Sure 4: Nisâ/Kadınlar

Ayet No: 102 | Kur'an Ayet No: 595 | ٱلنِّسَاء

Arapça Metin (Harekeli)

595|4|102|وَإِذَا كُنتَ فِيهِمْ فَأَقَمْتَ لَهُمُ ٱلصَّلَوٰةَ فَلْتَقُمْ طَآئِفَةٌ مِّنْهُم مَّعَكَ وَلْيَأْخُذُوٓا۟ أَسْلِحَتَهُمْ فَإِذَا سَجَدُوا۟ فَلْيَكُونُوا۟ مِن وَرَآئِكُمْ وَلْتَأْتِ طَآئِفَةٌ أُخْرَىٰ لَمْ يُصَلُّوا۟ فَلْيُصَلُّوا۟ مَعَكَ وَلْيَأْخُذُوا۟ حِذْرَهُمْ وَأَسْلِحَتَهُمْ وَدَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْ تَغْفُلُونَ عَنْ أَسْلِحَتِكُمْ وَأَمْتِعَتِكُمْ فَيَمِيلُونَ عَلَيْكُم مَّيْلَةً وَٰحِدَةً وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ إِن كَانَ بِكُمْ أَذًى مِّن مَّطَرٍ أَوْ كُنتُم مَّرْضَىٰٓ أَن تَضَعُوٓا۟ أَسْلِحَتَكُمْ وَخُذُوا۟ حِذْرَكُمْ إِنَّ ٱللَّهَ أَعَدَّ لِلْكَٰفِرِينَ عَذَابًا مُّهِينًا

Arapça Metin (Harekesiz)

595|4|102|واذا كنت فيهم فاقمت لهم الصلوه فلتقم طايفه منهم معك ولياخذوا اسلحتهم فاذا سجدوا فليكونوا من ورايكم ولتات طايفه اخري لم يصلوا فليصلوا معك ولياخذوا حذرهم واسلحتهم ود الذين كفروا لو تغفلون عن اسلحتكم وامتعتكم فيميلون عليكم ميله وحده ولا جناح عليكم ان كان بكم اذي من مطر او كنتم مرضي ان تضعوا اسلحتكم وخذوا حذركم ان الله اعد للكفرين عذابا مهينا

Latin Literal

102. Ve izâ kunte fîhim fe ekamte lehumus salâte fel tekum tâifetun minhum meake vel ye’huzû eslihatehum fe izâ secedû fel yekûnû min varâikum, vel te’ti tâifetun uhrâ lem yusallû fel yusallû meake vel ye’huzû hızrahum ve eslihatehum, veddellezîne keferû lev tagfulûne an eslihatikum ve emtiatikum fe yemîlûne aleykum meyleten vâhıdeh(vâhıdeten). Ve lâ cunâha aleykum in kâne bikum ezen min matarin ev kuntum mardâ en tedaû eslihatekum, ve huzû hızrakum. İnnallâhe eadde lil kâfirîne azâben muhînâ(muhînen).

Türkçe Çeviri

Ve olduğun zaman onların içinde; öyle ki ikame572 et onlara salâtı5; öyle ki doğrulsun/dikelsin/ayağa kalksın bir tayfa/bir bölük onlardan seninle birlikte; ve tutsunlar/alsınlar silahlarını; öyle ki secde12 ettikleri zaman; öyle ki olsunlar onlar sizlerin arkasından/ötesinden; gelsin diğer bir tayfa/bir bölük; asla salla13 etmeyen; öyle ki salla13 etsinler seninle birlikte; ve tutsunlar/alsınlar savunma tedbirlerini ve silahlarını; isterler kâfirlik25 etmiş kimseler keşke gaflet/aymazlık içinde olsanız silahlarınızdan ve metalarınızdan/eşyalarınızdan; öyle ki meyletseler üzerinize tek bir meyille; ve yoktur bir günah sizlere; eğer oldu sizlerle bir eziyet yağmurdan ya da oldunuz marazlılar/hastalar ki bırakın/koyun silahlarınızı; ve tutun/alın savunma tedbirlerinizi; doğrusu Allah hazırladı kâfirler25 için yıpratan/çöktüren bir azap.

