Sure 22: Hac/Delille Tartışma

Ayet Sayısı: 11
ٱلْحَجّ

Ayet 17

2610|22|17|إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَٱلَّذِينَ هَادُوا۟ وَٱلصَّٰبِـِٔينَ وَٱلنَّصَٰرَىٰ وَٱلْمَجُوسَ وَٱلَّذِينَ أَشْرَكُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ يَفْصِلُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ شَهِيدٌ
2610|22|17|ان الذين امنوا والذين هادوا والصبين والنصري والمجوس والذين اشركوا ان الله يفصل بينهم يوم القيمه ان الله علي كل شي شهيد
17. İnnellezîne âmenû vellezîne hâdû ves sâbiîne ven nasârâ vel mecûse vellezîne eşrekû innallâhe yafsılu beynehum yevmel kıyâmeh(kıyâmeti), innallâhe alâ kulli şey’in şehîd(şehîdun).
Doğrusu iman47 etmiş kimseler; ve yahudileşmiş267 kimseler; ve Sâbiîler266; ve Nasârâlılar268; ve Mecûsiler270; ve kimseler (ki) ortak koştular/şirke girdiler71; doğrusu Allah ayırır* arasını onların kıyamet günü148; doğrusu Allah her bir şey üzerine şahittir/tanıktır.
Ahmed Samira: 17 That those who believed, and those who repented/Jews , and the Sabians/converts , and the Christians , and the magians/sun and fire worshippers , and those who shared/made partners (with God), that God separates/judges between them (on) the Resurrection Day, that God (is) on every thing witnessing .

Notlar

Not 1: *Yüce Allah ortak koşarak Yüce Allah'a iman etmiş kimseleri diğerlerinden direkt olarak ayırır. Bu kimseler cehenneme girdirilir. Not: 2:62, 5:69, 22:17 ayetleri cennetlere girmenin minimum/asgari/en az şartlarını bildirmektedir. 22:17 ayetinde ayrıca cehenneme girmemenin yolu olan şirke günahına bir vurgu vardır.

