Sure 66: Tahrim/Haramlaştırılan

Ayet Sayısı: 12
ٱلتَّحْرِيم

Ayet 1

5228|66|1|يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ لِمَ تُحَرِّمُ مَآ أَحَلَّ ٱللَّهُ لَكَ تَبْتَغِى مَرْضَاتَ أَزْوَٰجِكَ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
5228|66|1|يايها النبي لم تحرم ما احل الله لك تبتغي مرضات ازوجك والله غفور رحيم
1. Yâ eyyuhen nebiyyu lime tuharrimu mâ ehallallâhu lek(leke), tebtegî merdâte ezvâcik(ezvâcike), vallâhu gafûrun rahîm(rahîmun).
Ey nebi*! Niçin haram739 kılarsın Allah'ın sana helal kıldığını (ki) aranırsın/bakınırsın eşlerinin rızasına?; ve Allah bir Gafûr’dur20; bir Rahîm’dir2.
Ahmed Samira: 1 You, you the prophet, why/for what (do) you forbid/prohibit what God permitted/allowed for you, you wish/desire your wives’ approvals/satisfactions , and God (is) forgiving, merciful.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 n-nebiyyu nebi النَّبِيُّ نبا
3 lime niçin لِمَ -
4 tuharrimu haram kılarsın تُحَرِّمُ حرم
5 ma مَا -
6 ehalle helal kıldığını أَحَلَّ حلل
7 llahu Allah'ın اللَّهُ -
8 leke sana لَكَ -
9 tebtegi aranırsın/bakınırsın تَبْتَغِي بغي
10 merdate rızasına مَرْضَاتَ رضو
11 ezvacike eşlerinin أَزْوَاجِكَ زوج
12 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
13 gafurun bir Gafûr’dur غَفُورٌ غفر
14 rahimun bir Rahîm’dir رَحِيمٌ رحم

Notlar

Not 1: *Nebi Muhammed.

Ayet 2

5229|66|2|قَدْ فَرَضَ ٱللَّهُ لَكُمْ تَحِلَّةَ أَيْمَٰنِكُمْ وَٱللَّهُ مَوْلَىٰكُمْ وَهُوَ ٱلْعَلِيمُ ٱلْحَكِيمُ
5229|66|2|قد فرض الله لكم تحله ايمنكم والله موليكم وهو العليم الحكيم
2. Kad faradallâhu lekum tehillete eymânikum, vallâhu mevlâkum, ve huvel alîmul hakîm(hakîmu).
Muhakkak farz497 kıldı Allah sizlere yeminlerinizi* çözmeyi; ve Allah mevlânızdır**; ve O Alîm’dir8; Hakîm’dir9.
Ahmed Samira: 2 God had commanded/made a duty for you, expiation/oath dissolution dues (of) your oaths , and God is your ally/master , and He is the knowledgeable, the wise/judicious.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kad muhakkak قَدْ -
2 ferade farz kıldı فَرَضَ فرض
3 llahu Allah اللَّهُ -
4 lekum sizlere لَكُمْ -
5 tehillete çözmeyi تَحِلَّةَ حلل
6 eymanikum yeminlerinizi أَيْمَانِكُمْ يمن
7 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
8 mevlakum mevlânızdır مَوْلَاكُمْ ولي
9 ve huve ve O وَهُوَ -
10 l-alimu Alîm’dir الْعَلِيمُ علم
11 l-hakimu Hakîm’dir الْحَكِيمُ حكم

Notlar

Not 1: *Diyalektle/jargonla/ağızla yaptığınız yeminler gerçek yeminler asla değildir. Çözeceksiniz bunları. Bak: 2:225.**Sahibinizdir.

