Şerefli Kur’ân Meali
Arapça · Latin · Meal · Kavramlarla
Henüz sûre seçilmedi.
📝 Metin Ayarları
🔧 Araçlar
📑 Kişisel
📄 PDF
💾 Veri Yönetimi
Ayet alanları:
Kapsam:
Eşleştirme:
📖 Arama Operatörleri

Arama Operatörleri:

  • VE / AND: Her iki terim de bulunmalı
    Örnek: rahman VE rahim
  • VEYA / OR: Terimlerden biri yeterli
    Örnek: cehennem VEYA nar
  • DEĞİL / NOT: Terimi çıkar
    Örnek: kitap DEĞİL ehli
  • " ": Tam ifade (tırnak içinde)
    Örnek: "la ilahe illallah"
  • ( ): Grup/öncelik belirleme
    Örnek: (cennet VEYA firdevs) VE mümin
📚

Kavram 230: Eşitlik, kıst

Bu kavram 6 ayette geçmektedir

📖 Kısa Açıklama

230Dağıtmak, taksitlere bölerek ödemek, eşitlik, eşit muamele etmek, tarafsızlık, doğruluk, düzgünlük.

10. Yunus Suresi

Ayet 4

Arapça Metin (Harekeli)

1366|10|4|إِلَيْهِ مَرْجِعُكُمْ جَمِيعًا وَعْدَ ٱللَّهِ حَقًّا إِنَّهُۥ يَبْدَؤُا۟ ٱلْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُۥ لِيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ بِٱلْقِسْطِ وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَهُمْ شَرَابٌ مِّنْ حَمِيمٍ وَعَذَابٌ أَلِيمٌۢ بِمَا كَانُوا۟ يَكْفُرُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1366|10|4|اليه مرجعكم جميعا وعد الله حقا انه يبدوا الخلق ثم يعيده ليجزي الذين امنوا وعملوا الصلحت بالقسط والذين كفروا لهم شراب من حميم وعذاب اليم بما كانوا يكفرون

Latin Literal

4. İleyhi merciukum cemîâ(cemîan), va’dallâhi hakkâ(hakkan), innehu yebdeul halka summe yuîduhu li yecziyellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti bil kıst(kıstı), vellezîne keferû lehum şerâbun min hamîmin ve azâbun elîmun bimâ kânû yekfurûn(yekfurûne).

Türkçe Çeviri

O'nadır* dönüş yerleriniz topluca; vaadi Allah'ın bir haktır/gerçektir; doğrusu O** benzersiz başlatır yaratışı; sonra geri döndürür onu***; karşılığını63 vermek için kimselerin (ki) iman47 ettiler ve yaptılar sâlihât18 eşitlikle230 ve kimseler (ki) kâfirlik25 ettiler; onlaradır**** kaynardan bir şarap***** ve elim/acıklı bir azap; kâfirlik25 ederler olduklarına.

Ahmed Samira Çevirisi

4 To Him (is) your return all/all together, God’s promise truthfully , that He truly starts/initiates the creation, then He returns/repeats it to reward/reimburse those who believed and made/did the correct/righteous deeds with the just/equitable, and those who disbelieved for them (is) a drink from hot/cold water and a painful torture because (of) what they were disbelieving.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ileyhi O'nadır إِلَيْهِ -
2 merciukum dönüş yerleri onların مَرْجِعُكُمْ رجع
3 cemian topluca جَمِيعًا جمع
4 vea'de vaadi وَعْدَ وعد
5 llahi Allah'ın اللَّهِ -
6 hakkan bir haktır/gerçektir حَقًّا حقق
7 innehu doğrusu O إِنَّهُ -
8 yebdeu benzersiz yaratır يَبْدَأُ بدا
9 l-halka yaratışı الْخَلْقَ خلق
10 summe sonra ثُمَّ -
11 yuiyduhu geri döndürür onu يُعِيدُهُ عود
12 liyecziye cezalandırmak için لِيَجْزِيَ جزي
13 ellezine kimselere الَّذِينَ -
14 amenu iman etmiş امَنُوا امن
15 ve amilu ve yaparlar وَعَمِلُوا عمل
16 s-salihati salihat الصَّالِحَاتِ صلح
17 bil-kisti eşitlikle بِالْقِسْطِ قسط
18 vellezine ve kimselere وَالَّذِينَ -
19 keferu kâfirlik ettiler كَفَرُوا كفر
20 lehum onlaradır لَهُمْ -
21 şerabun bir şarap شَرَابٌ شرب
22 min مِنْ -
23 hamimin kaynardan حَمِيمٍ حمم
24 ve azabun ve bir azap وَعَذَابٌ عذب
25 elimun bir elim/acıklı أَلِيمٌ الم
26 bima بِمَا -
27 kanu olduklayırla كَانُوا كون
28 yekfurune kâfirlik ederler يَكْفُرُونَ كفر

Notlar

Not 1

*Allah'a.**Allah.***Yaratışı.****Kâfirlere.*****İçecek.

