Sure 21: Enbiyâ/Nebiler

Ayet Sayısı: 12
ٱلْأَنْبِيَاء

Ayet 10

2491|21|10|لَقَدْ أَنزَلْنَآ إِلَيْكُمْ كِتَٰبًا فِيهِ ذِكْرُكُمْ أَفَلَا تَعْقِلُونَ
2491|21|10|لقد انزلنا اليكم كتبا فيه ذكركم افلا تعقلون
10. Lekad enzelnâ ileykum kitâben fîhi zikrukum, e fe lâ ta’kılûn(ta’kılûne).
Ant olsun indirdik sizlere bir kitap*; içindedir onun bir zikir/hatırlatma sizlere; öyleyse akletmez562 misiniz?
Ahmed Samira: 10 We had descended to you a Book in it (is) your memory/mention , so do you not reason/understand?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lekad ant olsun لَقَدْ -
2 enzelna indirdik أَنْزَلْنَا نزل
3 ileykum sizlere إِلَيْكُمْ -
4 kitaben bir kitap (Kur’an) كِتَابًا كتب
5 fihi içindedir onun فِيهِ -
6 zikrukum bir zikir/hatırlatma sizlere ذِكْرُكُمْ ذكر
7 efela öyleyse أَفَلَا -
8 tea'kilune akletmez misiniz? تَعْقِلُونَ عقل

Notlar

Not 1: *Kur’ân.

Ayet 20

2501|21|20|يُسَبِّحُونَ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ لَا يَفْتُرُونَ
2501|21|20|يسبحون اليل والنهار لا يفترون
20. Yusebbihûnel leyle ven nehâre lâ yefturûn(yefturûne).
Tesbih57 ederler gece171 ve gündüz170; gevşemezler/dinmezler.
Ahmed Samira: 20 They praise/glorify (during) the night and the daytime, they do not subside/abate .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yusebbihune tesbih ederler يُسَبِّحُونَ سبح
2 l-leyle gece اللَّيْلَ ليل
3 ve nnehara ve gündüz وَالنَّهَارَ نهر
4 la لَا -
5 yefturune gevşemezler/dinmezler يَفْتُرُونَ فتر

Ayet 22

2503|21|22|لَوْ كَانَ فِيهِمَآ ءَالِهَةٌ إِلَّا ٱللَّهُ لَفَسَدَتَا فَسُبْحَٰنَ ٱللَّهِ رَبِّ ٱلْعَرْشِ عَمَّا يَصِفُونَ
2503|21|22|لو كان فيهما الهه الا الله لفسدتا فسبحن الله رب العرش عما يصفون
22. Lev kâne fîhimâ âlihetun illâllâhu le fesedetâ, fe subhânallâhi rabbil arşi ammâ yasıfûn(yasıfûne).
Eğer olsaydı ikisinde ilahlar Allah'ın dışında mutlak fesada/kargaşaya uğrardı o ikisi; öyle ki Subhân'dır7 Allah; arşın66 Rabbidir4; vasıflandırdıklarından/nitelediklerinden (ayrıdır).
Ahmed Samira: 22 If (there) was in them (B) (the skies and the Earth) gods, except God, they (B) would have been corrupted ,so praise/glory (to) God, Lord (of) the throne about what they describe/categorize.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 lev eğer لَوْ -
2 kane olsaydı كَانَ كون
3 fihima ikisinde فِيهِمَا -
4 alihetun ilahlar الِهَةٌ اله
5 illa dışında إِلَّا -
6 llahu Allah'ın اللَّهُ -
7 lefesedeta mutlak fesada/kargaşaya uğrardı o ikisi لَفَسَدَتَا فسد
8 fesubhane öyle ki subhândır/tüm isimlerini-sıfatlarını tecelli ettirendir فَسُبْحَانَ سبح
9 llahi Allah اللَّهِ -
10 rabbi Rabbidir رَبِّ ربب
11 l-arşi arşın الْعَرْشِ عرش
12 amma عَمَّا -
13 yesifune vasıflandırdıklarından/nitelediklerinden (ayrıdır) يَصِفُونَ وصف