Ayet 3

5230|66|3|وَإِذْ أَسَرَّ ٱلنَّبِىُّ إِلَىٰ بَعْضِ أَزْوَٰجِهِۦ حَدِيثًا فَلَمَّا نَبَّأَتْ بِهِۦ وَأَظْهَرَهُ ٱللَّهُ عَلَيْهِ عَرَّفَ بَعْضَهُۥ وَأَعْرَضَ عَنۢ بَعْضٍ فَلَمَّا نَبَّأَهَا بِهِۦ قَالَتْ مَنْ أَنۢبَأَكَ هَٰذَا قَالَ نَبَّأَنِىَ ٱلْعَلِيمُ ٱلْخَبِيرُ
5230|66|3|واذ اسر النبي الي بعض ازوجه حديثا فلما نبات به واظهره الله عليه عرف بعضه واعرض عن بعض فلما نباها به قالت من انباك هذا قال نباني العليم الخبير
3. Ve iz eserren nebiyyu ilâ ba’dı ezvâcihî hadîsâ(hadîsen), fe lemmâ nebbeet bihî ve azherehullâhu aleyhi arrefe ba’dahu ve a’rada an ba’d(ba’dın), fe lemmâ nebbeehâ bihî kâlet men enbeeke hâzâ, kâle nebbeeniyel alîmul habîr(habîru).
Ve sırlaştığı zaman nebi* eşlerinden bir kısmına karşı bir söz/hadis; öyle ki ne zaman ki haber verdi** onu***; ve açığa çıkardı740 onu**** Allah ona*; arif etti/bildirdi* bir kısmını onun**** ve kaçındı bir kısmından; öyle ki ne zaman ki haber verdi* ona***** onu****** dedi*****: "Kim haber verdi sana bunu?"; dedi*: "Haber verdi bana Alîm; Habîr (olan)."
Ahmed Samira: 3 And when the prophet confided to some (of) his wives an information/speech, so when she informed with it (others) and God made it apparent/visible on (to) him, he made some of it known and he opposed from some, so when he informed her with it, she said: "Who informed you (of) this?" He said: "The knowledgeable, the expert/experienced informed me."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve وَإِذْ -
2 eserra sırlaştığı zaman أَسَرَّ سرر
3 n-nebiyyu nebi النَّبِيُّ نبا
4 ila karşı إِلَىٰ -
5 bea'di bir kısmına بَعْضِ بعض
6 ezvacihi eşlerinden أَزْوَاجِهِ زوج
7 hadisen bir söz/hadis حَدِيثًا حدث
8 fe lemma öyle ki ne zaman ki فَلَمَّا -
9 nebbeet haber verdi نَبَّأَتْ نبا
10 bihi onu بِهِ -
11 ve ezherahu ve zahir kıldı onu وَأَظْهَرَهُ ظهر
12 llahu Allah اللَّهُ -
13 aleyhi ona عَلَيْهِ -
14 arrafe arif etti عَرَّفَ عرف
15 bea'dehu bir kısmını onun بَعْضَهُ بعض
16 ve ea'rade ve kaçındı وَأَعْرَضَ عرض
17 an عَنْ -
18 bea'din bir kısmından بَعْضٍ بعض
19 felemma öyle ki ne zaman ki فَلَمَّا -
20 nebbeeha haber verdi ona نَبَّأَهَا نبا
21 bihi onu بِهِ -
22 kalet dedi قَالَتْ قول
23 men kim? مَنْ -
24 enbeeke haber verdi sana أَنْبَأَكَ نبا
25 haza bunu هَٰذَا -
26 kale dedi قَالَ قول
27 nebbeeniye haber verdi bana نَبَّأَنِيَ نبا
28 l-alimu Alîm الْعَلِيمُ علم
29 l-habiru Habîr الْخَبِيرُ خبر

Notlar

Not 1: *Nebi Muhammed, Nebi Muhammed'e, **Eşlerden birisi diğerlerine.***Sözü/hadisi.****Eşlerden birisinin diğerlerine haber verdiğini.*****Sırlaştırılmış sözü diğerlerine haber veren eşe, sırlaştırılmış sözü diğerlerine haber veren eş.******Sırlaştırılmış sözü diğerlerine haber vermesini.***