10. Yunus Suresi

Ayet 47

Arapça Metin (Harekeli)

1409|10|47|وَلِكُلِّ أُمَّةٍ رَّسُولٌ فَإِذَا جَآءَ رَسُولُهُمْ قُضِىَ بَيْنَهُم بِٱلْقِسْطِ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1409|10|47|ولكل امه رسول فاذا جا رسولهم قضي بينهم بالقسط وهم لا يظلمون

Latin Literal

47. Ve likulli ummetin resûl(resûlun), feizâ câe resûluhum kudıye beynehum bil kıstı ve hum lâ yuzlamûn(yuzlamûne).

Türkçe Çeviri

Ve her bir ümmet305 içindir bir resûl418; öyle ki geldiği zaman resûlleri4418 onların tamamlandı araları onların eşitlikle230 ve onlar zulmedilmezler257.

Ahmed Samira Çevirisi

47 And to each/every nation/generation (is) a messenger, so if their messenger came, judgment was passed between them with the just/equitable, and they are not being caused injustice to/oppressed.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velikulli ve her içindir وَلِكُلِّ كلل
2 ummetin bir ümmet أُمَّةٍ امم
3 rasulun bir resûl رَسُولٌ رسل
4 feiza öyle ki فَإِذَا -
5 ca'e geldiği zaman جَاءَ جيا
6 rasuluhum resûlleri رَسُولُهُمْ رسل
7 kudiye tamamlandı قُضِيَ قضي
8 beynehum araları بَيْنَهُمْ بين
9 bil-kisti eşitlikle بِالْقِسْطِ قسط
10 ve hum ve onlar وَهُمْ -
11 la لَا -
12 yuzlemune zulmedilmezler يُظْلَمُونَ ظلم

10. Yunus Suresi

Ayet 54

Arapça Metin (Harekeli)

1416|10|54|وَلَوْ أَنَّ لِكُلِّ نَفْسٍ ظَلَمَتْ مَا فِى ٱلْأَرْضِ لَٱفْتَدَتْ بِهِۦ وَأَسَرُّوا۟ ٱلنَّدَامَةَ لَمَّا رَأَوُا۟ ٱلْعَذَابَ وَقُضِىَ بَيْنَهُم بِٱلْقِسْطِ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

Arapça Metin (Harekesiz)

1416|10|54|ولو ان لكل نفس ظلمت ما في الارض لافتدت به واسروا الندامه لما راوا العذاب وقضي بينهم بالقسط وهم لا يظلمون

Latin Literal

54. Ve lev enne li kulli nefsin zalemet mâ fîl ardı leftedet bih(bihi), ve eserrun nedâmete lemmâ reevul azâb(azâbe), ve kudıye beynehum bil kıstı ve hum lâ yuzlemûn(yuzlemûne).

Türkçe Çeviri

Velev/oysa ki zulmetmiş257 her bir nefis201 (ki) yerdekini* mutlak ki onu*** fidyeleştirirdi789**; ve sırlaştırırlardı nedametlerini/pişmanlıklarını ne zaman ki gördüler azabı; ve tamamlandı araları eşitlikle230 ve onlar zulmedilmezler257.