Ayet 18

2611|22|18|أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يَسْجُدُ لَهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ وَٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ وَٱلنُّجُومُ وَٱلْجِبَالُ وَٱلشَّجَرُ وَٱلدَّوَآبُّ وَكَثِيرٌ مِّنَ ٱلنَّاسِ وَكَثِيرٌ حَقَّ عَلَيْهِ ٱلْعَذَابُ وَمَن يُهِنِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِن مُّكْرِمٍ إِنَّ ٱللَّهَ يَفْعَلُ مَا يَشَآءُ
2611|22|18|الم تر ان الله يسجد له من في السموت ومن في الارض والشمس والقمر والنجوم والجبال والشجر والدواب وكثير من الناس وكثير حق عليه العذاب ومن يهن الله فما له من مكرم ان الله يفعل ما يشا
18. E lem tera ennallâhe yescudu lehu men fis semâvâti ve men fîl ardı veş şemsu vel kameru ven nucûmu vel cibâlu veş şeceru ved devabbu ve kesîrun minen nâs(nâsi), ve kesîrun hakka aleyhil azâb(azâbu), ve men yuhinillâhu fe mâ lehu min mukrim(mukrimin), innallâhe yef’alu mâ yeşâ’(yeşâu).(SECDE ÂYETİ)
Hiç görmez misin ki Allah'a; secde70 eder O'na, kimse göklerdeki ve kimse yerdeki; ve Güneş; ve Ay; ve yıldızlar; ve dağlar; ve ağaç92; ve hareketli canlılar; ve insanlardan çoğu; ve çoğu (insan) hak etti üzerine azabı; ve kimse (ki) aşağılar Allah; öyle ki olmaz ona hiçbir değer veren; doğrusu Allah yapar dilediğini.
Ahmed Samira: 18 Do you not see that God prostrates to Him who (is) in the skies/space and who (is) in the earth/Planet Earth, and the sun and the moon, and the stars/planets, and the mountains , and the trees, and the walkers/creepers/crawlers , and many of the people, and many became imminent/deserved on him the torture, and who God humiliates/disgraces/degrades so (there is) no honourer (supporter) for him, that God makes/does what He wills/wants .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 elem أَلَمْ -
2 tera görmez misin? تَرَ راي
3 enne ki أَنَّ -
4 llahe Allah'a اللَّهَ -
5 yescudu secde eder/diz çöküp boyun eğer يَسْجُدُ سجد
6 lehu O'na لَهُ -
7 men kimse مَنْ -
8 fi فِي -
9 s-semavati göklerdeki السَّمَاوَاتِ سمو
10 ve men ve kimse وَمَنْ -
11 fi فِي -
12 l-erdi yerdeki الْأَرْضِ ارض
13 ve şşemsu ve Güneş وَالشَّمْسُ شمس
14 velkameru ve Ay وَالْقَمَرُ قمر
15 ve nnucumu ve yıldızlar وَالنُّجُومُ نجم
16 velcibalu ve dağlar وَالْجِبَالُ جبل
17 ve şşeceru ve ağaç وَالشَّجَرُ شجر
18 ve ddevabbu ve hareketli canlılar وَالدَّوَابُّ دبب
19 ve kesirun ve çoğu وَكَثِيرٌ كثر
20 mine -dan مِنَ -
21 n-nasi insanlar- النَّاسِ نوس
22 vekesirun ve çoğu وَكَثِيرٌ كثر
23 hakka hak etti حَقَّ حقق
24 aleyhi üzerine عَلَيْهِ -
25 l-azabu azabı الْعَذَابُ عذب
26 ve men ve kimse وَمَنْ -
27 yuhini aşağılar يُهِنِ هون
28 llahu Allah اللَّهُ -
29 fema öyle ki olmaz فَمَا -
30 lehu ona لَهُ -
31 min hiçbir مِنْ -
32 mukrimin değer veren مُكْرِمٍ كرم
33 inne doğrusu إِنَّ -
34 llahe Allah اللَّهَ -
35 yef'alu yapar يَفْعَلُ فعل
36 ma مَا -
37 yeşa'u dilediğini يَشَاءُ شيا

Notlar

Not 1: *Kozmik ağ. Dallanmış budaklanmış galaksiler sistemi.

Ayet 19

2612|22|19|هَٰذَانِ خَصْمَانِ ٱخْتَصَمُوا۟ فِى رَبِّهِمْ فَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ قُطِّعَتْ لَهُمْ ثِيَابٌ مِّن نَّارٍ يُصَبُّ مِن فَوْقِ رُءُوسِهِمُ ٱلْحَمِيمُ
2612|22|19|هذان خصمان اختصموا في ربهم فالذين كفروا قطعت لهم ثياب من نار يصب من فوق روسهم الحميم
19. Hâzâni hasmânihtesamû fî rabbihim fellezîne keferû kuttıat lehum siyâbun min nâr(nârin), yusabbu min fevkı ruûsihumul hamîm(hamîmu).
İşte şu ikisi; iki hasım*; hasımlaştılar** Rableri435 hakkında; öyle ki kâfirlik25 etmiş kimselere (ki) kesildi onlara ateşten elbiseler803; dökülür başlarının üstenden hamîm804.
Ahmed Samira: 19 Those two, two disputers/adversaries disputed/controverted/argued in their Lord, so those who disbelieved, clothes/garments/dresses were cut for them from fire, the hot/cold water is being poured from above their heads.

Notlar

Not 1: *Karşı/zıt taraf.**Zıtlaştılar, tartıştılar.