Ayet 4

5231|66|4|إِن تَتُوبَآ إِلَى ٱللَّهِ فَقَدْ صَغَتْ قُلُوبُكُمَا وَإِن تَظَٰهَرَا عَلَيْهِ فَإِنَّ ٱللَّهَ هُوَ مَوْلَىٰهُ وَجِبْرِيلُ وَصَٰلِحُ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ بَعْدَ ذَٰلِكَ ظَهِيرٌ
5231|66|4|ان تتوبا الي الله فقد صغت قلوبكما وان تظهرا عليه فان الله هو موليه وجبريل وصلح المومنين والمليكه بعد ذلك ظهير
4. İn tetûbâ ilâllâhi fe kad sagat kulûbukumâ, ve in tezâherâ aleyhi fe innallâhe huve mevlâhu ve cibrîlu ve sâlihul mû’minîn(mû’minîne), vel melâiketu ba’de zâlike zahîr(zahîrun).
Eğer tevbe33 ederseniz ikiniz* Allah'a karşı; öyle ki muhakkak eğildi/büküldü ikinizin kalpleri; ve eğer destekleşirseniz ikiniz* ona** karşı; öyle ki doğrusu Allah; O; mevlâsıdır68 onun**; ve Cibrîl282; ve sâlihler217 müminler27; ve melekler48; bundan sonra bir destektir (ona).
Ahmed Samira: 4 If you (B) repent to God, so your (B)’s hearts/minds had inclined/listened, and if they (B) cooperated/supported each other on (against) him, so then God, He is his guardian/ally , and Gabriel, and (the) correct/righteous (of) the believers, and the angels after that (are) a supporter/helper.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 in eğer إِنْ -
2 tetuba tevbe ederseni ikiniz تَتُوبَا توب
3 ila karşı إِلَى -
4 llahi Allah'a اللَّهِ -
5 fekad öyle ki muhakkak فَقَدْ -
6 sagat eğildi/büküldü صَغَتْ صغو
7 kulubukuma ikinizin kalpleri قُلُوبُكُمَا قلب
8 vein ve eğer وَإِنْ -
9 tezahera destekleşirseniz/yardımlaşırsanız ikiniz تَظَاهَرَا ظهر
10 aleyhi ona karşı عَلَيْهِ -
11 feinne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
12 llahe Allah'tır اللَّهَ -
13 huve O هُوَ -
14 mevlahu mevlâsıdır onun مَوْلَاهُ ولي
15 ve cibrilu ve Cibril'dir وَجِبْرِيلُ -
16 ve salihu ve salihler وَصَالِحُ صلح
17 l-mu'minine müminler الْمُؤْمِنِينَ امن
18 velmelaiketu ve melekler وَالْمَلَائِكَةُ ملك
19 bea'de sonra بَعْدَ بعد
20 zalike bundan ذَٰلِكَ -
21 zehirun bir destektir/yardımcıdır ظَهِيرٌ ظهر

Notlar

Not 1: *Nebi Muhammed'in iki eşi.**Nebi Muhammed'e, Nebi Muhammed'in.

Ayet 5

5232|66|5|عَسَىٰ رَبُّهُۥٓ إِن طَلَّقَكُنَّ أَن يُبْدِلَهُۥٓ أَزْوَٰجًا خَيْرًا مِّنكُنَّ مُسْلِمَٰتٍ مُّؤْمِنَٰتٍ قَٰنِتَٰتٍ تَٰٓئِبَٰتٍ عَٰبِدَٰتٍ سَٰٓئِحَٰتٍ ثَيِّبَٰتٍ وَأَبْكَارًا
5232|66|5|عسي ربه ان طلقكن ان يبدله ازوجا خيرا منكن مسلمت مومنت قنتت تيبت عبدت سيحت ثيبت وابكارا
5. Asâ rabbuhû in tallakakunne en yubdilehû ezvâcen hayren min kunne muslimâtin mû’minâtin kânitâtin tâibâtin âbidâtin sâihâtin seyyibâtin ve ebkârâ(ebkâren).
Belki de onun* Rabbi4 -eğer boşasaydı sizleri- ki değiştirir ona* sizlerden (daha) hayırlı müslüman431**; mümin27**, kanaat398 eden**; tevbe33 eden**; kulluk46 eden**; seyahat735 eden**; dul ve bakir eşler.
Ahmed Samira: 5 Maybe/perhaps his Lord if he divorced you (F) that He exchanges/replaces for him wives better than you, Moslems/submitters , believers, worshipping humbly, , repentant, worshipping , fasting and secluded in mosques (devout) , divorced/widowed/non-virgin , and first borns/virgins .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 asa belki de عَسَىٰ عسي
2 rabbuhu Rabbin onun رَبُّهُ ربب
3 in eğer إِنْ -
4 tallekakunne boşasaydı sizleri طَلَّقَكُنَّ طلق
5 en ki أَنْ -
6 yubdilehu değiştirir (Rabbi) ona يُبْدِلَهُ بدل
7 ezvacen eşleri أَزْوَاجًا زوج
8 hayran hayırlı خَيْرًا خير
9 minkunne sizlerden مِنْكُنَّ -
10 muslimatin müslüman (kadınlar) مُسْلِمَاتٍ سلم
11 mu'minatin mümin (kadınlar) مُؤْمِنَاتٍ امن
12 kanitatin kanaat eden (kadınlar) قَانِتَاتٍ قنت
13 taibatin tevbe eden (kadınlar) تَائِبَاتٍ توب
14 aabidatin kulluk eden (kadınlar) عَابِدَاتٍ عبد
15 saihatin seyahat eden (kadınlar) سَائِحَاتٍ سيح
16 seyyibatin dul (kadınlar) ثَيِّبَاتٍ ثيب
17 ve ebkaran ve bakir (kadınlar) وَأَبْكَارًا بكر

