Sure 74: Müddessir/Gizlenen

Ayet Sayısı: 16
ٱلْمُدَّثِّر

Ayet 26

5519|74|26|سَأُصْلِيهِ سَقَرَ
5519|74|26|ساصليه سقر
26. Se uslîhi sekar(sekare).
Sallayacağım onu sekara111.
Ahmed Samira: 26 I will roast/make him suffer Hell .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 seuslihi sallayacağım onu سَأُصْلِيهِ صلي
2 sekara Sekar'a سَقَرَ -

Ayet 27

5520|74|27|وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا سَقَرُ
5520|74|27|وما ادريك ما سقر
27. Ve mâ edrâke mâ sekar(sekaru).
Ve ne idrak657 ettirdi sana nedir sekar111?
Ahmed Samira: 27 And what makes you know what Hell (is)?

Ayet 28

5521|74|28|لَا تُبْقِى وَلَا تَذَرُ
5521|74|28|لا تبقي ولا تذر
28. Lâ tubkî ve lâ tezer(tezeru).
Bırakmaz kalan ve ne de terk etmez.
Ahmed Samira: 28 (It) does not protect/have mercy , and nor it leaves.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 la لَا -
2 tubki bırakmaz kalan تُبْقِي بقي
3 ve la ve ne de وَلَا -
4 tezeru terk etmez تَذَرُ وذر

Ayet 30

5523|74|30|عَلَيْهَا تِسْعَةَ عَشَرَ
5523|74|30|عليها تسعه عشر
30. Aleyhâ tis’ate aşer(aşare).
Üzerindedir onun* on dokuz891.
Ahmed Samira: 30 On it (are) nineteen.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 aleyha üzerindedir onun عَلَيْهَا -
2 tis'ate (on)dokuz تِسْعَةَ تسع
3 aşera on(dokuz) عَشَرَ عشر

Notlar

Not 1: *Sekar gezegeninin.

Ayet 40

5533|74|40|فِى جَنَّٰتٍ يَتَسَآءَلُونَ
5533|74|40|في جنت يتسالون
40. Fî cennât(cennâtin), yetesâelûn(yetesâelûne).
Cennetlerde sorarlar.
Ahmed Samira: 40 In treed gardens/paradises (are) asking/questioning each other.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fi فِي -
2 cennatin cennetlerde جَنَّاتٍ جنن
3 yetesa'elune sorarlar يَتَسَاءَلُونَ سال

Ayet 41

5534|74|41|عَنِ ٱلْمُجْرِمِينَ
5534|74|41|عن المجرمين
41. Anil mucrimîn(mucrimîne).
Mücrimlerden674.
Ahmed Samira: 41 About the criminals/sinners:

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ani عَنِ -
2 l-mucrimine cürüm işleyenlerden/ suçlulardan الْمُجْرِمِينَ جرم

Ayet 42

5535|74|42|مَا سَلَكَكُمْ فِى سَقَرَ
5535|74|42|ما سلككم في سقر
42. Mâ selekekum fî sekar(sekare).
Ne salladı sizleri sekara111.
Ahmed Samira: 42 What made you enter/follow in Hell ?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ma ne? مَا -
2 selekekum salladı sizleri سَلَكَكُمْ سلك
3 fi فِي -
4 sekara sekar’a سَقَرَ -

Ayet 43

5536|74|43|قَالُوا۟ لَمْ نَكُ مِنَ ٱلْمُصَلِّينَ
5536|74|43|قالوا لم نك من المصلين
43. Kâlû lem neku minel musallîn(musallîne).
Dediler: “Asla olmayız musallinden112
Ahmed Samira: 43 They said: "We were not from praying."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler ki قَالُوا قول
2 lem asla لَمْ -
3 neku olmayız نَكُ كون
4 mine مِنَ -
5 l-musalline musallinlerden الْمُصَلِّينَ صلو

Ayet 44

5537|74|44|وَلَمْ نَكُ نُطْعِمُ ٱلْمِسْكِينَ
5537|74|44|ولم نك نطعم المسكين
44. Ve lem neku nut’ımul miskîn(miskîne).
Ve asla olmayız yedirir miskine113.
Ahmed Samira: 44 And we were not feeding the poorest of poor/poor oppressed.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velem ve asla وَلَمْ -
2 neku olmayız نَكُ كون
3 nut'imu yedirir نُطْعِمُ طعم
4 l-miskine miskine الْمِسْكِينَ سكن

Notlar

Not: Miskin; açlık sınırında yaşayan.

Ayet 45

5538|74|45|وَكُنَّا نَخُوضُ مَعَ ٱلْخَآئِضِينَ
5538|74|45|وكنا نخوض مع الخايضين
45. Ve kunnâ nehûdu maal hâidîn(hâidîne).
Ve olduk dalar; dalanlarla birlikte.
Ahmed Samira: 45 And we were engaging in conversation with the engaging in conversation .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kunna ve olduk وَكُنَّا كون
2 nehudu dalar نَخُوضُ خوض
3 mea birlikte مَعَ -
4 l-haidine dalanlarla الْخَائِضِينَ خوض

Notlar

Not: Haktan/gerçekten bir şey getirmeyen, zan içeren şeylerin peşinden gitmek. Haktan bir şey getirmeyen zanlar içinde debelenmek, daldıkça dalmak.

