Sure 31: Lokman/Lokman

Ayet Sayısı: 9
لُقْمَان

Ayet 4

3471|31|4|ٱلَّذِينَ يُقِيمُونَ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُؤْتُونَ ٱلزَّكَوٰةَ وَهُم بِٱلْءَاخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ
3471|31|4|الذين يقيمون الصلوه ويوتون الزكوه وهم بالاخره هم يوقنون
4. Ellezîne yukîmûnes salâte ve yu’tûnez zekâte ve hum bil âhıreti hum yûkinûn(yûkinûne).
Kimseler; ikame572 ederler salâtı5; ve verirler zekâtı10; ve onlar; ahirete onlar; kesinleşirler/emin olurlar.
Ahmed Samira: 4 Those who keep up/start the prayers and give/bring the charity/purification , and they are with the end (other life) they are sure/certain.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimseler الَّذِينَ -
2 yukimune dikerler/ayağa kaldırırlar يُقِيمُونَ قوم
3 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
4 ve yu'tune ve verirler وَيُؤْتُونَ اتي
5 z-zekate zekâtı الزَّكَاةَ زكو
6 ve hum ve onlar وَهُمْ -
7 bil-ahirati ahirete بِالْاخِرَةِ اخر
8 hum onlar هُمْ -
9 yukinune kesinleşirler/emin olurlar يُوقِنُونَ يقن

Ayet 10

3477|31|10|خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ بِغَيْرِ عَمَدٍ تَرَوْنَهَا وَأَلْقَىٰ فِى ٱلْأَرْضِ رَوَٰسِىَ أَن تَمِيدَ بِكُمْ وَبَثَّ فِيهَا مِن كُلِّ دَآبَّةٍ وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَنۢبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ زَوْجٍ كَرِيمٍ
3477|31|10|خلق السموت بغير عمد ترونها والقي في الارض روسي ان تميد بكم وبث فيها من كل دابه وانزلنا من السما ما فانبتنا فيها من كل زوج كريم
10. Halakas semâvâti bi gayri amedin terevnehâ ve elkâ fîl ardı revâsiye en temîde bikum ve besse fîhâ min kulli dâbbeh(dâbbetin), ve enzelnâ mines semâi mâen fe enbetnâ fîhâ min kulli zevcin kerîm(kerîmin).
Yarattı (Allah) gökleri; olmadan kendisini gördüğünüz bir destek/direk; ve attı yere/yeryüzüne revâsiye146; ki sarsar (yer) sizleri; ve yaydı orada (yerde) her bir canlıdan/debelenenden; ve indirdik gökten bir su; ve bitirdik orada (yerde) her bir çiftten; cömert.
Ahmed Samira: 10 He created the skies/space without pillars/supports (that) you see it , and He threw in the earth/Planet Earth anchors/mountains that (E) it sways and leans with you, and He scattered/distributed in it from every/each walker/creeper/crawler , and We descended from the sky/space water, so We sprouted/grew in it from every generous pair .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 haleka yarattı (Allah) خَلَقَ خلق
2 s-semavati gökleri ٱلسَّمَـٰوَٰتِ سمو
3 bigayri olmadan بِغَيْرِ غير
4 amedin bir destek/direk عَمَدٍۢ عمد
5 teravneha görürsünüz onu تَرَوْنَهَاۖ راي
6 ve elka ve attı وَأَلْقَىٰ لقي
7 fi فِى -
8 l-erdi yere/yeryüzüne ٱلْأَرْضِ ارض
9 ravasiye revâsiye رَوَٰسِىَ رسو
10 en ki أَن -
11 temide sarsar (yer) تَمِيدَ ميد
12 bikum sizleri بِكُمْ -
13 ve besse ve yaydı وَبَثَّ بثث
14 fiha orada (yerde) فِيهَا -
15 min مِن -
16 kulli her كُلِّ كلل
17 dabbetin bir canlıdan/debelenenden دَآبَّةٍۢۚ دبب
18 ve enzelna ve indirdik وَأَنزَلْنَا نزل
19 mine مِنَ -
20 s-semai gökten ٱلسَّمَآءِ سمو
21 maen bir su مَآءًۭ موه
22 feenbetna ve bitirdik فَأَنۢبَتْنَا نبت
23 fiha orada (yerde) فِيهَا -
24 min - مِن -
25 kulli her كُلِّ كلل
26 zevcin çiftten زَوْجٍۢ زوج
27 kerimin cömert كَرِيمٍ كرم

