Arapça Metin (Harekeli)
582|4|89|وَدُّوا۟ لَوْ تَكْفُرُونَ كَمَا كَفَرُوا۟ فَتَكُونُونَ سَوَآءً فَلَا تَتَّخِذُوا۟ مِنْهُمْ أَوْلِيَآءَ حَتَّىٰ يُهَاجِرُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ فَإِن تَوَلَّوْا۟ فَخُذُوهُمْ وَٱقْتُلُوهُمْ حَيْثُ وَجَدتُّمُوهُمْ وَلَا تَتَّخِذُوا۟ مِنْهُمْ وَلِيًّا وَلَا نَصِيرًا
Arapça Metin (Harekesiz)
582|4|89|ودوا لو تكفرون كما كفروا فتكونون سوا فلا تتخذوا منهم اوليا حتي يهاجروا في سبيل الله فان تولوا فخذوهم واقتلوهم حيث وجدتموهم ولا تتخذوا منهم وليا ولا نصيرا
Latin Literal
89. Veddû lev tekfurûne kemâ keferû fe tekûnûne sevâen fe lâ tettehızû minhum evliyâe hattâ yuhâcirû fî sebîlillâh(sebîlillâhi). Fe in tevellev fe huzûhum vaktulûhum haysu vecedtumûhum, ve lâ tettehızû minhum veliyyen ve lâ nasîrâ(nasîran).
Türkçe Çeviri
İstediler (ki) şayet kâfirlik25 ederseniz kâfirlik25 ettikleri gibi; öyle ki olursunuz onlarla aynı seviyeli/farksız; öyle ki edinmeyin/tutmayın onlardan evliya212 ta ki hicret ederler Allah yoluna; öyle ki eğer yüz çevirdilerse* öyle ki edinin/tutun onları ve katledin35 onları nerede bulursanız**; ve edinmeyin/tutmayın onlardan bir veli28 ne de bir yardımcı.
Ahmed Samira Çevirisi
89 They wished/loved if you disbelieve, as they disbelieved, so you become equal/alike. So do not take from them allies , until they emigrate in God’s sake, so if they turned away, so take/punish them and fight/kill them, where/when you found them, and do not take from them an ally , and nor a supporter/savior.
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | veddu | istediler | وَدُّوا | ودد |
| 2 | lev | şayet | لَوْ | - |
| 3 | tekfurune | kâfirlik edersiniz | تَكْفُرُونَ | كفر |
| 4 | kema | gibi | كَمَا | - |
| 5 | keferu | kâfirlik ettikleri | كَفَرُوا | كفر |
| 6 | fe tekunune | öyle ki olursunuz onlarla | فَتَكُونُونَ | كون |
| 7 | seva'en | aynı seviyeli/farksız | سَوَاءً | سوي |
| 8 | fela | öyle i | فَلَا | - |
| 9 | tettehizu | edinmeyin/tutmayın | تَتَّخِذُوا | اخذ |
| 10 | minhum | onlardan | مِنْهُمْ | - |
| 11 | evliya'e | evliya | أَوْلِيَاءَ | ولي |
| 12 | hatta | ta ki | حَتَّىٰ | - |
| 13 | yuhaciru | hicret ederler | يُهَاجِرُوا | هجر |
| 14 | fi | فِي | - | |
| 15 | sebili | yoluna | سَبِيلِ | سبل |
| 16 | llahi | Allah | اللَّهِ | - |
| 17 | fein | öyle ki eğer | فَإِنْ | - |
| 18 | tevellev | yüz çevirdilerse | تَوَلَّوْا | ولي |
| 19 | fehuzuhum | öyle ki edinin/tutun onları | فَخُذُوهُمْ | اخذ |
| 20 | vektuluhum | ve katledin | وَاقْتُلُوهُمْ | قتل |
| 21 | haysu | nerede | حَيْثُ | حيث |
| 22 | vecedtumuhum | bulursanız onları | وَجَدْتُمُوهُمْ | وجد |
| 23 | ve la | وَلَا | - | |
| 24 | tettehizu | ve edinmeyin/tutmayın | تَتَّخِذُوا | اخذ |
| 25 | minhum | onlardan | مِنْهُمْ | - |
| 26 | veliyyen | bir veli | وَلِيًّا | ولي |
| 27 | ve la | ne de | وَلَا | - |
| 28 | nesiran | bir yardımcı | نَصِيرًا | نصر |
Notlar
Not 1
*Katletmeye devam ederlerse. Barışa yanaşmazlarsa.**4:90 ayeti incelendiğinde bu kimselerin müminleri katlettikleri görülmektedir. Anlaşılır ki karşılıklı bir savaş durumu vardır. Müslümanlar bir kurtuluş savaşı vermektedir. Kâfirler, müşrikler ve münâfıklar az sayıda olan müminleri yok etmek için katletmektedir. Yüce Allah savaş durumunda yapılması gerekeni bildirmiştir. Düşman askerleri aranıp bulunacak ve katledilecektir. Bu ayetleri bağlamından cımbız gibi çekerek kopararak "bakın Kur'an kendisine iman etmeyenleri nerede bulursanız katledin emri vermiş" diyenlerin yatacak yeri yoktur. Ayetler açıkça bizlere bir kurtuluş savaşı durumunu işaret etmektedir.