Notlar

Not 1: *Nebi Muhammed'in, Nebi Muhammed'e.**Kadınlar.

Ayet 6

5233|66|6|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ قُوٓا۟ أَنفُسَكُمْ وَأَهْلِيكُمْ نَارًا وَقُودُهَا ٱلنَّاسُ وَٱلْحِجَارَةُ عَلَيْهَا مَلَٰٓئِكَةٌ غِلَاظٌ شِدَادٌ لَّا يَعْصُونَ ٱللَّهَ مَآ أَمَرَهُمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ
5233|66|6|يايها الذين امنوا قوا انفسكم واهليكم نارا وقودها الناس والحجاره عليها مليكه غلاظ شداد لا يعصون الله ما امرهم ويفعلون ما يومرون
6. Yâ eyyuhellezîne âmenû kû enfusekum ve ehlîkum nâren vakûduhân nâsu vel hicâretu aleyhâ melâiketun gılâzun şidâdun lâ ya’sûnallâhe mâ emerehum ve yef’alûne mâ yu’merûne.
Ey iman47 etmiş kimseler! Sakındırın nefislerinizi201 ve ahalinizi568; bir ateşe834 (ki) onun* yakıtı insanlar ve taştır; üzerindedir onun* şiddetli, kaba/kalın/sert melekler737; asi gelmezler Allah’ın kendilerine emrettiğine; ve faaliyete geçirirler emredildiklerini.
Ahmed Samira: 6 You, you those who believed, protect your selves and your families/people (from) a fire, its fuel (is) the people and the stones, on it (are) angels hard/rough , strong (severe), they do not disobey God what He ordered/commanded them, and they make/do what they are ordered/commanded.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 ku sakındırın قُوا وقي
5 enfusekum nefislerinizi أَنْفُسَكُمْ نفس
6 ve ehlikum ve ahalinizi وَأَهْلِيكُمْ اهل
7 naran bir ateşdir (ki) نَارًا نور
8 vekuduha onun yakıtı ise وَقُودُهَا وقد
9 n-nasu insanlardır النَّاسُ نوس
10 velhicaratu ve taştır وَالْحِجَارَةُ حجر
11 aleyha üzerindedir onun عَلَيْهَا -
12 melaiketun melekler مَلَائِكَةٌ ملك
13 gilazun bir kaba/kalın/sert غِلَاظٌ غلظ
14 şidadun şiddetli شِدَادٌ شدد
15 la لَا -
16 yea'sune asi gelmezler يَعْصُونَ عصي
17 llahe Allah’ın اللَّهَ -
18 ma مَا -
19 emerahum kendilerine emrettiğine أَمَرَهُمْ امر
20 veyef'alune ve faaliyete geçirirler وَيَفْعَلُونَ فعل
21 ma مَا -
22 yu'merune emredildiklerini يُؤْمَرُونَ امر

Notlar

Not 1: *Ateşin.

Ayet 7

5234|66|7|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَا تَعْتَذِرُوا۟ ٱلْيَوْمَ إِنَّمَا تُجْزَوْنَ مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
5234|66|7|يايها الذين كفروا لا تعتذروا اليوم انما تجزون ما كنتم تعملون
7. Yâ eyyuhellezîne keferû lâ ta’tezirûl yevm(yevme), innemâ tuczevne mâ kuntum ta’melûn(ta’melûne).
Ey kâfirlik25 etmiş kimseler! Özür dilemeyin bugün; ancak ki cezalandırılıyorsunuz yapmış olduğunuza (karşı).
Ahmed Samira: 7 You, you those who disbelieved, do not apologize/excuse yourselves the day/today, but/truly you are being reimbursed what you were making/doing .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
4 la لَا -
5 tea'teziru özür dilemeyin تَعْتَذِرُوا عذر
6 l-yevme bugün الْيَوْمَ يوم
7 innema ancak ki إِنَّمَا -
8 tuczevne cezalandırılıyorsunuz تُجْزَوْنَ جزي
9 ma مَا -
10 kuntum olduğuza كُنْتُمْ كون
11 tea'melune yaparlar تَعْمَلُونَ عمل

