Sure 19: Meryem/Meryem

Ayet Sayısı: 8
مَرْيَم

Ayet 7

2255|19|7|يَٰزَكَرِيَّآ إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَٰمٍ ٱسْمُهُۥ يَحْيَىٰ لَمْ نَجْعَل لَّهُۥ مِن قَبْلُ سَمِيًّا
2255|19|7|يزكريا انا نبشرك بغلم اسمه يحيي لم نجعل له من قبل سميا
7. Yâ zekeriyyâ innâ nubeşşiruke bi gulâminismuhu yahyâ lem nec’al lehu min kablu semiyyâ(semiyyen).
Ey Zekeriyyâ! Doğrusu biz müjdeleriz sana bir gılmân412; ismi onun Yahyâ'dır; asla yapmadık ona önceden bir (aynı) isimli.
Ahmed Samira: 7 You Zacharias/Zachary , that We, We announce good news to you with a boy , his name (is) John/Yahya , We did not make for him from before (an) equivalent/equivalent in height/position .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya zekeriyya Ey Zekeriyyâ يَا زَكَرِيَّا -
2 inna doğrusu biz إِنَّا -
3 nubeşşiruke müjdeleriz sana نُبَشِّرُكَ بشر
4 bigulamin bir gılman بِغُلَامٍ غلم
5 ismuhu onun adı اسْمُهُ سمو
6 yehya Yahya'dır يَحْيَىٰ -
7 lem asla لَمْ -
8 nec'al yapmadık نَجْعَلْ جعل
9 lehu ona لَهُ -
10 min مِنْ -
11 kablu önceden قَبْلُ قبل
12 semiyyen bir (aynı) isimli سَمِيًّا سمو

Ayet 11

2259|19|11|فَخَرَجَ عَلَىٰ قَوْمِهِۦ مِنَ ٱلْمِحْرَابِ فَأَوْحَىٰٓ إِلَيْهِمْ أَن سَبِّحُوا۟ بُكْرَةً وَعَشِيًّا
2259|19|11|فخرج علي قومه من المحراب فاوحي اليهم ان سبحوا بكره وعشيا
11. Fe harece alâ kavmihî minel mihrâbi fe evhâ ileyhim en sebbihû bukreten ve aşiyyâ(aşiyyen).
Öyle ki çıktı karşısına kavminin/toplumunun; mihraptan/özel alandan; öyle ki vahyetti/işaretle ilham etti onlara; ki tesbih31 edin sabah/ilk aydınlanma (-yla)/seher (-le) ve akşam/Güneş’in batması (-yla).
Ahmed Samira: 11 So he emerged on (to) his nation, from the center of the assembly/the prayers’ niche , so he inspired/transmitted/signaled to them that praise/glorify (at) daybreaks/early mornings and evenings/first darkness/dinnertime.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 feharace öyle ki çıktı فَخَرَجَ خرج
2 ala karşısına عَلَىٰ -
3 kavmihi kavminin/toplumunun قَوْمِهِ قوم
4 mine مِنَ -
5 l-mihrabi mihraptan/özel alandan الْمِحْرَابِ حرب
6 fe evha öyle ki vahyetti/işaretle ilham etti فَأَوْحَىٰ وحي
7 ileyhim onlara إِلَيْهِمْ -
8 en ki أَنْ -
9 sebbihu tesbih edin سَبِّحُوا سبح
10 bukraten sabah/ilk aydınlanma (-yla)/seher (-le) بُكْرَةً بكر
11 ve aşiyyen ve akşam/Güneş’in batması (-yla). وَعَشِيًّا عشو

Ayet 31

2279|19|31|وَجَعَلَنِى مُبَارَكًا أَيْنَ مَا كُنتُ وَأَوْصَٰنِى بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱلزَّكَوٰةِ مَا دُمْتُ حَيًّا
2279|19|31|وجعلني مباركا اين ما كنت واوصني بالصلوه والزكوه ما دمت حيا
31. Ve cealenî mubâreken eyne mâ kuntu ve evsânî bis salâti vez zekâti mâ dumtu hayyâ(hayyen).
Ve yaptı (Allah) beni (İsa) bir mübarek/bereketlendirilmiş, her nerede olduysam; ve vasiyet etti bana salâtı5 ve zekâtı10; daim olduğum (sürece) hayatta.
Ahmed Samira: 31 And He made me blessed, wherever I was/am, and He directed/commanded me with the prayers and the charity/purification as long as I continued/lasted alive.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve cealeni ve yaptı (Allah) beni (İsa) وَجَعَلَنِي جعل
2 mubaraken bir bereketlendirilmiş مُبَارَكًا برك
3 eyne her nerede أَيْنَ -
4 ma مَا -
5 kuntu olduğum كُنْتُ كون
6 ve evsani ve vasiyet etti bana وَأَوْصَانِي وصي
7 bis-salati salatı بِالصَّلَاةِ صلو
8 ve zzekati ve zekâtı وَالزَّكَاةِ زكو
9 ma مَا -
10 dumtu daim olduğum دُمْتُ دوم
11 hayyen hayatta حَيًّا حيي