Ahmed Samira Çevirisi

54 And if to every self (that) caused injustice/oppression what is in the earth/Planet Earth, it would have ransomed/compensated with it, and they kept the regret/sorrow/remorse secret when they saw/understood the torture, and was passed judgment/ordered between them with the just/equitable, and they are not being caused injustice to/oppressed.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velev velev/oysa وَلَوْ -
2 enne ki أَنَّ -
3 likulli her لِكُلِّ كلل
4 nefsin bir nefis için نَفْسٍ نفس
5 zelemet zulmetti ظَلَمَتْ ظلم
6 ma مَا -
7 fi فِي -
8 l-erdi yerdekini الْأَرْضِ ارض
9 laftedet mutlak fidye verirdi لَافْتَدَتْ فدي
10 bihi ona بِهِ -
11 ve eserru ve sırlaştırırlardı وَأَسَرُّوا سرر
12 n-nedamete nedametlerini/pişmanlıklarını النَّدَامَةَ ندم
13 lemma ne zaman ki لَمَّا -
14 raevu gördüler رَأَوُا راي
15 l-azabe azabı الْعَذَابَ عذب
16 vekudiye ve tamamladı وَقُضِيَ قضي
17 beynehum araları بَيْنَهُمْ بين
18 bil-kisti eşitlikle بِالْقِسْطِ قسط
19 ve hum ve onlar وَهُمْ -
20 la لَا -
21 yuzlemune zulmedilmezler يُظْلَمُونَ ظلم

Notlar

Not 1

*Yeryüzündeki her şeyi.**Nefis yeryüzündeki şeyi fidye olarak verirdi.***Yerdekini.

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Nefis Kavram 201

201 Benlik, kişilik, öz varlık.

Eşitlik, kıst Kavram 230

230 Dağıtmak, taksitlere bölerek ödemek, eşitlik, eşit muamele etmek, tarafsızlık, doğruluk, düzgünlük.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

21. Enbiyâ Suresi

Ayet 47

Arapça Metin (Harekeli)

2528|21|47|وَنَضَعُ ٱلْمَوَٰزِينَ ٱلْقِسْطَ لِيَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ فَلَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْـًٔا وَإِن كَانَ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِّنْ خَرْدَلٍ أَتَيْنَا بِهَا وَكَفَىٰ بِنَا حَٰسِبِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

2528|21|47|ونضع الموزين القسط ليوم القيمه فلا تظلم نفس شيا وان كان مثقال حبه من خردل اتينا بها وكفي بنا حسبين

Latin Literal

47. Ve nedaul mevâzînel kısta li yevmil kıyâmeti fe lâ tuzlemu nefsun şey’â(şey’en) ve in kâne miskâle habbetin min hardelin eteynâ bihâ, ve kefâ binâ hâsibîn(hâsibîne).

Türkçe Çeviri

Ve koyarız mizanları658 eşitlikle230 kıyamet günü148 için; öyle ki zulmedilmez257 bir nefse bir şey; ve eğer olduysa ağırlığınca bir hardaldan bir tane geliriz onunla; ve kafi geldi bize hesaplayanlar (olarak).

Ahmed Samira Çevirisi

47 And We put the scales/measures the just/equitable to the Resurrection Day, so a self does not be caused injustice to/oppressed a thing, and (even) if (it) was a seed’s/grain’s weight of mustard/an herb, We brought it and enough/sufficient with Us counting/calculating.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve nedeu ve koyarız وَنَضَعُ وضع
2 l-mevazine mizanları الْمَوَازِينَ وزن
3 l-kista eşitlikle الْقِسْطَ قسط
4 liyevmi günü için لِيَوْمِ يوم
5 l-kiyameti kıyamet الْقِيَامَةِ قوم
6 fela öyle ki فَلَا -
7 tuzlemu zulmedilmez تُظْلَمُ ظلم
8 nefsun bir nefse نَفْسٌ نفس
9 şey'en bir şey شَيْئًا شيا
10 ve in ve eğer وَإِنْ -
11 kane olduysa كَانَ كون
12 miskale ağırlığınca مِثْقَالَ ثقل
13 habbetin bir tane حَبَّةٍ حبب
14 min مِنْ -
15 hardelin bir hardaldan خَرْدَلٍ خردل
16 eteyna geliriz أَتَيْنَا اتي
17 biha onunla بِهَا -
18 ve kefa ve kafi geldi وَكَفَىٰ كفي
19 bina bize بِنَا -
20 hasibine hesaplayanlar (olarak) حَاسِبِينَ حسب

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Kıyamet günü Kavram 148

148 Kıyam günü/dönemi/evresi. Yaratılış özelliğinin dikilmesi/ayağa kalkması; insanın yaratılış özelliği olan beynin (bedenle veya bedensiz) dikilmesi/ayağa kalkması. Ahiret evreninde bilincin avatar bedene yüklenmesiyle aktive olduğu, dirildiği gün/dönem/evre.