Ayet 26

2619|22|26|وَإِذْ بَوَّأْنَا لِإِبْرَٰهِيمَ مَكَانَ ٱلْبَيْتِ أَن لَّا تُشْرِكْ بِى شَيْـًٔا وَطَهِّرْ بَيْتِىَ لِلطَّآئِفِينَ وَٱلْقَآئِمِينَ وَٱلرُّكَّعِ ٱلسُّجُودِ
2619|22|26|واذ بوانا لابرهيم مكان البيت ان لا تشرك بي شيا وطهر بيتي للطايفين والقايمين والركع السجود
26. Ve iz bevve’nâ li ibrâhîme mekânel beyti en lâ tuşrik bî şey’en ve tahhir beytiye lit tâifîne vel kâimîne ver rukkais sucûd(sucûdi).
Ve saptadığımız/tespit ettiğimiz zaman İbrahim'e beytin32 mekanını/yerini; ki şirk koşma71 benimle bir şey; ve temizle beytimi32*; etrafta dolaşanlar için; ve dikelmişler/ayağa kalkmışlar/doğrulmuşlar (için); ve rükû11 edenler (için); secde12 edenler (için).
Ahmed Samira: 26 And when We established/assigned to Abraham the House/Home’s place/position , that do not share/make partners with Me (in) a thing, and purify/clean My House/Home to the circlers/walkers around,232and the standing/keeping up , and the bowing , and the prostrating.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iz ve o zaman وَإِذْ -
2 bevve'na saptadık/tespit ettik بَوَّأْنَا بوا
3 liibrahime İbrahim'e لِإِبْرَاهِيمَ -
4 mekane mekanını/yerini مَكَانَ كون
5 l-beyti beytin/evin الْبَيْتِ بيت
6 en ki أَنْ -
7 la لَا -
8 tuşrik ortak etme/ortaklaştırma تُشْرِكْ شرك
9 bi benimle بِي -
10 şey'en bir şey شَيْئًا شيا
11 ve tahhir ve temizle وَطَهِّرْ طهر
12 beytiye beytimi/evimi بَيْتِيَ بيت
13 littaifine etrafta dolaşanlar için لِلطَّائِفِينَ طوف
14 velkaimine ve dikelmişler/ayağa kalkmışlar/doğrulmuşlar (için) وَالْقَائِمِينَ قوم
15 ve rrukkei ve rükû edenler/eğilenler/dize gelenler/baş eğenler (için) وَالرُّكَّعِ ركع
16 s-sucudi secde edenler/teslim olanlar (için). السُّجُودِ سجد

Notlar

Not 1: *Kimseye ait olmayan, topluma ait olan.

Ayet 30

2623|22|30|ذَٰلِكَ وَمَن يُعَظِّمْ حُرُمَٰتِ ٱللَّهِ فَهُوَ خَيْرٌ لَّهُۥ عِندَ رَبِّهِۦ وَأُحِلَّتْ لَكُمُ ٱلْأَنْعَٰمُ إِلَّا مَا يُتْلَىٰ عَلَيْكُمْ فَٱجْتَنِبُوا۟ ٱلرِّجْسَ مِنَ ٱلْأَوْثَٰنِ وَٱجْتَنِبُوا۟ قَوْلَ ٱلزُّورِ
2623|22|30|ذلك ومن يعظم حرمت الله فهو خير له عند ربه واحلت لكم الانعم الا ما يتلي عليكم فاجتنبوا الرجس من الاوثن واجتنبوا قول الزور
30. Zâlike ve men yuazzım hurumâtillâhi fe huve hayrun lehu inde rabbih(rabbihî), ve uhıllet lekumul en’âmu illâ mâ yutlâ aleykum fectenibûr ricse minel evsâni vectenibû kavlez zûr(zûri).
İşte budur; ve kim büyütür/büyük yapar haramlarını Allah'ın; öyle ki o bir hayırdır ona Rabbinin4 indinde/katında; ve helal kılındı sizlere en’âm645; dışındadır tilâvet874 edilen üzerinize; artık kaçının rics773 (-den); evsândan786; ve kaçının sahte/yanıltan söylem (-den)
Ahmed Samira: 30 That and who magnifies/makes great God’s ordered prohibitions, so it is better for him at his Lord, and the camels/livestock is permitted/allowed for you, except what is being read/recited on (to) you, so avoid the obscenity/filth from the idols/idolized statues, and avoid the lie’s/falsehood’s word/opinion and belief .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 zalike işte budur ذَٰلِكَ -
2 ve men ve kim وَمَنْ -
3 yuazzim büyütür/büyük yapar يُعَظِّمْ عظم
4 hurumati haramlarını حُرُمَاتِ حرم
5 llahi Allah'ın اللَّهِ -
6 fehuve öyle ki o فَهُوَ -
7 hayrun bir hayırdır خَيْرٌ خير
8 lehu ona لَهُ -
9 inde indinde/katında عِنْدَ عند
10 rabbihi Rabbinin رَبِّهِ ربب
11 ve uhillet ve helal kılındı وَأُحِلَّتْ حلل
12 lekumu sizlere لَكُمُ -
13 l-en'aamu enam الْأَنْعَامُ نعم
14 illa dışındadır إِلَّا -
15 ma مَا -
16 yutla tilavet edilen يُتْلَىٰ تلو
17 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
18 fectenibu artık kaçının فَاجْتَنِبُوا جنب
19 r-ricse rics (-den) الرِّجْسَ رجس
20 mine مِنَ -
21 l-evsani evsândan الْأَوْثَانِ وثن
22 vectenibu ve kaçının وَاجْتَنِبُوا جنب
23 kavle söz (-den) قَوْلَ قول
24 z-zuri sahte/yanıltıcı الزُّورِ زور