Ayet 46

5539|74|46|وَكُنَّا نُكَذِّبُ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ
5539|74|46|وكنا نكذب بيوم الدين
46. Ve kunnâ nukezzibu bi yevmid dîn(dîni).
Ve olduk yalanlar din gününü109.
Ahmed Samira: 46 And we were denying with the Judgment Day/Resurrection Day .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kunna ve olduk وَكُنَّا كون
2 nukezzibu yalanlar نُكَذِّبُ كذب
3 biyevmi gününü بِيَوْمِ يوم
4 d-dini din الدِّينِ دين

Ayet 47

5540|74|47|حَتَّىٰٓ أَتَىٰنَا ٱلْيَقِينُ
5540|74|47|حتي اتينا اليقين
47. Hattâ etânel yakîn(yakinu).
Ta ki geldi bizlere kesin olan*.
Ahmed Samira: 47 Until the assurance/certainty (death) came to us.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 hatta ta ki حَتَّىٰ -
2 etana geldi bizlere أَتَانَا اتي
3 l-yekinu kesin olan الْيَقِينُ يقن

Notlar

Not: Gerçekleşmesi kesin ve şüphesiz olan ölüm.
Not 1: *Ölüm.

Ayet 48

5541|74|48|فَمَا تَنفَعُهُمْ شَفَٰعَةُ ٱلشَّٰفِعِينَ
5541|74|48|فما تنفعهم شفعه الشفعين
48. Fe mâ tenfeuhum şefâatuş şâfiîn(şâfiîne).
Öyle ki, fayda verir değildir onlara şefâati114; şefâatçilerin114.
Ahmed Samira: 48 So the mediators’ mediation does not benefit them.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fema öyle ki değildir فَمَا -
2 tenfeuhum fayda verir onlara تَنْفَعُهُمْ نفع
3 şefaatu şefaati شَفَاعَةُ شفع
4 ş-şafiiyne şefaatçilerin الشَّافِعِينَ شفع

Notlar

Not: Şefaat kavramı Kur’an’ın bütününden saptırılmıştır. Şeytan hadislerle/söylentilerle insanları şefaat ile kandırmıştır. Şefaat etme hakkı tümüyle/bütünüyle Yüce Allah’a aittir. Yargılamaya sadece Yüce Allah müdahale etme hakkına sahiptir. Hiçbir beşerin, hiçbir nebinin/peygamberin, hiçbir resulün/elçinin, hiçbir kimsenin şefaat etme yetkisi yoktur.Şefaat kavramı için bak; https://kuranmucizeler.com/seytanin-en-buyuk-tuzagi-sefaat-aldatmacasi-sefaatin-ne-oldugunu-kutsal-kitabimiz-kuran-imizdan-öğreniyoruz

Ayet 49

5542|74|49|فَمَا لَهُمْ عَنِ ٱلتَّذْكِرَةِ مُعْرِضِينَ
5542|74|49|فما لهم عن التذكره معرضين
49. Fe mâ lehum anit tezkireti mu’rıdîn(mu’rıdîne).
Öyle ki ne oluyor onlara; hatırlatandan/öğüt verenden* engelleyenler/yüz çevirenler/uzaklaşanlar.
Ahmed Samira: 49 So what (is) for them (they are) from the reminder opposing/objecting .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fema öyle ki ne oluyor فَمَا -
2 lehum onlara لَهُمْ -
3 ani عَنِ -
4 t-tezkirati hatırlatandan/öğüt verenden (Kur’an’dan) التَّذْكِرَةِ ذكر
5 mua'ridine engelleyenler/yüz çevirenler/uzaklaşanlar. مُعْرِضِينَ عرض

Notlar

Not: ‘mu’rıdîn’ kelimesi kökü (عرض) olup bir şeyden yüz çevirmek/uzaklaşmak (turn away), engellemek (avert), kaçınmak/sakınmak (avoid) anlamındadır. Ayette isim kelimesi ve çoğul olarak gelmiştir ve ‘engelleyenler/yüz çevirenler/uzaklaşanlar’ anlamındadır. Anlaşılır ki bu kimseler Kur’an’dan kendileri yüz gevirdikleri gibi Kur’an’a yönelmeyi de engelleme faaliyetlerindedirler. Hans Wehr 4th ed., page 705 (of 1303)
Not 1: *Kur’ân’dan.

Ayet 50

5543|74|50|كَأَنَّهُمْ حُمُرٌ مُّسْتَنفِرَةٌ
5543|74|50|كانهم حمر مستنفره
50. Ke ennehum humurun mustenfireth(mustenfiretun).
Sanki onlar eşekler gibidir; şuursuzca firar eden/ürküp kaçan.
Ahmed Samira: 50 As if they are frightened/running away donkeys.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 keennehum sanki onlar gibidir كَأَنَّهُمْ -
2 humurun eşekler حُمُرٌ حمر
3 mustenfiratun şuursuzca firar eden/ürküp kaçan مُسْتَنْفِرَةٌ نفر

Ayet 51

5544|74|51|فَرَّتْ مِن قَسْوَرَةٍۭ
5544|74|51|فرت من قسوره
51. Ferret min kasvereh(kasveretin).
Firar etti/kaçtı bir aslandan/bir avcıdan.
Ahmed Samira: 51 It escaped/fled from cruelty/a lion .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ferrat firar etti/kaçtı فَرَّتْ فرر
2 min مِنْ -
3 kasveratin bir aslandan/bir avcıdan قَسْوَرَةٍ قسر