Ayet 8

5235|66|8|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ تُوبُوٓا۟ إِلَى ٱللَّهِ تَوْبَةً نَّصُوحًا عَسَىٰ رَبُّكُمْ أَن يُكَفِّرَ عَنكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَيُدْخِلَكُمْ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ يَوْمَ لَا يُخْزِى ٱللَّهُ ٱلنَّبِىَّ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَعَهُۥ نُورُهُمْ يَسْعَىٰ بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَبِأَيْمَٰنِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَآ أَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَٱغْفِرْ لَنَآ إِنَّكَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ
5235|66|8|يايها الذين امنوا توبوا الي الله توبه نصوحا عسي ربكم ان يكفر عنكم سياتكم ويدخلكم جنت تجري من تحتها الانهر يوم لا يخزي الله النبي والذين امنوا معه نورهم يسعي بين ايديهم وبايمنهم يقولون ربنا اتمم لنا نورنا واغفر لنا انك علي كل شي قدير
8. Yâ eyyuhellezîne âmenû tûbû ilâllâhi tevbeten nasûhâ(nasûhan), asâ rabbukum en yukeffire ankum seyyiâtikum ve yudhilekum cennâtin tecrî min tahtihel enhâru, yevme lâ yuhzîllâhun nebiyye vellezîne âmenû meah(meahu), nûruhum yes’â beyne eydîhim ve bi eymânihim yekûlûne rabbenâ etmim lenâ nûrenâ vagfir lenâ, inneke alâ kulli şey’in kadîr(kadîrun).
Ey iman47 etmiş kimseler! Tevbe33 edin Allah'a karşı içten/samimi bir tevbe (-yle); belki de Rabbiniz4 ki kâfirlik25 eder sizden kötülüklerinizi ve sokar sizleri cennetlere (ki) akar altlarından onun** nehirler; gündür (ki) rezil etmez Allah nebiyi* ve onunla beraber iman47 etmiş kimseleri; nurları*** onların yürür/ilerler elleri arasında ve sağlarında; derler: "Rabbimiz4! Tamamla bizlere nurumuzu***; ve mağfiret319 et bizlere; doğrusu sensin her bir şey üzerine bir Kadîr177."
Ahmed Samira: 8 You, you those who believed, repent to God, a sincere/honest (E) repentance, maybe/perhaps your Lord that He covers/substitutes from you your sins/crimes, and He makes you enter treed gardens/paradises, the rivers/waterways flow from beneath it, a day/time God does not shame/scandalize (disappoint) the prophet and those who believed with Him, their light strives/moves quickly between their hands, and at their rights , they say: "Our Lord complete for us our light, and forgive for us, that You are on every thing capable/able ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 tubu tevbe edin تُوبُوا توب
5 ila karşı إِلَى -
6 llahi Allah'a اللَّهِ -
7 tevbeten bir tevbe (-ile) تَوْبَةً توب
8 nesuhen bir içten/samimi نَصُوحًا نصح
9 asa belki de عَسَىٰ عسي
10 rabbukum Rabbiniz رَبُّكُمْ ربب
11 en ki أَنْ -
12 yukeffira kâfirlik eder يُكَفِّرَ كفر
13 ankum sizden عَنْكُمْ -
14 seyyiatikum kötülüklerinizi سَيِّئَاتِكُمْ سوا
15 ve yudhilekum ve sokar sizleri وَيُدْخِلَكُمْ دخل
16 cennatin cennetlere جَنَّاتٍ جنن
17 tecri akar تَجْرِي جري
18 min مِنْ -
19 tehtiha altlarından onun تَحْتِهَا تحت
20 l-enharu nehirler الْأَنْهَارُ نهر
21 yevme gündür (ki) يَوْمَ يوم
22 la لَا -
23 yuhzi hüzünlendirmez يُخْزِي خزي
24 llahu Allah اللَّهُ -
25 n-nebiyye nebiyi النَّبِيَّ نبا
26 vellezine ve kimseleri وَالَّذِينَ -
27 amenu iman etmiş امَنُوا امن
28 meahu onunla beraber مَعَهُ -
29 nuruhum nurları/aydınlıkları نُورُهُمْ نور
30 yes'aa yürür/ilerler يَسْعَىٰ سعي
31 beyne arasında بَيْنَ بين
32 eydihim elleri أَيْدِيهِمْ يدي
33 ve bieymanihim ve sağlarında وَبِأَيْمَانِهِمْ يمن
34 yekulune derler يَقُولُونَ قول
35 rabbena Rabbimiz رَبَّنَا ربب
36 etmim tamamla أَتْمِمْ تمم
37 lena bizlere لَنَا -
38 nurana nurumuzu نُورَنَا نور
39 vegfir ve mağfiret et وَاغْفِرْ غفر
40 lena bizlere لَنَا -
41 inneke doğrusu sen إِنَّكَ -
42 ala üzerine عَلَىٰ -
43 kulli her كُلِّ كلل
44 şey'in bir şey شَيْءٍ شيا
45 kadirun bir Kadîr’sin قَدِيرٌ قدر

