Arapça Metin (Harekeli)
648|4|155|فَبِمَا نَقْضِهِم مِّيثَٰقَهُمْ وَكُفْرِهِم بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَقَتْلِهِمُ ٱلْأَنۢبِيَآءَ بِغَيْرِ حَقٍّ وَقَوْلِهِمْ قُلُوبُنَا غُلْفٌۢ بَلْ طَبَعَ ٱللَّهُ عَلَيْهَا بِكُفْرِهِمْ فَلَا يُؤْمِنُونَ إِلَّا قَلِيلًا
Arapça Metin (Harekesiz)
648|4|155|فبما نقضهم ميثقهم وكفرهم بايت الله وقتلهم الانبيا بغير حق وقولهم قلوبنا غلف بل طبع الله عليها بكفرهم فلا يومنون الا قليلا
Latin Literal
155. Fe bimâ nakdıhim mîsâkahum ve kufrihim bi âyâtillâhi ve katlihimul enbiyâe bi gayrı hakkın ve kavlihim kulûbunâ gulf(gulfun). Bel tabaallâhu aleyhâ bi kufrihim fe lâ yu’minûne illâ kalîlâ(kalîlen).
Türkçe Çeviri
Öyle ki mîsâklarını281 bozmaları; ve Allah'ın ayetlerine kâfirlik25 etmeleri; ve enbiyayı* bir hak olmaksızın katletmeleri35 ; ve "kalplerimiz kılıflıdır" söylemleri nedeniyledir; evet! mühürledi175 Allah üzerini onun (kalbin) küfürleriyle**; öyle ki iman47 etmezler (onlar) biraz dışında.
Ahmed Samira Çevirisi
155 So with what their breaking/breaching (of) their promise/covenant, and their disbelief with God’s signs/verses/evidences, and their killing (of) the prophets, without right , and their saying: "Our hearts/minds (are) covered/uncomprehending." But God stamped/covered/closed/sealed on it, with their disbelief, so they do not believe except a few.
Kelime Kelime Analiz Tablosu
| No | Kelime | Anlam | Arapça | Kök |
|---|---|---|---|---|
| 1 | febima | öyle ki nedeniyledir | فَبِمَا | - |
| 2 | nekdihim | bozmaları | نَقْضِهِمْ | نقض |
| 3 | misakahum | misaklarını/antlaşmalarını | مِيثَاقَهُمْ | وثق |
| 4 | ve kufrihim | ve kâfirlik etmeleri | وَكُفْرِهِمْ | كفر |
| 5 | biayati | ayetlerine | بِايَاتِ | ايي |
| 6 | llahi | Allah'ın | اللَّهِ | - |
| 7 | ve katlihimu | ve katlettikleri | وَقَتْلِهِمُ | قتل |
| 8 | l-enbiya'e | enbiyayı | الْأَنْبِيَاءَ | نبا |
| 9 | bigayri | olmaksızın | بِغَيْرِ | غير |
| 10 | hakkin | bir hak | حَقٍّ | حقق |
| 11 | ve kavlihim | ve sözlemleri | وَقَوْلِهِمْ | قول |
| 12 | kulubuna | kalplerimiz | قُلُوبُنَا | قلب |
| 13 | gulfun | kılıflıdır | غُلْفٌ | غلف |
| 14 | bel | evet | بَلْ | - |
| 15 | tabea | mühürledi | طَبَعَ | طبع |
| 16 | llahu | Allah | اللَّهُ | - |
| 17 | aleyha | üzerini onun (kalbin) | عَلَيْهَا | - |
| 18 | bikufrihim | küfürleriyle onların | بِكُفْرِهِمْ | كفر |
| 19 | fela | öyle ki | فَلَا | - |
| 20 | yu'minune | iman etmezler | يُؤْمِنُونَ | امن |
| 21 | illa | dışında | إِلَّا | - |
| 22 | kalilen | biraz | قَلِيلًا | قلل |
Notlar
Not 1
*Nebileri.**Kendi yaptıkları nedeniyle kalp mühürlenir. Yüce Allah sürece sadece izin verir. İnsanın kazandığı kendi yaptıkları nedeniyledir.