Ayet 35

2628|22|35|ٱلَّذِينَ إِذَا ذُكِرَ ٱللَّهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَٱلصَّٰبِرِينَ عَلَىٰ مَآ أَصَابَهُمْ وَٱلْمُقِيمِى ٱلصَّلَوٰةِ وَمِمَّا رَزَقْنَٰهُمْ يُنفِقُونَ
2628|22|35|الذين اذا ذكر الله وجلت قلوبهم والصبرين علي ما اصابهم والمقيمي الصلوه ومما رزقنهم ينفقون
35. Ellezîne izâ zukirallâhu vecilet kulûbuhum vas sâbirîne alâ mâ esâbehum vel mukîmis salâti ve mimmâ razaknâhum yunfikûn(yunfikûne).
Kimseler; anıldığı zaman Allah korkar kalpleri; ve sabredenler51 kendileri üzerine isabet edene; ve ikame edenler salâtı5; ve rızıklandırdığımızdan onları infak6 ederler.
Ahmed Samira: 35 Those whom if God was mentioned their hearts/minds became afraid/apprehensive, and the patient on what struck them , and the keeping up the prayers, and from what We provided for them they spend.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimseler الَّذِينَ -
2 iza zaman إِذَا -
3 zukira anıldığı ذُكِرَ ذكر
4 llahu Allah اللَّهُ -
5 vecilet korkar وَجِلَتْ وجل
6 kulubuhum kalpleri قُلُوبُهُمْ قلب
7 ve ssabirine ve sabrederler/metanetli direnenler وَالصَّابِرِينَ صبر
8 ala üzerine عَلَىٰ -
9 ma مَا -
10 esabehum isabet edene onlara أَصَابَهُمْ صوب
11 velmukimi ve dikenler/ayağa kaldıranlar وَالْمُقِيمِي قوم
12 s-salati salatı الصَّلَاةِ صلو
13 ve mimma ve وَمِمَّا -
14 razeknahum rızıklandırdığımızdan onları رَزَقْنَاهُمْ رزق
15 yunfikune infak ederler/harcarlar يُنْفِقُونَ نفق