Ayet 30

2511|21|30|أَوَلَمْ يَرَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَنَّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ كَانَتَا رَتْقًا فَفَتَقْنَٰهُمَا وَجَعَلْنَا مِنَ ٱلْمَآءِ كُلَّ شَىْءٍ حَىٍّ أَفَلَا يُؤْمِنُونَ
2511|21|30|اولم ير الذين كفروا ان السموت والارض كانتا رتقا ففتقنهما وجعلنا من الما كل شي حي افلا يومنون
30. E ve lem yerellezîne keferû ennes semâvâti vel arda kânetâ retkan fe fetaknâhuma, ve cealnâ minel mâi kulle şey’in hayy(hayyin), e fe lâ yu’minûn(yu’minûne).
Hiç görmezler mi kâfirlik25 etmiş kimseler ki gökler162 ve yer olmuştu bir bitişik/yapışık387; öyle ki ayırdık* o ikisini; ve yaptık sudan her bir canlı şeyi387; öyle ki iman47 etmezler mi?
Ahmed Samira: 30 Did those who disbelieved not see that the skies/space and the earth/Planet Earth, they (B) were joined , so We split/ruptured them (B) , and We made/created from the water every thing alive/living, so do they not believe?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 evelem أَوَلَمْ -
2 yera görmezler mi يَرَ راي
3 ellezine kimseler الَّذِينَ -
4 keferu kâfirlik ederler كَفَرُوا كفر
5 enne ki أَنَّ -
6 s-semavati gökler السَّمَاوَاتِ سمو
7 vel'erde ve yer وَالْأَرْضَ ارض
8 kaneta olmuştu كَانَتَا كون
9 ratkan bir bitişik/yapışık رَتْقًا رتق
10 fefeteknahuma öyle ki ayırdık o ikisini فَفَتَقْنَاهُمَا فتق
11 ve cealna ve yaptık وَجَعَلْنَا جعل
12 mine -dan مِنَ -
13 l-mai su- الْمَاءِ موه
14 kulle her bir كُلَّ كلل
15 şey'in şeyi شَيْءٍ شيا
16 hayyin canlı حَيٍّ حيي
17 efela öyle ki أَفَلَا -
18 yu'minune iman etmezler mi يُؤْمِنُونَ امن

Notlar

Not 1: Bitişik olan yani tekillik ('singularity') halinde olan gökler ve yer 13.8 milyar yıl önce büyük patlamayla ayrıldı. Boyutlar oluştu. Tek bir kuvvet ayrılarak 4 temel kuvveti oluşturdu.

Ayet 31

2512|21|31|وَجَعَلْنَا فِى ٱلْأَرْضِ رَوَٰسِىَ أَن تَمِيدَ بِهِمْ وَجَعَلْنَا فِيهَا فِجَاجًا سُبُلًا لَّعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ
2512|21|31|وجعلنا في الارض روسي ان تميد بهم وجعلنا فيها فجاجا سبلا لعلهم يهتدون
31. Ve cealnâ fîl ardı revâsiye en temîde bihim ve cealnâ fîhâ ficâcen subulen leallehum yehtedûn(yehtedûne).
Ve yaptık yerde/yeryüzünde revâsiye146; ki sarsar (yer) onları (insanları); ve yaptık orada (yerde) geçitler; yollar; belki onlar doğru yola kılavuzlanırlar.
Ahmed Samira: 31 And We made/created in the earth/Planet Earth anchors/mountains , that (E) it sways and leans/moves and unsettles with them, and We made/created in it wide mountain paths (as) roads/paths ,maybe/perhaps they be guided.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve cealna ve yaptık وَجَعَلْنَا جعل
2 fi فِى -
3 l-erdi yerde/yeryüzünde ٱلْأَرْضِ ارض
4 ravasiye revâsiye رَوَٰسِىَ رسو
5 en ki أَن -
6 temide sarsar (yer) تَمِيدَ ميد
7 bihim onları (insanları) بِهِمْ -
8 ve cealna ve yaptık وَجَعَلْنَا جعل
9 fiha orada (yerde) فِيهَا -
10 ficacen geçitler فِجَاجًۭا فجج
11 subulen yollar سُبُلًۭا سبل
12 leallehum belki onlar لَّعَلَّهُمْ -
13 yehtedune doğru yola kılavuzlanırlar يَهْتَدُونَ هدي