Ayet 35

2283|19|35|مَا كَانَ لِلَّهِ أَن يَتَّخِذَ مِن وَلَدٍ سُبْحَٰنَهُۥٓ إِذَا قَضَىٰٓ أَمْرًا فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ
2283|19|35|ما كان لله ان يتخذ من ولد سبحنه اذا قضي امرا فانما يقول له كن فيكون
35. Mâ kâne lillâhi en yettehıze min veledin subhâneh(subhânehu), izâ kadâ emren fe innemâ yekûlu lehu kun fe yekûn(yekûnu).
Olmuş değildir Allah'a ki edinir hiçbir çocuk; Subhân'dır7 O; kadere/karara bağladığı zaman bir emri; öyle ki ancak der ona: “Ol!”; öyle ki olur o.
Ahmed Samira: 35 (It) was not to God that (He) take from a child/children (son), His praise/glory, if He ordered/executed amatter/command , so but He says to it: "Be, so it becomes."

Ayet 55

2303|19|55|وَكَانَ يَأْمُرُ أَهْلَهُۥ بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱلزَّكَوٰةِ وَكَانَ عِندَ رَبِّهِۦ مَرْضِيًّا
2303|19|55|وكان يامر اهله بالصلوه والزكوه وكان عند ربه مرضيا
55. Ve kâne ye’muru ehlehu bis salâti vez zekâti ve kâne inde rabbihî mardıyyâ(mardıyyen).
Ve oldu (İsmail); emreder ahalisine/halkına salâtı5 ve zekâtı10; ve oldu (İsmail) Rabbi4 indinde/katında razı olunan.
Ahmed Samira: 55 And (he) was ordering/commanding his family/people with the prayers and the charity/purification, and (he) was at his Lord accepted/approved.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve kane ve oldu (İsmail) وَكَانَ كون
2 ye'muru emreder يَأْمُرُ امر
3 ehlehu ahalisine/halkına أَهْلَهُ اهل
4 bis-salati salatı بِالصَّلَاةِ صلو
5 ve zzekati ve zekâtı وَالزَّكَاةِ زكو
6 ve kane ve oldu (İsmail) وَكَانَ كون
7 inde indinde/katında عِنْدَ عند
8 rabbihi Rabbi رَبِّهِ ربب
9 merdiyyen razı olunan مَرْضِيًّا رضو

Ayet 58

2306|19|58|أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ أَنْعَمَ ٱللَّهُ عَلَيْهِم مِّنَ ٱلنَّبِيِّۦنَ مِن ذُرِّيَّةِ ءَادَمَ وَمِمَّنْ حَمَلْنَا مَعَ نُوحٍ وَمِن ذُرِّيَّةِ إِبْرَٰهِيمَ وَإِسْرَٰٓءِيلَ وَمِمَّنْ هَدَيْنَا وَٱجْتَبَيْنَآ إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُ ٱلرَّحْمَٰنِ خَرُّوا۟ سُجَّدًا وَبُكِيًّا
2306|19|58|اوليك الذين انعم الله عليهم من النبين من ذريه ادم وممن حملنا مع نوح ومن ذريه ابرهيم واسريل وممن هدينا واجتبينا اذا تتلي عليهم ايت الرحمن خروا سجدا وبكيا
58. Ulâikellezîne en’amallâhu aleyhim minen nebiyyîne min zurriyyeti âdeme ve mimmen hamelnâ mea nûhin ve min zurriyyeti ibrâhîme ve isrâîle ve mimmen hedeynâ vectebeynâ, izâ tutlâ aleyhim âyâtur rahmâni harrû succeden ve bukiyyâ(bukiyyen). (SECDE ÂYETİ)
İşte bunlar; kimselerdir (ki) nimet verdi Allah üzerlerine; nebilerden132; zürriyetinden Âdem’in50; ve Nûh’la birlikte taşıdığımız kimseden; ve zürriyetinden İbrahim’in ; ve İsrâîl’in (Yakûb'un); ve doğru yola kılavuzladığımız kimseden; ve seçtiğimiz (-den); okunduğu zaman onlara Rahmân'ın1 ayetleri; kapandılar secde12 edenler (olarak); ve ağlayanlar/göz yaşı dökenler (olarak).
Ahmed Samira: 58 Those are those who God blessed/praised on them from the prophets from Adam’s descendants; and from who We carried with Noah, , and from Abraham’s and Ishmael’s descendants, and from who We guided and We chose/purified, if the merciful’s verses/evidences are read/recited on them they fell down prostrating and weeping .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ulaike işte bunlar أُولَٰئِكَ -
2 ellezine kimselerdir الَّذِينَ -
3 en'ame nimet verdi أَنْعَمَ نعم
4 llahu Allah اللَّهُ -
5 aleyhim üzerlerine عَلَيْهِمْ -
6 mine مِنَ -
7 n-nebiyyine nebilerden النَّبِيِّينَ نبا
8 min مِنْ -
9 zurriyyeti zürriyetinden/neslinden ذُرِّيَّةِ ذرر
10 ademe Adem ادَمَ -
11 ve mimmen ve kimseden وَمِمَّنْ -
12 hamelna taşıdık حَمَلْنَا حمل
13 mea birlikte مَعَ -
14 nuhin Nuh نُوحٍ -
15 ve min ve وَمِنْ -
16 zurriyyeti zürriyetinden/neslinden ذُرِّيَّةِ ذرر
17 ibrahime İbrahim’in إِبْرَاهِيمَ -
18 ve israile ve İsrail’in (Yakub’un) وَإِسْرَائِيلَ -
19 ve mimmen ve kimseden وَمِمَّنْ -
20 hedeyna doğru yola kılavuzladık هَدَيْنَا هدي
21 vectebeyna ve seçtiğimiz (-den) وَاجْتَبَيْنَا جبي
22 iza zaman إِذَا -
23 tutla okunduğu تُتْلَىٰ تلو
24 aleyhim onlara عَلَيْهِمْ -
25 ayatu ayetleri ايَاتُ ايي
26 r-rahmani Rahman'ın الرَّحْمَٰنِ رحم
27 harru kapandılar خَرُّوا خرر
28 succeden secde edenler/diz çöküp boyun eğenler (olarak) سُجَّدًا سجد
29 ve bukiyyen ve ağlayanlar/göz yaşı dökenler (olarak) وَبُكِيًّا بكي