Ayet 40

2633|22|40|ٱلَّذِينَ أُخْرِجُوا۟ مِن دِيَٰرِهِم بِغَيْرِ حَقٍّ إِلَّآ أَن يَقُولُوا۟ رَبُّنَا ٱللَّهُ وَلَوْلَا دَفْعُ ٱللَّهِ ٱلنَّاسَ بَعْضَهُم بِبَعْضٍ لَّهُدِّمَتْ صَوَٰمِعُ وَبِيَعٌ وَصَلَوَٰتٌ وَمَسَٰجِدُ يُذْكَرُ فِيهَا ٱسْمُ ٱللَّهِ كَثِيرًا وَلَيَنصُرَنَّ ٱللَّهُ مَن يَنصُرُهُۥٓ إِنَّ ٱللَّهَ لَقَوِىٌّ عَزِيزٌ
2633|22|40|الذين اخرجوا من ديرهم بغير حق الا ان يقولوا ربنا الله ولولا دفع الله الناس بعضهم ببعض لهدمت صومع وبيع وصلوت ومسجد يذكر فيها اسم الله كثيرا ولينصرن الله من ينصره ان الله لقوي عزيز
40. Ellezîne uhricû min diyârihim bi gayri hakkın illâ en yekûlû rabbunallâh(rabbunallâhu), ve lev lâ def’ullâhin nâse ba’dahum bi ba’dın lehuddimet savâmıu ve biyaun ve salavâtun ve mesâcidu yuzkeru fîhesmullâhi kesîrâ(kesîran), ve le yansurennallâhu men yansuruh(yansuruhu), innallâhe le kaviyyun azîz(azîzun).
Kimseler; çıkarıldılar diyarlarından haksız yere; sadece ki derler: “Rabbimiz4 Allah'tır”; fakat olmasaydı defetmesi Allah'ın insanların bir kısmını onların bir kısmıyla; mutlak yıkılırdı manastırlar; ve kiliseler; ve salâtlar23; ve mescitler16; anılır orada Allah'ın ismi çokça; ve mutlak yardım eder Allah O’na (Allah’a) yardım eden kimseye; doğrusu Allah mutlak Kaviyy'dir72; Azîz'dir37.
Ahmed Samira: 40 Those who were brought/driven out from their homes/countries/places without (a) right/justice except that they say: "Our Lord (is) God." And were it not for God’s pushing the people some of them with some elevated and secluded monasteries , and temples (for Jews and Christians), and prayers, and mosques/places of worshipping God, God’s name is mentioned/remembered in it much, would have been demolished/torn down, and God will give victory/aid (E) (to) who gives Him victory/aid, that truly God (is) strong, glorious/mighty .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimseler الَّذِينَ -
2 uhricu çıkarıldılar أُخْرِجُوا خرج
3 min مِنْ -
4 diyarihim diyarlarından/yurtlarından دِيَارِهِمْ دور
5 bigayri بِغَيْرِ غير
6 hakkin haksız yere حَقٍّ حقق
7 illa sadece إِلَّا -
8 en ki أَنْ -
9 yekulu derler يَقُولُوا قول
10 rabbuna Rabbimiz رَبُّنَا ربب
11 llahu Allah'tır اللَّهُ -
12 velevla fakat وَلَوْلَا -
13 def'u olmasaydı defetmesi دَفْعُ دفع
14 llahi Allah'ın اللَّهِ -
15 n-nase insanların النَّاسَ نوس
16 bea'dehum bir kısmını onların بَعْضَهُمْ بعض
17 bibea'din bir kısmıyla بِبَعْضٍ بعض
18 lehuddimet mutlak yıkılırdı لَهُدِّمَتْ هدم
19 savamiu manastırlar صَوَامِعُ صمع
20 ve biyeun ve kiliseler وَبِيَعٌ بيع
21 ve salevatun ve salatlar وَصَلَوَاتٌ صلو
22 ve mesacidu ve mescitler وَمَسَاجِدُ سجد
23 yuzkeru anılır يُذْكَرُ ذكر
24 fiha orada فِيهَا -
25 ismu ismi اسْمُ سمو
26 llahi Allah'ın اللَّهِ -
27 kesiran çokça كَثِيرًا كثر
28 veleyensuranne ve mutlak yardım eder وَلَيَنْصُرَنَّ نصر
29 llahu Allah اللَّهُ -
30 men kimseye مَنْ -
31 yensuruhu yardım eden O’na (Allah’a) يَنْصُرُهُ نصر
32 inne doğrusu إِنَّ -
33 llahe Allah اللَّهَ -
34 lekaviyyun mutlak kuvvetlidir لَقَوِيٌّ قوي
35 azizun azîzdir/güç yetirendir. عَزِيزٌ عزز