Ayet 34

2515|21|34|وَمَا جَعَلْنَا لِبَشَرٍ مِّن قَبْلِكَ ٱلْخُلْدَ أَفَإِي۟ن مِّتَّ فَهُمُ ٱلْخَٰلِدُونَ
2515|21|34|وما جعلنا لبشر من قبلك الخلد افاين مت فهم الخلدون
34. Ve mâ cealnâ li beşerin min kablikel huld(hulde), e fe in mitte fe humul hâlidûn(hâlidûne).
Ve yapmış değiliz bir beşere432 senden önce ölümsüzlük185; öyle ki eğer (sen) ölsen*; öyle ki onlar ölümsüzler185 mi?
Ahmed Samira: 34 And We did not make/create to a human from before you the immortality , so if you died so they are the immortals ?

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ma ve değiliz وَمَا -
2 cealna yaptık جَعَلْنَا جعل
3 libeşerin bir beşere لِبَشَرٍ بشر
4 min مِنْ -
5 kablike senden önce قَبْلِكَ قبل
6 l-hulde ölümsüzlük الْخُلْدَ خلد
7 efein öyle ki eğer أَفَإِنْ -
8 mitte ölsen مِتَّ موت
9 fehumu öyle ki onlar فَهُمُ -
10 l-halidune ölümsüzler الْخَالِدُونَ خلد

Notlar

Not 1: *Eğer geçişi önemlidir. 'Öldün, yada ölürsün' şeklinde gelmemiştir; 'eğer ölürsen' şeklinde gelmiştir. Yüce Allah yolunda katledilenler ölü değillerdir. Rableri katında rızıklandırılırlar. Cennete giren insanların ilk ölüm haricinde ölüm tatmadıkları bildirildiğine göre resûllerin ve müminlerin de Yüce Allah yolunda katledilenler gibi ölü olmadıkları anlaşılır. Rableri katında rızıklandırılırlar. 2:154, 3:169 ve 44:56 ayetlerine bakınız.

Ayet 47

2528|21|47|وَنَضَعُ ٱلْمَوَٰزِينَ ٱلْقِسْطَ لِيَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ فَلَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْـًٔا وَإِن كَانَ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِّنْ خَرْدَلٍ أَتَيْنَا بِهَا وَكَفَىٰ بِنَا حَٰسِبِينَ
2528|21|47|ونضع الموزين القسط ليوم القيمه فلا تظلم نفس شيا وان كان مثقال حبه من خردل اتينا بها وكفي بنا حسبين
47. Ve nedaul mevâzînel kısta li yevmil kıyâmeti fe lâ tuzlemu nefsun şey’â(şey’en) ve in kâne miskâle habbetin min hardelin eteynâ bihâ, ve kefâ binâ hâsibîn(hâsibîne).
Ve koyarız mizanları658 eşitlikle230 kıyamet günü148 için; öyle ki zulmedilmez257 bir nefse bir şey; ve eğer olduysa ağırlığınca bir hardaldan bir tane geliriz onunla; ve kafi geldi bize hesaplayanlar (olarak).
Ahmed Samira: 47 And We put the scales/measures the just/equitable to the Resurrection Day, so a self does not be caused injustice to/oppressed a thing, and (even) if (it) was a seed’s/grain’s weight of mustard/an herb, We brought it and enough/sufficient with Us counting/calculating.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve nedeu ve koyarız وَنَضَعُ وضع
2 l-mevazine mizanları الْمَوَازِينَ وزن
3 l-kista eşitlikle الْقِسْطَ قسط
4 liyevmi günü için لِيَوْمِ يوم
5 l-kiyameti kıyamet الْقِيَامَةِ قوم
6 fela öyle ki فَلَا -
7 tuzlemu zulmedilmez تُظْلَمُ ظلم
8 nefsun bir nefse نَفْسٌ نفس
9 şey'en bir şey شَيْئًا شيا
10 ve in ve eğer وَإِنْ -
11 kane olduysa كَانَ كون
12 miskale ağırlığınca مِثْقَالَ ثقل
13 habbetin bir tane حَبَّةٍ حبب
14 min مِنْ -
15 hardelin bir hardaldan خَرْدَلٍ خردل
16 eteyna geliriz أَتَيْنَا اتي
17 biha onunla بِهَا -
18 ve kefa ve kafi geldi وَكَفَىٰ كفي
19 bina bize بِنَا -
20 hasibine hesaplayanlar (olarak) حَاسِبِينَ حسب