Ahmed Samira Çevirisi

102 And if you were in them, so you started for them the prayer, so a group from them should stand with you, and they should take their weapons/arms, so if they prostrated, so they be from behind you, and another group should come (that) they did not pray, so they pray (E) with you, and they should take their caution, and their weapons/arms; those who disbelieved, wished if you ignore/neglect your weapons/arms, and your belongings/effects/goods, so they lean on you one bend, and no offense/guilt (is) on you if mild harm was with you from rain or you were sick/diseased, that you lay your weapons/arms, and take your caution, that God prepared to the disbelievers a degrading/humiliating torture.

Kelime Kelime Analiz Tablosu

No Kelime Anlam Arapça Kök
1 ve iza ve zaman وَإِذَا -
2 kunte olduğun كُنْتَ كون
3 fihim onların içinde فِيهِمْ -
4 fe ekamte öyle ki doğrult/dikelt/ayağa kaldır فَأَقَمْتَ قوم
5 lehumu onlara لَهُمُ -
6 s-salate salatı الصَّلَاةَ صلو
7 feltekum öyle ki doğrulsun/dikelsin/ayağa kalksın فَلْتَقُمْ قوم
8 taifetun bir tayfa/bir bölük طَائِفَةٌ طوف
9 minhum onlardan مِنْهُمْ -
10 meake seninle birlikte مَعَكَ -
11 velye'huzu ve tutsunlar/alsınlar وَلْيَأْخُذُوا اخذ
12 eslihatehum silahlarını أَسْلِحَتَهُمْ سلح
13 feiza öyle ki zaman فَإِذَا -
14 secedu secde ettikleri سَجَدُوا سجد
15 felyekunu öyle ki olsunlar onlar فَلْيَكُونُوا كون
16 min مِنْ -
17 veraikum sizlerin arkasından وَرَائِكُمْ وري
18 velte'ti gelsin وَلْتَأْتِ اتي
19 taifetun bir tayfa/bir bölük طَائِفَةٌ طوف
20 uhra diğer أُخْرَىٰ اخر
21 lem asla لَمْ -
22 yusallu salla etmeyen يُصَلُّوا صلو
23 fe lyusallu öyle ki salla etsinler فَلْيُصَلُّوا صلو
24 meake seninle birlikte مَعَكَ -
25 velye'huzu ve tutsunlar/alsınlar وَلْيَأْخُذُوا اخذ
26 hizrahum savunma tedbirlerini حِذْرَهُمْ حذر
27 ve eslihatehum ve silahlarını وَأَسْلِحَتَهُمْ سلح
28 vedde isterler وَدَّ ودد
29 ellezine kimseler الَّذِينَ -
30 keferu kâfirlik etmiş كَفَرُوا كفر
31 lev keşke لَوْ -
32 tegfulune gaflet içinde olsanız تَغْفُلُونَ غفل
33 an عَنْ -
34 eslihatikum silahlarınızdan أَسْلِحَتِكُمْ سلح
35 ve emtiatikum ve metalarınızdan/eşyalarınızdan وَأَمْتِعَتِكُمْ متع
36 feyemilune öyle ki meyletseler فَيَمِيلُونَ ميل
37 aleykum üzerinize عَلَيْكُمْ -
38 meyleten bir meyille مَيْلَةً ميل
39 vahideten tek وَاحِدَةً وحد
40 vela ve yoktur وَلَا -
41 cunaha bir günah جُنَاحَ جنح
42 aleykum sizlere عَلَيْكُمْ -
43 in eğer إِنْ -
44 kane oldu كَانَ كون
45 bikum sizlerle بِكُمْ -
46 ezen bir eziyet أَذًى اذي
47 min مِنْ -
48 metarin yağmurdan مَطَرٍ مطر
49 ev ya da أَوْ -
50 kuntum oldunuz كُنْتُمْ كون
51 merda marazlılar/hastalar مَرْضَىٰ مرض
52 en ki أَنْ -
53 tedeu bırakın/koyun تَضَعُوا وضع
54 eslihatekum silahlarınızı أَسْلِحَتَكُمْ سلح
55 vehuzu ve tutun/alın وَخُذُوا اخذ
56 hizrakum savunma tedbirlerinizi حِذْرَكُمْ حذر
57 inne doğrusu إِنَّ -
58 llahe Allah اللَّهَ -
59 eadde hazırladı أَعَدَّ عدد
60 lilkafirine kâfirler için لِلْكَافِرِينَ كفر
61 azaben bir azap عَذَابًا عذب
62 muhinen utanç verici مُهِينًا هون