Ayet 41

2634|22|41|ٱلَّذِينَ إِن مَّكَّنَّٰهُمْ فِى ٱلْأَرْضِ أَقَامُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَوُا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَمَرُوا۟ بِٱلْمَعْرُوفِ وَنَهَوْا۟ عَنِ ٱلْمُنكَرِ وَلِلَّهِ عَٰقِبَةُ ٱلْأُمُورِ
2634|22|41|الذين ان مكنهم في الارض اقاموا الصلوه واتوا الزكوه وامروا بالمعروف ونهوا عن المنكر ولله عقبه الامور
41. Ellezîne in mekkennâhum fîl ardı ekâmûs salâte ve âtevuz zekâte ve emerû bil ma’rûfi ve nehev anil munker(munkeri), ve lillâhi âkıbetul umûr(umûri).
Kimseler; eğer güçlendirsek/sağlam şekilde yerleştirsek yerde/yeryüzünde; ikame572 ederlerdi salâtı5; ve verirlerdi zekâtı10; ve emrederlerdi marufla291; ve engellerlerdi/yasaklarlardı münkeri82; ve Allah'adır akıbeti892 emirlerin/işlerin.
Ahmed Samira: 41 Those who if We highly positioned/strengthened them in the land/Earth , they stood/kept up the prayers, and gave/brought the charity/purification , and they ordered/commanded with the kindness/known , and they forbid/prevented from the defiance of God and His orders/obscenity , and to God (are) the matters’/affairs’ end/turn (result).

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ellezine kimseler الَّذِينَ -
2 in eğer إِنْ -
3 mekkennahum güçlendirsek/sağlam şekilde yerleştirsek onları مَكَّنَّاهُمْ مكن
4 fi فِي -
5 l-erdi yerde/yeryüzünde الْأَرْضِ ارض
6 ekamu dikerlerdi/ayağa kaldırırlardı أَقَامُوا قوم
7 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
8 ve atevu ve verirlerdi وَاتَوُا اتي
9 z-zekate zekâtı الزَّكَاةَ زكو
10 ve emeru ve emrederlerdi وَأَمَرُوا امر
11 bil-mea'rufi evrensel kabullerle/normlarla بِالْمَعْرُوفِ عرف
12 ve nehev ve engellerlerdi /yasaklarlardı وَنَهَوْا نهي
13 ani عَنِ -
14 l-munkeri iğrençleştirilmişten/çirkinleştirilmişten الْمُنْكَرِ نكر
15 velillahi ve Allah'adır وَلِلَّهِ -
16 aakibetu akıbeti عَاقِبَةُ عقب
17 l-umuri emirlerin/işlerin الْأُمُورِ امر

Ayet 75

2668|22|75|ٱللَّهُ يَصْطَفِى مِنَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ رُسُلًا وَمِنَ ٱلنَّاسِ إِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌۢ بَصِيرٌ
2668|22|75|الله يصطفي من المليكه رسلا ومن الناس ان الله سميع بصير
75. Allâhu yastafî minel melâiketi rusulen ve minen nâs(nâsi), innallâhe semîun basîr(basîrun).
Allah saflaştırır meleklerden resûller418 ve insanlardan; doğrusu Allah bir Semî’dir; bir Basîr’dir.
Ahmed Samira: 75 God chooses/purifies from the angels messengers, and from the people, that truly God (is) hearing/listening, seeing/understanding .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 allahu Allah اللَّهُ -
2 yestafi saflaştırır يَصْطَفِي صفو
3 mine مِنَ -
4 l-melaiketi meleklerden الْمَلَائِكَةِ ملك
5 rusulen resûller رُسُلًا رسل
6 ve mine ve وَمِنَ -
7 n-nasi insanlardan النَّاسِ نوس
8 inne doğrusu إِنَّ -
9 llahe Allah اللَّهَ -
10 semiun bir Semî’dir سَمِيعٌ سمع
11 besirun bir Basîr’dir بَصِيرٌ بصر