Ayet 73

2554|21|73|وَجَعَلْنَٰهُمْ أَئِمَّةً يَهْدُونَ بِأَمْرِنَا وَأَوْحَيْنَآ إِلَيْهِمْ فِعْلَ ٱلْخَيْرَٰتِ وَإِقَامَ ٱلصَّلَوٰةِ وَإِيتَآءَ ٱلزَّكَوٰةِ وَكَانُوا۟ لَنَا عَٰبِدِينَ
2554|21|73|وجعلنهم ايمه يهدون بامرنا واوحينا اليهم فعل الخيرت واقام الصلوه وايتا الزكوه وكانوا لنا عبدين
73. Ve cealnâhum eimmeten yehdûne bi emrinâ ve evhaynâ ileyhim fi’lel hayrâti ve ikâmes salâti ve îtâez zekâh(zekâti), ve kânû lenâ âbidîn(âbidîne).
Ve yaptık onları emirler/liderler; doğru yola kılavuzlarlar emrimizle; ve vahyettik603 onlara faaliyet yapmayı; hayırlar/iyilikler; ve ikame572 edenler salâtı5; ve verenler zekâtı10; ve oldular bize kulluk46 edenler.
Ahmed Samira: 73 And We made them leaders/examples guiding with Our order/command, and We inspired/transmitted to them making/doing the goodnesses , and keeping up the prayers, and giving/bringing the charity/purification , and they were to Us worshipping.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve cealnahum ve yaptık onları وَجَعَلْنَاهُمْ جعل
2 eimmeten emirler/liderler أَئِمَّةً امم
3 yehdune doğru yola kılavuzlarlar يَهْدُونَ هدي
4 biemrina emrimizle بِأَمْرِنَا امر
5 ve evhayna ve vahyettik وَأَوْحَيْنَا وحي
6 ileyhim onlara إِلَيْهِمْ -
7 fia'le faaliyet yapmayı فِعْلَ فعل
8 l-hayrati hayırlar/iyilikler الْخَيْرَاتِ خير
9 ve ikame ve ikame edenler/dikenler/ayağa kaldıranlar وَإِقَامَ قوم
10 s-salati salatı الصَّلَاةِ صلو
11 ve ita'e ve verenler وَإِيتَاءَ اتي
12 z-zekati zekâtı الزَّكَاةِ زكو
13 ve kanu ve oldular وَكَانُوا كون
14 lena bize لَنَا -
15 aabidine kulluk edenler عَابِدِينَ عبد