Ayet 12

3479|31|12|وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا لُقْمَٰنَ ٱلْحِكْمَةَ أَنِ ٱشْكُرْ لِلَّهِ وَمَن يَشْكُرْ فَإِنَّمَا يَشْكُرُ لِنَفْسِهِۦ وَمَن كَفَرَ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَنِىٌّ حَمِيدٌ
3479|31|12|ولقد اتينا لقمن الحكمه ان اشكر لله ومن يشكر فانما يشكر لنفسه ومن كفر فان الله غني حميد
12. Ve lekad âteynâ lukmânel hikmete enişkur lillâh(lillâhi), ve men yeşkur fe innemâ yeşkuru li nefsih(nefsihî), ve men kefere fe innellâhe ganiyyun hamîd(hamîdun).
Ve ant olsun verdik Lokmân'a571 hikmet382 ki şükretsin43 Allah'a; ve kim şükreder43 öyle ki ancak şükreder43 kendi nefsi201 için; ve kim kâfirlik25 eder öyle ki doğrusu Allah Ganiyy’dir106; Hamîd’dir107.
Ahmed Samira: 12 And We had given/brought Lukman the wisdom that (E) thank/be grateful to God, and who thanks/is grateful, so but he thanks/is grateful to/for his self, and who disbelieved, so then God (is) rich, praiseworthy/commendable.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 ateyna verdik اتَيْنَا اتي
3 lukmane Lokmân'a لُقْمَانَ -
4 l-hikmete hikmet الْحِكْمَةَ حكم
5 eni ki أَنِ -
6 şkur şükretsin اشْكُرْ شكر
7 lillahi Allah'a لِلَّهِ -
8 ve men ve kim وَمَنْ -
9 yeşkur şükreder يَشْكُرْ شكر
10 feinnema öyle ki ancak فَإِنَّمَا -
11 yeşkuru şükreder يَشْكُرُ شكر
12 linefsihi kendi nefsi için لِنَفْسِهِ نفس
13 ve men ve kim وَمَنْ -
14 kefera kâfirlik eder كَفَرَ كفر
15 feinne öyle ki doğrusu فَإِنَّ -
16 llahe Allah اللَّهَ -
17 ganiyyun Ganiyy’dir غَنِيٌّ غني
18 hamidun Hamid’dir حَمِيدٌ حمد

Ayet 13

3480|31|13|وَإِذْ قَالَ لُقْمَٰنُ لِٱبْنِهِۦ وَهُوَ يَعِظُهُۥ يَٰبُنَىَّ لَا تُشْرِكْ بِٱللَّهِ إِنَّ ٱلشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظِيمٌ
3480|31|13|واذ قال لقمن لابنه وهو يعظه يبني لا تشرك بالله ان الشرك لظلم عظيم
13. Ve iz kâle lukmânu libnihî ve huve yaızuhu yâ buneyye lâ tuşrik billâh(billâhi), inneş şirke le zulmun azîm(azîmun).
Ve dediği zaman Lokmân oğluna; ve o vaaz653 ediyordu ona; "Ey oğlum! Asla şirk71 koşma Allah'a; doğrusu şirk71 mutlak büyük bir zulümdür257.
Ahmed Samira: 13 And when Lukman said to his son, and (while) he preaches/advises him: "You my son do not share/make partners with God, that truly the sharing/partnership (with God is) great injustice/oppression (E)."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve وَإِذْ -
2 kale dediği zaman قَالَ قول
3 lukmanu Lokman لُقْمَانُ -
4 liabnihi oğluna لِابْنِهِ بني
5 vehuve ve o وَهُوَ -
6 yeizuhu vaaz ediyordu ona يَعِظُهُ وعظ
7 ya buneyye ey oğlum يَا بُنَيَّ بني
8 la asla لَا -
9 tuşrik şirk koşma تُشْرِكْ شرك
10 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
11 inne doğrusu إِنَّ -
12 ş-şirke şirk الشِّرْكَ شرك
13 lezulmun mutlak büyük bir zulümdür لَظُلْمٌ ظلم
14 azimun büyük عَظِيمٌ عظم