Ayet 77

2670|22|77|يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱرْكَعُوا۟ وَٱسْجُدُوا۟ وَٱعْبُدُوا۟ رَبَّكُمْ وَٱفْعَلُوا۟ ٱلْخَيْرَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ
2670|22|77|يايها الذين امنوا اركعوا واسجدوا واعبدوا ربكم وافعلوا الخير لعلكم تفلحون
77. Yâ eyyuhellezîne âmenûrkeû vescudû va’budû rabbekum vef’alûl hayre leallekum tuflihûn(tuflihûne). (Secde Ayeti)
Ey iman47 etmiş kimseler! Ve rükû11 edin; ve secde12 edin; ve kulluk edin46 Rabbinize4; ve hayır/iyilik faaliyetinde bulunun; belki de sizler felaha326 kavuşursunuz.
Ahmed Samira: 77 You, you those who believed, bow , and prostrate, and worship your Lord, and make/do the good ,maybe/perhaps you succeed/win.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ya eyyuha ey يَاأَيُّهَا -
2 ellezine kimseler الَّذِينَ -
3 amenu iman etmiş امَنُوا امن
4 rkeu ve rükû edin/eğilin/dize gelin/baş eğin ارْكَعُوا ركع
5 vescudu ve secde edin/teslim olun وَاسْجُدُوا سجد
6 vea'budu ve kulluk edin وَاعْبُدُوا عبد
7 rabbekum Rabbinize رَبَّكُمْ ربب
8 vef'alu ve faaliyetinde bulunun وَافْعَلُوا فعل
9 l-hayra hayır/iyilik الْخَيْرَ خير
10 leallekum belki sizler لَعَلَّكُمْ -
11 tuflihune felaha/kurtuluşa kavuşursunuz تُفْلِحُونَ فلح

Notlar

Not: Rükû için; bak 2:43

Ayet 78

2671|22|78|وَجَٰهِدُوا۟ فِى ٱللَّهِ حَقَّ جِهَادِهِۦ هُوَ ٱجْتَبَىٰكُمْ وَمَا جَعَلَ عَلَيْكُمْ فِى ٱلدِّينِ مِنْ حَرَجٍ مِّلَّةَ أَبِيكُمْ إِبْرَٰهِيمَ هُوَ سَمَّىٰكُمُ ٱلْمُسْلِمِينَ مِن قَبْلُ وَفِى هَٰذَا لِيَكُونَ ٱلرَّسُولُ شَهِيدًا عَلَيْكُمْ وَتَكُونُوا۟ شُهَدَآءَ عَلَى ٱلنَّاسِ فَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَٱعْتَصِمُوا۟ بِٱللَّهِ هُوَ مَوْلَىٰكُمْ فَنِعْمَ ٱلْمَوْلَىٰ وَنِعْمَ ٱلنَّصِيرُ
2671|22|78|وجهدوا في الله حق جهاده هو اجتبيكم وما جعل عليكم في الدين من حرج مله ابيكم ابرهيم هو سميكم المسلمين من قبل وفي هذا ليكون الرسول شهيدا عليكم وتكونوا شهدا علي الناس فاقيموا الصلوه واتوا الزكوه واعتصموا بالله هو موليكم فنعم المولي ونعم النصير
78. Ve câhidû fillâhi hakka cihâdih(cihâdihî), huvectebâkum ve mâ ceale aleykum fid dîni min harac(haracin), millete ebîkum ibrâhîm(ibrâhîme), huve semmakumul muslimîne min kablu ve fî hâzâ li yekûner resûlu şehîden aleykum ve tekûnû şuhedâe alen nâs(nâsi), fe ekîmûs salâte ve âtuz zekâte va’tesımû billâh(billâhi), huve mevlâkum, fe ni’mel mevlâ ve ni’men nasîr(nasîru).
Ve mücadele edin Allah uğrunda, gerçek/hak mücadelesi (-yle) O'nun*; O** (ki) seçti sizleri; ve yapmış değildir üzerinize dinde122 hiçbir güçlük/zorluk; babanız İbrâhîm'in inanç öğretisidir; O** (ki) önceden isimlendirdi sizleri müslim45 (olarak); ve bunda, olması içindir resûlün418 üzerinize bir tanık/bir şahit; ve olmanız içindir sizlerin tanıklar/şahitler insanlar üzerine; öyleyse ikame572 edin salâtı5 ve verin zekâtı10; ve sarılın Allah'a; O'dur*** mevlânız68; öyle ki bir muhteşem Mevlâ'dır68; ve bir muhteşem Nasîr'dir69.
Ahmed Samira: 78 And struggle/do (your) utmost His deserved/true struggle , He chose/purified you, and He did not make/put on you in the religion from strain/hardship , your father Abraham’s religion/faith, He named/identified you the Moslems/submitters/surrenderers from before, and in this the Messenger to be a witness/present on you, and you be witnessing/testifying/witnesses/testifiers on the people, so stand/keep up the prayers, and give/bring the charity/ purification , and hold fast/take shelter with/by God, He is your master/ally , so blessed/praised (is) the master/ally , and blessed/praised (is) the victorior/savior . 236