Ayet 76

2557|21|76|وَنُوحًا إِذْ نَادَىٰ مِن قَبْلُ فَٱسْتَجَبْنَا لَهُۥ فَنَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥ مِنَ ٱلْكَرْبِ ٱلْعَظِيمِ
2557|21|76|ونوحا اذ نادي من قبل فاستجبنا له فنجينه واهله من الكرب العظيم
76. Ve nûhan iz nâdâ min kablu festecebnâ lehu fe necceynâhu ve ehlehu minel kerbil azîm(azîmi).
Ve Nûh’u1014; nida ettiği* zaman önceden; öyle ki cevap verdik ona**; öyle ki kurtardık onu*** ve ehlini568 azîm**** kaygı/kederden.
Ahmed Samira: 76 And Noah when he called/cried from before, so We saved/rescued him and his family/people from the grief, hardship and suffering, the great.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve nuhen ve Nûh’u; وَنُوحًا -
2 iz zaman إِذْ -
3 nada nida etmişti نَادَىٰ ندو
4 min مِنْ -
5 kablu önceden قَبْلُ قبل
6 festecebna öyle ki cevapverdik فَاسْتَجَبْنَا جوب
7 lehu ona لَهُ -
8 fe necceynahu öyle ki kurtardık onu فَنَجَّيْنَاهُ نجو
9 ve ehlehu ve ehlini وَأَهْلَهُ اهل
10 mine مِنَ -
11 l-kerbi kaygı/kederden الْكَرْبِ كرب
12 l-azimi azîm الْعَظِيمِ عظم

Notlar

Not 1: *Seslendiği.**Nûh'a.***Nûh'u.****Büyük, azametli.

Ayet 77

2558|21|77|وَنَصَرْنَٰهُ مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَآ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَوْمَ سَوْءٍ فَأَغْرَقْنَٰهُمْ أَجْمَعِينَ
2558|21|77|ونصرنه من القوم الذين كذبوا بايتنا انهم كانوا قوم سو فاغرقنهم اجمعين
77. Ve nasarnâhu minel kavmillezîne kezzebû bi âyâtinâ, innehum kânû kavme sev’in fe agraknâhum ecmaîn(ecmaîne).
Ve yardım ettik ona* kavmine/toplumuna karşı; kimselerdir (ki) yalanladılar195 ayetlerimizi; doğrusu onlar olmuşlardı kötü bir kavim/toplum; öyle ki boğduk onları topluca.
Ahmed Samira: 77 And We saved/aided him from the nation, those who lied/denied/falsified with Our verses/evidences , that they truly were a bad/evil nation, so We drowned/sunk them, all/altogether.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve nesarnahu ve yardım ettik ona وَنَصَرْنَاهُ نصر
2 mine مِنَ -
3 l-kavmi kavminden (karşı) الْقَوْمِ قوم
4 ellezine kimselerdir (ki) الَّذِينَ -
5 kezzebu yalanladılar كَذَّبُوا كذب
6 biayatina ayetlerimizi بِايَاتِنَا ايي
7 innehum doğrusu onlar إِنَّهُمْ -
8 kanu oldular كَانُوا كون
9 kavme bir kavim قَوْمَ قوم
10 sev'in kötü سَوْءٍ سوا
11 feegraknahum öyle ki boğduk onları فَأَغْرَقْنَاهُمْ غرق
12 ecmeiyne topluca أَجْمَعِينَ جمع

Notlar

Not 1: *Nûh'a.

Ayet 79

2560|21|79|فَفَهَّمْنَٰهَا سُلَيْمَٰنَ وَكُلًّا ءَاتَيْنَا حُكْمًا وَعِلْمًا وَسَخَّرْنَا مَعَ دَاوُۥدَ ٱلْجِبَالَ يُسَبِّحْنَ وَٱلطَّيْرَ وَكُنَّا فَٰعِلِينَ
2560|21|79|ففهمنها سليمن وكلا اتينا حكما وعلما وسخرنا مع داود الجبال يسبحن والطير وكنا فعلين
79. Fe fehhemnâhâ suleymân(suleymâne), ve kullen âteynâ hukmen ve ılmen ve sehharnâ mea dâvudel cibâle yusebbihne vet tayr(tayre), ve kunnâ fâılîn(fâılîne).
Öyle ki, kavrattık onu Süleyman'a; ve her birine verdik bir hüküm67; ve bir bilgi; ve boyun eğdirdik Davut'la birlikte dağları; tesbih57 ederler; ve kuşu; ve olduk yapanlar.
Ahmed Samira: 79 So We made Soliman understand/realize it , and each/all We gave/brought judgment/rule and knowledge, and We manipulated/subjugated with David the mountains , they praise/glorify, and the birds, and We were making/doing.227

