Sure 4: Nisâ/Kadınlar

Ayet No: 12 | Kur'an Ayet No: 505 | ٱلنِّسَاء

Arapça Metin (Harekeli)

505|4|12|وَلَكُمْ نِصْفُ مَا تَرَكَ أَزْوَٰجُكُمْ إِن لَّمْ يَكُن لَّهُنَّ وَلَدٌ فَإِن كَانَ لَهُنَّ وَلَدٌ فَلَكُمُ ٱلرُّبُعُ مِمَّا تَرَكْنَ مِنۢ بَعْدِ وَصِيَّةٍ يُوصِينَ بِهَآ أَوْ دَيْنٍ وَلَهُنَّ ٱلرُّبُعُ مِمَّا تَرَكْتُمْ إِن لَّمْ يَكُن لَّكُمْ وَلَدٌ فَإِن كَانَ لَكُمْ وَلَدٌ فَلَهُنَّ ٱلثُّمُنُ مِمَّا تَرَكْتُم مِّنۢ بَعْدِ وَصِيَّةٍ تُوصُونَ بِهَآ أَوْ دَيْنٍ وَإِن كَانَ رَجُلٌ يُورَثُ كَلَٰلَةً أَوِ ٱمْرَأَةٌ وَلَهُۥٓ أَخٌ أَوْ أُخْتٌ فَلِكُلِّ وَٰحِدٍ مِّنْهُمَا ٱلسُّدُسُ فَإِن كَانُوٓا۟ أَكْثَرَ مِن ذَٰلِكَ فَهُمْ شُرَكَآءُ فِى ٱلثُّلُثِ مِنۢ بَعْدِ وَصِيَّةٍ يُوصَىٰ بِهَآ أَوْ دَيْنٍ غَيْرَ مُضَآرٍّ وَصِيَّةً مِّنَ ٱللَّهِ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَلِيمٌ

Arapça Metin (Harekesiz)

505|4|12|ولكم نصف ما ترك ازوجكم ان لم يكن لهن ولد فان كان لهن ولد فلكم الربع مما تركن من بعد وصيه يوصين بها او دين ولهن الربع مما تركتم ان لم يكن لكم ولد فان كان لكم ولد فلهن الثمن مما تركتم من بعد وصيه توصون بها او دين وان كان رجل يورث كلله او امراه وله اخ او اخت فلكل وحد منهما السدس فان كانوا اكثر من ذلك فهم شركا في الثلث من بعد وصيه يوصي بها او دين غير مضار وصيه من الله والله عليم حليم

Latin Literal

12. Ve lekum nısfu mâ terake ezvâcukum in lem yekun lehunne veled(veledun), fe in kâne lehunne veledun fe lekumur rubuu mimmâ terakne min ba’di vasıyyetin yûsîne bihâ ev deyn(deynin). Ve lehunner rubuu mimmâ teraktum in lem yekun lekum veled(veledun), fe in kâne lekum veledun fe lehunnes sumunu mimmâ teraktum min ba’di vasıyyetin tûsûne bihâ ev deyn(deynin). Ve in kâne raculun yûrasu kelâleten ev imraetun ve lehû ahun ev uhtun fe li kulli vâhidin min humâs sudus(sudusu), fe in kânû eksera min zâlike fe hum şurakâu fîs sulusi min ba’di vasiyyetin yûsâ bihâ ev deynin gayra mudârr(mudârrin), vasıyyeten minallâh(minallâhi). Vallâhu alîmun halîm(halîmun).

Türkçe Çeviri

Ve sizleredir yarısı (1/2) eşlerinizin (ölen kadınların) terk ettiğinin eğer asla olmazsa onlara (kadınlara) bir evlat; öyle ki eğer olduysa onlara (kadınlara) bir evlat öyle ki sizleredir dörtte biri (1/4) bıraktıklarından (kadınların); sonrasındadır bir vasiyet (ki) vasiyet ederler (kadınlar) onunla ya da borç (sonrasında); ve onlaradır (kadınlaradır) dörtte biri (1/4) terk ettiğinizden eğer asla olmazsa sizlere bir evlat*; öyle ki eğer olduysa sizlere bir evlat** öyle ki onlaradır (kadınlaradır) sekizde biri (1/8) terk ettiğinizin; sonrasındadır bir vasiyet (ki) vasiyet edersiniz onunla ya da borç (sonrasında); ve eğer olduysa bir erkek (ki) miras bıraktı (ve o) bir kelâle482 ya da bir kadın (ki miras bıraktı ve o bir kelâle); bir erkek ya da bir kız kardeşe (sahipse) öyle ki her bir tekine onlardan (bir erkek ve bir kız kardeşe) altıda birdir (1/6); öyle ki eğer oldularsa bundan çok*** (bir erkek ve bir kız kardeşten daha fazla sayıda erkek ve kız kardeşler) öyle ki onlaradır bir ortaklık üçte birde (1/3); sonrasındadır bir vasiyetten (ki) yapıldı onunla ya da bir borç (sonrasında); dara/sıkıntıya sokmayan bir vasiyettir481 Allah’tan; ve Allah Alîm’dir8; Halîm’dir58.

