Arapça Metin (Harekeli)
926|6|137|وَكَذَٰلِكَ زَيَّنَ لِكَثِيرٍ مِّنَ ٱلْمُشْرِكِينَ قَتْلَ أَوْلَٰدِهِمْ شُرَكَآؤُهُمْ لِيُرْدُوهُمْ وَلِيَلْبِسُوا۟ عَلَيْهِمْ دِينَهُمْ وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ مَا فَعَلُوهُ فَذَرْهُمْ وَمَا يَفْتَرُونَ
Arapça Metin (Harekesiz)
926|6|137|وكذلك زين لكثير من المشركين قتل اولدهم شركاوهم ليردوهم وليلبسوا عليهم دينهم ولو شا الله ما فعلوه فذرهم وما يفترون
Latin Literal
137. Ve kezâlike zeyyene li kesîrin minel muşrikîne katle evlâdihim şurekâuhum li yurdûhum ve li yelbisû aleyhim dînehum, ve lev şâellâhu mâ fealûhu fe zerhum ve mâ yefterûn(yefterûne).
Türkçe Çeviri
Ve işte böyledir; ortakları süsledi müşriklerden36 çoğuna katletmeyi35 evlatlarını; mahvetmeleri/perişan etmeleri için onları; ve konfüze etmek/karıştırmak için onlar üzerine kendi dinlerini; velev/şayet dileseydi Allah; olmazlardı faaliyet içinde; öyle ki bırak onları; ve uydurduklarını.
Ahmed Samira Çevirisi
137 And like that their partners (with God) decorated/beautified to many of the takers of partners (with God) killing/murdering their children, to make them be destroyed/perished , and to confuse/mix on them their religion, and if God willed/wanted they would not have done it, so leave them, and what they are fabricating .
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | ve kezalike | ve işte böyledir | وَكَذَٰلِكَ | - |
| 2 | zeyyene | süsledi | زَيَّنَ | زين |
| 3 | likesirin | çoğuna | لِكَثِيرٍ | كثر |
| 4 | mine | مِنَ | - | |
| 5 | l-muşrikine | müşriklerden | الْمُشْرِكِينَ | شرك |
| 6 | katle | katletmeyi | قَتْلَ | قتل |
| 7 | evladihim | evlatlarını | أَوْلَادِهِمْ | ولد |
| 8 | şuraka'uhum | ortakları onların | شُرَكَاؤُهُمْ | شرك |
| 9 | liyurduhum | mahvetmeleri/perişan etmeleri için onları | لِيُرْدُوهُمْ | ردي |
| 10 | vel'iyelbisu | ve şaşırtmaları için | وَلِيَلْبِسُوا | لبس |
| 11 | aleyhim | üzerlerine | عَلَيْهِمْ | - |
| 12 | dinehum | kendi dinlerini | دِينَهُمْ | دين |
| 13 | velev | velev/şayet | وَلَوْ | - |
| 14 | şa'e | dileseydi | شَاءَ | شيا |
| 15 | llahu | Allah | اللَّهُ | - |
| 16 | ma | değillerdi | مَا | - |
| 17 | fealuhu | faaliyet içinde olurlar | فَعَلُوهُ | فعل |
| 18 | fezerhum | öyle ki bırak onları | فَذَرْهُمْ | وذر |
| 19 | ve ma | ve | وَمَا | - |
| 20 | yefterune | uydurdukları | يَفْتَرُونَ | فري |