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve cahidu ve mücadele edin وَجَاهِدُوا جهد
2 fi uğrunda فِي -
3 llahi Allah اللَّهِ -
4 hakka gerçek/hak حَقَّ حقق
5 cihadihi mücadelesi (-yle) onun جِهَادِهِ جهد
6 huve O هُوَ -
7 ctebakum seçti sizi اجْتَبَاكُمْ جبي
8 ve ma ve değildir وَمَا -
9 ceale yapmış جَعَلَ جعل
10 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
11 fi فِي -
12 d-dini dinde الدِّينِ دين
13 min hiç bir مِنْ -
14 haracin güçlük/zorluk حَرَجٍ حرج
15 millete inanç öğretisi مِلَّةَ ملل
16 ebikum babanız أَبِيكُمْ ابو
17 ibrahime İbrahim'in إِبْرَاهِيمَ -
18 huve O هُوَ -
19 semmakumu isimlendirdi sizi سَمَّاكُمُ سمو
20 l-muslimine Müslümanlar الْمُسْلِمِينَ سلم
21 min مِنْ -
22 kablu önceden قَبْلُ قبل
23 ve fi ve وَفِي -
24 haza bunda هَٰذَا -
25 liyekune olması için لِيَكُونَ كون
26 r-rasulu resûlün/elçinin الرَّسُولُ رسل
27 şehiden şahid/tanık شَهِيدًا شهد
28 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
29 ve tekunu ve olmanız için sizin وَتَكُونُوا كون
30 şuheda'e şahitler/tanıklar شُهَدَاءَ شهد
31 ala üzerine عَلَى -
32 n-nasi insanlar النَّاسِ نوس
33 feekimu öyle ki dikin/ayağa kaldırın فَأَقِيمُوا قوم
34 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
35 ve atu ve verin وَاتُوا اتي
36 z-zekate zekâtı الزَّكَاةَ زكو
37 vea'tesimu ve sarılın وَاعْتَصِمُوا عصم
38 billahi Allah'a بِاللَّهِ -
39 huve O'dur هُوَ -
40 mevlakum mevlânız/sahibiniz مَوْلَاكُمْ ولي
41 fenia'me öyle ki bir muhteşem فَنِعْمَ نعم
42 l-mevla mevlâ/sahip الْمَوْلَىٰ ولي
43 ve nia'me ve bir muhteşem وَنِعْمَ نعم
44 n-nesiru yardımcı النَّصِيرُ نصر

Notlar

Not 1: *Allah'ın.**Allah.***Allah'tır.