Sure 29: Ankebût/Örümcek

Ayet Sayısı: 7
ٱلْعَنْكَبُوت

Ayet 14

3352|29|14|وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوْمِهِۦ فَلَبِثَ فِيهِمْ أَلْفَ سَنَةٍ إِلَّا خَمْسِينَ عَامًا فَأَخَذَهُمُ ٱلطُّوفَانُ وَهُمْ ظَٰلِمُونَ
3352|29|14|ولقد ارسلنا نوحا الي قومه فلبث فيهم الف سنه الا خمسين عاما فاخذهم الطوفان وهم ظلمون
14. Ve lekad erselnâ nûhan ilâ kavmihî, fe lebise fîhim elfe senetin illâ hamsîne âmâ(âmen), fe ehazehumut tûfânu ve hum zâlimûn(zâlimûne).
Ve ant olsun gönderdik Nûh'u kavmine; öyle ki kaldı onların içinde bir bin sene; dışındadır bir elli yıl; öyle ki tuttu onları tufan; ve onlardır zalimler257.
Ahmed Samira: 14 And We had sent Noah to his nation, so he stayed/waited/remained in (between) them one thousand year(s) except fifty year(s), so the deadly/great flood punished them , and (while) they are unjust/oppressive.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekad ve ant olsun وَلَقَدْ -
2 erselna gönderdik أَرْسَلْنَا رسل
3 nuhen Nuh'u نُوحًا -
4 ila إِلَىٰ -
5 kavmihi kavmine قَوْمِهِ قوم
6 fe lebise öyle ki kaldı فَلَبِثَ لبث
7 fihim onların içinde فِيهِمْ -
8 elfe bir bin أَلْفَ الف
9 senetin sene سَنَةٍ سنو
10 illa dışındadır إِلَّا -
11 hamsine bir elli خَمْسِينَ خمس
12 aamen yıl عَامًا عوم
13 feehazehumu öyle ki tuttu onları فَأَخَذَهُمُ اخذ
14 t-tufanu Tufan الطُّوفَانُ طوف
15 vehum ve onlar وَهُمْ -
16 zalimune zalimler ظَالِمُونَ ظلم

Ayet 15

3353|29|15|فَأَنجَيْنَٰهُ وَأَصْحَٰبَ ٱلسَّفِينَةِ وَجَعَلْنَٰهَآ ءَايَةً لِّلْعَٰلَمِينَ
3353|29|15|فانجينه واصحب السفينه وجعلنها ايه للعلمين
15. Fe enceynâhu ve ashâbes sefîneti ve cealnâ hââyeten lil âlemîn(âlemîne).
Öyle ki kurtardık onu* ve gemi/tekne ashâbını194; ve yaptık onu** alemlere bir ayet287 .
Ahmed Samira: 15 So We saved/rescued him and the ship’s/boat’s owners/company/friends, and We made it a sign/evidence to the creations all together/(universes).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feenceynahu öyle ki kurtardık onu فَأَنْجَيْنَاهُ نجو
2 ve eshabe ve ashabını وَأَصْحَابَ صحب
3 s-sefineti gemi/tekne السَّفِينَةِ سفن
4 ve cealnaha ve yaptık onu وَجَعَلْنَاهَا جعل
5 ayeten bir ayet ايَةً ايي
6 lil'aalemine alemlere لِلْعَالَمِينَ علم

Notlar

Not 1: *Nûh'u.**Dişil zamir gemiye/tekneye gider.