Eşitlik, kıst Kavram 230

230 Dağıtmak, taksitlere bölerek ödemek, eşitlik, eşit muamele etmek, tarafsızlık, doğruluk, düzgünlük.

Zalim, zulmetmek. Kavram 257

257 Zulmeden, acımasız ve haksız davranan. En büyük zulüm Yüce Allah'a ortak koşmaktır; şirk günahını işlemektir. Yüce Allah'ın asla yetki vermediği şeyleri dinde hüküm koyucu edinmektir. En büyük zulüm resullerin deklere ettiği, beyan ettiği, okuduğu kutsal kitapları terk etmektir. Kutsal kitaplar haricinde tamamı zan olan talmud gibi, söylenti/hadis kitapları gibi kitaplara tabi olmaktır.

Mizan Kavram 658

658 Tartı/terazi/ölçen mekanizma.

49. Hucurât Suresi

Ayet 9

Arapça Metin (Harekeli)

4619|49|9|وَإِن طَآئِفَتَانِ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ ٱقْتَتَلُوا۟ فَأَصْلِحُوا۟ بَيْنَهُمَا فَإِنۢ بَغَتْ إِحْدَىٰهُمَا عَلَى ٱلْأُخْرَىٰ فَقَٰتِلُوا۟ ٱلَّتِى تَبْغِى حَتَّىٰ تَفِىٓءَ إِلَىٰٓ أَمْرِ ٱللَّهِ فَإِن فَآءَتْ فَأَصْلِحُوا۟ بَيْنَهُمَا بِٱلْعَدْلِ وَأَقْسِطُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلْمُقْسِطِينَ

Arapça Metin (Harekesiz)

4619|49|9|وان طايفتان من المومنين اقتتلوا فاصلحوا بينهما فان بغت احديهما علي الاخري فقتلوا التي تبغي حتي تفي الي امر الله فان فات فاصلحوا بينهما بالعدل واقسطوا ان الله يحب المقسطين

Latin Literal

9. Ve in tâifetâni minel mû’mînînektetelû fe aslihû beyne humâ, fe in begat ihdâhumâ alel uhrâ fe kâtilûlletî tebgî hattâ tefîe ilâ emrillâh(emrillâhi), fe in fâet fe aslihû beynehumâ bil adli ve aksitû, innallâhe yuhıbbul muksitîn(muksitîne).

Türkçe Çeviri

Ve eğer iki tayfa müminlerden27 katlettilerse35; öyle ki ıslah316 edin arasını ikisinin; öyle ki eğer aranırsa/bakırsa yanlışa/taşmaya ikisinden birisi diğeri üzerine; öyle ki katledin35 arananı/bakınanı yanlışa/taşmaya; ta ki döner Allah'ın emrine doğru; öyle ki eğer döndüyse; öyle ki ıslah316 edin arasını ikisinin adaletle680; ve eşit230 olun; doğrusu Allah sever eşit230 olanları.

Ahmed Samira Çevirisi

9 And if two groups from the believers fought each other , so correct/reconciliate between them (B), so if one of them (B) transgressed over the other, so fight which transgresses until it returns to God’s order/command, so if it returned so correct/reconciliate between them (B) with the justice/equality, and be just/equitable, that truly God loves/likes the just/equitable.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve in ve eğer وَإِنْ -
2 taifetani iki tayfa طَائِفَتَانِ طوف
3 mine مِنَ -
4 l-mu'minine müminlerden الْمُؤْمِنِينَ امن
5 ktetelu katlettilerse اقْتَتَلُوا قتل
6 feeslihu öyle ki ıslah edin فَأَصْلِحُوا صلح
7 beynehuma ikisini arasını بَيْنَهُمَا بين
8 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
9 begat aranırsa/bakırsa yanlışa/taşmaya بَغَتْ بغي
10 ihdahuma ikisinden birisi إِحْدَاهُمَا احد
11 ala üzerine عَلَى -
12 l-uhra diğeri الْأُخْرَىٰ اخر
13 fekatilu öyle ki katledin فَقَاتِلُوا قتل
14 lleti الَّتِي -
15 tebgi arananı/bakınanı yanlışa/taşmaya تَبْغِي بغي
16 hatta ta ki حَتَّىٰ -
17 tefi'e döner تَفِيءَ فيا
18 ila doğru إِلَىٰ -
19 emri emrine أَمْرِ امر
20 llahi Allah'ın اللَّهِ -
21 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
22 fe'et döndüyse فَاءَتْ فيا
23 feeslihu öyle ki islah edin فَأَصْلِحُوا صلح
24 beynehuma ikisinin arasını بَيْنَهُمَا بين
25 bil-adli adaletle بِالْعَدْلِ عدل
26 ve eksitu ve eşit olun وَأَقْسِطُوا قسط
27 inne doğrusu إِنَّ -
28 llahe Allah اللَّهَ -
29 yuhibbu sever يُحِبُّ حبب
30 l-muksitine eşit olanları الْمُقْسِطِينَ قسط