Ayet 59

2307|19|59|فَخَلَفَ مِنۢ بَعْدِهِمْ خَلْفٌ أَضَاعُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَٱتَّبَعُوا۟ ٱلشَّهَوَٰتِ فَسَوْفَ يَلْقَوْنَ غَيًّا
2307|19|59|فخلف من بعدهم خلف اضاعوا الصلوه واتبعوا الشهوت فسوف يلقون غيا
59. Fe halefe min ba’dihim halfun edâus salâte vettebeûş şehevâti fe sevfe yelkavne gayyâ(gayyen).
Öyle ki halife65 oldu onlardan sonra bir halef65; zayi ettiler/kaybettiler salâtı5; ve tabi oldular şehvetlerine; öyle ki yakında karşılaşırlar bir yanılmaya/yanlışa sapmaya.
Ahmed Samira: 59 So succeeded/followed from after them a succession , they lost/wasted/destroyed the prayers, and they212followed the lusts/desires/cravings, so they will/shall meet/find misguidance/failure .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 fehalefe öyle ki halife oldu/ardından geldi فَخَلَفَ خلف
2 min مِنْ -
3 bea'dihim onlardan sonra بَعْدِهِمْ بعد
4 halfun bir halef/ardından gelen خَلْفٌ خلف
5 edau zayi ettiler/kaybettiler أَضَاعُوا ضيع
6 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
7 vettebeu ve tabi oldular وَاتَّبَعُوا تبع
8 ş-şehevati şehvetlerine الشَّهَوَاتِ شهو
9 fesevfe öyle ki yakında فَسَوْفَ -
10 yelkavne karşılaşırlar يَلْقَوْنَ لقي
11 gayyen bir yanılmaya/yanlışa sapmaya غَيًّا غوي

Ayet 65

2313|19|65|رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا فَٱعْبُدْهُ وَٱصْطَبِرْ لِعِبَٰدَتِهِۦ هَلْ تَعْلَمُ لَهُۥ سَمِيًّا
2313|19|65|رب السموت والارض وما بينهما فاعبده واصطبر لعبدته هل تعلم له سميا
65. Rabbus semâvâti vel ardı ve mâ beynehumâ fa’budhu vastabir li ibâdetih(ibâdetihî), hel ta’lemu lehu semiyyâ(semiyyen).
Rabbidir4 göklerin162 ve yerin; ve ikisi arasındakinin; öyle ki kulluk46 et O’na; ve sabret51 kulluğuna46 O’nun*; bilir misin O’na bir (aynı) isimli49**?
Ahmed Samira: 65 The skies’/space’s and the earth’s/Planet Earth’s and what (is) between them (B)’s Lord, so worship Him, and endure patience to His worshipping, do you know (an) equivalent to Him?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 rabbu Rabbidir رَبُّ ربب
2 s-semavati göklerin السَّمَاوَاتِ سمو
3 vel'erdi ve yerin وَالْأَرْضِ ارض
4 ve ma ve وَمَا -
5 beynehuma ikisi arasındakinin بَيْنَهُمَا بين
6 fea'budhu öyle ki kulluk et O’na فَاعْبُدْهُ عبد
7 vestabir ve sabret وَاصْطَبِرْ صبر
8 liibadetihi kulluğuna O’nun لِعِبَادَتِهِ عبد
9 hel هَلْ -
10 tea'lemu bilir misin? تَعْلَمُ علم
11 lehu O’na لَهُ -
12 semiyyen bir (aynı) isimli سَمِيًّا سمو

Notlar

Not 1: *O'na kulluk etmek zorludur, sabır gerektirir, mücadele gerektirir, metanetli direnme gerektirir.**İsim kelimesi Yüce Allah için kullanıldığında O'nun sıfatlarını işaret eder. O'nun sıfatlarına hiçbir şey sahip olamaz, benzeşemez.