Ayet 45

3383|29|45|ٱتْلُ مَآ أُوحِىَ إِلَيْكَ مِنَ ٱلْكِتَٰبِ وَأَقِمِ ٱلصَّلَوٰةَ إِنَّ ٱلصَّلَوٰةَ تَنْهَىٰ عَنِ ٱلْفَحْشَآءِ وَٱلْمُنكَرِ وَلَذِكْرُ ٱللَّهِ أَكْبَرُ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ مَا تَصْنَعُونَ
3383|29|45|اتل ما اوحي اليك من الكتب واقم الصلوه ان الصلوه تنهي عن الفحشا والمنكر ولذكر الله اكبر والله يعلم ما تصنعون
45. Utlu mâ ûhıye ileyke minel kitâbi ve ekımıs salât(salâte), innes salâte tenhâ anil fahşâi vel munker(munkeri), ve le zikrullâhi ekber(ekberu), vallâhu ya’lemu mâ tasneûn(tasneûne).
Oku vahyedileni603 sana kitaptan; ve ikame572 et salâtı5; doğrusu salât5 engeller/meneder fahşâttan81; ve münkerden82; ve mutlak ki zikri78 Allah'ı en büyüktür; ve Allah bilir ürettiklerinizi.
Ahmed Samira: 45 Read/recite/follow what was inspired/transmitted to you from The Book , and start/keep up the prayers, that (E) the prayers forbid/prevent from the enormous/atrocious deeds and the defiance of God and His orders/obscenity , and God’s remembrance/reminder (E) (is) greater , and God knows what you perform/produce .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 atlu oku اتْلُ تلو
2 ma مَا -
3 uhiye vahyedileni أُوحِيَ وحي
4 ileyke sana إِلَيْكَ -
5 mine -tan مِنَ -
6 l-kitabi kitap- الْكِتَابِ كتب
7 ve ekimi ve dik/ayağa kaldır وَأَقِمِ قوم
8 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
9 inne doğrusu إِنَّ -
10 s-salate salat الصَّلَاةَ صلو
11 tenha engeller/men eder تَنْهَىٰ نهي
12 ani عَنِ -
13 l-fehşa'i vahşetten/fuhuştan/ahlaksızlıktan الْفَحْشَاءِ فحش
14 velmunkeri ve iğrençleştirilmişten/çirkinleştirilmişten وَالْمُنْكَرِ نكر
15 velezikru ve mutlak ki zikri وَلَذِكْرُ ذكر
16 llahi Allah'ı اللَّهِ -
17 ekberu en büyüktür أَكْبَرُ كبر
18 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
19 yea'lemu bilir يَعْلَمُ علم
20 ma مَا -
21 tesneune ürettiklerinizi تَصْنَعُونَ صنع

Ayet 50

3388|29|50|وَقَالُوا۟ لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْهِ ءَايَٰتٌ مِّن رَّبِّهِۦ قُلْ إِنَّمَا ٱلْءَايَٰتُ عِندَ ٱللَّهِ وَإِنَّمَآ أَنَا۠ نَذِيرٌ مُّبِينٌ
3388|29|50|وقالوا لولا انزل عليه ايت من ربه قل انما الايت عند الله وانما انا نذير مبين
50. Ve kâlû lev lâ unzile aleyhi âyâtun min rabbih(rabbihî), kul innemel âyâtu indallâh(indallâhi), ve innemâ ene nezîrun mubîn(mubînun).
Ve dediler: "İndirilmeli değil miydi ona ayetler237 Rabbinden"; de ki: "Ayetler237 ancak Allah'ın indindendir/katındandır; ve ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."
Ahmed Samira: 50 And they said: "If only verses/evidences/signs were descended on (to) him from his Lord." Say: "But/truly the verses/evidence/signs (are) at God, and but/truly I am a clear/evident warner/giver of notice ."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kalu ve dediler وَقَالُوا قول
2 levla değil miydi لَوْلَا -
3 unzile indirilmeli أُنْزِلَ نزل
4 aleyhi ona عَلَيْهِ -
5 ayatun ayetler ايَاتٌ ايي
6 min مِنْ -
7 rabbihi Rabbinden onun رَبِّهِ ربب
8 kul de ki قُلْ قول
9 innema ancak إِنَّمَا -
10 l-ayatu ayetler الْايَاتُ ايي
11 inde indindedir/katındadır عِنْدَ عند
12 llahi Allah'ın اللَّهِ -
13 ve innema ve ancak وَإِنَّمَا -
14 ena ben أَنَا -
15 nezirun bir uyarıcıyım نَذِيرٌ نذر
16 mubinun apaçık مُبِينٌ بين

Ayet 51

3389|29|51|أَوَلَمْ يَكْفِهِمْ أَنَّآ أَنزَلْنَا عَلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ يُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَرَحْمَةً وَذِكْرَىٰ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ
3389|29|51|اولم يكفهم انا انزلنا عليك الكتب يتلي عليهم ان في ذلك لرحمه وذكري لقوم يومنون
51. E ve lem yekfihim ennâ enzelnâ aleykel kitâbe yutlâ aleyhim, inne fî zâlike le rahmeten ve zikrâ li kavmin yu’minûn(yu’minûne).
Ve hiç kâfi gelmez mi onlara ki biz indirdik sana kitabı* (ki) okunur üzerlerine; doğrusu bundadır mutlak bir rahmet271 ve zikir/hatırlatma iman47 eden bir kavim/toplum için.
Ahmed Samira: 51 Was (it) not enough/sufficient for them that We descended on (to) you The Book (it) is being read/recited on (to) them, that in that (is) mercy (E) and a remembrance/reminder to a nation believing.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 evelem asla أَوَلَمْ -
2 yekfihim kafi gelmez mi onlara يَكْفِهِمْ كفي
3 enna ki biz أَنَّا -
4 enzelna indirdik أَنْزَلْنَا نزل
5 aleyke sana عَلَيْكَ -
6 l-kitabe Kitabı الْكِتَابَ كتب
7 yutla okunur يُتْلَىٰ تلو
8 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
9 inne doğrusu إِنَّ -
10 fi فِي -
11 zalike bundadır ذَٰلِكَ -
12 lerahmeten mutlak bir rahmet لَرَحْمَةً رحم
13 ve zikra ve zikir/hatırlatma وَذِكْرَىٰ ذكر
14 likavmin bir kavim/toplum için لِقَوْمٍ قوم
15 yu'minune iman ederler يُؤْمِنُونَ امن