Notlar

Not 1: *Nebi Muhammed.**Cennetin.***Aydınlıkları, aydınlığımızı.

Ayet 9

5236|66|9|يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ جَٰهِدِ ٱلْكُفَّارَ وَٱلْمُنَٰفِقِينَ وَٱغْلُظْ عَلَيْهِمْ وَمَأْوَىٰهُمْ جَهَنَّمُ وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ
5236|66|9|يايها النبي جهد الكفار والمنفقين واغلظ عليهم وماويهم جهنم وبيس المصير
9. Yâ eyyuhen nebiyyu câhidil kuffâre vel munâfikîne vagluz aleyhim, ve me’vâhum cehennem(cehennemu), ve bi’sel masîr(masîru).
Ey nebi*! Cihat356 et kâfirlere25 ve münâfıklara26 (karşı); ve katı/kaba/sert ol onlara; ve sığınakları onların cehennemdir; ve ne uğursuz/perişan varış yeridir.
Ahmed Samira: 9 You, you the prophet, do your utmost/struggle (against) the disbelievers and the hypocrites , and be hard/strong on them, and their shelter/refuge (is) Hell , and how bad (is) the end/destination?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَا أَيُّهَا -
2 n-nebiyyu nebi النَّبِيُّ نبا
3 cahidi mücadele et جَاهِدِ جهد
4 l-kuffara kafirlere الْكُفَّارَ كفر
5 velmunafikine ve münafıklarla وَالْمُنَافِقِينَ نفق
6 vegluz ve katı/kaba/sert ol وَاغْلُظْ غلظ
7 aleyhim onlara عَلَيْهِمْ -
8 ve me'vahum ve sığınakları onların وَمَأْوَاهُمْ اوي
9 cehennemu cehennemdir جَهَنَّمُ -
10 ve bi'se v ene uğursuz/perişan وَبِئْسَ باس
11 l-mesiru varış yeridir الْمَصِيرُ صير

Notlar

Not 1: *Nebi Muhammed.