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Mümin Kavram 27

27 İtimat eden/emin olan. Yüce Allah'ın varlığına O'nun evren kitabını okuyarak delillerle tanık/şahit olan. Kur'an'ın ilâhi olduğuna kanıtlarla kanaat getirmek ve Kur'an'a itimat etmek/güvenmek.

Katletmek Kavram 35

35 Savaşmak, zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek, zarar vermek. Katletmek öldürmek asla değildir. 33:16 ayetinde Yüce Allah bizlere işaretini vermiştir. 33:16 ayetinde "De ki: "Asla menfaat sağlamaz sizlere firar eğer firar etseydiniz ölümden ya da katillikten; ve o zaman metalandırılmazsınız biraz dışında."" buyrulmuştur. Bu ayetten net olarak anlarız ki ölüm ile katillik aynı şey asla değildir. Farklı kavramlar olduğunu Rabbimiz bu iki kelimeyi "ya da", "veya" anlamında olan "evi" ayracıyla ayırarak göstermiştir. Her katletme illa ki ölümle sonuçlanmak zorunda değildir. Ancak ölümle de sonuçlanabilir.

Eşitlik, kıst Kavram 230

230 Dağıtmak, taksitlere bölerek ödemek, eşitlik, eşit muamele etmek, tarafsızlık, doğruluk, düzgünlük.

Islah/ıslah olmak. Kavram 316

316 Düzelmek, iyileşmek.

Adalet Kavram 680

680 Hakka/gerçeğe uygunluk, hakkı/gerçeği gözetme. Hakka/gerçeğe uygunluk temelinde herkese eşit ve tarafsız bir şekilde davranma. Hakların herkes tarafından eşit/tarafsız şekilde kullanılmasının sağlanması. Hakları eşit olarak dengelemek, eşit olarak balanslamak. Adalet, doğruluk ve eşitlik prensiplerine dayanan evrensel bir değerdir.

55. Rahmân Suresi

Ayet 9

Arapça Metin (Harekeli)

4908|55|9|وَأَقِيمُوا۟ ٱلْوَزْنَ بِٱلْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُوا۟ ٱلْمِيزَانَ

Arapça Metin (Harekesiz)

4908|55|9|واقيموا الوزن بالقسط ولا تخسروا الميزان

Latin Literal

9. Ve ekîmul vezne bil kıstı ve lâ tuhsırûl mîzân(mîzâne).

Türkçe Çeviri

Ve ayağa kaldırın/dikin229 vezni790 eşitlikle230; ve hüsrana neden olmayın mizanda658.

Ahmed Samira Çevirisi

9 And keep up the weight/measure with the just/equitable, and do not reduce/decrease (cheat) in the scale/measuring instrument .

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve ekimu ve ayağa kaldırın/dikin وَأَقِيمُوا قوم
2 l-vezne vezni الْوَزْنَ وزن
3 bil-kisti eşitlikle بِالْقِسْطِ قسط
4 ve la ve وَلَا -
5 tuhsiru hüsrana neden olmayın تُخْسِرُوا خسر
6 l-mizane ölçüde/tartıda الْمِيزَانَ وزن

📚 Bu Ayette Geçen Kavramlar:

Ayağa kaldırın/dikin, ayağa kaldırmak, dikmek, kıyam etmek, ekîmu Kavram 229

229 İşaret ettiği şeyi ayağa kaldırmak, işler hale getirmek, aktifleştirmek, uyandırmak, canlandırmak, işlevsel hale getirmek, yürürlüğe sokmak, devam ettirmek, dikmek, dikili halde tutmak.

Eşitlik, kıst Kavram 230

230 Dağıtmak, taksitlere bölerek ödemek, eşitlik, eşit muamele etmek, tarafsızlık, doğruluk, düzgünlük.

Mizan Kavram 658

658 Tartı/terazi/ölçen mekanizma.

Bu sûredeki kavramlar

📄 PDF Hazırlanıyor

Ayetler hazırlanıyor...

