Sure 58: Mücâdele/Mücadele

Ayet Sayısı: 2
ٱلْمُجَادِلَة

Ayet 13

5115|58|13|ءَأَشْفَقْتُمْ أَن تُقَدِّمُوا۟ بَيْنَ يَدَىْ نَجْوَىٰكُمْ صَدَقَٰتٍ فَإِذْ لَمْ تَفْعَلُوا۟ وَتَابَ ٱللَّهُ عَلَيْكُمْ فَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَٱللَّهُ خَبِيرٌۢ بِمَا تَعْمَلُونَ
5115|58|13|اشفقتم ان تقدموا بين يدي نجويكم صدقت فاذ لم تفعلوا وتاب الله عليكم فاقيموا الصلوه واتوا الزكوه واطيعوا الله ورسوله والله خبير بما تعملون
13. E eşfaktum en tukaddimû beyne yedey necvâkum sadekât(sadekâtin), fe iz lem tef’alû ve tâballâhu aleykum, fe ekîmûs salâte ve âtûz zekâte ve etîûllâhe ve resûleh(resûlehu), vallâhu habîrun bi mâ ta’melûn(ta’melûne).
Tasalandınız mı? Ki takdim edersiniz eliniz arasında, gizli konuşmanızda sadakalar95; öyle ki o zaman asla faaliyete geçemezsiniz; ve tevbe33 etti Allah sizlere; öyle ki ikame572 edin salâtı5; ve verin zekâtı10; ve itaat edin Allah'a ve resûlüne76; ve Allah haberdardır yaptıklarınızdan.
Ahmed Samira: 13 Have you (been) cautious/guarding against that (E) you advance/present between your confidential talk’s/secret conversation’s hand, charities, so if you do not make/do , and God forgave on you, so keep up the prayers, and give/bring the charity/ purification , and obey God and His messenger, and God (is) expert/experienced with what you make/do .

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 eeşfektum tasalandınız mı أَأَشْفَقْتُمْ شفق
2 en ki أَنْ -
3 tukaddimu takdim edersiniz تُقَدِّمُوا قدم
4 beyne arasında بَيْنَ بين
5 yedey eliniz يَدَيْ يدي
6 necvakum gizli konuşmanızda نَجْوَاكُمْ نجو
7 sadekatin sadakalar/harçlar صَدَقَاتٍ صدق
8 feiz öyle ki o zaman فَإِذْ -
9 lem asla لَمْ -
10 tef'alu faaliyete geçemezsiniz تَفْعَلُوا فعل
11 ve tabe ve tevbe etti/döndü/bağışladı وَتَابَ توب
12 llahu Allah اللَّهُ -
13 aleykum sizlere عَلَيْكُمْ -
14 feekimu öyle ki dikin/ayağa kaldırın فَأَقِيمُوا قوم
15 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
16 ve atu ve verin وَاتُوا اتي
17 z-zekate zekâtı الزَّكَاةَ زكو
18 ve etiu ve itaat edin وَأَطِيعُوا طوع
19 llahe Allah'a اللَّهَ -
20 ve rasulehu ve resulüne/elçisine وَرَسُولَهُ رسل
21 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
22 habirun haberdardır خَبِيرٌ خبر
23 bima بِمَا -
24 tea'melune yaptıklarınızdan تَعْمَلُونَ عمل

Ayet 16

5118|58|16|ٱتَّخَذُوٓا۟ أَيْمَٰنَهُمْ جُنَّةً فَصَدُّوا۟ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ فَلَهُمْ عَذَابٌ مُّهِينٌ
5118|58|16|اتخذوا ايمنهم جنه فصدوا عن سبيل الله فلهم عذاب مهين
16. İttehazû eymânehum cunneten fe saddû an sebîlillâhi fe lehum azâbun muhîn(muhînun).
Edindiler/tuttular yeminlerini/sözleşmelerini bir örtü/gizleme; öyle ki saptırdılar/döndürdüler Allah'ın yolundan; öyle ki onlaradır yıpratan/çöktüren bir azap.
Ahmed Samira: 16 They took their rights/oaths (as) a cover (shield), so they prevented/obstructed from God’s way/path , so for them (is) a humiliating/degrading torture.

Kelime Kelime Analiz

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ittehazu edindiler/tuttular اتَّخَذُوا اخذ
2 eymanehum yeminlerini/sözleşmelerini أَيْمَانَهُمْ يمن
3 cunneten bir örtü/gizleme جُنَّةً جنن
4 fesaddu öyle ki saptırdılar/döndürdüler فَصَدُّوا صدد
5 an عَنْ -
6 sebili yolumdan سَبِيلِ سبل
7 llahi Allah'ın اللَّهِ -
8 felehum öyle ki onlaradır فَلَهُمْ -
9 azabun bir azap عَذَابٌ عذب
10 muhinun yıpratan/çöktüren مُهِينٌ هون