Ayet 10

5237|66|10|ضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًا لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱمْرَأَتَ نُوحٍ وَٱمْرَأَتَ لُوطٍ كَانَتَا تَحْتَ عَبْدَيْنِ مِنْ عِبَادِنَا صَٰلِحَيْنِ فَخَانَتَاهُمَا فَلَمْ يُغْنِيَا عَنْهُمَا مِنَ ٱللَّهِ شَيْـًٔا وَقِيلَ ٱدْخُلَا ٱلنَّارَ مَعَ ٱلدَّٰخِلِينَ
5237|66|10|ضرب الله مثلا للذين كفروا امرات نوح وامرات لوط كانتا تحت عبدين من عبادنا صلحين فخانتاهما فلم يغنيا عنهما من الله شيا وقيل ادخلا النار مع الدخلين
10. Dareballâhu meselen lillezîne keferûmreete nûhın vemreete lût(lûtın), kânetâ tahte abdeyni min ibâdinâ sâlihayni fe hânetâhumâ fe lem yugniyâ anhumâ minallâhi şey’en ve kîledhulen nâre mead dâhılîn(dâhilîne).
Darp* etti Allah bir misali/benzeri kâfirlik25 etmiş kimselere; Nûh'un karısını ve Lût'un karısını; olmuşlardı** kullarımızdan iki salih kulun altında; öyle ki ihanet ettiler** onlara***; öyle ki asla savamadılar738*** onlara** Allah’tan bir şey; ve denildi; "Girin ikiniz** ateşe834 girenlerle beraber."
Ahmed Samira: 10 God gave an example/proverb to those who disbelieved, Noah’s woman (wife), and Lot’s woman (wife), they (B) were under (at) two worshippers (B) from Our worshippers (the) correct/righteous, so they (B) betrayed/were unfaithful to them (B), so they (B) did not enrich/avail from them (B) from God a thing, and (it was) said: "Enter (B) the fire with the entering."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 derabe darp etti ضَرَبَ ضرب
2 llahu Allah اللَّهُ -
3 meselen bir misali مَثَلًا مثل
4 lillezine kimselere لِلَّذِينَ -
5 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
6 mraete karısını امْرَأَتَ مرا
7 nuhin Nûh'un نُوحٍ -
8 vemraete ve karısını وَامْرَأَتَ مرا
9 lutin Lût'un لُوطٍ -
10 kaneta olmuştu ikisi كَانَتَا كون
11 tehte altında تَحْتَ تحت
12 abdeyni iki kulun عَبْدَيْنِ عبد
13 min مِنْ -
14 ibadina kullarımızdan عِبَادِنَا عبد
15 salihayni iki salih صَالِحَيْنِ صلح
16 fehanetahuma öyle ki ihanet etti ikisi ikisine فَخَانَتَاهُمَا خون
17 felem öyle ki asla فَلَمْ -
18 yugniya savamadı ikisi يُغْنِيَا غني
19 anhuma ikisinden عَنْهُمَا -
20 mine مِنَ -
21 llahi Allah’tan اللَّهِ -
22 şey'en bir şey شَيْئًا شيا
23 ve kile ve denildi وَقِيلَ قول
24 dhula girin ikiniz ادْخُلَا دخل
25 n-nara ateşe النَّارَ نور
26 mea beraber مَعَ -
27 d-dahiline girenlerle الدَّاخِلِينَ دخل

Notlar

Not 1: *Ortaya koydu, vurdu. Bu ortaya koyma surenin başında işaret edilen nebi Muhammed'in eşlerine de bir derstir, örnektir. Nûh ve Lût karılarını kurtaramamışlardır. Nebi Muhammed'in karısı olmanız size asla bir fayda sağlamaz buyurulmaktadır. **İki kadın, iki kadına.***Nûh ve Lût'a, Nûh ve Lût.

Ayet 11

5238|66|11|وَضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًا لِّلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱمْرَأَتَ فِرْعَوْنَ إِذْ قَالَتْ رَبِّ ٱبْنِ لِى عِندَكَ بَيْتًا فِى ٱلْجَنَّةِ وَنَجِّنِى مِن فِرْعَوْنَ وَعَمَلِهِۦ وَنَجِّنِى مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ
5238|66|11|وضرب الله مثلا للذين امنوا امرات فرعون اذ قالت رب ابن لي عندك بيتا في الجنه ونجني من فرعون وعمله ونجني من القوم الظلمين
11. Ve dareballâhu meselen lillezîne âmenûmreete fir’avn(fir’avne), iz kâlet rabbibni lî indeke beyten fîl cenneti ve neccinî min fir’avne ve amelihî ve neccinî minel kavmiz zâlimîn(zâlimîne).
Ve darp* etti Allah bir misali/benzeri iman47 etmiş kimselere; firavunun711 karısını (ki) dediği** zaman: "Rabbim4! Bina et bana indinde/katında, bir ev cennette; ve kurtar beni firavundan711; ve yaptığından onun; ve kurtar beni zalimler257 kavminden/toplumundan."
Ahmed Samira: 11 And God gave an example/proverb to those who believed, Pharaoh’s woman (wife) when she said: "My Lord build/construct for me at You a house/home in the Paradise and save/rescue me from Pharaoh and his deed, and save/rescue me from the nation the unjust/oppressive ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve derabe ve darp etti وَضَرَبَ ضرب
2 llahu Allah اللَّهُ -
3 meselen bir misali مَثَلًا مثل
4 lillezine kimselere لِلَّذِينَ -
5 amenu iman etmiş امَنُوا امن
6 mraete karısını امْرَأَتَ مرا
7 fir'avne firavunun فِرْعَوْنَ -
8 iz إِذْ -
9 kalet dediği zaman قَالَتْ قول
10 rabbi Rabbim! رَبِّ ربب
11 bni bina et ابْنِ بني
12 li bana لِي -
13 indeke indinde/katında عِنْدَكَ عند
14 beyten bir ev بَيْتًا بيت
15 fi فِي -
16 l-cenneti cennette الْجَنَّةِ جنن
17 ve neccini ve kurtar beni وَنَجِّنِي نجو
18 min مِنْ -
19 fir'avne firavundan فِرْعَوْنَ -
20 ve amelihi ve yaptığından onun وَعَمَلِهِ عمل
21 ve neccini ve kurtar beni وَنَجِّنِي نجو
22 mine مِنَ -
23 l-kavmi kavminden الْقَوْمِ قوم
24 z-zalimine zalimler الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1: *Ortaya koydu, vurdu. Bu ortaya koyma surenin başında işaret edilen nebi Muhammed'in eşlerine de bir derstir, örnektir. Cehenneme gideceği kesin olan firavunun karısının mümin bir kadın olduğunu, Yüce Allah'a teslim olduğunu ve zulme karşı mücadele ettiğini anlarız.**Firavunun karısı.