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fe fehhemnaha öyle ki, kavrattık onu فَفَهَّمْنَاهَا فهم
2 suleymane Süleyman'a سُلَيْمَانَ -
3 ve kullen ve her birine وَكُلًّا كلل
4 ateyna verdik اتَيْنَا اتي
5 hukmen bir hüküm حُكْمًا حكم
6 ve ilmen ve bir bilgi وَعِلْمًا علم
7 ve sehharna ve boyun eğdirdik وَسَخَّرْنَا سخر
8 mea birlikte مَعَ -
9 davude Davut'la دَاوُودَ -
10 l-cibale dağları الْجِبَالَ جبل
11 yusebbihne tesbih ederler يُسَبِّحْنَ سبح
12 ve ttayra ve kuşu وَالطَّيْرَ طير
13 ve kunna ve olduk وَكُنَّا كون
14 failine yapanlar فَاعِلِينَ فعل

Ayet 87

2568|21|87|وَذَا ٱلنُّونِ إِذ ذَّهَبَ مُغَٰضِبًا فَظَنَّ أَن لَّن نَّقْدِرَ عَلَيْهِ فَنَادَىٰ فِى ٱلظُّلُمَٰتِ أَن لَّآ إِلَٰهَ إِلَّآ أَنتَ سُبْحَٰنَكَ إِنِّى كُنتُ مِنَ ٱلظَّٰلِمِينَ
2568|21|87|وذا النون اذ ذهب مغضبا فظن ان لن نقدر عليه فنادي في الظلمت ان لا اله الا انت سبحنك اني كنت من الظلمين
87. Ve zennûni iz zehebe mugâdıben fe zanne en len nakdire aleyhi fe nâdâ fiz zulumâti en lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez zâlimîn(zâlimîne).
Ve sahibi NuN*; gittiği zaman kızgın; öyle ki zannetti ki asla güç yetirmeyiz ona; o durumda nida etti karanlıklar içinde ki: “Yoktur ilah senin dışında; Subhân'sın7 sen; doğrusu ben oldum zalimlerden.”
Ahmed Samira: 87 And (owner of) the whale/fish when he went away angrily, so he thought/assumed that We will never/not become capable on him, so he called/cried in the darknesses: "That (there is) no God except You, Your praise/glory, that I was from the unjust/oppressive."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve za ve sahibi وَذَا -
2 n-nuni NuN النُّونِ نون
3 iz zaman إِذْ -
4 zehebe gittiği ذَهَبَ ذهب
5 mugadiben kızgın مُغَاضِبًا غضب
6 fe zenne öyle ki zannetti فَظَنَّ ظنن
7 en ki أَنْ -
8 len asla لَنْ -
9 nekdira güç yetirmeyiz نَقْدِرَ قدر
10 aleyhi ona عَلَيْهِ -
11 fenada o durumda nida etti فَنَادَىٰ ندو
12 fi içinde فِي -
13 z-zulumati karanlıklar الظُّلُمَاتِ ظلم
14 en ki أَنْ -
15 la yoktur لَا -
16 ilahe ilah إِلَٰهَ اله
17 illa dışında إِلَّا -
18 ente senin أَنْتَ -
19 subhaneke subhânsın sen/tüm isimlerini-sıfatlarını tecelli ettirensin sen سُبْحَانَكَ سبح
20 inni doğrusu ben إِنِّي -
21 kuntu oldum كُنْتُ كون
22 mine مِنَ -
23 z-zalimine zalimlerden الظَّالِمِينَ ظلم

Notlar

Not 1: *İki N harfi sahibi. Yunus peygamber işaret edilmiştir.