Sure 68: Kalem/Kalem

Ayet Sayısı: 5
ٱلْقَلَم

Ayet 28

5297|68|28|قَالَ أَوْسَطُهُمْ أَلَمْ أَقُل لَّكُمْ لَوْلَا تُسَبِّحُونَ
5297|68|28|قال اوسطهم الم اقل لكم لولا تسبحون
28. Kâle evsatuhum e lem ekul lekum levlâ tusebbihûn(tusebbihûne).
Dedi en hayırlısı/ortası onlardan: “Demez miyim sizlere; niye tesbih31 etmezsiniz?”
Ahmed Samira: 28 Their most honoured/moderate said: "Did I not say to you if only you praise/glorify?"

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kale dedi قَالَ قول
2 evsetuhum en hayırlısı/ortası onlardan أَوْسَطُهُمْ وسط
3 elem أَلَمْ -
4 ekul demez miyim أَقُلْ قول
5 lekum sizlere لَكُمْ -
6 levla niye لَوْلَا -
7 tusebbihune tesbih etmezsiniz تُسَبِّحُونَ سبح

Ayet 29

5298|68|29|قَالُوا۟ سُبْحَٰنَ رَبِّنَآ إِنَّا كُنَّا ظَٰلِمِينَ
5298|68|29|قالوا سبحن ربنا انا كنا ظلمين
29. Kâlû subhâne rabbinâ innâ kunnâ zâlimîn(zâlimîne).
Dediler: “Subhân'dır7 Rabbimiz4; doğrusu biz olduk zulmedenler.”
Ahmed Samira: 29 They said: "Our Lord’s praise/glory, we were unjust/oppressive."

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 kalu dediler قَالُوا قول
2 subhane subhândır/tüm sıfatlarını tecelli ettiren سُبْحَانَ سبح
3 rabbina Rabbimiz رَبِّنَا ربب
4 inna doğrusu biz إِنَّا -
5 kunna olduk كُنَّا كون
6 zalimine zulmedenler ظَالِمِينَ ظلم

Ayet 42

5311|68|42|يَوْمَ يُكْشَفُ عَن سَاقٍ وَيُدْعَوْنَ إِلَى ٱلسُّجُودِ فَلَا يَسْتَطِيعُونَ
5311|68|42|يوم يكشف عن ساق ويدعون الي السجود فلا يستطيعون
42. Yevme yukşefu an sâkın ve yud’avne iles sucûdi fe lâ yestetîûn(yestetîûne).
O gün sıyrılıp kaldırılır (kas/güç) bacaktan/uyluktan; ve davet edilirler secdeye12; öyle ki itaat edemezler.
Ahmed Samira: 42 A day/time being uncovered/(relieved) of (a) shin/leg, and they be/are being called repeatedly to the prostration, so they are not able.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 yevme o gün يَوْمَ يوم
2 yukşefu sıyrılıp kaldırılır يُكْشَفُ كشف
3 an عَنْ -
4 sakin bacaktan/uyluktan سَاقٍ سوق
5 ve yud'avne ve davet edilirler وَيُدْعَوْنَ دعو
6 ila إِلَى -
7 s-sucudi secdeye السُّجُودِ سجد
8 fela öyle ki فَلَا -
9 yestetiune itaat edemezler يَسْتَطِيعُونَ طوع

Ayet 43

5312|68|43|خَٰشِعَةً أَبْصَٰرُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌ وَقَدْ كَانُوا۟ يُدْعَوْنَ إِلَى ٱلسُّجُودِ وَهُمْ سَٰلِمُونَ
5312|68|43|خشعه ابصرهم ترهقهم ذله وقد كانوا يدعون الي السجود وهم سلمون
43. Hâşiaten ebsâruhum terhekuhum zilleh(zilletun), ve kad kânû yud’avne iles sucûdi ve hum sâlimûn(sâlimûne).
Alçalmış/kibri kırılmış gözleri onların; yetişir onlara bir zillet; ve muhakkak ki olmuşlardı davet edilirler secdelere12; ve onlar salimler (-di)/sağlıklılar (-dı).
Ahmed Samira: 43 Their eyesights/understanding (are) humble/submissive , humiliation/disgrace burdens/depresses them , and they had become being called repeatedly to the prostration and they are safe/secure.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 haşiaten alçalmış/kibri kırılmış خَاشِعَةً خشع
2 ebsaruhum gözleri onların أَبْصَارُهُمْ بصر
3 terhekuhum yetişir onlara تَرْهَقُهُمْ رهق
4 zilletun bir zillet ذِلَّةٌ ذلل
5 ve kad ve muhakkak ki وَقَدْ -
6 kanu olmuşlardı كَانُوا كون
7 yud'avne davet edilirler يُدْعَوْنَ دعو
8 ila إِلَى -
9 s-sucudi secdelere السُّجُودِ سجد
10 vehum ve onlar وَهُمْ -
11 salimune salimler (-di)/sağlıklılar (-dı). سَالِمُونَ سلم

Ayet 51

5320|68|51|وَإِن يَكَادُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَيُزْلِقُونَكَ بِأَبْصَٰرِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا۟ ٱلذِّكْرَ وَيَقُولُونَ إِنَّهُۥ لَمَجْنُونٌ
5320|68|51|وان يكاد الذين كفروا ليزلقونك بابصرهم لما سمعوا الذكر ويقولون انه لمجنون
51. Ve in yekâdullezîne keferû le yuzlikûneke bi ebsârihim lemmâ semîûz zikra ve yekûlûne innehu le mecnûn(mecnûnun).
Ve doğrusu kâfirlik25 etmiş kimseler âdeta/neredeyse mutlak kaydırırlar seni bakışlarıyla; ne zaman ki işittiler zikri78; ve derler doğrusu o (Muhammed peygamber) mutlak bir mecnundur302.
Ahmed Samira: 51 And if those who disbelieved were about/almost to make you stumble/slip (E) with their eyesights when they heard/listened (to) the remembrance/reminder (the Koran), and they say: "That he truly is mad/insane (E) ".

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve in ve doğrusu وَإِنْ -
2 yekadu neredeyse oldu يَكَادُ كود
3 ellezine kimseler الَّذِينَ -
4 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
5 leyuzlikuneke mutlak kaydırırlar seni لَيُزْلِقُونَكَ زلق
6 biebsarihim bakışlarıyla بِأَبْصَارِهِمْ بصر
7 lemma ne zaman ki لَمَّا -
8 semiu işittiler سَمِعُوا سمع
9 z-zikra zikri الذِّكْرَ ذكر
10 ve yekulune ve derler وَيَقُولُونَ قول
11 innehu doğrusu o إِنَّهُ -
12 lemecnunun mutlak bir mecnundur لَمَجْنُونٌ جنن