Ayet 12

5239|66|12|وَمَرْيَمَ ٱبْنَتَ عِمْرَٰنَ ٱلَّتِىٓ أَحْصَنَتْ فَرْجَهَا فَنَفَخْنَا فِيهِ مِن رُّوحِنَا وَصَدَّقَتْ بِكَلِمَٰتِ رَبِّهَا وَكُتُبِهِۦ وَكَانَتْ مِنَ ٱلْقَٰنِتِينَ
5239|66|12|ومريم ابنت عمرن التي احصنت فرجها فنفخنا فيه من روحنا وصدقت بكلمت ربها وكتبه وكانت من القنتين
12. Ve meryemebnete ımrânelletî ahsanet fercehâ fe nefahnâ fîhi min rûhınâ ve saddekat bi kelimâti rabbihâ ve kutubihî ve kânet minel kânitîn(kânitîne).
Ve İmrân'ın kızı Meryem'i; o ki ulaşılmaz kıldı bacak arasındakini; öyle ki nefes verdik ona* ruhumuzdan608; ve doğruladı kelimelerini416 Rabbinin4; ve kitaplarını**; ve oldu kanaat398 edenlerden.
Ahmed Samira: 12 And Mary Amran’s daughter who remained chaste (protected) her genital parts between her legs, so We blew in it from Our Soul/Spirit , and she confirmed/was truthful with her Lord’s words/expressions, and His Books , and she was from the worshipping humbly 427

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve meryeme ve Meryem'i وَمَرْيَمَ -
2 bnete kızı ابْنَتَ بني
3 imrane İmran'ın عِمْرَانَ -
4 lleti ki الَّتِي -
5 ehsanet ulaşılmaz kıldı أَحْصَنَتْ حصن
6 ferceha bacak arasındakini فَرْجَهَا فرج
7 fenefehna öyle ki nefesledik فَنَفَخْنَا نفخ
8 fihi ona فِيهِ -
9 min مِنْ -
10 ruhina ruhumuzdan رُوحِنَا روح
11 ve saddekat ve doğruladı وَصَدَّقَتْ صدق
12 bikelimati kelimelerini بِكَلِمَاتِ كلم
13 rabbiha Rabbinin رَبِّهَا ربب
14 ve kutubihi ve kitaplarını وَكُتُبِهِ كتب
15 ve kanet ve oldu وَكَانَتْ كون
16 mine مِنَ -
17 l-kanitine kanaat edenlerden الْقَانِتِينَ قنت

Notlar

Not 1: *Meryem'i işaret ederken eril tekil zamirle gelmesi büyük bir mucizedir. Bu da bizlere Meryem'in gerçek bir hermafrodit (Dış cinsel organı kadın olmakla birlikte karın içinde hem yumurtalığın hem de testisin bulunması) olduğunun başka bir delilini sunar. Meryem'in vücudunda bazı hücreler 46 XX, bazı hücreler 46 XY kromozomuna sahipti. **Yazıtlarını. Levh-i Mahfûz kitabında yazılı olan kuantum bilgileri tecelli etti ve Yüce Allah'ın kelimesi/emri/buyruğu yerine geldi.