Ayet 14

3481|31|14|وَوَصَّيْنَا ٱلْإِنسَٰنَ بِوَٰلِدَيْهِ حَمَلَتْهُ أُمُّهُۥ وَهْنًا عَلَىٰ وَهْنٍ وَفِصَٰلُهُۥ فِى عَامَيْنِ أَنِ ٱشْكُرْ لِى وَلِوَٰلِدَيْكَ إِلَىَّ ٱلْمَصِيرُ
3481|31|14|ووصينا الانسن بولديه حملته امه وهنا علي وهن وفصله في عامين ان اشكر لي ولولديك الي المصير
14. Ve vassaynel insâne bi vâlideyh(vâlideyhi), hamelethu ummuhu vehnen alâ vehnin ve fisâluhu fî âmeyni enişkurlî ve li vâlideyk(vâlideyke), ileyyel masîr(masîru).
Ve vasiyet973 ettik insana ana babasını*; taşıdı onu** anası zayıflık üstüne zayıflık (-la); ve ayrılması onun*** iki yıldadır****; ki şükret43 bana ve ana babana; banadır dönüş yeri.
Ahmed Samira: 14 And We recommended/commanded the human with his parents, his mother carried/conceived/was pregnant (with) him weakness/feebleness on weakness/feebleness, and his weaning/separation in two years, that thank/be grateful to Me and to your parents, to Me (is) the end/destination.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve vessayna ve vasiyet ettik وَوَصَّيْنَا وصي
2 l-insane insana الْإِنْسَانَ انس
3 bivalideyhi ana babasını بِوَالِدَيْهِ ولد
4 hamelethu taşıdı onu حَمَلَتْهُ حمل
5 ummuhu anası أُمُّهُ امم
6 vehnen zayıflık وَهْنًا وهن
7 ala üstüne عَلَىٰ -
8 vehnin zayıflıkla وَهْنٍ وهن
9 ve fisaluhu ve ayrılması onun وَفِصَالُهُ فصل
10 fi فِي -
11 aameyni iki yıldadır عَامَيْنِ عوم
12 eni ki أَنِ -
13 şkur şükret اشْكُرْ شكر
14 li bana لِي -
15 velivalideyke ve ana babana وَلِوَالِدَيْكَ ولد
16 ileyye banadır إِلَيَّ -
17 l-mesiru dönüş yeri الْمَصِيرُ صير

Notlar

Not 1: *Ana baba bir emanettir.**İnsanı.***İnsanın.****İki yıl içindedir.

Ayet 16

3483|31|16|يَٰبُنَىَّ إِنَّهَآ إِن تَكُ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِّنْ خَرْدَلٍ فَتَكُن فِى صَخْرَةٍ أَوْ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ أَوْ فِى ٱلْأَرْضِ يَأْتِ بِهَا ٱللَّهُ إِنَّ ٱللَّهَ لَطِيفٌ خَبِيرٌ
3483|31|16|يبني انها ان تك مثقال حبه من خردل فتكن في صخره او في السموت او في الارض يات بها الله ان الله لطيف خبير
16. Yâ buneyye innehâ in teku miskâle habbetin min hardalin fe tekun fî sahretin ev fîs semâvâti ev fîl ardı ye’ti bihâllâh(bihâllâhu), innellâhe latîfun habîr(habîrun).
Ey oğlum! Doğrusu o eğer olsa hardaldan bir tane ağırlığında; öyle ki olsa içinde bir kaya; ya da göklerde162; ya da yerde; getirir onu Allah; doğrusu Allah Latîf’tir40; Habîr’dir466.
Ahmed Samira: 16 (Lukman said): "You my son, that it truly is, if (it) be a weight (of) a seed/grain from mustard , so (it) was/be in a rock or in the skies/space or in the earth/Planet Earth, God comes with it, that truly God is kind/courteous , expert/experienced ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya buneyye Ey oğlum يَا بُنَيَّ بني
2 inneha doğrusu o إِنَّهَا -
3 in eğer إِنْ -
4 teku oldu تَكُ كون
5 miskale ağırlığınca مِثْقَالَ ثقل
6 habbetin bir tane حَبَّةٍ حبب
7 min مِنْ -
8 hardelin hardaldan خَرْدَلٍ خردل
9 fe tekun öyle ki olsa فَتَكُنْ كون
10 fi içinde فِي -
11 sahratin bir kaya صَخْرَةٍ صخر
12 ev ya da أَوْ -
13 fi فِي -
14 s-semavati göklerde السَّمَاوَاتِ سمو
15 ev ya da أَوْ -
16 fi فِي -
17 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
18 ye'ti getirir يَأْتِ اتي
19 biha onu بِهَا -
20 llahu Allah اللَّهُ -
21 inne doğrusu إِنَّ -
22 llahe Allah اللَّهَ -
23 letifun Latîf’tir لَطِيفٌ لطف
24 habirun Habîr’dir خَبِيرٌ خبر