Notlar

Not 1: *Kur'ân'ı.

Ayet 57

3395|29|57|كُلُّ نَفْسٍ ذَآئِقَةُ ٱلْمَوْتِ ثُمَّ إِلَيْنَا تُرْجَعُونَ
3395|29|57|كل نفس ذايقه الموت ثم الينا ترجعون
57. Kullu nefsin zâikatul mevti summe ileynâ turceûn(turceûne).
Her bir nefis201 tadıcıdır ölümü*; sonra bize döndürülürsünüz.
Ahmed Samira: 57 Each/every self (is) tasting/experiencing the death, then to Us you are being returned.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kullu her bir كُلُّ كلل
2 nefsin nefis نَفْسٍ نفس
3 zaikatu tadacıdır ذَائِقَةُ ذوق
4 l-mevti ölümü الْمَوْتِ موت
5 summe sonra ثُمَّ -
6 ileyna bize إِلَيْنَا -
7 turceune döndürülürsünüz تُرْجَعُونَ رجع

Notlar

Not 1: *Her nefis ölümü zaten tatmıştır. İlk cennetten çıkarılırken ölerek çıkarıldık. Hepimiz günahkarız, hepimiz zalimiz. Ancak Yüce Allah yolunda katledilenler ve cennetlere girmeyi hak edenlere 2. ölüm yoktur. Yani du dünyada ölmezler. Sadece vefat ettirilirler. Selam yurduna/diyarına vefat melekleri tarafından davet edilirler.

Ayet 58

3396|29|58|وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَنُبَوِّئَنَّهُم مِّنَ ٱلْجَنَّةِ غُرَفًا تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا نِعْمَ أَجْرُ ٱلْعَٰمِلِينَ
3396|29|58|والذين امنوا وعملوا الصلحت لنبوينهم من الجنه غرفا تجري من تحتها الانهر خلدين فيها نعم اجر العملين
58. Vellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti le nubevviennehum minel cenneti gurafan tecrîmin tahtihel enhâru hâlidîne fîhâ, ni’me ecrul âmilîn(âmilîne).
Ve kimseler; iman47 ettiler; ve yaptılar sâlihât18; mutlak yerleştiririz onları cennetten yüksek alanlara; akar altlarından nehirler; ölümsüzler185 orada (cennette); ne muhteşemdir ecri/karşılığı (bunu) yapanların.
Ahmed Samira: 58 And those who believed and made/did the correct/righteous deeds, We (will) reside/assign them (E) from the Paradise/treed garden chambers/elevated (stages/places), the rivers/waterways run/flow from below/beneath it, immorally/eternally in it, blessed/praised (is) the makers’/doers’ reward/fee .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 vellezine ve kimseler وَالَّذِينَ -
2 amenu iman ettiler امَنُوا امن
3 ve amilu ve yaptılar وَعَمِلُوا عمل
4 s-salihati sâlihât الصَّالِحَاتِ صلح
5 lenubevviennehum mutlak yerleştiririz onları لَنُبَوِّئَنَّهُمْ بوا
6 mine مِنَ -
7 l-cenneti cennetten الْجَنَّةِ جنن
8 gurafen yüksek odalara غُرَفًا غرف
9 tecri akar تَجْرِي جري
10 min -ndan مِنْ -
11 tehtiha altları- تَحْتِهَا تحت
12 l-enharu nehirler الْأَنْهَارُ نهر
13 halidine ölümsüzler خَالِدِينَ خلد
14 fiha orada (cennette) فِيهَا -
15 nia'me ne muhteşemdir نِعْمَ نعم
16 ecru ecri/karşılığı أَجْرُ اجر
17 l-aamiline (bunu) yapanların الْعَامِلِينَ عمل