فَسَوْفَ -
11 yekunu olur يَكُونُ كون
12 lizamen bir lüzum/bir gereklilik لِزَامًا لزم

Notlar

Not: İnsanoğlunun duası yani Yüce Allah'a çağrısı olmasa kendisine değer verilecek bir yanı yoktur. İnsanı değerli kılan ona verilen akıldır, bilgeliktir. Bu akıl ve bilgelikle kendisini yaratan tek Yüce Allah'a dua ettiğinde Yüce Allah katında değerlenir. Ayetten anlıyoruz ki insanların çoğu bunu yalanlamıştır. Tek Rablerine dua edeceklerine O'nun astından da ilahlar edinmişler ve Yüce Allah'ın yetkisine bunları da ortak etmişlerdir. Şirke girmişlerdir. Müşrik olmuşlardır. Bu yalanlamanın da elbette yakında zamanda lüzumlu olarak bir karşılığı olacaktır. Bir gereklilik olarak verilecek bu karşılık bir azaptır. Yüce Allah'ın ayette 'لِزَامًۢا' 'lizâmâ' kelimesini kullanması da büyük bir işarettir. Anlaşılır ki Yüce Allah bu karşılığı isteyerek/mutlu olarak vermemektedir. Gerekli olduğu için, lüzum olduğu için bu ceza verilir. Demek ki insanların çoğu Yüce Allah'la yaptıkları antlaşmayı ihlal etmiştir. Bu antlaşma gereği verilecek olan ceza/karşılık da azap olmuştur. Bu antlaşma bilinçlerimiz avatar bedenlerimize transfer edilmeden önce, hiperuzayda yani Yüce Allah'ın arşında yapıldı. Antlaşmanın özü Yüce Allah'ı tek ilah olarak kabul etmek ve O'nun astlarından hiçbir şeyi O'nun hükmüne ortak etmemekti.