Ayet 17

3484|31|17|يَٰبُنَىَّ أَقِمِ ٱلصَّلَوٰةَ وَأْمُرْ بِٱلْمَعْرُوفِ وَٱنْهَ عَنِ ٱلْمُنكَرِ وَٱصْبِرْ عَلَىٰ مَآ أَصَابَكَ إِنَّ ذَٰلِكَ مِنْ عَزْمِ ٱلْأُمُورِ
3484|31|17|يبني اقم الصلوه وامر بالمعروف وانه عن المنكر واصبر علي ما اصابك ان ذلك من عزم الامور
17. Yâ buneyye ekımıs salâte ve’mur bil ma’rûfi venhe anil munkeri vasbir alâ mâ esâbek(esâbeke), inne zâlike min azmil umûr(umûri).
Ey oğlum! İkame572 et salâtı5; ve emret marûfla73; ve engelle/yasakla münkerden82; ve sabret51 sana isabet eden üzerine; doğrusu bu azimden* emirlerdir/işlerdir.
Ahmed Samira: 17 You my son, keep up/start the prayers, and order/command with the kindness/known , and forbid/prevent from the defiance of God and His orders/obscenity, and be patient on what struck/hit you , that (is) from the matter’s/affair’s decisiveness/determination .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya buneyye ey oğlum يَابُنَيَّ بني
2 ekimi dik/ayakta tut أَقِمِ قوم
3 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
4 ve'mur ve emret وَأْمُرْ امر
5 bil-mea'rufi evrensel kabulleri/normları بِالْمَعْرُوفِ عرف
6 venhe ve engelle/yasakla وَانْهَ نهي
7 ani عَنِ -
8 l-munkeri iğrençleştirilmişten/çirkinleştirilmişten الْمُنْكَرِ نكر
9 vesbir ve sabret/metanetle diren وَاصْبِرْ صبر
10 ala üzerine عَلَىٰ -
11 ma مَا -
12 esabeke isabet edene أَصَابَكَ صوب
13 inne doğrusu إِنَّ -
14 zalike bunlar ذَٰلِكَ -
15 min مِنْ -
16 azmi azimden/engelleri aşma kararlılığından عَزْمِ عزم
17 l-umuri işlerdir الْأُمُورِ امر

Notlar

Not 1: *Engelleri aşma kararlılığından.

Ayet 18

3485|31|18|وَلَا تُصَعِّرْ خَدَّكَ لِلنَّاسِ وَلَا تَمْشِ فِى ٱلْأَرْضِ مَرَحًا إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ مُخْتَالٍ فَخُورٍ
3485|31|18|ولا تصعر خدك للناس ولا تمش في الارض مرحا ان الله لا يحب كل مختال فخور
18. Ve lâ tusa’ir haddeke lin nâsi ve lâ temşi fîl ardı merahâ(merahan) innellâhe lâ yuhıbbu kulle muhtâlin fehûr(fehûrin).
Ve çevirme yanağını insanlara; ve yürüme yerde bir böbür/kibir (-le); doğrusu Allah sevmez her bir tepeden bakanı; gururlananı/onurlananı.
Ahmed Samira: 18 And do not turn away your cheek from the people, and do not walk in the land/Earth showing superiority happiness and overconfidence , that truly God does not love/like every/each conceited/arrogant, proud/arrogant.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve la ve وَلَا -
2 tusaair çevirme تُصَعِّرْ صعر
3 haddeke yanağını خَدَّكَ خدد
4 linnasi insanlara لِلنَّاسِ نوس
5 ve la ve وَلَا -
6 temşi yürüme تَمْشِ مشي
7 fi فِي -
8 l-erdi yerde الْأَرْضِ ارض
9 merahen bir böbür/kibir (-le) مَرَحًا مرح
10 inne doğrusu إِنَّ -
11 llahe Allah اللَّهَ -
12 la لَا -
13 yuhibbu sevmez يُحِبُّ حبب
14 kulle her bir كُلَّ كلل
15 muhtalin tepeden bakanı مُخْتَالٍ خيل
16 fehurin gururlanan/onurlananı فَخُورٍ فخر

Ayet 19

3486|31|19|وَٱقْصِدْ فِى مَشْيِكَ وَٱغْضُضْ مِن صَوْتِكَ إِنَّ أَنكَرَ ٱلْأَصْوَٰتِ لَصَوْتُ ٱلْحَمِيرِ
3486|31|19|واقصد في مشيك واغضض من صوتك ان انكر الاصوت لصوت الحمير
19. Vaksid fî meşyike vagdud min savtik(savtike), inne enkerel asvâti le savtul hamîr(hamîri).
Ve kısıtlı/ölçülü ol yürüyüşünde; ve kıs/alçalt sesinden; doğrusu seslerin daha çirkini/onaylanmayanı mutlak eşeklerin sesidir.
Ahmed Samira: 19 And be moderate in your walking, and lower/humble from your voice/noise , that truly the sounds’/noises’ most awful/obscene (is) the donkeys’ sound/noise .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 veksid ve kısıtlı ol وَاقْصِدْ قصد
2 fi فِي -
3 meşyike yürüyüşünde مَشْيِكَ مشي
4 vegdud ve kıs/alçalt وَاغْضُضْ غضض
5 min مِنْ -
6 savtike sesinden صَوْتِكَ صوت
7 inne doğrusu إِنَّ -
8 enkera daha çirkini أَنْكَرَ نكر
9 l-esvati seslerin الْأَصْوَاتِ صوت
10 lesavtu mutlak sesidir لَصَوْتُ صوت
11 l-hamiri eşeklerin الْحَمِيرِ حمر