Ahmed Samira Çevirisi

12 And for you (P) half (of) what your (P) spouses/wives left, if (there) was/is not for them (F) a child, so if (there) was/is for them a child, so for you (P) the quarter from what they (F) left from after a bequest/will they (F) bequeath/direct with it or a debt, and for them (F) the quarter from what you (P) left, if (there) was not for you (P) a child, so if (there) was for you (P) a child, so for them (F) the eighth from what you (P) left from after a bequest/will you (P) bequeath/direct with it or a debt, and if (he) was/is a man to be inherited without a child or father or a woman (wife), and for him (is) a brother, or a sister, so for each one from them (B) the sixth, so if they were more than that, so they are partners in the third, from after a bequest/will is bequeathed/directed with it or a debt not harming, (a) direction/command from God, and God (is) knowledgeable clement. (NOTICE THAT SOME TRANSLATIONS MISTRANSLATED THE TERM IN THE PRECEDING VERSE BY OMITTING WIVES IN THE DEFINITION)

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 velekum ve sizleredir وَلَكُمْ -
2 nisfu yarısı نِصْفُ نصف
3 ma مَا -
4 terake terk ettiğinin تَرَكَ ترك
5 ezvacukum eşlerinizin (ölen kadınlar) أَزْوَاجُكُمْ زوج
6 in eğer إِنْ -
7 lem asla لَمْ -
8 yekun olmazsa يَكُنْ كون
9 lehunne onlara (kadınlara) لَهُنَّ -
10 veledun bir evlat وَلَدٌ ولد
11 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
12 kane olduysa كَانَ كون
13 lehunne onlara (kadınlara) لَهُنَّ -
14 veledun bir evlat وَلَدٌ ولد
15 felekumu öyle ki sizleredir فَلَكُمُ -
16 r-rubuu dörtte biri الرُّبُعُ ربع
17 mimma مِمَّا -
18 terakne terk ettiğinden (kadınların) تَرَكْنَ ترك
19 min مِنْ -
20 bea'di sonrasıdır بَعْدِ بعد
21 vesiyyetin bir vasiyet وَصِيَّةٍ وصي
22 yusine vasiyet ederler يُوصِينَ وصي
23 biha onunla بِهَا -
24 ev ya da أَوْ -
25 deynin borç دَيْنٍ دين
26 velehunne ve onlaradır (kadınlaradır) وَلَهُنَّ -
27 r-rubuu dörtte biri الرُّبُعُ ربع
28 mimma مِمَّا -
29 teraktum terk ettiğinizden تَرَكْتُمْ ترك
30 in eğer إِنْ -
31 lem asla لَمْ -
32 yekun olmazsa يَكُنْ كون
33 lekum sizlere لَكُمْ -
34 veledun bir evlat وَلَدٌ ولد
35 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
36 kane olduysa كَانَ كون
37 lekum sizlere لَكُمْ -
38 veledun bir evlat وَلَدٌ ولد
39 felehunne öyle ki onlaradır (kadınlaradır) فَلَهُنَّ -
40 s-sumunu sekizde biri الثُّمُنُ ثمن
41 mimma مِمَّا -
42 teraktum terk ettiğinizden تَرَكْتُمْ ترك
43 min مِنْ -
44 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
45 vesiyyetin bir vasiyet وَصِيَّةٍ وصي
46 tusune vasiyet edersiniz تُوصُونَ وصي
47 biha onunla بِهَا -
48 ev ya da أَوْ -
49 deynin borç دَيْنٍ دين
50 ve in ve eğer وَإِنْ -
51 kane olduysa كَانَ كون
52 raculun bir erkek رَجُلٌ رجل
53 yurasu miras bıraktı يُورَثُ ورث
54 kelaleten (ve o) bir kelale كَلَالَةً كلل
55 evi ya da أَوِ -
56 mraetun bir kadın (ki o bir kelale) امْرَأَةٌ مرا
57 velehu onadır
58 ehun bir erkek أَخٌ اخو
59 ev ya da أَوْ -
60 uhtun bir kızkardeş أُخْتٌ اخو
61 felikulli öyle ki her bir فَلِكُلِّ كلل
62 vahidin tekine وَاحِدٍ وحد
63 minhuma onlardan مِنْهُمَا -
64 s-sudusu altıda bir السُّدُسُ سدس
65 fein öyle ki eğer فَإِنْ -
66 kanu oldularsa كَانُوا كون
67 eksera çok أَكْثَرَ كثر
68 min مِنْ -
69 zalike bundan ذَٰلِكَ -
70 fehum öyle ki onlaradır فَهُمْ -
71 şuraka'u ortaklık شُرَكَاءُ شرك
72 fi فِي -
73 s-sulusi üçte birde الثُّلُثِ ثلث
74 min مِنْ -
75 bea'di sonrasında بَعْدِ بعد
76 vesiyyetin bir vasiyetten وَصِيَّةٍ وصي
77 yusa yapıldı يُوصَىٰ وصي
78 biha onunla بِهَا -
79 ev ya da أَوْ -
80 deynin bir borç دَيْنٍ دين
81 gayra olmayan غَيْرَ غير
82 mudarrin dara/sıkıntıya sokan مُضَارٍّ ضرر
83 vesiyyeten vasiyettir وَصِيَّةً وصي
84 mine مِنَ -
85 llahi Allah’tan اللَّهِ -
86 vallahu ve Allah وَاللَّهُ -
87 alimun Alîm’dir عَلِيمٌ علم
88 halimun Halîm’dir حَلِيمٌ حلم

Notlar

Not 1

*Hiç evladı olmamış.**Sadece bir evlat. ***Bir erkek ya da bir kız kardeş kelimelerinin sadece bir erkek kardeş ya da sadece bir kız kardeşi işaret ettiğine en büyük delildir. Bu nedenle 'veledun' kelimesi kesinlikle sadece bir evlat olarak anlaşılmalıdır. Evlat sayısı arttığı zaman 'veladun' 'sadece bir evlat' için verilen oranlar kullanılamaz.