Arapça Metin (Harekeli)
1081|7|127|وَقَالَ ٱلْمَلَأُ مِن قَوْمِ فِرْعَوْنَ أَتَذَرُ مُوسَىٰ وَقَوْمَهُۥ لِيُفْسِدُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ وَيَذَرَكَ وَءَالِهَتَكَ قَالَ سَنُقَتِّلُ أَبْنَآءَهُمْ وَنَسْتَحْىِۦ نِسَآءَهُمْ وَإِنَّا فَوْقَهُمْ قَٰهِرُونَ
Arapça Metin (Harekesiz)
1081|7|127|وقال الملا من قوم فرعون اتذر موسي وقومه ليفسدوا في الارض ويذرك والهتك قال سنقتل ابناهم ونستحي نساهم وانا فوقهم قهرون
Latin Literal
127. Ve kâlel meleu min kavmi fir’avne e tezeru mûsâ ve kavmehu li yufsidû fìl ardı ve yezereke ve âliheteke, kâle senukattilu ebnâehum ve nestahyî nisâehum ve innâ fevkahum kâhirûn(kâhirûne).
Türkçe Çeviri
Ve dedi mele364 firavunun kavminden/toplumundan: "Bırakır mısın Mûsâ’yı ve onun kavmini/toplumunu fesat265 çıkarmaları için yerde?; ve bırakır (Mûsâ) seni ve senin ilâhlarını"; dedi (firavun): "Katledeceğiz onların oğullarını ve hayatta bırakacağız onların kadınlarını; ve doğrusu biz üstünüyüz onların kâhirler* (olarak)."
Ahmed Samira Çevirisi
127 And the nobles/assembly from Pharaoh’s nation said: "Do you leave Moses and his nation to corrupt/disorder in the earth/Planet Earth, and he leaves you and your gods?" He said: "We will kill their sons and shame/keep alive their women, and we are above/over them defeating/conquering."
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve kale | ve dedi | وَقَالَ | قول |
| 2 | l-meleu | mele | الْمَلَأُ | ملا |
| 3 | min | مِنْ | - | |
| 4 | kavmi | kavminden/toplumundan | قَوْمِ | قوم |
| 5 | fir'avne | firavunun | فِرْعَوْنَ | - |
| 6 | etezeru | bırakır mısın | أَتَذَرُ | وذر |
| 7 | musa | Mûsâ’yı | مُوسَىٰ | - |
| 8 | ve kavmehu | ve kavmini/toplumunu | وَقَوْمَهُ | قوم |
| 9 | liyufsidu | fesat çıkarmaları için | لِيُفْسِدُوا | فسد |
| 10 | fi | فِي | - | |
| 11 | l-erdi | yerde | الْأَرْضِ | ارض |
| 12 | ve yezerake | ve bırakır seni | وَيَذَرَكَ | وذر |
| 13 | ve aliheteke | ve senin ilahlarını | وَالِهَتَكَ | اله |
| 14 | kale | dedi | قَالَ | قول |
| 15 | senukattilu | katledeceğiz | سَنُقَتِّلُ | قتل |
| 16 | ebna'ehum | oğullarını onların | أَبْنَاءَهُمْ | بني |
| 17 | ve nestehyi | ve hayatta bırakacağız | وَنَسْتَحْيِي | حيي |
| 18 | nisa'ehum | kadınlarını onların | نِسَاءَهُمْ | نسو |
| 19 | ve inna | ve doğrusu biz | وَإِنَّا | - |
| 20 | fevkahum | üstünüyüz onların | فَوْقَهُمْ | فوق |
| 21 | kahirune | kahirler (olarak) | قَاهِرُونَ | قهر |
Notlar
Not 1
*Dilediğini zorla yaptırma gücü olan, güç yetiren, zapt eden, zafer kazanan, kahreden, zorla hizaya getiren.