Kur'an-ı Kerim - Kavram 230: Eşitlik, kıst

Kavram Bilgisi

Kavram Adı: Eşitlik, kıst

Kavram No: 230

Kısa Açıklama: 230 Dağıtmak, taksitlere bölerek ödemek, eşitlik, eşit muamele etmek, tarafsızlık, doğruluk, düzgünlük.

Bu Kavramın Geçtiği Ayet Sayısı: 6

Bu Kavramın Geçtiği Ayetler

Yunus Suresi - Ayet 4

Türkçe Meal: O'nadır * dönüş yerleriniz topluca; vaadi Allah'ın bir haktır/gerçektir; doğrusu O ** benzersiz başlatır yaratışı; sonra geri döndürür onu *** ; karşılığını 63 vermek için kimselerin (ki) iman 47 ettiler ve yaptılar sâlihât 18 eşitlikle 230 ve kimseler (ki) kâfirlik 25 ettiler; onlaradır **** kaynardan bir şarap ***** ve elim/acıklı bir azap; kâfirlik 25 ederler olduklarına.

Arapça: 1366|10|4|اليه مرجعكم جميعا وعد الله حقا انه يبدوا الخلق ثم يعيده ليجزي الذين امنوا وعملوا الصلحت بالقسط والذين كفروا لهم شراب من حميم وعذاب اليم بما كانوا يكفرون

Yunus Suresi - Ayet 47

Türkçe Meal: Ve her bir ümmet 305 içindir bir resûl 418 ; öyle ki geldiği zaman resûlleri 4418 onların tamamlandı araları onların eşitlikle 230 ve onlar zulmedilmezler 257 .

Arapça: 1409|10|47|ولكل امه رسول فاذا جا رسولهم قضي بينهم بالقسط وهم لا يظلمون

Yunus Suresi - Ayet 54

Türkçe Meal: Velev/oysa ki zulmetmiş 257 her bir nefis 201 (ki) yerdekini * mutlak ki onu *** fidyeleştirirdi 789 **; ve sırlaştırırlardı nedametlerini/pişmanlıklarını ne zaman ki gördüler azabı; ve tamamlandı araları eşitlikle 230 ve onlar zulmedilmezler 257 .

Arapça: 1416|10|54|ولو ان لكل نفس ظلمت ما في الارض لافتدت به واسروا الندامه لما راوا العذاب وقضي بينهم بالقسط وهم لا يظلمون

Enbiyâ Suresi - Ayet 47

Türkçe Meal: Ve koyarız mizanları 658 eşitlikle 230 kıyamet günü 148 için; öyle ki zulmedilmez 257 bir nefse bir şey; ve eğer olduysa ağırlığınca bir hardaldan bir tane geliriz onunla; ve kafi geldi bize hesaplayanlar (olarak).

Arapça: 2528|21|47|ونضع الموزين القسط ليوم القيمه فلا تظلم نفس شيا وان كان مثقال حبه من خردل اتينا بها وكفي بنا حسبين

Hucurât Suresi - Ayet 9

Türkçe Meal: Ve eğer iki tayfa müminlerden 27 katlettilerse 35 ; öyle ki ıslah 316 edin arasını ikisinin; öyle ki eğer aranırsa/bakırsa yanlışa/taşmaya ikisinden birisi diğeri üzerine; öyle ki katledin 35 arananı/bakınanı yanlışa/taşmaya; ta ki döner Allah'ın emrine doğru; öyle ki eğer döndüyse; öyle ki ıslah 316 edin arasını ikisinin adaletle 680 ; ve eşit 230 olun; doğrusu Allah sever eşit 230 olanları.

Arapça: 4619|49|9|وان طايفتان من المومنين اقتتلوا فاصلحوا بينهما فان بغت احديهما علي الاخري فقتلوا التي تبغي حتي تفي الي امر الله فان فات فاصلحوا بينهما بالعدل واقسطوا ان الله يحب المقسطين

Rahmân Suresi - Ayet 9

Türkçe Meal: Ve ayağa kaldırın/dikin 229 vezni 790 eşitlikle 230 ; ve hüsrana neden olmayın mizanda 658 .

Arapça: 4908|55|9|واقيموا الوزن بالقسط ولا تخسروا الميزان